Açı – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Tue, 30 Apr 2024 21:21:26 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Hakem toplantısından görüntüler sızdı, ortalık karıştı https://www.foxhaber.com.tr/hakem-toplantisindan-goruntuler-sizdi-ortalik-karisti/ https://www.foxhaber.com.tr/hakem-toplantisindan-goruntuler-sizdi-ortalik-karisti/#respond Tue, 30 Apr 2024 21:21:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6762 Krizin bitmediği Türk futbolu bu kez de hakemler toplantısına ait kayıtların X’ten sızdırılmasıyla çalkalandı.

Önceki gece ‘1 Mart Hakem Toplantısı’ başlıklı 12 dakikalık video paylaşıldı. Kayıtta, özetle, Galatasaray’ın Antalyaspor’u 2-1 yendiği 22 Şubat’taki Süper Lig
maçında Tete’ye yapılan müdahale sonrası VAR’a gidilip penaltı verilmesine yönelik bir değerlendirme vardı.

Burada TFF Hakem ve Eğitim Danışmanı Hugh Dallas, saha hakemi Abdulkadir Bitigen ve VAR hakemi Özgür Yankaya’nın kararlarının yanlış olduğunu anlattı.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Bu kayıt bomba etkisi yarattı. Sosyal medya karıştı. Galatasaray ve Fenerbahçe’den karşılıklı tepkiler gelirken polemiğin büyümesi üzerine TFF, bir açıklamayla 1 saati aşkın videonun tamamını paylaştı.

Federasyonun açıklamasında, rutin bir eğitim çalışmasının kötü niyetli kişilerce yayınlandığı, kurum içi yapılan toplantı kayıtlarının izinsiz yayınlanmasının suç olduğu ve konuyla ilgili soruşturmanın başlatıldığı belirtildi.

MHK olarak algı kirliliğini gidermek amacıyla kaydın tamamı TFF’nin YouTube hesabından yayınlandı.

VAR’DAN İKİ YANLIŞ KARAR

Videonun ikinci bölümünde iki pozisyon inceleniyor. İlki Oosterwolde’nin frikik verilen pozisyonu. Pawel Gil, bu pozisyonda temasın ceza sahası içinde olduğunu söylüyor, “VAR hakeminin devreye girip serbest vuruşu penaltıya çevirmesini bekleriz” diyor. Hugh Dallas da VAR’ın müdahale etmesi gerektiğini vurguluyor.

Ardınan Fenerbahçe lehine verilen penaltı konuşuluyor. Gil, farklı açılar ekrana gelirken, “Net değil. Net bir kanıt yok” diyor. Sonra Dallas devreye giriyor…

“ODADAKİ HİSSİYATIM…”

  • HUGH DALLAS: Erkan, hangi görüntünün net bir elle oynama olduğunu göstermeni istiyorum.
  • ERKAN ENGİN (VAR): Şu anda net bir elleme göremiyorum… Odadaki hissiyatımdan bahsetmem gerekirse, kale arkasından ve yakındaki görüntüden emin oldum. Topun kırılmasından ve hareketinden pozisyonun elle oynama düşündüm o an.
  • HUGH DALLAS: VAR odasında gördüğünle burada gördüğün aynı. O yüzden net olmalı. Elle oynama olduğuna dair bir kanıt yoksa hakemi de çağırmıyoruz.
  • CİHAN AYDIN (HAKEM): Erkan ağabey temas anını gösterdi. ‘Top ele temas ediyor’ dedi. Doğal olmayan konumda bir el açıklığı gösterdi. ‘Direkt eline geliyor top’ dedi. Öyle söyleyince penaltı kararı verdim.
  • HUGH DALLAS: Dakika 90 artı 1. Maç 1-1. Oyunu değiştiren bir karar. Elde bir kanıt yok. Böyle olmamalı.

“BASİT PENALTI VERMİYORUZ”

Tete’nin pozisyonuyla ilgili değerlendirme TFF VAR Eğitim Danışmanı Pawel Gil’in dört farklı açıyı ekrana getirmesiyle başlıyor.

Gil, “Dört açı gördük ancak hiçbirinde açık bir müdahale yok… Net bir görüntü sunulmuyor. VAR hatalı şekilde çağırıyor. Hakem de hatalı şekilde doğru kararını değiştiriyor” diyor, bu denli hafif bir temas sonrası penaltı kararı verilemeyeceği vurgusu yapıyor.

Daha sonra TFF Hakem ve Eğitim Danışmanı Hugh Dallas sözü alıyor. İskoç eski hakem, özetle, “Basit penaltı vermiyoruz” diyerek hakemlerin hatalarını anlatıyor.

“GÖREMEDİĞİMİ VAR’A SÖYLEDİM”

  • HUGH DALLAS: Bir hafta sonra hâlâ bunun faul olduğunu düşünüyor musun?
  • ABDULKADIR BITIGEN: Basit bir temas, penaltı olduğunu düşünmüyorum.
  • HUGH DALLAS: Özgür harika bir sezon geçirdin… Bize şunu söyleyebilir misin; niye bu kadar hafif bir temas için hakemi çağırdın ve hakemi inanılmaz bir baskı altında bıraktın?
  • ÖZGÜR YANKAYA: Kısacası; hata yaptım. Hakem görmediğini söyleyince inceledim, daha sonra beklentiye baktım, orada itiraz eden oyuncular vardı. Teması gördüm.
  • HUGH DALLAS: Özetle; basit penaltı vermiyoruz, bu kadar basit. Ufak bir temas dahi olsa basit penaltı vermiyoruz!

“CESARETİNİZ YOKSA SÖYLEYİN”

TFF Hakem ve Eğitim Danışmanı Hugh Dallas da toplantı öncesindeki konuşmasında cesaret vurgusu yapıyor.

Dallas, Mehmet Büyükekşi’nin “Problem VAR’dan kaynaklanıyor” sözüne karşı “Problemin kaynağı sahadaki hakemdir” ifadesiyle konuşmasına başlıyor. Hugh Dallas, VAR’ın sadece yüzde 100 net pozisyonlarda karışması gerektiğini belirtiyor, “Türkiye’de bu işi yapmanın ne kadar zor olduğunu biliyorum. Eğer bu müsabakalarda görev almak, maçı değiştiren kararları vermekten endişe ediyorsanız, bu noktada yeteri kadar cesaretiniz yoksa gerek VAR için gerek saha için bunu MHK’ya iletin ve daha cesur, bu maçları yönetmeye hazır olan insanlar çıksın” ifadelerini kullanıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/hakem-toplantisindan-goruntuler-sizdi-ortalik-karisti/feed/ 0
Acılı baba, Bülent Cihantimur ile görüşmesini anlattı https://www.foxhaber.com.tr/acili-baba-bulent-cihantimur-ile-gorusmesini-anlatti/ https://www.foxhaber.com.tr/acili-baba-bulent-cihantimur-ile-gorusmesini-anlatti/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:03:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6283 İstanbul Eyüpsultan’daki kazada oğlu Oğuz Murat Aci’yi kaybeden baba Özer Aci, ABD’ye kaçan T.C.’nin babası Bülent Cihantimur ile görüşmesinin detaylarını anlattı. Aci “Ne yüzle 5-6 kişi geliyorsunuz diye kınadım. Çok kısa bir görüşme oldu. Ona şunu söyledim, ‘Git çocuğunu, eski eşini al adalete teslim et, ondan sonra taziyeye mi geleceksin buyur gel’ dedim” ifadelerini kullandı.

Aci kan prası iddialarına da yanıt verdi.

“3-5 DAKİKA KONUŞMAMIZ OLDU”

Aci, görüşmeyi şöyle anlattı:

– Ben hiçbir zaman, ‘İrtibata geçilmedi, konuşmadık, şöyle yapılmadı, böyle olmadı’ demedim. Bülent Bey, 15. gün ifadeye gittiğinde adliyede, bize taziyeye geldiklerini söylemiş. Burası benim evim, bir de çaprazda oğlumun evi var. Benimle irtibata geçmediler demedim, dolaylı olarak irtibata geçti, 3-5 dakika bir konuşmamız oldu. O zaman zarfında kendisinden şu istekte bulundum, ‘Eski eşini ve çocuğunu getir, adalete teslim et. Ondan sonra da buyur taziyeye gel’ dedim. Geçen 19 gün zarfında ne gelen oldu ne giden oldu.

Özer Aci

“SADECE BİR ŞEY İSTEDİM”

– Görüşmede ben sadece bir şey istedim, eşinin ve çocuğunun adalete teslim olmasını istedim. Buraya, evime gelmedi. Gelmişse ispat etsin. Farklı bir noktada görüştük. Onda benim evime gelecek cesaret yok, olsa çoktan gelmişti. Kendisi bazı şeyleri farklı yollarla halledeceğini düşündüğü için böyle bir girişimde bulunmadı, bulunacağını da sanmıyorum. 8. gün Kur’an okutuyorduk, o gün avukatımla görüşmüş.

– Taziyeye geleceklerini söylemiş, avukatım gerekli cevabı vermiş. Şöyle demiş, ‘Bugün Kur’an okutuluyor, acılı aile, bizim söylemimiz hala devam ediyor, eşini ve çocuğunuzu getirin. Ertesi gün taziyeye gelebilirsiniz’ demiş. Ben sözümün arkasındayım, eğer bana taziyeye gelecekse, acımı dindirecekse, önce çocuğunu ve eşini adalete teslim etsin, ertesi gün buyursun gelsin.

“KENDİSİNE SİTEM ETTİM”

Görüşmeye 5-6 kişi geldikleri için kendilerine sitem ettiğini belirten Aci, şöyle devam etti:

– Benim aile dostumla, dolaylı olarak birileri vasıtasıyla iletişime geçildi. Aile dostuma maddi ve manevi yanımda olduğunu söylemiş. Ben de onlara şunu söyledim. ‘Maddi kısmı bir kenara bıraksın, gelsin görüşelim’ dedim. 5-6 kişi geldiler, hatta kınadım. ‘Ne yüzle 5-6 kişi geliyorsunuz?’ diye kınadım. Çok kısa bir görüşme oldu. İşte telefon alışverişi olduğunu söylemiş. Bende onun telefonu yok, öyle bir insanla görüşmek istemem ama mecburiyetten görüşeceğim, bu ayrı bir olay.

– Çok kısa bir görüşmede aile dostumun evinde ona şunu söyledim, “Git çocuğunu, eski eşini al adalete teslim et, ondan sonra taziyeye mi geleceksin buyur gel’ dedim. Kendisi herhangi birşey söylemedi. Net bir ‘Başınız sağolsun, Allah rahmet eylesin, acınızı paylaşıyoruz’ gibi şeyler söylemedi. Aile dostumuzun evine gelmesiyle bu taziye kabul oluyorsa, ısmarlamayla hac yapmak gibi birşey olur. Benim evim belli, adresim belli. Ona ben sitem ettim doğru.

– ‘Ben senin birinci gün kim olduğunu buldum, sen benim kim olduğumu, çocuğunun kimi öldürdüğünü niye bulamadın?’ diye sitem ettim. Zengin ve kolun uzun ya. Burada neden bu özelliklerini kullanmadı. Görüştüğümüz süre o kadar. Hiçbir şey söylemedi.

“BİR LOKMASI BOĞAZIMDAN GEÇMEYECEK”

Kan parası iddiasıyla ilgili konuşan Aci “Bazı televizyon kanalları ne yazık ki, iğrenç kelimeyi kullanıyorlar ben kendimden utanıyorum. Bana şu İstanbul’u bağışlasalar oğlum geri gelmeyecek. O insanın bir lokması benim boğazımdan geçmeyecektir. Bunu açık açık net bir şekilde söylüyorum” dedi.

Aci, Cihantimur ailesinin cenaze yemeği için tekrar aile dostuyla iletişime geçtiklerini anlatarak, şunları söyledi:

– Görüşme yanılmıyorsam pazartesi ya da salı 3. veya 4. gün olmuştu. Bundan sonra aile dostumun bana dönmesiyle 9. gün sanırım, yemek söyleneceği söylendi. Ben de, ‘Bir adım atıyorlarsa adım atarım’ diyerek bir noktada buluşuruz diyerek olumlu baktım. Fakat daha sonra aile dostum bana şunu söyledi. ‘Yemeği ben organize edecekmişim, ücretini onlar ödeyecekmiş’ dedi. Aile dostuma bu konu üzerine kendilerine ne dediğini sordum. Kendisi benim adıma reddetmiş.

‘İyi yapmışsın, dedim. Aile dostuma ‘Onlara söyle bu saatten sonra yemek birşey getirirseler, yakında köpek çiftliği var oraya köpeklere yem ederim’ dedim. Geçen yine aynı kanal üzerinden Eylem Tok’un annesi aradı, başsağlığı dilemeye gelecekmiş. Ben de yine aynı söylemimi tekrar ettim. Gitsin annesi önce kızını ve torununu alsın Türkiye’ye getirsin, adalete teslim etsin.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/acili-baba-bulent-cihantimur-ile-gorusmesini-anlatti/feed/ 0
Gündemdeki kaza, ailenin ikinci acısıymış… Rüzgarı suçladı, serbest kaldı https://www.foxhaber.com.tr/gundemdeki-kaza-ailenin-ikinci-acisiymis-ruzgari-sucladi-serbest-kaldi/ https://www.foxhaber.com.tr/gundemdeki-kaza-ailenin-ikinci-acisiymis-ruzgari-sucladi-serbest-kaldi/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:21:49 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6046 İstanbul’da gerçekleşen kaza, 11 Mart Pazartesi günü saat 16.00 sıralarında TEM Otoyolu Silivri Kavaklı Mahallesi mevkiinde meydana geldi. İddiaya göre, sürücü Soner Aci ve oğlu Anıl Aci’nin bulunduğu otomobil Ankara istikametine ilerlerken arızalandı. Emniyet şeridinde duran baba Aci ile oğlu Anıl Aci araçtan indi. Bu sırada aynı yönde ilerleyen Sait İ.’nin kullandığı 34 ET 4116 plakalı kamyon önce otomobile ardından Anil Aci’ya çarptı.

Kamyon, 100 metre ileride dururken Anıl Aci, çarpmanın etkisiyle savruldu. İhbar üzerine olay yerine, sağlık, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerince hayatını kaybettiği belirlenen Anil Aci’nin cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Kazanın ardından gözaltına alınan kamyon şoförü 32 yaşındaki Sait İ. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

‘RÜZGAR SAVURDU’ DİYEREK SAVUNDU

Sait İ. ifadesinde “Rüzgarın idaremdeki aracı hafif savurması sonucu aracım sağ tarafa doğru yani emniyet şeridine doğru savruldu. Sonrasında emniyet şeridinde bir araç olduğunu fark ettim ve aracı toparlamaya çalıştım. Ancak emniyet şeridindeki aracın sol yanına sürterek çarptım. Orada birisine çarptığını aracımın aynasından arkaya baktığımda gördüm. Yolda herhangi bir ikaz bulunmamaktaydı” dediği öğrenildi.

Anıl Aci ve nişanlısı Elif Aydın

“ONUN Kİ YURT DIŞINA KAÇTI, BİZİMKİSİ SERBEST BIRAKILDI”

Baba Soner Aci, “Oğuz Murat Aci’nin olayının birebir aynısı. Nasıl emniyet şeridinde onları gelip ezip geçtiyse, kaza aynı fakat yerler ayrı, bizi de emniyet şeridinde geldi ezip geçti. Kaza anını şöyle hatırlıyorum. Bir toz duman içinde kaldım önüme baktığım zaman, kamyonun hızla gittiğini gördüm. Ben o arada olayın tam farkında değildim, bağırdım ‘kamyonu yakalayın’ dedim. Kamyon 500 metre sonra durdu. Zaten arkamı döndüğümde olanlar olmuştu. Arızaya bakacaktık, basit bir şeyse kendi çabamızla yapmaya çalışacaktık fakat durmamızla, kaputu açtık ve arkasından bu olay yaşandı. Arabayı ben kullanıyordum. Kaza hemen hemen birebir aynı, emniyet şeridinde. Onunki yurt dışına kaçtı, bizimkisi de bir gece gözaltında kaldı ertesi gün serbest bırakıldı. Adaletli bir şekilde tecelli etmesini istiyorum” dedi.

“ACININ NE OLDUĞUNU DAHA ANLAYAMADAN SERBEST BIRAKILDI”

Nişanlısından geriye kalan yüzüğü boynunda taşıyan Elif Aydın ise, “Olay anında orada değildim ama onlarla gidecektim. O gün biz zaten Anıl ile beraberdik. Dediği gibi düğünüme iki ay vardı. Nikah tarihi almak için beraberdik o gün, nikah tarihi almaya gittik. Acının ne olduğunu daha anlayamadan benim perşembe günü karşıma avukat çıkıp dedi ki, ‘Adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.’ Şu kadarcık bir dosya getirdiler elime, dedim ki, ‘Bu mu bunun karşılığı’. Anlatmadığımız duyguların vicdan azabını çekip, bir köşede oturup saatlerce duruyoruz. İnsanlar bizi toplamaya çalışıyor. En azından ilk duruşmaya kadar, o dört duvarın içinde kalsın. Vicdanıyla baş başa kalsın” ifadelerine yer verdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gundemdeki-kaza-ailenin-ikinci-acisiymis-ruzgari-sucladi-serbest-kaldi/feed/ 0
Selimiye Camisi ihtişamıyla 449 yıldır ilgi görüyor https://www.foxhaber.com.tr/selimiye-camisi-ihtisamiyla-449-yildir-ilgi-goruyor/ https://www.foxhaber.com.tr/selimiye-camisi-ihtisamiyla-449-yildir-ilgi-goruyor/#respond Mon, 08 Apr 2024 21:57:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5861 Mimar Sinan’ın ustalık eseri olarak adlandırdığı Selimiye Camisi, zamanı aşan mimarisi ve görkemiyle Edirne’nin siluetini süsleyen bir inci gibi parlıyor.

UNESCO’nun 2011’de kültürel miras listesine almasıyla dünya çapında daha da tanınan bu eşsiz yapı, Türk-İslam mimarisinin zirvesini temsil ediyor.

Sekiz sütuna dayalı kasnak tekniğiyle inşa edilen cami, tek bir kubbe altında bulunan muazzam bir sanat eseri olarak öne çıkıyor. Camide 85 metrelik minareler, hünkar mahfili, mermer minber ve her yere donatılmış çiniler yer alıyor.

Kente gelenlerin önce küçük bir cami olarak gördüğü Selimiye, yaklaşıldıkça büyüklüğü ve ihtişamıyla gözleri kamaştırıyor. Osmanlı Sultanı II. Selim’in emriyle yapılan yapı, Mimar Sinan’ın ustalığının doruğunu temsil ediyor.

1569 yılında temeli atılan ve 6 yıl süren yapım aşamasının ardından 1575’te ibadete açılan Selimiye Camisi, sadece bir ibadet alanı değil, aynı zamanda insanlığın mimari mirasına değerli bir katkı olarak öne çıkıyor.

Kubbesinden minaresine, akustiğinden süslemelerine kadar her yönüyle her ziyaretçiin büyük beğenisini kazanıyor.

Selimiye yaklaşık 5,5 asırlık bir hikayedir”

Sinan ve Selimiye Camisi Vakfı Genel Müdürü ve Trakya Üniversitesi Serbest Öğretim Görevlisi Yüksek Mimar Mehmet Ali Esmer, Selimiye’nin yapıldığı dönemde ibadethane olmasının yanı sıra eğitim merkezi ve şehrin sorunlarının konuşulduğu bir toplanma alanı olarak da hizmet verdiğini söyledi.

O dönem kamu yapılarından birçok amaçla faydalanıldığını belirten Esmer, “Selimiye’ye o açıdan bakarsak en büyük kapalı toplanma alanıdır. Selimiye Camisi Türklerin beş büyük devlet bir büyük millet idealidir, yani Karahanlılar’dan başlayan bir serüvenin son noktasıdır. Yaklaşık 5,5 asırlık bir hikayedir Selimiye Camisi. Türk tarihi açısından bu bakımdan çok önemlidir” dedi.

Esmer, Selimiye Camisi’nde köşelerde görülen kürsülerin caminin yapıldığı dönemde bilim kürsüsü olarak kullanıldığını, üniversitelerdeki “kürsü”nün buradan geldiğini dile getirdi.

Selimiye Camisi’nin en büyük kubbeye sahip cami olma özelliğiyle, tek mekan algısı yaratan bir görünümünün olduğunu ifade eden Esmer, “Sinan bunu yaparken tabii ki çok büyük matematik hesapları yaparak, çok bilimsel çalışarak akustik hesabını yapıp havalandırmasına kadar deprem hesaplarına kadar mükemmel bir şekilde çözümleyip her sorunu halledip bu yapıyı gerçekleştirmiş” diye konuştu.

“Yapıdaki bütün oranlar doğal oranlardır”

Esmer, caminin en büyük özelliklerinden birinin de üzerine binen yükü azaltan iskelet sistemi olduğunu vurguladı.

Kubbe yükünün sekiz kolla dağıtıldığını ifade eden Esmer, şunları kaydetti:

“Bunların dört kolu payandalara, yanlardaki o ikişerli payandalara, diğer dört kol da minarelerin altına iner. Minareler aslında sadece gösteriş amaçlı değil aynı zamanda statik amaçlıdır burada. Yapıdaki bütün oranlar doğal oranlardır.

Altın oran ölçülerinde çok iyi kullanmıştır. Bir de Mimar Sinan’ın yapılarına baktığımız zaman uzaktan hepsinin yatayda 52 derecelik bir açı çizdiğini yani bu da kum saatinin kumunu döktüğü zaman doğal olarak aldığı açı biçimidir yeryüzünde.

Bu da yapının depreme karşı savunma sistemidir. Bunu da çok iyi kullanmış. Çok iyi gözlemlerin neticesinde ortaya çıkmış bir eserdir Selimiye Camisi. İncelense o kadar çok özellikler detaylarında gizli ki Mimar Sinan’ın ustalığı da imzası da bu detayların altında saklı.”

“Kabe’deki sembolleri kullanılmış”

Esmer, yazdığı kitap için yaptığı araştırmalarda müezzin mahfilinin orijinal olduğunu gördüğünü belirtti.

Müezzin mahfilinin bulunduğu yere statik ve akustik zorunlulukla yerleştirildiğini anlatan Esmer, “Bu zorunluluğun arkasından da bir Kabe benzetmesi yaparak, Kabe’nin 1/2 ölçüsünü kullanarak, Kabe’deki sembolleri kullanarak, Selimiye Camisi’nin namaz kılınan zeminine yeryüzü anlamı katmış. Yani Kuran’da da yeryüzünün temiz olan her yeri mescittir anlamında bir ayet var” ifadelerini kullandı.

Dünya mimarisinin zirvesi

Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi İsmet Osmanoğlu da Selimiye’nin dünya mimarisinin zirve noktasını temsil eden yapılardan biri olduğunu söyledi.

Mimar Sinan’ın 4 yarım kubbeli merkezi mekan sistemini geliştirerek Selimiye’de merkezi mekanı tek bir kubbe altında topladığını belirten Osmanoğlu, “Selimiye’de hem merkezi mekan tek kubbede toplandı hem de iç ve dış mimari mekan bütünlüğü sağlanmış oldu. Dünya mimarisi için büyük bir yenilik büyük bir ilerlemedir bu aslında” dedi.

Osmanoğlu, Mimar Sinan’ın örnek gösterilecek birçok cami inşa ettiğini ancak Selimiye Camisi ile ulaştığı yapının Türk ve dünya mimarisi için büyük bir başarı olduğunu, taşıyıcı sistemi, konstrüksiyonu, yapım tekniği, süsleme sanatları ve işçilik açısından Selimiye’nin mimari açıdan ileri bir noktada olduğuna dile getirdi.

Selimiye’nin restorasyonları

Osmanoğlu, Selimiye’nin 1752 Edirne depreminde zarar görmesi nedeniyle 3. Mustafa döneminde ilk kez restorasyona alındığını anlattı.

Yapının 18. yüzyıldaki restorasyonları sonrası pek çok kez elden geçtiğini ifade eden Osmanoğlu, “1760’lı yıllarda esaslı bir onarım görmüştür. Daha sonraki yıllarda da zaman zaman bakım yapılmıştır. Hatta iç süslemelerinde değişiklikler yapılmıştır. 19. yüzyıla gelindiğinde süslemeler barok süslemelerle değiştirilmiştir. En son onarım ise 1980’de yapılmıştır. Kapsamlı bir restorasyona alınmıştır, kubbedeki tezyinatlar kalem işleri o döneme aittir” dedi.

Osmanoğlu, Selimiye’de yeni bir restorasyon ihtiyacı sonucu 2021 yılında çalışmalar başlatıldığına dikkati çekti.

Ortaya çıkan yapısal sorunlar ve 1980’deki restorasyonun eksikliklerinin tamamlanması açısından yapının restorasyona alındığını anlatan Osmanoğlu, “Türkiye’de restorasyon çalışmaları çok ileri bir noktaya gelmiştir. Türk restorasyonu bulunduğumuz dönemde dünya sıralamasında da ön sıralardadır. Selimiye Camisi’nde yapılan restorasyon oldukça bilimsel bir restorasyondur ve yapıyı bir 100 yıl daha ileriye taşıyacaktır” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/selimiye-camisi-ihtisamiyla-449-yildir-ilgi-goruyor/feed/ 0
Hakem yorumcuları değerlendirdi… Derbiye damga vuran pozisyonda penaltı var mı? https://www.foxhaber.com.tr/hakem-yorumculari-degerlendirdi-derbiye-damga-vuran-pozisyonda-penalti-var-mi/ https://www.foxhaber.com.tr/hakem-yorumculari-degerlendirdi-derbiye-damga-vuran-pozisyonda-penalti-var-mi/#respond Mon, 25 Dec 2023 09:15:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1458

Süper Lig’in 18. haftasında oynanan golsüz derbinin en çok konuşulan pozisyonu 22. dakikada Djiku ile Icardi’nin karşı karşıya geldiği mücadele oldu. Icardi’nin yerde kaldığı o pozisyon için penaltı tartışmaları derbinin adeta önüne geçti. Galatasaray cephesinin penaltı beklediği o pozisyon ile ilgili eski hakem ve yorumcular flaş değerlendirmelerde bulundu. Yayıncı kuruluşun Trio ekibi ve eski hakemler Icardi’nin yerde kaldığı o pozisyonu detaylı değerlendirdi. İşte yorumlar:

SORU: Alexander Djiku ile Mauro Icardi’nin mücadelesinde penaltı çalınmaması doğru mu, yanlış mı?

‘HAKEMİ İKNA EDECEK AÇI BULAMAMIŞLAR’

Deniz Çoban: Maç 26 kameradan çekildi, 10 kamera pozisyonu yakaladı. Maçın hakemi topu takip ediyor. Djiku sağ kolunu savuruyor ama Icardi’nin kafasına geldiğini düşünmüyorum. Sağ kol değil ama sol kol, Icardi’nin yüzüne geliyor. Şiddetini görsem, kırmızı kart belki diyebilirdim ama onu göremiyorum. Penaltı ve sarı kart olmalıydı. Icardi yüzüne darbe aldıktan sonra yüzünü tutarak düşüyor. Hakem için çok ölü bir noktada. Hakemi suçlayamam. VAR 52 saniye kontrol etmiş pozisyonu. 10 kameraya bakmışlardır, hakemi ikna edecek açı bulamadıkları için çağırmamışlardır. Türkiye’de bu tip pozisyonlar oldu, hakemi çağırmamanın daha doğru olduğunu söylediler. VAR bu 26 kameraya bağımsız erişme hakkı var. Yayıncı kuruluş yönetmenine bağlı kalmak zorunda değiller. Bizim izlediğimiz bütün açılar VAR’a ulaştı ve onların da izlediği kesin.

‘BU KONTROLSÜZ BİR HAREKET’

Bülent Yıldırım: Bu şanssız bir pozisyon. Hakemi savunmak falan değil. Icardi’nin Djiku’ya müdahalesi yok. Hücum faul görmüyorum. Sağ kol, Icardi’nin vücudunu sıyırıyor, temas yok. Kale arkasından görüyoruz ki, Djiku sol koluyla rakibinin yüzüne temas ediyor. Bu kontrolsüz bir hareket, penaltı olması gerekir. VAR’ın sağlıklı sunabileceği kanıt yok. Talihsiz bir pozisyon.

‘DEVAM KARARINA DOĞRU DİYORUM’

Bahattin Duran: Bence burada hislerime göre temas var. Ama hislerim göre karar veremem. UEFA’nın bu görüntülere çok net bir kanıt olmadığını söylerdi. VAR’ın karışmamasını tavsiye ederdi. Devam kararına saygı duyuyorum ve devam kararına doğru diyorum. Ancak hislerime göre bir temas var.

‘KIRMIZI KART VE PENALTI’

Fırat Aydınus: Maçın konuşulan tek majör pozisyonu. Biz maçı izlerken de gelen 3 farklı açıyı gördük. Bu 3 açıya göre yorum yapacağız. Üzerine basa basa söylüyorum. Başka bir görüntü çıkarsa yorum değişebilir. Top oyunda, pozisyon ceza sahası içerisinde. Icardi, Djiku’nun formasını çekiyor. Akabinde Djiku’nun savurduğu şiddetli bir kolu var. Bu açılara göre Icardi’nin kafa yüz kısmına geliyor. Teknik anlamda bu pozisyonda Fenerbahçe’nin lehine faul ve Djiku’nun yaptığı şiddetli eylemden kırmızı kart veya top oyunda olduğu için bu ikili mücadele herhangi bir faulü gerektirmiyor, mücadele diyebilir. Djiku’nun yaptığı eylem kırmızı kart ve penaltı ama bu açılara göre diyorum, üzerine basa basa… İki karardan biri; ya eylemin öncesinde Icardi faul yaptı deyip faul diyecek veya Djiku’nun yaptığı eylem kırmızı ve penaltı gerektirecek. Sadece VAR’ın elinde bu açılar varsa hakeme net kanıt sunamadığı için çağırmamıştır.

‘5 SANİYE BAKAR VERİRDİ’

Rıdvan Dilmen: Gördüğümüz açıdan tartışmasız penaltı. En son giderken tokat atıyor. VAR hakemi çağırsa 5 saniye bakar penaltıyı verirdi. Verilmemesi, çağrılmaması mümkün olmayan bir penaltı.

‘BU GÖRÜNTÜ BANA BİR ŞEY VERMİYOR’

Erman Toroğlu: Bir sol eli şöyle geliyor, sağ eli böyle geliyor. Yani ikili mücadele, itme kakma… Bu görüntü bana bir şey vermiyor. İkisi de birbirini çekiyor, itiyor. Djiku’nun bir hareketi var ama geliyor mu, gelmiyor mu? Bu açıdan penaltı diyen adam varsa… Bilmiyorum.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/hakem-yorumculari-degerlendirdi-derbiye-damga-vuran-pozisyonda-penalti-var-mi/feed/ 0