Yazar Abbas Akbayrak, yıllardır Âşık Veysel üzerine araştırma yaptığını, ailesi ve yakından tanıyanlarla bir araya gelerek ayrıntılı bir çalışma yürüttüğünü belirtti. Akbayrak, bu araştırma sonucunda bir senaryo yazdığını ve bu senaryoyu yapımcı yönetmen Gökhan Keskin ile paylaştığını söyledi. İddiaya göre, taraflar arasında sözlü bir anlaşma yapıldı ve filmi birlikte yapmak için görüşmeleri birlikte yaptıklarını söyledi.

Abbas Akbayrak
REKLAM
Ancak Abbas Akbayrak’a göre Gökhan Keskin senaryoyu kendisine ait olduğunu ve değişiklikler yaptığını belirterek başına film hazırlıklarına başladı. Bu durum üzerine Akbayrak, eserinin izinsiz ticari faaliyette bulunduğu suçun duyurusunda bulundu.
“EMEĞİMİN ÇALINDIĞINI HİSSETTİM”
Konuya ilişkin açıklama yapan Abbas Akbayrak, “Bu senaryoyu yazmak için yıllarımı verdim. Âşık Veysel’in yaşadığı doğru bir şekilde anlatabilmek için büyük emek harcadım. Ancak emeğim hiçe sayılarak çalındı. Bu durum sadece bana değil, Âşık Veysel’in hatırasına da saygısızlıktır” dedi. Akbayrak, hukuki sürecin takipçisi olduğunu ve haklarını sonuna kadar arayacağını belirtti.
Yapımcı ve yönetmen Gökhan Keskin ise henüz bir açıklama yapmadı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Musk, daha önce de kilo verme tedavilerine destek vermiş ve bunların halk sağlığını önemli ölçüde iyileştirme potansiyeline vurgu yapmıştı.
11 Aralık’ta X’teki mesajında şöyle yazmıştı: Amerikalılar için sağlık, yaşam süresi ve yaşam kalitesini iyileştirmek için ilaçları halka çok düşük maliyetli hale getirmekten daha iyi bir şey olamaz. Başka hiçbir şey buna yaklaşamaz bile.
Musk’ın ilaç kullanarak kilo verdiğini açıklamasının ardından sosyal medyadan yorum yağdı.
“İnanılmaz bir değişim” diyerek Musk’ın kilo vermesini övenlerin yanı sıra duruma daha şüpheci yaklaşıp ünlü milyarderin neden diyet yapmadığını merak edenler de oldu.
Bazı sosyal medya kullanıcıları, zayıflama ilacının yan etkilerine işaret ederek karşı çıktıklarını belirtti.
Bir kullanıcı, “Zayıflama ilacı ters tepecektir. Yan etkilerinin kapsamı iyi bilindiğinde çok sayıda dava açılacaktır. Bu sihirli bir kurşun değil. Sadece bir kurşu” iddiasında bulundu.
ABD’ye yeniden başkan seçilen Donald Trump’ın sağ kolu konumunda olan ve Hükümet Verimliliği Departmanı’na liderlik etmesi için Trump tarafından görevlendirilen Musk’a, zayıflama ilaçlarının ucuzlaması için yardım çağrıları da yapıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kendisine açılan cinsel saldırı davasıyla mücadele eden rapçi, avukatı Alex Spiro aracılığıyla davayı bozmak veya davacı kadının kimliğinin kamuoyuna açıklanmasını sağlamak için girişimlerde bulundu.
Ancak davanın hâkimi, asıl adı Shawn Carter olan ünlü şarkıcının aleyhinde karar alarak, davacı kadına yargılamanın bir sonraki aşamasında anonimlik hakkı tanıdı ve bu süreçte avukat Spiro’yu sert bir şekilde eleştirdi.
Davada adı Jane Doe olarak anılan kadın, 13 yaşındayken, Jay-Z’nin, seks ticareti suçlamasıyla tutuklu bulunan rapçi Sean ‘Diddy’ Combs ile birlikte, New York’ta düzenlenen 2000 MTV Video Müzik Ödülleri sonrası düzenlenen bir partide kendisine uyuşturucu verip tecavüz ettiğini iddia etti.
Jay-Z, iddiaları reddederek bunların asılsız olduğunu söyledi.
ABD mahkemesinin dün yayınladığı beş sayfalık bir dosyada, davanın hakimi, avukat Spiro’nun saldırgan hukuki manevralarını kınadı ve bunları ‘tahrik edici dil ve kişisel saldırılarla dolu’ olarak nitelendirdi.
Hâkim, Jay-Z’nin avukatını, Jane Doe’nun kimliğini ifşa etmek ve davayı reddetmek için tekrar tekrar dilekçe vererek ‘yargı sürecini hızla bitirmeye çalışmakla’ suçladı.
Hâkim; “Carter’ın avukatının tahrik edici dil ve kişisel saldırılar içeren saldırgan dilekçeleri aralıksız sunması uygunsuz, yargı kaynaklarının israfı ve müvekkiline fayda sağlama olasılığı düşük bir taktik. Mahkeme, avukat talep ettiği için yargılama sürecini hızlandırmayacaktır” dedi.
Dava dosyasına göre, iddia edilen olay, o zamanlar Radio City Music Hall’daki ödül törenine girmeye çalışan bir genç olan davacının, rapçi Diddy’nin limuzin şoförü olduğunu iddia eden bir adam tarafından ödül töreni sonrası partiye davet edilmesi sonucu meydana geldi.
Dosyada, kadının partiye gittiğinde gizlilik anlaşması imzalamaya zorlandığı, uyuşturucuyla karıştırılmış bir içki servis edildiği ve ardından Jay-Z ve Diddy tarafından, bir kadın ünlünün bakışları altında cinsel saldırıya uğradığı iddiası yer alıyor.
Jay-Z, iddiayı redderken hem davacı kadını hem de onun avukatı Tony Buzbee’yi yalan beyan uydurmakla suçladı.
Jay-Z ayrıca Buzbee’yi, tecavüz iddiaları nedeniyle yasal bir anlaşmaya varılmasını sağlamak için kendisine şantaj yapmaya çalışmakla suçladı.
Ancak şimdilik davacı kadın, Jay-Z’ye karşı önemli bir zafer kazandı. Hakim, Jane Doe’nun anonim kimliğinin korunacağına karar verdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘Babygirl’, kariyerini ve ailesini tehlikeye atan, kendisinden çok genç stajyeri ile ateşli bir ilişki yaşayan güçlü bir CEO’yu konu alıyor.
Yönetmen, iki oyuncu arasındaki yaş farkını ve çok daha genç bir erkekle başrol oynayan kadın başrol oyuncularının yer aldığı diğer projeleri savundu.
W Magazine’e konuşan Halina Reijn, “Erkek oyuncunun kadın oyuncuyla aynı yaşta olduğu bir film görürsek, bunu tuhaf bulmalıyız. Asıl çılgınlık bu” ifadesini kullandı.
REKLAM
Reijn, ayrıca “Yaş farklarının değişmesi ve kadınların farklı ilişkiler yaşaması tamamen normalleştirilmeli. Artık bir kutuya sıkışmış değiliz. Erkek bakış açısını içselleştiriyoruz, ataerkilliği içselleştiriyoruz ve kendimizi bundan kurtarmamız gerekiyor” diye konuştu.
Kidman, başrolde yer aldığı ‘Babygirl’ filmini çekerken erotik sahnelerde çok zorlandığını ve bir noktada çekime ara vermek zorunda kaldığını itiraf etmişti.
‘Romy’ karakterine hayat veren Kidman, The Sun gazetesine verdiği röportajda, filmdeki erotik sahnelerde aşırı tahrik olduğunu itiraf ederken, “Daha fazla orgazm olmamak için çekime ara vermek zorunda kaldım” demişti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özcan Deniz’e ağabeyi Ercan Deniz’in yanı sıra kız kardeşi Yurda Güler de tepki göstermişti. Güler, ünlü oyuncu / şarkıcının eşi Samar Dadgar’a yüklenmişti.
“DAĞIMIN KARI, KARIM, GÜLÜ YAVRUM”
Uzun zamandır konuyla ilgili sessiz kalan Özcan Deniz’den bugün yeni bir paylaşımda bulundu. Özcan Deniz, yoluna artık ‘çekirdek ailem’ dediği eşi ve oğluyla devam edeceğini yineledi.
Özcan Deniz şunları söyledi: Yarın her şey geçse de, kalpte bıraktığı tortu asla geçmez ve onunla yaşar insan. Ben de bu tortuyu bırakanlar elbet birgün anlayacaktır; onlara benim verdiğim saygınlığı kimse vermeyecek, dertlerine canıyla, kanıyla, varıyla, yokuyla benim kadar kimse koşmayacak. Gurur duyması gerekene tepeden baktıklarını, şükretmeleri gerekenlere küfrettiklerini anlayacaklar.
Bir zeytini dört kere ısırarak kahvaltı yaptığımız günlerden, yatağa aç girdiğimiz günlerden, tuvaletsiz mutfaksız fareli evlerden (bunun filmini çekeceğim) hayal bile edemeyecekleri buralara gelme sebeplerimize küfretmenin acı finalini göstermesin Allah.
Hepsini unuttunuz değil mi? Ben tek bir gününü bile unutmadım. Kendimi ve sizi oralardan çıkartmak için 9 yaşımdan beri savaş verdim. Bu uğurda kanım bile döküldü. Nasıl unuturum? Sen de savaştın bunu inkar edemem. Farkımız sen Nimet olarak önüne serilenlere, sebeplerine küfürle, inkârla, müsrif ederek yaklaştın. Asla dilemem ama bereketsiz ve aldanılmış bir son bu yolun sonu. Çok acı. O eşik aşıldı artık. Temiz bir yer kalmadı tutabileceğim. Bana iyi gelenlerle, dağımın karı, karım ve bahçemin en güzel gülü yavrumu yanıma aldım, Allah’a güvenip seni ona emanet edip gittin. Bir gün affedilmen(iz) dileğiyle.
Seni, sizi hâlâ çok seviyorum ama tek başına yetmiyor bu. Sadece kendimi ve Çekirdek ailemi korumaya alıyorum. Ne kadar acı ve utanç verici değil mi bu korumayı sana karşı, size karşı yapıyor olmam! Hayat bana hep büyük sınavlar yaşatıp sonrasında hep armağanlarla geldi. Bu da bir armağandır diyerek eskisinden daha güçlü ve daha parlak yola devam ediyorum. Sana teşekkür borçluyum. Bana yaşattığın(ız) her ihanetle çok şey öğrettiğin(iz) için. Her şeye şükürler olsun.
“ÇOĞU İNSANI HAYATIMDAN ÇIKARDIM”
Özcan Deniz, ağustos ayında yaptığı paylaşımında da Sabahattin Ali’nin şu sözünü yayımlamıştı: İsteseler canımı vereceğim çoğu insanı hayatımdan çıkardım. Çünkü yokluklarına üzülmek, yaptıklarına üzülmekten daha kolay.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANA NEDENİ STRESLİ YAŞAM, YANLIŞ BESLENME
Gençlerde felç oranlarındaki artışın stresli yaşam tarzı, yanlış beslenme, hareketsiz yaşam tarzı, sigara kullanımı ve aşırı alkol tüketimi gibi faktörlere bağlı olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, “Atriyal fibrilasyon gibi teşhis edilemeyen durumlar genç yaş gruplarında fark edilmiyor” diyerek bu durumu açıklıyor. Veriler, gençlerin daha az içki içtiğini gösterse de aşırı alkol tüketenlerin sayısının arttığını ortaya koyuyor. İstatistiklere göre, alkole bağlı hastalıklardan ölen erkeklerin sayısı sadece beş yılda üçte bir oranında artmış durumda. Aşırı alkol tüketimi, kan damarlarının daralmasına yol açan hormon seviyelerini artırarak, vücuttaki kan akışını sınırlayabilir ve pıhtı riskini artırabilir.
EN ÇOK ÇALIŞAN NÜFUSTA GÖRÜLÜYOR
UZMANLAR, sigarayı bırakmanın, daha sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemenin, aktif kalmanın ve semptomları erken tespit etmenin, genç yetişkinler arasında felç riskini önemli ölçüde azaltabileceğini belirtiyor. Felç Derneği Direktörü Julie Bouverie, yeni verilerin, son 20 yılda felçten etkilenen insan sayısında, özellikle de çalışan nüfus arasında büyük bir artış olduğu yönündeki araştırmaları desteklediğini ifade etti. Bu veriler, gençlerde felç vakalarının artışının, sağlık bilincinin artırılması ve önleyici tedbirlerin alınması gerektiğine işaret ettiğini vurguluyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1- Daha çok su için
Çoğu insan kronik olarak susuzluk çeker. Dehidratasyon, konsantrasyon, hafıza ve enerji gibi pek çok şeyi etkiler. Önümüzdeki 12 ay daha çok su içmeniz hayatınızda büyük değişikliğe sebep olabilir. Aslında insanlar susamış hissetmedikleri için su içmezler. Peki gün içinde daha fazla su içmenin yolları nelerdir? Kendinize en sevdiğiniz renkte veya olağandışı bir dizaynda su şişesi edinin ve elinizin altında tutun. Nane ya da portakal gibi favori aromanızı katmak da daha fazla su içmenize teşvik olacaktır. Yemeklerden önce bir bardak su içerseniz, bu da sizin daha az yemenize ve kilo vermenize yarayacaktır.

2- Sarılmayı ihmal etmeyin
Bir sevgiliniz olsun olmasın, her gün birine sarılmayı ihmal etmeyin. Fiziksel temas insanlar için oldukça önemli bir stressavardır ve kimse bir sarılmayı geri çeviremez. Sarılmak, insanların birbirleri ile enerjilerini takas ederek güçlü bağlar kurmasına ve ilişki oluşturmasına yardımcı olur. Sözsüz iletişimde oldukça kuvvetlidir. Sarılmanın güçlü bir iyileştirici yanı da vardır; kaygı, yalnızlık, depresyon ve diğer birçok hastalıklarla mücadele için yardımcı olur. Sevdiğiniz insanlara sarılmayı ihmal etmeyin.

3- Yapmayı beklediğiniz bir şeyi yapın
Her zaman Meksika’ya mı gitmek istediniz? Bir kitap yazmaya mı niyetleniyorsunuz? Bu sene bunu yapın! Yeni bir yıl, bir bütçe listesi oluşturmak ve hayallerinizi gerçekleştirmeye başlamak için iyi bir zamandır. Sebebi ne olursa olsun, hayallerinizi ertelemekten vazgeçin ve bu yılı onlara ulaşmak için gerçekten çaba harcayarak geçirin.

4- Büyük öğeler için tasarruf edin
Şu anda borcunuz olsun ya da olmasın, kredi kartı taksiti ödemek yerine büyük alımlar için nakit tasarrufu yapmak çok daha akıllıcadır. Arzu öğelerinizin bir listesini yapın ve ne kadar paraya ihtiyacınız olduğunu ve kendinize öngördüğünüz süreyi belirleyin. Küçük alımları erteleyerek veya giderleri keserek, planınıza sadık kalın. Ve mutlaka her seferinde almak istediğiniz şeye gerçekten ihtiyacınız olup olmadığını iyi düşünün.

5- İnsanlarla bağ kurun
Teknolojinin içinde kaybolup gitmeyin. Arkadaşlarınızla buluşup kahve için, yemek yiyin. İnsanlarla düzenli olarak yüz yüze görüştüğünüzde kendinizi çok daha mutlu hissedeceksiniz. Bu tür fiziksel yaklaşımlar insanların birbirlerini daha iyi anlamasını sağlayacak sözcüksüz iletişim için de idealdir. Küresel bilgisayarlaşma çağında, interneti kullanmamak gerçekten zor ama zaten bunu yapmanızı değil, kısıtlamanızı öneriyoruz.

6- Önceliklerinize göre yaşayın
Hayattan ne istiyorsunuz? Yaşamınızı isteklerinize göre yönlendirebiliyor musunuz? Eğer öyle değilse, her şeyi gözden geçirip, ne tür değişiklikler yapmanız gerektiğine karar verin. Eğer hedeflerinize yönelirseniz daha mutlu bir insan olursunuz. Gerçek değer ve hedeflerini kaybeden insanlar anlamsız bir keşmekeş içinde kaybolmaya mahkumdur. Arzularınız medya, toplum ve moda tarafından oldukça etkilenir ki bu da gerçekten kendi hayatınızı yaşamanızı engeller. Eğer kendinizi bir başkasının hayatını yaşıyor gibi hissediyorsanız, bir adım geri atıp tercihlerinizi gözden geçirme zamanınız geldi demektir.

7- İnsanlara sizin için ne anlam ifade ettiklerini söyleyin
Etrafınızdaki insanların hep etrafta kalacağını sanmanız büyük bir hata olur. Onları gerçekten seviyor ve değer veriyorsanız, bunu bilmelerini sağlayın. Komplimanlar ve güzel sözler söyleyen için de duyan için de çok değerlidirler. Güzel bir söz karşınızdaki insanın moralini yükseltmek ve kendinizi de daha iyi hissetmeniz için çok hoş bir seçenektir.

8- Mutlu olmaya karar verin
Mutluluk bir ruh halidir. Mutlu olmayı öğrenmek uzun zaman alsa da öğrenilebilir olduğu bir gerçektir. Şartlar aleyhinizde olduğunda bile mutlu kalabilirsiniz. Kara bulutların arasında parlayan noktayı bulun ve onu kendinize adayın. Refahımız büyük ölçüde genetik, yaşam koşulları ve birçok kontrolsüz faktör tarafından belirlenir. Yine de mutluluk kontrolümüz altındadır. Her zaman kolay olmayabilir ama kararlı olduğunuzda mutluluğunuzdan ödün vermezsiniz ve mutluluk, hayatınıza pozitif olanı getirir.

9- Gülümseyin
Mutlu olmanın bir bölümü de gülümseyebilmektir. Kendinizi çok daha iyi hissetmenize sebep olur ve bulaşıcıdır. Etrafınızdaki herkes sizinle birlikte gülümsemeye meyillidir. Çalışmalar, gülümseme gibi kişinin ifadesindeki fizyolojik değişikliklerin, kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan hormonların üretimine yol açtığını gösteriyor. Gülümsemek küçük bir şey gibi görünse de kendi yaşamınız ve etrafınızdaki insanlar üzerinde büyük bir etkisi vardır.

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sinema gecesi
Yılbaşını konu alan filmleri seçip, bir sinema gecesi düzenleyebilirsiniz. Her yaştan çocuğun hoşuna gidecektir. Hele patlamış mısır ve sıcak çikolata eşliğinde olursa…
En keyifli yılbaşı filmleri için tıklayın!

Yılbaşı ışıkları
Yılbaşı için ışıl ışıl süslenmiş şehirde dolaşmak eğlenceli ve ucuz bir aktivite. Bazı sokaklar ve alışveriş merkezleri bu özel gün için gerçekten oldukça dikkat çekici dekorasyonlar yapıyor.
Yılbaşına özel dekorasyon fikirleri için tıklayın!

Yılbaşı kurabiyeleri
Çocuklar kurabiye yapmayı en az yemek kadar çok sever. Üstelik farklı kalıplarla yapılabilecek yılbaşına özel figürler, kurabiyeleri lezzetli oyuncaklara çevirecektir.
Birbirinden eğlenceli yılbaşı kurabiyeleri…

Ağaç süslemek
Yılbaşı ağacını genelde siz mi süslersiniz? Eğer öyleyse, bu kez çocuklarınızın yardım etmesine izin verin. Keyifli bir müzik eşliğinde hep beraber süslenen bir noel ağacı onları oldukça mutlu edecektir. Seçtikleri süsleri ve tarzlarını da pohpohlamayı unutmayın.

Yılbaşı el sanatlar
Sarımsaklı ekmekten ev, yılbaşı ağacı için kendi hazırlayacağınız süsler ya da sevdiklerinize yollayacağınız el işi kartlar… Bu tür uğraşlar çocuklarınızın becerilerini geliştirdiği gibi yaratıcılığını da ortaya çıkartacaktır.

Mutluluğu paylaşın
Kendi ailenizin huzuru ve mutluluğu elbette çok önemli, peki bu özel zamanda birazını paylaşmaya ne dersiniz? Mahallenizde ihtiyaç sahibi olanlara giyecek-yiyecek yardımı yapabilirsiniz. Hatta sokak hayvanları için barınacak yer ve yiyecek ayarlayabilirsiniz. Üstelik böyle bir görgü ile büyüyen çocuk elbette büyüyünce daha iyi niyetli ve düşünceli bir insan olacaktır.

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilinçaltının hayatımıza etkisi
Bilinçaltı, genellikle otomatik pilot gibi çalışır. Geçmişte yaşadığımız acı verici bir olay ya da çocukluğumuzda duyduğumuz bir cümle, bilinçaltımıza kaydedilir ve farkında olmadan bizi yönetir. Örneğin, sevgi görmek için sürekli onay bekleyen biri misiniz? Ya da hayır demekte zorlanıyor musunuz? Bu gibi davranışların kökeni, bilinçaltınızın derinliklerinde saklı olabilir.
Bilinçaltı, özellikle ilişkilerimizde büyük bir rol oynar. Çünkü ilişkiler, yalnızca karşımızdaki kişiyle değil, bilinçaltımızdaki kodlarla da yaşanır. Partnerimizle, ailemizle ya da arkadaşlarımızla kurduğumuz bağların kalitesi, bilinçaltımızdaki şemalara göre şekillenir.
Duygusal zeka: Sağlıklı ilişkilerin anahtarı
Bilinçaltımızı anlamanın yolu, duygusal zekamızı geliştirmekten geçer. Duygusal zeka, kendi duygularımızı ve başkalarının duygularını anlama, yönetme ve empati kurma becerisidir. Sağlıklı bağlar kurmanın temelinde bu yatar.
Duygusal zekayı hayatınıza katmanız ve ilişkilerinizi güçlendirmeniz için birkaç önerim :
Duygularınızı tanıyın: Kendinize şu soruyu sorun: “Şu anda ne hissediyorum?” Bir olay karşısında hislerinizi bastırmak yerine onlara şefkatle yaklaşın. Unutmayın, hissetmek zayıflık değil, insan olmanın bir parçasıdır.
Empatiyi güçlendirin: Karşınızdaki kişinin bakış açısını anlamaya çalışmak, ilişkilerinizi dönüştürür. “O bunu neden hissediyor olabilir?” sorusu, karşınızdakine daha açık bir kapı sunar.
Geçmişi şifalandırın: Bilinçaltınızdaki eski travmaların ya da negatif inançların farkına varın. Bu farkındalık, ilişkilerde tekrarlayan sorunların çözümüne büyük katkı sağlar.
Sağlıklı sınırlar belirleyin: Kendinizi sürekli fedakarlık yaparken ya da suçlu hissederken buluyorsanız, sınırlarınızı gözden geçirin. Sağlıklı sınırlar, hem sizi hem de karşınızdaki kişiyi korur.
Sağlıklı ilişkiler için farkındalık
Sağlıklı ilişkiler, iki kişinin birbirine duyduğu sevgi kadar, kendi iç dünyalarına duyduğu saygı ve farkındalıktan doğar. Kendimizi tanımak, bilinçaltımızdaki sınırları aşmak ve duygusal zekamızı geliştirmek, ilişkilerimizi güçlendiren en önemli unsurlar.
Bilinçaltını keşfetmek, bazen derinlere inmek ve belki de kendimizi yeniden inşa etmek anlamına gelebilir. Ancak bu yolculuk, sadece daha sağlıklı ilişkiler kurmamıza değil, kendi iç huzurumuzu bulmamıza da yardımcı olur.
Unutmayın, her bağ bir aynadır. İlişkilerinizde neyi daha farklı görmek istiyorsanız, önce kendi içinize bakın. Sevgi, empati ve farkındalıkla kendinizi keşfetmeye başladığınızda, dış dünyanızın da nasıl dönüştüğüne tanık olacaksınız.
Unutmayın, sevgi her zaman en büyük rehberdir.
Bilinçaltınızın gücünü fark edin. Duygusal zekanızla hem kendinizle hem de sevdiklerinizle daha derin, daha sağlıklı bağlar kurun.
Sevgiyle kalın…
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Menteşe Belediyesi’nin ücretsiz kurslarına vatandaşlar 2024 yılında da yoğun ilgi gösterdi. Belediye bünyesinde uzman eğitmenler tarafından verilen farklı branşlardaki kurslarda 4 bin 647 kursiyer eğitim aldı.
Spordan sanata, tasarımdan dansa kadar farklı branşlardaki kurslara katılanların yeteneklerini keşfederek kendilerini geliştirdiklerini kaydeden Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal, “Farklı yaşlardan kursiyerlerimizin bu kurslar ile özgüvenleri artıyor, yaratıcılıkları ortaya çıkıyor ve sosyal çevreleri genişliyor. Ayrıca, disiplin, özveri ve problem çözme gibi hayat boyu fayda sağlayacak beceriler kazanıyorlar. Ücretsiz kurslarımız yaz ve kış dönemi olmak üzere yeni yılda da devam edecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri AmatörSporKulüpleri Federasyonu tarafından başlatılan ‘Deprem Bölgesinde spora can suyu Kayseri’den’ kampanyası dahilinde kulüplerin katılımı ile 26 takım forma, 350 futbol topu, bin 500 oyuncak bebek,4 bin plastik top ve 50 çift ayakkabı toplandı. Kayseri ASKF Başkanı Mutlu Önal ve yönetim kurulu, futbol il temsilciliği ile kulüp temsilcileri toplanan yardımları Kahramanmaraş ve Hatay’a ulaştırdı. İki ilde bulunan ASKF başkanlıkları başta olmak üzere okullara giderek toplanan yardımları dağıtan Kayseri ekibi, deprem bölgesinde spora dahil yapılacak destekler konusunda istişarelerde bulundu.
TFF Bölge Müdürü ve ASKF Başkanı Mutlu Önal, “Projemize gönüllü olarak katılan spor kulüplerimiz ve hayırseverlerimizin desteği ile 26 takım forma, 350 futbol topu, bin 500 oyuncak bebek,4 bin plastik top ve 50 çift ayakkabı toplandı. Tüm bu yardımları Kahramanmaraş ve Hatay’da ilgili yerlerle ulaştırdık. Aynı zamanda bu illerde spora daha fazla nasıl katkı sağlayabiliriz konusun istişarelerde bulunduk. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ederiz, Rabbim bir daha böyle acılar göstermesin” diye konuştu. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yıldız Entegre Kocaeli Stadyumu’nda düzenlenen imza töreninde konuşan Kocaelispor Başkanı Recep Durul, istifa eden teknik direktör Ertuğrul Sağlam’a katkı ve emeklerinden dolayı teşekkür ederek, kariyerinde başarılar diledi.
Taşdemir’in başarıları ve şampiyonlukları olan bir teknik direktör olduğunu ifade eden Durul, Kocaelispor’un genlerinde başarı olduğu için Taşdemir’le görüşerek anlaştıklarını söyledi.
Durul, Taşdemir’in tecrübeli, gittiği takımlara vizyon katan bir yapısı olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
“Taşdemir, Kocaelispor’a bundan sonraki süreçte tecrübesini, bilgisini aktaracaktır. Camia olarak, şehir olarak finalde şampiyonluğa ulaşıp 16 yıl sonra Süper Lig’e çıkacağız. Taraftarlarımız da bu konuda müsterih olsunlar. Taraftarlarımıza da baktığımızda tepkiler olumlu, İsmet hoca herkesin kabul ettiği bir isim. İsmet hocamıza, ‘kulübümüze, şehrimize, camiamıza hoş geldin’ diyoruz. İnşallah şehrimizin uzun zamandır beklediği şampiyonluğu kucaklayacağız. Şampiyon olacağız ve inşallah Süper Lig’de şehrimizi temsil edeceğiz.”
“Her teknik direktör Kocaelispor’da başarılı olmak ister”
Teknik direktör Taşdemir de takıma bu zaman kadar verdiği emekten dolayı Ertuğrul Sağlam’a teşekkür ederek, Kocaelispor’u yakından tanıdığını kaydetti.
Kocaelispor’un her teknik direktörün başarılı olup tarihe geçmek isteyeceğini bir kulüp olduğunu belirten Taşdemir, “Herkesin hayal ettiklerini yaşamak için buradayız. Bunun için de ekibimle sonuna kadar savaş vereceğiz. Futbol da başarılar tek başına gelmiyor. Zor zamanlarda birlik olduğunuzda, zor zamanlarda beraberliği en üst seviyeye çıkardığınızda başarı kaçınılmaz oluyor. Teknik direktörlük hayatımda bunu yakaladığımız için başarılı olduk.” ifadelerini kullandı.
Taşdemir, herkesin tek istediği şeyin Süper Lig’e adım atmak olduğuna işaret ederek, “Şu anda lider bir takım, bunun sezon sonunu getirebilmemiz için hepimizin birlik olması lazım.” dedi.
Konuşmaların ardından Taşdemir, 1,5 yıllık sözleşmeyi imzaladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Altınordu, ligin ilk yarısında 35 puan toplayarak devre arasına 3. sırada girmeyi başardı. Oynadığı 17 karşılaşmada 10 galibiyet, 5 beraberlik ve 2 mağlubiyet alan kırmızı-lacivertliler, play-off hattının iddialı takımları arasında yer alırken bir yandan da zirvede yer alan Sarıyer’i takip etmeye devam ediyor. İzmir ekibi, şu ana kadar oynadığı hücum oyunuyla taraftarlarını mutlu ederken gol yollarında da etkili bir performansa imza attı. Rakip fileleri 34 kez havalandırmayı başaran Altınordu, 37 gol kaydeden Sarıyer’den sonra Batman Petrolspor ile birlikte ligin en fazla skor üreten takımı konumunda bulunuyor. Böylece İzmir ekibi, ligin ilk yarısı itibarıyla golcü yönünü konuşturmuş oldu.
Altınordu, 17 hafta boyunca oynadığı maçlarda sadece golsüz berabere biten Kepezerspor ve Sincan BelediyesiAnkaraspor maçında rakip fileleri havalandırmayı başaramadı. İzmir ekibi kalan 15 maçta ise en az bir gol atarak önemli bir işe imza attı. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilgehan Demir’den büyük iddia: Muhammed Ali madalyasını nehre atmadı
– Yarım asır sonra ortaya çıkın gerçek
– Efsanevi boksör Muhammed Ali’nin yaşamını ve etki ettiği 1001 hayatı yerinde yaptığı araştırmalar sonucu kaleme alan Bilgehan Demir, ezberleri bozduğu ‘Kayıp Madalyon’ kitabında tüm gerçekleri yazdı
‘Madalyasını nehre attığı iddiası bir senaryo’
‘Heykeli dikilen köle dedesi tarihin en büyük kahramanlarından biri ama bunu Muhammed Ali asla öğrenemedi’
Gürsoy OLCA- Sacit GÖNCÜ/ İSTANBUL, – UZUN yıllar spor medyasında çalıştıktan sonra özellikle dövüş sporlarıyla ilgili anlattığı maçlar ve dünyanın dört bir yanında gerçekleştirilen organizasyonlarda dikkatleri üzerine çeken Bilgehan Demir son olarak dünya spor tarihinde iz bırakan efsanevi boksör Muhammed Ali’nin hayatını kitaplaştırdı. 5 yıl süren araştırmalarının sonrasında efsanevi boksör Muhammed Ali’nin yaşamını ve onun etki ettiği 1001 hayatı, ABD’de yaptığı araştırmalar sonucu kaleme alan gazeteci yazar Bilgehan Demir, ‘Kayıp Madalyon’ kitabında bilinen tüm ezberleri bozuyor.
Demir, Muhammed Ali’nin boksa başlamasında ve şampiyon olmasında önüne çıkan tüm engelleri, Müslümanlığı seçmesinin gerçek sebebi ile birlikte protest tavırlarıyla nasıl siyasi bir figüre dönüştüğünü ve özel yaşamı ile ilgili bilinmeyen ya da yanlış bilinen onlarca ezberi kitabında işledi. Bu konulardan biri de kitaba da ismini veren, ünlü boksörün bir restorana alınmayınca altın madalyasını Ohio nehrine atma olayı. Demir, DHA Spor’a yaptığı özel açıklamalarla, Muhammed Ali’nin hayatındaki bu ve benzeri sansasyonel olaylara ışık tutuyor ve bu konularda çarpıcı iddialar ortaya koyuyor.
Çocukluğundan bu yana sert mahalle ortamlarında büyümesinin de etkisiyle dövüş sporlarına gönülden bağlandığını belirten Bilgehan Demir, ring sporları yayıncılığıyla ise 2006 Kasım ayında tanışmasını ” Japonya’daki K-1 Kick Boks gecelerini yayınlamaya başladığımız andan itibaren ben de çok büyük bir heyecan uyandırdı. O ihtişam beni peşinden sürükledi” cümleleriyle anlattı.
Muhammed Ali efsanesini duyduğu günden itibaren Ali’nin kendisinde ciddi bir ilgi oluşturduğunu söyleyen Demir bu konudaki en önemli etkiyi ise şöyle aktardı: “Muhammed Ali’ye olan ilgimi aslında 2008 yılında onun hayatını anlattığım kısa bir VTR ile göstermiştim. Bu kaseti yayın yaptığım ulusal televizyonda herkese izlettim. Sonra da 17 Ocak 2019’da kendi yaptığım stüdyo programda Muhammed Ali’nin doğum gününü canlı yayında pasta keserek kutladım. Bunlar beni Muhammed Ali’ye iyice bağlamıştı”
‘KAYIP MADALYON’ FİKRİ NASIL DOĞDU?
Muhammed Ali’nin 2016 yılında vefat ettiği dönemi “Televizyon kanalları ama aklınıza ne gelirse, neredeyse hava durumunda bile Muhammed Ali konuşuluyordu. Böyle bir dönemde ekranda konuşan kişiler ne Ali’nin maçlarını anlatan Orhan Ayhan’dı, ne de boks yayınları ile reyting rekorları kıran Bilgehan Demir’di” diyerek hatırlatan Demir “Ekranda hep futbol muhabirleri, boksla alakası olmayan siyasi yazarlar, Muhammed Ali’yle belki de hiç ilgisi olmayan insanların Ali’yi konuşmasını televizyonda izlediğimde, kendi kendime ‘Ben neden yokum, neden benim fikirlerim sorulmuyor?’ diye düşündüğümde ‘Demek ki eksiksin Bilgehan daha fazla çalışman gerekiyor” dedim ve ufaktan araştırmalara başladım” ifadelerini kullandı.
Bunun üzüntüsünün ardından çok büyük araştırma içine girdiğini ve Muhammed Ali’yi araştırmaya başladığını belirten Demir Kitap fikrinin ortaya çıkışını şöyle anlattı: “Araştırmaya başladığımda başta ekranda Ali ile ilgili konuşan kişilerin ve kendimin Muhammed Ali’yle ilgili pek bir şey bilmediğini fark ettim. Hatta Ali hakkında kitap yazan yabancı yazarların da sürekli birbirleri ile çeliştiğini farkettim. Sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne defalarca seyahatte bulundum. Ali’nin ailesiyle, menajerleriyle işin içinde olan birçok kişiyle röportajlar yaptım, sonra Muhammed Ali’yle ilgili yazılmış bütün eserleri, neredeyse tüm kitapları ve makaleleri okudum. Arkasından da dedim ki; çok büyük karmaşa ve kopyala yapıştır var. Bir kitabın yazdığını bir kitap, öbür eserin yazdığını öbür makale yalanlıyor. Bunların hepsini ortadan kaldırmam lazım dedim ve FBI dosyalarını deşifre ettirdim. 80 yıllık Amerikan gazete ve dergi arşivini bu 5 yıllık zaman diliminde taradım. Kütüphaneleri gezdim. Ardından da tüm karmaşayı ortadan kaldırarak gerçek Muhammed Ali’yi, işte bu kayıp madalyon kitabını ortaya çıkardım. Herkes şunu diyebilir. Tüm dünya bilmezken sen nasıl biliyorsun? Evet ben biliyorum. Çünkü herkesten daha fazla araştırdım. ve herkesten daha fazla belge sunuyorum. Bunu başaran bir Türk olduğu için herkesin övünmesi lazım. Yabancı biri yazsaydı bu kitabı o zaman herkes vay be derdi! Ama bizden biri araştırınca küçük düşürülmemeliyim. Desteklenirsem tüm dünya büyük efsaneyi her detayı ile daha iyi tanıyacak. Kimse merak etmesin ben Muhammed Ali’nin efsaneliğinden toz bile alamam. Ali neyse onu yazdım. Onun yaşadığı yaşattığı büyük kahramanlıkları da okuyacaksınız. Yanlış bilinen tüm gerçekleri de”…
‘MADALYASINI NEHRE ATTIĞI İDDİASI BİR SENARYO’
İnkılap yayın evine bağlı Gutenberg’den çıkan ve 2025’te İngilizce olarak da basılacak olan kitabın farkını ve içeriği kaynakları ile ortaya koyan Bilgehan Demir ABD’ye defalarca giderek deliller topladı. Muhammed Ali’nin eşi Khalilla Ali ile Miami’de buluşarak efsane boksör hakkında bilgiler alan Bilgehan Demir karşısına çıkan yanlış bilgileri ise şöyle anlattı: “O kadar büyük yanlışlar var ki, hatta Muhammed Ali’nin kendisinin anlattığı yanlışları bile düzelttik. Nasıl mı? Anlatayım! Çünkü Ali’nin bizzat kendisinin 1975’te çıkarmış olduğu ‘My Own Story’ ‘Benim Hikayem’ adlı kitabının içeriklerinin önemli bir kısmının senaryo olduğunu fark ettim, başta da madalyasını nehre attığı iddiası. Muhammed Ali’nin nehre attığını iddia ettiği madalyanın nerede olduğunun izini sürmeye başladım. Sonuç itibarıyla ‘Kayıp Madalyon’ kitabımda ben Muhammed Ali’nin madalyasını Ohio Nehri’ne atmadığını ispatlıyorum”
‘KİTABIN KALBİ MADALYA’
Kayıp Madalyon kitabının önce Türkiye’de çıkmasının nedeninin kendisinin Türk olmasına bağlan Demir kitabının önümüzdeki yıl ‘Lost Medal’ adıyla ABD’de de çıkacağının bilgisini verdi. Gazeteci-Yazar Bilgehan Demir kitabının isminin nasıl çıktığını ise “Kitap ismini kendi kendine verdi, kitabı yazarken isim kendiliğinden ortaya çıktı. Bir baktık kitabın kalbi madalya olmuş. Madalya nerede? Kayıp! O zaman ‘Kayıp Madalyon’ olsun dedim ve ismi böyle çıktı” şeklinde anlattı.
Madalyanın izini sürmek için Louisville’e giden ve Muhammed Ali’ye siyahi olduğu gerekçesi ile servis yapmayan 1881’de kurulmuş ve halen faaliyette olan o restoranı bulan Bilgehan Demir madalya olayının hikayesini şöyle aktardı: ‘İddiaya göre Muhammed Ali, olimpiyatlardan döndükten sonra altın madalyasıyla bir restorana gidiyor ve onu siyahi olduğu gerekçesiyle oradan kovuyorlar. O da ‘Koskoca Amerika Birleşik Devletleri için ben madalya kazanmışım, altın madalya kazanmışım, bana bir yemek bile servis etmiyorsunuz’ diye çıkartıyor ve madalyasını hemen yakınlardaki Ohio Nehri’ne atıyor. Peki olay gerçekten de böyle miydi? Ben o restoranı buldum ve gizli kamera ile içeri girip yemek yemek istedim. Beyaz biri olarak beni de almadılar. Çünkü o restorana giriş üyelikle. Üyeliği olmayan hiç kimse o lüks ötesi restorana giremiyor. Siyahi de olsan, beyaz da olsan, sarı da olsan kahverengi de olsan ne renk olursan ol, almıyorlar. Bunun renkle bir alakası olmadığını orada bizzat kendim içeri girmeye çalışarak test ettim, 1960’larda içeriye siyahilerin de girebildiğini dair belgeler buldum”
“Peki Muhammed Ali neden böyle bir yalan söylemek zorundaydı! Neden böyle bir şey yazdı kitabında, bu konuyu neden hemen 1960’ta değil de madalyayı atmasından tam 15 yıl sonra ortaya koydu?” Bu durumun kafasını çok kurcaladığını söyleyen Demir, madalyanın izini bulmaya bunu fark edince soyunuyor. Bilgehan Demir “İşin sırrı senaristte, yazarın bir pembe dizi senaristi olduğunu öğreniyorum. Muhammed Ali’nin madalyası gerçekten de kayıp. Bunu kitapta bir detaya bağlamak isteyen yazar Madalya’nın nehre atılması hikayesini restorana alınmamasına bağlayınca kıyamet kopuyor. Ama yaşadıkları süre boyunca bunun bir gerçek olduğu savunuluyor. Ancak ben bunun bir senaryo olabileceğini düşünerek madalyanın izini sürmeye başlıyorum ve konuyu neticelendirene kadar da peşini bırakmıyorum” ifadelerini kullandı.
Yıllar süren araştırma sonrasında ‘Kayıp Madalyon’ kitabı o madalyanın nehre atılmadığını şahitler, röportajlar ve belgeler eşliğinde sayfalarına taşıyor. Yazar Bilgehan Demir bütün verileriyle bütün araştırmalarıyla Muhammed Ali’nin bahsettiği, ‘Ben madalyamı nehre attım’ sözünün bir senaryodan oluşup oluşmadığına çok net bir cevap veriyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tüvit ceket, 1800’lü yıllardan beri tercih edilen bir parça. Üretildiği kalın ipi sayesinde özellikle sonbahar/kış sezonunda her sene favori parçalardan biri oluyor.

Tüvit ceket nedir?
Genelde ekose, çizgili ve kırçıllı modellerde üretilen tüvit ceketler çoğunlukla iki renkten oluşurlar. Cekete hakim olan esas rengin yanında başka bir renk de küçük dokunuşlarla kumaşın arasından kendini gösterir. 1900’lü yıllardan itibaren kadınların gardırobunda da yerini alan tüvit ceket, kendini klasik stilin yanında artık spora yakın kıyafetlerde de gösteriyor.

Tüvit ceket nerede ve nasıl giyilir?
Tüvit ceketlerin havasını kombinlediğiniz parçalarla tamamen farklı mekanlara uyarlayabilirsiniz. Baştan sona tüvit bir takım giymek sizi oldukça şık gösterirken tüvit ceketi kot pantolonlarla kombinlemek ise günlük kıyafetlerinizle dikkat çekmenizi sağlar.

Tüvit ceket nasıl kombinlenir?
Tüvit ceketleri kombinlerken risk almak istemiyorsanız yukarıda bahsettiğimiz, cekette hakim olmayan rengi ele alabilirsiniz. Görseldeki gibi mavi ağırlıktaki bu ceketin, içindeki kırık beyaz renginde bir pantolonla kombinlenmiş olması oldukça hoş görünüyor.

Kombininizi günlük hayatta kullanmak ve ceketinizin şıklığıyla dikkat çekmek isterseniz de bir kot ve beyaz bir tişörtle hoş bir görünüm sağlayabilirsiniz.

Kalın kumaşı ve iddialı görüntüsünden dolayı tüvit ceketleri omzunuzun üstüne atarak kullanmanız da iyi bir seçenek olabilir.

Özellikle ilkbahar sezonunda renkli tüvit ceketlere geçiş yapılmasıyla birlikte pembe ve yeşil renkleri bu tip ceketlere hakim olmaya başlar. Siz de renkli bir ceket edinerek kombinlerinizde kullanabilirsiniz.

İşte tüvit ceketle yapabileceğiniz diğer kombinler…



Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Odanızın duvarlarını sevdiklerinizin ve anılarınızın fotoğraflarıyla doldurabilirsiniz.

Müziksiz bir hayat olmaz. Siz de müziğe tutkuyla bağlıysanız duvarınıza dinlediğiniz sanatçıların posterlerini asabilir ve plaklarla süsleyebilirsiniz.

Size ilham veren her şey duvarınıza asılmayı bekliyor.

Işıklarla beraber fotoğraflarınızı asabilirsiniz.

Bir masaldaymış gibi hissettirecek bu ışıkları yatağınızın yanlarından aşağı sarkıtabilirsiniz.

Gece lambanızı kendiniz yapabilirsiniz. Tek ihtiyacınız olan birkaç kavanoz ve led ışık.

Yatağınızın üstündeki yıldızlara bakmak mümkün!

Perdelerinize led ışıklarla renk katabilirsiniz.

Aynanızın etrafını led ışıklarla çevreleyebilirsiniz.

Artık şarkıları kasetlerden dinlenilmemesi onların kullanışsız olduğu anlamına gelmez. Odanızın köşelerini kasetlerle süsleyebilirsiniz.

Plaklar da hala kullanışlılığını yitirmedi! Üzerlerini istediğiniz desende boyayıp duvarınıza asabilir ya da istediğiniz bir zemine yapıştırabilirsiniz.

Sevdiğiniz fotoğraflarınızı duvarınıza asmanızın bir güzel yolu da bir ağaç dalı ve ip!

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ihlamur nedir?
Ebegümecigiller (Malvaceae) ailesine ait bir bitki olan ıhlamur (Tilia), ülkemizde ve dünyada birçok çeşidi yetişen bir ağaç türüdür. Nadiren de olsa çalı formunda da gelişim gösterebilir. Ülkemizde sıklıkla yetişen ve ekim-dikimi yapılan 4 çeşit ıhlamur bulunmaktadır. Küçük farklarla birbirinden ayrılan ıhlamur çeşitlerinin hepsinin çiçeklerinin şifalı etkisi aynıdır.
Ihlamur çayında bulunan vitamin ve mineraller
Ihlamur çayı A, B6, C ve P vitaminlerini barındırır. Ayrıca kalsiyum, demir ve manganez mineralleri de içeriğinde mevcuttur. En belirgin yararı da antioksidan bakımından zengin olmasıdır.
Ihlamur çayı nasıl demlenmeli?
Ihlamur çiçekleri, bitişiğindeki sarı ve uzun yapraklarla beraber kullanılarak demlenir. İyi bir ıhlamur çayı demlemek için:
Yarım avuç kadar ıhlamur çiçeğinin üzerine bir su bardağı kaynamış su ilave edilir. İçeriğindeki uçucu yağların da kaybedilmemesi için, kapağı kapalı olacak şekilde demlenmelidir. 10 dakika boyunca demlenen ıhlamur çayı, süzüldükten sonra tüketilmelidir. Uzun süre demlendiğinde ya da kaynatıldığında, çiçeklerin şifalı etkisi kaybolabilir. Özellikle kış aylarında şifalı etkisini artırmak için tarçın, zencefil, zerdeçal, hibisküs ve benzeri bitkilerle karıştırılarak da demlenebilir. Ihlamuru biraz daha tatlandırmak için, demlenip süzüldükten sonra içine bir çay kaşığı kadar bal ilave edilebilir. Ihlamur çayına ilave edilen bir dilim limon hem C vitamini içeriği ekleyerek çayın daha şifalı olmasını sağlar, hem de daha lezzetli ve hafif içimli bir ıhlamur çayı demlemenize yardımcı olur.
Meyveli ıhlamur çayı tarifi
Malzemeler:
Yapılışı:
Elma, ayva ve limonu yıkayıp döt parçaya bölün ve kabuklarıyla beraber bir tencereye koyun. Üzerine kabuk tarçın ve karanfil ekleyin. Tencereye göz kararı kadar su ekleyin ve kaynatın. Kayndığında altını kapatın ve ıhlamuru da ekleyin. Tencerenin kapağını kapatıp 10 dakika demlemeye bırakın. Süzdükten sonra bal ekleyerek içime hazır hale getirin, afiyet olsun.
Öksürüğe ne iyi gelir?
Ihlamurun faydaları nelerdir?
Bitkilerle güzellik
Ihlamur yağının faydaları
Ihlamurun zararları
Haftaya daha canlı başlamak için 7 öneri
Kendinizi yeni hafta için yeterli derecede motive hissetmiyor musunuz? Yapmanız gereken bazı şeyler var! İşte size iyi gelecek 7 tavsiye…
8
Aşık olmak, işinizde başarıya ulaşmak, spor yaparak vücudunuzu güzelleştirmek istiyor olabilirsiniz, bunların hepsi aslında aynı şeyi ifade eder: Yaşadığınızı hissetmek istiyorsunuz! Yaşadığını hissetmek herkes için farklı bir yol gerektirir, kendi bireyselliğinizi bulabilmek için keşif yapmanız gerekir. Yine de genel olarak insanlardan bahsettiğimizde, daha canlı hissetmelerini sağladığı bilinen kimi yollar var:
Negatif öz-sohbetlerden vazgeçin Birçoğumuz için olumsuz öz-sohbet yıllardır sansürsüz ve otomatik pilota bağlamış şekilde var. Aslında çoğu insanın bir yaşam koçuna danışmasının en büyük sebeplerinden birisi de bu. Kariyer, romantik ilişkiler ya da vücudu ile barışık olma durumunda, fark etmez, kendi kendimize konuşmanın hayatımızın her alanında bizi etkilediği bir gerçektir. Kendinize söylediğiniz olumsuz, caydırıcı şeyleri teşhis edin ve buna derhal bir son verin. Bunun yerine pozitif ve sevgi dolu öz-sohbetlere yönelebilirsiniz. Bu biraz zaman alabilir, hatta başlarda kendi kendinize yalan söylüyormuş gibi bile hissedebilirsiniz ama bunun sebebi daha önce kendinizle bu şekilde hiç konuşmamış olmanız.
Yataktan çıkmadan önce iyice gerinin Yatağınızdan kahvaltı masası sofrasına, oradan arabanıza ve sonunda ofisinize geçerek kendinizi sürekli sıkıştırmak ve kısıtlamak yerine güne tüm vücudunuzu esneterek, hücrelerinizi uyandırarak ve kan dolaşımınızı arttırarak başlamalısınız. Hücrelerinizi ayık tutmak ve vücudunuzla bağlantınızı koparmamak için gün içinde de aktif olarak esnemeyi sürdürün.
İnsanlara karşılıksız övgüler sunun Bir iş arkadaşınız, normal arkadaşınız hatta bir yabancının masumca yanaklarının kızarmasına ya da gülümsemesine sebep olmaktan daha canlandırıcı ne olabilir? Birisine özel olduğunu hissettirmek ve çabalarını fark ettiğinizi göstermek çok eğlencelidir. Görünüm ya da yetenekleri ile ilgili olması fark etmez, insanlara komplimanlarda bulunun.
Gökyüzüne dikkat edin (ve tüm doğaya) Bulutlar asla aynı değil; yoğunlukları, renkleri, yerleri sürekli değişir ve bu geri kalan tüm doğa için de geçerlidir. Bu da bize şunu hatırlatır ki hiçbir şey statik ya da sıkışmış kalmış değildir. Bizler de sürekli değişiyoruz ve gerçekten istersek hayatımızda hoşnut olmadığımız şeyleri de değiştirebiliriz. Doğayı gözlemek, gündelik küçük hayatlarımız dışında aslında çok daha büyük bir şeyin parçası olduğumuzu hissetmemizi sağlar.
Zevkle ve tüm duygularınızla birlikte yemek yiyin Yemek yemek zihin, beden ve ruhu da besler; bu nedenle yemeklerinizi kısa sürelere sıkıştırarak değil keyif alarak yemelisiniz. Süratle yenen bir yemekten tat almak imkansızdır. Bunun yerine, yemeklerinizi güzelleştirin ve lezzetlerine önem verin, yavaş çiğneyin, damağınızda ezin… Yemek zamanınızın dinlenme ve yenilenme zamanınız olduğunu da unutmayın.
Gülün Gülmeden hayat geçer mi? Acı verici ve sıkıntılı olacağı kesin! Kahkaha atmanın kendini iyi hissettirme sebeplerinden en önemlisi kendiliğinden gelişen ve plansız bir tepki olmasıdır. Gerçekten, içimizden gelerek kahkaha attığımız zaman, rahat ve savunmasız oluruz ki bu sürekli savunma halinde olan bizler için bir lütuf. Ve yaşadığınızı hissetmek için çok eğlenceli bir yol!
Spontane olun Günümüzde herkes çok meşgul, hatta akşamları ve hafta sonları bile… İnsanın kendine zaman ayırmaması, arzuları ile temasa geçmemesi ruh ve beden sağlığı için oldukça sakıncalıdır. Kendinize hiçbir plan yapmadığınız zamanlar ayarlayın ve geldiğinde ne yapmak istediğinize o an karar verin ve yapın.
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yılbaşını en iyi anlatan nail artı bulduk galiba!

Yılbaşında hediyeleşmeyi sevenler, minik hediye paketi detayı olan bu nail arta bayılacaklar.

Tırnaklarda birden çok rengi bir arada kullanmayı seviyorsanız bu desenleri deneyebilirsiniz.

Hem sade hem de yılbaşı ruhunu yakalayan bir önerimiz var.

Yılbaşına özel gösterişli tırnaklar tercih etmek isteyenler, tırnaklarına inciler kondurabilirler.

Sade olduğu kadar eğlenceli olan bu nail artı da biz çok beğendik.

Yılbaşı çiçeği olarak adlandırılan Kokinalar şimdi de tırnaklarınızda.

Kar stickerları ve simli ojeler ile bu görüntüyü elde edebilirsiniz.

Kırmızı french… Denediğinizi pek sanmıyoruz. Tırnak üstüne çekeceğiniz kırmızı şerit ve tırnağınıza yapıştıracağınız stickerlar size yardımcı olacaktır.

Yılbaşı şapkalı, geyikli, şekerli ojeler… Tüm yılbaşı sembollerini ellerinize yansıtmanın tam vakti!

Kırmızı simli oje ile ellerinize ışıltı katabilirsiniz.

Kardan adamsız yılbaşı olmaz! Tırnaklarınıza minik kardan adamlar kondurun!

Yeşil simli oje ile yapılması kolay bu minyatür yılbaşı ağaçlarını tırnaklarınıza taşıyabilirsiniz.

Yeşil, beyaz ve kırmızı ojeler ile bu desenleri tırnaklarınıza çizerek tırnaklarınızı yılbaşına hazırlayabilirsiniz.

Yeşil, kırmızı ve beyaz renkler ile tırnaklarınızı bir yılbaşı ağacı gibi süsleyebilirsiniz.

Yeni yılda her yer kırmızı, beyaz ve yeşilken ben farklı bir renk kullanırım diyorsanız mavi renkli ojeleri ve kar stickerlarını tercih edebilirsiniz

Yeni yıla sade girmek isteyenler için… Bir simli kırmızı oje bir de beyaz oje…

Yeni yılda tırnaklarınıza hep kardan adam ve noel baba çizecek değilsiniz ya… Penguen de alternatifler arasında bulunabilir. Bunun için lacivert, siyah, beyaz ve turuncu renkli ojeler işinizi görecektir.

Penguen, kardan adam, sevdiğiniz bir çizgi film karakteri… Yeni yıla sevdikleri ile girmek isteyenler için…

Uzun uzadıya hazırlanacak vaktiniz yoksa kırmızı bir fon ojenin üzerine simli oje ile yapacağınız minik bir yılbaşı ağacı da geceye uygun bir görüntü sergilemenizi sağlayacaktır.

Yılbaşının bir diğer simgesi de geyik. Bu yıl tınaklarınızda minik geyikler dolaşsın.

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ELAZIĞ – ElazığFırat Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Hematoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ayşe Uysal, kadınlarda her ay oluşan adet kanamaları, emzirme, gebelik ve diğer jinekolojik nedenlere bağlı olan kanaralardan dolayı demir eksikliğinin daha fazla görüldüğünü ifade etti.
Elazığ Fırat Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Hematoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ayşe Uysal, Demir eksikliği hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Demirin vücudumuzda birçok fonksiyonu için önemli bir mineral olduğunu dile getiren Doç. Dr. Uysal, “Vücudumuz demiri üretmediği için dışardan besinlerle vücudumuza alınması gerekiyor. Demirin yetersiz alımında veya vücuttan fazla kaybında ise eksiklik oluşuyor. Bu eksikliğin en büyük belirtisi de demirin yapısında bolca bulunan kırmızı kan hücrelerinin eksikliğine bağlı kansızlık oluşturmasıdır. Demir eksikliği anemisinin vücudumuzdaki belirtileri, yorulma, halsizlik, vücutta tende solukluk, uyku bozuklukları, özellikle egzersiz halinde oluşan nefes darlıkları, oryantasyon bozuklukları, unutkanlık, tırnaklarda kırılganlık, saç dökülmeleri, ağız ve dudak kenarlarında oluşan yaralar ve çatlakların demir eksikliğinde meydana gelebilecek belirtilerin bazılarıdır. Bu belirtilerin bir kaçının oluşması durumunda demir eksikliği anemisi tetkiki açısından kişilerin hekimlere başvurmasının önem arz ediyor. Demir eksikliğine bağlı oluşan kansızlık yani demir eksikliği anemisinin, en fazla görülen anemi çeşidi kadınlarda her ay oluşan adet kanamaları, emzirme, gebelik ve diğer jinekolojik nedenlere bağlı olan kanaralardan dolayı demir eksikliğinin daha fazla görülmesidir. Hem kadınlarda hem de erkeklerde mide ve bağırsak problemleri, Özelikle midedeki ülser, bağırsak ya da mide kanserlerinin demirin vücuttan kaybına neden oluyor” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MANİSA’nın Yunusemre ilçesinde çalıştığı pizza dükkanına motosikletiyle gelip, ruhsatsız tabancayla açtığı ateşte çalışanlardan Sultan Zencirci’yi (27) öldüren, Gül Demir’i (45) ise yaralayan Ferhat Kuru’nun tutuklu yargılandığı dava, daha önce istenen akıl sağlığının yerinde olup olmadığı yönündeki raporun beklenmesine karar verilerek ertelendi.
Olay, 30 Temmuz 2023’te saat 13.00 sıralarında Muradiye Mahallesi İstasyon Caddesi’ndeki bir pizzacıda meydana geldi. Çalıştığı pizzacıya motosikletiyle gelen Ferhat Kuru, yanında getirdiği ruhsatsız tabancayla iş yeri çalışanlarından Sultan Zencirci ve Gül Demir’e kurşun yağdırdı. Vücuduna 3 kurşun isabet eden Sultan Zencirci ile 2 kurşun isabet eden Gül Demir kanlar içinde yere yığıldı. Daha sonra Kuru, Gül Demir’i bıçaklamaya çalıştı. Diğer çalışanların araya girmesiyle Ferhat Kuru kaçtı.
Silah seslerini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine adrese jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, Sultan Zencirci’nin hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerinde müdahalesi yapılan Gül Demir ise ağır yaralı olarak ilçedeki özel bir hastaneye kaldırıldı. Yoğun bakıma alınan Demir, uzun süren tedavi süreci ardından taburcu edildi. Olayın ardından yakalanıp, gözaltına alınan Ferhat Kuru, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Olaya ilişkin yürütülen soruşturma sonunda Ferhat Kuru hakkında ‘Kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme’, ‘Kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ ve ‘Ruhsatsız silah temin etme ve bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.
‘GÜL İLE SANIK ARASINDA BİR MÜNASEBET YOKTU’
Manisa 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanık Kuru, Gül Demir’in avukatı ve öldürülen Sultan Zencirci’nin avukatları katıldı. Duruşmada, Gül Demir’in ağabeyi Turgut Irmak (51), tanık olarak dinlendi. Kardeşi Gül Demir’in olaydan bir hafta öncesinde kendisini telefonla arayarak, Ferhat Kuru’nun hem kendisini hem de Sultan Zencirci’yi rahatsız ettiğini söylediğini belirten Irmak, “Bunun üzerine Ferhat’ı aradım cevap vermedi, sonra kendisi döndü. ‘Gül hanımı seviyorum onunla evleneceğim. Sultan araya girip, aramızı bozdu’ dedi. Yaptığının yanlış olduğunu söyledim. ‘Bir daha dükkanıma girme, önünden dahi geçme’ dedim. Gül ile sanık arasında bir münasebet yoktu. Sultan’ı tehdit ettiğine şahit olmadım” ifadelerini kullandı.
Gül Demir’in ağabeyi Turgut Irmak’ın konuşması ardından tanığın beyanına ilişkin sözleri sorulan Ferhat Kuru, tanığın beyanının gerçeği yansıtmadığını, kendi çıkarına göre konuştuğunu, Gül Demir ile gönül ilişkisi olduğunu ileri sürdü.
Mahkeme heyeti, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan daha önce istenen akıl sağlığının yerinde olup olmadığı yönündeki raporun henüz mahkemeye ulaşmaması nedeniyle duruşmayı 24 Mart’a erteledi.
Duruşma sonrası, öldürülen Sultan Zencirci’nin avukatı Zehra Oyit ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Manisa Temsilcisi Semiha Hasgör, birer açıklama yaptı. Hasgör, 6284 sayılı kanunun kadınların can simidi olduğunu, kadın cinayeti ve şiddetin önlenmesi için etkin kullanılması gerektiğine dikkat çekti.
Avukat Zehra Oyit ise “Maalesef ülkemizde kadın olmanın zorluğu yüzümüze vuruyor. Taciz edildiği için rahatsızlık duyduğunu dile getiren bir kadından bahsediyoruz. 6284’ün etkin bir şekilde uygulanması ile cinayetlerin en azından azalacağını umuyoruz. Umudumuzu kaybetmeden bu davaların takipçisiyiz. Her kadının yanındayız” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ses sanatçısı Ajda Pekkan, bugüne kadar ismini, bileziklerden, çay bardaklarına; saç kesiminden çarşaflara kadar pek çok ürüne verdi; bazıları da ismi ile anıldığı için kendiliğinden “Ajda” takısını aldı.
Süper star unvanlı Ajda Pekkan’ın adını verdiği ürün ve tasarımları sizin için derledik:
AJDA BİLEZİK
“Ajda bilezik” işçilik ücretinin olmadığı ince ama dayanıklı yapıya sahip bir bilezik.
Bu bilezikler daha çok gençler tarafından tercih ediliyor.
Bilezik sadece 22 gram olarak çalışılıyor.
Bugün bir Ajda bileziğin satış fiyatı 30 bin 750 lira civarında.
Şıklık ve zerafet ile birleşen tasarımlarıyla öne çıkan Ajda bileziği, bizzat sanatçı tarafından tasarlanan bir takı koleksiyonunun eseri.
Bilezikler, tasarruf ve yatırım amacı ile bugünlerde tekrar ün kazanmış durumda.

AJDA BARDAK
Ajda Pekkan, büyük çay bardağı istediğinde bu çay bardakları önce belirli adette kendisi için yapıldı. Sonra da çok sevildiği için aynı marka tarafından “Ajda bardak” ismiyle seri üretimine geçildi.

AJDA SAÇ KESİMİ
Ajda Pekkan, bir dönem kendine özgü kestiği saçlarıyla o kadar çok beğenildi ki adı bu tarz modellere verildi.
Sanatçının saç tasarımı kadın kuaförlerde o günlerde bugünlere “Ajda kesim saç modeli” olarak benimsendi.

Dora İşsever
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karadeniz müziğinin en bilinen isimlerinden biri olan Davut Güloğlu, siyasetten müzik sahnesine geri döndü.
Güloğlu, yeni çıkardığı şarkıyla Türkiye ve Özbekistan müziğini buluşturdu.
Sanatçı, Özbek şarkıcı Gulinur ile özel bir düet gerçekleştirdiği yeni şarkısı “Dog’loro Dushdim” ile hayranlarının karşısına çıktı. Türk müziğinin ahengiyle bezenmiş bu özel düet, dinleyenleri kendine hayran bıraktı.
“MÜZİĞİN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜ İLE ATA TOPRAKLARIMIZDA BİR BAĞ KURDUK”
Yeni şarkısını duyuran Davut Güloğlu, “Gulinur ile gerçekleştirdiğimiz bu özel düette müziğin birleştirici gücüyle ata topraklarımız arasında bir bağ kurduk.Dinleyin, yorumlarınızla destek olun, ve bu kültürel yolculuğa siz de eşlik edin!” ifadelerini kullandı.
ŞARKININ TAMAMINI DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Seni Çılgın, Bu Akşam Ölürüm, Salını Salını, Kara Gözlüm, Unutmak O Kadar Kolay Mı Sandın gibi şarkılarıyla Türk müzik sektörüne adını altın harflerle kazıyan Murat Kekilli, bir dönem klipleriyle de ilgi gördü.
Şarkı sözleri ve sahne performansı milyonları etkileyen Kekilli, konserlerinde dinleyicileriyle buluşmaya devam ediyordu.
ANNESİ HAYATINI KAYBETTİ
2019 yılında babasını kaybeden Kekilli, son olarak acı bir haberle gündem oldu.
Ünlü sanatçının annesi Sıdıka Kekilli, yaşamını yitirdi.
Murat Kekilli, annesi Sıdıka Kekilli’nin vefat haberini sosyal medya hesabından duyurdu.
Kekilli vefat duyurusunu, “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun. Annemiz Sıdıka KEKİLLİ Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur! Allah rahmet eylesin diyenin akıbeti hayır olsun.” notuyla paylaştı.

MURAT KEKİLLİ KİMDİR?
18 Nisan 1968 yılında Adana’da doğmuştur. Ekonomik durumundan dolayı Adana’da karpuz tarlalarında çalışan sanatçı, daha sonra bir arkadaşından esinlenerek piyano çalmaya başlamıştır.
İlk, orta ve lise eğitim dönemlerini Adana’da tamamlamıştır. 1989 yılında vatani görevi olan askerliğini yaparak Adana’ya dönmüştür. 1992-1993 yıllarında Adana’da Devlet Konservatuarı sınavlarına girerek sınavı kazanan Murat Kekilli, 1994 yılında konservatuardan ayrılır.
İstanbul’da 1994 yılında bir müzik grubunda müzik hayatına başlar ve aynı yıl içerisinde kendi grubu olan Kilikyalılar’ı kurar. 1996 yılında ilk albümü Eşşek Gözlüm albümünü çıkarır. Bu sırada Yolcular Grubu ile çalışmalarına devam etmektedir.
1999 yılında Boğaziçi Müzik ile anlaşarak Bu Akşam Ölürüm isimli albümünü piyasaya çıkarır. İstediği başarıyı bu albümle elde eder. Bir süre albüm çalışması yapmayan Murat Kekilli, 2002 yılında yine Boğaziçi Müzik ile beraber Yedialtı albümünü çıkarır.
Uzun yıllar Boğaziçi Müzik ile çalışan sanatçı, 2004 yılında Avara albümünü çıkarır. Her iki yılda bir albüm çıkaran Kekilli, 2006 yılında Bir Ahir Zaman isimli albümünü çıkararak ilgi odağı haline gelmiştir. 2010 yılında çıkardığı Kalbimdeki Darp albümüne tek klip çıkartarak müzik hayatına devam etmiştir.

YARDIMSEVER YÖNÜYLE DİKKAT ÇEKTİ
Albümleri arasında tek klip çektiği albüm Kalbimdeki Darp isimli albümdür. Son olarak 2013 yılında Gümüş Teller albümünü çıkarmıştır. 1999 yılından bu yana Boğaziçi Müzik ile çalışmaktadır.
Yaşam ve kendi tarzı ile dikkat çeken Murat Kekilli, gençler tarafından sevilerek müzik başarılarına devam etmektedir. Çocukluğunda yaşadığı ekonomik sıkıntılardan dolayı yardımsever yönü dikkat çekmektedir. Müzik hayatı boyunca sakin yaşamı ile gözlerden uzak bir hayat sürmektedir. Son yıllarda Adana’da bir çiftlikte yaşadığı bilinmektedir.
Müzik yaşamı boyunca en büyük başarıyı Bu Akşam Ölürüm isimli albümü ile yakalamış ve albümün başarısından dolayı birçok il ve ilçelerde konserlere katılmıştır.
Çeşitli yardımlaşma derneklerinde görev alan Murat Kekilli, sosyal dayanışma çalışmalarında da itina ile yer almaktadır. Sessiz ve sakin bir yaşam süren Murat Kekilli, son albümünden sonra müzik çalışmalarına konserler ile devam etmektedir.


Can Badak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Avrupa’da otomobil satışları tüm hızıyla devam ediyor. EBS Danışmanlık tarafından Avrupa Otomotiv Üreticileri (ACEA) verilerine dayanarak hazırlanan kasım ayı raporuna göre, Türkiye, İspanya’yı geride bırakarak ilk 5’e girmeyi başardı.
TÜRKİYE, KASIM AYINDA İSPANYA’YI GEÇTİ
Türkiye, kasım ayında 94 bin 595 adet otomobil satışı gerçekleştirerek Avrupa’da 5. sıraya yerleşti.
83 bin civarında satış yapan İspanya ise 6. sırada kaldı. 2024 genelinde ise 845 bin 530 satış ile Türkiye 6. sırada yer alıyor.
ALMANYA LİDERLİĞİ SÜRÜDÜRÜYOR
Hem Kasım ayı hem de 2024 genelinde Almanya, büyük bir farkla liderliği elinde bulunduruyor. Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya ise Almanya’yı takip eden diğer ülkeler.
AVRUPA’DA SATIŞLAR ARTIYOR
2024 yılı Kasım ayı sonu itibarıyla Avrupa’da toplamda 11 milyon 876 bin 943 adet otomobil satıldı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre %0,63’lük bir artış gösteriyor.

KASIM AYINDA EN ÇOK OTOMOBİL SATILAN ÜLKELER
Almanya – 244.544 satış
Birleşik Krallık – 153.610 satış
Fransa – 133.319 satış
İtalya – 124.344 satış
Türkiye – 94.595 satış
İspanya – 83.339 satış
Polonya – 49.149 satış
Hollanda – 34.434 satış
Belçika – 31.825 satış
İsveç – 24.844 satış
2024 GENELİNDE EN ÇOK OTOMOBİL SATILAN ÜLKELER (OCAK-KASIM)
Almanya – 2.592.610 satış
Birleşik Krallık – 1.811.992 satış
Fransa – 1.534.750 satış
İtalya – 1.453.458 satış
İspanya – 911.503 satış
Türkiye – 845.530 satış
Polonya – 495.877 satış
Belçika – 424.840 satış
Hollanda – 346.515 satış
İsveç – 243.261 satış
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Apple, uzun zamandır Apple Watch’a kan basıncı izleme özelliği eklemek için çalışıyor. Bloomberg’den Mark Gurman’ın haberine göre, bu özellik 2025 yılında piyasaya sürülecek olan Apple Watch Ultra 3 modelinde yer alabilir. Watch Series 11 modelinin de bu özelliği içermesi bekleniyor.
NASIL ÇALIŞACAK
Apple’ın kan basıncı izleme özelliği, Samsung Galaxy Watch’taki gibi detaylı sistolik ve diyastolik okumalar sağlamayacak.
Bunun yerine, yüksek ve düşük kan basıncı uyarıları vererek kullanıcılara potansiyel sağlık sorunları hakkında bilgi verecek.
Bu özellik, hipertansiyon veya felç gibi ciddi sağlık sorunlarının erken teşhisine yardımcı olabilir.

Gurman, Watch Ultra 3 modelinin uydu mesajlaşma özelliğiyle de gelebileceğini belirtti. Bu özellik, kullanıcıların hücresel veya Wi-Fi kapsama alanı olmayan bölgelerde mesaj gönderip almalarına olanak tanıyacak.
Acil SOS ile entegre edilen bu özellik, iPhone 14 ile tanıtılan uydu bağlantısına benzer olabilir.
APPLE WATCH SERIES 10’DA YOK
Apple Watch Series 10’da kan basıncı izleme özelliği yer almıyor. Bu özelliğin karmaşıklığı ve yeni bir sensör gerektirmesi nedeniyle eski Apple Watch modellerinde sunulması beklenmiyor.
Apple, kalp atış hızı monitörü ve kan oksijen izleyicisi gibi mevcut sağlık izleme özelliklerini kan basıncı izleme özelliğiyle entegre ederek daha kapsamlı bir sağlık izleme deneyimi sunmak istiyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp, grup görüntülü aramalarını geliştirmek için yeni özellikler ekledi.
Bu özellikler, kullanıcıların grup görüşmelerini daha verimli ve keyifli bir şekilde gerçekleştirmelerine olanak tanıyor.
GRUP ARAMALARINDA KİŞİ SEÇİMİ
WhatsApp, artık grup görüntülü aramalarında belirli kişileri seçerek arama başlatma özelliği sunuyor.
Bu sayede, gruptaki herkesi aramak yerine sadece istediğiniz kişilerle görüşebilirsiniz. Bu özellik, gereksiz bildirimleri önleyerek grup görüşmelerini daha verimli hale getiriyor.

WhatsApp, görüntülü görüşmelere eğlence katacak yeni efektler ekledi. Köpek kulakları, su altı efekti ve karaoke mikrofonu gibi efektler, görüntülü aramalarınızı daha eğlenceli hale getirecek.
WhatsApp masaüstü uygulamasında da arama sekmesi yenilendi. Yeni arayüz, arama başlatmayı, arama bağlantısı oluşturmayı ve kişileri aramayı kolaylaştırıyor.
GÖRÜNTÜ KALİTESİ ARTIYOR
WhatsApp, hem mobil hem de masaüstü uygulamalarında görüntülü görüşmelerin çözünürlüğünü artırdı. Bu sayede, daha net ve keskin görüntülü görüşmeler yapmak mümkün hale geldi.
WhatsApp, geçen yıl boyunca grup görüntülü aramalarına birçok yeni özellik ekledi. Katılımcı sayısı 32’ye çıkarıldı, konuşmacı vurgulama ve ekran paylaşımı gibi özellikler eklendi.

Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Apple, uzun zamandır beklenen iPhone 17 Air modelini yakında seri üretime geçirebilir.
DigiTimes’ın haberine göre, iPhone 17 Air (veya iPhone 17 Slim) “Yeni Ürün Tanıtımı” aşamasına girdi.
Bu aşamada, potansiyel üreticiler cihazın tasarımını inceliyor ve seri üretime uygunluğunu değerlendiriyor.
ÜRETİMDE ZORLUKLAR
iPhone 17 Air, özellikle ince tasarımı nedeniyle üretimde bazı zorluklar yaratabilir. Üreticilerin, Apple’ın tasarım hedeflerini karşılamak için yeni yöntemler geliştirmesi gerekebilir.
iPhone 17 Air, Apple’ın katlanabilir iPhone planları için de bir öncü olabilir. Telefonun ince tasarımı ve ekran teknolojisi, katlanabilir iPhone’larda da kullanılabilecek.

DigiTimes, haberini tedarik zinciri kaynaklarına dayandırıyor. Apple’ın üretim planlarını tedarikçilerle paylaşması, bu tür sızıntıların ortaya çıkmasına neden olabiliyor.
Apple, henüz iPhone 17 Air hakkında resmi bir açıklama yapmadı. Telefonun özellikleri ve çıkış tarihi hakkında daha fazla bilgi, önümüzdeki aylarda ortaya çıkabilir.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Satürn’ün uydusu Enceladus, bilim insanları için büyük bir ilgi odağı. Yaşam barındırma potansiyeli nedeniyle dikkat çeken bu buzlu uydu, son zamanlarda yapılan bir keşifle daha da gizemli hale geldi.
NASA’nın Cassini ve Voyager misyonlarından elde edilen verileri inceleyen bilim insanları, Enceladus’ta bulunan garip bir karanlık noktanın kaybolduğunu keşfettiler.
KAYBOLAN NOKTA NASIL KEŞFEDİLDİ
Bu keşif, NASA’nın Jet Propulsion Laboratuvarı’nda gezegen jeoloğu olan Cynthia B. Phillips ve ekibi tarafından yapıldı.
Ekip, Enceladus’un yüzeyinde herhangi bir değişiklik olup olmadığını belirlemek için Cassini ve Voyager tarafından çekilen aynı bölgenin görüntülerini karşılaştırdı.
Araştırmayı sunan Phillips, 2009 yılında çekilen bir görüntüde yaklaşık bir kilometre çapında küçük bir karanlık nokta fark ettiklerini, ancak 2012 yılında çekilen görüntülerde bu noktanın kaybolduğunu belirtti.

NOKTANIN KAYBOLMASININ NEDENLERİ
Bu karanlık noktanın ne olduğu ve neden kaybolduğu henüz bilinmiyor. Ancak, bilim insanları birkaç olasılık üzerinde duruyor:
Buz volkanları: Enceladus’ta aktif buz volkanları bulunuyor ve bu noktanın volkanik aktivite sonucu oluşmuş ve sonra tekrar buzla kaplanmış olması mümkün.
Gayzerler: Enceladus’un yüzeyinden uzaya fışkıran su buzu gayzerleri, bu noktanın oluşumunda veya kaybolmasında rol oynamış olabilir.
Güneş ışığı: Güneş ışığının etkisiyle yüzeydeki buzun yapısı değişerek karanlık noktanın görünümünü etkilemiş olabilir.
Enceladus, yer altı okyanusu ve su buzu gayzerleri ile biliniyor. Bu özellikler, uyduyu Dünya dışında yaşam arayışı için önemli bir hedef haline getiriyor.
Bilim insanları, Enceladus’un okyanusunda hidrotermal bacalar olabileceğini ve bu bacaların yaşam için gerekli kimyasalları sağlayabileceğini düşünüyor.

ARAŞTIRMALAR DEVAM EDİYOR
Enceladus’taki bu gizemli karanlık noktanın kaybolması, bilim insanlarının uydu hakkındaki bilgilerini artırmak için yeni araştırmalar yapmasına yol açacak.
Bu araştırmalar, Enceladus’un jeolojik aktivitesi ve yaşam barındırma potansiyeli hakkında daha fazla bilgi edinmemizi sağlayabilir.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yaşamın var olabileceği yerler denildiğinde akla ilk olarak gezegenler gelir. Ancak, İskoçya ve ABD’den iki bilim insanı, yaşamın gezegenlere ihtiyaç duymadan da var olabileceği fikrini ortaya attı.
KENDİ KENDİNİ KORUYAN YAŞAM ALANLARI
Astrobiology dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmada, Robin Wordsworth (Harvard Üniversitesi) ve Charles Cockell (Edinburgh Üniversitesi), yaşamın kendi kendini devam ettirebilen habitatlarda, gezegenlere ihtiyaç duymadan da var olabileceğini öne sürüyorlar.
Bu fikre göre, biyolojik olarak üretilen bariyerler ve yapılar, gezegenlerin sağladığı koşulları taklit ederek yaşamı destekleyebilir. Bu bariyerler:
UV ışınlarını engelleyebilir, uçucu madde kaybını önleyebilir ve suyun sıvı halde kalması için gerekli sıcaklık ve basıncı koruyabilir.

DÜNYA’DAN ÖRNEKLER
Bilim insanları, Dünya’daki bazı organizmaların bu tür koşullarda hayatta kalabildiğine dikkat çekiyor.
Örneğin, siyanobakteriler 10 kPa’lık hava boşluğu basınçlarında büyüyebilirken, yosunlar fotosentez yoluyla 15-25 kPa’lık iç basınçları koruyabiliyor.
Sahra gümüş karıncaları gibi bazı organizmalar, aşırı sıcaklıklarda hayatta kalmak için özel mekanizmalar geliştirmiştir. Benzer şekilde, bazı diyatomlar, yalıtım sağlayabilen silika yapıları üretebiliyor.
Araştırmacılar, bu örneklerden yola çıkarak, tamamen özerk yaşam alanlarının mümkün olabileceğini savunuyorlar. Bu yaşam alanları, kendi duvar malzemelerini üretebilir ve atık ürünleri işleyerek iç dengeyi sağlayabilir.
UZAY KEŞFİ İÇİN ÖNEMİ
Bu bulgular, uzay keşfi için de önemli olabilir. Kendi kendini koruyan yaşam alanları, insanların uzayda daha uzun süre kalmasını ve hatta diğer gezegenlerde koloniler kurmasını sağlayabilir.
Bu fikir henüz erken bir aşamada ve daha fazla araştırma gerektiriyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Honor, Magic 7 serisini Ekim ayında Çin’de piyasaya sürmüştü. Şimdi ise Magic 7 Lite ve Magic 7 Pro modelleri, Avrupa’da da satışa sunulmadan önce sızdırılan bilgilerle gündeme geldi.
FİYATLAR VE ÖZELLİKLER
Magic 7 Lite, siyah ve mor renk seçenekleriyle 375 euro fiyatla satışa sunulacak. Magic 7 Pro ise siyah ve gri renk seçenekleriyle 1.225 euro’ya satılacak.
Magic 7 Lite, 6,78 inç OLED ekran, Snapdragon 6 Gen 1 işlemci, 8 GB RAM, 512 GB depolama, 108 MP + 5 MP çift arka kamera, 16 MP ön kamera ve 6.600 mAh batarya gibi özelliklere sahip.
Magic 7 Pro ise, 6,8 inç OLED ekran, Snapdragon 8 Elite işlemci, 12 GB RAM, 512 GB depolama, 50 MP + 50 MP + 200 MP üçlü arka kamera, 50 MP ön kamera ve 5.850 mAh batarya ile geliyor.
YAZILIM
Magic 7 Lite, Android 14 tabanlı Magic OS 8.0 ile çalışırken, Magic 7 Pro ise Android 15 tabanlı Magic OS 9 ile kutudan çıkacak.



Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yapay zeka sohbet robotu ChatGPT, artık telefonla aranabiliyor ve WhatsApp üzerinden mesajlaşabiliyor. OpenAI, bu yeni özellikleri 10. canlı yayın etkinliğinde duyurdu.
ABD’deki kullanıcılar, 1 (800) 242-8478 numaralı telefonu arayarak ChatGPT ile konuşabiliyor.
Bu özellik, akıllı telefonları olmayan kişilerin de ChatGPT’ye erişmesini sağlıyor. 15 dakikalık ücretsiz görüşme süresi sunan OpenAI, daha uzun görüşmeler için kullanıcıların hesaplarına giriş yapmasını istiyor.
WHATSAPP ENTEGRASYONU
WhatsApp kullanıcıları, +1 800 242 8478 numarasını rehberlerine ekleyerek ChatGPT ile mesajlaşabiliyor.
Bu özellik, ChatGPT’nin WhatsApp üzerinden kullanılmasını ve mesajların arkadaşlarla paylaşılmasını sağlıyor.

WhatsApp entegrasyonu, şu anda sadece metin tabanlı iletişimi destekliyor. Gelişmiş Ses Modu ve görsel giriş gibi özellikler henüz WhatsApp’ta kullanılamıyor.
OpenAI, bu yeni özelliklerle ChatGPT’yi daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Telefonla erişim ve WhatsApp entegrasyonu, ChatGPT’nin daha geniş kitleler tarafından kullanılmasını sağlayacak.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Apple’ın iPhone’larda sunduğu Apple Intelligence özelliği, BBC tarafından eleştirildi. Apple Intelligence’ın BBC News uygulamasından gelen bir bildirimi yanlış özetlemesi ve gerçekte yaşanmamış bir olayı habermiş gibi sunması, tepkilere neden oldu.
APPLE INTELLIGENCE’IN HATASI
Apple Intelligence, BBC News uygulamasından gelen bir bildirimi özetlerken, Luigi Mangione adlı bir kişinin kendisini vurduğunu iddia etti.
Ancak, BBC’nin haberinde böyle bir bilgi yer almıyordu. Apple Intelligence, haberi yanlış yorumlayarak gerçeğe aykırı bir bilgiyi kullanıcılarına sundu.
BBC’DEN TEPKİ
BBC, yaptığı açıklamada Apple ile iletişime geçerek hatanın düzeltilmesini istediğini belirtti.
BBC sözcüsü, “BBC News, dünyanın en güvenilir haber medyasıdır. İzleyicilerimizin, adımıza yayınlanan herhangi bir bilgiye veya gazeteciliğe güvenebilmesi bizim için önemlidir ve buna bildirimler de dahildir.” dedi.

DAHA ÖNCE DE BENZER HATALAR YAPMIŞTI
Apple Intelligence, daha önce de benzer hatalar yapmıştı. Geçtiğimiz ay The New York Times’da yayınlanan bir haberde, Apple Intelligence İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun tutuklandığını iddia etmişti. Ancak, bu bilgi de gerçeğe aykırıydı.
BİLDİRİM ÖZETLERİ NASIL KULLANILIR
Apple Intelligence’ın bildirim özetleri özelliği, iPhone 15 Pro, iPhone 15 Pro Max ve iPhone 16 serisi modellerinde kullanılabiliyor. Bu özellik, kullanıcıların aldıkları bildirimleri yapay zeka yardımıyla özetliyor.
Bildirim Özetleri özelliğini etkinleştirmek veya devre dışı bırakmak için Ayarlar > Bildirimler > Önizlemeleri Özetle bölümüne gidin.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Instagram, 2025 yılında filtrelere desteği sonlandıracağını ve yapay zeka destekli video araçlarına odaklanacağını açıkladı.
Instagram Başkanı Adam Mosseri, kullanıcıların videolarını tamamen dönüştürebilecekleri yapay zeka araçları üzerinde çalıştıklarını duyurdu.
YAPAY ZEKA İLE VİDEO DÜZENLEME
Mosseri, “kıyafetlerinizi değiştirebilmeli, arka planı değiştirebilmeli veya bir zincir ekleyebilmelisiniz” diyerek yapay zeka araçlarının videolara neler yapabileceğine dair örnekler verdi.
Bu araçlar, “basit bir video istemiyle” videoları tamamen değiştirebilecek.
GERÇEKLİĞİ ÇARPITMAK
Instagram’ın filtrelerden uzaklaşmak isterken yapay zeka ile gerçekliği daha da çarpıtmayı planlaması dikkat çekici.
Ayrıca, yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin Instagram algoritması tarafından destekleneceği anlaşılıyor.

META’NIN MOVIE GEN MOTORU
Instagram’ın yapay zeka video araçları, Meta’nın ekim ayında duyurduğu Movie Gen motorunu kullanacak.
Movie Gen, farklı en boy oranlarına ve senkronize sese sahip yüksek kaliteli videolar üretebilen bir yapay zeka modeli.
Ayrıca, hassas talimat tabanlı video düzenleme ve kişiselleştirilmiş videolar oluşturma gibi yeteneklere de sahip.
Mosseri, Instagram’ın bu özelliklerden bazılarını 2025’te sunmayı hedeflediğini söyledi. Şirket, içerik üreticilerini platformda tutmak ve gençler için yeni gizlilik özellikleri sunmak için çalışmalarına devam ediyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Samsung, Galaxy S25+ modelinin fotoğraflarını sızdıran çalışanları işten çıkarma kararı aldı.
Sızdırılan fotoğraflarda, cihazın kimlik numaralarının görünmesi, Samsung’un çalışanları tespit etmesini sağladı.
GALAXY S25+ FOTOĞRAFLARI SIZDIRILDI
Galaxy S25+ modelinin fotoğrafları, @Jukanlosreve adlı kullanıcı tarafından Twitter’da paylaşıldı. Fotoğraflarda, cihazın tasarım detayları ve bazı özellikleri görülebiliyordu.
Sızdırılan fotoğraflarda, Galaxy S25+’ın kimlik numaralarının görünmesi, Samsung’un sızıntının kaynağını tespit etmesini sağladı. Samsung, bu numaraları kullanarak fotoğrafları sızdıran çalışanları belirledi ve işten çıkardı.
Samsung, sızıntılara karşı sıkı bir politika izliyor. Şirket, yeni ürünlerinin tanıtımını kontrol altında tutmak ve sürprizleri korumak istiyor.
Sızıntı yapan çalışanların işten çıkarılması, Samsung’un bu konudaki hassasiyetini gösteriyor.

GALAXY S25 SERİSİ
Samsung Galaxy S25 serisi, 22 Ocak’ta düzenlenecek bir etkinlikle tanıtılacak. Galaxy S25 Ultra, Galaxy S25+ ve Galaxy S25 modellerinin tanıtılması bekleniyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Motorola, uygun fiyatlı akıllı telefon pazarına iki yeni model daha ekledi: Moto G05 ve Moto E15. Bu telefonlar, güçlü özellikleri ve şık tasarımlarıyla dikkat çekiyor.
Moto G05, içerik tüketmek ve üretmek isteyenler için tasarlanmış. Telefonun öne çıkan özelliği, 90 Hz yenileme hızına ve 1000 nit parlaklığa sahip 6,67 inç HD+ LCD ekranı. Stereo hoparlörler ve Dolby Atmos desteği, etkileyici bir ses deneyimi sunuyor.
Moto G05, 50 MP Quad Pixel ana kamerasıyla yüksek kaliteli fotoğraflar çekebiliyor. Yapay zeka destekli Gece Görüşü ve Portre modu gibi özellikler de sunan telefon, MediaTek Helio G81 Extreme işlemci ve 4 GB RAM ile güçlendirilmiş.
MOTO E15: EĞLENCE VE DEĞER ODAKLI
Moto E15, eğlence ve uygun fiyat arayanlar için ideal bir seçenek. Moto G05 ile aynı işlemci ve ekranı kullanan moto E15, 32 MP Quad Pixel ana kameraya sahip.
Stereo hoparlörler ve Dolby Atmos desteği, Moto E15’te de bulunuyor.

YAZILIM VE DİĞER ÖZELLİKLER
Moto G05, Android 15 ile kutudan çıkarken, Moto E15 ise Android 14 (Go Edition) ile geliyor.
Her iki telefon da 5.200 mAh batarya, 18W hızlı şarj, IP54 su ve toz direnci ve yan tarafa monte edilmiş parmak izi okuyucu gibi özelliklere sahip.
FİYAT
Moto G05 ve Moto E15, Avrupa, Orta Doğu, Latin Amerika ve Asya-Pasifik’teki belirli pazarlarda satışa sunulacak. Telefonların fiyatlarının 200 euronun altında olması bekleniyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Amazon, Project Kuiper programı kapsamında SpaceX’in Starlink’ine rakip olarak alçak yörüngeye yerleştirdiği uyduların üretimini Türkiye’ye taşıyacak.
Tezmaksan ile yapılan anlaşma ile Sivas, Tokat, Yozgat ve Kayseri illeri, Türkiye’nin uzay sanayi ve havacılık üssü haline getirilecek.
NEDEN TÜRKİYE
Amazon’un uydu üretimini Türkiye’ye taşımasında birkaç faktör etkili oldu:
Ucuz işgücü: Türkiye’deki mühendislik maliyetlerinin düşük olması, Amazon’un üretim maliyetlerini düşürmesini sağlayacak.
Bilgi birikimi: Tezmaksan’ın robot sistemlerindeki bilgi birikimi, Amazon’un yüksek kaliteli uydular üretmesini destekleyecek.
Tedarik sorunları: Çin’den yaşanan tedarik sorunları ve Avrupa’daki yüksek maliyetler, Amazon’un Türkiye’yi tercih etmesinde etkili oldu.

SİVAS ÜRETİMİN MERKEZİ OLACAK
Amazon’un Türkiye’deki üretim merkezi Sivas olacak. Tezmaksan, Sivas’ta 18 bin metrekare alan üzerine ikinci bir fabrika kurmayı planlıyor. Bu fabrika, Amazon uydularının parçalarının üretiminde kullanılacak.
DENEME ÜRETİMİ BAŞLADI
Tezmaksan CEO’su Hakan Aydoğdu, Amazon ile iki ay önce anlaşmaya vardıklarını ve deneme üretimine başladıklarını söyledi. 2025 yılının ilk çeyreğinde ilk teslimatın yapılması hedefleniyor.
TÜM PARÇALAR TÜRKİYE’DE ÜRETİLECEK
İlk etapta 9 parçanın Türkiye’de üretileceğini belirten Aydoğdu, Amazon’un ABD ve Meksika’daki üretiminin tamamını Sivas’a taşıyacağını ve tüm parçaların Türkiye’de üretilmesinin hedeflendiğini söyledi.

“SİVAS’TAN UZAYA ROKET ATMAK İSTİYORUZ”
Aydoğdu, Sivas’ı uzay ve havacılık üssü haline getirmek istediklerini belirterek, “Sadece uydu üretmek değil, Sivas’tan uzaya roket atmak istiyoruz. 15-20 yıl içerisinde bu hayali gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.” dedi.
Tezmaksan, Amazon ile fason üretim yapmayacaklarını, uzay teknolojisi bilgisini Türkiye’ye getirmek istediklerini ve Amazon’un da bu vizyonu paylaştığını belirtti.
Aydoğdu, Sivas ve çevresinde uzay sanayi ve havacılıkta bir ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
PROJECT KUIPER NEDİR
Project Kuiper, Amazon’un dünya genelinde geniş bant internet hizmeti sunmayı amaçlayan bir uydu internet projesidir.
Bu proje, düşük Dünya yörüngesine (LEO) yerleştirilecek binlerce uyduyla, özellikle internet altyapısının sınırlı olduğu kırsal ve uzak bölgelerde yüksek hızlı internet erişimi sağlamayı hedefliyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Facebook’un ana şirketi Meta, 2018 yılında yaşanan bir veri ihlali nedeniyle İrlanda’da yüklü bir para cezasına çarptırıldı.
Meta, ayrıca Avustralya’da da Cambridge Analytica skandalı nedeniyle 31,7 milyon dolar ödeyecek.
İRLANDA’DA 263 MİLYON DOLAR CEZA
İrlanda Veri Koruma Komisyonu, Meta’ya 2018 yılında yaşanan bir veri ihlali nedeniyle 263 milyon dolar para cezası verdi. Bu veri ihlalinde, yaklaşık 29 milyon Facebook kullanıcısının kişisel bilgileri tehlikeye girmişti.
Meta, veri koruma tasarımındaki hatalar ve güvenlik önlemlerini yeterince uygulamaması nedeniyle eleştirildi. İhlalin şeffaf bir şekilde yönetilmemesi de Meta’ya yöneltilen eleştiriler arasında.

Avustralya’da ise Meta, Cambridge Analytica skandalıyla bağlantılı olarak 31,7 milyon dolar ödeyecek. Bu skandalda, milyonlarca Facebook kullanıcısının verileri izinsiz olarak toplanmış ve siyasi amaçlarla kullanılmıştı.
META’NIN SAVUNMASI
Meta, veri ihlaliyle ilgili sorunları giderdiğini ve etkilenen kullanıcıları bilgilendirdiğini açıkladı. Şirket, platformlarında sektör lideri güvenlik önlemleri uyguladığını savunuyor.
Meta’ya verilen cezalar, internette veri gizliliği konusunda endişeleri artırıyor. Kullanıcıların kişisel verilerinin korunması, giderek daha önemli hale geliyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
YouTube, Android uygulamasının yatay düzenini yeniliyor. Daha büyük ekranlı telefonlar, tabletler ve katlanabilir cihazlar için optimize edilen yeni düzen, daha kullanışlı ve modern bir arayüz sunuyor.
YATAY DÜZENDE İYİLEŞTİRMELER
YouTube uygulaması, şu anda dikey kullanım için optimize edilmiş durumda. Yatay modda ise arayüz, dikey modun döndürülmüş hali olarak görünüyor ve bu da bazı kullanıcı deneyimi sorunlarına neden oluyor.
Google, bu sorunu çözmek için yatay düzende bazı değişiklikler yapıyor. Yeni düzende, abonelik akışı daha iyi bir konuma yerleştirilirken, kanal güncellemeleri sol taraftaki gezinme çubuğuna taşınıyor. Videolar ise ikinci sütunda gösteriliyor.

DAHA TEMİZ VE KULLANIŞLI BİR ARAYÜZ
Yeni düzen, yatay modda ekranda daha fazla bilgi gösterilmesini sağlıyor. Ayrıca, küçük resim boyutları da ayarlanarak boş alanlar değerlendiriliyor. Kanal görünümü de daha temiz ve düzenli hale getirilmiş.
Yeni yatay düzen, özellikle katlanabilir telefonlar ve tabletler için önemli bir geliştirme. Bu cihazlar, genellikle yatay modda kullanılıyor ve YouTube’un yeni arayüzü, bu cihazlarda daha iyi bir deneyim sunacak.
YAYIN TARİHİ BELİRSİZ
YouTube’un yeni yatay düzeni henüz test aşamasında. Özelliğin ne zaman tüm kullanıcılara sunulacağı bilinmiyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Xiaomi, 15 ve 15 Pro modellerinin ardından 15 Ultra modelini de piyasaya sürmeye hazırlanıyor.
Çin’de sertifikalandırılan Xiaomi 15 Ultra, 90W hızlı şarj ve uydu bağlantısı gibi özellikleriyle dikkat çekiyor.
XİAOMİ 15 ULTRA’NIN ÖZELLİKLERİ
Xiaomi 15 Ultra, Çin’de 25019PNF3C model numarasıyla sertifikalandırıldı. Sertifikalar, telefonun 90W hızlı şarj ve uydu bağlantısı özelliklerine sahip olacağını doğruluyor.
Xiaomi 15 Ultra’nın uydu bağlantısı özelliğinin, Çin’e özgü olması bekleniyor. Telefon, China Telecom tarafından kullanılan Tiantong uydusu için sertifikalandırıldı. Bu uydu ağı, Çin ve çevresindeki bölgelerde hizmet veriyor.

MWC 2025’TE TANITILABİLİR
Xiaomi 15 Ultra’nın MWC 2025’te tanıtılması bekleniyor. Xiaomi 14 Ultra da MWC 2024’te tanıtılmıştı.
ÇIKIŞ TARİHİ
Xiaomi 15 Ultra’nın 2025’in ilk çeyreğinde Çin’de piyasaya sürülmesi bekleniyor. Diğer pazarlara ise birkaç ay sonra gelmesi olası.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Google, gelişmiş yapay zeka modeli Gemini 2.0 Flash Deneysel’i Android ve iOS cihazlarda kullanıma sundu. Bu yeni model, Gemini uygulamasının Android 15.50 ve iOS sürümlerinde yer alıyor.
GEMİNİ 2.0 FLASH DENEYSEL MODELİ
Gemini 2.0 Flash Deneysel, Google’ın en son ve en gelişmiş yapay zeka modeli. Bu model, önceki sürümlerden iki kat daha hızlı ve daha yetenekli.
Gemini uygulamasının ücretsiz sürümünü kullananlar da dahil olmak üzere tüm kullanıcılar, 2.0 Flash Deneysel modelini deneyebiliyor.
Gemini 2.0 Flash Deneysel, hala geliştirme aşamasında. Bu nedenle, bazı özelliklerde sorunlar yaşanabilir. Google, kullanıcı geri bildirimlerini toplayarak modeli geliştirmeye devam edecek.

GELİŞMİŞ ÖZELLİKLER
Gemini 2.0 Flash Deneysel, kodlama, matematik, muhakeme ve talimat takibi gibi karmaşık görevlerde daha iyi performans sunuyor.
Ayrıca, metin ve görsellerle içerik oluşturabiliyor, farklı dilleri anlayıp konuşabiliyor ve Google Arama gibi araçları kullanabiliyor.
Google, Gemini 2.0 ile birlikte “Derin Araştırma” adlı yeni bir özellik de sunacak. Bu özellik, kullanıcıların araştırmalarını daha hızlı ve verimli bir şekilde yapmalarına yardımcı olacak. Derin Araştırma, 2025 yılının başlarında kullanıma sunulacak.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yarı iletken devi MediaTek, yeni Dimensity işlemcilerini tanıtmak için 23 Aralık’ta bir etkinlik düzenleyecek.
MediaTek, tanıtılacak işlemcilerin isimlerini henüz açıklamadı, ancak Dimensity 8400’ün de aralarında olması bekleniyor.
DİMENSİTY 8400’ÜN ÖZELLİKLERİ
Dimensity 8400 hakkında sızıntılar gelmeye devam ediyor. Sızıntılara göre Dimensity 8400, 4nm üretim süreciyle geliştirilecek ve 1+3+4 çekirdek mimarisine sahip olacak.
Bu mimari, yüksek performans ve enerji verimliliği arasında denge sağlamayı hedefliyor.
Dimensity 8400’ün grafik işlemcisi ise Immortalis-G720 MC7 olacak. Bu grafik işlemci, oyun ve multimedya deneyiminde akıcı bir performans sunacak.
REDMİ TURBO 4’TE KULLANILABİLİR
Dimensity 8400’ü kullanan ilk telefonun Redmi Turbo 4 olması bekleniyor. Bu telefonun, 1.5K çözünürlüğe sahip düz bir OLED ekrana ve 90W hızlı şarj desteğine sahip olacağı söyleniyor.

PERFORMANS TESTLERİNDEN BAŞARILI SONUÇLAR
Dimensity 8400, AnTuTu benchmark testlerinde 1,8 milyonun üzerinde puan alarak selefi Dimensity 8300 Ultra’yı geride bıraktı.
Bu puanlar, Dimensity 8400’ün orta segmentte güçlü bir performans sunacağını gösteriyor.
MEDİATEK’İN HEDEFİ
MediaTek, Dimensity 8400 ile orta segment akıllı telefon pazarında rekabeti artırmayı hedefliyor.
İşlemcinin sunduğu yüksek performans ve enerji verimliliği, üreticiler ve kullanıcılar için cazip bir seçenek oluşturacak.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Programa; 2018- 2023 yılları arasında TEKNOFEST yarışmalarında finalist olmuş takım üyeleri ve projesini şirketleştirmiş girişimler başvurabilir. Başvurular 20 Mart 2024 saat 23:59:59 tarihine kadar https://t3gm.t3vakfi.org/tr/basvuru/teknofest-girisim-programi/ adresinden yapılabilecek.
TEKNOFEST Girişim Programının 3. Dönem İçeriği
TEKNOFEST Girişim Programı 3. dönem sürecini başarıyla tamamlayan ön kuluçka girişimlerine 250 bin TL, hızlandırma girişimlerine ise 500 bin TL’ye kadar maddi destek sağlayacak. Seçilen ekiplere maddi desteğin yanı sıra girişimcilik eğitimleri, alanında uzman ve yönetici mentor görüşmeleri, ofis ve patent desteği, yatırımcı ve işbirliği görüşmeleri desteği verilecek.
TEKNOFEST Girişim Programı 1. ve 2. Dönem
2022 yılında başlayan TEKNOFEST Girişim Programı, ilk döneminde 24 girişime 3 Milyon TL, ikinci döneminde ise 16 girişime 3.6 Milyon TL maddi destek sağladı. İlk iki döneminde mezun olan 40 girişime toplam 6.6 Milyon TL maddi destek sağlanırken 5 girişim son 1 yıl içerisinde yatırım aldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KASAPOĞLU: “HAVADA, KARADA, DENİZDEYİZ”
Gençlik ve Spor Bakanı, İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, açılışta yaptığı konuşmada, “Türkiye artık hayallerine yürüyen bir ülke, Türkiye’de gençlerimizin öncülüğünde ortaya çıkan sonuçlar hem hayallerimizi gerçekleştirirken hem de yeni hayallere koşuşumuzu müjde ediyor. İşte aracımız burada, havada, karada, denizde nerede olmak gerekirse oradayız. Bu ülkenin hiçbir zaman elini taşın altına koymaktan kaçınmayan, yüreği zengin evlatlarıyla oradayız ve olmaya devam edeceğiz. Birileri bu noktada hayal dahi edemezler bizim yaptıklarımızı. Onların hayal edemediklerine, çamur atarak örtmeye kalktıklarına biz ulaşırız. Bu nasibi tatmak, hepimiz için bahtiyarlıktır. Türkiye’nin 21 yıllık dönüşümünde ve bundan sonraki ufkunda muhteşem bir liderlik vizyonu vardır, o lider de Sayın Cumhurbaşkanımızdır. Onun dik duruşu ve ön açan liderlik ruhuyla tıpkı bugün olduğu gibi bundan sonra da yerli ve milli ruhla bu ülkenin evlatları çağlar açmaya devam edecek” dedi.

“GENÇLERİMİZLE BİRLİKTE OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Türkiye’nin 21 yılda büyük dönüşüm gerçekleştirdiğini belirten Bakan Kasapoğlu, ” Sanayisi, ticaretiyle, altyapısı, sağlığı, eğitimi, turizmi, sporuyla, gençlik yatırımlarıyla muhteşem bir süreç. Özellikle son 5 yıllık süreç. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi, bu koridor, yıllarca gerçekleşmeyi bekledi, bu açılış bu sürecin ne kadar etkin işlediğinin, sonuç odaklı olduğunun örneğidir. Birileri Türkiye’yi geri döndürmeye, eski köhne anlayışa götürmeye gayret ediyorlar ama milletimiz ferasetiyle, yaşadıklarıyla, gördükleriyle inanıyoruz ki asla bu önemli kazanımlardan geri dönüşe fırsat vermeyecek. 20 milyondan fazla genç, özgüven sahibi, dinamik bir anlayışla var olan gençler, yüreğini ortaya koyan gençler… Bu ülkenin evlatlarına imkan verildiğinde, yanlarında samimiyetle olunduğunda başarıyorlar, biz onların yanında her daim var olarak bir olduk. Bundan sonrada gençlerimizle aynı ruh ve inançla beraber olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“10 YURTLARI 1 YURDUMUZUN KAPASİTESİNDE DEĞİL”
Kasapoğlu şu açıklamada bulundu: “Bugün İzmir teknoloji Yüksek Enstitüsü alanında yer alan birçok yatırım, genç odaklı siyasetin yatırımları. Yurtlar Türkiye’nin gururu yatırımlarımızdan. İzmir’de de bu öğretim döneminde başvuran tüm gençlerimizi yurtlara yerleştirdik. Yurtları istismar etmeye çalışanlar, yerel yönetimlerde kaç kapasiteli yurt yaptıklarının hesabını versinler. Yaptıkları 10 yurt bizim 1 yurdumuz kadar kapasiteye sahip değil. Bu konunun istismarını, algısını yapmakla meşguller sadece.
VARANK: “TEKNOLOJİ ALANINDA GÜÇLÜ ADIMLAR ATTIK”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Geçtiğimiz 1 ay boyunca, devreye aldığımız teknolojik yatırımlar teknoloji önemini bir kez daha ortaya koydu. Türkiye uzaydaki varlığını artırmaktan, aşı ve ilaç teknolojilerindeki yatırımlardan, ilk elektrikli anahat lokomotif raylara indirilmesinde, elektrikli araçlara hizmet etmeye kadar geleceğin teknolojilerine ilişkin güçlü adımlar attık. 6 yıl önce çalışmalarına başladığımız Türkiye’nin ilk yerli ve milli uydusu İMECE, uzaydaki görevine başladı. Dünyanın etrafında günde 14 kez dönen uydumuzdan ilk görüntüler gelmeye başladı. Sayın Cumhurbaşkanımız bayrağımızı uluslararası uzay istasyonunda temsil edecek Türkiye ilk uzay yolcularını da açıkladı” dedi.
“1 MİLYAR DESTEK VERİLECEK”
Bakan Varank açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bu tesisin tamamlanmasıyla birlikte yarı iletkenler üretmemiz, kimlik kartı çipleri gibi devreler burada üretilebilecek. Çip tasarımıyla ilgili yeni bir destek programı da var, genç girişimcilere 1 milyara yakın desteği vermeye başlayacağız. Bu da ülkemizde hem çip tasarımı, hem üretimiyle ilgili sıçrama yaşamamız için önemli bir adım olacak.
“KILIÇDAROĞLU ‘NEREDE’ DİYE SORDU: İŞTE BURADA”
500 tane anahat lokomotifi alınması gerekiyordu Türkiye’ye; ana hat lokomotiflerini Türkiye’de üreterek, cari açığın azalmasına katkı sağlayacağız. 500 tanesinin maliyeti 2 milyar dolar, bunun yurt dışına çıkmasını engellemiş olacağız. 81 ilde 1572 şarj istasyonu kurulmasına destek verdik. TOGG akıllı cihazlarının bataryaları için üretim kampüsü temelini attık. TOGG ile Türkiye’nin teknoloji ve mühendislik kabiliyetlerini tüm dünyaya gösterdik ama bir türlü müzmin muhalifleri ikna etmeyi başaramadık. Kılıçdaroğlu, ‘Bir araya geldiğiniz, imzalar attınız büyük törenler yaptınız, nerede Türkiye’nin otomobili diye sordu mu? Sordu. İşte burada, Urla’da!
“2025’te TOGG’UN İHRACATINA BAŞLAYACAĞIZ”
Arkadaşlarımızla TOGG’a bindik, genç arkadaşımızın birinin üzerinde Mercedes montu vardı, ‘Sayın Bakanım iner inmez bu montu yakacağım’ dedi. Kılıçdaroğlu, her gün bu ülkede yerli otomobil üretiliyormuş gibi ‘Otomobil üretmek sıradan bunu kime satacaksınız’ diye sordu. Onun aksine ülkesine inanan, Türk mühendislerine güvenen aziz Türk Milletimiz bu aracı satın alıyor. Ön siparişler alındı, şu anda teslimler yapılıyor. 2025 yılından itibaren bu araçları tüm dünyaya ihraç etmeye başlayacağız.
“BİZ AÇIKLADIKÇA DENGELERİ ŞAŞIYOR”
Biz açıkladıkça birilerinin dengesi şaşıyor. Yok ‘Gece gümrüklerden gizlice bu araçları getiriyorlar’ diyorlar, ya sizin hiç iş bilen bir gazeteciniz yok mu, çıkarın, hangi araçlarla gece yarısı Gemlik’e taşınıyor, ispat edin. Varsa yoksa karalama, Teknofest için ‘panayır’ diyenlerin, Türkiye ye ne faydası var. Hangi icraatı ortaya koyabilmişler. Biraz utanmak lazım. Teknolojisini tüm dünyaya kanıtlamış SİHA’larımız için ‘oyuncak’ diyenler, TCG Anadolu için ‘iki bomba atsan batar’ diyenler… Sizin takdirinizi aramıyoruz ama bir kere de hazmedin, sesinizi çıkarmayın ama böyle bir muhalefeti de karşımızda göremiyoruz. Hep bir karalama kampanyası. Bizim ak dediğimize kara deme… Bu bir muhalefet anlayışı değil, bunlarla Türkiye’yi ileri götürmek mümkün değil.
GENÇLERE MÜJDE: SENE SONUNA KADAR ÜCRET ALINMAYACAK
Bilişim Vadisi İzmir; 63 metrekare kapalı alana sahip, 6 binden fazla insana istihdam sağlayacak. Bilişim Vadisi İzmir, bizim 2018 yılında seçim vadimizdi, ham olsun sözümüzü yerine getirdik. Biz İzmir’in teknoloji tabanlı girişimlerde nasıl öneme sahip olduğunu biliyoruz. Her geldiğimizde burada girişimci arkadaşlarımızla bir araya geliyoruz. Bu eser İzmir’e değer katacak bir eser oldu. Emin olun bu iş için ilmek ilmek çalıştık. Mimarisiyle, katılacak şirketleriyle, hizmetlerle örnek bir yapıyı İzmir’e kazandırdık. Bazıları Amerika’ya, Hamburgerciye teknoloji görmeye gidiyorlar ya tekonoloji görmek isteyen İzmir’e gelecek. İzmir’e bir müjde vermemiz gerekirdi, Sayın Bakanımız Mehmet Kasapoğlu ile çalıştık, onun da bu altyapıya ne kadar sahip çıkacağını biliyoruz. Sene sonuna kadar buraya başvuracak kuluçka firmalardan hiç ücret almayacağız. Gençlerimiz gelsinler, fikirlerini getirsinler, kabul aldıklarında sene sonuna kadar kendilerinden ücret almayacağız.
“GENÇLERİMİZ HİDROJENLE ÇALIŞAN OTOMOBİL YAPACAK”
Bu hizmet kervanına, yatırımlara devam edeceğiz. Biz ülkemiz ve gençlerimiz için büyük gayret gösteriyoruz, biz bu yatırımları gerçekleştiriyoruz ama bunların çok daha güzellerini gençlerimiz hayata geçirecek, biz elektrikli otomobil yaptık, onlar hidrojenle çalışan otomobil yapacak, onlar uzay çalışmalarında tarih yazacak. Gençlerimizin yaptığı işler bizi gururlandırıyor. Onların önüne ne kadar imkan sunarsak gurur duyuyoruz
VALİ KÖŞGER: “İSTİHDAM VE EKONOMİYE KATKI SAĞLAYACAK”
İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger ise, “Bu projenin başka projelerin de önünü açacağı kanaatindeyim. Emeği bulunanlara şükranlarımı sunuyorum. İzmir’in tüm bileşenleri kentin potansiyelini açığa çıkarmak için çalışıyor, bizde önlerini açmak adına tüm adımları atıyoruz. Bilişim vadimizde de inşallah potansiyel ortaya konulacak, 6 bin vatandaşımız hem İzmir hem de ülkemiz için faydalı işlere imza atacaklar. İzmirimizde teknolojinin sanayideki etkin ve yaygın kullanımı birçok sektöre güç katacak, istihdam ve ekonomiye de katkı sağlayacaktır” diye konuştu.
DAĞ: “BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN VAADİYDİ BİZ YAPTIK”
İzmir Bilişim Vadisi, Mega Teknoloji Koridoru İzmir’den açıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Bilişim Vadisi açılışında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ, “Bu proje sadece bizim vaadimiz değil. Diğer siyasi partilerin vaatlerinin tamamında, yani Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylıklarında burada teknoloji üssü kurma vaadi vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız atandıktan sonra bir formül bulduk, biz burayı üniversite paydaşlarından ziyade burası bilişim vadisi yapalım dedi. Ve sonra zaten buranın kaynağı vardı, birinci etabı tamamlamış olduk, bundan sonra ikinci, üçüncü etabı gelir. Biz takipçisiyiz ama artık alan İzmir’in, hepimizin. Bilişim vadisi buraya geldiğinde ‘İzmir’den çıkacak mı’ denildi, çıkmayacak, İzmirli müteşebbisler, İzmirli beyinler öncelikli olacak. İlk etapta bunu göreceğiz” dedi.
“SÖZ VERMEK KOLAYDIR, ÖNEMLİ OLAN HAYATA GEÇİRMEK”
AK Partili Dağ, AK Parti’nin söz verdiği projeleri hayata geçirdiğini anlatarak, “Bir söz vermek kolaydır, önemli olan hayata geçirmek. Birileri sadece vaatte bulanabilir, biz ise bugün somut olarak hayata geçirdik. 14 Mayıs’tan sonra da hep birlikte yeni eserler ülkemize kazandırmaya devam edeceğiz. Bilişim Vadisi İzmir’in, teknoloji kentinin şehrimize, ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
5G ve potansiyel olarak gelişmiş 6G teknolojileri afetlerle mücadeleden iklim sorunlarına, trafikten enerji ve sağlığa kadar akıllı şehirlerin yönetiminde kritik bir rol oynayacak. İşte 5G ve 6G’nin akıllı şehirlerdeki önemli katkıları:
Hızlı İnternet Bağlantısı: 5G ve 6G, akıllı şehir uygulamalarının daha hızlı ve güvenilir bir şekilde çalışmasını sağlar. Büyük miktarda veri, sensörler aracılığıyla toplandığından, hızlı veri iletimi şehir altyapısının daha etkili yönetilmesine yardımcı olacak.
Nesnelerin İnterneti (IoT): 5G ve 6G, milyonlarca cihazın aynı anda bağlanmasına ve iletişim kurmasına olanak tanır. Bu da akıllı trafik, enerji, atık yönetimi gibi çeşitli uygulamaların daha etkili bir şekilde çalışmasına imkân sağlar.
Düşük Gecikme Süresi (Low Latency): 5G ve 6G, düşük gecikme süreleri sağlar. Bu, acil durum müdahaleleri, trafik yönetimi gibi hızlı tepki gerektiren uygulamalar için kritik öneme sahiptir.

Artırılmış Gerçeklik (AR) ve Sanal Gerçeklik (VR): Akıllı şehirlerde AR ve VR gibi gelişmiş teknolojiler, eğitim, turizm, şehir planlama gibi alanlarda kullanılabilir. 5G ve 6G, bu teknolojilerin daha geniş kitlelere daha yüksek kalitede ve gerçek zamanlı olarak sunulmasına yardımcı olabilir.
Analitik Veri İşleme: Akıllı şehirler, büyük miktarda veri üretir. 5G ve 6G, bu veriyi hızlı bir şekilde işleyerek anlamlı bilgilere dönüştürme kapasitesini artırır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, geleceği yeni nesil teknolojilerle şekillendirmek üzere çalışmalarını sürdürüyor.
Türk Telekom’un, yerli mühendislerin katkılarıyla başlattığı ve geliştirdiği, dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Net Insight işbirliği ile hayata geçirdiği, ‘Uydu Bağımsız Zaman Senkronizasyonu İletimi Çözümü’ için ITU-T’de yeni bir çalışma maddesi oluşturularak standartlaştırma sürecine girildi.
Özellikle telekomünikasyon, enerji, finans gibi sektörlerin ihtiyacını karşılayan, 5G için dünyadaki tüm mobil operatörlere GPS/GNSS’den bağımsız stabil senkronizasyon servisi sunmayı hedefleyen çözüm, uydu sistemlerinden bağımsız olarak çalışabiliyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Türk Telekom Üst Yöneticisi (CEO) Ümit Önal, şirketlerin, şehirlerin ve endüstrilerin dijital dönüşümünün son derece önemli olduğu böyle bir teknolojik bir çağda, kurumların rekabette öne çıkabilmek adına dijital dönüşümü bir yol haritası olarak ele aldığını belirtti.
Türk Telekom olarak, bu dönüşüm sürecinde yeni nesil teknolojilere ayırdıkları kaynakları, ürün ve çözümleriyle öncü olarak yer aldıklarını aktaran Önal, ‘Türk Telekom olarak, teknolojiyi üreten bir şirket olma vizyonu ile sektöre değer katmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Yerli mühendislerimizin çalışmalarıyla gerçekleştirilen yenilikçi çözümümüzün küresel arenada önemli bir potansiyel olduğunu görüyoruz. Alanında öncü, uydu bağımsız zaman senkronizasyonu çözümümüz patent ve ürünleşme sürecini tamamlamasının ardından global standardizasyon yolunda emin adımlarla ilerliyor.’ ifadelerini kullandı.
Önal, teknolojinin sağladığı imkanları her alanda kullandıkları gibi, bu alanda öncelikli odaklarının yerli teknoloji geliştirmek olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:
‘Bu kapsamda, Türk mühendislerinin patentlerinden yararlanarak Net Insight ile birlikte geliştirilen, yenilikçi teknolojiler için kritik öneme sahip yeni nesil senkronizasyon çözümünü geliştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Net Insight ile geliştirdiğimiz zaman ve frekans senkronizasyonu alanındaki bu patentli teknoloji, ürünleştirilip tüm dünyaya ihraç edilerek, özellikle telekomünikasyon, enerji, finans gibi sektörler için çözüm sağlayacak. Yatırımlarımıza aralıksız devam ederken, bir yandan da Türk mühendislerin katkılarıyla üretilen yerli çözümleri, tüm dünya için geliştirme konusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz’
Net Insight CEO’su Crister Fritzson da hatasız senkronizasyonun bu günün gelişmiş telekom ağlarında temel bir işlev haline geldiğini anlattı.
Güvenli ve gerçekten dayanıklı bir senkronizasyon hem kritik kamu işlevlerinin hem de yeni nesil kurumsal hizmetlerin sağlanması için kritik önem taşıdığına vurgu yapan Fritzson, ‘Türk Telekom ile gerçekleştirdiğimiz başarılı iş birliği, 5G ve diğer kritik altyapıların yaygınlaştırılmasını güvence altına alacak ve hızlandıracak benzersiz bir senkronizasyon çözümü sağladı. Türk Telekom’u stratejik ortaklığından dolayı gurur duyuyoruz. Çözümü küresel bir standart haline getirmek için ilk adımlar atıldı. Bu adımlar; senkronizasyonun birçok sektördeki kritik ağ altyapısında açık ve güvenli bir şekilde kullanılmasını daha da geliştirecek.’ açıklamasında bulundu.
UYDU SİSTEMLERİNE BAĞIMLILIĞI ORTADAN KALDIRIYOR
Açıklamaya göre, Türk Telekom’un 5G için dünyadaki tüm mobil operatörlerin ihtiyaç duyduğu GPS/GNSS’den bağımsız stabil senkronizasyon servisini sunma hedefiyle başlattığı çalışmalar neticesinde, çözüm uydu sistemlerinden tamamen bağımsız Türk Telekom şebekesinde başarı ile çalıştırıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yapılan tetkikler sonucunda ameliyat olmasına karar verilen Fildişi Sahilli futbolcu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla başarılı bir operasyon geçirdiğini duyurdu.
“GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE DÖNECEĞİM”
Göztepe ve Chelsea tarafına teşekkür ettiğini vurgulayan bir paylaşım yapan Fofana, “Şükürler olsun başarılı bir ameliyat oldu. Doktorlara ve Göztepe ile Chelsea tarafında bana destek veren herkese çok teşekkür ediyorum. Herkese söz veriyorum bu sakatlıktan daha da güçlü bir şekilde geri döneceğim. Şimdi tedavi olup iyileşme zamanı” ifadelerini kullandı.
2 GOL ATTI
21 yaşındaki futbolcunun uzun bir süre sahalardan uzak kalması bekleniyor. Bu sezon Göztepe formasıyla 288 dakika süre alan Datro Fofana, 2 gol sevinci yaşadı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Hüseyin Yücel, 2-1 kaybedilen Adana Demirspor maçının ardından, “Özellikle bazı futbolcular maç seçiyor, primine, yerine göre oynuyor. Maaşını tıkır tıkır almasını biliyor. Fenerbahçe maçında nasıl prim olduysa bu maçında cezaları olacak” açıklamasında bulundu.
MASUAKU İLE YOLLAR AYRILIYOR
Yücel’in bu mesajındaki bir numaralı hedef Arthur Masuaku… Yaptığı hatalarla mağlubiyette başrol oynayan Demokratik Kongolu futbolcu, Kasım ayında 160 bin Euro’luk aylık maaşı geciktiği için avukatı vasıtasıyla kulübe ihtar çekti. Bunu yapan tek oyuncu olan 31 yaşındaki sol bek, prim söz konusu olduğunda da öne çıkan isimlerin başında geliyor. Masuaku’nun derbilerden önce olsun, normal lig maçlarında olsun sıklıkla prim sorguladığı öğrenildi.
Teknik sorumlu Serdar Topraktepe’nin ise takımda yaşananlara dair raporu 29 Aralık’ta yapılacak kongrede seçilecek başkana sunacağı kaydedildi.
CHAMBERLAIN VE ONANA LİSTEDE
Kadro dışı bırakma uygulamasının sorunları çözmediği ve bu nedenle problem çıkaran isimlerle ocak ayında yolların ayrılacağı ifade edildi. Masuaku’nun yanı sıra Chamberlain ve Onana da gönderilecekler listesinde. Musrati ise en az 10 milyon Euro’luk teklif gelmesi halinde elden çıkarılacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yapılan açıklamaya göre ligde bu hafta görev alacak hakemler şu şekilde:
21 Aralık Cumartesi:
13.30 Erzurumspor FK-Sakaryaspor: Sarper Barış Saka
13.30 Alagöz Holding Iğdır FK-Yeni Malatyaspor: Alpaslan Şen
16.00 Manisa FK-Şanlıurfaspor: Volkan Bayarslan
19.00 Siltaş Yapı Pendikspor-Uğur Okulları İstanbulspor: Batuhan Kolak
22 Aralık Pazar:
13.30 Ankara Keçiörengücü-Solwie Energy Fatih Karagümrük: Yasin Kol
16.00 Boluspor-Kocaelispor: Yiğit Arslan
16.00 Esenler Erokspor-Teksüt Bandırmaspor: Erdem Mertoğlu
19.00 Ahlatcı Çorum FK-MKE Ankaragücü: Oğuzhan Aksu
23 Aralık Pazartesi:
20.00 Gençlerbirliği-Adanaspor: Mustafa Kürşad Filiz
20.00 Amed Sportif Faaliyetler-Central Hospital Ümraniyespor: Adnan Deniz Kayatepe
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Söz konusu müsabakalarda görev yapacak hakemler Türkiye Futbol Federasyonu’nun internet sitesinden duyuruldu.
Süper Lig’de 17. hafta programı ve hakemler şöyle:
Yarın
20.00 Eyüpspor – Fenerbahçe: Emre Kargın
21 Aralık Cumartesi
16.00 Sivasspor – Samsunspor: Ali Şansalan
19.00 Beşiktaş – Corendon Alanyaspor: Cihan Aydın
22 Aralık Pazar
13.30 Gaziantep FK – Antalyaspor: Oğuzhan Çakır
16.00 Göztepe – Çaykur Rizespor: Zorbay Küçük
16.00 Kayserispor – Galatasaray: Mehmet Türkmen
19.00 Trabzonspor – Bodrum FK: Ozan Ergün
23 Aralık Pazartesi
20.00 Atakaş Hatayspor – Adana Demirspor: Direnç Tonusluoğlu
20.00 Başakşehir – Kasımpaşa: Alper Akarsu
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçtiğimiz günlerde Dünya Güreş Birliği (UWW) tarafından 2024 yılının en iyi kadın güreşçisi seçilen Buse Tosun Çavuşoğlu, oturum öncesinde açıklamalarda bulundu.
“OLİMPİYAT ŞAMPİYONLUĞU HAYALİMİZ”
Türkiye adına hala kazanılmamış bir olimpiyat altın madalyası olduğunu, bunu başarmayı hayal ettiklerini belirten Buse Tosun Çavuşoğlu, “Dünya şampiyonu olup, Avrupa şampiyonu olup, sonrasında Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda ülkeme bronz madalya kazandırıp, kariyerimi çok güzel bir şekilde devam ettireceğimi söyleyebilirim. Kendi adıma güzel bir yaz olimpiyatı geçti. Ülkeme bronz madalya kazandırdım. Mutlu ve gururluyum. Ülkemiz adına hala kazanılmamış bir altın madalya var. Türk Kadın Güreş Takımı olarak, olimpiyat şampiyonluğu hayalimiz, hedefimiz bu yönde. Bizi desteklemeye, izlemeye devam edin” diye konuştu.

“BU ÜNVAN GÜREŞÇİ OLARAK İLK KEZ BANA VERİLDİ”
Geçtiğimiz günlerde Dünya Güreş Birliği (UWW) tarafından yılın en iyi kadın güreşçisi seçilen Buse Tosun Çavuşoğlu, bunun kendisi için çok kıymetli olduğunu dile getirdi. Böyle bir başarı için mutlu ve gururlu olduğunu söyleyen milli güreşçi, “Bunun globalde tescillenmesi, Dünya Güreş Birliği tarafından onaylanması, yılın en iyi kadın güreşçisi seçilmek gerçekten, dünya şampiyonu ünvanından daha da kıymetli benim için. Bu ünvan, Türkiye’de bir güreşçi olarak ilk kez bana verildi. Çok mutlu ve gururluyum. Bu haberle birlikte çok farklı bir sabaha uyandık. Ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek, dünyanın en iyisi olmak, bunun tescillenmiş olması benim için ayrı mutluluk verici” ifadelerini kullandı.
“TEK GAYEMİZ ALTIN MADALYA”
Alınan madalyalar ve yakalanan başarıların ardından ister istemez bir baskı oluşacağını söyleyen Buse Tosun Çavuşoğlu, “Son Dünya, Avrupa şampiyonu ve olimpiyat madalyalı sporcu olmanın tabii ki baskısı olacak. Sıradan bir sporcu olarak mindere çıkmayacağız. Artık gümüş ve bronz için değil, tek gayemiz altın madalya olacak. Onun için sahnede olacağız” yorumlarında bulundu.
“GÜÇLÜ ŞEKİLDE DEVAM ETMEYE HAZIRIM”
2028 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Los Angeles şehrinde düzenlenecek olimpiyat oyunları için yola devam edeceklerini söyleyen mili güreşçi, sözlerini şöyle noktaladı:
“Los Angeles 2028 Olimpiyat Oyunları’na giden yolda da en iyi şekilde, en iyi performansımızı göstererek hazırlanmaya, güçlü şekilde devam etmeye hazırım. Devam edeceğimize de inanıyorum.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cercle Brugge ile final gibi bir maç oynayacaklarını belirten Piatek, “Umarım maçı kazanacağız. Bizim için çok önemli bir karşılaşma. Belçika’ya kazanmaya geldik. Müsabakayı kazanıp UEFA Konferans Ligi’nde play-off’lara kalmak istiyoruz.” dedi.
“KONFERANS LİGİ’NDE DEVAM ETMEK İSTİYORUZ”
Konferans Ligi’ne kötü başladıklarını hatırlatan Polonyalı oyuncu, “Problemli başladık ve sıkıntılı maçlar oynadık. Petrocub maçında sonuç daha iyi olmalıydı. O maçta özellikle mental olarak iyi olmadığımızı düşünüyorum ama Heidenheim karşısında her şeyi iyi yaptık ve kazandık. Yine kazanarak Konferans Ligi’ne devam etmek istiyoruz. Zor bir takıma karşı oynayacağız. Belçika takımları her zaman zorlu rakipler. Bizim kendimize odaklanmamız gerekiyor, ben de bunu yapıyorum. Kendi futbolumuzu oynarsak bu maçı kazanacağımızı düşünüyoruz. Takım olarak çekinmiyoruz. Heidenheim maçındaki gibi oynarsak bu maçı kazanabiliriz.” ifadelerini kullandı.
“MAÇ YOĞUNLUĞU ÇOK FAZLA”
Piatek, Başakşehir’in geçmişte Konferans Ligi’nde son 16’ya kaldığının hatırlatılması üzerine, “Umarım bu başarıyı tekrarlayabiliriz. Kulübün ve takımın istediği bu. Bu sezon maç yoğunluğu çok fazla. Üç günde bir maç oynuyoruz. Son dönemde fiziksel olarak bir düşüş yaşamış olabiliriz. Ligde de puanlar kaybettik ama bununla nasıl başa çıkabileceğimizi artık çok iyi biliyoruz. Maç maç bakıp, daha iyisini yapmaya çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.
“GOL KRALLIĞI YARIŞIYLA İLGİLENMİYORUM”
Polonyalı milli oyuncu, Trabzonsporlu Simon Banza ile birlikte Süper Lig’deki gol krallığı yarışında 10’ar golle zirvede olmasıyla ilgili, şunları söyledi:
“Dürüst olmak gerekirse şu an gol krallığı yarışıyla ilgilenmiyorum. Gol kralı olmak gibi bir hedefim şu an yok. Bizim için en önemli şey Cercle Brugge maçı. Ben gol attıkça takım kazanacaktır. Önemli olan da kulübümüz. Formda olursam daha da fazla gol atacağım. Ligde son 5 maça geldiğimizde gol krallığı yarışı hakkında daha fazla şey düşünebilirim. Türkiye Ligi’nde çok iyi forvetler var. Avrupa seviyesinde oynamış isimler Dzeko, Osimhen ve Immobile gibi… Gerçekten harika oyuncular. Güzel bir gol krallığı yarışı geçiyor ama şu an sadece Cercle Brugge maçını düşünüyorum.”
“FAVORİ OLDUĞUMUZU SÖYLEYEBİLİRİM”
2026 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri G Grubu’nda, Uluslar Ligi çeyrek finalindeki Hollanda/İspanya eşleşmesinin kaybedeni, Polonya, Finlandiya, Litvanya ve Malta ile eşleşen Polonya’nın şansını değerlendiren Krzysztof Piatek, “Aslında çok zor bir grup değil ama İspanya ya da Hollanda’dan biri grubumuzda olacak. İkisi de çok büyük takım. Diğer takımlar karşısında ise favori olduğumuzu söyleyebilirim. Rakibimiz olacak İspanya ya da Hollanda karşısında sürpriz yapıp, doğrudan Dünya Kupası’na katılmak, olmazsa play-off’tan Dünya Kupası biletini almak istiyoruz.” şeklinde görüş belirtti.
“HOLLANDA’NIN GELMESİ DAHA İYİ OLABİLİR”
Piatek, 2026 Dünya Kupası Elemeleri’nde Türkiye gibi İspanya-Hollanda eşleşmesinin sonucunu beklediklerini hatırlatarak, “Bizim için G Grubu’na İspanya yerine Hollanda’nın gelmesi daha iyi olabilir. Çünkü son turnuvada onlara karşı iyi maçlar oynadık. EURO 2024’te de İspanya’ya karşı beraberliğimiz var. Bu takımlara karşı başa baş mücadele edebiliriz. Biz elimizden geleni yapacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
“ARDA GÜLER VE HAKAN ÇALHANOĞLU ÇOK İYİ”
Polonyalı milli oyuncu, geçtiğimiz yıl hazırlık maçında karşılaştıkları Türk Milli Takımı hakkında, “Türk Milli Takımı, Arda Güler ve Hakan Çalhanoğlu gibi çok iyi ve çok yetenekli oyunculara sahip. Orta sahaları çok kaliteli. Umarım Türkiye ile birlikte Dünya Kupası’na katılırız. Oynadığımız hazırlık maçında biz biraz daha iyi görüntü verdik. Takım olarak daha iyiydik ve o maçı kazandık. Biz daha takım gibi oynuyoruz ama Türkiye’nin gerçekten çok kaliteli oyuncuları var.” açıklamasında bulundu.
Piatek, Polonya Milli Takımı’nda birlikte görev yaptıkları Robert Lewandowski hakkında, “Lewandowski gelmiş geçmiş en iyi forvetlerden biri. Onunla birlikte oynamak benim için bir keyif.” şeklinde konuştu.
“HEDEFLERİMİZE ODAKLANDIK”
Deneyimli golcü, son olarak gelecek planlarıyla ilgili, “Dürüst olmak gerekirse, geleceği çok fazla düşünmüyorum. Başakşehir’e gelene kadar çok fazla takım değiştirdim. Kiralık gittiğim takımlar da oldu. Şu an burada gerçekten mutluyum. Tüm maçlarda oynamaktan mutluyum. Takım olarak hedeflerimize odaklandık. Brugge maçını kazanıp play-off’a katılım hakkı kazanmak istiyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’de ve Avrupa’da yoluna doludizgin devam eden Galatasaray, devre arası transfer çalışmalarına hız verdi.

Mauro Icardi, Victor Osimhen gibi dünyaca ünlü oyuncuları kadrosuna katan Galatasaray, yeni bir isim için düğmeye bastı.

Sarı-kırmızılı takım, Roma’nın yıldızı Paulo Dybala’yı gündemine aldı. Aslan’ın başlattığı harekât büyük ses getirdi.

SABAH SPOR, Arjantinli oyuncu ile Galatasaray arasında devam eden pazarlıkların perde arkasında kalanları açıklıyor… İşte detaylar…

Arjantinli hücum oyuncusu, temsilcisi Carlos Novel aracılığıyla Galatasaray yönetimiyle görüşmelere başladı. Trabzonspor karşılaşmasını izlemeye RAMS Park’a gelen menajer Novel, ilk olarak masaya 15 milyon Euro ile oturdu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sağlık sektöründe 26 bin 673 sözleşmeli personelin istihdam edilmesine dair Cumhurbaşkanlığı kararı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile Resmi Gazete’de yayımlandı.
Karara göre; eleman temininde güçlük çekilen yerlerde ve hizmet dallarında sağlık hizmetlerinin etkili ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla sözleşmeli sağlık personeli istihdam edilmesine 10/07/2003 tarihli ve 4924 sayılı kanunun 1’inci maddesi gereğince karar verildi.
İSTİHDAM EDİLECEK SAĞLIK BİRİMİ PERSONEL SAYILARI
Yayımlanan karara istihdam edilecek sözleşmeli sağlık birimi personel birimleri şu şekilde;
1 diyetisyen, 9 ebe, 2 hemşire, 25 sağlık memuru, 1 sağlık teknikeri, 3 bin 652 tabip, 22 bin 983 uzman tabip olmak üzere toplamda 26 bin 673 sağlık personeli sözleşmeli olarak istihdam edilecek.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kahve bağımlılığı, bazı kişilerde uyarıcı etkiler ve enerji sağlama amacıyla alışkanlık haline gelebilir.
Ancak, kafein bağımlılığından kurtulmak ve enerjik kalmak için doğal ve sağlıklı alternatifler arayanlar için bazı meyve seçenekleri mükemmel birer alternatif olabilir.
Kahveye alternatif olarak meyve tüketmek, hem enerji verir hem de sağlığınız için faydalıdır.
İşte kahvenin yerini tutacak tek meyve…

10 TANE ARONYA
Aronya, içerdiği antioksidanlar ve flavonoid bileşenleri sayesinde zihinsel netliği artırabilir. Kahvenin sağladığı anlık enerji artışı yerine, aronya daha dengeli bir şekilde enerji verir. Bu, özellikle kahveye alışkın olan ve uyarıcı etkilerinden kaçınmak isteyen kişiler için iyi bir alternatiftir.
Yağmur Dinç
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ihlamur, genellikle serin iklimlerde yetişen, büyük yaprakları ve hoş kokulu çiçekleriyle bilinen bir ağaç türüdür.
Ihlamur ağacının çiçekleri, taze veya kurutulmuş olarak tüketildiğinde, birçok sağlık faydası sağlar. Özellikle ıhlamur çayı, halk arasında yaygın bir şekilde rahatlatıcı ve iyileştirici özellikleriyle kullanılır.
Ihlamur, doğal bir rahatlatıcı, antioksidan kaynağı, bağışıklık güçlendirici ve sindirim dostu bir bitkidir. Ihlamur çayı, özellikle stres, uyku problemleri, soğuk algınlığı, sindirim sorunları ve ağrılara karşı faydalı olabilir.
İkinci Dünya Savaşı sırasında askerleri sakinleştirmek için ıhlamur çayının kullanıldığına dair bilgiler de mevcuttur.
Ancak ıhlamuru doğru tüketmek, maksimum fayda alabilmek için önemlidir.

TEKRAR KAYNATMAYIN
Ihlamur demlendikten sonra, hızlıca tüketilmesi gerekir. Uzun süre demlenen veya kaynatılan ıhlamur çayının şifalı etkisi kaybolabilmektedir.
Yağmur Dinç
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Teknoloji her an gelişiyor ve geliştikçe hayatımıza yeni kolaylıklar giriyor, insan ömrünü uzatacak yeni tıbbi buluşlar ve bulgular insanlığın hizmetine sunuluyor…
Diğer taraftan bu gelişim insanlığı olumsuz etkileyen buluşları da beraberinde getiriyor.
Bu alanda teknolojinin en olumsuz çıktılarından biri de elektronik sigara…
Elektronik sigaranın yaygınlaşmasıyla birlikte özellikle gençler bu tehlikenin en büyük hedefi.
Bu kapsamda Medipol Bahçelievler Hastanesi’nden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Abdullah Sakin, sigara ve elektronik sigaranın kansere yol açan risklerini anlattı.
Kanserojen etkiler taşıyan bu ürünlerin özellikle akciğer kanseri riskini artırdığına dikkat çeken Doç. Dr. Sakin, elektronik sigaranın da geleneksel sigara kadar tehlikeli olduğunu vurguladı.
ELEKTRONİK SİGARA DAHA ERKEN YAŞTA KANSERE SEBEP OLUYOR
Duman çıkaran tüm cihaz ve ürünlerin kanserojen olduğunu ifade eden Doç. Dr. Sakin, “Sigara ve elektronik sigara, kanserojen ürünlerdir ve kansere yol açmaktadır. Özellikle akciğer kanserinin, sigara ve tütün dumanına maruz kalma ile doğrudan ilişkisi bulunmaktadır. Küçük hücreli akciğer kanserinin yüzde 90 oranında tütün dumanına bağlı olarak gelişmektedir. Elektronik sigara kullanımının giderek yaygın hale geldiğini görmekteyiz.
Bu ürünler sigarayı bırakma amacıyla üretilmiş olsalar da aromalar ve kimyasal maddeler içermeleri nedeniyle gençler arasında popülerlik kazandı. Gerçekleştirilen geriye dönük çalışmalar, elektronik sigaraların da sigara kadar kansere yol açtığını, hatta bu ürünlerin daha erken yaşta akciğer kanserine neden olduğu tespit edildi. Elektronik sigara kullananlar, 10 yıl daha genç yaşta kanser riski ile karşı karşıya kalabiliyor.” diye konuştu.

ELEKTRONİK SİGARA VE NORMAL SİGARA ARASINDAKİ BAĞ
Elektronik sigara kullanan gençlerin yaklaşık yüzde 50’sinin normal sigaraya geçiş yaptığını ifade eden Doç. Dr. Sakin, “Bu durum, hem sigara hem de elektronik sigara kullanmanın kanser riskini artıran ciddi bir tehdit oluşturduğunu gösteriyor. Elektronik sigara, sigaraya göre daha tehlikeli ve daha erken yaşta kansere sebep olabiliyor.
Her türlü duman çıkaran tütün ürünü ve tütün mamulünden mutlaka uzak durmalıyız. Sigara içmeye devam etmek, riski azalttığı halde, sigara içen bireylerin vücutlarının tamamen iyileşmesi uzun zaman alır ve riskler yıllar boyu devam eder. Sigarayı içmeyi bırakmak riski azaltıyor olsa da, ilerleyen yıllarda genç yaşta kanser vakaları görebileceğiz.” dedi.


Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Niğde’nin Bor ilçesinde yaşayan Emine Özlü, ağustos ayında bayılma şikayetiyle hastaneye başvurdu.
Kan değerlerinin çok yüksek olduğu belirlenen Özlü, Ankara’daki Etlik Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.
Burada yapılan tetkiklerde Özlü’ye karaciğer yetmezliği tanısı konuldu.
Özlü’nün fazla kilolarından kurtulmak için 1 ayı aşkın süre günde 2 bardak zayıflama çayı içtiği öğrenildi.
DURUMU KÖTÜLEŞTİ
Durumunun hızla kötüleşmesi üzerine, acil organ nakli sırasına alınan Özlü’ye 1 saat içerisinde Konya’dan uygun donör bulundu. Emine Özlü, kadavradan yapılan karaciğer nakille hayata tutundu.
“NAKİL OLDUĞUMDAN HABERİM YOKTU”
Kontrolleri için Niğde’den Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ne gelen Emine Özlü, 80 kiloya ulaştıktan sonra arkadaşının tavsiyesiyle zayıflama çayına başladığını söyleyerek, “Bir ay kadar kullandım zayıflama çayını. Üzerinde ‘Günlük bir tane içilmesi gerekiyor’ yazıyordu. Ben, ‘Bağırsaklarım çalışmıyor, çabuk zayıflayayım’ diye iki tane içtim günlük. Sonra kendimi kötü hissettim, hastaneye gittim. Hastane beni direkt Ankara’ya gönderdi. 7 gün yoğun bakımda yatmışım. Ondan sonra ameliyat oldum. O süreci hiç hatırlamıyorum. Eylül’ün 1’inde yoğun bakımdayken kendime geldim.
Burada yoğun bakımda yatıyorken karaciğerimin tamamen iflas ettiğini söylemiş ve karaciğer nakli olmam gerektiğine karar vermiş doktorlarımız. Canlı alıcı bulunamamış. Kadavradan verici bulunmuş. Nakil olmuşum ama nakil olduğumdan hiç haberim yok. Şimdi iyiyim çok şükür. Çok zor bir süreç atlattım. Hiç kimse zayıflama çayı kullanmasın.
Hiç öyle bir şeye başvurmasınlar. Çok kötü bir süreç geçirdim. Çok zor oldu. 4 ay oldu neredeyse hala da zorluğunu yaşıyorum. Ben hiç bilmeden, sadece arkadaşımın tavsiyesiyle orada kendi başıma zayıflayabileceğimi düşündüm. Ama olmamış. Herkes zayıflama konusunda profesyonel destek alsın” diye konuştu.

“BU ÜRÜNLER ORGANLARA CİDDİ ZARAR VEREBİLİR”
Özlü’nün doktorlarından Sinan Yanık ise hastada zayıflama çayı kullanımı sonrası gelişen bir akut karaciğer hasarı oluştuğunu söyleyerek, “Hastamız bize geldiğinde karaciğer tetkikleri oldukça bozulmuştu. Takibimizde hastada akut karaciğer yetmezliğinin en önemli göstergesi gelişti.
Hastamızı organ nakil ekibimizle değerlendirdik ve nakil için uygun gördük. Maalesef zayıflama konusunda tüm dünyada ve ülkemizde yaygın şekilde bu ruhsatsız, onaysız çayların kullanımı mevcut. Bu konuda hastalarımızı uyarıyoruz; fakat buna rağmen oldukça yüksek oranlarda bir kullanım mevcut.
Çok dikkat edilmeli. Sadece karaciğer değil tüm organlara ciddi zarar verebilen ürünler bunlar. Hiçbir çalışması yapılmamış, üzerinde hiçbir uyarı bulunmamış ürünler bunlar. Bu konuda hastaları uyarmamız lazım ve bu ürünlerin kullanımından da kaçınmamız lazım” ifadelerini kullandı.

“BAKANLIK ONAYI OLMADAN TEDAVİ ALMAYIN”
Etlik Şehir Hastanesi Organ Nakli Kliniği’nden Prof. Dr. Mustafa Özsoy da “Hastamızın karaciğer yetmezliği tanısını doğruladık ve karaciğer nakli olması gerektiğini planladık. Çok acil bir durumdaydı, öncelikle canlı vericisini değerlendirdik. Ama uygun canlı verici bulamadık. Bu süreç içerisinde acil bildirimi yaparak, Türkiye genelindeki ilk çıkan organ bağışının bu hastamızın kullanılması için başvuru yaptık. Bu başvurumuz kabul oldu ve hastamızın şansına da başvuru yaptıktan 1 saat sonra ilk çıkan organ bize geldi. Başvurunun 6’ncı saatinde de yeni bir karaciğer ile hastamız yaşama tutunmuştu.
Hastamız bu dönem içerisinde ne yazık ki bilinçsiz bir ilaç kullanımı, zayıflama ilacı kullanımı ve zayıflama çayları kullanımı gerçekleştirmiş. Bu dönemde biz hastalarımıza özellikle onaylı, Sağlık Bakanlığı ve diğer bakanlıklarımızdan onayı olmadan, hiçbir ilaç veya medikal bir tedavi almamalarını öneririz” dedi.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BKM’den yapılan açıklamaya göre, ilk olarak 1993’te Türkiye’de stadyum konseri veren ABD’li rock müzik grubu Guns N’ Roses, 32 yıl sonra tam kadro ile 2 Haziran 2025’te BJK Tüpraş Stadyumu’nda sahne alacak.
Vokal ve piyanoda Axl Rose, basta Duff McKagan ve lead gitarda Slash’ten oluşan grup, gelecek yıl 23 Mayıs’ta Suudi Arabistan, 27 Mayıs’ta Birleşik Arap Emirlikleri, 30 Mayıs’ta Gürcistan, 6 Haziran’da Portekiz, 9 Haziran’da İspanya, 12 Haziran’da İtalya, 15 Haziran’da Çek Cumhuriyeti’nde konser verecek.
Grup, 18 ve 20 Haziran’da Almanya, 23 ve 26 Haziran’da İngiltere, 29 Haziran’da Danimarka, 2 Temmuz’da Norveç, 4 Temmuz’da İsveç, 7 Temmuz’da Finlandiya, 10 Temmuz’da Litvanya, 12 Temmuz’da Polonya, 15 Temmuz’da Macaristan, 18 Temmuz’da Sırbistan, 21 Temmuz’da Bulgaristan, 24 Temmuz’da Avusturya, 28 Temmuz’da Lüksemburg ve 31 Temmuz’da Almanya’da hayranlarının karşısında olacak.

BİLET SATIŞLARI 10 ARALIK’TA
Konserin biletleri ise 10 Aralık’ta ön satışa, 13 Aralık’ta ise genel satışa açılacak.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul Devlet Tiyatrosu, 10-14 Aralık’ta Mecidiyeköy Büyük Sahne’de “Ebedi Barış”, Mecidiyeköy Stüdyo Sahne’de “Mumyalar”, 10-15 Aralık’ta Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Sonbahara Son Güller”, Üsküdar Stüdyo Sahne’de 10-13 Aralık’ta “Bir Nefes Dede Korkut”, Garibaldi Salon’da ise 12-15 Aralık’ta “Tamamen Doluyuz” oyunlarını sahneleyecek.
Şehir Tiyatrolarında 11-14 Aralık’ta Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Savaş ve Barış”, Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde “Tartuffe”, Müze Gazhane Meydan Sahne’de “İkinci Perdenin Başı”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde “Ağrı Dağı Efsanesi”, Ümraniye Sahnesi’nde “Yenilmez”, Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde “Gök Kubbe”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde “Yaftalı Tabut”, Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde ise 14 Aralık’ta “Oscar” oyunları tiyatroseverlerle buluşacak.
Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) 13-15 Aralık’ta “Profesyonel” oyunu sahnelenecek, 11 Aralık’ta “Don Giovanni” opera gösterisi, 14 Aralık’ta “Fındıkkıran” bale gösterisi, 15 Aralık’ta ise “Khan Sultan Operası” sanatseverlerle buluşacak.
KONSERLER
Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’nda 11 Aralık’ta “Piatango ft. Melis Sökmen, Şirin Vatan”, 14 Aralık’ta “İBB Kent Orkestrası”, 15 Aralık’ta ise “Kebyart Saksafon Dörtlüsü-Pablo Barragan-Amadeus Wiesensee” konserleri müzikseverlerin beğenisine sunulacak.
“Kozmoz Opera Halkası Kış Konseri” KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde, “Mor ve Ötesi Akustik” konseri İş Sanat İş Kuleleri Salonu’nda 11 Aralık’ta gerçekleşecek.
Melike Şahin, Volkswagen Arena’da 11-12 Aralık’ta, Cem Adrian, IF Performance Hall’de 13 Aralık’ta, Hande Yener JJ Arena’da 14 Aralık’ta konser verecek.
İstanbul Filarmoni Derneğinin “80. Yıl Konserleri” kapsamında, 13 Aralık’ta Surp Asdvadzadzin Ermeni Katolik Katedrali’nde “IFD Quartet Konseri”, 14 Aralık’ta Kadıköy Surp Levon Ermeni Katolik Kilisesi’nde “Brooklyn Chamber Opera-Kış Konseri” düzenlenecek.
İtalyan opera sanatçısı Alessandro Safina, 15 Aralık’ta İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Oditoryumu’nda hayranlarıyla buluşacak.
Özbek müzisyen Alisher Nazirov 15 Aralık’ta Maximum Uniq Açıkhava’da sahne alacak.
AKM’de yarın “Şeb-i Arus Hz. Mevlana’nın 751. Vuslat Yıl Dönümü Özel Sema Mukabelesi” ve “Yücel Paşmakçı’ya Vefa Konseri”, 12 Aralık’ta “İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Denizbank Konserleri-Holst Gezegenler”, 14 Aralık’ta “Türk Telekom Prime Kahve Konserleri 3 Hisar” izlenebilecek.

SERGİLER
“Konuşan Resimler 10. Yıl Veda Sergisi”, 13 Aralık’ta AKM’de sanatseverlerle buluşacak.
Kış atmosferini sanatla buluşturmayı hedefleyen “Winter Tale” sergisi, The Stay Boulevard Nişantaşı’nda görülebilecek.
Ressam Ertuğrul Ateş’in, Denizbank iş birliğinde hazırladığı “40. Yıl Ertuğrul Ateş” sergisi, Galeri Deniz’de sanatseverlerle buluşuyor.
Hattat Hasan Çelebi ve Muhammet Mağ’ın eserlerinden oluşan “Kadim Şehrin Sanatkarları” sergisi Erzurumlular Kültür ve Dayanışma Vakfı Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebiliyor.
Yerli ve yabancı sanatçıların eserlerine yer verilen, karma resim sergisi “Vizyon”, Kelimat Sanat Galerisi’nde sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.
Hattat Mustafa Cemil Efe’nin “Tecelli” isimli 13. kişisel hüsnühat sergisi, Saray Koleksiyonları Müzesi Dolmabahçe Sanat Galerisi’nde 18 Aralık’a kadar devam edecek.
Türkiye-Japonya diplomatik ilişkilerinin 100. yılı dolayısıyla düzenlenen “Wabi-Sabi-Lotus 5 Grubu Japon Sanat Sergisi”, Beyoğlu Belediyesi 6. Daire Sanat Galerisi’nde devam ediyor.
Rahmi M. Koç Müzesi’nin 30. yıl kutlamaları kapsamında, binek araçların kronolojik değişimini ele alan, “Beygir Gücü” sergisi Rahmi M. Koç Müzesi’nde görülebilecek.
İngiliz sanatçı Ian Berry’nin “Denim Ötesi” (Beyond Denim) sergisi, Kalyon Kültür’de 14 Şubat 2025’e kadar açık olacak.

FİLİSTİN HALKI DİRENİYOR
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi’nin “NATO’ya ve savaşa karşı kaleminle, boyanla, fırçanla ses ver!” çağrısı kapsamında 5 Filistinli sanatçının hazırladığı “Filistin Halkı Direniyor” sergisi, Kadıköy Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde devam ediyor.
Fotoğraf sanatçısı İzzet Keribar’ın bir buçuk milyona yakın kareyi içeren arşivinden bir seçkinin yer aldığı “Renklerin Yolculuğu” sergisi, İstanbul Modern’de ziyaret edilebilir.
İtalyan ressam Fausto Zonaro’nun eşi, fotoğraf sanatçısı Elisa Zonaro’nun eserlerine odaklanan “Elisa Zonaro’nun İstanbul’u” sergisi, Kazlıçeşme Sanat’ta 31 Ocak 2025’e kadar görülebilecek.
AKM Galeri’de yer alan “Pablo Picasso: Resimden Seramiğe Bir Serüven” sergisi, ünlü sanatçının orijinal gravürleri, çizimleri, posterleri, litografileri ve fotoğraflarından oluşan 170 eserini, 31 Aralık’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mathieu, “60. Anniversary” turnesi kapsamında 20 Şubat 2025’te İstanbul Volkswagen Arena’da, 22 Şubat 2025’te Ankara Congresium’da dinleyicilerle buluşacak.
Dünyanın çeşitli yerlerinde sahne alan, 1200’den fazla şarkıyı 11 dilde seslendiren sanatçı, vokali ve sahne performansıyla müzik dünyasında beğeni kazandı.
“Edith Piaf’ın halefi” olarak gösterilen Fransız sanatçı, Eyfel Kulesi’nin 100. yıl kutlamasında Fransa ulusal marşı “La Marseillaise”i seslendirdi.
“MUTLULUK DUYUYORUM”
Türkiye’ye son seyahatim 20 yıl önce Galatasaray Kulübü için Dolmabahçe Sarayı’nda verdiğim konserdi. 60 yıllık kariyerimi kutladığım turnem kapsamında Türk seyircisiyle yeniden buluşmaktan mutluluk duyuyorum” dedi.

“KARİYERİM MASAL GİBİ BAŞLADIM”
“Kariyerim bir peri masalı gibi başladı. Menajerim Johnny Stark sayesinde, Sacha Distel ve Dionne Warwick’in ön grubu olarak Olympia sahnesine ilk adımlarımı attım ve ardından dünya çapında dağıtılan ilk şarkım ‘Mon Credo’yu kaydettim. Kariyerimin ilk üç ayı çok yoğundu. Çocukluk hayalim gerçekleşiyordu ve neler yaşayacağımı hayal dahi edemiyordum. Şarkı kayıtları, röportajlar, sahneye çıkma, dünyayı tanıma… Öğrenmem gereken çok şey vardı.”
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ay, Yengeç burcundaki geçişini sürdürüyor ve tanıdıklara olan özlemimizi artırıyor. Sabah saatlerindeki Ay-Neptün üçgeninin bağışlayıcı ve kabullenici enerjisi, hayallerimize ve ideallerimize bağlanarak kendimizi sakinleştirmenin yollarını bulmamıza destek oluyor. Ay, Aslan burcuna geçiyor ve kendimizi samimi bir şekilde başkalarıyla paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Ancak, öğleden sonra gerçekleşen Venüs-Neptün yarım karesi dikkat dağıtıcı olabilir. Sorunları göz ardı etme ya da görmek istediğimizi görme eğilimi olabilir; en iyisini ya da en kötüsünü hayal edebiliriz. Elbette, gerçek bir yerde bu iki uç arasında yer alıyor. İlişkilerimiz, kendimizi sevilebilir bulmamız, keyif ve konfor düzeyimizle ilgili geçici şüpheler yaşayabiliriz. Alternatif olarak, önemli kusurlar ve detaylar karşısında gözlerimizi kapatabiliriz. Ayrıca, bir Güneş-Neptün karesine yaklaşıyoruz; bu da hem kendimizi hem de başkalarını yanıltmamıza yol açabilecek bir enerji taşıyor.

KOÇ GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Koç, bugün eşsiz fikirler ve bakış açıları geliştirmek için harika bir gün ve başkalarının bunları takdir etme olasılığı yüksek. Ancak, olayları görmek istediğiniz gibi görme eğilimi yanlış anlamalara yol açabilir. Pratik konular için ideal bir zaman olmasa da, bugün işiniz aracılığıyla bir takdir ya da moral yükselten bir geri dönüş alabilirsiniz. Bununla birlikte, duygusal iniş çıkışlara karşı biraz daha hassas olabilirsiniz. Mümkünse, son olayları sindirmek ve gerçek arzularınıza ulaşmak için biraz yavaşlamaya çalışın. Bu şekilde bir mola verirseniz, kendinizi daha güçlü ve kendinizle ilgili daha bilinçli hissetme ihtimaliniz çok yüksek. Bugünkü koşullar, hayal gücünüz ve ruhsal ihtiyaçlarınıza yönelmeniz gerektiğini hatırlatıyor.

BOĞA GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Boğa, bugün kendinizi oldukça coşkulu hissedebilirsiniz. Ancak, başkalarını kendi planlarınıza dahil etmeye çalışmak için doğru zaman olmayabilir, çünkü bugün ve yarın insanlar adeta kendi hayal dünyalarına dalmış görünüyorlar. Kendi hayalleriniz ise günlük hayatın karmaşasından hoş bir kaçış sağlayabilir. Bununla birlikte, şu an etkileyici görünen planlara imza atmak veya kendinizi bağlayıcı bir duruma sokmak için uygun bir zaman değil, çünkü bunlar ileride pratik olmayan girişimler haline gelebilir. Bugün insanlar belirsiz olabilir ya da net bir şekilde davranmayabilir ve bu durum can sıkıcı gelebilir, ancak bu tür durumların sizi fazla yormasına izin vermeyin. Bugünkü Venüs-Neptün açısı, istediğiniz detayları elde etmekte zorlanabileceğinizi gösteriyor. Yine de Ay’ın bugün ilerleyen saatlerde ev ve aile alanınıza geçişiyle birlikte kendinizi rahat ve huzurlu hissetmek kolaylaşabilir. Yanlış anlamalardan ders çıkarmayı hedefleyin; bu süreç, bir bağlanma anına dönüşebilir ve ilişkilerinizde olumlu bir etki yaratabilir.

İKİZLER GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili İkizler, bugünkü belirsiz etkiler altında, ileride tutamayacağınız sözler vermekten kaçınmak en iyisi. Şu anda yeteneklerinizi, olduğundan fazla değerlendirme eğilimi oldukça yüksek. Gerçekliği görmek isteseniz de, bazı şeyleri yanlış değerlendirmeniz mümkün, bu yüzden kesin taahhütleri daha net bir zamana bırakmak iyi bir fikir olabilir. Bugün, en basit konularda bile sizden bir kararlılık beklemek diğer insanlar için zor olabilir. Bugün bir yalan söyleme dürtüsüne kapılmaktan kaçının. Kendinizi kaçamak davranışlar içinde bulmanız muhtemel olsa da, bir konuyu tam anlamıyla anlamadan geçici olarak ertelemek daha iyi bir yaklaşım olabilir. Hatta, “Bu konuda biraz düşünmem gerekiyor.” demek daha doğrudur. Ayrıca, birinin duygularını korumak için yanıltıcı davranmaktan kaçının, çünkü bu durum uzun vadede daha pahalıya mal olabilir. Dürüstlük ve netlik, bugün karşılaşabileceğiniz zorluklarla başa çıkmanıza yardımcı olacaktır.

YENGEÇ GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Yengeç, bugünkü belirsiz etkiler altında, iyi niyetle verilmiş sözlerin bile ileride yerine getirilemeyebileceğini unutmayın. Venüs-Neptün etkisi, gizli konular ve finansla ilgili algınızı bulanıklaştırabilir. Durumları yüzeysel değerlendirme eğilimine karşı, dikkatli olun. Başkalarıyla anlaşmaya varmakta zorlanabilirsiniz ve bugün size ne yapmanız gerektiği söylendiğinde pek hoşnut olmayabilirsiniz. Maddi konularda temkinli olun; şu anda geleceğinize borçlanmanız çok kolay olabilir. Günün enerjisi yer yer belirsiz olsa da genel olarak dostane bir hava taşıyor. Ancak, sevdiğiniz insanları net bir şekilde görmek için en uygun gün olmayabilir. Neyse ki, ufak hatalar yaşansa bile, kendinizi büyüyor ve gelişiyor gibi hissediyorsunuz. Farklılıkları, öğrenme fırsatı olarak görmek, bu tür durumlarda kendinizi tükenmiş ya da fazla sinirlenmiş hissetmenizi engelleyebilir.

ASLAN GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Aslan, Ay günün bir kısmını burcunuzun bir önceki burcunda geçiriyor ve bu süreçte daha sessiz kalmayı tercih edebilirsiniz. Ancak, Ay’ın bugün ilerleyen saatlerde burcunuza geçişiyle duygusal anlamda enerjiniz artıyor. Yaratıcı ve girişimci yönleriniz ön plana çıkmaya başlıyor. Ruh haliniz güçlü, duygularınıza daha çok bağlanıyorsunuz, ancak dalgalanmalar yaşayabilirsiniz. Bugün biraz kendinizi şımartmaya veya kişisel ihtiyaçlarınıza sağlıklı bir şekilde odaklanmaya ihtiyaç duyabilirsiniz. Bazı durumlarda hayal kırıklıkları yaşanabilir, ancak bu, bazı alanlarda beklentilerin fazla yüksek olmasından kaynaklanıyor olabilir. Diğer yandan, olayları gereğinden fazla yorumlama ihtimaliniz de var. Bugünkü belirsiz enerjiler altında, fazla düşünmekten veya kendinizi çok fazla yormaktan kaçının. Zihninizi toparlamakta zorlanabilirsiniz, ancak sağlıklı bir kaçışa yönelirseniz kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz.

BAŞAK GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Başak, bugün diğerleri zamanınızdan biraz daha fazlasını talep edebilir, ancak bu süreç oldukça keyifli olabilir ve iletişimler özellikle hoş geçebilir. Yine de, bugünkü bazı etkiler gerçek ihtiyaçlarınızı veya arzularınızı anlamanızı zorlaştırabilir. İlişkilerde temenniler ve hayalci düşünceler algınızı etkileyebilir ve kararsızlık veya dolaylı konuşmalar gündemde olabilir. Buna rağmen, hayatınızdaki insanlar konusunda genel olarak iyi hissedebilir ve bir durumu her iki açıdan da görmeye istekli olabilirsiniz. Bir konuyu doğrudan ele almaktansa şimdilik etrafından dolanmak daha iyi bir fikir olabilir. Ayrıca, gerçekleşmeyecek bir şey hakkında kendinizi gereksiz yere endişelendirmenin faydasız olduğunu fark edebilirsiniz. Her şeyi hemen öğrenmek zorunda olmadığınızı unutmayın; bazen zaman en iyi rehberdir. Ay’ın bugün ilerleyen saatlerde gizlilik alanınıza geçişiyle birlikte enerjinizi toparlama, dinlenme ve rahatlama ihtiyacınız doğal olarak ön plana çıkacak.

TERAZİ GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Terazi, bugün diğerlerinden ve koşullardan aşırı beklentiler zaman zaman sizi etkileyebilir, ancak bu eğilimin farkında olmak işleri kolaylaştırabilir. Kalbinizin derinliklerinde pek mümkün olmadığını bildiğiniz bir şeye bel bağlamamaya çalışın. Ayrıca, şu anki durumunuzla ilgili kendinizi biraz fazla özgüvenli hissedebilir ve sonrasında pişman olabileceğiniz ya da yerine getiremeyeceğiniz bir söz verebilirsiniz. Özellikle işinizi, sorumluluklarınızı ve günlük işlerinizi yönetirken önemli detayları ihmal etmemeye dikkat edin. Zayıf bir planlama olasılığı mevcut ve sıkıcı rutinler bugün daha zorlayıcı gelebilir. Ancak, kesin bir plan ya da hedefe bağlı kalma ihtiyacından kurtulabilirseniz yaratıcı ve hayal gücüne dayalı yaklaşımlar işe yarayabilir. Bununla birlikte, şu anda bir şeyin (ya da birinin) değerini gerçekte olduğundan daha yüksek görebileceğinizi unutmayın. Bu nedenle, önemli konulara karar vermek ya da taahhütte bulunmak için en doğru zaman olmayabilir. Ancak, bugünkü gibi daha yaratıcı bir günde fark edemeyeceğiniz ipuçlarını yakalamak için harika bir fırsat olabilir.

AKREP GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Akrep, bugün ve yarın Neptün algılarınızı zorlayabilir, bu da var olmayan şeyleri hayal etme ya da olayların aslında olduğundan daha karmaşık olduğunu düşünerek yanlış yönlere sapma eğilimi yaratabilir. Daha önce tamamladığınızı sandığınız bir işi yeniden yapmak zorunda kalabilirsiniz. Ayrıca, net bir amaç ya da yön hissi eksikliği yaşayabilir ya da insanlar veya durumlar beklentilerinizi karşılamadığında hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Ancak, bunun oldukça geçici bir ruh hali olduğunu unutmayın. Belki de fazla şey bekliyor ya da duygusal tatmin arayışıyla, davranışları gereğinden fazla yorumluyor olabilirsiniz. Unutmayın ki, gerçek tatmin içten gelir ve başkalarına güvenemediğiniz anlar hayatınızı derinden etkilememelidir. Dengede kalmaya çalışın ve ilişkilerinizde daha mutlu, nazik ve neşeli bir yaklaşım benimseyin. Bu zamanı, içsel ihtiyaçlarınızı daha iyi anlamak ve onlarla bağlantı kurmak için değerlendirin. Sınırlarınızı zorlamak yerine, özgüveninizi inşa etmeye odaklanın.

YAY GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Yay, bugünün ve yarının enerjileri, genel olarak daha net zamanlara doğru ilerleseniz de, bazen kafa karıştırıcı olabilir. Bu belirsizlik muhtemelen sosyal hayatınız ve aile ilişkileriniz etrafında yoğunlaşabilir. Şu an gördüklerinize dayanarak kesin sonuçlar çıkarmaktan kaçının, çünkü hikayenin tamamını bilmeyebilirsiniz. Bugün başkaları ulaşılmaz ya da kaçamak davranabilir, ancak onlara biraz anlayış göstermeye çalışın. Taahhütlerde bulunmak ya da gerçekçi düşünme ve iletişim kurma için ideal bir gün değil. Aynı şekilde, önemli alışverişlerden de kaçınmak en iyisi olacaktır. Bugün verilen sözler pek tutulma olasılığı taşımadığından, beklentilerinizi gerçekçi tutmaya çalışın ve enerjinizi yaratıcı bir şeyler hayal etmeye yönlendirin. Bir karara varmaya çalışırken önemli manevi unsurları göz ardı ettiyseniz, bugün bu eksikliği hissedebilirsiniz. Her ne kadar bazı konularda kendinizi karanlıkta kalmış gibi hissetseniz de, genel olarak dostane enerjiler hâkim.

OĞLAK GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Oğlak, bugün diğerleriyle uyum sağlamayı hedefleseniz de, şu anda bir tür uyumsuzluk olabilir, ancak bu geçicidir. Ne kadar çabalasanız da, anlaşmazlıklar ve kafa karışıklıkları kaçınılmaz. Bugün duyduğunuz her şeyi kişisel alıp, kalbinize fazla yüklenmemek en iyisi olacaktır. Gerginlik hissi sizi harekete geçirebilir, ancak bu enerjiyi uzun süre korumanız zor olabilir. Daha fazla zevk alabileceğiniz, beş duyunuzla dünyayı keşfetme ve basit keyifler üzerine odaklanma açısından genel olarak iyisiniz. Ancak, bugün Venüs’ün Neptün’e yaptığı zorlayıcı bir açının etkisi altında, sözlere veya büyük kararlar almaya kapılmamak en doğalı olacaktır. Bu süreçte daha çok manevi, duygusal ve ilham verici ihtiyaçlarınıza öncelik vermek daha faydalı olabilir. “Bilmek ihtiyacı”ndan vazgeçmek rahatlatıcı olabilir ve biraz inanç da size iyi gelebilir.

KOVA GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Kova, bugün, hayatınızı düzenlemek ve ufak düzenlemeler yapmak için güçlü bir istek duyuyorsunuz. Özellikle günlük işlerinizi ve rutinlerinizi iyileştirmeye odaklanabilirsiniz. Ancak, bugün gezegen etkileri verimlilik açısından zorlayıcı olabilir çünkü dikkatinizi dağıtan faktörlere karşı hassas olabilirsiniz. Diğerleri sizi doğru anlamayabilir. Önemli alımlar yapmaktan şu an için kaçınmanız en iyisi olacaktır, çünkü maddi konular veya sahiplik konularında biraz belirsizlik olabilir. Bununla birlikte, birçok konuda cazibe ve çekicilik açısından oldukça olumlu bir durumda olduğunuz söylenebilir. Netlik ve kesinlik arayışında olsanız da, bu tür beklentileri çok fazla zorlamamak daha iyidir. Kendinizi önemli konularda sınırlamadan, hayal gücünüzü serbest bırakmanın zamanı gelmiş olabilir.

BALIK GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Balık, bugün, ufak tefek sorunlarla ilgilenme arzusu güçlü olabilir, ancak aynı zamanda dikkatinizi toparlamakta zorlanabilirsiniz. Bu, gereksiz gerginlik veya hayal kırıklığına yol açabilir. Hafif bir program takip etmek bugün daha iyi olabilir, zira dikkatinizin dağılması ve zihninizin oradan oraya savrulması olasıdır. İnsanlar genel olarak dost canlısı görünse de, samimi yanıtlar almak zor olabilir! Bu, her sorunun son detayına kadar bilmek için ideal bir gün değil. Bir kişiye veya duruma biraz güven duymak, sizi tatmin edebilir. Belirli şeylerin kendi hızında akmasına izin vermek en iyisi olabilir. Özellikle bazı konularda eksik bıraktığınız noktaları fark ederseniz, bu durumun size daha iyi seçimler yapma şansı tanıdığını kabul edebilirsiniz.

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İtalya’nın Torino kentinde düzenlenen ödül gecesi Kenan Yıldız’ın yanı sıra yıldız futbolcular geçidine sahne oldu.
Tuttosport’un 2003 yılından bu yana sezonun en iyi 21 yaş altı futbolcusuna verdiği ‘Golden Boy’ ödülünü Barcelona forması giyen 17 yaşındaki İspanyol oyuncu Lamine Yamal alırken, Kenan Yıldız taraftar oylarıyla 21 yaş altı en değerli oyuncu seçildi ve ‘Golden Boy Web’ ödülünün sahibi olmuştu.
Torino’da düzenlenen geceye katılan Milli Takım ve Juventus’ta forma giyen Kenan Yıldız ödülünü aldı. Kenan Yıldız, bu prestijli ödülü kazanarak hem takımı Juventus’un hem de Türk futbolunun gururu olma başarısı gösterdi. 19 yaşındaki yıldız oyuncu, Juventus tarihinde 19 yıl, 136 gün ile UEFA Şampiyonlar Ligi’nde gol atan en genç oyuncu ünvanına da sahip olmuştu. Ödül törenini yakından takip eden duayen gazeteci ve aynı zamanda İtalya Spor Yazarları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dündar Keşaplı milli oyuncunun bu mutlu günün takip etti.
“TÜRK FUTBOL SEVERLERİN ETKİLEŞİMİ ÇOK KUVVETLİ”
Juventus Kulübü Pazarlama Direktörü Mike Armstrong, törende gazetecilere yaptığı açıklamada Kenan Yıldız’ın kendileri için önemli bir değer olduğunu söylerken, kulüp olarak sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımların Türk taraftarlardan büyük ilgi gördüğünü ve bu durumun çok kuvvetli bir etkileşim yarattığını aktardı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“PSİKOLOJİK OLARAK SARSILMASINI ENGELLEDİ”
Levent Tüzemen (Fotomaç): Galatasaray ve Trabzonspor’u ortaya koydukları mücadeleden dolayı kutluyorum. Uzun yıllar unutulmayacak bu maçta altın yedek Batshuayi son dakikada attığı golle Galatasaray’a sadece maçı kazandırmadı psikolojik olarak da sarsılmasını engelledi.
“GEMİYİ LİMANA YANAŞTIRDI”
Uğur Meleke (Hürriyet): Galatasaray, 23 Kasım-23 Aralık arası bir ayda 7 maçlık sert bir fikstürün içinde. Alkmaar, Eyüp, Sivas, Malmö, Trabzon, hepsi de zor sınavlar. Üstelik bu 1 aylık süreç içinde çok fazla sakatlık sorunuyla da uğraştılar. Icardi, Osimhen, Davinson, Kaan ve Jakobs gibi kritik oyunculardan dönem dönem faydalanamadılar. Okan Buruk bu 7 maçlık süreci daha tamamlamadı ama iki cephede de rotada: Ligde yeni yıla lider girmeyi garantiledi. Avrupa’da da 0 puanlı Dinamo Kiev’i yenerse ilk 8 bileti garanti gibi. Yani Okan Buruk, sezonun ilk yarısı için gemiyi limana başarıyla yaklaştırmaya çok yakın.
“BATSHUAYI ÖNEMLİ BİR KARAKTER”
Ömer Üründül (Sabah): Galatasaray, ikinci devreye biraz kontrollü oynayalım diye durgun başladı. Sonrasında Trabzon üst üste iki gol atınca işin rengi değişti. Galatasaray beraberliği yakaladı. Ondan sonra Barış’ın dribblingleriyle tehlikeler yarattılar. Sonra uzatmada maçın kırılma anı geldi. Draguş’un topu kaleye yönelirken Abdülkerim müthiş çıkardı. Son saniyede de G.Saray yine kazanmayı başardı. Bir özel paragraf da Batshuayi’ye açmak istiyorum. Gerçekten çok önemli bir karakter. İcardi, Osimhen varken hiç şans bulamıyordu. Icardi sakatlandı, Osimhen hazır değildi. Buna rağmen Okan Buruk onunla başlamadı. Sonra maça girdi ve takımını zafere taşıdı.
“DERBİ DEDİĞİN BÖYLE OLUR”
Zeki Uzundurukan (Fotomaç): Nefesleri kesen derbide çok sayıda gol pozisyonu yakaladı Galatasaray! Ama Trabzonspor kalesinde bir ‘Uçan Panter Uğurcan Çakır’ vardı! Tam maç berabere bitiyor derken, genç oyuncu Ali Şahin, kafa ile topu kendi kalesine gönderdi. Harika derbi için ‘hiç bitmesin, sabaha kadar izleyelim’ dedik. Kazanan lider Galatasaray oldu! Trabzonspor da oynadığı muhteşem futbolla ‘yıkılmadım, ayaktayım’ mesajını verdi! Derbi dediğin böyle olur!
“GALATASARAY BÜTÜNLEŞMİŞ”
Osman Şenher (Milliyet): Galatasaray gerçekten çok koşuyor, çok mücadele ediyor, gol pozisyonlarına giriyor, ama öyle hatalar yapıyor ki bu hataların da bedelini az kalsın puan kaybederek ödüyorlardı. Malmö maçı da böyle oldu, dün gece Trabzonspor maçı da böyle oldu… Galatasaray iyi bir takım. Takım olarak bütünleşmişler. Futbolcular nesi varsa sahaya koyuyor. Zaten öyle olmasa perşembe akşamı zorlu bir maç oynuyorsun, dört gün sonra daha zor bir mücadeleyi büyük bir enerji sarfederek kazanıyorsun. Okan hocaya helal olsun. Değil mi ki takımına bu futbolu oynatıyor. Saygı duymamak mümkün değil. Sonuçta iyi futbol oynayarak, olağanüstü mücadele ederek hakkıyla Galatasaray galip geldi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>32 yaşındaki basketbolcunun Rusya’nın başkenti Moskova’da bir evde ölü bulunduğu belirtildi.
Ren TV’ye göre, Ukraynalı şarkıcı ve oyuncu Anna Sedokova’nın eski kocası Timma’nın intihar ettiği bildirildi. Vefat eden oyuncunun yanındaki telefonunun ekran koruyucusunda “Anna’yı Ara” yazdığı ve polisin detaylı bir soruşturma başlattığı bilgisi paylaşıldı.
9 Aralık’ta ünlü şarkısı Anna Sedokova’dan boşanan Timma, eşi ile bir süredir ayrı şehirlerde yaşıyordu. 2020’den beri evli olan çiftin, çocukları bulunmuyor.
32 yaşındaki Timma, Baltık Basketbol Ligi’nin eski MVP’si ve uzun süredir Letonya milli basketbol takımının oyuncusuydu.
2023/24 sezonunda Darüşşafaka formasını da terleten Timma, son olarak İspanyol ekibi Monbus Obradoiro’da forma giyiyordu.
Timma, EuroLeague’de 5 sezon oynarken, Baskonia, Olympiacos, Khimki ve UNICS takımlarında mücadele etti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“SARI KART GEREKİR Mİ?”
Serdar Saatçı’nın Mertens’e müdahalesinde faul kararı yeterli mi?
Deniz Çoban: Ayak ucuna hafif bir basma var. Uyarıyor. Hakemin genel yaklaşımına itiraz edemem.
Bahattin Duran: Hakem farkında, çok güzel. Farkındalığı çok önemli. Faul tartışmasız. Sarı kart göstermeyip olayın farkında olup, bu maç her şeye gebe olabilir, erken gösterilecek sarı kartlar soru işareti bırakırsa maç içinde ciddi problemlere yol açabilir. Serdar’ı yanına çağırıp ciddi şekilde uyarması yeterli.
Bülent Yıldırım: Net bir umut vaad eden atak yok. Ayağa basma da küçük kıstırma şeklinde. Hakem sarı kartla başlamak istememiş olabilir. Genel uyarı yeterli. Sarı kart gösterse saygı duyardım.
“BU SEVİYEYE YAKIŞMAYACAK HATA”
13. dakikadaki ofsayt kararı doğru mu?
Bahattin Duran: Pozisyon bittikten sonra, sonuç alındıktan sonra yardımcı hakem ofsayt bayrağı kaldırıyor. Hiç ofsayt değil. Topun ayaktan çıkış anını yakalayamadı. Çok yanlış bir ofsayt bayrağı. Bunlar bahane değil tabii ki. İyi bir yardımcı hakem, gözü kapalı bu pozisyonu oynatır.
Deniz Çoban: Ofsayt değil.
Bülent Yıldırım: Yardımcı hakemin ofsayt bayrağı, bu seviyeye yakışmayacak bariz bir hata.
“SARI KARTA GEREK YOK”
14. dakikada Banza ile Muslera arasındaki mücadelede faul kararı yeterli mi?
Deniz Çoban: Oyunu durdurması doğru, Muslera’ya müdahale var, temaslı bir ihlal var. Faul kararı yeterli. Sıradan bir faul.
Bahattin Duran: Banza’nın hareketi net faul. Eliyle Muslera’nın kolundan çekmiş. Sarı karta gerek yok.
Bülent Yıldırım: Eliyle müdahalede bulunuyor. Başka da bir amacı yok. Sadece faul yeterliydi.
“SARI KART DOĞRU MU?”
Serdar Saatçı’nın Mertens’e yaptığı faulün ardından sarı kart görmesi doğru mu?
Bahattin Duran: Hakeme sarı kartı gösterirken dikkatli bakalım. Hakem, Serdar’a sarı kartı gösterdikten eliyle işaret ediyor, orada da yaptın uyardım diyor. Farkındalık dedik. Bu çok güzel, hakemlikte işte uyarı özel uyarı olur, genel uyarı olur, sarı kart tam oturur. Gösterdiğiniz sarı kartın da oturması lazım. Sarı kartlık faul değil. Oturmadı bence.
Deniz Çoban: Faul var mı burada! Faulü ararsanız zor bulursunuz. Bir oyuncu sahanın herhangi bir yerinde uyarı da almış olsa, 4 tane faul de yapmış olsa, bunu hakem faul olarak değerlendirirse hiçbir şeye sokamaz. Hiçbir şekilde bu sarı kart olmaz. Bu 5. faulü olsa bile oturmaz sarı karta.
Bülent Yıldırım: Bu sarı kart olmaz. Sadece faul yeterli.
“SARI KART ATLANDI”
Sara’nın Cham’a faulünde kart gerekir mi?
Deniz Çoban: Ayağı kapsayan bir basma var. Sarı kart olmalı. Arkadan yapılan basma hareketi sarı kart olmalı.
Bahattin Duran: Basit düşünmek gerektiğine inanıyorum. Sara, ayağını topa uzattı, oynamaya çalıştı. Burada artık önünde Cham’ın, Sara arkadan ayağı uzattı ve ayağını kapsayacak şekilde bastı. Faulle birlikte sarı kart.
Bülent Yıldırım: Ayağı tam kapsayan güçlü bir basma. Bu bir sarı kart.
“KIRMIZI VERİLMELİ Mİ?”
21. dakikada Ozan’ın Yunus’a müdahalesnde sarı kart kararı doğru mu?
Bahattin Duran: Galatasaray taç atışı kullanacak. Taçın yeri doğru mu, ona bakalım. Ondan sonra da sadece bir değil. Lundstram daha önce Jelert’e faul yaptı. Net sarı kart bu hareket. Sonrasında Ozan’ın yaptığı hareket de net sarı kart. Üzeri olur mu, onu konuşalım. Ozan bir kere riskli bir hareket yaptı. Topla oynama niyeti yok, top gitmiş, rakibini düşürmek tek amacı. Bunu yaparken Ozan’ın hareketi yaralayıcı mı? Riskli bir hareket. Aşil tendonunun üst tarafına, kalf bölgesine ayağı getiriyor. Bir hakem bu fotoğrafı gördü, Ozan’ı ihraç etti. İtiraz etmem. Ben neden sarı kart dedim? Tüm risklerin yanında güç transferini yapmadı. Taç atışının yeri doğru mu, en başta? Teknik alanın 1 metre solunda top taca çıktı. Yaklaşık 4 metre önden attı. Hakemin bunu fark edip, oyuncuyu yerinden atması için uyarması olmalıydı.
“KIRMIZIYA GEREK YOK”
Deniz Çoban: Kaleye çok yakın değilse titiz olunmaz. Ozan’dan önce Lundstram’a da sarı göstermesi lazım. Ozan’a gösterse de dönüp Lundstram’a da göstermeli. Şenol Hoca ile yardımcı hakeme bakın. Şenol Hoca sahanın içinde. Türkiye’de teknik alan konusunda hassasiyet yok. 10-12 defa ihraç edilmesi gereken teknik ekipler varken ihraç edilmedi. Şenol Hoca’yı atmadılar, haksızlık diyemem. 1-2 hakem dışında herkes sineye çekti. Oyun kurallarına göre Şenol Hoca’nın ihracı gerekir. Ozan’ın hareketine kırmızı kart diyebilmemiz lazım için bütününü değerlendirmek lazım. Kırmızı kart olması için yaralayıcı, gaddar, acımasız ve hareketin yoğunluk içermesi lazım. Fotoğrafı durdurunca olmaması gereken bir yere basıyor gibi görünüyor ama hareketin devamı yok. Pozisyonun bütününde kırmızı karta yer yok. Vidayla en hassas yere yapmış Ozan ama yoğunluk yok. Bu sarı kart. Lundstram’a da sarı kart.
“TAÇ GERİ ALINABİLİRDİ”
Bülent Yıldırım: “Hakem, tacı geri alabilirdi. Eleştirmem. Oyuncunun niyeti çabuk çabuk oyuna başlamak. Orta alan burası, kaleye yakın değil. Eleştirmem. Lundstram’ın Jelert’e yaptığı hareket tabanla, yoğunluğu yüksek Ozan’ın hareketinden.”
“SARI KART YETERLİ”
Bülent Yıldırım: “Tam otursa kartın rengini konuşuruz. Net, tartışmasız sarı kart. Ozan’ın hareketi çelmeleyip düşürmek. Acımasızlık, gaddarlık yok. Çok riskli bir hamle. Hakem yanılıp kırmızı gösterebilirdi. Sarı kart yeterli.”
“KOL SÜRTÜYOR, SARI OLMALI”
25. dakikada Yunus Akgün’ün Cham’a müdahalesinde faul kararı yeterli mi?
Bahattin Duran: “Yunus, rakibinin boyun bölgesine kolunu yasladı, sonra yakın mesafeden sürtürüp devam edecek. Sarı kart tartışmasız. Üstünün olması için şiddet olması lazım. Yüz bölgesinde her zaman aranmaz ama oyun içinde ikili mücadele ama kolunu sürttüğü için sarı kartı kabul ediyorum. Gelip dirsekle vursa kırmızı diyecektim.”
“HAKEM FAUL BİLE VERMEDİ”
Deniz Çoban: “Bu bir ciddi faullü oyun. Ciddi faullü oyun, top için mücadele ederken rakibe yapılan yaralayıcı müdahaleyi tarif eder. Bu bir ciddi faullü oyunsa, yüze yapılan hamlenin etkisini değerlendirmek gerekir. Top için mücadele etmiyorken yaptı derseniz kırmızıya gidersiniz. Bu konu tartışmalı. Bu bence de şiddetli hareket, ciddi faullü oyuna daha yakın. Bu temelde sarı kart, fazlası olur mu, hakem yorumuna girer. Ben de turuncu kart olduğunu düşünüyorum. Hakem faul çalıp sarı kart gösterseydi sorun yoktu. Hakem faul bile vermedi.”
“SARI OLMALIYDI”
Bülent Yıldırım: “Top için fiziksel bir mücadele. Kontrolsüz faul. Sarı kart mutlaka verilmeliydi.”
“KARTA GEREK YOK”
27. dakikada Abdülkerim’in Banza’ya yaptığı harekette faul yeterli mi, kart gerekir mi?
Deniz Çoban: Kaleye uzak, taç çizgisi kenarında, umut vaad eden atak yok. Sportmenlik dışı faul yok. Kontrolsüz faul yok. Stoper ile forvet arasında böyle mücadele olur. Sarı kart gerekmez.
Bahattin Duran: Çok net faul, kart gerekmez.
Bülent Yıldırım: Umut vaad eden atak yok. Sadece faul yeterli.
“FAUL KARARI YANLIŞ”
Galatasaray’ın ilk golü öncesinde Banza, Sara’ya faul yapıyor mu? Faul kararı doğru mu?
Bahattin Duran: Faul kararı yanlış. Ayağının içiyle Banza topa temas etti, rakibine herhangi bir müdahalesi, faulü yok. Rakibine vurmuyor. Ayağının içiyle topu kontrol edip aldı, söktü. Banza topu söktükten sonra da bir müdahalede bulunmadı. Bu pozisyonda oyunun devam etmesi gerekirdi. Bu pozisyonda faul yok.
Deniz Çoban: Banza, kaval kemiğiyle Sara’ya bir müdahalesi olabilir mi, olabilir. Vurmak başkadır, temas başkadır. Futbol temas oyunudur. Top kazanmaya çalışırken illa temas olur. Banza o kadar temiz topu çekiyor ki, illa bir temas olur. Burada faul yok.
Bülent Yıldırım: Faul kararı yanlış. Hakem şanssızlığı. Banza’nın hareketini çelmeleme görmüş, yanılmış.
“DÖRDÜNCÜ HAKEM, SARI KART”
Sallai’nin Cham’ın yüzüne müdahalesi var mı?
Bahattin Duran: Müdahale var. Sarı kart gerekirdi.
Deniz Çoban: Dördüncü hakem görmeliydi.
Bahattin Duran: Dördüncü hakem yardımcı olmalıydı.
“YÜZDE 100 ÇIKTI DENEMEZ”
Trabzonspor’un Ozan Tufan ile bulduğu ikinci golde top auta çıktı mı?
Deniz Çoban: “Gol çizgisi teknolojisi bunu çözemiyor, sadece kale direkleri arasını değerlendirebiliyor. Aut çizgisini ölçemiyor. Bu şehir efsanesi. Bu top çizgiyi geçti mi, geçmedi mi, yüzde 100 emin olabilmek için sadece ve sadece kale direği hizasındaki kameradan bakmak lazım. Hepsi yanıltır. Gol çizgisi teknolojisinde ‘aaa gol’ diyoruz, santimle geçmemiş oluyor. Çizgiyi geçmiş olabileceği hissi uyanıyor ama yüzde 100 kanaat edemiyoruz. Bu pozisyon günahıyla sevabıyla yardımcı hakemin vicdanındadır. Yardımcı hakem, çok doğru yerden bu pozisyonu izliyor.”
“VAR’IN KABAHATİ YOK”
“Bu pozisyonla en son tartışılacak kişi VAR’dır. Neden? VAR’ın bu ve buna benzer pozisyona müdahale edebilmesi için çok net, 15-20 cm çıkmış, çıktığı yüzde 100 olan pozisyona karışır. VAR, bu pozisyona karışamaz. Bakıp çıkmış diyeceğiniz pozisyonda topun izdüşümü 1 milim bile olsa çizgiye değmiş olabilir. Dünyada kime sorarsanız sorun, VAR karışamaz der, çıkar işin içinden. Yardımcı hakeme güvenmek dışında yapabileceğimiz hiçbir şey yok.”
“BİR AÇIDAN ÇIKMIŞ, BİR AÇIDAN ÇIKMAMIŞ”
Bahattin Duran: “Top çıkmamış gibi gözüküyor. Topun 1 milimetre izdüşümü bile çizgiye değiyorsa top oyunda kabul edilir. Topun çizgiye temas etmesi gerekir. Topun izdüşümünün çizgiye 1 milimlik teması bile çıkmadığı anlamına gelir. Sonuç, evet bir açıdan bakıyoruz, top net çıkmış gibi görünüyor. Birkaç açıdan bakıyoruz, çıkmamış gibi görünüyor.”
“BU TOP ÇIKMAMIŞ”
Bülent Yıldırım: VAR sisteminde maç görevlisinin verdiği kararın aksini ispat edemezseniz, saha görevlisinin kararı kesindir. VAR böyle bir tespit yapamıyor. 1 açıdan çıkmış izlenimi yüksek, 3 açıdan çıkmamış izlenimi yüksek. VAR müdahil olamaz. Deneyimime göre söylüyorum, bu top çıkmamış.
TOPUN ÇAPI
Bahattin Duran: “Topun çevresi 2pr, 2pr’den 10.82’ye geliyor yarıçap, 22 cm olur büyük r.”
“11 SANTİM ÇİM GÖRMELİYİZ”
Deniz Çoban: Tam çıkmış olması için 11 santim çim görmemiz lazım yani.
“PENALTI DOĞRU”
Galatasaray’ın kazandığı penaltıda karar doğru mu?
Bahattin Duran: Penaltı kararı doğru.
Deniz Çoban: Penaltı kararı doğru.
Bülent Yıldırım: Penaltı kararı doğru.
“PENALTI YOK”
73. dakikada Mendy’nin ceza sahası içinde Mertens’e müdahalesinde devam kararı doğru mu?
Bahattin Duran: Tabana hafif bir temas var. Vurmak için değil o. Devam, ihlal yok.
Deniz Çoban: Dikkatsiz bir temas var, top bambaşka yere gidiyor. Mertens avantaj yitirmiyor. Devam kararı doğru.
Bülent Yıldırım: Devam.
“FAUL VE SARI KART”
Topsuz alanda Mendy’nin Mertens’e hareketi faul mü, devam kararı doğru mu?
Bahattin Duran: Topsuz alanda müdahale. Faul ve sarı kart gerekli.
Deniz Çoban: Faul ve net sarı kart.
Bülent Yıldırım: Faul ve net sarı kart. Boynundan alıp geriye doğru çekmiş.
“PENALTI VERİLMELİ MİYDİ?”
Muslera’nın Banza’ya müdahalesinde ihlal var mı, penaltı gerekir mi?
Deniz Çoban: Muslera’nın gecikmiş bir hamlesi var. Banza topa kafa vuruyor. Muslera’nın hamlesi, futbolun sınırları içerisinde. Yumruk yapıp enseye kafaya vursa ihlal olur. Muslera topa ulaşmaya çalışıyor, avuçlarının içi rakibe geliyor. Devam kararı doğru.
Bahattin Duran: Devam kararı doğru. Sırtına hafif bir müdahale var.
Bülent Yıldırım: Devam kararı doğru. Tokat vursa, yumruk çıkarsa her türlü penaltı olurdu.
“KIRMIZI KART GEREKİR Mİ?”
Osimhen’in müdahalesi sonrası Mendy sarı kart gördü, fazlası gerekir mi?
Bahattin Duran: Net bir sarı kart. Trabzonsporlu oyuncunun yetişme ihtimali var.
Deniz Çoban: Sağdaki Trabzonsporlu oyuncunun yetişme şansı var. Sarı kart doğru.
Bülent Yıldırım: Sarı kart yeterli.
“OFSAYT VERİLMEDİ, İPTAL GEREKMEZ”
90+7. dakikada direkten dönen pozisyonda Batshuayi ofsaytta mı?
Deniz Çoban: Batshuayi ofsaytta. Top taca çıkacak. Ofsayt bayrağını kaldırmalıydı. Taçtan sonra Mertens’e yapılan hareket faul. Sonuç odaklı gidiyoruz. O ofsaytı kaçırmış, 3-3 bitmiş, kimse ‘ofsayt kaçtı, taca gitti, geldi, faul oldu, gol oldu’ demeyecek. Sonuç odaklı. Gol olunca 3 önceki pozisyonda ofsayt gündeme geliyor.
Bahattin Duran: Bu pozisyon ofsayt. Topla da oynuyor, ofsayt gerçekleşiyor. Muhtemelen yardımcı şüphelenmiştir. Bu top taca çıktı sonrasında. Taçtan sonra Mertens’e yapılan hareket faul. Golde ihlal yok. Maç içinde her şey arka arkaya. Taça, ofsayta, auta, kornere dikkat etmek gerekiyor. Çünkü sonuç odaklı değerlendiriyoruz.
Bülent Yıldırım: Net bir ofsayt, bayrağın kalkması gerekirdi.
GENEL DEĞERLENDİRME
Deniz Çoban: Hakem Kadir Sağlam 6 sarı kartı atlamış, 2 tane fazla vermiş. Ortak fikrimiz. 8 sarı kart hatası bu seviye için fazla. 90 dakika boyunca kontrol hep elindeydi. Kontrolü kaybetmedi. Kendinden emin kararlar verdi.
Bülent Yıldırım: 4-3 biten maçta oyuna katkı sağladı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Taraflar 1-1’lik eşitlikle sahadan birer puanla ayrıldı. Bu beraberliğin ardından puanını 25’e yükselten kırmızı-siyahlılar 6. sırada yer aldı. West Ham ise haftayı 19 puanla 14. sırada tamamladı.
Enes, bu sezonki 2. golüne ulaşırken, üst üste 2 lig maçında da gol sevinci yaşadı.
Bournemouth, ligde bir sonraki hafta 22 Aralık Pazar günü Manchester United’a konuk olacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Futbol maçlarında ateşli taraftar grupları, bugüne kadar tarihe damga vuran birçok koreografiye imza attı. En çok dikkat çeken koreografiler arasında Süper Lig’in devlerinin hazırladıkları şovlar da yerini aldı. İşte tarihe damga vuran koreografiler…

BORUSSIA DORTMUND

BARCELONA

BORUSSIA DORTMUND

LEGIA VARŞOVA
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Senegalli oyuncu, maçın ardından sosyal medya hesabından bir paylaşım yaparak yaptığı hareketten dolayı özür diledi.

“ÖZÜR DİLERİM”
Ba, “Bugün Fenerbahçe ile deplasmanda oynadığımız karşılaşmada kırmızı kartla sonuçlanan pozisyon nedeniyle üzgün olduğumu belirtmek istiyorum. Oyunun temposu ve stadyumun atmosferinin de etkisi ile ne yazık ki kabul edilemez bir davranışta bulundum. Bu sebeple başta faule maruz kalan rakip oyuncu Edin Dzeko olmak üzere sahada eksik bıraktığım tüm takım arkadaşlarımdan ve Başakşehir camiasından özür dilerim” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
2026 Dünya Kupası elemelerinde heyecan başlıyor… ABD, Meksika ve Kanada‘nın ortaklaşa düzenleyeceği 2026 FIFA Dünya Kupası için Avrupa elemeleri grup kura çekimi bugün 14.00’te Zürih’te FIFA merkezinde yapıldı. Peki merakla beklenen Türkiye’nin rakipleri kim oldu?

Kura çekimine 2. torbadan giren Türkiye, mart ayında Uluslar Ligi’nde A Ligi’ne yükselmek adına Macaristan ile play-off oynayacağı için 4’lü grupta yer aldı.

Toplam 54 ülkenin katılacağı kura çekimiyle,6’sı 5 takımlı, 6’sı ise 4 takımlıtoplam 12 grup belli oldu.

Toplam 48 takımın mücadele edeceği2026 Dünya Kupası’na Avrupa’dan 16ülke katılım hakkı kazanacak.

İŞTE TÜRKİYE’NİN GRUP ELEMELERİNDEKİ RAKİPLERİ
A Milli Takım, Dünya Kupası Elemelerinde E Grubu’nda yer aldı. İşte rakiplerimiz…
– İSPANYA / HOLLANDA GALİBİ
– GÜRCİSTAN
– BULGARİSTAN
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kış mevsiminde genelde koyu renkler giymek isteriz. Fakat pastel renklerin de kış mevsimine oldukça yakıştığının da hepimiz farkındayız. Bizce özellikle paltolarda pastel tonları tercih etmek kombininizi her zamankinden daha canlı gösterebilir.

Havuç pantolonlar kışın mutlaka gardırobunuzda olmalılar. Bunun sebebi botlarla kolayca kombinlenebiliyor olmaları. Ayrıca kazakların bluzan gibi içeri konulmasıyla havuç pantolonların duruşu daha da güzelleşiyor. Kemerle uyumlu bir bot veya çizme tercihinde bulunursanız kombininiz daha şık duracaktır.

Yün/suni kürk görünümlü mantolar özellikle kot pantolonlarla çok hoş duruyorlar. Biz görseldekine benzer mantolarla krem rengi/ekru çantaları da çok yakıştırıyoruz. Kombinize biraz renk katmak için bu önerimizi de dinleyebilirsiniz.

Krem/ekru pantolonlar kuşkusuz birkaç senedir kışı renklendirmek için en çok tercih edilen parçalardan biri. Barbie pembesi de yükselişte olan bir trend olduğundan kış mevsimine de uyarlanabilir. Bu sayede mevsim kışken hiç de koyu tonlarda bir kombin yapmamış olacaksınız.

Gömlek üstüne sweatshirt kombinleriyle birlikte yakanıza takacağınız bir aksesuar kombininizi oldukça şıklaştırır. Kat kat giydiğinizden bulunduğunuz mekana göre kıyafetinizde değişiklik de yapabilirsiniz.

Tabii ki koyu tonlarda bir kombin de olmazsa olmaz. Kar ve yağmurun olmadığı günlerde spor ayakkabıları kullanabileceğiniz bir kombin yapmak oldukça basit. Yine kat kat giyebileceğiniz parçaları büyük kalıpta seçmek rahat etmenizi de sağlar.

İşte kışın yapabileceğiniz diğer kombin önerileri…





Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cildin bariyer fonksiyonu çeşitli olumsuz etkenlere maruz kalır. Cildi korumayı ve gençleştirmeyi vadeden ürünler ve çoğunlukla kremler, cildin en dış katmanı olan bariyer kısmına etki eder. Cilt bariyerini onaran kremleri tanımadan önce, “Cilt bariyeri nedir?” sorusunun cevabına bakmakta fayda vardır. Cildimiz, her biri vücudu korumada önemli işlevleri olan katmanlardan oluşur. En dış katman, bir tuğla duvar gibidir. Harç benzeri lipitlerle birbirine bağlanan sert hücrelerden oluşur. Lipid tabakası kolesterol, yağ asitleri ve seramidler içerir. Tuğla gibi düşünülebilecek deri hücrelerinin içinde keratin ve doğal nemlendiriciler bulunur. İşte bu katman, bizim cilt bariyerimizdir. Bu olağanüstü ince duvar aslında oldukça hayati bir fonksiyona sahiptir. Cilt bariyerinin, her türlü zararlı çevresel toksin ve patojenin cilde nüfuz etmesini ve vücudumuza zarar vermesini engelleme fonksiyonu vardır. Cilt bariyeri ayrıca vücuttaki nemi tutar. Cilt bariyeri sağlığımız için önemlidir ve korunması gerekir.
Cilt bariyerini iyileştirmek için nelere dikkat edilmeli?
Sıkça el temizliği yapılması bir ipucu olsa da “Cilt bariyeri neden bozulur?” sorusunun cevabı merak konusudur. Öncelikle, cildin bariyerini nelerin bozduğuna göz atmak gerek. Cildimiz her gün, çoğu vücudumuzun dışından ve bazıları da içeriden gelen tehditlere maruz kalır. Cilt bariyerini şunlar etkiler;
• Çok nemli veya çok kuru bir ortam
• Alerjenler, tahriş edici maddeler ve kirleticiler
• Çok fazla güneşe maruz kalma
• Alkali deterjanlar ve sabunlar
• Sert kimyasallara maruz kalma
• Aşırı yıkama
• Psikolojik sıkıntılar ve stres
• Atopik dermatit veya sedef hastalığı gibi cilt problemlerine yatkın hale getirebilen genetik faktörler
Cilt bariyeri, hafif asidiktir. Bu asit mantosu, cilde zarar verebilecek ve enfeksiyonlar ile diğer cilt rahatsızlıklarına yol açabilecek zararlı bakteri, virüs ve mantarların büyümesine karşı bir tür tampon oluşturmaya yardımcı olur. Cildin asitliği, cildin iyileşmesi ve onarımı sürecindeki bazı etkileşimler için gereklidir. Bu açıdan yaraların etrafındaki asit örtüsünü korumak özellikle önemlidir. Bazen diyabet veya idrar kaçırma gibi durumlar cildin asit dengesini bozabilir ve ciltteki asit tamponunu zayıflatabilir. Bu koşullar için uzman önerisiyle daha asidik ürünler kullanılır. Cildin asitliği sağlığımızı birçok açıdan etkiler.
Cilt bariyerinin bozulduğu nasıl anlaşılır?
Cilt bariyerinin hasar gördüğünü gösteren bazı ipuçları vardır. Bunlar;
• Kuru, pullu cilt
• Kaşıntı
• Pürüzlü ve renksiz yama görünümleri
• Akne veya hassas, iltihaplı alanlar
• Bakteriyel, viral veya mantar türü cilt enfeksiyonları
Cilt bariyerini güçlendirmek veya onarmak için nelere dikkat etmeli?
Birçok ürünü birden içeren karmaşık bir cilt bakım rutini uyguluyorsanız, her gün kullandığınız farklı kimyasal bileşikler cilt bariyerinizi zayıflatıyor olabilir. Gerçekten hangi ürünlerin gerekli ve etkili olduğunu öğrenmek için bir dermatologla görüşerek cilt analizi yaptırmanız ve ihtiyaçlarınıza uygun krem ve temizleyiciler kullanmanız yerinde olur. Peeling yapıyorsanız, cildinizin peeling ürününe ve kullandığınız yönteme nasıl tepki verdiği konusunda hassas bir gözlemci olun. Hassas cilde veya koyu ten rengine sahipseniz hafif bir peeling ürünü ve yumuşak bir bez kullanmanız daha uygun olabilir. Bazı ovalama yöntemleri ve fırçalar cilt bariyerinize geçici olarak zarar verebilir.
Cilt bariyerini korumak için, kullandığınız cilt bakım ürünlerinin pH oranına dikkat etmeniz de önemlidir. Cildin hassas kılıfı, 5,7 pH civarında gezinir. Bazı cilt ürünlerinin pH’ı 3,7 oranından 8,2 oranına kadar değişebilir. Araştırmacılar, cildinizin doğal pH’ına yakın ürünler kullanmanızı tavsiye ediyor. Cildin pH’ını sağlıklı bir seviyede tutmak dermatit, akne ve candida mantarı gibi rahatsızlıklardan korumaya yardımcı olur.


Cilt bariyerini güçlendiren yağlar ve nemlendiriciler nelerdir?
Cildin bariyer fonksiyonunu korumak ve onarmak için kullanılabilecek birçok ürün bulunur. Bunlar bitkisel yağlar, seramid içeren nemlendiriciler ve hyalüronik asit gibi bileşenler içeren kremler, gliserin ve vazelin içerikli ürünler olarak özetlenebilir.
Bitkisel yağlar
Bazı bitkisel yağların cilt bariyerini onarmaya ve ayrıca cilt bariyerinin nem kaybetmesini, dolayısıyla bozulmasını önlemeye yardımcı olabileceği ortaya konmuştur. Bu yağların çoğu antibakteriyel, antienflamatuar ve antioksidan etkilere de sahiptir.
Cilt bariyerinizi korumak ve güçlendirmek için kullanabileceğiniz en etkili bitkisel yağlar şunlardır;
• Jojoba yağı
• Hindistancevizi yağı
• Badem yağı
• Argan Yağı
• Hodan yağı
• Kuşburnu yağı
• Ayçiçek yağı
• Soya fasulyesi yağı
Bitkisel yağları cildinizde kullanmanın birçok yolu vardır. İçerik olarak bu yağlardan bir veya daha fazlasını içeren kremler ve losyonlar uygulayabilir ya da az miktarda yağı avucunuzun içine dökebilir ve ardından emilene kadar cildinize nazikçe masaj yapabilirsiniz.
Seramid içeren nemlendirici ve cilt bakım ürünleri
Son zamanlarda sıkça sorulan “Seramid nedir?” sorusunun cevabı, cilt bariyerini korumakla doğrudan ilgilidir. Seramidler, üst derinin en üst katmanında yoğun miktarda bulunan mumsu lipidlerdir. Cilt bariyerinin neredeyse yarısını seramidler oluşturur. Harç görevi üstlenerek cildin yapıtaşlarını korur ve cildin bariyer fonksiyonunun sürmesine ve korunmasına yardımcı olurlar. Cilt bariyerinin sağlıklı çalışması için seramidler çok önemlidir. Seramid içeren kremler ve ürünler, zayıf bir cilt bariyerinin neden olduğu kuruluk ve kaşıntıyı iyileştirmeye yardımcı olabilir. Özellikle de sivilce ve akne probleminiz varsa, seramidli nemlendiriciler de sizin için uygun olabilir çünkü akne tedavileri, ciltte kuruluk ve kızarıklık bırakabilir.
Hyaluronik asit, vazelin veya gliserin içeren nemlendiriciler
Kuru cilt yaygın bir sorundur ve sıklıkla önerilen çözüm, nemlendirici kullanmaktır. Gliserin içeren nemlendirici kremler veya vazelin, tıkayıcı türde bir nemlendirme sağlar. Tıkayıcı türde bir nemlendirici, cildinizdeki su kaybını azaltarak cilt bariyerine yardımcı olabilir. Bu tarz ürünler, cildinizde nemi tutmaya yardımcı olan ince bir film tabakası bırakır. Böylece cildinizin nem kaybı yüzde 99’a varan oranla önlenebilir.
Tıkayıcı türde nemlendiriciler gibi, standart nemlendirici kremler de cildin bariyer fonksiyonunu iyileştirebilir. Hyaluronik asit, gliserin ve bal içeren ürünler arasında cildinize uygun özellikte ürünler denemeniz cildin nemini korumaya yardımcı olabilir.


Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>38 YAŞINA GİRDİ
Geçtiğimiz gün sevgilisiyle kimseyi umursamadan poz verdikleri kırmızı halıda öpüşen Nara, 38’inci doğum günü için çılgın bir parti verdi.
HAVUZA ATLADI
Ünlü isim, kendisinden 13 yaş küçük sevgilisi L-Gante vile öpüşerek havuza atladığı anları da sosyal medya hesabından paylaşmayı ihmal etmedi.

Sosyal MedyaMauro IcardiGalatasarayWanda NaraDoğum GünüMagazinMedyaSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çift Colorado’nun Vail kentinde tatildeyken yaşanan olay sonrası Kelly erken ayrıldı ve o günden beri birbirlerini görmedikleri belirtildi. Bebeğin Mart 2025’te dünyaya gelmesi bekleniyordu.
38 yaşındaki Fox ve Kelly (gerçek adı Colson Baker), 2020’de Fox’un eski eşi Brian Austin Green’den ayrılmasından kısa süre sonra ilişkiye başladı. Çiftin ilişkisi aldatma söylentileri ve şeytani ritüeller iddialarıyla çalkantılı geçti.
Ocak 2022’de nişanlanan çift, birbirlerinin kanını içtiklerini açıklamıştı. Kelly’nin Fox’a tasarlattığı nişan yüzüğü çıkarıldığında acı verecek şekilde yapılmıştı. Fox daha sonra “şeytan tapıcısı” veya “kötü cadı” olmadığını açıklayarak bu ritüellerin yanlış anlaşıldığını söyledi.
Fox, geçtiğimiz günlerde yayımlanan “Pretty Boys Are Poisonous” adlı kitabında, 2022’de Kelly’den olan bebeğini düşürdüğünü açıkladı. Good Morning America’ya verdiği röportajda “Hayatımda hiç böyle bir şey yaşamamıştım. Üç çocuğum var ve bu durum ikimiz için de çok zordu” dedi.
Fox, kitabında 10 haftalık bir kız bebeği beklerken yaşadığı ultrason deneyimini ve kaybın acısını şiirlerle anlattı.

Machine Gun KellyHollywoodMegan Fox3-sayfaMagazinYaşamFox
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
HABERLER.COM’A BİR ÖDÜL DAHA
Her yıl olduğu gibi bu yıl da birbirinden değerli isim ve kurumların ödüllendirildiği törende Haberler.com “Yılın Haber Sitesi” ödülüne layık görüldü. Ödülü, Genel Yayın Yönetmenimiz Av. Bedia Teymur adına sunucumuz Melis Yaşar aldı.

“HER YIL ÖNE ÇIKAN FİRMALARI TİTİZLİKLE SEÇİYORUZ”
Muğurtay törene ilişkin, “21. yılımızda, sektörün lider dergisi olarak, evlilik sektöründeki yılın başarılı firmalarını ödüllendirmek bizler için büyük bir onur. Başvurular arasında her yıl öne çıkan firmaları büyük bir titizlikle seçiyoruz. Değerlendirmelerimizi yaparken, firmaların yıl içerisindeki başarılarını, sektöre kattıkları yenilikçi değerleri ve genel performanslarını göz önünde bulunduruyoruz. Bazen, sadece bir yılını doldurmuş bir firma, gösterdiği başarı ve yenilikçi yaklaşımıyla bulunduğu bölgede sektöre büyük katkı sağlıyorsa, bu gece ödül alabiliyor. Gelin Damat Dergisi Ödülleri’ne uygun bulunan firmalar, ödüllerinin yanı sıra Gelin Damat Dergisi’nde özel reklam yayınlama fırsatı da elde ediyor. Bu, markalarının görünürlüğünü artırırken sektördeki prestijlerini pekiştiren önemli bir avantaj sağlıyor.” ifadelerini kullandı.
Bedia TeymurYönetmenMagazin3-sayfaMedya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

“LÜTFEN SİL”
Boluğur’un paylaşımı takipçileri tarafından beğenilmedi. Fotoğrafa çok sayıda “Sil”, “Gerçekten bunu beğendin mi?”, “Lütfen sil bak yalvarıyorum” gibi yorumlar yapıldı.
Merve BoluğurSosyal Medya3-sayfaMagazinMedyaYaşamcadı
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ÖZLEM CANKURTARAN KİMDİR?
Avukat Hasan Öztürk ve Mimar Tuna Öztürk çiftinin kızı olan Özlem Cankurtaran, Ordu’nun Ünye ilçesinde dünyaya geldi. Başarıyla mezun olduğu lisenin ardından İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’ne girmiş ve tıbbi doktorluk hayatına başladı. Mezuniyetin ardından mecburi hizmet yeri olan Tokat Erbaa İlçesi Doğanyurt Köyünde çalışma hayatına atıldı. Mecburi hizmeti Tokat Erbağ’da yaptıktan sonra Göğüs Cerrahisi alanında uzmanlığını tamamladı.
İhtisasını ise Yedikule Göğüs Cerrahisinde tamamladı. Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Bölümünde Fizikokimye Profesörlüğü, Çaba Derneği Yönetim Kurulu Üyesi görevini üstlenen Dr. Özlem Cankurtaran, TRT Haber’de Hasta Yakını isimli programını sundu. 2015 – 2019 yılları arasında Onursal Başkanı olduğu Çaba Derneği’nde faaliyet gösterdi.
Sağlık alanındaki başarısının yanı sıra, Özlem Cankurtaran akademik kariyerine de büyük önem vermiştir. Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü’nde Fizikokimya profesörlüğü unvanını kazanarak bilim dünyasında önemli bir yer edinmiştir.

DR. ÖZLEM CANKURTARAN ÖLDÜ MÜ?
Çaba Derneği Dr. Özlem Cankurtaran’ın vefat haberini, “Çaba Derneği Onursal Başkanı Dr. Özlem Cankurtaran’ı kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Cenazesi 12 Aralık Perşembe günü Zincirlikuyu Camii’nde kılınacak öğle namazına müteakip Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilecektir. Başımız sağ olsun.” sözleriyle duyurdu.
Çapa Tıp FakültesiKültür SanatSoğuk HaberMagazinYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

DİZİNİN KONUSU
Aynı işte çalışmaktan başka ortak noktası olmayan üç kadının, evliliklerinde kendilerine biçtikleri roller ellerinden alındıktan sonra, ayakta kalabilmek için birbirlerine tutunmalarının hikayesi anlatılıyordu.
TelevizyonEvlilikMagazinYaşamSanatDiziNOW
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
VEFAT HABERİNİ SOSYAL MEDYADAN DUYURDU
Geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda annesinin vefat haberini duyuran Mahsun Kırmızıgül “Canım annem Faike Arık’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyorum. Cenazesi Diyarbakır Selahattin Eyyubi Camii’nde, öğle namazına müteakip kılınacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

ÖZCAN DENİZ DE KATILDI
Defi işleminin ardından ünlü şarkıcı, annesi için mevlid okuttu. Milliyet’in haberine göre, annesinin acısıyla yıkılan Mahsun Kırmızıgül’ü sevenleri yalnız bırakmadı. Kırmızıgül’ü ziyaret edenler arasında uzun yıllardır küs olduğu Özcan Deniz’in de bulunması dikkatlerden kaçmadı.

TEŞEKKÜR MESAJI YAYINLADI
Zor günler geçiren Kırmızıgül, sosyal medya hesabından annesiyle çocukluk yıllarında çekilen bir kareyi yayınlayarak şunları ifade etmişti: “Annemin vefatı dolayısıyla bu zor günlerimde yanımda olan, sevgisini ve desteğini esirgemeyen herkese yürekten minnettarım. Cumhurbaşkanımızdan ana muhalefet liderlerine, bakanlarımız ve milletvekillerimizden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımıza, sanat ve iş dünyasındaki kıymetli dostlarımdan Diyarbakır ve Bingöl’deki hemşehrilerime kadar herkesin varlığı bize güç verdi. Acımızı paylaşan, arayıp soran, mesaj gönderen, çiçek yollayan, cenazemize ve mezarlığımıza kadar gelerek yanımızda olan, taziyelerimize katılan tüm dostlarıma, arkadaşlarıma ve sevenlerime en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca basın mensuplarına, medya sektöründe emek verenlere, müzik ve sinema dünyasındaki dostlarıma bu süreçte gösterdikleri duyarlılık ve destek için çok teşekkür ediyorum. Acımızı paylaşan, bizleri yalnız bırakmayan her birinize sonsuz şükranlarımı sunarım. Sizin desteğiniz, bu zor günlerde benim için en büyük teselli oldu. Teşekkür ederim.”
Mahsun KırmızıgülÖzcan DenizYönetmenMagazin
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>32 yaşındaki Gomez, Çarşamba günü Instagram hesabından yaptığı paylaşımda “Sonsuzluk şimdi başlıyor” yazarak pırlanta yüzüğünün yakın çekim fotoğrafını, piknik düzenini ve Blanco ile gülümseyen fotoğraflarını paylaştı. 36 yaşındaki Blanco ise paylaşıma “Hey durun… Bu benim eşim” yorumunu yaptı.
Çiftin nişan haberini Taylor Swift, Jennifer Aniston, Gwyneth Paltrow, Cardi B, Lil Nas X ve Julia Michaels gibi ünlü isimler kutladı. Taylor Swift esprili bir yorumla “Evet, ben çiçekçi kız olacağım” derken, Jennifer Aniston “Tatlım!! Tebrikler canım!” mesajını paylaştı.
Yaklaşık bir yıl önce ilişkilerini açıklayan çift, “Single Soon” (2023) ve “I Can’t Get Enough” (2019) gibi şarkılarda birlikte çalışmıştı. Gomez o dönem Blanco için “O benim kalbimin mutlak her şeyi” ifadesini kullanmıştı.
Blanco da Mayıs ayında katıldığı “The Drew Barrymore Show”da Gomez hakkında övgü dolu sözler söylemişti: “O dünyanın en iyi, en samimi insanı. Her şey çok gerçek. Her sabah uyandığımda ona doğru yürürken aynadan kendime bakıyorum ve ‘Buraya nasıl geldim?’ diye düşünüyorum.”
Eski bir Disney yıldızı olan Gomez, son olarak “Only Murders in the Building” ve “Emilia Pérez” yapımlarındaki performanslarıyla Altın Küre adaylığı kazandı. Blanco ise Rihanna, Katy Perry, Maroon 5 ve Britney Spears gibi yıldızların hit şarkılarının söz yazarı olarak tanınıyor.
Bloomberg’e göre, 5 yıllık kozmetik markası Rare Beauty’nin sahibi olan Gomez, 1.3 milyar dolarlık net değeriyle ABD’nin en genç kendi kendini var eden milyarderleri arasında yer alıyor.

Selena GomezÜnlüler3-sayfaMagazinMüzikYaşamOnly
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“FİLM ÜZERİNE SOHBET EDEMİYORSAN BU İLİŞKİ DEĞİLDİR”
Hadise, “Yakışıklılık önemli değil. Filmi izledikten sonra o kişiyle film üzerine sohbet edemiyorsan, bu bir ilişki değildir.” dedi. Hadise‘nin bu sözlerinin üzerine yönetmen Şenol Sönmez ile ilişki yaşaması dikkat çekti.

Bir erkekte aradığı başlıca özellikleri sıralayan Hadise şöyle konuştu:
SADIK
“Her anlamda sadık olmalı. Örneğin bir yemekten seni rahatsız edecek şekilde bir kadına bakmamalı. Bir kadını beğenmek başkadır. Ben de bazen bir kadına bakıp ‘Ne kadar güzel bir kadın’ diyorum ama partnerini rahatsız edecek şekilde bakmamalı.”
DESTEKÇİ
“Çok önemli”
SABIRLI
“Benimle olmak. Çünkü”
KOMİK
“Kesinlikle komik olmalı. İlişki yaşadığım erkeğin komik olması bence ikimiz için de büyük bir ilham kaynağı. Çünkü o, beni de besliyor”
SORUMLULUK SAHİBİ
“Sorumluklarının farkında olmalı”
YönetmenMagazinHadise
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SELENA GOMEZ EVLENİYOR MU?
Selena Gomez ve Benny Blanco, 2023 yılının sonunda başlayan ilişkilerini uzun süre gözlerden uzak yaşamayı tercih etmişti. Gomez, geçtiğimiz yıl verdiği bir röportajda Blanco ile olan ilişkisini “Hiç bu kadar güvende hissetmemiştim, bu harika bir his” sözleriyle anlatmıştı. Blanco’nun ona herkesten daha iyi davrandığını ifade eden Gomez, ilişkisi için “O benim her şeyim” ifadelerini kullanmıştı.
Selena Gomez, evlenme teklifi aldığı anı sosyal medyada “Sonsuzluk şimdi başlıyor” notuyla paylaştı. Benny Blanco ise bu mutluluğunu “O benim eşim” diyerek hayranlarıyla paylaştı. Bu romantik açıklamalar, kısa sürede milyonlarca beğeni ve yorum alarak sosyal medyada gündem oldu.

The Howard Stern Show’a konuk olan Benny Blanco, Gomez hakkında “Ona baktığımda… Bundan daha iyisinin olduğu bir dünya hayal edemiyorum” diyerek sevgisine olan bağlılığını dile getirdi. Blanco’nun bu duygusal açıklamaları, çiftin ilişkilerindeki güçlü bağın bir kanıtı olarak görülüyor.
İkili, sadece özel hayatlarında değil, kariyerlerinde de birlikte çalışmayı sürdürüyor. Selena Gomez ve Benny Blanco, 2019 yılında “I Can’t Get Enough” adlı şarkıda bir araya gelmiş ve hayranlarından büyük beğeni toplamıştı. Son olarak, “Single Soon” adlı projede birlikte çalışan çiftin bu iş birliği, profesyonel hayatlarında da uyumlu olduklarını gösteriyor.
Selena Gomez ve Benny Blanco’nun nişan haberi, hayranları arasında büyük bir heyecan yarattı. Çiftin birbirine olan sevgisi, sosyal medyada geniş yankı buldu. Gomez’in bu önemli kararı, hayranları tarafından desteklenirken, çiftin düğün hazırlıklarına dair detaylar da merakla bekleniyor.
Selena GomezSoğuk HaberMagazinYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ZENGİN HASTALIĞI OLDU
Eskiden obezitenin fakir hastalığı olduğunu, günümüzde ise zengin hastalığına dönüştüğünün altını çizen Prof. Dr. Cindoruk, “Örneğin Amerika’da fast food ağırlıklı bir beslenme var. Hazır gıdalarla besleniyorlar. Amerikalılar da bizim gibi çok TV seyrediyor ve TV karşısında yemek yiyor. Bu da hareketsizlik ve aşırı yemek yemeye neden oluyor” dedi.

EGE USULÜ BESLENİN
Prof. Dr. Cindoruk, “Ege usülü ve Akdeniz tipi beslenin” diyerek, şu önerilerde bulundu: “Ömür boyu diyet öneriyoruz. Zeytinyağı ve sebze ağırlıklı diyetler bunlar. Kesinlikle spor yapılmalı. Düzenli yürüyüş şart. Uyku kalitesi de önemli. Stresle baş etmek çok önemli. Obezite, toplumsal bir olay. Kanser kadar önemli.”

DOĞUDA MİDE KANSERLERİ BATIDA KARACİĞER YAĞLANMASI
BUyıl UGH Kongresi’nde ‘Doğu-Batı Sentezi’ konsepti ile Asya, Avrupa, Amerika görüşlerinin karşılaştırılarak, gastroenterolojide ‘Doğu-Batı Buluşması’nın sağlanması amaçlandı. Bu kapsamda Prof. Dr. Cindoruk’a ülkemizin batı ve doğusunda görülen sindirim sistemi hastalıklarının farklılık gösterip, göstermediği soruldu. Bakın, Prof. Dr. Cindoruk, bu soruya ne yanıt verdi: “Doğu Anadolu’da sindirim sistemi kanserlerini daha çok görüyoruz. Mide kanseri, yemek borusu kanserleri daha fazla. Çünkü sıcak çay içimi çok yaygın. Tütsülü gıda tüketimi çok yaygın. Sıcak çay yemek borusu mukozosunu yakıyor. Güneydoğu’da ise hepatitler yaygın. Batıda ise karaciğer yağlanması daha fazla.”
AMELİYATSIZ OBEZİTE TEDAVİSİ
PROF. Dr. Cindoruk, gastroenteroloji uzmanlarının ameliyatsız, endoskopik yöntemlerle obezite tedavisi yaptıklarını da belirterek “Tabii bu konsey ile oluyor. Her branştan doktor muayenesinin ardından multidisipliner bir yaklaşımla yapılıyor. Biz endoskopi ile mide balonu yapıyoruz. 6 ay veya 1 yıl süreyle bu balon midede kalıyor. Sonra çıkarıyoruz. Mide bütünlüğünü bozmuyor. Hasta beslenme alışkanlığını düzene soktuğunda kilosunu da veriyor. Ayrıca, endoskopi ile girip, mide içine dikiş atıp, çeperini küçültüyoruz. Böylece yeme miktarı azalıyor. Mide botoksunu ise biz dernek olarak çok önermiyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEVLET HEKİMLERİN YANINDA
Kongreye, merdiven altı uygulamalarla savaşta, hekimlere destek vermek için Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü, Reklam Kurulu Başkanı Avni Dilber de katılarak, “Devlet ve hekimler hep beraber bunlarla savaşacağız” dedi.
Medikal Estetik Tıp Derneği (MESTDER) Başkanı ve Medikal Estetik Hekimi Dr. Yasemin Savaş, Türkiye’nin estetik tedavilerde önemli bir merkez haline geldiğini belirterek, şunları söyledi:
“Türkiye, sağlık hizmetleri ihracatında dünyada ilk 10’da medikal turizmde ise ilk 5’te yer yer alıyor. Türkiye, sağlık turizmi alanında önemli bir global oyuncu.”

HEDEF 2 MİLYON SAĞLIK TURİSTİ
Sağlık Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı’nın yönetmelik ve teşvikleri sayesinde, Türkiye’deki sağlık kuruluşlarının sayısının hızla arttığını belirten Dr. Savaş, “Aralık 2023 itibarıyla yetkili sağlık kuruluşu sayısı 4 bin 786’ye ulaştı ve bu artışın devam etmesiyle Sağlık turizmi gelirleri, 2003 yılında 203 milyon dolar seviyesindeyken, 2022’de 2,2 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde, sağlık için seyahat eden turist oranı da yüzde 0.9’dan yüzde 2.3’e çıktı. Bu yılın hedefleri ise 2 milyon sağlık turisti ve 3 milyar dolar gelir olarak belirlenmiş durumda” dedi.

İHBAR EDİN
Merdiven altı medikal estetik uygulamalar konusunda dernek olarak alınan tedbirlere işaret eden Dr. Savaş, şöyle dedi:
“Ruhsatsız merkezlerde ve hekim dışında işlem yapılan merdiven altı uygulamalar ciddi sağlık riskleri doğuruyor. Biz de bu kapsamda günden güne artan bu tür merkezlerin açığa çıkması amacıyla hem Sağlık Bakanlığı’yla ortak hareket ediyor hem de halkımızı da kendi sağlıkları için bu farkındalığa dahil ederek, 0543 266 63 78 numaralı ihbar hattımızı aramaları için teşvik ediyoruz.”

ESTETİK YAŞI ERGENLİĞE KADAR İNDİ
Medikal Estetik Derneği Başkan Yardımcısı ve Medikal Estetik Hekimi Dr. Alp Mamak da medikal estetik uygulamalarına olan ilginin arttığını belirterek, şöyle dedi: “Ancak bu talebin ergenlik dönemine kadar inmesinin, sosyal medyanın gençler üzerindeki etkisiyle ‘kusursuz görünüm’ arayışının yaygınlaşmasının, fiziksel ve ruhsal sağlığı olumsuz etkileyebileceği yönünde endişelere yol açmaktadır.”
Dr. Mamak, 18 yaşından önce estetik müdahalelerin yapılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Bunun iki temel nedeni var. Birincisi fiziksel. Ergenlik dönemi, vücudun hâlâ gelişim gösterdiği bir süreç. Bu dönemde yapılan müdahaleler, vücut gelişimi tamamlanmadan kalıcı sonuçlar yaratabilir ve ileride doğal görünüme zarar verebilir. İkincisi ise psikolojik tarafı. Çünkü medikal estetik uygulamalar, bireyin özgüvenine ve benlik algısına da etki edebilir. Ergenlerin sosyal medya etkisiyle bu uygulamalara yönelmesi, geçici bir güzellik trendine kapılma riskini de getiriyor” dedi.

EN ÇOK İLGİ DUDAK DOLGUSUNA
Medikal Estetik Hekimi ve Medikal Estetik Derneği Genel Sekreteri Dr. Bora Özcan ise son yıllarda popüler hale gelen dudak dolgusu uygulamalarına dikkat çekti. Dr. Özcan; Türkiye’de dudak dolgusunun, estetik pazarının önemli bir kısmını oluşturarak, sosyal medya etkisi ve estetik uygulamalara olan ilginin yükselmesiyle büyük bir talep gördüğünü ifade etti.
Dr. Özcan, “Sosyal medyanın etkisiyle, pürüzsüz ve parlak ciltler, orantılı yüz ve vücut hatları gibi güzellik anlayışı belirgin bir şekilde bu yöne evrildi. Bunun sonucunda, ameliyatsız medikal estetik işlemler daha fazla tercih edilmeye başlandı. Dudak dolgusu da bunların başında geliyor. Çünkü dudak aynı zamanda dişilik sembolüdür. Tahminlere göre, dudak dolgusu uygulamaları, Türkiye’deki estetik pazarında yüzde 20 ila yüzde 30’luk bir paya sahip ve bu durum dudak dolgularını en çok tercih edilen uygulamalarından biri haline getirmiştir” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
5 YAŞA DİKKAT!
Çocukların hayatlarının bir döneminde idrar kaçırmanın doğal olduğunu belirten Prof. Dr. Özel, “Yaklaşık 1.5 ve 3 yaş civarında çocuklar idrarını hissetmeye başlar. Bu döneme kadar çocuklar bezlidir. 5 yaşın üstünde idrar kaçıran çocuk varsa bu bir sorun demektir” diye konuştu.

ÇOCUKLARINIZI SUÇLAMAYIN
PROF. Dr. Özel, ebeveynlere şu tavsiyelerde bulundu: “Bu durum, çocukların sosyal yaşamlarını etkileyebilir ve akran zorbalığı riskini artırabilir. Ailelerin, çocuklarına karşı suçlayıcı bir tutum sergilememesi gerekir. Üstesinden gelebilmek için uzman görüşü alınmalıdır. Genellikle toplumumuzda gözardı edilen, saklanan ve kendiliğinden geçeceği düşünülerek, önemsenmeyebilen bir sağlık sorunudur. Ancak bazı durumlarda altta yatan idrar yolları ile ilgili bir hastalığın belirtisi olabilir. Böyle olmasa bile çocuğun sağlıklı psikolojik gelişimi ve sosyalleşmesi üzerinde olumsuz etkileri olabileceğinden en hızlı şekilde tedavi edilmesi önem taşımaktadır.”

GECE VE GÜNDÜZ FARKI
Çocuklardaidrar kaçırmanın, gündüz ve gece olmak üzere 2 farklı şekilde gözlemlendiğini belirten Prof. Dr. Özel, şunlara dikkat çekti: “Gece idrar kaçırma, sinirsel gelişimin yavaşlamasına bağlı olarak gelişen primer veya stres kaynaklı gelişebilen sekonder tip olarak 2’ye ayrılır. Primer gece kaçırma, genellikle genetik yatkınlıkla ilişkilidir ve sinir sisteminin olgunlaşmasıyla her yıl yüzde 15 oranında kendiliğinden düzelme gösterebilir. Bu durum, çocuk 15 yaşına geldiğinde genellikle yüzde 1’e kadar azalır. Sekonder gece kaçırma ise en az 6 ay boyunca kuru geçen bir dönem sonrasında başlar ve çoğunlukla stresle ilişkilidir. Gündüz idrar kaçırma ise genellikle mesane kontrol sorunları ve bazı davranışsal problemlerden kaynaklanır; çocuk sıkışma anında kıvranma, bacaklarını çaprazlama gibi tepkiler gösterebilir. Ayrıca dikkat eksikliği, kaygı bozukluğu gibi durumlar da gündüz idrar kaçırmada etkili olabilir.”
HASTA ÖYKÜSÜ VE TESTLERLE TEŞHİS EDİLİYOR
PROF. Dr. Özel, çocuklarda idrar kaçırma sorununu doğru teşhis edebilmek için öncelikle ayrıntılı bir hasta öyküsü aldıklarını belirterek, “İdrar kaçırmanın gece veya gündüz, aralıklı veya sürekli olup olmadığı gibi detaylar öğrenilir. Ayrıca ailede benzer durumların olup olmadığı, çocuğun tuvalet alışkanlıkları, varsa psikolojik stres faktörleri gibi bilgiler değerlendirilir. Fiziksel muayenenin yanı sıra, idrar yolu enfeksiyonları veya doğuştan gelen ürolojik problemleri kontrol etmek için çeşitli testler yapılır. İdrar tahlili, idrar kültürü, ultrason ve işeme testi gibi yöntemler kullanılmaktadır” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GÖRME KUSURLARINI DÜZELTİYOR
Prof. Dr. Şener, ‘eksi 10’ derecelere varan görme kusurlarının bile bu tedavi yöntemiyle düzeltilebildiğini ve tedavi sonrası hastaların saatler içerisinde günlük yaşamlarına devam edebildiklerinin altını çizerek, göz tedavilerindeki devrim niteliğindeki bu tedavi yöntemleriyle ilgili şunları söyledi: “Korneada, 2 mm’lik kesiden yapılan bu tedavi, hastanın kornea yapısını etkilemiyor. Kesinin 2 mm gibi küçük bir boyutta olması sebebiyle iyileşme süreci çok hızlı oluyor. Türkiye’de 10 yıldır uygulanan bu tedavi korneanın en emniyetli noktasına yapıldığı için korneanın mimarisi hiç bozulmuyor. SMİLE tedavisinin, birinci jenerasyon olan PRK, No-Touch ve ikinci jenerasyon LASİK tedavilerinden ayrışarak daha güvenli olmasının sebebi budur.”

ROBOTİK CERRAHİ KULLANILIYOR
Yaklaşık 30 yıldır uygulanan lazerle göz bozukluklarının düzeltilmesi tedavilerinde ilk kez robotik cerrahinin kullanıldığını belirten Prof. Dr. Şener, “SMİLE tedavisinin güncellenen versiyonu olan SMİLE Professional yönteminde robotik cerrahi ilk kez kullanılıyor. Bu sayede gözdeki görme kusurunun düzeltilmesi için gerekli olan süre 10 saniyeye kadar düşüyor. Eski nesil tedavilerde olduğu gibi hasta, yarı kapalı, rahatsız edici bir ortamı andıran cihazlara yatırılmıyor. Hastanın göz hizasına getirilen robotik kollar yardımıyla yapılan cerrahi uygulamada, gözleri damla yardımıyla uyuşturulmuş olan hasta, belirgin bir rahatsızlık duymadan işlem sona eriyor” diye konuştu.

18 YAŞ ÜSTÜNE UYGULANIYOR
BU tekniklerin önceki nesil lazer tedavilerinde de olduğu gibi 18 yaş altına uygulanmadığının altını çizen Prof. Dr. Şener, şu önemli bilgileri paylaştı: “18-21 yaş arasında bir hastaya lazer uygulamak istiyorsak bu hastanın son bir yıl içinde göz numarasının hiç değişmemiş olduğunu bilmek istiyoruz. Ama 21 yaştan sonra böyle bir kriterimiz yok. Göz yapısı uygun olan 21-40 yaş arası hastalara lazer tedavisi uygulayabiliyoruz. 40 yaşından sonra özel bir durum olmadığı sürece lazer uygulamıyoruz. Akıllı mercek gibi tedavileri tercih ediyoruz.”

ÖNCE OPERASYON ERTESİ GÜN DUŞ
30 yıldır uygulanan PRK ve No-Touch gibi yüzey lazerlerde birkaç gün zor dayanılacak kadar yanma ve sulanmalar yaşanabildiğini belirten Prof. Dr. Şener, şunları söyledi: “SMİLE lazer tedavisi sonrasında 3-4 saat kadar hafif bir yanma ve sulanma yaşanabiliyor. SMİLE Professional tekniğinde ise 1-2 saate kadar düşüyor. Hasta hemen aynı gün normal hayatına dönebiliyor. Enteresan olan şu; hasta, daha sonra gözüne ellese bile gözüne zarar verme ihtimali yok. Ertesi gün duş ve spor yapabiliyor. Bilgisayar kullanabiliyor, hiçbir sakınca olmuyor. Hasta ertesi gün kontrole geldiğinde genellikle, çok hafif bir sisli görmesi olduğunu ama çok iyi gördüğünü fark ettiğini ifade ediyor. Yapılan testler de yüzde 100 gördüğünü onaylıyor. Bu hafif sisli görüntü hızla kayboluyor. Tedavi sonrası genellikle 1 ve 6 ay kontrolleri yeterli oluyor.”
KORNEA YAPISI ÇOK ÖNEMLİ
HASTA seçimindeki enönemli kriterlerden birdiğerinin ise kornea yapısı olduğusöyleyen Prof. Dr. Şener, “Kontaktlens ve gözlük atmak için yapılan tümrefraktif lazer cerrahileri kornea yanigözün dışındaki şeffaf tabakada yapılır.Bu tabakanın şekli ve kalınlığı lazeryapılabilmesi için çok önemlidir. Kalınlığıyaklaşık 500 mikron olan bir korneada, gözünsağlığını ve emniyetini bozmamak için korneayıgereğinden fazla inceltmemek gerekir. SMİLElazer tedavisinde, LASİK yöntemindekigibi korneanın beşte biri kalınlığındabir flep oluşturulmuyor. Bu yüzdendaha ince kornealara SMİLE lazeruygulanabiliyor” diyekonuştu.
MİYOPTAN SONRA HİPERMETROBA DA UMUT OLUYOR
SMİLE tedavisinin bugün geldiği aşamada miyop ve astigmatı olan hastalarda düzeltme yapılabildiğini, hipermetrobu olan hastalarda ise tedavinin birkaç hafta içinde başlayacağını söyleyen Prof. Dr. Şener, şöyle dedi: “Miyoplarda 10 dereceye kadar, astigmat’da ise 4 dereceye kadar olan bozuklukların düzeltilmesi mümkün. Çok yüksek numaralarda, örneğin 10 derece miyopta tedavi sonrası 1 numara kalması mümkündür. Ancak miyoplarda 8-9 dereceye kadar astigmatda ise 3-4 dereceye kadar sonuçlar çok iyi olarak kabul ediliyor. Toplamda miyop+astigmat 13-14 dereceye kadar değerde başarılı sonuçlar alabiliyoruz.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
OBEZİTE SALGINI
TGD Başkanı Prof. Dr. Mehmet Cindoruk, obezitenin toplum sağlığını tehdit eden ciddi bir sorun haline geldiğini belirterek, şöyle dedi: “Obezite dünya genelinde hızla artıyor ve salgın boyutuna geldi. Obezite kilo sorunu değil bir hastalıktır. Dünyada gelişmiş ve gelişmemiş ülkeler dahil hepsinde büyük bir sorundur.”

KIRMIZI ALARM VERİYORUZ
Türkiye’nin obezite sıklığı konusunda Amerika ile yarışır hale geldiğini söyleyen Prof. Dr. Cindoruk, “Oranlar neredeyse birbirine yakın. Obezite riskini gösteren haritalandırmaya göre, Amerika da biz de kırmızı işaretliyiz. Verilere göre, toplumumuzun yüzde 30’u obez” dedi. Prof. Dr. Cindoruk, obezitenin sadece fiziksel görünümle ilgili değil sağlık üzerinde de çok ciddi etkileri olan bir hastalık olduğunu belirterek, “Obezite kolon kanseri, meme kanseri, rahim ağzı kanseri gibi kanser türlerinin yanı sıra kalp hastalıkları, diyabet, eklem problemleri, depresyon ve sosyal izolasyon gibi pek çok olumsuz duruma neden olabiliyor” dedi.
AĞLATAN HASTALIK
Prof. Dr. Cindoruk, Irritabl Bağırsak Sendromuyla (IBS) ilgili de “Kovid pandeminde bağırsak hastalıkları çok arttı. Özelikle de Irritabl Bağırsak Sendromu (IBS). Buna ‘Ağlayan bağırsak hastalığı’ diyoruz. Çünkü, yaşam kalitesini bozuyor” dedi.

STRES SİNDİRİM SİSTEMİNİ BOZUYOR
IRRİTABL Bağırsak Sendromu’yla (IBS) ilgili Türk Gastroenteroloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin şunları söyledi: “IBS, hayatı tehdit eden bir hastalık değildir, ancak kişilerin günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Özellikle tekrarlayan karın ağrısı, gaz, şişkinlik, ishal veya kabızlık gibi semptomlar bireylerin sosyal ve iş hayatını zorlaştırabilir. Bu nedenle, hastalığı küçümsememek ve semptomları kontrol altına almak için profesyonel yardım almak son derece önemlidir.” IBS’nin temelinde beyin ve bağırsak arasındaki iletişimdeki hassasiyetin yattığını vurgulayan Prof. Dr. Çekin, “Stres, bu hassasiyeti artırarak bağırsak hareketlerini hızlandırabilir ya da yavaşlatabilir. Bu da ishal, kabızlık, şişkinlik gibi semptomlara yol açabilir. Bu nedenle stres yönetimi, IBS tedavisinin önemli bir parçasıdır” dedi.

MİKRO PLASTİKLER BAĞIRSAKLARI SARDI
“Batı tarzı beslenme, bağışıklık sisteminin dengesini bozuyor” diyen UGH Kongre Başkanı Prof. Dr. Aykut Ferhat Çelik, inflamatuar bağırsak hastalıklarının (İBH) arttığına dikkat çekerek, şöyle dedi: “Mikro plastikler dünyanın her tarafına yayılmış durumda. İster istemez her şeyiyle bunları alıyorsunuz ve vücut bunları farklı bir antijen olarak gördüğü için, onlara karşı reaktif bir davranış içerisine giriyor. Aynı zamanda bu toksinlerin, bağırsaktaki yararlı floraya da zararlı etkileri oluyor. Flora değiştiğinde immün sistem, kendisiyle barışık bir flora görmediğinde ve devamlı tehdit algıladığında aktive oluyor. Bu da immün sistemde, özellikle bağırsakta olmak üzere ülserlere, kanamaya, darlıklara ve korkunç sonuçlara yol açabiliyor.” İBH’nın Türkiye’de görülme sıklığında ciddi bir artış gözlemlendiğinin altını çizen Prof. Dr. Çelik, “Modern yaşam tarzı, hastalığın genetik yatkınlığı olan bireylerde tetiklenmesine neden olan önemli risk faktörlerini beraberinde getirdi. Batı tarzı beslenme, yüksek oranda işlenmiş gıdalar, endüstriyel kirlilik ve toksinlere maruz kalma, sigara, kronik stres gibi çevresel faktörler bağışıklık sisteminin dengesini bozarak, hem hastalığın ortaya çıkmasında hem de şiddetinde etkili olabilmektedir” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İŞTE O FAYDALAR;
Bağırsak sağlığını destekler
Bazı kanser türlerine karşı korur
Bağışıklığı arttırır
Kilo vermeye yardımcı olur
Göz sağlığını artırır
Sağlıklı kan basıncını destekler.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
VAKALAR NEDEN ARTTI?
‘Yürüyen zatürre’ vakalarının neden artığını ise Prof. Dr. Dağlı, şöyle açıkladı: “Yürüyen zatürrenin artması 4-8 yılda bir salgın yapan bir mikroorganizmanın yeniden kendini göstermesine bağlı. Ancak hijyen kurallarına dikkat etmeden kalabalık ortamlarda uzun süre bulunmanın da etkisi var.”

MİKROPLAZMA MİKROBU TEHLİKESİ
Prof. Dr. Dağlı, mikroplazma mikrobu ile temastan 15-25 gün sonra belirtilerin başladığına dikkat çekerek, “2-4 gün içinde ağırlaşır. Derin nefes almayla artan göğüs ağrısı, öksürük nöbetleri, ateş, titreme, boğaz ağrısı, baş ağrısı, yorgunluk, diğer belirtiler kaybolduktan sonra bile devam eden halsizlik olur” dedi.

AKCİĞERDE YAMA GÖRÜNTÜSÜ
Hastalık tanısının, fizik muayene ve akciğer röntgeni ile konulduğunu belirten Prof. Dr. Dağlı, “Zatürrede röntgen filminde tek bir etkilenmiş alan görünürken, bunda akciğerde yama tarzında dağılmış birçok etkilenmiş alan vardır. Zatürrede ateş yüksektir, balgamlı öksürük vardır, bunda ateş düşüktür, kuru öksürük vardır. ‘Yürüyen zatürre’ yüzde 5 – 10 oranında zafürreye dönebilir” dedi.
ENFEKSİYONLARI TAKLİT EDİYOR
‘YÜRÜYEN zatürre’nin en sık okul çocuklarında görüldüğünün altını çizen Prof. Dr. Dağlı, “Ateş, yorgunluk, baş ağrısı, kuru öksürük ,kulak ve sinüs enfeksiyonu, boğaz ağrısı, krup, cilt döküntüsü gibi belirtiler gösterir. Hastalık 1 ila 4 hafta sürebilir. Bronş aşırı duyarlılığı veya astımı olan çocuklarda vizing dediğimiz hırıltılı nefes alma başlayabilir. 5-15 yaş grubu çocuklarda ve 40 yaş altı erişkinlerde daha sık görülür. Hastalığın belirtileri diğer solunum yolu enfeksiyonlarını taklit ettiği için çoğu kişi hastalığı ayakta fark etmeden geçirir” diye konuştu.
BU HASTALIĞI ZATÜRREDEN AYIRAN NEDİR?
ÇOK çeşitli zatürre tipleri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Dağlı, “Yürüyen zatürre’ en hafif olanıdır, yatak istirahati veya hastane yatışı gerektirmez. Okullarda, yatakhanelerde, askeri kışlalar, hasta bakım evleri gibi kalabalık yaşanan ortamlarda sık görülür” dedi.
UZUN SÜRELİ YAKIN TEMASLA BULAŞIYOR
HASTALIĞIN öksürük ve hapşırık ile yayıldığını belirten Prof. Dr. Dağlı, şu uyarılarda bulundu: “Bu kişiler, hastalandıklarının farkında olmadan 10 güne kadar bulaştırırlar. Araştırmalar ancak çok yakın ve uzun süreli temasın bulaşa neden olduğunu göstermiştir. Uzun süreli yakın temastan kaçınmak ve hijyene dikkat etmek önemlidir. Hastalık, uzun süreli yakın temasla bulaşsa da toplu taşıt, okul gibi yerlerde bulaşın çok olabileceği unutulmamalıdır.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
NANE, REFLÜYÜ TETİKLEYEBİLİR
Mide ve sindirim sistemi sorunu olanlarda özellikle bazı bitkilerin aşırı tüketimi mideyi tahriş edebilir. Kış çayları içinde bulunabilen nane, mide ekşimesi ve asidik reflüyü tetikleyebilir. Kekik bazı mide problemlerini kötüleştirebilir. Mide ülseri veya gastrit gibi rahatsızlıkları olan kişilerin zencefilden kaçınması tavsiye edilir.

EKİNEZYA ALERJİYİ ARTIRABİLİR
Soğuk algınlığına karşı sıklıkla kullanılan ve bağışıklık destekleyici bir bitki olan ekinezya, bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara veya yan etkilere yol açabilir. Otoimmün hastalıklar (örneğin lupus, romatoid artrit gibi) bulunan bireylerde ekinezya, bağışıklık sistemini daha da aktive edebilir ve bu durum hastalığın alevlenmesine yol açabilir. Çiçek polenlerine duyarlı bireyler için alerjik reaksiyon riski bulunmaktadır.

MEYAN KÖKÜ HİPERTANSİYON HASTALARINA İYİ GELMİYOR
MEYAN kökü, hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlarla etkileşime girebilir. Ekinezya ve mürver gibi bazı bitkiler, bağışıklık sistemini uyararak, bağışıklık baskılayıcı ilaçlarla etkileşime girerek, tedavi etkinliğini azaltabilir.
KANSER ÖYKÜSÜ OLANLAR PAPATYAYA DİKKAT!
ANTİVİRAL, antiinflamatuar ve sakinleştirici özelliği ile bilinen papatya ise hormonları etkileyebilecek bazı bileşikler içerebilir, hormona duyarlı kanser öyküsü olan bireyler dikkatli kullanmalıdır.
ZENCEFİL HAMİLELERDE DÜŞÜK RİSKİNİ ARTIRIYOR
Hamilelik ve emzirme dönemi anne ve bebek sağlığı açısından çok hassas bir dönem. Hamilelikte mide bulantıları için yaygın kullanımı olan zencefilin fazla tüketimi, düşük riski veya erken doğum gibi olumsuz sonuçlarla ilişkilendirilebiliyor. Ayrıca kanama riskini artırabileceğinden zencefilin aşırı (günlük 1 gramdan fazla) kullanımı tavsiye edilmez.
ANTİDEPRESAN İÇİYORSAN TARÇIN KULLANMA
Bazı bitkiler özellikle tarçın ve kekik, serotonin seviyelerini etkileyebiliyor. Bu nedenle antidepresan ilaçlarla birlikte kullanımına dikkat edilmesi gerekir.
TARÇIN, KARACİĞERİ ZORLAYABİLİR
TARÇIN antidiyabetik ilaçlarla etkileşime girerek, kan şekerinin aşırı düşmesine neden olabilir. Bu yüzden şeker hastalığı olan kişilerin tarçın kullanımına dikkat etmeleri ve kan şekeri düzeylerini takip etmeleri önemlidir. Yüksek miktarda tarçın tüketimi karaciğer üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.
FAZLA IHLAMUR BAŞ DÖNMESİ YAPIYOR
YATIŞTIRICI ve rahatlatıcı özellikleriyle bilinen ıhlamur fazla tüketildiğinde uyuşukluk ve baş dönmesine yol açabiliyor. Bu durum dikkat gerektiren işlerde riskli olabilir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
UZAK GÖRÜŞTE BÜYÜK TEHLİKE
Doç. Dr .Tanrıverdi, miyopinin neden arttığını şöyle açıkladı: “İnsanların kapalı ofis ortamlarında daha fazla zaman geçirmesi, dış ortam aktivitesinin azalması, artan ekranlı araç kullanımı ve yakın aktivite sayılabilir. İnsan evrimi gereği dış ortamda yaşayan ve aralıklı olarak uzak ve yakına bakan bir canlıdır. İnsanlar kapalı mekanlarda yaşamaya başladıkça uzağa bakış oldukça azalmakta ve uzak görüş buna paralel olarak evrimsel zaman içinde zayıflamaktadır. Bu da gözün kırma kusurlarını artırmaktadır.”

TEDAVİ SEÇENEKLERİ
Günümüzde kırma kusuru olan hastalarda 4 tip güncel tedavi yöntemi olduğunun altını çizen Doç. Dr. Tanrıverdi, şunları söyledi: “Bunlar gözlük, kontak lens, göz içi mercekler ve lazer tedavisi seçenekleridir. 18 yaşın altında bu problemi olan hastalara en sıklıkla gözlük ve kontak lens kullanımı önerilmektedir. Daha büyük hastalarda ise göz içi mercek ve lazer ameliyatı seçeneği de gündeme gelmektedir. Bu hasta grubunda hastanın yaşı, kaç diyoptri kırma kusurunun olduğu, mesleği, günlük aktivitesi, göz kornea tabakasının kalınlığı ve anatomisi, gözyaşı eksikliğinin olup olmaması, başka sistemik ya da göz hastalığının varlığı gibi etkenler hastalara hangi tedavi yönteminin en uygun olacağı hakkında bize yol haritası oluşturur. Her hastada tedavi öncesinde bu faktörlerin mutlaka dikkate alınması ve yapılacak tedavinin bu etkenlere göre planlanması gereklidir.”

SMILE PRO İLE 10 SANİYEDE OPERASYON
SON dönemde SMILE cihazı ve tekniği daha da gelişerek SMILE Pro olarak isimlendirilen daha hassas ve hızlı, robotik bir cerrahi olarak karşımıza çıktığını belirten Doç. Dr. Tanrıverdi, “Yeni nesil SMILE Pro cihazı ile ana cihaz gövdesinden hareket eden robotik kollar yardımı ile ameliyat yapılmakta, böylelikle hastalar herhangi bir tünel ya da cihazın içine girmemektedirler. Bu yöntem sayesinde kapalı alan korkusu olan hastalarda dahi SMILE Pro lazer ameliyatı kolaylıkla uygulanabilmektedir. Ayrıca ameliyatın kritik aşaması olan lazer işlemi 10 saniye kadar kısa sürede tamamlanmakta ve bu durum hastaların ameliyata uyumunu önemli derecede artırmaktadır. Tüm bu güncel lazer tedavilerini ele aldığımızda, SMILE Pro yöntemi ile göz kırma kusurlarının düzeltilmesi oldukça hızlı, hassas, güvenli ve etkili bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem sayesinde hastaların ve hekimlerin lazer tedavisi sonrasındaki endişeleri en aza inmiştir” diye konuştu.
SMILE LAZER İLE NE DEĞİŞTİ?
GÖZÜN kırma kusurlarının tedavisinde son dönemde kullanımı giderek artan ve popüler olan güncel başka bir yöntemin ise SMILE lazer tedavisi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Tanrıverdi, bu yöntemi şöyle açıkladı: “SMILE lazer kullanımı son 10 yılda giderek artmaktadır. SMILE lazer tedavisi diğer iki yöntemden oldukça farklıdır. Bu yöntemde lazer ile korneanın orta tabakasından çok hassas bir lentikül kesisi yapılarak (disk benzeri bir yapı) sadece 2 mm’lik yan kesiden bu lentikül dışarı çıkarılıp hastanın kırma kusuru düzeltilmektedir. SMILE tedavisini eşsiz kılan en önemli özellik bu hastalarda kornea ön yüzeyine geniş bir kesi ve lazer işlemi yapılmaması ve ameliyat sonrası dönemde ilave bir göz kuruluğunun olmamasıdır. Bu durum göz kırma kusurlarının tedavisinde uygulanan lazer yöntemleri için çığır açabilecek bir özelliktir. Çünkü diğer hiçbir yöntemde bu avantaj yoktur. Ayrıca bu yöntemde yara iyileşmesi çok hızlıdır, ameliyat esnasında ağrı olmaz, sonrasında ise gözlerde çok kısa süreli batma yanma görülür. Görsel rehabilitasyon hızla gerçekleşir. Hastalar ameliyat sonrası dönemde oldukça konforludur. Bu ameliyatın ikinci en büyük avantajı ise korneanın biyomekanik direncinin ameliyattan oldukça az etkilenmesidir. Bu nedenle özellikle sporculara, polis ve asker gibi travma riski olan meslek gruplarına, çok ekran kullanan ve kurugöz semptomları olan kişilere uygulanmasında sakınca yoktur.”
EN ESKİ LAZER YÖNTEMİ
PRK lazerin yaklaşık 30 yıla yakındır kullanıldığını söyleyen Doç. Dr. Tanrıverdi, “PRK lazerde korneanın en önünde yer alan epitel dokusu mekanik olarak kaldırılarak, ardından kornea ön yüzeyine lazer uygulanmaktadır. Bu yöntemin en büyük dezavantajı hastaların ameliyattan sonra 2-3 gün süren ağrı ve bulanık görmesinin olmasıdır. Bu hastalarda refraktif sonuçlar genellikle bir ay içinde stabil olmaktadır. Bu nedenle hızlı iyileşme istenilen durumlar için genellikle uygun değildir. Ayrıca çok yüksek kırma kusurlarında uygulandığında kornea ön yüzeyinde görmeyi bozan haze olarak bilinen bulutlanmaya yol açabilmektedir. İlaveten bu hastalarda ameliyat sonrası dönemde göz kuruluğu görülebilmektedir. En büyük avantajı ince korneası olan hastalarda yapılabiliyor olmasıdır. Bu nedenle günümüzde bu yöntem hastanın korneası için diğer iki yöntemin uygun olmadığı durumlarda tercih edilmektedir” dedi.
LASIK LAZER İLE HIZLI İYİLEŞME
DİĞER popüler bir tedavi yönteminin ise kornea ön tabakasından lazer yardımı ile bir flep (tabaka) kaldırılarak korneanın orta tabakasına lazer tedavisinin yapıldığı ve flebin geri kapatıldığı LASIK yöntemi olduğunu belirten Doç. Dr. Tanrıverdi, şöyle dedi: “Günümüzde en çok kullanılan refraktif lazer tedavi yöntemlerinden birisi LASIK tir. LASIK ameliyatları 20 yıla yakındır yapılmaktadır. Refraktif sonuçları oldukça başarılıdır. Ameliyat sonrası dönemde hastalar oldukça konforludur, hızlı bir yara iyileşmesi görülür ve hastalar bir gün sonra bile net görmeye başlarlar. Güvenli ve etkili olduğu yeterince kanıtlanmış bir yöntemdir. En büyük dezavantajı ise göz kuruluğunu bu yöntemde biraz daha sık görmemizdir. Ayrıca korneanın biyomekanik direncini az da olsa etkilediği için ince ve düzensiz kornealarda yapılması çok uygun değildir. Özellikle ekran kullanımı fazla olan meslek gruplarında göz kuruluğu açısından dikkatli olunmalıdır. Bu grup hastaların ameliyat sonrası dönemde 3-6 ay kadar suni gözyaşı preparatları ile desteklenmesinde fayda olacaktır.”
TEDAVİDE 3 TİP LAZER
GÜNÜMÜZDE göz kırma kusurlarının tedavisinde 3 tip lazer kullanıldığını belirten Doç. Dr. Tanrıverdi, ” Bunlar SMILE (Small Incision Lenticule Extraction), LASIK (Laser-Assisted in Situ Keratomileusis) ve PRK (Photorefractive Keratectomy) lazer tedavileridir” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
10 KİŞİDEN 9’U DİŞİ AĞRIMADAN GİTMİYOR
Ağız ve diş sağlığı hastanelerine en çok başvurunun, diş ağrısı nedeniyle olduğunun altını çizen Prof. Dr. Oflezer, şunları söyledi: “10 kişiden 9’u diş hekimine şikayeti olduğunda gidiyor ve genellikle bunu da diş, dişeti veya ağızla ilgili ağrı veya sorun olarak tanımlamakta. Oysa, koruyucu diş hekimliği ile diş ağrımadan hekime gitmeliyiz ki erken ve yaygın koruyucu önlemleri alabilelim.”

3.5 MİLYAR İNSANIN DİŞLERİ KÖTÜ DURUMDA
DSÖ tarafından yayınlanan raporda, Türkiye’nin de yer aldığı 194 ülkenin ağız hastalıklarının kapsamlı bir portresinin oluşturulduğunu belirten Prof. Dr. Oflezer, şu çarpıcı rakamları paylaştı: “Raporda yaklaşık 3,5 milyar insanın ağız hastalıklarıyla yaşadığı ortaya konuldu. Bu rakam dünya nüfusunun neredeyse yarısıdır. En sık görülen ağız hastalıkları diş çürüğü, şiddetli diş eti hastalıkları, diş kaybı ve ağız kanserleri olarak sıralanıyor. Tedavi edilmeyen diş çürükleri tahminen 2,5 milyar insanı etkileyen, dünya çapında en yaygın tek hastalık olarak öne çıkıyor. Verilere göre, dünya nüfusunun üçte birinden fazlası diş çürüğüyle yaşıyor.”

1 MİLYAR KİŞİDE DİŞ ETİ HASTALIĞI VAR
DİŞ kaybının başlıca nedenlerinden biri olan şiddetli diş eti hastalığının, dünyada 1 milyar insanı etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Oflezer “Her yıl 380 bin ağız kanseri vakası teşhis ediliyor. Rapor, küresel halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koyuyor” dedi.
DİŞ FIRÇALAMA ORANLARIMIZ YETERSİZ
GÜNDE en az 2 kere düzenli olarak dişlerin fırçalama oranının Türkiye’de her yaş grubu için yetersiz olduğunu belirten Prof. Dr. Oflezer, şu uyarılarda bulundu: “Düzenli diş fırçalama alışkanlığının sınırlı olmasının yanında diş fırçasına ek olarak çeşitli hijyen ürünlerinin (diş ipi, ara yüz fırçası, gargara, ağız spreyleri vb.) kullanımı da yetersiz. Diş fırçalama alışkanlığı çocuklara yürüme ve yeme alışkanlığı gibi erken yaşlarda kazandırılmalı. Bunun içinde rol model anne ve babalardır.”
KORUYUCU DİŞ SAĞLIĞI ÖNEMLİ
SAĞLIK Bakanlığı’nın yaptığı Türkiye Ağız ve Diş Sağlığı Profili (TADSAP-2018) araştırmasına göre, diş çürüğünün, dünyada olduğu gibi ülkemizde de en yaygın ağız sağlığı problemi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Oflezer, “Koruyucu ağız ve diş sağlığı programlarını güçlendirmemiz gerekli” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gaziantep’e galibiyeti getiren golü 3. dakikada Ivo Grbic (k.k) kaydetti.

Bu sonucun ardından Gaziantep FK 18 puana yükseldi. 3 maç sonra kaybeden Ç. Rizespor ise 19 puanda kaldı.
Ligin 16. haftasında Gaziantep FK deplasmanda Alanyaspor ile karşılaşacak. Çaykur Rizespor ise sahasında Konyaspor’u ağırlayacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“BARIŞ ALPER’E ÇOK ÜZÜLDÜK”
“Çok fazla demeç verme, basında olma gibi konular için zaman ayıramıyorum. Projelere öncelik veriyorduk. Maalesef bugün çok üzüldük. Barış Alper’e geçmiş olsun. Durumunu takip ettim. Öğrendiğim kadarıyla basmanın etkisinden çok sanıyorum dönerken, yan bağlarıyla ilgili esnemeye bakacaklarmış. Umarım korktuğumuz olmaz. Güzel haberleri yarın duyarız. Geçmiş olsun.”
“İSTEMEDİĞİMİZ ÜZÜCÜ BİR OLAY”
“Güzel şeyleri, maçlar üzerinde konuşmak isterdik. Rekabetlerle eğlenelim derken birden, hiç beklemediğimiz, istemediğimiz üzücü bir olayı konuşmak zorunda kaldık. Hakem yöneticisi olarak çok üzgünüm, yöneticilerim de üzgün.”
“POZİSYONUN ŞOKUNU YAŞIYOR, KONUŞUYORUZ”
“Bir seyirci gözüyle diyorum. Pozisyonları tek tek mercek altına almadım. Bir maçta 20’ye yakın pozisyon oluyor. Her bir pozisyonu ilk önce ön değerlendirme yapıyoruz, 24 saat içerisinde mercek altına alıyoruz, hakem hatalarını gözlemci raporunun yanına koyuyoruz. Bu değerlendirmeden muaf söylüyorum, o ana kadar kabul edilebilir düzeyde maç yönetiyordu. Yoksa şu pozisyonda haklıydı haksızdı demek istemiyorum. Onlarla şu ana kadar hiç bakmadım. Tamamen 90+5’teki olayın şokundayız hala ve onu konuşuyoruz.
“VAR ÇAĞIRINCA ‘OH’ DEDİM”
“Hakem VAR tarafından çağrılınca olan hissiyatımı söyleyeyim, açıkçası hakemin görmemiş olmasını yadırgadım ilk anda. Son dakikalarda köşeye sıkıştırılır top, çok normal. Orada oyuncular yoğunlaştığı için, daha aday hakemlikte başlar, eğitimlerde oraya yanaşın, oyuncu orada sizin olduğunu hissetsin, ola ki yanlış yapacaksa hakemin orada olduğunu bilsin ki önleyici hakemlik yapalım, herhangi bir kaza bela olmadan, varsa bir ihlal, orada anında görün diye tembihleriz. Göremedi, olabilir. VAR çağırınca ‘oh’ dedim, VAR görevini yaptı. En büyük korkumuz, VAR’ın fahiş hatayı kaçırması. Bundan çok endişeleniyoruz. VAR hakemi davet edince ben ‘oh, VAR kaçırmadı fahiş hatayı’ dedim. Orada ilk görüntüyü gösterince kırmızı kart ile cezalandırması gerekir diye düşündüm. Başka ihtimal düşünmedim.”
“VAR KAYITLARI İÇİN ÖZEL UYGULAMA…”
“VAR konuşmasının yayınlanması konusu, normalde son maç bitince ve 24 saat geçince. Salı günü akşam yayınlanacaktı. Ancak, böyle bir aciliyet olduğu için acaba hemen yarın yayınlanabilir mi, özel bir uygulama olabilir mi diye düşünebiliriz. Niye bu kural değişmesin, gündeme alabiliriz.”
“VAR HAKEMİNİ ARADIM, KONUŞTUM”
“Bir hafta sonra evime, Ankara’ya döndüm. Riva’da olsaydım, bazen oluyor, maçtan sonra herkes, odayı terk ettikten sonra gidip kontrol ihtiyacı duyuyorum. Maçlar bittikten sonra pazartesi on buçuk civarlarında notlar alıyorum, ofsayt kararlarına da kadar teyit ediyorum. Hakem arkadaşlar da biliyor bunu. Yarın Riva’da olacağım. Hakem arkadaşlarımla konuştum. Maçtan sonra VAR hakemiyle konuştum. Hatırlayabildiğin kadar bana aktarabilir misin dedim. Birebir hatırlaması imkansız her konuşmayı. Büyük oranda arkadaşım aktardı. VAR hakemi prosedür olarak protokole tamamen duymuş. Bu bizim için sevindirici. Son nokta olarak seyrettikten, hangi açıları gösterdiğini, konuşmaları dinledikten sonra bakarız. Şu an gördüğüm protokol gereğini yapmış.”
“KONUŞTUM, BANA ANLATTI”
“Hakem Turgut Doman’ı aradım. Turgut Hoca ile konuştum. Böyle bir olayda, önemli bir şey olursa MHK’yi bilgilendirin deriz. Bu sefer ben aradım. Ekstra bir olay olarak görüyoruz. Arkadaşının davet ettiğini, maç esnasında krampona basma gördüğünü, davet ettiğinde de ilk gördüğü pozisyonda yine krampona basma gördüğünü, bu nedenle kararında kalacağını ifade etti. Çok da sıcak olduğu için çok bir şey sormadım. ‘Peki evladım, görüntülere bak, seyret, yarın konuşuruz’ deyip kapattım.”
“HAKEM ‘KARARIM DOĞRUYDU’ DEDİ”
“Ben hakeme şunu söyledim, ‘6-7 defa gösterdi VAR hakemi, ben ekranda gördüm, 6-7 defa aynı şeyi mi gördün’ dedim. ‘İlk başta gördüğüm buydu, kararda doğru olduğumu düşündüğüm için kararda kaldım’ dedi. ‘Bir daha seyret, konuşuruz’ dedim. Konuşmayı derinleştirmenin manası yoktu orada. Yarın tüm işimiz bu olacak.”
“GENELDE UYGULAMA BU ŞEKİLDE OLMAZ”
“Maçtan 1 saat sonra bir mesaj atmıştım, ‘Müsait olduğunuzda arayın’ demişim. 19.20 civarlarında arkadaşım herhalde otele geçince bana dönmüş. Bu akşam daha fazla görüşmeyi sağlıklı görüyorum. Evlerine gitsinler. Ben de sabah saatlerinde Riva’ya geçerim. Genelde uygulama bu şekilde olmaz. Bugün biraz tabii özel durum olduğu için böyle davrandım ama genel yaklaşımım, maçta arkadaşımız hata yapsa da o konu hakkında çok bahsetmem. Zaten maçtan yeni çıkmış, niye böyle yaptın demek sağlıklı değil. Genelde temas kurmam. Konuşmaları VAR’daki konuşmaları dinleyip yapmak daha mantıklı. Arkadaşlarımla analiz ekibimiz var. Daha fazla pozisyonlar kayıt altına alınabiliyor. Her biri için yorum yapıyoruz. Bazen çözemeyince tüm MHK üyelerinin görüşünü alıyorum. Hala hemfikir olamıyorsak UEFA eğitmenlerinden görüş alıyoruz. Bazen UEFA’daki kişilere de gönderiyoruz görüntüleri, görüş alıyoruz.”
İSTİFA EDECEK Mİ?
“İstifa etmeyi düşünmüyorum. Turgut Doman idari süreçten geçecek. Normal sürecin dışında farklı bir süreç olacak.”
“VAHİM BİR HATA VAR”
TFF Başkanı Hacıosmanoğlu’nun ‘Bana operasyon yapıyorlar’ sözleri..
“Herkes çok sinirli. Cümlelerimi çok dikkatli söylemek durumundayım. Kamuoyuna bir mesaj veriyoruz. Hakemlerin yöneticisi olarak benim böyle bir soruya cevap vermem, yorum yapmam çok zor ve farklı yerlere çekilebilir. Şöyle bir cevap verebilirim; sonuçta bir hadise yaşadık, hakem herkesin üzerinde mutabık kaldığı, küçüğünden büyüğüne herkesin çok net kırmızı kart dediği pozisyona sarı kart verdi. Akabinde VAR teknolojisiyle çağrılıp 6-7 defa izletilip kararında ısrar etmesi, artık o saatten sonra onun bilgi eksikliği, efendime söyleyeyim yetenekle, futbolu bilmekle, niyetle ilgili olup olmadığıyla ilgili yorum yapmak istemiyorum. Vahim bir hata var. Bu hatayı her yönüyle araştırmaya başladık. Yarından itibaren normal sürecin dışında göreceksiniz. Bunu göreceksiniz.”
“BENİM DÖNEMİMDE BİR İLK OLACAK”
“Normalde 3-4 pozisyon izleriz, hakem notun bu, gözlemci notun bu, bize göre notun daha düşük 3 hafta bekleyeceksin, cezan bitince devam edeceksin. Yarından itibaren farklı bir süreç izleyeceksiniz. Bu kadar net olan, VAR hakeminin sana yardım ettiği noktada, bunla ilgili kararında ısrar etmenle ilgili biraz daha fazla detaylı sormak istiyoruz. Arkadaşımızın idari süreçten geçmesi, ilk anda verdiğimiz karar. Normalde böyle şeyleri yazılı sormayız, yazılı soracağız yarın. Sadece bu pozisyonu yazılı soracağız. Diğer pozisyonlarla ilgili süreç prosedürle işler. Bu olay vahamet yaratan, çok net olduğu için, bizleri endişelendirip üzdüğü için anlat arkadaşım diyerek yazılı soracağız. Benim dönemimde yazılı bir sorma olmadı.”
“PMİK ile bir karar aldık. Biz madem kamuoyunu bu kadar işgal ettik, bu kadar üzdüysek buna normal bakmamızın doğruluğu yok.”
TURGUT DOMAN DÜDÜK ASACAK MI?
“Bu detaylı süreci yürüteyim. Kararımı sonra açıklayayım. Şimdi söylemem doğru olmaz. Şu an çok sıcağız, çok sinirliyiz, çok üzgünüz. VAR kayıtlarının incelenmesi, VAR ve AVAR hakemlerinin yazılı bilgisi, yardımcı hakemler ve dördüncü hakemin bilgilerine başvuracağım. Herkesin bilgisini aldıktan sonra, arkadaşlarımla karar alacağız. Sonucunu duyuracağız. Kamuoyunu bu kadar meşgul eden olay için yapmamız gerekiyor.”
“HACIOSMANOĞLU İLE KONUŞTUNUZ MU?”
“İbrahim Hacıosmanoğlu ile görüştünüz mü?”
“Bana pozisyonu ve görüşümü sordu. Ben de anlattıklarımı kendisine aktardım.”
DERBİ HAKEMİ İÇİN YORUM!
“Aklıma istifa gelmedi. Hakem konuşmak üzücü maalesef. Dün çok güzel bir hakemlik örneği sergiledik. Genç arkadaşımız güzel maç yönetti. Mutlu olduk. Derbide Mehmet Türkmen’i başarılı buluyorum.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HEDEFİMİZDE AVRUPA VAR”
3. sezonumdayım, 2 şampiyonluğum var. Bu sene bir de Avrupa hayalimiz de var, Avrupa’da başarılı bir sezon geçirmeyi hedefliyoruz. O hayalle yaşamak güzel. Olur olmaz onu bilemezsiniz ama yapılan yatırımlara bakıldığında hedeflerin buralarda olması gerekiyor, 3 Türk kulübü için de.
“2 YIL SÖZLEŞMEM VAR AMA…”
Galatasaray ile 2 yıl daha sözleşmem var, bu 2 yılda 2 şampiyonluk daha kazanmak kısa vadede hedefim. Birincisi 5. yıldız hedefimiz var, onu gerçekleştiren teknik direktör olmak isterim. Hem de Avrupa’da final oynamak, onu yaşamak çok önemli. Uzun vadede ise Avrupa’da çalışmak istiyorum. Premier Lig gibi Serie A gibi Avrupa’nın önemli liglerinde bir Türk teknik adam olarak çalışmak isterim. Premier Lig’in Avrupa’nın bütün liglerinin önünde olduğunu düşünüyorum, gelirleri de çok yüksek. İtalyanca konuştuğum için Serie A bana daha yakın olabilir.
“F.BAHÇE, MANCHESTER’DAN İYİ OYNADI”
Yakın zamanda bir Premier Lig takımıyla oynadık, onlara karşı ne yapabileceğimizi gördük. Fenerbahçe de Manchester United maçında daha üstün olan taraftı bence. Geçen sene de, bu sene de bence kafa kafaya oynayabildiğimizi gösterdik.
“BEKLERLE İLGİLİ SIKINTI YAŞADIK”
Beklerle ilgili son yıllarda hep sıkıntı yaşadık. Bu sene için Ismail Jakobs ve Jelert transferleri yaptık. Bu sene hep genç oyuncuları transfer ettik. Jakobs ufak tefek sakatlık sorunları dışında bizi çok memnun etmişti. Jelert yaptığımız bir yatırım. 2003 doğumlu. İleriye dönük de bize katkı sağlayabilecek bir oyuncu. Elimizdeki oyunculara göre adapte oluyorum, çözüm arıyorum. Mevcut düzende de bu çözümleri bulduk aslında. Sol beklerin, sağ beklerin olmadığı yerde hep bir çözüm bulduk. Bizim işimiz de çözüm bulmak aslında.
“ÇOK BÜYÜK SAYGISIZLIK”
Biz bir şey olmasa bile hakem konuşuyoruz ülkemizde. Hep konuşulacak herhalde, onun önüne geçemeyeceğiz. Emeğe yapılan saygısızlık bence, her takım için. En ağırı o. Her gün antrenman yapıyorsunuz, haftada iki maç oynuyorsunuz ailenizden uzaksınız, bu kadar zorluk çekiyorsunuz. Sonra bir anda ‘Hakem sayesinde kazandın, şampiyon oldun’ diyorlar. Bu çok büyük bir saygısızlık, kendim için söylemiyorum. Her takım için böyle.
MERTENS’İN SON SEZONU MU?
Geçen sene de aynısını demiştik bir yıl uzattık. Bazen oyuncular da bir yıl devam etmek istiyor. Sezon bittikten sonra bunlar net şekilde olur. Sezon sonu vereceği karar önemli oraya tabii ki hazırlık yapıyorsunuz. Bir hazırlığımızın olması kesinlikle gerekiyor. Ocak ayı sonrası net şekilde göreceğiz.
“2000 KADROSU DAHA İYİ”
2000 kadrosu mevcu kadroya göre daha iyi. Orada ben de oynadığım için oraya biraz şey gidiyor.
“ÇITAYI ÇOK YÜKSELTTİK”
En zor sezonum geldiğim sezondu. Takım oluşturmak, yeni oyuncular… İkincisinde beklenti yükseldiği için zorlandık. Her puan kaybettiğinizde 15 puan kaybetmişsiniz gibi bir etki oluyor. Şu anda herkes mükemmeliyetçi, Galatasaray hep kazanmak ve iyi oynamak zorunda. Şu andaki tek zorluk çıtayı yükseğe koymamız. Mutsuzluğa çok alışkın bir taraftar topluluğu değil.
“MUSLERA’NIN KARARI ÖNEMLİ OLACAK”
Muslera’nın vereceği karara göre bir hazırlığımızın olması gerekiyor. Ama formda, çalışkan ve profesyonel bir kaleci için yaşın bir önemi yok. Buffon mesela 42 yaşında bıraktı. Muslera’nın kararı önemli olacak.
“ELİT STOPERLER İÇERİSİNDE”
Formda ve özgüveni yüksek bir Davinson, elit stoperler içerisinde olur. Direkt olarak van Dijk’tan iyi diyemem ama Tottenham maçında Davinson’un Tottenham’ın tüm stoperlerinden daha iyi bir oyun ortaya koydu.
“OSIMHEN İÇİN DAHA ERKEN”
Osimhen konusu erken. Biraz zaman geçmesi lazım ama niyetimiz belli. Galatasaray her zaman oyuncuları tutmak için elinden geleni yapar. Başkan ve yönetimimiz ellerinden geleni yapacaklardır net şekilde. Ama erken, oyuncunun da kafasını karıştırmadan, futbola odaklı gitmek gerekiyor. En çok hoşuma giden takım oyuncusu olması. Karşı karşıya pozisyonda pas veriyor, benim için değerli şeylerden birisi bu. Savunmaya gelip top çıkarıyor. Bu kadar takımı sahipleneceğini düşünmüyordum.
“ICARDI, ÇOCUKLARA FUTBOLU SEVDİRDİ”
Icardi, Galatasaray’ın taraftar sayısını ve kitlesini çok arttırdı. Çocuklara futbolu sevdirdi. Okullarda bakıyorum; Icardi için Galatasaraylı olanlar var. Futbolun reytinginin çok arttığını düşünüyorum. Bunda Icardi’nin etkisinin çok olduğunu düşünüyorum, varlığı çok önemliydi bizim için. Onun yokluğunu arayacağız, yaklaşık 6 aylık bir süreç. Ancak elimizde çok önemli oyuncular var. Icardi çok önemli bir karakterdi, onu özleyeceğiz.
“MOURINHO’YA GÜLÜP GEÇMEK LAZIM”
Mourinho’nun burada olması çok güzel, rakip olabilmemiz de çok güzel. Bu tür önemli isimlerin değerini bilmemiz lazım. Bir strateji olduğu için o konuşmaları yaptığını da çok net biliyorsunuz. Benim için de konuştu, Galatasaray için de konuştu, diğer takımlar için de konuştu. Bu bir strateji. Siz onu bazen iyi bir şekilde bazen gülerek bazen de farklı şekilde geçeceksiniz ama önemli olan bu tür önemli bir ismin Türkiye’de olması.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AYDİLGE VE İBRAHİM TİLAVER ARASINDA TARTIŞMA ÇIKTI
Aydilge’nin tepkisine ‘Cıstak’ şarkısının yapımcısı ‘Ebo’ takma ismi ile bilinen İbrahim Tilaver, “Sen ‘Kiralık Aşk’ adlı diziye jenerik yaparken kadın bedenini neden düşünmedin diye sorarlar Aydilge” diyerek karşılık verdi.
REKLAM
Aydilge ise, ‘Kiralık Aşk’ dizisi üzerinden Tilaver’e şu sözlerle yüklenmişti: Kendini sorgulamak yerine beni itibarsızlaştırmak için bir açık bulmaya çalışıp, bula bula ‘Kiralık Aşk’ dizisine şarkı yapmamı bulmak oldukça acıklı bir durum. ‘Kiralık Aşk’ şarkımda, cinsiyetçi ya da maddeye tapan hiçbir söz olmadığı gibi, aşkın baş tacı olduğundan ve bir mucize olduğundan, birbirimizin kalbinde kiracı olduğumuzdan bahsetmekteyim. Son derece naif, eğlenceli ve romantik bir parçadır. Dizinin başrol oyuncuları Elçin Sangu ve Barış Arduç da son derece kaliteli, toplumsal cinsiyet ayrımcılığına karşı duran isimlerdir. Dizinin başında Ömer karakterinin izinsiz Defne karakterini öpmesi, ya da senaryoda ”sevgili” olmak için para teklif edilmesi, övünülecek bir şey olarak gösterilmemiş, Ömer öptükten sonra tokadı yemiştir. Zaten para olayı da bütün dizi boyunca en büyük dezavantaj sağlayan durum olarak ortaya konulmuştur. Dizi boyunca Defne ezik bir kadın karakter değil, daha çok hakkını arayan bir kadın olarak temsil edilmiştir. Yani bir şeylerin bir dizide konu edilmesi değildir asıl sorun, bunların olumlu bir şekilde mi yoksa bir sorun olarak mı inşa edildiğidir önemli olan. Bir romantik komedi olan ‘Kiralık Aşk’, (Tabii ki her şeyinden sorumlu olamam ben sadece jenerik şarkısını yaptım) genel olarak kadınların şiddet gördüğü, mafyanın yüceltildiği, para sahibi olmanın karakter sahibi olmaktan daha önemli gösterildiği şarkı ve dizlere göre çok daha masumdur.

GERİ ADIM ATTI VE ÖZÜR DİLEDİ
Tüm bunların ardından İbrahim Tilaverdi, geri adım attı. Tilaverdi, sosyal medya hesabından yaptığı yeni açıklamada tüm kadınlardan özür diledi ve şu ifadeleri kullandı: Anneme verdiğim söz üzerine ocak ayından itibaren şirketimin bünyesinde çıkacak hiçbir parçada kadının objeleştirildiği herhangi bir parçanın çıkmasına izin vermeyeceğim. Geçmişte şirketimiz bünyesinde yayımlanan bu tarz tüm parçalar adına kadınlarımızdan özür diliyorum.
Anneme verdiğim söz üzerine ocak ayından itibaren şirketimin bünyesinde çıkıcak hiçbir parçada kadının objeleştirildiği herhangi bir parçanın çıkmasına izin vermeyeceğim. Geçmişte şirketimiz bünyesinde yayımlanan bu tarz tüm parçalar adına kadınlarımızdan özür diliyorum.
— EBO (@ibrahimtilaver0) December 6, 2024
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şubat ayından beri tüm hafta sonu seyircisi açısından en yüksek rakama ulaşılan hafta sonunda 11 ay sonra sinemaların yüzü güldü. ‘Çakallarla Dans 7’ seyircilere kahkaha dolu anlar yaşatırken sinemaların da destekçisi oldu. Hafta sonu tüm sinemalarda uzun bir aradan sonra toplam 500 bin seyirci baremi aşıldı.
REKLAM
‘ÇAKALLARLA DANS 7’ BİLETLERİ ÇARŞAMBA HALK GÜNÜNDE İNDİRİMLİ!
Sürprizlerle dolu ‘Çakallarla Dans’ın 7.filminde İzmir’e gidip kendilerini altından kalkması zor bir maceranın içinde bulan ekip seyircilere birbirinden komik anlar yaşatıyor. Sinemaların halk günü olan çarşamba günü ise ‘Çakallarla Dans 7’ biletleri yarı fiyatına olacak.

Dünya çapında bir güzellik yarışmasının organizasyonunu üstlenecek olan Çakallar’ın ekibi ‘Dişi Çakallar’ın eklenmesiyle genişliyor. ‘Çakallarla Dans 7’ içinden çıkılması zor fakat bir o kadar da eğlenceli yeni macerasıyla sinema salonlarına imzasını atıyor.

Murat Şeker ve Ali Tanrıverdi imzalı senaryodan çekilen filmin kadrosunda Şevket Çoruh, Timur Acar, Murat Akkoyunlu, Didem Balçın, Toygan Avanoğlu, Diren Polatoğulları, Rojda Demirer, Doğukan Polat, Ege Kökenli, Hakan Bilgin, Ceyhun Yılmaz yer alıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Grubun internet sitesi ve sosyal medya üzerinden açıklama yapan McBrain, “Uzun süre düşündükten sonra, hem üzüntü hem de sevinçle, kapsamlı ve zorlayıcı turne yaşam tarzından geri adım atma kararımı açıklıyorum. Gruba bundan sonra başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Iron Maiden ailesinin parçası olmaya devam edeceğini belirten McBrain, “Uzun zamandır menajerim olan Rod Smallwood ve Andy Taylor’ın benim için düşündüğü çeşitli projeler üzerinde çalışacağım. Ayrıca çeşitli kişisel projeler üzerinde çalışacağım. The British Drum Company, Nicko McBrain’s Drum One, Titanium Tart ve tabii ki Rock-N-Roll Ribs dahil mevcut işlerime ve girişimlerime odaklanacağım! Ne diyebilirim ki? Son 42 yıldır Maiden’la turneye çıkmak inanılmaz bir yolculuktu” dedi.
Ailesine ve tüm sevenlerine teşekkür eden McBrain, “Sadık hayran kitleme, her şeyi değer kıldınız ve sizi seviyorum! Sadık eşim Rebecca’ya, her şeyi sonsuz derecede kolaylaştırdın ve seni seviyorum. Çocuklarım Justin ve Nicholas’a, yokluğumu anlayışla karşıladığınız için teşekkür ederim ve sizi seviyorum! Her zaman yanımda olan arkadaşlarıma, sizi seviyorum! Grup arkadaşlarıma, bir rüyayı gerçeğe dönüştürdünüz ve sizi seviyorum. Geleceğe büyük bir heyecan ve umutla bakıyorum. Yakında görüşmek üzere, Tanrı hepinizi kutsasın ve tabii ki ‘Yaşasın Iron’lar’!” ifadelerine yer verdi.
Iron Maiden grubu tarafından yapılan açıklamada ise, “Maiden her zaman kendi adamını bulur ve zaten seçilmiş olan yeni davulcumuz çok kısa süre içinde duyurulacak” denildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>66 yaşındaki ABD’li pop yıldızı ile 28 yaşındaki eski futbolcu olan erkek arkadaşı Morris’in ekim ayında sessiz sedasız ayrılma kararı aldığı öğrenilmişti.
Soğuk kış günü New York’ta yürüyüş yaparken görülen çiftin yanına Madonna’nın çocukları David Banda ile ikizler Stella ve Estere de katıldı.
Çiftin ayrılık haberinin ardından Madonna’ya yakın bir kaynak, Daily Mail’e konuşurken, “Madonna, son dönemdeki tüm erkek arkadaşlarında olduğu gibi şimdiki sevgilisinde de aynı sorunla karşılaştı. Yaş farkı sorun haline geldi. Farklı zaman dilimlerinden geliyorlar” demişti.
Madonna’nın, sevgilisi Morris’in gözünün dışarıda olmasından rahatsız olduğunu öne sürmüştü.
Madonna ile Morris ilk olarak 2022’de tanışmıştı, ancak o esnada ünlü şarkıcının başka biriyle ilişkisi vardı.
Madonna, 30 yaşındaki boks koçu Joshua Popper ile ilişkisini Mayıs 2023’te bitirdi. Ardından Akeem Morris ile birlikteliğe başladı.
Morris, Jamaika’nın İspanyol kasabasında doğdu ve Stony Brook Üniversitesi’nde futbol oynadı. Daha sonra birinci sınıf futbol ligi Oyster Bay United FC’de forma giydi.
Carlos Leon ile ilişkisinden 27 yaşındaki kızı Lourdes’i dünyaya getiren Madonna’nın, eski eşi Guy Ritchie’den 23 yaşında Rocco adında bir oğlu bulunuyor. Madonna daha sonra 18 yaşındaki oğlu David Banda’yı, yine aynı yaştaki kızı Chifundo ‘Mercy’ James’i ve daha sonra 11 yaşındaki ikiz kızları Stella ve Estere’yi evlat edindi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SHOW TV’nin sevilen dizisi ‘Sandık Kokusu’nda ‘Ayça’ karakterine hayat veren Nesrin Cavadzade, “Bugün of günüm” dedi ve setin yoğun geçtiğini söyledi.
“2024 GÜZEL GEÇTİ”
Cavadzade, gazetecilerin “Bu yıl sizin için nasıl geçti?” sorusuna “Benim için bu yıl güzel geçti. Reklam kampanyası çok yakında çıkıyor. Bir banka filmi çok mutluyum sonuçlardan” yanıtını verdi.

Nesrin Cavadzade daha sonra “Yeni yıldan neler bekliyorsunuz?” sorusunu ise “Kadınların, çocukların ve hayvanların şiddete uğramadığı bir Türkiye diliyorum” sözleriyle yanıtladı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şerif Gören, arkadaşlarıyla gittiği restorandan evine döndükten sonra merdivenlerden düşmüştü. Gören’in 6 dakika duran kalbi, ambulansta tekrar çalıştırılsa da geçirdiği beyin kanaması nedeniyle entübe edilmişti.
80 yaşında hayata veda eden Gören’in cenazesi, pazartesi günü saat 11.00’de, Beyoğlu Atlas Sineması’nda düzenlenecek anma töreni sonrası Beyoğlu Hüseyin Ağa Camii’nden öğle vakti kılınacak cenaze namazının ardından Kozlu Mezarlığı’nda defnedilecek.

Gören’in vefat haberinin ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada; “Türk sinemasına unutulmaz eserler kazandıran, usta yönetmen Şerif Gören’in vefatını derin bir üzüntüyle öğrendik. Sanat dünyamızda bıraktığı eşsiz iz ve emekleri daima hatırlanacaktır. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve sinema camiamıza başsağlığı diliyoruz” denildi.

Hülya Koçyiğit: Çok büyük bir değeri daha kaybetmenin, Türk sinemasının usta yönetmenlerinden Şerif Gören’i kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyim. Sinemamıza olan büyük katkısının yanında onunla yaptığım her film benim de sinema kariyerimde çok önemli yere sahip oldu benim için. ‘Kurbağalar’, ‘Derman’, ‘Firar’, ‘Herhangi Bir Kadın’… Onunla bu önemli filmleri yapmanın yanı sıra, Şerif’le zamanı paylaşmak, tüm o üstün yeteneğinin yanındaki mütevazı kişiliğine şahit olmak benim için çok çok kıymetli. Canım Şerif Gören, kalbimdesin, kalbimizdesin. Sevgili Şerif’e Allahtan rahmet, tüm sevenlerine sabır diliyorum. Türk sinemasının başı sağ olsun.

Türkan Şoray: Çok sevdiğim bir meslektaşımı daha kaybetmenin üzüntüsü içersindeyim.
Şerif Gören,Türk sinemasının en önemli yönetmenlerinden biriydi. Sinemaya unutulmayacak filmler bıraktı. ‘Deprem’ ve ‘On Kadın’ filmlerimin yönetmeniydi. Türk sinemasında adı unutulmayacak. Allah’tan rahmet diliyorum.
Deniz Barut: Saygıyla…
Erdal Özyağcılar: Şerif Gören, sinema adamı, yürek adamı, Türk sinemasının adam gibi adamı… Nurlar içinde yat. İyi ki 40 yıl önce tanımışım seni. Türk sineması seni unutmayacak.
‘Yılanların öcü’ (1985), ‘Sen Türkülerini Söyle’ (1986), ‘On Kadın’ (1987), ‘Beyoğlunun Arka Yakası’ (1987)
REKLAM
Şerif Gören, ‘Yılanların Öcü’, ‘Derman’, ‘Umut’ ve ‘Yol’ gibi Türk sinemasının bol ödüllü filmlerine imza atan Şerif Gören, 14 Ekim 1944’te Yunanistan’ın İskeçe şehrinde doğdu.

1956’te kazandığı bursla Türkiye’ye gelerek İstanbul Erkek Lisesi’nde okuyan Şerif Gören, 1962’de kurgucu olarak işe başladığı Erman Film Stüdyosu ile sinemaya ilk adımını attı. Filmlerinin belirgin özelliği olan hızlı kurgu anlayışını burada kurgucu olarak çalıştığı dönemde kazandı.
Ünlü yönetmen entübe edildi Haberi Görüntüle
1968’de Mehmet Aslan’ın ‘Hakanların Savaşı’nda ilk kez yönetmen yardımcılığı yapan, bu alanda kendini geliştiren Şerif Gören; Remzi Jöntürk, Atıf Yılmaz, Yılmaz Güney, Natuk Baytan, Osman Seden gibi yönetmenlerle çalıştı.
Durumu ciddiyetini koruyor Haberi Görüntüle
Şerif Gören, 1974’te, çekimin ilk günlerinde Yılmaz Güney’in tutuklanması üzerine ‘Endişe’nin yönetmenliğini üstlendi. Bu ilk filmi ile Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ‘En İyi Yönetmen’ ödülünü kazanan Gören, senaryosunu Yılmaz Güney’in yazdığı ‘Yol’ ile Cannes Film Festivali’nde ‘Altın Palmiye’ ödülünü kazanarak büyük başarı elde etti.
Sağlık durumu ciddiyetini koruyor Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ekin Koç, çektiği fotoğrafı da sosyal medya hesabından yayımladı.
“BİRAZ KORKUYORUM” DEMİŞTİ
Öte yandan Ekin Koç, geçtiğimiz aylarda projeyle ilgili “Hazırlığa şimdiden başladık, büyük bir iş olacak, heyecanlıyım. Beklentiler var, o yüzden biraz korkuyorum. Kolay bir şey değil, hayal kırıklığı yaratabiliyor. Ben elimden gelenin en iyisini yapacağım” ifadelerini kullanmıştı.
“RİSK ALMAYI TERCİH EDİYORUM”
Ekin Koç, daha sonra büyük bir projede yer almanın kendisine nasıl bir sorumluluk yüklediği sorusuna şu yanıtı vermişti: Beni heyecanlandıran bir proje bulduğum zaman bu riski almayı tercih ediyorum, kaçırmak istemiyorum. Elimden geleni yaparsam vicdanım rahat olacak diye düşünüyorum. O yüzden, beklenti büyük diye bu projeyi reddedemezdim; beni böyle heyecanlandıran projeler her zaman çıkmıyor.
Ekin Koç, ayrıca Barış Manço’nun ailesinden de fikir aldığını söylemişti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahil şeridindeki Atatürk Parkı’nda yürüyüş yapan kişi, çöp konteynerinin yanında kundağa sarılı bebek olduğunu görünce durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.
İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Bebek, tedavi için Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
Erkek bebeğin, tedavisinin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce koruma altına alınacağı öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Roma döneminin sanat alanında zirvede olduğu yıllarda zengin villaları süsleyen mozaikler, bugün bile dünyanın dört bir yanından ziyaretçi ağırlıyor.
Gaziantep’e yaklaşık 60 kilometre mesafede Nizip ilçesine bağlı Belkıs Mahallesi yakınlarında bulunan Zeugma Antik Kenti, 1990’lı yıllarda Birecik Barajı kurtarma kazılarıyla gün yüzüne çıkmaya başladı.
Dünyanın en büyük mozaiklerinin bulunduğu Zeugma Antik Kenti’nde yapılan çalışmalarda; Çingene kızı mozaiği, Mars heykeli Roma dönemine ait çeşmeler, hamamlar ve Fırat Nehri kenarındaki villalarda bulunan mozaikler gibi yüzlerce eser bulundu.
SANAT ZEVKİNİ YANSITAN MOZAİKLER
Antik kentten çıkarılan dünyaca ünlü eserler, Kültür ve Turizm Bakanlığınca yapılan Zeugma Mozaik Müzesi’nde sergileniyor. Üstün bir sanat zevkini yansıtan mozaikler, dünyanın dört bir tarafından ziyaretçileri kendine çekiyor.

“ZİYARETÇİ AKININA UĞRUYOR”
Müzenin ziyaretçi sayısının her geçen gün arttığını belirten Gaziantep Valisi Kemal Çeber, “Zeugma Mozaik Müzemiz, bu sene henüz bitmeden tüm zamanların ziyaretçi rekorunu kırdı. 9 Eylül 2011 tarihinde açılan ve barındırdığı en büyük mozaik teşhir alanı ile ülkemizin en yoğun ziyaret edilen müzelerinden olan müzemiz, yıllık olarak 25 Kasım tarihi itibariyle 442 bin ziyaretçi rakamına ulaştı. Bu şehir, zengin kültürüyle adından söz ettirmeye devam edecek” ifadelerine yer verdi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEYOĞLU’nda 5 katlı binanın 3. katındaki dairede yangın çıktı. Yangının devrilen sobadan çıktığı öğrenildi. Dumanların yükseldiği dairedeki yangına itfaiye ekipleri müdahale etti. Yangında 3 çocuk dumandan etkilendi; çocukların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Olay, saat 14.30 sıralarında Çukur Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre 5 katlı bir binanın 3. katında sobanın devrilmesi sonucu yangın çıktı. Yangının kısa sürede büyümesi ve daireden dumanların yükselmesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri kısa sürede yangına müdahale ederken, dairede kalanlar dışarı çıkarıldı.
3 ÇOCUK DUMANDAN ETKİLENDİ
Yangın sırasında yaşanan panik anları cep telefonu kamerası tarafından kaydedildi. Polis ekipleri binanın çevresine güvenlik şeridi çekerek önlem aldı. Yangın sırasında dumandan etkilenen 3 çocuğa ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri müdahale etti.Oksijen verilen çocukların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bin yıllık abdallık geleneğini 20. yüzyıla taşıyan Neşet Ertaş’ın babası ve ustası olan Muharrem Ertaş, zurnacı Kara Ahmet ile Ayşe Hanım’ın beş çocuğundan biri olarak 1913 yılında Kırşehir’in Yağmurlu Büyükoba köyünde dünyaya geldi.
Müzik hayatına henüz küçük yaşlarda başlayan ve yörenin en önemli ustalarından müziği öğrenerek kendini geliştiren Ertaş, gelenek ve göreneklerini yerine getiren büyük bir halk ozanı olarak anılıyor.
Ertaş, dayısı Bulduk Usta’dan eserler dinledi, daha sonra Aşık Said’in türküleriyle ünlenmiş Yusuf Usta’nın çırağı oldu. Yusuf Usta ile birlikte köylerdeki düğünlere, eğlencelere giderek kendini geliştirip, zamanla tek başına çalıp söylemeye başladı.
Yedi yıl Yusuf Usta’dan geleneğin inceliklerini öğrenen Ertaş, İç Anadolu’nun birçok yerini bağlamasıyla dolaştı.
Muharrem Ertaş, o günleri şöyle anlatmıştı:
“ÇALIP SÖYLEMEYE BAŞLADIM”
“Çalıp söyleme merakım küçük yaşlarda başladı. Bulduk adındaki dayımın çok güzel sesi vardı. Bir köyde türkü söyledi mi diğer köyde dinlenirdi. Hatta seferberlikte asker kaçaklarını yakalamak için subaylar dayımı yanlarına alıp köy köy dolaşırlarmış. Dayıma türkü söylettirip kendileri de pusuya yatarlar ve dayımın sesine dağlardan köye inen kaçakları yakalarlarmış. Derken Yusuf Usta beni çok severdi, merakımı görünce beni yanına aldı, her gittiği yere götürdü. Düğünlerde, bayramlarda, eğlencelerde yanından ayırmayarak ustalarından öğrendiğini bana da öğretirdi. 7 yıl onunla çalıştıktan sonra artık tek başıma çalıp söylemeye başladım.”
EVLENDİ…
Hatice Hanım’la ilk evliliğini yapan Muharrem Ertaş, eşinin vefatı üzerine Kırşehir’in ardından Çiçekdağı, Yerköy, Keskin ve Kırtıllar’da sanatını sürdürdü. Kırtıllar’da ikamet ettiği sırada ikinci evliliğini Döne Hanım’la yaptı. Bu evlilikten Necati, Neşet, Ayşe, Nadiye ve Muhterem adında beş çocuğu oldu.
Burada da yaklaşık altı yıl kaldıktan sonra Çiçekdağı ilçesinin İbikli köyüne göç eden Ertaş, ikinci eşi Döne Hanım’ı kaybetti. Ardından üçüncü evliliğini Yozgat’tan Arzu Hanım’la yaptı. Bu evlilikten de Ekrem, Ali, Muhterem ve Cemal olmak üzere dört çocuğu oldu.

İLK ALBÜMÜ YAYINLANDI
TRT Türk halk müziği repertuvarına 25 eser kazandıran Ertaş’ın seslendirdiği bu eserlerden 7’si kırık hava, 18’i ise bozlaktır. YouTube’da ise Muharrem Ertaş adına kayıtlı ve erişime açık 42 eser bulunuyor.
Ertaş’dan derlenerek kayıtlara geçen tek halk hikayesi de “Arzu ile Kamber” oldu. 27 Mayıs 1982’de makara teyp vasıtasıyla yapılan kayıt, 2010 yılında 2 VCD ve 1 kitapçık olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlandı.
Sanatçının vefatından sonra ayrıca 14 parçalık “Kalktı Göç Eyledi (1998)” ve “Başımda Altın Tacım (2000)” adlı iki albümü yayınlandı.
MUHAREM ERTAŞ’IN SANATI
Muharrem Ertaş, kökü Orta Asya Türk müzik geleneğine dayanan müzikal formun sazı ve sözü elektronik ortama aktarılabilen ilk temsilcisi oldu.
“Horasan” ve “Anadolu” aşık geleneklerinin icra tarzlarını birleştiren bir müzik ustası olarak öne çıkan Ertaş, bu gelenek içinde çok değerli bir somut kaynak olarak gösterildi.
Şöhretine rağmen hayatı boyunca yoksulluk çeken Ertaş, 3 Aralık 1984’te Kırşehir’de vefat etti.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, Nevşehir- Avanos yolunda meydana geldi. Soner Sayan’ın (31) kullandığı 50 ACP 294 plakalı motosiklet, sürücünün kontrolünden çıkarak metrelerce sürüklendi. Kazayı gören diğer sürücülerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada ağır yaralanan Sayan, kaldırıldığı Nevşehir Devlet Hastanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. – NEVŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sinema salonlarında bu hafta, komediden drama, gerilimden korkuya, altısı yerli, 11 film vizyona girecek.
Mete Gümürhan’ın Türkiye, Belçika ve Hollanda ortak yapımında çekilen filmi “Beraber”, annesinin ölümünden sonra babası ile doğup büyüdüğü Roterdam’dan ayrılıp, Türkiye’ye taşınan 14 yaşındaki bir gencin hikayesini konu ediyor.
Senaryosunu Chris Westendorp’un yazdığı filmde; Alihan Şahin, Sinan Eroğlu ve Hayat Van Eck rol aldı.
İşte haftanın filmleri;
MUKADDERAT
Nur Sürer, Aslıhan Gürbüz, Osman Sonant, Şerif Erol ve Osman Alkaş’ın rol aldığı Mukadderat, komedi ve dram karışımı bir hikayeyi konu alıyor.
Nadim Güç yönetmenliğindeki filmde, başrol oyuncusu Nur Sürer, kocasının ölümünün ardından yalnız kalma korkusuyla yeniden evlenmek isteyen “Sultan” karakterine hayat veriyor.

BURADA
Tom Hanks, Robin Wright, Kelly Reilly ve Michelle Dockery’in başrollerini paylaştığı Burada, bir dram hikayesini beyaz perdeye taşıyacak.
BARDA
Serdar Akar’ın “Barda” filminden 17 yıl sonra, Hande Türkel yönetmenliğinde yeniden yorumlanan “Barda” izleyici ile buluşacak.
Cem Özüduru ve Ozan Ağaç’ın senaryosunu kaleme aldığı gerilim türündeki filmde, İdris Nebi Taşkan, Melisa Berberoğlu, Cem Söküt ve Burak Can Doğan rol aldı.

PARANORMAL CUMA
Murat Akkoyunlu, Levent Tülek, Metin Coşkun ve Hazal Erişkin’in başrollerini paylaştığı “Paranormal Cuma”, komedi meraklılarının ilgisini çekmeye aday olacak.
Eray Koçak’ın yönetmenliğini yaptığı film, sakarlığıyla kendisini beklenmedik durumların içerisine sokan bir adamın hikayesini işliyor.
SON NEFES
Joachim Heden yönetmenliğinde çekilen “Son Nefes”, bir grup eski üniversite arkadaşının, İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma bir savaş gemisinin enkazını keşfetmek için Karayipler’de tüplü dalış gezisinde yeniden bir araya gelmesini ve kendilerini büyük beyaz köpekbalıklarıyla çevrili paslı metalden oluşan sualtı labirentinde kapana kısılmış bulmalarını anlatıyor.

MUTFAK
Meksikalı sinemacı Alonzo Ruizpalacios’un filmi “Mutfak”, New York’taki bir restoranın mutfağında gerçekleşen olayları odağına alıyor.
ABD ve Meksika ortak yapımı filmde Raul Briones, Rooney Mara, Anna Diaz ve Motell Gyn Foster rol aldı.
MOANA 2
Animasyon film “Moana 2”, David G. Derrick, Jason Hand ve Dana Ledoux Miller tarafından çekildi.
Film, kendini usta bir kaşif olarak kanıtlamaya çalışan ve atalarının yarım kalan arayışını tamamlamak için cüretkar bir göreve yelken açan cesur Moana’nın yaşadıklarını anlatıyor.
HAFTANIN KORKU FİLMLERİ
Ömer Korkmaz’ın filmi “Günah Şeytanın Oğlu” ve Gökhan Murat Toktamışoğlu’nın çektiği “Kabir Azabı 2” korku filmi sevenleri sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kastamonu’da 1900’lü yıllarda mobilyacılık yapan Taşköprülü Mehmet Usta, kentte görev yapan İtalyan mühendis Karlo Efendi’nin evinde gördüğü piyanonun benzerini yapmaya karar verdi.
Karlo Efendi’nin evindeki piyanonun ölçülerini alan Mehmet Usta, uzun uğraşlar sonucu 1904 yılında ilk piyanoyu yaptı.
Çalışmalarından haberdar olan dönemin valisi Enis Paşa, Mehmet Usta’nın yaptığı beş piyanodan birini 2. Abdülhamid’e hediye etti.
Mehmet Usta’nın yaptığı piyanolardan biri bugün Yıldız Sarayı’nda, diğeri Kastamonu Kent Tarihi Müzesi’nde, üçüncüsü de Kastamonu Mimar Vedat Tek Kültür Merkezi’nde sergileniyor.

RESTORE EDİLDİ
Kastamonu Kent Tarihi Müzesi, Dünya Mirası Kastamonu İnisiyatifi, Taşköprü Belediyesi ve Esen ailesinin girişimiyle Kastamonu’ya gelen İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Müzik Teknolojisi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Tunç Buyruklar, Kent Tarihi Müzesi’ndeki piyanoyu restore ederek bakımdan geçirdi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün gece saatlerinde ilçeye bağlı Tepealtı mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tuğrul Demir’in (26) kullandığı 06 H 5748 plakalı otomobil, dolmuştan indikten sonra yolun karşısına geçmek isteyen Ozan Gönül’e çarptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulans ile ağır yaralı olarak Ordu Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Gönül, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Otomobil sürücüsü Tuğrul Demir ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.
Hayatını kaybeden Ozan Gönül, bugün ikindi namazına müteakip AltınorduOrta Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Gülyalı ilçesinde toprağa verildi.
Kazayla ilgili inceleme sürüyor. – ORDU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yeni Zelanda’da bulunan Uluslararası Sanat Merkezinden yapılan açıklamada, ünlü Maori ruhani lider Wharekauri Tahuna’nın portresinin, Charles Frederick Goldie’nin en yüksek fiyattan alıcı bulan eseri olduğu belirtildi.
Açıklamada, sanat camiasınca başyapıt olarak kabul edilen tablonun, çıkartıldığı müzayedede 2,2 milyon dolara satıldığı, ülke sanat tarihine, bir müzayedede en yüksek fiyattan alıcı bulan eser olarak geçtiği kaydedildi.
TABLO HAKKINDA
Yeni Zelandalı ünlü ressam Goldie’nin, Maori toplumunun yaşlılarını ve kültürel figürlerini belgeleyen çalışmaları, ülkenin sanatsal mirasında önemli yer tutuyor. Ressamın 1938’de tamamladığı yağlı boya tablosu “Thoughts of a Tohunga” da bu çalışmalardan biri.
Eserde tasvir edilen Maori kabilelerinden Ngati Manawa’nın ruhani lideri Wharekauri Tahuna, yerli halkın kültürünün korunmasında önemli bir sembol olarak biliniyor.

PORTRE SANATININ ZİRVESİ
Tahuna’nın, yüzündeki “moko” (geleneksel Maori dövmesi) ile boynundaki geleneksel kolye ucu hei-tiki ile resmedildiği tablo, sanat eleştirmenlerince Goldie’nin en başarılı eseri ve Maori portre sanatının zirvesi olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, saat 16.00 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Sille Ak Mahallesi Korcan Caddesi üzerinde bulunan bir iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerindeki tablo tasarımı yapan iş yerinde bulunan doğalgaz kombi girişinde oluşan gaz sıkışması sonrası patlama meydana geldi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri patlamanın meydana geldiği iş yeri çevresinde güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri patlamada yaralanan 60 yaşındaki P.Y.’ye ilk müdahalesini yaptı. Yaralı kadın müdahalenin ardından ambulansla Konya Şehir Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. İtfaiye ekipleri tarafından iş yerinde muhtemel herhangi bir patlamaya karşı kontroller yapılırken, olayla ilgili tahkikat başlatıldı. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye İstatistik Kurumu, 2023 yılına ilişkin kültür ekonomisi ve kültürel istihdam verilerini açıkladı. Buna göre, kültür harcamaları geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 84,7 artarak 276 milyar 338 milyon 253 bin liraya yükseldi.
Kültür harcamalarının, gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 2023’te yüzde 1 olarak gerçekleşti. Toplam kültür harcamaları içinde genel devlet harcamalarının payı yüzde 64,3 oldu.
Genel devlet harcamaları içindeki kültür harcamaları geçen yıl bir önceki yıla kıyasla yüzde 98,1 artarak 177 milyar 594 milyon 791 bin liraya çıktı. Harcamaların yüzde 67,9’u merkezi devlet bütçesinden gerçekleştirildi. Genel devlet kültür harcamalarında en yüksek payı yüzde 24,4 ile mimarlık alanı aldı.
Hane halklarının geçen yıl gerçekleştirdiği toplam kültür harcamasının dağılımına bakıldığında, veri işlem ekipmanlarının yüzde 22, televizyon ve ekipmanlarının yüzde 21 ve kitaplara ödenen ücretlerin yüzde 15 paya sahip olduğu görüldü.
KÜLTÜREL SEKTÖRLER
Kültürel sektörlerde faaliyet gösteren girişimlerin faktör maliyetiyle katma değeri yüzde 94 artarak 108 milyar 214 milyon 593 bin lira olurken, katma değerin yüzde 22,2’si kayıtlı medyanın basılması ve çoğaltılması, yüzde 13’ü sinema filmi, video ve televizyon programları yapımcılığı, ses kaydı ve müzik yayımlama faaliyetleri ve yüzde 12,1’i mücevher ve benzeri eşyaların imalatı alanında faaliyet gösteren girişimlerce üretildi.

MAL İHRACATI YÜKSELDİ
Kültürel mal ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 47,7 artarak 263 milyar 740 milyon 463 bin lira olarak kayıtlara geçti. Kültürel mal ithalatı da bir önceki yıla göre yüzde 87,5 artarak 149 milyar 553 milyon 210 bin lira oldu. Kültürel mal ihracatının toplam mal ihracatı içindeki payı 2023’te yüzde 4,3 olurken, kültürel mal ithalatının toplam mal ithalatı içindeki payı yüzde 1,8 olarak gerçekleşti.

İSTİHDAM YÜZDE DOKUZ ARTTI
Kültürel istihdam 2023 yılında 2022’ye göre yüzde 9 artarak 743 bin kişi olarak belirlendi. Kültürel istihdamda olanların yüzde 60,8’i 30-54 yaş grubunda, yüzde 28,8’i 15-29 yaş grubunda, yüzde 10,4’ü ise 55 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldı.
Kültürel istihdamın yüzde 89,3’ünü kültürel meslek alanlarında, yüzde 10,7’sini ise kültürel olmayan meslek alanlarında çalışanlar oluşturdu. Kültürel istihdamda olanların yüzde 38,5’ini el sanatları çalışanları, yüzde 18,7’sini mimarlar, planlamacı ve tasarımcılar, yüzde 9,9’unu yaratıcı sanatçılar ve sahne sanatçıları, yüzde 9,3’ünü ise yazarlar, gazeteciler ve dilbilimciler oluşturdu.
Kültürel faaliyet alanlarına göre, mimarlık ve uzmanlaşmış tasarım faaliyetlerinde çalışanların toplam kültürel istihdam içindeki payı yüzde 11,1, yaratıcı sanatlar, gösteri sanatları ve eğlence faaliyetlerinde çalışanların payı yüzde 5,6, programcılık, yayıncılık ve haber ajanslarının faaliyetlerinde çalışanların payı ise yüzde 4,3 oldu.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Şefik Aygöl ve eşi Nazlı Aygöl, Bilecik Engelsiz Yarınlar Derneği’ni ziyaret ederek özel gereksinimli bireylerle bir araya geldiler. Dernek üyeleri ve aileleriyle sıcak bir sohbet gerçekleştiren Vali Aygöl, engelli bireylerin toplumsal hayata katılımını güçlendirecek çalışmaların önemine değindi. Konuşmasında, “Özel bireylerimizle tüm engelleri birlikte aşmaya kararlıyız. Onların azmi, hayalleri ve başarıları bizler için en büyük motivasyon kaynağıdır” ifadelerini kullandı.
Etkinlikte, engelli bireylerin gerçekleştirdiği el emeği çalışmalar sergilendi ve katılımcılarla keyifli anlar paylaşıldı. Vali Aygöl, dernek üyelerinin taleplerini dinleyerek, bu alandaki projelere her zaman destek olacaklarını belirtti.
Program, hatıra fotoğraflarının çekilmesi ve bireylerle yapılan samimi sohbetlerle sona erdi. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fransız Gotik mimarisinin en güzel örneklerinden kabul edilen 861 yıllık ünlü Notre-Dame Katedrali ziyaretçileriyle buluşmak için gün sayıyor. Fransa’nın başkenti Paris’teki Katedral’de 15 Nisan 2019’da meydana gelen yangının ardından başlayan yenileme çalışmaları tamamlandı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da eşi Brigitte Macron ile dikkat çeken heykelleri ve tabloları, renkli vitrayları ve etkileyici mimarisiyle tamamen restore edilen Katedrali ziyaret etti. Restorasyon çalışmalarında emeği geçenlere teşekkür eden Macron,
MACRON’DAN TEŞEKKÜR
“Kömürü sanata dönüştürmek için sihrinizi burada yaptınız” dedi. Notre-Dame Katedrali’nde kalabalığın ortasında konuşma yapan Macron, 5 yıl önceki yangının Fransa halkını ve tüm dünyadaki Katolikleri etkileyen bir olay olduğunu belirtti. Restorasyonun iyi niyet, sıkı çalışma ve kararlılıkla gerçekleştirildiğini kaydeden Macron, Paris itfaiye görevlilerine alevlerin içine koşarak gösterdikleri cesaret için teşekkür etti.


Dünya çapında gösterilen dayanışma ve yapılan bağışlar için minnettar olduğunu ifade eden Macron, “Notre-Dame’ın yeniden inşa edilmesini mümkün kılan sizin cömertliğinizdir” diye konuştu.
Katedral’in Fransa’nın ruhu olduğunu ve herkese ait olduğunu vurgulayan Macron,
“BAĞIŞLARI DEĞERLENDİRDİK”


“Bağışların tek bir kuruşunun bile boşa gitmesini istemedik. 2 bin kişi günlerini ve gecelerini burada geçirdi. 800 yıllık tarihin içine sizin de bir parçanızı koydular. Bu tarih zinciri boyunca siz bu umudu uyandırdınız. Bu gerçekten de ulusun yaşamı için bir metafor. Bu alanı yeniden vaftiz ettiniz, hayatınızın 5 yılını verdiniz. Notre-Dame’ı tüm yüzyılın en iyi inşaat alanı haline getirdiniz. Ben çok minnettarım, Fransa da çok minnettar. Notre-Dame’ı beş yıl içinde geri getirdiniz, bu yüzden teşekkür ederim” dedi.
AÇILIŞ 7 ARALIK’TA
Katedral, ziyaretçileri için kapılarını 7 Aralık’ta yeniden açacak.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yangın, Çenedağ Mahallesi Cevizli Sokak’taki apartmanda meydana geldi. Apartmanın ikinci katındaki dairenin balkonunda yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiyenin müdahalesiyle alevler, dairenin içine sıçramadan kontrol altına alındı. Yangına müdahale etmek istediği esnada elinden yaralanan kadına sağlık ekipleri müdahale etti.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>S.D’nin (42) kullandığı 79 AAG 199 plakalı otomobil, Mazıdağı- Derik kara yolunda M.K. idaresindeki 47 ADD 240 plakalı traktörün römorkuna çarptı.
İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Kazada, sürücü S.D. ile otomobildeki M.Ç. (45) ve S.Ç. (23) yaralandı.
Yaralılar Mazıdağı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Kasım 2021’de restorasyon sürecine alınan Selimiye Camisi’nde çalışmalar büyük bir özenle sürdürülüyor. Restorasyon boyunca ibadet ve ziyaretlere açık tutulan camide, Bilim Kurulu gözetiminde gerçekleştirilen detaylı yenileme işlemleri, eserin özgünlüğünü koruyarak geleceğe taşınmasını amaçlıyor.
64 ÇİNİ, YERLERİNE YERLEŞTİRİLDİ
Üç yıl boyunca etaplar halinde yürütülen çalışmalar kapsamında, özellikle onarım ihtiyacı yüksek olan dört minarede kapsamlı restorasyon yapıldı. Minarelerin taş yüzeyleri temizlenip onarılırken, külahların altında yer alan ve orijinal olarak bulunan turkuaz çiniler çoğaltılarak toplam 64 adet çini yerine yerleştirildi.
ORİJİNAL YAPIYA UYGUN OLMAYAN UNSURLAR ARINDIRILDI
Ana kubbe ve avlu kubbelerinde gerçekleştirilen güçlendirme, enjeksiyon ve kurşun kaplama işlemleriyle yapının dayanıklılığı artırıldı. Kündekari yapım tekniğiyle dikkat çeken iki ana kapı ile üç avlu kapısında titiz bir bakım çalışması tamamlanırken, cami genelindeki cam ve ahşap pencere doğramaları tamamen yenilendi. Restorasyon sürecinde, çimentolu uygulamalar gibi orijinal yapıya uygun olmayan unsurlar da yapıdan arındırıldı.

2025’İN MART’IN DA RESTORASYONUN BİTMESİ PLANLANIYOR
İç mekânda ve avlu kubbelerinde kalem işi ve alçı süslemelerin onarımına yoğunlaşan ekipler, eş zamanlı olarak çini temizliği ve onarım çalışmalarını da sürdürüyor. Ayrıca, cami bahçesinde çevre düzenleme çalışmaları başladı ve son aşamalara gelindi.

Restorasyonun 2025 yılı Mart ayında tamamlanması planlanıyor. Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Saraç, sürecin büyük bir bölümünün başarıyla tamamlandığını belirterek, Selimiye’nin görkemine yakışır bir restorasyon gerçekleştirildiğini ifade etti. Saraç, dış cephe yenileme çalışmalarının ardından ekiplerin bahçe düzenlemesi ve ince detaylara yoğunlaştığını, bu doğrultuda büyük bir titizlikle mesai harcandığını söyledi.




Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Başarılı oyunculuğuyla izleyicilerin beğenisini kazanan Erdal Tosun, Yeşilçam aktörlerinden Sevim Tosun ve Necdet Tosun’un ilk çocuğu olarak 9 Nisan 1963’te, İstanbul Sarıyer’de dünyaya geldi.
Babasını Almanya’da geçirdiği bir trafik kazası sebebiyle 12 yaşındayken kaybeden Tosun, 1980’de Beyoğlu Fındıklı Lisesi’nde halkla ilişkiler ve gazetecilik eğitimi aldı.
Mahallede top oynarken kendisini fark eden Atıf Yılmaz’ın teklifiyle 1982 yapımı “Mine” adlı filmle sinemaya adım atan Tosun, 1985’te Osman Seden’in “Karanfilli Naciye” filminde rol aldı.
Erdal Tosun, verdiği bir röportajda, sinemaya başlangıç hikayesini şu sözlerle aktarmıştı:
SİNEMAYA BAŞLAMASI

“Mahallede sosyal bir çocuğum. Bizdeki sosyallik de mahallede top oynayıp, karşı apartmanın kenarına oturup etrafa bakmak, muhabbet etmek. O sırada mahalleden geçerken Atıf ağabey (Yılmaz) beni görmüş. ‘Mine’ filminde de 2, 3 serseri var. Onlardan birine beni layık görmüş. Bir gün yatıyordum. Herhalde geçerken sordu benim evimi. Pencereye vurdular. Şişe gibi gözlükleri vardı. Açtım pencereyi, ‘Ben yeni filme başlayacağım. Benim yazıhaneye uğra.’ dedi. Sanki o kadar emindi ki benim onu tanıdığıma.”
PEK ÇOK ROLDE OYNADI
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde konservatuvara girerek başarılı bir öğrencilik dönemi geçiren Tosun, mezun olduktan sonra İstanbul Devlet Tiyatrolarında birçok görev aldı.
Sanatçı, üniversiteden sonra Uğur Yücel, Suat Sungur, Tilbe Saran ve Özdemir Çiftçioğlu’nun da aralarında bulunduğu sanatçılarla Özel Tiyatro’nun kuruluşunda bulundu.
KAZADA HAYATINI KAYBETTİ
Sanatçı, 2002’de “Yarım Elma” dizisinde, 2003’te Cem Yılmaz’ın “G.O.R.A” filminde, 2011’de “Çalgı Çengi”, 2014’te “Şipşak Anadolu” ve 2015’te ise yönetmenliğini İlker Ayrık’ın yaptığı “Yapışık Kardeşler” filminde oynadı.
Seslendirme sanatçılığı ve yönetmenliği de yapan Tosun, 30 Kasım 2016’da İstanbul Sarıyer’de geçirdiği trafik kazası sonucu 53 yaşında hayatını kaybetti ve cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Aybastı Caddesi üzerinden gelen bir motosiklet, ana yola girmek isteyen bir otomobille çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle motosiklet sürücüsü yaralandı. Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri, yaralıya ilk müdahaleyi yaptıktan sonra hastaneye kaldırdı. Yapılan ilk incelemelerde yaralının kolunun kırıldığı belirlendi.
Kaza anı, çevredeki güvenlik kameralarınca saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, motosikletin otomobile hızla çarptığı ve sürücünün yola savrulduğu anlar yer alıyor.
Polis ekipleri, kaza ile ilgili inceleme başlattı. – ORDU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dünyaca ünlü fizikçi Albert Einstein’ın 1898’den 1903’e kadar uzanan ve 11 Aralık’ta İngiltere’de Christie’s Müzayede Evi’nde satışa çıkacak olan 43 aşk mektubunda ilk eşi Maric’e olan sevgisi ile evlenmeden önce doğan ve az bilinen kızına duyduğu ilgi dikkat çekiyor.
Mektup koleksiyonunun yaklaşık olarak 1.3 milyon dolara (45 milyon TL) alıcı bulması bekleniyor. Mektuplar, zaman geçtikçe Einstein’ın ailesinin onaylamamasına rağmen ilişkilerinin devam ettiğini ortaya koyuyor.
Einstein, mektuplardan birinde annesinin ona “Geleceğini mahvediyorsun. O kadın düzgün bir aileye giremez” dediğini de itiraf ediyor.

ÖĞRETMENLİK BAŞVURUSU
Ancak annesini görmezden gelen Einstein, 1901’de Maric ile evlenmek için yeterli parayı kazanabilmek amacıyla öğretmenlik pozisyonlarına başvuruda bulundu. Ekim 1901’de Einstein, yazdığı bir mektupta, yaklaşan baba olma heyecanını paylaşıyor ve doğmamış kızlarından “Lieserl” olarak bahsediyor.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dün gece saatlerinde gelen sağanak yağış, Yarımada’nın batı mahallelerinde su taşkınlarına sebep oldu. Kadıkalesi’nde 18 binanın olduğu siteyi su bastı. Yazlık sitedeki 18 binanın alt katındaki daireleri sular altında kaldı.
Site görevlisi Ömer Güney, basın mensuplarına yaptığı açıklamada “Yukarıdaki dere bir anda taşınca burayı sel bastı. Site içerisinde su bir metreye kadar ulaştı. Bizim evimiz komple su altında kaldı. Her şey battı yani. Şu anda suları çekiyorlar. Burası yazlık site, şu anda yaşayan yok. 18 dairenin 18’i de su içinde. Ev sahiplerine haber verildi” dedi.
AkyarlarKemer mevkisinde bir sitede ise 12 evi su bastı. Bazı evlerde bodrum katlarının tamamen su dolu olduğu görüldü. Yağışta bazı sitelerin istinat duvarları yıkıldı, selin getirdiği taş ve kayalar yolları kapattı. İslamhaneleri’nde yola devrilen dev kaya, yolu trafiğe kapattı.
Bodrum Kaymakamlığı, AFAD, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Belediyesi ile arama kurtarma gönüllüleri 250 personel ve 80 araçla selin vurduğu noktalarda çalışma yapıyor. Su basan evlerde ve işyerlerinde temizlik ve su tahliye çalışmaları yürütülüyor.
Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit ve Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci de taşkınların yaşandığı noktalarda incelemelerde bulundu. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu düşünceler size pes etmenizi, iyi olmadığınızı, denemeye cesaret ederseniz başarısız olacağınızı, hiçbir anlamı olmadığını, kırıldığınızı, sevgiye ve başarıya layık olmadığınızı söylerler.
Bu düşünceleri her zaman ortadan kaldıramazsınız.
(Ya da belki yapabilirsiniz, ancak yalnızca geçici olarak).
Sinir sisteminin görevi düşünceler üretmek, sizi güvende tutmak, konfor alanınızda ve bilinen dünyada, bildiğiniz dünyada, durağan ve öngörülebilir dünyada tutmaktır.
Bu düşüncelerin sonsuza kadar yok olmasını sağlayamazsınız.
Ama yapabileceğiniz şey, onları görmezden gelmektir.
Düşüncelerinizi görmezden gelebilirsiniz ve yine de cesurca harekete geçebilirsiniz.
Düşüncelerin orada olmasına izin verin, kalmalarına izin verin, onları kabul edin, onlara izin verin hatta onları sevin, ancak bunların yalnızca zihnin geçici izlenimleri ve fikirleri olduğunu bilin.
Ve düşünceler, farkındalığın uçsuz bucaksız gökyüzündeki bulutlardan başka bir şey değildir.
Ve düşünceler gerçek değildir ve düşünceler size zarar veremez, sizi durduramaz veya sizi tanımlayamaz.
Ve siz onlara güç verene kadar düşüncelerin sizin üzerinizde hiçbir gücü yoktur.
O yüzden korku dolu, kaygılı, utanca dayalı düşüncelerinizi bir kenara bırakın ve yine de harekete geçin.
O telefon görüşmesini yapın.
O projeyi başlatın.
Evet deyin. Hayır deyin.
Gerçeğinizi konuşun.
O randevuya gidin.
Romanınızın veya otobiyografinizin ilk satırını yazın.
Titreyip sarsılmanıza ve eve, annenizin ve babanızın yanına koşmak istemenize neden olsa bile, kendinizi dünyaya gösterin.
Düşüncelerinizin öfkelenmesine izin verin.
Uyarılar haykırsınlar.
Başarısız olacağınızı size söylemelerine izin verin.
Önemli değil.
Gerçekten öyle değil.
Ve korku dolu düşüncelerinizi her görmezden geldiğinizde ve bu şekilde bilinçli eylemlerde bulunduğunuzda; beyninize, düşüncelerinizin sizi kontrol etmediğini öğretirsiniz.
Gücünüzü geri alırsınız.
İyileşirsiniz. İşte bu, travmayı yeniden yazmaktır.
Gerçekte kim olduğunuzu hatırlarsınız.
Düşüncelerinizi görmezden gelin,
ve sonunda
onlar da sizi görmezden gelecekler.
Yazı: Yazar & Konuşmacı Jeff Foster (IG)
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İşte size bir Yay burcu kadının bayılacağı koltuk:

Yay burçları denizi sever, deniz onlara özgürlüğü çağrıştırır bu nedenle mavinin hemen hemen tüm tonlarına aşıktır. Uğurlu rengi olan turkuazı ise evinde aksesuar olarak mutlaka bulundurur.

Beyaz ve krem tonların arasında patlayan turkuaz tonlar… Bir yay kadınının olmazsa olmazlarından biri de uğurlu olduğuna inandığı aksesuarlardır.

Yay burçlarının oturma odalarında vintage parçalara da rastlayabilirsiniz. Abartıya kaçmadan vintage parçalara yer vermeyi sever Yay burçları.

Yay burçları mutfakta modern çizgilerden ziyade vintage çizgileri daha çok sever. Beyaz mutfak dolapları, küçük pembe, mavi renkli porselenler ve mutlaka çiçek! Yay burcunun evinde ona ormanı anımsatan bir çiçek mutlaka olmalıdır.

Yatak odasında ve banyoda da ferahlık veren eşyalar ilk tercihidir. Geniş bir banyo Yay burcu için nimettir. Küçük evleri sevmesine rağmen Yay burcu insanlar geniş, ferah ve aydınlık evlerde mutlu olurlar.

Yazı: Dilay Argün
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gülşen, bu gelişmelerin ardından kendi sosyal medya hesabından sahnede çekilen fotoğraflarını paylaştı.
Gülşen, yaptığı bu paylaşımına; “Yapıyorum bu sporu” notunu ekledi.
Fotoğraflar: Instagram
Gülşen, bir başka konserinde ise seksi kıyafet giymede kendi sınırlarını bile aştı
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Burada öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazına, CHP milletvekilleri Mustafa Sarıgül ve Sezgin Tanrıkulu, oyuncu Zekeriya Karakaş ile vatandaşlar katıldı.
Kırmızıgül, gözyaşlarına hakim olamazken, çok sayıda sanatçı cenazeye çelenk gönderdi.
Arık’ın cenazesi, Hani ilçesi Veziri Mahallesi’nde toprağa verildi.
Cami çıkışında bir vatandaş, Kırmızıgül ile özçekim yapmak istedi. O anlar objektiflere böyle yansırken, bazı vatandaşlar tepki gösterdi.
Mahsun Kırmızıgül, 1998 yılında, “Yıkılmadım” şarkısına çektiği klipte, annesi Faike Arık ile birlikte kamera karşısına geçmişti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konuyla ilgili Ajda Pekkan cephesinden açıklama geldi. İş insanı Sedef Aygün’ün, Ajda Pekkan’ın menajeri değil, yakın arkadaşı ve dostu olduğu belirtildi. Açıklamada, ‘Kendi işi için Almanya’da olsa da, son 2 yıldır kurumsal alandaki birikimini Ajda Pekkan için hayata geçirmiş; İnönü Stadı’ndaki unutulmayacak tarihi konser de dahil olmak üzere, Sedef Aygün & Ajda Pekkan işbirliği döneminde gerçekleşmişti” denildi.

Ajda Pekkan, şunları söyledi: Dün bazı platformlarda yayınlanan gayri ciddi ve nezaketsiz haber, bizleri oldukça üzdü ve bu açıklamayı yapma gereği duydum. Asılsız haberde yazıldığı üzere, çok yakın aile dostlarım olan Sedef Aygün ve ailesi benim menajerim değildir, hiçbir zaman da bana menajerlik yapmamıştır. İhtiyacım olduğunda her daim yanımda olmuş, projelerime destek vermiş ve her zaman da destek olmaya devam edeceğini bildiğim, değerli aile dostlarım, kardeşim; değerli iş insanlarıdır her şeyden önce… Art niyetli, asılsız bir içerikle sunulan, dostluğumuza gölge düşürme çabası içeren bu haberler silsilesi, tamamen gerçek dışıdır. Sedef Aygün ile ebedi dostluğumuz devam etmektedir. Lütfen, bizzat benim ağzımdan çıkmadığı sürece, asıllı asılsız yayınlanan haberlere itibar etmeyiniz.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Projeyi geliştiren Kocaeli Üniversitesinden Kılavuz Koustech takımının görüntü işleme ekibinden Akif Akbaş, Anadolu Ajansının (AA) düzenlediği, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteklediği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde, “Türkiye Yüzyılında Sanayi ve Teknoloji” ana temasıyla düzenlenen “Kocaeli Kent Ekonomileri Zirvesi”nde AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Üniversitenin ilk insansız hava aracı (İHA) takımı olduklarını belirten Akbaş, takım olarak 2017 yılından bu yana Kılavuz Teknoloji Merkezi atölyelerinde İHA’lar ve alt sistemleri üzerine faaliyet gösterdiklerini, bugüne kadar 6 araç ve birçok alt sistem ürettiklerini söyledi.
“Ürünlerimizi daha kompakt haline getirmeyi hedefliyoruz”
Akbaş, proje kapsamında yaptıkları SİHA’nın özellikleri hakkında da bilgi vererek, şunları kaydetti:
“Otonom kalkış, iniş ve otonom kilit ve otonom kamikaze görev yapabiliyor. Aynı zamanda uçağın, alt sistemlerini, yazılımlarını geliştiriyoruz. Kamerasının görüntü işlemesinden tutun da kontrolcülerine, tasarımlarına kadar biz yapıyoruz. Savunma sanayimiz için ucuz, yerli ve milli mühimmatlar, teknolojiler geliştirerek sadece askeri alanda değil sivil alanda da kendimizi geliştirmek istiyoruz. Bunlar gözlem olabilir, tarım olabilir. Bu sene bütün ürünlerimizi daha kompakt haline getirmeyi hedefliyoruz. Sadece bu uçak için AR-GE sürecimiz 4 yıl sürdü. Bu sene artık birleştirip ürün olarak sunmayı düşünüyoruz.”
Projeye 4 ödül
İlk olarak ABD’de düzenlenen AUVSI SUAS yarışmasına katıldıklarını ve finalist olduklarını anlatan Akbaş, Kovid-19 salgınıyla Türkiye’deki yarışmalara odaklandıklarını anlattı.
Türkiye’de 10 yarışmaya katıldıklarını anlatan Akbaş, 2021’den bu yana TEKNOFEST kapsamındaki “Savaşan İHA” yarışmalarına katıldıklarına, bu yarışmalarda 2022-2023’te “En Özgün Yazılım” ödülünü aldıklarına işaret etti.
Akbaş, 2023’te aynı yarışmada dördüncü olduklarını, 2024’te TEKNOFEST’te anılan yarışmada birincilik ödülünü aldıklarını dile getirerek, “Hem kamikaze hem otonom kilit görevlerini yapan ilk takım olarak bu sene birinciliğe nail olduk. Adana’daki TEKNOFEST’teyken, birçok şirketle görüşmeler gerçekleştirdik. Projemizi savunma sanayimize bir ürün olarak sunmak isteriz.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bolu 100. Yıl Ortaokulunda görev yapan 50 yaşındaki Karaoğlu, Gazi Üniversitesi Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesindeki eğitimi sırasında mısır kabuğu kullanarak süs eşyası yapmayı öğrendi.
Karaoğlu, Kovid-19 salgını sürecinde evinde oluşturduğu atölyesinde kendi geliştirdiği teknikle doğadan topladığı çiçek, tahta parçaları, saman, kozalak ve farklı otları mısır kabuğu ve koçanlarla harmanlayarak dekoratif bebek, kapı ve duvar süsü gibi ürünler tasarlıyor.
Karaoğlu’nun yaptığı birbirinden güzel dekoratif eşyalar, kullanıldıkları mekanlara renk katıyor.
Bu zamana kadar çok sayıda ürün tasarlayan Karaoğlu, açtığı sergilerle beğeniye sunduğu süs eşyalarını çevresine hediye etmenin yanı sıra isteyenlere de satıyor.
“Zaman geçirmek için başladığım hobimi ilerlettim”
Ayten Karaoğlu, AA muhabirine, uğraşını yıllar sonra, üniversitede edindiği bilgilerle yaptığını söyledi.
Karaoğlu, üniversiteden mezun olduktan sonra öğretmen olarak göreve başladığı ilk yıllarda öğrencilerine mısır kabuğu kullanarak bebek yapmayı öğrettiğini ancak müfredat değişikliği nedeniyle artık bu dersin verilmediğini kaydetti.
Kendisinin de uzun yıllar bu işle meşgul olmadığını anlatan Karaoğlu, Kovid-19 salgını döneminde evde kaldığı sürede yeniden mısır kabuğu ve koçanlarını kullanarak süs eşyası yapmaya başladığını dile getirdi.
Karaoğlu, vakit geçirmek için başladığı hobisini zamanla geliştirdiğini anlatarak, “Koronavirüs zamanında can sıkıntısından hobi olarak yapmaya başladım. İlerlettikten sonra çok fazla çeşit yapmaya başladım. Daha sonra bunu etrafımdaki insanlar sergilemem gerektiğini tavsiye etti, birkaç sergi açtım.” diye konuştu.
“Her seferinde bir öncekinden farklı şeyler yapıyorum”
Ağırlıklı olarak dekoratif bebekler olmak üzere kapı ve duvar süsü gibi ürünler tasarladığından bahseden Karaoğlu, “Önceden bu bebekleri çocuklara oyuncak için yapıyorlarmış. Ancak biz şu anda dekorasyon amaçlı yapıyoruz ve kullanıyoruz. Nemlenmediği sürece uzun süre bozulmadan kalabiliyor.” dedi.
Karaoğlu, tasarımlarında doğal malzeme kullandığını vurgulayarak, bu şekilde geri dönüşüme de katkı sağladığını ifade etti.
Üniversitedeyken daha basit tasarımlar yaptıklarını aktaran Karaoğlu, “Eskiden olduğu gibi korkuluk gibi, dümdüz kollar ve bacaklar üzerine çalışmıştık. Ben bunu ilerlete ilerlete farklı bebekler yapmaya başladım. Şimdiye kadar yaklaşık 1000 bebek yapmışımdır. Her seferinde bir öncekinden farklı şeyler yapıyorum. Her seferinde ‘Şöyle denesem, şunu da eklesem, bunu da kullanabilirim’ dediğim zaman çok çok farklı ürünler ortaya çıkıyor.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Jandarmanın dedektifleri, 8 olay yeri inceleme, patlayıcı madde imha ile parmak izi inceleme timleri, kent genelinde adli olayların aydınlatılması için yoğun mesai yapıyor.
Timler, olay yerlerinde delil niteliğindeki bulgular üzerinde gelişmiş teknolojik cihazların desteğiyle yaptıkları çalışmalarla, olayların çözülmesine öncülük ediyor.
Patlayıcı imhasından parmak izine suçluların izini süren şube bünyesindeki görevliler, son 5 yılda 3 bin 735 olay yerinde elde ettikleri 36 bin 256 bulguyu inceleyip, 2 bin 460 şüpheliyi tespit etti.
“En küçük bulgular, olayın çözülmesine büyük katkı sağlamaktadır”
Şubede görevli Olay Yeri İnceleme Tim Komutanı Astsubay Üstçavuş Fatih Tutar, AA muhabirine, görev arkadaşlarıyla olaylara titizlikle müdahale ettiklerini söyledi.
Olayların aydınlatılmasında şubenin önemli görev yürüttüğünü ifade eden Tutar, “Şubemizin amacı adli ve idari soruşturmaların çözümüne ışık tutan, bilimsel ve teknik yöntemlerle elde edilerek incelenen her türlü bulgunun değerlendirilmesi sonucunda suç ve suçlunun tespit ve ispatını sağlayarak adaletin gecikmeden yerine gelmesine hizmet etmektir.” dedi.
Şubede toplam 20 personelin görev yaptığını anlatan Tutar, şöyle konuştu:
“Şube bünyesinde bulunan Olay Yeri İnceleme Timi ‘Her Temas Bir İz Bırakır’ prensibiyle olay yerinin sistematik ve bilimsel yöntemlerle incelenerek bulguların tespit edilmesi, fotoğraflanıp, kayıt altına alınması, toplanması, paketlenmesi ve Jandarma Kriminal Laboratuvarlarına gönderilmesini sağlamaktadır. Şubemize bağlı teknik timler, dedektiflik görevini de üstlenmektedir. Olay yerinde elde edeceğimiz en küçük bulgular, olayın çözülmesine büyük katkı sağlamaktadır. Şubeye bağlı teknik timler faaliyetlerini çağdaş yöntem ve gereçlerle ‘delilden suçluya’ prensibiyle hareket ederek olayların aydınlatılmasına katkı sağlanmaktadır. Şube son 5 yılda 3 bin 735 olaya müdahale ederek, bu olaylarda 36 bin 256 bulgu tespit etmiş olup, elde edilen bulgularda yapılan incelemeler sonucunda olaylarla ilgili 2 bin 460 şüpheli ve farklı kimlik kullanan 1280 kişi tespit edilmiştir.”
Tutar, şubede bu yıl Parmak İzi İnceleme Timi kurulduğunu belirterek, olaylarda elde edilen vücut izlerinin de laboratuvarlarda ayrıntılı şekilde incelendiğini dile getirdi.
Patlayıcı Madde İmha Timi’nin de etkili çalışmalar yaptığını söyleyen Tutar, şunları kaydetti:
“Patlayıcı Madde İmha Timi son 5 yılda 10’dan fazla terör, 3 de şüpheli cisim olayına müdahale etmiş, 998 mayın ve el yapımı patlayıcı arama faaliyeti gerçekleştirmiştir. Tim imha ve müdahale işlemlerinde yerli üretim uzaktan kumandalı bomba imha robotu (TMR -2 COŞKUN) ve bomba imha aleti kullanmaktadır. Kullanılan teknik cihazlar sayesinde müdahale esnasında personelin güvenliğini sağlamaktadır. “
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cerrahpaşa Üniversitesi’nin Avcılar Kampüsü’nde düzenlenen ‘Liderler Zirvesi Yerli Teknolojiler Ticaret ve İnovasyon’ programına katıldı. Bolat’a programda İstanbul Valisi Davut Gül ve çok sayıda üniversitenin rektörü de eşlik etti. Programda konuşan Bakan Bolat, Türkiye’nin büyüme oranlarını ve ihracat rakamlarını paylaştı.
‘TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜME PERFORMANSINI SÜRDÜRMEYİ BAŞARDI’
Bakan Ömer Bolat konuşmasında, “Türkiye’de hükümetimizin kararlılıkla uyguladığı programı hamdolsun makro göstergelerin birçoğunda olumlu sonuçlar vermeye devam etmektedir. Geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta yaşadığımız 2 büyük depremin yaralarını hızlı bir şekilde sarıyoruz. ve diğer tarafta bizim de 16-17 yıl sonra tekrar yaşamak zorunda kaldığımız 2021’den bir yana 2 haneli yüksek oranlı enflasyonun düşürülmesi hedefi öncelikli olmak üzere ekonomik büyüme istihdam ihracat ve cari işlemler açığını azaltma çabalarımız hamdolsun olumlu neticeler vermektedir. Türkiye ekonomisi büyüme performansını sürdürmeyi başardı. Salgın yılı olan 2020’de yüzde 1,9 büyüyerek dünyada büyüme sıralamasında ilk üçün içinde yer alabildik. 2021’de yüzde 11,4 gibi rekor büyüme, 2022’de yüzde 5,5 2023’te de yüzde 5,1 büyümüştür. 2023 yılında yüzde 5,1 oranında büyüyerek OECD ülkeleri içinde 1., Avrupa’da 2., G-20 ülkeleri içinde ise 3. sırada yer almıştır. Geçen yıl 1 trilyon dolar bandını ilk defa tarihimizde aştık. 1 trilyon 130 milyon dolar milli gelir ve kişi başına da da 13 bin 243 dolara yükseltmiştik. 2024 yılında biraz daha yavaşlasa da ekonomik büyümemiz devam etmektedir. Yüzde 5.3 birinci çeyrek, yüzde 2.4 ikinci çeyrekte, yüzde 2.1 üçüncü çeyrekte büyüdük. Ortalama ilk 9 ayın sonunda Türkiye’miz yüzde 3.2 oranında ekonomik büyüme kaydetti. Bizim açımızdan en önemli faktör de bu 3.2’lik büyümenin 1.9 puanı bölümü mal ve hizmet ihracatının katkısı olarak sağlandı. Böylece sadece iç tüketime dayalı değil net mal ve hizmet ihracatı sağlayarak ülkemize döviz kazandırarak ve ekonomik stabilizasyona katkı vererek bu büyüme sağlandı” dedi.
‘TÜRKİYE, SATIN ALMA GÜCÜ KALİTESİNE GÖRE AVRUPA’NIN 4’ÜNCÜ BÜYÜK EKONOMİSİNE SAHİP ÜLKE KONUMUNA ULAŞTI’
Bakan Bolat, “2024 3’üncü çeyreğinin anlamı şu: Türkiye son 17 çeyrektir yani 4 yıl 3 aydır kesintisiz bir şekilde büyüme kaydetme başarısını gösterdi. 2024 Eylül itibari ile toplam milli gelirimiz 1 trilyon 260 milyon dolara yükseldi. Böylece rekor yenilenmiş oldu. Yıl sonunda inşallah 1 trilyon 300 milyon doları aşacağız. Türkiye, IMF’nin hesaplarına göre cari fiyatlar ve cari döviz kurları bazında dünyanın 17’nci, satın alma gücü kalitesine göre ise dünyanın 11’inci ve Avrupa’nın da 4’üncü büyük ekonomisine sahip bir ülke konumuna ulaştı. İstihdam tarafına bakacak olursak orada da hamdolsun olumlu göstergeler var. 2002 yılında Türkiye’deki toplam istihdam sayısı 21 milyon 300 bin kişiydi şu anda aktif çalışan sayımız 11 milyon kişi artarak toplamda 32 milyon 800 bin kişiye ulaştı. Sadece 2024 yılında son bir yılda 1 milyon 250 bin kişi yeni istihdam iş imkanları buldu. Bu yıl 11 ayda 5.5 trilyon 750 milyon doları geçtik. Bu yılı 6,5 milyar dolarlık savunma sanayi ihracatı ile inşallah kapatacağız. Hedefimiz 2028’e kadar savunma sanayi ihracatımızı yıllık 12 milyar doların üzerine taşımaktır. Özellikle otomotiv sanayinde elektrikli yerli otomobili üreterek bu alandaki rekabet ve yarışta ben de varım demiş olduk. TOGG gerçekten yüz akı iftihar projemiz. Türk otomotiv endüstrisi geçen yıl için söylüyorum 35 milyar dolar ihracat yapmıştır. Bunun yaklaşık 15 milyar doları araç, 20 milyar doları yan sanayi yedek parça sanayi ürünleridir. Elektrikli araç ve batarya üretiminde hedefimiz dünyanın önde gelen oyuncularından biri olmaktır” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da TEKNOSAB Kavşağı’nın açılışını gerçekleştiren Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, gişelerden ilk geçişi kullandığı Togg’la, eski Sanayi ve Teknoloji BakanıMustafa Varank ile birlikte yaptı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TEKNOSAB Kavşağı açılış törenine katılmak üzere Bursa’ya geldi. Törene, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa Milletvekilleri Mustafa Varank, Ahmet Kılıç, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ve Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri katıldı. Törende konuşan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, TEKNOSAB’da 11 firmanın üretime başladığını belirterek, “Şu ana kadar 40 milyar liranın üzerinde yatırım yapıldı. İnşallah 2025’in ikinci çeyreğinde, 37 büyük ölçekli firmamız burada üretime başlamış olacak. Allah’ın izniyle 2027 yılı sonunu bulmadan TEKNOSAB’daki tüm parsellerimizde üretime geçilmiş olacak. Bu aynı zamanda Türkiye’nin ihracat hedeflerini yakalamada, özellikle Bursa’nın 40 milyar dolarlık ihracat hedefinde, başta TEKNOSAB olmak üzere Bursa sanayisi bu ihracata en büyük katkıyı koyacak şehirlerden bir tanesi. Muratlı Kavşağı’na kadar olan bağlantının bir an önce tamamlanması sözü aldık. Burada yaklaşık 40 binin üzerinde çalışanımız olacak. Burada 160 bine yakın nüfus planlamasını düşünüyoruz. Bütün bunların sirkülasyonu inşallah otoban üzerinden olacak. Özellikle batı kavşağı çıkışında, TEKNOSAB girişine kadar olan bölümün ücretsiz olması gerçekten önemli” dedi.
‘BU KAVŞAK, TEKNOSAB’IN EKOSİSTEMİNE YENİ BİR CAN VERECEK’
Varank’ın ardından kürsüye gelen Bakan Uraloğlu, Bursa’nın, sanayi ve ihracatta önemli bir şehir olduğunu belirterek, “Bugün de ülkemiz ihracatında 3’üncü sırada yer alan, sanayimizin lokomotifi, üretim gücümüzün kalbi olan şehirlerimizden biridir. TEKNOSAB gibi organize sanayi bölgeleri ise bu kalbin odacıkları gibidir. Bu odacıkların çalışarak kalbin atması için, kan taşıyacak damarlar ise yollarımızdır. İşte bugün Bursa’nın kalbine yeni bir damar açmanın mutluluğunu ve gurunu yaşıyoruz. TEKNOSAB Kavşağı sadece bir yol değil, sanayimizin lokomotifine takılan yeni bir vagon, Bursa’nın sanayi, teknoloji ve inovasyon merkezi olan TEKNOSAB’ın gelişimine önemli katkı sağlayacak stratejik bir yatırımdır. Tıpkı bir tohumun toprağa düşerek filiz vermesi, kök salması ve göğe doğru uzanması gibi, bu kavşak da Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nin ekosistemine yeni bir can verecek, üretim gücümüzü katlayacak ve istihdam imkanlarımızı genişletecektir” diye konuştu.
‘BURSA’DA BÖLÜNMÜŞ YOL, 95 KİLOMETREDEN 605 KİLOMETREYE ÇIKTI’
Bursa’nın, uluslararası birçok yatırıma ev sahipliği yapan sanayisiyle, Türkiye’nin önemli şehirleri arasında yer aldığını söyleyen Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Marmara ve Ege bölgeleri arasında uzanan gelişmiş otoyol ve bölünmüş yol güzergahında, geçiş noktası olan şehrimiz her geçen gün büyüyor. Bu nedenle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, Bursa’nın şehir merkezi, ilçeleri ve çevre illerle ulaşım standardını, yeni ulaşım yatırımlarıyla güçlendiriyoruz. 2002 yılından bu yana Bursa’nın ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 230 milyar lira yatırım gerçekleştirdik. Bölünmüş yol uzunluğunu 195 kilometreden 605 kilometreye, bitümlü sıcak kaplama yol uzunluğunu 148 kilometreden 784 kilometreye çıkardık. Bursa’da 292 adet yeni köprü yaptık. Hiç tüneli yoktu, 15,1 kilometre uzunluğunda 5 adet tüneli de bitirerek trafiğe açtık. İstanbul-Gebze-Orhangazi- İzmir Otoyolu, Bursa Çevre Otoyolu, Bursa-Eskişehir- Ankara Yolu, Bursa- Karacabey Yolu, Bursa- Mudanya gibi nice güzergahı bölünmüş yol olarak tamamladık. Hatırlayacağınız üzere eylül ayı içerisinde 7,3 kilometre uzunluğundaki İznik Çevre Yolu’nun açılışını da gerçekleştirmiştik. Bugün itibarıyla da 20 milyar 437 milyon lira proje bedeliyle, Yenişehir- Bilecik Yolu, Orhangazi-İznik Yolu, Çalı Yolu, Gemlik- Armutlu Yolu, Mudanya Gemlik Yolu, Dursunbey- Tavşanlı Yolu, İnegöl- Domaniç Yolu gibi, 26 karayolu projesinde yapım çalışmalarına devam ediyoruz.”
‘YHT OSMANELİ-BURSA ARASI 2025 SONU, BANDIRMA ARASINI 2028’DE BİTİRECEĞİZ’
Bursa’ya yatırımların kara yoluyla sınırlı kalmadığını belirten Uraloğlu, “Bursa’nın ulaşım ağını, ulaşımın tüm modlarıyla birlikte geliştiriyoruz. Ankara-Bursa tren hattımızı, Ankara-İstanbul YHT hattına bağlantılı olarak, hızlı tren hattı inşa ediyoruz. 105 kilometrelik Osmaneli-Bursa arasındaki işleri inşallah 2025 yıl sonunda tamamlamayı, Bursa- Bandırma arasını ise 2028 yılında bitirmeyi hedefliyoruz. Bursa’da devam etmekte olan önemli ulaşım projelerimizden biri de Emek-YHT Gar- Şehir Hastanesi Hafif Raylı Sistem Hattı, kısa adıyla Şehir Hastanesi Metrosu’dur. Saatte 80 kilometre işletme hızı ile günlük 410 bin yolcuya hizmet verecek. İnşallah bu projemizi de 2025 yılı sonunda tamamlamayı hedefliyoruz” dedi.
‘TEKNOSAB’A ERİŞİM YOLLARINI DA YAPIYORUZ’
TEKNOSAB’a erişim sağlayacak yolları da yaptıklarını hatırlatan Uraloğlu, “Bursa-Karacabey Devlet Yolu’ndan ayrılan Zeytinbağı İl Yolu’na bağlanacak TEKNOSAB Kavşağı da Bursa’da hayata geçirdiğimiz önemli projelerden biridir. Projemiz ile Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nin yüksek standartlı bir şekilde, İstanbul-İzmir Otoyolu’na ve Bursa-Karacabey Devlet Yolu’na bağlanmasını sağlıyoruz. Güzergahımız, Bursa-Karacabey Devlet Yolu’ndan ayrılıp, Taşpınar köyünün doğusundan geçerek, TEKNOSAB Kavşağı ile İstanbul-İzmir Otoyolu’na bağlanıyor. 10,5 kilometre uzunluğundaki Zeytinbağı İl Yolu’nu, 2 geliş 2 gidiş toplam 4 şeritli, bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında inşa ediyoruz. Bölgedeki yaşam alanları ve üretim merkezlerinin yol ağlarını, çeşitli noktalarından 7 adet kavşak ile bağlantısını tesis ediyoruz. Otoyol bağlantısını ise 1,8 kilometre uzunluğunda bölünmüş yol ve 4,2 kilometrelik kavşak kolu ile sağlanmasını planladık. Bugün ilk aşama olarak Taşpınar Mahallesi ile Hürriyet Mahallesi arasındaki 1,3 kilometrelik bölümü ve 1,8 kilometre uzunluğundaki otoyol bağlantısı ile kavşak kollarının 3 kilometresini tamamlayarak, hizmete açmanın mutluluğunu yaşıyoruz” diye konuştu.
‘BU PROJEYLE YILLIK 405 MİLYON LİRA TASARRUF ELDE EDECEĞİZ’
Bakan Uraloğlu, projeyle yıllık 405 milyon lira tasarruf elde edileceğine işaret ederek, “Bölgedeki yoğun ağır vasıta trafiğinin hızlı ulaşım imkanının sağlanması ile TEKNOSAB içerisinde yer alan sanayi tesislerinin gelişmesine katkıda bulunacağız. Şu anda Muratlı Kavşağı-Taşpınar Kavşağı arasındaki toprak ve sanat yapılarını da tamamlama aşamasındayız. Bu kesimin bitirilmesiyle, Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nden İstanbul-İzmir Otoyolu’na kadar, bölünmüş yol bütünlüğü de sağlanmış olacak. Projemizin tamamı hizmete açıldığında zamandan 288 milyon lira, akaryakıttan 117 milyon lira olmak üzere, yıllık toplam 405 milyon lira tasarruf edeceğiz. Buraya yaptığımız yatırımı, birkaç yıl içerisinde esasında geride bu vesileyle kazanmış olacağız. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 8 bin ton azaltarak, doğanın korunmasına katkı sağlayacağız” dedi.
‘BU PROJE, TÜM BURSA’YA HİZMET EDECEKTİR’
TEKNOSAB Kavşağı’nın, Bursa’nın geleceğine açılan bir kapı olduğunu söyleyen Uraloğlu, “Bugün burada açılışını yaptığımız kesim ise sadece bir başlangıçtır. İnanıyorum ki bu başlangıç daha büyük başarılarla, daha büyük projelerle sürecektir. TEKNOSAB, uluslararası arenada daha güçlü bir konuma yükselecek, yatırımcılar için daha cazip bir hale gelecektir. Ayrıca bu proje, sadece TEKNOSAB’a değil, tüm Bursa’mıza hizmet edecektir. Bursa, sanayisiyle, iş adamlarıyla, tüccarlarıyla, üniversitesiyle, gençleriyle, dinamik yapısıyla Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri olmaya ve geleceğin yol haritasını çizmeye devam edecektir. Bakanlık olarak biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, AK Parti iktidarlarımızda Bursa’nın gelişimi, insanımızın kalkınması ve ‘Türkiye Yüzyılı’ için koyduğumuz hedeflere ulaşmada, gerekli her türlü gayret ve kararlılığı göstereceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın” dedi.
Konuşmaların ardından TEKNOSAB Kavşağı kesilen kurdele ile hizmete açılırken, Abdulkadir Uraloğlu direksiyonuna geçtiği Togg’la, Mustafa Varank ile birlikte gişelerden ilk geçişi yaptı.
Haber-Kamera: Mehmet İNAN/BURSA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen ve Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu Doha Forum 2024’e katılan Şimşek, “Akıllı Ekonomiler Çağında Rekabet Edebilirlik” başlıklı panelde konuştu.
Şimşek, “Türkiye, küresel olarak önemli bir üretim üssü haline geldi.” diyerek, yapay zeka teknolojilerine hazırlık için önemli yatırımlar yaptıklarını anlattı. Şimşek, “Bu, insan sermayesi açısından olduğu kadar fiber optik hatlar, internet erişimi ve geniş bant abonelikleri gibi dijital altyapı yatırımlarını da içeriyor.” ifadelerini kullandı.
IMF’nin 174 ekonomiyi kapsayan Yapay Zeka Hazırlık Endeksi’ne göre Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler ortalamasının üstünde bulunduğuna dikkati çeken Şimşek, ülkede veri merkezlerine yönelik daha fazla yatırım yapılması gerektiğini vurguladı.
Birleşmiş Milletlerin (BM) öncü teknolojilere hazırlık konusunda bir endeks hazırladığını hatırlatan Şimşek, Türkiye’nin bu endekste de kişi başı gelirine oranla emsallerinin önünde olduğunu belirtti.
“Bizim için gerçekten de kilit konu KOBİ’lerin dijitalleşmesi”
Mehmet Şimşek, Türkiye’nin imalat sanayisi söz konusu olduğunda yatırımlarda ve ekosistemi genişletmede kayıtsız kalmadığını belirterek, şunları kaydetti:
“Bence bizim için asıl zorluk değer zincirini yukarı taşımak. Bu nedenle son 10 yıla bakacak olursanız AR-GE harcamalarını neredeyse iki katına çıkardık. Bu harcamaların GSYH içindeki oranı yüzde 1,4’ün biraz üzerinde ve gelişmiş ekonomilere kıyasla hala düşük. AR-GE harcamalarının yüzde 50’den fazlası özel sektör tarafından yapılıyor ancak devlet de büyük teşvikler sağlıyor.
1300’den fazla AR-GE merkezimiz, 300’den fazla tasarım merkezimiz ve ayrıca 100’den fazla teknoparkımız var. Yani bunlar, değer zincirinde yukarı çıkmamıza ve rekabetçi kalmamıza yardımcı olacak ekosistemin itici güçlerinden bazıları. Bizim için gerçekten de kilit konu KOBİ’lerin dijitalleşmesi. Çünkü gerçekten verimlilik açığı burada ortaya çıkıyor. Nispeten büyük şirketler veya orta ölçekli şirketler, yetenekli ve oldukça rekabetçi. Ancak daha küçük şirketlerde rekabeti artırmamız gerekiyor. Dijital becerilerin gerçekten çok önemli olacağı yer burası. Bu nedenle daha küçük şirketlerin dijitalleşmelerini artırarak verimlilik artışına yardımcı olacak programlar tasarlamaya çalışıyoruz. Türkiye için ileriye dönük en önemli zorluk da bu.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRK Hava Yolları’nın (THY) markası Turkish Technology, Innova ve Apple iş birliğiyle düzenlenen Apple Vision Pro Hackathon yarışması başladı. Yarın sona erecek yarışma kapsamında havacılıkta geleceğin çözümlerini içeren projeler yarışıyor.
THY Basın Müşavirliğinden yapılan açıklamaya göre, yarın da devam edecek yarışma, Turkish Technology’nin Libadiye Yerleşkesi’nde gerçekleştiriliyor. Etkinlik, Apple Vision Pro cihazlarının gücünü kullanarak havacılık sektöründe operasyonel süreçleri iyileştirecek ve inovatif çözümler sunabilecek projeler geliştirmek amacıyla düzenleniyor.
İki günlük etkinlikte AJet, dijital, bakım ve onarım, yer hizmetleri, kabin hizmetleri, uçuş eğitimi, kargo operasyonları ve müşteri ilişkileri gibi farklı alanlardan seçilmiş 7 ekip, yenilikçi fikirlerini projeye dönüştürmek için yarışacak. Katılımcılar, Hackathon süreci olan bir aylık hazırlık döneminde Apple Vision Pro cihazlarını kullanarak, geliştirdikleri projeleri sergileyecek. Çalışmalar, sektördeki operasyonel verimliliği artırmak ve müşteri deneyimini iyileştirmek için tasarlanacak.
PROJE, HAYAL GÜCÜNÜ VE TEKNOLOJİK YETENEKLERİNİ ORTAYA KOYACAK
Gerçekleştirilen iş birliği ile ilgili olarak Türk Hava Yolları Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dr. Kerem Kızıltunç, “Havacılık sektörünün geleceğine yön vermek ve inovasyonu temel alarak operasyonel süreçlerimizi yeniden tasarlamak için Apple Vision Pro Hackathon’u hayata geçiriyoruz. Bu etkinlik, çalışanlarımızın hayal gücünü ve teknolojik yeteneklerini ortaya koymalarını sağlayacak. Apple Vision Pro’nun sunduğu ileri düzey artırılmış gerçeklik teknolojisiyle, iş süreçlerimizi optimize gerçek zamanlı simülasyonlar, insan-makine etkileşimli yeni nesil standartlar ve veri odaklı karar alma süreçleri gibi teknolojilerle şekillendirerek, daha verimli, akıllı ve kullanıcı odaklı hale getirme fırsatı sunuyoruz. Havacılık sektörünün dijitalleşme ihtiyaçlarına yanıt verebilecek, Apple Vision Pro gibi çığır açan teknolojiler sayesinde hem sektördeki dönüşümün öncüleri arasında yer almayı hem de müşteri deneyimini yeni bir boyuta taşımayı hedefliyoruz” dedi.
Hackathon’un ev sahipliğini üstlenen Turkish Technology, teknoloji ve havacılığın kesişim noktasında yenilikçi fikirleri destekleme misyonuyla etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Innova ise teknolojik danışmanlık ve çözüm sağlama konusundaki uzmanlığıyla Hackathon’un önemli bir parçası olacak. Projelerin teknoloji altyapısını ise Apple’ın ‘dönüşüm niteliğinde bir uzamsal bilgisayar’ olarak tanımladığı cihazı Apple Vision Pro oluşturacak.
Hackathon’dan beklenen en büyük katkı, havacılık sektöründeki iş süreçlerine yenilikçi çözümler kazandırılması ve sürdürülebilir teknolojik projelerin ortaya çıkarılması olacak. Etkinlik, çalışanların yaratıcılıklarını ve problem çözme becerilerini geliştirmelerinin yanı sıra, sektördeki dijital dönüşüm süreçlerine de katkı sağlayacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çift, son günlerde haklarında çıkan ayrılık haberleriyle ilgili sorulara, “Gördüğünüz gibi” diyerek açıklık getirdiler. Haberlere dava açılıp açılmayacağı sorusuna Anıl Altan, “Konunun uzamasına gerek yok, ciddiye aldığımız bir şey değil” yanıtını verdi.
“Bir şey 40 defa söylenirse olur” lafının kendilerini korkutup korkutmadığı sorulduğunda ise Altan, “Biz 100 kere çok daha güzel şeyler söylüyoruz karşı taraf kaygı duysun” diyerek iddialara esprili bir şekilde yanıt verdi.
Anıl Altan, Pelin Akil için bir gül alarak romantik bir jest yapmayı da ihmal etmedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Turgut Karataş’ın, akciğer kanseri olduğu ve kanser hücrelerinin karaciğere kadar sıçradığı öğrenilmişti.
Turgut Karataş, 5 Kasım’da Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde entübe edildi.
Yaşam mücadelesi veren 61 yaşındaki ünlü şarkıcının sağlık durumuyla ilgili yeni açıklama yapıldı.
Turgut Karataş’ın kızı Eylem Boran, yaptığı açıklamada; “Bugün babamdan iyi haber beklerken, doktor ‘durumu kötüye gidiyor’ dedi. Umutlarım yavaş yavaş tükeniyor. Babam ne olur beni bırakma” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’de aralarında Mehmet Ali Erbil ile Serdar Ortaç’ın da bulunduğu birçok kişi hakkında yasa dışı bahisi teşvik etme suçundan soruşturma başlatılmıştı.
Uzun süredir Mauro Icardi ile yaşadığı ayrılık süreciyle konuşulan Wanda Nara hakkında ‘yasa dışı bahise teşvik’ iddiasıyla soruşturma başlatıldı.
Soruşturmada; “Wanda Nara’nın Instagram profilinde tanıttığı çevrim içi kumarhanenin Buenos Aires şehrinde veya Arjantin’in herhangi bir eyaletinde lisanslı olmadığı tespit edildi” açıklamasına yer verildi.
Wanda Nara, ifade vermeye çağırıldı. Arjantin basınına göre; ünlü ismin, 17 Aralık’a kadar ifade vermesi gerekiyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Neredeyse hemen hemen tüm hayatımızı gözler önüne serdiğimiz sosyal medyadaki paylaşımlar, kısa sürede çok sayıda insana ulaşıyor. Bunun avantajları olduğu kadar dezavantajları da mümkün…
Özellikle söz konusu ünlü bir isimse yaptığı paylaşımın içeriğine dikkat etmesi bir hayli önemli.
Bu durum her ünlü isim için geçerli olmasa da bazı isimler, hayatlarında yaşadığı sorunları, kendilerine yapılan bazı eleştirilere yönelik sitemlerini sosyal medya üzerinden takipçileriyle paylaşıyor.
FAHRİYE EVCEN – BURAK ÖZÇİVİT
RUSYA ÇIKARMASI
Burak Özçivit, Rusya yapımı 6 bölümlük ‘Yak Tebe Nadolgo’ adlı dizide rol aldı. Özçivit, diziye dair; “Bu proje, benim için özel. Çünkü izleyicilere, küçük şeylerden bile neşe bulmayı öğretiyor. Çekimler sırasında Rus ve Türk kültürleri arasında büyük farklar olsa da birçok ortak yönümüz olduğunu keşfettik” yorumunda bulundu.

Burak Özçivit – Yulia Kalashnikova
Rol arkadaşı Yulia Kalashnikova, Burak Özçivit hakkında şöyle bir yorumda bulundu; “Onunla çalışacağımız için çok mutluyum. Burak, yalnızca yetenekli bir aktör değil, aynı zamanda kadınlara nasıl davranacağını bilen ve başkalarının yanında rahat hissetmesini sağlayan harika bir insan.”
REKLAM
Dizinin çekimleri sırasında Burak Özçivit’in birçok hayranı sete giderek ünlü oyuncuyu görmek istedi. Rus basını göre; Fahriye Evcen, bu durumdan bir hayli rahatsız oldu. Evcen’in hayranlarından kıskandığı eşinin bir daha tek başına Rusya’ya ayak basmasına izin vermeyeceği haberleri yapıldı.

Görünen o ki Rus basını haklı çıktı.
Fahriye Evcen, Burak Özçivit ile birlikte Moskova’ya giderek eşinin hayranlarına; “O, evli – mutlu – çocuklu” mesajı verdi.
DENİZ AKKAYA
KIZIYLA KAVGASI BİTMİYOR
Kızının vesayet davasına bakan kadın hâkim hakkında attığı tivitler nedeniyle Deniz Akkaya hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tehdit ve hakaret suçundan soruşturma başlattı. Akkaya’nın gözaltına alınması kararı verildi.
Ancak 26 Kasım’dan bu yana bulunup gözaltına alınamayan Deniz Akkaya, sosyal medya hesaplarından paylaşımlarda bulunmaya devam ediyor. Hatta hakaret ettiği kadın hâkime göndermede bile bulundu.
Deniz Akkaya’nın gündeminde yine kızı var. Akkaya, bir kez daha sosyal medyadan şikâyet ettiği kızını bu kez hırsızlıkla suçladı.
Şöyle ki;
Deniz Akkaya, kızı Ayşe Önbilgin tarafından darp edilip balkonuna kilitlendiğini öne sürmüştü. Devlet korumasına alınan Önbilgin ise annesinin termosla kendisine vurduğunu söylemişti. Bu ifadelerin ardından Akkaya hakkında soruşturma başlatılmıştı.
REKLAM
Süreç hakkında sosyal medya hesabından takipçilerini bilgilendiren Deniz Akkaya, bu sefer de kızının kasasını soyduğunu açıkladı.
Deniz Akkaya: Kızımla yaşadığım o sevimsiz gecede, beni balkona kilitlemişti ve bu olay yüzünden geçen hafta mahkemeye çıktık. O gece, ilk kez kızımın telefonuna baktım ve Belçika’ya arkadaşlarıyla birlikte bir seyahat planladığını, babasından bilet aldığını gördüm. Telefonu görünce bana saldırdı ve beni balkona kilitledi. Yeni evimize taşınırken eski evde dinleme cihazı bulduk. Evdeki kayıtlar, basına sızdı. Ayrıca, evde fark etmediğim yeni bir telefon buldum ve bilgisayarımı almak için mahkemeden karar çıkarmaya çalıştılar. Geçen haftaya kadar bilgisayarı hiç karıştırmamıştım.

Hayatımın en büyük şokunu geçen hafta yaşadım. Anne olarak nerede hata yaptığımı sorguluyorum. Kızım, her konuşmamı kayıt altına almış ve oraya depolamış. Bunlar benim bulabildiklerim, bilgisayarcıda ise çok daha derin bir araştırma yapılıyor. Bu, utanç verici bir hareket. Ancak beni daha da üzen, defalarca kasayı açıp boşaltmaya çalışması. Bir yandan, benden habersiz aldığı bilet için arkadaşına yalanlar söylerken, babasının da görevlerini yerine getirmediğini söylüyor ve ona hakaret ediyor.
REKLAM
Bunlar her ailede olabilir; para çalınabilir, hepimiz cepten para almışızdır. Yalanlar söylenebilir, hepimiz küçük yalanlar söyledik ama defalarca kasayı açmak, şimdi de kendi kazancıma ortak çıkmaya çalışmak büyük bir tehlike. 36 dakika boyunca gözlerim yaşlı şekilde dinledim… Tam 7 aydır üzerime atılan bütün iftiralar, benden gizlenen bir Belçika seyahatine, onların planladığı zamandan önce öğrenmiş olmamdan kaynaklanıyor. 16 senelik emek, bir Belçika seyahatine engel olmam yüzünden bir kalemde harcandı. Üzgünüm…

Sakın buraya; “Sosyal medya bunun yeri mi?” diye yazmayın. Bugün itibarıyla 40 günün bana maliyeti, 4 milyon TL oldu. Bu çocuk için 4 ev sattım! Öyle laf yapanlar, benim yürüdüğüm yolları bir görsünler, sonra konuşsunlar. Hayatımda böyle vicdansızlık ve nankörlük ancak kendi çocuğumdan yaşanabilirdi. Bu kadar iftira ve saldırıyı bir tane uçak bileti için yapmışlar… Yazıklar olsun, sadece çok üzgünüm, başka bir şey diyemem.
REKLAM
Kızının İngilizce konuşmalarının ses kayıtlarını da yayınlayan Deniz Akkaya; “Bu kadar uzun anlatmamın sebebi konuşmanın İngilizce olması. Defalarca kasam açıldı, mücevherler ve paralar konuşuldu. Çanakkale’de bir kripto konferansına katıldığımda kasa şifresini tek evladıma verdim. Benden habersiz uluslararası bir seyahat planlanmış ve arkadaşına bilet aldırmış. Kızım taşınma telaşına kızıp, babasıyla ilgili fikirlerini de paylaşmış. Bütün mesele bir bilet. Üzgünüm, 7 aydır oynanan tiyatronun özeti bu. Şahsımla ve anneliğimle ilgili iftiralar atan, ahlaksızca haber yapan herkese, kendi kötülüklerinde boğulmalarını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Konuya ilişkin İngilizce yazılan bir yazışmayı da yayınlayan Deniz Akkaya; “Hâlâ özel hayata saygı diyerek bir kez bilgisayarları karıştırmamıştım. Bu yazıyı yazan çocuk, bir bilet için atmadığı iftira kalmadı. Hangisine üzüleceğimi inanın bilemiyorum. Ünlü bir annenin çocuğu olmayı bu kadar silah gibi kullanan başka biri oldu mu hatırlamıyorum? 15 yaşındaki çocuğuna, ağzına kadar para ve mücevher dolu kasanın şifresini veren anneye devlet eliyle tedbir kondu. Bunu kimse unutmasın! Bu tedbiri koyan ve elinde hiçbir makul sebep olmayan hâkime de bu kayıtları dinleyip utanacak mı? İngilizcesi varsa tabii” şeklindeki ifadeleri not düştü.
REKLAM
Bir ses kaydı daha yayınlayan Deniz Akkaya; Baba konuya hâkim. Benden gizli bilet alındığını biliyor. Ses kaydında diğer çocuğun ailesiyle ilgili yorum yapabiliyor. Bu arada kasamdaki paraya ulaşamayan kızım, bipolar saçmalığını da ortaya atan kişi bu ses kaydı ile ortaya çıkıyor. Teşhisi koyan Ayşe . Türkiye Cumhuriyeti’nde bir hâkim, ergenliği ekstrem uçlarda geçiren, hırslı bir çocuğun ve kötü niyetli babanın iftiralarıyla 40 gündür kendi kazancımı engelliyor! Bunu kimse unutmasın.
Türkiye’deki kanun maddelerinde çocukların beyanı esastır, ancak bu durumun doğru yapılandırılması gerekiyor. Bugün bu konuyu belki hafifçe atlatmış olabilirim ancak çocukların kendi konforları için söyledikleri yalanlar nedeniyle bu ülkede nice annelerin canı yanmaya devam edecek.
ERDAL ÖZYAĞCILAR
KIZI İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ
REKLAM
Erdal Özyağcılar hakkında asılsız ‘vefat’ haberleri ortaya çıktı. Bunun üzerine 76 yaşındaki oyuncunun kızı Zeynep Özyağcılar, sert bir açıklama yaptı.

İddialara isyan eden Zeynep Özyağcılar, sosyal medya hesabından yayınladığı gönderide; “Arkadaşlar, Erdal Özyağcılar vefat haberleri dolaşıyor. Kendisi evde ve iyi. Bu haberi yapan herkesle uğraşacağım” ifadelerini kullandı.
MAURO ICARDI – WANDA NARA
JOHNNY DEPP’Lİ GÖNDERME
Galatasaray’ın 31 yaşındaki Arjantinli futbolcusu Mauro Icardi, şimdilerde boşanma süreciyle gündemde.

Geçtiğimiz günlerde ameliyat olan Mauro Icardi, sosyal medya hesabında dikkat çeken bir paylaşımda bulundu.
Mauro Icardi, paylaştığı fotoğrafta, ünlü Hollywood yıldızı Johnny Depp’in eski eşi Amber Heard ile olan bir hayli olaylı, çekişmeli boşanma davalarına ait bir kareye yer verdi.

Yıldız futbolcu sonrasında da paylaştığı bu fotoğrafına, Johnny Depp’in, “Mesele adımı temizlemek değil, bana inanan insanları savunmak” sözlerini not düştü.
REKLAM
Mauro Icardi’nin paylaşımı, boşanma sürecinde oldukça zor günler geçirse de kendisinin de mahkeme sonunda Johnny Depp gibi kazanan taraf olacağına inandığı şeklinde yorumlandı.

Johnny Depp, Amber Heard’ün 2018’de Washington Post’a yazdığı makalede isim vermeden ev içi şiddet mağduru olduğunu söylemesi üzerine eski karısına iftira davası açmış ve 50 milyon dolar tazminat istemişti. Heard de ona karşı dava açarak 100 milyon dolar tazminat talep etmişti. Depp, Amber Heard’e karşı açtığı karalama davasını kazandı.
AYDİLGE
‘CISTAK’ TEPKİSİ
Spotify 2024 Wrapped sonuçlarına göre; Türkiye’de en çok dinlenen şarkıcı Semicenk, en çok dinlenen şarkı ise Batuflex, Narco ve Era7capone’un düeti ‘Cıstak’ oldu.

“Cıstak” şarkısının Türkiye’de en çok dinlenen parça olmasına şarkıcı Aydilge’den tepki geldi.
Sosyal medya hesabından videolu bir açıklama yapan Aydilge şunları söyledi:
Türkiye’nin bu sene en çok dinlenilen şarkısı Cıstak olmuş. “Aldım marka, bakmıyorum faturasına, adı Katarina, verdim tam arasına” gibi sözleriyle ve de “Tanıştım Bebek’te, adı Natasha, dedim uzatma bebek, yat aşağı’ gibi söylemleriyle kalpleri fethetmiş bu şarkı!
REKLAM
Kadın bedenin aşağılandığı, para, marka ve bir şeyler tüttürmenin en fiyakalı ve havalı şey olarak gösterildiği bu şarkılar çok dinleniyor, evet. Nakaratında ‘Hadi cıstak, cıstak, cıstak, manitalar ıslak, ıslak, ıslak…’ diye eşlik ediyor herkes.

Kadına şiddetin, cinsiyet temelli ayrımcılığın, zorbalığın had safhada olduğu bir sene daha geçirdik. Kültürel olarak gittikçe materyalistleştiğimiz ve kadını içine girip çıkılacak bir aparattan ibaret görmeye meyilli olduğumuz bir gerçek. Bu şarkılar uzaydan gelmiyor yani. İçimizden çıkıyor ama şarkı sözü diyip geçmek yerine bu tarz sözlerin nasıl da bu kültürü pekiştirdiğini, normalleştirdiğini unutmayalım. Şiddetin dilde başladığını, dilin dünyayı nasıl algıladığımızı belirlediğini unutmayalım.
Peki çare yasaklamak mı? Ben yasakların ve sansürün sadece cazibeyi artırdığını ve yasaklanan şeylerin güçlendiğini düşünüyorum. Onun yerine kültürel bir farkındalık yaratmak çok daha anlamlı. Bu şarkıların alıcısı ne kadar çok olsa da, biz de bunu eleştirme hakkımızı kullanmaya devam edeceğiz. Elbette ki bir gün dinleyiciler, ben gerçekten ne dinliyorum ve bu şekilde neye alet oluyorum diye düşünecekler, sorgulayacaklar. Cinsiyetçi, sadece mal mülkle övünen, araba ve manita sayısıyla, bir şeyleri tüttürmekle ve marka övücülüğü ile inşa edilen bu zihniyet karşısında birbirimize destek olmalıyız diye düşünüyorum.
Bir de diyorlar ki, kadınlar da dinliyor bu şarkıları… Evet kadınlar da dinliyor. Çünkü pek çok kadın da doğduğundan beri eril tahakküm kodlarıyla yetişti ve bunu içselleştirdi. Yani kendini sadece erkek beğenirse değerli bulan, kendisini erkeğin gözünden gören pek çok kadım mevcut. O yüzden kadın düşmanlığı sadece bazı erkeklere özgü bir durum değil. Mücadele etmemiz gereken kadınlar ve erkekler değil zaten değil, azgınlaştırılmış o yapay ‘Erkeklik kültürü’. İyi de gerçek erkekliğin ya erkekliği bırakın insanlığın, insanlığın kadını mal gibi görmekle, manitalarla, arabalarla tüttürmekle ne alakası var diyebilmek önemli.
Müzik ruhun gıdasıdır ama bazen gıda zehirlenmesi de olur.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Pop yıldızı, bu hafta Instagram’da paylaştığı bir videoda Meksika’ya taşındığını açıkladı. Açıklamasında ciddi miydi, değil miydi pek anlaşılamadı ama ardından gelen videolarda sebeplerini ayrıntılandırdı.
Bir gün önce yayınlanan fotoğraflara atıfta bulunarak; “Paparazzilerin beni neden Jason maskesi takıyormuşum gibi görünerek uçağa bindirdiğinden gerçekten emin değilim” dedi. İkinci videoda paparazzilerin onu tasvir etme şeklinin duygularını incittiğini, son derece kaba ve zalim olduklarını söyledi. “Bu yüzden Meksika’ya taşındım” diye bitirdi sözlerini.
Bu açıklamadan kısa süre sonra da kaçmak istediği paparazzilere ABD’deki havaalanı çıkışında ve Meksika’da özel uçaktan inişinde yakalanmasıyla, onun için kaçışın olmadığını da kanıtlamış oldu.
Taşınma hikayesi gerçek ya da değil, bilinmez; ama bu zamana kadar Spears’ın paparazzilerle çatışması hiç bitmedi.
2021’de bir paparazzi isyanında, “Herhangi bir yere gitmek oldukça zor, çünkü bu aptal yüzler fotoğrafımı çekmek için ortaya çıkıp duruyor” diye yazdı.
Britney Spears, Nisan 2023’teki başka bir Instagram gönderisinde, o zamanki eşi Sam Asghari’den kendisini fotoğrafçılardan korumasını istediğini, ancak yine de fotoğraflarını çektiklerine dair bir anekdot paylaştı.
“Bir aptal gibi görünüyordum. Yüz ifadem, eğilme şeklim, midemdeki çıkıntı! Korkunçtu, çünkü savunmasız bir durumdayken fotoğrafımı çektiler, bu yüzden tabii ki kendimi koruyorum” dedi.
ABD’li ekonomi gazetecisi Duff McDonald, 2008’de ‘Britney Spears Ekonomisi’ başlıklı makalesinde, o dönemde Amerika’daki en büyük para kazanma fırsatlarından birini tartışmaya açtı: Britney Spears’ın fotoğraflarını çekmek.
McDonald, bütün bir endüstrinin pop yıldızının etrafında dolaştığını ve onun her hareketinin yılda 110 ila 120 milyon dolar ayarında getiri sağladığını belgeledi ve “Britney ekonomisi, 50 ila 75 bin kişilik güçlü bir şirkete eşdeğer olacak” dedi.
Medya fırtınasının merkezinde yer alan şarkıcı, bir süreliğine öfkesini sanatına kanalize etmeye çalıştı. 2007’deki ‘Blackout’ albümünden bir şarkı olan ‘Piece of Me’, halkın gözü önünde büyümenin sıkıntılarını yansıttı. “On yedi yaşımdan beri Bayan Amerikan Rüyası’yım / Sahneye çıksam veya Filipinler’e gizlice kaçsam da fark etmez / Hâlâ popomun resimlerini dergiye koyacaklar” sözleriyle Spears meydan okudu.
“Benden bir parça mı istiyorsunuz?” diyordu Britney Spears. Evet, İnsanlar ondan bir parça istiyordu ve bu da onun gelecek yıllarda hayatındaki değişimi belirleyecekti.
Britney Spears’ın her hareketini takip eden, her türlü utanç verici durumda onun hiç de hoş olmayan fotoğraflarını yakalayarak geçimini sağlamaya çalışan fotoğrafçıların hayranı olmadığı bir gerçekti. 2008’deki şarkısı ‘Kill the Lights’ta “Bütün bunlar para kazanmaya çalışıyor / Gözlerimi acıtıyor” sözlerine yer vermesi bundandı.
Artık Britney Spears ne albüm yapıyor ne konser veriyor. Paparazzi sürüsü artık onun her hareketini takip etmiyor, çünkü paparazzilerin ekonomik sistemi eskisi gibi değil.
Sonuçta sosyal medya, ünlülere imajları üzerinde her zamankinden daha fazla kontrol imkanı verdi. Artık nişanlandığı, evlendiği, hamile kaldığı ya da bebeğini dünyaya getirdiği haberlerini herkesten önce veren kendileri oldu.
Ancak ünlü olmanın değişen tek yönü, imajın kontrolü değil. Paparazzilik artık akıllı telefonu olan herkesin işi haline geldi.
Dolayısıyla Britney Spears her ne kadar sosyal medyada kimsenin anlam veremediği dans videolarıyla gündeme gelmeye çalışsa da aslında sokağa adım attığında istemediği şekilde görüntülenmeye devam edeceğini de biliyor. İşte ülkesini terk edişi gerçekten bu yüzdense, tıpkı geçmişinden kaçamayacağı gibi, yeni dönemin paparazzileri olan ‘herkes’ten kaçamayacağı da bir gerçek…
HAFTANIN AĞLAYANLARI
Sharon Stone, BBC’nin 2024’te dünyada ilham kaynağı ve etkili olan 100 kadın listesine girmesinin ardından kariyeriyle ilgili samimi açıklamalarıyla gündeme geldi bu hafta.
‘Temel İçgüdü’ filminde ‘seks sembolü’ olarak gösterilen oyuncu, bu filmin sonucu olarak, hep aynı tür rollere seçildiğini ve bunun kendisini rahatsız ettiğini daha önceki birçok röportajında olduğu gibi yineledi.
Stone, “Bu filmde uydurulan benim çok seksi olduğum fikrini, insanların cinsellikleriyle cezalandırıldıkları bir hastalıkla mücadele etmek için kullanmış olmaktan çok gurur duyuyorum. Ben de kendi cinselliğim için cezalandırılıyordum” dedi.
“Göz kapaklarımın içine dövme yaptırırdım”
SharonStone, “Kendi gençliğinize ne söylemek istersiniz?” sorusuyla karşı karşıya kalınca, “İyi olacaksın” mesajını vereceğini söyledi. Bu anlarda gözyaşlarını tutamayan oyuncu, “Şu an bunu bilmiyorsun, ama iyi olacaksın” diye tekrar etti.
Oyuncu ayrıca, “Elimde olsa bunu göz kapaklarımın içine dövme olarak yazdırırdım” dedi.
Sharon Stone, bu ifadeleri 23 yıl önce, şöhretinin zirvesindeyken beyin kanaması geçirerek ölümden döndüğü anları kastederek söyledi.
“Bana ‘Şişman kız rolleriyle yetinmen gerekecek’ dediler”
Kate Winslet, başrolde yer aldığı 1997 yapımı ‘Titanik’ (Titanic) filmi döneminde vücudu hakkında acımasız yorumlara maruz kaldığını anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı.
1998 Altın Küre Ödülleri’nde henüz 22 yaşındayken kırmızı halıda yürürken gazeteciler tarafından kilosu nedeniyle eleştirildiğini anlattı.
Winslet, ‘Titanik’teki rol arkadaşı Leonardo DiCaprio’nun yanında kırmızı halıda yürürken, bir muhabir ona elbisenin içine “biraz eritilip dökülerek” girmiş gibi göründüğünü, “iki beden daha büyük” bir elbise giymesi gerektiğini söylemişti.
Winslet’e göre bunlar, ‘Titanik’ vizyona girdikten sonra aldığı birçok olumsuz yorumdan yalnızca biriydi.
“Bu kesinlikle dehşet verici” diyen Winslet, “Nasıl biri sadece yolunu bulmaya çalışan genç bir oyuncuya böyle bir şey yapar ki?” diye yakındı.
Kate Winslet, kariyerinin başlarındayken oyunculuk eğitmeninin kendisine şişman olmakla barışması gerektiğini söylediğini anımsarken, eğitmenin kendisine “Beni dinle Kate. Eğer böyle görüneceksen şişman kız rolleriyle yetinmen gerekecek” dediğini anlattı.
‘Titanik’te nasıl göründüğü konusunda küçümseyici yorumlar aldığını söyleyen Winslet, “İnsanlar bana ‘Bu rolü canlandırırken çok cesurdun. Makyaj yapmadın. Kırışıklıkların vardı’ şeklinde konuştu” dedikten sonra eğlence sektörünün kadınlarda gerçekçi olmayan beklentilerine dikkat çekti.
Ünlü oyuncu, “Erkeklere ‘Bu rolü canlandırdığın için çok cesurdun. Sakal bıraktın’ diyor muyuz? Hayır. Demiyoruz. Bu cesaret değil. Bu rolünü oynamak” ifadesini kullandı.
HAFTANIN GÜLENLERİ
Yine ve hep zirvede kalmayı başaran Taylor Swift, haftanın gülenlerinde de zirvede. 2024 Spotify listesinde dünyada en çok dinlenen sanatçısı ilan edildi.
Billboard tarafından 2024’ün ’21. Yüzyılın En Büyük Pop Yıldızları’ listesinde Beyonce’nin ardından ikinci sıraya yerleşmesi ve ardından gelen kitap rekoru da yüzünü güldürdü Swift’in.
Bu hafta sonu artık sonlandıracağı Eras Turnesi’nden şimdiye dek hiç görmediğimiz perde arkası fotoğraflara yer veren ‘Eras Tour Book’ adlı kitap, çıktığı ilk hafta sonunda 814 bin adet satılarak rekora imza attı.
Hayatına yeni sayfa açtı
Ünlü süper model Gisele Bündchen, erkek arkadaşı Joaquim Valente ile bebek heyecanı yaşıyor. Kendisinin üçüncü, sevgilisinin ilk çocuğuna hamile olan 44 yaşındaki Brezilyalı model, Costa Rica tatilinde mutluluğunu sergiledi.
13 yıl evli kaldığı Amerikan futbolcusu Tom Brady’den 2022’de ayrıldı, 2023’te resmen boşandı. 14 ve 11 yaşlarında iki çocuğu olan Bündchen’in yüzü, hayatında açtığı bu yeni sayfada gülüyor.
Taşıyıcı anneden yeni bebek
Johnny Depp ile olaylı boşanma süreci ve iftira davasını kaybetmesi üzerine ABD’yi terk ederek Madrid’de kızıyla sakin bir hayat yaşayan Amber Heard, ikinci çocuğunu bekliyor.
2021 yılında bir kız bebek annesi olduğunu açıklayan oyuncunun, sağlık sorunları nedeniyle asla kendi bebeğini taşıyamayacağı söylendikten sonra, kızının taşıyıcı anne aracılığıyla dünyaya geldiği öğrenilmişti. Belli ki ikinci çocuğunu da taşıyıcı anneden bekliyor.
İlk çocuğunun doğumunu duyururken, “O, hayatımın geri kalanının başlangıcı” ifadesini kullanmıştı. Şimdi mutluluğuna yeni bir mutluluk eklemeyi bekliyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Nazan Öncel, “Affet bizi Bursa” diyerek, bugünkü Bursa konserini iptal etti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Satın alma işleminin 2025’in ilk çeyreğinde tamamlanmasının beklendiği ifade edilen açıklamada, işlemin, GM’nin Ultium Cells şirketindeki sahiplik payını değiştirmediği aktarıldı.
Açıklamada, GM’nin, elektrikli araçlarına yönelik artan talebi karşılamak için Ohio ve Tennessee eyaletlerindeki Ultium Cells tesislerinden yararlanmaya devam edeceği, LG Energy Solution’un ekipman kurulumuna başlamak için neredeyse tamamlanmış Lansing tesisine erişebileceği belirtildi.
Ultium Cells Lansing’in şu anda yaklaşık 100 çalışanı bulunduğuna işaret edilen açıklamada, şirketin daha önce duyurulan istihdam taahhütlerini yerine getirme yolunda ilerlediği vurgulandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketin 2022 yılından bugüne müşterilerine memnuniyetlerini değerlendirmesi için yönelttiği anketlerde 32 puanlık artış görülürken, operatörü çevresindekilere tavsiye edeceğini söyleyen müşterilerin oranı ise %57 arttığı belirtildi.
“ÜZERİNE DÜŞÜNÜLMÜŞ VE HATIRLANIR DENEYİMLER İÇİN HAREKETE GEÇTİK”
Vodafone’un müşteri memnuniyeti alanındaki çalışmalarının değerlendirildiği toplantıda konuşan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:
REKLAM
“Vodafone olarak, iyi bir müşteri deneyiminin, müşterilerimizle kurduğumuz tüm etkileşimlerde içten, çözüm odaklı ve destekleyici bir yaklaşımla, onlara güvenilir yol arkadaşları olduğumuzu hissettirmekten geçtiğini biliyoruz. Müşteri deneyiminin, tek başına ele alınabilecek bir olgu olmadığının, müşteri-çalışan-ekosistem üçlüsünün bir bileşeni olduğunun farkındayız. Bu bilinçle, yaklaşık 4 yıl önce, müşterilerimize rastlantılarla dolu belirsiz bir deneyim yerine, onların ihtiyaç ve beklentilerini karşılayan, üzerine düşünülmüş ve hatırlanan deneyimler sunabilmek için harekete geçtik. Bu yolculukta, çağımızın rekabet koşullarına ayak uydurabilecek, müşterilerimizin beklenti ve ihtiyaçlarına cevap verebilecek müşteri odaklı bir kültürel dönüşümü hedefledik. Süreç içinde şirket çapında irili ufaklı 500’den fazla iyileşme aksiyonunu hayata geçirdik. Bugün, geçirdiğimiz bu dönüşümü müşterilerimizle de paylaşacağımız bir olgunluğa eriştik. Artık, rahatlıkla, müşterilerimiz için Vodafone’da yeni bir dönem başlıyor, diyebiliriz. Tüm bu yaptıklarımızın ışığında, müşterilerimize Vodafone olarak iyi bir deneyim yaşatacağımızın, yaşatamadığımız herhangi bir senaryoda ise bunu telafi edeceğimizin sözünü veriyoruz. Müşterilerimize yenilediğimiz memnuniyet dünyasının kapılarını açıyoruz ve onlara ‘Vodafone’la Oldu Bilin’ diyoruz.”
4.5G YATIRIMLARINI İKİ KATINA ÇIKARDI
Vodafone, müşterilerine daha iyi bir şebeke deneyimi sunabilmek için, özellikle yoğunluğun en yüksek olduğu İstanbul, Ankara, Kocaeli gibi şehirlerdeki 4.5G yatırımlarını iki katına çıkarırken, 4.5G indirme hızını iki kata kadar artırdığını ve internet bağlantısındaki ortalama gecikme sürelerinde yüzde 36 iyileşme sağladığını da açıkladı.
Şirket ayrıca, geçen yıl mobil şebekesine bir önceki yıla kıyasla yaklaşık iki katı yatırım yaptığını da belirtti. Bu sayede, yoğunluk sebepli internette yavaşlık veya kapsama sorunu yaşayan müşteri sayısı %25 azalırken, konuşma kalitesinde problem yaşayan müşteri sayısında %30 iyileşme yakalandığı vurgulandı. Çağrı merkezine gelen mobil şebeke kaynaklı aylık şikâyet kaydı oranının ise geçen yıla kıyasla %65 azaldığı açıklandı.
OTOMASYONLA 731 BİN SAATLİK SÜREÇ DİJİTALLEŞTİ
Konuşmasında otomasyon süreçlerine de vurgu yapan Meltem Bakiler Şahin, “Vodafone, müşteri hizmetleri deneyimini artırmak için yaklaşık 4 yıl önce başlattığı robotik süreç otomasyonu yolculuğunda 265’in üzerinde süreç tasarladı. Bu otomasyon sayesinde, 731 bin saatlik süreci yapay zekâ destekli otomasyon aksiyonlarıyla dijitalleştirdi ve çözüm sürelerini kısalttı. Bu sayede, müşterilerin talep ve şikâyetleri daha hızlı çözüme kavuşturularak, müşterilere 300 bin saati aşkın zaman tasarrufu sağlandı” ifadelerini kullandı.
HER AY 14 MİLYON MÜŞTERİYE ANLIK BİLDİRİM GİDİYOR
Vodafone, analitik tahminleme modelleri sayesinde, müşterilerine, şebeke deneyiminden yurtdışı kullanım önerilerine, aşım uyarılarından fatura hatırlatmalarına kadar ihtiyaç duyabilecekleri her konuda destek oluyor. Her ay 14 milyon müşteriye anlık bildirim ve SMS, 6 milyon müşteriye TOBi konuşma balonu ile ulaşan Vodafone, geliştirdiği dil modelleri sayesinde müşterilerin ne dediğini anlayarak onlara en uygun çözümü sunuyor.
“İNTERNET PAKETİNİN BİTİŞ HIZI İZLENEN İÇERİĞİN KALİTESİ İLE ALAKALI”
Gelen bir soru üzerine geçtiğimiz aylarda gündeme gelen Türkiye’de operatör internetlerinin Avrupa’ya kıyasla daha hızlı tükenmesi ile ilgili de yorumlarını paylaşan Şahin, “İçeriklerin izlenme kalitesi farkı internetin ne kadar hızlı tükeneceğini belirleyen en önemli sebeplerden bir tanesi yoksa Türkiye’de ayrı Avrupa’da ayrı veri gitmiyor. Türk tüketicisinin özellikle mobil uygulamalar üzerinden daha kısa ancak çok içerk tüketmeye başlamasından internetlerinin daha hızlı bittiğini
gözlemledik ve bunun için sınırsız sosyal medya kullanımı gibi özel kampanyalar da yaptık” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Buna ek olarak şirket sürdürülebilirliğin etkisini sanatla güçlendirmek hedefiyle sanatçı Merve Atılgan ile bir iş birliğine imza attığını da duyurdu. Atılgan, rapor için beş farklı sanat eseri üretti. Bu eserler, Trendyol’un sanat ekosisteminde pozitif etki yaratmak ve sanatçılara dijital dünyada alan açmak üzere hayata geçirdiği Trendyol Sanat’ta sanatseverlerle buluşacak. Eserlerin satışlarından elde edilecek gelir, bir sivil toplum kuruluşuna bağışlanacak. Bu iş birliği sayesinde sürdürülebilirlik yaklaşımının sanat yoluyla daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor.
“SÜRDÜRÜLEBİLİR DÖNÜŞÜMÜN ETKİSİNİ HIZLANDIRIYORUZ”
Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, “Globalde genişleyen etki alanımıza paralel biçimde sürdürülebilirliği tüm operasyonlarımızın merkezine koyuyoruz. Trendyol olarak, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak üzere küresel mücadeleye katkı sunma sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bu anlayışla, 2023 yılı Sürdürülebilirlik Raporumuzu, bu yıl COP29’da global kamuoyuna açıklayarak faaliyet gösterdiğimiz her pazarda kalıcı pozitif etki yaratma kararlılığımızı bir kez daha paylaştık. Ayrıca sektörümüz ve dünya çapındaki ekosistemimiz için önemli bir kilometre taşı olduğuna inandığımız, ‘Birlikte Dönüşüm Akademisi’ni hayata geçirdik. Ülkemizde tüm ekosistemine sürdürülebilirlik eğitimleri veren ilk şirket olduk. ‘Birlikte Dönüşüm Akademisi’ni faaliyet gösterdiğimiz tüm pazarlarda ekosistemimize de açtık. Akademimiz başta olmak üzere, hayata geçireceğimiz tüm sürdürülebilirlik ve sosyal etki çalışmalarımızla dönüşüm etkisini hızlandırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
“2025’E KADAR AMBALAJ MALZEMELERİNİN TAMAMI SERTİFİKALI OLACAK”
Sürdürülebilirlik Raporu, “Dünya”, “İnsan” ve “Yönetişim” kategorileri altında 9 ayrı başlıktan oluşuyor. Rapor, Trendyol’un çevreye duyarlı ve topluma katkı sağlayan uzun vadeli çözümler üretme taahhüdünde geldiği noktayı da içeriyor. Trendyol 2023 Sürdürülebilirlik Raporu, şirketin hedeflerine paralel ilerlediğini ve sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli mesafe kaydettiğini ortaya koyuyor.
Rapora göre şirket, 2022 yılında oluşturduğu, sektörün ilk ve en kapsamlı sürdürülebilirlik yol haritası olan Sürdürülebilir Etki Planı çerçevesinde, operasyonlarında Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını toplamda %16 azaltarak çevresel etkisini düşürdü. Tüm lojistik ağında ambalaj ve atık yönetimini optimize ederek, atıklarının %96,7’sini geri dönüştürdü ve tek kullanımlık plastik tüketimini %57 azalttı. Sürdürülebilir ambalaj stratejisiyle kargo poşetlerinin %70’ini geri dönüştürülmüş malzemelerden üretme hedefine ulaştı. Trendyol, 2025 yılına kadar tüm lojistik merkezlerinde sıfır atık sertifikasyonu almayı hedeflerken, bu hedefe ulaşıldığında perakende ambalaj malzemelerinin %100’ü sertifikalı kaynaklardan sağlanmış olacak.
Marka, operasyonlarında ve değer zincirinde karbon ayak izini azaltarak 2040 yılına kadar karbon nötr olmayı, 2050’ye kadar ise tüm değer zincirinde bu hedefe ulaşmayı amaçlıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bununla birlikte şirket kampanya süresi boyunca pazarlama ve lojistikten, avantajlı finansman erişimine pek çok desteği de iş ortaklarına sunduğunu da belirtti.
25 MİLYON GÜNLÜK AKTİF KULLANICI
Kasım kampanyası sırasında 25 milyon günlük aktif kullanıcı sayısına ulaşan Trendyol’un, kampanya süresince e-ihracat yapan satıcı sayısı 90 bine ulaştı. Trendyol Kasım ayında 250 milyon kez yurt dışı ziyareti aldığı da vurgulandı.
YURT DIŞI PAZARLARIN GÖZDESİ ‘SAKLAMA KABI’
Türkiye’den en çok alışveriş yapılan iller Bursa, Antalya ve Kocaeli olurken yurt dışı pazarlarda ise en yüksek talep Bakü, Riyad ve Bükreş’ten geldi. Kampanya süresince Trendyol üzerinden toplamda 120 milyon ürün satıldı. Uygulama kasım kampanyaları boyunca da 10 ülkede en çok indirilen aplikasyon olarak öne çıktı. Üç büyük ilin dışında en fazla e-ihracat yapan iller ise Kocaeli, Bursa ve Kayseri oldu. En fazla talebi moda kategorisinden ürünler görürken, Körfez’de tencere, Doğu Avrupa’da ve Azerbaycan’da ev tekstili ile ev içi düzenleyiciler en çok tercih edilen ürünler olarak sıralandı. Saklama kapları da bu dönemde öne çıkarak; yurt dışı pazarlarda en çok talep gören ürünler arasında yer aldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son birkaç yılda, ABD ve Çin arasındaki teknoloji savaşı, küresel ekonomik ve politik arenada geniş yankı uyandırıyor.
Biden ve Trump yönetimlerinin ardı ardına gelen sert tedbirleriyle birlikte, Çin’in yarı iletken endüstrisine yönelik kısıtlamalar giderek artan bir gerginliğe dönüştü. ABD, Çin’in yapay zeka ve askeri uygulamalarda kullanabileceği ileri teknoloji çip üretimini engellemeyi hedeflerken, Pekin ise bu baskılara direnerek kendi teknolojik ve ekonomik bağımsızlığını savunmayı çabalıyor.
İki teknoloji devi ülke arasındaki bu yüksek tansiyonlu mücadele, sadece bu iki ülkenin değil, küresel teknoloji tedarik zincirinin de kaderini belirlemeye devam ediyor. Bu çatışma, modern çağın ‘Soğuk Savaşı’ olarak nitelendirilecek bir stratejik rekabetin merkezinde yer alıyor. Bütün bu çekişmenin ışığında bir kez daha ABD’den Çin’e yönelik kısıtlamalar açıklaması ile birlikte dünya çapında teknoloji sektörünün gidişatı bir kez daha değişim yolunda gibi gözüküyor.
ÜÇÜNCÜ KISITLAMA BASKISI
ABD, Çin’in yarı iletken endüstrisine yönelik üçüncü büyük kısıtlama paketini yürürlüğe sokuyor. Bu kapsamda, yonga ekipman üreticisi Naura Technology Group da dahil olmak üzere 140 şirketin ihracatına sınırlamalar getiriliyor. Reuters’te yer alan açıklamalara göre bu hamle, Pekin’in çip üretme hedeflerini engellemek için yapılıyor ve Çinli yonga araç üreticileri Piotech ve SiCarrier Technology gibi firmaları da yeni ihracat kısıtlamaları ile karşı karşıya bırakıyor.
REKLAMBIDEN YÖNETİMİ TARAFINDAN KABUL EDİLMİŞTİ
Bu yeni yürürlüğe giren hareket seçimi kaybeden başkan Biden’ın yönetimi tarafından kabul edilmiş bir paket. Biden Yönetimi’nin Çin’in askeri uygulamalar için yapay zekayı ilerletmeye yardımcı olabilecek veya başka bir şekilde ABD ulusal güvenliğini tehdit edebilecek çiplere erişme ve üretme yeteneğini engellemeye yönelik son büyük ölçekli çabası olarak göze çarpıyor.
Ancak Cumhuriyetçi yeni başkan Trump’ın da Biden’ın Çin’e karşı sert önlemlerinin çoğunu devam ettirmesi bekleniyor.
Çin’in askeri uygulamalar için yapay zekayı geliştirme veya ABD ulusal güvenliğini tehdit etme potansiyelini engellemeye yönelik son büyük ölçekli çabalarından biri olan bu paket, Çin’e yönelik ileri teknoloji hafıza yongaları ve çip üretim araçlarının sevkiyatını da kapsıyor. Paket, yapay zeka eğitimi gibi yüksek uç uygulamalar için kritik olan yüksek bant genişliğine sahip bellek (HBM) yongalarının sevkiyatını kısıtlıyor ve 24 ek çip üretim aracı ve üç yazılım aracına yönelik yeni kısıtlamalar içeriyor.
Singapur ve Malezya gibi ülkelerde üretilen çip üretim ekipmanlarına yönelik yeni ihracat kısıtlamaları, Lam Research, KLA ve Applied Materials gibi şirketleri etkileyebilir. Ayrıca, Hollandalı ekipman üreticisi ASM International gibi ABD dışı firmalar da bu kısıtlamalardan zarar görebilir.
YARI İLETKEN ŞİRKETLERİ HEDEF ALINIYOR
Yeni kısıtlamalarla karşı karşıya kalan Çinli şirketler arasında yaklaşık iki düzine yarı iletken şirketi, iki yatırım şirketi ve 100’den fazla çip üretim aracı üreticisi bulunuyor. ABD’li milletvekilleri, Swaysure Technology Co, Qingdao SiEn ve Shenzhen Pensun Technology Co gibi şirketlerin, ABD yaptırımlarıyla engellenmiş olan ve Çin’in gelişmiş çip üretimi ve geliştirme merkezinde yer alan Huawei ile çalıştığını belirtiyor.
Bu yeni kısıtlamalar, Çin’in yarı iletken endüstrisindeki gelişmeleri ve ABD-Çin arasındaki teknoloji savaşını şekillendirmeye devam edecek gibi görünüyor. ABD’nin bu hamleleri, küresel çip endüstrisinde dengeleri değiştirebilir ve iki ülke arasındaki rekabeti daha da kızıştırabilir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketin CEO’su Pat Gelsinger ve kilit yöneticilerin, bir zamanlar baskın olan çip üreticisinin servetini canlandırmaya çalışırken, gereksiz harcamaları kesmek ve sermaye harcamalarını yenilemek için bir sunum gerçekleştirmişti. Ancak Intel yönetim kurulunun bu geri dönüş planına yeteri kadar ikna olmaması Gelsinger’ın istifa etmek zorunda kalışı ile sonlandı.
REKLAM
Çip devinden küçülme sinyalleri! Haberi Görüntüle İKİ GEÇİCİ YÖNETİCİ DEVREDE
Intel CEO’su Pat Gelsinger, şirketin liderliğini üstlenmesinden dört yıl geçmeden görevinden ayrıldı. 1 Aralık 2024’te istifa eden Gelsinger, yerine iki geçici yönetici bırakarak kontrolü devretti.

Gelsinger’in istifası, geçen hafta gerçekleşen yönetim kurulu toplantısının ardından geldi. Toplantıda, yönetim kurulu, Gelsinger’in Intel’i dönüştürmeye yönelik maliyetli ve iddialı planlarının yeterince hızlı ilerlemediği kanısına vardı. Reuters’ın bildirdiğine göre, yönetim kurulunun Gelsinger’e ya emekli olma ya da görevden alınma seçeneği sunduğunu, Gelsinger’in ise istifa etmeyi tercih ettiğini belirtti.
Geçici olarak Intel CFO’su David Zinsner ve Intel Ürünleri CEO’su Michelle Johnston Holthaus görevlendirildi. Yönetim kurulu, Gelsinger’in yerine kalıcı bir CEO bulmak için arama komitesi oluşturdu.
REKLAM30 KAT DAHA KÜÇÜK KALDI
2021’de Gelsinger, beraberinde getirdiği zorluklarla dolu bir şirketi devraldı. Geçtiğimiz süreçte büyük müşteriler arasında üretim ve yapay zeka yetenekleri için büyük hedefler belirleyen Intel, nihayetinde gözetimi altındaki sözleşmeleri kaybetti veya iptal etti ve vaat edilen malları teslim edemedi. Intel’in kendi tahminlerini aşan olası yapay zeka çip anlaşmaları hakkında iyimser iddialarda bulundu ve şirketin yaklaşık bir ay önce yakın tarihli bir gelir tahminini rafa kaldırmasına yol açtı.
Gelsinger’ın ayrılışı, şirketin en hızlı ve en küçük bilgisayar çiplerini üretme konusundaki liderliğini geri kazanmak için dört yıllık yol haritasının tamamlanmasından önce geldi ve bu Nvidia gibi Intel rakipleri için çipler üreten Taiwan Semiconductor Manufacturing Co’ya kaptırdığı bir taç olarak dikkat çekti.
1968’de kurulan ve onlarca yıldır Silikon Vadisi’nin çiplerdeki küresel hakimiyetinin temelini oluşturan Intel, Pat Gelsinger yönetiminde yapay zeka çiplerinde en büyük rakibi olan ve lider konumda bulunan Nvidia’dan 30 kat daha küçük bir piyasa değerine geriledi.
DOW JONES’TAKİ GELECEĞİ TEHLİKEYE GİRMİŞTİ
ABD’li mikroçip üreticisi devlerinden Intel, hisse fiyatlarındaki yüzde 60’lık düşüşle Dow Jones Endüstriyel Ortalama’daki yerini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Yapay zeka patlamasını kaçıran ve büyük kayıplar yaşayan şirket, itibarını yeniden kazanmak için mücadele ediyor. En büyük rakiplerinden, yapay zeka patlamasında treni kaçırmayarak büyük değer kazanan çip üreticisi Nvidia’nın ise Intel’in yerini alabileceği belirtilmişti.
Dow Jones’taki geleceği tehlikede! Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Trabzonspor, Süper Lig’in 15. haftasında konuk ettiği Kasımpaşa ise 2-2 berabere kaldı.
Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş açıklamalarda bulundu.
Sonuçtan memnun olmadığını dile getiren Güneş, “Hangi kelimeyi kullansak karşılığını doldurmuyor. Başımız eğik ayrıldık, bunu beklemiyorduk” diye konuştu.
“YEDİĞİMİZ GOL TAMAMEN BİZİM HATAMIZDI”
Maçın genel değerlendirmesini de yapan Güneş, “Sahaya çıktığımızda duruş olarak doğruyduk. Ancak yavaş tempoda oynadığımız için bu durum rakibin işine geldi. Yediğimiz gol tamamen bizim hatamızdı. 2-1 öne geçtikten sonra beraberlik geldi ve yerleşik savunmada sıkıntı yaşadık. Buna rağmen 2-1’den sonra iyiydik ve pozisyonlar bulduk. Oyunun geneline baktığımızda artıları olan bir maçtı ama sonuç istediğimiz gibi olmadı. Rakibe uzak kalmamız onların iştahını artırdı” ifadelerini kullandı.
Güneş, ideal kadro sıkıntısı yaşadıklarını belirterek, “İdeal bir kadro yakalayamadık. Trabzonspor bu kadrosuyla daha iyi oynayacağı seviyeye gelecek. Üzüleceğiz ama tekrar ayağa kalkmak için bunun üzerine koymamız gerektiğini oyuncularla paylaştım. Oyuncuya ve seyirciye keyif vermeyen bir maç oldu” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Göktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’de 15. hafta karşılaşmasında Kasımpaşa, Trabzonspor deplasmanına konuk oldu.
Mücadele iki takımın da 2 gol bulmasıyla 2-2 berabere bitti.
Kasımpaşa, Trabzonspor’un 79. dakikada bulduğu penaltıya tepki gösterdi.
“KOMİK, BASİT PENALTI”
İstanbul ekibinin teknik direktörü Hakan Keleş şunları söyledi:
“Karşımızda coşkulu bir takım olacağını biliyorduk. Kontrollü başladık ama istediğimizi yapamadık. İlk yarının ilk bölümü kötü, sonra istediklerimizi sahaya yansıttık. Değişikliklerle birlikte üstümüze geldiler, çıkartamadık takımı. Komik bir penaltıyla! Çok merak ediyorum, bize çalarlar mı böyle bir penaltı! Bu kadar baskıyla hakemlere de hak veriyorum ama bize verdiği, vermediği fauller, maçın şekli değişti. İki dakikada geriye düştük. Sonra beraberliği yakaladık. Galip de gelebilirdik. Değişik bir maç oldu bizim için de hakem kararlarıyla biz de üzüldük. İzlediğimiz kadarıyla basit, komik penaltı. Rakibimizi ateşledi bu. Kazanabilirdik de kaybetmemek de önemli.”
“İNANAMIYORUZ”
Kasımpaşa’da Gökhan Gül şunları dedi:
“Tüm takım arkadaşlarımın emeğine sağlık. Çok iyi mücadele ettik. 1-0 öne geçtik, devreye öyle gittik. Trabzonspor baskı yaptı ikinci yarıda ama çok iyi savunma yaptık. Penaltı pozisyonunu izledik, inanamıyoruz. Ona rağmen geri döndük. 3. golü de bulduk ama ofsayttan döndü. Tüm takım arkadaşlarımın emeğine sağlık. Çok iyi mücadele ettik. Maalesef yenemedik, bir puanla dönüyoruz.”
Nuno Da Costa, “Daha fazlasını hak ettiğimizi düşünüyorum. Bugün daha önce karşılaşmadığım hatalarla karşılaştım. Penaltıda hafif bir temas var. Nasıl penaltı verildi, inanmak çok zor. Sahada 23 kişisiniz, yaptığınız işe dayanmıyor bazen kaybetmek veya kazanmak. Herkesin daha iyi kararlar alması gerekiyor. 1 puan aldık. Ama daha fazlasını hak ettik, daha fazlasını alabilirdik. Herkesin daha dikkatli davranması gerekiyor.” sözlerini sarf etti.

“PENALTI! UTANÇ!”
Kasımpaşa’da ilk golü atan Cafu ise şu ifadeleri kullandı:
“Kendi golümden önce bu takımı kutlamak istiyorum. Elimizden geleni yaptık. Bazen kazanmanıza izin vermiyorlar. Kariyerimde daha önce görmediğim hata gördüm. Birçok şey var. Verilen penaltıyla, temasın alakası yok diye düşünüyorum. Bunların gördükten sonra utanç duygusu oldu. Kendimizi çok kötü hissettik. Türk futbolu gelişmeye devam etmek istiyorsa daha iyi kararlar alınmalı. Kötü kararlar nedeniyle hak ettiğimizi alamadığımızı düşünüyorum.”
BASIN TOPLANTISI
Kasımpaşa Teknik Direktörü Hakan Keleş, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, maç öncesi konumundan dolayı Trabzonspor’u çok coşkulu şekilde beklediklerini belirterek, “Maça da öyle başladılar. Zaman zaman sıkıntılar yaşadık. Biz de çok iyi başlayamadık. İlk 30 dakika istediğimizi sahaya çok yansıtamadık. Sonra dengeyi kurduk. İstediğimiz hücumları yaptık gol bulup devreyi önde tamamladık.” dedi.
“KAZANMAK İÇİN GELMİŞTİK”
İkinci yarı rakiplerinin oyuncu değişiklikleri ile kendilerine baskı yapacağını tahmin ettiklerini ifade eden Keleş, şu cümleleri kurdu:
“Oyunu çevireceğimiz pozisyonlar yakaladık. Rakibe de pozisyonlar verdik. Maç beraberlikle bitebilir. Ama beraberliğin komik, basit penaltı ile olduğunu düşünüyorum. Merak ettiğim şeylerden bir tanesi bize burada böyle penaltı verilir mi? Penaltıdan iki dakika sonra yediğimiz gol ile moral motivasyon düştü. Sonra yaptığımız değişikliklerle oyunu çevirmeye çalıştık. Beraberliği yakaladık son dakikada gol bulduk. Ofsayttan dolayı sayılmadı ama istediğimiz galibiyetti. Kazanmak için gelmiştik. Deplasmanlarda oynadığımız iyi oyunlar vardı. Mağlup olmuyorduk burada da mağlup olmadık. Bizim için artı ama kazanabilirdik. 1 puan da iyi.”
Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İngiltere Championship takımlarından Hull City’de yeni teknik direktör belirlendi.
İspanyol teknik adam Ruben Selles ile 2,5 yıllık sözleşme imzalandığını açıklandı.
41 yaşındaki teknik adam son olarak Reading’i çalıştırmıştı.
“BENZER FİKİRLERE SAHİBİZ”
Acun Ilıcalı, “Bir numaralı hedef kitlemize hizmet vermenin mutluluğunu yaşıyoruz. Ruben’in hırsı bizimkisi ile örtüşüyor. Futbolu nasıl oynamak istediğimize dair benzer fikirlere sahibiz” dedi.
İspanyol teknik adam, “Gerçekten mutluyum. Buraya gelme olasılığı gerçek olduğunda gözlerim Hull City’deydi. Takımı, kulübü, tarihi biliyorum ve takımla yolculuğuma başlamayı sabırsızlıkla bekliyorum. Teknik kadro olarak bulunduğumuz yerle, şuan ve gelecekte yapmak istediklerimiz arasında çok fazla benzerlik gördüm ve bu yüzden gelmeye karar verdim” ifadelerini kullandı.
Hull City’i son olarak Tim Walter çalıştırmıştı.
Göktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Suudi Arabistan Pro Lig’in 13. haftasında Al Ittihad, Al Nassr’ı ağırladı.
Ev sahibi ekip mücadeleyi 2-1’lik skorla kazanmayı başardı.
Al Ittihad’ın gollerini 55. dakikada Karim Benzema ile 90. dakikada Steven Bergwijn atarken Al Nassr’ın tek sayısını 57. dakikadaCristiano Ronaldo kaydetti.
916. GOLÜNÜ ATTI
CristianoRonaldo, bu maçtaki golüyle birlikte kariyerindeki gol sayısını 916’ya yükseltti.
Bu sonucun ardından 36 puana yükselen Al Ittihad, ligin bir sonraki haftasında Al Fayha deplasmanına gidecek.
25 puanda kalan Al Nassr ise Al Akhdoud’u konuk edecek.
Göktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre kaza, Onikişubat İlçesi Maarif Mahallesi’nde meydana geldi. Sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 46 AFP 294 plakalı Hafif ticari araç, seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjdeki aydınlatma direklerine ardından da yolun karşısına geçmeye çalışan bir yayaya çarpıp yaraladı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri yaralıyı sağlık ekiplerine teslim etti.
Hastaneye kaldırılan yaralının hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. – KAHRAMANMARAŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Adıyaman merkez Atatürk BulvarıDursun Çavuş Kavşağı yakınlarında 7 katlı bir binanın teras katında bulunan Azra Nisa A. (15), dengesini kaybederek aşağıya düştü. Ağır yaralanan Azra Nisa A., olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan Azra Nisa A. yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Azra Nisa A.’nın cenazesi yapılan işlemlerin ardından hastane morguna kaldırıldı.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HEP-SEN Diyarbakır Temsilcisi Faysal Yiğit, Acil Sağlık Hizmetlerinin ülke genelinde her ilin en uç noktalarına kadar yayılmış, 24 saat kesintisiz olarak hizmet veren sağlık ordusunun olmazsa olmaz bir sistemi olduğunu söyledi. Sağlık zincirinin güçlü bir halkası olan ve sağlık hizmetinin öncü kuvvetleri olan 112 Acil Sağlık Hizmetleri çalışanı meslektaşların haftasını kutladığını belirten Yiğit, “1-7 Aralık Acil Sağlık Hizmetleri Haftası münasebetiyle taleplerimiz; 112 Acil Sağlık Hizmeti Çalışanlarının fiziki çalışma koşulları kötü olan istasyonlar derhal iyileştirilmelidir. 112 Acil Sağlık Hizmeti Çalışanlarının deprem riski sayılan illerde bina altında istasyon olmaması ve bazı illerde aynı yerde birlikte çalışılacak ikili istasyon olmaması gerekir. 112’nin “çok riskli birim” ilan edilmesi ve teşvik ek ödemelerinin buna göre düzenlenmesi. Sağlıkta şiddetin önlenmesi için etkin yasaların çıkarılması ve adli vakalarda kolluk kuvvetleriyle koordinasyonun geliştirilmesi. Vaka elemeleri yapılarak 112 acil sağlığın yükünün azaltılması. Türkiye’nin Genel anlamında araçların hurdaya döndüğü yeni ambulansların verilmesi, personel yetersizliği ve çalışanların tükenmiş durumda olması ambulansların sürekli arıza yaptığı ve tamir işlemlerinin uzun sürdüğü bu konularda gerekli iyileştirilmesi yapılması, ambulans filosunun acilen artırılması ve hemen alım yapılması. Klima arızalarının tamiri için gerekli kaynakların sağlanması, kış lastiklerinin zamanında ihalesinin yapılması, acil olarak personel alımı yapılması. Disiplin soruşturmaları ile çalışanlara yönelik baskıların son bulması. 112’nin “çok riskli birim” ilan edilmesi ve teşvik ek ödemelerinin buna göre düzenlenmesi gerekir” dedi. – DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet MüdürlüğüNarkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Atakum ilçesinde bir bungalov eve düzenledikleri operasyonda, hakkında 23 yıl 10 ay 20 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan H.İ.G. (43) ile birlikte A.C. (38) ve N.A.(21) adlı kadını da gözaltına aldı.
Evde yapılan aramalarda 21 adet sentetik ecza, 9,23 gram metamfetamin, 0,95 gram esrar ve 1 adet hassas terazi ele geçirildi. Ayrıca, A.C.’nin ‘uyuşturucu madde kullanmak ve 6136 sayılı kanuna muhalefet” suçlarından 2 yıl 1 ay kesinleşmiş hapis cezası olduğu tespit edildi. Soruşturma devam ediyor. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, 27 Kasım Çarşamba günü evinden merkeze bağlı Göğem Göleti’nde balık tutmak için ayrılan Gökhan Tokay’dan (32) haber alamayan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sağlık, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Jandarma ve AFAD ekiplerince yapılan aramada Tokay’a ait otomobilin ve çadırın Göğem Göleti’nde olduğu tespit edildi. Görgü tanıklarının ifadesi doğrultusunda Tokay’ın balık tutmak için bot ile gölete açıldığı belirlendi. Gölette arama çalışmaları için 2 Aralık Pazartesi günü İzmir’den deniz polisi çağrıldı. Deniz polis ekipleri ve Jandarma Su Altı Arama Kurtarma ekiplerince yapılan arama çalışması sonucunda gölet içeresinde 4 metre derinlikte Tokay’ın cansız bedenine ulaşıldı. Olay yerine İzmir İl Emniyet Müdür Yardımcısı Alper Tuğbay ve Uşak İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Ergün Yılmaz da gelerek bilgi aldı. Tokay’ın cansız bedeni otopsi için Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılırdı.
Olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldı. – UŞAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HASTANE VE FAKÜLTELERDE YAŞANAN USULSÜZLÜK İDDİALARI BİR BİR ARAŞTIRILMALI!”
“Yenidoğan Çetesi” olarak adlandırılan çetenin ardından gündeme gelen sağlık kurumlarındaki usulsüzlüklere dair konuşan Dinç, kendilerine iletilen bazı iddiaları kamuoyuyla paylaşarak yetkililere seslendi: “Bu çetenin kendi menfaat ve çıkarları için akla-hayale gelmeyecek şekilde masum bebekleri katlettiklerini hepimiz gördük. Sağlık kuruluşlarında yaşanan ahlaksızlık ve usulsüzlüğe millet olarak hepimiz şahit olduk. Bu olayın açığa çıkması sonrasında bazı fakültelerde yaşanan sıkıntılarla ilgili iddia ve talepler tarafımıza iletildi. Fakülte ve bağlı bulunduğu üniversitenin ismini vermiyorum ama bize iletilen iddiaları dile getirmek istiyorum.
Fakültelerde doktorların, öğretim görevlilerinin malzeme parası adı altında yasa dışı bir şekilde astronomik rakamlarla hastalardan ücret talep edildiğine dair iddialar var. Bu ücretler hastanelerdeki aracılar üzerinden veya hastane dışındaki danışmanlık merkezi olarak gösterilen yasa dışı muayenehanelerden bu ücretlerin tahsil edildiği iddiaları bize iletildi. Ayrıca hastanenin imkânlarını, alet ve edevatını kendi özel muayenehanelerinde kullandıklarına dair de iddialar var. Sağlık personeli tarafından hastalarla ilgilenmek yerine estetik işlemler yapıldığı, yasa dışı olarak heyet raporları verildiği, ameliyathanelerdeki randevuların bile satıldığı ve ücretini ödemeyen hastaların ücreti ödeyene kadar ameliyatlarının ertelendiği gibi ciddi iddialar var. Ayrıca öğretim görevlilerinin derslere girmediği, asistanların eğitimsiz bırakıldığı konusunda da ciddi iddialar var. Yetkililerin tüm bunlara rağmen herhangi bir yaptırımda bulunmadığına dair de iddialar var. Bu iddialar tek tek araştırılmalı, İçişleri ve Sağlık Bakanlığı bu iddiaların üzerine gitmeli ve görevini suiistimal eden her kim varsa hesabını vermelidir. Tabii bunları söylerken tüm sağlık çalışanlarını ve öğretim görevlerini töhmet altında bırakmak istemiyorum.”
“GAZZE’NİN KUZEYİNDE CİDDİ KATLİAMLAR YAŞANIYOR”
Filistin’de yaşanan soykırımın halen devam ettiğini belirterek sözlerine devam eden Dinç, “Bir yılı aşkın bir süredir Filistin’de kadın, çocuk ve siviller katlediliyor. Bununla birlikte 2 aydır Lübnan’da işgal güçlerinin saldırıları sonucu katliamlar yaşanıyor. İşgal güçleri, 2 aydır gerçekleştirdikleri saldırılara rağmen Lübnan’da bir köy dahi elde edemediler, o bölgede bir tampon bölge oluşturamadılar ve bundan dolayı ateşkes yapmak zorunda kaldılar. Bu kazanım, siyonist terör şebekesine karşı diz çökmeyen Lübnan halkınındır. Siyonist rejim, Lübnan’da bir ateşkes yaptı ama Gazze’de halen soykırımlarına devam ediyor. Özellikle Gazze’nin kuzeyinde ciddi katliamlar yaşanıyor. Gazze’nin kuzeyinde açlık krizi ile birlikte sağlık krizi de başlamış durumda. 7 Ekim Aksa Tufanı’ndan günümüze Gazze’de bin 50 sağlık çalışanı şehit edildi, 310 tanesi de işgal güçlerinin zindanlarında esirdir. Tüm bu saldırılara rağmen sağlık çalışanları hiçbir şekilde pes etmiyorlar. İnsanlığın onuru ve haysiyeti için mücadelelerine devam ediyorlar.” diye belirtti.
“ACİL BİR ŞEKİLDE GAZZE’DE İNSANİ YARDIM KORİDORU OLUŞTURULMALI”
Kuzey Gazze’de yaşanan ilaç sıkıntısını bir kez daha dile getiren Dinç, kronik hastaların tedavi edilemediğini, halkın kirli suyu tüketmek zorunda kaldığını ve oluşan çöp yığınlarından dolayı salgın hastalıkların baş gösterdiğini söyleyerek şunları kaydetti:
“Siyonist terör şebekesinin sağlık hizmetlerini hedef alması, Gazze’deki tüm insanları yok etmek istediği anlamına gelmektedir. Bu yüzden acil bir şekilde Gazze’de insani yardım koridoru oluşturulmalıdır. O bölgeye tıbbi malzemeler gönderilmelidir. Sağlık çalışanları o bölgeye ivedilikle gitmelidir. Gazze’de kronik hastalığı bulunanların o bölgeden tahliye edilip acilen tedavi altına alınması gerekmektedir. Ayrıca ateşkesin sağlanabilmesi için İslam ülkeleri tüm gücünü kullanmalı, sağlanabilecek ateşkes ile hiçbir şart ve koşula bağlanılmadan siyonist terör şebekesi o bölgeden çıkmalıdır.”
“AZAMİ SÜRE MAĞDURLARI İÇİN KAPSAMLI BİR AF ÇIKARILMALI VE BU ÖĞRENCİLER ÜNİVERSİTELERİNE DÖNÜP MEZUN OLMALI”
İç gündeme dair bazı sorun ve sıkıntıları da gündeme getiren Dinç, ilk olarak azami süre mağdurlarının sorun ve taleplerini dile getirerek, “2014 yılında çıkan bir yasaya göre; 2 yıllık üniversite okuyanlar 4 yıl içerisinde, 4 yıllık üniversite okuyanlar 6 içerisinde, 6 yıllık üniversite okuyanlar ise 9 içerisinde mezun olması gerekiyor. Ancak ülkemizde önce pandemi sonra büyük bir deprem yaşandı. Ayrıca ekonomik sıkıntılar yaşandı. Tüm bunlara bağlı olarak öğrencilerimiz bu süreçlerde okullarından mezun olamadılar. 2022 yılında bir af çıktı ancak bu af kapsamlı olmadığı için genel olarak tüm öğrenciler bu aftan yararlanamadı. Bu öğrencilerimizin mağdur olmaması için, kapsamlı bir af çıkarılmalı ve üniversiteden mezun olması gereken öğrencilerimiz tekrardan üniversite kayıtlarını yaparak öğrenimlerine devam etmesi sağlanmalı.” dedi.
“MERSİN, ADANA VE ANTALYA GİBİ İLLERDE HER YAĞMUR YAĞDIĞINDA SEL FELAKETİ YAŞANIYOR”
Son olarak bazı illerde yaşanan bir takım sorunları da gündeme getiren Dinç, bazı illerde yaşanan sel felaketlerinin önüne geçilmesi için, “Mersin, Adana ve Antalya gibi illerde her yağmur yağdığında sel felaketi yaşanıyor. Her yağmur yağdığında sel felaketinin yaşanmaması için altyapı ile ilgili ciddi çalışma yapılmalı. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması için yağan yağmur sularının tahliye edilmesine yönelik ciddi çalışmaların yapılması gerekiyor. Yağmur yağmadan önce erken uyarı sistemi geliştirilmeli ve önlemlerin önceden alınması gerekiyor. Mazgal ve kanalizasyon giderlerinin temizlenmesi gerekiyor. Önceden yaşanan sel felaketleri göz önünde bulundurularak bir daha bu tür felaketlerin yaşanmaması için tedbirlerin alınması gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.
“SUYUN DAR GELİRLİ VATANDAŞLARA BİR MİKTAR BELİRLENEREK ÜCRETSİZ OLARAK VERİLMESİNİ BEKLERKEN MAALESEF SU FİYATLARI HER YIL ASTRONOMİK BİR ŞEKİLDE YÜKSELMEKTE”
“Adana ve Mersin’deki su fiyatlarının diğer çevre illerdeki su fiyatları arasında astronomik farklar var.” diyerek sözlerine devam eden Dinç, “Mersin’de şu an su birim fiyatı 27,15 TL’dir. Bir ay sonra bu rakam 36,20 TL olacak. Adana’da da şu an su birim fiyatı, 17,85 TL’dir. Hatay’da ise bu rakam 7,63 TL’dir. Birbirine yakın farklı illerin arasında tüketilen suyun fiyatının bu kadar astronomik derecede farklı olması herhangi bir mantık sığmaz. Bu fiyatlar arasında neden bu kadar fark olduğunu soruyoruz ve cevabının şeffaf bir şekilde açıklanması gerektiğini belirtiyoruz. Ayrıca temel bir ihtiyaç olan suyun dar gelirli vatandaşlara bir miktar belirlenerek ücretsiz olarak verilmesi gerekmektedir. Fakat biz bunu beklerken maalesef su fiyatları her yıl astronomik bir şekilde yükselmektedir. Buna yönelik tedbirlerin alınıp düzenlemelerin yapılması lazım. Bu konuda seçim döneminde belediye başkanlarının vaatlerini uygulamaya koymaları gerekmektedir.” şeklinde konuştu.
“DİYARBAKIR-SİLVAN KARAYOLU’NDA ASFALTIN YAPISINDAN KAYNAKLI KAZALAR YAŞANIYOR, ARAÇLAR ZARAR GÖRÜYOR”
Dinç sözlerini “Diyarbakır-Silvan Karayolu’ndaki asfaltın yapısı ve kullanılan mıcır dolayısıyla bu yolu kullanan araçlar kaza yapıyor, can kayıpları yaşanıyor. En basiti olarak araçlarının camı kırılıyor. Bu konu ile ilgili Karayolları Müdürlüğü denetlemelerini yapmalı, sorunlar her neyse tek tek tespit edilip vatandaşların mağduriyeti giderilmelidir.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, Mersindere Mahallesi’nde yaşayan Hamza Altınay’dan, haber alamayan eşi Ferda Altınay durumu jandarma ekiplerine bildirdi.
Ekiplerin çalışmaları sonucu Altınay’ın cesedi Çaypınar Mahallesi yakınlarındaki, yaklaşık 200 metrelik uçurumda bulundu.
Manisa İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Arama Kurtarma (JAK) Tim Komutanlığı ekipleri tarafından bulunduğu yerden çıkartılan ceset, İzmir Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı.
Üç çocuk babası olduğu öğrenilen Altınay’ın üzüm bağları için beton direk üreten tesiste yönetici olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Azra Nisa Arslan (15), Mehmet Akif Mahallesi Atatürk Bulvarı’ndaki 7 katlı bir binanın terasındayken aniden dengesini kaybetmesi sonucu yere düştü.
İhbarla bölgeye 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi.
Ambulansla Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Arslan, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Cenaze otopsi için hastane morguna kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İnsan Hakları Evrensel Bildirisi ve kadın hakları evrensel yasalarının gebelik, doğum ve lohusalık dönemlerinde de geçerli olan maddeleri, doğum yapan kadının sahip olduğu hakların altını çizer. Başka bir deyişle kadınların evrensel hakları, doğumda kadın haklarını da içerir.

Bilgi ve onam olmadan işlem yapılmaması hakkı
Doğum sürecinde olan her kadının doğum süreciyle ilgili bilgi almaya, aydınlatılmış olarak yapılacak işlemlere onay vermeye ya da bunları reddetmeye, vereceği kararlara ve tercihlerine saygı duyulmasına hakkı vardır. Teknik imkanlar varsa doğum yapan kadının refakatçi bulundurma hakkı da vardır.

Fiziksel zarar görmeme hakkı
Doğum yapmakta olan kadının zarar görememeye ve kötü muameleye maruz kalmamaya hakkı vardır.

Mahremiyet hakkı
Doğum yapmakta olan kadının, kişisel bilgilerinin gizli tutulmasına hakkı vardır.

Onurlu muamele görme hakkı
Doğum yapmakta olan kadın kimse tarafından aşağılayıcı nitelikte sözel ve psikolojik şiddete maruz bırakılamaz.

Eşit muamele görme hakkı
Doğum yapmakta olan her kadının ayrımcılığa uğramadan her bireyle eşit muamele görmeye ve adil bir bakım almaya hakkı vardır.

Sağlık hizmeti alma hakkı
Mümkün olan en yüksek standartta sağlık hizmetini almaya doğum sürecinde olan her kadının hakkı vardır. Hiçbir kadının ihtiyacı olan sağlık hizmetini alması engellenemez.

Otonomi hakkı
Doğum yapmakta olan her kadının baskıya maruz kalmama hakkı vardır. Doğum sürecinde hiçbir kadın ve bebeği, adli makamlar haricinde kimse tarafından zorla alıkonamaz.

Doğumda kadın hakları vardır!
Yazının tamamını bu bağlantıda okuyabilirsiniz.

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İşte kış mevsiminde bağışıklığı güçlendirmek için 12 beslenme önerisi…
Şekerli yiyecekler ve kızartmalardan uzak durun
Öncelikle şeker ve şeker eklenmiş yiyecekler-içecekler, hamur işleri, kızartmalar, katkı maddesi içeren hazır yiyecekler, işlenmiş etler, katı yağ ile yapılmış yiyeceklerden uzak durmak gerekir. İlk kural dört besin grubundan yeterli derecede beslenmektir. Bunlar; süt ürünleri, et ürünleri, sebze-meyveler ve tahıllardır. Bu gruplar içerisinde enfeksiyon ile savaşma konusunda çok başarılı besinler ve besin öğeleri mevcut.
Sebze-meyve tüketimine ağırlık verin
Çeşitli antioksidan ve lif içerikleri nedeniyle kıymetli olan soğan, sarımsak, lahanagiller, turpgiller, brokoli, nar, portakal, avokado başta olmak üzere tüm sebze ve meyvelere beslenme programınızda yer verin. Her yemeğin yanında zeytinyağlı sirkeli bol salata tüketin.
Yoğurt, kefir ve turşu tüketin
Sebze ve meyvelerin bağırsaklarımızdaki yararlı bakteriler olan probiyotiklerin çoğalmasına yardımcı olması özelliği de savunma sistemimize güç katar. Probiyotik sayımızı arttırmak için yoğurt, kefir, turşu, sirke gibi fermente ürünlerden faydalanacağımız gibi probiyotik-prebiyotik takviyelerden de doktor ve diyetisyeniniz uygun görürse kullanabilirsiniz.
Lifli, kepekli tahılları tercih edin
Karbonhidrat olarak basit yani sofra şekeri ve şekerle yapılan yiyeceklere ihtiyacımız olmadığı gibi bağışıklık sistemini de zayıflatır. Dolayısıyla lifli olan kompleks karbonhidrat yani rafine edilmemiş, kepekli, kabuklu tahıllar tercih etmeliyiz. Örneğin tam buğday ekmeği, karabuğday, yulaf ve bulgur tüketebilirsiniz.
Protein tüketin
Bağışıklık sisteminin salgıladığı antikorlar protein yapıdadır. Protein alımınızı yeterli düzeyde tutmalısınız. Et, tavuk, balık, hindi, yumurta, süt ürünleri, bakliyatlar protein içerir. Ayrıca bu grupta çinko minerali direncimizi arttırmamızda yardımcı olur.
Omega 3 içeren balık, ceviz ve semizotu tüketiminizi artırın
Omega 3 yağ asitleri de bağışıklık sistemimizi güçlendirmede önemli rol oynar. Başta balık olmak üzere semizotu ve cevizde de bulunur. Balık tüketiminiz ızgara veya fırında olmalı. Haftada 3 porsiyon öneriyoruz. Tüketemiyorsanız balık yağı kapsüllerini doktor veya diyetisyeninize danışarak tüketebilirsiniz.
Çorbalarınıza zerdeçal ekleyin
Kurkumin içeren zerdeçal son zamanlarda üzerinde en çok çalışma yapılan bitkilerden biri. Bağışıklık sistemini harekete geçirdiğini biliyoruz. Baharat olarak karabiberle birlikte çorbalarınızda kullanabilirsiniz. Doktor veya diyetisyeninizin kontrolünde takviye olarak da kullanılabilir.
Zeytinyağı ve avokadoya beslenmenizde yer verin
Yağlı tohumlardan ceviz, fındık ve bademin E vitamininin bitkisel yağ asidi ve çeşitli mineral içeriği oldukça faydalı. Yağ çeşidi olarak özellikle zeytinyağı, hindistan cevizi yağı, çörekotu yağı, avokado yağı güçlü antioksidanlardır.
Bitki çayları ile vücut direncinizi artırın
Vücut direncinizi arttıracak örnek bitki çayı olarak; yeşil çay + adaçayı + 1 çay kaşığı doğal bal + birkaç karanfil ekleyip karıştırarak günde 2 fincan tüketebilirsiniz. Ihlamur, rezene, zencefil, kuşburnu çayları da önerilebilir.
Doktor kontrolünde propolis tüketin
Arıların kovanlarının hijyenini sağlamak için ürettiği Propolisin de bağışıklığımızı arttırdığına dair çalışmalar mevcut. Üretim koşullarının güvenirliği ve kişiye alerjik etkisi riski nedeniyle yine doktor veya diyetisyen görüşü alınmalıdır.
D vitamini düzeyinize dikkat edin
D vitamini düzeylerinizi arttırmak için güneşten yararlanın. Doktor önerisiyle gerekiyorsa takviyelerinizi kullanın.
Bol su için
Bol su tüketimi vücuttaki toksinlerden arınmak ve metabolizmayı canlandırmak için önemli.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Google Mesajlar, son güncellemesiyle metin alanının tasarımını bir kez daha değiştirdi. Bu durum, kullanıcıların kafasını karıştırırken, Google’ın arayüz konusunda kararsız olduğunu düşündürüyor.
Google Mesajlar, bu yılın başlarında metin alanını hap şeklinde tasarlamış ve emoji düğmesi, Magic Compose, Galeri ve ‘artı’ menüsünü bu alana eklemişti.
Ekim ayında ise metin alanı sağa kaydırılmış ve emoji ile sesli not kısayolları bu alana dahil edilmişti.
YİNE DEĞİŞTİRİLDİ
Son beta sürümünde ise metin kutusu tekrar sola konumlandırıldı, ancak düğme yerleşimleri değiştirildi.
Artı düğmesi ilk sırada yer alırken, ardından Magic Compose, Emoji ve Galeri geliyor. Sesli Not/Gönder düğmesi ise metin kutusunun dışında kalmaya devam ediyor.
KULLANICILAR TEPKİLİ
Google Mesajlar kullanıcıları, metin alanının sürekli değişen tasarımından rahatsız. Bu durum, kullanıcıların kas hafızasını olumsuz etkiliyor ve uygulamayı kullanmayı zorlaştırıyor.

YENİ OKUNDU BİLDİRİMLERİ
Beta sürümünde, yeniden tasarlanmış okundu bildirimleri de yer alıyor. Ancak, uygulama şu anda hatalı görünüyor ve yeni tasarım yalnızca ana mesaj listesinde görünüyor.
Google Mesajlar’ın son güncellemesi henüz tüm kullanıcılara sunulmadı. Ancak, bu değişikliklerin yakında tüm kullanıcılara ulaşması bekleniyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
iPhone 15 serisi, 2024 yılının üçüncü çeyreğinde küresel çapta büyük bir başarı elde etti.
Yeni bir pazar araştırmasına göre, premium akıllı telefon segmentinde iPhone modelleri açık ara önde gidiyor.
İPHONE, SATIŞLARDA ZİRVEDE
2024’ün üçüncü çeyreğinde dünya çapında en çok satan ilk 10 akıllı telefon şu şekilde:
iPhone 15
iPhone 15 Pro Max
iPhone 15 Pro
Samsung Galaxy A15 4G
Samsung Galaxy A15 5G
Samsung Galaxy A05
Redmi 13C 4G
Samsung Galaxy A35
iPhone 14
Samsung Galaxy S24

ANDROID, UCUZ MODELLERLE SINIRLI
Listenin geri kalanında ise Android telefonlar yer alıyor. Ancak bu Android telefonlar genellikle Samsung’un uygun fiyatlı modelleri.
Samsung Galaxy A15 gibi cihazlar, uygun fiyatlarıyla dikkat çekse de premium segmentte rekabet edebilecek özelliklere sahip değil.
İPHONE 14, GALAXY S24’TEN DAHA ÇOK SATIYOR
Listede dikkat çeken bir diğer nokta ise iPhone 14’ün hala Galaxy S24’ten daha çok satıyor olması. Bu durum, iPhone’un marka değerini ve kullanıcılar arasındaki popülaritesini gösteriyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>-Anti bakteriyel özelliği ile mikroplara karşı iyi bir doğal tedavi seçeneğidir.
-Kulaklarda meydana gelen enfeksiyonların tedavisinde kullanılabilir.
-Derinin kollajen üretimini arttırarak daha sıkı bir cilde kavuşulmasına olanak verir.
-Boğazlarda oluşan ağrılarda ilaç tedavisine destek olabilir.
-Vücutta meydana gelen toksinleri atıcı özelliği ile bilinir.
-Ağız içerisindeki iltihaplarda iltihap sökücü olarak kullanılabilir.
-Mide kanserinde mide çeperini koruyucudur.
-Mide ülseri ve gastrit problemlerinde ilaç tedavisini destekleyici olarak tercih edilebilir.
-Yüksek antioksidan içeriği ile kanserli hücrelere karşı savaş açar.
-Sindirimi kolaylaştırıcı etkileri ile bilinir.
-Safra kesesi rahatsızlıkları için tercih edilebilir.
-Kalp ve damar hastalıklarında ilaç tedavisinin yanı sıra doğal bir terapi seçeneği olarak kullanılabilir.
-Menopozun etkilerini en aza indirir.
-Deri iltihabı tedavisinde etkili bir terapi yöntemidir.
-Mide kramplarına iyi gelir.
-Hem bedeni hem de ruhu sakinleştirici olarak tüketilebilir.
-Merhem şeklinde hazırlanarak ciltte meydana gelen yara, kesik ve yanıkların tedavisinde uygulanabilir.
-Basurun iyileşmesini sağlar.
-Meme kanseri yüzünden radyoterapi gören kişilerde olası cilt iltihaplarını engelleme özelliğine sahiptir.
AYNISEFA BİTKİSİ NASIL TÜKETİLEBİLİR?
Aynısefa bitkisinin en sık kullanım şekillerinden birisinin çay şeklinde demlenerek tüketilmesi olduğu söylenebilir. Sarı ya da turuncu renkli aynısefa çiçeklerinin kurutulması ve çay şeklinde demlenmesi ile tüketilebilecek olan aynısefa bitkisi faydalarını içilmeye başlandığı ilk andan itibaren gösterebilmektedir. Aynısefa bitkisinin faydalarını görebilmek amacıyla hazırlanacak olan çayın tavsiye edilen karışım oranı da bir bardak çay için bir çay kaşığı ölçüsünde kurutulmuş aynısefa çiçekleridir. Çayı hazırlama yöntemi olarak ise kurutulan yaprakların suya atılması ve yaklaşık olarak 15 dakika kadar kaynatıldıktan sonra ocaktan alınarak demlenmeye bırakılması olduğu söylenebilir. Demleme işleminin ardından doğrudan tüketilebilecek olan aynısefa bitkisi çayı arzuya göre bal ya da limon ile tatlandırılabilir. Tüm bunların yanı sıra dileyen kişiler aynısefa bitkisinin faydalarını görebilmek amacıyla bu bitkinin çiçeklerini salatalarında da kullanabilmektedir.

AYNISEFA BİTKİSİNİN YAN ETKİLERİ NELERDİR?
Aynısefa bitkisinin faydalarını görmek isteyen kişilere bu bitkiyi çocuklar üzerinde kullanacaklarsa muhakkak haricen kullanmaları önerilmektedir. Cilt yaralanmaları konusunda açık yaraların üzerine doktor tavsiyesi olmadan sürülmemesi gereken aynısefa bitkisi papatya ailesinden olan bitkilere karşı herhangi bir alerjisi bulunan kişiler tarafından da tercih edilmemelidir. Aynısefa bitkisinin olası yan etkileri ise cilt yüzeyinde döküntü ve kızarıklık olarak kendisini göstermektedir.
AYNISEFA BİTKİSİNİ HAMİLELER KULLANABİLİR Mİ?
Hamilelerde ve emziren annelerde aynısefa bitkisinin kullanımı tavsiye edilmemektedir. Hamile kalma konusunda çaba gösteren kişilerde de yine aynısefa bitkisinin tüketilmesinin riskli olduğu söylenebilmektedir. Aynısefa bitkisi ile ilgili yapılan araştırmalar, diğer ilaçlar ya da diğer bitkiler ile etkileşimi konusunda net bir sonuç vermemektedir. Ancak diyabet hastası olanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda bu tür hastalarda çeşitli yan etkilere neden olabileceğinden ötürü diyabet sorunu ile mücadele eden kişilerin aynısefa bitkisini kullanmaya başlamadan önce doktorlarına danışmaları önerilmektedir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ALOE VERA NASIL KULLANILIR?
Aloe Vera bitkisi iki şekilde kullanılır. Bunlardan biri ağız yolu ile diğeri ise cilde uygulanan şekildedir. Ağız yolu ile tüketilmesi vücudun sindirim, boşaltım ve sinir sistemine fayda sağlar, cilde uygulanarak tüketildiğinde ise cilt için şifa olmaktadır.
Aloe Vera bitkisinin dibinden bir yaprağını alın ve kökten uca doğru küçük küçük kırıklarla bitkiyi ayırın. İçerisinde bulunan jeli, ağız yolu ile veya cilde temas ile tüketebilirsiniz.

ALOE VERA BİTKİSİNİN FAYDALARI NELERDİR?

ALOE VERA NASIL YETİŞTİRİLİR?
Bahçe de yetiştirildiği gibi evde saksı içerisinde de kolaylıkla yetiştirebileceğiniz bir bitkidir Aloe Vera. Saksı dibinden sürekli yeni filizler verir. Bu filizleri kesip başka saksıya ekebilirsiniz. Bu çoğalmasını sağlayacaktır.
Aloe Vera bitkisi bol güneş ve hafif esinti alan yerleri sever. Özellikle akşam rüzgarını seven bu bitkinin en sevdiği mevsim İlkbahar mevsimidir. Hava sıcaklığı 10 derecenin altına düştüğünde dışarıya çıkarılmaması gerekir. Soğuk havadan çok kolay etkilenen bir bitkidir. Yaprakları ve kök kısmında ani donmalar ve bunun sonucu çürümeler görülebilir.
Aloe Vera çiçeğinin toprak değişimi yılda 1 kere sıcak ayların başlangıcı olan Nisan ayında yapılmalıdır. Humuslu ve mineral bakımından zengin toprakları seven aloe vera bitkisine, muhakkak gübre ve torf da ilave edilmelidir. Zengin ve besleyici toprak bitkinin kolaylıkla kendine gelmesini sağlayacaktır. Bitkinin saksısının en fazla bir numara büyük olması gerekir.
ALOE VERA YETİŞTİRİLİRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN PÜF NOKTALAR…

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GENÇ YAŞLARDA DA GÖRÜLÜYOR
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre her yıl tüm dünyada 500.000 yeni rahim ağzı kanseri olgusu tanı alıyor ve 250.000 kadın rahim ağzı kanserinden ölüyor. Rahim ağzı kanseri özellikle geri kalmış ülkelerde görülen bir sağlık sorunudur. Genellikle 30-50 yaş civarında ortaya çıkan rahim ağzı kanseri son yıllarda genç kadınlarda da görülmeye başlamıştır. Kadınlarda en çok görülen kanser sıralamasında meme kanseri ilk sırada yer almasına rağmen, yaşamı tehdit edici özelliği nedeniyle rahim ağzı kanseri, meme kanserinin önüne geçmektedir.

HPV VE SİGARA KULLANIMI ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRLERİ
Serviks kanserinin gelişimimdeki en önemli risk faktörü HPV’dir. 100 den fazla tipi olan bu virüsün bazı tiplerinin kanser gelişiminde rol oynadığı tespit edilmiştir. HPV cinsel yolla bulaşır. Genital siğillere yol açtığı gibi hiçbir bulgu da vermeyebilir. Ayrıca sigara kullanımı da tüm kanserlerde olduğu gibi rahim ağzı kanseri için önemli bir nedendir.
RAHİM AĞZI KANSERİ BELİRTİLERİ:
1.Cinsel ilişki sonrası kanama
2.Adet dışı kanama
3.Kanlı akıntı
4.Pis ve kötü kokulu akıntı
5.Bel ve kasık ağrısı
PAPSMEAR TESTİ HASTALIĞIN KONTROLÜNDE ETKİLİ
Rahim ağzı kanseri, düzenli muayene ve tarama programları ile kontrol altına alınabilen, erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir kanser türüdür. Günümüzde bu kanserin taramasında kullanılan en yaygın yöntem PAPsmear testidir. Aktif cinsel yaşamı olan her kadının yılda bir kez düzenli olarak yaptırması gereken smear testi ile rahim ağzında henüz kanseri dönüşmemiş ancak kanserin ön lezyonları olan anormal yapılar tespit edilerek, hasta tam olarak sağlığına kavuşturulmaktadır. Ayrıca smear testine ek olarak yapılan HPV tarama testi de kanser gelişiminin önlenmesi acısından büyük öneme sahiptir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yurt dışında oldukça tüketilen alabaş sebzesi ülkemizde yeni yeni popüler olmaya başladı. Lahana ailesine ait olan bu sebze görüntü olarak turpa benzer. İlkbahardan itibaren tezgahlardan yer almaya başlayan alabaş, lahana ve kereviz gibi tüketilir. Yeşil ve pembe gibi iki farklı renge sahip olan alabaş, vücudun günlük ihtiyacı olan lifin yüzde 52’sini karşılar. “Cennet topuzu” olarak da bilinen alabaş, A, C, B vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum, potasyum, fosfor ve demir gibi mineraller bakımından oldukça zengindir. Yapılan bazı araştırmalarda alabaş sebzesinin kanser hücrelerini yok etmede etkili olduğu tespit edilmiştir. Yıl boyunca yetişme özelliğine sahip olan alabaş insan sağlığına birçok fayda sağlar.

ALABAŞIN FAYDALARI NELERDİR?
– C vitamini bakımından zengin olan alabaş, güçlü bir antioksidan görevi görür. Bu özelliği sayesinde vücutta mutasyona uğrayıp tümör olmaya meyilli hücrelerin sağlıklarını korur. Kanser oluşumunu engeller. Özellikle akciğer ve bağırsakları temizleyerek buradaki kanser ihtimalini sıfırlar.
– Göz sağlığında en yaygın olan rahatsızlık kataraktır. Katarak oluşumuna neden olan durum ise göz içerisindeki A vitaminin azalmasıdır. A vitamini bakımından zengin olan alabaş bu durumun yaşanmasını önler.
– Vücuttaki potasyum dengesi tansiyon rahatsızlığı için önemli bir mineraldir. Bu mineral azalınca hormon bozukluğu ve yüksek tansiyon hatta felç gibi riskli hastalıkların yaşanmasına neden olur. Ancak alabaş içerdiği yüksek potasyum sayesinde vücuttaki oranı dengeler.
– Turp gibi alabaşta kuru öksürük ve solunum hastalıklarında olumlu etkiye sahiptir. Kaynatılıp suyu tüketildiğinde özellikle mevsim geçişlerinde yaşanan enfeksiyona bağlı gelişen göğüs ağrısı ve kuru öksürüğü keser.
– Kilo aldırmadan demir oranını yükselten nadir besinlerdendir. Çünkü alabaş lif bakımından zengin olduğundan kilo vermede yardımcı olur. Metabolizmayı hızlandırır. Aynı zamanda ise demir oranını artırarak kansızlık gibi ciddi hastalıkların önüne geçer.
– Zeka gelişiminde etkili olan selenyum minerali bakımından zengin olduğundan beyin sağlığını da olumlu etkiler. Uzmanlar gelişim çağındaki çocukların ve anne adaylarının tüketmesini tavsiye eder. Ayrıca anne sütünü artıran özelliğe sahiptir.
– Sinir hücrelerini sakinleştirerek kişinin rahat bir uyku çekmesini sağlar. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun özellikle sıklıkla uyku problemi çeken hastalarına tavsiye ettiği besinler arasında yer alır. Kronik uykusuzluk için beyaz alabaşı öneren Saraçoğlu, uykudan yarım saat önce çiğ tüketilmesi gerektiğini vurguluyor.
– Kalsiyum minerali kas ve kemiklerin güçlenmesini sağlar. Bu sayede ileri yaşlarda görülme ihtimali olan romatizma ve kemik erimesi gibi hastalıklar önlenmiş olur. Doğada düt kalsiyum bakımından en zengin besin olmasına rağmen, alabaşta süt kadar zengindir.
– Bağışıklığı güçlendiren alabaş, vücutta biriken toksinleri atarak adete vücudu yeniler. Bu faydası da en çok cilde yarar. Hem dış etmenlerden hem de iç rahatsızlıklardan sıklıkla etkilenen cilt alabaş sayesinde yağ dengesini düzenleyerek akne ve sivilce oluşumunu engeller.
ALABAŞIN OLUMSUZ ETKİSİ NEDİR?
Vücuttaki iyotu kısa sürede tüketebilen alabaş tiroid gibi hormon sorunlarına neden olabilir. Bu yüzden tüketimine dikkat edilmelidir. En azından bir uzmana başvurularak günlük ne kadar tüketilmesi öğrenilmelidir. Bazı uzmanlar haftada en fazla iki defa tüketilmesini tavsiye ediyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sarımsağın içerisinde bulunan vitamin ve mineraller saç sağlığında önemli bir rol oynar. Örneğin bol miktarda kalsiyum barındıran sarımsak saça uygulandığında saçın kusurlu bir şekilde uzamasını önleyerek, saç büyümesinde etkilidir.
Sarımsak saç sağlığı için oldukça faydalı olan sülfür açısından son derece zengindir. Sülfür, saç üretimi için gerekli olan keratin dahil birçok proteinin yapısal bir parçasıdır. Sarımsakta bulunan selenyum saç sağlığını iyileştirmek için E vitamini ile birlikte çalışır. Selenyum vitamini hücrelere hasar veren serbest radikallere karşı mücadele ederek E vitaminin vücuttaki gücünü artırmaktadır. E vitaminini az olan kişilerde genelde saçı kaybı, saç kuruluğu ve saç matlığı yaşamaktadır. Sarımsak ile kısa sürede tüm bu sorunlara çözüm olabilirsiniz.

Sarımsak, saç sağlığı için önemli olan B-6 ve B-1 (tiamin), C vitamini açısından iyi bir kaynaktır. C vitamini saçları kırılmalardan korumakta ve kolajen üretimini artırmaya yardımcı olmaktadır. Vitamin B-6 eksikliği saçların koparak dökülmesine neden oluyor.
Saç dökülmesi hem kadınlarda hem de erkeklerde görülen bir problemdir. Ancak erkeklerde kadınlara oranla bu problem daha fazladır. Yaşanan sağlık sorunları nedeniyle saç dökülmesi meydana gelebilir. Bu durumu çözmenin en kolay yolu sarımsaktır. Dökülme yaşanan bölgelere uygulanan sarımsak kürleri saçların yeniden çıkmasına yardımcı olarak, Selenyum ve sülfür içerdiği için saçı yapısal olarak güçlendirmektedir.
Saçlarında kepekle baş etmeye çalışanlar için muhteşem bir haberimiz var. Sarımsakta bulunan alisin maddesi kepek ile adeta savaşıyor. Kısa sürede kepeklerinizden kurtulmak istiyorsanız sarımsak kürünü uygulayabilirsiniz.

SARIMSAK SAÇA NASIL UYGULANIR?
Eczanelerde, marketlerde ya da kozmetik satan mağazalarda sarımsaklı şampuanları görebilirsiniz.Eğer sarımsaklı şampuan bulamadıysanız sorun değil gündelik olarak kullandığınız şampuanın içine sarımsak suyu ya da özü ekleyerek kendi şampuanınızı hazırlayabilirsiniz. Diğer bir seçeneğiniz ise sarımsağı direk olarak saç derinizde kullanmak. 3-4 diş sarımsağı iyice ezerek saçlarınızın döküldüğü veya zayıfladığı bölgelerde saç derinize sürün ve yaklaşık 1 saat kadar bekletin. Daha sonra aynı bölgeye zeytinyağı ile masaj yapın ve bone takarak ya da havlu sararak bir gece bekletin. Sabah kalkınca saçınızı normal bir şampuanla yıkayabilirsiniz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hamuru için:
Dolgusu için:
Üzeri için:
YAPILIŞI
Tart hamuru için tüm malzemeyi geniş bir kaba alıp yoğurun ve sert bir hamur elde edin. Hamuru streç filme sarıp buzdolabında 15 dakika dinlendirin. Hamuru tart kalıbınızın içini kaplayacak büyüklükte açın. Kenarlarını da kaplayacak şekilde içine yerleştirin. Dolgusu için zeytinyağını geniş bir tavaya alın. Üzerine soğan ekleyip kısık ateşte 15-20 dakika karıştırarak pişirin. Kekik, pul biber, kakule, balzamik sirke ve şekeri ekleyin. Karışım parlak olana dek, yaklaşık 10 dakika daha pişirin ve ocaktan alın. Soğuduktan sonra tartın üzerine yerleştirin. Krema, süt ve yumurtayı çırpın. Üzerine muskat ekleyin. Karışımı tartın üzerine gezdirin. Dilimlenmiş keçi peynirini koyun. Önceden ısıtılmış 170 derece fırında üzeri pembeleşene dek pişirin. Dilimleyip biberiye ile süsledikten sonra servis yapın.
Aşçı Şefika Günyel
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VÜCUT DİRENCİNİ ARTTIRIYOR
Birçok faydası bilimsel olarak kanıtlanan kayısının ramazan ayında iftar ve sahur sofralarında tüketilmesinin sağlığa faydalı olduğu bildirildi.Türkiye’de “Antep baklavası” ve “Aydın inciri”nden sonra Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaret alan üçüncü ürün olan “Malatya kayısısı”, ramazan ayında ağızları tatlandırdığı gibi vücut direncini de arttırıyor.

KAN HÜCRELERİNİN ÜRETİMİNİ ARTIRIYOR
Demir bakımından en zengin gıdalardan biri olan kayısı, demire ek olarak bakır da içerdiğinden, ruh halinin dengede kalmasına da yardımcı oluyor ve kan hücrelerinin üretimini artırıyor.Sindirim sisteminin çalışmasına da yardımcı olan meyve ayrıca en önemli potasyum kaynakları arasında yer alıyor.
“TANSİYON DÜŞÜKLÜĞÜNÜ ENGELLİYOR”
Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, kentte üretilen ve dünyaya ihraç edilen kayısının faydalarının toplumun hemen hemen her kesimi tarafından artık bilindiğini belirtti. Kayısının içerisinde yapılan analizler sonucunda potasyum bakımından çok zengin olduğuna dair bilimsel çalışmaların mevcut olduğunu dile getiren Karabulut, “Potasyum zenginliği demek şu ramazan ayında tuttuğumuz oruç sırasında yaşadığımız tansiyon düşüklüğünü engellemek demek gibi bir şey” diye konuştu.
“Kayısı hem sindirimi kolaylaştırıyor hem de tok tutuyor. İçerisindeki şeker de diğer şekerlere göre fazla zararlı değil ve insülin direncini kırmaya yardımcı oluyor. İftarda şekerli, şerbetli tatlı yiyeceğinize kayısı tatlısını öneririm. Özellikle sahurda olabilir. İftarda bir kayısının yenmesi vücut için gayet faydalı olur. Deneyenler görecektir ki potasyumu yüksek tuttuğu için ramazandaki o tansiyon düşüklüğü, baş dönmesi duygusunu yaşatmıyor.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

“BUNLAR BOŞ ŞEYLER” DEMİŞTİ
Türkiye’nin en seksi kadını seçilmesiyle ilgili bir açıklama yapan ünlü şarkıcı, “Birileri ortaya bir şey atıyor, birileri de altını dolduruyor, kaynatıyor. Ben de evde oturup izliyorum. Bana göre ‘en’ kavramı çok zor. Kendini seven, kendini güzel hisseden herkesi çok seviyorum. En güzel, en seksi kavramları bana garip geliyor. Bunlar boş şeyler. Seçenler kim, onu da bilmiyorum” ifadelerine yer vermişti.
PAYLAŞIMLARIYLA ADINDAN SÖZ ETTİRİYOR
Tartışmalar devam ederken ünlü şarkıcı sosyal medya hesabından paylaştığı cesur fotoğraflarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Bastık’ın paylaştığı fotoğraflar kısa sürede büyük beğeni topladı.
İşte ünlü şarkıcının o paylaşımları;










Zeynep BastıkSosyal MedyaMagazinMedya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BABASININ NİKAHA NEDEN KATILMADIĞINI AÇIKLADI
İstanbul’daki Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde dün başlayan Sanat ve Antika Fuarı’na iki yağlı boya tablosuyla katılan Berna Gencebay’ı eşi Altan Gencebay da yalnız bırakmadı. 2 ay önce evlenen çift, Orhan Gencabay’ın nikaha katılmamasına yönelik de açıklamalarda bulundu.
“KOL KIRILIR YEN İÇİNDE KALIR”
Babasıyla iş yaptıklarını ve her gün görüştüklerini belirten Gencebay, “Babamın düğünümüze katılmaması bizim özel bir durumumuzdu. Ailevi bir konuydu. Yoksa insan istemez mi annesi ve babası nikahına katılsın. İnsanlar çok şey söylediler, yazdılar ve çizdiler ama iç yüzünü bilmiyorlar. Bu ailevi bir mevzuydu fakat konu bizde kalsın. Kol kırılır yen içinde kalır” diye konuştu.
Orhan Gencebay3-sayfaMagazinSanatYaşamBaba
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, BEYZADER Kayseri İl Temsilciliği ile Hoca Ahmet Yesevi Derneği tarafından organize edilen program için Kayseri’ye gelirken, uçakta rahatsızlanması üzerine havaalanından direkt olarak hastaneye kaldırıldı. Ünlü’nün durumu hakkında bilgi veren Hastane Müdürü Dr. Nilgün Kaya, “Ateş şikayeti ve idrar yolunda sıkıntıyla geldi. Ufak bir enfeksiyonu vardı. Tedavisini oldu. Çok şükür ateşini de düşürdük. Bir sıkıntımız yok şu an için” dedi.
“Programda aksama yok”
Ahmet Mahmut Ünlü’nün avukatı Emir Akpınar ise geçekleşecek olan programda aksama olmadığını söyleyerek, “Değerli arkadaşlar hocam buraya bir program için gelmişti. Kadir Has Kongre Merkezi’nde saat 19.30’da basketbol sahasında bir sohbet olacak. Programda herhangi bir aksama yok. 19.30’da tüm Kayserili hemşehrilerimiz programa davetlidir. Programda herhangi bir aksama olmayacak. Hastaneden birazdan taburcu olacak ve Kadir Has Kongre Merkezi’ne geçeceğiz bizler de” ifadelerini kullandı.
Ahmet Mahmut Ünlü, hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildi. – KAYSERİ
Cübbeli Ahmet HocaAhmet Mahmut ÜnlüYerel HaberlerHastanekayseriMagazinSağlıkYerel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
O SES TÜRKİYE 2025 NE ZAMAN BAŞLIYOR?
Uzun zamandır izleyicisinin karşısına çıkmayan O Ses Türkiye şarkı yarışması için geri sayım başladı. O Ses Türkiye’nin 2025 sezonunda jüri koltuğunda oturacak isimler de sonunda belli oldu. Jüride sadece bir isim değişti. Sosyal medyayı ikiye bölen değişimin reytinglere nasıl yansıyacağı ise merak konusu.
O SES TÜRKİYE 2025 JÜRİ ÜYELERİ KİM?
Daha önce jüri üyesi olarak Hadise, Murat Boz, Ebru Gündeş, Beyazıt Öztürk, Seda Sayan, Mustafa Sandal, Hülya Avşar, Mazhar Alanson, Özkan Uğur, Gökhan Özoğuz, Hakan Özoğuz, Sibel Can ve Yıldız Tilbe gibi isimlerin yer aldığı yarışmada bu sene hangi isimlerin jüri koltuğunda oturacağı sonunda belli oldu.
Ekol TV’de yer alan habere göre; O Ses Türkiye 2025 jürileri Beyazıt Öztürk, Ebru Gündeş, Murat Boz ve Sinan Akçıl oldu. Programdan bir görüntü de sosyal medyada hızla yayıldı.
O Ses TürkiyeSoğuk HaberTelevizyonTürkiyeMagazinTv8
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beşiktaş, ligde alınan kötü sonuçların ardından, UEFA Avrupa Ligi’nde İsrail ekibi Maccabi Tel Aviv’e de mağlup olarak camiasını büyük hayal kırıklığına uğrattı.
Siyah beyazlı taraftarlar, takımın başarısızlığına büyük tepki gösterirken, Başkan Hasan Arat, alınan sonuçlar nedeniyle görevinden istifa ettiğini açıkladı.
HASAN ARAT’IN GÖREVİNE GEÇİCİ OLARAK HÜSEYİN YÜCEL GETİRİLDİ
Beşiktaş Kulübü, Hasan Arat’ın istifasının kabul edildiğini ve seçime kadar başkanlık görevini Hüseyin Yücel’in üstleneceğini duyurdu.
Bugün yapılan yönetim kurulu toplantısının ardından kulüpten bir açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
Değerli Beşiktaşlılar, 29 Kasım 2024 tarihinde yapılan Beşiktaş JK Yönetim Kurulu toplantısında şu kararlar alınmıştır: Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Hasan Arat’ın istifası kabul edilmiştir. Tüzüğümüzün 25.4. maddesi gereğince, Başkanlık görevini Yönetim Kurulu İkinci Başkanı Sayın Hüseyin Yücel devralacaktır. Ayrıca Sayın Hasan Arat’ın asil üyelikten istifası nedeniyle, yedek üyemiz Sayın Kadir Kılıç, Tüzüğümüzün 25.3. maddesi doğrultusunda Yönetim Kurulu asil üyeliğine atanmıştır. Yönetim Kurulumuz, Olağan Seçimli Genel Kurul toplantısına kadar görevine kesintisiz şekilde devam edecektir.
İLGİLİ HABERHasan Arat, Beşiktaş’a veda etti
İLGİLİ HABERBeşiktaş taraftarının isyanı: İsrail takımına nasıl yenilirsinizYavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Trabzonspor, Süper Lig’in 14. haftasında Alanyaspor deplasmanına çıktı.
Ev sahibi ekip mücadeleyi 2-1’lik skorla kazanmayı başardı.
Maça kazanma arzusuyla iyi başladıklarını anlatan Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, “İlk yarı genel anlamda istediğimiz gibi geçti. Ancak ilk yarının son bölümünde verilen penaltı ve ardından kaçırdığımız gol var ama yine de genel olarak ilk yarıda oyuncularımın savunma anlayışı, dikkati, topa sahip olduktan sonraki hızlı geçişleri olumluydu” dedi.
“SAKİN KALMAYI BAŞARAMADIK”
Karşılaşmanın ikinci yarısının ilk 15 dakikalık bölümünde tamamen dağıldıklarını ifade eden Güneş, rakibin bir kişi eksilmesinin ardındansa sakin kalmayı başaramadıklarını ve pozisyonları değerlendiremediklerini dile getirdi.
Güneş, topu oyuna sokmada ve sakin kalmada başarısız olduklarını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:
Buna rağmen duran toplardan ve ortalardan pozisyonlar bulduk ancak daha dikkatli olabilseydik goller bulmamız mümkündü. Her şey iyi giderken bir anda oyunun tersine dönmesi ve hızlı oynamak adına yapılan telaşlı hamleler oldu. Kontrolsüz toplar ve gereksiz panik, rakip de bunu zamana çevirerek maçı kazandı. Çok üzgünüm çünkü bu maçta puan kaybı beklemiyordum. Ancak 3 puan kaybettik.
İLGİLİ HABERTrabzonspor’dan TFF ve MHK’ye tepki
İLGİLİ HABERTrabzonspor deplasmanda Alanyaspor’a boyun eğdiGöktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’in 14. haftasında Başakşehir, Göztepe’yi ağırladı.
Ev sahibi ekip mücadeleyi 4-1’lik skorla kazanmayı başardı.
Başakşehir’in gollerini 8. dakikada Davidson, 10. ve 43. dakikalarda Krzysztof Piatek ile 37. dakikada Deniz Türüç attı.
Göztepe’nin tek sayısını 61. dakikada Lucas Lima (KK) kaydetti.
10 MAÇ SONRA KAZANDI
Bu galibiyetle birlikte ligde 6, toplamda ise 10 maçlık galibiyet hasreti sona eren ve ligde 19 puana yükselen Başakşehir, ligdeki bir sonraki maçında Hatayspor’u konuk edecek.
21 puanda kalan Göztepe ise Adana Demirspor’u konuk edecek.

Göktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Trabzonspor’un internet sitesinden yapılan açıklamada Alanya’da Türk futbolunun onuruna bir darbe daha indirildiği öne sürüldü.
Müsabakada alınan kararlarla yalnızca maçın değil, futbolun değerlerinin de ters yüz edildiği iddia edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
Bu yaşananlar bireysel hatadan ziyade, köklü bir sistem sorununun aynasıdır. Trabzonspor Kulübü olarak artık gerçekleri yüksek sesle dile getiriyoruz. Bu çarpık düzen, sadece hakemlerin yetersizliklerinden kaynaklanmamaktadır. Kararların arkasındaki yapılar Türk futbolunun temel ilkelerini hiçe sayan TFF ve MHK’dır. TFF ve MHK, Türk futbolunun adaletini sağlama görevini tamamen yitirmiştir. Bu akşam yaşananlar liyakatsizlik, tutarsızlık ve organize çıkar düzeninin ne kadar derinleştiğini bir kez daha göstermiştir. VAR teknolojisi gibi adalet için kullanılan sistemler bugün güç odaklarının oyun alanına dönüşmüştür. Bu yapıların tek başına Trabzonspor’un değil, tüm Türk futbolunun bütünlüğüne zarar verdiği açıktır. Artık çok net söylüyoruz; TFF ve MHK, bizim için hiçbir hüküm ifade etmemektedir. Bu kurumlar, adaleti sağlamak bir yana, Türk futboluna duyulan güveni tamamen yok etmişlerdir. Trabzonspor olarak, alın terimizin böylesine hoyratça harcanmasına asla izin vermeyeceğiz.
“ÇÜRÜMÜŞ YAPIYLA KARARLILIKLA MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
Açıklamada, “Bu çağrı yalnız bugüne değil, geleceğe de yöneliktir. Adaletin olmadığı bir düzende, düzen diye dayatılan şey yalnızca kaostur. Trabzonspor, Türk futbolunda hakkaniyet ve liyakat mücadelesinin bayraktarı olmaya devam edecek, bu çürümüş yapıyla kararlılıkla mücadelesini sürdürecektir” ifadelerine yer verildi.
İLGİLİ HABERTrabzonspor deplasmanda Alanyaspor’a boyun eğdiGöktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Trabzonspor, Süper Lig’in 14. haftasında Alanyaspor deplasmanına çıktı.
Ev sahibi ekip mücadeleyi 2-1’lik skorla kazanmayı başardı.
Trabzonspor, 8. dakikada Denis Draguş’un golüyle 1-0 öne geçerken Alanyaspor’a galibiyeti getiren golleri 44. dakikada penaltıdan Florent Hadergjonaj ve dakikalar 50’yi gösterirken Loide Augusto kaydetti.
ALANYASPOR MAÇI EKSİK TAMAMLADI
Öte yandan Alanyaspor’da Yusuf Özdemir, 70. dakikada kırmızı kart görerek oyun dışında kaldı.
90+7. dakikada Trabzonspor’un Enis Destan’la bulduğu gol ise faul gerekçesiyle iptal edildi.
5 maç sonra kazanarak 14 puana yükselen Alanyaspor, ligdeki bir sonraki maçında Kayserispor’a konuk olacak.
15 puanda kalan Trabzonspor ise Kasımpaşa’yı ağırlayacak.

Göktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Almanya Bundesliga’nın 12. haftasında Borussia Dortmund, Bayern Münih’i ağırladı.
Mücadele 1-1’lik eşitlikle sona erdi.
Nuri Şahin’in ekibi Borussia Dortmund, 27. dakikada Jamie Bynoe-Gittens ile öne geçti ve Dortmund, ilk yarıyı 1-0 önde tamamladı.
GALİBİYET 85’TE KAÇTI
Karşılaşma uzun süre Borussia Dortmun’un üstünlüğü ile devam ederken Bayern Münih, 85. dakikada eşitliği buldu.
Bu dakikada Jamal Musiala sahneye çıktı ve Bayern’e beraberliği getirdi.
Beraberlik sonrası 20 puana yükselen Borussia Dortmund, ligin bir sonraki haftasında Borussia Mönchengladbach deplasmanına gidecek.
Puanını 30 yapan Bayern Münih ise Heidenheim’i ağırlayacak.
Göktürk Sönmez
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TİKA’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Cezayir’in doğusundaki Annebe şehrinde kurulan “Geleneksel Kıyafet Eğitim ve Üretim” atölyesinin açılışına Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Muhammet Mücahit Küçükyılmaz’ın yanı sıra Cezayir Turizm ve Geleneksel El Sanatları Bakanlığı yetkilileri, Vilayet Meclisi üyeleri ve kentteki yöneticiler katıldı.
Büyükelçi Küçükyılmaz, açılışta yaptığı konuşmada, “Geleneksel Kıyafet Üretim ve Eğitim Atölyesinde üretilen kıyafetleri görünce Anadolu’da bir yerde olduğumu düşündüm. Çünkü kıyafetler ve özellikle desenler hemen hemen aynı özelliklere sahip” diyerek, iki ülke arasındaki kültürel benzerliğe işaret etti.
TİKA tarafından kurulan atölyenin gençlere meslek öğretmenin yanı sıra kültürel değerlerin yaşatılmasına da yardımcı olacağına dikkati çeken Küçükyılmaz, “Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak her zaman ve her konuda kardeş Cezayir halkının yanında olmaya devem edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Annebe’deki atölyede, genç kızlara geleneksel kıyafetlerin dikişi konusunda eğitim verileceği ve aynı zamanda bu kıyafetlerin üretiminin yapılacağı ve elde edilen gelirin üretimde görev alanlara dağıtılacağı kaydedildi.
“Hurma Mumülleri” atölyesi
TİKA, başkentin güneydoğusunda bulunan ve ülkenin önemli hurma üretim merkezlerinden biri olan Biskra kentinde ise “Hurma Mamulleri Üretimi ve Eğitimi Atölyesi” kurdu.
Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Küçükyılmaz, TİKA Cezayir Program Koordinatörü Gökçen Kalkan, Cezayir Turizm ve Geleneksel El Sanatları Bakanlığı yetkilileri ve ildeki bazı kurum yöneticilerinin katıldığı bu törende de yaptığı konuşmada, Biskra’da Cezayir’in “en kaliteli hurmalarının yetiştiğini” vurgulayarak, atölyede bölgedeki hurmaların işlenerek yüzden fazla ürüne dönüştürüleceğini ve böylece ekonomik değerinin artırılacağını ifade etti.
Hurma mamullerini üretmek için kurulan atölyenin aynı zamanda AR-GE ve eğitim merkezi olarak işletileceğini aktaran Küçükyılmaz, kurulan atölyede verilecek eğitim ve yapılması planlanan üretimin bölgede ve Cezayir genelinde örmek teşkil edeceğine inandığını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞenobaSpor Salonu’nda düzenlenen konsere, öğrenciler ve vatandaşlar ilgi gösterdi.
Marş ve türküleri seslendiren bandoya dinleyiciler zaman zaman eşlik etti.
Konseri, Uludere Kaymakamı Ekrem Ender Ergün, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı İbrahim Halil Çiftçi ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Mikail Demirtaş da izledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Sosyal medyada yasakçı bir zihniyette değiliz”
Komisyonda sosyal medya platformları ile ilgili açıklamada da bulunan Bakan Uraloğlu, Avrupa Birliği’nin Facebook, YouTube, Twitter, TikTok ve Instagram gibi büyük sosyal medya platformları kullanıcılarının güvenliğini sağlama amacıyla önlemler aldığını belirtti. Bakan Uraloğlu, bahsi geçen tedbirlilerin yasa dışı içerikleri önlemeyi hedeflediğini bildirdi.
Amerika, Birleşik Krallık, Avustralya gibi ülkelerde sosyal medyaya ilişkin alınan tedbirler hakkında bilgi veren Uraloğlu sözlerine şu şekilde devam etti:
“Sosyal medyada biz gerçekten yasakçı bir zihniyette değiliz; ama herkesin de gerçekten haddini bilmesi lazım. Oraya koyulan her şeye susacak mıyız? Bütün milli manevi değerlerimize hakaret eden hiçbir disiplini olmayan bir mecraya hiç müdahale etmeyelim mi? Ama ben size şunu söyleyeyim sosyal medya platformları sağlayıcılarından kesinlikle çok daha özgür yaklaşımımız var.”
“Gerekirse Rekabet Kurumu ile bu konunun üzerine gideceğiz”
Bakan Uraloğlu, Google’ın algoritma değişikliğinin bazı haber sitelerinin görünürlüğünü düşürdüğü sorusu hakkında da açıklamada ve değerlendirmede bulundu. Bakan Uraloğlu, “Google Türkiye ile bu konuyu takip ediyoruz, gerekirse Rekabet Kurumu ile bu konunun üzerine gideceğiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA muhabirine açıklama yapan Gedik, kodlamanın bir bilgisayarın veya elektronik cihazın belirli bir işlemi yapabilmesi için verilen komutlar dizisi olduğunu belirterek, robotik kavramının ise robotların tasarımı, üretimi, programlanması ve kullanımıyla ilgili mühendislik dalı olduğu bilgisini paylaştı.
Bir robotun hareket etmesi, bir iş yapması veya çevresine tepki vermesi için kodlanması gerektiğini aktaran Gedik, “Örneğin, bir robot kolunun bir nesneyi alıp yer değiştirmesi için motorlara ve sensörlere uygun komutlar yazılmalıdır. Sonuç olarak, kodlama bir robotu ‘hareket ettirir’ ve ona ne yapması gerektiğini söyler, robotik ise robotun bu komutları fiziksel dünyada hayata geçirebilmesi için gerekli mühendislik süreçlerini içerir.” ifadelerini kullandı.
Gedik, eğitimin öğrencilere yalnızca teknik bilgi kazandırmakla kalmadığına, aynı zamanda problem çözme, yaratıcılık, eleştirel düşünme ve işbirliği gibi becerilerini de geliştirdiğine vurgu yaptı.
Bu becerilerin, öğrencilerin 21. yüzyılda iş hayatına ve günlük yaşama başarılı bir şekilde uyum sağlamalarına olanak tanıdığını söyleyen Gedik, eğitim sürecinin sonunda, öğrencilerin sadece teknolojiyi kullanmakla kalmayarak aynı zamanda bu teknolojiyi geliştiren, iyileştiren ve topluma değer katacak projeler üreten bireyler olarak yetiştiğinin altını çizdi.
Teknolojinin doğru kullanımını ve güncel teknoloji becerilerini öğrencilere kazandırmak üzerine içerik geliştirdiklerine dikkati çeken Gedik, kodlama ve robotik dersinin anasınıfı 5 yaş itibarıyla başlayıp 11. sınıfa kadar devam ettiğini dile getirdi.
Gedik, tüm sınıflarda “Dijital Vatandaşlık” konusunu önemsediklerini kaydederek, “Çünkü bu konu teknolojide donanımlı ve bilinçli bir altyapı oluşturma sürecinin bir başlangıcı. Müfredatımızda öğrencilerimize algoritma becerilerini, problem çözme becerilerini kazandırıyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Tüm sınıflarımızda 3 boyutlu tasarım geliştirme, yazılıma giriş, oyun ve mobil uygulama geliştirme, arduino, grafik tasarım oluşturma becerileri kazandıklarına işaret eden Gedik, şöyle devam etti:
“Bu beceriler oluşturulduktan sonra proje odaklı bir içeriğimiz ortaya çıkıyor. Devamında öğrencilerimizin kendi içeriklerini, uygulamalarını, oyunlarını, kodlarını ve robotlarını geliştirmelerini amaçlıyoruz. Derslerimizde öncelikli hedefimiz öğrencilerimizin teknolojiyi tüketen değil üreten bilinç ve deneyimde olmalarıdır.”
“Öğrencilerimiz, teknoloji firmalarını tanıma ve staj imkanlarına sahip”
Bölüm Başkanı Reşit Şafak Gedik, müfredatlarında birçok araç ve yazılım dili bulunduğuna değinerek, örnek olarak Python, C ve Java’yı verdi.
Öğretim araçlarında ise Microsoft ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü gibi kurumların araçlarını kullandıklarına dikkati çeken Gedik, “Günümüz teknoloji gelişmelerini de ele aldığımızda Python yazılım dilleri arasında hem kolay öğrenilebilir hem de güçlü ve çok yönlü bir dil olduğundan, okullarda programlama öğretimi için uygun bir dildir.” açıklamasını yaptı.
Gedik, Python’ın öğrencilerin sadece teknik becerilerini geliştirmekle kalmadığını, aynı zamanda problem çözme, mantıksal düşünme ve yaratıcılık gibi becerileri de kazanmalarına yardımcı olduğunu anlatarak, “Aynı zamanda yapay zeka alanında da çokça kullanılan bir dildir. Bu sebepleri ele aldığımızda yazılım dilleri arasında Python’ı bir adım öne çıkarmaktayız.” dedi.
Üniversite hayatlarında teknoloji alanında devam etmek isteyen öğrenciler için Uluslararası Robotik Turnuvalarında gösterdikleri başarılardan dolayı İstanbul Bilgi Üniversitesi, MIT, Yale, Georgia Tech gibi üniversitelerden burs imkanları sağlandığını aktaran Gedik, “Öğrencilerimiz, Doğa Koleji tarafından gerçekleştirilen Yerli Teknoloji Zirvelerinde ülkemizin en önde gelen teknoloji firmaları yöneticileriyle tanışma, firmaları tanıma ve staj imkanlarına sahip.” dedi.
Gedik, eğitimlerin Doğa Kolejinde olduğu gibi projeler, turnuvalar ve etkinliklerle uygulamalı bir hal aldığında, öğrencilerin yeri geldiğinde bir mühendis veya mimar tecrübesini deneyimlediklerine vurgu yaparak, deneyimler sonucunda da geri bildirimlerin, daha fazla keşfetme ve meslek seçiminde teknolojinin ön plana çıkması şeklinde gözlemlendiğini kaydetti.
Velilerin, çocuklarının gelişen becerilerinden memnuniyet ve gurur duyduğuna işaret eden Gedik, yeri geldiğinde kendilerinin de öğrencilerle birlikte deneyim ve tecrübeleri paylaştığını sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyecilik anlamında geliştirdiği farklı uygulamalarla adından söz ettiren Nilüfer belediyesi, dijital belediyecilik anlamında da geliştirdiği Mobil uygulama “Nilüfer Her Yerde” ile örnek oluyor. Nilüfer’deki her mahalle sakininin oyunu dijital ortamda kullanıp komite üyelerini belirleyeceği “Nilüfer Her Yerde” mobil uygulamasını Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir Nilüfer’lilere tanıttı.
25 Kasım’da başlayan adaylık başvuruları 6 Aralık tarihine kadar devam edecek. Adaylar uygulamadan kişisel bilgilerini ve fotoğraflarını yükleyip başvurularını yapmaya başladı. Mernis sisteminden sorguları yapılan aday adayların komite üyesi olmak istedikleri mahallede oturup oturmadıkları belirlendikten sonra başvuruları otomatik olarak onaylanıyor.
Tüm başvuruların tamamlanmasının ardından 9 Aralık’ta adaylar ilan edilecek. 15 Aralık ve 22 Aralık tarihleri arasında dijital ortamda yapılacak seçimde ise tüm Nilüfer’liler kendi mahallelerinde görmek istedikleri komite üyeleri için telefonlarına yükledikleri “Nilüfer Her Yerde” uygulamasına girip oylarını kullanabilecek. 24 Aralık tarihinde ise seçimlerin sonuçları ilan edilip Mahalle komiteleri açıklanacak.
Bursa ve Nilüfer’de bu güne kadar ilk defa yapılacak olan dijital seçim öncesi “Nilüfer Her Yerde” uygulamasını basına tanıtan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Nilüfer Her Yerde” uygulaması ile dijital ortamda yapacağımız Mahalle Komitesi seçimleri için her 500 kişide bir kişi aday olabiliyor. 25 kasımda başladı 6 aralık tarihinde adaylık süreci tamamlanmış olacak. Sonrasında o mahallede oturan vatandaşlarımız kendi mahallesinde kendi haklarını savunacak yönetici arkadaşları dijital platform üzerinden seçerek belirleyecek. Seçimlerin dijital platformalar üzerinden yapılması Türkiye’de gündem oldu ama, burada herhangi bir güvenlik sorunu yok. Zaten mahallede oturan kişilerin TC numaralarından belediye üzerinden Mernis üzerinden sorgulamaları yapılıyor. O mahallede oturuyorsa o mahallede aday olma ve oy kullanma hakkına da sahip oluyor. Her bir kişi 1 tek oy hakkına sahip oluyor. Türkiye’de ilk defa denenen bir uygulama biz dijital katılım süreçlerini arttırmak çoğaltmak istiyoruz. Bu bir başlangıç oldu bu yüzden Nilüfer’li hemşerilerimizin buralara katılıp hem adaylık, hem de adayları seçme süreçlerinin içinde olmalarını istiyoruz. Bu dijital platformu Nilüfer’li hemşerilerimizin görüşlerini almak içinde daha sonrasında aktif olarak kullanmayı planlıyoruz. Bu uygulama Türkiye’de ilk kez deneniyor. Halkın katılımcılığını doğrudan sağlayacak yeni bir yaklaşım olarak bu uygulamayı devreye aldık. Diğer belediyelerimizin de dijital katılımcılık konusunda vatandaşlarımızla iletişim kurmalarını öneriyoruz” diye konuştu. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>???????Rosatom’dan yapılan açıklamaya göre, şirket, nükleer farkındalığı küresel düzeyde artırmak amacıyla aralarında Türkiye’nin de olduğu 100 ülkede Global Atomic Quiz ve belgesel gösterimi etkinlikleri düzenledi.
Dünya Bilim Günü kapsamında yapılan Atomic Quiz’e 25 bin kişi katılırken, Türkiye katılan ülkeler arasında katılımcı sayısı ve ilgi düzeyi açısından 3’üncü sırada yer aldı. Rosatom’un, Türkiye’de düzenlediği etkinlik kapsamında Hacettepe Üniversitesi, Sinop Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ve Tarsus Üniversitesi olmak üzere 4 üniversitede öğrencilerle bir araya gelindi. Üniversitelerde dünyaca ünlü yönetmen Oliver Stone’un “Nuclear Now” belgesel gösterimi ile akademisyen ve uzmanların katılımıyla söyleşiler yapıldı.
Hacettepe Üniversitesi
Hacettepe Üniversitesi’nde çoğunluğu geleceğin nükleer enerji mühendislerinden oluşan 150’den fazla öğrenci, Atomic Quiz’de yer alan farklı zorluk ve kategorilerdeki 25 soruyu yanıtladı. Nükleer enerji hakkındaki bilgilerini test etmelerinin yanı sıra yeni şeyler öğrenmelerine olanak sağlayan testi çözen öğrenciler, etkinlik kapsamında soruların doğru yanıtları üzerine tartışma fırsatı da buldu.
Nükleer İletişim Uzmanı ve Nükleer Sanayi Derneği (NIATR) Yönetim Kurulu Üyesi Nesrin Sevimli moderatörlüğünde öğrencilerle buluşan Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Ergün, Atomic Quiz’de yer alan soruların doğru yanıtlarını nedenleri ve ayrıntılı açıklamalarıyla katılımcılara aktardı. Öğrenciler, Ergün’ün anlatımıyla hem nükleer enerji hakkında yeni şeyler öğrenme hem de kendi yanıtlarını değerlendirme fırsatı buldu.
Tarsus Üniversitesi
Tarsus Üniversitesi’nde farklı mühendislik fakültelerinden 110’u aşkın öğrenciyi bir araya getiren etkinlik çerçevesinde öğrenciler Atomic Quiz’de yer alan soruları yanıtladı. Rektör Vekili Prof. Dr. Ali Özen, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Deran ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Osman Murat Özkendir’in de katıldığı etkinlikte soruları cevaplayan öğrenciler, yanıtlarının doğruluğunu Akkuyu Nükleer AŞ Ticari Operatörler Grubu Baş Uzmanı Ahmet Yasin Öner’le değerlendirme fırsatı buldu. Öner, bazı sorular için detaylı açıklamalar yaptı.
NIATR Yönetim Kurulu Üyesi Sevimli’nin yönettiği söyleşide, Türkiye ve Rusya arasında imzalanan anlaşma çerçevesinde Rusya’da eğitimlerini tamamlayarak Akkuyu’da görev yapan Türk mühendisler arasında yer alan Öner, Türkiye’nin ilk nükleer santrali Akkuyu projesi hakkında da bilgi ve deneyimlerini paylaştı.
Panelin ardından Tarsus Üniversitesi öğrencileri de nükleer enerjinin dünyadaki yolculuğunu benzersiz bir şekilde aktaran Nuclear Now belgeselini izledi.
Sinop Üniversitesi
Hacettepe Üniversitesi’nden sonra Türkiye’nin ikinci Nükleer Enerji Mühendisliği Bölümü’ne ev sahipliği yapan Sinop Üniversitesi’nde düzenlenen etkinliğe 80’e yakın öğrenci katıldı. Etkinliğe, Sinop Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rıza Bayrak ve Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Meryem Seferinoğlu’nun da aralarında olduğu pek çok öğretim görevlisi de katıldı. Etkinlikte belgesel gösteriminden önce Seferinoğlu ve Öner’in katılımıyla söyleşi yapıldı.
Öğrencilerle Akkuyu NGS’de görev yapmak için Rusya’da aldığı eğitimin ayrıntılarını paylaşan Öner, kendisiyle aynı yolu izlemek isteyen öğrencilere deneyimlerini aktardı.
Hacı Bayram Veli Üniversitesi
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Nuclear Now belgeselinin gösterildiği ve söyleşi yapılan bir diğer durak oldu. Belgesel, İletişim Fakültesi öğrencileri ve öğretim üyeleri tarafından büyük ilgiyle izlendi. Belgeselin ardından Ergün, katılımcılara nükleer enerji hakkında bilgi verdi, soruları yanıtladı. Ergün, geleceğin iletişimcileri, gazetecileri ve sinemacıları tarafından ilgiyle dinlendi.
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özge Güven Akdoğan da belgeseli sinematografik açıdan ele aldı ve Stone’un belgeselciliği hakkında bilgi verdi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Rosatom Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü ve Bölge Başkan Yardımcısı Alexander Voronkov, yönetmenin karmaşık bir konuyu basit bir dil kullanarak ele aldığını, böylece izleyici ile kolayca iletişim kurduğuğunu belirterek, “‘Nuclear Now’ hem nükleer enerjinin günümüzde geldiği noktayı göstermeyi vadediyor hem de insanlığın nükleer enerjiye ihtiyacı olduğuna dair bir eylem çağrısında bulunuyor. ‘Yeniden düşünme vakti’ sloganı, izleyicileri, özellikle günümüzün çevresel zorlukları ve aşırı enerji tüketimi bağlamında, nükleer enerjiyi temiz bir enerji alternatifi olarak yeniden düşünmeye teşvik ediyor. İzleyicilerin belgeseli izledikten sonra bu bakış açısını benimseyeceklerini umuyorum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İLETİŞİM Başkanı Fahrettin Altun, “Bir yandan ülkemizin küresel itibarını, marka değerini arttırmak için çabalıyoruz, daha da güçlendirmek için çabalıyoruz, öte yanda hakikat odaklı iletişim anlayışını hakim kılmaya çalışıyoruz” dedi.
İletişim Başkanı Altun, İletişim Başkanlığı Konferans Salonu’nda ‘Stratcom Youth 2024 Küresel İletişimde Gençlik ve Teknoloji: Yeni Dönem’ programında konuştu. Altun, İletişim Başkanlığı olarak küresel iletişim konusunu farklı boyutlarıyla ele aldıklarını söyledi. Altun, bugün karşılarında sömürü ilişkilerini meşrulaştıran bir küresel iletişim rejimi bulunduğunu belirterek, “Nasıl ki karşımızda adaletsiz bir küresel düzen varsa aynı şekilde bu düzene dayanak oluşturan bir küresel iletişim düzeni var. Bu adaletsiz iletişim üzerinden gerçek anlamda adil bir iletişim düzenine geçmek için mücadele ediyoruz. Elbette bir yandan ülkemizin küresel itibarını, marka değerini arttırmak için çabalıyoruz, daha da güçlendirmek için çabalıyoruz, öte yanda hakikat odaklı iletişim anlayışını hakim kılmaya çalışıyoruz. ve bu doğrultuda ülkemizin Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürdüğü küresel adalet mücadelesine katkı sunmaya gayret ediyoruz. Bu süreçte bizler gençlerimizin öncü bir rol oynadığına inanıyoruz. Bu nedenle küresel iletişim alanında yaşanan eşitsizlikleri, adaletsizlikleri, sorunları ve çözüm ödevlerini gençlerimizle birlikte konuşalım, müzakere edelim istiyoruz ve bu toplantıyı da tam da bunun için düzenliyoruz” diye konuştu.
‘GÖKYÜZÜ ARTIK SINIR DEĞİL’
Gençlerin günden güne uzay çalışmaları alanına daha fazla ilgi gösterdiğini söyleyen Altun, “Bir diğer başlığımız, Milli Teknoloji Hamlemiz. Milli Teknoloji Hamlemiz; gençlerimizin, genç beyinlerin ülkemize armağanıdır. Genç mühendislerimiz, genç bilim insanlarımız sayesinde bu hamle başarılı sonuçlar üretmiştir. İnsansız otonom araçlar alanındaki ilerlemeler ve savunma sanayimizde gelinen yüksek teknolojik düzey, yerli otomobilimizin, yerli uydularımızın imalatı gibi kilometre taşları, az önce de altını çizdiğim uzay yolculuğumuz gibi başarılar ve elbette TÜBİTAK başta olmak üzere kurumlarımızın ilköğretimden doktora düzeyine kadar verdiği proje destekleri, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi’nin somut tezahürleridir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da dediği gibi tüm bu ilerlemelerin katalizarü, ‘TEKNOFEST gençliği’ olarak adlandırılan, dinamik yeni nesildir. TEKNOFEST markasının bu yıl 1 milyon 630 bin yarışmacının başvurusuna kucak açması da ülkemizin gelecek nesillere verdiği değerin, gençlerimizin dinamizminin somut göstergeleridir. Karşımızdaki bu gençlik, çok şükür öz güvenlidir ve sınırların aşılabilirliğine dair farkındalığa sahiptir. Bu ülkenin gençliği için gökyüzü artık sınır değil, sadece başlangıçtır. Ülkemiz merkezinde gençlerin olduğu 21’inci yüzyıl Türkiye’sini bilim ve teknoloji ile inşa etmenin gayreti içerisindedir” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Teknolojiyle beraber gelişerek son yıllarda insanların hayatına giren yapay zeka, eğitim alanında birçok kolaylık sağlıyor.
Geçmiş yıllarda kütüphanelerde indeksler kullanılarak yürütülen araştırmalar, yapay zeka aracılığıyla kısa sürede zamandan tasarruf edilerek yapılabiliyor.
Araştırmaları için vakit bulamayan kişiler, yapay zeka desteğiyle geliştirilen çeşitli uygulamalarla bilgiyi kısa sürede ve kolayca buluyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Bilişim Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Bıçakcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda yapay zeka araçlarının iyiden iyiye günlük hayata girdiğini söyledi.
Prof. Dr. Bıçakcı, yapay zekayı artık öğrencilerin ve akademisyenlerin de kullandığını dile getirerek, “Devrim niteliğinde, eğitim ve istihdam da dahil, her şeyi değiştirme potansiyeline sahip yeni bir teknoloji olduğunu çok rahat söyleyebiliriz. Eskiden biz bir konuyu araştırırken kütüphanelere gidiyorduk.” dedi.
Kütüphanelerde indekslerin yer aldığını anlatan Bıçakcı, şöyle devam etti:
“Bayağı bir zaman kaybı da yaşanıyordu. Şimdi İTÜ’de kütüphanemiz var. Eski günleri anıp, orada kitap karıştırmayı ve araştırmayı çok seviyorum. Ancak kütüphanelerimiz günümüzde daha çok ders çalışma mekanları olarak kullanılıyor. Bir taraftan bu eleştirilebilir ama öbür taraftan da bir kütüphanede edinilecek bilgilerin tamamı yapay zeka araçlarıyla daha öncesinde de internet teknolojisi yardımıyla her öğrencinin, her araştırmacının elinin altında. Dolayısıyla ‘Yapay zeka araştırmayı azaltıyor, araştırma ihtiyacını azaltıyor.’ demekten daha çok ‘Araştırmayı kolaylaştırıyor ve verimliliğini artırıyor.’ demek çok daha doğru olacaktır diye düşünüyorum.”
“Öğrenci bilinçliyse tabii ki olumsuz etkilenmez”
Prof. Dr. Bıçakcı, yapay zekanın büyük bir ilerlemeyi kaydetmek ve araştırmayı tetiklemek için büyük fırsat olduğunu dile getirdi.
Geçmişte kişiler arasında coğrafi konumlardan dolayı kütüphane kaynaklarına erişme konusunda adaletsizlikler yaşanabildiğini ifade eden Bıçakçı, “Artık internete bağlı cihaza sahipseniz, bir cep telefonunuz veya bilgisayarınız varsa yapay zeka araçlarına, internet kaynaklarına erişebiliyorsunuz. Araştırma yapmanız eskisine göre çok daha kolay oluyor. O yüzden bu işin birazcık fırsat boyutuna belki vurgu yapmak gerekiyor.” diye konuştu.
Bıçakcı, öğrencilerin araştırmalarında yapay zekadan faydalandığını fark edebildiklerini anlattı.
Yapay zeka araçlarının da bir üslubu olduğuna değinen Bıçakcı, “O üslubu kendi gözümle, okumamla tespit ediyorsam elbette bu araçların kullanılıp kullanılmadığını tespit eden araçlar geliştirebilir. Bu araçların varlığını kabul edip öğrencilerin erişiminin olacağını her zaman için kabul edip, ‘Biz eğitimi nasıl şekillendireceğiz, ölçme ve değerlendirmeyi nasıl yapacağız?’ konusunu düşünmemiz gerekir.” ifadelerini kullandı.
Öğrencilerin bilinçli oldukları takdirde yapay zekadan olumsuz etkilenmeyeceklerini ifade eden Bıçakcı, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Çok muazzam bir tehlike var tabii. Sen bunu ölçümlemezsen, dersen ki ‘Al sana ödev, bunu nasıl yaparsan yap getir, ben de sonuçlarını değerlendireyim. Netice de sonuçlar doğruysa, cevapları doğru verdiysen sen bu dersten geçersin.’ mantığıyla biz eğitimciler olarak konuya yaklaşırsak öğrencileri de tembelliğe itmiş oluruz. Dolayısıyla iş birazcık eğitimcilerde. Öğrenci bilinçliyse tabii ki olumsuz etkilenmez. Öğrenci bilinçli değilse bu araçları kullanıp kısa vadeli düşünüyorsa, öğretim üyeleri de üniversitede eski geleneksel klasik yöntemlerle eğitime devam ediyorsa o zaman olumsuz etkilenme kaçınılmazdır.”
“Yapay zeka da aslında standart işlerin daha kolay yapılmasını sağlıyor”
İTÜ Bilişim Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Melih Gül ise yapay zekanın tüm dünyada çok fazla etki oluşturduğunu söyledi.
Özellikle tüm dünyada ChatGPT’nin etkisiyle beraber çok fazla ses getirmeye başladığına değinen Gül, “Aslında yapay zekaya baktığımız zaman meta sezgisel algoritmalardan itibaren hayatımızda on yıllarca kullanılmaktaydı. Fakat insanların son yıllarda sorduğu esas soru şu: Biz yapay zekayı insan yerine kullanabilir miyiz, yani insanların yerini alabilir mi? İşte bu insanları çok daha fazla heyecanlandırıyor.” dedi.
Doç. Dr. Gül, yapay zekanın her yeni popüler oluşum gibi dikkatle kullanılması ve değerlendirilmesi gereken bir kavram olduğunu dile getirdi.
Dikkatle kullanıldığında ülkenin gelişimi için verimli bir kaynak olabileceğine dikkati çeken Gül, şöyle devam etti:
“Eskiden insanların elinde hesap makinesi yoktu. Hesapları kendileri yapıyorlardı. Hesap makinesi çıkınca hesaplama kapasitesi olmayan öğrenciler de bunu yapabilmeye başladı. Baktığımız zaman yapay zeka da aslında standart işlerin daha kolay yapılmasını sağlıyor. Bizim ülkemizde de dünyada da insanlar eğitime aynı ölçekte erişemiyorlar. Bu, her zaman bir sorun. İşte yapay zeka bazen eğitim ve bazı yetileri elde etmede bazen eğitime ulaşmada bazen de yeteneklerinden dolayı sıkıntı yaşayan öğrencilerin bazı görevleri daha rahat yapabilmesine imkan sağlıyor.”
Akademisyenlerin de yapay zekadan faydalandığını aktaran Gül, bu teknolojinin iyi yönde kullanılmadığı takdirde öğrencileri ve akademisyenleri tembelliğe iteceğini anlattı.
Gül, yapay zekanın insanların çok temel fonksiyonları yapmasına engel olacağını vurgulayarak, “Bence neyin, nereden geldiğini insanların bilmesi lazım. Zamandan kazanmak ve hızlı sonuç alabilmek için işleri yapay zekaya aktarmak bana biraz daha verimli gibi geliyor.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nden (UEZ) yapılan açıklamaya göre, Türkiye ile bölgedeki iş ve ekonomi temsilcilerini bir araya getiren zirve, gelecek yıldan itibaren yoluna yeni ismi ve geliştirilen kurgusuyla devam edecek.
Bu yılın teması, zirvenin yeni ismine uygun olarak “Değişen Küresel Gerçekler ve Gelecek 5.0” olarak belirlendi.
Capital, Ekonomist, Start Up ve CeoLife dergilerince 17-20 Nisan’da Sapanca’da düzenlenecek UEZ’ye, ulusal ve uluslararası çok sayıda konuşmacı ve iş insanının yanı sıra alanında önde gelen akademisyenler, sivil toplum önderleri ve sektörel liderler katılacak.
UEZ 2025’te “Eğitimden sağlığa, endüstriden tarıma her alanda ‘Gelecek 5.0’ yaratılabilir mi?”, “Adil ve kapsayıcı bir enerji geçişini sağlayarak jeopolitik şokları ve gerilimleri azaltmak mümkün mü?”, “Gelecek 5.0 ve Ekonomi 5.0 hedefine dünya nasıl ulaşabilir?” gibi sorulara yanıt aranacak.
Zirve, 2012’de 50 iş insanı ve 650 izleyicinin katılımıyla yola çıkarken, yıllar içinde gelişerek Türkiye ve dünyadan üst düzey 110 konuşmacı ve 2 bin katılımcıya ev sahipliği yaptı.
UEZ, 2021’de salgın döneminin hızlı değişen gündemi ve dinamiklerini yakalamak üzere bahar ve güz olmak üzere iki kez hibrit formatta İstanbul’da hayata geçirildi.
Zirve, tamamen yenilenip Sapanca’da 6-9 Ekim 2022’de 80’den fazla konuşmacı ve 1000 üst düzey katılımcıyla düzenlendi. Eski Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande da programa “özel konuşmacı” olarak iştirak etti.
Geçen sene 27-30 Nisan’da “Tek Dünya, Ortak Bir Gelecek: Yeni Nesiller İçin Yarını Şekillendirecek Politikalar ve İş Stratejileri” ana temasıyla düzenlenen zirveye, “özel konuşmacı” olarak eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un yanı sıra eski İtalya Başbakanı Enrico Letta, İngiltere’de Cameron, May ve Johnson hükümetleri eski Devlet Bakanı Jo Johnson katıldı.
Bu yıl ise zirve, “Sorumlu ve Duyarlı Liderlik: Yenilik, Teknoloji ve Yapay Zeka Çağında Gezegen ve İnsanlıkla Uyumlu Bir Sisteme Öncülük Etmek” temasıyla, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, eski İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt, eski Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varoufakis, Uber Başkan Yardımcısı Anabel Diaz, yapay zeka uzmanı ve girişimci Daniel Doll Steinberg, HSBC Baş Ekonomisti Janet Henry, Missouri Üniversitesi İktisat Tarihi Profesörü Max Gillman gibi çok sayıda yerli ve yabancı konuğun katılımıyla gerçekleştirildi.
Zirveye “www.uluslararasiekonomizirvesi.org” internet adresinden kayıt yapılabiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Siber Suçların gerçekleşmeden engellenmesi, maddi manevi zararların en aza indirgenmesi, farkındalık ve bilinçlendirme faaliyetleri yapılması amacıyla oluşturulan SİBERAY Programı kapsamında; vatandaşlar Çevrimiçi Dolandırıcılık, Yasadışı Bahis, Dijital Bağımlılıkla Mücadele Yöntemleri, Siber Zorbalık, İnternette Kişisel Güvenlik ve Bilinçli İnternet Kullanımı, Sosyal Medya Kullanımı ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar, Siber Suçlar konularında bilgilendirildi.
Yapılan çalışma kapsamında TRT Radyosunda, Kazım Karabekir Stadyumu’nda, Erzurum Büyükşehir Belediyesine dijital panolarda ve alışveriş merkezlerine ait dijital panolarda halkın bilinçlendirilmesi için yayınlar yapılarak, Kıraathane, çay evleri ve iş yerlerinde, Üniversiteler ve halkın yoğun olduğu alanlarda stantlar kuruldu, broşür dağıtımı yapılarak halkın görebileceği uygun yerlere afişler asıldı. Palandöken Kaymakamlığı paydaşlığında sinema etkinliği düzenlenirken kentte bulunan kurum çalışanları, muhtarlar ve imamlara, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite düzeyindeki okullarda öğrenci, öğretmen ve velilerin katılımı ile seminerler düzenlendi.
Yapılan etkinlikler kapsamında toplam 67 bin 267 vatandaşa ulaşılırken, Siberay Programı kapsamında halkı bilgilendirme faaliyetlerinin kararlılıkla devam edeceği belirtildi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri AŞ çatısı altında hayata geçirilen anlaşma kapsamında MetLife, Vodafone Sigorta müşterilerinin, Vodafone Sigorta’nın yeni internet sitesi üzerinden kullanıcı dostu bir deneyimle Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) ürünlerini kolayca satın alabilmesini sağlayacak. Vodafone Sigorta müşterileri, ayrıca MetLife’ın 0-18 yaş arası katılımcılara yönelik tasarladığı “İlk BES’im” veya TSS ürünlerini aileleri için satın alabilecek.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Vodafone Sigorta Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Aysal, Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri ile sigorta pazarının dijitalleşmesine katkıda bulunmayı ve müşterilerine dijital ortamda ayrıcalıklı sigorta teklifleri sunmayı hedeflediklerini belirtti.
Aysal, bu hedefle müşteri içgörüleri doğrultusunda, güvenilir sigorta sağlayıcılarının müşteri ihtiyaçlarına cevap verebildiği ürünlerin satışına aracılık ettiklerini aktararak, şunları kaydetti:
“Bu ürünleri dijital servislerimizle entegre ederek, müşterilerimizin ihtiyaç duydukları anlarda doğru sigorta ürünleriyle buluşmasını sağlıyoruz. Vodafone Sigorta’nın yeni internet sitesi üzerinden Türkiye’deki en iyi sigorta şirketleriyle çalışarak müşterilerimizin sigorta ihtiyaçlarını tek noktadan karşılamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, 2021’den beri birlikte çalıştığımız MetLife ile işbirliğimizi geliştirmekten memnuniyet duyuyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu güvencelere uçtan uca bir dijital deneyimle erişebilmesi için çalışmaya devam edeceğiz.”
“Daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz”
MetLife Emeklilik ve Hayat Genel Müdürü Deniz Yurtseven de müşterilerini işlerinin odak noktasına alan bir kurum olduklarını, değişen ihtiyaç ve beklentilere en iyi şekilde yanıt vermek için dijitalleşmenin sunduğu fırsatları değerlendirerek projelerimizi tasarladıklarını aktardı.
Yurtseven, “Vodafone müşterilerine sunduğumuz ‘CepFaturam Güvende Sigortası’nın ardından Vodafone ile olan başarılı işbirliğimizi bir adım daha ileriye taşımaya karar verdik. Bu anlaşma kapsamında, katılımcılarımızın emeklilik dönemleri için birikim yapmalarını teşvik ettiğimiz ‘BES’ ve müşterilerimizin sağlık ihtiyaçlarına yanıt vermenin yanı sıra birbirinden değerli ek hizmetlerle yaşam kalitelerini koruma imkanı sunduğumuz ‘TSS’ ürünlerimizi Vodafone Sigorta internet sitesi üzerinden Vodafone Sigorta müşterilerine sunarak daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz. Yeni iş birliğimizin her iki taraf için de hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.
En uygun sigorta ürünleri ve özel faydalar
Vodafone, teknoloji üretimindeki avantajıyla müşterilerinin ihtiyaç duyduğu güvencelere uçtan uca bir dijital deneyimle erişebilmesi için sigorta sektörüne de adım atarak müşterilerine ayrıcalıklı sigorta teklifleri sunmak amacıyla Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri AŞ’yi kurdu.
Böylece, faaliyet alanlarına “sigorta acenteliğini” de eklemiş oldu. Vodafone, “Güvencem Yanımda” anlayışıyla hayata geçirdiği Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri üzerinden, müşterilerine dijital ortamda ayrıcalıklı sigorta teklifleri sunuyor. Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri çatısı altında, bir yandan sigorta pazarının dijitalleşmesine katkıda bulunurken, bir yandan da müşterilerini dijital ortamda en uygun sigorta ürünleri ve özel faydalar ile buluşturuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, her yıl, HackZone Open Insurance ve Hackzone Scale Up Accelerator isimli açık inovasyon programlarını geliştirmeye devam eden Allianz Türkiye, bu yıl itibarıyla iki programını birleştirerek, HackZone markası altında 6 aylık hızlandırma program formatıyla devam edecek.
Program ortağı Tenity ile birlikte düzenlenen ve startuplarla birlikte sigorta sektöründe yenilikçi iş modelleri geliştirerek, girişimleri hızlandırmaya odaklanan programın yeni dönemi için başvurular başladı.
Programın 5. döneminde yerini almak isteyen startuplar, Üretken Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi, Dijital Sağlık Çözümleri, Finansal Danışmanlık ve Küresel İklim Kriziyle Mücadele kategorilerinde başvuru yapabilecek.
Programa katılacak startuplar, bu alanlarda sigorta çözümleri geliştirerek, sektöre yenilikçi ürün ve hizmetler kazandırmayı hedefleyecek.
Sigorta sektöründe yenilikçi gelişmelere öncülük etmek isteyen startuplar için son başvuru tarihi ise 12 Aralık olarak belirlendi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Allianz Türkiye Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı, programın önemli bir ilerleme kaydettiğini belirterek, sektöre pek çok yenilikçi çözüm kazandırıldığını aktardı.
2020’den bu yana Tenity ile işbirliğiyle 450’den fazla startupı değerlendirdiklerini kaydeden Kırcı, “35’ten fazla girişimle işbirliği yaparak girişimlerinin hızlanmasına katkıda bulunduk. Programda yer alan startupların ekosistemden şimdiye kadar aldığı yatırım tutarı ise 12 milyon doları geçti. Startupların kurumsal işbirlikleri gerçekleştirerek büyümelerini hedefleyen Hackzone programımızla dört yılda 34 farklı PoC çalışmasına imza attık. Programımıza olan ilginin her geçen yıl artarak devam ettiğini görmekten ve sigorta sektörüne odaklanan startup sayısının artmasından memnuniyet duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RUSYA Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından Mersin’de inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) projesinde yer alan Bayramoğlu Endüstriyel Çelik’in Yönetim Kurulu Başkanı Burak Çeliktaş, proje sayesinde edindikleri deneyimi, “Santral sayesinde hem istihdam artışı sağlandı hem de eğitim ve sertifikasyon konusunda yetkinlik kazanıldı” sözleriyle ifade etti.
Türk firmalarının Akkuyu NGS projesinde inşaat ve altyapı işlerinin yanı sıra çelik ve metal üretimi alanında da önemli tedarikçiler arasında yer aldığını belirten Çeliktaş, “Akkuyu projesi ile Türk mühendis ve teknisyenlerinin teknolojik ilerlemedeki yetkinlikleri artmış, bilgi ve deneyim paylaşımı için fırsatlar oluşmuştur. İhracat ve yatırım fırsatlarına baktığımızda ise Türk firmaları önemli bir oyuncu konumuna gelmiştir. Ekonomik katkıları düşünüldüğünde yerel işletmeler desteklenerek, bölgesel kalkınmada fırsatlar yaratılmıştır. Tüm bu deneyimlerin dünya çapındaki nükleer santral projelerinde kullanılabileceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
1960’tan bu yana faaliyet gösteren Bayramoğlu’nun, Akkuyu NGS projesinde gömülü eleman üretiminin yanı sıra boru spool, buhar ve yağ hatları imalatı ve ekipman imalatı gibi pek çok kritik aşamada görev aldığının altını çizen Çeliktaş, projede yer alan ilk 10 firmadan biri olduklarını belirtti. Burak Çeliktaş şunları söyledi:
” Türkiye’nin Akkuyu NGS de dahil nükleer güç santrali kurma hedefleri ve küçük modüler reaktör (SMR) projeleri, Türk sanayisine büyük katkılar sağlayabilir. Bu projeler sadece enerji üretimiyle ilgili değil, aynı zamanda sanayinin modernleşmesi, teknolojik gelişimi ve yeni ihracat fırsatları anlamında da kritik bir rol oynayacaktır. Hem ekonomik büyüme hem de küresel rekabetteki güçlenme açısından önemli fırsatlar sunan bu projeler, Türkiye’yi sadece bölgesel bir enerji oyuncusu değil, aynı zamanda nükleer enerji teknolojileri konusunda önemli bir aktör haline getirebilir.”
Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda hayata geçirmeye hazırlandığı yeni nükleer santral ve SMR inşa etme hedeflerinin sanayinin teknolojiye erişimini artırmak ve yerli üretimi teşvik etmek açısından çok önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Çeliktaş, Türk sanayicisinin bu projelerde çelik ve metal üretimi, elektrik ekipmanları, kontrol sistemleri, soğutma ve ısı transfer teknolojileri gibi alanlarda önemli bir roller üstlenebileceğini belirtti.
‘NÜKLEER ENERJİ, HEDEFLERE ULAŞMADA ÖNEMLİ BİR YER TUTUYOR’
Çeliktaş, “Yerli firmalar, SMR teknolojilerinin geliştirilmesi ve üretim süreçlerinin yerelleştirilmesiyle büyük bir potansiyel kazanabilir. Bu durum, nükleer enerji sektöründeki yerli tedarik zincirinin güçlenmesini sağlayacaktır. Enerji Güvenliği ve Sıfır Karbon Hedefine baktığımızda ise Türkiye, enerji güvenliği açısından dışa bağımlılığı azaltmayı ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla entegre bir enerji sistemini oluşturmayı hedefliyor. Nükleer enerji, bu hedefe ulaşmada önemli bir yer tutmaktadır. Yüksek teknoloji altyapıları, Türk sanayisinin verimliliğini artırma, dijital dönüşümünü hızlandırma ve global tedarik zincirlerine entegrasyonunu sağlama konusunda önemli bir itici güç olabilir” diye konuştu.
‘AKKUYU NGS’DE EDİNDİĞİMİZ TECRÜBEYLE YENİ NÜKLEER PROJELERDE AKTİF ROL ALABİLECEĞİZ’
Akkuyu NGS projesinde 1 ve 2 numaralı pompa istasyonlarının kurulumunu üstlenen Aydıner İnşaat’ta Kıdemli İnşaat Mühendisi olarak görev yapan Ferhat Türker de ‘ilklerin projesi’ olarak tanımladığı Akkuyu NGS’nin inşasında yer almaktan gurur duyduklarını söyledi. Akkuyu NGS’nin Türk sanayisine önemli katkılarda bulunduğunun altını çizen Türker, “Akkuyu ile biz de bir ilki yaşıyoruz. Burada edindiğimiz tecrübeyle gelecekte yeni nükleer projelerde aktif rol alabileceğiz” dedi.
Nükleer Düzenleme Kurumu’ndan verilen bir imalatçı onay belgesine sahip olduklarını vurgulayan Türker, “Diğer bir deyişle, bir nükleer santral inşasında yer alma yetkimiz bulunuyor. Dolayısıyla, Türkiye’de yeni bir nükleer enerji santrali yapılacaksa hem devletimizin hem de Nükleer Düzenleme Kurumu’nun referansıyla bu işe uygun ve yeterli olduğumuzu kanıtladık” ifadelerini kullandı.
“PROJE SÜRECİNDE HIZLA İLERLİYORUZ”
Aydıner İnşaat A.Ş. olarak 2021 yılında Akkuyu NGS projesinde, çalışmaya başladıklarını söyleyen Türker, “Şu anda 1 numaralı pompa istasyonunun kaba inşaatını bitirdik ve 2 numaralı istasyonda ise kaba inşaatı yüzde 80 oranında tamamladık. Bölge halkından istihdam sağlamak, projeye olan katkımızı artırıyor. Personel sayımız, inşaat sürecinin hızına göre aylık olarak artıyor. Projede toplam 19 taşeron firmayla çalışıyor, 2 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. Akkuyu NGS projesi, sadece bizim değil, taşeron firmaların da gelişimine katkı sağlıyor” diye konuştu.
“AKKUYU NÜKLEER ENERJİYE GEÇİŞİN ANAHTARIDIR”
Akkuyu’nun Türkiye için bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Türker, şunları kaydetti:
“Akkuyu, ülkemize nükleer enerjinin girmesine olanak tanıyan, yani; nükleer enerjiye geçişin anahtarı bir proje. Sektördeki köklü firmalardan biri olarak burada çalışmaktan gurur duyuyoruz. İlkler daima zor ve sancılıdır. Fakat bu ilk eşik aşıldığında süreç daha profesyonel ve hızlı ilerliyor. Akkuyu ile biz de bir ilki yaşıyoruz ve gelecekte yapılacak diğer nükleer projelerde daha aktif rol alarak büyük projelerde yer alabileceğimizi kanıtlıyoruz.”
“AKKUYU İLE İŞ BİRLİĞİMİZ, BİZİ NİTELİKLİ NÜKLEER SANTRAL TEDARİKÇİSİ YAPIYOR”
Akkuyu NGS projesinde aktif rol alan SMS Sanayi Malzemeleri Üretim ve Satış A.Ş. de, ‘TORK’ markasıyla nükleer sektörde önemli bir oyuncu haline geldi. Akışkanlığı kontrol eden endüstriyel vanaların imalatını yapan şirket, 2016 yılında Varnasan isimli firmayı bünyesine katarak küresel vana üretiminde imalat hacmini artırdı. SMS-TORK, emniyet valfleri gibi farklı alanlarda üretim yapıyor.
SMS-TORK Genel Müdürü Ömer Kaya, “Sektördeki 39. yılımızda 180 kişilik kadromuzla 80 ülkeye ihracat yapıyoruz. Akkuyu NGS ile iş birliğimiz, bizi nitelikli nükleer santral tedarikçisi konumuna getiriyor. Böylece bu alanda tecrübemizi artırırken, gelecekte diğer nükleer projelerde de yer alma şansı bulacağız. Şirket olarak, tanındıkça ve güvenilirliğimiz arttıkça bu alanda daha önce çalışmış olan firmalarla ortaklık yapma şansı yakaladık. Nükleer enerji alanında tecrübe edindikçe, şu anda diğer ülkelerde inşası süren nükleer tesislerde yer alma şansımız olduğuna da inanıyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sosyal belediyecilik anlayışıyla takdir toplayan çok sayıda projeyi kısa sürede hayata geçiren Ataşehir Belediyesi, bütçesinde de vatandaşın menfaatlerini gözetecek sürdürülebilir adımlar atıyor. İlçe genelinde daha hızlı ve etkin hizmet sunabilmek için araç filosunu güçlendiren belediye yönetimi, kiralama modeli yerine 59 yeni aracı doğrudan bünyesine katarak bütçesindeki yükleri hafifletiyor. Bu stratejik hamle ile belediye bütçesinde uzun vadeli büyük bir tasarruf elde edilmesi planlanırken, belediyenin öz kaynaklarının da çeşitlendirilmesi hedefleniyor.
Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı alanda sergilendi
Belediye filosuna katılan 59 yeni aracın tanıtımına ilişkin Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in ev sahipliğinde, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin’in de katılımıyla ‘Kiralamadık Filomuza Kattık’ sloganıyla bir lansman düzenlendi. Lansmanda, kiralama yerine satın alma modeliyle filoya katılan yeni araçlar Ferhatpaşa Mahallesi’ndeki Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı alanda sergilendi. Belediye bütçesine ciddi anlamda tasarruf sağlayacak modelle bünyeye dahil edilen araçlar, altyapı hizmetlerinden çevre sağlığına kadar pek çok alanda büyük kolaylık sağlayacak. Aralarında çok sayıda otobüs, minibüs, kamyon ve kamyonet ile iş makinesinin de yer aldığı araçlar ilçedeki çeşitli faaliyetlerin etkinliğini artırmak ve vatandaşlara daha hızlı ve verimli bir şekilde hizmet verebilmek için tasarlandı.
“Bir yıllık kiralama maliyetleriyle araçları filomuza kattık”
Lansmanda konuşan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, sürdürülebilirlik ve ekonomik yönetim odaklı projelerle halkın güvenini kazanmaya devam ettiklerini belirtti. Yeni araç filosunun da bu anlayışın somut bir göstergesi olduğunu ifade eden Başkan Adıgüzel, “Hizmet kalitesini artırmak için her alanda sürdürülebilir çözümler üretiyoruz. Kiralama yerine satın alma modeline geçerek, halkımızın vergilerini en verimli şekilde kullanmayı hedefledik. Bu adım, hem maliyetleri düşürdü hem de belediyemizin operasyonel gücünü artırdı. Göreve geldiğimiz ilk günden beri akıllı belediyecilik anlayışıyla daha kaliteli, daha verimli hizmetleri Ataşehir’e nasıl sunarız diye çalışıyoruz. Kaynaklarımızı israf etmeden Ataşehir’de şeffaf, hesap verebilir, katılımcı belediyeciliği ayağa kaldırmak için ciddi bir tasarruf ediyoruz. Bu kapsamda bir yıllık kiralama maliyetleriyle bu araçları filomuza kattık” dedi.
Çöp toplamada yapay zekalı çözüm
Öte yandan “Akıllı Belediyecilik” vizyonuyla projelerini hayata geçiren Ataşehir Belediyesi faaliyetlerini teknolojik yeniliklerle buluşturmaya da devam ediyor. Bu kapsamda verimli atık yönetimini sağlamak amacıyla yeni bir teknolojik sistemi devreye alan Ataşehir Belediyesi, lansmanda ‘Akıllı Atık Toplama Sistemi’nin entegre edildiği araçları da tanıttı. Kısa adı ÇAÇA olan Çok Amaçlı Çöp Aracı’na entegre edilen sistem, atık türlerini ve yoğunluklarını izlemek için konteyner ve atık tankına kolayca monte edilebilen sensörler aracılığıyla çalışıyor. Sistem, yapay zeka ile rota optimizasyonu sağlayarak çok sayıda alanda tasarrufun da önünü açıyor.
Maliyetleri yüzde 50 azaltacak
Çöp konteynerlerine yerleştirilen sensörler sayesinde, hangi konteynerin dolu hangisinin boş olduğunun anlık olarak belirlenebildiği yenilikçi teknoloji sayesinde, Ataşehir Belediyesi’nin temizlik ekipleri, trafikte harcadıkları zamanı önemli ölçüde azaltarak daha hızlı ve etkili bir hizmet sunabilecek. Ayrıca, sistemin sağladığı operasyonel verimlilik, ekiplerin performansını artırırken, yakıt tüketimini de yüzde 50’ye düşürecek ve bu sayede karbon emisyonlarını da azaltarak çevreye duyarlı bir atık yönetimi sağlamış olacak.
300 konteynerden sensörlerle veri toplanıyor
Ataşehir Belediyesi Akıllı Atık Toplama Sistemi’nde yer alan sensörleri, ilçe genelindeki 300 konteynere yerleştirerek, aldığı veriler üzerinden denetlemelerini sürdürüyor ve dolum sınırına ulaşan konteynerleri takip ederek, atıkları topluyor. Bu projeyle yerleştirilen sensörlerden alınan sinyaller sayesinde; ekipler, daha az zaman kaybıyla daha fazla atık toplama kapasitesine ulaşarak temizlik faaliyetlerini daha etkin kılmayı, doğal kaynakları ise daha verimli kullanmayı başarıyor.
‘Teknolojik belediyecilik anlayışını bir adım daha ileri taşıyoruz’
Akıllı Atık Toplama Sistemi ile çevreye duyarlı teknolojik belediyecilik anlayışını bir adım daha ileri taşıdıklarını vurgulayan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, “Ataşehir Belediyesi olarak, çevreyi koruma ve kaynaklarımızı verimli kullanma konusunda yenilikçi adımlar atıyoruz. Akıllı Atık Toplama Sistemi, bu anlayışımızın en güzel örneklerinden biri. Bu sistem sayesinde atık toplama süreçlerini gerçek zamanlı olarak takip ediyor, doluluk oranlarına göre hareket ederek hem maliyetleri azaltıyor hem de karbon salınımını düşürüyoruz. Bu proje, yalnızca çevre dostu bir uygulama olmakla kalmıyor; aynı zamanda şehir genelinde daha düzenli, temiz ve yaşanabilir bir ortam sağlıyor. Amacımız, Ataşehir’i hem bugünün hem de geleceğin ihtiyaçlarına cevap veren bir şehir haline getirmek” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HACETTEPE Teknopark’ta yer alan BenPetto, evcil hayvan sağlığının dijital platformdan takip edileceği ‘Pet Nabız’ Sistemi’ni hayata geçirdiğini duyurdu. Sistem, evcil hayvan sağlığını dijital bir platformda yöneterek hem evcil hayvan sahiplerine hem de veterinerlere büyük kolaylık sağlıyor.
BenPetto’nun sunduğu sistem, insanlardaki e-Nabız sistemine benzer şekilde evcil hayvanların tüm sağlık bilgilerini dijital ortamda topluyor ve kullanıcıların erişimine açıyor. Aşı geçmişlerinden tedavi notlarına, muayene kayıtlarından acil durum müdahalelerine kadar her bilgi, evcil hayvan sahiplerinin ve veterinerlerin parmaklarının ucunda olacak şekilde düzenleniyor.
‘HEM EVCİL HAYVAN SAHİPLERİNE HEM VETERİNERLERE DESTEK’
Firma Yetkilisi Gökhan Hocaoğlu, “BenPetto’nun Pet Nabız Sistemi, toplumun her kesimi için önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Evcil hayvan sahipleri, sevdikleri dostlarının sağlığını güvenle takip ederken; veterinerler de hasta geçmişine daha hızlı ulaşarak daha kapsamlı sağlık hizmetleri sunabiliyor. Bu sistemle birlikte, Türkiye’de evcil hayvan sahiplenmenin daha bilinçli ve sorumlu bir şekilde yapılması da teşvik ediliyor. Türkiye genelinde büyük ilgi gören bu yenilikçi sistem, yalnızca bir teknoloji uygulaması değil; aynı zamanda toplum sağlığına, hayvan haklarına ve refahına hizmet eden bir girişim olarak geniş bir yankı uyandıracağa benziyor” dedi.
Şirketten yapılan açıklamada uygulama ile ilgili şu bilgilere yer verildi:
“Sağlık bilgilerine kolay erişim imkanı, hayvanların doğru bakım almasını ve ihtiyaç duyduklarında en hızlı şekilde tedavi edilmelerini mümkün hale getiriyor. Veterinerler, anlık verilere ulaşarak daha etkili tedavi kararları alabiliyor ve evcil hayvan sahipleri de dostlarının sağlık durumunu düzenli olarak takip edebiliyor.
Bu dijital yenilik sayesinde, hayvan refahı konusunda farkındalık artarken, özellikle acil müdahale gerektiren durumlarda veterinerler hayati önem taşıyan bilgilere anında ulaşabiliyor. Böylece evcil hayvanların yaşam kalitesi yükseliyor ve toplumda evcil hayvan sahiplenme oranlarının artmasına da katkı sağlanıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’de evli ve 4 çocuk babası Yaşar Gülcü (67), 42 yıldır tarihleri 200-500 yıl arasında değişen farklı kitaplar ile Kur’an-ı Kerimleri ciltleyip, onarıyor. Gülcü, ” Kayseri’de benden başka eski kitap tamir eden yok. Olsa iyi olurdu ama merak eden yoktur. Sevdiğim için bu işi yapıyorum” dedi.
Kayseri’de yaşayan Yaşar Gülcü, okulu bıraktıktan sonra sanayide çırak olmaya başladı. Sanayideki işini beğenmeyen Gülcü, 6 ay sonra kentteki bir matbaada ciltçi olarak işe başladı. 15 yaşından beri Kayseri’de ciltçilik yapan, evli ve 4 çocuk babası Gülcü, 42 yıldır tarihleri 200-500 yıl arasında değişen farklı kitaplar ile Kur’an-ı Kerimleri ciltleyip, onarıyor. Şehrin tek ciltçisi olan Gülcü, işletmesine getirilen kitapların arasında tarih kitaplarını görünce sevindiğini belirterek, “Ortaokulu bırakıp, ciltçiliğe başladım. Bu işi, 42 senedir yapıyorum. Eskiden çok cilt yaptıran olurdu ama şimdi azaldı. Bilgisayar çıktığından dolayı azaldığını düşünüyorum. Bu işe 15 yaşında başladım. Okulu bırakınca önce sanayiye gittim. Sanayiyi sevmedim. Oradan matbaaya geldim. Matbaada cilt işi vardı. Askere gitmeden yaptım. Askerden gelince devam ettim” dedi.
‘MUTLU OLUYORUM’
Kitapları çok sevdiğini belirten Yaşar Gülcü, “Kitapları sevdiğim için ciltliyorum. Bu işe elimden geldiği kadar, ömrüm yettikçe devam etmek istiyorum. Tarih kitapları geldiğinde severek yapıyorum. Bu kitaplar önemli olduğu için zarar görmüş halde kaybolmasını istemiyorum. Eski kitaplar geliyor. 100- 200 yıllık tarih kitapları, Kur’an’ı Kerimler ve Osmanlıcalar geliyor. Onları ciltleyerek müşterilerime veriyorum. Cilt yaptığım için çok mutlu oluyorum. Bu kitapları müşterilerimize yenilenmiş halde verip, kütüphanelerine kazandırmak istiyorum” diye konuştu.
‘MESLEĞİMİZ YOK OLMAK ÜZERE’
Teknolojinin gelişmesi ile birlikte kitapların eski değerini görmediğini kaydeden Yaşar Gülcü, “Meslek yok olmak üzere. Bu kitaplardan yapan yok. Gençler şimdi hazır alıp okuyor. Bilgisayardan, cep telefonundan okuduğu için kitap okuyan da azaldı. Cilt yapan da kalmadı. Bu meslek belli bir zaman sonra yok olacak diye üzülüyorum. Bu kitapların tamiri eskiliğine, dağınıklığına göre eğer az eskiyse 2 gün yoksa 3-4 gün sürüyor. Tamir ediyoruz, eksikleri varsa aynı kitaptan bulup fotokopi çektirip içine renkli ise renkli siyah beyazsa siyah beyaz koyarak, o kitabın eksiğini tamamlayıp 1 hafta içinde yapıp, müşteriye teslim ediyoruz” dedi.
‘SEVEREK BU İŞİ YAPIYORUM’
Yaşar Gülcü, “Kitap tamiri mesleğinin geleceği için üzülüyoruz. Bu işleri yapacak çırak yok. Zaten yaptığımız meblağlarda 1 ayda asgari ücretin yarısı kadar kazanıyoruz. Bununla ev falan geçinmez. Emekli olduğum için bu işi yapıyorum. Hem hobi olarak hem de severek bu işi yapıyorum. Çok büyük bir para kazandırmasa da tarih kitapları, dini kitapları ve Kur’an-ı Kerim yok olmasın diye yapıyorum. İnşallah devam ettiren gençlerden olur ama zor. Para kazanmadığı için bu işi gençlerden yapan kalmadı. Bu işleri yapmaya elimden geldiği kadar gayret ediyorum. Kayseri’de benden başka eski kitap tamir eden yok. Olsa iyi olurdu ama merak eden yoktur. Sevdiğim için bu işi yapıyorum. İnşallah ileride başka tamirciler de çıkar” diye konuştu.
‘KUYUMCU TİTİZLİĞİ İLE KİTAPLARA ÇOK HASSAS DAVRANIYORUM’
Eski kitaplara daha çok emek verdiğini söyleyen Gülcü, şöyle konuştu:
“Bir müşterim 3 tane kitap getirdi. 1 tanesi Osmanlıcaydı. Çok eskiydi ona 2-3 gün emek verdim. Tek tek sıraya dizdim. Forma haline getirip, ciltledim. Bu eski kitapları kıymetli olduğu için deriden ciltliyorum. Eski kitaplara daha çok özen gösteriyorum. Bu mesleğin kaybolmaması için elimden gelen gayreti gösteriyorum. Kitap bana geldiğinde çok dağınık ve eskimiş haldeydi. Özenle kenarından tıraş almadan orijinalliğini koruyarak yeniden ciltledim. 3 gün uğraştım, 4’üncü gün okunur hale getirdim. 200 yılık Osmanlıca bir kitap olduğu için bunun zayi olmasını istemedim. Kuyumcu titizliği ile kitaplara çok hassas davranıyorum. İnce ince işleyip okunur hale getiriyorum.”
Haber-Kamera: Nuray Uzatmaz-Samed Aydın SUN/KAYSERİ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol 1. Lig’in 13. haftasında Iğdır FK, sahasında Amed Sportif Faaliyetler ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Iğdır FK Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, lider takım ile arayı kapatabilecekleri bir maç olduğunu belirterek, “Maçın önem değeri haftanın son maçı olması ve dünkü maçların sonuçları bakımından bizim için çok değerliydi. Yukarıyla puan farkımızı çok rahat kapatabileceğimiz bir maçtı. İşte futbol böyle, rakip size fırsatı verdi mi maçı öldürmeniz gerekiyor, öldürmediniz mi rakip canlı kalıyor, bu fırsatlar gelmese anlayabileceğim” dedi.
Yalçın Koşukavak: “Geçiş hücumlarında problem yaşıyoruz”
Geçiş hücumlarında problem yaşadıklarını söyleyen Koşukavak, “İlk yarı itibarıyla çok net 3-0 devreyi bitirebileceğimiz bir maçtı. Rakip bize geçiş hücumundan çok fırsat verdi. Geçiş hücumlarında haftalardır buna benzer problemler yaşıyoruz, maçı öldürmediğimiz için rakip sürekli canlı kalıyor” ifadelerini kullandı.
“Anlam veremediğim durum var”
Bazı kişilerin Iğdır FK’nın gol yemesini istediğini dile getiren Koşukavak, “Çok üzülüyorum. Sonuçta biz Iğdır şehrine hizmet ediyoruz, profesyoneliz, benim anlam veremediğim bir durum var, kulübenin arkasında uzun zamandır var. Bu takım 20 transferle yeni kurulmuş, bir alt ligden çıkmış, bugünkü rakibiniz sizden çok daha fazla maliyetle bir kadro kurmuş, ligde şu anda kırmızı alanda, siz beşinci sıradasınız, ben anlamlandıramıyorum. Arkadaki arkadaşlar Iğdır FK’nın gol yemesini bekliyor” dedi.
Servet Çetin; “Takviye yaparsak çok iyi bir takım olacağız”
Amed SF Teknik Direktörü Servet Çetin ise kazanmak için geldiklerini söyleyerek; “Aslında biz buraya kazanmak için geldik, beraberliği hiç düşünmedik. Maçın başından sonuna kadar sürekli oynayan taraf olduk, topa hakim olmaya çalıştık. Bence 2 haftadır da bunu iyi gösteriyoruz. Gol bölgelerinde sıkıntılarımız var, oraya kadar getiriyoruz topu hem sonuçlandırma hem de son paslarda sıkıntılarımız var, bunu geliştirmemiz gerekiyor. İnşallah devre arasına kadar o bölgelere de biraz takviye yaparsak çok iyi bir takım olacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.
“Kazanmaya çalışan ekip olacağız”
Oyuncularını tebrik eden Çetin, “Bugün 1-0 mağlup duruma düştük, oynamaya devam ettik, 1-1’i yakaladıktan sonra da golü düşündük. Tamamen yaslanıp da 1 puan alalım gayesinde olmadık olmayız da. Çünkü biz içeride, dışarıda oynayan, kazanmaya çalışan ekip olacağız. İnşallah bu oyunumuzun üstüne koyacağız. Çok kısa süredir çalışıyoruz ama oyuncu arkadaşlarımızı gerçekten çok tebrik ediyorum” diye konuştu. – IĞDIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Doğukent Sahası’nda oynanan karşılaşmada Ağrı temsilcisi, başından sonuna kadar üstün bir oyun sergileyerek sahadan galip ayrıldı. Sinan Sünbül, Kadriye Akgül ve Ekin Demirkol’un yönettiği mücadelede Ağrı ekibi, disiplinli futboluyla göz doldurdu. İlk yarıda bulduğu gollerle rakibini zor durumda bırakan Ağrı, ikinci yarıda da etkili oyununu sürdürdü ve farkı artırarak karşılaşmayı 4-0 kazandı. Maçın ardından açıklamalarda bulunan Ağrı Aile ve Sosyal Politikalar Gençlik ve Spor Kulübü Teknik Direktörü Önder Tunay, oyuncularını tebrik ederek, “Hedefimiz üst lige çıkmak. Bu galibiyet bize moral oldu. Ligin kalanında da aynı disiplinle çalışarak Ağrı’yı daha üst seviyelerde temsil etmek istiyoruz” dedi.
Kulüp Başkan Yardımcı Ertuğrul Alp ise, “Bu galibiyetle birlikte ligde 2 maçta 6 puan aldık. Takımımızın gösterdiği mücadeleden dolayı çok mutluyuz. Ağrı’mızı en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu. – AĞRI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maçın ardından açıklamalarda bulunan Cham, takımla birlikte başardıklarından gurur duyduğunu ve önemli bir galibiyet aldıklarını söyledi.
Cham, mental olarak galibiyetin büyük destek olacağını ifade ederek, “Dolayısıyla böyle bir maçta hat-trick ile katkıda bulunmak benim adıma çok önemliydi. Ben aslında bu anı çok uzun süredir beklemiştim. Çünkü kulübün ve taraftarın benden beklentilerinin farkındayım. Ben de bu beklentilere karşılık verebilmek için uzun aylardır sıkı çalışıyorum. Çok mutlu hissediyorum kendimi.” diye konuştu.
Adaptasyon sürecinin kolay olmadığını belirten Cham, “Kolay olmayan bir süreçti ancak Trabzonspor’a katılmak burada olmak beni çok mutlu ediyor. Burası farklı bir ülke, buraya alışabilmek için bir süreye ihtiyacınız var. Daha önceden de belirtmiştim aslında ama sanırım bugünle birlikte döndüm ve o adaptasyon sürecini aştım diyebilirim.” ifadelerini kullandı.
Cham, transfer sürecinin uzun sürdüğünü hatırlatarak, şunları kaydetti:
“7-8 aylık bir transfer sürecinden bahsediyoruz aslında. Taraftarımızdaki o sevgiyi ve beklentiyi hissettiğimi söyleyebilirim. Başka tekliflerde vardı ama ben Trabzonspor’u tercih etmek istedim. Bugün benim için çok önemliydi tekrar döndüğümü hissettim. Bu sevgiye layık olabilmek için çalışmaya devam ediyorum.”
Teknik direktör Şenol Güneş’in kendine güvendiğini vurgulayan Cham, şöyle devam etti:
“Hocamıza teşekkür ederek sözlerime başlamak istiyorum. Benimle hocam uzun süren görüşmeler yaptı. Neler istediğini, neleri yapmam gerektiğini, neleri yanlış yaptığımı ya da neleri daha iyi yapabileceğimi ifade etti. Yeteneğime her zaman inandığını, belki de gördüğü en yetenekli oyunculardan biri olduğumu söyledi. Aynı zamanda yardımcı hocalarımıza da teşekkür ediyorum. Onlar da bana inanmışlardı, goller atabileceğimi biliyorlardı.”
Cham, sahada sorumluluk almaktan hiçbir zaman kaçmadığını belirterek, “Tam bu tarzda biriyim aslında. Sahada sorumluluk almaktan hiçbir zaman kaçan birisi olmadım. Her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya, örnek biri olmaya çabaladım. Trabzonspor dev bir kulüp. Ben de buraya geldiğimde bu karakterimi, kendi özelliklerimi yapabileceğim en iyi şeyleri yapmaya çalışıyorum her zaman. Ben futboldan zevk alan biriyim. Belki aslında saha içerisinde çok konuşabilen birisi değilim aslında ben konuşmayı ağzımla değil ayaklarımla yapmaya çalışıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Önlerinde zorlu bir fikstür olduğuna ilişkin gelen soru üzerine de Cham, “Galibiyetten öteydi bizim adımıza, mental olarak da bize büyük katkılar sağlayacak, önümüzü açacaktır. Bugün kazanmak önemliydi ama bu şekilde kazanmak belki bizi daha da mutlu etti. Bizim adımıza gerçekten kolay olmadı. Biz de şehir için, kulübümüz için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bu şekilde doğru yoldayız diye düşünüyorum.” ifadesini kullandı.
Arif Boşluk: “Formayı bırakmak istemiyorum”
Defans oyuncusu Arif Boşluk da alınan galibiyete ihtiyaçları olduğuna işaret ederek, “Bugün çok mutluyum, galibiyete ihtiyacımız vardı. Bugün sahada mutlu olduğum bir şey vardı. Altyapıda beraber oynadığım arkadaşımla beraber sahayı paylaştım, zaten Trabzonspor altyapısında olmak büyük bir şey. Orada oynuyorsanız kaliteniz var demektir. Bugün onları sahada görmek, onlarla oynamak çok duyguluydu.” şeklinde görüş belirtti.
Formayı almak için çok çalıştığını kaydeden Arif, “Son zamanlarda çok iyi çalışıyordum. Yılmadık, bıkmadık. Oynama fırsatı bekliyordum. Antrenmanlarda en iyisini yapmaya çalışıyordum. Hocama da teşekkür ediyorum bana güvendi ve bana formayı verdi. İnşallah bundan sonra da formayı bırakmak istemiyorum.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tip 2 diyabetin kontrolü ve tedavisinde kullanılan metmorfinin kan şekeri üzerindeki etkilerine değinen Dr. Ralph A. DeFronzo, diyabet hastalarıyla yapılan çalışmalardan örnekler vererek uygulanan tedavi sonuçlarını değerlendirdi. Tip 2 diyabet hastalarının sadece yüzde 15-20’sinde kardiyovasküler veya böbrek hastalığının olduğunu belirten DeFronzo, böbrek yetersizliği ve kalp yetersizliğinin birlikte olduğu ve birbirini etkilediği kardiyorenal metabolizma sendromunda kombine tedavi uygulamalarının önemini vurguladı.
REKLAMÜLKEMİZDE DİYABETLİ ORANI NEDEN YÜKSELİYOR?
Ülkemizde ve dünyada diyabet artışının nedenlerinin sorulduğu Dr. DeFronzo, “Diyabetin artışının başlıca nedenleri arasında genetik yatkınlık, obezite, fiziksel aktivite eksikliği ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının olmaması yer alır. Özellikle fast food tüketiminin artması, işlenmiş gıdaların yaygınlaşması ve şekerli içeceklerin tüketimi, insülin direncinin artmasına ve dolayısıyla diyabetin yaygınlaşmasına yol açmaktadır” diye konuştu.
ÇOCUKLAR VE GENÇLERDE DİYBET ARTIŞI
Çocuklar ve gençlerde diyabetin artışının, obezite oranlarının yükselmesi ve hareketsiz yaşam tarzıyla ilişkili olduğunu vurgulayan Dr. Ralph A. DeFronzo, “Ayrıca genetik faktörler ve çevresel etmenler (örneğin beslenme alışkanlıkları) de önemli rol oynamaktadır. Erken yaşta başlayan insülin direnci, diyabetin gelişiminde belirleyici bir faktördür” uyarısında bulundu.
SAĞLIKLI YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ TEŞVİK EDİLMELİ
Dünya genelinde diyabetin önlenmesi için alınabilecek önlemleri değerlendiren DeFronzo, “Diyabetin önlenmesi için sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri teşvik edilmelidir. Bu, düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, kilo kontrolü ve düzenli sağlık taramaları ile sağlanabilir. Ayrıca toplumda diyabet farkındalığını artırmak ve eğitim programları düzenlemek de önemlidir” diye konuştu.
REKLAMERKEN TEŞHİS VE ÖNLEYİCİ TEDBİRLER DİYABETİN ETKİLERİNİ AZALTABİLİR
Dr. Ralph A. DeFronzo, “Diyabetin gelecekte tamamen ortadan kalkması mümkün olabilir mi?” sorusu üzerine “Diyabetin tamamen ortadan kalkması, zorlu bir hedeftir ancak erken teşhis ve önleyici tedbirlerle hastalığın etkileri azaltılabilir. Genetik faktörler nedeniyle bazı bireyler risk altında olsa da yaşam tarzı değişiklikleri ile diyabetin gelişimi önlenebilir veya geciktirilebilir” yanıtını verdi.
DİYABET İLAÇLARI DOKTOR GÖZETİMİNDE KULLANILMALIDIR
Son yıllarda en çok tartışılan konuların başında gelen diyabet ilaçlarının zayıflama yöntemleri ve üzerindeki etkilerini de değerlendiren Dr. Ralph A. DeFronzo, bu ilaçların mutlaka hekim gözetiminde olması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Diyabet ilaçları, özellikle GLP-1 agonistleri ve SGLT2 inhibitörleri, kilo kaybı üzerinde olumlu etkilere sahip olabilir. Ancak bu ilaçların kullanımı, doktor gözetiminde olmalıdır. Yan etkileri arasında gastrointestinal rahatsızlıklar, hipoglisemi ve böbrek sorunları yer alabilir. Bu ilaçların obezite tedavisinde kullanımı, dikkatli bir değerlendirme ve bireysel sağlık durumu göz önünde bulundurularak yapılmalıdır.”
Dr. DeFronzo’nun diyabet alanındaki çığır açan çalışmaları, insülin direnci ve metabolik sendromun diyabet üzerindeki etkilerini anlamak için temel bilgiler veriyor. DeFronzo, bireylerin sağlık durumlarına yönelik kişiselleştirilmiş yaklaşımlar geliştirmenin kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Engin Gülal’ın plaket takdim ettiği Dr. Ralph A. DeFronzo, akademisyenlerle beraber hatıra fotoğrafı çektirdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avustralya İletişim Bakanı Michelle Rowland, parlamentoya Çevrim İçi Güvenlik Yasası’nda değişiklik yapılmasını öngören tasarıyı sundu. Rowland, “Bu reform, gençleri korumak ve ebeveynlere onların yanında olduğumuzu göstermek için yapılıyor” dedi.
Bakan Rowland, düzenlemenin sorumluluğu çocuklara veya ebeveynlere değil, sosyal medya platformlarına yüklediğini de belirtti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Prof. Dr. Ahmet Özkara, Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, Prof. Dr. Binnur Şimşek, Prof. Dr. Çağatay Öztürk, Prof. Dr. Erdal Karaöz, Prof. Dr. Erdem Koçak, Prof. Dr. Erden Ertürer, Prof. Dr. Halil İbrahim Canter, Prof. Dr. İhsan Yılmaz, Prof. Dr. Kadriye Kılıçkesmez, Prof. Dr. Nebil Yıldız, Prof. Dr. Oğuz Acar, Prof. Dr. Pelin Kaynak, Prof. Dr. Rıfat Eralp Ulusoy, Prof. Dr. Tevfik Ecder, Doç. Dr. Ali Baran Budak, Doç. Dr. Batur Gönenç, Doç. Dr. Birkan İlhan, Doç. Dr. Murat Zor, Doç. Dr. Ömer Kays Ünal, Op. Dr. Ayça Ergan Şahin, Op. Dr. Ece Gürol Kars, Op. Dr. Miraç Turan, Uzm. Dr. Muhsin Doran, Uzm. Dr. Refik Cihnioğlu, Psk. Belgin Arslantaş, Dt. Bora Murat ve Dr. Hamid Aydın tarafından kaleme alınan kitaptaki makaleler, 50 yaş üstü erkeklerin kalp, böbrek, karaciğer, göz ve prostat sağlığı için pek çok başlıkta önemli bilgiler veriyor.
REKLAM
İşte “50 ve Ötesi Erkekler İçin Gerçek Reçeteler” kitabından tavsiyeler…
GENÇ KALARAK YAŞLANMAK MÜMKÜN MÜ?
Rejeneratif Tıp ve Kök Hücre Merkezi Direktörü Prof. Dr. Erdal Karaöz: Günümüzde pek çok ülke, kök hücre tabanlı hücresel tedavileri longevity, anti-aging ve yaşlanmayı geciktirme ya da yavaşlatma amacıyla araştırma aşamasında sürdürüyor. Son zamanlarda, eksozom adı verilen ve kök hücreler tarafından salgılanan nanopartiküllerin, yani içerisine birçok büyüme hormonu ve yararlı molekül barındıran çok küçük nano topçukların yaşlanmaya karşı olumlu etkileri üzerine bilimsel çalışmalar yayımlandı. Eksozom teknolojisi, tıbbın geleceği olarak, birçok bilim insanı tarafından büyük bir umutla takip ediliyor. Kök hücrelerle birlikte ya da tek başına kullanıldığında yaşlanmaya karşı olumlu etkiler sunduğuna dair bilimsel çalışmalar hız kesmeden devam ediyor.
REKLAMADIM ADIM CİNSELLİK: HER YAŞTA SAĞLIKLI BİR YAŞAM
Üroloji Uzmanı Op. Dr. Miraç Turan: 50 yaş sonrası erkeklerde cinsellik, yaşla birlikte değişen bir deneyimdir. Hormonal değişiklikler ve sağlık durumları, libido ve performansı etkileyebilir. Ancak bu dönem iletişim ve anlayışla zenginleştirilebilir. PRP, kök hücre, ESWT gibi yenilikçi tedaviler ve düzenli egzersiz, enerjiyi ve kan dolaşımını artırabilir. Partnerinizle açık diyaloglar kurmanız cinsel yaşamınızı canlandıracak yeni yollar keşfetmenize yardımcı olabilir. Cinsellik, yaşlanmanın doğal bir parçası olarak kabul edilmeli ve uyum sağlanarak keyifli bir şekilde yaşanmalıdır.
ADIM SAYISINA DİKKAT!
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu: Araştırmalar günde 5 bin adım üzeri yürüyenlerde kalp hastalıklarının azaldığını gösteriyor. Yüzme ve bisiklet gibi aerobik egzersizlerin haricinde; ağırlık kaldırmak, cross-fit gibi kas gücünü arttırabilecek egzersizlerin de kalp ve damarları için faydalı olduğu biliniyor. Yine de bu yüksek yoğunluklu egzersizler için doktorunuza danışmanızı öneririm. Kan sulandırıcı kullanan hastalarda, dikkatli olunması gereken dövüş sporları ve düşme riski olan sporların kanama ve morarma gibi sorunlara yol açabileceği ve tedbir alınması gerektiği göz ardı edilmemelidir. Ayrıca kalbinde kapatılmamış deliği olanların, tüplü dalışlarda vurgun yeme riskinin olabileceğinin akılda tutulması gerekir.
İLERİ YAŞ İLE GELEN KORKULAR
Psikiyatri Uzmanı Dr. Refik Cihnioğlu: 50’li yaşlar hayatımızda yeni bir evreye geçtiğimiz dönemdir. İnsanlar her yeni aşamada uyum problemleri yaşamışlardır ama her zaman da hızlı bir şekilde uyum sağlamayı başarabilmişlerdir. Kaygı ve korkularımız genelde kendiliğinden sönümlenme eğilimindedir. Ama uzun sürmesi çok yıpratıcı olabilir. Eğer bu sürecin çok yorucu olduğunu düşünüyorsanız yardım alma konusunda tereddüt etmemenizi öneririm. Bu süreçte sizinle yürüyecek bir destek her zaman iyi gelir ve kaygıları paylaşmak üstünüzdeki yükü hafifletir.
KRONOLOJİK YAŞA DEĞİL, BİYOLOJİK YAŞA ODAKLANIN
İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Birkan İlhan: Yaşla beraber hipertansiyon, diyabet, kalp ve beynin damarsal hastalıkları gibi kronik hastalıkların ortaya çıkma riski artmakta olup bu kronik hastalıklar biyolojik yaşlanmayı da hızlandırır. Ancak bu hastalıkların ortaya çıkmasında yaşam tarzının etkisinin çok büyük olduğu da unutulmamalıdır. Bir insanın 50’nci yaş gününde sigara ve alkol alışkanlığı varsa bırakarak yeni bir egzersiz programını yaşamına dahil etmesi kendisine vereceği en güzel ve paha biçilmez hediye olacaktır.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>M çiçeği virüsünü ele almak üzere DSÖ’nün Acil Durum Komitesi’nin bugün toplandığını kaydeden Ghebreyesus, “Komite bana, M çiçeği virüsü vakalarındaki artışın uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu oluşturmaya devam ettiğini bildirdi. Bu tavsiyeyi kabul ettim” ifadelerini kullandı.
Ghebreyesus, bu kararın, vakaların artan sayısına, coğrafi yayılımına, sahadaki operasyonel zorluklara, ülkeler ile ortaklar arasında tutarlı bir yanıt oluşturma ve bunu sürdürme ihtiyacına dayandığının altını çizdi.
REKLAM
DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, virüsten etkilenen ülkelere müdahalelerini artırma ve salgını sona erdirmek için uluslararası topluma da dayanışma çağrısında bulundu.
DSÖ, “maymun çiçeği virüsü (Monkeypox)” ifadesini, 2022’de ırkçılık ve ayrımcılık kaygısıyla M çiçeği virüsü (Mpox) olarak değiştirmişti.
M çiçeği virüsü, 14 Ağustos’ta DSÖ tarafından “uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu” olarak ilan edilmişti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türk sinemasının en sert ve gerilim dolu filmlerinden biri olarak tanımlanan ‘Barda’, 17 yıl sonra günümüz gerçekleriyle yeniden yorumlayan filmin yönetmeni Hande Türkel görüşlerini paylaştı.

Kült hale gelmiş bir filmi, 17 yıl sonra yeniden yorumlayan Hande Türkel, ‘Barda’ hakkında ‘Şiddet hayatın içinde olduğu sürece sinemada da var olacak. Spesifik tek bir olay değil ne yazık ki yaşadığımız dünyada sürekli olan olaylar örgüsünü anlatıyoruz. İçeriği gerçek hayatı yansıttığı için de sert’ şeklinde açıklamada bulundu.
REKLAM‘İLK KEZ BİR SETTE ‘KESTİK’ DEDİKTEN SONRA KİMSENİN KIPIRDAMADAN KAYITTAN ÇIKTIĞINI GÖRDÜM’
Çekim ortamı ve atmosferi hakkında detaylar paylaşan Hande Türkel; “En önemlisi izleyicilere izlediğinin gerçek olduğunu hissettirmekti. Bu yüzden çekim ortamını oyuncular için içine kapatıldıkları ve çıkamayacakları bir yer haline getirdik. Oyuncuları kurduğumuz dünyaya inandırdık ve onlarda bana teslim oldular. Bundan sonrası akışa güvenmek oldu’ dedi. Ekip olarak oyunculara ve onların içinde oldukları duygulara saygı duyduklarının altını çizen Türkel ‘İlk kez bir sette kestik dedikten sonra kimsenin kıpırdamadan konuşmadan sadece kayıttan çıktığını gördüm . O duygu hiç kesilmedi hiç bozmadan ikinci plana geçtik” dedi.

Oyuncuların müthiş bir sinerji yakaladığından bahseden Hande Türkel; “Filmi beğenmeye bilirsiniz ama sadece oyunculuk performanslarını izlemek için izlemelisiniz’ şeklinde konuştu.
Filmin oyuncu kadrosunda; İdris Nebi Taşkan, Melisa Berberoğlu, Cem Söküt, Burak Can Doğan, Alperen Aldanmaz, Melissa Değer, Yalım Danışman, Alperen Çavdar, Doğa Yiğit, Ender Hacımustafaoğlu, Hilmi Ahıska, Kıvanç Baran Arslan, Berkan Şal, Ertan Saban, Fatih Al, İlker Kızmaz, Ejder Özkarslıgil yer alıyor.

Geçmişin günümüze kıyasla masum kaldığı, eskisinden daha vahşi, daha karanlık, daha acımasız sosyal çevremizde, dokunsak patlayacak gibi duran toplumsal kutuplaşmaların tam ortasında, şehrin bambaşka bir yerinde bambaşka bir barda, tüm kabuslarınızın ötesinde bir gece adım adım ilerliyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muratpaşa Belediyesi’nin düzenlediği 9. Antalya Edebiyat Günleri, ödül gecesi ile başladı. Türkan ŞorayKültür Merkezi’nde gerçekleşen gecede En İyi Öykü Kitabı ödülü “Ne Yeni Ne Başka” adlı eseriyle Ayşen Işık’a, En İyi İlk Öykü Kitabı ödülü “Kıran Yeli” adlı eseriyle Gülser Kut Arat’a ve Onur Ödülü ise kadın edebiyatının öncülerinden Ayla Kutlu’ya takdim edildi.
Gecede konuşma yapan Başkan Uysal, “iyi kitapların çok az satıldığı bir dönemde” başlattıklarını söylediği Antalya Edebiyat Günlerinin 9’uncu yılına girmesinin önemine vurgu yaptı. Uysal, bunu bir tip ‘direniş’e benzetti.
Türkiye’nin kültür ve sanat alanında yeni bir merkez inşasının arifesinde olduğunu aktaran Uysal, şöyle konuştu:
“Benim sadece çağrım şu. İnsandan yana, bilimsel, düzgün, akli, samimi, sahici, otantik, kişilikli, kimlikli bir sanat için merkez inşa etme konusunda herkesi göreve ve yardıma davet ediyorum. Çünkü bu olmadan diğer kaostan bir demokrasi asla çıkmıyor. Doğrunun, güzelin bir merkezinin inşası önümüzdeki süreçte mutlaka sanatta ve kültürde de toplumların, ülkelerin gündeminde olacak diye düşünüyorum.”
Gecede onur ödülü alan Ayla Kutlu, “Yazarlık çok zor bir iştir gerçekten ama Türk kadını güçlüdür, nihayetinde bir aslan, bir kaplandır” dedi. En İyi Öykü Kitabı ödülünün sahibi Ayşen Işık, “Edebiyat bize yoldaşlık ediyor. Acılarımızı, kederimizi belki kurtaramıyoruz ama. Minnettarım. Öykü kitabıma verilen bu ödül benim için çok kıymetli. Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin yaptığı bu etkinlikler, eminim burada bir sürü kişinin hayatlarında fark yaratacak” diye konuştu.
Gülser Kut Arat ise aldığı En İyi İlk Öykü Kitabı Ödülü’ne ilişkin “Ben bu ödülü daha iyi, daha güzel, daha insanca bir yaşama inanan ve bu uğurda kendini feda eden devrimin çocuklarına ve unutamadığım arkadaşlarıma gönderiyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İbrahim Erkal Kültür Merkezindeki, Öğretmenler Müzik Topluluğunun, Öğretmenler Günü Konseri, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Öğretmen olan Ruşen Hattatoğlu Ece ile eşi Bilal Ece’nin sunduğu programda, ERSANDER Başkanı olan eğitimci Ümit Gergit, açılış konuşması yaptı.
Programın ilk bölümünde; ERSANDER Kadın Kolları Başkanı ve eğitimci Sevnur İçyar, Cumhuriyet dönemi edebiyatının önemli şairlerinden Ceyhun Atuf Kansu’nun ‘Dünyanın en güzel çiçekleri’ şiirini seslendirdi.
Ardından Türk Halk Müziği Sanatçısı, ERSANDER Genel Sekreteri Vahit Alkır’ın yönetmenliğini yaptığı programda öğretmenlerden oluşan solistler Yasemin Deniz Akköse, Uğur İdem, Berna Kılıç, Hayrullah Yabatu, saz sanatçıları Ahmet Erdoğan, Bekir Karamollaoğlu, Burhanettin Kaya, Burhan Yakut, Cihangir Koşapınar, Çağatay Çapan, Eda Alemdar Çankaya, Gönül Kürkçüoğlu, Murat Yakut, Rıdvan Şanlı sahne aldı.
Vahit Alkır, ERSANDER yönetiminde görev alan Gazeteci- Fotoğraf sanatçısı Öztürk Akkök ve Ahşap Yakma sanatçısı Canip Cihangir’in hastanede tedavi gördüklerini dile getirdi, izleyicilerden alkış göndermelerini istedi.
Sonra birer ses sanatçısı gibi öğretmenler, Vahit Alkır’la birlikte Türk Sanat ve Türk Halk Müziği eserlerini, okudular. Vahit Alkır’ın isteği üzerine sahneye çıkan Milli Eğitim Müdürü Yakup Yıldız da öğretmenlerle beraber ‘Eski Dostlar’ şarkısını söyledi.
Programın son bölümünde Milli Eğitim Müdürü Yakup Yıldız, seyirciler tarafından alkışlanan sanatçı öğretmenlere çiçek verdi ve teşekkür etti. Yakup Yıldız, “Öğretmenler Gününü bir günle sınırlamamak gerekir. Öğretmenler her gün hatırlanmalı ve anılmalı” diye konuştu. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İnsanlık tarihi boyunca ellerden hiç düşmeyen ve insanoğlunda özel bir yeri bulunan tespihler bazen duaların ve yakarışların aracı kimi zaman erkeklerin aksesuarı kimi zaman da koleksiyoncuların vazgeçilmezi oldu. Birbirinden özel taşlar ve bin bir emek ile yapılan tespihler özellikleri kadar fiyatlarıyla da hep dikkat çekiyor. Elazığ’da bir tespih dükkanında satılan Osmanlı sıkma kehribarı da hem fiyatı hem de görüntüsüyle görenlerin ağzını açık bırakıyor. Osmanlı döneminden kalma taşların özel ellerde işlenmesi ile elde edilen kehribar tespih, görüntüsü kadar fiyatı ile de dikkat çekiyor. Yaklaşık 200 yıl önce yapılan ve bugüne kadar orijinalliğini koruyan Osmanlı kehribarı tespih Elazığ’da 330 bin liraya satılıyor.
Tespih ustası Hadin Bulut yaptığı açıklamada, “Bu tespih Osmanlı sıkma kehribardır. Ortalama 150-200 yıllık bir tespihtir. O dönemde tespihe çevrilmiş bir üründür. Bu yıla kadar vişne rengi olarak gelmiş. Bazı müşterilerimiz var tekrar tıraşlayalım iç rengi ortaya çıksın dediklerinde tıraşlandı ve kayısı rengine doğru gitti. Ortalama 10-15 yıl sonra tekrar vişne rengine dönecek. Bu tespih kıymetli ve antika üründür. Genelde kıymetini bilenler alıyor. Yatırım için alıyorlar. Şu an istediğimiz rakam 300 bin lira. Altın püskülü ile 330 bin liraya buluyor. Çok nadir bir üründür. Mesela koleksiyoncular ya da tespihçiler bilir, imamenin ve habbenin temizliği ve o dönemden bu güne kadar çatlak olmamış yani değişen olmamış bir üründür. Osmanlının ham döküm fabrikası 1900’lü yılların sonunda kapandı. Ortalama 150-200 yıllık bir tespihtir. Tam yılını bilemeyiz ama kokusuna ve özelliklerine baktığımız da o kadar bir yılı olduğunu düşünüyoruz. Talep oldukça fazla. Özellikle Araplar ilgi gösteriyor. Son zamanlarda ülkemizde de ilgi görmeye başladı. Yatırımlık alanlar oluyor. Koleksiyon için alanlar oluyor” dedi. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ziyarette, resim bölümü öğrencilerinin Bilecik Valiliği iş birliğiyle sürdürülen ‘Bilecik İlinin Tarihi ve Kültürel Mirası’ teması kapsamında tuval üzerine ürettikleri eserler incelendi. Aynı zamanda, Aralık ayında açılması planlanan ‘Kent Belleği-Kent İzlenimleri’ sergisi için hazırlanan çalışmalar da değerlendirildi.
Rektör Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, öğrencilerle bir araya gelerek projeleri ve eserlerin üretim süreçleri hakkında bilgi aldı. Öğrencilerin sanatsal bakış açısı ve çalışmalarına duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Kaplancıklı, bu tür iş birliklerinin üniversitenin sanatsal ve kültürel katkılarını artırdığına dikkat çekerek, yapılan çalışmalara desteklerinin devam edeceğini ifade etti. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adana’da yaşayan 4. sınıf öğrencisi Ada Mila Irmak, sergide yer alan 28 eserini Mersinli sanatseverlerin beğenisine sundu
MERSİN – Adana’da yaşayan 9 yaşındaki Ada Mila Irmak, sulu boya, kuru boya, akrilik ve pastel boya çalışmalarıyla yaptığı resimleri, Mersinli sanatseverlerin beğenisine sundu. Küçük yaşta açtığı ikinci sergi ile sanatseverlerin dikkatini çeken 4. sınıf öğrencisi Irmak, yazmayı planladığı öyküleri kendi resmetmek istiyor.
Adana’da yaşayan 9 yaşındaki Ada Mila Irmak, özel bir okulda eğitimini sürdürmenin yanında kitap okumayı ve piyano çalmayı seviyor. Adana Atlı Spor Kulübü’nde lisanslı tenis oyuncusu olan Irmak, 3 yaşından itibaren resim yapmaya başladı. Annesi de amatörce resimle uğraşan Irmak’ın yaptığı resimleri gören dede İhsan Toksöz, torununa destek oldu. Irmak, zamanla yaptığı resimleri geliştirmesi üzerine, dedesinin de desteğiyle geçen yıl ilk kişisel resim sergisini açarak, gelirini de depremzedelere bağışladı. Yaklaşık 2 yıldır Bilimsel Sanat Merkezleri öğrencisi olarak sanata olan ilgisini geliştiren Irmak, serbest şekilde çalışarak özgün eserler ortaya koyuyor. İleride yazacağı öyküleri kendisi resimleyerek sanatını birleştirmek isteyen Irmak, sulu boya, akrilik, kuru boya, pastel boya ile çalışmalarını sürdürüyor. Sanatını, yönlendirilmeden kendi seçtiği konular ve malzemelerle geliştiren genç ressam, geçen yıl İçel Sanat Kulübü’nde açtığı ilk kişisel sergisinin ardından, bu kez ikinci sergisini Mersin’de sanatseverlerle buluşturdu. İSK’da açılan ve 28 eserin yer aldığı sergi, 28 Kasım’a kadar gezilebilecek.
“İleride hikayeler yazıp bunları resimlendirmek istiyorum”
Özel bir ilkokulda eğitimini sürdüren Irmak, 3 yaşında çizmeye başladığını, bir süre sonra dedesi İhsan Toksöz’un bu yeteneğini keşfettiğini söyledi. Dedesinin kendisini bu konuda sürekli desteklediğini dile getiren Irmak, böylelikle ilk kişisel sergisini geçen yıl açtığını ifade etti. Sergideki eserlerin beğenilmesi üzerine bu yıl da ikinci sergisini açmaya karar verdiğini belirten Irmak, her türlü resim çizmeyi sevdiğini kaydeti. İleride iyi bir ressam olmayı hedeflediğini vurgulayan Irmak, “İleride hikayeler yazıp bunları resimlendirmek istiyorum” dedi. Irmak, çevresinden de olumlu tepkiler aldığını kaydetti.
“İleride inşallah Mersin ve Türkiye bir sanatçı kazanacak”
Dede İhsan Toksöz ise torununu küçük yaştan beri takip ettiklerini belirterek, “Çok ilginç resimler ortaya çıkardı. Şu anda da BİLSEM’de okulun yanı sıra eğitim görüyor. Resim yeteneğinin yanında tenis sporunda lisanslı oyuncu. Piyano çalıyor, öyküler yazıyor” diye konuştu. İSK yöneticilerinin geçen seneki serginin ardından bu yıl için de söz aldıklarını ifade eden Toksöz, torununun bütün yaz çalışarak bu sergiyi açtığını aktararak, “Onun adına çok mutluyum. İleride inşallah Mersin ve Türkiye bir sanatçı kazanacak” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konak Belediyesi’nin Umurbey Mahallesi’ni sanatın merkezi haline getiren Darağaç Kolektifi’yle ortaklaşa hayata geçirdiği “Darağaç Fermantasyon” Projesi, kamusal ve özel alanlarda farklı yöntemlerle çalışan sanatçıları konuk etmeye başladı. İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) yürütücülüğünde, Avrupa Birliği desteğiyle gerçekleştirilen ‘Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı kapsamında gerçekleştirilen projenin ilk sergisi Oksidasyon, 1519 ve 1532 Sokak’ta ziyarete açıldı.
Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği sergide fermantasyonun çift yönlü doğasına vurgu yapıldı. “Fermantasyon sürecin ilk adımı Oksidasyon” adıyla duyurulan etkinlikte sergilerin yanı sıra canlı performans ve enstalasyonlar da yer aldı. Etkinlik programında ilerleyen günlerde film gösterimi, konser ve söyleşiler de yapılacak.
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, ‘Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı’ndan hibe alan 10 proje arasında yer alan ‘Darağaç Fermantasyon’ Projesi’nin kente değer kattığını vurguladı. Bir yıl sürecek projenin sanatçıları ve sanatın her boyutuyla yaşatıldığı Umurbey Mahallesi’ni her geçen gün daha yaratıcı ve üretken kıldığını belirten Başkan Mutlu, “Ne şanslıyız ki Konak’ımızda sanatla yoğrulmuş, sanatla yol almış, kolektif üretimi başarmış bir mahallemiz var. Yıllardır çalışmalarını hayranlıkla takip ettiğimiz Darağaç Kolektifi ile bu yıl, Konak Belediyesi olarak ortak bir proje içinde olmaktan dolayı mutluyuz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilirliği gibi konuların ele alınacağı Tarihi Kentler Birliği toplantısı Muğla’nın Marmaris ilçesinde Tarihi Kentler Birliği ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın başkanlığında toplandı.
Toplantının açış konuşmasını Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras yaptı. Aras şunları söyledi:
“Memleketimiz Muğla, kesintisiz insan yerleşimiyle 8 bin yıllık geçmişe sahip, Akdeniz’in en önemli kentlerinden biridir. Bir Akdeniz kenti olarak Muğla, antik çağlardan günümüze kadar birçok farklı kültüre ev sahipliği yapmıştır. Günümüzde bu kültürel çeşitliliğin mirası, günlük yaşamımızın pratiklerinde yaşamaya devam etmektedir.
“Muğla, içinde bulunduğumuz dünyayı şekillendiren paha biçilemez düşüncelerin oluştuğu bir şehirdir”
Muğla, içinde bulunduğumuz dünyayı şekillendiren paha biçilemez düşüncelerin oluştuğu bir şehirdir. Bugün her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuz ‘demokrasi’ gibi sosyal yeniliklerin ortaya çıktığı bir tarihe Muğla’da ev sahipliği yapmaktayız.
Muğla gibi dinamik bir şehre hizmet etmek ve dünya çapında şehirlerle güçlü bağlar kurma geleneğini sürdürmek müthiş bir ayrıcalık. Ege’nin incisi kentimiz doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle insanları kendine çekerken, her biri ayrı güzelliklere sahip 13 ilçesi ve keşfedilmemiş yönleriyle ziyaretçilerini adeta büyüler. Böylesine eşsiz bir coğrafya ve fırsata sahip olmanın verdiği sorumlulukla çalışmalarımıza hızlıca başladık. Bugün, 8 bin yıllık kültürel mirasıyla şehrimiz, dünyayla bir kez daha buluşmanın heyecanını yaşıyor. Oluşturduğumuz yol haritası ile Muğla’nın kültürel mirasını dünyaya tanıtma yolculuğuna büyük bir heyecanla çıktık.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, uluslararası ve bölgesel bağlarımızı güçlendirmeye ve hem şehirlerimiz hem de küresel topluluğumuz için fayda sağlayacak iş birliği yollarını keşfetmek için büyük bir kararlılıkla çalışmalarımıza başladık. Ortak fayda sağlayan girişimlerle, karşılıklı öğrenmeyi, en iyi uygulamaların değişimini kolaylaştırabileceğimize ve toplumlarımızın ilerlemesine önemli ölçüde katkıda bulunabileceğimize inanıyorum. Kentsel planlama, iklim krizi, sürdürülebilir kalkınma, tarım, turizm, kültür ve kültürel miras gibi alanlarda birçok ortak proje ve iş birliği gerçekleştirmeyi planlıyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, Side Antik Kenti Anıtsal Çeşme Yapısı 2. Etap Restorasyon ihalesini gündeme getirerek, “Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü 423 metrekare işin 700 TL birim fiyat üzerinden yapılmasını öngörmüşken yüklenici ise bu iş için 19 bin 415 TL birim fiyat teklifiyle almış. Yani 28 kat daha fazla bir bedel üzerinden işi almış. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü bu kalem iş için 296 bin TL toplam harcama öngörürken yüklenici aynı iş için 8 milyon 214 bin 913 TL harcama öngörmektedir” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinde konuşan CHP AntalyaMilletvekili Aykut Kaya, “Kültürel ve tarihi mirasımızın korunmasını ve ortaya çıkartılmasını amaçlayan çalışmaların doğru olduğunu düşünüyoruz. Ancak bu çalışmaların kamu yararını gözeterek yapılıp yapılmadığı, birim fiyatlarının doğru hazırlanıp hazırlanmadığı konusunda ciddi endişelerim var” dedi. Kaya, “Bu konuyu size somut olarak örnek bir olay üzerinden resmi belgelerle anlatmak istiyorum” diyerek, şu ifadelere yer verdi:
“296 bin liralık iş için 8.2 milyon TL ödenmiş”
“2023 yılında ihalesi yapılan Side Antik Kenti Anıtsal Çeşme Yapısı 2. Etap Restorasyonu işinin birim fiyat teklif cetveline baktığımız zaman, Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün yaptığı maliyet cetveline uygun hareket edilmediği görülmektedir. Örneğin, 9 numaralı harcama kaleminde ‘imitasyon yapılması pozu’ işi için Rölövö ve Anıtlar Müdürlüğü 423 metrekare işin 700 TL birim fiyat üzerinden yapılmasını öngörmüşken yüklenici ise bu iş için 19 bin 415 TL birim fiyat teklifiyle almış. Yani 28 kat daha fazla bir bedel üzerinden işi almış. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü bu kalem iş için 296 bin TL toplam harcama öngörürken yüklenici aynı iş için 8 milyon 214 bin 913 TL harcama öngörmektedir.
Yine aynı şekilde 44 numaralı harcama kalemindeki enjeksiyon harcında, Rölöve ve Anıtlar Kurulu birim fiyat olarak 62 ton kalem iş için 30.81 TL belirlerken, yüklenici aynı iş için 130 TL birim fiyatı vermiş. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’ne göre bu kalem iş için 1 milyon 916 bin 998 TL harcama öngörülmüşken yüklenici 8 milyon TL olarak işi almış. Aradaki farka bakın ve sadece bu iki kalemde metrekareler arttıkça yüklenicinin karını siz düşünün. Hakediş raporlarında da bu gözükecektir.”
“Yapılacak işe yüksek, yapılmayacak işe düşük fiyat”
Aynı ihale kapsamında, 7 numaralı iş kalemindeki montaj işini, Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün birim fiyatını 4 bin 268 TL olarak öngördüğü işi, yüklenici 250 TL birim fiyat üzerinden yapmayı taahhüt ettiğine dikkat çeken Milletvekili Aykut Kaya, “Sayın Bakan, yüklenici bu kalem iş için birim fiyatını neden düşük vermiş, hiç düşündünüz mü? Çünkü bu işi yapmayacağı için düşük fiyat vermiş. Yapacağı kalemlerin birim fiyatını yüksek vermiş. Yani Birim Fiyat teklif cetveli ile kamu adına 15-20 milyon TL’ye imal edilecek bir iş, nasıl oluyor da 75 milyon TL’ye yapılıyor? Lütfen bu konuları araştıralım” diyerek Kültür ve Turizm BakanıMehmet Nuri Ersoy’a seslendi.
“Devlet kaynakları israf olacak”
Aykut Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Elimdeki resmi belgeleri de sizlerle paylaşıyoruma ama işin sonunda siz de göreceksiniz ki yüklenici karlı olan kalemleri yapmış, karı düşük olanları yapmamış ve ödeneğin tümünü kullanmış, ancak iş bitmemiş. Siz diğer yüklenicinin düşük karlılık sebebi ile yapmadığı işler için ikmal ihalesine çıkacaksınız ve devletin kaynaklarını israf edeceksiniz. Lütfen Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün hazırladığı yaklaşık maliyetlere uygun ihale yapın ve ihale sürecini ona uygun yönetin. İhaleyi alanların hesap oyunlarıyla kamu kaynaklarını haksız yere edinmelerine izin vermeyin. Kanaatimce bu tür ihalelerde bu kötü niyet uygulamalarının yaygın olduğunu düşünüyorum. Bu konuları siz hiç takip etmiyor musunuz? Bugüne kadar herhangi bir tespitte bulundunuz mu? Merak ediyorum, bulunduysanız, sorumlulardan hesabını sordunuz mu?”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Geçtiğimiz salı günü Rize’nin Çayeli ilçesinde meydana gelen heyelanda hayatını kaybeden Yakup Özcan Bayraktar’ın vefatından sonra ortaya çıkan detay kahretti.

Çarşamba günü toprağa verilen Bayraktar’ın ailesinin Güzeltepe köyündeki evleri heyelan riski nedeniyle oturulmaz hale gelince şimdiki evlerine taşındığı öğrenildi. 2015 yılında mahallelerine yeni yapılan yolda tedbir alınmayınca Bayraktar ailesinin evinin bulunduğu bölgede 2018 yılında heyelan meydana geldiği öğrenildi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Heyelandan kaçan ailenin 2016 yılında baba Kasım Bayraktar’ın emekli olarak hak kazandığı ikramiye ve biraz da kredi ile 2013 yılında teslim aldıkları ilçe merkezindeki eve taşındığı, ara ara köyde kalsalar bile her yağmurda heyelan korkusu ile ilçe merkezindeki eve geldikleri belirtildi.

Binalarının arka kısmındaki istinat duvarının çökmesi ile eve giren moloz yığınlarının altında kalan ailenin 35 yaşındaki oğulları Yakup Özcan Bayraktar hayatını kaybederken, ortaya çıkan bu detay herkesin yüreğini dağladı.

“KÖYDEKİ EVİMİZDE DE HEYELANDAN KAÇTIK”
Köydeki evlerinde heyelandan korktukları, ilçe merkezindeki evlerinde ise heyelan olduğu için oturamayan aile, diğer oğullarının kiracı olduğu eve sığındı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Fikret Ersöz, konuşmasında şunları söyledi,”Hastamız 35 haftalık 1 kilo 800 gram olarak doğmuştu. Anne karnındayken çocuğun yemek borusunun olmaması şüphesi vardı. Hastanede doğduktan sonra hastamız yeni doğan yoğun bakıma alınıyor. Yeni doğan yoğun bakımda yapılan muayenede hastamızın yemek borusunun olmadığı tanımlanıyor. Bize haber verildi. 12. saatinde çok güzel bir cerrahi yaptık. Hastamızdaki yemek borusu olmama tipi klasik tip idi. Yüzde 87 oranında görünen yemek borusunun üst yüzünün kapalı olması, alt ucunun da nefes borusuna bağlantılı olması şeklindeydi. Hastamızın ameliyatta alt ucunu nefes borusundan ayrıldıktan sonra kör sonlanan üst ucuyla birleştirip ameliyatını tamamladık. Bu sevincin hiçbir karşılığı olamaz. Bu bebek normal bebekler gibi büyüyecek. Bebeğimizi şu anda besliyoruz, annesi besliyor. Büyüyecek, bize kontrole gelecek ve biz onun büyüdüğünü göreceğiz. Normal bir birey olarak yaşayacak. Biz de bu durumdan büyük zevk alacağız” dedi.

Bebeklerinin sağlığına kavuşmasından dolayı mutluluklarını dile getiren baba Umut Tanas da “Başta doktorlarımız Fikret hoca, Meral hocam ve İlkay hocama çok teşekkür ederim. Özellikle yoğun bakımda çalışan hemşirelerin ilgisinden dolayı onlara da çok teşekkür ediyoruz. Bayağı bir ilgilendiler, her sorduğumuzda net bir şekilde bize cevap verdiler. İçimiz bayağı rahat buradan ayrılıyoruz. Onlara çok çok teşekkür ediyorum. Hepsinin eline ve emeğine sağlık” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
1800 YILLIK ARA
Tunç Çağı döneminde kurulduğu düşünülen ve Helenistik dönem boyunca en zengin ve en güzel şehirler arasında sayılan, UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’ndeki antik kentin en görkemli tarihi çeşmesi Kestros’tan bin 800 yıl sonra yeniden su aktı.
“YENİDEN SUYA KAVUŞTU”
Perge’nin ilk kazı başkanı Prof. Dr. Arif Müfid Mansel döneminden itibaren su akması hedeflenen Kestros Çeşmesi’nde yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Perge Antik Kenti Kazı Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Aytaç Dönmez, şu ifadelere yer verdi:
“Kestros Çeşmesi’nde ilk kez su akıtma denemesini 2022 yılında gerçekleştirmiştik. Acaba su aksa nasıl olacak ve kaçaklar nerelerde gerçekleşiyor bağlamında bir çalışma gerçekleştirdik, bu çalışma sonucunda da yapıda suyun akmasının herhangi bir problem doğurmayacağını ve projenin gerçekleştirilmesinin mümkün olduğunu anladık. 2022 yılından bu döneme kadar çalıştığımız proje, bu sene Kültür ve Turizm Bakanlığımızın da ‘Geleceğe Miras’ projesi destekleriyle hayata geçti. Kestros Çeşmesi, bin 800 yıl sonra yeniden suyuna kavuşmuş oldu.”
“BAŞKA BİR ROMA KENTİNDE ÖRNEĞİYLE HENÜZ KARŞILAŞMADIK”
Perge Antik Kenti’nin eşsiz yapılardan birinin Kestros Çeşmesi olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Aytaç Dönmez, çeşmenin kentteki diğer yapılara göre farklı olduğunu şu sözlerle anlattı:
“Kestros, Perge için en ünik yapılardan biri, antik kentte daha farklı çeşme yapılarının olduğunu biliyoruz ancak bu yapıda karşımıza çıkan en önemli özellik; suyun bir havuza akması ve ardından o havuzla bağlantılı bir kanal boyunca kentin kuzey-güney doğrultu caddelerinin tamamını kat etmesi, hatta yapılan kazı çalışmalar sonucunda kentin dışında da devam ettiğini gördük. Böylesine özel lüks görünümlü, havuz şeklindeki kanalın Roma imparatorluk döneminde başka bir Roma kentinde örneğiyle henüz karşılaşmadık. Bu bağlamda aslında yapı oldukça lüks ve özel bir statüye sahip.”

Kültür SanatAntalyaTurizmKültürSanatÇeşmeRoma
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe merkezine 19 kilometre mesafedeki Durmuşlar Mahallesi’nde bölgeye hakim noktada yer alan Hazreti Ukkaşe’nin makamının da bulunduğu türbe depremde yıkıldı.
Nurdağı Belediye Başkanı Mehmet Yıldırır, türbenin yapımında sona yaklaşıldığını belirtti.
Depremden sonra hemen başlatılan çalışmalar sonunda tadilatın türbe kısmının bittiğini aktaran Yıldırır, “6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan Hazreti Ukkaşe Türbesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden yaptırılan proje kapsamında hayırsever Nadir Yağ Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yeniden yapılıyor. Kendilerine buradan teşekkürlerimizi sunuyoruz. Depremden sonra hemen başlatılan çalışmalar sonunda tadilatın türbe kısmı bitti. Caminin kaba kısmı da tamamlandı. İçerisindeki ince işçilik kısmında çalışılıyor şu anda. İnşallah 2 ay gibi süre içinde hizmete açılır diye düşünüyorum.” diye konuştu.
Mehmet YıldırırKültür SanatgaziantepNurdağıGüncelDepremYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NAZAR BÜYÜM NEDEN ÖLDÜ?
Adam Yayınları, Merkez Ajans ve Anadolu Yayıncılık kurucusu, çevirmen, şair ve yazar Nazar Büyüm hayatını kaybetti. Agos gazetesinde yer alan bilgiye göre Büyüm, hastalığı nedeniyle bir süredir tedavi görüyordu.
NAZAR BÜYÜM KİMDİR?
Nazar Bu¨yu¨m 1944’te dogˆdu. I·stanbul Üniversitesi’nde I·ngiliz Dili ve Edebiyatı okudu. 1975’te iki arkadas¸ıyla kurdugˆu Ajans Ada’dan 1981’de ayrılarak Adam Yayınları’nı, Merkez Ajans’ı ve Anadolu Yayıncılık’ı kurdu. Adam Yayınları’nda edebiyat-sanat kitapları ve dergiler, Anadolu Yayıncılık’ta Yurt Ansiklopedisi, Tu¨rk ve Du¨nya Ansiklopedisi gibi kaynak kitaplar yayımladı. 1985’te Osman Kavala ve Selahattin Beyazıt’la birlikte kurdugˆu Ana Yayıncılık, Britannica Ansiklopedisi’nin Tu¨rkc¸e versiyonu AnaBritannica’yı, Britannica Compton’s’u ve Temel Britannica’yı yayımladı. Büyüm’ün çevirileri, derlemeleri, s¸iir kitapları bulunuyor.
Agos gazetesi yazarlarından Büyüm gazetedeki yazılarını “Dönük Baktığımda” başlıklı kitapta toplamıştı. Yazılar bir yandan kendisinin 1960’ların başlarından itibaren merkez noktalarında yer aldığı kültür, sanat, edebiyat ve yayıncılık dünyasından eşi bulunmaz tanıklıklar, portreler, galeriler sunuyor, bir yandan da Kayseri-Develi’de başlayan, İstanbul’da süren bu hayatın bir Ermeni gencinde, bir Ermeni ailesinde bıraktığı izleri renkli satırlarla canlandırıyor.
Osman DEMİRHaberler.com – GündemKültür SanatSoğuk HaberEğitim
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Turistlerin Türk mutfağına ilgisi artıyor
NEVŞEHİR – Binlerce kilometre uzaktan gelen turistler, Nevşehir’de önce mantı doldurdu, sonra yöresel ekmek yaptı.
Fas‘tan Kapadokya bölgesine gezmeye gelen Karouay ailesi, Ürgüp ilçesine bağlı Ortahisar beldesinde bulunan Hereni Kadın Kooperatifi’nin de önce hamur yoğurarak mantı doldurdu, daha sonra da tandırda yöresel ekmek pişirdi. Türk kültürünü ve Türk mutfağını çok merak ettiğini söyleyen 31 yaşındaki Faslı turist Rabii Karouay, bu merakını gidermek için eşi Lamyae Karafay ile Kapadokya’da mutfağa girdi. Rabii Karouay yaptığı açıklamada; “Fas’tan geliyorum. Ailem ile birlikte bu yerel yemekleri tecrübe etmek istedik. Türk yemekleri çok zengin. Burada da bunu deneyimlemek istedik. Tandır ocağında ilk defa ekmek yapıyoruz. Hayatımız boyunca bunu bir daha deneyimleyebilir miyiz bilmiyorum. Buradaki yerel insanlardan bunu öğrenmek bizim için unutamayacağımız bir tecrübe oldu” şeklinde konuştu.
Hereni Kadın Kooperatifi Başkanı Raşide Gök de yaptığı açıklamada; “Kooperatifimizde yöresel ürünler üretiyoruz. Belirli dönemlerde de yabancı misafirlerimizi ağırlıyoruz. Onlarla birlikte yemek yapıyoruz. Yaptığımız yemekleri de kendilerine tekrar ikram ediyoruz. Çoğunlukla Ortahisar’a özel ekmek yapıyoruz, dolma mantı yapıyoruz. Tatlı olarak da asede, dolaz, köftür kavurması gibi yöresel tatlılar yapıyoruz. Kendi yaptıkları yemekleri kendileri tekrar yiyince bundan çok memnun kalıyorlar. Gelen yabancı turistler Türk yemeklerini ve bizlerin neler yediğini çok merak ediyorlar” dedi.

Kültür SanatGastronomiKapadokyaturistKültürTurizmEkmekYaşamFas
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen programda, kentin 17 ilçesinden öğrencilerin yanı sıra, Samsun’da düzenlenen 7. Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği’ne yurt dışından katılan öğrenciler yer aldı.
Meclis üyesi öğrenciler, temsilcileri aracılığıyla ilçeleri hakkında eksiklikleri ve yetkililerden yapılmasını istedikleri çalışmaları dile getirdi.
Bafra Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Ömer Can Yılmaz, dünyanın birçok yerinde çocukların savaşı çirkin yüzüyle karşılaşmak zorunda kaldığını söyledi.
Devam eden savaşlarda çocukların yaralandığını, engelli kaldığını birçoğunun ise hayatlarını kaybettiğini dile getiren Yılmaz, “Filistin’de devam eden savaş nedeniyle İsrail’in pervasınca sivillere saldırması sonucu hayatını kaybeden çocuklar maalesef bunun en güncel örneğidir. Tüm dünyaya barışın gelmesi, savaşların sona ermesi, tüm çocukların temel hak ve özgürlükleriyle sağlıklı, huzurlu bir şekilde yaşamlarını devam ettirebilmesi büyüklerimizden ve sorumlu kişilerden de bu konuda daha fazla çaba gösterilmesini istiyoruz.” dedi.
Her ilçenin temsilcisinin kendi ilçesi hakkında taleplerini dile getirdiği toplantıda ortak karar olarak, spor salonları, futbol ve basketbol sahaları gibi tesislerin kurulması, kültürel etkinliklere erişimin artırılması için tiyatro, sinema, konser gibi faaliyetlerinin desteklenmesi, okulların çevre güvenliğinin artırılması, farkındalık bilincinin oluşturulması, çocuk parklarının sayısının artırılması, bakım ve temizliklerinin düzenli olarak yapılması, trafik güvenliği önlemlerinin alınması, çocukları güvenli oyun alanlarına ulaşımının kolaylaştırılması konuları oylamaya sunularak oy birliğiyle kabul edildi.
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş, çocuklar olduğu sürece Türkiye’nin var olacağını söyledi. Samsun’un tarih boyunca başlangıçların şehri olduğunu ifade eden Çamaş, “Bağımsızlık meşalesinin yakıldığı Samsun’un çocukları olarak sizler en iyisini, en güzelini başaracaksınız.” dedi.
Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kemal Gümrükçü ise 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde dünyadaki her çocuğun eşit, adil ve sevgi dolu bir yaşama sahip olması gerektiğini hatırlattı.
Her çocuğun hayallerinin peşinden koşabileceği, güvenli bir ortamda büyüme hakkına sahip olduğunu vurgulayan Gümrükçü, şunları kaydetti:
“Ancak bugün kutlama yaparken, aynı zamanda dünyanın dört bir yanında zor şartlar altında yaşayan, haklarına erişemeyen çocukları da hatırlamalıyız. Özellikle Filistin’deki çocukların yaşadığı acılar, hepimizin yüreğinde bir yara. Savaşlar ve çatışmalar yüzünden sevdiklerini kaybeden, evsiz kalan ve en temel haklarına erişemeyen çocuklar var. Oysa hiçbir çocuk, savaşın gölgesinde büyümemeli, her çocuk oyun oynamalı, öğrenmeli, güvende hissetmeli ve sevgiyle sarılmalı. Bu durum hepimize büyük bir sorumluluk yüklüyor. Sevgili çocuklar, sizler bizim geleceğimizsiniz. Her birinizin hayalleri değerli. Sizlere inanıyor ve güveniyoruz. Dünyayı daha güzel bir yer yapmak için en büyük ilham kaynağımız sizlersiniz. Hayallerinizi özgürce yaşadığınız, savaşların ve yoksullukların olmadığı bir dünya dileğiyle, Dünya Çocuk Hakları Günü’nüz kutlu olsun.”
Türk Dünyası Çocuk Vakfı Türkiye Koordinatörü İbrahim Erdoğan da çocukların 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nü kutlayarak çocukları 7. Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği’ne davet etti.
Programın sonunda öğrenciler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Bandırma Vapuru ile Samsun’a gelişini simgeleyen Kurtuluş Yolu ve Tütün İskelesi’ni ziyaret etti.
Uluslararası İlişkilerÇocuk Hakları GünüYerel YönetimEğitimGüncelsamsunKadınÇocukDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Kadına karşı şiddeti meşru göstermeye çalışan hiçbir bahaneyi kabul etmiyor, bu tür temelsiz savunmaları reddediyoruz. Bundan sonra da şiddeti meşru göstermeye çalışan her söylemin ve davranışın karşısında en güçlü şekilde durmaya devam edeceğiz” dedi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ankara’da Dikmen Hakimevi’nde düzenlenen “Kadınların Adalete Erişiminin Güçlendirilmesi Paneli”ne katıldı. Panelde konuşan Bakan Tunç, kadına karşı şiddette hiçbir bahanenin meşru olarak kabul edilemeyeceğini ve kadına karşı şiddetle mücadele edeceklerini ifade ederek, “Bugün gerçekleştireceğimiz panelde ‘Ulusal ve Uluslararası Hukukta Kadının İnsan Hakları’, ‘Ceza Hukukunda Kadına Yönelik Şiddet Eylemleri’, ‘6284 Sayılı Kanun’un Uygulanmasıyla İlgili Sorunların Ele Alınması’ bunlar oturumlarda dile getirilecek fikir ve öneriler. Özellikle önümüzde Yargı Reformu Strateji Belgesi var. Orada da yine kadınlarla ilgili, kadına şiddetin önlenmesi ile ilgili önemli hedefler, faaliyetler olacak. Hem onlara ışık tutacak hem de önümüzdeki mevzuatın geliştirilmesi ve uygulamaya yönelik çok önemli fikirlerin burada ortaya döküleceğine yürekten inanıyoruz” diye konuştu.
“Şiddetin hiçbir türünü kabul etmediğimiz gibi, özellikle kadına yönelik olanını tartışmasız biçimde reddediyoruz”
Şiddetin her türlü çeşidinin karşısında olduklarını vurgulayan Bakan Tunç, “İnsan onuru, her bireyin doğuştan sahip olduğu haklardan biridir ve tüm insan haklarının temeli olarak kabul edilir. Bizim inancımızda insan eşrefi mahlukattır, yani yaratılmışların en şereflisidir. Bizim için insan onurundan öte bir değer, insan onurundan üstün bir kimlik yoktur. İnsan, sadece insan olduğu için yücedir ve bu yüceliği gölgeleyen her türlü ayrımcılık, bizim ne dini anlayışımızda ne de kültürümüzde vardır. Kadın hakları, insan onurunun korunması açısından son derece önemlidir. Kadına yönelik şiddet ise, bu insanlık onuruna yöneltilmiş en karanlık, en çirkin, en aşağılık saldırıdır. Şiddetin hiçbir türünü kabul etmediğimiz gibi, özellikle kadına yönelik olanını tartışmasız biçimde reddediyoruz. Kadına yönelik şiddeti insanlık ailesinin tamamına yöneltilmiş bir ihanet olarak görüyoruz. Çünkü kadına şiddet, yalnızca bir kadını değil; bir aileyi, bir toplumu, nesilleri yaralayan, kökleri derine inen bir kötülüğün yansımasıdır” ifadelerini kullandı.
“Şiddeti meşru göstermeye çalışan her söylemin ve davranışın karşısında en güçlü şekilde durmaya devam edeceğiz”
Şiddette hiçbir bahanenin kabul edilebilir olmadığını belirten Bakan Tunç, “Annelere yöneltilen bir el, evlatların geleceğini çalmakta; bir eşin susturulan sesi, toplumun vicdanında kapanmaz yaralar açmaktadır. Bu yüzden kadınların haysiyetine dokunan her türlü şiddet karşısında dimdik durmak, hem kişisel hem kurumsal sorumluluğumuzdur. Bu bakımdan kadına karşı şiddeti meşru göstermeye çalışan hiçbir bahaneyi kabul etmiyor, bu tür temelsiz savunmaları reddediyoruz. Bundan sonra da şiddeti meşru göstermeye çalışan her söylemin ve davranışın karşısında en güçlü şekilde durmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.
Bakanlık olarak kadınların adalet ve yargı hizmetlerine katılmasını çok önemsediklerine dikkati çeken Bakan Tunç, şöyle devam etti:
“Bu kapsamda 2002 yılında kadın hakim ve savcı sayısı bin 847 iken, bugün bu sayı yüzde 406 oranında artarak 9 bin 355’e yükseldi. Yani kadın hakim ve savcı sayımız şu andaki toplam hakim ve savcı sayımızın neredeyse yüzde 40’ına ulaşmış durumda. Hatta şu an hakim, savcı yardımcısı olarak sınavı kazananlara baktığımız zaman yüzde 60’ı kadınlardan oluşuyor. Dolayısıyla yargıya kadın elinin değmesi, özellikle onların vicdanlı verecekleri kararlar ve güvenilir adalet sisteminin tesisi konusunda adalete güvenin yükseğe taşınması konusunda onlara güveniyoruz. Sadece hakim ve savcılarımız değil, personelimizin yüzde 50’den fazlası kadınlardan oluşuyor. Adalet teşkilatımızda görev alan 95 bin 870 personelden 46 bin 21’i kadın personelden oluşuyor” dedi.

İnsan HaklarıYılmaz TunçPolitikaHukukKadınGenelYargı
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bol miktarda sebze, meyve ve tam tahıl tüketin.
Sağlıklı proteinleri beslenmenize ekleyin.
Aromasız süt, yoğurt ve peynir seçin.
Sağlıklı yağları tüketin.
Yemeklerinizi tatlandırmak için tuz yerine baharatları kullanın.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BOŞANMA DAVASI
Melek Akpınar mahkeme tarafından Beşiktaş’ta kendisine tedbir olarak verilen aile apartmanında oturduğunu, boşanma davasıyla birlikte Birol Akpınar’ın çalışan ücretlerini ve evin faturalarını ödemediği gerekçesiyle mahkemeye dilekçe sundu. Dilekçede Birol Akpınar’ın daha evvelce kendisi tarafından ödenen evde çalışan işçilerin maaş ve sigortaları, evin fatura ve aidatını artık ödemediği belirtildi. Melek Akpınar bu davranışın tek nedeninin boşanma davasından dolayı Birol Akpınar’ın kendisini cezalandırıp zorda bırakmaya çalıştığını, amacın kötü niyet olduğunu ifade etti. Melek Akpınar, mahkeme tarafından aile konutunun sabit ödemeleri (elektrik, doğal gaz, su) personelin maaş, sigorta, ikramiye, özel görev masraflarının Birol Akpınar tarafından ödenmesi taleplerinin kabul edildiğini, ödemelerin yapılmaması üzerine icra takibi başlatmalarıyla birlikte Birol Akpınar’ın icra takibine itiraz ettiğini söyledi.
BORÇLARINI ÖDEMEDİ
İstanbul Aile Mahkemesi’ne dilekçe sunan Melek Akpınar, davalı Birol Akpınar’ın sorumluluğunda bulunan borcunu kötü niyetli olarak ödemeyerek itiraz ettiğini ifade etti. Melek Akpınar, alacak konusunun likit bir alacak olduğunun, takip konusu miktarın yüzde 20’sinden az olmamak şartıyla davalının ‘icra inkâr tazminatına’ mahkûm edilmesini istedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Önceden de aidat ödemesi tartışma nedeniyle husumetli olduğu iddia edilen iki ailenin arasındaki tartışma büyüyerek kavgaya dönüştü. Çıkan kavgada, 68 yaşındaki Yunus E., 13 yaşındaki T.P. isimli çocuğu karnından bıçakladı. İhbar üzerine olay yerine polis ve ambulans sevk edildi.

Karnından bıçaklanarak ağır yaralanan 13 yaşındaki T.P., 112 Acil Servis ekiplerince Eskişehir Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Yoğun bakım servisinde tedaviye alınan 13 yaşındaki çocuğun durumunun ağır olduğu öğrenildi. Olay yerine gelen polis ekipleri, 13 yaşındaki komşusunu bıçaklayan Yunus E.’yi gözaltına aldı. Olayla ilgili tahkikat başlatıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye, tarihe geçecek bir dolandırıcılığa ve vicdansızlığa tanıklık etti. Kendilerine doktor ve hemşire diyen bir grup vicdansızın yer aldığı çete, yenidoğan bebekleri önce anlaşmalı oldukları hastanelere sevk etti.

47 SANIKTAN 22’Sİ TUTUKLANDI
Devletten para almak için günlerce yoğun bakımda tuttukları bebekleri göz göre göre ölüme terk etti. SGK’dan haksız kazanç elde edip 10 bebeğin ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden çeteyle ilgili skandalın ortaya çıkması üzerine başlatılan soruşturmada aralarında çete lideri Fırat Sarı’nın da olduğu 47 sanıktan 22’si tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İddianamedeki her detayı tüyler ürperten soruşturmada hesap vakti geldi. İlk kez pazartesi günü hakim karşısına çıkan sanıkların yaptığı savunma tüyler ürpertti. Bugün, Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde üçüncü duruşmanın gerçekleşmesi beklenirken dün hemşire Hasan Basri Gök, hemşire Deniz Korkmaz, hemşire Hüseyin Günerhan, ambulans şoförü Hüseyin Gündüz ve ambulans şoförü Fehmi Alperen’in yaptıkları savunmalar dikkat çekti. İşte dün duruşmada yapılan savunmalar:

Tutuklu sanık Hasan Basri Gök mahkeme başkanının ‘Hakkında sahtecilik ve örgüt üyesi olmak suçlarından dava açıldı Savunmanı yapacak mısın?’ demesi üzerine, “Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, suç örgütüne üye olma suçundan açılan dava hakkında, savcılık ve emniyette anlattım. Tekrar anlatmaya gerek yok. Gözümle gördüğüm bildiğim şeyler. Epikriz değiştirme olayı, hastanın bir egzersiz sistemi vardı, bebeklerin değerlerini girerdik, karşıdaki görevlinin verdiği bilgileri girerdik. Bu sistem savcılıkta var. Reyap, Silivri, Duygu hastanesinde çalıştım.

2019-2021 Reyap Hastanesi’nde çalıştım. Fırat Sarı’nın bir sene kadar normal hemşiresiydim. Son 6 ayda epikrize yardım ettim. Son zamanlarda da şoförlüğünü yaptım. Özel Reyap Hastaneleri tam işletme gibi değildi. Avcılar, Doğa, Birinci, Silivri Kolon Hastanesi, Bağcılar Şafak, TRG Hastanesi gibi hastaneler. Bebek sevklerini Fırat Sarı ve 3 kişi daha yapıyordu. Esenyurt’ta Tıp merkezinde doğan bebek, araya 112 girmeden Fırat Sarı hastaneye sevkini yaptırıyordu. Aileye ise yakında bu hastane var oraya sevkini yapıyoruz diyorlardı” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sanayide otomotiv yedek parça işi yapan Hikmet Y., geçtiğimiz yıl görücü usulü ile Dilara Sena B. ile tanıştı. İkili bir süre sonra nişanlandı.

Nişanlılık sürecinde ikiliyi tanıştıran Feyza Ç. ve İlknur Ç. evlenme için gerektiğini söyleyerek sürekli Hikmet Y’den para istemeye başladı. Y’de sevdiğim kız için istiyorlar diyerek Feyza Ç’nin hesabına parça parça halinde toplamda 208 bin TL para gönderdi.

DÜĞÜNDEN SONRA KABUS BAŞLADI
Hikmet Y., sevdiği Dilara Sena ile evlenmek için düğün hazırlıklarına başladı. Evini tutup, eşyalarını alan Y., geçtiğimiz 6 Ekim tarihinde Dilara Sena ile hayatını birleştirdi. Çok mutlu olacağını hayal eden Hikmet Y., 3 gün sonra hayatının şokunu yaşadı. 3 gün boyunca farklı bahanelerle Y’den uzan duran Dilara Sena, valizini hazırlayıp, eve çağırdığı babasıyla birlikte çıkıp, gitti.

Genç kız giderken de düğünde takılan altınları, paraları ve mehir olarak verilen 200 gram altın senedini de yanına aldı. Kızın ailesi daha sonra eve aldıkları eşyaları da götürdü.

‘HAYATIMI MAHVETTİLER’
Hikmet Y., Dilara Sena’ya ulaşmaya çalıştı ancak başaramadı. Genç kızın evine giden Hikmet Y. ailesinden, ‘Kızımız senden ayrılacak, altınları da vermiyoruz’ yanıtını aldı. Ne yapacağını bilemeyen Hikmet Y. dolandırıldığını belirterek avukatı aracılığıyla suç duyurusunda bulundu. Hikmet Y., “Benim hayatımı mahvettiler.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DEFİNE KAÇAKÇILARI OLDUKLARI ORTAYA ÇIKTI
Polis ekiplerinin yaptığı incelemelerde, şüphelilerin hiçbir resmi kurumda görevli olmadığı anlaşıldı. Şahısların kaçak define aramak amacıyla kazı yaptığı tespit edildi. Olay yerinde kazı için kullanılan kepçeye el konulurken, Halis T., Hacı D.C., İsmail A. ve henüz ismi öğrenilemeyen bir şahıs olmak üzere toplam 4 şüpheli gözaltına alındı. Elektrik ve doğal gaz borularının zarar görmesi sonucu bölgedeki ekipler devreye girerek oluşan hasarı gidermek için çalışma başlattı. Kaçak define kazısı yapan şüpheliler, ifadeleri alınmak üzere emniyete götürülürken, polis olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü belirtti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu sırada, kazara ateş alan tabancadan çıkan mermi, sokakta oyun oynayan Efe. C.D.’nin sağ bacağına isabet etti. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi.
Efe, olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Tedaviye alınan Efe’nin durumunun iyi olduğu öğrenilirken, polis memuru G.Ö.’nün ise emniyetteki işlemlerinin devam ettiği belirtildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“DOBBY’İ ABD’YE GÖTÜRMEYİ DÜŞÜNDÜK”
Aile, Dobby’de kanser şüphesi olunca, tedavi için adeta kapı kapı gezdi. “Dobby’nin tedavisi için ABD’ye gitmeyi düşündük” diyen Farzad Niknam, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Biz ona çocuğumuz gibi bakıyoruz. Pamuklar içinde büyüdü. Sadece bu semptom değil; başka semptomlar olunca da hemen müdahale ediyoruz, doktora götürüyoruz onu.”
BEYNİNDE ORTA ÇAPLI KİTLE TESPİT EDİLDİ
Dobby’nin doktoru VetAmerikan Hastanesi Başhekimi Uzm. Veteriner Hekim Dr. Onur Ülgenalp, “Dobby daha önce düzenli olarak değerli bir hocamıza gidiyormuş. Dobby’nin beyninde tümör olabileceği konusunda şüpheleri olduğu için hastayı bize yönlendirmiş. Biz de genel muayenelerini yapıp, hocayla aynı kanıda olduğumuz için hızlıca MR yaptık ve maalesef ki beyninde orta çaplı bir kitle olduğunun farkına vardık” dedi.
TEDAVİYLE ADIM ADIM SAĞLIĞINA KAVUŞTU
Radyoterapinin beyin tümörlerinde çok başarılı olduğunu belirten Dr. Ülgenalp, “Cerrahi operasyon veya radyoterapi yapılabileceği konusunda hemfikirdik ama hem kitlenin durumu hem lokalizasyonu nedeniyle radyoterapi yapmaya karar verdik. Kademe kademe Dobby’deki iyileşmeyi fark etmeye başladık. Ardından bunu kemoterapiyle destekledik, belli süreçlerde de takibini yaptık” diye konuştu.
“DOBBY ALLAH’IN BİR HEDİYESİ, ONA ÇOK İYİ BAKMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Dobby’nin durumunun tedaviden sonra her geçen gün daha iyiye gittiğini söyleyen Niknam, “Dobby şu an çok iyi. Sadece yaşlılığa bağlı kataraktı var. O bizim için çok önemli. Gerçekten Allah’ın bir hediyesi. Biz de o hediyeye çok iyi bakmaya çalışıyoruz” diyerek mutluluğunu dile getirdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Burada sezaryenle dünyaya gözlerini açan Erdoğan’ın bebeği entübe edilerek, iç organlarının gelişimi için Kayseri Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.
Yoğun bakım ünitesinde kuvöze konulup solunum cihazına bağlanan 900 gram ağırlığındaki prematüre bebek, Doç. Dr. Ahmet Özdemir gözetiminde tedaviye alındı.
Her gün hastaneye gelen anne Erdoğan’ın endişeli bekleyişi, “Ayşe” adını verdiği bebeğini 44 günlük yoğun bakım sürecinin ardından kucağına almasıyla sona erdi.
Uygulanan tedaviyle 1 kilo 900 grama ulaşan ve yaşamını kuvöz olmadan sürdürebilecek duruma gelen Ayşe bebeği kucağına alan anne Erdoğan, kızını Dünya Prematüre Günü’nde bağrına basmanın sevincini yaşıyor.
REKLAM“BEBEĞİMİ KUCAĞIMA ALDIĞIM ZAMAN HER ŞEYİ UNUTUYORUM”
Hüsne Erdoğan, doğumunun ardından psikolojik olarak zor bir süreç yaşadığını söyledi.
O günleri unutamadığını anlatan Erdoğan, kızının hayata tutunmasında ellerinden gelen çabayı gösteren sağlık çalışanlarına teşekkür etti.
Kızını kucağına almanın tarifsiz bir duygu olduğunu söyleyen Erdoğan, “Hastanedeki ziyaret saatlerine düzenli olarak geliyorduk. Bebeğimizi uzaktan seviyorduk, kuvözün penceresini açıp, sadece o temas bile bebeğimize iyi gelir diye, elini tutuyorduk. Ne kadar bakımı iyi olsa da maalesef kırkını burada çıkardık. Bebeğimi Dünya Prematüre Günü’nde kucağıma almak nasip oldu. Bebeğimi kucağıma aldığım zaman her şeyi unutuyorum. Yaşadığım sıkıntılar bitiyor. Yaşayacağım güzel günleri hayal ediyorum” diye konuştu.
“ANNE VE BEBEĞİ, EĞİTİMİN ARDINDAN TABURCU EDİLECEK”
Pediatri ve Yenidoğan Kliniği Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Ahmet Özdemir de Dünya Prematüre Günü’nde bir bebekle anneyi kavuşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.
Tedavi sürecinde yaşadıkları zorluklara değinen Özdemir, bebeğin hastaneye ilk geldiğinde bazı iç organlarının gelişmediğini, buna bağlı olarak nefes almakta zorlandığını dile getirdi.
Ayşe bebek ve annesine mutlu ve güzel bir ömür dileyen Özdemir, şunları kaydetti: “17 Kasım Dünya Prematüre Günü’nde anne ile bebeği servise aldığımız için son derece mutluyuz. Hastaneye ilk geldiğinde solunum destek cihazlarıyla destek verdiğimiz bebeğimize gün gün kilo aldırarak bugünlere geldik ve şu an sağlıklı. Annesi, bebeğini ilk defa tam anlamıyla kucağına alabildi. Her ne kadar yoğun bakım şartlarında dokunup bebeğiyle iletişim kurarak temas etse de şu anda kendine daha bir güven sağladı. Bundan sonraki süreçte anneye birkaç gün eğitim vereceğiz. Anneyi, evde bebeğin doktoru, hemşiresi olabilecek pozisyona getirdikten sonra taburcu etmeyi düşünüyoruz.”
Özdemir, dünyaya gözlerini erken açan bebeklerin bakım ve tedavisinde gecesini gündüzüne katan tüm ekip arkadaşlarına teşekkür etti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu çalışmalar kapsamında bilim insanları, hastalardan alınan doku örneklerini mikroskopla inceleyerek yorumlayan yapay zeka destekli yazılım geliştirdi.
Yerli olarak geliştirilen yapay zeka destekli yazılımla kanserli hücreler kısa sürede tespit edilebiliyor.
İTÜ Bilişim Enstitüsü ile Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Behçet Uğur Töreyin, çeşitli kanser türleri için özelleşmiş görüntü analiz yöntemleri üzerine çalıştıklarını söyledi.
REKLAM
Yaptıkları çalışmalarla patologların iş yükünü hafifletmeyi amaçladıklarını belirten Töreyin, farklı patologlar arasındaki görüş farklılıklarını engelleyecek, tamamen görüntü analizine dayalı bir sistem geliştirdiklerini kaydetti.
Töreyin, patologların mikroskop altında alınan doku örneklerini inceleyerek kanser tanısında bulunduklarını vurgulayarak, “Bu meşakkatli bir süreç. Bu noktada geliştirdiğimiz görüntü analizi yöntemleriyle aslında onlara destek olacak, hücre sayımını ya da tanıyı kolaylaştıracak sistemler geliştiriyoruz” dedi.
“MİKROSKOBUN UCUNDA PATOLOĞUN GÖZÜ YERİNE BU KEZ BİR KAMERA YER ALIYOR”
Geliştirilen yazılımla kanserli hücrelerin tespitinin daha hızlandığının altını çizen Töreyin, “Saniyeler içerisinde belli bir bölgeyi analiz edip içerisinde kanserli hücre olup olmama durumunu tanıyabilecek bir sistem geliştirdik. Farklı kanser türleri ve doku örnekleri için özelleşmiş bir karar destek sistemi. Burada son kararı yine patolog veriyor. Patologların devreden çıkması gibi bir şey söz konusu değil. Daha önceden mikroskop altında tek tek saydıkları hücreleri şimdi bilgisayarlı görüye dayalı geliştirilen algoritmalar sayıyor, hem de çok daha hızlı ve yüksek doğrulukla. Kazanılan süreyi patologlar elde ettikleri bu bulguları yorumlayarak, daha doğru karar vermede kullanıyorlar. Hastalardan alınan doku örneği, sıradan patoloji uygulamalarındaki gibi mikroskop altına yerleştiriliyor. Ancak klasik uygulamanın aksine mikroskobun ucunda patoloğun gözü yerine bu kez bir kamera yer alıyor. Kamera ile elde edilen görüntü sayısallaştırılarak bilgisayar ortamına taşınıyor. Geliştirilen bilgisayarlı görü yordamlarına dayalı olarak çalışan yazılım ile çözümlenen görüntülerde, kanserli hücreler anlık tespit ediliyor.”
REKLAM“YAZILIMIN TEŞHİSİ DOKTORLARIN TABLET VE TELEFONLARINA ANINDA İLETİLİYOR”
Geliştirdikleri yapay zeka temelli yazılımdaki başarı yüzdesinin yüksek olduğunu vurgulayan Töreyin, başarı yüzdesinin kullanılan veri kümesine, alınan örneklere ve kanser türüne göre değişebildiğini belirtti.
Prof. Dr. Töreyin, sistemin kanser hücrelerinin tespitinde patologlara ek bir görüş sunduğunu dile getirerek, “Yapay zekaya dayalı bu yazılımın teşhisi doktorların tablet ve telefonlarına da anında iletiliyor. Yazılımla, ‘Şu doku şu seviyede kanserlidir.’ şeklindeki gibi bir kararı, görüntü analiz sistemi doktora sunabiliyor” dedi.
Çeşitli hastanelerde sistemin kullanılmaya başlandığını vurgulayan Töreyin, işlerini kolaylaştırdığı için patologların büyük bir kısmının sisteme olumlu baktığını belirtti.
Töreyin, “Bu teknoloji, hastalara bildirilmesi aylar süren tanı sonuçlarının birkaç günde verilebilmesini olanaklı hale getiriyor” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Araştırma kapsamında bir grup genç, sağlıklı yetişkine kahvaltı olarak 10 gram tuzlu tereyağı içeren iki tereyağlı kruvasan, 1,5 dilim çedar peyniri ve 250 mililitre tam yağlı süt ile yüksek flavanollü kakao veya düşük flavanollü kakao içeceği verildi.
Birmingham Üniversitesi Beslenme Bilimlerinden akademisyen olan ve araştırmanın başyazarı Dr. Catarina Rendeiro, yaptığı açıklamada, “İnsanların stresli olduklarında yüksek yağlı yiyeceklere yönelme eğiliminde olduklarını biliyoruz. Daha önce yağlı yiyeceklerin vücudun stresten kaynaklanan vasküler iyileşmesini bozabileceğini göstermiştik. Bu çalışmada, yağlı yemeğe yüksek flavanollü bir gıda eklemenin stresin vücuttaki olumsuz etkisini hafifletip hafifletmeyeceğini görmek istedik” dedi.
Dinlenme süresinin ardından, katılımcılardan 8 dakika boyunca hızı artan ve yanlış cevap verdiklerinde uyaran bir zihinsel matematik testini tamamlamaları istendi. 8 dakikalık dinlenme süresi ve 8 dakikalık zihinsel matematik testi sırasında ön kol kan akışı, kardiyovasküler aktivite ve prefrontal korteks (PFC) doku oksijenlenmesi ölçüldü.
Zihinsel stres altındayken düşük flavanollü içecekle birlikte yağlı gıdalar tüketmenin vasküler fonksiyonu azalttığı ve bunun, stresli olay sona erdikten sonra 90 dakikaya kadar sürdüğü doğrulandı. Bulgular ayrıca flavanol oranı yüksek kakao içeceğinin, stres ve yağ tüketimini takiben vasküler fonksiyondaki düşüşü önlemede etkili olduğunu gösterdi.
Araştırma, flavanol oranı yüksek bir gıda içmenin veya yemenin, daha zayıf gıda seçimlerinin vasküler sistem üzerindeki etkisinin bir kısmını hafifletmek için bir strateji olarak kullanılabileceğini ortaya koydu.
YÜKSEK FLAVANOL İÇEREN GIDALAR STRESLE BAŞA ÇIKMADA YARDIMCI
Birmingham Üniversitesi Beslenme Bilimlerinden akademisyen olan ve araştırmanın başyazarı Dr. Catarina Rendeiro, yaptığı açıklamada, “İnsanların stresli olduklarında yüksek yağlı yiyeceklere yönelme eğiliminde olduklarını biliyoruz. Daha önce yağlı yiyeceklerin vücudun stresten kaynaklanan vasküler iyileşmesini bozabileceğini göstermiştik. Bu çalışmada, yağlı yemeğe yüksek flavanollü bir gıda eklemenin stresin vücuttaki olumsuz etkisini hafifletip hafifletmeyeceğini görmek istedik” dedi.
Birmingham Üniversitesi Biyolojik Psikoloji Profesörü ve bu araştırmanın yazarlarından Jet Veldhuijzen van Zanten ise “Modern yaşam streslidir ve stresin sağlığımız ve ekonomi üzerindeki etkisi iyi bir şekilde belgelenmiştir. Bu nedenle kendimizi stresin bazı semptomlarından korumak için yapabileceğimiz her türlü değişiklik olumludur. Stresli olduklarında bir şeyler atıştırmak isteyen ya da yüksek stresli işlerde çalıştıkları veya zamanları kısıtlı olduğu için hazır gıdalara bağımlı olanlar için bu küçük değişikliklerden bazılarını uygulamak gerçek bir fark oluşturabilir” dedi.
Araştırmada, stresi azaltmak için yüksek dozda flavanol içeren kakao tozu, yeşil çay, siyah çay ve çilek gibi içecek ve gıdaların tüketilmesinin önemine işaret edildi. Araştırmanın bulguları, “Food and Function” dergisinde yayımlandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>JACC akademik dergisinde yayımlanan çalışmada, Birleşik Krallık biyobankasındaki 90 bin katılımcının sağlık verileri değerlendirildi.
Katılımcılar, bileğe takılan bir ivmeölçerle 7 gün boyunca takip edildi. Ortalama yaşı 62 olan katılımcıların yüzde 56’sı kadın ve günlük ortalama hareketsizlik süreleri yaklaşık 9,5 saat olarak belirlendi.
Araştırma, atriyal fibrilasyon (AF), miyokard enfarktüsü (ME) ve kalp yetmezliği (KY) gibi kalp hastalıkları riskinin, hareketsiz sürelerin artmasıyla yükseldiğini gösterdi.
Çalışmaya göre, önerilen haftalık 150 dakikalık fiziksel aktiviteyi gerçekleştiren bireylerde AF ve ME riskleri azalsa da KY ile kalp hastalığına bağlı ölüm riski yüksek kalmaya devam ediyor.
Araştırmanın yazarlarından Shaan Khurshid, halk sağlığı politikalarının hareketsizliği azaltmaya odaklanması gerektiğini söyleyerek, günde 10,6 saatten fazla hareketsiz kalmamanın kalp sağlığı için asgari bir hedef olabileceğini aktardı.
Brown Üniversitesi Aile Hekimliği Bölümü’nden Charles Eaton ise araştırmanın hareketsiz yaşamın sağlık üzerindeki tehlikelerine dair güçlü kanıtlar sunduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cenaze töreninin Salı günü İstanbul’da yapılması bekleniyor.
Bugüne kadar 1500’ün üzerinde nakil yapan Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, dünyanın en iyi cerrahlarından biri olarak kabul ediliyordu.
Koç Üniversitesi Hastanesi, sosyal medya hesaplarında da başsağlığı mesajı yayınladı.SAĞLIK BAKANLIĞINDAN AÇIKLAMA
Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Organ nakli alanında dünyanın sayılı hekimlerinden olan değerli hocamız Prof. Dr. Münci Kalayoğlu’nun vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendik. Hocamıza Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve tıp camiamıza başsağlığı diliyoruz. “Yaşayan En Yenilikçi 20 Çocuk Cerrahı” listesine giren ve binlerce hastayı şifaya kavuşturan Kalayoğlu, tıp dünyasına bıraktığı büyük mirasla anılacak.” denildi.
twitterBAKAN MEMİŞOĞLU’NDAN PROF. DR. MÜNCİ KALAYOĞLU İÇİN TAZİYE MESAJI
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, hayatını kaybeden ve karaciğer nakli yapan ilk Türk doktor olan Prof. Dr. Münci Kalayoğlu için taziye mesajı yayımladı.
Bakan Memişoğlu resmi sosyal medya hesabından paylaştığı taziye mesajında şu ifadelere yer verdi;
“Organ nakli alanında dünyanın sayılı hekimlerinden olan değerli hocamız Prof. Dr. Münci Kalayoğlu’nun vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Hocamıza Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve tıp camiamıza başsağlığı diliyorum.”
twitterMÜNCİ KALAYOĞLU KİMDİR
Karaciğer nakli yapan ilk Türk doktor. Kalayoğlu, 1940’da doğdu. Ankara Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Genel Cerrahi Ana Bilim Dalında uzmanlık eğitimi aldı. 1967- 1968 yılları arasında Mount Sinai Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı’nda, 1968-1971 yılları arasında Pittsburgh Çocuk Hastanesi Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalında çalıştı. Yine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1972’de doçent, 1977’de profesör oldu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şeker hastalığının takibinde kritik öneme sahip olan kan şekeri ölçümünü anlık verilerle, doğru ve pratik olarak hasta ve doktoruna ulaştırmayı sağlayacak bir teknoloji geliştirmek üzere bir araya gelen İzmir’deki 5 üniversiteden bilim insanlarının 2023’te başladıkları projede prototip aşamasına gelindi.
TÜBİTAK’ın da destek verdiği çalışmayla parmaktan alınan kandan şeker ölçümü yapabilen “glukometre probu” geliştiren bilim insanları, bu cihazın cep telefonu şarj girişine takılması yoluyla ölçüm verilerini uygulama üzerinden hastane ya da doktora anlık gönderme seçeneği sunuyor.
REKLAM
Patent başvurusu yapılan cihaz, TEKNOFEST 2024 Akdeniz’de “İnsanlık Yararına Teknoloji Yarışması Sağlık ve İlk Yardım” kategorisinde ikincilik ve “en iyi sunum” ödüllerine layık görüldü.
“HASTALARA HIZLI DANIŞMANLIK SAĞLANABİLECEK”
Proje grubunda görev alan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilek Büyükkaya Besen, çoğu hastanın kan şekeri ölçüm cihazlarını yanlarında taşımadığını, anlık düşüş ya da yükselişlerin tespit edilemediğini belirtti.
Şeker hastalarının yaşam kalitelerini arttırmak için bu teknolojiyi geliştirdiklerini anlatan Besen, “(Cihaz) Hastaların konforunu, yaşam kalitesini artırmak üzerine kurduğumuz hayaller sonucu ortaya çıktı. Şeker ölçüm cihazlarının taşınabilir olmasını ve şeker hastalarının cep telefonu ya da akıllı saatini kan şekeri ölçer hale getirmeyi hedefledik. Hedefimiz bu cihazın tüm diyabetli bireylerde ya da kan şekeri ölçümü gerektiren bireylerde kullanılır hale gelmesi, herkesin bu cihaza ulaşabilmesi ve konforlu bir şekilde kullanabilmesi” dedi.
REKLAM
Besen, sağlıklı ve güvenilir sonuçlar veren cihazın prototip aşamasında olduğunu, laboratuvar testleri ve izin süreçlerinin ardından kullanıma sunulacağını aktardı.
DEÜ Hemşirelik Fakültesi Araştırma Görevlisi Merve Dervişoğlu ise sağlık profesyonellerinin bu cihaz sayesinde takip ettikleri hastanın verilerini uygulama üzerinden anlık olarak görebildiğine dikkat çekerek, “Ölçüm sonuçlarında hipoglisemi ya da hiperglisemi durumu varsa bu akut komplikasyon tespit edilebilecek, hastalara hızlı danışmanlık sağlanabilecek” dedi.
“SAĞLIK PROFESYONELLERİ DE SONUÇLARI İZLEYEBİLİYOR”
İzmir Demokrasi Üniversitesi Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Uzman Diyabet Eğitim Hemşiresi Merve Günbaş da şeker ölçümü yapan cihazın cep telefonuna takıldığında uygulamanın açıldığını, şeker ölçüm çubuğunun yerleştirilmesiyle değerlerin uygulama ekranına düştüğünü söyledi.
Diğer şeker ölçüm cihazlarındaki gibi 3-5 saniye içerisinde sonuç alınabildiğini dile getiren Günbaş, “Şeker ölçümünden sonra açlık mı, tokluk mu ya da günün diğer saatlerindeki ölçüm mü diye uygulama bize bir uyarı veriyor. O anda hangi ölçüm saatindeysek onu seçiyoruz. Hastayı takip eden sağlık profesyonelleri de bu anlık ölçüm sonuçlarını izleyebiliyor” ifadelerini kullandı.
“Entegre edilebilir glukometre probu” cihazını geliştiren ekipte Doç. Dr. Dilek Büyükkaya Besen, Araştırma Görevlisi Merve Dervişoğlu ve uzman hemşire Merve Günbaş’ın yanı sıra Bakırçay Üniversitesi Bilgisayar Donanımı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Er ile İzmir Ekonomi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Yalın Kılıç da görev aldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Doç. Dr. Dağdeviren, giyilebilir ultrason cihazı projesinin meme kanserinden sonra prostat, yumurtalık ve pankreas gibi geç teşhis edildiğinde ölümcül seyredebilen kanser türleri için de hayata geçirileceğini kaydetti. Giyilebilir ultrason sayesinde vücuttan elde edilen bulgular yapay zeka yardımıyla işlenerek, kanser henüz yatkınlık aşamasında dahi teşhis edilebilecek.
REKLAM“TEDAVİLER KADINLARA GÖRE DİZAYN EDİLMEDİ”
Doç. Dr. Dağdeviren, kadınların yıllarca klinik araştırmalara dahil edilmediğini ve bu nedenle kadınlarda sık görülen pek çok hastalığın halen tam olarak anlaşılamadığını kaydederek neden öncelikle meme kanseri üzerinde çalışmaya başladığını anlattı. Doç. Dr. Dağdeviren, “Bir kadının kazandığı ilk ödül olması açısından benim için çok kıymetli bir ödül. 1993 yılına kadar kadınların klinik çalışmalarda olma zorunluluğu olmamış ve bunun nedeninin de hormonlar olduğu söylenmiş. Meme kanseri kadınlar arasında bir numaralı kanser türü; fakat hala anlaşılmamış bir kanser türü. Onu geçin, günlük kullandığımız Kovid sırasında kullandığımız maskeler kadınlar için uygun bir maske değil. Siz bir kadın olarak onu kullandığınızda, arada boşluklar kalıyor ve çok efektif bir şekilde kullanamıyorsunuz. Biz bunu yapay zeka kullanarak makalelerimizde göstermiştik. Biz kendi grubumuzda eşit kadın ve eşit erkek üzerinde denemek için söz verdik ve bunun için bir anlaşma imzaladık kendi öğrencilerimizle” dedi.
“ULTRASONLU SÜTYEN 3 YILA HAZIR”
Yakın geçmişte büyük ilerleme sağlayan projelerinden birinin, meme kanserini erken teşhis etmek için geliştirdiği elektronik sütyen projesi olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Dağdeviren, şu bilgileri verdi: “Bu proje şu anda insan denemeleri aşamasında devam ediyor. Bin hasta üzerinde deniyoruz. Bundan sonraki hedefimiz, yaklaşık 3 yıl içinde bu cihazın hayata geçmesi, şirketleşmesi ve ihtiyacı olan insanlar tarafından kullanılabilmesi. Aslında, köylerde, uzak şehirlerde veya az gelişmiş ülkelerde kadınlar tarafından kullanılabilecek bir sistem haline dönüştürmeye çalışıyoruz. Bir telefondan bile daha ucuz hale getirmeye çalışıyoruz ki, her kadın ulaşabilsin ve kadınlar bu sistemi evlerinde kullanabilsinler hastaneye gitmeye bile gerek kalmaksızın” dedi.
“HAYATTA KALMA SÜRESİNİ YÜZDE 98’E ÇIKARACAK”
Elektronik sütyen ya da giyilebilir ultrasonla özellikle ileri evredeyken teşhis alan ve hayatta kalma oranı yüzde 22’lerde olan hasta grubunda, bu oranı yüzde 98’lere çıkarmayı planladıklarını da vurgulayan Doç. Dr. Dağdeviren, “İleri evrede teşhis edilmişse ve genellikle de iki mamografi arasında oluşmuş ara kanser (intervel) kansere yakalanan hastaların hayata tutunma olasılıkları maalesef çok düşük. Periyodik ölçümler ve bu cihaz sayesinde hayata tutunma olasılığını yüzde 98’lere kadar artırmayı planlıyoruz. Sadece o değil aynı zamanda kanser için harcanan paraların da yarıya düşeceğini öngörüyoruz. Sadece Amerika’da meme kanserinin teşhisi ve tedavisi için yılda 32 milyar dolar harcanıyor. Bu cihazla birlikte bu harcamalar yüzde 50’lere kadar düşecek ve hem hastalar, hem devletler, hem de doktorlar için çok büyük bir fayda sağlayacak bu” diye konuştu.
“KANSERİ MİLİMETRİK AŞAMADA YAKALIYOR”
Giyilebilir ultrason cihazının bir diğer aşamasının da yumurtalık kanserinin anlaşılmasına yönelik olacağını belirten Doç. Dr. Dağdeviren, ayrıca prostat ya da pankreas gibi ulaşılması zor organlardaki kanserler için de kullanılabileceğini vurguladı. Çok fonksiyonlu bu cihazın vücudun 12-15 santim derinliğine kadar etki gösterebildiğini, ultrason dalgalarıyla bu derinliğe indikten sonra elde edilen görüntü çözünürlüğünün de oldukça yüksek olduğunu kaydeden Doç. Dr. Dağdeviren, şu açıklamaları yaptı: “0.02 santimetre, yani birinci evre kanserin 10 kat daha küçük halini görebiliyoruz. Bizim teknolojimiz ultrason yani ses dalgaları üzerine yoğunlaştığı için vücuda herhangi bir zarar vermiyor. Bir zarar vermediği için, bir radyasyon olmadığı için de bu aleti hemen hemen her gün kullanabiliyorsunuz. Bu dataları topladıkça, yapay zekayı da kullanarak vücudunuzda var olan bir problemin zaman içinde nasıl değiştiğini veya 5 yıl 10 yıl sonra nerelerde olabileceğini öngörebilecek bir sistem haline getirmeye çalışıyoruz. Yani aslında sadece bir ultrason cihazı değil, kullandığımız ve topladığımızda datada ikinci bir cihaz olacak. O datayı kullanarak vücudunuzun tedaviye hangi düzeyde cevap verdiğini, hangi ilaçların yeterli olup olmadığını, herhangi bir ilaç kullanıyorsanız bu ilacın işe yarayıp yaramadığını dahi anlayabileceğiz. Günlük elbisenizin iç çamaşırınızın bir parçası olacak giyeceksiniz ve ultrason dalgalarını kullanarak herhangi bir probleminizin olup olmadığını anlayabileceksiniz”
“DÜNYADA İLK OLACAK”
Dağdeviren’in bir sonraki adımı, giyilebilir ultrason cihazını kullanarak yumurtalık kanserinin erken teşhisi için denemeler yapmak; ancak o dünyada eşi benzeri olmayan başka bir çalışmaya daha hazırlanıyor. Ağrı eşiğini ölçmek için bir cihaz geliştirme projesi olduğunu da anlatan Doç. Dr. Dağdeviren, sözlerini şöyle noktaladı: “Ağrınız ne düzeyde veya ağrınızı yönetirken hangi ilaçları kullanmanın o kişi için daha iyi olup olamayacağını anlayacağımız bir sistem üzerinde çalışıyoruz. Bu, dünyada olmayan, hiç çalışılmamış bulunmamış bir cihaz olacak. Biz de henüz araştırmalarını yapıyoruz. Ağrı eşiğinin ölçülmesi, hastaların konforlu bir hayat sürmesinin yanı sıra, kullandığımız ilaçların miktarını regüle etmemize de faydalı olacak. Böylece fazla ilaç kullanımının önüne geçilecek veya farklı ilaçları kombine yapıp ağrı yönetimimizi daha iyi gerçekleştirmemizi sağlayacak bir sistem olacak. Özellikle konuşamayan bebeklerde veya konuşma zorluğu çeken bireylerde de çok faydalı olacağını düşünüyorum. Şu an cihazın yeni yeni dizaynları yapılıyor, farklı malzemeleri test ediyoruz.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAÇ DÖKÜLMESİNİ HIZLANDIRABİLİR
Diyetisyen Dursun, “Tiroit hastalıkları ve kansızlık başta olmak üzere sistemik hastalıklar, ilaçlar, diyet, bazı vitamin ve mineral eksiklikleri, stres, gebelik gibi fizyolojik nedenler saç dökülmesine yol açabilir” diyen Dursun, “Yetersiz protein alımı, yanlış diyetler, hormon düzensizlikleri, vitamin mineral eksiklikleri gibi durumlar saç dökülmesini hızlandırabilir” diye konuştu.
SAÇ DÖKÜLMESİNE İYİ GELEN BESİNLER
Dursun, saç dökülmesine iyi gelen ve sofradan eksik edilmemesi gereken besinleri şu şekilde sıraladı:
Yumurta: Kaliteli protein kaynağı olan yumurtayı mutlaka günde 1 adet tüketilmeli.
Kırmızı et: Demir eksikliği saç dökülmesini hızlandırabilir. Demir içeriği yüksek besinleri günlük beslenme düzenine daha fazla eklemek saç dökülmesine karşı koruyucu özellik gösterir.
Balık: Haftada en az 2 kez balık tüketimi ile omega3 yağ asitlerinin alımı artırılır ve daha sağlıklı saçların oluşması desteklenir.
Kabak çekirdeği: Çinko içeriği ile saçları besler, saç dökülmesine engel olur. Kabuklu kuruyemişler, çinko bakımından zengindir ve günde 1 avuç tuzsuz olarak tüketilebilir.
Avokado: E vitamini kaynağı, birçok sağlıklı yağ asidinin bir arada bulunduğu mucize besinlerden biri olan avokado, aynı zamanda B grubu vitaminleri barındırır ve saçları besler.
Tatlı patates: Kırmızı ve turuncu renklerde olan bu besin A vitamininden oldukça zengindir. Saçlara parlaklık ve dayanıklılık sağlayabilir.
Badem: Çinko, selenyum ve magnezyum içeriği ile hem güçlü antioksidan hem de besleyici özellik gösterir. Saç kaybını önlemede günlük 1 avuç badem önerilir.
C vitamininden zengin meyveler: Kivi, çilek, mango, kuşburnu, turunçgiller güçlü ve parlak saçlar için günde en az 2 porsiyon tüketilmeli.
Tam tahıllar: B kompleks vitaminlerden zengin olan rafine edilmemiş tahıllar günlük beslenme düzeninde en az 2 porsiyon tüketilmeli.
Chia tohumu: Sağlıklı yağ asitlerinden, liften ve proteinden zengin chia tohumu saç dökülmesine karşı koruyucudur. Günde 1 yemek kaşığı tüketilebilir.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD’li bilim insanları, şaşırtıcı bir araştırma gerçekleştirdi.
Araştırmacılar, beyin dışında başka hangi organların anıları saklayabildiğini tespit etmek amacıyla bir çalışma gerçekleştirdi.
Uzmanlar, anıların yalnızca beyinde değil, vücudun farklı bölgelerinde de saklandığını belirledi.
BİRÇOK ORGAN ANILARI SAKLIYOR
Bilim insanları, beyin hücreleri arasında iletileri taşıyan ‘nörotransmitter’ kimyasallar gibi, sinir dokusu ve böbrekten alınan hücrelerin farklı kimyasal maddelere nasıl tepki verdiğini inceledi.
Bu hücreler, belli bir süre farklı kimyasal sinyallere maruz bırakılarak ‘anı depolayan genin’ ne zaman aktif hale geleceği izlendi. Uzmanlar, bunu belirlemek için örnek alınan böbrek ve sinir doku hücrelerini tepki vermesi halinde parlayan bir protein üretecek şekilde tasarladı.
TEDAVİLER İÇİN YENİ BİR FIRSAT NİTELİĞİNDE
Belirli süre çeşitli kimyasal sinyaller alan bu hücreler, beyin hücrelerinin anıları depolamak için yaptığı davranışı göstererek ‘anı depolayan geni’ aktif hale getirdi.
Araştırmanın başyazarı Nikolay Kukushkin, öğrenme ile anı depolama kabiliyetinin genellikle beyin ve beyin hücreleriyle ilişkilendirildiğini fakat bu çalışmanın vücuttaki diğer hücrelerin de aynısını yapabileceğini gösterdiğini söyledi.
Kukushkin, araştırmanın hafızanın nasıl çalıştığını anlamak ve hafıza sorunlarını tedavi etmek için yeni fırsatlar sunduğunu da ifade etti.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muğla’nın Datça ilçesinde yaşayan Sevgi ve Selahattin Çağdaş çifti, gittikleri diyaliz merkezinde tanıştı.
Önce arkadaş sonra da aşık olan çift, 2008 yılında nikah masasına oturdu.
Yaşadıkları zorlukları aşklarıyla yendiklerini söyleyen Sevgi Çağdaş, “Selahattin’le Datça’da tatil diyaliz merkezinde tanıştık. Orada hasta moral gecesi vardı. O gün selamlaştık. Sonra ismimizi bile öğrenemeden birbirimizden koptuk. 3 yıl kim olduğuna dair sürekli düşündüm. Sonra nasipmiş ki Fethiye’de tekrar karşılaştık.
Fethiye’de diyalize girerken o da girdi. Bu karşılaşmamızın ardından 2008’de hayatımızı birleştirme kararı aldık. Bizi bu hastalık tanıştırdı. Ardından ailelerimiz tanıştı ve bir yola girdik.” dedi.
“AŞK BİZE İYİ GELDİ”
Hastalıklarından dolayı evliliklerinin zaman zaman eleştirildiğini belirten Sevgi Çağdaş, “Selahattin sağlıklı olsaydı evlenmezdim. Çünkü iki hasta birbirimizin sıkıntısını, derdini anlayabiliyoruz. Birbirimize el veriyoruz, destek veriyoruz. ‘İki diyaliz hastası evlenemez. Evde nasıl yapacaklar? İkisi de çok hasta, bitkin ve yorgun’ dediler.
Ama bunu aştık, 16 yılı geride bıraktık. 2013’teki böbrek nakli, hayatımızı tamamen değiştirdi. Hayata bakış açım değişti. Bir de üzerine aşk bize iyi geldi. Evlilik, mutlu olmak, huzurlu olmak, sevmek ve sevilmek çok güzel. Bizim gibi olan hastalar, evlenmekten korkmasın.” diye konuştu.

“ÖNCE BEN SONRA EŞİM NAKİL OLDU”
Selahattin Çağdaş ise eşiyle böbrek nakli oldukları dönemi şöyle anlattı:
Evlendikten sonra kısa zaman içinde birbirimizi tanıdık. Sonra kadavradan böbrek nakli sırasına yazıldık. Hayatımızın büyük bölümünde diyalize girdik. Bana 6 yıl sonra sıra geldi.
Trafik kazasında beyin ölümü gerçekleşen gencin böbreğini aldım. Kadavradan nakil oldum. Eşim benim hem bakıcım hem ziyaretçim hem refakatçimdi. 5 ay sonra da eşim nakil oldu.
Bakıcılık sırası bana geldi. Daha sonra Sevgi, Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi’nde işe başladı. Hayatta ilk kez çalışıyordu ve hastane personeli oldu. Ben de zaten emekliydim. Böylece Antalya’ya yerleştik. Şu an çok mutluyuz. İyi ki hayat bizi birleştirmiş. Hayat sevgiyle başlıyor, demek ki şanslıyım.

“SELAHATTİN VE SEVGİ ÇOCUKLARIM OLDU”
Diğer yandan Selahattin Çağdaş, 2013 yılında kadavradan böbrek nakli olduğu İshak Özseçen’in ailesini de buldu, yeni bir aile daha kazandı. Oğlunun vefatının ardından Selahattin Çağdaş’ı oğlu gibi gördüğünü söyleyen Zekiye Özseçen, “Oğlum trafik kazasında hayatını kaybetti. Biz de organlarını bağışladık. 5 yıl sonra Selahattin gelip, beni buldu. Bir evladımı kaybettim.
Ama Selahattin ve Sevgi benim çocuklarım oldu, onları kazandım. Selahattin, oğlumun böbreği sayesinde yaşamını sürdürüyor. O da mutlu, ben de mutluyum. Birbirimizi ziyaret ediyoruz. Herkesin organ bağışında bulunmasını isterim. Çok iyi bir şey.” dedi.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bilim insanları, insanların sağlıklı yaşlanmak için günlük kaç saat uykuya ihtiyaç duyduklarını tespit etti.
Araştırma için 45 yaş ve üzeri yaklaşık 3 bin 500 kişinin 2011, 2013 ve 2015 yıllarında uyku alışkanlıkları kaydedildi.
Bu araştırmaya katılan kişiler, beş yıl sonra sağlık kontrolünden geçirilerek veriler, Çin’deki Wenzhou Tıp Üniversitesi’ndeki ekip tarafından analiz edildi.
DAHA ÇOK UYUYAN DAHA SAĞLIKLI
Çalışma, gece en az yedi saat uyuyanların ileriki yaşlarda daha sağlıklı olduğunu gösterdi.
Katılımcılar, dört yıl boyunca uyku alışkanlıklarına göre, uzun (8-9 saat düzenli uyku), normal (7-8 saat düzenli), az (ortalama 8’in üzerindeyken, 8’in altına doğru) 6), artan (ortalama 6’nın altından 8’in üzerine) ve kısa süreli (düzenli olarak 5-6 saat) olmak üzere beş gruba ayrıldı.
GÜNDE EN AZ 7 SAAT UYUNMALI
Sonuçlar incelediğinde, günde en az 7 saat uyuyanların daha sağlıklı olduğu tespit edildi.
Araştırmacıların makalelerinde sağlıklı yaşlanmak; kronik hastalıklardan uzak olmak, herhangi bir fiziksel bozukluğun olmaması, zihinsel sağlığın iyi olması ve hayata aktif katılım olarak tanımlandı.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Soğuk hava baş ağrısını tetikleyebilir. Özellikle hava basıncındaki değişiklikler, rüzgar ve düşük sıcaklıklar, bazı kişilerde baş ağrısını ya da migren ataklarını tetikleyebilir. Bu durumun birkaç sebebi olabilir:
HAVA BASINCI DEĞİŞİKLİKLERİ
Soğuk havalarda atmosferik basınçta dalgalanmalar olabilir, bu da sinüsleri etkileyerek baş ağrılarına yol açabilir.
DAMARLARIN DARALMASI
Soğuk hava, kan damarlarının daralmasına yol açabilir. Bu, özellikle baş bölgesindeki damarların kasılmasıyla kan akışını sınırlayarak baş ağrısına neden olabilir.
GERGİNLİK VE STRES
Soğuk hava, kaslarda kasılmalara ve gerginlik kaynaklı baş ağrılarına yol açabilir. Soğuk nedeniyle omuz ve boyun kaslarında gerilim artabilir, bu da baş ağrısını tetikleyebilir.
NEM VE KURU HAVA
Kış aylarında hem iç mekanlarda hem de dışarıda hava kuruyabilir, bu da sinüslerin kurumasına, iltihaplanmasına veya baş ağrısına neden olabilir.
BAŞ AĞRISIYLA “BAŞ ETME” YÖNTEMLERİ
Baş ağrısıyla baş etmek için birkaç etkili yöntem vardır. Baş ağrısının türüne göre (örneğin, migren, gerilim tipi veya sinüs kaynaklı baş ağrısı) farklı yöntemler kullanılabilir, ancak genel olarak yardımcı olabilecek bazı öneriler şunlardır:
Su içmek:
Dehidrasyon, baş ağrısını tetikleyebileceğinden, gün boyunca yeterince su içmek önemlidir.
Stresten uzak durmak:
Stres, baş ağrılarını artırabilir. Meditasyon, nefes egzersizleri ve gevşeme teknikleri gibi stres yönetimi yöntemleri baş ağrısını hafifletebilir.
Soğuk veya sıcak kompres:
Baş ağrısının türüne bağlı olarak soğuk veya sıcak kompres uygulamak etkili olabilir. Migren gibi zonklayıcı baş ağrıları için genellikle soğuk kompres tercih edilirken, kas gerginliğinden kaynaklanan baş ağrıları için sıcak kompres daha uygun olabilir.

Sessiz bir ortamda dinlenmek:
Işığa veya sese duyarlı hale geliyorsanız, sessiz ve karanlık bir odada bir süre dinlenmek baş ağrınızı hafifletebilir.
Duş almak, masaj yapmak:
Baş ve boyun bölgesinde gerilim kaynaklı baş ağrısı varsa, bu bölgelere hafif masaj yapmak veya ılık bir duş almak kasları gevşetip ağrıyı azaltabilir.
Yeterli uyku:
Uyku eksikliği baş ağrılarını tetikleyebilir. Düzenli ve kaliteli uyku, baş ağrısı riskini azaltır.
Ağrı kesici ilaçlar:
Reçetesiz satılan ağrı kesiciler, geçici olarak baş ağrısını hafifletebilir. Ancak uzun süreli kullanımda bağımlılık yapabileceği için doktora danışarak ve gerektiğinde kullanılması önerilir.
Düzenli egzersiz:
Hafif yürüyüşler veya yoga gibi egzersizler kan dolaşımını artırarak baş ağrısını önlemeye yardımcı olabilir.

Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“HEPSİ BİZİM İÇİN BİRER GURUR”
Bakırköy sahilde gösteri uçuşlarından etkilendiğini dile getiren Murat Ayyıldız, şöyle konuştu: “21 yaşında bir genç olarak hayatım boyunca her zaman coşkulu kutlamaları çok sevdim. Bayramlarımızda, teknofest gibi etkinliklerde milli duygularımızı kabartan gösterileri daha fazla görmeyi iple çekiyorum. Gerçekleşmesinde emeği olan herkese ve usta pilotlarımıza çok teşekkür ederim. Hepsi bizim birer gurur” dedi.


“GÖĞSÜM KABARARAK SEYREDİYORUM”
Renkli gösteri uçuşlarını Ataköy sahilden takip eden Ahmet İkiz (29) ise duygularını şu cümlelerle ifade etti: “29 yaşında bir Türk genci olarak son yıllarda güzel ülkemin ürettiği muhteşem eserlerle yapılan kutlamaları büyük bir gururla göğsüm kabararak seyrediyorum. Teknofestin düzenlediği bu denli mükemmel organizasyonların bizlere yaşattığı gurur ve sevinci her bayramda görmek en büyük arzumdur. Büyük Türk pilotlarına ve emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Ne mutlu Türküm diyene” dedi.

“TEKNOFEST GENÇLERİNİN TEKNOLOJİK ÜRETİMLERİNİ TANITMALARI BÜYÜK ŞANS”
Yaşadığı duygulardan dolayı emeği geçen herkese teşekkür eden Ebru Özdemir (40): “Hayatım boyunca çoşkulu kutlamaları çok sevdim. Milli birlik ve beraberlik duygularının yükseldiği, insanların kaynaştığı teknofest gibi etkinlikleri daha çok görmek istiyorum . Günlük hayatımızda kıllandığımız teknolojiyi ileride çok daha fazla kullanacağımız kesin. Genç nüfusun teknoloji adına yaptığı atılımlar da son derece mutluluk vericidir. Bu anlamda teknofest gençlerinin teknolojik üretimlerini tanıtmaları için büyük şanstır. Gerçekleşmesinde emeği geçen herkese, bize coşku dolu duygular yaşatan pilotlarımıza çok teşekkür ederim. Hepsi bizim birer gururumuzdur” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MALATYA – Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde, depremlerde hasar alan 4 katlı bir bina yıkım işlemleri esnasında çöktü. Çökme sonucu enkaz altında kalan kepçe operatörü, uzun süren çalışmaların ardından kurtarıldı.
Olay, 15.30 sıralarında Yeşilyurt ilçesine bağlı Seyran Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Semazen Sokak’ta bulunan ve 6 Şubat 2023 depremlerinde ağır hasar alan 4 katlı bir bina yıkım işlemleri esnasında çöktü. Çöken binanın bir bölümü iş makinesinin üzerine devrilirken, operatör Hamza Ç. enkaz altında kaldı. İhbar üzerine bölgeye AFAD, İtfaiye ve AKUT ekipleri sevk edildi.
Polis ekiplerinin olay yerinde güvenlik önlemi aldığı olayda, ekipler enkaz altındaki operatörü sağ salim çıkarabilmek için yoğun bir çaba sarf etti. Yaklaşık 1 saat süren titiz çalışmaların ardından, kepçe operatörü yaralı olarak enkazdan çıkarıldı.
İlk müdahalenin ardından, yaralı kepçe operatörü ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Operatörün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİYARBAKIR’da hemzemin geçitte yolcu treninin çarptığı otomobilin sürücüsü yaralandı.
Kaza, akşam saatlerinde Bağlar ilçesi Bağıvar mevkisinde meydana geldi. Batman’dan Diyarbakır’a gelen yolcu treni hemzemin geçitte M.E. idaresindeki 34 PF 4666 plakalı otomobile çarptı. Kazada sürücü M.E. yaralandı. İhbarla olay yerine sağlık, itfaiye, AFAD ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan kadın sürücü M.E., yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Sürücünün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Yesiltepe Mahallesi’nde 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan 4 katlı binanın yıkımı esnasında bina kepçenin üzerine çöktü. Olayda kepçe operatörü Hamza Çetin’in göçük altında kaldı. Çetin’in kurtarılması için bölgeye AFAD, Malatya Büyükşehir Belediyesi itfaiye, UMKE ve emniyet ekipleri yönlendirildi. Molozlar arasına sıkışan operatörün çıkarılması için yürütülen çalışmaların ardından kepçe operatörü enkaz altından çıkarılarak hastaneye kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeşil Körfez Su Birliğinden alınan bilgiye göre, kentin günlük 100 bin metreküp su ihtiyacını karşılayan Gökçe Barajı’nda su seviyesi yüzde 20’lere geriledi.
Kasım 2023’te yapılan ölçümlerde yüzde 35 olan su seviyesi, bu yıl yağışların yeterli olmaması nedeniyle azaldı.
Kentin tek içme suyu kaynağı olan barajın, 43 günlük suyunun kaldığı belirtilirken, vatandaşlara suyu tasarruflu kullanmaları noktasında uyarılarda bulunuldu.
Öte yandan yatırım programına alınan ve Selimandıra Deresi’nin çıkışından sonraki bölümde inşa edilmesi planlanan 25 milyon metreküp su kapasitesine sahip Çağlayan Barajı (Gökçe 2) ile kentin özellikle yaz aylarında yaşadığı su sıkıntısının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Yapılacak yeni barajın gelecekte 61 milyon metreküp içme ve kullanma suyu kapasitesi ile kentin uzun dönem su ihtiyacını karşılayabileceği ifade edilirken, şu an yaşanan su sıkıntısının yağışlar ile ortadan kalkacağı öngörülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bu duruma farklı tepkiler gösteren ve Donald Trump’ı destekleyen isimler de oldu. Bu isimler arasında eski profesyonel kick boksçu Andrew Tate ile SpaceX’in kurucusu Elon Musk da yer aldı.
REKLAM
Şu anda Romanya’da ev hapsinde bulunan ve ciddi suçlamalarla karşı karşıya olan Tate, Trump’ın zaferi sonrası ABD’ye geri döneceğini söyledi. Tate, yaptığı bir canlı yayında, Trump karşıtı ünlülere sert tepki gösterdi: “Trump kazanırsa ABD’yi terk edeceğini söyleyenlerin uzun bir listesi var elimde. Hepsine defolup gidin diyorum!” dedi.

Tate’in listesindeki isimler arasında, Alec Baldwin, Whoopi Goldberg , John Legend, Chrissy Teigen, Rob Reiner, Barbara Streisand, Cher, Nancy Pelosi , Hillary Clinton, Megan Rapinoe, Tom Hanks, Amy Schumer, Alexandria Ocasio-Cortez , Lady Gaga, Taylor Swift , Bill Gates, Jane Fonda, Madonna, Mark Ruffalo, Kim Kardashian, Bruce Springsteen, George Clooney, Hunter Biden , Oprah, Robert De Niro, Samuel L. Jackson, Miley Cyrus , Travis Kelce, Bobbi Althoff, Rashida Tlaib, Stormy Daniels , Anthony Fauci , George Soros , Diddy, Eminem, Ellen DeGeneres, Sean Penn, Sharon Stone, Ashley Judd, Tommy Lee, Bryan Cranston, Billie Joe Armstrong ve Bono gibi dünyaca tanınan birçok ünlü yer aldı.
REKLAM
X platformunda bir kullanıcı, dünyaca ünlü oyuncu Robert De Niro’nun seçimlerden sonra ABD’den taşınacağına dair bir paylaşım yaptı. Ardından bu paylaşımını sildi.

Elon musk, bu paylaşıma yorum yaparak, “Umarım” diye karşılık verdi.

Fotoğraflar: X, Shutterstock
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1 – 3 Kasım 2024 arasında İstanbul’da koşulan Türkiye Ralli Şampiyonası’nın 6. ve son ayağı 44. Orhan Yüce İstanbul Rallisi’nde, Hyundai i20N otomobili ile birincilik kürsüsüne çıkan Kazaz;
· Türkiye’nin Gelmiş Geçmiş En Genç Ralli Şampiyonu
· Şampiyonaya Katıldığı İlk Yıl Türkiye Gençler Şampiyonu Olan ilk Pilot ve
· Türkiye’nin Girdiği İlk Yarışı Kazanan En Genç Ralli Pilotu ünvanlarını da elde etti.
REKLAM
Copilotu Fransız Corentin Silvestre ile elde ettiği bu başarılar, uzun yıllar boyunca aşılması imkansız çok değerli ünvanlar olarak Kerem’in isminin önüne yazıldı.
Türkiye Ralli tarihinin en başarılı pilotları arasında yer alan, 1999 yılında Balkan, 1999, 2002 – 2006 ve 2007 Türkiye’de Ralli Şampiyonu unvanına sahip babası Ercan Kazaz’ın yolunda ilerleyen genç pilot Kerem Kazaz’ın hedefi ise Dünya Ralli Şampiyonası’nda podyuma çıkan ilk Türk Pilot olmak.
Henüz 18 yaşında olan ve ehliyet aldıktan sadece 20 gün sonra şampiyonanın ilk yarışı olan zorlu Sarıkamış Rallisi’ni birincilikle bitiren Kerem Kazaz, eş zamanlı Avrupa Ralli Şampiyonası’nda Fiesta Rally3 Trophy ile yarıştığı ilk yıl ikinci olup aynı kategoride Avrupa üçüncülüğünü de elde edince, dünyanın en büyük WRC takımlarından Hyundai Motorsport Customer Team tarafından geçtiğimiz Ağustos ayında, sezonun son 3 rallisine Hyundai I20 N Rally2 ile girebilmesi için takımın bünyesine alınan en genç pilot oldu. Dünya Ralli Şampiyonası’na pilot yetiştiren en önemli takımlar arasında yer alan Hyundai Motorsport Customer Team bünyesine kabul edilen en genç ve tek Türk pilot olan Kerem’in 2025’e ilk hazırlık yarışı 15 – 16 Kasım’da, İspanya Şampiyonası’nın son yarışı olan Rally Pozoblanco’da ve PastRacing adına olacak.

Kerem Kazaz Hakkında:
9 Aralık 2005 doğumlu olan Kerem, motor sporlarına 4 yaşında motokros ile başladı. 13 yaşında ulusal ve lokal motokros yarışlarında yer aldı. 2020’de Ferda Dilege’nin eğitiminde kartinge başlayan, 15 yaşında 2021 Türkiye Pist Şampiyonası’nda yarışan en genç pilot olarak aldığı rekabetçi sonuçlarla dikkat çeken Kazaz, 2022 yılı başında Norveç’te John Hougland’dan buzda sürüş teknikleri eğitimi aldı. 2022 yılında Ralli kariyerinin ilk yarışına Letonya Ralli Gençler Şampiyonası’nda katılan Kerem Kazaz, “Türkiye’yi Temsil Eden En Genç Ralli Pilotu” unvanını kazandı.
16 yaşında, İspanya da Renault Clio Rally5 ile yarıştığı ilk rallide aldığı dördüncülükle Avrupa Ralli Kupası’nda finalde yarışma hakkını elde eden en genç Türk pilot olan Kerem Kazaz, aynı yıl Fransa’da gerçekleştirilen FIA Motorsport Games’de Crosscar Senior klasmanının en genç sporcusu olarak ilk kez yarıştığı Crosscar ile dünya 10.su oldu.
Aynı anda İspanya, Letonya ve Estonya Ralli Şampiyonaları’nı da takip ederek uluslararası tecrübe kazanmaya devam eden Kerem, 2024 Avrupa Ralli Şampiyonası ERC3 kategorisinde ikinci sırada yer alırken Fiesta Rally3 Trophy’de sezonu ikinci olarak tamamladı. Lycee de Pier Loti İstanbul’dan henüz mezun olan sporcu, iyi derecede Fransızca ve İngilizce konuşuyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sinema dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan Oscar Ödülleri, 97’nci kez düzenlenecek. Akademi, bu büyük etkinliği sunacak ismi açıkladı; Emmy ödüllü talk show sunucusu ve komedyen Conan O’Brien.

Törenin sunuculuğunu üstlenecek olan 61 yaşındaki Conan O’Brien, duyurunun ardından esprili bir açıklama yaparak, “ABD, bunu talep etti ve şimdi oluyor” dedi. Akademi CEO’su Bill Kramer, O’Brien’ın törene liderlik etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu ifadeleri kullandı: Conan O’Brien’ın bu yıl Oscar’ları sunmasından büyük heyecan ve onur duyuyoruz. Muhteşem mizahı, filmlere sevgisi ve canlı yayın tecrübesiyle törene liderlik etmek için mükemmel bir kişi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kısa süreli bir ayrılık yaşadıktan sonra aşklarına ikinci bir şans veren çift, sık sık romantik fotoğraflarını paylaşıyor. Özkan ve Torreira, bu kez yıldız futbolcunun doğup, büyüdüğü evi ziyaret etti.
REKLAM
Ünlü oyuncu, sevgilisinin doğduğu evi paylaşarak, Torreira’ya övgü dolu sözler söyledi. Özkan; “Lucas’ın doğup büyüdüğü ev. Ne savaşçı ama! Çevresindeki herkese ama herkese yardım etmeye çalışması, buradaki samimi insanlar, herkesin onunla gurur duyması… Büyüdüğü, ilk topunu koşturduğu sokakları görmek, ilk gittiği okulu görmek ne güzeldi. Seni çok seviyorum ve seninle gurur duyuyorum savaşçı… Unutma en iyisisin” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ünlü çift, geçtiğimiz günlerde bebeklerinin cinsiyetini açıklayarak üçüncü kez bir kız çocukları olacağını duyurdu.
Zeynep Sever Demirel, şimdilerde arkadaşları ve kızlarıyla birlikte Maldivler’de tatil yapıyor.
Zeynep Demirel, sosyal medya hesabından sık sık hamilelik pozlarını paylaşıyor.
Paylaşımlarına devam eden Demirel, bu kez büyüyen karnıyla tatilden verdiği pozları paylaştı.
Zeynep Sever Demirel, Mavi mayoyuyla verdiği bir pozu paylaşarak esprili bir şekilde “Deniz anası” notunu düştü.
Fotoğraflar: Instagram
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“MAAŞLARI DÜŞÜRMEK ZORUNDA KALACAĞIZ”
Ceferin yaptığı açıklamada, “Maç sayısını azaltırsak maaşları da düşürmek zorunda kalacağız. Bunun başka yolu yok. FIFA ve UEFA’ya saldırmak her zaman kolaydır ama çözüm basit. Daha az oynarsanız, daha az para kazanırsınız. Şikayet etmesi gerekenler ayda 1000 euro alan fabrika işçileridir” ifadelerini kullandı.
“SADECE REAL MADRID ETKİLENMİYOR”
Açıklamalarına devam eden UEFA Başkanı, “Maç takviminden sadece en üst düzeydeki futbolcular etkilenmiyor. Mesela benim ülkem Slovenya’nın oyuncuları da Real Madrid futbolcuları kadar yoğun maç oynuyor ama 500 kat daha az maaş alıyorlar. Maç sayısının azalması kulüplerin de gelirini azaltır. Profesyonel futbolcular sendikasıyla oturup ne istediklerini görmemiz gerekecek. Maç sayısını azaltırsak maaşları da düşürmek zorunda kalacağız. Başka bir çözüm yok” şeklinde konuştu.
ANCELOTTI ÖNLEM ALIYOR
Real Madrid Teknik Direktörü Carlo Ancelotti .ise geçen sezonun nisan ayında yaptığı açıklamada, “Oyunculara çok izin verdiğimi söylüyorlar ama son 4 ayda sadece 8 gün izin yaptık. Her 3 günde bir maç yaptığımızı kabul etmelisiniz. UEFA, FIFA, La Liga, kimse oyuncuları umursamıyor. Çok fazla maç var, bir şeylerin değişmesi gerekiyor” demişti.
FUTBOLCULARIN TEPKİLERİ: GREVE GİTMEYİ DÜŞÜNÜYORLAR
Kevin De Bruyne (Manchester City): Geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, “Sezonlar giderek uzuyor. Belki bu sezon normal geçecek ama 2026’da Dünya Kupası ile birlikte takvim daha da karmaşık hale gelecek. Bazı oyuncu birlikleri çözüm bulmaya çalıştı ama değişen bir şey olmadı. Bu durum UEFA ve FIFA’nın umurunda bile değil. Onlar parayı önemsiyor.
Alisson Becker (Liverpool): Kimse oyunculara yoğun fikstür hakkında ne düşündüklerini sormuyor. Bu durumdan gerçekten bıktık.
Manuel Akanji (Manchester City): FIFA ve UEFA maç programını sürekli arttırıyor. Oyuncuları da düşünmeniz gerekiyor. Sıkı çalışıyoruz belki ama biz de insanız. Bizim de bir canımız var. Bu gidişle ben de 30 yaşında futbolu bırakırım
Rodri (Manchester City): Greve gidebiliriz. Sanırım buna yakınız. Futbolcuların genel görüşü bu yönde. Eğer bu şekilde devam ederse başka bir seçeneğimiz kalmayacak. Bu bizi endişelendiren bir konu. Acı çeken taraf biziz!
Dayet Upamecano (Bayern Münih): Neden greve gitmeyelim, evet bu olabilir. Çok fazla maç var. Umarım yetkililer bir gün bizi anlar.” cevabını verdi. Daha önce Rodri dışında bir başka İspanyol oyuncu Aymeric Laporte de, “Fikstür çok yoğun. Çok fazla maç oynuyoruz. Bunun önüne ancak grev yaparak geçebiliriz.
3-sayfaFinansSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Baikie ve Wilhelm’in bulgularına göre, duygusal deneyimler hakkında yazmak, fiziksel sağlık üzerinde belirgin iyileşmeler sağlayabilir. Örneğin, astım veya romatoid artrit gibi hastalıkları olan bireyler, bu tür bir yazı aktivitesi sonrasında, hastalıklarının şiddetinde azalma ve genel sağlık durumlarında iyileşme rapor etmişlerdir. Ayrıca, bu tür yazı aktiviteleri, katılımcıların ruh halini ve psikolojik refahını artırma potansiyeline de sahip.
Bu yazar sizi günlük tutmaya ikna edecek!
Yazmanın iyileştirici gücü
Araştırma bulgularına göre düzenli yazan kişilerde bu etkiler görülüyor:
Duygusal yazmanın faydalarının tam olarak nasıl elde edildiği tam olarak anlaşılmış değil. Ancak, duygusal rahatlama, önceden bastırılmış duyguların ifadesi, bilişsel işleme ve tekrarlı maruz kalma gibi çeşitli mekanizmaların etkili olduğu düşünülüyor.
Araştırmacılar, duygusal yazının, kişilerin duygusal sağlıkları üzerinde de pozitif etkilere sahip olduğunu vurguluyor. Araştırmaya katılan denekler, yazma sürecinden sonra kendilerini daha iyi hissettiklerini ve travmatik olayları işleme konusunda daha fazla yetenek kazandıklarını belirtiyorlar. Bu süreç, bireylerin yaşadıkları olayları daha sağlıklı bir şekilde işlemelerine ve duygusal olarak daha dirençli hale gelmelerine olanak tanıyor.
Kaynak: Karen A. Baikie. “Emotional and physical health benefits of expressive writing”. Şuradan alındı: https://www.cambridge.org/core/journals/advances-in-psychiatric-treatment/article/emotional-and-physical-health-benefits-of-expressive-writing/ED2976A61F5DE56B46F07A1CE9EA9F9F. (02.01.2018).


Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tüketici şikayetleri nereye yapılır? Fahiş fiyat nereye şikayet edilir?
Fahiş fiyat, aldığımız ürünün iadesi, garantili ürün sonrası ve satış sonrası hizmetler ile ilgili bir problem yaşıyorsak Tüketici Hakem Heyetleri veya Tüketici Mahkemeleri’ne başvuruda bulunabiliriz. Tüketici hakem heyeti kurulmayan ilçelerde Bakanlıkça o ilçe için belirlenen hakem heyeti yetkilidir. Buna ek olarak “Alo 175 Tüketici Danışma Hattı”na da başvurulabilir. Bu hat tüketicilerin, karşılaştıkları sorunlara ilişkin çözüm yollarının sunulduğu ve tüketici uyuşmazlıklarının çözülmesi amacıyla başvurmaları gereken ilgili makamlara yönlendirildiği “bir çağrı merkezi” olarak hizmet vermektedir. Tüm bunlara ek olarak e-devlet üzerinden “Haksız Fiyat Artışı Şikayet Bildirimi”nde bulunabilir, CİMER’e başvurulabilir.
Apartman yöneticisi, site yönetimi, komşu nereye şikayet edilir? Gürültü yapan kişi nereye şikayet edilir?
Apartman veya site yönetimine ilişkin bir sorun yaşıyorsanız bu sorunu çözmek için bazı adımlarda bulunmanız gerekir.
Apartman veya site yönetim kuruluna başvuru: Öncelikle, yönetimle yaşadığınız sorunu çözmek için yönetim kuruluna yazılı bir başvuruda bulunabilirsiniz. Bu başvuru, yönetim kurulu üyelerinin konuyu ele alması için resmi bir yol olabilir.
Sulh Hukuk Mahkemesi: Eğer yönetim kuruluna yapılan başvuru çözüm getirmediyse, bulunduğunuz yerdeki sulh hukuk mahkemesine başvurabilirsiniz. Apartman veya site yönetiminde kanuna veya yönetim planına aykırı bir durum varsa, mahkemeye başvurarak konunun çözülmesini talep edebilirsiniz.
Kaymakamlık ve belediyeye şikayet: Apartman veya site yönetiminde sağlık, güvenlik veya çevre gibi kamu düzenini ilgilendiren bir sorun varsa, kaymakamlık veya belediyeye başvurarak durumu bildirebilirsiniz. Özellikle gürültü, hijyen gibi konularda belediye yetkilidir.
CİMER Üzerinden Şikayet: Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden şikayet edebilirsiniz. CİMER, kamu hizmetlerinde yaşanan sorunları dile getirebileceğiniz bir platformdur ve gerektiğinde ilgili kurumlara yönlendirme yapar.
Polis veya Jandarma: Güvenlik ihlalleri ya da huzuru bozacak durumlar için polis veya jandarmaya başvurabilirsiniz.
Trafik ihlalleri nereye şikayet edilir?
Hatalı park, kırmızı ışık ihlali gibi şikayetler bulunduğunuz bölgeye bağlı olarak ALO 155 Polis İmdat Hattı veya ALO 156 Jandarma İhbar Hattı’na yapılabilir.
Trafik ihlalleri nasıl şikayet edilir?
Trafikte tehlikeli davranışlar veya ihlaller gördüğünüzde bu numaraları arayarak ihbarda bulunabilirsiniz. Şikayet sırasında olay yeri, araç plakası ve ihlal türü gibi bilgileri paylaşmanız önemlidir. Bazı bölgelerde Emniyet Genel Müdürlüğü’nün mobil uygulaması üzerinden de ihbarda bulunabilirsiniz.
Yapılan ihlali kamera ile kayıt altına aldıysanız…
Eğer bir trafik ihlalini telefon kamerası ile kaydettiyseniz, görüntüyü ve bilgileri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’ne veya e-devlet üzerinden Şikayet Modülleri’ne yükleyerek şikayette bulunabilirsiniz. Özellikle kırmızı ışık ihlali, hatalı sollama gibi durumlarda görsel kanıt sunmak etkili olacaktır.
Toplu taşıma şikayetleri (özellikle belediyeye bağlı araçlar için) nereye yapılır?
İlgili belediyenin Beyaz Masa Hattı (Örneğin, İstanbul için 153 Beyaz Masa)’na başvurabilirsiniz. Toplu taşıma araçlarıyla ilgili şikayetlerde, belediyenin şikayet hattını arayabilir ya da mobil uygulamaları üzerinden (Örneğin İstanbul’da İBB CepTrafik uygulaması) doğrudan şikayette bulunabilirsiniz.
Şehirlerarası trafik sorunlarında ise Karayolları Genel Müdürlüğü veya Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’ne başvurabilirsiniz.
Sağlık ile ilgili şikayetler nereye yapılır?
Hastane hizmetleri, doktor davranışları, yanlış tedavi uygulamalarından sebep bir sorun yaşıyorsanız Sağlık Bakanlığı’na bağlı SABİM (Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi) veya Alo 184 hattına başvurabilirsiniz.
Aile içi şiddet / kadına yönelik şiddet nereye şikayet edilir?
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan ALO 183 hattı, şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan ve desteğe gereksinimi olan kişilere psikolojik, hukuki ve ekonomik alanda danışmanlık sunmakta ve yararlanabilecekleri hizmet kuruluşları konusunda bilgi vermektedir. Buna ek olarak mağdur kişi sizseniz KADES uygulaması ile telefon görüşmesi yapmadan bir tek butona basarak polise konumunuzu gönderebilir ve ekipleri çağırabilirsiniz.
ALO 183 ücretsizdir ve Türkiye’nin her yerinden 7 gün 24 saat ulaşılır.
Acil telefon hatları ise şu şekildedir:
ALO 183 dışında acil durumlarda başvurulabilecek telefon hatları şunlardır:
ALO 155 Polis İmdat
ALO 156 Jandarma İmdat
112 ACİL
0212 656 96 96 / 0549 656 96 96 Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı
444 43 06 Ankara İçin Gelincik Hattı
İlginizi çekebilir: Şiddet gören kadınlar ne yapmalı?
Bankalar nereye şikayet edilir?
Finansal ve bankacılık şikayetlerini BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu), TBB (Türkiye Bankalar Birliği)’ye iletebilirsiniz.
İnternet ve iletişim hizmetleri, GSM operatörleri nereye şikayet edilir?
İnternet hızı sorunları, mobil operatörlerle ilgili problemler, haksız faturalandırma gibi problemler için BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) veya CİMER’e başvurabilirsiniz.
Emniyet ve güvenlik ile ilgili şikayetler nereye yapılır?
Emniyet Müdürlüğü veya Jandarma, ayrıca Acil Durumlarda Alo 112’yi arayabilirsiniz.
Kamu kurumları ve devlet dairesi şikayetleri nereye yapılır?
Kamu hizmetleriyle ilgili sorunlar, bürokratik engeller, memur davranışları CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi)’e yapılabilir.
İş hukuku ve çalışma hayatı şikayetleri nereye yapılır?
İşçi hakları, iş güvenliği sorunları, maaş ödemesiyle ilgili problemler ALO 170 (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı), SGK, İŞKUR’a iletilebilir.
Uygunsuz reklam ve içerik, yanlış bilgilendirme içeren medya içerikleri nereye şikayet edilir?
Bu tarz şikayetler RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu)’e iletilebilir.
Çevre ile ilgili şikayetler nereye yapılır?
Gürültü, hava kirliliği, doğaya zarar veren faaliyetler için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ve Alo 181 hattına başvuruda bulunulabilir.
CİMER’e şikayette bulunmam halinde kişisel bilgilerim görünür mü?
CİMER’e yapılan başvurularda kimlik ve iletişim bilgileri, başvurunuza işlem yapmak üzere kimlik
bilgilerinize ihtiyacı olan ve kurumu adına “kimlik bilgilerini görme yetkisi”ne sahip sınırlı sayıda CİMER personeli tarafından görülebilmektedir. Sistemde tanımlı olan her kamu personeli bu yetkiye sahip değildir.
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antigua Guatemala, Guatemala

Bangkok, Tayland

Barbados

Braşov, Romanya

Cerrado, Brezilya

Doğu ve Oryantal Ekspresi, Malezya

Grönland

Guadalajara, Meksika

İtalya

Kanazawa, Japonya

Los Angeles, Amerika

Northland, Yeni Zelanda

Ocala Ulusal Ormanı, Florida

Raja Ampat, Endonezya

Senegal

Abu Dabi, Birleşik Arap Emirlikleri

Avustralya

Boise, Idaho

İrlanda

İskoçya

İsveç

Kwazulu Natal, Güney Afrika

Saraybosna, Bosna-Hersek

Tunus

Suru Vadisi, Hindistan

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gelecek kaygısının kaynağı nedir?
Gelecek kaygısı, aslında kontrol edemediğimiz şeyler hakkında düşünmekten kaynaklanır. Bize belirsiz gelen şeyler, iş veya ilişkilerdeki hedefler, sağlık endişeleri veya finansal kaygılar… Bu düşünceler, zihnimizi meşgul ederken şu anı deneyimlememizi zorlaştırır. Kaygı, geleceğe dair endişe dolu bir kurgu yaratır, bu da bizi bugünden koparır. Sonuçta zihnimiz sürekli gelecekte yaşar, bedenimiz ise bugünde kalır; böylece içsel bir uyumsuzluk yaşarız. Bu uyumsuzluk zamanla hem zihinsel hem de fiziksel sağlığımıza zarar verebilir.
Anı yaşamanın önemi
Anı yaşamak, bizi geçmişin pişmanlıklarından ve geleceğin endişelerinden özgürleştirir. Anı yaşadığımızda, zihin şu anın farkına varır, her şeyin daha net, daha anlaşılır olduğunu görür. Şu an sahip olduklarımızın değerini anlamaya başlarız ve geleceğin kaygısını taşımak yerine bu anın içinde rahatça nefes alabiliriz.
Peki, anı yaşamak bize ne sağlar?
Daha fazla huzur: Gelecekte olan bitenleri kontrol edemeyeceğimizin farkına vardığımızda, bir rahatlama yaşarız. Kaygının yerini huzur alır.
Anı yaşamak: Hayattaki en değerli anları, ilişkilerimizi, günlük rutinlerimizi gerçekten fark ederek yaşamak, yaşamdan aldığımız tatmini artırır.
Daha sağlıklı zihinsel bir durum: Anı yaşamak zihnimizi sakinleştirir, stresi ve kaygıyı azaltır, dolayısıyla sağlıklı bir ruh hali sağlar.
Gelecek kaygısını azaltmak ve anda kalmak için teknikler
Gelecek kaygısını azaltmak, anı yaşamanın güzelliğini keşfetmek için bazı basit ama etkili teknikleri hayatınıza katabilirsiniz:
Nefes egzersizleri yapın
Anı yaşamanın en kolay yolu nefesinize odaklanmaktır. Gözlerinizi kapatın, derin bir nefes alın ve birkaç saniye nefesinizi tutun. Sonra yavaşça verin. Nefes alışverişinizi izlemek, zihninizi an’a getirir, sizi düşüncelerden arındırır. Bu egzersizi günde birkaç kez tekrar ederek, endişeli olduğunuz anlarda kendinizi sakinleştirebilirsiniz.
Günlük tutun
Duygu ve düşüncelerinizi yazmak, onları düzenlemenize ve endişelerinizin farkına varmanıza yardımcı olur. Her gün sabah veya akşam, birkaç dakikanızı kendinize ayırın ve o gün nasıl hissettiğinizi, neler düşündüğünüzü yazın. Bu, zihninizi sakinleştirir ve anı yaşamanıza yardımcı olur.
Dikkatinizi küçük detaylara verin
Güne başlarken veya gün içerisinde, çevrenize bakın. Etrafınızdaki nesneleri, renkleri, sesleri fark edin. Bu küçük detaylara odaklanmak, zihninizi ana çeker ve düşünce akışını yavaşlatır. Örneğin, sabah kahvenizi içerken kahvenin kokusuna, sıcaklığına, her bir yudumun tadına odaklanın. Bu küçük farkındalık anları, gün boyunca zihninizi şimdiye getirir.
Meditasyon yapın
Meditasyon, günümüzün en popüler anı yaşama tekniklerinden biridir. İlk başta zorlayıcı gibi görünse de, her gün birkaç dakikanızı meditasyona ayırarak zihninizi sakinleştirebilir ve ana odaklanabilirsiniz. Meditasyon yaparken düşüncelerinizi durdurmaya çalışmayın; onları yargılamadan gözlemleyin ve geçip gitmelerine izin verin.
Minnettarlık pratiği yapın
Her sabah veya akşam, sahip olduğunuz şeyler için şükredin. Sağlığınız, sevdikleriniz, sahip olduğunuz imkanlar… Bu basit alışkanlık, zihninizin gelecekteki olumsuzluklara değil, şu an sahip olduğunuz güzelliklere odaklanmasını sağlar. Şükran duygusu, sizi anda tutar ve hayatınıza pozitif bir bakış açısı kazandırır.
Geleceğe güvenle bakmak için düşünce yönetimi
Zihninizde kaygılı düşünceler belirdiğinde, “Bu düşünce şu an benim işime yarıyor mu?” diye sorun. Çoğu zaman geleceğe dair endişeler, şu an yapabileceğiniz bir şey olmadığında sadece kaygı üretir. Kontrol edebildiğiniz şeylere odaklanın ve geri kalanını akışa bırakmayı öğrenin. “Her şeyin bir zamanı var” düşüncesini benimsemek, zihninizi rahatlatacaktır.
Anı yaşamak bir yaşam biçimidir
Anı yaşamak, sadece kaygıdan kurtulmak için değil, hayata daha tatmin dolu bir bakış açısı geliştirmek için de önemlidir. Her gün yapacağınız küçük farkındalık çalışmalarıyla anı yaşamayı bir alışkanlık haline getirebilir, hayatınızda daha fazla huzur ve mutluluk hissedebilirsiniz. Unutmayın, geçmiş geçti, gelecek henüz gelmedi. Sadece bugünü gerçekten yaşamak mümkün.
Şimdi bir dakikanızı ayırın ve etrafınıza bakın; o anın güzelliklerini fark edin. Çünkü hayat, gelecekte değil, tam da bu anda var.
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Günümüzde birçok gastroenterolog, yaptığı çalışmalar ve araştırmalar neticesinde aynı sonuca ulaşıyor: Sağlığımızın başlangıç noktası bağırsaklarımızdır ve bağırsaklarımız vücudumuzun her bölgesini etkileyebilir, ki buna vajina da dahil. Bilindiği üzere bağırsaklarımızda iyi ve kötü bakteriler mevcuttur ve fakat kötü bakteriler, bağırsak dengemizi bozacak yönde artarsa; bu durum çeşitli sorunların oluşmasına yol açabiliyor. Bağırsaklardaki kötü bakteriler, çeşitli kötü beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam tarzı, stres ve kullanılan ilaçlarla artış gösterebiliyor. Böyle bir durumda, vücudunuz sağlıklı hücreler üretmeye çalışsa da kötü bakteriler nedeniyle bunu yapamayabilir; bu da hücrelerinizi ve organlarınızı olumsuz etkileyebilir.
Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden Dr. Sara Twogood: “Bağırsaklar gibi, vajina da normal florasını oluşturan milyonlarca, milyarlarca veya hatta trilyonlarca mikrop barındırır” açıklamasında bulundu. Ancak Dr. Twogood, bağırsak ve vajina florasının her ne kadar ortak bakterilere sahip olsalar da; farklı yapılarda olabileceklerini de özellikle belirtiyor.
Bir başka Amerikalı gastroenterolog Dr. Liz Cruz da, kötü bağırsak sağlığı nedeniyle çeşitli sorunlar yaşayan kadınların ortak özelliğinin, vajinal mantar problemleri olduğunu belirtiyor. Bağırsaklarla ilgili sorunlar sonucunda meydana gelebilecek bir diğer istenmeyen sağlık problemi de, idrar yolu enfeksiyonudur. Cruz, bağırsakların ‘steril bir ortam olmadığını’ ve idrar yolunun belirli bakterilere maruz kalması durumunda ‘bu bakterilerin mesaneye çıkabileceğini ve idrar yolu enfeksiyonuna neden olabileceğini’ açıklıyor. Bu, özellikle ishal yaşayanlar ve/veya uygun hijyen uygulamayanlar için özellikle sorunlu hale gelebilir. İdrar yolunun herhangi bir dışkıya maruz kalmasını en aza indirmek için, önden arkaya silmenin önemli olmasının bir nedeni de budur.
Dr. Twogood, eğer vajinanızda yanma, ağrı veya rahatsızlık yaşıyorsanız, bir jinekolog tarafından muayene edilmeniz ve değerlendirilmeniz gerektiğini söylüyor. “Birçok kadın vulvovajinal sorunlarını yanlış teşhis ediyor ve bu da etkisiz tedavilere yol açıyor ve bölgenin daha fazla tahriş olma potansiyelini artırıyor” diyerek de durumun ciddiyetini vurguluyor.
İyi bir bağırsak ve vajina sağlığı nasıl korunur?
Dr. Liz Cruz, iyi hijyen uygulamalarına ek olarak, yapabileceğiniz en iyi şeylerden birinin, özellikle milyonlarca ve milyarlarca canlı kültür içeren probiyotiklerden almak olduğunu söylüyor. “Bu durum, bağırsaklarınıza iyi bakteriler yerleştirir ve dolayısıyla bağışıklık sisteminize yardımcı olur” diyor. Ne yediğiniz, bağırsak sağlığınız üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilir; bu noktada turşu, lahana turşusu, miso ve daha kombucha gibi fermente gıdalar ve içecekler bağırsak sağlığınıza gerçekten yardımcı olabilir.
Dr. Twogood ise, yoğurdun, özellikle bağırsak ve vajina sağlığında oldukça önemli bir gıda olduğunu vurguluyor. Çünkü yoğurdun içindeki probiyotiklerin sağlıklı bir vajinayı korumaya yardımcı olduğunun düşünülüyor. Tüm bunların yanında süt veya şekerle ilgili sorunlarınız varsa, sizin için en iyi yoğurdu seçerken etiketleri dikkatlice okumanız gerekmektedir.
Probiyotiklerin yanı sıra probiyotik açısından zengin gıda ve içeceklerin, vücudunuza sağlıklı hücreler oluşturmak için ihtiyaç duyduğu besin maddelerini verebilir. Eğer bağırsak sorunlarınız varsa, vücudunuz iyi besinlerin rezervlerini tüketmeye başlamış demektir ve bu durum semptomların ortaya çıkmaya başladığı zaman olabilir. Bağırsak sorunlarının sağlık problemlerine yol açtığını düşünüyorsanız, sağlığınızı değerlendirebilecek ve konunun köküne inmek için gerekli testleri yapabilecek bir gastroenteroloğa gitmek en iyisidir. Dr. Cruz, kötü bir durumda olduğunuzu hissetseniz de, doğru tedavi ve bakım ile “her zaman umut var” diyor.
Kaynak: Aly Semigran. “What Your Gut Health Means For Your Vaginal Health. Şuradan alındı: https://cora.life/blogs/blood-milk/what-your-gut-health-means-for-your-vaginal-health
Sağlıklı bir vajina için yapılması gereken 7 şey
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2025 yılı sınav takvimine göre 2025-KPSS A Grubu (Genel Yetenek-Genel Kültür) uygulaması 7 Eylül’de, 2025-KPSS A Grubu Alan Bilgisi testleri ise 13-14 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek.
ÖSYM 2025 yılı sınav takviminde yer alan bazı sınav tarihleri şöyle:
e-YDS 2025/1 İngilizce
Sınav Tarihi: 18.01.2025
Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavı (2025-YÖKDİL 1)
Sınav Tarihi: 16.02.2025
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2025-TUS 1. Dönem)
Sınav Tarihi: 23.03.2025
Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (2025-YDS 1)
Sınav Tarihi: 09.03.2025
Yükseköğretim Kurumları Sınavı 1. Oturum (TYT)
Sınav Tarihi: 21.06.2025
Yükseköğretim Kurumları Sınavı 2. Oturum (AYT)
Sınav Tarihi: 22.06.2025
2025-YKS Yükseköğretim Kurumları Sınavı 3. Oturum (YDT)
Sınav Tarihi: 22.06.2025
Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı 2025-ALES/1
Sınav Tarihi: 13.04.2025
Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı 2025-ALES/2
Sınav Tarihi: 06.07.2025
Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı 2025-ALES/3
Sınav Tarihi: 23.11.2025
Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (YDS) 2. Dönem
Sınav Tarihi: 16.11.2025
Bu besinler sınav başarısı için!
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Deneyimli teknik adam, merak edilen birçok konu hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Şenol Güneş’in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
“TARAFTARDAN ÖZÜR DİLİYORUM”
“İki ay bir haftadan fazla oldu. İlk geldiğimde verdiğim sözler vardı. 5 maçta 5 puan aldığımızda da söylediklerimde de benzer şeyler vardı. Bugün de baktığımızda ona benzer sözleri söylediğim için üzgünüm. Takımın oynadığı oyundan ve aldığımız sonuçlardan dolayı hem biz hem oyuncular hem başkan hem yönetim hem taraftar üzgün. Oynadığımız oyun ve sonuç bizi üzmesi yanında o günkü söylediğimiz, 5 maçta 5 puan alınca söylediğimiz konuların aynı yerde olması nedeniyle başkan, yönetim ve taraftardan özür diliyorum. Yetkilisi ve sorumlusu benim. Daha iyisini yapabilmek için buradayız. Mazeretler için burada değiliz. Tabii ki tespitler yapacağız. 11 maçta 12 puan Trabzonspor’a yakışmıyor. Büyük takım büyük oyunlar oynamalı. Herkes gurur duymalı. Beklentilerimize ulaşamadık.”
REKLAM“ÖZGÜVEN SORUNU YAŞIYORUZ”
“Moral bozukluğu ve özgüven sorunu, o gün de konuştuk, bugün de devam ediyor. En büyük sorunlardan biri bu. Bir takım fizik, teknik, taktik olarak da problem yaşar, psikolojik, sosyal olarak da sorun yaşar. Bizimki fizik, teknik, taktikten daha çok fizik, teknik, taktiği kullanacak özgüven sorunu yaşıyoruz. Beklentilere cevap verememek de bunu artırıyor. İstikrarlı da gitmiyoruz. İlk maçlardaki savaşmamız, Kayserispor ve sonraki maçlarda olmadı. Konyaspor maçını kazandık, berabere kaldık, Başakşehir’i yendik, ardından kazanmayı düşündüğümüz 3 maçta, Göztepe maçı ilginç, 3 maçta da kazanacak durumlar ortaya çıktı. Göztepe maçında rakip 30. dakikada 10 kişi kalmış, rakip ikinci yarı bize 2 gol attı. Fenerbahçe maçında iyi oynayıp kaybettik. Rize maçında öne geçip kaybettik. Oyuna iyi başlasak da istikrarlı devam etmiyoruz. Oyunları etkileyen faktörler benden önce de vardı, benim dönemimde de var.”
“PES ETMEDEN SAVAŞACAĞIZ”
“Kahrolacağız! Bize yakışan bir oyun, bir sonuç değil bu. Acı çekeceğiz, pes etmeden savaşacağız. Bu durumdan kurtulmak zorundayız.”
“GİTMEK İSTEYEN VARSA DEĞERLENDİRİRİZ”
Şenol Güneş, kadro dışı bırakılan oyuncular ve takımdan ayrılacak oyuncularla ilgili soruya ise, “Gitmek isteyen varsa değerlendiririz. Biz de bu kararı verebiliriz. Bazı oyunculara, o zaman da kulüp bulma durumları vardı, diğerlerine de şansını kullanırsan kullan, yine de kulüp bul, hazırlıklı ol dedik. Takıma katkı yapamayacağını düşündüğümüz, kadro dışı kalan oyuncular değil. Oynayan da gidebilir. Takım da iyi oynayıp da transfer oluyor. Bizde de olabilir. Burada yaptığımız uygulamada, gitmek isteyen olursa, bizim de istemediklerimiz de gidebilir. Şimdi sadece bu 4 arkadaş olmuştur. Devreye kadar 7 maç var. 5 tane oynadıktan sonra bir boşluk olacak ve sonra 2 maç olacak. 13 Ocak’ta transfer var. Bu kadroyla oraya kadar gidebiliriz. Sayıyı azaltıp özgüven kaybını gidererek yarışmaya devam etmek istiyoruz.” şeklinde yanıt verdi.
REKLAM
“F.BAHÇE, G.SARAY VE BEŞİKTAŞ’IN HARCAMALARINI YAPAMAYIZ”
“Hiçbir zaman Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın harcamalarını yapamayız. Özellikle son dönemlerde yapılan harcamalarına akıl erdiremeyiz.”
“MUCİZEVİ GOLLER YİYORUZ”
“Başarı sonrası başarısızlık da zaman zaman olur. Tüm Avrupa takımlarında da bu olur. Şampiyonlar Ligi’nde, kendi liginde başarılarıyla örnek olan Manchester City zorluk yaşıyor. Kötü örnekle teselli için değil ama paniğe gitmeden doğruları tartışalım. Hiçbir takımda olmayan goller yiyoruz. Mucizevi goller yiyoruz. Akılla izah edemezsin.”
FATİH TEKKE SORUSUNA YANIT!
Güneş, ”Fatih Tekke teknik ekibe katılacak mı?” sorusuna şu yanıtı verdi:
”Fatih Tekke benim oyuncumdu, başarılı da bir hocalık yapmıştır. Umarım çok daha başarılı olur. Şu an için yardımcı olarak ekibe katılması konusunda bir şey konuşulmadı.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) ise geçtiğimiz dönemlere kıyasla daha çok genç hakemlere şans verdi.
EN FAZLA DÜDÜK ÇALAN CİHAN AYDIN VE MEHMET TÜRKMEN
Ligin geride kalan bölümünde en çok düdük çalan hakemler Cihan Aydın ve Mehmet Türkmen oldu. Aydın ve Türkmen, 9’ar maçta hakem olarak sahada yer aldı. Bu iki ismi 8 kez ile Zorbay Küçük izledi. Kadir Sağlam, Direnç Tonusluoğlu, Muhammet Ali Metoğlu ve Oğuzhan Çakır da 7’şer defa düdük çaldı.
VAR KOLTUĞUNA EN ÇOK MUSTAFA İLKER COŞKUN OTURDU
Süper Lig’in ilk 12 haftasında Video Yardımcı Hakem (VAR) görevini en fazla üstlenen isim Mustafa İlker Coşkun’du. Coşkun, MHK tarafından 13 müsabakaya VAR olarak atandı. Özgür Yankaya 12, Onur Özütoprak da 11 defa bu görevi üstlendi.
Volkan Ahmet Narinç ise 9 kez Video Yardımcı Hakem Asistanı (AVAR) unvanıyla VAR odasına girdi. Deniz Caner Özaral, Serkan Olguncan ile Süleyman Özay da 8 defa AVAR oldu.
SARI KARTLARDA ZİRVEDE MUHAMMET ALİ METOĞLU VAR
Muhammet Ali Metoğlu, 52 sarı kartla bu alanda zirvede yer aldı. Metoğlu, 1 kez de çift sarı karttan kırmızı karta başvurdu. Ligde en fazla sarı kartına başvuran hakem olan Muhammet Ali Metoğlu’nu 40 kartla Kadir Sağlam takip etti.
MEHMET TÜRKMEN KIRMIZIYI SEVİYOR
Süper Lig’de oynanan 12 mücadelede 9 defa düdük çalan Mehmet Türkmen, aynı zamanda en fazla kırmızı kartına başvuran isim. Türkmen, 3’ü çift sarıdan, 1’i de direkt olmak üzere toplam 4 kez kırmızı kart gösterdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Takıma cumaya kadar izin veren başarılı teknik direktör önceki gün Çizme’ye uçtu.
Buruk’un Sportif AŞ Başkan Vekillerinden Abdullah Kavukcu’yla transfer görüşmelerinde bulunacakları öğrenildi.
Victor Osimhen için kolları sıvayan sarı-kırmızılılar, aracı menajer George Gardi ile fikir alışverişinde bulunacak.
Diğer yandan Fernando Muslera’nın sezon sonu futbolu bırakma ihtimali için de çalışmalar sürüyor.
Galatasaray daha önce Fransa ve İtalya’dan bazı kalecileri gündemine almıştı.
Yine sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan Paulo Dybala da Galatasaray’ın gündemine gelmişti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yunus Akgün, Barış Alper Yılmaz gibi genç oyuncularıyla masaya oturan sarı-kırmızılılar, Victor Nelsson’la da nikah tazeleme niyetindeydi.
2026’da bitecek olan mukavelenin yenilenmesi için yapılan görüşmeler çıkmaza girdi. Galatasaray yönetimi Nelsson’a yüzde 40’lık zam teklif ederken Danimarkalının talebi ise yüzde 100’e yakın bir zam oldu.
Sarı-kırmızılılar, Nelsson’un yılda 1,9 milyon Euro net ücret talep etmesi üzerine beklemeye geçti.
Kazanılan son iki şampiyonlukta ciddi payı olan Nelsson, bu sezon gösterdiği performansla gözden düşmüştü. Sezona yavaş başladığı için eleştiri alan Danimarkalı son zamanlarda 11’e girmekte zorlanıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Jake Paul ile Mike Tyson’ın karşılaşacağı profesyonel ağır sıklet boks müsabakası, 16 Kasım Cumartesi günü TSİ 04.00’te başlayacak ve dijital yayın platformu Netflix’ten canlı yayımlanacak.
Jake Paul ile Mike Tyson’ın karşılaşacağı profesyonel ağır sıklet boks müsabakası, 16 Kasım Cumartesi günü TSİ 04.00’te başlayacak ve dijital yayın platformu Netflix’ten canlı yayımlanacak.
ÖNCESİNDE ÜÇ MÜSABAKA DAHA YAPILACAK
Sporseverler, gecenin ana etkinliği Jake Paul-Mike Tyson maçından önce üç karşılaşma daha izleme fırsatı bulacak.
AT&T Stadı’nda merakla beklenen müsabaka öncesi süper orta sıklette Neeraj Goyat-Whindersson Nunes, yarı orta sıklette Mario Barrios-Abel Ramos ve süper hafif sıklette Katie Taylor-Amanda Serrano maçları yapılacak.
Bu üç müsabakanın ardından gecenin ana etkinliğinde ise Jake Paul ile Mike Tyson ringe çıkacak. Müsabaka, iki dakikalık 8 raunt üzerinden gerçekleştirilecek.
RİNGLERİN HIRÇIN BOKSÖRÜ MIKE TYSON
Aktif kariyeri boyunca ringdeki hırçın tarzıyla rakiplerinin korkulu rüyası haline gelen Mike Tyson, tarihin en iyi boksörleri arasında gösteriliyor.
Kariyerinde 44’ü nakavt olmak üzere 50 galibiyet ve 6 yenilgisi bulunan 58 yaşındaki Tyson, 1986’da 20 yaşındayken karşılaştığı Trevor Berbick’i nakavt ederek “en genç ağır sıklet şampiyonu” ünvanını aldı.
Tyson, aynı anda Dünya Boks Birliği (WBA), Dünya Boks Konseyi (WBC) ve Uluslararası Boks Federasyonu (IBF) ünvanlarına sahip ilk ağır sıklet boksör oldu.
Kariyerine 2005’te son veren ABD’li boksör, 15 yıl aradan sonra 2020’de gösteri maçı için ringlere dönerek sporseverleri ekran başına kilitledi.
Ringlerin asi boksörü Tyson, sporseverlerin aklında Evander Holyfield ile 1997’de yaptığı maçla yer etti. Ünvan maçında Holyfield’ın kulağını ısırarak koparan ve diskalifiye edilen Tyson, spor dünyasının yıllar geçse de unutamayacağı bir ana tanıklık etmesine sebebiyet verdi.
Yumrukları kadar özel hayatındaki çalkantılar ve yasa dışı olaylarla da anılan Tyson, İngiliz spor kanalı Sky Sports tarafından “Belki de profesyonel ringe adım atan en vahşi dövüşçü” olarak tanımlandı.
JAKE PAUL, BOKSA 2018’DE BAŞLADI
YouTube’da 20,8 milyon takipçi ve yaklaşık 7,7 milyar izlenmeye sahip Jake Paul, 2018’de boks kariyerine başladı.
Kendisi gibi YouTuber olan ve daha sonra boksa başlayan Deji Olatunji karşısında ringlere ilk kez amatör maçta adım atan Paul, sonrasında profesyonel kariyere geçiş yaptı.
Profesyonel olarak 11 dövüşe çıkan 27 yaşındaki ABD’li boksör Paul, 7’si nakavtla olmak üzere 10 galibiyet ve bir mağlubiyet yaşadı. Paul’ün dövüştüğü isimler arasında Amerikan Basketbol Ligi’nin (NBA) eski oyuncularından Nate Robinson da yer aldı.
Paul, tek yenilgisini ise Şubat 2023’te Suudi Arabistan’da yapılan müsabakada Büyük Britanyalı boksör Tommy Fury karşısında yaşadı.
MAÇIN BİLETLERİ 2 MİLYON DOLAR!
Teksas eyaletine bağlı Arlington şehrindeki 80 bin kişilik AT&T Stadı’nda yapılacak olan dev mücadelenin biletileri 10 bin ile 50 bin dolar arasında değişen fiyatlara satıldı.
VIP bilet sahibi olan 2 kişi ringe 1.8 metre mesafe uzaklıktaki bir kabinden mücadeleyi seyredebilecek.
Karşılaşmanın VIP biletleri ise 2 milyon dolardan satışa sunuldu.
Öte yandan bu bileti alanların boksörlerle tanışabilme şansları da bulunuyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Futbolun dünya ve Avrupa’daki patronları FIFA ile UEFA, Ekim 2023’te İsrail tarafından Gazze’ye yönelik başlatılan ve daha sonra Orta Doğu coğrafyasının önemli bir bölümüne yayılan çatışmalar nedeniyle söz konusu bölgede uluslararası karşılaşmaların oynanmasına izin vermiyor.
İsrail ekiplerinin uluslararası karşılaşmalarını Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde oynamasına izin veren FIFA ve UEFA, Ukrayna ile savaş halinde olan Rusya’yı ise futboldan süresiz men etmişti.
İsrail lehine uygulanan bu çifte standart, söz konusu Türkiye olduğunda ise aleyhimize sonuçlanıyor…
REKLAM
Türk takımları, İsrail ekipleriyle evinde oynayacağı karşılaşmaları tarafsız sahalarda oynamaya mecbur bırakılırken, taraftar desteğinden de faydalanamıyor. Son olarak UEFA Avrupa Ligi’ndeki Beşiktaş-Maccabi Tel Aviv mücadelesi güvenlik gerekçesiyle İstanbul’dan alınıp Macaristan’a verildi.
İşte FIFA ve UEFA’nın geçmiş yıllarda verdiği skandal kararlar…
SKANDAL ‘ASKER SELAMI’ KARARI!
UEFA, Fransa’nın talebi sonrasında, Milli futbolcularımızın Arnavutluk ve Fransa maçlarındaki gol sevinci sırasında verdikleri asker selamının siyasi provokasyon içerebileceği gerekçesiyle disiplin soruşturması başlattı.

Ancak Griezmann’ın, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un karşısında asker selamı vermesi, siyasi bir mesaj ya da siyasi bir provokasyon olarak değerlendirilmedi. Ronaldo da Real Madrid forması giyerken gol sevincini asker selamı vererek kutladı.
BOZKURT İŞARETİ YAPAN MERİH DEMİRAL’A 2 MAÇ CEZA!
UEFA, futbolcuların siyasi ve ideolojik davranışlarına genellikle para cezası verirken, milli futbolcu Merih Demiral’a EURO 2024’teki Avusturya maçının ardından yaptığı bozkurt işareti nedeniyle 2 maç ceza verdi.
BELLINGHAM’A EURO 2024’TE CEZA ÇIKMADI!
Aynı turnuvada İngiliz futbolcu Jude Bellingham’a etik kuralları ihlali nedeniyle sadece para cezası ve ertelemeli maç cezası verildi. Ayrıca, diğer siyasi jestlerde, Sırp futbolcuların çetnik selamı ve Arnavut asıllı futbolcuların çift başlı kartal hareketi gibi olaylarda genellikle sadece para cezası uygulandı.
REKLAMRUSYA’YI MEN ETTİLER
İsrail’in işlediği insanlık suçunu görmezden gelen uluslararası spor kuruluşlarının, Ukrayna’yı işgal eden Rusya için aldığı kararlar ise dikkati çekti.
Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), Rusya’nın Ukrayna işgalinin daha ikinci gününde, “Uluslararası toplumda, Avrupa’nın güvenliği konusunda endişeler bulunmaktadır. Ukrayna’da devam eden Rus askeri saldırısını şiddetle kınıyoruz. UEFA, olimpik ruha uygun, barış ve insan haklarına saygı gibi Avrupa’nın ortak değerleri çerçevesinde futbolu geliştirmek için çalışmaktadır.” ifadeleri kullanılan bir mesaj yayımladı.
Aynı gün toplanan Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA), Rusya’da uluslararası futbol maçlarının oynanmayacağını, karşılaşmalarda Rusya bayrağı ve marşının kullanılmayacağını açıkladı. Rus takımları, o günden bu yana uluslararası alanda müsabakalara katılamıyor.
İSRAİL’E YAPTIRIM YOK!
UEFA ve FIFA, önce İsrail’in milli takım ve kulüp takımlarının oynaması gereken tüm uluslararası maçları erteledi. Akabinde İsrail’in talebi doğrultusunda, ülkede oynanması gereken müsabakalar, yine İsrail’in belirlediği başka ülkelere alındı. Bu karar alınırken diğer takımların fikstürü ve yerel lig maçları dikkate alınmadı.
REKLAM
Öte yandan futbolda Rus takımları için verilen men kararı, basketbolda da uygulanırken, Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) ve Avrupa Basketbol Ligleri Birliği (ULEB), insan hakları, olimpik ruh, fair play ve barış kelimelerini içeren cümlelerle Rus takımlarının uluslararası müsabakalara katılımını durdurmuştu.
Aynı kurumlar, Gazze’ye yönelik saldırılarının ardından ise İsrail takımları için herhangi bir yaptırımda bulunmazken, İsrail ekipleri maçlarını Avrupa’da kendi belirlediği ülkelerde oynamaya devam ediyor.
FİLİSTİN DESTEKÇİSİ SPORCULARA BASKI
Filistin’i desteklediği için sözleşmeleri dondurulan ya da mahkemelik olan sporcular, uluslararası spor organizasyonlarından dışlanan Rusya ve İsrail’e yönelik farklı muamele de dikkat çekiyor.
Almanya Bundesliga takımlarından Mainz 05, Fas asıllı Hollandalı futbolcu Anwar El Ghazi’nin Filistin’e destek içerikli sosyal medya paylaşımları nedeniyle oyuncunun sözleşmesini askıya alırken, eski kulübüne karşı açtığı davayı kazanan El Ghazi, elde ettiği tazminatın 500 bin avrosunu Gazzeli çocuklar için harcadı.
Şu anda Manchester United’da foıma giyen Fas asıllı Hollandalı futbolcu Noussair Mazraoui, Bayern Münih forması giydiği dönemde Filistin’e destek içerikli paylaşımları nedeniyle Alman ekibi tarafından kadro dışı bırakılmıştı.
Kulüp CEO’su Jan-Christian Dreesen, “Oyuncularımızın kulübümüzün duruşuna uygun davranmasını bekliyoruz.” şeklindeki açıklamaları nedeniyle tepki çekmişti.
Rusya’ya başka İsrail’e başka! Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 16 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu’na götürüldü. Şüpheliler, ifade işlemleri tamamlandıktan sonra tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.
Mehmet Ali Erbil ile Serdar Ortaç, ev hapsi ve adli kontrol şartıyla akşam saatlerinde serbest bırakıldı.
REKLAM
Mehmet Ali Erbil’in savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı. Erbil, ifadesinde, Serdar Ortaç ile ortak arkadaşları olan Barış isimli kişinin Malta’da bir otel açılışına davet edildiklerini belirterek; “Stand-up şeklinde bir şov hazırlamışlardı, orada bizi davet ettiler, çekim yapmaya başladılar. Sahibi bana bir tişört giydirmeye çalıştı, bu tişörtün bahis reklamı içerdiğini olaydan sonra öğrendim. Buna karşı çıktım, misafir olmamızdan dolayı davet edenlerle ters düştüm. O sitede yayınlananlarda da kumarın sakıncalı olduğunu ve hayatımda hiç oynamadığımı belirttim” diye konuştu.

“HERHANGİ BİR MADDİ KAZANÇ ELDE ETMEDİM”
Mehmet Erbil, ifadesinin devamında yayının yarım saat sürdüğünü belirterek; “Yayından sonra durumu anlayarak, avukatlarım aracılığıyla basın açıklaması yaptık. Ünal isimli şahıs, beni arayarak kandırmaya çalıştı. YouTube’da bir yayın var diyerek, tekrar bir davette bulundu. Ancak ben durumu anlayarak bu daveti kabul etmedim. 3 ay boyunca teklifini sürdürdü. Bu şahısla detaylı bir tanışıklığımız bulunmuyor. Bu olaydan sonra arkadaşımız Barış da kayboldu. Kendisiyle bir daha görüşmedim. Bu videolarda yer almam karşılığında herhangi bir maddi kazanç elde etmedim. Ancak, Ünal isimli şahıs, 3 ay boyunca beni arayarak, birlikte yayın teklifinde bulunurken, 20 – 25 bin Euro ücret teklifinde bulundular, ben bunu da kabul etmedim. Belirttiğim gibi sonrasında bu şahıslarla yüz yüze görüşmedim” ifadelerini kullandı.
“BİZİ TUZAĞA DÜŞÜRMEYE ÇALIŞTILAR”
Sorgu sırasında Mehmet Ali Erbil’e, yasadışı bahis sitelerinin yayınında Ünal Orhan ile aralarında geçen para karşılığı bahis oyununda 64 bin lira kazandığını bunun emekli maaşı kadar olduğunu belirttiği ifadeleri soruldu.
Erbil; “Bu muhabbetti, gırgır ortamında gerçekleştirdik. Ancak bu olayla bizi tuzağa düşürmeye çalıştılar. Ben bahse konu ifadeleri hatırlamıyorum. Ben bir şovmenim, yaptığım iş gereği sohbet havasında geçen bir nevi gırgır ortamında bu söylemlerde bulunmuştum, art niyetim yoktu, konuya vakıf olduktan sonra bu kişilerle bir daha iletişime geçmedim” ifadelerini kullandı.
Ünlü isimlere yasa dışı bahis operasyonu Haberi Görüntüle
“Kimseye tavsiye etmiyorum” Haberi Görüntüle
“Yine kötü örnek oldum” Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Faruk Peker’e, Cem Yılmaz da sosyal medya hesabı üzerinden destek verdi. Yılmaz; “YouTube kanalında ne de güzel anlatıyor. Çok yaşa ağabeyim” dedi. Bunun üzerine Faruk Peker de “Seni seviyorum Cem Yılmaz” yazısıyla yanıt verdi.
Cem Yılmaz’ın kendisine destek vermesiyle açıklama yapan bir dönemin ünlü oyuncusu, “Çok az takipçim varken, Cem Yılmaz’ın beni görmesi çok mutlu etti. Jestini çok anlamlı buluyorum. Yeşilçam ekolüne saygısı var. Sinema tutkunu biri, kendisiyle yan yana çok gelmek isterim” dedi.
İnsanların gündelik sıkıntılarından biraz da olsa uzaklaştırmak için videolar çektiğini ifade eden Faruk Peker ayrıca; “Cem Yılmaz’ın bir projesinde yer almak çok isterim. Eski bir basketbolcuyum. Cem Yılmaz bana pas verdi, ya smaç vuracağım ya da 3’lük atacağım” açıklamasını yaptı.
Faruk Peker, son röportajını 2022’de Habertürk’ten Aytekin Teker’e vermişti…
Uzun süredir gözlerden uzaksınız neler yapıyorsunuz bu dönemde?
Senaryo ve kitap yazıyorum.
Kitap derken?
Yaşadıklarımı yazıya döküyorum. 1973’ten beri tuttuğum anılarımı anlatan bir kitap yazıyorum. Normalde senaryo yazmaya alışık bir insandım. Daha önce yazdığım senaryoları çektim ve oynadım. Senaryo yazmak kolaymış. Nasıl kolay; Yer, zaman, oyuncu diye ayırıyorsun, sayfaya diyalogları döküyorsun. 60-100 kişi bir araya geliyor ve canlandırıyor. Bu 60-100 kişinin canlandıracağı olayı sadece beyaz bir sayfaya dökmek her baba yiğidin harcı değilmiş. Sonra baktım çevreden güzel tepki alıyorum yazdıklarımı bir macera romanına çevirmeye karar verdim. 300 sayfayı tamamladım. Kahramanı kim; Faruk Peker…
Hala çok fitsiniz…
Genetiğin ve sporun etkisi. Babam tenisçi olmamı isterdi ama basketbol oynadım. Önce Ankara Koleji’nde başladım, ardından da Galatasaray’da kariyerim devam etti. Babam da iyi bir tenisçiydi. Hatta beni Wimbledon’da oynayan ilk Türk yapmak isterdi. Hayaliydi.
Sektörden neden uzaklaştınız?
Sektörden uzaklaşmadım. Kim mesleğinden uzaklaşmak ister ki. Herkes mesleğini icra etmek ister ama bana ilgi yok. Benim işim sinema ama maalesef yapamıyorum. Teklif gelirse hazır durumdayım.
Neden teklif gelmiyor sizce?
Bir şeyler söylerim ama çok can yakar. Usturuplu gitmeye çalışayım. Bu sorunun muhattabı aslında ben değilim. Ben her zaman demişimdir ki; Keşke müzisyen olsaydım. Sokakta oturur, önüme bir mendil açar gitar çalardım. Sokak müzisyenliğinden star olan insanları görüyoruz. Avrupa’da ve Amerika’da yaşarken bizzat gördüm. Gitar çalmak ne ister; bir amfi, bir gitar, iyi-kötü kafanda da melodiler, elinde de ustalık. Ama film çekmek böyle değil. En az 60 kişilik ekip lazım. Ekibin başında kim oturuyor prodüktör. Senaryolar yazdım, prodöktürlere götürdüm ama kimse geri dönmedi. Kimse de oyunculuk için de çağırmadı.
Ambargolu olduğunuzu mu düşünüyorsunuz?
Evet, düşünüyorum açıkçası. Hollywood ve Avrupa sineması benim yaşıma gelmiş aktörlerini dibine kadar kullanmaya devam ediyor. Onlardan maksimumunu alıyor. Beni kullanmak istemiyorsa adam ben ne yapabilirim ki? Karar verici prodüktörler.
Oyunculuk serüveni nasıl başladı? Sizi biri mi keşfetti?
‘Keşfeden’ desek mi aslında… (Gülüyor) Yılmaz Duru keşfetti ama keşfinin zevkini sürmekten kendini men etti. Hayatta değil kendisi. Allah rahmet eylesin. Ferhat ile Şirin (Bir Aşk Masalı) için bana teklifte bulundu. Yaşım tutmuyordu o dönem ailemle görüştü. Verdiği sözleri tutmadı, tutmadığı gibi adımı da spekülasyonlara karıştırdı. Yazdığım kitapta da bunu belgeliyorum zaten.
Ne gibi spekülasyonlar?
Moskova’ya gitmişiz Türkan Şoray ile ‘Bir Aşk Masalı’ filmini çekiyoruz. Aslanlar gibi oynuyorum. Sonra ben filmi bırakmışım ekstra para istemişim. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin Eski Başbakanlarından Recep Peker’in torunuyum. Babama ve anneme karşı sorumluluğum var. 20 yaşındayım o zamanlar. Babamı o dönem tanıyanlar bilir nasıl bir insan olduğunu. Bu filmin gizli ortaklarından bir tanesi Allah rahmet eylesin ünlü bir kabadayı idi. Ben öyle bir şey yapsam, o filmi Moskova’da bıraksam neler olurdu. Bir kere sen bir yalan atarken senaryonu sağlam yazacaksın. Babam git oyna demiş bu şartlarda biz de gidip oynamışız. Niye uydurdular bu yalanı; çünkü ben seninle 5 yıllık anlaşmaya imza atmamışım. Bütün sebebi bu… Bana yar olmadı, başkasına da yar olmasın… Birisi de ‘Gel bakayım sen böyle bir terbiyesizlik yaptın mı?’ demedi…
Sinemadan kazandığınız parayla yatırım yaptınız mı?
Hiç yatırım yapmadım. Kazandığım parayla dünyayı gezdim. Set biter bitmez yurt dışına giderdim. Turistik geziler değildi. İki aylığına çıkardım dokuz ay kalırdım. İyi İngilizcem olduğu için de yurt dışında çevre edindim.
Sektörden görüştüğünüz kişiler var mı?
Hayır. Nedenini anlatmak için psikoloji, sosyoloji, tarih ve antropoljiye girmek lazım. Türkiye’de oyuncular dost olamıyor. Benim samimiyetle açıldığım, dost olmaya uğraştığım oyuncular oldu. Ağabey dedik, saygılı davrandık fakat film bitti, dizi bitti, ortaklık da bitti. Belki başkalarının dostluğu vardır tabi. Ben beceremedim, benimle beceremediler. Kimseyi suçlamıyorum.
Çok filmde rol almadınız ama akıllara kazındınız…
Hakan Ural’ın beni uyandırdığı bir konu. Hakan dedi ki; Türkiye Cumhuriyeti’nde en az filmi ve diziyi çekip en çok tanınan adam sensin.
23 tane filmim, 6-7 tane dizim var. Bunların bazılarında da misafir oyunculuk yaptım.
Rol arkadaşınızla hiç aşk yaşadınız mı?
Hayır. Şöyle dersen; Kendini aşık sandın mı ya da rol arkadaşın kendini sana aşık sandı mı… Öyle şeyler oldu. Rol yapıyorsun. ‘Gibi’ yapmıyorsun ki… Yoksa kamera denen şey seni yakalar. Kamera seyircidir. Ne yapman lazım. Aşığı oynuyorsan aşık olacaksın. Ama nasıl aşık olursun. Fanusun içinde aşık olursun. O fanus da kameradır. Fanusun dışında bunu devam ettiriyorsan iş ahlakına ters düşersin.
‘İffet’ filmi hala akıllarda…
Efsaneyi yaratan rahmetli Kartal Tibet’tir. O sahne de Kartal Tibet’in aklına geldi. Kartal Tibet’in dehası.
O sahneyi nasıl anlattı?
Sabah 08:00 Belgrad Ormanı’ndayız. Rahmetli Kartal Ağabey dedi ki; “Faruk öyle bir şey yapacaz ki, 50 sene konuşulacak”. Taşı 50 seneye attı. Ben de yeni yetmeyim, 25 yaşındayım. “Nasıl olacak ağabey?” dedim. Ahmet Sezerel de asistanı. Daha Müjde sete gelmemişti. Hemen provayı yaptık.
Müjde Ar o sahneyi duyunca ne dedi?
Müjde’nin ne dediğini açıkça söylemem, yayınlayamazsın çünkü. (Gülüyor) İlk yorumundan sonra kahkahalarla güldük.
Peki siz bu sahnenin bu kadar konuşulacağını düşünüyor muydunuz?
Kartal Ağabey söyleyince bir 10-15 sene diye düşündüm. Zaman geçtikçe, bu sahnenin vuruculuğu yerleştikçe Kartal Ağabey’e olan saygım daha da arttı. 40 yıldır konuşuluyor, 10 senesi daha var.
Yavuz Turgul ne dedi, senarist oydu?
En ufak bir fikrim yok. Kartal Ağabey ile ikisi arasındadır. Hatırladığım, senaryoda o sahnenin boş bir sayfa olduğuydu. Yani yazılmamıştı senaryo. Standart bir sahne olmamasını Kartal Tibet en başında düşünmüştü sanırım.
‘Cemil’ karakteriyle üzerinize ‘kötü adam’ karakterinin yapıştığını düşünüyor musunuz?
Hiç düşünmüyorum. ‘Cemil’ kötü bir adam değildi ki… Zamanının genç bıçkınıydı. Hemen sonraki sahneyi açıp izleyin. ‘İffet’ ne diyor sazlıkların arasında; ‘Ben bambaşka bir şekilde hayal ediyordum.’ O sahne tecavüz değil, ‘Cemil’in seksüel bir fantezisiydi…
Kartal Tibet’in sizde yeri çok ayrı sanırım…
Oyuncu ve aktör dediğin vahşi bir at olmaktır. Semeri de vurmayacaksın. Semer vurduğun zaman o at idare edilir olur. Semer vurulmamış haliyle oyuncuyu role getirmek lazım. Vahşi atı filmin yolunda tutabilene yönetmen denir. Kartal Ağabey böyle birisiydi. Kartal Ağabey hiçbir zaman semer vurmadı ama kontrolümü tatlı dille tutup performansımı aldı. ‘İffet’de ben kimim ki? Beni oynatan Kartal Ağabey’dir. Aktör normal bir adam değildir, kafadan çatlaktır. Normal adam olsa 9-5 işi olur. Aktör dediğin biraz hastadır. Kartal Tibet gibi raya oturtacaksın, lokomotif olacaksın, oyuncular da vagon olacak. Bunu becerdiğin zaman ‘İffet’ ve Kartal Ağabey’in çektiği diğer filmler gibi yapımlar çıkar. Osman Sedenler, Orhan Aksoylar çıkar…
‘Şöyle bir rol gelse de oynasam’ diyor musunuz?
Çoğu aktör ‘şöyle bir rol gelse de’ diye bir tarifte bulunabilir. Ama aktör dediğin macun gibidir. Ben isterim ki zor bir rol gelsin, titreyeyim, gece uykularım kaçsın. ‘Becerebilecek miyim?’ diye yönetmeni arayayım. Oyunculuk heyecanı hala kanımda. Şu anda düşündüğüm gibi bir rol gelse, heyecanla saldırırım, önüme çıkanı da yerim. Bir aktör sete çıkarken, semer vurmayan bir yönetmenle birlikte önüme çıkan mesafeyi soluksuz yutacağım demesi gerekir.
Eşinizden boşandınız sanırım…
Evet, 96 yılında ayrıldık. 4 sene 11 ay evli kaldık.
Neden ayrıldınız?
Geçimsizlik. Uymadı, olmadı. Ben evlilik adamı değilim. Doğru insanla evlilik adamıyım ama yanlış olunca evlilik düşmanı da olabiliyorsun. Yanlış filmde olursam çok kötü bir aktör olurum, yanlış evlilikte de çok kötü bir koca olurum. Eski eşim ‘çok kötü bir eşti’ dese haklı olabilir. Çünkü onunla olan evliliğimde başarısızdım.
Şu an hayatınızda biri var mı?
Var gibi ama yok. (Gülüyor) Artık yaşlandık, bakış açımız değişti, beklentiler değişti. İlişki yaşamak çok zor oldu. Aşk, bulursan dört elle yapışacağın, bırakmayacağın bir şey oldu ama bulması da çok zor oldu.
Tekrar evlenmeyi düşünür müsünüz?
Tabii ki düşünmüyorum. Artık beni kimse almaz deyip topu taça atayım. (Gülüyor)
Büyükbabanız ve eski başbakanlardan Recep Peker’in fotoğrafının önündeyiz, kendisiyle hiç zaman geçirebildiniz mi?
Maalesef. O 1950’de vefat etti ben ise 1956’da doğdum.
Çocuğunuzun olmasını ister miydiniz?
İnsanlar yanlış anlayabilir ama iki tane köpeğim oldu. Ben onlara baktıktan sonra bir çocuğum olmadığı için haklı gördüm hayatı. Bir çocuğum olsaydı eğer, o çocuğa kan kustururdum herhalde. Çünkü benim babam da bana kan kusturdu bir nevi. Örf, adet, terbiye, bilgi, görgü aksettireceğim diye tabiri caizse işkenceye tabi tutardı. Onun içindir ki Allah böyle uygun gördü.
Pişmanlıklarınız var mı?
Var tabi, çok ciddi pişmanlıklar… Benim için derin bir konu, kitapta da yazdım. Çok ciddi olanları burada paylaşmam zor. Halbuki bundan iki sene öncesine kadar ‘yaptığım hiçbir şeyden pişman değilim’ tribindeki bir adamdım.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sky Films, ONK Content ve Birleşik Heyecanlar ortak yapımı olan ‘Takıntılar’ın yapımcıları Emre Oskay, Mehmet N. Karaca ve Levent Güneri…
Fransız yazar Laurent Baffie’nin ‘Toc Toc’ adlı tiyatro oyunundan uyarlanan ‘Takıntılar’ı yönetmenliğini Yunus Nihat Özcan, senaryo uyarlamasını ise Ferhat Ergün üstlendi.
REKLAM
Seda Bakan
Obsesif kompulsif bozukluklarından ötürü içlerine kapanmış 6 kişi, dünyaca ünlü psikiyatr Orhan Kerim Baykal’dan tam bir yıl öncesinden randevu alırlar. Hepsinin beklentileri yüksektir, tedavileri konusunda çok umutludurlar.
Çizgilere basamayan, simetri ve düzen takıntılı ‘Efe’; hayatında her şeyi defalarca kontrol etmekten kendini alamayan ve batıl inançlardan kaynaklı sayısız takıntısı olan ‘Kumru’; adeta nefes alan bir hesap makinesi gibi yaşayan, hesap yapmadan bir saniye bile duramayan ‘Birol’; tahammülleri zorlayacak kadar temizlik takıntısı olan ‘Işıl’; ağzından çıkan her sözü tekrarlama takıntılı ‘Defne’ ve özünde bir İstanbul beyefendisi olan ama yakalandığı Tourette sendromu yüzünden tiklerine hakim olamayan ve durmadan küfreden ‘Hikmet’ ….
Her nedense bu 6 kişinin randevuları çakışmıştır. Efsane doktor ise ortalarda yoktur. Birbirini tanımayan her biri farklı takıntılardan muzdarip altı kişi terapi merkezinde doktoru beklemeye başlar.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Arat, görüşme sonrasında açıklamalarda bulunacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulüpten yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı;
“Fenerbahçe Beko Erkek Basketbol Takımımızın oyuncusu Devon Hall, 12 Kasım Salı günü (dün) oynanan Bayern Münih karşılaşmasında sol elinden sakatlık yaşamıştır. Sporcumuzun Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde yapılan kontrollerinin ardından sol el tarak kemiğinde kırık tespit edilmiş olup tedavisine başlanmış ve ameliyatı planlanmıştır.
Devon Hall’a geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, en kısa sürede takıma katılmasını temenni ediyoruz.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kariyeri başarılarla dolu Spoelstra, bugüne kadar 2 NBA şampiyonluğu kazandı. Deneyimli coach bu yılki Paris Olimpiyatları’nda altın madalya kazanan ABD takımında da yardımcı antrenörlük görevi üstlenmişti. Ayrıca NBA.com tarafından yapılan bir ankette yüzde 69’luk oy oranıyla ‘NBA’in en iyi antrenörü’ olarak gösterilmişti.
REKLAMHAKKI OLMAYAN MOLAYI ALMAK İSTEDİ, TEKNİK FAUL ALDI
Ancak başarılı antrenör Spoelstra, salı gecesi Detroit Pistons’la oynadıkları maçı kaybetmelerine yol açan ciddi bir hata yaptı.
Miami uzatmaya giden maçta periyodun bitmesine 1.8 saniye kala 121-119 öne geçti. Bu basketten sonra mola alan Detroit Pistons, mola dönüşü bulduğu 2 sayıyla skoru 121-121’de eşitledi. Bu sayı sonrası ise Spoelstra’dan tarihi bir hata geldi. Spoelstra bitime 1.1 saniye kala hakkı olmayan bir mola istedi ve teknik faul alarak Detroit’e 2 serbest atış hakkı verdi. Serbest atışları sayıya çeviren Detroit Pistons, böylece salondan 123-121 galip ayrıldı.
Spoelstra karşılaşma sonrası yaptığı açıklamada, “Ciddi bir zihinsel hata yaptım” diyerek kendini suçladı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Federasyondan yapılan açıklamada, “Ismail Jakobs’un kulübü Galatasaray tarafından 11 Kasım 2024 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen MR taramalarında oyuncunun sağ bacak soleus kasında 3. derece yırtık tespit edilmiştir. Acil şifalar dileriz.” ifadeleri kullanıldı.
Ismail Jakobs’un 2-3 hafta aralığında sahalardan uzak kalması bekleniyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Japonya’nın Kyodo haber ajansı, bu hafta “Kral Kazu” lakaplı efsanenin, gelecek sezon da dördüncü lig takımı Atletico Suzuka’da forma giymeyi planladığını bildirdi.

Japon forvet Miura, dünyanın en yaşlı aktif profesyonel futbolcusu olarak kabul ediliyor.
57 yaşındaki sporcu, 89 maçta 55 gol atarak 1990’lı yıllarda Japonya Milli Takımı’nın yıldızı olmuştu.

İlk maçına 1986’da Brezilyalı yıldız Pelé’nin ünlendirdiği takım olan Santos ile çıkan Miura, ayrıca İtalya, Hırvatistan, Avustralya ve Portekiz’de profesyonel olarak forma giydi.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yönetim ve teknik ekip çalışmalarını sürdürürken, İspanya’dan flaş bir transfer iddiası ortaya atıldı.
İspanyol basınında çıkan haberlere göre; Sarı-lacivertli ekip, Barcelona’nın genç oyuncusu Ansu Fati’ye göz dikti.
Fenerbahçe Sportif Direktörü Mario Branco’nun, yıldız futbolcuyu kiralık olarak takıma katmak için Katalan ekibinin yetkilileriyle temasa geçtiği öğrenildi.
Fenerbahçe Sportif Direktörü Mario Branco’nun, yıldız futbolcuyu kiralık olarak takıma katmak için Katalan ekibinin yetkilileriyle temasa geçtiği öğrenildi.
Sarı-lacivertlilerde teknik direktör Jose Mourinho’nun, Ansu Fati’yi çok istediği öne sürüldü.
MESSI’NİN VELİAHTIYDI!
La Masia’da yetişen genç yetenek, Lionel Messi’nin veliahtı olarak gösteriliyordu.
Fakat beklentileri karşılayamayan İspanyol oyuncu, geçtiğimiz sezon Premier Lig ekiplerinden Brighton’da kiralık olarak forma giydi.
SEZON KARNESİ
Ansu Fati, bu sezon 7 maçta 158 dakika süre buldu.
Yıldız futbolcu, bu maçlarda gol veya asist katkısı sağlayamadı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, dün saat 21.30 sıralarında Tomtom Mahallesi’nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, oturma ve iş yeri işletme izni olan İran uyruklu 27 yaşındaki Soohasadat Mojsenalhosseini semtteki bir restoranı, yaklaşık 1 ay önce 6 aylık ödemesini yaparak kiraladı. Kadın restoranı işletmeyi sürdürürken bir süre sonra kira sözleşmesi yaptığı mülk sahipleri, kadın hakkında kendisine hakaret ettiğini öne sürerek şikayetçi oldu.

İRANLI KİRACIDAN ŞİKAYETÇİ OLDULAR
Emniyette ifadesi alınan kadın, sevk edildiği adliyede savcılık ifadesi sonrası serbest bırakıldı ancak Geri Gönderme Merkezine gönderildi. Burada kaldığı süre içerisinde kadının akrabaları, restoranı işletmeye devam etti. Bunun üzerine mülk sahipleri kiracının durumundan dolayı tahliye davası açtı. Dava sürerken Geri Gönderme Merkezi’nde bulunan kadın da yaklaşık 1 ay sonra hakkında açılan soruşturma sonucunda adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Kadın ardından restoranına geri dönerek tekrardan işletmeye başladı.

ÇEKPASLA KOVALADI!
Bu durumu haber alan mülk sahiplerinin kardeşi olan Erkan E. (50), akşam saatlerinde restoranı bastı. Kadına ve çalışanlara tehditler savuran Erkan E., belinden çıkarttığı palayla saldırmaya başladı. Kadının ve çalışanları dehşeti yaşadığı olayda yaralanan olmazken, saldırgan palayla iş yerine zarar verdi.

İş yerindeki çalışanın önce çekpasla kovaladığı ardından da eliyle müdahale ettiği saldırgan dışarıya çıkartıldı. Panik yaşayan müşterilerin koşarak çıktığı restoranda yaşanan o dehşet anları güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Olayda ise yaralanan olmadı.

PALALI SALDIRGAN KADINDAN ŞİKAYETÇİ OLDU
Olayın ardından ihbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, palalı saldırganı gözaltına aldı. Emniyete götürülen saldırgan Erkan E.’ye ifadesi alınarak “kasten yaralamaya teşebbüs” ve “ateşli silahlar kanununa muhalefet” suçundan adli işlem yapılarak adliyeye sevk edildi. Saldırgan Erkan E.’nin “hakaret” suçundan şikayetçi olduğu kadın da işlemlerinin yapılması sonrası savcılık talimatıyla serbest bırakıldı ancak Geri Gönderme Merkezine gönderildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SPORDA ADANA’NIN MARKASI OLDU
Geleneksel olarak yapılan Adana Veteranlar Masa Tenisi Turnuvasının Türkiye’nin geniş katılımlı önemli organizasyonlarından birisi olduğunu belirten ÇİLTAR Masa Tenisi Spor Kulübü Başkanı Dr. Ali Türemiş, “Türkiye’nin bir numaralı şehrinde yapılan masa tenisi turnuvası marka organizasyon olmuştur. Adana’nın hem ulusal, hem de uluslararası tanıtımına katkı sunacak marka organizasyonlardan bir tanesi Veteranlar Masa Tenisi Turnuvasıdır. 12. turnuvamızda yine güzel kentimizde hep birlikte mutlu anlar yaşayacağımızı düşünüyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sayıştay’ın İzmir Büyükşehir Belediyesi ile bağlı şirketlerinde yaptığı denetim, belediye bürokrasisinde taşların yerinden oynamasına neden oldu.

SABAH YAZDI ERYÜCE GÖREVDEN ALINDI
SABAH’ın Türkiye’nin gündemine taşıdığı manşet haberinin ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Büyükşehir Belediyesinin Fuarcılık Şirketi İZFAŞ’ın denetim raporunda adı geçen Başkan Danışmanı Onur Kadir Eryüce’yi görevinden almış İZDOĞA Şirketindeki yönetim kurulu başkanlığı görevini de sona erdirmişti.

TUGAY İSTEDİ KARAOSMANOĞLU İSTİFA ETTİ
Eryüce’nin görevden alınmasının yankıları sürerken bir istifa haberi de İZFAŞ Genel Müdürü Canan Karaosmanoğlu’ndan geldi. Kulislerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın istifasını istediği konuşulan Canan Karaosmanoğlu, dün akşam saatlerinde görevinden istifa etti.

İZFAŞ BORCA BATMIŞ
Sayıştay denetçilerinin İZFAŞ’ta yaptığı denetim şirketin içine düştüğü borç batağını da gözler önüne sermişti. Hazırladığı raporda İZFAŞ’ın sadece 2023 yılındaki net zararının 151 milyon lira olduğuna dikkat çeken denetçi, şirketin geçmiş dönemlerden de 95 milyon lira birikmiş borcu olduğunun altını çizmişti.

İÇKİ PARASINI ŞİRKETE ÖDETMİŞLER
Sayıştay denetçisinin yaptığı denetimler İZFAŞ Genel Müdürü Canan Karaosmanoğlu adına tanımlı şirkete ait kredi kartlarının şirket personeli olmayan üçüncü kişiler tarafından usulsüz şekilde nasıl kullanıldığını da gözler önüne sermişti. Raporda Ocak 2023 tarihinde şirket personeli olmayan bir kişinin otelde içtiği içki ile yediği yemeği yine Karaosmanoğlu adına tanımlı kredi kartı ile ödediği, faturayı da K.Y adına kestirdiği görülmüştü.

DEDEKTİF GİBİ İZİNİ SÜRMÜŞ
Yapılan harcamaların bir dedektif gibi izini süren denetçi Genel Müdür Canan Karaosmanoğlu adına tanımlı şirkete ait kredi kartının üçüncü kişiler tarafından nasıl amacı dışında kullanıldığına bir örnek daha vermişti. Denetçi hazırladığı raporda İZFAŞ Genel Müdürünün 5 Ekim 2023 tarihinde Torbalı ilçesinde bir cenaze törenine katılmış olmasına rağmen yine aynı gün ve saatte genel Müdür Karaosmanoğlu adına tanımlı şirket kredi kartı ile Konya’da bir restoranda yenilen yemek karşılığı ödeme yapıldığı tespit edilmişti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TARİHİ PORTRE HAKKINDA RAPOR
Tablonun arkasındaki “Atatürk Portresi Raporu” başlıklı ıslak imzalı belge, bu eserin değerini ortaya koyuyor. 1961 yılında Ankara’da Kızılay Derneği binasında toplanan Atatürk’ün manevi kızı Prof. Dr. Afet İnan başkanlığında Harp Tarihi Dairesi Tarih Yazarı Uzmanı Tevfik Bıyıklıoğlu, Ord. Prof. Enver Ziya Karal, Kızılay Derneği Müşavir Mimarı Muhittin Güreli, Ressamlar Derneği Başkanı Turgut Zaim ve Ressamlar Derneğinden Ressam Rami Uluer’den oluşan 6 kişilik komisyonun raporunda, Atatürk’ün fotoğrafının 75×95 ebadında büyütülmesiyle Ressam Şeref Sonel tarafından sulu boya renklendirme tekniğiyle yapılan portrenin, o güne kadar yapılmış tüm Atatürk resimlerinden daha önemli ve kıymet biçilemeyecek bir eser olduğu belirtiliyor.
KIYMET BİÇİLEMEYEN BİR ESER
Fotoğrafın, orijinaline uygun olarak çizildiğine dair komisyon raporunda şu ifadelere de yer veriliyor: “Bu tablo tamamen tarihîdir, yani Büyük Atatürk’ün o zamanki hâlini aslına tamamen uygun olarak ifadelendirmektedir. Yüz, göz ve saç rengi tamamıyla gerçeğe uygundur. İşleniş tarzı itibarıyla şimdiye kadar görülen Atatürk resimlerinin hepsinden daha üstün ifadelidir. Bu portrede Atatürk’ün iradesini, kudretini, azmini, asaletini, zekâsını, sevimliliğini ve büyük insanlığını bir arada görmek ve duymak mümkündür. Portrede kullanılan renkler gayet ahenkli ve iyi kıymetlendirilmişlerdir.”
Komisyon raporunda ayrıca, “Netice: Bu eser yalnız tarihî kıymet olarak değil, aynı zamanda Türk milletine ve sanatkârlarına hakiki Atatürk’ü göstermesi bakımından kıymet biçilemeyecek değerde bir eserdir. Bu portrenin aslının taşıdığı kıymetlerden hiç kaybetmeden teksirinin temini çok mühimdir. Bu şaheser portrenin sahasında dünyaca şöhret yapmış ve güven kazanmış bir müesseseye büyük Atamızın ululuğuna yaraşır bir hassasiyetle çoğaltılması şarttır” değerlendirmesi yer alıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SON DAKİKA: İstanbul’da dün hareketli saatler yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya üzerinden yasadışı bahisi öven, teşvik eden kişilere yönelik “Yasadışı bahse teşvik” suçundan soruşturma başlattı.

Soruşturma kapsamında, 20 kişinin gözaltına alınması talimatı verildi. Bu kişilerin arasında Serdar Ortaç ve Mehmet Ali Erbil, Batuhan Karadeniz ve İbrahim Yılmaz da vardı.

Gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen Yılmaz tutuklandı. Serdar Ortaç ve Mehmet Ali Erbil ise ev hapsi kararıyla serbest bırakıldı.

Bugün ise önemli bir gelişme yaşandı. Mehmet Ali Erbil ve Serdar Ortaç dün yasadışı bahis soruşturması kapsamında ev hapsi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Mehmet Ali Erbil ve Serdar Ortaç’ın serbest bırakılmasına itiraz etti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ülke genelinde parçalı ve çok bulutlu hava hakim olacak. Yağışlar Trakya, Doğu Anadolu, İstanbul, Sakarya, Bolu, Eskişehir, Afyon, Isparta, Batman, Siirt, Çanakkale’nin doğusu, Antalya’nın iç ve doğusu, Ankara’nın güney ve batısı, Sivas’ın güneyi, Kayseri’nin doğusu, Hatay’ın güneyi ve Kahramanmaraş’ın kuzeyinde görülecek. Yağmur ve sağanak, Doğu Anadolu’nun doğusunda ise karla karışık yağmur ve kar yağışı bekleniyor. Gece ve sabah saatlerinde iç bölgelerde pus ve sis olacak.
Sağanak yağış yarın ara verecek ancak sonra hafta boyu yeniden etkisini gösterecek. Marmara’da beş günlük tahmin haritasına göre salı günü havanın kapalı olması ve diğer günlerin de yağışlı geçmesi bekleniyor.

MGM, hava tahmin raporunu yayımladı. Bölge bölge havanın nasıl olacağı açıklandı.
MARMARA
Parçalı ve çok bulutlu, Trakya ile İstanbul, Sakarya, Çanakkale’nin doğusunun aralıklı yağmurlu ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin güney ve doğusunda gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis görülmesi bekleniyor.
EGE
Parçalı ve çok bulutlu, Afyon çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde iç ve kuzey kesimlerinde pus ve yer yer sis görülmesi bekleniyor.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

AKDENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Isparta çevreleri ile Antalya’nın iç ve doğu, Hatay’ın güney kesimlerinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.
İÇ ANADOLU
Parçalı ve çok bulutlu, Ankara’nın güney ve batısı, Sivas’ın güneyi ile Kayseri’nin doğusunun aralıklı yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis görülmesi bekleniyor.

BATI KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Bolu çevrelerinin aralıklı yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis görülmesi bekleniyor.
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde pus ve yer yer sis görülmesi bekleniyor.

DOĞU ANADOLU
Parçalı ve yer yer çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağmurlu, doğusunun yüksek kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde yer yer pus ve yer yer sis görülmesi bekleniyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kapadokya’dan dönen 5 arkadaşın içinde bulunduğu lüks cip, aşırı hız nedeniyle sürücüsünün kontrolü kaybetmesi sonucu yol kenarındaki beton direğe çarptı.

Yeni Asır’ın haberine göre; 1 Kasım’da TEM Otoyolu Havsa ilçesi gişeleri yakınlarında meydana geldi. Kapadokya’ya bir organizasyondan dönen 5 arkadaşın içinde bulunduğu, Doğukan İçem’in kullandığı cip, sürücüsünün kontrolü yitirmesi üzerine yoldan çıkıp yön levhasının beton direğine çarptı.

Feci kazada sürücü Doğukan İçem ile Ferit Azad Çölçınar olay yerinde hayatını kaybetti.

Kazada yaralanan Birand Akatak (31), T.C.U. (22) ve M.K. (20) hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Kazada, şarkıcı Aleyna Tilki’nin ‘Ayrı Gitme’ şarkısına yaptığı remiksle tanınan DJ Birand Akatak da can verdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TIR’da narkotik köpeği Barbara’nın lastiklerden birine tepki vermesi üzerine lastiği jantından ayıran polis, paketlenmiş halde 53 kilogram esrar ele geçirdi. Mahsun B., gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen Mahsun B., tutuklandı.


Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Feci kazaAydın’ın Kuşadası ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 84 yaşındaki İ.İ. idaresindeki otomobil geri manevra yaptığı sırada sürücüsü henüz bilinmeyen bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybetti.

Otomobil, süratle müşterilere de çarparak kafeye daldı. Büyük paniğin yaşandığı olayda otomobil sürücüsü İ.İ. ve kafede bulunan 85 yaşındaki Fikriye Becerikli, 23 yaşındaki Y.Y. ile 58 yaşındaki C.S. olmak üzere 4 kişi yaralandı.
Aydın’da feci kaza! 84 yaşındaki sürücü, arabasıyla kafeye böyle daldı | Video

Kısa sürede olay yerine gelen ekipler yaralılara ilk müdahalelerini yaparak ambulansla hastaneye kaldırdı.

Hastanede tedavi altına alınan yaralılardan otomobilin altında kalarak ağır yaralanan Fikriye Becerikli doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika: Kahreden olay dün akşam saatlerinde Selçuk ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’ndeki bir evde yaşandı. Hurdacılık yaparak geçimini sağlayan Melisa Akcan, iddiaya göre yaşları 1 ila 5 arasında değişen 5 çocuğunu evde bırakarak hurda toplamaya çıktı.

SOBA DEVRİLDİ
Çocuklar evde bulunduğu sırada ısınmak amacıyla kullanılan elektrikli soba bir anda devrildi ve yangın çıktı. Yangının kısa sürede büyümesiyle ev dumanla doldu ve 5 kardeş içerde kapının kilitli olması nedeniyle mahsur kaldı.

Yangını fark eden mahalle sakinleri, itfaiye ve sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen ekipler yangına müdahale ederek söndürürken, içeride mahsur kalan; Aras Bulut (1), Masal Işık (2), Aslan Miraç (3), Funda Peri Akcan (4) ve Fadime Nefes (5) adlı kardeşlerin cansız bedenine ulaşıldı.

Dumandan zehirlenerek ölen ve yangın sırasında evde yalnız olan çocukların acı ölümü İzmir’i ve ilçeyi yasa boğdu. Babanın cezaevinde olduğu öğrenilirken, annenin hurda ve kağıt toplayarak geçimini sağladığı öğrenildi.
Beş kardeşin öldüğü faciada acı detay: “Üst üste ölmüşler. Anne kapıyı kilitleyip gitmiş” | Video

“BAZEN ANNE GİTTİĞİ ZAMAN GELMİYORDU”
Komşulardan Esma Şahin, dehşet anlarını anlattı. Yangın sırasında koşup yardım ettiklerini ifade eden Şahin, “Çok acı bir olay. Çocukların üstlerini kapıyı kilitlemiş annesi gitmiş. Hepsi üst üste ölmüşler” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Madencilik başta olmak üzere kömür ve mermer, tarımsal sektörde incir ve üzüm yetiştiriciliği, gıda sektöründe zeytinyağı üreticiliği, ticaret sektöründe akaryakıt bayiliği gibi birçok alanda faaliyet gösteren ve söz sahibi olan Atay Holding’de milyarlık miras şoku yaşanıyor.

Yeni Asır’ın haberine göre; Piyasa değeri 1 milyar 500 milyon dolar olduğu belirtilen holdingde, Mehmet Doğan Atay’ın hisseleri mal kaçırma amacıyla usulsüz olarak üzerine geçirdiğini ileri süren diğer iki kardeşi miras davası açtı.

İki yıl önce 83 yaşında yaşama vefat eden Atay Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Atay’ın ölümünün ardından aile fertleri mahkemelik oldu.

Baba Erdoğan Atay’ın ölümünün ardından, aile bütün mirasın Mehmet Doğan Atay’a geçirilmiş olduğunun şokunu yaşıyor. Piyasa değeri 1 milyar 500 milyon doların üzerinde olduğu ileri sürülen holdingde, kardeşlerden Mehmet Doğan Atay’ın hisseleri mal kaçırmak için usulsüz olarak üzerine geçirdiğini iddia eden kardeşleri Süleyman Atay ve Ahmet Ahmet Atay’ın açtığı miras davası sürüyor.

Davacı kardeşlerden Ahmet Atay’ın hayatını kaybetmesi nedeniyle, açılan davayı eşi Saba Atay ve evlatları sürdürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kan donduran olay, saat 08.00 sıralarında Gaziantep’te meydana geldi.

İddiaya göre, bir süredir geçimsizlik yaşayıp boşanma aşamasında olan Kahraman ile eşi Elif Bal, sokakta yürüdükleri sırada tartışmaya başladı.

Tartışmanın büyümesi ile Kahraman Bal, üzerinde taşıdığı tabancayla Elif Bal’ı başından vurarak canice katletti.

Elif Bal kanlar içerisinde yere yığılırken, Kahraman Bal bu kez aynı tabancayla kendi canına kıydı.

Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Bal çiftinin yaşamını yitirdiği belirlendi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü polisleri tarafından Küçükçekmece ilçesinde düzenlenen özel harekat destekli operasyonda; söz konusu olaylara karıştıkları saptanan altı kişi yakalanarak gözaltına alındı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi. Baskın düzenlenen adreslerde yapılan detaylı aramalarda bulunan dijital materyallere incelenmek üzere el konuldu.
Öte yandan İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından bölücü terör örgütü PKK’ya yönelik Başakşehir İlçesi’nde düzenlenen operasyonda “Terör Örgütü Üyeliği” suçundan aranan beş kişi yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan detaylı aramalarda 12 cep telefonu, 10 sim kart ve üç örgütsel döküman ele geçirildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Söğütlüçeşme’den başlayan Metrobüs seferlerinde yaklaşık 30 dakika aksama meydana geldi.
Avrupa Yakası’na doğru seferlerin ilk durağı olan Söğütlüçeşme ve kent ulaşımında ana noktalardan Altunizade ile çevresinde yoğunluk oluştu.

Altunizade’deki köprüde metrelerce yolcu kuyruğu gözlenirken M-5 Üsküdar-Samandıra Metro durağındaki yoğunluk dikkati çekti.
Duraklarda bekleyen yolcular, işlerine geç kaldıklarını belirtip görevlilere tepki gösterdi.


İBB Cep Trafik haritası verilerine göre, trafik yoğunluğu Avrupa Yakası’nda yüzde 51, Anadolu Yakası’nda ise yüzde 67’ye ulaştı.
Kent genelindeki trafik yoğunluğu ise yüzde 58’e kadar çıktı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“PATPAT SÜRÜCÜSÜ PANİK YAPARAK ÜZERİMDEN GEÇTİ”
Olayı anlatan motosiklet sürücüsü Muhammet İzgü, “Eşim ve çocuğumu almaya giderken, önüme bir patpat kırdı. Aniden fren yaptım ama frenleme mesafesi az olduğu için motosikletim ile beraber patpatın altına girdim. Patpat sürücüsü de panik yaptı ve üzerimden geçti. O anlat bende travma oluşturdu” dedi. Öte yandan, kaza anı güvenlik kameraları tarafından kaydedildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bir binanı balkonunun çöktüğü olay, dün saat 16.15 sıralarında Piyalepaşa Mahallesi’nde meydana geldi.

İddiaya göre, sokakta 4 katlı bir binanın 2’nci katında bulunan balkonun duvarı büyük bir gürültüyle çöktü.

Olayda yaralanan olmazken, park halindeki bir otomobilde büyük hasar meydana geldi.

Balkonun çökme anı güvenlik kamerasına yansırken, o sırada eczaneye giren bir kadın ölümden saniyelerle kurtuldu.

KADIN SANİYELERLE KURTULDU
İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve zabıta ekibi sevk edildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KURTARILAMADI
İhbarın andından halı sahaya sağlık ekipleri sevk edildi. Tam donanımlı ambulans ile olay yerine gelen doktor Mehmet İhsan A.’ya müdahale etti. Ardından sedyeye konarak ambulanssa alındı. Kalp masaj yapılarak en yakın hastaneye götürüldü. Ancak yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Acı haberi alan ailesi, yakınları ve arkadaşları gözyaşlarına boğuldu. Mehmet İhsan A. Antalya’da toprağa verildi. Olay anı ise halı sahadaki güvenlik kamerasına yansıdı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Savcılığın gözaltı kararının ardından harekete geçen polis ekipleri, Başakşehir’de düzenledikleri operasyonda 5 şüpheliyi yakaladı.
Operasyonda 12 cep telefonu, 10 SIM kartı ve 3 örgütsel doküman ele geçirildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İtafiye ekiplerinin yangın ihbarı üzerine gittikleri fakat uyuşturucu imalathanesi çıkan olay, Denizköşkler Mahallesi Rüzgarlı Sokak’ta bulunan 4 katlı binada meydana geldi.

Binanın üst katında oturanlar, alt kattan duman geldiğini fark edip ihbarda bulundu. Kısa sürede olay yerine itfaiye ekipleri kapısı açık evde yoğun duman ve koku olduğunu fark etti.

Yangının mutfakta çıktığını fark eden itfaiye ekipleri diğer odaları kontrol ettiği sırada, salonda yerdeki örtü üzerinde uyuşturucu madde, hassas terazi, küçük poşetler, sıvı kimyasal maddeler olduğunu gördü.

İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri evde yaptığı incelemenin ardından bu kez komşuların bilgisine başvurdu.Bina sakinlerinin evde oturan 2 kişinin ellerinde kutu ve poşetlerle dışarı çıktığını söylemesi üzerine, bu kez apartmanda çalışma başlatıldı.

Polis ekipleri bodrum kat merdivenlerinin altına gizlenmiş kilolarca uyuşturucu madde ve sıvı kimyasal madde ele geçirdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çanakkale Boğazı’nda, Ezine ilçesi Dalyan köyü yakınındaki 2 bin 400 yıllık liman kenti Alexandria Troas Antik Kenti’nde, bu yıl ki kazı çalışmaları, 25-30 kişilik bir ekibin katılımıyla devam ediyor.
Kazı çalışmaları kapsamında heyecan verici yeni gelişmeler yaşanıyor.
Bu yılki kazılarda, kentin 2 bin 200 yıllık çarşı yapısında yeni mekan gün yüzüne çıkarıldı.
“MEKAN, BİZE ÇARŞI YAPISININ İKİNCİ KATIYLA İLGİLİ BİLGİ VERECEK NİTELİKTE”
Temmuz ayı itibarıyla kazı çalışmalarının saha aşamasının devam ettiğini söyleyen Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe, çalışmalara ilişkin şöyle konuştu:
Kazı çalışmalarının 4’üncü ayını doldurmak üzereyiz. Birkaç farklı noktada araştırmalarımızı yürüttük. Polygonal yapı ve podyumlu salon çevresindeki çalışmalar büyük ölçüde tamamlandıktan sonra Helenistik çarşı yapısında çalışmaya başladık.
Helenistik çarşı yapısında olasılıkla dükkan olarak kullanılmış olan yeni bir mekanı açmaya başladık. Ana kayanın güneye doğru yükselmesi nedeniyle 1 katlı, kuzeye doğru alçalması nedeniyle 2 katlı olduğunu düşünüyorduk. Bu alanda açığa çıkardığımız, üzerinde sıvaları, harcı korunmuş olan mekan bize çarşı yapısının ikinci katıyla ilgili bilgi verecek nitelikte.
Dışarıdan bakıldığında dönemsel olarak geç bir dönem oluşumu gibi gözüküyor. Daha aşağıya indiğimizde özgün evresini yakaladığımızda çarşının belki uzunca bir süre, tadilatlarla, onarımlarla kullanımda olduğunu bize söyleyecek özellikleri barındıracak.
Bu konuda çalışıyoruz.

“10-15 GÜNLÜK SÜRE İÇERİSİNDE ZEMİNE KADAR İNMİŞ OLACAĞIZ”
10 gündür bu alanda çalıştıklarını belirten Prof. Dr. Öztepe, devamında şu ifadelerde bulundu:
Oldukça hızlı ilerliyoruz. Bir mekanı duvarlarıyla, hatıl yuvalarıyla açığa çıkardık. Bu hatıl yuvaları 2’nci kata işaret ediyor olmalı. Önümüzdeki 10-15 günlük süre içerisinde zemine kadar inmiş olacağız.
Yapının inşaat tarihini buluntulara bağlı olarak milattan önce 2’nci yüzyılın ortası olarak düşünmüştük. Bu da yapıyı tarih olarak yaklaşık 2 bin 200 yıl öncesine kadar geriye götürür. Ama biraz daha derine indiğimizde, yeni mimari detayları yakaladığımızda yapının ne kadar sürede kullanıldığı konusu hakkında bilgi sahibi olacağız.

YAPI 13 YA DA 14’ÜNCÜ YÜZYILDA TERK EDİLMİŞ
Kentin büyük olasılıkla 13 ya da 14’üncü yüzyılda terk edilmiş olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Öztepe, “Ondan belki birkaç yüzyıl öncesinde yapının kullanımının tamamlanmış olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü doldurulmuş. Doldurulduğu için şu anda, o son dönemde yaşayanların üzerinde yaşam sergiledikleri alanın altını kazıyoruz. Belki milattan sonra 9 ya da 10’uncu yüzyıla kadar yapı kullanılmış olmalı. Bu da bin yılı aşkın bir süre, fonksiyon değişiklikleriyle de olsa yapının kullanımda olduğunu göstermesi bakımından önemli.” sözlerini sarf etti.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Küratör Robinson McClellan, 2024 yılının ilkbaharında Chopin’in kendi el yazısıyla adını yazdığı bir kağıdı fark etti. McClellan, müzik notalarını ilk gördüğünde tanıyamadığını belirtti. Kağıdın fotoğrafını çekip evde çaldıktan sonra bile eserin Chopin’e ait olup olmadığından emin olamayan küratör, notaları hem Polonyalı besteci üzerine uzman bir akademisyene iletti hem de kağıdın ve mürekkebin test edilmesini sağladı. Yapılan incelemeler sonucunda eserin Chopin’e ait olduğuna dair kesin bir kanıya varıldı.
“SONUÇTAN EMİNİZ”
McClellan, el yazmasının kaleme alınış biçiminin de Chopin’in tarzına uygun olduğunu belirterek, “Bu sonuçtan artık tamamen eminiz” dedi. Ancak New York Times, klasik müzik tarihinde sahte keşiflerin sıkça yaşandığını hatırlatarak bu buluşa şüpheyle yaklaşanların da olduğunu belirtti.

ZOR BULUNAN KAYIP ESERLER
1849’da, 39 yaşında hayatını kaybeden Chopin’in bugüne kadar 250 civarında eseri biliniyor ve yeni bir eserin keşfi oldukça nadir bir olay olarak görülüyor. Müze, Chopin’in bu eseri muhtemelen 20’li yaşlarının başında yazdığını tahmin ediyor.
Dünyaca ünlü Çinli piyanist Lang Lang, Chopin’in yeni keşfedilen eserini değerlendirerek, eserin “Çarpıcı karanlığı pozitif bir şeye dönüştürdüğünü” ifade etti. Chopin’in bu kayıp eseri, klasik müzik dünyasında büyük ilgi uyandırmış durumda.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’den Romanya’ya giden bir grup iş adamı ve gazeteciyi Romanya-Türkiye Sanayi ve Ticaret Odası’nda ağırlayan Başkan Tamer Atalay, verdiği brifingde, Türkiye ve Romanya ilişkileri üzerinde durdu.
“Odamız 40 yılı aşkın bir süredir Romanya’ya yatırım yapan Türk iş insanlarına destek oluyor. Romanya’da güven veren ve üretime katkıda bulunan Türk şirketleri için her türlü kolaylığı gösteriyor.”diyen Atalay, Romanya’nın hem yönetim olarak hem de vatandaşları nezdinde, Türklerle örnek bir dostluk anlayışı içinde olduğunu vurguladı.
“AMACIMIZ TÜRK-ROMEN İŞ BİRLİĞİNİ VE DAYANIŞMASINI ARTIRMAKTIR”
Tamer Atalay şunları söyledi:
Amacımız Türk-Romen iş birliğini ve dayanışmasını artırmaktır. AB üyesi olan Romanya ve Türkiye arasında mevcut dostluk ve kardeşliği ekonomik yatırımlarla karşılıkla artırıp ilişkileri daha da fazla anlamlandırmak istiyoruz. Şu anda Romanya’da yaklaşık 17 bin Türk şirketi faaliyet gösteriyor. İş adamlarımızı sık sık Romanya’ya davet edip buradaki iş imkanlarını, yatırım olanaklarını kendilerine anlatıyoruz. Romanya ile aramızdaki kültürel bağlar ve devletlerimiz arasındaki sıcak ilişkiler Türk iş adamlarına olan güveni artırıyor.
ATTİLA’NIN MEZARI ROMANYA’DA MI?
Tamer Atalay, kendi girişimleri sonucu, Romanya’nın Başkenti Bükreş’e Mustafa Kemal Atatürk ve Haydar Aliev’in büstlerinin konulduğunu söyledi.
Atalay, Büyük Hun İmparatoru Attila’nın mezarının, araştırmalar sonucunda Moldova’nın Nou Kasabası’nın karşısındaki Yasak Ada’da olabileceği ihtimaline dikkat çekti.
Bu konuda oda olarak bir belgesel hazırlattıklarını ve bu belgeselin araştırmacılara kaynak teşkil edeceğini belirten Atalay, ayrıca Şair Nazım Hikmet’in Romanya’daki anılarını derlediklerini de bildirdi.
6 ŞUBAT DEPREMİNDE ONLARCA TIR YARDIM GÖNDERİLDİ
Romanya-Türkiye Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Atalay, amaçlarının Türk-Romen iş birliğini artırmak olduğunun altını çizerek, 6 Şubat depreminde oda olarak, deprem bölgesine onlarca tır yardım gönderdiklerini, bu konuda Romen halkının da büyük destek sağladığını vurguladı.
Atalay, zor günlerinde Türkiye’nin yanında olan Romanya halkına ve hükümetine de teşekkür etti.
ADIYAMAN’A DAVET ETTİ
Tamer Atalay’ın konuğu olarak Bükreş’te bulunan GAP Gazeteciler Birliği Genel Başkanı Zeynel Abidin Kıymaz ve birlik üyeleri de Atalay’dan bilgi aldı.
Merkezi Adıyaman’da bulunan GAP Gazeteciler Birliği Başkanı Kıymaz, uzun yıllardan beri Başkan Atalay ile tanıştıklarını, Romanya-Türkiye Sanayi ve Ticaret Odası’nın başarılı çalışmalarını yakından takip ettiklerini söyledi.
Kıymaz, Adıyaman Valisi Dr.Osman Varol ve belediye başkanı Abdurrahman Tutdere’nin selamlarını ileterek “Sizleri ve odanız yönetimini de Adıyaman’a davet ediyorum.” dedi.
Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şehir Tiyatrolarında 6-9 Kasım’da Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde “Bir Halk Düşmanı”, Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde “Oscar”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde “Yatak Odası”, Müze Gazhane Meydan Sahne’de “Sivrisinekler”, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Savaş ve Barış”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ise “Yaftalı Tabut” eserleri tiyatroseverlerle buluşacak.
“Uçurtmanın Kuyruğu” oyunu FSM Kültür Sanat Merkezi Rasim Öztekin Sahnesi’nde, “Gidiş Dönüş Moskova (Retro)” oyunu ise Cennet Kültür ve Sanat Merkezi’nde 9 Kasım’da izlenebilecek.
“Bekçi ile Postacı”, “Fındıkkıran”, “Herkes Sihirbaz Olacak”, “Bir Gece Masalı” ve “Çöpsüz Dünya” adlı çocuk oyunları ise 10 Kasım’da sahnelenecek.

DEVLET TİYATROLARI’NDAN BEŞ OYUN
İstanbul Devlet Tiyatrosu; “Kapıların Dışında”, “Bir Nefes Dede Korkut” ve “Her Şey Yolundaymış Gibi” eserlerinin yanı sıra “Masal Yolu” ve “Çöp Canavarı” adlı çocuk oyunlarını sanatseverlerin beğenisine sunacak.
Yeni oyunlardan “Kapıların Dışında”, 5-9 Kasım’da Mecidiyeköy Büyük Sahne’de, “Bir Nefes Dede Korkut” 5-8 Kasım’da Mecidiyeköy Stüdyo Sahne’de, “Ölüler Diyarı”, “Bir Mutluluk Anı” ve “Karmakarışık” adlı üç kısa oyundan oluşan “Her Şey Yolundaymış Gibi” 8-10 Kasım’da Garibaldi Sahnesi’nde izlenebilecek.
Çocuk oyunu “Masal Yolu” 10 Kasım’da Mecidiyeköy Büyük Sahne’de, “Çöp Canavarı” da 9 Kasım’da Mecidiyeköy Stüdyo Sahne’de izlenebilecek.
KONSERLER
Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, klasik müziğin güncel yorumcularını konuk ettiği Pera Klasikleri konserlerinde flüt, klarnet ve fagotun uyumunu müziğin farklı renkleriyle harmanlayan Anemos Trio’yu 9 Kasım’da müzikseverlerle buluşturuyor. Anemos Trio, flütte Aysu Zehra Şanyer, klarnette Ebru Mine Sonakın ve fagotta Onur Üzülmez’den oluşuyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’nda bu akşam 20.00’de, Murcia İspanyol Balesi ve Carmen & Matilde Rubio topluluğu “Pasion Flamenca” gösterisiyle izleyicilerle buluşacak.
Leyla Diana Gücük ve Nazlı Toprak moderatörlüğünde 7 Kasım’da 18.30’da CRR’de gerçekleştirilecek “Geçmişten Geleceğe Türkiye’de Caz Vokalinin Yolculuğu” söyleşisinde, Türkiye’de caz vokalinin gelişimi ele alınacak. Aynı gün 20.00’de CRR Caz Orkestrası, caz sahnesinin genç yetenekleri Barış Alp Dönmez ve Cansu Nihal Akarsu’ya eşlik edecek.
Halk müziğini caz ve klasik müzik unsurlarıyla harmanlayarak özgün bir şekilde yorumlayan 5 Quartet ile güçlü sesiyle tanınan Özge Arslan, 8 Kasım’da CRR’de olacak.
CRR Türk Müziği Topluluğu, 9 Kasım’da “Ata’nın Sevdiği Şarkılar” konserinde müzikseverlerle buluşacak. Hakan Talu yönetiminde gerçekleştirilecek konserde, genç sanatçılar Işıl Meriç Ayata ve Ayşe Ebru Şahinbaş misafir solist olarak yer alacak.

SERGİLER
Beyoğlu’ndaki Tokatlıyan Han’da bu yıl ikincisi düzenlenecek “Açık Kapılar Sergisi”, yarın ziyarete açılacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Beyoğlu Belediyesi ve Beyoğlu Üç Horan Ermeni Kilisesi Vakfının katkılarıyla hazırlanan sergide, 40’ı aşkın sanatçının farklı sanat disiplinlerinden eserleri görülebilecek. Sergi 30 Kasım’da sona erecek.
Türkiye ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılına özel düzenlenen “Ay-Yıldız ve Güneş-Yüz Yıllık Dostluğun Hatırası” sergisi, iki ülkenin köklü dostluğunu ve iş birliğini vurgulamak amacıyla Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) açıldı. Japonya Araştırmaları Derneği, Boğaziçi Üniversitesi Asya Çalışmaları Merkezi ve Japon Sanat Merkezi iş birliği ile hayata geçirilen sergi, 24 Kasım’a kadar görülebilecek.
İtalyan ressam Fausto Zonaro’nun eşi fotoğraf sanatçısı Elisa Zonaro’nun eserlerine odaklanan “Elisa Zonaro’nun İstanbul”u sergisi, Kazlıçeşme Sanat’ta 31 Ocak 2025’e kadar ziyarete açık olacak.
Türkler arasında İslamiyet’in ve tasavvufun yaygınlaşmasına öncülük eden Hoca Ahmet Yesevi’nin tasavvuftaki inceliklerini, tarikat adabını, usulünü, erkanını anlattığı “Fakrname” adlı eserinin minyatür sanatıyla buluştuğu “Minyatürlerle Fakrname” sergisi, yarına kadar Taksim Camii Kültür Sanat Merkezi’nde görülebilecek.

DİĞER ETKİNLİKLER
Mehmet Birkiye’nin küratörlüğünde gerçekleştirilen 28. İstanbul Tiyatro Festivali izleyicilerine klasik eserlerden yenilikçi tiyatro yorumlarına, uluslararası gösterilerden yerli prömiyerlere uzanan zengin bir program sunuyor. 19 Kasım’a kadar sürecek festivalin programı “tiyatro.iksv.org/tr/program”, ücretsiz yan etkinlik takvimi ise “tiyatro.iksv.org/tr/yan-etkinlikler” adresinde görülebilir.
TÜYAP Fuarcılık Grubu tarafından, Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle düzenlenen 41. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 10 Kasım’a kadar kitapseverleri konuk edecek. Öğrenci, öğretmen, çocuk, emekli ve engelliler için ücretsiz giriş imkanı sunan fuar, hafta içi 10.00-19.00, hafta sonu 10.00-20.00 saatlerinde ziyaret edilebiliyor. Fuarla ilgili etkinlik listesi, imza günleri ve detaylı bilgiye “www.istanbulkitapfuari.com” adresinden erişilebiliyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle Genç Öncüler Gençlik Spor ve Eğitim Derneği tarafından düzenlenen “9. Kısa’dan Hisse Kısa Film Festivali”, genç sinemacılarla usta isimleri bir araya getiriyor. Festival etkinliklerine ve film gösterimlerine “www.kisadanhisse.org” adresinden ulaşılabilir.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bursa’nın Nilüfer ilçesinde, turistik Gölyazı Mahallesi’ndeki Kız Adası’nın Helenistik dönemdeki kutsal alan profili, arkeolojik kazıyla gün ışığına çıkarılıyor.
Avrupa’nın en güzel kasabaları arasında gösterilen ve antik adı “Apollonia ad Rhyndacum” olan Gölyazı’nın kıyısından yaklaşık 500 metre uzaklıktaki adada, 2022 yılında başlatılan kazı, Kültür ve Turizm Bakanlığının izni, Nilüfer Belediyesinin desteğiyle Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) başkanlığında yürütülüyor.
Her yaz sular altında kalan, sonbaharda suların çekilmesiyle ortaya çıkan adaya kayıklarla ulaşan arkeologlar, ot temizliği yapılmasının ardından arkeolojik çalışmalara başlıyor.

ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR
Etrafı Helenistik dönemde yapılmış temenos adlı kutsal duvarla çevrili, tapınak, sunak, stoa (sokak ya da agoranın yanında yer alan, üstü kapalı, sütunlu galeri) ve eksedraların (avlu, salon ya da meydana açılan yarım daire ya da dikdörtgen çıkıntılı niş benzeri mekan) bulunduğu yapı kompleksinin olduğu tahmin edilen adada, öncelikle tapınağın tam mimari planının belirlenebilmesi için çalışmalar devam ediyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Edebiyat ve yayın dünyasına çocuklar ve ebeveynler de düşünülüyor.
Seslendirme Sanatçısı-Yazar Şeyma Ayık ile Eğitimci-Yazar Hurihan Yıldırım Kurtaran’ın bir araya gelerek oluşturdukları platformda, aynı zamanda anne olan yazarlar, kendi çocukları için de uyku öncesi masallar anlatıyor.
YAZARLAR AYNI ZAMANDA BİRER ANNE
Aynı zamanda anne olan yazarlar, kendi çocukları için de uyku öncesi masalların büyüsünden faydalandılar.
Şimdi bu masalları, “Masalcı Anneler” aracılığıyla tüm yetişkinlerin kullanabilmesi için paylaşıyorlar.
OKUL ÖNCESİ ÇOCUKLARA ÖZEL
“Uykulu Masalların” amacı, okul öncesi dönemi çocuklarının uykuya huzurla geçişini kolaylaştırmak.
Yayınlanan masallar özgün oluşturuluyor ve seslendirilerek sunuluyor.

“AMAÇ ÇOCUKLARA OKUMA ALIŞKANLIĞI OLUŞTURMAK”
Kurtaran, konuyla ilgili şunları söyledi:
Çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmak herkesin her dönemde gündeminde olan bir konu. Dinleme dil becerisi ise okuma alışkanlığını destekleyen ve anne karnından başlaması gereken bir yolculuk. Masallar, bu yolculukta başta gelen edebi ürünlerden. Bebeklik döneminden itibaren çocukların hayal dünyasını zenginleştiren masallar, uykuya hazırlıkta da en büyük yardımcımız.

“MASAL DİNLEMEK KADAR MASAL SEÇİMİ DE ÖNEMLİ”
Ayık da yaptıkları çalışmalarla ilgili şu ifadeleri kullandı:
Ne demiş büyük şair Cemal Süreya? ‘Masal dinlememiş çocuklar, büyüyünce kedi resmini bile cetvelle çizerler. Masal dinlemek de dinletmek de çok güzel.’ Fakat hangi masalları? Bu seçimleri yaparken biz yetişkinlere önemli bir görev düşüyor.
Dora İşsever
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fenerbahçe ile sezon sonunda bitecek olan sözleşmesini henüz yenilemeyen İrfan Can Kahveci hakkında flaş gelişmeler yaşanıyor.

Hem Türkiye’den hem Avrupa’dan kulüpler, kontrat durumunu yakından takip ederken, bazı takımların İrfan Can Kahveci ile temasa geçtiği iddia edildi.

Beşiktaş’ın da aralarında bulunduğu kulüpler, İrfan Can Kahveci’yi transfer etmek için adeta yarışa geçti.

İspanyol basını, milli oyuncunun transfer olacağı takımı detaylarıyla birlikte duyurdu. İşte detaylar…

SEVILLA HAREKETE GEÇTİ
LaLiga ekiplerinden Sevilla’nın, milli futbolcu İrfan Can Kahveci’yi kadrosuna dahil etmek için harekete geçtiği öne sürüldü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kazakistan’ın başkenti Astana’da bulunan Türk Akademisi, Türk dünyasına yeni eserler kazandırmaya devam ediyor. Bu kapsamda, Lev Gumilyov Avrasya Milli Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Dil ve Edebiyat Mirası; Birliğin Temeli” adlı bilimsel seminerde, Türk Akademisi tarafından yayımlanan yeni eserler tanıtıldı.
HER BİRİ 5 BİN TERİM İÇERİYOR
Etkinlikte Türk Akademisi Başkan Yardımcısı Ashat Kesikbayev, Lev Gumilyov Avrasya Milli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Ardak Beysenbay, Azerbaycan’ın Astana Büyükelçisi Agalar Atamoglanov, Kırgızistan’ın Astana Büyükelçisi Dastan Düyşekeyev, Türkmenistan’ın Astana Büyükelçisi Batır Recepov ve Türkiye’nin Astana Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Ömer İnan yer aldı. Burada, Türk Akademisi’nin “Türk Dillerinin Terminolojik Sözlükleri” projesi çerçevesinde yayınlanan, her biri 5 bin terim içeren dil bilimi, ekonomi ve askeri alanlardaki terminoloji sözlüklerinin kurdelesi kesildi.
İLGİLİ HABEROrtak Türk Alfabesi kabul edildi
TANITILAN ESERLER
Tanıtılan eserler arasında, Kazak Türkçesinde basılan Kırım Tatar yazarı ve Türkolog Bekir Çobanzade’nin Türkoloji alanındaki önemli araştırmaları ile Ahmet Boran’ın Türkmenlerin milli şairi Mahtumkulu üzerine kaleme aldığı monografi ve Azer Turan’ın “Ali Bey Hüseyinzade” adlı eseri, ayrıca Azerbaycanlı şairler Muhammed Hüseyin Şahriyar ve Bulud Karaçorlu’nun şiirleri de bulunuyor.
TÜRK HALKLARININ BİLİMSEL ENTEGRASYONU GÜÇLENDİRİLECEK
Kesikbayev, yaptığı açıklamada, Türk Akademisi olarak 37 alanda Türk dillerinde terminoloji sözlükleri hazırlamayı planladıklarını belirtti. İlk etapta dil bilimi, ekonomi ve askeri alanda sözlükler hazırlayarak yayımladıklarını ifade eden Kesikbayev, bu çalışmaların Türk halklarının bilimsel entegrasyonunu güçlendirmeyi amaçladığını vurguladı.


Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dünya rock müziğinin önemli gruplarından olan Oasis, 2025 yılında bir dizi turneye çıkacak. Bunun için hazırlıklarını yapan efsanevi grup, 50 bin bileti iptal etti. İngiltere ve İrlanda’da yapılacak konserler için satılan biletlerde usulsüzlük tespit eden müzik grubunun haksızlıkların önüne geçmek için yasa dışı yollarla satılan 50 bin bileti iptal etmesi, herkesi şaşırttı.
Grup, biletlerin Ticketmaster ve Twickets gibi resmi kanalların dışındaki platformlarda yüksek fiyatlara yeniden satılmasını engellemek amacıyla bu kararı aldı.
GRUP HAKKINDA
Oasis, gerek yakalayıcı melodiler barındıran hit şarkıları, gerekse de sex, drugs ve rock’n’roll yaşam tarzlarıyla her dönem gündemde kalmayı başarmıştır. Grubun, diğer gruplara sataşmaları da özellikle İngiliz basını için hep iyi malzemeler niteliğindedir.

DAĞILDILAR, TEKRAR BİRLEŞTİLER
Grup, kardeşler arasında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle 2009’da dağıldı. Daha sonra tekrar bir araya gelen grup üyeleri, konserler vermeye ve turnelere çıkmaya karar verdi.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Oyuncularını uyararak bu mücadelenin ayağa kalkmak için önemli bir fırsat olduğunu belirten teknik direktör Şenol Güneş’in, “F.Bahçe maçında neler yapabileceğinizi gösterdiniz, şimdi daha iyisini yapabiliriz. Milli ara öncesi 3 puan önemli. İstediklerimizi yapıp yakaladığımız pozisyonları sonuçlandırmalıyız” dediği öğrenildi.
CANLI | Ç.RİZESPOR 0 – 0 TRABZONSPOR (İlk yarı oynanıyor)
ÇAYKUR RİZESPOR – TRABZONSPOR 11’LERİ
Çaykur Rizespor: Grbic, Taha, Mocsi, Alikulov, Mithat, Olawoyin, Hadziahmetovic, Akintola, Varesanovic, Ghezzal, Ali Sowe
Trabzonspor: Uğurcan – Malheiro, Mendy, Denswil, Eren – Okay, Lundstram – Visca, Ozan, Enis – Banza
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Söz yazarı, besteci ve yorumcu ABD’li şarkıcı John Maus, 3 Kasım’da Blind Sahnesi’nde lo-fi, synth pop ve deneysel pop karması parçalarıyla İstanbullu hayranlarının karşısına çıkacak.
Müzik kariyerinde 40 yılı tamamlayan ve bugünün en iyi gitaristleri arasında yer alan Al Di Meola, 7 Kasım akşamı Epifoni Events organizasyonuyla Volkswagen Arena’da sevenleriyle buluşacak.
Rock’dan swing’ine, klasik müzikten triphop’a kadar uzanan geniş bir yelpazeden ilham alan Fransız techno yıldızı ve yapımcı DJ NTO, 9 Kasım’da Flexanima sunumu ile Volkswagen Arena’da olacak.
İranlı ünlü sanatçı Anoushiravan Rohani ile Homayoun Shajarian, Epifoni organizasyonuyla 9 Kasım akşamı Ülker Sports Arena’da aynı sahneyi paylaşacak.
Soul-pop, indie electronica, R&B, caz gibi birden fazla müzik türünden ilham alan Charlotte Cardin, ikinci albümü 99 Nights Tour kapsamında, Charm Music Türkiye organizasyonuyla 21 Kasım akşamı Volkswagen Arena’da performans sergileyecek.

ÖDÜLLÜ SANATÇIDAN KONSER
Flütü rock müziğine kazandıran Grammy ödüllü Jethro Tull, dünya çapında 60 milyondan fazla albüm satışı ve 55 yıllık müzikal mirasıyla 23 Kasım’da Volkswagen Arena’da konser verecek.
Kod Müzik organizasyonu ve Pozitif deneyimiyle müzikseverlerle buluşacak olan grup, Ian Anderson’ın önderliğinde rock, folk ve progresif müziği harmanlayarak unutulmaz bir performans sunmaya hazırlanıyor.
Konserde Ian Anderson’a gitarda Jack Clark, davulda Scott Hammond, klavyede John O’Hara ve bas gitarda David Goodier eşlik edecek. Grup, klasikleşmiş hitlerinden son albümü RökFlöte’e uzanan geniş bir repertuvar sunacak.

2025’TEKİ KONSERLER
Bu yıl sonunun yanı sıra 2025’te de çok sayıda ünlü müzisyen ve grup, İstanbul’da sahne alacak. Norveçli sinematik folk ve pop grubu Kalandra, seneye ilk kez İstanbul’da konser verecek. Grup, 7 Şubat 2025 gecesi IF Beşiktaş’ta hayranlarıyla buluşacak.
Manowar’un eski gitaristi Ross Friedman, “Ross The Boss” adıyla 5 Nisan 2025’te IF Beşiktaş’ta sevilen parçalarını seslendirecek.
Rock müziğin ünlü sopranolarından Tarja Turunen, Nightwhish grubunda birlikte çalıştığı solist ve bas gitarist Marko Hietala ile birlikte 10 Nisan’da JJ Arena’da dinleyiclerin karşısına çıkacak. Accept’in eski solisti Udo Dirkschneider, solo grubu UDO ile 11 Nisan’da IF Beşiktaş’ta konser verecek. Glam rock türünün öncülerinden White Lion da IF Beşiktaş’ta 14 Mayıs’ta sahne alacak.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ağrı Dağı Efsanesi’ni tiyatro sahnesinde görmek isteyenlerin kaçırmak istemeyeceği bir uyarlamayla sahneye geldi.
İstanbul Şehir Tiyatroları’nın sahnelediği oyun, yönetmen Yiğit Sertdemir’in ellerinde bir peri masalına dönüşüyor.
Bu başarıda dekor tasarımını yapan Barış Dinçel’in ve ışık tasarımı sorumlusu Osman Aktan’ın katkısı yadsınamaz.
Oyunda geçen Küp Gölü’nün sahnedeki tasviri ise unutulmayacaklarının arasına şimdiden girdi.
Oyunculukların ötesinde kostüm ve koreografi de oyuna ivme katıyor.
OYUNUN KONUSU
Tiyatro oyunu, kapısının önüne gelen beyaz atı sahiplenen ve töre gereği sahibine geri vermeyen bir dağlı ile atın sahibi olan beyin arasındaki çatışmayı konu alıyor.
Oyunun içinde bir aşk hikayesi ve Ağrı Dağı’nın yaşam şartlarının zorluğu işleniyor.
Konuyu destanlaştıran, iki aşığın beklenmeyen ve içleri sızlatan sonu.
OYUNA ÖZEL ŞARKI
Oyuna özel olarak yazılan “Gül diyem bahar diyem” şarkı ve gazeli oyunun bütünlüğüne değer katıyor.
AT KOSTÜMLÜ OYUNCU
Oyunun dekoru içinde üzerindeki at kostümü ile bir oradan bir buraya hiç yorulmadan koşturan, ritmik hareketlerle at figürüne hayat veren Özge Midilli’nin canlandırması ise kritik öneme sahip.
Oyunun iki perdeden oluştuğunu ve toplam 165 dakika sürdüğünü de hatırlatalım.



Dora İşsever
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vinicius Junior, Bellingham’dan aldığı topla sol çaprazdan ceza sahasına girerek yaptığı vuruşta topu filelere gönderdi. Müsabakanın 42. dakikasında Lucas Vazquez kendi yarı alanından uzun topla Bellingham’ı topla buluşturdu. Bellingham’ın ceza sahası içinde yaptığı tek vuruşla topu kaleci Sergio Herrera’nın üzerinden aşırtarak farkı ikiye çıkardı. İngiliz futbolcu bu sezon ilk kez gol sevinci yaşadı.
3 KEZ ZORUNLU DEĞİŞİKLİK
Real Madrid, ilk yarıyı 2-0 önde kapatırken, sakatlık nedeniyle 3 kez zorunlu değişikliğe gitti. Rodrygo ve Eder Militao, ilk 45’te kenara gelirken, Lucas Vazquez de 46. dakikada yerini Luka Modric’e bıraktı.
VINICIUS ŞOV YAPTI
Müsabakanın 61. dakikasında kaleci Lunin’in uzun pasında topa hareketlenen Vinicius Junior, ceza sahası içinde kaleciyi de çalımlayarak meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu. Oyun üstünlüğünü eline Real Madrid, üst üste pozisyonlara girdi. 69. dakikada Brahim Diaz baskıyla topu kazanarak topu ceza sahası içinde boş durumda olan Vinicius’a aktardı. Brezilyalı futbolcu müsait durumda yaptığı vuruşta savunmaya da çarpan top ağlara giderken skoru da 4-0’a taşıdı.
ARDA 75’TE GİRDİ
Milli futbolcu Arda Güler, 75. dakikada Jude Bellinham’ın yerine oyuna dahil oldu. Karşılaşmanın yıldızı Vinicius Junior da aynı dakikada yerini Endrick’e bıraktı. Maçta başka gol olmazken ev sahibi sahadan 4-0’lık skorla ayrıldı. Vinicius bugün yaptığı hat-trick ile ligde 8. golüne imza attı.
2 MAÇ SONRA KAZANDI
Ligin 11. haftasında ‘El Clasico’da Barcelona’ya farklı mağlup olan Real Madrid, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde de evinde İtalyan ekibi Milan’a 3-1 kaybetti. Madrid’in Valencia ile oynayacağı lig müsabakası da yaşanan sel felaketi nedeniyle ertelenmişti.
Carlo Ancelotti’nin öğrencileri, Osasuna galibiyetiyle birlikte 2 maç sonra hanesine 3 puan yazdırdı. Ligde 8. galibiyetini elde eden eflatun-beyazlılar, puanını 27’ye çıkardı. Bu sezon iyi bir çıkış yakalayan Osasuna 21 puanda kaldı.
Real Madrid, milli maçlar nedeniyle verilecek aranın ardından Leganes’e konuk olacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uzun zamandır boşanacakları iddiasıyla gündeme gelen hatta şiddet haberleriyle bile konuşulan magazinin ünlü yüzleri Ebru Şallı ile Uğur Akkuş çiftinden kötü haber geldi.
İş insanı Akkuş, eşi eski manken Şallı’dan boşanma kararı aldığını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu.
Sosyal medya hesabından boşanma dilekçesini paylaşan Akkuş, şunları yazdı:
“BOŞANIYORUM”
“Boşanma davası açtım. Tek sebebi mutsuz olmamdır, ben bu ilişkiyi aşk sevgi evliliği zannetmiştim ama meğer her şey para ve maddiyatmış.”
Şallı, şiddet, aldatma ve dolandırıcılık içeren iddialar için hep sessiz kalmıştı.
Sıkıntılı günler geçirdiklerini kabul eden Ebru Şallı, evlilik süreciyle ilgili şu açıklamayı yapmıştı:
“Çıkan haberlere istinaden bunları yazmak istedim. Henüz açılmış, herhangi bir boşanma davası yoktur. Her evlilikte olduğu gibi zaman zaman biz de fikir ayrılıkları yaşıyoruz. Hepsi bu! Her şeyin hayırlısı olsun.”



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu artış özellikle PC ve konsol oyunlarında belirgin olurken, mobil oyunlar önceki aylara kıyasla düşüş yaşadı. Bu artışın ardındaki nedenler arasında popüler oyunların yeni sürümlerinin çıkışı, ara tatil sezonuna hazırlık ve büyük çaplı oyun etkinliklerinin etkisinin yer aldığı söylenebilir. Konsol ve PC oyunlarının yüksek satış performansı, güçlü içerik güncellemeleri ve geniş çaplı pazarlama kampanyaları gibi faktörler de satışı artıran etkenler arasında yer alıyor.
REKLAMYÜZDE 33 KADINLAR TARAFINDAN ALINDI
Ekim ayında toplam alışverişlerin %33’ü kadınlar tarafından yapıldı. Bu oran, kadın oyuncu kitlesinin önemli bir paya sahip olduğunu ve oyun pazarındaki etkilerinin giderek arttığını göstermekte. En çok alışveriş yapan yaş aralığı %50 oranla 21-30 yaş arasında olurken, 30 yaş üstü grup %46’lık bir orana sahipti. Genç kullanıcılar (18-21 yaş) ise %4 ile daha düşük bir paya sahip oldu.
MOBİL OYUNLAR DÜŞÜŞTE!PLATFORMAĞUSTOS 2024EYLÜL 2024EKİM 2024PC%36%37%40Konsol%24%24%25Mobil%40%39%35
En çok oyun içi satış yapılan 10 oyun

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’de bir müze çatısı altında ilk kez bir öğrenme alanı olarak sanatçılarla tasarlanan Stüdyo STEAM, hem gençler hem de yetişkinler için bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi alanları sanatla buluşturuyor. İstanbul Modern’in yeni müze binasının açılışıyla başlayan Stüdyo STEAM eğitim programlarında bugüne kadar 7.500’ü aşkın kişi sanat ve bilimi buluşturan uygulamalar sayesinde eleştirel ve yaratıcı düşünme yeteneklerini geliştirme imkânı buldu. Başta lise ve üniversiteler olmak üzere toplam 126 kamu kurumu ile yerel yönetimlerin ücretsiz eğitim çalışmaları gerçekleştirdiği Stüdyo STEAM’in ilk yıl değerlendirmesi, İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı ve P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu ev sahipliğinde İstanbul Modern’de gerçekleştirilen özel bir toplantıyla yapıldı.
REKLAM“DÜNYADAKİ YENİLİKÇİ ÖRNEKLER ARASINDA YER ALACAK”
İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı, projenin önemini vurgulayarak, “Gençlerin yaratıcılık, yenilikçilik alanlarındaki yeteneklerinin artırılması için özgün ve ülkemiz için ilham verici, disiplinler arası eğitim modellerini oluşturmayı önemsiyoruz. İnsanı ve geleceğimizi merkeze alan eğitim yaklaşımımız, Stüdyo STEAM ve elbette yeni müze binamızda daha bütünsel bir anlam yaratıyor. Müzede Stüdyo STEAM için oluşturduğumuz bu özel atölye alanının dünyadaki yenilikçi örnekler arasında yer alacağına inanıyorum” dedi. Eczacıbaşı, şöyle devam etti:

İstanbul Modern, her yıl 100’ün üzerinde eğitim programı hazırlıyor ve uyguluyor. 2004 yılından bu yana müze çatısı altında hazırlanan bu programlardan 1 milyonu aşkın çocuk ve gencimiz faydalandı. Onların yaratıcılıklarının geliştirilmesi konusunda yenilikçi, özgün ve ülkemiz için ilham verici, disiplinler arası eğitim modellerini oluşturmaya devam ediyoruz. Müze koleksiyonundaki sanatçıların yapıtlarından, yaratım süreçlerinden, doğadan ya da sanatın farklı üretim tekniklerinden ilham alarak tasarlanan öğrenme alanlarında sadece çocukları değil her yaştan izleyiciyi sanatla buluşturuyoruz. Teknolojiyi ve bilimi üretimlerinin ayrılmaz bir parçası olarak gören sanatçılarla bağ kurarak geliştirdiğimiz programlar aracılığıyla Stüdyo STEAM’de katılımcılara sanatı yaratıcı, yenilikçi ve disiplinler arası bir bakış açısıyla sunuyoruz.”
REKLAM
P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu ise, “Gerçekleştirdiğimiz çalışmalardan biri de yapay zekâ teknolojisiyle kişiselleştirilmiş ve üstün bir temizlik sağlayan Oral-B iO serimiz ile İstanbul Modern iş birliğinde hayat bulan Stüdyo STEAM projesi. Oral-B’nin DNA’sında yer alan inovatif ruh, iO serisinde yüksek teknoloji, akıllı özellikler ve estetiği bir araya getiriyor ve bu özellik, kullanıcıya günlük bakımın ötesinde bir deneyim sunuyor. iO’nun yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş geri bildirim özellikleri, mühendisliği ve tasarım detayları, İstanbul Modern’in bilim, sanat ve teknolojiyi bütünleştiren STEAM vizyonuna kusursuz bir şekilde uyuyor. Oral-B iO’nun ve İstanbul Modern’in bir araya gelişi, teknolojiyi ve sanatı herkes için ulaşılabilir kılma yolunda önemli bir adımı simgeliyor” ifadelerini kullandı.
YENİ PROGRAM YAPAY ZEKAYA ODAKLANACAK
İstanbul Modern Eğitim ve Sosyal Projeler Direktörü Neslihan Varol ise programların içeriği hakkında bilgi vererek, “Stüdyo STEAM, katılımcılarına disiplinler arası bir deneyim sunuyor. İlk yılımızda ‘Biyolojik Materyallerle Sanat’ ve ‘Nedensiz Makineler’ başlıklı iki eğitim programı gerçekleştirdik. Bu programlarla, katılımcılar yaratıcı düşünme becerilerini geliştirerek sanatı farklı bakış açılarıyla keşfetti. Yeni programımız ise yapay zekâ kavramına odaklanıyor. Stüdyo STEAM özellikle güncel teknolojilerle üretilmiş sanat çalışmalarını yorumlayabilmek için katılımcılarına sanat eğitimi fırsatları sunan ilham verici bir öğrenme alanı” dedi.
Devam eden Oral-B iO iş birliğinde Stüdyo STEAM danışmanı eğitimci ve çağdaş sanatçı Bager Akbay ile birlikte tasarlanan, yapay zekâ ve sanat ilişkisini ele alan yeni program Aralık 2024’te hayata geçecek.
REKLAM
Stüdyo STEAM projesi kapsamında düzenlenen ilk programda, İstanbul Modern Eğitim ve Sosyal Projeler Bölümü tarafından, çağdaş sanatçı Nergiz Yeşil iş birliğiyle tasarlanan “Biyolojik Materyallerle Sanat” programı, katılımcılara biyolojik materyallerden oluşan nesneleri gözlemleme ve bilimsel yöntemlerden yola çıkarak sanat çalışmaları üretme fırsatı sundu. Bu atölyede katılımcılar “bio art” kavramını derinlemesine keşfederken, sanatçının program için hazırladığı üretimlerini mikroskoplarla gözlemleyip, sanatçıyla tasarlanan etkinliklerde, bilim ve sanat kavramlarını buluşturan çalışmalar gerçekleştirdi.
Stüdyo STEAM, Oral-B’nin manyetik teknolojisini de kapsayan “Nedensiz Makineler” adlı ikinci eğitim programında mühendislik ve sanatı buluşturuyor. Disiplinler arası sanatçı Bilal Yılmaz iş birliğinde gerçekleştirilen programda katılımcılar, sanatsal bir yaklaşımla kendi hikâyelerini anlatacakları mekanizmalar oluşturuyor. Programda, Bilal Yılmaz’ın Oral-B iO şarjlı diş fırçalarının gövde mekanizmaları ile kurulan “Akustik iO” adlı ses yerleştirmesi ise katılımcılara deneysel bir ses tasarım alanı sunuyor. Gençlerin ve yetişkinlerin endüstriyel üretimi çağrıştıran malzemelerle sanatsal çalışmalar ürettiği “Nedensiz Makineler” eğitim programında katılımcılar mühendislik, zanaat ve sanat alanları arasında yaratıcı köprüler kuruyor.
Bilal Yılmaz’ın daveti ve bağımsız 10 ses sanatçısının katılımıyla gerçekleştirilen “Akustik iO: Ses Tasarım Projesi” ise, Stüdyo STEAM’in eğitim programlarının sanatsal üretim alanlarına nasıl ilham verebileceğinin örneklerini taşıyor. Katılımcı sanatçıların, Oral-B iO şarjlı diş fırçalarının gövde mekanizmalarının kullanılmasıyla oluşturulan Akustik iO’yu deneyimlerken elde ettikleri endüstriyel ses kayıtlarını, müzikal birikimleriyle yorumlayarak ses kompozisyonlarına dönüştürdüğü bu özel çalışma, yenilikçi bir üretim olarak dikkat çekiyor. Akustik iO: Ses Tasarım Projesi’ne katılan sanatçılar arasında Dasenfekt, Fat, Fosil, İdil Ko, Mafiyens, Neval, Pelbender, Semi, Uase ve Zeynal yer aldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“SWITCH ONLINE HİZMETİ YENİ KONSOLDA OLACAK”
Nintendo Başkanı Shuntaro Furukawa, şirketin yıllık finansal raporu ve yönetim politikası toplantısında, Switch 2’nin eski Switch oyunlarını destekleyecek şekilde tasarlandığını ve Nintendo Switch Online hizmetinin yeni konsolda da mevcut olacağını açıkladı. Bu, Nintendo’nun geçmiş konsollarındaki oyunları da oynayabileceğiniz anlamına geliyor.
DUYURU TARİHİ BELLİ
Furukawa, Switch 2’nin 31 Mart 2025 tarihinden önce duyurulacağını ve bu özellik sayesinde konsolun erken benimsenmesine yardımcı olacağını belirtti. Nintendo, bu konuyla ilgili daha fazla bilgiyi ilerleyen dönemde paylaşmayı planladığını da ekledi.
MEVCUT KOLEKSİYONLAR KORUNACAK
Nintendo’nun bu kararı, PlayStation ve Xbox gibi rakiplerinin benzer uygulamalarına uyumlu olacak şekilde, oyuncuların mevcut oyun koleksiyonlarını korumasını sağlayacak. Bu özellik, Switch 2’nin piyasaya sürülmesinde önemli bir etken olacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SON DAKİKA FENERBAHÇE HABERLERİ UEFA Avrupa Ligi’nin 4. haftasında Fenerbahçe, deplasmanda Hollanda temsilcisi AZ Alkmaar’a konuk oldu. AZ Stadyumu’nda oynanan karşılaşmayı 3-1 kaybeden Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi’ndeki ilk mağlubiyetini aldı.

EFA Avrupa Ligi’nin 4’üncü haftasında Fenerbahçe deplasmanda Hollanda ekibi AZ Alkmaar’a 3-1 mağlup oldu. Sarı-lacivertliler, bu mağlubiyetle grup aşamasında ilk kez sahadan puansız ayrıldı. Fenerbahçe, 4’üncü maçlar sonunda 5 puanla 21’inci sırada kaldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Fenerbahçe, Avrupa’da kalesini gole kapatamıyor. Süper Lig’de oynadığı 10 maçın 6’sını gol yemeden tamamlayan sarı-lacivertliler, aynı başarıyı Avrupa’da sahaya yansıtamadı. Fenerbahçe, ön eleme turlarında 4, grup aşamalarında 4 olmak üzere Avrupa arenasında oynadığı 8 maçın tamamında kalesinde gol gördü. Bu maçlarda 13 gol atan sarı-lacivertliler, kalesinde de 13 gole engel olamadı.

GRUP AŞAMASINDA İLK MAĞLUBİYET
Deplasmanda AZ Alkmaar’a 3-1 mağlup olan sarı-lacivertliler, grup aşamasındaki ilk mağlubiyetini yaşadı. Grupta oynadığı ilk 3 maçtan 1 galibiyet, 2 beraberlikle ayrılan Fenerbahçe, Avrupa arenasındaki son mağlubiyetini Şampiyonlar Ligi Ön Elemeleri’nde Lille deplasmanında almıştı.

AVRUPA’DAKİ SON 3 DEPLASMANDA KAZANAMADI
Fenerbahçe, AZ Alkmaar karşılaşmasıyla birlikte bu sezon dördüncü kez Avrupa kupasında deplasman karşısında çıktı. Sarı-lacivertliler, sadece Şampiyonlar Ligi 2’nci Ön Eleme Turu’nda Lugano’yu dış sahada mağlup edebildi. Sonrasında yine ön eleme turunda Lille’e mağlup Fenerbahçe, Avrupa Ligi grup aşamasında Twente ile deplasmanda berabere kalıp, AZz Alkmaar’a ise mağlup oldu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hadise, Kırmızı çiçekli kısa bir elbise ve siyah topuklu ayakkabısıyla verdiği pozlarını, 14.8 milyon takipçili sosyal medya hesabından paylaştı.
Şarkıcının bu cesur paylaşımına, Esas Oğlan adlı dijital dizide başrolü paylaştığı yakın arkadaşı Seda Bakan kayıtsız kalmadı.
Hadise’nin fotoğraflarına Seda Bakan, “Kurbane” şeklinde yorum yaptı.
Fotoğraflar: Instagram
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL’un Avrupa Yakası’nda elektrik dağıtımını üstlenen Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ), Marmara Bölgesi’nde beklenen büyük depreme karşı enerji altyapısını güçlendirme amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile bir proje geliştirmek için iş birliği protokolü imzaladı. ‘MASS Haberleşme Protokolüne Uyumlu Deprem İvmeölçer Sensörü Geliştirilmesi’ isimli proje kapsamında trafo merkezlerinin depreme dayanıklılığı önceden belirlenirken anlık olarak alınacak olan ivmeölçer verilerinin kaydedilmesi ve bu verilerin bilimsel analizlerde kullanılması sayesinde İstanbul’un deprem risk haritası çıkarılacak.
Protokole göre, BEDAŞ, ABE Teknoloji A.Ş. ve İstanbul Teknik Üniversitesi Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama Araştırma Merkezi (İTÜ MATAM) tarafından Prof. Dr. Cenk Yaltırak yürütücülüğünde geliştirilen ‘MASS Haberleşme Protokolüne Uyumlu Deprem İvmeölçer Sensörü Geliştirilmesi Projesi’ ile gerçek zamanlı olarak toplanan ivmeölçer verileri kaydedilecek. Ardından elde edilen bu veriler bilimsel analizlerle değerlendirilerek deprem risk haritaları çıkarılacak ve gerekli adımlar atılacak.
İstanbul’un enerji altyapısının depreme karşı çok daha güçlendirilmesini sağlayacak proje ile ilgili 5 Kasım’da İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde düzenlenen imza töreni İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve BEDAŞ Genel Müdürü Murat Yiğit ve çok sayıda davetlinin katılımı ile gerçekleştirildi.
MANDAL: DEPREM İVMEÖLÇER CİHAZI SAYISI İSTANBUL’DA 1500’LERE ÇIKACAK
Projenin hem şehre hizmet sağlayacağını hem de enerji sektöründe örnek bir çalışma olarak öne çıkacağını belirten İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, “BEDAŞ ile birlikte deprem araştırmalarında yenilikçi teknolojilerin kullanılması amacıyla Türkiye’de örnek teşkil edebilecek bir protokole imza attık. Bu protokolle olası Marmara depremine hazırlıklı olmak, tehlike ve risk analizlerini doğru verilerle elde etmek amacıyla MASS protokollü sayaçlar ile çalışacak bir ivmeölçer ve sismik hız ölçer prototipi kullanılacak. Bilim temelli çözümler üreten bir araştırma üniversitesi olarak, bu tür ivmeölçerlerin kamu ve enerji kuruluşlarıyla birlikte geliştirilmesi, yapay zeka ile sürekli izlenen geniş bir ağ haline getirilmesi ve toplumun doğru verilerle bilgilendirilmesini çok kıymetli buluyoruz. Yapay zeka yöntemiyle tespitte bulunup, gelecek odaklı, bilim ve teknoloji temelli bir çözüm üretme noktasında gereğini yapacak bu iş birliği için BEDAŞ’a teşekkür ediyoruz. Veri yönetimi yaklaşımıyla yapay zekayı en üst düzeyde kullanmak ve yapay zeka ile bilgiyi kıymetlendirmek de çok önem taşıyor. Türkiye’de bilgi üreten kurumların başında gelen İstanbul Teknik Üniversitesi ile bu süreci yürütmeleri çok kıymetli. Konu toplumsal açıdan da önemli, bunun topluma aktarılması önemli. Toplumun gerçekten doğru bilgiye ihtiyacı var. İTÜ’de sadece deprem sonrası için değil depremden önce tehlike ve risk analizini yapabilecek çok değerli bilim insanlarımız var. Günümüzde en kıymetli olan şey veri. Dolayısıyla bu veriyi de üretecek olan, donanımlar, cihazlar. İTÜ MATAM’ın (İstanbul Teknik Üniversitesi Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama Araştırma Merkezi) en önemli girdisi de veridir. Veri olmadan gerekli bilgiyi üretmek ve doğru şekilde kullanmak mümkün değil. Biz BEDAŞ üzerinden o verilere ulaşmış olacağız. İlk etapta 50 adet üretilmesi planlanan deprem ivmeölçer cihazı sayısı İstanbul’da 1500’lere çıkacak daha sonra tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılması söz konusu olabilecek. Dünyada deprem ile gündem olan birçok yere de bu sistemi teknoloji ve bilgi aktarma anlamında paylaşıyor olacağız. Bu cihazların bize bilgi ve veri sağlayacak olması çok önemli. Ne kadar çok veriye ulaşabilirsek, gelecekte o kadar fazla riski azaltacak önlemler alabiliriz. Üzerimize düşen sorumlulukla, hocalarımızla, tüm ekibimizle bu çalışmayı en iyi şekilde değerlendirip en uygun çözümü üretmeye çalışacağız. Başta projeyi yürüten Cenk hocamız olmak üzere bu çalışmanın içinde yer alan arkadaşlarımıza teşekkür ederim” dedi.
YİĞİT: TRAFO MERKEZLERİNİN DEPREME DAYANIKLILIĞI BELİRLENECEK
Deprem gibi büyük afetlere karşı dağıtım şirketlerinin envanterinde bulunan trafo ve dağıtım merkezleri, bina altı trafo yerleşimlerinin sağlamlığı ve mukavemetleri hakkında bilgi sahibi olmalarının önemine dikkat çeken BEDAŞ Genel Müdürü Murat Yiğit ise “Mevcut şebeke altyapımızın depreme karşı hasar riskini bilmek, yatırım planlarında zemin ve yapısal riskleri göz önünde bulundurmak, deprem riski olan bölgelerde daha hızlı aksiyonlar almak, olası bir deprem durumunda elektrik dağıtım altyapısının çökmemesi için büyük önem taşıyor. Görev sahamızda bulunan trafo merkezlerinin yüzde 10’unu bina altı trafolar oluşturmakta. Marmara Bölgesi’nde beklenen büyük deprem anında kritik noktalarda trafo merkezlerinin yıkılması veya ciddi hasar görmesinin şebekeyi etkilemesine karşı AR-GE birimimiz ile İTÜ MATAM (İstanbul Teknik Üniversitesi Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama Araştırma Merkezi) ortak bir proje geliştiriyoruz. Trafo merkezlerinde karot örneği alınması ve zemin etüdü yapılması yerine deprem ivmeölçer sensörler yerleştirilmesi ile trafo merkezinin deprem dayanımı ve mukavemeti hakkında önceden ve daha kısa zaman içinde bilgi sahibi olacağız. Teknolojinin ve yeni fikirlerin değerini çok iyi bilen bir Şirket olarak bu projede emeği ve katkısı olan İTÜ camiasına, AR-GE ekibimize ve projemizi AR-GE olarak kabul edip destekleyen EPDK’ya (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu) çok teşekkür ediyorum” dedi.
PROJE KAPSAMINDA 50 ADET İVMEÖLÇER SENSÖR GELİŞTİRİLECEK
İki kurum arasında imzalanan protokol kapsamında, yabancı muadillerine kıyasla daha üstün özelliklere sahip, maliyet açısından verimli, dağıtım şebekesine uygun yerli üretim MASS Haberleşme Protokolüne uyumlu 50 adet deprem ivmeölçer sensörü geliştirilecek. Sensörlerden elde edilen ivme verileri, yüksek işlem kapasitesine sahip süper bilgisayarlarla analiz edilerek deprem risk haritası üzerine işlenecek ve risk sınıfları gözlemlenebilecek. Bu sayede, BEDAŞ saha envanteri için deprem risk bilgisine ulaşılabilecek. Yine bir deprem sırasında yayılan ilk dalga olan P-dalgasının analiz edilmesi ile sayaç dışı orta gerilim kesici ekipmanlarına enerji kesme sinyali gönderebilmesi de araştırılacak.
TOPLANAN VERİLER HARİTA ÜZERİNDEN İŞLENECEK
MASS Haberleşme Protokolü entegrasyonlu deprem ivmeölçer cihazı devre kartının tasarlanmasını öngören projeyle, sensörlerden toplanan verilerin, yüksek işlem gücü kapasiteli süper bilgisayarlar ile anlamlandırılması ve harita üzerinden işlenmesi hedefleniyor. Bu arada geliştirilecek olan ivmeölçer cihazların, RS485, Ethernet, seri haberleşme gibi bağlantı yöntemleri ile endüstriyel standartlar içerisinde MASS Haberleşme protokolü ile entegre çalışması da planlanıyor.
DEPREMLER KARŞISINDA UYGUN ÖNLEMLERİN ALINMASI KOLAYLAŞACAK
MASS Pro sayaçlarının bulunduğu, sürekli deprem riski taşıyan bir bölgede kurulacak bir ağ ile ivmeölçerlerin parsel ve dağıtım şebekesi unsurlarının deprem etkilerini yüksek hassasiyetle ölçmesine olanak tanıyacak olan proje; olası yıkıcı bir deprem meydana gelmeden önce, BEDAŞ’ın dağıtım sürekliliğini sağlamak amacıyla dağıtım şebekesi bileşenlerinin yerleştirilmesi, deplase edilmesi ve yatırım planlaması gibi konularda avantajlar sunacak. Ayrıca, bir deprem dalgasının etkisi, zemin ve bina etkileşimleri ile birlikte sayısal verilere dönüştürülebilecek. Böyle bir sistem aracılığıyla gerçekleştirilecek ölçümler, senaryo depremler için gerçekçi verilerle özel azalma ilişkileri üretmeye olanak tanıyacak. Böylece zemin ve bina, senaryo depremler karşısında bilgisayar ortamında test edilerek uygun önlemlerin alınması kolaylaşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milano Cumhuriyet Başsavcılığının geçen hafta kamuoyuna duyurduğu; bir dönem üst düzey yetkilere sahip olması sebebiyle “süper polis” olarak anılan Carmine Gallo ile Milano Fuar Vakfı Başkanı Enrico Pazzali’nin nüfuzlarını kullanarak bazı ünlü firma ve simalara ilişkin özel bilgileri devletin veri tabanından temin etmesine ilişkin siber casusluk skandalının yankıları sürüyor.
Gallo ve Pazzali’nin elde ettikleri veri ve bilgileri, ortak şirketleri “Equalize” üzerinden kötü amaçlarla kullandığı, para ya da bazı bilgiler karşılığında İsrail ve Vatikan’ın gizli servislere verdiği iddiaları, hem iç hem dış basında ses getirmiş durumda.
Il Giornale gazetesi, “InsideOver” isimli internet sitesi ve İtalya Hava Kuvvetlerinin süreli yayınlarından “Hava Kuvvetleri Dergisi” gibi farklı basın yayın organlarında yazıları yayımlanan savunma ve güvenlik analisti Mauri, siber casusluk skandalına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Mauri, İtalya’da gündem olan skandalla ilgili, “Bu soruşturma çok önemli çünkü insanlar hakkında karalama maksatlı bilgilerin toplandığı bir dosyalama sistemi ortaya çıktı. Bu, özel bağlamda oluşturulan bir dosyalama sistemi. İtalya’da özel bir kuruluşun dosyalama faaliyetinde bulunması yasa dışıdır. İtalyan tarihinde, özellikle 60’lı ve 70’li yıllarda buna benzer pek çok vaka yaşandı.” dedi.
Söz konusu dosyalama faaliyetinin aralarında İtalyan endüstrisinin üst düzey isimlerinin de olduğu 800 bin kişiyi ilgilendirdiğini aktaran Mauri, “‘Equalize’ adındaki bu şirket, tüm araçlarını yasa dışı araştırmalar yürütmek için kullandı. Bu araştırmalarda, bilgisayar korsanlarının katkısından da yararlanıldı çünkü İçişleri Bakanlığının veri tabanlarının ihlal edilebilmesi için bir siber saldırı düzenlemesi gerektiği ortaya çıktı. Örneğin aynı zamanda, insanları izleyebilmek için bilgisayarlarına casus yazılımlar yerleştirildi. Bunlar, dediğimiz gibi istek üzerine yapıldı.” diye konuştu.
Soruşturmada bugüne kadar yansıyan bilgiler ışığında bütün bunların talep üzerine yapıldığı sonucunun çıktığını belirten Mauri, şunları kaydetti:
“Özellikle bu tür bir araştırma, uluslararası düzeyde de gerçekleştirildiği için bir ulusal güvenlik meselesi ortaya çıkıyor. Soruşturmadan ilk öğrendiğimize göre, hangi İsrail gizli servisine bağlı oldukları tam olarak bilinmeyen, Mossad veya başka bir servis olabilir, bazı kişilerin eski bir jandarma memuru aracılığıyla bu şirketten faydalandığı ve Wagner Grubu’nun bağlantıları ve finansmanı hakkında belirli bir tür araştırma talep ettikleri anlaşılıyor. Ödeme sadece parayla yapılmamış; görünüşe göre İsrailliler, ENI ve İran arasındaki ilişkilere dair bazı belgeler de teklif etmiş. Yani burada, sadece özel tekil şahıslar değil, birçok ulusal şirketi ve özellikle yabancı istihbaratı içeren geniş bir ağ olduğu söz konusu. Örneğin Vatikan’dan da bahsediliyor. Görünüşe göre Vatikan, Ukrayna’daki Rus faaliyetlerine nasıl karşı koyabileceklerini anlamak için bu türde bir araştırma talep etmiş olabilir. Tam olarak ne olduğu konusunda bir bilgimiz yok zira ön soruşturma hakimi henüz konunun hassas detaylarını açıklamadı. Ancak genel çerçeve, bu.”
Başbakan Giorgia Meloni ile ilgili bazı bilgilere ulaşıldığına dair iddiaların hem ulusal hem de dış basında yer aldığı hatırlatılan Mauri, “Başbakanımıza yönelik bir tür şantaj amaçlı bu eylemin, İsrail’in bizim askerlerimizi de etkileyen Birleşmiş Milletler Geçici Barış Gücüne (UNIFIL) yönelik saldırılarına ve bu saldırıların siyasi düzeyde getirdiği sonuçlara İtalya’nın verdiği tepkiden kaynaklandığına inanıyorum.” ifadesini kullandı.
İtalya’nın Gazze Şeridi’ndeki Filistinli yaralılar için donanma gemisini gönderdiğini, bununla beraber Roma ile Tel-Aviv arasında her zaman iyi bir diyalog olduğunu ifade eden Mauri, “Ancak dediğim gibi geçen ay UNIFIL misyonuna yönelik kasıtlı saldırılar ortaya çıkınca bu diyalog biraz bozuldu. Dolayısıyla şu anda ortaya çıkanların bir bakıma bunun sonucu olduğuna inanıyorum çünkü gerçekten de başbakana saldırmaya yönelik siyasi bir niyet var. Çünkü genellikle bazı soruşturmalar tamamen gizlilik içinde kalır. Eğer bunlar halka açıklanıyorsa Tel-Aviv’den ama özellikle de İtalya tarafından bir tür sinyal gönderilmek istenildiği anlamına geliyor.” dedi.
Mauri, Mayıs 2023’te İtalya’nın Maggiore Gölü’nde İtalyan ve İsrailli ajanların öldüğü tekne kazasını hatırlatarak “Milano savcısının adaletinin elindeyiz. Şunu belirtmek isterim ki, soruşturmanın Milano’dan başlatılmasının bir tesadüf olmadığını düşünüyorum. Hatırlarsak geçen yıl Maggiore Gölü’nde İsrailli ajanların ya da eski ajanların, İtalyan ajanlarla birlikte karıştığı bir kaza olmuştu. Bu yüzden hala keşfedilecek çok şey olduğuna inanıyorum. Dediğim gibi büyük ihtimalle başka detaylar da ortaya çıkacak ve yurt dışı servisleriyle bu özel şirket arasındaki ilişkileri daha iyi anlayacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Mauri, buz dağının görünen kısmıyla karşı karşıya olabileceklerini ifade ederek sözlerini şöyle bitirdi:
“Kesinlikle bu soruşturma, kişisel verilerimizin hiçbir şekilde güvende olmadığını gösterdi. Bildiğim alandan konuşursam, hiçbir sistemin saldırılara karşı tamamen dayanıklı olmadığını söyleyebilirim. Bu yüzden, özellikle devlet kurumları düzeyinde, tüm kurumların korunmasını sağlamak için bir işbirliği yapılması gereklidir. Bu da siber güvenlik alanında faaliyet gösteren ve bu alanda teknoloji kullanan tüm güvenlik güçlerini kapsamalıdır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trabzon’da düzenlenen bir kongreye katılan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Umut Toprak, AA muhabirine, yöneticisi de olduğu Moleküler Entomoloji Laboratuvarında zararlılarla mücadelede biyolojik yöntemlerle yeni iki ürün geliştirdiklerini söyledi.
Toprak, zararlılarla mücadelede çevre dostu ve aynı zamanda etkili yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, “Bunlardan bir tanesi de aslında örümceklerden elde edilen, ‘venom’ adını verdiğimiz, örümceklerin hayat döngülerinde salgılamış olduğu bazı zehirler. Zararlı böceklerle bir mücadele ajanı olarak örümceklerin salgılamış olduğu zehirler kullanılabiliyor.” dedi.
Bu yöntemin 2019’da ABD’de ruhsatlandırıldığını dile getiren Toprak, şöyle devam etti:
“Bu bizim için şöyle bir önem arz ediyor, bu şekilde, daha bulunmayı bekleyen pek çok venom var. Ülkemiz ciddi bir örümcek faunasına sahip. Biz de laboratuvarımızda araştırıyoruz, yeni venomlar buluyoruz. Bunların bir tanesinin insektisit yani böcek öldürücü olarak bir prototipini geliştirmiş durumdayız. Bunun güzel yanı ise sadece o zararlı böceklerle ilişki içerisinde olması, diğer taraftan çevrede bulunan, hedef alınmayan diğer organizmalara olumsuz bir etkisinin olmaması.”
Doğanın döngüsünden yola çıkarak araştırmalar yaptıklarını vurgulayan Toprak, şu değerlendirmede bulundu:
“Biz de bu kapsamda böceklerin doğadaki yaşam döngülerinde rakiplerine bakıyoruz. Yani böcek bir taraftan bitki üzerinde besleniyor ama o böcekleri de yiyen, onlarla beslenen, doğada ‘doğal düşman’ adını verdiğimiz düşmanları var. İşte o ilişkiyi yakaladığımız zaman ardından, acaba nasıl oluyor da o doğal düşman, o böceği öldürüyor? Bu durumda bir örümcekten bahsediyorduk. İşte örümceğin salgıladığı bir zehrin burada önemli olduğunu bulduk.”
Toprak, ürünün 5 yıl araştırma ve uygulama süreçlerinden sonra hazırlandığını, kullanıma girebilmesi için de bazı test aşamalarından geçmesi gerektiğini anlattı.
İki ürün de patates böceğine karşı test aşamasında
Laboratuvarda geliştirilen bir diğer kaynağın da çift sarmallı RNA olduğunu ifade eden Toprak, “RNA interferans” adı verilen ve iki sarmallı RNA kullanımına dayalı bu stratejinin ABD’de Aralık 2023’te ruhsat aldığını söyledi.
Toprak, laboratuvarda böceğe iki sarmallı RNA’ları verdiklerini belirterek, bunun için çok ciddi bir AR-GE süreci gerektiğinin altını çizdi.
Yaptıkları çalışmada sadece zararlı böceklerde yer alan fizyolojik mekanizmaları hedeflediklerine dikkati çeken Toprak, “Yani dolayısıyla arazide karşılaştığımız sadece zararlı böceklerde bulunan oradaki mRNA yapısına göre bizim bir şekilde üretmiş olduğumuz çift sarmallı RNA’larla önemli bir mekanizmayı bozmak suretiyle böceğin fizyolojisi bozuluyor.” dedi.
Toprak, iki ürünün de şu an ülkenin önemli zararlısı patates böceğine karşı test aşamasında olduğunu belirterek, bunların ilerleyen zamanda gerekli izinlerin alınması durumunda kullanıma sunulabileceğini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘FİBER Mobilite’ hamlesiyle dikkat çeken Türk Telekom, 2024 yılı üçüncü çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Buna göre, 2024’ün üçüncü çeyreğinde konsolide gelirlerini yıllık bazda yüzde 15 artışla 40,4 milyar TL’ye yükseltti. Sabit internet ARPU’da yıllık bazda yüzde 21,2’lik artışla beklenen ivmeyi yakalarken, mobil gelir büyümesini korudu. Türk Telekom’un üçüncü çeyrekteki FAVÖK’ü yıllık bazda yüzde 30,8 artarak yüzde 40,8 marjla 16,5 milyar TL’ye ulaşırken, üçüncü çeyrekteki net karı 1,1 milyar TL oldu. Gelir büyümesinde görülen hızlanma ile FAVÖK ve nakit akışı üretimi arttı.
Mobil abone sayısını 27 milyona yükselten Türk Telekom’un, son on iki ayda mobil faturalı net abone kazanımı 2 milyonu aştı. 2024 üçüncü çeyreği itibarıyla fiber altyapı uzunluğu 459 bin kilometreye, fiber hane kapsaması 32,7 milyona, fiber abone sayısı ise 13,4 milyona ulaştı. Fiber Mobilite çağını başlatan şirketin, fibere bağlı LTE mobil baz istasyonu oranı ise yüzde 53’e yükseldi.
FAVÖK’Ü YILIK BAZDA YÜZDE 30,8 ARTTI
Türk Telekom, 2024 yılı üçüncü çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Yılın üçüncü çeyreğinde güçlü performansıyla konsolide gelirlerini yıllık bazda yüzde 15,9 artışla 40,4 milyar TL’ye yükselen Türk Telekom’un FAVÖK’ü yılık bazda yüzde 30,8 artışla yüzde 40,8 marjla 16,5 milyar TL’ye ulaştı. Şirketin 2024 üçüncü çeyreğinde net karı 1,1 milyar TL oldu.
Türk Telekom’un 2024 üçüncü çeyrek itibarıyla toplam abone sayısı 53,2 milyon olurken, Türkiye’nin her köşesinde yüksek hızlı internet sunma amacıyla sürdürdüğü çalışmaların sonucunda, fiber ağının uzunluğu 459 bin kilometreye yükseldi. 2024 ikinci çeyrek itibarıyla 32,4 milyon haneyi kapsayan fiber ağ, 2024 üçüncü çeyreğinde 32,7 milyon hane kapsamasına ulaştı.
‘GÜÇLÜ FİNANSAL PERFORMANSIMIZI KORUMAK’
2024 yılı üçüncü çeyreğine dair finansal ve operasyonel sonuçlarını değerlendiren Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Ülkemizin her noktasında hem fiber hem de mobil teknolojilere hız kesmeden yaptığımız yatırımlarla, dijital dönüşümde öncü rolümüzü sürdürüyoruz. Üçüncü çeyrek pek çok temel performans göstergesinde zirveyi gördüğümüz olağanüstü bir dönem oldu. Bölgemizin teknoloji taşıyıcısı olma ve küresele açılma vizyonumuz kapsamında öncü çalışmalarımız devam ediyor. Üçüncü çeyrek performansımız hedeflerimizi gerçekleştirmek için attığımız kararlı adımların göstergesi. Fiber hane kapsamamız 32,7 milyona yükselirken, fiberin gücünü mobile taşıyarak başlattığımız Fiber Mobilite çağında 27 milyon mobil aboneye ulaştık ve son on iki aylık mobil abone kazanımında tarihi rekorumuzu yeniledik. Yıl sonuna hızla yaklaşırken, Türk Telekom için en az 2024 kadar heyecanlı olacağına inandığımız gelecek yıla hazırlanıyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz pazarlardaki konumumuzu daha da güçlendirmek, müşteri deneyimini artırmak ve güçlü finansal performansımızı korumak, yatırımlarımıza devam etmek, değişmez odaklarımız olacak” diye konuştu.
‘GELECEK YILA HAZIRLANIYORUZ’
Önal, “Beklediğimiz üzere üçüncü çeyrek pek çok temel performans göstergesinin zirve yaptığı olağanüstü bir dönem oldu. Gelir büyümesinde öngördüğümüz hızlanma ile birlikte FAVÖK ve nakit akışı üretimi önemli ölçüde arttı. Sabit internet ve mobil, üçüncü çeyrekte operasyonel gelirin yüzde 74,5’ini oluşturdu. Üçüncü çeyrekte sabit ses segmenti dışındaki tüm iş kollarımız, makroekonomik ve diğer zorlukların üstesinden gelmek üzere hayata geçirdiğimiz stratejilerin meyvelerini vermesi ve olumlu etkilerini hissettiğimiz yüksek sezon sayesinde reel gelir büyümesi kaydetti. Bu nedenle, daha önce yüzde 36-38 olan FAVÖK marjı öngörümüzü yüzde 38 olarak güncelliyoruz. Yıl sonuna hızla yaklaşırken, Türk Telekom için en az 2024 kadar heyecanlı olacağına inandığımız gelecek yıla hazırlanıyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz pazarlardaki konumumuzu daha da güçlendirmek, müşteri deneyimini artırmak ve güçlü finansal performansımızı korumak, yatırımlarımıza devam etmek, değişmez odaklarımız olacak” dedi.
“MOBİLDE 27 MİLYON ABONEYE ULAŞTIK’
Uzun zamandır izledikleri stratejinin sonucu olarak mobilde yine üstün bir performans sergilediklerini vurgulayan Ümit Önal, “Müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarımız ve doğru yatırımlarla büyümeye devam eden mobil segmentte bu çeyrekte de kayda değer sonuçlar elde ettik. 651 bin net abone kazanan mobil segment toplamda 27 milyonluk bir müşteri kitlesine ulaştı. Faturalı segment önceki iki çeyrekteki güçlü performansını aşarak 568 bin net abone kazandı. Tarihi rekorunu tazeleyen faturalı segment son on iki aylık net abone kazanımında ilk kez toplamda 2 milyonu aştı. Kapsama ve kapasite olarak mobildeki konumumuzu günden güne güçlendirmeye devam ediyoruz. 4.5G ihalesi sonrası frekans sahipliğimizi 3 katına çıkardık. Hız için önemli olan abone başı frekansta ve 5G için de kritik öneme sahip 1800 Mhz frekans sahipliğinde pazar lideriyiz. Temmuz ayında elde ettiğimiz tarihi yüksek aylık net abone kazanımı sayesinde üçüncü çeyrekte MNT pazarındaki liderliğimizi sürdürdük, bu anlamda en çok tercih edilen operatör olduk. Uzun yıllardır yaptığımız yatırımların ve elde ettiğimiz birikiminin bir sonucu olan bu kazanımlarla, mobil iş kolumuzu daha da büyütmeye devam edeceğiz. Türkiye’nin 81 ilini uçtan uca bağlayan fiber ağımızın gücünü mobile yansıtarak Fiber Mobilite çağını başlattığımız bu dönemde güçlü büyüme ivmemizi sürdürmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
SABİT GENİŞBANTTAKİ FİBER ABONE ORANI YÜZDE 90’A YAKLAŞTI
Herkes için erişilebilir yüksek hızda internet için Türkiye’nin her köşesini fiber ağlarla ördüklerine dikkat çeken Ümit Önal, “Sabit genişbant tabanı üçüncü çeyrekte 59 bin net abone kazanımıyla 15,3 milyona, fiber abone tabanı ise 219 bin net abone kazanımıyla 13,4 milyona ulaştı. Fiberdeki gücünü mobile aktararak Fiber Mobilite çağını başlatan Türk Telekom’un, fibere bağlı LTE mobil baz istasyonu oranı ise yüzde 53’e yükseldi. FTTC abone sayımız 8,5 milyon olurken, FTTH/B abone sayımız 4,9 milyona yükseldi. Geçen yıl yüzde 83,3 olan fiber abonelerimizin toplam sabit genişbant aboneleri içindeki payı yüzde 87,9’a yükseldi. İkinci çeyrekte 449 bin km olan fiber ağ uzunluğumuz 459 bin km’ye yükseldi. İkinci çeyrekte 32,4 milyon haneyi kapsayan fiber ağ üçüncü çeyrek sonu itibarıyla 32,7 milyon haneyi kapsar duruma geldi. FTTC hane kapsaması 19,9 milyon olurken, FTTH/B hane kapsaması 12,8 milyona yükseldi. Dijital geleceğin inşası için Türkiye’nin her köşesinde fiber yatırımlarımıza ara vermeden devam ediyoruz” diye konuştu.
‘SİBER GÜVENLİK ALANINDA ÜÇ BAŞLIKTA AKREDİTE EDİLEN TEK KURUMUZ’
Sürekli yenilenen ürün ve hizmetlerle siber güvenlik alanında müşterilerine dünya standartlarında çözümler sunduklarını belirten Önal, “Türkiye’nin en geniş koruma kapasitesine sahip olan Türk Telekom Siber Güvenlik Merkezi’nde, 250’den fazla alanında uzman mühendisle müşterilerimize destek veriyoruz. Bu alandaki liderliğimizi uluslararası tescillerle de kanıtladık. Sertifikasyon kuruluşu CREST tarafından siber güvenlik alanında üç başlıkta akredite edilen Türkiye’deki tek kurumuz. Ayrıca yerli ve milli ürün kullanma vizyonu ile ürünlerin yerlileştirilmesi konusunda kararlı çalışmalarımız sürüyor. Siber güvenlik alanında 2018’de yüzde 26 olan yerli ve milli çözümlerle ikame oranını, 2023 itibarıyla yüzde 65’e yükselttik. Verinin iletilmesi, saklanması ve korunması aşamalarının tümünde müşterilerimize yüksek standartlarda çözümler sunmaya, yerli ekosistemi destekleyerek ürün portföyümüzü zenginleştirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
DAHA YEŞİL BİR GELECEK İÇİN YENİLİKÇİ VE ÇEVRECİ TEKNOLOJİLER
Önal, “Türkiye genelinde hem fiber hem de mobil teknolojilere hız kesmeden yaptığımız yatırımlarla ülkemizin dijital dönüşümünde öncü rol üstleniyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa ederken, yarınlara daha iyi dünya hazırlamak hedefiyle Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu çalışmalar yürütüyoruz. 2023 yılı itibarıyla enerji verimliliği projelerimiz sayesinde 47 GWh enerji tasarrufu sağlarken, yenilenebilir enerji sistemlerimizin toplam gücünü 4,3 MW’a çıkardık. 405,8 MWe kurulu güç kapasite izni ile yenilenebilir enerji yatırımlarımızı hızlandırıyoruz. Bu kapasite 2023 yılı elektrik tüketimimizin yüzde 65’ini karşılayacak seviyede. 2023 itibarıyla emisyonlarımızı yüzde 22 oranında azalttık. Bu yıl ilk kez yayınladığımız Entegre Faaliyet Raporu ile sürdürülebilirlik stratejilerimizin çevresel etki, toplumsal fayda, dijital eşitlik ve ekonomiye olan katkılarını da ortaya koyduk. Tüm emisyon hesaplamaları bağımsız bir üçüncü tarafça doğrulandı. 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarımızı yüzde 45 oranında azaltmayı ve 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyoruz. Geleceği iyileştiren teknoloji anlayışımızla tüm faaliyet alanlarımızda değer yaratmaya odaklanıyoruz. Dijital dönüşümün her alanında sürdürülebilirlik ilkesini benimseyerek, gelecek nesillere daha yeşil bir dünya emanet etmek istiyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son dönemde mobilite alanındaki çalışmalarına hız veren Vestel, 7-9 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen, Türkiye’nin güneş enerjisi ve enerji depolama sektörlerine yönelik önemli fuar organizasyonu konumundaki Solar+Storage NX’te yer alıyor. Fuarda 88 metrekarelik bir alanda, hall 11/ A5 standında enerji depolama için geliştirdiği ürün ve teknolojileri ziyaretçilerin beğenisine sunuyor.
Vestel Mobilite Genel Müdürü Hakan Kutlu, günümüzde dünya genelinde güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik depolama çözümlerinin hızla yaygınlaştığını hatırlattı. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere pek çok ülkede gündüz güneş panelleri aracılığıyla depoladıkları enerjiyi akşam evlerinde kullanan pek çok insan bulunduğunu belirten Kutlu, “Bu kullanıcılar batarya çözümleri sayesinde enerji maliyetlerinde önemli tasarruf elde ediyorlar. Şirket olarak biz de bu bakış açısıyla dünya kaynaklarını daha verimli kullanmayı sağlayacak çözümler üretiyoruz” dedi.
Vestel Mobilite’nin bugün konut, ticari ve endüstriyel alanlarda, yenilenebilir güneş ve rüzgar enerjisi santrallerinde, ayrıca telekomünikasyon sektöründe kullanılan enerji depolama sistemleri geliştirdiğini ve ürettiğini kaydeden Kutlu, ” Güneş ve rüzgar gibi kesintili yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji üretmediği durumlarda, bu kaynakların enerji depolama teknolojileri ile desteklenmesi gerekiyor. Bu ihtiyaca yanıt olarak 3 ila 5 MWh kapasiteli konteyner boyutunda enerji batarya depolama üniteleri tasarlayıp üretiyoruz” diye konuştu.
Çalışmaları kapsamında yakın zamanda Türkiye’nin ilk yerli batarya enerji depolama sistemini devreye aldıklarını ifade eden Hakan Kutlu, ” Bilecik’in Bozüyük ilçesinde bulunan SARAR Outlet tesislerinde kurduğumuz ticari ve endüstriyel işletmeler için çözüm sunan enerji batarya depolama sistemi 400kW gücündeki dört adet EVC’ye aynı anda kesintisiz enerji sağlıyor” dedi.
Dünyada çok az EVC arkası kullanım örneği olduğunu hatırlatan Kutlu, “Şirketimizin mühendisleri tarafından geliştirilen sistemimiz 300kWh kapasite ve 200kW maksimum çıkış gücüne sahip. EMS (enerji yönetim sistemi) ile uzaktan kontrol edilebilen enerji batarya depolama sistemi, tesiste bulunan 400kW gücündeki EVC’lere aynı anda aynı performansla enerji sağlıyor. Batarya enerji depolama sistemi, hibrit olarak solar panelleri vasıtasıyla şarj oluyor, solar panellerin kullanılamadığı durumlarda ise şebekeden şarj olabiliyor. EVC-Batarya-Solar- Şebeke entegrasyonu sağlanan sistemde güneş panelleri üzerinden depolanan enerji, ihtiyaç duyulduğu anda şebekeye destek vererek elektrikli şarj istasyonlarının kullanılmasını sağlıyor” şeklinde konuştu.
NextGen Mobility Expo & Summit kapsamında gerçekleştirilen Solar+Storage NX, güneş enerjisi ve enerji depolama teknolojilerinin gelişimine katkıda bulunmak amacıyla düzenleniyor. Fuar, yatırımcılarla proje geliştiricileri, tüketicilerle tedarikçileri, karar vericilerle enerji sektörünü aynı ağda buluşturarak uzun vadeli kalıcı iş birlikleri ve ticari anlaşmalar oluşturan fırsatlar sunuyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HAVELSAN, gelecek nesillerde bilim ve teknoloji farkındalığı yaratmak, “istekli ve yetenekli” çocukların bu yönde eğitim almalarını sağlamak için bir süre önce Mühendis Çocuk Sosyal Sorumluluk Projesi başlattı. Projeyle, bir mucidin, mühendisin henüz ilkokulda keşfedilmesi ve eğitim hayatı boyunca desteklenmesi amaçlanıyor.
Proje kapsamında HAVELSAN gönüllüleri, düzenledikleri çeşitli etkinliklerle, geliştirdikleri teknolojilerle çocukları buluşturuyor ve kendilerinin de ilerde bunların benzerlerini, daha iyilerini üretebileceklerini anlatıyor.
Mühendis Çocuk Projesi kapsamında HAVELSAN mühendisleri bu kez AnkaraCahit Zarifoğlu İlkokulu’nu ziyaret etti. Geleceğin mühendislerine robotik otonom sistemler hakkında bilgi veren, sorularını yanıtlayan mühendisler, insansız hava aracı BAHA ve insansız kara aracı BARKAN ile minikleri hem eğlendirdi hem de mühendisliğe teşvik etti.
Etkinlik sonrasında pek çok okuldan benzer bir faaliyet için HAVELSAN’a davette bulunuldu.
HAVELSAN Ürün Geliştirme Direktörü Veysel Ataoğlu, etkinliğe ilişkin, Cumhuriyet’in 101. yılında çocukların geleceğine yapılacak her yatırımın, Cumhuriyet’in ilelebet yaşaması için bir adım olduğu düşüncesiyle, geliştirdikleri insansız teknolojileri Ankara Cahit Zarifoğlu İlkokulu’nda tanıttıklarını söyledi.
Mühendis Çocuk Projesi kapsamında çocuklara mühendisliğe ve teknolojiye ilgilerini artıracak mesajlar verdiklerini anlatan Ataoğlu, “Çocukların ilgisi, merakı, heyecanı gelecekte yapacaklarının işaretlerini taşıyor. Bu yaşlarda atılan tohumların ileride meyvelerini vereceğini çocukların gözlerinde gördük. Amacımız çocuklarda mühendislik, teknoloji kıvılcımı yakmaktı, bunu da başardığımıza inanıyorum. Öğretmen ve velilerden aldığımız olumlu tepkilerde bu düşüncemizi güçlendirdi. Bu buluşmaya vesile olan Cahit Zarifoğlu İlkokulu yönetimi ve öğretmenlerine de teşekkür ediyorum. ” diye konuştu.
Ziyarete ilişkin bazı öğretmen ve öğrenci velileri de şu değerlendirmelerde bulundu:
“- HAVELSAN’a, öğrencilerimize İHA ve insansız kara araçlarını tanıttıkları sunumları için teşekkür ederiz. Çocuklarımızın merakını ve ilgisini artırarak, teknolojiye olan bakış açılarını genişletmelerine katkı sağladınız. Geleceğin mühendisleri ve bilim insanları için ilham kaynağı oldunuz. Teşekkürler HAVELSAN.
Bir veli olarak çocuklarımızda çok güzel bir deneyim bıraktığınız söylemek istiyorum. Tüm akşam heyecanla gördüklerini paylaştılar.
Tebrik ederim. Ben öğretmenim, eğitim budur. Gerçek eğitim tam da böyle olmalıdır.
Çok güzel, ne kadar şanslılar. İçlerinde birazcık heves olan bile varsa artık çok daha farklı düşüncelerdedir.
Bunu izleyen çocukların arasından daha iyisini yapmak isteyenler olacak ve daha iyisini yapacaklar eminim.
Keşke her ilde yapılmış olsa çocukların dünyası değişir.
Teşekkür ederiz. Çocuklarımız çok mutlu oldular.
Tüm okullarda görmek istiyoruz.
Tüm çocuklara ulaşmak ne güzel olurdu.
Tüm Türkiye’de yapılmalı.
İnşallah bizim okula da gelir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>9 milyon 224 bin 881 adet arılı kovana sahip olan Türkiye, bal üretiminde dünyada ikinci sırada yer alıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ülkede geçtiğimiz yıl 114 bin 889 ton bal üretimi gerçekleşirken, iklim değişikliği sonucu hava sıcaklığının değişkenlik göstermesi ve kentlerin büyümesi sonucu değişen elektromanyetik alanlar arıları tehdit ediyor. Amerika Birleşik Devletleri merkezli “Journal of Experimental Biology” ve “Prooceeding of the National Academy of Science” dergilerinde yayımlanan araştırmalara göre bal arılarının kovan ve besinlerini bulmalarında onlara yol gösteren bir manyetik etkileşim söz konusu. Arıların her gün takip ettiği elektromanyetik dalgaların değişmesi, arının besinini ve kovanını bulmada problem oluşturuyor.
Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Yarsan, arı varlığının korunması noktasında İHA muhabirine değerlendirmede bulundu. Arıların sağlığı gözetilmediği takdirde toplu arı ölümleri ve kolonilerin sönme durumu ile karşı karşıya kaldıklarını anlatan Prof. Dr. Yarsan, zirai ilaçlama yapılırken arılar noktasında dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.
“Zirai mücadele yapılırken arıların sağlığına dikkat edilmeli”
Arılarda toplu ölümlere ve kayıplara neden olacak faktörlere değinen Prof. Dr. Yarsan, şunları kaydetti:
“Bunları ortadan kaldıracak hususları özelikle ifade etmek gerekir. Bunların başında zirai mücadele ilaçları gelir. Pestisit adını verdiğimiz ilaçlar bilinçsiz kullanılırsa, arılığa yakın bir bölgede bu türden bir ilaçlama yapılırsa ve zamanlama doğru ayarlanmazsa. Örneğin Çukurova, Bursa ya da Aydın’da olacak şekilde yakın zamanda toplu arı ölümleri meydana gelmiştir. Bu anlamda pestisitler son derece önemli. Pestisitlerden kaynaklanacak çok önemli zehirlenmeler ve ölüm olayları şekillenmiş arılarda. 2018 yılından itibaren de yasaklanmıştır pestisitlerin kullanılması.”
Yarsan, arı hastalıklarında uygulanan ilaçların da bilinçli kullanılması gerektiğini aktardı. Yarsan, arılarda önemli bir hastalık olan varroaya karşı kullanılan ilaçlar için Türkiye’de yapılan çalışmada yüzde 69 oranında dirençlilik tespiti yapıldığını vurguladı.
Arılara “yalancı bahar” tehdidi
İklim değişikliğinin arılar konusunda da olumsuz yanları olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yarsan, “15 derecenin altına indiği zaman hava sıcaklığı kış uykusu adını verdiğimiz fizyolojik bir duruma geçerler. Yani kendilerini kapatırlar. Sıcaklık ‘yalancı’ olarak 15 derecenin üzerine çıkarsa hızlı bir şekilde sanki bahar gelmişçesine ‘yalancı bahar’ havasıyla kovanlarından dışarı çıkar polen ve nektar toplamak için. Ama ağaçlar da çiçeklenmediği için poleni bulamadıkları için arılar açısından olumsuz bir durum ortaya çıkar. Dolayısıyla iklim değişikliği ya da aşırı şekilde yağışların olması ‘lösema’ adını verdiğimiz bağırsak sistemiyle ilgili hastalıkları beraberinde getirir. Dolayısıyla bunlar iklim değişikliğinin arılar üzerindeki olumsuz faktörleridir” dedi.
Prof. Dr. Yarsan, iklim değişikliği haricinde sel, yangın, fırtına, deprem gibi afetlerin de arılarda önemli olumsuz etkiler meydana getirdiğini ifade etti.
“Elektromanyetik alan arı sağlığını olumsuz etkiliyor”
Prof. Dr. Yarsan, elektromanyetik alanların arılar üzerinde ciddi etki oluşturduğunu belirterek, “Elektromanyetik bir alanın oluşması, baz istasyonlarıyla ya da yüksek gerilim hatlarıyla, cep telefonlarıyla farklı bir şekilde oluşacak elektromanyetik alan arı sağlığı üzerinde olumsuz etki meydana getirir. Arı çıktığı zaman kovanından kendine özgü hareketlerle ortamın polarizer ışığı, güneşi ve o ortamda bulunan elektromanyetiği takip ederek hedefi niteliğinde olan poleni ya da nektarı toplar” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Yarsan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“İşçi arı yaklaşık 13 kilometrelik bir alanda faaliyet gösterir. Elektromanyetik bir alan burada kırılması söz konusuysa arı hedef niteliğindeki bu söylediğimiz ürünleri, gıda maddesini toplayamaz. Topladı, geri kovana dönerken kovanı bulamaz. Elektromanyetik alan, arının fizyolojik ve davranış şekillerinde bozulmaya neden olur.”
Söz konusu durumun kraliçe arı üzerinde de olumsuz etkiye neden olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yarsan, kuluçka üzerinde ve yumurtadan çıkma oranı üzerinde olumsuzluklar meydana getireceğini dile getirdi. Yarsan, “Peki gıda maddesini getiremedi kovana. O zaman da protein konusunda bir eksiklik söz konusu olur. Protein de arının çeşitli bağışık ile ilgili mekanizmalarında kullandığı bir yapıdır. Hemolenfinin yüzde 1 ile 10’unu oluşturur. Elektromanyetik bir alan var ve arı besini getiremedi kovana, hemolenfindeki protein oranı söylediğimiz miktarların altına inerse o zaman arıda doku hasarıyla ilgili olaylarda olumsuzluklar gelişebilir” diye konuştu.
Prof. Dr. Yarsan, bu olumsuzlukların başında enzim fonksiyonları ve bağışıklık sistemi olduğunu da vurguladı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bankalararası Kart Merkezi (BKM) 2014’te hayata geçirilen ve başta kamu kurumları olmak üzere kamu yararına çalışan çok sayıda kurumun banka kartı, kredi kartı veya ön ödemeli kartlarla ödeme almasını sağlayan ‘Kamu Ödeme Geçidi’ hizmetinin altyapısını yeniledi. Tamamen BKM’nin kendi kaynakları ile geliştirerek bünyesinde işlettiği yeni altyapı sayesinde artık kamu kurumlarının kartla ödeme alması çok daha hızlı hale gelirken, vatandaşlar da hizmetten işlem kesintisi olmadan ve güvenle yararlanabiliyor.
Yapılan açıklamaya göre, aralarında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), Karayolları Genel Müdürlüğü – HGS, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü, MüzeKart, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, otoyol şirketleri, belediyeler ve iştirakleri gibi önemli kurumların yer aldığı ve yakın zamanda Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Türk Kızılay, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı gibi kamu yararına çalışan kuruluşların da dahil olduğu 180 farklı kurum bu altyapı ile internet üzerinden ödeme alıyor. Ödemelerin hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleşmesini sağlayan Kamu Ödeme Geçidi’ne dahil olan tüm kurumlar hizmetten ücretsiz bir şekilde yararlanıyor. Bu altyapı sayesinde kamu hizmeti veren kurumlar diledikleri kart kabul eden kuruluş ile hızlı bir şekilde çalışmaya başlama esnekliğini yakalarken altyapı, bakım ve işlem başına maliyet gibi ek masraflardan tasarruf da sağlamış oluyor. Ödeme yapan vatandaşlar ve şirket temsilcileri ise bu sistem kanalıyla tüm bankaların TROY kart dahil diledikleri şemaya ait kartları ile ödemelerini kolayca ve güvenle gerçekleştirebiliyor.
Yeni yapı ile birlikte kurum ve banka entegrasyonları da kolaylaşmış oldu Kamu Ödeme Geçidi altyapısının bütünüyle BKM bünyesinde yenilenmesi ve geliştirilen esnek altyapı sayesinde zaman içerisinde ihtiyaç duyulacak yeniliklerin ve geliştirmelerin devreye alınma süreleri kısalıyor. Hizmetin modern çözümlere çok daha kolay uyum sağlayabilmesi, kullanıcı dostu çözümlerle dijital ödemelerdeki verimliliğin artırılabilmesi ve taleplerin çok daha etkin ve hızlı çözülebilmesi mümkün hale geliyor. Dijital ödeme ve tahsilat sistemleri alanında dünyada öncü konumda bulunan Türkiye için oldukça kıymetli bir hizmet altyapısı sunan bu sistem uluslararası standartlarda hizmet sunulması ve dijital ödeme çözümlerindeki gelişimin sürekliliğini sağlama noktasında değer taşıyor.
Kamu Ödeme Geçidi’ne dahil olmak çok kolay Kartla ödeme alma süreçlerini hızlı ve güvenli hale getiren altyapıdan yararlanmak isteyen kurumlar, BKM ile doğrudan entegrasyon sağlayabiliyor. Aynı zamanda TÜRKSAT ile de entegrasyon yaparak e-Devlet kapısı (turkiye.gov.tr) üzerinden tahsilatlarını gerçekleştirebiliyor. Vatandaşlar ise ilgili kurumun web sayfasında yer alan online tahsilat alanından ya da e-Devlet kanalıyla ilgili kurum özelinde açılan sayfa üzerinden ödeme gerçekleştirmek istediğinde Ödeme Geçidi ekranlarına otomatik olarak yönlendirilerek ödemelerini gerçekleştirebiliyor.
‘Kamu Ödeme Geçidi’ hizmeti sayesinde BKM’nin diğer ürünleriyle de koordineli bir şekilde çalışabilen sisteme dahil olan kurumlar, tüm paydaşlar açısından entegrasyon maliyetlerini optimize ederken sunucularında sadeleşme sağlayarak operasyonel verimlilikle işlemlerini gerçekleştirmeye devam ediyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şimşek, bir etkinliğe katılmak üzere geldiği Gaziantep’te AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Dünyada hissedilen iklim değişikliğiyle mücadele için yeşil ve dijital dönüşümü sağlamak adına uluslararası kaynakları bölgeye kazandırmaya çalıştıklarını ifade eden Şimşek, yeni destek mekanizmalarını öncelik haline getirdiklerini söyledi.
Şimşek, şunları kaydetti:
“Çalışmalarımızı yoğun şekilde devam ettiriyoruz. Yakın zamanda Dünya Bankası ile Türkiye’nin yeşil dönüşüm konusunda daha dirençli olmasını sağlamak üzere yeni bir uygulamayı hayata geçireceğiz. Yaklaşık 400 milyon dolar kredi sağladığımız sosyal kapsayıcı yeşil dönüşüm projesiyle sektörlerimizin bu etkilerini asgariye indirmeyi ve daha dirençli hale getirmeye yönelik destekler sağlayacağız. Özellikle bölgelerde yeşil dönüşümün en fazla etkileneceği sektörlerde ortak kullanım tesisleri ve altyapıları oluşturmayı düşünüyoruz.”
Sektörlerin tamamının istifade edebileceği ekosistem desteklerini sunmayı planladıklarını anlatan Şimşek, çalışmalara devam ettiklerini belirtti.
Girişimcilerin destek alması için ajansların çalıştığını dile getiren Şimşek, şöyle devam etti:
“Uluslararası finansmanı ajanslarımız eliyle şehirlerimize kazandırıyoruz. Bugüne kadar 570 milyon avronun üzerinde tamamı hibe olan desteği kazandırdık. Uygulaması devam eden projelerle, yeni aldığımız kredi imkanlarıyla da çok büyük bir bütçeyi şehirlerimize kazandırmış olacağız.”
“Desteklerimiz ilden ile farklılık gösteriyor”
Şimşek, birçok alanda destek verdiklerini ve bunların her il için ayrı olduğunu kaydetti.
İllerde verilen desteklerin önemine işaret eden Şimşek, şunları söyledi:
“Biz yerelin özelliklerini önceleyen destek mekanizmaları uyguluyoruz. Desteklerimiz ilden ile farklılık gösteriyor. Yani Gaziantep’in yüksek potansiyeli olan alanlarda destekler veriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da müjdesini verdiği Yerel Kalkınma Hamlesi, aslında bu desteklerden bir tanesi olacak. Gaziantep’in yeni teknoloji geliştirebileceği alanların tekstil, gıda ve makine olduğunu tespit ettik. Cari açığı kapatmaya katkı sağlayacak alanlarda destekleme amacımız var.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eğitim, ASO Kağıt Ürünleri ve Baskı İşleri Sanayi Meslek Komitesi, İstanbul Sanayi Odası Basım Yayın Sanayi Meslek Komitesi ve Basım Sanayi Eğitim Vakfı (BASEV) işbirliğinde düzenlendi.
ASO Başkanı Ardıç, açılış konuşmasında, yatırım süreçleri, üretim teknolojileri ve ticaret ortamında yaşanan değişime işaret etti. Bu değişime uyum sağlamak için beşeri sermayenin çağın gereklerine uygun donatılması gerektiğini belirten Ardıç, iş gücü piyasasının ihtiyaçlarını karşılayabilmek açısından mesleki bilginin öneminin her geçen gün arttığını söyledi.
Ardıç, geçen ay açıklanan Küresel Ekonomik Görünüm Anketi’nin sonuçlarına göre, küresel iş dünyası ve işletmeler için en önemli sorunun nitelikli iş gücü eksikliği ile enflasyon olduğunu dile getirdi.
“İş gücü politikalarının bütüncül yaklaşımla dizayn edilmesi gerekiyor”
Kalifiye iş gücü ihtiyacının dünyada da sorun olduğunu anlatan Ardıç, şu ifadeleri kullandı:
“Ülke olarak insan kaynağımızı etkin kullanıp rekabet gücümüzü artırabilmemiz için eğitim kalitesini mutlaka yükseltmeliyiz. Mesleki eğitimi hem ekonominin ihtiyaçlarını hem de küresel rekabet ve teknolojideki değişimleri dikkate alarak planlamalıyız. Bu noktada sanayi, teknoloji, eğitim ve iş gücü politikalarının bütüncül bir yaklaşımla dizayn edilmesi gerekiyor.”
Ardıç, ASO’nun mesleki eğitime yönelik yürüttüğü projelere de değinerek, “Amacımız sanayinin nitelikli insan kaynağı ihtiyacına çözüm üretmek, bunu yaparken de doğru projelerle tüm Türkiye’ye örnek modeller ortaya koymaktır.” dedi.
Ankara’daki pek çok üniversiteyle imzaladıkları işbirliği protokolleriyle gençlerin başkentteki sanayi tesislerinde staj yapmalarına imkan sağladıklarını belirten Ardıç, “Ankara Sanayi Odası Sürekli Eğitim Merkezinde meslek geliştirme ve meslek edindirme kursları ile sanayimizin farklı sektörlerinin iş gücü ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz.” diye konuştu.
ASO Kağıt Ürünleri ve Baskı İşleri Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Beste Rodoslu da komitenin matbaa bölümü bulunan iki okulla protokoller imzaladığını söyledi.
BASEV Yönetim Kurulu Başkanı Murat Demir de kalifiye iş gücünün katma değerli üretim için önemini vurguladı.
Konuşmaların ardından Demir, ASO Başkanı Ardıç’a teşekkür belgesi ile ülkenin Cumhuriyet dönemindeki matbaacılık tarihini anlatan kitap takdim etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Apple, App Store’daki popüler görüntü düzenleme uygulaması Pixelmator’ı satın aldı.
Anlaşmanın finansal detayları henüz açıklanmadı. Pixelmator, iOS ve Mac kullanıcıları tarafından sevilen, katmanlı düzenleme özellikleriyle öne çıkan bir uygulama.
Litvanya merkezli Pixelmator, 17 yıldır App Store’da yer alan ve kullanıcılar tarafından 4.6 gibi yüksek bir puanla değerlendirilen bir uygulama.
Uygulamanın standart sürümü 9.99 dolar, Pro sürümü ise 49.99 dolar fiyat etiketine sahip. Pro sürümünde, yapay zeka destekli arka plan kaldırma gibi gelişmiş özellikler bulunuyor.
APPLE’DAN YENİ BİR SATIN ALMA HAMLESİ
Genellikle büyük ve gösterişli satın almalardan kaçınan Apple, bu hamlesiyle stratejisinde bir değişikliğe gittiğini gösteriyor.
Şirket, daha önce AuthenTec ve Siri Inc. gibi daha küçük şirketleri satın alarak teknolojilerini iPhone’lara entegre etmişti.
En büyük satın alımı ise 2014 yılında 3 milyar dolar ödeyerek Beats Audio’yu bünyesine katmasıydı.

PIXELMATOR UYGULAMASINDA DEĞİŞİKLİK OLACAK MI?
Pixelmator, yaptığı açıklamada, uygulamanın şu anki haliyle önemli bir değişiklik olmayacağını belirtti.
Ancak gelecekte heyecan verici güncellemeler olacağının da sinyallerini verdi. Apple’ın, Pixelmator’ı kendi fotoğraf düzenleme uygulamalarına entegre etmesi veya yeni özellikler eklemesi bekleniyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Google, popüler navigasyon uygulaması Haritalar’ı daha kullanışlı hale getirmek için bir dizi yeni özellik sunuyor.
Bu güncellemelerle birlikte, rotalara durak eklemek oldukça kolay haline geliyor, gelişmiş navigasyon sistemi sayesinde yollar daha net bir şekilde görülebiliyor ve hava koşullarıyla ilgili anlık bilgiler paylaşılabiliyor.
DURAK EKLEMEK ARTIK ÇOK DAHA KOLAY
Google Haritalar’a eklenen “Durak ekle” düğmesi sayesinde, yolculuk esnasında uğramanız gereken noktaları rotanıza zahmetsizce ekleyebilirsiniz.
Bu düğmeye dokunduğunuzda açılan “Rotanıza durak ekleyin” sayfası, duraklarınızı planlamanızı kolaylaştırıyor.

GELİŞMİŞ NAVİGASYON İLE YOLLAR DAHA NET GÖRÜNÜYOR
Google Haritalar’ın gelişmiş navigasyon sistemi, şeritleri, yaya geçitlerini ve yol işaretlerini doğrudan harita üzerinde vurguluyor.
Ayrıca, hangi şeritte ilerlemeniz gerektiğini belirgin bir şekilde göstererek sizi yönlendiriyor. Bu sayede, özellikle bilmediğiniz yollarda daha güvenli ve konforlu bir sürüş deneyimi yaşayabilirsiniz.
HAVA KOŞULLARI HAKKINDA ANLIK BİLGİ EDİNİN
Google Haritalar artık su basmış alanlar, temizlenmemiş yollar veya düşük görüş mesafesine sahip noktalar gibi hava durumu kesintilerini de gösterebiliyor.
Ayrıca, kullanıcılar da hava koşullarıyla ilgili bilgileri anlık olarak paylaşarak diğer sürücüleri uyarabiliyor.

YENİ ÖZELLİKLER NE ZAMAN KULLANIMA SUNULACAK
Rota keşfi ve hava durumu kesintileriyle ilgili özellikler, Android ve iOS platformlarında kullanıma sunuldu.
Geliştirilmiş navigasyon ise önümüzdeki ay 30’dan fazla büyükşehir alanında kullanıma sunulacak ve zamanla daha fazla konuma genişletilecek.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Huawei, uzun yıllardır akıllı telefonlarıyla bilinse de akıllı saat denildiği zaman akla ilk gelen markalardan biri olmayı başardı.
Akıllı saat pazarında, 2022 yılının ortasından itibaren pazar payı liderliğini de ele alan Huawei; sağlık, spor, tasarım, rakiplerinin çok üzerinde pil ömrü gibi detaylarıyla akıllı saatlere ilgisi olan herkesin ilk tercih ettiği markaların başında geliyor.
Huawei Watch Ultimate Golf Edition, zarif tasarımı, üstün dayanıklılığı ve gelişmiş özellikleriyle akıllı saat pazarında fark yaratmaya aday.
Zirkonyum alaşımlı sıvı metal gövdesi ve HNBR kayışı ile Huawei, yalnızca golf tutkunları için değil, her kullanıcının ilgisini çekecek bir cihaz sunuyor.
Bu model, titanyuma göre beş kat daha güçlü olması ve aşınmaya karşı gösterdiği yüksek dayanıklılık sayesinde oldukça sağlam.
Klasik kauçuk kayışlardan yüzde 30 daha hafif olan HNBR kayışı ise, kirlenme ve yağlanmaya karşı dirençli yapısıyla dikkat çekiyor. Safir cam ekranı ve sensör alanıyla ise zarafet ve dayanıklılığı bir araya getiriyor.

MALZEMESİ İLE ÖNE ÇIKIYOR
Huawei Watch Ultimate Golf Edition, dayanıklı zirkonyum alaşımlı sıvı metal gövdesiyle oldukça dikkat çekici bir malzeme seçimine sahip.
Bu malzeme, saatleri genellikle çizilmeye ve darbelere karşı daha savunmasız olan kullanıcılar için dayanıklı bir çözüm sunuyor.
Titanyumdan beş kat daha güçlü olan bu malzeme, aşınma ve korozyon direncini üst düzeye taşıyor. Safir cam ekran, kristal berraklığında bir görüntü sunarken, ekranı darbelere karşı oldukça korunaklı hale getiriyor.
Bu seçim, Huawei’nin akıllı saatini üst düzey klasik saatlerin kalitesiyle buluşturduğunu gösteriyor. Saati kullandığımız süre boyunca gerçekten de kolda oldukça şık ve kaliteli durduğunu söyleyebiliriz.
EKRAN ÖZELLİKLERİ
Saatin kolda şık durmasının bir diğer nedeni de gelişmiş ekran özellikleri. 1,5 inç LTPO AMOLED ekranı, yüksek çözünürlüğü ve parlak renkleriyle dikkat çeken Watch Ultimate Golf Edition, ekran konusunda bize göre sınıfının en iyilerinden biri.

GOLF DESTEĞİ
Gelişmiş golf özellikleriyle kullanıcıları sahada yalnız bırakmayan bu akıllı saat, hazır yüklü gelen 15 binin üzerinde golf sahası haritasına sahip.
Bu özellik, golf tutkunları için kritik olan mesafe ölçümü, son atış mesafesi ve AI Caddie gibi araçlarla deneyimi daha verimli hale getiriyor.
Özellikle AI Caddie, kullanıcılara seçilen saha ve vuruşlar hakkında akıllı önerilerde bulunarak oyunun her aşamasında kullanıcının stratejisine destek sağlıyor.
Örneğin bu özellik, kullanıcıların oyunlardan önce HUAWEI Health uygulamasına girdikleri her bir sopa için atış mesafesine, mevcut delik konumuna, engellere, araziye ve yörünge geri bildirimine dayalı olarak kullanıcılara akıllı öneriler getirmesine yardımcı oluyor.

DONANIM VE YAZILIM
Cihazın test sürecinde, saatin dayanıklılığı ve işlevselliği bizi etkilemeyi başardı. Ekran dayanıklılığı testlerinde darbelere ve çizilmelere karşı oldukça dirençli olduğunu gözlemledik.
Gelişmiş golf modu, özellikle mesafe ölçümü ve saha haritaları açısından tutarlı ve hassas sonuçlar sundu.
AI Caddie’nin sunduğu öneriler ve 3D saha efektleri, oyuncuların performansını optimize etmeleri için oldukça faydalı.
Ek olarak, saatin su geçirmezlik özelliği 100 metre derinliğe kadar dayanıklılık sunarak dalış ve yüzme gibi su aktivitelerine uygun hale getiriyor.
GELİŞMİŞ SAĞLIK İZLEME
Huawei Watch Ultimate Golf Edition, sadece spor aktivitelerinde değil, kullanıcıların sağlık durumlarını da yakından takip eden özellikler barındırıyor.
Tıbbi sınıf EKG analizi, damar sertliği tespiti ve Huawei’nin geliştirdiği TruSeenTM 5.0+ kalp atış hızı izleme teknolojisi, kullanıcıların sağlığını 7/24 izleme imkanı sunuyor.
Böylece kalp atış hızının olağan dışı durumlarında kullanıcıyı bilgilendiriyor. Özellikle, nefes tutma Apnea eğitim modu gibi özellikler, kullanıcıların dalış antrenmanlarını daha güvenli bir hale getiriyor.

SON SÖZLER
Huawei Watch Ultimate Golf Edition, kullanıcıların ihtiyaç duyduğu birçok özelliği bir araya getirerek yalnızca bir akıllı saat değil, aynı zamanda bir sağlık ve aktivite asistanı olarak da işlev görüyor.
Akıllı saatin iOS ve Android uyumluluğu, tüm kullanıcıların cihazı kolaylıkla bağlayarak deneyimden tam verim alabilmelerini sağlıyor.
Saati kullandığımız süre boyunca, hem Android hem de iOS cihazlarda herhangi bir sorun yaşamadık.
Huawei Watch Ultimate Golf Edition’ın satış fiyatı ve performansı göz önüne alındığında, sunduğu özellikler, üstün dayanıklılığı ve tasarımıyla son derece başarılı bir seçenek olarak öne çıkıyor.
Özellikle golf tutkunu olan kullanıcılar için bir “vazgeçilmez” olarak nitelendirilebilecek bu akıllı saat, birçok kullanıcının beklentisini karşılayacak seviyede.
Cihazla ilgili daha fazla bilgiye ve satış detaylarına Huawei Online Mağaza üzerinden ulaşabilirsiniz.
**BU BİR İLANDIR.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Nature Geoscience dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, deniz tabanında karanlık oksijen üretimi adı verilen şaşırtıcı bir fenomeni ortaya çıkardı.
Bu keşfe göre, polimetalik nodüller ve metalli tortular adı verilen mineral oluşumları, ışık olmadan oksijen üretebiliyor.
Bu durum, yaşamın evrimi ve derin deniz madenciliğinin potansiyel etkileri hakkında önemli sorular doğuruyor.
OKSIJEN NASIL ÜRETİLİYOR
Araştırmacılar, derin okyanus tortularındaki oksijen tüketim oranını ölçmek için deneyler yaparken beklenmedik bir durumla karşılaştılar. Oksijen seviyeleri, azalmak yerine artıyordu.
Bu gizemi çözmek için araştırmacılar, polimetalik nodüllerin ve metalli tortuların varlığında oksijen üretiminin gerçekleştiğini keşfettiler.
Bu nodüller, elektroliz adı verilen bir süreçle suyu hidrojen ve oksijene ayırmak için gerekli enerjiyi üretiyor.
Nodüllerin içerdiği metallerin doğru karışımı ve yoğunluğu, elektrik akımının geçmesine ve bu sürecin gerçekleşmesine olanak sağlıyor.

YAŞAM İÇİN KARANLIK OKSİJEN
Oksijen, bildiğimiz şekliyle karmaşık yaşam için olmazsa olmaz bir elementtir. Fotosentez yapan organizmalar, atık ürün olarak oksijen üreterek yaşamın evriminde kritik bir rol oynamıştır.
Ancak bu yeni keşif, deniz tabanındaki nodüllerin de biyosfere ek bir oksijen kaynağı sağlamış olabileceğini gösteriyor.
Bu durum, yaşamın kökeni ve evrimi hakkındaki bilgilerimizi yeniden değerlendirmemizi gerektirebilir.
Nodüllerin evrimi nasıl etkilediği ve zaman içinde nasıl oluştukları gibi sorular, gelecekteki araştırmaların odak noktası olacak.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Samsung hayranları, Galaxy S25 Ultra’nın tasarımında köklü bir değişiklik bekliyordu.
İlk sızıntılar, S24 Ultra’nın keskin köşelerinin yerini daha yuvarlak hatlara bırakacağını gösteriyordu.
Ancak yeni sızdırılan görseller, bu beklentilerin tam olarak karşılanmayabileceğini ortaya koyuyor.
Sızıntıları yayınlayan Roland Quandt, Galaxy S25, S25 Plus ve S25 Ultra için tasarlanmış üçüncü parti silikon kılıfların görsellerini paylaştı.
Bu görsellere göre, S25 Ultra’nın köşeleri yalnızca hafifçe kavisli olacak ve genel tasarım S24 Ultra’ya oldukça benzeyecek.

Sızdırılan kılıflar, S25 Ultra’nın düz kenarlara sahip olacağını da gösteriyor. Bu, yan çerçevelerin daha ince görünmesini sağlayabilir. Zira S24 Ultra’nın kavisli yan rayları, yan çerçeveleri olduğundan daha kalın gösteriyordu.
TASARIM AYNI KALACAK
Galaxy S25 ve S25 Plus modellerinde ise tasarımın neredeyse tamamen aynı kalacağı belirtiliyor. Boyutlarda bazı ufak değişiklikler dışında, bu modellerin seleflerinden görünüm olarak farklılaşması beklenmiyor.
Tüm Galaxy S25 ailesinin, tüm bölgelerde yeni Qualcomm Snapdragon 8 Elite yonga setiyle güçlendirileceği bildiriliyor.
İlk raporlar, bu yonga setinin aşırı ısınma sorunlarına yol açabileceği endişelerini dile getirmişti, ancak bu endişelerin yersiz olduğu düşünülüyor.
Samsung’un Android 15 tabanlı One UI 7 güncellemesinin, Galaxy S25 ile aynı gün yayınlanması bekleniyor.

Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Apple, 10 Nisan 2023 ile 28 Nisan 2024 tarihleri arasında üretilen bazı iPhone 14 Plus modellerinde bulunan arka kameralarda ön izleme sorunu olduğunu açıkladı.
Sorunun, cihazların çok küçük bir yüzdesini etkilediği belirtildi. Apple, sorunu gidermek için ücretsiz onarım hizmeti sunuyor.
CİHAZINIZIN ÜCRETSİZ ONARIM PROGRAMINA UYGUN OLUP OLMADIĞINI NASIL ÖĞRENEBİLİRSİNİZ
İlk olarak, Ayarlar > Genel > Hakkında yolunu izleyerek cihazınızın seri numarasını öğrenmeniz gerekiyor.
Ardından, Apple’ın destek sayfasına giderek ilgili alana seri numaranızı girerek uygunluk kontrolü yapabilirsiniz.
Eğer cihazınız bu programa uygunsa, bir dizi onarım seçeneğinden yararlanabileceksiniz.

ONARIM İÇİN HAZIRLIK NASIL YAPILMALI
Onarım için Apple Store veya Yetkili Servis Sağlayıcısı’na gitmeyi tercih ederseniz, cihazınızı ve varsa soruna dahil olan aksesuarları yanınıza almanız gerekiyor.
Randevu öncesinde iPhone’unuzu yedeklemeniz ve kişisel bilgilerinizi korumak adına cihazı sıfırlamanız da öneriliyor.
Cihazınızı göndermeyi tercih ederseniz, fiziksel SIM kartınızı çıkarmanız ve eSIM kullanıyorsanız kablosuz sağlayıcınızla iletişime geçerek hizmeti askıya almanız gerekiyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
‘Çalıkuşu’ dizi setinde başlayan aşklarını nikah masasına taşıyan ünlülerden olan Fahriye Evcen ile Burak Özçivit mutlu evlilikleriyle sanat camiasında parmakla gösteriliyor.

Fahriye Evcen ile Burak Özçivit’in oğulları Karan ve Kerem de en az anne-babaları kadar ilgi çekiyor.

EŞİYLE TATİLE ÇIKTI!
Sosyal medyayı sık kullanan Fahriye Evcen, eşi Burak Özçivit’le çıktığı Strasbourg tatilinden paylaşımlarda bulundu.

AŞK POZLARI İLGİ GÖRDÜ
Burak Özçivit ve eşinin aşk pozları ise sosyal medyada oldukça ilgi çekti.

İşte Fahriye Evcen ve eşi Burak Özçivit’in tatilde o pozları!
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İki ünlü oyuncu Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım, geçtiğimiz aylarda Roma’da dünyaevine girdi.

Ünlü çift, şimdilerde ilk çocuklarını kucaklarına almanın tatlı heyecanını yaşıyor.

AŞK DOLU KUTLAMA MESAJI
Ünlü oyuncu Kaan Yıldırım, bugün doğum günü olan eşi Pınar Deniz’e özel bir kutlama mesajı yayınladı.
“SENİ SEVİYORUM”
Kaan Yıldırım 31 yaşına giren eşiyle fotoğrafını paylaşıp altına ise, “İyi ki doğdun benim güzel eşim, seni seviyorum” notunu düştü.

BEĞENİ VE YORUM YAĞDI
Oldukça romantik bir kutlama yapan Yıldırım’ın paylaşımına beğeni ve yorum yağdı.

PASTASI DİKKAT ÇEKTİ
Pınar Deniz’in doğum günü pastası da oldukça ilgi topladı!
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ünlü oyuncu Aslı Enver ve Berkin Gökbudak geçtiğimiz yıl mutlu evliliklerini kızları Elay ile taçlandırdı.

İlk kez anne olmanın mutluluğunu yaşayan Enver, her fırsatta kızıyla paylaşım yapıyor.

KALPLERİ ISITTI
Ünlü oyuncu, bugün yaptığı paylaşımla kalpleri ısıttı.
Aslı Enver minik kızı Elay’ın yemek yerken sevimli anlarını paylaştı! Aslı Enver: Sıra var!

“SIRA VAR”
Enver, minik kızı Elay’ın yemek yerken sevimli anlarını paylaştı. Paylaşımının altına ise, “Sıra var” notunu ekledi.

İşte Aslı Enver ve kızı Elay’ın o sevimli mi sevimli halleri!
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşayan Semanur’a 6 yıl önce orak hücre anemi hastalığı teşhisi konuldu.
Uzun yıllardır hastalığıyla ilgili sıkıntı yaşayan Semanur’un tedavisi devam ederken Kazım ile Zeliha Güneş çiftinin 3 yıl önce Ali Emre adında bir erkek çocuğu daha dünyaya geldi.
Ali Emre’nin, ailenin isteğiyle özel bir ekip tarafından alınan kordon bağı 3 yıl boyunca kordan kanı bankasında saklandı.
Bu süreçte Güneş ailesinin kızı Semanur’un da hastalığıyla ilgili şikayetleri her geçen gün arttı.
Yapılan tetkiklerde Semanur’un ilik nakli olması gerektiğinin belirtilmesi üzerine Güneş ailesi nakil için Adana’ya geldi.
REKLAM
Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kemik İliği Nakil Ünitesi’nde yapılan tetkiklerin ardından Semanur’a 3 yaşındaki kardeşi Ali Emre’nin göbek kordonundan alınan kök hücre nakledildi. Semanur, gerçekleştirilen başarılı operasyonla sağlığına kavuştu.
“OĞLUM 3 YAŞINDA İSTENİLEN KİLO VE BOYA ULAŞINCA NAKİL GERÇEKLEŞTİ”
Anne Zeliha Güneş, oğlunun küçük yaşlardan bu yana hastalıkla mücadele eden ablasına umut olduğunu söyledi.
Oğlu Ali Emre’nin doğumunda kordon bağının saklanmasına eşiyle karar verdiklerini belirten Güneş, “Kordan kanıyla naklin yapılmasıyla ilgili araştırmalar yaptım. Ali Emre’nin doğumunda özel bir ekiple kordon kanı alınarak özel tüplere alınıp kordon kanı bankasında beklettik. Oğlum 1 yaşına geldikten sonra testlerini yaptırdık. Ali Emre’nin testi temiz çıkınca, doktorlar oğlumun boyu ve kilosunun istenilen seviyeye gelmesini beklenilmesini istediler. Oğlum 3 yaşında istenilen kilo ve boyu alınca nakil gerçekleşmiş oldu” diye konuştu.
Kızı Semanur’un rahatsızlığı nedeniyle birçok sıkıntı çektiğini anlatan Güneş, bu kötü günlerin nakil sayesinde geride kaldığını söyledi.
REKLAM
Semanur’un hastalığının genetik olduğunu ifade eden anne Güneş, “Oğlum Ali Emre’nin hasta olmadığını öğrendik. Ondan alınan iliği Semanur’a verdiler. Çok şükür başarıyla sonuçlandı. Çok mutluyum. Allah tüm doktorlarımızdan razı olsun” dedi.
Semanur Güneş de kardeşi sayesinde çektiği acıların sona erdiğini belirtti.
Artık sağlığına kavuştuğu için çok heyecanlı ve mutlu olduğunu anlatan Semanur, “Doktorlara çok teşekkür ederim. Benim için çok çaba sarf ettiler. Benimle çok ilgilendiler, her zaman başımda durdular” şeklinde konuştu.
Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kemik İliği Nakil Ünitesi Sorumlu Hekimi Doktor Öğretim Üyesi Defne Ay Tuncel, 1 Eylül 2023’te açılan ünitelerinde ilk kordon kanı naklinin gerçekleştirildiğini söyledi.
Semanur’un 2 yaşından itibaren takibini yaptıklarını anlatan Tuncel, naklin başarılı geçtiğini ve küçük kızın sağlık durumunun çok daha iyi olduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da, otoyolun karşısına geçmeye çalışırken yolcu otobüsünün çarpması sonucu hayatını kaybeden 2 çocuk annesi Elif Kanderun’un (52), alzheimer hastası olduğu ve ailesinin 2 hafta önce polise kayıp başvurusunda bulunduğu öğrenildi.
Kaza, saat 00.30 sıralarında Gebze-Orhangazi- İzmir Otoyolu Alaşar Mahallesi mevkisinde meydana geldi. İzmir istikametine seyir halinde olan Şeref G. (26) yönetimindeki 46 AJS 600 plakalı şehirlerarası yolcu otobüsü, otoyolda yolun karşısına geçmeye çalışan Elif Kanderun’a çarptı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı kadın, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla kaldırıldığı BursaŞehir Hastanesi’nde, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
AİLE 2 HAFTA ÖNCE KAYIP BAŞVURUSUNDA BULUNMUŞ
Elif Kanderun’un Alzheimer hastası olduğu ve 2 hafta önce Osmangazi ilçesi Alemdar Mahallesi’ndeki evinden çıktıktan sonra, kendisinden haber alınamadığı ve ailesinin polise kayıp başvurusunda bulunduğu öğrenildi. 2 çocuk annesi Kanderun, bugün Hamitler Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Öte yandan otobüs şoförü Şeref G., ifadesinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, eğitim faaliyetleri kapsamında Ferizli Tekstil İşverenler Sendikası Halit Narin Ortaokulu öğrencileriyle bir araya geldi.
Öğrencilere trafikte uyulması gereken kuralları anlatan ekipler, uyuşturucunun zararları hakkında da bilgilendirme yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, Galatasaray – Beşiktaş maçının hakem kararları ve Arda Kardeşler için flaş açıklamalar yaptı.
Ferhat Gündoğdu Spor Gecesi Digital’e yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Benim ikinci dönem MHK başkanlığım. Benim beklediğim, umduğum bir görev değildi. O zaman Nihat Özdemir’in davetiyle bir toplantı yapıldı ve o toplantıdan sonra görevlendirildim. Bu dönemde de sayın başkanımız İbrahim Bey göreve davet etti. Yapım itibariyle bir görev daveti geldiği zaman hayır diyemiyorum. MHK başkanlığını istiyorumdan öte bu bir görev ve bu görevi kabul etmenin dışında bir alternatif düşünmedim.”
“17 Nisan’da o dönemde istifa etmiştim. O zaman kafamın içinde göreve devam etmek gibi bir düşünce yoktu. O dönemde futboldan uzakken çok mutlu oldum.”

13 HAKEMİN KLASMANININ DÜŞÜRÜLMESİ
Ne özel hayatımda ne de resmi görüşmelerde hiçbir zaman o zamanki yaptığımız kurumsal kararla ilgili bu ifadeleri kullanmadım. Anlaşılmadığı için herkes kendince yorum yaptı. Bir an önce hakemlik sistemiyle ilgili bir değişime gidilmesi gerekiyordu. Bu karardan dolayı hiç pişman olmadım. Bir görev yaparken önerirsiniz onlar da uygun görürse o kararı uygularsınız. Şirketler de böyle. Üst düzey şirketler tarihinde hep böyle kararlar almıştır ve bunu hızlıca yapmıştır. O kurumların hiçbiri yollarını ayırdığı kişiler için gerekçe sunmamıştır. Bu bizde nedense gereklilik oldu. Mağduriyet olarak yansıtılan şeylere karşı bir ilgimiz var. Bunu normal karşılıyorum ben. Eğer futbolun marka değerini artıracaksak hakemlik sistemiyle ilgili de yapısal bir takım değişiklikler olması gerekiyor.
“HAKEMLİĞİ BİTİRİLECEK BAŞKA BİRİLERİ VAR MI?”
Bu hakemliğini bitirme kararı değildi. Bundan sonra yapacaklarımız da kimsenin hakemliğini bitirme değil. 1. Kategorideki arkadaşlarla hakemlik için bir kariyer düşünmüyoruz. Herhangi bir kadroya başvuru olsa çalışmak istemediğimizi söyleriz. İkinci gruptaki arkadaşlarımızın yaşları itibariyle önlerinde bir kariyer kalmadı. Halis Özkahya bu grupta değildi. Halis, göreve geldiğimde çok da sevdiğimiz bir arkadaştı. Bir maçı erken bitirmişti, şanssızlık yaşamıştı. O maçtan sonra aradım ve ikna etmeye çalıştım. O çok yıprandığını ve devam etmek istemediğini söyledi. Üçüncü gruptaki arkadaşlarda yeterli yetkinliğe sahip değillerdi. Davet ettiğimiz halde biz davet almadık diyen arkadaşlar oldu. O hakemlere ‘siz Süper Lig kadrosunda olmayacaksınız. Ya 1. Lig’de istihdam edeceğiz ya da VAR’da görev vereceğiz’ diyecektik. Ama o davetlere cevap gelmedi ve başka yollara gidildi. Biz de bu arkadaşlarla bu saatten sonra yola devam etmeme kararı aldık.

ARDA KARDEŞLERİN PERFORMANSI
Derbi maçında başarılı bir yönetim gösterdi diyemem. Önemli hatalar yaptığı ortada zaten. Ayrıca bu program vasıtasıyla belirtmek isterim; “Kaşar” ve “Papaz” kelimeleri beni incitiyor. Her meslek grubunda emek sarf eden arkadaşlar filmin sonunda bu tabiri hak etmiyorlar.
“ARDA KARDEŞLER MAÇ ALACAK MI?”
Beşiktaş Kulübü’nün başka talepleri de oldu. Başka kulüplerin de talepleri olabilir. ‘Hıncımız geçmedi’ diye bir şey okudum ve çok üzüldüm. Hatalı olduğumuz zaman bedelini ödeyeceğiz. Arda ile birlikte ben de ödeyeceğim. Bunun dinlenme süresini kamuoyu görecektir. Beşiktaş kulübü istedi diye değil, MHK’nin normları içinde olduğu için dinlenecek. Bunun bizim skalamızdaki karşılığı 4 ila 6 hafta. Bunun altında olmaz. Adil olsun diye 8 pozisyonu biz kendi içimizde değerlendirdik. Gözümüzden kaçar diye UEFA’da görevli olan arkadaşlarımıza da bunları gönderdik çünkü arkadaşımız ile ilgili bir karar vereceğiz. Kendisini de aradım. Çok rahat ve espri yapmayı seven bir arkadaş. Moral vermek için aradım. Bu kolay değil. Hatalarını kabullendi. Yanlış kararlar verdiğinin farkında ve çok üzüldüğünü söyledi. 8 pozisyonu ona gönderdim ve inceliyor.
“DAVINSON’UN HAREKETİ KIRMIZI DEĞİL”
Davinson’un Immobile’ye hareketi sarı kart, kırmızı değil! O pozisyonu görmediğine çok eminim. Yardımcılara da söyledim, biz bunu neden yakalayamadık diye sordum. Görmemeyi bahane etmiyoruz tabii ki görmeliydik. Bunu gördüğünüzde en azından uyarmanız lazım. Böyle bir şeye kırmızı kart verilmez.
ABDULKADİR BİTİGEN’E NE OLDU?”
Şans vermeyi tercih etmedim. Sebebini açıklayamam. Vakit kaybetmeye gerek yok. Çalışmak istemedim.

“GÜVEN KAYBI OLUYOR”
Icardi’nin pozisyonuna kimisi penaltı diyor, kimisi değil diyor. Bu karar güveni çok sarsmaz. Ama Sanchez’in yaptığı hareketi kaçırmak güveni sarsar. Maçın kırılma noktaları bunlar. Hakem olarak bunları yakalamak lazım. Güven kırılırsa toparlaması zor oluyor.
OKAN BURUK’UN OĞUZHAN ÇAKIR SÖZLERİ
Okan Buruk’un o mesajı vermek istemediğine eminim. O da muhtemelen fark etmiştir ama kurumsal bir duruş sergilememiz lazım. Oğuzhan Çakır tabii ki Galatasaray maçı yönetecek. Ben ona buz adam diyorum. o yönü çok hoşuma gidiyor. Sağlam bir bünyesi var. Bütün testlerde sakatlık riski en az olan hakemlerimizden biri. Oyuncular da heyecanlarına biraz gem vurup hakemlerimize biraz yardımcı olurlarsa çok önemli bir hata olacağını beklemiyorum.
“YABANCI AVAR OLABİLİR”
Yabancı hakem ve yabancı VAR’a karşıyız. Ama yabancı AVAR olabilir. Bu, şimdilik bir proje!
“TFF içinde veya MHK içinde sizce bir yapı var mı?”
Böyle bir şey olamaz. Böyle bir şey çok mümkün değil. Gördüğüm kadarıyla söylüyorum bunu. Federasyon Başkanımız hakem atamalarını internette görüyor. Bunu söylemiyorum. TFF bir yapı kuramaz. Burada MHK kuruyor diyebilirler. Ben böyle bir şeye müsaade etmem.
“Bir TFF ya da MHK Başkanı ligdeki şampiyonu belirleyebilir mi?”
Bence belirleyemez, yapamaz yani nasıl yapacak! 9 tane Süper Lig’de 19 tane 1. Lig’den maçla ilgili yüzlerce atama kararı veriyorsunuz. Deşifre olursunuz. Mevcut sistemde bu olmaz. Öncesi için yorum yapamam. Ama çok net belli olur böyle bir niyet varsa.
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’in 11. haftasında Trabzonspor evinde Fenerbahçe’yi ağırlayacak.
Trabzonspor’un stadında saat 19.00’da oynanacak müsabakayı hakem Oğuzhan Çakır yönetecek. Karşılaşma beIN Sports 1’den yayınlanacak.
Ligde oynadığı 9 maçta 6 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 yenilgi yaşayan sarı-lacivertli ekip, 20 puanla üçüncü sırada yer alıyor.
Samsunspor beraberliğinin ardından önce UEFA Avrupa Ligi’nde Manchester United’la 1-1 berabere kalan Jose Mourinho’nun ekibi, ardından ligde Sipay Bodrum FK’yi 2-0’lık skorla geçmeyi başardı.
Lider Galatasaray’ın bay geçtiği haftayı kayıpsız atlatmak isteyen Fenerbahçe, zirveyle arasındaki puan farkını da 5’e indirmeyi hedefliyor.
Ligde ilk 9 maçta 12 puan ile 9. sırada yer alan, en son Göztepe deplasmanından 2-1’lik mağlubiyetle dönen bordo-mavililer ise, Fenerbahçe karşısında kazanarak hem moral bulmak hem de üst sıralara doğru tırmanmak istiyor.
MUHTEMEL 11’LER
Trabzonspor: Uğurcan, Malheiro, Mendy, Denswil, Eren, Lundstram, Okay, Visca, Ozan, Nwakaeme, Banza.
Fenerbahçe: Livakovic, Osayi Samuel, Djiku, Becao, Mert Müldür, Fred, Amrabat, Tadic, Szymanski, Saint Maximin, En-Nesyri.
FENERBAHÇE’DE 2 EKSİK
Trabzonspor maçı öncesinde Fenerbahçe’de 2 isim forma giyemeyecek.
Sakatlığı bulunan Cengiz Ünder ve Jayden Oosterwolde, takımı yalnız bırakacak.
Samsunspor maçında yaşadığı sakatlık sebebiyle Hollanda’da ameliyat edilen Oosterwolde, uzun süre formasından uzak kalacak.
TRABZONSPOR’UN EKSİKLERİ
Trabzonspor’da sakatlıkları bulunan Serdar Saatçı ile Serkan Asan, kadroda yer almayacak.
FRED DÖNDÜ
Samsunspor karşısında gördüğü sarı kart sebebiyle Bodrum FK müsabakasında forma giyemeyen Brezilyalı futbolcu Fred, Trabzonspor karşısında formasına kavuşuyor.
Bu sezon ligde 6, Avrupa’da da 5 maçta sahaya çıkan Fred, 3 gol atarken 3 de asist yaptı.
Fred, geçen sezon Fenerbahçe’nin Trabzonspor’u deplasmanda 3-2 mağlup ettiği maçta 2 gol kaydetmişti.
FENERBAHÇE TARAFTARI YOK
Fenerbahçe taraftarı, Trabzonspor deplasmanında takımını destekleyemeyecek.
Geçen sezon Fenerbahçe’nin 3-2 kazandığı karşılaşmanın ardından olaylar çıkmıştı.
Trabzon İl Güvenlik Kurulu, ev sahibi ekibin talebi doğrultusunda karşılaşmaya sarı-lacivertli taraftarların alınmamasına karar verirken, müsabakada 3 bin 500 görevlinin yer alacağı belirtildi.
136. RANDEVU
Trabzonspor ile Fenerbahçe Trendyol Süper Lig’de yapacakları maçla 136. kez karşı karşıya gelecek.
Süper Lig’in 11. haftasında Papara Park’ta kozlarını paylaşacak iki ekip, ligde ise bugüne dek 102 kez karşılaştı.
Trabzon Hüseyin Avni Aker Stadı’nda 13 Şubat 1974’te yapılan ve 0-0 sonuçlanan Türkiye Kupası çeyrek final maçıyla başlayan 50 yıllık rekabette, galibiyet sayısında Fenerbahçe’nin 8 farklı üstünlüğü bulunuyor.
Rekabette 102 lig, 14 Türkiye Kupası, 9 özel, 4’er Cumhurbaşkanlığı Kupası ve Başbakanlık Kupası ile 2 TSYD Kupası olmak üzere toplam 135 maçtan 52’sini sarı-lacivertli ekip kazanırken, Trabzonspor 44 galibiyet elde etti. 39 müsabakada taraflar eşitliği bozamadı.
Bu maçlarda Fenerbahçe 173 gol atarken, Trabzonspor 154 gol sevinci yaşadı.
LİGDE OYNANAN 102 MAÇTA FENERBAHÇE ÖNDE
İki takım lig tarihinde 102 kez karşı karşıya gelirken, bu maçlarda Fenerbahçe’nin rakibine karşı 41-27 üstünlüğü bulunuyor. İki takım ligdeki 34 maçta ise puanları paylaştı.
Lig maçlarında Fenerbahçe’nin 137 golüne Trabzonspor 108 golle karşılık verdi.
TRABZONSPOR İÇ SAHADA GALİBİYET SAYISINDA ÜSTÜN
İki takım arasında Trabzon’da yapılan maçlarda bordo-mavili takımın üstünlüğü bulunuyor.
Trabzon’da oynanan resmi ve özel toplam 57 maçta Trabzonspor 25, Fenerbahçe 19 galibiyet alırken, taraflar 13 karşılaşmada eşitliği bozamadı.
Bu müsabakalarda Trabzonspor 69, Fenerbahçe 62 gol attı.
Ligde ise Trabzon’daki 51 maçtan 20’sini bordo-mavili takım kazandı, sarı-lacivertliler 19 galibiyet elde etti, 12 müsabaka beraberlikle sonuçlandı. Trabzon’daki lig maçlarında Fenerbahçe 60, Trabzonspor ise 59 gol kaydetti.
EN FARKLI GALİBİYETLER
Fenerbahçe, Trabzonspor’u 5 Mart 1989’da Kadıköy’deki lig maçında 5-1, 2015-2016’da da Trabzon’da yarıda kalan lig müsabakasında 4-0 yendi.
Trabzonspor ise Fenerbahçe karşısında tarihindeki en farklı skorlu galibiyetlerini, 11 Ağustos 1992’de Kadıköy’de Şenol Çorlu’nun jübile maçında 4-1, 26 Aralık 1976 ve 9 Mart 1991 tarihlerinde de Trabzon’daki lig maçlarında 3-0’lık sonuçlarla aldı.
EN GOLLÜ MAÇLAR
İki takım arasındaki en gollü maç, 6 Ekim 1990’da Fenerbahçe Stadı’nda yapıldı. Toplam 8 gol atılan lig mücadelesinde Trabzonspor, Fenerbahçe’ye 5-3 üstünlük kurdu.
Bordo-mavililer ayrıca, 21 Mayıs 1994’te Ankara 19 Mayıs Stadı’nda oynanan Başbakanlık Kupası maçında ve 6 Nisan 1997’de Trabzon’daki lig müsabakasında rakibini 4-3’lük skorlarla mağlup etti.
Fenerbahçe ise 17 Ekim 1992’de Hüseyin Avni Aker Stadı’nda oynanan lig maçından 4-3 galip ayrılıp, 2000-2001 sezonunda İstanbul’daki lig mücadelesini de 5-2 kazandı.
İki takımın geçen yıl ligde karşı karşıya geldiği 2 maç da 3-2 sonuçlandı.
Trabzonspor, Kadıköy’de rakibini 3-2 mağlup edip ligdeki tek yenilgisini aldırırken, Fenerbahçe de Trabzon’dan 3-2’lik galibiyetle ayrılmıştı.
Abdullah Paçal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şıklık yarışına katılan birçok yıldız arasında onun adı anılmadı ama ödülü alması gerektiğini düşünenlerin sayısı az değildi. Serenay Sarıkaya tüm gece ışıldadı, kostümüyle çok konuşuldu ancak asıl konuşulması gereken hiç kasmadan eğlenmesi en doğal haliyle herkesle sohbet edip fotoğraf çektirmesiydi. Gerçek şu ki Serenay Sarıkaya; başka bir ruh, enerji, yetenek ne derseniz deyin farklı hem de çok. Gecenin en önemli konusu ise Suzan Sabancı’nın duyurduğu yeni Film, Televizyon ve Yeni Medya Fonu oldu. Bu fon, ABD’de film, televizyon ve medya alanlarında eğitim almak isteyen öğrencilere destek sunmayı amaçlıyor. ATS’nin hâlihazırda sunduğu burs fonlarına ek olarak hayata geçirilen bu fon, genç yaratıcıların uluslararası başarılar elde etmelerine yardımcı olmayı hedefliyor. Sabancı’nın bu duyuruyu yaparken kullandığı sözler, fonun önemini vurguluyordu: “Bu desteklerin gelecekteki yaratıcı nesillere güç vereceğine ve uluslararası pek çok başarıya zemin hazırlayacağına yürekten inanıyorum.”

TÜRK DİZİLERİ KÜRESEL ZİRVEDE
Film, Televizyon ve Yeni Medya Fonu, Türk televizyon ve sinema sektörüne büyük katkılar sağlayacak bir adım olarak görülmeli. Türk dizileri, bugün dünya genelinde 150’den fazla ülkede izleniyor ve milyonlarca hayran kitlesine ulaşıyor. Özellikle Latin Amerika, Orta Doğu ve Avrupa’da geniş bir izleyici kitlesine hitap eden yapımlar, Türk kültürünün ve hikâyelerinin sınırları aşmasını sağlıyor. Bu noktada, fonun sunduğu eğitim ve burs imkanları, gelecekte bu başarıları daha da ileriye taşıyacak, yeni yeteneklerin yetişmesine olanak tanıyacak. İşte bu yüzden bu fonu çok değerli buluyorum.

TAKSİ LOBİSİ: TRUMP MI HARRIS Mİ?
New York’ta hangi taksiye binsem, Trump mı Harris mi sorusu var. Şehirde nereye baksanız bu soru yankılanıyor. ABD’de başkanlık seçim süreci nasıl ilerliyor? 5 Kasım’da gerçekleşecek olan 60. başkanlık seçimleri için geri sayım başladı. Bu seçimlerde hem ABD’yi 4 yıl yönetecek başkan, hem de Senato ve Temsilciler Meclisi üyeleri belirlenecek.
Donald Trump ile Kamala Harris arasında geçecek bu seçim, Amerika’nın kaderini belirleyecek. Ancak seçimlere iki hafta kala, ne Harris ne de Trump kesin bir avantaja sahip. New York’ta taksi lobisi oldukça güçlü, her yolcuyla mutlaka bu konuyu konuşuyorlar. İşte benim New York’taki taksi lobisinden duyduklarım… Washington’da sinir bozucu bir sakinlik hakim. Bu huzur, kimin kazanacağına dair bir güven hissinden değil; daha çok artık kimsenin bu sonucu değiştirebilecek bir şey yapamayacağı düşüncesinden kaynaklanıyor.

Son altı ayda Orta Doğu’da yaşanan savaş, Trump’a yönelik iki suikast girişimi ve Kamala Harris’in aday olması gibi büyük olaylara rağmen, seçim dinamiklerinde büyük bir değişiklik olmadı. Anketlerdeki grafikler neredeyse düz bir çizgide ilerliyor. Harris’in, Trump’a karşı ulusal anketlerdeki farkı yalnızca 1,2 puandan 2,1 puana çıkmış durumda. Bu, özellikle seçimlerin genelde büyük dalgalanmalar gösterdiği önceki yıllarla karşılaştırıldığında çok şaşırtıcı bir stabilite.
2024 yılında, neredeyse herkesin kime oy vereceği belli. Tek bilinmeyen, kimin sandığa gidip oy kullanacağı. Başkanlık seçimleri artık ikna etmekten çok, katılımı artırma mücadelesine dönüştü. 5 Kasım’ı bekleyip hep birlikte neler olacak görelim.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÖKENİ ORTA ASYA
Ceviz, aslında Orta Asya sıradağlarının doğal bitki örtüsüdür. Buradan Sincan’a, Kazakistan’a, Türkmenistan’a, İran’a, Irak’a, Azerbaycan’a, Gürcistan’a ve Türkiye’ye yayılmış. Bu şifalı lezzet; Bulgaristan, eski Yugoslavya, Romanya ve Yunanistan’ın da doğal bitki örtüsü içinde. Ceviz besin değerleri, besleyici özelliği ve lezzetli tadı sayesinde popüler bir kuruyemiştir. İçerisindeki zengin yağ asitleri, antioksidanlar, vitaminler ve mineraller kalp rahatsızlıklarından beyin hastalıklarına, hafıza sorunlarından diyabete, kanser riskinden korunmaya ve cilt sağlığının korunmasına kadar birçok faydası var. Cevizi beslenme rutinine dahil ederek sağlıklı bir yaşam desteklenebilir. Cevizin faydaları içeriğinde bulunan yüksek miktarda Omega-3 yağ asitleri, protein, lif, antioksidanlar ve diğer önemli besin maddelerinden gelir. Cevizin faydalarından bazıları şöyle sıralanabilir:

ANTİOKSİDAN ETKİ
Ceviz; fındık, fıstık, kaju, badem gibi diğer kuruyemişlere oranla daha fazla antioksidan içeriğe sahiptir. Cevizin antioksidan aktivitesi ise özellikle zarında bulunan selenyum, E vitamini, melatonin ve polifenoller adındaki bileşiklerden gelir. Bu bileşikler kötü kolesterol olarak bilinen LDL değerlerini düşürmeye yardımcı olup kalbi bu duruma bağlı oluşabilecek hastalık risklerine karşı koruma sağlayabilir ve ayrıca tiroit fonksiyonlarını destekleyebilir.
BAĞIRSAK SAĞLIĞI
Bağırsak mikrobiyotasının sağlıksız olması yalnızca bağırsakların düzgün çalışmamasını değil, vücudun iltihaplanmasına da neden olarak kalp hastalığı, obezite, kanser gibi durumların görülmesine de neden olabilir. Düzenli bir şekilde ceviz tüketen kişilerde tüketmeyenlere oranla hem bağırsak fonksiyonlarının normal çalışması hem de yukarıda belirtilen bazı kronik hastalıklar daha az görülebilir. Yaşlandıkça fiziksel yetenekleri kullanma ve hareketli olma zorlaşabilir. Fiziksel yetileri sağlıklı bir şekilde sürdürmek için de iyi bir beslenme düzenin olması önemlidir. Cevizde fiziksel işlevlerin devamlılığını sağlamaya yardımcı olan temel vitaminler, mineraller, kalori, lif ve yağlar bulunur.
CEVİZ ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLİR?
Ceviz alırken, boyutlarına göre ağır olan cevizleri seçin. Kabukların çatlak, lekeli ve delik olmamasına dikkat edin. Açıkta satılan cevizlerden satın almak risklidir. Oksijen, cevizin raf ömrünün bir numaralı düşmanıdır. Açıkta tutulan cevizler oksijene maruz kalırlar, bu da tazeliklerini tehlikeye atar. Taze ceviz almak için en iyi seçenek, tazeliğini koruyacak ve oksijenin dışarı sızmasını önleyecek şekilde ağzı kapalı ambalajda olanları satın almaktır. Ambalajlarda belirtilen son kullanma tarihleri sadece öneri veya tahminlerdir. Ceviz ve diğer kuruyemişlerin raf ömrü şu temel faktörlere bağlıdır: Toplandığı ve saklandığı ortamın koşulları ile paketin önceden açılıp açılmadığı. Kabuklu ve kabuksuz cevizleri, hava geçirmeyen bir kapta saklayın ve tazeliğini koruması için buzdolabında altı aya kadar veya derin dondurucuda bir yıla kadar saklayın.

KAN BASINCI KONTROLÜ
Öte yandan kan basıncının yüksekliği kalp hastalığı ve felç gibi durumları tetikleyen önemli bir faktördür. 2019’da yapılan bir araştırmada ceviz yemenin yüksek tansiyon hastaları ve kan basıncı yüksekliği problemi yaşayan kişilerde düzelme olduğunu ortaya koymuştur.
CEVİZLİ ACILI EZME
MALZEMELER
4 dolu dolu kaşığı acı biber salçası
2 dolu yemek kaşığı domates salçası
1 çay bardağına yakın zeytin yağı (küçük çay bardağı)
1 çay bardağı galeta unu
1 çay bardağı iri dövülmüş ceviz
3-4 diş sarımsak 1 çay kaşığı kekik
1 çay kaşığı nane
1 çay kaşığı pul biber
Salçanızın tuz oranına göre tuz
YAPILIŞI: Cevizli ezme için öncelikle ceviz hariç tüm malzemeler robota alınır ve robottan geçirilir. Kıvam alınca ceviz de eklenir ve karıştırılır. Hemen tüketmek için hazır olan cevizli acılı ezme servis tabağına alınır. Üzerine zeytinyağı gezdirilerek cevizle süslenir ve servis edilir. 1 haftadan uzun süre buzdolabında saklamak isterseniz bir kavanoza alıp üzerine zeytinyağı dökün ki bozulmasın. Ben sunumda dondurma kaşığı ile servis ettim. Ama geniş bir kaba alıp üzerine zeytinyağı gezdirerek cevizle de sunabilirsiniz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bensu Soral, Nişantaşı’nda görüntülendi. Soral, projelerde çok sık yer almamasıyla ilgili, “Hep öyleydim. İş bittikten sonra 1-2 sene dinleniyorum.

Hayatı kaçırmak istemiyorum. Yine aynısını yaptım. Setteyken sadece uyumaya vaktiniz oluyor. Çok bayıldığım iş olursa çalışırım.

Projeleri okuyorum” dedi. Yedi yıldır Hakan Baş’la evli olan oyuncu, “Bir dönem eşinizle problem yaşamıştınız” diyen muhabirlere, şöyle karşılık verdi:

“Çıkan haberler uzun sürdü. Aramızın kötü olduğu kısa bir an vardı. Haberler uzadı. Her evlilikte olabilecek şeylerdi. Belki de iyi ki yaşadık, şimdi kıymetimizi daha çok biliyoruz. Beraber güzel vakit geçiriyorsanız ilişki neden bitsin?”

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İsrail asıllı olmasına rağmen her fırsatta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun politikasına karşı olduğunu söyleyen ABD’li oyuncu Natalie Portman, geçtiğimiz günlerde önce İstanbul’da, sonra Fethiye’de tatil yaptı. Portman’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Netanyahu denilen insanlık düşmanını durduracak bir adım atılmıyor” sözünden etkilendiği, Türkiye’yi görmek istediği öğrenildi

İsrail asıllı ABD’li oyuncu Natalie Portman, geçtiğimiz günlerde Paris’te düzenlenen Ballon d’Or törenine katıldıktan sonra İstanbul’a gelmiş, Kız Kulesi’ni gezmişti. Hollywood yıldızı ardından da rotayı Fethiye’ye çevirdi. Portman’ın Türkiye’ye gelmesinin bir nedeni olduğu öğrenildi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu sevmediğini, politikalarını beğenmediğini hemen her yerde dile getiren Natalie Portman, Gazze kasabı Netanyahu hakkında tüm dünya sessiz kalırken sadece Türkiye’nin sesinin çıkmasına hayran kaldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Netanyahu denilen insanlık düşmanını durduracak, hesap soracak caydırıcı bir adım atılmıyor” ve “Tıpkı Hitler’in insanlığın ortak ittifakıyla durdurulduğu gibi

Netanyahu ve cinayet şebekesi de durdurulacak” sözlerinden oldukça etkilenen Natalie Portman, Türkiye’yi de görmek istedi. İsrail’de bu yıl onaylanan Yahudi Ulus Devlet Yasasını eleştiren ve yasayı ‘ırkçı’ olarak niteleyen Hollywood yıldızı, “O bir hataydı ve bu yasaya katılmıyorum. Komşularımızı gerçekten sevebileceğimizi ve onlarla birlikte çalışabileceğimizi umuyorum” demişti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail asıllı ABD’li oyuncu Natalie Portman, geçtiğimiz günlerde Paris’te düzenlenen Ballon d’Or törenine katıldıktan sonra İstanbul’a gelmiş, Kız Kulesi’ni gezmişti. Hollywood yıldızı ardından da rotayı Fethiye’ye çevirdi. Portman’ın Türkiye’ye gelmesinin bir nedeni olduğu öğrenildi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu sevmediğini, politikalarını beğenmediğini hemen her yerde dile getiren Natalie Portman, Gazze kasabı Netanyahu hakkında tüm dünya sessiz kalırken sadece Türkiye’nin sesinin çıkmasına hayran kaldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Netanyahu denilen insanlık düşmanını durduracak, hesap soracak caydırıcı bir adım atılmıyor” ve “Tıpkı Hitler’in insanlığın ortak ittifakıyla durdurulduğu gibi Netanyahu ve cinayet şebekesi de durdurulacak” sözlerinden oldukça etkilenen Natalie Portman, Türkiye’yi de görmek istedi.

İsrail’de bu yıl onaylanan Yahudi Ulus Devlet Yasasını eleştiren ve yasayı ‘ırkçı’ olarak niteleyen Hollywood yıldızı, “O bir hataydı ve bu yasaya katılmıyorum. Komşularımızı gerçekten sevebileceğimizi ve onlarla birlikte çalışabileceğimizi umuyorum” demişti.

2 MİLYON DOLAR DEĞERİNDEKİ ÖDÜLÜ REDDETTİ
YahudiNobeli olarak anılan ve gelecek nesil Yahudilere ilham kaynağı olacak, dünyaca etkili bireylere verilen Genesis Ödülü’ne layık görülen Portman, 2 milyon dolar değerindeki ödülü almayı reddetmişti. Ödül törenine İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu boykot ettiği için katılmayacağını açıklayan Portman, “Katılmamayı seçtim çünkü törende bir konuşma yapacak olan Binyamin Netanyahu’yu onaylamak istemedim” demişti.
Portman’ın katılmayacağını açıklaması üzerine Genesis Ödül Töreni iptal edilmişti. Portman’ın bu sözleri dünya basınında; Filistinlilerin yaşadığı Gazze Şeridi’ndeki sert gösteriler sırasında İsrailli güçlerin Filistinlileri vurması hakkında yaptığı bir yorum olarak algılanmıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ekranların en güvenilir hakem programı ‘beIN Trio’daki hakem yorumcuları, Arda Kardeşler’in Galatasaray’a altı sarı kart ve iki kırmızı göstermediğini tek tek ispatladı. Şimdi birçok Beşiktaşlı da sarı kırmızılı takımı kollayan bir yapının olduğunu iddia ediyor.
Galatarasaylı taraftarlar ise Icardi’ye yapılan müdahalenin penaltı olduğunu söylüyor ama bazı hakemler, Avrupa’da bu pozisyona penaltı çalınmadığını belirtti.
Ve bir programda Arda Kardeşler’in çocukluğundan beri sıkı bir Galatasaray taraftarı olduğu iddia edildi.
Arda Kardeşler belki de buzdağının görünen kısmı!
‘BeIN Trio’ ekibi, Fırat Aydınus, Bünyamin Gezer ve Deniz Ateş Bitnel’in çoğunluk kararlarına göre hazırlanan listeye göre ligin ilk 10 haftasında oynanan maçlarda Fenerbahçe’ye verilmesi gereken ama verilmeyen bir kırmızı kart ve karşılaştığı rakiplerine ise üç kırmızı kart verilmediği tespit edildi.

Galatasaray’a ise ilk 10 maçta verilmesi gerektiği halde verilmeyen 3 kırmızı, rakiplerine ise 1 kırmızı kart gösterilmedi.
Beşiktaş maçlarında ise rakiplerine verilmesi gerektiği halde verilmeyen tam altı kırmızı kart tespit edildi.
Yukarda bahsettiğim hakemlerin yorumlarından yola çıkılarak hazırlanan diğer listede ise bu sezon oynanan 10 hafta boyunca Fenerbahçe 20 sarı kart gördü. Görmesi gereken sarı kart sayısı ise 22! Rakipleri 28 sarı kart gördü ama görmeleri gereken kart sayısı 35.
Beşiktaş 23 sarı kart gördü, görmesi gereken 25 sarı karttı. 30 sarı kart gören rakiplerinin görmesi gereken sarı kart sayısı ise tam 51!
Galatasaray ise 20 sarı kart gördü. Hakemler maçı hatasız yönetseydi sarı kırmızılılar 44 sarı kart görecekti. Rakipleri 21 sarı kart gördü, normalde 27 kart görmeleri gerekirdi.
Kart deyip geçmeyin. Yorumcular Galatasaraylı futbolcuların çoğunluğu rakiplerine karşı kasti ve sert faullü oynayarak sahada üstünlük sağlayıp, ligi domine ettiklerini iddia ediyorlar.
Aynı Galatasaray’ın Young Boys’a elenmesi, futbolcuları ortalama 200 bin dolar maaş aldıkları Rigas gibi zayıf bir takıma puan kaybetmesi ve Türkiye’ye göre Avrupa’da daha çok kart görmesi yabancı hakemlerin dürüst performansına bağlanıyor.
TFF ise yaşanan hakem skandallarını sadece izliyor!
FUTBOLDA ADALET İSTEĞİ
Bir diğer tartışmada yapay zekalı fikstür çekilişiyle ilgili; bu sezon Galatasaray Avrupa maçları öncesi tüm lig maçlarını kendi sahasında oynarken, Beşiktaş Avrupa maçları öncesindeki tüm lig maçlarında deplasmana gitti!
Daha da ilginci; Galatasaray, Avrupa’daki en zorlu Tottenham maçı öncesi ligde bay geçecek. Sosyal medyada bu durum için “Ancak ayarlasan bu kadar olur” yorumları yapılıyor!
İddialar, gerçekler, hakem yorumları, yapay zekanın Galatasaray’ı üzmemesi vs. Süper Lig’in sportif bir gerçekliğinin olup olmadığı Jose Mourinho’yu gölge gibi takip eden İngiliz medyası sayesinde artık Avrupa’da da tartışılıyor!
Milyonların gözü önünde ağır çekimlerde izlenen hakem skandalları “Futbolda bile adalet yok” diye yorumlanıyor ve toplumdaki adalet duygusuna olan güveni azaltıyor!
Futbol deyip geçmeyin! Futbol uğruna ülkeler, birbirleriyle savaştı! Futbolun siyaset üzerinde de bir etkisi var. Bu etki üzerinden milyonlarca taraftar manipüle bile ediliyor olabilir!
Sosyal medya fenomeni bazı Galatasaraylı yorumcular bile hakem skandallarına isyan ediyorsa ortada büyük bir sorun var demektir! Futboldaki adaletsizlik toplumdaki nefret duygusunu da artırıyor!
Eğer iddia edildiği gibi hakem skandallarının nedenleri arasında bahis örgütlenmesi de varsa UEFA devreye girer ve ağır cezalar kesilir!
Bu sorunu TFF çözemeyecekse, Meclis’te komisyon kurulmalı ve acilen futbolda adalet sağlanmalı!
***
ADANA KEBABI’NIN GERÇEK FİYATI
Adana Kebabı’nda kullanılan kemiksiz erkek kuzu etinin kilosunun 450 TL’ye çıkmasına kebapçılar isyan etti.
Adana Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur da şu açıklamayı yaptı: “1 kilogram et ile 10 kişi doyabilirken vatandaşlar restoranlara gittiğinde bir kişilik Adana kebabı en az 350 liraya yiyor. Bu fahiş fiyatların önüne geçilmesi lazım. Bir porsiyon Adana kebabın maliyeti 200 TL.”

Bir porsiyon Adana kebabında 150 gram et kullanılıyor. Bir kilo etten altı porsiyon çıksa; en az 2100 TL eder.
İşletmenin kirası, faturaları, çalışan maaşları vs. tüm giderleri toplasanız da yine de fahiş fiyat uygulandığı ortaya çıkıyor.
***
DUBAİÇİKOLATASI‘NDABEZELYE MİVAR?
Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, “Dubai çikolatası sandığınız üründe kıyılmış bezelye bile olabilir” dedi.
Gıda ürünlerinde belgelenen sahteciliklerden sonra bu çikolatadan ıspanak bile çıksa şaşırmam!

Dubai Çikolatasında en çok kilosu 80-100 TL olan tel kadayıf kullanılıyor. Eğer iddia edildiği gibi fıstık yerine bezelye de kullanılıyorsa 200 gramı ortalama 400 liradan satılan Dubai Çikolatası şu sıralar gramı en karlı ürün olabilir!
***
DİKEÇ ETKİSİDEVAM EDİYOR
İsveçli sırıkla atlama rekortmeni Armand Duplantis, 2024 Paris Olimpiyatları’nda dünya rekorunu kırdıktan sonra da fenomen atıcı Yusuf Dikeç’in ikonik hareketiyle poz vermişti. Duplantis şimdi de Halloween (Cadılar Bayramı) için yaptığı paylaşımda Dikeç kılığına girip o ikonik pozu tekrardan verdi.
Anlaşılan İsveçli atlet, Dikeç’in ikonik hareketinin etkisinden kurtulamamış.
Aslında birçok ünlü, Dikeç’in ikonik hareketini devamlı tekrarlıyor.

Oysa olimpiyatlarda 10 metre havalı tabanca kategorisinde Dikeç, partneri Şevval İlayda Tarhan ile birlikte gümüş madalya kazanmıştı. Altın madalya kazanan rakiplerini hatırlayan var mı?
Sırp atıcı Damir Mikec “Altın madalyayı ben mi aldım, sen mi (Yusuf Dikeç)?
Benim ülkemde bile sen bir numarasın” diyerek durumu gayet güzel özetlemiş. Dikeç artık sosyal medyada dünyanın en çok tanınan kişilerinden biri.
Bunun nedeni; Japon sosyal medyacılar, Dikeç’in atış stilini ‘çabasız karizma ve kusursuz sadelik’ diye yorumlayarak güzel özetlediler.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
‘Çılgın Dersane 5 Updated’ filmi için özel bir parti düzenlendi. Filmin oyuncularından Mustafa Topaloğlu, “Organik bir komedi. Herkes çok gülecek” yorumunda bulundu.

Topaloğlu, kızı Irmak Topaloğlu ile aynı projede olmasıyla ilgili, “Kendisi sinema yapmak istiyordu. Çok istedi. Birlikte kısmet oldu” dedi.

Irmak Topaloğlu ise “Çılgın Dersane’nin setinde büyüdüm. 22 yaşındayım, babamla aynı projede yer aldım. Ne kadar sahnem olmasa da babamla olmak kıymetli” dedi.


Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ ve eşi Başak Dizer Tatlıtuğ, oğulları Kurt Efe için İngiltere’ye taşınma kararı aldı.

İstanbul’daki düzenlerini koruyacaklarını belirten çift, yakın zamanda kreşe başlayacak olan Kurt Efe’nin eğitim hayatına Londra’da başlamasını istiyor.

Oğullarının eğitimine önem veren ikili, yılın büyük bir bölümünü Londra’da geçirecek.


Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kışlada her televizyona bakışımda birbirinizi öldürdüğünüzü, birbirinizin canını yaktığınızı gördüm. Müziğin sesini çok açtı diye komşusunu vuranlar. Gücü kadına yetenler. Cebindeki on lirası için adam vuranlar. Kız arkadaşına baktı diye alayını bıçaklayanlar. Eti az pişti diye garsona çıkışan adam; sen rahat uyu diye kurşunlar başımın üstünden geçerken ben dağda her bulduğumu kesip yedim. Arabasını solladılar diye levyesini kapıp arabadan inen adam, beni bir çöp bidonuna atıp giden anam; söylesene ben kimin için öldüm?
Yetimhanede ve askerde en güzel şeyin ekmeğini bölmek olduğunu öğrendik biz. Peki size neyi bölmeyi öğrettiler?
Sizi önce Allah’a sonra birbirinize emanet ediyorum. Ben sizden razı oldum, Allah da sizden razı olsun.”
Bu şarkıları unutalım
Köşemizin daimi tedarikçisi Muharrem Akduman bu hafta da iki önemli konuya vurgu yapmış:
“Yüksel’ciğim milli bayramlarımızda ve milli maçlarımızda koro halinde söylediğimiz Memleketim, Hayat Bayram Olsa ve Sev Kardeşim şarkıları maalesef Yahudi şarkılarıdır ve bunu 85 milyonda 1 milyon kişi bilir. Rahmetli İlham ağabey (Gencer) bunu televizyonlarda ve internet sayfasında defalarca anlattı ama ilgilenen olmadı. Hatta eski eşi Ayten Alpman okumuştu Memleketim’i… Bu şarkıları yayınlamak vatana ihanet değil midir?”

Akduman’ın Yemekteyiz yarışması için de söyleyecekleri var:
“TV 8’deki Yemekteyiz yarışmasında büyük bir hata yapılmakta. Ev hanımlarının katıldığı bu yarışmaya profesyonel aşçılar da katılmakta… Olacak şey mi? Şartlar asla eşit değil. Kim uyduruyor böyle saçmalıkları?..”
Eğer Fil’istin olsaydı
Değerli okurum Memduh Öksüz’ün küçük ama son derece değerli tespitini paylaşıyorum:
“Mümin diyarını geçtim, hani insan olmayı da geçelim, o coğrafyada bir fil katliamı söz konusu olsaydı, dünya ayağa kalkardı…”
Gaflet kürsüsü
Adam (!), içinden eşek eti çıkan sucuğun adını “Sağlam Et” koymasın mı?
Zap’tiye
Bebeklerimize gösterdiğimiz ihmal ve özensizliği, İmralı’daki bebek katiline de gösteremez miyiz acaba?
Ne demiş?
Dubai çikolatasının mucidi Mısır kökenli İngiliz Sarah Hamouda’dan itiraf geldi: “Bu çikolatayı baklavadan esinlenerek yaptım.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail ordusuna bağlı işgalci askerler, yerinden edilmiş Lübnanlı kadınların kıyafetlerini giyerek kameralara poz verdi. Fotoğrafa binlerce kullanıcıdan tepki yağdı.
Öte yandan bölgede ateşkes yapılacağı konuşulurken, İsrail ordusu dün Lübnan’ın Baalbek kenti ve çevresindeki köyleri vurdu. İsrail’in gerçekleştirdiği saldırılarda 8’i kadın 19 kişi hayatını kaybetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez Şafak Mahallesi’nde 7 yaşından beri marangozluk yapan babasının yanında zanaat öğrenen Sima Elhilali, açık öğretimden lise eğitimini de sürdürüyor. Liseyi bitirdiğinde askeri alanda veya hukuk eğitimi almak istediğini söyleyen Elhilali, dükkanda matkap, tutkal vurma, bant ve freze gibi işler yaparken insanların şaşkın bakışlarıyla karşılaştığını belirtti. Elhilali, “Genellikle inşaata babam gidiyor, ben gitmiyorum. Babam diyor ki, ‘Ağır iş olduğu için yapmana gerek yok, başka masaüstü işlerde çalışabilirsin.’ Kadınların bu meslekte daha fazla yer alması gerekiyor. Kadının değdiği her yer güzelleşiyor. Kadınlar ve erkekler birlikte çalışabilir” dedi.
Babasının neredeyse 40 yıldır marangozluk yaptığını anlatan Elhilali, “10 yıldır çocukluğumdan beri buraya gidip geliyorum. Bu meslekte ilerlemek istiyorum. Gelecekte kendi işimin içinde aktif olmak, çalışabilmek istiyorum. Bir kadın olarak bu mesleği bilmek bile yeterli. Meslek, genellikle erkekler tarafından yapıldığı için kadın görünce insanlar şaşırıyor. Genç yaşta insanlara örnek olmak mutluluk veriyor” şeklinde konuştu. – BATMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çıldır Mahallesi Orgeneral Mustafa Muğlalı Caddesi’nde ikamet eden T.Y. (44), polis merkezine giderek boşanma aşamasındaki eşi Yasemin Y’yi (50) öldürdüğünü söyleyip teslim oldu.
Eve giden sağlık ve polis ekipleri, kadının yatak odasında darbedilerek ve bıçaklanarak öldürüldüğünü tespit etti. Yasemin Y’nin cenazesi, incelemenin ardından Marmaris Devlet Hastanesi morguna gönderildi.
Çiftin yaklaşık 1 yıldır evli olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’de Galatasaray – Beşiktaş derbisi geride kaldı. Mücadelede hakem Arda Kardeşler ve ekibi eleştirildi. Öte yandan Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho’nun Acun Ilıcalı ile yaptığı toplantı sonrası kadroda değişimler yaptığı iddiası gündeme geldi. Sabah Spor yazarları, son gelişmeleri değerlendirdi. İşte yorumlar…

MURAT ÖZBOSTAN: Galatasaray, Fenerbahçe’den sonra Beşiktaş’ı da geçti. Bu tablo Süper Lig’de bizi nereye götürür? Bu galibiyet psikolojik üstünlüğü Galatasaray’a verdi mi?
LEVENT TÜZEMEN: Okan Buruk, tam bir derbi profesörü oldu. G.Saray, Buruk ile derbilerde rakiplerine ciddi üstünlük sağladı. F.Bahçe’yi evinde yenmek, sezon başı Süper Kupa’da 5 gol atan Beşiktaş’a karşı kazanmak G.Saraylı oyunculara ciddi bir psikolojik üstünlük sağlayacaktır. Devre arasında G.Saray ihtiyaçlarını gidermek için planlama yaparken F.Bahçe ve Beşiktaş, yeni oyunculara yönelecektir.

ŞENOL USTAÖMER: G.Saray için tabii ki bir avantaj oldu. Ama daha ligin başındayız. Beşiktaş ve F.Bahçe, bu yarışta her zaman G.Saray’ın yanında olacaktır. Çünkü şu anda ikisinin de bir eksik maçı var. Onlar da alınırsa fark azalacak. F.Bahçe çok iyi oynamaya başladı. Beşiktaş da daha ilk yenilgisini aldı. 3 takım arasındaki yarış sonuna kadar devam edecektir.

ÖMER ÜRÜNDÜL: Psikolojik üstünlüğü mutlaka G.Saray’a verir. Ligimizin kalitesi düşük. G.Saray, bizim ligde bazı maçlarda iyi oynamasa da Okan Buruk maceralar arasa da kazanmayı biliyor. Çünkü bizim ligimiz Avrupa kulvarına benzemiyor. Oradaki en vasat takımlar bile fizik olarak güçlü olduklarından bizim takımlar zorlanıyorlar. Lider G.Saray, sıradan bir İsveç takımından İstanbul’da 3 gol yedi.

BÜLENT TİMURLENK: Psikolojik üstünlük G.Saray için sezon başında vardı. Son iki sezonun şampiyonu karşısında hoca değiştirmiş F.Bahçe ve ligi 46 puan önünde bitirdiği yeni hocayla yola çıkmış Beşiktaş. Okan Buruk’un takımı, geçen yıl olduğu gibi 10 maçta 28 puan topladı, ardında iki derbi galibiyeti var. Ligin çeyreği bitmişken erken ve büyük harflerle yorum yapmanın manası yok. Derbideki “kötü” Galatasaray, 6’sı isabetli 20 şut atmış, 27 kez rakip ceza sahasında topla buluşmuş, ezeli rakibine de kalesine isabetli 2 şut attırmış. Bu kötü ise rakipleri iyisine karşı hazırlıklı olmalı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Perry’nin ölümünün üzerinden bir yıl geçerken, dizideki başrol arkadaşları Courteney Cox (Monica Geller) ve Jennifer Aniston(Rachel Green), onu anmak için sosyal medya paylaşımları yaptı.
Courteney Cox, Matthew Perry ile nostaljik bir fotoğrafını paylaşarak, “Bugün ve her zaman seni özlüyorum” notunu düştü.
Jennifer Aniston ise, diziden bazı kareleri ve Perry’nin fotoğrafını paylaşarak, “1 yıl” ifadesini kullandı. Bu paylaşımlar, Perry’nin anısını yaşatmak için yapılan duygusal bir hatırlatma oldu.
DOKTORU SUÇUNU KABUL ETMİŞTİ
Matthew Perry’nin ölümü hakkında devam eden soruşturma çerçevesinde, doktoru, ünlü oyuncunun kanında bulunan yüksek dozda ketaminden sorumlu olduğunu kabul ederek mahkemeyle anlaşma yoluna gitmişti.
Fotoğraflar: Instagram
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bezmen, sözlerine şöyle başladı: Çok eski değil, bundan sadece 2-3 hafta evvel ona da bir tabak koydum sofraya. ‘Günaydın aşkım’ demiş gibi ses duyuyorum, cevap veriyorum. Ama yas zaten böyle bir şey, uzun bir yolculuk.
REKLAM
“SABAHLARI ONUN HAZIRLADIĞI KAHVENİN KOKUSUNU DUYARAK UYANIYORUM”
Nermin Bezmen, Tolga’cığımı yolcu etmemin üzerinden 8 ay geçti. İlk 6 ay garip bir duygudaydım. Sabah kahvelerini Tolga’cığım hazırlardı. O kahvenin kokusu burnumda, ‘yetişim, beraber içelim kahvemizi’ duygusuyla uyanıyordum. Akşam olunca bir an önce uykumda göreyim diye bekliyordum. Evin dışındaysam, bir an önce yazmaya döneyim, onunla buluşmak gibi oluyordu o deftere dönmek.

“TOLGA’YI SÜREKLİ RÜYAMDA GÖRÜYORUM”
Sürekli görüyorum rüyamda; bir gece görmesem, ertesi gün görüyorum. Çok sorularım vardı, o sorularıma cevaplar alıyorum rüyalarımda. Bu çok rahatlatıyor beni. İşaret veriyor, sürekli temastayım sanki.”

Bezmen, sözlerine şöyle devam etti: Tolga ve Pamir’in acısı birbiriyle kıyaslanamaz. Ben hiçbir zaman Pamir’ciğim ve Tolga’cığımın aşkını kıyaslamadan, onların ikisi de hayatımın apayrı dönemlerinde apayrı Nermin’i mutlu ettiler.
REKLAM
“TOLGA BANA İKİNCİ BAHARI NASİP ETTİ ANİ GİDİŞİYLE BAHARIM KIŞA DÖNDÜ”
Pamir’de çok ağırdı ama Yaradan bana bir şans olarak ikinci aşkı nasip etti ve Tolga geldi hayatıma. Beni tedavi etti. Yeniden aşık olabileceğimi, yeniden güvenebileceğimi Tolga’yla yaşadım. Fakat bu çok ani gidişiyle yaşattığı bahar da kışa döndü.

“İNANILMAZ BİR AŞK MASALI YAŞADIK”
Aslı Şafak’ın sorusu üzerine Bezmen’in cevabı şöyle oldu: “Hiç isyanım olmadı. Tam aksine, hasretim çok büyük ama hayatımın ikinci baharında böyle güzel bir ruhla inanılmaz bir aşk masalı yaşadık.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>42 yaşındaki Prenses Kate, önleyici kemoterapisini eylül ayında bitirdiğini duyurdu. Kral Charles, daha önce kanser tedavisi görürken karşılaştığı bir yan etkiyi paylaşmıştı. 75 yaşındaki Kral’ın tat alma duyusunu kaybettiği öğrenilmişti.
Saray, tıpkı Kate Middleton gibi Kral’ın hangi kanser türü için tedavi gördüğünü hiçbir zaman açıklamadı ancak bu özel semptom, kanser tedavilerinin yanı sıra belirli kanser türlerinde de yaygın olarak görülebiliyor.
Buckingham Sarayı’ndan 2025 için umut verici bir açıklama geldi. Saray sözcüsüne göre 2025, kraliyet ailesinin yurt dışı ziyaretleri açısından daha “normal görünümlü” bir yıl olacak.
Üst düzey bir saray yetkilisi Guardian’a yaptığı açıklamada, “Şu anda gelecek yıl için oldukça normal görünümlü, tam bir yurt dışı tur programı üzerinde çalışıyoruz. Doktorların onayına bağlı olarak bu şekilde düşünebileceğimizi bilmek bizim için mutluluk verici” dedi.
Kate Middleton, kemoterapisinin bitmesinin ardından ilk kraliyet görevi olarak İngiltere’nin Southport kentindeki Southport Toplum Merkezi’ne eşi Prens William ile ziyarette bulunmuş, acil durum personeliyle bir araya gelmişti.
Prenses, şimdiye dek İngiltere dışında bir kraliyet görevinde bulunmadı.
Kral Charles ise eşi Kraliçe Camilla ile birlikte dokuz günlük Avustralya gezisine çıktı. Bu, Charles’ın kanser teşhisinden sonraki en büyük gezisi oldu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SALGININ NEDENİ KIYILMIŞ SOĞANLAR MI?
Baird analisti David Tarantino salgının tüketici duyarlılığı ve ABD’deki satışlar üzerinde büyük bir tehdit oluşturabileceği konusunda uyardı. Tarantino sorunun ne kadar sürede çözüleceği ve medyanın ilgisinin sonuçları belirleyeceğini belirtti. Colorado Tarım Bakanlığı salgının muhtemel nedeni olarak hamburgerlerde kullanılan kıyılmış soğanları gösterdi. Soğanların, Taylor Farms tarafından tedarik edildiği bildirildi.
ÜRÜNÜN SATIŞI DURDURULDU
McDonald’s, 23 Ekim’den itibaren bazı restoranlarında Quarter Pounder satışını durdurdu ve bu hafta ürünü menüye yeniden eklemeyi planlıyor. Wedbush analistleri, salgının etkilerinin sınırlı ve kısa süreli olmasını beklerken, diğer analistler ise McDonald’s’ın önceki E. coli vakalarından daha az etkileneceğini öngörüyor.
SATIŞLARIN YENİDEN CANLANMASI ZORLAŞABİLİR
Üçüncü çeyrek sonuçlarına göre, McDonald’s’ın küresel mağaza satışlarının yüzde 0,72 düşmesi ve hisse başına kazancın 3,20 dolar olması bekleniyor. Haziran ayında başlatılan 5 dolarlık yemek kampanyası, müşteri trafiğinde toparlanma sinyalleri vermişti. Ancak salgın nedeniyle olumsuz tanıtımın uzaması, satışların yeniden canlanmasını zorlaştırabilir.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Festivalin açılışı dolayısıyla İzmir Kültür Sanat Fabrikası’ndaki programda konuşan Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü ve Kültür Yolu Festivali Direktörü Selim Terzi, kentte 58 noktada kültür sanat faaliyetleri gerçekleştirileceğini söyledi.
Festivalin 9 günlük programın yanı sıra sonrasındaki 3 günde de konserlerle devam edeceğini kaydeden Terzi, “Gelecek misafirlerimiz İzmir’deki gastronomi noktalarından diğer antik kentlere, kültür sanat alanları ve merkezlerine kadar dolu dolu etkinlikleri gözlemleme, deneyimleme şansı bulacak” dedi.

İzmir Valisi Süleyman Elban da programın kültür ve sanatın iç içe olduğu inanılmaz bir turizm festivaline dönüştüğünü ifade ederek, şunları kaydetti:
“VATANDAŞIMIZ SANATA DOYACAK”
“İlimizde bugün itibariyle başlayıp 9 gün boyunca devam edecek. 58 noktada 300 civarında etkinliğimiz olacak. Bunlar içerisinde opera, sanat, kültürle ilgili resim sergilerimiz, konserlerimiz, atölye çalışmalarımız hem müze binalarımızda, hem tarihi antik alanlarımızda, hem şehrimizin birçok noktasında devam edecek. 9 gün boyunca İzmirli hemşehrilerimiz kültüre, sanata, sanatçıya ve her türlü sanatsal etkinliğe doyacaklar.”
BİRÇOK ETKİNLİK YAPILACAK
İzmir Kültür Yolu Festivali’nde konserlerden sergilere, tiyatrodan opera ve bale gösterilerine, söyleşilerden atölyelere, çocuk etkinliklerinden dijital sanatlara kadar yüzlerce etkinlik yapılacak.
Festival kapsamında İzmir Kültür Sanat Fabrikası’nda Koku Kültürü ve Turizm Derneği tarafından Atatürk’ün sevdiği kokulardan yapılan parfüm ile eski Roma’nın popüler parfümü de sergilenmeye başlandı.


3 KASIM’DA SONA ERECEK
Türkiye’nin tarihi, doğal ve kültürel zenginliklerini tanıtmak için gerçekleştirilen ve ülkenin en büyük kültür ve sanat etkinliklerinden olan Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 2024 yılı takvimi ise 2-10 Kasım’da yapılacak Antalya Kültür Yolu Festivali ile tamamlanacak. İzmir’deki festival 3 Kasım’da sona erecek.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul’da 18 Şubat 1925’te dünyaya gelen Halit Kıvanç, ilk öğrenimini Fatih İlkokulu, orta ve lise eğitimini ise Pertevniyal Lisesinde tamamladı. Çalışkan bir öğrenci olan Kıvanç, öğrencilik yıllarında Akbaba ve Şut dergilerinde yazı yazmaya başladı. Usta gazeteci 2 yıl önce hayatını kaybetti.
Brezilyalı efsanevi futbolcu Pele ile 17 yaşındayken röportaj yaparak tarihi bir başarıya imza atan Kıvanç, 1944’ten itibaren İstanbul Ekspres, Son Saat, Tan, Milliyet, Yeni İstanbul, Tercüman ve Güneş gazetelerinde sekreter ve yazar olarak çalıştı.
Halit Kıvanç, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 1946’da bitirdi. Mezun olduktan sonra 3 ay hakimlik yaptı. Milliyet ve Hürriyet başta olmak üzere, çeşitli gazete ve dergilerde yazar ve yönetici olarak görev alan Kıvanç, 1953’te Alp Zirek ve Halit Talayer ile Türkiye’nin ilk günlük spor gazetesi Türkiye Spor’u çıkardı.
Usta spiker, radyolarda 1956’dan sonra, televizyonlarda ise 1969’dan sonra futbol maçları anlattı, magazin ve yarışma programları sundu.

TELEVİZYONCULUKTA İLKLERİN İSMİ
TRT Radyosuna 1955’te giren Kıvanç, bir açıklamasında “Konuşmaya başladım bu radyoda ve uzun yıllar, bu radyoda hayatımı buldum.” ifadesini kullanmıştı.
Kıvanç, Radyo Evi’nin değişmeyen evi olduğunu kaydederek, “İstanbul Radyosu benim hayatımda gerçek olarak ilk işim değil ilk sevgimdir. Hayatta ilk yaptığım güzel şey, İstanbul Radyosunda konuşmak. ‘Abi düzgün konuşuyorsun. Sen niye radyoda konuşmuyorsun?’ dediler, girdim.” demişti.
Türkiye’de radyo ve televizyon yayıncılığının gelişmesinde önemli katkıları olan Kıvanç, Türk televizyonculuğunda da birçok ilke imza attı, olimpiyatlar ve büyük uluslararası karşılaşmalarda sunucu olarak görev aldı.
Halit Kıvanç, FIFA Dünya Kupası’nı televizyondan sunan ilk Türk spiker olarak da tarihe adını yazdırdı. Yaşamı boyunca 10 FIFA Dünya Kupası finalini radyo ve televizyondan seyircilere nakletti. Uzun yıllar TRT’de kültür-sanat, müzik eğlence programları da sunan Kıvanç, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramlarının da vazgeçilmez sunucusu oldu.

ANILARINI KİTAPTA TOPLADI
Bayramlarda TRT Çocuk Şenliği’ni aktaran Kıvanç, geniş bir hayran kitlesine kavuştu. Harbiye Cemil Topuzlu ve İstanbul Spor ve Sergi Sarayı’nda da çok sayıda konser ve özel etkinliğin sunuculuğunu üstlendi.
Başarılı spiker, 1963’te bir yıla yakın süre İngiliz yayın kuruluşu BBC’de çalıştı. Halit Kıvanç, 1989’da yayına başlayan Susam Sokağı’nda da sunumlar yaptı, 1971’de yayınlanan “Maskeli Üçler” filminde aktör olarak yer aldı.
Tek kanallı günlerin efsanevi sunucusu olarak anılan Kıvanç, NTV Yayınlarından çıkan “Tele Safir” adlı kitabında Türk televizyonculuğunu kaleme aldı. Kıvanç ayrıca NTV televizyonunda pazar günleri “Halit Kıvanç’la Ustalar”, NTV Radyo’da pazar sabahları “Mikrofonda Halit Kıvanç”, NTV Spor’da “Futbol Bir Aşk” adlı programları sundu.

PEK ÇOK ÖDÜLÜN SAHİİB OLDU
Ödüllerin adamı olarak bilinen Halit Kıvanç, sunuculukta 50 yılını 2005’te bir jübileyle kutladı ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Spor Yazarları Derneği ve diğer kuruluşların düzenlediği yarışmalarda binin üzerinde ödül aldı.
Kıvanç, 1983’te Cumhurbaşkanlığı Kupası maçıyla maç spikerliğine veda etti. Bu karşılaşmada canlı yayında mikrofonunu tüm genç spikerler adına İlker Yasin’e bıraktı.
Yazar, spiker ve sanat adamı olarak anılan Kıvanç, Türk halkına temiz bir Türkçe ile saygın ve eğitici çalışmalarıyla hizmet vermesinden dolayı Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından Kariyer Dalında büyük ödüle de layık görüldü. Halit Kıvanç, 2005’te Altın Koza Film Festivali’nde Yaşam Boyu Onur Ödülü aldı.
Hayata 25 Ekim 2022’de veda eden Kıvanç, Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muş’ta Mevlana İmam Hatip Ortaokulu 8. sınıf öğrencileri Fatma Betül Yıldırım, Eymen Hamza Türk ve Nudem Taşkesen, öğretmenleri Ferhan Ulu’nun rehberliğinde yangınlara hızlı müdahaleyi amaçlayan “Ormangülü Yamyass” adını verdikleri bir proje geliştirdi.
TÜRKİYE İKİNCİSİ OLDULAR
Öğrenciler, yapay zeka teknolojisinden yararlanarak, ormanlık alanlardaki elektrik direklerinin üzerine monte edilecek yangın algılama ve müdahale sistemi tasarladı. Yangınları tespit edebilen ve su bağlantısı aracılığıyla yangına anında müdahale edebilen cihaz, 17 Ekim’de Ankara’da gerçekleştirilen TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Türkiye ikinciliğini kazandı.

YANGIN SÖNDÜRME SİSTEMİ OLARAK TASARLANDI
Projeye dair açıklama yapan öğretmen Ferhan Ulu, bu çalışmanın yangın söndürme sistemi olarak tasarlandığını belirterek,
Yaklaşık 1,5 yıldır üzerinde çalıştığımız yapay zeka destekli bu yangın söndürme sistemi ile TÜBİTAK’ta Türkiye ikinciliği elde ettik. Finalde, diğer projeleri inceleme fırsatımız oldu; çok sayıda nitelikli çalışma vardı. Birinci olmayı elbette isterdik, ama ikincilik de bizim için önemli bir başarı
ifadelerini kullandı.

ORMAN YANGINLARINA ÇOK KISA SÜREDE MÜDAHALE EDİLEBİLECEK
Projede yer alan öğrencilerden Eymen Hamza Türk, yapay zeka tabanlı bu projeyle ormanları korumayı hedeflediklerini vurguladı.
Türk,
Projeyle, orman yangınlarının yerinin anında tespit edilmesini sağlıyoruz. Ormangülü sistemini elektrik direklerine uygun hale getirdik, çünkü bu direklerin altında su, elektrik ve internet altyapıları mevcut. Yangın durumunda, kameralar olay yerini anında tespit ediyor ve üzerindeki musluklarla suyla müdahale ediliyor. Sistemin yön kontrolü hem yapay zeka hem de uzaktan kumanda desteğiyle sağlanıyor.
diye konuştu.
Fatma Betül Yıldırım ise cihazın yangın başladığında otomatik olarak devreye gireceğini belirterek, TÜBİTAK yarışmasında Türkiye ikincisi olmanın sevincini yaşadıklarını dile getirdi.

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milyonlarca yıl boyunca Dünya’ya hükmeden dinozorların, yaklaşık 66 milyon yıl önce gerçekleşen Kretase-Paleojen (K-Pg) kitlesel yok oluş olayı ile yok olduğu düşünülüyor.
Bu olayın en olası sebebi, Meksika’daki Yucatan Yarımadası’nda bulunan Chicxulub kraterini oluşturan bir asteroit çarpması.
10-15 kilometre çapındaki bu asteroit, Dünya’ya çarptığında 150 kilometre genişliğinde bir krater oluşturarak dinozorların yanı sıra pek çok canlı türünün yok olmasına neden oldu.
İNSANLAR İÇİN RİSK VAR MI
Bilim insanları, büyük asteroitlerin Dünya’ya çarpma olasılığının düşük olduğunu belirtiyor.
Kitlesel yok oluşa sebep olabilecek büyüklükteki bir asteroitin çarpma olasılığı, yüz milyon yılda bir gibi düşük bir ihtimal.
Yine de, gelecekte dinozorları yok eden asteroitten daha büyük gök cisimlerinin Dünya’ya çarpabileceği gerçeği görmezden gelinemez.

100 kilometre çapında bir asteroit çarpması, gezegenimizdeki yaşamın büyük bir kısmı için felaket olabilir ve insanlık da bu durumdan ciddi şekilde etkilenir.
Ancak, günümüz teknolojisi ve bilimsel çalışmaları sayesinde insanlığın böyle bir olaydan kurtulma şansı oldukça yüksek.
ERKEN TESPİT MÜMKÜN
Dinozorların aksine, insanlık teknolojik olarak gelişmiş durumda. Dünya’ya yakın asteroitlerin yer aldığı veritabanları ve WISE/NEOWISE gibi Dünya’ya yakın uzay nesnelerini izleyen uzay araçları sayesinde potansiyel tehlikeleri önceden tespit edebiliyoruz.
Bir asteroit çarpmasının yakın olduğu belirlenirse, çeşitli önlemler alınabilir. Bunlar arasında asteroiti yörüngesinden saptırmak, yok etmek veya çarpma etkisini azaltmak gibi yöntemler bulunuyor.
Hatta insanlığı Ay veya Mars gibi başka bir gezegene taşıma planları bile mevcut.

İNSANLIĞIN HAYATTA KALMA STRATEJİLERİ
Bilim insanları, olası bir asteroit çarpmasına karşı farklı hayatta kalma stratejileri üzerinde çalışıyor. Bunlardan bazıları şöyle:
Uzay kolonileri: Ay veya Mars gibi gök cisimlerinde kendi kendine yetebilen insan kolonileri kurmak.
Yeraltı sığınakları: İnsanların uzun yıllar boyunca barınabileceği, güvenli ve kendi kendine yeten yeraltı sığınakları inşa etmek.
Asteroit savunma sistemleri: Asteroitleri saptırmak veya yok etmek için teknolojiler geliştirmek.
Güneş sisteminin kaotik yapısı nedeniyle sürekli olarak yeni asteroitler keşfediliyor ve izleniyor.
Erken tespit ve hazırlık, insanlığın olası bir asteroit çarpmasından kurtulma şansını artırmak için kritik öneme sahip.
İnsanlık, dinozorların yok olmasına sebep olan asteroit çarpması gibi bir felaketten kurtulmak için gerekli bilgi birikimine ve teknolojik imkanlara sahip.
Sürekli izleme, gelişmiş teknolojiler ve etkili hayatta kalma stratejileri ile insanlık, böyle bir felakete karşı hazırlıklı olabilir.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çinli teknoloji şirketi Xiaomi, akıllı telefonlarının yanı sıra piyasaya sürdüğü televizyonlarla da dikkat çekiyor.
Xiaomi, üstün özellikleri ve uygun fiyatlarıyla dikkat çeken yeni Redmi Smart TV X 2025 serisini duyurdu.
55, 65, 75 ve 85 inç olmak üzere dört farklı ekran boyutuyla gelen seri, 144 Hz yenileme hızı, 4K çözünürlük ve HDR desteği gibi özelliklerle öne çıkıyor.
REDMİ SMART TV X 2025 SERİSİ NELER SUNUYOR
Redmi Smart TV X 2025 serisi, oyun tutkunları ve film severler için tasarlanmış etkileyici özelliklerle geliyor.
144 Hz’e kadar yenileme hızını destekleyen 4K (3840×2160) ekran, akıcı ve net görüntüler sunuyor. 240 Hz’lik hareket bulanıklığı kontrolü ise hızlı aksiyon sahnelerinde bile mükemmel bir görüntü kalitesi sağlıyor.

HDR VE AI-SR SÜPER ÇÖZÜNÜRLÜK
HDR ve AI-SR Süper Çözünürlük teknolojileri sayesinde, düşük çözünürlüklü içerikler bile neredeyse 4K kalitesine yükseltiliyor.
MEMC hareket telafisi ise hızlı tempolu içeriklerde bulanıklığı en aza indirerek daha net bir izleme deneyimi sunuyor.
MediaTek MT9655 işlemci, 4 GB RAM ve 64 GB dahili depolama ile birleşerek akıcı bir performans sunuyor. Wi-Fi 6 desteği ise daha hızlı ve kararlı bir internet bağlantısı sağlıyor.
Dolby Vision ve DTS desteğine sahip çift 25W hoparlör, etkileyici bir ses deneyimi sunuyor. AI asistanı Xiao Ai ve Mi Home uygulaması entegrasyonu ise akıllı ev kontrolünü kolaylaştırıyor.
NFC tabanlı ekran yayınlama özelliği, uyumlu akıllı telefonlardan içerik yansıtmayı kolaylaştırıyor.

REDMİ SMART TV X 2025 SERİSİ FİYATI
Redmi Smart TV X 2025 serisi, Çin’de 55 inçlik model için 2.199 yuandan (yaklaşık 309 dolar) başlayan fiyatlarla satışa sunulacak.
65 inçlik model 2.799 yuan (yaklaşık 393 dolar), 75 inçlik model 3 bin 799 yuan (yaklaşık 533 dolar) ve 85 inçlik model ise 4 bin 799 yuan (yaklaşık 674 dolar) fiyat etiketine sahip. Serinin küresel pazarda ne zaman satışa sunulacağı henüz bilinmiyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Microsoft, Windows 11’in son büyük güncellemesi olan 24H2 sürümüyle birlikte Windows Update sürecini daha hızlı ve verimli hale getirdi.
Bu sürüm, aylık güncellemelerin yükleme süresini, yeniden başlatma süresini ve CPU kullanımını azaltan yeni güncelleme yöntemleri içeriyor.
YENİ GÜNCELLEME YÖNTEMLERİYLE PERFORMANS ARTIŞI
24H2 sürümünde, bileşenlerin paralel işlenmesi, sistem RAM’inin ölçeklenebilir kullanımı ve bileşenleri güncellemek için optimize edilmiş bir önbellek gibi yeni güncelleme yöntemleri kullanılıyor.
Bu değişiklikler sayesinde, Windows 11 sürüm 24H2, aylık güncellemeleri yüzde 45’e kadar daha hızlı yükleyebiliyor ve yüzde 25’e kadar daha az CPU kullanabiliyor.
Ayrıca, bazı sistemlerde yeniden başlatma süresi de neredeyse yüzde 40 daha hızlı hale geliyor.

ÖZELLİK GÜNCELLEMELERİNİN İNDİRME BOYUTU KÜÇÜLDÜ
Microsoft, Windows 11’e yönelik özellik güncellemelerinin indirme boyutlarını da iyileştirerek yaklaşık 200 MB azalttı.
Bu boyut azaltma, halihazırda en son sürümlere sahipseniz Windows 11 için yerleşik uygulamaların indirilmesini engellenerek elde edildi.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Teknoloji devi Apple, yazılımlarındaki hataları tespit eden ve bu hataları kendilerine ileten kişilere ödüller sunuyor.
Geçmişte bu ödüllerden birini bir Türk öğrenci kazanmıştı.
Şirket, önümüzdeki hafta uyumlu iPhone ve Mac’lere gelecek yeni yapay zeka servisi Apple Intelligence için sunucularını test sürecine açtı ve bu platformda hata bulup rapor edenlere ödül dağıtacak.
1 MİLYON DOLARI CEBİNİZE KOYABİLİRSİNİZ
Apple’ın Private Cloud Compute olarak adlandırılan özel yapay zeka bulutunun önümüzdeki hafta piyasaya sürülmesinden önce teknoloji devi, bu sistemin güvenliğini tehlikeye atabilecek açıkları bulmaları için güvenlik araştırmacılarına 1 milyon dolara kadar ödeme yapacağını açıkladı.
Şirket, blogunda yayınladığı yazıda, Private Cloud Compute sunucularında uzaktan kötü amaçlı kod çalıştırabilen açıkları bildiren herkese maksimum 1 milyon dolara kadar ödül vereceğini söyledi.

RESMİ AÇIKLAMA YAPILDI
Ayrıca kullanıcıların hassas bilgilerini ya da müşterilerin şirketin özel bulutuna gönderdikleri istemleri elde edebilen açıkları özel olarak bildiren araştırmacılar da 250 bin dolar kazanacak.
Apple, ayrıcalıklı bir ağ konumundan hassas kullanıcı bilgilerine erişebilen açıklar için 150 bin dolara kadar olmak üzere, yayınlanmış bir kategori dışında önemli bir etkiye sahip herhangi bir güvenlik sorununu dikkate alacağını söyledi:
Kullanıcı verilerini ve [özel bulut bilişim] güven sınırı dışındaki çıkarım talebi verilerini tehlikeye atan güvenlik açıkları için maksimum miktarları ödüllendiriyoruz.

PRİVATE CLOUD COMPUTE NEDİR?
Apple, Private Cloud Compute’u, müşterilerinin gizliliğini koruduğunu söylediği bir şekilde çok daha ağır yapay zeka görevlerini yerine getirebilen Apple Intelligence olarak adlandırılan müşterilerinin cihaz üzerindeki yapay zeka modelinin çevrim içi bir uzantısı olarak tanımlıyor.
Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’deki Apple Watch kullanıcıları, uzun süredir beklenen uyku apnesi tespit özelliğine sonunda kavuştu.
Geçtiğimiz eylül ayında yayınlanan WatchOS 11 güncellemesiyle Apple Watch’lara gelen bu özellik, sağlık kurumlarından gerekli onayları alamadığı için Türkiye’de kullanıma sunulamamıştı.
Sağlık Bakanlığı’ndan onay alan Apple, “Uyku Apnesi Bildirimleri” özelliğini Türkiye’de kullanıma açtı.
UYKU APNESİ NEDİR
Uyku apnesi, uyku sırasında solunum yollarının tıkanması sonucu solunumun tekrar tekrar durup başladığı ciddi bir uyku bozukluğudur.
Bu durum, sabahları yorgun uyanma, dikkatsizlik gibi sorunlara yol açabilir. Tedavi edilmediği takdirde ise felç, kalp krizi ve hatta ölüm gibi ciddi sonuçlara neden olabilir. Dünya çapında 1 milyardan fazla insanın uyku apnesinden etkilendiği tahmin ediliyor.

APPLE WATCH UYKU APNESİNİ NASIL TESPİT EDİYOR
Apple Watch’taki “Uyku Apnesi Bildirimleri” özelliği, siz uyurken solunumunuzu takip eder ve 30 günlük bir süre boyunca topladığı verileri analiz ederek uyku apnesini tespit etmeye çalışır.
Bu işlem için, normal solunum düzenindeki kesintilerle bağlantılı ufak bilek hareketlerini izleyen bir ivmeölçer kullanılır. Solunum bozukluğu tespit edildiğinde, kullanıcıyı bildirimle uyarır.
Solunum kesintisi verileri 30 günde bir analiz edilir ve orta veya ağır düzeyde uyku apnesi belirtilerinin tutarlılık göstermesi durumunda kullanıcı bilgilendirilir. Kullanıcılar, olası tanı ve tedavi için bir doktora danışabilirler.

UYKU APNESİ BİLDİRİMLERİ ÖZELLİĞİ NASIL ETKİNLEŞTİRİLİR?
Apple Watch’u WatchOS 11’e güncelleyin.
iPhone’unuzda Sağlık uygulamasına gidin.
Sağ üstte resminize veya baş harflerinize dokunun.
Sağlık Denetim Listesi’ne dokunun,
Uyku Apnesi Bildirimleri’nin altında Ayarla’ya dokunun, sonra ekrandaki yönergeleri izleyin.
HANGİ CİHAZLAR DESTEKLİYOR
Apple Watch Series 9, Apple Watch Series 10 ve Apple Watch Ultra 2 modelleri, “Uyku Apnesi Bildirimleri” özelliğini destekliyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Huawei, uzun süredir geliştirdiği yeni işletim sistemi HarmonyOS NEXT’i geçtiğimiz günlerde resmen duyurdu.
Android’den tamamen bağımsız olan bu işletim sistemi, Huawei cihazlarına yepyeni bir deneyim sunmayı hedefliyor.
HarmonyOS NEXT, yeniden tasarlanmış arayüzü, gelişmiş performansı ve güvenlik özellikleriyle dikkat çekiyor.
İLK ETAPTA BU CİHAZLAR GÜNCELLEMEYİ ALACAK
HarmonyOS NEXT güncellemesi, kademeli olarak farklı Huawei cihazlarına sunulacak.
HarmonyOS Next’in ilk beta sürümü yalnızca Huawei Mate 60 serisi, Mate X5 serisi ve MatePad Pro 13.2 inç serisi ile sınırlıydı.
Yeni duyuruda ise şirket, güncellemenin 8 modele daha ulaşacağını duyurdu. Bunlar Pura 70, Pura 70 Satellite Messaging Edition, Pura 70 Pro, Pura 70 Pro+, Pura 70 Ultra, Huawei Pocket 2, Huawei Pocket 2 Art Custom Edition ve Huawei MatePad Pro 11 olacak.
Şu an itibariyle, bu cihazlardan herhangi birine sahip olan kullanıcılar, “Erken Erişim” kategorisi altında bulunan “My Huawei” uygulaması aracılığıyla beta güncellemesine kayıt yaptırabiliyor.

2025 yılında ise güncellemenin aşağıdaki modellere gelmesi bekleniyor:
Huawei Mate XT Ultimate Design
Huawei Nova Flip
Huawei Nova 13 serisi
Huawei Nova 12 serisi
Huawei MatePad pro 12.2
Huawei MatePad Air 12-inç
Huawei MatePad 11.5 serisi
Genel beta sürecinin ardından, Huawei bu cihazlar için kararlı HarmonyOS NEXT sürümünü yayınlayacak. Ancak, kararlı sürümün resmi yayın tarihi henüz açıklanmadı.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Samsung, katlanabilir telefon pazarında çıtayı yükseltmeye hazırlanıyor. Güney Koreli teknoloji devi, iki noktadan katlanan bir ekrana sahip “Üç Katlanabilir Telefon” üzerinde çalışıyor.
ZDNet Korea’nın haberine göre yeni cihaz, Huawei’nin Mate XT modelinden ilham alıyor ve iki katlanabilir menteşe ile geliyor. Bu tasarım, telefon tamamen açıldığında daha geniş bir ekran ve daha fazla çok yönlülük sunuyor.
HUAWEI MATE XT’YE RAKİP OLACAK
Huawei, Mate XT modeliyle üç katlanabilir telefon pazarında önemli bir adım atmıştı. Samsung ise şimdilik Galaxy Z Fold ve Z Flip gibi tek katlama noktasına sahip cihazlarla pazarda yer alıyor.

DONANIM HAZIR, KARAR BEKLENİYOR
İçeriden gelen bilgilere göre, Samsung’un üç katlı tasarımı için donanım zaten tamamlanmış durumda.
Katlanabilir ekranlardan sorumlu ekipler ve Samsung’un tedarikçileri, gerekli bileşenler üzerinde bir süredir çalışıyor.
Ancak telefonun piyasaya sürülmesi konusunda nihai karar, Samsung’un Mobil Deneyim Bölümü’ne (MX) ait.
Şirket yönetimi, çift menteşeli katlanabilir telefon pazarında Huawei ile rekabet etmek için doğru zamanın gelip gelmediğini değerlendiriyor.
Samsung’un üç katlı telefonunun piyasaya sürülmesini engelleyebilecek en önemli faktörlerden biri de maliyet.
Huawei’nin Mate XT modeli, yaklaşık 3000 euroluk fiyatıyla dikkat çekiyor. Benzer özelliklere sahip bir Samsung cihazının da aynı fiyat aralığında olması bekleniyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
The Information’ın haberine göre, Apple, Vision Pro karma gerçeklik başlığının üretimini yavaşlatıyor ve hatta kasım ayında tamamen durdurabilir.
Haberde, üretimdeki bu yavaşlamanın nedeni olarak, cihazın yüksek fiyat etiketi nedeniyle beklenenden düşük talep gösteriliyor.
APPLE, TALEBİ KARŞILAMAK İÇİN YETERLİ ÜRÜNE SAHİP
Apple CEO’su Tim Cook, geçtiğimiz günlerde Vision Pro’nun 3.500 dolarlık fiyatıyla “kitle pazarı ürünü olmadığını” ve erken benimseyenler için tasarlandığını belirtmişti.
Apple’ın, mevcut üretimle talebi bir süreliğine karşılayabileceğini düşündüğü ifade ediliyor.
GÜNLÜK ÜRETİM AZALDI
Apple için Vision Pro’nun son montajını yapan Çinli üretici Luxshare, cihazın zirve döneminde günde 2 bin adet kulaklık üretirken, bu sayının şu anda günde yaklaşık 1.000’e düştüğü belirtiliyor.

DAHA UYGUN FİYATLI BİR SÜRÜM YOLDA
Apple’ın, Vision Pro’nun daha uygun fiyatlı bir versiyonu üzerinde çalıştığı bildiriliyor. Bu modelin, daha düşük fiyat etiketiyle daha geniş bir kitleye ulaşması ve geliştiricileri Vision Pro platformu için yazılım geliştirmeye teşvik etmesi hedefleniyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Honor, yeni amiral gemisi serisi Magic7’nin tanıtımından önce, Android 15 tabanlı yeni işletim sistemi MagicOS 9.0’ı duyurdu.
Şirket, MagicOS 9.0’ı “dünyanın ilk tüm senaryolara göre kişiselleştirilmiş yapay zeka işletim sistemi” olarak tanımlıyor.
YOYO SESLİ ASİSTANI, DAHA AKILLI VE DAHA YETENEKLİ
MagicOS 9.0 ile birlikte Yoyo sesli asistanı da daha da geliştirildi. MagicLM dil modelini kullanan Yoyo, doğal dili ve bilgisayar görüşünü anlayabiliyor, alışkanlıklarınızdan öğrenebiliyor ve bağlamın farkında olabiliyor.
Yoyo, uygulama içi işlemleri sizin yerinize gerçekleştirebiliyor. Örneğin, sizin için kahve sipariş edebilir, satın almayı yapabilir ve ödemeyi tek bir komutla onaylayabilir.
DAHA AZ GÜÇ TÜKETİMİ, DAHA HIZLI PERFORMANS
Yeni 3B parametreli model, önceki 7B modelden daha düşük parametrelere sahip olmasına rağmen daha verimli çalışıyor.
MagicLM, yüzde 80 daha az güç tüketimi, yüzde 77 daha hızlı yükleme hızı ve yüzde 500 daha hızlı kelime çıktı hızı sağlıyor. Ayrıca, depolama alanında 1,8 GB ve RAM tüketiminde 1,6 GB azalma sağlıyor.

MagicOS 9.0, dolandırıcılıklara karşı sektörün ilk Yapay Zeka Deepfake Algılama özelliğiyle geliyor. Bu özellik, kullanıcıları deepfake içeriklerden koruyarak güvenliği artırıyor.
YENİLENMİŞ ARAYÜZ VE YENİ ÖZELLİKLER
MagicOS 9.0, tasarım açısından da yenilikler getiriyor. Versatile Desktop, Magic Lock Screen ve Magic Style gibi yeni özellikler, kullanıcı deneyimini kişiselleştirmeyi sağlıyor.
Ayrıca, AI Gallery, AI Eraser, Face Restoration ve AI Image Expansion gibi yeni yapay zeka destekli özellikler de sunuluyor.
30’DAN FAZLA CİHAZ GÜNCELLEMEYİ ALACAK
Honor, 30’dan fazla cihazın yeni güncellemeyi alacağını doğruladı. Şirket, güncelleme takvimini daha sonra açıklayacak.
Ancak, bu takvim Çin pazarı için geçerli olacak. Uluslararası kullanıcıların güncellemeyi biraz daha beklemesi gerekecek.
MagicOS 9.0’ın, Magic7 telefonlarının uluslararası lansmanıyla birlikte 2025’in ilk aylarında küresel olarak piyasaya sürülmesi bekleniyor.

GÜNCELLEME ALACAK HONOR MODELLERİ
Kasım 2024:
Honor Magic V3, Honor Magic Vs3,
Honor Magic V2 RSR Porsche Design,
Honor Magic V2 Ultimate Edition,
Honor Magic6 RSR Porsche Design Honor,
Honor Magic V2, Magic6 Ultimate Edition,
Honor Magic6 Pro, Honor Magic5 Pro,
Honor Magic5, Honor Magic5 Ultimate Edition
Aralık 2024:
Honor Magic Vs2, Honor Magic V Flip,
Honor Magic4, Honor Magic4 Pro,
Honor Magic4 Ultimate Edition,
Honor 200, Honor 200 Pro,
Honor Tablet MagicPad2
Ocak 2025:
Honor Magic Vs Ultimate Edition,
Honor Magic Vs, Honor Magic V,
Honor 100, Honor 100 Pro,
Honor 90 GT, Honor Tablet GT Pro
Şubat 2025:
Honor 90, Honor 90 Pro,
Honor 80 Pro, Honor 80 GT, Honor 80,
Honor 80 Pro Düz Ekran Sürümü
Mart 2025:
HonorX50, HonorX60, Honor X60 Pro
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Geçmişte en sıradan aktivitelerimizin bazılarının cezalandırılabilir suçlar olabileceğini hiç düşündünüz mü?
Tarih, artık hafife aldığımız eylemleri yasaklayan tuhaf yasalarla dolu. Genellikle dini inançlardan, kültürel normlardan veya yanlış yönlendirilmiş kontrol girişimlerinden doğan bu yasalar, toplumsal değerlerin zaman içinde ne kadar değiştiğini gösteriyor.
Kamusal alanda ıslık çalmaktan Noel’i kutlamaya, farklı kültürlerde ve dönemlerde bir zamanlar yasa dışı olan 10 günlük aktiviteyi listeledik.
1. KAMUSAL ALANDA ISLIK ÇALMAK (ORTA ÇAĞ AVRUPASI)
Orta Çağ Avrupası’nda, özellikle İngiltere ve Fransa’da, kamusal alanda ıslık çalmak kötü ruhları çağırmak veya suçlular arasında gizli mesajlar iletmekle ilişkilendiriliyordu.
Bu batıl inanç, özellikle geceleri ıslık çalmayı yasaklayan yasalara yol açtı.
2. BANYO YAPMAK (ORTA ÇAĞ AVRUPASI)
Kara Ölüm salgınının ardından, temizlik ortaçağ Avrupası’nda şüpheyle karşılanmaya başlandı.
Hamamlarda yıkanmanın vücudu hastalıklara açık hale getirdiğine inanılıyordu. Bu korku, 16. yüzyılda bazı Avrupa bölgelerinde kamusal hamamların yasaklanmasına yol açtı.

3. BELİRLİ RENKLERİ GİYMEK (ELIZABETH DÖNEMİ İNGİLTERE’Sİ)
Kraliçe I. Elizabeth döneminde, insanların sosyal sınıflarına göre ne giyebileceklerini belirleyen katı yasalar vardı. Örneğin, mor renk sadece kraliyet ailesine ayrılmıştı.
Altın ve kırmızı gibi renkler de soylularla sınırlıydı. Sıradan insanların bu renkleri giymesi yasaktı.
4. SATRANÇ OYNAMAK (İSLAM HALİFELİKLERİ)
9. yüzyılda, Müslüman dünyasının büyük bir bölümünü yöneten halife El-Mütevekkil, satranç oynamayı yasakladı. Bazı din alimleri, satrancın ibadetten uzaklaştırdığını ve kumarı teşvik ettiğini savunarak bu yasağı destekledi.
5. NOEL’İ KUTLAMAK (PÜRİTEN İNGİLTERE VE AMERİKA)
17. yüzyılda İngiltere ve Amerika’daki Püritenler, Noel’i pagan kökenli ve aşırı bir olay olarak görüyorlardı.
Püritenler iktidara geldiğinde, Noel kutlamalarını yasakladılar. Bu yasak, Amerika’da 19. yüzyıla kadar etkisini sürdürdü.
6. GECE YÜRÜYÜŞÜ (FEODAL JAPONYA)
Feodal Japonya’da gece yürüyüşü, suçlular ve toplum dışına itilmiş kişilerle ilişkilendiriliyordu.
Sıkı sokağa çıkma yasakları uygulanıyordu ve gece dışarı çıkan sıradan insanlar cezalandırılabiliyordu.

7. HALKA AÇIK DANS (18. YÜZYIL AVRUPASI)
Protestanlığın etkili olduğu bölgelerde, özellikle Kalvinist Cenevre’de, kamusal alanda dans etmek yasaktı.
Yetkililer, dansın şehvetli düşüncelere ve ahlaksız davranışlara yol açabileceğine inanıyordu.
8. KAHVE İÇMEK (OSMANLI İMPARATORLUĞU)
Osmanlı İmparatorluğu’nun Sultanı IV. Murad, kahvehanelerdeki siyasi tartışmaların huzursuzluğa yol açabileceğinden endişe ederek kahve içmeyi yasakladı.
9. PANTOLON GİYMEK (19. YÜZYIL FRANSA’SI)
19. yüzyıl Fransa’sında, kadınların polis izni olmadan pantolon giymesi yasaktı. Pantolonlar sadece erkek kıyafeti olarak kabul ediliyordu. Bu yasa, kadınların etek veya elbise giymesini zorunlu kılıyordu.
10. HALK İÇİNDE ÖPÜŞMEK (SÖMÜRGE AMERİKA)
Koloni dönemindeki Amerika’da, özellikle Püritenlerin yönetimi altında, kamusal alanda sevgi gösterileri yasaktı. Evli çiftlerin bile kamusal alanda öpüşmesi uygunsuz bulunuyordu.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çinli fotoğrafçı Çın Man ile Pekin sokaklarında dolaşarak Apple’ın yeni akıllı telefon modeliyle fotoğraflar çektiren Cook, Şunyi ilçesinde bir çiftlikte Çin Ziraat Üniversitesi ve Cıciang Üniversitesinden öğrencilerle tarımda etkinlik ve sürdürülebilirlik için dijital teknolojilerin kullanıma ilişkin uygulamalara tanıklık etti.
Cook, Vangfucing semtindeki Apple mağazasını ziyaret ederek çalışanlarla ve müşterilerle vakit geçirdi.
YAPAY ZEKA HİZMETLERİ
Cook’un ziyaretinin, Apple’ın “Apple Intelligence” adıyla, üretken yapay zeka hizmetlerini akıllı telefonlar ve diğer cihazlara entegre etmeye hazırlandığı bir döneme denk gelmesi dikkati çekiyor.
REKLAM
Çin, ağustos ayında şirketin bilanço toplantısında, yapay zeka özelliklerini Çin ve Avrupa Birliği ülkelerinde piyasaya sunmadan önce ilgili mevzuatı detaylı olarak anlamaları gerektiğini vurgulamıştı.
Çin’de düzenleyici kurumlar, bu yılın ilk 8 ayından 188 üretken yapay zeka hizmetinin kullanılmasına onay verirken bunların tamamı Çin ana karasındaki şirketler tarafından geliştirildi.
RESMİ TEMASDA BULUNUP BULUNMAYACAĞI BİLİNMİYOR
Cook’un programında resmi temas olup olmadığı henüz bilinmiyor.
Apple’ın patronu bu yıl Çin’i ikinci kez ziyaret etti. Cook, daha önce mart ayında, Çin Kalkınma Forumu’na (CDF) katılmak üzere Çin’e gelmiş, forum marjında ABD’den iş insanlarıyla birlikte Başbakan Li Çiang ile görüşmüştü.
Tim Cook, Cing’an ilçesindeki Apple mağazasının açılışına katılmış, mağaza şirketin Çin, Hong Kong, Makau ve Tayvan’ı içeren “Geniş Çin” bölgesinde açtığı 57. mağaza olmuştu.
*Haberin görseli AP tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
REKLAM
Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmelerin etkisiyle karayolu ulaşımındaki trafiğin yönetiminde nesnelerin interneti (IoT) ağları ve karar destek yazılımlarının kullanımının kaçınılmaz hale geldiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Tüm bu sistemlerin ortak bir merkezinin çatı yazılımı ile kontrol edileceği entegre bir AUS yapısını hayata geçirmek için çalışmalarımıza hız verdik. Bu projeler, yollarda zaman ve enerji tasarrufu sağlamanın yanı sıra trafik güvenliğini ve sürdürülebilirliği de artıracak.” diye konuştu.
Akıllı Ulaşım Sistemleri kapsamında kurulacak olan sistemlerin birbirleriyle ve diğer ulaşım modlarıyla haberleşmesini sağlayacak olan etkin bir haberleşme altyapısı kurduklarını kaydeden Bakan Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki yolları akıllı hale getirmek için otoyol, devlet ve il yollarındaki ağ uzunluğunu 15 bin kilometreye çıkarmayı planladıklarının da altını çizdi. 15 bin kilometre fiber kablo ağı içerisinde yer alan 6 bin 973 kilometrelik yolu; yıllık ortalama günlük trafik değerleri, AUS Merkezleri’nin tesis edilmesi ve bütçe olanakları doğrultusunda önceliklendirdiklerini de belirten Uraloğlu, bunu da 5 aşamada gerçekleştireceklerini açıkladı.
Birinci aşamada, pilot bölge olan Tekirova-Antalya-Gazipaşa ile Antalya-Sandıklı bölgesinde 520 kilometrelik kesime fiber optik haberleşme altyapısı yapımının tamamlandığını bildiren Bakan Uraloğlu, “İkinci aşamada, Ankara-Bursa-Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü Sınırı, Ankara-İzmir, İzmir-Denizli-Karayolları 13.Bölge Müdürlüğü sınırı güzergâhındaki bin 452 kilometrelik karayolu ağına daha fiber optik kablo haberleşme altyapısının yapımını tamamladık. Üçüncü aşamada ise Ankara-İstanbul-Edirne Kapıkule Sınır Kapısı, İstanbul-Karayolları Bursa 14. Bölge Müdürlüğü sınırı, İstanbul-İpsala güzergahlarında Karayolları İstanbul 1. ve Ankara 4. Bölge Müdürlüğü sorumluluk ağındaki muhtelif kesimlerde Fiber Optik Kablo Haberleşme Altyapısı Tesis Edilmesi kapsamında çalışmalar devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, dördüncü aşamada, İstanbul, Ankara, Samsun, Trabzon, Bursa ve Kastamonu Bölge Müdürlüklerinin sorumluluk alanında yer alan yaklaşık bin 733 kilometrelik karayolu kesimine fiber optik kablo haberleşme altyapısı tesis edilmesi için ihale çalışmalarının devam ettiği bilgini de verirken, 2025 yılı içerisinde bu ihaleleri gerçekleştirmeyi planladıklarını dile getirdi.
Otoyol ağındaki çalışmalara da değinen Uraloğlu, ülke genelindeki mevcut 3 bin 726 kilometrelik otoyol ağında toplam 4 bin 629 kilometrelik haberleşme altyapısı bulunduğunu aktardı. Bugüne kadar devlet ve il yollarında toplam 3 bin 47 kilometrelik haberleşme altyapısını tamamladıkları belirten Bakan Uraloğlu, otoyol ağı ile birlikte fiber ağ altyapısı uzunluğunun 7 bin 676 kilometreye ulaştığını kaydetti. “Diğer ulaşım modlarıyla etkin bir haberleşme altyapısı kurmak için devlet ve il yollarına 3 bin 47 kilometre fiber kablo inşa ettik. Devlet ve il yollarına 12 bin kilometre daha yapmayı planlıyoruz. Böylece tüm karayolu ağımızdaki fiber ağımızı yaklaşık 20 bin kilometreye ulaştıracağız. Gelecek projeksiyonunda bu ağı daha da uzatacağız.” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hurri-Mitanniler, Bit-Zamanı Krallığı, Asurlular, Urartular, Medler, Persler, Tigran Krallığı, Romalılar, Bizanslılar, Sasaniler, Emeviler, Abbasiler, Mervaniler, Selçuklular, Nisanoğulları, Artuklular, Eyyubiler, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlı’nın da aralarında yer aldığı birçok medeniyete ev sahipliği yapan Amida Höyük’te, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle Dicle Üniversitesi (DÜ) Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Yıldız başkanlığında 2018’de başlatılan kazı çalışması sürüyor.

KAZI ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR
Bugüne kadar yaklaşık 1800 yıllık su kanalları ve kalorifer sistemi, yaklaşık 1700 yıllık mezar odaları, 1. Dünya Savaşı’ndan kalma 782 el bombası ve 800 yıllık mermer parçaları gibi kalıntıların ortaya çıkarıldığı kazılarda, bu yıl Artuklu Sarayı’nın kabul salonunun güneyindeki odada ve Saraykapı ile kral yolu arasındaki alanda çalışma yürütülüyor.
Bir açmada yürütülen çalışmalardaki yangın izi, seramik parçalarından ve taş malzemelerden elde edilen verilere göre, 10 bin yıl önce yerleşimin başladığı tespit edilen höyükte kazılar devam ediyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dünyaca ünlü rock yıldızı Jimi Hendrix’in bulunan dört demosu (kaydı) müzik ve sanat dünyasını sevindirdi; hayranlarını ise heyecanlandırdı. Yaşamı boyunca önemli klasiklere imza atan Jimi Hendrix, rock müziğinde otoriter isim olarak kabul edilmektedir.
1968 yılında kaydedilen bu nadir kayıtlar, 15 Kasım’da Londra’daki Propstore müzayede evinde satışa sunulacak. Up From the Skies, Ain’t No Telling, Little Miss Lover ve Stone Free gibi şarkıları içeren demoların 261 bin dolara alıcı bulması bekleniyor.
Propstore’un kasım ayında düzenleyeceği dört günlük müzayedede, Hendrix’in demolarının yanı sıra 350’den fazla nadide eser müzikseverlerle buluşacak.

HAYATI FİLM OLACAK
Jimi Hendrix’in 1966-1967 yıllarında İngiltere’de geçirdiği ve dünya çapında üne kavuştuğu dönemi konu alan “All Is By My Side”, Dublin ve civarında çekilecek.
Başkent yakınlarındaki Bray ve Dun Laoghaire bölgelerinde bazı mekanlar, film için 1960’ların Londrası görünümüne büründürülecek. Birkaç hafta içinde başlanacak çekimlerin 6 hafta kadar süreceği belirtiliyor.
Oyunculuk deneyimi de bulunan Andre Benjamin, Four Brothers, Be Cool ve Scary Movie 4 gibi filmlerde de rol almıştı.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Nakışlarla İlmek İlmek Zeugma sergisi, II. Bayezid Türk Hamam Kültürü Müzesi’nde ziyarete açıldı.
İstanbul Üniversitesi Müze ve Kültür Miraslarının Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (MÜZEYUM) ile Kadıköy Bostancı Halk Eğitimi Merkezi iş birliğinde açılan sergide, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi’ndeki mozaikler geleneksel nakış teknikleriyle yeniden yorumlandı.

“SERGİMİZ HAYIRLI OLSUN”
Açılışa katılan İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Kaya, Türkiye’nin pek çok tarihi yapı ve eserin yanı sıra farklı kültürlere de ev sahipliği yaptığını belirterek, el sanatlarıyla tarihi birleştirmesi bakımından serginin önemli olduğunu söyledi.
Sergiye emek veren kursiyer, usta öğretici, öğretmen ve katılımcılara teşekkür eden Kaya, “Her şeyiyle tarihi bir yapıda, tarihi bir etkinliği gerçekleştiriyoruz. Sergimizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.” ifadesini kullandı.

SON ZİYARET TARİHİ 20 ARALIK
Sanatçıların el becerileriyle hayat bulan eserlerin yer aldığı, geçmişle olan bağı ve geleneksel el sanatlarının çağdaş yorumlarını yansıtan sergi, 20 Aralık’a kadar ziyaret edilebilecek.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yapım şirketlerinin ortak açıklamasına göre, ocak ayında vizyona girdikten sonra tedbir kararıyla gösterimi durdurulan film hakkında mahkeme tedbir kararını kaldırdı.
Üst mahkeme kararıyla haklı bulunan ve yeniden gösterime girmesi onaylanan film, yarından itibaren Amazon Prime’da izlenebilecek.
İsmail Hacıoğlu’nun Cem Karaca’yı canlandırdığı filmin oyuncu kadrosunda, Fikret Kuşkan, Yasemin Yalçın, Melisa Aslı Pamuk, Meral Çetinkaya, Melisa Döngel, Buçe Buse Kahraman, Kubilay Tuncer ve Alper Saldıran yer alıyor.

CEM KARACA’NIN HAYAT HİKAYESİ
Yüksel Aksu’nun yönetmenliğini üstlendiği film, Cem Karaca’nın yaşamı, müziği ve hayat mücadelesini konu alıyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’nin marka değerine katkıda bulunmak üzere bu yıl 16 şehirde düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 14. durağı, 12-20 Ekim’de Diyarbakır oldu.
İçkale, Dağkapı Meydanı, Hasan Paşa Hanı, Yenikapı Caddesi, Gazi Caddesi, bazı burçlar, Diyarbakır Arkeoloji Müzesi, Kurşunlu Camisi Meydanı, Ulu Cami, Hazreti Süleyman Camisi, Paşa Hamamı, Surp Giragos Kilisesi, Keldani Kilisesi, Meryem Ana Kilisesi, Şeyh Mutahhar (Dört Ayaklı Minare) Camisi, Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi, Ziya Gökalp Yazma Eser Kütüphanesi, Ziya Gökalp Müzesi, Mesudiye Medresesi, Ahmed Arif Edebiyat Müze Kütüphanesi, Kervansaray, On Gözlü Köprü ve Nevruz Parkı’nda festival kapsamında konser, sergi, atölye çalışması, söyleşi, gastronomi sunumları gibi birçok etkinlik gerçekleştirildi.
Diyarbakır Arkeoloji Müzesi, Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi ve Ziya Gökalp Müzesi’nde ise farklı temalarda 13 sergi ve etkinlik ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.
ETKİNLİKLERE ZİYARETÇİ AKINI
İç Kale Kompleksi’nde Geleneksel Sanatlar Derneğinin “Coğrafya Geleneğin Kaderi: Diyarbakır”, Türkiye Jokey Kulübünün 12. Resim Yarışması, Diyarbakır PTT Başmüdürlüğünün “Pulların Işığında Tarihin İzinde Pul” sergileri ile Cahit Sıtkı Tarancı Müzesindeyse Anadolu Ajansı’nın Gözünden Kültür Varlıkları Sergisi başta olmak üzere sergi ve etkinlikler 9 gün boyunca binlerce ziyaretçiyi ağırladı.
Diyarbakır Müze Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, kentteki 3 müzeye bu yılın 9 ayında ziyaretçi sayısı aylık ortalama 14 bin kişi olarak kayıtlara geçti.

MÜZELERE YOĞUN İLGİ
Bu yılın nisan ayında da üç müzeye ziyaretçi sayısı 27 bin 365 olarak belirlenirken, Ramazan Bayramı’nın sadece birinci günü ise bu müzeler 3 bin 11 kişiyi ağırladı.
Diyarbakır Kültür Yolu Festivali’nin ilk günü olan 12 Ekim’de de müzeleri 3 bin 754 kişi ziyaret etti.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sokak sanatı bambaşka bir sanat türüdür. Etkileyicidir, verdiği mesaj derindir. Daha da önemlisi görsel zenginliği müthiştir ve insanın göz zevkine hitap eder. Bunun için sanatçıların görsel çeşitliliği eşliğinde, sizi sokak resimleriyle baş başa bırakıyoruz.
Hangisi mi daha iyi?
Biz karar veremedik…
















Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Pek çok yapımda rol alan dünyaca ünlü oyuncu 57 yaşındaki Nicole Kidman, çok koşulacak itiraflardan bulundu. 10 Ocak’ta vizyona girmesi beklenen, başrollerini Harris Dickinson ve Antonia Banderas ile paylaştığı Babygirl sevişme sahnesiyle öne çıktı.
Müstehcen sahnelerin olduğu filmle ilgili oyuncudan itiraf geldi. Filmde kendisinden yaşça küçük, aynı şirkette çalıştığı genç stajyerle yaşadığı ilişki rolüyle gündemde olan ünlü aktrist, eleştirmenlerden tam not aldı.
Buna göre, özellikle sevişme sahnelerinde çok zorlandığını söyleyen güzel oyuncu şöyle konuştu;
“YÖNETMENDEN ARA VERMESİNİ İSTEDİM”
“Sevişme sahnesinde çok zorlandım. Bugüne kadar birçok sahne yaşadım ama bu başkaydı. Yönetmenden sık sık ara vermesini istedim. Çünkü oldukça ekilendim” dedi.

FİLMİN KONUSU
Nicole Kidman’ın canlandırdığı, teknoloji geliştirme şirketi CEO’su işkolik Romy’nin yaklaşık 20 yıldır evli ve çocuklu olduğu tiyatro yönetmeni kocası Jacob’la (Banderas) tekdüze bir cinselliğe hapsolmasıyla başlayan film, Romy’nin örtülü fantezilerini canlandıran şirket stajyeri Samuel’le (Dickinson) başlayan yasak ilişkisine odaklanıyor.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şanlıurfa Valiliği öncülüğünde Batman ve Harran üniversiteleri ortaklığında imzalanan protokol çerçevesinde, aralarında arkeolog, sanat tarihçisi ve mimarların da bulunduğu 9 kişilik uzman ekip, kent genelinde Şanlıurfa İli Kültür Envanteri projesini yürütüyor.
Proje Koordinatörü Prof. Dr. Gülriz Kozbe’nin bilimsel danışmanlığı ve koordinatörlüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında, il bazında daha önce alınan tüm tescilli kayıtların yanı sıra 13 ilçenin merkez ve kırsal alanlarında güncel envanter tespiti ve belgelemesi gerçekleştiriliyor.

GÖRSEL VE YAZILI OLARAK BELGELENİYOR
Proje kapsamında, daha önce kayıt altında bulunan ancak detaylı belgelemesi yapılmayan 1700 tarihi kültür varlığının yanı sıra kayıt altında olmayan her kültür varlığı, sahada ziyaret edilip görsel ve yazılı belgeleniyor.
Çalışmaların tamamlanmasının ardından, kentteki yaklaşık 6 bin kültür varlığının dokümantasyonunun, 5 ciltlik envanter kitabı haline getirilmesi planlanıyor.
Projenin sonunda, tahribat görmüş muhtemel eserlerin aslına uygun olarak tekrar ayağa kaldırılması ve yeni alanların turizme kazandırılması gibi çıktılar elde edilmesi hedefleniyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Defacto
Alt Üst Takım: 799,99 TL

Bershka
Kazak: 840,00 TL
Etek: 760,00 TL

OXXO
Kazak: 759 TL
Pantolon: 799 TL

Jimmy Key
Tişört 1.299,95 TL
Pantolon 1.699,95 TL

H&M
1.190,00 TL

Stradivarius
Kapüşonlu, fermuarlı triko hırka – 940,00 TL
Triko pantolon 1.190,00 TL

Mango
Fitilli boğazlı bluz – 1.199,99 TL
Etek – 1.299,99 TL

Trendyolmilla
Bluz-hırka triko takım: 645,99 TL

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saç gözenekleri nedir ve ne işe yarar?
Sağlıklı ve bakımlı saçlar için kullandığımız ürünlerin, nemin ve yağın saça nüfuz etmesini yani dış tabakadan geçip iç tabakaya ulaşmasını isteriz. İşte gözenekler tam da bu noktada devreye giriyor. Dış kısmını oluşturan küçük yapıların sıklığına göre gözenekler oluşuyor ve iç kısmına ne kadar madde gideceğini etkiliyor. Bu gözenekler sıksa ürünü emmesi, seyrekse nemini tutması zorlaşıyor.
Saç dökülmesiyle başa çıkmanın 11 yolu
Saçımın gözenekli olup olmadığını nasıl anlarım?
Çok kısa ve basit bir testle saçınızı daha iyi tanımanız mümkün. Bu test için bir bardak su ve bir adet saç teliniz yeterli olacaktır.
Temiz, herhangi bir ürün uygulanmamış ve kuru olan saçınızdan bir teli alıp bir bardak suyuna içine koyun ve hareketini izleyin. Saç teli batmadan önce bir süre su yüzeyinde yüzüyorsa az gözenekli, hemen batıyorsa çok gözenekli, suda asılı kalıyorsa iste orta gözenekli diyebiliriz.
Peki, bunlar ne anlama geliyor?
Saçımızın yapısı büyük oranda genetiğimizce belirlenir ve tamamen değiştiremeyiz fakat saçımızın yapısını ve ihtiyaçlarını tanıyıp rutinimizi buna göre şekillendirebiliriz.
Az gözenekli bir saçta ürünlerin emilmesi ve saçın kuruması daha uzun sürecektir. Bu yüzden:
Çok gözenekli bir saç ise dışarıdan daha kolay ürün kabul ettiği gibi nemini de daha çabuk kaybeder. Bu nedenle:
Orta gözenekli bir saçınız varsa tebrikler, en ideal saç yapısına sahipsiniz!
Kaynak: Valencia Higuera. “What Type of Hair Porosity Do You Have?” Şuradan alındı: https://www.healthline.com/health/hair-porosity (22.08.2019).


Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Körfez Gençlerbirliği Spor Kulübü güreş sporcuları, Yıldızlar Türkiye ve Okullar Arası Türkiye Şampiyonaları için hazırlıklarına ara vermeden devam ediyor. Yağlı güreş sezonunun kapanmasının ardından minder güreş liglerinin başlamasına az bir zaman kala güreşçilerin hazırlıkları da sürüyor. Körfez Gençlerbirliği SK güreş takımları antrenörler Veysel Şirin ve Levent Gürbüz nezaretinde haftanın 4 günü 60 sporcunun katılımıyla Körfez Çok Amaçlı Spor Salonu’nda yapılıyor. Teknik, taktik ve kondisyon olarak çalışan Körfezli güreşçiler minik, yıldız ve gençler minder güreşçileri olarak ekipler halinde hazırlanıyor. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Amedspor, 27 Ekim Pazar günü sahasında Pendikspor ile oynanması planlanan karşılaşmanın stadyum zeminin futbol oynamaya elverişli olmaması sebebiyle Iğdır’a alınması için TFF heyetine başvuruda bulundu. Yapılan görüşmelerin ardından Amedspor yönetimi, maçın Iğdır Şehir Stadyumu’na alındığını duyurdu. Trendyol 1. Lig’in 10. hafta mücadelesi olan bu karşılaşmanın saati ise henüz kesinleşmedi. Maç saatinin ilerleyen günlerde açıklanması bekleniyor. – IĞDIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FIBA Kadınlar EuroLeague B Grubu’nda mücadele eden ÇBK Mersin, Avrupa’da kazanmaya devam ediyor. FIBA Kadınlar EuroLeague’e Fransa temsilcisi Bourges’i deplasmanda 77-66 yenerek galibiyetle başlayan ÇBK Mersin, sahasında oynadığı ikinci hafta mücadelesinde ise Çekya’nın Zabiny Brno ekibini 88-74’lük skorla mağlup ederek ikinci galibiyetine ulaştı. Yunan temsilcisi Olympiakos’u da Natasha Howard’ın 35 sayı kaydettiği karşılaşmada 81-67’lik skorla geçen Mersin temsilcisi, bu galibiyetle Avrupa’da 3’te 3 yaptı.
ÇBK Mersin iki kulvarda da iddiasını sürdürmek istiyor
Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nde 26 Ekim Cumartesi günü BOTAŞ’ı ağırlayacak olan ÇBK Mersin, 29 Ekim Salı günü de FIBA Kadınlar EuroLeague dördüncü haftasında ilk maçta yendiği Fransa’nın Bourges takımı ile sahasında mücadele edecek. Her iki kulvarda da iddiasını sürdürmek isteyen ÇBK Mersin, taraftarların da desteğiyle iki maçtan galibiyetle ayrılmak istiyor. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gölbaşı Kaymakamlığı tarafından organize edilen koşu, kapsamında katılımcılar birinci olmak için mücadele etti.
Yarışın startını vererek tüm katılımcılara başarılar dileyen Kaymakam Tarık BuğraSeyhan, yarışmada derece elde öğrencileri tebrik etti ve ödüllerini 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın da vereceklerini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri Şeker Mustafa Kılıç Süper Amatör Küme’de 2024-2025 sezonu 20 Ekim’de başladı. A ve B Grubu’nda oynanan 7 maçla 1. hafta geride kalırken, 2. hafta müsabakaları ise 27 Ekim Pazar günü oynanacak. 2. haftada oynanacak olan 7 karşılaşma 5 farklı sahada oynanacak. A ve B Gruplarında bir birinden önemli maçların oynanacağı 2. hafta öncesi takımları son çalışmalarını yaparak maç saatini beklemeye başlayacak. Kayseri Şeker Mustafa Kılıç Süper Amatör Küme’de 2. hafta maç programı şu şekilde;
27 Ekim Pazar – Argıncık Stadı 1 Nolu Saha
14.00 1966 Turanspor-Argıncıkspor
16.00 İsmail Okumuş FK-Amaratspor
27 Ekim Pazar – Argıncık Stadı 2 Nolu Saha
14.00 Kayserigücü FK- Özvatan Belediyespor
16.00 Kayseri Atletikspor- Hacılar Erciyesspor
27 Ekim Pazar Erkilet Stadı 1 Nolu Saha
15.00 Kayseri Şekerspor-Kayseri Döğerspor
27 Ekim Pazar – Erkilet Stadı 2 Nolu Saha
15.00 Kayseri Esen Metal SK-Erciyes Esen Makina FK
27 Ekim Pazar – Tomarza İlçe Stadı
13.00 Tomarza Belediyespor- Kocasinan Şimşekspor – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kocaelisporlu futbolcular Mesut Can Tunalı ile Furkan Gedik, Tüysüzler mahallesinde bulunan Şehit Öğretmen Erkan Aydın İlköğretim Okulu’nda öğrenciler ile buluştu. Tüysüzler Mahalle Muhtarı Songül Yalçın ve okul müdürü Hamza Şahin’in karşıladığı oyuncular ile Kocaelispor Organizasyon Müdürü Mehmet Açık yoğun ilgiyle karşılandı.
Öğrenciler, ‘Yeşil-Siyah Şampiyon Kocaelispor’ tezahüratları ile futbolcuları karşıladı. Organizasyonda futbolcular, miniklere çeşitli hediyeler verdi. Okul müdürü Hamza Şahin ve Tüysüzler Mahalle Muhtarı Songül Yalçın, organizasyona katılan Kocaelisporlu futbolculara teşekkür etti. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bozüyük Merkez Kapalı Spor Salonu’nda oynanan karşılaşmayı İlçe Kaymakamı Adem Öztürk, Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu, Kent Konseyi Başkanı Nermin Nalbantoğlu, takıma sponsor olan fabrika yöneticileri, teknik ekipler, takım taraftarları ve voleybolsever Bozüyüklüler ilgi ile izledi. Bozüyük Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu’da maç öncesinde “Bizim Kızlar”a başarılar diledi. Yoğun bir seyirci katılımı ile oynanan maçta taraftarlar maç boyunca tezahüratlarıyla takıma destek verdi. Oldukça heyecanlı geçen maçın ilk setini (21-25) kaybeden “Bizim Kızlar” 2. ve 3. seti (25-23), son seti de (25-21) alarak maçı 3-1 kazandı.
Maç bitiminde Kaymakam Adem Öztürk ve Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu sahaya inerek “Bizim Kızlar”ı ve teknik ekibi tebrik ettiler. Başkan Bakkalcıoğlu ayrıca takımın başarılarının devamını diledi ve seyircilere takıma verdikleri destek nedeniyle teşekkür etti. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’in plajları, festivalleri ve eşsiz Ege lezzetlerinin yer aldığı Çeşme’de Veloturk Gran Fondo rüzgarı esecek. Çocukları karne hediyesi olarak bisikletleriyle buluşturabilmeyi amaçlayan amatör yol bisiklet yarışı, spor ile sosyal farkındalık oluşturacak. “Bir Çocuk Gülerse Dünya Güler” projesine destek olmak için bisikletseverleri bir araya getiren Veloturk Gran Fondo Çeşme, bu sene 8. kez Çeşme’de 2-3 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek.
Çeşme Kaymakamlığı ve Çeşme Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenecek yarış; Gençlik ve Spor Bakanlığı, İzmir Valiliği ve Bisiklet Federasyonu destekleri ile gerçekleşecek. Gran Fondo World Tour takvimine dahil edilen ve dünya şampiyonalarına puan veren Veloturk Gran Fondo Çeşme bu yıl da yerli ve birçok ülkeden yabancı sporcu katılım sağlayacak.
Nefesleri kesen parkurlar olacak
Üç ayrı güzergahtan oluşan amatör yol bisikleti yarışı Veloturk Gran Fondo Çeşme’de katılımcılar 91K, 67K ve 41K’lık parkurlarda kıyasıya mücadele verecek. Organizasyon UCI ve Türkiye Bisiklet Federasyonu yönetmeliklerine göre düzenlenecek.
Çeşme merkezden başlayarak adayı turlayan 91K’lık Salcano parkuru, saat 08.00’de start alacak. 1500 metrenin üzerinde bir tırmanışla pedal basacak sporcular kıyasıya mücadelenin ardından Çeşme merkezde finişi görecekler.
67K’lık Hybrid parkuru Çeşme merkezden start alacak ve aynı yerde son bulacak. 777 metrenin üzerinde bir tırmanışa sahip olan parkurda saat 08.30’da başlayacak.
41K’lık Çeşme parkurunda ise yine Çeşme merkezden start alacak. 382 metrenin üzerinde toplam tırmanışın ardından yarış, Çeşme şehir merkezinde sona erecek.
Kategoriler
Veloturk Gran Fondo Çeşme, 4 ayrı kategoride koşulacak. Yarışta erkeklerde; Genç Erkek (16-17) (Hybrid ve Çeşme parkurunda) Elit Erkek (18-34), Master Erkek (35-39), Master Erkek (40-44), Master Erkek (45-49), Master Erkek (50-54), Master Erkek (55-59), Master Erkek (60-64), Master Erkek (65+), Genel Klasman ve PRO Kategori (Genel Klasman), kadınlarda; Genç Kadın (16-17) (Yalnızca HYBRID parkurunda), Elit Kadın (18-34), Master Kadın (35-39), Master Kadın (40-44), Master Kadın (45-49), Master Kadın (50-54), Master Kadın (55-59), Master Kadın (60-64), Master Kadın (65+), Genel Klasman ve PRO Kategori (Genel Klasman), pro kategoride son 2 yıl içerisinde UCI puanı kazanmış sporcular ile bisiklet ya da triatlon federasyonu milli takımında ya da UCI’a kayıtlı bisiklet takımında yer alan sporcular, Hybrid parkurunda yer alan paralimpik kategorinin B – Genel Klasmanında görme engelli sporcular 2 kişilik tandem bisikletleri ile önde gören arkada ise görme engelli sporcunun katılımı ile C – Genel Klasmanında normal bisiklet kullanabilen ampute, uzuv kısalığı veya fonksiyonunu tam olarak yerine getiremeyen uzuv, hafif serebral palsi gibi engeli olan sporcular yer alacak.
41K’lık Çeşme parkuru ise sadece genel klasmanda koşulacak. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Gençlik ve Spor Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, minik karateciler antrenörler eşliğinde her geçen geçen gün ustalaşıyor.
Mimar Sinan Spor Salonunda çalışmalarını sürdüren sporcular, kendini savunmayı öğrenirken disiplin, özgüven ve mücadele ruhunu da kazanıyor.
Öğrenciler Musabeyli korusunda spor yaptı
Lalaşahinpaşa ilk ve orta okulu öğrencileri Musabeyli Korusu Mesire Alanı’nda spor yaptı.
İl Gençlik ve Spor Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, öğrenciler ve öğretmenler doğayla iç içe bir gün geçirirken çeşitli oyunlar, spor aktiviteleri ve kültürel etkinliklerle dolu keyifli anlar yaşandı.
Öğrenciler birlik ve beraberliği güçlendiren bu etkinlikte doğanın tadını da çıkardı.
Raşit Efendi İlkokulunda Pilav Günü etkinliği yapıldı
Keşan ilçesindeki Raşit Efendi İlkokulunda Pilav Günü etkinliği düzenlendi.
Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Keşan Belediye Başkan Vekili Rasim Ergene ve belediye yetkilileri etkinliğe katıldı.
Öğrencilerin talep ve önerilerini dinleyen Ergene, ülkenin geleceği gençlerin fikirlerinin çok önemli olduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“NEDEN ÇEKİYORSUN ACABA?”
Etkinliğin haberini yapan haber siteleri arasında yer alan 61 saat de muhabirini etkinliğe gönderdi. Gazetenin muhabiri konuşmalar sırasında Zehra Güneş’i kayda almaya başladığı anlarda Zehra’dan tepki gördü.
Güneş,”Neden fotoğraf çekiyorsunuz acaba” diyerek tepkisini dile getirdi. Muhabirin “Gazeteciyim” yanıtı vermesinin ardından ise önüne dönerek etkinliği takip etmeye kaldığı yerden devam etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bu pislik, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme… Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme. Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etme… Gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etme… Dolandırıcılık vs. birçok suçtan toplam 45 davada “1” numaralı sanık olarak yargılanıyordu.
Türk ordusuna kumpas kurdu, suçsuz birçok komutanın cezaevine girmesine ve bazılarının hayatlarını kaybetmesine neden oldu.

Kurduğu yapıyı deşifre eden gazeteci ve yazarlara suikast düzenletti, kendine bağlı savcı ve hakimlerin yardımıyla hapse attırdı. ABD’NİN MAŞASI!
En şeytani planı ise 15 Temmuz Darbe Girişimi’ydi. Bu girişime karşı Türk halkı gereken yanıtı verdi. 251 şehit verildi ama bu darbe girişimi şeytani örgütünün devletin tüm kademelerinde kökünün kazınmasını hızlandırdı.
Bu şerefsiz, Türkiye’nin en köklü takımlarından biri olan Fenerbahçe’yi ele geçirmeyince şike kumpası bile kurdu!
Gülen’in Türk halkına yaşattığı en büyük kötülüklerden birisi de üniversite, askeriye, polis ve KPSS sınav sorularını çalıp kendi elemanlarına vermek oldu. Yıllarca sınav sorularını çalarak milyonlarca gencin kaderiyle oynadı!
Elbette Gülen, bu şeytani planları tek başına kuracak zeka ve bilgiye de sahip değildi. Deli saçması konuşmalarına sadece çocukluktan itibaren beyni yıkanan elemanları inandı. Gülen, ABD’nin ülkemize yönelik karanlık planlarının bir maşasıydı. Yaptığı kötülüklerin cezasını öbür tarafta çeker inşallah. Ateşi bol olsun!
***
3 DAKİKADANFAZLAKUCAKLAŞMAKYASAK
Yeni Zelanda’daki Dunedin Havaalanı’nda veda kucaklaşmalarının üç dakikayla sınırlı olduğunu belirten bir tabela asıldı. Tabelada şu uyarı yer alıyor: “Maksimum sarılma süresi 3 dakika. Daha sevgi dolu vedalar için lütfen otoparkı kullanın!”

“Can sıkıntısında kural çıkarmak buna denir” diyebilirsiniz. Ayrıca üç dakika zaten uzun bir süre ve bu süreyi güvenlik görevlileri kronometre tutarak hesaplayacaklarsa komik görüntüler oluşur. Öte yandan Dunedin Havalimanı Yönetimi ise bazen yolcuların son dakika aşk maceralarına atılmak için iniş bölgesini kullandığını söyleyerek, “Havaalanları duyguların merkezidir… Çalışanlarımız yıllar içinde ilginç şeyler gördüler” diye bir açıklama yaptı. Meseleye bu açıdan yaklaşınca “Kibarca uyarmışlar” da diyebiliriz. Yeni Zelanda’da bizdeki gibi futbolcu karşılamaları ve asker uğurlamaları olsaydı ne yaparlardı acaba?
***
İLK ‘FETÖ’ DİYENLER
En güçlü olduğu zamanda terör örgütü lideri Gülen’e destek verenler, 17-25 Aralık Kumpası ve 15 Temmuz’dan sonra dümen kıranlar şimdilerde Gülen’i en çok lanetleyenler arasında yer alıyorlar.
Ancak asıl hatırlanması gerekenler Gülen’i en güçlü zamanında eleştirenler, yaklaşan tehlikeyi deşifre edenler ve ona “FETÖ”, “Fetuş” benzetmesi yapma yürekliliği gösterenler.

Bir suikast sonucu 18 Aralık 2002 tarihinde hayatını kaybeden akademisyen ve yazar Necip Hablemitoğlu, öldürüldüğü için tamamlayamadığı ‘Köstebek’ isimli araştırma kitabında Gülen hareketinin örgütlenme biçimini yazıyordu.
Tehlikeyi en erken fark edenlerden biri de eski DGM savcısı Nuh Mete Yüksel idi. 2002 yılında Cemaat üyelerine dava açan Yüksel, dava düşmesine rağmen FETÖ’nün hedefinde kalmıştı.
Emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok ise 2009 yılında TSK içinde Gülen cemaati hakkında soruşturma yürütürken görevinden uzaklaştırıldı ve sonrasında dört yıl dokuz ay cezaevinde yattı.

FETÖ’yü anlattığı ‘İmamın Ordusu’ isimli kitabı daha basılmadan toplatılan Ahmet Şık da soluğu cezaevinde almıştı.
Ergenekon Davası kapsamında tutuklanan gazeteci Nedim Şener de FETÖ üzerine araştıran isimlerdendi.
Emniyet Teşkilatının önemli isimlerinden biri olan Hanefi Avcı ‘Haliç’te Yaşayan Simonlar’ isimli kitabını yazdıktan sonra ‘Devrimci Karargah Davası’ndan tutuklanmış ve uzun süre hapishanede kalmıştı.
‘ODA TV Davası’ kapsamında tutuklanan Soner Yalçın da FETÖ üzerine kararlılıkla giden gazetecilerden biriydi. Bu durum onun da yolunun ceza evinden geçmesine neden oldu.
FETÖ’nün emniyet ve yargı içindeki illegal faaliyetleri hakkında araştırma yapan Doğan Yurdakul da ODA TV Davası kapsamında tutuklanan gazetecilerdendi.
Meclisin renkli simalarından merhum Kamer Genç de FETÖ konusunda kamuoyunu uyaran isimlerden biriydi.
Gülen’in ölüm gününün Ergenekon Davası’nın ilk duruşmasıyla denk gelmesi de ilahi adalet olsa gerek.
İlk FETÖ diyen Defne Joy Foster olmuştu ve o da şüpheli bir ölümle aramızdan ayrıldı. Rahmetli İlhan İrem, 1999 yılında Gülen’e yazdığı ‘Mektup’ başlıklı köşe yazısında ona ‘Fetuş’ deme yürekliliği göstermişti ve yüklüce bir tazminat cezası ödemek zorunda kalmıştı.
Bu cesur insanların listesi Türkan Saylan’dan Uğur Mumcu’ya kadar uzanır.
***
DOLGU YAŞLANDIRIYOR
Estetik dünyasında şimdi de yüz yapısını bozan dolguların çıkarılması trend oldu.
Konuyla ilgili İngiltere’nin ünlü estetiği cerrahı Dr. Julian De Silva şu açıklamayı yaptı:
“30’lu yaşlardaki kadınlar giderek daha fazla yüz yaşlanması şikayetiyle bana geliyor. Bunun nedeni yoğun dolgu yaptırmış olmaları. Dolgu maddesi birikebilir, her zaman doğal olarak tamamen çözünmez ve çıkarılması gerçekten zor olabilir.” Bu şikayetle gelenler de genelde genç kadınlar!

Dolguların ve botoksun genç kadınların yüz yapısını bozarak erken yaşlanmalarına neden oluyormuş.
Botoks en fazla altı ayda geçiyor ama dolgular uzun yıllar yok olmadığı için yüzlerden operasyonla çıkarılması gerekiyormuş.
Genç yaşta dudaklarını şişirenlere şaşırıyorum. Bu işlemi yaptığınızda genelde altı ayda bir tekrarlamanız gerekiyor.
Sonuç ise erken yaşlanma!
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ELİ BÖĞRÜNDE
MALZEMELER
500 gr. kuzu kuşbaşı
5 adet domates
2 adet büyük dolmalık yeşil biber
2 adet kırmızı kapya biber
10-12 diş sarımsak
Tuz
Karabiber
Kekik
Zeytinyağı
Sıcak su

YAPILIŞI: Eti; zeytinyağı, karabiber, tuz ve kekik ile karıştırın ve en az dört saat bu şekilde bekletin. Et marine olduktan sonra tepsinin bir kısmına yayın. Diğer kısma kabukları soyulup yemeklik doğranmış domatesleri, ortasına soyulmuş bütün sarımsakları koyun. Biberleri de boyuna kesip domateslerin üzerine yerleştirin. Üzerine damak tadınıza göre tuz ve karabiber ekleyin ve bir çay bardağı kadar zeytinyağı gezdirin. Son olarak bir su bardağı kadar sıcak su dökün. Tepsinin ağzını önce fırın kağıdı, sonra alüminyum folyo ile kapatın ve 200 derecelik fırında bir saat 15 dakika kadar üzerini hiç açmadan pişirin.
MARAŞ PAÇASI
MALZEMELER
1 kilo kelle eti
1 soğan
1 patates
Bir baş sarımsak
Sıvı sumak ekşisi
SOSU İÇİN
1 yemek kaşığı biber salçası
Bir tutam tuz
Bir tutam kırmızı biber
Bir tutam karabiber
Yarım çay bardağı sıvı yağ
YAPILIŞI: İlk önce kelle etimizi iyice yıkayıp düdüklü tenceremize koyuyoruz. Üzerine patates ve soğanı etin sakatat tadını emmesi için soyup tüm olarak etin üzerine atıyoruz ve tüm malzemeleri basacak kadar su koyup bir tatlı kaşığı da tuz ilave edip kapağını kapatıyoruz. 1 saat 15 dakika pişmesi çok önemli. Etin lif lif olması, kendini bırakması önemli. Bu yüzden düdüklünün ventilini kapattıktan sonra 1 saat 15 dakika kadar pişiriyoruz. Etimiz piştikten sonra bir kaba alıp ayıklıyoruz ve küçük parçalara ayırıyoruz. Bu sırada et suyunun içinden patates ve soğan parçacıklarını alıp içine dövülmüş sarımsaklarımızı, sumak ekşimizi ekleyip kaynatıyoruz ve kaynarken etleri atıyoruz. Bir yandan ayrı bir tavada sos yapacağız. Sıvı yağın içine salçayı koyup, içine tuz biber, karabiber atıp sos hazırlıyoruz ve kaynayan paça çorbasının içine bırakıyoruz.
SÖMELEK KÖFTESİ
MALZEMELER
200 gram çift çekilmiş yağsız dana kıyma
1 su bardağı köftelik ince
Yarım su bardağı irmik
2 yemek kaşığı un
1 adet yumurta
1 tatlı kaşığı biber salçası
Kimyon
Tuz
Karabiber
SOSU İÇİN:
2 yemek kaşığı tereyağı
Yarım yemek kaşığı domates salçası
2-3 yemek kaşığı su
Tuz
Nane
Üzerine çırpılmış sarımsaklı yoğurt
YAPILIŞI: Bulguru sıcak suyla ıslatıp yarım saat üzeri kapağı olarak şişmeye bırakın. Köftelik malzemelerin tamamını macun kıvamına gelecek şekilde parmak kalınlığında şekillendirin. Kaynamakta olan suda köfteleri 6-7 dakika haşlayın. Ayrı bir tencerede tereyağını eritip salçayı kavurun. Su ve baharatını ekledikten sonra pişen köftelerinizi bu sosun olduğu tencereye alın. Alt üst yapıp köftelerin sosu çekmesini sağlayın.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Başrollerinde İsmail Hacıoğlu, Çetin Tekindor, Lee Kyung-Jin, Ali Atay ve Murat Yıldırım gibi isimlerin yer aldığı Ayla filmi 2017 yılında vizyona girmiştir. 1950 yılında yaşanan Kore Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir olaydan esinlenen filmin yönetmen koltuğunda Can Ulkay oturmaktadır.
Ayla filminin minik yıldızı Kim Seol bakın şimdi ne yapıyor? Unutulmaz sahneleriyle hafızalarda yer edinen Ayla’nın Koreli minik yıldızı Kim Seol büyüdü güzel bir genç kız oldu…

Ayla filmi, Kore Savaşı sırasında görevli olan Astsubay Süleyman Dilbirliği’nin savaş meydanında annesi ve babası ölmüş bir kızı bulmasını ve ikilinin hikayesini konu ediniyor.

Gerçek yaşanmış bir olayı anlatan Ayla filmi milyonları ağlatmıştı. 2017 yılında yılında vizyona giren Ayla filmi 8 ödül almıştı. Başarılı yapımda; İsmail Hacıoğlu, Kim Seol, Çetin Tekindor, Lee Kyung-Jin, Ali Atay ve Murat Yıldırım gibi oyuncular yer almıştı.

Ayla filminin başrol oyuncu İsmail Hacıoğlu ile sahneleri hafızalara kazınan Güney Koreli Kim Seol büyüdü.

Ayla’nın Koreli minik yıldızı Kim Seol şimdilerde güzeller güzeli bir genç kız.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şarkıcı Zara’nın kızı olduğunu biliyor muydunuz? Sosyal medyada ilgi ile takip edilen şarkıcı Zara’nın kızı Dila, herkes tarafından merak konusu oldu…

Çocuk yaşta şöhret olan isimlerden olan ünlü sanatçı Zara’nın gerçek adı ise Neşe Yılmaz.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Müzik piyasasına ilk olarak Neşecik adı ile giren Zara ilerleyen yıllarda sahne adını değiştirmiştir.

DİĞER FOTOĞRAFLAR İÇİN İLERLEYİNİZ

Son zamanlarda sesinin yanı sıra değişimi ile de adından çokça söz ettiriyor. Sevilen sanatçı Zara geçirdiği estetik operasyonlarla adeta bambaşka birine dönüştü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“Ben dünyanın en iyi sır tutan, en ketum insanıyım. Ciddiyim, iddia ediyorum, benden iyi sır tutan yoktur” diyen Gümülcinelioğlu’nun bir özelliği de duyduğu veya okuduğu bir şeyi anında ezberlemesiymiş. Gümülcinelioğlu’nun hedeflerinin çoğu ise işiyle ilgili… “Hedefim uluslararası başarılar elde etmek.

Özellikle yurt dışında İngilizce projelerde yer almak. Ve en büyük hedefim de dönem işlerinde rol almak” diyor. Oyuncu Çağrı Çıtanak ile mutlu bir evliliği olan Başak Gümülcinelioğlu’nun özel hayatıyla ilgili hayali ise ‘anne’ olmak. “Minik minik de olsa çocuklar üzerine düşünmeye başladım. Gelecekte anne olabilecek olmak beni çok heyecanlandırıyor” diyor. Umarım bütün hayalleri gerçek olur.
800 YILLIKKERVANSARAYITURİZME KAZANDIRDI
Üç yıl önce eşi Elif Dağdeviren ile Türkiye’nin ilk sosyal sorumluluk otelini açan iş insanı Cem Kınay, yine bir ilke imza attı. Kınay, Konya’nın Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’nın desteğiyle,

180 metre genişliğinde ve 145 metre derinliğindeki Kızören Obruğu’nun yanındaki tarihi kervansarayı otele dönüştürdü. 800 yıl önce inşa edilen harabe haldeki Selçuklu kervansarayını, aslına uygun restore ettirip müze otel olarak hizmete açtı. Yüzyıllar boyunca tüccarlara hizmet eden tarihi mekan, artık müze-otel ve Rumi Tat-Koku Müzesi olarak hizmet veriyor.
‘AFİFE’ İLE BULUŞTUK!
“Beni acıyarak değil, düşünerek, severek, kucaklayarak hatırlayın. Tiyatro varsa ben varım” diyen Türk tiyatrosunun unutulmaz kadın oyuncusu Afife Jale’nin hayatı ‘Afife’ oyunuyla sahneye taşındı. Demet Evgar’ın Afife Jale’ye hayat verdiği oyununun geçen ay prömiyerine gidememiştim.

Önceki akşam seyretme imkanı bulduğum oyun, anlattıkları kadar varmış. Tek perde, 120 dakika boyunca baş döndüren bir tempoda devam eden oyunda, rolünü yaşayarak oynayan Demet Evgar başta olmak üzere; Necip Memili ve Tilbe Saran’ın da kadrosunda olduğu tüm oyuncular resmen döktürdü. Tüm ekibin emeğine sağlık.
30. YILA ANLAMLI KUTLAMA
30. yılını kutlayan Ulus’taki ikonik restoran, sanat ve sosyal sorumluluğu bir araya getirdiği bir projeye imza attı. Restoran, Türk çağdaş sanatının büyük ustası Burhan Doğançay’ın 95. yaşı anısına ve Doğançay Sanat Kültür ve Eğitim Vakfı yararına, sanatçının imzası olan porselen fincan takımı ürettirdi. Sınırlı sayıda üretilen fincan takımı, Doğançay Müzesi’nde vakıf yararına satışa sunuldu.

Restoranın sahibi Barış Tansever, “Sanatı ve değerlerimizi bu anlamlı projeyle bir araya getirmek, bizim için büyük onur” dedi. Sanat eseriyle kahve keyfi yapmak isterseniz aklınızda olsun…
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ama bir başka insafsızlık var ki, canımı en çok o yaktı. Hani kayıtlara geçen çete konuşmalarından biri “Suriyeli olmaz, bana ölecek Türk bebek lazım” demişti ya, bu lafı cımbızlayıp sosyal medyada “ırkçı” söylemlerine dayanak yaptılar. Dediler ki, “Bakın Suriyeli bebeklere dokunmuyorlar. Amaçları Türk’ün soyunu kurutup, vatanı Suriyelilere peşkeş çekmek..” Bu inanılmaz yalana rağbet edenler, prim verenler, bundan siyasi rant edinmeye çalışanlar oldu ne yazık ki…
Oysa gerçek şuydu: SSK ödemesinden yararlanmak için bebeğin mutlaka Türk vatandaşı olması gerekiyordu. Çünkü Suriyelilere böyle bir para ödenmiyordu.
Yazıklar olsun… Rezil siyasetiniz, sefil ırkçılığınız batsın!..
Bir canavarın portresi
Yenidoğan Çetesi kurarak 12 masum bebeğin canını aldığı iddiasıyla tutuklanan sözde doktor Fırat Sarı’nın fotoğrafını çektim sizler için. Çektim ki, bu caniler başka masumların canını almasın, sizler de uyanık olun diye…
1998’de PKK üyeliğinden 12 yıl kesinleşmiş cezası varmış. 2003’de Topluma Kazandırma Yasası ile cezası 2 yıla indirilmiş ve doktorluğa geri dönmüş.
Aslında felaket, yıllar öncesinden bağıra çağıra gelmiş de ruhumuz duymamış. Zira katıldığı bir YouTube programına yorum yağmış. İnsanlar onun gerçek yüzünü deşifre etmiş. Neler yazmamışlar ki?

“Şeytan. Bizim çocuğumuzu ne hallere koydun? TV’ye nasıl çıkabiliyorsun? (Ömer Karataş)
“Yazıklar olsun. Bebelerin ölümüne sebep olmuşlar. Özge hanım daha dikkatli konuk seçmeli.” (Kübra Türk)
“Ben de bebeklerin üzerinden nasıl para akladığını anlatacak sandım.” (S.Oğuz)
“Tüh sana be meslektaşım. Yazıklar olsun.” (Canan Bilge)
“Yazıklar olsun. Bebeklere yaptıklarının hesabını vereceksin. Rabbim hesabını sorar.” (Gülhanım Altunoğlu)
Diğer sayısız yorumda ise bu doktora emanet edilen bebeklerin nasıl günlerce sebepsiz yere yoğun bakımda tutulduğu, kiminin can verdiği, kiminin de son anda imza verilerek başka hastanelere sevk edilip kurtarıldığı anlatılıyor.
Bütün bunların ardından bir de dileğim var:
Umarım hayatını kaybeden yeni doğanların sayısı ifade edildiği gibi 12’de kalmıştır.
Ahlaksızlıkta son perde mi?
Dünyanın sonuna yaklaştığımızı belgeleyen dehşet verici videolardan birine sosyal medyada rastladım. Genç ve alımlı bir kadın, Dubai Mall’daki otoparkta lüks araçların üzerine “Zengin bir eş arıyorum” diye not iliştiriyordu.
Giderek “tamamen maddiyattan ibaret” bir dünyaya ne kadar hızla eriştiğimizi yüzümüze vuran bir ahlaksızlık manifestosu sanki. Ya da ruhunu şeytana para karşılığı satmaya niyetliler için garaj satışı…
Sonra biraz daha derinlemesine düşündüm. En azından bu kadın dürüsttü ve amacını açıkça beyan ediyordu. Çaktırmadan zengin adam avına çıkıp, nikah defterine imzayı bastırdıktan sonra asalak gibi adamın kanını emenlere ne demeli peki? Ama kadının unuttuğu bir gerçek var. O lüks araçların hiçbirini zenginler kullanmaz. Araçlardaki o notu ilk görecek kişi özel şoförlerdir. Yani bu girişim sadece şoförlerin telefon rehberine yarar…
Gaf’let kürsüsü
Gaziantep’te bir mağaza okul kıyafetlerini böyle tanıtınca büyük tepki aldı.

Zap’tiye
Biz Gazze’de katledilen bebeklere ağlarken meğer birileri burnumuzun dibinde bizim bebelerimizi soluksuz bırakıyormuş.
Ne demiş?
“Kedileri, köpekleri nasıl öldürüyorlar diyorduk. Meğer yeni doğan bebekleri de öldürüyorlarmış. Hem de gülerek, şakalaşarak…” (Sosyal medyadan)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AFC Şampiyonlar Ligi Elite Batı Grubu 3. hafta maçında Suudi Arabistan ekibi Al Hilal, Birleşik Arap Emirlikleri takımı Al Ain ile deplasmanda karşılaştı.
NEYMAR SAKATLIKTAN DÖNDÜ, AL HİLAL 5-4 GALİP GELDİ
Teknik direktörlüğünü Jorge Jesus’un yaptığı Al Hilal, mücadeleden 5-4’lük skorla galip ayrıldı ve puanını 9’a yükseltti.
Brezilyalı yıldız Neymar da bu maçla birlikte formasına kavuştu.
32 yaşındaki futbolcu 18 Ekim 2023’te ülkesi Brezilya’nın 2026 Dünya Kupası Güney Amerika Elemeleri’nde Uruguay ile karşılaştığı müsabakada sakatlanarak oyundan çıkmıştı.

SOL DİZ ÖN ÇAPRAZ BAĞINDA YIRTIK TESPİT EDİLMİŞTİ
Daha sonrasında hastanede yapılan kontrollerde Neymar’ın sol diz ön çapraz bağında yırtık tespit edildiği açıklanırken, uzun süre sahalardan uzak kaldı.
Neymar, tedavisinin ardından antrenmanlara da başlarken bu sezon da ilk maçına AFC Şampiyonlar Ligi mücadelesinde çıktı.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
UEFA Şampiyonlar Ligi 3. hafta maçında Real Madrid, sahasında Nuri Şahin’in ekibi Borussia Dortmund ile karşı karşıya geldi.
Santiago Bernabeu’deki mücadeleyi Real Madrid 5-2 kazandı.
MADRID’DEN İKİNCİ YARIDA MÜTHİŞ GERİ DÖNÜŞ
Borussia Dortmund, 30. dakikada Donyell Malen ve 34. dakikada Jamie Bynoe-Gittens ile devre arasına 2-0 ile gitti.
Real Madrid, ikinci yarıda geri dönüşe imza attı. İspanyol devi önce Antonio Rüdiger ile 60. dakikada farkı bire düşürdü. Real Madrid’de iki dakika sonra ise sahneye Vinicius Junior çıktı ve durumu 2-2’ye taşıdı.
2-2’den sonra da rakip kalede baskısını sürdüren Real Madrid, Lucas Vazquez’in 83’te attığı golle durumu 3-2’ye getirdi. İspanyol devinde ikinci golü atan Vinicius 86 ve 90+3’te iki kez daha fileleri havalandırdı ve Real Madrid, maçtan 5-2’lik galibiyetle ayrıldı.

ARDA GÜLER 90’DA OYUNA GİRDİ
Real Madrid’de Arda Güler, karşılaşmayı yedek kulübesinde başladı ve 90. dakikada oyuna dahil oldu.
Eyüpspor Teknik Direktörü Arda Turan, mücadeleyi tribünden takip etti.
Bu sonucun ardından Real Madrid, 6 puana yükseldi. Borussia Dortmund, 6 puanda kaldı.
Real Madrid, Şampiyonlar Ligi’nin bir sonraki haftasında sahasında Milan’ı ağırlayacak. Dortmund, Sturm Graz ile sahasında karşı karşıya gelecek.

ŞAMPİYONLAR LİGİ’NDE BUGÜN ALINAN SONUÇLAR
Milan – Club Brugge: 3-1
Monaco – Kızılyıldız: 5-1
Paris Saint Germain – PSV Eindhoven: 1-1
Juventus – Stuttgart: 0-1
Arsenal – Shakhtar: 1-0
Aston Villa – Bologna: 2-0
Real Madrid – B.Dortmund: 5-2
Girona – S.Bratislava: 2-0
Sturm Graz – Sporting CP: 0-2








Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Eczacıbaşı, Sultanlar Ligi’nin 4. haftasında Bahçelievler Belediyespor ile deplasmanda karşılaştı.
Karşılaşmanın tamamında oyun üstünlüğü elinden bırakmayan turuncu-beyazlılar, rakibini 25-10, 25-13, 25-11‘lik set skorlarıyla 3-0 mağlup ederek mücadeleden galibiyetle ayrıldı.
Sinead Jack-Kısal, 12 sayıyla karşılaşmanın en skorer ismi oldu. Aldığı 11 sayıyla Tijana Boskovic galibiyetin kazanılmasında önemli rol oynadı.
Eczacıbaşı Dynavit, Sultanlar Ligi 5. haftasında 26 Ekim Cumartesi günü saat 19.00’da kendi evinde Fenerbahçe Medicana ile karşılaşacak.
“SEZONUN BAŞINDAN BERİ OYNADIĞIMIZ EN İYİ OYUN”
Takımın başarılı oyuncularından Tijana Boskovic, karşılaşma sonrası yaptığı açıklamada şunları dedi:
“Bugün sezonun başından beri oynadığımız en iyi oyunu oynadık. Çok fazla hata yapmadık ve taktiksel açıdan kendi seviyemizi korumaya çalıştık. Fenerbahçe maçından önce bizim için iyi bir hazırlık oldu. Derbiye hazırlanmak için birkaç günümüz daha var. Güçlü bir takıma karşı oynayacağız. Çalışmalarımıza devam ediyoruz”

“FENERBAHÇE KARŞILAŞMASINA EN İYİ ŞEKİLDE HAZIRLANACAĞIZ”
Maç boyunca rakibi kontrol altında tuttuklarına değinen Simge Aköz şu ifadeleri kullandı:
“Bugün, deplasmanda Bahçelievler Belediyespor’a karşı iyi bir takım oyunu sergilediğimizi düşünüyorum. Genel olarak etkili servis atarak, defans ve blok organizasyonumuzla rakibimizi maç boyunca kontrolümüz altında tuttuk. Özellikle son sette herkes en iyi performansını ortaya koydu. Önümüzde Fenerbahçe karşılaşmamız var. En iyi şekilde hazırlanıp, taraftarımızın desteğiyle derbiden galip ayrılmak istiyoruz”
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Habertürk‘ten Eren Gürel’in haberine göre; geçtiğimiz günlerde taburcu olan Reha Muhtar, önceki gün Bebek’te görüntülendi.

Yürümekte zorlandığı görülen Reha Muhtar, basın mensuplarına; “Her şeye geri döneceğim merak etmeyin, fazlasıyla geri döneceğim. Sağlık, bu hayattaki en önemli şey. Son 40 gün içinde her şeyim varken sağlığım gitti ve hiç bir şeyim kalmadı ama şükür hâlâ sevenlerim var” dedi.
REKLAM
Reha Muhtar, hastane sürecinde çocuklarının yanında duran eski hayat arkadaşı Nilüfer hakkında da konuştu. Muhtar; “Bilmiyorum Nilüfer Hanım ne yaptı. Öğreneceğiz her şeyi, bilmiyorum henüz. Sonrasında açıklayacağız. Çocuklarımla görüşemiyorum, sadece okullarının önünde denk gelirsem görüşüyorum. Her şey elimden alındı” diye konuştu.

Reha Muhtar’ın elinde para dolu zarf dikkat çekti.

Deniz Uğur ile Nilüfer arasında gerilim Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AP’ye konuşan bir Arjantinli yetkili, 31 yaşında hayata veda eden İngiliz şarkıcının vücudunda kokain tespit edildiğini açıkladı.
Nihai toksikoloji sonuçlarının birkaç hafta sonra açıklanması beklenirken, ön toksikoloji raporunun, Payne’in kokaine maruz kaldığına dair kanıtlar öne sürdüğünü belirten yetkili, bu ilk sonuçların, öldüğünde kanında ne miktarda kokainin dolaşımda olduğuna dair doğru bir okuma sunmadığını vurguladı.
Arjantin kamu savcılığı davayı soruşturuyor.
Öte yandan Payne’in otopsisi, ölümüne neden olan travmatik yaralanmaların otelin üçüncü katından düşmesiyle tutarlı olduğu sonucuna vardı. Savcılar olaya başka birinin karıştığı idiasını reddetti.
Soruşturmayı yürütenler, Payne’in otel odasında kırık nesneler ve mobilyalar arasında narkotik maddeler ile alkolün saçılmış olduğunu tespit ettiler. Bu durum, savcılığın Payne’in düştüğü sırada madde bağımlılığının neden olduğu bir kriz yaşadığını tahmin etmesine yol açtı.
Otopsi raporunda, Payne’in otel odasının balkonundan “yarı veya tam bilinç kaybı” halinde düşmüş olabileceği belirtildi.
Yerel medyada yayınlanan, Payne’in otel odasından çekildiği iddia edilen fotoğraflarda, parçalanmış bir TV ekranı görülüyordu. Polis ayrıca Payne’in eşyaları arasında dağılmış halde çeşitli reçetesiz ilaçlar buldu.
Payne’in ölümünden kısa bir süre önce otel müdürünün 911 acil yardım hattını arayarak, agresif davranan, uyuşturucu ve alkolün etkisi altında olan bir misafiri ihbar ettiği öğrenilmişti.
Payne’in cenazesinin gelecek hafta ülkesi İngiltere’ye götürülmesi bekleniyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
5 milyon 300 bin liralık konser bütçesi nedeniyle sosyal medyada Konak Belediyesi ve Şevval Sam’a tepki gösterildi. Tepkilerin ardından, Şevval Sam ve çalıştığı ajans ortak bir açıklama yayımladı.

“SOSYAL MEDYADA DOLAŞAN BELGE STANDART TEKLİF BELGESİDİR”
Açıklamada; “Birkaç gündür kamuoyunu meşgul eden, Şevval Sam’ın Konak Belediyesi için gerçekleştireceği Cumhuriyet Bayramı konserine yönelik mesnetsiz ithamlar ve spekülatif değerlendirmelere ilişkin açıklama yapma gereği doğmuştur. Sosyal medyada dolaşan belge standart bir teklif belgesidir; bu belge bir fatura ya da ödeme belgesi değildir. Söz konusu rakam, toplam organizasyon bütçesini içermektedir ve ses – ışık sahne, ulaşım, konaklama, ağırlama gibi tüm prodüksiyon giderlerini kapsamaktadır. Her türlü bilgi kirliliğini önlemek amacıyla kamuoyuna duyurulur. Tüm kamuoyunu, politik amaçlar uğruna gerçeklerin çarpıtıldığı bu tür haberlere karşı dikkatli olmaya davet ediyoruz” denildi.

Fotoğraflar: X, Instgram, İHA
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İş kadını Caroline Koç, yılın ilk kar keyfini arkadaşlarıyla birlikte Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde yaşadı.
Arkadaşlarıyla fotoğraf çektiren Caroline Koç, o anları da sosyal medya üzerinden takipçileriyle paylaştı.
“YILIN İLK KARINA ŞAHİT OLMA ŞANSINI YAKALADIK”
Karın keyfini çıkaran Caroline Koç, paylaşımına; “Çamlıhemşin’deki son günümüzde, büyüleyici Sal ve Pokut yaylalarına çıktık ve yılın ilk karına şahit olma şansını yakaladık” ifadelerini not düştü.
“HARİKA BİR SEYAHATİN MÜKEMMEL BİR SONU”
Caroline Koç, ayrıca; “Kadir Bey’in bize gösterdiği en sıcak misafirperverlik ve harika rehberimiz bu deneyimi gerçekten unutulmaz kıldı. Harika bir seyahatin mükemmel bir sonu” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Esra Dermancıoğlu’nun tiyatro seyircilerileriyle buluşacağı oyun için hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. Dizi projesi için Kapadokya’da sette bulunan Dermancıoğlu oyunun provalarını çevrimiçi olarak gerçekleştirdi. 22 ve 23 Ekim tarihlerinde Zorlu PSM %100 Stüdyo’da sahnelenecek oyun seyircilere 60 dakikalık unutulmayacak bir deneyim sunacak. Oyun için heyecanını dile getiren Esra Dermancıoğlu ‘Bir manifest’ dedi.
İSTANBUL’DA BİR ÖLÜM, PARİS’TE BİR GECE, HAYAL İLE GERÇEK İÇ İÇE
Muskat, yıllardır bakımını üstlendiği annesinin ölümünden sonra Yaşar’ın (Esra Dermancıoğlu) zihninin derinliklerinde yaşananları sahneye taşıyacak. Hayatı ile ilgili artık ne yapacağına dair en ufak bir fikri olmayan Yaşar’ın zihni Paris sokaklarında savrulurken İstanbul’un gölgesi onu sürekli gerçekliğe döndürecek.
IŞIK VE SES TASARIMI İLE PERFORMANSIN BİRLEŞİM
Sezonun en çok konuşulacak oyunlarından biri olan Muskat, ses ve ışık tasarımı ile seyircileri etkisi altına alacak. Görsel dünyasını dekorsuz olarak sunan Muskat, Esra Dermancıoğlu’nun performansını ışık ve ses üzerinde toplayarak hikayeyi farklı bir boyuta taşıyacak.
Muskat, OM Paparazzi, Mey|Diageo ve Arkas Holding’in katkılarıyla sahneleniyor. Etkinliğin biletleri Biletinial.com’dan temin edilebilir.
Oyun Tarih ve Saatleri:
1. oyun: 22 Ekim 19.00 – Zorlu PSM %100 Stüdyo
2. oyun: 22 Ekim 21.00 – Zorlu PSM %100 Stüdyo
3. oyun: 23 Ekim 19.00 – Zorlu PSM %100 Stüdyo
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tekniker için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde tören düzenlendi. Tekniker’in ailesi ve dostlarının hazır bulunduğu törenin sunuculuğunu oyuncu Sevinç Erbulak yaptı.
“ÜZERİMİZDE ÇOK EMEĞİ VARDI”
Törene katılan sanatçının kardeşi Orhan Tekniker, büyük bir ustayı kaybettiklerini dile getirerek, “Böyle bir günde konuşmak çok zor. O iyi bir baba, ataydı. Üzerimizde çok emeği vardı. Onun hakkını ödemek gerçekten de çok zor. Bizim için bundan sonra onun olmadığı bir hayatta yaşamak hiç kolay olmayacak. Duygularımızı ifade etmekte zorlanıyorum. Geldiğiniz için teşekkür ediyorum. Hepimizin başı sağ olsun” dedi.
“ONU DAİMA GÜZEL BİR ŞEKİLDE HATIRLAYACAĞIZ”
Sanatçı Uğurtan Atakan, Suphi Tekniker’in tiyatro ve sinemanın simge oyuncularından birisi olduğunu vurgulayarak, “Onun ‘Darülbedayi’ isimli bir kitabı vardı. Bu çok kıymetli bir eser ve şu anda baskısı yok. Bugünden itibaren basılması için ne gerekiyorsa yapacağım. Suphi, hep güler yüzlü ve sevecendi. Onu daima güzel bir şekilde hatırlayacağız” şeklinde konuştu.
“TİYATRONUN ÇALIŞANI DEĞİL, BİR PARÇASIYDI”
Sanatçı Mehmet Esatoğlu, duygularını şu sözlerle ifade etti: Ben 1974’te bu tiyatro sahnesine çıktığımda, bir ustam, ‘Tiyatronun sahipleri vardır.’ dedi. Suphi Tekniker de tiyatronun sahiplerinden birisiydi. Onlar, tiyatro için kavga ederler, dövüşürler, savaş verirler. En iyisini yapmak için emek sarf ederler. Suphi Tekniker, tiyatronun çalışanı değil, bir parçasıydı. Kendisini rahmetle anıyorum.

Sanatçı Bora Ayanoğlu da Suphi Tekniker ile çok güzel vakitler geçirdiklerini vurgulayarak, “Anılarla dolu bir hayatımız var. Birbirimiz için çok kıymetliydik. Onun benim kalbimde çok ayrı bir yeri oldu, olmaya da devam edecek. Benim, kadroya geçmemi o sağlamıştır. Bunu da hiçbir zaman unutmayacağım. Nur içinde yat. Seni seviyoruz. Allah taksiratını affetsin” dedi.

Sanatçı Fatih Mühürdar ise Tekniker ile 20 senelik dostlukları olduğuna işaret ederek, “Onunla her buluştuğumuzda, bizi geçmişte bir yolculuğa çıkartıyordu. Bizim için gerçekten de büyük bir isimdi. Allah gani gani rahmet eylesin. Seni seviyoruz Suphi Ağabey” ifadelerini kullandı.

Sanat yönetmeni Türkan Kafadar, büyük bir ustayı uğurladıklarını dile getirerek, “Onun en büyük derdi ‘Tiyatroya, sinemaya nasıl daha çok hizmet veririm?’ diye düşünmekti. Hep bunun kaygısını duydu. Kendisini rahmetle anıyorum” diye konuştu.
Törenin ardından usta sanatçı Tekiner için Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde öğle namazına müteakip cenaze namazı kılındı. Cenaze törenine, sanatçı Yalçın Boratap, sanatçı Boya Ayanoğlu, sanatçı Erhan Yazıcıoğlu, sanatçı Salim Dündar, sanatçı Fatih Mühürdar, sanatçı Coşkun Demir, sanatçı Rıdvan Çelebi, sanatçı Salih Kalyoncu ile Tekiner’in ailesi ve sevenleri katıldı.
“ÇOK DEĞERLİ BİR SANATÇIYDI”
Hayatını kaybeden Suphi Tekiner’in değerli biri olduğunu söyleyen sanatçı Bora Ayanoğlu, “Suphi abimiz gerçekten çok değerli bir sanatçıydı, iyi bir yazardı, iyi bir senaristti, iyi bir sinema ve tiyatro oyuncusuydu. Çok başarılı bir insandı. Hepimizin kalbinde çok büyük yeri olan, çok sevdiğimiz biriydi. Ben onun sayesinde tiyatroya geçtim. Bana rolünü bırakmıştı. Bu rolü sen oynayacaksın demişti. Ve onun sayesinde ben imtihan olup kadroya geçtim. Hepimize ufak tefek çok güzel anıları olan ve güzel günler geçirdiğimiz değerli bir abimizdi” dedi.
“SUPHİ BENİM 60 YILLIK ARKADAŞIMDI”
Tekiner için dünyanın en güzel yüzlü, en güzel gülen insanıydı diyen sanatçı Yalçın Boratap, “Suphi benim 60 yıllık arkadaşım, kardeşimdi. Her biri gittiğinde bir parçamız kopuyor. Dünyanın en güzel yüzlü, en güzel gülen insanıydı. Onu özleyeceğiz” diye konuştu.

Önemli insanlara keşke göçmeden önce sahip çıkılsa diyen Sanatçı Erhan Yazıcıoğlu, “Tiyatro ve sinema dünyasının başı sağ olsun. Ama ne yazık ki önemli insanları bir bir yitiriyoruz ve gittikleri zaman anmaya başlıyoruz. Keşke göçmeden önce sahip çıkılsa. 1960 – 1970 yıllarında tiyatroya sezonunda Anadolu’dan bir film teklifi geldi. Gönlü rahat film çekimine gitti umarım gönlü rahat öbür tarafa göçmüştür” dedi.

Kılınan cenaze namazının ardından Suphi Tekiner Ayazağa Mezarlığı’na defnedildi.
Suphi Tekniker’in vefatının ardından Hülya Koçyiğit de yaşadığı üzüntüyü “Canım arkadaşım Suphi Tekniker’i kaybetmenin üzüntüsü içindeyim. Oyuncu, yönetmen, senarist, yazar Suphi Tekniker, tam bir tiyatro aşığıydı. Neredeyse 60 yıla yakın bir arkadaşlıktı bizimki… Dostluğun için, biriktirdiğimiz tüm anılarımız için sonsuz teşekkürler canım arkadaşım. Sevgili Suphi’ye Allah’tan rahmet, tüm sevenlerine sabır diliyorum” sözleriyle dile getirdi.
SUPHİ TEKNİKER HAKKINDA
Suphi Tekniker, 10 Ocak 1940’ta Mersin’de 6 kardeşli bir ailede doğdu. Tekniker, Mersin Lisesi’nden sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü’nden mezun oldu. Ancak Suphi Tekniker’in akrabası Saim Alpago’nun yönlendirmesiyle İstanbul Şehir Tiyatroları’na girdi. Tekniker, İlk yıllar küçük roller oynarken Toron Karacaoğlu’nun bir rolde hastalanması üzerine bir anda başrol oyuncusu oldu. Seyirciler arasındaki Atıf Yılmaz’ın kendisini beğenmesi üzerine Suphi Tekniker’in sinema kariyeri başladı.

Suphi Tekniker, 1960’ta senaryosunu Erdoğan Tünaş’ın yazdığı; Orhan Günşiray, Fatma Girik ve Suphi Kaner’in de rol aldıkları ‘Cici Kâtibem’ filmi ile oyunculuğa başladı. Tekniker, 1975’te başlayarak birçok filmlerin senaryosunu yazdı. Tekniker, oynadığı filmlerdeki, temiz yüzeyle hatırlanmaktadır. Suphi Tekniker’in belli başlı rolleri; Hülya Koçyiğit ile oynadığı ‘Şoför’ filminde Hülya Koçyiğit’in eniştesi, ‘Talihsiz Yavrum’ filminde ‘Şoför Reşat’, ‘Tatlı Dillim’ filminde basketbolcu, Tarkan Gümüş Eyer filminde ‘Tulga’, ‘Vukuat Var’ filminde Güllü’yü kandıran ‘Ramazan’, “Cici Katibem”de ise foto muhabirini canlandırmıştı. Tekniker, ilerleyen dönemlerde kamera arkasına geçip rejisörlük, senaristlik gibi işler yapmayı seçti. Ertem Eğilmez’e ‘Badi Ekrem’ rolü için Şener Şen’i tavsiye eden kişi oldu.

Filmografisi
Oyuncul olarak;
1960: Cici Katibem
1963: Büyük Yemin
1963: Kızlar Büyüdü
1963: Maceralar Kralı
1963: Zehir Hafiye
1964: İstanbul’un Kızları
1964: Sen Vur Ben Kırayım
1964: Yılların Ardından
1965: Cici Kızlar
1965: Hüseyin Baradan Çekilin Aradan
1965: Kolla Kendini Bebek
1965: Şıngırdak Melahat
1965: Taşralı Amca
1966: Kaldırım Meleği
1966: Karakolda Ayna Var
1966: Kenar Mahalle
1966: Şeref Kavgası
1966: Sokak Kızı
1966: Vatan Kurtaran Aslan
1967: Demir Kapı
1967: Elveda
1967: Kadın Düşmanı
1967: Kara Davut
1967: Utanç Kapıları
1967: Yaşlı Gözler
1968: İngiliz Kemal
1968: Öldürmek Hakkımdır
1969: Kanlı Aşk
1970: Kadın Satılmaz
1970: Meçhul Kadın
1970: Tarkan: Gümüş Eyer
1971: Beyoğlu Güzeli
1971: İntikam Kartalları
1971: Mavi Boncuk Lassi
1971: Üç Kızgın Cengaver
1972: Feryat
1972: Karaoğlan Geliyor
1972: Katerina 72
1972: Kopuk
1972: Oğlum İçin
1972: Oğlum
1972: Tatlı Dillim
1972: Vukuat Var
1972: Yumurcak Küçük Şahit
1973: Ezo Gelin
1973: Toprak Ana
1974: Talihsiz Yavrum
1976: Şoför
1977: Bir Tanem
1980: Durdurun Dünyayı
2006: Binbir Gece

Senarist olarak;
1975: Azgın Bakireler
1975: Bir Araya Gelemeyiz
1975: Hanzo
1976: Aile Şerefi
1976: Öyle Olsun
1976: Şoför
1979: Derya Gülü
1979: Umudumuz Şaban
1980: Şaşkın Milyoner
1981: Aşka Dönüş
1981: Su
1982: Dolap Beygiri
1983: Aşkım Günahımdır
1983: En Büyük Şaban
1983: Kahır
1983: Tokatçı
1984: Dil Yarası
1984: Kaptan
1985: Sekreter
1986: Alev Gibi
1986: Bir Düşmeye Gör
1987: Allah Allah
1987: Can Yoldaşım
1987: Sis
1989: Oyunun Sonu
1990: Yağ Yağmur
1993: Bayan Perşembe
1993: Geceler
1993: Hamuş
Yapımcı olarak;
1984: Yosma
Suphi Tekniker hayatını kaybetti Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Koordinatörlüğünü Erkan Can’ın gerçekleştirdiği festivalin son günü; jüri üyeleri Serdar Akar, Deniz Çakır, Hakan Algül ve Ercan Mehmet Erdem ‘Film Festivallerinin Sektöre Katkıları’ başlıklı söyleşisiyle başladı. Jüri üyeleri söyleşide, dijital platformların sinemaya etkileri, toplumsal konuların sinemada işlenmesi, festivallerin genç sinemacılara sunduğu fırsatlar ve alanlar gibi konulara dikkat çekti.

Gemlik Film Festivali, Şenay Gürler’in sunduğu ödül töreniyle son buldu. Festivalin üçüncü yılında, ‘Eşref Kolçak Onur Ödülü’, Türk sinemasının usta isimlerinden Menderes Samancılar’a verildi. Menderes Samancılar; “Burada olmak ve bu ödülü almak gurur verici. Eşref Kolçak abiyle çok çalıştım. Gün gelecek, onun adına verilen ödülü alacaksın, deseler; aklıma gelmezdi. Saygıyla rahmet anıyorum Eşref ağabeyi… Eşref Kolçak çok vicdanlıydı ama şu an vicdansızların ülkesinde yaşıyoruz. Bu cendereden halkla, emekçiyle, sanat ve sanatçıyla çıkacağız. Silkelenip ayağa kalkacağız, bize çok iş düşüyor. Yolumuz uzun ama atımız yorgun değil. Bu ödülü sokak hayvanları için alıyorum. Bana her zaman destek olan eşime teşekkür ediyorum. O olmasaydı belki burada olmazdım” dedi. Kendisine verilen zeytin fidanını alan sanatçı; bu konuda duygularını; “Belki büyütmek için ömrüm olmayacak ama bu ağacın gölgesinde büyüyecek çocuklar olacak elbette” şeklinde dile getirdi.
REKLAM
Türk tiyatrosu ve Türk sinemasına katkıları dolayısıyla ‘Emek Ödülü’nü alan usta isimlerden Şükrü Avşar: Herkese çok teşekkür ederim. Sinemaya katkı sunan bu festivaller çok değerli. Çok uzun yıllardır sinemacıyım ve sinemanın her dalında çalıştım. Sinemaya çivi çakan her insan benim için önemlidir. Sinema benim için tutku.

Şükrü Avşar
Serpil Tamur: Şu anda çok duygusalım. Kelimelere dökmek çok zor geliyor. Ödülü almaktan dolayı çok mutluyum. İnsanlar sona yaklaştıkça takdir görmek çok güzel. 61 yılını bu mesleğe adamış biri olarak beni bu ödüle layık gören herkese teşekkür ederim. Benim kırmızı çizgim çocuklar. Çocuklara kıymayın, ne olur.

Serpil Tamur
Altan Erkekli: Bana emek veren başta annem olmak üzere, bende emeği olan herkes adına bu ödülü alıyorum. Bu ödül benim değil, sizin.

Altan Erkekli
Ulusal Kısa Film Yarışması Kazananları Belli Oldu
Bu yıl 484 film başvurusuyla rekora imza atan Ulusal Kısa Film Yarışması filmleri; ön jüri üyeleri Ceren Şahan, Hakan Aksun, Arda Erdikmen ve Gültekin Bayır tarafından değerlendirildi. Finale kalanlar arasından ödül alanları belirleyen; jüri başkanı Serdar Akar, jüri üyeleri Deniz Çakır, Ercan Mehmet Erdem, Hakan Algül tarafından kazananlara ödülleri takdim etti.
REKLAM
Kurmaca / Deneysel dalının birincisi; ‘Eksi Bir’, ikincisi; ‘Satışçının Bir Günü’, üçüncüsü; ‘The Surrogate Girl’.
Ulusal Belgesel dalının birincisi; ‘İyi Ölüm’, ikincisi; ‘Yaren’, üçüncüsü; ‘Antroposen’.
Ulusal Animasyon dalının birincisi için jüri üyeleri bir film belirlemedi. Bu dalın ikincisi; ‘Uzak’, üçüncüsü; ‘Yetim’. Jüri Özel Ödülü’nün sahibi ise ‘Deq’ ve ‘Kota’ filmleri oldu.

Ayrıca; Altan Erkekli, söyleşide, Menderes Samancılar ise imza gününde Gemlikliler ile buluştu
Yoğun katılımla devam eden festival, Kısa Film Yarışması’nda finale kalan filmlerin ve ‘Babamın Kanatları’ filminin gösterimiyle devam etti.

Festivalin son gün programında, Eşref Kolçak Onur Ödülü’nün takdim edildiği Menderes Samancılar’ın ‘Yanmış Orman Kokusu kitabının imza etkinliği ve ‘Emek Ödülü’nün takdim edildiği Altan Erkekli’nin söyleşisi de yer aldı. Altan Erkekli sinema kariyeri, günümüz sineması ve oyunculuk hakkında gelen soruları yanıtladı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1990’lı yılların ünlü dizisi ‘Sahil Güvenlik’te (Baywatch) David Hasselhoff, Pamela Anderson ve Carmen Electra gibi yıldızlarla birlikte rol alan ve dizideki cankurtaran rolüyle hafızalara kazınan Newman, Parkinson hastalığına bağlı komplikasyonlar nedeniyle hayata veda etti.
Newman, kendisine ilk kez Parkinson teşhisi konulduğunda 50 yaşındaydı. 18 yıldır hastalıkla mücadele eden oyuncu, gerçek hayatta cankurtaran olarak çalışan tek ‘Sahil Güvenlik’ oyuncusuydu.
11 sezon boyunca devam eden ve 2001’de final yapan dizi, Los Angeles sahillerinde devriye gezen cankurtaran ekibinin başından geçen olayları konu ediniyordu.
REKLAM
Dizinin 150 bölümünde yer alan Newman, aynı zamanda ‘Sahil Güvenlik’te oynadığı sırada tam zamanlı bir itfaiyeciydi.
‘Baywatch: Moment in the Sun’ adlı belgeselde Newman’ın Parkinson hastalığıyla mücadelesinden bahsedilmişti.

“HASTALIK BANA BİLGELİK KAZANDIRDI”
Ağustos ayında People’a konuşan Newman, “Bu ölümcül hastalık bana düşünmek için çok fazla zaman verdi. Belki de bunu istemiyordum ama bana bilgelik kazandırdı” demişti.
“Vücudum o kadar yavaş değişiyor ki, bunu neredeyse hiç fark etmiyorum” diyen oyuncu, “Parkinson’un artık hayatımın merkezi haline geldiğini kendime sürekli hatırlatıyorum” diye eklemişti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1 AY BOYUNCA AÇ KARNINA…
Antiseptik ve tıbbı etkileri olan ılık limonlu suyun sağlık açısından çeşitli faydaları bulunuyor. 1 ay boyunca aç karnına ılık içilen limonlu suyun sağlığınıza olan etkilerini merak ediyorsanız işte cevapları…

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ
Enfeksiyon ve hastalıklara neden olan patojenik bakterilerin büyümesini ve çoğalmasını önlemeye yardımcı olur. Bağışıklık sisteminin yükselmesine yardımcı olur. Böylece grip gibi enfeksiyon hastalıklarından korunmanızı sağlar.
ROMATİZMAYI ÖNLER
Limonlu su ürik asidi eritmeye yardımcı olur. Böylece düzenli tüketildiğinde romatizma gibi hastalıklarının önlenmesine ve tedavi edilmesine yardımcı olur..
KARACİĞERE ENERJİ VERİR
Mide ekşimesi durumunda abir bardak içilen limonlu su rahatlamanıza yardımcı olur. Aynı zamanda limonlu su karaciğerdeki kalsiyum ve oksijen seviyelerini dengelemeye yardımcı olur. Karaciğere enerji vererek kuvvetlendirir.
KANSER RİSKİNİ AZALTIR
Limonlu su içmek, kanseri önlemede faydalıdır. Araştırmalar, limonun tümör önleyici özellikleri ile kanser riskini azaltmada yardımcı olduğunu gösteriyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maydanozun yağsız oluşu ve çok düşük sodyum içermesi ile kalp dostu, kolesterol ve kan basıncının kontrol altında olduğu diyetlerde kullanımının uygun olduğunu belirten Yıldırım, şu bilgileri verdi:

Kan pıhtılaşması ve kemik sağlığı: Yüksek K vitamini içeriği ile vücutta kan pıhtılaşmasını düzenler ve güçlü kemiklerin devamlılığında rol oynar. 2 yemek kaşığı maydanozda 125 mikrogram K vitamini vardır, erkekler en az günlük 120 mikrogram ve kadınlarda en az 90 mikrogram K vitamini almalıdır. Sağlıklı bir diyetin parçası olarak maydanoz yemek günlük alınması gereken A vitamini, C vitamini, folik asit, kalsiyum, demir ve potasyumu karşılamaya yardımcı olacaktır. Düşük K vitamini alımı yüksek kemik kırıklıkları ile ilişkilidir. K vitamini kalsiyum emilimini arttırıp, idrarla kalsiyum atımını azaltır. Bu sayede kemik sağlığını iyileştirir.
Mesane/böbrek/üriner sistem problemlerini azaltır: Maydanozdaki myristicin ve apiole adlı 2 iyileştirici bileşik idrar akışını arttırmaya ve idrar yolları enfeksiyonlarını oluşturan bakterileri ortadan kaldırmaya yardımcı olur ve vücutta toksinleri zararsız hale getirir. Diüretik etkisi ile böbrek taşı ve çeşitli idrar yolu sorunlarını önlemeye yardımcıdır.
İyi bir görüş sağlar:Maydanoz lutein ve zeaksantin olmak üzere 2 çeşit karotenoid içerir. Bu iki antioksidan ışığın zararlı dalga boylarından gözün retina kısmını korur, bu sayede hem katarakt başlangıcını azaltmaya yardımcı olur hem de makula dejenerasyonu ( sarı nokta) oluşum riskini azaltır.
Kanser riskini azaltır:Maydanoz yemek meme, sindirim sistemi, deri ve prostat gibi kanserlerin oluşum riskini azaltır. Maydanoz yüksek seviyede klorofil ve bir flavonoid olan apigenini içerir. Apigenin anti kanser özellikte olmasının yanı sıra anti inflamatuar ( iltihap karşıtı) ve antioksidandır.
Bağışıklık sistemini düzenlemeye yardımcıdır: Maydanoz içerdiği esansiyel yağ ile aşırı uyarılmış bağışıklık yanıtını baskılar. Alerjilere, oto immün (MS, Behçet hastalığı, çölyak, romatoid artirit..) ve kronik inflamatuar bozukluklara karşı savaşır.
İnflamasyonu önler: Artirite bağlı oluşan ağrı ve şişlikleri azaltmada yardımcıdır. Maydanoz eugenol denilen uçucu bir yağ içerir, bu yağın güçlü anti inflamatuar ve aynı zamanda anti romatizmal özellikleri vardır, eklemlerdeki şişlikleri önemli ölçüde engeller.
Hastalıklara karşı savaşır: Atoresklerozdan diyabete, kolon kanserinden astıma kadar çeşitli hastalıklar için maydanoz koruma sağlar. Mükemmel bir C vitamini kaynağıdır, hastalıkların oluşmasında rol oynayan serbest radikalleri nötralize etmeye yardımcıdır.
Menstruasyon bozuklukları: Maydanozdaki apiole yağının varlığı aylık periodların düzenlenmesinde etkilidir, çünkü apiole aynı zamanda kadın seks hormonu östrojeninde bir bileşenidir. Adet öncesi günlerde maydanoz çiğnemek idrara çıkmayı arttırarak şişliğe ve su tutulumuna neden olan fazla sıvıyı ortadan kaldırmaya yardımcı olur.
Kan damarlarını korur: Maydanoz en önemli B vitaminlerinden biri olan folik asitin iyi bir kaynağıdır. Folik asit homosisteinin azalmasına yardımcı olur. Homosistein doğal olarak oluşan bir amino asittir ancak kanda yüksek seviyede olması kan damarlarına hasar verip kalp krizi ve felç riskini arttırır.
Sağlık Riskleri:Maydanoz suyu çok güçlüdür, tek başına tüketilmemesi gerektiği gibi içiliyorsa günlük 30 ml’yi geçmemelidir. Daha önce hiç detox yapmamış bireyler özellikle dikkat etmelidir. Hamile kadınlar kesinlikle maydanoz suyu içmemelidir. Maydanoz oksalit asitten yüksektir, böbrek taşı olanlar kullanmamalıdır.
Maydanoz yüksek kalsiyum içeren besinlerle birlikte kullanılmamalıdır, içerdiği oksalik asit kalsiyumu bağlayarak inorganik hale getirir, vücutta kullanılmasını engeller.
Kan sulandırıcı ilaç kullananlar K vitamini içeriğinden ötürü maydanoz tüketmemelidir. Diüretik ilaç kullananlarda fazla miktarda maydanoz almamalıdır. Vücuttan fazla miktarda su kaybetmek baş dönmesi ve kan basıncı düşüklüğüne neden olabilir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hamuru için:
Üzeri için:
YAPILIŞI
Derin bir kapta tozşeker ve sütü çırpın. Tereyağı, kabartma tozu, vanilya, un ve ayçekirdeğini ilave edin. Tüm malzemeyi iyice yoğurun ve ceviz büyüklüğünde parçalar koparın. Hamur parçalarını iki avucunuzun içinde ovalayarak, 10 cm uzunluğunda uzun şeritler hazırlayın. 3 adet şeridi yan yana koyarak, saç örgüsü şekli verin ve diğer hamurları da aynı şekilde hazırlayın. Daha sonra yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirin ve üzerine yumurta akı sürüp, ayçekirdeği serpin. Önceden ısıtılmış 190 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SOSİS
Sosisli sandviçlerde yarı pişirilmiş sosisler aslında sağlığımız için son derece tehlikelidir çünkü çiğ sosiste listeria bakterisi bulunur. Bu tehlikeli bakteri sindirim sistemini bozarak zehirlenmeye neden olabilir. Bu ihtimali ortadan kaldırmam tek yolu ise sosisleri iyi bir şekilde pişirmektir. Uzmanlar, sosisi çiğ bir şekilde tüketmekten kaçınmanız gerektiğinin altını çiziyor.

FASULYE
Çiğ fasulye, pişirilerek çıkarılması gereken zararlı tatsız bir toksin içerir. Kırmızı ve böbrek fasulyesi özellikle toksiktir, ancak diğer tipler de zehirlenme riski taşır. Fasulyeleri kaynatmadan içerisinde bulunan toksinler yok edilemez…
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

MANYOK
Manyok, gelişmekte olan dünyada yarım milyardan fazla insan için temel bir diyet sağlayan önemli bir besindir. Ancak manyokun yanlış hazırlanmasının, akut zehirlenmelere, kısmi felce veya hatta ölüme neden olacak kadar zehirli olabileceğini unutmayın.

KARİDES
Karides çiftliklerde yetiştirilir. Enfeksiyonların, hastalıkların ve parazitlerin yayılmasını önlemek için, çiftçiler hayvanların yemini antibiyotiklerle pompalar ve suları pestisit ve fungisitlerle doldururlar. Klor da dahil olmak üzere büyük miktarda kimyasal katkı maddesi içine eklenir.

PATATES
Genel olarak, patates tamamen güvenli bir sebzedir. Patatesleri çok uzun süre aydınlık ve aşırı nemli bir ortamda bırakırsanız veya uzun süre bekletirseniz filizlenmeye başlayacaktır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’de Antalyaspor, Galatasaray’ı ağırladı. Mücadeleyi konuk ekip 3-0’lık skorla kazandı.
Öte yandan maç öncesi seremonide Icardi’nin klasikleşen görüntüsü yine gönülleri fethetti.
Çocukların Icardi’nin etrafında birleşmesi sosyal medyada da gündem oldu.
İLGİLİ HABERMauro Icardi: Rekor kırmaya devam ediyoruz
Kırmızı-beyazlı kaleye kafa golü atan Galatasaray’ın yıldızı Mauro Icardi, dikkat çeken bir istatistiğe imza attı.
Sarı-kırmızılı takımın Arjantinli yıldızı, 2022/23’ten bu yana 12 kez rakip filelere kafa golü attı.
EN FAZLA KAFA GOLÜ ATAN İSİM
Bu golle birlikte Icardi, Süper Lig’deki ilk maçına çıktığı 2022/23’ten bu yana en fazla kafa golü atan oyuncu oldu.

Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eşinin çığlık sesini duyan Emirhan Düzen de koşarak eşinin yanına gideceği sırada o da dengesini kaybedip aynı yere düştü. Çift ağır yaralanırken, ihbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Karı- koca, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Yüksekova Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak, tedaviye alındı. Hülya Düzen doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirirken, hayati tehlikesi bulunan eşi Emirhan Düzen’in ise tedavisi sürüyor.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza sonrası olay yerine sağlık ekipleri, itfaiye ekipleri, AFAD ekipleri ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekiplerin çalışmaları sonucunda yaralılar sıkıştıkları yerden çıkarıldı. Sağlık ekiplerince ilk müdahaleleri olay yerinde yapılan yaralılar, Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.
Burada tedavi altına alınan yaralılardan Mustafa Vural, yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Mustafa Vural’ın ailesiyle birlikte bir yakınlarının düğün töreninden döndükleri öğrenildi.
Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
GÖREV AFETZEDEYE PARAŞÜTLE YARDIM KİTİ ULAŞTIRMAK
Şehzadeler Belediyesi’nin Fatih Gençlik Merkezi’ndeki İHA Yapım Atölyesi’nde yarışma için son hazırlıklarını yapan Şehzadeler Ventus Takımı üyeleri, kendilerini bugüne getiren yolculuğu şu sözlerle dile getirdi; “Takımımız Sosyal Bilimler Lisesi 10 Sınıfta okuyan dört kişiden oluşuyor. Bayraktar TB2’den etkilenerek ‘Neden biz de kendi iHA’mızı yapmayalım ki’ diyerek kendi İHA’mızı yapmayı hedefledik. Bu hedefimizden de ilk olarak Danışman Öğretmenimiz Leyla Sınay Altaylı ‘ya bahsettik ve onun da desteğini aldık. CBÜ Mühendislik Fakültesi Havacılık Uzay ve Teknoloji Kulübü ile bağlantıya geçerek geçen yıl TEKNOFEST’te yarışan Şehzade İHA Takımı üyelerine danıştık ve onlarla birlikte çalıştık. Sonunda da Latince rüzgar anlamına gelen Şehzade Ventus adını verdiğimiz İHA’mız ortaya çıktı. Bu sene ilk kez TEKNOFEST’e katılıyoruz. Aracımız Serbest Kanat Kategorisinde serbest görev dalında yarışacak. Görevimiz afetzedelere acil durum kitinin paraşütle ulaştırılması olacak. Aracımızın yapım aşamasında bize destek olan Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik’e bize güvendiği ve destek verdiği için teşekkür ederiz. Katılacağımız yarışmada iyi bir derece alarak okulumuza ve ilimize büyük bir gurur yaşatmak istiyoruz.”

ŞEHZADE İHA TAKIMI YARIŞMA TECRÜBESİNİ LİSELİ GENÇLERE AKTARDI
Şehzadeler Ventus Takımı’na bir önceki yıl katıldıkları yarışmada edindikleri tecrübeleri aktaran ve danışmanlık yapan CBÜ Mühendislik Fakültesi Havacılık Uzay ve Teknoloji Kulübü Başkanı Emirhan Yıldırım ise duygularını şöyle dile getirdi; “Şehzade İHA Takımı olarak bu sene Manisa’daki lise takımlarına yardımcı olduk. Arkadaşlarımız 5 ay önce geldiklerinde bize projelerinden bahsettiler. İlk aşamada düşündükleri vitol projenin zorluğundan bahsederek toplantılar yaptık. Tecrübelerimize dayanarak sabit kanat dalında yarışmalarının daha uygun olacağını aktardık ve bu dalda yarışmaya katılmalarını kararlaştırdık. Elektronik aksam, yazılım noktasında öğrenci kardeşlerimize gereken her türlü desteği verdik.”

BİR HAYAL GERÇEĞE DÖNÜŞTÜ
Manisa Sosyal Bilimler Lisesi Başmüdür Yardımcısı Adem Kurt öğrencilerinin kendilerine İHA yapma fikriyle geldiklerinde önce bir tereddüt yaşadıklarını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü; “Öğrencilerimiz bize geldiğinde çok ciddi bir heyecan duyan ve bir hedefe kilitlenmiş öğrencilerimiz ile karşı karşıya olduğumuzu gördük. Bize İHA’dan söz ettiklerinde şöyle bir tereddüt yaşadık. Biz sosyal bilimler lisesinde daha çok psikoloji, kamu yönetimi, işletme, iktisat alanında eğitim verirken enerjilerini teknik bir alana vermelerinin ne kadar doğru olacağını düşündük. Öğrencilerimizde gördüğümüz İHA aşkı bizleri de heyecanlandırdı ve daha sonra okul müdürümüzle de toplantılar yaptık ve ekibimiz bugünlere geldi. CBÜ Mühendislik Fakültesi Havacılık Uzay ve Teknoloji Kulübü ile protokol yapıldı ve öğrencilerimiz orada gerekli eğitimleri aldılar. Sonuçta Şehzade Ventus’un yapımı başladı. Sosyal Bilimler Lisesi olarak biz bu yola çıkarken en büyük destekçimiz CBÜ ve Şehzadeler Belediyesi oldu. Şehzadeler Belediyesi bize Fatih Gençlik Merkezi’ndeki İHA Yapım Atölyesini açtı. Tam herşey bitti dediğimiz noktada Şehzadeler Belediye Başkanımız Ömer Faruk Çelik maddi manevi arkanızdayız dedi. Belediye Başkanımız Ömer Faruk Çelik’e teşekkür ediyoruz. Bu heyecan bu destek Şehzadeler Ventus’u ortaya çıkardı. Finallerde alacağımız güzel bir sonuç Manisa Celal Bayar Üniversitesine, Mühendislik Fakültesi Havacılık Uzay ve Teknoloji Kulübü’ne ve Şehzadeler Belediyesi’ne güzel bir armağan olacak. “

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
2 ARAÇ İLE KATILDILAR
Teknik Tasarım raporlarında başarılı bulunan 60 üniversite takımının katıldığı Uluslararası Efficiency Challenge (EC) Elektrikli Araç Yarışları’na Çukurova Üniversitesi 1.5 Adana Elektromobil Takımı, bu yıl Elektromobil ve Hidromobil kategorileri olmak üzere 2 araç ile katıldı.

Elektromobil kategorisinde yarışlara katılan 1.5 Adana T8 adlı araç Kurul Özel Ödülü kazanarak 30.000 TL ödülün sahibi oldu. Bu sene Hidromobil kategorisinde ilk defa piste çıkmaya hak kazanan 1.5 Adana H2 adlı araç, Uluslararası Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları’nda Türkiye Şampiyonu olarak 100.000 TL’lik ödülün sahibi oldu.

ÖDÜLLERİNİ SELÇUK BAYRAKTAR’DAN ALDILAR
Ödül kazanan her iki araç da İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde sergilendi. Rektör Prof. Dr. Meryem Tuncel, şampiyonluk ödülünü TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’dan alan Çukurova Üniversitesi 1.5 Adana Elektromobil Takımı’nı tebrik etti. Rektörlükte şampiyonlarla bir araya gelip sohbet eden Prof. Dr. Tuncel, gençlerin bilime olan ilgilerinin, başarılarının çok mutluluk ve gurur verici olduğunu ifade ederek desteklerinin artarak devam edeceğini söyledi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Konuşmaların ardından Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Meclis Başkanı İsrafil Uçurum ve Adana Kadın Kooperatifleri Birliği Başkanı Zeynep Kırılmış Bakan Kacır’a hediye takdim etti. Açılış kurdelesinin kesilmesini müteakip Sanayi Kampüsündeki merkezleri ziyaret eden Kacır, personelden bilgi aldı. Sanayi Kampüsü önünde günün anısına hatıra fotoğrafı çekimi ile program sona erdi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bayram, “TEKNOFEST 2024, genç zekâlara büyük fırsatlar sunuyor. TEKNOFEST 2024’te düzenlenecek Roket, Model Uydu, Sağlıkta Yapay Zekâ, Biyoteknoloji İnovasyon, Sanayide Dijital Teknolojiler gibi 46 ana kategori ve 117 alt kategoride düzenlenecek yarışmalar, gençlerimizin hayallerini gerçeğe dönüştürme ve en iyisi olma fırsatı sunuyor” dedi.

Adana’nın TEKNOFEST’e ev sahipliği yapmasının öneminden de bahseden Bayram, “TEKNOFEST 2024, şehrimizin sadece tarım ve sanayi şehri kimliğinin ötesine geçmesini sağlayacak. Ülkemizin geleceğini şekillendiren bu tür etkinliklerin Adana gibi dinamik bir kente gelmesi, bizlere büyük sorumluluklar yüklüyor. Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeli, gençlerimizi cesaretlendirmeli ve şehrimizi teknolojinin öncü kentlerinden biri haline getirmeliyiz” diye konuştu.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BİRİNCİLİK İÇİN YARIŞACAK
Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi öğrencilerinden oluşan AKAY FOF Roket Takımı’nca tasarlanan ve “BİRGÜL” adı verilen roket, 2023 yılındaki TEKNOFEST’te roket yarışmasında orta irtifa kategorisinde finale kalmaya hak kazandı. Çalışmalarını sürdüren, 10 kişiden oluşan grup, özelliklerini geliştirdikleri roketleriyle TEKNOFEST’te birincilik için yarışacak.

ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAYA HAZIRIZ
Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Emircan Babat, geliştirdikleri roketleriyle yaptıkları simülasyonlarda başarılı olduklarını söyledi. Roketlerinin 3 kilometre irtifaya çıkabildiğine işaret eden Babat, “Bu yıl finale kaldık ve roketimizi uçuracağız. Hava muhalefeti nedeniyle yarışma ertelendi ancak biz Ankara’da olacağını umuyoruz. Roketimizi hazırladık ve bitirdik şuanda uçuş için bekliyoruz. Farklı bölümlerden arkadaşlarımızla birleşerek bir çalışma yaptık. Biz gençler olarak milli teknoloji hareketi kapsamında üzerimize düşeni her daim yapmaya hazırız. Bu yıl roket yarışmasına katılıyoruz ancak seneye farklı kategorilerden de katılabiliriz” diye konuştu.

“RAKİP DEĞİLİZ”
Roketin teknik özelliklerden bahseden Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 3.sınıf öğrencisi Kübra Yayla ekip olarak güzel bir çalışma ile roketi tamamladıklarını dile getirdi. Yayla, “Bizim devre kartlarımız özgün sistemle çalışıyoruz. Bizim kriterlerimiz rastgele belirlenmiyor. Donanımsal ve yazılımsal olarak aviyonik sistemle tamamlayıp roketi kurtarmış oluyoruz. Bu üniversitede roket takımı yoktu. Biz aslında diğer öğrencilere öncü olmak istiyoruz. Birbirimize rakip gibi bakmıyoruz. Diğer takımlarla da dirsek teması yaparak projemizi sürdürüyoruz” dedi.

ALT YAPIMIZ GAYET GÜÇLÜ
Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü Dekanı Prof. Dr. Mustafa Güneş ise öğrencilerinin başarılarından memnun olduğunu belirterek şunları söyledi: “Öğrencilerimiz çeşitli yarışmalara katılıyorlar. Üniversitemizdeki atölyeler bu öğrencilerimizin kendilerini geliştirmesi anlamında çok katkı sağlıyor. Biz havacılık alanında YÖK tarafından ihtisas üniversitesi olarak belirlendik. Bunun içinde özerk bir yapımız var. Diğer fakültelerden ayrılıyoruz. Altyapımız gayet güçlü. Bunların bilinciyle de çalışıyoruz.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ATIŞ TESTİ BAŞARILI
Baykar tarafından geliştirilen yüksek teknoloji ürünü insansız sistemler, testleri başarıyla geçmeye devam ediyor. Bayraktar TB2 SİHA’ya entegre edilen KEMANKEŞ Mini Akıllı Seyir Füzesi de KEŞAN’da icra edilen motorlu ilk atış testini başarıyla tamamladı. Atış testini gerçekleştirmek üzere 14 Haziran Çarşamba, Keşan’da bulunan Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanarak test için belirlenen hedefe yol alan Bayraktar TB2, 20 kilometre mesafeden KEMANKEŞ’i ateşledi. Milli olarak geliştirilen jet motoruyla yüksek süratte 33 kilometre yol alan mini akıllı seyir füzesi belirlenen hedef bölgeye ulaşarak görevi gerçekleştirdi.
İLK KEZ TEKNOFEST’TE SERGİLENDİ
Stratejik hedeflere karşı kullanılmak üzere Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen mini akıllı seyir füzesi KEMANKEŞ, 27 Nisan – 1 Mayıs tarihleri arasında Atatürk Havalimanı’nda TEKNOFEST 2023 kapsamında ilk kez halka açık bir şekilde sergilendi. KEMANKEŞ, adını attığı okla en zorlu şartta dahi hedefi tam isabetle vuran tarihimizdeki okçulardan alıyor.
MİLLİ İHA’LARIN YENİ VURUCU GÜCÜ
KEMANKEŞ, Baykar’ın milli ve özgün olarak geliştirdiği Bayraktar AKINCI TİHA, Bayraktar TB2 SİHA ve Bayraktar TB3 SİHA’ya entegre edilerek görev yapabilecek. Yaklaşık 1 saat havada kalabilen mini akıllı seyir füzesi, sahip olduğu jet motoru sayesinde süratle yol alarak düşman hattı gerisindeki en riskli hedeflere karşı etkinlik gösterebilecek. 200+ kilometre görev menziline sahip KEMANKEŞ, yapay zekâ destekli optik güdüm sistemi sayesinde hedefini tanıyarak zorlu hava şartlarında dahi tam isabetle imha kabiliyetine sahip olacak.
MUHARABE SAHASINDA DENGELERİ DEĞİŞTİRECEK
Yapay zekâ destekli oto pilot sistemi ile otonom uçuş gerçekleştirip stratejik hedefleri yüksek hassasiyetle etkisiz hale getirerek muharebe sahasında dengeleri değiştirecek. Gece ve gündüz şartlarında kullanılabilecek KEMANKEŞ, barındırdığı anti-jamming teknolojisi sayesinde elektronik karıştırmalardan etkilenmeden görev yapabilecek. Bağlı olduğu platform ile tüm görüş hattı haberleşmesi gerçekleştiren KEMANKEŞ, elde ettiği tüm veri ve görüntüleri platform üzerinden yer kontrol istasyonuna ileterek kullanıcıya veri takibi konusunda destek sağlayacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yabancı yatırımcıları çekmek için önemli
Entertech Genel Müdürü Dr. Muhammed Kasapoğlu; Gamenter oyun kümelenmesinin, Türkiye’yi küresel oyun endüstrisinin önde gelen bir oyuncusu haline getirmek için gerekli altyapıları sağlayan ve iş birliğine teşvik eden ağları oluşturarak sektördeki tüm paydaşları bir araya getiren bir platform olduğunu belirtti. Gamenter’da yürütülen Uluslararası Hızlandırıcı Programlarının önemine dikkat çeken Kasapoğlu, bu programların yabancı yatırımcıları ülkemize çekme konusunda çok önemli olduğuna dikkat çekti.
Avrupa’nın önde gelen oyun ekosistemi sağlayıcılarından Spielfabrique iş birliği ile yürütülen Gamenter Uluslararası Hızlandırıcı Programında Türk oyun stüdyolarına, kapsamlı eğitim, mentorluk ve danışmanlıklar verilerek iş ağı oluşturma etkinliklerine katılım imkanı sağlanıyor.
Programa katılan Türk oyun stüdyoları
Tiplay Studio: Denizli merkezli Tiplay, küresel olarak sürdürülebilir bir oyun ekosistemi oluşturma vizyonu ve sektör tecrübesine sahip kurucuları ile daha ilk yılında 20 Milyon indirme gibi etkileyici bir rakama ulaşmıştır.
Umuro Game: Çanakkale merkezli Umuro Game, Türk ve Avrupa tarihinden karakterleri baz alan oyunlar başta olmak üzere her türden oyun yayınlama kapasitesine sahip olup oyunları 22 Milyon’dan fazla tekil kullanıcıya ulaşmıştır.
NoExit Games: Ankara merkezli NoExit Games, yapay zekayı oyun mekaniğinin merkezine yerleştiren yenilikçi ve yaptığı oyunlar ile insanların kalplerine dokunarak günlerini güzelleştirmeyi hedefleyen bir mobil oyun stüdyosudur.
Negentra: Eskişehir merkezli Negentra, VR, blockchain ve yapay zeka teknolojilerini kullanan, son derece etkileşimli ve rekabetçi oyunlarda uzmanlaşmış uçtan uça bir stüdyodur.
Core Game: İstanbul merkezli Core Game, verilere, kullanıcı deneyimine ve sektör trendlerine dayalı, güçlü bir ekip ile desteklenen yenilikçi mobil oyunlar geliştiren özel bir oyun stüdyosudur.
Compactive: İstanbul merkezli Compactive, hayal gücünü gerçeğe dönüştürme misyonuyla sanatsal detaylara önem veren mobil oyunlar ve oyun teknolojileri geliştirmektedir.
Çeşitli etkinlikler sergilenecek
30 Ekim’den 3 Aralık’a kadar sürmesi planlanan program, Almanya’nın Köln kentindeki ESL ofisinde oryantasyon eğitimleri ile başladı. Oyun içi reklam, oyunda büyüme stratejileri, Avrupa’da girişimcilik, şirketleşme ve yatırım ortamı gibi eğitimlerin yanı sıra 3 Kasım Cuma günü Hollanda Rotterdam’daki Cambridge Innovation Center (CiC) ziyaret edilerek iş ağları genişletildi. Katılımcılar ayrıca Ubisoft ve EA Games gibi sektör devlerini ziyaret etme fırsatına da sahip olacak. Ayrıca, Türk oyun ekosistemi, Game Zone Dortmund, NRW Games Developer Meet Up ve Deutsche Entwickler Preis gibi çeşitli etkinliklerde sergilenecek. Program, Türk oyun stüdyolarının eserlerini Avrupalı yatırımcılara, yayıncılara ve müşterilere sunacağı ve 7 Aralık 2023’te düzenlenmesi planlanan Demoday etkinliği ile taçlanacak.
Armağan YILMAZ-SABAH
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KKTC’nin yerli İHA’sı; 8 Ağustos 1964 tarihinde Türk Hava Kuvvetleri’nin Kıbrıs’ta Erenköy Mücadelesine destek vermek için gerçekleştirdiği harekat sırasında şehit olan Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’in adını taşıyor.

TOPEL-1’in tasarım ve üretimini yapan ekibin lideri olan Girne Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Pilotaj bölümü ikinci sınıf öğrencisi Ahmet Furkan Laz, TOPEL-1 insansız hava aracını geliştirmek, tasarlamak ve prototiplendirmek için 1,5 yılı aşkın bir süre çalıştıklarını söyledi. Ahmet Furkan Laz, “Üniversitemizin sağladığı olanaklarla, 22 kişilik büyük bir takım çalışmasıyla tamamladığımız TOPEL-1’in test uçuşunu başarıyla tamamlaması hepimize büyük bir gurur yaşattı. Gündüz derslerimize devam edip, gece laboratuvarlarda sabahladık. Proje ile birlikte Girne Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nde aldığımız uygulamalı eğitiminde katkısıyla havacılık alanında bilgi ve deneyim kazanmamıza olanak sağladı. TOPEL-1’le önümüzdeki dönemde TEKNOFEST gibi ulusal veya uluslararası etkinliklerde KKTC’yi temsil edeceğiz” dedi.

22 öğrencinin büyük bir emekle geliştirdiği TOPEL-1’in test uçuşlarının başarıyla gerçekleştirilmesinin sadece Girne Üniversitesi için değil Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için de büyük bir gurur olduğunu vurgulayan Girne Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlkay Salihoğlu, “Öğrencilerimizle gurur duyuyoruz. Öğrencilerimizin geliştirerek başarıyla uçurduğu TOPEL-1, destek verilmesi durumunda Türk gençlerinin neler başarabileceğine çok iyi bir örnek. Bütün imkanlarımızla üniversitemizin 15 fakültesinde eğitim gören bütün öğrencilerinin yanında durmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PLANLAMA ALANI 12 HEKTAR
Urla ilçesi, Gülbahçe Mahallesi sınırları içinde, İzmir – Çeşme Yolu üzerinde yer alan ve Haziran 2022’de İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi Güney Yerleşkesi Ek Alanı’ olarak ilan edilen bölgede planlama alanının toplam büyüklüğü ise yaklaşık 12 hektar olarak belirlendi. Türkiye’nin teknoloji, inovasyon ve girişimcilik üssü olma yolunda hızla ilerleyen bölgeye olan talepleri Teknopark İzmir’in karşılayamaması nedeni ile ek bölgeye ihtiyaç duyuldu öğrenildi. Projenin hayata geçmesi ile birlikte Türkiye’nin dördüncü, Ege Bölgesi’nin ise ilk teknoloji geliştirme bölgesi Urla’da hizmete girmiş olacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ’Nİ TEMSİL EDECEKLER
Milli Savunma ve Teknoloji Topluluğu ile Robot Topluluğundan oluşan ROTEK CAR Takımı, başta motor ve batarya dengeleme sistemi olmak üzere birçok parçasının yerli olarak üretildiği araçları ile şasi ve gövde sayesinde yarış alanının en hafif araçlarından biri olma yolunda ilerleyen Balıkesir Üniversitesi Uluslararası Elektrik Elektronik Mühendislik Topluluğu da ürettikleri araçla 25-29 Nisan tarihlerinde yapılacak olan 2023 yılı Uluslararası Efficiency Challenge elektrikli araç yarışlarında Balıkesir Üniversitesini temsil edecekler.

ROKET YARIŞMASINDA FİNALİST OLDULAR
Roket yarışmasında finale kalan Balıkesir Üniversitesi Elektrik-Elektronik, Makine ve Bilgisayar Mühendisliği öğrencilerinden oluşan Misya Havacılık ve Uzay Teknolojileri Topluluğu Roket Takımının da Bilgisayar Mühendisliği Teknofest Laboratuvarında ürettikleri mekanik parçalar, aviyonik devreler ve kompozit gövdeden oluşan roketinin atışı 27 Nisan 2023 tarihinde Aksaray’da gerçekleştirilecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbulAsayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerine ihbara gelen Suudi Arabistanlı bir iş adamı lüks aracının çalındığını belirterek şikayetçi oldu. Bu şikayet üzerine çalışma başlatan Oto Masası ekipleri ilginç bir çeteyi çökertmeyi başardı. İddiaya göre çete yabancı uyruklu kişilerin yaşadığı sitelere gidip gerekirse birkaç ay kalarak onlarla yakın ilişkiler kuruyorlardı. O kişileri de otoparklarda bulunan ‘Misafir’ yani ‘M’ plaka araçlarından seçiyorlardı. O kişiler araçlarını otoparkta bırakıp birkaç günlüğüne yanda aylığına ülkelerine gittiklerinde ise çete harekete geçiyordu.

SAHTE PASAPORTLA SERVİSTEN YEDEK ANAHTAR ÇIKARILAR
İddiaya göre çete önce bir dublör bulup sitede yaşadıkları süre zarfında aracını çalacakları kişinin elde ettikleri bilgileriyle sahte pasaport çıkartıyordu. Ardından bu pasaportla lüks aracın servisini arıyorlar ve sanki araç kendilerininmiş gibi yedek anahtar talep ediyorlardı. Anahtarı alınca da aracı alıp götürüyorlardı. Bununla da yetinmeyen çete aracı yine sahte belge ve evraklarla 3. Kişilere satıp izini kaybettiriyorlardı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

100 MİLYONLUK ARAÇ ÇALDILAR
Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerince yöntemleri deşifre olan çete günlerce takibe alındı. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma bürosunca alınan talimatla yapılan teknik ve fiziki takip neticesinde şüphelilerin bu yöntemle tam 100 milyon lira değerinde 23 aracın çalındığı ve Güneydoğu illerimize gönderildiği belirlendi.

EŞİYLE YEMEĞE GİDEN ADAMI TAKİP ETTİLER
Şüphelilerin aynı yöntemle bir aracın anahtarını çıkartıp çalacakları sırada Suudi Arabistanlı araç sahibi erken dönüş yapınca ise aracı çalmaktan vazgeçmeyip onu takibe aldıkları ortaya çıktı. Gözü dönmüş çete restorana eşiyle yemeğe giden adamı takip etti, ellerindeki anahtarla aracın kapılarını açtılar ancak anahtar aracı çalıştırmayınca yeni bir planı devreye soktu. Akıllara durgunluk veren planla aracın kaputunu açıp bir fişini çıkardılar. İş adamı geldiğinde orijinal anahtar aracı çalıştırmadı.

ANAHTARI ORİJİNALİ İLE BÖYLE DEĞİŞTİRDİ
Adamın yanına yanaşan hırsızlar yardım etmek için bir de biz deneyelim diyerek el çabukluğu ile kendi ellerindeki anahtar ile orijinal anahtarı değiştirdi. Bir süre uğraştı araç çalışmadı biz sizi kendi aracımızla eve bırakalım diyerek adamı eve götürdüler çetenin diğer üyesi ise o aracı da orijinal anahtarıyla çalıp götürdü. Aracı götürürken otopark görevlilerine bir süre ittirdiği anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Geçtiğimiz günlerde bir kız çocuğunun Discord isimli mesajlaşma uygulaması üzerinden kendisine zorla şiddet uygulatıldığı ve cinsel içerikli görüntülerinin ailesine yollanmakla tehdit edildiğine dair sosyal medyada yayımlanan videolara yönelik İçişleri Bakanlığı inceleme başlattı. Ardından videonun kurgu olduğu ortaya çıkarken, bu olayla birlikte sosyal medyada yayılan çeşitli olaylar üzerine devlet yetkilileri Discord isimli platform için harekete geçti. Yapılan çalışmalar sonucunda Discord’un kendi bilgilerini, IP adreslerini ve içeriklerini güvenlik birimleriyle paylaşmayı reddetmesi sonucunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı platforma erişim engeli getirdi. Türkiye’de uygulanan erişim engelinin ardından Discord ise zararlı on binlerce kullanıcıyı yasaklayıp bazı toplulukları kapattı.

ATATÜRK’E, TÜRK BAYRAĞINA VE İKBAL UZUNER’E KÜFÜRLER YAĞDIRIYORLAR
Kullanıcılar VPN kullanarak ve DNS adreslerini değiştirerek Discord’a erişmeyi sürdürüyor. Bu nedenle sanal zorbalık, çocuk istismarı, dini ve milli değerlere hakaret, şantaj ve çalıntı kredi kartıyla illegal harcamalar ile propagandalara kadar suç teşkil edecek sayısız faaliyetin gerçekleştirildiği Discord’da yaşanan birçok şey hala devam ediyor. Kişisel bilgilerini gizleyerek bulunamayacağını düşünen platform üyeleri Anıtkabir’i paramparça edeceklerini söyleyip Atatürk’e, Türk bayrağına, şehitlere, Kürtlere, Allah’a ve Semih Çelik’in katlettiği İkbal Uzuner’e bile küfürler yağdırıyor. Kuralsızca her istediklerini yapan bu kişiler, platformu sadece vakit geçirmek için kullanan insanları da rahatsız ediyor. Böyle sosyal medya uygulamalarında vakit geçiren kişiler ise, hala tam olarak çözüm üretilemediğini düşündükleri konuyla ilgili yetkililerin daha etkili yöntemleri değerlendirmesini bekliyor.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

“DİSCORD YASAKLANDI AMA SORUNLAR ÇÖZÜLMÜŞ DEĞİL”
İnternet aleminde yaşanan olaylar sonucunda Discord’un yasaklanması ve buna rağmen devam eden problemlerle ilgili değerlendirmelerde bulunan yazılımcı Yüksel Gazi Yumlu, “Bunlar Discord ilk açıldığından beri olan ama yeni yeni gündemde patlak veren olaylar. En son patlayan olayla da artık gündeme geldi ve bunun için çalışmalar yapılmaya başlandı. Bu durumda hem Discord hem de devlet adım attı. Devlet Discord’u yasakladı ama hala sorunlar çözülmüş değil, devam ediyor. VPN ve DNS ile giriş yapılıyor, sorun hala sürüyor” şeklinde konuştu.

“İNTERNET ÜZERİNDE BİLGİ GİZLİLİĞİNE DİKKAT ETMEK ÖNEMLİ”
Kullanıcıların dikkat etmesi gereken bazı detaylara değinen Yumlu, “Bireysel olarak aslında uygulamaya girmemek dışında yapılabilecek çok şey yok. İnternet üzerinde bilgi gizliliğine dikkat etmek, insanlarla konuşurken herhangi bir şekilde bilgilerini paylaşmamak önemli. Burada olay aslında kullanıcıda değil, biraz da Discord’ ile devlet arasındaki ilişkide bitiyor. Daha orta yolu bulunabilir, o kullanıcılar bir şekilde tespit edilebilir. Çünkü bunların tüm adresleri Discord’un web tabanında var. Burada devletle bir anlaşmaya gidilip bu adresler teslim edilebilir.

Teslim edilen adresler üzerinden de devlet bir çalışma yürütülebilir. Özellikle kolluk kuvvetleri bunu yapabilir. En büyük korunabilecekleri şey, girdikleri ortamlara dikkat etmeleri. Çünkü Discord iş yapılan da bir platform. Onun dışında oyun oynanan platform, anime ve dizi izlenen bir platform. Aslında o kadar da kötü olmayan bir platform ama her uygulamanın suistimal edilebildiği gibi bu uygulama da suistimal edildi ve bundan sonra artık Discord’la devlet arasında dönen bir muhabbet olacak” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Polis eşliğinde itfaiye tarafında girilen evde kadının cesedi bulundu. Olay yerinde yapılan incelemenin ardından Akan’ın cansız bedeni hastane morguna kaldırıldı. İlk belirlemelere göre Akan’ın ölümünün 3 gün önce kalp krizinden dolayı gerçekleştiği düşünülüyor. Akan’ın kesin ölüm nedeniyse yapılacak otopsi sonrası ortaya çıkacak.

En son 4 gün önce amcasının kızını gördüğünü ifade eden Ahmet Akan, evden gelen koku üzerine girdiklerinde cansız bedeniyle karşılaştıklarını söyledi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Öte yandan Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre son 24 saatte İnebolu ilçesi 61.2, abana ilçesi 54.1, Bozkurt ilçesi 50.2, Doğanyurt ilçesi 38.9, Cide ilçesi 31.2 mm/m2 yağış aldı. Son 24 saatte rüzgar hızı ise İhsangazi ilçesinde 98.6, Taşköprü ilçesinde 80.6, Seydiler ilçesinde 76.0, Daday ilçesinde 64.1 km/h olarak kayıtlara geçti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlıktan yapılan açıklamada, teröristler için hiçbir yerin güvenli olmadığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
“Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Suriye’nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı bölgesinde tespit ettiği 2 PKK/YPG’li teröristi ve Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit bölgesinde belirlediği 2 PKK’lı teröristi etkisiz hale getirdi.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AİLESİ İLE BİRLİKTE BABA OCAĞINDA KAZANIN BAŞINA GEÇTİ
Önceki dönem Ekonomi Bakanı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci, parti kongresinin ardından ise baba ocağı Tavas İlçesi’nde pekmez kazanlarının başına geçerek, kepçe ile pekmez kazanını karıştırdı. Zeybekci ailesi ile birlikte yer aldığı o fotoğrafı ise “Atamızdan yadigar kalan geleneksel pekmez kaynatmayı evlatlarımıza aktarıyoruz. Bereketli olsun” diyerek paylaştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kurtarma işleminden sonra Bartın İtfaiyesi Amiri çıkabilecek bir yangında öğretmen ve öğrencilere nasıl hareket edilmesi gerektiği, neler yapılması ve yangına ilk müdahalenin konusun da çeşitli bilgiler verildi. Daha sonra bahçe yakılan ateşe öğretmen ve öğrencilere yangın tüpleri ile yangına müdahalesinin nasıl yapılacağı tatbiki olarak gösterdiler.

Milli Eğitim İl Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Arama Kurtarma birimi ,düzenlenen tatbikatlarla eğitim ve öğretim yılı boyunca her okulda Yangın, Deprem, Su Baskınları gibi doğal afetler ile Kimyasal Silah kullanılması ve diğer durumlarda neler yapılması gerektiği düzenlenen tatbikatlarla öğretmen ve öğrencilere anlatıldığı belirtildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ALEV TOPUNA DÖNDÜ
Çarpmanın şiddetiyle motosiklet ile kamyonet alev aldı. Kazayı görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından bölgeye sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri yönlendirildi. Kısa sürede kaza yerine ulaşan itfaiye yanan araçları söndürdü. Sağlık ekipleri kamyonette bulunan İbrahim Solmaz ile motosiklet sürücüsü Aytaç Özen yanma sonucu yaşamını yitirdiğini belirledi. Yanma sonucu yaralanan kamyonet sürücüsü Hüseyin Sarıca ambulans ile Elmalı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Kaza sonrası hayatını kaybedenlerin cansız bedenleri otopsi için Elmalı Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Jandarma kaza ile ilgili soruşturma başlattı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Geçen yıl kestane ağaçlarına Gal arısı adı verilen ver kestane ağaçlarına büyük zarar veren bir tür dadandı. Geçen yıl ancak 500 ton üretilmişti. Bu sene bu haşere ile yaptığımız mücadele etkisini gösterdi.

Geçtiğimiz yıl yok denecek kadar az olan kestane balından da bu sene oldukça fazla üretildi. Erfelek Belediye Başkanı Mehmet Uzun ise Erfelek kestanesinin tanıtımı açısından festivalin büyük önem taşıdığını söyledi. Başkan Uzun en büyük hedefimiz bundan 5-6 yıl öncesindeki 6-7 bin tonluk rakamlara ulaşmak” diye konuştu.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DÜNYANIN EN PARLAK BEYİNLERİNİ TOPLUYOR
BioNTech aşısının mucidi Özlem Türeci’nin de mütevelli heyetinde yer aldığı 23 milyar aeuro değerindeki enstitü, Max Planck Topluluğu’na ait 200 milyon avro sermayeli bir vakıf tarafından finanse ediliyor ve dünyanın en parlak beyinlerini bünyesinde barındırıyordu.
CİNSEL TACİZ, ZORBALIK VE DAHA FAZLASI
İnsan beyninin şifrelerini çözmek için hayvanlar üzerinde de deneyler yürüten enstitüde 2023 yılında başladığı ileri sürülen taciz skandalları tıp dünyasını ayağa kaldırdı. İddiaya göre enstitüde görev yapan üst düzey yöneticiler bazı bilim kadınlarına laboratuvarda çalıştıkları sırada cinsel tacizlerde bulundu. Aynı yönetici, bazı kadınları evlerine kadar takip etti, bazı yöneticiler ise bilim kadınlarının önünde soyundu, enstitüye yeni başlayan genç kızları taciz etti.

YÜZDE 73’Ü TACİZE MARUZ KALDI
Tacizin boyutu artan şikayetler nedeniyle başlatılan bir çevrimiçi ankette gözler ününe serildi. 85 katılımcıdan yüzde 73’ü cinsel tacize uğradığını itiraf ederek yönetimin bu duruma karşı hiçbir önem almadığı ileri sürdü.
52 ÇALIŞAN VAKFA ŞİKAYET ETTİ
Eylül ayı başında 52 bilim kadını artan tacizler nedeniyle Vakıf yönetimine bir mektup yazarak yaşadıklarını anlattı. Mektupta, “ESI’deki iş yerimiz cinsiyetçilik ve zorbalıktan büyük ölçüde etkileniyor. Bir çoğumuz bu tacizlere maruz kaldık. Korkunç bir ortamda çalışıyorz” dendi ve şikayetlerin artık “göz ardı edilmemesi veya önemsizleştirilmemesi” talep edildi.
VAKIF SORUŞTURMA AÇTI
Şikayetleri değerlendiren Max Planck Topluluğu, enstitü ile ilgili gizli bir soruşturma yönetti. Elde edilen bilgiler bir rapor halinde enstitüye iletilirken soruşturma kapsamında bir yöneticinin işine son verildi. Enstitü avukatı yaptığı açıklamada bu tür iddiaların tamamının kapsamlı bir şekilde soruşturulacağını, her türlü taciz veya cinsel saldırı iddiasının titizlikle takip edileceğini ve uygun şekilde cezalandırılacağını bildirdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbulFatih’te 19 yaşındaki Semih Çelik, geçtiğimiz hafta cuma günü katliama imza attı. Sevgilisi Ayşenur Halil’i evinde öldüren Çelik, daha sonra Edirnekapı Surları’nda buluştuğu İkbal Uzuner’i öldürüp parçaladı.

Ardından Edirnekapı Surları’ndan atladı. Kan donduran cinayetteki sır perdesini aralamak için polis ekipleri titiz bir çalışma başlattı.

ELEKTRONİK CİHAZLAR İNCELEMEYE ALINDI
İkbal Uzuner’in açılan telefonunda olaya ilişkin henüz bir tespit yapılamazken, Ayşenur Halil’in telefonu ise henüz açılamadı.

KATİL SEMİH ÇELİK’İN BİLGİSAYARI AÇILDI
Polis ekipleri, Semih Çelik’in kullandığı elektronik cihazlarını da incelemeye aldı. Çelik’in açılan bilgisayarında İkbal Uzuner ile ilgili çektiği, Uzuner’i öldürmekten ve intihardan bahsettiği video tespit edilirken bilgisayardaki diğer bütün verilerin silindiğini belirledi.

Çelik’in HTS kayıtlarını da incelemeye alan polis, cinayetlerle bağlantılı herhangi bir tespite ulaşamadı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TC Candler tarafından yayınlanan ‘Dünyanın En Güzel 100 Kadını’ listesine Türk güzeller damga vurdu. 2024 yılı için hazırlanan sıralamada, Afra Saraçoğlu, Hande Erçel gibi pek çok isim kendine yer buldu. İşte dünyanın en güzel 100 kadını listesi

1. Jasmine Tookes

2. Nancy Jwewl Mcdonie

3. Lisa

4. Dasha Taran
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Açılan ateş sonucu Gazi Güler olay yerinde hayatını kaybederken, kardeşi Orhan Güler ağır yaralandı. Köylülerin ihbarı üzerine köye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi.

Köylüler tarafından bir araçla Alaca Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Orhan Güler burada yapılan ilk müdahalenin ardından Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.

Vali Çalgan ve İl Jandarma Komutanı Çetinkaya köye gitti
Olayın duyulması üzerine Vali Ali Çalgan ve İl Jandarma Komutanı Kd. Alb. Naim Çetinkaya köye giderek incelemelerde bulundu. Köyde cinayet nedeniyle geniş güvenlik önlemi alınırken olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul vahşet haberiyle adeta dehşete düşmüştü.
Fatih ilçesinde Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner’i katleden 19 yaşındaki Semih Çelik, kendini surlardan atmıştı.
Toplum tarafından büyük tepki gören konu hakkında ünlü oyuncu Berk Oktay da bazı açıklamalarda bulundu.
Yıldız Çağrı Atiksoy ile mutlu bir evliliği bulunan Berk Oktay, yaptığı açıklamada adeta kan kustu.
“45 KİLOLUK ZİBİDİLER KADINLARIMIZI KATLEDİYOR”
Oktay, sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
Ne ekonomi, ne iş güç… Konuşmak ve çözüm bulmak zorunda olduğumuz tek bir konu var…Bizler mahallelerimiz de güvenle oynayarak, arkadaşlık dostluk nedir bilerek büyüdük. Büyüğümüze saygı, küçüğümüze sevgi nedir diye büyüdük. Maalesef görüyoruz ki yozlaşmış, hayatı sadece sanal alem sanan, iki tane rapçinin, görse korkacağı ama ağzından düşürmediği silah ve uyuşturucuyu kendine siper eden, elinin tersiyle iki tane çaksan yerden kalkamayacak 45 kiloluk p*çler, z*bidiler; bunların yanında içimize doldurulan hayatında kadın görmemiş mülteci artıkları, kadınlarımızı, kardeşlerimizi göz göre göre katlediyorlar.

“POLİS MEMURU KAÇ SENE CEZA ALIRIM DİYE DÜŞÜNÜYOR”
Bitmiyor ulan sülalesini s*ktiğimin şerefs*zi bezinden mi etkilendin 2 yaşında bebek katlediliyor. Kolluk kuvvetlerinin yetkisi arttırılacak. Yıllarca özendiğiniz o ABD’deki gibi sorgu sualsiz tehlike anında şerefsizin göğsüne 17 mermi birden bırakılacak. Bir polis memuru, suçluyu suç anında yakalıyor, acaba vurursam kaç sene ceza alırım diye düşünüyor. Ama sokağın ortasında iki kişi bir kadını yere yatıran şerefsizler 3 ay yatıp çıkıyor ya da benim kolluk kuvvetim canını hiçe sayıp suçluyu yakalıyor “adalet” sistemimiz delil yetersizliği deyip salıveriyor. Siz böyle bir durumda polisten nasıl bir şey bekleyebilirsiniz?
“BÖYLE BİR ŞEY GÖRÜRSEM, YAPANIN ALNININ ÇATINA SIKMAZSAM NAMERDİM”
O ş*refsiz o surlarda bir annenin önüne kızının başını attı. Bir insanı değil tüm ailesini yok etti. Hala herkes bakıyor, sonra kendi istediği gibi geberiyor. Yok muydu bir vatan evladı, o şerefsizi alnının ortasından vurup indirecek. Son sözüm de anne babalara…Herkes çocuk yapmasın kardeşim. Sonra açıklama yapıyorsunuz; ‘ama odasına girip bıçaklarına dokununca kızıyordu’ diye. Sizler birer katil yetiştirdiniz… Allah kimsenin başına vermesin. Ama böyle bir şey görürsem aileme ya da başkasının evladına karşı, yapanın alnının çatına sıkmazsam namerdim…”






Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AVRUPA’DA ORANLAR YÜZDE 28.9
Doç. Dr. Soysal, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) sezaryen oranının yüzde 15 sınırının altında olması gerektiğini önerdiğini belirterek, “Ancak ülkemizde sezaryen oranı son veriler ışığında yüzde 60.1. Bu 10 gebenin 6’sının sezaryen olduğunu, sadece 4’ünün normal doğum yaptığı anlamına geliyor. OECD ülkelerinin içinde sezaryen oranı en yüksek olan ülke konumundayız. Dünyada bu rakamlar çok düşük değil. Ama bizim ülkemizdeki oranlara göre daha düşük. OECD ülkelerinin sezaryen ile doğum ortalaması yüzde 28, Avrupa Birliği ülkelerinin sezaryen ortalaması ise yüzde 28.9” dedi.

HEKİM KARAR VERDİYSE UYULMALI
Eğer bir endikasyon yok ise anne ve bebek sağlığı açısından normal doğumun tercih edilmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Soysal, “Ancak tıbbi gereklilik nedeniyle sezaryen kararı verilen durumlarda da hekimin kararına saygı duyarak, süreci doktoruyla beraber yönetmesini öneririz. Sezaryen alternatif bir doğum yöntemi değildir. Sezaryen ile doğum, normal doğuma engel veya risk teşkil eden durumlarda hayat kurtarıcı. Sezaryen oranlarında yaşanan sürekli artış temel bir halk sağlığı problemidir. Devletimiz, hekimler, ebeler, hastalar hepimizin tek bir ortak amacı var, anne ve bebek sağlığını korumak ” dedi.

HAYATİ RİSK OLUŞTURUYOR
Sezaryen doğum oranlarının yüksek olmasının risklerini de anlatan Doç. Dr.Soysal, “Sezaryen annede kanama, enfeksiyon, emboli, karın içi yapışıklık, doğum sonrası daha fazla ağrı ve daha uzun iyileşme süresi gibi riskler oluşturabilmektedir” dedi.
HANGİ DURUMLARDA SEZARYEN TERCİH EDİLMELİ?
DOÇ. Dr.Soysal, sezaryenin ne zaman tercih edilmesi gerektiğini şöyle sıraladı:
Anne ve bebeğin hayatını tehdit eden acil durumlar. (Bebeğin kalp atışının bozulması, kordon sarkması, dekolman, uterin rüptür vs.)
Geçirilmiş sezaryen, normal doğuma engel olan enfeksiyonlar.
İri bebek, bebeğin pozisyon anomalileri, bebekte görülen anomaliler, çoğul gebelikler.
Bebeğin eşinin anomalileri.
Annenin kalça kemiğinin normal doğuma uygun olmaması.
NORMAL DOĞUMUN FAYDALARI
NORMAL doğumun faydalarını ise Doç. Dr. Soysal, şöyle sıraladı:
Normal doğum sırasında daha erken salgılanmaya başlayan oksitosin ile süt gelmesi kolaylaşır.
Oksitosin kortizol seviyesini azaltarak anksiyeteyi, kaygıyı da azaltır; endorfin seviyesini de artırır.
Endorfin vücudun doğal ağrı kesicisidir. Doğum sonrası kaygısı ve ağrısı az olan anne, ilgisini bebeğine daha kolay verebilir.
Normal doğum sırasında bebeğin kanaldan geçerek ilerlemesi, bebeğin vajen florasını almasını sağlar ve sağlıklı bağırsak florası için çok önemli bir adım atılmış olur.
Bebeğin kanaldan geçerken yaşadığı basınç ile akciğer gelişimi de olumlu etkilenmektedir.
GEBELİK OKULLARI İŞ BAŞINDA
Gebelerin, sezaryen taleplerinin altında yatan ana sebeplerden birisinin de normal doğum sırasında ağrı çekeceğinden korkması olduğunu söyleyen Doç. Dr. Soysal, “Bizler, gebe okullarında doğum korkularına yönelik daha çok çalışmalıyız. Gebelik okulunda anatomik, fizyolojik, psikolojik değişimlerden gebelikteki aşılara, hastaneye başvurulması gereken acil durumlardan riskli gebeliklere, doğumu kolaylaştırıcı egzersizlerden bebek bakımına, bebeğin banyosundan, anne sütü ve emzirmeye kadar birçok konuda dersler oluyor” dedi.
BU DERSE UZMAN HEKİMLER GİRİYOR
ETLİK Şehir Hastanesi’ndeki gebe okulunda, doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası sürece yönelik eğitim ve danışmanlık verdiklerini söyleyen Doç. Dr. Soysal, “Eğitimlerimiz 4 hafta sürüyor. Derslerimiz, kadın doğum uzmanları, çocuk doktorları, ebelerimiz, pilates ve egzersizler için fizyoterapistlerimiz, psikolog ve diyetisyenlerimizden oluşan güçlü bir ekip tarafından veriliyor. Hafta içi gebe gruplarımız, hafta sonu da eşli gruplarımız mevcut. Eylül ayında gebe okulumuzda bin 500 gebeye ders verdik” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KIZLAR DAHA FAZLA ETKİLENDİ
Araştırmayı değerlendiren Medipol Acıbadem Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Buse Çağla Arı, şöyle dedi: “Washington Üniversitesi’nden Dr. Neva Corrigan ve ekibinin Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlanan çalışmasına göre, hızlanan bu olgunlaşma nöropsikiyatrik ve davranışsal bozukluk riskini artırabilir. Çalışmada, kızlarda beyin olgunlaşma sürecinin ortalama 4.2 yıl, erkeklerde ise 1.4 yıl hızlandığı belirtiliyor. Pandemi döneminde ergenlik çağındaki gençlerin zihinsel sağlıklarının izlenmesi ve desteklenmesi önemli.”

NÖROPSİKİYATRİK SORUNLAR ARTABİLİR
Hızlı olgunlaşmanın nöropsikiyatrik sorunlara yol açabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Arı, “Ergenlik döneminde beyin gelişiminin normalden hızlı ilerlemesi, nöropsikiyatrik ve davranışsal bozuklukların ortaya çıkma riskini artırabilir. Bu bulgular, pandeminin gençlerin zihinsel sağlığı üzerindeki etkilerini anlamak açısından büyük önem taşıyor” dedi.

DERİN ETKİLERİ VAR
Sosyal izolasyonun etkilerinin cinsiyetlere göre farklılık gösterdiğini belirten Doç. Dr. Arı, “Kızlar, sosyal ilişkiler ve duygusal desteğe daha fazla ihtiyaç duydukları için pandemi sürecinden daha fazla etkilendi. Hızlanmış kortikal incelme, özellikle sosyal biliş ile ilişkili beyin bölgelerinde daha yaygın olarak ortaya çıktı. Bu izolasyonun, kızlar üzerinde daha derin bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu.
BU GENÇLERİN ZİHİNSEL SAĞLIĞI İZLENMELİ
Pandemi sürecinde ergenlik döneminde olan gençlerin izlenmesinin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Arı, “Bu bireyler için uygun destek mekanizmalarının geliştirilmesi, onların uzun vadeli zihinsel sağlığını korumak adına kritik bir öneme sahip. Bu süreçte gençlerin yaşadığı deneyimlerin izlenmesi ve anlaşılarak desteklenmesi, ileride karşılaşabilecekleri sorunları en aza indirebilir” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sürücüsü ve plakası henüz belirlenemeyen yolcu otobüsü, Cumhuriyet köyü mevkisinde şarampole devrildi.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık, AFAD, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan otobüsteki 21 kişi, Afyonkarahisar’daki hastanelere kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son 50 yılda görülme sıklığı iki katından fazla artan meme kanseri, her 8 kadından birinin karşılaştığı bir risk haline geldi. Türkiye’de, dünya ortalamasından 10 yıl daha erken yaşlarda ortaya çıkabilen meme kanseri, toplumda yaygınlaşan bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. UEDAŞ’ın Pembe Lambalar Projesi ise erken teşhisin hayat kurtarıcı rolüne dikkat çekmek amacıyla her yıl Ekim ayında sokakları pembeye büründürerek toplumsal farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Proje, bu yıl ONKODAY iş birliğiyle hayata geçirilirken, aydınlatma direklerine eklenen pembe çalar saatler erken teşhis için “Geç Kalma” mesajına vurgu yaptı.
Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’da 5 milyonun üzerinde nüfusa kesintisiz enerji sağlayan UEDAŞ, 2017’den bu yana sürdürdüğü “Pembe Lambalar Projesi” ile meme kanseri hakkında farkındalık oluşturuyor. Bu yıl ONKODAY (Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği) iş birliğiyle gerçekleştirilen proje yeni bir boyut kazanarak, erken teşhisin önemini vurgulayan pembe çalar saatlerle desteklendi. Her yıl Ekim ayında hayata geçirilen proje, dünya genelinde her sekiz kadından birinin karşılaşabileceği meme kanserine dikkat çekiyor ve erken teşhisin hayat kurtarıcı etkisine dair toplumsal farkındalığı artırıyor. UEDAŞ’ın toplumsal sorumluluk anlayışını gözler önüne seren Pembe Lambalar Projesi, her yıl farklı kadın dernekleriyle yapılan iş birlikleri sayesinde daha da güçlenerek kadın sağlığı konusunda bilinç oluşturmayı sürdürüyor.
Her Ekim, erken teşhis için pembe ışıklar yanıyor
Meme kanserinde erken teşhisin hayati önemine dikkat çeken UEDAŞ Genel Müdürü Gökay Fatih Danacı, “7 yılı aşkın süredir Pembe Lambalar Projesi ile Ekim aylarında şehirlerimizi meme kanserine karşı bilinçlendirme amacıyla pembe ışıklarla donatıyoruz. Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanseri, her yıl dünyada milyonlarca yeni vaka ile ciddi bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Proje kapsamında erken tanının yaşamı kurtarma potansiyelini gündelik hayata taşıyoruz. Türkiye’de meme kanserinin dünya genelindeki ortalama yaş sınırından yaklaşık on yıl daha önce görüldüğünü göz önüne aldığımızda, farkındalığın yaygınlaşması büyük bir önem taşıyor. Bu sebeple bu yıl ONKODAY ile güçlerimizi birleştirerek, Pembe Lambalar projemiz ve şehrin uğrak noktalarındaki aydınlatma direklerimize yerleştirdiğimiz çalar saatlerle meme kanser riskine dikkat çekmeyi, farkındalığı arttırmayı hedefledik. Kadınların sağlıkla dolu bir yaşam sürebilmesi için, farkındalığı artırmak ve tarama oranlarını yükseltmek adına bu projeye kararlılıkla devam ediyoruz” dedi.
Erken teşhisin gücünü topluma hatırlatıyoruz
Projenin sadece görsel bir etki oluşturmakla kalmadığını, aynı zamanda sağlık bilincini güçlendirdiğini belirten Onkoday Yönetim Kurulu Üyesi Ülkü Şimşek, “Bu projeyle, kadınların meme kanserine karşı bilinçlenmelerini ve düzenli taramaların ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyoruz. Farkındalık çalışmaları sayesinde kadınlar, erken teşhisin getirdiği tedavi avantajlarından haberdar oluyor. Ayrıca, pembe ışıklarla şehirde oluşturulan bu güçlü semboller, herkesin aklında meme kanseri konusunda kalıcı bir iz bırakıyor. ONKODAY olarak, toplum sağlığını iyileştirecek her projede var olmaktan gurur duyuyoruz ve UEDAŞ ile yürüttüğümüz bu farkındalık projesinin geniş kitlelere ulaşmasını amaçlıyoruz” açıklamasında bulundu. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyon düzenledi.
Özel harekat timlerinin de desteğiyle 8 Ekim’de Bitlis merkez, Tatvan ve Ahlat ilçeleri ile Burdur’da yapılan eş zamanlı operasyonlarda 9 şüpheli gözaltına alındı.
Polisteki işlemlerin ardından cumhuriyet savcılığına sevk edilen 9 şüpheli, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.
Şüphelilerin ikametlerindeki aramalarda, 142,4 gram sentetik uyuşturucu, 55 uyuşturucu hap, yarı otomatik tüfek ve ruhsatsız tabanca ele geçirildi.
Dosya kapsamında 22 şüpheli hakkında da işlem yapıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DÜŞÜK riskini artıran faktörlere dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aslıhan Alp Öztürk, “Gebelerin kontrolsüz diyabet, hipertansiyon, tiroit ve hormonal bozukluklar gibi devam eden bir sağlık sorunları varsa, düşük yapma riski artmaktadır. ‘Yetersiz serviks’ olarak da adlandırılan bazı rahim rahatsızlıkları veya zayıf rahim ağzı dokuları, düşük yapma olasılığını artırabilir. Sigara içen kişilerin düşük yapma riski sigara içmeyenlere göre daha yüksektir. Kafein veya alkolün yoğun kullanımı da riski artırır” dedi.
İAÜ VM Medical Park Florya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aslıhan Alp Öztürk, düşük konusunda açıklamalarda bulundu. Düşüğün 20’nci haftadan önce gebeliğin ani olarak sonlanması olduğunu belirten Op. Dr. Aslıhan Alp Öztürk, “Bilinen gebeliklerin yaklaşık yüzde 10 ila yüzde 20’si, düşükle sonuçlanır. Ancak gerçek sayı muhtemelen daha yüksektir. Bunun nedeni, düşüklerin gebeliğin erken dönemde, insanlar hamile olduklarını fark etmeden önce gerçekleşmesidir. ‘Düşük’ terimi, hamilelik sırasında bir şeylerin ters gittiği izlenimi verebilir. Bu nadiren doğrudur. Birçok düşük, doğmamış bebeğin düzgün gelişmemesi nedeniyle gerçekleşir. Düşük yapmak oldukça yaygın bir deneyimdir ancak bu onu daha kolay hale getirmez. Düşük yapmaya neyin sebep olabileceğini, riski neyin artırdığını ve hangi tıbbi bakımın gerekebileceğini anlamak gerekir” diye konuştu.
‘İLK 3 AYDAKİ DÜŞÜKLERİN YARISI EKSİK YA DA FAZLA KROMOZOMLA İLİŞKİLİ’
Düşüklerin çoğunun doğmamış bebeğin düzgün gelişmemesi nedeniyle gerçekleştiğine değinen Op. Dr. Öztürk, “İlk üç aylık dönemdeki düşüklerin yaklaşık yarısı ile üçte ikisi, fazladan veya eksik kromozomlarla bağlantılıdır. Kromozomlar, insanların nasıl göründüğü ve işlev gördüğüne dair talimatları olan genleri içeren her hücrede bulunan yapılardır. Bir yumurta ve sperm birleştiğinde, iki kromozom seti (her bir ebeveynden birer tane) bir araya gelir. Ancak herhangi bir set normalden daha az veya daha fazla kromozoma sahipse, bu düşükle sonuçlanabilir” dedi.
‘DÜŞÜK RİSKİNİ ARTIRAN ETKENLER’
Düşük riskini artıran faktörleri anlatan Op. Dr. Öztürk, şu bilgileri paylaştı:
“35 yaşından büyükseniz, daha genç bir kişiye kıyasla düşük yapma riskiniz daha yüksektir. 35 yaşında, yaklaşık yüzde 20 riskiniz vardır. 40 yaşında, risk yaklaşık yüzde 33 ile yüzde 40 arasındadır. 45 yaşında ise, bu oran yüzde 57- yüzde 80 arasında değişir. Daha önce bir veya daha fazla düşük öyküsü mevcutsa, gebelik kaybı riski daha da yüksektir. Kontrolsüz diyabet, hipertansiyon, tiroit ve hormonal bozukluklar gibi devam eden sağlık sorunları varsa, düşük yapma riski artmaktadır. Bazı rahim rahatsızlıkları veya zayıf rahim ağzı dokuları, yetersiz serviks olarak da adlandırılır, düşük yapma olasılığını artırabilir.”
‘SİGARA İÇENLERDE RİSK DAHA FAZLA’
Sigara içen kişilerin düşük yapma riskinin sigara içmeyenlere göre daha yüksek olduğunu işaret eden Op. Dr. Aslıhan Alp Öztürk, “Kafein veya alkolün yoğun kullanımı da riski artırır. Yasadışı uyuşturucuların kullanımı da riski çok artırmaktadır. Düşük kilolu olmak veya obez olmak, düşük riskinin daha yüksek olmasıyla ilişkilendirilmiştir. Bazen partnerlerden biri sağlıklı olabilir ancak düşük riskini artıran genetik bir sorun taşıyabilir. Örneğin, bir partnerin iki farklı kromozomun parçaları birbirine bağlandığında oluşan benzersiz bir kromozomu olabilir. Buna ‘translokasyon’ denir. Partnerlerden biri kromozom translokasyonu taşıyorsa, bunu embriyoya geçirmek düşük olasılığını artırır” ifadelerine yer verdi.
‘BELİRTİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ’
Op. Dr. Öztürk, dikkat edilmesi gereken bazı belirtileri şu şekilde sıraladı:
“Vajinadan ağrılı veya ağrısız kanama, lekelenme adı verilen hafif kanamalar da dahildir.
Kasık bölgesinde veya bel ile sırt bölgesinde ağrı veya kramp.
Vajinadan sıvı veya doku gelmesi.
Hızlı kalp atışı (taşikardi).”
Op. Dr. Öztürk, “Vajinadan doku geldi ise temiz bir kaba koyarak hekime başvuru sağlanmalıdır. Düşük belirtilerini kontrol etmek için doku incelenebilir. İlk trimesterde vajinal lekelenme veya kanama yaşayan çoğu hamilenin başarılı gebelikler geçirdiği de unutulmamalıdır. Ancak kanamanız şiddetliyse veya kramp tarzında ağrılarla birlikteyse mutlaka hekime başvuru sağlanmalıdır” dedi.
‘DÜŞÜĞE NEDEN OLABİLEN BESİNLER’
Bazı yiyeceklerin kontaminasyon, bakteriyel enfeksiyonlar veya yüksek düzeyde zararlı maddeler nedeniyle risk oluşturabileceğini söyleyen Op. Dr. Öztürk, düşük riskini azaltmak için kaçınılması gereken bazı yiyecekler hakkında şunları söyledi:
“Pastörize edilmemiş süt ve peynirler, düşük veya yenidoğanlarda ciddi hastalıklara yol açabilen enfeksiyona yol açabilen bir bakteri olan Listeria’ya ev sahipliği yapabilir. Pastörize olarak etiketlenmediği sürece taze, yumuşak ve küflü peynirlerden kaçınılmalıdır. Çiğ veya az pişmiş et tüketmek, düşükle sonuçlanabilen bir enfeksiyon olan toksoplazmoza yol açabilir. Kılıç balığı, uskumru ve kiremit balığı gibi balıklar, fetüsün gelişmekte olan sinir sistemine zarar verebilecek yüksek cıva seviyelerine sahiptir. Suşi ve diğer çiğ deniz ürünleri zararlı bakteri ve parazitler içerebilir. Yüksek kafein tüketiminin düşük riskini artırdığı görülmüştür. Bazı bitki çayları ve takviyeleri, rahim kasılmalarını tetikleyebilen ve potansiyel olarak düşükle sonuçlanabilen içerikler içerir. Yapay katkı maddeleri, koruyucu maddeler ve aşırı tuz içeren yiyecekler hamilelik sağlığını olumsuz etkileyebilir. Alkol, fetal alkol sendromuna ve düşüklere yol açabilir. Tamamen uzak durmanız önerilir. Pastörize edilmemiş meyve suları da hamilelikte risk oluşturabilecek E. coli gibi zararlı bakteriler içerebilir.”
‘DUYGUSAL OLARAK İYİLEŞME ZAMAN ALABİLİR’
Bazen her ne kadar istenmese de çeşitli faktörler sonrasında yaşanabilen düşük durumu sonrasında dikkat edilmesi gerekenlerden bahseden Op. Dr. Öztükrk, “Düşük yapan bazı kişiler kendilerini suçlarlar, gebeliğin sonlanması yıkıcı olabilir ve sizi bir dizi duygu ve birçok soruyla baş başa bırakabilir. Ancak çoğu zaman düşük, kimsenin hatası olmayan rastgele bir olay nedeniyle gerçekleşir. Düşük sonrası duygusal olarak iyileşmek genellikle fiziksel iyileşmeden daha zor ve uzundur. Kaybınız için yas tutmak için ihtiyacınız olan zamanı kendinize ayırın. Duygularınız hakkında eşinizle, arkadaşlarınızla ve ailenizle konuşun, kendinizi destekleyici insanlarla çevreleyin veya kaybınızla başa çıkmanıza yardımcı olması için profesyonel danışmanlık hizmeti almalısınız” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EN ÇOK HİLE LAHMACUNDA YAPILIYOR
Bir köfte firmasının köfte ve dönerinde domuz eti tespit edilmesi, skandalı daha da derinleştirdi. Listeye bakıldığında, en çok hilenin lahmacunda yapıldığı dikkat çekiyor. Peki, hilesiz bir lahmacunun fiyatı en az kaç lira olmalı? Ustalar, gerçek et kullanılarak yapılan bir lahmacunun en az 50-60 TL olması gerektiğini, bu fiyatın altında satılan lahmacunlardan kaçınılması gerektiğini belirtiyor.
Lahmacun, içine eklenen bol baharat, soya sosu ve tavuk taşlık gibi ürünler sayesinde müşterinin sahteciliği fark etmesinin en zor olduğu yiyeceklerden biri. Kıyma katılmadan, sanki et varmış gibi bir lezzet elde edilmesi bu yöntemlerle sağlanabiliyor. Bu durum, tüketicilerin gerçek et kullanılıp kullanılmadığını anlamasını oldukça zorlaştırıyor.
60 LİRAYA DA 250 LİRAYA DA BULMAK MÜMKÜN
Fiyatı düştükçe şüpheler artıyor. Piyasada 60 liraya da 250 liraya da lahmacun bulmak mümkün. Tarım ve Orman Bakanlığının açıkladığı tağşiş listesine göre sıklıkla kanatlı eti kullanıldığı tespit edildi. Gerçek lahmacunun fiyatı, kullanılan etin kalitesine, diğer malzemelere ve işletmenin genel maliyetlerine bağlı olarak değişir.
BU FİYATIN ALTINDAYSA SAKIN ALMAYIN
Uzmanlar, maliyetler göz önünde bulundurulduğunda gerçek et kullanılan bir lahmacunun 100 TL civarında olması gerektiğini ifade ediyorlar. Daha düşük fiyatlara satılan lahmacunlarda ise tağşiş riski olabileceği belirtiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses, 25 yıl aradan sonra Adana’da Çukurova Amfi Tiyatro’da sahne aldı.
Hayranlarıyla bir araya gelen Tatlıses, vatandaşlarla sohbet etti.
DİNLEYİCİLERDEN ALKIŞI ALDI
İbrahim Tatlıses, çok sayıda kişinin katıldığı etkinlikte sevilen eserlerini seslendirirken, şarkılarına hayranları da eşlik etti.
Vatandaşlarca cep telefonlarıyla görüntülenen Tatlıses, şarkı aralarında vatandaşlarla sohbet ederek duygusal anlar yaşadı.
İlgiyle takip edilen Tatlıses’in performansı, konser alanındaki dinleyiciler tarafından alkışlandı.


Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’de 9 yıl önce Özgecan Aslan cinayetinin ardından savunma amaçlı tekvando sporuna başlayan Özge Özbey (20) ile ikiz kardeşi Öykü Özbey, ulusal ve uluslararası müsabakalarda şampiyonluklar kazandı. İkizlerden Öykü Özbey, hedefinin önce Avrupa ardından dünya ve olimpiyat şampiyonluğu olduğunu söyledi.
Üniversite öğrencisi 19 yaşındaki Özgecan Aslan’ın 2015 yılında cinayete kurban gitmesinin ardından Özge ve Öykü Özbey, okullarına gelen milli takım antrenörü Ercan Aldemir ile tanışıp, onun yönlendirmesiyle tekvandoya başladı. Tekvandoya kendilerini savunmak için başlayan ikizler, yıllar içinde kendilerini geliştirerek ulusal ve uluslararası arenada başarılar elde etti. İkizler önce Balkan, ardından Türkiye şampiyonu olarak milli takıma seçildi. Milli takıma katılan ikizlerden Özge Özbey 2022’de Arnavutluk’ta düzenlenen Ümitler Avrupa Şampiyonu oldu. Öykü Özbey ise aynı turnuvada kendi kategorisinde Avrupa ikincisi olma başarısını elde etti.
BU DEFA HEDEF ŞAMPİYONLUK
Son olarak Ümitler Türkiye Şampiyonası’nda rakiplerini farkla yenen Öykü, Bosna Hersek’te düzenlenecek olan Ümitler Avrupa Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı. Çalışmalarına antrenörü Fuat Can Aldemir ile devam eden Öykü’nün hedefi Arnavutluk’ta yarım kalan hedefine ulaşarak Avrupa şampiyonu olmak. Tekvandoya başlama hikayesini anlatan ikizlerden Öykü Özbey, “Tekvandoya 2015 yılında Özgecan Aslan’ın katledilmesinden sonra Ercan Aldemir hocamızın okullara gelip bize bu sporu tanıtmasıyla başladım. İkizimle beraber başladık 9-10 yıldır devam ediyoruz. Yaşımız küçük olduğu için öncelikle yarışmalara yıldızlar kategorisinde başladık. Yalızlarla Türkiye şampiyonu, Dünya Başkanlık Kupası şampiyonu ve Balkan şampiyonu oldum. İkimizle birlikte ülkemizi Ümitler Avrupa Şampiyonası’nda temsil ettim. Ben Avrupa ikincisi ve ikizim ise Avrupa şampiyonu oldu. Aynı salondan hem Avrupa şampiyonu hem de Avrupa ikincisi çıktı. Bu bizim için gurur verici” dedi.
‘EN BÜYÜK HEDEFİM OLİMPİYAT MADALYASI’
Arnavutluk’ta 20-23 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan Ümitler Avrupa Şampiyonası’nın hazırlıklarını sürdüren Özbey, “Maç döneminde çift antrenman yapıyoruz. Antrenmanlarımız iki saat sürüyor. Tabii ki bu konuda antrenörlerim bana çok destek oluyor. Ayrıca Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi’nde antrenman yapıyorum. Önceki Avrupa Şampiyonası’nda ikinci olmuştum. İnşallah bu defa birinci olup bayrağımızı dalgalandıracağım. Sonrasında inşallah büyükler kategorisinde Avrupa ve Dünya şampiyonalarına gidebilmek. En önemlisi de olimpiyatlarda ülkemizi en iyi şekilde temsil edebilmek” diye konuştu. Tekvandoya savunma amaçlı başlayan ardından şampiyonluklar elden Özbey, tüm kız çocuklarının savunma sporlarına katılmasını istedi.
İkizlerin antrenörü Fuat Can Aldemir ise şunları söyledi:
“İkizler tekvandoya 2015 yılında başladı. 9 yılda ulusal ve uluslararası birçok başarı elde etti. Bu sene inşallah hedefimiz Avrupa şampiyonluğu. En büyük hedefimiz 2028 Los Angeles Olimpiyatları. Orada ülkemizi temsil edip altın madalya kazanacağız. Ama bundan öncesinde büyükler Avrupa ve Dünya şampiyonları var. İkizlerin madalya ile ülkemizi temsil edeceğine inanıyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilecik’te 13 yaşında genç yetenek Çağrı Karakuş, 3. Lig temsilcisi Eskişehir Anadolu Üniversite U-13 futbol takımına transfer oldu. Bu transfer öncesi de yine takımın 13 yaşında genç yeteneği Emir Koca’da 3. Lig temsilcisi İnegöl Kafkas Spor’un alt yapısına birçok oyuncu yetiştiren Kafkas Futbol Akademisi futbol takımına transfer olmuştu. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zeytinburnu Belediyesi’nin Zeytinburnu’nda yaşayan gençlere yönelik düzenlediği “Kış Spor Okulları”na kayıtlar başladı. 10 farklı spor branşında eğitim vermeye devem eden olan Kış Spor Okulları’ndan, Zeytinburnu’nda ikamet eden 5 -16 yaş arası tüm çocuk ve gençler ücretsiz olarak faydalanabiliyor. Zeytinburnu Belediyesi tarafından yapılan duyuruda, ön kayıtların 18 Ekim 2024 tarihine kadar www.zeytinburnu.istanbul adresinden çevrimiçi olarak kabul edileceği bildirildi. Daha sonrasında asıl kayıt ve kabullerin Zeytinburnu Belediyesi Hizmet Binası, Merkezefendi ve Beştelsiz Yüzme Havuzu’na müracaatla gerçekleşeceği öğrenildi.
10 farklı spor branşında eğitimler verilecek
Sadece cumartesi ve pazar günleri ilçedeki farklı okulların spor salonları, yüzme havuzu ve spor tesislerinde verilecek eğitimlerde yüzme, okçuluk, tenis, masa tenisi, voleybol, taekwondo, basketbol, jimnastik, buz pateni ve karate kategorileri yer alıyor. Okullara kayıt yaptıran öğrencilerin sadece tek bir branşı seçme hakkı var. Eğitimlerin tamamı alanında uzman eğitmen kadrosu tarafından veriliyor. Kış Spor Okulları’na katılan çocuk ve gençlere eğitim sırasında kullanmaları için eşofman takımı Zeytinburnu Belediyesi tarafından hediye ediliyor. Zeytinburnu Belediyesi’nin bu yıl 4’üncüsünü hayata geçirdiği “Kış Spor Okulları” projesiyle, gençlerin ve çocukların fiziksel ve ruhsal yönden gelişimine katkı sağlamasını hedeflerken, onlara sporu sevdirmek, spor yapma alışkanlığı kazandırıp, kendilerini keşfetmelerini ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmalarını amaçlıyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Spor Zirvesi, bugün saat Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) başladı. ‘İzmir Spor Zirvesi’nin açılışında İzmir Ticaret Odası (İZTO) Başkanı Mahmut Özgener, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu ve İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban açılış konuşması gerçekleştirdi. Açılıştan önce İstiklal Marşı’nın okunmaması ise konuklar tarafından tepki çekti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da konuşmasından önce İstiklal Marşı’nı talep etti ve marş okunduktan sonra organizasyona kaldığı yerden devam edildi.
Mahmut Özgener: “Buluşmamızın temel sebebi Türk sporunu geliştirmek”
İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener zirvenin Türkiye’nin spor kültürünü geliştireceğini vurgulayarak, “Ülkemizin spor tarihine baktığımızda, hem ulusal hem uluslararası alanda birçok başarıya imza attığımızı görüyoruz. Ancak buluşmamızın temel sebebi sadece geçmiş başarılar değil, gelecekte neler başarabileceğimizi planlamak ve sporun toplum üzerindeki dönüştürücü gücünü daha da derinlemesine incelemektir” dedi.
Türkiye’nin İtalya ile 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapacağını hatırlatan Özgener, “Bu organizasyonda ev sahibi kentler arasında İzmir’in de olması gerektiğinin altını bugün özellikle çizmek istiyorum. Avrupa Şampiyonası’ndaki maçların oynanacak kentlerle ilgili kararın gözden geçirilmesi için gerekli girişimleri hep beraber kuvvetli bir şekilde gerçekleştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.
Cemil Tugay: “İzmir için Spor Zirvesi çok önemli”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, zirvenin İzmir’de spor alanında yapılacaklarının planlanması açısından son derece değerli olduğunu söyleyerek, “Bir süre sonra dönüp bakıldığında İzmir Spor Zirvesi’nin ne kadar önemli olduğunu, kenti ne kadar değiştirdiğini çok daha iyi göreceğiz” diye konuştu.
İzmir’i gerçek bir spor kentine dönüştürmek istediklerini belirten Tugay, “Sporu görünür kılmak, spor kültürünü ve bilincini yaygınlaştırmak zorundayız. Avrupa Spor Haftası’nda buna dair pek çok şey yaptık. Vapur seferlerimizde egzersiz eğitimleri başlattık. Cumhuriyet Meydanı’nda ÇocukAtletizm Şenliği düzenledik. Buca ve Karşıyaka’daki yeşil alanlarda ücretsiz halk oyunları atölyesi başlattık. Spor ve sağlıklı yaşamın, kentin her yerinde hissedilmesi için gayret gösteriyoruz. Yakında, açık alanlarda spor malzemelerini ücretsiz olarak İzmirlilerle buluşturduğumuz konteynerler göreceksiniz” diye konuştu.
Mehmet Kasapoğlu: “İzmir’imizin spor yarınlarını güçlendirmek için buradayız”
İzmir’den yetişen birçok sporcunun Türkiye’nin sportif gelişimine önemli katkı verdiğini vurgulayan AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, “Bugün hep birlikte Türkiye’nin spor geleceğine yön verme noktasında, İzmir’imizin spor yarınlarını güçlendirme noktasında bir araya geldik. Türkiye’nin spor kültürünü güçlendirmek, spor kültürünü derin bir şekilde daha güçlü bir şekilde yarınlara taşımak amacıyla hep birlikte sorumluluklar üstlendik. O yüzden bugünkü bu birliktelik sadece bir etkinlik değildir. Aynı zamanda spor dünyasında nasıl bir geleceği hedeflediğimiz, nasıl bir vizyonu paylaştığımızın da göstergesidir” dedi.
Sporun bir ekonomi olduğunu da vurgulayan Kasapoğlu, “Spor denildiğinde aklımıza ilk olarak fiziksel bir aktiviteyle yapılan bir yarışma ve bir müsabaka geliyor. Sadece bu tanımlamayla sporu değerlendirdiğimizde eksik bir tanımlama yaparız. Spor eğitimidir, spor gençlerimize, spor yapanlara ahlaki değerleri öğreten bir etkinliktir. Spor bilimdir, spor bir ekonomidir. Aynı zamanda da diplomasidir. Uluslararası ilişkilerde bir güçtür. Diyaloğu, empatiyi ortaya koyma açısından, krizleri zaman zaman aşma açısından önemli bir unsurdur. Dolayısıyla spor kültürüne sahip bir ülkenin çok güçlü olması gerekir. Spor unsurunun yaşam biçimi olarak, hayat anlayışı olarak, kültür olarak hayatımızda olması gerektiğinin özellikle altını çizmek istiyorum” dedi.
Süleyman Elban: “Aru ettiğimiz başarı istediğimiz düzeyde değil”
Türkiye’de son dönemde spor altyapısının çok iyi bir duruma geldiğini dile getiren İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, “Ancak arzu ettiğimiz başarı henüz daha beklediğimiz düzeyde değil. Demek ki o zaman sporla ilgili başka şeyler de konuşmamız gerekiyor artık. Her şeyden önce sporla ilgili bir spor ahlakının oturması, Aziz Atatürk’ün sporcunun sadece zeki ve çevik olması değil, aynı zamanda ahlaklı olması vurgusu bu anlamda önemli. Spor kültürünün hem spor insanları arasında hem de tüm insanlar arasında yerleştirilmesi gerekiyor” dedi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>A Milli Takım, UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup’ta 11 Ekim Cuma günü Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu’nda Karadağ ile karşı karşıya gelecek. 21.45’teki maç için stadyumun kapıları müsabaka saatinden 3 saat önce yani 18.45’te açılacak. Maç öncesinde TFF’nin resmi internet sitesinden yayımlanan duyuruda, “Seyircilerin stadyuma, girişlerde sorun yaşamaması adına stada erken gelmeleri önem arz etmektedir. Stadyum çevresindeki yolların trafiğe kapalı olacağı göz önünde bulundurularak, trafik yoğunluğuna sebebiyet vermemek ve maça zamanında ulaşabilmek için seyircilerin stada özel araçlarıyla gelmemeleri, toplu taşıma araçlarını kullanmaları önemle rica olunur” ifadeleri kullanıldı.
Toplu taşıma bilgileri
Maçın oynanacağı Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu çevresindeki yolların trafiğe kapatılacağı göz önünde bulundurularak yapılan uyarıda, “Müsabakaya gelecek seyircilerimizin SAMULAŞ Tramvay, SAMULAŞ otobüs gibi yerel toplu ulaşım sistemini kullanarak stadyuma ulaşımlarını sağlaması önem arz etmektedir. Tüm toplu ulaşım sistemlerinin maç sonu geç saatlere kadar seferleri ve ek seferleri bulunmaktadır. SAMULAŞ tramvay ile gelecek seyircilerimiz Stadyum durağını, SAMULAŞ otobüsü kullanacaklar da T4″nolu otobüslerle 19 Mayıs Stadı durağını kullanarak stadyuma ulaşabilirler. Stadyuma sadece Passolig kart sistemi ile yüklenmiş bileti olan seyirciler giriş yapabilecektir. Bu bilet sağlayıcıdan satın alınan biletler ile giriş yapılabilecek olup, Passo dışında farklı sitelerden alınan biletler hususunda sorumluluk kabul edilmeyecektir. Stadyum dışında Güney kale arkasında karşılıklı olan stadyum gişeleri ve AVM Passolig gişelerinden hizmet verilecektir. Gişeler saat 22.30’a kadar (1. devre sonuna kadar), kart sorunu olan seyircilerimiz için yardım masası olarak açık olacaktır. Gişelerden; Tek Geçişlik Kart ve yardım masası hizmetleri verilecektir. Müsabaka günü gişelerden kart başvurusu alınmayacaktır. Cep telefonundaki biletle girmek isteyen seyircilerimizin, cep telefonu ışığını en üst seviyede ayarlayıp, turnikede bileti okutması gerekmektedir, aksi takdirde girişleri yavaşlatacak durumlar oluşabilir” denildi.
Otopark kullanımı
Açıklamada stada araçlarıyla gelecek kişiler için yapılan uyarıda ise, “Stadyuma araç ile sadece TFF tarafından organize edilmiş araç kartı olan araçlar kabul edilecek olup, araç kartı olmayan seyircilerin araçların stadyuma yakın otoparkları kullanarak stadyuma ulaşması gerekecektir. Araç kartı olmayan araçlar Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından stadyuma yaklaşım yollarına sokulmayacaktır” ifadeleri kullanıldı.
Seyircilerin dikkat etmesi gereken hususlar ve yasaklar
TFF’den yapılan açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:
“Maça gelecek seyircilerimizin stadyuma rahat ve zamanında ulaşmaları, emniyetli ve güvenli şekilde maç atmosferini yaşamaları adına, kurallara riayet etmeleri gerekmektedir. Tribündeki sorun yaşanmaması ve emniyetli şekilde maç organizasyonunun yapılması adına; tüm tribün merdivenlerinin boş bırakılması ve merdivenlere oturulmaması, stadyuma aşağıda belirtilen yasaklı maddeler ile girilmemesi ve kesinlikle saha alanına girilmemesi ya da teşebbüs edilmemesi gerekmektedir. Stadyuma meşale, ses bombası, torpil, duman bombası sokulmaması, sokmaya çalışanların en yakın güvenlik görevlisine bildirilmesi önem arz etmektedir. Stadyuma, İl SporGüvenlik Kurulu kararı gereğince din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet veya mezhep farkı gözeterek hakaret oluşturan, siyasi, şiddet içerikli ve rakibi küçük düşürecek pankartlar kesinlikle alınmayacaktır. Stadyuma girişlerde, İl Spor Güvenlik Kurulu kararı gereğince bayrak olarak sadece iki ülke bayrağı alınacaktır, bunun dışında herhangi bir bayrak, pankart, flama vb. malzeme stadyuma alınmayacaktır. Stadyum içerisinde tüm seyircilerimize, turnike girişi sonrası Türk bayrağı dağıtılacaktır.
Bozuk para, çakmak, selfie çubuğu, A4 boyutundan büyük çantalar, parfüm ve deodorant şişeleri, lazer pointer, kamera, fotoğraf makinası, şarj cihazı, sarj güç adaptörü (powerbank), ses çıkaran araçlar (vuvuzela, megafon, düdük), tahta, demir sopalı bayrak flamalar, ağzı kapalı (cam-kutu) içecek kutuları, sırt çantası, valiz, ruhsatlı olsa dahi ateşli silahlar, delici, kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddeler, uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ve ilgili mevzuatın belirlediği esaslara aykırı olarak alkollü içecekler. İçecek kutuları ağzı açık dahi olsa alınmayacaktır. Gazlı içecekler büfelerde bardakta satılacak, su ise yine büfelerde ağzı açılmış bardak su olarak satılacaktır. Acil durumlarda, tribünlerde bulunan seyirci sağlık odalarındaki ve stadyum dışındaki ambulanslarda bulunan, acil müdahale görevlilerinden, ilk yardım konusunda yardım alınabilir. Stadyum etrafında yeterli miktarda ambulans görevlendirilmesi yapılmıştır. İl Sağlık Müdürlüğü ve özel sağlık kuruluşumuz tarafından toplamda 4 adet ambulans acil durumlar için görev yapacaktır.” – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUNSPOR kurulduğu tarihten bugüne kadar Süper Lig’de oynadığı 19 sezonun en iyi başlangıcını yaptı. 2024-2025 Süper Lig sezonunda 8 maçın 6’sını kazanan kırmızı-beyazlı ekip, 36 yıl sonra kendi rekorunu kırdı.
Samsunspor, günümüzde Süper Lig olarak adlandırılan ancak 1962-1963 sezonundan, 2001-2002 sezonuna kadar ‘Türkiye 1’inci Futbol Ligi’ olarak bilinen Türkiye’nin en yüksel futbol ligine ilk olarak 1969-1970 sezonunda katılım sağladı. 1987-1988 sezonunda ise ilk 8 maçında 5 galibiyet, 2 mağlubiyet ve 1 beraberlik alarak 17 puan toplayan Samsunspor, daha sonra Süper Lig’de yaşadığı inişli çıkışlı dönemlerinden dolayı bu rekoru egale edemedi. 2024-2025 sezonu öncesinde transfer yasağı alan Samsunspor, Alman Teknik Direktör Thomas Reis ile ilk 8 maçta 6 galibiyet, 2 mağlubiyet alarak toplamda 18 puan ile 36 yıl aradan sonra kendi Süper Lig rekorunu kırdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SÜPER Lig ekiplerinden Antalyaspor’un kaptanlığını yapan Veysel Sarı’nın (36) futbola başlama ve kariyerindeki yükselme hikayesi şaşırtıyor. Toprak sahada oynarken fark edilen Sarı, 16 yaşındayken diz kapağından vurulup ‘Bir daha yürüyemez’ denilmesine rağmen 2 hafta önce Süper Lig’deki 400’üncü maçına çıktı.
İstanbul’da dünyaya gelen Veysel Sarı, çocuk yaşlarında mahalle arasında futbol oynamaya başladı. Arkadaşlarıyla futbol oynadığı sırada, Beyoğlu Yeniçarşı’nın antrenörünün kendisini görüp takıma çağırmasıyla futbol hayatı başlayan 11 yaşındaki Veysel Sarı’yı ailesi de destekledi. İmkansızlıklar içerisinde büyüyen Sarı, antrenmanlara yürüyerek gidip geldi. En büyük hayali ve hedefi futbolculuk olan Veysel Sarı, bu sevdasından vazgeçmedi.
DİZ KAPAĞINDAN VURULDU
Bir yandan çalışan diğer yandan futbol hayatına devam eden Veysel Sarı, forvet mevkiinde oynarken Galatasaray’ın efsanesi Metin Kurt’un yönlendirmesiyle stoper olarak görev yapmaya başladı. Ancak Sarı, 16 yaşındayken talihsiz bir olay yaşadı. Okul çıkışı arkadaşlarıyla yürürken kimliği belirlenemeyen kişinin silahlı saldırısına uğradı. Diz kapağından vurulan Sarı, hastaneye götürülürken haberi alan anne ve babası da hemen yanına gitti.
‘BU ÇOCUK ARTIK YÜRÜYEMEZ’
İlk kontrolleri yapan doktor ailesine, ‘Bu çocuk artık yürüyemez’ dedi. Ailesi gözyaşı dökerken Veysel Sarı ise yürümeden nasıl hayatına devam edeceğini düşündü. Ancak bir süre sonra gittiği başka bir hastanenin doktoru Sarı’ya, tedaviyle yürüyebileceğini, hatta tekrar futbol oynayabileceğini söyledi. Pes etmeyen Sarı, yaklaşık 3 ay boyunca yoğun tedavi ve fizik tedavinin ardından iyileşip tekrar futbol oynamaya başladı.
20 YAŞINDA PROFESYONEL OLDU
En büyük hayali olan futbola odaklanan ve yaşadıklarıyla daha da hırslanan Veysel Sarı, kariyer basamaklarını tek tek çıkmaya başladı. Önce Beylerbeyi’ne transfer olan Sarı, gösterdiği üstün performansla 20 yaşındayken profesyonel sözleşmeye imza atarak o dönem Süper Lig’de oynayan Eskişehirspor’un kadrosuna katıldı. Burada gösterdiği başarının ardından sırasıyla Galatasaray, Kasımpaşa ve Antalyaspor’da forma giyen Veysel Sarı, 2 kez de A Milli Takım’ın formasını terletti.
ANTALYASPORUN’UN VAZGEÇİLMEZ OYUNCULARI ARASINDA
Başarılarıyla adından söz ettiren, Antalyaspor’un vazgeçilmez oyuncuları arasında yer alan Sarı, aynı zamanda takımın kaptanlığını yapıyor. Sarı, Süper Ligde 2 hafta önce Antalyaspor’un Kasımpaşa ile oynadığı karşılaşmada takımıyla 150’nci, Süper Lig’de ise 400’üncü maçına çıktı.
‘İLK DEFA ANNEMLE BABAMIN GÖZYAŞI DÖKTÜĞÜNÜ GÖRDÜM’
Süreçte yaşadıklarını Antalyaspor’un sosyal medya hesabında anlatan Sarı, “16 yaşımdayken kötü bir anı oldu benim için. Ayağımdan bir darbe aldım, diyelim. Ondan sonraki dönem benim için hem negatif hem pozitif oldu. Hastaneye gittiğimiz zaman babam ve annem doktorla konuştuklarında ben de oradaydım. Doktor babama ‘Çocuk bir daha yürüyemeyecek’ dedi. Yürüyemezsem hayatım nasıl devam edecek, diye düşündüm. İlk defa annemle babamın gözyaşı döktüğünü gördüm” dedi.
‘FİZİK TEDAVİDEN SONRA MAÇA ÇIKTIM, 2 GOL ATTIM’
Vurulmasının kendisini hem negatif hem pozitif etkilediğini belirten Veysel Sarı, “Hastanede yatarken doktor MR istedi. Sonuçları almaya giderken ben yürüyemiyordum. Annem, ağabeyim ve ben birlikte gittik. Doktor MR sonuçlarına bakarken ‘Ben de anlamadım ama şu an hiçbir şey yok ayağında. Yarın tedaviye başlasın, 3 ay sonra top oynayabilir’ dedi. Orada hayatım pozitife döndü. 3 aylık fizik tedaviden sonra maça çıktım ve 2 gol attım. O sene 35 karşılaşmaya çıktım” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ziraat Türkiye Kupası 2.Tur maçlarının programı ve bu maçları yönetecek hakemler açıklandı. Programın açıklanmasının ardından Erciyes 38 FK için ilginç bir durum ortaya çıktı. Mavi-siyahlı takım ilk olarak ZiraatTürkiye Kupası 2. Tur maçında 10 Ekim Perşembe günü kendi sahasında Orduspor 1967 A.Ş.’yi konuk edecek. Karşılaşma RHGEnertürk Enerji Stadı’nda saat 19.00’da oynanacak.Bu maçı Berat Buğra Çelik yönetirken, yardımcılıklarını Demirhan Emir ile Murathan Çomoğlu yapacak. Bu maçın da 3 gün sonrası 13 EkimPazar günü Erciyes 38 FK, bu kez Orduspor 1967 A.Ş. takımını lig maçında konuk edecek. Bu maç ise Atatürk Spor Komleksi Yan Açık Saha’da saat 15.00’da başlayacak.
Maç öncesinde Orduspor 1967 A.Ş., 3. Lig 4. Grup’ta 13 puan ile lider durumda bulunurken, Erciyes 38 FK ise topladığı 5 puan ile aynı grupta 9. sırada yer alıyor. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Kapadokya’nın tepelerinde ve vadilerinde gerçekleşecek Salomon Cappadocia Ultra Trail’e, dünyanın dört bir yanından 2 bin 368 patika koşucusu kayıt yaptırdı. Bu yıl 11. kez düzenlenecek Cappadocia Ultra-Trail, 19-20 Ekim tarihlerinde koşulacak. Cappadocia Ultra Trail; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Nevşehir Valiliği, Ürgüp Kaymakamlığı, Ürgüp Belediyesi, TürkiyeTurizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Türkiye Atletizm Federasyonu katkılarıyla yapılacak.
Bu sene yarışa 73 ülkeden 2 bin 368 sporcu kayıt yaptırırken, yarın ise katılımcılara geç kayıt imkanı sunulacak. 119K’lık parkura 233, 63K’lık parkura 565, 38K’lık parkura 1147 sporcu kayıt yaptırdı.
Ayrıca kadın ve erkek sporculardan oluşan, kurumsal takımların yer aldığı Team Games yarışlarında ise toplam 423 sporcu mücadele edecek.
9 Ekim Çarşamba gününe özel kayıt yaptırmak isteyenler geç kayıttan faydalanırken, elde edilecek gelirler de Lösemili Çocuklar Vakfı’na (LÖSEV) bağışlanacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup’ta 11 Ekim Cuma günü saat 21.45’te Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu’nda Karadağ ile karşı karşıya gelecek. Bu mücadeleyi İtalya Futbol Federasyonu’ndan Daniele Chiffi yönetecek. Chiffi’nin yardımcılıklarını Alessio Berti ve Luigi Rossi yapacak. Müsabakanın dördüncü hakemi de Matteo Marchetti olacak.
Daniele Chiffi, millilerin Avusturya’ya 6-1 kaybettiği hazırlık maçında da düdük çalmıştı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OFSAYT TARTIŞMALARI VARDI
Gaziantep FK-Beşiktaş mücadelesinin 26. dakikasında, konuk ekibin atağında Immobile ceza sahası içerisinde yerde kaldı. Hakem Muhammet Ali Metoğlu, potansiyel penaltı için kenara geldi. VAR’ın tavsiyesi üzerine kalecinin teması olduğunu belirledi ve sahaya dönerek penaltı kararı verdi. Öte yandan Rafa Silva’nın pozisyonun içerisinde yer aldığı konum ofsayt tartışmalarını beraberinde getirmişti.
HAKEMLER NE KONUŞTU?
Gaziantep FK-Beşiktaş maçında Ciro Immobile’ye yapılan müdahele sonrası verilen penaltı pozisyonu ile ilgili VAR konuşması şu şekilde;
Muhammet Ali Metoğlu: Bir dakika. Tamam, evet.
VAR: Şu anda kaleci topla oynamıyor.
Muhammet Ali Metoğlu: Evet, 17 numara. Tamam, gördüm.
VAR: Şimdi diğer bir açıdan da kalecinin oyuncuya olan etkisini gösteriyorum.
Muhammet Ali Metoğlu: Tamam. Penaltı veriyorum, kart gösteriyorum.
VAR: Doğrudur.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SOL ARKA ADALESİNDEN SAKATLANDI
Siyah-Beyazlı kulüpten yapılan açıklama şu ifadeler kullanıldı;
“Futbol A Takımımızın Gaziantep Futbol Kulübü ile oynadığı müsabakada, sol uyluk arka adalesinde ağrı hisseden oyuncumuz Gabriel Paulista’nın yapılan değerlendirme ve Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde gerçekleştirilen MR görüntülemesinde sol uyluk üst arka adalesi (biceps femoris) gerilme ve kısmi yırtık tespit edilmiştir.
Gabriel Paulista’nın tedavisine sağlık ekibimiz tarafından başlanmıştır.”
NE ZAMAN DÖNECEK?
Gabriel Paulista’nın 2-3 hafta sahalardan uzak kalması bekleniyor. 33 yaşındaki tecrübeli stoperin Galatasaray ile oynanacak derbiye yetişme ihtimali bulunuyor. Beşiktaş,Trendyol Süper Lig’in 10. haftasında 28 Ekim Pazartesi günü ezeli rakibine konuk olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEŞİKTAŞ’IN AÇIKLAMASI
Siyah Beyazlı kulüp, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;
“Olympique Lyon – Beşiktaş Maçı Hakkında Taraftarlarımıza Önemli Duyuru
Lyon Valisi, Futbol Takımımızla Olympique Lyon arasında 24 Ekim Perşembe günü OL Stadyumu’nda oynanacak UEFA Avrupa Ligi müsabakası ile ilgili olarak, taraftarlarımızın stadyuma ve Lyon kentine alınmamasına karar vermişti.
Kulübümüzün söz konusu kararın gözden geçirilmesi için yaptığı girişimler doğrultusunda; Lyon Valiliği, Fransız Emniyeti, UEFA Güvenlik Birimi, Türkiye Futbol Federasyonu Güvenlik Koordinatörlüğü ve Türkiye NFIP’nin katılımıyla gerçekleşen güvenlik toplantısı neticesinde, 2017 yılında yaşanan ciddi olayların tekrar etme ihtimali ve yüksek güvenlik riski nedeniyle Lyon Valiliği’nin aldığı karar kesin olarak onandı.

Olympique Lyon – Beşiktaş müsabakasında taraftarlarımızın deplasman tribününde yer alamayacağını belirtir, herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına söz konusu maç için seyahat programı yapılmaması hususunu taraftarlarımızın bilgisine sunarız.”

LYON-BEŞİKTAŞ MAÇI NE ZAMAN?
Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi’nin 3. haftasında deplasmanda Fransız temsilcisi Lyon ile kozlarını paylaşacak. 24 Ekim Perşembe günü Groupama Stadyumu’nda oynanacak karşılaşma TSİ 22.00’de oynanacak. Siyah-beyazlılar, UEFA Avrupa Ligi’nin ilk 2 haftasında Ajax’a deplasmanda 4-0, Frankfurt’a ise sahasında 3-1 kaybetmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçtiğimiz günlerde İstanbul’un göbeğinde yaşanan korkunç olay görenlerin kanını dondurdu. Semih Çelik isimli şahıs, 19 yaşındaki İkbal ve Ayşenur’u katlettikten sonra surlarda atlayarak hayatına son verdi. Yaşanılan olaylarından ardından Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik, kan dondurucu olaylar hakkında açıklamalarda bulundu. Yaşanılan kadın cinayetleri hakkında isyan eden Başkan Çelik, “Artık yeter, kadın cinayetlerini durduracak yasal düzenlemeler acilen hayata geçirilmelidir” şeklinde isyan etti.
Son günlerde yaşanılan olaylar hakkında açıklamalarda bulunan Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik, şu şekilde açıklamalarda bulundu;
“Henüz hayatının baharında, 19 yaşındaki iki kızımız; 1 yıl içinde 5 kez ruh hastalığı nedeniyle tedavi gören bir cani tarafından katledildi. Artık hayatın gerçeği haline gelen kadın cinayetleri ile kalıcı çözümler beklerken ne yazık ki; yasa koyucular tarafından bir umursamazlık, bir vurdumduymazlıkla karşı karşıyayız. Kadınlarımızı şiddete ve cinayetlere karşı koruma altına alan İstanbul Sözleşmesinden bir kararname ile çıkanlar, artan kadın cinayetleri için ivedilikle çözümcü kararlar almalıdır! Şiddetin her türü kayıtsız, şartsız insan hakları ihlalidir ve suçtur. Artık yeter, kadın cinayetlerini durduracak yasal düzenlemeler acilen hayata geçirilmelidir” – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Hatay ziyaretleri kapsamında, Arsuz ilçesinde bulunan Füsun Sayek Sağlık ve Eğitim Derneği bünyesindeki dokuma atölyesini ziyaret etti.
Partisinin MYK toplantısı öncesinde, burada kadın dokumacılarla bir araya gelen Özel, dokumacılarla sohbet etti. Kadın dokumacılar Özel’e ve eşi Didem Özel’e kendi dokudukları atkılardan hediye etti. Dokuma tezgahının nasıl çalıştığını dinleyen Özel, tezgahın başına oturarak atkı dokudu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu toplantısına katılmak üzere Hatay’ın Arsuz ilçesine geldi. Özel, MYK toplantısının yapılacağı Füsun Sayek Sağlık ve Eğitim Geliştirme Derneği’nin konteynerlerinde incelemelerde bulundu. Dokuma tezgahının başına geçen Özgür Özel, kadınlarla birlikte kilim dokudu. Özel ve beraberindeki MYK üyeleri, daha sonra basına kapalı toplantıya başladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Annesinin rahatsızlığı nedeniyle 7 yaşında yemek yapmayı öğrenen Halaç, yıllardır bir restoran açmanın hayalini kurdu.
Kastamonu’da 40 yaşından itibaren birçok firmada aşçı olarak çalışan Halaç, 3 ay önce restoran açmaya karar verdi.
Kuzeykent Ulu Cami karşısında “Türkan Sultan Mutfağı” adında restoran açan Halaç, çocukluk hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyor.
Halaç, restoranında Kastamonu’nun coğrafi işaretli ürünlerinden Devrekani hindi banduması, İhsangazi ekşili pilavı, Daday etli ekmeği ve Kastamonu tiridi gibi birçok yöresel lezzeti vatandaşlarla buluşturuyor.
Türkan Halaç, AA muhabirine, 20 yılı aşkın süredir birçok firmada aşçı olarak çalıştığını söyledi.
Çalışmaktan gurur duyduğunu anlatan Halaç, “Sürekli yöresel yerlerde çalıştım. Hep tarihi yerlerde çalıştım. Mesleğimi severek yapıyorum. Adeta bağlıyım mesleğime.” dedi.
Yemek yapmaya 7 yaşında başladığını ifade eden Halaç, “7 yaşımda annem hastalanınca hamurlu ekmek yapmaya başladım. Sonra kendimi geliştirdim. Köylerde düğün, mevlit olurdu. Onlara börek yapmaya giderdim. Mesleğimi çok seviyorum. Yemeğe ilgim var. Yurtta çalıştım. Eşime sürekli ‘benim dükkanım olsun’ dedim.” ifadelerini kullandı.
Çocukluk hayalini 3 ay önce gerçekleştirdiğini belirten Halaç, eşi ve oğlu ile birlikte çalıştığını söyledi.
Hayatının çalışmakla geçtiğini belirten Halaç, şunları kaydetti:
“Çok çalıştım, aşırı çalıştım. Çocukluk hayalim 60 yaşımda gerçekleşti. Keşke daha önce başlasaydım. Yine de yaşlanmış değilim kendimi 18 yaşımda hissediyorum. Hamur açmaya başladığımda sabaha kadar açsam yorulmuyorum. Yöreseli çok seviyorum. Burada baklava, su böreği, tirit, banduma, çene çarpan, mantı, etli yaprak sarması yapıyorum. Yöresele daha ağırlık veriyorum. Buraya gelenler de çok memnun. Eşim bana çok büyük destek oldu. Kendi başıma yapamazdım. Hedefim vatandaşlara hizmet etmek, daha da ileriye gitmek.”
Vatandaşlardan Müberra Yadigar ise kadın girişimci sayısının artması gerektiğini söyledi.
Restorandaki yemekleri çok beğendiğini ifade eden Yadigar, “Böyle bir yer açılması bizleri çok mutlu etti. Yöresel yemekler için buradayız. Kadın girişimcinin böyle bir yer açması ihtiyaçtı, herkesi bekliyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yapımcı Ali Sacihan ile senarist İshak Tekgül, filmle ilgili soruları cevapladı.
Ali Sacihan

● ‘Pırıl’, matematik sevgisiyle öne çıkan bir karakter. ‘Pırıl’ın yaratım sürecinde nelere dikkat ettiniz?
Ben aslında bir matematik öğretmeniyim. Eşim Neslihan da meslektaşım. Pırıl eşimin hayalinden doğmuş bir karakterdir. Öğretmenlik yaptığımız dönemlerde çocukları ve matematiği bir arada gözlemleme şansımız oldu ikimizin de. Tespit ettiğimiz ana sorun, matematiğin sevilmezse anlaşılamayacağı oldu. Pırıl bu yüzden matematiğin eğlenceli yüzünü çocuklara göstermek için oyunlaştırarak ve eğlendirerek anlatıyor. En dikkat ettiğimiz husus matematikte eğlenceden taviz vermemek.
REKLAM
● ‘Pırıl’ı dizinin ardından sinema perdesine taşımanızdaki en büyük motivasyonunuz neydi?
Pırıl TRT Çocuk’ta hedef kitle seyircisini kucaklamayı başardı. Veliler de öğretmenlerimiz de çocuklar da dizimizi sevdiler. Bu da ATF ailesi olarak bizi yüreklendirdi ve sinemaya taşımaya karar verdik. Senaristimiz İshak 2. Tekgül güzel bir sinopsisle geldi bize. Uzun ve yoğun çalışmalar neticesinde senaryosuyla müziğiyle rengiyle sesiyle içimize sinen bir film oldu.
● Türkiye’de animasyon ve çizgi dizi/film sektörünü genel olarak değerlendirmenizi rica etsek…
Ülkemiz animasyon dizi/film sektörü büyük bir mücadele veriyor gerçekten. Animasyon çok maliyetli bir iş ancak şunu görebiliyoruz ki her geçen gün bu sektör ülkemiz adına ileri taşınıyor. Bugün biz de üzerimize düşeni yaptık.
İshak Tekgül
● Matematik genellikle çocukların daha az sevdiği bir alan. Pırıl ile matematiği nasıl bir açıdan ele alıyorsunuz?
Pırıl’ın gözünden matematiğe bakan çocuk onun korkulacak bir ders değil tam aksine eğlencelerle dolu tarafını görmüş oluyor. Pırıl ve arkadaşlarının matematiğe yaklaşımı çocuklara rol model oluyor. TRT Çocuk ekranlarında yayınlanan Pırıl animasyon dizimiz çocukları eğlendirirken aslında çok önemli bir ders olan matematiği oyunu seven her çocuğun kavrayabileceğini de gösteriyor.
● Yazım süreçlerinizde ilham aldığınız ve çocuklara da ilham olmasını istediğiniz şeyler nelerdir?
Pırıl’ın sinema filmini yazarken bana ilham olan şey bu evrenin ölçülebilir ve matematikle açıklanan bir yanının olmasıydı. İnsan herhangi bir şeyi kavrayabilmek için en az iki şeyi birbirine bağlaması ve hesaplayıp aklına yatırması gerekiyor. Matematik bu noktada olmazsa olmaz bir şey. Ben matematikten hiç anlamam diyen herkesin aslında sosyal hayatta matematiği ne kadar kullandığını fark etmesi gerekiyor.
● Animasyon dizi ile filmlerin senaryo açısından farklılıkları nelerdir? Aileler ve çocukların filmi izledikten sonra nasıl bir duyguyla sinemadan ayrılmasını bekliyorsunuz?
Animasyon dizimizin her bölümü belli bir noktayı aydınlatan lokal ışık ise sinema filmimiz “Pırıl Sayıların Gizemi” kocaman bir şehri Pırıl Pırıl aydınlatan daha büyük bir hikaye. Sinema filmimizde de dizide olduğu gibi çıkış noktamız matematik. Aynı matematik hem problemimiz hem de çaremiz oluyor. Film geniş bir yaş grubuna hitap etmeyi başardı. Bunu filmimizin galasında gözlemleme şansım oldu. Aileler çocuklarıyla birlikte bu gizemli macerada aynı problemi birlikte çözmeye çalışıyorlar. Seyircilerimizi filmin çıkışında matematiğe dair uzun bir sohbet bekliyor. Film çocuklarımıza mücadele ruhundan, arkadaşlıktan, ekip bilincinden bahsederken çıkışta matematiği sevmeyen bir çocuğa bile “iyi ki matematik var” dedirtmeyi başarıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

TAKI TÖRENİ 5 SAAT SÜRDÜ
Takı töreninin 5 saat sürdüğü düğünde, damada 10 milyon TL, geline ise yaklaşık 4 kilo altın takıldı. Takılan parayı yaklaşık 25 kişi sayarken, gelin Hasret Bilici’nin üzerindeki takıları taşımakta zorlandığı görüldü. Davetliler, gelin ve damatla birlikte halay çekti, söylenen Kürtçe şarkılar eşliğinde saatlerce oynadı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

ALANSON’UN AÇIKLAMASINDAN BİR KAÇ SAAT SONRA SERT BİR MESAJ YAYIMLADI
Alanson’dan birkaç saat sonra bir açıklama da eşi Biricik Suden’den geldi. Taziye için arayanlara önce teşekkür eden Biricik Suden, taziyeye diye arayıp Mazhar Alanson’dan çok ağlayanlara uyarı geçti.


Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞAHAN GÖKBAKAR’IN BAŞI VİLLASIYLA DERTTE
Mülkiyeti Şahan Gökbakar’ın ortağı olduğu Çamaşırhane Film Yapım Anonim Şirketi’ne ait villa ve eklentilerinin yapı kayıt belgeleri, kaçak yapılar nedeniyle 9 Kasım 2022’de MuğlaÇevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu tarafından iptal edildi. Ardından izinsiz faaliyet olması sebebiyle villanın sahipleri hakkında suç duyurusunda bulunuldu. MarmarisBelediye Başkanlığı da yıkım kararlarının alınması ve yapı ilgilisine yıkım tebligatlarının yapılması için uyarıldı.

Marmaris Belediye Başkanlığı, 15 Aralık 2023’te iptal kararının aleyhine Muğla 1’inci İdare Mahkemesi’nde dava açıldığını gerekçe göstererek, söz konusu davanın sonucuna göre inceleme ve tespitlerin yapılacağını ve konu hakkında bilgi verileceğini bildirdi. Bakanlık tarafından 21 Aralık 2023’te Marmaris Belediye Başkanlığı’na gönderilen resmi yazı ile kanundaki ilgili madde hatırlatılıp söz konusu davaların, konu hakkında yapılması gereken iş ve işlemlerin yürütülmesinde herhangi bir engel teşkil etmediği bildirildi. Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu’nun 9 Kasım 2022 tarihli iptal kararıyla ilgili mahkemelerden bugüne kadar Bakanlık aleyhine yürütmeyi durdurma veya iptal gibi herhangi bir karar çıkmadı.
BELEDİYEYE VİLLANIN YIKIM KARARI GİTTİ
6 Eylül 2024’te Marmaris Belediye Başkanlığı’na gönderilen yazı ile Komisyon’un iptal kararı ile ilgili karşı açılan davalarda iptal ya da yürütmeyi durdurma kararı olmadığı bir kez daha hatırlatıldı. Ayrıca, yıkım işlemlerinin tesis edilmesi için Marmaris Belediye Başkanlığı bir kez daha uyarıldı. Yıkımın, Marmaris Belediyesi tarafından gerçekleştirilmemesi durumunda kanun gereği Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın gerçekleştirmesi gerektiği hatırlatıldı. Gerekli işlemlerin yasada belirlenen süreler içinde gerçekleştirilmemesi durumunda nedenine dair bilgi istendi. Sorumluluklarının yerine getirilmesi için gerekli uyarılar yapıldı.

“MAKİNE VE EKİPMAN DESTEĞİ VERİLEBİLİR”
İlgili kanunlar gereğinde Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin yıkım için destek verebileceği hatırlatıldı. Yıkım için yeterli araç gereç bulunamaması halinde yine kanunlar gereğince makine ve ekipman desteğinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden karşılanabileceği belirtildi. Buna rağmen yıkımın yapılmaması durumunda, yapıların yıkım maliyetlerinin yüzde 100 fazlası ilgili Belediye Başkanlığı’ndan tahsil edilmek üzere Bakanlık tarafından yıkılabileceği hatırlatıldı. Yasal süresi içerisinde yıkım iş ve işlemlerinin ilgili ilçe belediye ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından gerçekleştirilmemesi halinde bakanlığın denetim yetkisinin bulunduğu belirtildi
MÜHÜRLENDİ
Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ile Marmaris Belediyesi ekipleri, Çamaşırhane Film Yapım Anonim Şirketi’ne ait olan ve ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’nda yer alan yapıda inceleme yapıp, yapı tatil tutanağı düzenleyerek, mesken ile eklentileri mühürledi.

İDDİANAME HAZIRLANDI
Şahan Gökbakar’ın Marmaris’teki Birinci Derece Doğal SİT Alanı’nda bulunan villasında izinsiz güneş paneli ve su deposu yaptırmasıyla ilgili iddianame hazırlandı. İddianameye göre soruşturma, Muğla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla başlatıldı. Müdürlük, yaptığı suç duyurusunda şüphelilerin Turgut Mahallesi’nde yer alan yapıya izinsiz fiziki ve inşai müdahalede bulunduğuna yer verdi. Söz konusu taşınmazda kaçak olarak beton dolgu üzerine ahşap iskele, taş duvar, bir adet konut yapısı, bir adet depo yapısı, çardak, güneş paneli ve su deposu inşa edildiği vurgulandı.
“AYKIRILIKLARI BİZ YAPMADIK, SATIN ALDIĞIMIZDA BÖYLEYDİ”
Şahan Gökbakar, kardeşi Togan Gökbakar ve Çağrı Özeren’in ifadelerine de yer verilen iddianamede, şüphelilerin; “Biz taşınmanızı 2020’de satın aldık. Aykırılıkları biz yapmadık, satın aldığımızda böyleydi” diye savunma yaptığı hatırlatıldı. Taşınmazın önceki sahibi Osman Bayındır’ın da suçlamayı kabul etmediği ifade edildi.
GÖKBAKAR’IN 10 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR
İddianamede Şahan Gökbakar, kardeşi Togan Gökbakar, Çağrı Özeren ve Osman Bayındır’ın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nu ihlal ve imar kirliliğine neden olma suçlarından 3’er yıldan 10’ar yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. Hazırlanan iddianame Marmaris Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İddianame kabul edilirse sanıklar önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ENİŞTESİNE GÖĞÜSLERİNİN FOTOĞRAFINI YOLLAMIŞ
4 yıldır evli olan ve 24 eylül salı günü akşamı ortadan kaybolan Cennet, günler sonra bir video yayınlayarak eşinin kendisine ihanet ettiğini ve bu yüzden evi terk ettiğini belirtti. Yayınladığı videoda “Neslihan seni affetmeyeceğim. Sen bana en büyük kazığı attın” diyen Cennet, ablası Neslihan’ın göğüslerinin fotoğrafını kocasına yolladığını öne sürdü.
SAVUNMASI ŞAŞIRTTI
Stüdyoda soğuk duş etkisi yaratan bu sözler sonrası gözlerin çevrildiği Neslihan ise “Göğsümde bir kitle vardı. Eniştemin tanıdığı uzman vardı. Video istedi, videoları attığım için yanlış anlaşıldım” diyerek kendini savundu.

KOCA DA YAYINA BAĞLANDI
Yayına bağlanan Cennet’in kocası da “Göğsünü attı, buradaki uzmana gösterdim. Sonra Neslihan hastaneye geldi. Cennet görünce kızdı. Sadece yaranın olduğu kısım vardı” sözleriyle Neslihan’ın sözlerini destekledi.

“GÖĞÜSLERİNİ KOMPLE ÇEKMİŞ”
Tüm bu olan bitenden sonra stüdyoya gelen Cennet, “Kocam defalarca ihanet etti. Kaçmadan 2 gün önce birileriyle iletişime geçti. Sözünde durmadı, yine aynısını yaptı. Ben hiçbirini istemiyorum. Hastalığını bahane ederek böyle bir şey yapamaz. Göğüslerini komple çekmiş. Doktor mu kendisi? Doktor önerebilirdi?” dedi.

ENİŞTESİ ÇOCUKKEN İSTİSMAR ETMİŞ!
Cennet, ayrıca ablasının kocasıyla ilgili bir istismar iddiası da ortaya attı. Ablasına “Ben 11 yaşındayken senin kocan beni taciz etti siz niye beni korumadınız? Yanımda durmadınız? Bana nenem sahip çıktı. 13 yaşında yine taciz etti beni.” dedi. Cennet, tacize rağmen boşanmayan ablası Neslihan’a isyan etti. Ablaları Rabia ve Neslihan ise Cennet’in Osman Köse isimli bir erkekle birlikte olduğunu iddia etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÜNLÜ komedyen Şahan Gökbakar’ın, Marmaris’te yer alan ve Birinci Derece Doğal Sit Alanı olarak sınıflandırılan villasında yapılan izinsiz güneş paneli ve su deposu inşaatıyla ilgili Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı. İddianamede, Şahan Gökbakar, kardeşi Togan Gökbakar, Çağrı Özeren ve Osman Bayındır hakkında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nu ihlal ve imar kirliliğine neden olma suçlarından 3’er yıldan 10’ar yıla kadar hapis cezası istendi.
Mülkiyeti Şahan Gökbakar’ın ortağı olduğu Çamaşırhane Film Yapım Anonim Şirketi’ne ait villa ve eklentilerinin yapı kayıt belgeleri, kaçak yapılar nedeniyle 9 Kasım 2022’de MuğlaÇevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu tarafından iptal edildi. Ardından izinsiz faaliyet olması sebebiyle villanın sahipleri hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Marmaris Belediye Başkanlığı da yıkım kararlarının alınması ve yapı ilgilisine yıkım tebligatlarının yapılması için uyarıldı.
MAHKEMEDEN ALEYHTE KARAR ÇIKMADI
Marmaris Belediye Başkanlığı, 15 Aralık 2023’te iptal kararının aleyhine Muğla 1’inci İdare Mahkemesi’nde dava açıldığını gerekçe göstererek, söz konusu davanın sonucuna göre inceleme ve tespitlerin yapılacağını ve konu hakkında bilgi verileceğini bildirdi. Bakanlık tarafından 21 Aralık 2023’te Marmaris Belediye Başkanlığı’na gönderilen resmi yazı ile kanundaki ilgili madde hatırlatılıp söz konusu davaların, konu hakkında yapılması gereken iş ve işlemlerin yürütülmesinde herhangi bir engel teşkil etmediği bildirildi. Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu’nun 9 Kasım 2022 tarihli iptal kararıyla ilgili mahkemelerden bugüne kadar Bakanlık aleyhine yürütmeyi durdurma veya iptal gibi herhangi bir karar çıkmadı.
6 Eylül 2024’te Marmaris Belediye Başkanlığı’na gönderilen yazı ile Komisyon’un iptal kararı ile ilgili karşı açılan davalarda iptal ya da yürütmeyi durdurma kararı olmadığı bir kez daha hatırlatıldı. Ayrıca, yıkım işlemlerinin tesis edilmesi için Marmaris Belediye Başkanlığı bir kez daha uyarıldı. Yıkımın, Marmaris Belediyesi tarafından gerçekleştirilmemesi durumunda kanun gereği Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın gerçekleştirmesi gerektiği hatırlatıldı. Gerekli işlemlerin yasada belirlenen süreler içinde gerçekleştirilmemesi durumunda nedenine dair bilgi istendi. Sorumluluklarının yerine getirilmesi için gerekli uyarılar yapıldı.
‘MAKİNE VE EKİPMAN DESTEĞİ VERİLEBİLİR’
İlgili kanunlar gereğinde Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin yıkım için destek verebileceği hatırlatıldı. Yıkım için yeterli araç gereç bulunamaması halinde yine kanunlar gereğince makine ve ekipman desteğinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden karşılanabileceği belirtildi. Buna rağmen yıkımın yapılmaması durumunda, yapıların yıkım maliyetlerinin yüzde 100 fazlası ilgili Belediye Başkanlığı’ndan tahsil edilmek üzere Bakanlık tarafından yıkılabileceği hatırlatıldı. Yasal süresi içerisinde yıkım iş ve işlemlerinin ilgili ilçe belediye ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından gerçekleştirilmemesi halinde bakanlığın denetim yetkisinin bulunduğu belirtildi
MÜHÜRLENDİ
Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ile Marmaris Belediyesi ekipleri, Çamaşırhane Film Yapım Anonim Şirketi’ne ait olan ve ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’nda yer alan yapıda inceleme yapıp, yapı tatil tutanağı düzenleyerek, mesken ile eklentileri mühürledi.
Şahan Gökbakar’ın Marmaris’teki Birinci Derece Doğal SİT Alanı’nda bulunan villasında izinsiz güneş paneli ve su deposu yaptırmasıyla ilgili iddianame hazırlandı. İddianameye göre soruşturma, Muğla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla başlatıldı. Müdürlük, yaptığı suç duyurusunda şüphelilerin Turgut Mahallesi’nde yer alan yapıya izinsiz fiziki ve inşai müdahalede bulunduğuna yer verdi. Söz konusu taşınmazda kaçak olarak beton dolgu üzerine ahşap iskele, taş duvar, bir adet konut yapısı, bir adet depo yapısı, çardak, güneş paneli ve su deposu inşa edildiği vurgulandı.
‘AYKIRILIKLARI BİZ YAPMADIK, SATIN ALDIĞIMIZDA BÖYLEYDİ’
Şahan Gökbakar, kardeşi Togan Gökbakar ve Çağrı Özeren’in ifadelerine de yer verilen iddianamede, şüphelilerin; “Biz taşınmanızı 2020’de satın aldık. Aykırılıkları biz yapmadık, satın aldığımızda böyleydi” diye savunma yaptığı hatırlatıldı. Taşınmazın önceki sahibi Osman Bayındır’ın da suçlamayı kabul etmediği ifade edildi.
İddianamede Şahan Gökbakar, kardeşi Togan Gökbakar, Çağrı Özeren ve Osman Bayındır’ın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nu ihlal ve imar kirliliğine neden olma suçlarından 3’er yıldan 10’ar yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. Hazırlanan iddianame Marmaris Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İddianame kabul edilirse sanıklar önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
54 yaşındaki Combs, geçtiğimiz günlerde çete suçu, seks ticareti ve fuhuş amaçlı taşımacılık suçlamalarıyla tutuklandı. Manhattan’da bir otelde gerçekleşen tutuklamanın ardından, ünlü yapımcı kefaletle serbest bırakılma talebinin reddedilmesiyle halen hapiste bulunuyor. Combs, kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddediyor.
Bu gelişmeler, Diddy’nin uzun yıllardır düzenlediği ünlü partileriyle de bağlantılı görülüyor. Leonardo DiCaprio gibi bazı ünlüler, Diddy ile olan ilişkilerini kestiklerini açıkladı.
Öte yandan, rap yıldızı 50 Cent, Diddy’nin davası hakkında Netflix için bir belgesel dizi hazırlayacağını duyurdu. 50 Cent, bu projenin “önemli insani etkileri olan karmaşık bir hikaye” olduğunu vurguladı.
Combs’un avukatı, müvekkilinin ırkçılık nedeniyle hedef alındığını iddia ederken, belgesel yapımcıları bu olayların hip-hop kültürünün tamamını yansıtmadığını hatırlatıyor.
Bu skandallar, müzik endüstrisinde güç dengeleri ve ünlülerin özel yaşamları hakkında tartışmaları yeniden alevlendirdi. Soruşturma devam ederken, kamuoyu ve müzik dünyası gelişmeleri yakından takip ediyor.


Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde düzenlenen, Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST, Adana Havalimanı’nda devam ediyor.
Festivali gezen “Mehmed: Fetihler Sultanı” dizisinin oyuncuları Serkan Çayoğlu, Sena Çakır ve Esila Umut, TRT standında düzenlenen etkinliğe katıldı.
Dizinin hayranları, oyuncuları görebilmek için stant önünde yoğunluk oluşturdu.
Etkinlikte oyuncular, imza verdikleri izleyicilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.
Sena Çakır, AA muhabirine, ilk kez TEKNOFEST’te yer aldığını söyledi.
Festivalin çok büyük bir organizasyon olduğunu belirten Çakır, “Müthiş bir katılım var. İmza etkinliğinden sonra festival alanını gezmeye devam edeceğiz. Seyircilerimize buraya kadar geldikleri için teşekkür ediyorum.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da Furkan K. (25), sevgilisinin 2’nci kattaki evinin penceresine vinçle çıkıp evlilik teklif etti. O anlar, çevredekiler tarafından cep telefonuyla kayda alındı.
Kentte yaşayan Furkan K., bir süredir birlikte olduğu kız arkadaşına evlilik teklif etmek için farklı bir yola başvurdu. Kiraladığı vinçle kız arkadaşının evinin önüne giden Furkan K., ışıklarla süslediği sepete binip 4 katlı binanın 2’nci katındaki pencereye ulaştı. Arkadaşları, ellerindeki meşalelerle Furkan K.’ye destek verirken, çalan camı açan genç kızın, sevgilisini gördüğü andaki şaşkınlığı, çevredekilerin cep telefonu kameralarına yansıdı. Çiçek ve yüzükle edilen teklifi kabul eden genç kız, mutluluğunu Furkan K.’ye sarılarak gösterdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde düzenlenen, Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST, Adana Havalimanı’nda devam ediyor.
Festivali ziyaret eden “Teşkilat” dizisinin oyuncuları Yunus Emre Yıldırımer, Serdar Yeğin ve Melisa Akman, TRT standında düzenlenen etkinliğe katıldı.
Oyuncular, imza verdikleri hayranlarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.
Yunus Emre Yıldırımer, AA muhabirine, TEKNOFEST’in çok özel ve gurur verici bir organizasyon olduğunu söyledi.
Festivalde olmaktan mutluluk duyduklarını belirten Yıldırımer, teknolojik gelişmeleri görme şansı bulduklarını anlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Eve giren ekipler tarafından Erdal K.’nın doğalgaz borusuna kendini astığını tespit edildi . Haber verilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri yaptığı incelemede Erdal K.’nın hayatını kaybettiğini belirledi. Erdal K.’nın cansız bedeni otopsi için Fırat Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tarihler 3 Mart 2009’u gösterdiğinde Türkiye bir vahşete tanıklık etti. Lise öğrencisi 17 yaşındaki Münevver Karabulut, sevgilisi Cem Garipoğlu tarafından canice katledildi.

Parçalanmış cesedi Etiler’deki bir çöp konteynerinde bulunan Münevver Karabulut’un katili Cem Garipoğlu, 197 gün firar etti.

Ardından kendi isteğiyle teslim olan caninin 10 Ekim 2014’te intihar ettiği söylendi.

MEZARDAKİ CEM GARİPOĞLU DEĞİL Mİ?
Ancak akıllardaki şüphe hiç bitmedi. Ölen kişinin Cem Garipoğlu olup olmadığı yönündeki iddialar üzerine Karabulut ailesi avukatları aracılığıyla fethi kabir işlemi yapılmasını talep etmişti.

Talebi kabul eden Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Cem Garipoğlu’nun mezarının açılması için Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na talimat verdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye ile Özbekistan’daki üniversiteleri buluşturarak iş birliği alanları ve imkanlarınınrektörler düzeyinde görüşülmesini amaçlayan programda Iğdır Üniversitesi RektörüProf. Dr. Mehmet Hakkı Alma da yer aldı. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, forumda yaptığı konuşmada, iki ülke arasında kullanılmayan büyük bir potansiyelin olduğunu vurgulayarak Özbekistan’dan Türkiye’ye gelen öğrenci sayısının artırılabileceğini ifade etti.
Özvar, “Özbekistan’dan toplam 7 bin 428 öğrenci üniversitelerimizde öğrenim görüyor. Bu öğrencilerin en yoğun bulunduğu bölümler işletme ve tıp programları. Ayrıca, 17 Özbek uyruklu akademisyen Türk üniversitelerinde görev yapıyor” dedi. İki ülkenin eğitim alanındaki iş birliğinin genişleyeceğini belirten Başkan Özvar, Türk-Özbek Üniversitesinin kurulacağı duyurarak Türkiye’nin sahip olduğu akademik tecrübenin, başta mühendislik ve bilişim olmak üzere birçok alanda Özbekistan ile paylaşılacağını ve bu iş birliğinin ülkeler arası ilişkileri derinleştireceğini kaydetti. Rektör Alma: Özbekistan’daki Pek Çok Üniversite ile İkili Anlaşmalar İmzaladık Programa katılan Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma da yaptığı değerlendirmede Türkiye ile Özbekistan’ın dil, tarih ve kültürel bağlarla birbirine sıkı sıkıya bağlı iki dost ve kardeş ülke olduğunu anımsattı.

İki ülke arasındaki eğitim iş birliğinin bu tarihî ve kültürel bağlar temeline inşa edildiğini belirten Rektör Alma, “Iğdır Üniversitesi olarak uluslararasılaşma misyonumuz doğrultusunda Orta Asya’daki kardeş ülkelerle ilişkilerimizi derinleştirmeyi önemsiyoruz. Bu forum da bizim için oldukça verimli oldu. Programa katılan kardeş ülke Özbekistan’daki 25 üniversiteden pek çoğu ile ikili iş birliği anlaşmaları imzaladık. Iğdır ile Özbekistan arasında bilim köprüleri kurmanın mutluluğu içerisindeyiz” diye konuştu. Etkinlikte “Sürdürülebilir Kalkınma: Yükseköğretim Kurumlarının Yeni Gündemi”, “Yükseköğretimin Dönüşümü: Dijitalleşme ve Yapay Zekâ”, “Yüksek Teknoloji Odaklı Kalkınma: Mühendislik Eğitiminin Rolü” gibi konu başlıklarında uzman rektörlerin düşünce ve deneyimlerini içeren sunumlar ve oturumlar gerçekleştirildi. Programın ikinci gününde ise üniversiteler arası görüşmelerin yanı sıra iş birliği anlaşmalarının imza törenleri yapıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tebessüm ettiren olay Manisa’da meydana geldi.

9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Şerife Karaman, hemşire olan babası Şevket Karaman’ın 2011 yılından beri görev yaptığı Alaşehir Devlet Hastanesi’ne atandı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Kızının ilk gününde onunla birlikte acil serviste görev yapan Şevket Karaman, büyük mutluluk yaşadığını söyledi.

“O ZAMANDAN BERİ HAYAL EDİYORDUK”
Karaman, “2011 yılından beri Alaşehir Devlet Hastanesi’nde görev yapıyorum. Kızım 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirip doktor olduktan sonra, aynı hastanede, aynı serviste görev yapıyoruz.

Bu benim için çok gurur verici, herkese nasip olsun inşallah. Duygular tarif edilmez, yaşanarak daha güzel. Çok mutluyuz” ifadelerini kullandı. Doktor Şerife Karaman ise “Bu sene 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Eylülde yapılan kurada Alaşehir Devlet Hastanesi çıktı. Babam 13 yıldır Alaşehir Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde çalışıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İddiaya göre, kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından sabah saatlerinde bir galeriye silahlı saldırı düzenlendi. Saldırının ardından şahıslar geldikleri siyah renkte araçlarıyla olay yerinden kaçtı.

Çevredeki vatandaşlar tarafından polis ekiplerine haber verilmesi üzerine, olay yerine çok sayıda polis ve olay yeri inceleme ekipleri sevk edildi. Olayda ölen veya yaralanan olmazken, mermilerin isabet ettiği dükkanda maddi hasar meydana geldi.


Olayı gerçekleştiren şahısların galeri önüne araçla gelmeleri ve silah seslerini duyan vatandaşların kaçışmaları bir işyerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Polis ekipleri silahlı saldırı olayını gerçekleştiren şahısları yakalamak için çalışmalarını sürdürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“HASAN BENİ VE AİLEMİ TEHDİT ETTİ”
Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla gözaltına alınan şüpheliler mahkemede olayı tek tek anlatttı. Silah kullanan ise itiraf etti. İşte şüphelilerin mahkemede anlattıkları. Olayda silah kullanan Ozan Dalmaz; “Müşteki Serhat Akın’ı vurmamı isteyen kişi Hasan isimli şahıstır. Aralarında ne gibi bir alıp veremezlik var bilmiyorum. Ancak benim Serhat Akın’dan bir alıp veremezliğim olmadığı gibi kendisini de tanımıyordum bile. Benim bu iş karşılığında herhangi bir menfaatim yoktur. Hasan beni ve ailemi tehdit ettiği için bu işe girdim. Sonraki para olayından benim sonradan haberim oldu. Osman bana dışarı çıkıp geleceğini söyledi ve dışarı çıktı. Kimden ne kadar para aldı bilmiyorum, ancak para aldığından eminim. Hasan, bana ve Osman’a harçlık diye göndermiş. Ben Osman dan 150.000 TL aldım” ifadelerini kullandı.

“2 3 EL ATEŞ ETTİM ÖLDÜRMEK İSTEMEDİM”
Osman ile beraber motosikleti temin etmek üzeri bir konuma gittik diyen Ozan Dalmaz; “Orada tanımadığımız şahıslar hem motosikleti hem de silahı verdiler. Bir tane silah verdiler. Kaskın bir tanesini de onlardan almıştık. Bir tanesi de dayımın oğlundan almıştım. Kendisine motosikletle Kadıköy’ de gezeceğimizi bu sebeple kaskıma ihtiyacımız olduğunu söyleyerek ödünç olarak almak istedim. Muhammet in bu olaydan kesinlikle haberi yoktur. Keşfe Osman ile birlikte gittik. Başka kimse yoktu. Olayın olduğu gün ise, Osman ile beraber motosikletle olay yerine gittik, motoru Osman kullanıyordu, bir müddet orada Serhat Akın’ın çıkmasını bekledik. Hatta oradan sıkıldığımızdan gitmek istediğimizi ve bu işi yapmayacağımız Hasan’a söyledik. Ancak o, işin ciddiyetinin farkında değilsiniz diye bizi tehdit etti. Bir müddet sonra Serhat Akın çıkınca onu yaralamak için bacaklarına hedef alarak 2-3 el ateş ettim. Amacım kesinlikle öldürmek değildi. Sonrasında Eyüp isimli korsan taksicilik yapan Eyüp’ü çağırdım. Şile ye Eyüp ile beraber gitmeyi planlıyordum, ancak planı sonradan değiştirdiğim için Eyüp’ü geri gönderdim. Eyüp ün bu olaydan kesinlikle haberi yoktur. Muhammet den aldığım kaskı ona teslim ettim. Olay bu şekilde meydana gelmiştir, başkaca söyleyeceğim bir şey yoktur. Para getiren şahsın kim olduğunu bilmiyorum, olayı Osman ile birlikte gerçekleştirdik, diğerleri masumdur” dedi.
“BİZE MOTOR TESLİM ETTİLER KABLO İLE ÇALIŞTIRDIK”
Olayda motor kullanan Osman Mukan ise ifadesinde; ” Ben Ozan’ in. Serhat Akın’ a pusu kuracağını ve onu vuracağını kesinlikle bilmiyordum. Olay günü Ozan beni arayarak buluştuk ve beraber Pendik Çınardere tarafina motosikleti teslim almaya gittik. Bize motosiklet ile bir tane kask verdi, silah verdiğini görmedim. Motosikletin plakası yoktu ve anahtarı da yoktu, kablo ile çalıştırdık. Akabinde motoru ben kullanırken Ozan ile beraber Kartal’a geçtik. Ozan gözüne başka bir motosiklet kestirdi ve plakasını ondan çalarak sürdüğümüz motosiklete taktı. Öbür kaskı ise Ozan dayısının oğlu olan Muhammet den almış. Ardından Beykoz’a Ozan’a atılan konuma geldik ve beklemeye başladık. Niçin beklediğimizi bilmiyorduk, ben Hasan’ı tanıyorum, ancak bir bağlantım yoktur, kendisinde de herhangi bir tehdit almadım. Ozan’ ın da yanında bulunduğum süreç zarfında Hasan’ dan herhangi bir tehdit aldığına da şahit olmadım. Ozan ile telefonda görüştüğü şahıs arasında bir para meselesi geçtiğini biliyorum ancak tam olarak ne konuştuklarını bilmiyorum. Bir müddet sonra orada bulunan ford marka aracın içinden Ozan ile konuşan şahıs müştekinin çıktığını haber verince, Ozan silahını eline alarak müştekinin yanına doğru gitti, 3 el ateş etti, tam olarak nereyi hedef alarak sıktığını bilmiyorum. Sonra motoru aldığımız yere Ozan ile birlikte gittik ve teslim ettik. Sonrasında İriş bizi Pendik ten alarak Tuzla Aydınlı’ ya götürdü, hep birlikte orada alkol aldık. Ozan bana bir şahsın para getireceğini, bu parayı alıp kendisine getirmesini benden rica etti. Ben de giderek beyaz bir jip ten tanımadığım şahıstan çanta içinde parayı aldım parayı saymayarak aldım. Sonra ben bu paradan 100.000 TL komisyon aldım. Ozan bana bu parayı verdi. Gerisini kendisi aldı. Ben kesinlikle Ozan’ ın böyle bir olaya karışacağından haberim yoktu, sizlere yemin ederim benim bu olayla bir alakam yoktur.” Diye ifade everdi.

“OSMAN BİR ARA GİDİP 250 BİN LİRAYLA GELDİ”
İriş Torun ise verdiği ifadede; “Benim bu olaylarla hiç bir alakam yoktur. Olay günü gece 01:00 sıralarında Ozan beni arayarak bulunduğu yerden Osman ile birlikte kendisini almamı istedi. Ben de taksi şoför değişim saati olduğunu söyleyerek diğer şoförü de alıp, Tuzla sahilde bulunan bir mekana gittik. Orada ben, Ozan, Osman üçümüz beraber alkol aldık. Şüpheli bir durumları yoktu. Ancak kasklarını görmüştüm, silahı gece içerken masada gördüm. Öğlen saat 13:00 sıralarında Osman bir ara dışarı çıktı, geri geldiğinde yanında 250.000 TL. para vardı, hatta parayı ben saydım. Bu parayı Ozan mı Osman mı ayarladı bilemiyorum. Ben bu paranın nereden geldiğini sorduğumda Ozan bana “Adam vurduk, onun parası” diye şaka yollu söyledi” dedi.

“30 40 YAŞLARINDA SAKALLI BİRİ BANA PARAYI TESLİM ETTİ”
Olayda Parayı şüphelilere elden teslim eden Yunus Görecek ise verdiği ifadede şunları söyledi; Cüdi Şahin lakaplı Hasan’ı 2016 dan bu yana tanırım. Olaydan bir sonraki gün Hasan görüntülü arayarak “Bir tek sana güvenebilirim, bir para mevzusu var, sana tarif edeceğim konumdan parayı alarak ödemeye yap” dedi. Benden rica etmesi üzerine ben de onu kırmadım. Hadımköy de bulunan bir yere tarif ede ede gitmemi sağladı. Ora da beyaz bir araçtan 30-40 yaşlarında sakallı bir şahıs elinde para ile indi. Ben o sırada halen Hasan ŞAHİN ile görüntülü konuşuyordum. Diğer şahısla Hasan’ı görüntülü görüştürdükten sonra şahıs bana parayı teslim etti. Ardından tekrar Hasan’ in tarif ettiği yere giderek tanımadığım bir şahsa hem dolarları hem de poşetteki Türk Lirasını teslim ettim. Bu eylemim karşılığında Hasan’dan 5000 TL para ve benzin masrafi olarak da 1200 TL vermiş oldu. Toplamda 6200 TL aldım. Ancak bu paraları ne için hangi sebeple verdiğimi bilmiyordum. Müşteki Serhat Akın’ ın vurulduğundan kesinlikle haberim yoktu” dedi.
“BEN KORSAN TAKSİCİYİM ARADILAR GELDİM”
Olayda gözcülük yaptığı öne sürülen taksici Eyüp Üzer ise ifadesinde; “Ben uzun yıllardır korsan taksicilik yaparım. Keşif yaptığım iddiasını kesinlikle kabul etmiyorum. Diğer şüphelilerden hiç birisini tanımıyorum. Beni bir şahıs kullandığım telefondan arayarak taksi istediğini söyledi, ben de durağı aramasını söyledim. Akabinde yakın bir yerde olduğunu öğrendiğim için attığı konuma gittim. İsmini sonradan bu olay sebebiyle öğrendiğim Ozan isimli şahsı alarak Kavacıkta ki tarif ettiği yere gittim. 1000 TL taksicilik ücretini kendisinden aldım ve bir müddet tarif ettiği yerde bekledim. Ücreti nakit aldığım için kendisini yaklaşık 1,5-2 saat kadar bekledim. Bir süre sonra telefonlarımı açmayınca gelmeyeceğini anladım. Sonrasında kendisi ile yüz yüze temas kurmadım. Ben kesinlikle herhangi bir maske veya silah temini yapmadım, bana iftira atılmaktadır, benim bu şahıslarla herhangi bir alakam yoktur.” Dediği öğrenildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yangın sırasında gökyüzünü yoğun duman kapladı.

İtfaiye ekiplerinin yangına müdahalesi sürüyor.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Müge Anlı ilklere imza atmaya devam ediyor.

Sevtap Küçükbinar 30 yıldır hiç görmediği annesini bulmak için Müge Anlı ile Tatlı sert programına katıldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Annesini arayan Sevtap hikayesini şu şekilde dile getirdi;

“BEN BABAANNEMİ ANNEM BİLEREK BÜYÜDÜM”
1992 yılında annem Taliha, babam ve ablası aynı iş yerinde çalışıyorlarmış Yenibosna’da. Annem ve babam 2 yıl boyunca sevgiliymiş daha sonra bana hamile kalmış bunu altı aylıkken fark etmişler ama bu hamileliği istememiş.

Babaannem de çocuğu 6 aylıkken aldıramayız sen doğur ben büyüteceğim demiş annem de beni doğurduktan sonra teyzemle beraber kirli bir battaniyeye sararak babaannemlerin kapısına bırakmış. Daha sonra ben babaannemi annem bilerek büyüdüm ama dedeme dede derdim. Amcama baba derdim. Babam da bizimle aynı evdeydi ama aramızda hiçbir zaman o duygusal bağ oluşmadı iki yabancı gibiydik birbirimizle konuşmazdık bile…
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “İsrail’in Lübnan’a kara saldırısı başlatarak bu ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal etmesi, hukuksuz bir işgal girişimidir. Bu saldırının bir an önce sona ermesi ve İsrail askerlerinin Lübnan topraklarından çekilmesi gerekmektedir.” ifadelerine yer verildi.

Saldırının, sadece bölge ülkelerini değil, bölge dışı ülkelerin de güvenlik ve istikrarını hedef aldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Bu tehlikeli işgal girişimi sonucunda yeni bir göç dalgasının ortaya çıkması ve tüm dünyada aşırıcıların zemin kazanması kuvvetle muhtemeldir. Bu gelişmelerin İsrail’e siyasi destek ve silah sağlayan ülkeleri de etkileyeceği unutulmamalıdır.”
BMGK’YE ÇAĞRI: SALDIRIYA KARŞI GEREKEN ÖNLEM ALINMALI
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin, uluslararası hukukun gereğini yapması ve Lübnan’ın işgaline yönelik bu saldırıya karşı gereken önlemleri alması gerektiği ifade edilen açıklamada, İsrail tarafından işlenen her suçun, “uluslararası hukuka ve BM Şartı’na indirilen bir darbe” olduğu vurgulandı.
Açıklamada, bölgede sükunetin tesisi için atılması gereken başlıca adımın “Gazze’de acil ve kalıcı ateşkesin sağlanması” olduğuna dikkat çekilerek Gazze’ye barış getirilmesinin tüm insanlığın sorumluluğu olduğu hatırlatıldı.

İSRAİL’İN LÜBNAN’A ŞİDDETLENEN SALDIRILARINDA 1273 KİŞİ ÖLDÜ
Hizbullah’la 8 Ekim 2023’ten beri kontrollü çatışmalara devam eden İsrail ordusu, 23 Eylül’de Lübnan’ın güney kentlerinin yanı sıra Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenledi.
Lübnan makamlarına göre, Hizbullah’ın kullandığı iletişim cihazlarının patlatıldığı 17 Eylül’den beri 104’ü çocuk ve 194’ü kadın olmak üzere toplam 1273 kişi öldü.


Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail ordusunun 27 Eylül’de Beyrut’a düzenlediği hava saldırılarında öldürüldü. Hizbullah ise İsrail’e roket ve füzelerle karşılık veriyor. İsrail tarafında çoğunlukla ordu üslerini hedef alan bu saldırılarda büyük bir hasar bildirilmedi.
İsrail bombardımanı nedeniyle ülke içerisinde yüz binlerce kişi yerinden oldu. Ülkenin güney kesimlerinden başkent Beyrut ve kuzeye göç dalgası devam ederken, Suriye’ye 10 binlerce kişinin göç ettiği belirtiliyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Korkutan olay dün İstanbulÇatalca’da meydana geldi.

Edinilen bilgilere göre, öğleden sonra ormanlık alana mantar toplamak için giden 82 yaşında ki Hüseyin Güven bir daha geri dönmedi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Yaşlı adamdan haber alamayan endişeli aile Jandarmaya ihbarda bulundu.

YERDE KALMIŞ HAREKET EDEMEMİŞ
yapılan ihbar üzerine bölgeye Jandarma, İtfaiye, AFAD, MAG AME, NESAR Silivri Belediyesi arama kurtarma ekipleri ve çok sayıda gönüllü arama kurtarma çalışmalarına katıldı.

Gece boyu aralıksız devam eden ve yaklaşık 16 saat süren arama çalışmaları sonucunda, saat 10.00 sıralarında ormanlık alanda düştüğü yerde bulundu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün sabah saatlerinde Dicle Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Bölümü Yoğun Bakım Ünitesi’nde meydana geldi. Kalp krizi geçirip kaldırıldığı Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde 8 aydır yoğun bakımda tedavi gören Faruk U. (31), dün sabah yaşamını yitirdi. Ölüm haberini alan yakınları sinir krizi geçirerek, sağlık çalışanları M.Ç. ve S.T. ile temizlik görevlisi F.K.’ye, ardından olaya müdahale etmek isteyen güvenlik görevlisi B.D.’ye saldırdı. Yoğun bakım ünitesi hasar görürken, vücutlarında morluklar oluşan hastane çalışanları, darp raporu alarak hasta yakınlarından şikayetçi oldu. Şikayet üzerine, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri hastanenin güvenlik kamerasını inceledi. Ekipler, yaptığı incelemede kameralardan tespit ettiği 4 kişiyi gözaltına aldı.
BAŞHEKİMDEN KINAMA
Dicle Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ata Akıl, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Nöroloji Yoğun Bakım Ünitesi’nde 15 Şubat 2024 tarihinden itibaren entübeli bir şekilde tedavi görmekte olan bir hastamızın maalesef vefat etmesi üzerine, hasta yakınları tarafından hastanemizin sağlık çalışanlarına yönelik bir saldırı gerçekleşmiştir. Yaşanan bu olayda, sağlık personeli arkadaşlarımız fiziksel şiddete maruz kalmış, darbedilmiştir. Öncelikle vefat eden hastamıza Allah’tan rahmet diliyoruz, şiddete uğrayan tüm çalışma arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz, bu tür üzücü olayların bir daha yaşanmaması için en güçlü temennilerimizi dile getiriyoruz. Sağlık hizmeti sunan çalışanlarımıza yönelik bu tür şiddet olaylarını kabul edilemez buluyor, bu saldırıları kınıyoruz. Sağlık çalışanlarımız, her gün büyük bir özveriyle ve fedakarlıkla toplumumuza hizmet etmeye devam ederken, onların güvenliği ve huzuru bizler için her şeyden önce gelmektedir. Yaşanılan bu ve benzeri şiddet olaylarının son bulması için, caydırıcı ve etkili cezai yaptırımların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyoruz. Sağlık hizmetlerinde şiddete sıfır tolerans gösterilmesi gerektiğini hatırlatarak, halkımızı da bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz. Dicle Üniversitesi Hastanesi olarak, personelimizin haklarını savunmaya yönelik her türlü hukuki girişimi başlatmış bulunmaktayız. Şiddetin hiçbir şekilde mazur görülemeyeceğini bir kez daha dile getiriyor, bu olayın sorumlularının en kısa sürede adalet önünde hesap vermesini temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>




