BEİJİNG, 8 Mayıs (Xinhua) — Çin’in başkenti Beijing, ağustosta 2025 Dünya Robot Konferansı’nın yanı sıra ilk kez düzenlenecek Dünya İnsansı Robot Oyunları’na ev sahipliği yapacak.
Çarşamba günkü basın toplantısında 8-12 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek Dünya Robot Konferansı ile 15-17 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda robotik alanındaki en son gelişmelerin sergileneceği ve küresel sektör işbirliğinin teşvik edileceği belirtildi.
Organizatörlerin verdiği bilgilere göre 2025 Dünya Robot Konferansı’nda forum, sergi, yarışma ve ağ oluşturma etkinlikleri yer alacak ve yaklaşık 200 robotik şirketi en son yeniliklerini sunacak.
Konferansın küresel ölçekte büyüyen etkisine dikkat çeken Çin Elektronik Enstitüsü Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Chen Ying, bu yılki etkinliğe 30’dan fazla uluslararası kuruluş, 30’un üzerinde tanınmış küresel uzman ve 100’ü aşkın uluslararası takımın katılmasının beklendiğini belirtti. Katılımcıların en az yüzde 20’sininse uluslararası firmalardan oluşacağı tahmin ediliyor.
Öte yandan robotlar arasında birçok spor dalında düzenlenecek ilk yarışma etkinliği olan Dünya İnsansı Robot Oyunları kapsamında robotlar, atletizm, futbol, dans, malzeme taşıma ve tıbbi sınıflandırma gibi alanlarda hem atletik hem de işlevsel becerilerini sergileyecek. Oyunlar sırasında badminton, masa tenisi ve basketbol gibi branşlarda düzenlenecek etkinliklerle de eğlence ve izleyici etkileşimi ön plana çıkarılacak.
Beijing Belediyesi Ekonomi ve Bilişim Teknolojisi Bürosu Direktörü Jiang Guangzhi, “Oyunlar, robotların insan benzeri yeteneklere ulaşmaya ne kadar yakın olduğunu gösterecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Marmara Denizi’nde daha önce 2007-2008 ve 2021 yıllarında gözlemlenen müsilaj oluşumu, deniz ekosistemini bu yıl da tehdit ediyor. Deniz salyası olarak bilinen müsilaj, Anadolu Yakası’nda bulunan Maltepe sahil şeridinde yeniden görüldü. Denizin yüzeyinde tabaka halinde yayılan ve kıyıya yakın bölgelerde etkili olan müsilaj oluşumu havadan görüntülendi.
“Bu sorunun temeli, duyarsızlık ve eğitim eksikliği”
Ercan Kumru isimli bir vatandaş, “Akıntının yoğun olduğu yerlerde deniz bir şekilde kendini temizleyebiliyor. Ama akıntının olmadığı, insanların teknelerini bağladığı ve vakit geçirdiği yerlerde kirlenme daha hızlı oluyor. Denizlerdeki yararlı bakteriler azalıyor, ekosistem bozuluyor. Bu, kendi kendini hasta eden bir deniz demek. Üzücü olan, bu hastalığın sebebinin biz insanlar olması” dedi. Çevre bilincinin toplumda yeterince oluşmadığına dikkat çeken Kumru, “Bu sorunun temeli insanlarımızın duyarsızlığı ve eğitim eksikliği. Bizde çevre eğitimi yeterince önemsenmiyor” diye konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir İktisat Kongresi Binası’nda Ege Denizi’ndeki sismik aktiviteye yönelik risk değerlendirme toplantısı düzenlendi.
Basına kapalı gerçekleşen toplantıda AFADDeprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Yağan ve ODTÜ İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner sunum yaptı.
Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Vali Süleyman Elban, Ege Denizi’ndeki Santorini Adası yakınlarında 28 Ocak’ta başlayan deprem fırtınasıyla ilgili tüm gelişmelerin büyük dikkatle takip edildiğini söyledi.
Toplantıda Santorini civarında oluşacak bir depremin, volkanik patlamanın ya da tsunaminin Türkiye kıyılarına, özelde İzmir’in kıyılarına etkisinin değerlendirildiğini aktaran Elban, “Deprem hareketliliğinin başladığı günden bu yana AFAD’ımız ilimize hızlı bir şekilde mobil ikaz ve alarm sistemi gönderdi ve Seferihisar’a kuruldu. İlimizde faal şekildeki afet yönetim merkezlerini 30 ilçenin tamamına yaygınlaştırmaya başladık. AFAD’ımız diğer illerimizden 71 takviye ekip görevlendirdi. 5 ekip Seferihisar’da görev yapıyor. Diğerleri de il merkezinde, herhangi bir olası sıkıntıda görev almak üzere bekliyorlar.” diye konuştu.
Elban, toplantıdaki tüm modellemelerde Santorini civarında oluşacak bir depremin İzmir’de olumsuz sonuçlar yaratacak bir etkisi olmayacağı sonucuna varıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bölgede oluşabilecek tsunaminin gerek Ege’deki ada sayısının fazlalığı gerekse 300 kilometre uzaklığında olması nedeniyle ilimize maksimum 50-60 santimetre bir dalga yüksekliğinin gelebileceği, bunun da ilimiz kıyılarında hemen hemen hiç hissedilmeyeceği sonucu çıktı. Ayrıca bir volkan patlaması durumunda oluşacak maksimum kül oluşumunda da ilimizde sıkıntıya yol açacak bir kül taşınımı da beklenmemektedir. Dolayısıyla Santorini Adası civarında oluşacak bir deprem, tsunami ve volkanik patlama kaynaklı ilimizin etkilenme ihtimalinin çok az olduğu ya da olmadığı yapılan tüm modelleme sonucunda ortaya çıkmış durumda. Ancak unutmamamız gereken bir şey var. İlimizin kendisine ait deprem riski ayrıca mevcut. Biz onu da düşünerek her türlü tedbirimizi alıyoruz. İnsanımızı, Santorini kaynaklı endişeye sevk edecek ciddi bir riskin olmadığını görmüş olduk.”
Toplantıya Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneralİrfan Özsert, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, rektörler, kaymakamlar, kurum il müdürleri, ilçe belediye başkanları da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞİŞLİ Belediyesi, bu yıl Sevgililer Günü’nü aşkla birlikte ‘adalet’, ‘eşitlik’, ‘özgürlük’, ‘barış’, ‘dönüşüm’ ve dayanışmayı da vurgulayan özel bir konseptle karşılıyor. 14 Şubat’ta Şişli sokaklarında, aşkın farklı hallerini yansıtan sanatsal enstalasyonlar, canlı müzik performansları, moda tasarımcılarıyla düzenlenen etkinlikler ve lezzetli ikramlar yer alacak.
‘Aşk=Şişli’ sloganıyla hayata geçirilen bu etkinliklerle, Sevgililer Günü’nü yalnızca romantik bir kutlama olmaktan çıkarıp, birlikteliği ve toplumsal dayanışmayı vurgulayan bir festivale dönüştürmek hedefleniyor. Abdi İpekçi Meydanı ve Kurtuluş Caddesi girişi gibi merkezi noktalara yerleştirilecek bu büyük kalp enstalasyonları, sanatçılar ve tasarımcılar tarafından atık kumaşlarla işlenecek. Çalışma, Osmanbey bölgesinden toplanan atık kumaşlarla çevre dostu bir yaklaşımla hayata geçirildi.
Moda Tasarımcıları Derneği’nin katkılarıyla oluşturulan bu tasarımlar, sürdürülebilirlik ve sanatın bir araya geldiği özgün bir anlatı sunacak. Şişli’nin kalbinde yer alacak bu enstalasyonlar, ziyaretçileri aşkın doğa, sanat ve toplumsal dayanışmayla nasıl bütünleştiğini düşünmeye davet edecek.
‘ŞİŞLİ’NİN DEĞERLERİNİ YİNE ŞİŞLİLİLERLE BULUŞTURUYORUZ’
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, kentte dayanışmayı ve birlikte yaşamı güçlendirecek bu etkinliklerle ilgili olarak, “Çok kültürlülüğün önemli simgelerinden biri olan Şişli’de icraat aşkıyla, birbirine saygı duyan ve dayanışmayı güçlendiren insanlarla ortak yaşamı güçlendiriyoruz. Şişli’nin değerlerini yine Şişlililerle buluşturuyoruz. Bu özel günü sanatseverlerle ve Şişli’ye değer katan esnafımızla kutluyoruz” dedi.
MODA VE DAYANIŞMA NİŞANTAŞI’NDA BULUŞUYOR
Sevgililer Günü kapsamında, Nişantaşı’ndaki showroom’lar özel etkinliklere ev sahipliği yapacak. Tasarımcıların en yeni koleksiyonlarını sergileyeceği bu alanlar, alışverişin ötesinde bir buluşma noktası olacak. Etkinlik kapsamında Özel Sevgililer Günü indirimleri sunulurken, tasarımcılar ve mağazalar satışlardan elde edilen gelirin bir kısmını patili dostlar için mama bağışına ayırarak aşkın sadece insanlar arasında değil, tüm canlılarla paylaşılması gerektiğini hatırlatacak.
ŞİŞLİ SOKAKLARINDA CANLI MÜZİK PERFORMANSLARI
Müzik, Sevgililer Günü’nün en güçlü ifade biçimlerinden biri olacak. Şişli’nin dört bir yanında gerçekleşecek canlı caz performansları, sokaklara romantik ve neşeli bir atmosfer kazandıracak. Nişantaşı Abdi İpekçi Meydanı’nda 16: 00-17: 00 ve 19: 00-20: 00 saatleri, Kurtuluş Caddesi girişinde 18: 30-19: 30 saatleri, Mıstık Parkı’nda 16: 00-17: 00 saatleri, Cevahir AVM önünde 15: 00-16: 00 ve Mecidiyeköy Meydanı’nda 17: 30-18: 30 saatleri arasında düzenlenecek performanslar, ziyaretçilere müziğin büyüsü eşliğinde keyifli anlar yaşatacak.
LEZZETLİ İKRAMLARLA ŞİŞLİ’NİN SICAK ATMOSFERİ
Etkinlik alanlarında ziyaretçilere sıcak içecek ve çeşitli ikramlar sunularak Sevgililer Günü’nün samimi atmosferi desteklenecek. Şişli’nin farklı noktalarına kurulan stantlarda sunulacak bu ikramlar, sokakları gezen ziyaretçilere küçük ama keyifli mola anları sağlayacak.
Abdi İpekçi Meydanı’na kurulacak özel photobooth alanları, etkinliğe katılan herkesin aşk dolu anlarını ölümsüzleştirmesi için tasarlandı. Ziyaretçiler, özel konseptle hazırlanmış fotoğraf alanlarında hatıra fotoğrafları çekerek Sevgililer Günü’nün coşkusunu sosyal medyada #İSTANBULUNKALBİNDESİN etiketiyle paylaşabilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahatlı Mahallesi Muhtarı Şerife Koç, kimsesiz olan 58 yaşındaki İzzet Yıldırım’a yardım edilmesi için Kepez Belediyesine başvurdu.
Başvuru üzerine mahalleye gönderilen belediye ekibi, Yıldırım’ın tek göz odadan oluşan evini ve bahçesini temizledi. Yıldırım daha sonra muayene için doktora götürüldü.
Yıldırım, gazetecilere, kimsesi olmadığı için bir hayırseverin evinin bahçesindeki tek odayı kalması için kendisine verdiğini söyledi.
Tuvalet ve banyosu olmayan odada yaşamaya çalıştığını anlatan Yıldırım, “Akciğer hastasıyım, her şeyi burada yapıyorum. Çöp toplayarak yaşamaya çalışıyorum. 2 aydır hastalığım ilerlediği için çalışamıyorum.” dedi.
Muhtar Koç ise mahalle sakinlerinin bildirmesi üzerine Yıldırım’ın durumundan haberdar olduğunu ve belediyeden yardım telep ettiğini dile getirdi.
Yıldırım’ın yardıma muhtaç olduğunu belirten Koç, “Eve geldim ve vatandaşın durumunun çok kötü olduğunu gördüm, ev yaşanmaz durumdaydı. Belediye ekipleri geldi, evi temizlediler ve yeni eşya alacaklar.” diye konuştu.
Mahalleli Ömer Karagöz de hastalığı ilerlediği için çalışamayan Yıldırım’a, kendi imkanları yettiğince yardımcı olmaya çalıştıklarını ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞANLIURFA’da yenileme çalışmaları sırasında devrilen direğin altında kalan işçilerden Ömer Uğraş (40) hayatını kaybetti, Mehmet Kılıç (37) yaralandı.
Olay, öğle saatlerinde Gelibolu Mahallesi’nde meydana geldi. Elektrik dağıtım şirketi tarafından yürütülen direk yenileme çalışmaları sırasında, vinçle kaldırılan tonlarca ağırlığındaki direk, çalışma yapan işçilerin üzerine devrildi. İhbarla bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından direğin altından çıkarılan işçiler Ömer Uğraş ve Mehmet Kılıç, Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ömer Uğraş kurtarılamazken, Mehmet Kılıç’ın hastanedeki tedavisi sürüyor. Vinç operatörü C.D. gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NEVŞEHİR’de sokakta karşılaştığı eski eşi Servet Nur Şahin’i (26) tabanca ile vurarak öldüren Emre Y.’nin emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Eşinin çocukları 4 aydır kendisine göstermediğini öne süren, tartışmanın da bu nedenle çıktığını söyleyen Emre Y., “Seni vurdurturum diyerek üzerime saldırdı. Ben de bu esnada kaçarken aracın bagajını açtım ve ruhsatsız tabancayla bana saldırmaması için havaya doğru ateş açtım. Servet Nur’a mermilerin isabet edip etmediğini bilmiyordum” dedi.
Olay, dün akşam saatlerinde Güzelyurt Mahallesi 215’inci Sokak’ta meydana geldi. Diş kliniğinde çalışan Servet Nur Şahin, iş çıkışı bir süre önce boşandığı eski eşi Emre Y. ile sokakta karşılaştı. 2 çocukları bulunan eski eşler arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Emre Y., üzerindeki tabanca ile Şahin’e 3 el ateş etti. Karnından tek kurşunla yaralanan Servet Nur Şahin, kaçarak çevredeki bir iş yerine sığındı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesinin ardından Şahin, NevşehirDevlet Hastanesi’ne kaldırılan Servet Nur Şahin, kurtarılamadı. Kaçan Emre Y. ise bir süre sonra polise teslim oldu.
‘TABANCAYLA HAVAYA ATEŞ AÇTIĞIM İÇİN TESLİM OLDUM’
Gözaltındaki şüphelinin emniyette verdiği ifadede, “Boşanma mahkemesinin kararına göre her hafta çocuklarımı görebilme hakkına sahipken bana 4 aydır çocuklarımı göstermedi. Ben bugün işim gereği perde ölçüsü almak için 200 Evler yolu üzerinde otomobil ile seyir halindeyken tesadüfen eski işim Servet Nur Şahin ile karşılaştım. Aracı onun yanında durdurdum. Kendisine 4 aydır çocuklarımı göremediğini ve bu nedenle psikolojimin bozulduğunu söyledim. O da bana ‘250 bin TL para verirsen çocukları gösteririm, yoksa git’ dedi. Ayrıca seni vurdurturum diyerek üzerime saldırdı. Ben de bu esnada kaçarken aracın bagajını açtım ve ruhsatsız tabancayla bana saldırmaması için havaya doğru ateş açtım. Sonrasında polis merkezine gelerek teslim oldum. Servet Nur’a mermilerin isabet edip etmediğini bilmiyordum. Burada öğrendim. Tabancayla havaya ateş açtığım için teslim oldum. Olayla ilgili pişman ve üzgünüm” dedi.
‘ÇOCUKLARI GÖSTERMİYOR DİYE BİR ŞEY YOKTU’
Nevşehir Devlet Hastanesi’nde otopsi işlemleri süren Servet Nur Şahin’in kuzeni Hasan Şahin, yaşanan olay nedeniyle üzgün olduklarını belirterek, “Servet Nur eşiyle ayrılmıştı. Kendisini katleden eski eşidir. Servet Nur diş kliniğinde çalışıyor, 2 çocuğu bulunuyordu. Çocuklarımız yetim ve öksüz kaldı. Servet Nur’un ve ailesinin çocukları göstermiyor diye bir şeyi yoktu” ifadelerini kullandı.
OLAY ANI KAMERADA
Öte yandan sokakta tartıştığı eski eşi tarafından silahlı saldırıya uğrayan Şahin’in vurulduktan sonra iş yerine sığındığı anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı.
Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Haber: Ahmet KORKMAZER/NEVŞEHİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>S.A. (65) idaresindeki 15 FF 746 plakalı otomobil, Kaş- Seydikemer D-400 kara yolunda karşı yönden gelen K.K. (24) yönetimindeki 35 SDH 02 plakalı kamyonla çarpıştı.
İki araç da çarpmanın etkisiyle yol kenarına savruldu.
Kazada yaralanan otomobil sürücüsü ile aynı araçta yolcu olarak bulunan K.A, Kaş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2021’de başlayan kazı çalışmaları, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Karatay Belediyesinin destekleriyle, Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Işık başkanlığında yürütülüyor.
1890’lı yıllarda Rus mezaliminden kaçan KırımTatar Türklerinin yurdu haline gelen Savatra Antik Kenti, Anadolu’da Türk adının geçtiği ve 1071 öncesi Türk varlığını ispatlayan Türkopol (Türkoğlu) yazıtının olmasıyla dikkat çekiyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu.
Göreve geldikleri günden beri eser ve hizmet siyasetiyle Konya’ya ve Konyalılara layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Üretimin, istihdamın ve ihracatın artırılması, şehrin dengeli şekilde kalkınması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız.” ifadesini kullandı.
Hem Konya’ya hem de bölgeye ekonomik, ticari ve tarımsal olarak katkı yapacak projelerine, yatırımlarına ve hizmetlerine her gün bir yenisini eklediklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Doğu-batı ve kuzey-güney istikametindeki ulaşım ağlarının adeta kavşak noktası olan Konya’nın, kara, demir ve hava yolu ulaşımının geliştirilmesi, temel önceliklerimizden biridir. Şu rakamı özellikle dikkatinizi çekiyorum, bugüne kadar ulaştırma alanında Konya’ya güncel rakamla 146,7 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Şehrimizi kuzeyde Ankara ve Eskişehir’e, batıda Isparta, Afyonkarahisar ve oradan İzmir’e, doğuda Aksaray, Niğde ve oradan Kayseri’ye, güneyde ise Antalya, Karaman ve Mersin’e bölünmüş yollarla bağladık. Ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsü olan Eğiste-Hadimi Viyadüğü’nü inşa ederek Konya’nın Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi’ne kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımını temin ettik.
Şurası da çok önemlidir, Konya’mızın 2002’de 167 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 22 yıl içinde tam 1286 kilometreye çıkardık. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağı ise 97 kilometreden 1296 kilometreye yükseldi. Yollarımızı daha güvenli, daha modern yapıya kavuşturduk. Konya-Ankara Yolu’nu, Konya-Akşehir-Afyonkarahisar Yolu’nu, Konya-Aksaray Yolu’nu, Konya-Karaman Yolu’nu, Konya-Belören-Hadim Yolu’nu şehrimizin istifadesine sunduk. Konya’yı Akdeniz’e en kestirme yoldan bağlayan 5 kilometre uzunluğundaki Demirkapı Tüneli’ni hizmete açtık.”
“Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor”
Alacabel Tüneli ve bağlantı yolları ile Akşehir- Yunak Yolu, Taşkent- Balcılar Yolu, Ereğli-Halkapınar-İvriz Yolu ve Seydişehir- Bozkır Yolu gibi 11 ayrı kara yolu projesinin çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Erdoğan, “İnşallah bu projeleri de yakın zamanda nihayete erdirecek ve Konyalı kardeşlerimizle birlikte bölgenin tüm şehirlerinin emrine vereceğiz.” dedi.
Konya’nın şehir içi ve şehirler arası ulaşımdaki merkezi konumunu güçlendirecek, tarım, ticaret ve sanayi birikimini çok daha üst seviyelere taşıyacak kara yolu yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” bilgisini paylaştı.
“Yıllık 6 milyar lira tasarruf edeceğiz”
Ülkenin turizm ve ticaret merkezlerine hızlı ve güvenli trafik akışını sağlayacak, Konya’nın ulaşım imkanlarını çeşitlendirmiş olacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Böylelikle şehrimizin ekonomik, sosyal ve ticari gelişimine de kayda değer katkılar yapacağız. Projemizin birinci kısmını, 2020’de tamamlayarak trafiğe açmıştık. Bugün ise ikinci kısmın Afyonkarahisar ve Aksaray aksındaki 30 kilometrelik kesimini ulaşıma açıyor, hizmete sunuyoruz. 3 köprü, 3 köprülü kavşak, 1 viyadük, 18 alt geçit ve 57 menfezin yer aldığı bu kesime tam 44 bin fidan diktik. İkinci kısmın geriye kalan 16 kilometrelik bölümü yani Aksaray- Adana aksı arasındaki 16 kilometrelik kesiminde çalışmalar devam ediyor. İnşallah yakın zamanda onu da tamamlıyoruz.
Bugün hizmete verdiğimiz Afyonkarahisar-Aksaray arasındaki 30 kilometrelik kesim ile mevcut yol üzerinden 40 kilometre katedilerek sağlanan ulaşımı 10 kilometre kısaltmış oluyoruz. Aynı şekilde seyahat süresini 49 dakikadan 17 dakikaya düşürüyoruz. Böylece zamandan 4,6 milyar, akaryakıttan 1,4 milyar olmak üzere yıllık toplam 6 milyar lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon emisyonunu tam 81 bin 400 ton azaltıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda çevre yolunun yapımında emeği geçenleri tebrik etti.
Notlar
Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ticaret BakanıÖmer Bolat, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve diğer ilgililer katıldı.
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tablo hediye etti. Konya Müftüsü Ali Öge’nin yaptığı duanın ardından yolun açılış kurdelesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokoldekiler tarafından kesildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehitkamil ilçesi Taşlıca Mahallesi Büyükşehir Sanayi ve Endüstri Merkezi (BÜSEM) yakınlarındaki bir inşaatın beton bloğu, beton pompası aracının üzerine düştü.
İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.
Ekiplerce yaklaşık 1 saat süren çalışmanın ardından sıkıştığı yerden çıkarılan araç sürücüsü Turan Günbaş’ın hayatını kaybettiği belirlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ETÜ’de “Yaşam boyu öğren, yaşam boyu tazelen” temasıyla düzenlenecek eğitimlerde, 60 yaş üzeri vatandaşların teşvik edilerek yeni beceriler kazanmalarının sağlanması amaçlanıyor.
Bu çerçevede 60 yaş üzeri okuma yazma bilenlerin katılabileceği eğitimlere başvurular 3-14 Şubat tarihlerinde, eğitimler ise 17 Şubat’ta başlayacak. 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne katılanlar, 4 yıl boyunca haftada 2 gün çeşitli alanlarda eğitim alacak.
ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Muammer YaylalıKonferans Salonu’nda düzenlenen tanıtım toplantısında, öğrenme anlayışını temel alan programın, her yaşta öğrenmenin ve gelişmenin mümkün olduğu bilinciyle tasarlandığını söyledi.
Dünya Sağlık Örgütünün sağlığın korunması için yaşam boyu öğrenmeye vurgu yaptığını belirten Çakmak, “Amacımız, kıymetli büyüklerimizin bilgiye, beceriye ve sosyal hayata daha aktif katılımlarını destekleyerek onların sağlıklı, mutlu ve üretken bir yaşam sürmelerine katkı sunmaktır.” dedi.
“Yaşam kalitesini arttırmayı hedefliyoruz”
Üniversite olarak yaşam boyu öğrenmeyi temel ilke olarak benimsediklerini ifade eden Çakmak, şöyle devam etti:
“Sağlıktan sanata, kişisel fiziksel aktivitelere, bağımsız yaşam becerilerinden sosyal ve zihinsel aktivitelere kadar geniş bir yelpazede sunacağımız eğitimlerle, bireylerimizin yaşam kalitesini arttırmayı ve topluma daha aktif katılımlarını teşvik etmeyi hedefliyoruz. Hazırladığımız program, bilimsel temellere dayanarak multidisipliner bir ekip tarafından hazırlanmıştır. Katılımcılarımızı hayatlarının her döneminde öğrenmenin, üretmenin ve paylaşmanın mümkün olduğunu göstermek istiyoruz. Çıktığımız bu yolda büyüklerimizin hayatlarına yeni bir pencere açıp onların enerjilerini ve potansiyellerini yeniden keşfetmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu programla büyüklerimizin de hayatlarına dokunmayı onların bizlerin akademik bilgi ve birikiminden faydalanmaları gibi bizlerin de onların hayat tecrübelerinden faydalanacağımız bir programı hayata geçiriyoruz.”
“Öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur”
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Elanur Yılmaz Karabulutlu da projeyle yaşam boyu öğrenmede önemli bir adım atıldığını söyledi.
Karabulutlu, yaşlı nüfusun Türkiye’de son 5 yılda yüzde 21,4 arttığını bildirerek, şunları kaydetti:
“İnsanlığa değer katan, öncü ve saygın bir üniversite olma vizyonuyla hareket eden üniversitemiz 60+ Tazelenme Üniversitesi Projesi’yle bölgemizdeki 60 yaş ve üzeri bireylerin yaşamına değer katmayı hedeflemektedir. 60+ Tazelenme Üniversitesi yaşanılan her dönemde öğrenmenin gelişmenin ve yenilenmenin mümkün olduğu inancından doğmuştur. Bu projeyle ileri yaş döneminde de aktif öğrenmenin paylaşmanın, üretmenin mümkün olduğunu göstermek istiyoruz, çünkü öğrenme ve gelişmenin yaşı yoktur.”
Programa, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Akarsu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, akademisyenler ve 60 yaş üzerindeki vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Endonezyalı bir adam, adeta kabusu yaşadı.
37 yaşındaki adam, son derece riskli bir pozisyonda cinsel ilişkiye girerken partnerine çarparak penisini kırdı.
Soluğu hastanede alan adam, acil olarak ameliyata alındı.

ÇOK RİSKLİ
Adam, ters kovboy pozisyonunda seks yaparken aniden bir çatlama sesi duyduğunu anlattı.
Sağlık görevlileri, sertleşmiş penisin cinsel birliktelik sırasında partnerin kasık kemiğine çarpması durumunda yaralanmanın meydana gelebileceğine değindi.
Tehlikeli pozisyon -aynı zamanda ‘üstün kadın’ olarak da adlandırılır- ereksiyon halindeki penise zarar verme riskiyle bilinir.
Yağmur Dinç
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bastık, “Bana göre ‘en’ kavramı çok zor. Kendini seven, kendini güzel hisseden herkesi çok seviyorum. En güzel, en seksi kavramları bana garip geliyor. Bunlar boş şeyler” dedi.

TAKİPÇİLERİNİ GEÇMİŞE GÖTÜRDÜ
31 yaşındaki şarkıcı, son olarak sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla takipçilerini geçmişe götürdü

Bir takipçisinin “18 yaşına dönsen neyi değiştirmek isterdin?’ sorusuna yanıt veren Bastık, “Saç rengimi” dedi ve 18 yaşındaki halini paylaştı.

Zeynep BastıkSosyal MedyaMagazinTürkiye3-sayfaMüzikYaşamMedya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Azerbaycan Hava Yolları’na ait bir Embraer 190 yolcu uçağı, dün Kazakistan’ın Aktau kenti yakınlarında alev alarak yere çakıldı.
38 kişinin hayatını kaybettiği kazada, 29 kişi ise mucizevi şekilde kurtarılarak tedavi altına alındı.
Kazaya ilişkin başlatılan soruşturmada ön inceleme raporu açıklandı.
RUS FÜZESİYLE VURULDUĞU TESPİT EDİLDİ
İlk incelemelerde, Bakü’den Grozni’ye giden Azerbaycan Hava Yolları uçağının Grozni yakınlarında Rus Pantsir-S hava savunma sistemine ait füzeyle vurulduğu belirlendi.
Azerbaycan Hava Yolları da rapordaki verileri doğrulayarak Rus füzeleriyle saldırı gerçekleştirildiğini açıkladı.

UÇAĞI VURUP, İNİŞ İZNİ VERMEDİLER
Euronews’te yer alan habere göre, incelemeye ilişkin hazırlanan raporda, Rus hava sistemlerinin füzeyle uçağı vurduğu, pilotların acil iniş taleplerine rağmen hasar gören uçağın herhangi bir Rus havaalanına inmesine izin verilmediği ve Hazar Denizi üzerinden Kazakistan’daki Aktau’ya doğru uçmasının emredildiği ifadelerine yer verildi.
İLETİŞİM SİSTEMLERİNİ DEVRE DIŞI BIRAKTILAR
Raporda ayrıca, Rus elektronik harp sistemleri ayrıca uçağın iletişimini devre dışı bırakarak, uçağın Rus hava sahası üzerindeki radardan kaybolmasına neden olduğu ifadeleri de yer aldı.,
UKRAYNA İHA’LARINI VURMAYA ÇALIŞIYORLARDI İDDİASI
Rus kaynaklarına göre, Azerbaycan Havayolları uçağı Çeçenistan toprakları üzerinden geçerken, Rus hava savunma güçleri aktif olarak Ukrayna İHA’larını vurmaya çalışıyordu.
Çeçen Cumhuriyeti Güvenlik Konseyi Başkanı Hamzat Kadirov, Çarşamba sabahı Grozni’ye bir insansız hava aracı saldırısı düzenlendiğini doğruladı ve herhangi bir can kaybı ya da hasar olmadığını kaydetti.



Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Canlılık ve bakımına oldukça önem verilen saçlar zaman zaman birbirine dolanarak, kadınları çileden çıkarabiliyor. Öyle ki, pek çok yöntem denenmesine rağmen birbirine dolanan saçları açmak zor olabiliyor. Peki dolaşık olan ve keçe gibi görünüme sahip olan saç nasıl açılır?
Birbirine dolanan keçe gibi saçı açmanın en kolay yolu!
Birbirine dolanan saçlar çoğu kez tarak yardımıyla açılabilir. Ancak tarakla denemenize rağmen dolanan saçınız açılmadıysa özel ve doğal bir karışım hazırlamanız gerekebilir. Öncelikle bu yöntem için gerekli malzemeleri yanınızda bulundurmalısınız.
Malzemeler:
Elma veya üzüm sirkesi
Su
Yemek kaşığı
İnce ve geniş dişli farklı saç fırçaları
Yöntem nasıl uygulanır?

İlk olarak birkaç yemek kaşığı sirkeyi su dolu bir kabın içerisine ekleyin. Ardından karışımı karıştırın ve dolaşan saçınıza yavaş yavaş dökün. Karışımı dökerken dolanan kısma özellikle temas etmesine dikkat edin. O kısma elinizle yavaş yavaş sirkeli suyu yedirin. Sonrasında elinizdeki fırçaları sırasıyla kullanarak dolanan saçınızı açmayı deneyin.

Açmadan önce saçınızı taramayı deneyin. Eğer dolanan saç taramayla açılmıyorsa saçınıza zarar vermemeye çalışarak ve hafif hareketlerle birbirine giren tarafa kuvvet uygulayabilirsiniz. Sirkeli suyun etkisiyle saçınız yumuşayacağı ve kaygan hale geleceği için, birbirine dolanan saçı açmanız daha kolay hale gelecektir.
Zorlanmanız durumunda saçınıza döktüğünüz sirkeli suyu biraz daha saçınızda bekletmeniz işe yarayacaktır. Dolaşan saçınızı açtıktan sonra saçınızı şampuanla yıkamalısınız.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kadınlar için oldukça önemli olan kirpikler, yüz güzelliğinin önemli bir parçasıdır. Pek çok kişi kirpiklerin hem daha uzun hem de kıvrık görünmesi için farklı ürünler kullanmaktadır. Ancak bu durum kişinin kendi doğal kirpiklerine kimi zaman zarar da verebilmektedir. Özellikle içinde kimyasal maddeler barındıran rimeller bazı kişilerde alerjiye neden olurken, takma kirpik de doğal kirpiklerde tahribata neden olabilmektedir.
Ok gibi kirpikler için sihirli ve doğal formül!
Çok eski zamanlardan beri kullanılan maskaralar, bu sebeple kirpiklerin uzun süre etkileyici bir şekilde durmasını sağlasa da, kimi zaman kirpiklerde dökülmeye neden olabilmektedir.
Kirpiklerin dökülmemesi ve doğal yoluyla uzaması için düzenli olarak bakım yapmak da oldukça önemli. Bunun yanı sıra maskarayı tam olarak temizlemek de oldukça önemli koşullardan biri.

Ayrıca kirpiklere sürülen kimi kimyasal yağlar, kirpik ve göz yapısına zarar verebilmekte. Ancak kirpiklerinize süreceğiniz doğru, doğal ve besleyici olan yağlar çok daha uzun ve dolgun kirpiklere sahip olmanıza yardım edebilir. İşte kirpiklerinizi doğal yollarla uzatmak için sihirli formül…
Kirpikleri uzatmak için hazırlayacağınız doğal formülün malzemeleri:
Birkaç damla badem yağı
2 yemek kaşığı kadar Hindistan cevizi yağı
1 ila 2 çay kaşığı kadar Hint yağı
Hazırlanışı:
Öncelikle bütün elinizdeki yağları bir kabın içerisine alarak hepsini iyice karıştırın. Sonrasında temiz bir maskara fırçası ya da kulak çöpü vasıtasıyla karışımı tüm kirpiklerinize sürün. Bu işlemi farklı günlerde de yapabilir ve bir ay boyu tekrarlayabilirsiniz. Böylece sonuç almanız hızlanacaktır.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Samsung, Android 15 tabanlı One UI 7 arayüzüyle birlikte bildirimleri daha etkili bir şekilde yönetmenizi sağlayacak yeni bir özellik sunuyor: Bildirimleri Filtrele.
Bu özellik, önemli bildirimleri ön plana çıkarırken daha az kritik olanları gizleyerek bildirim karmaşasını önlüyor.
BİLDİRİMLERİ FİLTRELE ÖZELLİĞİ
Bildirimleri Filtrele özelliği, bildirimleri iki gruba ayırıyor:
Öncelikli Bildirimler: Önemli bildirimler, bildirim panelinin üst kısmında gösteriliyor.
Daha Az Kritik Bildirimler: Daha az önemli bildirimler ise gizleniyor ve “X daha fazla bildirim” şeklinde bir baloncukta toplanıyor.
FİLTRELEME SEÇENEKLERİ
Bildirimleri Filtrele özelliği, üç farklı filtreleme seçeneği sunuyor:
Eski Bildirimler: Belirli bir süre önceki bildirimleri gizler.
Arka Plan Etkinlikleri: Arka planda çalışan uygulamalardan gelen bildirimleri filtreler.
Küçültülmüş Bildirimler: Daha önce küçültülen bildirimleri gizler.

GALAXY S25 SERİSİYLE GELİYOR
One UI 7’nin kararlı sürümünün, Ocak 2025’te Galaxy S25 serisiyle birlikte yayınlanması bekleniyor. Şu anda Galaxy S24 kullanıcıları, One UI 7 beta sürümünü deneyebiliyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Google, Gemini Advanced aboneleri için “Deep Research” adlı yeni bir özellik duyurdu. Bu özellik, yapay zeka destekli bir araştırma asistanı gibi çalışarak karmaşık araştırmaları hızlı ve kolay bir şekilde yapmanıza olanak tanıyor.
DEEP RESEARCH NEDİR
Deep Research, Gemini’ye detaylı araştırma soruları sormanıza olanak tanıyor. Bir soru sorduğunuzda, Gemini bilgi toplamak ve analiz etmek için çok adımlı bir plan oluşturuyor. Bu planı inceleyebilir ve gerekirse düzenleyebilirsiniz.
“Araştırmaya başla” butonuna tıkladığınızda Gemini şunları yapıyor:
Web’de arama yaparak ilgili bilgileri buluyor.
Bulgularını analiz ediyor ve geliştiriyor.
Sonuçları detaylı ve okunması kolay bir rapor halinde sunuyor.
Ayrıca, raporu Google Dokümanlar’a aktararak başkalarıyla paylaşabilir veya projelerinize entegre edebilirsiniz.

YENİ ÖZELLİĞİN AVANTAJLARI
Deep Research, zamandan tasarruf etmenizi sağlayan bir “kişisel araştırma asistanı” olarak tanımlanıyor.
Saatler sürebilecek araştırmaları dakikalar içinde tamamlayabiliyorsunuz. Bu özellik, öğrenciler, profesyoneller ve hızlı bir şekilde detaylı bilgiye ihtiyaç duyan herkes için ideal.
Deep Research, Gemini Advanced abonelerine 45’ten fazla dilde ve 150’den fazla ülkede sunuluyor. Hem masaüstü hem de mobil web platformlarında kullanılabiliyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre çalışmaların devamında tespit edilen 7 şüphelinin yakalanması için bu sabah eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Şüphelilerden Elanur Bulut, Salim Çato, Zeynep Buse Korkmaz ve Buse Şahin gözaltına alınırken firari durumdaki 4 kişinin yakalanması için çalışmalar devam ediyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konuşmasında, “Türkiye-Suriye belediyeleri arası, iç savaş nedeniyle kesintiye uğrayan ilişkilerinin yeniden tesisi ve sürdürülebilir bir zeminde yürütülmesinin koşullarını, Suriyeli yetkililerle çalışmak istiyoruz” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:
“Bu çerçevede, TBB olarak, başta Şam olmak üzere, Suriye’deki şehirlerin ihtiyaçlarını yerinde tespit etmek, iki ülke belediyeleri arasındaki iş birliğini yeniden tesis etmek ve sürdürülebilir bir zemine oturtmak, birliğimiz belediyelerin desteğini koordine etmek amacıyla da bir TBB heyetinin, en kısa zamanda Suriye’yi ziyaret etmesini hep birlikte kararlaştırdık. İlk aşamada Şam’a gerçekleştirilmesi öngörülen ziyaret sırasında, Türkiye’deki geçici koruma altında bulunan Suriyelilerin gönüllü ve onurlu şekilde geriye dönüş ihtiyaçlarının karşılanması için, yerel yönetimler arasında iş birliği mekanizmalarının geliştirilmesi ve bu doğrultuda somut adımların planlanması da hedeflenmektedir. TBB üzerinden, şehirlerimizin Suriyeli belediyelere verecekleri kapsamlı desteğin, farklı etnik ve inanç gruplarından oluşan Suriye halkının eksiksiz tamamının barış, huzur ve refah içinde yaşamasına önemli katkı sağlayacağına yürekten inanıyoruz. Yine birliğimiz olarak, Suriye’nin yeniden ayağa kalkma sürecinde hem ülkemiz hem de komşumuz Suriye için elimizden gelen desteği yapmaya ve yerel yönetimler olarak, vazifemizi en üst seviyede yerine getirmeye de hazırız.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İHA’nın haberine göre kentte gece saatlerinde meydana gelen olayda Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü 3. Sınıf öğrencisi Arif Talat Algın’ın (22) üzerine bir binanın çatısından buz ve kar kütleleri düştü.
GÖZYAŞLARINA BOĞULDULAR
Ağır yaralanan Arif Talat Algın, ambulansla Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Ancak Algın, bütün müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.
REKLAM
Algın’ın yaşamını yitirmesine neden olan kaza ise anbean çevredeki güvenlik kameralarına yansıdı.

Hayatını kaybeden öğrenci için bugün okulunda bir tören düzenlendi. Fakülte binasında düzenlenen törenin ardından Algın’ın cenazesi uçakla Bursa’ya gönderildi.

Törende gencin ailesi, arkadaşları ve hocaları gözyaşına boğuldu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ordu’nun Yeni Cazibe Merkezi Olacak
Çakır İnşaat, daha önce hayata geçirdiği Çakır Rezidans, Çakır Tower, Çakır Kent ve Bahçeşehir Koleji gibi projelerle bölgenin yapı sektöründe öncü firmalarından biri haline geldi. Şimdi ise “Yeni Mahalle Ticaret Merkezi” projesiyle Ordu’nun ekonomik ve sosyal hayatına önemli bir katkı sunmayı hedefliyor.

Müteahhit Engin Çakır, projenin detaylarını paylaşırken şu ifadelere yer verdi:
“Çakır İnşaat olarak modern çalışma alanlarımız, sürekli gelişen makine parkımız ve yenilikçi yaklaşımlarımızla projelerimizi zamanında ve eksiksiz şekilde teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Bu başarılarımız müşterilerimizin güvenini ve sektördeki takdirleri kazanmamıza yol açtı. Yeni Mahalle projesi, kaliteli işçilik ve yenilikçi tasarım anlayışımızın en güçlü örneklerinden biri olacak. Ordu’nun geleceğine değer katacak bu projeyi hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz.”
Proje Detayları ve Modern Özellikleri
Yeni Mahalle Ticaret Merkezi, modern tasarımı ve sürdürülebilir mimari özellikleriyle dikkat çekiyor. Proje, 2 bloktan oluşacak ve farklı büyüklüklerde işyerleri, ofisler ve otopark alanlarıyla donatılacak. Engin Çakır’ın verdiği bilgilere göre:
Projenin tamamlanmasıyla birlikte Ordu’nun ticaret ve yaşam merkezi olmayı hedefleyen yapı, modern şehir yaşamının gerekliliklerini karşılayacak şekilde tasarlandı.
Kentsel Dönüşümde Örnek Proje
Yeni Mahalle Ticaret Merkezi, sadece modern mimarisiyle değil, aynı zamanda sürdürülebilir ve çevre dostu yapısıyla da dikkat çekiyor. Ordu Büyükşehir Belediyesi iştiraki Orkent A.Ş’nin yürüttüğü proje, Kentsel Dönüşüm Uzmanı Dr. Mimar Nihat Şen tarafından “Yılın En İyi Kentsel Dönüşüm Projesi” ödülüne layık görüldü.
Bu ödül, projenin sadece görsel ve fonksiyonel anlamda değil, çevresel sürdürülebilirlik ve kentsel yaşam kalitesini artırma açısından da örnek bir çalışma olduğunu kanıtlıyor. Engin Çakır, bu ödüllü projeyi hayata geçirme sorumluluğunu üstlenmenin gururunu yaşadıklarını belirterek, Ordu’nun geleceğine katkı sunacak bir projeye imza attıklarını söyledi.

Çakır İnşaat’ın Hedefleri ve Vizyonu
Çakır İnşaat, projeyi zamanında ve eksiksiz bir şekilde tamamlamayı hedeflerken, modern yapı anlayışıyla Ordu’ya değer katmayı planlıyor. Müteahhit Engin Çakır, şirketin vizyonunu şu sözlerle aktardı:
“Müşterilerimizin hayallerini gerçeğe dönüştürmek, estetik ve güvenli yapılar inşa etmek bizim önceliğimizdir. Geleceğin yapılarını bugünden inşa etmek için buradayız.”
Şirket, kentsel dönüşüm projelerindeki uzmanlığı ve güvenilirliğiyle, bölgedeki inşaat sektörüne yön vermeye devam ediyor.
Ordu’ya Katkı Sağlayacak
Ordu’nun en prestijli projelerinden biri olarak gösterilen Yeni Mahalle Ticaret Merkezi, hem ticari faaliyetleri canlandıracak hem de modern ofis alanlarıyla iş dünyasına katkı sunacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte şehrin sosyal ve ekonomik hayatına yeni bir soluk getirmesi bekleniyor.
Ayrıca, proje kapsamında sağlanacak otopark ve yeşil alan düzenlemeleri, şehrin altyapı ihtiyaçlarına çözüm sunarak çevre dostu bir model oluşturacak.
2024’te Ordu’nun en prestijli projesi olarak gösterilen Yeni Mahalle Ticaret Merkezi, tamamlandığında Karadeniz’in en büyük konsept projelerinden biri olarak öne çıkacak. Çakır İnşaat’ın bu projedeki deneyimi ve titiz çalışmaları, bölge halkının güvenini ve takdirini kazanmayı sürdürüyor.
Projenin inşaat sürecinin tamamlanmasının ardından, Ordu’nun yeni yaşam ve ticaret merkezi haline gelmesi bekleniyor. Tüm gözler şimdi Çakır İnşaat’ın bu ödüllü projeyi nasıl hayata geçireceği ve Ordu’ya katacağı değeri izlemeye odaklanmış durumda
]]>Dijital dönüşümün işletmeler için kritik önem taşıdığı bu dönemde, KOSGEB ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, işletmelerin dijitalleşme süreçlerini desteklemek için çeşitli teşvik ve hibeler sunuyor. Ancak bu desteklerden faydalanabilmek için doğru bir planlama ve uygun belgelerin hazırlanması gerekiyor. İşte bu noktada, dijital dönüşüm yolculuğunuzda doğru bir rehberle ilerlemek büyük fark yaratıyor.
DDX Raporu: Destekler İçin İlk Adım
KOSGEB ve Sanayi Bakanlığı'nın sağladığı dijital dönüşüm desteklerinden yararlanmak isteyen işletmeler için Dijital Dönüşüm Değerlendirme (DDX) Raporu büyük bir öneme sahip. Bu rapor, işletmenizin dijital olgunluk seviyesini belirlemek, ihtiyaçlarınızı tespit etmek ve destek başvurularınızda güçlü bir temel oluşturmak için gereklidir.
Aybit Teknoloji olarak:
● KOSGEB'in uzman havuzunda yer alan bir dijital dönüşüm danışmanımız,
● Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın sayılı dijital dönüşüm değerlendiricilerinden biri olarak, işletmenizin bu raporu eksiksiz ve doğru şekilde hazırlamasını sağlıyoruz.
KOSGEB ve Sanayi Bakanlığı'nın destek programlarından faydalanmak isteyen işletmeler, DDX raporu ile dijitalleşme yolculuklarını stratejik bir şekilde planlayabilir. Ayrıca, bu destekler sadece teknolojiye yatırım yapmakla sınırlı değil; aynı zamanda süreçlerinizi yeniden tanımlayarak sürdürülebilir bir rekabet avantajı elde etmenizi sağlar.
Dijital dönüşümün temel taşlarının veri, otomasyon ve yapay zekâ olduğunu vurgulayan Umar, "Veriyi anlamlandıran ve bunu iş süreçlerine entegre eden firmalar, yalnızca bugünün değil, yarının da kazananları olacak. Biz de bu noktada işletmelere, hem strateji geliştirme hem de uygulama süreçlerinde rehberlik ediyoruz," diye ekledi.
Dijital dönüşüm projelerinde elde ettiği başarılarla dikkat çeken Melih Umar, pek çok sektörde farklı ölçeklerde işletmelere destek verdi. Bu süreçlerde, üretimden lojistiğe, satıştan kalite kontrol süreçlerine kadar birçok alanda fark yaratan çözümler sunduğunu ifade eden Umar, "Her işletmenin kendine özgü ihtiyaçları var. Danışmanlık hizmetlerimizle, bu ihtiyaçları belirleyip, özel stratejilerle başarıya ulaştırıyoruz," dedi.
Dijital Dönüşüm Yolculuğunda Sizi Bekliyoruz
"Her işletme için dijital dönüşüm yolculuğu farklıdır," diyen Umar, işletmelerin bu zorlu süreci doğru şekilde yönetmesi için profesyonel desteğin önemine dikkat çekti. Aybit Teknoloji A.Ş. olarak, sektörel bilgi birikimi ve TÜBİTAK TÜSSİDE desteğiyle, dijitalleşme hedeflerine ulaşmak isteyen firmalara özel çözümler sunduklarını belirtti.
Dijital dönüşümün sadece teknolojiye yatırım yapmakla değil, aynı zamanda kültürel bir dönüşümü de gerektirdiğini ifade eden Umar, sözlerini şöyle tamamladı: "İş dünyasının geleceği dijitalleşmede. Bu yolculuğa çıkmak isteyen firmalara rehberlik etmek, onları geleceğe hazırlamak için buradayız. İster üretim süreçlerinizdeki verimliliği artırmak ister müşteri deneyimini geliştirmek için olsun, doğru adımları atmanızda size destek olabiliriz."
Dijital dönüşüm danışmanlığı almak ve işletmenizin geleceğe hazırlanmasına destek olmak için Aybit Teknoloji A.Ş. ile 0 262 255 52 12 iletişime geçin. Fabrikaların dijital dönüşüm yolculuğunda bir sonraki başarı hikâyesini birlikte yazalım.
]]>
Son dakika haberi: Balıkesir’in merkez Karesi ilçesindeki mühimmat fabrikasında meydana gelen patlama ve çökme nedeniyle hayatını kaybeden kişilerin kimlikleri belirlendi.

İlçeye bağlı kırsal Kavaklı Mahallesi’nde Çek firmasına bağlı faaliyet gösteren mühimmat fabrikasının kapsül üretimi yapılan bölümündeki patlamayla ilgili ekiplerin olay yerindeki çalışması sürüyor.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

HAYATINI KAYBEDENLERİN KİMLİKLERİ BELLİ OLDU
Patlamada yaşamını yitiren fabrika personelinin Tuğba Demir (21), Çetin Karamüftüoğlu (38), Muhammet Ergin (34), Özlem Özçakır (33), Tuba Sert (41), Enes Kırmızı (28), Seda Akın (35), Seçil Çapa (24), Müberra Sönmez (45), Selin Karanlıkoğlu (27) ve Elif Özgür (19) olduğu belirlendi. Bu kişilerin cansız bedenleri, Bursa Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.
Cenazelerin, Bursa Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsi işlemleri sürüyor.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Balıkesir’in merkez Karesi ilçesinde patlayıcı üretilen mühimmat fabrikasındaki patlamaya ilişkin, “Önce 12 olarak açıklanan vefat sayısının şimdi 11 olduğunu sizlerle paylaşıyoruz. Takdir edersiniz ki bu üretim tesisindeki patlamanın tesiriyle vücut bütünlüğüyle ilgili, oradaki gelinen noktada arkadaşlarımız, 12 olarak söylemek durumunda kaldılar.” dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, olay yerinde incelemelerde bulundu, görevlilerden bilgi aldı.
İncelemelerin ardından gazetecilere açıklama yapan Bakan Yerlikaya, mühimmat fabrikasında sabah saatlerinde yaşanan patlamayla herkesin yüreğinin yandığını belirterek, olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DEM PARTİ TERÖRİSTLERİ SAVUNDU, TSK’YI HEDEF ALDI
Terör örgütü PKK üyesi sözde gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin gerçekleştirilen SİHA operasyonu ile Suriye’nin Münbiç bölgesinde etkisiz hale getirildi.
YAYMAN’DAN TARİHİ AYAR: KÜRT DÜŞMANI ARIYORSANIZ PKK’YA BAKIN!
AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, DEM Parti’nin terör savunuculuğuna dayanamayarak söz aldı. Yayman, DEM grubuna dönerek, “Eğer bir Kürt düşmanı arıyorsanız, PKK terör örgütüne bakacaksınız” ifadelerini kullandı.
“BU DİLİ ASLA KABUL ETMİYORUZ”
Yayman, sözlerine şöyle devam etti:
AK Parti kurulduğundan beri, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bir Kürt sorunu varsa bu benim sorunum demiştir. Sizin grubunuz her defasında bu Meclis’i Kürt düşmanı olmakla suçluyor. Bu dili kınıyoruz, asla kabul etmiyoruz.
Türk Silahlı Kuvvetleri’ne asla bunu söyleyemezsiniz.
Cumhur İttifakı olarak söylüyoruz, bu ülkede dün olduğu gibi bugün de bu ülkede yaşayan herkes eşittir. Birinci sınıf vatandaştır.
Bu konu istismara kapalıdır. En azından Sayın Devlet Bahçeli’nin başlattığı sürece bir hürmetkar tavrınız olsun.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir kredi başvurusu yaparken en önemli faktör, kredi notudur. Kredi notumun yüksek olması, bana daha düşük faiz oranları ve uygun ödeme planları sunulmasına olanak tanıdı. Kredi başvurum olumlu sonuçlandı ve belirlediğim ihtiyaçları karşılamak için gerekli finansmanı sağladım. Ancak, kredi sürecinin başladığı andan itibaren, her ödeme döneminde dikkatli olmam gerektiğini fark ettim.
Ödemelerimi düzenli olarak yapmaya özen gösterdim. Bu süreç, disiplinli bir finansal yönetim gerektiriyor. Zamanında ödeme yaparak kredi notumu iyileştirmeyi başardım. Ayrıca, fazla borçlanmamaya dikkat ettim ve yalnızca gerçekten ihtiyacım olan miktar için kredi kullanmaya özen gösterdim.
Sonuç olarak, kredi kullanımı benim için olumlu bir deneyim oldu, fakat bunu doğru bir şekilde yönetmek için planlı ve disiplinli olmak gerektiğini öğrendim. Bu deneyim, gelecekteki finansal kararlarımda daha dikkatli olmam gerektiğini gösterdi.
Geçen yıl finansal olarak zorlandığım bir dönemde, isterlin.com’u keşfettim. Sitede, kullanıcı dostu bir arayüzle kredi başvurusu yapabileceğimi öğrendim. Bankaların sunduğu çeşitli kredi tekliflerini tek bir platform üzerinden karşılaştırabildim. Bu özellik sayesinde, ihtiyacım olan miktarı en düşük faiz oranlarıyla aldım. İsterlin.com’un sağladığı bilgi şeffaflığı, sürecin hızlı ilerlemesine yardımcı oldu. Tüm evrak işlerimi online tamamlayarak bankaya gitmek zorunda kalmadım. Özellikle yoğun bir iş temposuna sahip kişiler için harika bir çözüm!
Döviz Alım-Satımında Yeni Bir Çözüm
Kuzey Kıbrıs’a sıkça seyahat eden biri olarak, döviz işlemlerimde İsterlin.com’u tercih ediyorum. Sitenin döviz bürosu özelliği, piyasadaki en uygun kurları sunuyor. Hem Türk lirasını hem de sterlin ve dolar gibi para birimlerini kolayca değiştirebiliyorum. Özellikle anlık piyasa kurlarını takip etme imkanı sayesinde zaman kaybetmeden işlem yapıyorum. Geçmişte döviz bozdurmak için fiziki döviz bürolarına gitmek zorunda kalıyordum. Ancak artık tüm işlemlerimi dijital ortamda, güvenle yapabiliyorum.
Kripto Para İşlemlerimde İsterlin.com Farkı
Kripto para piyasasına yeni adım atan biri olarak, güvenilir bir platform arıyordum. İsterlin.com’un kripto ofisi, piyasadaki farklı dijital varlıklarla işlem yapma imkanı sağladı. Bitcoin ve Ethereum gibi ana kripto paraların yanı sıra altcoin seçenekleri de mevcut. Platformun kullanıcı dostu arayüzü ve hızlı işlem süreci, kripto dünyasına girişimi kolaylaştırdı. En önemlisi, piyasa kurlarıyla ilgili anlık güncellemeler sayesinde doğru zamanda doğru kararlar alabildim.
İsterlin.com’un Anlık Kurları Sayesinde Kazandım
Yatırım yaparken anlık piyasa kurları benim için kritik bir öneme sahip. İsterlin.com, bu konuda en büyük yardımcım oldu. Canlı kur bilgileri sayesinde döviz alım-satımında maksimum kar sağladım. Örneğin, geçen ay sterlinin düşüşe geçtiği bir anı yakaladım ve hemen alım yaparak önemli bir kazanç elde ettim. İsterlin.com’un güncel ve doğru bilgileri sunması, yatırım kararlarımı güvenle almama yardımcı oldu.
Tüm Hesaplamalarım İçin Tek Adres
İsterlin.com’un sunduğu multifonksiyonel hesap makinası, hayatımı kolaylaştıran bir araç oldu. Döviz dönüşümünden kredi hesaplamalarına kadar tüm işlemlerimi burada yapabiliyorum. Örneğin, sterlin bazlı bir borcumu Türk lirasına çevirmem gerektiğinde hesap makinası devreye giriyor. Ayrıca, farklı faiz oranlarını karşılaştırarak en uygun krediyi seçmeme yardımcı oldu. Pratik ve güvenilir bir çözüm arıyorsanız, İsterlin.com tam size göre!
Kuzey Kıbrıs’ta Finansal Çözümler
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan biri olarak, İsterlin.com’un sunduğu hizmetlerden büyük ölçüde faydalandım. KKTC’ye özel döviz kurları ve kredi seçenekleri sunan platform, günlük finansal işlerimi kolaylaştırdı. Özellikle İngiltere’den gelen aileme para transferi yaparken uygun döviz kurları sayesinde tasarruf ettim. Hem yerel hem de uluslararası işlemler için İsterlin.com, en doğru adres!
Kredi ve Döviz İşlemlerinde Hız ve Güven
Ev kredisi almak için bankaları dolaşırken isterlin.com’a rastladım. Site sayesinde hem kredi oranlarını hem de döviz kurlarını tek bir platformda kontrol ettim. Özellikle dövizle alınan kredilerde doğru zamanda işlem yapmak çok önemliydi. İsterlin.com’un anlık güncellemeleri ve kullanıcı dostu arayüzü, bu süreci benim için oldukça kolaylaştırdı.
Kripto ve Dövizde Akıllı Yatırım
Hem kripto hem de döviz yatırımı yapan biri olarak İsterlin.com benim için mükemmel bir araç oldu. Kripto ofisi sayesinde dijital varlıklara yatırım yaparken, döviz bürosu özelliğiyle geleneksel piyasaları takip edebiliyorum. Bu ikili denge, portföyümü çeşitlendirmeme olanak sağladı. İsterlin.com’un sağladığı verilerle her iki piyasada da bilinçli kararlar alıyorum.
Uluslararası İşlemlerde Güven
KKTC’den İngiltere’ye düzenli olarak para transferi yapmam gerekiyor. İsterlin.com, bu süreçte en büyük yardımcım oldu. Uygun döviz kurları ve düşük işlem ücretleriyle hem zaman hem de para tasarrufu sağlıyorum. İşlemler hızlı ve güvenilir bir şekilde gerçekleşiyor. Eğer sizin de uluslararası para transferi ihtiyacınız varsa, İsterlin.com tam size göre!
Genel Kullanıcı Deneyimi
İsterlin.com ile Tüm Finansal İşlemler Bir Arada
İsterlin.com, benim gibi finansal işlemlerinde pratiklik arayanlar için tasarlanmış harika bir platform. Döviz bozdurmaktan kredi hesaplamaya, kripto yatırımlarından anlık piyasa takibine kadar birçok işlemi burada yapabiliyorum. Kullanıcı dostu arayüzü, güvenilir hizmetleri ve hızlı işlemleriyle İsterlin.com, günlük hayatımın ayrılmaz bir parçası haline geldi.
]]>
YIL 1992
Tarih yaprakları 12 Kasım 1992 yılını gösteriyordu. İstanbul Emniyeti’nin A bölgesi kanalında yoğun bir muhabere yapılıyordu. Haber merkezi, polis ekiplerini Avcılar’da bir ilkokulun bahçesinde işlenen bir cinayet vakasına yönlendiriyordu. Önce ilçe ekipleri ardından cinayet masası anons edildi. Bu sırada polis telsizini başka bir görevli de dinliyordu. Bu kişi Sabah Gazetesi’nin A bölgesinden sorumlu polis muhabiri Salih Aluş’tu. Aluş, Bakırköy bürodan şoförüyle birlikte fırlayarak hemen olay yerine gitti.
REKLAMTECAVÜZ EDİLEREK ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ
Olay yerine giden gazetecilerden biri olan Salih Aluş, fotoğraf makinesinin deklanşörüne basarken diğer yandan bilgi almaya başladı. Aluş “Olay yerine gittiğimde bir kadın cesedi vardı. Tabii sonradan elde ettiğim bilgiler kadına tecavüz edildiği, bıçaklanan kadında boğulma izi de bulunduğu yönündeydi. Yani genç kadın korkunç bir cinayete kurban gitmişti. Ben bu olayı takip ettim” dedi.
YIL 1993
Aluş, Avcılar’da yaşanan bu tecavüz olayıyla ilgili polis ekipleriyle irtibattaydı. Ancak cinayette bir gelişme yoktu. Tam bu olaydan 4 ay sonra yani 23 Şubat 1993 günü İstanbul Emniyeti’nin A bölgesinin telsiz kanalı yeniden yoğun bir muhabereye girdi. Adreste bu kez Avcılar Üniversite kampüsü bahçesi veriliyordu. Tüm ekipler olay yerine giderken yine telsizleri dinleyen Salih Aluş için de yeni bir görev daha çıkmıştı.
BİR GENÇ KIZ DAHA ÖLDÜRDÜLDÜ
Bu anonsları duyunca hızla olay yerine gittiğini belirten Aluş, şöyle konuştu: “Biz gazeteciler için de cinayet vakaları çok önemlidir. Olay yerine gittiğimde burada da bir genç kadının öldürüldüğünü gördüm. Bu genç kız da tecavüz edilmiş ardından bıçaklanarak öldürülmüştü. Ayrıca boğulma izleri de vardı. Aynen ilk olaya benziyordu. 4 ay önce baktığım diğer olay çözülmemişti. Polis olay yeri incelemesini yaptı. Tabii o yıllarda öyle DNA analizi yapılmıyordu. Teknik olarak da çok gerilerdeydik.”
REKLAMGEÇMİŞTEKİ 3 ESRARENGİZ OLAYDAKİ BENZERLİK
Son 4 ayda işlenen bu iki vahşette benzerlikler vardı. Katil zanlısı bir kişi miydi? Olay yerlerinde o döneme göre çalışma yapıldı. Avcılar’da bir sapık katil alarmı vardı. Kayıtlarda polisin dikkatini çeken 3 olay oldu. Bu iki cinayetten bir yıl öncesinde yani 1992 ekim ve kasım aylarında 3 ayrı genç kız bir sapığın bıçaklı cinsel saldırısına uğramıştı. 3 genç kız da aynı eşkali vermişti. Polis bu 3 olayı gerçekleştiren şüphelinin 2 cinayet işlediğine inanıyordu. Ancak katil kimdi? Yakalanacak mı? Bu olaylar çözülecek miydi? Aslında bu olayların cevabı resmi olarak asla bilinmeyecekti.
KIZ YÜZÜNDEN CİNAYET
Tarih yaprakları 1 Temmuz 1993’ü gösteriyordu. Merter’te yaşanan bıçaklı kavganın anonsu polis telsizinden geçti. Bıçakla yaralananlar vardı. Bu anonsları duyan polis muhabiri Salih Aluş, daha sonra yine kendisi gibi bir polis muhabiri olacak olan şoförü Erol Akkır ile hemen olay yerine gitti. Aluş olay yerine gittiğini belirterek “Gençler arasında kız yüzünden bıçaklı kavga yaşanmıştı. Aldığım bilgilere göre, Sait ve arkadaşı, kız arkadaşının bir kişiyle konuştuğunu görmüş. Kavga bunun için çıkmış nasıl konuşursun falan diye. O kızla konuşan kişi de Yavuz adlı biriymiş. Kavga edince Yavuz adli kişi bunları bıçaklamış. Sait olay yerinde ölmüş. Katil zanlısı sonra bir taksiciyi de yaralayarak olay yerinden kaçmıştı. Haberimizi hazırladık. Polis de katilin peşine düşmüştü” dedi.
REKLAMBİRGÜN SONRA İLK KEZ GÖRÜNTÜLENDİ
Salih Aluş’un o gün yazdığı haber Sabah Gazetesi’nin iç sayfasında “Merter’de kız yüzünden düello; 1 ölü 2 yaralı’ başlığıyla küçük bir şekilde kullanıldı. Haberin çıktığı gün Aluş polisten yazdığı bu olayla ilgili istihbarat bilgisi aldı. Güngören’in tecrübeli araştırma ekipleri olaydan sonra kaçan katil zanlısı Yavuz Yapıcıoğlu’nu yakalamıştı. Bu bilgiyi alır almaz arkadaşı Erol Akkır’la hızla araştırma birimine gittiğini belirten Aluş “Hemen gittim. Katil zanlısının emniyetten çıkarken fotoğrafını çektim. Polis ekipleri olaydan sonra kaçan bu şahsı Avcılar’da yakalamıştı. Katil zanlısı genç bir çocuktu. Beyaz gömlekliydi. Öldürülenin de resmini buldum. Ve Bakırköy büroma dönerek haberimi yazdım” dedi. Salih Aluş, daha sonra yıllarca konuşulacak Türkiye’nin en azılı seri katilinin fotoğrafını çektiğini bilmiyordu.
GAZETEDE YAYINLANAN İLK FOTOĞRAFI OLDU
Salih Aluş’un çektiği bu fotoğraf karesi, bir gün sonra gazetede “Kanlı Düello” diye üçüncü sayfada girebildi. Türkiye’nin acımasız seri katillerinden biri olacak olan Yavuz Yapıcıoğlu’nun bir olayda ilk kez fotoğrafı çekilmişti ve bu gazetede yayınlanan ilk fotoğraf karesi oldu. Yıllarca da kimse bu haberin yayınladığı tarihi bile hatırlayamadı. Bu yapılan haberden bile kimsenin bilgisi olmadı. Ve bu haber unutuldu. Çünkü Google’da “Yavuz Yapıcıoğlu” diye arandığınızda karşınıza ilk işlediği bu cinayet vakasının 1994 yılında yaşandığının yazıldığını görürsünüz.
“SONRASINI BİLMİYORUM”
Salih Aluş bu haberleri yaptıktan sonra, baktığı bu olaylarla ilgili bir gelişme duymadığını belirterek “O baktığım iki tecavüz olayında bir gelişme olmadı. Bu son olayda da katil yakalandı. Artık sonrası ne oldu tabii adliye tarafını hiç takip etmedim. Adliyeciler de takip etmedi. Önemsiz gördükleri içindir. Sonra neler oldu hiçbir bilgim yok” dedi.
Gazeteci Salih AluşREKLAMYIL 2002, 3 CİNAYET VAKASI
Tarih yaprakları, 23 Aralık 2002’yi gösteriyordu. Çorlu polisi hızla verilen adrese geldi. Spor tesislerinde bulunan bekçi öldürülmüştü. Çilingirle içeri giren polis ekipleri, evde kalan gençlerden birinin cesediyle karşılaştı. Aynı gün o evde kalan bir başka gencin cesedi evin yakınında bulundu. 3 cinayet işlenmişti. Üç kişiyi de aynı kişi öldürmüştü. Yapılan araştırmada polis tanıdık bir isimle karşılaşıyordu. Katil zanlısı Yavuz Yapıcıoğlu’ydu.
İNANILMAZ CİNAYETLER
Polisin karşısında artık bir seri katil vardı. 1993 yılında 3 kişiyi öldürerek Bayrampaşa Cezaevine konulan katil zanlısı Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklar Hastanesi’nde ‘ceza ehliyeti yoktur’ raporu almıştı ve cezaevinden çıkmıştı. Cezaevinden çıktıktan sonra anneannesini öldürdü. Ardından seri cinayetlerine başladı. Ancak cezai ehliyeti olmadığı için tutuklanmıyordu. Tedavi için götürüldüğü hastanelerde de hep kaçıyordu. Tüm bu gerçekler Çorlu’da bambaşka bir duruma doğru gitti.
“CEZAİ EHLİYETİ VARDIR”
Bu son olayda yakalanan seri katil, yeniden Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklar Hastanesi’ne sevk edilerek burada muhafaza altına alındı. Daha sonra Çorlu’daki cinayet davalarından dolayı Tekirdağ’da Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başlandı. Mahkeme sanığın cezai ehliyetini Adli Tıp Kurumu’na sordu. Kurumun Gözlem Dairesi akıllı olduğu, 4. İhtisas Dairesi ise tersi yönünde rapor verdi. Mahkeme çelişkili raporun düzeltilmesini istedi. Adli Tıp Kurulu birbirine zıt iki raporu teke indirerek Akıllı ve cezai ehliyeti vardır” raporunu verdi.
43 KİŞİYİ ÖLDÜRDÜĞÜ İDDİA EDİLİYOR
Yavuz Yapıcıoğlu, polis kayıtlarına göre 18, ailesi ve görgü tanıklarına göre 43 kişiyi öldürdü ve birçok kadına tecavüz ettiği iddia edildi. Resmi olmayan bu kayıtlara göre Cumhuriyet tarihinde en çok cinayet işleyen seri katilidir. Bu cinayetleri 1992 ile 2002 yılları arasında gerçekleştiren seri katil Avcılar sapığı olarak da sonradan basında yer aldı.
“O OLDUĞUNU YENİ ÖĞRENDİM”
Yavuz Yapıcıoğlu, işlediği vahşi cinayetlerden dolayı halen cezaevinde bulunuyor. İsmi Türkiye’nin en acımasız seri katilleri arasında yer aldı. Seri katilin ilk ve tek fotoğrafını çekerek ilk kez haberini yapan gazeteci Salih Aluş da şaşkınlığını gizleyemedi. Tam 32 yıl sonra baktığı olayda yer alan katil zanlısının daha sonra Türkiye’nin en acımasız seri katillerinden biri haline geldiğini ilk kez gördüğünü belirterek “Haberi siz bana gösterdiğinizde (Mustafa Şekeroğlu) ben hatırladım. Olaya gidip bakmıştım. Ama bu katilin sonradan öyle bir seri katil olduğunu açıkçası bilmiyordum. Siz bana söyleyince ben de yeni öğrenmiş oldum” dedi.
Salih Aluş, 1981 yılında Ankara’da basın dünyasına adımını attı. 1989 yılında İstanbul’a gelen Aluş, Tan, Sabah ve Vatan Gazetesi’nde polis muhabiri olarak çalıştı. Yaptığı atlatma haberleriyle ünlenen Salih Aluş’a ‘Sarı Tilki’ lakabı verildi. Birçok önemli haber yapan Aluş 2003 yılında emekli oldu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’da yer alan habere göre bir helikopter, il merkezindeki Eğitim ve Araştırma Hastanesinin binasına çarptı. Helikopter daha sonra boş alana düştü.

İhbar üzerine kaza yerine itfaiye, sağlık, polis ve AFAD ekipleri sevk edildi.
MUĞLA VALİSİ’NDEN AÇIKLAMA
Muğla Valisi İdris Akbıyık, helikopterin Muğla’da Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne çarpması sonucu 2 pilot, 1 hekim ve 1 sağlık personelinin vefat ettiğini bildirdi. Ambulans helikopter, Menteşe ilçesindeki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin binasına çarptı.
REKLAM
Helikopter daha sonra boş alana düştü. İhbar üzerine kaza yerine itfaiye, sağlık, polis ve AFAD ekipleri sevk edildi.
Helikopterin çaptığı hastanedeki toplantı odası4 KİŞİ VEFAT ETTİ
Muğla Valisi İdris Akbıyık, yaptığı açıklamada, saat 10.06 sıralarında Menşete ilçesinde Kötekli Mahallesi’ndeki Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünden kalkan Sağlık Bakanlığı’na ait ambulans helikopterin kalkış esnasında hastanenin 4. katına çarptığını söyledi.
Çarpma sonucu helikopterin düştüğünü dile getiren Akbıyık, “Helikopterde bulunan 2 pilot, 1 hekim ve bir personelimiz vefat ediyor. Yoğun sis var. Sebebi araştırılıyor.” dedi.
Olay sonrası itfaiye, AFAD ve diğer ekiplerin kaza yerine sevk edildiğini anlatan Akbıyık, ilk bilgilere göre helikopterin Antalya’ya gitmek üzere havalandığını kaydetti.
Hastanenin iç kısmında herhangi bir sıkıntı olmadığını sadece hasar meydana geldiğini aktaran Akbıyık, kazanın nedeniyle ilgili araştırmaların devam ettiğini bildirdi. Akbıyık, vefat edenlere başsağlığı diledi.
SAĞLIK BAKANLIĞI: OLAYLA İLGİLİ İNCELEME DEVAM EDİYOR
Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Bakanlığımıza bağlı hizmet veren bir ambulans helikopter havalanırken Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne çarparak boş bir alana düşmüştür. Meydana gelen kazada 2 pilot, 1 hekim ve 1 sağlık çalışanı olmak üzere 4 çalışma arkadaşımız hayatını kaybetmiştir. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır dileriz. Başımız sağ olsun. Olayla ilgili incelemeler devam etmekte olup, kamuoyuna gerekli bilgilendirme yapılacaktır” ifadeleri kullanıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’da yer alan habere göre Turgut Özal Millet Caddesi’nde, Aksaray istikametine doğru ilerleyen İETT otobüsü, arkadan gelen başka bir İETT otobüsünün çarpması sonucu yaklaşık 30 metre sürüklendi.

Sürüklenen otobüs, kaldırımdaki aydınlatma direğine, çöp konteynerine ve yan yoldan caddeye çıkmak üzere olan hafif ticari araca çarptıktan sonra durabildi.
REKLAM
İhbar edilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan olmazken, araçlarda hasar meydana geldi.
“NE VAR NE YOK HEPSİNİ GÖTÜRDÜ”
Otobüsün çarptığı aracın sürücüsü Murat Göktepe, “Otobüs kaldırıma çıkıp, sürükleyerek ne var ne yok hepsini götürdü. Bana çarptı. Çok şükür bende bir şey yok. Araçlarda da yolcu yoktu.” dedi.
Ekiplerin çalışması sonucu araçlar olay yerinden kaldırıldı. Öte yandan kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasınca kaydedildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir web sitesi, markanın dijital vitrini gibidir. Kullanıcı dostu ve şık bir tasarım, ziyaretçilerin sitede daha fazla vakit geçirmesini sağlar. Etkili bir web tasarımı, yalnızca görsel çekiciliği değil, aynı zamanda işlevselliği de içermelidir. Kullanıcıların hızlı ve kolay bir şekilde aradıklarına ulaşmasını sağlamak, siteye olan güveni artırır.
Günümüzde internet kullanıcılarının büyük bir kısmı mobil cihazlardan erişim sağlıyor. Bu nedenle, web sitenizin mobil uyumlu olması, ziyaretçilerinizin deneyimini doğrudan etkiler. Hızlı yüklenen sayfalar, yalnızca ziyaretçi memnuniyetini artırmakla kalmaz, aynı zamanda arama motorları tarafından da daha yüksek sıralamalarda yer almanızı sağlar.
SEO optimizasyonuna sahip bir web sitesi, markanızın dijital dünyada fark yaratmasına yardımcı olur. Doğru anahtar kelimeler, hızlı yükleme süreleri ve kullanıcı dostu tasarımlar, arama motorları tarafından sitenizin daha kolay bulunmasını sağlar. Bu, daha fazla ziyaretçi çekmek ve dönüşüm oranlarını artırmak için önemli bir adımdır.
Bu alanda uzmanlaşmış olan Precad Medya, etkileyici ve kullanıcı dostu tasarımlarıyla dikkat çekiyor. İşletmenizin hedeflerine uygun tasarımlar oluştururken, estetik ve teknik mükemmeliyeti bir araya getiriyor. Daha fazla bilgi için Precad Medya Web Tasarım ve Yazılım sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Sosyal medya, müşterilerle doğrudan iletişim kurmanın en güçlü yollarından biridir. Ancak, yalnızca içerik paylaşmak yeterli değildir. Stratejik bir planlama, sosyal medya platformlarından tam anlamıyla faydalanmanın temelidir. Doğru zamanda, doğru içerikle hedef kitlenize ulaşmanız, markanız için uzun vadeli bir etkileşim yaratabilir.
Sosyal medyada başarılı olmak, yalnızca takipçi sayısını artırmakla sınırlı değildir. Markanızın etkileşim oranlarını artırarak müşterilerinizle daha güçlü bağlar kurabilirsiniz. Bu, uzun vadede marka sadakati oluşturmanın temel adımlarından biridir. Precad Medya, sosyal medya yönetiminde uzman ekibiyle markaların bu hedefe ulaşmasına yardımcı oluyor.
Her marka özeldir ve sosyal medya stratejileri de buna uygun olarak şekillendirilmelidir. Precad Medya, markaların ihtiyaçlarını analiz ederek özel çözümler sunar ve yaratıcı içeriklerle dikkat çeker. Daha fazla bilgi için Precad Medya Sosyal Medya Danışmanlığı hizmetlerine göz atabilirsiniz.
Bir görsel, bin kelimeden fazlasını ifade eder. İyi bir görsel tasarım, markanızın hikayesini en etkili şekilde anlatabilir. Görseller, hedef kitlenizin dikkatini çeker ve mesajınızı hızlı bir şekilde iletmenizi sağlar. Bu nedenle, görsel tasarım, markanızın iletişim stratejisinin temel bir parçasıdır.
Profesyonelce hazırlanmış tasarımlar, markanın imajını güçlendirir ve onu rakiplerinden ayırır. Logodan broşüre, dijital reklam görsellerinden afişlere kadar her detay, markanızın profesyonelliğini ve güvenilirliğini yansıtır. Precad Medya, işletmelerin kimliğini en iyi şekilde ifade eden tasarımlar oluşturarak görsel iletişimlerini profesyonelleştiriyor.
Görsel tasarımda yaratıcılık ve özgünlük, markanızı farklılaştırmanın en önemli yollarından biridir. Precad Medya, yaratıcı çözümler sunarak işletmelerin görsel iletişimde öne çıkmasını sağlıyor. Markanız için özel olarak hazırlanan özgün tasarımlar, hedef kitlenizin zihninde kalıcı bir etki bırakır.
Precad Medya’nın sunduğu görsel tasarım hizmetleri hakkında daha fazla bilgi almak ve işletmenizin görsel iletişim gücünü artırmak için Konsept Fikir Tasarımı sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Precad Medya, işletmelerin dijital dünyada fark yaratmasını sağlayan özel çözümler geliştiren bir ajans olarak öne çıkıyor. Geniş bir yelpazede sunduğu hizmetlerle, markaların ihtiyaçlarını derinlemesine analiz eder ve en uygun stratejilerle çözümler üretir. Deneyimli ekip, her projeye özgü yenilikçi yaklaşımlar sunarak başarıyı garantiler.
Web tasarım, sosyal medya yönetimi ve görsel tasarım gibi temel alanlarda sunduğu hizmetlerin yanı sıra, Precad Medya, müşteri odaklı yaklaşımıyla projelerin her aşamasında destek sağlar. Hem küçük ölçekli işletmelere hem de büyük markalara hitap eden çözümleriyle farklı sektörlerde kendini kanıtlamıştır.
Precad Medya, müşteri memnuniyetini her zaman ön planda tutar. İş birliği sürecinde şeffaflık, iletişim ve profesyonellik ilkelerine bağlı kalarak, işletmelerin hedeflerine ulaşmasına katkı sağlar. İş ortağınız olarak Precad Medya’yı tercih ederek, markanızı dijital dünyada bir adım öne taşıyabilirsiniz.
Daha fazla bilgi almak için Precad Medya İletişim sayfasını ziyaret ederek detaylı bilgi alabilirsiniz. Markanızın potansiyelini ortaya çıkarmak ve dijital dünyada sağlam bir yer edinmek için Precad Medya ile şimdi iletişime geçin.
]]>Forma yaptırma ve tasarımı, spor dünyasında önemli bir yer tutar. Takımlar, oyuncular ve taraftarlar için formalar, sadece birer kıyafet olmanın ötesinde bir kimlik ve aidiyet duygusu oluşturur. İyi tasarlanmış bir forma, bir takımın profesyonelliğini ve başarısını simgelerken, taraftarların da duygusal bağ kurmasına yardımcı olur.
Forma tasarımında renkler, logolar, sponsorluklar ve takımın ismi gibi unsurlar büyük önem taşır. Her renk ve desen, belirli bir mesaj iletmeyi amaçlar. Örneğin, kırmızı renk güç ve cesaretin simgesi olarak kullanılırken, mavi renk güven ve sakinliği temsil eder. Takımlar, tarihsel ve kültürel miraslarını formalarına yansıtarak, geçmiş ile bağlarını güçlendirir. Ayrıca, sponsorlar da forma tasarımında önemli bir yer tutar. Sponsor logosu, formanın üzerinde belirli bir alanı kaplar ve markanın görünürlüğünü artırır.
Forma tasarımı yaptırma süreci ise, genellikle özel siparişler ile başlar. Takımlar veya kulüpler, profesyonel tasarımcılar ile işbirliği yaparak, oyuncuların rahatça oynayabileceği, hafif ve dayanıklı kumaşlardan yapılmış formalar tasarlar. Kumaşın kalitesi, oyuncuların performansını doğrudan etkileyebilir. Bu yüzden tasarım aşamasında, hem estetik hem de fonksiyonellik dikkate alınır.
Sonuç olarak, forma yaptırma ve tasarımı, spor dünyasında sadece bir görsel unsur değil, aynı zamanda bir takımın kimliğini ve değerlerini yansıtan önemli bir unsurdur.
Sizde kişiye özel olarak forma tasarımı yaptırmak için acunsport.com web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
]]>
Depremin ardından yaralar sarılmaya devam ediliyor…
Yıkımdan en çok etkilenen yerlerden birisi de Gaziantep’in Islahiye ilçesi oldu.
AĞIR HASAR ALARAK YIKILDI
İlçe merkezine 40 kilometre uzaklıktaki Yeniceli Mahallesi Camii, Kahramanmaraş merkezli depremlerde ağır hasar alarak yıkıldı.
Cami, Diyanet İşleri Başkanlığı, İslahiye Kaymakamlığı, belediye ve hayırseverlerin destekleriyle bir dönüm arsada 350 kişilik olarak yeniden yapıldı.
“BAYRAĞIMIZ EBEDİ DALGALANIR”
İslahiye Kaymakamı Mehmet Soylu, caminin ibadete açılışı nedeniyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada şunları söyledi:
6 Şubat depremlerinde yıkılan camimiz yerine çok güzel bir mabet inşa ettiniz. Dört ay gibi kısa bir sürede inşa edilen bu camide Allah’a hamdolsun ibadet etmek nasip oldu. Allah bizlere böyle bir millet nasip etmiş çok şükür. Birlikteliğimiz kıyamete dek sürer inşallah. Bayrağımız ebedi dalgalanır. Bu camilerde kıyamete dek ezan sesleriyle dolar taşar.
İl Müftü yardımcısı Hasan Kiraz yapılan caminin hayırlı olmasını diledi.
YENİDEN İBADETE AÇILDI
İlçe Müftüsü Mustafa Demir de caminin yapımına katkıda bulunanlara teşekkür etti.
Yapılan duanın ardından cami yeniden ibadete açıldı.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail, 17 yıl sürdürdüğü kuşatmasına ek olarak 7 Ekim 2023’te başlattığı şiddetli saldırılarla Gazze Şeridi’ni “dünyanın en büyük hapishanesine” çevirdi.
Yaklaşık 2,3 milyon nüfuslu Gazze’de İsrail saldırıları nedeniyle 2 milyona yakın kişi yerinden edildi.
Binlerce kişinin yıkılan binaların enkazında kaybolduğu Gazze’de binalar, yerleşim yerleri ve altyapı yerle bir ediliyor, bölge halkı göçe zorlanıyor.
GAZZE’DE 437 GÜNDÜR SÜREN İNSANLIK DRAMI…
İsrail ordusunun saldırılarının yanı sıraGazze’nin kuzeyi gibi bazı bölgelerine uyguladığı kuşatma ve insani yardımın girişini engellemesi gibi uygulamalar sebebiyle Filistinliler açlıkla da mücadele ediyor.
Katil İsrail’in Gazze Şeridi’nde düzenlediği saldırılar 437 gündür devam ederken öldürülen Filistinlilerin sayısı da her geçen gün artıyor.

TOPLAM VEFAT SAYISI 45 BİNİ GEÇTİ
Son olarak Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail güçlerinin son 24 saatte düzenlediği 7 saldırıda 52 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 203 Filistinlinin ise yaralandığı belirtildi.
Gazze Şeridi’nde 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan saldırılarda toplam can kaybının 45 bin 28’e, yaralı sayısının ise 106 bin 962’ye yükseldiği bildirildi.





Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Can Badak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güvenlik güçlerinin terörle mücadelesi sürüyor.
Sınır ötesinde operasyonlarını sürdüren Kahraman Mehmetçik, tespit ettiği teröristleri inlerinde vuruyor.
Bu kapsamda terörle mücadelenin en yoğun olduğu Irak hattında bir dizi operasyon gerçekleştirildi.
Operasyonların detaylarını Milli Savunma Bakanlığı duyurdu.
9 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ
MSB, Irak’ın kuzeyine 3 – 9 Aralık tarihlerinde düzenlenen hava harekâtları sonucunda 9 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.
“TERÖRÜ KAYNAĞINDA KURUTUMAYA KARARLIYIZ”
Konuya ilişkin bakanlık tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, teröristlere nefes aldırmıyor! Irak’ın kuzeyine 3 – 9 Aralık 2024 tarihlerinde düzenlenen hava harekâtları sonucunda Hakurk, Gara ve Metina bölgelerinde 9 PKK’lı teröristin etkisiz hâle getirildiği belirlendi.
Terörü kaynağında kurutmakta azimliyiz, kararlıyız, muktediriz!
Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son dakika haberine göre yıl başı yaklaştıkça sahte alkol vakaları da artış göstermeye başladı.
Bu kapsamda sahte alkol kaynaklı can kayıpları artıyor.
İstanbul’da 1 Kasım’dan bugüne kadar 73 kişi sahte alkolden zehirlendikleri şüphesiyle hastaneye kaldırıldı.
ÖLÜ SAYISI 37’YE ÇIKTI
Bunlardan 37’si hayatını kaybederken, 17 kişinin ise tedavisine devam edildiği öğrenildi. 19 kişinin ise taburcu edildiği belirtildi. Sahte içkiden ölümlerin ardından polis ekiplerinin denetimleri hız kesmeden sürüyor.
Sahte alkol temin eden ve zehirlenmelere sebep olanların yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen çalışmalarda 36 şüpheli ile ilgili işlem başlatıldı.
14 KİŞİ TUTUKLANDI
Şüphelilerden 14’ü tutuklanırken, 8’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı, 14’i ise serbest bırakıldı.
32 İŞLETMEYE PARA CEZASI
Öte yandan İstanbul’da sahte alkollü içki denetimleri aralıksız devam ediyor. 2024 yılında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri bin 2 iş yerinde denetim yaptı.
Denetimlerde; 287 bin 758 litre alkollü sıvı, 14 bin 701 dolu alkollü içki şişesi, 853 bin 460 alkollü içki yapımında kullanılan bandrol ve etiket, kaçak veya sahte alkollü içki imal ve satışında kullanılan çok sayıda ürün ele geçirildi. 32 işletmeye toplamda 2 milyon 662 bin 52 TL idari ceza uygulandı.
Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara siyasetinde hareketli dakikalar yaşanıyor…
Özellikle Suriye’de Esad rejiminin devrilmesi ve Türkiye’nin aktif olarak sahada yer almasının ardından siyasette sürpriz gelişmeler sürüyor.
DAVUTOĞLU’NDAN AK PARTİ’YE MESAJ
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, son dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’ye yönelik mesajlarıyla dikkat çekiyor.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Konya’da bir otelde basın mensupları ile bir araya geldi.
GERİ DÖNECEK Mİ?
Suriye’de yaşanan son gelişmeler ve Türkiye’deki ekonomik durum hakkında değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, AK Parti geri döneceği iddialarına ilişkin de sürpriz bir çıkışa imza attı.
“ONLARIN İÇİNDEN GELDİM”
Ruh bakımından AK Parti’den hiç kopmadığını ifade eden Davutoğlu, “Geçmişe dönük olarak herhangi bir hesabın peşinde değilim. Herkese el uzatıyorum, muhalefetiyle, iktidarıyla. Kim bizimle görüşmek isterse kapımız açık. Kitlelerse o kitlelerin parçasıyım, kimse kusura bakmasın. Onların içinden geldim” şeklinde konuştu.

“ŞİMDİ BİRLİK VAKTİ”
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’la aramıza fitne soktular” diyen Davutoğlu, “Gelecek Partisi benim de içinde olduğum AK Parti’ye rakip olarak kurulmadı; şimdi birlik vakti” ifadelerini kullandı.
ARINÇ’IN SÖZLERİ AKILLARA GELDİ
Davutoğlu’nun bu açıklamalarının ardından TBMM eski Başkanı Bülent Arınç’ın dün söylediği sözler tekrar akıllara geldi.
DAVUTOĞLU’NU İŞARET ETTİ
Bülent Arınç, Suriye’yi iyi tanıyan kişilere ihtiyaç duyulduğunu kaydederek Ahmet Davutoğlu’nu işaret etti.
Ekol TV’de Armağan Çağlayan’ın sorularını yanıtlayan Arınç şunları kaydetmişti:
Buna ‘hayır’ diyeceklerini tahmin etmiyorum. Çünkü Amerika hemen hemen 10 seneden beri orada. Biz nerede olacağız? 30 km içerisinde eskiden beri kontrol ettiğimiz yer mi? Orada nasıl bir rejim kurulacak? Bugünlerde oraya gitmesi doğru da değil mümkün de değil belki ama bu işi iyi bilen… Aynı dönemde bakanlık yaptığımız için biliyorum; sayın Davutoğlu bize Suriye’nin hangi köyünde kimler yaşıyor, hangi kasabasında demografik ve etnik yapı nasıldır, bunların kültürleri nedir adım adım sayardı.

“BİR AN ÖNCE SURİYE’YE BÖYLE BİRİNİ GÖNDERMEMİZ LAZIM”
Şimdi Suriye’yi yakından tanıyan insanlara ihtiyacımız var, hem siyaset alanında hem geleneksel kültür alanında hem de orada nasıl bir yapılanma bundan sonra başarılı olabilir; bunları Türkiye adına cumhurbaşkanımızın talimatıyla yönetebilecek, orada bulunan insanlara ihtiyacımız var. Bazen bir sanatçı da olabilir, bazen bir yazar da olabilir. Bazen Suriye üzerine karşı tarafın da çok iyi düşünebileceği, kabul edebileceği birileri, bir din alimi de olabilir. Yeter ki sözü geçsin. Bunu bir an evvel oraya göndermemiz lazım.
Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’nin kronik sorunu olan başıboş sokak köpekleri, vatandaşlara zarar vermeye başladı.
Birçok kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olan başıboş sokak köpekleriyle ilgili yasa ise geçtiğimiz aylarda Meclis’ten geçti.
Sokaklarda tehlike saçan başıboş köpeklerin barınaklara alınması gerekiyordu.
Ankara’nın Mamak ilçesinde ise barınaklara alınan köpekler, yeniden sokağa salındı.
TEK TEK KÖPEKLERİ ÇIKARIP SOKAKLARA BIRAKTILAR
Mamak’ta bir barınağın önüne gelen grup, başıboş sokak köpeklerini tek tek içeriden çıkarmaya başladı. Köpekleri kucaklarına alan grup, akabinde ise yeniden sokaklara bıraktı.
Grubun hayvanları sokaklara bırakmak üzere barınağa lüks araçlarıyla geldiği görüldü.
Sosyal medya üzerinden defalarca paylaşılan videoya tepki yağdı.
JANDARMA MÜDAHALE ETMEDİ
Başıboş sokak köpeklerinin barınaktan alındığı sırada bölgede olan jandarma ekiplerinin herhangi bir müdahalede bulunmaması, sadece izlemesi de dikkati çekti.


Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Beyoğlu’nda Piyalepaşa Mahallesi Üst Baruthane Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, henüz bilinmeyen bir nedenle tek katlı gecekonduda yangın çıktı.
YANGIN SIRASINDA PATLAMA MEYDANA GELDİ
Kısa sürede büyüyen yangın gecekondunun tamamına yayıldı. Yangını gören çevre sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yangın esnasında gecekondu içerisinde bir patlama meydana geldi.

Patlama sesi sonrası paniğe kapılan çevredeki vatandaşlar, kendilerini sokağa attı. Yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonrası kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangın esnasında gecekonduda kimsenin bulunmaması olası bir faciayı önledi.
Yangında herhangi bir can kaybı veya yaralanma meydana gelmedi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Seçil Selen Balık
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’de tarihi anlara şahitlik edildi…
Suriye’de uzun süren sessizlikten sonra muhaliflerin 27 Kasım’da harekete geçmesiyle 8 Aralık’ta 61 yılık Baas rejimi devrildi.
Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte diktatör Beşar Esad da Rusya’ya kaçtı.
Suriye’de yaşanan bu gelişmeler sonrası Türkiye’de yaşayan birçok Suriyelinin ülkelerine dönüşü sürüyor.
ARAÇLARINI SATILIĞA ÇIKARTIYORLAR
Rejimin düşmesiyle dönüş hazırlıklarına başlayan sığınmacılardan araç sahibi olanlar, her bütçeye uygun aracın bulunduğu oto pazarlarına akın etti.
Oto pazarlarını dolduran Suriyeliler, araçlarını satarak ülkelerine geri dönmeyi planladıklarını belirterek, araçlarını satılığa çıkardı.

“ARACIMI BURAYA GETİREREK SATIŞA ÇIKARDIM”
Oto pazarına gelerek aracını satan Suriye uyruklu vatandaş, şu ifadelerde bulundu:
Ülkemizde savaş sona erdi, biz de yavaş yavaş toparlanmaya başladık. O yüzden aracımı buraya getirerek satışa çıkardım, dönmeyi planlıyoruz.

“TÜRK MİLLETİNE ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ”
Ayrıca oto pazarına gelen başka bir vatandaş ise şöyle konuştu:
Buraya gelme sebebim aracımı satarak ülkeme geri dönmek. Buraya geleli 13 yıl oldu. Türk milletine çok teşekkür ediyoruz. Savaş bittiği için mutluyuz. Aracıma savaş bitmeden önce yüksek fiyat verdiler, gideceğimiz belli olmadığı için satmadım. Şimdi savaş bitti, ailem ile karar verdik. Gitmek için aracımı satmaya getirdim.
Öte yandan, Suriye vatandaşlarının ülkelerine dönebilmek için araçlarını piyasanın altında verdiği dikkat çekti.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trafik kontrolleri yurt genelinde aralıksız bir şekilde sürdürülüyor…
Bu kapsamda İçişleri Bakanlığı,5-12 Aralık tarihleri arasında Emniyet ve Jandarma ekipleri tarafından gerçekleştirilen denetimlerin güncel istatistiklerini sosyal medya hesabından paylaştı.
2 MİLYON 835 BİN 873 ARAÇ DENETLENDİ
Bakanlık tarafından yapılan paylaşımda gerçekleştirilen denetimlere ilişkin şu ifadelere yer verildi:
2 Milyon 835 bin 873 araç denetlendi.
-Işıklı ya da sesli uyarı işareti bulunan cihazları (çakar) mevzuatta izin verilmeyen araçlara takarak kullanan 89 sürücüye işlem yapıldı.
-Hız ihlalinde bulunan 112 bin 266,
-Periyodik muayenesi yapılmamış 25 bin 417,
-Sürücü belgesiz araç kullanan 13 bin 624 ve
-Zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan 8 bin 965 olmak üzere diğer işlemlerle birlikte;
Toplam 459 bin 262 araca/sürücüye işlem yapıldı.

“‘EMNİYET KEMERİ KULLANIMI DENETİMLERİ’NDE 781 BİN 481 ADET İŞLEM YAPILDI”
”Emniyet Kemeri Kullanımı Denetimleri” ile ilgili olarak 2024 yılında toplam:
– 781 bin 481 adet işlem yapıldı.
Emniyet kemeri takmak yalnızca sürücülerin değil tüm yolcuların can güvenliğini sağlamaktadır.
Lütfen can güvenliğimiz için emniyet kemerimizi takmaya özen gösterelim.
Yolculuklar sizleri sevdiklerinize kavuşturmak için vardır, ayırmak için değil.





Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti Bartın 8. Olağan İl Kongresi’ne katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, burada önemli değerlendirmelerde bulundu.
Suriye meselesine ilişkin konuşan Bakan Tunç, “Türkiye’nin Suriye’de ne işi var vizyonsuzluğuyla Suriyelilerin Türkiye’de ne işi var vicdansızlığı arasında sıkışık bir ana muhalefet var maalesef Türkiye’de. İşte o nedenle iktidar olamıyorlar. O nedenle milletten destek bulamıyorlar.” dedi.
“DEMOKRASİ DÜŞMANLARIYLA SAVAŞA SAVAŞA BU NOKTAYA GELDİK”
22 yıllık iktidarları döneminde hep “eser siyaseti”, hep “önce insan” dediklerini belirterek, ülkenin 81 vilayetinin tüm ilçelerini, köylerini, mezralarını hiçbir ayrım yapmadan eserlerle donattıklarını ve bunu sürdürdüklerini bildirdi.
Ülkenin fiziki kalkınmasını sağlamaya çalışırken her türlü engellemeyle de karşı karşıya kaldıklarını, türlü türlü şer güçlerinin önlerini kesmek için çalıştığını anlatan Bakan Tunç, örnekleriyle bunlardan bahsetti.
“Bir taraftan ülkenin 81 vilayetini geliştirmek, kalkındırmak, milletimizin ekonomik refahını artırmak için çalıştık, diğer yandan şer şebekeleriyle demokrasi düşmanlarıyla darbeci anlayışla da savaşa savaşa bu noktalara geldik.” diyen Bakan Tunç, milli irade bayrağını hiçbir zaman yere düşürmediklerini ve milletin sesi olduklarını ifade etti.

“BU ÜLKEDE DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ HEP KISITLIYDI”
Bir yandan 81 vilayeti istikrarlı kalkınma hamleleriyle eserlerle donatırken diğer yandan temel hak ve özgürlükleri genişlettiklerini dile getiren Tunç, şu sözleri sarf etti:
Bu ülkede düşünce ve ifade özgürlüğü, kılık kıyafet özgürlüğü, bunlar hep kısıtlıydı. Bunlar şu anda hiç konuşulmuyor. Dolayısıyla bütün özgürlükleri alabildiğine genişlettik ve hak arama yollarını da artırdık. Anayasamızda milletimizin desteğiyle gerçekleştirdiğimiz reformları birer birer hayata geçirerek, ülkemizi yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşturmanın ve darbelere dayanıklı olmasının mücadelesini verdik ve bunu da başardık.
“TÜRKİYE YÜZYILINDA, TÜRKİYE DAHA GÜÇLÜ OLACAK”
Bakan Tunç, bugün Türkiye’nin tarafsız ve bağımsız yargısıyla hukukun üstünlüğüne inanan yargı mensuplarıyla milli iradeye saygı duyan yargı mensuplarıyla yoluna devam ettiğine işaret ederek, “Yasaması, yürütmesi, yargısı, kuvvetler ayrılığı uygulanan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle de demokrasi ve cumhuriyeti güçlenen bir Türkiye olarak Türkiye Yüzyılını başlatmış bulunuyoruz. Türkiye Yüzyılında, Türkiye daha güçlü olacak. Her alanda ülkemizi geliştirmek, kalkındırmak için yolumuza devam edeceğiz.” dedi.

“BÖYLE BİR MUHALEFETTEN BU ÜLKEYE FAYDA GELİR Mİ?”
Meclisin Suriye’ye asker göndermeye çalıştığında muhalefetin “Türkiye’nin Suriye’de ne işi var?” dediğini anımsatan Tunç, sözlerine şu ifadelerle devam etti:
Türkiye’nin Suriye’de ne işi var vizyonsuzluğuyla Suriyelilerin Türkiye’de ne işi var vicdansızlığı arasında sıkışık bir ana muhalefet var maalesef Türkiye’de. İşte o nedenle iktidar olamıyorlar. O nedenle milletten destek bulamıyorlar. Aynı politikayı devam ettiriyorlar. Baas rejimi çökmüş, Esad yurt dışına kaçmış, hala ‘Oturup masaya Esad’la görüşmek lazım.’ Böyle bir muhalefetten bu ülkeye fayda gelir mi? İşte bu millet bu nedenle bu zihniyete destek vermiyor ve vermeyecek de. Cumhur İttifakı’yla beraber inşallah yolumuza devam edeceğiz. Ülkemizin birlik ve beraberliğini güçlendireceğiz. Hiçbir ayrım yapmayacağız. Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle hangi ırktan, hangi renkten olursa olsun kardeşlik, birlik ve beraberliğimizi bozdurmadan yolumuza devam edeceğiz. Terörün her türlüsünü yok edinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

“AK PARTİ’DE ASLA BEN OLGUSU OLMAZ”
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya da AK Parti’nin sadece umudun, icraatın ve geleceğin partisi değil, aynı zamanda dava ahlakının ve dava kardeşliğinin partisi olduğunu bildirdi.
Sırakaya, şu ifadelerde bulundu:
AK Parti’de asla ben olgusu olmaz, biz olgusu vardır. Biz asla kibirlenmeyi bugüne kadar yanımıza yaklaştırmadık ve benlik çamuruna asla bulaşmadık. Bundan sonra da Allah’ın izniyle asla yanımıza yaklaştırmayacağımız bir özellik olacaktır. Yine AK Parti’de görev almak kıymetlidir. AK Parti’de mesuliyet içerisinde olmak kıymetlidir. Ancak unutmayalım ki AK Parti’de esas olan görevli değil, gönüllü olmaktır çünkü bu hareket, bu davaya gönül verenlerin emeğiyle doğmuş ve gönül verenlerin emeğiyle bugüne kadar gelmiştir.
Öte yandan kongrede, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz ve AK Parti İl Başkanı Yaşar Arslan’ın da konuşma yaptı.
Tek listeyle girilen seçimde Yaşar Arslan, partisinin il başkanlığına yeniden seçildi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Manisa İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Şehzadeler İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından aranan şahısların yakalanması yönelik çalışma başlatıldı.
3 KİŞİ YAKALANDI
Bu kapsamda “Uyuşturucu Madde Bulundurmak ve Kullanmak” suçundan aranan ve 22 yıl 4 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan K.B.A. (49), yine “Uyuşturucu Madde Bulundurmak ve Kullanmak” suçundan aranan ve hakkında 13 yıl 7 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan Y.B. (34) ile “Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma” suçundan aranan ve 4 yıl 1 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan M.B. (20) isimli şahıslar yakalandı.
Yakalanan şahısların tamamı adli makamlar tarafından tutuklanarak Manisa E tipi Kapalı Cezaevine teslim edildi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Seçil Selen Balık
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İç savaş sırasında Türkiye’ye sığınan Suriyeliler, 61 yıllık Baas rejiminin devrilmesi sonrasında ülkelerine dönmek için Hatay’daki 3 sınır kapısını kullanıyor.
Jandarmanın düzen sağlamak üzere koridor oluşturduğu Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Sınır Kapısı’na gidenler, gümrük işlemlerinin tamamlanmasının ardından geçiş yapıyor.
YAKIN İLGİ GÖSTERİLİYOR
Kadın ve çocuklara geçiş önceliği tanıyan ekipler, çocuklarla yakından ilgileniyor.
İKRAMLARDA BULUNULUYOR
Türk Kızılay öncülüğündeki yardım kuruluşları, aileler ile bölgedeki görevlilere sıcak çorba dağıtıyor, ikramlarda bulunuyor.

EKİPLER ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR
Cilvegözü’nün yanı sıra Yayladağı ve Zeytindalı sınır kapılarından da ülkelerine dönen Suriyelilerden bazıları eşyalarını poşetlerle bazıları ise el arabalarıyla taşıyor.
Sınır kapılarına konuşlandırılan Göç İdaresi Mobil Hizmet Birimi araçları, çıkış işlemlerinin hızlanmasına katkı sağlıyor.


Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’nin yüreği Bursa’dan gelen şehit haberi ile yandı…
Bursa’da 13 Aralık günüyaşanan olayda, 6. Ağır Ceza Mahkemesinde öldürmeye teşebbüs davasında, duruşmaya tekerlekli sandalye ile gelen müşteki Tolga Ergün’ün emekli güvenlik görevlisi babası Kemal Ergün, davanın sanıkları Mert Akça ile babası Köksal Akça’yı silahla vurarak öldürdü.
AĞIR YARALANMIŞTI
Saldırı anında Cezaevi Bölük Komutanlığı’nda görevli Jandarma Uzman Çavuş Nurettin Yaşar ile silah arkadaşı Uğur Bulut da başlarına isabet eden mermi ile ağır yaralandı.
Hastanede tedavi altında olan Nurettin Yaşar doktorların tüm müdahalesine rağmen şehit oldu.

8 AYLIK ÇOCUĞU ANNESİNİN KUCAĞINDA TÖRENDE YER ALDI
Bursa İl Jandarma Komutanlığında düzenlenen törenle şehidin naaşı, memleketi Adana’ya gönderildi.
Düzenlenen törende, şehidin silah arkadaşları ve yakınları gözyaşlarını tutamadı.
Ayakta zor duran şehidin eşi Asiye Yaşar, annesi Medine Yaşar, babası İbrahim Yaşar ve yakınları sağlık görevlileriyle törene katıldı.
Şehidin 8 aylık çocuğu da törende, annesinin kucağında yer aldı.

ÇANDIK MEZARLIĞINA DEFNEDİLECEK
Askeri törenin ardından Yenişehir Havalimanı’ndan şehidin naaşı Adana’ya götürüldü.
Şehidin cenazesi Merkez Camii’nde kılınacak ikindi namazını müteakip Çandık Mezarlığına defnedilecek.



Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden Marmara Bölgesi için uyarı geldi…
Bölgede etkili olan olumsuz hava şartları sonrası yeni bir duyuru daha geldi.
Elverişsiz hava şartları sebebiyle BUDO’nun,bugün yapacakları bazı seferlerin iptal edildiği duyuruldu.
İPTAL EDİLECEK SEFERLER
Bursa Deniz Otobüsleri’nde (BUDO) iptal edilen seferler şöyle:
08:00 Bursa (Mudanya) – İstanbul (Eminönü/Sirkeci, 08:00 İstanbul (Eminönü/Sirkeci) – Bursa (Mudanya), 09:30 Bursa (Mudanya) – İstanbul (Eminönü/Sirkeci), 09:30 Bursa (Mudanya) – Armutlu (İhlas), 10:00 Armutlu (İhlas) – İstanbul (Eminönü/Sirkeci), 10:30 İstanbul (Eminönü/Sirkeci) – Bursa (Mudanya)
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarında, 2 bin 50 metre rakımdaki Zigana Gümüşkayak Kayak Merkezi, kar yağışının erken başlamasıyla birlikte sezonu erkenden açmıştı.
Tesiste 4 yaştan 25 yaşa kadar 120 sporcu kayak öğrenirken son günlerde devam eden yoğun kar yağışının ardından Zigana’ya akın eden kayak tutkunları hafta sonu güzel havada hem kayak hem kızak yaparak gönüllerince eğlendi.
DOYASIYA EĞLENDİLER
Zigana’nın eşsiz manzarasında hem kayak keyfi hem de doğayla iç içe huzurlu bir gün geçirmek isteyenlerin akınına uğraya bölgede 7’den 70’e çok sayıda vatandaş ve sporcu beyaz güzelliğin tadını çıkardı.
Gümüşhaneli dünyaca ünlü kayakçı Muzaffer Demirhan’ın adını taşıyan 700 metre uzunluğundaki T-Bar pist, bin 200 metre uzunluğundaki Kadırga pisti, 200 metrelik acemi eğitim ve 250 metrelik orta seviye baby liftlerin olduğu alanda pistler snowtrack aracılığıyla eziliyor.

“ZİGANA HER ZAMANKİ GİBİ ÇOK GÜZEL”
Tesise ailesiyle birlikte giden Mustafa Berat Ergin, sezonun ilk kızak etkinliğini gerçekleştirdiğini belirterek, “Zigana her zamanki gibi çok güzel. Hala kaymaya devam ediyorum. Ailemle beraber geldik. Abimle birlikte hem yürüyüş yapıp hemde kızakla kaydım. Kar çok fazla var. Biraz da hava soğuktu. İnsanlar burada çok eğleniyor” dedi.

“KAYAK ÖĞRENMEK İÇİN TALEP ÇOK YÜKSEK BU YIL”
Gümüşhane Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nde kayak antrenörü olarak görev yapan Yunus Avşar Yılmaz da açıklamalarında şunları kaydetti:
Bu sezon 2 antrenör olarak Zigana dağında kayak eğitimlerimize başladık. Yaklaşık 120 sporcumuz var bu sezon. Bunların 40’ı geçtiğimiz senelerden yetiştirdiğimiz yarışmacı olan sporcularımız. Geri kalan 80 kişi yazın paten kurslarında eğittiğimiz çocuklar ve bunun yanında 4 yaştan 25 yaşa kadar sporcumuz mevcut. Güzel bir kar yağışıyla 2 hafta önce sezonu açtık. Bu hafta çok güzel bir kar yağdı ve eğitimlerimize devam ediyoruz. Talep çok yüksek bu yıl. Yarıyıl tatiline kadar hatta daha sonra pistteki kara göre çalışmalarımız sezon boyunca devam edecek. Ocak ayının ilk haftasında burada il birinciliği yapacağız. Dereceye giren sporcularımızı federasyonumuzun belirlediği tarihte yarışmalara götüreceğiz. Şu anda mevcut ligde de sporcularımız var. Onlarla da müsabakalara katılıyoruz.

“ZİGANA SAHİLE EN YAKIN KAYAK MERKEZİ OLARAK ÖZEL BİR KONUMA SAHİP”
Yaklaşık 30 yıl önce kendisinin de Zigana Dağında kayak öğrendiğini ve burada yetiştiğini kaydeden Yılmaz, “Zigana Dağı kayak turizmi için çok elverişli bir dağ. Bunun yanında sahile en yakın kayak merkezi olarak da özel bir konuma sahip. Elimizden geldikçe bu sporu tabana yayıp milli sporcular, musabık sporcular yetiştirmek istiyoruz. Bu sporu halkımıza, milletimize sevdirmek istiyoruz. Elimizden gelen bütün her şeyi yapmaya çalışıyoruz bu uğurda. Ben eski milli sporcuyum. Bir dönemde milli takım antrenörlüğü de yaptım. Biz de bu Gümüşhane’nin Zigana Dağı’nda yetiştik, ekmeğimi de bu sayede kazanıyorum” ifadelerini kullandı.

“KAR YAĞIŞIYLA BERABER HAVANIN DA GÜZEL OLMASIYLA AŞIRI BİR YOĞUNLUK VAR”
Zigana dağında 150 yatak kapasiteli otel, 300 kişilik alakart restoran, 300 kişilik kafeteraya, 200 takım kayak ekipmanı, snowboard, çocuklar için kızak ekipmanlarıyla hizmet verdiklerini ifade eden Abdullah Eroğlu, “Kızağın pisti, kayakların pisti ayrı bir şekilde hazırlandı. Gerekli güvenlik önlemleri alındı. Minimum kazayla güzel bir sezon geçirmeyi düşünüyoruz. Kar yağışıyla beraber havanın da açması, havanın da güzel olmasıyla aşırı bir yoğunluk var” ifadelerini kullandı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çömen, Almus Özel İdare Müdürü Ebubekir Sözkesen, Köylere Hizmet Götürme Birliği Müdürü Selahattin Çiğdem, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Yusuf Sezer ile Gökköy, Bakımlı ve Çaykaya köyü ile Cihet beldesini ziyaret ederek, muhtalar ve vatandaşlarla bir araya geldi.
Çömen, “Köy ziyaretlerimizi vatandaşlarımızın talep ve ihtiyaçlarını dinlemek, sorunları yerinde görerek acil yapılması gereken işlere öncelik vermek için yapıyoruz. Yardıma muhtaç vatandaşlarımızı tespit edip onlara gereken yardımları yapıyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP İlçe Başkanı Şener Geçit, başkanlığında yapılan toplantıdaki konuşmasında, parti programının güncellenmesi ve parti üyelerinin bu süreçteki katkılarının alınması amacıyla çalışma yapıldığını söyledi.
Toplantıyı partinin geleceğine yön verecek önemli bir fırsat olarak değerlendirdiklerini anlatan Geçit, “Üyelerin katılımı ile daha güçlü parti programı oluşturulması hedefleniyor. Bizler de elimizden geldiğince bu çalışmalara destek olma gayretindeyiz. Toplantıda ayrıca ilçemizi ilgilendiren sorunlar ve güncel konular hakkında fikir alışverişinde bulunacağız.” dedi.
Toplantıda ilçe sorunları ve güncel konuların görüşülmesinin ardından kurul üyelerine yönelik CHP parti programının yenilenmesi ile ilgili olarak anket çalışması yapıldı.
Toplantıya eski CHP SamsunMilletvekiliKemal Zeybek, İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kesen ile partililer katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KASTAMONU’nun İnebolu ilçesinde orman muhafaza memuru Serdar Atmaca (26), evinde tabanca ile vurulmuş halde ölü bulundu.
Olay, sabah saatlerinde Camikebir Mahallesi Mehmet Şevki Caddesi’nde meydana geldi. İnebolu Orman İşletme Müdürlüğü’nde görevli orman muhafaza memuru Serdar Atmaca’nın sabah işe gelmemesi ve telefonlarına cevap vermemesi sonrası şüphelenen iş arkadaşları yaşadığı eve gitti. Eve giren iş arkadaşları Atmaca’yı tabanca ile vurulmuş halde hareketsiz yatarken buldu. İhbarla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kontrolde Atmaca’nın hayatını kaybettiği belirlendi. Atmaca’nın cenazesi, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Gaziantep nüfusuna kayıtlı Serdar Atmaca’nın 1 ay önce evlendiği, eşinin Hatay’da hemşire olarak görev yaptığı belirtildi. Atmaca’nın, eşinin tayinini İnebolu’ya aldırmak için girişimlerde bulunduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sarayönü Halk Eğitim Merkezi Salon’unda düzenlenen etkinlikte projede hikayelerine yer verilen 4 öğrenci imza günü düzenledi.
Program, yazarlık heyecanını yaşayan öğrencilere ve öğretmenlerine teşekkür belgelerinin verilmesinin ardından sona erdi.???????
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgundan alınan Acaruygun’un cenazesi, Ahmet Yesevi Camisi’ne getirildi.
Cuma namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Acaruygun’un cenazesi, Hamidiye Mahallesinde bulunan Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Cenazeye, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti Karaman İl Başkanı Murat Öztürk, BBP İl Başkanı Mesut Soyfidan ile vatandaşlar katıldı.
Dün, Zembilli Ali Efendi Mahallesi 708. Sokak’ta yaşayan Süleyman Acaruygun’un (40), oturduğu binanın kapalı garajındaki aracında hareketsiz olduğunu gören yakınları, sağlık ekiplerine haber vermiş, yapılan incelemede Acaruygun’un öldüğü belirlenmişti. Acaruygun’un, çalışır durumdaki aracının egzoz gazından zehirlenip ölmüş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince bir otomobilde yapılan aramada, 69 gram metamfetamin ele geçirildi, 2 şüpheli yakalandı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan biri, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı. Diğer şüpheli, adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehrin giriş ve çıkışlarında uygulama yapan Gümüşhacıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri, sürücülerin araçlarına kış lastiği takıp takmadığını kontrol etti.
Uygulamada durdurulan araçların lastiklerinin diş derinliği, “kumpas” adı verilen aletle ölçüldü. Ekipler, araçlarında kış lastiği kullanan sürücülere teşekkür etti.
1 Nisan 2025’te sona erecek kış lastiği takma zorunluluğuna uymayan araç sürücülerine 4 bin 69 lira ceza uygulandı.
Ekipler, ayrıca sürücülere emniyet kemeri takmaları yönünde de uyarıda bulundu.
Yük ve yolcu taşıyan ticari araçlardaki kış lastiği denetimlerinin süreceği belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaş, milyonlarca sivilin canını yaktı.
O yıllarda adeta ateşten bir çember içine alınmış olan Suriye halkı, hem Baas rejiminden hem de terör örgütü PKK/YPG tarafından zulümden başka bir şey görmedi.
Ülkeden kaçanların kendilerini şanslı saydığı ülkede milyonlarca Suriyeli, dünyanın çeşitli noktalarına göç etti.
Bunlardan en yoğun göç alanı ise Suriye’nin sınır komşusu Türkiye oldu.
HALEP’TE 82 TC 1453 PLAKALI ARAÇ…
Yıllarca Türkiye’de yaşayan Suriyeli göçmenler, yavaş yavaş topraklarına dönmeye başladı.
Türkiye’den güzel anılarla ayrılan Suriyelilerin göçe başladığı Halep’ten dikkat çeken bir görüntü, sosyal medyaya yansıdı.
Halep’te ’82 TC 1453′ plakalı bir araç seyir halinde görüntülendi.
İşte Halep’ten yansıyan o görüntü…

BAHÇELİ’NİN SÖZLERİ HATIRLANDI
Öte yandan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yıllar önceki sözleri akıllara geldi.
Tarihler 2017’yi gösterdiğinde Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşurken Misak-ı Milli kararlarını anımsatmıştı.
Bahçeli, “Misak-ı milli haritasında Batum, Halep, Rakka, Deyr-i Zor, İdlib, Süleymaniye, Musul ve Kerkük, Türkiye toprağı olarak gösterilmiştir. Şimdi anlaşıldı mı niye 82 Kerkük, belli oldu mu niye 83 Musul? Bugünden 84’ü söylemeyeyim, çünkü 85’in heyecanı kalmayacaktır. Misak-ı Milli’den vazgeçmek gelecekten vazgeçmektir.” demişti.
İLGİLİ HABERSuriye’de 61 yıllık Esad rejimi çöktü: Devlet Bahçeli’nin yıllar önceki sözleri hatırlandı
Can Badak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde yaşayan 44 yaşındaki fabrika işçisi Ferhat Yiğit, işe gitmek üzere konutundan çıktığında adeta cehennemi yaşadı.
Servise bineceği noktaya doğru yürüyen Yiğit, bir sokak köpeği sürüsünün saldırısına uğradı.
Kolundan, bacağından, baldırından ve karnından ısırılan Ferhat Yiğit, iddiaya göre Çerkezköy Devlet Hastanesi’nde kuduz aşısı olmadığı için Çorlu Devlet Hastanesi’ne sevk edilerek, tedavi altına alındı.
“25 KÖPEK SALDIRDI”
Mahallede 2 köpeğin kendisine saldırdığını, bu köpeklerin havlaması ile birlikte bir anda 25’e yakın köpeğin çevresini sardığını söyleyen Yiğit, “Ben oradan her gün sopayla geçiyordum. Cumartesi günü Çerkezköy Belediyesi tarafından köpeklerin toplandığını duydum ve bugün sopasız gittim.
“HER GÜN BUNA MARUZ KALIYORUZ”
Köpekler saldırınca montumu çıkarıp kendimi korumaya çalışsam da önce montumu parçaladılar. Sonra da beni kolumdan, bacağımdan, baldırımdan ve karnımdan ısırdılar.
Daha önce de 20 yaşındaki kızım aynı bölgede köpeklerin saldırısına uğradı. Biz her gün o güzergahı kullanıyoruz ve her gün buna maruz kalıyoruz. Bir daha böyle saldırılara maruz kalmamak için yetkililerin gerekeni yapmasını istiyoruz.” dedi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’de kanlı Esad rejimini çökerten muhalifler, rejimin resmi olarak çöktüğünü duyurduktan sonra Münbiç’e operasyon düzenledi.
Terör örgütü YPG/PKK kontrolündeki Münbiç’te düzenlenen operasyon başarıya ulaştı.
TRT ekibi, bu gelişmeleri yerinde aktarmak amacıyla Münbiç’te canlı yayın yaparken, PKK/YPG tarafından hedef alındı.
GAZETECİLERE SALDIRDILAR
Muhalifler ile çatışmalarını sürdüren teröristler, Münbiç’te canlı yayın yapan TRT Haber ekibine bombalı bir kamikaze drone saldırısı düzenledi.
Saldırı sırasında ekip aracı ağır hasar alırken, ekip üyelerinin saldırıyı hafif sıyrıklarla atlattığı bildirildi.


Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sinop Erfelek Belediye Başkanı Mehmet Uzun’dan üzen haber geldi.
Kendine ait iş yerinde kaza geçiren Mehmet Uzun, hastanelik oldu.
BEYİN KANAMASI GEÇİRDİ
AK Partili Başkan Mehmet Uzun, merdivenden düşerek ağır yaralandı.
Beyin kanaması geçiren Uzun’a ilk müdahale, olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapıldı.
YOĞUN BAKIMDA TEDAVİSİ SÜRÜYOR
Daha sonra Sinop Atatürk Devlet Hastanesi’ne sevk edilen Mehmet Uzun’un tedavisinin, yoğun bakım servisinde devam ettiği öğrenildi.

SAĞLIK DURUMUNA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Erfelek Belediye Başkanı Mehmet Uzun’un geçirdiği kazaya ilişkin Sinop Belediyesi’nden açıklama geldi.
Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Geçirdiği bir kaza sonucu beyin kanaması geçirerek Atatürk Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınan Erfelek Belediye Başkanı Mehmet Uzun’a geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, bir an önce sağlıkla görevine dönmesini temenni ediyoruz.
Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’nin kanlı rejiminin devrilmesiyle, Esad’ın zulmünden kaçan Suriyeliler ülkelerine dönüş yapıyor.
Bu kapsamda yıllar önce Türkiye’ye sığınan Suriyeliler, sınır kapılarına doğru yönelmeye başladı.
Kilis’te yaşayan Suriyeliler, anavatanlarına dönmek üzere Öncüpınar Gümrük Kapısı’nda yoğunluk oluşturdu.
İl Göç İdaresi bünyesindeki Geri Gönderme Merkezi’nde işlemleri tamamlanan Suriyeliler, ülkelerine geri dönecek olmanın heyecanını yaşıyor.
“TÜRK İNSANI ÇOK İYİYDİ”
Suriye’ye döneceği için sevinçli olan16 yaşındaki Hikmet Haskiro, 3 yaşında geldiği Türkiye’yi çok sevdiğini söyledi.
Haskiro, “Türk insanı çok iyiydi, onlara teşekkür ediyorum. Suriye’ye gideceğim için çok mutluyum. Oradaki akrabalarımdan 13 yıldır ayrıyım, onları göreceğim. Bundan dolayı çok mutluyum.” dedi.

ANAVATANINA GERİ DÖNÜYOR
Ailesiyle Suriye’ye dönmek üzere sınır kapısına gelen 12 yaşındaki Cennet Atra ise okuldaki arkadaşlarını, öğretmenlerini çok sevdiğini söyledi.
“TÜRK HALKINA TEŞEKKÜR EDİYORUM”
Muhammet Farih (30) de 6 yıl önce Türkiye’ye geldiğini belirterek, “Şimdi savaş bitti artık dönüyorum. Şam’a gideceğim. Türk halkına teşekkür ediyorum.” diye konuştu.






Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Recep TayyipErdoğan’ın yoğun mesaisi sürüyor…
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Beyannamesi’nin 76. yılı için“Dünya İnsan Hakları Günü Kardeşliğin Yüzü Programı” düzenlendi.
Programa katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Orta Doğu’daki son duruma ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Suriye krizine Türkiye’nin daima vicdan odaklı yaklaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında muhalefetin itirazlarına işaret ederek “Biz ensarız dedik. Sizi kovacağız diyen bu ülkedeki ana muhalefete rağmen dedik.” ifadesine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:
“TÜRKİYE, SURİYE KRİZİNE DAİMA VİCDAN ODAKLI YAKLAŞMIŞTIR”
Filistin’e en fazla destek sağlayan ülkelerdeniz. İsrail hükümetine en net tepkiyi veren ülke yine Türkiye’dir. Ülke ve millet olarak insanlık sınavını başarıyla verdiğimiz yerlerin başında komşumuz Suriye geliyor. İlk günden beri bu meselede durduğumuz yer bellidir. Tutumumuz bellidir. Söz ve eylemlerimiz apaçık ortadadır. Türkiye, Suriye krizine daima vicdan odaklı yaklaşmıştır. Komşuluğumuzun gereği neyse zor dönemde bunu yapmaya gayret ettik. Suriyeli muhacirleri ensar ruhuyla en güzel şekilde misafir ettik. Biz ensarız dedik. Dolayısıyla bir muhacir neyi yapıyorsa işte biz bunu yapmaya mecburuz. Sizi kovacağız diyen bu ülkedeki ana muhalefete rağmen dedik. Elbette bu süreci zehirlemek isteyenler de oldu. CHP’nin eski genel başkanı Nazivari ırkçı söylemlerle milletimizi galeyana getirmeye gayret ederken ailelerini bir gecede terk etmek zorunda kalan mazlumlara vicdansızca saldırdılar. Bu garibanları hedef haline getirmekten utanmadılar. Sonuçta vicdan kazandı, insanlık kazandı, merhamet kazandı, dayanışma kazandı, yüce gönüllü olmak kazandı.

“ÜMİDİNİ TÜRKİYE’YE BAĞLAMIŞ KARDEŞLERİME SELAMLARIMI GÖNDERİYORUM”
Aziz milletim, kıymetli yol ve dava arkadaşlarım; sevgili çocuklarımız, saygıdeğer misafirler sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Öncelikle sergiledikleri bu güzel performans için yavrularımızı tebrik ediyor gözlerinden öpüyor, tüm yavrularımıza rabbimden güzel ömürler niyaz ediyorum. BM İnsan Hakları Beyannamesi’nin 76. yılı için düzenlenen programda sizlerle bir araya gelmenin bahtiyarlığı içindeyim. Bölgemizde ve dünyanın farklı köşelerinde ümidini Türkiye’ye bağlamış kardeşlerime de selamlarımı gönderiyorum. Bilhassa Gazze’de ve işgal edilmiş Filistin topraklarında hayat mücadelesi veren kardeşlerimi selamlıyorum. Aynı şekilde, 61 yıllık zulmün, istibdadın ve baskının ardından özgürlüklerine kavuşan Suriyeli kardeşlerimize de selam, sevgi ve en derin muhabbetlerimi iletiyorum.

“İNSANLIĞIN GELECEĞİ ADINA UMUTLAR VADEDEN BEYANNAMENİN ZAMANLA İÇİ BOŞALTILMIŞTIR”
Dün BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabulünün 76. yıl dönümüydü. Dünya İnsan Hakları Günü’nün mağdur coğrafyalarda yaşayan kardeşlerimiz başta olmak üzere ülkemiz ve insanlık için hayırlar getirmesini diliyorum. Beyanname dünyada en çok referans verilen ama içeriğinin uygulanması noktasında aynı hassasiyetin gösterilmediği bir belgedir. İlk maddede tüm insanların özgür olduğu ifade edilir. İlan edildiği dönemde insanlığın geleceği adına büyük umutlar vadeden beyanname zamanla örselenmiş, içi boşaltılmış, gücü elinde bulunduran devletler tarafından kadük bırakılmıştır.
“MASUMLARI KATLEDEN CANİLER BATILI ÜLKELER TARAFINDAN BAŞ TACI YAPILDI”
Beyanname 1948 yılında kabul edildi. Bu tarih aynı zamanda İsrail’in Filistin’de terör estirmeye başlamasının da miladı olmuştur. O günden beri İsrail, Filistin halkının topraklarını gasbetmeye devam etti.
Hocalı’da kardeşlerimiz can verirken, Irak ve Afganistan işgal edilirken, komşumuz Suriye’de tarihin en vahşi zulümleri yaşanırken, beyanname göz göre göre ayaklar altına alınırken, lafa gelince insan hakları ve demokrasi havarisi kesilenlerden hiçbir ses duyulmadı. Aynı çifte standartlarla defalarca biz de karşılaştık. Bölücü örgütün terör eylemlerine binlerce vatan evladını şehit verdik. İşkence ile katledilen nice insanımız oldu. 15 Temmuz gecesi 252 insanımız, FETÖ’cü hainler tarafından kalleşçe şehit edildi. Tüm bu süreçlerde eleştiri okları ülkemize yönelirken, masumları katleden caniler Batılı ülkeler tarafından kollandı, baş tacı yapıldı.

“KAPIMIZA GELENE TÜRK MÜSÜN ARAP MISIN KÜRT MÜSÜN DİYE SORMADIK”
Türkiye asırlardır mazlumlara eman yurdu olmuş müşfik ve merhametli bir ülkedir. Kapımıza gelene Türk müsün Arap mısın Kürt müsün diye sormadık. Bizden yardım dileyene Müslüman mısın Yahudi misin Hristiyan mısın diye sormadık. Türkiye’ye sığınana sen beyaz mısın siyah mısın diye sormadık. İhtiyaç sahiplerinin kimliğine bakmadan inancına aldırmadan sadece ülkemizin değil gönül dünyamızın kapılarını da ardına kadar biz açtık. Hem Gazze mezaliminde hem de Suriye krizinde kardeşlerimizi asla yalnız bırakmadık.
“ÜLKE ÜLKE DOLAŞARAK TÜRKİYE’Yİ YABANCILARA ŞİKAYET ETTİLER”
Sednaya Hapishanesi gibi işkence ve ölüm merkezlerine baktığımızda nasıl vahim bir felaketin eşiğinden dönüldüğü bugün çok daha iyi anlaşıldı. Eli kanlı Baas rejiminin sona ermesiyle Suriye’de huzura ve güvenliğe giden yolun kapıları açılmıştır. Suriye’de barış ortamı kök saldıkça gönüllü geri dönüşlerin sayısı da zamanla artacaktır. Şimdi CHP’nin ve bazı faşist grupların bu olumlu iklimi de sabote etmeye çalıştıklarını görüyorum. CHP’nin Şam’daki müttefiklerini kaybetmenin kuyruk acısıyla mülteci düşmanlığını köpürtmesi bu siyasi parti adına bir utanç vesikasıdır. Ülke ülke dolaşarak Türkiye’yi yabancılara şikayet ettiler. Bize bühtan eden CHP ve yandaşlarına tavsiyem, diktatör kime denir görmek istiyorlarsa Suriye’den gelen hapishane görüntülerini seyretsin. Diktatörün ne olduğunu öğrenmek istiyorlarsa Baas rejiminin günah galerisine bir baksınlar. CHP ve ortakları ne yaparsa yapsın biz gönüllü geri dönüşleri de inşallah vakarla yöneteceğiz.

“MİLLETÇE FARKLILIKLARA DEĞİL, ORTA NOKTALARA ODAKLANMALIYIZ”
İç cephemizi güçlendirmeyi amaçlayan hamlelerin arkasında Türkiye’yi tehlikelerden uzak tutma arzumuz vardır. Milletçe farklılıklara değil, ortak noktalarımıza odaklanmalıyız. Görüş ayrılıklarımızı, mezhep farklılıklarımızı geri plana itip aynı hedef ve değerler etrafında kenetlenmeliyiz. Birbirimize düşersek etrafımızda dolaşan çakallara av oluruz.





Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İç savaş sırasında Türkiye’ye sığınan Suriyeliler, 61 yıllık Baas rejiminin devrilmesi sonrasında ülkelerine dönmek için Hatay’daki 3 sınır kapısını da kullanıyor.
Suriyeliler, kapı önlerinde jandarma ekiplerinin düzen sağlamak üzere kurduğu bariyer koridorunda işlemleri için sıra bekliyor.
EKİPLER YARDIMCI OLUYOR
Sırası gelen Suriyeliler, gümrük işlemlerinin tamamlanmasıyla sınırdan geçiş yapıyor.
Ellerinde veya el arabalarında taşıdıkları kıyafet, yatak, döşek ve mutfak gereçleri gibi eşyalarını da yanlarında götüren Suriyelilere, jandarma ve İl Göç İdaresi Müdürlüğü ekipleri de yardımcı oluyor.
Cilvegözü ve Yayladağı sınır kapılarına konuşlandırılan Göç İdaresi Mobil Hizmet Birimi araçları da Suriyelilerin çıkış işlemlerinin hızlanmasına katkı sağlıyor.
İKRAMLARDA BULUNUYORLAR
Türk Kızılay ve bazı yardım kuruluşları, Cilvegözü Sınır Kapısı yakınlarında Suriyeli ailelere, bölgede tedbir alan jandarma ekiplerine ve basın mensuplarına sıcak çorba ve çeşitli ikramlarda bulunuyor.

“ALLAH’IN İZNİYLE YENİ BİR HAYAT KURACAĞIZ”
Cilvegözü Sınır Kapısı’nda geçiş için bekleyen Vahit El Bitar, gazetecilere, 10 yıldır Türkiye’de olduklarını, artık memlekete dönme vakitlerinin geldiğini söyledi.
Türkiye’ye sığındıkları günden itibaren Mersin’in Tarsus ilçesinde yaşadıklarını belirten Bitar, şöyle devam etti:
Annemiz, babamız Suriye’de, artık evimize dönmemiz gerekiyor. Allah’ın izniyle yeni bir hayat kuracağız, o yüzden çok heyecanlıyız. Hayata sıfırdan başlayacağız. Türkiye’den, insanlarından, hükümetinden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Bey’den çok memnunuz. Savaş bitti çok mutluyuz.

“AKRABALARIMIZ BİZİ BEKLİYOR”
İman El Cemal ise ailesinden 4 kişiyle 13 yıl sonra İdlib’e döneceğini dile getirdi.
Vatan topraklarına kavuşacak olmanın heyecanı içerisinde olduklarını ifade eden El Cemal, “Heyecandan ağlayacağım, akrabalarımız bizi bekliyor. Türkiye bizim sığınmamızı sağladı, çok teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.
Türkiye’de lise eğitimi gördüğünü, eğitimini bıraktığı için üzgün olduğunu anlatan El Cemal, “Okulumu bırakıp gidiyorum, elimde olan bir durum değil, inşallah eğitimime devam ederim.” ifadelerini kullandı.
10 yaşındaki Himar El Cemal de hayatında hiç görmediği ülkesine ilk kez gideceğini ve bunun için çok heyecanlı olduğunu belirterek, “Orada babaannem var, onu ilk kez göreceğim.” dedi.
Muhammed El Mansur, 7 yıl sonra memleketi Hama’ya dönmenin mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.

“YILLAR SONRA MEMLEKETE GİTMEK ÇOK GÜZEL BİR DUYGU”
Yayladağı Sınır Kapısı’ndan geçerek ülkesine gitmek için sıra bekleyenlerden 18 yaşındaki Muhammet Hasan, memleketi Lazkiye’ye döneceğini ifade etti.
Yaklaşık 13 yıl sonra doğduğu topraklara dönmenin mutluluğunu yaşadığını anlatan Hasan, “Yaşamak için savaştan kaçtık ve burada çok güzel günler yaşadık. Çok sayıda Türk arkadaşlarım oldu, onlarla birlikte bir aile olduk. Şu anavatanımıza geri dönüyoruz, Türkiye Cumhuriyeti’ne çok teşekkür ediyoruz. Yıllar sonra memlekete gitmek çok güzel bir duygu, bütün dünya sanki benim oldu, aileme kavuşacağım. Recep Tayyip Erdoğan Başkanımıza çok teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.
Wissam Hüssein de savaşın bitmesiyle ülkesine dönmeye karar verdiğini belirterek, Türkiye’ye bu süreçteki destekleri için teşekkür etti.
Ülkesine dönen Suriyelilerden 65 yaşındaki Muhammet Hadduni de 13 yıl sonra vatan topraklarına gidebileceği için mutlu olduğunu dile getirdi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Suriye’de 61 yıllık Baas rejiminin yıkılmasıyla birlikte yeni bir döneme girildi.
Bu kapsamda Muhammed El-Beşir, Suriye’nin geçici başbakanı oldu.
Suriye’nin geçici başbakanı Muhammed El-Beşir, ülkedeki duruma ilişkin İtalyan medyasına röportaj verdi.
Başbakan El-Beşir ekonomik duruma ilişkin, “Kasada çok az ya da hiç değeri olmayan sadece Suriye lirası var. Hiç dövizimiz yok, kredi ve tahvillere gelince, hala veri topluyoruz. Yani mali açıdan çok kötüyüz. Sadece Mart 2025’e kadar kalacağız. Borç çok büyük, zorluklar devasa ama başarılı olduğumuz İdlib deneyimimiz var. Suriye’yi geliştirebiliriz. Zaman alacak ama oraya ulaşacağız” ifadelerini kullandı.
SURİYE ARTIK GURURUNU VE ONURUNU KAZANDI: GERİ DÖNÜN…
El-Beşir, 1 Mart’a kadar görev yapacak geçici hükümetinin 3 hedefine değinerek, “Birincisi, Suriye’nin tüm şehirlerinde güvenlik ve istikrarın yeniden tesis edilmesidir. İnsanlar adaletsizlik ve zulümden bitap düşmüş durumda. İnsanların işlerine ve normal yaşamlarına dönebilmeleri için devlet otoritesi yeniden tesis edilmelidir. İkincisi, yurt dışında bulunan milyonlarca Suriyelinin geri getirilmesi. Onların beşeri sermayesi, deneyimleri ülkenin gelişmesini sağlayacaktır. Yurt dışındaki tüm Suriyelilere çağrım: Suriye artık gururunu ve onurunu kazanmış özgür bir ülkedir. Geri dönün. Yeniden inşa etmeliyiz, yeniden doğmalıyız ve herkesin yardımına ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

“HALEP, HAMA VE ŞAM’A GİRDİĞİMİZDE SURİYELİLER KARANLIK İÇİNDE YAŞIYORDU”
Üçüncü hedeflerinin stratejik planlama olduğunu aktaran Başbakan El-Beşir, “Suriyeliler elektrik, ekmek, su gibi temel hizmetlerin güvencesizliği ile yaşayamaz. Biz bir geçiş hükümetiyiz ama bu konuda çalışmaya başlamalıyız. Halep, Hama ve Şam’a girdiğimizde Suriyeliler çifte karanlık içinde yaşıyordu, rejimin karanlığı ve elektrik kesintilerinin yol açtığı karanlık. Bu kesinlikle kabul edilemez.” şeklinde konuştu.
HİÇBİR MEZHEPLE SORUNUMUZ YOK: GARANTİ ALTINA ALACAĞIZ
El-Beşir, “Suriye’deki tüm halkların ve tüm mezheplerin haklarını garanti altına alacağız.” dedi.
Hükümetin dış politikasına değinen El-Beşir, “Kana susamış Esad rejiminden uzak duran hiçbir devletle, partiyle, mezheple hiçbir sorunumuz yok.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Can Badak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Suriyeli vatandaşlar, 2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı sonrası Türkiye’ye sığınmacı olarak geldi.
Suriyeli vatandaşlardan bazıları, Antalya’nın Aksu ilçesinde tarımda mevsimlik işçi olarak çalışıyor.
Ülkelerinde savaşın hala devam ettiğini aktaran Suriyeli vatandaşlar, savaş tamamen sona erse bile ülkelerine hemen dönmek istemediklerini belirtti.
9 SENEDİR ANNESİNİ GÖRMÜYOR
Çocuk yaşta ailesinden ayrı İdlib’den Türkiye’ye gelen Saffan Alaf, tarımda mevsimlik işçi olarak çalıştığını, 9 senedir annesini görmediğini ve anne özlemiyle yaşadığını ifade etti.

“BİR GÜN ÜLKEME DÖNSEM DE BURAYI ÖZLEYECEĞİM”
Türkiye’nin birçok ilinde mevsimsel işçi olarak çalıştığını aktaran Suriye vatandaşı Saffan Alaf, şu açıklamalarda bulundu:
Tarımda çalışıyorum para kazanıyorum. Sezonluk işçi olarak çalışıyorum. Antalya’da işim bitince Bursa ve Konya’ya çalışmaya gidiyorum. Aksu’da yaşıyorum. Memleketimi çok özledim. Annem memlekette yaşıyor. Ben burada para kazanıyorum, anneme para gönderiyorum. Ben buraya yalnız geldim. Babam hayatta değil. Annemin durumu çok iyi değil. Savaş tam bitmedi. Özledim ülkemi, savaş bitsin geri döneceğiz. Bir gün ülkeme dönsem de burayı özleyeceğim ve yine Türkiye’ye geleceğim. 9 sene oldu annemi görmedim. Telefonla konuşuyorum sadece. Annem buraya gelemiyor. Suriye’de savaş bitecek, yerlerimiz güzel olacak geri döneceğiz. Türkiye’de yaşadığım yerler rahat. Burada arkadaşlarım var. Türk arkadaşlarımla geziyoruz. Nerede güzel yer var oraya gidiyoruz gezmeye.

“HER İŞİ YAPIYORUM TARIMDA”
İlçedeki seralarda çalışan diğer tarım işçileri ise, ülkedeki savaşın tamamen bitmesini beklediklerini ifade etti.
Savaşın ilk yıllarında Türkiye’ye sığındıklarını ifade eden Saud Aıathab, şu sözleri sarf etti:
2016 yılında Suriye’de savaş başlayınca ailemle birlikte geldim. Burada tarımda çalışıyorum. Uzun yıllardır Aksu’da yaşıyorum. Her işi yapıyorum tarımda. Dikimden hasadına kadar her işle ilgileniyorum. Ülkemde savaş henüz bitmedi. Deyrizor’da hala devam ediyor. Belki iki sene sonra gitmek isteyebiliriz. Burada çalışıyoruz. Rahatımız yerinde. Suriye’de akrabalarımız var. Suriye’de evimizi uçak bombaladı. Evimiz yok orada.

“BURADA KÖTÜ İŞTE BİLE OLSA ÇALIŞIRIM AMA DÖNMEK İSTEMİYORUM”
Kesme çiçek serasında ailesiyle birlikte işçi olarak çalışan Muhammed Elsiran, son olarak şöyle dedi:
2014 yılında ülkenize geldim. Burada çalışıyorum. Savaştan kaçtık geldik. En zor işte biz çalışıyoruz. Burada kötü işte bile çalışırım ama dönmek istemiyorum. Evliyim, 5 çocuğum var. Buraya alıştık. Çocuklarım Suriye’ye gitmek istemiyor. Biz üç aile olarak bu bölgede çalışıyoruz. Oturma izni almak ve kimlik çıkarmak çok zor. Hastaneye giderken zorluk yaşıyoruz. Evde hasta yatıyorum, hastaneye gidemiyorum. Burada bize kimlik ve çalışma izni versinler istiyoruz.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Suriye’de 13 yılı aşkın süre devam eden iç savaş, muhalif grupların 27 Kasım’da başlattığı operasyonun 7 Aralık’ta Şam’da kontrolün sağlanması ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın ülkeden ayrılması ile son buldu.
Baas rejiminin sona ermesi ile yıllardır istedikleri demokrasi ve özgürlüğe kavuşan Suriyeliler, ülke genelinde kutlamalar yapıyor.
Suriye’de yeni dönemin başlaması ile iç savaş nedeniyle yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalan binlerce kişi de yeniden topraklarına dönmeye başladı.
Rejim ve terör örgütlerinin baskısı nedeniyle doğduğu toprakları terk ederek Suriye içinde farklı bölgelere göç eden binlerce Suriyeli yıllar sonra evlerine dönerken, iç savaş nedeniyle ülkelerinden ayrılarak güvenli liman olarak gördükleri Türkiye’ye sığınanlar da Suriye’ye dönmeye başladı.
HALEP’İ İZLEYİP, HASRET GİDERDİLER
Suriye’nin en büyük ikinci kenti olan Halep’ten ayrılan binlerce kişi, muhalif grupların kontrolü sağlamasının ardından yeniden şehre döndü. Halep’e dönenlerin büyük bölümü ilk olarak kenti seyir terasından uzun süre izledi.
Kentin simgesi olan tarihi Halep Kalesi ve diğer bölgelerini yüksek noktadan izleyerek hasret gideren Suriyeliler, daha sonra doğdukları ve yaşadıkları mahalleleri uzun yıllar sonra yeniden dolaştı.
İç savaş sırasında sınırı geçerek Türkiye’ye sığınan ve son günlerde ülkesine dönen Suriyeliler ise Halep’e ve vatanlarına olan hasretlerinin bittiğini ama Türkiye özlemlerinin başladığını söyledi.

‘TÜRKİYELİ DOSTLARIMIZI MİSAFİR ETMEK İSTİYORUZ’
Türkiye’nin savaş sürecinde kendilerine kucak açtığını ve kendilerini ölümden kurtardığı için sevgilerinin büyük olduğunu belirten Suriyeliler, Türk halkının desteğini de her zaman yanlarında hissettiklerini anlattı.
10 yıl önce Halep’ten ayrılan ve 3 yıl El Bab bölgesinde yaşadıktan sonra 7 yıl önce Türkiye’ye geçiş yaparak İstanbul’da yaşamaya başlayan Enes El Hasan (26), Esad rejiminin sona ermesinin ardından ailesi ile Halep’e döndü.

“ÜLKEMİZE DÖNDÜK AMA TÜRKİYE’Yİ ÖZLEMEYE BAŞLADIK”
Yıllar sonra Halep’e döndüğü için çok mutlu olan Enes El Hasan, “Halep’ten 10 yıl önce ayrıldık ve 7 yıldır İstanbul’da yaşıyorduk. Vatan toprağından uzakta olduğumuz süreçte sürekli Suriye’ye üzülüyor ve Halep’i özlüyorduk. Savaş nedeniyle Türkiye’de kaldığımız sürede Türk halkı bize hep yardım etti. Başka Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm Türk halkından Allah razı olsun. Türkiye hep bize yardım etti, arkamızda durdu. En zor zamanımızda bize destek oldu. Şu anda Esad gitti savaş bitti ve biz ailece döndük. Türkiye’deki diğer Suriyeliler de kısa zamanda dönecekler. Onlar geldikten sonra yeni Suriye’yi inşa etmek için hep birlikte çalışacağız. Ülkemize döndük ama Türkiye’yi özlemeye başladık. İnşallah en kısa zamanda ülkemiz iyi bir duruma gelir ve biz Türk dostlarımızı misafir etmek isteriz.” diye konuştu.

“7 YIL BOYUNCA BİZE KUCAK AÇAN TÜRKİYE’YE TEŞEKKÜR EDİYORUM”
7 yıldır Mersin’de yaşayan tıp fakültesi öğrencisi Alaa Naji ise yıllar sonra Halep’e döndü. Halep’e yeniden gelince çok mutlu olduğunu ve eğitimine Halep Üniversitesi’nde devam etmek istediğini söyleyen Alaa Naji, “7 yıldır Mersin’de yaşıyoruz. Savaşın bittiğini haber alır almaz hasretiyle yaşadığımız Halep’e geldim ve şehri dolaştım. Ülkemi ve şehrimi çok özlemiştim. Artık yaşamıma burada devam edeceğim. 7 yıl boyunca bize kucak açan Türkiye’ye ve Türk halkına teşekkür ediyorum. 7 yıl boyunca çok sayıda Türk arkadaş edindim. İnşallah bundan sonra da gidip onları ziyaret etmek ve onları Halep’te ağırlamak isterim.” dedi.

“TÜRKİYE VE TÜRK HALKINI ŞİMDİDEN ÖZLEDİM”
İç savaşın ardından Halep’ten ayrılan ve 11 yıldır Kahramanmaraş’ta yaşayan Ahmad El Huseyin, Halep’in kurtarıldığı haberini alır almaz ülkesine döndüğünü belirterek, “Halep’in kurtarıldığını öğrenince koşarak Suriye’ye geldim ve 11 yıl sonra Halep’i gördüm. Çok şükür Halep kurtuldu, vatanımız kurtuldu. Yeniden ülkeme ve Halep’e döndüğüm için çok mutluyum. Türkiye çok iyiydi, Türk halkı çok iyiydi. Her zaman bize destek verdiler, yanımızda oldular. Onları şimdiden özledim. İnşallah yine Türkiye’ye giderim ama bu kez teşekkür ziyareti yaparım.” diye konuştu.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Can Badak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Thepet.com.tr’nin ürün yelpazesi, evcil hayvanınızın hem sağlığını hem de tarzını düşünerek hazırlandı. Soğuk kış günlerinde dostlarınızı koruyacak sıcacık kazaklar, yağmurlu havalar için su geçirmez montlar ve yaz aylarında güneşten korunmalarını sağlayan hafif tasarımlar, en sevilen ürünler arasında yer alıyor.
Kediler ve köpekler için ayrı ayrı tasarlanmış kıyafetler, hem onların hareket özgürlüğünü kısıtlamıyor hem de benzersiz bir şıklık katıyor. Özellikle kedi kıyafeti kategorisinde sunulan rahat ve esnek kumaşlar, kedilerin doğal hareketlerini desteklerken şık tasarımlarıyla dikkat çekiyor.
Thepet.com.tr’de satışa sunulan tüm kıyafetler, evcil hayvanların cilt sağlığını ön planda tutan, kaliteli ve nefes alabilir kumaşlardan üretilmiştir. Ürünler, alerji riskini en aza indirirken dostlarınızın keyifle kullanmasını sağlıyor.
Evcil hayvan sahipleri, kaliteli ürünlere uygun fiyatlarla ulaşmanın keyfini çıkarıyor. Ayrıca, Thepet.com.tr’nin hızlı teslimat seçeneği sayesinde siparişleriniz kapınıza kadar en kısa sürede ulaşıyor.
Sevimli dostlarınızı mutlu etmek ve onları şık bir görünüme kavuşturmak için Thepet.com.tr’nin geniş ürün yelpazesini keşfedin. Köpek kıyafeti, köpek kıyafetleri ve kedi kıyafeti ürünlerinde kalitenin adresi Thepet.com.tr, evcil hayvan modasında fark yaratmaya devam ediyor.
]]>Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı ve GürAta Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu, bu projenin tüketicilere sağlıklı ve uygun fiyatlı gıda ürünleri sunma hedefinde önemli bir adım olduğunu belirtti. Özpamukçu, Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) olarak yerel üreticilerin ürünlerini doğrudan organize perakende üyeleri aracılığıyla tüketicilere ulaştırmak için çalıştıklarını ifade etti. Özellikle Migros ve Carrefoursa’nın bu projeye katkısının altını çizen Özpamukçu, “Yerli yeşil mercimek gibi ürünlerin ülkemizin dört bir yanındaki tüketicilere ulaşmasını sağlıyoruz. Böylece yerel üretimi ve üreticiyi destekleyen projelerin yaygınlaşması için çaba göstermeye devam ediyoruz” dedi.

GürAta, tedarik zincirini iyileştirme vizyonuyla, yerel üreticilerin ürünlerini en az aracıyla tüketiciye ulaştırmayı hedeflemiştir. Şirket, bu hedef doğrultusunda kooperatifler ve üretici birlikleriyle çalışarak yerel tarımı daha rekabetçi bir yapıya kavuşturuyor. Bu model, sadece ekonomik kazanç sağlamıyor, aynı zamanda çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltmalarına ve daha sürdürülebilir tarım uygulamaları gerçekleştirmelerine destek oluyor.
GürAta, üreticilere yalnızca bir pazar değil, aynı zamanda kurumsal bir yapı sunuyor. Migros ve Carrefoursa gibi büyük perakendecilerle yapılan işbirlikleri sayesinde, üreticilerin ürünleri alım garantisiyle destekleniyor. Bu durum, üreticilerin ekonomik risklerini azaltırken, tarımsal faaliyetlerinin güvence altına alınmasını sağlıyor.
GürAta’da coğrafi işaretli ve organik ürünlere özel bir önem veriliyor. Bu ürünler, hem yerel ekonomiye katkı sağlıyor hem de tüketicilere kaliteli ve doğal ürünler sunuyor. Sunulan hizmet kapsamında, bu tür ürünlerin daha geniş kitlelere ulaştırılması için gerekli altyapı yatırımları ve tanıtım faaliyetleri de yapılıyor. Bu, yerel tarım ekonomisinin değer kazanmasına ve uluslararası pazarlarda daha fazla söz sahibi olmasına olanak tanıyor.

GürAta’nın geliştirdiği bu model, kamu-özel sektör işbirliğinin başarılı bir örneği olarak öne çıkıyor. Yerel üreticilere verilen destekler, sadece ekonomik anlamda değil, aynı zamanda sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik açısından da önemli katkılar sunuyor. Tarım ve hayvancılık sektöründe aracıları azaltarak çiftçinin kazancını artıran bu yaklaşım, sektörde uzun vadeli bir dönüşümü tetikliyor.
Yerel üreticilere sağlanan bu tür destekler, Türkiye’nin tarımsal geleceği için umut verici bir model oluşturuyor. GürAta’nın vizyonu, üreticiyi güçlendiren, tüketiciyi koruyan ve sürdürülebilirliği temel alan bir sistem yaratmak. Bu, yalnızca yerel ekonomiye değil, aynı zamanda ulusal tarım politikalarına da önemli katkılar sağlıyor.
GürAta’nın tarım ve hayvancılık sektörüne getirdiği bu yenilikçi model, üretici ve tüketiciler arasında güvenilir bir bağ kurarken, sektörün tüm paydaşları için ortak bir kazanım sunuyor.
]]>Konsolos Yapı’nın bu yenilikçi hamlesi, dijitalleşen dünyada gayrimenkul sektörüne modern bir çözüm sunmayı amaçlıyor. Dijital varlıklarla ödeme yapılmasını mümkün kılan altyapı sayesinde, alıcılar artık gayrimenkul yatırımlarını daha hızlı, güvenli ve şeffaf bir şekilde gerçekleştirebilecek. Yeni teknoloji, ödeme süreçlerini hızlandırırken, aynı zamanda uluslararası yatırımcılar için de cazip bir alternatif oluşturacak. Şirket, bu hamleyle gayrimenkul sektöründe dijitalleşmeye öncülük etmeyi hedefliyor.
Konsolos Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Gökhan Çağlar SEVİNÇ yaptığı açıklamada,
“Gayrimenkul sektörü uzun yıllardır geleneksel yöntemlerle ilerliyor. Biz, Konsolos Yapı olarak sektördeki bu alışılmış yaklaşıma bir yenilik katmak istedik. Dijital varlıklarla ödeme yöntemini sunarak, hem yerel yatırımcılarımıza modern bir deneyim sağlıyor hem de uluslararası pazarlara açılmak için güçlü bir altyapı oluşturuyoruz. Bu sadece bir ödeme yöntemi değil; sektöre yeni bir vizyon getirme hamlesidir.” dedi.
Firma, bu yeniliği ilk olarak bir sonraki büyük projesinde uygulamayı planlıyor. Yeni projenin detaylarının önümüzdeki günlerde açıklanacağı belirtilirken, bu teknolojiyle gayrimenkul sahibi olmak isteyen yatırımcıların projeyi büyük bir merakla beklediği ifade ediliyor. Dijital varlıklarla gayrimenkul satışları, hem sektör oyuncuları hem de yatırımcılar için oyunun kurallarını değiştirecek bir adım olarak görülüyor.
Konsolos Yapı’nın bu yenilikçi girişimi, Türkiye gayrimenkul sektörüne yeni bir soluk getirecek. Sadece dijitalleşme ile sınırlı kalmayan firma, aynı zamanda sektördeki kalite standartlarını da bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Türkiye’de örnek teşkil edecek bu model, hem gayrimenkul alım-satım süreçlerini kolaylaştıracak hem de ülkenin dijital dönüşüm sürecine önemli bir katkı sağlayacak.
]]>MUĞLA’nın Bodrum ilçesinde, dün akşam saatlerinden beri aralıklarla etkili olan sağanak nedeniyle su basan 60 ev ve 2 iş yerinde tahliye ve temizlik çalışmaları sürerken, suyla dolan yollarsa tekrar trafiğe açıldı.
Bodrum’da dün akşam saatlerinde başlayan ve aralıklarla etkili olan kuvvetli sağanak nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı, yollar trafiğe kapandı. Sabah saatlerinden itibaren Bodrum Kaymakamlığı, AFAD, Bodrum Belediyesi, MUSKİ, Bodrum Gönüllüleri Derneği olmak üzere yaklaşık 250 personel 80 araçla taşkınların yaşandığı bölgede aralıksız çalışma yürüttü. Öte yandan, Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit ve Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci selin yaşandığı bölgelerde incelemelerde bulundu. Kadıkalesi’nde bir sitedeki 18 ev, Akyarlar mevkisindeki bir sitede bulunan 12 ev sular içinde kalırken, bölgede temizlik çalışması ve su tahliyesi başlatıldı. Ayrıca yarımada genelinde 30 ev ve 2 iş yerini de su bastı. Ekiplerce tahliye ve temizlik çalışmaları aralıksız sürerken, kapanan yollar temizlenerek trafiğe açıldı.
Site görevlisi Ömer Güney, “Site içerisinde su bir metreye kadar ulaştı. Bizim evimiz komple su altında kaldı. Tüm eşyalarımız battı. Şu an suları çekiyorlar. Burası yazlık site, şu anda yaşayan yok. 18 dairenin 18’i de su içinde. Ev sahiplerine haber verildi” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YALOVA’da, evinin önünde tartıştıkları Ramazan Elkıtay’ı (57) tabancayla vurarak öldüren şüphelilerden K.B., Eskişehir’de yakalandı. Diğer şüphelilerin yakalanması için çalışmalar sürüyor.
Olay, dün saat 20.00 sıralarında Kemerköprü Caddesi’nde meydana geldi. Ramazan Elkıtay ile evinin önüne gelen 3 kişi arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönerken, gruptan biri yanında bulunan tabancayla Elkıtay’a 3 el ateş etti. Şüpheliler kaçarken, çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sırt ve karın bölgesinden vurulduğu belirlenen Elkıtay, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Yalova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ramazan Elkıtay, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Polis, kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Ekipler, şüphelilerden birinin Eskişehir’e gittiğini belirledi. K.B. isimli şüphelinin kullandığı araç, Ankara- Bursa kara yolu üzerindeki uygulama noktasında polis ekipleri tarafından durduruldu. Ekiplerin gözaltına aldığı şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Yalova’ya gönderildi.
Diğer şüphelileri yakalama çalışmaları sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin Körfez ilçesinde yol kenarındaki beton bloka çarpan tankerin şoförü Necati D., yaralandı.
Kaza, D-100 kara yolu Hacı Osman Mahallesi mevkisinde meydana geldi. İstanbul yönüne giden Necati D.’nin kontrolünü kaybettiği 06 CIZ 166 plakalı tanker, kara yolunu kot farkıyla yan yoldan ayıran beton bloka çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan sürücü, ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da Beypazarı Belediyesi, ülkelerine dönmek isteyen Suriyeliler için transfer hizmeti sağlanacağını duyurdu.
Beypazarı Belediyesi’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Suriye’de Esad rejiminin sona ermesi sebebiyle vatanlarına dönmek isteyen, şehrimizde uzun bir dönemdir misafir ettiğimiz Suriyeli dostlarımızı evlerine uğurlamak için Beypazarı Belediyesi olarak transfer hizmeti sağlayacağız. Belediye binamızın giriş katındaki danışma bölümünden form doldurarak başvuru yapabilirsiniz” denildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Doğanay, yaptığı yazılı açıklamada, ilçelerde koordinasyonu güçlendirmek amacıyla her ay bir araya geldiklerini belirtti.
Ortak çalışma grubu toplantılarının 4’üncüsünün Güdül Belediyesi ev sahipliğinde düzenlendiğini anlatan Doğanay, “Toplantılardan çok güzel sonuçlar çıkıyor. Belediyeler arasındaki koordinasyonu daha da güçlendirmenin çabasındayız.” ifadesini kullandı.
Toplantıya, Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu, Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap ve Nallıhan Belediye Başkanı Ertunç Güngör katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA’daki Suriyeliler, muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesi ve Beşar Esad’ın ülkeyi terk etmesi sonrası kent meydanında kutlama yaptı. İç savaşın başlangıcından bu yana Adana’da yaşayan Suriyeli Muhammad Al Musa (25), “Allah’a şükür Esad zulmünden kurtulduk” dedi.
Esad rejimine karşı mücadele veren muhalif gruplar, başkent Şam’a girip kontrolü ele geçirdi. Beşar Esad ülkeyi terk ederken, Adana’da yaşayan Suriyeliler bir araya gelip kutlama yaptı. Seyhan ilçesindeki kent meydanında toplanan yüzlerce Suriyeli, davul-zurna eşliğinde halay çekip, şarkılar söyledi. Suriyeliler, Esad karşıtı slogan attı. Kentin dört bir yanından gelen araç konvoyları da meydanda buluştu.
10 yıldır Türkiye’de yaşayan Suriyeli Muhammad Al Musa (25), “Allah’a şükür Esad zulmünden kurtulduk. Allah bizi her zalimden kurtarsın” dedi.
Türkiye’de 6 yıldır yaşayan Muhammad Al Ali (25) ise “Esad güle güle, cehennemde görüşürüz” diye konuştu.
‘HAKKIMIZI HELAL EDEMEYİZ’
Ülkelerine geri dönmek istediklerini belirten Ahmad Adnan Dahir (22) de “14 senedir bize uçakla saldırıyor, biz ona öylece hakkımızı helal edemeyiz. Bizden hiçbir yere kaçamaz. Yaklaşık 5 ay sonra ülkemize döneceğiz, burada artık işimiz yok” dedi.
Haber-Kamera: ADANA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BATMAN’da, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla basın açıklaması düzenlendi.
Sivil Toplum Kuruluşları tarafından, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek ve Filistin halkının yanında olduklarını göstermek amacıyla, Gülistan Caddesi’nde basın açıklaması düzenlendi. Basın açıklamasına siyasi partiler, bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Alanda toplanan kalabalık, ellerinde ‘Direnişin adı Aksa Tufanı’ ve ‘Hamas’a selam, direnişe devam’ yazılı döviz ve pankartlar taşıyarak sık sık tekbirler getirdi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan basın açıklaması, dua edilmesinin ardından sona erdi.
‘GAZZE UNUTTURULMAYA ÇALIŞILIYOR’
Kalabalık adına basın açıklamasını okuyan Cengiz Arı, “Siyonistler ve işbirlikçilerince soykırım alıştırılmaya, Gazze unutturulmaya çalışılıyor. Kardeşlerim alışmayalım, unutmayalım. Alıştığımız, unuttuğumuz gün Siyonizm’in pençesinde buluruz kendimizi. Unutmamak için de sürekli olarak Filistin’deki cihada maddi ve manevi destek verelim. Direniş devam ediyor, cihad devam ediyor. Yardımların ulaştığını unutmayarak, umutsuzluğa kapılmadan dualarla beraber yardımlarımıza devam edelim. Biliyoruz ki Siyonistlerin nihai amacı tüm İslam beldelerini tehdit etmektir. Buna mani olmanın, bu soykırımı durdurmanın tek yolu İsrail’e karşı her anlamda cephe almaktır, güç kullanmaktır. Ancak maalesef tüm dünya İsrail’e ya destek verdi ya da katliamlarına sessiz kaldı. Bu soykırımın durması ve Siyonizm’in amaçlarına ulaşmasını engellemek için halkı Müslüman olan ülkelerin liderlerinden Müslümanca tavır sergileyerek kendilerini özgür kılmalarını bekliyoruz” dedi.
Haber-Kamera: Bayram AYHAN/BATMAN,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜTAHYA’da bir araya gelen Suriyeliler, muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolü ele geçirmesini kutlayıp, lokum dağıttı.
Esad rejimi karşıtı muhalif grupların Suriye’nin başkenti Şam’a girip kontrolü ele geçirmesi, Kütahya’daki Suriyeliler arasında büyük sevinçle kutlandı. Zafer Meydanı’nda toplanan Suriyeliler, Arapça şarkılar eşliğinde Esad yönetiminin devrilişini sloganlar atıp, kutladı. Toplanan kalabalık daha sonra lokum dağıttı.
Suriyeli üniversite öğrencisi Abdurrahman Şeyh İbrahim, “Gerçekten bizim için, Suriyeliler için ve öğrenciler için büyük bir zafer. 13 yıl sonra Esad düştü. Burada Türkiye’deyiz. Gerçekten Türkiye, halk, hükümet bizim için çok şeyler yaptı. Bu şeyler çok memnuniyet verici ve bu iş bitti. Döneceğiz inşallah. Suriye bizim için çok önemli ve bu savaştan çıktık, bitirdik ve kazandık. Bu savaştan sonra tam olarak yeni bir düzen yapacağız. Yeni bir cumhurbaşkanı seçeceğiz, yeni bir hükümet seçeceğiz. Esad rejimi kalmadı. Yeni şehirler yapacağız inşallah” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİLECİK merkezli 8 ilde, sosyal medya üzerinden yaklaşık 1200 kişiyi dolandıran 19 şüpheli gözaltına alındı. Banka hesaplarında toplam 385 milyon lira para hareketi tespit edilen şüphelilerden 14’ü tutuklandı.
BilecikJandarma Komutanlığı ekipleri, mart ayında artan sosyal medya üzerinden dolandırıcılık şikayetleri üzerine inceleme başlattı. OsmaneliCumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki soruşturmada şüphelilerin sosyal medya üzerinden bulduğu yaklaşık 1200 kişiyi bungalov kiralama adı altında her türlü beyaz eşya, mobilya, elektronik cihaz, otomobil, evcil hayvan, tatil rezervasyonuyla kandırdığı, ayrıca sahte profille cinsel içerikli sohbet sonrası şantaj yaptıkları tespit edildi. MASAK ile yapılan iş birliğiyle kimlikleri tespit edilen şüphelilerin banka hesaplarında yaklaşık 385 milyon lira para giriş-çıkışının olduğu tespit edildi.
8 İLDE OPERASYON DÜZENLENDİ
Bilecik Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyonlarda Bilecik’in yanı sıra Mersin, Adana, Antalya, Aydın, Diyarbakır, Elazığ ve İstanbul’da eş zamanlı baskınlar yapıldı, 19 şüpheli gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 14’ü tutuklandı, 4’ü kadın 5 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
VALİ OPERASYON DETAYLARINI ANLATTI
Bilecik Valisi Şefik Aygöl, İl Jandarma Komutanı Ferdi Erbakıcı ve İl Emniyet Müdürü Beyti Kalaycı ile birlikte operasyonun detaylarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Vali Aygöl, bungalov kiralama adı altında sahte ilanlar veren şüphelilerin beyaz eşya, mobilya, elektronik cihaz, otomobil, tatil rezervasyonu ve evcil hayvan satışı gibi yollarla kişilerin dolandırıldığını söyledi. Vali Aygöl, “Sahte sosyal medya profilleri kullanarak şantaj yöntemiyle mağduriyet oluşturan şüphelilerin MASAK üzerinden yapılan incelemeler sonucu birbirleriyle bağlantılı olduğu belirlenen banka hesaplarında toplam 385 milyon lira para hareketi tespit edilmiştir. Ülke genelinde yaklaşık 1200 vatandaşımızın bu çete tarafından dolandırıldığı belirlenmiştir. Tutuklanan şüphelilerin bir kısmının banka hesaplarını suç şebekesine komisyon karşılığı kullandırdığı anlaşılmıştır. Elde edilen bu haksız kazanç ve suç gelirlerine yönelik çalışma da devam etmektedir. Vatandaşlarımızı bir kez daha uyarıyoruz, banka hesaplarınızı gelir elde etme vaadiyle kötü niyetli kişilere kullandırmayınız. İnternet üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarına karşı daima dikkatli olunuz” diye konuştu.
Vali Aygöl, operasyona ilişkin 4 kişinin arandığını da sözlerine ekledi. Soruşturma sürüyor.
Haber-Kamera: BİLECİK,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Terme Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Kul, Türkiye’den yerel yönetim temsilcisi olarak, Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi’ne tekrar davet edildi.
Kul, 9-10 Aralık 2024 tarihlerinde yapılacak konsey toplantısına katılmak üzere Almanya’nın Karlsruhe şehrine gitti.
Toplantıda ulaşım, toplu taşımada dijitalleşme, akıllı ulaşım çözümleri, sosyal kapsayıcılık gibi konular işlenecek. Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR) tarafından Karlsruhe-Almanya’da düzenlenecek uluslararası toplantıda yer alacak Türkiye heyetinde 2’si büyükşehir belediye başkanı olmak üzere toplam 7 belediye başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği temsilcileri bulunacak.
Belediye Başkanı Kul, söz konusu temsilin önemine dikkati çekerek, “Türkiye’yi Avrupa’da temsil etmek üzere seçilen bir belediye başkanı olmanın onurunu ve gururunu yaşıyoruz. Toplantıya tekrar davet edilmemden dolayı Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi ve Türkiye Belediyeler Birliği yetkililerine teşekkür ediyorum. Yerel yönetimleri ve ülkemizi en güzel şekilde temsil edeceğimi ifade etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KIZILAY’IN düzenlediği Kırmızı Yelek Uluslararası Gönüllülük Ödülleri, İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl 4’üncü kez düzenlenen törende, gönüllü faaliyetleriyle topluma dokunan kişi, kurum ve kuruluşlar ödüllerine kavuştu. Ulusal ve uluslararası alandan yaklaşık 4 bin gönüllünün katıldığı törende konuşan Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Gönüllülük aslında insanlığın en karanlık senaryosuna karşı verdiği en güçlü cevaptır. Gönüllülük yalnızca bir eylem değil, kalp meselesidir” dedi.
Ulusal ve uluslararası alanda gönüllülük kültürünün bir toplum değeri olarak yaygınlaştırılması, iyiliğin hatırlatılması ve gönülden değer katanların ödüllendirilmesi amacıyla düzenlenen Kırmızı Yelek Uluslararası Gönüllülük Ödülleri, İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Türk Kızılay 8 Aralık’ta, Türkiye dahil 30 ülkeden önerilen sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri, ulusal dernekler ve bireyler arasından seçilen gönüllülere ödüllerini takdim etti. Törene Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Dr. Nazif Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, Sanatçı İpek Açar Kömürcü, Sporcu Mesut Özil, Yeşilay Genel Başkanı Dr. Mehmet Dinç katıldı.
YILMAZ: KIZILAY BAYRAĞINI UMUDUN BİR SİMGESİ OLARAK DALGALANDIRIYORUZ
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Gönüllülük yalnızca bir eylem değil, kalp meselesidir. Dünyanın dört bir tarafında sınırları ve dilleri aşarak iyilik için koşan insanların ortak dilidir. Bu yüzden gönüllüler insanlığın sessiz kahramanlarıdır. Bugün burada dünyayı iyileştirmeye gönül vermiş bu kahramanlık hikayelerini birlikte paylaşacağız. Siz gönüllülerimizin desteği sayesinde dünyanın dört bir tarafında Kızılay bayrağını umudun bir simgesi olarak dalgalandırmaya devam ediyoruz” dedi.
‘GÖNÜLLÜLÜK HİKAYELERİ; GELECEĞE UZANAN İYİLİK ZİNCİRİNİN PARÇALARI’
Kızılay’ın gönüllü sayısı 370 bini aştığını belirten Başkan Yılmaz, “Gönüllülük aslında insanlığın en karanlık senaryosuna karşı verdiği en güçlü cevaptır. Türk Kızılay olarak gönüllülüğü toplumun geneline yayılan bir dayanışma hareketi olarak görüyoruz. Bu hareketi daha erişilebilir ve görünür kılmak için gonulluol.org’u harekete geçirdik. Bugüne kadar gonullulol.org üzerinden 25 binden fazla görev başarıyla tamamlandı ve 1 milyon saatten fazla görev gerçekleştirildi. Bu dayanışma ruhunu gelecek nesillere de aktarmakla mükellefiz. Bugün paylaşacağımız gönüllülük hikayelerinin en anlamlı tarafı, geleceğe uzanan iyilik zincirinin bir parçası olduğu zaman gerçekleşecek.” dedi.
ERDOĞAN: KIZILAY, MİLLETİMİZİN VİCDANININ AYNASIDIR
Ödül törenine dair özel mesajını paylaşan Emine Erdoğan ise “Kızılay, 156 yıldır yalnızca bir yardım kurumu değil, milletimizin vicdanının aynasıdır. Dünyanın dört bir yanına şefkat eli uzatırken, ülkemizi insani yardım alanında en cömert millet yapmanın gururunu taşır. Yeryüzünü daha güzel ve yaşanabilir kılmak için attığı her adım, gönül kapılarını aralar. İyiliğin soylu bir direnişe dönüştüğü çağımızda, gönüllülüğü yaygınlaştırmak amacıyla bu anlamlı organizasyonu düzenleyen Kızılay’a en derin şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
BİRÇOK GÖNÜLLÜ ÖDÜLLERİNE KAVUŞTU
Kurduğu ‘Umut Dalı’ projesiyle bugüne kadar 50 bin çocuğun hayallerini gerçekleştiren Ömer Paşayikt, İlham Veren Gönüllü Ödülü’ne layık görüldü.
NAK Arama Kurtarma’nın gönüllü kadınları ile Hatay’da tarihi mirası korumak için çalışan 15 kadın gönüllüden oluşan Deprem Bölgesi Kazı Başkanlığı Afetin Gönüllüsü ödülünü paylaştı.
AmasyaOtizm Derneği’nde gönüllü antrenör olarak otizmli çocuklara ücretsiz yüzme eğitimi veren Berkay Mert Özyurt, Sporun Gönüllüsü ödülünü aldı. Bir bisiklet kazası sonrası vücudunun yüzde 98’i felç kalan Erkan Hürnalı, özel kafa takip sistemiyle yazılım geliştirmeye devam etti. Teknolojiyle engelleri aşma örneğini sergileyen Erkan Hürnalı, Engelleri Aşan Gönüllü ödülünü aldı.
81 ilde yürüttüğü gönüllülük faaliyetleriyle topluma katkı sağlamaya devam eden Türk Telekom Kurumsal Gönüllü Ödülüne layık görüldü.
‘Meleklerin Abisi’ olarak bilinen kanserle mücadele eden çocuklara umut olan Yasin Kirazlı, İletişim Gönüllüsü Ödülünü aldı.
Engelli ve yoksul çocuklara ücretsiz diş tedavisi sunan gönüllü hekimlerden oluşan Engel Tanımayan Diş Hekimliği Derneği, Sivil Toplumun Gönüllüsü Ödülü’ne layık görüldü.
16 yıl boyunca Gazze’deki Şifa Hastanesi’nde çalışmalarını sürdüren, doktor ve insani yardım gönüllüsü Prof. Dr. Mads Gilbert de Evrensel Gönüllü ödülüne layık görüldü.
FİLİSTİN KIZILAYI GÖNÜLLÜLERİNE ÖDÜL VERİLDİ
Yardım faaliyetlerini sürdüren Filistin Kızılayı gönüllüleri, Kızılay-Kızılhaç Gönüllüsü Ödülü’ne layık görüldü. Genel Başkan Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Bizler oradaki kadınların, masumların, çocukların her zaman yanında olacak mıyız? Orada sonuna kadar iyilik için bir arada olmaya devam edecek miyiz” dedi.
ŞEYHMUS AMCA AYAKTA ALKIŞLANDI
Mardin’de ‘Şeyhmus Amca’ olarak bilinen, fidan diken, yeşil çevre için yaptığı çalışmasıyla örnek olan Şeyhmus Erginoğlu, Kızılay Özel Ödülü’yle onurlandırıldı. Şeyhmus amca sahneye çıktığında ayakta alkışlandı.
Türk Kızılay’ın dijital gönüllülük platformu gonulluol.org üzerinden elde edilen veriler doğrultusunda, Türk Kızılay bünyesindeki yapı ve gönüllülere takdim edilen Türk Kızılay Kurum İçi Ödülleri kapsamında bir çok şube ve gönüllü de ödüle layık görüldü.
Türk Kızılay Kurum İçi Ödüllerini kazananlar:
Hatay İl Merkezi: siteyi en etkin kullanan Kızılay İl Merkezi
Kartal Şubesi: siteyi en etkin kullanan Kızılay İlçe Şubesi
Genç Kızılay Çanakkale: siteyi en etkin kullanan Genç Kızılay Topluluğu
Kızılay Kadın Çorum: siteyi en etkin kullanan Kızılay Kadın Topluluğu
Kızılay Engelsiz Urla: siteyi en etkin kullanan Kızılay Engelsiz Topluluğu
Kilis İl Merkezi: Bu yıl nüfusa oranlı en fazla gönüllü kazanımı yapan il
Akdağmadeni Şubesi: Bu yıl nüfusa oranlı en fazla gönüllü kazanımı yapan ilçe
Nebile AKDAŞ: En fazla göreve katılan Kızılay Gönüllüsü
ADAYLAR JÜRİ OYLAMASINA SUNULDU
Tören öncesinde, Kızılay ve Kızılhaç ulusal dernekleri, Kızılay şubeleri, iştirakler, STK’lar ve ilgili birimlerden ödül aday önerileri alındı. Bu süreçte yurt içi ve yurt dışından toplam 450 aday arasından yapılan değerlendirmeler sonucunda 45 aday jüri oylamasına sunuldu. Jüri tarafından gerçekleştirilen değerlendirme sonucunda en yüksek puanı alan adaylar ödül törenine davet edildi.
Jüri üyeliklerini ise Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sporcu Mesut Özil, Sanatçı İpek Açar Kömürcü, Araştırmacı Gazeteci Müge Anlı, Uluslararası Kızılay-Kızılhaç Dernekleri Federasyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Jessie Thomson, Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, AA Genel Müdürü Serdar Karagöz, Akademisyen Dr. Shariq Ahmed Siddiqui, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, Masterchef Türkiye Şefleri Danilo Zanna, Mehmet Yalçınkaya ve Somer Sivrioğlu yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE’nin Bozcaada ve Gökçeada ilçelerine yarın yapılması planlanan bazı feribot seferleri, fırtına nedeniyle iptal edildi.
Çanakkale Boğazı ile Adalar hattında yolcu ve araç taşımacılığı yapan GESTAŞ firması, Ege Denizi’nin kuzeyindeki fırtına nedeniyle yarın yapılması planlanan bazı feribot seferlerinin iptal edildiğini duyurdu. Buna göre; Geyikli-Bozcaada hattında, yarın yapılması planlanan tüm feribot seferleri olumsuz hava şartlarından dolayı iptal edildi. Kabatepe-Gökçeada hattındaysa Kabatepe’den saat 09.00, 15.00, Gökçeada’dan saat 07.00, 11.00, seferleri yapılamayacak.
Haber-Kamera: Nazif Cemhan ŞEN/ ÇANAKKALE,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MANİSA’nın Saruhanlı ilçesindeki evinden yaklaşık 14 ay önce ‘Gazze’ye savaşmaya gidiyorum’ diyerek çıkan, Suriye’de rejim güçleri tarafından yakalanıp, cezaevine konulan Engin Arslan (30), dün gece özgürlüğüne kavuştu.
Saruhanlı ilçesinde yaşayan Engin Arslan (30), İsrail’in katliam yaptığı Gazze’ye gitmek için geçen yıl 11 Ekim’de evinden ayrıldı. 3 çocuklu Arslan ailesinin iki oğlundan biri olan Engin Arslan, Hatay’dan kaçak yollarla girdiği Suriye’de yakalandı. En son ablasına bir camide dinlendiğini belirten mesaj atan
Engin Arslan’dan bir daha haber alınamadı. Gözü yaşlı aile en azından oğullarının yaşadığını öğrenebilmek için yetkililerden yardım istedi.
Beklenen haberi AK Parti Grup Başkanvekili ve ManisaMilletvekiliBahadır Yenişehirlioğlu verdi. Yenişehirlioğlu, Suriye’de rejim güçleri tarafından tutuklanan Engin Arslan’ın dün gece itibarıyla özgürlüğüne kavuştuğunu söyledi. Bahadır Yenişehirlioğlu, Türkiye sınırına ulaşmak üzere olan Arslan’ın sınırdan sorunsuz bir şekilde geçmesi için İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile görüştüğünü de söyledi. Arslan’ın kısa süre içerisinde Manisa’da olması bekleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK’te yaşayan Suriyeliler, muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesini ve Beşar Esad’ın ülkeyi terk etmesini kutladı.
Muhaliflerin Şam’da kontrolü sağlaması Karabük’te yaşayan Suriyeliler tarafından sevinçle karşılandı. 100. Yıl Mahallesi Pazaryeri mevkinde toplanan yüzlerce Suriyeli, sevinç gösterisinde bulundu. Bazıları yüzlerini bayraklarının rengi ile boyadı, bazıları ise meşaleler yakarak Esad rejiminin gitmesini kutladı.
Kutlamalara katılan Suriyeli Erva Şeyh (40), çok mutlu olduklarını söyleyerek, “Böyle bir şey beklemedik. Çok mutluyuz. Özgürüz artık. Türkiye için çok teşekkürler. Böyle bir şey beklemedik. Artık memlekete gidebiliriz rahat rahat” diye konuştu.
Sidra Abdullah (18) ise Suriye’de muhalif grupların Başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesini beklemediklerini ve tarif edilmez bir mutluluk yaşadıklarını belirtti.
Ömer Elmahmud (30) ise “Bu zafer hepimizin. Sadece Suriyelilerin zaferi değil bütün Müslümanların zaferi” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 3 Aralık’ta nitelikli dolandırıcılık suçlarına yönelik Elazığ merkezli 7 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi.
Belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda, 16 şüpheli yakalandı, yapılan aramalarda ruhsatsız tabanca, bir miktar uyuşturucu ve çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.
Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi.
Şüphelilerden 7’si savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.
Mahkemeye çıkarılan 9 zanlıdan 5’i tutuklandı, 4’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Şüphelilerin, sosyal medya platformları üzerinden sahte veya bir başka hesabın içeriklerinin bulunduğu görseller ile “Sivrice bungalov kiralama” adı altında hesaplar açtığı, bu hesaplar üzerinden bungalov ev kiralamak isteyen Elazığ ve çevre illerden çok sayıda vatandaşı, kiralama bedelinin tamamını veya kapora bedelini alarak dolandırdıkları belirlendi.
Dolandırıcılığa konu olan banka hesap hareketleri incelendiğinde 38 milyon 811 bin 289 lira işlem hacmi olduğu tespit edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KONYA’da bir sanat galerisinin mutfağındaki borudan sızan doğal gazın neden olduğu patlamada S.Y. (60), hafif yaralandı.
Selçuklu ilçesi Sille Ak Mahallesi Korcan Caddesi’nde 3 katlı binanın giriş katında bulunan Osman P.’ye ait sanat galerisinde saat 16.00 sıralarında patlama meydana geldi. Patlama sesini duyan çevredekiler, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak haber verdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis, sağlık ve doğal gaz dağıtım şirketi ekibi sevk edildi. Patlamada galeride bulunan S.Y., hafif yaralandı. S.Y., ilk müdahalesinin ardından ambulansla KonyaŞehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına aldı.
Ekipler yaptıkları incelemede patlamanın, galerinin mutfağındaki doğal gaz borusuna takılan ve metal olması gereken kelepçenin plastik olması nedeniyle gerçekleştiği ihtimali üzerinde duruyor.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Haber- Kamera: Salih BÜYÜKSAMANCI KONYA DHA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kumluca Devecileri Koruma ve Yaşatma Derneği tarafından gerçekleştirilen etkinlikte, develer rakiplerine üstünlük sağlayabilmek için mücadele etti.
Güreşlere Antalya’nın yanı sıra Muğla, Aydın, İzmir ve Denizli’den getirilen 90 deve katıldı.
Görevliler zaman zaman güreşen develeri ayırmakta zorlanırken, aynı zamanda rakiplerinden kaçan develer de güreş sahasının dışına çıktı.
Dernek Başkanı Zafer Gemici, güreşlerden elde edilen gelirin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağışlanacağını belirtti.
Güreşleri, Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş ve Belediye Başkanı Mesut Avcıoğlu da izledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye’de muhalif grupların başkent Şam’ın kontrolünü ele geçirmesi sonrası Batman’da yaşayan Suriyeliler, Gülistan Caddesi’nde kutlama yaptı. Sık sık tekbir getiren grup adına açıklama yapan Özgür-Der Yönetim Kurulu Üyesi Şefik Sevim, bugünün tarihi bir gün olduğunu ifade ederek, “Bu meydandaki kardeşlerimin gözlerinde 70 yıllık zulmün intikamını görüyorum. 12 yıldır çok bedel ödedik. Suriye davası ve Suriye devrimi ümmetin bir parçasıdır. Yarımız Halep’tir, yarımız Antep’tir. Yarımız Kamışlı’dır, yarımız Nusaybin’dir. Suriye’de 700 bin insanımızı kaybettik. Bu zafer hepimizindir. Hepimiz Emevi Cami’sinde namaz kılmaya ant etmişiz. Bu zafer inşallah ümmet coğrafyasındaki diğer mazlum halklarımız için bir öncü, bir kıvılcım, bir zafer muştusu olacaktır inşallah” dedi.
‘TÜRK VE KÜRT KARDEŞLERİMİZİ ÇOK SEVİYORUZ’
13 yıldır Batman’da yaşayan Suriyeli İbrahim Bitar (23) ise “Buradan Türk kardeşlerimize ve Kürt kardeşlerimize sesleniyoruz. Suriye’de kurtuluş oldu ve bizim Beşar Esad gitti. Allah’a bin şükürler olsun. Ben bir Suriyeli olarak Türkiye’de 13 yıldır kalıyordum. Allah’a şükür 13-14 yıldır Suriye savaşın içindeydi ve Allah’a şükür bugünden sonra kurtuldu. Allah’ın izniyle bizim oralar düzelirse ve güzel olursa, bütün halk dönecek ama dönsek bile Türk milletinin kıymeti var bizde. Onlar hep bizim kardeşlerimizdir. Onlar bizi Türkiye’ye aldılar. 14 yıl bizi savundular burada. Allah onlardan bin defa razı olsun. Cumhurbaşkanından, Recep Tayyip Erdoğan’dan Allah razı olsun bizi aldığı için. Halktan Allah razı olsun çünkü onlar bizimle yaşadı. Biz onlarla yemek yedik. Biz onlarla kaldık. Biz Türk ve Kürt kardeşlerimizi çok seviyoruz. Biz hepimiz biriz. Müslüman, ümmet kardeşiyiz. Muhammed kardeşleriyiz. Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Müslümanların bize yaptıkları iyilikler için çok çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
Haber-Kamera: Bayram AYHAN/BATMAN,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İkinci Kez Zirvede
Geçtiğimiz yıl da aynı ödülü kazanan Zabun, bu yıl dünya genelinde yaklaşık 200 aday arasından sıyrılarak, toplamda 38.000 oy almayı başardı. Bu başarı, genç girişimcinin global kripto topluluğu üzerindeki etkisini ve güvenilirliğini bir kez daha kanıtladı.
Zabun: “Harika Bir Yıl Geçirdik”
Ödül töreninde duygularını paylaşan Zabun, şu ifadeleri kullandı: "Harika bir seneydi, muhteşem işlere imza attık. Dünyanın en büyük ve en iyi kripto borsası Binance’den bu ödülü almak, tarif edilemez bir duygu. Destekleyen herkese teşekkür ederim."

Binance Blockchain Week: İlham Veren Bir Buluşma
Üç gün süren etkinlik boyunca, binlerce katılımcı kripto dünyasına dair en güncel gelişmeleri takip etti ve destekledikleri projeleri yatırımcılarla buluşturma fırsatı yakaladı. Dünyanın dört bir yanından gelen kripto severler, bir sonraki Binance Blockchain Week için şimdiden heyecanla beklemeye başladı.
Ali Umut Zabun, başarısıyla Türk kripto topluluğuna ilham kaynağı olmaya devam ederken, dünya çapında adından söz ettiren bir isim haline geldi.
Bu ödül, sadece Zabun'un başarısını değil, aynı zamanda kripto dünyasındaki Türk temsilinin de gücünü ortaya koyuyor.
]]>Sürdürülebilir müşteri memnuniyeti ile, sermayenin tabana yayılmasına ve etkin bir sermaye piyasasının oluşmasına katkıda bulunmayı hedefleyen KC Menkul Değerler, yurt içi ve yurt dışı piyasalarda aracılık ve kurumsal finansman konularında hizmet vermektedir. KC Menkul Değerler Faaliyet ve Yetki Alanları KC Menkul Değerler olarak işlem aracılığı, bireysel portföy yöneticiliği, yatırım danışmanlığı, kurumsal finansman faaliyetleri (Aracılık yüklenimi ve en iyi gayret aracılığı suretiyle halka arza aracılık, birleşme, satın alma, şirket değerlemesi vb.) ile sınırlı saklama alanlarında aracılık hizmetlerini müşterilerimize yüksek standartlarda sunmaktadır. Teknolojik yatırımlarımızı 2015 yılından bu yana sürekli geliştirerek müşterilerimize daha hızlı ve güvenilir işlem yapma imkanı sağlıyoruz.
Bu konuda en önemli adımı öncü kurumlardan birisi olarak sunucularımızı Borsa İstanbul'un Birincil Veri Merkezi'ne (Kolokasyon) taşıyarak yaptık. Bu yatırımımız sayesinde sunucularımızı Borsa sistemleri ile aynı lokasyonda bulundurma ayrıcalığına sahibiz ve işlemlerinizi en hızlı ve en güvenli şekilde Borsaya doğrudan iletebilmekteyiz. Geliştirdiğimiz yazılımlarla size uygun algoritma ve yüksek hızlı işlem (HFT) taleplerinize yardımcı oluyor. Hedef, sürekli gelişen hizmet ve ürün altyapısı ile müşterilerine en doğru, kaliteli ve hızlı hizmeti sunmaktır. Sermaye yapısı, hizmet veren personeller,, ürün ve standartlarını bu doğrultuda geliştirerek en iyisini yapmak misyonları arasındadır.
Güçlü öz sermayesini, piyasalardaki tecrübe ve uzman kadrosunu teknolojik altyapı ile birleştiren KC Menkul Değerler Genel Müdürlük haricinde tamamı 2016 Şubat dönemi sonrası açılan Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Muğla-Bodrum, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Kırıkkale, , İstanbul-Maslak, Mersin, İrtibat Büroları aracılığıyla 15 noktada hizmet vermektedir.
]]>Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin 61 sanığın yargılandığı davada sanıklar yeniden hakim karşısına çıktı.
Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmaya, sanıklar ve taraf avukatları katıldı.
Mahkeme başkanı, sanık ve avukatlarının soruşturmanın genişletilmesi taleplerini reddettiklerini belirterek, sanıkların son sözlerini sordu.
“BEN BU ÜLKE İÇİN BEDEL ÖDEDİM”
Sanık Bora Kaplan, mahkemenin “yargılama yapmış” gibi göründüğünü öne sürerek, “Hangi delili topladınız? Amaç burada ceza vermek. Ben sizin adaletinize inanmıyorum. Hırsızlık dosyası 3 yıl sürüyor. 61 sanıklı örgüt davasını 7 ayda bitiriyorsunuz. Ben bu ülke için bedel ödedim. O gece sabaha kadar çatıştım.” diye konuştu.
Mahkemenin sanıklar lehine delilleri toplamadığını savunan Kaplan, “Sizin verdiğiniz karar benim gözümde yok hükmünde. Ne karar verirseniz verin umurumda değil.” ifadelerini kullandı.

DURUŞMA SALONUNDAN ÇIKARILDI
İzleyici sıralarında bulunan bazı kişilerin alkışa başlaması üzerine mahkeme başkanı sessiz olunması konusunda uyarıda bulundu.
Bunun üzerine Kaplan, mahkeme başkanına tepki gösterdi. Başkanın talimatı üzerine Kaplan, duruşma salonundan çıkarıldı.

TOPLAM 68 YIL HAPİS CEZASI VERİLDİ
Diğer sanıkların da son sözlerinin alınmasının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı.
Buna göre Kaplan’a, “silahlı suç örgütü kurmak ve yönetmek”, “8 kişiye yönelik kasten yaralama”, “2 kişiye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “ağırlaşmış yaralamaya azmettirme” ve “suçluyu kayırmaya azmettirme” suçlarından toplam 68 yıl hapis cezası verildi.
Kaplan’ın tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

NE OLMUŞTU?
Soruşturma, 7 Eylül 2023’te Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gelerek Kaplan ve suç örgütü üyelerinden şikayetçi olan müşteki Erkan D’nin beyanları üzerine başlatıldı.
Soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamede, 12 kişi “müşteki”, 61 kişi de “sanık” sıfatıyla yer aldı. Suç örgütünün kurucusu ve yöneticisinin “Ayhan” kod adlı sanık Bora Kaplan, diğer yöneticilerin ise sanıklar Fethi Koyuncu, Mutlu Ayaş, Yusuf İzzet Savaş, Kanber Keskin ve Serdar Sertçelik olduğu bildirildi.
İddianamede, suç örgütünün Kaplan’ın talimatı ve bilgisi doğrultusunda, farklı tarihlerde Mahfuz Tatar ve Semih Arslan’ın öldürülmesi, müştekiler Altan T, Murat Y, Serhat T. ve Serdar H’nin silahla yaralanması, müşteki Erkan D’nin 2 gün boyunca alıkonularak işkence edilmesi, müşteki Mehmet Taha E’nin sahibi olduğu işletmelerin zorla alınması, müşteki Muhammed S’nin 2 otomobilinin gasp edilmesi ve zorla çek yazdırılması ile müşteki Emirhan B’nin darp edilmesi olaylarını gerçekleştirdiği kaydedildi.
Can Badak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Suriye iç savaşı yeniden alevlendi…
İdlib’deki Esad karşıtı muhalifler harekete geçerek ülkenin en önemli ikinci şehri Halep’i, ardınan PKK terör örgütü kontrolündeki Tel Rıfat’ı kontrol altına aldı.
Sahada çatışmalar ve muhaliflerin ilerleyişi devam ederken diplomasi tarafında da önemli gelişmeler yaşanıyor.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında da Suriye’deki gelişmelere değindi.
Konuşmasında Esad’a çağrı yapan ve aklını başına alması gerektiğinin altını çizen Bahçeli, “Esad Türkiye’nin uzattığı eli tutmadı.” dedi.
“Bize göre vakit hala geç değildir” diyen Devlet Bahçeli, devamında şu ifadelere yer verdi:
İLGİLİ HABERHalep Kalesi’nde Türk bayrağı dalgalandı
“ESAD UZLAŞMA VE GÖRÜŞME ÇAĞRILARINA KULAĞINI KAPATMIŞTIR”
Dikkat buyurunuz, bölgemizde yerinden oynayan taşlar hala oturmamıştır.Çatışmaların biri sonlanırken diğeri sökün etmektedir. Suriye’de 14 yılı bulan istikrarsızlık ve işgal sarmalında cephe üstüne cephe açılmaktadır.
Komşu coğrafyalarda süregelen, bölge ve dünya siyasetini sürgüleyen, barış ve huzur ortamını süngüleyen kaotik iklim giderek sertleşmektedir. Sınırlarımızın diğer alanlarını, özellikle Suriye’yi kapsam ve tesir alanına alan sıcak gelişmeleri evvelemirde akıl, sabır, sebat, sağduyu ve dikkatle takip etmek zorundayız.
Çılgınlık ile yılgınlık tuzağına düşmeden, nevzuhur duygusallıklara kapılmadan, başkent Ankara vizyonuna bağlı kalarak, jeopolitik angajmanlara tutunarak, ülkemizi ve milletimizi önceliğine alan güvenlik tedbirlerine müzahir ve münasip tavır ve tutum takınmalıyız.
Nitekim Türk devletinin yaptığı da şimdiye kadar budur. Suriye Arap Cumhuriyeti’nin siyasi ve toprak bütünlüğüne saygı ve riayet kuşkusuz esastır, başka türlüsünü bırakınız düşünmeyi, kafamızdan geçirmek dahi abestir.
Ne var ki Suriye Arap Cumhuriyeti, Şam ile Lazkiye arasına sıkışan, topraklarının üçte ikisi kontrol dışına çıkan, egemenliği ölümcül yaralar alan, solunum cihazına bağlı halde bulunan tartışmalı devlet konumundadır.
Merkezi otoritenin kaybı halinde nelerin yaşanacağını, paylaşım sofrasına oturmak için nasıl da kuyrukların oluşacağını Suriye özelinde görmek trajik bir gerçek olarak karşımızdadır. Esad, Türkiye’nin uzanan elini tutmamış, uzlaşma ve görüşme çağrılarına kulağını kapatmıştır.

“ESAD’IN TÜRKİYE İLE DİYALOG KURMASI HEM KENDİ HEM ÜLKESİNİN HAYRINADIR”
Toprakları gasp edilen, askerleri çatışma alanlarından kaçan, ülkesi deprem geçiren bir devlet başkanı kuyruğu dik tutma çabasındadır.
Ülkesi baştan ayağa infaz ve istila edilmişken, Türk askerinin terör örgütleriyle mücadelesini hazmedemeyip devamlı geri çekilmemizi şart koşan Baas zihniyetinin bugünkü özeti, kabul edelim ki, tam bir rezalettir.
Bize göre hala vakit geçmiş değildir. Esad’ın, Türkiye’yle önşartsız temas ve diyalog kurması, normalleşme iradesi göstermesi önce kendi hayrına, sonra da ülkesinin çıkarınadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçbir ülkenin toprağında gözü yoktur. Ancak vatan topraklarımızda gözü olanlara, yerinden çıkarılacak gözleri olan bu sırtlanların sırtını sıvazlayanlara tahammülümüz de söz konusu olamayacaktır.
Suriye’den kaynaklanan bölücü terör musibeti tamamıyla gündemden çıkarılasıya kadar huzur ve barış ortamını tesis ettiğimiz sahaları boşaltmamız Anadolu coğrafyasını ateşe atmakla eşdeğerdir. Esad rejiminin her şeyden önce bunu idrak etmesi lazımdır. En uzun sınıra sahip olduğumuz Suriye’nin istikrar ve güvenliğe kavuşması, iç otoriteyi tekrar kurması elbette samimi dilek ve temennimizdir.
İLGİLİ HABERCumhurbaşkanı Erdoğan: Esad ile görüşmek için irade ortaya koyduk
“ESAD AKLINI BAŞINA ALMALI”
Bu gerçekleşmeden, üstelik her taşın altında, pek çok ülkenin, emperyalizmin ve terör unsurlarının farklı hesap ve hedeflerinin kaynadığı coğrafi mıntıkaları terk etmek felaketlere buyur gel demektir.
Türkiye Cumhuriyeti’ne işgalci diyenlerin, ABD-Rusya ve terör örgütlerine üst perdeden itirazdan inatla kaçınması en hafif tabirle korkaklık ve kifayetsizliktir.
Türk beklenendir, Türk bilinendir, Türk özlenendir, Türk çağrılandır, Türk adalet ve müşfik muamelenin mihver başı, zirve bağrıdır.
Türkiye ve Suriye arasında diplomasi ve diyalog süreçleri, üçüncü tarafların herhangi bir bozucu etkisi olmadan canlandırılmalıdır. Başka çare ve çıkış yolu kalmamıştır.
Terörle mücadelenin ortaklaşa icrası, karşılıklı hak ve hukuka saygı, geçici koruma statüsü altında bulunan Suriyelilerin evlerine dönüşü, sınır ticaretinin diriltilmesi, birlikte yaşanmış yüzyılları geleceğe taşıma kararlılığı derhal hayat ve zemin bulmalıdır.
Biz, Suriye’nin sarsılan toplum ve devlet yapısına umut bağlayamayız. Biz, Suriye’nin emperyalizmin ve terör maşalarının doymaz kursaklarında lokma lokma öğütülmesinden memnuniyet duymayız.
Biz, Suriye’nin rehin alınmış, parçalanması hususunda ittifak sağlanamadığından dolayı icazetli ömrünün uzamasına tamam denilmiş mevcut statükosuna yatırım yapacak fırsatçılığa tenezzül edemeyiz. Esad yönetimi aklını başına almalıdır.
Mezhep taassubunu terk etmelidir. Düşmanı dost sayan, dostu da düşman gören ilkel ve ilkesiz siyasi dürtülerle arasına çizgi çekmelidir. Esad yönetimi kabuğuna çekilip uzun süre ayakta kalacağını düşünüyorsa biliniz ki, yanıldığını er veya geç anlayacaktır.

“IRAK VE SURİYE COĞRAFYASI TÜRK MİLLETİNİ BİLİR”
400 yıl hakimiyetimizde bulunan coğrafyaların; sömürgeci güçlerin ve devşirdikleri işbirlikçilerin envai tezgahlarıyla, sınır ve eşik tanımayan ihanetleriyle nasıl da elimizden çıkıp gittiğini hafıza kayıtlarımızda saklı tutuyoruz.
Irak ve Suriye coğrafyası Türk milletini bilir, Türk milleti de o gönül ve kültür coğrafyalarını yüreğinde taşır.
27 Kasım’dan itibaren Halep’e yönelik saldırıları konuşmadan önce, Rusya ve İran destekli rejim güçlerinin 2016 yılında Halep’te yaptığı toplu katliamları, mezhep temelli şiddet sahnelerini, sürgün edilen masumları, tarihinden koparılan bir şehrin acı veren dramını unutmadığımızı, hiçbir zaman da unutmayacağımızı hatırlatmak isterim.
İLGİLİ HABERTürkiye’nin Halep’teki çatışmalara yaklaşımı
“HALEP, İLİKLERİNE KADAR TÜRK VE MÜSLÜMANDIR. BUNU TARİH SÖYLÜYOR”
Suriye toprakları, Suriyelilerindir. Bu ülkenin demokrasi sınırları içinde anayasal sisteme geçmesi şarttır. Halep’in huzur ve sükûnet bulması da yegane dileğimizdir. Şu gerçeği millet huzurunda haykırmak dava ve siyaset namusumuzun şaşmaz ve şüphe götürmez bir gereğidir:
Halep deyince yüreği titremeyen bir vatan evladına rastlayamazsınız. Çünkü Halep iliklerine kadar Türk ve Müslüman’dır.
Bunu sadece biz söylemiyoruz; tarih söylüyor, coğrafya söylüyor, hakikat söylüyor, ecdad söylüyor, Halep kalesine çekilen Türk bayrağı söylüyor. İstanbul’un Kapalı Çarşısı neyse Halep’in Kapalı Çarşısı odur.
Ankara Kocatepe Camiinden yükselen aminlerimizle Halep Ulu Camiinden yankılanan aminlerimiz aynıdır. Halep oradaysa tarihin çağrısına kulağını veren Türk milliyetçileri ve Türk milleti buradadır.
Bizim niyazımız Suriye’nin huzur, istikrar ve barış ortamına bir an evvel vasıl olmasıdır. Fakat parçalara ayrılmış Suriye fotoğrafında Halebi yüz üstü bırakmak, Yaban ve yabancı ellere teslim etmek hayal mahsulü bir ihtimaldir.
Ve öyle bir an geldiğinde, tarih satır satır, sayfa sayfa yeniden tekerrür edecek, reklam arası son bulacak, fragman gösterimi bitecek, coğrafya yeni baştan aslına dönecektir.
İLGİLİ HABERHalep’i ele geçiren muhalifler Emevi Camii’nde namaz kıldı
GRUP TOPLANTILARINA ARA VERİLECEK
Bu haftaki Meclis Grup Toplantımızın başında hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum. Toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından olmak üzere; televizyon ekranları, sosyal medya platformları, radyo kanalları aracılığıyla takip eden aziz vatandaşlarımızı,
Gönül ve kültür coğrafyalarımızda haysiyet, hürriyet ve varoluş mücadelesi veren muhterem kardeşlerimizi de en halisane duygularımla selamlıyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Bildiğiniz gibi, yürütme tarafından, 2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2023 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifinin Plan ve Bütçe Komisyon’una sunumu 22 Ekim 2024 tarihinde yapılmıştı.
O günden 29 Kasım 2024 tarihine kadar bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının bütçeleri görülmüş, bu vesileyle komisyon etabı tamamlanmıştır. 9 Aralık 2024 tarihinden geçerli olmak üzere sırayı Genel Kurul safhası alacaktır.
Bu itibarla gelecek hafta ve müteakip haftalarda bütçe müzakerelerinin yapılması nedeniyle grup toplantılarımıza ara vererek, çalışmalarımızı kahir ekseriyetle Genel Kurul görüşmelerine teksif ve tevzi edeceğiz.
MİLLETVEKİLLERİNE ÇAĞRI
Bütçe sürecinde, Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhur İttifakı’nın ahlaki ve siyasi ilkelerine muvafık hareket ederek sorumlu, yapıcı, müspet ve destekleyici pozisyonunu dikkatle koruyacaktır.
Milletvekili arkadaşlarımdan beklentim, Genel Kurul’da dil ve üslup olgunluğunun üzerine bina edilecek hazırlıklı ve donanımlı konuşmalarla fark yaratmaları, bariz olarak sivrilip öne çıkmalarıdır.
Sataşmalara prim vermeden politik tasavvur ve tekliflerimizi anlatmanızı,
Hamasete itibar etmeden ülkemizin gerçeklerini ve hedeflerini aktarmanızı,
Söz düellolarına davetiye çıkaran ucuz politikacıların tahriklerine aldırmadan bütçenin siyasi, ekonomik, mali ve hukuki muhtevasını açıklamanızı,
Hakkında söz aldığınız bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının bütçelerini her yönüyle ve vizyoner bir bakışla anlamlandırıp parti politikalarımız çerçevesinde anlaşılmasına katkı sağlamanızı her birinizden rica ediyorum.
SAHTE DOLAR İDDİALARI
Türk ve Türkiye Yüzyılının ikinci bütçesi gelişmiş ve güçlü Türkiye’nin mali ve ekonomik belgesi, aziz milletimizin refah, huzur ve güvenlik beyannamesidir.
Bütçe yönetimini gelir ve harcama yanlarıyla birlikte ele aldığımızda, 2025 yılı bütçesinin Türkiye’nin ve Türk milletinin kutlu hedeflerini tahkim ve takviye edici bir misyon üstlendiği hemen göze çarpacaktır.
Bütçe süreci; hazırlık, onay, uygulama ve denetim aşamalarından mürekkep olduğuna göre; mezkur her aşamanın devletimizin ve milletimizin yüksek çıkarlarına uygun gerçekleşmesi, inanıyorum ki, kriz ayini yapan, çöküş havarisi olan, güneşli havayı fırtınaya yoran siyaset cambazlarının da başını öne eğecektir.
Türkiye ekonomisi 4 yıl boyunca kesintisiz 17 çeyrektir büyüme performansı göstermektedir. Bu önemli bir başarıdır ve hak teslimi yapılmalıdır.
Milli gelirimizin bu yıl sonunda 1 trilyon 330 milyar dolara ulaşmasıyla birlikte kişi başına düşen gelirin 15 bin 500 dolar sınırını geçmesi, bunun yanı sıra, bütçe açığının gelecek yılda yüzde 3,1’e gerilemesi, karamsarlık salgınıyla siyasi ahlak entübesi yaşayanları şaşkına çevirmek şöyle dursun, perişan edecektir.
İLGİLİ HABERDöviz piyasası uzmanları kendinden emin: Sahte dolar krizi 2 haftaya çözülür
“TÜRKİYE EKONOMİSİ ZORLU SÜRECİ GERİDE BIRAKTI”
Enflasyon kuşatması kırılırken, hayat pahalılığının şiddetli akını püskürtülmektedir. 2024 yılı Haziran ayı itibarıyla dezenflasyon süreci başlamıştır. Türkiye ekonomisi sıkıntılı ve zorlu dönemleri geride bırakmıştır. Ekonomik huzur ve güvenliğimizi tehdit eden dalgalanmalar zayıflamıştır.
2025 yılı bütçe parametrelerini, ikmal ve takip edilen ekonomi politikalarının içyüzünü okuma basiret ve becerisine sahip olan her insanımız ekonomik ufkumuzun açıldığını takdir edecektir.
Siyasi istikrara eklemlenecek, hatta perçinleyecek ekonomik iyileşme ve ilerleyiş tablosunu karalamak ve baltalamak amacıyla hazır kıta bekleyen yabanıl ve yozlaşmış zihniyetlerin boş durmadığı da bir başka gerçek olarak karşımızdadır.
Son günlerde 600 milyon dolara yakın sahte paranın piyasa sürüldüğüne dair iddialar bir maksada matuf olup külliyen yalan ve saptırmadır.
Bir anda tetiklenen panik ortamının ticaretin bel kemiği Kapalı Çarşı’ya kadar sirayet etmesi, döviz bürolarının alım-satım işlemlerini bıçak gibi kesmesi, bize göre Türkiye’ye yönelik bir operasyondur.
Sahte dolardaki ilk akışın Güneydoğu sınırımızdan kaynaklandığının ileri sürülmesi de son günlerdeki pozitif ülke gündemini gölgeleme sinsiliğinde ekonomik ayağın faal olduğunu düşündürmektedir
“SAHTELİĞE VE SAHTEKARLIĞA KARŞI MÜCADELE SÜRMELİDİR”
Sahteliğin ve sahtekârlığın geçer akçe olduğu bugünkü dünyada, insanın bile sahtesi varken, dövizin sahtesine dudak bükmek elbette ikna edici bir durum değildir. Her ayrıntıyı, kuytuda gizlenen her ihtimali araştırmak esas olmalıdır.
Ancak ortada fol yok yumurta yokken ekonomiyi provoke etmek, dipsiz bir kuyuya taş atan bozguncu taifenin peşine takılmak ülkemize yapılabilecek vahim bir kötülüktür. Körüklenen kötülüğün berhava edilmesi hayat memat konusudur.
Bu kapsamda FETÖ’nün tertiplerine azami ölçüde uyanıklık göstererek vaziyet almak, dedikodu işletmesine dönüşen kirli odakları tefrik edip açığa çıkarmak devletin temel sorumluluğudur.
Türkiye’nin parlak imaj ve yükseliş iradesini kundaklamak için gündüz vakti köşe kapmaca oynayan, pusuya yatıp iftira namlusu dolduran müfteri ve müfsitlere hadlerini bildirmek en başta hukuk onurudur.
Nitekim İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçmiş, sahte para basımı ve dağıtımı konularının araştırılması amacıyla resen soruşturma başlatmıştır.
Sahteliğe ve sahtekârlığa karşı mücadele amasız ve amansız şekilde sürmelidir. Ülkemizin sahte parayla anılmasını planlayanların pirelenmiş hevesleri pis kursaklarında bırakılmalıdır.
FETÖ’cü alçakların, bölücü ve yıkıcı terör örgütü yandaşlarının sosyal ve ekonomik ahlakı zehirleme teşebbüslerini engellemekle birlikte, dolandırıcılığın ve kalpazanlığın azılı fail ve figüranlarını kıskıvrak yakalayarak hesap sormak herkese de ders ve ibret olacaktır.
Vatandaşlarımızı, ekonomik aktörleri soğukkanlılığa, sükûnete ve sakin olmaya davet ediyorum. Telaşa lüzum olmadığını, bilakis Türkiye düşmanlarının bunu arzuladığını düşünüyorum.

“HER ŞEYDEN ÖNCE TÜRKİYE DİYORSAK, VAKİT TAMAMDIR”
Milliyetçi Hareket Partisi meseleyi her zaviyesiyle incelemektedir. Oynanan oyunun, oluşturulmak istenen ablukanın farkındadır. Kaldı ki sahte para iddiasının maksatlı şekilde dolaşıma sokulduğu görüşündedir, suçlular ve sorumlular ise tek tek yakayı ele verecekler, boş beleş süfli hayatlarının faturasını ödeyeceklerdir.
Milliyetçi Hareket Partisi gündeme hakim, gelişmelere havidir. Milliyetçi Hareket Partisi Türk ve Türkiye Yüzyılını mali ve ekonomik bağımsızlığımız gayesinde sıçrama eşiği olarak değerlendirmektedir.
Her şeyden önce Türkiye diyorsak, vakit tamamdır, söz konusu vatandadır. Her şeyden önce Türk Devri diyorsak, vakit tamamdır, söz konusu vatandadır. Her şeyden önce Türk milleti diyorsak, vakit tamamdır, söz konusu vatandadır.
Her şeyden önce siyasi, mali ve ekonomik bağımsızlık diyorsak, vakit tamamdır, söz konusu vatandır. Sen, ben yok, biz varız diyorsak, vakit tamamdır, söz konusu vatandır. O’cu, şu’cu, bu’cu yok, hep birlikte kardeşiz diyorsak, o halde vakit tamamdır, söz konusu vatandır.
Vatan ne Türkiye’dir Türklere, ne Türkistan;
Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan.
2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2023 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifinin;
Ülkemize, milletimize ve devletimize şimdiden hayırlı olmasını diliyor, bütçeyi sonuna kadar destekleyeceğimizi de bu vesileyle ifade ediyorum.
CHP’YE TEPKİ
Türkiye’de siyasi istikrar köklü sağlam ve sağlıklıdır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bazı yönlerini revize ihtiyacı hasıl olsa da yönetim hayatımız artık güçlü bir bünyeye sahiptir. CHP’nin bundan mustarip ve müşteki olduğunu bilmeyen yoktur.
Anladığımız ve gördüğümüz kadarıyla; CHP, fonlanmış medyası, yandaş sivil toplum kuruluşları ve sendikaları, DEM’lenmiş ortakları, kiralık kalemleri, dış bağlantıları, devlet ve bürokrasi içine gizlenmiş eski tüfek ayak takımı demokratik yollardan sonuç alamayacaklarına dönük ortak bir kanaat içine yuvarlanmışlardır.
CHP, halktan umudunu kesmiştir. Hemen seçim çağrıları yapsalar da CHP yönetiminin gözü başka kaşı başka oynamaktadır.
Her gün farklı kisveye bürünen çıkar gruplarının artan rekabetine, azgın hiziplerin çadır tiyatrosuna dönen CHP’nin demokrasi dışı arayışların düşünü kurduğunu ifade etmek hatalı değildir.

“ÖZGÜR BEY, YOLUN YOL DEĞİL”
Disiplinsiz teğmenleri savunan,
Laik-anti laik kutuplaşmasını sahneye çıkaran,
Rejim değiştirmekten bahseden,
Ekonomik sorunları sistem ve devlet sorununa tahvil eden,
Ülkede istikrarsızlık ortamı varmış gibi iddiada bulunan,
Her dört gençten üçünün ülkemizden gitmek istediğini gafilce ileri süren,
İstanbul Cumhuriyet Başsavcımız başta olmak üzere hukuk insanlarımıza edepsizce saldıran ve avukatlık mesleğini aşağılayan,
CHP’li belediyelerin vergi borçlarını ve SGK primlerini ödememesini dayatan,
Milletimizin hassasiyetlerini kaşıyan, sinir uçlarına basan ve sürekli hukuk ihlali yapan Özgür Özel ve ekibinin vesayet nöbeti tutmuş, ara rejim merakı sarmıştır.
CHP, genetik mirasına sarılarak eski hastalığının pençesine düşmüştür.
Özgür Bey, yolun yol değildir.
Ağzının ayarı hepten bozuktur.
Ne sözün söz, ne de siyasetin adam gibi siyasettir.
“DARBE SEVDALISI CHP…”
Eğer demokrasiyi kesintiye uğratacak yeni bir cunta hedefindeyseniz, ki buradan baktığımızda bunun pek çok delili vardır, o halde bunun sonuçlarına değil şahsınız, yedi ceddiniz en ağır şekilde katlanacaktır. Biz ya silah ya siyaset derken, CHP’yi de ihmal etmediğimiz bilinmelidir.
Ortadoğu’nun çatışma ortamını ve kanlı boğuşmalarını ülkemize ithal etmeyi planlayan, demokrasiyi musalla taşına yatırmayı aklından geçiren kim ya da kimler varsa, tavsiyem önce bizi ezmeleri, önce bizi geçmeleridir.
Bu can bu bedende durduğu müddetçe, Cumhur İttifakı milletiyle yekvücut olduğu sürece darbe sevdalısı CHP’nin ve onun anti demokratik destekçilerinin göreceği rüya sadece kâbustur, sadece karanlıktır, sadece felakettir.


Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aksaray İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şubesi ekipleri, yaptıkları istihbari çalışmalar neticesinde “Joker” olarak tabir edilen bir şebekenin, sürücü belgesi almak için düzenlenen sınavlarda ses ve görüntü aktarım cihazlar ile usulsüzlük yaparak başkasının yerine şahısların sınava girmesini sağlayan 28 şüpheli tespit edildi.
Bunun üzerine Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde harekete geçen jandarma KOM ekipleri 28 şüphelinin peşine düştü.
Kimlik ve adresleri tespit edilen şüphelilerin izini süren jandarma, bir süre yaptığı teknik ve fiziksel takibin ardından yeterli delile ulaşarak operasyon için düğmeye bastı.
28 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Aksaray merkezli Adana, Şanlıurfa, Gaziantep, İstanbul, Mardin, Adıyaman, ve Antalya illerinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonda 28 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.

DÜZENEK YERLEŞTİRİLMİŞ KAZAK
Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramada, sınava girecek şahıslara giydirmek için üzerine kamera ve görüntü aktarım cihazı ile özel düzenek yerleştirilmiş 9 adet kazak, sınava girecek şahıslara giydirmek için üzerine ses aktarım cihazı ile özel düzenek yerleştirilmiş 3 adet iç çamaşırı, 5 adet kulak içi kulaklık, 4 adet Wifi cihazı, 6 adet cep telefonu ve 1 adet batarya ele geçirildi.
Operasyonun ardından sorgulanmak üzere Aksaray İl Jandarma Komutanlığına getirilen şahıslar, işlemlerinin ardından Aksaray Adliyesine sevk edildi.
EHLİYETLER İPTAL EDİLECEK
Adliyede hakim karşısına çıkarılan şüphelilerden O.F. ve C.D. isimli 2 şüpheli adli kontrol ve yurtdışı çıkış yasağı tedbiri ile serbest kalırken, A.Y. ve R.A. isimli 2 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Yerlerine başkalarının sınava girdiği ve böylelikle usulsüzce ehliyet aldıkları tespit edilen 58 şüpheli hakkında sürücü belgelerinin iptali için adli işlem başlatıldı.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yurt dışında basılan sahte dolarların, Türkiye’de piyasaya sürülmeye çalışıldığı iddiası ortalığı karıştırdı.
50 ve 100 dolarlık sahte banknotların bankamatik ve para sayma makinelerinden bile geçebildiği iddia edilmişti.
Kapalıçarşı’da ve ülke genelinde döviz büroları alarm seviyesine geçmiş, bürolar dolar alımlarını durdurmuştu.
SAHTE DOLARLARI DOLAŞIMA SOKAN 4 KİŞİ YAKALANDI
Yaşananların ardından iddialara ilişkin Ankara’da bir operasyon gerçekleşti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sahte 50 ve 100 ABD dolar banknotlarını dolaşıma soktukları belirlenen beş şüpheli hakkında yakalama kararı verdi.
Şüphelilerden dördü yakalandı.
ÜZERLERİDEN 20 BİN SAHTE ABD DOLARI ÇIKTI
Firari 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.
Gözaltına alınanların üzerinden 20 bin sahte ABD doları çıktı ve bir miktar uyuşturucu çıktı.
Öte yandan operasyona ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazılı açıklama yapıldı.

BAŞSAVCILIK AÇIKLAMA YAPTI
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklamasının tamamı şu şekilde:
“Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı sahtecilik ve dolandırıcılık Suçları Soruşturma bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında Y.C isimli şüpheli ile birlikte hareket eden şüpheli şahısların sahte 50 ve 100 nominal değerli ABD Dolarını dolaşıma soktukları ve komisyon karşılığında talep edenlere sattıkları tespit edilmiş 3.12.2024 günü 5 şüpheli hakkında yakalama kararı verilmiş 4 şüpheli yakalanmış bir şüphelinin yakalanma çalışması devam etmekte olup şüpheliler üzerinde toplam 20.000 sahte ABD Doları ve bir miktar uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

İLGİLİ HABERAdana’da sahte para üreten şebeke çökertildi
İLGİLİ HABERİstanbul’da otele sahte döviz operasyonu düzenlendiCan Badak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Brent petroldeki dalgalanma, akaryakıt fiyatlarını etkilemeye devam ediyor.
Ancak bu sefer olumlu yönde…
Araç sahiplerini sevindirecek bir gelişme yaşandı.
BENZİNE İNDİRİM GELİYOR
Benzin fiyatlarına 97 kuruş indirim bekleniyor.
İndirimli fiyatların bu gece itibarıyla geçerli olması öngörülüyor.
Motorin fiyatlarında ise değişiklik beklenmiyor.
GÜNCEL AKARYAKIT FİYATLARI
Güncel akaryakıt pompa fiyatlarına göre;
İstanbul’da benzinin litre fiyatı 43 lira 6 kuruştan,
Motorin litre fiyatı 44 lira 22 kuruştan satılıyor.
AKARYAKIT FİYATLARI NASIL HESAPLANIYOR?
Türkiye’de benzin ve motorin fiyatları hesaplanırken; Gümrüksüz rafineri fiyatına ÖTV ve EPDK payının eklenmesiyle KDV hariç Rafineri satış fiyatı bulunuyor.
Gümrüksüz Rafineri Fiyatı hesaplanırken ise, Akdeniz-İtalyan piyasasında yayınlanan günlük CIF Akdeniz ürün fiyatları ve günlük Dolar kuru takip edilerek, belli bir fiyat değişim farkında gümrüksüz rafineri tavan satış fiyatı elde ediliyor.

Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Engelsiz bir dünyanın kapılarını aralamak için, Turistik Tuz Ekspresi sefere çıktı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da “Tuz Ekspresi Engelleri Kaldırmak İçin Sefere Çıkıyor Projesi” kapsamında Ankara Garı’nda düzenlenen törene katıldı.
3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde farkındalık oluşturmak için düzenlenen özel seferin uğurlama törenine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da katıldı.
Törende konuşan Bakan Uraloğlu, farklı engel türlerine sahip 101 engelli vatandaşa unutulmaz bir yolculuk sunmak amacıyla bir araya geldiklerini vurguladı.
“ENGELSİZ DÜNYANIN KAPILARI ARALANDI”
Uraloğlu, “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla iş birliği ve Çankırı Valiliğimizin koordinasyonunda hayata geçirdiğimiz Turistik Tuz Ekspresi Engelleri Kaldırmak İçin Sefere Çıkıyor projesi vesilesiyle engelsiz bir dünyanın kapılarını biraz daha aralıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“PROJE, BİRLİKTE YAŞAMA BİLİNCİNİ GÜÇLENDİRME ÇABASIDIR”
3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün önemine vurgu yapan Uraloğlu, “Bugün engelli kardeşlerimizin hayatlarına dokunmak, onların da topluma eşit katılımlarını sağlamak adına önemli bir gün. Turistik Tuz Ekspresi Engelleri Kaldırmak İçin Sefere Çıkıyor projesi, sadece bir seyahat etkinliği olmaktan ziyade aslında bir engelleri aşma ve birlikte yaşama bilincini güçlendirme çabasıdır. Bu özel tren, sadece raylar üzerinde yolculuk etmeyecek aynı zamanda kalpten kalbe köprüler kurarak engelli vatandaşlarımızla daha fazla empati kurmamızı sağlayacaktır.” dedi.
Tarihi Ankara Tren Garı’ndan hareket eden Turistik Tuz Ekspresi’nin özel yolcularını yaklaşık 3 saatlik yolculuğun ardından Çankırı’ya ulaştıracağını belirten Uraloğlu, “Otobüslerle ve rehberler eşliğinde 5 bin yıllık geçmişe sahip Yer Altı Tuz Şehri başta olmak üzere Çankırı ilinin tarihi ve turistik mekânlarını ziyaret edecekler.” açıklamasında bulundu.

“DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ, DAHA DUYARLI OLMAMIZI SAĞLAYACAK BİR FIRSAT”
Engelli bireylerin, toplumun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Uraloğlu, “Bu noktada bugün idrak ettiğimiz Dünya Engeliler Günü, toplum olarak engelli vatandaşlarımızın karşılaştıkları zorluklara karşı daha duyarlı olmamızı sağlayacak bir fırsat olarak görülmelidir. Engelli vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştırmak, toplumla bütünleşmelerini ve geleceğe umutla bakabilmelerini sağlamak adına hepimiz hassasiyet göstermeliyiz.” dedi.
Uraloğlu, 2002 yılından bu yana Cumhurbaşkanı liderliğinde her alanda fırsat eşitliğini ön planda tutan AK Parti hükümetlerinin engelli vatandaşların yaşamlarını kolaylaştırmaya, umut ve özlemlerini gerçekleştirmeye gayret ettiğinin de altını çizdi.
“7,4 MİLYON ENGELLİ YOLCU ÜCRETSİZ SEYAHAT ETTİ”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak engelli ve hareket kabiliyeti kısıtlı vatandaşların önündeki engelleri kaldırmak, hayata katılımlarını teşvik etmek için önemli çalışmalar yaptıklarını aktaran Uraloğlu sözlerine şu şekilde devam etti:
2021-2025 yıllarını kapsayan 5 yıllık Erişilebilir Ulaşım Stratejisi ve Eylem Planımız ile herkes için erişilebilir eşit koşullarda, kesintisiz, güvenli ve bağımsız şekilde bir ulaşım sistemi oluşturulmasını amaçladık. Devletimizin engelli vatandaşlarımıza sunduğu ücretsiz seyahat hakkı kapsamında 2017-2024 yılları arasında YHT ve ana hat trenlerinde 7,4 milyon engelli yolcumuzu ücretsiz seyahat hakkından yararlandırdık.

26 GAR VE İSTASYONDA TURUNCU MASA HİZMETİ
Engelli vatandaşların bilet alımından evlerine dönüşüne kadar yolculuklarının her aşamada desteklenmesine yönelik ‘Turuncu Masa Hizmet Noktası’ uygulamaları hakkında bilgi veren Uraloğlu, “Hem tren garlarımızda hem de havalimanlarımızda başlattık. Ankara, Eryaman, Eskişehir, Konya, Halkalı, İzmit, Polatlı, Sivas gibi 26 gar ve istasyonda turuncu masa hizmeti veriyoruz. Bugüne kadar 69 binden fazla engelli ya da yaşlı yolcumuzun bu hizmetimizden faydalandığını gururla belirtmek istiyorum.” dedi.
Görme engelli vatandaşlar için de Marmaray ve Başkentray gibi banliyö trenlerinde sesli bilgilendirme sistemi ile Braille (Görme Egelliler) alfabesiyle yönlendirme yazıları yer aldığını kaydeden Uraloğlu, “Yine demiryollarımızda kullandığımız araçları da engelli bireylerimizin ihtiyaçlarına uygun şekilde üretiyoruz ve mevcut filomuzda uygun olmayan araçları da öncelikli olarak dönüştürüyoruz. Tekerlekli sandalye kullanıcılarımız için YHT, ana hat ve bölgesel trenlerde özel alanlarımız bulunuyor. Engelli tuvaletleri, iniş-biniş rampaları ve seyyar rampalarla erişim ve seyahat kolaylığı sağlıyoruz.” açıklamasında bulundu.

40 HAVALİMANINDA ERİŞİLEBİLİRLİK BELGESİ
Havalimanlarında da erişimi kolaylaştırdıklarını vurgulayan Uraloğlu, Yolcu Dostu Havalimanı projesi kapsamında 40 havalimanına da Erişilebilirlik Belgesi kazandırdıklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilan ettiği 2020 Erişilebilirlik Yılı kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından verilen Erişilebilirlik Ödülleri’nin Kamu Kurum ve Kuruluşları kategorisindeki jüri ödülünü 1. sırada Sivas Nuri Demirağ Havalimanı’nın, 2. sırada ise Balıkesir Koca Seyit Havalimanı’nın aldığını anımsattı.
Proje ile engelli, yaşlı ve özel ihtiyaçları olan yolculara öncelik sağlayarak hizmet kalitesini artırdıklarını anımsatan Uraloğlu, “Ayrıca İstanbul Havalimanı’nda örnek erişilebilir havalimanı uygulamalarını da hayata geçirmiş bulunmaktayız. 23 farklı noktada bulunan Bana Sor Dijital Danışma Kioskları aracılığıyla sesli ve görüntülü canlı danışma ve Türkçe işaret dili hizmeti veriyoruz.” dedi.

“AR-GE PROJELERİNE 100 MİLYON LİRA DESTEK SAĞLIYORUZ”
Bakanlık olarak ulaştırma ve haberleşme alanında daha erişilebilir bir gelecek için Ar-Ge çalışmalarına da hız verdiklerini aktaran Uraloğlu, “Herkes İçin Engelsiz Ulaşım temalı ulaştırma ve haberleşme alanında daha erişilebilir bir gelecek için hazırlanan Ar-Ge projelerine 100 milyon lira destek sağlıyoruz.” açıklamasında bulundu.
“HERKES İÇİN HAREKETLİLİK MOBİL UYGULAMASI GELİYOR”
Engelli bireylerin seyahatleri esnasında karşılaşabilecekleri tüm sorunları asgari düzeye indirecek veya tamamen ortadan kaldıracak Herkes İçin Hareketlilik Mobil Uygulaması’nı da hizmete almayı hedeflediklerini kaydeden Uraloğlu, “Ulaşım sisteminin erişilebilirliğini iyileştirmeye yönelik geri bildirim modülünden işaret dili çağrı merkezi desteğine kadar, engelli vatandaşların ulaşım için gerekli tüm ihtiyaçlarını karşılayacak bir mobil uygulamadan bahsediyorum.” ifadelerini kullandı.

“2 MİLYON 332 BİN 161 DENETİM YAPILDI”
E-Devlet’te Engel Yok projesi kapsamında ise Engelsiz Çağrı Merkezi projesi bünyesinde işaret dili bilen e-Devlet Çağrı Merkezi çalışanları ile görüntülü olarak destek sağladıklarını da kaydeden Uraloğlu sözlerine şu şekilde devam etti:
PTT tarafından sunulan hizmetlere hareket kabiliyeti kısıtlı bireylerin erişimi amacıyla PTTMatik’leri erişilebilir hale getiriyoruz. Ayrıca PTT tarafından engelli müşterilerine aylıkları diledikleri şekilde ister evleri ister işyerlerinde ödeniyor. Engelli otoparkı ve kaldırım işgallerinin önlenmesine yönelik denetim çalışmaları kapsamında da ilgili birimlerle koordineli bir şekilde çalışıyoruz. 2022 Nisan – 2024 Eylül döneminde bu konuda 2 milyon 332 bin 161 denetim yaptık ve 633 bin 627 adet cezai işlem uygulamış bulunuyoruz.
BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ MESAJI
Bütün insanları kucaklamaya, kazanmaya; bu alanda Türkiye’yi çağdaş bir düzeye getirene kadar gayret göstermeye devam edeceklerini kaydeden Uraloğlu, “Çünkü biz bir bütünüz ve birlikte daha güçlüyüz. Engelli olmak bir eksiklik ve kusur olmadığı gibi, sağlıklı olmak da bir üstünlük vesilesi değildir. Önemli olan insanın bütün imkanlarını içinden geçtiği bu zorlu imtihanı kazanabilmek için seferber etmesidir. Bizim hizmet politikalarımızın temelinde ‘önce insan’ ilkesi vardır. İnanıyorum ki bu proje sadece bir başlangıçtır. Engelli bireylerimiz için daha erişilebilir bir dünya inşa etmek için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.


Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahraman Türk askeri, terörle mücadelesini soluksuz sürdürüyor.
Bu kapsamda, terörle mücadelenin yoğun olduğu Irak’da operasyonlara ağırlık veriliyor.
Çalışmalarını sürdüren Mehmetçik, ülkenin kuzeyinde bulunan Metina’da teröristlerin saklandığı bir noktayı tespit etti.
5 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ
28-29 Kasım 2024 tarihlerinde operasyon hazırlıklarını tamamlayan Mehmetçik, hava harekatı düzenledi.
Düzenlenen hava harekâtı sonucunda, Metina bölgesinde tespit edilen 5 PKK’lı terörist etkisiz hâle getirildi.

“TERÖRÜN KAYNAĞINI KURUTMAKTA AZİMLİYİZ”
Operasyonun detayları ve görüntüleri, Milli Savunma Bakanlığı tarafından paylaşıldı.
MSB’nin sosyal medya hesabından paylaşılan videoda, şu ifadelere yer verildi:
Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, terör örgütü PKK’yı ininde vurmaya devam ediyor.
Irak’ın kuzeyine 28-29 Kasım 2024 tarihlerinde düzenlenen hava harekâtı sonucunda Metina bölgesinde 5 PKK’lı terörist etkisiz hâle getirildi.
Terörü kaynağında kurutmakta azimliyiz, kararlıyız, muktediriz!

Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hayvan kaçakçılarına geçit verilmiyor…
Habur Sınır Kapısı Gümrük Muhafaza ekipleri, Irak’tan Türkiye’ye sokulmak istenen üç makak maymununa (macaca silenus) el koydu.
İŞLEM BAŞLATILDI
Maymunları yurda sokmak isteyen şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı.
TEDAVİ EDİLDİLER
Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekipleri, makak maymunlarını alarak rehabilitasyon merkezinde tedavi etti.

GAZİANTEP’E GÖNDERİLDİLER
Maymunlar daha sonra Gaziantep Hayvanat Bahçesi’ne gönderildi.
CEZA UYGULANDI
Şüpheli hakkında Kara Avcılığı Kanunu gereğince 41 bin 817 TL idari yaptırım cezası uyguladı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bölücü terör örgütü PKK’nın hain saldırısı sonucu 16 Kasım’da Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde ağır yaralanan ve Ankara Gülhane Tıp Akademisi’nde tedavi altına alınan Uzman Çavuş Eren Kızıldağ (25), yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak dün akşam şehit düştü.
Şehidin baba ocağı olan Kozan ilçesi Taş Mahallesi’ne Türk bayrakları asılırken, anne Ayşe ve baba İsmail Kızıldağ’a acı haber verildi.
1 YIL ÖNCE EVLENMİŞTİ: İZİNDEN DÖNDÜKTEN 20 GÜN SONRA VURULDU
Kozan Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü, İlçe Jandarma Komutanı Nuh Anacık, İlçe Emniyet Müdürü Fatih Alptekin ve beraberindeki kurum müdürleri, aileye taziye ziyaretinde bulunarak acılarını paylaştı.
Yaklaşık bir yıl önce Esma Kızıldağ ile evlenen Eren Kızıldağ’ın izinden döndükten 20 gün sonra vurulduğu öğrenildi.

“GİDİP DE DÖNMEMEK VAR…”
Şehidin, eşi Esma Kızıldağ’a, “Gidip de dönmemek var. Eğer geri dönmezsem, cenazemi Adana Sabancı Merkez Camii’nde kılın ve köyüm Ormancık’a defnedin” şeklinde bir vasiyette bulunduğu öğrenildi.
Vasiyeti doğrultusunda Kızıldağ’ın cenaze töreni yarın saat 10.30’da Adana Sabancı Merkez Camii’nde gerçekleştirilecek.
Ardından şehidin naaşı Feke ilçesine bağlı Ormancık Mahallesi’nde toprağa verilecek.


Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Can Badak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>3 Aralık Dünya Engelliler günü nedeniyle CHP’den Atatürk’ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir’e bir ziyaret gerçekleştirildi.
CHP Genel Başkanı Özel ile engellilerden oluşan beraberindeki heyet, Atatürk’ün mozolesine geldi.
Mozoleye çelengin bırakılmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu.
Özel ve beraberindeki heyet daha sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti. Özel, burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı.
“ONLARIN AZMİ HİÇBİR ENGELİN AŞILMAZ OLMADIĞINI TÜM DÜNYAYA GÖSTERMEKTİR”
Defterde ise şu ifadelere yer verildi:
“Aziz Atatürk, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü vesilesiyle, bizlere emanetiniz olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin bugünkü temsilcileri ve engelli yurttaşlarımız ile birlikte huzurunuzdayız. Cumhuriyetimizin sunduğu imkanlarla her alanında başarı göstermeye gayret eden engelli yurttaşlarımız, ‘Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır, çalışkan olmak’ sözünüzün örnek temsilcileridir. Onların azmi ve kararlılığı, hiçbir engelin aşılmaz olmadığını tüm dünyaya göstermektedir. Sayın Genel Başkanım, huzurunuzda, engelli yurttaşlarımızın sorunlarının çağdaş ve eşit olduğunu bir bir toplum olma hedefimizin ayrılmaz bir parçası olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. Engelli yurttaşlarımız eğitim, istihdam, erişilebilirlik sosyal hayata katılım konularında tam bir fırsat eşitliğine ve hak ettikleri onurlu yaşam koşullarına kavuşana dek, hep birlikte çalışmaya kararlıyız. Bu vesileyle, aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyor, silah arkadaşlarınızı ve partimizin kurucu kadrolarını oluşturan yol arkadaşlarınızı, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.”
Konuşmasının ardından Özel, 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün kabri başına geçerek çiçek bıraktı.




Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Can Badak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
“GÖRÜŞMEMİZDE İKİLİ İLİŞKİLERİMİZİ ELE ALDIK”
Sayın Cumhurbaşkanı ile ticaret hacmi hedefini daha da yukarı taşıma konusunda mutabık kaldık. Karadağ’a en fazla yatırım yapan ülkelerin başında geliyoruz. Firmalarımız altyapı, inşaat, hizmet sektörüne ilgilerini sürdürüyorlar. Karadağ doğrudan yatırımlarımızda 2023 ve 2024 yıllarında rekor artış yaşanmıştır. İş insanlarımıza verdikleri destekten ötürü kıymetli dostum Cumhurbaşkanı Milatoviç’e milletim adına teşekkür ediyorum. Karadağ’da beşeri ve kültürel münasebetlerimiz de hızla gelişiyor. TİKA’nın restorasyon, eğitim ve sağlık alanındaki projeleri, Yunus Emre Entitüsü’nen kültür sanat faaliyetleri ilişkilerimizin boyutudur. Yunus Emre Türk Kültür Merkezimiz 2500’i aşkın öğrenciye Türkçe eğitim verdi. Türkiye bursları kapsamında 500’den fazla Karadağlı kardeşimiz ülkemizde eğitimlerine devam ettiler.
REKLAM“SURİYE’Yİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”
Gazze’de bir an önce ateşkesin bir an önce sağlanmasını ümit ve arzu ediyoruz. Türkiye olarak üzerimize düşen ne varsa dün olduğu gibi bugün de yapmaya hazırız. Son birkaç gündür komşumuz Suriye’de aniden patlak veren gelişmeleri de çok yakından takip ediyoruz. Gerek Dışişleri Bakanımız ve gerekse MİT Başkanımız muhataplarıyla sürekli istişarelerini gerçekleştiriyorlar. Son hadiseler Türkiye’nin haklılığını teyid ve tescil etmiştir. Suriye ihtilafında ülkemizin duruşu, hassasiyetleri, temel öncelikleri ve savunageldiği politikaların parametreleri bellidir. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve milli birliğinin korunması, Suriye halkının meşru talepleri doğrultusunda mutabakatla son bulması en büyük temennimizdir. Sahadaki süreci an be an takip ve tahlil ediyor, bunlara halel getirebilecek herhangi bir özellikle farklı eylemin yaşanmaması adına gereken tedbirleri alıyoruz.
KARADAĞ CUMHURBAŞKANI MİLATOVİÇ:
Karadağ Cumhurbaşkanı Milatoviç’in konuşmasından öne çıkan başlıklar:
“İKİ DOST ÜLKENİN İLİŞKİLERİ SÜREKLİLİK ARZ EDİYOR”
Geçen sene sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni Cumhurbaşkanı seçilmesiyle ve benim ilk yurt dışındaki görevim olmuştur ziyaret. Buraya gelmekle birlikte iki ülkenin ne kadar ilişkilerinin önemli olduğunu bir kez daha göstermiş olduk. Sayın Erdoğan’ın belirttiği gibi bu sene iki ülkenin diplomatik ilişkilerinin 145. yılını kutluyoruz. İki dost ülkenin ilişkileri süreklilik arz ediyor. İki ülke arasındaki büyük bir saygının göstergesidir. Türkiye önemli bir NATO üyesidir ve Karadağ’ın müttefikidir. Bir kez daha Türkiye’nin Balkanlarda yapıcı rolüne destekten dolayı şükranlarımı sunuyorum. Tek kelimeyle Türkiye ekonomik ve stratejik anlamda en büyük ortaklarımızdan birisidir. Karadağ’ın kuzeyindeki yatırımlara davet etmek istiyorum. Orada potansiyelimiz yüksektir. Onu birlikte yapmamız gerekecektir. Özellikle yüksek stratejik konseyinde ilişkilerimizi daha da güçlendireceğimizi düşünüyorum.
SORULAR VE YANITLARCUMHURBAŞKANI ERDOĞAN:
Türkiye’den Karadağ’da yatırımları olan firmalarımız var. Bunları sayın Cumhurbaşkanıyla da görüştük. Bu firmalarımızın bundan sonraki süreçte de atacakları adımları önemsediğimizi yine konuştuk. Bu firmalar gerçekten Türkiye’de de çok çok güçlü olan firmalar. Bundan sonraki süreçte özellikle sanayide ve savunma sanayinde buralarda birçok adımlar atabileceklerini kendileriyle paylaştım. Bu konuda kendilerinin de verecekleri destek atacakları adımların çok daha güçlü olacağını ortaya koyacaktır. Bu firmalarımızın adını herhalde vermeye gerek yok, kendileri bu isimleri paylaştım. Bundan sonraki süreçte bu firmalarımızın atacağı adımlar, bu akşam yemekte kendileri ile görüşme imkanı olacak. Geleceğe yönelik Türkiye-Karadağ arasında bir başka güç paylaşımını sağlayacaktır.
Gazze’de bugüne kadar İsrail’in verdiği sözleri tuttuğunu göremedik. Bundan sonraki süreçte ‘acaba verdiği sözleri tutar mı, tutmaz mı’ noktasına gelince ben bu konuda samimi bir yaklaşım görmedik, bundan sonra da göreceğimizi zannetmiyorum. 50 bini aşkın insanın öldürüldüğü bu süreçte neyine inanacağız? En son Lübnan’da öldürülen insanların ardı ardına neyine inanacağız . Dolayısıyla ateşkes sözü veriyorlarsa bunu inşallah görelim, uygulamada bu adımlar atılsın biz de buna inanmış olalım.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2025 yılı değerlendirme toplantısında açıklamalar yapan İş adamı Recep Ercan Keskin, bilim insanlarını desteklemeyi, onları teşvik etmeyi ve ödüllendirmeyi kendisine görev bildiğini açıklayarak, bilim ile ilgilenen gençlerin, öğrencilerin ve bilim insanlarının değerinin farkında olunması, onların başarılarının ödüllendirilmesi süreklilik açısından önemli olduğunu söyledi. Yeni bilim insanları yetiştirmek için yatırımlara devam ettiğini söyleyen Recep Ercan Keskin, Keskin Holding olarak “bilim ve teknolojinin her yaşta sevilmesi ve bu alanda emek veren öğrencilere yatırımlar yapmaktayız. Teknoloji sektöründe eğitim gören öğrencilere, okullara yatırımlarımızın devam edeceği gibi, 2025 yılında da teknoloji alanına yatırımlarımız devam edecektir”dedi.

RECEP ERCAN KESKİN: 2 BİNE YAKIN ÖĞRENCİ EĞİTİM ALIYOR
Keskin Holding olarak teknoloji alanındaki başarıları, güncel olarak yakından izleyip, takdir ettiğini belirten Recep Ercan Keskin, “Teknoloji ile ilgilenen girişimcileri, öğrencileri ödüllendiriyoruz ve gençlerimizi her koşulda teşvik ediyoruz. Çocuklarımızın bilimsel düşünmeyi bir alışkanlık haline getirmesi, yenilikçi yönlerini öne çıkarmaları amacıyla bilim merkezleri ve dene-yap atölyeleri, sınıfları kuruyoruz.Diğer yandan teknoloji çağının yetenekli ve bilinçli gençlerini yetiştirmek için kurduğumuz dene- yap teknoloji atölyelerimiz 2024 yılında faaliyete geçti. Toplamda 2 pilot ilde 2 bine yakın öğrencimiz eğitim görmeye başladı. 2025 yılının sonuna kadar 15 ilimizin tamamında dene-yap atölyelerini tamamlamış ve faaliyete geçirmiş olacağız. 2025 yılına kadar da 5 bin teknoloji yıldızı yetiştirmeyi ve onlara gerekli yardımlarda bulunmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
RECEP ERCAN KESKİN KİMDİR? RECEP ERCAN KESKİN NERELİ?
İnternet üzerinde en çok aranan sorgular olan; Recep Ercan Keskin kim, Recep Ercan Keskin agrotech, Recep Ercan Keskin eşi, Recep Ercan Keskin gözaltı sorularının yanıtı güncel haberde yer almaktadır. Recep Ercan Keskin (d. 6 Ağustos 1973) Türk iş insanı. Recep Ercan Keskin, Keskin Holding Yönetim Kurulu Başkanı’dır. Türkiye’nin en büyük tarım, teknoloji, gıda ve turizm grubuna sahip Keskin Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı olan Recep Ercan Keskin eğitimini Miami Üniversitesi Ekonomi bölümünde tamamlamıştır. Kariyerinde birçok ulusal ve uluslararası ödüllere layık görülen yardımsever iş insanı Recep Ercan Keskin 2014 yılında En İyi Genç Girişimci ödülünü kazanmıştır. 1996 yılında NextKey Uydu Sistemleri şirketini kurarak iş dünyasına adımını atan Recep Ercan Keskin sonrasında Türkçe “Gezi Otobüsü” anlamına gelen Sightseeing Bus konseptini Türkiye’ye getirmiştir. 2010 yılında Keskin Holding’i kuran Recep Ercan Keskin gayrimenkul, akaryakıt, enerji, inşaat, turizm, tarım sektörlerinde yatırımlarına devam etmiştir.
]]>Yerli Düşünce Derneği Başkanı ve 26-27. Dönem Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, programda yaptığı konuşmada, "Kardeş Buluşmaları'nı 10 yıldır dernek merkezimizde ve büyük salonlarda sürdürüyoruz. Her ay ülkemizin kıymetli isimlerini öğrencilerimizle buluşturduğumuz kahvaltı programlarımızda bu hafta değerli konuğumuz Mahmut Özer’i ağırlıyoruz" dedi.
Programda konuşan Prof. Dr. Mahmut Özer, gönül coğrafyasından gelen öğrencilerle bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu belirtti. Özer, “Biz yabancı öğrenci tabiri kullanmıyoruz. Sizler, gönül coğrafyamızdan gelen kardeşlerimizsiniz. Burada yükseköğrenim görüp ülkelerinizin kalkınmasına katkı sağlayacak ve ülkelerinizle Türkiye arasındaki diyaloğu güçlendireceksiniz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin dört bir yanından gelen gençlere güvenlerinin tam olduğunu ifade eden Özer, “Sizler ülkemizin geleceği için sabırla çalışacak ve Türkiye’yi büyütmeye devam edeceksiniz. Gençlere olan güvenimiz tam. Son 20 yılda eğitim alanında elde edilen kazanımlar, özellikle kız çocuklarının okullaşma oranındaki artış, bu güveni daha da pekiştiriyor” dedi.
Konuşmasında çıraklık eğitiminin önemine de değinen Özer, “Çıraklık eğitimi sayesinde birçok meslek grubuna büyük bir destek veriliyor. Gençlerimizin hem meslek edinmesi hem de üretken bireyler olarak topluma katkı sağlaması bizim için çok önemli” diyerek sözlerini tamamladı.
Programa ayrıca Pakistan Büyükelçiliği Konsolosu Adeel Ahmet de katıldı. "Kardeş Buluşmaları" kahvaltısı, Türkiye ile gönül coğrafyasındaki ülkeler arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirme adına önemli bir buluşma oldu.
]]>X ve Instagram, yeni etkinlikler ve promosyonları takip etmek için kullanışlıdır. YouTube genellikle maç analizleri ve tahminler için tercih edilir. Ancak, bahis için en iyi platform olarak Telegram öne çıkıyor. Telegram, güncel tahminlere erişim, promosyonlara katılım ve bahis şirketleriyle doğrudan iletişim imkanı sağlıyor. Hızlı çalışma prensibi ve gizlilik özelliği, bu platformu bahis tutkunları arasında oldukça popüler hale getiriyor.
Telegram, bahisler, promosyonlar ve bonuslar hakkında anlık bilgi güncellemeleri sunar. Ayrıca, 7/24 hizmet veren müşteri hizmeti ekipleri için ideal bir platformdur. Spor bahisleri dünyasında, gecikmeler veya iletişim eksiklikleri kaybedilen fırsatlara neden olabilir. Bu yazıda, Telegram’ı etkin bir şekilde kullanan ve spor bahisleri için harika fırsatlar sunan BizBet adlı şirkete değineceğiz.
BizBet Telegram Kanalı: Bahis Dünyasında En İyi Yardımcısı
BizBet, Türkiye’de faaliyet gösteren ve kullanıcılarına geniş bir spor seçeneği sunan bir bahis şirketidir. Basketbol, voleybol, tenis, boks, at yarışı gibi birçok spor dalında bahis seçenekleri popülerdir. Şirket, özellikle futbol üzerine yoğunlaşmaktadır. Platformda Süper Lig, Premier Lig ve Şampiyonlar Ligi gibi en prestijli turnuvalara bahis yapılabilir.
BizBet Telegram kanalı, kullanıcılara çeşitli avantajlar sunar. Bunlardan biri, 7/24 hizmet veren müşteri hizmeti. Haftasonları dahi aktif olan destek ekibi, sorunların hızlıca çözülmesine yardımcı olur. Ayrıca, şirket düzenli olarak Telegram kanalında freebet ve freespin sunan, promosyon kodları dağıtarak oyunculara ekstra bonuslar sağlar.
Telegram üzerinden kullanıcılar, ürünle ilgili faydalı bilgilere ulaşabilir, güncel haberleri takip edebilir, analizler ve maç tahminleri okuyabilir. Ayrıca, BizBet’in marka elçileriyle tanışma şansı da elde edebilirler. Bunlardan biri, Galatasaray’ın eski kaptanı Felipe Melo.
Felipe Melo: Oyuncular için Yeni ve Özel Deneyimler
BizBet, Telegram kanalında Felipe Melo ile özel bir promosyon gerçekleştirdi. Bu promosyon kapsamında, takipçiler futbol efsanesine kariyeriyle ilgili sorular sorarak imzalı hediyeler kazandı. Hediyeler arasında tişörtler, toplar, posterler ve freebetler yer aldı. Melo, takipçilerin en ilginç sorularına video cevaplar kaydetti ve bunlar Telegram’da yayınlandı.
Felipe Melo aynı zamanda önemli maçlar için tahminlerini paylaşarak, Süper Lig’deki derbi maçları gibi etkinliklerde oyunculara daha bilinçli bahis yapma fırsatı sunuyor. Ünlü futbolcuların tahminlerini takip etmekten hoşlanıyorsanız, BizBet Telegram kanalına abone olmak sizin için oldukça faydalı olabilir.
Neden BizBet Telegram Kanalına Abone Olmalısınız?
BizBet, spor bahisleri için sadece kullanışlı bir platform değil, aynı zamanda profesyonel sporcular ve uzmanlarla doğrudan iletişim kurarak spora daha da yakınlaşma fırsatı sunar. BizBet’e kayıt olmak ve giriş yapmak yalnızca birkaç dakika sürer. BizBet mobil uygulamasını indirerek tüm haberlerden, etkinliklerden ve güncel tekliflerden haberdar olabilirsiniz.
Telegram üzerinden BizBet promosyonlarını takip edebilir ve freebet veya freespin kazanma şansı yakalayabilirsiniz. Tüm bilgiler anlık olarak sunulduğu için, oyuncular yeni tekliflere hızlıca yanıt verebilir.
BizBet, müşterileriyle hızlı ve kaliteli iletişim kurmanın önemini anlayan bir şirkettir. Spor bahisleri, oyuncular için eğlenceli bir zaman geçirmenin yanı sıra kazanç sağlama imkanı da sunar. BizBet Telegram kanalı ise, faydalı bilgiler, promosyonlar ve futbol yıldızlarıyla iletişim için vazgeçilmez bir araçtır.
BizBet Telegram’a abone olun ve spor bahisleri için en iyi fırsatları kaçırmayın!
]]>Başkent Ankara’da gündem hiçbir zaman durmaz. Son dakika gelişmelerini, yerel belediye duyurularını, trafik ve hava durumu gibi günlük yaşamı etkileyen haberleri, Ankarahaberler.com aracılığıyla anında öğrenebilirsiniz. Özellikle yoğun tempoda çalışan veya hızlıca bilgiye ulaşmak isteyenler için site, güvenilir bir haber kaynağı sunuyor.
Ankara’da Son Dakika Gelişmeleri: Şehirde yaşanan olayları, resmi açıklamaları ve sıcak gelişmeleri anbean takip edin.
Yerel Etkinlikler ve Kültürel Faaliyetler: Ankara’nın sanatsal ve kültürel zenginliklerinden haberdar olun.
Gündem ve Ekonomi Haberleri: Türkiye’nin başkenti olmanın getirdiği siyasi ve ekonomik gelişmelere dair kapsamlı analizler.
Günlük Yaşamı Kolaylaştıran Bilgiler: Ankara’daki toplu taşıma güzergah değişiklikleri, elektrik kesintileri ve hava durumu gibi önemli bilgiler.
Ankarahaberler.com, sadece haber okuyan bir kitleye değil, aynı zamanda Ankara’da yaşayan herkesin sesi olmayı hedefliyor. Siz de bölgenizdeki önemli gelişmeleri, toplumsal olayları veya haber değeri taşıyan herhangi bir bilgiyi bizlerle paylaşabilirsiniz.
Neden Ankarahaberler.com?
Güvenilir Haber Kaynağı: Haber doğruluğunu ön planda tutan ekibimiz, en doğru bilgiyi size ulaştırır.
Kapsamlı İçerik: Ankara’nın dört bir yanını kapsayan geniş bir haber ağına sahibiz.
Mobil Uyumlu Tasarım: Hangi cihazı kullanırsanız kullanın, sitemizden kolayca haberlere ulaşabilirsiniz.
Sonuç olarak, Ankara’nın kalbinde neler olup bittiğini öğrenmek ve başkentin dinamiklerini takip etmek için Ankarahaberler.com sizin için en doğru adres. Şimdi siteyi ziyaret edin ve Ankara haberleri dünyasında fark yaratmaya başlayın!
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, soyal medya hesabı üzerinde sosyal destek kapsamında çocuklara yapılan kantin desteğine ilişkin açıklamada bulundu. Yavaş’ın açıklaması şu şekilde:
“İyiliğin Başkenti Ankara’da evlatlarımıza destek olmaya devam ediyoruz. Belediyemizden sosyal destek alan 15 bin 514 ailemizin 18 bin 918 çocuğu için 15. kez kantin desteği ödemesi Başkent Kartlarına yatırıldı. Toplam destek tutarı: 20 milyon 809 bin 800 TL.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fatih Mahallesi Vatan Caddesi’ndeki bir apartmanın çatısında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye polis, sağlık, itfaiye, AFAD ve UMKE ekipleri sevk edildi. Polis ekiplerinin güvenlik önlemi aldığı caddede, bina sakinleri tedbir amacıyla tahliye edildi.
Dumandan etkilenen bazı vatandaşlara sağlık ekipleri müdahalede bulundu. İtfaiye ekiplerine dumandan etkilenmelerini önlemek için ayran dağıtıldı.
Ekiplerin yaklaşık 1,5 saat süren müdahalesiyle söndürülen yangın nedeniyle çatıda hasar oluştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(TBMM) – TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanlığı bütçe görüşmeleri devam ediyor. CHP İzmirMilletvekiliRahmi Aşkın Türeli, “Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşüyoruz. 14 kuruma ait 30’u aşkın bütçe kesin hesap ve Sayıştay denetim raporu var. Bu kadar kısa sürede bu kadar bütçenin görüşülmesi mümkün değil. TMSF’nin Cumhurbaşkanlığı ile ilişkisi ne, niye burada? Savunma Sanayi’nin burada ne işi var, Savunma Bakanlığı’nda olması gerekmiyor mu? Bakanlıklara paralel bakanlık gibi bir yapı oluşmuş” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülüyor. CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, konuşmasında, “Bu ucube Cumhurbaşkanlığı sistemini sahiplenmeyin, sürdürülebilir değil. Daha üzerinden beş yıl geçti, bu sistem yürümüyor” dedi.
Rahmi Aşkın Türeli, konuşmasında şunlara değindi:
“Ülkenin kaynaklarını iki şekilde kullanacağız; doğru ve yerinde. Hiçbir usulsüzlüğe, hırsızlığa mahal vermeden, yerinde kullanılmasıyla da zaten kıt olan kaynaklarımızın yerinde olan ve ülkenin ihtiyacı olan yatırımlarda kullanılması gerekiyor. Kamu özel işbirliği, kur korumalı mevduat böyle değil. Bu ülkede merkezi hükümet ile yerel yönetimler birbirinin tamamlayıcısıdır. Yerel yönetimlerde zaten merkezi hükümetin vesayet yetkisi var. Sanki sizin belediyelerinizde her şey mükemmelmiş gibi bizim belediyelerimize çamur atarak siyaset yapılmaz. Ortada bir parti devleti var. Bunlar doğru şeyler değil.
Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşüyoruz. 14 kuruma ait 30’u aşkın bütçe kesin hesap ve sayıştay denetim raporu var. Bu kadar kısa sürede bu kadar bütçenin görüşülmesi mümkün değil. TMSF’nin Cumhurbaşkanlığı ile ilişkisi ne, niye burada? Savunma Sanayi’nin burada ne işi var, Savunma Bakanlığı’nda olması gerekmiyor mu? Bakanlıklara paralel bakanlık gibi bir yapı oluşmuş.
Bütçe hakkını yerine getirebiliyor muyuz? Hala kesin hesap komisyonu yok. Biz şimdi bütçeyi mi, kesin hesabı mı, Sayıştay raporlarını mı görüşeceğiz? Böyle bir görüşme sistemi yok. Biz bütçeyi layıkıyla görüşmüyoruz. Hesap verilebilirlik ilkesi işlemiyor.”
” Recep Tayyip Erdoğan’a göre bir hükümet sistemi değişikliği yapıldı”
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini eleştiren Türeli şunları söyledi:
Parlamenter sistem için en büyük eleştiri şudur; koalisyonların varlığı karar alma süreçlerini yavaşlatıyor ve sistemi istikrarsızlaştırıyor denilir 2017 referandumunda 15 yıldır siz zaten ülkeyi tek parti olarak yönetiyordunuz. Ne istediniz de yapamadığınız için bu sisteme geçtiniz? Burada amaç belli; Recep Tayyip Erdoğan’a göre bir hükümet sistemi değişikliği yapıldı.
Türkiye’nin tarihsel olarak başkanlık sistemine dair bir deneyimi yok, parlamenter sistem içerisinde şekillenmiş bir yapı var. Türkiye’de siyasi yelpaze çok geniş. Böyle bir yapının içerisinde başkanlık sistemi işlemez. Siyasi parti yapıları disiplinli parti yapılarıdır Türkiye’de. Bir partinin tüzüğüne, yapısına uymadığınız zaman ihraca kadar gider bu süreç. Türkiye’nin siyasi kültürü uzlaşmacı olmayan daha çok çatışmacıdır. Bütün bu kriterlerin şekillendirdiği bir yapı var. Bu yapı yeni geçilen sistemle birlikte bir zorunlulukla geldi ama bu sistem işlemiyor. Anayasa değişikliğinin altında da bunlar yatıyor. Bu sistemi işlemesi için nasıl revize ederiz çabası.
Ülkede her şey toz pembeymiş gibi konuşmayın. Ülkede Türkiye’nin belki de en büyük bölüşüm şoku yaşanıyor. En düşük ve en yüksek yüzde 5’lik gruplar arasında 26 kat fark var. Gelir dağılımı bozulmuş, yoksulluk artıyor. Asgari ücret açlık sınırının altında. Ekonomi yavaşladı. Bu krizin varlığını ücretler olarak görerek bir yere gidemeyiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülmeye devam ediyor. Komisyon’da konuşan DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, şunları söyledi:
“Kürt sorunu, Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal sorunu”
“Bugün Türkiye’deki sistemi, sizin deyiminizle ‘revize etmek’, bizim deyimimizle demokratikleştirme meselesini konuşacaksak, bütün bunların ele alınmasında fayda olduğunu düşünüyorum. Demokratikleşme deyince kaçınılmaz olarak Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal bir sorunu var. Kürt sorunu. Bu sorunun demokratikleşme ile iç içe geçtiğini düşünüyoruz. Türkiye demokratikleşirse, Kürt sorununu çözer. Kürt sorununun çözülmesi için adımlar atıldığı halde Türkiye demokratikleşir. Bunlar birbirini besleyen konular. Demokratikleşme dediğimiz zaman bizim aklımızın önemli bir yerinde Kürt sorununun çözümünde barışçıl ve demokratik bir çözümün gerçekleşmesi yer alıyor.
“Hem yerel hem de bölgesel çözümlerin gerçekleşmesi gerekiyor”
Geçmişte baktığımızda Kürt sorunu yerel bir sorundu ağırlıklı olarak. Fakat bugün yerel bir sorun olmaktan çıktı. Türkiye sınırları içerisinde bir sorun olmanın ötesinde bölgesel bir sorun haline geldi. Hatta daha ileri gitti. Küresel güçlerin de içine dahil olduğu bir süreç durumuna geldi. Dolayısıyla bunun hem yerel hem de bölgesel çözümlerinin gerçekleşmesi gerekiyor. Türkiye sınırları açısından baktığımızda, yerel çözüm açısından, biraz önce sözünü ettiğim yerel demokrasinin gelişmesi gibi konuları tartışarak adımların atılması gerekiyor. Kürt halkının ana dilde eğitim gibi taleplerinin konuşulması gerekiyor.
“Türkiye’nin bölgede önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz”
Orta Doğu’da çok önemli bir döneme giriyoruz. Bu dönem çok büyük riskleri de barındıran, tehditleri de barındıran, çok önemli imkanları da içeren bir dönem. Kürt sorununun bölgesel çözümü olarak meseleye bakmak kaçınılmaz hale geldi. Bölgesel çözüm açısından baktığımızda Türkiye’nin bölgede önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz. Sorun şu. Bölgedeki Kürt halkı açısından bakarsak, Irak, Suriye… Hangi parçasını değerlendirirsek değerlendirelim Türkiye’nin her zaman yeri başkadır.
“Kilit mesele, Türk-Kürt ittifakının kurulup, kurulmayacağıdır”
Türkiye aslında bölgede güçlü bir model ülke olmak istiyorsa, bunu yapmanın yolu esas itibariyle demokrasi, hukukun üstünlüğü açısından model bir ülke haline gelmesidir. Burada bölgesel çözüm de gündeme geliyor. Kürt sorununda bölgesel adımlar atılacaksa eğer, Türkiye’nin bu konuda kendi iç sorunlarını da çözerek model ülke olma adımını atması gerekiyor. Burada da kilit bir mesele var. Tarihsel bir mesele. Bölgesel olarak baktığımızda sadece Türkiye açısından değil, Türk- Kürt ittifakının kurulup, kurulmama meselesidir. Kilit mesele bizce bu. Eğer Türkiye, attığı adımlarla ve geliştireceği politikalarla, alacağı önlemlerle, demokratikleşmesiyle Türk-Kürt ittifakının zeminini güçlendirse, bu sadece Türkiye sınırları açısından değil, baktığımızda bütün Kürdistan coğrafyasını da kapsayan şekilde ve Orta Doğu’da adımlar atılmasının mümkün hale gelebileceğini düşünüyoruz.
“Tarihsel bir fırsat”
Böyle bir dönemde tabi ki yeni bir Anayasa’nın tartışılması, tabi ki yeni bir toplumsal sözleşmenin yaratılması, demokratikleşme ve bununla birlikte hem Türkiye’deki hem de bölgedeki Kürt sorununun çözümü doğrultusunda adım atmak çok belirleyici bir noktaya geldi. Tarihsel bir fırsattır. Bu konjonktürü kaçırmamak gerekiyor. Fırsatın kaçırılmaması gereken bir andayız. Bu bir süreçtir. Bunun iklimin yaratılması, bunun demokratik ve politik ikliminin ortaya çıkmasının hem Türkiye sınırları açısından hem de bölge açısından baktığımızda imkanların geliştirilmesi önem taşıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>O.E. (39) idaresindeki 41 L 1709 plakalı otomobil taşıyan tır, Afyonkarahisar – Eskişehir kara yolu Beyören köyü yakınlarında seyir halindeyken dorse kısmı henüz bilinmeyen nedenle yanmaya başladı.
Yangını fark eden sürücü, aracı durdurup 112 Acil Çağrı Merkezi’ne durumu bildirdi.
Olay yerine itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangında, tırın dorsesinde bulunan 6 otomobilde hasar meydana geldi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üsküdar Belediyesi ise bu tartışmaların ardından yaptığı açıklamada kız konuk evinde kalan misafirlerinin bir kısmının üniversiteye girdiği için yurtlara yerleştirildiğini, bir kısmının memur olduğu için ayrıldığını, 1 misafirin annesinin yanına yerleştiğini ve 1 misafirin de konukevinde kalmak için temel şart olan en az lise son sınıf öğrencisi olma şartını karşılamadığını belirtmişti.
REKLAM
Şimdi, Üsküdar Belediyesi’yle ilgili bir tartışma daha başladı. Önceki dönemde açılan Çocuk Köyü’nün belediyenin yeni yönetimi tarafından kapatıldığına dair bazı iddialar gündeme geldi. Üsküdar Belediyesi’ne bu iddiaları sordum ve şu yanıtı aldım:
YILBAŞI İTİBARİYLE…
“Çocuk köyünün kapatılması söz konusu değil. İşletmeciyle devam eden yasal bir süreç var. Yılbaşı itibariyle proje uygulamasına başlamayı hedefliyoruz. Proje çerçevesinde de oyun alanlarının revize edilmesi ve sosyal alanların genişletilmesi gerçekleştirilecek.”
Fotoğraflar: İHA
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Timi, soğuk kış günlerinin başlaması nedeniyle özellikle şehir merkezinden uzak ve soğuk havanın etkisini daha çok gösterdiği yüksek rakımlı bölgelerde sokak hayvanlarının beslenme ihtiyacının karşılanmasına yönelik çalışma yürütüyor.
Bu kapsamda ekiplerce belirlenen noktalara, kedi ve köpekler için mama bırakılıyor.
Ayrıca ekipler, sokak hayvanlarının yoğun olarak bulunduğu bölgelerde gerekli denetim ve kontrolleri sürdürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalarda İskenderun ilçesinde bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçundan toplam 5 yıl 10 ay hapis cezası bulunan R.D. ile bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hırsızlığı suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası aranan B.E. yakalandı.
Adli makamlara çıkarılan şüpheliler R.D. ile B.E. tutuklanarak cezaevine teslim edildi. – HATAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Savunma sanayinin lider firması olan ASELSAN geliştirdiği milli ve yerli ürünlerle göz dolduruyor. Hava savunmasından, kara ve deniz savunmasına kadar geliştirdiği yerli ve milli ürünlerle adından sık sık söz ettiren ASELSAN Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltmak için çalışmalarını sürdürüyor. ASELSAN tarafından üretilen hava savunma sistemleri, radarlar, elektro optik sistemler, MİLGEM projesi çerçevesinde inşa edilen gemiler de kullanılıyor. Sistemlerle gemilerin yerli ve millilik oranı arttırdığı gibi Türkiye’nin mavi vatandaki gücüne de güç katıyor.
MİLGEM gemilerinde kullanılan sitemlerden bahseden ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, “Mavi vatanda bizim için çok öncelikli bir konu. Burada da Deniz Kuvvetlerimizin yerli ve milli platformlarının akıllı elektronik sistemlerle donatılması da ASELSAN olarak bizim görevlerimizden biri. Milli gemimizin üzerinde 50’ye yakın ASELSAN’nın sistemi var. Radarı, elektro optik sistemleri, elektronik harbi sonar sistemleri, hava savunması, haberleşme sistemleri, bir dizi elektronik sistemlere baktığınız zaman bir geminin üzerinde ihtiyaç duyulan bütün sensör ve silahları artık millileştirdiğimizi çok rahatlıkla söyleye bilirim. Bunu aslında bir geminin üzerinde göstermiş oluyoruz. Mavi vatanda da platformlarımız kendi sensör ve silahlarımızla donatılmış olarak Deniz Kuvvetlerimize hizmet veriyor şu anda. Bu alanda da ciddi bir başarıyı ciddi bir ivmeyi yakaladık” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL Valisi Davut Gül, Güngören’de yıkımı sırasında meydana gelen çökmede göçük altında işçinin kurtarılma çalışmalarının sürdüğü binada yetkililerden bilgi aldı. Olay yerinde açıklama yapan Vali Gül, “Çalışmalar çok dikkatli bir şekilde yürütülüyor. Alanda çalışmak oldukça zor, içeride bir vatandaşımız olduğu düşünülüyor. Onu sağ salim kurtarmak için büyük bir titizlikle çalışmalar sürdürülüyor” dedi.
Olay, 15.30 sıralarında Mehmet Nesih Mahallesi, Gülsever Sokakta meydana geldi. Kentsel dönüşüm nedeniyle kontrollü şekilde yıkımı devam eden binanın üst kısmında henüz belirlenemeyen bir nedenle çökme meydana geldi. Çökme sonrası bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Göçük altında kalan işçilerden Ümit Kurt, itfaiye ekiplerinin çalışması sonucu kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Kurt, BakırköySadi KonukEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kurt’un sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Göçük altında kalan diğer işçiye ulaşmak için itfaiye ve AFAD ekiplerinin çalışmaları devam ediyor.
VALİ GÜL, OLAY YERİNDE İNCELEME YAPTI
İstanbul Valisi Davut Gül, olay yerinde incelemelerde bulunarak çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Vali Gül, yaptığı açıklamada, “AFAD, UMKE ve ilçe belediyesi ekiplerimiz hemen olay yerine intikal etti. Çalışmalar çok dikkatli bir şekilde yürütülüyor. Alanda çalışmak oldukça zor, içeride bir vatandaşımız olduğu düşünülüyor. Onu sağ salim kurtarmak için büyük bir titizlikle çalışmalar sürdürülüyor. İş makineleri, ekipmanlar ve personel oldukça fazla, ancak çalışma alanı dar olduğu için süreç biraz zaman alıyorö dedi.
‘SAĞLIK DURUMUNA DAİR BİR BİLGİMİZ YOK’
Vali Gül, içeride kalan vatandaşa henüz ulaşılamadığını belirterek, “Sağlık durumuna dair bir bilgimiz yok. Daha önce enkazdan bir vatandaşımız yaralı olarak kurtarıldı ve sağlık durumu iyi. Çalışma sırasında bulunan toplam 6 kişiden 4’ü olaydan etkilenmeden kurtulmuştu. Bir kişi kurtarıldı, bir kişinin de kurtarılması için çalışmalar sürüyor” ifadelerini kullandı.
Basın açıklamasının ardından çevredeki vatandaşlarla sohbet eden Vali Gül, çökmeden etkilenen kişiler ve yakınlarına geçmiş olsun dileklerini iletti. Enkaz altındaki vatandaşa ulaşılması için ekiplerin çalışmaları devam ederken İstanbul İtfaiyesi çalışmaları sosyal medya hesabından paylaştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi tarafından yapılan açıklamada, Heyet Tahrir Şam (HTŞ) ile müttefiklerinin Cuma sabahı “Halep’in kapısına” ulaştığı, günün ilerleyen saatlerinde de Halep’e girerek beş mahallede kontolü ele geçirdiği duyuruldu. Günlerdir süren çatışmalarda en az 255 kişinin hayatını kaybettiğini aktaran Gözlemevi, “HTŞ ve Türkiye tarafından desteklenen grupların, Halep ve İdlib bölgelerinde 50’den fazla köy ve kasabayı” kontrolü altına aldığı iddia edildi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin “terör organizasyonları” listesinde bulunan HTŞ’yi Türkiye de “terör örgütü” sayıyor.
Suriye hükümetinde yer alan bir güvenlik yetkilisi ise ordunun Halep’e takviye kuvvetler gönderdiğini ve bu kentin batısında “şiddetli çatışmalar yaşandığını” ancak saldırganların Halep’e ulaşmadığını ifade etti. AFP haber ajansının bölgede bulunan bir muhabiri, Halep’e birkaç kilometre mesafede ağır çatışmalar olduğunu ve cihatçı grupların zırhlı araçlarla ilerlediğini aktardı.
Beş yıl aranın ardından savaş sesleri
Halep’te yaşayan 51 yaşındaki bir görgü tanığı, “Beş yıldan bu yana ilk kez aralıksız füze, topçu ateşi ve zaman zaman da savaş uçaklarının sesini duyuyoruz” diyerek insanların, “savaş senaryosunun tekrarı ve vatandan kaçmak zorunda kalma” endişesi yaşadığını dile getirdi.
Suriye’nin resmi haber ajansı Sana ise muhalif grupların Halep’te bulunan bir öğrenci yurduna saldırdıklarını ve söz konusu saldırıda dört sivilin hayatını kaybettiğini duyurdu. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de, Halep ile 300 kilometre güneyindeki başkent Şam arasındaki otoyol trafiğinin, cihatçı gruplar tarafından kesildiğini bildirdi.
Halep’in bir başka sakini, 36 yaşındaki Nasır Hamdo, karayolu trafiğinin kesilmesi ile ilgili olarak “Ablukanın yakıt fiyatlarını fahiş derecede artırmasından ve şehre gerekli mal ve mamüllerin gelememesinden endişe ediyoruz” dedi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama
Ankara ise Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamada, dünya kamuoyuna “Sınırımızın sıfır noktasında bulunan İdlip ve mücavir bölgede sükunetin muhafazası ülkemiz açısından öncelikli bir meseledir” mesajını verdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, X hesabından paylaştığı mesajda, “Yeni ve daha büyük istikrarsızlıklara yol açılmaması ve sivil halkın zarar görmemesi, Türkiye bakımından büyük önem teşkil etmektedir. Diğer taraftan, mevcut istikrarsızlık ortamından istifade etmeye çalışan Tel Rıfat ve Münbiç’teki terör gruplarının sivil halkı ve Türkiye’yi hedef alan saldırılarındaki artışı da dikkatle izliyoruz” ifadelerini kullandı.
13 yıldır devam eden savaş
2011 yılında, hükümete karşı düzenlenen protestoların, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad tarafından şiddet kullanılarak bastırılmaya çalışılmasının ardından başlayan iç savaşta bugüne dek 500 binden fazla kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi de göç etmek zorunda kaldı. Aralarında Esad’ın müttefiki olan Rusya, İran ve Lübnan’daki Hizbullah’ın da bulunduğu pek çok dış güç de bugüne dek bu savaşa fiilen katıldı.
Cihatçı grupların Çarşamba günü başlattığı operasyonu kınayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in sözcüsü Dimitri Peskov, saldırıların “Suriye’nin egemenliğine karşı yapıldığını” belirterek Suriye hükümetine, operasyona maruz kalan bölgelerde destek verebileceklerini ifade etti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de, Suriyeli mevkidaşı Bessam Sabbah ile yaptığı telefon görüşmesinde, “Suriye yönetimine, ulusuna ve ordusuna, teröre karşı destek” taahhüdünde bulundu.
HTŞ’li bir yetkili, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, hedeflerinin “Suçlu düşmanın ateş kaynaklarını, cephe hattından uzaklaştırmak” olduğunu dile getirmişti. El Kaide terör ağına bağlı HTŞ, Suriyenin kuzey ve kuzeybatısında, aralarında İdlib ve Halep’in de bulunduğu pek çok bölgeyi kontrolü altında tutuyor. Türkiye ile Rusya’nın arabuluculuğunda, 2020’de İdlib’de sağlanan ateşkese, bugüne dek zaman zaman ihlal edilmiş olsa da, taraflarca büyük oranda uyulmuştu. 2015 yılında Suriye İç Savaşı’na müdahale eden Rusya, savaşın seyrini Beşar Esad yönetimi lehine değiştirmişti.
AFP/ ET,JD
DW Türkçe’ye VPN ile nasıl erişebilirim?
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bakan Kurum, TRT’nin bu yıl 8’incisini düzenlediği TRT World Forum 2024’te “Yarını Dönüştürmek: Eko-Rejenerasyonun Gücü” başlıklı oturumun açılış konuşmasını yaptı.
Dünyanın yaradılışından bugüne belki de en meşakkatli dönemlerinden birini yaşadığını kaydeden Kurum, bir yanda İsrail eliyle Gazze’de sürdürülen korkunç bir soykırım olduğunu, diğer yanda ise Rusya- Ukrayna Savaşı’nın neden olduğu acılarla boğuşulduğunu söyledi.
İnsanların iklim krizinin getirdiği sorunlarla küresel bir yıkımın tam eşiğinde hatta ortasında durduğunu ifade eden Kurum, şöyle konuştu:
“Bu noktada doğamızın kendi kendini yenileyebilme kapasitesini konuşmamız bu konferansta gerçekten çok kıymetli. Bu salondaki tüm katılımcılarla, iklim krizinin insan eliyle oluştuğu konusunda hemfikir olduğumuzu düşünüyorum. Zira tüm bilimsel çalışmalar, iklim değişiminin başlangıç noktası olarak sanayi devrimini işaret etmektedir. Ben de bu ortak kanaati paylaşıyorum ama sanayi devrimiyle başlayan kirlenmenin sadece bir sebep olduğunu değil, insanlığın çarpık doğa anlayışının bir sonucu olduğunu düşünüyorum. İklim değişikliği konusunda mevzubahis doğadır, insandır, ortak evimiz dünyamızdır. Doğa ve insan arasındaki ilişkiyi doğru tanımlamadan atacağımız her adımın parçalı olacağını ve bütünü kapsamayacağını düşünüyoruz.”
Doğa ve insan uyumu söz konusu olduğunda başvuru kaynağının Türk-İslam medeniyeti olduğuna dikkati çeken Kurum, “Bizim medeniyetimiz, dört mevsimin gereklerine en uygun şekilde yurt tutmayı emreden; dağların, ormanların, denizlerin, hayvanların ve bitkilerin doğal durumuna müdahale etmeyen, tek bir dalı bile incitmeyi suç sayan bir medeniyettir.” ifadelerini kullandı.
“Bu adil dünya bir gün mutlaka kurulacaktır”
İstanbul’dan bütün dünyaya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu adil gelecek vizyonunu ifade etmekten şeref duyduğunu kaydeden Kurum, “Doğasıyla, çevresiyle, ekonomisiyle, demokrasisiyle, insan haklarına saygısıyla daha adil bir dünya mümkündür. ve bu adil dünya bir gün mutlaka kurulacaktır.” dedi.
Kurum, Türkiye’nin Akdeniz Havzası’nda yer alan ve iklim krizinden en çok etkilenen ülkelerden biri olduğunu, buna da yaşanan afetlerle şahitlik edildiğini belirterek, Türkiye’de her yıl 1500’e yakın sel, orman yangını, su taşkını ve kuraklık gibi iklim kaynaklı doğal afetler yaşandığına işaret etti.
Türkiye’de geçen 10 yıllık süreçte yenilenebilir enerji kapasitesini iki katına çıkardıklarını vurgulayan Kurum, “Önümüzdeki 10 yıl içinde güneş ve rüzgar enerjisi kapasitemizi 4 kat daha arttıracağız. Emisyonların yaklaşık üçte ikisi çevremizde gerçekleşiyor. Bu nedenle ulaştırma ve yapılaşma konularında da yenilikçi çözümler bulmaya devam ediyoruz.” diye konuştu.
Kurum, 6 Şubat depremlerini anımsatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“11 ilimizi, 14 milyon vatandaşımızı etkileyen ve 6 Şubat sabahı tüm Türkiye’yi derin acılara götüren o afette binlerce canımızı yitirdik ama tek yürek olduk. 11 ilimizde asrın birlikteliğini göstererek 453 bin konutun inşa ve yapım faaliyetlerini sıfır atık uyumlu ve enerji verimli uygulamalarla inşa etmeye devam ediyoruz. İnşallah yarın da Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Kahramanmaraş’ımızda 155 bininci konutumuzun anahtarlarını söz verdiğimiz gibi vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Tabii ki şehirlerimizi ihya ederken, konutlarımızın dönüşümünü gerçekleştirirken bu konutların iklim değişikliğine uyumlu ve duyarlı olmasını da önemsiyoruz. Sıfır atık anlayışıyla binalarımızı inşa ediyor, gerek yenilenebilir enerjilerden faydalanmak gerekse yağmur sularının toplanmasıyla birlikte tüketimi azaltacak, bize emanet edilen o doğanın suyunu, havasını, yeşilini koruyacak adımları atmaya gayret gösteriyoruz. Kentsel ulaşımda metro, hafif raylı ve tramvay sistemlerimizi de iki katına çıkarmak için yoğun gayret gösteriyoruz.”
Sıfır Atık projesi
Sıfır atık hareketini çok önemsediklerini belirten Kurum, “Sıfır atığın önemini daha iyi anlayabilmeniz için çarpıcı bir gerçeği sizlerle paylaşmak istiyorum. Konuşmama başlayalı 10 dakika oldu. Bu 10 dakikada dünyamızda toplam 5 bin 900 ton plastik atık oluştu ve 370 ton atık da okyanuslara karıştı. 20 deniz kuşu ve 2 kaplumbağa maalesef şu 10 dakika içerisinde öldü ve yine bu 10 dakikada 77 hektar ormanlık alan yok olmuştur. Şu geçen 10 dakikada çöpe attığımız 25 bin ton gıdayla tam 2,2 milyon Gazzeli kardeşimizin bir haftalık gıda ihtiyacını çöpe atmış oluyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Kurum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık projesinin insanlığı küresel israf uçurumundan kurtarmanın en önemli adımı olduğunu söyleyerek, “Türkiye de bu kapsamda 193 bin binada sıfır atık yönetim sistemini kurmuş ve toplamda 60 milyon ton atığı geri kazandırmış, bu çerçevede tam 498 milyon ağacın kesilmesinin önüne geçilmiştir. Yeni dönemde Sıfır Atık hareketimizi tüm ülke geneline yaygınlaştıracağız. 7 bölgemizde Sıfır Atık pilot ilçeleri belirleyecek ve depozito yönetim sistemimizin kurulumunu ülke genelinde 2025 yılı sonuna kadar uygulamaya geçireceğiz.” diye konuştu.
İklim Kanunu bu yıl yasalaşıp yürürlüğe girecek
İklim Kanunu’nun bu yıl içerisinde yasalaşıp yürürlüğe girerek, iklim değişikliği konusunda atılacak adımlara kolaylık sağlayacağını vurgulayan Kurum, şöyle devam etti:
“İki hafta boyunca can Azerbaycan’da COP29 toplantılarına katıldık. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğiyle 2053’e ilişkin stratejilerimizi, hedeflerimizi tüm dünyayla paylaştık. Türkiye olarak, iklim krizinin maliyetini bu krizin oluşmasında en ufak katkısı olmayan devletlere yüklemenin adaletsizlik, vicdansızlık ve insafsızlık olduğunu en yüksek sesle dile getirdik. Dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin en yoksul yüzde 66’lık kesiminden daha fazla karbon salınımına neden olduğu bir ortamda bu adaletsizliğin devam etmemesi gerektiğini de en gür sesle tüm dünyaya ilettik ve bu tezimizi savunduk. İnsanlık doğanın yeniden kendisini toparlamasını istiyorsa finansal destek meselesini süratle çözmelidir ve herkes verdiği sözü acilen yerine getirmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tarihsel sorumluluğu yok denecek kadar azdır. Yani dünyanın kirletilmesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin suçu neredeyse yoktur. Ama bugün uğraştığımız, 1,5 santigrat derecede tutmaya çalıştığımız ortalama sıcaklığımız için bu mücadeleyi veriyoruz.”
Kurum, Filistin meselesine değinerek konuşmasını, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle tüm Türkiye adil bir dünya için, Filistin’in özgürlüğü için, Filistinli kardeşlerimizin gür sesi olmaya devam ediyor. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti, İsrail’le ilişkisini tamamen dondurmuş ve tüm dünya ülkelerine baktığımızda Filistin’e en çok yardım yapan ülkedir. Bu kararlılığımız ve duruşumuzdan asla ödün vermeyeceğiz. Ne pahasına olursa olsun Filistinli kardeşlerimizin yanında durmaya devam edeceğiz. Filistin’in özgürlüğünü, dünyanın 5’ten büyük olduğunu Sayın Cumhurbaşkanımız her yerde dile getirmeye devam edecek.” şeklinde tamamladı.
Oturumda, Absolute Foods Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Agam Khare, EKI Enerji Hizmetleri, Uluslararası İşletmeler Kıdemli Genel Müdürü Bhuwan Shukla, Çevre Savunma Fonu Küresel İklim İş Birliği Müdürü Christopher Dekki, E+ Enerji Geçiş Enstitüsü İcra Direktörü Dr. Rosana Rodrigues dos Santos ve Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Türkiye Ülke Ofisi Temsilcisi ve Ülke Direktörü Stephen John Cahill konuşma yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yunus Emre Y. idaresindeki 55 ZP 545 plakalı otomobil, Çarşamba- Salıpazarı kara yolu Alibeyli Mahallesi’nde yol kenarına devrildi.
Kazada otomobil sürücüsü ile araçta bulunan Yasin Y, Cemil Y, Ümit Ş, Sebahat Ş. ve 1 yaşındaki Uras Y. yaralandı.
Yaralılar, ihbar üzerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından Çarşamba Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Durumu ağır olan Uras bebek, buradaki müdahalenin ardından Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ Sanayi Odası’nın (KSO) yeni binasının açılış ve ödül töreni Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Hisarcıklıoğlu Kocaeli’nin vergi konusunda 69 kente eşit olduğunu söyledi.
KSO’nun yeni binasının açılışı ve Sürdürülebilirlik Performans Ödülleri Töreni odanın yeni binasında gerçekleştirildi. Açılış ve ödül töreninin bir arada olduğu programa Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, KSO Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ve yönetimi ile davetliler katıldı.
‘KOCAELİ 69 KENTE EŞİT’
Programda konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “TOBB veri tabanında 4 bin üründe en çok üretim kapasitesine sahip iller içerisinde Kocaeli’miz 788 üründe ilk 3 arasında yer almaktadır. OSB’ler, TEKNOPARK’lar, serbest bölgeler, üniversiteler ve limanıyla komple bir üretim ve ihracat merkezi konumdadır. Kocaeli kazanınca Türkiye de kazanmaktadır. 69 ilin vergi gelirlerinin toplamından daha fazla vergiyi Kocaeli’miz ödüyor. Yani 1 Kocaeli 69 ile eşit” dedi.
‘DENİZİN DOLMASIYLA OLURSA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KAVRAMININ HİÇBİR ANLAMI KALMIYOR’
Sanayicilere seslenen Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Lojistik meselesi bu kentin en hayati meselelerinden bir tanesi. Bu kentin meselesi olmakla birlikte Türkiye’nin de meselesi. Türkiye dış ticaret hedeflerini tutturacaksa, bu hedeflere karşılık gelen bir liman elleçleme kapasitesi var. O limanların büyümesi denizin dolmasıyla olursa ‘Sürdürülebilirlik’ kavramının hiçbir anlamı kalmıyor. Bizler bazen bazı kelimeleri konuşuyoruz, çokça bahsediyoruz ama gerçekten yapılması gereken şeyler hususunda şöyle bir sakince düşünüp, kafamızı kaldırıp hedefe odaklanmıyoruz. Bu kentin geleceğinin temel meselelerinden bir tanesi, en önemlisi lojistik meselesidir. Bu kentte inşa edilecek olan lojistik köy meselesidir” dedi.
‘SU YÖNETİMİ BAŞARILI OLMAYAN BİR ŞEHRİN SANAYİSİNİN DE BAŞARILI OLMA ŞANSI YOK’
Su yönetimi başarılı olmayan şehirlerin sanayisinin de başarılı olma şansının olmadığını ifade eden Tahir Büyükakın, “Su yönetimi meselesi küresel ısınma ile birlikte düşündüğünüzde, o mesele ile beraber ele aldığınızda sadece Kocaeli’nin değil Türkiye’nin meselesi ama su yönetimi konusunu başarıyla, yüksek bir performans ile sürdürmek istiyorsanız, sürdürülebilirlik kavramının kaçınılmaz bir bileşeni başta su olmak üzere diğer tüm doğal kaynaklarımızı doğru yönetmek. Su yönetimi başarılı olmayan bir şehrin sanayisinin de başarılı olma şansı yok” ifadelerini kullandı.
Program, açılış kurdelesi kesilmesi ve ödül alan firmalara ödüllerinin verilmesiyle son buldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valiliğin sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, ilçedeki taş evlerde Valilik, Çukurca Belediyesi ve Doğu Anadolu Ajansı Kalkınma Ajansı’nın (DAKA) işbirliğiyle başlatılan restorasyon çalışmaları tamamlandı.
Vatandaşın hizmetine sunulan evlerin açılış töreninde konuşan Vali ve Belediye Başkan Vekili Ali Çelik, kentlerin bazı değerlerinin ve karakteristik özelliklerinin olduğunu söyledi.
Taş evlerin de ilçeyi tanımlamak için geçmişin ruhunu yansıtan bu yapılardan olduğu belirten Çelik, “Bunların restore edilmesi, ayağa kaldırılması, emek sarf edilmesi de çok değerli. Emeği geçenlere teşekkür ederim. İkinci etabın da en kısa sürede tamamlanmasını temenni ediyorum.” dedi.
Çukurca Belediye Başkanı Nazmi Demir ve DAKA Genel Sekreter Vekili Mehmet Emin Çakay da birer konuşma yaptı.
Ardından katılımcılar, butik otel, Gençlik ve Kültür Evi, Çukurca Müzesi ile Dengbej Evi olarak kullanılan taş evleri gezdi.
Açılışa Vali Yardımcısı Buğra Karadağ, Çukurca Kaymakamı Mert Kumcu ve kurum amirleri katıldı.
Daha sonra Çukurca Devlet Hastanesini ziyaret eden, muhtarlar ve ilçe sakinleriyle bir araya gelen Çelik, etüt merkezinin açılışını yaptı, 2. Hudut Tugay Komutanlığı’na ziyarette bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamada, Yalova Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kaçakçılığın önlenmesine dair yapılan çalışmalar kapsamında durdurulan otomobilde arama yaptı.
Aramada, gümrük kaçağı ve sahte bandrollü olmak üzere 20 bini içi kıyılmış tütünle doldurulmuş 70 bin makaron ele geçirildi.
Operasyonda gözaltına alınan Ş.A. hakkında adli tahkikata başlandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyon’da, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülüyor. Komisyon’da konuşan CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, şunları söyledi:
“Sabah söz alarak İletişim Başkanı nerede, Diyanet İşleri Başkanı nerede diye sordum. O soruyu sorduktan yaklaşık on – on beş dakika sonra bir büyük saldırı başladı. Aynı tweetler atıldı. İletişim Başkanlığı… İletişim Başkanlığı demek doğru değil, troll başkanlığı benimle ilgili binlerce tweet atmış. İçeriğinde de bir tane dolu bir şey olsa. Ben bunlardan korkmam. Trollerden korkan troller gibi olsun. Bir kelime eksik söylersem, bir milim eğilirsem namussuzum. Hiç kimseye ben teslim olmam. Devletin vergisiyle kurulan troll başkanlığı, trollük yapıyor.
“Deprem bölgesi mücbir sebebin uzatılmasını istiyor”
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Malatya’yı çok iyi biliyor. Kendisi de hemşehrimiz. Mücbir sebep diye sadece Malatya’nın değil bütün deprem bölgesinin problemi var. Maalesef yarın bitiyor. İnşaatlar devam ediyor. Hayat normale dönmüş değil. Hatırlarsanız Van’da beş yıl mücbir sebep ilan edildi. Depremin yaraları hala sarılmış değil. Esnaf konteynerde hizmet vermeye çalışıyor. Bölgenin bütün odaları bas bas bağırıyor. ‘Lütfen mücbir sebebi uzatın’ diyor. Bu konunun bir daha değerlendirilmesini istiyoruz.
“Dünyadaki en yoksul ülkeler ya tek adam sistemiyle yönetiliyor ya da bu benzer rejimlerle yönetiliyor”
Az önce AK Partili İsmail Güneş konuşurken ‘Koalisyonlar tehlikeli, koalisyonlar yok’ dedi. Bu sistemle koalisyon eskiden seçimden sonra kuruluyordu. Şimdi MHP ile koalisyonsunuz. Büyük Birlik Partisi ile koalisyonsunuz ya da Yeniden Refah Partisi ile koalisyon kurdunuz seçimden önce. En büyük fikir ideologunuz Doğu Perinçek ile ittifaksınız. HÜDA-PAR’ı unuttuk. Gaffar Okkan’dan dolayı hatırlarsınız. Onlara bir bakın. Biz bu sistem gelirken, eleştirimiz şuydu; Başında kim olursa olsun, bu sistemin Türkiye’yi refaha ulaştırması mümkün değildi diyorduk. Bu iddiamızda yanılmadığımızı gördük. Tek adamlıkla ya da bu tür başkanlık sistemiyle yönetilen ülkelerin zenginleşmediğini görürsünüz. Dünyadaki en yoksul ülkeler ya tek adam sistemiyle yönetiliyor ya da bu benzer rejimlerle yönetiliyor. Bu sistem başında kim olursa olsun, ülkeyi büyütmesi mümkün görünmüyor. Sayın Erdoğan, ‘verin yetkiyi, görün etkiyi’ diyordu. Hakikaten doğru söylüyormuş. 24 Haziran 2018’de çeyrek altın 315 lira iken, 28 Mayıs seçimlerinde 2 bin 808 lira, bugün ise 4 bin 988 lira. Dolar o tarihte 4.6 lirayken, bugün 34.6 lira. 2018’de faiz oranı 17,75 iken bugün faiz oranı yüzde 50.
“Birisine ‘katil’ deniliyor, ertesi gün havalimanında karşılanıyor”
Kur Korumalı Mevduat Sistemi geldi ülkenin başına bela oldu. Sonra Mehmet Şimşek bakan oldu tekrar. Rasyonel ekonomiye geçildi. ya da S-400’lerin alınması Türkiye’nin başına bela oldu. Türkiye’de birçok özel kuruluş, F-35’den dolayı fabrikalar açtı. Onların hepsi iptal edilen anlaşmalar dolayısıyla kapanmak zorunda kaldı. ya da düşürülen Rus uçağı… O da Türkiye’nin başına bela açtı. ya da dış ilişkiler. Birisine ‘katil’ deniliyor, ertesi gün havalimanında karşılanıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TARIM ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, “Şu anda bizim göller dahil kullanılabilecek temiz suyumuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarında kişi başına düşen 1313 metreküp hakkımız var. Eğer gerekli tedbirleri alamazsak, o zaman bu rakam 2030 yılı itibariyle 975 metreküpe düşüyor. Eğer tedbirleri almazsak 5 yıl sonra su fakiri olmamız, kaçınılmaz bir gerçek” dedi.
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, çeşitli ziyaretler için Kayseri’ye geldi. İlk olarak Kayseri Valiliği’ni ziyaret eden Gizligider, ardından Büyükşehir Belediyesi’ne geçti. Büyükşehir Belediyesi meclis salonunda ‘Tarımsal Üretimin Planlanması’ bilgilendirme toplantısı düzenlendi.
85 milyon olan Türkiye nüfusunun 2030’da yaklaşık yüzde 10 artışla 93 milyonu aşacağını tahmin ettiklerini söyleyen Gizligider, şöyle konuştu:
“Şu anda bizim göller dahil kullanılabilecek temiz suyumuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarında kişi başına düşen 1313 metreküp hakkımız var. Uluslararası bir endeks, ‘eğer 1700 sınırını geçerse o ülke su bakımından zengindir ama 1000’in altına düşerse su fakiri sayılırsınız’ diyor. Eğer gerekli tedbirleri alamazsak, o zaman bu rakam 2030 yılı itibariyle 975 metreküpe düşüyor. Eğer tedbirleri almazsak 5 yıl sonra su fakiri olmamız, kaçınılmaz bir gerçek. Lakin Ekim 2023’teki rakam 36,6 milimetre. Ekim 2024’te düşen yağış ortalaması ise 26,8 milimetre. Bunu 30 yıllık Türkiye ortalaması ile karşılaştırdığımızda ise yarı yarıya. Oysa ki nüfusumuz yarı yarıya düşmüyor, tersine artıyor. Yani bizim bu planlamayı yaparken suyu temele koyma felsefemizin zaruretinin size sayısal değerlerini anlatmaya çalışıyorum.”
Haber-Kamera: Nuray UZATMAZ/KAYSERİ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN’un Çarşamba ilçesinde tefecilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 5 şüpheliden 2’si tutuklanırken, 3’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ile Çarşamba İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ‘tefecilik’ yaptığı tespit edilen 5 şüpheliye ait adreslere bu sabah saat 07.00’de eş zamanlı operasyon düzenledi. Yapılan aramalarda, 4 senet, 10 yazılı çek, 3 boş çek, 1 çek defteri, 5 ipotek belgesi, 4 borç- alacak defteri, 5 tapu, 15 cep telefonu, 4 dizüstü bilgisayar, 2 bilgisayar kasası, 6 harici bellek, 5 sabit disk, 1 kurusıkı tabanca, 2 av tüfeği ve 188 tabanca fişeği ele geçirildi. Olayla ilgili 5 şüpheli gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Cihan Öz ve Mustafa Bala çıkarıldığı hakimlik tarafından tutuklanırken, Y.Ö., S.Ö. ve H.Ö. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay:
“Liman, tersane, sanayi kuruluşları gibi kirleticilere karşı önlem alınmadığı sürece bizim tek taraflı çabalarımız boşa gitmeye mahkumdur”
İZMİR – İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Karşıyaka Vapur İskelesi yakınlarında sabah saatlerinde yoğun yakıt kokusu ile birlikte deniz yüzeyinde görülen siyah renkli yağ tabakasının temizlenmesi ve kirliliğin yayılmaması için müdahalede bulundu. Kirliliğin kaynağının tespiti ve gerekli işlemlerin yürütülmesi adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı İzmir Liman Başkanlığı yetkililerine de bilgi verildi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, Deniz Koruma Şube Müdürlüğü bünyesindeki Karadan Müdahale Ekibi bu sabah erken saatlerde yaptığı denetimlerde Karşıyaka Vapur İskelesi bölgesinde çok yoğun bir yakıt kokusu ile birlikte, deniz yüzeyinde siyah renkli yağ tabakası tespit etti. Acil olarak temizlik çalışmalarına başlayan ekipler öncelikle, tehlikeli maddeleri absorbe edici özelliği olan sosis şeklindeki yüzer bariyerler ile kirliliğin olduğu alanı çevreledi ve daha fazla alana yayılmasını önledi. Ardından absorbe edici özelliği olan örtü şeklindeki pedler ile kirliliğin deniz yüzeyinden alınması sağlandı. Kirliliğe sebep olan durumun, petrol kaynaklı atık olduğu tespit edildi. Kirlilik kaynağının tespiti ve denetimi için, yetki ve sorumluluk sahibi olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı İzmir Liman Başkanlığı yetkililerine bilgi verildi.
“Bakanlık yetkililerine bunu anlatmaya çalıştık”
Yaşanan durum hakkında değerlendirme yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay şunları ifade etti:
“Sürecin en başından beri anlatmaya çalıştığımız durumun bu kez somut ve üzücü bir örneğine tanık olduk. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından oluşturulan Bilim Kurulu’nun hazırladığı 15 maddelik eylem planını ‘şerh’ koyarak imzalarken de bunu anlatmaya çalıştık. İzmir Körfezi’nin temizlenmesi konusunda tüm sorumluluğu İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üzerine yıkıp, bakanlık ve merkezi idare kurumlarının görevlerini yok sayan bir anlayışla körfezi temizleyemeyiz. Söz konusu arıtma tesisleri olduğunda en ufak söylentiyi ihbar kabul edip İzmir Büyükşehir Belediyesi kurumlarına ceza yazmaya koşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri, lütfen bu ihanetin de gereğini yapsın. Liman, tersane, sanayi kuruluşları gibi kirleticilere karşı önlem alınmadığı sürece bizim tek taraflı çabalarımız boşa gitmeye mahkumdur.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Buna göre, GSYH 2024 yılı üçüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,1 arttı.
GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2024 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; inşaat yüzde 9,2, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 6,2, tarım sektörü yüzde 4,6, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,5, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 2,3, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 2,2, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 1,9 ve hizmetler yüzde 1,4 arttı. Diğer hizmet faaliyetleri yüzde 2,4, sanayi sektörü yüzde 2,2, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri ise yüzde 0,3 azaldı.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,2 azaldı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2024 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,9 arttı.
GSYH, 11 TRİLYON 893 MİLYAR 252 MİLYON TL OLDU
Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2024 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 53,3 artarak 11 trilyon 893 milyar 252 milyon TL oldu. GSYH’nin üçüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 357 milyar 989 milyon olarak gerçekleşti.
HANEHALKI NİHAİ TÜKETİM HARCAMALARI YÜZDE 3,1 ARTTI
Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2024 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 3,1 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 0,9, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 0,8 azaldı.
Mal ve hizmet ihracatı, 2024 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 0,8 artarken ithalatı yüzde 9,6 azaldı.
İŞGÜCÜ ÖDEMELERİ YÜZDE 76,3 ARTTI
İşgücü ödemeleri, 2024 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 76,3 arttı. Net işletme artığı/karma gelir yüzde 45,7 arttı.
İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 31,9 iken, bu oran 2024 yılında yüzde 36,4 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 47,8 iken yüzde 45,1 oldu.
Erdem AksoyHaberler.com – EkonomiTürkiye İstatistik KurumuTürkiyeEkonomiGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Emniyet Genel Müdürlüğü, dolandırıcılık maillerine karşı uyardı.
DOLANDIRICILIK MAİLLERİNE DİKKAT
Emniyetten yapılan açıklamada, son günlerde bazı kişilerce, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş’ın adı kullanılarak, Demirtaş’a ait olmayan mail adreslerinden çeşitli yanlış bilgiler paylaşıldığı ve vatandaşların kişisel verilerinin talep edildiğinin saptandığı belirtildi.
Açıklamada, “Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları için kendilerinden istenilen kişisel veri veya diğer taleplere ilişkin içeriklere itibar etmemeleri, bu ve benzeri şüpheli bir durum ile karşılaşmaları durumunda, derhal güvenlik birimlerine bilgi vermeleri gerekmektedir.” ifadelerine yer verildi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Seçil Selen Balık
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lübnan ordusu, İsrail ile imzalanan ateşkesin 2 günde birkaç kez ihlal edildiğini duyurdu.
Açıklamada, İsrail ile Lübnan arasında varılan ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinin ardından 27 ve 28 Kasım’da İsrail ordusunun ateşkes anlaşmasını ihlal ettiği kaydedildi.
“Düşman İsrail, hava ihlalleri ve çeşitli silahlarla Lübnan topraklarını hedef alarak anlaşmayı birkaç kez ihlal etti.” ifadesine yer verilen açıklamada, Lübnan ordusunun ilgili makamlarla ihlalleri takip ettiği aktarıldı.
ATEŞKES SONRASI İLK HAVA SALDIRISI
Lübnan ile İsrail arasında varılan ateşkes anlaşması, 27 Kasım Çarşamba günü yerel saatle 04.00’te (TSİ 05.00) yürürlüğe girmişti.
Anlaşmanın ikinci maddesinde, “İsrail, Lübnan’da sivil, askeri veya devlete ait hedeflere kara, deniz veya havadan herhangi bir askeri saldırıda bulunmayacak.” ifadeleri yer almıştı.
Ancak İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki Mercaiyun’a bağlı Merkeba beldesinde bir meydanı hedef alması sonucu 2 kişi yaralanmıştı.
İsrail ordusu, ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından “ilk kez” bugün akşam saatlerinde Sayda kentine hava saldırısı düzenlemiş, İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Hizbullah’a ait orta menzilli roket deposu” olduğunu öne sürdüğü bir noktayı hedef aldıklarını açıklamıştı.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Seçil Selen Balık
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yoğun diplomasi trafiği süren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son olarak Umman Sultanı Heysem bin Tarık bin Teymur El Said ile bir araya geldi.
Türkiye’yi ziyaret eden Umman Sultanı Heysem bin Tarık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde resmi törenle karşıladı.
Esenboğa Havalimanı Şeref Salonu’nda bir süre görüşen Erdoğan ve Bin Tarık, daha sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne geçti.
İkili ve heyetler arası görüşme sonrası Erdoğan ve Bin Tarık, ortak basın toplantısı düzenledi.
Burada önemli açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:
“UMMAN İLE İLİŞKİLERİMİZ HER ALANDA GELİŞMEYE DEVAM EDİYOR”
Umman Sultanı Heysem bin Tarık’ı Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu ziyaret Umman’dan ülkemize yapılan devlet başkanlığı makamında ilk ziyarettir, büyük önem taşıyor.
Umman ile ilişkilerimiz her alanda gelişmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl ülkemizde yaşanan deprem felaketinin ardından güçlü dayanışmaları için teşekkür ediyorum. Kıymetli dostumun Yemen ihtilafı başta olmak üzere barışın tesisi olmak üzere verdiği çabalar takdir edilmelidir.
“2025 YILINDAN İTİBAREN UMMAN’DAN SIVILAŞTIRILMIŞ GAZ TEDARİK ETMEYİ PLANLIYORUZ”
Bugünkü görüşmelerimizde atılabilecek adımları değerlendirdik. İlişkilerimize kurumsal çerçeve kazandırmak istiyoruz. Birçok alanda iş birliğimizi ilerletmeye yönelik 10 belge imzalandı.
Ekonomik ilişkilerimizi ilk etapta 5 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Umman heyetinin Türk iş dünyasının yapacağı toplantıdan somut neticeler alınmasını ümit ediyorum.
2025 yılından itibaren Umman’dan sıvılaştırılmış gaz tedarik etmeyi planlıyoruz. Umman’ın savunma sanayiinde Türk ürünlerini tercih etmesinden memnuniyet duyuyoruz.

“İSLAM DÜNYASININ DAHA SOMUT VE İŞ BİRLİĞİ YAPMASINA VURGU YAPTIK”
Umman ile istişare ve iş birliğine önem veriyoruz. İsrail’in Filistin katliamlarına karşı İslam dünyasının daha somut ve iş birliği yapmasına vurgu yaptık.
Lübnan’da ateşkes görüşmelerinin olumlu sonuçlanmasını memnuniyetle karşılıyorum. Gazze’de acil, adil ve kalıcı ateşkes sağlanmadıkta küresel huzura ulaşamayacağımızın altını çizmek istiyorum.
Biden’ın Gazze’de ateşkes için yeni bir girişim için adım atması çok geç kalmış ama memnun edicidir. Üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Gazze’de barışın tesisi için ne varsa yapmaktan çekinmeyiz.
Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MSÜ’de öğrenim gören askeri öğrencilere yönelik hazırlanan Türk Dili Kompozisyon ve Hitabet ders notunun kapağına ait olduğu iddia edilerek yayınlanan görüntüler sosyal medyada kısa sürede gündem oldu.
Görüntüler sonrası tepki sesleri yükselirken Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden (DMM) yanıt geldi.
“Ders Notu” kitabının kapağında herhangi bir görsel bulunmadığını belirten DMM, söz konusu iddialara açıklık getirdi.
DMM’den yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA YER ALAN KİTAP KAPAĞI, KURUM DIŞI BİR GRAFİK TASARIMCIYA HAZIRLATILMIŞTIR”
Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Kara Harp Okulu Türk Dili Kompozisyon ve Hitabet Dersi için hazırlanan ve Senato tarafından basılmasına izin verilen “Ders Notu” kitabının kapağında herhangi bir görsel bulunmamaktadır.
Sosyal medya hesaplarında yer alan kitap kapağı; Üniversite yönetiminin bilgisi dışında, kurum dışı bir grafik tasarımcıya hazırlatılmış ve ders notu kitaplarının üzerine basılmak üzere editör tarafından matbaaya verilmiştir.

“AKADEMİSYEN, 9 KASIM’DA GÖREVİNDEN İSTİFA ETMİŞTİR”
Kapaktaki uygunsuzluğun fark edilmesinin ardından kitapların derhal toplatıldığını bildiren DMM, devamında şu ifadelerde bulundu:
Kurum dışı bir grafik tasarımcıya kapak hazırlatan akademisyen bu davranışından dolayı 9 Kasım’da görevinden istifa etmiştir.
MSÜ Rektörlüğü tarafından olayla ilgili idari ve adli süreç başlatılmıştır.
Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, dijital ortamda akran zorbalığı ve siber tehditlere karşı alınan önlemleri değerlendirdi.
Bakan Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) çocukların ve gençlerin dijital dünyadaki güvenliğini sağlamak amacıyla çeşitli projelere imza attığını belirterek, “Dijital dünyada güvenli bir gelecek inşa etmek için çocuklarımızı ve gençlerimizi korumaya kararlıyız.” ifadelerini kullandı.
“AİLELERİ BİLİNÇLENDİRMEK EN ÖNEMLİ ÖNCELİĞİMİZDİR”
Dijital zorbalığın çocukların ve gençlerin sosyal, duygusal ve fiziksel sağlığı üzerinde yıkıcı etkiler yarattığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Dijital şiddet yalnızca bireyleri değil, toplumsal huzuru da tehdit ediyor. Siber zorbalık, çocuklarımızın özgüvenini sarsan, eğitim başarısını olumsuz etkileyen ve sosyal ilişkilerini zedeleyen bir sorun haline geldi. Bu nedenle, teknolojiyi bilinçli kullanmayı teşvik etmek ve aileleri bilinçlendirmek en önemli önceliğimizdir.” şeklinde konuştu.
“GÜVENLİ İNTERNET MERKEZİ İLE BİLİNÇLİ KULLANIMI TEŞVİK EDİYORUZ”
Bakan Uraloğlu, 2016 yılında kurulan Güvenli İnternet Merkezi’nin çalışmalarına dikkat çekerek şunları söyledi:
BTK bünyesinde faaliyet gösteren Güvenli İnternet Merkezi, internetin bilinçli ve güvenli kullanımı için önemli bir yapı taşıdır. Bilinçlendirme Merkezi, İnternet Yardım Merkezi ve İhbar Merkezi olmak üzere üç birimle hizmet veren bu yapı hem çocuklarımızı hem de ebeveynleri internetin risklerine karşı bilinçlendirmektedir. Bilinçlendirme faaliyetleri kapsamında www.guvenliweb.org.tr üzerinden sağlanan bilgilerle toplumun geniş kesimlerine ulaşmayı sürdürüyoruz.

“BİN 300 EĞİTİMDE 210 BİN KİŞİYE ULAŞTIK”
Bilinçlendirme ve farkındalık oluşturma amacıyla her yıl eğitimler düzenlendiğini kaydeden Uraloğlu, “2024 yılı itibarıyla 120 eğitim gerçekleştirildi ve bu süreçte yaklaşık 23 bin kişiye ulaşıldı. Güvenli İnternet Merkezi’nin kurulmasından bu yana ise toplamda bin 300 eğitim verilmiş ve 210 binden fazla kişiye ulaşılmıştır. Bu eğitimler, özellikle çocuklar ve gençlerin internet kullanım becerilerini geliştirirken, internetin riskleri konusunda farkındalık kazanmalarını sağlamaktadır.” dedi.
“81 BİN ÖĞRENCİYE GÜVENLİ İNTERNET TIRI İLE ULAŞTIK”
Güvenli İnternet Tırı projesine de değinen Uraloğlu, “Bu proje sayesinde teknolojiye erişimi sınırlı çocuklarımız, internetin güvenli kullanımına dair bilinçleniyor. Bugüne kadar 200’den fazla okul ziyaret edilerek yaklaşık 81 bin öğrenciye ulaşıldı. Çocuklarımızın teknolojiyi doğru ve bilinçli kullanmaları için bu tür projeleri artırmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

DİJİTAL OYUNLAR BİLGİ PLATFORMU İLE AİLELERE REHBERLİK SAĞLANIYOR
Bakan Uraloğlu, dijital oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini de göz önünde bulundurduklarını belirterek, “BTK tarafından 2018 yılında hayata geçirilen Güvenli Oyna Dijital Oyunlar Bilgi Platformu ile ailelere ve çocuklara rehberlik sağlıyoruz. Popüler dijital oyunlar analiz edilerek ebeveynlere tavsiyelerde bulunuyor ve çocuklarımızın eğitsel ve iş birliğine dayalı oyunlara yönlendirilmesini teşvik ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, 2018 yılında hayata geçirilen İnternet Yardım Merkezi Portalı’nın internetin bilinçli, güvenli ve etkin kullanımı konusunda vatandaşlara kapsamlı bir destek sunduğunu belirtti. Uraloğlu, “Yasadışı içeriklerden mahremiyetin korunmasına, bilgi güvenliğinden sosyal ağ platformlarına kadar geniş bir yelpazede rehberlik sağlanıyor. Ayrıca Alo 141 İnternet Destek Hattı üzerinden vatandaşlarımız doğrudan destek alabiliyor.” dedi.

GÜVENLİ İNTERNET HİZMETİ İLE ZARARLI İÇERİKLER ENGELLENİYOR
2011 yılından bu yana işletmeciler tarafından sunulan Güvenli İnternet Hizmeti’nin iki farklı profil sunduğunu belirten Bakan Uraloğlu, şunları kaydetti:
Çocuk ve Aile Profilleri sayesinde çocuklarımızı uygunsuz içeriklerden koruyarak güvenli bir dijital ortam sağlıyoruz. Çocuk profili, çocuklarımızın yalnızca onlara uygun sitelere erişmesini sağlarken; aile profili ise müstehcenlik, şiddet, kumar gibi zararlı içeriklere erişimi engelliyor. Güvenli İnternet Hizmeti abone sayısı ise 46,3 milyon kişiye ulaştı.
Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yoğun diplomasi trafiği sürüyor.
Umman Sultanı Heysem bin Tarık ve beraberindeki heyeti Ankara’ya getiren uçak, Esenboğa Havalimanı’na indi.
Havalimanındaki karşılama töreninde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ankara Valisi Vasip Şahin ve diğer ilgililer eşlik etti.
Esenboğa Havalimanı Şeref Salonu’nda bir süre görüşen Erdoğan ve Bin Tarık, daha sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne geçti.

RESMİ TÖRENLE KARŞILANDI
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Erdoğan ve Bin Tarık’ın tören alanındaki yerlerini almasının ardından bando iki ülkenin milli marşlarını çaldı.
ASKERLERİ SELAMLADI
Heysem Bin Tarık, Muhafız Alayı Tören Kıtası’nı “Merhaba asker” diyerek selamladı.
Törende, tarihte kurulan 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve askerlere de yer verildi, 21 pare top atışı yapıldı.
BASIN MENSUPLARINA POZ VERDİLER
Erdoğan ve Bin Tarık, merdivenlerde Türkiye ve Umman bayrakları önünde tokalaşarak basın mensuplarına poz verdi.

ORTAK BASIN TOPLANTISI DÜZENLENECEK
İkili ve heyetler arası görüşmeye geçen Erdoğan ve Bin Tarık, görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bin Tarık onuruna resmi akşam yemeği verecek.
Törende, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Ankara Valisi Vasip Şahin de yer aldı.

TARİHTE BİR İLK
Türkiye’nin Muskat Büyükelçisi Muhammet Hekimoğlu, Umman Sultanı Heysem bin Tarık’ın bugünkü Türkiye ziyareti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapacağı görüşme ve iki ülke arasındaki ilişkilere dair açıklamada bulundu.
Umman Sultanı’nın ziyaretine ilişkin Hekimoğlu, şu sözleri sarf etti:
Umman tarafından Türkiye’ye devlet başkanı düzeyinde tarihte herhangi bir ziyaret olmadı. Bu nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan, Umman Sultanı’nın Türkiye ziyaretini çok önemsiyor. Bunu çeşitli vesilelerle hem telefon görüşmelerinde kendisine dile getirmiş, kendisini davet etmiş hem de bizlere verdiği talimatlarla da bu hususu takip etmemizi özellikle salık vermişti. Hiç şüphesiz tarihinde ilk kez Umman’dan Türkiye’ye bir devlet başkanı düzeyinde ziyaretin gerçekleşecek olması, tarihi bir anlam ifade etmektedir.

UMMAN’IN TÜRKİYE HASSASİYETİ
Hekimoğlu, bu ziyaretin Umman açısından da çok önemli olduğuna dikkati çekerek, iki ülke arasındaki siyasi, askeri ve ticari ilişkilerin yanı sıra 3 asra yakın süredir Umman’ı yöneten el-Busaidi Ailesi’nin Türklerle akrabalık ilişkilerine çok önem verdiğini ifade etti.
Sultan bin Tarık’ın babaannesinin Türk olduğunu ve babasının da 6 yaşına kadar İstanbul’da İngiliz okulunda öğrenim gördüğünü anlatan Hekimoğlu, bu yakınlıkların Türkiye’nin arşiv belgelerinde tespit edildiğini bildirdi.
Hekimoğlu, bu bağlamda Umman ile Busaidi Ailesi’nde Türklere karşı ciddi bir sempati ve yakınlık hissi bulunduğunu kaydederek, görevi süresince aynı zamanda Umman halkının da Türkiye’ye ve Türk dizilerine teveccühü olduğunu ve Türkçeye karşı da büyük bir sevgi beslediklerini aktardı.

UMMAN
Resmi adıyla Umman Krallığı, Arap Yarımadası’nın güney doğusunda, Basra Körfezi’nde stratejik bir bölgede bulunuyor.
İnsanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biri olan Umman, 15. yüzyılda Portekiz kolonilerinin, 16. yüzyılda Osmanlı hakimiyetine geçti.
18. yüzyıldan beri aynı haneye mensup kişiler tarafından yönetilen Umman, hiçbir zaman bir İngiliz sömürgesi olmasa da, 20.yüzyılda ülkenin İngiliz siyasi ve askeri danışmanlara olan bağlılığı arttı.
Babasını 1970’de askeri bir darbe ile devirerek yönetimi devralan Sultan Kabus’un modernleştirme politikaları ülkeyi dış dünyayla temaslarını artırdı.
İngiltere ve ABD ile yakın ilişki politikasına devam eden Kabus, komşuları ile barış içinde bir dış politika izlemeye önem gösteriyor.
Körfez İşbirliği Konseyi’nin kurucu üyelerinden olan Umman, 1971’de Arap Birliği’ne ve Birleşmiş Milletlere (BM) üye oldu.
Umman, komşusu Yemen ile yaşadığı 25 yıllık sınır sorununa 1992’de bu ülkeyle imzaladığı anlaşma ile son verdi.

Ekonomi
Ekonomisi çoğunlukla petrol ve gaz üretimine dayanan Umman’da başlıca gelir diğer Körfez ülkeleri gibi petrol ve gazdan oluşuyor.
Ülkede gelir vergisinin yüzde 12 gibi düşük bir seviyede uygulanması ve sermaye ve kar transferine kısıtlama olmaması Umman’ı diğer Körfez ülkelerine nazaran yabancı yatırımcılar için daha çekici bir hale getiriyor.
Gayrisafi yurtiçi hasılası yaklaşık 72 milyar dolar olan Umman’ın başlıca ticaret ortaklarını Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, Güney Kore, Japonya ve Hindistan oluşturuyor.

UMMAN’DAKİ BLOK 6 PETROL SAHASI
Blok 6 petrol sahası, Umman’nın Zufar kentinde yer alıyor.
Umman Hükümeti, Shell, TotalEnergies ve Tayland’ın ulusal petrol şirketi PTT Public’e ait olan Blok 6 petrol üretim sahası Umman Petrol Geliştirme Şirketi tarafından işletiliyor.
Blok 6, günlük 650 bin varil petrol üretim kapasitesiyle ülke ekonomisinin en önemli can damarlarından biri olarak görülüyor.
Umman, Orta Doğu’daki diğer ülkelere kıyasla nispeten küçük bir petrol üreticisi olmasına rağmen yine de dünyanın en yüksek petrol üretimine sahip 19. ülkesi konumunda.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Suriye’de Beşşar Esed rejimi güçleriyle çatışan rejim karşıtı silahlı gruplar, Halep kentinin dış mahallelerinin bir kilometre yakınına ulaştı.
400 KİLOMETRELİK ALAN KONTROL ALTINA ALINDI
Çatışmalar, ilk olarak dün sabah erken saatlerde Halep ilinin batı kırsalında başladı.
Halep ve İdlib illerinde Esed rejimi ile iki gündür süren çatışmalarda rejim karşıtı gruplar, 400 kilometrekarelik alanı kontrol altına aldı.
Rejim karşıtı silahlı gruplar, gece saatlerinde devam eden çatışmalar sonrası Halep’in dış mahallelerinden Yeni Halep Mahallesi’ne yaklaştı. Böylece silahlı gruplar, Halep kentinin dış mahallelerinin bir kilometre yakınına ulaştı.
İki gündür süren çatışmalar sonrası rejim karşıtı gruplar, Halep ve İdlib’de 56 yerleşimin kontrolünü ele geçirdi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Seçil Selen Balık
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Adalet Bakanlığının 2025 yılı bütçe görüşmeleri gerçekleştirildi..
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, görüşmelere ilişkin milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
“CAYDIRICILIĞI SAĞLAYACAK TASLAK ÇALIŞMAMIZ VAR”
Toplumdaki “cezasızlık algısını” kırmak adına bazı kanunlarda yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini vurgulayan Tunç, şu ifadeleri kullandı:
Bu konuda bizim bir çalışmamız söz konusu. Özellikle cezaların alt sınırı bakımından bir cezasızlık algısına yol açtığını görüyoruz. Buradaki caydırıcılığı sağlayacak taslak çalışmamız var. Bunu milletvekillerimizin takdirlerine arz edeceğiz. Ceza Muhakemesi Kanunumuzda tutuklama sebepleri var.
Katalog suçlar var, tutuklama sebebi varsayılan suçlar belli. Katalog suçlar aynı kalmak kaydıyla, 2 yılın altındaki suçlarda tutuklama yasağı var. Vücut bütünlüğüne aykırı davranışlarda tutuklama yasağı yok ama diğer suçlarda 2 yılın altındaysa tutuklama yasağı var.
“BİR SÜRE CEZAEVİNDE KALMA DURUMU HALİNDE CEZASIZLIK ALGISIYLA SORUNLARI ORTADAN KALDIRABİLİRİZ”
Burada özellikle 2 yılı da koruyarak, AİHM kriterlerini de karşılayan, suçun işleniş şekli, kişinin suç işleme eğilimi ve kamu düzeni bozma tehlikesi gibi kriterler getirilebilir. Burada takdir milletvekillerimizin. Yine 2 yılın altındaki suçlar bakımından da denetimli serbestliğin maktu 1 yıl uygulanması nedeniyle cezasızlığa yol açtığını hepimiz biliyoruz.
Denetimli serbestlik tedbirinin 1 yıllık maktu süreden yararlanabilmesi için Meclisimizin takdir edeceği bir süre cezaevinde kalma durumu halinde cezasızlık algısıyla ilgili birtakım sorunları da ortadan kaldırabiliriz.

Yargı bağımsızlığı, güvenilir adaletin tesisi, vatandaşların yargı hizmetlerinden memnuniyetini en üst noktaya çıkarma adına son 22 yılda yoğun bir gayret gösterildiğini kaydeden Tunç, temel kanunların yenilendiğini, yeni ihtiyaçlar doğrultusunda da kanunlarda düzenlemelere devam edileceğini ifade etti.
Yargı teşkilatında 25 bin hakim ve savcının görev aldığını dile getiren Tunç, “11 milyon 845 şu an derdest dosya bulunuyor önlerinde. Bu yıl içerisinde de 12 milyon 113 bin dosyada karar vermiş durumdalar. Derdest dosya sayısından daha fazla karar verdiklerini görüyoruz.” diye konuştu.
Yargıyı oluşturan 3 sac ayağının iddia, savunma ve hüküm olduğunu belirten Tunç, her üç alana da önem verdiklerini kaydetti.
YARGI REFORMU STRATEJİ BELGESİ ÇALIŞMALARINDA SONA GELİNDİ
“Adaletin tecellisi için öncelikle ihtiyaca cevap veren bir mevzuatın olması gerekir.” ifadelerini kullanan Tunç, bu konuda önemli düzenlemelerin yapıldığını belirterek, Yargı Reformu Strateji Belgesi çalışmalarının da sona geldiğini belirtti.
Tunç, “Taslak çalışmamızı hazırladık, hedefler doğrultusunda da çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi.
“ARTAN İŞ YÜKÜNE ORANLA HAKİM SAVCI SAYISINI DAHA DA ARTTIRMAMIZ GEREKİYOR”
Adalet Bakanı Tunç, mevzuatın yanı sıra fiziki yapının iyileştirilmesi adına da önemli ilerlemelerin sağlandığını, müstakil adliye sayısının 78’den 379’a çıktığını ifade etti.
“Saraylar yapıyorsunuz, içerisinde adalet yok” eleştirilerine cevap veren Tunç, “Fiziki mekanlardaki insan unsuru çok önemli. O konuda da uygulamaya koyduğumuz önemli çalışmalarımız var. Bugün 25 bine yakın hakim ve savcımız var. 2002’de 9 bin bin hakim ve savcımız vardı. Artan iş yüküne oranla bu sayıyı daha da arttırmamız gerekiyor. Avrupa Konseyi ülkeleri arasında biz hakim savcı sayısı ortalamasını henüz yakalayamadık.” dedi.

“HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ENDEKSİ OBJEKTİF KRİTERLERE DAYANMIYOR”
Adalet Bakanı Tunç, Dünya Hukukun Üstünlüğü Endeksi’ne ilişkin, “Hukukun Üstünlüğü Endeksi Dünya Adalet Projesi olarak bilinen kar amacı gütmeyen bir kuruluş ve bunun kurucusu da ABD eski barolar birliği başkanı. Ülkelerde değişik araştırmalar yaparak bir endeks hazırlıyor.” bilgisini paylaştı.
Hazırlanan endeksin objektif olmadığını vurgulayan Tunç, şöyle devam etti:
Endekse baktığımız zaman Türkiye’nin gerçekleştirmiş olduğu reformların, uygulamaların maalesef oraya yansıtılmadığını görüyoruz. Ben burada ‘masa başında yapılan endeksler’ demek istemiyorum ama objektif kriterlere dayanmıyor. Listeye baktığımız zaman Türkiye’nin üstünde gösterilen birçok ülkede demokrasi bile olmadığını göreceksiniz.
Hukuk devleti olmayan, demokrasi olmayan ülkeleri Türkiye’nin üstünde göstermek haksızlık. Kar amacı gütmeyen bu kuruluşun bu çalışmaları yapması için bağışa ihtiyacı var. Adalet Bakanlığı bütçesinde geçen yıl bunla ilgili bir ödenek konulmamıştı. Hala 117. sırada göstermeye bizi devam ediyorlar. 2025 bütçesinde de böyle bir ödenek yok. Bağış yapan ülkelerin daha önde çıktığını görüyoruz. Birinci bağışçı ABD Dışişleri Bakanlığı.
“AYM’NİN 101 İHLAL KARARI İCRA EDİLEMEDİ”
Adalet Bakanı Tunç, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyma konusunda Türkiye’ye yapılan eleştirilerin de yersiz olduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin AİHM’in ihlal kararlarına uyma konusunda genel ortalamanın üzerinde olduğunu belirten Tunç, Avrupa Konseyine üye ülkelerin 2012 ile 2023 arasında 10 bin 252 olduğunu, aynı dönemde Türkiye hakkındaki ihlal sayısının 1126 olduğunu bildirdi.
Bakan Tunç, “Avrupa Konseyi ihlal sayıları yüzde 1,52, Türkiye’nin ise yüzde 1,17. Ülkemiz aleyhine verilen ihlal sayısı 2018’den bu yana her yıl azalıyor.” bilgisini paylaştı.
Avrupa Konseyi ülkelerinin 2023 ihlal sayılarının yüzde 2,33 olduğunu belirten Tunç, Türkiye için ise 2023’teki ihlal sayısının yüzde 1,42 olduğunu dile getirdi.
Önemli olanın AİHM’in verdiği ihlal kararlarına uyum olduğunu belirten Tunç, “Avrupa Konseyi ülkelerinin uyum oranı yüzde 78,97, Türkiye’nin uyum oranı ise yüzde 89,66. Dolayısıyla Avrupa ülkelerinin ortalamasının üstünde bir pozitif durum söz konusu.” diye konuştu.
AYM’nin ihlal kararlarına uyum konusunun da “birkaç karar üzerinden tartışıldığını” belirten Tunç, AYM’ye 2012’den bu yana 641 bin 541 başvuru yapıldığını, bunlardan 535 bin 153’ünün sonuçlandırıldığını, hak ihlali kararı verilen dosya sayısının ise 76 bin 394 olduğunu dile getirdi.
AYM’de 106 binden fazla derdest dosya bulunduğunu belirten Tunç, “Anayasa Mahkemesi kararlarına uyum oranına baktığımız zaman hak ihlali kararı verilen dosya sayısı 76 bin 394, bu kararlardan 76 bin 293’ü icra edilmiş, bunlardan yalnızca 101’i icra edilememiş, bunlardan bir kısmı da teknik sebeplerden.” bilgisini paylaştı.

ÖZEL’E YÖNELİK İFADELERİ
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, terör soruşturması kapsamında tutuklanan ve Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ahmet Özer’le görüşme talebiyle ilgili yaptığı açıklamanın yanlış anlaşıldığını belirten Tunç, Özel’in kendisine yönelik “Sen nasıl izin vermezsin?”, “İzin vermeyen Adalet Bakanının alnını karışlarım” gibi sözler sarf ettiğini söyledi.
Bakan Tunç, bu ifadeler nedeniyle “Bu şekildeki yakışıksız ifadelerle izin istenilir mi? Adam gibi izin istenir” dediğini kaydetti.
Kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunun kendileri için çok önemli olduğunu vurgulayan Tunç, “Biz, ‘kadına şiddet insanlığa ihanettir’ diyoruz. Kadına yönelik şiddetin, çocuk istismarının önlenmesi hepimizin sorumluluğu. Özellikle çocukların korunmasıyla ilgili önemli yasal düzenlemeler yaptık. Bunların uygulanması konusunu da hassasiyetle takip etmemiz gerekiyor.” diye konuştu.
Tunç, kadına yönelik işlenen suçları, cezada ağırlaştırıcı neden olarak kabul ettiklerini anımsattı.
Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerini geliştirmenin gayreti içerisinde olduklarını anlatan Tunç, “Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, hem toplumsal barışa hizmet eden hem de yargının iş yükünü azaltan önemli bir uygulama. Şu ana kadar 6 milyon civarında dosya arabulucu önüne geldi. Bunun 4 milyonu aşkın rakamı uzlaşmayla sonuçlandı. Bu konudaki arabuluculuğu daha da etkin hale getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” bilgilerini verdi.
Plan ve Bütçe Komisyonunda, Adalet Bakanlığının 2025 yılı bütçesinin yanı sıra Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), Türkiye Adalet Akademisi, Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ile Danıştay’ın bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporları kabul edildi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Dilay Kaynak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, partisinin Siyasi ve Hukuk İşleri Başkanlığınca ikincisi düzenlenen “Yeni Anayasa Çalıştayları” çerçevesinde meslek kuruluşları, sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi.
Yazıcı, AK Parti olarak ‘Yeni Anayasa Çalıştaylarının’ ikincisini bugün gerçekleştirdiklerini belirtti.
Yazıcı, birinci çalıştayı 9 Ekim’de anayasa hukuku, hukuk felsefesi, siyaset bilimi, sosyoloji ve kamu yönetimi gibi alanlarda uzman akademisyenlerin katılımları ile gerçekleştirdiklerini, bu çalıştayda ‘Türkiye neden yeni bir anayasaya ihtiyaç duyuyor?’ ve ‘Katılım ve uzlaşmaya dayanan yeni anayasanın yapım yöntemi ne olmalı?’ sorularına cevap aradıklarını, hocaların ufuk açıcı katkılarından, değerlendirme ve önerilerinden çok faydalandıklarını ifade etti.
Yazıcı, ilk raporu Cumhurbaşkanı takdim ettiklerini vurguladı.
Yazıcı, bugün ikinci çalıştayı Türkiye’nin en geniş tabana sahip meslek kuruluşları, sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarının başkan ve temsilcilerinin katılımı ile gerçekleştirdiklerini ifade etti.
“YENİ VE SİVİL BİR ANAYASA İHTİYACINI HEP VE HER ZAMAN DİLE GETİRDİK”
Çalıştaya ilişkin bilgiler veren Yazıcı, “Sorumluluğunu taşıdığımız cumhuriyet hükümetleri ve parlamentomuz, 2002 yılından itibaren ülkemizin temel sorunlarını kalıcı bir şekilde çözmek amacıyla hükümet sistemi, demokrasi, özgürlükler ve adalet alanında çok sayıda reforma imza atmıştır. Bu alanlarda attığımız tarihi adımları ve yaptığımız reformları taçlandıracak yeni ve sivil bir anayasa ihtiyacını hep ve her zaman dile getirdik.
Hazırlanma yöntemi katılımcı, şeffaf ve uzlaşmaya dayanan; içeriği demokratik, sivil, özgürlükçü ve toplumun bütün kesimlerini kapsayan bir anayasa yapma azim ve kararlılığında olduğumuzun altını çizdik. Hatta seçimlerde hemen hemen seçime katılan siyasi partilerin tümü seçim beyannamelerinde yeni anayasa ihtiyacına vurgu yaptılar” diye konuştu.
“TÜRKİYE’NİN SİVİL BİR ANAYASA YAPMASI BİR ZORUNLULUKTUR”
Türkiye’nin sivil bir anayasa yapmasının zorunluluk olduğunu söyleyen Yazıcı, “12 Eylül darbesinin ardından hazırlanan 1982 Anayasası kabul edildikten kısa bir süre sonra tartışılmaya başlanmış ve henüz on yıl geçmeden çok sayıda yeni anayasa girişimi ortaya çıkmıştır.
Siyasi partiler, üniversiteler, akademisyenler, sivil toplum örgütleri, sendikalar ve meslek kuruluşları anayasa taslakları hazırlamış, Anayasa Uzlaşma Komisyonları kurulmuş ancak yeni anayasa yapımında başarıya ulaşılamamıştır. Burada temsilcileri bulunan sivil toplum örgütleri, daha 1990’lı yılların başından itibaren yeni anayasa konusunda çok sayıda çalışma yürütmüş ve anayasa önerileri hazırlamıştır.
Bunların hepsi arşivlerde yer almaktadır. 22 yıllık iktidarımız boyunca 12 Eylül rejiminin izlerini silmek, siyasal sistemi vesayetten arındırmak, demokrasimizi güçlendirmek, özgürlükleri daha güvenceli hale getirmek ve adaleti tesis etmek adına anayasa reformlarını hayata geçirdik. Ancak bütün bu düzenlemelere rağmen hala Türkiye’nin yeni ve sivil bir anayasa yapmasının bir zorunluluk olduğunu düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
1982 Anayasası’nın askeri bir darbeden sonra millet iradesi ve milletin temsilcileri dışlanarak, darbecilerin öncelikleri doğrultusunda hazırlandığını aktaran Yazıcı, “AK Parti’nin ‘sivil anayasa’ önerisi, içeriği yanı sıra hazırlanma yöntemi olarak da demokratik ve temelinde millet iradesi olan anayasa önerisidir. Hazırlanma yöntemi meşruiyeti açısından da önemlidir. Bu nedenle millet iradesinin ürünü olmayan mevcut anayasanın yerine halkın ve temsilcilerinin en geniş katılımı ile bir anayasa yapılmalı ve yürürlüğü sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’NİN İKİNCİ YÜZYILINA YAKIŞAN BİR ANAYASA YAPMAKTIR”
1982 Anayasası’nın bütün değişikliklere rağmen hem psikolojik ve sembolik olarak hem de gerçek anlamda 12 Eylül darbesinin izlerini taşıdığını kaydeden Yazıcı, “Türk milleti 2010 Anayasa Referandumu ile 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasının önünü açmış ve Türk yargısı darbecileri yargılayıp mahkum etmiştir. Bundan sonra siyaset kurumuna düşen görev, yargılanıp mahkum edilen darbecilerin hazırladığı bu anayasayı kaldırmak ve uzlaşma içerisinde Türkiye’nin ikinci yüzyılına yakışan bir anayasa yapmaktır” diye konuştu.
1982 Anayasası’nın farklı dönemlerde farklı Meclis çoğunlukları tarafından yapılan değişikliklerle sistematik bütünlüğünü, dil ve terim uyumunu, kavramsal bütünlüğünü kaybettiğini belirten Yazıcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
Bu nedenle anayasa değişikliği yerine beyaz bir sayfa açılarak yeni bir anayasa yapılması bir zaruret haline gelmiştir. Türkiye’ye ve Türk demokrasisine yakışmayan darbe mahsulü anayasaya karşılık Türk milletinin ve siyaset kurumunun insan onuruna dayanan, tamamen özgürlükçü, demokratik ve sivil bir anayasa hazırlayacak iradeye ve birikime sahip olduğuna inanıyoruz.
Günümüzde yeni anayasa yapımına engel olacak anayasal vesayet kurumları yok. Bu nedenle herhangi bir ön koşul ileri sürmeden bütün siyasi partilere, kurucusu millet olan, sivil ve kuşatıcı bir anayasa ile buluşturma çağrımızı tekrar ediyor, bu hedefe varmak üzere çalışmalarımızı kararlı ve planlı bir şekilde sürdürüyoruz.
Dünyada demokrasi, insan hakları ve özgürlüklerin gerilediği, uluslararası hukukun, kurumların ve kuralların hiçe sayıldığı, dünyanın gözleri önünde soykırım suçlarının işlendiği bir dönemdeyiz. Yakın çevremizden bazı devletlerin bütünlüğünü yitirdiğini ve iç savaşlarla boğuştuğunu, bazılarının ise nükleer silah kullanma tehdidinde bulunduğunu görüyoruz.
Tehditlerin, fırsatların ve risklerin her alanda kendini gösterdiği bir dönemde iç cephemizi tahkim edecek, Türkiye’mizi ve milletimizi tarihin öznesi yapacak atılımlar için yeni bir ‘toplum sözleşmesi’ yapmaya kararlıyız.
“ANAYASA YAPIM YÖNTEMİMİZ MİLLETLE BAŞLAMALI, MİLLETLE TAMAMLANMALI”
Yazıcı, “Anayasa yapımında bizim önerimiz, dünyadaki demokratik anayasa yapım tecrübelerinden ve ülkemizin 150 yıllık anayasa birikiminden faydalanarak milletle başlayan ve milletle biten, ilk sözü de, son sözü de milletin söylediği bir yöntemin kullanılmasıdır.
Bu konuda odak noktamız ‘millet’tir. Önce milletimizin taleplerinin gerek bireysel olarak gerekse temsilcileri olan sivil toplum kuruluşları aracılığıyla toplanması, sonrasında Mecliste partilerin en geniş katılımıyla bir taslak hazırlanması, Genel Kurul müzakeresi ve son aşamada bu taslağın referandumla tekrar halkımızın onayına sunularak sürecin tamamlanması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“85 MİLYONLUK BİR ÜLKEDE BÜTÜN VATANDAŞLARIN YÜZDE YÜZ KATILIMI İLE BİR ANAYASA YAPMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR”
Anayasanın yapımına ne kadar geniş bir katılım olursa meşruiyetinin o kadar güçlü olacağını söyleyen Yazıcı, “Şüphesiz 85 milyonluk bir ülkede bütün vatandaşların yüzde yüz katılımı ile bir anayasa yapmak mümkün değildir. Ancak toplumun mümkün olan en geniş katılımını sağlamak öncelikli hedefimiz olacaktır. Bunu gerçekleştirirken milletimizin örgütlü temsilcileri olan meslek kuruluşları, sendikalar ve sivil toplum örgütlerimizin vereceği katkı, üstlendiği rol bize göre çok önemlidir.
Sivil toplum örgütleri bir taraftan yeni anayasa fikrinin toplumsallaştırılmasını ve milletimizin gündeminde yer edinmesini sağlayacak, diğer taraftan ise toplumsal taleplerin yeni anayasaya taşınmasının imkan ve fırsatını oluşturacaktır. Dolayısıyla sivil toplumun katkısı ve desteği, yeni anayasanın meşruiyetini daha da güçlü kılacaktır.
Bu sebeple bugün ülkemizdeki en geniş tabana sahip sivil toplum örgütlerimizin değerli başkan ve temsilcileri ile yapacağımız bu çalıştayı çok önemsiyoruz. Bundan sonraki aşamalarda da sivil toplumun her türlü katılımının artarak devam etmesini ümit ediyoruz. AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı olarak geçen ay başladığımız ve bugün ikincisini yaptığımız çalıştaylarla yeni anayasa çalışmalarına katkı sunmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Yusuf Balıkçı
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye piyasasında sahte dolar krizi yaşanıyor.
Piyasalar çıkan bu söylentiyle adeta çalkalanıyor.
İstanbul başta olmak üzere birçok ilde sahte 50 ve 100 dolarlık banknot iddialarına ilişkin endişe her geçen dakika artıyor.
Sahte dolarların nasıl anlaşılacağını Tüm Yetkili Müesseseler ve Döviz Büroları Derneği (TÜYEMDER) Başkanı Mehti Şeren Habertürk canlı yayınında anlattı.
SAHTE PARA NASIL ANLAŞILIR TESTİ
Şeren, eline aldığı gerçek paraları para sayma makinesine koydu ve saydırdı. Elindeki gerçek paraları doğru sayan makineye bir de sahte paraları koyup saydırdı.
Bu kez sahte paraları makine ayırdı ve sahte olduğu anlaşıldı.
Bunun üzerine Şeren, sahte paranın çok kolay bir şekilde anlaşılabileceğini söylerken aynı zamanda bakıldığında kolay bir şekilde sahte olduğunun belirlendiğini söyledi.
Ayrıca Şeren, ayırt edilemeyen paranın piyasada olmadığını açıkladı. Aynı zamanda Şeren paranın dokusundan ve renginden de anlaşılabileceğini söyledi.


Abdullah Paçal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DÜ’den yapılan açıklamaya göre, Azerbaycan Mingeçevir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Veysel Eyyubov ile Sürekli Gelişim ve Bölgesel İnovasyonlar Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Asım Memmedov’u makamında ağırlayan Sözbir, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Öğrenci değişim programları, ortak projeler ve işbirliği imkanlarının görüşüldüğü ziyaret, hediye takdimiyle sona erdi.
Ziyarette, DÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk ile DÜ Uluslararası Ofis Koordinatörü Doç. Dr. Sibel Bayram da yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Emek Büroları Koordinatörü ve Genel Başkan Yardımcısı, AnkaraMilletvekili Gamze Taşcıer, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2025 bütçesini eleştirerek, iktidarın kadına yönelik şiddetle mücadeleyi önemsemediğini savundu. Taşcıer, yaptığı yazılı açıklamada son bir yılda en az 673 kadının erkekler tarafından öldürüldüğüne dikkat çekerek, kadın cinayetlerinin politik olduğunu vurguladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, Kadının Güçlenmesi Programı kapsamında kişi başına günlük yalnızca beş kuruşluk bir bütçe ayırdığını ifade eden Taşcıer, “Kadının Güçlenmesi Programı var. Bütçe sunumuna göre 2024’e kıyasla ödeneği yüzde 68 artırılmış. Ancak bu ödeneğin yüzde 79’u personel ve SGK gideri. Geri kalan 1 milyar lira ile Türkiye’deki yaklaşık 43 milyon kadını günlük beş kuruş ödenekle güçlendireceklermiş. Şiddet ve eşitsizlikle mücadelede için önerdikleri bu bütçe ile kadın hayatının beş kuruş etmeyeceğini söylüyorlar. Bu tablo, kadınları korumadığınızın en açık göstergesidir, bu bütçe utanç belgesidir” dedi.
Taşcıer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen Türkiye’de artan kadın cinayetlerine de dikkat çekti. Son dört yılda, 2 bin 473 kadının öldürüldüğüne işaret eden Gamze Taşcıer, Cumhurbaşkanının İstanbul Sözleşmesi’ni “ideolojik kavga aparatı” olarak nitelendirmesine tepki gösterdi. “Kadına yönelik şiddetle mücadele ideolojik bir tercih değil, evrensel bir insan hakkıdır” diyen Taşcıer, bakanlığa somut adımlar atma çağrısında bulundu.
“Ayrımcılığı ortadan kaldıracak politikalar üretin”
Kadınların istihdama katılımı konusunda hükümetin yetersiz politikalarına da değinen Taşcıer, çalışan annelerin kreş hizmetine erişimde büyük sorunlar yaşadığını ifade etti. Taşcıer, Türkiye’de kreşlerin hem sayısının hem de bütçesinin yetersiz olduğunu belirterek, “Kadınları yalnızca ev içinde tanımlıyor, ekonomik katkı sağlamalarını engellemek için politikalar üretiyorsunuz. Sosyal belediyecilik uygulamalarıyla kadınları destekleyen CHP’li belediyelerle uğraşacağınıza, görevinizi yapın, eşitsizliği, şiddeti ve ayrımcılığı ortadan kaldıracak politikalar üretin” dedi. Taşcıer, OECD ülkelerine kıyasla Türkiye’nin bu konuda çok geride kaldığını vurguladı.
Taşcıer, kadına yönelik şiddet ve toplumsal eşitlik mücadelesinin bir anayasal zorunluluk olduğunu hatırlatarak, hükümeti sorumluluk almaya çağırdı. “Kadınları kontrol altında tutan, ücretsiz ev içi emeğe yönlendiren politikalarınız utanç verici. Kadınlar bir lütuf değil, anayasal haklarını istiyor” dedi.
“Sosyal muhtaçlar ordusu yaratıyorsunuz”
Taşcıer, hükümetin sosyal yardım politikalarını da hedef aldı. 4 milyonun üzerinde haneye aylık 260 lira elektrik faturası desteği sağlanmasıyla övünen iktidarı eleştirerek, “Elektrik gibi temel bir ihtiyacı karşılayamayan milyonlarca insanın varlığı sizin sosyal yardım politikalarınızın başarısızlığını gösteriyor. Bu yardımlarla yoksulluk döngüsünü kıramazsınız, aksine sosyal muhtaçlar ordusu yaratıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
“Hassas kurumlarda güvenliği sağlayamıyorsanız, başka ne yapıyorsunuz?”
Niğde’de bir Engelsiz Yaşam ve Rehabilitasyon Merkezi’nde engelli bir çocuğun dövülerek öldürülmesi olayına da değinen Taşcıer, bakanlığın denetim mekanizmalarının işlememesini de eleştirerek, “Korumanız altındaki bir çocuğun hayatını kaybetmesi skandaldır. ‘Olayı basından öğrenmedik açıklamanız’ ise utançtır. Neden zamanında müdahale etmediniz? Hassas kurumlarda güvenliği sağlayamıyorsanız, başka ne yapıyorsunuz” diye sordu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mezitli Belediyesi tarafından sosyal belediyecilik çalışmaları kapsamında başlatılan sıcak çorba dağıtım hizmeti ilçenin birçok noktasında sabah erken saatlerde eş zamanlı olarak sürüyor. Hijyen koşullarına uygun olarak hazırlanan çorba, ekipler tarafından bardakla vatandaşa dağıtılıyor.
Başkan Tuncer, “‘Kalpten kalbe bir yol vardır, görülmez’ sloganıyla başlayan çorba dağıtımımız ile vatandaşların soğuk havalarda bir nebzede olsa yanlarında oluyoruz. İkram ettiğimiz çorbalarla vatandaşımıza bir nebze de olsa destek oluyoruz” diye konuştu.
Vatandaşlar çorba dağıtım noktalarını haftalık olarak Mezitli Belediyesi sosyal medya hesaplarından takip edebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şaban P. (39) yönetimindeki tomruk yüklü 54 RG 625 plakalı kamyon, Vezirhan beldesi Ocaklar Yolu mevkisinde kontrolden çıkarak devrildi.
Sürücü Şaban P. ile aynı araçta bulunan Ensar T. (23) ve İrfan B’nin (16) yaralandığı kaza yerine durumun bildirilmesi üzerine jandarma ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
İlk müdahalenin ardından Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’da dün kıskançlık nedeniyle evde tartıştığı eşi Abdullah Poyraz (55) tarafından tabancayla vurularak öldürülen 6 çocuk annesi Hale Akbaş Poyraz’ın (39), 15’inci yaşına giren kızının doğum gününü kutlamaya hazırlandığı ortaya çıktı.
Olay, dün saat 13.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi’nde 9 katlı binanın 3’üncü katındaki dairede meydana geldi. 6 çocuk annesi Hale Akbaş Poyraz ile 3 çocuğunun babası Abdullah Poyraz arasında iddiaya göre, kıskançlık nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Abdullah Poyraz, yanındaki tabancayla Hale Akbaş Poyraz’a ateş etti. Hale Akbaş Poyraz kanlar içerisinde yığılırken, Abdullah Poyraz ise tabancayı olay yerinde bırakıp, evden ayrıldı. Abdullah Poyraz, yaklaşık 2 saat sonra polis merkezine ‘Eşimi vurdum’ diyerek, teslim oldu.
Poyraz’ın itirafı üzerine adrese giden polis ekipleri, eve girdiklerinde Hale Akbaş Poyraz’ın cansız bedeniyle karşılaştı. Polis ekiplerinin olay yerinde yaptığı inceleme sırasında eve gelen Hale Akbaş Poyraz’ın ismi öğrenilemeyen kızı, “Annemi göreyim lütfen, anneme ne oldu, o şerefsiz annemi öldürdü” diyerek uzun süre gözyaşı döktü. Komşuların sakinleştirmeye çalıştığı kız fenalaşınca ambulans çağırıldı. Cumhuriyet savcısı ve polis ekiplerinin evde yaptığı incelemenin ardından ense kısmından vurulduğu belirlenen Hale Akbaş Poyraz’ın cansız bedeni, Antalya Adli Tıp Kurumu’nun morguna götürüldü.
4 ÇOCUĞU KORUMA ALTINDA
Hale Akbaş Poyraz’ın dün 15’inci yaş gününe giren ilk eşinden kızı G.’nin doğum günü kutlamaları için hazırlık yaptığı öğrenildi. Doğum günü için komşularının da Hale Akbaş Poyraz’ı arayıp ulaşamadığı belirtildi. Poyraz’ın 4 küçük çocuğuysa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından korumaya alındı.
Polis merkezinde gözaltına alınan Abdullah Poyraz’ın olayla ilgili verdiği ilk ifadesinde, “İşe başladıktan sonra evden uzaklaştı. Bana kötü davranmaya, hakaretler etmeye başladı. Ben de hayatında başkası olduğunu düşündüm. Aldatma mesajlarını yakaladım” dediği öğrenildi.
Abdullah Poyraz’ın uzun süredir kıskançlık krizi nedeniyle Hale Akbaş Poyraz’a zor günler yaşattığı, işten bu sebeple ayrılmasına neden olduğu ve evden çıkmasına dahi izin vermediği öne sürüldü.
Hale Akbaş Poyraz’ın cenazesinin defnedilmek üzere Adana’ya götürüleceği, Abdullah Poyraz’ın ise polis merkezindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Haber-Kamera: Adem AKALAN- Semih ERSÖZLER/ANTALYA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARABÜK – Karabük’ün Eflani ilçesinde karla kaplı arazide gezinen 3 karaca cep telefonu kamerası ile görüntülendi.
Eflani ilçesinde cep telefonu kameralarıyla kaydedilen bir görüntü, bölgedeki yaban hayatına dikkat çekti.
Aracıyla ilerleyen bir vatandaş tarafından karla kaplı arazide bekleyen 3 karacayı fark etti. O anları ölümsüzleştirmek isteyen vatandaş karacaları cep telefonu kamerası ile görüntüledi.
Görüntülerde vatandaşın korna çalmasının ardından karacaların koşmaya başladıkları yer alıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2 bin 500 litre etil alkol ele geçirildi
AYDIN – Aydın’ın Efeler ilçesinde emniyet ekiplerince 2 işyerine yapılan baskında 2 bin 520 litre etil alkol ele geçirildi, 3 şüpheli yakalandı.
Aydın İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar aralıksız sürerken, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince alkollü içki sahteciliği faaliyetlerinin önlenmesine yönelik koordineli çalışma gerçekleştirildi. Edinilen bilgiye göre ekipler, Efeler ilçesindeki 2 adreste sahte alkol üretildiği bilgisine ulaştı. Operasyon için düğmeye basan ekipler, belirlenen adreslere baskın düzenledi. İş yeri ve eklentilerinde yapılan aramalarda 2 bin 520 litre etil alkol, 174 adet alkol aroma likidi, 1 adet hassas terazi, 1 adet vakumlama makinası ve bin 600 adet plastik bidon ele geçirildi. Olayla ilgili 3 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alınırken, haklarında gerekli adli işlemler başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BATMAN’da kapısını kırıp, girdikleri kuruyemişçiden para, bilgisayar ve çok sayıda ürün çalan 4 şüpheli, polis tarafından 13 kameradan 96 saatlik görüntü izlenerek yakalandı. Şüphelilerin yakalanma anları kameralara yansıdı.
Olay, 22 Kasım’da 04.30 sıralarında Sağlık Mahallesi Hamidiler Caddesi’nde meydana geldi. 4 şüpheli araçla kuruyemiş dükkanının önüne geldi. Yüzleri maskeli 3 şüpheli, iş yerinin kapısını kırarak içeri girerken, diğeri ise araçta bekledi. Şüpheliler 40 bin lira, 2 dizüstü bilgisayar, sigara ve çok sayıda market ürününü yanlarında getirdiği torbalara doldurup, geldikleri araçla kaçtı. Sabah dükkana gelen iş yeri sahibi, durumu polis ekiplerine bildirdi. Hırsızlık anları iş yerinin güvenlik kamerasına yansırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.
KOVALAMA SONRASI YAKALANDILAR
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, çevredeki 13 güvenlik ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarından izlenen 96 saatlik görüntü ile şüphelilerin K.Y., S.S.Ç, M.F.K ve F.S. olduğunu tespit etti. Operasyon düzenleyen ekipleri gören şüpheliler, bulundukları araçla kaçmaya başladı. Yaşanan kovalama sonrası şüpheliler yakalandı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Canik Belediyesi, sosyal belediyecilik alanında gerçekleştirdiği çalışmalarla gönüllere dokunmaya devam ediyor. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede sosyal yardım çalışmalarını büyük bir hassasiyetle sürdürdüklerini ifade etti. Canik’teki ihtiyaç sahibi, dar gelirli ve engelli vatandaşları hiçbir zaman yalnız bırakmadıklarını vurgulayan Başkan İbrahim Sandıkçı, “Canik’te gönüllere ulaşmaya devam ediyoruz” dedi.
Yakın takip
İlçedeki ihtiyaç sahibi, dar gelirli ve engelli vatandaşların ihtiyaç takiplerini düzenli olarak gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Sandıkçı, “Canik’imizde sosyal destek çalışmalarımızı büyük bir hassasiyetle sürdürmeye devam ediyoruz. İlçemizdeki ihtiyaç sahibi, engelli ve dar gelirli vatandaşlarımızın ihtiyaç takiplerini ekiplerimizle birlikte gerçekleştiriyoruz. Belediyemiz Sosyal Yardım Hizmetleri Birimi’nin tespitleri ve talepler doğrultusunda, ayni ve nakdi desteklerimizi hemşehrilerimize ulaştırıyoruz. Üzerimizdeki sorumluluğun bilinciyle çalışıyor kapı kapı, sokak sokak hemşehrilerimize ulaşıyoruz. Canik’te gönüllere dokunmaya devam ediyoruz” diye konuştu. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bursa Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında A.Ç. yönetimindeki otobüsü durdurdu.
Araçtakileri indirerek arama yapan ekipler, yedek kaptanın uyuması için ayrılan bölme ile merdivenin altına gizlenmiş gümrük kaçağı 140 cep telefonu, 475 elektronik sigara ve 300 paket sigara ele geçirdi.
Merdiven basamaklarının altına gizlenen paketler halindeki telefonların, kolaylıkla alınabilmesi için çamaşır ipleriyle birbirine bağlandığı görüldü.
Gözaltına alınan A.Ç. hakkında “Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet” suçundan yasal işlem başlatıldı.
Yolcular ise başka bir otobüsle gidecekleri şehirlere gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri yaptıkları çalışmalar sonucu market hırsızlığı ve birçok iş yerinden hırsızlık olaylarının faillerini tespit etti. Araç içerisinde olan K.Y., S.S.Ç., M.F.K. ve F.S., kovalamaca sonucu yakalandı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı. – BATMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlık Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Salonu’nda haftalık bilgilendirme toplantısı yaptı.
“Son bir haftada 72 terörist etkisiz hale getirilmiştir”
Aktürk, terörle mücadeleye ilişkin, “Türk Silahlı Kuvvetlerimizin; kaynağında, sürekli ve kapsamlı olarak Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirdiği terörle mücadele operasyonlarıyla; son bir haftada 72 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2 bin 611 olmuştur. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlar ve hava harekatları neticesinde; toplam bin 128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3.146 mayın/EYP temizlenmiş, bin 317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş ayrıca 948’i ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 900 bine yakın farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir” bilgisini paylaştı.
“Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 şahıs yakalanmıştır”
Sınır güvenliğiyle ilgili bilgi paylaşan Aktürk, “Yoğun ve etkin tedbirlerle güvenliği sağlanan hudutlarımızda; son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 şahıs yakalanmıştır. 790 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Yakalanan şahıslardan 5’i terör örgütü mensubudur. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin127, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 90 bin 479 olmuştur.” dedi.
“Lübnan’da ateşkes sağlanmasından memnuniyet duyuyoruz”
Lübnan’daki ateşkese ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aktürk, “Bölgemizde şiddeti tırmandıran İsrail, Gazze’de kadınları ve çocukları öldürmeye devam etmektedir. Bugüne kadar 45 bine yakın Filistinlinin ölümüne sebep olan İsrail’in süregelen bu saldırıları karşısında alınan kararların yetersizliği görülmektedir. Uluslararası toplum, acil ve kalıcı ateşkesin sağlanması ve bölgeye insani yardımların ulaştırılması yönünde kararlı davranmalı ve zorlayıcı tedbirler almalıdır. Lübnan’da ateşkes sağlanmasından memnuniyet duyuyor, varılan ateşkesin kalıcı olması ve benzer uluslararası girişimlerin Filistin’de de bir an önce kalıcı ve kapsamlı ateşkes sağlanması için yoğunlaştırılması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz” dedi.
“Her türlü tedbiri aldık”
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Suriye’nin kuzeyindeki muhalif grupların hareketliliği ile ilgili sorular üzerine, “Bölgedeki bazı yerel grupların başlattıkları hareketliliği ve buna bağlı gelişmeleri yakinen takip etmekteyiz. Birliklerimiz için her türlü tedbiri aldık ve almaya da devam etmekteyiz” yanıtını verdi.
“Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir”
Bakanlık kaynakları, Irak’ın kuzeyindeki Zap’ta kilidin kapatılmasıyla ilgili sorular üzerine şu bilgileri paylaştı:
“2016 yılından itibaren uygulamaya başladığımız sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme’ stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu ile Pençe harekatlarımızın kilidi kapatılmış ve Irak sınırımızın tamamının emniyeti ileriden tesis edilmiştir. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlarımız ve hava harekatlarımız neticesinde; toplamda bin 128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3 bin146 mayın/EYP temizlenmiş, bin 317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş; ayrıca 948’si ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 889 bin 412 farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir. Ayrıca, kontrol altına alınan bölgede henüz girilmemiş mağara, sığınak, barınak ve depo olabileceğini değerlendiriyoruz. Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir. Bölgedeki çetin hava ve arazi şartlarına rağmen, Pençe Kilit Harekat alanındaki unsurlarımız, üstün bir feragat ve kararlılıkla tüm terör inleri yıkılıp son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar terörü kaynağında yok etme parolasıyla görevlerine devam edecektir.”
Bakanlık kaynakları, Pençe-Kilit Operasyon bölgesini de içine alan Irak kuzeyindeki Pençe Serisi Operasyonların tümündeki son duruma ilişkin de şunları söyledi:
“Bahse konu operasyon serisi ile toplam 2 bin 202 bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Buna ilave olarak; toplam 5 bin 239 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş, 6 bin 220 mayın ve el yapımı patlayıcı imha edilmiş, toplam 3 bin 987 adet silah ve yaklaşık 1 milyon 539 bin adet mühimmat ele geçirilmiştir. Böylece teröristlere ağır bir darbe indirilerek bir gece ansızın terör inlerini yerle bir etme kararlılığımız gösterilmiştir.”
“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu, Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir”
Bakanlık kaynakları, ABD Başkanı Biden ile görüşen GKRY Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in NATO üyeliği için girişimlerine ilişkin sorulara şu cevabı verdi.
“Türkiye, NATO üyesi bir ülke olarak, ittifakın genişleme kararlarının oy birliği ile alındığını hatırlatır ve bu süreçlerin herhangi bir ülkenin ulusal güvenlik endişelerini dikkate alarak yürütülmesi gerektiğini savunur. Mevcut durumda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu, Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir. Bu girişim, Kıbrıs meselesindeki hassas dengeyi bozacak ve çözüme yönelik müzakere süreçlerini olumsuz etkileyecektir.”
“40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir”
Bakanlık kaynakları, F-16 BLOCK 70/ EUROFIGHTER/ F-35 tedariklerine ilişkin sorulara şu yanıtı verdi:
“Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda milli uçağımız KAAN hizmete girinceye kadar gelişmiş teknolojiyle donatılmış modern savaş uçaklarının envantere alınması ve envanterin çeşitlendirilmesi çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda, 40 adet F-16 Blok 70 ve özellikli mühimmatın tedariki kapsamında 1,4 milyar dolarlık başlangıç ödemesi yapılarak sözleşme yürürlüğe girmiş, teknik görüşmeler devam etmekte, 40 adet Eurofighter tedarikine yönelik ise teknik görüşmeler olumlu devam etmektedir. Muhataplarımıza 40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir. F-35 konusunda da daha önce yaptığımız bir ödeme ve hangara alınan 6 adet uçak var. Ancak ilk defa bir NATO üyesi ülkeye (CAATSA) yaptırım uygulanarak teslimat gerçekleştirilmemiştir. Biz en başından beri bu yaptırımın yanlış olduğunu söylüyoruz.
Beklentimiz, müttefiklerimizin ittifakın ruhuna ve ortak güvenlik perspektifine uygun karar alınması, örtülü/örtüsüz tüm yaptırımların kaldırılmasıdır.”
“YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır”
Bakanlık kaynakları, Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilen teğmenler ve diğer personelle ilgili sürecin nasıl işleyeceğine dair sorular üzerine şunları söyledi:
“Yüksek Disiplin Kurulu süreci başlamıştır. YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır. Bu tarih zamanı gelince kamuoyuna duyurulacaktır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonlarıyla son bir haftada 72 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının 2 bin 611’e ulaştığını duyurdu.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, son 1 haftada yapılan faaliyetlere ilişkin bakanlıkta bilgilendirme toplantısı düzenledi. Tuğamiral Aktürk, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonlarıyla son bir haftada 72 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirtti. Aktürk, böylece, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının 2 bin 611 (Irak 1362/Suriye 1249) olduğunu kaydetti. Aktürk, “Sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak’ın kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonunda kahraman ordumuzun büyük özveri ve gayretiyle Zap’ta kilit kapatılmış, Irak sınırımızın tamamının emniyeti sınır ötesinden tesis edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ülkemizin ve milletimizin beka ve güvenliği için bölgedeki operasyon ve arama-tarama faaliyetlerine tek bir terörist kalmayıncaya kadar devam edecektir. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlar ve hava harekatları neticesinde toplam 1128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3 bin 146 mayın/EYP temizlenmiş, 1317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş ayrıca 948’i ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 900 bine yakın farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir” ifadelerini kullandı.
‘790 KİŞİ HUDUDU GEÇEMEDEN ENGELLENDİ’
Hudutlarda, son 1 haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 kişinin yakalandığını aktaran Aktürk, “790 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Yakalanan şahıslardan 5’i terör örgütü mensubudur. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin 127, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 90 bin 479 olmuştur” dedi.
Aktürk, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nca muhtelif miktarda Sungur Füzesi ile Orta Menzilli Tanksavar (OMTAS) Silah Sisteminin muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığını kaydetti.
‘KİLİT KAPATILMIŞTIR AMA FAALİYETLERİMİZ DEVAM EDECEKTİR’
Tuğamiral Zeki Aktürk’ün sunumu sonrası, bakanlık kaynakları gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakanlık kaynakları, Suriye’nin kuzeyindeki muhalif grupların hareketliliğine ilişkin olarak, “Bölgedeki bazı yerel grupların başlattıkları hareketliliği ve buna bağlı gelişmeleri yakinen takip etmekteyiz. Birliklerimiz için her türlü tedbiri aldık ve almaya da devam etmekteyiz” dedi.
Bakanlık kaynakları, Irak’ın kuzeyindeki Zap’ta kilidin kapatılmasına ilişkin olarak, “2016 yılından itibaren uygulamaya başladığımız sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu ile Pençe harekatlarımızın kilidi kapatılmış ve Irak sınırımızın tamamının emniyeti ileriden tesis edilmiştir. Ayrıca, kontrol altına alınan bölgede henüz girilmemiş mağara, sığınak, barınak ve depo olabileceğini değerlendiriyoruz. Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir. Bölgedeki çetin hava ve arazi şartlarına rağmen, Pençe Kilit Harekat alanındaki unsurlarımız, üstün bir feragat ve kararlılıkla tüm terör inleri yıkılıp son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar terörü kaynağında yok etme parolasıyla görevlerine devam edecektir” ifadelerini kullandı.
‘PENÇE SERİSİNDE 2 BİN 202 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ’
Bakanlık kaynakları Pençe serisindeki son duruma ilişkin olarak ise “Bahse konu operasyon serisi ile toplam 2 bin 202 bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Buna ilave olarak; toplam 5 bin 239 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş, 6 bin 220 mayın ve el yapımı patlayıcı imha edilmiş, toplam 3 bin 987 adet silah ve yaklaşık 1 milyon 539 bin adet mühimmat ele geçirilmiştir. Böylece teröristlere ağır bir darbe indirilerek bir gece ansızın terör inlerini yerle bir etme kararlılığımız gösterilmiştir” ifadelerini kullandı.
‘GKRY’NİN NATO GİRİŞİMİ KABUL EDİLEMEZ’
Bakanlık kaynakları, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulis’in NATO üyeliği girişimine ilişkin, “NATO’ya Türkiye, NATO üyesi bir ülke olarak, ittifakın genişleme kararlarının oybirliği ile alındığını hatırlatır ve bu süreçlerin herhangi bir ülkenin ulusal güvenlik endişelerini dikkate alarak yürütülmesi gerektiğini savunur. Mevcut durumda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu bulunmamaktadır, ancak girişimleri dahi Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir. Bu girişim, Kıbrıs meselesindeki hassas dengeyi bozacak ve çözüme yönelik müzakere süreçlerini olumsuz etkileyecektir” dedi.
‘EUROFİGHTER’DA TEKNİK GÖRÜŞMELER OLUMLU’
Bakanlık Kaynakları, F-16 Block 70/ Eurofighter/ F-35 tedariklerine ilişkin olarak ise “Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda milli uçağımız KAAN hizmete girinceye kadar gelişmiş teknolojiyle donatılmış modern savaş uçaklarının envantere alınması ve envanterin çeşitlendirilmesi çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda, 40 adet F-16 Blok 70 ve özellikli mühimmatın tedariki kapsamında 1,4 milyar dolarlık başlangıç ödemesi yapılarak sözleşme yürürlüğe girmiş, teknik görüşmeler devam etmekte, 40 adet Eurofighter tedarikine yönelik ise teknik görüşmeler olumlu devam etmektedir. Muhataplarımıza 40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir. F-35 konusunda da daha önce yaptığımız bir ödeme ve hangara alınan 6 adet uçak var. Ancak ilk defa bir NATO üyesi ülkeye (CAATSA) yaptırım uygulanarak teslimat gerçekleştirilmemiştir. Biz en başından beri bu yaptırımın yanlış olduğunu söylüyoruz. Beklentimiz, müttefiklerimizin ittifakın ruhuna ve ortak güvenlik perspektifine uygun karar alınması, örtülü/örtüsüz tüm yaptırımların kaldırılmasıdır” dedi.
‘YDK SÜRECİ BAŞLAMIŞTIR’
Kaynaklar ayrıca, Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilen teğmenler ve diğer personelle ilgili sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin olarak ise “Yüksek Disiplin Kurulu süreci başlamıştır. YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır. Bu tarih zamanı gelince kamuoyuna duyurulacaktır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(DİYARBAKIR) –Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Dört Ayaklı Minare önünde 28 Kasım 2015’te basın açıklaması yaptığı sırada öldürülen eski Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, katledilişinin dokuzuncu yılında anıldı. Elçi’nin adı, katledildiği Dört Ayaklı Minare Sokağı’na verildi.
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 28 Kasım 2015’te basın açıklaması yaptığı sırada güvenlik güçleri ile PKK’lı teröristler arasındaki silahlı çatışma sırasında vurularak öldürülen eski Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare önünde anıldı.
Diyarbakır Adliyesi önünde bir araya gelen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, CHP Ankara Milletvekilleri Okan Konuralp ve Aliye Timisi Ersever, Tahir Elçi’nin eşi CHP İstanbulMilletvekiliTürkan Elçi, CHP Sakarya Milletvekili Ayşe Taşkent, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç ve yüzlerce avukat, Elçi’nin öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare önüne yürüdü. Dört Ayaklı Minare önündeki anma programında Ahmet Kaya’nın “Diyarbakır Türküsü” ile Tahir Elçi’nin katledilmeden önce yaptığı son konuşma dinletilmesinin ardından konuşmalar yapıldı.
Burada ilk sözü alan Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, Tahir Elçi cinayetinin, toplumun bağrında derin yaralar bıraktığını ifade ederek, “Tahir Elçi suikastı egemenlerin isteği doğrultusunda süregelen karanlık dehlizlerde tutma politikasıyla örtüşmektedir. Cinayetin işlendiği ilk gün dönemin Başbakanı ve Adalet Bakanı tarafından faillerin bulunacağı yönündeki beyanının bir aldatmaca ve klasik bir iktidar refleksi olduğu bir kez daha görülmüştür. Tahir Elçi cinayetinin siyasi bir suikast olduğuna dair bu itiraf bu cinayetin ancak siyasi bir iradeyle aydınlatılabileceğini göstermişse de siyasi irade yargı makamı tarafından adaletin yerini bulması için bir cesaret dahi gösterememiştir maalesef. Tahir Elçi, avukatlık hayatını ağır insan hakları ihlalleriyle mücadeleye adaya Kürt sorunun barışın demokratik çözümünü savuna bir barış elçisiydi” diye konuştu.
‘Zulmün aynası olan bu karanlık sokaktayız’
Baro Başkanı Güleç’in ardından söz alan Tahir Elçi’nin eşi CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, 9 yıldır bu kanlı sokakta olduklarını belirterek, “Bugün yine hain bir pusunun kurulduğu, masum bir hukuk insanının kanıyla kirlenen bir caminin avlusunda, acı figanımıza şahitlik yaparak göğe yükselen bir minarenin ayaklarının altındayız. 9 yıldır biz burada, bu kanlı sokaktayız. Biz zulme uğrayanlar, hakkı olan adaleti arayıp da bulamayanlar, en az kendileri kadar başkaları için de huzur isteyenler, hukukun gücüne inananlar, kul hakkına riayet edenler, kardeşçe bir ülke hayal edenler, canavarın pençesinin arasında saklı tutulan temel hak ve özgürlüklerimizin, yaşam hakkımızın ve adalet hakkımızın talebi için, adaletsizlik ve zulümle tescillenmiş bu çıkmaz sokaktayız. Bugün biz yine burada, zulmün aynası olan bu karanlık sokaktayız” dedi.
‘Biz barışa inananlar olarak geldik’
Her yıl biraz daha çoğalarak, her yıl biraz daha inanarak bu sokağa geleceklerini aktaran Elçi, şunları söyledi:
“Gözünü kırpmadan insan öldürenlere, hukuku yok sayanlara, kardeşi kardeşe kırdıranlara, tarihi miraslarımızı yok edenlere, şehirlerimizi savaş meydanına çevirenlere, huzurumuzu delik deşik edenlere, yaşam hakkının kutsal olduğunu ve hukuka inandığımızı, kardeşçe ve huzur içinde bir ülke tahayyülümüzün olduğunu anlatmak için yine bu sokaktayız. Biz geldik, gizli cebimizde savaşı saklamadan toplumu kandırma niyetiyle türlü türlü, hileye, desiseye, kandırmacaya tevessül etmeden, ülkemizin hak ettiği huzuru, barışı ve insanın yaşam hakkının kutsallığını bıkmadan usanmadan anlatmak için biz kardeşçe geldik. Yalansız, dolansız, riyasız, karşıdakini kandırmaya tevessül etmeden barışın bu topraklar için şart olduğuna, biz barışa inananlar olarak geldik. Her yıl biraz daha çoğalarak, her yıl biraz daha inanarak geleceğiz. Kürt geleceğiz, Türk geleceğiz, Laz ve Çerkez geleceğiz. Rengimiz, dilimiz, mezhebimiz birbirinden farklı olsa da biz insan olduğumuz için, aynı yaradan tarafından yaratıldığımıza inandığımız için geldik, gelmeye devam edeceğiz Alçakça bir cinayetin üzerinden değil 9 yıl, yıllar yılı geçse de derdimizi; burada, bu sokakta bu topraklar için dilinden barış dökülürken gadre uğramış yerde yatan bu masuma bıkmadan, usanmadan, yalnızlığa kapılmadan çoğalarak anlatacağız. Andımız olsun ki biz mazlumun yanında durarak zalimlerin zulmünün karşısında durmaya devam edeceğiz.”
’10 yıldır bu insanlardan babalarının nasıl öldürüldüğünü bilmeyi esirgiyoruz’
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, 9 yıldır anmaya değil, bu mücadeleyi devam ettirecekleninin mesajını vermek için toplandıklarını ifade ederek, şunları söyledi:
“28 Kasım’ın dokuzuncu yıl dönümü yine Dört Ayaklı Minare’nin önündeyiz. Aslında 28 kasımları anma etkinliği olarak düzenliyoruz ama bizim bu yaptığımız anmak değil. Çünkü anabilmemiz için önce ne olduğunu bilmemiz gerekiyor. Maalesef 9 yıldır bizden ne olduğunu bilmemiz esirgende. Bu esirgeme yargı kılıfı arkasına gizlenmeye çalışıldı. Biz 9 yıldır anmaya değil bu mücadeleyi devam ettireceğimizin mesajını vermek için toplanıyoruz. Hep bu toplantılarda Tahir başkanın bugüne kadar verdiği insan hakları mücadelesinden bahsediyoruz. Cezasızlık politikasına karşı verdiği mücadeleden bahsediyoruz. Burada Dört Ayaklı Minare’nin önünde öldürüldüğü anda bile verdiği kültürel değer sahip çıkma mücadelesinden bahsediyoruz. Ama tüm bunları bir tarafa bırakalım. Sadece bir insan olarak değerlendirelim. Sıradan sade bir vatandaş olarak değerlendirelim. Onun sıradan ailesini bir düşünelim. Çocuklarını bir düşünelim. Eşini bir düşünelim. En azından bilmek hakları yok mudur? Geçtim cezalandırılmayı. Bugün belki Türkan Hanım burada ifade edemez ama eminim iki dost olarak sohbet etsek, geçtim cezalandırılmayı, biz sadece ne olduğunu bilmek istiyoruz der. Çocukları biz babamız nasıl öldürüldü? Biz sadece bunu bilmek istiyoruz der. 10 yıldır bu insanlardan babalarının nasıl öldürüldüğünü bilmeyi esirgiyoruz. 10 yıldır bir eşe hayat yoldaşını, yol arkadaşını nasıl kaybettiğini bilmeyi esirgiyoruz.”
‘Yargının araçsallaştırılarak bir cinayetin üstünün örtmesine alet edildiği ilk derece mahkemesinin kararıyla ilan edildi’
Dört Ayaklı Minare Sokağı’na her gelişinde mahcubiyet yaşadıklarını söyleyen Sağkan, şunları kaydetti:
“Geçtiğimiz yıl ben bu sokaktan girdiğimde çok derin bir mahcubiyet duyduğumu ifade etmiştim. İşte duyduğum mahcubiyet bundandır. Bu sokağa her girdiğimde bünyemde çok derin bir mahcubiyet hissediyorum. Çünkü yargı kılıfı altına gizlenerek, bu aileden saklanan gerçeğin maalesef ki sistemin içerisinde bulunan savunma makamını temsil eden, yargı sistemini ne kadar eleştirsem de, bağımsız olması için ne kadar çabalasam da sistemin bir parçası olarak bunun mahcubiyetini duyuyorum. Çünkü bu aileden bilme haklarını esirgedik 10 yıldır. Sadece bilme haklarının. Bu kadar basitti aslında. Tek istediğimiz nasıl katledildi Tahir Başkan, ailesi bilsin, meslektaşları bilsin, Diyarbakırlılar bilsin, bizler bilelim. Tabii bu mahcubiyet yerini umutsuzluğa değil, aksine tam bir umuda eviriyor. Çünkü yargı görünümü altındaki süreç artık bu şekilde yürütemeyeceğini gördü ve ilk derece mahkemesi kısmı bu sürecin aslında bir yargısal süreç olmadığını alenen kararıyla ilan etti. Aslında malumun ilanını yaşadık. O yüzden umutluyum. Çünkü görüntü süreci, bu yargısal görüntü süreci son buldu artık. ve ilan edildi. Maalesef yargının araçsallaştırılarak bir cinayetin üstünün örtmesine alet edildiği ilk derece mahkemesinin kararıyla ilan edildi. Şimdi mücadelemiz daha da büyüyecek. Belki bugün burada anamıyoruz ve bu mücadeleyi büyüteceğimizi göstermek adına burada bulunuyoruz. Ama andolsun söz veriyorum belki 19 yıl sonra, belki 29 yıl sonra, belki 99 yıl sonra bu sokak yine binlerce avukatla dolacak ve o avukatlar ne olduğunu bilerek gerçekten dört ayaklı minarenin önüne anmak için girecekler. Andolsun bunu Diyarbakır avukatları, Türkiye’deki tüm avukatlar, hak savunucuları elbet bir gün hayata geçireceğiz.”
Daha sonra söz alan Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, Sur Belediyesi tarafından Dört Ayaklı Minare Sokağı’nın adı Tahir Elçi Sokağı olarak değiştirildiğinin bilgisini paylaştı.
Konuşmaların ardından Elçi’nin öldürüldüğü yere karanfiller bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son dönemde piyasaya yüklü miktarda 50’lik ve 100’lük sahte doların piyasaya sürüldüğü haberleri üzerine dün Kapalıçarşı başta olmak üzere çok sayıda yerde döviz büroları dolar alımını durdurdu. Sahte dolarların gerçeğinden ayrılmasının oldukça güç olduğu belirtilirken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatıldığını açıkladı. Açıklama şöyle:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından sosyal medyada ve bazı basın yayın organlarında gündeme getirilen İstanbul merkezli sahte para basımı ve dağıtımı konuların araştırılması amacıyla Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Büromuzca re’sen soruşturma başlatılmıştır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SEUL, 28 Kasım (Xinhua) — Güney Kore’nin başkenti Seul kasım ayında 16 santimetreyi aşan kar yağışıyla rekor kırdı. Bu, 1972’de kaydedilen 12,4 santimetrelik önceki kasım ayı rekorunu geride bıraktı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’da yer alan habere göre Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosunca, yasa dışı bahse teşvik iddiasına ilişkin tutuklanan Yağmur Şifa Yaprak hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı.
3 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
İddianamede, şüpheli hakkında “kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 3 bin güne kadar para cezası talep edildi.
İddianame değerlendirilmek üzere asliye ceza mahkemesine gönderildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İnternet hızına ilişkin yapılan eleştirilere işaret eden Uraloğlu, fiber altyapının bazı caddelere, sokaklara ve evlere gidebildiğini, internet kullanıcılarının belli paket hızlarında talepleri olduğunu söyledi.
Uraloğlu, bu alanda uluslararası kriterlere göre istenilen yerde olunmadığına dair iddiaların bulunduğunu dile getirerek, “Burada bizim yapmamız gerekenler var ve Telekom’un imtiyaz hakkı sürecinde daha çok para yerine daha çok yatırımı şart koyarak bunları telafi edeceğiz. Ama unutmayalım, mevcut altyapı, daha yüksek kapasitede olduğu halde yeterince talep olmadığı için tam anlamıyla da kullanılamayabiliyor.” diye konuştu.
Avrupa Birliği’nin Facebook, YouTube, Twitter, TikTok ve Instagram gibi büyük sosyal medya platformlarının kullanıcılarının güvenliği için yasa dışı içeriklerin yayılmasını önlemek anlamında ciddi kurallar getirdiğini anımsatan Uraloğlu, şöyle devam etti:
“Ben 58 yaşındayım. Benim 3 kızım, iki kız torunum var. Hepimizin etrafında da bir dünya insan var. Şu sosyal medyada biz, gerçekten yasakçı zihniyette değiliz. Ama herkesin de haddini bilmesi lazım. Yani oraya koyulan her şeye biz, susacak mıyız? Seslenmeyelim mi? Bütün milli ve manevi değerlerimize hakaret edilen ve hiçbir disiplini olmayan bir mecraya, hiç müdahale etmeyelim mi? Ama ben size şunu söyleyeyim, sosyal medya platformları sağlayıcılarından kesinlikle çok daha özgürlükçü bir yaklaşımımız var, bunu özellikle söylemek isterim.”
Uraloğlu, Yap İşlet Devlet (YİD) ve Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projelerine yapılan eleştirileri anımsatarak, kendisinin inşaat mühendisi olduğunu ve hesap yapmayı bildiğini söyledi.
Yatırımları üç yöntemle yaptıklarını belirten Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Bir, kamu kaynağından, tamamen milli bütçeden yaparız. İki, dış kredi temin ederek yaparız. Üç, Kamu Özel İşbirliği ya da Yap İşlet Devlet projeleriyle yaparız. Ama bizim bütçemizde ne var, bakarız. Ondan sonra yine bizim bütçemiz, ülkemizin kredibilitesi nedir, kredi alabilme şartlarımıza ve sonrasında da bu işin Yap İşlet Devlet modeliyle yapılabilirliğine bakarız. Yap İşlet Devlet modeli aynı zamanda bir finansman ve yapım modelidir. İkisinin beraber olduğu modeldir. Burada bunu kaçırmamamız gerekir. Biz, burada eğer birinci, ikinci alternatiflerde imkan bulamamışsak üçüncü alternatife giderek Yap İşlet Devlet modelini yaparız. Burada yapım, işletme ve bakımından ayrı bir şekilde teslim edilmesi bu projenin, sözleşmenin olmazsa olmazlarından bir tanesidir.”
“DOĞRU İŞLER YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Uraloğlu, 22 yıllık AK Parti hükümetlerinde cari fiyatlarla 51 milyar 585 milyon dolarlık Yap İşlet Devlet projesi yapıldığını dile getirerek 4 sektörde irili ufaklı 74 projenin hayata geçirildiğini bildirdi.
Söz konusu projelerin, bugünün şartlarında bedelinin 83 milyar 508 milyon dolar olacağını anlatan Uraloğlu, “Parayı her zaman bulabiliriz ama her işi her zaman yapamayız. Keşke muhalefetimiz destekleseydi de bu projeleri, biz daha fazla yapabilseydik.” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, Osmangazi Köprüsü’nde, günlük 40 bin araç geçiş garantisi verildiğini belirterek şu anda buradan geçiş sayısının 68 binlere ulaştığını kaydetti.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden çift yönlü geçiş ücretinin 3 dolar olduğunu, tek yönlü geçiş ücretinin 1,5 dolar, güncel fiyatın 2,14 dolar olduğunu kaydeden Uraloğlu, buna karşılık olması gereken ücretin 74,98 lira, uygulanan ücretin de 70 lira olduğunu bildirdi.
Marmaray’dan günde 300 seferle 650 bin insanın taşındığına işaret eden Uraloğlu, “Bir an gözümüzü kapatalım ve şu son yaptıklarımızın olmadığını düşünelim. İki köprüyle mi biz, İstanbul trafiğini rahatlatacaktık? Bırakın İstanbul’u, Türkiye ve Balkanlar gerçekten felç olurdu. Onun için bu anlamda biz, doğru işler yaptığımızı düşünüyoruz ve bunları da inşallah yapmaya devam edeceğiz. Burada bazı tarihlerde biraz öteye geçtiğimizi, biraz geç kaldığımızı söylediniz. Doğrudur, bir kısmında böyle. Ama şunu unutmamak lazım, bir salgın dönemi ve çok büyük bir deprem yaşadık. Bunlar elbette çalışmalarımızı etkilemiştir. Etkilememesi asla mümkün değil ama biz buna sığınmıyoruz. Bir söz vermişsek, belki biraz geç kalmış olabiliriz ama kesinlikle sözümüzün arkasındayız. Sözümüzü de Allah’ın izniyle tutacağız.” ifadelerini kullandı.
“HAYDARPAŞA VE SİRKECİ’DE İSTANBUL’A YAKIŞACAK PROJELER HAYATA GEÇİRİLECEK”
Tersun Dağı Projesi ile ilgili çalışmaların tamamlandığının altını çizen Uraloğlu, imkan bulunduğunda yapıma başlayacaklarını söyledi.
Uraloğlu, Haydarpaşa ve Sirkeci’de İstanbul’a yakışacak projelerin hayata geçirileceğini belirterek, “Burada bir rant varsa bu ülkemizin rantı olacaktır. Kimseye peşkeş çekilmiş değildir.” dedi.
AJet ile ilgili eleştirilere de cevap veren Uraloğlu, “Elbette haklı eleştirilerin gereğini yapmak durumundayız. Bakın, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle kuzeyimizdeki hava koridoru kapalı. Filistin’deki zulümden dolayı güneyimizdeki hava koridorunun önemli bir bölümü kapalı ve rötarların olduğu temmuz ayında da Avrupa Kupası futbol turnuvası var ve buranın da şişmesinden dolayı kaynaklanan problemler var. Elbette yapılandırmadan kaynaklanan problemler de vardır ama bunları çözdük ve şu anda güncel bir rötar problemi yoktur. Önümüzdeki süreçte de olmayacak.” değerlendirmesinde bulundu.
Siber güvenlik noktasında Türkiye’nin Avrupa ve dünyada çok iyi durumda olduğunu ifade eden Uraloğlu, “Verilerin depolanması için yeterince kapasitemiz var, bunu da en etkin bir şekilde kullanmaya devam edeceğiz.” dedi.
Uraloğlu, motokuryelerle ilgili bir düzenleme yapmak üzere çalışmaların sürdüğüne dikkati çekti.
İsrail ile ticaret konusundaki iddialara ilişkin Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Esasında Ticaret Bakanımız gerekli açıklamalarda bulundu İsrail’le ticaret noktasında ama Filistin Ekonomi Bakanının özellikle paylaştığı bilgiyi tavsiye ederim. 624 kodu İsrail’e ihracat, 625 kodu da Filistin’e ihracat. 624 kodlu hiçbir ürüne izin vermediğimizi söylemek isterim.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇIRAĞAN SARAYI’NDA 55 BİN LİRAYA MEZUNİYET TÖRENİ
İstanbul’da yabancı bir lisede okuyan bir öğrenci, Çırağan Sarayı’nda yapılmak istenen mezuniyet törenine isyan etti. Tören için kişi başı 55 bin lira istendiğini söyleyen öğrenci, burslu arkadaşlarının mezuniyete gidemeyeceğini belirtti.
“BANA EURO İLE YANIT VERİYORLAR”
Öğrenci, ”Ne kadar olduğunu soruyorum, bana Euro ile yanıt veriyorlar. Burslu öğrenciler mezuniyet törenlerine gidemiyor” sözleriyle duruma tepki gösterdi.

Çırağan SarayıİstanbulGüncelTören
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>20 BİN ÖĞRETMEN ATANDI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen öğretmenler günü ve atama programında açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın konuşmasının ardından 20 bin öğretmenin ataması gerçekleştirildi.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:
“Aziz İstanbul’umuzda siz değerli öğretmenlerimizle bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyorum. Öncelikle yarın kutlayacak olduğumuz Öğretmen Günü’nü şahsım ve milletim adına şimdiden kutluyorum. Şehit Şenay Aybüke Yalçın’ı ve diğer kahraman şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Bugün emekliliğini yaşayan öğretmenlerimize sağlıklı, uzun ömürler niyaz ediyorum. Tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Bugün aynı zamanda bir başka sevincimizi yaşıyoruz. 20 bin öğretmen adayımızın atama anlarına hep birlikte şahitlik edeceğiz. Eğitim evlatlarımıza kimlik kazandıran, mazi ile güçlü bağlar kurma sürecidir. Eğitim bu yönüyle köklerimizi ecdadımızdan bize miras kalan değerleri keşfetme, bu değerleri kuşatma yolculuğudur.
“ÖĞRETMENLERİMİZ BİRER GÖNÜL İŞÇİSİ KONUMUNDADIR”
Öğretmenlerimiz birer gönül işçisi, milletimizin değerlerini yarınlara taşıyan birer köprü konumundadır. Biz eğitim-öğretim yoluyla yalnızca meslek sahibi bireyler değil, fikri hür, vicdanı, irfanı hür nesiller yetiştirme derdindeyiz. 1 milyon öğretmenimizle büyük eğitim ailemizin bütün fertleriyle kökleriyle bağları sağlam kuşakların yetişmesi için gece gündüz çalışıyoruz. Bu ideale ulaşmak yalnızca diplomayla ya da bilgiyle değil; şahsiyet inşa eden bir anlayışla mümkündür. İnsanlığa yön verecek eserler ancak duruşu dik, iradesi güçlü, karakteri oturmuş kişilerin ellerinden çıkar.

“TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ’Nİ MİLLETİMİZİN ÖZ DEĞERLERİYLE HARMANLADIK”
Elbette akademik başarı önemlidir, diploma değerlidir ama bunlar sağlam bir şahsiyet zemini üzerinde yükseldiği zaman gerçek anlamını bulacaktır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli bu iddianın bu idealin bir tezahürüdür. Bizler bilgiyi hikmetle birleştiren erdemi hayatına nakşeden nesiller yetiştirmeyi arzu ve ümit ediyoruz.
Milletimizin tarihi birikimi, köklü değerler ve kültürel zenginliklerini merkeze alan modelimiz çağın ihtiyaçlarını gözeten bilimsel yaklaşıma dayalı eğitim anlayışını hayata geçiriyoruz. Yeni müfredatımız okuyan, düşünen, sorgulayan, sorumluluk bilinci yüksek, eleştirel bakış açısına sahip kuşaklar olarak yetiştirmeyi de hedefliyoruz. Bu sistemi bireysel farklılıkları gözeten, öğrenme ihtiyacına duyarlı odağında insani değerler olan bütüncül anlayışla yapılandırdık. Eğitim öğretim sistemimizi bilimsel temellerine oturttuk milletimizin öz değerleriyle harmanladık. Yeni modelde işbirliği, dayanışma, sosyal sorumluluğu eğitim öğretimimizin ayrılmaz parçası haline getirdik. Evlatlarımızın gelişimini, sürekliliğini önceledik. Ses bayrağımız olan güzel Türkçemizin korunması ve geliştirilmesi de maarif modelimizin yapı taşlarından biriydi.

“SABOTE ETMEK İÇİN YİNE DEVREDELER”
Modelimizin millet olarak eksikliğini hissettiğimiz birçok ihtiyacı karşılayacağına inanıyorum. Önyargıları kırmak gibi çoğu zaman alışkanlıkları değiştirmek de atomu parçalamak kadar zorduk, meşakkatlidir. Eğitim öğretim alanında ülkemizde köşe başlarını tutmuş, ideolojik çevrelerin değişime, yeniye ve yeniliğe ayak diremeleri meşhurdur. Aynı aktörlerin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni sabote etmek için yine devrede olduğunu görüyoruz. Bu arkaik zihniyetin evlatlarımızın ufkunu karartmayı müsaade edemeyiz. Tespit edilen sorunların çözüme kavuşturulması hem devletimizin hem eğitimcilerimizin hem de ebeveynlerin evlatlarımıza karşı sorumluluğudur. Böylesine hayati bir meselenin ideolojik kavgaların ve günlük siyasi polemiklerin mezesi haline getirilmesi yanlıştır.
“EĞİTİM ÖĞRETİM MESELESİNİ SİYASET ÜSTÜ TUTUYORUZ”
Muhalefetin ve iş tuttuğu meslek örgütlerinin bu hatadan bir an önce dönmelerini samimiyetle temenni ediyoruz. Eğitim öğretim meselesini siyaset üstü tutmayı muhafaza ediyoruz. Siz eğitimcilerimizin de katkılarıyla şekillenen yeni modelimizi kararlılıkla uygulamayı sürdüreceğiz. Aydınlık yarınlarımızın güvencesi olan gençlerimizin en iyi, donanımlı, başarılı şekilde yetişmeleri için hiçbir fedakârlıktan çekinmeyeceğiz. Öğretmenlerimiz bize güçlü destek verirse Allah’ın izniyle her şey daha sağlıklı işleyecek. Eğitime ayrılan bütçe 2002’de yalnızca 7,5 milyar lira seviyesindeydi. Bugün bu rakam yükseköğrenim dahil 1 trilyon 620 milyar liraya ulaştı.

“800 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI YAPTIK”
Yeni derslik inşaası, öğretmen atamaları, fiziki altyapı, müfredat reformlarında büyük dönüşüm gerçekleştirdik. Görevi devraldığımızda 367 bin olan derslik sayısı bugün resmi ve özel olmak üzere toplam 735 bine çıktı. Eğitimin altyapısını bu kadar geliştirirken eğitimin taşıyıcısı, sütunu olan öğretmenlerimizi de elbette ihmal etmedik. 800 bin öğretmen ataması yaptık. 2002’de ilköğretimde derslik başına düşen öğrenci 36, ortaöğretimde 30’du. Bu sayıyı ilk öğretimde 23, ortaöğretimde 22’ye düşürmeyi başardık. 2002’de ilköğretimde 28, ortaöğretimde 18 olan oranlar bugün ilkokulda 18, ortaokulda 14 ve ortaöğretimde 12’ye indi. Bu veriler Türkiye’nin eğitim alanında 22 yılda yazdığı eşsiz başarı hikâyesinin en somut göstergesidir.
“OKULLAŞMA ORANI YÜZDE 96’YA YÜKSELDİ”
Evlatlarımızın okullaşma oranlarında da gerçekten tarihi nitelikte adımlar attık. Okullaşma oranı ilköğretimde yüzde 96’ya, ortaöğretimde yüzde 88’e yükseldi. Kız çocuklarımız ile okulları arasında konan engelleri, başta başörtüsü yasağı olmak üzere birer birer ortadan kaldırdık. Birileri çıkıyor yakın tarihi yeniden yazmaya çalışıyor. Düne kadar kızlarımız başörtüsünden dolayı baskıya uğramamış, okuldan atılmamış, kadınlar memuriyetten ihraç edilmemiş gibi yalan yanlış konuşuyorlar. Bu çevrelerin safsata dedikleri acıları, zulümleri, yasakları, faşizmin her türlüsünü biz bizzat tecrübe ettik, iliklerimize kadar yaşadık.

“28 ŞUBAT’TA 33 BİN ÖĞRETMEN DİSİPLİN SORUŞTURMASINA UĞRADI”
28 Şubat döneminde güya irtica ile mücadele kılıfı altında aralarında kamu görevlilerin olduğu 6 milyon insanımız fişlendi. Milli Eğitim’de 33 bin öğretmen disiplin soruşturmasına uğradı. 11 bin 890 öğretmen disiplin cezası aldı, 11 bin öğretmen istifa ettirildi. Ekonomi, siyaset, sivil toplumdan günlük hayata kadar milletimiz çok ağır baskılara maruz bırakıldı. Üniversite kapılarında kurulan ikna odalarını, kürsüden zorla indirilen başarılı mezunları, eğitimlerini gözyaşlarında bırakan binlerce evladımızı, katsayı ile hakları gasp edilen gençlerimizi burada saymıyorum. Bunlar ceberut laiklik politikaların ayyuka çıktığı 27 yıl önce bu ülkede, bu şehirde yaşandı.
“2025’TE 300 BİN ÖĞRETMEN UZMAN VE BAŞÖĞRETMEN OLACAK”
Muhalefet çevreleri bu utanç verici gerçekleri inkar etmek yerine kendi geçmişleriyle yüzleşmelidir. Toplumun yükselişi ancak öğretmeninin emeğine, bilgisine ve özverisine verdiği değerle mümkündür. Öğretmenlerimizin haklarını, itibarını, mesleki gelişimini güvence altına almak için kararlı duruş sergiliyoruz. Öğretmenlik Mesleği Kanunu’nu hayata geçirerek özel statüye kavuşturduk. 2025 itibarıyla 300 bin öğretmenimiz uzman ve başöğretmen unvanını elde edecek. Görevleri sırasında eğitim çalışanlarına yönelik suçlara karşı caydırıcı yaptırımlar getirdik. Hapis cezasının ertelenmesi uygulamasını kaldırarak, kasten yaralama suçunu tutuklama sebebi saydık. Öğretmenlerimize yapılan her saldırıyı, milletimizin geleceğine yapılan saldırı olarak görüyoruz.

Eğitimde çıtayı her geçen gün daha da yukarı taşımaya kararlıyız. Bir çocuğun öğrenme aşkını ve geleceğe dair umutlarını besleyen el güçlü el ailesinin desteği ve rehberliğidir. Aile her çocuğun ilk öğretmenidir. Onun yüreğine dokunan, zihnini şekillendiren, karakterini yoğuran ilk mekteptir. Bir öğretmenin öğrencisini muhabbetle kucaklayan emeği ne kadar değerli ise velilerin desteği de aynı derecede kıymetlidir, vazgeçilmezdir.
Her birinizin yüksek vazife şuuru ve tam bir adanmışlıkla görevinizi yapacağına yürekten inanıyorum. 24 Kasım öğretmenler gününü bir kez daha tebrik ediyorum. Bu güzel buluşmaya vesile olan Milli Eğitim Bakanımızı ve ekibine teşekkür ediyorum. Öğrencilerinize selamımı götürmenizi sizlerden özellikle rica ediyor, her birinizi tek tek sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla…”
İstanbulGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bir yazı göndererek, sahada yapılan incelemelerde belediyelere bağlı kreş adı altında açılan yerler olduğunu ve bu yerlerde 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okul öncesi eğitim kurumlarının programında yer alan etkinliklerin yapıldığı ve bu program ve kapsamda eğitim öğretim faaliyeti yapıldığının tespit edildiğini bildirdi.
“BELEDİYELERİN KREŞ AÇMASI YASAK”
Konuya ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 2007 yılında verdiği karar ile Belediye Kanunu’nun ‘Belediyelerin okul öncesi eğitim kurumları açabilir” hükmünü iptal ettiği belirtilen yazıda, belediyelerin izinsiz eğitim öğretim faaliyeti konusunda uyarılarak yeni yerlerin açılmasının önüne geçilmesi ve mevcut yerler hakkında kanun hükümlerine göre hareket edilmesi konusunun belediyelere bildirilmesi istendi.
VALİLİKLERE YAZI GÖNDERİLDİ
Milli Eğitim Bakanlığı‘nın yazısı üzerine Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü de il müdürlükleri aracılığıyla yazıyı kreşi olan belediyelerin bulunduğu valiliklere ve bilgi için de ilgili belediyelere gönderdi. Yazıda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın söz konusu yazısı hatırlatılarak, 5580 sayılı Kanuna aykırı faaliyetlerin engellenmesi için belediyelerin izinsiz eğitim öğretim faaliyetleri konusunda uyarılması ve yeni yerlerin açılmasının önüne geçilmesi ile mevcut yerler hakkında mezkur hükümlere göre hareket edilmesinin sağlanması istendi.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü’nün yazısı şöyle:
“Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünce Bakanlığımız Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğüne iletilen ve ekte sunulan yazılarında bahisle Bakanlıklarınca sahada yapılan incelemelerde belediyelere bağlı kreş adı altında açılan yerler olduğunun tespit edildiği, bu yerlerde 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okul öncesi eğitim kurumlarının programında yer alan etkinliklerin ve bu program kapsamındaki eğitim öğretim faaliyetlerinin yapıldığının tespit edildiği, konuya ilişkin mevzuat hükümlerine değinilerek yine konuyla ilgili Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu 24.1.2007 tarihli ve 2005/95 Esas sayılı karar ile ‘5393 sayılı ‘Belediye Kanunu’nun birinci fıkrasının (b) bendinin “Okul öncesi eğitim kurumları açabilir; …’ bölümünü Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmesine rağmen bu gibi yerlerin faaliyetlerini sürdürdüğünün ve yeni yerlerin açıldığının görüldüğü belirtilmiş olup 5580 sayılı Kanuna aykırı faaliyetlerin engellenmesi için belediyelerin izinsiz eğitim öğretim faaliyetleri konusunda uyarılması ve yeni yerlerin açılmasının önüne geçilmesi ile mevcut yerler hakkında mezkür hükümlere göre hareket edilmesi hususunda; bilgilerini ve gereğini önemle arz ederim.”
CHP LİDERİ ÖZEL: HODRİ MEYDAN, GELİN KAPATIN”
Konuya CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den tepki gecikmedi. Özel, “Hadi gelin kapatın. Hodri meydan bakalım. Hadi gelin kapatın” şeklinde konuştu.

Milli Eğitim BakanlığıAnayasa Mahkemesiİklim DeğişikliğiÖzgür ÖzelPolitikaGüncelEğitimHukuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beklenen İstanbul depremi için ürküten bir tahmin geldi. Jeoloji Mühendisleri Odası Deprem Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Süleyman Pampal, "7.2 büyüklüğünde deprem bekliyoruz" dedi.
Adana Büyükşehir Belediyesince deprem eylem planı çalışmaları Akkent Yüzme Havuzu Yorumlar kapsamında "Adana'da Fay Hatları ve Deprem Paneli" düzenlendi. Panel öncesi Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Kurucu Başkanı ve Jeoloji Mühendisleri Odası Deprem Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Süleyman Pampal, İhlas Haber Ajansı'na açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Pampal, Kahramanmaraş merkezli depremlerden 11 ilin etkilendiğini ve Doğu Anadolu Fayı ile Çardak Fayı'nın deprem üretmeye devam ettiğini belirterek, şunları söyledi:
"Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman en büyük depremlere kaynaklık eden Doğu Anadolu Fayı'nın üzerinde. Ayrıca Kahramanmaraş'ın ilçeleri, en büyük ikinci depremi üreten Çardak Fayı'nın üzerinde. 6 Şubat'ta birisi 7.7, diğeri 7.6 olmak üzere iki büyük deprem yaşandı. Bu faylar kırıldı. Ancak bu fayın çevresinde bu kadar büyük deprem üretmeyecek ancak deprem üretme potansiyeli olan başka faylar var. Bu faylar maalesef kırılmaya devam ediyor. Özellikle fayların uç kısmına transfer edilen stres nedeniyle Malatya, Sivas, Adıyaman ve Suriye'de depremler oluyor. Bu depremler olmaya devam edecek. Daha büyüklerini de bekleyebiliriz ancak ne zaman olacağını bilemeyiz."
Adana'da bulunan Akçalıuşağı ve Bozdoğanuşağı faylarının 5 ile 6 büyüklüğünde depremler üretebileceğini Amatör Escort söyleyen Prof. Dr. Pampal, "Adana'da en son kasım ayının başında Kozan ilçesinde 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Son durumları kontrol etmek için Adana'ya geldik. Adana'da Akçalıuşağı ve Bozdoğanuşağı fayları var. Bu faylar, Kozan, Saimbeyli ve Feke gibi yerleşim alanlarına yakın. Bu faylar kırılıyor. Bu faylar 6 Şubat'taki Anal Escortlar kadar yıkıcı deprem üretecek faylar değil ama 5-6 büyüklüğü arasında deprem üretebilecek faylar" diye konuştu.
]]>Haber yapımı, sadece bir olayın aktarılmasıyla sınırlı değildir. Doğru, tarafsız ve etik kurallar çerçevesinde hazırlanmış bir haber, bilgi kirliliğini önler ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini sağlar.
Haber yapımı, dikkatli bir planlama ve analiz sürecini gerektirir. Aşağıdaki adımlar, haber yapım sürecinin temel bileşenlerini oluşturur:
Türkiye'de ve dünyada haber sistemi, farklı medya kuruluşları ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda şekillenmiştir. Dijitalleşmenin hızlanmasıyla haber akışı daha dinamik bir hale gelirken, medya organlarının sorumluluğu da artmıştır.
Türkiye'de haber sistemi, ulusal ve yerel medya kuruluşlarının bir araya geldiği geniş bir ağdan oluşur. Yazılı basın, televizyon kanalları ve dijital medya platformları, toplumu bilgilendirmek için en çok kullanılan araçlardır. Türkiye’deki haber sisteminde dikkate alınan temel unsurlar şunlardır:
Küresel ölçekte haber sistemi, teknolojik yenilikler ve uluslararası iş birlikleriyle geniş bir ağa yayılmıştır. Dünyanın önde gelen haber ajansları, olayların doğru ve hızlı bir şekilde aktarılmasında büyük rol oynar.
A TÜRKİYE, yenilikçi bir haber anlayışıyla dikkat çeken medya kuruluşlarından biridir. Tarafsız habercilik ilkesiyle hareket eden ekip, doğru ve güvenilir bilgileri kamuoyuyla paylaşmayı hedefler.
A TÜRKİYE, sadece habercilikte değil, okuyucularına sunduğu analizler ve özgün içeriklerle de fark yaratmaktadır. Bu yaklaşım, medya sektöründe etik kurallar çerçevesinde topluma katkı sunmayı hedefleyen tüm kuruluşlara ilham vermektedir.
Haberin doğru, hızlı ve etkili bir şekilde aktarılması, medya kuruluşlarının profesyonel çalışmaları sayesinde mümkün olmaktadır. A TÜRKİYE gibi ekipler, bu misyonu başarıyla yerine getiren örneklerden biri olarak öne çıkmaktadır.
]]>Telefon casus programın görünmezlik özelliği, çocuklarınız kendi telefonlarınlarını kullanmayı bildiği halde, telefon kullanıcısından tamamen gizli kalmasını sağlar. Telefon dinleme Casusu ücretsiz en doğru bilgileri alır ve takip edilen Android cep telefonu kullanıcısı tarafından görünmez olup mesaj takibini yapar.
Casus programı yardımıyla WhatsApp ve facebook kullanılarak gönderilen mesajları okuma şansınız var. Facebook yazışmalarında paylaşılan her dosyayı (fotoğraflar, videolar ve ses kayıtları) takip edebilir ve kaydedebilirsiniz.
Android casus programı hesabınızdan hedef telefon kullanıcının konumunu belirlemek ve görüntülemekte yardımcı olur. Hoverwatch telefonun konumunu takip etmek için Wi-Fi sinyallerini, hücre kuleleri ve GPS kullanır.
Casus yazılımı her bir gelen ve giden çağrının kaydedilmesini sağlar. Telefon takip programı casus program yardımıyla kullanıcının aldığı veya gönderdiği tüm SMS ve MMS mesajlarını takip edebilirsiniz. Ayrıca, MMS mesajlarındaki görüntüleri takip edebilir ve kişisel bilgisayarınızdan görebilirsiniz.
Sınırsız iletişim olanakları iyi olabilir ama kötü de olabilir. Çocuklarınızı kimin aradığını veya mesaj yazdığını biliyor musunuz? Hoverwatch Mobile Tracker ile onlar dışarıdayken bile bilebilirsiniz. Android akıllı telefonunuza yükleyin ve uygun çevrimiçi erişimle etkinliklerini izleyin.
Konum, konum, konum! Telefon Takibi çocuklarınızın nerede olduğunu hemen bulmanıza yardımcı olur. Konum geçmişi kaydedilir ve tutulur; böylece, çocuklarınızın şu an nerede olduğunu görebilir ve geçmişte herhangi bir dakikada, saatte veya günlerde nerede olduklarını görmek için herhangi bir noktaya geri dönebilirsiniz.
Aramaları kaydedin, kısa mesajları englleyin, arama günlük kısımlarını ve arama geçmişlerini tarayın, SIM kart değişikliklerini algılayın ve Ücretsiz Telefon Casusu ile çok daha fazlasını yapın. Çevrimiçi kişisel hesabınıza giriş yaparak bu verilere güvenli bir şekilde erişebilirsiniz. İhtiyacınız olan tek şey bir web tarayıcısı. Akıllı telefonunuz gibi herhangi bir masaüstü veya mobil cihazı kullanın!
]]>BURSA’nın İnegöl ilçesinde ambulans şoförü Mustafa Ç., hastaneden evine bıraktığı kadın hastanın oğlu O.K. (41) tarafından darbedildi. Şüpheli, polis ekiplerince gözaltına alındı.
Olay, saat 19.30 sıralarında Hamidiye Mahallesi Kavak Sokak’ta meydana geldi. Ambulans şoförü Mustafa Ç. ve Acil Tıp Teknisyeni (ATT) Seçil S., İnegöl Devlet Hastanesi’nden sedye ile aldığı kadın hastayı ambulansla evine götürdü. Sağlık ekipleri evine götürdüğü kadın hastanın oğlu O.K. ile tartıştı. Yaşanan arbede sırasında ambulans şoförü Mustafa Ç.’ye yumruk atarak darbeden O.K., ardından tehditler savurdu.
Sağlık görevlilerinin ihbarı üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi. Polis, şüpheli O.K.’yı gözaltına alırken, ambulans şoförü ile Acil Tıp Teknisyeni Seçil S., şikayetçi oldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin Gebze ilçesinde, Kuzey Marmara Otoyolu’nda TIR ile çarpışan kamyonun sürücüsü yaralandı. Ulaşımİstanbul istikametinde tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların kaldırılması için çalışmalar sürüyor.
Kaza, saat 18.00 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu’nun Gebze Kadıllı mevkisinde meydana geldi. İstanbul yönüne giden A.A. idaresindeki 34 GDV 49 plakalı marul yüklü kamyon ile Ö.E. yönetimindeki 41 VM 019 plakalı sabun yüklü TIR çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle kamyon sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Yaralanan sürücü sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalesinin ardından ambulans ile DarıcaFarabiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kazada kamyonda ve TIR’da bulunan malzemeler yola saçıldı. Kaza nedeniyle İstanbul istikametinde ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken uzun araç kuyruğu da oluştu. Ekiplerin dökülen malzemelerin ve kazaya karışan araçların yoldan kaldırılması için başlattığı çalışma devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gözcüler Konteyner Kent sakini Acip Fahracı, Gözcüler Mahallesi’nde bitkin haldeki yavru karacayı fark etti.
Karacayı konteynerine getiren Fahracı, hayvanı besleyerek, durumu mahalle muhtarı Züher Ekenel’e ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğüne bildirildi.
Ekiplerin yaptığı tıbbi müdahale ve sağlık kontrolünde durumunun iyi olduğu belirlenen karaca, doğaya salındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde geçen yıl 9 Ocak’ta sağlık teknisyeni kuzeni Hürrem Doğan’ı (31) tabancayla vurarak öldüren sağlık personeli İrfan Özbay (52), yargılandığı Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 9 Ocak 2023’te İzmit’in Ayazma Mahallesi 17 Ağustos Bulvarı’ndaki bir sitenin bahçesinde meydana geldi. Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde görevli sağlık teknisyeni Hürrem Doğan, oturduğu binadan çıkıp, otomobiline yaklaştığı sırada silahlı saldırıya uğradı. Tabancadan çıkan mermilerden 10’u, Doğan’ın vücuduna isabet etti. Çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, hayatını kaybetti. Saldırganın yakalanması için çalışma başlatan polis, Hürrem Doğan’ın kuzeni sağlık personeli İrfan Özbay olduğunu tespit etti. Gözaltına alınan Özbay, çıkarıldığı mahkemece ‘Tasarlayarak kasten ateşli silahla öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Özbay’ın evinde yapılan aramada Hürrem Doğan’ın ev adresinin yazılı olduğu kağıt da bulunduğu öğrenildi.
İLK DURUŞMADA HUSUMETİN SEBEBİNİ ANLATMIŞTI
Kocaeli 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık İrfan Özbay, dini nikahla birlikte yaşadığı kadının, kendisini Hürrem Doğan’ın babasıyla aldattığını ve bu yüzden aralarında husumet olduğunu iddia etmişti. Bir önceki duruşmada ise cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etmişti.
MAHKEME, KARARINI VERDİ
Davanın karar duruşması bugün görüldü. Duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenen tutuklu sanık Özbay, olayı tasarlayarak gerçekleştirmediğini söyleyerek tahliyesini istedi. Mağdur ailenin avukatı ise sanığın cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme, Özbay’ın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırılmasına hükmetti.
HABAER: Nazım Özgün ERBULAN/İZMİT(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ahmet Çakır (27) idaresindeki 09 AOJ 352 plakalı motosiklet, Yavuzköy Mahallesi’ndeki yolda karşı yönden gelen Gültekin Giray (47) yönetimindeki plakasız motosikletle çarpıştı.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Giray’ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Kazada Çakır ise yaralandı.
Ambulansla Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan Çakır’ın hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Otoyolda İstanbul yönüne giden A.A. idaresindeki 34 GDV 49 plakalı marul yüklü kamyon, Ö.E’nin kullandığı 41 VM 019 plakalı sabun yüklü tır ile çarpıştı.
Kazada, kamyon sürücüsü A.A. yaralandı.
İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Ambulansa Darıca FarabiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan sürücü A.A’nın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Kaza nedeniyle otoyolun İstanbul istikametinde ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, uzun araç kuyruğu oluştu.
Kazaya karışan araçların kaldırılması için çalışmalar devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde geçen yıl 9 Ocak’ta sağlık teknisyeni kuzeni Hürrem Doğan’ı (31) tabancayla vurarak öldüren sağlık personeli İrfan Özbay (52), yargılandığı Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 9 Ocak 2023’te İzmit’in Ayazma Mahallesi 17 Ağustos Bulvarı’ndaki bir sitenin bahçesinde meydana geldi. Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde görevli sağlık teknisyeni Hürrem Doğan, oturduğu binadan çıkıp, otomobiline yaklaştığı sırada silahlı saldırıya uğradı. Tabancadan çıkan mermilerden 10’u, Doğan’ın vücuduna isabet etti. Çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, hayatını kaybetti. Saldırganın yakalanması için çalışma başlatan polis, Hürrem Doğan’ın kuzeni sağlık personeli İrfan Özbay olduğunu tespit etti. Gözaltına alınan Özbay, çıkarıldığı mahkemece ‘Tasarlayarak kasten ateşli silahla öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Özbay’ın evinde yapılan aramada Hürrem Doğan’ın ev adresinin yazılı olduğu kağıt da bulunduğu öğrenildi.
İLK DURUŞMADA HUSUMETİN SEBEBİNİ ANLATMIŞTI
Kocaeli 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık İrfan Özbay, dini nikahla birlikte yaşadığı kadının, kendisini Hürrem Doğan’ın babasıyla aldattığını ve bu yüzden aralarında husumet olduğunu iddia etmişti. Bir önceki duruşmada ise cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etmişti.
MAHKEME, KARARINI VERDİ
Davanın karar duruşması bugün görüldü. Duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenen tutuklu sanık Özbay, olayı tasarlayarak gerçekleştirmediğini söyleyerek tahliyesini istedi. Mağdur ailenin avukatı ise sanığın cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme, Özbay’ın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırılmasına hükmetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin Gebze ilçesinde, Kuzey Marmara Otoyolu’nda TIR ile çarpışan kamyonun sürücüsü yaralandı. Ulaşımİstanbul istikametinde tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların kaldırılması için çalışmalar sürüyor.
Kaza, saat 18.00 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu’nun Gebze Kadıllı mevkisinde meydana geldi. İstanbul yönüne giden A.A. idaresindeki 34 GDV 49 plakalı marul yüklü kamyon ile Ö.E. yönetimindeki 41 VM 019 plakalı sabun yüklü TIR çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle kamyon sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Yaralanan sürücü sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalesinin ardından ambulans ile DarıcaFarabiEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kazada kamyonda ve TIR’da bulunan malzemeler yola saçıldı. Kaza nedeniyle İstanbul istikametinde ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken uzun araç kuyruğu da oluştu. Ekiplerin dökülen malzemelerin ve kazaya karışan araçların yoldan kaldırılması için başlattığı çalışma devam ediyor.
HABER: Erol POLAT/GEBZE(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, TAKE Projesi kapsamında Akçadağ, Arapgir, Arguvan, Battalgazi, Darende, Doğanşehir, Doğanyol, Hekimhan, Kale, Kuluncak, Pütürge, Yazıhan ve Yeşilyurt ilçelerinde 2 bin 78 üretici desteklendi.
Çiftçilere 118 kilo 300 gram nohut, 8 kilo 300 gram kuru fasulye, 400 bin kilogram arpa ve 421 kilo 900 gram buğday olmak üzere toplam 948 kilo 500 gram tohum, 906 bin 144 adet sebze fidesi dağıtıldı.
Desteklerle 49 bin 755 dekar arazi tarıma kazandırıldı.
Tarım ve Orman Bakanlığı, 14 milyon 528 bin 782 lira proje desteği, üreticilere ise 7 milyon 176 bin 261 lira katkı sundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın İnegöl ilçesindeki mobilya imalathanesinde çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle 1 saatte söndürüldü.
Yangın saat 19.30 sıralarında Mahmudiye Mahallesi 2’nci mobilya sokakta faaliyet gösteren 2 katlı mobilya imalathanesinin 2’nci katında çıktı. Alevler kısa sürede büyürken, çevredekilerin ihbarıyla adrese itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangın, itfaiyecilerin müdahalesiyle diğer iş yerlerine sıçramadan kontrol altına alınıp, yaklaşık 1 saatte söndürüldü. Mobilya imalathanesinde, maddi zarar meydana geldi. Yangının çıkış nedeniyle ilgili çalışma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mehmet Akdeniz (68) idaresindeki 09 H 2207 plakalı traktör, Esençay Mahallesi’nde devrildi.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekipleri, traktörün altında kalan Akdeniz’in yaşamını yitirdiğini belirledi.
Akdeniz’in cenazesi, incelemenin ardından Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaağaç Mahallesi İkinci Kerte Sokak’ta İ.E.E.G. (29) yönetimindeki 64 AEB 814 plakalı panelvan, 4 yaşındaki Yasemin Gülcan’a çarptı.
Ağır yaralanan Gülcan, yakınları tarafından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü.
Gülcan, buradaki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Olayın ardından hastaneye giden sürücü, polis ekiplerince gözaltına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde geçen yıl 9 Ocak’ta sağlık teknisyeni kuzeni Hürrem Doğan’ı (31) tabancayla vurarak öldüren sağlık personeli İrfan Özbay (52), yargılandığı Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 9 Ocak 2023’te İzmit’in Ayazma Mahallesi 17 Ağustos Bulvarı’ndaki bir sitenin bahçesinde meydana geldi. Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde görevli sağlık teknisyeni Hürrem Doğan, oturduğu binadan çıkıp, otomobiline yaklaştığı sırada silahlı saldırıya uğradı. Tabancadan çıkan mermilerden 10’u, Doğan’ın vücuduna isabet etti. Çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan Doğan, hayatını kaybetti. Saldırganın yakalanması için çalışma başlatan polis, Hürrem Doğan’ın kuzeni sağlık personeli İrfan Özbay olduğunu tespit etti. Gözaltına alınan Özbay, çıkarıldığı mahkemece ‘Tasarlayarak kasten ateşli silahla öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Özbay’ın evinde yapılan aramada Hürrem Doğan’ın ev adresinin yazılı olduğu kağıt da bulunduğu öğrenildi.
İLK DURUŞMADA HUSUMETİN SEBEBİNİ ANLATMIŞTI
Kocaeli 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık İrfan Özbay, dini nikahla birlikte yaşadığı kadının, kendisini Hürrem Doğan’ın babasıyla aldattığını ve bu yüzden aralarında husumet olduğunu iddia etmişti. Bir önceki duruşmada ise cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etmişti.
MAHKEME, KARARINI VERDİ
Davanın karar duruşması bugün görüldü. Duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenen tutuklu sanık Özbay, olayı tasarlayarak gerçekleştirmediğini söyleyerek tahliyesini istedi. Mağdur ailenin avukatı ise sanığın cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme, Özbay’ın ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına çarptırılmasına hükmetti.
Haber: Nazım Özgün ERBULAN/İZMİT(Kocaeli),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Başkan Faruk Özlü’nün üzerinde önemle durduğu projelerinden biri olan Kent Estetiği Projesi Cedidiye Cami ve meydanı etabında çalışmalar tamamlandı. 5 bin 450 metrekare alan üzerinde yapılan çalışmada ilk olarak atıl vaziyette bulunan işyerlerinin hak sahipleri ile görüşülerek anlaşma sağlandı. Burada yapılan düzenleme ile Cedidiye Cami mimarisine uygun olarak yatay mimaride 20 yeni işyeri inşa edildi. Aynı zamanda Düzceli İş Adamı Burhan Özdemir’in gönüllü ve hayırsever tutumu ile 70’li yıllarda inşa edilen Cedidiye Cami bugüne kadarki en detaylı yenileme çalışmasına ev sahibi oldu. Cedidiye Kent Meydanı 1. Etap Projesiyle Cedidiye Cami’nin 12 Kasım Depremi’nde yıkılarak daha sonra sac malzemeden yapılan minareleri kaldırılarak EdirneSelimiye Cami’nin minarelerinin tarzında iki minarenin yapımı tamamlandı. Ayrıca cami taş kaplaması kumlama tekniği ile temizlendi. Kubbelerinde temizlik yapılarak mermer, aydınlatma, iklimlendirme, doğu ve batı girişleri yeniden düzenlendi.
Yenilenen Cedidiye Cami alanında gerçekleştirilen törene Vali Selçuk Aslan, Başkan Faruk Özlü, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, ilçe ve belde belediye başkanların yanı sıra STK temsilcileri, belediye başkan yardımcıları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
“Bu vizyonu hayata geçirenlere teşekkür ediyorum”
Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan törende konuşan Vali Aslan, 12 Kasım Düzce depreminde yaşanan kayıplar ve yıkılan bina istatistiklerini kısaca paylaşarak, devletin desteği ile bugünkü Düzce’nin yeniden inşa edildiğini dile getirdi. Aslan, Cedidiye Meydan Projesi vizyonunu hayata geçiren Faruk Özlü başta olmak üzere emeği geçenlere ve hayırsever iş insanı Burhan Özdemir’e teşekkür etti.
“İkinci etaba da en kısa sürede başlayacağız”
Başkan Faruk Özlü, bundan 5 yıl önce belediye başkanı seçildiğinde makam odasından meydana baktığını dile getirerek, “Hatırlayın, bu binaların olduğu yerde gece kondu gibi yapılar vardı. Bir tarafta da klasik tarzda bir cami vardı. Caminin minareleri de tenekeden. İçinde olduğumuz bina modern mimaride bir bina. Büyük bir çelişki. Bütün bu binalar son 50-60 yılda yapılmış. Ardından çalışmalara başladık ve cami-meydan-çarşı konseptinde, cami mimarisine uygun bir proje hazırladık. Burada bulunan 20 dükkan özel mülkiyet sahiplerine ait dükkanlardır. Burhan Özdemir ile görüşürken cami minareleri konusunu konuştuk. Hiç ikiletmedi projelere baktık. Bir kardeşimiz de ‘Ben inşasını yaparım’ dedi. Bu eser bu şekilde ortaya çıktı. Bu projenin birinci etabı. Sıra ikinci etapta. Ona da baharda başlayacağız ve uzun sürmeyecek, kısa sürede bitireceğiz. Hepimiz sizin Düzce’nin İzzet Baysal’ı olmanızı temenni ediyoruz. Allah sizden razı olsun. Bugün 12 Kasım olalı çeyrek asır oldu. Birinci önceliğimiz depremlere ve doğal afetlere hazırlık olmalı. Bu vesile ile 12 Kasım depreminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Allah bize bir daha deprem acısı yaşatmasın” dedi.
“Bu hayır değerli büyüğüm Faruk Özlü sayesinde nasip oldu”
Cami minareleri ve tadilatının yapılmasına büyük destek veren hayırsever iş insanı Burhan Özdemir ise yaptığı konuşmada, “12 Kasım 1999 depreminde hayatını kaybeden hemşehrilerimize yüce Allah’tan rahmet niyaz ediyorum ve Rabbimin tekrardan böyle büyük bir acı bize yaşatmaması için dua ediyorum. Bugün hayırlı bir iş için bir araya gelmiş bulunmaktayız. Cedidiye Cami minarelerini yapar mısın dendiğinde ben bunu bir onur olarak kabul ettim. Çünkü bazı hayırlar vardır ki siz ne yaparsanız yapın size nasip olmadıktan sonra olmaz. Cedidiye Cami’nde hamdolsun böyle bir hayrı işlemek de bize nasip oldu. Sayın Bakanım da buna vesile oldular” dedi.
Minarenin yapımı noktasında işe başladıklarını bu arada caminin birçok eksiğini de olabildiğince, gücü yettiğince gidermeye çalıştıklarını dile getiren Özdemir, Cedidiye Cami’nin yapımında geçmişten bugüne emeği geçenlere teşekkürlerini dile getirdi.
Başkan Faruk Özlü’nün Burhan Özdemir’e teşekkür plaketi takdimi ve Konuralp Pilavı ikramının ardından program sona erdi. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Emir A’nın (22) kullandığı 42 ABE 809 plakalı tır, Çay- Bolvadin kara yolu Kavakdibi mevkisinde babası Mahmut A’nın (54) idaresindeki 42 AFF 720 plakalı tıra arkadan çarptı.
Kazada ağır yaralanan Emir A, araç içerisinde sıkıştı.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık, polis, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin müdahalesiyle tırdan çıkarılan Emir A, kaldırıldığı Bolvadin Devlet Hastanesi’nde müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Xtopia Immersive Journey” programı kapsamında açılan sergi, doğa ve teknoloji arasındaki bağlantıları keşfetmeyi ve izleyicilere yenilikçi deneyimler sunmayı hedefliyor.
Yapay zeka yazılımlarıyla insan ile makine ilişkisini ele alan serginin küratörü ve Xtopia World’ün kurucusu Lalin Akalan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sergide, sanatçının 360 derece mekana entegre olmuş bir görüntüsüyle ziyaretçilere seslendiği bir bölümün yer aldığını söyledi.
Akalan, “Bir sanat eseri içinde zamanda koro performansı var. Koro performansından sonra sanatçının ahtapotlardan esinlendiği ve ahtapotların zekasını yapay zekayla birleştirdiği bir manifestosu var. Bu, doğanın insanlığa bir çağrısı ve insanlığa bir geri dönüş manifestosudur.” dedi.
Sergideki eserlerin birbiriyle bağlantılı olduğuna dikkati çeken Akalan, şunları ifade etti:
“Memo Akten, 20 yıldır yapay zekayla çalıştığı için aslında buradaki eserler de yapay zekanın son 15 senedeki gelişimini kapsıyor. Bir tanesi evrenimizin derin tarihiyle alakalı. Evrenin toz ve gaz bulutu halinden bugüne kadar gelen serüvenini anlatıyor. Hızlı bir şekilde bize kim olduğumuzu hatırlatıyor. Biraz daha meditatif bir eser. Sergiye ayrıca koro, yoga, sesle şifa etkinliği gibi şeyler de eşlik edecek.”
Lalin Akalan, sergide ayrıca hareket, dans ve teknolojiyi birleştiren bir eser olduğunu dile getirerek, “Bir dansçının bir anda balığa, farklı doğa elementlerine dönüştüğü ve aramızda aslında ne kadar bağlı olduğumuzu anlatan, ekoloji odaklı bir deneyim. Deneyimler aslında kendimizle ve kendi insanlığımızla bağ kurmamıza alan açıyor. O yüzden bir tür farkındalık. İzleyicilerin buradan ‘geleceğimizi özenle tasarlayabileceğimiz umuduyla’ ayrılmalarını istiyoruz.” diye konuştu.
Üçlemenin ilki olarak açılan “Dağıtılmış Bilinç” sergisinden sonra “Somutlaştırılmış Simülasyon” ve “Derin Meditasyonlar” sergileri açılacak. Program süresince ayrıca atölyeler, performanslar, söyleşiler yapılacak.
Sergi, 15 Aralık’a kadar ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TİMBİR Kurucularından Sert Çıkış: "Kurucularımız ve Üyelerimiz Töhmet Altında Bırakılamaz!"
Türk İnternet Medya Birliği, başlangıçta medyanın gücünü birleştirerek daha güçlü bir yapı kurmayı hedefliyordu. 2017’de Nizamettin BİLİCİ ve diğer kurucu üyelerin gayretiyle kurulan bu birlik, "Birlik Olma" anlayışı ile hareket etti ve her zaman Türkiye’nin milli menfaatleri doğrultusunda çalışmayı taahhüt etti. Ancak bugün, özellikle Başkan Süleyman BASA ve Başkan Yardımcısı Rıfat SAİT’in yönetim anlayışı, kurucuların bu ilkesine açıkça ters düşüyor. Birlik, başlangıçtaki hedeflerinden saparak, medya camiasını kırgınlıklar, ayrımcılık ve menfaat ilişkileriyle parçalanmış bir hale getirdi.
Kurucular, başkan ve yardımcısının yalnızca kendi kişisel çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini ve bunun sonucunda TİMBİR’in kuruluş amacından uzaklaştığını belirtiyor. Kamuoyunda hızla yayılan bu iddialar, birliğin itibarını zedeliyor ve üyeler arasında büyük bir güvensizlik yaratıyor. Başkan BASA ve Yardımcısı SAİT’in, medya kuruluşlarının gücünü birleştirmek yerine, kendi menfaatlerine hizmet eden bir yapı inşa ettikleri ifade ediliyor.
Şeffaflık ve Dayanışma Yerine Kişisel Çıkarlar ve Gizlilik
Türk İnternet Medya Birliği, kurulduğu günden itibaren şeffaflık, dayanışma ve medyanın özgürlükleri için çalışmayı vaat etmişti. Ancak bu ilkelere ne yazık ki uyulmadığı ve yönetimin kendi menfaatlerini kollayarak tüm bu amaçlardan sapıldığı belirtiliyor. Kurucular ve üyeler, BASA ve SAİT’in, TİMBİR’in kurulumundan sonra, şeffaflık ve ortaklık ilkesini terk ederek, yalnızca belirli kişilerin çıkarlarını kolladığını ifade ediyorlar.
TİMBİR’in üye sayısının, internet sitesinde sahte ve yanıltıcı bir şekilde gösterildiği de öne sürülüyor. 1000'in üzerinde üye olduğu iddia edilen birliğin gerçekte sadece 111 üyesi bulunduğu ve birçok ismin yalnızca isimlerinin yazıldığı belirtiliyor. Bu tür manipülasyonlar, camianın güvenini daha da sarsmış durumda. Kurucular, üyeler ve medya kuruluşları, bu gibi yanıltıcı eylemlerin, TİMBİR’in itibarını daha fazla zedelemeden sonlandırılması gerektiğini belirtiyor.
Kişisel Menfaatler İçin Kullanılan Birlik: "TİMBİR, Siyasi ve Ekonomik Araç Olamaz"
Birlik, kurucularının ve üyelerinin gözünde, kişisel menfaatlerin ön planda tutulduğu, sahte vaatlerin ve yalanların dolaştığı bir araç haline gelmiş durumda. Birliğin üyeleri, Başkan Süleyman BASA’nın ve Yardımcısı Rıfat SAİT’in, birliğin kurumsal imajını kişisel çıkarları doğrultusunda kullanarak, hem ekonomik hem de siyasi emellerine hizmet ettiklerini belirtiyor. Bu durumun, kamuoyunda derinleşen güvensizlik ve çatışmalarla birleşerek, TİMBİR’in derin bir kriz içine girmesine yol açtığı vurgulanıyor.
Bakanlıklarla ve devlet kurumlarıyla yürütülen projelerde, TİMBİR’in resmi bir paydaş olarak yer almadığı halde, “resmi ortak” gibi gösterilerek, herhangi bir ekonomik katkı sağlanmadan, siyasi çıkarlar peşinde koşulması oldukça düşündürücü bir durum. Birlik, kurucularının yıllarca süren emekleriyle inşa edilen bir yapıydı, ancak bugün bu değerlerin hiçe sayılması, üyeler ve kamuoyu tarafından affedilemez bir durum olarak değerlendiriliyor.
İstifa Edilmezse Kriz Derinleşebilir: Olağanüstü Genel Kurul Talebi
Mevcut yönetimin, TİMBİR’i tamamen kişisel çıkarlar için kullanmaya devam etmesi durumunda, birliğin daha fazla yıpranması ve kamuoyunda daha büyük bir güvensizlik yaratması kaçınılmaz olacaktır. Birlik kurucuları, başkan ve yardımcılarının derhal istifa etmelerini ve camianın eski ruhunu yeniden kazandırmak adına, olağanüstü bir genel kurul yapılmasını talep ediyor. Bu süreç, TİMBİR’in temellerine sadık kalınarak yeniden yapılandırılması adına hayati önem taşıyor.
Türk İnternet Medya Birliği’nin, Cumhurbaşkanımızın desteklediği bir oluşum olduğunu hatırlatan kurucular, birliğin asli amacının halkın bilgiye erişimini sağlamak ve medyanın gücünü toplum yararına kullanmak olduğunu belirtiyor. Bu değerlerin göz ardı edilmesinin, birliğin hem ülke içindeki hem de uluslararası alandaki saygınlığını büyük ölçüde sarsacağı endişesi taşıyorlar.
]]>618Media, web sitenizin Google ve diğer arama motorlarında üst sıralarda yer almasını sağlayarak organik trafik artışını hedeflemektedir. Anahtar kelime analizi, teknik SEO, içerik optimizasyonu ve link inşası gibi kapsamlı hizmetlerle markaların dijitaldeki görünürlüğünü artırır. “SEO ajansı” denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri olan 618Media, işletmenizi arama motoru sonuçlarında rakiplerinizin önüne geçirecek stratejiler üretir.
Dijital pazarlamanın bir diğer önemli ayağı olan Google reklamları, doğru strateji ile markanızın hedef kitleye ulaşmasını sağlar. 618Media’nın Google Reklam Ajansı olarak sunduğu hizmetler, reklam bütçenizin en etkin şekilde kullanılmasını sağlar. Google Ads kampanyaları, dönüşüm odaklı reklam metinleri, hedef kitle analizi ve performans takibi ile işletmenizi rakiplerinizin bir adım önüne taşır.
618Media, hem yeni başlayan girişimlere hem de köklü markalara dijital dünyada fark yaratma fırsatı sunar. SEO ajansı ve Google reklam ajansı olarak sunduğu yenilikçi çözümlerle, işletmelerin dijital dönüşüm yolculuğunu hızlandırır.
Markanızın dijital pazarlama hedeflerine ulaşmasını istiyorsanız, 618Media ile iletişime geçin ve profesyonel destek alın.
]]>Yavaş şunları söyledi: “Biz yaptığımız hizmetlerle neredeyse 3 Ankaralıdan 2’sinin oyunu aldık. Reklam alacak hiçbir şeyin içine girmedik bir kuruş harcırah almadık. Uçak biletlerimi tamamını kendim karşılarım. Zaman zaman niye açılışlarda konserler yapmıyorsunuz diye eleştiri aldık. Ancak biz şu kadara mal oldu diye köprülere astık. Başka belediyeler de rol model olarak alsın dedik. 5 bine yakın ihaleyi canlı yayınladık. Bu iş artık tüm Türkiye’de herkese emsal olsun dedik. Ekonomik sıkıntıların israftan şatafattan olduğunu biliyoruz. 210 bin aileye düzenli olarak protein desteği veriyoruz. 48 bin emekliye destek verdik. Ortalama 180 bin aileye düzenli olarak doğalgaz desteği veriyoruz.”
REKLAM
“SANATÇILARIN KAŞE BEDELİ ADI ALTINDA ÜCRETLERİ BELLİDİR”
“Gelelim belediyemize ait sosyal medyada tetiklenen tartışmalara. 2021 yılından itibaren yaptığımız tüm konserleri ekranda göreceksiniz. İlan edildiği gibi, algı yapıldığı gibi sanatçılara ödenen para yok arkadaşlar. Sanatçıların kaşe bedeli adı altında ücretleri bellidir. Yani, ben bir sanatçının bedelini bilmiyorum diye kimse diyemez. Dolayısıyla tam bir algı operasyonunun içindeyiz. Bir konser için şu kadar para verdi diye maalesef bir algı operasyonuna maruz kalmış bulunuyoruz. Bakın arkadaşlar tabloda sağ tarafında bedelleri var. Yani gençlik parkında, tiyatro salonunda vs konserler için rakamlar var. Yapılan yerleri işaret etmek isterim. Milli günler için yapılan konserler.”
“Devam edelim. Kırmızıları özellikle göstermek istiyorum. Yine 27 Ağustos 2021’de BURAY, Koray Avcı, 30 Ağustos Bengü konseri ve Sakarya Meydan Muharebesi ile ilgili program, sağ tarafta ödenen ücretleri görüyorsunuz. Bunların içerisinde tabii ki sanatçıların ücretleri de var. Evet, 29 Ekim 2021, Gençlik Parkı’nda kutlanmış, Gazapizm konserine ödenen rakamları da kenarda görüyorsunuz.”
REKLAM
Cumhuriyet’in 100. yılı. ‘Candan Erçetin’e 84 milyon ödendi’ diyen müfterilere duyurulur. 8 tane konser var. Teknik bir sefer kuruluyor. 8’i birden orada hizmet alıyor. Toplam 94 milyon lira. Bunu 8’e böleceksiniz. Bir sanatçıya 60 milyon, 100 milyon veriliyor iddialarına karşılık rakamlar burada. Devam edelim, 2024 yılı. Evet, 23 Nisan, Semicenk, Gazapizm ve Ediz. Üç tane sanatçı. Teknik yine 46 bin lira. Burada ses, sahne vs ekipmanlar var. Devam ediyoruz. Bunu yazmamışlar. Burada da Mor ve Ötesi’ne de 70 milyon verildi diye internete yaydılar. 17-18-19’da 3 adet konser, teknik kurulum 48 milyon lira, sanatçılara ve ekiplerine ödenen de 38 milyon lira. 3’e böldüğünüzde konser başına ne düştüğünü göreceksiniz. 30 Ağustos’ta yine Tan Taşçı konserine 41 milyon 950 bin lira ödenmiş kurulumla beraber.
EBRU GÜNDEŞ KONSERİ
“Evet. 28-29 Ekim, en fazla problemin yaşandığı. Kiminin sanatçı yüzünden bize saldırdığı.. Çünkü, Türkiye’de sanatçıların birçoğu da insanların istediğine, istemediğine, siyasi görüşüne göre değerlendiriliyor. Ancak, bu konseri aslında ilk defa sözleşmesi yapılıyor, ancak TUSAŞ saldırısı nedeniyle ben iptal ettim. Bu sefer kamuoyundan ısrarlı bir şekilde bir devlet ya da belediye terör karşısında bunu yapamaz, mutlaka bu konser yapılmalı diye çok büyük baskı oldu. Yani, teröre teslim mi oldunuz diye. Bunun üzerine 4 gün sonra, yani o gün biz TUSAŞ saldırısının olduğu gün konser iptal edilmiştir dedik ve iptal ettik. Ve 4 gün hiçbir çalışma yapılmadı. Daha sonra baskılar üzerine devam ettik. Devam edince, sözleşme üzerindeki işlerin tamamı yapılamadı. Sahne, ışık, dekor vs 31 milyon 680 bin lira. Ebru Gündeş ve ekibine ödenen 13 milyon 250 bin lira. Bunun içerisinde, Ebru Gündeş’in kendi izniyle açıklıyoruz, kaşe bedeli zaten belli, ekibiyle beraber, makyözü vs dahil ödenen para 4 milyon 750 bin lira arkadaşlar. Bunun içinde de Ebru Gündeş, kaşe bedelini almıştır. Yani, kalkıp da bir sanatçıya şu kadar ödendi demek tamamen algı operasyonudur. Kurulumda çalışan personel tam 90 kişi. Tek tek bunların sigorta girişlerini, bordrolarını istedim. Ayrıca teknik, ses, ışık ve led ekranda çalışan 56 kişi. Bunların arzu eden olursa tamamının sigorta fişlerini kendilerine gösterebiliriz. Bunların yemesi, içmesi, konaklaması dahildir. 12 TIR şehir dışından, 8 TIR da Ankara’dan olmak üzere toplam 20 TIR malzemeyle kurulum yapılmıştır. Bunların da sevk irsaliyelerini bizzat kendim inceledim. Toplam kurulum ve sökümde günlük çalışan 146 kişi. “
“BÖYLE BİR SAHNE İLK DEFA KURULDU”
“Şimdi, değerli Ankaralılar, Cumhuriyetin 101. yılı kutlaması için Türkiye’nin en büyük sahnesini kurduk. Bunu milli bayramların en yüksek standartlarda kutlanması amacıyla yaptık. Sıradan bir konser yapmak istemedik. Hep Gençlik Parkı ve Atatürk Orman Çiftliği olmasının nedeni de bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün içinde gezdiği yürüdüğü ve AOÇ’nin bize emanet ettiği bir yer olmasıydı. Sıradan yerler değildi. Bu şükran duygusu ortaklığını yaşamak için büyük ekran kuruldu. Böyle bir ekran, böyle bir sahne yok. Böyle bir sahne ilk defa kuruldu.
Mor ve Ötesi konseri. Bunu daha detaylı vermek istedik. Niye? Mor ve Ötesi’ne 70 milyon verildi diye internette yazılar çıktı. Candan Erçetin konserinde 8 tane sanatçı var. Onlara verilen ücret 80 milyon değil, hepsine verilen 94 milyondur. Hep iki firma işi alıyor diyorlar. Tek tek incelettim. Tam 904 tane konser ve etkinlik yapmışız. İddia edilen firmalara yaptığımız ödemeler, toplam bütçenin yüzde 39’una denk geliyor. 6 tane firmaya teftiş kurulunun teklif verdiğini belirtmiştim. Bu çapta bir sahne yapmak tabi kolay değil. Sadece 1 firma yanıt vermiş. Verdiği teklif sahne kurulumu için 56 milyon lira.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin Cevizdere Mahallesi’nde oluşturduğu çöp ayrıştırma alanı, kısa sürede genişleyerek adeta bir çöp dağı görünümü aldı. Ünye Çimento Fabrikası ile yapılan anlaşmaya göre, ayrıştırılan çöplerin bir kısmının fabrikada yakılarak bertaraf edilmesi planlanıyordu. Ancak, bu projenin iptali nedeniyle ayrıştırılmayan çöplerin fabrikaya gönderilmesi mümkün olmadı ve çöp alanı büyümeye devam etti.
Çevrede giderek yayılan kötü kokular, projeye dahil edilen 'suni derelerin' de doğayı olumsuz etkilemesiyle dikkat çekiyor. Özellikle balık ölümlerine neden olduğu iddia edilen bu yapay dereler, bölgedeki ekolojik dengeyi tehdit ediyor. Çaybaşı İlküvez’deki alan, çevresel etkiler dikkate alınarak devlet tarafından mühürlendi; ancak bazı iddialara göre Büyükşehir Belediyesi, bu kararın ardından da çöpleri bölgeye taşımayı sürdürdü.
Ünye’de oluşan çöp yığınlarının kışın yoğun kar yağışı alması halinde kayak merkezi olarak kullanılabileceği de konuşulmaya başlandı. Büyükşehir Belediyesi’nin bu projeyi halka yeni bir cazibe merkezi olarak sunması ihtimali tartışılıyor. Diğer yandan, doğu arıtma tesisindeki makinelerin çalışmaması nedeniyle atıkların denize deşarj edilmesi, bölgede çevresel kaygıları artıran bir diğer önemli sorun olarak öne çıkıyor.
Ordu Büyükşehir Belediyesi, Ünye kamuoyunun büyük oranda sessiz kaldığı bu projeleri hayata geçirirken, tepkilerin sınırlı kalması nedeniyle projelerine hız kesmeden devam ediyor. Eksik kalan çöp ayrıştırma süreci ve çevresel risklerin artması, Ünye halkını endişelendiren başlıca konular arasında. Uzmanlar, halkın daha fazla bilinçlenmesi ve çevresel etkilere dair sesini yükseltmesi gerektiğini ifade ediyor.
]]>Kılıçözü Sanayi Sitesi yakınlarında karşılaşan ve husumetli oldukları ileri sürülen iki arkadaş grubu arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü.

AA’nın haberine göre; kavgada tabancayla vurulan M.İ. ve R.Ö. ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Kırşehir Eğitim Araştırma Hastanesine kaldırılan yaralılardan M.İ, yaşamını yitirdi. Şüpheliler, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>A.A.Y. yönetimindeki otomobil, Sugözü Mahallesi Çevre Yolu’nda kontrolden çıkarak refüje çarpıp devrildi. İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
1 KİŞİ ÖLDÜ, 3 KİŞİ YARALANDI
AA’nın haberine göre; kazada araçta bulunan Şaban O. olay yerinde hayatını kaybetti. Sürücü A.A.Y. ile F.U. ve T.U. yaralandı. Yaralılar, sağlık personelinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.
KAZA ANI KAMERAYA YANSIDI
Şaban O’nun cenazesi, incelemenin tamamlanmasının ardından morga gönderildi. Öte yandan, kaza anı çevredeki iş yerinin güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Polis ekipleri, kazayla ilgili inceleme başlattı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sendika temsilcileri, yaptığı açıklamada belediye tarafından kendilerine yapılan teklifin kabul edilemez olduğunu belirtirken işçiler bir süre slogan attı.
AA’nın haberine göre; açıklamanın ardından grev kararı belediyenin kapısına asıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’nın haberine göre; ihbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibi, havuzdan çıkarılan Koçak’ın hayatını kaybettiğini belirledi.
Koçak’ın cenazesi Bucak Devlet Hastanesi morguna götürüldü. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakikaNarin Güran Cinayeti Davası: Diyarbakır’da 21 Ağustos tarihinde kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni Eğertutmaz Deresi’nde bulunan 8 yaşındaki Narin Güran davasında 2’inci gün tanıkların dinlenmesine devam edildi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, aralarında anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ile amca Salim Güran ve Nevzat Bahtiyar’ın da bulunduğu sanıkların yargılanmasına devam edildi.

300 kişilik 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tanıklar dinlendi. Duruşmada dün gece dinlenen Gazal Bahtiyar, olayla ilgili ciddi iddialar da bulundu.

“ALİ RIZA BİZE ARACI VASITASIYLA TEKLİFTE BULUNDU”
Nevzat Bahtiyar’ın eşi Gazal Bahtiyar, “Ali Rıza Güran komşu köydeki Hasan Kaya’ya gitmiş, Kaya bana gelerek ‘Nevzat bu işi üstlensin ailesi de gelip köyde yaşasın, her türlü ihtiyaçlarını karşılarız’ teklifinde bulundu.” dedi.

Gazal Bahtiyar sözlerine, “Ben de kesinlikle hayır dedim, bu kızı kim öldürdüyse cezasını çeksin dedim. Güran ailesiyle bir husumetimiz yok. Salim ve Nevzat kardeş gibiydi. Salim kardeşim dediği kocamı sırtından vurdu. Salim, bu olayda Nevzat’ı kullandı.” şeklinde devam etti.

“TESELLİ İÇİN GİTTİK, AİLE TOPLANTIMIZ VAR DEDİLER EVE ALMADILAR”
Gazal Bahtiyar ifadesinde Narin’in Güran’ın kaybolduğu 2’inci günden sonra Güran ailesindeki davranış hareketlerine dikkat çekti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milletvekili Gürban’ın ithamlarına karşılık veren Torbaoğlu, oldukça sert ifadeler kullandı, adım ve itibarım için, kendi hesaplarını açığa çıkarmak için bizzat Sermaye Piyasası Kurulu’na SPK ve Mali Suçları Araştırma Kurulu’na MASAK kendini ihbar edeceğini söyledi.
İş insanı ve eski Karşıyaka Spor Kulübü yöneticisi Nazım Torbaoğlu, İYİ Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban'ın iddialarına yanıt verdiği. İddiaları reddeden Torbaoğlu, “Bu iftiraları atan şahsı tanırım. Benimle tanışmak için iki kez masama geldi. İkisinde de kovdum. Yazdıkları tamamen husumet dolu ve dayanaksız. İddialarını ispatlamalı” dedi.
İKİ YILDIR BORSADA İŞLEM YAPMIYORUM, MASAK İNCELEYEBİLİR"
Gürban’ın iddialarını "çamur at izi kalsın" siyaseti olarak nitelendiren Torbaoğlu, kendi hesaplarını açığa çıkarmak için bizzat Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) ve Mali Suçları Araştırma Kurulu’na (MASAK) kendini ihbar edeceğini söyledi. “İki yıldır borsada işlem yapmıyorum. Hakkımda manipülasyon ya da spekülasyon varsa MASAK incelesin. Hiçbir suçum yok,” diyen Torbaoğlu, eşinin güzellik kliniğine yönelik iddialara da yanıt verdi. Torbaoğlu açıklamasında, "Eşim işini dürüstçe yapan biri; onun iş yerine dair yapılan Dilan Polat benzetmesi tamamen kötü niyetli" dedi.
"HATİCE ÖZALP’LE HİÇ GÖRÜŞMEDİM, İDDİALAR TAMAMEN ASILSIZ"
Torbaoğlu, ayrıca DenizBank Müdürü Hatice Özalp ile ilişkisi olduğu yönündeki iddiaları da yalanladı: "Hayatımda bir kez bile yan yana gelmedik. HTS kayıtlarını incelesinler. Hiçbir şekilde bağlantım yok” diyerek Gürban’ın iddialarını çürütebileceğini söyledi.
"DOKUNULMAZLIĞINA GÜVENİP İFTİRA ATMAK ŞEREFSİZLİKTİR"
Gürban’ın dokunulmazlığını kullanarak pervasızca suçlamalarda bulunduğunu savunan Torbaoğlu, vekile karşı suç duyurusunda bulunacağını ve dokunulmazlığının kaldırılması için girişimlerde bulunacağını belirtti. "Bu iftiralar karşısında sessiz kalmayacağım" diyen Torbaoğlu, Gürban’ın kendisine ve ailesine yönelik itibarsızlaştırma çabalarına karşı yasal süreç başlatacağını duyurdu.
"MENEMEN’DE ALDIĞIM ARSALAR İMARLI, HER ŞEY KANUNA UYGUN"
Son olarak Menemen’de aldığı taşınmazlara ilişkin iddialara da yanıt veren Torbaoğlu, tüm mülklerinin belediyenin ihale yoluyla sattığı yerlerden olduğunu ve hiçbir şekilde imarsız alan almadığını söyledi: “Alnım açık, her şey incelensin. Bu iftira kampanyasına asla boyun eğmeyeceğim.”
]]>Bilindiği üzere yaşanan trafik kazası neticesinde araçta -kazanın şiddetine göre değişen ölçülerde- maddi bir hasar meydana gelmektedir. Bu hasarın giderilmesinin hiç şüphesiz belli bir maliyeti vardır ve “maddi zarar” niteliğindedir.
Ancak söz konusu hasar bütünüyle giderilse bile TRAMER (Trafik Sigortaları Bilgi Merkezi) kayıtlarında araç, “hasarlı araç” olarak gözüktüğünden, bilhassa ikinci el piyasasında bu durum aracın değerinde belli bir kayıp meydana getirecektir.
Dolayısıyla aynı model ve evsafta kazasız olan diğer araçlara kıyasla kazalı bu araç daha düşük bir bedelle satılacaktır.
Araç değer kaybı, Bir başka ifadeyle kaza sonrası araçta meydana gelen “maddi zarar” sadece tamir gerektiren görünür hasarlardan ibaret olmayıp bu hasarlar giderildikten sonra araçta meydana gelen değer kaybını da içermektedir.
Araç Değer Kaybı Kapsamı
Ankara araç değer kaybı araç değer kaybı avukatı Öncelikle ifade etmek gerekir ki, mevzuat hükümleri çerçevesinde değer kaybı, kapsamında sadece “maddi zararlar” karşılanır. Manevi zararı sigorta şirketi karşılamaz.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın ilgili düzenlemesi şu şekildedir:
“Maddi Zararlar Teminatı: Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin bu Genel Şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.” ( Şart’ın A-5/a maddesi)
Daha önce Araç değer kaybı, konunun uzmanları tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın Ek’inde yer alan kriterlere göre belirlenmekte idi.
Ancak Ancak Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarih ve 31269 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan E:2019/40 Esas sayılı kararı ile 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesi iptal edilmiş ve böylece hesaplama yöntemi değişmiştir.
Buna göre hesaplama gerçek zarar ilkesi gereği serbest piyasa koşulları dikkate alınarak yapılmaktadır.
Mesela 200.000 TL değerinde olan bir araç kaza sonrası 180.000 TL’ye düşmüş ise bu zarar değer kaybı olarak araç sahibine ödenir. Bu hesaplamada eskiden olduğu gibi km, aracın yaşı vs. gibi verilere bakılmaz.
Araç Değer Kaybı Teminatı Dışında Kalan Haller
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları bazı durumların değer kaybı teminatı kapsamı dışında kalacağını öngörmüştür.
– Mini onarım ile giderilebilen basit kaporta, plastik tampon/parça onarımları, cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamı hasarları,
– Çekme Belgeli ve Hurda Belgeli işlemi görmüş araçlar,
– Tekerlekli/paletli ve zırhlı toplumsal müdahale araçları, belediye otobüsleri, yol süpürme araçları, itfaiye araçlarındaki hasar sebebiyle yapılan değer kaybı talepleri,
– Yabancı plakalı araçların Türkiye’de karıştığı kazalarda yabancı plakalı araçlar için yapılan değer kaybı talepleri.
– Araçta meydana gelen maddi hasarın, aracın rayiç bedelinin %2’sinin altında kalması halinde değer kaybı tazminatı araçta meydana gelen maddi hasar tutarını aşamaz.
– Ek 1’de yer alan tutarlar %50’sine kadar (%50 dahil) Hazine Müsteşarlığınca azaltılabilir veya arttırılabilir.
Değer Kaybı İçin Gerekli Evraklar
Genel Şartlar’ın Ek 6 nolu madde başlığı altında maddi hasarların tamamı için (ve bu arada değer kaybı için de) gerekli başvuru evrakları için şu açıklamalara yer verilmektedir:
Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler
1. Maddi Zararlar
A) Araç Hasarları
• Trafik Kazası Tespit Tutanağı resmi tasdikli sureti veya taraflar arasında tutulmuş kaza tespit tutanağı, varsa ifade tutanakları veya görgü tespit tutanakları,
• Mağdur araca ait ruhsat,
• Varsa hasarlı araç resimleri,
• Mağdur araç sahibine/zarar gören üçüncü şahsa ait banka hesap bilgileri (banka – şube adı, Iban numarası).
B) Değer Kaybı
• (A) Araç Hasarları bölümünde istenen belgeler,
• Değer kaybı talep beyanı,
• Maddi hasara ilişkin ekspertiz yapıldıysa eksper raporu.
C) Diğer Hasarlar (üçüncü kişiye ait mallar için)
• (A) Araç Hasarları bölümünde istenen belgeler,
• Hasarlı malın sahiplik belgesi (tapu, alım faturası, kamu kurumu resmi yazısı vb.),
• Üçüncü kişiye ait zarar gören malın onarımına ilişkin fatura, muhasebe kayıtları.
Ayrıca bu tür taleplerde “Kişisel Bilgi Doğrulama Evrakları” da gereklidir. İlgili belgeler şu şekildedir:
• Gerçek Kişilerde: Nüfus cüzdan fotokopisi ve imza beyanı, iletişim bilgileri
•Tüzel Kişilerde: Vergi levhası, ticaret sicil gazetesi, imza sirküleri ve sirkülerde yer alan yetkililerin nüfus cüzdan fotokopileri.
Araç Değer Kaybı Nasıl Alınır? Zarar Bedeli Kim/Kimlerden Talep Edilebilir?
Araç değer kaybı bedelini aracınıza zarar veren aracın sürücüsünden ya da aracın tescil malikinden talep edebileceğiniz gibi karşı aracın sigorta ettirilmiş olduğu sigorta şirketinden talep etmeniz de mümkündür.
Uygulamada bu talepler genelde sigorta şirketlerine yöneltilmektedir. Zira kişilerin maddi sıkıntılarını gerekçe göstererek böyle bir ödemeden kaçınmaları her zaman için mümkündür ve sıklıkla karşılaşılmaktadır.
Bu gibi durumlarda kurumsal ve profesyonel şirketler olan sigorta şirketleri ile iletişim kurmak daha başarılı sonuçlar verebilmektedir.
Araç Değer Kaybı Talebi Şartları Nelerdir? Talebi iletmeden önce yapılması gereken işlem ya da temin edilmesi gereken belgeler var mıdır? Varsa bunlar nelerdir?
Hukukî bir talebi iletirken haklı olmanız yetmez. Bunun yanında haklı olduğunuzu belgelendirecek bir kısım ispat araçlarına da sahip olmanız beklenir.
Bu sebeple hak kaybına uğramamak için araç değer kayıp bedeline ilişkin talepte bulunurken bir kısım ön hazırlıklara girişmek gerekir.
Bu kapsamda; öncelikle yukarıda detayları verildiği üzere her iki araca ilişkin poliçe ve ilgili tutanak ve evrakların tam olması ayrıca sigorta şirketinin istediği diğer bilgilerin de eksiksiz olarak iletilmesi gerekir
Araç Değer Kaybı Başvurusu Nasıl Yapılır?
Bu yol uyuşmazlığın müzakere yolu ile halledilmesi amacına yönelik bir başvurudur. Eğer taraflar belli bir değer kaybı bedelinin ödenmesi konusunda uzlaşırlarsa ortada bir sorun kalmayacaktır.
Ancak uygulamada sigorta şirketleri şahsi başvuruları ya reddetmekte ya da çok komik rakamlar teklif etmektedir. Bu nedenle bu alanda uzman bir araç değer kaybı avukatı yardımı almak önemlidir.
Eğer karşı taraf bu talebi reddeder ya da 15 gün içerisinde herhangi bir karşılık vermezse bu durumda diğer yasal yollara başvurmak gerekecektir.
1. Tahkim Yolu
Sigorta şirketine, araç değer kaybı bedelinin ödenmesi konusunda yapmış olduğunuz başvurunun reddedilmiş olması ya da 15 gün içerisinde cevaplandırılmamış olması durumunda Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru hakkınız bulunmaktadır. Bu usul tahkim usulü olarak adlandırılır.
Ücretli olan bu başvurunun usulüne uygun olarak yapılması önemlidir.
Bu başvuru üzerine öncelikle bir ön inceleme yapılır. Bu ön inceleme en geç 15 gün içerisinde tamamlanmalıdır. Bu ön inceleme neticesinde başvurunun sigorta hakemlerine havale edilip edilmeyeceğine karar verilir.
Eğer başvurunun sigorta hakemleri tarafından sonuçlandırılmasına karar verilirse, dosya, Komisyon tarafından hakem listesinden seçilen bağımsız hakemlere iletilir. Hakemler incelemeyi en geç 4ay içerisinde tamamlamalıdır.
ARAÇ DEĞER KAYBI YAŞADIYSANIZ MUTLAKA BİZİ ARAYINIZ
]]>
Çınar Gazetesi, okuyucularını bilgilendirirken kaliteli içerik sunmayı hedefler. Çınar Gazetesi'nin asayiş haberleri, ülkede yaşanan güvenlik olayları ve polis tarafından yürütülen operasyonlar hakkında anlık bilgi sağlar. Çınar Gazetesi son dakika haberleriyle, özellikle gün içinde gerçekleşen önemli gelişmeleri hızlı bir şekilde okuyucularına ulaştırır. Çınar Gazetesi, finans alanında piyasaları ve ekonomik gelişmeleri takip etmek isteyenlere güncel veriler sunar. Çınar Gazetesi’nin magazin haberleri ise sanat dünyasında ve ünlülerin hayatında olup bitenleri merak edenler için önemli bir bilgi kaynağıdır.
Çınar Gazetesi, spor haberlerinde de geniş bir içerik sunarak, futbol, basketbol, voleybol gibi farklı branşlarda güncel haberlere yer verir. Çınar Gazetesi gündem haberlerinde ise hem ulusal hem de uluslararası önemli gelişmeleri derinlemesine ele alır. Çınar Gazetesi, tüm bu içerik ve başvuru kategorileriyle farklı ilgi alanlarına sahip olan okuyucularına zengin bir haber kaynağı sunar. Çınar Gazetesi, güvenilirliği ve kapsamlı haber anlayışıyla Türkiye’de önemli bir yere sahiptir ve geniş okuyucu kitlesiyle her gün daha fazla kişiye ulaşmaktadır.
]]>Asgari ücretin belirlenmesindeki en önemli faktörlerden biri alım gücüdür. Bugün, birçok çalışan temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Yani, asgari ücretin ne kadar olacağı, bireylerin yaşam standartlarını belirleyen en kritik unsurlardan biridir. Düşünecek olursak, bir çalışan ayın sonunda kirasını, faturalarını ve gıda alışverişini nasıl yapacak? Eğer kazancı bu ihtiyaçları karşılayamıyorsa, o zaman sistemde bir sorun var demektir.
Bir başka dikkat edilmesi gereken konu ise Tüketici Fiyat Endeksi (TFE). TFE, belirli bir mal ve hizmet sepetinin fiyatlarındaki değişimi ölçer. Asgari ücret belirlenirken bu veriler mutlaka göz önünde bulundurulmalı. Yoksa, ihtiyaçların artmasıyla birlikte asgari ücret de yetersiz kalabilir. Yani, bu durum aslında bir kısır döngü yaratma potansiyeline sahip.
Ayrıca, asgari ücretin sektörel farklılıklar da dikkate alınarak belirlenmesi gerekiyor. Örneğin, sanayi, tarım veya hizmet sektöründeki işlerin doğası farklı. Her sektörde çalışan insanlar, kendi alanlarındaki koşullar nedeniyle değişen yaşam standartları yaşıyor. Bu noktada, sadece tek bir rakam üzerinden değerlendirme yapmak, adaletsiz bir durum yaratabilir.
Görüldüğü gibi, 2024 asgari ücretinin ne kadar olması gerektiği, birçok faktörle daha karmaşık bir hale geliyor. Tek bir rakamdan çok daha fazlasını ifade eden bu konu, toplumun her kesimini etkiliyor.
2024'te Asgari Ücret: Ekonomi Mi, Adalet Mi?
Ekonomik Denge: Asgari ücretin artırılması, çalışanların alım gücünü doğrudan etkiliyor. Yükselen enflasyon karşısında, her geçen gün biraz daha zorlaşan yaşam koşullarını düşündüğümüzde, bu artışın gerekliliği ortada. Ama bu artış, işverenleri nasıl etkiliyor? İşverenlerin daha fazla ödeme yapması, bazıları için maliyetleri yükseltebilir. bu dengenin nasıl sağlanacağı belirsiz. Ekonomi uzmanları, ekonomik büyüme ve istihdam dengesi üzerinde tartışıyorlar. Arada kalmış bir ekonomik hesaplaşma var sanki!
Adalet Arayışı: Diğer taraftan, asgari ücret artışı sosyal adaletin bir simgesi olabilir. Her bireyin onurlu bir yaşam sürmesi, sadece temel ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli geliri elde etmesi gerekiyor. Hepimiz güç koşullarda yaşamayı istemiyoruz, değil mi? Asgari ücrete yapılan artış, birçok insan için bir nefes alma fırsatı anlamına geliyor. gamdom Bu nedenle, sosyal adaletin sağlanması açısından bu artışın önemi büyük.
Toplumsal Tepkiler: Ancak, bu konuda farklı görüşler var. Çeşitli kesimlerden gelen tepkiler, işverenler ile çalışanlar arasında büyüyen gerilimi gözler önüne seriyor. Çalışanlar, adaletsizliğin son bulmasını talep ediyor; işverenler ise yüklerinin artmasından endişeli. Bu durum, toplumun bir kesiminde huzursuzluk yaratıyor ve hem ekonomik hem sosyal dengeyi sorgulatıyor.
Gelecekte Ne Olacak?: Sonuçta, asgari ücret artışı, sadece bir rakam değil; bu rakamın altında yatan birçok hikaye ve etki bulunuyor. 2024 yılı, bu denklemin nasıl çözüleceği konusunda büyük bir sınavdır. Ekonomik ve sosyal adalet arasındaki bu dengeyi bulmak, hepimizin ortak sorumluluğu.
Asgari Ücrette Beklenen Artış: Hanelere Ne Kadarlık Bir Rahatlama Getirecek?
Son yıllarda enflasyon oranları sürekli yükseliyor, bu da hanelerin alım gücünü ciddi şekilde etkiliyor. Çoğu aile bu durumdan dolayı temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Yemek, ulaşım ve konut gibi maddelerin fiyatları, bir akşam yemeği için bile bütçeyi zorlayacak seviyelere ulaştı. Peki, asgari ücretteki bir artış bunun neresinde yer alacak?
Birçok ekonomist, asgari ücretteki artışın %30’a kadar çıkabileceğini öne sürüyor. Tabi ki bu, ailelerin hayatında kayda değer bir değişiklik yaratabilir. Ama bu artış gerçekten hanelere nasıl bir rahatlama getirecek? Örneğin; aylık geliri asgari ücret olan bir kişi, bu artışla birlikte hayat pahalılığına biraz daha katlanabilir bir hale gelecek. Böylece aile bütçeleri biraz daha rahatlayacak.
Bunun yanı sıra, asgari ücret artışı sadece alım gücünü etkilemekle kalmaz, aynı zamanda toplumda bir moral kaynağı olabilir. Çalışanlar, emeklerinin daha fazla değer gördüğünü düşündüğünde motivasyonları artar. İşte, bu moralin yansıması toplumda daha geniş bir iyileşmeye de kapı aralayabilir.
Kısacası, asgari ücrette beklenen artış, hanelere belli bir rahatlama getirecek gibi görünüyor, ama tüm bu değişimlerin arka planında karmaşık dinamikler mevcut. Her şey, bu rakamların gerçekte hayatımıza nasıl etki edeceğine kalıyor.
2024 Asgari Ücreti İçin Farklı Senaryolar: İşverenler ve Çalışanlar Ne Diyor?
Senaryolara dair tahminler oldukça ilginç. Bir kesim, asgari ücretin artırılması gerektiğini savunurken, diğer kesim ise bunun ekonomik dengeleri bozacağını düşünüyor. Çalışanlar, mevcut enflasyon karşısında alım güçlerinin düştüğünü ve asgari ücretin yükseltilmesini istemekle kalmadıklarını, bunun hakları olduğunu da öne sürüyorlar. İşverenler ise genellikle işgücü maliyetlerinin yükselmesinin, küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerinde büyük bir baskı yaratacağını düşünüyor.
Asgari ücret artışlarının bir diğer etkisi de istihdam. Birtakım ekonomistler, yüksek asgari ücretin işsizlik oranını artırabileceğinden ve işverenlerin daha az işçi almasına neden olabileceğinden endişe ediyor. Diğer yandan ise, daha yüksek bir asgari ücretin, aynı zamanda tüketimi artırarak piyasayı canlandırabileceği fikri de oldukça kuvvetli.
2024 asgari ücretiyle ilgili tartışmalar hem sosyal hem de ekonomik boyutlarıyla karmaşık hale geliyor. İşverenler ve çalışanlar arasında süregelen bu diyalog, ilerleyen zamanlarda yeni gelişmelerle zenginleşecek gibi görünüyor. Her iki taraf da kendi çıkarlarını korumaya ve en uygun etkileşimi sağlamaya çalışıyor. Bu nedenle asgari ücret artışı sadece bir gelir meselesi değil, aynı zamanda ülkenin ekonomik geleceği için de kritik bir öneme sahip.
Asgari Ücreti Belirleyen Faktörler: Enflasyon ve Hayat Pahalılığı Arasındaki Denge?
Asgari ücret, çalışanların en temel geçim kaynağını oluşturan bir kavramdır. Ancak nedir bu asgari ücreti şekillendiren unsurlar? Enflasyon ve hayat pahalılığı elbette burada kritik roller üstleniyor. İki kavram arasında nasıl bir ilişki olduğu ise hepimizi etkileyen bir soru.
Öncelikle, enflasyon nedir? Kısaca, genel fiyat seviyesinin zaman içinde artış göstermesi anlamına gelir. Bu durumda, her yıl aynı parayla daha az mal ve hizmet alabiliyorsunuz. Yani enflasyon arttıkça, alım gücümüz de düşüyor. Asgari ücretin belirlenmesinde, bu düşüşü telafi edecek bir artış sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Peki, bu durumda hangi faktörler devreye giriyor?
Hayat pahalılığı, günlük yaşamımızın her alanında kendini gösteriyor. Kira, gıda, ulaşım gibi temel ihtiyaçlarımızın fiyatları yükseldiğinde, asgari ücretin de buna göre güncellenmesi şart. Aksi takdirde, çalışanlar asgari ücretle yaşamlarını sürdürmekte zorluk çeker hale gelir. Yeterli bir yaşam standardı için asgari ücretin, hayat pahalılığını göz önünde bulundurarak düzenlenmesi gerekiyor.
Burada önemli bir denge bulunmakta. Asgari ücretin artması, bir yandan işverenlerin maliyetlerini artırırken, diğer yandan çalışanların yaşam standartlarını yükseltebilir. Ancak dikkatli olunmazsa, bu artış enflasyonu tetikleyebilir ve döngü içindeki dengeyi bozabilir. Yani, bir yanda çalışanların geçim derdi, diğer yanda işverenlerin sürdürülebilirliği… İşte tam bu noktada akıllara gelen soru: Bu denge nasıl sağlanacak? Herkesin merak ettiği bu sorunun cevabı, asgari ücretin daha adaletli bir şekilde belirlenmesi için kritik öneme sahip.
2024'te Asgari Ücretin Siyasi ve Sosyal Yansımaları: Halk Ne Düşünüyor?
Asgari ücret konusundaki siyasi söylemler, genellikle seçim dönemlerinde öne çıkıyor. Partiler, çalışanın alım gücünü artıracak vaatlerde bulunarak oy kazanmayı hedefliyor. Ancak bu süreçte, vaatlerin ne kadar gerçekçi olduğu ve etkili bir şekilde hayata geçirilip geçirilmeyeceği, halkın aklında soru işaretleri yaratabiliyor. Bazı vatandaşlar, bu tür vaatlerin geçici bir çözüm olduğunu düşünüyor. Peki, bu durumu değiştirecek olan nedir? Ekonomik istikrar mı, yoksa gerçekçi politikalar mı?
Toplumun farklı kesimlerinde asgari ücretle geçinenler, bu artışın yaşam standartlarını nasıl etkileyeceğini merak ediyor. gamdom giriş aileler, çocuklarının geleceği için endişe duyarken, yüksek kira ve gıda fiyatları yüzünden sıkışmış hissediyor. Çalışanlar, sadece cebindeki paranın artmasını istemiyor; aynı zamanda işyerlerinde daha iyi koşullara da erişim arzuluyor. Örneğin, işyeri güvenliği, sağlık hizmetleri gibi sosyal haklar da bu tartışmanın bir parçası. Asgari ücretle birlikte, bu hakların da görünür hale gelmesi gerekiyor mu?
Birçok insan, asgari ücretin güncellenmesiyle beraber sosyal hizmetlerin de iyileştirilmesi gerektiği görüşünde birleşiyor. Özellikle gençler, daha iyi bir gelecek için umutlu olmayı arzuluyor. Cebinde daha çok para olmasının yanında, kendini güvende hissetmek de istiyor. Yani, bu konuda yalnızca maddi bir artış değil, toplumun genel refahı için yapısal değişiklikler de büyük önem taşıyor. Elde edilen sonuçların toplum üzerinde nasıl bir etki yaratacağı ise hâlâ merak konusu.
Asgari Ücrette Yükselme Beklentisi: Ekonomistler Ne Öneriyor?
Ne Neden Yükselmeli? Birçok ekonomist, asgari ücret artışının sadece çalışanları değil, aynı zamanda genel ekonomiyi de destekleyeceğini düşünüyor. Daha yüksek bir asgari ücret, çalışanların alım gücünü artırarak harcama yapmalarını teşvik eder. Peki, bu durumda döngü nasıl işleyecek? İnsanların harcama yapmaları, işletmelerin satışlarının artmasına neden olur ve bu da istihdamı olumlu yönde etkiler. Bir nevi, “bir elin nesi var, iki elin sesi var” misali.
Hangi Sektörler Etkilenecek? Özellikle perakende sektöründe büyük bir yankı bulması bekleniyor. Asgari ücretin artması, çalışanların motivasyonunu artırarak daha verimli çalışmalarını sağlayabilir. Bu durum, işletmelerin karlılık oranlarını da olumlu yönde etkileyebilir. O zaman, mağaza sahipleri neden bu duruma kayıtsız kalsın ki? Hem çalışanlar hem de işverenler için kazançlı bir senaryo bu.
Asgari ücretteki artış beklentisi, ekonomiyi canlandırma potansiyeli taşıyor. Ancak, bu sürecin nasıl ilerleyeceği ve hangi adımların atılacağı, hepimiz için önemli bir soru işareti. Unutmamak gerekir ki, güçlü bir ekonomi için köklü reformlar ve sürdürülebilir yaklaşımlar elzemdir.
]]>Yapmış olduğumuz araştırmalara göre yaklaşık 3 Bin’ den fazla özel güvenlik görevlisinin kimlikleri iptal edildi ve işlerine son verildi. Özel güvenlik sektörünün kanayan yarası haline gelen kimlik iptalleri sebebi ile 370 bin özel güvenlik görevlisi çalışma hayatında endişe içerisindeydi. Uzun zamandır Güvenlik İş Sendikasının yakından takip ettiği ve ilgili kamu kurum kuruluşları ile yaptığı çalışma sonrasında özel güvenlik kimlik kartı iptallerindeki yasal düzenlemede sona gelindi, teklif meclise sunuldu.
Meclis’e sunulan teklife göre HAGB (Hükmün açıklanmasının geri bırakılması) katalog suçlar hariç 2 yılın altında ceza alan özel güvenlik görevlilerinin kimlik kartları iptal olmayacak diğer konu ise haklarında soruşturma açılsa bile özel güvenlik görevlilerinin kimlikleri iptal olmayacak. Kanun yürürlüğe girdikten sonra kimlikleri iptal olan özel güvenlik görevlileri özel güvenlik kimlik kartlarının yeniden değerlendirilmesi adına başvurusunda bulunabilecek.
‘’Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'da yapılan değişiklikle, özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlarda, kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olup hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen kişilerden ilgili hükümlerde sayılan suçları işleyenler dışındakilerinin özel güvenlik görevlisi olabilmesi için düzenleme yapılıyor. Casusluk, gizli kalması gereken bilgileri açıklama gibi nitelikli suçlardan kovuşturma bulunmamak şartı için hükme "devletin güvenliğine" ibaresi ekleniyor, soruşturma bulunmamak şartı ise düzenlemeden çıkarılıyor’’
Güvenlik-İş Sendikası, Sendika olarak bu sorunları çözmek adına sürdürdüğümüz mücadelede tarihi bir adım atılmıştır!
Güvenlik-İş Sendikası Genel Başkanı Ömer ÇAĞIRICI konu ile ilgiliyaptığı açıklamada;5188 sayılı özel güvenlik hizmetlerine dair kanun’da bir yıl bir gün ceza alan özel güvenlik görevlilerinin kimlik kartları otomatik olarak iptal ediliyor ve diğer önemli sorun ise katalog suçlardan soruşturma geçiren, suçlu olduğu belli olmadan kavuşturmaya dönüşmeden meslektaşlarımızın kimlik iptalleri gerçekleşiyordu.
Bu durum, sektörümüzdeki birçok çalışanı işsiz bırakıyor, yıllarca emek veren meslektaşlarımızı mağdur ediyordu. İşte bu noktada, sendikamız devreye girdi! İçişleri Bakanlığı ile gerçekleştirdiğimiz yoğun görüşmeler sonucunda, HAGB kaynaklı kimlik iptalleriyle ilgili katalog suçlar hariç sürecin 1 yıldan 2 yıla çıkarılmasını öngören ve soruşturmanın kavuşturma olma şartını içeren taslak teklif, TBMM’ye sevk edildi.
Bu değişikliklerle birlikte, özel güvenlik görevlilerinin haklarının korunması ve meslek yaşamlarının sürdürülebilmesi için önemli bir zemin oluşturulmuş olacak. Güvenlik-İş Sendikası olarak, özel güvenlik çalışanlarının yanındayız ve her daim haklarının savunulmasında kararlılıkla mücadele edeceğiz.
Yeni düzenlemenin onaylanmasıyla birlikte, meslektaşlarımızın iş güvencesi artacak ve HAGB’den dolayı yaşadıkları ve soruşturma konusundan yaşadıkları mağduriyetler büyük ölçüde sona erecektir. Bu, yalnızca bir düzenleme değil, aynı zamanda sektörümüzün geleceği için de bir dönüm noktasıdır.
Güvenlik-İş Sendikası olarak, bu süreçte destek veren Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığımıza, Emniyet Genel Müdürlüğümüze, İçişleri Komisyonumuza ve İçişleri Bakanlığımıza teşekkür ediyor, yeni düzenlemenin özel güvenlik sektörü için hayırlı olmasını diliyoruz. Biz birlikte güçlüyüz; bu mücadele, daha güçlü bir gelecek için atılmış bir adımdır!
AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’da yapılacak değişiklikle, özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlarda, kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olup hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen kişilerden ilgili hükümlerde sayılan suçları işleyenler dışındakilerinin özel güvenlik görevlisi olabilmesi için düzenleme yapılıyor. Casusluk, gizli kalması gereken bilgileri açıklama gibi nitelikli suçlardan kovuşturma bulunmamak şartı için hükme “devletin güvenliğine” ibaresi ekleniyor, soruşturma bulunmamak şartı ise düzenlemeden çıkarılıyor.
Haklarımız İçin Mücadeleye Devam Edeceğiz! Dedi.
]]>
SİNVAR PAYLAŞIMINA SANSÜR
Hasan Turan da Sinvar’ın şehit olması ardından sosyal medyadan “Yahya, ‘yaşayan’ demektir. O ölmedi. Bizim için şehadet, ölümü öldürür…” ifadelerini kullandı. Turan bu paylaşımına Sinvar’ın fotoğrafını da ekledi. X hesabından yapılan 18 Ekim’deki paylaşımla ilgili ise X hesabı büyük bir skandala imza attı. Turan’ın Sinvar paylaşımını ‘tehlikeli’ olduğu gerekçesi ile kaldırdı. X gerekçe olarak şunları paylaştı: “Görünüşe göre tehlikeli olarak tanımladığımız kişi ve kuruluşların sembollerini paylaştın, gönderdin, bunları övdün veya takip ettin.”

“NETENHAYU BEBEK KATİLİDİR!”
X’in 4 Kasımda sansür uygulayarak Sinvar paylaşımını kaldırmasına ise Turan sosyal medyadan tepki gösterdi. Turan, ” ‘Güler misin, ağlar mısın? Venezuela’da antiemperyalizm, antifaşizm ve antisiyonizm parlementer forumunda panelist olarak konuşurken Facebook tarafından faşist bir tavırla karşılaşıyorum.

Yahya Sinvar’la ilgili paylaşımımı kaldırmışlar. Sosyal medyadaki siyonist baskı ve faşizan tekel devam ediyor. Tekrar ediyorum; Yahya Sinvar büyük bir özgürlük savaşçısı, büyük bir komutan ve mücahittir. Netenhayu bebek katilidir!” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü hedef alan terör örgütü PKK’nın belediyeler üzerinden kendisine alan açmaya çalıştığı ‘Kayyum’ kararları ile tekrar gözler önüne serildi.

CHP-DEM’in ortak adayı Ahmet Özer’in terör örgütü bağlantısı ile tutuklanması ve Belediyeye Kayyum atanmasının ardından; DEM’li Mardin, Batman ve Halfeti Belediye Başkanları da görevden uzaklaştırıldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

TERÖR BAĞLARI BELGELENDİ!
İçişleri Bakanlığınca Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığına Ahmet Türk’ün yerine Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, Batman Belediye Başkanı Gülistan Sönük’ün yerine Batman Valisi Ekrem Canalp ve Şanlıurfa Halfeti Belediye Başkanı Mehmet Karayılan’ın yerine Halfeti Kaymakamı Hakan Başoğlu görevlendirildi.
Bakanlık yaptığı açıklamada, söz konusu isimlerin terör örgütü üyeliklerine ayrı bir parantez açtı.

DEM’LİLERDEN PROVOKASYAON
Kayyum kararları sonrası Mardin, Batman, Halfeti ve Esenyurt’ta DEM Partililer provokasyona girişti. Sokaklara çıkan DEM’liler terör örgütü PKK ile bağları belgenen isimlerin arkasında durduklarını yineledi.

PKK’NIN KANALINDA KAYYUMLARA TEHDİT!
DEM Parti Mardin İl Başkanı Mehdi Tunç ise PKK’nın kanalına çıkarak Kayyumları açık açık tehdit etti. Mehdi Tunç bölücük naraları da atarak ‘Kürdistan’ sözlerine imza attı.
Mehdi Tunç, “Gün boyu devam eden direnişimiz haftalarca devam edecek, Mardin halkı burada yarın mahkeme kuracak. İrade gaspına karşı kendi mahkemesini kuracak. Bu Kayyumlar buradan gidecek. Kürdistan coğrafyasından gitmeleri gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Erdoğan “Recep Tayyip Erdoğan Kırgız-Türk Dostluk Hastanesi”nin açılışını yaptı | Video
Hastane dualarla açıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri: Kocaeliİzmit’te bulunan TÜPRAŞ rafinerisinde patlama meydana geldi.

Patlamanın ardından tesisten dumanlar yükselirken, bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi.
İzmit TÜPRAŞ rafinerisinde patlama! Bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi | Video

PATLAMANIN NEDENİ BELLİ OLDU
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, TÜPRAŞ rafinerisinde meydana gelen patlamaya ilişkin yaptığı açıklamada, “Tatbikat sırasında patlama oldu, yaralı bilgisi yok” dedi.

Öte yandan patlamanın ardından çıkan yangının kontrol altına alındığı bildirildi.

14 KİŞİ DUMANDAN ETKİLENDİ
Öte yandan olayla ilgili olarak açıklamada bulunan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın “Şu anda herhangi bir problem yok, yangın kontrol altında, vatandaşımızın endişe edeceği bir durum yok. Tatbikat sırasında patlama oldu, yaralı bilgisi yok.” dedi. Olayla ilgili ilk edilen bilgilere göre patlamadan 14 kişinin etkilendiği bildirildi
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Erdoğan, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’ni ziyaret ve toplu açılış töreninde konuştu. Türkiye-Kırgızistan kardeşliğini köklerinin derinlere inen ulu bir çınar misali her geçen yıl büyüdüğünü, güçlendiğini ve farklı alanlara dal budak saldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Atalarımızdan tevarüs ettiğimiz bu kardeşlik ve iş birliği ruhunu geleceğe taşımak üzere kararlı adımlar atıyoruz. İş birliğimizin sürekliliğinin en önemli güvencesini, hiç şüphesiz, eğitim öğretim alanındaki projelerimiz oluşturuyor. Türkiye olarak Kırgız gençlerinin dağ aydınlık bir gelecek kurmalarına destek olmak amacıyla eğitim öğretim sahasında çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.
Kırgızistan’ın bağımsızlığının hemen ardından 1992 yılında imzalanan eğitim anlaşması kapsamında ortak okul, Türk-Kırgız Anadolu Lisesi ve Anadolu Kız Meslek Lisesi’nin açıldığını söyleyen Erdoğan, “1995 yılında ise Manas Üniversitemizin temellerini attık. 2022 yılında Türkiye Maarif Vakfı okulumuzun açılması ile Kırgızistan’a eğitime verdiğimiz desteği bir kez daha teyit ettik. Gelinen aşamada ortak liselerimizde 400, Bişkek Türk Okulumuzda bin 200, TÖMER Türkçe kurslarımızda 3 bin 100 öğrencimiz var. Kısa süre önce açılmasına rağmen Türkiye Maarif Okulumuzda bin 500 öğrenciye ulaştık. Manas Üniversitesi’nde ise yaklaşık 7 bin genç kardeşimiz yükseköğrenim görüyor. Yani farklı seviyelerde toplamda 13 bine aşkın öğrenciye doğrudan destek sağlıyoruz. Ayrıca bugüne kadar Türkiye bursları vasıtasıyla binlerce Kırgız öğrenciye Türkiye’de eğitim fırsatı sunduk. Tüm bu gayretlerimizle Kırgız kardeşlerimizin beşeri, akademik ve kültürel sermayesinin güçlenmesine ciddi katkıda bulunduk” diye konuştu.

‘İNSANA YAPILAN YATIRIMLAR ASLA BOŞA GİTMEZ’
Erdoğan, insana yapılan yatırımların asla boşa gitmediğini ve gitmeyeceğini herkesin çok iyi bildiğini vurgulayarak, “Bakınız bu hakikat Manas Destanı’nda nasıl anlatılıyor? Çocuk miras ve nimettir. Çocuk cana kuvvettir. Bundan başkası yalan dünya boşa harcanmış emektir. Evet, esas mesele en büyük miras olan insana, bireye, gence, çocuğa yatırım yapmaktır. Asıl olan yarınların bilim adamlarını, akademisyenlerini, mühendislerini, bürokratlarını, siyasetçilerini, kültür ve sanat insanlarını yetiştirmektir. Manas Üniversitesi başta olmak üzere tüm eğitim kurumlarımız istikbalimizi gönül huzuruyla emanet edebileceğimiz düşünen, araştıran, bilimsel gelişmeleri takip eden, misyon ve vizyon sahibi gençlerin yetişmesine vesile olacaktır. Şunu da hepimiz çok iyi biliyoruz. Üniversite tarafından desteklenmeyen bir ekonomi politikası, sanayileşme programı, dış politika ve kültür politikası eksik kalır. Üniversitemizin bu yönüyle Kırgızistan’ın yükselişine mihmandarlık edeceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Manas Üniversitesi’nin 29 yıl boyunca dostluğun ve kardeşliğin en güzel örneklerinden biri haline geldiğini kaydeden Erdoğan, “Manas Üniversitemizi ecdadımızın tarihteki başarılarından ilham alarak medeniyetimizin yeniden inkişafına katkı vermek üzere hayata geçirdik. 1997 yılında öğrenci almaya başlayan üniversitemizden şimdiye kadar 13 bin 200 öğrenci mezun oldu. Bugün dünyanın 45 farklı ülkesinde Manas mezunu kardeşlerimiz var. 11 fakültesi, 1 yüksekokul, 1 meslek yüksekokulu ve lisansüstü eğitim enstitüsü ile üniversitemiz kuruluş misyonunu hakkıyla ifa ediyor. Manas Üniversite’sinin 2 yıldır üst üste dünyanın en başarılı 1000 yükseköğrenim kurumu arasına girdiğini öğrenmekten memnuniyet duydum. İstikbalimizi gönül huzuruyla emanet edeceğimiz, misyon ve vizyon sahibi gençler yetiştiriyoruz. Bu başarıda emeği ve katkısı olan herkesi, tüm hocalarımızı, tüm öğrencilerimizi canı gönülden tebrik ediyorum” dedi.
‘BAŞBAKANLIĞIMIZDAN İTİBAREN ÜNİVERSİTEMİZLE DAİMA YAKINDAN İLGİLENDİK’
Üniversiteye katkısı olan herkese teşekkürlerini ileten Erdoğan, şöyle konuştu:
“Bugüne kadar başarılarınızın katlanarak artması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadık. Başbakanlığımızdan itibaren üniversitemizle daima yakından ilgilendik. Üniversitemizin külliyesinde yapımı tamamlanan eserleri 10 Nisan 2013’te bizzat açmıştım. Bugün bunlara 110 yeni tesis, eser, hizmet, ürün ve proje daha ilave etmenin sevincini yaşıyoruz. Aralarında 2 fakülte, 1 enstitü ve 26 laboratuvarın da bulunduğu tüm bu hizmet, yatırım ve eserin üniversitemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Bu tesislerin inşasına katkı veren işçisinden mühendisine firmasından üniversite yönetimine, hayırseverinden resmi kurum ve kuruluşlarımıza kadar herkesi tebrik ediyorum.
Türkiye Cumhurbaşkanı olarak sadece Kırgızistan’ın değil, Türk dünyasının en gözde üniversitelerinden biri olan Manas Üniversitesi’nden önümüzdeki dönemde çok daha büyük projeler, daha nitelikli bilimsel çalışmalar, çok daha önemli başarılar bekliyorum. Üniversite öğrencilerimize şunu hatırlatmayı yapmakta fayda görüyorum. Sevgili gençler unutmayın. Kökleri ile bağı zayıflamış hatta kopma noktasına gelmiş ağaçlar gibi hayatın inişli çıkışlı yollarında istikametini kaybeder. Tarihinizle, medeniyet değerlerinizle, ailenizle, inancınız ve ideallerinizle bağınızı asla koparmayın. Bir büyüğünüz olarak sizlere tavsiyem, yaptığınız her işte en iyiyi hedeflemeniz, en iyiye ulaşmak için çalışmanız, mücadele etmeniz, hayallerinizin peşinden gitmeyi asla bırakmamanızdır.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika: Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Köyü’nde yaşayan 3’üncü sınıf öğrencisi 8 yaşındaki Narin Güran, 21 Ağustos Çarşamba gününe başına geleceklerden bir haber uyandı. Ailesiyle birlikte babası Arif Güran’ı Batman’a uğurlayan Narin, bir süre arkadaşlarıyla oyun oynadıktan sonra evine 200 metre mesafede yer alan kuran kursuna gitti.

Kurstan bir saat erken çıkan Narin’in başına ne geldiyse işte bu bir saat için de geldi. En son saat 15:12’de kuzenleriyle birlikte okul kameralarına takılan Narin Güran, patika yoldan eve gitti ve bir daha küçük kızın izine rastlanmadı. Kaybolduktan sonra ailesinin jandarmaya yaptığı ihbar üzerine Narin’i, bulmak için güvenlik güçleri geniş bir alanda arama çalışmaları yaptı, ancak talihsiz kızın izine bir türlü rastlanmadı.

Başta jandarma olmak üzere AFAD ile farklı kurtarma ekipleri köy içinde ve dışında bakılmadık yer bırakmadı. İnsansız Hava Aracı (İHA) ile helikopterlerin de katıldığı çalışmalarda, küçük kızın izine rastlanmadı. Önce ‘kaçırılma ihtimali’ üzerine duran jandarma, köylülerin ifadesi ve ailenin şüpheli davranışlarından dolayı Narin’in cinayete de kurban edilmiş olabileceğine yoğunlaştı.

Olayla ilgili Ankara’dan bir ‘özel ekip’ de gelerek Narin, çalışmalarına dahil oldu. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında, tüm köylü, ailenin birden fazla ifadeleri alındı, ama bir türlü ‘Narine ne oldu’ cevabının yanıtı bulunamadı. Kolunda diş izlerine rastlanan ağabey Enes Güran, gözaltına alındı. İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda Narin’in diş röntgeni ile karşılaştırıldı ancak, izlerin kime ait olduğu belirlenemedi. Arama çalışmaları da artık, Narin’in cesedini bulmaya evrildi.

İLK AMCA TUTUKLANDI
Jandarma tarafından yapılan çalışmalarda amca Salim Güran’ın Narin cinayete kurban gittiği saatlerde aracıyla hızla köyden çıktığı kameralarla tespit edildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
OLAY DETAYLARI
Olay, Balışeyh ilçesindeki TOKİ konutları bölgesinde meydana geldi. Şüpheli E.Ş, Hilmi Şen (50), koruması Mikail Çelikkol (40), Ömer Şengül (42) ve Koray Kaya’yı (45) silahla yaraladı. Olay yeri yakınında bulunan bir kişi ise panikleyip düşerek yaralandı. Yaralılar, Yüksek İhtisas Hastanesi’ne kaldırıldı ancak Başkan Hilmi Şen ve koruması Mikail Çelikkol, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Saldırının faili olduğu belirtilen E.Ş, polis ekiplerince gözaltına alındı. Hilmi Şen, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Yeniden Refah Partisinden Balışeyh Belediye Başkanı olarak seçilmiş ve Temmuz ayında partisinden istifa etmişti.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erdoğan ve Caparova, burada öğrencilerle bir araya geldi.
Kırgız öğrenciler, çiçek takdim ettikleri Emine Erdoğan’ı, Türkçe olarak “Merhaba, hoş geldiniz” diyerek karşıladı.
Kırgızistan Eğitim Bakan Yardımcısı Rasul Avazbekuulu, Türkiye Maarif Vakfı (TMV) Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün ve TMV Kırgızistan Temsilcisi Hüsnü Bircan da ziyarete eşlik etti.
Emine Erdoğan ve Aygül Caparova, Bilgisayar ve Robotik Kodlama Atölyesi ile İngilizce odası gibi tematik bölümleri gezdikten sonra anaokulu sınıflarına geçti. Okul öncesi öğrencilerin sonbahar temalı derslerine katılan Emine Erdoğan’a, öğrenciler şarkı söyledi.
Öğrencilerin çalışmalarıyla yakından ilgilenen Erdoğan ve Caparova, özellikle Kırgızistan’ın geleneksel sanatlarından keçe ile yapılan objeler ve dokuma ürünleri ile tuvaller üzerinde karakalem yöntemiyle yapılan resimleri inceledi.
Komplekste gerçekleştirilen eğitim ve öğretim faaliyetlerine ilişkin bilgi alan lider eşlerine, farklı dillerde yazılan kitapların da yer aldığı kütüphane tanıtıldı.
Emine Erdoğan, Türkçe öğreniminin gerçekleştirildiği Türkçe köşesine ayrı ilgi gösterdi ve Türkçe’nin öğretilebilmesi için komplekste uygulanan faaliyetlere ilişkin bilgi aldı.
ÖĞRENCİLER TEKNOFEST’TE DERECE KAZANDIKLARI PROJELERİNİ TÜRKÇE ANLATTI
Kırgız öğrenciler, lider eşlerine, Türkiye’de gerçekleşen TEKNOFEST’te Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması ve Eğitimde Teknolojiler Yarışması kategorilerinde başarı kazandıkları projeler hakkında Türkçe anlatımlar yaptı.
Manas Destanı’ndan bir kesiti sunan Kırgız öğrenciler, ayrıca geleneksel müzikler eşliğinde halk danslarını da sergiledi.
Gösterinin son eseri, Aşık Veysel’in “Uzun İnce Bir Yoldayım” türküsünün, Kırgız geleneksel çalgılarından “Kıl Kıyak” ile yorumlanan bir versiyonu oldu.
Programın sonunda Kırgız öğrenciler, Emine Erdoğan’ı, alkışlarla el sallayarak uğurladı.
“ÇOCUKLARIMIZ, GÖZLERİMİZDE DOSTLUĞUN VE KARDEŞLİĞİN İZLERİNİ YENİDEN CANLANDIRDI”
Emine Erdoğan, programın ardından sosyal medya hesabı X’ten yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:
“Kırgızistan Devlet Başkanının değerli eşi Aygül Caparova ile Bişkek’te Türkiye Maarif Vakfı Eğitim Kompleksi’ni ziyaret ettik. Derslikleri gezerek, bilim, teknoloji, sanat ve kültür başta olmak üzere her alanda verilen dört dilli eğitim hakkında bilgi aldık. Bu eğitim yuvası, Kırgız çocuklarımızın bilgiyle güçlenip hayallerini gerçekleştirebilecekleri bir kapı aralıyor. Ortak temennimiz eğitimle büyüyen, değerlerle yoğrulan nesillerin; hem kendi ülkelerine hem de Türk dünyasına fayda sağlayacak ışık dolu birer rehber olmaları. Geleneksel Kırgız ezgilerini tüm içtenlikleriyle seslendiren çocuklarımız, gözlerimizde dostluğun ve kardeşliğin izlerini yeniden canlandırdı. Bu özel ziyaret vesilesiyle projeleriyle ülkelerini TEKNOFEST’te gururla temsil eden öğrencilerimizle tanışmaktan da ayrıca memnuniyet duydum. Başarılarının devamını diliyorum.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adli Sicil Kaydı Silinmesi ve Sildirilmesi
Adli sicil kaydının (sabıka kaydının) silinmesi ya da sildirilmesi günlük yaşamamızı çok ciddi şekilde etkilemektedir. İş başvurularında adli sicil kaydı sorulmakta olup işe girişlerde sabıka kaydı temiz olmayan kişilerin işe alım süreçleri olumsuz sonuçlanmaktadır.
Adli sicil kaydı (sabıka kaydı) olan işe girebilir mi? Adli sicil kaydı olan kişilerin işe girip girmeyeceğine işveren karar vermektedir. Özel sektör iş başvurularında genellikle adli sicil kaydı olan kişiler elenmektedir. Hatta işe alım sonrası personel birimi tarafından personel dosyaları kontrol edilerek adli sicil kaydı olan personelin işine son verildiği de olmaktadır. Bu bakımdan adli sicil sabıka kaydının silinmesi çok önemlidir.
Adli Sicil Kaydını/Sabıka kaydını sildirme konusu 5352 Sayılı Adli Sicil Kanununun 9. maddesinde düzenlenmiştir. Yasada adli sicil sabıka kaydının silinmesinin şartları sayılmış ancak adli sicil kaydının nasıl silineceği buna dair nasıl bir yol izleneceği belirtilmemiştir. Adli Sicil Kaydı Sildirme konusu dışarıdan basit gibi görünse de aslında çok karmaşık durumlar ortaya çıkabilmektedir.
Adli Sicil Kaydı Silinme Şartları ve Adli Sicil Sildirme
1. Adli sicil sildirme için asıl şart cezanın infazının tamamlanmış olmasıdır. Yani adli para cezası ise bu cezanın ödenmesi, hapis cezası ise bu cezanın infaz süresinin tamamlanmış olmasıdır.
2. Şartlı tahliye ile yahut denetimli serbestlik nedeniyle cezaevinden çıkmak adli sicil kaydı silme için yeterli değildir. Hak ederek tahliye tarihi ne zaman ise o zaman infaz tamamlanmış sayılır ve silinme koşulu da oluşur.
3. Sicil Kaydı sildirme için bir diğer imkan de şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık durumudur. Bu hukuki durumların olması halinde adli sicil kaydı da silinebilecektir.
4. Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü Sabıka Kaydı Silinmesi için bir diğer imkan ise ceza zamanaşımının dolmasıdır. Yani kişi hakkında verilen ceza infaz edilemeyip ceza zamanaşımı dolduysa artık bu ceza adli sicil kaydından da silinecektir.
5. Adli sicil sabıka kaydı silinmesi için bir diğer olanak da genel aftır. Şayet adli sicil kaydında yer alan bir suç genel af kapsamına alınmışsa o suça dair adli sicil kaydı da silinecektir.
Adli Sicil kayıtlarının silinmesi demek aslında bu kayıtların sicilden çıkarılarak adli sicil arşiv kaydına alınması demektir. Yani Sicil Kaydındaki bir ceza, infazının tamamlanması halinde ya da genel af, zamanaşımı, şikâyetten vazgeçme, etkin pişmanlık gibi nedenlerle arşive alınmaktadır. Bunun önemi şudur; özel kurumlara verilecek adli sicil belgesinde arşiv kaydı görünmediği için adli sicilin silinmesi sabıka kaydın temiz görünmesini sağlamaktadır.
Adli Sicil Kaydı Nasıl Silinir – Adli Sicil Arşiv Kaydı
Adli sicil kaydı silinmesi için Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne gerekli evrak ve dilekçe ile birlikte ya da e devlet üzerinden başvuru yapılması gerekmektedir.
Adli sicil kaydı nasıl temizlenir konusuna değindikten sonra bu işlemler için nereye başvurulacağını da belirtmek gerekir. Adli Sicil Kaydının silinmesi işlemleri Ankara’da bulunan Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. Mahalli adli sicil birimlerinde yani adliyelerde adli sicilin sildirilmesi mümkün değildir.
Adliyelere silinme için verilecek dilekçeler yine Ankara’ya gönderilmektedir. Normalde infazı tamamlanan cezaların otomatik olarak silinmesi gerekir ama milyonlarca kayıt olması nedeniyle otomatik silinme uygulamada pek mümkün olamamaktadır. Bu nedenle herkes ayrıca başvuru yaparak adli sicil kaydının silinmesini talep etmelidir.
Adli sabıka sildirme için infazın tamamlanmış olması gerektiğinden infaz tamamlanmadan yapılan başvurular reddedilmektedir. Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü dilekçeyi aldıktan sonra inceleme yapmakta ve silinme koşulu oluşmuş ise adli sicil kaydını silmekte, şayet koşullar oluşmamış, evrak ya da dilekçede bir eksiklik saptamışsa bu durumu cevabi bir yazı ile başvurana bildirmektedir.
Adli sicil kaydı silme talebine dair dilekçenin e devlet üzerinden ya da iadeli taahhütlü postayla Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesi gerekmektedir. Şayet Ankara’da ikamet ediliyorsa dilekçenin bizzat elden verilmesi daha kısa sürede adli sicilin silinmesini sağlamaktadır.
Adli Sicil Kaydı Ne Zaman Silinir ve Silinmesi Ne Kadar Sürer
Adli sicil kaydı sildirme dilekçesi elden teslim edildikten sonra ortalama 3 ya da 5 iş günü içinde işlem gerçekleşmektedir. Postayla dilekçe gönderilmesi halinde ise bu işlem birkaç ayı bulabilmektedir. O nedenle Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne elden başvuru yapmak çok önemlidir.
Sicile işlenen suçların ne zaman silineceği ve sabıka kaydının ne kadar sürede silineceği kişiler için çok önemlidir zira adli sicil kaydı iş başvurusu için, vize başvurusu için, ehliyet başvurusu için belirli bir tarihe kadar verilmesi gerekir. O nedenle adli sicil kaydı silme için en kısa yolların kullanılması gerekir.
Adli sicil kaydı silme süresi elden teslim yapılması halinde normal koşullarda 3-5 iş günü olsa da Kovid-19 salgını nedeniyle bu süreler maalesef uzayabilmektedir.
Adli Sicil Arşiv Kaydının Silinmesi
Adli sicil arşiv kaydının silinmesi sabıka kaydının tümüyle temizlenmesi anlamına gelir. Yani adli sicil belgesi alındığında kişi hakkında “adli sicil kaydı yoktur, Arşiv kaydı yoktur” şeklinde ibare görünür.
Resmi kurumlar sabıka kaydı talep ederken bu sabıka kaydının arşiv kayıtlı olduğuna dikkat edilmelidir. Mesela Bekçilik için alınacak adli sicil kaydında arşiv bilgileri de görünmektedir. Bu durumlarda sadece sicilin silinmiş olması yeterli olmayıp arşiv kaydının da sildirilmiş olması gerekir.
Mesela sabıkası olan memur olabilir mi sorusuna 657 sayılı Kanun ve Güvenlik Soruşturması Mevzuatı dikkate alındığında, hayır cevabı verilir. Bu nedenle gerek devlet memuriyeti gerek silah ruhsatı ve bazı işyeri ruhsatları ve gerekse diğer resmi işlemler bakımından arşiv kaydının temiz olması zorunludur.
Adli Sicil Arşiv Kaydının Silinmesi Sildirilmesi Koşulları
Arşiv Kaydının Silinmesi Koşulları;
• Anayasada ve belirli Kanunlarda sayılan suçlar (katalog suçlar) bakımından arşive alınma koşulları oluştuğundan itibaren 30 yıl geçmesiyle adli sicil arşiv kaydı silinir.
• Katalog suçlar bakımından yasaklanmış hakların (memnu hakların) geri verilmesi kararı alınırsa 15 yıl geçmesiyle adli sicil arşiv kaydı silinir.
• Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 5 yıl geçmesiyle adli sicil arşiv kaydı silinir.
• Şayet adli sicil arşiv kaydında olan bir fiil suç olmaktan çıkarılırsa bu kayıt tamamen silinir.
• Adli Sicil Arşiv kaydında yer alan mahkumiyetle ilgili Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip de bu karar kesinleşir ise yine arşiv kaydı temizlenir.
• Son olarak kişinin ölümü halinde de arşiv kaydı silinir.
Hangi suçlar 30 veya 15 yıllık süreye tabidir?
• Taksirli suçlar hariç toplam 1 yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar;
• Zimmet
• İhtilas,
• İrtikap,
• Rüşvet,
• Hırsızlık,
• Dolandırıcılık,
• Sahtecilik,
• İnancı kötüye kullanma, (güveni kötüye kullanma)
• Dolanlı iflas
• Yüz kızartıcı suçlar (mesela cinsel suçlar)
• Kaçakçılık,
• Resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma,
• Devlet sırlarını açığa vurma,
• Terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçları
• TCK dışında diğer kanunlarda hak yoksunluğuna neden olan suçlar. (Mesela Uyuşturucu Suçları, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanundan vs…)
Adli Sicil Kaydından Silinmeyen Suçlar diye bir suç kategorisi yoktur. Yani süreleri dolunca bütün suçlar arşivden silinebilmektedir.
Adli Sicil Arşiv Kaydı Nasıl Silinir
Kanunda belirtilen sürelerin geçmesi halinde Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne verilecek dilekçe ve gerekli evrak ile başvuru yapılması gerekmektedir. Ayrıca e devlet üzerinden de başvuru yapılabilmektedir.
Adli Sicil Arşiv Kaydı Silinmesi sicilin silinmesinden farklıdır. Bu husus maalesef hukukçular tarafından bile karıştırılabilmektedir. Sicilin silinmesi için infazın tamamlanması yeterlidir. Ancak arşivin silinmesi için ise suçuna göre 5 yıl ya da yasaklanmış hakların alınması şartıyla 15 yıl ya da koşulsuz 30 yıl gibi sürelerin geçmesi gerekmektedir.
Arşiv sabıka kaydı nasıl silinir sorusunun yanıtı dediğimiz gibi ilk olarak suç ve cezaya göre kanunda belirtilen sürelerin geçmesidir.
Arşiv kayıtlı adli sicil kaydının silinme işlemleri de Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılmaktadır. Yerel ya da mahalli adli sicil birimleri bu silme işlemlerini yapamaz. Öte yandan mahkemeler de adli sicil ya da arşiv kaydının silinmesinde yetkili değildir.
Adli Sicil Arşiv Kaydı Ne Zaman Silinir
Adli Sicil Arşivi Silinmesi işlemi dilekçe ile elden başvuru yapıldığında 1-2 hafta sürmektedir. Postayla başvuru yapılması halinde birkaç ayı bulabilmektedir.
Adli Sicil Kurumu öncelikle suçun 5 yıllık mı yoksa 30 yıllık süreye mi tabi olduğuna bakar ve bu sürelerin dolup dolmadığını kontrol eder. Öte yandan 15 yıl geçtikten sonra yasaklanmış hakların iadesi kararı alınmış ise bu husus da değerlendirilmektedir.
Adli sicil arşivi silinmesi için yukarıda yer verilen sürelerin (5-15-30 yıl) dolmuş olması gerekir. Ayrıca bu sürelerin başlangıcı infazın bitmesinden itibaren başlamaktadır. Bu nedenle bu süreler suçun işlendiği ya da cezaevinden tahliye tarihinden itibaren değil infazın tamamlanmasından itibaren hesaplanır.
Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü
2012 yılına kadar adli sicil silme işlemleri mahkemeler tarafından yapılmakta idi. Ancak 5352 sayılı Kanun ile artık Adli Sicil Kaydı ve Adli Sicil Arşiv Kaysı silme ve sildirme işlemleri bakımından tek yetkili idare Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’dür.
Halk arasında Adli Sicil Kurumu olarak da bilinen Adli Sicil Ve İstatistik Genel Müdürlüğü Adalet Bakanlığı’nın birimidir ve Ankara’da yer almaktadır. Adli sicil sildirme dilekçeleri buraya verilmekte ve sildirmeye dair kararlar buradan alınmaktadır. Bir diğer deyişle Adalet Bakanlığı sicil sildirme işlemlerinden sorumlu birim burasıdır.
Adli Sicil Ve İstatistik Genel Müdürlüğü Sabıka Kaydı bildiğimiz anlamda adli sicil kaydıdır ve e devletten ya da adliye yahut kaymakamlıklardan alınabilir.
Adli Sicil Ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne dilekçe verildikten sonra dilekçe sorgulaması için dijital bir ortam yoktur. Bu işlem halihazırda telefon ile yapılmaktadır. Dilekçenin gelip gelmediği ya da sicilin silinip silinmediği telefon yoluyla öğrenilebilir.
Ankara Avukat Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğü’nün adres ve iletişim bilgilerine şuradan ulaşabilirsiniz.
Adli Sicil Kaydı Konusunda Sıkça Sorulan Sorular
Adli Sicil (Sabıka) Nedir
Adli Sicil kişiler hakkında mahkemeler tarafından verilmiş ve kesinleşmiş olan mahkûmiyet kararlarının işlendiği sicil kütüğüdür.
Adli Sicile işlenen kayda adli sicil kaydı, sabıka kaydı, sicil kaydı gibi isimler de verilmektedir. Devlet, hem Türk vatandaşlarının hem de Türkiye’de suç işlemiş yabancıların mahkûmiyetlerini bu sicile işlemektedir.
Adli Sicilde yer alan bir kayıt kişilerin hayatını çok ciddi bir şekilde etkilemektedir. Bir işe girmek, yurtdışına çıkmak, memur olmak, işyeri ruhsatı almak, ehliyet, silah ruhsatı, milletvekilliği adaylığı, özel sektörde işe alınmak gibi birçok alanda bu kayda bakılmaktadır. Mahkûmiyet alan kişilere sabıkalı kişi ya da adli sicil kaydı olan kişi de denilmektedir.
Adli Sicil Kaydı (Sabıka Kaydı) Nedir? Adli Sicil Kaydı Ne Demek?
Adli Sicil Kaydı, hakkında mahkûmiyet kararı olan kişilerin adli sicil kütüklerinde yer alan kayıttır. Sicil Kaydı ve Sabıka Kaydı aynı şeydir. Adli Sicil kaydına Adli Sicil Belgesi de denilmektedir. Ancak yasada ifade edilen şekli adli sicil kaydı ifadesidir.
Adli sicil kaydına halk arasında Adli Sicil Kaydı Dökümü, Adli Sicil Kayıt Belgesi, Adli Sicil Raporu, Temiz Kâğıdı, Sabıka Kaydı, Vukuatlı Adli Sicil (Sabıka) Kaydı gibi isimlendirmeler yapılmakta ise de tüm bunların hepsi aslında adli sicil kaydı ile aynı anlamdadır.
Adli Sicil Arşiv Kaydı Nedir
Adli sicil arşiv kaydı, sicil kaydında yer alan suç kayıtlarından infazı tamamlananların silindikten sonra kaydedildiği bölümdür.
Adli Sicil Kaydı ve Adli Sicil Arşiv Kaydı olmak üzere adli sicil belgesinde iki tür kayıt bulunmaktadır; Kesinleşen bir mahkûmiyet kararı önce adli sicil bölümüne işlenmektedir. Adli sicilden silinme koşulları oluşan kayıtlar buradan silinerek arşiv kısmına alınmaktadır.
Bazen kişilerin adli sicil kaydında veri olmayıp arşiv kaydında veri bulunmaktadır. Bunun sebebi dediğimiz gibi sicilden silinen kaydın arşive alınmasıdır. İşte kişilerin adli sicilinden silinen ve arşive alınan kayıtlarına adli sicil arşiv kaydı denilmektedir.
Adli Sicilde bir kaydın olması ile arşivde bir kaydın olması arasında hukuki sonuçlar bakımından farklılık bulunmaktadır. Bu farklılıklara aşağıda adli sicil kaydının silinmesi bölümünde detaylı olarak değinilecektir.
Arşiv Kayıtlı Adli Sicil Belgesi demek adli sicil arşiv kaydı demektir yani hem sicilin hem de arşivin göründüğü belgedir. Mesela adli sicil kaydı alındığında kişinin sadece adli sicilinde kayıt var ise bu veriler yazar ve “arşiv kaydı yoktur” ibaresi görünür. Şayet adli sicili silinmiş ise ve arşiv kaydı var ise “adli sicil kaydı yoktur” ibaresi yazar ve arşiv kaydına dair veriler görünür. Bu ifadeyi adli sicil kaydı yoktur arşiv kaydı vardır şeklinde de anlayabiliriz.
Arşivli Adli Sicil Kaydı ya da Arşiv Kayıtlarını İçeren Adli Sicil Belgesi adli sicil arşiv kaydını gösterir ve genellikle resmi kurumlar tarafından talep edilmektedir. Bazen de vize işlemleri için bazı ülkeler (ABD, Kanada, Çin, Moğolistan ) tarafından adli sicil arşiv kaydı istenilmektedir.
Çift Sorgulu Adli Sicil Kaydı da adli sicil arşiv kaydı demektir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere bir adli sicil belgesinde adli sicil ve arşiv olmak üzere iki bölüm vardır. Bu iki bölümün görülebildiği adli sicil kayıtlarına çift sorgulu adli sicil kaydı da denilmektedir.
Arşiv Araştırmalı Sabıka Kaydı veya Detaylı Adli Sicil Kaydı da aslında arşivli adli sicil kaydıdır. Yani arşiv bilgilerinin yer aldığı adli sicil kaydıdır.
Arşiv Kayıtlı Adli Sicil Kaydı e devlet üzerinden görüntülenebilir. Aşağıda adli sicil arşiv kaydının nasıl alınacağı detayları ile anlatılmaktadır.
Adli Sicil (Sabıka) Kaydı Nasıl ve Nereden Alınır- Adli Sicil Kaydı Nasıl Çıkarılır?
Adli Sicil (Sabıka) Kaydının alınması iki şekilde olur:
E devlet üzerinden
Resmi kurumlardan (Savcılık-Kaymakamlık-Elçilik/Konsolosluk)
E Devlet Üzerinden Adli Sicil (Sabıka) Kaydı Alma
Gelişen teknoloji ile birlikte sabıka kaydı internetten alınır duruma gelmiştir. Peki e devletten adli sicil kaydı nasıl alınır? Adli Sicil Belgesinin e devletten alınabilmesi için öncelikle lazım olan bilgiler TC Kimlik Numarası ve e devlet şifresidir.
E devletinize girdiğinizde arama çubuğuna adli sicil kaydı ya da sabıka kaydı yazıp aratın. Karşınıza “adli sicil kaydı sorgulama” ve “adli sicil kaydı doğrulama” şeklinde iki ayrı link çıkacaktır.
Adli Sicil Sorgulama tıklanır > “Yukarıdaki bilgilendirme yazısını okudum” kutucuğu işaretlenir ve “Devam Et” tıklanır> Kurum Türü Seçilir (Resmi –Özel –Yabancı Ülke) > Belgenin Neden Verileceği seçilir> Belgenin nereye verileceği yazılır> Sorgula butonu tıklanır. Böylece istenilen adli sicil kaydı görüntülenmiş olur.
Yukarıda anlatılan yol takip edildiğinde TC kimlik numarası ile adli sicil kaydı sorgulaması yapılabilmektedir. Yani e devlet şifresi ile sabıka kaydı alma kolaylıkla yapılabilir.. Kısaca sabıka kaydı almak için gerekenler TC kimlik numarası ve e devlet şifresidir.
E Devletten Adli Sicil Kaydı (Belgesi) Alınırken Şu Hususlara Dikkat Edilmelidir:
Kurum türü seçilirken resmi kurum mu yoksa özel kurum mu olduğu mutlaka belirtilmelidir. Çünkü resmi kurum seçildiğinde adli sicil arşiv kaydı görünmektedir ama özel kurum seçildiğinde adli sicil arşiv kaydının görünmemektedir.
Özel iş başvurularında sabıka kaydı internetten alınırken özel kurum seçilmelidir. Böylece varsa arşiv kaydı görünmemiş olur. Zaten özel kurumlar arşiv kaydının olup olmamasını aramamaktadır.
Adli sicil arşiv kaydı sorgulama için ise mutlaka resmi kurum seçilmelidir. Ancak bu seçenek seçildiğinde e devlet arşiv kayıtlı sabıka kaydı alınabilmektedir.
Arşiv kayıtlı adli sicil belgesi alınırken resmi kurum seçildikten sonra adli sicil belgesinin nereye verileceği konusunda şu seçenekler çıkmaktadır; Silah Ruhsatı, Devlet Memuriyeti, Diğer, Milletvekili Adaylığı, Belediye Başkan Adaylığı, Belediye Meclis Adaylığı, İl Genel Meclis Üyeliği Adaylığı, Muhtar Adaylığı. Bu seçenekler devlet işlerini yahut resmi görevleri ilgilendirdiği için arşivli adli sicil kaydını gerektirmektedir.
E Devlet Temiz Kağıdı için Adli Sicil (Sabıka) Kaydı Sorgulama bölümünden sorgulama yapılabilir. Böylece kolaylıkla ve devlet dairesine gidip sıra beklemeden suç kaydı sorgulama ve sabıka kaydını öğrenme işlemleri gerçekleştirilebilir.
Adli Sicil Kaydı Doğrulama ise daha önce e devletten alınan ve üzerinde barkod numarası olan adli sicil kaydının doğrulanması için kullanılan bir yoldur. Burada kullanıcıya barkod numarası sorulmakta ve girilen barkod numarası sonucunda o belgenin doğru olup olmadığı sonucu gösterilmektedir.
E devletten adli sicil (sabıka) kaydı çıkarmak daha kolay olsa da bazen internet erişiminin olmaması bazen başka nedenlerle mümkün olmayabilir. Bu durumlarda adli sicil kaydı çıkartmak için aşağıda belirtilen kurumlardan yardım alınabilir.
Adli Sicil Kaydı (Sabıka Kaydı) Hangi Kurumdan Alınır
Savcılıktan Adli Sicil Kaydı almak mümkündür. Adliyeden alınacak adli sicil kaydına cumhuriyet savcılığı sabıka kaydı ya da savcılık sabıka kaydı da denilmektedir.
Adliyeden adli sicil kaydı alınırken savcılığa dilekçe ile müracaat edilmesi gerekmektedir. Uygulamada adliyelerin giriş kısımlarında ya da belirli yerlerinde bir irtibat noktası kurularak buralardan adli sicil kaydı verilmektedir.
Adli Sicil Kaydı Kaymakamlıktan da alınabilir. Adli Sicil Yönetmeliğinin 10. maddesinde Kaymakamlıktan adli sicil belgesinin alınabileceği açıkça belirtilmektedir.
Adli Sicil Sabıka Kaydı Nüfus Müdürlüğünden alınabilmesi için Kaymakamlık tarafından yetki verilmiş olması gerekir. Uygulamada Kaymakamlık içinde kurulan özel bir birim tarafından adli sicil kaydı sorgulaması yapılarak sabıka kaydı verilmektedir. Bunun için gerekli olan belgeler ilgili kaymakamlığın web sitesinde duyurulmaktadır.
Yurtdışında ise adli sicil kaydı elçilik ve konsolosluklardan çıkarılır.
Yukarıda sayılan kurumlar haricindeki yerlerden sabıka kaydı alınamaz. Mesela sabıka kaydı muhtarlıktan alınamaz. Kısaca Adli sicil kaydının alındığı kurumlar Savcılık, Kaymakamlık ve yurtdışında ise Elçilik ile Konsolosluklardır.
Adli Sicil Arşiv Kaydı Nasıl / Nereden Alınır
E devlete girilir > Adli Sicil Sorgulama tıklanır > “Yukarıdaki bilgilendirme yazısını okudum” kutucuğu işaretlenir ve “Devam Et” şeklinde tıklanır > Kurum Türü Resmi olarak Seçilir > Belgenin Neden Verileceği seçilir > Belgenin nereye verileceği yazılır > Sorgula butonu tıklanır. Böylece istenilen adli sicil arşiv kaydı çıkarılmış olur.
Adli sicil arşiv kaydı almak için adli sicil sorgulanırken kurum türü olarak resmi kurum seçilmelidir. Böylece arşivli sabıka kaydı çıkarılmış olunur.
Savcılık veya Kaymakamlıktan alınacak adli sicil belgelerinde de arşiv bilgisi görünmektedir. Yani adli sicil arşiv kaydı için bu kurumlara da başvurulabilir.
Uyap’tan Adli Sicil Kaydı Sorgulaması mümkün değildir. Şayet adli sicil kaydı dosyada evrak kısmına yüklenmiş ise o zaman çıkarılabilir ama UYAP üzerinden değil e devlet üzerinden adli sicil veya adli sicil arşiv kaydı alınabileceği bilinmelidir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Adli Sicile (Sabıkaya) İşlenir mi?
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararları da adli sicile işlenir ama sicilde ve arşivde görünmez. Zira özel arşiv denilen yere kayıt işlenmektedir. HAGB kararlarını sadece ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmesi halinde verilmek üzere kaydedilir. Yani HAGB kayıtlarını sadece hakim ve savcılar görebilir o da ceza yargılamasıyla ilgili bir konu var ise mümkündür. Bunun haricinde HAGB kararları görünmez.
HAGB Adli Sicilden Ne Zaman Silinir?
Bu kararlar yukarıda da belirtildiği üzere özel arşive kaydedilir. Ancak 5 yıllık denetim süresi bitip de DÜŞME kararı alınması halinde bu özel arşivden de çıkarılıp tamamen silinir.
Adli Sicil Kaydına İşlenen Suçlar Nelerdir? Hangi Suçlar Sabıka Kaydına İşlenir?
Adli sicil kaydına bütün suçlar ve buna dair mahkûmiyetler işlenmektedir. Buna göre;
• Hapis cezaları-Ertelenmiş Hapis Cezaları
• Adlî para cezası
• Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırıma Mahkûmiyetler
• Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
• Türk vatandaşı hakkında yabancı mahkemeden verilmiş ve kesinleşmiş olan mahkûmiyet
• Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık dolayısıyla verilen karar
• Ceza zamanaşımının dolduğunun tespitine ilişkin karar
• Genel veya özel affa ilişkin kanun; özel affa ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararı
• Askerî Ceza Kanununa göre verilmiş mahkûmiyet kararlarındaki ferî cezalar
• Akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kararlar
adli sicile işlenir. Bu bağlamda sıkça sorulan adli para cezası adli sicile (sabıkaya) işlenir mi sorusuna da yanıtımız evettir.
18 Yaş Altı Adli Sicil Kaydı (Sabıka) Sorgulama
18 yaş altı işlenen suçlar da adli sicilde görünmez. Ancak bu kayıtlar adli sicilin özel arşivine kaydedilmektedir. Bu suçlar bakımından yapılacak sorgulamada adli sicil kaydı yoktur-arşiv kaydı yoktur sonucu görüntülenecektir. 18 yaş altı sabıka kaydı nasıl alınacağının normal adli sicil kaydı alınmasından farkı yoktur.
Ehliyet İçin Adli Sicil Sabıka Kaydı Nasıl Alınır-Ehliyet İçin Adli Sicil Kaydı Örneği?
Ehliyet almak için de adli sicil kaydı talep edilmektedir. Ehliyet sicil kaydı için savcılık ve kaymakamlıklardan almak yerine e devletten adli sicil kaydı almanızı önermekteyiz. E devlet üzerinden alırken kurum seçimine dikkat edilmeli ve orada özel kurum seçilerek daha sonra da belgenin nereye verileceği kısmında da ehliyet seçilmelidir. Bu şekilde arşiv kaydı görünmeden ehliyet için adli sicil kaydı örneği alınabilir.
Adli Sicil Kaydım Var İş Bulamıyorum-İş Başvurusu İçin Adli Sicil Kaydı
Adli sicil kaydı iş başvuruları için ciddi engel teşkil etmektedir. Bu nedenle adli sicil kaydının silinmesi veya sildirilmesi çok önemlidir. En kısa sürede bu konuda Ankara adli sicil avukatı ile irtibata geçmenizi öneririz.
Adli Sicil Kaydı (Sabıka Kaydı) Kaç Yılda (Senede) Silinir?
Adli sicil kaydı infazın bitmesiyle silinir. Arşiv kaydı ise suçuna göre 5 -15 ya da 30 yılda silinir.
Adli Sicil Kaydı Kaç Günde Silinir?
Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne doğru ve gerekli olan belgelerle elden başvuru yapılması halinde 3 ya da 5 işgünü içinde kayıt silinir. Covid-19 tedbirleri kapsamında bu süre uzayabilmektedir.
Adli Sicil Affı Var mı?
Adli sicil arşiv kaydında yer alan kayıtların silinmesi için geçmesi gereken süreler oldukça uzun tutulmuştur. Bu sürelerin kısalması için şu an bir yasa değişikliği çalışması TBMM’de bulunmaktadır ancak adli sicil affı şeklinde bir çalışma henüz yapılmamıştır.
Adli Sicil Kaydında Neler Gözükür- Adli Sicil Kaydı Okuma
Adli sicil kaydında kişinin mernis kimlik bilgileri yer almakta olup ayrıca mahkumiyete dair kayıtların detayları yer almaktadır. Ancak bu kayıtlar kod şeklinde yazıldığı için okunması ve anlaşılması güçtür.
Kısaca adli sicil kaydında mahkemenin adı, kararın esas ve karar numarası, karar tarihi, verilen ceza miktarı gibi bilgiler yer almaktadır.
Adli Sicil Kaydı (Sabıka Kaydı) Geçerlilik Süresi
Böyle bir süre yoktur ancak ilgili makam ya da başvurulan yer her zaman en güncel adli sicil kaydını görmek isteyecektir. Başvurulan yer son 1 ay ya da son 3 ay gibi süreler koyabilir.
Başkasının Sabıka Kaydını Sorgulama
Başkasının adli sicil kaydını e o kişinin TC kimlik numarası ve e devlet şifresi ile yapmak mümkünse de bu işlemin kişinin bilgisi ve rızası haricinde yapılması suç teşkil eder. Zira adli sicil kaydında yer alan veriler kişisel veridir. Bunlara hukuka aykırı bir şekilde erişmek ve sorgulamak suçtur.
Adli Sicil Kaydı (Sabıka Kaydı) Olan Vize Alabilir mi? Vize İçin Sabıka Kaydı Gerekli mi?
Adli sicil kaydı olan kişi vize konusunda da ciddi sorunlar yaşamaktadır. Kural olarak vize için sadece adli sicil kaydına bakılmakta ise de bazı ülkeler arşiv kaydının da temiz olması şartını aramaktadır. Mesela ABD vize için hem sicil hem de arşiv kaydının temiz olmasını isterken birçok Avrupa ülkesi vize için sadece adli sicil kaydının temiz olmasını aramaktadır. Kısaca adli sicilde kaydın bulunması vize için engel teşkil eder. Bu nedenle en kısa sürede sildirilmesi gerekir.
Adli Sicil Kaydı E Devlet Geçerli mi?
E devletten alınan adli sicil ile savcılıktan ya da kaymakamlıktan alınan adli sicil belgesi arasında hiçbir fark yoktur. Hepsi de resmi evrak olup geçerlidir.
Adli Sicil (Sabıka) Kaydı Olan Yurtdışına Çıkabilir mi?
Adli sicil kaydı olan kişi vize işlemlerinde sorun yaşayacağı için yurtdışına çıkmak konusunda da problemle karşılaşabilir. Vize istemeyen ülkeler bakımından belki bu sorun yaşanmasa da vize isteyen ülkeler genellikle adli sicilin temiz olması şartını aramaktadır.
Uyuşturucu Suçlarında Adli Sicil Kaydının Silinmesi
Uyuşturucu suçlarının adli sicilden silinmesi infazın tamamlanmasıyla olur. Arşivden silinmesi için ise 30 yıllık sürenin geçmesi gerekir. Ancak memnu hakların iadesi kararı alınarak 15 yılın geçmesiyle de bu suç kayıtları arşivden tamamen silinir.
Hırsızlıktan Sabıka Kaydı Silinir mi?
Bütün suçlar gibi hırsızlık suçu da sabıkadan silinir. Hırsızlık suçlarının adli sicilden silinmesi infazın tamamlanmasıyla olur. Arşivden silinmesi için ise 30 yıllık sürenin geçmesi gerekir. Ancak memnu hakların iadesi kararı alınarak 15 yılın geçmesiyle de bu suç kayıtları arşivden tamamen silinir.
Yüz Kızartıcı Suçların Adli Sicilden Silinmesi
Yüz kızartıcı suçlar da sicilden silinebilmektedir. Ancak yüz kızartıcı suçların ne olduğu TCK ve diğer kanunlarda yazılı değildir. Bu konu yoruma kalmış bir konudur. Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü uygulamada hangi suçların yüz kızartıcı olduğuna karar vermektedir. Mesela cinsel suçlar yüz kızartıcı kapsamda kabul edilmektedir. Yüz kızartıcı suçların arşivden silinme süresi 30 yıllık süreye tabi olup yasaklanmış (memnu) hakların iadesi kararı alınarak 15 yılın geçmesiyle silinir.
Adli Sicil Kaydı(Sabıka Kaydı) Olan Pasaport Alabilir Mi?
Yurtdışı çıkış yasağı ve pasaport kanununda yazılı bir engeli yoksa kişinin pasaport almasında bir mani yoktur. Adli Sicil (sabıka) kaydı olan kişi de pasaport alabilir. Ancak sabıkalı kişi vize almakta sorun yaşayabilir.
Sabıka Kaydını E Devletten Alabilir miyim?
Sabıka kaydı e devletten alınabilir.
Adli Sicil Kaydı ve Kesinleşme Şerhi
Bir mahkûmiyet hükmünün adli sicil kaydına işlenmesi için onun kesinleşmesi gerekmektedir. Yani mahkeme karar verince hemen adli sicile işlenmez. Bu kararın kesinleşme şerhiyle birlikte Adli Sicil Kurumuna ulaşması gerekir.
Yurtdışında İşlenen ve Yabancı Mahkemelerce Verilen Cezaların Adli Sicilden Silinmesi
Yurtdışında işlenen suçlar bakımından da adli sicilin ya da arşiv kaydının silinmesi mümkündür. Bu konu nasıl bir yöntemin takip edileceği hangi mahkemeye ve nasıl başvurulacağı 5352 sayılı Kanunda özel olarak düzenlenmiştir. Konu çok detaylı olduğundan bu konuda Ankara adli sicil avukatından destek almanızı öneririz.
Ankara Adli Sicil Avukatı
Adli Sicil Kaydının silinmesinde infazın tamamlanıp tamamlanmadığı, erteli cezalarda sürenin nasıl hesaplanacağı, tecil edilmiş mahkûmiyetler bakımından infaz tarihinin ne olduğu, adli para cezalarında ya da diğer ceza ve güvenlik tedbirleri bakımından silinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönleriyle değerlendirme yapılmaktadır.
Bu hususlar ise hukuki bir incelemeyi ve değerlendirmeyi zorunlu kılmaktadır. Bu konuda uzman bir avukattan destek almak gerekmektedir. Yani adli sicil sildirme Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne dilekçe göndermeyle maalesef çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Zira ya sürelere dair hata yapılmakta ya infaz bitmemiş olmakta ya evrak eksiği bulunmakta bazen de dilekçede hata yapılmaktadır.
Adli Sicil Kaydı ve Adli Sicil Arşiv Kaydında yazan veriler kod olarak yazılmakta ve uzmanı olmayan kişilerce ne anlama geldiği çözülememektedir. Adli Sicil kaydı okuma işlemi bile başlı başına bir hukuki uzmanlık gerektirmektedir. Birçok işveren bu kayıtları okumayı bilmediği için basit olaylara dair sabıka kaydı nedeniyle işe girme engellenmektedir.
Öte yandan Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü Ankara’da yer aldığı için ve buraya elden verilecek dilekçelerle sicil sildirme işlemi çok daha hızlı gerçekleştiği için Ankara’da bulunan adli sicil avukatından destek almak daha avantajlıdır. Postaya verilen evrakın gerek postadan gerek Adalet Bakanlığı’na ulaştıktan sonra yaşanacak gecikmeler nedeniyle işleme geç alınması ciddi hak kayıplarına yol açacaktır. Bu nedenle Ankara Adli Sicil Avukatından yardım alınması işlemleri oldukça kolaylaştıracaktır.
Adli Sicil Kaydı Sildirme Dilekçesi – Adli Sicil Kaydı Temizleme Dilekçesi- Sabıka Kaydı Sildirme Dilekçesi- Adli Sicil Ve İstatistik Genel Müdürlüğü Dilekçe -Adli Sicil Kaldırma Dilekçesi-Adli Sicil Silme Dilekçesi -Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü Dilekçe- Adli Sicil Kaydı Nasıl Silinir Dilekçe Örneği- Adli Sicil Kaydının Silinmesi Dilekçe Örneği
ADLİ SİCİL VE İSTATİSTİK GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
ANKARA
BAŞVURAN : AD SOYAD :………………………(TC….)
ADRES :
KONU : Adli Sicilimde yer alan kayıtların silinmesi/arşive alınması talebidir.
AÇIKLAMALAR
Adli Sicil kaydımda yer alan ve …Mahkemesinin .. tarih ve esas…..; karar:… numaralı kararı kapsamında verilen adli para cezası / hapis cezası infaz edilmiştir.
Bu kapsamda adli sicil kaydımda yer alan kaydın 5352 sayılı kanunun 9/a maddesi kapsamında sicilimden çıkarılması ve arşive alınmasını gerekmektedir.
SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle adli sicil kaydımda yer alan kaydımın adli sicilimden silinerek arşive alınmasını saygılarımla talep ederim. …/…/202..
AD SOYAD
İMZA
Adli Sicil Arşiv Kaydının Silinmesi İçin Dilekçe Örneği – Adli Sicil Arşiv Kaydının Silinmesi Dilekçesi – Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü Dilekçe
ADLİ SİCİL VE İSTATİSTİK GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
ANKARA
BAŞVURAN : AD SOYAD :………………………(TC….)
ADRES :
KONU : Adli Sicil Arşiv Kaydımda yer alan kayıtların tamamen silinmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
Adli Sicil kaydımda yer alan ve …Mahkemesinin .. tarih ve esas…..; karar:… numaralı kararı kapsamında verilen adli para cezası / hapis cezası infaz edilmiş ve arşiv kaydına alınmıştır. Arşivden silinme için gerekli yasal süre dolmuştur.
Bu kapsamda adli sicil arşiv kaydımda yer alan kaydın 5352 sayılı kanunun 12. maddesi kapsamında arşivimden çıkarılarak tümüyle silinmesi gerekmektedir
SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle adli sicil arşiv kaydımda yer alan kaydımın tamamen silinerek arşivden çıkarılmasını saygılarımla talep ederim. …/…/202..
AD SOYAD
İMZA
]]>Özel güvenlik sektörü, hızlı değişen yasal düzenlemeler ve teknolojik gelişmelerle sürekli olarak yenilenme gerektiren bir alandır. Özel Güvenlik Haber, sektördeki tüm bu gelişmeleri anlık olarak takip ederek, özel güvenlik görevlilerine en güncel bilgileri ulaştırmayı hedefliyor. Özel güvenlik görevlisi olarak çalışanlar, iş süreçlerinde karşılaşabilecekleri yeni yasal düzenlemelerden çalışma koşullarındaki değişikliklere kadar birçok konuda rehber bilgiye Özel Güvenlik Haber üzerinden ulaşabiliyorlar. Bu içerikler, sektörün sadece bugünkü durumunu değil, gelecekte nasıl şekilleneceğine dair ipuçları da sağlıyor.
Özel Güvenlik Haber, özel güvenlik sektöründe çalışanlara yönelik sunduğu özel güvenlik haberleri ile profesyonellerin bilgi birikimini güncel tutmayı amaçlıyor. Türkiye genelindeki güvenlik görevlilerinin mesleki gelişimine katkı sağlayan portal, ayrıca güvenlik görevlisi olmak isteyen adaylara eğitim süreçleri, sertifikasyon ve iş fırsatları gibi konularda yol gösterici içerikler sunuyor. Özel güvenlik alanında bir kariyer planlayanlar, Özel Güvenlik Haber üzerinden sektöre dair bilgilere ulaşıp, kariyer adımlarını doğru bilgilerle şekillendirme imkanı buluyor.
Geniş içeriği ve güncel haberleri ile Özel Güvenlik Haber, sektördeki özel güvenlik görevlileri için daima yanlarında olan bir bilgi kaynağıdır. Özel güvenlik haberleri kategorisinde sunduğu özgün ve detaylı içeriklerle öne çıkan portal, sektördeki gelişmeleri yakından takip etmek isteyenler için vazgeçilmez bir platform haline gelmiştir. Özel güvenlik sektörüyle ilgili merak edilen her şey için Özel Güvenlik Haber’i takip edin, sektördeki yenilikleri ve önemli değişiklikleri kaçırmayın!
]]>
Züleyha Özusta Hınıslı, gençlik yıllarından bu yana yazma aşkıyla çeşitli denemeler yaparak kendini ifade etmeye çalışmış ve yazdığı her satırda kitap hayalini beslemiştir. Ancak, Hınıslı’nın titizlikle yürüttüğü araştırmalara ve birikimine rağmen, bu çalışmaları bir türlü kitabın son haline getirememesi, ona yıllar süren bir yazma çıkmazı yaşattı. Yazarın ifadesine göre, II. Elizabeth’in rüyasında başındaki tacı Hınıslı’nın başına koyarak ona bu kitabı tamamlama talimatı verdiği bu olağanüstü gece, onun hayatında dönüm noktası oldu. Zihninde yıllardır yer edinen ve tamamlanmak için bekleyen eserin sayfaları, dört aylık bir süre içerisinde hızla şekillendi. Bu süreçte yazarın kendine duyduğu güvenin arttığını ve zihninde netleşen temaların bir bir sayfalara döküldüğünü belirten Hınıslı, kitabını Ocak 2023’te İkinci Adam Yayınları aracılığıyla okurlarının beğenisine sundu.
“Benliğimin Hapishanesi – Bir Beden Üç Ruh”, Türkiye’de bir Türk yazar tarafından kaleme alınan ilk fantastik otobiyografik eser olma niteliğiyle dikkat çekiyor. Kitap, Züleyha Özusta Hınıslı’nın hayatı boyunca yaşadığı içsel çatışmaları ve kendini keşfetme sürecini sıra dışı bir kurguyla harmanlıyor. Fantastik bir anlatımla bireyin ruhsal yolculuğunu keşfetmeye çağıran eser, okuyucusunu yalnızca bir hikayeye değil, aynı zamanda derin bir düşünce serüvenine de davet ediyor. Okurlar tarafından büyük ilgi gören kitap, kısa sürede Türkiye genelindeki tüm kitapçılarda ve D&R mağazalarında satışa sunuldu. Kitabın başarılı çıkışı ile yazarın uzun yıllar boyunca hayalini kurduğu projeyi gerçekleştirme hikayesi de gündemde geniş yankı uyandırdı.
Yazarın kitap ile başlattığı bu ilham verici yolculuk, sinema ve dizi dünyasında da karşılık bulmaya hazırlanıyor. “Benliğimin Hapishanesi – Bir Beden Üç Ruh” kitabının beyaz perdeye uyarlanması için senaryo çalışmaları sürerken, Alp Medya Ajans önderliğinde senaryonun yazarlığını Sahra Aydın, süpervizörlüğünü Ömer Atalay ve yapımcılığını Hamza Alp üstleniyor. Türkiye’de sinema sektörüne yeni bir soluk getireceği beklenen bu senaryo ile ilgili olarak dijital platformların da yakından ilgilendiği belirtiliyor. Netflix, Exxen, Disney+ gibi büyük dijital platformların yapımcı ve süpervizörle temas halinde olduğu, projeye olan ilginin arttığı biliniyor.
Bu etkileyici hikayenin sinema ile dizi dünyasında büyük ekran uyarlaması ile izleyiciyle buluşacağı gün merakla beklenirken, Züleyha Özusta Hınıslı’nın kendisi gibi yazar adayları için de bir ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Kitabın başarısının sinemaya taşınması ile Hınıslı’nın yazarlık serüveni, sadece edebiyatseverlerin değil, tüm sanatseverlerin ilgisini çekecek gibi görünüyor.
]]>Yazar Gazetesi 2018 yılında yazılı basın olarak Türkiye genelinde faaliyetlerine başlamış, ancak 2023’te basılı yayıncılıktan çekilip dijital ortamda yayın yapmayı sürdürmüştür. İnternet Medya Kanunu’na uygun biçimde faaliyet gösteren Yazar Gazetesi, karşılaştığı zorluklara rağmen toparlanarak yatırımlarını artırmış ve okuyucu kitlesini büyütmeyi başarmıştır.
Yazar Haber Temmuz 2022’de kurulmuş ve 2023 yılında ulusal çapta internet yayınına başlamıştır. Güncel haberleri okurlarına hızlı ve güvenilir bir şekilde sunmayı hedefleyen Yazar Haber, sosyal medya ve çevrim içi platformlar aracılığıyla geniş kitlelere ulaşmıştır. Bu mecra, dijital medya yatırımlarını sürekli artırarak yayıncı portföyünün önemli bir parçası haline gelmiştir.
Yazar TV 2023 yılında dijital ortamda yayın hayatına başlamış ve Kasım 2024’te RTÜK’e Web TV yayın lisansı başvurusunda bulunarak ulusal düzeyde web televizyonu olarak varlığını sürdürmüştür. Televizyon alanındaki yatırımlarını hız kesmeden sürdüren Yazar TV, dijital yayıncılıkta büyümeyi ve ulusal çapta etkinliklerini artırmayı hedeflemektedir.
Yazar Spor Spor Haberleri kaliteli ve güncel içerik sunma amacıyla 2024’te kurulan bir diğer önemli platformdur. Bu mecra, ulusal çapta spor haberleri ve içerikleriyle dikkat çekmiş, okur ve abone sayısını düzenli olarak artırmayı başarmıştır. Spor haberciliğinde kendine sağlam bir yer edinmeye çalışan Yazar Spor, yatırımlarını sürdürmektedir.
Yazar Kadın, sadece kadınlara özel içerik üreten bir haber platformu olarak Yazar Medya’nın dikkat çeken kuruluşlarından biridir. Kadınların yaşamlarına dokunan ve onların sesini duyurmayı amaçlayan bu platform, toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyici haber ve içerikler sunar. 2025 yılı için bu alandaki yatırımların da artarak devam edeceği belirtilmektedir.
Yazar Press, Yazar Medya’nın uluslararası arenaya açılan yüzü olarak değerlendirilmektedir. Türkiye’den dünya geneline yayın yapmayı hedefleyen bu platform, uluslararası yayıncılığa odaklanarak şirketin global marka bilinirliğini artırmayı hedeflemektedir. Yazar Press’in, yurtdışı yayınları sayesinde Yazar Medya’nın global pazarda tanınmasına büyük katkı sağlaması planlanmaktadır.
Şirket, 2025 yılı itibarıyla yurtiçi ve yurtdışı yapılanmalara başlayacağını ve il bazında temsilcilikler oluşturacağını duyurmuştur. Yurtdışı çalışmaları kapsamında ise ülke temsilcilikleri kurmayı planlamaktadır. Bu girişimler, Yazar Medya’nın ulusal sınırların ötesine geçme amacını yansıtmakta ve şirketin global vizyonunu desteklemektedir. Yatırımlar kapsamında; yazılım geliştirmeleri, lisans ve sunucu altyapı çalışmaları, stüdyo kurulumu gibi pek çok önemli adım atılmıştır. Ayrıca, şirketin 2025 yılı sonuna kadar çeşitli bölgelerde ofis açma planları da bulunmaktadır.
Yazar Medya’nın bu dinamik büyümesi, okurlar ve aboneler arasında şirketin yayıncı kuruluşları ve sahiplik yapısıyla ilgili yoğun merak uyandırmıştır. “Yazar Gazetesi Kimin?” "Yazar TV Sahibi Kim?” veya “Yazar Haber Sahibi Kim?” “Yazar Spor Sahibi Kim?” gibi sorular, okurların ilgi gösterdiği konular arasında yer almaktadır. Bu durum, şirketin tanınırlığının ve halka olan yakınlığının bir göstergesidir.
2024 sonu itibarıyla Yazar Medya Yayıncılık Anonim Şirketi’nin toplam altı yayıncı kuruluşu bulunuyor. 2025’te global çapta yeni açılımlar ve genişlemelerle markanın uluslararası düzeydeki gücünü pekiştirmesi bekleniyor.
]]>Son dönemde, enflasyon oranlarındaki artış, birçok sektörde fiyatların yükselmesine neden oldu. Bu durum, tüketici harcamalarını kısıtlayarak, ekonomik büyümeyi yavaşlatabilir. Ancak, bu zorluklar içinde fırsatlar da mevcut. Örneğin, döviz kurlarındaki dalgalanmalar, ihracat yapan firmalar için yeni pazarlar yaratıyor.
|
Sektör |
Değişim Oranı |
|
Tarım |
%5 |
|
Sanayi |
%3 |
|
Hizmet |
%7 |
Ekonomik gelişmeleri yakından takip etmek, hem bireyler hem de işletmeler için stratejik kararlar almada kritik öneme sahiptir. Finansal okuryazarlık seviyesinin artması, toplumun bu değişimlere daha hızlı ve etkili bir şekilde adapte olmasını sağlayabilir.
Sonuç olarak, ekonomi haberlerini takip etmek, sadece bir bilgi edinme aracı değil, aynı zamanda geleceği planlama sürecinde de önemli bir adımdır. Ekonominin karmaşık yapısını anlamak, bizlere daha bilinçli ve sağlıklı kararlar alma imkanı sunar. Siz de bu dalgalı denizde yol almak için haberleri yakından takip edin!
Teknoloji ve Yenilikler
Bu makalede, güncel haberlerin farklı yönlerini inceleyeceğiz ve okuyuculara konular hakkında bilgi vereceğiz.
Teknoloji dünyası, her gün yeni bir devrim ile karşımıza çıkıyor. Peki, bu yenilikler hayatımızı nasıl etkiliyor? Antalya'da, yedi dak sitemizde, teknoloji haberleri başta olmak üzere gündemden gelişmeler yer alıyor. Yapay zeka ve nesnelerin interneti gibi kavramlar, sadece iş dünyasında değil, sosyal yaşamda da derin etkiler yaratıyor.
Örneğin, akıllı ev sistemleri hayatımızı kolaylaştırırken, giyilebilir teknoloji sağlık sektöründe devrim yaratıyor. Bir düşünün, kolunuzdaki bir saat, sağlığınız hakkında detaylı bilgi verebiliyor. Bu tür yenilikler, günlük yaşamın bir parçası haline geliyor.
İş dünyasında ise, blok zinciri teknolojisi, finansal işlemleri daha güvenli ve şeffaf hale getiriyor. Büyük veriler, pazarlama stratejilerini kişiselleştirerek müşteri memnuniyetini artırıyor. İşte, bu noktada teknoloji, sadece bir araç değil, aynı zamanda bir strateji haline geliyor.
Bu gelişmelerin ışığında, Antalya ve diğer şehirlerdeki teknoloji etkinlikleri, yenilikleri takip etmek isteyenler için kaçırılmaması gereken fırsatlar sunuyor.
Sonuç olarak, teknoloji ve yenilikler, yaşamımızın her alanında köklü değişiklikler yapmaya devam ediyor. Bu değişimlerin bir parçası olmak, geleceğe hazırlıklı olmanın anahtarıdır.
]]>
Çin’den dikkat çeken adım…
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien, yaptığı açıklamada, Slovakya, Norveç, Finlandiya, Danimarka, İzlanda, Andorra, Monako, Liechtenstein ve Güney Kore vatandaşlarının vize serbestisinden yararlanacağını belirtti.
VİZESİZ SEYAHAT İMKANI
Buna göre söz konusu ülkelerden gelen normal pasaport sahibi kişiler, 8 Kasım 2024 ile 31 Aralık 2025 tarihleri arasında Çin’e 15 günü aşmamak kaydıyla vizesiz seyahat edebilecek.
Vize muafiyeti, iş, turizm, aile ziyaretleri ve geçiş amaçlı seyahatlerle sınırlı olacak.

VİZE MUAFİYETİ DÜZENLEMELERİ
Pekin yönetimi son aylarda farklı ülkelerle vize muafiyeti düzenlemeleri yaparak yurt dışından Çin’e seyahatleri artırmayı hedefliyor.
Çin hükümeti, 1 Aralık 2023’ten itibaren Fransa, Almanya, Hollanda, İtalya, İspanya ve Malezya vatandaşlarına tek taraflı olarak bir yıl boyunca 15 günlük vizesiz seyahat imkanı tanımıştı.
Çin 26 Ocak’ta Singapur ile 30 günlük, 28 Ocak’ta ise Tayland ile süresiz karşılıklı vize muafiyeti anlaşması imzalamıştı.
İsviçre, İrlanda, Macaristan, Avusturya, Belçika ve Lüksemburg da 14 Mart’tan itibaren vize muafiyeti programına dahil edilmişti.
TÜRKİYE’DE LİSTEDE YER ALIYOR
Çin, halihazırda 18 ülkeye standart pasaport sahipleri için karşılıklı vize muafiyeti uyguluyor.
Aralarında Türkiye’nin de olduğu çok sayıda ülkeyle de diplomatik, özel ve hizmet pasaportu sahipleri için karşılıklı vize muafiyeti bulunuyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Karabük’te jandarma ekipleri, uyuşturucu tacirlerine geçit vermiyor.
Karabük merkezde gelen ihbar üzerine, kaçak ürün sattığı belirlenen iki ayrı iş yerine operasyon düzenlendi.
ELE GEÇİRİLENLER
İş yerlerinde yapılan aramada; 85 paket farklı markalarda bandrolsüz gümrük kaçağı sigara, 22 bin 60 adet içi tütün ile doldurulmuş makaron, 36 bin adet sigara ambalaj poşeti, 7 adet elektronik sigara likidi, 18 kutu 125 gramlık farklı markalarda bandrolsüz gümrük kaçağı nargile tütünü ve 10 kilo 442 gram kıyılmış tütün ele geçirildi.
YAKALANANLAR ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Şüpheliler, yapılan işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ’den yapılan açıklamaya göre; Euronaval 2024, 4-7 Kasım’da Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenecek.
Türk Deniz Kuvvetleri başta olmak üzere Ukrayna, Pakistan ve Malezya donanmaları için su üstü ve su altı platformları inşa eden STM, 5 farklı deniz projesini Avrupa’da tanıtacak.
MİLGEM FUARA KATILACAK
STM’nin tasarımcısı ve ana yüklenicisi olduğu, Türkiye’nin ilk milli fırkateyn projesi MİLGEM İstif Sınıfı Fırkateyn (TCG İstanbul) STM standında sergilenecek.
STM’nin ana alt yüklenici olarak görev aldığı, Türk donanmasına bugüne kadar 4 adet teslimi gerçekleştirilen ve ihracat başarıları yakalayan Türkiye’nin ilk milli korvet projesi MİLGEM ada sınıfı da STM standında yerini alacak.
STM’nin kendi öz kaynaklarıyla başlattığı ve mukavim tekne test üretimini geride bırakan Türkiye’nin özel harekat ve hücum maksatlı ilk milli denizaltısı STM500 katılımcıların beğenisine sunulacak.
Sürat ve manevra gücü yüksek, satıhtan satıha güdümlü mermilerle hücum geliştirebilen milli hücumbot tasarımı STM MPAC ve STM’nin Türk donanması ile Pakistan donanmasının envanterine kazandırdığı lojistik destek gemilerinden bir model de STM standında sergilenecek.

“YENİ İHRACATLARA KAPI ARALAMAK İÇİN EURONAVAL’DA MODERN DENİZ PLATFORMLARIMIZI SERGİLEYECEĞİZ”
Açıklamada görüşlerine yer verilen STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, Türkiye’nin dünyada kendi savaş gemisini tasarlayıp, üretebilen 10 ülkeden biri olduğunu belirterek, “Türkiye’nin askeri gemi inşa sanayisindeki lider mühendislik firması olarak, bir taraftan Türk Deniz Kuvvetleri’ni milli ve modern platformlarla donatıyor, diğer taraftan edindiğimiz tecrübeyi dost kardeş ülke donanmaları ile paylaşarak ülke ekonomimize katkı sağlayacak ihracatlara imza atıyoruz.” ifadesini kullandı.
Mavi Vatan’da ve uluslararası sularda kendini başarıyla kanıtlayan özgün savaş gemileriyle Pakistan, Ukrayna ve Malezya’da ihracat başarılarına imza attıklarını aktaran Güleryüz, şunları kaydetti:
Ukrayna donanması için inşasına devam ettiğimiz Ukrayna korvetleri ile Türkiye’nin Avrupa’ya ilk korvet ihracatını gerçekleştirdik. Avrupa’da askeri denizcilik alanında yeni ihracatlara kapı aralamak ve iş birliklerine imza atmak için Euronaval’da modern deniz platformlarımızı sergileyeceğiz. Esnek mühendislik çözümlerimiz, özgün tasarım ve teknolojik kabiliyetlerimizle ülkemizi dünya arenasında başarıyla temsil etmeye devam edeceğiz.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Diyarbakır’da 21 Ağustos’ta kaybolan Narin Güran’ın cansız bedeni, 19 gün sonra bir dere kenarında ve çuval içerisinde bulundu.
Narin’i kim ya da kimlerin öldürdüğüne yönelik soruşturma sürerken, ilk duruşma 7 Kasım’da 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
Hakim karşısına çıkacak isimler arasında Narin’in annesi Yüksel Güran, amcası Salim Güran ve ağabeyi Enes Güran da bulunuyor.
Ayrıca bu tutuklular arasında da cinayeti itiraf eden Nevzat Bahtiyar da bulunuyor.
Soruşturma kapsamında, tutuklu 12 şüpheliden 4’ü hakkında, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame de hazırlandı.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENİYOR
Hazırlanan iddianamede; aracında Narin’e ait DNA ve kıl örneği bulunan amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran ve ağabeyi Enes Güran ile gözaltına alındıktan sonra cesedi dere yatağına taşıdığını itiraf eden komşuları Nevzat Bahtiyar’ın HTS ve baz istasyonu kayıtlarına göre, olay anında aynı evde olduğunun tespit edildiği belirtilerek, ‘İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.
BAZ İSTASYONU TESPİTİ SONUCU BİLİRKİŞİ RAPORU HAZIRLANDI
Hazırlanan iddianamede, şüphelilerin tümünün alınan HTS ve baz kayıtlarının ayrıntılı tetkikiyle jandarma personeli tarafından analiz raporu hazırlandığı, alınan HTS kayıtlarının baz istasyonlarından faydalanılarak tam olarak yerlerinin tespiti edilebilmesi amacıyla bilirkişi olarak görevlendirme yapılması sonucunda ilgili bilirkişinin olayın gerçekleştiği Tavşantepe Mahallesi’ne geldiği, jandarma personeliyle birlikte olayın gerçekleştiği yerlerde fiili olarak ölçüm yaparak servis sağlayan ana ve ara bazların belirlendiği, yapılan ölçümler ve baz istasyonu tespiti sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna yer verildi.

DAR ALAN BAZ ÇALIŞMASI YAPILDI
Bilirkişi raporunda; olayın gerçekleştiği tarih olarak 21 Ağustos’ta 15.13 ile 15.20 saatleri arası belirtilerek şüpheliler Salim, Enes ve Yüksel Güran ile Nevzat Bahtiyar’ın HTS kayıtlarının alındığı, olayın olduğu Arif Güran’ın ikameti çevresi, Salim Güran’ın ikameti ve çevresi ve ara yollar, okul, Kur’an kursu, Salim Güran’ın Uzunbahçe tarafından bulunan tarlası ile ara yolları, Narin Güran’ın cesedinin bulunduğu yer ve çevresinde, köyün giriş çıkış istikametlerinde titiz bir şekilde 3 GSM operatörünün ana baz ve yan bazlarının tespitinin yapıldığı, daha sonra bu bölgelerde ekip olarak dar alan baz çalışması yapıldığı kaydedildi.
DAKİKA DAKİKA HAREKETLERE YER VERİLDİ
Raporda; GSM hatlarıyla yapılan görüşmelerde sinyal alınan baz istasyonunun yoğun olması halinde görüşme yapılan yere en yakın baz istasyonundan sinyal alındığı, yer değişikliği olduğunda bulunulan kapsama alanından çıkıp, başka bir baz istasyonunun kapsama alanına girildiği, Tavşantepe Mahallesi’nde çalışma yapılan alanlarda 1 GSM operatörünün çekim gücünün iyi olduğu, çalışma yapılan alanlarda görüşme internet bazlarının yeterince iyi olduğu, telefonların çalışma yapılan bölgelerde çekmeme ya da sinyal kesintisi durumunun olmadığı, sinyal gücünün yeterli olduğu hususları çerçevesinde HTS kayıtlarının incelenerek rapor hazırlandığı kaydedilerek, şüphelilerin dakika dakika hareketlerine yer verildi.
Raporda şu ifadeler kullanıldı:
1- Şüpheli Salim Güran’ın kullandığı telefonun 21.08.2024 günü saat, 14.52 sıralarında kendi ikametinden çıktığı, kendi ikameti ile Arif Güran’ın ikameti arasında olduğu, saat 14.55 sıralarında kendi ikameti ile Arif Güran’ın ikametinin arasında bulunan yol ve civarında olduğu, saat 15.18’e kadar Arif Güran’ın ikametinin çevresinde, yakınında bulunduğu, saat 15.19 ‘a kadar kendi ikameti ile Arif Güran’ın ikameti arasında bulunan yol ve bahçe kısmında bulunduğu, daha sonra Arif Güran’ın evine doğru yöneldiği, saat 15.20 sıralarında Arif Güran’ın ikametine geldiği ve daha sonra evin arka tarafında bulunan ahır kısmına geldiği ve saat.15.22 sıralarında evin içerisinde bulunduğu,
Saat 15.22 ile 15.26 saatleri arasında Arif Güran’ın ikametinde mutfak karşısında bulunan boş oda tabir edilen yerde olduğu, saat. 15.32 sıralarına kadar Arif Güran’ın evinin içerisi ve diğer odalarda evin içerisinde hareketli bulunmaya devam ettiği, saat 15.36 sıralarında ahırın arka kısmına geçiş yaptığı, daha sonra Arif Güran’ın ikametine girdiği, ikamette bulunduğu, saat 15.41’de ahırın arka kısmına tekrar geçtiği, saat 15.42’de ikameti ile Arif Güran’ın ikameti arasında bulunan yolda olduğu, saat 15.43 gibi Arif Güran’ın evinin önünde olduğu, saat 15.52 sıralarında Arif Güran’ın ikametinde bulunduğu sırada Mehmet Selim Atasoy adına kayıtlı telefonu aradığı, 31 saniyelik görüşmesinin olduğu, saat 16.08’de ahırın arka kısmında bulunduğu, saat 16.10 sıralarında Arif Güran’ın ikametinden ayrıldığı, saat 16.10 sıralarında Arif Güran’ın ikametinden ayrılarak köyün yukarısında bulunan mısır tarlasına doğru hareket ettiği, Salim Güran’ın kullanmış olduğu telefonun 21.08.2024 günü saat 22.47 sıralarında Narin Güran’ın cesedinin bulunduğu yerdeki mısır tarlası civarına geldiği ve 22.55’te ayrıldığı,
2- Şüpheli Enes Güran’ın kullandığı telefonun HTS kayıtları incelendiğinde, 21.08.2024 günü saat 14.30 sıralarında ikametinde olduğu, saat 15.41’e kadar GPRS almaya devam ettiği, saat 15.41’de ikametinden baz verdiği ve saat 15.51’e kadar ikametin içerinde ve müştemilatında bulunduğu, saat 15.57’de Salim Güran’ın evine geçiş yaptığı, burada bulunduğu saat 16.04 arası yerini tam tespit edemediğimiz bir bölgede bulunduğu, saat 16.11 gibi kendi evine doğru yöneldiği, daha sonra saat 17.50’ye kadar ikamet ve müştemilatında bulunduğu ara ara hareketli olduğu, saat:17.50’den sonra ikametin dışında bulunduğu, ikamet çevresinde hareketli olduğu daha sonra aynı gün saat 18.13 sıralarında okul civarına yakın bir bölgede telefonunu kapattığı ya da kapandığı, 22.08.2024 günü saat 04.44’te de telefonun açıldığı,

3- Yüksel Güran’ın kullandığı telefonun HTS kayıtları incelendiğinde, 21.08.2024 günü saat 14.28-15.38 sıralarında ikametinde ve müştemilatında olduğu, saat 15.39 ile saat 16.39 arası yine ikameti ve müştemilatında bulunduğu, aynı gün saat 16.39’dan sonra yine kendi ikamet ve müştemilatında bulunmaya devam ettiği ve hareketli olduğu,
4- Nevzat Bahtiyar’ın kullandığı telefonun HTS kayıtları incelendiğinde, 21.08.2024 günü saat 15.08 sıralarında Salim Güran’ı arayıp 42 saniye görüştükten sonra ikametinden ayrıldığı, saat 15.10 sıralarında Arif Güran ile Salim Güran’ın ikametleri arasında bulunan parke yol ve Arif Güran’ın evinin yakınlarında olduğu, saat 15.18’de Arif Güran’ın evinin çok yakınlarında bulunduğu, saat 15.26 gibi Arif Güran’ın ikametinin önüne geldiği, saat 15.27’de evin içerisinde ev ve müştemilatında olduğu aynı gün saat 15.35’e kadar evde bulunmaya devam ettiği, daha sonra 15.40 sıralarında okul civarına yakın olduğu, saat 15.57’de tarla kısmında olduğu, saat 16.00 sıralarında Narin Güran’ın cesedinin olduğu bölgede olduğu, Narin Güran’ın cesedinin bulunduğu yerden saat 16.35 sıralarında ayrılarak Tavşantepe köyüne doğru geldiği kaydedildi.”
RAPORUN DEĞERLENDİRME KISMI
Raporun genel değerlendirme kısmında da şu ifadelere yer verildi:
“1-21.08.2024 günü anne Yüksel Güran’ın saat 14.28 de ikametinde olduğu aynı gün saat 16.39’a kadar kendi ikametinde bulunmaya devam ettiği, ikameti dışında bir yerde olmadığı değerlendirilmektedir.
2-Salim Güran’ın 21.08.2024 günü saat 14.52 sıralarında ikametinden çıktığı, saat 15.19’a kadar Arif Güran’ın ikameti ve yakınlarında bulunduğu, saat 15.20’de Arif Güran’ın ikametine geldiği, giriş yaptığı, daha sonra evin arka tarafında bulunan ahır kısmına geçip geri Arif Güran’ın ikametine girdiği ve saat 16.10’a kadar Arif Güran’ın evinde ve müştemilatında olduğu, Nevzat Bahtiyar ile 21.08.2024 günü saat 15.10 ile saat 15.40 arası hareketlerinin uyumlu olduğu, birlikte oldukları değerlendirilmektedir.
3-Enes Güran’ın 21.08.2024 günü saat 14.30 sıralarında kendi ikametinde bulunduğu ve aynı gün saat 15.41’den 15.51’e kadar ikametinde bulunmaya devam ettiği, saat 15.57 sıralarında Salim Güran’ın ikametine geçtiği, 16.06 sıralarına kadar Salim Güran’ın ikameti civarında bulunduğu değerlendirilmektedir.
4-Nevzat Bahtiyar’ın 21.08.2024 günü saat 15.08’de Salim Güran ile telefon ile görüştükten sonra ikametinden ayrıldığı, Arif Güran’ın ikameti ve civarında olduğu, aynı gün saat 15.27 sıralarında Arif Güran’ın evine geldiği, evde bulunduğu, aynı gün saat 15.35’e kadar Arif Güran’ın ikametinde olduğu ve daha sonra ayrıldığı, saat 16.00 sıralarında Narin Güran’ın cesedinin bulunduğu yerde olduğu, Salim Güran ve Nevzat Bahtiyar isimli şahısların olay günü olan 21.08.2024 günü saat 15.10 ile saat 15.40 arası hareketlerinin uyumlu olduğu, birlikte olduğu değerlendirilmektedir.”


Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sigara içmeyen bireylerde de çevresel faktörler sonucu akciğer kanseri ortaya çıkabilliyor.
Ancak sigara içmenin akciğer kanserine yakalanmakta büyük etkisi var.
Sigara içenlerde “beta karoten” takviyesi akciğer kanseri riskini artırıyor
İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Umut Demirci, akciğer kanseri ile gilgili şu bilgiyi paylaştı:
Akciğer kanseri, en önemli halk sağlığı sorunlarından biri. Bizim toplumumuzda da Batılı toplumlarda da en sık görülen ve en fazla ölüme neden olan kanser türü. Akciğer kanseri, kadınlara göre erkeklerde iki kat daha fazla görülüyor.
“HER 4 AKCİĞER KANSERİNİN 3’Ü SİGARA İLE İLİŞKİLİ”
Akciğer kanserinin en önemli nedenlerinden birinin sigara olduğunu vurgulayan Demirci, şu değerlendirmede bulundu:
Sigara içen bireylerde akciğer kanseri görülme riski, diğer bireylere göre 30 kata varan bir oranda fazla. Her 4 akciğer kanserinin 3’ü sigara ile ilişkili. Erken tanıda 20 yıl ve üstünde sigara içme öyküsü olan yüksek risk grubu olarak tanımladığımız kişilerde düşük doz tomografi taramaları önemli. Bunlar ülkemizde henüz rutin taramalara girmedi, bazı dezavantajları da var ama yüksek risk grubu açısından önem arz ediyor.

“SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİ 40-50 YAŞ ÜSTÜNDE GÖRÜLÜYOR”
SBÜ Gülhane Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. İsmail Ertürk mide ve özofagus (yemek borusu) kanserleriyle ilgili bilgi vererek, sindirim sistemi kanserlerinin genellikle 40-50 yaş üstü kişilerde görüldüğüne işaret etti.
Ertürk, mide ve özofagus kanserlerinde erken tanının hayat kurtarıcılığına, özellikle 40-45 yaşını geçmiş kişilerde yeme güçlüğü, kilo kaybı, göğüste ağrı gibi belirtilerde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğine vurgu yaptı.
YEMEK BORUSU KANSERİNİN NEDENİ ALKOL VE SİGARA
Ertürk, yemek borusu kanserinin yüzde 90 oranla nedenini alkol ve sigaranın oluşturduğunu aktardı. Mide kanserinin dünyada en sık görülen dördüncü kanser türü olduğuna dikkati çeken Ertürk, Türkiye’de de özellikle doğu bölgelerinde mide kanserine sık rastlandığını dile getirdi.

BESLENME ALIŞKANLIKLARININ ÖNEMİ
Onkoloji Diyetisyeni Doç. Dr. Dilşat Baş, “Beslenme alışkanlıklarının kanser gelişiminde yüzde 35 oranında etkili olduğu bilimsel çalışmalarda gösterildi. Bu tüm kanserler için geçerli. Akciğer, mide ve yemek borusu kanserleri gelişiminde ise çok daha fazla etkili olduğunu biliyoruz.” ifadelerini kullandı.
DOĞRU BESLENME ALIŞKANLIKLARI:
-İşlenmiş et ürünlerinin kullanılmaması,
-Şeker ve özellikle şekerli içeceklerin kullanımının oldukça sınırlandırılması,
-Lifli besin tüketiminin, sebze-meyve tüketiminin artırılması,
-Kırmızı et tüketiminin azaltılması,
-Beyaz et, özellikle balık tüketimini artırmak,
-Fiziksel olarak aktif olmak,
-Annelerin bebeklerini emzirmesi.

PSİKOLOJİK DESTEK
Baş, hastalarda da bireysel beslenme planı oluşturulması, beslenme takibinin yapılması ve bunun tedavi sürecinde sürdürülmesinin önemine dikkati çekti.
Kanser hastaları ve yakınları için psikoterapinin önemine değinen Uzman Psikolog ve Psikoonkolog Sibel Cesur Akyunak da kanser hastaları ve yakınları için psikolojik desteğin hastalığın zorlu süreçlerinde hem duygusal hem de fiziksel iyilik halini korumaya yardımcı olduğunun altını çizdi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Aslı Didari
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki gelişmelere dair bilgi paylaştı.
Bakanlık açıklamasında, Ukrayna’daki askeri hedeflere yüksek hassasiyetli silahlar ve insansız hava araçları (İHA) ile saldırılar düzenlendiği belirtilerek bu operasyonlarda Ukrayna’nın enerji altyapısı, askeri havaalanları, demiryolu ağı, Ukrayna Genelkurmayı’na bağlı İHA kontrol merkezi, İHA üretim ve depolama tesisleri, mühimmat ve yakıt depoları ile Ukraynalı asker ve paralı savaşçıların geçici üslerinin hedef alındığı ifade edildi.
“UKRAYNA’YA AİT 12 YERLEŞİM ELE GEÇİRİLDİ”
Ayrıca, Rus ordusunun cephe hattındaki pozisyonlarını güçlendirdiği ve bu süreçte Ukrayna’da toplam 12 yerleşim biriminin kontrolünü ele geçirdiği bildirildi. Açıklamada,
Harkiv bölgesinde Kruglyakovka yerleşimi ile Donetsk Halk Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan Aleksandropol, Katerinovka, Selidovo, Gornyak, Tsukurino, Leonidovka, İzmaylovka, Dobrovolye, Novoukrayinka, Şahterskoye ve Yasnaya Polyana kurtarılmıştır.
ifadelerine yer verildi.

UKRAYNA VE RUS KAYIPLARI
Aynı dönemde 54 Ukraynalı askerin esir alındığına dikkat çeken açıklamada, savaşın başından itibaren Ukrayna ordusuna ait 647 uçak, 283 helikopter, 35 bin 119 İHA, 585 hava savunma sistemi, 19 bin 12 tank ve zırhlı araç, 1482 çok namlulu roketatar, 17 bin 158 obüs ve havan topu ile 27 bin 898 özel askeri aracın imha edildiği açıklandı.
Bakanlık ayrıca, 6 Ağustos’tan bu yana Kursk yönünde Ukrayna’nın 28 bin 850 askerini, 180 tankını, 101 piyade savaş aracını, 106 zırhlı personel taşıyıcısını ve 1062 zırhlı aracını kaybettiğini duyurdu.

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Pakistanlı motosikletli yedili bir arkadaş grubu, “Lahor-İstanbul Rallisi” adı altında düzenledikleri yolculukla Pakistan-Türkiye dostluğunu pekiştirmek amacıyla yola çıkarak İran rotasını izleyerek Türkiye’ye ulaştı. Grup, Anadolu’nun pek çok şehrinden geçerek yaklaşık 8 bin kilometre kat etti.
18 gün süren yolculuklarının ardından hedefleri İstanbul’a varan Mukaram Tareen liderliğindeki grup, Fatih’te dostluk turu atarak, yol boyunca karşılaştıkları zorlukları, unutulmaz anıları ve duygularını paylaştı.
“İSTANBUL’UN DAR YOLLARINDA KENDİMİZİ LAHOR’DA HİSSETTİK”
57 yaşındaki grup lideri Tareen, 11 Ekim’de Lahor’dan başlayan yolculuklarında İran’a geçtiklerini ve ardından Türkiye’ye ulaştıklarını aktardı.
Tareen,
Pakistan, İran ve Türkiye, dost İslam ülkeleri olarak köklü bir kültürel geçmişe sahip. Yemeklerimiz ve dostluklarımız yüzyıllara dayanıyor. İstanbul da Lahor gibi tarihi bir şehir, bu yüzden bu yolculuğu İstanbul’a kadar sürdürmek istedik
dedi.
Zorlu bir yolculuğun ardından İstanbul’a ulaşmanın kendileri için taşıdığı öneme değinen Tareen, “Buraya ulaşmak, iki ülke arasındaki güçlü dostluğun bir sembolü. Bu, Türk dostlarımızla daha yakın bağlar kurma fırsatını sunuyor” şeklinde konuştu.
Tareen, Lahor’un dar sokakları ile İstanbul’un tarihi dokusunun benzerlik taşıdığına da dikkat çekerek, “İstanbul’un dar yollarında yürürken kendimizi zaman zaman Lahor’da gibi hissettik. İnsanlar, dükkanlar ve şehrin eski surları, Lahor’u anımsatıyor” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN DOĞUSU, BENZERSİZ BİR GÜZELLİĞE SAHİP”
Türkiye’nin doğusunun kendilerini derinden etkilediğini vurgulayan Tareen,
Çoğu insan genellikle İstanbul veya İzmir gibi büyük şehirlere yöneliyor. Ancak Türkiye’nin doğusu, yüksek zirveleri, karla kaplı dağları ve köyleriyle benzersiz bir güzelliğe sahip. Bu bölgede insanlar son derece misafirperver, nazik ve samimi. Kesinlikle tekrar keşfetmek isteyeceğimiz bir yer
değerlendirmesinde bulundu.
Yolculukları sırasında birçok insanla tanıştıklarını belirten Tareen,
Her gün 300 ila 400 kilometre yol alıyoruz. Yolda durup yerel lezzetleri tatma ve insanlarla sohbet etme fırsatını yakalıyoruz. İran ve Türkiye’de pek çok motosiklet sürücüsü ile bir araya geldik. Türk sürücüleri Pakistan’a davet ettik ve bu seyahatle iki ülke arasında turizmi canlandırmayı amaçlıyoruz
dedi.
Motosikletle uzun yolculuk yapmanın beraberinde birçok zorluğu getirdiğine dikkat çeken Tareen, gruplarından birinin Ankara’da motor arızası yaşadığını ve burada bir süre kaldıklarını aktardı. Türkiye’de tanıştıkları Türk motosikletçilerin kendilerini yemeğe davet ettiğini belirten Tareen, böylelikle Türk mutfağını deneyimleme şansı bulduklarını sözlerine ekledi.

ÖZBEKİSTAN VE KAZAKİSTAN’I DA GEZECEKLER
Bu rallinin yalnızca kişisel bir yolculuk olmadığını, aynı zamanda iki ülke arasında daha güçlü bir turizm iş birliğine zemin hazırlamasını umduklarını belirten Tareen,
Türkiye’nin büyük bir turizm ekonomisi var. Pakistan’da da tarihi alanlarımızın korunması ve restorasyon çalışmalarının yapılması gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda Türkiye’den alacağımız deneyim, turizm potansiyelimizi artırma açısından oldukça faydalı olacaktır
dedi.
Tareen, bir sonraki seyahatlerinde Özbekistan ve Kazakistan’ı ziyaret etmeyi planladıklarını, ayrıca Pakistan ile Türkiye arasındaki dostluk ilişkisini diğer ülkelerle de genişletme gerekliliğine dikkat çekerek sözlerini tamamladı.

“TÜRKLER, PAKİSTAN’I KARDEŞ ÜLKE OLARAK GÖRÜYOR”
Grup üyelerinden Munawar Hussain (43), daha önce Türkiye’ye hava yoluyla geldiğini ve bu kez motosikletle seyahat etmenin ona bambaşka bir deneyim sunduğunu ifade etti.
Hussain,
Hava yoluyla geldiğimizde yalnızca büyük şehirleri görebiliyoruz. Ancak motosikletle seyahat ettiğinizde küçük kasabaları ve köyleri keşfetme fırsatınız oluyor. Böylece Türkiye’yi daha derinlemesine tanıma şansı bulduk
şeklinde konuştu.
Türkiye’deki misafirperverliğin kendilerini oldukça etkilediğini dile getiren Hussain,
İran’da da sıcak karşılandık ama Türkiye’de Pakistan’dan geldiğimizi duyduklarında insanların yüzlerindeki gülümseme çok farklı. Türkler, Pakistan’ı kardeş ülke olarak görüyor ve bu bizim için gerçekten çok anlamlı
dedi.
Suudi Arabistan’ın Medine şehrinden katılan 31 yaşındaki Abu Bakar Cheema ise İstanbul ile Lahor arasında benzerlikler olduğunu belirtti. Yolculukları boyunca zorluklarla karşılaşmalarına rağmen Cheema, deneyimin keyifli geçtiğini vurguladı.
TÜRK VATANDAŞLARINI DA PAKİSTAN’A DAVET ETTİLER
Röportajın sonunda grup üyeleri, Türk vatandaşlarını Pakistan’ı ziyaret etmeye ve ülkenin kültürel zenginliklerini keşfetmeye çağırdı. Bu tür etkinliklerin, iki ülkenin halkları arasında daha derin bir bağ oluşturacağına ve turizm aracılığıyla kültürel ilişkilerin güçleneceğine dikkat çektiler.


Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bolu İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Dedektifleri (JASAT) ve jandarma asayiş ekipleri, aranan şahısların bulunmasına ilişkin çalışma gerçekleştirdi.
Bu kapsamda, ekiplerce ekim ayı içerisinde yapılan denetimlerde haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 10 şahıs yakalandı.
ÇEŞİTLİ SUÇLARDAN KAYITLARI BULUNUYOR
Denetimlerde; çeşitli suçlardan aranma kaydı olan ve hakkında 12 yıl 4 ay hapis cezası bulunan Y.Ç., 12 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan M.A. isimli şahıslar ile basit yaralama, hırsızlık, suç delillerinin yok etme ve gizleme, kasten yaralama, dolandırıcılık, alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma ve 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan aranan ve haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 10 şahıs, yakalanarak adliyeye sevk edildi.
Sonrasında 10 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul
Güneşli20°
Ankara
Güneşli18°
İzmir
Güneşli24°
Antalya
Güneşli28°
Trabzon
Güneşli18°
Bursa
Güneşli18°
Adana
Güneşli30°
Diyarbakır
Güneşli22°
Gaziantep
Güneşli22°
Ağrı
Güneşli14°
Hava sıcaklıklarının mevsim normalleri civarında, yer yer üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının, kuzey ve iç kesimlerde Pazar günü azalarak mevsim normalleri altına düşeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın genellikle kuzeyli, yurdun doğu kesimlerinde doğu ve güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.
İLLERE GÖRE HAVA DURUMU
MARMARA
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.
REKLAM
EDİRNE °C, 23°C
Parçalı ve az bulutlu
İSTANBUL °C, 21°C
Parçalı ve az bulutlu
KIRKLARELİ °C, 22°C
Parçalı ve az bulutlu
KOCAELİ °C, 20°C
Parçalı ve az bulutlu
EGE
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerde sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.
A.KARAHİSAR °C, 17°C
Az bulutlu ve açık
DENİZLİ °C, 24°C
Az bulutlu ve açık
İZMİR °C, 24°C
Az bulutlu ve açık
MUĞLA °C, 25°C
Az bulutlu ve açık
AKDENİZ
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
ADANA °C, 29°C
Az bulutlu ve açık
ANTALYA °C, 28°C
Az bulutlu ve açık
HATAY °C, 27°C
Az bulutlu ve açık
MERSİN °C, 29°C
Az bulutlu ve açık

İÇ ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.
REKLAM
ANKARA °C, 18°C
Parçalı ve az bulutlu
ÇANKIRI °C, 18°C
Parçalı ve az bulutlu
ESKİŞEHİR °C, 19°C
Parçalı ve az bulutlu
KONYA °C, 17°C
Parçalı ve az bulutlu
BATI KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.
BOLU °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu
DÜZCE °C, 19°C
Parçalı ve çok bulutlu
SİNOP °C, 21°C
Parçalı ve çok bulutlu
ZONGULDAK °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu

ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. İç kesimlerinde sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.
AMASYA °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu
ARTVİN °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu
REKLAM
SAMSUN °C, 20°C
Parçalı ve çok bulutlu
TRABZON °C, 18°C
Parçalı ve çok bulutlu
DOĞU ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde sabah ve gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.
ERZURUM °C, 14°C
Parçalı ve az bulutlu
KARS °C, 14°C
Parçalı ve az bulutlu
MALATYA °C, 20°C
Parçalı ve az bulutlu
VAN °C, 15°C
Parçalı ve az bulutlu
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
DİYARBAKIR °C, 23°C
Az bulutlu ve açık
GAZİANTEP °C, 23°C
Az bulutlu ve açık
SİİRT °C, 22°C
Az bulutlu ve açık
ŞANLIURFA °C, 25°C
Az bulutlu ve açık
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Osmangazi Mahallesi Hadımköy Yolu Caddesi’nde ara yola dönmek için manevra yapan M.K. idaresindeki TIR’a otomobil çarptı. Otomobil sürücüsü, TIR’ın altında kalan araçta sıkıştı.
AĞIR YARALANDI
Haber verilmesi üzerine kaza yerine emniyet, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan otomobil sürücüsü, itfaiye ekiplerinin uğraşları sonucu araçtan çıkarılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı.
TIR ŞOFÖRÜ KARAKOLA GÖTÜRÜLDÜ
AA’nın haberine göre; TIR şoförü M.K. ifadesi alınmak üzere karakola götürüldü. Kazaya karışan araçların çekiciyle götürülmesinin ardından caddede kontrollü sağlanan ulaşım normale döndü.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİRAY HAYATINI KAYBETTİ
DHA’da yer alan habere göre Ordu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan küçük çocuk, kurtarılmadı. Gözaltına alınıp, tutuklanan Banu Kaya hakkında ‘Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
KARAR DURUŞMASINA ÇIKTI
Ordu 5’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın dün karar duruşması yapıldı. Banu Kaya SEGBİS aracılığıyla duruşma katılırken, Miray Arslan’ın annesi Eda ile babası Yakup Arslan ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.
“ÜZÜCÜ VE ZOR” DEDİ
Savcı, Banu Kaya’nın tahliyesini isterken; müşteki avukatı, sanığın ‘Olası kastla ölüme neden olma’ suçundan yargılanmasını istedi. Banu Kaya, “Ben de ailenin yerinde olabilirdim. Üzücü ve zor. 2 çocuğum ve öğrencilerim var. Tahliyemi talep ediyorum” dedi.
“ORTADA BİR CİNAYET VAR”
Bunun üzerine baba Yakup Arslan, “Geçen duruşmada dalga geçer gibi gülüyordu. 3 duruşmadır susuyorum artık buramıza geldi. Ortada bir cinayet var. Bunların arkasında kimler var da bu şekilde rahat davranabiliyorlar” diyerek sanığa tepki gösterdi.
“TAHLİYEMİ TALEP EDİYORUM”
Banu Kaya da “Geçen duruşmada bahsedildiği gibi mimiklerimden nasıl böyle bir şey çıkarıldı; anlamıyorum. Önceki ifadelerimi tekrarlıyorum. Hiçbir yere torpille gelmedim, helal kazandım. Üzgünüm. Tahliyemi talep ediyorum” dedi.
4 YIL 5 AY 10 GÜN HAPİS VERİLDİ
Savunmaların ardından mahkeme heyeti, Banu Kaya’yı ‘Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına çarptırdı.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırıkkale’de ulaşım sektörünün önemli firmaları arasında yer alan Gümüş Turizm, akaryakıta yönelik yapılan zamlara karşın yolcu taşımacılığında farkındalık oluşturan bir tarifeye imza attı.

Başka firmalar ve daha önceden kendi firmaları tarafından da 140 TL olan Kırıkkale-Ankara ve Ankara-Kırıkkale arası 1 kişilik yolcu ücretinde Gümüş Turizm, dev bir indirime imza attı. Gümüş Turizm Seyahat Firması tarafından 60 TL oranında bir indirim yapılarak, bilet fiyatları 80 TL’ye çekildi.
]]>Uluslararası evden eve nakliyat hizmetleri, genellikle zati eşya taşımacılığı ve parça eşya taşımacılığı olarak iki ana kategoriye ayrılmaktadır. Zati eşya taşımacılığı, kişisel eşyaların ve ev eşyalarının tamamının bir yerden bir yere güvenli bir şekilde taşınmasını sağlar. Bu hizmet, özellikle yurtdışında yeni bir yaşam kurmak isteyen bireyler için oldukça önemlidir. Almanya gibi Avrupa'nın merkezi ülkelerine taşınacak olan zati eşyalar, uzman ekipler tarafından titizlikle paketlenir, etiketlenir ve güvenli bir şekilde ulaştırılır.
Uluslararası parça eşya taşıma hizmetleri ise, daha küçük ölçekli taşımacılık çözümleri arayan bireyler ve işletmeler için idealdir. Bu hizmet, taşınacak eşyaların miktarına göre fiyatlandırma yaparak, müşterilere daha ekonomik bir seçenek sunmaktadır. Parça eşya taşıma, özellikle yazılım, makine parçaları gibi ticari ürünlerin yanı sıra, bireysel eşyaların da taşınmasında sıkça tercih edilmektedir.
Taşınma süreci karmaşık ve stresli bir deneyim olabilir. Ancak, profesyonel uluslararası evden eve nakliyat firmaları, sürecin her aşamasında müşteri ile iletişim halinde kalarak, taşınma işlemini kolaylaştırmaktadır. Eşyaların paketlenmesi, gümrük işlemleri, depolama ve teslimat süreçleri gibi birçok detay, uzman ekipler tarafından titizlikle yürütülmektedir. Ayrıca, bu firmalar genellikle sigorta seçenekleri sunarak, müşterilerin eşyalarının güvenliğinden emin olmalarını sağlamaktadır.
Sonuç olarak, uluslararası evden eve nakliyat hizmetleri, globalleşen dünyada taşınma sürecini kolaylaştıran önemli bir araçtır. Almanya’ya zati eşya taşıma ve parça eşya taşıma seçenekleri ile hem bireysel hem de ticari taşımacılık ihtiyacına cevap vermektedir. Almanya gibi hedef ülkelerde yeni bir hayat kurmak isteyenler için bu hizmetlerden faydalanmak, taşınma sürecini daha sorunsuz hale getirebilir. Taşınma planlarınızı yaparken profesyonel bir nakliyat firması ile çalışarak, güvenli ve hızlı bir taşınma deneyimi yaşayabilirsiniz.
Kaynak: https://asyakalojistik.com/
İletişim no : 0216 759 55 15
Watsapp: 0532 479 36 56
]]>Sağanak birçok noktada irili ufaklı heyelanlara neden olurken, bazı ev ve iş yerlerini de su bastı.
Ardeşen ilçesi Hoşdere köyünde heyelan riski nedeniyle evinde mahsur kalan 5 kişilik aile, AFAD ekiplerince güvenli bölgeye tahliye edildi. Aile fertlerinden yaşlı hasta da ekipler tarafından sedye ile taşındı.
16 KONUT TAHLİYE EDİLDİ
Son 24 saat içerisinde bazı bölgelerde metrekareye 100 milimetre üzerinde yağmur yağdığı tespit edilen kent genelinde sağanak ve heyelan riskine karşı 16 konut da tedbir amaçlı boşaltıldı.
VALİLİKTEN UYARI
Rize Valiliği ise yaptığı yazılı açıklamayla, şiddetli yağış nedeniyle bazı bölgelerde su baskını ve toprak kayma riskinin arttığını bildirerek, uyarılarda bulundu.
Açıklamada, “İlimiz genelinde can kaybı yaşanmamış olup riskli olarak değerlendirilen 16 konut tahliye edilmiştir. Meydana gelen tüm afetlerle ilgili hasar tespit çalışmaları başlatılmıştır. Eğimli ve yumuşak zeminli bölgelerde toprak kayması riski artmıştır. Bu tür bölgelerde ikamet eden vatandaşlarımızın güvenli alanlara geçmeleri önemlidir. Toprak kayması ve yüksek kesimlerde çığ riski bulunan güzergahlarda ulaşım kısıtlamaları olabilir. Alternatif yolları kullanmanız ve yetkililerin duyurularını takip etmeniz gerekmektedir. Herhangi bir acil durumda 112 Acil Çağrı Merkezi’ni kullanabilirsiniz. Meteoroloji ve AFAD tarafından yapılacak duyuruları düzenli olarak takip ediniz. Yüksek kesimlerde kar yağışı ve tipi riskine karşı da tedbirli olunması ve yetkililerin uyarılarına uyulması önemlidir” ifadelerine yer verildi.
DENİZİN RENGİ DEĞİŞTİ
Heyelan sonrası ekiplerin, bölgede temizlik çalışması sürerken, derelerden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi.
Çayeli ilçesinde Karadeniz’in kıyı şeridinde geniş alanda suyun rengi, Büyük Çayı ile Yamaç Deresi’nden akan çamurlu su nedeniyle kahverengiye büründü.
Dere ve ırmak ile denize taşınan atıklar da kıyı bölgelerde kirliliğe neden oldu. Denizin renginin kahverengiye dönmesi kıyıdan görüntülendi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, Yenice Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, henüz kimliği açıklanmayan bir kişi, sokakta kendisine doğru koşan yavru kepeğe yerden aldığı kaldırım taşını fırlattı. Köpek taşın başına isabet etmesi sonucu kanlar içinde yere yığıldı. Aşırı kan kaybettiği belirlenen köpek, kısa süre sonra öldü. Olaya tanık olan çevredeki vatandaşların tepki gösterdiği şüpheli kişi ise bölgeden uzaklaştı. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntüler, sosyal medyada paylaşılmasıyla büyük tepki topladı.
VALİLİKTEN AÇIKLAMA
Şanlıurfa Valiliği’nden olayın ardından yapılan açıklamada, 26 Ekim 2024 tarihinde Eyyübiye Yenice Mahallesi’nde gerçekleşen bu acı olayın ardından köpeğe zarar veren şahsın Emniyet birimleri tarafından tespit edilerek gözaltına alındığı ve hakkında adli işlem başlatıldığı bildirildi. Ayrıca, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu gereğince şahsa 7 bin 216 TL idari para cezası uygulandığı belirtildi.

Valilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Hayvanlara kötü davranılması, zarar verilmesi yasalara ve hayvan haklarına aykırı bir davranış olduğu gibi insanlık dışı bir durumu da ifade etmektedir. Bu tür davranışlar, ilgili birimlerimiz tarafından hızla tespit edilmekte ve sorumlular hakkında gerekli yaptırımlar uygulanmaktadır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yerlikaya sözlerine şöyle devam etti: “Hainlere nefes aldırmayacağız. Operasyonlarımız yılın 365 günü kararlılıkla sürecek. Mardin İl Emniyet Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; bölücü terör örgütü adına kırsal alanda faaliyet gösterdiği için kırmızı kategoride aranan ve eylem hazırlığında olan terörist silahıyla birlikte etkisiz hale getirildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇALIŞANLAR AÇIĞA ALINDI
DHA’da yer alan habere göre Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nca konuya ilişkin idari soruşturma başlatıldı. Bakanlık kaynaklarından alınan bilgilere göre; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatı üzerine idari soruşturmanın titizlikle yapılması ve sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için, ihmali bulunduğu iddia edilen kuruluş görevlileri açığa alındı.
SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR
Bakanlık, konunun derinlemesine soruşturulması için suç duyurusunda bulundu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın başvurusunun ardından Cumhuriyet başsavcılığı tarafından konuyla ilgili başlatılan adli soruşturmanın da devam ettiği öğrenildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
O esnada yoldan geçenlerin, büyük fareyi gördüğü gibi kaçmaya çalışmaları ise komik anlar yaşattı. Bir süre sonra dev fare, kalabalık arasından sıyrılarak gözden kayboldu.
Olay, bir kişi tarafından cep telefonuyla kayda alındı.
REKLAM
Olaya şahit olan İlyas Alırat, “Fareler binalar eski olduğu için buralarda yaşıyor. Tadilata geçilen binaların altından çıkıp insanların üzerine doğru sıçrıyorlar. Yetkililerin bu konu ile ilgilenmesini bekliyoruz.” dedi.

Ciğerci esnafı Kazım Ede ise bölgenin eski yerleşim yeri olduğunu belirterek, “Daha önceleri yoktu, binaların alt kısımlarından çıktığını tahmin ediyorum. Burası eski bir mahalle farelerin olması da doğal, eski yapıların altından çıkıyor.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Durumu fark eden şoför Mustafa Baştuğ, annesinin kucağından aldığı çocuğu Heimlich manevrasıyla kurtardı.

Şoförün çocuğu kurtardığı anlar otobüsün iç kamerasınca görüntülendi.
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Boğazına çikolata kaçması sonucu nefes alamayan ve ciddi bir hayati tehlike atlatan 2 yaşındaki evladımızı Heimlich manevrasıyla kurtaran kıymetli çalışma arkadaşımız, şoförümüz Mustafa Baştuğ’u tebrik ediyorum. Bu olay, ilk yardım eğitiminin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Toplum olarak bu konuda bilinçli olmalıyız.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgilere göre, binicilik eğitmenliği yapan 27 yaşındaki Semanur Arslan (27), arkadaşları Ferhat D. (43) ile Ezgi Ö.’nün (31) bulunduğu eve gitti.
43. KATTAN DÜŞTÜĞÜ BELİRLENDİ
İHA’da yer alan habere göre ilerleyen saatlerde yerde bir kadın cesedi gören vatandaşlar, polis ekiplerine ihbarda bulundu.
Semanur Arslan, 27 yaşındaydı.
Olay yerine gelen ekipler tarafından yapılan incelemede ölen kişinin Semanur Aslan olduğu ve 43’üncü kattan düştüğü tespit edildi.
AİLESİ “İNTİHAR SÜSÜ VERİLMİŞ CİNAYET” DEDİ
Olayla ilgili ifadesi alınan Ferhat D’nin Arslan’ı tanımadığını, olay sırasında başka odada olduklarını ve dışarı çıktıklarında ise Arslan’ı göremediklerini söylediği öğrenildi. Ezgi Ö.’nün ise ifadesinde, Arslan’ın erkek arkadaşı ile problemleri olduğunu ve sürekli ağladığını iddia ettiği öğrenildi. Ölen genç kadının ailesi, olayın intihar süsü verilmiş cinayet olduğunu ileri sürdü. Olayın bir an önce çözülmesini isteyen aile, sorumluların en ağır cezayla yargılanmasını istedi.
“KIZIMI TANIMIYORLARSA NASIL EVE ALIYORLAR”
Ferhat D., ifadesinde Semanur Arslan’ı tanımadığını söyledi.
Arslan’ın gözü yaşlı annesi Elif Karaca, kızının asla intihar etmeyeceğini belirterek, “O gün çok mutluydu. Kapadokya’ya gideceğini söylemişti. Asla intihar edecek birisi değildi. Öldüğü evde yaşayan kadını görünce tepki göstermiştim. O da bana kendisiyle çok fazla görüşmediğini söylemişti. Ben çocuğumu başka yerde sanırken, o kadının evine götürmüşler. Ertesi gün vefat ettiğini öğrendim. Kızım neden oradaydı bilmiyorum. Ankara’da olduğunu bile bilmiyordum. Hiçbir tahminim yok. O evde yaşayanları da tanımıyorum. Şüphelendiğim bir şey de yok. Benim kızım intihar etmez. Hayat dolu birisiydi, çok güzeldi. Temiz kalpliydi. En son konuşmamızda bizleri çok sevdiğini, ailenin ne demek olduğunu bildiğini söyledi. Son gördüğümde her zamanki gibi neşeliydi. Hiçbir açıklama yapmıyorlar, hiçbir şey bilmiyorum. Verilen ifadeler çelişkili, birbirini tutmuyor. Kızım asla intihar edecek biri değildi. Hayalleri vardı, ‘Sana çok güzel bir aile kuracağım annecim merak etme’ dedi. Ailesine çok düşkündü. Ne olur bu olayın üstü kapanmasın. Neyse olay ortaya çıksın. Dayanamıyorum, çıldırmak üzereyim. Kızımı tanımadıklarını söylemişler, tanımadıkları insanı nasıl evlerine alıyor ki. Ben çocuğumu istiyorum, onsuz yapamıyorum” dedi.
“ABLAM, TAKSİ ÇAĞIRDIKTAN SONRA ÖLÜYOR”
Ezgi Ö., ifadesinde, Semanur Arslan’ın sürekli ağladığını iddia etti.
Arslan’ın kardeşi Serhat Arslan ise, ablasının neşeli ve enerji dolu birisi olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu: “Ablamın öldüğü evdeki o iki kişinin ifadeleri birbirleriyle çelişiyor. Ablam taksi çağırdıktan çok kısa bir süre sonra ölmüş. İntihar edecek hiç kimse taksi çağırmaz. Ablamın telefonu şifreliydi. Telefonuyla uğraşılmış. Bu olay kesinlikle intihar değil. Çok hayat dolu bir insandı ablam ve hayatında her şey yolundaydı.
“ERKEK ARKADAŞI YA DA İLİŞKİSİ YOKTU”
İntihar etmesine neden olacak bir erkek arkadaşı veya ilişkisi de yoktu. Güçlü bir kadındı. İntihar etmesine imkan yok. Şüphelilerin ikisi de ablamı tanıyordu ve sosyal medyadan takip ediyordu. Serbest bırakıldıkları an hesaplarını kapatmışlar. Ablamı tanımamaları söz konusu değil. Ablam bana ikisini bir araya getireceğini söylemişti. Muhtemelen o kadınla oğlanı sevgili yapmak için o eve gidildi. Yalan söylüyorlar.
“ABLAMI TEHDİT EDEN KİŞİLER VARDI”
Ablam alkol bile kullanmıyordu. Psikolojik olarak intihar edecek birisi değildi. Duyan herkes yardıma gelirse bu olay çözülür. Ablamın sesinin duyulması gerekiyor. Kanı yerde kalmasın. Saatlerce kanını temizlemek için uğraştılar. Bu işin arkasında başka şeyler var. Neden öldüğüne dair bir tahminim yok ama ablamı tehdit eden kişiler vardı.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞEHİTLERDEN 4’Ü TUSAŞ ÇALIŞANI
Saldırıda, TUSAŞ’ta Makina Mühendisi olan Zahide Güçlü, kalite kontrol görevlisi olarak görev yapan Cengiz Coşkun, TUSAŞ çalışanı Hasan Hüseyin Canbaz, Güvenlikçi Atakan Şahin Erdoğan ile taksi şoförü Murat Arslan şehit oldu.
DOĞUM GÜNÜ ÇİÇEĞİNİ ALACAKTI
Makina Mühendisi Zahide Güçlü.
Şehit mühendis Zahide Güçlü’nün (37) dün doğum günü olduğu ve eşinin kendisine, doğum gününü kutlamak için çiçek gönderdiği öğrenildi.
ÇATIŞMANIN ORTASINDA KALDI
Güçlü’nün çiçeği almak için nizamiyeye giderken terör saldırısının ortasında kaldığı belirtildi.

Olayda yaralanan Güçlü, Yenimahalle Eğitim Araştırma Hastanesi’nde, müdahalelere rağmen şehit oldu. Zahide Güçlü Ekici’nin, Gökbey genel maksat helikopteri projesinde aktif rol aldığı öğrenildi.
“OĞLUMU SIRTINDAN VURMUŞLAR”
Taksi şoförü Murat Arslan.
Şehit taksi şoförü Murat Arslan’ın babası Mahmut Arslan ise, “Taksi kendimizin, baba oğul çalışıyoruz 3 arabayız durakta. Olay cereyan ettiğinde ben müşterideydim, çocuklarımdan ikisi duraktaydı. Müşteri gibi gelmiş o hain. Duraktan binmişler arabaya. TUSAŞ’a gidince katliam yapmışlar. Oğlumu aracın bagajına koymuşlar, sırtından vurmuşlar” dedi.
BİR ÇOCUK BABASIYDI
TUSAŞ Kalite Kontrolcü Cengiz Coşkun.
Saldırıda hedef alınan şehitlerden TUSAŞ Kalite Kontrolcü Cengiz Coşkun, Sivas’ın Divriği ilçesine bağlı Hıdırlık köyü nüfusuna kayıtlıydı. Ailece uzun zamandır Ankara’da ikamet ediyordu. Coşkun, yaralı olarak sevk edildiği Yenimahalle Eğitim Araştırma Hastanesi’nde, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

Diş Hekimi Aysan Süngü Coşkun ile evli olan Cengiz Coşkun’un Alaz isminde bir çocuğu vardı. Coşkun’un cenazesinin Ankara’da defnedileceği öğrenildi.
EVİNE TÜRK BAYRAKLARI ASILDI
Terör saldırısında hayatını kaybeden 5 kişiden güvenlik görevlisi Atakan Şahin Erdoğan’ın, Sincan ilçesine bağlı Yenikent Semti’ndeki evinin bulunduğu binaya Türk bayrakları asıldı.
TUSAŞ güvenlik görevlisi Atakan Şahin Erdoğan.
Şehit Atakan Şahin Erdoğan’ın cenazesinin bugün ikindi namazının ardından Cimşit Mezarlığı’nda defnedileceği öğrenildi.
SEVİLEN SAYILAN BİR KİŞİYDİ
TUSAŞ çalışanı Hasan Hüseyin Canbaz. (Fotoğraf: İHA)
Hain saldırıda, TUSAŞ teknisyeni Hasan Hüseyin Canbaz da şehit olan isimlerden biriydi. Çatışmanın ortasında kalan ve hayatının baharında şehit edilen Canbaz’ın arkadaşları tarafından sevilip sayılan bir kişi olduğu öğrenildi.

Konyalı Canbaz’ın acı haberi, Konya’nın Bozkır ilçesinde üzüntüyle karşılandı. Şehidin, kardeşinin de aynı tesiste mühendis olarak çalıştığı öğrenildi. Canbaz’ın cenazesinin bugün Ankara’da defnedileceği belirtildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan Tataristan’dan BRICS zirvesi dönüşünde uçakta aralarında Habertürk’ten Esra Toptaş’ın da bulunduğu gazetecilerin sorularını yanıtladı.

SORU: TUSAŞ’a yönelik hain saldırı ile ilgili son bilgileri merak ediyoruz. Zamanlaması açısından bakıldığında ne dersiniz? İlk açıklama ve bilgilere göre saldırı terör örgütü PKK tarafından yapılmış görünüyor. Dolayısıyla TUSAŞ’ın seçilme amacı sizce nedir? BRICS toplantısı ve üyelik başvurusu nedeniyle dış bağlantılı olma ihtimali konusunda bir istihbarat var mı? İsrail’ in bu saldırının arkasında olduğuna ilişkin iddialar da gündeme geldi, bir bulgu var mı?
Bu terör saldırısında TUSAŞ gibi güzide bir kuruluşumuzun seçilmiş olması manidardır. Teröristler sadece bir kuruluşu değil, Türkiye’nin huzur ve güvenliğini hedef almışlardır. Kahramanlarımız canları pahasına TUSAŞ’ımızı, yani Türkiye’nin aydınlık geleceğini savunmuşlardır. Maalesef hain saldırıda şehitler verdik, 5 şehidimiz, bunun yanında çok sayıda yaralımız bulunuyor. Başımız sağ olsun. Yaralılarımıza Allah’tan acil şifalar diliyorum. Hem bu gözünü kan bürümüş canilerle mücadele edeceğiz, bu konuda durmak yok, hem ülkemizi müreffeh geleceğe taşıma azmimizden asla taviz vermeden yolumuza devam edeceğiz. Nitekim Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız İbrahim Kalın dün akşam bu saldırının sonrasında hemen Ankara’ya döndü ve bütün gelişmeleri yerinde bizzat takip etti. Bizler de Tataristan’dan bu gelişmeleri takibe devam ettik. İstanbul’da bulunan Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler, hemen İstanbul’dan Ankara’ya geçti. Ankara’daki Cumhurbaşkanı Yardımcım Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya anında hadiseye müdahil oldular. Bütün güvenlik güçlerimiz anında teröristlere müdahale ederek, çok kısa zamanda saldırıyı gerçekleştiren kadın teröristi etkisiz hale getirdiler. Terörist kendi kendini bildiğiniz gibi öldürmüş oldu. Bu terör saldırısının Suriye’den bir sızma hareketi şeklinde gelişmiş olduğunu özellikle öğrenmiş bulunuyoruz. Buna yönelik de tüm gece boyunca 40 ayrı noktaya operasyonlar yapıldı. Bu operasyonlarla da teröristlere çok çok ağır bedeller ödetildiği de ortada.
REKLAM“TERÖRLE MÜCADELEDE TAVİZ SÖZ KONUSU DEĞİL”
SORU: Türkiye, terörle mücadelesinde büyük mesafe aldı. Bundan sonra terörle mücadele nasıl devam edecek? “Terörsüz bir Türkiye inşa edelim” demiştiniz, bu nasıl olacak?
Terörle mücadeleden kesinlikle taviz vermemiz mümkün değil. Bu, kararlılıkla devam edecek ve terörü kaynağında yok etme politikamızı yine aynen sürdüreceğiz. Bundan da taviz söz konusu değil. Teröre sebep olan siyasi ve toplumsal nedenlerden finansal kaynaklara, dış desteklere kadar geniş bir yelpazede mücadele stratejisi belirledik. Bu stratejiyi çok boyutlu ve daha kapsamlı bir şekilde devam ettireceğiz. Şunun bilinmesini isterim, teröristler kukladır, bunlar taşerondur. Bizim hedefimiz terörsüz bir Türkiye’dir. Bundan taviz vermeyeceğiz, veremeyiz. Hedefimiz tam bağımsız, bir, bütün ve müreffeh Türkiye’dir. Kesinlikle şu andaki hükümetimizin “laf ola beri gele” şeklinde bir anlayışı söz konusu değildir. Biz terörü tamamen kaynağında kurutmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunun kaynağı Suriye mi, Suriye… O zaman oradaki kaynak neyse biz orada gereğini, dün akşam yaptığımız gibi yaparız. Bundan sonraki süreçte de aynen bu şekilde bu kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Birliğimize saçılan nifak tohumlarını temizlemek, bu ayrık otlarını ayıklamak ve hepimizin olan bu vatanı aydınlık yarınlara hep birlikte taşımak zorundayız ve taşıyacağız. Bundan da taviz söz konusu değil. Bölgemizdeki gelişmeler bu gerçeği bir kez daha önümüze koymuştur. Ayrışan değil, kucaklaşan Türkiye idealine doğru kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.
REKLAM“PYD/YPG TERK EDİLMEYE MAHKUM”
SORU: PKK’nın Suriye kolu PYD/YPG ile mücadele ne durumdadır? Bununla birlikte Amerika’nın bölgeden çekilmesine yönelik tartışmalar uzunca bir süredir devam ediyor. Eğer böyle bir şey olursa PKK Suriye’de himayesiz kalır ve tasfiye edilir, böyle bir değerlendirmeniz var mı?
Terör örgütü PKK’nın Suriye’deki kolu olan PYD/YPG özellikle terk edilmeye, yalnız bırakılmaya mahkumdur. Amerika bu terör örgütünü bir süre kucağında taşır, ama o süre dolunca da bunları kendi başına bırakmak zorunda. Suriye’deki istikrarsızlıktan faydalanan terör örgütünün, bazı Batılı ülkelerin himayelerine girmek için gösterdikleri gayret boşunadır. Bu ilanihaye devam etmez. Amerika’nın bölgeden çekileceği yönündeki tartışmalar, hatırlayın uzun zamandır sürüyor. Çekilmenin taktiksel olacağı, stratejik bir çekilme olmayacağı da tartışmaların uzamasıyla zaten ortaya çıktı. Amerika’nın bölgedeki terör örgütlerini kendi çıkarları ve İsrail’in güvenliği için kullandığı artık bilinen bir gerçek. Amerika bölgede İsrail’e her türlü araç, gereç, mühimmat tüm destekleri veriyor mu, veriyor. Para veriyor mu, veriyor. Bizim gözümüz de, kulağımız da topraklarımızın yanı başında yaşanan bütün gelişmelere açıktır ve bunlardan da taviz veremeyiz. Biz kendi topraklarımızın korumacısı, onların hamisi olacağız. Suriye’den veya farklı yerlerden bize herhangi bir sızma hareketi olabileceğini her an düşünmek durumundayız. Onun için de bütün güvenliğimizi ona göre almak durumundayız. Biz bölgedeki tüm terör örgütleriyle mücadelemizi kendi milli çıkarlarımız, sınırlarımızın güvenliği için sürdürüyoruz. Buna devam edeceğiz.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, MİT, PKK terör örgütü mensuplarınca 23 Ekim’de TUSAŞ’a yönelik gerçekleştirilen terör saldırısı sonrası, terör örgütü PKK/YPG’ye ait 120 hedefi vurdu.
MİT’in operasyonlarına, terör örgütüne karşı planlanan hedefe ulaşılıncaya kadar aralıksız devam edeceği belirtildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ARKADAŞLARI ‘CİNSEL İSTİSMARI’ DOĞRULADI
İHA’da yer alan habere göre 3 bekçinin yargılandığı dosyanın iddianamesi geçtiğimiz temmuz ayında kabul edilmişti. 2 yıl sonra ilk kez hakim karşısına çıkan bekçiler hakkında, eski mesai arkadaşları tanıklık etti. Bekçilerin mahkemede verdiği ifadeler, Mehmet Can D. hakkındaki cinsel istismarı iddialarını doğruladı.
REKLAM“MAHKEME HEYETİ TEK TEK İNCELEDİ”
Avukat Merve Şahin, duruşma sonrası açıklamalarda bulundu. Şahin, “Bir bekçiye tutuklama kararı verildi. Saat 13.00’de başlayan duruşma 20.00’ye kadar sürdü. Mahkeme başkanı her ayrıntıyı tek tek inceledi. Tanık sayısı da fazla olduğu için uzun sürdü. 6-7 civarında tanık bekçi vardı. Tanıklar, sanık bekçinin istismarına yönelik şikayetleri vatandaşlardan duyduklarını anlattılar. Sadece bir kişi hiçbir şey bilmediğini söyledi” dedi.
“DELİLLER, MEHMET CAN D.’Yİ İŞARET EDİYORDU”
Tanıkları dinleyip, sanıkların savunmasını alan mahkemenin bir bekçinin tutuklanmasına karar verdiğini kaydeden avukat Şahin, “Karar için aralık ayında yapılacak duruşmayı bekleyeceğiz. Tutuklamayı bekliyorduk. Dosya delil bakımından Mehmet Can D.’yi işaret ediyordu. Mahkeme tutuklamaya gerekçe olarak kaçma ihtimalini göz önünde bulundurdu” diye konuştu.
Davanın karar duruşması aralık ayında görülecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çankırı-Kastamonu kara yolu üzerinde yakalanan polis memurunun aracında yapılan aramada 1940 uyuşturucu hap ile 10 gram uyuşturucu madde ele geçirildi.
Gözaltına alınan polis memuru emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Instagram’da başarıya ulaşmak için yüksek takipçi sayısı ve etkileşim oranı oldukça önemli. İşte tam da bu sebeple instagram hesap satın al işlemi, sosyal medya varlığınızı bir adım öne taşıma fırsatı sunuyor. Başarılı bir içerik stratejisi ve hazır takipçi kitlesiyle, markanızın bilinirliğini artırabilir veya kişisel hesabınızı daha geniş bir kitleye ulaştırabilirsiniz.
Instagram hesap satın alma işlemi, sadece işletmeler için değil; influencer adayları, sanatçılar ya da daha geniş kitlelere hitap etmek isteyen bireyler için de büyük bir kolaylık sağlar. Takipçi kitlesi hazır olan bir hesapla, zamandan tasarruf edebilir ve Instagram'da daha hızlı büyüyebilirsiniz.
Sosyal medyada başarılı olmanın anahtarı güvenilir kaynaklardan destek almaktır. İşte bu noktada sosyalmedyahesap.com devreye giriyor. Platformumuzda, farklı sektörlere hitap eden ve ihtiyacınıza uygun satılık Instagram hesabı seçeneklerini inceleyebilirsiniz. Her bütçeye uygun hesaplarla, sosyal medya hedeflerinizi kolayca gerçekleştirebilirsiniz.
Neden Sosyalmedyahesap.com’u Tercih Etmelisiniz?
● Çeşitli Kategoriler: İşletmenizin hedef kitlesine uygun hesaplar bulabilirsiniz.
● Anında Teslimat: Hesap satın aldıktan sonra hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.
● Güvenli İşlem: Satın alma işlemleriniz, gizlilik ve güvenlik esaslarına uygun şekilde
gerçekleştirilir.
● Müşteri Desteği: Her adımda yanınızda olan müşteri destek ekibimizle sorularınıza
anında yanıt bulabilirsiniz.
Eğer Instagram'da etkili bir başlangıç yapmak istiyorsanız, instagram hesap satın al işlemi tam da size göre! Mevcut takipçi kitlesiyle sosyal medya stratejinizi güçlendirin ve hedeflerinize daha hızlı ulaşın.
Siz de zaman kaybetmeden ihtiyaçlarınıza uygun satılık Instagram hesabı seçeneklerini incelemek için sosyalmedyahesap.com’u ziyaret edin ve avantajlardan faydalanmaya başlayın!
]]>
Cem Ozan Baran, üniversite eğitiminin ardından döviz bürosu, oto galeri ve inşaat sektörlerinde önemli deneyimler kazandı. Bu üç farklı sektörde çalışarak, hem yerel hem de uluslararası ticarette geniş bir bilgi birikimi edindi. Döviz piyasasındaki dalgalanmaları yakından takip eden Baran, finansal stratejileri başarılı bir şekilde uygulayarak işlerini büyüttü. Oto galeri sektöründe ise müşteri memnuniyeti ve pazarlama stratejileri üzerine yoğunlaştı. İnşaat sektöründe de büyük projelerde yer alarak, özellikle proje yönetimi ve lojistik süreçlerinde uzmanlaştı.
Genç yaşına rağmen ticaretteki yenilikçi yaklaşımları ve farklı sektörlerdeki deneyimleriyle öne çıkan Cem Ozan Baran, kariyer yolculuğunda hızla ilerlemeye devam etmektedir. Girişimci ruhu ve çok yönlü bakış açısıyla, sektördeki diğer genç girişimcilere ilham vermekte ve gelecekte adından sıkça söz ettireceği öngörülmektedir.
]]>
Firari FETÖ’cü Hakan Şükür, terörist Fetullah Gülen’in ölüm haberi sonrası örgütteki ilk satışı gerçekleştiren isimlerden biri oldu. Terörist Gülen için ülkesini satan Hakan Şükür, Gülen’in adını bile anamadan bir mesaj yayınladı. Şükür’ün yayınladığı mesaj sosyal medyanın gündemleri arasında yer aldı.

TERÖRİST FETULLAH GÜLEN ÖLDÜ
Türk Milleti’nin bütünlüğüne kast ederek 15 Temmuz 2016’da hain bir darbe girişimi planlayan ve 252 vatandaşımızı şehit ettiren Fetullah Gülen isimli terörist öldü. ABD’de ölen FETÖ elebaşı Fetullah Gülen vatansız kaldı.

FİRARİ FETÖ’CÜ HAKAN ŞÜKÜR JET HIZIYLA SATTI
Terörist Fetullah Gülen’in ölümü sonrası gözler firari FETÖ’cülere çevrildi. Vatandaşlar, Gülen’in ölümü sonrası sevinç mesajları atarken, firari FETÖ’cülerin bir kısmı üzüntü mesajları paylaşırken, bir kısmı örgütü motive edecek mesajlar paylaştı.
Bir kısım FETÖ’cü ise şimdiden terörist Fetullah Gülen’i sattı. Onların başında da terörist Gülen uğruna ülkesini satan Hakan Şükür yer aldı.
Şükür, taziye mesajında terörist Fetullah Gülen’in ismini bile anmadı.

“ALLAH KİM NE HAK ETTİYSE HAKKINI VERECEKTİR”
Firari FETÖ’cü Hakan Şükür’ün mesajı şöyle:
Allah kim ne hakkettiyse hakkını verecektir. Ne eksik ne fazla. Herkes sıfatlarından ayrılmış olarak o teraziye çıkacak; çırılçıplak. Ölüm hak. Her canlı ölümü tadacak. Tatmayacakmış gibi yaşayanlar bile. Allah rahmeti ve Adaleti ile muamele etsin herkese..
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Night club, genellikle akşam saatlerinde açılan ve gece boyunca eğlence sunan bir mekan türüdür. Müzik, dans, içki servisi ve sosyal etkileşim için tasarlanmış olan bu kulüpler, genellikle DJ performansları, canlı müzik, temalı etkinlikler ve dans gösterileri gibi aktivitelerle kıbrıs escortdoludur.
Night club'lar, gençler ve yetişkinler için sosyal bir buluşma noktasıdır ve çeşitli atmosferlere sahip olabilirler; bazıları daha şık ve lüks, bazıları ise daha rahat bir ambiyansa sahip olabilir. Genelde dans pisti, bar alanı ve VIP bölümleri bulunur. Eğlence hayatının önemli bir parçası olarak, birçok şehirde popüler bir sosyal aktivite alanıdır.
Kıbrıs'taki kıbrıs escort bayan kumarhaneler, oyun oynamak isteyenler için çeşitli şans oyunları ve eğlence seçenekleri sunan mekanlardır. Bu kumarhaneler, genellikle slot makineleri, masa oyunları (poker, rulet, blackjack gibi) ve diğer oyunlarla doludur. Kıbrıs, kumarhane turizmi açısından popüler bir destinasyon olmuştur; özellikle Girne ve Magosa gibi bölgelerde birçok lüks kumarhane bulunmaktadır.
Kumarhaneler, aynı zamanda şık restoranlar, barlar ve canlı eğlence gibi ek hizmetler de sunar. Ziyaretçiler için genellikle çeşitli promosyonlar ve etkinlikler düzenlenir. Kıbrıs’ta kumarhaneler, hem yerel halk hem de turistler için sosyal bir buluşma noktası işlevi görür. Ancak, kumar oynamanın yasal düzenlemelere tabi olduğunu ve belirli kuralların geçerli olduğunu unutmamak önemlidir.
]]>Cem Ozan Baran’ın uzmanlık alanlarından biri de pazar araştırması ve risk analizi yaparak, şirketlerin yeni pazarlara giriş stratejilerini oluşturmasına yardımcı olmaktır. Uluslararası ticaretin dinamikleri her geçen gün değişirken, Baran firmaların bu değişimlere hızlı bir şekilde uyum sağlaması için rehberlik etmektedir. Bu süreçte, küresel ekonomi, ticaret savaşları, korumacılık politikaları gibi faktörlerin ticaret üzerindeki etkilerini analiz ederek, firmalara riskleri minimize edecek öneriler sunmaktadır.
Ayrıca, dijitalleşmenin hızla yayılmasıyla birlikte ticaret uzmanlığı da yeni bir boyut kazanmıştır. Baran, e-ticaret platformlarının kullanımı ve dijital pazarlama stratejilerinin entegrasyonu konularında da firmalara destek sunarak, onların rekabet gücünü artırmalarına katkıda bulunmaktadır. Ticarette başarılı olmak isteyen firmalar için Cem Ozan Baran’ın önerileri, stratejik yol haritası niteliğindedir.
]]>Hamas, ağustos ayında İran'ın başkenti Tahran'da suikast sonucu hayatını kaybeden Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye'nin yerine Yahya Sinvar'ın getirildiğini açıklamıştı. İsrail basını son dakika olarak geçtiği haberde, Hamas lideri Sinvar'ın öldüğünü duyurdu.
İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz da Sinvar'ın öldürüldüğünü duyururken İsrail Savunma Deneme Bonusu Veren Siteler Kuvvetleri'nden (IDF) yapılan açıklamada ise "IDF'nin Gazze'deki operasyonları sırasında 3 terörist ortadan kaldırıldı. Teröristlerden birinin Yahya Sinvar (Hamas lideri) olma ihtimali araştırılıyor. Bu aşamada teröristlerin kimliği tespit edilemiyor" ifadeleri kullanıldı. Ayrıca saldırının gerçekleştirildiği bölgede rehinelerin varlığına dair herhangi bir ize rastlanmadığı belirtildi.
]]>Instagram takipçi sayınız sosyal medya üzerindeki etkileyiciliğinizi doğrudan etkiler. Daha fazla takipçiye sahip olmanız, marka bilinirliğinizi artırır ve potansiyel müşterilerinize güven verir. Sosyaljoy, gerçek ve organik takipçilerle Instagram hesabınızı büyütmenize yardımcı olur. Takipçi sayınızı artırarak profilinizin daha dikkat çekici hale gelmesini sağlar.
Instagram'da paylaştığınız gönderilerin daha fazla beğeni alması, algoritmanın sizi daha fazla öne çıkarmasına neden olur. Sosyaljoy, Instagram beğeni satın alma hizmeti ile paylaşımlarınızın daha geniş kitlelere ulaşmasına yardımcı olur. Beğeni sayınız ne kadar yüksek olursa, gönderilerinizin keşfet bölümünde görünme olasılığı da o kadar artar.
Müşteri memnuniyetini ön planda tutan Sosyaljoy.tr, hızlı ve güvenli işlemleriyle sosyal medya hesaplarınızı büyütmeyi kolaylaştırır. Takipçi ve beğeni satın alma işlemlerinde yüksek kalitede hizmet sunarak hesaplarınızın doğal ve organik görünümünü korur.
Siz de Instagram’da fark yaratmak, takipçi ve beğeni sayılarınızı artırmak istiyorsanız, Sosyaljoy.tr üzerinden hemen hizmetlerimizi inceleyin ve sosyal medya dünyasında bir adım öne çıkın!
]]>
NE OLMUŞTU?
Eyüpsultan'da 1 Mart'ta seyir halindeki 3 ATV aracından biri arızalanmış, yol kenarına çekilen arızalı araç tamir edilmeye çalışılırken aynı yönde ilerleyen iki araçtan birisi buradaki 3 ATV'ye çarpmış, yaralanan 5 kişiden Oğuz Murat Acı hayatını kaybetmişti.
Kazaya neden olan 17 yaşındaki sürücü Timur Cihantimur'un kaza yerine gelen annesi Eylem Tok'un gaziantep escort aracıyla buradan uzaklaşıp annesiyle önce Mısır'a, ardından da ABD'ye gittikleri tespit edilmişti.
Şüphelilerin iadesi için geçici tutuklama talep evrakı, Adalet Bakanlığınca ABD yetkili makamlarına iletilmiş, Florida federal mahkemenin kararı üzerine Cihantimur ve Tok, 14 Haziran'da Boston'da polis tarafından yakalanmıştı.
18 Haziran'da ayrı saatlerde ilk kez mahkemeye çıkarılan anne oğulun tutukluluk hallerinin devamına karar verilmişti.
]]>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında, gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Siyasetteki 'çözüm süreci' tartışmasına tepki gösteren Bahçeli, "Türkiye Cumhuriyeti'nin terörle müzakeresi, görüşmesi, meritking yeni giriş anlaşma yolları araması, yeni süreçlerin çabası sadece ve sadece terör örgütünün değirmene su taşımaktır" dedi.
Açıklamasının devamında PKK terör örgütünün elebaşı Abdullah Öcalan'a Öcalan'a çağrı yapan Bahçeli, " Türkiye'ye getirilirken 'her türlü hizmete hazırım' diyen terörist başı buyursun terörün bittiğini, örgütünün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin" ifadelerini kullandı.
Meclis'teki kapalı İsrail oturumuna ilişkin konuşan ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i hedef alan Bahçeli, "Meclis'te yapılan kapalı oturumdan sonra Özgür Bey'in açıklamaları büyük bir hezeyandır. CHP'nin baktığı yer milli bir bakış değildir" diye konuştu.
Anayasa'nın 3. maddesini hedef alan Numan Kurtulmuş'a sert sözler sarfeden meritking giriş Bahçeli, "Devlet millettir, millet de devlettir. Devlet, ülkesi ve milletiyle bir ve bütündür. İkisini birbirinden ayırmak, ayrı değerlendirmek, zaman zaman da çatıştırmak fahiş bir yanlış olmanın yanı sıra devlet onurunu hazmedemeyen nevzuhur demokrat yobazların handikap ve hüsranıdır. Devleti milletten ayırmak, milleti devletten ayrıştırmak su katılmamış bölücülüktür ve çok tehlikelidir" dedi.
DEM Parti Grubu ile tokalaşması ile ilgili de konuşan Bahçeli, "Uzattığım el, meritking güncel giriş hesapsız bir eldir. Uzattığım el, samimi ve iyi niyetli bir eldir. Uzattığım el, Türkiye'de birleşelim, Türk milletinde kenetlenelim tebliğidir. Günlerdir uzattığım elden farklı sonuçlar çıkarıp uyduruk yorumlar yapanlar elbette yanılgının ve yanlışın pençesine düşmüştür. Elimi vatan, millet ve devlet için uzattığımı, dışarıda sert rüzgarlar eserken içimizde barışsever ve hoşgörülü bir havanın olmasını gönülden istediğimi herkesin bilmesinde yarar olacaktır. Biz elimizi bir süreç için değil, kardeşlik ve kaderdaşlık için uzatırız" şeklinde konuştu.
]]>SMMLOCA, hem bireysel kullanıcılar hem de markalar için tasarlanmış, güvenilir ve uygun fiyatlı sosyal medya hizmetlerini sunar. Sosyal medya hesaplarınızı büyütmek, takipçi sayınızı artırmak ya da etkileşim oranlarınızı yükseltmek istiyorsanız, doğru yerdesiniz. SMM Loca olarak, hızlı ve güvenli işlemlerimizle size tam destek veriyoruz.
Neden SMMLOCA'yı tercih etmelisiniz?
Sosyal Medyada Etkileşiminizi Artırın: Takipçi Satın Al
Sosyal medyada başarılı olmanın yollarından biri, yüksek takipçi sayısına ve aktif bir kitleye sahip olmaktır. Biz, size organik ve gerçek takipçiler kazandırarak, sosyal medyada daha fazla dikkat çekmenizi sağlıyoruz. Takipçi satın al hizmetlerimiz ile Instagram, Twitter, Facebook ve daha birçok platformda popülaritenizi artırabilirsiniz. Gerçek takipçiler ile sosyal medya hesabınızda daha fazla etkileşim yaratın ve markanızı öne çıkarın!
SMM ile Hedef Kitlenize Daha Hızlı Ulaşın
SMM hizmetlerimiz, sadece takipçi kazanmakla sınırlı değil. İhtiyaçlarınıza göre özelleştirilmiş sosyal medya stratejileri ile hedef kitlenize ulaşmak artık daha kolay. Hangi sosyal medya platformunda olursanız olun, marka görünürlüğünüzü artırarak potansiyel müşterilere daha hızlı ulaşmanızı sağlıyoruz.
Sosyal Medya Başarınız İçin SMMLOCA’ya Güvenin
SMM Loca, sosyal medya hesap yönetiminde size her adımda rehberlik eder. Sosyal medyadaki başarınızı artırmak ve rakiplerinizden bir adım öne geçmek için profesyonel çözümler sunarız. İster küçük bir işletme olun, ister büyük bir marka; sosyal medya gücünüzü artıracak çözümlerimizle büyümeye hazır olun.
]]>Yüksek Lisans çalışmasında, sosyal medyanın eğitim alanındaki dijital pazarlama stratejilerinin üniversite tercihleri üzerindeki etkisini incelemiştir. Bu çalışma kapsamında sosyal medya platformlarının devlet ve özel üniversiteler tarafından nasıl kullanıldığını, sosyal medya pazarlamasının güvenilirliği ve bu platformların dünya genelinde ve Türkiye’deki evrilişi gibi konular ele alınmıştır. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi öğrencileri üzerinde yapılan anketle, öğrencilerin sosyal medya tutumları, algıları ve karar süreçlerinde sosyal medyanın nasıl bir rol oynadığı araştırılmıştır.

2017-2021 yılları arasında Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde Rektör Özel Kalem Müdürlüğü görevini yürüten Saygın, bu süre zarfında protokol uygulamaları ve resmi yazışmalar konusunda geniş deneyim kazanmıştır. Protokol sıralamaları, bayrak protokolleri, ziyaret ve karşılama protokolleri, toplantı ve tören protokolleri, hitap, davet, hediyeleşme, yemek, imza ve uluslararası protokoller gibi konularda uzmanlaşmıştır.
Abdurrahim Cemal Saygın, sosyal medya algı yönetimi, sosyal medya stratejileri, yapay zeka ile içerik üretimi, hedef kitle analizleri, topluluk yönetimi, SEO çalışmaları ve dezenformasyon gibi alanlarda da çalışmalar yapmaktadır. Sosyal medya analitiği ve performans ölçümlemesi konularına odaklanan Saygın, aynı zamanda markaların dijital dünyada etkili varlık göstermeleri üzerine kapsamlı incelemeler yürütmektedir. Akademik ilgi alanları arasında sosyal medya yönetimi, influencer pazarlama ve topluluk oluşturma gibi konular da bulunmaktadır.

Saygın ayrıca, dijital pazarlama ve sosyal medya alanında kapsamlı bir sertifikaya sahiptir. Google Dijital Pazarlama Temelleri, Sosyal Medya Uzmanlığına Giriş ve Uygulamalı Canva bu alandaki sertifikalarındandır.
Ayrıca, iletişim ve liderlik becerileri üzerine de çeşitli sertifikalara sahiptir. İletişim ve Network Yönetimi, Etkili İletişim Stratejileri, Konuşma ve Etkili Sunum Teknikleri, Ekip Kurma ve Yönetme, Toplantı Yönetimi ve Koçluk gibi konulardaki sertifikalar, bu becerilerini güçlendirmiştir.
Saygın, yönetim ve strateji konularında da eğitim almıştır. Hedef Belirleme, Stratejik Düşünme ve Mülakat Teknikleri bu alandaki başlıca sertifikalardır.
Teknoloji ve hukuk konularında ise Bilişim Hukuku, Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) ve E-Ticarete Giriş gibi sertifikalara sahiptir.
Ek olarak, afet ve insansız hava aracı kullanımı konularında Deprem Farkındalık Eğitim Sertifikası, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü İnsansız Hava Aracı Pilotluk Yetkisi, IHA-0 Amatör Dron Lisansı ve IHA-1 Amatör Dron Lisansı gibi önemli yetkinliklere de sahiptir.
]]>Türkiye, Fatih'teki Yedikule surlarında yaşanan vahşetle sarsıldı. İzmir'deki korku evi önündeki parçalanmış kadın vücudu maketleri, 19 yaşındaki Semih Çelik'in, İkbal Uzuner'i ve Ayşenur Halil'i katletmesini çağrıştırdığı gerekçesiyle tepki topladı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülere çok sayıda kullanıcıdan tepki dolu paylaşımlar geldi. Tepki çeken korku evine gelen polis ve zabıta ekipleri maketleri tek tek kaldırdı.
İzmir'in Konak ilçesi Alsancak semti 1485. Sokak'taki 'Azrail Köşkü Korku Evi' isimli işletmenin porno film izle dış cephesine reklam amacıyla asılan bir kanlı baş, bir başı olmayan kanlı vücut maketi, bir kafatası, 3 korku mankeni, bir kanlı çocuk maketi, bir kanlı kol ve el maketi bir vatandaş tarafından cep telefonu ile kayda alınarak, sosyal medyada paylaşıldı. Vatandaş çektiği videoda, "Buradan çoluk çocuk geçiyor. Buna nasıl müsaade ediliyor? Belediye yok mu burada, böyle bir saçmalık olamaz. Bu sokaktan insanlar çocuğuyla geçemeyecek mi?" diyerek tepki gösterdi.
Sosyal medyada paylaşılan video, İstanbul Fatih'teki Yedikule surlarında kasap olduğu öğrenilen Semih Çelik'in (19) 4 Ekim'de İkbal Uzuner (19) ve Ayşenur Halil'i (19) öldürdüğü olayı çağrıştırdığı gerekçesiyle tepki topladı. Yapılan şikayetler sonucunda polis ve İzmir Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri, korku evine asılı pano ve plastik mankenleri tek tek bulundukları yerden indirdi. Ekipler, Alsancak semtinde bulunan 'Freddy Korku Evi' ve diğer korku evlerindeki rahatsız edici tasvirleri de kaldırmak için çalışma başlattı.
İzmir Valiliği'nden konuyla ilgili yapılan açıklamada, "X sosyal paylaşım sitesi üzerinden 6 Ekim 2024 tarihinde yapılan bir paylaşımda, Konak ilçesi Alsancak semtinde faaliyet gösteren oyun evi (korku evi) olarak ruhsatlanmış iş yerinin reklam amaçlı astığı pano ve plastik mankenlerin rahatsızlık verdiği belirtilmiştir. Alsancak Polis Merkezi Amirliği görevlilerimizce iş yerinde gerekli denetimler yapılmış, söz konusu materyaller bulundukları yerden kaldırılmış, işletme sahipleri ile ilgili adli ve idari işlemlere başlanmıştır" denildi.
]]>Platform, Türkiye Psikologları hakkında detaylı bilgi almak isteyenler için kapsamlı bir rehber
niteliğinde. Psikologların özgeçmişlerine, uzmanlık alanlarına ve çalışma
yöntemlerine dair bilgilere kolayca ulaşabilen kullanıcılar, aynı zamanda doğrudan
psikologlarla iletişime geçip randevu alabiliyor. Türkiye’nin her ilinden psikologların
bulunduğu bu liste, danışanların en iyi seçimi yapmalarına yardımcı olmayı
hedefliyor.
Psikologlara Erişim Artık Çok Daha Kolay
www.turkiyepsikologlari.com, danışanların doğru psikoloğu bulmalarını kolaylaştırıyor.
Psikologların eğitim geçmişleri, uzmanlık alanları ve deneyimlerine dair bilgiler site
üzerinden erişilebilir. Bu sayede, danışanlar, kendilerine en uygun psikoloğu seçerek
güvenli bir şekilde iletişime geçebiliyorlar.
Tüm Türkiye’deki Psikologlar Bir Arada
Her ildeki en iyi psikologları listeleyen platform, hem psikologların görünürlüğünü
artırıyor hem de danışanların doğru uzmanla buluşmasını sağlıyor. Türkiye
genelindeki psikologlar, www.turkiyepsikologlari.com’a üye olarak, profesyonel
bilgilerini ve iletişim detaylarını paylaşabiliyorlar. Bu da danışanların onlara kolayca
ulaşmasını sağlıyor.
Danışanlar için güvenilir bir kaynak olmayı amaçlayan platform, doğru terapi sürecini
başlatmak isteyenler için güvenilir ve kapsamlı bir seçenek sunuyor.
Resmi Gazete’de yer alan karar ile birlikte, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunda Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün Marmaraereğlisi ilçesinin Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi yargı alanından çıkarılarak Çorlu Ağır Ceza Mahkemesi yargı alanına bağlanması teklifi görüşüldü. Karara göre Marmaraereğlisi ilçesinin coğrafi durumu ve Çorlu ilçesine ulaşım imkanı göz önüne alınarak teklif kabul edildi. Karar ise 15 Ekim tarihinden itibaren uygulanmaya başlanacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
‘HALİMİZ PERİŞAN HAYATTAYSAN GEL’
Baba Kabaiş”5 gündür haber yok. Ben kendim onu getirdim çarşamba günü buraya Üniversiteye teslim ettim. Sonra gittim telefonu açtım sordum halini hatırını 3 gün okula gitti.Cuma günü kayboldu yurtta yemeğinde yedi. Üniversitenin bahçesine Van Gölü ve Üniversite bahçesi sıfır arada tel yok bir şey yok buraya dolaşmaya geldi. Gezmeye gelmeden önce annesiyle görüntülü konuşmuşlar. Ben markete gidiyorum dedi. Gelmiş marketin yanından geçmiş markete girmemiş ben biraz dolaşayım demiş. Kameralarda görünüyor. Sahil kenarında saat 19.05 geçe buradan görünup geçmiş. Başka öğrenciler de varmış. Diğer yerde kamera görünmüyor. Kamera noktasından çıkmış çocuk kaybolmuş. Tehlikeli noktada kamera yok. Keşke kamera orada olmuş olsaydı. Tüm malzemeleri telefonunu kulaklığını kekini bırakmış. Köyde arama yaptılar. O taraftan kayboldu herhangi bir bilgi yok. Şu an polisler arıyor ama yurttan şikayetçi olduk. Yurt görevini yapamadı. Geç bize haber verdi hem de tel örgü’nün orada güvenli bir yer yok, kamera yok,keşke kamera olsaydı. Herkesten rica ediyorum eğer biri gördüyse mutlaka haber versin kaçırılma olduysa eğer bir suç da yapmışsa ben ondan şikayetçi değilim. Kızımı sağ salim getirsinler. Kızına seslenen baba Kabaiş “Rojin için herkes üzülüyor. Rojin kızım neredeysen bizim halimiz perişandır eğer hayattaysan senden bir haber alalım ” dedi.

Anne Aygül Kabaiş “herkesten ricam bize yardımcı olsunlar. Rojin’i sağ salim bulmak için çaba gösterelim. Beş gündür hiçbir haber yoktu Rojin’den. Ben kendim onu getirdim. Çarşamba günü buraya getirdim. Van üniversitesine teslim ettim yurda çıktım. Çıktığımda telefon da ettim. Ona telefon açtım halini hatırını sordum. Ben geldim eve üç gün bitti. Cuma günü kaybolmuş. Yurtta yemeğini de yemiş gelmiş bahçede. Üniversitenin bahçesinde gezmeye gelmiş. Van Gölü’yle üniversite bahçesi sıfırdır. Arada yani tel falan yoktur gelmiş dolaşmaya, gezmeye gelmiş gelmeden önce başa gelmeden önce de annesiyle görüntülü konuşmuşlar hal hatırını sormuş. Demiş ben markete gidiyorum. Nescafe alacağım. Gelmiş marketin yanında da geçmiş markete girmemiş. Demek ki demiş ki ben biraz dolaşayım sonra dönüşte kahvemi alacağım, gideceğim. O şekil düşünmüş, oradan kamerada görünüyor sahil kenarında. Saat 19 15 te buradan geçiyor. Başka öğrenciler de var gezmek için gelmişler. Zaten sandalye var, oturma yeri vardır. Sahili izlerken gittiğinden daha tel örgüye doğru tel örgü orada yoktur bitişiğinde tel örgü yoktur. göl çekilmiş orada boşluk vardır. Orada ihmal var. Kamera görüntüsü de oraya kadar çekmiyor. Onları söylüyoruz yani. bazı müdürler sıkıntı oluyor diyor onlara diyor. Çekmeyin bunu. Niye çekmiyorlar? Çekeceğiz o güvenli noktadayken çocuk orada kaybolmuş. Sen orada kapıda güvenlik vardır. Kimlik kontrolü yapıyorsun ama bu tarafta da tel örgü yoktur. Tehlikeli bölgedir. Sarhoşlar, içkiciler hepsi o tarafta tel örgülü. Öbür tarafında vardır. bunu niye göstermiyoruz? Gösterelim ki belki Rojin’den bir haber buluruz. Tehlikeli nokta orasıdır işte. O noktadır. Yani orayı gösterse daha iyi olur. Kamera keşke olsaydı. Kim bu çocuğu götürmüş zorla götürmüş. Kendi istekiyle gitmiş. Orada malzemeleri bırakmış. Telefon, kulaklık. kekve su. Orayı yere bırakmış kumsalın oraya ora geçit vardır orada. Yani demişler ki orası bataklığadır. Geçit yeri yoktur hayır öyle değil Orada geçit yeri vardır. Orayı geçerken çözdüler orası. Tehlikeli yerdir. Sarhoşlar oraya gidiyor o tarafı da geçerken bir köy vardır. Oraları iyice arama yapsınlar arama yaptılar. Incelesinler. Oradan çıkmış, oradan kaybolmuş yani. Güvencli yer değil orası” Emniyet personelinin gece günduz arama yaptığını belirten Anne Aygül artık bu acıya dayanamadıklarını ifade etti.
“EĞER KIZIM KAÇIRILMIŞSA KİMSEDEN ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM”
Kızına seslenen Anne Aygün “Herkesten rica ediyorum. Eğer biri gördüyse bize haber versin. Ya kaçırılma ya zorla herhangi birisi götürmüşse eğer bir suç da yapmışsa ben ondan şikayetçi değilim. Kızımı getirse sağ salim bize teslim etse memnun olurum. Hiç kimseden de şikayetçi olmam. İnşallah sağdır. Hayattadır. Hepimizin acısı bir biliyorum, inanıyorum. Herkes acı çekiyor benim kadar. Yani benim şüphem yoktur. Türkiye nüfusu yüzde doksanı acı çekiyor. Herkese sesleniyorum. Rojine de sesleniyorum. Rojin kızım sen neredesin? Bizi izliyorsan bizim halimiz perişan. Eğer sen hayattaysan bir haber alalım. Bize bir haber verin” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İSTİFASINI İSTEDİ
Tam kadro operasyonu bitti denirken Tugay çok konuşulacak bir görevden almaya daha imza attı. Tugay mayıs ayı başında İzmir kent içi ulaşımın can damarını oluşturan ESHOT Genel Müdürlüğüne Genel Müdür olarak atadığı Turgay Bozoğlu’nun istifasını istedi.
4 AY GÖREVDE KALABİLDİ
Tugay’ın 4 ay önce göreve getirdiği Bozoğlu’nun istifasını istemesi belediye bürokrasisinde büyük şaşkınlık yarattı. Yaşanan şok gelişme sonrası Turgay Bozoğlu’nun yıllık izne ayrıldığı öğrenildi. İstifa talebine gerekçe olarak da kurumsal sorunlardan kaynaklanan anlaşmazlıklar gösterildi. Bozoğlu’nun senelik izinden dönüşte Başkan Tugay’a istifasını vereceği öne sürüldü.

SON OLARAK KONAK’A TALİP OLMUŞTU
2011 ve 2015 seçimlerinde CHP’den milletvekili adayı olan ancak seçilemeyen, bir dönem de CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ekonomi danışmanlığını yapan Bozoğlu, son olarak 31 Mart Yerel Seçimlerinde Konak Belediye Başkan aday adayı olmuştu. Bozoğlu, geçmişte belediye üst kademelerinde de görev yapmıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Pasta Maytabı Nasıl Kullanılır?
Pasta maytabının kullanımı oldukça basittir. Genellikle pastanın üzerine dikilecek şekilde tasarlanmıştır. Maytabı dikey bir pozisyonda yerleştirdikten sonra, bir kibrit ya da çakmak yardımıyla ucunu yakmanız yeterlidir. Yakıldığında, maytap kısa süre içerisinde yanmaya başlar ve parlak kıvılcımlar saçarak etkileyici bir gösteri sunar. Kullanım sırasında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, yanıcı maddelerden uzak tutulmasıdır. Ayrıca, çocukların maytaplarla oynamasına izin vermemek ve yetişkinlerin gözetiminde kullanmak önemlidir.
Pasta Maytabı Kaç Dakika Yanıyor?
Pasta maytaplarının yanma süresi, kullanılan maytabın boyutuna ve türüne göre değişiklik gösterir. Genellikle 30 saniye ile 1 dakika arasında yanarlar. Bu süre, kutlama sırasında yeterli bir görsel şölen yaratır ve pastanın etrafındaki coşkuyu artırır. Daha uzun yanma süresine sahip maytaplar da mevcuttur, ancak bu tip maytaplar genellikle daha büyük etkinliklerde tercih edilir.
Pasta Maytabı Hangi Malzemelerden Yapılır?
Pasta maytapları, metal tozları, potasyum nitrat gibi kimyasallar ve yanıcı maddelerden yapılmaktadır. Bu maddeler, maytabın yanması sırasında parlak kıvılcımlar üretir. Maytabın içeriğindeki maddeler, yanmanın güvenli ve kontrollü bir şekilde gerçekleşmesini sağlar. Yine de pasta maytaplarının çevre dostu ve sağlık açısından zararsız maddeler içerdiğinden emin olunmalıdır. Bu yüzden güvenilir üreticilerden satın alınması önerilir.
Pasta Maytabı Zararlı Mı?
Pasta maytabı dikkatli ve uygun koşullarda kullanıldığında zararsızdır. Ancak yanlış kullanıldığında ya da uzun süre açık alanlarda bırakıldığında risk oluşturabilir. İçerisinde kullanılan kimyasalların yanıcı özellikleri, dikkat edilmediğinde çevreye zarar verebilir. Ayrıca, maytapları küçük çocukların ulaşamayacağı yerlerde tutmak ve açık alanlarda kullanıldıktan sonra temizlemek önemlidir. Kullanım sırasında duman çıkışı az olduğundan kapalı alanlarda da rahatlıkla kullanılabilir.
Pasta Maytabı Güvenli Mi?
Pasta maytaplarının güvenli kullanımı için birkaç basit kuralı takip etmek yeterlidir. Öncelikle, pasta maytabının güvenli olduğundan ve herhangi bir deformasyon bulunmadığından emin olun. Maytabı yakarken çocukların yakınına yaklaşmasına izin vermeyin. Ayrıca, yanıcı süslemeler veya perdeler gibi kolay tutuşabilecek eşyaların yakınında pasta maytabı kullanmamaya özen gösterin. Pasta maytabı tamamen yandıktan sonra, soğuduğundan emin olduktan sonra atılmalıdır. Bu önlemler alındığında pasta maytapları oldukça güvenli bir kutlama aracı olarak kullanılabilir.
Pasta Maytabı Nasıl Saklanır?
Pasta maytaplarını güvenli bir şekilde saklamak için serin, kuru ve çocukların ulaşamayacağı bir yerde muhafaza etmek gerekir. Ayrıca, maytapları direkt güneş ışığından ve nemli ortamlardan uzak tutmalısınız. Ambalajında saklamak, maytabın ömrünü uzatır ve güvenli bir şekilde kullanmanızı sağlar.
Pasta Maytabı Çeşitleri Nelerdir?
Pasta maytapları, farklı şekillerde, renklerde ve etkilerde gelir. Standart pasta maytapları genellikle küçük boyutlarda ve beyaz kıvılcımlar saçar. Ancak son yıllarda, altın veya gümüş renklerde, hatta renkli kıvılcımlar çıkaran pasta maytapları da popüler hale gelmiştir. Ayrıca, bazı maytaplar daha uzun süre yanarak daha gösterişli bir etki sunar. Büyük etkinlikler için daha uzun ve etkileyici pasta maytapları tercih edilebilir.
Pasta Maytabı Nerelerde Kullanılır?
Pasta maytapları, başta doğum günleri olmak üzere birçok kutlama ve etkinlikte kullanılabilir. Düğünlerde gelin ve damadın pasta kesim anını daha özel kılmak için kullanılırken, yıl dönümlerinde, mezuniyetlerde veya diğer özel günlerde de kullanılmaktadır. Özellikle çocuk doğum günlerinde pasta maytabı kullanmak, kutlamanın heyecanını ve coşkusunu artıran güzel bir gelenektir. Ayrıca, bu maytaplar fotoğraf çekimlerinde de harika görsel efektler sunar.
Pasta Maytabı Fiyatları Nasıldır?
Pasta maytabı fiyatları, ürünün kalitesine, boyutuna ve markasına göre değişiklik gösterir. Standart pasta maytapları genellikle daha uygun fiyatlıdır. Ancak özel efektli ya da daha uzun süre yanan maytaplar biraz daha pahalı olabilir. Büyük etkinlikler için toplu alımlar yapıldığında fiyatlar daha uygun olabilir. Kutlama bütçenize ve ihtiyaçlarınıza göre farklı fiyat seçenekleri arasından tercih yapabilirsiniz.
Pasta Maytabı Nereden Alınır?
Pasta maytapları, parti malzemeleri satan mağazalar, online alışveriş siteleri ve süsleme malzemeleri dükkanlarında bulunabilir. Özellikle kutlamalara özel geniş ürün yelpazesine sahip online mağazalarda, farklı boyutlarda ve renklerde pasta maytaplarına ulaşmak mümkündür. Güvenli ve kaliteli pasta maytapları alırken üretici firmaların güvenlik sertifikalarına dikkat etmek önemlidir.
Web Tasarımın Dijital Dünyadaki Önemi
İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte, web siteleri bir işletmenin dijital kimliği haline gelmiştir. Potansiyel müşteriler bir işletme hakkında bilgi almak istediklerinde ilk olarak web sitelerini ziyaret ederler. Web sitesi, markanın dijital vitrinidir ve bu vitrinin etkileyici, kullanıcı dostu ve işlevsel olması büyük önem taşır. Bursa’da faaliyet gösteren işletmeler, profesyonel web tasarımı sayesinde dijital dünyada rakiplerinin önüne geçebilirler. İşte web tasarımının işletmelere sağladığı başlıca faydalar:
Bursa’da Web Tasarım Süreci Nasıl İşler?
Bursa’da web tasarım hizmetleri, işletmenin ihtiyaçlarına ve hedef kitlesine göre özel olarak şekillenir. Her işletmenin farklı bir yapısı ve dijital hedefleri olduğu için web tasarım süreci de buna göre planlanır. İşte Bursa’da web tasarım sürecinin temel aşamaları:
Bursa Web Tasarım Hizmetlerinin Faydaları
Bursa’da profesyonel web tasarım hizmeti almanın işletmeler için birçok avantajı bulunmaktadır. Bunların başında, yerel pazardaki rekabet gücünü artırma ve dijital dünyada daha geniş kitlelere ulaşma fırsatı gelir. İşte Bursa’da web tasarım hizmeti almanın başlıca faydaları:
Bursa’da Web Tasarım Hizmetlerinden Kimler Yararlanabilir?
Bursa’da web tasarım hizmetleri, geniş bir sektörel yelpazeye hitap eder. Her türlü işletme, marka ya da birey için profesyonel web tasarımı hizmetleri sunulmaktadır. İşte Bursa’da web tasarım hizmetlerinden en çok yararlanan sektörler:
Bursa web tasarım hizmetleri, işletmelerin dijital dünyada var olabilmeleri ve başarılı olmaları için kritik bir öneme sahiptir. Profesyonelce hazırlanmış bir web sitesi, markanızın dijital vitrinini oluştururken, aynı zamanda hedef kitlenize ulaşmanıza yardımcı olur. Dijital pazarlamada başarıyı yakalamak isteyen işletmeler için kaliteli ve kullanıcı dostu bir web tasarımı, vazgeçilmez bir unsurdur.
]]>İç Hastalıkları Uzmanımız Uzm Dr. Ramazan Geyik tarafından anestezi eşliğinde yapılan endoskopi ile sindirim sistemi hastalıklarının teşhisi yapılmaktadır. Endoskopi incelenmesini gerektiren durumlar aşağıda şu şekilde sıralanmıştır ;
› Geçmeyen Karın Ağrısı
› Yutma Güçlüğü
› Yutarken Ağrı
› Midede Ekşime, Yanma ve Ağrı
› Nedeni Bilinmeyen Bulantı ve Kusmalar
› Öksürük
› Horlama
› Ses Kısıklığı
Teşhis ve tedavisi cerrahi olmayan tüm hastalıkların birincil çözüm merkezi olan İç Hastalıkları (Dahiliye), yetişkin hasta grubunun ayaktan veya yatarak hizmet aldığı bir bölümdür.
Bossan Hospital Hastanelerimizde; İç hastalıkları ( Dahiliye ) poliklinikleri koordineli bir şekilde çalışır ve erişkinlerin sağlık sorunlarının tümünde kapsamlı tanı tedavi sağlar.Tüm yan dallarda 14 yaş üstü erişkin hasta grubunun cerrahi dışı tüm şikayetlerinin tanı ve tedavisi hizmet kapsamındadır. Bu hizmet kapsamında ayaktan poliklinik muayeneleri, yatarak tanı, takip ve tedavileri, cerrahi öncesi ve cerrahi sonrası hastanın değerlendirilmesi. acil servis hizmetleri, diğer branşlara konsültasyon hizmetleri ve check-up programları bulunmaktadır.
Başlıca Tedavi Edilen Hastalıklar

Bossan Hospital İç Hastalıkları randevu almak için lütfen tıklayınız!
Uzm Dr. Ramazan Geyik : Doktor Takvimi bağlantı adresi için tıklayınız!
Uzm Dr. Ramazan Geyik : Doktor Sitesi bağlantı adresi için tıklayınız!
]]>İÇİŞLERİ Bakanı Ali Yerlikaya, 19-26 Eylül tarihleri arasında 2 milyon 686 bin 321 aracın denetlendiğini ve 474 bin 317 araca/sürücüye işlem yapıldığını duyurdu.
Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Emniyet ve jandarma trafik ekiplerimizce 19-26 Eylül 2024 tarihleri arasında 2 milyon 686 bin 321 araç denetlendi. Işıklı ya da sesli uyarı işareti bulunan cihazları (çakar) mevzuatta izin verilmeyen araçlara takarak kullanan 272 sürücüye işlem yapıldı. Hız ihlalinde bulunan 126 bin 331, periyodik muayenesi yaptırılmamış 27 bin 988, emniyet kemeri kullanmayan 22 bin 201, sürücü belgesiz araç kullanan 17 bin 962 ve zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan 10 bin 921 olmak üzere diğer işlemlerle birlikte; toplam 474 bin 317 araca/sürücüye işlem yapıldı” dedi.
‘KAZALARIN YÜZDE 65,9’UNDA MOTOSİKLET SUÇLU’
Ardından motosiklet kazalarına değinen Bakan Yerlikaya, “2024 yılının ilk 8 aylık döneminde 74 bin 451 motosiklet ve motorlu bisiklet ölümlü veya yaralanmalı trafik kazasına karıştı ve bu kazaların 65,9’unda motosiklet ve motorlu bisiklet sürücülerinin kusurlu olduğu tespit edildi. Motosikletlerin karıştıkları kazaların önlenmesi için trafik ekiplerimizin yanı sıra polis ve jandarma asayiş motosikletli timleri başta olmak üzere diğer birimlerimizce de denetimlerimiz yoğun bir şekilde devam edecek. Motosiklet kullanırken lütfen daha dikkatli olalım, tüm trafik kurallarına harfiyen uyalım ve sürüş esnasında kask ve koruyucu ekipman kullanmayı ihmal etmeyelim. Yolculuklar sizleri sevdiklerinize kavuşturmak için vardır, ayırmak için değil” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Buca Belediyesi, kent genelinde nem ve sıcakların etkisi ile özellikle yeşil alanların çevresinde yoğunlaşan beyaz sineklere karşı ilaçlama çalışması başlattı.
Yaz ayları boyunca sinek ve koku oluşumunun önüne geçebilmek için ilaçlama çalışmalarını düzenli olarak sürdüren Buca Belediyesi, mevsim normalleri üzerinde seyreden sıcaklıklar nedeniyle ortaya çıkan beyaz sineklere karşı ilaçlama çalışmasına başladı. Çalışmalar kapsamında kent genelinde nem ve sıcakların etkisi ile özellikle yeşil alanların çevresinde ilaçlama faaliyetleri sürdürülüyor.
Vatandaşlardan gelen şikayetleri değerlendiren belediye, ilk çalışmayı, Yenigün Mahallesi’nde gerçekleştirdi. İlaçlama çalışmasında çevre ve insan sağlığına zararsız biyolojik ürünler kullanılırken, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, çalışmanın sinek sorunu son bulana kadar tüm mahallelerde devam edeceğini bildirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaçayır Mahallesi Yılmaz Sokak’ta kullanılmayan 2 katlı ahşap evde yangın çıktı. Alevleri gören mahalle sakinleri, durumu itfaiyeye bildirdi.
Olay yerine sevk edilen ekiplerin yaklaşık 1 saat süren çalışmasıyla yangın söndürüldü.
Ahşap yapı kullanılamaz hale gelirken, bitişikteki bir ev zarar gördü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KATMANDU, 29 Eylül (Xinhua) — Nepal’de aralıksız devam eden yağışların yol açtığı heyelan ve sellerde Pazar günü itibarıyla 104 kişi hayatını kaybetti, 74 kişi de yaralandı.
Nepal Polis Sözcüsü Dan Bahadur Karki, 64 kişiden haber alınamadığını açıkladı.
Karki, Katmandu Vadisi’nde 48 kişinin öldüğünü, 15 kişinin yaralandığını, 21 kişinin ise kayıp olduğunu belirtti.
İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Rishiram Tiwari, ülkenin çeşitli bölgelerinde birçok otoyol ve köprünün hasar gördüğünü belirterek, otoyolların temizlenmesinin hükümetin öncelikleri arasında olduğunu söyledi.
Nepal polisinden yapılan açıklamaya göre, başkent Katmandu’yu ülkenin diğer bölgelerine bağlayan otoyollar da dahil olmak üzere, neredeyse tüm otoyollar felaketler nedeniyle kapanmış durumda.
Nepal Eğitim, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı, tüm yerel yönetimlere Pazar gününden itibaren üç gün süreyle eğitime ara verilmesi ve Salı gününe kadar yapılması planlanan üniversite sınavlarının ertelenmesi çağrısında bulundu.
Nepal’de bu yıl 10 Haziran’da başlayan ve sona ermekte olan muson mevsiminde ortalamanın üzerinde yağışlar kaydedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de yaşayan Davut Dinçel (54), dezavantajlı yerlerde yaşayan ihtiyaç sahibi ailelere destek olmak için’ Kanatsız Melekler İyilik Grubu’ adıyla bir WhatsApp grubu kurdu. Üye sayısı 1023’e ulaşan grup aracılığıyla hayırseverler hem birçok aileye eşya yardımı götürüyor hem de iş arayanların istihdamına katkı sağlıyor.
Gaziemir ilçesinde oturan Davut Dinçel, 5 yıl önce Gaziemir Kızılay Şube Başkanı olarak görev yaparken WhatsApp üzerinden Kanatsız Melekler İyilik Grubu’nu kurdu. Hayırseverlerin ihtiyaç sahiplerine ulaşması amacıyla kurulan grup, yüzlerce aileye eşya ve maddi yardımlar götürülmesini sağlarken iş arayan çok sayıda insana da yeni bir kapı aralıyor. Kızılay faaliyetlerini organize etmek için gönüllüler ve bağışçıların katılımıyla bu grubu kurduğunu anlatan Davut Dinçel, 1 Nisan 2024 tarihinde kurumdaki görevini bıraktığını belirterek, “Bu grubun bozulmasını istemedik. Ortak kararla grubun faaliyetlerine devam etmeye başladık. 1023 kişiyiz. Vatandaşların bizden iş talepleri oluyor. Günlük 10-15 iş ilanı paylaşıyoruz. 1023 kişi içinden 500’ü kendi WhatsApp gruplarından bu ilanları paylaşıyor. Grupta yayınlanan bir ilan 50 bin kişi tarafından görülüyor. İşe giren arkadaşlarımızdan güzel geri dönüşler alıyoruz. İhtiyaç sahibi aileleri ziyaret edip ihtiyaçları grupta paylaşıyoruz. Bağışçı ile ihtiyaç sahibi ailenin direkt temasa geçmesini sağlıyoruz. Bağışçı, aileye direkt yardım ediyor. Ayni olarak aldığımız bağışları vatandaşlara teslim ediyoruz” dedi.
‘DUYARLI VATANDAŞLARDAN DESTEK BEKLİYORUZ’
Bazı ailelerin de tepeden tırnağa tüm ev eşyalarını bağışlarla temin ettiklerini anlatan Dinçel, Van’dan İzmir’e tedavi amacıyla gelen bir aileye de ulaştıklarını belirterek, “Van’dan gelen ailemize soba, buzdolabı ve kanepe getirdik. Oturdukları evin çatısı akıyor. Sağlık sorunları nedeniyle daha düzgün bir evde yaşamaları gerekir. Kiralarının düzenli ödenmesi gerekiyor. Kısıtlı imkanları var. Vatandaşlardan duyarlılık bekliyoruz. Yardım etmek isteyen herkes bize sosyal medyadan ulaşabilir” ifadelerini kullandı.
‘DÖRT FARKLI CİHAZ KULLANIYORUM’
Van’dan 4 yıl önce sağlık sorunları nedeniyle eşi Yıldız Toktaş (58) ile birlikte İzmir’e gelip Gaziemir’e yerleşen 5 çocuk babası Mehmet Toktaş (56), hayırseverlerin yardımıyla yaşamlarını sürdürdüklerini belirterek, “Bana 4 yıl önce akciğer kanseri teşhisi konuldu. Tedavi için İzmir’e geldim. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedaviye başladık. Belirli aralıklarla yatarak tedavi görüyorum. 35 gün hastanede yattım, yeni çıktım. Buhar cihazı, bipap cihazı, oksijen tüpü ile birlikte 4 farklı cihaz kullanmam gerekiyor. 3 bin lira engelli gelirim var. Cihazları devlet verdi. Evin kirası 3 bin lira. Komşular bize yardım ediyor. Elektrik faturasını ödeyebilmek için eşim gündelik işlerde çalışıyor” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AVCILAR’da park halindeki minibüs, 4 şüpheli tarafından bir dakikada çalındı. Hırsızlar, güvenlik kamerası tarafından kaydedilen olayda kaçarken başka bir araca çarparak hasar verdi.
Olay, dün gece 04.00 sıralarında Gümüşpala Mahallesi D-100 yan yol Eski Londra Asfaltı mevkiinde meydana geldi. Park halindeki 59 AJU 082 plakalı minibüsün yanına gelen dört şüpheliden üçü etrafı kontrol ederken biri kapıyı açarak sürücü koltuğuna oturdu. Saniyeler içinde minibüsü çalıştıran şüpheli diğer kapıları da açarak arkadaşlarını araca aldı. Bir dakika süren hırsızlığın ardından kayıplara karışan şüpheliler manevra sırasında başka bir otomobile de çarparak hasar verdi. Polis, güvenlik kamera kayıtlarını incelemeye alarak kaçan şüphelilerin yakalanabilmesi için çalışma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Denizli’nin Beyağaç ilçesinde uzun yıllar üretilen, ilçenin adıyla anılan ince uzun, dışı beyaz içi kırmızı, lezzetli, karpuzlar 20 yıl aradan sonra iki yıl önce tekrar üretilmeye başlandı. Adına festivaller düzenlenen, ihraç edilen karpuzların tohumlarını ilçe halkından toplayan çiftçi Mehmet Özdemir, tarlasına 2022 yılında tohumu çoğaltmak için ‘Beyağaç Karpuzu’ ekti. Meşhur karpuzlardan elde ettiği tohumlardan fide yetiştiren Özdemir, ilçeye bağlı Hürriyet Mahallesinde bulanan 10 dönümlük tarlasına karpuz ekti. Ağırlıkları 20 kilograma yaklaşan büyük karpuzları üretmeyi başaran çiftçi Özdemir, karpuz fiyatı toptan 1 TL’ye gerileyince satmaktan vazgeçti.
Arayış içine girdi
Ürettiği karpuzlar para etmeyince tarlasındaki 30 tona yakın meşhur Beyağaç Karpuzunun heba olmaması için arayış içine giren çiftçi Mehmet Özdemir, karpuzdan pekmez üreterek ürününü değerlendirmek için hareke geçti. Sabah erken saatlerde aracının arkasına bağladığı römorka karpuz toplayan Özdemir, karpuzları tek tek yıkadıktan sonra kabuklarını soyup, karpuzları ezerek, karpuz suyu elde ediyor. Karpuz suyunu süzerek çekirdeklerinden ayıran Özdemir, odun ateşinde bakır kazanlarda karpuz suyunu yaklaşık sekiz saat kaynatarak karpuz pekmezi elde ediyor.
Fiyatı düştü, pazarı bitti
Büyük bir hevesle 10 dönümlük tarlasına meşhur karpuzdan diktiğini ancak ilk zamanlar dilimle çok yüksek fiyatlara satılan karpuzun son dönemde para etmediğine dikkat çeken Mehmet Özdemir, “Bir zamanlar çok meşhur olan ilçemizin uzun karpuzu artık üretilmiyordu. Ben ilçedeki yaşlılardan ata tohumlarını toplayarak iki yıl önce tohumu çoğaltmak adına tarlama karpuz ektim. Meşhur karpuzun tohumunu çoğalttıktan yılbaşında tohumları ekerek karpuz fidanları ürettim. 10 dönümlük tarlama bu karpuz fidanları diktirdim. Çapalattım. Suladım, aylarca emek verdim, masraf ettim. Gerçekten de istediğim gibi çok büyük karpuzlar üretmeyi başardım. Karpuz rekoltemiz çok güzel oldu. Ancak, hasada başladığımızda kilogramı toptan 7 TL olan karpuz fiyatı bir anda kilogramı toptan 1 TL’ye geriledi. Fiyat düşüp Pazar bitince bin bir emekle ürettiğim karpuzları tarlada çürümeye bırakmak istemedim. Arayış içine girdim” dedi.
20 kilogram karpuz suyundan bir kilogram pekmez
Tadı, rengi ve aromasıyla çok farklı olan Beyağaç meşhur karpuzundan pekmez üretmeye karar verdiğini anlatan Mehmet Özdemir, “İşçilere para verip daha çok zarar etmemek için her sabah arabamın arkasına bağladım römorka karpuz toplayıp geliyorum. Karpuzları tek tek yıkadıktan sonra kabuklarını soyuyorum. Karpuzları ezerek karpuz suyu elde ediyorum. Çekirdeklerinden ayrılmış karpuz suyunu bakır kazanlarda, odun ateşinde yaklaşık sekiz saat kaynattıktan sonra karpuz pekmezi elde ediyorum. Karpuzdan pekmez yapmak için daha öncede çalışmalar yapıldı ancak başarılı olunamadı. Ben pekmez yapmayı çok iyi bildiğim için karpuz pekmezini üretmeyi başardım. Yaklaşık 20 kilogram karpuz suyundan 1 kilograma yakın karpuz pekmezi elde ediyorum. Karpuz pekmezinin tadı aroması, üzüm pekmezine göre çok farklı ve bana göre daha güzel. Kışın insanların sağlıklarını koruması, daha çok enerjik olması için mutlaka tamamen organik, ürettiğim karpuz pekmezinin tadına bakmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bornova Belediyesi hayata geçirdiği sosyal projeler kapsamında ilk Kent Bostanı’nı hayata geçirdi. Pınarbaşı Mahallesi’nde uygulanmaya başlanan projenin amacı dezavantajlı bölgelerde yaşayan kadınlar tarıma ve ekonomik hayata katılımını sağlamak. Pınarbaşı’nda 38 parsele kurulan Kent Bostanı, 38 kadının aktif olarak üretim yapacağı bir alan olacak.
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, kadınlarla birlikte ilk dikimi gerçekleştirdi. Toprağa brokoli, karnabahar, lahana, ıspanak ve soğan dikildi. Başkan Eşki, “Kadınların tarımı yaparak öğrenecekleri ve kendi ürettikleri sağlıklı gıdayla beslenecekleri bir kent hedefliyoruz” dedi.
Eşki: “Hasadı da birlikte yapacağız”
Seçim döneminde söz verdiği projelerden birini daha hayata geçirmiş olmanın mutluluğunu yaşadığını söyleyen Eşki, “Bu bostanda yetiştirilen ürünler sosyal yardım projeleri kapsamında ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaştırılacak. Hep birlikte nasıl ekime başladıysak hasadı da birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı.
Mahalle muhtarından teşekkür
Kemalpaşa Mahallesi Muhtarı Mustafa Karadeniz de Pınarbaşı’nda böyle bir projeyi hayata geçiren Bornova Belediyesi’ne ve Başkan Ömer Eşki’ye teşekkür ederek, “İnşallah bu projeyle güzel işlere imza atılmaya devam edilecek” diye konuştu.
Kadınlar projeden memnun
Proje kapsamında ilk fidanlarını diken kadınlar da duydukları memnuniyeti dile getirerek, böylesine anlamlı bir projede yer almanın kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti ve Başkan Eşki’ye teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, dünyada coğrafi işaretli ürünlerin ekonomik değerinin 200 milyar dolar düzeyinde olduğunu belirterek, “Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX 12 yıl önce başladığında 109 olan coğrafi işaretli ürün sayısı, 1632’ye ulaştı. 588 yöresel ürünün de tescili bekleniyor. Avrupa Birliği’nde tescillenen yöresel ürün sayımız 27 oldu. Türkiye’de 3 bin 500 coğrafi işaret alabilecek yöresel ürün tespit etmiştik. Bu ürünlerin yaklaşık yarısının coğrafi tescilini yaptık” dedi.
ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle yerel ve yöresel ürünlere sahip çıkmak, kaybolmaya yüz tutan ürünleri gün yüzüne çıkarıp ekonomiye kazandırmak için Yöresel Ürünler Projesi’ni hayata geçirip, 12 yıldır da Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i düzenlediklerini anlattı. Yöresel ürünlerin ekonomiye faydasına dikkati çeken Çandır, dünyada coğrafi işaretli ürünlerin ekonomik değerinin 200 milyar dolar düzeyinde olduğunu, Türkiye’nin bu pastadan payını alması gerektiğini vurguladı.
12 YILDA 109’DAN 1632’YE YÜKSELDİ
Yöresel ürünlerin korunması, gelecek nesillere aktarılması, ekonomiye kazandırılmasında coğrafi işaretin önemine değinen Çandır, “YÖREX başladığında 109 olan coğrafi işaretli ürün sayısı 1632’ye ulaştı. 588 yöresel ürünün de tescil için bekleniyor. Coğrafi işaretle ilgili farkındalığı artıran YÖREX’in ardından Avrupa Birliği’nde tescillenen yöresel ürün sayımız 27 oldu. Türkiye’de 3 bin 500 coğrafi işaret alabilecek ürün tespit etmiştik. Şu anda bu ürünlerin yaklaşık yarısının coğrafi tescilini yaptık” dedi.
ÜRETİCİLERLE İŞ BİRLİĞİ
YÖREX’in 14 bin yıllık Anadolu’nun yöresel ürünlerini tekrar ticarete sunmak, üreticilere destek sağlamak amacıyla gerçekleştirildiğine değinen Çandır, “Fuarda yapılan yüz yüze görüşmeler sonrası birçok yerel ürün büyük market zincirlerinin raflarına taşındı, önemli iş bağlantıları sağlandı. Bu yıl da bu konuda önemli iş birlikleri bekliyoruz. YÖREX ile amacımız kırsal ekonomiye can suyu olabilmekti, yerel ekonomiye can suyu olabilmekti bu konuda önemli yol katettik” diye konuştu.
ANADOLU ZENGİNLİĞİ
Çandır, 9-13 Ekim’de bu yıl 13’üncüsünü düzenleyecekleri YÖREX’e 81 il ve KKTC’nin katılımını hedeflediklerini belirtti. YÖREX’te Anadolu’nun zenginliğini yerli, yabancı misafirler, yeme içme sektörü, perakende ve ticaret sitelerine sunacaklarını aktaran Çandır, fuarda oda ve borsalar, belediyeler, kooperatifler, üretici birlikleri ve firmalardan oluşan çok sayıda katılımcının yer alacağını söyledi.
ÜCRETSİZ GİRİŞ
ANFAŞ Fuar Merkezi’nde 10 bin metrekare alanda düzenlenen YÖREX’e herkesi davet eden Çandır, fuara girişin ücretsiz olduğunu vurguladı. Çandır, YÖREX’in 10.00 ile 20.30 saatleri arasında ziyarete açık olduğunu dile getirdi. Çandır, “7’den 70’e herkesi Anadolu şölenine bekliyoruz. Özellikle çocuklarımız YÖREX’e gelerek kültürümüzün zenginliklerini görmeli, tatmalı, yaşamalı. Memleket hasreti çekenleri YÖREX’e davet ediyorum” dedi.
ANNELERE ÇOCUKLARINIZLA GELİN ÇAĞRISI
Çocukların Anadolu’nun ürünleriyle buluşması gerektiğine dikkati çeken Çandır, annelere YÖREX’e çocuklarıyla gelmeleri çağrısında bulundu. Çandır, “Atalarımızdan bizlere emanet, bizlerden ise çocuklarımız ve gençlerimize miras kalacak olan yöresel ürünlerimizi görmek, tatmak ve hissetmek için YÖREX’e davet ediyorum. Özellikle çocuklarımızın YÖREX’i görmesini arzu ediyorum” diye konuştu.
Haber: Tolga YILDIRIM – Kamera: Burak YALMAN/ANTALYA, –
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri’de bir kişi sarrafa girerek, incelediği ziynet eşyasının fotoğrafını çekmek bahanesiyle eline aldı. Bir süre elinde altınla oyalanan şahıs, daha sonra kaçtı. Yapılan ihbarın ardından Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri tarafından yapılan kamera inceleme çalışmalarında; şahsın S.K. (22) olduğu tespit edildi. Ekipler tarafından yapılan araştırmalarda S.K.’nın; ‘hırsızlık’, ‘cinsel saldırı’, ‘genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’ suçlarından kaydı bulunduğu öğrenildi. 77 bin TL değerindeki ziynet eşyasını çalma girişiminde bulunan S.K. düzenlenen operasyonla yakalandı. S.K. hakkında işlem başlatıldı.
Olay anı kamerada
Öte yandan, S.K.’nın ziynet eşyasının fotoğrafını çekmek bahanesiyle eline aldığı ve daha sonra işletmeden koşarak uzaklaştığı anlar anbean güvenlik kamerasına yansıdı – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mayıs ayında çoğunlukla taşlık arazilere ekilen pirinç, eylül ayında düz arazilerde biçerdöverle biçilirken, eğimli arazilerde ise işçiler tarafından orakla toplanıyor.
Türk Patent ve Marka Kurumunca tescillenen Karacadağ pirinci, bölge halkı tarafından büyük rağbet görüyor.
Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Karacadağ eteklerindeki Eskihan Mahallesi’nde düzenlenen hasat törenine katılarak, çiftçilerle birlikte orak kullanıp pirinç saplarını biçti.
Karacadağ’ın mikroklima özelliğine sahip bir bölge olduğunu belirten Şıldak, “Yükseltisi volkanik dağ özelliği ve kıraç arazi yapısıyla aslında tarıma zor koşullarda elverişlilik sağlayan bir yapıda Karacadağ. Ancak burada insanımız bu güzel ürünü, çeltiği keşfetmiş. Yıllardır ekiyor ve az önce bir vatandaşımızın da söylediği gibi çok ekonomik olmasa bile lezzeti, tadı, sağlığa olan faydaları sebebiyle artık burası benimsenmiş. 3 bin 500 dekar alanda ve en çok da Eskihan Mahallemizde yaklaşık 2 bin dekar olduğunu öğrendik.” dedi.
“Bu yıl rekoltemiz 1400 ton civarında olacak”
Rengi, aroması ve tadıyla ayrışan Karacadağ pirincinin hasat döneminin tüm çiftçilere hayırlı olmasını dileyen Şıldak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu yıl rekoltemiz 1400 ton civarında olacak. Tarım Bakanlığımızın destekleriyle arkadaşlarımız büyük bir gayret gösteriyorlar. Bütün tarım ürünlerinin geliştirilmesi konusunda olduğu gibi Karacadağ’daki bu istisnai ürün çeltik konusunda da çalışıyoruz. Şanlıurfa, biliyorsunuz bir tarım cennetidir, adeta tarımın başkenti diyebiliriz, GAP’ın başkenti ve sulama projeleri ile birlikte verimi artmış topraklara sahip. Pirincin de bu iklimde, bu coğrafyada, bu tadıyla lezzetiyle sağlığa olan faydalarıyla geliştirilmesi, ürün miktarının ve verimliliğin artırılması için projeler uygulayacağız. Nitekim 12 tona yakın bir tohum desteği sağlamış İl Tarım Müdürlüğümüz, ben arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. Aynı zamanda vatandaşlarımızın, çiftçilerimizin bir gölet talebi var. Bugün bunu da inceleyeceğiz, ilgili kurumlarımızı görevlendireceğiz. Burada bir çalışma başlatmak istiyoruz. Üretenin, çalışanın her zaman yanındayız. Devletimizin bütün kurumlarıyla kuruluşlarıyla destekleriyle, köylerimizde yenilikçi tarım uygulamalarını çok önemsiyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’nın Çubuk ilçesinde Ankara armudu olarak bilinen kış armudunun hasadına başlandı. En büyük özelliğinin kış aylarında olgunlaşması olan armut, hasat edilmesinin ardından önce üretici depolarında bekletiliyor. Bu depolarda 2-3 ay bekleyerek olgunlaşan Ankara armudu, yumuşayıp tüketime hazır olduğunda ise manavlardaki yerleri alıyor. Tadının yoğun olmasıyla bilinen Ankara armudu, kış aylarında komposto ve tatlı gibi birçok alanda kullanılabiliyor.
Armut Hasadına ilişkin konuşan Kuruçay Köyü Derneği Başkanı Ali Tohumcu, köylerinde yapılan armut hasadına ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. Tohumcu, “Ankara armudunun özellikle İç Anadolu bölgesinde yetişen ve İç Anadolu bölgesinde yoğunluğu Ankara’da olan özellikle Çubuk’ta yetişen armut çeşididir” diye konuştu.
“Bu armut aralık ayına kadar üreticinin depolarında saklanır”
Ankara Armudunun diğer armut türlerine göre çok daha dayanıklı olduğunu sözlerine ekleyen Tohumcu, “Mesela şu an hasat yapıyoruz. Ama bu sene 20 gün önceden hasat yapıyoruz. Biraz erken oldu. Normal şartlarda Ekim ayının ortalarına doğru hasadı başlardı. Bu armut aralık ayına kadar üreticinin depolarında saklanır. Oluşmaya başladıktan sonra tüketiciye sunulur. Armudumuz, sulu aroma değeri yüksek ve kaliteli bir armut çeşididir” açıklamasında bulundu.
“Armut toplandığı anda yenmiyor”
Armudun olgunlaşma süresine ilişkin de konuşan Tohumcu, “Armut toplandığı anda yenmiyor. Armut, özellikle biraz depolarda bekleyecek. Havalar soğuduğunda armut oluşacak ve tüketiciye, pazara sunulacak. Kış armudumuz şu anda dağlık arazideki bahçemizde olduğu gibi buralardan köydeki üreticinin deposuna inecek. Aralık ayına kadar bekleyecek. Aralık ayında sonra olgunlaşma başladıktan sonra armut oluştukça pazara ve tüketiciye sunulacak” şeklinde konuştu.
“Ankara armudunun şeker oranı düşüktür”
Ankara armudunun neden bu kadar ünlü olduğuna da dikkati çeken Tohumcu, “Tamamen iklimsel olarak değerlendirilir. Burada yüksek bir rakım var, Ilıman bir iklim var. Toprağın humuslu olması armudun oluşumuna katkı sağlıyor. Armut, insanların bağırsaklarının temizlenmesinde, kalp sağlığında da Ankara armudunun özellikleri var. Ankara armudunun şeker oranı düşüktür. O yüzden kaliteli bir armuttur” ifadelerini kullandı.
“Ankara armudunun coğrafi işaret belgesinin Çubuk’a kazandırılması gerek”
Tohumcu Çubuk’un şu anda 4 tane coğrafi işaretli ürünü olduğunu belirterek, “Bunlardan bir tanesi Çubuk Turşusu. Dünyaca ünlü. Dünyada 22 ülkeye pazarlanabilen bir marka Çubuk Turşusu. Ardından Çubuk Vişnesi var. Agat Taşı ve Homaça var. Bunlara ilaveten Ankara armudunun da coğrafi işaret belgesinin Çubuk’a kazandırılmasının gerektiğini düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.
“Armut üretiminde bu sene masraflar arttı”
Ankara Armudu üreticisi Orhan Çakır ise bahçesinde yaklaşık 300 armut ağacını bulunduğunu ve bu ağaçlardan 6-7 ton arası armut hasadı beklediğini söyleyerek, “Normalde daha fazla bekliyorduk. Ama iklimden dolayı yarı yarıya belki yarıdan fazla bir düşüş oldu. Kalitede olmadı fazla yağmur yağması sebebiyle fazla ilaç yaptık, masraflar arttı” açıklamasında bulundu.
“Armudun üretilmesine devam edilmesi gerekiyor, dışarı bağımlı olmak da iyi değil”
Ankara armudunun üreticideki fiyatlarına değinen Çakır, “Fiyatlar düştü. Şu anda ben bu armudu 25’e satmam lazım ki tatlı para kazanayım. Seneye devam edeyim. Ama öyle para şu an yok. Pazarlarda ortalama fiyat 15-20 arası konuşuluyor. Bizim işçiliğimiz kendimizden olduğundan iyi kötü karşılıyor. Dışardan olduğu zaman zor. İşçiliğimizi kendimiz karşılayarak devam ediyoruz. Gücümüzün yettiği yere kadar yapmaya devam edeceğiz. Başka işimiz yok zaten. Üretime devam edilmesi gerekiyor. Yoksa durum kötüye gidiyor. Üretmedikten sonra millet ne yiyecek? Hep dışarı bağımlı olmak da iyi değil” ifadelerine yer verdi.
“Eve gittiğiniz zaman hemen çürüyecek bir armut değil”
Kuruçay armudunun tadına herkesin bakması gerektiğini de vurgulayan Çakır, “Diğer şehirlerden gelen halde satılan armutlar gibi değildir bizim armudumuz. Görünüşü biraz ufak ama çok lezzetli, tatlı, sulu ve dayanıklı bir armuttur. Eve gittiğiniz zaman hemen çürüyecek bir armut değil. Evin ısı durumuna göre 1-2 ay hiçbir şey olmadan durur. Biz ayıklama yaptığımız zaman hafif bir çizik olsa dahi biz onu ıskartaya ayırıyoruz. Çizik olmasa bu armut 3 ay hiçbir şey olmadan bekler” dedi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KONYA – Konya’da bayan kuaföründe çalışırken tıraş olup eve gelen erkek kardeşinin tıraşını beğenmeyen genç kız, kardeşini tekrar tıraş ettikten sonra erkek kuaförlüğüne merak sardı. Daha sonra erkek kuaföründe çalışmaya başlayan Şükran Kocabaş’ın ilk önce tedirgin olan müşterileri ise sonrasında alıştı.
Konya’da yaşayan 22 yaşındaki Şükran Kocabaş, bir bayan kuaförünün yanında küçük yaşlarda çırak olarak işe başladı. Şükran Kocabaş saç tıraşı olan ve kuaförden gelen kardeşinin saç kesimini beğenmeyerek kardeşinin saçını düzeltmek için kolları sıvadı. Kocabaş daha sonra erkek kuaförlüğüne merak sardı. Çalıştığı iş yerine yakın bir erkek kuaförü ile görüşen ve işe başlayan Kocabaş’ın 7 ay önce çalışmaya başladığı erkek kuaförüne gelen müşteriler ilk önce şaşırıyor ardından tıraş olmak için tekrar Şükran Kocabaş’ı tercih ediyor.
“Mesleğin bu alanını daha çok sevdim”
Kuaförlüğe erkek kardeşinin saçını keserek başladığını anlatan Şükran Kocabaş, “Bir gün kardeşim eve geldiğinde saçına baktım ve beğenmedim yani bayan kuaförlüğünde de bazen kısa kesim tarzları yapıyorduk, oradan aklımda kaldığı kadar beğenmedim. ‘Otur bakayım, bir de ben deneyeyim’ dedim. Yapmaya başladığım zaman bayan kuaförlüğünden daha çok erkek kuaförlüğünü sevmeye başladım. Bir ben yaptım, iki ben yaptım artık karar verdim dedim ki; ‘benim erkek kuaförü olmam gerekiyor’ elim daha çok yatkın ve mesleğin bu alanını daha çok sevdim. Bu süreç içerisinde Mustafa Ceylan ile tanıştım, sağolsun üzerimde çok emeği var o şekilde ilerledim erkek kuaförlüğünde” dedi.
“Sıkıntıları 2-3 ay içerisinde atlattım”
Erkek kuaförlüğüne ilk başladığı sıralarda tedirginliğinin olduğunu söyleyen Kocabaş, “Biraz tedirginliklerim oldu ilk başlarda. Arada kalmışlığım oldu ama ben de şöyle bir şey vardır aklıma koyduğum her şeyi yapmak gibi ve bunu da aklıma koyduğum için başardım. İlk 2-3 aylık süreç zordu. Müşteri zaman geçtikçe bana alışmaya başladı. Ben alışmaya başladım. Sanki yıllardır yapıyormuş gibi devam etmeye başladım. Sıkıntıları 2-3 ay içerisinde atlattım” şeklinde konuştu.
İş yerine gelen müşterilerin şaşkınlığını anlatan kuaför Şükran Kocabaş, “Üstümde üniformalarımız olmasa çalışan olduğumu bile bazen anlayamıyorlardı. ‘Buyurun hoş geldiniz’ diyorum, gelen müşteri ile genelde öncelikle ben ilgileniyorum. ‘Bayan mı çalışıyor’ deniliyordu, ‘aynen abi buyurun yardımcı olayım’ diye başlıyorduk. Zaten bir dahaki tıraşa beni seçiyorlar” ifadelerini kullandı.
“Sonucu ne olursa olsun iyi veya kötü en azından denedim diyebilirsiniz”
Meslek seçimi yapmak isteyen kişilere ‘hayallerinizin peşinden ilerleyin’ diyen Kocabaş, “Hayallerinizin peşinden koşmaya devam edin. Sonucu ne olursa olsun iyi veya kötü en azından denedim diyebilirsiniz. Bir insanın aklına koyduğu her şeyi başarabileceğine inanıyorum. Hedefim ileride kendi dükkanımı açmak, işletmek ve çok ileri hedeflerim var” dedi.
Şükran Kocabaş’ın ustası Mustafa Ceylan ise, “12 kişi ekip arkadaşımız var. Bunların içerisinde 2’si bayan. Bayanlarımızı işe aldık, mesleği öğrettik. Kısa bir süre içerisinde 7-8 aylık bir sürede bayan arkadaşlarımıza elimizden geldiği kadar destek verdik. Mesleklerini ellerine aldılar” diye konuştu.
Şükran Kocabaş’a tıraş olmaya gelen Emre Tepe, “İlk başta tedirgin olmuştum Şükran hanımdan, Rümeysa hanımdan. Tedirgin olduk ama şimdi onlara tıraş oluyoruz” ifadelerini kullandı.
Tıraş olmaya gelen Enes Tutar ise, “Kuaförü zaten buradan tanıyorduk. Konsept de biraz farklı, Konya’da alışmadığımız, bayan arkadaşların da burada desteğiyle beraber farklı bir konsept oluşturmuşlar” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükkarıştıran Beldesinde bir fabrikanın bahçesindeki su kuyusundan köpek sesi geldiğini fark eden fabrika çalışanları durumu yetkililere bildirdi.
İhbar üzerine olay yerine AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Ekiplerin çalışması sonucu kurtarılan köpek, serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Küresel çapta artan gerilimler, "3. Dünya Savaşı çıkar mı?" sorusunu yeniden gündeme getirirken, Türkiye’nin bu olası senaryodaki rolü de merak konusu. NATO üyesi olan Türkiye, jeopolitik konumu nedeniyle savaş durumunda kilit bir aktör haline gelebilir. Orta Doğu, Avrupa ve Asya'nın kesişim noktasında yer alan Türkiye, hem Batı ittifakıyla olan bağlarını hem de Rusya ve Çin gibi doğulu güçlerle geliştirdiği ilişkilerini dikkatli bir denge politikasıyla yürütüyor.
Olası bir savaşta Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’nın güçlü siyasi tecrübesi ve öngörü kabiliyeti önderliğinde Dışişleri bakanı Hakan Fidan’ın da etkin diplomatik gücünü kullanarak arabuluculuk rolü üstlenebilir ya da ittifak yükümlülükleri doğrultusunda askeri operasyonlara dahil olabilir. Bununla birlikte, Türkiye'nin enerji koridorları üzerindeki stratejik önemi, savaşın ekonomik boyutunda da önemli bir etken haline gelecektir. Türkiye’nin, krizi engelleme yönündeki girişimleri ve bölgesel dengeyi sağlama çabaları, küresel barış için kritik olabilir.
]]>Avrupa Kalitesi ve Güvenilirliği
TradeSmart, Avrupa finansal kurallarına tamamen uygundur. Bu düzenlemeler şirketin güvenilirliğini ve açıklığını garanti eder. Avrupa Birliği standartlarına dayalı titiz denetimler, yatırımcı fonlarının güvenliğini ve işlem operasyonlarının güvenilirliğini korur. TradeSmart'ın temel odak noktalarından biri, tüketicilerine risksiz bir yatırım ortamı sağlamaktır.

Türkiye Pazarında Yerel Hizmet
TradeSmart, Türkiye pazarındaki yatırımcıların taleplerini karşılamak için Türkçe dil desteği ve yerel müşteri hizmeti sunarak daha kişiselleştirilmiş bir deneyim sağlar. Türk yatırımcılar, işlemlerini Türkçe olarak gerçekleştirirlerse yatırım platformuna uyum sağlamayı daha kolay bulacaklardır.
2023 Güvenilirlik Ödülü
TradeSmart, Avrupa'nın en güvenilir yatırım şirketlerine verilen "En Güvenilir Yatırım Şirketi" unvanını 2023'te alarak güvenilirlik konusundaki itibarını pekiştirdi. Bu ödül, TradeSmart'ın yatırımcılarına şeffaf ve güvenilir hizmet sunma konusundaki kararlılığını göstermektedir.
TradeSmart, Türk yatırımcılar için trade smart yatırım Avrupa standartlarındaki güvenilirliği yerel hizmetlerle birleştirerek finans sektöründe güvenilir bir seçenek sunmaktadır. 2017'den beri faaliyette olan ve 2023'te tanınan TradeSmart, yatırımcıların finansal hedeflerine güvenle ulaşmalarını sağlar.
TradeSmart hakkında daha fazla bilgi edinmek ve güvenilir bir yatırım platformuna katılmak için trade smart güvenilir web sitesini ziyaret edin.
]]>Klasik tüm film sitelerini unutun. Çünkü Maxfilmizle sitesi film sektöründe yeni bir sayfa açtı ve standart tüm kalıpların ötesinde mükemmel bir film deneyimi sunuyor. En yeni filmleri kesintisiz ve hızlı bir şekilde izleyebileceğiniz Maxfilmizle, tüm bu hizmetlerini ücretsiz olarak sunuyor.

Full HD Film İzle konulu tüm filmler, farklı kaynaklardan yayınlandığı için yasal sorumluluk filmlerin yayınlandığı sitelere aittir Sitedeki tüm filmler en hızlı sunuculardan paylaşılıyor ve diğer film sitelerinde karşınıza çıkan reklamları bu sitede göremezsiniz. Maxfilmizle ile mükemmel bir film şölenine hazır mısın?
4k Film İzle bölümünde, en son çıkan Türk filmlerini izleyebilir, yabancı film izle kategorisinde ise bir birinden heyecanlı yeni filmlere göz atabilirsiniz. Binlerce yerli ve yabancı filmlerin yer aldığı sitede, 2024 vizyon filmleri de yer almaktadır. Henüz sinemada yeni gösterime filmleri bile Maxfilmizle sitesinde hemen izleyebilirsiniz. Üye olmanıza gerek kalmadan tüm filmleri izleme şansına sahipsiniz. Üstelik arama bölümünde, binlerce ücretsiz film arasından aradığınız filmlere hemen ulaşabilirsiniz.
]]>Minecraft APK, oyunun Android cihazlar için özel olarak hazırlanmış versiyonudur. Google Play Store gibi resmi mağazalardan ücretli olarak indirilebilmesine rağmen, pek çok kullanıcı Minecraft apk indir seçeneğine başvurarak oyunu alternatif kaynaklardan ücretsiz bir şekilde edinmek istemektedir. Bu yöntemle oyunun tüm özelliklerinden faydalanabilir ve mobil cihazınızda eksiksiz bir Minecraft deneyimi yaşayabilirsiniz.
Minecraft, sürekli güncellemeler alarak oyunculara yeni içerikler sunuyor. Son sürümlerle gelen yenilikler, oyunculara daha fazla macera ve keşif imkanı tanıyor. Minecraft APK son sürüm ile yeni biyomlar, yaratıklar ve eşyalar oyuna ekleniyor. Bu da oyunculara, her yeni sürümde daha farklı ve heyecan verici bir deneyim sunuyor. Özellikle Minecraft 1.20 APK indir seçeneğiyle, son güncellemeleri mobil cihazınıza indirip oynayabilirsiniz. Bu sürümde yer alan yenilikler arasında oyuna eklenen yeni bloklar ve yaratıklar, hayatta kalma modunda yapılan dengelemeler gibi detaylar bulunuyor. Ayrıca, performans iyileştirmeleri ve bug düzeltmeleri sayesinde daha akıcı bir oyun deneyimi sunuluyor.
Minecraft’ın yeni sürümleri popüler olsa da, eski sürümler hala birçok oyuncu tarafından tercih ediliyor. Örneğin, Minecraft 1.7 10 indir APK seçeneği, nostalji yaşamak isteyen oyuncular için mükemmel bir fırsattır. Bu sürüm, oyunun daha basit ve eski versiyonlarını seven oyuncular için ideal bir tercihtir. Aynı şekilde, Minecraft 1.17.0.1 APK indir de popüler bir seçenektir. Bu sürüm, oyunun orta sürümlerine ait olup, yeni biyomlar ve yaratıklar ile oyuna daha fazla çeşitlilik katmaktadır. Eğer oyun sırasında daha eski mekaniklerden keyif alıyorsanız, bu sürümleri de tercih edebilirsiniz.
Minecraft indir APK seçeneği için güvenilir kaynakları tercih etmek son derece önemlidir. Güvenli olmayan kaynaklardan indirilen APK dosyaları, cihazınıza zarar verebilir veya kişisel bilgilerinizi tehlikeye atabilir. Bu yüzden, oyunu indirirken dikkatli olmanız ve güvendiğiniz sitelerden APK dosyasını indirmeniz önerilir. Minecraft son sürüm APK indir işlemi için oyun severlerin sıkça tercih ettiği sitelerden biri olan hilelipc.com adresi, bu konuda size güvenli ve hızlı bir alternatif sunmaktadır.
Minecraft’ın 1.18 sürümü, büyük bir güncelleme ile birlikte geldi. Minecraft 1.18 APK indir seçeneği ile bu yeniliklerden yararlanabilirsiniz. 1.18 sürümü, oyunun mağara ve dağ biyomları üzerine büyük yenilikler getiriyor. Artık daha derin mağaralara girebilir, yüksek dağların zirvesine çıkabilirsiniz. Ayrıca, yeni yaratıklar ve bitki örtüsü oyunun bu sürümünde yer alıyor. Bu sürümle birlikte, oyunun hem estetik hem de oynanış dinamikleri değişmiş durumda. Dağların ve mağaraların daha gerçekçi olması, oyunculara daha farklı stratejiler geliştirme imkanı tanıyor. Özellikle hayatta kalma modu oyuncuları için 1.18 sürümü, keşif yapmayı ve kaynak toplamayı daha zorlu hale getiriyor.
APK dosyası kullanarak Minecraft indirmenin pek çok avantajı vardır. Öncelikle, oyunu Google Play Store’dan indirip ücret ödemek istemeyen oyuncular için Minecraft APK indir son sürüm seçeneği cazip hale gelmektedir. Ayrıca, resmi mağazada yer almayan eski sürümleri de APK dosyaları sayesinde cihazınıza yükleyebilirsiniz. Bazı oyuncular, modlar ve özel ayarlamalar yapmak için APK dosyalarını tercih etmektedir. APK sürümleri, oyunun modifiye edilmiş versiyonlarını da indirebilmenize imkan tanır. Bu sayede, oyun deneyiminizi daha kişisel ve eğlenceli hale getirebilirsiniz.
Sonuç olarak, Minecraft Apk seçenekleriyle oyunu mobil cihazınıza indirip oynamak oldukça kolay ve eğlenceli bir yoldur. Minecraft APK son sürüm indir seçenekleriyle oyunun en güncel versiyonlarına sahip olabilir, eski sürümlerle nostalji yaşayabilir ya da yeni gelen güncellemelerle farklı dünyalar keşfedebilirsiniz. Güvenilir kaynaklardan APK dosyalarını indirmeniz gerektiğini unutmadan, hemen mobil cihazınızda Minecraft dünyasına adım atabilirsiniz. Eğer Minecraft APK ile ilgili daha fazla bilgi edinmek veya güvenilir bir kaynaktan indirme yapmak isterseniz, hilelipc.com gibi güvenilir siteleri ziyaret edebilirsiniz.
Bütün Minecraft Apk'lar için: https://www.hilelipc.com/tag/minecraft-apk-indir/
]]>Prizren’in tarihi Lumbardhi Sineması’ndaki törene, Türkiye’nin Priştine Büyükelçisi Sabri Tunç Angılı, Prizren Başkonsolosu Celal Doğan, Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Fikrim Damka, KDTP Milletvekili Fidan Brina Jılta, Uluslararası Sanatla Uyanmak Festivali Direktörü Ethem Baymak, ülkedeki Türk kurumlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.
Protokol konuşmalarıyla başlayan tören kapsamında Yazar Ayşe Kulin’e yılın sanatçısı ödülü verildi.
Törende ayrıca AnkaraMüzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Türk Dünyası Müzikleri Topluluğu tarafından “Altaylar’dan Balkanlar’a” adlı konser verildi. Konserde Prizrenli müzikseverler söylenen şarkılara eşlik ederek eğlendi.
Öte yandan, festival kapsamında, Yazar Kulin ve gazeteci, yazar, belgesel yönetmeni Nebil Özgentürk ile söyleşi ve imza günü yapıldı. Ayrıca Prizren’e birçok ülkeden gelen ressamların festival kapsamında hazırladığı tablolarından oluşan sergi açıldı.
17 Eylül’de başlayan ve yarın sona erecek festival kapsamında, atölye çalışmaları, kişisel ve karma sergiler, belgesel gösterimleri, panel ve konserler düzenlendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘BEYPAZARI BELEDİYE BAŞKANI KASAP: KİŞİSEL BİR OLAYI, SİYASİ MALZEME YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR’
Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, dün gece belediye personeli Kamil Kasap ile Serkan Damak ve beraberindeki Murat Köksal arasında yaşanan kavga hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Başkan Kasap, “20 Eylül 2024 tarihinde saat 23.00-23.30 sularında, Beypazarı Belediyesi personellerinden Kamil Kasap’ın da aralarında bulunduğu bir grup arasında çıkan kavga ile ilgili sosyal medya hesapları üzerinden farklı yorumlar yapılmaktadır. Olay sırasında Kamil Kasap da saldırıya uğramış ve kendisi de yaralıdır. Olayın kişisel bir husumetten kaynaklandığı ve kamuoyuna yanlış aktarıldığı, ilk olarak 3 kişinin belediye personeline saldırdığı, piyasadaki videoda boğuşma esnasında yaralanmaların gerçekleştiğinin göründüğü, Kamil Kasap’ın ağır şekilde darp edildiği görülmektedir. Personelimizin yaptığı kişisel olayı, siyasi malzeme yapmaya çalışıyorlar” dedi.
Muammer DAŞDELEN/BEYPAZARI (Ankara),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sağlık sorunları beklenmedik anlarda ortaya çıkabilir ve ilaç ihtiyaçları her zaman mesai saatlerine denk gelmez. Bu gibi durumlarda nöbetçi eczaneler, acil ilaç ihtiyaçlarını karşılamak için hizmet verir. Bursa nöbetçi eczane sistemi, şehir genelinde belirli eczanelerin mesai saatleri dışında açık kalarak vatandaşlara 7/24 hizmet sunmasını sağlar. Bursa’da ikamet edenler ya da ziyarette bulunanlar, farklı bölgelerdeki nöbetçi eczaneleri kolayca bulabilirler. Özellikle internet üzerinden Bursa nöbetçi eczane bilgilerine erişmek, ihtiyacınız olan ilaçları zamanında almanızı sağlayacaktır.
Bursa’da nöbetçi eczaneler, her gün rotasyonla belirlenir ve bu eczaneler gece boyunca ve resmi tatillerde hizmet verir. Bursa’nın çeşitli ilçelerinde, nöbetçi eczaneler halkın ilaç ihtiyaçlarına hızlı bir şekilde cevap verir. Nöbetçi eczaneler, özellikle büyük ilçelerde yoğun olarak dağıtılmıştır. Bursa Yıldırım nöbetçi eczane, Bursa Osmangazi nöbetçi eczane, Bursa Nilüfer nöbetçi eczane gibi merkez ilçelerde ve Bursa Yenişehir nöbetçi eczane, Bursa Mustafakemalpaşa nöbetçi eczane gibi ilçelerde sürekli bir nöbetçi eczane bulunur.
Nöbetçi eczane Bursa genelinde, belirli merkezlerde ve semtlerde yer alır. Bu eczanelere ulaşmanın en kolay yolu, internet üzerinden sorgulama yapmaktır. Örneğin, Bursa Eczaneleri gibi web siteleri, bulunduğunuz bölgeye en yakın nöbetçi eczaneyi kolayca bulmanızı sağlar. Bu siteler, eczanenin adresini, telefon numarasını ve harita konumunu sunarak hızlı erişim sağlar. Ayrıca, nöbetçi eczane Bursa Osmangazi, nöbetçi eczane Bursa Yıldırım gibi ilçelerde nöbetçi eczaneleri bulmak oldukça kolaydır.
Bursa geniş bir şehir olduğu için, her ilçede nöbetçi eczane bulmak mümkündür. İşte Bursa’nın bazı önemli ilçelerinde hizmet veren nöbetçi eczaneler:
Yıldırım ilçesi, Bursa’nın en kalabalık ve yoğun bölgelerinden biridir. Nöbetçi eczane Bursa Yıldırım bölgesinde her gece bir eczane nöbet tutar ve ilaca ihtiyacı olan vatandaşlara hizmet verir.
Bursa’nın merkez ilçelerinden biri olan Osmangazi, nöbetçi eczanelerin yoğun olarak bulunduğu bir bölgedir. Bursa Osmangazi nöbetçi eczane arayanlar, internet üzerinden kolayca bu bölgedeki eczanelere ulaşabilir.
Nilüfer ilçesi, Bursa’nın hızla gelişen bölgelerinden biridir. Bursa Nilüfer nöbetçi eczane listesine Bursa Eczaneleri sitesi üzerinden erişebilir, ilaca ulaşım sağlayabilirsiniz.
Gürsu bölgesinde de nöbetçi eczane hizmeti kesintisiz devam eder. Bursa Gürsu nöbetçi eczane ihtiyaçları için gece boyu açık olan eczanelerden destek alabilirsiniz.
Kestel, Bursa’nın önemli ilçelerinden biridir. Bursa Kestel nöbetçi eczane arayanlar, eczanelerin güncel listelerine internet üzerinden ulaşabilirler.
Demirtaş bölgesinde de nöbetçi eczane hizmeti mevcuttur. Bursa Demirtaş nöbetçi eczane seçenekleri için online platformlardan yardım alabilirsiniz.
Yenişehir, Bursa’nın daha dış bölgelerinde yer almasına rağmen, burada da nöbetçi eczaneler gece boyu hizmet vermeye devam eder. Bursa Yenişehir nöbetçi eczane listesine hızlıca ulaşabilirsiniz.
Mustafakemalpaşa, Bursa’nın büyük ilçelerinden biridir ve burada da düzenli olarak nöbetçi eczaneler bulunur. Bursa Mustafakemalpaşa nöbetçi eczane listesi düzenli olarak güncellenir.
Bursa’da yaşayanlar ve şehri ziyaret edenler için Bursa’da nöbetçi eczane bulmak oldukça kolaydır. Bu sistem sayesinde:
Bursa’da nöbetçi eczanelere hızlıca ulaşmak için birkaç platformdan yararlanabilirsiniz. Özellikle Bursa Eczaneleri, bölge bazlı nöbetçi eczanelerin listesine erişmenizi sağlar. Harita üzerinden kolayca yön tarifi alabilir, eczanenin telefon numarasıyla iletişime geçebilirsiniz. Bursa’da nöbetçi eczaneler, gece saatlerinde ya da tatil günlerinde acil ilaç ihtiyaçlarınızı karşılamak için her zaman hizmetinizdedir. Bursa Yıldırım nöbetçi eczane, Bursa Osmangazi nöbetçi eczane gibi bölgelerde hizmet veren eczanelere internet üzerinden hızlıca ulaşabilirsiniz. İhtiyacınız olan tüm bilgilere Bursa Eczaneleri gibi sitelerden erişebilir, kesintisiz sağlık hizmetlerinden yararlanabilirsiniz.
]]>DİA ERP: Türkiye'nin en gelişmiş bulut tabanlı ERP çözümlerinden biri olan DİA, tamamen çevrimiçi olarak çalışır ve kullanıcılarına uçtan uca çözümler sunar. Bayi ve iş ortakları aracılığıyla sunulan bu yazılım, özellikle esnek ve kullanıcı dostu yapısıyla dikkat çekmektedir.
Logo ERP: Türkiye'nin önde gelen yazılım firmalarından biri olan Logo tarafından geliştirilen bu ERP sistemi, finans, satış, satın alma ve stok yönetimi gibi modüllerle geniş bir kullanım yelpazesi sunar. Birçok sektörde aktif olarak kullanılan bu yazılım, işletmelere operasyonel süreçlerinde bütünleşik bir yapı sağlar.
Nebim Winner ERP: Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler) için ideal bir çözüm olan Nebim Winner, muhasebe, satış, stok yönetimi ve üretim gibi alanlarda kapsamlı çözümler sunar. Kolay kullanımı ve esneklik sağlayan yapısıyla, işletmelerin tercihi olmuştur.
SAP Business One: Küresel bir marka olan SAP’nin bu ürünü, küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik geliştirilmiş bir ERP sistemidir. Muhasebe, finans, satış ve envanter yönetimi gibi modüllerle donatılmış olan bu çözüm, uluslararası standartlara uygun yapısıyla dikkat çekmektedir.
Microsoft Dynamics 365: Microsoft tarafından sunulan bu ERP çözümü, bulut tabanlı yapısı ve geniş işlev yelpazesiyle öne çıkar. Finansal yönetim, satış ve müşteri ilişkileri yönetimi gibi modülleriyle işletmelere kapsamlı çözümler sunar.
Logo Tiger Plus: Logo’nun üretim sektörüne özel olarak geliştirdiği Tiger Plus, üretim planlama, maliyet hesaplama ve stok yönetimi gibi modülleriyle üretim süreçlerinde verimliliği artıran bir çözümdür.
Bu programlar, Türkiye'deki işletmelerin gereksinimlerine göre farklı çözümler sunarak, iş süreçlerini daha etkin bir şekilde yönetmelerine yardımcı olmaktadır. İşletmeler, büyüklükleri ve sektörlerine göre bu yazılımlar arasından kendilerine en uygun olanını seçerek operasyonlarını dijital dünyaya entegre edebilirler.
Türkiye’nin Sorunu Ekonomi Değil, Ahlak
Nasuh Istanbuli, Türkiye’de ekonomik sorunlardan ziyade ahlak eksikliğinin toplumun en büyük sorunu olduğunu vurguladı. “Eğer herkes üzerine düşeni yaparsa, insanlık bizi örnek alacaktır,” diyerek, toplumsal dayanışmanın ve ahlaki değerlerin önemine dikkat çekti. Istanbuli, iş dünyasında ve sosyal hayatta ahlaki sorumluluk bilinciyle hareket etmenin, toplumun genel refahını ve huzurunu artıracağını ifade etti.
“Herkese Yetecek Kadar Sevgimiz Var”
Nasuh Istanbuli, sıklıkla tekrarladığı meşhur sözünü yineleyerek, “Herkese yetecek kadar sevgimiz var,” dedi. Toplumun sevgi ve saygı çerçevesinde bir araya gelmesi gerektiğini vurgulayan Istanbuli, kötülüklerin bu şekilde önlenebileceğini ve insanların insanca yaşayabileceğini söyledi. Sevgi ve saygının, her türlü kötülüğün ve anlaşmazlığın üstesinden gelmenin en önemli yolu olduğunu belirtti.
Kuzey Rüzgarına Tükürmek
Istanbuli, iş dünyasında kolay yoldan kazanmayı bekleyenlere de önemli bir mesaj verdi: “Yorulmadan, çapalamadan kazanmayı beklemek kuzey rüzgarına tükürmek demektir.” Bu güçlü metaforuyla Istanbuli, çalışmadan, emek vermeden başarı elde etmenin imkansız olduğunu ifade etti. Gerçek başarı ve kazanımların sabır, azim ve sıkı çalışma ile geleceğini hatırlatarak, genç girişimcilere ve iş insanlarına yol gösterdi.
Nasuh Istanbuli, öncülüğünde yürütülen projeler ve iş dünyasına kattığı yenilikçi yaklaşımlarla, hem Türkiye’de hem de uluslararası arenada insanlara ilham vermeye ve geleceğin inşasına katkıda bulunmaya devam ediyor.
Nasuh İstanbuli Resmi Instagram Hesabı: https://www.instagram.com/nasuhistanbuli
]]>
Farklı mutfaklardan lezzetleri deneyerek romantik bir akşam yemeği organize edebilirsiniz. Kadıköy'ün sokak pazarları ve çarşıları, renkli ve canlı bir atmosfer sunar. Birlikte alışveriş yapabilir, el yapımı ürünleri keşfedebilirsiniz. Bowling, bilardo veya mini golf gibi eğlenceli aktivitelerle bir araya gelerek hem eğlenip hem de birbirinizi daha yakından tanıyabilirsiniz. Kadıköy'ün sunduğu bu çeşitli olanaklar, aşkı bulma sürecini keyifli ve unutulmaz kılabilir. İlçenin enerjisi ve romantik atmosferi, sizin ve sevdiklerinizin ilişkisine özel anılar eklemek için mükemmel bir zemin sunmaktadır. Escort Bayan Sitelerini Kullanmak: Kadıköy'de aşkı bulma konusunda modern bir yaklaşım, çeşitli arkadaşlık sitelerini kullanmaktır. Bu platformlar, Kadıköy'de yaşayan ve benzer ilgi alanlarına sahip kişilerle tanışmanızı sağlar. Profil oluşturarak ve ilgi çekici kişilerle iletişime geçerek potansiyel bir partnerle tanışabilirsiniz. Bu siteler, yoğun yaşam temposu içinde aşkı bulmak isteyenlere pratik bir çözüm sunar. Etkinliklere Katılmak:Kadıköy, farklı ilgi alanlarına hitap eden birçok etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır. Sanat sergileri, konserler, spor etkinlikleri ve diğer sosyal aktivitelerle dolu bu etkinliklere katılarak hem keyifli vakit geçirebilir hem de benzer ilgi alanlarına sahip potansiyel partnerlerle tanışabilirsiniz. Ortak hobiler ve etkinliklere olan ilgi, ilişkinizi güçlendirecek önemli bir bağ kurmanıza yardımcı olabilir. Arkadaşlarınızdan ve Aile Üyelerinizden Yardım İstemek Yakın çevrenizde bulunan arkadaşlarınız ve aile üyeleriniz, sizi iyi tanıyan kişilerdir.
Onlara aşk arayışınızı açmak ve sizin için uygun olabilecek kişiler konusunda tavsiye istemek, potansiyel bir ilişki için kapıları aralayabilir. Onların gözünden, sizinle uyumlu birini tanımanız daha olasıdır ve bu da ilişkinizin sağlam temeller üzerine oturmasına yardımcı olabilir. Bostancı escort siteleri ile aşkı bulma sürecinde, çeşitli yöntemleri denemek ve farklı ortamlarda aktif olmak, şansınızı artırabilir. Modern teknolojinin sunduğu imkanları kullanmak, sosyal etkinliklere katılmak ve çevrenizden yardım almak, ilişki arayışınızı destekleyen stratejiler olabilir. Kadıköy'de aşkı bulmanın harika bir yolu, Kadıköy arkadaşlık sitelerini kullanmaktır. Bu siteler, bireylerin ilgi alanları ve değerleri doğrultusunda uyumlu kişilerle tanışmasına olanak tanır. Ancak, doğru siteyi seçerken dikkate almanız gereken bazı önemli faktörler bulunmaktadır. Birincisi, siteye üye olan kişilerin sayısıdır. Geniş bir üye kitlesi, size daha fazla seçenek sunabilir ve potansiyel partnerlerle tanışma olasılığınızı artırabilir. Bu nedenle, Kadıköy arkadaşlık siteleri arasında popüler ve aktif bir üye tabanına sahip olanları tercih etmek önemlidir. kartal escort kızları ile de kadıköy barlar sokağında keyifli vakitler geçirdikten sonra, evi olan kartal escort bayanlar ile kendi ev konforunuzu yaşayacağınız yerlerde seks ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.İkinci olarak, sitenin özelliklerine dikkat etmek gereklidir. Bir arkadaşlık sitesi, kullanıcıların iletişim kurmasını sağlayan etkili özelliklere sahip olmalıdır.
Profil oluşturma, resim paylaşma, mesajlaşma ve hatta video sohbet gibi özellikler, kişiler arası etkileşimi artırabilir. Bu özellikler, tanıştığınız kişilerle daha derin ve anlamlı bağlantılar kurmanıza yardımcı olabilir. Sitenin güvenliği büyük bir öneme sahiptir. Kişisel bilgilerinizin korunması, çevrimiçi platformlarda kullanıcı güvenliğinin temel bir unsuru olmalıdır. Güvenilir ve güvenli bir arkadaşlık sitesi, kullanıcı bilgilerini gizli tutmak ve kötü niyetli kullanımı engellemek için gerekli önlemleri almalıdır. Kadıköy arkadaşlık sitelerini seçerken, bu faktörleri göz önünde bulundurmak, aşk arayışınızı daha etkili ve güvenli hale getirebilir. Doğru siteyi seçmek, uyumlu bir partnerle tanışma ve ilişkinizi geliştirme konusunda önemli bir adım olabilir. Pendik escort sitesi kullanarak aşkı bulmak için yapabileceğiniz bazı şeyler şunlardır: Profil oluştururken net ve açık olun. İlgi alanlarınızı, değerlerinizi ve aradığınız ilişkiyi anlatan bir profil oluşturarak kendinizi tanıtın. Aktif bir üye olun. Arkadaşlık sitesini düzenli olarak ziyaret edin, diğer üyelerle iletişim kurun ve yeni kişilerle tanışmak için çeşitli fırsatları değerlendirin. Aşk arayışında sabırlı olun. Her ilişki zaman alabilir, bu nedenle doğru kişiyi bulana kadar sabırlı olun ve önemli olanı kaçırmamak için dikkatli bir tutum sergileyin. pendik escort, aşkı bulmak için mükemmel bir ortam sunan bir yerdir. İlgi alanlarınıza ve değerlerinize uygun kişilerle tanışma şansınız, ilçenin çeşitli atmosferleri, kafeleri, sanat galerileri ve etkinlikleri sayesinde oldukça yüksektir. Kadıköy'ün dinamik ve kozmopolit yapısı, romantik bir ilişki için uygun bir zemin oluşturur. Bu güzel ilçede, özel birini bulma yolculuğunuz, sadece çevreyi keşfetmekle kalmaz, aynı zamanda benzer ilgi alanlarına sahip insanlarla tanışarak da zenginleşir.
Kurtköy 'de aşkı bulmanıza yardımcı olabilecek bazı ipuçları:
Kurtköy, sunduğu farklı ilgi alanlarına hitap eden birçok mekan ve aktivite ile aşkı bulmak için ideal bir ortam sunmaktadır. İlçenin çeşitli yerlerini keşfetmek, sadece yeni yerler keşfetmekle kalmaz, aynı zamanda farklı insanlarla tanışma fırsatı da yaratır. Kurtköy'ün sokaklarındaki kafeler, sanat galerileri, tarihi mekanlar ve sahil bölgeleri, romantik buluşmalar için uygun atmosferler sunar. Açık olmak, yeni insanlarla tanışma sürecinde önemli bir faktördür. Kendinizi çevrenize açmak ve karşınızdaki kişilere samimi bir şekilde yaklaşmak, iletişimi güçlendirir ve potansiyel bir ilişkinin temellerini sağlamlaştırabilir. Kurtköy'ün dinamik atmosferinde, insanlar genellikle samimi ve sıcakkanlıdır, bu nedenle açık iletişim kurmak ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayabilir. İlgi alanlarınıza uygun etkinliklere katılmak da aşkı bulma konusunda etkili bir yöntemdir. kurtköy escort, sanat etkinlikleri, konserler, spor aktiviteleri ve diğer pek çok sosyal etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır. Bu etkinliklere katılarak, ortak ilgi alanlarına sahip kişilerle tanışabilir ve ortak paydada buluşma şansını artırabilirsiniz. Aşk arayışında sabırlı ve cesur olmak da önemlidir. Her buluşma veya tanışma fırsatı, potansiyel bir ilişkinin başlangıcı olabilir. Kadıköy'ün enerjisiyle, açık zihinli ve cesur bir tutumla doğru kişiyi bulma olasılığını artırabilir ve bu özel anı kaçırmamak için gereken adımları atabilirsiniz.
]]>Özellikle Anadolu Yakası’nda flört edecek birini arayanlar filtre bölümüne bu konumu yazarak, buradaki kullanıcılarla görüşme sağlayabilir. Bu sitelere üye olurken yasal bilgi verme zorunluluğu yoktur. Bundan dolayı ziyaretçiler, diledikleri ilişki türünü rahatlıkla dile getirebilir, kendilerini ifade edebilir ve çeşitli adaylarla görüşme sağlayabilirler. bayan escort kızlar için geçen uzun zaman ve buna rağmen aranılan kişinin bir türlü bulunamaması gibi sorunları herkes yaşar. Ancak escort bayan sitesi sayesinde üyeliğin ilk anından itibaren sizinle görüşme ve buluşma sağlayabilecek kişilerle karşılaşabilirsiniz. Geleneksel flört yöntemlerini geride bırakan ve insanların birbirleriyle olan ilişkisine sınır koymayan çeşitli flört siteleri bulunur. Bu siteler aracılığı ile hayal ettiğiniz kişiyle tanışmanız an meselesidir. Üyelik aşamasında aradığınız partnerde olmasını istediğiniz özellikleri, kriterlerinizi ve aradığınız ilişki türünü belirtebilirsiniz.
Böylelikle karşınıza sadece istediğiniz türden insanlar çıkacaktır. Anadolu Yakası Escort sitesi kullanıcısı olan ve sizin arzularınıza cevap verebilecek, sizinle aynı istekleri olan potansiyel partnerler, kendilerini oldukça şanslı sayabilirler. Nitekim günümüzde insanların asıl duygularını izah etmesi oldukça zordur. Toplumsal dışlanma veya tepki alma korkusu ile zevklerini dile getiremeyenlerin tercihi kurtköy escort siteleridir. Bu sitelerden ataşehir escort bayan edinmek oldukça kolaydır ve zamanınızı boşuna harcamazsınız. Bu platformlar içerisinde bulunan üyeler ne istediğini bilen ve bunu dile getiren kişilerdir. Bundan dolayı karşılıklı olarak beklenilen ilişki de açıkça ortaya konulmuş olur. Böylelikle ilişki sırasında sorun yaşanmaz. Anadolu Yakası partner arayanlar, tek bir bölgede değil, Türkiye’nin her yerinden flört bulabilirler. İnternet bağlantısı olan bölgelerden erişim sağlanabilen siteler olduklarından dolayı, bilmediğiniz ve size uzak gelen bölgedeki insanlarla arkadaşlık kurma ihtimaliniz de bulunur. Bu durum aslında avantajlıdır. Çünkü belki de aradığınız partner sizden uzakta bir yerlerde sizinle aynı şekilde arayış içinde olup, bu platformlar üzerinden tanışma imkanınız bulunur. ümraniye escort siteleri, kitlesi her geçen gün artan bir popülerliğe sahiptir.
Modern dünyanın değişen ilişki anlayışı sayesinde bu tür sitelerden flört edinmek artık yadırganmamaktadır. Eskiye nazaran daha çok kullanıcısı bulunduğundan dolayı, flört havuzu da bir hayli genişlemektedir. pendik escort sitesi olarak yapılan aramalarda çıkan siteler, sizin aşka olan yolculuğunuza ilk adımı atmanızı sağlamakta. İş ve yaşam arasındaki döngüde gidip gelen ve tarzına, isteklerine uygun partner bulamayanlar yorulmadan, zaman kaybetmeden aradıkları birlikteliği yaşayabilmekte. Partner bulmanın zorluklarının hiçbiri bu sitelerde yaşanmadığı için açık bir ifade ile kendinizi anlatabilir, isteklerinizi belirtebilir ve mutlu bir başlangıç yapabilirsiniz. Partner sitesi kullanıcıları ile iletişim sağlayarak, hayalini kurduğunuz anları yaşamak için bir engeliniz bulunmamakta. İster sohbet etmek ister uzun bir ilişki isterseniz anı yaşayabileceğiniz flört adayları bulabilirsiniz. Ümraniye bayan eskortlarından sıkılmış ve anadolu yakasının cazibeli, şehvetli, kültürlü partnerleri ile buluşmaya odaklandıysanız maltepeo.com sitesi tamda size göre! Birbirinden güzel ve özel eskort kızlara ev sahipliği yapmaktadır.
]]>Ataşehir partner sitelerinde kullanıcılar, genellikle belirli kriterlere göre filtreleme yapabilirler. Yaş, coğrafi konum, ilgi alanları gibi faktörlere dayalı filtreleme seçenekleri, kullanıcılara daha özgün ve uygun eşleştirmeler bulmalarında yardımcı olabilir. Bayan escort siteleri, kullanıcıların birbirleriyle iletişim kurmalarını sağlamak için çeşitli özellikler barındırır. Mesajlaşma, ifadeler, beğeniler gibi seçeneklerle iletişim kurma imkanı tanıyan özellikler bulunur. Bu sayede ziyaretçiler, insanlarla daha kolay iletişim sağlamaktadır. maltepe escort siteleri, kullanıcıların güvenliğini ve gizliliğini sağlamak için çeşitli önlemler alır. Profil doğrulama, kimlik koruma, kötüye kullanımı önleme politikaları gibi güvenlik önlemleri önemlidir. Ayrıca kişilerin kendi önlemlerini de almaları gerekir. Bu da ancak kullanıcıların kendi kimliklerini, hemen açıklamamaları, karşı tarafın niyetinin iyi anlaşılmasını gerektirir. Ataşehir konumunda bulunan kişiler, çeşitli nedenlerle online platformlar üzerinden flört edinmek isteyebilir.
Genellikle insanların baskısından çekinen ve ifade özgürlüğünü kullanamayan kişiler, bu siteler sayesinde aşkı bulabilir. Farklı ilişki türleri için de sıklıkla tercih edilen partner bulma sitelerinin her geçen gün popülerliğinin artmasının en önemli nedeni de ilişkinin amacının başından belli olması, kolay iletişim, zamandan tasarruf ve ifade özgürlüğüdür. Ayrıca internet üzerinden erişilebilen maltepe eskort siteleri, kullanıcıların herhangi bir yerden ve herhangi bir zamanda potansiyel partnerlerle iletişim kurmalarını kolaylaştırır. kartal escort sitelerinden arkadaş edinmek, sosyal bağlar kurmak ve zamanınızı heyecanlı bir aktivite ile geçirmek istiyorsanız sadece üyelik oluşturmak yeterlidir. Ayrıca pek çok kartal escort arıyorum konulu siteler, ücretsiz üyelik gerçekleştirmekte ve herhangi bir şekilde ödeme almamakta. Bundan dolayı çok fazla düşünmeden ve çekinmeden kullanıcı olunabilir. Dünyanın hemen her yerinden ve en yakınınızdan flört edinmek günümüzde oldukça kolay hale gelmiştir. Eskiden partner sitelerine olan bakış açısı ile günümüzdeki bakış açısı arasında çok fark bulunur. Sosyal medyanın, yaşamın can damarı haline gelmesi ve insanlarla tanışmayı kolaylaştırıyor olması alışıldık bir durum haline geldi. Bundan dolayı arkadaşlık ya da flört sitelerinden kendinize uygun kişiyi bulmanız hiçbir şekilde sorun olmayacaktır.
Günü birlik eğlence ve ilişkiler için kullanılan bu sitelerden uzun soluklu ilişkiler yaşayanlar da mevcuttur. kartal eskort siteleri denilince akıllara olumsuz pek çok konu gelmekte. Ancak pek çok insan inanılmaz hayal gücü ev fantezi anlayışına sahiptir. Ayrıca cinsel yönelimlerinden dolayı baskı altında kalmaktan veya dışlanmaktan çekinen insanlar da mevcuttur. Ancak flört sitelerinde bu gibi yönelimler ve fantezilerden dolayı herhangi bir dışlanma söz konusu değildir. Nitekim burada yer alan üyelerin farklı amaçları vardır ve bu durum en baştan bilinir. Hem hayalini kurduğunuz keyifli dakikaları geçirmek hem de uzun dönem arkadaşlık amacınızı gerçekleştirmek için kartal flört sitelerinden faydalanabilirsiniz. İkamet ettiğiniz çevrede zahmete girmeden flört adayını bulabilir ve çeşitli temaslar kurabilirsiniz. istanbul escort bayan ve istanbul 'da hizmet veren eskort kızlar için escortredzonem.com sitemizi ziyaret etmeyi, takip etmeyi unutmayınız.
]]>Projenin Güncel Durumu :
Hacim ve Listeleme: BCCOIN, günlük yaklaşık 20 milyon dolarlık işlem hacmiyle 25 resmi borsada listeleniyor.
Token Yakma: Proje, toplam arzın neredeyse %80'ini yakarak kripto dünyasında nadir bir adım attı ve kalan token'ların büyük çoğunluğu bir yıl boyunca kilitli kaldı. Bu strateji, token'ın değerini artırma potansiyeline sahip. Yeni Anlaşmalar ve Söylentiler: Mastercard iş birlikleri ve büyük borsalarda listelenme söylentileri devam ediyor.
Kullanım Avantajları :
BlackCardCoin, 7/24 kesintisiz kullanım, özel ayrıcalıklar ve satın alımlarda %10 geri ödeme gibi avantajlar sunuyor.
Fiyat Hedefleri: Uzmanlar, iyi bir boğa koşusu sırasında BCCOIN'in önce 30$, sonra 50$ ve hatta 100$ seviyelerine ulaşabileceğini öngörüyor. Bu potansiyelin projenin sağlam ilerlemesinden kaynaklandığı belirtiliyor.
Piyasa ve Binance ile İlişkiler :
Binance ve Vadeli İşlemler: Binance son zamanlarda vadeli işlemlerde ve kaldıraçlı işlemlerde yeni listelemeler yapmaya çalışıyor. Bu bağlamda, BCCOIN'in bu borsanın vadeli işlemler bölümünde de listelenmesi şaşırtıcı olmayabilir. Binance üzerindeki aktivite BCCOIN için yeni bir dönemin habercisi de olabilir.
Sonuç :
BlackCardCoin, stratejik token yakma, büyük borsalarda listelenme potansiyeli ve kullanıcılarına sağladığı avantajlarla gelecekte değerini artırabilecek bir proje olarak görülüyor. Piyasa dinamikleri, projenin ilerlemesi ve kripto ekosisteminin genel durumu, BCCOIN fiyatını ve yatırımcı ilgisini belirleyecek ana faktörler arasında yer alıyor.
]]>Savunma Bakanlığı, bilgi edinme yasası kapsamında yaptığı açıklamada ayı postu şapkaların 2 bin pounddan fazla bir maliyeti olduğunu duyurdu.
Yapılan açıklamada son bir yılda şapkaların fiyatının son yıllarda yüzde 30 arttığı da kaydedildi.
Tartışma hayvan hakları savunucusu PETA isimli örgütün başvurusu ile başladı.
Örgüt İngiltere’nin sembollerinden biri olan bu şapkalarda, gerçek hayvan kürkü kullanılmasını engellemek istiyor. Bu amaçla İngiliz halkına maliyeti olduğu da öne çıkarılıyor.
İngiltere Savunma Bakanlığı da “gereklilikleri karşılamaları durumunda” imitasyon kürk seçeneğini değerlendirmeye hazır olduklarını kaydetti.
Ordu sözcüsü, imitasyon kürk seçeneğinin hayata geçirilmesi için “dayanıklılık ve güvenlik” beklentilerinin karşılanması gerektiğini savundu.
Sözcü bu beklentileri karşılayan bir seçeneğin henüz sunulmadığını da söyledi.
PETA örgütünden Elisa Allen ise Savunma Bakanlığı’na çağrı yaptı ve “Katledilen yaban hayatından yapılan şapkalara vergi mükelleflerinin parasını harcamayı bırakıp imitasyon ürüne geçmelerini” istedi.
Söz konusu şapkalar Kanada’da avlanan siyah ayıların kürkünden yapılıyor.
Kral Muhafızları tarafından giyilen şapkaların, 2022’deki 1560 sterlinlik maliyeti, 2023’te 2040 sterline yükseldi.
Bakanlık bu değişimde üreticilerle yenilenen sözleşmenin yattığını kaydediyor.
Ülkenin sembolleri arasında olan şapkalar Kral’ın doğum günü törensel etkinliklerde giyiliyor.
Savunma Bakanlığı’nın açıkladığı rakamlara göre, 2022’de 13, 2023’te ise 24 yeni şapka satın alındı.
Son on yılda ordu bu şapkalara 1 milyon sterlinden fazla para harcadı.
Ayı kürkü geleneğinin korunmasını savunanlar, bu şapkaların uzun ömürlü olmasına vurgu yapıyor.
Savunma Bakanlığı, şapkalarda kullanılan kürkün lisanslı avlarda öldürülen ayılardan elde edildiğini savunuyor. Bakanlık, şapka siparişi için ayı öldürülmediğini de açıklamaya ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Commander Nutrition’ın sunduğu whey protein tozu, hızlı sindirilen bir protein kaynağı olarak vücudun ihtiyaç duyduğu amino asitleri hızla sağlar. Antrenman sonrası toparlanmayı hızlandırırken, kas gelişimini destekler ve vücudu daha güçlü kılar. Hem sporcular hem de aktif yaşam tarzını benimseyenler için vazgeçilmez bir besin takviyesi olan whey protein, kalite ve lezzet açısından öne çıkmaktadır.
Aynı şekilde, Commander Nutrition’ın kreatin ürünleri de kas gücünü artırmak ve antrenman performansını en üst düzeye çıkarmak isteyenler için özel olarak formüle edilmiştir. Kreatin, kas hücrelerinde enerji üretimini desteklerken, yüksek yoğunluklu antrenmanlarda daha fazla güç ve dayanıklılık sunar.
Commander Nutrition olarak, müşterilerimizin sağlık ve performans hedeflerine ulaşmalarını desteklemek için her zaman en yüksek kalite standartlarına bağlı kalıyoruz. Güvenilir hammaddelerden üretilen ürünlerimiz, bilimsel araştırmalarla desteklenerek en iyi sonuçları sunmayı amaçlıyor.
Commander Nutrition Whey Protein Tozu ve Kreatin ürünlerimiz hakkında daha fazla bilgi almak veya hemen sipariş vermek için web sitemizi ziyaret edin
Commander Nutrition: Performansınızın En İyi Destekçisi
]]>
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 21 Ağustos günü kaybolan Narin Güran’dan yürekleri yakan haber geldi.
Küçük kızın cansız bedeninin bulunmasıyla ‘katil kim’ ve ‘neden öldürüldü’ sorusu ülkenin gündemine oturdu.
Narin Güran soruşturması devam ederken, küçük çocuğun cinayetine dair birçok paylaşım ve iddia ortaya atıldı.
NARİN GÜRAN ETİKETLİ PAYLAŞIMLAR İNCELENDİ
İçişleri Bakanlığı, cinayete dair sosyal medya platformu X üzerinden yapılan paylaşımlar hakkında bir çalışma gerçekleştirdi.
Çalışmaya göre, Narin Güran ile ilgili oluşturulan 15 ayrı etikette toplan 4 milyon 761 bin 420 paylaşım yapıldı.

PAYLAŞIM YAPAN HESAPLARIN YÜZDE 38,3’Ü BOT HESAP
Bu etiketler altında paylaşım yapan hesap sayısının 1 milyon 302 bin 209 olduğu saptandı.
Çalışma kapsamında yapılan araştırmada, paylaşım yapan hesaplardan yüzde 38,3’ünün, yani 489 bin 713 hesabın bilgisayarlar tarafından yönetilen bot hesaplar olduğu tespit edildi.
Bot olduğu belirlenen hesapların paylaşımlarında Narin Güran ile ilgili içeriklerin yüzde 76’sının ise provokatif amaçlı ve olumsuz olduğu belirlendi.

“ALGI OPERASYONU YAPANLARLA MÜCADELEYE DEVAM EDİYORUZ”
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, yapılan araştırma sonrası ortaya çıkan verileri sosyal medya hesabı üzerinde paylaşarak konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Bakan Yerlikaya, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
Sosyal medya üzerinden algı operasyonları yapanlarla, halkımızı yanıltmaya yönelik gerçek dışı bilgileri yayanlarla da mücadele etmeye devam ediyoruz.
Unutulmasın ki; Milletimiz içinde büyük üzüntüye yol açan bu cinayetin aydınlatılması için adli süreç devam etmektedir. Devletimiz ilgili tüm kurumlarıyla konunun aydınlatılması için büyük bir hassasiyetle çalışmalarını yürütmektedir.
“BAŞINDAN BERİ BU OLAYIN TAKİPÇİSİYİZ”
İçişleri Bakanlığı olarak başından beri bu olayın takipçisiyiz, takipçisi olmaya da devam edeceğiz.
Narin kızımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.


Büşra Yıldız
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Pandemi döneminde Türkiye’deki hizmet sektöründe bazı kısıtlamalar ve yasaklar uygulandı.
Bu kapsamda kafe, bar ve benzeri işletmelerde nargile hizmeti yasaklandı.
Geçen 5 yılın ardından birçok sektörde yasaklar ve kısıtlamalar kaldırıldı ancak nargile kullanımı hala yasak.
İŞLETMELER YASAĞIN KALDIRILMASINI İSTİYOR
Yasağa rağmen nargile hizmeti veren işletmelere esneklik sağlansa da ceza yazılacağı düşüncesiyle bu hizmeti veremeyen işletmeler, sık sık yasağın kaldırılması yönündeki taleplerini İçişleri Bakanlığı’na iletti.
Türkiye Kahveciler, Kıraathaneciler ve Büfeciler Federasyonu Başkanı Murat Ağaoğlu, işletmelerin bu talebini dosya halinde İçişleri Bakanlığı’na iletti. Yasağın kaldırılacağı beklentisi, nargile hizmeti veren işletmelerde sevinçle karşılandı.
“TÜM İŞLEMLER TAMAMLANDI”
Federasyona bağlı 180 bin işletme olduğunu belirten Başkan Ağaoğlu, “Sürekli bize bu yasağın ne zaman kalkacağı soruluyor. Edirne’den Kars’a kadar işletmelerimiz merakla bekliyor. İşletmeler ruhsatlarını da yeniledi. Nargile ruhsatlarının iptal olmaması için tüm işlemler tamamlandı.” dedi.

“HER YERDE VAR AMA ‘YASAK’ OLARAK GEÇİYOR”
Oteller başta olmak üzere, kafe ve kıraathanelerde turistlerin nargile hizmetine ilgi gösterdiğini belirten Başkan Ağaoğlu, “Turizm bölgelerinde hala nargile satışı yapılmakta. Her yerde var ama yasak olarak geçiyor. İstenirse kolluk güçleri ceza yazabilir. 60-70 bin işletmeden söz ediyoruz. Esnafımızın işi iyi olursa piyasada hareketlilik olacak. Pandemide yara alan esnaf yeni yeni kendisini toparlamaya başladı. Yüzde 30-40 hareketlilik olacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

“MÜŞTERİLER SİTEM EDİYOR”
Kıraathane işletmecisi Oğuz Güneş, gün içerisinde yüzlerce müşterisi olduğunu, gelenlerin çoğunluğunun nargile talebinde bulunduğunu ancak bu hizmeti veremediğini söyledi.
Nargilenin 300-400 lira arasında değişen fiyatı olduğunu belirten Güneş, “Pandemiden beri nargile yasağımız var, bu yasağa karşın müşteriden çok talep var. Maalesef geri çeviriyoruz. Bu nedenle işlerimiz düşüyor. Yasak kalkarsa memnun olacağız. Nargile yasak diye gelip, geri giden müşterilerimiz oluyor. Bu hizmeti yasak olduğu için veremiyoruz ve bize sitem ediyorlar. Müşterimizi kaybediyoruz.” diye konuştu.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Adile Topçu
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milliyetçi Hareket Partisi, yeni çalıştaya hazırlanıyor…
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin talimatıyla düzenlenecek çalıştay, “Güçlü Türk aile yapısı, sağlıklı toplum ve lider ülke Türkiye” vizyonu çerçevesinde, 14-15 Eylül günlerinde yapılacak.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, çalıştayın amacı ve ele alacağı konulara ilişkin açıklamada bulundu.
TALİMAT BAHÇELİ’DEN GELDİ
Türk milletinin temel taşı ailenin, birçok tehdit ve sınamayla karşı karşıya olduğunu, kültürel erozyon, ekonomik zorluklar toplumsal değerlerin aşınması gibi risk ve tehdidin, aile kurumunu derinden etkilediğini söyleyen Yurdakul, bu kapsamda, MHP Kadın Aile Çocuk ve Engelli Politikalarından (KAÇEP) sorumlu il başkanları ve parti kurullarının bir süredir çalışma yaptığını belirtti.
Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul, bu çalışmalara ilişkin ön raporu sundukları Genel Başkan Bahçeli’nin de “aile kurumunun muhafaza edilmesi, güçlendirilmesi ve geleceğe hazırlanması” amacıyla çalıştay yapılması talimatını verdiğini bildirdi.
Bu çerçevede, öncelikle 81 ilin KAÇEP il başkanıyla konuyu detaylı istişare ettiklerini anlatan Yurdakul, çalıştayın içeriğinin hem ülke çapında hem de yerel boyutta yapılan anketler, gözlemler, bilim insanlarıyla yapılan görüşmeler ve değerlendirmeler sonucunda belirlendiğini aktardı.
KONU BAŞLIKLARI BELLİ OLDU
Yurdakul, çalıştayda aile kurumunun, “Toplumsal ve Demografik Değişimlerin Getirdiği Riskler ve Aile, Küresel Tehditler Karşısında Aile ve Çocuklar-Gençler, Dijital Bağımlılık, Madde Bağımlılığı ve Aile, Bireyselleşme ve Modernleşmenin Demografik, Sosyolojik Etkileri (Yaşlılar-Yalnızlar), Ekonomi ve Aile, Eğitim ve Rehberlik Danışmanlık Hizmetleri ve Aile, Sağlık ve Aile, Din ve Aile, Aile ve Sosyal Hizmetler, Aile, Çevre ve İklim, Anayasal Güvence, Hukuk ve Aile, Kültür, Medeniyet ve Aile” alt başlıklarıyla masaya yatırılacağını kaydetti.
Akademisyen, bilim insanı, STK, dernek temsilcileri, siyasetçi ve iş insanlarının katılacağı çalıştayda öncelikle durum tespiti yapılacağını, daha sonra ortaya konulacak risk ve tehditler ile çözüm önerilerinin birleştirileceğini anlatan Yurdakul, rapor haline getirilecek çalıştay sonuç bildirgesinin, Genel Başkan Bahçeli’ye sunulduktan sonra kamuoyuyla paylaşılacağını dile getirdi.
“TÜRK MİLLETİ NEZDİNDE FARKINDALIK MEYDANA GETİRMEK İSTİYORUZ”
MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, şöyle konuştu:
Çalıştayımızın amacı, Türk aile yapısını korumak, aile kurumunun muhafaza edilmesi, güçlendirilmesi ve geleceğe hazırlanması olacaktır. Aynı zamanda MHP olarak aile politikalarıyla ilgili bilimsel ve detaylı bir yol haritasını oluşturmaktır. MHP olarak çalıştayın sonunda oluşturulacak rapor sayesinde, ‘küresel tehditler ve nüfus değişikliklerine karşı ailenin korunması, ailelerin yaşam kalitesinin artırılması, aile merkezli sosyal politikaların kapsam ve verimliliğinin artırılması, dijitalleşme döneminde aile dinamiklerinin korunması ve geliştirilmesi ile ailelerin ani ve kapsamlı tehditler karşısında direnç geliştirme kapasitesinin artırılması’ amacıyla yasama organı çerçevesinde kanuni değişiklikleri gündeme getirmek ve Türk milleti nezdinde farkındalık meydana getirmek istiyoruz.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Furkan Can
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
21 Ağustos’ta kaybolan ve 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Nairn Güran soruşturması sürerken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’tan konuya dair Kabine sonrası açıklama geldi.
Kabine Toplantısı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Göktaş, konunun yakın takipçisi olduğunu söyledi.
Göktaş ayrıca, küçük kızın acısının herkesi derinden yaraladığını ve tarifsiz bir acı yaşandığını belirtti.
“CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN BİZZAT TAKİP EDİYOR”
Narin’in kaybolduğu haberi alınır alınmaz devletin tüm kurumlarıyla seferber olduğunu ifade eden Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bizzat konunun takipçisi olduğunu hatırlattı.
Bakanlık olarak olaydan etkilenen çocuklar için sürecin en başından itibaren psikososyal destek hizmeti sağladıklarını vurgulayan Göktaş, “Evlatlarımızın fiziksel ve psikolojik iyilik hallerini sağlamak, onların güvenli bir şekilde büyümelerini sağlamak en hassas olduğumuz konudur. Onları güvenli yarınlara taşıma, sevgi ve şefkatle büyümeleri için ne gerekiyorsa yapma sorumluluğu toplum olarak hepimizin temel insanlık görevidir. Bu anlamda göz bebeğimiz masum yavrularımızın maruz kaldığı her türlü kötülüğün, her zaman karşısındayız.” diye konuştu.
MAHALLEYE PSİKOSOSYAL DESTEK
Bir çocuğa zarar vermeyi sadece hukuki değil aynı zamanda ahlaki ve toplumsal bir suç olarak tanımlayan Göktaş, bunu “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.
Konuyla ilgili adli soruşturmanın devam ettiğine dikkati çeken Göktaş, “Amacımız tekrar bu tür acıların yaşanmaması. Bakanlık olarak davaya müdahil olacağız. Hukuki süreci sonuna kadar takip edip Narin’i hayattan koparan kişi veya kişilerin en ağır cezayı almaları için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Bunun yanı sıra olayın yaşandığı mahallede psikososyal destek çalışmalarını da sürdürüyoruz.” ifadesini kullandı.

TÜRKİYE AİLE DESTEK PROGRAMI
Bir gazetecinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla bu yılın sonuna kadar uzatılan Türkiye Aile Destek Programı’na ilişkin sorusu üzerine Göktaş, kimseyi geride bırakmayan bir sosyal hizmet anlayışıyla ihtiyaç sahiplerine yönelik sosyal yardımları sürdürdüklerini belirtti.
Düzenli sosyal yardımlardan yararlanan hanelerin yanı sıra herhangi bir dezavantajı olmaması nedeniyle düzenli sosyal yardım alamayan haneleri de yalnızca gelir kriteri üzerinden Türkiye Aile Destek Programı’na dahil ettiklerini hatırlatan Bakan Göktaş, “Bu doğrultuda Türkiye Aile Destek Programı’nda bu ayki ödemeyle birlikte bugüne kadar hanelere toplam 95,9 milyar TL destek sağladık.” dedi.
Türkiye Aile Destek Programı kapsamında hanelere her ay düzenli destek sağladıklarını kaydeden Göktaş, “İhtiyaç sahibi hanelerimize yönelik hayata geçirdiğimiz desteğimizle onların yanında olmayı sürdürüyoruz. Türkiye Aile Destek Programı ödemelerini bugün itibarıyla hesaplara yatırıyoruz. Bu doğrultuda Aile Desteği Bileşeni kapsamında 2,9 milyar TL, Çocuk Desteği Bileşeni kapsamında 900 milyon TL olmak üzere toplamda 3,8 milyar TL ödeme yapacağız.” diye konuştu.
Adile Topçu
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Samsun’un Bafra ilçesinde iki işçi, Evrenuşağı Mahallesi üzerinde bulunan bir fındık tarlasında su kuyusu açma çalışması için işe koyuldu.
Çalışma sırasında yaşanan toprak kaymasıyla işçiler Sabri Bayraktar ile Mustafa Aydın toprak altında kaldı.
KURTARMA ÇALIŞMALARI BAŞLATILDI
Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) ve itfaiye görevlileri ile jandarma ekipleri sevk edildi.
Olay yerine gelen ekipler işçilerin kurtarılması için çalışma başlattı.

İŞÇİLERİN CANSIZ BEDENLERİNE ULAŞILDI
Ekiplerin yürüttüğü çalışma sonucunda 2 kişinin cenazesine ulaşıldı.
Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, yaptığı açıklamada, göçüğün bir kuyu kazısında yaşandığını anımsattı.
BAŞKAN DOĞAN AÇIKLAMA YAPTI
İlk bilgilere göre 2 kişinin kuyu kazdığının 1 kişinin de dışarıda beklediğinin anlaşıldığını belirten Doğan, “Göçük oluşunca haber veriyorlar. AFAD, belediye, itfaiye ve sağlık ekipleri olay yerinde hızlı bir çalışma yürüttü. İş makinelerinin çalışması sonucu, kısa süre önce söz konusu vatandaşların cansız bedenine ulaşıldı.” dedi.





Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Büşra Yıldız
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ve Şahan Gökbakar konuştu…
Yıllar önce Marmaris’te aldığı villa üzerinden uzun süre gündem olan ünlü komedyen Gökbakar, villanın kaçak çıkmasının ardından eleştirilerin hedefi olurken sessizliğe gömüldü.
Turgut Mahallesi Delikyol Koyu’nda bulunan ve önce iskelesinin sonra da tamamının kaçak olduğu, yapının SİT alanına inşa edildiği ortaya çıkan villanın yıkımı için harekete geçildi.
İmara açık bir yerleşim alanı olmadığı ve imar barışına aykırı şekilde izinsiz ek binalar yapıldığı belirlenen villanın kaçak bölümleri için yıkım kararı alındı.
Denize sıfır konumda olan villa için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan incelemelerde, bölgenin ‘Doğal Karakteri Korunacak Alan’ statüsüne sahip olduğu ve yapılan her şeyin bu koruma kapsamına aykırı olduğu tespit edildi.
İLK AÇIKLAMA GELDİ
Kaçak villa için Bakanlıktan yıkım kararı verildiği ve Marmaris Belediyesi’ne kararı uygulaması için yazı gönderildiği belirtildi.
Günlerdir konu hakkında yapılan haberlere karşı sessiz kalan Gökbakar, Instagram hesabından yayınladığı video ile nihayet açıklama yaptı.
Haberlerde kullanılan yapıların kendisine ait olmadığını belirten Gökbakar, kendi evinin 80 metrekare ve tek kat olduğunu ileri sürdü.
Evi satın aldıktan sonra bölgenin SİT alanı ilan edildiğini, bunun üzerine de hukuki süreç başlattıklarını söyleyen Gökbakar, paylaşımında konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“FOTOĞRAFLARDAKİ BENİM EVİM DEĞİL”
“Bu haberlerde kullanılan fotoğraf ve inşaat bana ait değil. Arkada görülen ev, komşumuzun evi. Benim evim, yan parseldeki tek katlı 80 metrekarelik bir köy evi. İddia edildiği gibi iki katlı bir evim yok. 2020 yılında halihazırda olan ev ve iskeleyi satın aldım, herhangi bir ek inşaat yapmadım.
“SORUNLARI ÇÖZECEKSE İLK BALYOZU BEN VURAYIM”
Türkiye’de inanılmaz SİT alanları tahrip ediliyor. Türkiye’nin her yerinde kaçak yapı var. Eğer benim evim tüm problemleri çözüyorsa hemen yıkalım. İlk balyozu biz vuralım.

“EVİ ALDIKTAN SONRA SİT ALANI İLAN EDİLDİ”
Satın alırken sorunu var mı diye araştırdık, sorunsuz aldık. Yangınlardan sonra, satın almamın üzerinden 2 yıl geçtikten sonra SİT alanı ibaresi getirildi. Ben evi aldıktan 2 sene sonra SİT alanı oldu. Biz de dava açtık, mahkeme süreci devam ediyor.”

Yusuf Balıkçı
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>8 yaşındaki Narin Güran, tüm Türkiye’nin gündemine oturdu…
21 Ağustos’ta Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kaybolan ve 19 gün boyunca aranan Narin’in cansız bedeni, 19 gün sonra dere kenarında ve çuval içerisinde bulundu.
Narin Güran’ın otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından dün, Tavşantepe’de toprağa verildi.
Narin’in toprağa verilmesinden sonra mezarı başına gelenler, gelinlik getirmeye ve fotoğraf çektirmeye başladı.
ANNESİ “SON İSTEĞİ” DEMİŞTİ
Narin’in kaybolmasından sonra konuşan annesi, kuzeninin düğünü olduğu için küçük kızının gelinlik giymek istediğini söylemiş ve gözyaşlarına boğulmuştu. Bunun üzerine dün Narin’in tabutunun üzerine gelinlik serildi.
FOTOĞRAF ÇEKTİRİLMESİNE TEPKİ
Narin’in mezarı başına gelenlerin bazıları gelinliklik bırakırken, bazıları da fotoğraf çektiriyor. Küçük kızın mezarı başında fotoğraf çektirenlere tepki yağıyor. Sosyal medyada tepki gösterenler, işin şova döküldüğünü söyledi.

MEZARINA GELEN GELİNLİK BIRAKILIYOR
Narin’in Tavşantepe köyündeki mezara gelen ve Narin’e üzülenler, mezarı başına gelerek küçük kız için dua ediyor ve gelinlik getiriyor. Gelinlik getirenler mezarın başına bırakmaya başladı ve Narin’in mezarı gelinlikle kaplandı.



Adile Topçu
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kabine Toplantısının ardından gazetecilere açıklama yaptı.
Bakan Uraloğlu, Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı’nın Resmi Gazete’de yayınlandığını hatırlattı.
Uraloğlu, teknolojik gelişmeler büyük bir hızla ilerlerken siber güvenlik çalışmalarının aralıksız devam ettiğini söyleyerek, “Yeni teknolojiler ile gelişen ve karmaşıklaşan siber risk ve tehditler karşısında siber sahamızın 7/24 korunması için özverili teknik çalışmalar gerçekleştiriyor, politika ve stratejilerimizi inşa ediyoruz. 2024-2028 dönemini kapsayan Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı’nda; insan, savunma, caydırıcılık ve iş birliği temaları etrafında şekillenen stratejik amaçlarımızı ve hedeflerimizi belirledik.
Belge ile siber güvenlik alanında elde ettiğimiz kazanımlara yenilerini ekleyeceğiz. Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi içerisinde; temalardan yola çıkarak 6 stratejik amaç belirledik. Stratejik amaçlarımız doğrultusunda ulaşılması planlanan 18 ulusal siber güvenlik hedefimiz bulunuyor. Eylem planımız da hazır. Hedeflerimiz için yapacağımız kapsamlı çalışmaları içeren 61 eylem maddesi hazırlandı.” dedi.
“TEHDİTLERE KARŞI SAVUNMANIN GÜÇLENDİRİLMESİNİ AMAÇLIYORUZ”
Uraloğlu, stratejik amaçlar, hedefler ve yapılacak çalışmalara ilişkin bilgiler vererek, “Siber dayanıklılığın artırılmasıyla siber risklere ve tehditlere karşı savunmanın güçlendirilmesini amaçlıyoruz. Siber dayanıklılığın sağlanması için güvenliğe yönelik risklerin belirlendiği ve değerlendirildiği risk temelli analiz yaklaşımlarının yanı sıra acil durum ve iş sürekliliğine yönelik planlamaların hayata geçirilmesi önem arz ediyor.
Ulusal ve uluslararası tatbikatlar ile de siber dayanıklılık seviyemizin artırılması hususundaki çalışmalarımız devam ediyor. Siber güvenlik zafiyetlerinin tespitine, ilgili taraflara bildirimine ve güncel siber tehdit istihbaratı paylaşımına yönelik ulusal kapasitenin ve kabiliyetlerin artırılarak ulusal siber güvenliği tehdit edecek unsurların yapay zeka ve büyük veri altyapılarıyla da erken tespitini ve önlenmesini amaçlıyoruz.” diye konuştu.

“DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTIP EKONOMİMİZE KATKI SAĞLAYACAĞIZ”
Uraloğlu, bilgi ve iletişim teknolojilerinin güvenli kullanımının tüm dünyada artan bir gereklilik haline geldiğini belirterek, “5G ve nesnelerin interneti teknolojileri ile hızla artan bağlantı sayısı, bulut bilişim kullanımı gibi gelişmeler; artan risk ve tehditlere karşı korunabilmek için ‘sıfır güven’ anlayışıyla tedbirlerin belirlenmesini gerektiriyor.
Ayrıca yeni teknolojilerin siber güvenlik çalışmalarına entegre edilmesi ile de teknolojinin çift yönlü olarak değerlendirilmesi bir gereklilik haline geliyor. Tasarımdan itibaren güvenlik ilkesiyle yerli ve milli olarak ürettiğimiz teknolojiler fark yaratıyor.
Yerli ve milli siber güvenlik hizmetlerini kullanarak, dışa bağımlılığı azaltıp ulusal güvenliğimize ve ekonomimize katkı sağlayacağız. Ürünlerimizin ve hizmetlerimizin dünya pazarlarındaki payını artırmayı ve ülkemizin tüm hedeflerine siber güvenlik teknolojileri kapsamında katkı vermeyi istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Yusuf Balıkçı
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>21 Ağustos 2024 tarihinde Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde Kur’an kursuna giden ve bir daha geri dönmeyen Narin Güran’ın 19 gün sonra cansız bedeni bulundu.
Narin’in otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından dün, cansız bedeni de toprağa verildi.
8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesinin ardından sır perdesinin aralanması için gözaltı ve sorgular da sürüyor.
Bu kapsamda da itirafçı olan Nevzat Bahtiyar’ın sorgusuna dair yeni detaylar gündeme gelmeye başladı.
SORUŞTURMANIN SEYRİNİN DEĞİŞTİĞİ AN
Soruşturmada bugün yeni ayrıntılara ulaşıldı.
Narin’in cesedi 19’uncu günde bulunduktan sonra soruşturmayı yürüten ekipler, o bölgedeki ekipler kameraları bir kez daha izledi. Kameralar izlendikten sonra bir ayrıntı dikkat çekti.

İTİRAF ÇAPRAZ SORGUDA GELDİ
İtirafçı olan şüphelinin aracının, Narin’in kaybolmasından 25 dakika sonra yine Narin’in cesedinin bırakıldığı dere yatağına yakın bir noktada yaklaşık 50 dakika kaldığı görüldü.
Bu ayrıntı üzerine soruşturmanın bu yönüne ağırlık verdi. Nevzat Bahtiyar isimli şüpheli, çapraz sorguda suçunu itiraf etti.
İTİRAFÇIYLA BİRLİKTE KEŞİF
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelinin itirafları üzerine köyde hareketli dakikalar yaşandı.
Cesedin bulunduğu bölgeye gelen ekipler, bölgede itirafçıyla birlikte keşif yaptı.

NE OLMUŞTU?
Küçük Narin, Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos günü kayboldu.
Narin Güran’ı arama çalışmaları o günden beri devam ederken küçük kızdan acı haber geldi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Diyarbakır’da Narin Güran’ın cansız bedenine ulaşıldığını açıkladı.
Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından, şu bilgileri paylaştı:
“Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolan Narin kızımızın maalesef cansız bedeni, Jandarma ekiplerimiz tarafından bulundu. Narin kızımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun. Başımız sağ olsun.”

Adile Topçu
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde, Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu.
Parti içine ve parti dışına mesajlar veren Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu.
Kongre mesajı veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti milletin umudu olma vasfını güçlendirerek yola devam ediyor. Muhalefetin kendi kendine şişirdiği balon sönmekte, Türk siyasetindeki taşlar yerine oturmaktadır. Kongre maratonumuzu resmen başlattık. Kongre takvimimiz belirlendi ve bu çerçevede ilerleyeceğiz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarında şunları kaydetti;
AK Parti davasına gönül veren tüm vatandaşlarıma, teşkilatımızın her bir mensubuna selam ve hürmetlerimizi gönderiyorum. 81 vilayetimizde 922 ilçemizin her birinde beldelerden en ücra köylere kadar vatan topraklarının her karışında AK Parti sancağını gururla dalgalanan tüm dava arkadaşlarımızla iftihar ediyoruz. Yapacağımız istişarelerin ülkemiz, milletimiz ve şehirlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

“KÖKÜ MAZİDE GÖZÜ ATİDE BİR PARTİYİZ”
Partimizin 23’üncü yaşını 14 Ağustos’ta muhteşem coşkuyla kutladık. Öncelikle kökü mazide gözü atide bir dava hareketi olan AK Parti’nin bayrağını şanla şerefle taşımış ve taşıyan her bir yol arkadaşıma bugün bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal etmiş tüm kardeşlerimizi rahmetle minnetle yad ediyorum.
Millete hizmet mücadelesinin emeklerini hiçbir zaman unutmayacak partimize ve ülkemize katkılarını daima şükranla hatırlayacağız. Bundan 23 sene önce hangi heyecanla yola revan olduysak bugün de aynı sevda ile aziz milletimize hizmet ediyoruz. Hiçbir ayrım yapmadan 85 milyonun hizmetkarıyız. Kimseyi ötekileştirmeden her bir vatandaşımızı kucaklıyoruz. Tam 23 yıldır ayrımız gayrımız yok biz beraberiz, kardeşiz diyoruz.

“23 YIL BOYUNCA NELERLE KARŞILAŞTIĞIMIZI BİLİYORSUNUZ”
23 yıl boyunca nelerle karşılaştığımızı nelerle uğraştığımızı sizler çok çok iyi biliyorsunuz. Bugüne kadar nice operasyonların vesayet teşebbüslerinin hedefi olduk. Terör eylemlerinden darbeye sokak olaylarından medya kampanyalarına kadar nice badirelerle karşılaştık.
Partimizin içine nifak tohumları ekilmek istendi. Bizi çalıştırmamak, bizi yavaşlatmak için önümüze nice engeller konuldu. İçeriden dışarıdan ulusal ve uluslararası basından kendini ülkenin sahibi gören elitlerden, yıllardır milletin kaynakları üzerinde büyüyen belli sermaye çevrelerinden, istihbarat örgütlerinden nice saldırılar geldi. Milletimizi birbirine düşürmek, sokaklarımızı karıştırmak böylece vesayete uygun ortam hazırlamak için her yolu denediler. Her oyuna başvurdular.

“23 YIL İÇİNDEKİ TÜM BU SALDIRILARA GÖĞSÜMÜZÜ SİPER ETTİK”
Allah’a hamdolsun 23 yıl içindeki tüm bu saldırılara göğsümüzü siper ettik. İçeriden veya dışarıdan gelen tüm bu saldırıları püskürttük. Aziz milletimizin yardımıyla kurulan tuzakları sahiplerinin başlarına geçirdik. Bir avuç seçkinin kendini halktan üstün gören bir avuç kibir abidesinin millete efendilik taslamasına izin vermedik. Sıkıntılarla karşılaştık ama en zor günlerimizde dahi yeise ümitsizliğe, karamsarlığa kapılmadık. İman varsa imkan da vardır dedik. Her zaman Allah bize yeter millet bize yeter dedik. Sırtımızı önce Hakk’a sonra halka dayadık ve hak bildiğimiz yolda bugüne kadar alnımız ak, başımız dik bir şekilde yürüdük. Üstadın o veciz ifadesiyle akrebin kıskaçında yoğrularak bugünlere geldik.

“TÜRKİYE TARİHİNİN EN BÜYÜK KALKINMA ATILIMLARINI YAŞATAN AK PARTİ’DİR”
Şunu burada büyük bir gururla ifade etmek isterim; 23 yılda Türkiye’ye tarihinin en büyük kalkınma ve demokrasi atılımlarını yaşatan AK Parti’dir. AK kadrolardır. Ekonomide, ihracatta, sağlıkta, ulaşımda, savunma sanayiinde ve diğer alanlarda ülkemizi 23 sene öncesiyle kıyas dahi edilemeyecek seviyelere biz taşıdık. 81 ilimizin tamamında eserlerimiz var. Her ilçemizde milletimizin Allah yapılandan razı olsun dediği nice yatırımlarımız var. Her köyde her mahallede 783 bin kilometrekarelik vatan toprağının her karışında insanımızın hayatına dokunan sayısız hizmetlerimiz var.
“CUMHUR İTTİFAKI OLARAK KENETLENME İÇİNDE AYDINLIK YARINLARA YÜRÜYECEĞİZ”
Ne diyor şair; Bu sevda mayası birliğimizin. Bu sevda kaynağı dirliğimizin. Ay yıldız altında milletimizin. Türkiye’si yurdu sılası vardır. Hak bildiği yoldan dönmez bu sevda. Bayraktır göklerden inmez bu sevda. Kıyamete kadar dinmez bu sevda. Gönülden gönüle dolası vardır. Evet 23 yıllık bu sevda sizin bizim hepimizin sevdasıdır. Bu sevda 85 milyonu kucaklayan engin bir sevdadır. Bu sevda büyük ve güçlü Türkiye sevdasıdır. Bu sevda Türkiye yüzyılını inşa etme sevdasıdır. Rabb’ime bizleri bu sevdaya meftun eylediği için sonsuz hamdediyorum. Daha nice seneler boyunca kutlu bir emanet gibi bu sevdayı yüreğimizde taşımaya devam edeceğiz. AK Parti olarak Cumhur İttifakı olarak tam bir kenetlenme içinde tam bir dayanışma içinde aydınlık yarınlara beraber yürüyeceğiz. Sizlerin şahsında tüm arkadaşlarıma, teşkilatımızın her bir mensubuna bu sevdaya gönül verdikleri için en kalbi teşekkürlerimi sunuyorum.
“MUHALEFETİN İÇLER ACISINI GÖRÜYORSUNUZ”
Biz bu ülkeyle bu milletle kader ortaklığı yapmış Türkiye sevdalısı bir kadroyuz. 23 yıldır olduğu gibi bugün de ülkemize hizmet etmenin eser üretmenin milletin yükünü hafifletmenin derdindeyiz. Vatandaşımızın çektiği hiçbir sıkıntıya gözlerimizi kapatmıyoruz. İşçimizin, emeklimizin, çiftçimizin hayat pahalılığı sebebiyle karşılaştığı zorlukların tamamının farkındayız. Milletin derdi bizim derdimizdir. Milletimizin sıkıntısı bizim sıkıntımızdır. Milletimizin her şikayetinin, her serzenişinin başımızın üstünde yeri vardır. Biz dertliyiz. Bizim bu millete aşkımız var ve bu aşkımız bizi işte hep dertli yapıyor ve dertli olarak da bu yollarda yürüyoruz.
Muhalefetin içler acısı durumunu sizler de görüyorsunuz. Yönettikleri şehirlerde çevre yağması almış başını gidiyor. İzmir Körfezi’nde kirlilik sebebiyle balıklar nefes alamıyor, bırakın insanları. Kayırmacılık skandallarına her gün bir yenisi ekleniyor. İş bilmezlikleri artık kendi tabanlarının bile sabrını taşıyor ama bunlar daha ortada fol yok yumurta yokken koltuk kavgası veriyor. Çıkıp göğüslerini gere gere işte bizim eserimiz diye millete gösterebilecekleri tek bir hizmetleri yok. Liyakat, dürüstlük, tutarlılık, halka verdikleri sözün arkasında durma gibi erdemler siyasi lügatlerinde zaten yer almıyor. Peki bunun yerine ne var? Kavga var, didişme var, ayak oyunu var, mebzul miktarda kumpas var, kendi çıkarları kendi siyasi kariyerleri dışında hiçbir şey düşünmüyorlar. Hiçbir şeyle de ilgilenmiyorlar.
“28 MİLYONUN İRADESİNE HAKARET EDEN BİR ŞAHSI BAŞ KÖŞEYE OTURTTULAR”
Değiştik dediler, normalleştik dediler, eski alışkanlıklarımızı terk ettik dediler, helalleştik dediler ama millete ve 28 milyonun iradesine hakaret eden bir şahsı 30 Ağustos’ta İzmir’de onur konuğu olarak baş köşeye oturttular. Gazi Mustafa Kemal’in kurucusu olduğu partiyi Cumhur’a hakaret edenlere himayet Partisi’ne dönüştürdüler. İnsanda biraz mahcubiyet duygusu olur. İnsanda biraz millete ve milletin iradesine saygı olur. İnsanda biraz hakaret ile düşünceyi ayıracak kadar feraset olur. Hem geçmişte olduğu gibi hakareti taltif edeceksiniz, hem de değişimden bahsedeceksiniz. Kimse kusura bakmasın ama bunun adı muhalefettir, tutarsızlıktır, tek parti CHP’lerine geri dönmektir. Şunu çok net söylemek isterim bunu ne bize ne de millete yutturamazsınız. Millet ne dediğinize değil ne yaptığınıza bakar. Milletimiz iradesine dil uzatanı da, hakareti himaye edeni de affetmez. Sadece partimize sadece Cumhur İttifakı’na oy verenleri değil milletin ezici çoğunluğunu rencide eden o fotoğraf Türk siyasetine yakışmamıştır. O fotoğraf Türk demokrasisine hiç ama hiç yakışmamıştır.
Abdullah Paçal
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Neden Beta VDS?
Sunucu hizmetlerinde yılların tecrübesine sahip olan firmamız, müşteri memnuniyetini en ön planda tutarak çalışmalarına devam etmektedir. VDS kirala ve VDS Satın Al seçeneklerimiz, düşük maliyetlerle yüksek performansa ulaşmanızı sağlar. İster küçük bir web sitesi yönetiyor olun, ister büyük ölçekli bir e-ticaret platformu, esnek altyapımız her ihtiyaca uygun çözümler sunar.
Hizmetlerimiz
Beta VDS olarak geniş hizmet yelpazemizle müşterilerimize çeşitli seçenekler sunuyoruz:
• VDS Sunucu: Kendi sanal sunucunuzu uygun fiyatlarla kiralayın. Özel kaynak kullanımı, yüksek hız ve performans sağlayan ucuz VDS çözümlerimizle iş yükünüzü hafifletiyoruz.
• Ucuz Hosting: Uygun maliyetli ucuz hosting paketlerimiz, bireysel kullanıcılar ve küçük işletmeler için idealdir. Hızlı, güvenli ve esnek barındırma hizmetlerimizle, web siteniz her zaman erişilebilir olur.
• Fiziksel Sunucu Kiralama: Yüksek performanslı ve güvenli fiziksel sunucu kiralama hizmetlerimiz, büyük işletmelerin taleplerini karşılamak için tasarlanmıştır. Yüksek kapasite, üstün hız ve güçlü altyapımızla işinizin kesintisiz yürümesini sağlıyoruz.
• Ekran Kartlı Sunucu Kiralama: Yüksek grafik işlemci gücü gerektiren uygulamalar için optimize edilmiş ekran kartlı sunucu çözümlerimizle, oyun sunucuları ve diğer GPU gerektiren projelerinizde en iyi performansı elde edin.
• Sunucu Barındırma: Kendi sunucularınıza sahipseniz, veri merkezimizde güvenle barındırma hizmetimizden faydalanabilirsiniz. Yüksek güvenlik standartlarımızla, verilerinizin güvenliği her zaman bizim önceliğimizdir.
Neden Bizi Tercih Etmelisiniz?
• Uygun Fiyatlar: Ucuz VDS ve hosting çözümlerimizle, bütçenize uygun yüksek performanslı hizmetler sunuyoruz.
• 7/24 Teknik Destek: Herhangi bir sorunla karşılaştığınızda, deneyimli teknik destek ekibimiz günün her saati yanınızda.
• Kesintisiz Performans: Yüksek uptime oranlarımız sayesinde, hizmetleriniz her zaman erişilebilir olur ve iş kaybı yaşamazsınız.
Beta VDS ile İşinizi Güvene Alın
Firmanızın sunucu ihtiyaçlarını karşılamak için Beta VDS olarak her zaman yanınızdayız. İşinize en uygun çözümü bulmak için esnek paketlerimizden faydalanabilir, vds kirala hizmetimizle işinizi büyütebilirsiniz. Üstelik, ekonomik ucuz hosting ve VDS seçeneklerimizle bütçenizi zorlamadan yüksek performans elde edebilirsiniz. Daha fazla bilgi almak ve sunucu ihtiyaçlarınıza uygun çözümlerimizi incelemek için betavds.com adresimizi ziyaret edebilir, bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz.

“TUTUKSUZ YARGILANMASI SUÇSUZ OLDUĞU ANLAMINA GELMEZ”
Dilan Polat ve Engin Polat’ın yargılandığı ‘kara para aklama’ davasında mahkemenin, tutuklu sanıkların tahliyesine karar vermesine üzerine basın mensuplarının sorusunu cevaplayan Bakan Tunç, “Sorduğunuz soru görülmekte olan bir davayla ilgili. Yaklaşık 1 yıla yakın bir soruşturma söz konusu oldu. Burada öncelikle şunu ifade etmek lazım; görülmekte olan bir davayla ilgili olarak konuşmak doğru değil. Burada dosyaya hakim olan elbette ki o dosyaya bakan ilgili hakim ve savcılardır. Kimin ne zaman tutuklanacağına, kimin serbest bırakılacağına ceza kanunlarımız çerçevesi içinde dosyaya bakan hakimler karar verir. Suç şüphesi nedeniyle tutuklama gerçekleşmişti. Sonraki değerlendirmelerde mahkeme kararını değiştirdi. Burada şunu ifade edelim; bir kişinin tutuklu yargılanması onun suçlu olduğu anlamına gelmediği gibi, tutuksuz yargılanması da suçsuz olduğu anlamına gelmez. Bırakalım, yargı işini yapsın. Bunu fırsat bilerek yargı üzerinde özellikle birtakım ağır eleştirilerde bulunanlar var. Burada yargı mensuplarımız kılı kırk yararak bir çalışma gerçekleştiriyorlar. Elbette ki hatalı kararlar olursa bu kararların düzeltilme mekanizmaları da yine yargı sistemimizin içerisinde var. Savcılığımız itiraz etmiştir. Onu değerlendirecek olan yine dosyaya bakan hakimlerdir. Dolaysıyla dosyadaki delilleri bizim değerlendirme imkanımız söz konusu olamaz. Değerlendirecek olan ilgili mahkemedir. Yargı eninde sonunda en doğru kararı verir, toplum vicdanını rahatlatacak bir karara ulaşır. Bundan hiç şüpheniz olmasın, yargı mensuplarına güvenelim” ifadelerini kullandı.

“GEÇMİŞTE ARKA BAHÇE YAPTIKLARI VESAYETÇİ YARGININ…”
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bir televizyon programında kullandığı ‘Ceza mı keseceksiniz, hodri meydan’ sözleriyle ilgili Bakan Tunç, “Yargımız, anayasadan yetkisini alır. Anayasamızın 9. maddesi ve 138. maddesi yargı yetkisini düzenleyen maddelerdir. Bu maddelerden yetkisini alan yargımız tarafsız ve bağımsız bir şekilde karar verir. Yargının tarafsız ve bağımsız olduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, hukuk devleti olduğunu hep ifade ediyoruz. Burada görülmekte olan bir davayla ilgili olarak siz eğer yargılama yapanlarla ilgili, birtakım sözler sarf ederseniz o zaman tehlikeli bir durum ortaya çıkar. Türk Ceza Kanunu’nun 288’inci maddesi açık. Yargı görevlerini yapanları etkilemeye yönelik sözler sarf etmenin bir yaptırımı söz konusu. Dolayısıyla görülmekte olan davalarla ilgili olarak özellikle sorumluluk makamında olan kişilerin daha sorumlu davranması lazım. Bırakın yargı görevini yapsın. Tarafsız ve bağımsız yargı en doğru sonuca elbette ulaşacaktır. Sayın Özel, belediye başkanının yargıya yönelik parmak sallamasına ve onun verdiği cevap olarak da yanında olduğunu ifade etmesi talihsizliktir. Burada kendi belediye başkanını, sorumlu bir genel başkan olarak bırakın yargı bağımsız bir şekilde görevini yapsın ve en doğru sonuca ulaşsın. Siz, parmak sallayarak, yargıyı tehdit ederek, ‘şöyle karar vermezseniz şöyle olur, böyle karar verirseniz kaos çıkar, millet ayaklanır’ derseniz, bunlar eski Türkiye manzaraları. Vesayetçi yargı anlayışı zihniyetine sahip olunan günleri de biz hatırlıyoruz. Vesayetçi anlayışa sahip bir yargı sisteminin, nasıl içinde bulunduğu durumu hep beraber yaşadık. Ülke o günlerden geçti. Bugün yargımız her zamankinden daha bağımsız ve tarafsız şekilde görevini sürdürmektedir. Geçmişte yargıyı arka bahçe yapanlar, bugün ortaya çıkıp ‘biz başkanımızın yanındayız, yargıya parmak salladığı noktasında da ona destek oluyoruz’ derseniz o zaman sorumlu bir harekette bulunmamış olursunuz. Özellikle genel başkanlar, mensubu olduğu belediye başkanlarıyla ilgili olarak bunu yapmamaları gerekirdi. Yargıya parmak sallanmaz, yargı mensupları tehdit edilmez şeklinde bir tavsiyede bulunacakken ‘onun yanındayız’ demesi maalesef Özgür Özel için bir şanssızlık oldu. Yargımız milletimizin yargısıdır. Yargı millet adına karar verir. Geçmişte arka bahçe yaptıkları vesayetçi yargının bugün yürürlükte olmadığını da hala kavrayamadıklarını görüyoruz. Memnun olmadığınız bir karar ortaya çıkarsa bunun itiraz mekanizmaları var. Dolayısıyla bu süreci bir mağduriyete dönüştürüp, oradan bir siyasi kazanç sağlama peşinde olanlarında boşuna bir beklenti içerisinde olduklarını söylemek istiyoruz. Milletin yargısını yıpratmayalım. Yargımızın yıpratılmasına asla müsaade edemeyiz” diye konuştu.


“ORDUMUZ YIPRATILMAMALIDIR”
Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde teğmenlerin kılıçlı yemini hakkında Bakan Tunç, “Kanunen yapılan yemin bellidir. Bu yemin edildikten ve tören bittikten sonra yemin bir grup teğmen tarafından tekrar edilmektedir. Bu da kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Ordumuz yıpratılmamalıdır. Ordumuz peygamber ocağı, çok badirelerden geçti. Ordumuzu yıpratacak, askerimizi rencide edecek bu tür tutum ve davranışların doğru olmadığını Sayın Cumhurbaşkanımız bugün de ifade ettiler. Eğer siz kanunda belli olan bir yemini yaptıktan sonra tekrar yürürlükten kalkmış olan başka bir yemini farklı bir gösteri halinde yapmaya kalkışırsanız bunun askeri disiplin açısından bir sorun olduğunu söylemiştim. Bunun arka planının araştırılması ve soruşturulması konusundaki hassasiyetimizi de söyledik. Sayın Cumhurbaşkanımız bugün ordunun yıpratılmaması ve disiplinsizlik hareketlere müsaade edilmeyeceğine yönelik açıklamalarını gerçekleştirdi. Gerekli incelemeler ve çalışmalar yapılacaktır” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TAZİYELERİNİ İLETTİ
Alınan bilgiye göre, Başkan Erdoğan, anne Rabia Birden Eygi ile telefonda görüşerek taziyelerini iletti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ömer Çelik şunları söyledi: Sayın Cumhurbaşkanımız Türkiye’nin güvenlik ve dış politikasına ilişkin çok net mesajlar verdi. Burada üç kuvvetten de kadın teğmenler birincilikle çıktı. Ortaya çıkan görüntüyle ilgili olarak, ilk başta söyledim, demokratik denetim mekanizmaları çalışıyor, dedim. TSK için de geçerlidir bu. Asker-sivil ilişkilerin yerli yerine oturtulması konusunda büyük tecrübemiz var.

‘ASKERLİK YÜZDE 100 DİSİPLİN GEREKTİRİR’
Burada hassasiyet gösterilen konu, alternatif yemin konusunun ortaya çıkmaya sözkonusudur. Askerlik yüzde 100 disiplin gerektirir. Geçmişte yeni mezunların, bazı emekli askerlerin vesairenin başka türlü kodlamaya çalıştığını da biliyoruz. 27 Nisan sürecinde de gördük. Başka zamanlarda da gördük. Bütün bu çerçeveyi 360 derece görebilecek durumdayız. Buradan antidemokratik bir hareketlilik mi var diye hassasiyetini gösteren vatandaşlarımızın söyledikleri son derece saygıdeğer. Birileri sosyal medyada ‘bu hükümete karşı yapıldı, mesaj verildi’ gibisinden mesajlar incelenecektir.
‘HER İKİ TARAFIN DA YAPTIĞI DİSİPLİNSİZLİK’
Bugün Cumhurbaşkanımızın konuşmasında ifade ettiği gibi ilk sonuçlarının da çıktığı görülüyor. Cumhurbaşkanımız anayasa gereği ordularımızın başkomutanıdır. Geçen sene hatırlarsanız bir olay olmuştu. Atatürk rozeti takıp takmamayla ilgili. Daha sonra buna müdahale sözkonusu olmuştu. O zaman da Atatürk rozeti taktı, takmadı üzerinden tartışma yürütüldü. Burada her iki tarafın da yaptığı disiplinsizlik. Sonuçta bu incelendi ve gereği yapıldı.

‘ORDU MİLLETİN GÖZBEBEĞİDİR’
Büyük çoğunluğu itibariyle böyle bir mezuniyet töreninden sonra topyekün suçlamaya gitmek, çirkin ifadeler kullanmak da doğru değil. Demokratik mekanizmalar işliyor şu anda. Kasıt, ihmal, disiplinsizlik bu bağlamda incelenecek ve gereği yapılacak. Ben siyaset tarafında durduğum için. Soruşturmanın sonucunu görelim. Cumhurbaşkanımızın bugünkü açıklaması net bir şekilde ifade ediyor. Anti demokratik motivasyonla hareket edenler de tespit edildiği ortaya çıkıyor. Bunlar incelenecektir. Demokrasi konusunda mutlak ve kesin bir hassasiyet olması lazım. TSK’yı en çok yıpratan şey, bu darbeler, postmodern darbeler, kalkışmalar çerçevesinde TSK’nın istismar edilmesidir. Silahlı güç meşruiyetini cumhuriyetten alır. Ordu milletin gözbebeğidir. Geçmişe doğru okuma yaptığınızda bütün darbeler dış odaklı projedir. Türkiye’nin egemenlik sistemine çökmek isteyen, milli dinamikler dışında istikamet vermek isteyenlerin ürettiği projelerdir darbe. En büyük yanlış silahlı kuvvetin kendi milletine silah çekmesidir. Bu konuda vatandaşlarımızın hassasiyet göstermesi son derece önemlidir.
‘KASIT MIDIR, İHMAL MİDİR BUNLAR DEĞERLENDİRİLECEKTİR’
Çok uzun zaman boyunca, AK Parti kurulduğundan 15 yıl sonrasına kadar en önemli mottolardan birisi sivil siyasetin üstünlüğüdür. Bir mesele darbe midir, kalkışma mıdır, disiplinsizlik midir, kasıt mıdır, ihmal midir bunlar farklı farklı şeylerdir. Bunlar değerlendirilecektir. Farklı yemin okuma meselesinin düzenlenmesi gerektiği net bir şekilde açıktır. Sayın Özgür Özel ‘Atatürk diyen çocuklara soruşturma açıyorsunuz’ diyor. Bu yanlıştır. Burada disiplinsizliğe soruşturma açılıyor. 27 Nisan’da muhtıra teşebbüsünde Atatürkçü düşünceye uygun Cumhurbaşkanı diyordu. Bu askeri bürokrasinin işi değil ki? Bu tartışmayı Atatürk eksenine taşıdığınız zaman asıl mecrasından çıkarıyorsunuz. Ağır tecrübelerimiz var, gösterilen hassasiyet normal. Burada mesele, güvenlik mekanizmasının siyasi odak haline getirilmesidir.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hankendi Ortaokulu’nda görev yapan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Nurullah Kaya’dan 3 gündür haber alamayan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Kaya’nın yalnız yaşadığı eve sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Çilingir yardımıyla girilen evde, Kaya’nın cansız bedeni bulundu. Kaya’nın cenazesi, otopsi için Fırat Üniversitesi Hastanesi morguna götürüldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilgii Edinme Değerlendirme Kurulu üyeliklerine, Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 14’ncü maddesi gereğince yapılan atamalar Cumhurbaşkanı imzası ile Resmi Gazete’de yayımlandı.
Buna göre; İbrahim Acarlı, Ahmet Hüsrev Vural, Prof.Dr. Mehmet Koca, Prof.Dr.Engin Saygun, Prof.Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, Veli Küçük, Hayrettin Kurt, İsmail Kurul ve Hakan Öztatar Bilgii Edinme Değerlendirme Kurulu üyeliklerine atandı.
Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı Alper ÖZKAN, Tarım ve Orman Bakanlığı; 11. Bölge Müdürü Halim ÖZDEMİR, 9. Bölge Müdürü Musa KAYA ve 2. Bölge Müdürü Adil ŞENCAN görevden alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzincan Vali Yardımcısı Rumeysa Sena Kurt, 100. Yıl Atatürk Huzurevi’nde kalan yaşlılara sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi.
Her biri ayrı ayrı tarih kokan yaşlılarla tek tek ilgilenerek sohbet eden Rumeysa Sena Kurt, huzurevi sakinleriyle birlikte pasta kesti.
Ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Serdar Demirci’ den kuruluşun işleyişi ve yaşlıların genel durumu hakkında bilgi alan Vali Yardımcısı Kurt, “Sosyal devlet anlayışı içerisinde geçmişin izlerini taşıyan, bir nevi tecrübe ve yaşanmışlık kütüphanesi olan yaşlılarımıza her türlü imkan ve hizmeti sunmak bizlerin asli görevidir. Her zaman yaşlılarımız için elimizden gelenin en iyisi yapmaya çalışacağız.” dedi. – ERZİNCAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – İstanbul Tem Otoyolu Başakşehir mevkiinde seyir halindeki motosiklet sürücüsü, arıza yapıp emniyet şeridinde duran tıra arkadan çarptı. Kazada motosiklet sürücüsü hayatını kaybetti.
Olay, dün saat 22.30 sıralarında Tem Otoyolu İstanbul Başakşehir Ziya Gökalp Mahallesi mevkii Ankara istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre yol üzerinde arızalan tırın şoförü, aracı emniyet şeridine çekip güvenlik önlemi alarak yardım için beklemeye başladı. Bir süre sonra otoyolda süratli şekilde ilerleyen motosiklet sürücüsü Yavuz Selim Çiçek, tırı fark edemeyerek arkasından çarpıp altına girdi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, Çiçek’i sıkıştığı yerden çıkararak sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinde Çiçek’in hayatını kaybettiği belirlendi. Yavuz Selim Çiçek’in cenazesi Adli Tıp Morguna götürüldü. Kaza sonrası tır sürücüsü, polis ekiplerince ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAHRAMANMARAŞ – Depremin merkez üssü Kahramanmaraş’ta bir esnaf sektöründeki fiyatlara kıyasla, vatandaşlara uygun fiyatla hizmet verdiği için Ticaret Bakanlığı tarafından Ahilik Beratı ile ödüllendirildi.
Yaşanan 6 Şubat depreminin ardından sektöründeki fiyatlara kıyasla uygun fiyat ile tüketicilere hizmet sunan Altın Kaşık EV Yemekleri işletmesine, Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Akif Memiş’in katılımıyla Ahilik Beratı verildi.
Kahramanmaraşlı Esnaf İbrahim Yılmaz’ın Ahilik bilincini kendilerine yeniden hatırlattığını dile getiren Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Akif Memiş, “Güzide İllerimizden Kurtuluş Savaş’ında gösterdiği kahramanlık ile adını tarihe altın harflere yazmış Kahramanmaraş ilimizde tam da bu kültürün temsili ve yaşatılması açısından örnek teşkil eden yöresel ev yemekleri, ülkemizi derinden sarsan deprem felaketinden itibaren sektörel piyasanın fiyatlarına kıyasla uygun fiyatla tüketicilere hizmet sunma hususundaki özverili gayretleri nedeniyle Sayın Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat Beyefendi adına, Altın Kaşık Ev Yemekleri Şirketi’nin sahibi İbrahim Yılmaz kardeşimizin esnaf ve halk arasındaki ahilik bilincine yeniden bizleri hatırlattığı ve saygı uyandıran bu tavrı ile yeni yeşerecek genç, genç ailelere de örnek teşkil ettiği için tebrik ediyor, takdirlerimizin bir nişanesi olarak da kendilerine ahi esnaf beratı ödülüyle ödüllendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Ahi Beratı ile ödüllendirilen esnaf İbrahim Yılmaz ise “Biz bu Altın Kaşık Ev Yemeklerini 2019 yılında başlatmış olup pandemi hastalığı ile kapatmak zorunda kaldık. Deprem oldu ilk şubemiz yıkıldı ardından bu dükkanı ise bir vatandaştan kiralayarak tekrardan Deprem bölgesi olan Kahramanmaraş’a hizmet vermeye devam etmeye karar verdik. Fiyatlarımızda ve güzelliğimizde daha titiz daha güzel hizmet vermeye devam ettiğimizden dolayı halkımıza ve devletimize teşekkür ediyoruz.” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Çiftçi, Erzurum Havalimanı’nda yaptığı açıklamada, Hindistan Vistara Hava Yolları’na ait yolcu uçağının, Mumbai- Frankfurt seferi sırasında bomba ihbarı üzerine saat 16.30 sıralarında Erzurum Havalimanı’na acil inmek durumunda kaldığını söyledi.
Bütün yolcular ile mürettebatın tahliyesinin ardından bomba imha ekiplerinin arama tarama çalışmaları yürüttüğünü dile getiren Çiftçi, şu bilgileri paylaştı:
“Uçağın bagaj kısmındaki bütün yolculara ait bavullar, bagajlar indirildi. Onların da hem X-ray cihazıyla hem de arama köpeği marifetiyle arama çalışmaları tamamlandı. Saat 23.30 itibarıyla bütün arama tarama çalışmalarını sonlandırmış olduk. Yaptığımız çalışmaların neticesinde bomba ihbarının asılsız olduğunu tespit ettik. Bunun neticesinde de ilimiz havaalanında uygulanan uçuş yasağı kaldırılmış oldu. Artık ilimize gelecek veya ilimizden gidecek bütün uçaklar rahatlıkla havalanabilecek durumda.”
“Yolcuların bütün ihtiyaçları karşılanmış durumda”
Vistara Hava Yolları’na ait yolcu uçağının havaalanında durmaya devam edeceğini belirten Çiftçi, uluslararası uçuş kurallarına göre pilotların belirli süre uçuş yapma imkanının bulunduğunu söyledi.
Vali Çiftçi, pilotların belirlenen süreyi tamamladıkları için istirahate çekildiklerini dile getirerek, “Yolcular, havaalanımızın dış hatlar terminalinde istirahat ediyor. Onların da bütün ihtiyaçları karşılanmış durumda. Yarın saat 07.25 gibi Hindistan’ın Mumbai şehrinden yeni bir uçak gelecek. O uçakla yolcular tekrar yollarına, Frankfurt’a devam edecekler.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TUNCELİ – TunceliErzincan sınırında yer alan Karasu Nehrindeki kirlilik vatandaşları tedirgin ediyor. Yağış olmamasına rağmen kirliliğin yaklaşık bir aydır devam ettiğini belirten vatandaşlar, bunun bölgedeki madencilik faaliyetlerinden kaynaklandığını iddia etti.
Erzincan ile Tunceli sınırında yer alan Karasu Nehrinin yaklaşık bir aydır kirli olarak aktığını kaydeden yöre sakinlerinden Ali Hıdır Eren, “Burası, Tunceli ile Erzincan’ın sınır bölgesinde yer alan Mutu. Burada Karasu akıyor. Erzincan’a bağlı Mercan bölgesinde maden çıkarılıyor, maden bu suda yıkandığı için suyun halini görüyorsunuz. Bu suda bir tane canlının yaşayacağına ben inanmıyorum” dedi.
Karasu Nehri’nin Erzincan ovası boyunca uzandığını aktaran Eren, ” Tarım, hayvanlar, ne kadar canlı varsa bu sudan besleniyor. Bu suyun kat ettiği 50 kilometreden sonraki durulanmış hali. Bu suda hiçbir canlının yaşayacağına inanmıyorum. Bu su olmazsa hayat olmaz. Bu sudan tarım, hayvancılık ve tüm canlılar etkilenecek. Lütfen buna bir müdahale edilsin” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elbistan- Malatya kara yolunda sürücüleri henüz belirlenemeyen 06 AB 2943 plakalı otomobille 35 KG 5176 plakalı hafif ticari araç çarpıştı.
İhbar üzerine kaza yerine polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan 3’ü çocuk 11 kişi, 112 Acil Sağlık ekiplerince Elbistan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİYARBAKIR’ın Bismil ilçesinde amca çocukları arasında borç-alacak nedeniyle çıkan kavgada 3’ü kardeş 5 kişi yaralandı.
Olay, öğle saatlerinde Bismil ilçesi Barış Bulvarı’nda meydana geldi. İddiaya göre amca çocukları arasında borç-alacak husumeti nedeniyle çıkan tartışma, bıçaklı ve sopalı kavgaya dönüştü. Kavgada yaralanan M.Y. (24), İ.Y. (35) ve V.Y. (25) isimli kardeşler ile F.Y (35) ve T.Y (41) yaralandı. İhbarla bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ilk müdahalenin ardından Bismil Devlet Hastanesi ve Diyarbakır’daki hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı. Yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muş’ta Genç Birikim Derneği tarafından düzenlenen “11. Uluslararası Onkoloji Günleri” çerçevesinde dünyanın farklı ülkelerinden ve il dışından gelen gönüllüler, meme kanserine dikkati çekmek için istasyon caddesi üzerinde yürüyüş düzenledi. Pembe bayrak sallayan gönüllü gençler, şarkılar eşliğinde Millet Bahçesi’ne kadar yürüdü.
Muş Vali Yardımcısı Cihat Abukan, Onkoloji Günleri’nin çok yoğun geçtiğini belirterek, “Farkındalık oluşturmak için Millet Bahçesi önüne kadar yürüyüş yaptık. Muş halkımızdan çok yoğun bir katılım oldu. İnşallah bir sonraki yıl daha hareketli ve güzel bir şekilde yapmayı planlıyoruz. Gençlerimiz 7’den 70’e herkes burada. Allah kimsenin başına vermesin ama erken teşhis tanısı önemli ve vatandaşınıza da duyurmaya çalışıyoruz” dedi.
Dernek Başkanı Salih Yüce ise düzenlenen 11. Uluslararası Onkoloji Günleri’ne 10 ülkeden yaklaşık 350 kişinin katıldığını belirtti. Her yıl farklı konu ele aldıklarını ifade eden Yüce, “Onkoloji Günleri’nde meme kanseri, akciğer kanseri ve jinekolojik kanser konusu ele alındı. Programının ilk günü genellikle kansere karşı farkındalık yürüyüşü yapıyoruz. Bugün yaptığımız yürüyüşün sonunda da müzik dinletisi etkinliği oldu. Yürüyüşe katılanları minik bir müzik keyfi sunduk” ifadelerini kullandı.
Müzik etkinliği ile yürüyüş sona erdi.
Düzenlenen yürüyüşe, Vali Yardımcısı Mustafa Batuhan Alpboğa, yurt içi ve yurt dışından gelen akademisyenler, kanser hastaları, gönüllü gençler ve vatandaşlar katıldı. – MUŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eczaneler, sağlık sektöründe önemli bir yere sahip olan kuruluşlardır. İnsanların sağlıkla ilgili ihtiyaçlarını karşılamak, ilaçları güvenle temin etmek ve tıbbi danışmanlık almak için her gün binlerce kişi eczaneleri ziyaret eder. Eczaneler, yalnızca ilaç temin etmekle kalmaz, aynı zamanda sağlık hizmetleriyle ilgili doğru bilgileri de sunar. Gerek reçeteli gerekse reçetesiz ilaçlar, sağlık ürünleri ve medikal malzemeler eczaneler aracılığıyla halka ulaşır. Bu hizmetler, bireylerin sağlığını korumak ve tedavi süreçlerinde gerekli olan ilaçlara kolayca ulaşmalarını sağlamak açısından büyük önem taşır.
Eczaneler, belirli mesai saatleri içerisinde hizmet verir. Genellikle hafta içi ve hafta sonları sabah saatlerinden akşama kadar açık olan eczaneler, vatandaşların ilaç temin etmelerine yardımcı olur. Ancak mesai saatleri dışında veya acil durumlarda nöbetçi eczaneler devreye girer.
Eczaneler, belirli saatler dışında kapalı olsa da nöbetçi eczaneler, özellikle gece saatlerinde, hafta sonları ve resmi tatillerde hizmet vermeye devam eder. Nöbetçi eczaneler, acil ilaç ihtiyacı olan bireyler için hayati bir rol oynar. Gece aniden ortaya çıkan bir hastalık veya tedavi sürecinde kullanılan ilaçların bitmesi durumunda, nöbetçi eczaneler en güvenilir çözüm olur. Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde, gece saatlerinde sağlık hizmetlerine ulaşmak zor olabilir. Bu yüzden nöbetçi eczanelerin varlığı büyük bir kolaylık sağlar.
İşte tam bu noktada Eczaneleri.net devreye girer. Eczaneleri.net, nöbetçi eczanelerin güncel bilgilerini sağlayarak, vatandaşların en yakın eczaneye hızlıca ulaşmalarına yardımcı olan bir platformdur. Gecenin geç saatlerinde ilaç bulmanız gerektiğinde, Eczaneleri.net üzerinden kolayca nöbetçi eczanelerin adreslerine ve iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

Nöbetçi eczaneler, genellikle geceleri ve resmi tatillerde açık kalır. Nöbet sistemi sayesinde her gün belirli sayıda eczane nöbetçi olarak hizmet verir. Bu sayede, vatandaşlar ilaç ihtiyaçlarını mesai saatleri dışında da giderebilir. Ancak hangi eczanenin nöbetçi olduğunu bilmek önemlidir, çünkü her gün farklı bir eczane nöbetçi olabilir. Nöbetçi eczaneleri bulmak için bölgenizdeki nöbetçi eczanelerin listesini öğrenmek büyük bir avantaj sağlar.
Bu ihtiyacı karşılayan Eczaneleri.net, Türkiye’nin her yerindeki nöbetçi eczanelerin güncel listesini sunan bir platformdur. Eczaneleri.net üzerinden, bulunduğunuz bölgedeki nöbetçi eczaneleri kolayca bulabilir, adres ve telefon bilgilerine ulaşabilirsiniz. Eczaneleri.net, sürekli güncellenen veri tabanı ile en güvenilir bilgiyi sunar ve nöbetçi eczane arayışınızı hızlı bir şekilde çözüme ulaştırır.
Eczaneleri.net, nöbetçi eczanelerin listesini sunarak, özellikle acil ilaç ihtiyacı olanlar için büyük bir kolaylık sağlar. Sitenin kullanıcı dostu arayüzü, şehir ve bölgeye göre arama yapmanıza olanak tanır. İhtiyacınız olan nöbetçi eczaneyi bulmak için tek yapmanız gereken, siteye girerek bulunduğunuz şehri seçmek ve karşınıza çıkan listeden size en yakın eczaneyi seçmektir.
Eczaneleri.net, her gün düzenli olarak güncellenen nöbetçi eczane bilgileri sayesinde, Türkiye’nin dört bir yanındaki vatandaşlara güvenilir ve hızlı bir hizmet sunar. Acil durumlarda nöbetçi eczanelere hızlıca ulaşmak için Eczaneleri.net en iyi yardımcınız olacaktır.
Sonuç olarak, eczaneler sağlık sisteminin olmazsa olmazıdır. Nöbetçi eczaneler ise özellikle gece ve hafta sonu gibi acil durumlarda ilaç ihtiyaçlarını karşılamada büyük bir rol oynar. Eczaneleri.net, bu ihtiyacı karşılayan en güncel ve güvenilir platformlardan biridir. Nöbetçi eczanelere erişiminizi kolaylaştıran bu site, ilaç temininde yaşayabileceğiniz her türlü sorunu minimuma indirir. Geceleri ya da tatil günlerinde acil ilaç ihtiyaçlarınızda, Eczaneleri.net ile hızlı ve kolay bir şekilde size en yakın nöbetçi eczaneye ulaşabilirsiniz.
İstanbul Nöbetçi Eczane
https://istanbul.eczaneleri.net/
]]>
ÖSYM’nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre adaylar, 2024-YKS ek yerleştirme için tercihlerini, 6-11 Eylül’de T.C. kimlik numaraları ve şifreleriyle ÖSYM’nin “https://ais.osym.gov.tr” adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri mobil uygulamasından bireysel yapacak.
Tercih işlemleri yarın saat 14.30’da başlayacak, 11 Eylül saat 23.59’da sona erecek. Adaylar, yayımlanan 2024-YKS Yükseköğretim Programları Ek Yerleştirme Kılavuzu’ndan ön bilgi edinebilecek.
2024-YKS Yükseköğretim Programları Ek Yerleştirme Kılavuzu’na, ÖSYM’nin internet adresinden erişilebiliyor. Ön bilgi vermek amacıyla yayımlanan kılavuzu tercih yapacak adayların dikkatle incelemeleri ve işlemlerini kılavuzdaki bilgiler doğrultusunda yapmaları gerekiyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çevrede bulunan tarım alanlarının su kaynağı olan derede, son zamanlarda balık ölümleri yaşanıyor.
Derenin geçtiği güzargah boyunca fabrikaların bulunduğunu anlatan vatandaşlar, derenin bu fabrikaların kimyasal ve boya atıklarıyla kirlendiğini iddia etti.
Dereye balık tutmaya gelen vatandaşlar, rengi degişen sudaki kirlilik ve ölü balıkları görünce olta takımlarını açmadan geri dönüyor.
Bölge sakinlerinden İrfan Dağlı, “4 senedir buradayım bugüne kadar böyle bir şey görmedim. Dün durulmayacak derecede koku gelmeye başladı. Yetkilileri aradık fakat bizi başka yerlere yönlendirdiler. ‘Müdürlerimiz yok, başka yeri arayın’ dediler. Kimse ilgilenmedi. Derenin halini görüyorsunuz, insanın içi sızlıyor. Bütün balıklar su yüzeyine çıktı. Bu bölgedeki bahçeler derenin suyu ile sulanıyor. Bursa’nın çoğu insan bu dere ile sulanan meyvelerden yiyor. Kokudan duramadığımız için yetkililerden yardım istedik. Kimse ilgilenmedi. Kimin kimyasal atık boşalttığını bilmiyoruz. Fabrikaların olduğu bölgeden geliyor” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaevli Mahallesi’ndeki fuar alanında düzenlenen etkinliğe koç yetiştiricisi 6 kişi katıldı.
Jüri, koçların “vücut uzunluğu”, “hayvanın yerden yüksekliği”, “but genişliği”, “ırk özelliklerini en iyi taşıyan” ve “en bakımlı koç” kriterlerine göre değerlendirme yaptı.
Değerlendirme sonucu Yılmaz Songün’ün koçu birinci, Ahmet Toluca’nın koçu ikinci, Ferdi Durmaz’ın koçu ise üçüncü oldu.
Yılmaz Songün, hayvanına özenle baktığını, birincilik ödülünü aldığı için mutlu olduğunu ifade etti.
En çabuk oğlak yeme yarışmasına ise 5’er kişiden oluşan 3 grup katıldı.
Yarışmayı 10 kilogramlık oğlağı 10 dakikada bitiren Malkara grubu kazandı.
Yarışmaları kazananlara yem desteğini içeren ödüller ve çeşitli hediyeler verildi.
Tekirdağ Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cemalettin Toluca yaptığı konuşmada, her yıl fuarda düzenledikleri yarışmalarla üreticilere destek olmaya çalıştıklarını söyledi.
Katılan bütün üreticileri tebrik eden Toluca, “Yarışmalarla küçükbaş hayvancılığa ilgiyi artırmak istiyoruz. Bu yarışmaları düzenlemeye devam edeceğiz. Biz her zaman üreticilerimizin yanındayız. Elimizden geldiğince sizlere destek olmaya çalışıyoruz. Yarışmalarda birinci, ikinci üçüncü olmak önemli değil. Bizim için yarışmaya katılan herkes dereceye girmiş sayılır.” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ayvacık Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü veteriner hekimleri ile İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri bölgeye sevk edildi.
Yaralı köpek tedaviye alınırken, şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlatıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konteyner kentlerde kalan depremzede çocukların spora yönlendirilmesi ve moral bulmasının amaçlandığı kurs, 4 seansta gerçekleştiriliyor. Kursta antrenörler tarafından ayda 400 çocuğa yüzme eğitimi veriliyor.
Antakya Belediye Başkanı İbrahim Naci Yapar, AA muhabirine, projede yer almaktan mutluluk duyduklarını söyledi.
Çocukların spor hayatına dahil edilmesi gerektiğini belirten Yapar, “Çocuklarımıza hem sosyal aktivite sağlıyor hem de yüzme sporuna karşı yakınlık oluşturmaya çalışıyoruz. Belki bu çocuklarımız içerisinden yarın şampiyonlar, yıldızlar çıkacak” dedi. Yapar, depremlerden etkilenen ilçede yüzme havuzlarının yanı sıra spor tesisleri, parklar ve sosyal donatıların da yenilendiğini dile getirdi.
Kursa katılan öğrencilerden Derin Artar ise hem yüzme öğrendiğini hem de eğlenceli vakit geçirdiğini kaydetti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı Çevre Doğa ve Koruma Timi Haydi ekiplerince “doğal hayatı koruma faaliyetleri” kapsamında, kırsal Damlasu Mahallesinde bir araç durduruldu.
Y.Y’nin aracında arama yapan ekipler, şeffaf kapta doğadan izinsiz toplanan ve nakil belgesiz taşınan 270 canlı akrep tespit etti. Akrepler yeniden doğaya bırakılması için Doğa Koruma ve Milli Parklar ekiplerine teslim edildi.
Y.Y’ye 387 bin lira idari para cezası uygulandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’da yer alan habere göre THY Basın Müşaviri Yahya Üstün, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dün gece saatlerinde İstanbul’dan kalkış yapan ve Tayvan’ın başkenti Taipei’ye giden uçağın inişine 2 saat kala olumsuz hava koşulları nedeniyle türbülansa maruz kaldığını açıkladı.
Uçağın sorunsuz bir şekilde Taipei Songshan Havalimanı’na iniş yaptığını belirten Üstün, olayda 4’ü yolcu 2’si uçuş ekibinden 6 kişinin hafif yaralandığını belirterek, şunları kaydetti:
“TK24 sefer sayılı İstanbul-Taipei uçuşumuzu icra eden TC-JJE kuyruk kodlu uçağımız, Taipei meydana yaklaşık 2 saat mesafede olumsuz hava koşullarına (türbülans) maruz kalmıştır. 214 yolcumuz ve 17 kişilik uçuş ekibimizin bulunduğu uçağımızda, türbülans nedeniyle 4 yolcumuz ve 2 kabin personelimiz hafif şekilde yaralanmıştır. Uçağımız Taipei meydana inişini sorunsuz şekilde gerçekleştirmiş olup, sağlık ekipleri uçağı karşılamış ve gerçekleştirilen ilk müdahaleye göre ciddi bir bulguya rastlanmamıştır. Ayrıca 2 yolcumuz talepleri doğrultusunda hastaneye sevk edilmiştir. Uçuş ve yolcu güvenliğini her zaman ön planda tutan Türk Hava Yolları, yaşanan olay nedeniyle büyük üzüntü duymaktadır. Yolcularımızın ve ekibimizin sağlık durumu yakından takip edilmektedir.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Onikişubat ilçesi Hayrullah Mahallesi’ndeki lokantada düzenlenen törende, lokanta işletmecisi Yılmaz, Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından imzalanan “ahi esnaf beratı”nı Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Akif Memiş’ten aldı.
Memiş, törendeki konuşmasında, ahilik müessesinin gelecek kuşaklara aktarılmasının, bunun da yerli ve milli üretim vizyona göre şekillenmesinin önemine işaret etti.

Ekonomik hayatın çok daha katma değerli bir yapıya evrildiği bir süreçte ahilik vizyonunun ayrı bir önemle vizyona çıktığını anlatan Memiş, şöyle konuştu:
REKLAM
“Ahilik, içinde bulunduğumuz dönemde dürüst ve ilkeli ticaretin yapılmasına zemin hazırlarken toplumsal sistemi ve ahlakı geliştirmektedir. Ahilik, esnaf ve vatandaş arasında önemli bir uzlaşma sağlayarak ticaretin ve esnaflığın adaletli, sürdürebilir bir biçimde ilerlemesine yön vermektedir. Kahramanmaraş’ımızda da bu kültürün yaşatılması açısından örnek teşkil eden esnafımız, ülkemizi derinden sarsan deprem felaketinden itibaren uygun fiyatla tüketiciye hizmetlerinden dolayı Ticaret Bakanımız Ömer Bolat tarafından ahi esnaf beratı ile ödüllendirildi. Kendisini tebrik ediyoruz.”

Lokanta işletmecisi İbrahim Yılmaz da ahilik beratı için teşekkür ederek, yeni şubeler açarak vatandaşlara hizmet etmeye devam edeceğini dile getirdi.

Törene, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Buluntu ve Ticaret İl Müdürü Ahmet Uçar katıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Duruşmaya bugün de devam edildi.
Tutuksuz yargılanan Sıla Doğu, Dilan Polat, Can Doğu duruşmaya katılarak salonda yer aldı, tutuklu yargılanan Engin Polat, Sezgin Polat ve Alper Kürşat SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile katıldı.
Polat ailesinin avukatı Ahmet Gün de duruşma salonunda hazır bulundu.
DİLAN VE ENGİN POLAT ÇİFTİ: İŞSİZİM GELİRİM YOK
Kimlik tespiti sırasında söz verilen Engin Polat, “Lise mezunuyum. Şu an iş yapmıyorum, herhangi bir gelirim yok” dedi.
Dilan Polat ise ortaokul mezunu olduğunu söyleyerek işsiz ve gelirinin olmadığını belirtti.
“YÖNETTİĞİMİZ TÜM ŞİRKETLERİN KAZANÇLARI YASAL YOLLA ELDE EDİLMİŞTİR”
Duruşmada savunma yapması için söz verilen Engin Polat, “Aylardır bugünün gelmesini bekliyoruz. Yasadışı bahis iddiaları ilk önce sosyal medyada başladı. İlk başta ciddiye almamıştım lakin gözaltına alındım. Bunun soruşturma evresinde kalıp kovuşturmaya geçmeyeceğini sanarken bugün kara para aklama suçlamasıyla karşınızdayım. İddianamede Kıbrıs’a yasadışı yollarla gittiğim iddia edilmektedir. Eşim ve baldızım ile kısa bir tatil amaçlı gittik. Derkan Başer ve Veysel Şahin’i tanımıyorum. İddianamede bahis organizasyonlarından aktarılan paranın soğuk cüzdan aracılığıyla yurtdışına çıkardığım iddiası var. Lakin bizim kazançlarımızın hepsi nihai aklama raporunda belirtilmişti. Soğuk cüzdanın ne olduğunu bilmiyorum, böyle bir hesabım olmadı. Türkiye’de güzellik sektöründe öncü firmayız. Hiçbir paravan şirketimiz yoktur. Ben ve ailemin yönettiği tüm şirketlerin kazançları yasal yolla elde edilmiş ticaretten varlıklardır” dedi.
“HÜKÜMLÜLERİN DIŞARI ÇIKABİLMEK İÇİN SABUN YEDİKLERİNE BİLE ŞAHİT OLDUM”
Polat savunmasının devamında, “Türkiye’nin konuştuğu bu davada tüm kriminal raporlar, teknik ve fiziki takipler, şirket adreslerimde ve evlerimizin bahçelerinde yapılan aramalarda bile delil bulunamazken iddianame tanık beyanlarıyla düzenlenmiştir. Çıkarı olarak, kişiler tarafından organize edilerek bize kumpas kurulduğunu düşünüyorum. Tanıkların hepsi hükümlü. Bu kişiler medyada çıkan gizli tanığın beyanları üzerine kendilerince çıkarlar sağlamak için beyanda bulunmuşlardır. Cezaevinde kaldığım sürece hükümlülerin sadece dışarı çıkabilmek için sabun yediklerine dahi şahit oldum. Bu tanıklar dışarı çıkmak için yalan ifade vermiş olabilir” ifadelerini kullandı.
“ŞİRKETLERİMİZİN VE ŞUBELERİMİZİN TARAFIMIZA VERİLMESİNİ TALEP EDİYORUM”
İddianamedeki suçlamaları kabul etmediğini ifade eden sanık Engin Polat, “Tanık anlatımlarını doğrulayan somut delil çıkmadı. Çünkü yalanın ve iftiranın delili
“YAPMAZ, YALAN”
Mahkeme hakiminin Engin Polat’a eşi Dilan Polat’ın sosyal medyada yasa dışı bahis sitesinin reklamını yaptığı iddiasını sorması üzerine yanıt veren Engin Polat, “Yalan, hiçbir şekilde yapmaz” dedi.
BABA SEZGİN POLAT: BİZE İŞİMİZİ GÜCÜMÜZÜ GERİ VERİN
Baba Sezgin Polat da suçlamaları kabul etmediğini beyan etti. 10 aydır cezaevinde bugünü beklediklerini söyleyen Sezgin Polat, bahis ile ilgili suçlamaları da reddetti. Sezgin Polat, “Bize işimizi gücümüzü geri verin, bizler kendimizle toparlamaya çalışalım. Bu aileden örgüt mörgüt çıkmaz, kara para çıkmaz. Bizi bırakın biz düzgün insanlarız” cümleleriyle beraatini talep etti.
DİLAN POLAT: SADECE PERSONELLE İLGİLENİRDİM
Tutuksuz sanık Dilan Polat, savunmasında hiçbir suçlamayı kabul etmediğini söyleyerek, “Herhangi bir vergi ya da şirket işleyişiyle ilgili bilgim yok. Eşimin de her bir aile bireyinin de para aklaması söz konusu değil. Firmaları isim isim bilmiyorum. Benim şirketlerle ilgim yoktu sadece personelle ilgilenirdim. Eşime çok güvendiğim için. Aile şirketi olduğu için herkes işlerin bir tarafından tutuyordu. Ben hayatımın hiçbir döneminde fatura bile kesmedim. Instagram’da 7 milyon takipçim var. Ben bir yasadışı bahis sitesi reklamı yapmış olsam mutlaka biri ekran görüntüsü alırdı. Böyle bir reklam yapmadım. Eşimle Rize şube açılışına gitmiştik ve oradan birkaç saatliğine Batum’a gittik. Eşim hiçbir şekilde soğuk cüzdanla bir yere para aktarmadı. Batum’a zaten bir günlük gezi amaçlı gittik. Erkan Başer’i de tanımıyoruz. Hayatımızın boyunca bir araya gelmedik. Ben bu süreçte sağlığımı da kaybettim. 18 kilo verdim, çocuklarımdan 10 ay ayrı kaldım, eşimden ayrı kaldım. Polis baskınından sonra çalışanlarımızın olduğu WhatsApp grubumuz vardı. O grupta hem benim hem müşterilerimizin de orada özel fotoğrafları, bilgileri oluyor, çalışanların da telefonlarına el konulduğunu öğrendiğimde bu yüzden oradaki yazışmaları silmelerini istemiştim” dedi.
“ŞİRKETİN BİR KISMINI DEVRETTİM”
Tutuksuz sanık Sıla Doğu savunmasında, “Daha önceki vermiş olduğum ifadeyi tekrar ediyorum, kasım ayında ‘Dilan Polat’ kozmetik şirketini kurdum. 2018 Şubat’ta bir kısmını devrettim, sonra hepsini devrettim” ifadelerini kullandı.
“ENGİN BİZE BİR BABA, ANNE OLDU”
Doğu, “Bir örgüt içinde bulunmamız mümkün değildir, birbirimize aile bağımız var. Biz küçük yaşta ailemizi kaybettik. Engin bize bir baba, anne oldu. Kara para aklama nedir, örgütün ne demek olduğunu araştırırken gördüm” dedi.
“ADIMA KAYITLI SADECE BİR ARABAM VAR”
Sözlerine devam eden Doğu, “Adıma kayıtlı sadece bir aracım var, üzerime bir ev bile yok. Arabamı da kredi ile aldım. Bu suçları tamamen reddediyorum. Vergi ile ilgili bir buçuk senelik vergi borcu ödedim, vergi ile ilgili birtakım yanlışlarımız olmuştur bununla ilgili detaylı bilgiyi avukatım ile vermek istiyorum. Saygılarımla beraatimi talep ediyorum” diye konuştu.
“ÖRGÜTSEL ORTAMIMIZ YOK”
Tutuklu sanık Can Doğu savunmasında, “Daha önce verdiğim ifadeyi tekrarlıyorum. Üstüme atılan suçları kabul etmiyorum. Sıla Doğu ve Dilan Polat ablamdır, Engin Polat eniştemdir ben küçük yaşından itibaren bu kişilerle aile ortamında büyüdüm bu durumda herhangi bir örgütsel ortamımız yoktur” dedi.
“AİLE ŞİRKETİMDE ALDIĞIM TECRÜBE İLE TİCARETE ATILMAK İSTEDİM”
Can Doğu, “Üzerime atılan kara para aklama suçunu kabul etmiyorum. Aile şirketimde aldığım tecrübe ile ticarete atılmak istedim fakat hesaplarım dondurulduğu için bir şey yapamadım beraatimi talep ediyorum” dedi.
“İDDİANAMEDE İSMİM GEÇMİYOR”
Engin Polat’ın kardeşi Alper Kürşat Polat ise ailenin en küçüğü olduğunu dile getirip, “İddianamede ismim bile geçmiyor ama aylardır tutukluyum. Sadece tek amacım ailemin iş sorumluluğunu azaltıp kendi ayaklarımın üzerinde durmak.” ifadelerini kullandı.
DİLAN POLAT BUGÜN DE DUA İSTEDİ
Dilan Polat, Instagram’daki “Enerciiii” isimli kanalında dün olduğu gibi bugün de 300 bin takipçisinden dua istedi.
Polat, “Günaydın. Birer fetih okur musunuz? Bugün ve yarın.” diye yazdı.
“BİR AİLE YERLE YEKSAN EDİLMİŞTİR”
Davanın bugün görülen celsesinde savunması alınamayan sanıklar dinlendi. ardından avukat beyanları alındı.
Dilan Polat’ın kara kutusu olarak bilinen ve geçtiğimiz haftalarda kara para aklama davasında tahliye edilen ‘Mıstık’ lakaplı Mustafa Özalp, “Bankadan çektiğim bir meblağa yüzünden alındım. Derkan Başer’i tanımıyorum. Ankara ve Çorum’da şubem var. Tüm şubelerin sosyal medya işiyle ben uğraşıyordum. Mail order sistemi hiç kullanmadım. Ticari faaliyet dışında hiçbir aktivitemiz olmadı” dedi.
Dilan ve Engin Polat’ın avukatı Sevinç Horoz ise ailesel bir yapıdan örgüt çıkmasının söz konusu olmadığını söyledi.
Bugünkü gelir kaynaklarının ticari faaliyetlerinden kaynaklandığını iddia eden Horoz, “Kara paradan bahsetmek mümkün değildir. Mail order içeren bir şirket söz konusu değildir. Dosya içerisinde somut olarak yer alan hiçbir delil söz konusu değildir. Bütün ticari hayatları ellerinden alınmıştır. Tüm şirketleri kayyum tarafından idare ettirilmektedir.” dedi.
Davada ara karar öncesi görüşünü açıklayan savcı, sanıkların tutukluluk halinin devam etmesini istedi. Duruşma ara kararını açıklamak üzere yarına ertelendi.
SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI
Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, sanıkların emanetlerde bulunan eşyasının ve delil değeri taşımayan materyalin iadesini, duruşmadan vareste tutulmak istenen sanıkların savunmalarının alınmış olması nedeniyle taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etti.
Savcı, mevcut delil durumu gereği sanıkların mal varlıkları hakkında konulan tedbirin devamına fakat bazı sanıkların emekli maaşlarına getirilen kısıtın kaldırımasına, belirlenen yerlere başvurmak ve yurt çıkış yasağı şeklinde adli kontrol bulunan sanıklar hakkındaki belirlenen yerlere başvuru şeklindeki adli kontrolün kaldırılmasına, yurt dışına çıkmama yönünden bulunan adli kontrol kararlarının ise devamına karar verilmesini istedi.
Tutuklu sanıklar Engin Polat, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat ve Ahmet Gün’ün lehine tahliye gerektirecek ölçüde henüz bir değişikliğin bulunmaması, tutuklama kararındaki gerekçelerin halen mevcudiyetinin korumasının yanı sıra sanıkların üzerine atılı suçlara dair delillerin mevcudiyeti, suçların vasıf ve mahiyeti, tutuklu sanıkların kaçma şüphesi bulunması hususları göz önüne alınıp tutukluluklarının devamına karar verilmesi savcılıkça talip edildi.
Duruşmaya mahkemenin ara kararını açıklaması için yarın devam edilecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerinin, Adana’ya gelen 2 kişinin pasaportunun sahte olduğunun anlaşılması üzerine havalimanındaki güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye aldığı, İsrailli gibi gösterilen kişilerin Suriye uyruklu Z.M.Z. ile A.S. olduğunun tespit edildiği belirtildi.
İddianamede, Suriye uyruklu 2 kişinin böbreklerini para karşılığı satmak için anlaştığı, nakil işleminin gerçekleşebilmesi için de İsrailli alıcılar E.A.M. ve S.A.S’nin akrabaları gibi gösterilip, iki sahte pasaport düzenlendiğinin tespit edildiği bilgisi yer aldı.
REKLAMİDDİANAMEDE BÖBREK NAKLİ İÇİN 10 BİN LİRAYA ANLAŞTIKLARI DA YER ALDI
Suriyeli A.S, iddianamede yer alan ifadesinde, arkadaşı Z.M.Z. ile İstanbul’da bulunduğu sırada para için organ nakli yapabilecekleri düşüncesiyle sosyal medya üzerinden buldukları bir grupta M.A.S. ve M.A.M. ile irtibata geçtiklerini ve böbrek nakli için kişi başına 10 bin dolara anlaştıklarını ifade etti.
İstanbul’da tekstil işiyle uğraştığını belirten Z.M.Z. ise iddianamedeki ifadesinde, 2023’te Halep’te ailesinin vefat ettiğini, geride kalan babasına para bulmak için böbreğini satmaya karar verdiğini savundu.
“15 BİN DOLAR HAVALE ETTİM”
M.A.M. de kız kardeşine böbrek nakli için adını E.M. olarak bildiği kişi ile irtibata geçtiğini belirterek, “Bu kişi ile kardeşimin tedavisi için 65 bin dolara anlaştım. Önce para vermedim. E.M. bana direk Gaziantep’e gelmemi söyledi. Kız kardeşim ve akrabalarımla 7 Şubat’ta Gaziantep’e gittik. Bu şahıs, bana bir grup böbrek hastasının yanımıza geleceğini söyledi. Bu kişiler M.A.S. ve S.A.S. idi. Bu şahıslar ile buluştuk. E.M. bizden kişi başı 65 bin dolar talep etti. E.M’ye peşinat olarak 15 bin dolar havale ettim. Tahliller için de 8 bin dolar ödeme yaptım.” ifadesini kullandı.
REKLAM
Kendilerine sahte pasaport ayarlandığını anlatan M.A.M, şunları kaydetti:
“4 gün sonra bize sahte pasaportlar gönderildi. Pasaportlardaki resimleri olan 2 kişi yanımıza geldi. Böbrekleri verecek kişilerin kendileri olduklarını söylediler. Bu şahıslarla hastaneye gidip tahlil yaptırdık. Organların uyumlu olduğu anlaşıldı. E.M. sonra bizi Adana’ya yönlendirdi. M.A.U. sağlık turizmi kapsamında tedaviler için kişi başı 20 bin dolar talep etti. Teklifi kabul ettik. Adana’ya geldik, 10 bin doları peşin verdik ve sözleşme imzaladık. Pasaportların sahte olduğundan M.A.U. ve F.Ö’nün haberi yoktu. Verici şahıslara para vermedik. Parayı anlaşma gereği E.M. verecekti. Verici şahıslara 15 bin dolar vermek üzere anlaşmış. Fakat parayı nakilden sonra verecekti. E.M. sahte pasaportları, bize 15 bin dolar karşılığında ayarladı.”
İddianamede ifadelerine yer verilen diğer sanıklar ise suçlamaları kabul etmedi.
Sanıkların “organ ticareti yapmak veya aracılık etmek” suçundan 5’er yıldan 9’ar yıla kadar hapis talebiyle yargılanmasına gelecek günlerde başlanacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İçinde 15 adet ürün bulunan çantalarda, beslenme çantası, kırmızı kalem, kurşun kalem, silgi, kalemtraş, kalemlik, çizgili defter, kareli defter, resim defteri, güzel yazı defteri, 12’li kuru boya ve abeküs yer aldı.
Birinci sınıfları ziyaretinde konuşan Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, “Yeni eğitim-öğretim yılının tüm Sultangazililelere hayırlı olmasını diliyorum. Çocuklarımız bugün okula başlıyorlar. Uyum haftasındayız, önümüzdeki hafta 9 Eylül itibariyle tüm okullarımızda eğitim-öğretim yılı başlamış olacak. Çocuklarımız için güzel, mutlu ve huzurlu bir yıl olmasını diliyoruz. Her sene olduğu gibi bu yılda tüm ilkokul birinci sınıfa başlayan çocuklarımıza ihtiyaç duydukları tüm kırtasiye malzemelerini dağıtıyoruz. Bu sene 15 bin öğrenci birinci sınıfa başladı. Biz de 15 bin adet kırtasiye setlerimizi hazırladık. Bugün çocukların anne ve babalar burada, onları yalnız bırakmadılar. Biz de sınıflarımızda dağıtımımızı gerçekleştiriyoruz. Bu hediyelerimizin yalnızca bir maddi karşılığı yok. Bizim Sultangazi’de esas önceliğimiz eğitim. Asıl hedefimiz, eğitimli bireylerin oluşması, gelişmesi ve eğitimde daha iyi yerlere gelmek. Dolayısıyla Milli Eğitim ile çok ciddi çalışmalar gerçekleştiriyoruz” dedi.
Eğitim ve kültürün her şey olduğunu ve bunun için adımlar attıklarını belirten Dursun, “Kaşif Çocuk’ta çok özel bir eğitimle buluşturuyoruz. 8-14 yaş arasındaki çocuklarımızı Bilim Merkezimizde sanat ve bilimle buluşturuyoruz. SEDA’da ise deneyimli kadromuzla çocuklarımızı lise ve üniversite sınavlarına en iyi şekilde hazırlıyoruz. Çocukların 5 yaşından üniversite eğitimine dek her daim yanlarında oluyoruz. Üniversitede de peşlerini bırakmıyoruz. Üniversite öğrencilerimizin geçen sene olduğu gibi bu yıl da bütün ulaşım masraflarını biz karşılayacağız. Sultangazi’de yaşayan tüm üniversitelilerin yol masraflarını Sultangazi Belediyesi olarak karşılayacağız. Tüm bunları yapma nedenimiz Sultangazi’de yaşayan insanlarımızın, çocukların ve gençlerin daha eğitimli hale gelmeleri, ayrıca devletimize milletimize katkı sağlamaları. Eğitimle yanlarında olmaya her zaman devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Asmin Azra Yılmaz (6) “Çanta ve boyama seti dağıldı. Çok beğendim. Okula yeni başladığım için heyecanlıyım” dedi. Zeynep İnan da (6) “Okulda çantalar ve okul malzemeleri dağıtıldı. Dağıtılan malzemeleri çok beğendim” diye konuştu. Alparslan Arslan ise (6) “Bugün dağıtılan çanta ve okul malzemeleri için çok teşekkür ederim” ifadelerini kullandı. Ulushan Doğauslu (6) “Çanta,defter, kalem, kalemlik gibi malzemeler dağıldı. Hediyeler için çok teşekkür ederim. Okulumu da çok beğendim” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kassam Tugaylarının Telegram’dan paylaştığı videoda, 1 Eylül’de cesetlerine ulaşılan Alexander Lobanov ve Carmel Gat adlı İsrailli esirler, içinde bulundukları durumdan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu sorumlu tuttu.
Reim bölgesinden 7 Ekim’de kaçırıldığını belirten Lobanov, çok zor şartlarda tutulduklarını söyleyerek “su, yiyecek, elektrik ve temizlik ürünlerinden mahrum kaldıklarını” ifade etti.
Lobanov, “Netanyahu hükümetine sesleniyorum. 7 Ekim’de başarısız oldunuz ve bizi ihmal ettiniz. ve şimdi bizim canlı olarak serbest kalmamız için her çabayı sonuçsuz bırakıyorsunuz.” dedi.
“Anlaşma yapmamak için bizi öldürmeye çalışıyorsunuz.” şeklinde konuşan Lobanov, “Geride hamile eşimi, iki yaşındaki oğlumu ve hasta anne babamı bıraktım.” ifadelerini kullandı.
Lobanov, Netanyahu yönetimine karşı İsrail halkına sokaklara çıkma ve seslerini çıkartarak protesto yapma çağrısında bulundu.
“Lütfen bizi ihmal etmeyin ve bombardımanı durdurun”
Ailesiyle birlikteyken esir alındığını anlatan Carmel Gat ise İsrail saldırılarının durmaksızın devam ettiğini belirterek, “Saldırılar yüzünden buradan canlı çıkıp çıkamayacağımı bilmiyorum.” dedi.
Gat, İsrail hükümetine ve Netanyahu’ya seslenerek, “Lütfen bizi ihmal etmeyin ve bombardımanı durdurun, bizim eve dönmemizi sağlayın.” diye konuştu.
İsrail halkından kendileri için “protestoya ve mücadeleye devam etmesini” isteyen Gat, “Kimsenin müzakere kapısını kapatmasına izin vermeyin.” ifadelerini kullandı.
Hamas, 1 Eylül’de cesetlerine ulaşılan esirlerin İsrail saldırısında öldürüldüğünü açıklarken İsrail ise esirleri Hamas’ın öldürdüğünü iddia etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ordu’dan Şanlıurfa’ya giden tarım işçilerini taşıyan Cengiz G. idaresindeki 02 ABZ 139 plakalı minibüs, Kayapaşa Mahallesi’nde devrildi.
Kazada yaralanan 26 kişi, ambulanslarla Niksar Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Yaralılardan 5 yaşındaki Eylem Debek, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Tokat Valisi Abdullah Köklü, yaralıları Niksar Devlet Hastanesi’nde ziyaret ederek, geçmiş olsun dileğinde bulundu.
Köklü, gazetecilere, kazada aralarında çocukların da olduğu 26 kişinin yaralandığını belirterek, “Şoför hatasından dolayı araç yuvarlandı. Kazada 1 çocuğumuzu kaybettik. Başka yaralımızda hayati tehlike gözükmüyor. 4 yaralımız Tokat’taki hastanelere sevk edildi. Kapasite üzeri yolcu taşıdığı anlaşılıyor. Savcılık ve emniyet gerekli tahkikatları yapıyor.” ifadelerini kullandı.
Minibüsteki yolculardan Fatma Gezi ise fındık hasadından döndüklerini, yolda giderken bir anda kendini yerde bulduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>A Milli Futbol Takımı video toplantı ve fitness salonundaki ısınma/mobilizasyon çalışmalarını takiben, Teknik Direktör Vincenzo Montella yönetiminde gerçekleştirilen saha antrenmanında, önce pas ve rondo çalışmaları yapıldı. Sonrasında Galler maçının taktiği üzerinde duruldu ve antrenman maçı oynandı. Kalçasındaki ağrısı süren Hakan Çalhanoğlu, takımdan ayrı düz koşu yaptı.
Millilerin bugünkü idmanını, TFF Başkan Vekilleri Mecnun Otyakmaz, Fuat Göktaş ve Ceyhun Kazancı, Yönetim Kurulu Üyesi Ural Aküzüm ve Genel Sekreter Abdullah Ayaz da izledi.
Ay-yıldızlılar, Galler ile oynayacağı karşılaşma öncesindeki son çalışmasını yarın saat 10.45’te TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde yapacak. Bu antrenmanın ilk 15 dakikalık bölümü medyaya açık olacak. Kafile saat 15.00’te ise İstanbul Havalimanı’ndan kalkacak Türk Hava Yolları’na ait uçakla Cardiff’e seyahat edecek.
A Milli Futbol Takımı Teknik Direktör Vincenzo Montella ve aday kadrodan bir futbolcu, Galler – Türkiye maçının oynanacağı Cardiff City Stadyumu’nda yerel saatle 20.00’de (TSİ 22.00) bir basın toplantısı düzenleyecek. Ay-Yıldızlılar, bu toplantı öncesinde stadyumda kısa bir yürüyüş yapacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ROMA – İtalya açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan teknenin batması sonucu 3’ü çocuk toplam 21 kişi kayboldu.
İtalya’nın Lampedusa Adası açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan tekne battı. İtalyan basınında yer alan haberlerde, kazadan 7 kişinin sağ kurtarıldığı, 3’ü çocuk 21 kişide ise haber alınamadığı ifade edildi. Haberlerde, teknenin geçtiğimiz cumartesi günü Libya’dan yola çıktığı ve 28 kişi taşıdığı aktarıldı. Teknede bulunan düzensiz göçmenlerin Suriye uyruklu olduğu belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>30 yıl hapisle aranan şüpheli, aldığı nefesler yüzünden ranzanın altında yakalandı
Ranzanın altında yakalanma anları kamerada
BURSA – Bursa’da hakkında 30 yıl 1 ay 20 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan şüpheli, evindeki ranzanın altında kıskıvrak yakalandı. Zanlı, evine yapılan operasyonda ranzanın altında aldığı nefes sayesinde yakalanırken, şahsın emniyetteki işlemleri sürüyor.
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Yıldırım İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, aranan şahıslarla mücadelesini aralıksız sürdürüyor. Son olarak, Şükraniye Mahallesi’nde 30 yıl 1 ay 20 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir şüphelinin evi tespit edildi. Alınan izinlerin ardından eve giren ekipler şüpheliyi bulamadı.
Gerginlikten aldığı nefesler, saklandığı ranzanın altında ele verdi
Ekipler, ranzanın altından nefes sesleri çıktığını fark etti. Ranzanın altına bulunan halıları boşaltan ekipler, aradıkları şüpheliyi saklanırken buldu. Hemen orada gözaltına alınan şüphelinin kelepçelenerek sorgusu yapıldı. Yapılan incelemede şüphelinin 39 suç kaydı bulunan Faruk P. olduğu, bu kişinin “bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık” ve “hükümlü ve tutuklunun kaçması” suçundan hakkında 30 yıl 1 ay 20 gün kesinleşmiş cezası olduğu tespit edildi.
Şüphelinin ranzanın altında yakalanma anları cep telefon kamerasına saniye saniye yansıdı.
Faruk P.’nin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trabzon Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yusuf Aksoy:
“Arıcılar açısından bu yıl, son 10 yılın en zor senesi diyebiliriz”
“Türkiye geneline bakıldığında yüzde 40 oranında bal kaybı var”
“Dünyada bal üretiminde 10., arı sayısı bakımından ise 3. sıradayız”
TRABZON – Doğu Karadeniz Bölgesindeki arıcılar bu sezon, son on yılın en verimsiz sezonunu yaşarken bunun nedeninin iklimsel koşullardan kaynaklandığı ifade etti
Dünyada son yıllarda görülen iklim değişiklikleri özellikle gıda sektörünü olumsuz yönde etkiliyor. İklim değişikliğinden Türkiye de nasibini alırken, özellikle son yıllarda üretilen bal oranında ciddi düşüşler yaşandığı gözleniyor. Trabzonlu arıcılar bu sezonki hasattan umduğunu bulamazken, bölgeye özgü kestane balında da önemli ölçüde düşüş yaşandığı, Türkiye genelinde ise yüzde 40 oranında bal kaybının yaşandığını ifade edildi.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Trabzon Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yusuf Aksoy, son 10 yılın en verimsiz sezonunu yaşadıklarını belirterek “Bu yıl Karadeniz’de gerek kestane balı, gerek orman gülü balı gerekse yaylalardaki yayla ballarımız istediğimiz oranda olmadı. İklim şartlarının olumsuzluğundan dolayı sıkıntı yaşadık. Yağmurdan dolayı kestane balı olmadı. Yukarlarda dolu, yağmur daha sonra da kurak derken hasadımız çok zayıf. Arıcılar açısından son 10 yılın en zor senesi diyebiliriz. Türkiye geneline bakıldığında yüzde 40 oranında bal kaybı var. Ayrıca bal olmayan yılların akabinde arı ölümleri meydana geliyor” dedi.
“Arılar ve kovanlar giderek azalıyor”
Arıların giderek azaldığına dikkat çeken Aksoy, “Arılar giderek azalıyor. Mesela 3 yıl önce göreve geldiğimde Trabzon’da arıcıların 225 bin kovanı var idi. Önceki sene 181 bin, geçen sene ise 161 bin kovan tespit ettik. Dolayısıyla git gide arı ve kovan sayısında azalma söz konusu. Her önüne gelen arıcılık yapmaması lazım maalesef bunların olumsuz sonuçları oluyor. Bilgisizlikten dolayı hastalıkların yayılma ihtimali çok yüksek. Karadeniz’de bu sene pek kestane balı olmadı. Zaten kestane ağaçlarında oluşan bir gal arısı söz konusu şu an Orman Bölge Müdürlüğümüz bu konuda bir çalışma yapıyor ama yeterli değil. Zaman alacak bir mücadele ve mücadelede 10 yıldan bahsediyorlar. Dolayısıyla 10 yılda Karadeniz arıcısı olumsuz etkilenecek” diye konuştu.
Bal üretimi bakımından dünyada 10. sırada olduklarını kaydeden Aksoy, “Dünyada bal üretiminde 10. sıradayız ancak arı sayısı bakımından dünyada 3. sıradayız. İhracatımızın bir bölümünde sıkıntı var giden ballarımız piyasadaki bazı firmaların ballar geri dönüyor bu da sektörümüze büyük darbe vuruyor. Sahte ballar, merdiven altı yapımlar, laboratuvarlarda yapılan ballar, arı görmeden yapılan ballar” ifadelerini kullandı.
“Aracıdan değil arıcıdan alın”
Vatandaşlara balı mutlaka arıcıdan almaları tavsiyesinde bulunan Aksoy, “Mutlaka balı arıcıdan alsınlar, aracıdan almasınlar. Özellikle birlik dolumu olan balları alsınlar çok dikkatli olmaları gerekiyor. Yaylalarda yol kenarlarında satılan ballar normalde bizim arıcılarımızın balı ama güneş ışığı altında olduğu için onlara da rağbet etmesinler. Mutlaka ışık görmeyen raflardan, kapalı alanlardan ballarını alsınlar. Balın hakiki olduğunu görerek anlayamayız ancak tahlille anlaşılır. Tatmayla anlamak söz konusu değil. Özellikle eski sistem makinelerde sahte balı ayırt etmede yanılma olabiliyor yeni sistem makineler devreye girerse yanılma riski olmayacak. Bizim arıcımız genellikle bin 500 rakımın üzerinde bal üretiyor. Dolayısıyla bu ballar çok değerli ballardır. Bilim adamları bunu böyle öngörüyorlar. Çünkü gübre görmemiş, tarımsal ilaçlama yok değerli ballardır. Kesinlikle gıda değil ilaçtır” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, “Türkeli Feneri açıklarında makine arızası nedeniyle sürüklenen ve içinde 1 kişi bulunan 7 metre boyundaki tekne, KEGM-8 hızlı tahlisiye (can kurtarma) botumuzca yedeklenerek Türkeli Feneri’ne emniyetle yanaştırıldı.” ifadeleri yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eşsiz manzara sunan lavantalar orakla toplanıyor
Lavanta tarlası sahibi Erhan İnan:
“100 kilo çiçekten 2 kilo civarında yağ elde ediliyor”
“Hasatta orak, mazı ve çit budalama makineleri kullanıyoruz”
ESKİŞEHİR – Eskişehir’de yağdan gazoza kadar birçok ürünün elde edildiği lavantanın el yordamı ve oraklarla hasadına başladı.
Eskişehir’de yaşayan Erhan İnan, Akçakaya Mahallesinde bulunan tarım arazisine 4 yıl önce lavanta ekmeye karar verdi. 20 boyunca kökü duran ve hasat edilebilen lavantanın bu yılki hasadı ise başladı. İşçilerin orak yardımıyla topladığı lavantalar işlenmeye götürülmek üzere istifleniyor. Sapları ile birlikte işlenen 100 kilo lavantadan 2 litre yağ elde edilebiliyor. Oldukça hoş kokusu ve görüntüsü olan mor çiçekli bitkilerden yağ dışından gazoz, bal, sirke, parfüm gibi ürünler elde edilebiliyor. Tam fiyatı belli olamayan lavanta yağının kilogram fiyatı ise 600 ile 700 lira arasında değişiyor.
Öte yandan lavanta tarlasına başta evlenecek çiftler olmak üzere birçok vatandaş gelip fotoğraf çekiyor.
“Destinasyon ve buhar metodu yöntemi ile yağını elde ediyoruz”
Eskişehir’de tarım arazinde lavanta hasadı hakkında konuşan Erhan İnan, ” Isparta’da yoğun olarak ekilmekte olan lavantayı burada kendi tarlamızda toprak tahlilleri yaptırdıktan ve uygun olacağını gördükten sonra ekiyoruz. Bu işe 4 yıl önce başladık, şimdi çiçeklerimiz 4 yaşında. Yaklaşık toprakta 20 yıl kalan bir bitki türüdür. Biz buradan lavantanın yağını elde edip yağından da yan ürünlerini temin ediyoruz. Makinenin kullanıldığı bölgeler de var ama biz orak, mazı ve çit budalama makineleri kullanıyoruz. Normalde traktör arkasına bağlanan biçim makineleri de var ama bölgemizde bulunmadığı için biz kendi imkanlarımızı kullanıyoruz. Sapları ile beraber 100 kilo çiçekten 2 kilo civarında yağ elde ediliyor. Dönümle kıyasladığınız zaman çiçeğin yaşı toprakla bağdaşması sonucunda daha da güçleniyor. Küçük çiçeklerden daha az verim alırsınız, çiçek büyüdükçe verim de artıyor. İlk yıl ektiğimizden bu yana verim giderek artıyor. Artık çiçeklerin verimli olduğu bir döneme girdik. Özellikle şu an lavantanın hasadını yaptıktan sonra destinasyon ve buhar metodu yöntemi ile yağını elde ediyoruz. Yağın pek çok alanda kullanımı var” dedi.
“İnsan gücüyle yapılan bir iş olduğu için masrafları çok fazla”
Ürettikleri lavanta hakkında konuşan Erhan İnan şöyle devam etti;
“Bizim bu ektiğimiz tür melez bir türdür. Dolasıyla görsel ve yağ kalitesi angustifolia lavantasına göre düşüktür ama yağ oranı çok daha fazladır. Reçelinden, gazozuna, balından, sirkesine kadar yapılan bir üründür. Biz de bunları kendi imkanlarımızla yönetmeye çalışıyoruz. Şu anda bu bitkiler kozmetik alanda kullanılıyor. Kilogram fiyatı sabit bir şekilde belirlenmediği için herkes kafasına göre bir rakam belirliyor. Ama Isparta’da 600-700 lira civarında kilogramının satılacağı belirledi. İnsan gücüyle yapılan bir iş olduğu için masrafları çok fazla.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeni sezonun başlamasına sayılı günler kala, Kuşadası spor kadrosuna kattığı 22 futbolcu için imza töreni gerçekleştirdi. Özer Türk Stadı’ndaki törene Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, belediye başkan yardımcıları ve meclis üyeleri, Kuşadasıspor Başkanı İsmet Türker ve kulüp yöneticileri ile çok sayıda taraftar katıldı. Büyük bir coşkuya sahne olan imza töreninde teknik heyet ve futbolcular tarafından camia ve taraftarlara 2’inci Lig’e çıkma sözü verildi.
İmza töreninde konuşan Kuşadasıspor Başkanı İsmet Türker; “Takım, camia ve taraftarlar olarak bu sezon 2’nci Lig’e yükselmek için kenetlenmiş durumdayız. Transferlerimizi ince eleyip, sık dokuyarak yaptık. Bize her zaman destek olan Belediye Başkanımız Ömer Günel’e çok teşekkür ediyorum” dedi.
“Kuşadasıspor futbolcu fabrikası gibi olacak”
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ise “Kuşadasıspor 24 yıl aradan sonra bizim görevde olduğumuz dönemde Bölgesel Amatör Lig’den çıkarak yeniden profesyonel lige yükseldi. O günden bugüne kadar takımımıza destek veren özverili arkadaşlarımızla uyum içerisinde çalışıyoruz. Kuşadası Belediyesi olarak yetki ve imkanlarımız dahilinde her zaman kentimizin ortak değeri olan takımıza sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Bu sezon diğer sezonlardan farklı olarak altyapıya daha çok önem verilecek. Kuşadasıspor’un profesyonel ligde alacağı başarılı sonuçlarla daha çok gencimizi spor yapmaya teşvik etmeyi hedefliyoruz. Böylece Kuşadaspor yetiştirici bir kulüp olma kimliğine bürünerek futbolcu fabrikası gibi olacak” diye konuştu.
Kuşadasıspor’un yeni transferleri ise şu şekilde: Tolga Yakut (Serik Belediye), Ali Eren Konday (Niğde Anadolu), Batuhan Çevik (İstanbulBaşakşehir), Bartu Kulbilge (Boluspor), Alperen Özdemir (1922 Konya), İsmail Onur Kalkan (Etimesgut Belediye), Emir Yazıcı (Karagümrük), Bilal Selamet (Şanlıurfa), Mirza Can Yıldırım (Eynesil Belediye), Ufuk Er (Eynesil Belediye), Berke Avcı (Beyoğlu Yeni Çarşı), Vefa Gültek (Ankara Demir), Orkan Batın Kilmen (Bergama Belediye), Ferhat Özdaşdelen (Bergama Belediye), Abdülkadir Kuzey (Bornova 1877), Miraç Fatih Değirmenci (Adana FK), Serkan Yola (Bulvarspor), Muhammet Fatih Öztekin (Kırıkkalegücü), Muhammet Sait Özvardar (Belediye Kütahya), Eyüp Öskan (Amed Sportif), Yunus Çetin (Eskişehir), Hakan Temizhan (Reyhanlı). – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ferdi E. (24) Arapçeşme Mahallesi Gençlik Caddesi’nde yürüdüğü sırada yoldan geçen taksiden açılan ateş sonucu yaralandı.
Çevredekilerin ihbarıyla bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince Gebze Fatih Devlet Hastanesine kaldırılan yaralının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Polis silahlı saldırıyı gerçekleştiren kişi veya kişileri yakalamak için çalışma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ÖNCE EŞİNİ SONRA KENDİSİNİ VURDU
Bahçelievler Mahallesi‘nde Ekrem D. ile eşi Merve D. arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Ekrem D, tartışmanın büyümesi üzerine tabancayla eşine ateş edip aynı silahla kendini vurdu.

İKİSİ DE HAYATINI KAYBETTİ
İhbar üzerine bölgeye polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan incelemede, 3 çocukları olan çiftin hayatını kaybettiği belirlendi. Cenazeler otopsi yapılmak üzere Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL’A YAĞIŞ UYARISI
Ülke genelinde bir süredir yağışlı hava etkisini gösterirken, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yeni uyarı geldi. Aralarında İstanbul’un da olduğu 22 ilde kuvvetli yağış beklendiği belirtildi.

22 İLE SARI KOD, 2 İLE TURUNCU KOD
Meteoroloji’nin verilerini paylaşan AFAD yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Meteoroloji’den alınan son bilgilere ve yapılan değerlendirmelere göre; 2 ilimize Turuncu, 22 ilimize ise Sarı kod ile yağış uyarısı yapılmıştır. Kırklareli, Tekirdağ’a turuncu uyarıda bulunulmuştur. Sarı uyarıda bulunulan iller ise Kastamonu, Karabük, Bolu, İstanbul, Sinop, Çankırı, Adana, Mersin, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş, Ardahan, Artvin, Kars, Edirne, Konya, Antalya, Isparta, Afyonkarahisar, Denizli, Burdur, Manisa şeklindedir.
2 İLDEN 57 İHBAR ALINDI
Turuncu yağış uyarısı verilen 2 ilimizden toplam 57 ihbar alınmıştır. Karabük ilimizde 5 vatandaşımızın tahliyesi gerçekleştirilmiştir. Vatandaşlarımızın ani sel, su baskını, heyelan, yıldırım, yerel dolu yağışı, ani kuvvetli rüzgar ve kısa süreli fırtına ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli olmasını önemle hatırlatıyoruz.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’de suçla mücadele, güvenlik güçlerinin kararlılığı ve özverisiyle aralıksız devam ediyor.
Son zamanlarda, suç oranlarını azaltmak ve vatandaşların güvenliğini artırmak için kapsamlı operasyonlar gerçekleştirildi.
İçişleri Bakanlığı, bu operasyonlarla ilgili detayları sosyal medya üzerinden kamuoyuyla paylaştı.
KIRMIZI BÜLTEN VE DİFÜZYON MESAJI İLE ARANAN 25 ŞÜPHELİ YAKALANDI
Bakanlık tarafından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:
8 İlde düzenlenen “KUYU-21” operasyonlarında 18 ülke tarafından haklarında INTERPOL’ün
– Kırmızı Bülten ve
– Difüzyon Mesajı (Acil Yakalama Mesajı) ile aranma kaydı bulunan 25 şüpheli yakalandı
Aziz Milletimizin Bilmesini İsterim ki;
Hangi bülten ile aranırsa aransın, halkımızın huzurunu kaçıran uluslararası organize suç örgütlerine, göçmen kaçakçılığı organizatörlerine, zehir tacirlerine nefes aldırmayacağız. Hepsi tek tek kazdıkları kuyulara düşecekler

OPERASYON DETAYLARI
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı, KOM Başkanlığı ve İnterpol Europol Daire Başkanlığı koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri KOM Şube Müdürlükleri ve İstanbul Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğünce Antalya, Bursa, İstanbul, İzmir, Mersin, Sakarya, Samsun ve Trabzon olmak üzere 8 ilde;
– Almanya, Avustralya, Azerbaycan, Fas, Hollanda, Irak, İran, İtalya, Kazakistan, Kırgızistan, Kore Cumhuriyeti, Moğolistan, Moldova, Özbekistan, Rusya, Suriye, Türkmenistan ve Ürdün olmak üzere toplam 18 ülke tarafından İnterpol Kırmızı Bülten ve Difüzyon mesajı ile aranma kaydı bulunduğu tespit edilen 25 şahsa yönelik “KUYU-21” operasyonları düzenlendi
Operasyonlarda yakalanan şüphelilerin;
– Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma veya Örgüte Üye Olma,
– Uyuşturucu Madde Ticareti,
– Kasten Öldürme,
– Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma,
– Cinsel Suçlar,
– Resmî Belgede Sahtecilik,
– Dolandırıcılık,
– Kara Para Aklama,
– İnsan Ticareti ve
– Göçmen Kaçakçılığı suçlarından arama kayıtları olduğu tespit edildi.
İnterpol tarafından aranan ve Emniyetimizin yaptığı titiz incelemeler sonucunda ülkemizde olduğu tespit edilip yakalanan şüpheliler İl Göç İdaresi Müdürlüklerine teslim edilerek, sınır dışı işlemleri derhal başlatıldı
Operasyonları gerçekleştiren Kahraman Polislerimizi tebrik ediyorum. Allah ayaklarına taş değdirmesin. Milletimizin duası sizinle





Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kütahya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce Zafer Haftası etkinlikleri kapsamında, Dumlupınar Şehitliği’nde gençler için kurulan çadır kampta düzenlenen söyleşiye, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak konuşmacı olarak katıldı.
Büyük Zafer’in tarihini anlatan Kızıltoprak, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın, 26 Ağustos 1922’de Kocatepe’de “Büyük Taarruz” emrini vermesiyle sürecin başladığını anımsattı.
30 Ağustos’ta kazanılan zaferin gençlere sorumluluk yüklediğini kaydeden Kızıltoprak, Türkiye’nin geleceğinin gençlerin omuzlarında yükseleceğini ifade etti.
Kızıltoprak, söyleşinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, 30 Ağustos Zaferi’nin, Türk milletinin tarihindeki en büyük zaferlerinden biri olduğunu belirtti.
30 Ağustos Zaferi’yle Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğunu dile getiren Kızıltoprak, şöyle konuştu:
“Cumhuriyetimizle gurur duyuyoruz. Bu uğurda emek veren herkesi şükranla yad ediyoruz. Ruhları şad olsun. Bugün Türk devleti dünya devletleri içinde çok iyi bir konumda. Bu cumhuriyetimiz sayesinde oldu. Milletimizin muasır medeniyetler zirvesine çıkma ideali devam ediyor. 21. yüzyılı Türk asrı yapmak için gençlerimiz büyük bir aşk ve şevkle çalışıyor. Bugün Türkiye Cumhuriyeti her alanda büyük ilerlemeler kaydetti. Bu bir bayram günüdür. Milletimizin Zafer Bayramını doyasıya kutlamasını temenni ediyorum.
Etkinliğe Dumlupınar Kaymakamı Büşra Güllü Özpınar ve Gençlik ve Spor İl Müdürü Bülent Küçük de katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAĞCILAR’da, 5 katlı dokuma fabrikasında çıkan yangın, çevre ilçelerden takviye gelen itfaiye ekiplerinin de müdahalesiyle 3 saatte söndürüldü.
Yangın, saat 00.30 sıralarında Yavuz Selim Mahallesi 969. Sokak’ta bulunan iplik dokuma fabrikasında çıktı. Fabrikadan yükselen alevleri fark edenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Kısa sürede üst katlara da sıçrayan yangında, olay yerine İstanbul’un birçok ilçesinden itfaiye ekipleri sevk edildi. Bu sırada polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri ise hazır bekledi.
3 SAAT SONRA SÖNDÜRÜLDÜ
İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 3 saatlik çalışması sonucu fabrikada çıkan söndürüldü. Ekipler, yangının fabrikada uzun süre soğutma çalışması yaptı. Yangın sonrası herhangi bir yaralanma ve can kaybı yaşanmazken, fabrikada büyük çapta hasar meydana geldi. Yangının çıkış nedeni araştırılıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>M.R.O. idaresindeki 26 GR 660 plakalı otomobil, 71 Evler Mahallesi Candanel Sokak’ta ters yönde ilerleyen O.D. (64) yönetimindeki 43 PB 907 plakalı otomobille çarpıştı.
Kazada, her iki aracın sürücüleriyle araçlardaki yolcular Mehmet Ali Kale (89), M.E.O. (8), M.F.O (8) ve F.K. (84) yaralandı.
Sağlık ekipleri, Kale’nin olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi, 5 yaralı ise kentteki hastanelere kaldırıldı.
Kale’nin cenazesi, incelemelerin ardından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi morguna götürüldü.
Kaza anı bir binanın güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD Başkan Yardımcısı ve Demokrat Parti’nin başkan adayı Kamala Harris, başkan yardımcısı adayı olan Minnesota Valisi Tim Walz ile birlikte CNN televizyonuna röportaj verdi.
Siyasi görüşlerini niçin değiştirdiği sorusuna cevap verdi
Programda Harris, kaya gazı ve türevlerinin çıkarılması için kullanılan hidrolik kırma yönteminin kullanımı ve ABD sınırının yasal olmayan yollardan geçilmesinin suç olmaktan çıkarılmasına ilişkin siyasi görüşlerini neden değiştirdiğine ilişkin bir soruya cevap verdi. Demokrat Parti adayı, “Siyasi perspektifim ve kararlarımın en önemli ve anlamlı yönü, benimsemekte olduğum değerlerin değişmemiş olmasıdır” dedi.
Daha önce çevreye verdiği zarar nedeniyle hidrolik kırma yöntemine karşı çıkan fakat seçim sürecinde bu pozisyonunu değiştiren Harris, “Örneğin, sera gazı emisyonlarının azaltılması için belirli standartlara ulaşılması konusunda ABD ve dolayısıyla dünya için hedefler ortaya koymamız gerekiyor. Bu konudaki değerimde bir değişiklik olmadı” dedi.
Cumhuriyetçi bakan vaadi
Seçilmesi halinde Cumhuriyetçi Partili bir siyasetçiyi kabineye alma sözü veren Harris, bunun için aklında herhangi bir ismin bulunmadığını söyledi. Harris, “Kabinenin bir üyesinin Cumhuriyetçi olmasının Amerikan kamuoyunun yararına olacağını düşünüyorum” diye konuştu.
CNN spikeri Dana Bash’ın halihazırda verdiği vaatleri Biden ile iktidarda olduğu 3,5 yıl boyunca niçin gerçekleştirmediği yönünde bir soruya cevap veren Harris, “Öncelikle ekonomiyi toparlamamız gerekiyordu ve bunu yaptık. Enflasyonu yüzde 3’ün altına indirme konusunda yaptığımız işten de gurur duyuyorum” dedi.
Kovid-19 salgınının hızla yayıldığı dönemde kendisi ve Başkan Joe Biden’ın ekonomide önemli ilerlemeler kaydettiğini söyleyen Harris, “Ekonomi çökmüştü. Bu, büyük ölçüde Donald Trump’ın krizi kötü yönetmiş olmasından kaynaklanıyordu. Göreve geldiğimizde en büyük önceliğimiz, Amerika’yı kurtarmak için elimizden geleni yapmaktı” dedi. Biden yönetiminin ekonomi politikalarını öven Harris, “Fiyatlar, özellikle de market alışverişindeki fiyatlar halen çok yüksek” diyerek ekonomideki sorunları kabul etti.
Filistin ve İsrail’e ilişkin pozisyonunu açıkladı
Demokrat Parti’nin adayı olmasından bu yana büyük bir televizyona verdiği ilk röportajda Harris, İsrail ve Filistin arasında iki devletli bir çözüme destek verdiğini söyledi. İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu fakat “bunu nasıl yaptığının önemli olduğunu” ifade eden Harris, “Çok fazla masum Filistinli hayatını kaybetti. Bir anlaşmaya ulaşılmasını sağlamamız gerekiyor. Bu savaş bitmek zorunda” dedi. İsrail’in savunmasına ve kendini savunma hakkına olan bağlılığının sarsılmaz olduğunu ve bunun değişmeyeceğini de vurgulayan Harris, “Rehinelerin kurtarılması konusunda bir anlaşma sağlamamız gerekiyor” diye konuştu.
Biden’ın yarıştan çekilme telefonu
ABD Başkanı Joe Biden’ın Temmuz ayında başkanlık yarışından çekilme kararını kendisine telefonla bildirdiğini söyleyen Harris, “Telefon çaldı, arayan Joe Biden’dı. Bana kararını açıkladı ve ben de kendisine “Emin misiniz?” diye sordum. Emin olduğunu söyledi ve ben de durumu bu şekilde öğrendim” dedi.
Harris, Biden’ın başkan adaylığı için kendisini destekleme konusunda ise oldukça net olduğunu ifade etti. – WASHINGTON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘AB ÜYELİĞİ, TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK BİR HEDEF’
Gelecek dönemde ilişkilerin ivme kazanması için teknik konularda somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Fidan, “Öncelikle, 2019’da askıya alınmış olan yerleşik diyalog mekanizmalarının tekrar işletilmesi gerekiyor. Gümrük birliğinin güncellenmesi konusundaki beklentilerimiz sürüyor. Öncelik verdiğimiz bir diğer konu ise vize meselesi. Vize serbestisiyle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. 66 kriteri tamamladık, geriye sadece 6 kriter kaldı. Bunların da tamamlanması için ilgili kurumlarımızla hep birlikte çalışıyoruz. Vize serbestisi sağlanana kadar vatandaşlarımızın Schengen vizesi başvuru sürecinde yaşadıkları zorlukların ve engellerin giderilmesi amacıyla çalışmaya devam ediyoruz. Çok girişli ve uzun süreli vizelerin yaygınlaştırılması için AB ve üye ülkelerle temaslarımızı sürdürüyoruz. Biz, Türkiye- Avrupa Birliği ilişkilerini canlandırmanın herkesin menfaatine olduğuna inanıyoruz. Ancak, Kıbrıs sorunuyla Türkiye- AB ilişkileri arasında bir bağ kurulmasının sağlıklı bir yöntem olmadığını ve herhangi bir sonuç vermeyeceğini vurguladık. AB üyeliği, Türkiye için stratejik bir hedef. Sayın Cumhurbaşkanımız, muhtelif vesilelerle bunu açıkça ifade etti. Olumlu gündem üzerinden mesafe almak istiyoruz. Avrupa Birliği de aynı şekilde müspet bir yaklaşım sergilerse, bu herkesin menfaatine olacaktır” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Narin Güran’ı arama çalışmalarının güvenlik güçlerinin titiz takibiyle devam ettiğini bildiren Şahin, bu süreçte soruşturmanın sağlıklı ilerlemesi ve gerekli müdahalelerin etkili bir biçimde yapılabilmesi için itidalin şart olduğunu ifade etti.
RTÜK Başkanı Şahin, şunları kaydetti:
“Medyanın teyit edilmemiş bilgileri paylaşması, çeşitli her iddiayı haberleştirmesi konusu çocuk olan bir olayın hassasiyetini zedelemektedir. Söz konusu ailenin korunması, araştırmaların etkin bir şekilde yürütülmesi açısından getirilen yayın yasağına tüm yayıncılarımızın riayet etmesini önemle rica ediyoruz. Kamuoyuna ve yayıncılarımıza duyurulur.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Brüksel’deki toplantı, AB ile ilişkilerimizin canlanması açısından önemli.” diyen Fidan, Türkiye’nin bir süredir bu toplantılara davet edilmediğini anımsattı.
Toplantıya Türkiye’nin çağırılmış olmasını “müspet bir gelişme” olarak niteleyen Fidan, yaklaşık iki saati bulan toplantıda Türkiye-AB ilişkilerinin nasıl ileri götürülebileceği ile küresel ve bölgesel konularda Türkiye ile AB’nin nasıl bir işbirliği geliştirilebileceğinin detaylıca ele alındığını belirtti.
Fidan, şöyle devam etti:
“Bugün, AB’li meslektaşlarımın neredeyse tamamı, Türkiye’yle dış politika, güvenlik ve savunma politikaları başta olmak üzere tüm alanlarda yapısal ve düzenli diyalog ile istişarelerin sürdürülmesi gerektiğini vurguladılar. Rusya-Ukrayna, Gazze’deki savaş, Suriye, Irak, Orta Doğu, Afrika ve Güney Kafkasya konularında Türkiye’nin önemli bir rol oynadığını söylediler. Türkiye ile AB’nin daha yakın ve daha derin istişare yapmasının ve ortak politika oluşturmasının önemine değindiler.”
Gelecek dönemde ilişkilerin ivme kazanması için teknik konularda somut adımların atılması gerektiğini vurgulayan Fidan, “Öncelikle, 2019’da askıya alınmış olan yerleşik diyalog mekanizmalarının tekrar işletilmesi gerekiyor. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusundaki beklentilerimiz sürüyor.” diye konuştu.
VİZE SERBESTİSİ ÇALIŞMALARI
Fidan, öncelik verilen konulardan birinin de vize serbestisi olduğunu kaydederek, ilgili 66 kriterin karşılandığını, geriye kalan 6 kriterin tamamlanması için ilgili kurumlarla birlikte çalışıldığını ifade etti.
Bakan Fidan, “Vize serbestisi sağlanana kadar vatandaşlarımızın Schengen vizesi başvuru sürecinde yaşadıkları zorlukların ve engellerin giderilmesi amacıyla çalışmaya devam ediyoruz. Çok girişli ve uzun süreli vizelerin yaygınlaştırılması için AB ve üye ülkelerle temaslarımızı sürdürüyoruz.” diye konuştu.
KIBRIS KONUSU
“Biz, Türkiye-AB ilişkilerini canlandırmanın herkesin menfaatine olduğuna inanıyoruz. Ancak, Kıbrıs sorunuyla Türkiye-AB ilişkileri arasında bir bağ kurulmasının sağlıklı bir yöntem olmadığını ve herhangi bir sonuç vermeyeceğini vurguladık.” ifadelerini kullanan Fidan, AB üyeliğinin Türkiye için stratejik bir hedef olduğunun altını çizdi.
Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bunu muhtelif vesilelerle açıkça ifade ettiğini anımsatarak, “Olumlu gündem üzerinden mesafe almak istiyoruz. AB de aynı şekilde müspet bir yaklaşım sergilerse, bu herkesin menfaatine olacaktır.” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk dünyasının bilge lideri, değerli büyüğüm Sayın Devlet Bahçeli’yi ziyaret edip, paylaşımlı yolculuk sistemini detaylı arz ettim. Türk teknoloji ve internet girişimcilerine olan inancı için kendisine şükranlarımı sunarım. @dbdevletbahceli@MHP_Bilgipic.twitter.com/BThjplytAp
— Oğuz Alper Öktem (@OguzAlperOktem) August 28, 2024
Öktem, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
“Türk dünyasının bilge lideri, değerli büyüğüm Sayın Devlet Bahçeli’yi ziyaret edip, paylaşımlı yolculuk sistemini detaylı arz ettim. Türk teknoloji ve internet girişimcilerine olan inancı için kendisine şükranlarımı sunarım.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ömrünü aklıselim, kalbiselim, zevkiselim nesiller yetiştirmeye adayan; eserleriyle, mücadele ve imtihanla geçen hayatıyla pek çok gence ilham veren, cesaret aşılayan Şule Yüksel Şenler Hanımefendi’yi ebedî âleme irtihalinin 5’inci yıl dönümünde rahmetle yâd ediyorum. pic.twitter.com/zdxgzKJQmO
— Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) August 28, 2024
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Erdoğan, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Basına kapalı gerçekleşen kabulden fotoğraf paylaşıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gelinlik Modelleri ve Gelinlikçi Seçenekleri
Düğün gününüzde giyeceğiniz gelinlik, bu özel günün en önemli parçalarından biridir. Gelinlikçi kategorimiz, size en özel ve şık gelinlikleri bulabileceğiniz, deneyimli ve profesyonel gelinlikçilerle iletişime geçme fırsatı sunar. Aradığınız gelinlik tarzını bulmak için vintage, straplez, sade, prenses ve bohem gibi çeşitli seçenekleri inceleyebilirsiniz.
Gelinlik seçerken, kişisel tarzınız ve düğün temanızla uyumlu bir model seçmek önemlidir. Vintage gelinlikler, nostaljik bir şıklık arayanlar için idealken, straplez gelinlikler zarif ve modern bir görünüm sunar. Sade gelinlikler minimal bir estetik arayanlar için mükemmel bir seçimken, prenses gelinlikleri ise masalsı bir hava katar. Web sitemizde, her biri konusunda uzman gelinlikçilerle iletişim kurarak, size en uygun gelinliği bulabilirsiniz.
Düğün Salonları ve Mekan Seçimleri
Düğününüzün yapılacağı mekan, etkinliğinizin atmosferini belirleyecek en önemli unsurlardan biridir. Düğün Salonları kategorimiz, düğününüz için en ideal mekanı bulmanızda size yardımcı olur. Modern düğün salonlarından tarihi mekanlara, kır düğünü alanlarından sosyal tesislere kadar geniş bir seçenek yelpazesi sunuyoruz.
Düğün salonu seçerken, mekânın büyüklüğü, atmosferi ve sunduğu olanaklar gibi faktörleri göz önünde bulundurmalısınız. Web sitemizde, çeşitli düğün salonları hakkında detaylı bilgi ve fotoğraflar bulabilir, mekânlar arasında karşılaştırma yapabilirsiniz. Ayrıca, tarihi mekanlar ve tekne düğünleri gibi alternatifler de mevcut. Bu geniş seçenek yelpazesi, düğününüz için ideal bir atmosfer yaratmanıza yardımcı olur.
Gelinlik Modelleri ve Stilinize Uygun Seçimler
Gelinlik Modelleri sayfamızda, farklı tarz ve modellerde gelinlikleri detaylı bir şekilde inceleyebilirsiniz. Vintage, bohem, balık, A kesim ve kısa gelinlikler gibi çeşitli seçenekler sunan bu bölüm, düğün gününüzde şıklığınızı ve tarzınızı yansıtacak gelinliği bulmanıza yardımcı olur.
Gelinlik seçerken, vücut tipiniz, düğün temanız ve kişisel zevkleriniz gibi faktörleri dikkate almak önemlidir. Web sitemizdeki geniş model seçenekleri sayesinde, hem kişisel tarzınıza uygun hem de düğün gününüz için ideal olan gelinliği kolayca bulabilirsiniz. Gelinliklerin yanı sıra, gelin ayakkabısı, gelin aksesuarları ve başlıklar gibi detaylarla da tamamlanmış bir görünüm elde edebilirsiniz.
Nikah Şekeri ve Hediyelikler, Müzik ve Fotoğrafçılık
Düğün gününüzde misafirlerinize küçük ama anlamlı hatıralar bırakmak için nikah şekerleri ve hediyelikler önemli bir rol oynar. Web sitemizde, çeşitli nikah şekerleri ve hediyelikler seçeneklerini bulabilir, düğün temanızla uyumlu olanları seçebilirsiniz. Bu küçük detaylar, misafirlerinize olan teşekkürlerinizi ve düğün gününüzün özel anılarını ölümsüzleştirir.
Düğün müziği, etkinliğinizin atmosferini belirleyecek önemli bir unsurdur. Düğün müziğinizin seçimi konusunda web sitemizdeki müzik ve DJ hizmetleri gibi seçenekleri araştırabilirsiniz. Ayrıca, düğün fotoğrafçılığı da önemli bir detaydır. Profesyonel fotoğrafçılarla çalışarak, bu özel gününüzün anılarını yüksek kalitede ölümsüzleştirebilirsiniz.
Ek Hizmetler ve Organizasyon
Düğün organizasyonunda her ayrıntının kusursuz olması için catering hizmetleri, ışık, ses ve düzenleme gibi ek hizmetlere ihtiyaç duyabilirsiniz. dugunluk.com'da, bu hizmetleri sağlayan profesyonel firmalarla iletişime geçebilir, etkinliğinizin her aşamasında destek alabilirsiniz.
Catering hizmetleri, düğün menünüzü planlamada size yardımcı olurken, ışık ve ses düzenlemeleri etkinliğinizin atmosferini artırır. Ayrıca, organizasyon hizmetleri sayesinde, düğün gününüzün her aşamasının sorunsuz bir şekilde ilerlemesini sağlayabilirsiniz. Düğün günü boyunca ihtiyaç duyabileceğiniz tüm detayları web sitemiz üzerinden rahatça organize edebilirsiniz.
Balayı ve Çeyiz
Düğün gününüzün ardından, balayı tatiliniz de önemli bir detaydır. dugunluk.com üzerinden, balayı için en uygun otelleri ve tatil paketlerini araştırabilirsiniz. Ayrıca, ev tekstil ve çeyiz ürünleri konusunda da geniş bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Çeyiz listenizdeki ürünleri kolayca bulabilir ve evinize uygun şekilde hazırlayabilirsiniz.
Balayı tatilinizi planlarken, destinasyonlar ve tatil paketleri hakkında bilgi edinmek için web sitemizi ziyaret edebilir, ideal tatilinizi seçebilirsiniz. Çeyiz ürünleri arasında, yatak örtülerinden mutfak eşyalarına kadar geniş bir seçenek bulunuyor. Bu ürünleri seçerken, evinizin dekorasyonuna uyumlu ve kaliteli ürünler tercih edebilirsiniz.
Sonuç
dugunluk.com, düğün gününüzü mükemmel bir şekilde planlamanız için gereken her şeyi tek bir platformda sunarak, size kolaylık ve konfor sağlıyor. Gelinlikler, düğün mekanları, nikah şekerleri, müzik, fotoğrafçılık ve daha fazlası için ihtiyacınız olan tüm detayları bulabileceğiniz sitemizi ziyaret ederek, düğün hazırlıklarınızı kolayca yapabilirsiniz.
Hayalinizdeki düğünü gerçekleştirmek ve unutulmaz anılar biriktirmek için dugunluk.com’u tercih edin. Size en iyi hizmeti sunmak için buradayız ve düğün gününüzü özenle planlamanızı sağlayacak her türlü desteği sunmak için hazırız. Siz de düğün hazırlıklarınızda bize güvenin, özel gününüzü mükemmel bir şekilde geçirin.
teknoloji, bilgi, bilişim, internet, bilgisayar, yazılım, donanım, programlama, veri, siber güvenlik, cloud, mobil, IoT, kodlama, AI, Machine Learning, veri analitik, big data, blockchain, programlama dilleri, sosyal medya, cihazlar, yazılım geliştirme, veri merkezi, sanal gerçeklik, kablosuz ağlar, internet of things, dijital, e-commerce, web tasarım, veri depolama, veri yönetimi
]]>Nermin Yılmaz ve Fresh Water’ın Misyonu ve Vizyonu
30 yılı aşkın süredir su arıtma sektöründe uzmanlaşan Nermin Yılmaz, suyun sağlığa olan etkilerinin farkında olarak, bu alanda en yüksek standartları hedefliyor. Fresh Water, sadece su arıtma cihazlarının satışını yapmakla kalmayıp, aynı zamanda müşteri odaklı bir yaklaşım sergileyerek sağlıklı suya ulaşımı herkes için erişilebilir hale getiriyor. Bu bağlamda, şirket, teknolojiyi ve müşteri geri bildirimlerini sürekli olarak takip ederek, her geçen gün daha etkili ve ekonomik çözümler sunmayı amaçlıyor.
Fresh Water’ın Sağlık Odaklı ve Kapsamlı Hizmetleri
Su Arıtma Cihazı Fresh Water, ev ve iş yerlerinde temiz içme suyu sağlamak için en son teknolojiye sahip su arıtma cihazlarını sunar. Ürün yelpazemiz, farklı ihtiyaç ve bütçelere uygun seçenekler ile her türlü su arıtma ihtiyacını karşılar.
Su Arıtma Cihazı Bakım Cihazlarınızın performansını ve ömrünü artırmak için düzenli bakım hizmetleri sunuyoruz. Bakım hizmetlerimiz, cihazlarınızın verimli çalışmasını sağlar ve su kalitesini sürekli yüksek tutar.
Su Arıtma Cihazı Filtre Su arıtma sisteminizin performansını sürekli yüksek tutmak amacıyla çeşitli filtre seçenekleri sunuyoruz. Filtrasyon sistemlerimiz, suyun kalitesini en üst düzeyde korur.
Su Arıtma Teknik Servis : Fresh Water, su arıtma cihazlarınızın her türlü teknik sorunu için profesyonel teknik servis hizmeti sunar. Teknik servis ekibimiz, cihazlarınızın arızalarını hızlı ve etkili bir şekilde gidermek için gerekli tüm desteği sağlar. Bu hizmet, cihazlarınızın uzun ömürlü ve güvenilir bir şekilde çalışmasını garantiler.
Damacana ve PET Su Çözümlerine Karşı Ekonomik Alternatifler Fresh Water, damacana ve PET su çözümlerine kıyasla hem ekonomik hem de çevre dostu bir alternatif sunar. Kendi su arıtma sisteminizle, uzun vadede tasarruf sağlarken, her zaman taze ve sağlıklı suya ulaşmanızı garanti eder. Bu çözüm, hem maliyetleri düşürür hem de plastik atıkların azaltılmasına katkı sağlar.
Sağlık ve Ekonomi Arasındaki Denge
Fresh Water, sağlıklı suyun herkesin hakkı olduğuna inanarak, ürün ve hizmetlerinde sağlık odaklı bir yaklaşım sergiler. Aynı zamanda, ekonomik alternatifler sunarak, su arıtma çözümlerinin maliyetlerini düşürür ve müşterilere uzun vadeli tasarruf sağlar. Damacana ve PET su çözümlerinin aksine, Fresh Water'ın su arıtma sistemleri, hem çevre dostudur hem de sürekli taze su sağlar.
Müşteri Memnuniyeti ve Yenilikçi Çözümler
Müşteri memnuniyetini her şeyin önünde tutan Fresh Water, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek, hizmet kalitesini sürekli olarak artırmaktadır. Müşteri geri bildirimlerine büyük önem veren Fresh Water, sağlıklı suya erişim konusunda sektördeki en güvenilir ve yenilikçi adreslerden biri olmayı sürdürüyor.
Daha fazla bilgi ve hizmetlerimiz hakkında detaylar için suaritmamerkezi.com.tr adresimizi ziyaret edebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
MARDİN’in Kızıltepe ilçesinde genital bölgelerinde kanlanma teşhisi ile doğan Fatma isimli bebek, ambulans helikopter ile Diyarbakır’a sevk edildi.
Kızıltepe Devlet Hastanesi’nde Yenidoğan Yoğun Bakım Servisi’nde genital bölgelerde kanlanma (Penil Nekroz) teşhisi ile doğan 1 günlük Fatma Özdemir’in, ileri tetkik ve tedavi ihtiyacı için Diyarbakır’a sevki istendi. Fatma bebek için Acil Sağlık Hizmetleri’ne bağlı sağlık komuta ile görüşme yapıldı. Fatma bebek, Mardin Prof. Dr. Aziz Sancar Havalimanı’ndan ambulans helikopter ile alınarak Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesi Çocuk Cerrahi ve Yoğun Bakım Servisine sevk edilip tedaviye alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Süper Kupa müsabakasında geçen sezonun ‘Süper Lig ve Türkiye Kupası şampiyonu’ Beşiktaş ile ‘Türkiye Kupası 2’ncisi’ Spor Toto Spor Kulübü, Ankara’da Prof. Dr. Yaşar Sevim Hentbol Salonu’nda karşı karşıya geldi. Mücadelede üstün bir oyun sergileyen siyah-beyazlılar, ilk yarıyı 20-11 önde tamamladı. İkinci yarıda farkın kapanmasına izin vermeyen Beşiktaş, karşılaşmayı kazanarak mutlu sona ulaştı.
‘BEŞİKTAŞ 10’UNCU KEZ ŞAMPİYON’
Süper Kupa karşılaşmasında Spor Toto Spor Kulübü’nü 39-32 yenerek şampiyon olan Beşiktaş, bu organizasyonda 10’uncu kez mutlu sona ulaştı. 2010 yılından itibaren düzenlenen organizasyonda daha önce 2010, 2012, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018,2019 ve 2023 yılında şampiyonluğa uzanan siyah-beyazlılar, 2024 yılı Süper Kupası’nı da müzesine götürdü.
FOTAĞRAFLI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulüpten yapılan açıklamaya göre, kulüp tesislerinde teknik direktör Bülent Uygun yönetimindeki antrenmanda ısınmanın ardından dayanıklılık çalışmaları gerçekleştirildi. Dar alanda oyun oynayan kırmızı-beyazlı ekip, yarı sahadaki maçla günü tamamladı.
ikas Eyüpspor maçında 90 dakika forma giyen futbolcular ise yenilenme çalışması yaptı.
Sivasspor yarın basına ve taraftara açık olarak yapacağı antrenmanla maçın hazırlıklarına devam edecek.
Beşiktaş ile Net Global Sivasspor 1 Eylül Pazar günü saat 21.45’te Tüpraş Stadı’nda karşılaşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Boğazı’nda düzenlenen ve bu yıl tarihin en yüksek katılımcı sayısıyla gerçekleşen Kıtalararası Yüzme Yarışı, 77 ülkeden 2 bin 800’ü aşkın yüzücüyü bir araya getirdi. İstanbul’un eşsiz manzarası ve boğazın zorlu akıntıları arasında gerçekleştirilen bu prestijli yarışta, katılımcılar Asya’dan Avrupa’ya kulaç atarak iki kıtayı birleştirdi. Yarışta Aydın’ı temsil eden Kuşadalı yüzü Aslı Keçelioğlu ise ilk 10’a girerek Aydın’ın gururu oldu. Bu yılki yarışta, İstanbul Boğazı’nın değişken akıntıları ve yoğun rekabet ortamı birçok yüzücüyü zorlarken, Keçelioğlu, hem deneyimi hem de azmiyle ilk 10’da yer almayı başardı.
Aslı Keçelioğlu, yarışmanın ardından yaptığı açıklamada, “İstanbul Boğazı’nın her zamanki sürpriz dolu zorlu akıntılarında, kendi klasmanımda yine ilk 10’a girmeyi başardım. Bu başarıyı bir kez daha elde etmek benim için büyük bir gurur kaynağı oldu. Kuşadası’nı en iyi şekilde temsil etmek için her zaman olduğu gibi elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım” ifadelerini kullandı. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, saat 16.30 sıralarında Bursa- Ankara kara yolu üzeri Kestel’in Ümitalan Mahallesi Kavşağı mevkisinde meydana geldi. İnegöl’den Bursa’ya seyir halinde olan sürücü Mustafa H. (21) yönetimindeki 64 EG 104 plakalı otomobil, aynı yöne giden sürücü Kazım D. (60) yönetimindeki 34 VM 1795 plakalı kamyona arkadan çarptı. Kaza sonucu sürücü ve yanındaki arkadaşı Büşra D. (21) yaralandı. Yaralılar kaza yerine sevk edilen ambulanslarla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralılardan genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
Jandarma ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlattı. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Geçtiğimiz hafta sonu Afyonkarahisar’da 5 yıldızlı bir hotelde Zara’nın sahne aldığı görkemli bir sünnet düğününe ev sahipliği yaptı. Zara, iş insanı Hasan Yılmaz’ın oğulları için düzenlenen bu özel etkinlikte sahne alarak davetlilere unutulmaz anlar yaşattı. 100’e yakın katılımcının olduğu sünnet düğünü sonrası birçok konuk gıda zehirlenmesi şikayetleri ile hastanelere başvurdu.
Sünnet yemeğini veren iş adamı Hasan YILMAZ’ın şikayeti üzerine adli süreç başlatıldı!

Hasan Yılmaz, otelden geç de olsa ikram edilen yemeklerden örnek alarak tahlil için laboratuvara gönderdiklerini bu olayda kendilerinin mağdur olduğunu yurt dışından gelen düğün misafirlerinin dönüş için uçaklarını ertelediklerini, bazılarının kısıtlı olan Türkiye tatillerinin alt üst olduğunu kaydetti. Yılmaz, Afyonkarahisar protokolünün düğün davetinde rahatsızlandığını belirtti. Yılmaz, “Bu olumsuzlukların sorumlusu otel yönetimi ve otelin yiyecek içecek müdürü ile genel müdürünün olduğunu düşünüyoruz. Bizim davetlilerden tek tek özür dilememize rağmen otelin özür bile dilememesi hiç bir şey olmamış gibi davranması bizleri çok üzdü. Bu işin peşini bırakmayacağız” dedi.
Öte yandan, Hasan Yılmaz’ın otel ile ilgili şikayetçi olduğu ve adli süreç başlatıldığı bildirildi.
]]>Yıldız golcü Michy Batshuayi'yi kadrosuna katan Galatasaray, Fenerbahçe'nin iki yıldızıyla daha ilgileniyor. Sarı-kırmızılılar, sözleşmelerinin bitecek olan iki isimle şimdiden dirsek temasını kurdu.
Sözleşmeleri 30 Haziran 2025 yılında bitecek olmasından dolayı Ocak ayında bedelsiz Deneme bonusu veren siteler olarak transfer edilebilecek iki oyuncuyu gözüne kestiren Galatasaray yönetimi, Fenerbahçe'nin hamle yapmaması durumunda iki yıldıza da sözleşme önerecek.
Sarı-lacivertli taraftarların sevgilisi İrfan Can Kahveci ve Bright Osayi-Samuel ile ilgilenen sarı-kırmızılılar, Fenerbahçe'nin Ocak ayına kadar sözleşme önermemesi durumunda araya girip teklif yapmaya hazır.
]]>Son Dakika Haberleri İçin Doğru Adres
Siyasetten ekonomiye, spordan sağlığa kadar geniş bir yelpazede hizmet veren Asayiş Gazetesi, deneyimli muhabirleriyle Türkiye'nin en güvenilir haber kaynaklarından biri olarak ön plana çıkıyor ve yüksek bir takipçi kitlesine erişmiştir. Sadece haber vermekle kalmayıp, olayları farklı açılardan ele alıp okurlarına geniş bir bakış açısı kazandıran Asayiş Gazetesi, Türkiye'nin en prestijli haber platformlarından biri olma yolunda çalışmalarını sürdürüyor. Son dakika Asayiş Haberleri olarak takipten vazgeçilmeyecek mobil uygulaması sayesinde, en güncel gelişmelere anında ulaşabilir, haberlere her an her yerden kolayca erişim sağlayabilirsiniz.
Asayiş Gazetesi Genel Müdürü Şahsüver Çıtır yaptığı açıklamada “Günümüzde büyük bir hızla ilerleyen teknolojiye rağmen en güvenilir ve objektif habere ulaşmak, doğru bilgiyi elde etmek adına kısa sürede arananlar arasında olmak bizleri ve ekibimizi 24 saat zinde tutuyor. Haber denilince ilk akla gelen şeyin Asayiş Gazetesi olması için elimizden geleni yapıyoruz; bu yüzden doğruluk, tarafsızlık ve güncellikten ödün vermeden her haberi titizlikle hazırlıyoruz. Her bilgiyi en ince ayrıntısına kadar tekrar tekrar araştırıp yayına vermek aldığımız geri dönüşler doğru ve ilkeli duruşumuzun devam etmesi gerektiğini bir kez daha okurlarımız bizlere bu misyonu yüklemiş oluyor.”
Asayiş Gazetesi, geride bıraktığı 3 yılın kısa bir süre gibi görünmesine rağmen, bu noktaya gelmenin kolay olmadığını vurguluyor. Çalışma arkadaşlarının bilgi birikimi ve azmi, Asayiş Gazetesi'nin hızla büyümesini sağladı. Basın camiasında kısa sürede kendine sağlam bir yer edinen Asayiş Gazetesi, ilkeli yayınlarına kararlılıkla devam ediyor.
]]>Noter, hukuki işlemlerin güvence altına alınması, belgelerin resmiyet kazanması ve uyuşmazlıkların önlenmesi amacıyla yetkilendirilmiş kamu görevlisidir. Noterler, taraflar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliğini sağlamak, belgelerin onaylanmasını yapmak ve belirli durumlarda tarafları temsil etmek gibi önemli görevler üstlenir. Hukuki işlemlerin doğruluğunu ve belgelerin gerçekliğini tasdik eden noterler, böylece toplumda hukuki güvenliği sağlamaya katkıda bulunurlar.
Nöbetçi noterler, hafta sonu gibi resmi tatil günlerinde vatandaşların acil noterlik işlemlerini gerçekleştirebilmeleri için hizmet veren noterlerdir. Normal noterlik hizmetlerinden farkı, belirli bir zaman diliminde ve sınırlı sayıda noter tarafından sağlanmasıdır. Nöbetçi noterler, özellikle acil durumlarda büyük kolaylık sağlar; örneğin bir araç satışında hafta sonu noter işlemi gerekliyse, nöbetçi noterler devreye girer.
Nöbetçi noterler yalnızca hafta sonları hizmet verir. Hafta içi çalışan bireylerin resmi işlemlerini kolayca gerçekleştirebilmeleri için önemli bir alternatif sunar. Bu sayede, noterlik işlemleri için hafta sonları da çözüm bulmak mümkündür.
Noterler.org, Türkiye genelindeki tüm nöbetçi noterlerin güncel listesini kullanıcılarına sunan bir web sitesidir. Her hafta sonu, hangi noterlerin nöbetçi olduğunu öğrenmek isteyenler için sürekli güncellenen ve doğru bilgiler sunan Noterler.org, kullanıcılara büyük bir kolaylık sağlar. Site, sade ve kullanıcı dostu arayüzüyle nöbetçi noter arayışını en hızlı ve etkili şekilde sonuçlandırır.
Noterler.org, nöbetçi noterlerin iletişim bilgilerini, adreslerini ve çalışma saatlerini eksiksiz bir şekilde sunarak, kullanıcıların ihtiyaç duydukları tüm bilgilere tek bir platformdan ulaşmalarını sağlar. Hafta sonu acil noterlik işlemlerinizde, Noterler.org size her zaman en doğru ve güncel bilgileri sunarak işlemlerinizi kolayca gerçekleştirmenize yardımcı olur.
Güncel Bilgiler: Nöbetçi noterlerin listesi her hafta sonu güncellenir.
Kullanıcı Dostu: Basit arayüzü sayesinde aradığınız bilgilere kolayca ulaşabilirsiniz.
Hızlı Erişim: İhtiyacınız olan nöbetçi notere en hızlı şekilde ulaşmamızı sağlar.
Sonuç olarak, Noterler.org nöbetçi noter arayan herkes için vazgeçilmez bir kaynak. Hafta sonu noterlik işlemleri için zaman kaybetmeden, doğru bilgilere hızlıca ulaşmak isteyenler için Noterler.org'u ziyaret etmek yeterlidir.
BizBet bahis şirketi 2023 yılında faaliyete geçti ve sürekli platform geliştirmeleri aracılığıyla hızla Türk oyuncuların güvenini kazandı. Her gün, marka, geniş bir bahis yelpazesi, en önemli maçların ücretsiz canlı yayınları, hızlı para yatırma ve kazanç çekim işlemleri, çeşitli ödeme yöntemleri, kullanışlı bir uygulama ve etkin sosyal medya sunmaktadır. Markanın hedeflerinden biri, arkadaşlar arasında kazançlı bir şekilde spor bahisleri yapmaktan keyif alan bir topluluk oluşturmaktır.
“Felipe Melo ile işbirliğine başlamaktan dolayı çok mutluyuz, ünlü ve karizmatik bir futbolcu. Spora olan tutku, taraftarlarla iletişim kurmaktan zevk alma, işlerine bağlılık, zaferlere duyulan tutku – işte bu BizBet ve Felipe Melo'yu birleştiren özellikler,” dedi bahis şirketi temsilcisi.
Felipe Melo de Carvalho, birçok Avrupa ve Brezilya kulübünde performanslarıyla tanınmaktadır, ancak Türk taraftarlar onu Galatasaray'da oynadığı için hatırlamaktadır. Brezilyalı, Aslanlar ile birlikte iki Türk Süper Lig altın madalyası ve Türkiye Kupası kazandı.
Defansif orta saha oyuncusu olarak, Felipe Melo rakip saldırıları durdurma, sıkça gol atma ve takım arkadaşlarına en zorlu durumlarda ilham verme konusunda üstün bir performans sergiledi. 2012'de Elazığspor ile oynanan Süper Lig maçını hatırlamak yeterlidir; Fernando Muslera kırmızı kart gördükten sonra Felipe Melo kalecinin yerine geçti, bir penaltı kurtardı ve Galatasaray'ın galibiyeti korumasına yardımcı oldu. Bu oyunun ardından Pitbull, FIFA futbol simülatöründe bile kaleci kartı aldı.
"Kendimi sahada bir lider olarak görüyorum ve sert bir oyuncu olduğumu söyleyenlere kırılmıyorum. Evet, oyun beni tamamen etkiliyor ve çarpışmalardan kaçınmıyorum, ancak aynı zamanda nadiren kırmızı kart görürüm. Rakiplerim benim zarar verme niyetim olmadığını bilir, ancak sahada geri adım atmaya alışkın değilim. Spor, çevremi dikkatlice seçmeyi öğretti. BizBet’in teklifini inceledim ve şimdi gönül rahatlığıyla ortaklarıma BizBet'i tavsiye edebilirim," dedi Felipe Melo.
40 yaşında olan Brezilyalı, futbolu hala hayatının merkezine koyuyor. Son zamanlarda Fluminense ile Copa Libertadores'i kazandı ve BizBet ortaklığıyla Türk taraftarlara tutkusunu ve futbol sevgisini aktarmak istiyor. Enerjisi, insanları favori takımlarını daha fazla desteklemeye ve güvenilir bahis şirketiyle bahis yapmaya teşvik etmeye yardımcı olacaktır.
BizBet oyuncu topluluğuna katılın ve Felipe Melo'ya yeni rolünde destek olun. Instagram, Twitter ve Telegram’da BizBet'in en son haberlerini takip edin – sürpriz promosyonlarını, sosyal medya yarışmalarını ve Felipe Melo ile değerli ödül çekilişlerini kaçırmayın.
]]>
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Akçay’dan Güzelyurt istikametine doğru ilerleyen askeri araç, aynı yönde ilerleyen başka bir araçla çarpıştıktan sonra yolun dışına çıkarak devrildi.
Meydana gelen kazada, askeri aracın sürücüsü dahil 12 asker ağır yaralandı.
BİR ASKERİN ŞEHADET HABERİ DUYURULDU
Yaşanan kazaya dair açıklama yapana KKTC Polis Basın Subaylığı, kazada ağır yaralanan Piyade Er Uğurcan Işık’ın şehit olduğunu açıkladı.

MSB, KAZAYA İLİŞKİN AÇIKLAMA YAPTI
Yaşanan elim kazayla ilgili Milli Savunma Bakanlığı açıklama yaptı.
MSB, KKTC’de meydana gelen bir trafik kazasında Piyade Er Uğurcan Işık’ın şehit olduğunu ve 11 Mehmetçiğin yaralandığını duyurdu.
“ŞEHİT İÇİN TAZİYE MESAJI YAYINLANDI”
Konuya ilişkin Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, meydana gelen trafik kazası sonucu kahraman silah arkadaşımız Piyade Er Uğurcan Işık şehit olmuş, 11 kahraman silah arkadaşımız da yaralanmış ve derhal hastaneye sevk edilerek tedavilerine başlanmıştır.
Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır, yaralı silah arkadaşlarımıza acil şifalar dileriz.”


Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ve bazı yönetim kurulu üyeleri, geçtiğimiz günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüştü.
Ali Koç’un gerçekleştirdiği bu görüşmelerin ardından ise bazı iddialarda bulunulmaya başlanıldı.
“ZİYARETLERİN ASIL AMACI KOALİSYON” İDDİASI
Ali Koç’un Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı bilerek ziyaret etmediğine yönelik başlayan iddialar, yine Koç’un ekonomik nedenlerden dolayı CHP ile MHP’nin koalisyon kurmasını istediğine yönelik söylemlerle devam etti.
FENERBAHÇE’DEN AÇIKLAMA GELDİ
Bu iddiaların ardından, Fenerbahçe Spor Kulübü bir açıklama yayınladı. Kulüpten yapılan açıklamada iddialar için, “mesnetsiz” denildi.
Kulübün sosyal medyasından yayınlanan açıklamaya, “Başkanımız Ali Y. Koç ve Yönetim Kurulumuzun, 19 Ağustos Pazartesi günü Ankara’da gerçekleştirdikleri ziyaretler ile ilgili gündeme getirilen hayal mahsulü ve kötü niyetli iddialar üzerine açıklama yapma zorunluluğu doğmuştur.” sözleriyle başlandı, devamında ise şu ifadeler yer aldı;
“BU ZİYARETLERİN SİYASİ GÜNDEMİ VE AMACI BULUNMAMAKTADIR”
Bu nezaket ziyaretlerinin yegane amacı yeni Yönetim Kurulumuzun önemli sosyal paydaşlarımız olan siyasi parti liderlerine takdim edilmesidir. Ortaya atıldığı şekilde veya başka türlü hiçbir siyasi gündemi ve amacı bulunmamaktadır.
“FENERBAHÇE, TÜM PARTİLERE EŞİT MESAFEDE DURMAYA ÖZEN GÖSTERİR”
Dünyanın en büyük spor kulübü olan Fenerbahçemiz, siyasetin her zaman dışında kalmış, tüm partilere eşit mesafede durmaya büyük bir özen göstermiştir. Kulüp olarak ilkemiz Türk sporuna hizmet etmek ve ülkemizi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil etmektir. Fenerbahçe’nin adını siyasi değerlendirmelere dahil etmek büyük bir hadsizliktir. Kamuoyundan ricamız bahsi geçen mesnetsiz ve gerçek dışı iddiaların dikkate alınmamasıdır.


Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul’un gözde yerlerinden olan Üsküdar ilçesine bağlı Vaniköy sırtlarında bulunan inşaa edilen bir yapı, vatandaşların dikkatini çekti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yetki alanındaki bölgede yapımı devam eden ve kaçak olduğu ortaya çıkan yapıyla ilgili de Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı harekete geçti.
İNCELEME BAŞLATILDI
İstanbul İl Müdürlüğü, Vaniköy’de Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi’ndeki inşaat faaliyetlerine ilişkin inceleme başlatıldığını duyurdu.
Bu incelemenin başlatılmasının akabinde de bugün Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Murat Kurum’dan konuya dair açıklama geldi.
“GEREKLİ İŞLEMLER YAPILDI”
Açıklamasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni uyardıklarını söyleyen Bakan Kurum, kaçak inşaatla ilgili gerekli işlemlerin yapıldığını aktardı.
“BURADAKİ İMARA UYGUN OLMAYAN KAÇAK BİR YAPIYLA KARŞI KARŞIYA KALDIK”
Bakan Kurum, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;
İstanbul Boğazı sadece orada oturan, yaşayanların değil, hepimizin ortak meselesi. Boğaz’ımızın güzelliğinin korunması adına, oradaki tarihi yapıların korunması adına biz Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi’ne gözümüz gibi bakıyoruz. Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi’nde maalesef buradaki imara uygun olmayan bir kaçak yapılaşma ile karşı karşıya kaldık.

“İBB’Yİ HEM YAZILI HEM DE SÖZLÜ OLARAK UYARDIK”
İBB’ye ait bu bölgede ekiplerimizle hem İBB’yi yazılı ve sözlü uyarmak suretiyle hem de inşaatı durdurmak suretiyle müdahale ettik. Gerekli hukuki süreç işlemleri yürütülmektedir. Kaçak yapıyla ilgili İBB’ye gerekli uyarı yapılmıştır.
“HERHANGİ BİR KAÇAK YAPININ YAPILMASINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”
Biz de anbean bakanlık olarak takip edeceğiz. Burada herhangi kaçak bir yapı yapılmasına müsaade etmeyeceğiz. Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi kararlılıkla devam edeceğiz. Bu güzellikler bize emanet. Geleceğe aynı şekil aktaracağız. Ekiplerimiz kaçak yapıyla ilgili her süreci takip etmektedir.







Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye ve Avrupa Birliği ilişkilerinde yeni dönem…
Türkiye, 5 yıl aradan sonra Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin dış politika stratejilerinin tartışıldığı gayri resmi toplantısı Gymnich’e davet edildi.
5 YIL ARANIN ARDINDAN DAVET
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29 Ağustos’ta Gymnich marjında gerçekleştirilecek görüşmelere katılmak üzere Brüksel’e gitmesi bekleniyor.
Ankara, 5 yıl aranın ardından gelen daveti olumlu karşılarken, Brüksel’in davetini AB’nin diyalog arayışı olarak değerlendiriyor.
DIŞ POLİTİKADA GÖRÜŞ ALIŞVERİŞİ
Gymnich Dışişleri Bakanları toplantıları, AB’nin dış politika ve güvenlik stratejilerinin koordinasyonunu sağlayarak, üye ülkeler arasında ortak görüş ve strateji geliştirilmesine yardımcı oluyor.
Böylece, AB’nin ortak dış politika hedeflerini belirlemek ve uygulamak için kritik bir platform olarak öne çıkıyor.
Gymnich toplantıları, AB Dışişleri Bakanlarının güncel uluslararası konularda serbestçe görüş alışverişinde bulunmaları için gayri resmi bir ortam sağlanmasını amaçlanıyor.

“DAVETİ OLUMLU KARŞILIYORUZ”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 29 Ağustosta’ki Gymnich toplantısına katılmasının ön görüldüğünü duyuran Bakanlık Sözcüsü Öncü Keçeli, “Bu daveti olumlu karşılıyoruz. AB’nin bir diyalog arayışı olarak değerlendiriyoruz. Bu adımın ilişkilerimizi çıkmaza sokan 15 Temmuz 2019 tarihli AB Dış İlişkiler Konseyi kararlarının önümüzdeki dönemde tadil edilmesine zemin hazırlamasını umuyoruz. Bu davet, bölgesel ve küresel sınamalar karşısında Türkiye ve AB arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi gerekliliğinin AB tarafından anlaşıldığına da işarettir” dedi.

ANKARA’NIN BEKLENTİLERİ
Bu olumlu yaklaşımın Gymnich Toplantıları ile sınırlı kalmaması gerektiğini de söyleyen Keçeli şu ifadeleri kullandı:
İlişkilerde mesafe alınması için AB ile her alandaki işbirliği ve diyaloğumuzun sürekli ve sistemli bir zemine oturması ve sürdürülebilir ve öngörülebilir şekilde güçlendirilmesi esastır. Ülkemizin katılım sürecinin canlandırılması başta olmak üzere, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin müzakerelere ivedilikle başlanması, vize serbestisi süreci, yapısal diyalog mekanizmalarının yeniden canlandırılması ve özellikle siyasi, ekonomi, ulaştırma ve enerji gibi yakın işbirliği gerektiren alanlarda yüksek düzeyli diyalogların yeniden işlevsel hale getirilmesi gibi başlıca konularda somut adımlar atılması gerekmektedir.
2019 YILINDA DAVET EDİLDİK
Türkiye söz konusu toplantılara en son 2019 yılı Şubat ayında davet edilmişti.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kaçak göçle mücadele yurt genelinde devam ediyor…
Muğla’nın Bodrum ilçesinde Sahil Güvenlik Komutanlığı lastik botta kaçak göçmen olduğu bilgisini aldı.
TOPLAM 61 KAÇAK GÖÇMEN YAKALANDI
Harekete geçen ekipler, Avrupa ülkelerine gitmeye çalışan 18’i çocuk, 40 kaçak göçmeni yakaladı.
Ekipler aynı tarihte saat 06.35’te Sahil Güvenlik Uçağı tarafından tespit edilen 1’i çocuk, 21 kaçak göçmeni yakaladı.
GÖÇ İDARESİ’NE TESLİM EDİLDİLER
Kıyıya çıkarılan kaçak göçmenler, İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. (DHA)

Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul’da sosyal medya fenomenlerine yönelik Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan operasyonda Neslim (Neslihan) ve İnanç Güngen’in de arasında bulunduğu 61 kişi yakalanarak gözaltına alınmıştı.
Uzun süre teknik ve fiziki takibe alınan şüphelilerin tape kayıtlarına göre, eşiyle boşanma aşamasında olan Neslim Güngen’in para kasasının firari iki kişiden biri olan ve işinsanı olarak bilinen Gökhan Göz olduğu tespit edildi. Ayrıca, Göz’ün ‘Şahinler’ isimli suç örgütüyle yakın olduğu ve birçok fotoğrafta birlikte poz verdiği belirlendi.
DAHA ÖNCE DE POLİSE MUKAVEMET ETMİŞ
Modacı Gülşah Saraçoğlu’yla ayrıldıktan sonra Berdan Mardini’nin boşanma aşamasında olduğu Fatoş Yelliler ile aşk yaşayan işinsanı Gökhan Göz, 6 Şubat 2022’de 02.00 sıralarında İstanbul Şile’de bir kişiye silah teşhirinde bulunduğu iddiasıyla polis ekipleri tarafından olay yerinden çıkarıldı. Restoran çıkışı polise mukavemet gösteren Göz’e “silah teşhiri”, “kişisel verilerin kaydedilmesi ve hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi”, “görevli memura mukavemet” suçlarından işlem yapıldı.
]]>Vozoll.com.tr’nin en çok tercih edilen ürünlerinden biri olan Vozol 10000, kullanıcılarına yüksek kapasiteli pil ömrü ve mükemmel bir buhar deneyimi sunuyor. Özellikle yoğun kullanıcılara hitap eden bu model, 10.000 puf kapasitesi ile uzun süreli kullanım için ideal. Ergonomik tasarımı ve kolay taşınabilirliği ile de ön plana çıkan Vozol 10000, aynı zamanda çeşitli aroma seçenekleri ile her zevke hitap ediyor.
Bir diğer popüler ürün olan Vozol 12000, teknoloji ve tasarımın mükemmel bir birleşimini sunuyor. 12.000 puf kapasitesiyle rakiplerinden ayrılan bu model, kullanıcılarına daha uzun süreli ve kesintisiz bir deneyim vaat ediyor. Gelişmiş hava akışı kontrolü ve yüksek kaliteli malzeme kullanımı sayesinde Vozol 12000, hem dayanıklılığı hem de performansı ile öne çıkıyor. Ayrıca, geniş aroma yelpazesi ve kolay dolum özellikleriyle kullanıcı dostu bir deneyim sunuyor.
Vozoll.com.tr, sektördeki deneyimi ve güvenilirliği ile öne çıkarken, müşteri memnuniyetini her zaman ön planda tutuyor. Hızlı teslimat, güvenli ödeme seçenekleri ve 7/24 müşteri desteği ile kullanıcılarına kesintisiz bir hizmet sunuyor. Ayrıca, sürekli güncellenen ürün çeşitliliği ve kampanyaları ile en uygun fiyatlarla en kaliteli ürünleri temin etmenizi sağlıyor.
Elektronik sigara dünyasında yeniliklere açık olan ve kaliteyi her zaman ön planda tutan Vozoll.com.tr, kullanıcılarının beklentilerini aşmak için çalışmaya devam ediyor. Vozol 10000 ve Vozol 12000 modelleri ile sınırları zorlayan bu marka, gelecekte de adından söz ettirecek birçok yenilikle karşınızda olacak.
]]>
Burada Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal ile yapılan görüşmenin ardından makam koltuğu, masa, bilgisayar, koltuk grubu, televizyon, masaj koltuğu, dolap ve avizeler kayıt altına alındı. Makam odasında haczedilen eşyalar paketlenerek kamyona taşındı ve yediemin deposuna götürüldü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Park halinde olan otomobile susturuculu tabancayla düzenlenen saldırıda gayrimenkul işi yapan Abdülkadir Anas (30) ölmüş, Fadı M. (31) ise yaralanmıştı. Olayla ilgili daha önceden de 4 kişi gözaltına alınıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan İddianamede 26 Ağustos 2022 tarihinde Antalya Emniyeti’ne ihbarda bulunuldu anlatıldı.
Emniyete yapılan ihbarda, “Ahmet Kumak, Sağda solda sürekli PKK propagandası yapıyor. Bugün de bir şeyler almak için Antalya’ya gitti. Tehlikeli şeyler alabilir. Orman da yakabilir. Bir yerlere eylem de yapabilir” ifadeleri yer aldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

SÜLFİRİK ASİT ELE GEÇİRİLDİ
İhbar üzerine hemen harekete geçen Antalya emniyeti, Kumak’ın PKK adına orman yakma veya başkaca eylem gerçekleştirme ihtimaline karşı aynı gün şüpheliyi gözaltına aldı.
Şüpheli üzerinde yapılan aramada, şeffaf plastik bidon ve Antalya haritası ele geçirildi. Bu maddenin yapılan incelemelerde PKK tarafından EYP’lerde kullanılan yaklaşık 2 kilogramlık yakıcı, tahriş edici özelliğe sahip sülfirik asit olduğu belirlendi.

İLK HEDEF KONYA HIZLI TREN HATTI
Soruşturma neticesinde “Devran” isimli örgüt mensubunun Ahmet Kumak ile iletişime geçti. Devran isimli örgüt mensubu Kumak’a Mersin’e giderek burada demir aşındırıcı alet alması gerektiği talimatı verdi. Ahmet Kumak 2 adet demir aşındırıcı aleti alarak Konya Yüksek Hızlı Tren hattına döşedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, suçta kibirlenenlerin, halkın huzurunu kaçıranların, organize suç örgütü ve çetelerin kazdıkları kuyulara düşeceklerini ve hangi büyüklükte olursa olsun organize suç örgütlerini çökertip adalete teslim etmeye kararlı olduklarını belirterek, “İzmir’de elebaşılığını Adnan Üstün’ün (yurt dışı firar) yaptığı organize suç örgütüne yönelik Kuyu-19 operasyonu düzenlendi. Operasyonda organize suç örgütü üyesi 15 şüpheli yakalandı.” ifadelerini kullandı.
OPERASYONUN DETAYLARI
Yerlikaya’nın açıklamasına göre, Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığı koordinesinde, İzmir Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele, İstihbarat ve Asayiş şube müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu İzmir’de düzenlenen operasyonda organize suç örgütü üyesi şüphelilerin, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarını işledikleri tespit edildi.
Operasyonda ruhsatsız tabancalar ele geçirildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Açıklamada, ünlü kişiler veya tanınmış sayfaların taklit edilerek oluşturulan sahte sosyal medya hesapları üzerinden gerçekleştirilen paylaşımlara karşı dikkatli olunması gerektiği belirtildi. Bu tür hesaplardan yapılan paylaşımların, kullanıcıları sahte web sitelerine yönlendirme amacı taşıyabileceği ifade edildi.

URL ADRESLERİNİ KONTROL EDİN
SİBERAY, kullanıcıların yönlendirildikleri internet sitelerine ait URL adreslerini dikkatle kontrol etmeleri gerektiğini belirtti. Özellikle web sitesinin doğruluğundan emin olmadan kişisel bilgilerinizi paylaşmamanız ve alışveriş yapmamanız gerektiği vurgulandı.


Açıklamada ayrıca, yönlendirilen bağlantılarda yer alan dosya ve uygulama indirme seçeneklerine de şüpheyle yaklaşılması gerektiği belirtildi. Bu tür dosyalar, zararlı yazılımlar içerebilir ve cihazınıza zarar verebilir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bazı sosyal medya hesaplarından paylaşılan, “Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, görevinden istifa etmek istedi” iddiası doğru değildir.
Bakan Şimşek’in görevinden istifa etme kararı aldığı ve ikna edilerek görevde kaldığına yönelik iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.… pic.twitter.com/jjAYGfWubo
— Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (@dmmiletisim) August 21, 2024
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da, “Medya ve sosyal medyada isim ve kaynak ortaya konmadan hükümetimizin çalışmaları hakkında yapılan temelsiz açıklamalara ve spekülatif yorumlara itibar edilmemelidir.” açıklamasında bulundu.
Yılmaz şu ifadelere yer verdi:
Hükümetimiz, resmi politika belgelerinde veya yetkililerce yapılan açıklamalar ile izleyeceği politikaları ve kapsamlı etki değerlendirmeleri sonrasında aldığı kararları şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşmaktadır.
Meclis’imizden geçen son vergi paketi de bu aşamalardan geçerek teklif halini almış ve Meclis’imizin taktiri ile yasalaşmıştır. Bu süreçlerde “zenginlere vergi affı” hiç bir aşamada gündeme dahi gelmemiştir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın vergi paketi hususunda tercihleri tam aksine net bir şekilde geniş kesimlerinden yana, çok kazanandan çok almayı öngören bir yaklaşım ile çalışmaların yapılması yönünde olmuştur.
Aziz milletimiz Sayın Cumhurbaşkanımızı da bu yalanları yaymaya çalışanları da gayet iyi tanımaktadır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP’de eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu destekçilerine yönelik olarak devam eden tasfiye sürecine bir kişi daha eklendi. İhraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edilmesi üzerine istifasını duyuran Erdem, “Kindar ve tasfiyeci bir anlayışla; kongrede karşısında olmuş isimleri bahaneler üreterek tasfiyeyi amaçlayan bir anlayışla çok sağlıklı bir yol sürülmeyeceği açıktır” dedi.

“BEN AKRABALARIMI BELEDİYELERE SOKMADIM!”
Murat Ongun’un ‘ücret karşılığı satın alınmış anonim hesaplarla’ kendisine saldırdığını ve bir algı operasyonu yürüttüğünü belirten Erdem, “Ben, partimin önüne Atatürk’ün koltuğunu fırlatmadım. Önceki ve mevcut genel başkanlara küfür etmedim. İş takipçiliği yapmadım. Eş, dost ve akrabamı CHP’li belediyelerde işe sokmadım.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Seçim zamanı el altından başka partilere destek atmadım. Parti seçim sathındayken, işi gücü bırakıp ‘partiyi dizayn toplantıları’ yapmadım” diyerek parti yönetimi ile genel merkeze yakın belediye başkanlarını yerden yere vurdu.

İMAMOĞLU’NA ZEHİR ZEMBEREK SÖZLER
“Parti yönetimini uyarıyorum” diyerek sözlerine devam eden Erdem, skandal bir detayı da kamuoyu ile paylaşarak, “Bu şahsın ‘maaşlı anonim hesapları’, Ali Mahir Başarır’ı ‘Özgür Özel’in cumhurbaşkanı adayı olabileceğini ifade ettiği’ konuşması sebebiyle linç edip nedamet getirtmedi mi?

Koskoca 100 yıllık çınarı, iletişim hileleri ve algı operasyonları ile ‘belediye başkanlarının’ oyuncağı yapar, onların maaşlı memurlarına parti evlatlarını tasfiye ettirirseniz, yarın bu cüret en çok sizi hedef alır ve siyaset yapamazsınız” diyerek İmamoğlu’nu işaret etti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kasım ayında yapılan 38. Olağan Kurultay’da genel başkanlığa seçilen Özgür Özel, sonrasında MYK’sına Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyen isimleri de alarak dikkat çekmişti.

CHP’de yaşanan iç çekişme ve sonu gelmeyen koltuk savaşı, 1 sene geçmeden Özgür Özel’e çark ettirdi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Edinilen bilgilere göre Özel, kurultay tamamlanır tamamlanmaz MYK’sında yer alan ve Kılıçdaroğlu’na yakınlığı ile dikkat çeken isimleri saf dışı bırakacak.

Listenin başında ise kısa süre önce Kadın Kolları Kurultayı’nda mağlubiyet yaşayan Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka yer alıyor.

AYLARDIR BİTMEYEN KRİZ
Nisan ayında da 81 il başkanlığına genelge göndererek seçim sürecini sabote eden CHP’lilerin isim ve soyisimlerini talep eden genel merkez, Kılıçdaroğlu kanadına örtülü olarak ‘tasfiye operasyonu’ başlatmıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
HİÇ OKUMAYA İHTİYAÇ DUYMADAN İMZALARDIM: 15-20 senedir para yatırma ve çekme işlemleri ile imzalanacak belgeler banka çalışanlarının bulunduğum yere gelmesi ile yapılmıştır. Seçil Erzan bizzat kendisi gelip kimi zaman Florya tesislerinde herkesin içinde, kimi zaman evimde toplu olarak getirdiği belgeleri bana imzalatırdı. Hiç okuma ihtiyacı duymadan imzalardım. Ben banka tarafından oluşturulan güven ve bankanın bana gösterdiği kişi olduğu için Seçil Erzan’a özel bankacım olarak güvendim.
FONDAN HİÇ BAHSETMEDİ: Seçil Hanım hiçbir zaman fondan bahsetmedi. Çok sonra öğrendim ki haberim olmadan, etrafımdaki birçok kişiden para istemiş, bazılarından da paralar almış. Ayrıca yakın aile dostlarımızdan da almış, hatta daha fazla alınması için uğraşmış.

1.5 YILDIR BU ANI BEKLİYORDUM: 1.5 yıldır konuşmak istedim ancak devam eden yargı sürecine olan saygımdan dolayı bugünü bekledim. Finans işlerinden anlamam, bu nedenle de kimseye tavsiye vermem. Kimse bana gelip böyle bir fon olduğundan ya da Seçil Hanım’ın benimle adlandırdığı bir fon olduğundan bahsetmedi.
DUYUNCA ŞAŞIRDIM: Olayı Nisan 2023’te Emre Belözoğlu ve Arda Turan’ın eşime ulaşması sonucu öğrendim. Arda ve Emre, “Biz Fatih Hoca’nın tavsiyesiyle Seçil Erzan’a para gönderdik” demediler. Seçil’in neler yaptığını duyunca şaşırdım.
BİRİ PARAMI DİĞERİ DE İTİBARIMI KULLANDI: Bir bankaya güvendim ve bir banka müdürüne güvendim. Biri paramı diğeri de itibarımı kullandı. Fatih Terim, Erzan ve diğer sanıklar hakkında şikâyetinin devam ettiğini de vurguladı. Seçil Erzan, 4 Eylül’de tekrar hâkim karşısına çıkacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Görüşmenin ABD’nin talebiyle gerçekleştiği ve Hamas ile İsrail arasındaki ateşkes müzakerelerindeki son durum ve bölgedeki gelişmelerin ele alındığı belirtildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre ‘kara para aklama ve vergi kaçırma’ suçlarından hakkındaki soruşturma nedeniyle tutuklanan Dilan Polat, dün avukatlarının yaptığı başvurunun ardından tahliye edildi.
ÇOCUKLARIYLA BİRLİKTE GELDİ
Cezaevinden çıkan Polat, bugün Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bulunan Karatepe Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan eşi Engin Polat’ı ziyaret etti.
İstanbul’dan beraberinde iki çocuğu ve kardeşi Sıla Doğu ile birlikte cezaevine gelen Dilan Polat, eşi Engin Polat ile cezaevinde yaklaşık 1 saat görüştü.
Dilan Polat ise kayınpederi Sezgin Polat ile de cezaevinde yaklaşık 1 saat görüştü.
Polat, cezaevi çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı. Polat’ın kız kardeşi Sıla Doğu, “Tabi ki de çok mutluyuz.
İlk kez bugün birbirlerini gördüler. Çok mutlu oldular” dedi. Gazetecilerin “Avukatınız görüşmeye geldi mi” sorusu üzerine, “Evet geldi. Teşekkür ederiz” dedi.
Doğu, ‘Engin’in durumu nasıl’ sorusu üzerin de “Engin’in durumu hiç iyi değil” karşılığını verdi. Dilan Polat ise bindiği araçta, gözyaşları döktüğü görüldü.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>350 bin metreküp su depolama kapasitesine sahip olan göl hem bölge çiftçisinin tarımsal sulama hem de doğal yaşamdaki canlıların ihtiyacının karşılıyor.
Piknik yapmak isteyenler için oturma alanları, çeşme, otopark ve doğaseverler için de yürüyüş yolları bulunan göl, karavan turizmi alternatif bir konum oluşturuyor.
Kuraklığın hat safhada yaşandığı bu yıl, düşen az yağış miktarı ve aşırı sıcaklardan Kolak Gölü de olumsuz yönde etkilendi.
Tarım ve Orman Bakanlığının yurt genelinde yürüttüğü balıklandırma projesi kapsamında daha birkaç ay önce binlerce yavru sazan balığının bırakıldığı gölet, yıllar sonra ilk kez kurudu.
Suların çekilmesiyle Kolak Gölünde sazan balıklarının yaşam ortamının kalmaması üzerine Çameli Belediyesi ve alabalık üreticilerinin işbirliğiyle balçıkların arasından tek tek toplanan balıklar, İmamlar Göleti’ne taşındı.
Etrafı mesirelik alanı olarak kullanılmaktayken tamamen kuruyan Kolak Gölündeki acı manzara endişeye yol çatı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sancaklı Mahallesinde yangından zarar gören vatandaşlarla buluşarak taleplerini dinleyen Keşir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanı arayarak ziyaretleri hakkında bilgi verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, telefondan hitap ettiği vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.
Evleri yanan vatandaşlara sabır dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kısa zamanda bunlarla ilgili gerekli adımları atacak ve bir an önce yeni evlerine, yeni konutlarına tüm kardeşlerimizi kavuşturacağız. Bu konuda ilgili arkadaşlarım çalışmalarını sürdürüyorlar.” dedi.
Yangından zarar gören vatandaşlardan 80 yaşındaki Süleyman Çelik de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ederek kendisini mahallelerine davet etti.
REKLAM“MANAVGAT VE MUĞLA YANGINLARI TECRÜBESİ”
Keşir, AA muhabirine yaptığı açıklamada yangında can kaybı olmamasının tek ve en büyük tesellileri olduğunu, soğutma çalışmalarıyla hasar tespiti için de hızlı bir çalışma yürütüldüğünü ifade etti.
Mahalle sakinlerinin taleplerini dinlediklerini, kendilerini Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştürdüklerini ifade eden Keşir, şöyle devam etti:
“Sayın Cumhurbaşkanımız telefonla buradaki hemşirelerimize bağlandı ve onlara geçmiş olsun dileklerini bizzat iletti. Daha önceki yangınlarda yaptığımız gibi hızlıca ihtiyaçların karşılanacağını ifade etti. Cumhurbaşkanımızla görüşen Süleyman amcamız da bir Anadolu misafirperverliğiyle kendisini buraya davet etti.”
Bölgedeki hayvan kayıpları ve meranın hasar görmesi nedeniyle oluşan mağduriyetlerin giderilmesiyle ilgili de çalışma yapıldığını aktaran Keşir, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ne gerekiyorsa hızlı bir şekilde yapmaya gayret edeceğiz. Ne yazık ki geçmişte de Manavgat ve Muğla yangınları tecrübesi var. Orada nasıl evleri, ahırları hızla yapıp teslim ettiysek bu bölgede de Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ilgili bakanlıklarımız hızlı bir şekilde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak yönünde gayret içindeler.”
AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı da Milli Ağaçlandırma Gününde fidan dikme etkinliğinin Sancaklı Mahallesinde yapılacağını kaydetti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saldırıda emlak işi ile uğraşan Anas Abd El Qadı (30) hayatını kaybetti. Otomobilde bulunan Anas’ın yakını ve iş insanı Filistinli Fadi M. de ağır yaralandı. İki Filistinlinin, koruması olan emekli asker olduğu öğrenilen E.K. ise ayağından hafif yaralandı. E.K.’nin polise verdiği ifadesinin detayları da ortaya çıktı.
“ZİYARET 15 DAKİKA SÜRDÜ”
Olay sonrası hastanede polise bilgi veren E.K., kendisinin emekli asker olduğunu ve 3 gün önce maktul ile olayda yaralanan Filistinlinin yanında işe başladığını belirtti. E.K., “Bana emlak ve galeri işi yaptığını söylediler. Olaydan önce araçla ile Zeytinburnu’ndan Kağıthane’ye S.A.Z. adlı kişinin ziyaretine gittik. Ziyaret 15 dakika sürdü.” dedi.
REKLAM
ARACA BİNDİKLERİ SIRADA UĞRADI
Görüşmeden sonra araca bindikleri sırada aracın sağ tarafından yüzünde maske bulunan bir kişinin yaklaşarak ateş etmeye başladığını belirten E.K., açılan ateş sonrası şoför mahallinde oturan Anas Abd El Qadır’ın vurulduğunu söyledi. E.K. olayın detaylarına girerek “Ben de arka koltuktaydım ayaklarımdan yaralandım. Sağ ön koltukta oturan Fadı M. de aracın camından dışarı atlayarak yakında bulunan çiğköfte dükkanına doğru koşmaya başladı” şeklinde konuştu.
SİLAHI TUTUKLUK YAPTI
Şüphelinin de Fadı M.’nin peşinden koştuğunu belirten E.K., şöyle devam etti; “Dükkan girişinde yakalayıp ateş ederek Fadı M.’yi de vurdu. O sırada şüphelinin tabancası tutukluk yaptı. Ve tabancayı olay yerine atarak caddenin sonuna doğru koştu. Orada kendisini bekleyen araca binerek kaçtı.”
ANLATTIKLARI DOĞRULANDI
E.K.’nin anlatımları üzerine polis ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. Elde edilen görüntülere göre, E.K.’nin anlatımı doğrulandı. Olay yerinde yapılan incelemede, şüpheliye ait olduğu değerlendirilen 1 adet Pietro beretta gardone vt ibareli 7.65 mm ruhsatsız tabanca ve 8 adet 7.65 mm kovan bulundu.
3 ARABA DEĞİŞTİRDİLER
Olayla ilgili yapılan çalışmalarda detaylar da ortaya çıktı. Polisin ulaştığı detaylara göre silahlı saldırıyı gerçekleştiren şüpheli, olay yerinden yaya olarak kaçıp, kendisini bölge yakınlarında bekleyen bir otomobile binerek uzaklaştı.
REKLAM
Şüpheliler izlerini kaybettirmek için 3 farklı otomobil kullandı. Şüphelilerin kaçarken kullandığı 2 otomobili bulan emniyet görevlileri, kiralık olduğu belirlenen 2 otomobilde yaptıkları aramada, bir silah ele geçirdi.
SALDIRIDAN 2.5 SAAT SONRA YURT DIŞINA KAÇTILAR
Olaya ilişkin kamera görüntüleri incelendi, G.S., T.S., S.A., S.A.S.O., L.E.E. ve H.B. isimli şüphelilere ulaşıldı. Şüphelilerden, G.S., T.S. ve S.A.’nın olaydan sonra 19 Ağustos 2024’te yani olaydan 2.5 saat sonra 00.48’de Kırklareli’nden yurt dışına çıktıları tespit edildi.
OLAYIN FAİLİ BELİRLENDİ
Yapılan arşiv araştırmalarında şüphelilerden L.E.E.’nin, olayın faili olan şüphelilerin ulaşımını sağladığı, kendisine yönelik 6 Haziran 2023’te Şişli’de silahlı saldırıda yaralandığı, tedavisinin ardından taburcu edildiği belirlendi. Soruşturma kapsamında saldırıyı gerçekleştiren şüphelilerle beraber hareket eden ve kaçmasına yardım eden şüpheliler L.E.E., I.A., A.F.M.M. ve P.Y. yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan aramalarda 2 silah ele geçirildi.
ALACAK-VERECEK İDDİASI
Saldırının alacak verecek meselesi nedeniyle gerçekleştirildiği öne sürüldü. Olayla ilgili geniş çaplı çalışmaya devam ediliyor.
İstanbul’da Filistinli iş insanına silahlı saldırı! Haberi Görüntüle
Fotoğraflar: AA
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’da yer alan habere göre sabah saatlerinde Özçelik’in hayatını kaybettiği otluk alana gelen Fatih Belediyesi Veteriner Hizmetlerine bağlı ekipler ile zabıtalar, söz konusu alanın özel mülk olması nedeniyle savcılıktan izin alarak çalışma yaptı.
“BİR SALDIRI DAHA YAŞANDI”
Ekipler bölgede 6 köpeğin bulunduğunu tespit etti. Köpeklerden 3’ü sakinleştirici iğne ile uyuşturulduktan sonra ekipler tarafından Fatih Belediyesi Yedikule Hayvan Barınağı’na götürüldü. Diğer 3 köpeğin yakalanması için çalışmalar sürüyor.
Ayhan Özçelik’in yaşamını yitirdiği otluk alana gelen akrabası Burhan Deli ise gazetecilere yaptığı açıklamada, 4 gün önce de aynı bölgede bir kadının köpek saldırısına uğradığını söyledi.

Köpeklerin bir akrabalarının çocuğuna da saldırdığını kaydeden Deli, “Şu anda yatıyor, her tarafını parçalamışlar. Bu çocuğa da saldırmışlar, belediyenin temizlik işçileri sabah bulmuş. Köpekler başında bekliyormuş. Temizlik işçileri çocuğu köpeklerin elinden almış. Biz buralarda oturuyoruz, korkumuzdan geçemez olduk. Hayvanseverler gelsin o zaman bu hayvanlara sahip çıksınlar. İnsanları telef ettiler.” diye konuştu.
TURAN’DAN HABERTÜRK’E AÇIKLAMALAR
Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan da Habertürk’e yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Fatih’te kara surları bölgesinde sur dibinde İBB’ye ait buz pisti var. Onun yanında özel mülkiyette bir arazi var. Olay burada oluyor. Konu emniyete intikal etti. Bu olay sabaha karşı yaşanıyor. Hayatını kaybeden kişi birkaç kez bu bölgeye giriş çıkış yapmış. Biz İstanbul’da 39 ilçe arasında İBB dışında en büyük hayvan barınağına sahip olan ilçeyiz. Şu anda Fatih Hayvan Barınağı’nda 1350 köpeği misafir ediyoruz. Yeni yasaya göre sokaktan aldığımız hayvanlar artık barınağa girdikten sonra sahiplenilmeden çıkma şansları yok. Önceden böyle değildi. Yasa çıktıktan sonra da 150’ye yakın hayvanı da barınağa getirdik. Barınağa getirdikten sonra dışarı çıkma şansı olmadığı için barınağın da kapasitesi doluyor şu anda. Bu olayda da özel mülkiyet alanı var biz sabah saatlerinde savcılığın da izniyle bu alana girdik. Biz buradan 3 tane köpek aldık. Üzücü bir hadise.”
Fotoğraflar: İHA
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sarıyer ilçesinde bulunan Rusya Büyükelçiliği Yazlığının önünde yer alan, döneminde deniz hamamı ve yüzme kabini olarak kullanıldığı bilinen yapının durumu ise sahilde yürüyen ve denize girenlerin dikkatini çekiyor. Denizin içinde bulunan ve prefabrik yapıyla kapanarak, dikenli tellerle önlem alınan yaklaşık 20 metrelik yapı bakımsız görüntüsüyle göze çarptı. Görenler, boğazda yer alan küçük yapıyı gecekonduya benzetti. İBB’den yapının özel mülk olduğu bilgisi verilirken, yapının İstanbul Boğazı’ndaki durumuna dair bilgiye ulaşılamadı.
Arkeolog Ömer Faruk Yavaşçay, yapıyla ilgili bilgi verdi, restore edilmesi gerektiğini vurguladı. Yavaşçay, “Arkamızda gördüğünüz yapı bir deniz hamamı, derya hamamı ve boğaz hamamı da deniyor. Bunlar aslında Osmanlı’nın son dönemlerinde 19.yüzyılın başlarında ortaya çıkmış yapılar. Osmanlı Dönemi’nde insanların çıplak vücutla havuza ya da denize girmesi hoş karşılanmayan bir durumdu. Osmanlı’da buna bir çözüm bulunması açısından bunlar geliştirildi” dedi.
Yavaşçay, “İnsanların rahat bir şekilde ortasında yüzebileceği, etrafı kapalı yapılardı. Böylelikle insanlar içinde rahat bir şekilde vakit geçirebiliyordu. Erkekler genelde diz altı şortlarla, kadınlar da bel hizalarından diz kapaklarına uzanacak uzun kıyafetlerle giriyorlardı” diye konuştu.
Yavaşçay, “Bunlar başta denize kazıklar çakılıp, etrafı ahşapla örülerek ortasında havuz oluşturulan yapılardı. Bazıları çok büyük olurdu, bunlar umumi havuzlardı. Osmanlı’nın son dönemi cumhuriyetin başında plajlar açılmaya başlandı. Plajlardan dolayı artık insanlar deniz hamamlarına rağbet göstermedi. Yavaş yavaş bu kültür kayboldu. Osmanlı döneminde 100’e yakın deniz hamamı vardı. Maalesef, onlardan günümüze sadece 2-3 tane ulaşmış durumda. Onlardan bir tanesi de burada bulunmakta” şeklinde konuştu.
Yavaşçay, “Maalesef bu çok kötü ve bakımsız durumda. Buranın, o eski günleri hatırlatır şekilde restore edilmesi ve insanların kullanımına açılması gerekiyor. Bu hamamların ortalama tarihi bilinmiyor. Buna ait özel tarihi bilgiler yok. Hemen Rus Konsolosluğu’nun bir yazlık köşkü var, ona ait” dedi.
Yavaşçay, “Tabi bunlar eskiden boğazın simgeleriydi. Günümüzde de bu durumda olması insanların dikkatini çekiyor. Gördüklerinde tepki veriyorlar, arsa da değerli bir arsa. Tabi denizin içinde, boş bir şekilde duruyor. Kültür Bakanlığı, İBB ve konsolosluğun ortak çalışmasıyla hayata kazandırılabilir. Şu anda denizde duran bir gecekonduyu andırıyor. Yapı maalesef çok değişmiş, beton eklentiler de var” şeklinde konuştu.
Uzun bir süredir Sarıyer’de yaşadığını söyleyen Şahin Yıldırım, “Ben kendimi bildim bileli yani 9 yaşındayken ilk defa gördüm şu an yaşım 58, bu yapı burada. Burası Rus Sefaretine aittir, Ruslar burada yüzerlerdi. Bir ara tadilat yaptılar, sonra ön tarafı çöktü böyle de bıraktılar. Kötü görünüyor, zaten ön tarafı çökmüş. Bunun buradan ya kaldırılması ya da restore edilerek düzgün bir şekilde görünecek” dedi.
Sahilde yürüyüş yapan Melek İnter, “Bu yapı buradan kaldırılmamalı fakat restore edilmeli sonuçta tarihten bir yer” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre Ahmet Bal, “Bu çukurların üzerinde çökeller söz konusu. Depremin hareketinin tetiklenmesiyle bu çökeller kayabilir. Bu çökeller kayarsa da biz açıkçası Tekirdağ sahillerinde, örneğin, Marmaraereğlisi ve Süleymanpaşa’ya kadar geçen o hat içinde 2 metreye yakın dalga yüksekliği bekliyoruz. Özellikle Tekirdağ için konuşmam gerekirse depremin ardından bir tsunami beklentisi var” dedi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, olası bir İstanbul depreminde etkilenecek iller arasında yer alan Tekirdağ’da, NKÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı’nda Rektör Prof. Dr. Mümin Şahin’in talimatıyla kurulan uzmanlardan oluşan bir ekip ilde depreme karşı riskli yapıları belirleme çalışmaları başlattı.
Çalışma kapsamında depremden etkilenmesi beklenen Tekirdağ genelinde yaklaşık 100 bin yapı stoku taranıp, durumları tespit edildi. Tekirdağ merkezindeki 55 bin binanın 6 bin tanesinin 1998 yılından sonra inşa edildiği belirlendi.
“TEKİRDAĞ’DA 1500-2000 BİNANIN GÖÇMESİNİ ÖNGÖRÜYORUZ”
NKÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Dr. Öğretim Görevlisi Ahmet Bal, “17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden 25 yıl geçti. Bu süreçte çok önemli çalışmalar yapıldı. Namık Kemal Üniversitesi olarak biz öncelikle Tekirdağ’ımızdaki ilçelerimizle beraber ciddi tarama yöntemlerini kullanarak yapılarımızın taranmasını sağladık ve belli oranda da bunu gerçekleştirdik. Yaklaşık 100 bine yakın yapı stoku taranmış oldu ve bu yapılarla ilgili durumlar tespit edildi. Hızlı taramada tüm Tekirdağ ilçeleri dahil 1500- 2 bin binanın göçmesini öngörüyoruz” dedi.
“MARMARA DENİZİ’NDE TSUNAMİYİ TETİKLEYECEK 3 BÜYÜK ÇUKUR VAR”
Yapıların taranmasının kendileri için yeterli olmadığını söyleyen Ahmet Bal, depremde ikinci bir afet olan tsunaminin söz konusu olduğunu dile getirdi.
Bal, Marmara Denizi’nin iç deniz olmasına rağmen 3 büyük çukurun tsunami riskini tetikleyen çukurlar olduğunu belirterek, “Bu 3 çukurun iki tanesi Tekirdağ’da bulunuyor. Biri Marmaraereğlisi açıklarında yaklaşık 1300 metre derinliğe sahip, diğeri ise Kumbağ açıklarında 1160 metre derinliği olan çukurlar. Bu çukurların üzerinde çökeller söz konusu. Depremin hareketinin tetiklenmesiyle beraber bu çökeller kayabilir. Bu çökeller kayarsa da biz açıkçası Tekirdağ sahillerinde, örneğin, Marmaraereğlisi ve Süleymanpaşa’ya kadar geçen o hat içerisinde 2 metreye yakın dalga yüksekliği bekliyoruz. Bu dalgaların da minimum 50 metre sahilden içeriye doğru girmesini öngörüyoruz. Özellikle Tekirdağ için konuşmam gerekirse depremin ardından bir tsunami beklentisi var. Tekirdağ, kıyı şeridi çok uzun olan ve önemli miktarda nüfus barındıran bir ilimiz. Dolayısıyla Tekirdağ’da ciddi bir tsunami riski var” ifadelerini kullandı.
Dr. Ahmet Bal, yaklaşık bin metre olan Çınarcık çukurunun 1999’daki 17 Ağustos depreminde Gölcük Değirmendere’de dalga yüksekliğini 4,5 metreye ulaştırdığını söyleyerek, “Çalışmalarımızın odaklandığı nokta olarak da genel vaziyette şu anda tsunamiye odaklanmış durumdayız. Çünkü 1999’daki depremde denizin yaklaşık 200- 300 metre içerilere kadar girdiğini gördük. Tekirdağ’da da benzer durum oluşabilir” diye konuştu.
“TEKİRDAĞ’DA YAPILAŞMA DENİZ BÖLGESİNDEN UZAKLAŞTIRILMALI”
Tekirdağ’da yapı stoklarının iyileştirilmesi gerektiğini söyleyen Bal, “Sadece depreme dayanıklı algısı depremle ilgili olmamalı, aynı zamanda tsunami ilgili de depreme dirençli yapılar yapmalıyız. Sahilde özellikle denize çok yakın yapılaşmalar var, Tekirdağ’da. Bu yapılaşmalar aynı zamanda eskiden yapıldığı için de malzeme kaliteleri düşük olduğu için de şu anda ciddi risk barındırmakta. Öncelikle tsunami ile ilgili sismolog ve jeofizikçi hocalarımızın belirlediği alanlar var. Tekirdağ’da bu alanlar belli. Marmara Denizi için konuşursak Tekirdağ burada en önemli noktada bulunuyor. Bizim şu anda inşaat mühendisleri olarak öncelikle buradaki sahile yakın alanları taramamız gerekiyor ve bunların sadece deprem direnci değil, aynı zamanda tsunamiye karşı dirençli olacak hale getirilmeleri gerekiyor. Yapılaşmanın kesinlikle deniz bölgesinden biraz uzaklaştırılması, geriye çekilmesi gerekiyor. Kıyı kanununun uygulanması gerekiyor aslında” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yolda yürürken çekilen videoları sosyal medyada “Pendikli Forrest Gump” başlığıyla yayılan ve kimilerinin hakkında çeşitli rivayetlerde bulunduğu Selami Salman basında da yer alınca kimliği ve neden her gün yürüdüğüne dair merak daha da artmıştı.
50’li yaşlarda olan ve yıllardır E-5 kara yolunda kilometrelerce yürüyen Selami Salman, iddiaya göre yaz kış, yağmur çamur fark etmeksizin sabah saatlerinde evinden çıkıp saatlerce yürümesiyle dikkat çekmişti.
Salman, neden yürüdüğü sorusuna “Söyleyecek bir şey yok. Ne diyeceğim? Sen de yürüyorsun, sen neden yürüyorsun? Yürürken bunalmıyorum. Kartal’a kadar yürüyorum, Tersane Köprüsü’nden dönüyorum. Sonra eve gidiyorum. Selami’yi arıyor millet, o benim” diye yanıt vermişti.
Salman konuşmasının devamında, “Burası bana iyi geliyor. Bir istediğim yok. Su veriyorlar, arabadan. Söylüyorum. “Selami ben.” dedi.
Selami Salman, Pendik’in Kavakpınar Mahallesi Terzi Sokak’ta yaşadığı evinde dün saat 21.00 sıralarında ölü bulundu.
Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekibi, Salman’ın hayatını kaybettiğini belirledi.
Selami Salman’ın cenazesi ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yangınların ilk anından itibaren başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere birçok kurum seferber oldu.
Ekipler yangınları söndürmek, insanları, doğadaki canlıları ve yeşili korumak için alevlerle adeta göğüs göğüse mücadele etti.
Yangınlar nedeniyle büyüleyici güzelliğe sahip yeşil alanlar, kara ve gri renge dönüştü.
İzmir, Aydın, Manisa ve Uşak’ta ormanların yanı sıra kiminin yıllarca emek verdiği zeytin ve incir ağaçları kiminin de evi ya da mahsulü yandı. Bazı hayvanların da telef olduğu yangınlarda 142 yapı zarar gördü.
İzmir’de Karşıyaka Yamanlar yangınında neredeyse tüm şehir duman altında kaldı. Yeşil alanların yanı sıra 16 ev yandı.
Hızla büyüyen alevler Bayraklı ile Çiğli ilçesindeki ormanlık alanlara da yayıldı. Cansiperane verilen mücadeleden 3 gün sonra yangın kontrol altına alındı.
Manisa’nın Gördes ilçesinde 14 Ağustos’ta başlayan, Salihli ve Gölmarmara ilçelerine ulaşan orman yangını ise 5 gün sürdü.
Arazinin sarp ve engebeli olması, ekiplerin mücadelesini güçleştirdi. Geniş bir alanda etkili olan yangında kızılçam ormanının yanı sıra zeytin, badem, ceviz ve kiraz gibi meyve bahçeleri de zarar gördü.
Kimi vatandaşlar emek verdiği ağaçlarının yanışını gözyaşlarıyla izledi.
Alevlerin ulaştığı Karayakup Mahallesi tamamen yandı. Bölgedeki 1440 vatandaş ile büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar tahliye edildi.
YEŞİL YOL
Aydın’dan Muğla’ya gitmek isteyenlerin, yolu uzatmasına rağmen tercih ettikleri eşsiz doğasından dolayı “Yeşil yol” olarak bilinen Bozdoğan-Kavaklıdere kara yolu da alevlerle mücadelenin başka bir adresi oldu.
Bölgede 16 Ağustos’ta başlayan yangın 19 Ağustos’ta büyük oranda kontrol altına alındı. Yangından dolayı bölgede bazı evler yandı, hayvanlar telef oldu.
Burada da yeşil renkler yerini griye bıraktı.
Uşak’ın Eşme ilçesinde otluk alanda başlayan yangın ormanlık alana sıçradı. Yangında meşelik ve çam ağaçlarının olduğu alanlar yandı. Manisa’nın Sarıgöl ilçesine ulaşan yangında ormanlık alanlar zarar gördü.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre Gürdoğan, İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede sabah saatlerinde hayatını kaybetti.
Gürdoğan’ın cenazesi bugün öğlen vakti Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde kılınacak namazın ardından Eskişehir’de defnedilecek.
Eskişehir’de 1945’te dünyaya gelen Gürdoğan, iktisat alanında 1994’te profesör oldu, yurt içi ve yurt dışındaki üniversitelerde dersler verdi.
Prof. Dr. Gürdoğan, “Görünmeyen Üniversite”, “Teknolojinin Ötesi”, “Kültür ve Sanayileşme”, “Hicaz’dan Endülüs’e” ve “Zamanı Aşan Şehirler” adlı eserlere de imza attı.

TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ’TAN, PROF. DR. GÜRDOĞAN İÇİN BAŞSAĞLIĞI MESAJI
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, hayatını kaybeden gazeteci ve yazar Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan için başsağlığı mesajı yayımladı.
Kurtulmuş, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, “Vefatını derin bir üzüntüyle öğrendiğim edebiyat dünyamızın önemli dergilerinden Mavera’nın temel direklerinden değerli ilim, fikir ve düşünce adamı Nazif Gürdoğan ağabeye Allah’tan rahmet; ailesine ve dostlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Kabri nur, mekanı cennet olsun.” ifadesini kullandı.
ÖMER ÇELİK: VEFATINDAN BÜYÜK ÜZÜNTÜ DUYDUK
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “AK Partimizin kurucularından, fikir insanı Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan’ın vefatından büyük üzüntü duyduk. Allah rahmet eylesin. Değerli ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çok sayıda vatandaş, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı hemşehri iletişim merkezini arayarak pis kokudan şikayetçi olurken İzmir Büyükşehir Belediyesinin su ve kanalizasyon şirketi İZSU Genel Müdürlüğünden ‘Bu kadar da olmaz’ dedirten açıklama geldi.

KİRİLİKLE ALAKASI YOKMUŞ
İZSU Genel Müdürlüğü meydana gelen kokunun deniz kirliliğinden değil iklimsel koşullara bağlı olarak son günlerde deniz suyundaki ani sıcaklık artışı sonucu yaşanan plankton patlamasından kaynaklandığını öne sürdü.

İŞTE O AÇIKLAMA
İZSU yetkilileri ise konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı, “Şikayete konu olan kötü koku; herhangi bir kirlilik kaynaklı olmayıp, deniz suyu sıcaklığının iklimsel koşullara bağlı olarak artması ile ortaya çıkan tek hücreli canlıların (planktonların) popülasyonundaki artıştan kaynaklıdır. Plankton sayılarının aşırı artması; önce bulundukları sudaki oksijen oranının düşmesine, sonrasında da ortamda tüketilecek oksijen kalmaması sebebiyle plankton ölümlerine neden olmaktadır. Bu ölümlerin sonucunda; H2S (Hidrojen sülfür) gazı açığa çıkmakta ve bu gazın açığa çıkmasıyla ortamda kötü koku (çürük yumurta kokusuna benzer bir koku) oluşmaktadır” ifadelerin eyer verildi.

Yaşananlara isyan eden vatandaşlar ise yaz günü serinlemek için deniz kenarına gitmeye korkar olduklarını söyledi. Denizden etrafa yayılan pis kokunun çok rahatsız edici olduğunu ifade eden vatandaşlar büyükşehir belediyesinden soruna bir an önce çözüm bulmasını istedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Oğlunun durumu haber vermesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan müdahalenin ardından Muhtar, hastaneye kaldırıldı.
Muhtar’ın, tedavi altına alındığı Acıbadem Maslak Hastanesi’nde entübe edildiği öğrenildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Vali Dinçer, 21 konutun 1 ay içinde tamamlanarak hak sahiplerine teslim edileceğinin müjdesini verdi.

VİLLA GİBİ EVLER
148 metrekare, radya temel üzerine, perde beton, her bir konuta yaklaşık 18 ton demir kullanıldığını ifade eden Vali Yılmaz, “Villa diyebileceğimiz lüks konutları hemşehrilerimize yapmanın mutluluğunu, gururunu yaşıyoruz. Kıymetli hemşehrilerimize en güzel konutları yapma gayreti içindeyiz. 1 ay içinde inşallah burası tamamlanacak. Yine bu bölgemizde Şekeredere’de, Yeşilyurt’ta, Dervişiye ve Kalecik’teki konutlarımız yapımı devam ediyor. Bu konutlarımızın anahtarlarını en kısa zamanda teslim edeceğiz” diye konuştu.

90 ANAHTAR TESLİM EDİLDİ
Öte yandan Akyar 2. Etap TOKİ Konutlarında yapımı tamamlanan 90 deprem konutunun anahtarı, Vali Dr. Erdinç Yılmaz ve Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy tarafından hak sahiplerine teslim edildi. Bu ayın sonuna kadar evlerin 90’ının anahtarını hak sahiplerine teslim edileceği belirtildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TUGAY’IN AÇIKLAMALARI HÜKÜMET KANADINDA TEPKİYE NEDEN OLMUŞTU
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay Yamanlar yangını sırasında havadan müdahalenin yetersiz kaldığını iddia etmiş bunun üzerine AK Parti cephesinden İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yangına müdahalede yetersiz kaldığı yönünde eleştiriler gelmişti.

DERSE GÖREVDEN ALINDI
Tartışmalar sürerken İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden dikkat çeken bir hamle geldi. Belediyeye bağlı İtfaiye Dairesi’nin Başkanlığını yürüten İsmail Derse görevden alındı. Derse’nin görevden alınması kulislerde ‘Yamanlar Yangını Derse’nin başını yedi’ olarak yorumlandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Deprem öncesi Bölgesel Amatör Lig’de Antakya Belediyespor’un kalesini koruyan genç futbolcu, Samandağ Belediyesi Geleneksel Mahalleler Arası Tahsin Demir Futbol Turnuvasıyla yeşil sahalara yeniden döndü.

ÇOK İYİ BİR FUTBOLCU OLACAĞIM
Futbolcu olma hayallerini gerçekleştirmek için yeşil sahalara döndüğünü anlatan Çakmak, “Depremde bütün ailemi kaybettim. Ankara ve Mersin’de tedaviler gördüm. Benim ve ailemin hayali iyi futbolcu olmaktı. Ben bu hayalime bir süre ara vererek yeniden geri döndüm. Yaşama geri dönmek zorundaydım ve bunu da futbol sayesinde yapıyorum. Çok iyi bir kaleci olacağım. Çünkü takımımda birinci kaleciydim Ailemi verdiğim futbolcu olacağım sözünü de yerine getireceğim” diye konuştu.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AYDIN BOZDOĞAN KONTROL ALTINDA
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Aydın Bozdoğan’daki orman yangınının kontrol altına alındığını duyurdu. Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Aydın Bozdoğan’daki orman yangını kontrol altına alındı. Soğutma çalışmalarımız devam ediyor. İzmir Menderes’teki yangını tamamen kontrol altına almak için ekiplerimizin müdahaleleri sürüyor” dedi.

UŞAK EŞME VE MANİSA GÖRDES YANGINLARI KONTROL ALTINDA
Uşak’ın Eşme ilçesinde otluk alanda başlayıp ormanlık alana sıçrayan yangında zarar gören alanlar havadan dron ile görüntülendi. Dereli köyü yakınlarında 17 Ağustos Cumartesi günü başlayıp, rüzgarın da etkisiyle hızla büyüyerek Manisa’nın Sarıgöl ilçesine ulaşan yangın, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sonucu yaklaşık 46 saatte kontrol altına alındı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Manisa Gördes ve Uşak Eşme’deki orman yangınları havadan ve karadan yapılan müdahaleler sonucunda kontrol altına alındı, soğutma çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu.

EGE’NİN YEŞİL OVALARI GRİ OLDU
İzmir, Aydın, Manisa ve Uşak’ta ekiplerin aralıksız mücadele ettiği orman yangınları sonrası yeşil alanlar yerini gri renge bıraktı. Ege’nin yeşil dağları ve ovaları, 13 Ağustos’tan itibaren yangınlardan dolayı kara dumanlarla kaplandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahadan gelen eden bilgilerin sonrasında adım adım takip edilen terörist Zilan Azak’ın bulunduğu nokta, MİT’in örgüt içerisindeki saha ajanları vasıtasıyla tespit edildi.
Türkiye’ye yönelik istihbarat toplama, keşif, gözetleme ve dronlu saldırı faaliyetlerinde yer alan terörist, MİT’in düzenlediği nokta operasyonla etkisiz hale getirildi. 2015 yılında, üniversite eğitimini yarıda bırakıp PKK/KCK saflarına katılan teröristin, Irak Gare’de silahlı eğitim aldığı, hakkında terör örgütüne destek vermek suçundan yakalama kaydı bulunduğu öğrenildi.
MİT’ten Kuzey Irak’ta nokta operasyon: PKK’lı Zilan Azak öldürüldü! | Video
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbulKağıthane’de park halinde olan otomobilde bulunan ve Filistinli oldukları öne sürülen kişilere yönelik maskeli kişi ya da kişilerce silahlı saldırı düzenlendi. Baretta marka susturucu takılı silahla düzenlendiği belirlenen saldırıda aracın şoför koltuğunda oturan Anas Abdel K. (30) hayatını kaybetti.

Ön koltukta oturan arkadaşı Fadı M. (31) ise camdan çıkıp bir çiğköfteciye sığındı ama saldırgan peşinden gidip orada ağır yaralamıştı. Olayda ikilinin korumalığını yapan emekli asker Eray K. ise bacağından yaralanmıştı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Konuyla ilgili İstanbul polisi hemen harekete geçti yapılan çalışmalarda ifadesi alınan E.K. 3 gün önce emlak ve gayrimenkul işi yapan Anas El K. ve Fadı M.’nin yanında işe başladığını ve emekli asker olduğunu söyledi. İddiaya göre 3 kişi Zeytinburnu’nda araçla Kağıthane’ye gelmiş burada S.A.Z. isimli yine Filistinliyle görüşmüşlerdi.

CAMDAN ATLAYIP KAÇTI AMA KURTULAMADI
15 dakika sonra görüşme çıkışında olay yerinde araç içerisinde 3 kişi beklediği sırada yanlarına gelen yüzü maskeli bir şahsın peş peşe ateş ederek şoför koltuğundaki Anas El. K.’yı öldürdü ardından da arka koltukta olan koruma E.K’ya ateş açtı.

Saldırgan ön koltukta otururken camdan atlayıp kaçan ve çiğköfteciye giren Fadı M.’yi de dükkanda ağır yaraladı ve olay yerinden kaçtı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Ünlüce, Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda mücadele edecek milli yüzücü Sümeyye Boyacı’yı ağırladı. Ünlüce, Boyacı’nın her zaman yanında olduklarını belirterek, kendisine yarışmalarda başarılar diledi. Boyacı ise Türkiye’ye ve Eskişehir’e ay yıldızlı formayla yeni bir başarı daha hediye etmek istediğini belirtti.
Sümeyye Boyacı, Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda; 29 Ağustos’ta 200 metre serbest, 30 Ağustos’ta 100 metre serbest, 3 Eylül’de ana branşı 50 metre sırt üstü ve 4 Eylül’de ise 50 metre kelebek kategorilerinde madalya için yüzecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANKIRI’nın Ilgaz ilçesindeki orman yangını, ekiplerin karadan ve havadan müdahalesi ile kontrol altına alındı. Yangında 44 hektar alanın zarar gördüğü belirtildi.
Ilgaz ilçesi Keseköy mevkisinde dün saat 17.00 sıralarında orman yangını çıktı. Orman İşletme Müdürlüğü, Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ekipleri ile itfaiye ve jandarma ekipleri yangın bölgesine sevk edildi. Rüzgarın etkisiyle alevler çevreye yayılarak yerleşim yerlerini tehdit etti. Bu nedenle 4 köyde yaşayan yaklaşık 125 kişi ve besi hayvanları güvenli bölgelere tahliye edildi. Ekipler, gece boyunca havadan ve karadan alevlere müdahale etti. Bölgenin sarp ve kayalık olması nedeniyle çalışmalar güçlükle yürütüldü. 4 farklı noktada etkili olan yangın, havadan ve karadan yürütülen çalışmalar sonucu sabaha karşı kontrol altına alındı.
Çankırı Valisi Fırat Taşolar, yangın bölgesinde incelemelerde bulundu. Vali Taşolar, devam eden soğutma çalışmalarına ilişkin yetkililerden bilgi aldı. Yangında yaklaşık 44 hektar alanın zarar gördüğü öğrenildi.
Yangının çıkış nedeniyle ilgili ise soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Soner Altın, yaptıkları hizmetin hassasiyeti ve vatandaşların kapı kilitleri konusunda nelere dikkat etmesi gerektiğini anlattı. İnsanlar tatile çıktığında yaşanabilecek olumsuzlukları karşı küçük önlemler alınması gerektiğini belirten 34 yıllık çilingir Soner Altın, “Sadece giriş kapısı değil, balkon ve çatı kapılarının da güçlendirilmesi gerekiyor” dedi.
“Hırsızlar kilitlenmemiş kapılardan daha rahat bir şekilde girebiliyorlar.”
Güçlendirilmiş kilidin önemine değinen Altın, “İnsanlar tatile giderken öncelikle kapılarını güçlendirmeleri gerekiyor. Bu sadece giriş kapısı değil, balkon ve çatı kapılarının da güçlendirilmesi gerekiyor. Komşuluk ilişkilerinin de güçlü olması gerekiyor, duyarlı olunması lazım. Kapılar yabancı kişiler tarafından zorlandığı zaman en yakın polis karakoluna bildirmesi gerekiyor. Hırsızlar genellikle çekili tabir ettiğimiz, kilitlenmemiş kapılardan daha rahat bir şekilde girebiliyorlar” diye konuştu.
“Merdiven altı çilingirlerden uzak durulmalı”
Soner Altın bir takım önerilerde bulunurken, güvenilir çilingir tercih edilmesinin önemini hatırlattı. Altın, sözlerine şu şekilde devam etti;
“Biz genellikle çilingir hizmetlerinde çok hassas davranıyoruz. Merdiven altı çilingirlerden uzak durulmalı. Mevcut ikametgah adresinin ona ait olup olmadığını araştırıyoruz. Kira kontratı mevcutsa kontrol ediyoruz ve çok şüphelendiğimiz durumlarda komşulardan bilgi alıyoruz. İnsanlara dükkanı belirli bir yerde olan mahalle esnafıyla çalışmalarını tavsiye ederim.” – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Rektörlük görevine atanması sonrasında üniversitenin geleceğine yönelik önemli değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, bilimsel çalışmaların toplumsal kalkınmayı önceleyen ve sorunlara çözüm ürütecek nitelikte olması gerektiğine vurgu yaparak, bilimsel bilginin toplum yararına kullanılmasının önemine değindi.
Misafirleri ile tek tek ilgilenen ve üniversitenin geleceğine ilişkin plan ve projelerinden bahseden Rektör Hacımüftüoğlu: “Rektör olarak, üniversitemizde bilimsel çalışmaların sadece akademik yayınlar ve patentlerle sınırlı kalmaması, aynı zamanda somut ürünlerle de taçlandırılması gerektiğine inanıyorum. Bilimsel bilginin toplum yararına dönüştürülmesi, üniversitelerin en önemli görevlerinden biridir. Bu doğrultuda, araştırma faaliyetlerimizin, yenilikçi ürünler geliştirmeye ve bu ürünlerin ticarileştirilmesine yönelik olarak desteklenmesini sağlayacağız. Akademik başarıyı sadece yayın ve patent sayısıyla değil, ortaya konulan ürünlerin ekonomik ve toplumsal etkisiyle de değerlendiren bir yaklaşımı üniversitemize kazandıracağız. Böylece, üniversitemiz bilimsel bilgi üretiminin yanı sıra, bu bilgiyi pratiğe dökerek topluma doğrudan katkı sunan bir merkez haline gelecektir” dedi.
Rektör Hacımüftüoğlu: “Bilimsel çalışmalara hız vereceğiz”
Rektör Hacımüftüoğlu ayrıca, üniversitenin sosyal bilimler alanında da önemli projelere imza atacağını vurgulayarak, şunları ekledi: “Üniversitemizin, yalnızca pozitif bilimler alanında değil, aynı zamanda sosyal bilimler alanında da hem Erzurum’a hem de ülkemize önemli katkılar sunabilecek bir konumda olduğunu biliyoruz. Hem bu misyonu geliştirmek hem de dünya üniversiteleri ile rekabet edecek düzeye gelmek adına bilimsel çalışmalarımıza hız vereceğiz. Sosyal bilimler, toplumsal sorunların analiz edilmesi, kültürel değerlerin korunması ve insan davranışlarının daha iyi anlaşılması gibi alanlarda kritik bir rol oynamaktadır. Bu doğrultuda, üniversitemizde sosyal bilimler araştırmalarını destekleyerek, şehrimizin ve ülkemizin ihtiyaçlarına yönelik çözümler üreten projeler geliştireceğiz. Üniversitemiz, sosyal bilimler alanında yürütülecek çalışmalarla, toplumsal gelişime rehberlik eden, politikaların oluşturulmasına katkıda bulunan ve kültürel zenginliğimizi güçlendiren bir merkez olacaktır.”
Atatürk Üniversitesinin yeni dönemde hem bilimsel hem de toplumsal alanda önemli adımlar atacağını belirten Hacımüftüoğlu, bu doğrultuda akademik ve idari personelin de katkılarına büyük önem verdiklerini dile getirdi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AMASYA – Tadıyla ünlü misket elmasının yetiştirildiği Amasya’da müzede sergilenen bin 700 yıllık elmalı mozaik, bu meyvenin ağacının üzerine işlendiği tek antik mozaik olarak dikkat çekiyor. Amasya Müzesi Müdürü Celal Özdemir, “Dünyada üzerine misket elma ağacı işlenmiş tek mozaik Amasya’dadır” dedi.
Roma dönemine ait
2013 yılında il merkezine bağlı Yavru köyü yakınlarında kaçak kazı yapılan alanda kurtarma kazısında Roma dönemine ait yaklaşık bin 700 yıllık tapınak ile ortasında 1,5 metrekare çapında elma ağacı figürlü 20 metrekare genişliğindeki mozaiğin bulunması şehirde heyecan oluşturmuştu. Kaldırıldığı Amasya Müzesi’nde teknik çalışmanın tamamlanmasıyla 4 yıldır sergilenen elmalı mozaik, müzenin en prestijli eserleri arasında gösteriliyor.
Milyonlarca renkli taş parçasından oluşuyor
Milyonlarca renkli taş parçasının dizilmesiyle oluşturulan mozaiğin bir tarafı kırmızı, diğer tarafı yeşil olan coğrafi işaret tescilli Amasya misket elmasının antik dönemde de lezzetiyle tercih edilen meyveler arasında geldiğinin kanıtı olarak değerlendiriliyor.
“Amasya elması bulduk diye sevindik”
Amasya denilince akıllara misket elmasının geldiğine işaret eden Müze Müdürü Özdemir, “Ortasında yer alan madalyonda elma ağacı, 4 elma, altında da 3 keklik figürü yer alıyor. Üzerinde misket elmasının tasvir edildiği Roma dönemine tek taban mozaiği Amasya Müzesinde bulunmaktadır. İlk kazdığımızda ‘Amasya elması bulduk’ diye sevindik. Bu misket elmasının 2 bin yıl önce de lezzetli, yaygın olduğunun kanıtıdır. Müzeyi gezen ziyaretçilerimize zevkle, şevkle anlatıyoruz” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hakkari Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Buğra Karadağ, il merkezine bağlı köylerde yapılan yol asfalt çalışmalarını yerinde denetledi. İlk olarak Kaymaklı köyünü ziyaret eden Vali Yardımcısı Buğra Karadağ, Köy Muhtarı Derviş Demirkan ve vatandaşlar tarafından karşılandı. Köyde yapılan yol asfalt çalışmalarını yerinde denetleyen Karadağ, Vali Ali Çelik’in destek ve talimatları doğrultusunda faaliyet geçirilen asfalt plenti tesisinde ürettikleri sıcak asfaltla ihtiyaç duyulan köy yollarını asfaltlayarak vatandaşlara rahat ve daha konforlu bir ulaşım hizmeti sunmaya çalıştıklarını söyledi. Bu kapsamda Kaymaklı köyünde de başlayan yol asfalt çalışmalarını yerinde görmek amacıyla bir ziyaret gerçekleştirdiğini ifade eden Karadağ, Kaymaklı köyünde 4.2 kilometre yol asfaltlayacaklarını belirtti.
Kaymaklı Köyü Muhtarı Derviş Demirkan ise köy yollarının asfaltlanmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek, köylerinin ilk kez asfalta kavuştuğunu ve bu nedenle çok mutlu olduklarını söyledi. Muhtar Derviş Demirkan, yolların asfaltlanmasında emeği geçen Vali Ali Çelik, Vali Yardımcısı Buğra Karadağ ve İl Özel İdaresi personeline teşekkür etti.
Karadağ, Kaymaklı köyünün ardından eski Çanaklı köyüne ulaşım sağlanması amacıyla yeni yapılan yolda incelemelerde bulundu. Yapım çalışmaları devam eden yol ile ilgili İl Özel İdaresi Yol Ulaşım Şube Müdürü Maksut Kaya’dan bilgi alan Vali Yardımcısı Buğra Karadağ, coğrafyası gereği zor şartlarda fedakarca görev yapan personele teşekkür etti. Karadağ, başlatılan çalışmalar kapsamında eski Çanaklı köyüne 5 kilometre yeni yol yapılacağını ve 13 kilometre yolun ise bakım ve onarımının sağlanacağını söyledi.
1991 yılından bu yana köylerinden ayrı kalmak zorunda kalan ve Hakkari- Van kara yolu üzerindeki Zap Vadisi kenarına yerleştiklerini belirten Çanaklı Köyü Muhtarı Kadir Adıyaman da, huzur ve güven ortamının sağlanmasıyla birlikte yıllardır özlem duydukları eski köylerine geri dönüş yapacak olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirttiler. Yapılan yeni yol sayesinde köylerine ulaşım sağlayacaklarını dile getiren Muhtar Adıyaman, kendilerinden hiçbir konuda desteğini esirgemeyen başta Vali Ali Çelik olmak üzere Vali Yardımcısı Buğra Karadağ ve emeği geçen herkese teşekkür etti. – HAKKARİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>REHA MUHTAR KİMDİR?
Türk gazeteci, televizyoncu ve yazar olan Muhtar, 21 Temmuz 1959 tarihindeİstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olan Muhtar, kariyerine TRT’de başladı. Reha Muhtar, özellikle 1990’lı yıllarda Türkiye’nin en popüler televizyon programcılarından biri olmuştur.
Muhtar, “Ateş Hattı” isimli programla geniş kitlelerce tanınmış ve Türk televizyonculuğunda haber programlarına yeni bir soluk getirmiştir. Mücadeleci ve agresif üslubu ile bilinen Muhtar, bu tarzıyla dikkat çekmiştir. Ayrıca, köşe yazarlığı yapmış ve birçok medya kuruluşunda önemli görevlerde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HATAY – Hatay’ın Altınözü ilçesinde çıkan zeytinlik yangını itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.
Edinilen bilgilere göre yangın, Altınözü ilçesi Akamber Mahallesi’nde meydana geldi. Bilinmeyen bir nedenden dolayı zeytinlik alan yanmaya başladı. Ağaçların yandığını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine yangın bölgesine çok sayıda itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye gelen itfaiye ekiplerinin müdahaleleri sonucunda yangın büyümeden kontrol altına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, 11 Ağustos’ta Moskova’dan Marmaris’e tatil için gelen Rus vatandaşı Natalia Somova (48) 17 Ağustos tarihinde sabah saatlerinde İçmeler mahallesinde bulunan Karya yürüyüş yoluna gitmek için otelden ayrıldı. 19 Ağustos günü ülkesine dönmesi gereken Somova’nın yakınları kadına ulaşamayınca durumu kaldığı otel ve tur acentesine bildirdi. Marmaris Emniyet Müdürlüğü asayiş ekiplerine yapılan ihbar üzerine ilçedeki tüm kamera kayıtları tarandı. Kamera kayıtlarından 48 yaşındaki kadının 17 Ağustos günü sabah saat 07.30 civarı İçmeler Mahallesi’nde bulunan Karya Yürüyüş Yolu’ndan giriş yaptığı tespit edildi.
Marmaris Asayiş Büro ekipleri AFAD merkezi ile koordine olarak AKUT Marmaris, Marmaris Belediyesi Arama Kurtarma Ekipleri (MABKE) ile birlikte karanlıkta dağlık alanda bir ucu İçmeler Mahallesi’nde diğer ucu Turunç Mahallesi’nde olan Karya Yürüyüş Yolu’nda arama çalışmalarına başladı. Çalışmalarda her hangi bir ize rastlayamayan ekiplerin sabah saatlerinde iz takip köpeklerinin de katıldığı arama çalışmalarına yaklaşık 11 kilometrelik alanda devam ediyorlar. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Danimarka’dan 1 Nisan’da bisikletle dünya turuna çıkan çiftin durağı Diyarbakır oldu. Şanlıurfa’dan Diyarbakır’a gelen çift, tren ile Ankara ve Eskişehir’i gezmeyi planlarken, gezilerine Asya’dan devam edecekler.
Jesper Vendelbo, 1 Nisan’da Danimarka’dan başladıklarını, 140 gündür bisiklet sürdüklerini söyledi.
Diyarbakır’dan Ankara ve Eskişehir’e trenle yol alacaklarını belirten Vendelbo, daha sonra yarım yıl boyunca Asya’dan devam edeceklerini ifade etti.
“Türkiye ve Diyarbakır, hayal edebileceğimizden çok daha güzel bir yer” diyen Vendelbo, “Şanlıurfa’dan geliyoruz. Bacaklar çalışabiliyorken farklı bir şey denemek için bir yıl boyunca bisiklet sürmeye karar verdik” dedi. – DİYARBAKIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ıları S.İ. ve Ü.T, tapu memurları B.K. ve S.A, 6 emlakçı, 1 güvenlik görevlisi ve 1 temizlik görevlisinin de aralarında bulunduğu 17 şüpheli Küçükçekmece Adliyesi’ne sevk edildi.
Adliyede savcılığa çıkarılan zanlılardan 5’i serbest bırakıldı, tapu müdürleri K.Ü. ve R.K’nin de aralarında bulunduğu 12 şüpheli tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
REKLAM
Sulh ceza hakimliğince sorgulanan şüpheliler, haklarında imza ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı.
NE OLMUŞTU?
İstanbul merkezli İzmir, Bursa ve Şırnak’ta, 16 Ağustos’ta düzenlenen eş zamanlı operasyonda 17 kişi gözaltına alınmıştı.
Tapu müdürlüğünde görevli şüphelilerin arşivden usulsüz evrak temin ettiği, suç eylemlerinde iş takipçiliği yapan emlakçıların parayı, güvenlik ve temizlik görevlileri aracılığıyla tapu görevlilerine ulaştırdığı belirlenmişti.
Şüphelilerin suça konu usulsüz tapu işlemlerinden yaklaşık 1 milyon lira haksız kazanç elde ettikleri tespit edilmişti.
*Haberin görseli İHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, dün saat 22.00 sıralarında Emek Mahallesi Necip Fazıl Kısakürek Bulvarı itfaiye kavşağında meydana geldi. Arda Çölyen idaresindeki otomobil, sürücüsünün kontrolünden çıkarak sürücüsü henüz öğrenilemeyen TIR’a arkadan çarptı.
REKLAM
Kazada sürücü Çölyen ile yanında yolcu olarak bulunan kardeşi Ayberk Çölyen hayatını kaybederken, Beyza Nur Y., Reyhan Ç. ve Enes A. yaralandı. Çevredekilerin ihbarıyla kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
İKİ KARDEŞ TOPRAĞA VERİLDİ
Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralıları Nevşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Kazada yaşamlarını yitiren iki kardeş ise otopsileri yapılmak üzere hastane morguna götürüldü.

Çölyen kardeşlerin cenazesi, otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailesi tarafından teslim alınarak Külliye Camine getirildi. İki kardeşin cenazeleri, kılınan namazın ardından Kaldırım Mezarlığı’nda toprağa verildi.
REKLAM
Ayberk ve Arda Çölyen kardeşlerin babaları Mustafa Çölyen’e ait kereste dükkanında çalıştıkları, kaza öncesi de arkadaşları ile gezmeden geldikleri öğrenildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yangının yayılmasını önlemek adına helikopter desteğiyle birlikte ekiplerin söndürme çalışmaları sürüyor.
Orman Genel Müdürlüğü, sosyal medya hesabı X’ten yaptığı paylaşımda ise “Çankırı Ilgaz’da meydana gelen orman yangınını kontrol altına almak için havadan ve karadan müdahale ediyoruz. Yangını bir an evvel kontrol altına almak için mücadelemiz devam ediyor.” denildi.
‘ILGAZ İLÇESİNE BAĞLI 4 KÖY TAHLİYE EDİLİYOR’
REKLAM
Yangının 4’üncü saatinde ekipler tarafından başlatılan müdahaleler yoğun şekilde sürdürülüyor.
Bölgede kuvvetli rüzgarın etkili olması sebebiyle yangının büyümesi ihtimaline karşı Ilgaz ilçesine bağlı Yukarımeydan, Aşağımeydan, Yukarıdere ve Aşağıdere köyleri güvenlik güçleri eşliğinde tedbir amaçlı boşaltılmasına karar verildi.
TAHLİYE EDİLEN 112 KİŞİ KONAKLAMA TESİSLERİNE YERLEŞTİRİLDİ
Çankırı’nın Ilgaz ilçesindeki orman yangınında 6’ncı saat geride kalırken, alevlere 102 araç ve 267 personel ile müdahale ediliyor. İki helikopterde hava kararıncaya kadar söndürme çalışmalarına destek verdi. Bu arada tahliye edilen köylerden 112 vatandaş bölgedeki uygun konaklama tesislerine yerleştirildi ve yine köylerden tahliye edilen 126 hayvan güvenli bölgelere alındı. Söndürme çalışmaları sürdürülüyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Torunlarının çırpındığını fark eden babaanne T.K, hızla suya girerek çocukları kurtarmaya çalıştı. Çocuklar gözden kaybolurken, boğulma tehlikesi geçiren babaanne çevredekilerin yardımıyla kıyıya çıkarıldı. İhbar üzerine bölgeye sağlık, jandarma ve itfaiye dalgıç ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan T.K, Kocaeli Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Suya giren dalgıçlar, iki kardeşin cansız bedenlerini barajdan çıkardı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİRİ KAÇARKEN VURULDU
Silahlı saldırıda Filistinli oldukları oldukları öğrenilen kişilerden şoför koltuğunda oturan Abdülkadir Anas hayatını kaybetti. Ön koltukta oturan Fadi M. adlı kişi ise araçtan inerek çiğ köfteciye sığındı, ancak peşinden giden saldırgan tarafından vuruldu.
Fadi M. ağır yaralanırken, ikilinin korumalığını yaptığı iddia edilen ve emekli asker olduğu öğrenilen E.K. de arka koltukta bacağından vuruldu.

Saldırının güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, şüphelinin silahla ateş edip, aracına binip çatışma sonrası sokaktan hızla çıkış yaptığı görülüyor.
ÇOK SAYIDA KOVAN BULUNDU
Saldırıyı gerçekleştiren şüpheliler olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılar ambulanslarla hastaneye kaldırılırken, polis güvenlik önlemi alarak inceleme başlattı. Olay yeri inceleme ekipleri, adreste çok sayıda boş kovan tespit etti.
REKLAMDETAYLAR ORTAYA ÇIKTI
Araçta bulunan ve ifadesi alınan E.K. 3 gün önce emlak ve gayrimenkul işi yapan Abdülkadir Anas ve Fadı M’nin yanında işe başladığını ve emekli asker olduğunu söyledi. İddiaya göre 3 kişi Zeytinburnu’ndan araçla Kâğıthane’ye geldi ve burada S.A.Z. adlı yine Filistinli biriyle görüştü.
CAMDAN ATLAYIP KAÇTI AMA KURTULAMADI
E.K.’nin ifadesine göre, 15 dakika sonra görüşme çıkışında olay yerinde araç içerisinde bekleyen 3 kişi yanlarına gelen yüzü maskeli bir kişinin silahlı saldırısına uğradı. Saldırgan, peş peşe ateş ederek şoför mahallindeki Abdülkadir Anas’ı öldürdü. Ardından da arka koltukta olan koruma E.K.’ya ateş açtı. Saldırgan ön koltukta otururken camdan atlayıp kaçan ve çiğ köfteciye giren Fadı M.’yi de dükkânda ağır yaraladı ve olay yerinden kaçtı.
SUSTURUCULU SİLAH BULUNDU
Kaçarken tutukluk yapan silahını da yere atan saldırgan cadde sonunda kendisini bekleyen araca binerek olay yerinden kaçtı. Polisin yaptığı incelemede şüphelinin kaçtığı aracın kiralık araç olduğu tespit edilirken olay yerinde el yapımı susturucu takılı Pietro Beretta Gardone VT ibareli 7.65 mm ve 8 adet 7.65 mm kovan bulundu.
3 KİŞİ YURT DIŞINA KAÇTI
Elde edilen güvenlik kamera görüntüleri ve yapılan çalışmalar sonucunda olayı gerçekleştirenlerin 3 kişi olduğu tespit edildi. 3 kişinin izini süren polis şüphelilerin Bulgaristan’a kaçtığı yönde bilgiler elde etti. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma sürüyor.
VALİLİKTEN AÇIKLAMA
İstanbul Valiliğinden de konuyla ilgili yapılan açıklamada şunlar kaydedildi: “18 Ağustos 2024 Pazar günü saat 22.30 sıralarında Kâğıthane ilçemizde meydana gelen silahlı saldırı neticesinde yabancı uyruklu A.K. (1994) isimli şahıs hayatını kaybetmiş, şahsın arkadaşı F.M. isimli yabancı uyruklu şahıs da ağır yaralanmıştır. Saldırıda A.K’nın koruma görevlisi E.K. de ayağından yaralanmıştır. Olay yerinde yapılan incelemede saldırıda kullanıldığı düşünülen susturucu takılmış bir tabanca ile çok sayıda boş kovan bulunmuştur. Saldırıda yaralanan 2 kişinin tedavisi, kaldırıldıkları hastanede devam etmektedir. Olayın failinin yakalanmasına yönelik geniş çaplı soruşturma başlatılmıştır.”

DHA’nın haberine göre de ekiplerin olayla ilgili incelemesi sürerken, Filistinli iş insanı Fadı M.’nin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi. Abdülkadir Anas’ın cenazesi savcının ve olay yeri inceleme çalışmalarının ardından ambulansla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
“ÇOK PROFESYONELDİLER”
Mahalle sakini Şaban İskender de “Akşam saat 10.30 civarlarıydı, biz de burada sohbet ediyorduk. Bir tane beyaz araba buraya park etti, önünde de krem rengi bir araba park etti. Birden silah sesleri gelmeye başladı. Biz de sağa sola kaçıştık. Bir dakika kadar çatışma sürdü, adamlar profesyoneldi. Beyaz arabadan inenlerden birisinin mermisi bitince silahı atıp çiğköfteciye kaçtı. Diğerleri onu takip edip orada da sıkmaya devam ettiler. Sonra arabaya binip kaçtılar. Çok profesyoneldiler, çok rahattılar, daha sonra biz de gidip yaralılara müdahale ettik” şeklinde anlattı.
“SİYASET YOK İŞİN İÇİNDE”
Silahlı saldırıda hayatını kaybeden Abdülkadir Anas’ın babası açıklamalarda bulundu. Baba, “Biz Türkiye’ye ziyarete geldik. Hepimiz Allahtan geldik ve tekrar ona döndürüleceğiz. Polis ve sağlık ekipleri çok güzel çalıştı. Bunun için Türkiye’ye teşekkür ederim” cümleleriyle sözlerine başladı. Baba gazetecilerin bu olayın siyasetle bir ilgisi olup olmadığı sorusuna da yanıt verdi. Baba, ” Hayır siyaset söz konusu değil, siyasi bir şey yok. Siyasetle işimiz yok, biz Filistin asıllı İsrail arabıyız ve ben İsrail pasaportuna sahibim. Biz sürekli Türkiye’ye ziyarette bulunurduk. Elhamdülillah hiçbir şey yok. İsrail pasaportu yanımda. Biz İsrailli Araplarız. Siyaset yok işin içinde” yanıtını verdi.
“HİÇBİR TEHDİT YOKTU”
Oğluyla Sapanca’ya gittiklerini de belirten baba Anas, olayın neden gerçekleştiğine ilişkin soruya Anas, “Ben hiçbir şey bilmiyorum. Türkiye’ye oğlumu ziyaret etmeye geldim. O sürekli Türkiye’deydi ailesi ile beraber, daha fazla bir şey yok” diye yanıtladı. Oğlunun herhangi bir tehdit alıp almadığı sorusuna da yanıt veren baba, “Hayır herhangi bir tehdit veya bir şey yoktu. Hatta aksine biz Türkiye’de çok rahattık. Hiçbir tehdit yoktu” dedi.
YENİ DETAYLAR ORTAYA ÇIKTI
Diğer yandan silahlı saldırıya ilişkin yeni detaylar da ortaya çıktı. İş insanı Abdülkadir Anas’ın Filistin’den 1.5 ay önce ailesiyle Zeytinburnu’na geldiği öğrenildi. Saldırıyı gerçekleştiren şüphelilerin ise 4 araç değiştirerek önce Kırklareli’ne oradan da İsrail pasaportuyla yurt dışına kaçtığı öğrenildi.
Araca silahlı saldırı: 1 ölü, 2 yaralıEMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ OLAYIN DETAYLARINI AÇIKLADI
3 ARAÇ DEĞİŞTİRMİŞLER
Kağıthane”de yaşanan silahlı saldırıyla ilgili İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü açıklama geçti. Yapılan yazılı açıklamada olayın detaylarına yer verdi.
18 Ağustos Pazar günü saat 22.20 sıralarında İstanbul Kâğıthane’de silahlı kavga olduğunun belirlenmesi üzerine ivedi bir şekilde olay yerine intikal edilmiş, İstanbul Emniyet Müdürlüğünce geniş kapsamlı çalışma başlatılmıştır.
Olay yerinde yapılan incelemelerde kimlik bilgileri belirlenen A.A.E.Q., F.M. ve E.K. isimli şahısların silah ile açılan ateş sonucu yaralandığı anlaşılmış, sağlık görevlileri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından A.A.E.Q., isimli şahsın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlenmiştir. Hastaneye kaldırılan F.M.’nın hayati tehlikesi bulunurken, E.K.’nın tedavisi ise bilinci açık bir şekilde devam etmektedir.
Yürütülen saha çalışmalarında olay yeri ve çevresinde bulunan güvenlik kamera kaydı
görüntüleri detaylı bir şekilde incelemiş, bir şüpheli şahsın, araç içerisinde bulunan mağdur şahıslara yönelik silahla ateş açtığı belirlenmiş, olay yerinde kullanılan suç unsuru silah ile 8 adet boş kovan ele geçirilmiştir.
Silahlı saldırıyı gerçekleştiren şüpheli şahsın olay yerinden yaya olarak kaçtığı, kendisini olay yeri yakınlarında bekleyen bir araca binerek uzaklaştığı belirlenmiş, şahısların izini kaybettirmek için 3 farklı araç kullandıkları anlaşılmıştır. Şüpheli 2 araç bulunmuş, araçlara yönelik yapılan incelemelerde kiralık olduğu belirlenmiş, yapılan aramalarda ise bir araç içerisinden 1 adet silah ele geçirilmiştir.
Çalışmalar kapsamında, G.S., T.S., S.A., S.A.S.O., L.E.E. ve H.B. isimli şahısların olayın
failleri olduğu, alacak verecek nedeniyle olayı gerçekleştirdikleri aileleri ile yapılan görüşmeler neticesinde belirlenmiştir.
Mağdur şahıslara silah ile ateş açan ve olay yerinden 3 farklı araç değiştirerek kaçtığı tespit edilen şüphelilerden, G.S., T.S. ve S.A. isimli şahısların olaydan sonra 19 Ağustos 2024 saat 00.48’de (Olaydan yaklaşık 2,5 saat sonra) Kırklareli ilinden yurt dışına çıktıları belirlenmiştir. Diğer şüpheli şahısların aranmalarına devam edilmektedir.
Yapılan arşiv araştırmalarında L.E.E. isimli şahsın olayın failleri olduğu belirlenen şahısların
ulaşımını sağlayan şahıs olduğu, kendisine yönelik 6 Haziran 2023 tarihinde Şişli ilçesinde silahlı saldırı gerçekleştirildiği belirlenmiş, olay yerinde yaralandığı ve tedavisinin ardından taburcu edildiği tespit edilmiştir.
Devam eden çalışmalarda şüpheli şahıslarla beraber hareket eden ve kaçmasına yardım eden L.E.E., I.A., A.F.M.M. ve P.Y. isimli 4 şahıs yakalanmış, yapılan aramalarda 2 silah ele geçirilmiştir.
Konu ile ilgili geniş çaplı soruşturma devam etmektedir.
Fotoğraflar: AA
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AA’nın haberine göre, Aile Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü önünde bir araya gelen çocuklar ardından Şeyh Şabanı Veli Külliyesi’ne giderek dua etti.
REKLAM
Daha sonra süslenen bir minibüs ile Daday ilçesine kadar konvoy düzenlendi.

İlçedeki bir at çiftliğinde düzenlenen programda ise çocuklar müzik eşliğinde dans edip ata bindi.

Programa, Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün ve Daday Kaymakamı Yasin Cevizci, Kastamonu Aile Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Köksalan, Kimsesiz Çocuklara Yardım, Yaşatma ve Geliştirme Derneği Başkanı Mihriban Tüfekçi ve kurum müdürleri katıldı.
*Haberin görselleri İHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gece saatlerinde sokakta yürüdüğü sırada köpeklerin saldırısına uğrayan Özçelik, ağır yaralandı.
Sabaha karşı olayın yaşandığı yere çöp toplamak için gelen temizlik işçileri, köpeklerin, yerde yatan bir kişinin başında havladıklarını görmeleri üzerine durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi.
Sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan Özçelik, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
BOĞAZINDAN VE YÜZÜNDEN YARALANDI
Cenazenin, inceleme için götürüldüğü Adli Tıp Kurumu önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan ağabeyi Burhan Özçelik, kardeşinin sahipsiz 5-6 köpeğin saldırısına uğradığını dile getirdi.
REKLAM
Köpeklerin, kardeşini boğazından ve yüzünden yaraladığını aktaran Özçelik, aynı köpeklerin, aynı noktada daha önce de başka akrabalarına saldırdığını öne sürdü.

Özçelik, şunları kaydetti:
“Çöpçüler oradan geçerken ses duyuyorlar, köpeklerin kendilerine de saldırması üzerine inşaattan sopaları alıp köpekleri kovalıyor. Ondan sonra ambulansı çağırıyorlar. Temizlik işçileri tanıdık, yaralanan kişinin fotoğrafını çekip bizim amca çocuklarına atıyorlar. Onlar da bize atınca bakıyoruz ki yaralanan kişi kardeşim Ayhan. Çöpçüler görmese belki de sabaha kadar parçalayacaklardı kardeşimi. Ambulans gelince hastaneye götürüyorlar. Daha sonra da kan kaybından vefat ediyor.”
Öte yandan köpeklerin saldırısı sonucu hayatını kaybeden Ayhan Özçelik’in son görüntüleri güvenlik kamerasınca kaydedildi.
EMNİYETTEN AÇIKLAMA GELDİ
İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından konu ile ilgili açıklama yapıldı:
İstanbul Emniyet Müdürlüğü görevlilerince, 19.08.2024 tarihinde Fatih ilçesi Sümbül Efendi Mahallesinde bir şahsın köpek saldırısına uğradığı belirlenmesi üzerine ivedilikle olay yerine intikal edilmiştir.
Yapılan çalışmalarda; A.Ö. isimli şahsın birden fazla sokak köpeği tarafından saldırıya uğradığı belirlenmiş, şahsın vücudunun çeşitli yerlerinde ağır yaraların olduğu görülmesi üzerine sağlık görevlilerince yapılan ilk müdahalenin ardından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.
Konu ile ilgili yürütülen tahkikat işlemleri devam etmektedir.
*Haberin görseli İHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lapseki Belediyesi önündeki alanda düzenlenen festivalin açılışında konuşan Başkan Atilla Öztürk, 2 yıl önce coğrafi tescilini alan şeftaliyi bu yıl festival yaparak daha fazla tanıtmak istediklerini söyledi.

Etkinlikler kapsamında düzenledikleri şeftali ve nektarin yarışmalarına 29 şeftali üreticisi ile 19 nektarın üreticisinin katıldığını aktaran Öztürk, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinden akademisyenler ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden mühendislerin ürünleri değerlendireceğini belirtti. Öztürk, yarışmaya katılan üreticilere başarılar diledi.
REKLAM
Lapseki İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ali Kaçan ise Lapseki Belediyesi tarafından bu yıl ilki düzenlenen festival kapsamında gerçekleştirilen yarışmada ürünleri sertlik, boy, ambalaj, tat ve aroma olmak üzere beş kategoride değerlendireceklerini anlattı.

Yarışmada şeftali kategorisinde Yılmaz Teoman, Sancaktar Meyve birinci, Ayhan Zeybek ikinci, Kıymet Defne Yeşilbaş üçüncülüğü elde ederken, nektarin kategorisinde Recep Özkan birinci, Metehan İş ikinci, Mehmet Olgun üçüncü oldu.

Her iki kategorinin birincisine 2 bin liralık gübre desteği ve cep telefonu, ikincisine 1500 liralık gübre desteği ve yarım altın, üçüncüsüne 1000 liralık gübre desteği ve çeyrek altın ödülü verildi.

Festivale İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, Lapseki Kaymakamı Emre Öztürk, Cumhuriyet Başsavcısı Ozan Koç, Lapseki Ziraat Odası Başkanı Ali Balta ile vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul Horasan Erenleri Cemevi Derneği Başkanı ve Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Genel Sekreteri görevini yürüten Ali Rıza Özkan, İBB’nin benimsediği ayrımcı politikanın detaylarını SABAH’a anlattı.

İBB’nin, Alevilere yönelik tüm hizmetler için Mezarlıklar Dairesi’ni görevlendirdiğini belirten Özkan, “Muharrem orucu sonrası aşure dağıtımı için teknik, ulaşım ve yer tahsisi gibi hizmetler talep ettik.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Bizi muhatap olarak Mezarlıklar Dairesi’ne yönlendirdiler. ‘Cenaze işimiz yok’ dedik, yine de bizim için yetkili birimin bu daire olduğunu söylediler. İBB’nin, Alevilerle ilgili tüm hizmetleri Mezarlıklar Dairesi üzerinden yürüttüğünü öğrenmiş olduk” dedi.

CEMEVLERİ KONUŞMAYA CESARET EDEMİYOR
Alevilere yönelik bu tutumun son derece aşağılayıcı ve kırıcı olduğunu vurgulayan Özkan, “İstanbul’daki bütün cemevleri bu durumu biliyor ve kabullenmek zorunda olduğunu düşünüyor.

İBB’nin verdiği kısıtlı hizmetleri de kesme tehlikesi sebebiyle çoğunun susmayı tercih ettiğini gördük” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yangınla mücadeleye ilişkin bilgi veren Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı İzmir’in Karşıyaka ve Urla, Bolu’nun Göynük ve Karabük’ün Ovacık ilçesindeki yangınların söndürüldüğünü açıkladı.
Bakan Yumaklı, “Geçen perşembe gününden bugüne kadar 109’u orman yangını, 138’i kırsal olmak üzere 247 yangına müdahale edildiğini, bunlardan 241’inin kontrol altına alındığını söyledi. Bakan Yumaklı, “Şu an için bizi endişeye sevk edecek herhangi bir yangınımız yok” dedi.

Mersin’in Silifke ilçesinde saat 14.21’de çıkan yangına 10 dakika içinde müdahale başladığını dile getiren Yumaklı, hızlı müdahale sayesinde saat 15.16 itibarıyla yangının kontrol altına alındığını vurguladı.
Bakan Yumaklı, Muğla’nın Yatağan ilçesi Yava Mahallesi ile Ula ilçesinde dün saat 13.25’de eş zamanlı yangın çıktığını belirtti. Yumaklı, birbirine yakın, aralarındaki birkaç kilometre olan iki yerde yangının birden başladığını ve hızla müdahale edildiğini söyledi.
Muğla’daki yangınları kontrol altına alabilmek için 10 helikopter, 10 uçak, 30 arazöz, 14 su tankeri, 5 dozer, iş makineleri ve 294 personelle alevlere müdahale ediliyor. Ula’da gece görüşlü helikopter de çalışmalara katıldı.

BAYRAK DİREĞİNİ SÖKECEK RÜZGAR VARDI
Tarım ve Orman Bakanı İbrahım Yumaklı: Aydın Bozdoğan’da da bayrak direğini bile adeta yerinden sökecek bir rüzgar vardı. Arkadaşlarımız cansiperane bir mücadeleyle burayı da belli bir olgunluğa getirdiler. Manisa’nın Gördes ilçesinde çok uzun ve geniş bir alana bir hat şeklinde yayılan yangınla mücadele, bir uçak 10 helikopter ve çok ciddi bir kara gücüyle devam ediyor. Buranın enerjisi de ciddi bir şekilde düşürüldü. Bir noktası kaldı. Kontrol altına alındı bilgisi verilmeye en yakın yangınlardan bir tanesi.

TÜM ALANI YENİDEN AĞAÇLANDIRACAĞIZ
Tarım ve Orman Bakanı İbrahım Yumaklı: Orman Genel Müdürlüğü, 25 bin çalışan, 105 helikopter, uçaklar, 14 İHA ve gönüllülerle ormanları korumak adına topyekun bir mücadele içinde oldu. Bu yeşil vatan savunmasında kamu, kurum ve kuruluşlarımızın desteğiyle, yerel yönetimler, belediyeler, hiçbir siyasi ayrım da yapmıyorum, yanımızda olan herkesle birlikte bir mücadele yürüttük. Milletimiz de bize dualarıyla destek ve güç verdi. Herkese canı gönülden teşekkür ediyorum.

15 EYLÜLE KADAR HASSASİYET SÜRECEK
Ormanlarımız yandı ancak her zaman yaptığımız gibi yılda 500 milyonun üzerinde fidanı ve tohumu toprakla buluşturuyoruz. Buraları da yeniden ağaçlandıracağız. Ben herkesi 11 Kasım’daki Milli Ağaçlandırma Bayramı’nda bu hasarı hep birlikte gidermeye davet ediyorum. Mümkünse açık alanlarda kibrit bile çakmayalım. Çünkü çok basit bir şeyin bile nelere mal olduğunu günlerdir hepimiz yaşadık. 15 Eylül’e kadar hassasiyetimiz sürecek.

AZERBAYCAN UÇAĞI YARDIMA GELDİ
Azerbaycantarafından gönderilen BE-200ÇS amfibi uçağı İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na indi. Uçak dün Muğla’daki yangınlara müdahale etmeye başladı.

42 HELİKOPTER, 11 UÇAK 366 KARA ARACI GÖREVDE
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada orman yangınlarına 42 helikopter ve 11 uçaktan oluşan toplam 53 hava aracı, arazöz ve iş makinesinden oluşan 366 kara aracıyla müdahalede bulunulduğu belirtildi. Açıklamada, “12 ton su alma ve atma kapasitesine sahip Be-200 Amfibik Yangın Söndürme Uçağı da çalışmalara destek veriyor. Yüksek su atma kapasitesi, amfibik olması ve yüksek intikal sürati sayesinde orman yangınlarının söndürülmesinde çok etkili oluyor” ifadeleri kullanıldı.

105 HELİKOPTER, 26 UÇAK VE 14 İHA
Orman yangınlarıyla mücadelede bu yıl ülke genelinde 105 helikopter, 26 uçak ve 14 İHA destek sağlıyor. Ayrıca 184’ü akıllı kule olmak üzere 776 gözetleme kulesi, 1686 arazöz ve 2 bin 655 ilk müdahale aracı yangınla mücadelede kullanılıyor. Yangınlarının önüne geçilmesi amacıyla 15 bin 500 yangın işçisi, 4 bin teknik personel, 5 bin 500 orman muhafaza memuru ve 122 bin gönüllü görev yapıyor. ANKARA
KARABÜK BOLU, UŞAK
Bolu Göynük’teki yangın da sarp araziler ve uçurumlarla dolu geniş bir alanda itfaiye erleri çetin bir mücadele vererek, yangını kontrol altına alındı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı bölgede soğutma çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “Bölgedeki ağaç yapısı itibariyle zaman zaman küçük tütmeler görülebilir ama endişelendirecek bir durum söz konusu değil” dedi.
KARABÜK Ovacık’ta 2 helikopterle müdahale edildiğini ulaşılamayan kayalık alanların olduğunu vurgulayan Yumaklı, “Ovacıktaki yangın da an itibari ile kontrol altına alınmış vaziyette.
UŞAK Eşme’deki yangına 4 helikopter ve kara ekiplerinin müdahale ettiği bilgisini paylaşan Yumaklı, buradaki yangının da enerjisinin düşürüldüğünü aktardı. Tek bir nokta kaldı. Kalan 5 yangın kontrol edilmeye en yakın vaziyette. 5 yangın kontrol altına alınmaya çok yakın.
MUĞLA’DA 3 GÖZALTI
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Muğla’daki orman yangınlarıyla ilgili şüpheli 3 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Jandarma ekipleri, Yatağan ilçesi Yava Mahallesi’nde başlayan orman yangınının arıcıların arıların saldırganlaşmasını önlemek için kullandığı körükte yakılan ateşten çıktığını belirledi. Arı kovanlarının sahibi M.Ş. (78) ve oğlu İ.Ş. (37) gözaltına alındı. Datça ilçesinde ise orman yangınını kasten çıkardığı değerlendiren İran uyruklu bir şahıs yakalanarak gözaltına alındı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tespit üzerine SİHA, J-İHA ve Jandarma ATAK Taarruz Helikopterleri teröristleri ateş altına aldı. Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı, İstihbarat Başkanlığı ve TEM Daire Başkanlığı koordinesinde; Şırnak İl Jandarma Komutanlığı’nca başlatılan J-İHA ve JİKU destekli operasyon kapsamında, ATAK taarruz helikopterleri himayesinde bölgeye 5 tim ile 2 JÖH timi, 2 Jandarma Komando timi ve 1 METİ timi sevk edildi.

2 PARAMATOR ELE GEÇİRİLDİ
Sıcak temas sonucu 4 terörist silahları ile birlikte etkisiz hale getirildi. Teröristlerin üzerinden; 2 2 M-16 piyade tüfeği, 2 M-4 piyade tüfeği, 2 cep telefonu, bir lazer metre, 2 Glock tabanca, 3 şarjör, 6 pil bloğu, bir motosiklet aküsü, tahkim malzemeleri ile birlikte 2 paramotorla ele geçirildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, başta İzmir olmak üzere ülke genelinde çıkan orman yangınlarına ilişkin sosyal medyada provokatif paylaşımlar yapan 20 hesap yöneticisi hakkında gerekli işlemlerin başlatıldığını bildirdi. Yerlikaya, sosyal medya hesabındaki paylaşımında, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca gerçekleştirilen çalışmalarda sosyal medya platformlarında bazı hesaplardan başta İzmir olmak üzere ülke genelinde çıkan orman yangınlarına ilişkin provokatif paylaşımlar yapıldığının görüldüğünü belirtti. Bakan Yerlikaya, “Bu tür paylaşım yapan 20 hesap yöneticisi tespit edilmiştir. Provokatif paylaşım yapan 20 hesap yöneticisi hakkında gerekli işlemler başlatılmıştır. Orman yangınları gibi milletçe büyük üzüntü duyduğumuz ve devletimizin tüm kurumlarıyla mücadelesini sürdürdüğü bir konuda, halkımız arasına nifak tohumu ekmeye çalışanlara müsaade etmeyeceğiz. Bu tür paylaşım yapanlar adalete teslim edilecektir” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ali Şahinoğlu
YUMRUKLAYIP DÜKKANA SOKTU
Gözü dönen Şahinoğlu, kaldırımda darp etmeye başladığı esnaf Fatih G.’yi yumruklayarak dükkanın içine soktu. İçeridekilerin araya girmeye çalışmasına rağmen bir türlü sakinleşmeyen Şahinoğlu, Fatih G’yi dükkanın içinde de yumruklamaya devam etti. O anlar, iş yerindeki güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde Şahinoğlu, dükkandan çıkarken de etraftaki eşyaları tekmeleyerek dağıttı. Esnaf Fatih G., Şahinoğlu’ndan şikayetçi oldu.
Şahinoğlu’nun emniyete giderek ifade verdiği öğrenildi. CHP’li Ali Şahinoğlu, yerel seçim sürecinde de bir skandala imza atmıştı. Başkan yardımcılığını yaptığı ve seçim sürecinde istifa ettiği Bozüyük Belediyesi’nin kiraladığı araçla, seçim çalışması yürüttüğü ortaya çıkmıştı. Skandalın ardından, seçimi AK Parti adayı Zekiye Tekin kazanmıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aydın’ın gözde tatil ilçelerinden Didim’in Mavişehir Mahallesi’nde 53 yıl önce inşa edilen Sahil Sitesi S.O.S. veriyor. Tabut binalar olarak adlandırılan evlerin bazılarının kolonlarındaki betonlar kendiliğinden dökülüyor.

Üzerindeki sıvaların döküldüğü kolonların demirleri bile ortaya çıkarken, korku yaşayan vatandaşlar evlerine bile girmek istemiyor. Bu durum site sakinlerinde büyük tedirginlik ve korku yaratıyor.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Sahil Sitesi sakinlerinin tek isteği CHP’li Didim Belediyesi’nin yaklaşık 2 bin 500 kişinin yaşadığı 1137 konutu riskli yapı ilan ederek boşaltılmasını sağlaması.

Ancak belediye yetkilileri şu ana kadar bir adım atmayınca, sitedeki evlerin dönüşümü bugüne kadar bir türlü yapılamadı.

VATANDAŞLAR CHP’Lİ BELEDİYEYİ GÖREVE ÇAĞIRDI
Tabut evlerden yaşamaktan dolayı büyük korku yaşadıklarını söyleyen site sakinleri, “Yaklaşık 2 bin 500 kişinin yaşadığı sitede 50+1 çoğunluk sağlanamadığı için kentsel dönüşüme sokamadık.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şekeroba Geçici Barınma Merkezi’nde konteynerde yaşayan depremzedeler, hemen yanı başlarında hızla yükselen konutlarına taşınmaya başlayınca, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, boşalan konteynerleri teslim aldı.

Dron ile görüntülenen konutlar depremzedelerin yeni yuvası oldu. Depremzede Mikail Dut, “Deprem sonrası başlanan konutlar. Bitmek üzere biz de yeni evimize yerleşmeyi bekliyoruz” dedi. Kübra Dut ise, “Bir an önce anahtarımızı alıp evimize yerleşmeyi bekliyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Onlara çeşitli hediyeler, gıda, giyecek gibi yardımları ulaştırıyoruz. Artık onların ağabeyi, kardeşi, hocası olduk. 7 yaşındakine de 70 yaşındakine de hizmet ediyoruz. O çocuklar bir şekerle, bir balonla mutlu oluyorlar. Kötü günler geride kaldı. Artık yüzlerimiz gülüyor. Yoruluyoruz ama yüreğine her dokunduğumuz çocuk bizi şarj ediyor. Yetim-öksüz çocuklarımızı da asla yalnız bırakmıyoruz. Onlara yalnızlıklarını hissettirmemeye çalışıyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Üniversitedeyken tek yaptığımız tüketmekti. Bir kafeteryaya gidip kahve içmekten başka bir şey yapamıyorduk. Ama ben burada çok daha özgürüm. Canım sıkılınca bahçeme çıkıp bir sebze dikiyorum. Ben köyümde, tarlamda daha özgürüm. Bu benim motive olma yöntemim” dedi. Sadece tüketimin olduğu bir dönemde olduğu için kendisini sorumlu hissettiğini anlatan Andaç, “Benim fırsatım varken üretmeyi seçtim. İkizim Hatice sayesinde de sosyal medyada bunları paylaşarak üretime katılanlara ilham oluyoruz” dedi.

ÇİFTÇİLER BİZE SORUYOR
Pandemide sosyal medyadan ürettiklerini ve köy hayatlarını paylaşmaya başladığını anlatan Hatice Andaç, “Sosyal medyada içerik üretme fikrini ailem ilk başta hoş karşılamadı. Etrafımdan sürekli, ‘Sen küçük bir kızsın, senin çiftçiliğinden ne olacak. Kimse seni umursamaz’ gibi tepkiler alıyordum. Ama ben üretmeye de paylaşmaya da devam ettim. Ben ve ikizim üniversitede aldığımız bilgileri, ailemizden aldığımız tecrübeyle harmanlayıp kısa sürede başarılı olduk. Şimdi yılların çiftçileri bize ekim, dikimle ilgili sorular soruyor” diye konuştu.

BAKAN BEY TÜM SIKINTILARIMIZLA İLGİLENİYORİ
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın kendileriyle yakından ilgilendiğini anlatan Hatice Andaç, “Sayın Bakanın ekibi bize bir proje için ulaşmıştı. Bakan beyle de o proje dolayısıyla tanıştık. Aslında bir Bakan ama bizim yanımıza geldiğinde bizden biri oluyor. Tüm ihtiyaçlarımızı, sıkıntılarımızı, dileklerimizi tüm çiftçiler adına Bakan beye rahatlıkla iletebiliyoruz. Kendisi de sağ olsun hep çözüm üretici, destekleyici bir şekilde bizimle ilgileniyor” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Depremin yıkımlara neden olduğu 11 ilde 296 bin 755 yuvanın inşasını sürdürdüklerini anlatan Bakan Kurum, “Şu ana kadar; 76 bin yuvamızı kardeşlerimize teslim ettik. 45 günde 21 bin yeni yuvamızın daha ihalesini yaptık, çalışmaları başlattık. Eylül ayında 24 bin konutumuzu daha bitirip, teslim sayımızı 100 bine ulaştıracağız. İşte dün de 17 Ağustos’un 25’inci yılında, 11 ilimizin tamamına yayılan tam 25 bin 1 konut ve iş yerimizin temellerini attık. İnşallah yıl sonuna kadar toplamda en az 200 bin konutumuzu teslim edeceğiz” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri, AFAD ve jandarma sevk edildi.
Kazada ekiplerince bulundukları yerden çıkarılan araç sürücüsü ile Ebrar Ü. (21), Reyhan İ. (35), Ömer İ. (15), Hasan İ. (13) ve Lerzan İ. (53), ilk müdahalenin ardından Gümüşhane Devlet Hastanesine sevk edildi.
Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Fotoğraf, AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saldırıda Filistin uyruklu olduğu öğrenilen 1 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi de yaralandı.
Zanlı olay yerinden kaçarken saldırıyı gerçekleştirdiği silaha susturucu taktığı öğrenildi.
Olay yerine ihbar üzerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Yaralılar sağlık personelinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.
Fotoğraf, DHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karatepe mevkisinde 15 Ağustos Perşembe günü ormanlık alanda başlayan yangın, ekiplerin havadan ve karadan müdahaleleri sonucu kontrol altına alındı.
Rüzgarın da etkisiyle büyüyen yangından etkilenen alanlar, gri ve siyah renge büründü.
Dron ile çekilen görüntülerde, zarar gören ormanlık alan ve ekiplerin devam eden çalışmaları yer aldı.
Yangın bölgesinde helikopter ve yer ekipleri soğutma işlemlerine devam ediyor.
ulaşmıştı. Yangında 16 ev yanmış, 87 ev ve 45 iş yeri boşaltılmış, 3 mahalle de tahliye edilmişti.
Orman yangınlarıyla mücadelede son durum: Yangınların 3’ü kontrol altında Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Turizm merkezi Uzungöl’den ilçe merkezine gitmekte olan Suudi Arabistan uyruklu Abdurrahman Abdullah idaresindeki motosiklet, virajı alamayarak dere yatağına yuvarlandı.
İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Ekipler tarafından yapılan kontrolde Abdullah’ın kaza yerinde yaşamını yitirdiği tespit edildi. Bölgeye tatile geldiği öğrenilen turistin cansız bedeni, savcılık incelemesi sonrası ilçe Devlet Hastanesi morguna götürüldü.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Fotoğraf, DHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aziziye Mahallesi mevkiinde meydana gelen olayda, deniz yasağına rağmen C.K. isimli kişi, suya girdi. Dalgaların arasında boğulma tehlikesi geçiren şahıs için cankurtaranlar harekete geçti. Burada yapılan çalışmalar sonrasında şahıs, deniz aracı aracılığıyla kıyıya getirildi. Vatandaşlar ise olan biteni adeta bir film gibi seyretti. Şahsın, sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken kurtarma anları cep telefonu kamerasına yansıdı. – SAKARYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAKARYA – Sakarya’nın Karasu ilçesinde yasak olmasına rağmen denize giren bir kişi, boğulmaktan son anda kurtarıldı.
Aziziye Mahallesi mevkiinde meydana gelen olayda, deniz yasağına rağmen C.K. isimli kişi, suya girdi. Dalgaların arasında boğulma tehlikesi geçiren şahıs için cankurtaranlar harekete geçti. Burada yapılan çalışmalar sonrasında şahıs, deniz aracı aracılığıyla kıyıya getirildi. Vatandaşlar ise olan biteni adeta bir film gibi seyretti. Şahsın, sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken kurtarma anları cep telefonu kamerasına yansıdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulüpler Birliği Vakfı’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kulüpler Birliği Vakfı olarak, Trendyol Süper Lig’in ikinci haftasında oynanan Göztepe – Fenerbahçe maçında Sayın Başkan Ali Koç’a yönelik gerçekleştirilen ve Göztepe taraftarlarına ve camiasına isnat edilemeyecek üzücü saldırıyı kınıyoruz. Suçluların bir an önce adalet önüne çıkmasını bekliyor ve futbolun birleştirici gücüne her zamankinden fazla ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde tüm paydaşları sağduyuya davet ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muğla’da saat 13.25 civarında eş zamanlı olarak Yatağan ve Ula ilçelerinde orman yangınları meydana geldi. Yangını fark eden vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine, bölgeye hızla Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ve Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye gelen ekipler karadan müdahaleye başlarken, yangın söndürme helikopter ve uçakları da alevlere sortileri ile havadan destek veriyor.
Dev dumanlar yangının boyutunu gözler önüne seriyor
Ula ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi sırtlarındaki ormanlık alanda çıkan yangında, alevlerin kısa sürede büyümesiyle birlikte gökyüzünü dev yangın bulutları kapladı. Devasa duman bulutları, bölgenin farklı noktalarından rahatlıkla görülebilir hale geldi. Dev yangın bulutları, çevre yerleşim alanlarında paniğe yol açtı. Gökyüzünde yükselen bu dev yangın bulutları, bölgedeki yangının ciddiyetini ve boyutunu gözler önüne serdi. Yangının kontrol altına alınabilmesi için yoğun çaba sarf eden ekipler, rüzgar dolayısıyla yangının daha da genişlemesini engellemeye çalışıyor. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2 gün süren ve 4 ilden, 6 yelken su sporları kulübünde 33 sporcunun katıldığı yelken yarışları sona ererken, yarışmaları Kars’tan çok sayıda vatandaş takip etti.
Çıldır Gölü’nde gerçekleştirilen ve kıyasıya yarışlara sahne olan Anadolu Yelken Ligi 1. Ayak Kars Optimist Yarışlarında dereceye giren sporcuların ödülleri verildi.
Dereceye giren sporcuların ödüllerini Vali Ziya Polat ve protokol üyeleri verdi.
Öte yandan Türkiye’nin en önemli göllerinden birisi olan Çıldır Gölü’nde düzenlenen yelken yarışlarının her yıl düzenli bir şekilde yapılması planlanıyor. Kars Valiliği himayelerinde yelken takımı kurulacağı öğrenildi. – KARS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VALİ KILIÇ: BOLU’NUN TARİHİNDEKİ EN BÜYÜK YANGINDI
Bolu Valisi Erkan Kılıç, Göynük ilçesinde 72 saat sonra kontrol altına alınan orman yangınıyla ilgili açıklama yaptı. Vali Kılıç, “Gerçekten yangın, Bolu’nun tarihindeki en büyük yangındı. Böylesine bir yangına hızlı bir şekilde, çok güçlü araçlarla havadan ve karadan müdahale edildi. Buraya Türkiye’nin dört bir tarafından araç geldi. Tabii yangının bu kadar büyük alanda kısa süre içerisinde söndürülmesinde çok etkili oldular. Halen sahayı bu araçlarla biz baskı altında tutuyoruz. En ufak bir yangın olmasın, olanları da söndürmek için bunu bir vali olarak gerçekten memnuniyetle ifade etmek istiyorum. Çünkü bu imkanlarımız olmazsa bu yangını bu kadar kısa sürede söndürmek mümkün olmazdı. Daha önce de ifade ettim. 30 kilometre sınırları olan bir alanın içerisindeki bir yangındı. Yerleşim yerlerini tehdit eden bir yangındı. Bu yangınlarda zaman zaman tabii tansiyon arttı, vatandaş evinin yanmasından, tarımsal işletmelerinin yanmasından çok tedirgin oldular. Ama bu kapasitemizle beraber çok şükür Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak bunun üstesinden hep beraber gelmiş olduk” dedi.
‘ZAMANINDA VE HIZLI MÜDAHALE EDİLDİ’
Yangına en hızlı şekilde müdahale edildiğini belirten Kılıç, “Zamanında ve hızlı müdahale edildi. Bu kapasitemiz olmasaydı, yerleşim yerlerini kurtarmamız zor olurdu. Yangın neredeyse evin saçağına sıçrama noktasındayken ekiplerimiz geri püskürttü. Çok şükür kazasız belasız büyük bir yangını şimdilik atlattık ama tedbiri elden bırakmayacağız” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca terör örgütü PKK’nın şehir yapılanmasına yönelik başlatılan soruşturma kapsamında İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, şüphelilerin yakalanması amacıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şanlıurfa, İstanbul, Mardin, Batman ve Şırnak’ta birçok adrese yapılan operasyonda, 10 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerindeki aramalarda çok sayıda dijital materyal, örgütsel doküman ve propaganda materyali ele geçirildi.
Şüphelerin sorgu işlemi sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’nün koordinesinde Narkotik, Çevik Kuvvet, Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerin katılımıyla suç ve asayiş olaylarının önlenmesi amacıyla uygulama gerçekleştirildi. 10 ekip 30 personelin katılımıyla gerçekleşen uygulamada; Ahi Evran, Yenice, Aşıkpaşa, Medrese, Nasuhdede, Kervansaray Mahalleri başta olmak üzere kent merkezindeki 28 park incelendi. Genel Bilgi Taraması (GBT) kontrolü yanı sıra vatandaşların şikayetlerini 112 Acil Çağrı Merkezleri’ne iletebilecekleri, ekiplerin de kısa sürede müdahale edeceği de vatandaşlara hatırlatıldı. Uygulama ile parklarda şüpheli kişilerin bulunması engellenip, buralarda vatandaşların rahatça hareket edebilmeleri amaçlandı. Aranan ve yakalama kararı bulunan şahısların tespiti için de denetimler arttırıldı.
Öte yandan uygulama sırasında Hayvan Durum İzleme (HAYDİ) ekipleri yanlarında bulunan mamaları sokak kedilerine vererek besledi. – KIRŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçeye bağlı Çayırözü mahallesinde KASKİ’ye ait su borusu patladı. Patlayan borudan su yerden metrelerce yükseğe çıkarken vatandaşlar o anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Yeşilhisar ilçesine gittiği öğrenilen hatta meydana gelen arızayı gidermek için ekiplerin çalışma başlattığı öğrenildi. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarsus Belediyesi, yaz döneminde de etkinlikler düzenlemeyi sürdürüyor. Bu kapsamda ‘Tarsus Yaz Akşamları Şenliği’ ile yurttaşlar, birbirinden renkli ve eğlenceli aktivitelerle buluşuyor. Açık hava sineması, eğlence parkurları, çocuklar için oyun alanları ve çeşitli ikramlarla dolu dolu geçen şenlik, renkli görüntülere sahne oluyor.
Şenlikte olmaktan memnuniyetini dile getiren bir vatandaş “Her şey çok güzel. Belediye Başkanımız Ali Boltaç’a çok teşekkür ediyor, devamını diliyoruz. Çocuklarımız internetten ve telefondan bunalmış durumda bu yüzden böyle etkinliklere ihtiyacımız vardı” dedi.
Torunlarıyla birlikte şenliğe geldiğini anlatan bir diğer vatandaş, “Etkinlik çok güzel, her Cumartesi torunlarımla birlikle geliyoruz. Etkinliği düzenleyen herkese teşekkür ederiz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yurt genelinde 8-15 Ağustos tarihleri arasında emniyet ve jandarmatrafik ekipleri 1 milyon 971 bin 985 araçta denetim gerçekleştirdi.
Işıklı ya da sesli uyarı işareti bulunan cihazları (çakar) mevzuatta izin verilmeyen araçlara takarak kullanan 275 sürücüye işlem yapıldı.
447 bin 672 işlem yapıldı
Hız ihlalinde bulunan 134 bin 588, periyodik muayenesi yaptırılmamış 26 bin 165, emniyet kemeri kullanmayan 17 bin 772, sürücü belgesiz araç kullanan 16 bin 102 ve zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan 9 bin 710 olmak üzere diğer işlemlerle birlikte toplam 447 bin 672 araca/sürücüye işlem yapıldı.

İçişleri Bakanlığı’nca yapılan açıklamada, “2024 yılının ilk 7 aylık döneminde ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarının yüzde 35’i yasal veya uygun olmayan hızlarda araç kullanımı nedeniyle meydana gelmiştir. Trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla trafik kazalarının başlıca nedenleri arasında ilk sırada yer alan aşırı hız ile etkin bir mücadele yürütülmektedir. Bu kapsamda ülke genelinde hem şehir içlerinde hem de otoyollar dahil tüm şehirler arası karayollarında ortalama hız tespit sistemlerine ek olarak mevcut mobil radar araçlarımızı yerli ve milli kaynaklarla geliştirilen yeni nesil mobil hız tespit sistemleri ile takviye yaparak güçlendirdik” denildi.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’nin ciğerleri yanıyor….
Hava sıcaklıkların artmasıyla ormanlar ve otluk alanlarda yangınlar baş gösteriyor.
Türkiye’nin birçok bölgesinde devam eden orman yangınlarına müdahaleler sürüyor.
HAVADAN VE KARADAN MÜDAHALE EDİLDİ
Aydın Bozdoğan’da bulunan Alhisar Mahallesi’nin üst kısımlarında çıkan orman yangınına gece boyunca havadan ve karadan müdahale edildi.

UÇAK VE HELİKOPTER SAYISI ARTTIRILDI
Ekipler, alevlerin yoğunlaştığı Muğla’nın Kavaklıdere ilçesi ile Bozdoğan ilçesi sınırları arasında yer alan Hışımlar, Güre, Örmepınar ve Yeşilköy mahallelerinde yoğun çalışma gerçekleştirdi.
Bölgede havanın aydınlanmasıyla uçak ve helikopter sayısı arttırıldı.
YANGININ GEÇMİŞİ
Bozdoğan ilçesine bağlı Alhisar Mahallesi’nde 16 Ağustos’ta ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıkmış, Örmepınar Mahallesi’ndeki bazı evler tahliye edilmişti.






Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul’da D-100 Karayolu Bağlarbaşı mevkii Kartal istikametinde Emrah Şirin’in kullandığı otomobille, içinde 2 kişinin bulunduğu 34 UIN 79 plakalı otomobil sürücüsü arasında bilinmeyen bir nedenle trafik tartışması yaşandı.
OTOMOBİLİN ÖNÜNÜ KESTİ
Tartışma sonrasında şüpheliler, otomobil sürücüsü Şirin Zümrütevler Köprüsü istikametine ilerlediği sırada, emniyet şeridinden gelerek aracın önünü kesti.
Şüphelilerden biri, otomobilden inerek, elindeki cismi tartıştıkları sürücünün aracının camına attı. Aracı tekmelenen ve camı kırılan sürücü olay yerinden uzaklaştı.
Saldırganlar bir süre daha otomobili takip ettikten sonra gözden kayboldu. Otomobil sürücüsü Emrah Şirin polis merkezine giderek aracına zarar veren kişiyle, otomobil sürücüsünden şikayetçi oldu.
O ANLAR KAMERADA
Otomobilin camının kırıldığı anlar sürücünün cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Görüntülerde seyir halindeki otomobilin önü emniyet şeridinden gelen başka bir araç tarafından kesiliyor.
Otomobilden inen yolcu koltuğundaki şüpheli elindeki cismi araca atarak, otomobilin camlarını kırıyor. Ardından Şirin’in kullandığı otomobili bir süre daha takip eden araç gözden kayboluyor.








Haber Kaynağı: Demirören Haber Ajansı (DHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Küresel ısınma ve insan kaynaklı yangınlar bu yıl da ülkemizin başına bela oldu.
Sıcak havaların kendini yeniden hissettirmesiyle kuru ve nemsiz hava adeta yangınlara davetiye çıkardı.
Buna çiftçilerin anız yakma girişimleri de eklenince yangın haberi gelmeyen il kalmadı.
Fakat hafta sonuna doğru İzmir ve Bolu olmak üzere ciddi boyutlu yangınlar ülkemizin ciğerlerini yaktı.
HAVADAN VE KARADAN MÜDAHALE SÜRÜYOR
Bu kapsamda ülke genelinde çıkan orman ve kırsal yangınlarına havadan ve karadan müdahale sürüyor.
Tedbir amacıyla, İzmir, Aydın, Bolu ve Manisa’da toplam 3 bin 971 kişi güvenli alanlara tahliye edildi.
2 gün içinde hava araçlarıyla 583 saatlik uçuşta 2 bin 134 sorti yapıldığını ve 7 bin 662 ton su atıldı.
Yangınları söndürmek için ekipler gece gündüz demeden çalışıyor.

AKTİF YANGIN SAYISI 8
Bakan Yumaklı, Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde Örmepınar Mahallesi yakınındaki kriz merkezinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Aydın Bozdoğan, İzmir Karşıyaka Yamanlar bölgesi, Manisa Gördes, Bolu Göynük ve Karabük Ovacık’taki 5 aktif yangından Aydın dışındakilerin enerjisini düşürdüklerini ancak rüzgarın da etkisiyle bu bölgelerde değişiklikler olabildiğini söyledi.
Aydın Bozdoğan yangınında iki farklı nokta olduğunu belirten Yumaklı, “Güney ve kuzey kanadı. Yaklaşık 9 kilometrelik bir hat yaptı. Orta alanlardaki büyük oranda kısımları hallettiler.” dedi.
Bakan Yumaklı, İzmir Yamanlar’daki yangında gün içinde değişmekle birlikte 3 uçak, 15 helikopter, 60 arazöz ve 390 personelin çalışmaya devam ettiğini, Aydın’da da 7 uçak 15 helikopter, 62 kara aracı ve yaklaşık 368 personelin görev aldığını, bunların yanı sıra valiliklerin, diğer kamu kuruluşlarının ve yerel yönetimlerinin desteklerinin olduğunu kaydetti.

“4 YANGININ ENERJİSİ DÜŞÜRÜLDÜ”
Gün içinde 3 farklı yangın daha başladığını ifade eden Yumaklı, şu bilgileri verdi:
Bir tanesi İzmir Menderes’te baraj yanında. 6 uçak, 4 helikopter, 22 kara aracı ve 160 personel görevlendirdik. Bütün bunlar bizim güçlerimizin de bölünmesine sebep oluyor. Arkadaşlar buradaki yangının enerji nakil hattı kaynaklı olduğunu tespit ettiler.
16.45’te başladı, 16.55’te ilk müdahale yapıldı. Şu anda da müdahale sürüyor. Biz de buradan tekrar İzmir’e gideceğiz. İkinci yangın Uşak Eşme’de başladı 13.19’da. 13.30’da müdahale edildi. Ormanlık alanda başladı, burada da 3 helikopter, 14 arazöz, 79 da personel görevlendirildi.
İzmir Karaburun, bundan 15-20 dakika önce bunun da ihbarı yapıldı. Buraya da arkadaşlarımız şu anda planlamalarını yapıyorlar. Sonuç itibarıyla 6 ile başlamıştık, Muğla Milas (yangını) kontrol altına alındığı için 5’e düşmüştü. Şu anda 8 aktif yangınımız var. Bunlardan 4’ünün enerjisi düşürülmüş vaziyette. Çalışmalar devam ediyor. Gece boyu devam edecek.
AZERBAYCAN’DAN SÖNDÜRME DESTEĞİ
Bakan Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in bugün yaptığı telefon konuşmasında Aliyev’in bir yangın söndürme uçağını Türkiye’ye tahsis ettiklerini söylediğini hatırlatarak, “Bu gece saat 23.00 itibarıyla Be-200 model bir yangın söndürme aracı Adnan Menderes Havalimanı’na inmiş olacak.” dedi.
Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin birçok yerindeki orman yangınlarını söndürme çalışmalarına verdiği destek dolayısıyla Azerbaycan’a teşekkür mesajı yayımladı.
Bakanlık, X sosyal medya platformundan Azerbaycan’a teşekkür paylaşımı yaptı.
Paylaşımda, “Ülkemiz genelindeki orman yangınlarını söndürme çalışmalarına verdiği değerli destek için can Azerbaycan’a teşekkürlerimizi sunuyoruz.” ifadeleri kullanıldı

MSB ÇALIŞMAYA 13 HELİKOPTERLE DESTEK VERİYOR
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türk Silahlı Kuvvetlerine ait 13 helikopterle İzmir, Aydın ve Bolu’daki orman yangınlarıyla mücadeleye destek sağlandığını bildirdi.
Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait helikopterlerin, İzmir, Aydın ve Bolu’daki orman yangınlarıyla mücadeleye devam ettiği belirtildi.
İzmir’deki yangını söndürme çalışmaları için 2 helikopter daha görevlendirilerek TSK’ya ait bölgedeki helikopter sayısının 8’e çıkartıldığı aktarılan açıklamada, “Şu an için toplam 13 helikopterle İzmir, Aydın ve Bolu’daki yangınları söndürme çalışmalarına destek sağlamayı sürdürüyoruz.” ifadesi kullanıldı.

YANGILNA MÜCADELE EDİLEN ŞEHİRLER
İzmir’in Karşıyaka ilçesinde çıkan ve rüzgarın etkisiyle büyüyen orman yangınına havadan müdahale edilmeye yeniden başlandı.
Yamanlar Karatepe mevkisinde önceki gün ormanlık alanda çıkan ve yerleşim yerleri ile sanayi sitesine sıçrayıp 3 mahallenin de boşaltılmasına neden olan yangına, günün ağarmasıyla ekipler havadan müdahale etmeye başladı.
Ekipler, yangını kontrol altına alma çalışmalarını şiddetli rüzgara rağmen sürdürüyor. Karşıyaka ilçesi Yamanlar Mahallesi Karatepe mevkisinde önceki gün başlayan yangın yerleşim yerlerine kadar ulaşmıştı. Yangında 16 ev yanmış, 87 ev ve 45 iş yeri boşaltılmıştı. 3 mahallenin de tahliye edildiği yangın dolayısıyla hayvan barınağı da boşaltılmıştı.
Karşıyaka’da başlayan ve Bayraklı ile Çiğli ilçesindeki ormanlık alanlara da yayılan yangında, kentin birçok noktası duman altında kalmıştı. Yangın söndürme çalışmalarına, orman ekiplerinin yanı sıra belediyeler, polis, AFAD, jandarma personeli de araçlarıyla destek vermişti.
Şaşal Mahallesi’nde saat 16.45’te çıkan orman yangınına ilk müdahale 10 dakika sonra gerçekleştirildi.
Yangını söndürmek için 6 uçak, 5 helikopter, 18 arazöz, 7 su ikmal, 1 dozer ve 1 yer ekibi ile çalışmalar devam ediyor.

AYDIN’DA ALEVLERLE MÜCADELE
Aydın’ın Bozdoğan ilçesindeki orman yangınına havadan ve karadan müdahale devam ediyor. Alhisar Mahallesi’nde bulunan ormanlık alandaki yangına gece boyunca havadan ve karadan müdahale sürdü.
Günün ilk ışıklarıyla hava araçlarının sayısı artırıldı. Alevlere 8 helikopter, 7 uçak, 32 arazöz, 11 su tankeri, 5 dozer ve 303 personel müdahale ediyor. Rüzgara ve arazinin sarp olmasına rağmen ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışması sürüyor.
Bozdoğan ilçesindeki Alhisar Mahallesi’nde dün ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıkmış, Örmepınar Mahallesi’ndeki bazı evler tahliye edilmişti.

MANİSA’DA RİSK DEVAM EDİYOR
Manisa’nın Gördes ilçesinde başlayıp Salihli ve Gölmarmara ilçesine ulaşan orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale devam ediliyor.
Boyalı Mahallesi’nde 14 Ağustos’ta çıkan orman yangını, rüzgarın da etkisiyle yayılarak Salihli ilçesine bugün de Gölmarmara ilçesi Yunuslar Mahallesi’ne ulaştı. Gördes’in yanı sıra Salihli’nin Kale Mahallesi ile halen Gölmarmara’nın Yunuslar Mahallesi yakınlarındaki ormanlık alanda etkili olan yangına 6 uçak, 14 helikopter, 46 arazöz, 14 su ikmal aracı, 6 iş makinesi, 6 ilk müdahale yer ekibi müdahale ediyor.
Yangınla mücadelede 45 teknik eleman olmak üzere 450 personel görev yapıyor. Kayacık Mahallesi’nde 15 Ağustos’ta çıkan ve devam yangına ise 1 uçak, 4 helikopter, 15 arazöz, 3 su ikmal aracı, 2 iş makinesi, 1 ilk müdahale yer ekibi müdahale ederken, 5 teknik eleman olmak üzere 100 personel bölgede söndürme çalışmalarına katılıyor.
Alevlerden etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunan Manisa Valisi Enver Ünlü, Salihli’nin Hacıhıdır Mahallesi ile Gölmarmara’nın Yunuslar ve Çamköy Mahallelerinde yangın riskinin devam ettiği bilgisini paylaştı.

BOLU’NN CİĞERLERİ YANDI
Bolu’nun Göynük ilçesindeki orman yangınını söndürme çalışmalarına aralarında kadınların da olduğu gönüllüler destek veriyor.
Bekirfakılar köyü mevkisindeki ormanlık alanda önceki gün öğle saatlerinde çıkan yangını söndürme çalışmalarına Bolu ve çevre illerden 12 helikopter, 138 arazöz ile 245 araç ve iş makinesiyle devam ediliyor.
Bölgede 1357 personel görev yaparken, söndürme çalışmalarına gönüllüler de katılıyor.
Antalya’dan Orman Genel Müdürlüğü (OGM) personeli ve İstanbul’dan Toplumsal Afet Platformu (TAP) gönüllüleri, zorlu şartlarda ve engebeli arazilerde yürütülen çalışmalarda görev alıyor.
Antalya’nın Kumluca ilçesinden gelen OGM personeli Kenan Okyay, gönüllülerle 20 kişilik ekiple çalıştıklarını söyledi.
İstanbul’dan gelen TAP gönüllüsü Salih Gül ise ormanları kaybetmemek için ellerinden geleni yaptıklarını vurgulayarak, “Çok zor bir arazi, burada yangını söndürdük deyip arkamızı dönüyoruz, tekrar yangın başlayabiliyor. Ağacın yapısıyla alakalı herhalde bu. Uzun ve zor bir süreç.” diye konuştu.
Gül, yorulan itfaiye ekiplerine destek olduklarını kaydederek, “Bunlara bir nefes aldırıyoruz, bir yemek molası, 5 dakika dinlenme olsun, eğitimini aldığımız için yardım ediyoruz.” dedi.

YANGINLARDA KRİTİK GECE GERİDE KALDI
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Bağcı, Karabük’ün Ovacık ilçesinde çıkan orman yangınına ilişkin, “Bu gece ormandaki enerjinin soğutulmasını ve ardından yangının kontrol altına alınmasını bekliyoruz.” dedi.
Alınca ve Beydini köyleri arasında bulunan ormanlık alanda dün çıkan yangın nedeniyle bölgeye gelen Bağcı, burada incelemelerde bulunarak söndürme çalışmaları hakkında bilgi aldı.
Bağcı, yaptığı açıklamada, dün 14.30’da başlayan yangına 205 personel, 71 kara aracı ve 2 helikopterle müdahalenin başladığını belirterek, çalışmaların gece de ara verilmeksizin devam ettiğini söyledi.
Bu gece planlamasını Vali Mustafa Yavuz ile yapacaklarını aktaran Bağcı, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın talimatı üzerine bölgedeki Orman Genel Müdürlüğü ile AFAD teşkilatının imkanlarını buraya seferber ettiklerini kaydetti.
Bağcı, “Bu gece ormandaki enerjinin soğutulmasını ve ardından yangının kontrol altına alınmasını bekliyoruz.” ifadesini kullandı.
Yangının çıkış sebebiyle ilgili çok net tespit edilmiş bir neden olmadığını dile getiren Bağcı, “Yangın söndürme çalışması bittikten sonra daha net bir ifadede bulunabiliriz.” dedi.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yapılan son meteorolojik değerlendirmeleri paylaştı.
Yeni haftayla birlikte sıcaklıklar artacak.
Hava sıcaklıkları yurdun büyük bir kesiminde mevsim normallerinin üzerine çıkacak.
Yapılan açıklamaya göre halen ülkemizin güney kesimlerinde mevsim normalleri üzerinde, diğer kesimlerde mevsim normalleri civarında seyreden hava sıcaklıklarının pazartesi gününden itibaren kuzey, iç ve doğu kesimlerde artması bekleniyor.
MEVSİM NORMALLERİNİN 4 İLA 8 DERECE ÜZERİNDE SEYREDECEK
Önümüzdeki hafta boyunca hava sıcaklıklarının kıyı kesimlerde mevsim normallerinin 1 ila 3 derece; Marmara Bölgesi’nin güney kesimleri, İç Ege, Akdeniz Bölgesi’nin iç kesimleri, İç Anadolu, Karadeniz Bölgesi’nin iç kesimleri ve Doğu Anadolu Bölgesi ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin kuzey kesimlerinde mevsim normallerinin 4 ila 8 derece üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.
VATANDAŞLARA UYARI
Yüksek seyredecek hava sıcaklıkları nedeniyle kronik rahatsızlığı olanlar, yaşlılar ve çocuklar başta olmak üzere vatandaşların günün en sıcak saatleri olan 11.00 ila 16.00 saatleri arasında açık alanda bulunmamaları hususunda dikkatli ve tedbirli olmaları gerekiyor.
Önümüzdeki günlerde bazı illerimizde beklenen en yüksek sıcaklıklar:





Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>fenzemin.com, inşaat sektöründe güvenilir ve yenilikçi çözümler sunan bir platformdur. Şirketimiz, zemin hazırlığı ve yapısal destek konularında geniş bir hizmet yelpazesi sunarak, projelerinizde mükemmel sonuçlar elde etmenizi sağlar. Uzman ekibimiz, çeşitli tekniklerle inşaat projelerinizi destekler ve her aşamada profesyonel hizmet sunar.
Ankraj: Güçlü ve Kalıcı Destek
Ankraj, yapıların güvenliğini ve stabilitesini artırmak için kullanılan önemli bir yöntemdir. fenzemin.com olarak, ankraj sistemlerimiz ile yapılarınızın zeminle olan bağlantısını güçlendirir ve dayanıklılığını artırırız. Ankraj sayfamızda, farklı ankraj çözümlerini ve avantajlarını detaylı bir şekilde keşfedebilirsiniz.
Öne Çıkan Özellikler:
Shotcrete: Hızlı ve Etkili Kaplama
Shotcrete, betonun yüksek basınçla püskürtülerek uygulandığı bir yöntemdir. Bu teknik, özellikle zemin hazırlığı ve yapısal kaplama işlerinde etkin bir çözüm sunar. Shotcrete hizmetimiz ile projelerinizi hızlı ve güvenilir bir şekilde tamamlayabilirsiniz.
Öne Çıkan Özellikler:
Fore Kazık: Derin Temel Çözümleri
Fore kazık, derin temellerin oluşturulmasında kullanılan bir yöntemdir. fenzemin.com olarak, güçlü ve güvenilir fore kazık uygulamalarımız ile yapılarınızın sağlam temelini inşa ederiz. Fore Kazık hizmetimiz, yüksek kalite ve dayanıklılık sunar.
Öne Çıkan Özellikler:
Jet Grout: İleri Teknolojiyle Zemin Güçlendirme
Jet grout, zemin gücünü artırmak için kullanılan bir teknolojidir. Bu yöntem, zeminle etkileşime giren özel bir sıvının yüksek basınçla uygulanmasıyla zemin stabilitesini artırır. Jet grout uygulamalarımız ile zeminlerinizi güçlendirir ve projelerinizin güvenliğini artırırız.
Öne Çıkan Özellikler:
Mini Kazık: Kompakt ve Etkili Temel Çözümleri
Mini kazık, dar alanlarda ve kısıtlı bölgelerde temel desteği sağlamak için kullanılan bir yöntemdir. fenzemin.com olarak, mini kazık uygulamalarımızla projelerinizde esnek ve etkili çözümler sunarız.
Öne Çıkan Özellikler:
Zemin Çivisi: Güvenli ve Etkili Zemin Desteği
Zemin çivisi, zemin destek sistemlerinde kullanılan bir tekniktir. Bu yöntem, zemin stabilitesini artırmak ve yapısal destek sağlamak için etkili bir çözümdür. Zemin Çivisi hizmetimizle projelerinizin güvenliğini artırırız.
Öne Çıkan Özellikler:
Dinamik Kompaksiyon: Zemin Stabilitesini Artırma
Dinamik kompaksiyon, zemin stabilitesini artırmak için kullanılan bir tekniktir. Bu yöntem, yüksek enerjili darbelerle zemin sıkıştırılarak stabilite sağlanır. fenzemin.com olarak, dinamik kompaksiyon uygulamalarımızla projelerinizde yüksek performans ve güvenilirlik sunarız.
Öne Çıkan Özellikler:
Özetle
fenzemin.com, inşaat sektöründe geniş bir hizmet yelpazesi sunarak, projelerinizde güvenilir ve etkili çözümler sağlar. Ankraj, shotcrete, fore kazık, jet grout, mini kazık, zemin çivisi ve dinamik kompaksiyon gibi tekniklerle zemin destek ve güçlendirme konularında yüksek kalite sunar. Uzman ekibimiz, her projede profesyonel hizmet sunarak, güvenli ve sağlam yapılar inşa etmenize yardımcı olur. fenzemin.com ile inşaat projelerinizde yüksek performans ve güvenilirlik elde edin.
]]>
tasarimforma.com.tr, spor giyimde özelleştirilmiş forma çözümleri sunan Türkiye’nin önde gelen platformlarından biridir. Futbol, basketbol, voleybol, hentbol ve diğer tüm spor dallarına yönelik geniş bir forma tasarımı yelpazesi sunarak, kullanıcılarına yüksek kalitede ve kişiye özel ürünler sağlar. Yüzlerce desen ve binlerce renk seçeneği ile spor ekipmanlarınızı kendi zevkinize ve takım kimliğinize uygun şekilde kişiselleştirmenize olanak tanır.
Forma Tasarımı: Kendi Tasarımınızı Yaratın
tasarimforma.com.tr, forma tasarımında mükemmeliyeti ve özelleştirmeyi ön planda tutar. Online platformumuz, kullanıcıların kendi tasarımlarını kolayca yaratmalarını sağlar. Geniş desen ve renk seçenekleriyle formalarınızı tamamen kişiselleştirebilir ve spor ekipmanlarınızı kendi tarzınıza uygun hale getirebilirsiniz.
Öne Çıkan Özellikler:
Halı Saha Forma Tasarımı: Performans ve Şıklığın Buluştuğu Nokta
Halı saha futbolu için özel olarak tasarlanmış formalar, tasarimforma.com.tr’un sunduğu hizmetlerden biridir. Hem profesyonel hem de amatör sporcuların ihtiyaçlarını karşılayan formalar, zorlu halı saha koşullarına uygun olarak tasarlanmıştır.
Öne Çıkan Özellikler:
Futbol Forması Tasarla: Takımınıza Özgün Bir Kimlik Kazandırın
Futbol forması tasarımı, takım ruhunu ve performansını yansıtan önemli bir unsurdur. tasarimforma.com.tr, futbol takımları için özel olarak tasarlanmış formalar sunar. Online tasarım aracımız ile, takımınıza özgün futbol formaları oluşturabilir ve mükemmel bir görünüm elde edebilirsiniz.
Öne Çıkan Özellikler:
Özetle
tasarimforma.com.tr, spor giyimde kişiselleştirme ve tasarım konusunda lider bir platform olarak sizlere yüksek kalitede hizmet sunar. Forma tasarımı konusunda sunduğumuz geniş seçenekler ve kullanıcı dostu platformumuz ile, spor ekipmanlarınızı kişiselleştirebilir ve takımınıza özgün bir kimlik kazandırabilirsiniz. Profesyonel ekibimiz, spor giyimde kaliteyi ve estetiği bir arada sunarak memnuniyetinizi ön planda tutar. tasarimforma.com.tr ile spor giyimde özgürlüğün ve kalitenin tadını çıkarın.
]]>
eticaretAI, e-ticaret ve dijital çözümler alanında lider bir firma olarak başarının anahtarını mükemmel hizmet kalitesinde ve müşteri memnuniyetinde bulur. Yılların deneyimi ve uzmanlığı ile, sektördeki en iyi uygulamaları benimseyerek müşterilerine yüksek değer sunar. eticaretAI, her projede başarının temel kriter olarak belirlendiği bir yaklaşımı benimser; bu nedenle, sunduğu hizmetler müşterilerinin hedeflerine ulaşmalarında güçlü bir destek sağlar. İnovasyon, güvenilirlik ve müşteri odaklılık, eticaretAI'nin başarısının sırrıdır.
E-ticaret Paketleri
eticaretAI, e-ticaret dünyasında başarıyı hedefleyen firmalar için kapsamlı ve özelleştirilebilir e-ticaret paketleri sunmaktadır. E-ticaret paketlerimiz, çevrimiçi mağazanızın tüm ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmıştır. Bu paketler, kullanıcı dostu arayüzlerden gelişmiş ödeme sistemlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.
Özellikler ve Avantajlar
Kapsamlı Mağaza Yönetimi: eticaretAI'nin e-ticaret paketleri, ürün ekleme, stok takibi, sipariş yönetimi ve müşteri hizmetleri gibi temel işlevleri kolayca yönetmenizi sağlar. Kullanıcı dostu yönetim panelleri, işletmenizin günlük operasyonlarını daha verimli hale getirir.
Özelleştirilebilir Tasarım: Mağazanızın tasarımını markanıza uygun şekilde özelleştirebilir, kullanıcı deneyimini artırabilirsiniz. Tema seçenekleri ve özel tasarım çözümleri ile müşterilerinize profesyonel bir alışveriş deneyimi sunabilirsiniz.
Gelişmiş Güvenlik: Müşteri bilgilerinin güvenliği bizim önceliğimizdir. Sunmuş olduğumuz e-ticaret paketleri, SSL sertifikaları, güvenli ödeme ağ geçitleri ve veri şifreleme yöntemleri ile güvenli bir alışveriş ortamı sağlar.
SEO ve Pazarlama Araçları: E-ticaret mağazanızın arama motorlarında görünürlüğünü artırmak için SEO araçları ve dijital pazarlama çözümleri sunuyoruz. Ürünlerinizi daha geniş bir kitleye ulaştırmak için çeşitli pazarlama stratejileri geliştirebilirsiniz.
Detaylı bilgi ve hizmetler için Eticaret Paketleri sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
SEO Paketleri
eticaretAI, dijital görünürlüğünüzü artırmak ve çevrimiçi varlığınızı güçlendirmek için kapsamlı SEO paketleri sunar. SEO, arama motorlarında yüksek sıralamalar elde etmenize yardımcı olan kritik bir stratejidir ve eticaretAI'nin SEO paketleri bu alanda size kapsamlı çözümler sunar.
Özellikler ve Avantajlar
Anahtar Kelime Araştırması: Hedef kitlenizin arama alışkanlıklarını anlamak için kapsamlı anahtar kelime araştırmaları yaparız. Bu araştırmalar, web sitenizin arama motorlarında daha iyi sıralamalar elde etmesine yardımcı olur.
İçerik Optimizasyonu: Web sitenizdeki içerikleri arama motorları ve kullanıcılar için optimize ederiz. İçerik stratejileri geliştirmek ve anahtar kelime odaklı içerikler oluşturmak, sitenizin görünürlüğünü artırır.
Teknik SEO: Web sitenizin teknik altyapısını analiz eder ve gerekli iyileştirmeleri yaparız. Sayfa hızını artırma, mobil uyumluluk sağlama ve site haritası oluşturma gibi teknik detaylar, arama motorlarının sitenizi daha iyi anlamasını sağlar.
Bağlantı Oluşturma: Kaliteli ve ilgili bağlantılar, SEO'nun önemli bir parçasıdır. eticaretAI, sitenize yönlendiren yüksek kaliteli bağlantılar oluşturur ve mevcut bağlantı profilinizi güçlendirir.
Performans Takibi: SEO stratejilerinin etkinliğini ölçmek için performans raporları sunarız. Bu raporlar, stratejilerinizi sürekli olarak optimize etmenize ve başarılı sonuçlar elde etmenize yardımcı olur.
SEO hizmetleri hakkında daha fazla bilgi için SEO Paketleri sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Sunucu Paketleri
eticaretAI, yüksek performanslı ve güvenilir sunucu paketleri ile web sitenizin kesintisiz çalışmasını sağlar. Sunucu hizmetlerimiz, her ölçekten işletmeye uygun çözümler sunarak çevrimiçi operasyonlarınızı destekler.
Özellikler ve Avantajlar
Yüksek Performans: Sunucularımız, yüksek hız ve performans sunacak şekilde yapılandırılmıştır. Bu, web sitenizin hızlı yüklenmesini ve kullanıcılarınızın kesintisiz bir deneyim yaşamasını sağlar.
Güvenlik Özellikleri: Güvenlik bizim için bir önceliktir. Sunucu paketlerimiz, veri güvenliğini sağlamak için çeşitli güvenlik önlemleri içerir. Güvenlik duvarları, düzenli yedeklemeler ve zararlı yazılım taramaları sunarız.
Ölçeklenebilirlik: İşletmenizin büyümesine bağlı olarak sunucu kaynaklarınızı kolayca ölçeklendirebilirsiniz. Bu esneklik, artan trafiği ve veri taleplerini karşılamanızı sağlar.
24/7 Destek: Sunucu hizmetlerimizle birlikte 7/24 teknik destek sunuyoruz. Herhangi bir sorun yaşadığınızda, uzman ekibimiz size hızlı ve etkili çözümler sunar.
Veri Yedekleme: Verilerinizin güvenliğini sağlamak için düzenli yedekleme hizmetleri sunarız. Bu, veri kaybı riskini en aza indirir ve herhangi bir olumsuz durumda verilerinizi geri yüklemenizi sağlar.
Sunucu hizmetleri hakkında detaylı bilgi almak için Sunucu Paketleri sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
eitcaretAI ile başarılı olacaksınız
eticaretAI, profesyonel ve deneyimli ekibiyle işinize değer katmak için burada. Her projede, müşteri memnuniyetini ve başarıyı ön planda tutarak, ihtiyaçlarınıza özel çözümler sunarız. Yüksek standartlarda hizmet anlayışımız ve alanındaki uzmanlığımızla, sizlere sadece teknik destek değil, aynı zamanda stratejik danışmanlık da sunarak işletmenizin her aşamasında yanınızda oluruz. eticaretAI'nin profesyonel ekibi, başarınızın en büyük destekçisi olmayı hedefler ve bu yolda size en iyi hizmeti sunmak için sürekli olarak çalışır. İşinizin büyümesi ve gelişmesi için bizimle işbirliği yaparak, profesyonel hizmetin farkını hissedeceksiniz.
]]>“Yangını çıkaranlar aranıyor”
“Yerleşim yerlerini tehdit edecek bir unsur yok”
İZMİR – İzmir’deki yangında yerleşim yerlerini tehdit edecek bir unsurun bulunmadığını ifade eden Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Yangın 3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı. Yangını çıkaranlar aranıyor” dedi.
İzmir’in Karşıyaka ilçesi Yamanlar mevkiinde geçtiğimiz gün saat 21.10 sıralarında çıkan yangına müdahale sürüyor. İncelemelerde bulunmak üzere yangın bölgesine gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yaşanan yangınlara ilişkin basın mensuplarına açıklamada bulundu. Bakan Yumaklı, “Bugün itibariyle ülkemizde 72 yangın çıktı. Bunların 45’i kontrol altında, 27’sine müdahale sürüyor. Sabah itibariyle sadece Bolu ve Manisa’daki, onların da enerjileri düşürülmüştü ancak çok yoğun bir şekilde şiddetli rüzgarın olması, tekraren buraları alevlendirdi. Farklı yerlerde de yangınlar çıkmaya başladı. Bolu’da 12.41’de anızdan kaynaklı bir yangın çıktı. Yaklaşık 80 kilometreye varan hızla bir rüzgar sebebiyle çok hızlı yayıldı. Bu yangını başlatanlar gözaltında. Yangına 13 helikopter 160 kara aracı, 822 personel sevk ettik. Ayvatlar, Yeniköy, Seferler ve Umurlar Mahallesi tahliye edilmişti. Naldoğan- Göynük yolu trafiğe kapatılmıştı. Enerjisi düşürülmüş vaziyette” diye konuştu.
“3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı”
İzmir’in Karşıyaka ilçesi Yamanlar mevkiindeki yangına dair de bilgiler aktaran Bakan Yumaklı, “Biz dün gece sabaha kadar bununla ilgili müdahaleleri yapıp artık tamamladık derken bugün saat 10.14’te tamamladık dediğimiz yangına yakın bir yerde bir yangın daha çıktı. Her 2 yangın da ormanlık alanında başladı. Yangın 3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı. Birbirine yakın devam eden bu yangınlara, 4 uçak, 14 helikopter, 70 kara aracı ve 445 beş personel sevk ettik. Özellikle Yamanlar mevkiinde konut alanına yakın olması hasebiyle 17 ev yandı. 105 ev boşaltıldı. 44 iş yeri de tahliye edildi. 1 evin de çatısına yangın sirayet etti. Rüzgarın şiddetine göre zaman zaman baskılanıyor. Zaman da alevlenebiliyor. Arkadaşlarımız gerekli tedbirlerini aldılar. Şu an için yerleşim yerlerini tehdit edecek herhangi bir unsur yok” cümlelerini aktardı.
Otluk alanda sigara içerken çıkarmışlar
Ödemiş ilçesinde bağlı Beydağ’daki yangının, 2 çocuğun otluk alanda sigara içerken çıkarmış olduklarını söyleyen Bakan Yumaklı, şunları kaydetti:
“Bunlar da gözaltına alındı. Kararsız bir rüzgar var. Zaman zaman müdahale eden arkadaşlarımızın hayati tehlike atlatmasına sebep olan durumlar olabiliyor. Herhangi bir can kaybı yok. Ekosistemdeki canlılar için üzgünüm. Bu yangına da 3 uçak, 1 helikopter, 10 kara aracı, 63 personel sevk etmiştik. Bunun da enerjisi şu an için düşürülmüş vaziyette.”
Manisa’nın Gördes ilçesindeki yangının kırsal alanda başladığını ve ormana sirayet ettiğini ifade eden Bakan Yumaklı, yangının çıkış sebebiyle ilgili herhangi bir bilgilerinin olmadığının altını çizdi. Sözlerini sürdüren Yumaklı, “Yangına 2 helikopter, 2 uçak, 99 kara aracı ve 512 personel sevk etmiştik. İlk başta enerjisini oldukça düşürmüştük ancak yeniden çıkan şiddetli rüzgar maalesef büyümesine sebep oldu” şeklinde konuştu.
Aydın ve Didim’deki yangınların enerjisi düşürüldü
Aydın ve Didim’deki yangının da çıkış sebebini bilmediklerini vurgulayan Yumaklı, buraya da 3 uçak, 5 helikopter, 27 kara aracı ve 155 personeli sevk ettiklerini, enerjisinin düşürüldüğünü belirtti.
Diğer yangınların da enerjileri düşürüldü
En çok endişeye sevk eden yangının Aydın Bozdoğan’daki yangın olduğunu anlatan Yumaklı, “Yangın kırsal alanda çıktı ve ormana sirayet etti. 2 uçak, 3 helikopter, 30 kara aracı, 168 personel sevk ettik. Muğla, Milas, Karabük, Safranbolu ve Ovacık. Bunların da enerjileri düşürüldü” diye açıkladı.
Hava araçları açıklaması
“Hava araçları 24 saat havada kalamaz” diyen Bakan Yumaklı, sözlerine şöyle devam etti:
“Bunların ikmal yapması gerekir. Belli bir rüzgar şiddetinin üzerinde olduğu zaman bu araçlar istese bile kalkamaz. Kalksalar bile su alamaz. İstedikleri yere atamaz. Ben sosyal medyadan paylaşımların hepsine kulaklarımı kapadım.”
Vatandaşlara uyarı
Vatandaşlara kapalı alanların dışında bir ateş yakılmaması konusunda uyarılarda bulunan Bakan Yumaklı, vatandaşların evlerinin, iş yerlerinin dışında bir ateş ve çakmak yakmamasını belirtti.
“İzmir’de 3 kişi aranıyor”
İzmir’de 3 kişinin arandığını söyleyen Bakan Yumaklı, “2 kişi Ödemiş’te gözaltına alınmış vaziyette. Bolu’da da 4 kişi gözaltına alındı. Çiğli yangını ise Yamanlar mevkii ile birleşti” diyerek sözlerini tamamladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kurumlar tarafından kurulan stantların gezilmesiyle başlayan programda, 15 TemmuzDemokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan kalabalık sahildeki Deprem Anıtı’na kadar “sessiz yürüyüş” gerçekleştirdi.
Vali Hülya Kaya ve il protokolünün katıldığı yürüyüş sonrası depremde çekilen fotoğrafların yer aldığı sergi gezildi, ardından programa katılanlar hayatını kaybedenlerin isimleri yazılı mermer blokların bulunduğu anıta karanfil bıraktı.
Anı defterini imzaladıktan sonra gazetecilere açıklamada bulunan Vali Kaya, depremde hayatını kaybedilenlerin acılarını ilk günkü gibi hissettiklerini ifade etti.
Anma günlerinin deprem gerçeğini hayatın bir parçası haline getirmek için önemli günler olarak gördüklerini aktaran Kaya, şöyle konuştu:
“Atacağımız her bir adımda, yapacağımız her bir planda artık deprem gerçeğini unutmadan hayatımızı planlamak, alacağımız kararları, yapacağımız işleri ona göre değerlendirmek durumundayız. Yalova’nın da bir deprem gerçeği var. Dolayısıyla biz hem valilik, belediye, tüm kamu kurum ve kuruluşları olarak her türlü tedbiri almak, riski azaltmak zorundayız. Dolayısıyla bugün yapmış olduğumuz yürüyüş, panel, anma programında bu kadar insanı bir araya getirmemizin de nedeni bu aslında. Sadece bu kamunun yapacağı yatırımlarla, alacağı tedbirlerle de halledebileceğimiz şeyler değil. Dolayısıyla ben Yalovalı hemşerilerimize de sesleniyorum, deprem gerçeğini bir şekilde eğer riski azaltacaksak beraber azaltabiliriz.”
“Acıyı tekrar yaşamamak adına hep birlikte bu yolda var mıyız diyoruz”
Afet olduktan sonra kurtarma operasyonlarıyla, göçük altında kalanları kurtararak süreci yönetemeyeceklerine vurgu yapan Vali Kaya, riski azaltmanın bu anlamda çok önemli olduğunu aktardı.
Yalova’nın sıvılaşmış zemin gerçeği ile çok ciddi riskler barındıran bölgelerinin bulunduğuna dikkati çeken Kaya, şunları kaydetti:
“Çok eski binalarımız var. Dolayısıyla bu eski bina stokunu bir an önce kentsel dönüşümle yenilememiz gerekiyor. Şunu artık istemekten vazgeçmeliyiz. ‘Ben bu işten nasıl karlı çıkarım’ düşüncesini bir kenara bırakıp depreme dayanıklı, sevdiklerimizi deprem olduğunda kaybetmeyeceğimiz, riski azalmış kentler yaratmamız lazım. Dolayısıyla bunu hep beraber yapacağız. Herkes taşın altına elini koymalı. Dolayısıyla işi sadece kamudan beklememeliyiz. Bunu hep beraber başarmalıyız. Bundan sonraki süreçte özellikle riskli alanlar ilan ettiğimiz bölgelerde vatandaşlarımızdan anlayış ve bize yardımcı olmalarını istiyoruz. Şu an Bağlarbaşı kentsel dönüyüm noktasında güzel bir örnek. Bunu diğer mahallelerimize de uygulamak, yaygınlaştırmak istiyoruz. Dolayısıyla 1999’daki depremde yaşadığımız bu acıyı tekrar yaşamamak adına hep birlikte bu yolda var mıyız diyoruz.”
Saygı duruşunda bunulması, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından depremde yapılan arama kurtarma çalışmalarının yer aldığı sinevizyon gösterisi izlendi.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam eden program, deprem saati olan 03.02’de duaların edilmesi ve karanfillerin bırakılmasıyla son buldu.
Önceki yıllarda anıt içerisinde deprem sonrası fotoğrafların sergilendiği 03.02 ve 45 saniye adı verilen salonların, içerisinde oluşan çatlak nedeniyle tedbir amaçlı ziyarete kapatıldığı ve serginin bu nedenle dışarıda kurulduğu belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Marmara Depremi’nin en çok etkilediği kentlerden biri olan Yalova’da felaketin 25. yıl dönümü nedeniyle anma programı düzenlendi. 2 bin 504 kişinin hayatını kaybettiği kentteki anma programı sessiz yürüyüşle başladı. 15 TemmuzDemokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayan yürüyüş 17 Ağustos Deprem Anıtı’nda sona erdi. Anma programı Deprem Anıtı’nda düzenlenen etkinlikle devam etti. Anıt içinde yer alan deprem fotoğraflarının sergilendiği 03.02 ve 45 saniye salonlarında yaşanan çatlak nedeniyle tedbir amaçlı ziyarete kapatıldı. Bunun yerine vatandaşlar anıtın çevresinde açılan fotoğraf sergisini gezdi.
Vali Kaya’dan kentsel dönüşüm çağrısı
İl protokolüyle sergiyi gezen Yalova Valisi Hülya Kaya, daha sonra anı defterine duygu ve düşüncelerini yazdı. Ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Kaya, şunları kaydetti:
“1999 depreminde kaybettiğimiz yakınlarımızı, kardeşlerimizin hakikaten acısını aynı şekilde bugün hep birlikte hissettiğimizi görüyoruz. Allah gani gani rahmet eylesin. Yakınlarına da sabırlar diliyoruz. Bugünlerin bizim için önemi var. Deprem gerçeğini hayatımızın bir parçası haline getirmek zorundayız. Atacağımız her bir adımda, yapacağımız her bir planda artık deprem gerçeğini unutmadan hayatımızı planlamak, alacağımız kararları, yapacağımız işleri ona göre değerlendirmek durumundayız. Yalova’nın da bir deprem gerçeği var. Dolayısıyla biz hem valilik, belediye, tüm kamu kurum ve kuruluşları olarak her türlü tedbiri almak, riski azaltmak zorundayız. Dolayısıyla bugün yapmış olduğumuz yürüyüş, panel, anma programında bu kadar insanı bir araya getirmemizin de nedeni bu aslında. Sadece bu kamunun yapacağı yatırımlarla, alacağı tedbirlerle de halledebileceğimiz şeyler değil. Dolayısıyla ben Yalovalı hemşerilerimize de sesleniyorum, deprem gerçeğini bir şekilde eğer riski azaltacaksak beraber azaltabiliriz. Yani afet olduktan sonra kurtarma operasyonlarıyla bir şekilde biz göçük altına kalan vatandaşlarımızı kurtararak bunu yönetemeyiz. Dolayısıyla riski azaltmamız lazım. Yalova’nın gerçeği bir sıvılaşma zemini var. Çok riskli bölgelerimiz var. Çok eski binalarımız var. Dolayısıyla bu eski bina stokunu biran önce kentsel dönüşümle yenilememiz gerekiyor. Şunu artık istemekten vazgeçmeliyiz. Benim 150 metrekare dairem var. Bir metrekare eksilmeyecek. Hatta bunun üzerine verilecek. ‘Ben bu işten nasıl karlı çıkarım.’ düşüncesini bir kenara bırakıp depreme dayanıklı, sevdiklerimizi deprem olduğunda kaybetmeyeceğimiz, riski azalmış kentler oluşturmamız lazım. Dolayısıyla bunu hep beraber yapacağız. Herkes taşın altına elini koymalı. Dolayısıyla işi sadece kamudan beklememeliyiz. Bunu hep beraber başarmalıyız. Bundan sonraki süreçte özellikle riskli alanlar ilan ettiğimiz bölgelerde vatandaşlarımızdan anlayış ve bize yardımcı olmalarını istiyoruz. Şuan Bağlarbaşı kentsel dönüyüm noktasında güzel bir örnek. Bunu diğer mahallelerimize de uygulamak, yaygınlaştırmak istiyoruz. Dolayısıyla 1999’daki depremde yaşadığımız bu acıyı tekrar yaşamamak adına hep birlikte, beraber bu yolda var mıyız? diyoruz.”
Ardından deprem eğitimin verildiği programda Yalova Müftülüğü görevlileri ise Kuran-ı Kerim ve ilahiler ve dualar okudu.
Saatler depremin yaşandığı 03.02’yi gösterdiğinde ise depremde yakınlarını kaybeden vatandaşlar sevdiklerinin isimlerinin yazılı olduğu mermer blokları karanfil bıraktı. – YALOVA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>17 Ağustos 1999 tarihinde 7.4 büyüklüğünde meydana gelen ve 18 bin 373 kişinin hayatını kaybettiği Marmara Depremi’nin 25’inci yılındaki anma programı SakaryaDemokrasi Meydanı’nda devam etti. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam eden program, saatler 03.02’yi gösterdiğinde ellerin semaya açılarak depremde hayatlarını kaybedenler için dua edilmesiyle son buldu. Programa, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, milletvekilleri, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. – SAKARYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA – Festival kapsamında Akdeniz Üniversitesi Stadyumu’nda, Antalyalı sevenleri ile buluşan Tarkan ve Ceza’nın konserini on binlerce kişi izledi. İzleyicilerin sürekli telefonlarıyla çekim yaptığı ve şarkılara eşlik ettiği etkinlikte gördüğü ilgi ve sevgi için teşekkür eden Tarkan, “Duygularımız karşılıklı, çok oldu değil mi? Çok özledim seni Antalya, bu enerjinizi özledim.” diye karşılık verdi. Tarkan, ayrıca konserini izleyen annesi için “Uzun İnce Bir Yoldayım” türküsünü seslendirdi.
Akdeniz Üniversitesi Stadyumu’ndaki konserde programda; stadın tamamı ve tribünler doldu. On binlerce kişinin katıldığı gözlenen festivalde; Tarkan, 8 yıl aradan sonra Antalya’da ilk kez konser verdi. İlk olarak ünlü Rapçi Ceza’nın sahne aldığı konserde, binlerce genç sanatçıya hep bir ağızdan eşlik etti. Ceza’nın ardından “Yolla” şarkısıyla sahneye çıkan Tarkan, gördüğü ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
“Bu enerjinizi çok özledim”
Tarkan, “Teşekkürler bu ilgi ve sevgi için canlarım, duygularımız karşılıklı. Bir de şu hava bu kadar sıcak ve nemli olmasaydı, gayet iyiyim. Sizler de iyi olun yeter ki. Biraz kendimizi bırakmaya hazır mıyız? Hep kasıyoruz ya hayatta, bugün kasmasak rahatlasak. Benimle bir serüvene çıkmaya var mısınız? Çok oldu değil mi, seni çok özledim Antalya. Bu enerjinizi çok özledim” dedi.
Annesine özel türkü söyledi
Hava sıcaklığının akşam saatlerinde 37 dereceye kadar çıktığı Antalya’da, sıcaktan bunalan Tarkan’a hayranları havlu attı. Tarkan’ı izlemeye gelenler arasında annesi de yer aldı. Annesinin olduğu her konserde annesi için türkü seslendirdiğini kaydeden Tarkan, Neşe Tevetoğlu için Aşık Veysel’in “Uzun ince Bir Yoldayım” adlı unutulmaz eserini seslendirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>17 Ağustos Depremi’nin 25. yıl dönümünde hayatını kaybedenler saat 03.02’de Gölcük’te anıldı. Kavaklı Sahili’nde bulunan anıt önünde düzenlenen programına Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Deniz Kıdemli Albay Yücel Korkut, Gölcük Kaymakamı Müfit Gültekin, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer ve vatandaşlar katıldı. Anıtın önüne çelenk bırakma merasimi gerçekleşmesinin ardından depremde hayatını kaybedenler için dua edildi.
“Depreme ve diğer afetlere hazırlanmak için kaybedilecek bir dakika bile zaman yok”
Duanın ardından açıklama yapan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “17 Ağustos 1999 depreminden bu yana çeyrek asır zaman geçti. 45 saniye pek çok vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden oldu. Aradan geçen uzun yıllarda şehirde meydana gelen tahribatlar geri gelebildi ancak hayatını kaybedenlerin tekrar geri getirilebilmesi mümkün değil. 19 Ağustos 1999 tarihinde Türkiye deprem gerçeğiyle ciddi anlamda yüzleştiği tarihi miladı yaşadı. Bu hem yapısal anlamda AFAD gibi kurumların kurulması, arama kurtarma faaliyetlerinin öneminin anlaşılması, afetler olmadan önce yapılması gereken şehirleri afete hazırlama çalışmalarının önemidir aslında. Afet meydana geldikten sonra arama kurtarma ve diğer yardım faaliyetlerinin yürütülmesi tabii ki çok önemli. Bu konuda önemli başarı elde ediliyor. Önemli olan afet meydana gelmeden önce hazırlıklı olmak. Dolayısıyla can kayıplarının önüne geçmek, maddi kayıpların da önüne geçmektir. Aradan geçen 25 yıldan sonra şunu söylemek istiyorum. Depreme ve diğer afetlere hazırlanmak için kaybedilecek bir dakika bile zaman yok. Her anlamda şehirlerimizin ve en azından zihniyet olarak da insanlarımızın hazır olması gerekiyor. Bundan sonra meydana gelebilecek afetlere anında hazır olmamız önemli. Netice itibariyle bugüne kadar sadece 17 Ağustos depreminde değil, geçen sene yaşadığımız 6 Şubat depreminde de yine binlerce insanımızı kaybettik. Bundan sonraki muhtemel afetlere de hazır olmadığımız takdirde benzer tabloları yaşamak kaçınılmaz olacaktır. Önemli olan hazırlıklı olmamız gerekiyor. Hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza da Allah’tan rahmet, yakınlarına da sabırlar diliyorum” diye konuştu. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>3 evin yanıp 2 hayvanın telef olduğu yangın 6 saatte kısmi olarak kontrol altına alındı
KARABÜK – Karabük’ün Safranbolu ilçesi Ovacuma mevkiinde çıkan yangında 3 evin alev alev yandığı anlar cep telefonu kamerası ile görüntülendi.
Olay Ovacuma Ulu Yayla Kırlangıç Mağarası mevkiindeki ormanlık alanda henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısasürede büyüyen alevleri fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirirken olay yerine çok sayıda itfaiye ve arazözler sevk edildi. Rüzgarın etkisiyle yerleşim yerine sıçrayan yangında 3 köy evi alev alev yanarken 2 büyükbaş hayvan telef oldu. Evlerin alevlere teslim olduğu anlar cep telefonu ile görüntülenirken yangın 6 saatlik çalışmanın ardından kısmi olarak kontrol altına alındı.
Bölgede çalışmalar sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ – Kayseri’nin Yahyalı ilçesinde 16 ekiple düzenlenen asayiş uygulaması; 34 bin 500 dal makaron ve 70 kilogram kaçak tütün ele geçirildi.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Narkotik Şube Müdürlüğü, Motosikletli Polis Timleri ve Yahyalı İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından oluşturulan 16 ekibin katılımıyla asayiş uygulaması gerçekleştirildi. Ekipler tarafından gerçekleştirilen uygulamada; 34 bin 500 dal makaron, 70 kilogram kaçak tütün, 0,40 gram uyuşturucu madde ve 2 adet ruhsatsız tüfek ele geçirildi.
Öte yandan çalışmalarda; 10 araca toplamda 30 bin 797 TL cezai işlem uygulanırken, 7 şahıs hakkında da işlem başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Göz gözü görmeyen dumanların arasında orman savaşçılarının alevlerle cansiparane mücadelesi
Alevler evlerinin dibine kadar gelen vatandaşlar o anları anlattı
ANTALYA – Antalya’nın Serik çıkan ormanlık alan ve evleri tehdit eden kırsal alan yangını kontrol altına alındı. Dumandan göz gözü görmeyen bölgede ise bir orman işçisi de dengesini kaybederek soğutma çalışması yaptığı eğimli araziye doğru metrelerce aşağı yuvarlandı. Kendi imkanlarıyla bulunduğu yerden çıkan orman işçisi çalışmasına kaldığı yerden devam etti.
Serik ilçesine bağlı Sarıabalı Mahallesi Terziler mevkiindeki kırsal alanda saat 23.00 sıralarında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Rüzgarın da etkisiyle alevler evlere yakın bölgede bulunan ağaçlık ve çamlık alana sıçradı. Vatandaşların haber vermesi ile bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı 11 Arazöz, 3 su ikmal aracı, 1 dozer, 3 ilk müdahale aracı ile Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler alevlerin evlere sıçramaması için yoğun çaba sarf ederken zaman zaman ekipler söndürme ve soğutma çalışmaları sırasında tehlikeli anlar yaşadı.
Uçuruma yuvarlanmaktan son anda kurtuldu
Soğutma çalışmaları sırasında bir orman işçisi dengesine kaybederek metrelerce aşağı yuvarlandı. Orman işçisi kendi imkanlarıyla kalkıp görev yerine dönerek söndürme çalışmasına devam etti. Mahalle sakinlerinden İbrahim Kılıç, ekiplerin yangını evlere ulaşmadan müdahale ettiğini belirterek, “Serik’te evdeydim. Saat 23.00 gibi evler yanıyor dendi. Apar topar geldik. Yukarda amcalarımın evleri var. Birkaç evin yanında direkler yanmış. Vatandaşlarda bir rahatsızlık yok. Yaşlı bir vatandaş dumandan etkilendi diyorlardı, onu da buldular. Evlere gelmeden durduruldu. Şu anda soğutma yapılıyor. Rüzgar durmasaydı evler de yanardı” dedi.
Evlere sıçramadan kontrol altına alındı
Yangının rüzgar ile bir anda çam ağaçlarının olduğu bölgeye sıçradığını belirten Uğur Büyükdeligöz ise, “Evlerin hemen yakınından seranın orda dinamo patladı. Zamanında müdahale edilmeseydi evlere kadar gelirdi. Çok fazla rüzgar da vardı, alevler bir anda yukarıya doğru çıktı” ifadelerini kullandı. Bir başka mahalle sakini Ramazan Kılıç’ta zeytin ağaçlarının zarar gördüğünü söyleyerek, “Burası babamın evi, kurtarmaya çalıştık. 150-200 zeytin ağacı yandı. Alevler baraj mevkiinden biranda geldi” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BATMAN – Batman’da bir kafenin önüne gelen kişi belinden çıkardığı silahla kafede oturanlara kurşun yağdırdı. O anlar ise saniye saniye kaydedildi.
Edinilen bilgilere göre Kültür Mahallesi’ndeki bir bir kafeteryanın önüne gelen kimliği belirsiz bir kişi henüz belirlenemeyen bir nedenle kafede oturanların üzerine ateş açtı. Kurşunlar içeride oturan bir kişiye isabet etti ayrıca kırılan camların isabet ettiği bir kişi de olmak üzere 2 kişi yaralandı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılar olay yerindeki müdahalenin ardından Batman Eğitim Araştırma Hastanesine sevk edildi. Polis, kaçan saldırganın yakalanması için çalışma başlattı. Olay ile ilgili inceleme sürüyor.
Saldırı güvenlik kamerasında
İş yerine sapılan silahlı saldırı iş yerinin güvenlik kamerasınca kaydedildi. Kayıtlarda işyeri önüne gelen kimliği belirsiz bir kişi belinden çıkardığı silahla içeride oturanların üzerine doğru ateş açtığı, bununla birlikte iş yerinin camları parçalanırken içerideki vatandaşların kaçışması güvenlik kamerasınca kayıt altına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uzun yıllar bakıp büyüttüğü kızının düğün gününde beyaz gelinlik içerisinde evden porno seyret
ayrılmasına üzülen babanın baygınlık geçirdiği anlara ilişkin görüntüler sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.
Kısa sürede binlerce kişi tarafından izlenen görüntünün altına "Bu duyguyu baba olan hissetmiştir", "Asla düğün istemiyorum asla", "Kızlar evlenmeyelim ya babalarımız çok üzülüyor", "Muhtemel olarak benim baba", "Şunu yaşamaktan çok korkuyorum" şeklinde yorumlar yapıldı.
]]>Kazada, sürücü ile Murat Hasan Öztürk (39) olay yerinde yaşamını yitirdi.
Cenazeler, Ordu Devlet Hastanesi morguna gönderildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçede 9 bin dekar tarımsal sulama alanına sahip Günyurdu Mustafa Eldemir Barajı ve 2 bin 300 dekar sulama alanı bulunan Küçükelmalı Göletinde suyun geçen yıl bugünlere göre yaklaşık 4 metre çekildiği görüldü.
Tarımsal sulamanın yanında havaların aşırı sıcak gitmesi, buharlaşma ve su kaçaklarının en önemli etkenler olduğu belirtildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Genel Kurulu, Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay kararına ilişkin genel görüşme önergesinin ön görüşmesini yapmak üzere saat 14.00’te olağanüstü toplanacak. Toplantı öncesi AK Partili Güler basın açıklaması yaptı.
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler şunları söyledi:
“İki karar vermiş bulunuyor. İçeriği hakkında benzer olmakla birlikte iptal davası açan 125 milletvekili imzası ile diğer milletvekillerinin yaptığı iki başvuru. İki dilekçedeki talepler sonucu AYM hükümet vermiş. AYM, ‘Ben bu konuda yeniden bir karar vermiyorum’ diyor. Ortada bir karar yok.
REKLAM
Geçmişte buna yönelik kararlar var, benzerdir, TBMM’de okunsun diye ileri sürdüler. AYM’nin aynı içerikli kararlarında karar verilmesine yer olmadığına dair hükmü ile geçmiş olaylarla ilgili bir sonuç yoktur.
Bu şekliyle kararlar verildi. Bu ne ifade ediyor? Bu karar AYM’nin kendisinden buna benzer kararları ile kendi içtihatını yok saymış hem de Anayasa’nın 85. maddesine aykırı işlem tesis etmiştir. Bu açıkça Anayasa’nın 85’inci maddesine ve kendi içtihatlarına aykırıdır. AYM’nin muhalefet şerhi düşen üyeleri de bunu ifade ediyor.
“TOPLANTI YETER SAYISI OLUŞURSA GİRECEĞİZ”
Ortada mahkumiyet hükmü var. Bu hüküm kaldırılmadan AYM’nin hükmüyle hiçbir işlem tesis edemezsiniz. Dolayısıyla kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi, hukuk kuralları içerisinde yapılması için biz toplantı yeter sayısı oluşursa olağanüstü toplantıya gireceğiz ve bunları söyleyeceğiz.
Mahkumiyet hükmü 84’üncü madde kapsamından TBMM’ye bildirilir deniliyor. Parlamentonun oylamasına sunulmadığı için eylemli içtüzük ihlali gibi dolambaçlı yoldan tesis etmek mümkün değil. Keşke kendisi, geçmiş içtihatlarına doğrudan ‘yetkili ve görevli değilim’ diyerek reddetseydi.”
SORU CEVAP
* Anayasa’nın 84’üncü ve 85’inci maddelerinde değişiklik yapılacak mı?
Kapsamlı Anayasa değişikliği konusunda görüş alışverişi yapıldı. Her bir maddesine vesayet ruhunun çöktüğü bir anayasa. Bütüncül olarak ele alınması, işbirliği ve hoşgörü çerçevesinde bir anlayışın yeni Anayasa’da olması gerekiyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Farklı noktalarda çalışma yapan sivil trafik polisleri, gereksiz korna çaldığı belirlenen toplu taşıma araçlarının plakalarını ekiplere bildirdi.
Kontrol noktalarında durdurulan 46 sürücüye toplam 31 bin 740 lira para cezası uygulandı.

Sürücülerden biri, gazetecilere yaptığı açıklamada, otomobilini durağa park eden bir kişiyi uyarmak için korna çaldığı için ceza yediğini savundu.

Denetimde ekipler, trafik akışını engelleyecek şekilde park edilen araçları da çekiciyle kaldırdı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Habertürk muhabiri Mustafa Şekeroğlu’nun haberine göre, lüks bir sitede oturan A.C.O. adlı kişi eve geldiğinde şoke eden görüntüyle karşılaştı. Evin dağınık olduğu ve evde 5 milyon değerinde bulunan ziynet eşyalarının çalındığını fark etti.
A.C.O, hemen polise giderek şikayetçi oldu. Şikayet üzerine Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri harekete geçti.
Lüks sitenin güvenlik kameralarını incelemeye alan polis iyi giyimli turist görünümlü iki genç kadının görüntülerine ulaştı. Tanınmamak için şapka ve gözlük takan iki kadının olayı gerçekleştirdiği belirlendi.
BU KEZ FARKLI GİYİNMİŞLERDİ
Polis iki kadının kimliğini belirlemeye çalışırken, aynı bölgede benzer bir hırsızlık olayı daha yaşandı.
T.K.’nin evine giren kimliği belirsiz iki kadın hırsız, evden Rolex marka saat, 1500 dolar, 540 euro ve 800 TL parayı aldıkları belirlendi.
Ulaşılan görüntülerde olayı gerçekleştiren iki kadının, daha önceki olayda yer alan şüpheliler olduğu belirlendi. Kılık değiştiren iki kadının kısa bir süre sonra kimlikleri tespit edildi.
SUÇ MAKİNASI ÇIKTILAR
Polisin yaptığı çalışmalarda şüphelilerin 20 yaşındaki Yıldız E. İle 19 yaşındaki Nazar Ş. adlı kişiler olduğu saptandı.
Çalışmaların devamında iki kadın Kartal’da yakalandı. Kadınların suç kaydı ise şaşırttı.
20 yaşındaki Yıldız E.’nın 60, 19 yaşındaki Nazar Ş.’nin ise 52 suç kaydı olduğu ortaya çıktı.
İki şüphelinin emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye gönderildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Kaçakçılık faaliyetleriyle mücadele kapsamında, yurt genelinde yürütülen risk analizi ve hedefleme çalışmaları sonucunda, Türkiye’ye giriş yapmak üzere gelen şüpheli TIR’lar mercek altına alındı. Gümrük işlemlerinin sonrasında X-Ray tarama sistemine sevk edilen araçların dorselerinde şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine, narkotik dedektör köpeklerin de katılımı ile yapılan detaylı aramalarda, çeşitli şekillerde yasal yük içerisine gizlenmiş vaziyette captagon ve kokain cinsi uyuşturucu tespit edildi” denildi.

Açıklamada, “Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekiplerinin başarılı operasyonları neticesinde, Mersin Limanı’nda 1 milyon 681 bin adet captogon ile Çeşme Limanı’nda 40 kilogram kokain cinsi uyuşturucu madde ele geçirilmiş oldu. Olaylarla ilgili olarak Silifke ve Çeşme Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde soruşturma başlatıldı. Gümrükler Muhafaza Teşkilatı toplum sağlığı ve kamu düzenine kasteden, gençlerimizi uyuşturucu batağına çekmeye çalışan zehir tacirlerine göz açtırmama kararlığını sürdürüyor” bilgisine yer verildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, Kırıkhan ilçesi Alparslan Mahallesi 134. Sokak’ta meydana geldi.
Mehmet A. idaresindeki kargo taşıyan kamyonet, evinin önünde oynayan 2020 doğumlu Elif Çakıroğlu’na çarptı.
Ağır yaralanan çocuk, ailesi tarafından hastaneye kaldırıldı.
Küçük çocuk yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Sakızağacı Mahallesi’nde bir sokakta 14 Ağustos Çarşamba günü akşam saatlerinde meydana geldi.
Edinilen bilgilere göre, plakasız motosikletle caddede dolaşan 23 yaşındaki Ömer Faruk Yıldız karşılaştığı husumetlisi 22 yaşındaki Yakup Işık ile tartışmaya başladı.
Tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle Ömer Faruk Yıldız, koşarak gelip tekme attıktan sonra silahıyla Yakup Işık’ın başına ateş etti.
Işık kanlar içerisinde yığırken, saldırgan olay yerinden yaya olarak kaçtı.
DURUMU AĞIR
İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemleri alırken, sağlık ekipleri başından yaralanan Yakup Işık’ı ilk müdahalenin ardından ambulansla Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi’ne kaldırdı.
Burada tedavi altına alınan Işık’ın durumunun ağır olduğu öğrenildi.
TUTUKLANDI
Polis ekipleri, cadde ve sokaklardaki güvenlik kameralarını inceleyerek saldırgan Ömer Faruk Yıldız’ın yerini kısa sürede tespit ederek yakaladı.
Gözaltına alınıp polis merkezine götürülen Yıldız, işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Yıldız, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
ÇOK SAYIDA SUÇ KAYDI VAR
Öte yandan Ömer Faruk Yıldız’ın, dolandırıcılık, uyuşturucu madde bulundurma ve 6 motosiklet hırsızlığı suçlarından, suç kaydı olduğu öğrenildi.
SALDIRI ANI KAMERADA
Yakup Işık’ın ağır yaralandığı saldırı anı ise güvenlik kamerasına yansıdı.
Görüntülerde, tarafların birbirine vurmaya çalıştığı, o esnada vatandaşların araya girdiği, Ömer Faruk Yıldız’ın motosikletin bölmesinden silahı aldığı, silahı gören vatandaşların koşarak uzaklaştığı, Yıldız’ın silahıyla Yakup Işık’ın bacağına doğru ateş etmeye çalıştığı, daha sonra olay yerinden uzaklaştığı ve kısa süre sonra koşarak dönüp Yakup Işık’a doğru tekme atıp ateş ederek olay yerinden hızla uzaklaştığı görülüyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, “4. Yabancı ve İstilacı Tür Aslan Balığı Yakalama Yarışması ve Tadım Etkinliği”, 18 Ağustos’ta Konyaaltı Varyant Ekdağ Tesisi önünde gerçekleştirilecek.

Aslan balığı hakkında bilinçlendirme çalışmalarını destekleyen etkinlikle, balığın ekonomik olarak değerlendirilmesine de katkı sağlanmasının amaçlandığı kaydedildi.

Kızıldeniz’den Süveyş Kanalı yoluyla Akdeniz’e ulaşan ve deniz ekosistemine ciddi zararlar veren aslan balığı, bulunduğu ortamdaki yerleşik türlere zarar vererek deniz ekosisteminde dengesizliklere yol açıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sultanbeyli'de kömürlükte çıkan yangın mahalleliyi korkuttu
İSTANBUL – Sultanbeyli'de bir evin kömürlüğünde bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın kısa pendik escort sürede büyüyerek tüm kömürlüğü sardı. İtfaiye ekipleri yangına müdahale ederken, çıkan yangın ise mahalleliyi korkuttu.
Yangın, İstanbul Sultanbeyli ilçesi Abdurrahman Gazi Mahallesi Aktutan Caddesi üzerinde saat 22.10 sıralarında yaşandı. İddiaya göre, tek katlı bir evin arka tarafında bulunan kömürlükte bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın kısa sürede tüm kömürlüğe sıçradı. Çevredeki vatandaşlar tarafından itfaiye ekiplerine haber verildi. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık escort pendik ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına yaklaşık 1 saat müdahale ederek söndürdü. Yangında kimse zarar görmedi. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.
]]>Maymun Çiçeği virüsü Afrika'nın dışına çıktı. İsveç'te ilk maymun çiçeği vakası görüldü. Avrupa sınırlarına da sıçrayan hastalık için gözler şimdi resmi makamlarda.
DSÖ, Çarşamba günü aldığı kararla Afrika'yı etkisi altına alan M çiçeği (Mpox) virüsü salgını nedeniyle "küresel acil durum" ilan etti. DSÖ, kasım ayında yaptığı açıklamada, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde (DRC) virüsün cinsel yolla bulaştığını ilk kez doğrulamış, Afrikalı bilim insanları ise bu durumun hastalığın kontrol altına alınmasını zorlaştırabileceği uyarısında bulunmuştu.
Kuzey Amerika ve Avrupa'daki M çiçeği salgınları, aşılar ve antiviral tedavilerin yanı sıra yüksek risk gruplarına yönelik halk sağlığı mesajlarının yardımıyla kontrol altına alındı. Ancak geçtiğimiz aylarda çok sayıda ülkede salgınların görüldüğü Afrika escort eryaman kıtasının bazı bölgelerinde neredeyse hiç aşı bulunmuyor.
Afrika kıtasında bu gelişmeler yaşanırken virüs Avrupa'da da ilk kez İsveç'te görüldü. İsveç Sağlık ve Sosyal İşler Bakanı Jakob Forssmed düzenlediği basın toplantısında, "Öğleden sonra İsveç'te daha ciddi bir tür olan ve Clade I olarak adlandırılan bir maymun çiçeği vakası olduğunu teyit ettik" dedi.
İsveç Halk Sağlığı Kurumu tarafından yapılan açıklamada, söz konusu vakanın maymun çiçeği virüsünün tehlikeli bir varyantı olan Clade I'in Afrika dışında ilk kez tespit edildiği aktarılarak, hastanın başkent Stockholm'de olduğu ifade edildi.
Afrika'da en kötü etkilenen ülke, bu yıl en büyük salgında 12 binden fazla vaka ve en az 470 ölüm kaydeden Demokratik Kongo Cumhuriyeti oldu.
Ülke, teşhis için yapılan testlerde belli olmadığı anlaşılan tehlikeli yeni bir türün yanı sıra düzensiz hastalık gözetimi ve aşı ve tedavi eksikliğiyle mücadele ediyor.
En son 2022 yılında bir M çiçeği vakası kaydeden Güney Afrika da eryaman escort bayan bu yıl yeni bir salgın bildirdi. Enfeksiyonun en çok uzak bölgelerde görüldüğü Orta Afrika Cumhuriyeti'nde yetkililer, hastalığın yayılmasını yavaşlatmak için hükümet tarafından yürütülen çabalara yardımcı olmak üzere halka destek çağrısında bulundu.
Doğu Afrika Topluluğu bölgesel bloğu da, bölgedeki beş ülkeye sınırı olan Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki hastalık konusunda üye ülkeleri uyaran bir bildiri yayınladı. Bu ülkelerden biri olan Burundi şimdiden üç vakayı doğruladı.
]]>İzmir'de özel bir şirkette çalışan Dilruba Y. isimli kadın, sokak röportajında beylikdüzü escort
söyledikleri sonrasında polis ekipleri tarafından gözaltına alınmış ve tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
'Cumhurbaşkanına hakaret' ve 'Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçlarından tutuklanan Dilruba K., Oda TV'ye yaptığı açıklamada "Ben iktidarı eleştirdiğim düşünüldüğü için siyasi bir karar neticesinde haksız yere tutuklandım. Herkese escort beylikdüzü
çok teşekkür ederim. İnsanın en çok böyle zamanlarda desteğe ihtiyacı oluyor. Herkesin desteğiyle dışarıda olduğumdan çok daha güçlüyüm burada ve gücümü katlayarak çıkacağım" dedi.
Siyasi parti temsilcilerine çağrıda bulunan genç kadın, "Siyasilerin beylikdüzü escort bayan
benim hakkımda tam bilgi sahibi olmadan bir basın açıklaması yapmamalarını rica ediyorum. Şu an bu mesele siyaset üzeri bir haksızlık yaşanıyor" ifadelerini kullandı.
Yemen'deki İran destekli Husiler, ABD ve İngiliz koalisyon uçaklarının ülkenin batısındaki Hudeyde kentine saldırı düzenlediğini duyurdu.
Husilere bağlı "El-Mesira" televizyonunun haberinde, ABD ile Rus Escort İngiltere'nin, ülkenin batısındaki Hudeyde kentine bağlı Salif bölgesini hedef aldığı belirtildi.
Bombardımanın sebep olduğu hasara ilişkin bilgi verilmezken, ABD ve İngiltere tarafından da saldırılara ilişkin açıklama yapılmadı. Husilerin kontrolündeki Hudeyde sahil kenti, bir uluslararası havalimanı ile 3 limanı barındırması sebebiyle Yemen'in en önemli kentlerinden biri sayılıyor.
Yemen'de İran'ın desteklediği Husiler, İsrail'in Sincan Escort Gazze'deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim 2023'ten bu yana Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koyuyor, bazılarına da insansız hava araçları ve füzelerle saldırıyor. Husilerin eylemleri Türbanlı Escort nedeniyle çok sayıda gemicilik şirketi, Kızıldeniz'deki seferlerini durdurma kararı aldı.
ABD, küresel deniz ticareti güvenliğinin tehlikeye girdiği gerekçesiyle 18 Aralık 2023'te bir grup ülkenin katılımıyla Husi güçlerine karşı "Refah Muhafızı Operasyonu" adında çok uluslu "deniz görev gücü" oluşturulduğunu açıkladı. ABD ve İngiltere'nin Yemen'de kontrollerinde bulunan bölgelere saldırısı üzerine Husiler, Üniversiteli Escort bu ülkelerin tüm gemilerini hedef alacağını duyurdu.
]]>İran'ın Nur şehrinde 31 yaşındaki Kolej Escort Arezoo Badri isimli kadın, bir arkadaşıyla birlikte evine giderken başörtüsü takmadıkları gerekçesiyle polis memurları tarafından durdurulmak istendi. Polisin hoparlör aracılığıyla durmalarını istediği kadınlar, korkuya kapılarak yollarına devam etti.
Bu esnada silahına davranan polis, önce aracın Kuzey Ankara Escort tekerleğine sonra da kapısına ateş etti. Bu esnada seken kurşunlardan biri Badri'nin sırtına isabet etti. Yaralanan kadın, çevredekiler tarafından apar topar hastaneye kaldırıldı.
Tahran'daki Vali-i Asr Hastanesi'nin yoğun bakım ünitesinde tedavi gören kadının akciğer ve omuriliğinde ciddi hasarlar oluştu. Talihsiz kadının durumu ciddiyetini Maltepe Escort korurken, İran polisi hastane çevresinde ciddi önlemler aldı.
İran'da 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin ailesiyle birlikte ziyaret ettiği başkent Tahran'da "örtünme kurallarına uymadığı gerekçesiyle" gözaltına Yenimahalle Escort alındıktan sonra şüpheli bir biçimde yaşamını yitirmesi o dönem büyük yankı uyandırmıştı.
]]>Tekirdağ'ın Kapaklı ilçesinde yaşayan çift, boşanmak için Çerkezköy 2. Aile Mahkemesine başvurdu. G.A. isimli kadının eşi U.A.'dan boşanmak istemesi üzerine U.A. da evliliğin geçerli olmadığını belirtip, nikah merasimi sırasında orada olmadığını Etlik Escort ve imzayı da kendisinin atmadığını belirterek evliliğin iptali davası açtı. Mahkeme, dosyaları inceleyerek, 'evliliğin yokluğu' hükmüne karar verdi.
Tekirdağ'ın Kapaklı ilçesinde yaşayan G.A. isimli kadın, 2019 yılında eşi U.A. hakkında boşanma davası açmak için mahkemeye başvurdu. Karşı dava açan U.A. ise 2 çocuğunun annesi kadınla resmi şekilde evli olmadıklarını, nikah sırasında orada olmadığını belirterek, evliliğin yokluğunun tespitini istedi.
Yapılan yargılama sonucunda Çerkezköy 2. Aile Mahkemesi erkek şahıs olan U.A.'nın açmış olduğu dava yönünden yaptığı incelemede, "Erkeğin evlenme esnasında hazır bulunmadığı, evlenme defterindeki imzanın erkeğe ait olmadığı, böylece evlenmenin kurucu unsurunun eksik Gaziosmanpaşa Escort olması nedeniyle evlenmenin yok hükmünde olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar" verilerek, evliliğin yokluğunun tespitine karar verdi. Aynı zamanda G.A. isimli tarafın açmış olduğu boşanma davasında da karar verilmesine yer olmadığına kararını verdi.
Karşı taraf olan G.A.'nın karara karşı istinaf kanun yoluna başvurarak itiraz etmesi sonucunda dosya üst mahkemeye taşındı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesince dosya usulen bozuldu. Üst mahkeme, her iki tarafın açmış olduğu davaların incelenmesi gerektiğini, erkek şahıs olan U.A.'nın açmış olduğu evliliğin yokluğunun tespiti davasının öncelikle karara bağlanmasını ve karar kesinleştikten sonra kadın taraf olan G.A.'nın açmış olduğu boşanma davasında karar verilmesi gerektiğini Keçiören Escort belirterek, söz konusu dosyayı bozdu. Bunun üzerine Çerkezköy 2. Aile Mahkemesi dosyaları tefrik ederek, erkek şahıs olan U.A.'nın açmış olduğu davasında 24 Ekim tarihinde davanın kabulü ile evliliğin yokluğunun tespitine karar verdi.
Erkek şahıs olan U.A.'nın avukatı Muhammed Ali Demirci, söz konusu dosya ile ilgili olarak, "Müvekkil bize gelip başvurduğunda ve yaşadıklarını anlattığında Türkiye'de eşine az rastlanır bir dava olduğunu en başından anlayarak, davaya müdahil olduk. Müvekkil istemediği halde, zorlanarak, rızası ve bilgisi olmadan kendisi de nikah akdine katılmadığı halde Çıldır ilçesinde resmi evlilik gerçekleştirilmiş ve kendisine artık bu senin eşin denilmiş ve resmi nikahtan 1 ay kadar sonra İstanbul'da düğün gerçekleştirilmiştir. Evliliğin kurucu unsuru olan resmi memur önünde kabul rızalarının açıklanması hususu gerçekleşmediği için evlilik en başından beri yok hükmündedir. Bu nedenle evliliğin yokluğunun tespiti amacıyla açmış olduğumuz dava yerel mahkemece kabul edilmiştir. Dosya kapsamında tanıklar dinlenmiş Kızılay Escort ve Adli Tıp Kurumundan imza incelemesi de yaptırılmış ve sonucunda evlilik kütüğündeki imzanın müvekkile ait olmadığı ortaya konulmuştur. 24 Ekim'de verilen kararın henüz gerekçesi yazılmamıştır, gerekçeli karar yazıldıktan sonra karşı taraf olan G.A. muhtemeldir ki avukatları aracılığıyla karara itiraz edeceklerdir. Ancak kararın hiçbir şekilde değişmeyeceği ortadadır" dedi.
]]>Herkesin etrafında, ruh eşini arayan Elvankent Escort birileri vardır. Sosyal medyada sürekli kullanılan "Ruh eşi" teriminin sözlük anlamını merak ediliyor. Peki, Ruh eşinin anlamı nedir? "Ruh eşi" ne demektir? Ruh eşinizi Eryaman Escort bulduğunuzu nasıl anlarsınız? sorularının cevaplarını haberin devamında bulabilirsiniz.
"Ruh eşi" terimi genellikle bir kişinin başka Esat Escort bir kişiyle derin bir duygusal ve zihinsel bağ kurduğunu ifade etmek için kullanılır. Bu bağ, karşılıklı anlayış, benzer değerler, ilgi alanları ve duygusal uyum gibi faktörlere dayanabilir. Ruh eşi kavramı, kişinin kendini tamamladığını, birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduğu ve birlikte zaman geçirmekten keyif aldığı birini ifade etmek için kullanılır. Ancak bu terim, farklı kültürel ve kişisel inançlara göre farklı anlamlar taşıyabilir ve bazıları için daha derin ve spiritüel bağlantıları da ifade edebilir.
Ruh eşini bulduğunu anlamak, genellikle derin duygusal ve zihinsel bir bağa dayanır. Ruh eşinizi bulduğunuzu düşündüren bazı işaretler vardır. Bunlar;Ruh eşinle zaman geçirirken kendini derin bir bağlantı içinde hissedersin. Onunla konuşurken, hislerini ve düşüncelerini paylaşırken anlamlı ve özgün bir ilişki hissedersin. Ruh eşinle ilişkin doğal bir şekilde gelişir ve birbirinize uyum sağlarsınız. Birlikte olduğunuzda kendini rahat, huzurlu ve kabul görmüş hissedersin. Ruh eşinle Etimesgut Escort benzer değerlere sahip olduğunu ve aynı ya da benzer ilgi alanlarını paylaştığını fark edersin. Ortak noktalarınız ve ortak değerleriniz varsa, ilişkinizin derinleştiğini hissedersin. Ruh eşin seni anlar ve duygusal olarak destekler. Birbirinizin duygularını anlama yeteneğiniz yüksektir ve birlikte zor zamanlarda bile birbirinize destek olursunuz. Ruh eşinle aranızda karşılıklı saygı ve sevgi dolu bir ilişki vardır. İlişkinizde güven duygusu ön plandadır ve birbirinize saygı gösterirsiniz. Ruh eşinle birlikte olmak, hem kişisel hem de ilişkisel olarak büyümenizi sağlar. Birbirinizi destekleyerek ve cesaretlendirerek daha iyi insanlar olmanıza yardımcı olursunuz.
Ruh eşini bulduğunu anlamak, genellikle zamanla olgunlaşan bir farkındalık ve içsel bir his olarak ortaya çıkar. Bu hislerin doğru ve sağlam temeller üzerine oturduğundan emin olmak için zaman vermek ve ilişkinizi dikkatle gözlemlemek önemlidir. Herkesin ruh eşi tanımı farklı olabilir, bu nedenle kişisel deneyimlerinize ve hislerinize güvenmek en doğrusudur.
]]>14 yıl önce televizyon tarihine damga Dikimevi Escort vuran Aşk-ı Memnu dizisinde başrolü paylaşan Beren Saat ve Kıvanç Tatlıtuğ, Netflix'te yayınlanan İstanbul İçin Son Çağrı filminde buluştu. Saat'in filmdeki bir sahnede kendi kendini tatmin ettiği sahne ise çok konuşuldu.
Konusuyla dikkat çeken filmde Beren Saat ve Kıvanç Tatlıtuğ'un cesur sahneleri de konuşuluyor. Sevişme sahneleriyle konuşulan filmde, Beren Saat'in kendi kendini tatmin ettiği sahne de Dikmen Escort izleyicilerin dikkatinden kaçmadı. Kısa sürede binlerce kişi tarafından paylaşılan sahnede Saat'in oyunculuk performansı beğenilmedi.

Serin (Beren Saat), New York havalimanında bavulu başkası ile karışınca kendisini zor bir durumun içinde bulur. Bu sırada yolu Mehmet (Kıvanç Tatlıtuğ) ile kesişen Serin, onunla Escort Ankara birlikte kaybolan valizinin peşinde düşer. Bu süreçte Serin ve Mehmet, New York'ta aşk, evlilik ve sadakat üzerine bir keşfe çıkarlar.
]]>İstanbul Şişli'de bir otelde yaşanan mide bulandıran olaya ilişkin görüntüler sosyal medyada infial yarattı. Bir otelde kalan yabancı uyruklu turist, odanın perdelerini sonuna kadar açarak uzandığı yatakta kendini tatmin etti.
Komşu binalarda yaşayan vatandaşlar tarafından cep telefonuyla Çayyolu Escort kayda alınan videoda, otel odasının perdelerini açan yabancı uyruklu şahsın çırılçıplak şekilde uzandığı yatakta herkesin gözü önünde kendini tatmin ettiği anlar yer aldı.
Vatandaşların telefonla kaydettikleri görüntüleri polise ihbar etmesi sonrasında otele gelen Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri şahsı Cebeci Escort gözaltına alarak karakola götürdü.
]]>Ankara'da meydana gelen korkunç olayda 42 yaşındaki Zülbiye Bahadır ile onu öldürüp intihar eden boşanma aşamasındaki 43 yaşındaki Bahçelievler Escort eşi Berat Bahadır, yan yana toprağa verildi.
Olay, dün saat 20.00 sıralarında, Mamak ilçesi Durali Alıç Mahallesi 937'nci Sokak'ta meydana geldi. Berat Bahadır ile boşanma aşamasındaki eşi Zülbiye Bahadır, otomobilde Balgat Escort tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Berat Bahadır, tabancayla eşi Zülbiye Bahadır'a ateş etti.
Bahadır ardından aynı silahla kendini vurdu. Silah sesini duyanların ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin yaptığı kontrolde Bahadır çiftinin yaşamını yitirdiği belirlendi.
Çiftin cenazeleri, Adli Tıp Kurumu'nda yapılan Batıkent Escort otopsinin ardından, yakınları tarafından teslim alındı. Cenazeler, defnedilmek için Ortaköy Mezarlığı'na getirildi. Zülbiye Bahadır ile onu öldürüp intihar Beşevler Escort eden eşi Berat Bahadır, öğle namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Çiftin 2 çocuğu olduğu öğrenildi.
]]>Yaşam Ayavefe, finansal eğitim ve girişimcilik alanında uzun yıllardır sürdürdüğü çalışmalarıyla tanınıyor. Kendisi, bu alanda edindiği bilgi ve tecrübeyi yeni projelerle daha geniş kitlelere aktarmayı amaçlıyor. Röportajda, Yaşam Ayavefe‘in bu projeleri hayata geçirme sürecindeki motivasyonları ve karşılaştığı zorluklar da konuşuldu.
Röportajcı: “Yaşam Ayavefe, yeni projeleriniz finansal eğitim ve girişimcilik alanında neleri hedefliyor?”
Yaşam Ayavefe: “Amacımız, finansal bilincin artırılması ve girişimcilik ruhunun güçlendirilmesi. Bu projelerle, insanlara finansal özgürlüklerini kazanmaları için gereken araçları ve bilgileri sunmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda, girişimcilik ekosistemini destekleyici yenilikçi çözümler geliştirmek de projelerimizin temelini oluşturuyor.”
Röportajcı: “Projelerinizin sektöre getireceği yenilikler neler olacak?”
Yaşam Ayavefe: “Projelerimiz, özellikle eğitim metodolojileri ve içeriklerinde yenilikler getiriyor. Finansal eğitimde interaktif ve uygulamalı öğrenme yöntemlerini ön plana çıkarıyoruz. Girişimcilik alanında ise, sürdürülebilir ve inovatif iş modellerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapıyoruz. Bu sayede, sektördeki mevcut yaklaşımları dönüştürmeyi ve yeni standartlar belirlemeyi amaçlıyoruz.”
Röportajcı: “Bu projelerin hayata geçirilmesi sürecinde karşılaştığınız en büyük zorluk nedir?”
Yaşam Ayavefe: “Bu tür yenilikçi projeleri hayata geçirirken en büyük zorluk, genellikle insanların mevcut alışkanlıklarını ve düşünce yapılarını değiştirmektir. Ancak bu zorlukları, doğru stratejiler ve sabırlı bir yaklaşımla aşmayı başardık. Ekibimiz, projelerimizin amacına ulaşması için büyük bir özveriyle çalışıyor.”
Röportaj sonunda, Yaşam Ayavefe, finansal eğitim ve girişimcilik alanındaki bu yeni projelerin, bireylerin ve toplumun genel refahına katkıda bulunacağına olan inancını yineledi. Projelerin hayata geçirilmesi ve sektöre getireceği yenilikler, pek çok kişi tarafından merakla bekleniyor.
Finans ve girişimcilik dünyasında adından sıkça söz ettiren bir isim. Ancak bu başarılı iş insanının hikayesi nedir? Bu röportajda, onun kariyer yolculuğunu, girişimcilikteki başarılarını ve finansal eğitim alanındaki yenilikçi projelerini daha yakından tanıma fırsatı bulacaksınız.
Röportajımıza, kendisinin iş dünyasına ilk adım attığı günlerden başlayarak, bugünlere nasıl geldiğini öğrenerek başlıyoruz. Yaşam Ayavefe, “Her şey, üniversite yıllarında katıldığım bir girişimcilik yarışması ile başladı,” diyerek söze başlıyor ve ekliyor: “O dönemde finansal okuryazarlık ve girişimcilik konusunda ciddi bir bilgi eksikliği olduğunu fark ettim ve bu alanda bir şeyler yapmaya karar verdim.”
Bu kararlılıkla yola çıkan Ayavefe, finansal eğitim ve girişimcilik alanında çeşitli projeler geliştirmeye başladı. “Amacım, insanlara finansal okuryazarlığı öğreterek hayatlarını değiştirmelerine yardımcı olmak ve girişimcilik ruhunu aşılamaktı,” diye belirtiyor.
Röportajımızda, onun geliştirdiği projelerden ve bu projelerin toplum üzerindeki etkilerinden de bahsediyoruz. Özellikle genç girişimcilere yönelik eğitim programları, bu alandaki en önemli çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Ayavefe, bu programların girişimcilik ekosistemine nasıl katkı sağladığını detaylarıyla anlatıyor: “Gençler, girişimcilik ve finansal eğitim sayesinde kendi işlerini kurma ve yönetme konusunda daha bilinçli hale geliyorlar.”
Son olarak, Yaşam Ayavefe gelecek planlarından bahsederken, finansal eğitim ve girişimcilik alanında daha fazla insanı desteklemeye ve bu alandaki projelerini genişletmeye devam edeceğini vurguluyor. “Geleceğin girişimcilerini yetiştirmek ve finansal okuryazarlığı herkese ulaştırmak için çalışmaya devam edeceğim,” diyor son olarak.
Röportajımız, Yaşam Ayavefe‘nin iş dünyasındaki başarılı yolculuğu ve finansal eğitim ile girişimcilik alanındaki tutkusu hakkında derinlemesine bir bakış sunuyor. Onun hikayesi, pek çok kişiye ilham veriyor ve finansal okuryazarlık ile girişimcilik konusunda farkındalık yaratıyor.
Yaşam Ayavefe ile finans ve girişimcilik alanlarında gerçekleştirdiği yeni projeler üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Kendisi, sektöre yeni bir soluk getirecek bu projeleri ve bu projelerin sektöre etkilerini bizlerle paylaştı.
Yaşam Ayavefe, finansal eğitim ve girişimcilik konularında yıllardır birikim sahibi. Bu birikimini daha geniş kitlelere yaymak ve sektörde önemli değişiklikler yapmak amacıyla yeni projeler geliştiriyor. Kendisiyle yaptığımız röportajda, bu projelerin detaylarına ve sektöre etkilerine dair önemli bilgiler edindik.
Röportajımızda öncelikle, Yaşam Ayavefe‘nin finansal eğitim alanında geliştirdiği online platformdan bahsetti. Bu platform, finansal okuryazarlığı herkes için erişilebilir hale getirmeyi amaçlıyor. “Finansal eğitim, herkesin hayatında önemli bir yer tutmalı. Bu platform ile finansal bilgileri, teorikten pratiğe dönüştürmeyi ve kullanıcıların günlük hayatlarında kolayca uygulamalarını sağlamayı hedefliyoruz” dedi.
Projelerinden bir diğeri ise, girişimciler için mentorluk programı. Yaşam Ayavefe, bu projenin özellikle yeni girişimciler için yol gösterici olacağını belirtti. “Girişimcilik yolculuğunda karşılaşılan zorluklar çok fazla. Biz bu program ile girişimcileri deneyimli iş insanları ile buluşturarak, onlara mentorluk yapılmasını ve tecrübe paylaşımında bulunulmasını sağlayacağız” şeklinde konuştu.
Son olarak, Yaşam Ayavefe sosyal sorumluluk projelerine de değindi. Kendisi, iş dünyasındaki başarısını topluma katkı sağlamak için kullanmak istediğini vurguladı. “Toplumsal fayda sağlamak ve geri dönüş yapmak benim için çok önemli. Bu nedenle, eğitim ve girişimcilik konularında toplumsal projeler geliştirmeye devam edeceğim” dedi.
Yaşam Ayavefe‘nin üzerinde çalıştığı bu projeler, finans ve girişimcilik sektörlerinde önemli etkiler yaratacak gibi görünüyor. Kendisinin vizyonu ve bu projelerle sektöre getireceği yenilikler, pek çok kişi için ilham kaynağı olacak.
Yaşam Ayavefe, finansal eğitim sektöründe yenilikçi yaklaşımlarla adından söz ettiriyor. Geliştirdiği metodlar ve eğitim programlarıyla, bu alanda önemli bir boşluğu doldurmayı hedefliyor. Biz de kendisiyle bu konuları ve projelerinin detaylarını konuşmak üzere bir araya geldik.
Röportajımıza Yaşam Ayavefe‘nin finansal eğitimdeki yenilikçi yaklaşımlarının neler olduğunu sormakla başladık. Kendisi, “Finansal eğitim, bireylerin ekonomik kararlarını bilinçli bir şekilde alabilmeleri için hayati öneme sahiptir. Bizim amacımız, bu alanda kaliteli ve erişilebilir eğitimler sunarak, herkesin finansal okuryazarlığını artırmaktır” dedi.
Eğitim programlarının özelliklerine değinen Ayavefe, “Eğitimlerimiz, teorik bilgilerin yanı sıra pratik uygulamaları da içeriyor. Öğrencilerimiz, gerçek hayatta karşılaşabilecekleri finansal durumları simüle eden etkinliklerle bilgilerini pekiştiriyorlar. Bu da onların öğrendiklerini daha iyi kavramalarını sağlıyor” şeklinde konuştu.
Programların hedeflerine ilişkin sorularımızı yanıtlayan Ayavefe, “Ana hedefimiz, finansal bilincin toplum genelinde yaygınlaşmasını sağlamak. Bireylerin, finansal ürün ve hizmetleri doğru bir şekilde anlamaları ve kullanmaları için gerekli donanıma sahip olmalarını istiyoruz. Bu sayede, ekonomik refah seviyesinin artırılmasına katkıda bulunmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Yenilikçi metodlarının sektöre etkileri hakkında da konuşan Ayavefe, “Sektördeki geleneksel eğitim metodlarına alternatif olarak geliştirdiğimiz yaklaşımlar, öğrenme sürecini daha etkili ve verimli hale getiriyor. Bu da finansal eğitimin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlıyor” dedi.
Röportajımızı sonlandırırken, Yaşam Ayavefe bize, finansal eğitimdeki yenilikçi yaklaşımlarının önümüzdeki dönemde daha da geliştirileceğini ve yeni projelerin yolda olduğunu müjdeledi.
Yaşam Ayavefe ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajda, girişimcilik dünyasında sürdürülebilir başarının sırlarını ve bu başarının arkasında yatan motivasyonları ele aldık. Kendisi, finansal eğitim ve girişimcilik alanında yaptığı çalışmalarla tanınan bir isim. Bu röportajda, girişimcilerin karşılaştıkları zorluklar ve bu zorlukların üstesinden gelme yöntemlerine dair değerli bilgiler paylaşıyor.
Röportajcı: Yaşam Ayavefe, girişimcilikte sürdürülebilir başarıya ulaşmanın en önemli unsurlarından bahseder misiniz?
Ayavefe: Elbette, sürdürülebilir başarıya ulaşmanın ilk adımı, tutkuyla bağlı olduğunuz bir fikre sahip olmaktır. Ancak tutku tek başına yeterli değil; disiplin, sabır ve sürekli öğrenme de gerekiyor. Ayrıca, girişimcilik yolculuğunda karşılaşılan zorluklara karşı dirençli olmak ve bu zorluklardan ders çıkarmak çok önemli.
Röportajcı: Peki, girişimcilerin bu zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı olacak önerileriniz nelerdir?
Ayavefe: İlk olarak, net bir vizyona sahip olmak ve bu vizyon doğrultusunda adımlar atmak girişimciler için kritik öneme sahiptir. Ayrıca, iş modelinizi sürekli olarak test etmek ve gerekirse yeniden şekillendirmek esnekliği sağlar. Mentorluk ve networking, karşılaşılan sorunlara çözüm bulmada ve yeni fırsatlar keşfetmede büyük rol oynar. Son olarak, finansal yönetim ve kaynakların etkin kullanımı, sürdürülebilir başarının temel taşlarındandır.
Röportajcı: Sürdürülebilir başarı için girişimcilerin kaçınması gereken hatalar var mı?
Ayavefe: Evet, özellikle hızlı başarı peşinde koşarken yapılan hatalardan kaçınmak gerekir. Sabırsızlık ve yanlış kaynak kullanımı, girişimcilerin sıkça düştüğü tuzaklardandır. Ayrıca, pazar araştırması yapmadan ve müşteri ihtiyaçlarını doğru bir şekilde analiz etmeden işe atılmak, başarısızlığa yol açabilir. Girişimciler, riskleri minimize etmek için kapsamlı bir planlama ve strateji geliştirmelidir.
Röportajımızda Yaşam Ayavefe, girişimcilikte sürdürülebilir başarının sırlarını paylaşarak, bu alanda ilerlemek isteyenlere yol gösterici bilgiler sundu. Kendisinin tecrübeleri ve önerileri, girişimcilik yolculuğunda karşılaşılan zorlukların üstesinden gelmede önemli bir kaynak niteliği taşıyor.
Yaşam Ayavefe ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajda, kendisinin kariyer yolculuğu, başarılarının ardındaki itici güçler ve gelecek için planladığı projeler üzerine konuştuk. Finans ve girişimcilik dünyasında adından sıkça söz ettiren Ayavefe, bu röportajda bizlere ilham veren deneyimlerini ve görüşlerini paylaştı.
İlk olarak, Ayavefe‘nin kariyerine başlangıç noktasından başlayarak, bugünlere nasıl geldiğini merak ettik. “Her şey, üniversite yıllarımda finansal okuryazarlık konusundaki büyük bir açığı fark etmemle başladı,” diyerek söze başlayan Ayavefe, finansal eğitimdeki boşlukları doldurma arzusuyla yola çıktığını belirtti. Kendi öğrenim sürecinde karşılaştığı zorlukları, başkaları için bir fırsata dönüştürme motivasyonuyla hareket ettiğini vurguladı.
Girişimcilik serüvenindeki zorluklara değindiğimizde, Ayavefe kararlılık ve sabrın önemine dikkat çekti. “Girişimcilikte başarıya ulaşmak için, karşılaşılan engelleri aşma azmi gerekiyor,” diyerek, bu süreçte karşılaştığı zorlukları ve bu zorlukların üstesinden nasıl geldiğini anlattı. Ayrıca, sürdürülebilir başarının ancak sürekli öğrenme ve gelişime açık olmakla mümkün olduğunu ekledi.
Gelecek planlarına ilişkin sorularımıza ise Ayavefe, finansal eğitim alanında daha fazla insanı bilinçlendirmeyi ve girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti. Özellikle genç girişimcilere mentorluk yapmayı ve onları desteklemeyi planladığını söyledi. “Geleceğin girişimcilerini yetiştirmek ve onlara yol göstermek, benim için büyük bir tutku,” diyerek sözlerini tamamladı.
Röportajımız boyunca Ayavefe‘nin sadece bir iş insanı olmanın ötesinde, aynı zamanda bir vizyoner ve mentor olduğunu gördük. Kendisi, finans ve girişimcilik alanında sadece kendi başarısını değil, aynı zamanda topluma katkı sağlama ve diğerlerini yükseltme amacını da güdüyor.
]]>İnsani Yaşam Derneği Yardım Faaliyetleri
İnsani Yaşam Derneği, insanların yaşam koşullarını iyileştirmek ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmek amacıyla çeşitli projeler yürütmektedir. Kurban bağışı ve su kuyusu projeleri, derneğin en önemli yardım faaliyetleri arasında yer almaktadır. Kurban bağışları sayesinde, ihtiyaç sahibi ailelere et ulaştırılırken, su kuyusu projeleri ile susuzluk sorunu yaşayan bölgelerde temiz suya erişim sağlanmaktadır. Bu yazıda, İnsani Yaşam Derneği'nin bu anlamlı projeleri hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.
İnsani Yaşam Derneği'nin Misyonu
İnsani Yaşam Derneği, insan haklarına saygılı, adil ve sürdürülebilir bir dünya yaratmayı amaçlayan bir sivil toplum kuruluşudur. Temel misyonu, ihtiyaç sahibi bireylerin yaşam koşullarını iyileştirmek ve onlara daha iyi bir gelecek sunmaktır. Bu kapsamda, eğitim, sağlık, barınma ve gıda gibi temel ihtiyaçların karşılanmasına yönelik projeler yürütmektedir.
Dernek, dünya genelinde yardıma muhtaç insanlara ulaşarak, onların yaşam standartlarını yükseltmeyi hedeflemektedir. Bu amaç doğrultusunda, çeşitli bağış kampanyaları düzenlemekte ve gönüllülerin desteğiyle projelerini hayata geçirmektedir. İnsani Yaşam Derneği, toplumun her kesiminden destek alarak daha geniş kitlelere ulaşmayı başarmaktadır.
İnsani yardım çalışmalarının yanı sıra, dernek aynı zamanda farkındalık yaratmayı da önemsemektedir. Eğitim programları ve seminerler düzenleyerek, toplumun bilinçlenmesine katkıda bulunmaktadır. İnsani Yaşam Derneği, bu sayede hem yerel hem de uluslararası düzeyde etkili olmayı hedeflemektedir.
Bununla birlikte, dernek sürdürülebilir kalkınma projelerine de büyük önem vermektedir. Özellikle çevre dostu projelerle doğal kaynakların korunmasını sağlamakta ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı amaçlamaktadır. İnsani Yaşam Derneği, bu misyon doğrultusunda çalışmalarına aralıksız devam etmektedir.
Kurban Bağışının Önemi ve Etkisi
Kurban bağışı, İslam dininin önemli ibadetlerinden biridir ve yardıma muhtaç insanlara ulaşmanın en etkili yollarından biridir. İnsani Yaşam Derneği, kurban bağışlarını organize ederek, ihtiyaç sahibi ailelere et dağıtımı yapmaktadır. Bu sayede, hem dini vecibeler yerine getirilmekte hem de yardıma muhtaç insanların sofralarına et girmesi sağlanmaktadır.
Kurban bağışları sayesinde birçok aileye sıcak yemek imkanı sunulmakta ve onların beslenme ihtiyaçları karşılanmaktadır. Özellikle savaş bölgelerinde ve yoksullukla mücadele eden ülkelerde yapılan kurban bağışları, insanların hayatında büyük bir fark yaratmaktadır. İnsani Yaşam Derneği, bu bağışları en doğru şekilde değerlendirerek, yardımın en fazla ihtiyaç duyulan yerlere ulaşmasını sağlamaktadır.
Bunun yanı sıra, kurban bağışları toplumsal dayanışmayı artırmakta ve yardımlaşma kültürünü pekiştirmektedir. İnsanlar arasında sevgi ve kardeşlik bağlarının güçlenmesine katkıda bulunan bu bağışlar, toplumun birlik ve beraberliğini sağlamaktadır. İnsani Yaşam Derneği, bu değerleri koruyarak toplumsal huzuru desteklemektedir.
Kurban bağışlarının etkisi sadece et dağıtımı ile sınırlı kalmamaktadır. Aynı zamanda ekonomik olarak da birçok kişiye fayda sağlamaktadır. Kurbanlık hayvanların alımından kesimine kadar olan süreçte birçok kişi istihdam edilmekte ve yerel ekonomiye katkı sağlanmaktadır. İnsani Yaşam Derneği, bu süreci titizlikle yöneterek hem ekonomik hem de sosyal faydalar sağlamaktadır.
· Kurban bağışı ile sofralara et girmesi
· Toplumsal dayanışmanın artması
· Ekonomik katkılar sağlanması
Su Kuyusu Projeleri ile Hayat Kurtarmak
Su kuyusu projeleri, suya erişimi olmayan bölgelerde yaşayan insanların hayatını kurtarmak için hayata geçirilen önemli çalışmalardır. İnsani Yaşam Derneği, bu projelerle temiz suya erişimi olmayan topluluklara su kuyuları açarak onların yaşam koşullarını iyileştirmeyi hedeflemektedir. Su kuyuları sayesinde insanlar temiz içme suyuna kavuşmakta ve sağlık sorunlarının önüne geçilmektedir.
Dünya genelinde milyonlarca insan temiz suya erişimden mahrumdur ve bu durum ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Kirli su tüketimi nedeniyle ortaya çıkan hastalıklar, özellikle çocuklar arasında yaygındır. İnsani Yaşam Derneği, su kuyusu projeleri ile bu sorunu çözmeyi amaçlamakta ve insanların sağlıklı bir yaşam sürmelerine katkıda bulunmaktadır.
Su kuyusu projeleri aynı zamanda kadınların ve çocukların günlük yaşamını da kolaylaştırmaktadır. Su taşımak için uzun mesafeler kat etmek zorunda kalan kadınlar ve çocuklar, su kuyuları sayesinde zamanlarını daha verimli kullanabilmektedirler. Bu da onların eğitimlerine devam etmelerine olanak tanımakta ve toplumsal gelişime katkıda bulunmaktadır. İnsani Yaşam Derneği, bu projelerle kadınların güçlenmesini desteklemektedir.
Bununla birlikte, su kuyusu projeleri tarım faaliyetlerini de olumlu yönde etkilemektedir. Temiz suya erişim sağlayan çiftçiler, ürünlerini daha verimli bir şekilde yetiştirebilmekte ve geçimlerini sağlamaktadırlar. İnsani Yaşam Derneği, su kuyusu projeleri ile tarımsal üretimi artırarak yerel ekonomiye katkıda bulunmaktadır.
· Temiz içme suyuna erişim sağlanması
· Sağlık sorunlarının önüne geçilmesi
· Tarımsal üretimin artırılması
Bağışlarınızla Değişen Hayatlar
İnsani Yaşam Derneği'ne yapılan bağışlar, birçok insanın hayatını olumlu yönde değiştirmektedir. Bağışlar sayesinde yürütülen projelerle ihtiyaç sahibi bireylerin yaşam koşulları iyileştirilmekte ve onlara umut verilmektedir. Eğitimden sağlığa, barınmadan gıdaya kadar birçok alanda yapılan yardımlar, insanların hayatında büyük fark yaratmaktadır.
Eğitim alanında yapılan bağışlarla çocukların okula gitmesi sağlanmakta ve onların geleceğe daha güvenle bakmaları mümkün olmaktadır. Özellikle yoksul bölgelerde yaşayan çocuklar için yapılan eğitim yardımları, onların hayatında kalıcı değişiklikler yapmaktadır. İnsani Yaşam Derneği, bu sayede gelecek nesillerin daha iyi şartlarda yetişmesine katkıda bulunmaktadır.
Sağlık alanında yapılan bağışlarla ise hastaların tedavi edilmesi ve sağlık hizmetlerine erişimin artırılması sağlanmaktadır. Özellikle acil tıbbi müdahale gerektiren durumlarda yapılan yardımlar, hayat kurtarmaktadır. İnsani Yaşam Derneği, sağlık projeleri ile insanların daha sağlıklı bir yaşam sürmelerine yardımcı olmaktadır.
Bunun yanı sıra barınma ve gıda yardımları da birçok ailenin yaşam koşullarını iyileştirmekte ve onların temel ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Barınma projeleri ile evsizlere sıcak bir yuva sağlanmakta, gıda yardımları ile ise açlıkla mücadele edilmektedir. İnsani Yaşam Derneği'nin yaptığı bu yardımlar sayesinde birçok insanın hayatı değişmektedir.
· Eğitim yardımları ile çocukların okula gitmesi
· Sağlık hizmetlerine erişimin artması
· Evsizlere barınma imkanı sunulması
· Açlıkla mücadele edilmesi
]]>
Pendik Uzman Masözler
Pendik uzman masözler normal masaj yaptıran kişilerden çok daha deneyimlidir. Masözler ilk olarak masaj işlemi için steril bir ortam oluşturmalıdır. Masaj için kullanılacak materyallerin en doğru ve en etkin şekilde kullanılmalıdır. Masaj seansı için kullanılacak her malzeme temiz bir şekilde kullanılmalıdır. Masaj konusunda eksikliği olan bir masöz zaman kaybetmeden sertifikasını tamamlamalıdır. Malzemelerde de herhangi bir eksik olduğu zaman temin etmelidir. Bakırköy’de masaj terapistleri bunların yanında dünya çapında kullanılan tekniklere de hakimdir.
Profesyonel masöz isteyen kişiler yukarıda yer alan görevlerin hepsinin yapıldığı bir masaj uzmanını tercih etmelidir. Genel olarak eğitiminin yanında güler yüz, müşteriye saygılı olma, hijyenik olma da çok önemli konular arasında yer alır. Bu özelliklere sahip olamayan masaj uzmanlarına gitmemek gerekir. Naif ve işini iyi yapabilen masözlerin her zaman düzenli müşterileri de bulunur.
Pendik’de Masaj Uzmanları
Pendik masaj terapistleri tek bir alana yönelik olarak da çalışabilir. Örneğin yüz ve dekolte masajında kendini geliştirmiş olan masözler bu sayede kişinin yaşlanmasının çok büyük oranda önüne geçer. Düzenli olarak bu bölgelere yapılan masajlar kan akışını hızlandırır ve kırışıklıkları çok büyük oranda önler. Masöz terapistler bu gibi alanlara yönelik olarak değil de genel masaj tekniklerine de sahip ola bilir. Daha çok deneyimli olan ve her alanda eğitim almış olan masaj uzmanları kişilere özel teknikler uygular. Dünya çapında en çok kullanılan masaj teknikleriyle kişiye özel olarak uygulanan masajların neredeyse her alanda avantajı bulunmaktadır.
]]>Otopark ücretsizdir. Sakin ortamlı restoran, rahat bar, bahçe ve teras bulunur. Diğer imkanlar arasında spor salonu ile sauna, buhar odası ve masaj hizmetleri sunulan spa alanı yer alır.
KALİTE POLİTİKAMIZ
Hızla gelişen ve farklılaşan otelcilikte sektöründe; sürekli gelişme bilinciyle teknolojiyi yakından takip ederek çevre şartlarını iyi kullanıp, gıda güvenliğini de sağlayıp eğitimli personel ile ekip çalışmalarını ön planda tutarak güleryüz ve güveni müşteri memnuniyetiyle bütünleştirip üstün kalite hizmeti, bir sistem içerisinde planlı ve sürekli olarak sunmak otel politikamızdır.
İLKELERİMİZ
Gelişen teknolojiden hizmetlerimizde faydalanarak sürekli iyileştirmeyi gerçekleştirmek.
Çevre şartlarına karşı hassasiyet göstermek.
Gıda üretimimizde hijyen kurallarına ve gıda güvenliğine hassasiyet göstermek.
Eğitimli personel ile kaliteli hizmet sunmak.
Güleryüz ve güveni tüm hizmetlerimizde ön planda tutmak.
Müşteri memnuniyetinde müşteri beklentilerinin üzerinde hizmet sunmak.
Yasal şart ve mevzuatları tam olarak karşılamak.
Üstün kalitede hizmeti ilke olarak benimsemiş bulunmaktayız.
MİSYONUMUZ
White Line Hotel, olarak konuklarımızın tüm ihtiyaç ve beklentilerini en iyi şekilde karşılayarak güvenli ve rahat bir konaklama yapmalarını sağlamaktayız. Ekibimizi günün değişen şartlarına göre sürekli geliştirerek ve yenileyerek müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutmaya devam etmek için gerekli çalışmaları gerçekleştirmekteyiz. Üst yönetimi ve ekibi ile White Line Hotel, yenilikçi, takım ruhu ile hareket eden profesyonel hizmet kalitesini konuklarına sunmaktadır.
İLETİŞİM
Telefon : 0544 502 02 23 | 0424 502 02 22
Adres : Ataşehir Mah. İmam Efendi Blv. No:30, 23040, Merkez/ELAZIĞ
Web Sitesi : https://www.elazigwhitelinehotel.com/
E-mail : info@elazigwhitelinehotel.com
]]>
Yapay Zeka, İş Dünyasını Yeniden Şekillendiriyor : Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi, iş dünyasını derinden etkilerken, yeni mesleklerin doğuşuna da zemin hazırlıyor. Türkiye'nin önde gelen yapay zeka uzmanlarından ve teknoloji yatırımcılarından Ömer Asım Öztürk, bu dönüşümün detaylarını ve gelecek öngörülerini paylaştı. Öztürk: "Yapay Zeka, İş Dünyasını Yeniden Şekillendiriyor" Ömer Asım Öztürk, yapay zekanın sadece mevcut meslekleri dönüştürmekle kalmayıp, tamamen yeni iş kolları yaratacağını vurguluyor. "Önümüzdeki on yıl içinde, bugün adını bile duymadığımız meslekler ortaya çıkacak," diyen Öztürk, eğitim çağındaki gençlerin de bu anlamda ümitsiz olmamalarına dikkat çekiyor.
Yeni Nesil Meslekler : Öztürk'ün öngördüğü bazı yeni meslek alanları şunlar:
Yapay Zeka Etik Uzmanı AI sistemlerinin etik kullanımını denetleyecek ve düzenleyecek profesyoneller.
Veri Dedektifi : Büyük veri setlerinde gizli kalmış değerli bilgileri keşfeden uzmanlar.
Dijital Bellek Yöneticisi : Kişisel ve kurumsal dijital verileri organize eden ve koruyan profesyoneller.
Robot-İnsan İş Birliği Danışmanı : İnsan çalışanlar ile AI sistemleri arasındaki iş akışını optimize eden uzmanlar.
Quantum Makine Öğrenmesi Analisti : Quantum bilgisayarlar üzerinde çalışan AI sistemlerini geliştiren ve analiz eden uzmanlar.
"Bu yeni meslekler, teknoloji ile insani değerlerin kesişiminde ortaya çıkacak," diyor Öztürk. "Örneğin, Yapay Zeka Etik Uzmanları, teknolojinin etik sınırlar içinde kalmasını sağlarken, insan haklarını ve toplumsal değerleri de gözetecek."
Eğitim Sisteminde Üniversiteler Başrolde : Eğitim konusuna da değinen Ömer Asım Öztürk: “Şu anda Türkiye'de bu yıl itibarıyla toplam 20 üniversitede yapay zeka bölümü bulunmaktadır. Bu üniversiteler arasında Hacettepe Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi gibi çeşitli devlet ve vakıf üniversiteleri bulunuyor.
Ayrıca önümüzdeki yıl için yapay zeka, dijitalleşme ve büyük veri alanlarında lisans ve önlisans programları açılıyor. Bu oldukça mutluluk verici bir tablo. Yeni açılan bölümler arasında yapay zeka operatörlüğü, büyük veri analistliği, otonom sistemler teknikerliği gibi çeşitli programlar mevcut.”
Değişime Hazır Olun : Ömer Asım Öztürk, son olarak bireylere ve kurumlara şu tavsiyede bulunuyor: "Değişim kaçınılmaz. Sürekli öğrenmeye açık olun, teknolojik gelişmeleri yakından takip edin ve adaptasyon yeteneğinizi geliştirin. Yapay zeka, korkulması gereken değil, fırsata çevrilmesi gereken bir güç."
Ömer Asım Öztürk kimdir? Aslen Gaziantepli olan Ömer Asım Öztürk, yazılım dünyasında birçok alanda yatırımları ile tanınır. Teknoloji yatırımcısı ve yapay zeka uzmanıdır.
Erken Yaşlarda Yazılım ile Tanışma : Ömer Asım Öztürk, küçük yaşlarda yazılım dünyasıyla tanışarak teknoloji alanında hızlı bir başlangıç yaptı. 18 yaşına girer girmez, kendi şirketini kurarak yazılım alanındaki faaliyetlerini kurumsal alana taşıdı. Genç yaşlarda birçok seri girişimde bulunan Öztürk, başarısızlıkla sonuçlanan bu girişimlerini "başarısız girişimler koleksiyonu" olarak nitelendiriyor. Bu deneyimler, daha sonra uluslararası başarıya ulaşan projelerine zemin hazırladı.
Yazılım ve Danışmanlık Kariyeri : Öztürk, kariyerine Pattern Design ve Software Architect olarak başladı. Daha sonra Business Analyst ve Yönetim Danışmanı olarak Türkiye'nin genç ve dinamik finans kuruluşlarına ve holdinglerine yönetim danışmanlığı yaptı. Halen kurumsallaşma, yönetim organizasyonu ve dijital dönüşüm alanında danışmanlık hizmeti veriyor.
Derin Öğrenme ve Yapay Zeka : 2006 yılında yayınlanan derin öğrenme makalelerinden etkilenerek, bu alana yönelen Öztürk, 2008 yılında "Moongles" isimli bulma motorunu geliştirdi. Bu motor, farklı arama motorlarının sonuçlarını analiz ederek daha etkili bir web arama deneyimi sundu. Açık kaynak kodun gelişmesi amacıyla Mambo, Joomla ve WordPress projelerine katkılarda bulundu ve çeşitli Linux ve Ubuntu dağıtımlarına destek verdi. 2009 yılında yapay zeka, big data ve machine learning üzerine yoğunlaştı ve MapReduce ile Apache Hadoop projelerinde danışman olarak yer aldı.
Teknoloji Girişimciliği ve Soctag : 2012 yılında Soctag'ı kuran Öztürk, teknoloji geliştirmelerine odaklandı. Aynı yıl, çok boyutlu ilişkisel veritabanı mimarisi ve 2013 yılında yapay duygusal zeka mimarisini geliştirdi. Soctag’de üretilen Pilot, Revula ve CodeCon uygulamaları, yurtdışında büyük beğeni topladı. Özellikle Revula, No-code yapısı ile kolay uyarlanabilirliği, esnek yapısı ve kolay entegrasyonu sayesinde birçok profesyonel tarafından tercih edilmektedir. Pilot için geliştirilen güvenli ve performans odaklı Pilot-Service ve P-Kule altyapısı ise hala birçok web ve mobil uygulamada kullanılmaktadır.
Yatırımcı ve Yapay Zeka Uzmanı : Şu anda yatırımcı olarak birçok alanda yatırımları bulunan Ömer Asım Öztürk, yapay zekanın geliştirilmesi, iş süreçlerine entegre edilmesi ve daha etkin kullanılması için girişimlerine devam ediyor. Yapay zekanın gelecekteki potansiyelini ve iş dünyasındaki etkisini öngören Öztürk, bu alanda yaptığı yatırımlar ve geliştirdiği projeler ile sektörde öncü bir isim olmayı sürdürüyor.
Web sitesini ziyaret etmek için lütfen ilgili bağlantıya tıklayınız!
]]>Buğday taban fiyatının en az 12 lira olması gerektiğini vurgulayan çiftçi Osman Durmuş, şunları söyledi:
“Fiyat açıklanmadı. Buğdayımızı dökecek yer yok.12 liradan aşağısı bizi kurtarmaz. Mazot olmuş 45 lira. Zehir olmuş dünyanın parası. Gübre olmuş dünyanın parası. Şuan da bizim mahsulümüz para etmiyor. 12 liradan aşağı bizi hayatta kurtarmaz. Çiftçi ekmezse bu milletin hali ne olur? Aç kalır.”
Çiftçi Şahin Akgöllü çiftçinin ekonomik zorluklar çektiğini ifade ederek, “Çiftçinin masrafı mazot pahalı. Verim fena değil 11-12 lira beklentisi var. Geçen sene 7 liraydı verim yoktu bir şey anlamadı çiftçi. Çiftçi perişan. Traktör alıyorlar banka faizleri yüksek. Ödeme yapamıyorlar faize düşüyorlar” dedi.
Biçerdöver fiyatlarının yüksekliğine değinen çiftçi Tahsin Aker, 20 dönüm için 40 bin lira masraf yaptığını belirterek, şu açıklamalarda bulundu:
“Geçen sene biçer döverciler 100 liraya biçiyordu bu sene 300 lira diyorlar. Adalet mi, vicdan mı? Geçen sene buğdayı 7 liraya aldılar. Bu sene daha buğdayın fiyatı açıklanmadı. Ne yapacak bu çiftçi ? Ne edecek ? Çiftçi ağlıyor. 300 lira olur mu arkadaş bu biçer. Buğday 10 lira, 12 lira, biçer de 200 lira, 220 lira olması lazım. 300 lira çok pahalı. 20 dönüm yer ektim 40 bin lira masrafım oldu”.
Biçerdöver işi yapan Vezir Akgöllü ise yakıt ve bakım masraflarının yüksekliğinden yakınarak, “Dönümde 3 litre mazot yakıyor. Yağmur yağdığında biçerler çöke çöke ekin biçiyoruz. 250-300 liradan aşağısı kurtarmıyor. Bir şoförün yevmiyesi aylık 200 bin lira. 1 ay çalışıyor 200 bin lira veriyorum. 200 bin lirada bakımına veriyorum ben kazanmayım da neden senin hamallığını
‘ŞU AN BUĞDAYI SATACAK YER BULAMIYORUM’
Buğdayda taban fiyatlar açıklanmadığı için mahsulü satacak yer bulamadığını belirten Çiftçi Osman Durmuş, şunları kaydetti:
“Yıllardır buğday ekerim, mısır ekerim, her şey ekeriz. Ama biz mahsulümüzü yetiştirdik, mahsulümüzü şu an satacak yer bulamıyorum. Fiyat açıklanmadı. Buğdayımızı dökecek yer yok. 12 liradan aşağısı bizi kurtarmaz. Mazot olmuş 45 lira. Zehir olmuş dünyanın parası. Gübre olmuş dünyanın parası. Şuan da bizim mahsulümüz para etmiyor. 12 liradan aşağı bizi hayatta kurtarmaz. Çiftçi ekmezse bu milletin hali ne olur ? Aç kalır. Bizi de düşünün arkadaşlar. Bu şekilde giderse çiftçilik biter. Çiftçilik kalmaz.”
Çiftçi Seyran Akgöllü ise biçtirdikleri buğdaya fiyat verilmemesine tepki göstererek, “Çiftçiyim, bende buğday ektim. Buğdayları biçtiriyoruz, götürüyoruz fiyat vermiyorlar. Ne zaman verecekleri belli değil şuan için. Bu sene el elde baş başta. Şuan ne kardayız, ne zarardayız” dedi.
]]>Eczacı yüzbaşı olan ve Iğdır’daki birliğinde hayatını kaybeden Muhsin Berzeg’in, Iğdır’da kabrinin bulunduğu mezarlıktan yol geçtiği için kemiklerinin alınıp, şu anki mezarına defnedildiği öğrenildi. Ceset bütünlüğü olmayan Korhan Berzeg’in de babası gibi sadece kemikleri toprağa verilebilecek.
316 GÜN SONRA KESİNLEŞTİ
İstanbul’dan Balıkesir’in Gönen ilçesindeki yazlık evine gelen ve 17 Haziran 2023’te doberman cinsi köpeği ‘Tina’ ile yürüyüşe çıkan Korhan Berzeg’in, kaybolduktan 312 gün sonra 23 Nisan’da evine 3,5 kilometre mesafedeki Fındıklı Deresi kenarında, adına düzenlenmiş 3 farklı bankaya ait kredi kartı, 1 banka kartı, parçalanmış halde İstanbul ücretsiz taşıma kartı, İstanbul Mavi kart, sürücü belgesi, kimlik kartı, 1’i parçalanmış 5 adet 10 TL, 1 adet 100 TL, 1 adet 50 TL, 1 araç anahtarı ile muhtelif anahtarlar bulundu. Bölgede kemik parçaları da bulununca, Berzeg kaybolduktan 130 gün sonra sonlandırılan arama çalışmaları yeniden başlatıldı.
Bulunan kişisel eşyalar ve kıyafet parçaları ile üzerinde doku olmayan, kalça ve göğüs kafesine ait olduğu değerlendirilen kemik parçaları, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na gönderildi. Bu süreçte Berzeg’in İngiltere’den Türkiye’ye gelen kızı Nisa Berzeg’ten kan örneği alındı. İncelemede, kemik parçaları ile kızından alınan kan örneğinin DNA’sının eşleştiği açıklandı. Böylece kaybolduktan 316 gün sonra Korhan Berzeg’in öldüğü kesinleşti.

BİR HAFTA KEMİKLERİ ARANDI
24 Nisan’da Korhan Berzeg’in diğer kemiklerini bulmak için arama başlatıldı. 6 Jandarma Asayiş Timi, 3 JASAT, 1 İstihbarat timi, 3 Jandarma Komando unsuru ve 3 kadavra tespit köpek unsuru olmak üzere 62 personel ile Armutlu Mahallesi Fındıklı Deresi mevkisi ile Turplu ve Gelgeç mahallelerindeki ormanda 7 gün boyunca yapılan aramaların 3’üncü gününde, Bursa Jandarma Komutanlığı’nca bölgede görevlendirilen kadavra arama köpeği ‘Denek’ tarafından çalılar arasında 1 kemik parçası daha bulundu.
4’üncü gününde kol kemiğine benzeyen 1 kemik ile Berzeg’e ait gömleğin parçaları bulunurken, 5’inci günde İstanbul Jandarma Komutanlığı’nın kadavra arama köpeği ‘Duman’ tarafından kütük altı ve çalılıkların arasında, Berzeg’e ait olduğu değerlendirilen kafatasının yüz kısmına ait parça ile 3 kemik daha bulundu. 6’ncı günde jandarma komando ekipleri hem elleriyle hem tırmıklarla arama yaptı. Bu aramalar sırasında insana ait olduğu düşünülen 1’i kafatası olmak üzere 3 kemik parçası ile Berzeg’e ait iç çamaşır bulundu.
DNA SONUCU EŞLEŞTİ
Gönen ilçesi Armutlu Mahallesi Fındıklı Deresi mevkisindeki 30 kilometrelik alanda, 1,5 kilometrelik dere boyunca suyun akış yönüne doğru 7 gün boyunca yapılan aramalarda; Berzeg’in pantolon, gömlek ve hırkasının parçaları ile iç çamaşırı, kemeri, cüzdanı, kimlik, ehliyet, banka, kredi kartları, toplu ulaşım kartları ve araç anahtarına ulaşılırken; kaval, uyluk, kol ve kaburga kemikleri ile kafatasının ön ve arka yüzü bulundu.
Kafatasına ait kemik parçaları, diğer kemikler ve kıyafet parçalarının, 312 gün sonra dere kenarında bulunan kıyafet parçası, kemikler, kimlik ve kredi kartının 250 metre uzağında olduğu belirtilirken; toplanan kemik ve kıyafet parçaları, DNA analizi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
3 kadavra arama köpeği ve 62 jandarma personeliyle yürütülen alan tarama çalışması Berzeg kaybolduktan 319 gün sonra sonlandırılırken, bulunan tüm kemikler ve kıyafet parçaları ile kişisel eşyalar üzerinde İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda yapılan inceleme 14 Mayıs’ta tamamlandı. Bulunan kafatası ile 12 kemiğin, Korhan Berzeg’e ait olduğu kesinleşti.
DOĞUP, ÖLDÜĞÜ MAHALLEDE GÖMÜLECEK
İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda yapılan incelemenin ardından Korhan Berzeg’in kesin ölüm nedeni belirlenemezken, DHA muhabirinin telefonda konuştuğu Berzeg ailesinin avukatı Emre Akkaş, Korhan Berzeg’in ailesine teslim edilen kemikleri ve kafatasının doğup öldüğü Armutlu Mahallesi’nde, 1940 yılında hayatını kaybeden babası Muhsin Berzeg ile 1968 yılında vefat eden dedesi Kemal Berzeg’in mezarlarının yanında 27 Mayıs’ta toprağa verileceğini söyledi. Berzeg, öğle vakti Armutlu Mahalle Camisi’nde kılınacak namaz sonrası son yolculuğuna uğurlanacak.

BABA İLE OĞLUNUN KADERİ AYNI
Öte yandan Korhan Berzeg’in babasıyla benzer bir sonu paylaştığı ortaya çıktı. Eczacı yüzbaşı olarak Iğdır’da görev yapan Muhsin Berzeg’in, İstanbul’a tayininin çıktığı gün Korhan Berzeg’in doğduğu ve birlikteki arkadaşlarına oğlunun doğumu şerefine yemek vermek için görevini 1 gün daha uzattığı belirtildi.
Ertesi gün İstanbul’daki birliğine gidecek olan Muhsin Berzeg’in yatağında ölü bulunduğu öğrenildi. Iğdır’da defnedilen Muhsin Berzeg’in kabrinin olduğu mezarlıktan yol geçtiği için, yakınları tarafından alınan kemiklerinin Gönen ilçesi Armutlu Mahallesi’ne getirilerek burada defnedildiği belirtildi. Ceset bütünlüğü olmayan Korhan Berzeg’in de 84 yıl önce ölen babası gibi sadece kemikleri toprağa verilebilecek.
]]>Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’ndeki antrenmanın ilk 30 dakikalık bölümü basın mensuplarına açık gerçekleştirildi. Antrenman öncesi teknik direktör Abdullah Avcı, açıklamalarda bulundu. Avcı, güzel bir gün yaşadıklarını, haftaya da iyi başladıklarını belirterek, “Umarım hafta sonuna kadar da böyle devam eder. İlk ulaşılabilir hedefimize ulaştık. Zor meşakkatli, inişli-çıkışlı yollardan sonra bunu gerçekleştirdik ve bir kenara bıraktık. Trabzonspor, Türkiye Kupası finalini 9 kez almış, perşembe günü bunu 10. kez buraya getirmek istiyoruz” dedi.
‘TAKIMIN HAVASI İYİ’
Sadece futbolun konuşulduğu, hak edenin kazandığı bir müsabaka olmasını temenni eden Avcı, şöyle konuştu: “Takımın havası iyi, geçen hafta bunun yansıması oldu. Başakşehir maçıyla beraber oyuncuların konsantrasyonları çok net yukarıdaydı. Plana daha çok sadık kaldılar, daha konsantreydiler, daha hızlıydılar, biraz daha serttiler ve topa biraz daha doğru zamanlarda dokunuşları yaptılar. Onun için geçen hafta itibarıyla karşılığını doğru aldık, bu bizi oyun olarak mutlu etti. Bunun daha fazlasını yapmamız gereken perşembe akşamı final oynayacağız. Buna da en iyi şekilde hazırlanıyoruz. Şu an itibarıyla oynayan grup toparlanmaya daha yeni geçiyor bugün. Yarın da onların ölçümleri yapılacak, riskleri var mı, yok mu, onlara bakılacak. Hem toplantımız olacak hem de hazırlığımız yarın itibarıyla devam edecek.”
Avcı, Türkiye Kupası’nın çok anlamlı olduğunu, şehrin ve camianın kupa moraline çok ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
‘BU SENE ŞEHRİN İHTİYACI VAR’
“Geçen Samsun-Trabzonspor U19 finalinde de aynı duyguyu söyledim. Çocuklar, kazananlar çok sevinçli, kaybedenler çok üzgündüler. Aslında her ikisi de çok kazanıyordu. Final oynamak, hele o yaş grubunda çok değerli. Onlara da şunu ifade ettim; ben de çok finaller oynadım ama o günü kaybederken aslında kazanıyorsun. Bu sana çok önemli deneyimler getiriyor. Ben çalıştığım her kategoride hem oyunu geliştirmeye çalıştım, oyuncuyu geliştirmeye çalıştım ve bunun da tacı, süsü olan kupayı almak istedim. Hepsinde buna ulaştık. Türkiye Kupası’nda oynadığımız finaller var. Umarım bu bizim alnımıza yazılmışsa çalışıyoruz ve bunun karşılığını alırız diye düşünüyorum. Trabzonspor için de çok anlam ifade ediyor. Bu sene buna tüm şehrin de ihtiyacı var, bizim de ihtiyacımız var. Başkanın, yönetim kurulunun da ihtiyacı var. Umarım bunun karşılığını alacağız diye düşünüyoruz.”
‘FUTBOL ŞÖLENİ OLARAK BAKIYORUM’
Perşembe günü oynanacak maçın bir festival ve şölen havasında geçmesini istediklerinin altını çizen Avcı, “Olimpiyat bize uğurlu uğursuz, onu bilmiyorum ama o şeylere çok bakmıyorum. Ben bir futbol şöleni olarak bakıyorum, bir festival havasında bakıyorum. Hakikaten bu günler güzel günler ve bunun keyfini çıkarmak lazım. Taraftar yarı yarıya. Trabzonspor taraftarının destek verdiğinde neler olabildiğini çok net görebiliyoruz. Onlar sizi orada sonuna kadar desteklediklerinde. Ben rakip olarak orada Trabzon’a karşı 80 bin kişiyi de gördüm, beraberken 80 bin kişiyi de gördüm. Onun için onlar bizi sonuna kadar destekleyeceklerdir.” ifadelerini kullandı.
Trezegeuet ve Pepe’nin son durumuyla ilgili gelişmeleri de aktaran Avcı, “Geldiğimizin ertesi günü planladığımız gibi şu an itibarıyla devam ediyor, umarım maça kadar da bir problem yaşamayız. Şu anda hatta doktorla onu konuşuyordum. Geri dönüşleri iyi. Uğurcan Çakır’ın bugün programı salon, burada değil. Onun dışında Fernandez’in ufak bir şeyi var, o da yarın daha net belli olur.” dedi. Bordo-mavililer, yarın yapacağı antrenmanla hazırlıklarını sürdürecek.
]]>Galatasaray’a konuk olan sarı-lacivertli ekip, şampiyonluk şansını koruyabilmek için mutlak galibiyet parolasıyla sahaya çıktı. Maçın 21. dakikasında Alexander Djiku’nun ikinci sarı karttan kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kalan Fenerbahçe, 71. dakikada Çağlar Söyüncü’nün golüyle 1-0 öne geçti.
Maçın kalan süresinde de rakibine gol şansı tanımayan Fenerbahçe, sahadan 1-0 galip ayrıldı. Bu sonuçla lider Galatasaray 99 puanda kalırken, Fenerbahçe puanını 96’ya yükseltti. Sarı-lacivertliler bu galibiyetle ikili averajda da üstünlük sağladı ve son haftaya umutlu girdi.
RAMS PARK’TA YİNE 10 KİŞİ
Sarı-lacivertli ekip, deplasmanda oynadığı son 3 Galatasaray maçını da 10 kişiyle tamamladı.
2021-2022 sezonunda oynanan maçta 82. dakikada Marcel Tisserand kırmızı kart görmüş ve Fenerbahçe, 90+4. dakikada Miguel Crespo’nun golüyle 2-1 galip gelmişti. 2022-2023 sezonunda ise 61. dakikada Luan Peres kırmızı kartla oyun dışı kalmış ve Galatasaray, bu karşılaşmadan 3-0 galip ayrılmıştı.
Son olarak dün oynanan maçta Alexander Djiku, 21. dakikada kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bıraktı.

GALATASARAY’IN ÜÇ SERİSİ DE BİTTİ
Fenerbahçe, Süper Lig’in 37. hafta derbisinde Galatasaray’ı deplasmanda 1-0 yenerek rakibinin üç önemli serisine son verdi.
Sarı-kırmızılılar, Fenerbahçe maçı öncesinde ligde en son 12. haftada Hatayspor’a yenilmiş ve 24 maçlık yenilmezlik serisi yakalamıştı. Fenerbahçe karşısında aldıkları mağlubiyetle bu seri sona erdi. Ayrıca, Galatasaray ligdeki son 17 maçını kazanmışken, bu seri de Fenerbahçe karşısında noktalandı.
Sezon boyunca iç sahada oynadığı 18 maçın tamamını kazanan Galatasaray, Fenerbahçe’ye yenilerek bu seriyi de kaybetti ve sezonu iç sahada yenilgisiz kapatma şansını yitirdi.
İSABETLİ ŞUT ATAMADILAR
Fenerbahçe, derbide 10 kişi kalmasına rağmen sergilediği performansla takdir topladı.
Sarı-lacivertliler, uzatma dakikalarıyla birlikte 80 dakika eksik mücadele etmelerine rağmen Galatasaray’a isabetli şut fırsatı tanımadı. Karşılaşmada Fenerbahçe 1.41 xG (Gol Beklentisi) yaratırken, Galatasaray ise 0.67 xG ile maçı tamamladı. Ayrıca Galatasaray, bu sezon iç sahada en az şut çektiği maçı Fenerbahçe’ye karşı oynadı.

DEPLASMANDA YENİLGİSİZ
Fenerbahçe, Galatasaray’ı 1-0 yenerek bu sezon deplasman maçlarında yenilgi yüzü görmeden sezonu tamamladı. Süper Lig’in son deplasman maçında sahadan galibiyetle ayrılan sarı-lacivertliler, sezonu 16 galibiyet ve 3 beraberlik ile kapattı. Bu performansla 51 puan toplayan Fenerbahçe, deplasmanlarda 40 gol atarken kalesinde sadece 11 gol gördü.
ÇAĞLAR SÖYÜNCÜ İLKİ BAŞARDI
Fenerbahçe’nin milli stoperi Çağlar Söyüncü, Galatasaray’a karşı galibiyeti getiren golü atarak dikkat çekti. Süper Lig’in 36. haftasında Kayserispor’a karşı gol atan Söyüncü, Galatasaray maçında da gol atarak üst üste iki maçta gol sevinci yaşadı. Tecrübeli futbolcu, profesyonel kariyerinde ilk kez üst üste iki maçta gol atma başarısı gösterdi.
FENERBAHÇE’DE 2 CEZALI
Süper Lig’in son haftasında İstanbulspor’u ağırlayacak olan Fenerbahçe’de, kırmızı kart gören Alexander Djiku ve sarı kart cezalısı Michy Batshuayi bu maçta forma giyemeyecek. Sarı kart cezasını tamamlayan Rodrigo Becao ise İstanbulspor karşısında takımdaki yerini alacak.

DÜĞÜM SON HAFTA ÇÖZÜLECEK
Süper Lig’de 2023-2024 sezonunun şampiyonu, son hafta oynanacak maçların ardından belli olacak. 99 puanla lider durumda olan Galatasaray, son haftada deplasmanda Konyaspor ile karşılaşacak.
Fenerbahçe ise sahasında İstanbulspor’u konuk edecek. Galatasaray, Konyaspor deplasmanından 1 puanla ayrıldığı takdirde şampiyonluğunu ilan edecek. Fenerbahçe’nin şampiyon olabilmesi için Galatasaray’ın Konyaspor’a mağlup olması ve kendi sahasında İstanbulspor’u yenmesi gerekiyor.
Haftalar öncesinden küme düşmesi kesinleşen İstanbulspor, 16 puanla son sırada yer alırken, Konyaspor ise 41 puan ve averajla 15. sırada bulunuyor. Küme düşme tehlikesi yaşayan Konyaspor, Galatasaray karşısında alacağı 1 puanla ligde kalmayı garantileyecek.
]]>
Olayla ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 17’si tutuklu 31 sanık hakkında dava açıldı.. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianameyi kabul eden mahkeme heyeti, davanın başka bir ilde görülmesi için nakil talebinde bulundu.
Valiliğin de uygun görmesi üzerine Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden davanın nakli için olur istendi.

Bakanlık da Mahkemenin talebini haklı buldu ve davanın kamu düzeninin sağlanması, taraflar arasındaki husumetin halen devam ediyor olması, duruşma günü gerek adliye çevresi, gerekse adliye içinde kolluk kuvvetleriyle alınacak her türlü güvenlik tedbirinin yetersiz kalabileceği ihtimali nedeniyle davanın başta bir ilde görülmesinin uygun olacağına vurgu yapıldı.

Katliam davasının başka bir ilde görülmesi halinde duruşmaya sadece davanın tarafları olan sanıklar, katılanlar, mağdurlar, müştekiler ve tanıkların katılabileceği, SEGBİS yoluyla ifadelerin alınabileceği ve gerekirse duruşmaların seyircisiz yapılabileceği de göz önünde bulundurularak Konya Ağır Ceza Mahkemesi davaya bakmakla görevli ve yetkili kılındı.
Dosyanın önümüzdeki günlerde fiziki olarak Diyarbakır’dan Konya Adliyesine gönderileceği öğrenildi.

YARALILARA YARDIMA GELEN JANDARMAYI DA TARADILAR
İddianamede, sanıkların katliamdan sonra olay yerine giden jandarma timlerine yaralılara müdahale etmeyi engellemek için araziye hakim olup silahlı kontrolü sağlayarak güvenlik güçlerine de ateş açtıkları kaydedildi.
Arazinin hakim tepelerine yerleşen sanıkların jandarmaya kesintisiz yoğun yaylım ateşi açtıkları, yerde yatan ölü ve yaralıların güvenli bölgeye taşınmak istendiği sırada bile tepelere yerleşen sanıkların kalaşnikoflarla askerleri taradıkları vurgulandı.

PATİKA YOLLARDAN KAÇTILAR
İddianamede, olay yerindeki bir traktör ile pulluğun arkasına siper alan timleri gören saldırganların bu kez traktörü yaylım ateşine tuttukları ifade edildi.
Saldırganların arazi yapısını ve kırsal patika yollarını iyi bildikleri için araçlarla toz bulutu oluşturup plakası belirlenemeyen araçla olay yerinden kaçtıkları belirtildi.
Ateşin kesilmesi üzerine tarlada üzerlerinde hücum yeleği ve 5 kalaşnikof ile 3 tabanca bulunan 9 kişinin hayatını kaybettiğine dikkat çekildi.
Otopsi yapılan cesetlerin topuklarından, kafa ve vücutlarına kadar mermi çekirdeği olduğu bildirildi.
Olay yeri inceleme ekiplerince geniş bir alanda yürütülen arama ve tarama faaliyetinde ise yüzlerce boş kovan ve mermi çekirdekleri bulunduğu belirtildi.

AİLEYİ ÖLDÜRMEK İÇİN YANGIN ÇIKARDILAR
İddianamede Muhtar Behçet Taş’ın katliamdan 1 ay önce aile meclisinde, “Alyamaç ailesini bitireceğim. Kim ölecekse ölsün” dediği, Taş ailesinin olayı birkaç gün önceden planladığı, araziye silahla gelinmesi için kendi aralarında fikir ve eylem birliğine vardıkları ifade edildi.
Taş ailesinin uzun namlulu silah ve teçhizatlarla olay yerine çatışmak için gittikleri belirtildi. Taş ailesinin Alyamaç ailesini araziye çekmek için buğday tarlasını ateşe verip yangın çıkardıkları ve yangına müdahaleye giden Alyamaç ailesine ateş açarak amaçlarına ulaştıkları ifade edildi.

AİLE MECLİSİ KARARI
Şaban Taş tarafından aile bireylerinin kışkırtıldığı, Behçet Taş tarafından azmettirildiği, Ömer Taş tarafından aile bireylerinin olay yerine toplandığı, Ömer Taş’ın Alyamaç ailesine yoğun ateş açıldığı bildirildi.
Nurettin Taş’ın telefon dinlemesinde, “O öldürdü Serçelerdekileri” dediği, Pala lakaplı Mehmet Taş’ın yoğun silah kullandığı ve ölenlerden bazılarını bizzat kendisinin vurduğu ifade edildi.
Katliamdan sonra ölen ve tutuklanıp cezaevine girenlerin ailelerine de muhtar Behçet Taş tarafından bir ömür bakılması için aile meclisinin kendi aralarında karar aldıkları belirtildi.
BAŞKASINA AİT PASAPORTLA KAÇACAKTI
Behçet Taş’ın katliam sonrasında alacağı cezadan kurtulmak için başkasına ait pasaportla yurtdışına kaçmaya çalıştığı vurgulandı.
Bazı sanıkların ise katliamdan hemen sonra silah kullandıkları için üzerlerinde atış artığı ve svap örneği çıkan elbiselerini evlerine yakın noktadaki tandırın içinde yakarak, duş aldıkları ve delilleri gizlemeye çalıştıkları kaydedildi.
Bazı sanıkların ısrarla olay yerinde olmadıklarını ve suçsuz olduklarını belirtmiş olmalarına rağmen, cenaze ve yaralılara almaya gelen ambulansa ait kamera görüntülerinde ellerinde uzun namlulu silahlarla olay yerinde oldukları da tespit edilerek bu kayıtlar dosyaya delil olarak konuldu.
SAVCIDAN AİLE MECLİSİ DEĞERLENDİRMESİ
İddianamede, bölgenin sosyal ve kültürel yapısı, aile meclisi kararlarının bağlayıcılığı, aile meclisinde alınan kararlarına tüm aile bireyleri tarafından uyulmasının yaptırıma tabi olduğu, aile bireylerinin olaya katılmaması halinde hak iddia edemeyeceklerine dikkat çekildi.
Bu nedenle her iki aile meclisince alınan kararlara aşiret kararı gibi aile fertlerinin kesin olarak katılmasının esas alındığının altı çizildi.
Olaya katılmayı reddeden aile bireylerinin dava konusu arazi üzerinde bir hak edemeyeceği gibi, bundan sonraki süreçte de meydana gelen olaylarda aile fertleri tarafından dışlanarak korunmayacaklarını bildikleri için tüm aile bireyi olan sanıkların fikir ve eylem birliği içinde çatışmaya katılarak 9 kişinin ölümünden sorumlu olduklarına işaret edildi.
Olayda 7 kalaşnikof tüfek ile 4 tabanca ele geçirilmiş olsa da, olay yerinden toplanan boş kovanların kriminal incelemesinde, katliamda 17 ayrı kalaşnikof tüfek kullanıldığı tespit edildi.
Sanıkların 9 kişiyi tasarlayarak öldürmek, ölü ve yaralılara müdahaleye giden 9 jandarma timini de öldürmeye teşebbüs etmek suçundan 19 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları isteniliyor.
]]>‘GERÇEK ŞAMPİYONU GÖSTERDİK’
”Bugün biz gerçek şampiyonun kim olduğunu; şerefsizlere, hırsızlara, alçaklara gösterdik. Takımımız kahramanca savaştı. Bu atmosferde, böyle bir hakeme rağmen umudumuzu son haftaya taşımamıza vesile oldular. Allah onlardan razı olsun.”
‘SİSTEMİ YERLE BİR ETMEYE AZ KALDI’
”Biz, herkesi yendik ama sistemi yenemedik. Ama az kaldı, sistemi yerle bir etmeye az kaldı. Bunu pek çok kulüp istiyor. Bu sistem, bu şekilde gidemez. Bugün niye Süper Kupa’ya yabancı hakem istediğimizin, sezon boyunca yabancı hakem diye haykırdığımızın en güzel özeti bu maçta resmi bir şekilde tescil edilmiştir.”
‘LİGİN DENGELERİNİ ALT ÜST ETTİLER’
“Bir takımı şampiyon yapmak için, bazı takımları ligde tutmak için kurgulamış olduğunuz dizayn ligimizin tüm dengelerini alt üst etmiştir. Böylesini en son Haluk Ulusoy döneminde görmüştüm.”
DURSUN ÖZBEK’E CEVAP
“Dursun Özbek, beni düelloya mı çağırıyor? Biz iki senedir televizyonların karşısında düelloya çağırıyoruz. Düello değil, tartışalım. İnsanlar iki başkanın da kimliğini, kişiliğini görsün. Bugün biraz geç oldu, uykusu da kaçmasın. Hafta içi istediği televizyon kanalına, GS TV de dahil çıkmaya hazırım. Bu ne ucuz kabadayılık. Biz bir gün öyle bir gün böyle konuşan adamlar değiliz. Bu çağrısının arkasında dursun! İstiyorsa yarın çıkalım. Sayın Başkan’ın cesaretlenmesine çok sevindim.”
SELAHATTİN BAKİ: SİYASİLERDEN MAKAS ALDIRMIYORUZ!
Fenerbahçe yöneticisi Selahattin Baki de sosyal medyada başkan Ali Koç ile yaşadıkları tartışma görüntülerinin gündem olmasının ardından açıklamalarda bulundu. Ali Koç ile birlikte basının karşısına geçen Baki şu sözleri kullandı:
“Görüyorum ki başkanımla yaşanan 5 saniyelik bir tartışma gündeme oturmuş. Bizim dışarı çıkmamıza izin verilmediği için ortamın gerilme ihtimali vardı. Başkan özellikle beni uyardı, bir tek sen bir şey yapmayacaksın dedi. Sağ elinde kan gördüm, başkanımıza doğru hamle yapan birini gördüm. Onun sonrasında olan bir durum. Bizim üstümüzden gündem yaratmaya kalkmasınlar, biz siyasetçilere yanağımızı okşatmıyoruz. Başkanımızla yaşadığımız 3 saniyelik bir şey.”
‘HAKEMİ UNUTACAK DEĞİLİZ’
“Takımımızı, hocamızı tebrik ediyorum. Dünya derbisinde 81 dakika 10 kişi oynayıp rakibimize kendi evinde şut fırsatı vermeden kazandık. Bu herhangi bir derbi galibiyeti değil, ötesidir. Son yıllarda gerek başkanımız, gerek yönetimimizin ortaya koyduğu bir argüman var; Fenerbahçe’ye karşı kutsal ittifak. Medya, MHK, federasyon, devletin bazı birimleri ayağı var. İtile kakıla buraya kadar getirilen rakibimizle aramızdaki farkı herkes gördü. Bu galibiyet, argümanlarımızı güçlendirdi. Takımımıza, teknik direktörümüze, orayı Kadıköy’e çeviren taraftarımıza teşekkür ediyoruz. Bu maçın 19 Mayıs Pazar olması da anlamlı. Fenerbahçeliler’e ve Atamız’a armağan olsun.”
“Maçı kazandık diye hakemi unutacak değiliz. Daha ilk yarının başlarında gerek Szymanski’ye gerek Ferdi’ye yapılan fauller malum. Kart dahi çıkmadı. Son derece ucuz bir pozisyonda 21. dakikada Fenerbahçemiz’i 10 kişi bırakmayı uygun gördü. Hem Galatasaray’ı hem Fenerbahçe düşmanlarını hem hakemleri yendik. TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin bizlere yaşatmadığı skandal kalmadı. Atadığı hakemler, verdiği kararlar. Riyad skandalından sonra hala görevde kalması bambaşka yorumlanması gereken olay. Bu kadar skandal ve kötülüğe rağmen hala çıkıp konuşmuyor.”
“Biz başkaları gibi siyasetçilere yanağımızdan makas aldırtmıyoruz!
]]>“BU DERDİ HİÇBİRİNİZ ÇEKMEDİNİZ”
79 yaşındaki depremzede Hasan Doğ, 6 Şubat depremlerinden sonra 4 kez farklı noktaya yerleştirildiklerini belirtti. “Depremi görmeyen bizim ne çektiğimizi bilemez” diyen Doğ, şunları söyledi:
*Burası dördüncü yerimiz. Bizi beşinci yere göndermek istiyorlar. Melikgazi Belediye Başkanı burada bize ‘5 yıllığına oturabilirsiniz’ dedi buraya yerleştirirken. Şimdi bizi buradan başka yerlere dağıtmak istiyorlar.
*Komşularımızla birbirimize alıştık. Birbirimize yardım edebiliyoruz. Hiçbir suçumuz yok. Bizi neden büyükler başka yerlere dağıtmaya çalışıyor. Melikgazi konteynerini ne yapacaklar? Kime peşkeş çekmeye çalışıyorlar.
*Bizim amacımız buradan gitmemek. Lütfen sesimizi duyun. Tekrar ediyorum ölsek de çıkmayacağız. Eğer bizi duymazsanız biz de sizi duymayız sayın büyükler. Allah rızası için sesimizi duyun ve bize yardımcı olun. Bizi buradan götürmeyin.
*Depremi görmeyen bizim ne çektiğimizi bilmez, bilemez. Bu derdi hiçbiriniz çekmediniz. Sizin hiçbiriniz bu işin ne derece ağır olduğunu, psikolojimizin nasıl bozuk olduğunu bilmezsiniz. Bilemiyorsunuz da zaten bilseniz böyle yapmazsınız. Lütfen sesimizi duyun.
“YAŞAM ALANLARIMIZDAN GİTMEK İSTEMİYORUZ”
Konteyner kentte yaşayan kadınlar da şöyle tepki gösterdi:
“1 yıldır burada oturuyorum. Önceki hayatımızı anlatırsak çadır kentleri, yaşadığımız alanları çok çok zor süreçlerden geçtik. Asrın felaketini yaşayan insanlarız. Melikgazi sakinleri olarak biz sadece şunu istiyoruz, yaşam alanlarımızı, yerleşim yerlerimizi çocuklarımız, bizler, gençler, ve geleceğimiz için yaşam alanlarımızdan gitmek istemiyoruz.”
“BİZ YENİDEN AYNI ŞEYLERİ YAŞAMAK İSTEMİYORUZ”
Bir diğer konteyner kent sakini ise yetkililere şöyle seslendi:
*Bizler bir şeyleri yeniden inşa etme peşindeyiz. Daha kanayan yaralarımızı saramadan bir tanesiyle daha baş etmemiz mümkün değil. Şurada herkes birbiriyle arkadaş, sırdaş, aile. Güzel bir şekilde yaşam alanını inşa etmeye çalışıyoruz ve bunu da başardığımıza inanıyoruz.
*Biz yeniden, aynı şeyleri yaşamak istemiyoruz. Hepimiz anneyiz, hepimiz babayız, eminim büyüklerimiz de aynı şekilde annedir, babadır bunun için bize yardımcı olun. Bizi olduğumuz durumdan uzaklaştırmayın.
*Bizi yeniden, yeniden oradan oraya, oradan oraya atmayın. Burada kimsenin birbirine bir zararı yok. Kimse kötü olsun istemiyor. Gittiğimiz yerde neyle karşılacağız? Ne yaşayacağız? Biz yeniden aynı psikolojileri yaşamak istemiyoruz. Bizi bulunduğumuz yerden lütfen almayın.
ÖZTUNÇ’TAN TEPKİ GELDİ
CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, “Depremin vurduğu yetmedi bir de hükümet, AFAD, bakanlık vuruyor” dedi.
Öztunç, Melikgazi Yaşam Alanı’ndaki yurttaşların durumuna dikkat çekerek şunları söyledi:
*Bir başka konteyner kente götürülmek isteniyorlar. Şehrin biraz dışındaki Necip Fazıl Şehir Hastanesi’ne yakın bölgedeki konteyner kente götürülmek isteniyorlar ama bu insanlar depremden bu yana buradalar.
*İş yerleri burada, çocuklarının okulları burada. Çıkartılmak istendikleri konteyner kente yakın okullarda okuyor çocukları. Burada bir düzen kurmuşlar şimdi burayı boşaltacaksınız diyorlar. Depremin vurduğu yetmedi bir de hükümet, AFAD, bakanlık vuruyor.
*Başından beri yanlış planlama yüzünden şimdi bu noktaya geliniyor. Halbuki en başında doğru planlama yapılsaydı bugün bunlar yaşanmıyor olacaktı. Bu insanların burada kalmalarına izin vermek gerekiyor en azından eğitim öğretim yılı bitene kadar.
*İnsanlara süre vermek gerekir. ‘3-5 ay sonra şu tarihte burayı kapatacağız ama bu tarihe kadar lütfen özel işlerinizi, çocuklarınızın okul işlerini halledin’ demeleri gerekiyor ama demiyorlar. Astığım astık, kestiğim kestik mantığı ile yol yürüyorlar. Zaten yıllardır bu kafada bu AK Parti hükümeti ve onları bürokratları o yüzden vatandaş isyan ediyor biz de buna destek veriyoruz.
]]>ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Verşan Kök, toplanan verilerin ilk analizlerine yönelik açıklamalarda bulundu.
ODTÜ Bilim İletişimi Ofisi tarafından Türkiye’nin deniz kenarı şehirlerinde ve KKTC’de gönüllü araştırma ekipleri kurduklarını söyleyen Kök, bu sayede toplumu bilimle buluştururken, 7’den 77’ye halkın desteği ile aylarca sürecek bir projeyi düşük karbon ayak izi bırakarak gerçekleştirdiklerini kaydetti.
Rektör Kök, ODTÜ öğrenci ve mezunları ile yakınlarından oluşan katılımcıların denize kıyısı olan 28 ilde deney ve ölçüm kitleri aracılığıyla deniz suyunun sıcaklık, tuzluluk, çözünmüş oksijen ve pH verilerini ölçtüğünü belirterek, bu verilerin, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü tarafından incelenmeye başlandığını aktardı.
ÖZEL CİHAZ GELİŞTİRİLDİ
Proje için denizler için büyük önem arz eden parametreleri dakikalar içinde toplamayı olanaklı kılan Kaşif-1 adlı cihaz geliştirildiğini anlatan Kök, “Bu parametrelerin koordinatlarla beraber merkezi veri tabanında birleştirilerek bilim insanlarının yorumlamaları için hazır hale getirildi” dedi.
Rektör Kök, “Büyük çevre deneyinin ilk sonuçlarını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık ve aydınlanma meşalesini yaktığı 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz” diye konuştu.
ODTÜ’nün gönüllü araştırmacıların ölçümlerinden toplanan tüm veriler derlendi ve ilk analizleri yapıldı.
GEÇEN YILA GÖRE DAHA YÜKSEK SICAKLIKLAR ÖLÇÜLDÜ
ODTÜ’nün projeye ilişkin ilk analiz raporunda şu ifadelere yer verildi:
“Küresel ısınmanın her yıl kendisini artarak hissettirmesine bir kez daha tanık olmanın yanı sıra bu yıl El Nino’nun da etkisiyle diğer pek çok bölgede olduğu gibi ülkemizde de rekor sıcaklıkların kendini göstermesi bu çalışmayla da onaylanmış oldu. Türkiye denizlerinde uydu verilerinden hesaplanan nisan ayı ortalama deniz yüzeyi sıcaklık artışı geçen yılın uydu verileriyle kıyaslandı. Buna göre deniz yüzeyi sıcaklık artışları, Akdeniz’de 1,5 derece Ege’de 1 derece, Marmara Bölgesi’nde 1,8 derece, Batı Karadeniz’de 2,3 derece ve Doğu Karadeniz’de 1 derece yüksek ölçüldü.

Analiz raporunda kıyılardaki kirlilik ve biyolojik üretkenlikle ilgili de şu değerlendirmeler yapıldı:
“İlk izlenim olarak Karadeniz ve Doğu Akdeniz’in, kıyılarımızda kirlilik ve biyolojik üretkenlikle paralel pH değerleri 8’in altında ölçüldü yani bu bölgelerde daha asidik bir durum gözlemlendi. Örneğin Mersin kıyılarında 7.7, Karadeniz 7.8, Marmara 7.9 civarı değerler olduğu görüldü. Görece daha temiz kıyılara sahip KKTC’de ise daha alkali (8.4 civarı) bir durum gözlemlendi.”
Raporda, deniz pH durumunun uzun süre ölçüldüğü takdirde iklim değişiminin okyanus asitlenmesi etkisi konusunda da bilgi verici olacağına işaret edilerek, “Gündüz ölçülen oksijen değerleri, yüzey sularında beklendiği üzere üst seviyesinde 6-7 mg/L olduğu görülmüştür” ifadelerine yer verildi.

Tuzluluk değerlerinde farklı denizlerin kendine özgü özelliklerinin ortaya konduğuna dikkat çekilen raporda, şu bulgular yer aldı:
“Örneğin Karadeniz’de 20 birim civarı ölçülen değerlerin Ege ve Akdeniz’de 38 civarı ölçüldüğü görülmüştür. Bahar aylarında görülen tuzluluk değerlerinin beklenenden düşük olması özellikle yüksek nehir girdilerine işaret etmektedir ve ölçümler tüm yıl devam ettiği takdirde mevsimsel değişiklikler gözlemlenebilecektir. Bunun yanında Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz kıyılarında yapılan ölçümlerde coğrafi olarak tutarlılık tespit edildi.”

Kök hücre saç ekimi, hastadan alınan kök hücrelerin saçsız bölgelere enjekte edilmesiyle gerçekleştirilir. Bu süreçte kullanılan teknikler ve aşamalar oldukça önemlidir. İşte adım adım kök hücre saç ekimi süreci:
Kök hücre saç ekimi, saç dökülmesi sorunu yaşayan kişiler için umut verici bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem, saç köklerinin doğal yollarla yeniden canlanmasını sağladığı için oldukça etkili ve güvenilirdir. Ayrıca, hastanın kendi hücreleri kullanıldığı için yan etki riski de minimum düzeydedir.
Sonuç olarak, kök hücre saç ekimi, saç dökülmesiyle mücadele eden kişiler için yenilikçi ve etkili bir çözüm sunmaktadır. Bu tedavi yöntemi hakkında daha fazla bilgi almak ve kişisel bir değerlendirme yapmak için Dr. Suada Gasimova olarak sizleri kliniğimize bekliyoruz.
Kök Hücre Saç Ekimi Nasıl Yapılır?
Kök hücre saç ekimi, hastadan alınan kök hücrelerin saçsız bölgelere enjekte edilmesiyle gerçekleştirilir. Bu işlem, birkaç aşamadan oluşur ve her aşama titizlikle uygulanır. İşte bu sürecin adımları:
Dr. Suada Gasimova, Medikal Estetik Doktoru olarak kök hücre saç ekimi konusunda uzmanlaşmış bir isimdir. Bu tedavi, saç dökülmesi sorunu yaşayan birçok kişi için umut verici bir çözüm sunmaktadır. Eğer siz de saç dökülmesi yaşıyorsanız, kök hücre saç ekimi hakkında daha fazla bilgi almak için bir uzmana danışabilirsiniz.
]]>
Avcı, ilk olarak 2020-2021 sezonunun 8. haftasında Karadeniz ekibinin başına geçti ve 17. sıradan aldığı bordo-mavilileri sezon sonunda 4. sıraya taşıyarak Avrupa kupalarına katılma hakkı elde etmelerini sağladı.
Trabzonspor, Abdullah Avcı yönetiminde 2021-2022 sezonunda Süper Lig şampiyonluğunu kazanarak 37 sezon sonra kupayı müzesine götürdü.
2022-2023 sezonunun 23 haftalık bölümünde 11 galibiyet, 5 beraberlik ve 7 mağlubiyet alan Avcı, görevinden ayrıldı ancak bu sezon takımın başına ikinci kez getirildi.
Tecrübeli teknik direktör, 8. haftada 12 puanla yedinci sırada devraldığı Trabzonspor’un ligi üçüncü sırada tamamlamasını sağlayarak, takıma tekrar Avrupa kupalarına katılma hakkı kazandırdı.

İLK DÖNEMİNDE DİPTEN ZİRVEYE
Abdullah Avcı, 2020-2021 sezonunda zor günler geçiren Trabzonspor’un imdadına yetişti.
Ligin ilk 7 haftasında sadece 1 galibiyet, 2 beraberlik ve 4 mağlubiyet alan Karadeniz ekibi, İngiliz teknik direktör Eddie Newton ile yollarını ayırdı. Geçici olarak futbolcu izleme komitesi başkanı İhsan Derelioğlu’nu takımın başına getiren Trabzonspor, onun yönetiminde çıktığı bir maçta da beraberlik elde etti.
İlk 8 haftada 6 puanla 17. sırada yer alan Trabzonspor, Avcı yönetiminde büyük bir çıkış yakaladı. Ligin ilk 8 haftasında 4 mağlubiyet alan bordo-mavililer, Avcı’nın yönetiminde sezonun kalan 32 maçında sadece 3 kez mağlup oldu. 18 maçı kazanan Trabzonspor, 11 maçta ise sahadan beraberlikle ayrıldı.
Trabzonspor, 2020-2021 sezonunda çıktığı toplam 40 maçta 19 galibiyet, 14 beraberlik ve 7 mağlubiyet alarak 71 puan topladı ve sezonu dördüncü sırada tamamlayarak Avrupa kupalarına katılma hakkı kazandı.
37 YIL SONRA ŞAMPİYONLUK GETİRDİ
Trabzonspor, teknik direktör Abdullah Avcı yönetiminde 2022’de 37 sezonluk Süper Lig şampiyonluğu özlemine son verdi. 2021-2022 sezonunun 35. haftasında sahasında Fraport TAV Antalyaspor ile 2-2 berabere kalan bordo-mavililer, bitime 3 hafta kala şampiyonluğunu ilan etti.
Ligi 81 puanla zirvede tamamlayan Trabzonspor, 37 sezon sonra yeniden şampiyon olarak 7. kez bu başarıya ulaştı.

İKİNCİ DÖNEMİNDE ÇIKIŞA GEÇTİ
Trabzonspor, 216 gün sonra tekrar takımın başına getirdiği Abdullah Avcı ile ikinci döneminde de çıkışını sürdürdü ve üçüncülük hedefini gerçekleştirdi.
Teknik direktör Nenad Bjelica ile ilk 8 haftada 12 puan toplayarak 7. sırada yer alan bordo-mavililer, Abdullah Avcı ile sezonun bitimine 1 hafta kala lig üçüncülüğünü garantiledi.
Ligde 37 hafta sonunda 64 puan toplayan Trabzonspor, Galatasaray ve Fenerbahçe’nin uzak ara önde olduğu ligde 22 haftayı üçüncü sırada tamamladı.
3 KUPA SEVİNCİ
Trabzonspor, Abdullah Avcı yönetiminde biri Süper Lig, ikisi Süper Kupa olmak üzere toplam 3 kupa kazandı.
Karadeniz ekibi, Avcı ile 2021-2022 sezonunda Süper Lig şampiyonluğu özlemine son verdi. 27 Ocak 2021’de Medipol Başakşehir’i 2-1 yenerek ve 30 Temmuz 2022’de Demir Grup Sivasspor’u 4-0 mağlup ederek Turkcell Süper Kupa’yı müzesine götürdü.
Trabzonspor, teknik direktör Abdullah Avcı yönetiminde 23 Mayıs’ta Beşiktaş karşısında Ziraat Türkiye Kupası finalinde bir kupa daha kazanmak için mücadele edecek.
]]>
TOKSİK BİR DÜNYADA YAŞIYORUZ
Soluduğumuz hava, içtiğimiz su, tükettiğimiz besinler, içinde çalıştığımız ve barındığımız binalar, kıyafetlerimiz, kullandığımız kişisel bakım ürünleri, kozmetikler, temizlik malzemeleri pek çok toksik madde içerir. Bu toksik maddeler; hücrelerin işlevlerini bozarak, kalp ve damar hastalıklarına, karaciğer ve böbrek hasarına, demansa (bunamaya) yol açar. Gıda ve hayvancılık sektöründe doğal ortamdan uzaklaştırılmış kaynaklardan elde edilen işlenmiş, rafine edilmiş, ambalajlanmış besinler; tatlandırıcılar; katkı maddeleri toksik yükü artırmaktadır. Su kaynaklarını dezenfekte etmek için sulara ilave edilen klor, florid, arsenik ve alüminyum gibi bileşikler yanı sıra su kaynaklarına tarım alanlarından, insan ve hayvan atıklarından bulaşan nitrit ve nitrat gibi bileşikler ve diğer pek çok toksin insan sağlığını tehdit etmektedir. Makyaj malzemeleri, kremler, nemlendiriciler, parfümler, tıraş losyonları ve spreyler de pek çok toksik karakterde kimyasal içerir. Alkol, sigara, reçeteli ilaçlar, radyasyon ve aşırı fiziksel egzersiz diğer toksik yük nedenlerinden bazılarıdır.
VÜCUDUN DOĞAL DETOKS SİSTEMLERİ
Detoks, bu zararlı kimyasal toksinleri vücuttan atmaya yönelik bir süreçtir. Karaciğer, böbrekler, lenf, mide-bağırsak sistemi, cilt ve akciğerler bu süreçte aktif rol oynar. Böbrekler ve cilde açılan ter bezleri ile suda eriyen toksinler atılmaya çalışılır. Karaciğer vücudun en önemli detoks organıdır ve bağışıklık sisteminin en önemli unsurudur. Her an vücuttaki toplam kanın yüzde 25’i karaciğerden süzülerek temizlenmeye çalışılır. Karaciğer pek çok enzim üreterek bu toksinleri zararsız hale getirmeye çalışır. Bu enzimlerin üretilebilmesi için birçok besin maddesine ve antioksidan maddeye ihtiyaç vardır. Karaciğer öncelikle kendine gelen toksinleri enzimleri aracılığıyla oksitler ve sonuçta ortaya tehlikeli, zararlı “serbest kökler” adı verilen oksidan bileşikler açığa çıkar. Bu serbest köklerin ortadan kaldırılması için antioksidan besinlere ihtiyaç vardır. Bu besinler ancak çeşit çeşit farklı renkli bitkisel gıdalardan sağlanabilir (sebze, meyve, yeşillik, baharat). Detoks işlemleri sırasında karaciğer ve vücuda en fazla yardımcı olan maddeler A, B, C, E vitaminleri, karotenoidler, koenzim Q10, çinko, selenyum, bakır, manganez, glutatyon, N-asetil sistein ve alfa lipoik asit gibi bileşiklerdir.
BUNLARI YAPIN
Vücudu toksinlerden arındırmanın yolları şöyle sıralanabilir:
1- Karaciğer toksinleri enzimleri aracılığıyla oksitler ve sonuçta ortaya tehlikeli, serbest kökler adı verilen oksidan bileşikler açığa çıkar. Bu serbest köklerin ortadan kaldırılması için antioksidan besinlere ihtiyaç vardır. Bu antioksidan besinler farklı renklerdeki bitkisel, mevsiminde ve mümkünse organik gıdalardan sağlanabilir.
2-Sebze ve meyveler aynı zamanda lif, probiyotik ve prebiyotiklerden zengin gıdalar oldukları için bağırsaklar yoluyla da toksinlerin atılmasına katkı sağlar.
3- Bazı günler oruç tutmak, saat 18.00’den sonra hiçbir şey yememek vücudun dinlenmesi ve toksinlerden kurtulmak için etkili yöntemlerdir.
4- Yılda üç-dört üniteyi geçmemek kaydıyla kan vermek, toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olur.
5- Düzenli fiziksel aktiviteyle terleyerek ve lenfatik kanalları harekete geçirerek toksinlerden kurtulabilirsiniz.
6- Saunada açılan ter ve yağ bezleriyle suda ve yağda eriyen toksinler vücuttan elimine edilir. Özellikle yağda eriyen cıva gibi ağır metaller, dioksin ve PCB gibi endüstriyel toksinlerden bu şekilde kurtulmak mümkündür.
7- Gün boyunca bol bol su içmek vücudun doğal yoldan arınmasını sağlar.
Mucizevi bir bitki ya da ilaç yoktur
Piyasada detoks yapıcı özellikleri ileri sürülerek pazarlanan pek çok katı ve sıvı ürün bulunmaktadır. Bilimsel hiçbir temeli olmayan bu ürünlerden uzak durmak sağlık ve ekonomik açıdan son derece önemlidir. Detoks için mucizevi bir ilaç veya bitki bulunmamaktadır, detoks sağlıklı bir yaşam tarzı ve beslenme biçimidir.
]]>Bir zamanlar bir beyaz yakalı olan ve yatırım bankacılığından seks terapistine dönüşen Michael Lousada’dan övgülerle bahsedilmiş, feminist yazar Naomi Wolf tarafından orgazm gurusu olarak nitelenmişti.
İki çocuk babası 57 yaşındaki Lousada ise müşterilerini ‘kendi iç tanrıçalarıyla’ yeniden buluşturmakla kalmayıp aynı zamanda katı etik kurallara bağlı kaldığını da açıklasa da hakkındaki iddialar bu parlak kariyere leke sürüyor.
37 yaşındaki Ella Janneh, 750 sterlinlik üç saatlik bir terapi seansı sırasında cinsel saldırıya ve tecavüze uğradığını ileri sürerken Lousada’nın da penisinin lazer ışınına benzediğini söylediğini iddia ediyor.

Janneh, rızaya dayalı seks sırasında panik atak geçirdikten sonra Lousada’yı dört yıl arayla üç kez ziyaret ettiğini söylüyor.
EVLENDİKTEN BİR AY SONRA…
2011 ve 2012’deki iki seansın cinsellik içermediğini ve tehdit edici olmadığını, ancak 2016’da Avustralya’dan Birleşik Krallık’a döndükten kısa bir süre sonra geri döndüğünde panik atakların devam ettiğini söylüyor: “Lousada’ya ve web sitesine baktım. Çok disiplinli bir yaklaşım sunuyor ve birçok farklı alanı birbirine bağlıyor gibi görünüyordu… Pahalı olması onun çok iyi bir terapist olduğunu düşünmemi sağladı.”
Mahkemeye göre Janneh’nin beklentisi, beden çalışmasının konuşma terapisiyle birlikte fizyoterapi seansına benzer olmasıydı. Ancak son randevusundan bu yana geçen dört yıllık aralığa rağmen Lousada’nın Kuzey Londra’daki evindeki seans hızla samimi bir hal aldı. Janneh, Lousada’nın kendisine, “Nüfuz etmeyle ilgili bir sorunun var, bu yüzden sanırım penisimi kullanmalıyız, travmayı enerjik olarak absorbe etmek için. Penisin başı bir lazer ışını gibi davranarak travmayı yakabilir” dediğini söylüyor.
Yaşananların tecavüz olup olmadığına mahkeme karar verecek. Ancak yine de Ağustos 2016’da gerçekleşen seansın eski karısı Louise Mazanti ile olan düğününden bir ay sonra gerçekleşmesi dikkat çekti.
TACİZ İDDİALARI ARTIYOR
Louise da basına konuşan birkaç kadından biri. Konuşan kadınların hepsi de Lousada’yı çekici olarak tanımlıyor, ancak karakterinin kibirli, bazılarına göre kontrolcü bir yanı da var.
Louise, beş yıllık evlilikleri boyunca, kocasının terapötik yöntemlerinin tüm kapsamını nasıl yavaş yavaş fark ettiğini ve onun manipülasyonu tarafından nasıl kapana kısılmış hissettiğini anlattı: “Kendimi zeki, duygusal açıdan olgun bir kadın olarak görüyordum ve bu yine de oldu.”
Ella ile yaptığı seanslarla ilgili olarak Lousada da mahkemede penisinin travmayı yaktığını hayal etmesini istediğini itiraf etti, ancak eylemleri için defalarca açık sözlü onay istediğini ve kendisine bu iznin verildiğinde ısrarcı oldu:
“Niyetim insanların iyileşmesine destek olmaktı. Biraz iyilik yaptığımı düşünüyorum ama bazı hatalar da yaptım.”
Lousada, Ella’dan iki yıl önce de bir müşterisiyle ilişkisinin geliştiğini ve hatta bu esnada prezervatif kullanmadığını da itiraf etti.

BB olarak isimsiz ifade veren bir kadın, seans ücretlerinin düştüğünü ve sevgili haline geldiklerini anlattı. Lousada’yı ilk kez Wolf’un kitabını okuduğunda fark ettiğini söyleyen BB, ünlü seks terapisti ile ilişkisinin evine yaptığı bir ziyaretten sonra sona erdiğini belirtiyor.
Lousada’nın dairesine giden BB mahkemede şunları söyledi: “Bana partnerinin yatak odasında Skype üzerinden terapi seansı yürüttüğünü söyledi. Bundan rahatsız oldum ve ona bunu söyledim, beni önceden uyarmadığı için şok oldum.”
BB’ye göre bunu, aceleci, üzücü bir cinsel ilişki izledi ve bu da kendinden tiksinmesine neden oldu: “Bir oyuncak gibi onun zevki ve maddi kazanç için kullanıldığımı hissettim.”
ESKİ EŞİNDEN ŞAŞIRTAN İDDİALAR
Lousada’nın eski eşi Louise Mazanti, ise eski kocası tarafından nasıl hem büyülendiğini hem de baştan çıkarıldığını anlattı. 2011 yılında terapist olmak için eğitim alırken tanışmışlardı ve evli olmasına rağmen anında bir çekim oluştuğunu söyledi. Ancak Louise, hakkındaki suçlamalar üzerine kocasının tutuklanmasıyla adeta şoke oldu. Yine de Lousada, Ella’nın rıza gösterdiğine onu ikna etti. Birlikte yeni bir hayata başlamak için Yunanistan’ın Korfu adasına taşınan çift bir yıl sonra, ayrılık kararı aldı. Louise, yine kocasının aldattığını söyledi: “Onunla bir geleceğim olmadığını fark ettim ve ayrılmak zorunda kaldım.”
Ayrılmalarından bir ay sonra Louise, Ella’nın Lousada’ya karşı hukuk davası açmak için bir kitlesel fonlama sayfası açtığını keşfetti.
Şu anda Almanya’da yaşayan Lousada ise web sitesinde hâlâ koçluk seansları ve beden çalışması sunuyor. Psikoseksüel Somatik Terapi web sitesi aracılığıyla da başlayacak yeni bir eğitim kursunun tanıtımını yapıyor.
]]>RAMS Park’ta saat 19.00’da başlayacak olan maçta düdük Arda Kardeşler’de olacak.
Ligde en yakın takipçisi Fenerbahçe’nin 6 puan önünde bulunan lider Galatasaray, 36 maçta 32 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet alarak 99 puan topladı. İkinci sıradaki Fenerbahçe ise 29 galibiyet, 6 beraberlik ve 1 mağlubiyetle 93 puanda bulunuyor.
24 MAÇTIR YENİLMİYOR
Sarı-kırmızılı takım, Süper Lig’de son 24 maçtır mağlubiyet yüzü görmedi.
Bu sezon tek yenilgisini 12. haftada deplasmanda Hatayspor’a karşı alan Galatasaray, ardından oynadığı 24 lig maçında 22 galibiyet ve 2 beraberlik elde etti.
17 MAÇINI KAZANDI
Galatasaray, Süper Lig’deki son 17 maçını galibiyetle tamamladı.
Yukatel Adana Demirspor galibiyetiyle Süper Lig’deki en uzun galibiyet serisi rekorunu (15) kıran Galatasaray, bu başarıyı devam ettirdi.
Sarı-kırmızılılar, ardından Sivasspor ve Fatih Karagümrük’ü de mağlup ederek seriyi 17 maça çıkardı.

EVİNDE 18’DE 18 YAPTI
Galatasaray, Süper Lig’de bu sezon evinde oynadığı tüm maçları kazandı.
RAMS Park’ta çıktığı 18 Süper Lig mücadelesinden de galibiyetle ayrılan sarı-kırmızılı ekip, ligde sahasında puan kaybetmeyen tek takım olma unvanını sürdürüyor.
SAHASINDA 35 MAÇTIR KAYBETMİYOR
Galatasaray, Süper Lig’de evinde oynadığı son 35 maçta yenilgi yüzü görmedi.
Geçen sezon iç sahada oynadığı ilk karşılaşma olan Giresunspor maçında aldığı yenilginin ardından, sarı-kırmızılılar sonraki 35 maçta mağlubiyet yaşamadı. Galatasaray, bu süreçteki son 21 Süper Lig maçını da kazanarak önemli bir başarıya imza attı.
Bu süreçte Seyrantepe’de oynadığı lig maçlarında 33 galibiyet ve 2 beraberlik elde eden Galatasaray, evinde rakiplerine büyük bir üstünlük kurdu.
7 OYUNCU KART SINIRINDA
Galatasaray’da Fenerbahçe maçı öncesinde 7 oyuncu sarı kart ceza sınırında bulunuyor.
Sarı-kırmızılı takımda Lucas Torreira, Sergio Oliveira, Victor Nelsson, Davinson Sanchez, Hakim Ziyech, Kaan Ayhan ve Kerem Aktürkoğlu, yarınki maçta kart görmeleri halinde ligin son haftasındaki TÜMOSAN Konyaspor maçında forma giyemeyecek.
Galatasaray, Fenerbahçe karşılaşmasına tam kadro çıkacak.

PUAN KAYBI YAŞADIĞI 4 TAKIM
Galatasaray’ın bu sezon 36 haftada puan kaybı yaşadığı 4 maçtan biri Fenerbahçe karşılaşması oldu.
Sarı-kırmızılılar, ligde 32 galibiyet elde ederken, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet yaşadı. Atakaş Hatayspor’a 2-1 yenilen Galatasaray, Fenerbahçe ve Mondihome Kayserispor ile 0-0, Sivasspor ile de 1-1 berabere kaldı.
SON 5 MAÇTA 20 GOL
Galatasaray, Trendyol Süper Lig’deki son 5 maçında 20 gol kaydetti.
Sarı-kırmızılılar, EMS Yapı Sivasspor’a 6, Corendon Alanyaspor ve Siltaş Yapı Pendikspor’a 4’er, Yukatel Adana Demirspor ve Fatih Karagümrük’e 3’er gol attı. Lig genelinde ise 36 maçta 89 kez fileleri havalandırdı.
MERTENS’İN KATKISI
Galatasaray’ın 37 yaşındaki yıldızı Dries Mertens, attığı gollerle sarı-kırmızılıların son haftalardaki galibiyetlerinde önemli rol oynadı.
EMS Yapı Sivasspor’a 2, Siltaş Yapı Pendikspor ve VavaCars Fatih Karagümrük’e birer gol atan Belçikalı oyuncu, son 4 haftada 4 kez fileleri sarstı ve ligde toplamda 9 gole ulaştı.
FENERBAHÇE’NİN KAYIPLARI
Şampiyonluk mücadelesi veren Fenerbahçe, son 5 haftada 4 puan kaybetti.
Son 5 haftada Fatih Karagümrük, Kayserispor ve Beşiktaş’ı mağlup eden sarı-lacivertliler, Sivasspor ve Konyaspor ile berabere kaldı. Fenerbahçe, bu dönemde kazanabileceği 15 puanın 11’ini toplayabildi.
]]>İhalelerde 12 sahayı geliştirecek firmalar belirlendi. Buna göre Çinli firmalardan Sinopec, CNOOC, Anton Oil ve Zhenhua 10 sahayı alırken, 2 saha ise yerel firmalara kaldı.
Irak hükümeti, 2008’den bu yana yaptığı 6. toplu ihale kapsamında mevcut 145 milyar ispatlanmış petrol rezervini 160 milyar varilin üzerine çıkarmayı hedefliyor.
Ülkenin elektrik üretiminde kullandığı doğalgaz ise büyük ölçüde İran’dan geliyor. İhaleyle ülkede üretilecek gaz miktarını artırmak ve bu gazın elektrik üretiminde kullanılarak, İran’a olan bağımlılığın azaltılması da ihalenin ana hedeflerinden birisini oluşturuyor.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütünün (OPEC) kurucu üyelerinden biri olan ülkenin ana gelir kalemini petrol ithalatı oluşturuyor. Irak, 2022’de petrol ihracatından 115 milyar dolar, 2023’te ise 97,5 milyar dolar gelir sağladı.
PETROL İHRACATININ YÜZDE 35’İ ÇİN’E
Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Irak Araştırmacısı Sercan Çalışkan, AA muhabirine Çinli firmaların Irak petrol piyasasındaki aktivitelerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Çin, yıllık 500 milyon tonu aşan ham petrol ithalatı ile dünyanın en büyük petrol ithalatçısı durumunda. Bu ithalat ihtiyacının yarıya yakını Orta Doğu ülkelerinden sağlanıyor. Irak, Orta Doğu’da Suudi Arabistan’dan sonra Çin’e en fazla ham petrol sağlayan ikinci ülke, küresel anlamda ise üçüncü ülke. Dolayısıyla Irak, Çin’in Orta Doğu ve enerji politikasında tartışmasız oldukça stratejik bir konuma sahip.” ifadelerini kullandı.
Çin’in, Orta Doğu’da askeri varlık yerine diplomatik temaslarını ve Kuşak ve Yol Projesi kapsamında yapılan yatırımlarla nüfuzunu artırma politikası izlediğini belirten Çalışkan, “Enerji yatırımları bunlardan başlıcası ve petrol akışına duyulan ihtiyaç Irak’ı bu ülkelerin başında getiriyor. Geçtiğimiz günlerde Irak’ta petrol ve gaz arama lisanslarının gerçekleşen turlarında sözleşmelerin büyük kısmının Çinli şirketler tarafından kazanılmasında bu durumun önemli bir payı var. Halihazırda Irak petrolünün yüzde 35’i Çin tarafından ithal ediliyor. Çin, halihazırda Irak’ta çok sayıda petrol ve gaz sahasının ana işleticisi konumuna gelmişken kurduğu bu etki gücünü kaybetmek istemiyor.” ifadelerini kullandı.
ÇİN’İN VERDİĞİ ÖNEMİN GÖSTERGESİ
Çalışkan, ihaleye Avrupalı, Arap ve Iraklı grupların da bulunduğu 20’den fazla firmanın katıldığını ancak Çin’in, ihalede 10 petrol ve gaz sahasının ihalesini alarak tek başına en fazla lisans alan yabancı ülke olduğuna dikkati çekti.
Avrupalı şirketlerin ihalede geri planda kaldığını ve ABD’nin ise doğrudan kendi firmaları yerine Körfez firmaları aracılığıyla ihaleye katılma yolunu tercih ettiğini kaydeden Çalışkan, şunları kaydetti:
“Bu nedenle esas şaşırtıcı olan, söz konusu lisans ihalelerinde Arap ülkelerinin Çin’in gerisinde kalmış olmasıdır. Çinli şirketlerin Körfez sermayesinin önünde net bir kararlılık ortaya koyarak söz konusu petrol ve gaz sahalarının lisansını alması, Çin’in Irak’taki petrol politikasına verdiği önemi göstermesi bakımından son derece kritiktir. Çin, hali hazırda Irak’taki petrol sahalarında 10’dan fazla petrol ve gaz sahasının ana işleticisi konumuna gelmişken kurduğu bu etki gücünü kaybetmek istemiyor. Irak’ın enerji sektöründe kurulan hakimiyet kuşkusuz iki ülke arasındaki karşılıklı siyasi bağımlılığı da beraberinde getiriyor.” değerlendirmesinde bulundu.”
Bu açıdan bakıldığında Çinli şirketlerin Irak’taki sahaların büyük bölümünde ana işletici aktör olarak yer aldığını ve dolayısıyla ekonomisinin yüzde 90’dan fazlasını oluşturan petrol gelirleri üzerinde ciddi bir paya sahip olacağına işaret eden Çalışkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Irak Petrol Bakanı Hayan Abdulgani’nin anlaşmaların Irak’ın petrol rezervlerini 160 milyar varile çıkaracağını vurgulaması bu açıdan da oldukça önemli. Dolayısıyla ihalelerin Çinli şirketler tarafından kazanılmasını enerji bağlamında yorumlarken, enerji yatırımlarının siyasi bağımlılıklara doğrudan sirayet ettiğini atlamamak da gerekiyor.”
BATILI FİRMALAR İÇİN 10 YIL ÖNCEKİ KADAR ÖNEMLİ DEĞİL
Qamar Enerji Üst Yöneticisi Robin Mills de Çinli firmaların ihalelerin çoğunluğunu kazanmasını, “Çinli firmalar Irak’ta petrol ve gaz sektörünü domine etti.” şeklinde niteledi.
Irak’ın mali durumunun bozuk ve bürokratik yapısının zorlu olduğunu, projelerin çok uzun zaman almasıyla birlikte karlılık oranlarının düşük olduğunun altını çizen Mills, “Çinli firmalar, Irak’ın bürokrasi ve zorlu mali dönemleriyle daha iyi başa çıkabilir.” diye konuştu.
Shell ve BP gibi Avrupalı firmaların petrol ve gaz yatırımlarını azaltma baskısıyla karşılaştığını, Exxonmobil ve Chevron gibi firmaların ise ABD’nin kaya gazı ve petrolü ile Guyana gibi diğer alanlarda büyük fırsatlara sahip olduğu değerlendirmesinde bulunan Mills, “Bu yüzden bu firmalar için Irak’ta bulunmak 10 yıl önceki kadar önemli değil. Batılı firmaların başka yerlerde fırsatları var ve genel uluslararası yatırımlara odaklanıyorlar. Bu durum Irak’ın Çinli firmalara aşırı bağımlı olması nedeniyle Bağdat hükümeti için bir sorun olabilir.” ifadelerini kullandı.
]]>Polis Dedektifleri: Kamu kurumlarında, yani polis teşkilatlarında çalışan ve suçları soruşturan dedektiflerdir. Bu dedektifler, suçları çözme, delil toplama ve suçluları adalete teslim etme konusunda yetkilidir.
Özel Dedektifler: Bağımsız olarak çalışan ve özel müşteriler için çeşitli araştırmalar yapan kişilerdir. Özel dedektifler, bireyler, şirketler veya avukatlar için özel durumlar ve sorunlarla ilgilenirler.
Özel dedektif, özel olarak müşterilerinin talepleri doğrultusunda çalışan ve genellikle kamu kurumlarından bağımsız olarak hizmet veren profesyoneldir. İşte konya dedektiflik bürosu özel dedektiflerin özellikleri ve nasıl olmaları gerektiği:
Yasal Lisans ve Sertifikalar:
Profesyonel ve Etik Davranış:
İletişim Becerileri:
Analitik ve Araştırma Becerileri:
Teknik Bilgi ve Araçlar:
Deneyim ve Eğitim:
Gizlilik ve Güvenlik:
Müşteri Odaklılık:
kayseri dedektiflik bürosu sahibi olan Özel dedektifler, profesyonel bilgi ve becerilerini kullanarak çeşitli özel durumları ve suçları araştırır. Hem yasal hem de etik standartlara uygun olarak hareket etmek, etkili ve güvenilir bir dedektif olmanın temel taşlarıdır.
]]>Not: Uygun fiyatlı bir dedektif bulmak önemli olmakla birlikte, hizmet kalitesi ve güvenilirliği de göz önünde bulundurulmalıdır. En düşük fiyatlı seçeneği seçmek yerine, hem uygun fiyatlı hem de kaliteli hizmet sunan bir büro bulmak en iyi yaklaşım olacaktır.
istanbul özel dedektiflik bürosu Özel dedektif, bireylerin, şirketlerin veya diğer kuruluşların özel ihtiyaçlarına yönelik olarak suçları, kayıp kişileri ve diğer özel durumları araştıran profesyoneldir. Kamu kurumlarının aksine, özel dedektifler bağımsız olarak çalışırlar ve genellikle bir müşterinin talebi doğrultusunda hizmet verirler.
Özel Dedektiflerin Görevleri:
Kayıp Kişileri Bulma: Kayıp kişilerin bulunması, bulunamayan kişilerin izini sürme ve ilgili bilgi toplama.
Özel Araştırmalar: Özel müşterilerin talepleri doğrultusunda çeşitli araştırmalar yapma, örneğin, eş veya iş ortaklarının sadakatini kontrol etme.
Sigorta Dolandırıcılığı: Sigorta dolandırıcılığı vakalarını inceleme, dolandırıcılıkla ilgili delil toplama ve raporlama.
Finansal Araştırmalar: Finansal durumları, şirket işlemlerini ve mali ilişkileri araştırma. Bu, dolandırıcılığı, hileyi veya diğer mali sorunları tespit etmeyi içerebilir.
Gizli Görevler: Özel ve gizli görevlerde, özellikle de şirketler veya bireyler için bilgi toplama ve analiz yapma.
Aile İçin Araştırmalar: Aile içi meselelerde, örneğin velayet davalarında veya aile içi anlaşmazlıklarda bilgi toplama.
Özel Dedektiflerin Özellikleri:
Yasal Lisans ve Sertifikalar: Çoğu ülkede özel dedektiflerin çalışabilmesi için özel bir lisans veya sertifika almaları gerekmektedir. Bu lisans, dedektiflerin yasal çerçevede çalışmasını ve belirli bir standartı karşılamasını sağlar.
Gizlilik ve Etik: Özel dedektifler, müşteri bilgilerini gizli tutmak ve etik kurallara uymak zorundadır. Topladıkları bilgilerin güvenliğini sağlamak, profesyonelliklerinin önemli bir parçasıdır.
Analitik Beceriler: Olayları analiz edebilme, delilleri değerlendirme ve mantıklı sonuçlara ulaşma yeteneğine sahip olmalıdırlar.
İletişim Becerileri: Tanıklarla, şüphelilerle ve diğer kişilerle etkili bir şekilde iletişim kurma yeteneği. Bu, doğru bilgi toplamak için önemlidir.
Teknik Bilgi: Modern teknolojileri ve araçları kullanma yeteneği. Bu, dijital deliller, kamera sistemleri ve diğer teknik ekipmanlarla ilgili bilgi ve becerileri içerebilir.
Deneyim: Genellikle polislik veya diğer güvenlik alanlarında deneyim sahibi olmaları beklenir. Bu deneyim, özel dedektiflerin daha karmaşık vakalarla başa çıkabilmelerine yardımcı olabilir.
Özel Dedektiflerin Çalışma Alanları:
Bireysel Müşteriler: Aile içi sorunlar, eşlerin sadakati, kayıp kişiler ve kişisel güvenlik gibi konularda hizmet verirler.
Şirketler ve Kuruluşlar: Sigorta dolandırıcılığı, iş yeri hırsızlığı, çalışanların güvenilirliği ve işyeri içi suçlar gibi konularda araştırmalar yaparlar.
Hukuk Büroları: Hukuki davalar için bilgi toplama, delil sağlama ve tanıklık yapma.
Sonuç olarak, gaziantep dedektiflik bürosu sahibi olan özel dedektifler, bağımsız olarak çalışarak çeşitli özel durumları ve suçları araştıran profesyonellerdir. Müşterilerine kişisel, hukuki veya mali konularda yardımcı olmak amacıyla geniş bir hizmet yelpazesi sunarlar ve yüksek düzeyde gizlilik ve profesyonellik gerektiren bir meslek dalıdır.
]]>Uzman Dedektiflerin Özellikleri:
Belirli Bir Alan Bilgisi: Uzman dedektifler, belirli bir suç türü (örneğin, siber suçlar, finansal dolandırıcılık, çocuk istismarı) veya endüstri (örneğin, sağlık sektörü, sigorta) konusunda derinlemesine bilgi sahibidirler. Bu bilgi, onları bu alanda etkili bir şekilde çalışabilecek uzmanlar haline getirir.
İleri Düzey Eğitim ve Sertifikalar: Uzman dedektifler genellikle ek eğitim almış ve ilgili sertifikalara sahip olabilirler. Bu eğitimler, belirli bir alanın teknik ve yasal yönlerini kapsar.
Deneyim: Uzmanlık, genellikle yıllarca süren deneyim ve uygulamalı çalışma sonucunda gelişir. Uzman dedektifler, ilgili alanda birçok vaka üzerinde çalışarak bu deneyimi kazanmışlardır.
Özel Teknikler ve Araçlar: Uzman dedektifler, kendi alanlarında özel teknikler ve araçlar kullanabilirler. Örneğin, bir siber suç uzmanı, dijital forensics araçlarını kullanarak bilgisayar verilerini analiz edebilir.
Danışmanlık ve Eğitim: Uzman dedektifler, bazen diğer dedektiflere veya kurumsal müşterilere danışmanlık yapabilir veya eğitim verebilir. Uzmanlıkları sayesinde, diğerlerinin de bu alanda bilgi edinmelerine yardımcı olabilirler.
Örnek Uzman Dedektif Türleri:
Siber Suç Uzmanı: Dijital veriler, bilgisayar korsanlığı ve internet suçları konusunda uzmanlaşmış dedektiflerdir. Bilgisayar sistemlerini analiz edebilir ve çevrimiçi suçları araştırabilirler.
Finansal Dolandırıcılık Uzmanı: Finansal işlemler, muhasebe kayıtları ve mali suçlarla ilgili özel bilgiye sahip dedektiflerdir. Mali dolandırıcılığı tespit edebilir ve analiz edebilirler.
Çocuk İstismarı Uzmanı: Çocuk istismarı vakalarında uzmanlaşmış dedektiflerdir. Bu alanda özel eğitim almış ve çocuklarla etkili iletişim kurma becerisine sahip olabilirler.
Kayıp Kişiler Uzmanı: Kayıp kişilerin bulunması konusunda uzmanlaşmış dedektiflerdir. Kayıp kişileri izleme ve bulma tekniklerinde bilgi sahibidirler.
Sigorta Dolandırıcılığı Uzmanı: Sigorta dolandırıcılığı vakalarını inceleyen eskişehir dedektiflik bürosu sahibi dedektiflerdir. Sigorta poliçeleri ve dolandırıcılık teknikleri hakkında derinlemesine bilgi sahibidirler.
Uzman dedektifler, spesifik alanlarda derinlemesine bilgi ve deneyim sağlayarak, daha karmaşık ve özel suçları araştırmada önemli bir rol oynarlar. Bu uzmanlık, suçların daha etkili bir şekilde çözülmesine ve daha doğru sonuçlara ulaşılmasına yardımcı olabilir.
Güvenilir Özel Dedektif
güvenilir bir bodrum dedektiflik bürosu bulmak, hassas ve önemli bir konudur çünkü kişisel, hukuki ve mali bilgilerinizle ilgili konulara müdahil olacaklardır. İşte güvenilir bir dedektiflik bürosu bulmak için takip edebileceğiniz adımlar:
Online Araştırma: İnternette araştırma yaparak bölgenizdeki dedektiflik bürolarını bulun. Web sitelerindeki yorumlar, referanslar ve hizmetlerin detayları hakkında bilgi edinmek faydalı olabilir.
Referanslar ve Tavsiyeler: Tanıdıklarınızdan, avukatlardan veya diğer profesyonellerden tavsiye alın. Güvendiğiniz kişilerden olumlu referanslar almanız, güvenilir bir büro bulmanıza yardımcı olabilir.
Lisans ve Sertifikalar: Dedektiflik bürosunun gerekli lisans ve sertifikalara sahip olduğundan emin olun. Çoğu ülkede, özel dedektiflerin belirli bir lisansa veya sertifikaya sahip olması gerekmektedir.
Meslek Birlikleri: Büro, ilgili meslek birliklerine veya derneklere üye olabilir. Bu tür üyelikler, belirli bir profesyonel standartı sağlama yönünde bir gösterge olabilir.
Deneyim: Büroların ne kadar süredir faaliyet gösterdiğini ve hangi tür davalarda deneyime sahip olduklarını öğrenin. Uzmanlık alanları, sizin ihtiyacınıza uygun olmalıdır.
Uzmanlık Alanları: İhtiyacınıza göre özel bir uzmanlık gerektirip gerektirmediğini belirleyin (örneğin, siber suçlar, finansal dolandırıcılık). Büroların bu alanda deneyimli olup olmadığını kontrol edin.
Ön Görüşme: Potansiyel dedektiflik bürolarıyla bir görüşme yapın. Hizmetler, ücretler ve süreçler hakkında detaylı bilgi alın. Ayrıca, bir dedektif ile doğrudan iletişim kurarak, size nasıl yaklaşacaklarını ve sorularınıza nasıl cevap vereceklerini değerlendirin.
Referanslar: Daha önceki müşterilerden referanslar talep edin. Bu referanslarla iletişime geçerek, büroların hizmet kalitesi hakkında bilgi edinin.
Şeffaflık: Büroların ücret politikaları ve iş yapma şekilleri konusunda şeffaf olmaları önemlidir. Gizli ücretler veya anlaşılmayan koşullar konusunda dikkatli olun.
Ücretler: Ücretler hakkında net bilgi alın. Ödeme planları, ücretlerin kapsamı ve ekstra masraflar hakkında bilgi sahibi olun.
Yasalara Uygunluk: Dedektiflik bürosunun yerel yasalara ve etik kurallara uygun çalışıp çalışmadığını kontrol edin. Yasalara uygunluk, hem güvenilirlik hem de topladıkları bilgilerin geçerliliği açısından önemlidir.
Gizlilik: Bilgilerinizi koruyacak ve gizli tutacak bir büro seçmeye özen gösterin. Gizlilik politikalarını ve uygulamalarını netleştirin.
Online Yorumlar: İnternetteki müşteri yorumlarını ve değerlendirmeleri inceleyin. Ancak, yorumların gerçek ve güncel olup olmadığını kontrol edin.
Şikayetler ve Sorunlar: Herhangi bir şikayet veya sorun yaşanmışsa, bu konuların nasıl çözüldüğünü değerlendirin.
Güvenilir bir antalya dedektiflik bürosu bulmak için bu adımları dikkatlice takip ederek, ihtiyaçlarınıza en uygun ve güvenilir hizmeti alabilirsiniz.
]]>Profesyonel bir dedektifin sahip olması gereken nitelikler şunlardır:
Analitik Düşünme: Dedektifler, olayları analiz edebilme ve delilleri değerlendirebilme yeteneğine sahip olmalıdır. Karmaşık durumları çözümleyebilme yeteneği, etkili bir dedektif olmanın temel taşlarındandır.
Güçlü Gözlem Becerileri: Ayrıntılara dikkat etmek, önemli ipuçlarını fark etmek ve gözlemlerini doğru bir şekilde not almak, dedektifler için kritik bir beceridir.
İletişim Yeteneği: İyi bir dedektif, tanıklarla ve şüphelilerle etkili bir şekilde iletişim kurabilmelidir. İnsanları rahatça konuşturabilmek, doğru bilgiyi elde etmek için önemlidir.
Sabır ve Azim: Suçları çözmek bazen uzun süre alabilir ve birçok engelle karşılaşılabilir. Sabırlı ve azimli olmak, başarılı bir dedektifin olmazsa olmaz özelliklerindendir.
Yüksek Etik ve Gizlilik: Dedektiflerin topladığı bilgileri gizli tutmaları ve etik kurallara uygun hareket etmeleri gerekmektedir. Gizlilik, hem işin doğası hem de yasal nedenlerle son derece önemlidir.
Eğitim ve Deneyim: Dedektiflik genellikle polislik gibi ilgili bir alanda eğitim ve deneyim gerektirir. Ayrıca, özel dedektifler için de özel bir lisans veya sertifika gerekebilir.
Teknoloji Bilgisi: Modern dedektifler, dijital deliller ve teknolojiyi kullanma konusunda bilgi sahibi olmalıdır. Bilgisayarlar, telefonlar ve diğer dijital araçlarla ilgili bilgi ve beceriler bu alanda önemli bir rol oynar.
Yasal Bilgi: Dedektiflerin yasal prosedürler hakkında bilgi sahibi olmaları gerekir. Yasalara uygun hareket etmek ve delilleri geçerli bir şekilde toplamak önemlidir.
Profesyonel bir ankara dedektiflik bürosu bu nitelikleri ve becerileri taşıdığında, suçları daha etkili bir şekilde çözme ve adaleti sağlama konusunda başarılı olabilir.
Profesyonel dedektiflik hizmeti nedir?
Profesyonel dedektif, suçları araştıran, delilleri toplayan ve çeşitli olaylarla ilgili bilgi elde eden kişidir. Genellikle polis teşkilatlarında çalışan dedektifler, kamu güvenliği açısından kritik bir rol oynar. Bunun yanı sıra, özel dedektifler de bağımsız olarak çalışarak bireylerin, şirketlerin veya diğer kuruluşların sorunlarını çözmeye yardımcı olurlar.
Profesyonel dedektiflerin genel özellikleri şunlardır:
Resmi Eğitim ve Lisans: Profesyonel dedektifler, genellikle polis teşkilatlarında görev yaparlar ve bu görev için gerekli olan resmi eğitimi almışlardır. Ayrıca, özel dedektifler de çoğu ülkede lisans veya sertifikaya sahip olmalıdır.
Deneyim ve Uzmanlık: Deneyim, dedektiflik mesleğinde önemli bir faktördür. Genellikle, dedektifler polislik, hukuk, veya ilgili diğer alanlarda deneyim kazanarak bu pozisyona gelirler. Özel dedektifler de belirli bir alanda uzmanlaşabilirler.
Delil Toplama ve Analiz: Profesyonel dedektifler, suç mahallerinden delil toplama, bu delilleri analiz etme ve olayları çözme konusunda eğitim almışlardır. Bu süreç, bilimsel ve teknik bilgi gerektirir.
Gizlilik ve Etik: Dedektifler, topladıkları bilgileri gizli tutmalı ve etik kurallar çerçevesinde hareket etmelidir. Yasal süreçleri ve kişisel gizliliği korumak bu mesleğin önemli bir parçasıdır.
Soruşturma Yöntemleri: Profesyonel dedektifler, çeşitli soruşturma yöntemlerini ve tekniklerini kullanarak olayları araştırırlar. Bu yöntemler, tanıklarla görüşme, fiziksel delil toplama, dijital verileri inceleme gibi çeşitli faaliyetleri içerebilir.
Raporlama ve Tanıklık: Dedektifler, elde ettikleri bulguları raporlar ve gerektiğinde mahkemede tanıklık yaparlar. Bu, elde edilen bilgilerin yasal süreçte kullanılabilir olmasını sağlar.
İletişim ve İnsan İlişkileri: Dedektifler, tanıklar, şüpheliler ve diğer kişilerle etkili bir şekilde iletişim kurabilmelidir. Bu, bilgi toplama ve analiz sürecinde kritik bir öneme sahiptir.
Profesyonel Dedektif Türleri:
Polis Dedektifleri: Kamu güvenliği için çalışan dedektiflerdir. Suçları çözme ve soruşturma yapma konusunda yetkili ve eğitimli kişilerdir.
Özel Dedektifler: Bağımsız olarak çalışan ve özel sektördeki müşterilere hizmet veren dedektiflerdir. Bu kişiler, özel araştırmalar, kayıp kişiler ve çeşitli özel sorunlarla ilgilenirler.
Profesyonel adana dedektiflik bürosu dedektifleri, adaletin sağlanmasında ve suçların aydınlatılmasında önemli bir rol oynarlar. Hem kamu hem de özel sektörde, etkili bir şekilde çalışabilmek için özel beceri ve niteliklere sahip olmaları gerekir.
]]>
1 Ocak’ta kamuya ait otoyol ve köprülere yüzde 76, Yap-İşlet-Devret yöntemiyle yapılan otoyol ve köprülere ise yüzde 50 oranında zam yapıldı.
Otoyol ve köprü ücretleri, 15 Mayıs tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde bir kez daha zamlandı.

KÖPRÜ VE OTOYOLLARA BÜYÜK ZAM
1 Ocak’ta kamuya ait otoyol ve köprülere yüzde 76, Yap-İşlet-Devret yöntemiyle yapılan otoyol ve köprülere ise yüzde 50 oranında zam yapıldı. Otoyol ve köprü ücretleri, 15 Mayıs tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde bir kez daha artırıldı.
15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri tek yön otomobil geçişi yüzde 60, Ankara-Niğde Otoyolu otomobil geçişi yüzde 40, 1915 Çanakkale Köprüsü otomobil geçişi yüzde 42 zamlandı.
Karayolları Genel Müdürlüğü’nün (KGM), açıklamasına göre, 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri tek yön otomobil geçiş ücretine yüzde 60 zam yapılarak 15 liradan, 24 liraya, çıkarıldı. Aks aralığı 3.20 metre ve 3.20 metreden büyük araçlar ise 19 liradan 30 liraya, 3 akslı araçlar 42 liradan 67 liraya, 4 ve 5 akslı araçlar 83 liradan 132 liraya, 6 ve yukarı akslı araçlar 110 liradan 175 liraya çıkartıldı.
Osmangazi Köprüsü geçişi otomobiller için (birinci sınıf) yüzde 37,50 zamlanarak 290 liradan 399 liraya çıkartılırken, ikinci sınıf araçlar 465 liradan 640 liraya, üçüncü sınıf araçlar 550 liradan 760 liraya, dördüncü sınıf araçlar 730 liradan 1.005 liraya, beşinci sınıf araçlar 920 liradan 1.270 liraya, altıncı sınıf araçlar 205 liradan 280 liraya çıkartıldı.
1915 Çanakkale Köprüsü 1 sınıf araçlar için yüzde 42 zamlanarak 295 liradan 419 liraya, ikinci sınıf araçlar için 370 liradan 525 liraya, üçücü sınıf araçlar için 665 liradan 945 liraya, dördüncü sınıf araçlar için 740 liradan 1.050 liraya, beşinci sınıf araçlar için 1.400 liradan 1.990 liraya, altıncı sınıf araçlar için 75 liradan 105 liraya çıkartıldı.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü birinci sınıf araçlar için yüzde 40 zamlanarak 35 liradan 49 liraya yükseltilirken, ikinci sınıf araçlar 45 liradan 65 liraya, üçüncü sınıf araçlar için 85 liradan 120 liraya, dördüncü sınıf araçlar için 220 liradan 305 liraya, beşinci sınıf araçlar için 275 liradan 380 liraya, altıncı sınıf araçlar için 25 liradan 35 liraya yükseltildi.
Ankara-Niğde Otoyolu otomobil geçiş ücretine yüzde 40 zam yapılarak 210 TL’den 295 TL’ye çıkarıldı.

NAKLİYECİLER TEPKİLİ
Köprü ve otoyollara yapılan zamlar işleri nedeniyle otoyol ve köprüleri kullanmak zorunda olan nakliyecileri isyan ettirdi.
Gebze Nakliyeciler Garajı’nda bekleyen şoförler ANKA mikrofonuna tepkilerini şöyle dile getirdi:
Oğuzhan Kaptan: Zamlar Türkiye genelinde herkesi etkiliyor. İzmir’den çıkıyoruz otobana bağlanıyoruz, buradan Osmangazi Köprüsü’nden geçiyoruz, Kuzey Marmara’dan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçiyoruz. Arnavutköy’den çıkana kadar, kuru yük çeken araçlar da Silivri’ye kadar hep ücretli yoldan gidiyor. İzmir’den İstanbul Bayrampaşa Hali’ne kadar benim kendi aracımın 5 bin 150 lira falan HGS bizden para kesiyor. Zamdan önce 3 bin 800 lira ödüyordum. Sadece köprüye, yola değil ki mazota da zam oluyor, yedek parçaya zam oluyor biz de haliyle karşı tarafa yansıtmak zorundayız. Bu durum sebze meyve fiyatlarına yüzde 40-50 yansır.
“UÇURUMDAN AŞAĞI FRENİ PATLAMIŞ KAMYON GİBİ GİDİYORUZ ŞU AN”
Şenol Candar: Zamlardan aracı çalıştırmaya korkuyoruz. Her şeye zam geliyor. Köprüye yıl başında zam yapıldı, şimdi yine zam oldu yüzde 50. Bu gidişin sonu yok. Uçurumdan aşağı freni patlamış kamyon gibi gidiyoruz şu an. Ben İzmir Ödemiş’ten patates getirdim. 5 günden beri arabam yatıyor. Osmangazi Köprüsü’nden geçtim. Zamdan evvel bin 445 lira para gitti. Zamlandığı için en azından 400 lira daha eklense bin 850 lira parayı buluyor. Bu direkt bana yansıyor. Bu bana yansıdığı zaman ben de ürüne yansıtacağım ya da mal getirdiğim adama yansıtacağım, o da ürüne yansıtacak. Şu an iş alsam var ama buradan İzmir’e giderken arabanın kârını bırak, mazot parasını vermiyorlar. 10 tekerli kamyonum var, 6-7 bin lira İzmir’e mazot yazıyor. 7 bin lira para veriyor, köprüsü, otobanı, mazotu zaten o para kalmıyor ki. Nasıl alacağım? Mecburen burada (iş-yük) bekliyoruz. Bu işe bir çare bulsunlar, halk, esnaf, kamyoncular çok kötü durumda. Bu zamlara birinin dur demesi lazım.

“BU PARA ÖDEME SOYGUNA DÖNDÜ”
İsmail Candar: Dün akşam ben Orhangazi’den Gemlik’ten otobana girdim 700 lira ödüyordum, dün 900 lira ödedim. 200 lira bu para bizim cebimizden gitti. Diyorlar ki aracılar para kazanıyor, kamyoncular kazanıyor. Ben getirdiğim yükün kilosunu 900 liraya getirdim, 15 ton yük sardım. Zaten 4’de 3’ünü yakıta verdim. Bu sefer ben Ödemiş’ten buraya bir kuruş para kazanmadan gelmiş oldum. Köprülere, otoyollara habire vereceğiz. Girmeseydin deniliyor, nasıl girmeyeceğim? Ben kendi ülkemde yapılmış olan bir şeyi nasıl kullanmayacağım? Ben iyi diye giriyorum, para ödüyorum. Ama bu para ödemeyi de geçti soyguna döndü. İzmir’den giriyorum buraya Orhangazi’den geçiyorum 2 bin lira devlete para veriyorum. Bedava yolu kullansana diyorlar, o zaman bakım yapın. Kafam gibi çukur var. Ben sebze-meyve getiriyorum. Devletin malı değil mi bu yol? Tamam benden bir bedel al, al da böyle uçuk kaçık bedel olmaz ki. Bizim araçlarımız ticari araç. Biz yüksek bedel ödüyoruz. Arabamız çalışırsa para kazanıyoruz. Kazandığımız paraya devlet göz dikti. Köprüye zam, otobana zam, vergiye zam. Bu yıl 4 tane vergi ödedim. Bir aracın yılda iki kere vergisi olur. Geçen yıl 4 tane ödedik. Var mı bunu ödemeyen? Sen benim çoluğumun çocuğumun rızkından alıyorsun. Tamam ülke düzelsin de bir ülke vatandaşın cebine göz dikip de mi düzeliyor? Tasarruf yapalım, halk mı yapacak tasarrufu? Zengin keyif yapsın, halk tasarruf yapsın.
“İŞİN İÇİNDEN ÇIKAMIYORUZ”
Serdar Türk: Zam yapıldığı tarihe kadar Yavuz Sultan Köprüsü’ne 500 lira ödüyorduk, şu an 750 lira olmuş. Biz kazanamıyoruz ki. Lastiklere zam geldi, her şeye zam geldi. İşin içinden çıkamıyoruz. Hatay’dan buraya biz 35 bin liraya geliyorduk. 3 bin lira komisyoncu alıyor, bize 32 bin lira kalıyor. Köprülere veriyoruz, mazot parasına geliyoruz. 3 günden beri buradayız, çıkamıyoruz. Her şey berbat durumda. Zamdan önce Hatay’dan başlıyoruz Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne kadar geliyoruz. Git-gel toplam 6 bin lira masrafı var. Zamdan önce buraya gidip gelme 3 bin 500 lira tutuyordu, şimdi 6 bin lira oldu. Niğde otobanından geçiyoruz, sonra Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde ödeme yapıyoruz. Kuzey Marmara Otoyolu’nden geçmiyoruz biz. Eski yoldan gidiyoruz. Kuzey Marmara’dan geçsek zaten hiç kazanamayız. Anadolu otobanından direkt Bayrampaşa’ya gidiyoruz.
“SÜRÜCÜLER OSMANGAZİ KÖPRÜSÜ YERİNE FERİBOTLARI TERCİH EDİYOR”
Zamların ardından sürücüler, pahalı olduğu için Osmangazi Köprüsü’nden geçmek yerine Eskihisar’daki feribotlara yönelmeye başladı. Zamlardan memnun olmayan sürücüler tepkilerini şöyle dile getirdi:
“Köprü yapıldığından beri ya bir ya da iki kere geçtim. Çok yüksek maliyetlerden dolayı köprüden geçmiyoruz.”
“ZAMLARDAN SONRA FERİBOTA GEÇTİK”
“Çok yüksek paralar olduğu için mecburen feribotu kullanmak zorunda kalıyoruz. Bir saat de olsa artık geç geliyoruz. Ne yapacağımızı bilemediğimiz için feribotla devam. Osmangazi Köprüsü’ne ben çok kullanıyordum da artık feribota geçtik. Zamdan sonra dördüncü gidip gelişim. Normalde çok Bursa’ya gidip geliyorum, artık Yalova’dan devam. Her şeye zam geldiği için artık alıştık.”
“ARTIK GEMİLER DE YETİŞMİYOR”
“Köprülerdeki, otobanlardaki zamlardan dolayı zaten feribotlar şişmeye başladı. Artık gemiler de yetişmiyor. Burada bekliyoruz. Bu bir saat oluyor, iki saat oluyor. Feribotlar da artık sıkıntı yaşıyor. Artık sayısını mı çoğaltacaklar veya bu zamlara dur mu diyecekler bilemeyeceğiz.”
“HER GÜN ZAM GELİYOR ALIŞTIK ARTIK”
“Her gün zam geliyor. Alıştık artık. Hükümet yemeye içmeye devam ediyor, bizlere yükleniyor. Alıştık artık. Onlar rahat etsin biz çile çekmeye devam. Osmangazi Köprüsü çok pahalı. Gidiş-gelişi buradan daha pahalı. Bu şekilde daha uyguna geliyor. Biraz yoruluyoruz ama olsun.”
]]>
Ulusal İstatistik Bürosunun açıkladığı konut fiyat endeksine göre, Nisan 2024’te, ülkedeki büyük ve orta ölçekli 70 kentin 64’ünde yeni konut fiyatları, 69’unda ikinci el konut fiyatları geriledi.
Nisanda yeni konut fiyatları ortalama yüzde 0,58, ikinci el konut fiyatları ortalama yüzde 0,94 azalırken, bu 2021’den bu yana en hızlı düşüş oldu.
Ülkede yeni konut fiyatları 11 aydır, ikinci el konut fiyatları ise 12 aydır gerilerken, hükümetin piyasayı canlandırmak için konut satışları ve yatırımlarını artırmaya yönelik teşviklerinin beklenen etkiyi yaratmadığı gözleniyor.
Çin Emlak Enformasyon Kurumu verilerine göre, ülkenin en büyük 100 emlak şirketinin satışları, 2024’ün ilk 4 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 47 azaldı.
YEREL YÖNETİMLER SATIN ALACAK
Başbakan Yardımıcısı Hı Lifıng, biten ama teslim edilmeyen, tamamlanan fakat satılamayan konutların azaltılması için yerel yönetimlere bu konutları satın alarak uygun fiyatlı konut tedariki sağlanması çağrısında bulundu.
Hı’nın açıklamasının hemen ardından Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Tao Ling, konut stokunun eritilmesi için 21 ulusal banka ve kreditöre, yerel yönetimlere ait gayrimenkul şirketlerine kredi olarak verilmek üzere yüzde 1,75 faizle 300 milyar yuan (41,5 milyar dolar) kaynak sağlayacağını duyurdu.
Söz konusu “yeniden kredilendirme” mekanizmasıyla konut stokunun eritilmesi ve emlak sektöründe canlanma sağlanması umuluyor.
Adımın 500 milyar yuanlık (69,2 milyar dolar) bir kredi hacmi yaratmasını beklediklerini ifade eden Tao, “Bu, merkezi hükümetin gayrimenkul piyasasındaki arz-talep dinamiklerindeki değişime ve insanların kaliteli evlere ihtiyacına yanıt veren önemli bir adımdır.” ifadesini kullandı.
EMLAK KREDİLERİNDE LİMİTLER KALDIRILDI
Öte yandan, Merkez Bankası ve Ulusal Mali Düzenleme İdaresi, emlak kredileri için asgari teminat bedelinin birinci el konutlarda yüzde 15, ikinci el konutlarda yüzde 25’e düşürüldüğünü açıkladı.
Merkez Bankası, ayrı bir açıklamada, emlak kredilerindeki kredi tavan limitlerinin ulusal düzeyde kaldırıldığını bildirdi.
Banka, yerel birimlerinin şartlara göre asgari teminat bedeline karar verebileceği, öte yandan kredi kuruluşlarının piyasa şartlarına ve risklere göre kredi tavan limiti getirebileceğini belirtti.
GAYRİMENKUL SEKTÖRÜNDE DURUM
Çin’de gayrimenkul sektörü ve konut piyasasındaki daralma, son 2 yıldır ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyen faktörlerin de başında yer alıyor.
Ülkede gayrimenkul yatırımları 2022’de yüzde 10, 2023’te ise yüzde 9,6 gerilemişti. Yatırımlar 2024’ün ilk 4 ayında da yüzde 9,8 azaldı.
Hükümet, son aylarda sektörde büyümeyi teşvik için konut satışlarındaki bazı kısıtlamalarını kaldırmış, yarım kalan konut projelerine öncelikli kredi imkanları sağlanacağını duyurmuştu.
Merkez Bankası da geçen ay emlak kredileri için referans kabul edilen 5 yıllık kredi faizi oranını yüzde 4,20’den yüzde 3,95’e çekmişti. Ancak söz konusu adımlar sektörde beklenen canlanmayı yaratamamıştı.
]]>Yılmaz “‘Kamuya eleman alınmayacak’ diye bir şey söz konusu değil. Emekli sayısı, vefat edenler, istifa vesaire bütün bunların toplamı kadar, ne kadar eksildiyse o kadar yine istihdam edilebilecek. Kamuda 5 milyonun üzerinde çalışan var. Kamu hizmetlerini aksatmayacak bir anlayış içinde belli bir dönem için böyle bir sınır getirilmiş oldu” dedi.
SERVİSİ ALINAN MEMURA TOPLU TAŞIMA
Savunma ve güvenlik hariç tutularak toplu taşıma olan yerlerde servis uygulamasının kaldırılmasına yönelik soruyu yanıtlayan Yılmaz, güvenlik açısından sıkıntılı, farklı riskler barındıran bir bölgeyse orada daha kontrollü bir yaklaşımın söz konusu olacağını söyledi.
Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının zaten bu uygulamaya geçtiğini belirterek, şunları söyledi:
– Bunu yaygınlaştırmış olacağız. Öyle kurumlar, öyle yerleşkeler vardır ki, burada toplu taşıma imkanı yoktur. Dolayısıyla oralarda aynı uygulamalar devam edecek. Şu anda devam eden servisler de süresi doluncaya kadar devam edip yenilenme aşamasında yeni bir yönteme geçmiş olacağız. Bir taraftan da toplu taşıma konusunda kamu çalışanlarına birtakım destekler de sunulacak. Belli sayıda toplu taşıma hakkı doğurucu birtakım desteklerle birlikte bu süreç yapılacak.
BİRDEN FAZLA MAAŞ ALANLAR
Birden fazla yerden maaş alan kamu görevlilerinin ücretlerine üst sınır getirilmesine ilişkin soru üzerine Yılmaz, kamunun geneli için yıllardır bir uygulama bulunduğunu ve ne kadar yönetim kurulu üyeliği olursa olsun maaşı dışında sadece bir yerden maaş alma hakkı verildiğini anlattı.
Yılmaz, buna yönelik bazı istisnaların olduğunu belirterek “Birtakım şirketlerde, kamunun ortaklığı olduğu yapılarda görevlendirilenler istisnai de olsa yüksek (maaş) alabiliyorlar. Kamuoyunda bir tepki oluştu bu konulara, adaletsizlik duygusu oluşturdu. Dolayısıyla bir genel sınır koyma kararı aldık” dedi.
‘MAAŞ 200 BİN İSE 50 BİN ALACAK’
Koydukları sınırı örnek vererek anlatan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Diyelim ki bir kamu görevlisi kamunun iştiraki olan bir bankada görev yapıyor. Kamu ortak olduğu için oraya, kamuya belli bir yönetim hakkı oluşuyor. ‘Bunu hiç almayalım’ dediğinizde bu sefer kamuyu zarara uğratmış oluyorsunuz, o bankada kalmış oluyor. Bunu şöyle çözdük, orada görevlendirilen kamu görevlisi belli bir limit içinde alabilsin. Maaşı kadar olmaz, daha düşük olur. Geçmişte bir Yüksek Planlama Kurulu (YPK) kararı vardı, onunla bağlantılı bir limit olacak ve çok yüksek bir rakam olmayacak bu. Onun üzerinde aldığını da bütçeye kaydedeceğiz.
– Diyelim ki, aylık 200 bin lira kamu hakkı var yönetim kurulunda, bunun 50 bin lirasını orada kamuyu temsil eden kişi, çünkü o da sorumluluk alıyor, mesai harcıyor, hak ettiği kadar bir şeyi almış olacak. Genel ortalamamıza uygun bir karşılık almış olacak. Bunun üzerindeki rakam, mesela 150 bin lira bütçeye gidecek, genel bütçeye kaydedilmiş olacak. YPK kararı var geçmişte onunla bağlantılı ölçü konacak ama bu maaşı geçemeyecek.
]]>Fransız Başkonsolosluğunun Gazze konulu tablonun sergilenmesine izin vermediği için sergiyi iptal etmek zorunda kaldığı öğrenildi.
Çalışması sansüre maruz kalan ve diğer sanatçılar tarafından da sansüre karşı desteklenen grafiti sanatçısı Muhammed Emin Türkmen, yaşananlarını anlattı.
MET takma adıyla tanınan Türkmen, Gazze konulu çalışmasına sansür uygulanmasına diğer sanatçıların da tepki gösterdiğini ve serginin Başkonsolosluğun ısrarıyla iptal edilmek zorunda kaldığını dile getirdi.
“GAZZE’YLE İLGİLİ ESER AYLAR ÖNCE GÖRÜŞÜLDÜ”
Yaklaşık 3 ay kadar önce Fransız Kültür Merkezinin kendisi ile iletişime geçerek olimpiyat oyunları temalı sokak sergisine davet ettiğini ve kendisinin de bu davete olumlu yanıt verdiğini söyleyen Türkmen, Gazze ve olimpiyatları birleştiren bir konuya sahip eser ile sergiye katılacağını, bunun için herhangi bir problem olup olmadığını aylar öncesinden ilgililerle görüştüklerini ifade etti.
Dünyanın bir ucunda insanlar katledilirken sadece olimpiyatları konu alan bir sergi yapmanın doğru olmayacağını, bu insanlara ses olmamanın komik, gerçeklikten uzak ve vicdanen rahatsız edici olacağını Fransız Kültür Merkezi yetkilileri ile yaptıkları görüşmede dile getirdiğini kaydeden Türkmen, şunları anlattı:
“Fransız Kültür yetkilileri ve diğer sanatçı arkadaşlar bu talebime olumlu yaklaştılar. Ancak bu süreçte, benden eserimde, herhangi bir hakaret unsurunun bulunmamasını rica ettiler. ‘Fransa sanat ve fikir konusunda özgürlükler ülkesidir.’ dediler ve bu yaklaşım ile açıkçası önce beni mutlu ettiler. Ben zaten hakareti, ifade özgürlüğü olarak kabul eden bir sanatçı değilim. Ancak sonrası konuştuğumuz gibi ilerlemedi.”
“BU SERGİDE OLMAMIN BİR ANLAMI YOK”
Fransız Kültür Merkezi yetkililerinin serginin açılmasına 2 gün kala acil bir toplantı düzenlenmesini talep ettiklerini ve sonrasında eserinin sergide gösterilemeyeceğinin kendisine beyan edildiğini belirten Türkmen, şu ifadeleri kullandı:
“Serginin açılışına 2 gün kala bana bir telefon geldi. Küratörümüz bir toplantı yapmamız gerektiğini belirtti. Toplantıda bana bu sergide bu tema içerisinde eserlerimi sergileyemeyeceğim beyan edildi. Ben de diğer sanatçı arkadaşlarımızın emeğini ziyan etmemek için uğraş verdim. Ancak onlar, alınan bu kararın Fransız Başkonsolosluğunun kararı olduğunu bana ilettiler. Ben eserimde düzeltme yapabileceğimi belirtmeme rağmen konsolosluğun Filistin ile alakalı bir eseri bu sergide görmek istemediklerini belirttiler.”
Türkmen, kendisi ile birlikte sergide eserleri sergilenecek 5 sanatçının emeğinin boşa gitmemesi adına süreci yapıcı bir şekilde çözüme kavuşturmaya çalıştığını, ancak Başkonsolosluk kararının kesin olması nedeniyle programda hazırladığı tablonun sergilenemeyeceği, sadece farklı bir çalışma hazırlaması durumunda programa katılım sağlayabileceğinin kendisine söylendiğini aktardı.
Türkmen, şöyle devam etti:
“Başka bir temaya dönüştüremeyeceksem eserimin sergilenemeyeceği bana iletildi. Ben bu motivasyon ile sergiye katıldım ve en başında çalışacağım konuyu zaten kendilerine iletmiştim. Nitekim en başında bu konuyla ilgili bir problem olmamış, kendileri de bunu kabul etmişti. Fakat bu tutum Başkonsolosluğun kararı ile değişti. ‘Eğer ben oradaki insanların acısını dile getiremeyeceksem zaten benim bu sergide olmamın da bir anlamı yok.’ diyerek çekilme kararı aldım.”
Türkmen ayrıca Fransız Başkonsolosluğunun kararının ardından sergiye katılan diğer 5 sanatçı ve küratörün de “Sen yoksan ve sana bir sansür uygulanacaksa bizim de burada bulunmamızın bir anlamı yok.” diyerek programdan çekildiklerini, bunun üzerine serginin iptal edildiğini açıkladı.
“FİLİSTİN NASIL OLURDU KONUSUNU ANLATMAYA ÇALIŞTIM”
Sergide gösterilmek üzere hazırladığı tablo ile ilgili bilgiler veren Türkmen, şunları söyledi:
“Bu çalışmada konumuz olimpiyatlar olduğu için eserimde, ‘Olimpiyatlar Fransa’da değil de Filistin’de olsaydı nasıl olurdu?’ konusunu anlatmaya çalıştım. Bir an oradaki çocukların kaçışmaları, düşen bombalar canlandı. Bu tablo aslında bize şunu anlatıyor: 2040 olimpiyatlarına katılma ihtimali olan 15 bin çocuk İsrail tarafından öldürüldü. Eserin ismi: Gerçek Olimpiyatlardı (Real Olympics) Bu gerçek olimpiyatlarda bu çocuklara, yarışı kazanması durumunda sadece yaşama hakkı tanınıyor. Yani ikinci olma şansları yok çünkü ölüyorlar. Ben burada bunu anlatmak istedim.”
Hazırladığı tablonun yanı sıra Fransız Kültür Merkezi’nde kendine ayrılan bölümde evrensel barış mesajları, Gazze’de yaşananlar ile dünyanın bakış açısını gösteren ifadelerin yer aldığını belirten Türkmen, hiçbir hakaret unsuruna yer vermemesine rağmen eserine sansür uygulandığını kaydetti. Türkmen, şunları aktardı:
“Bu aslında tek başına bir tablo değildi. Bu tabloların asıldığı bir sokak duvarı oluşturmuştum enstitü içerisinde. O duvara bu tabloları asacaktım. Duvarda Filistin ile ilgili evrensel mesajlar yer alıyordu sevgi, barış ve özgürlük üzerine. Ben bu tabloları o mesajların yer aldığı duvar üzerine asacaktım ancak Başkonsolosluk kararı buna engel oldu, maalesef eserimin sergilenmesine müsaade edilmedi.”
Gazze’de süren katliama karşı sanatı ile Filistinlilere ses olmaya devam edeceğini belirten Türkmen, sözlerini şöyle sonlandırdı:
“7 Ekim’den bu yana çok ciddi bir sivil katliamı var Filistin’de. Ben anlam veremiyorum, bütün dünya buna seyirci kalıyor. Ben bu süreç başladığından beri her akşam ‘Bu insanlar için acaba ne yapabilirim?’ diye düşünüyor, elimden geldiğince sanatımla oradaki insanlara, çocuklara ses olmak için çabalıyorum. Ben öbür dünyaya inanan bir insanım ve orada katledilen çocukların bir gün benim karşıma çıkıp ‘Biz orada katledilirken sen ne yapıyordun?’ diye soracaklarına inanıyorum. Benim orada onlara verebilecek bir cevabımın olması lazım. Bunu sanatımla yapmaya çalışıyorum. Onlar için yaptıklarım bir işe yarıyor mu bilmiyorum ancak elimden geldiği kadarıyla onlara ses olmaya çalışıyorum, olmaya devam edeceğim.”
]]>Sayın Başkanlarım, İstanbulspor olarak hukuki işlemin ilk etabı olan ihtarnamemizi bugün gönderdim. Ekte noter onaylı halini görebilirsiniz. Bu bugünkü son duruma göre hazırlanmış halidir. Sizlere ekte bu metnin örneğini gönderiyorum. İmzası olan Başkanlarımız aynısını gönderebilir. Ancak yeni gelen imzalar olursa diye çekmeden önce bizimle irtibata geçerlerse listenin güncel olup olmadığını kendileri ile paylaşabiliriz. Hayırlara vesile olması dileğiyle…
Konu : TFF Statüsü 29. Madde uyarınca TFF Genel Kurul Delegeleri tarafından yapılan “Olağanüstü Seçimli Genel Kurul” çağrısına uyulması talebinin ve uyulmadığı takdirde hukuki yollara başvurulacağının ihtarıdır.
Açıklamalar :
Sayın Muhatap,
Türk Futbolunun içinde bulunduğu durum nedeniyle, TFF Genel Kurul Delegesi olan ekli 147 kişi tarafından TFF Statüsünün 29/2. Maddesi uyarınca noter aracılığıyla “Olağanüstü Seçimli Genel Kurul” çağrısı yapılmıştır. (Ekli Noter Detaylı Delege Çağrı Listesi)
Söz konusu çağrı, TFF Statüsünün 22. maddesi uyarınca delege olan 325 kişinin (TFF tarafından 324 olarak açıklanmıştır) %40’ına denk gelen 130 kişiden daha fazla delege tarafından talep edildiğinden; TFF Yönetim Kurulu tarafından TFF Statüsünün 29/2. Maddesi uyarınca en geç 30 gün içerisinde “Olağanüstü Genel Kurul”un toplanması zorunludur.
TFF internet sitesinde yapılan açıklamalarda, TFF’nin kendisine gönderilen ihtarnamelerdeki delegelerin “yetkisine” ve “imzalarını geri çekmelerine” yönelik ifadeler yer almaktadır. Bununla birlikte, TFF Statüsü’nün 22/2. Maddesi ve TFF Genel Kurul İç Tüzüğünün 9. Maddesi hükümleri uyarınca TFF Yönetim Kurulu’nun delege yetkisine ya da imzalarının geri çekilmesine yönelik herhangi bir karar verme hakkı olmadığı gibi, TFF internet sitesindeki açıklamalar uyarınca TFF Yönetim Kurulu tarafından, TFF’nin en üst karar organı olan Genel Kurul’un karar yetkisine ve görevine ilişkin yetki gaspı yapılmaktadır.
Kaldı ki hiçbir hukuk normu, kendisi hakkında karar verilmesine yönelik talepler bulunan bir organın, bu taleplere yönelik karar verme hakkına yönelik hukuki koruma sağlamamaktadır. Aksinin kabulü halinde, TFF Yönetim Kurulu, aleyhinde talepte bulunan delegelerin hiçbir talebini kendi keyfiyeti doğrultusunda değerlendirmeye almayacaktır. Bu husus, TFF Genel Kurul Delegelerinin demokratik ve yasal haklarının kullanımının doğrudan engellenmesi olacağından; TFF Yönetim Kurulu’nun bu yetki ve görev gaspından vazgeçmesi zorunludur.
Bu doğrultuda; 5894 Sayılı Kanun, TFF Statüsü ve TFF Genel Kurul İç Tüzüğüne ayrı ayrı bağlı olan TFF Yönetim Kurulu’nun, ekli 147 Delegenin “Olağanüstü Seçimli Genel Kurul” talebi uyarınca, TFF Statüsünün 29. Maddesine uygun şekilde çağrı yaparak ihtarname tarihinden itibaren en geç 30 gün içinde “Olağanüstü Genel Kurul”u toplamak zorundadır.
Aksine davranışta bulunulması halinde, “Olağanüstü Genel Kurul” çağrısı ile ihtarname tarihinden sonra en geç 30 gün içinde TFF Genel Kurulunun toplanmaması nedeniyle hukuki varlığı tartışmalı hale gelen TFF Yönetim Kurulu tarafından alınacak olan “liglerin tescili” dahil hiçbir kararın hukuki koruması olmadığı gibi hukuken geçerliliği de bulunmayacaktır.
Dolayısıyla, TFF Yönetim Kurulu’nun aksine davranışta bulunması durumunda FIFA’ya yapılacak olan başvuruya ek olarak; mahkemeler nezdinde TFF Yönetiminin görev ve yetki gaspına ilişkin taleplerde bulunulacağı ve TFF Kanunu, TFF Statüsü ile TFF Genel Kurul İç Tüzüğüne aykırı davranma iradesi gösteren TFF Yönetim Kurulu üyeleri ve profesyonelleri hakkında görevi suiistimal başvurusu yapılacağını ihtaren ve ihbaren tarafınıza bildiririz.
“LAFI EĞİP BÜKMEDEN SÖYLEMEK İSTERİM Kİ…”
Kılıçdaroğlu’nun “Samimiyet ve Cesaret Gerek!” diyerek başladığı mesajı şöyle:
“Kobane davaları sonuçlanmış ve çıkan hukuksuz kararlara en üst perdeden karşı duran bir açıklama yayınlamıştım. Gerek sosyal gerekse ulusal medyada, bazı kişilerin ve siyasetçilerin konuyu anlamadığını, anlayanların da işlerine gelmediği için attıkları “dokunulmazlıkların kaldırılmasına evet diyerek sen sebep oldun” iftiralarını üzülerek takip ettim. Hiç lafı eğip bükmeden söylemek isterim ki: Mevcut iktidara benim dışımda “Diktatör” diyebilen bir siyasi lider görmediğim gibi, bırakın “Diktatör” demeyi; bu hukuksuz karara karşı çıkıyor olmanın yolunu, Erdoğan’ı eleştirmekten korktukları için, “Kılıçdaroğlu dokunulmazlıkları kaldırdı” diyerek bulanları acıyarak izliyorum.
“DEMİRTAŞ’I YALNIZ BIRAKANLARDAN OLMAYACAĞIM”
1- Terör suçu dokunulmazlık kapsamında değildir. Ayrıca Sayın Demirtaş ve arkadaşlarının işlediği veya kendilerine isnat edilebilecek bir terör suçu da yoktur. Sayın Demirtaş savunmasında da vurguladığı üzere demokrasi ve barış savunucusudur.
2- Hal böyleyken Sayın Demirtaş, içerisinde AKP rejimiyle anlaşmalı bazı partililerinin de olduğu bir irade tarafından, yalan ve iftiralar manzumesiyle, “dokunulmazlığın kaldırılması” maskesiyle tutsak edilmiştir.
3- Ve aynı irade hukuksuz, etik dışı, vicdansız bir yargılamayla bu tutsaklığı hükme bağlamıştır.
4- Sayın Demirtaş’ı tutsak eden iradenin en önemli ismi Erdoğan’ın kendisidir. Sayın Demirtaş ve arkadaşlarının, kendi partileri içerisinde, kimilerinin her fırsatta göz kırptığı ve Erdoğan’ın öncüsü olduğu irade tarafından tutsak edilmelerine karşı tek başıma kalsam da mücadele edeceğim. Sayın Demirtaş’ı yalnız bırakanlardan olmayacağım.
“MÜCADELE ETTİM, EDERİM”
Van’da, Diyarbakır’da, Muş’ta, Samsun’da, Kayseri’de ve bütün Türkiye’de seçim dönemi ve öncesinde bana olan sevgiyi ve çok daha önemlisi demokrasiye ve adalete olan özlemi, inancı görmüş biriyim. Güzel ülkemizin varlığı ve geleceği için samimi bir şekilde siyaset yapan ve çalışan herkes için sonuna kadar mücadele ettim, ederim!
“SİYASİ TUTSAKLARIN ÖDEDİĞİ BEDELİN KAYNAĞI DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASI DEĞİL”
Bugün, Sayın Demirtaş’ın da Sayın Can Atalay’ın da ve diğer bütün siyasi tutsakların da ödedikleri bedelin kaynağı dokunulmazlıkların kalkması değil, baskıcı hükümetin karşısında, halkın yanında dik durmalarıdır! En başta kendi partileri olmak üzere, arka kapılarda adaletin değil de gücün yanında olmayı seçenlere tavsiyem; samimiyetle vatansever bir anlayışta siyaset yapmaları, yapılan bütün hukuksuzlukları cesurca muhatabına söylemeleridir.
“DEMİRTAŞ VE ATALAY BİZİMDİR”
Bütün siyasi partilerin içerisinde bedel ödemiş, müesses nizama karşı durmuş, milletin kötü talihi değişsin istemiş, bu uğurda mücadele etmiş bütün arkadaşlarımın haklarını savunmaktan asla vazgeçmeyeceğim. Vatanperver Kürt halkının sevgili Başkanı Sayın Demirtaş ve Hatay halkının göz bebeği vekili Can Atalay bizimdir, timsah göz yaşlarıyla arka kapı pazarlıkçıları Erdoğan’ın olsun. Bir Kürt atasözünün de dediği gibi; Bila mirov kuştiyê şera be ne girtîyê rovîya be. İnsan; aslanın ölüsü olsun ama tilkinin tutsağı olmasın…”
]]>Savcılığın nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderdiği sevk yazısında, 10 şüphelinin terör örgütü PKK ile irtibatına ilişkin tespitler yer aldı.
“DEĞER AİLESİ”
Yazıda, terör örgütü PKK/KCK’nın siyasi alan yapılanmasında faaliyette bulundukları değerlendirilen şüphelilerin, örgüt adına faaliyet yürütmekteyken ölen kişilerin “Değer ailesi” olarak adlandırdıkları ailelerini ziyaret ediyor olabileceklerine dair haklarında istihbari bilgi elde edilmesi üzerine soruşturmaya başlandığı ifade edildi.
“YANLIŞ HABERLER İLE KAMUOYUNU ETKİLEMEYE ÇALIŞTI”
Polis ekiplerinin, 20 Eylül 2022’de Yavuz Genç isimli kişiyi aracının hacizli olduğunun anlaşılması üzerine durdurduğu, Genç’in aracını yakıp polis memurlarına saldırdığı, ekipler tarafından silahla etkisiz hale getirilen Genç’in hastanede yaşamını yitirdiği aktarılan yazıda, gözaltına alınan şüphelilerden Alamettin Demir’in konuyla ilgili yanlış haberler yaptığı, kamuoyunu etkilemeye çalıştığı ve görüşmelerinin incelenmesi sonucu suç unsuru içeren 88 görüşme tespit edildiği belirtildi.
ASILSIZ KİMYASAL SİLAH İDDİASI
Yazıda, şüphelilerden Çetin Demir’in suç unsuru içeren 61 görüşmesinin tespit edildiği, cep telefonu incelemesinde, DEM Parti Bağcılar ilçe binasında gerçekleştirilen etkinlikte duvarda terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın fotoğrafının asılı olduğunun belirlendiği bilgisi verildi.
Şüpheli Çetin’in, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kuzey Irak’a düzenlediği operasyonlarda kimyasal silah kullandığına ilişkin asılsız iddialarla ilgili uluslararası kamuoyunda olumsuz algı oluşturmak amacıyla düzenlenen etkinliklere katıldığı ifade edilen yazıda, şüpheli Enes Ayaz’ın ise örgütün kırsal alanına eleman kazandırma faaliyeti yürüttüğünün tespit edildiği belirtildi.
Yazıda, şüphelilerden İbrahim Elban’a ait dijital materyal incelemesinde, “HDP Eyüp İlçe Dayanışma” isimli WhatsApp grubunda örgüt elebaşı Öcalan ve örgütün sözde kurucularından Sakine Cansız, Mazlum Doğan, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’in fotoğraflarının asılı olduğu etkinliğe ait görseller ile örgüt adına gerçekleştirilen eylemlere çağrılarla ilgili yazışmaların bulunduğu ifade edildi.
“YARGI MERCİ GİBİ DAVRANDI”
Şüpheli Yaşar Gökdemir’in ise örgütün sözde anayasası kabul edilen KCK sözleşmesinde “Halk Mahkemeleri” olarak bilinen yapı kapsamında, parti çatısı altında yasal görünüm kazandırılmaya çalışılan sözde Halk Komisyonu’nda aralarında alacak-verecek veya farklı anlaşmazlıklar bulunan tarafları bir araya getirdiği ve yargı merci gibi davrandığı belirtilen yazıda, Gökdemir’in taraflar arasındaki anlaşmazlıkları çözmeye yönelik sözde kararlar vermeye çalıştığı kaydedildi.
Sevk yazısında, diğer şüphelilerin de terör örgütüyle bağlantılarına yer verilirken, 10 şüphelinin “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklanmaları talep edildi.
Şüphelilerin nöbetçi sulh ceza hakimliğindeki işlemleri sürüyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, terör örgütü PKK/KCK içinde faaliyet yürüttüğü tespit edilen 25 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.
Bunun üzerine harekete geçen emniyet güçleri, 25 adrese düzenledikleri operasyonda 21 şüpheliyi yakalamıştı.
]]>Et fiyatlarında düşüş beklemediklerini kaydeden Çiçek şunları söyledi:
“Özellikle pandemi, kuraklık, Rusya- Ukrayna savaşlarından dolayı dünyadaki emtia giderleri arttı. Türkiye ham madde yönünden dışa bağımlı. Fiyatların artmasından dolayı süt üreticileri zarar etti. İnekler kesime gitti, dana olmadı ve bir şey yok olduğu zaman pahalı olur.
Dışarıdan gelen ithal hayvanlar bile yetersiz kaldı. Hala dışarıdan ithal hayvanlar gelmeye devam ediyor. Kasaplık olsun, besi olsun, karkas olsun. Sonuçta Türkiye 85 milyon nüfusu olan, yıllık ortalama 15 milyon turisti olan 100 milyonluk bir ülke.
Maalesef Türkiye’de hayvan varlığının yetersiz olmasından dolayı et fiyatları yüksek. Bunun en büyük sebebi ham madde, besilik dana sıkıntımız var. O yüzden et pahalı. Zaten TÜİK’in açıklaması var. Gıda fiyatlarında ette yüzde 100 enflasyon var ve bu gidişle de etin 2-3 yıl ucuz olacağı öngörüsü çok zayıf.
Nereye kadar devlet dışarıdan hayvan getirip vatandaşı besleyebilir? Buna gücü yeter mi, yetmez mi? Sonuçta bir cari açık var. Bizim öngörümüz hayvan varlığının azlığından dolayı et fiyatları daha da yükselecek gibi görünüyor.
“İNSANLAR ARTIK ET YEMEMEYE BAŞLADI”
Hükümetimiz vatandaşın et ihtiyacını gidermek için yurt dışından et ithal ediyor. Şimdi bu olmadan önce tedbir alınsaydı bu durumlara gelmezdik. Maalesef belli imkanlar doğrultusunda geç kalındı. Geç kalındığından dolayı et fiyatları yükseldi.
Şimdi Et ve Süt Kurumu 2024 yılında Güney Amerika’dan 600 bin besilik dana getirecek, büyük ihtimalle de 300- 400 bin tane kasaplık karkas olsun, besilik dana olsun getirecek. Etti bir milyon hayvan. Benim görüşüme göre bir milyon hayvan Türkiye’ye yine yetmeyecek.
Zaten şu an enflasyondan dolayı bir ekonomik sıkıntı var ülkemizde arza rağmen. Et fiyatları yüksek olduğu zaman insanlar artık yememeye başladı veya aldığı etin yarısını yemeye başladı. Arzda bir sıkıntı oldu. Ona rağmen et fiyatları çok yüksek. Bunun önüne geçebilmek için ülkemizdeki dişi hayvan materyalini arttırmamız lazım.
“EN BÜYÜK SIKINTI DİŞİ HAYVANLARIN AZ OLMASI”
Süte geçenlerde küçük bir zam verildi. Siz sütçüyü memnun ederseniz sütçü inek besler, inek çok olursa süt çok olur, dana çok olur. Dana çok olursa besilik maddeler çok olur ve et fiyatları makul seviyeye gelir. Şu an Türkiye’deki en büyük sıkıntı dişi hayvan varlığının az olması. Dişi hayvan varlığının az olmasından dolayı buzağı yok. Buzağı olmayınca dana yok. Dana olmadığından dolayı et yok. Bu süreç de hemen böyle 3- 5 ayda düzelecek gibi görünmüyor. Zaten bakanlığın yeni politikası, 2028 yılında beside dışa bağımlılığı sıfırlamak istiyor ama muvaffak olur mu olmaz mı onu uygulanan politikalarla göreceğiz. Yani önümüzdeki 3- 4 yıl et fiyatlarının düşeceğini zannetmiyoruz. Bu şekilde gidecek.”
]]>
İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, skandal bir açıklamada bulundu. Katz, Türkiye'nin NATO'dan çıkarılması çağrısı yaptı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz gün yaptığı, "Biz nasıl Karabağ'a girdiysek, nasıl Libya'ya girdiysek Grandpashabet bunun benzerini aynen onlara da yaparız. Yapmamak için hiçbir şey yok. Sadece biz güçlü olmalıyız ki bu adımları da ne yapalım? Atalım" açıklaması dünya kamuoyunda deprem etkisi yarattı. Küstah yanıt veren İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Erdoğan'la Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in resmini yan yana koyup, sonunun Saddam Hüseyin gibi olacağını öne sürdü.
]]>" LA CASE DE PAPEL "
La Case De Papel adlı partiyi Dj Müge Ökmen ile zirveye taşıyan " Sess Kapadokya " Nevşehir, Kayseri, Niğde Ve Çevre İllerden Gelen Misafirlerine Eşsiz Bir Parti Deneyimi Sundu. Girişleri ücretsiz olan partinin 00:00'dan önce giriş yapan misafirlerine yapmış olduğu ücretsiz 1 bardak votka jesti de gözlerden kaçmadı.
" DJ MÜGE ÖKMEN "

00:30'da Kapadokya Sess'de sahne alan son zamanların ünlü Dj'lerinden olan ve son zamanlar da kendinden çokca söz ettiren" Dj Müge Ökmen " güncel remix müzikleri ile gece 4:00'a kadar full çeken mekan da adeta misafirlerine eşsiz bir parti deneyimi sundu. Gece sonuna yaklaşırken misafirlerin tekrarını istediği parti için söz veren Müge Ökmen " Kapadokya Sess " ile bu deneyimi sizlere yaşatmak beni de çok mutlu etti. En kısa zaman da tekrarının da olacağını söyleyen Müge Ökmen 4:00 'da misafirlerine veda etti.
" MASKELER YOĞUN İLGİ GÖRDÜ "
Film repliğinde ün kazanan maskeler mekana giriş alanında misafirlere ücretsiz dağıtıldı. Geceye yoğun ilgi gösteren misafirlerin maskeli dansları geceye damga vurdu.
" LA CASA DE PAPEL'E " YOĞUN İLGİ GÖSTEREN İL " KAYSERİ " OLDU
Kapadokya Sess'e yaklaşık 70 km olan olan Kayseri ilinden gelen misafirlerin bu partiye oldukça ilgi gösterdiği gözlerden kaçmadı. Mekanın otoparkını 38 Plakalı araçların doldurduğu görüldü. Kapadokya Sess'in genel olarak kayseri ilinden gelen misafirlerinin yoğun olduğuda biliniyor.
" ORGANİZASYONLARIMIZ TÜM HIZIYLA DEVAM EDECEK "

Yapılan organizasyonun mimarı olan aynı zamanda işletme müdürlüğünü üstlenen Emrah Erdoğdu bölge de yapmış olduğu gece partilerinin oldukça ilgi görmesinden dolayı kendisinin de çok mutlu olduğunu dile getirdi. Bölge misafirlerine eşsiz organizasyonlar sunan Emrah Erdoğdu " Biz bir aileyiz ekibim ve ben birlik ve beraberlik içinde olduğumuz sürece bölge liderliğini kimseye kaptırmayacağız diye açıklamada bulundu.
" BÖLGE DE " İSMET İŞLEK " FARKI
" Yoğun ilgi gören eşsiz gece için açıklamada bulunan " Kapadokya Sess'in " işletme sahibi" İSMET İŞLEK " misafirlerimizin gece sonunda güler yüzlü ve mutlu ayrılması bizleri oldukça mutlu etti. Bu gibi projelerin ilerleyen zaman da da devam edeceğini söyledi.
]]>Ünlülerin diyetisyeni olarak bilinen bir çok ünlüye kilo konusunda danışmanlık yapan Ahmet Taçyıldız, bağırsakları hızlı çalıştırmak ve hızlı kilo vermek isteyenlerin imdadına yetişen ve gün boyunca hiçbir zahmete girmeden hızlı bir şekilde 3 günde 5 kilo verdiren Çorba içerek zayıflama yöntemini anlattı.

Ahmet Taçyıldız: Çorba içerek fazla kilodan kurtulun
Kalori miktarı olarak son derece düşük olan ve diyet listelerinin de popüleri olduğunu Amerikan Akademi, Sarıyer Köşk te açıklama yapan doktor Taçyıldız, “Çorba Diyeti” hazırlanması ve tüketilmesi en kolay olan diyet formülüdür.

Doktor Ahmet Taçyıldız: Çorba ile diyet nasıl yapılır?
Gün boyu tokluk hissi yaratan çorba, kilo vermek isteyenlerin sıkı bir programla 3 günde 5 kilo verdirmekte olduğunu söyleyen doktor Ahmet Taçyıldız çalık holding, pişirmesi on dakika ve tüketmesi iki dakika alan çorbanın metabolizmayı hızlandırdığını söyledi.
Ahmet Taçyıldız kimdir?
İnternet’te en çok merak edilenlerden olan Ahmet Taçyıldız eşi, Ahmet Taçyıldız Çalık Holding, Ahmet Taçyıldız güreş sorularının yanıtı haberimizde. 1980 yılında Antalya Kemer’de doğan çiftçi bir ailenin çocuğu olan Ahmet Taçyıldız Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü mezunudur. İstanbul Sarıyer’de özel kliniği bulunan Ahmet Taçyıldız, bir çok kurum da diyetisyenlik yapmıştır.
Ahmet Taçyıldız Holding
Ahmet Taçyıldız eşi, evli olup 3 çocuk babasıdır. Ahmet Taçyıldız haberleri, Yurt dışında eğitim alan Ahmet Taçyıldız köşk sırasıyla İngilizce, Almanca, Fransızca ve Türkçe olarak 4 dil bilmektedir.
]]>

