POMEM BAŞVURU NE ZAMAN?
Polis Meslek Eğitim Merkezleri Giriş Yönetmeliğinde belirtilen diğer şartları taşımak kaydıyla lisans mezunu (6.000) erkek ve (1.500) kadın olmak üzere toplam (7.500) öğrenci alımı yapılacak.
POMEM başvurusu 04 Nisan ile 14 Nisan 2024 tarihleri arasında yapılacak. POMEM başvurusu 14 Nisan 2024 saat 17.00’ ye kadar devam edecek.
POMEM BAŞVURU EKRANI
POMEM BAŞVURUSU NASIL YAPILIR?
Adaylar, 04 – 14 Nisan 2024 tarihleri arasında http://www.pa.edu.tr adresinden e-devlet şifresi ile giriş yaparak son başvuru tarihi olan 14 Nisan 2024 saat 17.00’ ye kadar Aday Belirleme Ön Başvurularını yapabilecek.

POMEM BAŞVURU ÜCRETİ NE KADAR?
POMEM ön başvuru için adaylardan başvuru ücreti alınmayacak.
31. Dönem POMEM Giriş Sınavı aşamalarına katılmaya hak kazanan adaylar belirlendikten sonra sınav ücreti yatırılması için sınav ücret ve hesap bilgileri www.pa.edu.tr adresinden duyurulacak.
POMEM BAŞVURU ŞARTLARI NELER?
a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,
b) Lisans mezunu ve bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtdışındaki
yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar başvurabilir, (Yabancı Ülkeden alınan lisans diplomaları YÖK Başkanlığından alınan denklik belgesi ile birlikte kabul edilecektir.)
c) KPSS’de Bakanlıkça belirlenecek taban puan veya üzerinde puan almış olmak, (Lisans mezunları için 2022 veya 2023 yılları içinde yapılan KPSS lisans puanı P3 puan türünden (60,00) taban puan veya üzerinde puan almış olmak.)
ç) Şehit veya vazife malullerinin eş veya çocukları için POMEM Giriş yönetmeliğinin 8’inci maddesinin
(c) bendinde belirlenen puanın en az % 80’ini almış olmak, (Şehit veya vazife malulü eş veya çocukları:
Emniyet Teşkilatı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, TSK personeli şehit veya vazife malullerinin eş veya çocukları ile 12.04.1991 tarihli ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21’inci maddesinin 1’inci fıkrasının (h) ve (j) bentleri kapsamında olanların eş veya çocuklarından lisans mezunları için 2022 veya 2023 yılları içinde yapılan KPSS lisans puanı P3 puan türünden en az (48,00) taban puan veya üzerinde puan almış olmak.)
d) 18 yaşını tamamladıktan sonra yaptırılan yaş düzeltmelerinde, düzeltmeden önceki yaş dikkate alınmak şartıyla, sınavın yapıldığı yılın 01 Ocak tarihi itibariyle erkek ve kadın adaylar için 30 yaşından gün almamış olmak, (01 Ocak 1995 ve daha sonraki tarihlerde doğmuş olmak)
e) Silah taşımaya veya silahlı görev yapmaya hukuki bir engeli bulunmamak,
f) Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinde belirtilen şartları taşımak,
Söz konusu yönetmeliğin ilgili maddelerinde POMEM’lere alınacak öğrencilerin boy ve kilo şartları
aşağıda belirtilmiş, diğer hususlar için Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğini inceleyiniz.
(Polis Okullarına alınacak erkek öğrencilerin en az 167 cm, bayan öğrencilerin en az 162 cm boy
uzunluğu olacaktır.)
(Polis Okullarına alınacak erkek ve bayan öğrencilerin 18.00 BMI -27.00 BMI aralığında Beden Kitle
İndeksi olacaktır.)
g) 26.09.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53’üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, adayın;
1) Kasten işlenen bir suçtan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olmamak,
2) Affa uğramış veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan dolayı mahkum olmamak veya bu suçlardan dolayı devam etmekte olan bir kovuşturma bulunmamak veya kovuşturması uzlaşma ile neticelenmemiş olmak,
ğ) Genelev, birleşme yeri, randevuevi, tek başına fuhuş yapılan konut ve benzeri yerlerde çalışmış veya aracılık ve bekleyicilik fiillerinde bulunmamış olmak, genel ahlak ve edebe aykırı mahiyette her türlü yazılı, sesli ve görüntülü eserleri, kaydedildiği materyale bakılmaksızın üretmek ve satmaktan veya kumar, uyuşturucu veya uyarıcı madde nedeniyle, hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturma veya kovuşturma devam ediyor olmamak, bunlardan dolayı idari yaptırım uygulanmamak veya bu işler nedeniyle hüküm giymemiş olmak,
h) Geçici kayıt tarihi itibarıyla herhangi bir siyasi partiye veya siyasi partilerin yan kuruluşlarına üye bulunmadığına dair yazılı beyan sunmak,
ı) Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı nedeniyle tedavi görmüş veya görüyor olmamak,
i) Kamu haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmış olmamak,
k) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumlu olmak
]]>POMEM BAŞVURU NE ZAMAN?
Polis Meslek Eğitim Merkezleri Giriş Yönetmeliğinde belirtilen diğer şartları taşımak kaydıyla lisans mezunu (6.000) erkek ve (1.500) kadın olmak üzere toplam (7.500) öğrenci alımı yapılacak.
POMEM başvurusu 04 Nisan ile 14 Nisan 2024 tarihleri arasında yapılacak. POMEM başvurusu 14 Nisan 2024 saat 17.00’ ye kadar devam edecek.
POMEM BAŞVURU EKRANI
POMEM BAŞVURUSU NASIL YAPILIR?
Adaylar, 04 – 14 Nisan 2024 tarihleri arasında http://www.pa.edu.tr adresinden e-devlet şifresi ile giriş yaparak son başvuru tarihi olan 14 Nisan 2024 saat 17.00’ ye kadar Aday Belirleme Ön Başvurularını yapabilecek.
POMEM BAŞVURU ÜCRETİ NE KADAR?
POMEM ön başvuru için adaylardan başvuru ücreti alınmayacak.
31. Dönem POMEM Giriş Sınavı aşamalarına katılmaya hak kazanan adaylar belirlendikten sonra sınav ücreti yatırılması için sınav ücret ve hesap bilgileri www.pa.edu.tr adresinden duyurulacak.

POMEM BAŞVURU ŞARTLARI NELER?
a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,
b) Lisans mezunu ve bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtdışındaki
yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar başvurabilir, (Yabancı Ülkeden alınan lisans diplomaları YÖK Başkanlığından alınan denklik belgesi ile birlikte kabul edilecektir.)
c) KPSS’de Bakanlıkça belirlenecek taban puan veya üzerinde puan almış olmak, (Lisans mezunları için 2022 veya 2023 yılları içinde yapılan KPSS lisans puanı P3 puan türünden (60,00) taban puan veya üzerinde puan almış olmak.)
ç) Şehit veya vazife malullerinin eş veya çocukları için POMEM Giriş yönetmeliğinin 8’inci maddesinin
(c) bendinde belirlenen puanın en az % 80’ini almış olmak, (Şehit veya vazife malulü eş veya çocukları:
Emniyet Teşkilatı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, TSK personeli şehit veya vazife malullerinin eş veya çocukları ile 12.04.1991 tarihli ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21’inci maddesinin 1’inci fıkrasının (h) ve (j) bentleri kapsamında olanların eş veya çocuklarından lisans mezunları için 2022 veya 2023 yılları içinde yapılan KPSS lisans puanı P3 puan türünden en az (48,00) taban puan veya üzerinde puan almış olmak.)
d) 18 yaşını tamamladıktan sonra yaptırılan yaş düzeltmelerinde, düzeltmeden önceki yaş dikkate alınmak şartıyla, sınavın yapıldığı yılın 01 Ocak tarihi itibariyle erkek ve kadın adaylar için 30 yaşından gün almamış olmak, (01 Ocak 1995 ve daha sonraki tarihlerde doğmuş olmak)
e) Silah taşımaya veya silahlı görev yapmaya hukuki bir engeli bulunmamak,
f) Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinde belirtilen şartları taşımak,
Söz konusu yönetmeliğin ilgili maddelerinde POMEM’lere alınacak öğrencilerin boy ve kilo şartları
aşağıda belirtilmiş, diğer hususlar için Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğini inceleyiniz.
(Polis Okullarına alınacak erkek öğrencilerin en az 167 cm, bayan öğrencilerin en az 162 cm boy
uzunluğu olacaktır.)
(Polis Okullarına alınacak erkek ve bayan öğrencilerin 18.00 BMI -27.00 BMI aralığında Beden Kitle
İndeksi olacaktır.)
g) 26.09.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53’üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, adayın;
1) Kasten işlenen bir suçtan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olmamak,
2) Affa uğramış veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan dolayı mahkum olmamak veya bu suçlardan dolayı devam etmekte olan bir kovuşturma bulunmamak veya kovuşturması uzlaşma ile neticelenmemiş olmak,
ğ) Genelev, birleşme yeri, randevuevi, tek başına fuhuş yapılan konut ve benzeri yerlerde çalışmış veya aracılık ve bekleyicilik fiillerinde bulunmamış olmak, genel ahlak ve edebe aykırı mahiyette her türlü yazılı, sesli ve görüntülü eserleri, kaydedildiği materyale bakılmaksızın üretmek ve satmaktan veya kumar, uyuşturucu veya uyarıcı madde nedeniyle, hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturma veya kovuşturma devam ediyor olmamak, bunlardan dolayı idari yaptırım uygulanmamak veya bu işler nedeniyle hüküm giymemiş olmak,
h) Geçici kayıt tarihi itibarıyla herhangi bir siyasi partiye veya siyasi partilerin yan kuruluşlarına üye bulunmadığına dair yazılı beyan sunmak,
ı) Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı nedeniyle tedavi görmüş veya görüyor olmamak,
i) Kamu haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmış olmamak,
k) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumlu olmak
]]>Her sonucu sandık sandık analiz ettiklerini anlatan Özel, “Değişim sandıklara yansıdı. Şimdi ülke nüfusunun yüzde 62’sini, ekonominin yüzde 80’ini CHP’li belediyeler yönetecek. Rehavet yok, zafer sarhoşluğu yok” dedi. Özel şu mesajları verdi:
DOĞRU İSİM DOĞRU ADAY: Yerel seçimlere hazırlanırken, en çok önem verdiğimiz kavram, ölçme ve değerlendirme oldu. Doğru isimleri aday gösterebilmek için 350 bin tekil anket yaptık. Aday adaylarımızı, potansiyel adaylarımızı, diğer siyasi partilerin adaylarıyla ölçtük, değerlendirdik. O günlerde tartışmaların, eleştirilerin olması gayet normal ancak bugünden bakıldığında iyi bir aday belirleme süreci yaşadığımız anlaşılıyor. Ölçme ve değerlendirmeler sırasında daha önce kazanmamız mümkün olmayan birçok kent merkezinde adaylarımızın başa baş yarıştığını ve hatta önde olduğunu çok net gördük.
1977’DEN BU YANA İLK: Partimizi, 1977 seçimlerinden bu yana ilk kez birinci parti yaptık ve yine 1977 seçimlerinden bu yana en yüksek oyu aldık. Bunda ölçme ve değerlendirmeye verdiğimiz önemin payının çok büyük olduğunun altını çizmek isterim. Kilis’in, Kastamonu’nun, Kırıkkale’nin, Zonguldak’ın, Adıyaman’ın, Afyonkarahisar’ın, Bursa’nın, Balıkesir’in, Manisa’nın, Denizli’nin, Uşak’ın kazanılabilir olduğunu bu ölçümlerde net biçimde görmüştük ve öyle de oldu.
HEP MİLLET KAZANIR: Türkiye siyasi tarihi boyunca devletle millet yarıştığında hep millet kazanır. 1983’te Kenan Evren devletle milleti yarışa soktu. Devletin istediği aday değil, milletin istediği Turgut Özal kazandı. Tayyip Erdoğan da bu seçimde devletle, milleti yarışa soktu. Bir tarafta TRT, bir tarafta devletin bütün kurumları, devletin görülen görülmeyen tüm aygıtları vardı. Biz ise milletimizle beraberdik, beraber olmaya da devam edeceğiz. Yurttaşlarımızı, merkezi iktidara karşı yerelden denge kurmaya çağırdık ve seçim sonuçları bu çağrımızın karşılık bulduğunu gösterdi.
SONUÇLAR MEKTUPTUR: Her seçim sonucu, seçmenin siyasete yazdığı bir mektuptur. Mayıs seçimlerinde seçmen bize aslında uzun kitap yazdı. Biz bunu doğru okuduk, doğruları yaptık ve Mart 2024 seçimlerinden 1’inci parti olarak çıktık. Şimdi de Genel Merkezimizin tüm birimleri tarafından analiz ve raporlama çalışmaları yapılıyor. Hafta ortasında yaptığımız MYK’da bazı sunumlar aldık ancak daha geniş analizler yapılacak. Biz şu anda bir sonraki genel seçimin ilk haftası içinde olduğumuzu değerlendiriyoruz.
YATIRIM KREDİSİ AÇILDI: Süreci en başından beri doğru yönetmeyi, seçmenin bize açtığı bu kredinin üzerine katabilmeyi hedefliyoruz. Yurttaşlarımız, 31 Mart Pazar günü bize bir kredi verdi. Bu bir tüketici kredisi değil. Bu bir yatırım kredisi… Günlük ve kısa vadede tüket diye değil bir yatırım kredisi verdi. Doğruları yapmaya devam eder, bu krediyi doğru kullanırsak, oy oranını korumaya devam ederiz. Seçmenlerimize 4 yılın sonunda bu kredinin karşılığını verirsek yurttaşlarımız da bir sonraki seçimlerde bu krediyi yenilemeye hazır.
TEŞEKKÜRE GİDİYORUM: Bayramdan hemen sonra sahaya ineceğiz. Seçimleri kazandığımız il merkezlerinden başlamak üzere Türkiye’yi yeniden dolaşacağız, teşekküre gideceğiz.
ARTIK BİZ YÖNETECEĞİZ: Türkiye nüfusunun yüzde 62’sini, Türkiye ekonomisinin de yüzde 80’ine yakınını CHP’li belediyeler yönetecek. Sorumluluğumuz çok daha büyük. Bunun hakkını verebilmek için çok çalışacağız. Genel Merkezimiz bünyesinde Yerel Yönetimler Eşgüdüm, Denetim ve Eğitim Birimi kuracağız. Eskişehir’i bir cennete çeviren efsane Belediye Başkanımız Yılmaz Hocamızın liderliğinde, deneyimli belediye başkanlarımızın, Sayıştay denetçileri ve Mülkiye Müfettişlerinin bulunacağı bir birim kuruyoruz.
PROJE ÜRETECEĞİZ: Belediyelerimizin beğenilen projelerini bütün belediyelerimize önereceğiz, hazır projeleri teslim edeceğiz. Proje havuzlarını birbirlerinin kullanımına açacağız. Belediyelerimizi de denetleyeceğiz. Biz devlet denetimi kadar sıkı ama vicdanlı bir denetim yapacağız. Hatası olanı da affetmeyiz. Vatandaş verdiği oydan pişman olursa ben mahcup olurum, bir daha oy isteyemem.

Bundan sonraki hedefimiz cumhurbaşkanlığı seçimi
Özgür Özel, önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimindeki hedefiyle ilgili de şunları söyledi:
■ Belediyeleri kazandık ve hata yapmayacağız. Sosyal belediyeciliği, CHP’nin nasıl yönettiğini göstereceğiz. Hatası olanı affetmeyiz. Kibirlenmeyeceğiz. Ben de kendi hırs ve ihtiraslarım için partinin ve ülkenin geleceğine yönelik hiçbir kararda zorlayıcı, baskılayan ve kendine dönük, kararlarını dayatan olmayacağım. Anketlerle yapacağız, üyemize sorarak yapacağız, halka sorarak yapacağız.
■ Aday belirlerken de seçim tarihini belirlerken de kimle ittifak yapacağız, kimle yapmayacağız, bilimden sapmayacağız, ihtirasa kapılmayacağız. Artık kazanmayı öğrendik. İnşallah bir dahaki sefer de Cumhurbaşkanlığını kazanmış bir parti olacağız.

Bir sonraki seçim için çalışmaya HEMEN başlıyoruz
Yerel seçimde sandığa giden seçmenin yüzde 80’inin muhalif partilere, yüzde 56’sının da CHP’ye oy verdiğini kaydeden Özgür Özel, “Seçimi takım oyunu ile kazandık” dedi. Özel’in değerlendirmesi şöyle: Rehavet yok, zafer sarhoşluğu yok. Yerel seçimler sonrası hızlı şekilde çalışmaya başlayacağız. Seçimden 1’inci parti olarak çıkmamızın ilk haftası değil, bir sonraki seçim hazırlığının ilk haftası olarak görüyoruz. Bu seçimleri takım oyunu ile kazandık. İlerleyen süreçte Genel Merkez ile belediye başkanları arasında sorun varmış gibi göstermeye çalışacaklar. Ancak biz takım oyunu oynamaya, birlikte kazanmaya, birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Partimizin Cumhuriyet’in ilk yüzyılında gerçekleştirdiği başarıları, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında yeniden başarmaya hazırız.

2’NCİ KARAOĞLAN BAŞLIĞI BENİM İÇİN GURUR VERİCİ
SÖZCÜ’nün seçimin ertesi günü attığı “İkinci Karaoğlan” başlığı çok gurur verici. İnşallah Bülent Ecevit Başkanımızın 1970’lerde yaptıklarına yaklaşabilir, partimizi, Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini, yerelde iktidar yaptıktan sonra merkezi yönetimde de iktidara taşıyabiliriz.
]]>Havalimanı çıkışında CHP İzmir İl Örgütü öncülüğünde toplanan partililere seslenen Özel, şunları söyledi:
* “Kurultayımızdan sonra buraya geldiğimizde bizim seçim otobüsümüzü bu alana sokturmamışlardı. İktidar partisinin adayı için ise kapıları sonunda kadar açtılar. Bu otobüsü buraya sokan şey, otobüsün şöförü değildir. Özgür Özel’in genel başkanlığı ya da bir başkamızın ortaya koyduğu irade değildir. Bu otobüsü buraya sokan güç sizsiniz, CHP örgütüdür. Türkiye’nin dört bir yanındaki konuşmalarımda hep İzmir’e, İzmir’in adaylarına ve seçmenlerine çok seslendim. Onlardan ne çok şey beklediğimi söyledim.
* Bir değişim başlayacaksa bunun İzmir’den başlaması gerektiğini ifade ettim. Koca bir sürecin, başta sancıların ve tartışmaların ama sonrasında büyük bir kampanyanın sonunda örgütümüzün öz gücüyle, herhangi bir siyasi partiyle ittifak yapmaksızın, adaylarımızla birlikte bugün bu otobüsün üzerinde sizlerin huzurunuzdayız. Bugün İzmir’de ilan etmek isterim ki Türkiye genelinde aldığımız yüzde 38 oyla Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin birinci partisidir.
* CHP’nin genel başkanlığına aday olduğum süreçte kurultayımızda şunu söylemiştim; benim inandığım bir kural ve benim inandığım gerçek var. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi ikinci partisi olamaz. Bugün CHP, 14 büyükşehir belediyesini kazanmıştır. 15. büyükşehir için büyük bir hukuk mücadelesi içindeyiz. 14 büyükşehirde kalsak dahi CHP’den sonra en çok büyükşehir kazanan partiden 4 il öndeyiz. CHP, 35 il kazanmıştır. En yakın rakibinden 11 il ileridir. Üçü büyükşehir belediye başkanı olmak üzere 35 kadın belediye başkanımız, geçen dönem 11 olan sayıyı 35’e çıkarken bu konuda en önemli katkı İzmir’de gösterdiğimiz 9 kadın adaydan 8’ini seçen İzmir’in seçmenlerine aittir.

* Türkiye’de neredeyse tamamı gençlik örgütlerimizden gelen 58 genç belediye başkanımız vardır. Bu konuda da en büyük teşekkürü İzmir’de aday gösterdiğimiz 12 gencimizden 11’ini seçen İzmir seçmenlerine borçluyuz. Tam bu aşamada kazananlarla ilgili bir şey söylemeden önce 2 tane kaybetmeyenden bahsetmek isterim. Aliağa’da yarışa başladığında yüzde 18 geride olan, siyaseti bu seçim sonucuyla sonlandırmayan Aliağa adayımız Çağatay Güç’e yürekten teşekkür ediyorum. İzmir Menemen’de kendi hatalarımızla ve İzmir’de AK Parti’nin kumpasıyla ellimizden alınan belediyede, belediye imkanlarının hiçbirimizin el sürmediği arazilerin satışını bir siyasi finans yöntemine çeviren bir adaya karşı, devletin gücüne karşı bir kadın adayımız mücadeleyi bu seçim için kazanamadı gibi görünüyor. Ancak o kaybın bütün sorumluluğunu tüm CHP’liler olarak hep birlikte üstleniyoruz.
* Menemen adayımız Deniz Kararkurt’a yürekten teşekkür ediyor, Kubilay’ın kenti Menemen’e ant içiyoruz ki gelecek seçimleri rekor oyla CHP kazanacak. Aday belirleme sürecinde ‘İzmir, partimizin sancak gemisidir’ demiştim. Bugün sancağı yere düşürmeyen, CHP sancağını onurla, gururla birtakım kötü niyetlilerin beklentilerin aksine 30 belediyenin 28’ini bize armağan eden İzmirlilere yürekten teşekkür ediyorum. Aday belirleme süreçlerinin sonunda ‘Değişim nerede’ diyenler İzmir’e baksınlar demiştim. İzmir adayları toplam yaş ortamaları 47 olmak üzere 12’si genç, 9’u kadın adaydan 11’i ve 8’i seçildi.
* Tüm arkadaşlarımız, İzmir’e en doğru reçeteyi yazacak olan Dr. Cemil Tugay’ın kaptanlığında yürüyor. Aday belirleme süreçlerinde kimsenin hakkını yemedik. Eğer kusurumuz, hatamız, eksiğimiz varsa da kastımız yoktur. Ancak İzmir’in memnuniyet anketlerinde en üst düzeyde yer alan 3 arkadaşımızla devam ettik. Diğer arkadaşlarımıza da şunu anlattık İzmir’in notu kıt, en iyisini hak ediyor. Biz, İzmir’in beklentilerini gördük, sesini duyduk. O sese kulak veren bir listeyle İzmir’in karşısına çıktık.
* İzmir, değişime, dönüşüme ve gelecek güzel günlere oy verdi, onay verdi. Bundan sonra İzmir, hak ettiğini alacak. İzmir, iyi belediyecilik uygulamalarını sürdürecek. Yapılanların üstüne koyacak. O büyük beklentiye cevap verecek. İzmir, dünyada şehirlerin yarıştığı bir süreçte Türkiye ile değil, dünyanın sayılı kentleriyle yarışacak bir vizyona kavuşmalıdır. Ben örgütü dizayn etmeye değil, İzmir’i dünya kenti yapmaya gelen arkadaşlarıma gönülden inanıyorum.
ÖZEL’DEN CHP ÖRGÜTLERİNE ÇAĞRI
* Bütün örgütümüze çağrım şudur; elbette örgüt belediye ilişkisi önemlidir. Ama ne belediyeler örgütün yöneteceği kurumlardır ne de belediye başkanları örgütümüzün amirleridir. Eski hastalıklarla bir ilçe seçimini almak üzerinden yapılabilecek her türlü müdahalede belediye başkanının, kamu hizmetinin sunumunda olmadık taleplerle yıpratmaya girişen ilçe başkanının karşında olacağımdan da kimsenin şüphesi olmasın.
* Çünkü herhangi bir 5 yıla talip değiliz. İktidarda sosyal demokrat bir parti yok. Atatürk’ün hedeflerini tutturmuş değiliz. Bu süreçte kim hata yaparsa, kim yanlış yaparsa, Atatürk’ün partisini girdiği ilk yerel ve ilk genel seçimde birinci parti yapma ve Atatürk’ün partisini ikinci yüzyılın ilk seçiminde iktidar yapma hedefimize engel olur, bu yolda engel tanımayacağız.
“MİLLETİMİZDEN KREDİ ALDIK”
* Biz milletimizden bir kredi aldık. Bu kredi bir tüketici kredisi değildir. Öyle görürsek harcar, bitirir ve kaybederiz. Bu kredi bir yatırım kredisidir. Seçmen bize ‘5 yıl iyi yönetin, 4’üncü yılın sonunda karar vereceğim. Eğer Türkiye’nin geleceğine yatırım yaparsanız, kavga etmezseniz, Türkiye’yi yönetmeye hazır kadroları yetiştirirseniz size Türkiye’yi yönetmeniz için de daha büyük kredi vereceğim’ demiştir. Seçmenin bu kredisini doğru değerlendirmek, bu 4 yıl en iyi hizmeti yapmak ve örgüt olarak çok çalışmak durumundayız. Bugün, zafer kazandığımız seçimin 4. günü değildir. Gelecek zafer kazanacağımız seçimin 4. günündeyiz. Bundan sonraki her günü seçime bir gün az kalmanın üzerimize yüklediği sorumlulukla hep birlikte çalışmak durumundayız.
“İZMİR SANCAK GEMİMİZ OLMAYA DEVAM EDİYOR”
* İzmir’de olmadığı gibi davrananlar, takiye yapanlar, partilerinin rozetinden ve genel başkanlarının resminden uzak duranlar İzmirlileri kandıramamışlardır. Onlar, İzmir’e yaşam biçimine saygı teminatını veremediler. Ama sakın, bu zaferin bize kazandırdığı özgüvenle bir tane AK Partiliyi kırarsa, bir tane MHP’liyiz üzersek ve pek çoğu Cumhur İttifakı’ndan gençlere, bu partide kendilerine yabancı hissettirsek yanlışların en büyüğünü yapmış oluruz. Davet ettik geldiler. Burası baba evidir. Baba evinde herkese yer var. Baba evinde herkes huzur içinde oturabilir. Baba evinde kardeşlerin biri başını açar, öbürü kapar. Baba kimseye karışmaz. Baba evinin bir odasında biri eğlenir, diğeri ibadet eder. Baba evi böyledir. İzmir birlikte yaşamanın, birlikte yönetmenin, kendinden olmayana da kendi hakkından fazla sahip çıkan hoşgörünün kentidir. Bunu bütün Türkiye’ye göstereceğiz. Bundan sonra İzmir, büyük iktidar yürüyüşümüzün en önemli adımlarını atacağız, sancak gemimiz olmaya devam ediyor.
“İZMİR İTTİFAKI, TÜRKİYE’DE TÜRKİYE İTTİFAKI KAZANDI”
* İzmir’de İzmir ittifakı, Türkiye’de Türkiye ittifakı kazandı. Türkiye ittifakı ötekisinin olmadığı ittifaktır. Türkiye ittifakı gücünü ay-yıldızdan alır. Bizimle birlikte olan tüm muhafazakar demokratlara, milliyetçi demokratlara, tüm romanlara, tüm siyasi görüşlere saygılarımızı ve sevgililerimizi sunuyoruz.”
]]>POMEM BAŞVURU NE ZAMAN?
Polis Meslek Eğitim Merkezleri Giriş Yönetmeliğinde belirtilen diğer şartları taşımak kaydıyla lisans mezunu (6.000) erkek ve (1.500) kadın olmak üzere toplam (7.500) öğrenci alımı yapılacak.
POMEM başvurusu 04 Nisan ile 14 Nisan 2024 tarihleri arasında yapılacak. POMEM başvurusu 14 Nisan 2024 saat 17.00’ ye kadar devam edecek.
POMEM BAŞVURU EKRANI
POMEM BAŞVURUSU NASIL YAPILIR?
Adaylar, 04 – 14 Nisan 2024 tarihleri arasında http://www.pa.edu.tr adresinden e-devlet şifresi ile giriş yaparak son başvuru tarihi olan 14 Nisan 2024 saat 17.00’ ye kadar Aday Belirleme Ön Başvurularını yapabilecek.

POMEM BAŞVURU ÜCRETİ NE KADAR?
POMEM ön başvuru için adaylardan başvuru ücreti alınmayacak.
31. Dönem POMEM Giriş Sınavı aşamalarına katılmaya hak kazanan adaylar belirlendikten sonra sınav ücreti yatırılması için sınav ücret ve hesap bilgileri www.pa.edu.tr adresinden duyurulacak.
POMEM BAŞVURU ŞARTLARI NELER?
a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,
b) Lisans mezunu ve bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtdışındaki
yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar başvurabilir, (Yabancı Ülkeden alınan lisans diplomaları YÖK Başkanlığından alınan denklik belgesi ile birlikte kabul edilecektir.)
c) KPSS’de Bakanlıkça belirlenecek taban puan veya üzerinde puan almış olmak, (Lisans mezunları için 2022 veya 2023 yılları içinde yapılan KPSS lisans puanı P3 puan türünden (60,00) taban puan veya üzerinde puan almış olmak.)
ç) Şehit veya vazife malullerinin eş veya çocukları için POMEM Giriş yönetmeliğinin 8’inci maddesinin
(c) bendinde belirlenen puanın en az % 80’ini almış olmak, (Şehit veya vazife malulü eş veya çocukları:
Emniyet Teşkilatı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, TSK personeli şehit veya vazife malullerinin eş veya çocukları ile 12.04.1991 tarihli ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21’inci maddesinin 1’inci fıkrasının (h) ve (j) bentleri kapsamında olanların eş veya çocuklarından lisans mezunları için 2022 veya 2023 yılları içinde yapılan KPSS lisans puanı P3 puan türünden en az (48,00) taban puan veya üzerinde puan almış olmak.)
d) 18 yaşını tamamladıktan sonra yaptırılan yaş düzeltmelerinde, düzeltmeden önceki yaş dikkate alınmak şartıyla, sınavın yapıldığı yılın 01 Ocak tarihi itibariyle erkek ve kadın adaylar için 30 yaşından gün almamış olmak, (01 Ocak 1995 ve daha sonraki tarihlerde doğmuş olmak)
e) Silah taşımaya veya silahlı görev yapmaya hukuki bir engeli bulunmamak,
f) Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinde belirtilen şartları taşımak,
Söz konusu yönetmeliğin ilgili maddelerinde POMEM’lere alınacak öğrencilerin boy ve kilo şartları
aşağıda belirtilmiş, diğer hususlar için Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğini inceleyiniz.
(Polis Okullarına alınacak erkek öğrencilerin en az 167 cm, bayan öğrencilerin en az 162 cm boy
uzunluğu olacaktır.)
(Polis Okullarına alınacak erkek ve bayan öğrencilerin 18.00 BMI -27.00 BMI aralığında Beden Kitle
İndeksi olacaktır.)
g) 26.09.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53’üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, adayın;
1) Kasten işlenen bir suçtan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olmamak,
2) Affa uğramış veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan dolayı mahkum olmamak veya bu suçlardan dolayı devam etmekte olan bir kovuşturma bulunmamak veya kovuşturması uzlaşma ile neticelenmemiş olmak,
ğ) Genelev, birleşme yeri, randevuevi, tek başına fuhuş yapılan konut ve benzeri yerlerde çalışmış veya aracılık ve bekleyicilik fiillerinde bulunmamış olmak, genel ahlak ve edebe aykırı mahiyette her türlü yazılı, sesli ve görüntülü eserleri, kaydedildiği materyale bakılmaksızın üretmek ve satmaktan veya kumar, uyuşturucu veya uyarıcı madde nedeniyle, hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturma veya kovuşturma devam ediyor olmamak, bunlardan dolayı idari yaptırım uygulanmamak veya bu işler nedeniyle hüküm giymemiş olmak,
h) Geçici kayıt tarihi itibarıyla herhangi bir siyasi partiye veya siyasi partilerin yan kuruluşlarına üye bulunmadığına dair yazılı beyan sunmak,
ı) Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı nedeniyle tedavi görmüş veya görüyor olmamak,
i) Kamu haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmış olmamak,
k) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumlu olmak
]]>İÇİŞLERİ BAKANLIĞI PERSONEL ALIMI BAŞVURUSU NE ZAMAN?
İçişleri Bakanlığı personel alımı başvurusu 22 Nisan 2024 tarihinde başlayacak, 26 Nisan 2024 günü saat 16.00’da sona erecek.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI PERSONEL ALIMI BAŞVURUSU NASIL YAPILIR?
İçişleri Bakanlığı personel alımı başvurusu 22-26 Nisan 2024 tarihleri arasında Bakanlığın www.icisleri.gov.tr adresli internet sitesindeki “Duyurular” bölümünde yayımlanacak olan “İçişleri Bakanlığı Aday Profil Bilgileri Düzenleme ve Sınav Başvuru” linki aracılığıyla e-Devlet üzerinden elektronik ortamda alınacak.

BAŞVURU ŞARTLARI NELER?
1) 4/B sözleşmeli personel olarak başvuruda bulunacak adaylarda aşağıdaki şartlar aranır:
(a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,
(b) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48 inci maddesinde belirtilen genel ve özel şartlar ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı’nda belirtilen şartlara sahip olmak,
(c) Son başvuru tarihi (26.04.2024) itibarıyla 18 yaşını doldurmuş veya Türk Medeni Kanunu’nun 12 nci maddesine göre kazai rüşt kararı almış olmak,
(ç) Kamu haklarından mahrum bulunmamak,
(d) Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak,
(e) Erkek adaylar için askerlik durumu bakımından; askerlikle ilgisi bulunmamak, askerlik çağına gelmemiş bulunmak veya askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak,
(f) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmamak,
2) ÖSYM tarafından 2022 yılında yapılan Kamu Personel Seçme Sınavı (B) Grubundan; lisans mezunları için KPSSP3, ön lisans mezunları için KPSSP93 ve lise mezunları için KPSSP94 puan türünden en az 60 ve üzerinde KPSS puanı almış olmak kaydıyla başvuruda bulunanlardan, adayların yapmış oldukları tercih sıralamasına göre KPSS puan türü ve tercih edilen pozisyon ünvanı esas alınmak suretiyle yapılacak olan KPSS puan sıralamasına göre ilan edilen pozisyon sayısının 4 katı adayın içerisinde bulunmak,
3) Adaylar, başvuruda bulunurken ilanda belirtilen şartları taşımak kaydıyla en fazla 3 adet yer(merkez/taşra) ve/veya pozisyon ünvanı için tercihte bulunabileceklerdir. Adayların başvurularının değerlendirilme işlemleri yapmış oldukları tercih sıralaması göz önünde bulundurularak KPSS puanı en yüksek adaydan başlamak üzere 4 katı aday arasına girebildikleri sadece bir yer ve ünvan için yapılacaktır.
B) ORTAK ŞARTLAR
Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın Ek-1 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerine göre sözleşmesini tek taraflı fesheden adayların başvuruda bulunmasında herhangi bir engel bulunmamaktadır.
]]>“PARTİ AİDİYETİ NEREDEYSE YOK OLMUŞTUR”
*31 Mart yerel seçim sonuçları gösterdi ki; büyükşehirlerde yarış genelde iki parti arasında geçmiş ve seçmen istediği adaya oy vermekten çok, istemediği parti ya da aday kazanmasın diye karşındaki en güçlü adaya yönelmiştir.
*Bir diğer durum ise daha önce ittifak yapılan İstanbul, İzmir, Ankara ve Adana gibi büyükşehirlerin birçoğunda parti aidiyeti neredeyse yok olmuştur.
*İttifak sisteminin, büyük partileri güçlendirirken oy oranı biraz daha az partileri erittiği aşikârdır. Katı bir ideolojik görüşü olmayan, makul ve hayatın gerçekleriyle yüzleşerek ona göre politika belirleyen, merkeze konumlanacak bir partinin varlığını devam ettirmesi için yerel yönetimlerde iddia ortaya koyması önemlidir.
*Aksi halde başka bir partinin aparatı haline gelme riskini taşımaktadır. Seçim sonuçları bunu bir kez daha tescil etmiştir.
“BU SORUMLULUĞU SEVE SEVE ÜSTLENDİM”
*Bilindiği üzere, partimiz genel seçimler sonrası 31 Mart yerel seçimlerine ittifaksız girme kararı almış ve tüm ülkede aday belirleme süreci başlamıştır. Bu süreçte, kamuoyuna da yansıyan bazı isimler haricinde İstanbul için adaylık talebinde bulunan olmamıştır. Parti içerisinde de bu doğrultuda bir gelişme olmayınca görev bana düşmüştür. Ben de partim için bu sorumluluğu seve seve üstlendim.
*Alınan karar sonrası çalışmalarıma başladım ve daha iyi bir belediye başkanı olacağım iddiasıyla seviyeyi düşürmeden, projelerimi anlattım. Eleştirilerimi sıraladım. Hatta eleştirilerimi beğenmeyen ve yetersiz bulan da oldu, kamuoyundan dozu çok kaçırdığımı dile getiren de oldu. Kimisi boşuna çok çalışarak kendimi hırpaladığımı kimisi ise kasıtlı olarak çalışmadığımı iddia etti.
“KABUL ETMEK ZORUNDAYIZ”
*Bütün bunlara rağmen, ben partimin adını en onurlu şekilde inandığım ve doğru bulduğum şekilde ayakta tutmaya çalıştım ve mücadele ettim. Ancak seçimleri beklediğimizin çok altında bir sonuçla tamamladığımızı kabul etmek zorundayız.
*Tüm bu şartlar altında, ben de üzerime düşen sorumluluğu yerine getirerek, gerek yapılacak olan olağanüstü kongremizin daha sağlıklı ve demokratik bir ortamda yapılabilmesi, gerekse İstanbul’da aldığımız sonuçla doğrudan ilişkili olarak, 8 aydır yürütmekte olduğum Teşkilat Başkanlığı görevimden istifa ediyorum.
İSTİFA KARARINI DAHA ÖNCE ALMIŞ
*Özellikle parti içinde şahsıma yönelen bazı eleştirileri de cevaplamam gerekirse; seçim akşamı almış olduğum istifa kararımın, Genel Başkanımızın pazartesi günü yapacağını duyurduğu açıklamanın ardından duyurulması hususunda çalışma arkadaşlarımızla görüş birliği oluştu. Bundan ötürü de bu açıklamayı bugüne bıraktığımı ifade etmeliyim.
*Başta İstanbul İl Başkanımız Yücel Coşkun olmak üzere, bu süreçte arkamda durma ve çalışma konusunda vicdanı rahat olan İstanbul il ve ilçe teşkilatımıza, bütün yol arkadaşlarıma ve özellikle İstanbul Gençlik Kolları Başkanımız Muhammet Akyüz nezdinde bütün gençlik kollarına teşekkürlerimi sunuyorum.
]]>Seçim gecesi Adil Kırgöz Atatürk Meydanı’nda zafer kutlaması yaparken, Kemal Doyuran ise destekçileriyle birlikte Dikili Adliyesi’nin önündeydi. Doyuran, burada yaptığı ilk açıklamada, seçimde hatalar, usulsüzlükler ve yasa dışı uygulamalar olduğunu iddia etmişti. Doyuran, avukatlarıyla beraber gerekli inceleme ve çalışmaları tamamladıktan sonra Dikili İlçe Seçim Hakimliği’ne itiraz dilekçesi sunacağını söylemişti.

DOYURAN’DAN SEÇİM İPTALİ YA DA YENİDEN SAYIM TALEBİ
Çalışmalarını tamamlayan Kemal Doyuran bu akşam üstü dilekçesini hakimliğe ibraz etti. Dayanaklarını ve belgeleri gerekçesinde anlatan Doyuran, seçimin iptal edilerek yenilenmesini, olmadığı takdirde oyların yeniden sayılmasını talep etti.
“OY PUSULALARI SEÇİLME EŞİTLİĞİ İLKESİNE AYKIRI”
Doyuran sözlerine “Seçim sonucunda aldığım oyların sayımında yanlış olduğunu incelemelerimde gördüm” diyerek başladı. Doyuran, öncelikle oy pusulalarının adalet ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek, “Oy pusulasında seçime katılan tüm siyasi partilere eşit yer verilmişken ben ve diğer bağımsız adaya bir sütun ayrılarak, ikiye bölünerek yer verilmiştir. Siyasi parti logolarının altındaki unvanları büyük harflerle yazılmışken benim adım küçük harflerle yazılmıştır. Bu şekilde seçilme hakkım kısıtlanmış ve maalesef seçilme eşitliği ilkesine aykırı davranılmak sureti ile seçilmem engellenmiştir” dedi.

“BAZI OYLAR YANLIŞLIKLA BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ’NE GİTTİ”
Doyuran, isminin oy pusulasında diğer adaylara göre küçük harflerle yazılmış olması, her adaya bir sütun yer ayrılırken kendisinin bir başka bağımsız adayın da üstte yer verildiği yarım sütuna sıkıştırılması neticesinde, birçok seçmenin zorlandığını, oy kullanırken yanılgıya ve yanlışlığa düştüğünü ileri sürdü. Doyuran, “Hatta bağımsız aday olmamdan dolayı da Bağımsız Türkiye Partisi’ne yanlışlıkla oy vermelerine neden olmuştur. Zira akıllarında bağımsız kelimesi kalmıştır. Bu, iptal sebebidir. Bu konudaki haklılığımın ispatı bir önceki seçimde Bağımsız Türkiye Partisinin aldığı oy oranıdır. 2019 Yerel Seçiminde Dikili’de Bağımsız Türkiye Partisi’nin oy miktarı 31 olarak kayıtlardadır” ifadesine yer verdi.
YANLIŞ HESAPLAMALAR İÇEREN TUTANAKLAR
Sonuç tutanaklarının da özensiz, dikkatsiz ve yanlış hesaplamalarla düzenlendiğini öne süren Doyuran, 1007 ve 1009 numaralı sandıkları örnek olarak gösterdi, “İki tutanak iki farklı sonuç göstermektedir” bilgisine yer verdi.

“1.545 OYUN GEÇERSİZ SAYILMASINA SEBEP GÖSTERİLMEDİ”
Kullanılan 32 bin 154 oyun 30 bin 609’u geçerli kabul edilmiş, 1.545 oy geçersiz sayılmıştı. Geçersiz varsayılan oyların yüzde 5’e tekabül ettiğini vurgulayan Doyuran, tutanakların büyük çoğunluğunda geçersiz sayılan oylarla ilgili herhangi bir sebep gösterilmediğine dikkat çekti. Doyuran, 1115, 1016, 1106, 1108, 1089, 1063, 1078, 1029, 1049, 1044, 1047, 1097, 1045, 1042, 1044, 1067 numaralı sandıkların buna birkaç örnek olduğunu söyledi.
SALİHLER KÖYÜ’NDEKİ ÜÇ SANDIKTA DOYURAN’A HİÇ OY ÇIKMAMASI
Doyuran, Salihler Mahallesindeki 1007, 1009, 1109 numaralı üç sandıkta kendisine hiç oy çıkmadığını, tutanaklarda adının karşısına sıfır yazısının yer aldığını ifade ederek, “Bu da hayatın olağan akışına aykırıdır, mümkün değildir” dedi.
“BAZI OY ÇUVALLARI YASAYA AYKIRI TAŞINDI, GÖRÜNTÜLENDİ”
Doyuran’ın çarpıcı iddialarından biri de bazı oy çuvallarının yasaya aykırı şekilde taşınması hakkında oldu. Doyuran, seçim gecesi okullardan ilçe seçim kuruluna getirilen bazı oy çuvallarının kimliği belirsiz kişiler tarafından sivil araçlarla taşındığını ve bunlardan bazılarının arkadaşları tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendiğini söyledi. Oy çuvallarının sandık başkanı tarafından, müşahit, sandık görevlisi ve kolluk kuvveti eşliğinde, resmi görevli araçla getirilmesi gerektiğini belirten Doyuran, bu hususun da seçime gölge düşürdüğünü anlattı. Söz konusu video görüntüleri ve bütün iddiaları hakkındaki belgeleri dilekçenin ekinde kanıt olarak sunan Doyuran, “Bu seçim sonucu maalesef kabul edilebilir değildir” ifadelerini kullandı.
“KANITLAR BİRİNCİ OLDUĞUM İDDİASINI GÜÇLENDİRİYOR”
Resmi olmayan sonuçlara göre 713 oy farkıyla ikinci olduğuna işaret eden Doyuran, “Bu dilekçede yazılı olan hususlar seçimde birinci olduğum iddiasını güçlendirmektedir. Bu itirazlar layıkıyla incelendiğinde seçim sonucunu etkileyecek niteliktedir” dedi. Hal böyleyken tüm tutanakların da hakimliğinizce incelenmesinde daha fazla haksızlık ve hukuksuzluk olduğu ortaya çıkacaktır” dedi.
“SEÇİM İPTAL EDİLSİN, OLMAZSA OYLAR YENİDEN SAYILSIN”
Doyuran dilekçesini şu sözlerle tamamladı: “İddialarımın dikkate alınarak öncelikle seçimin iptalini, aksi taktirde oyların yeniden sayılmasını, gerekçesiz geçersiz oy sayısı dikkate alınarak titizlikle bu oyların incelenmesini saygı ile arz ve talep ederim.”
GÖZLER SEÇİM KURULUNDA
Dikili İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nın Kemal Doyuran’ın başvuruları hakkındaki kararını yarın yapacağı inceleme ve hukuki değerlendirmelerin ardından açıklaması bekleniyor.
]]>İSTANBUL SEÇİM SONUÇLARI 31 MART 2024
| Parti | Aday | Oy/Oran |
|---|---|---|
| CHP | Ekrem İmamoğlu | %51,09 (4.427.455) |
| AKP | Murat Kurum | %39,59 (3.431.340) |
| YRP | Mehmet Altınöz | %2,60 (225.036) |
| DEM | Meral Danış Beştaş | %2,11 (182.837) |
| ZAFER | Azmi Karamahmutoğlu | %2,08 (179.981) |
| İYİ | Mehmet Satuk Buğra Kavuncu | %0,63 (54.850) |
| SAADET | Birol Aydın | %0,56 (48.522) |
İstanbul’un son belediye başkanlığı seçimlerinde CHP’den Ekrem İmamoğlu‘nun %51,09 oy oranıyla 4.427.455 oy aldığı, AKP’den Murat Kurum‘un %39,59 oy oranıyla 3.431.340 oy aldığı, YRP’den Mehmet Altınöz‘ün %2,60 oy oranıyla 225.036 oy aldığı, DEM’den Meral Danış Beştaş‘ın %2,11 oy oranıyla 182.837 oy aldığı, ZAFER’den Azmi Karamahmutoğlu‘nun %2,08 oy oranıyla 179.981 oy aldığı, İYİ’den Mehmet Satuk Buğra Kavuncu‘nun %0,63 oy oranıyla 54.850 oy aldığı, ve SAADET’ten Birol Aydın‘ın %0,56 oy oranıyla 48.522 oy aldığı görülüyor.
İstanbul Yerel Seçim Sonuçları 31 Mart 2024
Ankara Yerel Seçim Sonuçları 31 Mart 2024
İzmir Yerel Seçim Sonuçları 31 Mart 2024
CHP Yerel Seçim Sonuçları 31 Mart 2024
AKP Yerel Seçim Sonuçları 31 Mart 2024
Yerel Seçim Sonuçları 31 Mart 2024
İSTANBUL İLÇE SEÇİM SONUÇLARI
| ADALAR |
CHP
%55,49 5.846 oy
|
AKP
%22,85 2.408 oy
|
TİP
%12,54 1.321 oy
|
DEM
%3,96 417 oy
|
İYİ
%1,40 148 oy
|
| ARNAVUTKÖY |
AKP
%41,94 71.849 oy
|
CHP
%38,45 65.863 oy
|
YRP
%5,89 10.087 oy
|
DEM
%5,01 8.579 oy
|
İYİ
%3,53 6.044 oy
|
| ATAŞEHİR |
CHP
%56,39 139.009 oy
|
AKP
%35,00 86.287 oy
|
ZAFER
%2,64 6.508 oy
|
YRP
%1,69 4.164 oy
|
İYİ
%1,46 3.603 oy
|
| AVCILAR |
CHP
%53,43 121.250 oy
|
AKP
%38,29 86.896 oy
|
ZAFER
%2,85 6.476 oy
|
YRP
%1,97 4.467 oy
|
İYİ
%0,95 2.156 oy
|
| BAĞCILAR |
AKP
%55,42 213.447 oy
|
CHP
%32,88 126.629 oy
|
YRP
%3,88 14.947 oy
|
ZAFER
%2,82 10.864 oy
|
SAADET
%1,04 3.989 oy
|
| BAHÇELİEVLER |
AKP
%47,20 152.111 oy
|
CHP
%44,11 142.159 oy
|
YRP
%2,57 8.278 oy
|
ZAFER
%2,50 8.064 oy
|
İYİ
%0,85 2.743 oy
|
| BAKIRKÖY |
CHP
%67,72 88.572 oy
|
AKP
%22,07 28.858 oy
|
ZAFER
%3,17 4.149 oy
|
İYİ
%1,41 1.845 oy
|
DEM
%1,35 1.767 oy
|
| BAŞAKŞEHİR |
AKP
%46,77 115.666 oy
|
CHP
%36,62 90.556 oy
|
DEM
%5,28 13.055 oy
|
YRP
%4,32 10.686 oy
|
ZAFER
%2,62 6.481 oy
|
| BAYRAMPAŞA |
CHP
%46,67 73.850 oy
|
AKP
%41,63 65.864 oy
|
YRP
%4,26 6.741 oy
|
ZAFER
%3,41 5.395 oy
|
İYİ
%1,04 1.644 oy
|
| BEŞİKTAŞ |
CHP
%64,12 66.017 oy
|
![]() BAĞIMSIZ
%13,66 14.064 oy
|
MHP
%11,44 11.777 oy
|
![]() BAĞIMSIZ
%2,32 2.391 oy
|
ZAFER
%1,99 2.052 oy
|
| BEYKOZ |
CHP
%45,87 68.453 oy
|
AKP
%44,91 67.020 oy
|
YRP
%2,88 4.302 oy
|
ZAFER
%1,58 2.358 oy
|
İYİ
%1,14 1.696 oy
|
| BEYLİKDÜZÜ |
CHP
%52,83 112.163 oy
|
AKP
%33,37 70.843 oy
|
YRP
%5,88 12.486 oy
|
ZAFER
%2,57 5.464 oy
|
DEM
%2,46 5.214 oy
|
| BEYOĞLU |
CHP
%49,22 60.361 oy
|
AKP
%40,74 49.965 oy
|
YRP
%2,55 3.132 oy
|
ZAFER
%2,21 2.705 oy
|
İYİ
%1,40 1.717 oy
|
| BÜYÜKÇEKMECE |
CHP
%48,04 74.772 oy
|
AKP
%42,16 65.615 oy
|
ZAFER
%2,31 3.597 oy
|
DEM
%2,30 3.581 oy
|
YRP
%1,63 2.537 oy
|
| ÇATALCA |
CHP
%50,53 26.704 oy
|
AKP
%44,94 23.749 oy
|
YRP
%1,14 601 oy
|
İYİ
%1,00 531 oy
|
ZAFER
%0,69 367 oy
|
| ÇEKMEKÖY |
CHP
%49,22 82.974 oy
|
AKP
%39,50 66.594 oy
|
YRP
%4,71 7.947 oy
|
ZAFER
%2,37 4.002 oy
|
İYİ
%1,12 1.880 oy
|
| ESENLER |
AKP
%50,46 117.704 oy
|
CHP
%33,78 78.792 oy
|
YRP
%6,16 14.361 oy
|
ZAFER
%3,37 7.864 oy
|
SAADET
%2,73 6.366 oy
|
| ESENYURT |
CHP
%49,05 227.608 oy
|
AKP
%39,18 181.806 oy
|
ZAFER
%3,69 17.132 oy
|
YRP
%3,11 14.418 oy
|
İYİ
%1,38 6.398 oy
|
| EYÜPSULTAN |
CHP
%48,17 116.620 oy
|
AKP
%41,45 100.347 oy
|
YRP
%2,89 6.989 oy
|
İYİ
%2,60 6.295 oy
|
ZAFER
%2,18 5.286 oy
|
| FATİH |
AKP
%47,56 91.917 oy
|
CHP
%43,77 84.588 oy
|
YRP
%2,67 5.152 oy
|
ZAFER
%2,37 4.577 oy
|
SAADET
%0,99 1.909 oy
|
| GAZİOSMANPAŞA |
CHP
%40,45 107.636 oy
|
AKP
%40,12 106.757 oy
|
YRP
%6,72 17.877 oy
|
DEM
%3,48 9.271 oy
|
ZAFER
%3,13 8.339 oy
|
| GÜNGÖREN |
AKP
%50,91 74.603 oy
|
CHP
%34,94 51.206 oy
|
DEM
%4,34 6.365 oy
|
YRP
%2,76 4.040 oy
|
ZAFER
%2,64 3.872 oy
|
| KADIKÖY |
CHP
%68,78 212.961 oy
|
AKP
%13,07 40.461 oy
|
TKP
%10,02 31.038 oy
|
ZAFER
%2,72 8.411 oy
|
TİP
%1,25 3.858 oy
|
| KAĞITHANE |
AKP
%48,85 122.295 oy
|
CHP
%36,00 90.122 oy
|
DEM
%3,61 9.036 oy
|
YRP
%3,57 8.932 oy
|
ZAFER
%3,55 8.877 oy
|
| KARTAL |
CHP
%54,77 158.555 oy
|
AKP
%35,61 103.082 oy
|
ZAFER
%2,72 7.883 oy
|
İYİ
%2,23 6.446 oy
|
YRP
%1,97 5.705 oy
|
| KÜÇÜKÇEKMECE |
CHP
%50,20 219.377 oy
|
AKP
%36,44 159.252 oy
|
DEM
%4,63 20.217 oy
|
ZAFER
%2,87 12.548 oy
|
YRP
%2,41 10.514 oy
|
| MALTEPE |
CHP
%59,06 183.062 oy
|
AKP
%32,41 100.447 oy
|
ZAFER
%3,12 9.681 oy
|
İYİ
%1,56 4.831 oy
|
YRP
%1,51 4.687 oy
|
| PENDİK |
AKP
%44,69 187.623 oy
|
CHP
%42,78 179.608 oy
|
YRP
%3,99 16.740 oy
|
ZAFER
%3,03 12.718 oy
|
SAADET
%1,15 4.839 oy
|
| SANCAKTEPE |
CHP
%50,59 135.018 oy
|
AKP
%41,46 110.652 oy
|
YRP
%3,01 8.036 oy
|
ZAFER
%1,60 4.269 oy
|
İYİ
%0,77 2.064 oy
|
| SARIYER |
CHP
%51,50 104.401 oy
|
AKP
%34,26 69.451 oy
|
![]() BAĞIMSIZ
%8,05 16.325 oy
|
ZAFER
%1,73 3.508 oy
|
YRP
%1,21 2.450 oy
|
| SİLİVRİ |
CHP
%53,20 63.065 oy
|
MHP
%39,53 46.860 oy
|
İYİ
%1,51 1.791 oy
|
YRP
%1,40 1.665 oy
|
ZAFER
%0,92 1.087 oy
|
| SULTANBEYLİ |
AKP
%42,25 77.787 oy
|
CHP
%21,04 38.730 oy
|
BBP
%15,80 29.084 oy
|
DEM
%9,86 18.160 oy
|
YRP
%4,02 7.399 oy
|
| SULTANGAZİ |
AKP
%46,81 133.980 oy
|
CHP
%33,00 94.463 oy
|
YRP
%6,83 19.552 oy
|
DEM
%6,27 17.947 oy
|
ZAFER
%2,54 7.256 oy
|
| ŞİLE |
CHP
%51,88 16.302 oy
|
AKP
%43,23 13.583 oy
|
YRP
%1,38 435 oy
|
İYİ
%0,99 310 oy
|
ZAFER
%0,79 249 oy
|
| ŞİŞLİ |
CHP
%66,59 99.921 oy
|
AKP
%23,62 35.442 oy
|
ZAFER
%3,02 4.536 oy
|
TİP
%1,54 2.312 oy
|
İYİ
%1,53 2.290 oy
|
| TUZLA |
CHP
%50,92 84.094 oy
|
AKP
%39,07 64.524 oy
|
YRP
%3,48 5.744 oy
|
ZAFER
%2,77 4.579 oy
|
İYİ
%0,94 1.553 oy
|
| ÜMRANİYE |
AKP
%42,45 174.555 oy
|
CHP
%40,14 165.054 oy
|
YRP
%7,80 32.066 oy
|
ZAFER
%3,55 14.609 oy
|
DEM
%2,23 9.168 oy
|
| ÜSKÜDAR |
CHP
%49,90 157.605 oy
|
AKP
%42,37 133.814 oy
|
YRP
%2,15 6.791 oy
|
ZAFER
%2,07 6.549 oy
|
SAADET
%1,19 3.754 oy
|
| ZEYTİNBURNU |
AKP
%46,48 65.083 oy
|
CHP
%42,85 59.996 oy
|
YRP
%4,20 5.876 oy
|
ZAFER
%2,65 3.714 oy
|
SAADET
%0,80 1.115 oy
|
Bir önceki (2019) İstanbul Belediye Seçimi
|
Aday |
Parti |
Aldığı Oy |
Oy Oranı |
|
Ekrem İmamoğlu |
CHP |
4.171.118 |
%48,80 |
|
Binali Yıldırım |
AKP |
4.149.656 |
%48,55 |
|
Necdet Gökçınar |
Saadet Partisi |
103.300 |
%1,21 |
|
DSP |
30.817 |
%0,36 |
|
|
BTP |
27.238 |
%0,32 |
|
|
DP |
22.544 |
%0,26 |
|
|
Vatan Partisi |
17.377 |
%0,20 |
|
|
TKP |
10.492 |
%0,12 |
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçim sonuçlarına göre, CHP’den Ekrem İmamoğlu 4.171.118 oy alarak %48,80 oy oranıyla birinci sırada yer aldı. AKP adayı Binali Yıldırım ise 4.149.656 oy alarak %48,55 oy oranıyla ikinci sırada bulundu. Saadet Partisi adayı Necdet Gökçınar ise 103.300 oy alarak %1,21 oy oranında üçüncü sırayı elde etti.
İmamoğlu “İstanbul’un her noktasına özenli ve titiz bir şekilde hizmetlerimizi kavuşturduk. Bu dönem İstanbul’da hizmet noktasında hiç birbirinden ayırmadığımızın en güzel örneklerinden Üsküdar’dır. İstanbul’un en eşitlikçi belediye başkanı olacağım demiştim. İddia ediyorum; İstanbul’da gelmiş geçmiş her ilçesine aynı derecede hizmetleriyle buluşturmayı başaran bir dönemi İstanbul’da var ettiğimiz için ekibimizle gurur duyuyorum” dedi.

“İTHAL ADAY BUNU ANLAYABİLSE…”
Anne kart, halk süt, yurt hizmetlerini anlatan İmamoğlu, emeklilere verdikleri desteklere dikkat çekti ve ekonomiyi sert dille eleştirdi. İmamoğlu, “Emekliyi yani başımızın tacı olması gereken büyüklerimizi ne yazık ki tarihin en derin mahrumiyetini yaşattılar. 10 bin lira maaş ne demek? 2002 yılında bunlar iktidar olduğunda o dönemin asgari ücretine göre hesaplarsak şu anda en düşük emekli maaşı 25 bin lira olmalı. Bunlar ekonomiyi perişan ettiler” dedi.
“Ekonominin perişan olduğuna küçük bir örnek yine Üsküdar’dan vereyim” diyen İmamoğlu, daha önce de sosyal medyada önünde oluşan uzun kuyruklarla gündeme gelen Üsküdar’daki Kent Lokantası ile ilgili çarpıcı bir veri paylaşarak rakibi Murat Kurum’u eleştirdi.
İmamoğlu “Kent lokantamız açılalı daha bir sene oldu olmadı. 226 bin 950 kişi kent lokantamızdan faydalanmış. Bu kent lokantasını küçümseyen dersine çalışmamış o ithal aday var ya, ithal aday. Ah bunu bir anlayabilse” diye konuştu.

“İSTANBUL’U TANISIN ÖYLE GİTSİN ANKARA’YA”
İmamoğlu vatandaşlara şöyle seslendi:
*Birkaç gün sonra mühür size gelecek. Mührü doğru yerde kullanacaksınız. Bu kullanılan mühür, sizlerin geleceği adına en önemli kararın, onayı olacak. İstanbul’da zaten işiniz kolay.
*Biliyorsun iki tane aday var. O zaten 31 Mart’a kadar çalışsın, biraz hayat dersi alsın, sonra Ankara’ya yollayacağız onu. Öyle değil mi? Tabii şimdi gelirken dersine çalışmadı. Ben bazen çok detaylı anlatıyorum ki benim anlatımlarımdan İstanbul’u biraz daha tanısın da öyle gitsin Ankara’ya diye.
*Anlıyorum ki dinlemeyi de sevmiyor. Halbuki iyi bir belediye başkanı iyi öğrenci olacak. Ben iyi bir öğrenciyim. Halkı dinlerim ve öğrenirim. İyi belediye başkanı iyi öğrenci olacak. Şimdi tabii ben kendisine böyle takılıyorum zannetmeyin. Ben öyle düşünmüyorum sadece.
*İstanbul’da dersine çalışmadığını başka kim düşünüyor? 17 bakan arkadaşı. Öyle düşünmeseler Ankara’dan buraya niye gelsinler? Öyle değil mi? 17 yedi bakan arkadaşı, adayları yeterli olmadığını görünce çantayı, bavulu toplayıp İstanbul’a geldiler.
*Yetmedi, artı bir cumhurbaşkanı da geldi. Hepsi burada. Hepsi toplandı geldi. Hoş geldi, sefa geldi. Bunlara, misafirperverlik yapacak mıyız? Yapalım, ama 2019’daki gibi 23 Haziran’daki gibi 806 bin kez misafirperverliğe hazır mıyız?

“SEÇİLDİKLERİ MAKAMI KENDİ MÜLKLERİ ZANNEDİYORLAR”
“Sözüm ona İstanbul’u geri almak istiyorlar” diyen İmamoğlu şöyle devam etti:
“Kimden? Milletten. Düşünsenize bir metro açılışında diyor ki sayın Cumhurbaşkanı, ‘Sayın Kurum malımıza sahip çık.’ Ya kimin malı? Senin yaptığın metro da milletin malı, bizim yaptığımız metro da milletin malı. Bunu anlayamadılar. Onlar hala bir şeyi çözemediler. Millete ait olan şeylerin millete ait olduğunu kavrayamadılar. Hala seçildikleri yerlerin kendi makamları, kendi malları mülkleri zannediyorlar. Yahu değil, milletin malı. “
“1.5 GÜNDE BİR BİZE MÜFETTİŞ YOLLADILAR”
*İmtiyazlı bir avuç insana, imtiyazlı kişilere, binaları, mülkleri, yapıları kurumlara, derneklere dağıtırken nefes nefese kalmışlardı. İstanbul’u da perişan etmişlerdi. 5 yıldır İstanbul rahat bir nefes aldı. Bir kendine geldi. Var mıydı 100 bin çocuğa burs dağıtmak, biz dağıttık.
*5 yılda atom karınca gibi çalıştık. Onlar da boş durmadı. Onlar da çok çalıştı. Ne yaptılar biliyor musunuz? 1.5 günde bir bize müfettiş yolladılar. Tam 4 buçuk senede bin 9 kez Ekrem İmamoğlu’nu ve arkadaşlarını teftiş, soruşturmadan geçirdiler.
*O ahmak davası falan saymıyorum. Bize ne verdiler biliyor musunuz? Bin 19 kez şeref madalyası verdiler.. Biz teftiş edilmekten, denetlenmekten imtina etmeyiz ki milletin malını, milletin parasını biz yönetiyoruz. Tabii ki teftiş edilmeliyiz. Tabii ki hesap vermeliyiz.
*Ama sorun şurada. Bizden önceki 5 senede ne yaptılar? 146 kez teftiş. 146 nere, bin 19 nere? Sözüm ona Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarında leke bulacaklar. Ya da suçlayacaklar. Ne yapabildiler? 5 senede aça aça bir tane saçma sapan ahmak davası açabildiler. Başka bir şey yapabildiler mi? Yapamazlar.
*Çünkü biz 5 yıl boyunca ahlaklı, erdemli, şeffaf hesap veren halkçı belediyeciliğin en iyisi olmak için ant içmiştik, onu da yerine getirdik. Ne mutlu bize.

“SON ÇARE KUMPAS”
İmamoğlu kumpas videolarına da tepki göstererek “Biz bu kadar soruşturma geçirirken seçime 4-5 gün kaldı ya son çare ne? Kumpas. Son çare ne? İftira. Son çare ne? Yalan. Son çare ne? Montaj. Son çare ne? Video. Şimdi bu şekilde milleti aldatacaklar. Ekrem İmamoğlu’na sözüm ona leke atacaklar. Bunlara Allah akıl versin. Bunları Allah ıslah etsin. Ben vatandaş Ekrem olarak bunların yanlışlarını kabullenemiyorum” dedi.

“BUNU KENDİME YEDİREMİYORUM”
İmamoğlu Ankara’dan İstanbul’a AKP’nin seçim kampanyasına destek için gelen 17 bakan ve Cumhurbaşkanı’na da eleştirilerini sürdüren İmamoğlu şunları söyledi:
*Bunu kendime yediremiyorum. Devletin bakanı olmak şerefli bir görevdir. Atanmış kişilersiniz siz. Devletin bakanı olarak görev yapacaksınız. İçinde kim var? Dış İşleri Bakanı var. Maliye Bakanı var. Ekonomi Bakanı var. İçişleri Bakanı var, Adalet Bakanı var.
*Şimdi bunlar bakkal bakkal, market market, gezip oy istiyorlar. İçişleri Bakanı’na buradan sesleniyorum; ‘Dönsene Ankara’ya, işin gücün yok mu senin?’ İşte ‘Ekrem İmamoğlu burada aday. İmamoğlu’na oy vermeyin. Sayın aday Kurum’a verin…’ Yahu sizin başka işiniz yok mu? Devletin bakanısınız. Ben size bir şey diyeyim mi?
*Başları öne eğik gezecekler, biraz utanmaları varsa. Vatandaş Ekrem olarak utanıyorum. Niye biliyor musunuz? Devletin bakanı bunu yapmaz. Ama bir partinin bakanıysa, bir partinin görevlisi gibiyse o ayrı.
*O zaman sen devletin bakanı olamazsın. Pazar günü seçim güvenliğini sağlayacak kişi İçişleri Bakanı. Adalet Bakanı, adaleti sağlayacak hukuku sağlayacak Ekrem İmamoğlu üzerinden yaptıkları işlere bak.
*Savcılık yapıyor. Kumpas videoları üzerinden savcılık yapıyorlar. Utanmaları da yok. Bu kardeşiniz, bu hemşeriniz bu yola çıktı ya. Allah şahit siz de şahit olsun.Bir milim geri atmam bir milim.
*Ben 5.5 senedir bunlarla mücadele ediyorum büyükşehir nezdinde. Doğru yıkılmaz. İşinize bakın. Çünkü bunlar şuna alışmış. Seçim gününe kadar her şeyi yapacaklar. Seçimden bir gün sonra pazartesi günü ne diyecekler biliyor musunuz?
*‘Siyaseten söylemiştik, siyaseten yapmıştık…’ Biz siyasetin dilini değiştireceğiz. Onların yaptığı gibi seçimi kazanmak için her yol mübahtır anlayışı değişecek.
]]>
Elçi, 2019’daki seçimlerde de yeğeni Hüseyin Elçi ile yarıştıklarını belirterek, “Sarıçayır Mahallesi’nde doğdum ve 30 nüfusu geçtiğini hiç hatırlamıyorum. Köy, 2000 yılından itibaren ise neredeyse tamamen boşaldı. Buradan 1983 yılında ayrıldım. Bor madenlerinde çalıştım. 28 yıl Bigadiç ilçesine çalıştıktan sonra emekli oldum ve döndüm. 2019’daki seçimlerde ise 18 seçmenimiz vardı. Amcaoğlum Hüseyin Elçi rakibimdi. Sadece muhtar değil, azaların oyları da eşit çıkınca hepimiz kurayla belirlendik. Şu an kayıtlı 20 seçmen ve 3 adayımız var. Birisi dayımın, diğeri amcamın oğlu” dedi.

‘YEĞENİM MUSTAFA’NIN BENİ DESTEKLEMESİNİ İSTİYORUM’
Mahallede yaptığı çalışmaları anlatan Mehmet Elçi, “Mahallede asfalt yoktu, yapılmasını sağladım. En büyük sorunlarımızdan biri su sorunuydu, onun da çözülmesini sağladım. Önümüzdeki dönemde mahallemiz için yapmak istediğim işler var. Şu an bir altyapıya ihtiyacımız var. Hedefim altyapı sorunumuzu çözmek. Dayımın oğlu Ahmet Doğru ile benim 7’şer oyumuz var, o yüzden 6 oyu olan yeğenim Mustafa’nın beni desteklemesini, geçen sefer olduğu gibi işin kuraya kalmamasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
‘SANDIKTAN NE ÇIKACAĞI BELLİ OLMAZ’
Adaylardan Mustafa Elçi, Balıkesir’de yaşarken 6 ay önce doğayla baş başa kalmak için köye döndüğünü dile getirdi.
Şehir yaşamı yerine burada temiz hava, bol gıda ve oksijen aldığı için daha mutlu olduğunu belirten Elçi, mahallede yaz-kış yaşayan sayısının az olduğunu dile getirdi.
Köye dirlik, düzen ve huzur vadeden Elçi, “Rakibiz ama aramızda bir sorun, dargınlık yok. Amcam benim ona oy atmamı beklerken ben de onun bana oy atmasını bekliyorum. Sandıktan ne çıkacağı belli olmaz. Sandık her şeyi söyler. Belki amcamın eşi bana oy verecek. Aramızdaki tatlı rekabet sürecek” dedi.

‘SARIÇAYIR’I DUYURMAK İSTİYORUM’
Seçimlerde iddialı olduğunu belirten adaylardan Ahmet Doğru da mahalleye yatırım gelmesini amaçladığını söyledi.
Kırsal mahallede tavuk besiciliği yaptığını söyleyen Doğru, “Kepsut ilçe merkezinde Sarıçayır’ı bilmeyen insanlar var. Sadece Balıkesir’e değil, Türkiye’ye, dünyaya ‘Sarıçayır’ ismini duyurmak istiyorum. İlk olarak altyapı çalışmalarını tamamlayacağım. Off-road yarışlarını düzenleyeceğim ve burayı örnek bir köy yapacağım” ifadelerini kullandı.

‘BU SEFER DE BİZ YAPALIM’
Mevcut muhtar Mehmet Elçi’nin eşi Emine Elçi ise “Başta muhtar adayı olmasına karşıydım ama yolu getirdik, suyu getirdik. Önceden incir ağaçları bile kuruyordu. Emek verdik. Köyde uğraştık, muhtarlık odası yapıldı, çeşme yapıldı” derken, Mustafa Elçi’nin eşi Hatice Elçi de “Hangisi hayırlısıysa o olsun. Zaten akrabayız, küslük, dargınlık yok. Amcam bir kere yaptı. Bu sefer de siz bize oyunuzu verin, biz yapalım” diye konuştu
]]>Şato Kütüphane Bahçesi’ndeki toplantıda 5 yıllık görev süresini değerlendiren Soyer, göreve geldiğinde belediye şirketlerinde 27 bin 271 kişinin çalıştığını, bu sayının bugün 34 bin 239 olduğunu söyledi.

Soyer, 2019 yılının mart ayında belediyenin borcunun 5 milyar lirayken, 2024 yılı şubat ayı itibarıyla 25,7 milyar lira olduğunu kaydederek, borcun avro bazında yüzde 3,4 azaldığını ifade etti.
“BENDEN SORUMLULUK BEKLEMEK HAKSIZLIK”
CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay’ın yanında seçim çalışmalarına katılmamasına değinen Soyer, şunları kaydetti:
– Sonuç itibarıyla ben aday gösterilmedim. Yani üstelik anketlerde başarısız çıktığıma dair ifadeler kullanıldı. Hatta daha yeni Sayın Genel Başkan bir açıklamada bulunmuş ‘geçmişte bazı sorunlar vardı’ falan demiş. Dolayısıyla benim, hani ‘başarısız’ bulunan bir belediye başkanının, hani ‘sütte leke var onda yok’ denilen bir başkan adayının yanında olması ona zarar verir.
– Başarısız bulunduğum bir yerde CHP için yapacağım çalışmanın bir sınırı vardır. Yani o da olabildiğince zorlayarak bunu yapmaya çalışırım. Son dakikaya kadar da elimden geleni yapacağım. Ama bunun sorumluluğunu benden beklemek artık haksızlık olur.
– Bir siyasi irade kullanıldı. Bu siyasi iradenin tercihleri oldu. O tercihlerin nasıl sonuçlanacağını hep beraber göreceğiz bir hafta sonunda. Ama hem beni gösterme hem benden bu işin kazanılmasını bekle. Bu hakkaniyete uygun değil.
“DEĞİŞİM 1 NİSAN SONRASI OLMALIYDI”
Görev süresine ilişkin vicdanının rahat olduğunu belirten Soyer, “Genel başkanlığa aday mısınız diye soracak olanınız varsa, bunların hepsi olabilir ama benim derdim o değil. Ben bu memleket için çalışmaya devam edeceğim” sözlerini sarf etti.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Soyer, CHP Kurultayı’nda önce 22 Haziran’da İzmir Duruşu adıyla paylaştığı metinde “değişime ihtiyaç var” dediğini aktararak, şöyle konuştu:
– Ama bu değişim 1 Nisan’dan sonra olmalıydı. Burada yanıldığımı gördüm. Kurultay süreci partinin seçmeniyle partiyi barıştıran bir sonuç ortaya koydu. Ama diğer kısmı doğru çıktı, yani partide büyük bir kaynama olur, büyük bir kaos olur. Tam seçime giderken bu doğru olmaz. Dolayısıyla ben hala o noktadayım. Keşke bu kurultay 1 Nisan’dan sonra yaşansaymış.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kendisinin yeniden aday gösterilmemesi konusunda etkili olup olmadığı yönündeki soru üzerine Soyer, İmamoğlu’nun müdahalesinin olmadığını söylediğini, kendisinin de buna inandığını dile getirdi.
“BURADA KASTEDİLEN İNSANİ BAĞ”
Soyer, DEM Parti ile gönül bağı olduğuna yönelik açıklama yaptığının hatırlatılması üzerine de şunları paylaştı:
– Benim bütün dezavantajlı gruplarla gönül bağım var. AK Parti’ye, MHP’ye oy verenlerle de gönül bağım var. Seferihisar Belediye Başkanıyken Sur Belediyesi ile kardeş belediye olduk. Sura kayyum ataması yapıldı. Türkiye’deki ilk kayyum ataması uygulamasıydı. Ben de ertesi gün Konak Meydanı’nda bir basın açıklaması yapıp bunun doğru olmadığını söylemiştim.
– DEM Parti’nin, o zamanki HDP’nin seçmenleri orada gösterdiğim duruşu asla unutmadılar. Kısacası gönül bağı, sevgi bağıdır. Hatta bir tutku bağıdır. Gönül öyle bir şeydir. Bağlanırsınız ve onun gereğini yapmaya çalışırsınız. Dolayısıyla siyasi bir içerik değil burada kastedilen, insani bir bağdır.
]]>“YAŞANAN SÜREÇTE EN BÜYÜK YARAYI TÜRK GENÇLİĞİ ALMAKTADIR”
“Milletimize arzımızdır” başlığıyla yayınlanan açıklama şöyle:
“Tüm kamuoyunun malumu olduğu üzere, canımızdan can, kanımızdan kan güzel vatanımız, ekonomik, siyasi ve kültürel bir dar boğazdan geçmektedir. Türk Milleti bir tarafta ekonomik kriz ve milyonlarca kaçak sığınmacıyla; diğer tarafta ise yıkıcı ve bölücü terör örgütleriyle mücadele etmektedir. Yaşanan süreçte en büyük yarayı ise maalesef Türk gençliği almaktadır.
Bu dar boğazdan çıkışın, demokratik hukuk devletlerinde ancak siyasal mücadele ile olabileceği bilinciyle Atamızın biz gençlere hitabında gösterdiği yoldan giderek İYİ Parti Gençlik Kollarını kurduk ve özveriyle görev aldık.
Aldığımız görevlerin genç yaşımızda tüm geleceğimizi etkileme ihtimalini göze alırken tek amacımız, Türk gençliğinin layık olduğu muasır medeniyetler seviyesinde bir geleceğe sahip olması idi. Bu yolda da partimizin mücadele ettiği 2 genel ve 1 yerel seçimde, sayın genel başkanımızın liderliğinde tam bir inançla çalıştık.
“‘ÖZÜ BAŞINA İYİ PARTİ’ İDDİASIYLA İLGİLİ OLMAYAN…”
Ancak, partimizin son kurultayı ertesinde ‘özü başına’ seçime girme kararı alınmış olsa da gelinen noktada, gösterilen adayların önemli bir bölümünün ne özümüzden ne de sözümüzden olmadığı gerçeği ile karşı karşıya kalmış bulunuyoruz.
Özellikle bu kişilerin kendi partilerinden aday gösterilmemeleri neticesinde kişisel hırs ve intikamları için partimizi araç olarak kullandıklarını görüyoruz. Dahası 2018 ve 2023 yıllarındaki genel seçimlerden, gömlek değiştirir gibi parti değiştiren milletvekilleri gerçeğinden ders çıkarılmadığını anlıyoruz. Bu duruma karşı sorumluluğumuz olduğu bilinciyle de bu açıklamayı yapma ihtiyacı duyuyoruz.
Bugün gelinen noktada, Ankara’da ‘özü başına İYİ Parti’ iddiasıyla ilgisi olmayan bir adayla seçmenlerimizin karşısına çıkıldı. Dahası bu aday, hem partimizin hem de seçmenlerimizin cumhurbaşkanı adaylığına layık gördüğü gibi ahlakına, çalışmasına ve azmine kefil olduğu sayın Mansur Yavaş aleyhinde nezaketsiz ve yakışıksız ifadelerle karalama kampanyası yürütmektedir. Nihayetinde bu kampanya partimizde yeni bir istifa dalgası yaratmıştır.
“YAVAŞ’IN HUKUKUNA TÜM CESARETİMİZLE SAHİP ÇIKACAĞIZ”
Ankara’da ‘tarihe 25 yıllık rant belediyeciliği’ olarak geçen dönem aleyhine en ufak bir açıklama yapmayan, adeta iktidar kanadı tarafından görevlendirilmişçesine; yapacağı proje ve vaatleri açıklamak yerine yalnızca sayın Mansur Yavaş aleyhinde propaganda yapan partimiz adayının bu tavrı ile rant belediyeciliğini meşrulaştırmaktan öteye gidemediği kanaatindeyiz.
Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır düsturu ile İYİ Parti rozetini iki gün önce takan bir aday tarafından yürütülen bu karalama kampanyasında, Mansur Yavaş’ın hukukuna tüm cesaretimiz ve gençliğimizle sahip çıktığımızı ifade etmek isteriz.
Bu tarihsel sorumluluk bilinciyle Ankara ve ilçelerinde ithal adayları değil; bir başka partiden aday olmak zorunda kalan özümüzden ve sözümüzden adayların desteklenmesi konusunda mutabık kaldığımızı beyan etmek isteriz.”
Açıklamada imzası bulunan isimler şöyle:
“Av. Orhun Bilenler – Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı,
İsa Can Mesut- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Bölge Koordinatörü,
Av. Oğuzhan Boyraz- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Bölge Koordinatörü,
Av. Yasin Uygun – Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Bölge Koordinatörü,
Av. Mert Koray Aslanbaş– Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Hukuk ve Kamu İşleri Komisyonu üyesi,
Ömer Faruk Alpkılıç- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Keçiören İlçe Başkanı
Yusuf Yılmaz- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Etimesgut İlçe Başkanı
Muhammet Değirmenci- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Altındağ İlçe Başkanı
Mehtap Elzem Aydemir- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Bala İlçe Başkanı
Murat Erçorumlu- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Yenimahalle İlçe Başkanı
Mutlu Ergün- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Mamak İlçe Başkanı
Emre Okyay- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Nallıhan İlçe Başkanı
Ali Oğuzhan Sayıcı- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Nallıhan İlçe Başkanı
Özgür Can- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Ayaş İlçe Başkanı
Rafet Onur Keskin- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Evren İlçe Başkanı
Tahir Özkan- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Kızılcahamam İlçe Başkanı
Abdullah Şahin- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Kızılcahamam İlçe Başkanı
Hakan Solu- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Güdül İlçe Başkanı
Mustafa Hilmi Alpoğlu- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Polatlı İlçe Başkanı”
]]>*Ülkemizin yaşadığı büyük yıkımların suçlusu olan AKP’nin yerel seçimde Hatay’dan gösterdiği Büyükşehir Belediye Başkanı adayı karşısında, yine bir deprem suçlusu olan mevcut belediye başkanı Lütfü Savaş’ın Hatay halkının tüm itirazlarına rağmen yeniden aday gösterilmesi üzerine, Türkiye İşçi Partisi olarak, Hatay halkını seçeneksiz bırakmayacağımızı ilan edip Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı için girişimlerde bulunduk.
*Bu girişimler sonucunda Hatay halkının çeşitli temsilcilerinin ve önde gelen kanaat önderlerinin de inisiyatifiyle deprem günlerindeki özverili çalışmasıyla tanınan eski milli futbolcu, Hataylı spor insanı Gökhan Zan ortak bir iradeyle önerilen isim oldu. Partimiz ise “Hatay İttifakı” olarak adlandırılan bu iradeye saygı duyduğunu belirtti ve partimizin üyesi olmayan Gökhan Zan’a adaylık sırasını verdi.
“ADAYLIĞINI GERİ ÇEKTİĞİMİZİ KAMUOYUNA İLAN EDİYORUZ”
*Türkiye İşçi Partisi olarak, Hatay halkının iki deprem suçlusu arasında bir seçime zorlanmasının ve Lütfü Savaş’ın CHP adayı olarak dayatılmasının telafisi mümkün olmayan bir ayıp olduğunu ve acılı Hatay halkına bir hakaret anlamı taşıdığını tekrar ifade ediyoruz.
*Bununla birlikte, Hatay İttifakı’nın ortak aday olarak önerdiği Gökhan Zan’ın partimizin asla tasvip etmeyeceği ilişkilere girdiğine dair çeşitli iddialar tarafımıza ulaşmıştır. Gökhan Zan söz konusu iddiaların kendisine yönelik bir kumpas olduğunu ve hukuki süreci başlatacağını partimize iletmiştir.
*Ancak, her ne kadar süreç hukuki mercilere taşınacak olsa da, en ufak bir şaibenin varlığına bile göz yummayacağımızı ve kumpas ve şantaj gibi yolları alışkanlık haline getirmiş olan düzen siyasetine olan kapanmaz mesafemizi hatırlatıyor, Gökhan Zan’ın adaylığını geri çektiğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz.
“AZAMİ HASSASİYET GÖSTERECEĞİZ”
*Türkiye İşçi Partisi, mücadelesini sadece ve sadece halkın gücüyle, halkın çıkarları doğrultusunda ve halkın sesini güçlendirmek amacıyla yürütür. Türkiye İşçi Partisi, alacağı her türlü kararı yetkili kurullarında alır ve kurulları aracılığıyla uygular.
*Türkiye İşçi Partisi, şimdiye kadar hiçbir siyasi grup ya da partiyle pazarlık ilişkisi kurmamış, bundan sonra da kurmayacaktır. Siyasetin kirli pazarlıklarla, kumpas ve şantajlarla yürütüldüğü bir ülkede temiz, dürüst ve şeffaf siyasette inat eden Türkiye İşçi Partisi olarak, ilkelerimizin üzerine hiçbir gölge düşmemesi için bugüne kadar olduğu gibi azami hassasiyeti göstereceğiz.
“ÖZÜR DİLİYORUZ”
*Başta Hatay halkına olmak üzere, Türkiye’nin gönlü TİP’ten yana atan tüm emekçilerine kararımızı duyuruyor, istemeden de olsa parçası olduğumuz bu tablo için özür diliyoruz.
Partimiz, halka karşı işlenmiş bir suça bulaşmış hiç kimseyi desteklememeyi, dolayısıyla Hatay’da da deprem suçlarında ve yıkımda payı bulunan iktidar ve ana muhalefet adayları karşısında mücadele etmeyi ve halkımızı onlara oy vermemeye çağırmayı görev bilir.
Mücadelemizde, haysiyetimizde, ilkelerimizde inat edeceğiz.
Türkiye İşçi Partisi, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da pazarlıksız, tavizsiz, düzen siyasetinin kirli ve yozlaşmış ilişkilerinden tamamen uzak bir kimlikle yürüyüşüne devam edecektir.”
]]>YSK’nin seçim takvimi kapsamında siyasi partiler ve bağımsız adaylar, adaylık başvurularını 20 Şubat Salı günü mesai bitimine kadar ilgili il ve ilçe seçim kurullarına teslim etti. İnceleme sonucu il ve ilçe seçim kurullarınca kesin aday listeleri 3 Mart Pazar günü açıklandı.
İSTANBUL’DA 49 ADAY
49 adayla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, en çok adayın yarışacağı belediye oldu. Bu adaylardan 22’si siyasi parti, 27’si ise bağımsız olarak seçime katılacak.
İstanbul’u 29 adayla Gaziantep, 28 adayla Malatya takip edecek. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan adaylarından 3’ü bağımsız, Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adaylarından ise 5’i bağımsız olarak seçime girecek. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için 19’u siyasi parti, 5’i bağımsız olmak üzere 24 aday yarışacak.
KRİTİK TARİH 21 MART
– YSK’nin takvimine göre, seçime giden süreçteki önemli tarihlerden biri de 21 Mart Perşembe olacak. Bu tarihte propaganda serbestliği ve bazı seçim yasakları başlayacak.
– Seçim propagandası 30 Mart Cumartesi günü saat 18.00’de, seçim yasakları ise 31 Mart saat 23.59’da sona erecek.
– Oy verme gününden önceki 10 günlük sürede, yazılı, sözlü ve görsel basın ve yayın araçları ile kamuoyu araştırmaları, anketler, tahminler, bilgi ve iletişim telefonları yoluyla mini referandum gibi adlarla bir siyasi partinin veya adayın lehinde veya aleyhinde veya vatandaşın oyunu etkileyecek biçimde yayın yapılması ve herhangi bir surette dağıtımı yasak olacak.
– Döküm ve dağıtımına 29 Şubat Perşembe günü başlanan seçmen bilgi kağıtlarının seçmenlere dağıtımı 24 Mart Pazar günü tamamlanacak. Seçmenler bilgi kağıtlarını yanlarında getirmek zorunda olmayacak.
– Seçmenler, nerede ve hangi sandıkta oy kullanacağını YSK’nin internet sitesinden, e-Devlet kapısından, YSK Seçmen Sorgulama Mobil Uygulamasından veya “444 9 975” numaralı YSK Çağrı Merkezi’nden kontrol edebilecek.
– 28 Mart’ta tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin listeler kesinleştirilecek. Türkiye, 31 Mart’ta sandık başına gidecek.
OY VERME SAATİ
YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat öne çekti.
Buna göre, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ile Kilis’te ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy verme saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak.
Diğer illerde oylar 08.00-17.00 saatlerinde kullanılacak.
PARTİLERİN SIRALAMASI
34 siyasi partinin katılacağı seçimde partilerin oy pusulasındaki sıralaması şöyle:
“AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.”
]]>ERDAL BEŞİKÇİOĞLU AÇIKLAMASI
Katıldığı bir TV programında soruları yanıtlayan Yavaş’a Erdal Beşikçioğlu’nun CHP Etimesgut Belediye başkan adayı olmasına itiraz ettiği yönündeki iddia da soruldu. Yavaş, bu soruya şöyle cevap verdi:
– Erdal Bey’in adaylığını istemedim değil, adaylığından bilgim yoktu, başka isim önermiştim sadece. Yoksa Erdal Bey’le biz çok daha öncesinden tanışırız, onun dizilerine biz de belediye olarak çünkü Ankara’nın reklamı yapılıyor diye destek olduk. Sevdiğimiz bir insandır. Toplumun sevdiği kadar bizim de çok sevdiğimiz bir insandır. Dolayısıyla genel merkezin kararı oldu. Ben önceden önerdiğim isim varken Erdal Bey’in aday olmak istediğinden bilgim yoktu. Yani sonuçta konuşa konuşa bu işler çözülür.
– Tek arzumuz Ankara’da ilçe sayımızı arttırmak. İnşallah Erdal Bey ile de artıracağız. Siyaset, yapmak isteyen herkese nasıl açıksa sanatçılara da açık olması lazım. Çünkü onlar da boşuna sanatçı olmuyorlar. Belli özellikleriyle kamuoyunun önüne çıkıp beğeni alan insanlar.
“NE PKK NE HİZBULLAH”
CHP Afyon Belediye Başkan adayı Burcu Köksal’ın DEM Partililerle ilgili açıklamalarına dair konuşan Yavaş, şunları söyledi:
– Beş yıl belediye başkanlığı yaptım. Kimseye kapalı olmadı ki zaten. Şöyle görüşlerini beğenmeyebilirsiniz, kızabilirsiniz, yani her şey diyebilirsin o iş ayrı bir şey. Ama seçildikten sonra herkesten vergi alıyorsunuz. Herkesten para alıyorsunuz ve onların adına idare ediyorsunuz. Böyle yaptıktan sonra herhangi bir kişiyi ayırırsanız bu kul hakkına girer.
– Bu terör hassasiyetidir o hassasiyet bende de var açıkçası. Ama seçildikten sonra ben polis değilim, emniyet mensubu değilim yani. Son günlerin tartışması Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘Oy verirseniz daha rahat edersiniz yoksa sıkıntıya düşersiniz’ dediği gibi. O zaman oy vermeyenlerden vergi de anlayacaksınız para da almayacaksın. Yani böyle bir mantık olmaz. Kamu idaresi bu tür şeyleri affetmez. Belediye başkanının herkese kapısı açık olur.
– Ben Burcu Hanım’la da görüştüm. Net bir şekilde benim gibi düşünüyor. ‘Ben teröre karşı hassasiyetimi ifade ederken bu şekilde konuştum ama tabii ki Afyon’da herkes için söylüyorum, herkese kapımız açık o manada bir sıkıntı olmaz. Herkese hizmet vermekle mükellefiz’ diyor. Ne PKK’yı ne Hizbullah’ı savunan kimseyle yan yana gelmeyiz. Onların oylarıyla seçileceğime seçilmeyeyim. Türk Bayrağına, İstiklal Marşı’na saygı duyan; Milli Takım sevindiği zaman sevinen herkesle yan yana geliriz.
“AKŞENER’İ YALANLIYOR”
Yavaş, İYİ Parti ABB Başkan adayı Cengiz Topel’in asfalt ihalesine fesat karıştırıldı iddialarına ilişkin şöyle konuştu:
– Onun söylediği doğru, nasıl doğru diyeceksiniz? İhaleye fesat karıştırmakta onun tecrübesi çoktur. Bizim bütün ihalelerimiz açıktır. Katılımcılar gelip zarflarını teker teker veriyor. İki kişi kuruşu kuruşuna aynı teklifi vermiş. Fakat birisi eksik evraktan elenmiş, aynı fiyatı veren ihaleyi alamamış. O ihale uzmanıdır, çok girip çıkmıştır ihalelere. Siz ihaleye girmeden aynı rakamı verip veremeyeceğini nereden bilebilirsiniz ki? 10 tane katılımcı var. Biri elenmiş, dokuz katılımcı var. Biri fiyatta daha fazla kırım yaparak ihaleyi almış.
– Böyle bir şey iddia edildiğinde savcılığa gidin diyorum. Lafı ortaya bırakıp geri kaçmayacaksın. Aday olduğu partinin genel başkanı benimle beraber 40 ile gitmiştir, her yerde Akşener benim dürüstlüğümü anlatmıştır. Akşener’i yalanlıyor. Geldi benden Mamak Belediye Başkanlığı’nı istedi, biz de vermeyince Yavaş’ı karalıyor. Durmuş, durmuş bunu seçime giderken mi öğrenmiş?
“RUH SAĞLIĞINI KAYBETMİŞ BU ARKADAŞ”
Yavaş, Topel’in “Belediye kasasında olması gereken 5 milyar 928 milyon lira yok” iddiasına da şu cevabı verdi:
Belediyenin beş kuruşu kaybolmaz. Türkiye’de bütün harcamalarını yayınlayan biziz. Şirketlerde yeminli mali müşavirlerimiz var. Sayıştay denetliyor bizi. Hiçbir şekilde bununla ilgili bilgimiz yok. Sayıştay raporu olsa bununla ilgili bizi tefe koyarlar.
– Ruh sağlını kaybetmiş bu arkadaş. Gitsin savcılığa başvursun. Bize bunları savunmak zorunda bıraktırıp projelerimizi anlatmamıza engel oluyor. Bunun muhatapları bizim şirketlerimiz, genel müdürlerimizdir. Herkes ağzından çıkanın sonucuna katlanacaktır.
]]>“SIKINTI VAR MI?”
HÜDA PAR Adayı Serkan Ramanlı da sosyal medya hesabından partisinin il teşkilatını etiketleyerek, DEM Parti Adayı Öztüzün ve diğer adaylarla çekilmiş fotoğraflarını paylaşıp, “Sıkıntı var mı?” diye yazdı.

“MUHATAP BULAMIYORUM”
Hakkında partisi tarafından inceleme başlatılan Öztüzün de sosyal medya hesabından paylaşım yaparak, konuyla ilgili muhatap bulamadığını açıkladı. Öztüzün, açıklamasında şunları söyledi:
* “İl eş başkanlarının haberi var maça gideceğimden. Maçtan bir gün önce Eş başkan Adayımız Gülistan Sönük, kendisinin de maça gelmek istediğini söylemesi üzerine, ‘Tamam’ dedim, ‘Gençlerle konuşurum, ayarlarız’ dedim. Gençlerle konuştum. ‘O gelmezse ben de gelmem’ dedim. Biz beraber orada bir birlik fotoğrafı vereceğiz düşüncesindeydik. Gençler de ikna oldu. Saat 7 buçukta arkadaşımızı aradım. Telefonuma cevap vermedi. Hala da geri dönmüş değil. Sonra bizim Bağlar Mahallesi’ndeki gençlerle beraber, kalabalık bir şekilde stadyuma giriş yaptık. Taraftarın büyük ilgisiyle karşılaştık ve ‘Halkın başkanı halkın içinde’ sloganı, tezahüratı yaptılar. O ara Serkan Ramanlı protokol tribününde oturuyordu.
* Maç izlemeye devam ettik tezahüratlar eşliğinde. Maçımızı izledik. Maça konsantre olduk. Sonradan Serkan Ramanlı geldi yanımıza ve böyle de maçı izlerken öyle bir fotoğraf çekti. Daha sonra benimle görüşmeden paylaşım yapılıyor. Benden, il yönetimim, yetkililer benden olayın nasıl olduğu ile ilgili herhangi bir açıklama dahi almadan, sormadan açıklama yapıyor. Ben o paylaşımı X’te gördüm. İl başkanı veya il yönetimi bana öyle bir şey bildirmedi. Bu partinin adayıyım. Kendi siyasi partim, benimle konuşmadan X’te beni hedef gösteren bir yazı yayınladı. Sonrasında görüştük. Efendim işte ‘Bunu düzeltiriz’ dediler, bekledim bugüne kadar da herhangi bir açıklama yok. Arkadaşların haklı eleştirileri var. Yani bu olay sosyal medya üzerinde tartışılmamalı fakat bu konuda muhatap bulamıyoruz. İl başkanlığı herhangi bir düzeltme, yeni bir açıklama yapılmadığından mecburen çok iç tartışmaları burada tartışma ihtiyacı duyduk. Halkımızı bilgilendirme ihtiyacı hissettiğimizden dolayı sosyal medyayı kullanmak zorunda kaldım.”
“MEHDİ ÖZTÜZÜN İLE HERHANGİ BİR BAĞ VE İLİŞKİ KALMAMIŞTIR”
DEM Parti İl Teşkilatı tarafından yapılan basın açıklamasında ise Öztüzün’ün parti ile ilişkisinin kalmadığı belirtilerek şöyle denildi:
* “Halkımız ve partimiz açısından önemli bir seçim sürecinin içindeyiz. Partimiz bu sürece hazırlanırken 31 Mart yerel seçimlerinde belediye eş başkan adaylarımızın halk oylamasıyla seçileceğini kamuoyuna açıklamış ve adaylarımız büyük bir şeffaflıkla halk tarafından belirlenmiştir. Tüm aday adayları eş başkanlık ilkesini kabul ettiklerini beyan etmiştir. Bize başvuran tüm aday adaylarımız, eş başkanlık için başvurmuştur. Halk oylamamız büyük bir başarıyla sonuçlandıktan sonra Batman Belediye eş başkan adayı olarak seçilen Mehdi Öztüzün, beyanının aksine bir tutumun içine girmiştir.
* İl örgütümüz ve merkezi komisyonlarımızın tüm çözüm çabalarına rağmen bizim açımızdan kadın iradesinin yok sayılması ve eş başkanlık ilkemizin reddi anlamına gelen ‘Belediye Başkanı’ olma tutumunda ısrar etmiştir. Kurulduğu günden itibaren resmi ideoloji ve karanlık güçlerin tetikçiliğini yapan, binlerce yurtseverimizin kanında eli olan, Kürt halkına yönelik topyekûn saldırı içerisinde olan karanlık yapıların Batman halkına, partimize ve değerlerimize yönelik özel ve psikolojik saldırılara zemin sunmuştur.
* Mehdi Öztüzün kişisel ikbalini öncelemiş, çoğunlukla seçim çalışmalarına katılmaktan imtina etmiştir. Partimizin sorunları parti mekanizmalarında çözme çabalarına karşı Öztüzün, sanal medya üzerinden kültürümüze ve parti disiplinine aykırı tutum ve pratiğinde ısrar etmiş; adeta partimize, değerlerimize karşı bir karalama kampanyası başlatmıştır. Gelinen aşamada partimize, yurtseverlik kültürümüze ve kadın iradesine karşı tutumu nedeniyle Mehdi Öztüzün ile partimiz ve kurumlarımız ile herhangi bir bağı ve ilişkisi kalmamıştır. Öztüzün’ün belediye eş başkan adayımız olmadığını kamuoyuna duyuruyoruz.”
]]>Ersoy, yazılı açıklamasında, YKS başvurularıyla ilgili verileri açıkladı.
TYT’YE 3 MİLYON 36 BİN KİŞİ, AYT’YE 1 MİLYON 983 BİN KİŞİ GİRECEK
YKS’nin 8 Haziran Cumartesi saat 10.15’te yapılacak birinci oturumu TYT’ye 3 milyon 36 bin 945 adayın başvuru yaptığını belirten Ersoy, şu bilgileri verdi:
“9 Haziran Pazar saat 10.15’te yapılacak ikinci oturum olan AYT’ye 1 milyon 983 bin 766 aday, aynı gün saat 15.45’te gerçekleşecek üçüncü ve son oturum olan YDT’ye ise İngilizceden 218 bin 316, Arapçadan 5 bin 717, Almancadan 2 bin 849, Fransızcadan 1172, Rusçadan 760 kişi olmak üzere toplam 228 bin 814 aday katılacak.”
YKS NE ZAMAN? TYT, AYT NE ZAMAN?
YKS TYT 8 Haziran 2024 Cumartesi günü, AYT ve YDT ise 9 Haziran 2024 Pazar günü düzenlenecek.
YKS SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK?
YKS sonuçlarının açıklanacağı tarih belli oldu. YKS sonuçları 17 Temmuz 2024 Çarşamba günü açıklanacak.
EN GENÇ ADAY 15, EN YAŞLI ADAY 85 YAŞINDA
Ersoy, 2024-YKS’ye başvuran adayların 1 milyon 580 bin 984’ünün kadın, 1 milyon 455 bin 961’inin erkek olduğunu belirterek, “En genç aday 15, en yaşlı aday 85 yaşında. Sınava başvuranlar, 17-23 yaş arasında yoğunlaşmış durumda, 50 yaş ve üzeri 26 bin 331 aday başvurusu bulunuyor. 34 yaş üstü kadın aday sayısı ise 118 bin 923 olmuştur.” ifadelerini kullandı.

EN ÇOK ADAY ANADOLU LİSELERİNDEN
ÖSYM Başkanı Ersoy, adayların okul türlerine ve öğrenim durumlarına ilişkin de şunları kaydetti:
“Adayların 974 bin 521’i Anadolu lisesi, 717 bin 732’si meslek lisesi, 570 bin 415’i açık öğretim lisesi, 232 bin 967’si imam hatip lisesi, 96 bin 524’ü fen lisesi, 10 bin 795’i sosyal bilimler lisesi, 10 bin 647’si spor ve güzel sanatlar liselerinden.
Lise son sınıfta olan aday sayısı 1 milyon 93 bin 697, lise mezunu olup bir yükseköğretim programına yerleşmemiş aday sayısı 1 milyon 184 bin 189. Bir yükseköğretim programına yerleşmiş kayıtlı aday sayısı 316 bin 260, bir ortaöğretim kurumunun son sınıfında beklemeli olan aday sayısı 12 bin 652, bir yükseköğretim programına yerleşmiş fakat kayıt olmayan aday sayısı 58 bin 455, bir yükseköğretim programından mezun olan aday sayısı 293 bin 925, yükseköğretim kurumundan kaydı silinen ve sınava başvuran aday sayısı da 77 bin 767’dir.”
Sınavlara başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocuklarından sınav ücreti, başvuru hizmet ücreti ve yerleştirme ücreti alınmadığını hatırlatan Ersoy, “Bu kapsamda 2024-YKS’ye başvuran 15 bin 821 aday sınav ücretinden muaf tutuldu.” bilgisini paylaştı.
ENGELLİ ADAYLARA HASSAS ÇALIŞMA
Engelli adaylar ile ilgili de bilgi veren Ersoy, TYT ‘ye toplam 12 bin 691, AYT’ye 8 bin 171, YDT’ye ise 988 engelli adayın katılacağını bildirdi.
Ersoy, engelli adayların hiçbir olumsuzluk yaşamaması, engel durumlarının kendilerine dezavantaj olarak dönmemesi için hassasiyetle çalıştıklarını vurgulayarak, “Emeklerinin, gayretlerinin karşılığını alabilecekleri ortamı sağlamak temel arzumuzdur.” değerlendirmesini yaptı.
1 MİLYON 404 BİN KİŞİ İLK KEZ BAŞVURU YAPTI
Bayram Ali Ersoy, “Adayların 1 milyon 404 bin 156’sı sınava ilk kez başvuru yaparken, 798 bin 409 adayın ikinci başvurusu, 442 bin 64 adayın üçüncü başvurusu, 219 bin 390 adayın dördüncü başvurusu, 172 bin 926 aday ise beş ve daha fazla başvuru yapmış durumda.” ifadesini kullandı.
2024-YKS’de geç başvurunun da sona ermesiyle başvuru sürecinin tamamlandığını belirten Ersoy, şunları kaydetti:
“Sürecin en sağlıklı şekilde işlemesi için tüm aşamalarda gerekli çalışmaları titizlikle yapıyor, önlemleri alıyoruz. İlgili kurumlarla işbirliğini sürdürüyoruz. Emeklerini emanetimiz olarak gördüğümüz adaylarımızın en uygun ortamda sınava girmesi için çabalıyoruz. Sınava katılacak adaylara şimdiden başarılar diliyorum.”
]]>En çok adayın yarıştığı İstanbul’dan sonraki ikinci kent 29 adayla Gaziantep, üçüncü şehir ise 28 adayla Malatya oldu.
1970’li yıllardan bu yana sağın kalesi konumunda olan ve 2002’den bu yana da AKP’li başkanların yönettiği Malatya’da aday enflasyonu ve AKP’nin mevcut başkan Selahattin Gürkan’la yola devam etmeme kararı CHP’nin adayı Veli Ağbaba’nın sürpriz yapma şansını arttıdı.

AKP’nin aday belirleme sürecinde izlediği politika, Yeniden Refah’ın aday çıkarması ve bazı güçlü bağımsız adayların varlığı ise Veli Ağbaba’nın şansını arttıran faktörler arasında.
CHP İl Başkanı Barış Yıldız da kenti kesin olarak kazanacaklarını ifade ediyor.

Vahap Şahin ve Veli Ağbaba
İLÇELERDE DE OY PATLAMASI YAŞANABİLİR
Malatya’da 2019’da Arguvan, Arapgir ve Hekimhan ilçe belediyelerini kazanan CHP ilçe sayısını da arttırma iddiasında. Akçadağ, Doğanşehir, Kuluncak, Yazıhan’a kesin gözüyle bakan CHP İl yönetimi Merkez ilçeleri Battalgazi ve Yeşilyurt’tan da rekor oy bekliyor.
Yine aday enflasyounun yaşandığı Malatya’nın köklü ilçelerinden Akçadağ’da Doktor Vahap Şahin’i aday gösteren CHP yönetimi ilçeyi kesin olarak kazanacaklarını ifade ediyor.

Vahap Şahin Akçadağ’da köklü bir değişim vaat ediyor.
2014’de AKP’den aday olup başkan seçilen Ali Kazgan 2019’da bağımsız girdiği seçimi çok az farkla kazanarak yeniden başkan seçilmişti. 31 seçimleri için Yeniden Refah’ın adaylık teklifini kabul eden Kazgan’a karşı AKP’de Hasan Ulutaş’ı aday gösterdi.
Bu iki adayın muhafazakar oyları bölmesi CHP’nin 2019 seçimlerinde kaçırdığı şansı bu kez elde etmesinin önünü açıyor.
Özellilke sosyal belediyecilik alanındaki projeleriyle Akçadağ’da köklü bir değişim vaadeden Vahap Şahin’in ilçeyi kazanma potansiyeli yüksek görünüyor.

PARTİLERİN MALATYA BÜYÜKŞEHİR ADAYLARI
CHP: Veli Ağbaba
AKP: Sami Er
İYİ Parti: Şehmus Göçmez
Yeniden Refah Partisi: Bilal Yıldırım
DEM Parti: Abdulvahap Ekim
Memleket Partisi: Avni Talha Ucuzcu
Sol Parti: Osman İzci
Zafer Partisi: Sıddık Aktaş
Türkiye Komünist Partisi: Hüsne Yaşar
Anadolu Birliği Partisi: Yüksel Akmercan
Halkın Kurtuluş Partisi: Semih Keklik
Türkiye Komünist Hareketi: Suat Erdem
Bağımsız Türkiye Partisi: Hakan Şireci
Yeni Türkiye Partisi: Yusuf Yılmaz
Emek Partisi: Bayram Adil Aktaş
HÜDAPAR: İlker Dönmezler
Hak ve Özgürlükler Partisi: Reşat Öztürk
Ocak Partisi: Mehmet Coşkun
Demokrat Parti: Mehmet Cahit Karakuş
Millet Partisi: Muhammet Bekir İncearık
Türkiye İşçi Partisi: Burcu Aslan
Vatan Partisi: Abuzer Şerefoğlu
BAĞISIZ ADAYLAR
Muzaffer Tunç Serbest
İbrahim Gezer
Bengül Uğurlu
Nazir Güney
Denizhan Gürbüz
AKÇADAĞ ADAYLARI
CHP Vahap Şahin
AKP: Hasan Ulutaş
Yeniden Refah: Ali Kazgan
Saadet Partisi: Ali Emre
HÜDAPAR: Hamdi Şahin
Büyük Birlik Partisi: Turgay Güneş
Anadolu Birliği Partisi: Adem Çıbuk
Bağımsız Türkiye Partisi: Murat Kara
]]>Hiç şüphesiz bu yıla damga vuran yapımlardan biri de Barbie idi. Hatta Cristopher Nolan’ın biyografik filmi Oppenheimer ile gişede karşı karşıya gelen ve “Barbenheimer” gibi bir fenomeni ortaya çıkaran film, hem oyuncularının performansına hem de yönetmen Greta Gerwig’e övgüler getirmişti.

Ancak tüm bunlar Gerwig’in de Margot Robbie’nin de Akademi tarafından aday olarak belirlenmesine yetmedi. Film, “En İyi Film” kategorisinde yarışsa da sinema dünyasının bu iki güçlü kadını adaylık alamadılar.
Bu durum da akıllara daha önce Oscar’da “En İyi Film” ödülünü alan ancak “En İyi Yönetmen” kategorisinde adaylık alamayan yapımları hatırlattı.
İşte o filmler…
CODA – 2021
CODA, işitme engelli yetişkinlerin çocuğu anlamına gelir ve bu derinden etkileyici film de ailesindeki tek işiten kişi olan bir kız hakkında. Film, aile bağları ve büyümeyle ilgili bir hikaye sunulurken “En İyi Film” ödülünü de sonuna kadar hak ediyor.

Başrollerinde ağırlıklı olarak işitme engelli oyuncuların yer aldığı ilk film olan CODA’nın senaryosu ve yönetmenliği ise Sian Heder’a aitti ve Heder bu yapımla “En İyi Yönetmen” kategorisinde aday gösterilmedi.
YEŞİL REHBER (GREEN BOOK) – 2018
Başrollerini Viggo Mortensen ve Mahershala Ali’nin olağanüstü performansıyla Afrikalı-Amerikalı piyanist Donald Shirley ile İtalyan-Amerikalı fedai Tony Lip’in hikayesini anlatıyor.

Salak ile Avanak ( Dumb and Dumber) ile tanınan 43 yaşındaki yönetmen Peter Farrelly’nin Oscar kazanmak bir yana Oscar’a aday olacak herhangi bir yapım ortaya çıkarması bile beklenmiyordu. Ancak Farrelly, Yeşil Rehber ile “En İyi Film” ve “En İyi Uyarlama Senaryo” ödüllerini kucakladı.
Yine de bu üstün başarıya “En İyi Yönetmen” adaylığı alamadı.
OPERASYON: ARGO (ARGO) – 2012
1979’da İran’daki ABD rehine krizi sırasında Tahran’daki altı Amerikalıyı kurtarmaya yönelik riskli operasyon beyazperdeye uyarlanıyor ve hem başrolde hem de yönetmen koltuğunda Ben Affleck’i görüyoruz.

Film, rakiplerine karşı kazanarak Oscar heykelciğini alsa da bu durum, tartışma da yaratmıştı. Ayrıca “En İyi Yönetmen” dalında Affleck’in adaylık alamaması da dikkat çekmişti.
BAYAN DAISY’NİN ŞOFÖRÜ (DRIVING MISS DAISY) – 1989
Bayan Daisy’nin Şoförü, kimi eleştirmenler tarafından 1980’lerin ve hatta tüm dönemlerin en zayıf filmlerinden biri olarak görülse de izleyicinin ilgi gösterdiği bir yapım oldu.

Jessica Tandy ve Morgan Freeman’ın başrolleri üstlendiği Bruce Beresford’un yönetmenliğini yaptığı filmde, yaşlı bir Yahudi kadın ile onun Afrikalı-Amerikalı şoförü arasında gelişen ilişki konu alınıyor.
Film; Düşler Tarlası, Doğum Günü 4 Temmuz, Ölü Ozanlar Derneği ve Sol ayağım gibi birbirinden iddialı filme karşı Oscar’ı kazanarak herkesi şaşkınlığa uğratsa da Beresford, “En İyi Yönetmen” dalında aday gösterilmeyerek dikkat çekti.
BÜYÜK OTEL (GRAND HOTEL) – 1932
Hiçbir oyunculuk adaylığı olmadan “En İyi Film” ödülünü kazanan çok az filmden biri olan Grand Hotel, Berlin’de lüks bir otelde konaklayan birbirinden çok farklı insanlardan oluşan renkli bir grubun anlatıldığı romantik bir trajedi.

Greta Garbo ve Joan Crawford gibi yıldızlarla dolu bir oyuncu kadrosu olsa da hiçbir oyuncu gibi filmin yönetmeni Edmund Goulding de “En İyi Yönetmen” adaylığı alamadı.
KIRIK KANATLAR (WINGS) – 1927
Amerikan yapımı sessiz film, ilk defa düzenlenen Akademi Ödülleri’nde “En İyi Film Akademi Ödülü”nü kazandı ve aynı zamanda da Gary Cooper’ın bir yıldız olmasına yardımcı oldu.

Belki de şimdiye kadar yapılmış en romantik savaş filmi olan Wings, inanılmaz performansları ve etkileyici teknik özellikleriyle hem izleyicilerden hem de eleştirmenlerden tam not alan filmlerden biri oldu. Ancak yönetmeni William Wellman filmde harika bir iş çıkarmasına rağmen “En İyi Yönetmen” adaylığını alamadı.
]]>HaberTürk TV’ye konuşan Özel, yerel seçim gündemi ve bir sonraki genel seçimlere dair değerlendirmelerde bulundu.
CHP’nin Afyonkarahisar Belediye Başkan adayı Burcu Köksal’ın “Seçildiğimde Afyonkarahisar Belediyesinin kapıları, DEM Parti hariç bütün siyasi partilere açık olacak” ifadeleri sorulan Özel, Köksal’ın konuşmasının içeriğini fark etmediğini, fark etmesi halinde uyarıda bulunacağını belirtti.
BURCU KÖKSAL AÇIKLAMASI: ORADA FARK ETSEM DÜZELTİRDİM
Özel, şunları söyledi:
– Ne konuşulduğunu fark etmedim. Fark etsem orada bir düzeltme yapardım. Burcu’nun üslubu nettir, serttir, hatta iktidar açısından tahrik edicidir. Burcu Hanımın Afyon’da siyaseten çatıştığı bir ekip de var. İki ekip birden gelip istediler. Adaylaşmasının önünde hiçbir engel yoktu. Aradım, sordum.
– Dedi ki, ‘Başkanım burada ana propaganda şu: ‘Belediyeyi DEM Partililerle birlikte yönetecek, bunlar burada gizli ittifak yaptılar’ diyorlar. Ben de diyorum ki sizin gibi gizlemem. Ne HÜDA-PAR derim ne DEM derim. Ben belediyeyi kendim yöneteceğim, DEM Parti’yle değil. Bunu söylüyorum’ dedi. Ben kendisini aradım ‘Burcu böyle bir ifade olmuş, tansiyon yükselir, bunu Uşak’ta düzeltiyorum’ dedim. O da ‘Aman başkanım düzeltin’ dedi.
– Afyon’dan bir gazeteci ile konuşmuş, mesaj atmış. Dediği şu: ‘Benim DEM’le ittifakım yok.’ Her gün ‘Afyon’u DEM Parti’yle yönetecekler, eş başkan atanacak’ diyorlarmış. Türkiye’de biraz da iktidara müzahir medyanın gayretleriyle oluyor. Sizin ne söylediğiniz değil, karşı tarafın ne anladığı önemli. Bizim birçok milletvekili, belediye başkanı il başkanımız aradı. Hatta iddiasız olduğumuz Güneydoğu’da bazı yerlerde il başkanları aradı.
– O yüzden bir düzeltmeye ihtiyaç vardı. Benim belediye başkanım AK Partili, MHP, İYİ Partili ya da DEM’li bir yönetici ziyaret etmek isterse ‘Bu partinin kapıları sana kapalı’ diyemez. Bizim Afyon’da DEM’le işbirliğimiz yok. Bizim DEM’le olan süreci, sırf Afyon’da Burcu’yu sıkıştırmak için, bin kere söyledikleri için böyle keskin bir ifade kullanmış.
“ANKARA’DA DEM PARTİ İLE KENT UZLAŞISI YAPMADIK”
Özel, DEM Parti’yle Ankara’da kent uzlaşısı yapıldığı iddialarına ilişkin de şöyle konuştu:
– Ankara’da DEM Parti ile kent uzlaşısı yapmadık. DEM Parti tek taraflı yapabilir. Kent uzlaşısı yapacak olsak. Polatlı’da eski MHP’li bir başkanımız var. Ben orada Polatlı’da kent uzlaşısı mı yaparım. Etimesgut’ta nefes nefeseyiz. Bir AK Parti yükleniyor, bir biz yükleniyoruz. Biz 3 belediyeyi burada 8’e çıkarıyoruz. Mamak ve Etimesgut’ta benim varlığım çok önemli.
– Etimesgut’ta dünya kadar Kürt seçmen var. Onların oyları belirleyici olacak. Mamak’ta yapmamışım, Etimesgut’ta yapmamışım. Polatlı’da MHP’den CHP’ye gelmiş bir aday var. Ben bunu anlayamadım. DEM Parti belli kriterlerle aday çıkarmak yerine bu taraftaki adayın kazanılmasının kendi stratejisi açısından doğru olduğunu düşünebilir.”
“HEDEFİM CHP’Yİ İKTİDAR YAPMAK”
– Amacının CHP’yi iktidar yapmak olduğunu belirten Özel, olası başarısızlık ihtimali ve yerel seçim sonuçlarına ilişkin; “Benim hedefim CHP’yi ilk genel seçimlerde iktidar yapmak. İkinci bir hedefim yok. Tarihe 25 yıllık AKP iktidarını bitiren Genel Başkan olarak geçmek benim aileme, çocuklarıma bırakacak en büyük mirasım. Tek hedefim seçimin kazanıldığı gece burada Genel Başkan olmak. Ben önümüzde yapılacak genel seçimlerde partiyi iktidar yapacağım. Yapmazsam bir gün görevde durmam.
– Olağanüstü kongreyi toplarım, kendim de aday olmam. Yerel seçimlerde genel olarak tabloya bakacağız. Elimizdeki 11 büyükşehirin, iyi senaryoda tamamını koruyacağını düşünüyorum. Diyelim ki bir yerlerde eksiklik var, o neden kaynaklanmış analiz edilir. Yerel seçimler CHP için bir mağlubiyetin, falaketin beklendiği yerler değil. Hiçbir ittifak olmadan çatır çatır çok önemli başarı elde etmek üzereyiz
ANKET AÇIKLADI: İMAMOĞLU 7 PUAN ÖNDE
İstanbul için sürekli anket yaptırdıklarını dile getiren Özel, son yaptıkları ankette Ekrem İmamoğlu’nun yüzde 7 farkla önde olduğunu söyledi.
Özel “İmamoğlu’yla aranızda bir rekabet var mı?” sorusuna “Biz, Ekrem Bey’le bugüne kadar hiç tartışmadık, hiç birbirimizi üzmedik, kötü söz söylemedik. Birbirimizin görev alanlarına çok saygılıyız. Aramızda bir arkadaşlık, kardeşlik hukuku var. Genel Başkanlığın gereği saygısında, sevgisinde hiçbir zaman kusur yok. Bizim aramızda niye çatışma olsun? Ben, partinin Genel Başkanıyım, Ekrem Bey partinin büyükşehir belediye başkan adayı” cevabını verdi.
Lütfü Savaş’ın adaylığına da değinen Özel, Hatay’da yaptırılan 4 ankette de Savaş’ın en iyi aday olarak çıktığını belirtti. Aday belirleme sürecinde eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın olan isimlerin seçilmemesinin söz konusu olmadığını aktaran Özel, süreci objektif bir biçimde yürüttüklerini dile getirdi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in İzmir’de CHP’ye destek vereceğini kaydeden Özel “İzmir’e destek vermemesi İzmir’de kendisi açısından telafi edemeyeceği bir tahribat yaratır” değerlendirmesini yaptı.
]]>“Muhalefet seçmeninin hayal kırıklığı yaşadığı genel seçimlerin ardından ittifakın da dağılmasıyla gözler yerel seçimlere ve özellikle de muhalefet ve iktidarın bundan sonraki politik resmin neresinde olabileceğine dair ipucu verecek İstanbul’a çevrildi” ifadesiyle aktarılan haberde, “Analist ve araştırma şirketi yöneticilerine göre, İstanbul seçimlerinde mevcut durumda Kürt seçmen ve İYİ Parti seçmeninin 2019 yılındaki desteğini göstermeyecek olması, CHP’de aday gösterilmeyenlerin sahadaki olumsuz etkisi zemini AKP’nin lehine çevirirken, AKP’nin elinden yıllar sonra İstanbul’u alan İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yeniden seçilmesini zora sokuyor. Araştırma şirketlerinin genel sonuçlarına göre, İstanbul’da İmamoğlu birkaç puan farkla önde görünüyor. Ancak seçime günler kala bu sonuçların nasıl değişeceği net değil” ifadesine yer verildi.
CHP içerisinde belediye başkanlığına aday gösterilmeyenlerin yarattığı olumsuz etkinin muhalefet adaylarını etkileyebileceği öngörülürken Metropoll Araştırma Başkanı Özer Sencar, “İstanbul’da Ekrem İmamoğlu seçimi alırsa ve bu seçim bir şekilde itirazlarla iptal edilmezse 2028 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimini alacağı kanaatine sahibim…Çünkü gidiş o istikamette” sözlerine de yer verildi.
REUTERS’A GÖRE İSTANBUL SEÇİMLERİNİ ETKİLEYECEK FAKTÖRLER
Haberde görüş bildiren Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi siyaset bilimci Berk Esen muhalefetin 2023 seçimini kaybetmesinin ardından ortaya çıkan umutsuzluğun da seçmende etkilerinin görüldüğünü söyledi. Esen, dağılan ittifakın hatta aynı parti içinde farklı kanatların birbirlerini suçlaması nedeniyle seçmenin odağının dağıldığına işaret etti.
Gezici Araştırma Merkezi Başkanı Murat Gezici ise, yerel seçimlerde İstanbul’da %44.1’i AKP ve MHP ortak adayı Murat Kurum’u, %43.5’inin CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nu desteklediğini söyledi.
İstanbul’da kentsel dönüşüm, ulaşım trafik ve su gibi kent yasamını doğrudan etkileyen temel sorunların seçimde etkili olduğunu söyleyen Gezici, “Seçimin kaderini ideolojik tercihlerin değil, İstanbul’un karşı karşıya olduğu temel sorunların çözümüne odaklanacak bir belediye başkanı arayışının belirleyeceği gözlemlenmektedir” dedi.
MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat da İstanbul seçiminin Erdoğan için önemini vurgulayarak, “Eğer bir kere daha kaybederse bunun iki anlamı var. Önümüzdeki yıllarda Türkiye siyasetinde bir Ekrem İmamoğlu faktörü çok önemli bir aktör haline gelmiş olacak. İkincisi tabii AK Parti için de kaybedilen ama kaybedildiği tescillenen bir şehir haline gelmiş olacak… Bu seçimi eğer Ekrem İmamoğlu kaybetmiş olursa Ekrem İmamoğlu efsanesi büyük oranda sıkıntıya girer” dedi.
2019 yılı seçimi ile en önemli farkı ise Kulat, “Özellikle Ekrem İmamoğlu’nun bulunduğu Millet İttifakı, o zamanki var olan Millet İttifakı şu anda yok. Bunlar Ekrem İmamoğlu’na dün oy veren seçmenlerin olduğu partiler. Bunlar Ekrem İmamoğlu’ndan oy alacaklar doğal olarak. Ama çok alacaklar, az alacaklar. Sonuç itibariyle belli düzeyde bir oy almış olacaklar” dedi.
MAK Danışmanlık’ın son anketine göre Ekrem İmamoğlu %41.5, Murat Kurum ise %40 oy oranına sahip bulunuyor. Ankara’da Mansur Yavaş %44, AKP Adayı Turgut Altınok’un ise %38 oy oranı var.
“KURUM BEKLENEN PERFORMANSI GÖSTEREMİYOR”
AKP adayı Kurum’un ise şu ana kadar beklenen performansı gösteremediğini belirten Kulat, “Onun öyle bir dezavantajı var. Bir de Yeniden Refah Partisi, geçen seçimde olmayan bir parti olarak bu seçimde şu anda önemli partilerden birisi halinde. Ve ne kadar oy alırsa alacağı oyların hepsini AK Parti’den almış olacak” dedi.
Aksoy Araştırma Başkanı Ertan Aksoy da İstanbul’da muhalefet için en büyük riski “muhafeletin hiç olmadığı kadar parçalanmış gidiyor olması” olarak tanımladı ve İstanbul seçiminin mikro hedef kitlelerini kim ikna edebilirse onun kazanabileceği bir seçime dönüştüğünü söyledi.
Son anketlerini 40 gün önce yaptıklarını söyleyen Aksoy “Ankette İmamoğlu 3-4 puan öndeydi ve bunun devam ettiğini düşünüyoruz” dedi.
]]>Hüseyin Özlük, görevde olduğu dönemde karakolların daha korunaklı hale getirilmesi için “Kalekol” projesini hazırlayanlar arasında yer almıştı. İYİ Parti’nin kurucularından olan Hüseyin Özlük, partinin son kurultayında Genel İdare Kurulu Üyeliği için yapılan seçimde 1.101 oy alarak en yüksek oy alan ikinci kişi oldu. Birinci ile arasındaki oy farkı sadece bir oydu.
Üç kitap yazdı. İYİ Parti’nin ilk seçim müziği “Başaracağız”ın sözlerini, müziğini ve okumasını yaptı. İki halk müziği albümü çıkardı. Abdullah Öcalan’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ndeki duruşmasına gazi olarak katılan beş isim arasında yer aldı. Gazi Özlük, benim de çok yakın dostum. Elinde bağlamasıyla, sadece serçe parmağını kullanarak mutlaka “Sarı Saçlı, Mavi Gözlüm” türküsünü söyler. Neden serçe parmağıyla çalıyor? Çünkü Hüseyin’in 4 parmağı mayın patlamasında koptu. O inanılmazı başaranlardan…

Hüseyin Özlük, Polatlı’daki seçimleri ve yapmak istediklerini SÖZCÜ Medya Grubu Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’e anlattı.
NEREDE GÖREV VERİRSENİZ
Hüseyin Özlük, parti yöneticilerine gidip “Vatanımız, milletimiz için ben gazi oldum. Nasıl Türkiye’miz için hizmet ettiysem, görevlendirdiğiniz her yerde seçime katılıp belediye başkanı olarak hizmet etmek istiyorum. Gönlümden Polatlı ilçesinden aday olmak geçiyor. Bir gazi olarak, gaziler, şehitler diyarı Polatlı’da seçimi kazanıp bu ilçemize hizmet ekmek istiyorum” dedi.
Ankara’nın Polatlı ilçesinden Hüseyin Özlük aday yapıldı. O şimdi esnafları, sivil toplum kuruluşlarını dolaşıyor, başkanlık seçiminde kendisine oy verilmesini istiyor. Afişlerinde, “Gaziler, şehitler diyarı Polatlı’ya gazi başkan yakışır” yazdırdı. Ancak afişler asıldığı yerden hemen sökülüyor. Bu, gazi Özlük’ü üzüyor. Dün, astırdığı afişlerin, pankartların da yerinde olmadığını öğrenince, “Nedense hep benimkileri söküyorlar” diyor.
ARADAN SIYRILIRIM
Polatlı, yıllardır MHP’li başkan tarafından yönetiliyordu. MHP’den aday gösterilmeyince CHP’den aday yapıldı. CHP’liler “Neden bizden birini aday göstermediniz?” diye kızıyor. MHP’liler neden parti içinden bir aday çıkartılmadığına, AKP’liler, AKP’li bir ismin neden MHP adayı olarak gösterildiğine, MHP’liler de kendi içlerinden birinin neden MHP’den değil de AKP’den aday yapıldığına öfkeli.
Hüseyin Özlük, “Bu durum benim şansımı artırıyor” diyor. Esnaf ziyaretlerinden çok olumlu tepkiler aldığını anlatan Özlük’e, “İki gözünün de görmemesi başkan seçildiğinde sıkıntı olmaz mı?” diye soranlar oluyor. O, şunları söylüyor:
BANA DÜŞEN ÇALDIRMAMAK
“Onlara kendi hikayemi anlatıyorum. Mücadeleci ruha sahip olduğumu, belediyede işlerin tek kişiyle değil, ekiple yürüdüğünü, ekibin güzelse, işlerin de iyi olacağını anlatıyorum. Başkan olarak bana düşen en önemli görev çalmamak, çaldırmamak, yememek, yedirmemek olacak. Ben bu ülke için bedel ödedim. Halk hikayemi dinleyince etkileniyor ve beni yalnız bırakmayacağını söylüyor.”
Tarım ve hayvancılığın önemli merkezi olan Polatlı için projeleri de çok. ‘Tarım Üniversitesi’ kurulması da bunlardan birisi. Köylerde ziraat mühendisi ve veteriner görevlendireceğini belirten Özlük’ün öncelikleri arasında, ünlü Polatlı soğanının üretiminin artırılması, nohut ve mercimek paketleme tesisi, soğuk hava deposu kurulması yer alıyor.
]]>31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne katılabilecek siyasi partilerin adayları ve bağımsız adaylara ilişkin kesin listeler, il ve ilçe seçim kurullarınca 3 Mart’ta ilan edildi.
TOPLAM 49 ADAY
İstanbul Adalet Sarayı’nda bulunan İl Seçim Kurulu da kesin aday listesini askıya çıkardı. Buna göre, 22 partili, 27 bağımsız olmak üzere 49 aday İBB başkanlığı için yarışacak.
AK Parti’den Murat Kurum, İYİ Partiden Buğra Kavuncu, Memleket Partisinden Emre Berk Hacıgüzeller, Anavatan Partisinden Umut Çınar, Demokratik Sol Partiden (DSP) Nesim Pakır, Yeniden Refah Partisinden Mehmet Altınöz, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisinden Meral Danış Beştaş, Türkiye Komünist Partisinden Orhan Gökdemir, Anadolu Birliği Partisinden Osman Tekin, Zafer Partisinden Azmi Karamahmutoğlu, Türkiye Komünist Hareketinden Ziya İncedere, Bağımsız Türkiye Partisinden Cihan Erdoğanyılmaz, Yeni Türkiye Partisinden Burhanettin Aktürk, CHP’den Ekrem İmamoğlu, Hak ve Özgürlükler Partisinden Mustafa Aytaş, Ocak Partisinden Osman Çelik, Adalet Birlik Partisinden Muharrem Mutlu, Millet Partisinden Hasan Hüsnü Güler, Milli Yol Partisinden Hüseyin Işık, Demokrasi ve Atılım Partisinden İdris Şahin, Saadet Partisinden Birol Aydın, Vatan Partisinden İbrahim Okan Özkan partili başkan adayları olarak kesin aday listesinde yer alıyor.
Bağımsız adaylar listesinde ise Vedat Taylan Yıldız, Yüksel Özden, Adem Bayraktar, Memet Ali Aydoğmuş, Burak Emre Çetin, Mirhat Tekin Brusk, Ahmet Soytürk, Orhan Çebi, Merve Karataş, Güven Akıcı, Ahmet Birikmen, Yaşar Polat, Habip Aksu, İshak Akbay, Hülya Kavuzlu Karaman, Vedat Öztürk, Galip Menteşe, Cemal Tarancı, Polat Erdoğan, Fatma Ragibe Kanıkuru Loğoğlu, Hüseyin Durmaz, Sena Elest Akıncı, Uğur Etlik, Atakan Bozyayla, Bilen Akpınar, Ömer Karvan ve Abdullah Arli isimleri bulunuyor.
‘İNTERNETÇİ ABİ’ DE ADAY
İYİ Partiden 19 Haziran 2023’te istifa eden, partinin eski İletişim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Taylan Yıldız da bağımsız adaylar listesinde yer buldu.
Endüstri mühendisi Yıldız, 2019-2023 tarihleri arasında İBB meclis üyeliği görevindeyken, İstanbul metrosunda ücretsiz internet hizmeti talebini dile getirmesi ve yaşanan polemik sonrası “internetçi abi” olarak anılmasıyla da biliniyor.
İBB başkanlığı için “Her kararda sen varsın” sloganıyla yola çıkan Yıldız, “Yarınını seç” uygulamasıyla kent için verilecek kararlarda İstanbullulara söz sahibi olabilmelerini vadediyor. Yıldız, deprem, gençlik, ulaşım, ekonomi, sosyal yardım ve yaşam kalitesi gibi alanlarda projeler de sunuyor.
YOL ÜSTÜNE YOL VAADİ
Kendisini “liberal demokrat” olarak tanımlayan Liberal Demokrat Parti üyesi bağımsız başkan adayı Dr. Merve Karataş, “liberal belediyecilik” anlayışıyla yarışa katılıyor. Karataş, taksi, başıboş sokak hayvanı ve çarpık kentleşme sorunlarına çözüm üretme, vergileri azaltma vaatlerinde bulunuyor.
Bir rahatsızlığından dolayı engelli olan, SIR yapım film şirketinin kurucusu bağımsız aday Güven Akıcı ise emeklilere, ihtiyaç sahiplerine, şehit ailelerine ve gaziler ile engellilere her ay para yardımı yapacağı sözünü veriyor.
Akıcı, ulaşım ve su fiyatlarında yüzde 50 indirim yapacağı, ev ve iş yerlerinden yıllık emlak vergisi almayacağı, öğrenciler için okula gidiş dönüşte ulaşım ücretini 3 lira yapacağı vaatlerinin yanı sıra, İstanbul’un trafik sorununu çözmek için “yol üstüne yol yapma” vaadiyle de dikkati çekiyor. Aday, sosyal medya platformu Youtube’a içerik üretmesi nedeniyle kendisini “Youtuber” olarak adlandırıyor.
SAHNEDEN SİYASETE
Kurucularının çoğu Çerkeslerden oluşan Çoğulcu Demokrasi Partisinin desteklediği, aslen Çerkes olan Kayseri doğumlu İshak Akbay ise seçim çalışmasını, “Geleceğimiz için, tüm renklerin yaşaması, dilimiz, kültürümüz için yola koyulduk” sloganıyla yürütüyor.
Çerkesce ve Türkçe yayınlanmış profesyonel albümü bulunan, sanat hayatını aktif olarak sürdüren Akbay, yöresel kıyafetleriyle de ön plana çıkıyor.
Kadın adaylardan kimya bilimci-sistem mühendisi Hülya Kavuzlu Karaman, yola “İstanbul’a ve İstanbulluya hizmetkar olma” hedefiyle çıktığını belirterek çalışıyor.
Yerel yönetimlerin siyaset değil hizmet meydanı olduğunu vurgulayan Karaman; tarım, üretim, enerji, ulaşım, kentsel dönüşüm, deprem, sanat, altyapı, teknoloji, turizm, sosyal belediyecilik gibi alanlarda projelerini sunuyor.
Aday Karaman, 2018 yılında insanlığa sevgi, barış ve kardeşliği yaymak, ihtiyaç sahibi hanelere yardımlarda bulunmak üzere kurduğu dernekte yaptığı yardım çalışmalarıyla biliniyor.
“EKMEK 4 LİRA OLACAK”
Müteahhitlikle uğraşan bağımsız aday Vedat Öztürk, mevcut İBB yönetimi için kullandığı, “Buraya kadar” sloganıyla çıktığı yolda vatandaşlardan destek istiyor.
Kentliye, 8 yeni metro hattı ile 4 yeni hava ray hattı, ambulanslar için akıllı yol uygulaması, metrobüs yerine metro, Suriçi’ni yeniden orijinal haline getirme, ambulanslar için akıllı yol uygulaması, yol üzeri İSPARK’ların ücretsiz olması, inşaat projelerinde deprem izolatörü zorunluluğu gibi vaatler sunan Öztürk, ekmeği 4 lira yapacakları duyurusuyla da diğer adaylara meydan okuyor.
Daha önce Türkiye Futbol Federasyonuna (TFF) da adaylığını açıklayan Cemal Tarancı, bu kez de İBB başkan adaylığıyla seçim maratonuna katılıyor.
Aslen Sincan Uygur Özerk Bölgesi kökenli olan Tarancı, kentsel dönüşüm için verdiği vaatlerin yanı sıra Zeytinburnu’na olan tutkusuyla dikkati çekiyor.
Bağımsız aday listesine giren, serbest meslek sahibi Memet Ali Aydoğmuş’un ise 2014 yerel seçimlerinde bağımsız Kartal Belediye başkan adayı, 2019’da da bağımsız İBB başkan adayı olma geçmişi bulunuyor.
79 YAŞINDA ADAY
Kamuoyunda başından çıkarmadığı kalpağıyla “Kuvva-i Milliyeci Fatma” olarak tanınan 79 yaşındaki Fatma Rahibe Kanıkuru Loğoğlu, bağımsız aday listesinin en yaşlı İBB başkan adayı olarak dikkatleri üzerine çekiyor.
Hem milletvekilliği, hem de İBB başkanlığı için bağımsız olarak defalarca adaylığını koyan Loğoğlu, “Rüşvet almayacağım, hediye kabul etmeyeceğim.” vaatleriyle seçime hazırlanıyor.
60 MEGA PROJE
Bağımsız listede yer alan en genç adaylardan biri olarak 23 yaşındaki Sena Elest Akıncı ismi göze çarpıyor.
“Bu yarışta ben de varım” diyerek seçim yolculuğuna başlayan Akıncı, sorunlarını tespit ettiğini belirttiği İstanbul için 60 mega projeyi hayata geçirmeyi hedefliyor.
Seçim kampanyasını sosyal medya hesabından yürüten Akıncı, “afiş ve bilboardlarla halka hava atmayacağını” ifade ediyor.
– Mardinli aday meydanlarda broşür dağıtarak seçime hazırlanıyor
Kazandığı hukuk fakültesini maddi imkansızlıklar nedeniyle okuyamadığı için ticarette pazarcılık dahil farklı işler yapan Mardin Midyatlı aday Bilen Akpınar, “Yaşanabilir bir İstanbul için bugün söz sende” sloganıyla destek istiyor.
Her ilçeye kampüs, topyekun kentsel dönüşüm, hakkaniyetli pay dağıtımı, sıfır işsizlik, tam istihdam, tersine göç, sıfır faizli ihtiyaç kredisiyle üreten şehir, yeşil şehir, sıfır atık ve engelsiz yaşam projelerini halka anlatan Akpınar, kentin birçok noktasında broşür dağıtarak yaptığı seçim çalışmalarıyla ilgili videoları da sosyal medya hesaplarından paylaşıyor.
“ADAYIM, BENİM: GALİP MENTEŞE”
Bağımsız aday Galip Menteşe, bir sokak röportajında muhabirin “İBB başkan adayınız kim?” sorusuna, “Ben, Galip Menteşe. Bağımsız belediye başkan adayıyım” cevabını verdiği videoyla tanınıyor.
Ekonomi alanında makaleler yazan, Cumhuriyet ve İstiklal Partisi kurucusu ve genel başkanı, Bozyayla Holding Yönetim Kurulu Başkanı Atakan Bozyayla ise 4 bildiriden oluşan seçim manifestosunda ulaşım, imar, enerji ve bütçe konularındaki taahhütlerini sıralıyor.
İş insanı Ömer Karvan, yerel enerji santralleriyle temiz ve ucuz enerji, şehir içi hızlı trenle hızlı ve alternatif ulaşım, klorsuz içilebilir musluk suyu, Boğaz’ın her adımını halka açma, sosyal statü reformu, ucuz ulaşım, önleyici hekimlik birimleri kurulması vaatleriyle ön plana çıkıyor.
Adaylardan Ahmet Birikmen ve Polat Erdoğan iş insanı, Habip Aksu avukat, Hüseyin Durmaz gazeteci, Mirhat Tekin Brusk nörobilim uzmanı, Burak Emre Çetin veteriner, Orhan Çebi genel danışman olmalarıyla dikkati çekiyor.
Serbest mesleklerle uğraşan Yüksel Özden, Ahmet Soytürk, Yaşar Polat ve Cemal Tarancı ile inşaatçı Uğur Etlik’in yer aldığı aday listesinde, emekli olarak yaşamlarını sürdüren Adem Bayraktar ve Abdullah Arli de göze çarpıyor.
]]>“ÇORLU DAVASINDA TARAFIMIZI BELLİ ETTİK”
*Biz oraya giderek ve örgütümüz ilk günden beri giderek, milletvekillerimiz ilk günden son güne kadar orada olarak aslında biz tarafımızı belli ettik. Biz mağdurdan yanayız ama birileri de tarafını belli edecek iki tane iş yaptılar. Bir tanesini şöyle yaptılar.
*Kaza olduğu sırada Devlet Demiryolları Ulaşım AŞ’nin genel müdürü olan kişi Veysi Kurt, uzun tartışmalardan sonra görevden alınmıştı. Onu, karar duruşması diye bizim bildiğimiz, onların da duruşmayı erteleyeceklerini bildikleri günden 4 gün önce bu sefer Devlet Demiryolları’nın, TCDD’nin genel müdürlüğüne getirdiler.
*Yani Recep Tayyip Erdoğan diyor ki, ‘Siz mağdurdan tarafsınız ama şunu bilin, ben onları yargılatmadım. Onları kanun önüne çıkartmadım. Onlara hesap sorulup da ipin ucu bana uzansın diye, Binali (Yıldırım) Bey üzerinden bize kadar gelsin diye gayretlerin karşısında dimdik durdum, siz mağdurun tarafında olabilirsiniz. Biz katilin tarafındayız’ dedi.
*Bu kadar net taraf koydu kendisine. O gün bilmiyorduk bunlara tepki gösterirken ama sonradan öğrendik ki, kazanın olduğu gün Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın genel müdürü vardı, İsa Apaydın. O da ayrılmıştı. Bir yerlerde şirket kurmuş.
*O kurduğu şirketle ihalelere girermiş ve tam bizim duruşma salonunda olduğumuz dakikalarda Samandağ’da bir yol ihalesi karara bağlanmış, 1,3 milyar lira İsa Apaydın’ın kurduğu şirkete verilmiş. Yani Tayyip Erdoğan diyor ki, ‘Madden de arkalarındayım, manen de arkalarındayım. Ben burada kimseyi yargılatmadım. Sadece çok alt düzeydeki sorumluların yargılanmasına izin verdim.
*Kimi atadıysam arkasında durdum. Bundan sonra da durmaya devam edeceğim’ dedi. Biz de buradan Tayyip Erdoğan’a hatırlatalım. Sen kimin arkasında durursan dur, biz haklının yanında, mağdurun yanında, ezilenin yanında, yani Cumhuriyet Halk Partisi ki kimsesizlerin kimsesidir; O senin kimsesiz gördüklerinin yanında kapı gibi durmaya devam edeceğiz.

“BÜYÜKŞEHİRLERDE 5 GÜÇLÜ KADIN ADAYIMIZ VAR”
Bugün de Yüceer’in aday tanıtım toplantısı için Tekirdağ’da olduklarını belirten Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
*Tabii Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ün kurduğu parti. Daha dünyada, dünya kadar ülkede kadınlar oy kullanamazken seçme ve seçilme hakkının tanındığı bir ülkedeyiz. Nice Avrupa Birliği ülkesi bizden 30 sene sonra kadınlara oy kullandırtmaya ya da onları milletvekili yapmaya, belediye başkanı yapmaya başladı.
*Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetin kuruluşunun üzerinden 10 yıl geçmeden bu önemli vizyonu ortaya koydu ve bize de bunu öğütledi. Biz o yüzden Cumhuriyet Halk Partisi’nin aday belirleme süreçlerinde mutlaka kadın adayların ve gençlerin olması gerektiğini düşündük. Kadınla ilgili mesele şudur.
*Hayatın tam yarısı kadınlardan ve erkeklerden oluşurken bu kendiyle çok övünen, kendini vazgeçilmez gören biz erkeklerin her birini hem dünyaya getiren hem yetiştiren, ilk bilgileri verenler kadınlarken, en iyi öğretmenleriniz kadınlarken maalesef bizler Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapanlar, Atamızın vizyonunu takip ettirip bugünlere getirmekte önemli bir eksiklik ve mahcubiyet içindeyiz.
*Rakamlar kötü. Benden önce bu görevi yapan Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, çok önemli bir vizyon koydu, kadın kotası getirdi, gençlik kotası getirdi, mücadele etti ama eldeki rakamlar bu seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nde tam iki katına çıkabiliyor. Yine de yeterli değil ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönettiği büyükşehirlerde Muğla varken elimizde, İzmir varken, Aydın varken, Antalya varken, İstanbul, Ankara varken, Mersin, Adana varken sadece bir kadın büyükşehir belediye başkan başkanımız vardı.
*Sevgili Topuklu Efe’miz. Bu dönem 5 güçlü kadın adayımız var. Bu 5 adayımızın gönül ister, 5’i de seçimi alsın. 5’te 5 yapmak istiyoruz. Gün gelecek, Cumhuriyet Halk Partisi grubunun yarısı kadın, yarısı erkek olacak. Belediye başkanlarının yarısı kadın, yarısı erkek olacak.

“KADİR BAŞKAN, TAYYİP BEY GİBİ YAPMIYOR”
Tekirdağ’da CHP’li mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak’ın ailesindeki bir sağlık sorunu nedeniyle İzmir’e gittiği için programda olmadığını söyleyen Özel, şöyle devam etti:
*Candan Başkan’ın ondan alacağı ve sürdüreceği en önemli özellik şu. Hiç yöneticilikte Tayyip Erdoğan’a benzemiyor Kadir Başkan. Tayyip Erdoğan diyor ki, ‘Ben iktidarım. Bak, Hatay muhalefette kaldı. Boynu bükük kaldı’ diyor.
*Yani ‘Bana oy vermeyene hizmet etmedim’ diyor. Diyor ki Hataylılara, ‘Deprem geçirdiniz. Çadırda kaldınız. Açıkta kaldınız. Şimdi konteynerdesiniz. Bir kısmınız hâlâ çadırda. Sorununuz çok ama sizin bir kusurunuz var. Oyu bana vermemek. O yüzden sizi cezalandırıyorum’ diyor. Hatta diyor ki, ‘Bak, bir daha sandığa gideceksiniz.
*Benim partime oy vermezseniz mahsun kalırsınız’ diye şantaj yapıyor. Burada 11 ilçe belediyesi var. 7’sini Cumhuriyet Halk Partili belediyeler yönetiyor, 4 tanesini de CHP’li olmayan belediyeler. Her bir belediye başkanı hakkını teslim ediyor ki, bunu bütün Tekirdağ biliyor.
*Kadir Başkan, Tayyip Bey gibi yapmıyor. Bizde olmayan belediyeyle olan belediyeye eşit davranıyor. Oy vermeyen kimseyi oy verenden ayırmıyor. Kendisine gerçek bir devlet adamı olduğu için yürekten teşekkür ediyorum.
“TELAFİ EDİCİ BÜYÜMEYİ BÜYÜMEDEN SAYIYORLAR”
Albayrak’ın diğer çalışmalarını öven ve bundan sonra da parti bünyesinde çalışmalarını sürdüreceğini vurgulayan Özel, bundan sonraki süreçte de Yüceer’in, Tekirdağ’ı örgütle birlikte yöneteceğine işaret etti. Bölgedeki tarımın önemine de dikkat çeken Özel, şunları söyledi:
*2023 rakamları açıklandı. Tekirdağ için de çok önemli, benim memleketim için de. Güya Tayyip Bey diyor ki, ‘Hani yokluk, yoksulluk vardı? Bakın, Türkiye büyüdü’. Bir ara öyle bir küçülttüler ki, şimdi telafi edici büyümeyi büyümeden sayıyorlar.
*Türkiye toplamda büyüdü diye gösteriyorlar ama tarımda Türkiye, 2021’de yüzde 3 daralmıştı. Bu sene büyüyecek deniyordu. Yine yüzde 0,2 küçülmüş Türkiye gibi nüfusu artan, Türkiye gibi İhracatı olan, Türkiye gibi beslenme konusunda çok üst düzeyde bir talebin ortaya çıkmış olduğu; büyük bir ordusu, güçlü bir ordusu olan, genç bir nüfusu olan ülkede ve bu kadar verimli toprakları olan bir ülkede tarımın küçülmesini asla ve asla içimize sindiremiyoruz. Gıda enflasyonu, TÜİK’e göre bile yüzde 70. Gerçek gıda enflasyonu yüzde 120 ile 145 arasında ölçülüyor.
*Bir yandan Mehmet Şimşek, Türkiye’nin kişi başına milli gelirinin 13 bin 110 dolara çıktığını söylüyor ama bir yandan en düşük emekli maaşı 10 bin lira. Açlık sınırı 16 bin 200 yüz lira. 10 bin liralık emekli maaşı 3 bin 800 dolardır. 17 bin liralık asgari ücret, 6 bin 400 dolardır. Türkiye’de kişi başına 13 bin dolar düştüğüne göre emeklinin kayıp 10 bin doları nerededir?
*Kayıp 10 bin doları var emeklinin. Asgari ücretlinin kayıp 7 bin doları vardır. Bu ülkenin emeklisi ve bu ülkenin çalışanları, her birinin cebinde yıllık 10 bin dolar, 300 bin lira para kayıpsa, bütün asgari ücretlerin cebinden 7’şer bin dolar, 210 bin lira yıllık kayıpsa bu para kimin cebinde durmaktadır? İşte bunun hesabını sormak zorundayız.
“TERÖR DİYE KANDIRIP OY ALDILAR”
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın propagandalarına da değinen Özel, şöyle konuştu:
*Recep Tayyip Erdoğan, dün bir kez daha seçimleri kaybettiğini görünce geçen sefer yaptığı gibi iftiraya, yalana, dolana, hakarete sarılacağını gösterdi ve sarıldı. Geçmiş seçimlerde, sonradan kendisinin yalan olduğunu kabul ettiği montaj videolarla ‘Efendim CHP’nin, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayına, Sayın Kılıçdaroğlu’na güya Kandil destek veriyormuş, alkış yapıyormuş.
*Montaj video yapacak kadar utanmazlığı ele aldılar. Birçok insana da şunu söylediler. ‘Evet. Açsın. Yoksulsun. İşsizsin. Güvencesizsin ama tehlike büyük. Vatanı bölecekler, oyu bize vermelisin. Bayrağı indirecekler, oyu bize vermelisin. Ezanı dindirecekler, oyu bize vermelisin’. Bu çok büyük bir yalandı. Seçim geldi geçti.
*Yoksul insanları, dardaki insanları beka sorunuyla korkutarak, terörle iş birliği diye yalanlar atarak kandırıp oylarını aldılar. Şimdi 10 bin lira emekli maaşına mahkûm ediyorlar. İşsizliğe, derin yoksulluğa mahkûm ediyorlar.
*Pazar yerlerinde çürümüş, atılmış, ezilmiş sebze meyveyi yüzünü kapayarak toplayan analarımız var. Onlar o hâldeyse yüzünü gizleyecek olan onlar değil; biziz, hepimiziz ama esas yüzünü gizleyecek olan Recep Tayyip Erdoğan’dır. Gelinen bu noktada yine yalana sarılarak insanların açlıklarını, yokluklarını başka bir şeyle telafi etmeye çalışıyor.
“BAYRAK VE EZANLA TEHDİT EDİYORLAR”
*Aynı Hitler gibi… Yıllar önce Alman halkı açlıktan kırılırken, Alman bebeler açlıktan ağlarken Goebbels, Hitler’e şöyle metinler yazıyordu: ‘Alman çocuklarının tereyağına değil, güçlü Alman tanklarına, gres yağına ihtiyacı var’. Şimdi burada bayrak ve ezanla tehdit ediyor. Seçim geçti. O beş vakit mübarek ezanı okuyan müezzinin hakkını yine sizin vekilleriniz savunuyor.
*Diyorlar ki müezzinlere, imamlara, Diyanet Sen’e, ‘Siz faizsiz bankacılığa gideceksiniz. Onlar size promosyon verecek. Özel bankanın verdiği onda birine razı etmeye çalışıyorlar’. Ezanı susturacak diyenler, ezanı okuyanın hakkını savunuyor. Tayyip Erdoğan da onun hakkını yedirtiyor. Buradan şunu söyleyelim. Ben Tekirdağ İl Başkanımın, adaşımın gözünün içine baka baka söyleyeyim. O da gittiği her yerde bunu söylesin.
*Bu ülkenin beka sorunu olduğunda kimin ne yaptığını hepimiz biliyoruz. Beka sorunu nedir? Yok olma, istila olma, zapt edilme, ele geçirilme; oldu mu? Vallahi oldu.
*Matbaayı 200 yıl geç getirince, adamlar 200 yıl ileri geçince, teknolojiye değil de saraylara yatırım yapınca, akla, insana değil de şatafata yatırım yapınca ve 1200’lerde İngiltere’den parlamento deneyimi başlarken, 1700’lerde Fransa kendi devrimlerini yaparken, herkes demokrasiye giderken tek adam rejimi sürünce bu memleket, yapamadığımız toplarla, yapamadığımız donanmalarla, tuhaf deyimlerle 30 yıl Haliç’e zincirlediğimiz donanma küflenmişken geldi işgal altına girdi.
“DÜŞMAN DONANMASINA KIRMIZI HALI SERİYORLARDI”
*Bu ülkeye işgal donanmaları geldi. O gün bize bunlar, kendilerini milli görüp bizi gayrımilli ilan edenlerin çok sevdikleri, peşinden gittikleri, Numan Kurtulmuş’un dediği gibi ‘150 yıldır aynı yoldayız’ diyor. O yolun yolcuları, o düşman donanmasına kırmızı halı seriyorlardı.
*Bizim yolunun yolcusu olduğumuz Kartal istim botunun ucuna çıkmış, mavi gözleriyle ufka bakıp yanındaki yaverine ‘Korkma çocuk, geldikleri gibi gidecekler’ diyordu. Beka sorunu varken bizimkiler Bandırma vapuruyla Samsun’a, oradan Sivas’a, Erzurum’a, Ankara’ya savaşa; onunkiler İngiliz zırhlısıyla yurt dışına…
*Beka sorunu varken biz, İngiliz uçaklarının attığı İskilipli Atıf Hoca’nın, ‘Kurtuluş Savaşı’na katılmayın. Gazi Mustafa Kemal’in katli vaciptir’ yazıları atılırken biz Ankara Müftüsü Börekçi’nin fetvasını dinliyorduk. ‘Kurtuluş Savaşı’na katılmak her Müslüman’ın boynunun borcudur’ diyordu. Bugün, o Ankara Müftüsü Börekçi’nin daha sonra başına geçeceği Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kurulduğu gün.. Bugün 3 Mart. Güvence olan laiklik ilkesinin temellerinin atıldığı gündür.
“İZMİR ADAYLARININ AFİŞLERİNDE AK PARTİ AMPULÜ YOK”
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine yönelik söylediği sözleri hatırlatan Özel, İzmir adayı üzerinden sert tepki gösterdi. Özel, şu ifadeleri kullandı;
*Tayyip Erdoğan demiş ki dünkü yalanlarına, ‘Özgür Özel partisini topladı’ demiş. İnanamıyorum, bu sözleri nasıl söylüyor? Herhalde bunu nerede söylemem lazım, bilmiyorum. Sizin duymuş olmanız lazım. Ben demişim ki, ‘Seçim geçene kadar sahtekâr olun. Sahte olun. Milleti kandırın. Sakın gerçek yüzünüzü göstermeyin’.
*Demişim ki, ‘Seçime kadar gizlenin, riyakarlık yapın. AK Partililerden oy toplayın’. Değerli partililerim, şimdi ben bir şey diyeceksem zaten açıktan söylüyorum da sen bize bir şey demedin demezsiniz. Ne diyeceğimi bilirsiniz ama bir şey diyeceksem, şunu söylerim.
*Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan yürüyün derim. Zaten yürüyorsunuz. 6 okumuza ayrı ayrı sahip çıkın, derim. Derim ki örneğin günün birinde, Türkiye’ye yine had bildirmek için altıncı filo falan gelirse Tayyip Bey’in kendisinin abilerinin yaptığı gibi sakın ona doğru onu kıble görüp namaz kılmayın.
*Hemen gidin o altıncı filoyu denize dökün derim. Bir genç arkadaşımı görsem yakasında rozeti yok, kendi rozetimi ona takarım.
*Ben rozetimizle gurur duyarım ama Tayyip Bey ne yapıyor? İzmir’de Tayyip Bey’in büyükşehir belediye başkan adayı, ilçe belediye başkan adayları bırak rozet takmayı, billboardda AK Parti’nin ampulü yok, arabada AK Parti’nin ampulü yok, afişte, broşürde AK Parti’nin ampulü yok. Diyor ya, ‘Sahtekar olun, kendinizi gizleyin, oy alın, gerekirse riyakarlık yapın dedi Özgür’. Bakın, kişi kendinden bilir işi. Biz böyle bir şeyi aklımızdan bile geçirmedik. Onurla, gururla burada rozet ama İzmirlilere ‘Aman rozet kullanmayın. Benim ismimi bile asmayın. Belki ancak o zaman İzmir’de şansınız olur’ diyen riyakarı da bütün Türkiye’ye bir kez daha gözler önüne seriyorum. Recep Tayyip Erdoğan’dan başkası değildir.
]]>Akşener, esnaf ziyareti programında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Akşener, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Biz Ahmet Akın’ı aday yaptık ve İYİ Parti’nin bu jesti yapmasını açıkça bekledik. Ben hala bekliyorum. Bu jesti İYİ Partili yöneticilerden görmüyorsak da Balıkesir’deki İYİ Partililerden göreceğimizi ümit ediyoruz” açıklamasının sorulması üzerine şunları söyledi:
– “Sonuçta biz başaramadık, ittifak siyasetiyle öyle ya da böyle başaramadık. İYİ Parti olarak tek başımıza hür, müstakil seçim girmeye karar verdik. O günden beri inanılmaz bir çirkinlikle karşı karşıya kalıyoruz.
“BÖYLESİ ÇİRKİNLİĞE İLK DEFA RASTLIYORUM”
– Bugün bir ilginç bir fotoğraf gördüm. Bizim Gölbaşı Belediye Meclis üyelerimizden 2. sırada bulanan arkadaşımız hem Mansur Bey’in hem CHP’ye bizim il başkanlığımızı yapıp sonra genel müdür olan Mesut Özarlsan arkadaşımızın, onun seçim bürosunda bir fotoğrafını gösterdi arkadaşlar halen bizim listemizden aday. Bu güzel bir şey değil. Bu siyasetçiye olan inancın, saygının ortadan kalktığı bir çirkin tavırdır. O listede yer alıp, istifa etmeyip fotoğraf vermek ve buna da müsaade etmek hem büyükşehir belediye başkanının hem de o ilçenin adayının buna müsaade etmesi, bunu fotoğraf olarak paylaşması, 30 yıldır aktif politika yapıyorum, DYP-ANAP kavgasını yaşamış bir insanım, 1980 öncesinde sağ sol kavgasını yaşamış bir insanım. Ben böylesine bir çirkinliğe ilk defa rastlıyorum.
“BEN CHP’NİN BU JEST İSTEME İŞLERİNDEN BIKTIM USANDIM”
– Ben CHP’nin bu jest isteme işlerinden bıktım usandım, midem bulanıyor artık. Bu netlikte söyleyeyim çünkü bir 15 milletvekili ve biz o arkadaşlarımızı zora düşürecek hiçbir şey yapmadık. Teşekkür ede ede gezdik, bir vefa sistemi içinde gezdik. En ufak incitici bir cümlemiz olmadı o15 arkadaşımıza ve Kılıçdaroğlu’na, o dönemin CHP yöneticilerine en ufak incitici sözümüz olmadı ama o kadar enteresan ki, dön baba dönelim, 15 milletvekili… Ömer Seyfettin’in bir diyet hikayesi vardır. Biz 15 milletvekiliyle seçime girdik ve bir grup kurduğumuz andan itibaren AK Parti tek başına hükümet olmayı kaybetti. O günden beri AK Parti’nin anayasayı değiştirecek gücü olacaktı. Biz olmadığımız zaman. Biz bunların teşekkürünü almadık. Başımıza vurula vurula bir çekiç gibi geziyoruz.
“BALIKESİR BİZE BIRAKILDIĞINDA ANTALYA’YI DA CHP’YE BIRAKTIK”
– Genel başkanların biraz daha dikkatli bir dil kullanmasında fayda var diye düşünüyorum. Bir yanlışlık daha yapılıyor, onu da manidar buluyorum. Covidden kafalar mı gitti, ondan da emin değilim. İsmail Ok doğrudur belediye başkan adayı oldu, seçilemedi. Dokuz bin 900 oyla seçilemedi. O dönemde yapılan karşılıklı didişmeyle seçilemedi. Seçimi kaybettikten sonra hepimize sinir oldu, ondan sonra da AK Parti’ye milletvekili olarak geçti. ‘Belediye Başkanı oldu, AK Parti’ye gitti deniliyor’, bu kocaman bir yalan. Ben Sayın Ahmet Akın’a karşı bir zarif cümle kurdum, fi tarihinde. Çünkü Ok gidince, Akın ‘Ben artık İYİ Parti’nin de milletvekiliyim Balıkesir’de’ diye beyanat verdi. Ben de ‘Çok teşekkür ediyorum, beni borçlandırdın’ dedim. Ama Balıkesir bize bırakıldığında Antalya’yı da CHP’ye bıraktık. Döndür baba döndür. Demek ki bilgileri yok arkadaşların bu konuda, şimdi ben hatırlatmış olayım. Bundan sonra teşekkür etme eylemlerime, jest yapma, zarif davranma konularında aşırı dikkat edeceğimi söyleyebilirim.”
]]>“Oppenheimer” toplam 13 kategoride aday gösterilerek bu sene en çok aday olmayı başaran film oldu. Onu 11 dalda aday olan Yorgos Lanthimos imzalı “Poor Things”, 10 kategoride aday gösterilen Martin Scorsese imzalı “Killers of the Flower Moon” takip ediyor.
Yılın öne çıkan filmlerinden bir diğeri olan “Barbie” 8 kategoride aday gösterilirken, Bradley Cooper’a 10. Oscar adaylığını getiren “Maestro” toplam 7 kategoride aday gösterildi.
OSCAR ÖDÜL TÖRENİ NE ZAMAN, HANGİ KANALDA YAYINLANACAK?
Oscar ödül törenlerinin ne zaman, hangi kanalda yayınlanacağı belli oldu.
Oscar ödül tören, 11 Mart’ta Türkiye’de Disney+ platformunda canlı olarak yayımlanacak. Ödül töreni Türkiye saati ile pazartesiye bağlayan gece 01.30’da Kırmızı Halı etkinliği ile başlayacak ve tören 02.00’de ekranlara gelecek.
96. Akademi Ödülleri’nde Jimmy Kimmel sunuculuğu üstleniyor.
OSCAR ADAYLARI FİLMLER
Oscar Ödülleri için yarışacak yapımlar, filmler ve oyuncular şu şekilde:
EN İYİ FİLM
American Fiction
Anatomy of A Fall
Barbie
The Holdovers
Killers of the Flower Moon
Maestro
Oppenheimer
Past Lives
Poor Things
The Zone of Interest
EN İYİ YÖNETMEN
Justine Triet (Anatomy of a Fall)
Martin Scorsese (Killers of the Flower Moon)
Christopher Nolan (Oppenheimer)
Yorgos Lanthimos (Poor Things)
Jonathan Glazer (The Zone of Interest)
EN İYİ KADIN OYUNCU
Annette Bening (Nyad)
Lily Gladstone (Killers of the Flower Moon)
Sandra Hüller (Anatomy of a Fall)
Carey Mulligan (Maestro)
Emma Stone (Poor Things)
EN İYİ ERKEK OYUNCU
Bradley Cooper (Maestro)
Colman Domingo (Rustin)
Paul Giamatti (The Holdovers)
Cillian Murphy (Oppenheimer)
Jeffrey Wright (American Fiction)
EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU
Emily Blunt (Oppenheimer)
America Ferrera (Barbie)
Jodie Foster (Nyad)
Danielle Brooks (The Color Purple)
Da’vine Joy Randolph (The Holdovers)
EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU
Sterling K. Brown (American Fiction)
Robert DeNiro (Killers of the Flower Moon)
Robert Downey Jr. (Oppenheimer)
Ryan Gosling (Barbie)
Mark Ruffalo (Poor Things)

EN İYİ UYARLAMA SENARYO
American Fiction
Barbie
Oppenheimer
Poor Things
The Zone of Interest
EN İYİ ÖZGÜN SENARYO
Anatomy of a Fall
The Holdovers
Maestro
May December
Past Lives
YABANCI DİLDE EN İYİ FİLM
Io Capitano
Perfect Days
Society of the Snow
The Teachers Lounge
The Zone of Interest
EN İYİ SİNEMATOGRAFİ
El Conde
Killers of the Flower Moon
Maestro
Oppenheimer
Poor Things
EN İYİ KOSTÜM TASARIMI
Barbie
Napoleon
Killers of the Flower Moon
Oppenheimer
Poor Things
EN İYİ FİLM KURGUSU
Anatomy of a Fall
The Holdovers
Killers of the Flower Moon
Oppenheimer
Poor Things
EN İYİ ANİMASYON
The Boy and the Heron
Elemental
Nimona
Robot Dreams
Spiderman: Across The Spiderverse
EN İYİ BELGESEL
Bobi Wine: The People’s President
The Eternal Memory
Four Daughters
To Kill a Tiger
20 Days in Mauripol
EN İYİ KISA ANİMASYON
Letter to a Pig
Ninety-five Senses
Our Uniform
Pachyderme
WAR IS OVER! Inspired by the Music of John and Yoko
EN İYİ KISA BELGESEL
The ABCs of Book Banning
The Barber of Little Rock
Island in Between
The Last Repair Shop
Nai Nai & Wài Pó
EN İYİ MAKYAJ VE SAÇ TASARIMI
Golda
Maestro
Oppenheimer
Poor Things
Society of the Snow
EN İYİ PRODÜKSİYON TASARIMI
Barbie
Killers of The Flower Moon
Napoleon
Oppenheimer
Poor Things
EN İYİ ÖZGÜN MÜZİK
American Fiction
Indiana Jones and the Dial of Destiny
Killers of the Flower Moon
Oppenheimer
Poor Things
EN İYİ ÖZGÜN ŞARKI
The Fire Inside – Flamin Hot
I’m Just Ken – Barbie
It Never Went Away – American Symphony
Wahzhazhe (A Song for My People) – Killers of The Flower Moon
What Was I Made For – Barbie
EN İYİ SES KURGUSU
The Creator
Maestro
Mission: Impossible – Dead Reckoning Part One
Oppenheimer
The Zone of Interest
EN İYİ GÖRSEL EFEKT
The Creator
Godzilla Minus One
Guardians of the Galaxy 3
Mission: Impossible – Dead Reckoning Part One
Napoleon
EN İYİ KISA CANLI AKSİYON FİLMİ
The After
Invincible
Knight of Fortune
Red, White and Blue
The Wonderful Story of Henry Sugar
Ankara Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin tamamlanmış gözüktüğünü dile getiren Özel, “Her ölçüm daha yukarı gidiyor. Anket firmasının yetkilisi, sunumunda ‘Ankara’da, Büyükşehir’de yarış bitti.’ dedi. İstanbul’da her ölçümde Ekrem İmamoğlu 1,5-2 puan farkını açıyor.” diye konuştu.
Özel, CHP’nin seçimlere herhangi bir ittifak yapmadan tek başına girdiğini ifade etti.
“İTTİFAKLAR YAPABİLSEYDİK BAMBAŞKA ŞEYLER OLABİLİRDİ”
Geçen seçimlerde ittifak yaptıkları İYİ Partinin ve birçok yerde aday çıkarmayan HDP’nin yüzde 20’lik bir oya sahip olduğunu söyleyen Özel, şöyle devam etti:
*Bugünkü anketlerin üzerine yüzde 20 koysanız Anadolu coğrafyasını komple kendi rengimize boyamış oluruz. Millet İttifakı’nı kurduğumuz partilerle birlikte değiliz.
*Geçen seçimlerde kayıtsız, şartsız muhalefete destek veren bir parti de ortada yok ama Millet İttifakı’nı oluşturan seçmen bir yere gitmedi. Türkiye genelinde yüzde 30’u aşmayı önemli görüyorum. Yüzde 25’lik bir cam tavan var, bizim üstümüzde diye hep söyledim.
*Bu yüzde 25’lik görünmez cam tavanı tuzla buz etme niyetindeyiz. İttifaklar yapabilseydik bambaşka şeyler olabilirdi. Yüzde 35’leri zorlardık, 40’a yaklaşırdık ama Cumhuriyet Halk Partisinin, bu adaylarla benim gördüğüm, geçmem gerekir ve iyi olur dediğim rakam, yüzde 30’luk psikolojik sınırı aşmak. 20’li rakamlardan şu partiyi bir kurtarmak.
“BELEDİYE KAYBETMEK İSTEMİYORUM”
Şehirler bazında hedeflerini dile getiren Özel, genel başkan olarak girdiği ilk seçimlerde belediye kaybetmek istemediğini söyledi.
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in başında olduğu üst koordinasyon ekibinin 1 Nisan’dan sonra çalışacağını belirten Özel, “Bir yerde iyi bir iş yapılıyorsa onu herkes yapacak, tek tipleştireceğiz. İyide ortaklaşma, benzerleri birleştirme, tek tipleştirme ve bunların toplu halde anlatımı, tanıtımı. Ayrıca bu yapı, yeni belediye başkanlarımıza eldeki iyi projeleri hazır olarak verecek. Bu yapı, tek tip ölçme değerlendirmeyle 3 ayda bir belediye başkanlarımıza karne verecek. Herkes durumunu görecek. Yine bu yapı, belediyelerimizi planlı ve haberli, habersiz iç denetime tabi tutacak. Başında Yılmaz Büyükerşen ve önceki belediye başkanlarımızın olduğu, yerel yönetimler çalışan akademisyenlerin, eski Sayıştaycıların, Danıştay’da tetkik hakimlerinin olduğu bir yapı kuruyoruz.” dedi.
DEM PARTİ İLE İTTİFAK İDDİASI
Özel, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ile aralarında bir protokol veya ittifak olup olmadığı sorusuna karşılık, önceliklerinin enflasyon, ekonomi, hukuk ve işsizlik olduğunu söyledi.
DEM Parti’nin “Bizim hiçbir partiyle ittifak yapma niyetimiz yok, kimseyle anlaşmayacağız. Kendi adaylarımızla çıkacağız ancak bazı yerlerde ‘kent uzlaşısı’ sağlayabiliriz.” dediğini aktaran Özel, şunları ifade etti:
“Orada yaptıkları tanım şu; ‘Eğer aday bizim de oy verebileceğimiz bir adaysa o adaya ‘kent uzlaşısı’ adayı olarak bakabiliriz. Bu adaylarınızı belirlerken buna, buna uygunsa biz bu adaylarda birleşiriz.’ diyorlar. Mesela Mersin Belediye Başkanı’mızın, yoğun Kürt nüfusunun, Kürtlerin güçlü olduğu bir yerde yapmış olduğu başkanlığa rıza gösterdiklerini bize çok öncelerden de söylediler. Vahap (Seçer) Başkan Mersin’i adilane yönetiyor. Şimdi Kürtler çok yoksulu olan insanlar. Sosyal yardımı önceleyen sosyal demokrat belediye başkanları, Kürtlerin ve Kürt seçmenin gönlünde kolay yer ediyorlar.”
Özel, son seçimde HDP’nin AK Parti’ye kaybettirme motivasyonuna sahip olduğunu, bu seçimlerde ise çıkardıkları adaylarla böyle bir motivasyonlarının olmadığını ortaya koyduklarını savundu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti ile ilişkileri konusunda şöyle dedi:
“Bu seçimde bizim DEM ile olan ilişkimizde ne onların kayıtsız, şartsız bize desteği söz konusu ne de bizim DEM ile kazanmaya yönelik bir işbirliğimiz söz konusu. Belli yerlerde ‘kent uzlaşısı’ olarak adlandırılan uzlaşı sağlanmış durumda ama DEM’in adayları var. Bize de kaybettirecekleri birçok yer olabilir. Ortada imza, sözleşme, protokol yok. Şunu da rahatlıkla anlamak lazım. Yüzde 10-15 DEM seçmeninin ya da Kürtlerin oy kullanacağı bir seçime gidiyoruz. Bir belediye başkan adayımız var ve belediye meclis listesi yapıyor. Şimdi bu seçmeni göz ardı ederek belediye meclis listesi falan oluşturamazsınız. ”
CHP’den belediye başkan adayı olarak gösterilmeyenlerin verdiği tepkileri de değerlendiren Özel, “Aday olmadığını öğreniyor, ertesi sabah bombalamaya başlıyor, istifa ediyor, başka partiye gidiyor. Böyle de bir şey yok. Sen bu partide bir sürü görev yapacaksın, bu partinin yaptığı milletvekilliğinden emekli olacaksın, gittiğin her yerde saygı göreceksin, maaş alacaksın. Bir gece önce adaysın, ertesi sabah isyandasın. Böyle bir şey yok. Bir sürü örnek var. 30 tane aday adayı var, biri seçiliyor, 29’u isyan ederse bu partiyi nasıl yöneteceğiz biz? Kim yönetecek yani?” diye sordu.
HALUK LEVENT AÇIKLAMASI
Özel, şarkıcı Haluk Levent’e CHP’nin Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için teklif götürüldüğü iddiasına ilişkin soruya şöyle yanıt verdi:
*Haluk Levent ‘evet’ deseydi ankete konulurdu. Haluk Levent meselesini şöyle anlatayım; 60 parti meclis üyemize dedik ki ‘Hatay kritik, kafa kafayayız, aday değiştiği takdirde birtakım destekler almamız söz konusu ama ankete koymadan kimseyi atamam, temas ettiğiniz, aklınıza yatan kişilerle görüşün. Onay veren olursa bana bildirin, WhatsApp’tan bana yazın.’ dedim, ‘Ben ankete koyacağım onları, 1 haftanız kaldı’ dedim.
*İki ayda bir yapılıyor ya parti meclisi, biz şu ana kadar 3 ayda 13 parti meclisi yaptık. O kadar demokratik bir kanalı işletmeye çalışıyorum. Bu arkadaşlardan kimi çok farklı isimler, mesela Mert Fırat dediler. Mert Fırat ile de konuştuk, ‘Seni ankete koyalım mı?’ diye sorduk. Çok tatlıdır Mert, Hataylı. Mert dedi ki ‘Abi 30 günde 28 gün turnem var, ne anketi?’ Haluk Bey de değerlendirmiş, ‘Olmaz’ demiş.
*Resmi bir teklif götürmedik ama parti meclis üyemiz veya MYK olur alıp da bize söyleseydi ankete koyacaktık.
İMAMOĞLU SORUSUNU YALANLADI
Özgür Özel, “Ekrem İmamoğlu’nun sizinle resimlerini istemediği, ajanslardaki rezervasyonları da iptal ettiği konuşuluyor. Böyle bir şey söz konusu olabilir mi?” sorusuna, öyle bir şeyin olmadığı cevabını verdi.
“BİR GÜN ADAYLIĞINI AÇIKLAYACAKTI, BİR GÜN ERTELEDİK”
Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in yeniden aday gösterilmemesi üzerine bağımsız aday olarak seçimlere girme kararı almasını değerlendiren Özel, şunları kaydetti:
“Bir gün adaylığını açıklayacaktı, bir gün erteledik. Dedim ki ‘Başkanım, bana biraz zaman verir misin? Bir çare arayalım.’ Bir gün 14.00’te açıklıyordu, öbür gün 12.00’ye erteledi. Ben grup toplantısına gitmeden bir daha aradım. Dedim ki ‘Başkanım bir daha düşün, yapma şunu’. ‘Yok’ dedi, kendi argümanlarını söyledi. Ben de ‘Başkanım ben sana abi diye hitap ediyorum. Yapmasan ben bunu kardeşin olarak isterim ama yapıyorsan da hayırlısı olsun. Sonuçta birbirimizin yüzüne bakacağız.’ dedim. Sarıyer, bu tansiyonu yönetemediğimiz, yönetmek isteyip de yönetemediğimiz, bu tansiyonun bizim açımızdan elverişli bir sonuç doğurmadığı bir yer oldu.”
]]>Babacan, yardımcıları İbrahim Çanakçı, Sadullah Ergin, Nazlı Seda Vural ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Anayasa Mahkemesi eski Üyesi Celal Mümtaz Akıncı ile medyanın Ankara temsilcileri ile bir araya geldi. Babacan, yerel seçimlere 81 ilin tamamında kendi adayları ile gireceklerini, sadece iki yerde lokal işbirliği yaptıklarını kaydetti. Babacan, aday belirlemede yapay zekadan yararlanıp yararlanmadıklarına ilişkin soruya, “Adaylarımızı yapay değil, gerçek zeka ile belirledik” karşılığını verdi. Babacan yerel seçimlere ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı:
■ Pırıl pırıl adaylarla çıkıyoruz. Bu seçim Türkiye için önemli bir aşama. Seçimde iktidarın keyfi uygulamalarına karşı ‘sarı kart’ gösterilmesi gerekiyor.
■ AKP iktidarının seçilmiş belediye başkanlarını idari kararlarla görevden almasına karşıyız. Kayyum atanacaksa bu meclis üyeleri arasından seçilmelidir. Bunun için yasal düzenleme yapılmalı. Demokraside keyfilik olmaz.
■ Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın “Bize oy vermezseniz hizmet gelmez” sözlerini yakışıksız buluyoruz. Erdoğan’a en çok rahatsızlık veren parti biziz. Ona rahatsızlık vermeye devam edeceğiz. Ne teşviğe, ne tehdide boyun eğeriz. Bizim bu ülke için ideallerimiz var. AKP’de ise güç zehirlenmesi var.
Seçim sonrası için Allah kuvvet versin
Babacan basın toplantısında iktidarın ekonomik politikalarını da değerlendirdi. Bakan Mehmet Şimşek ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’la geçmişte birlikte çalıştığını hatırlatan Babacan şunları söyledi:
■ Onlardan TÜİK’in acilen tarafsız çalışan gerçek enflasyon rakamlarına açıklar hale getirilmesini, Merkez Bankası’nın şeffaf çalışmasını sağlanmalarını beklerim. Hukuk, adalet olmadan, Merkez Bankası, TÜİK bağımsız olmadan ekonomi düzelmez. Seçim sonrasına Allah kuvvet versin. İnsanlar hesabı ortaya koyuyor. Ülke genelinde feryat yükseliyor.
■ Türk lirasının güven kazanması bu politikalarla çok zor gözüküyor. Seçimden sonra daha yüksek zamlarla, vergi artışları ile karşı karşıya kalacağız. Ekonomik politikalar, hukuk güvenliği alanında adımlar atılmadan yabancı yatırım gelmez.
“Ülkede yolsuzluk mu var” diye bana sordu
Türkiye’nin gri listeden çıkabilmesi için gereken çabanın gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Ali Babacan, DEVA’nın bunun takipçisi olacağını söyledi. Ali Babacan, “Ne yazık ki iktidar yıllar önce yaptığı hatalardan ders almıyor bunun da tek sebebi kötü yönetimdir. Yolsuzlukların önemli bölümü imar rantıyla sağlanıyor. Bu konuyu bakanlığım döneminde kendisine anlattım. Yolsuzluklardan söz edince ‘ülkede yolsuzluk mu var?’ diye bana sordu” ifadesini kullandı.
Yararlansınlar diye iktidara da gönderdik
Ali Babacan, Türkiye’de otoriterliğin arttığı bir dönem yaşandığının altını çizdi. Demokrasi, hukuk, insan hakları konusunda sorunların arttığını, basın özgürlüğünün sınırlandırıldığını vurgulayan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizin yönetimiyle ilgili her alanda önemli çalışmalarımız var. Eylem planlarımızı 6’lı Masa’ya da koymuştuk. 2 bin 300 maddelik mutabakat metni haline getirmiştik. Ayrıca 114 maddeli anayasa çalışmamamızın 84 maddesinde mutabakat vardı. Bu çalışmalardan iktidar da yararlansın diye Cumhurbaşkanı; bakanlar, milletvekillerine de ulaştırmıştık.”
]]>Genel seçimden bu yana en önemli oy hareketlilikleri daha çok oy oranı düşük partilerde yaşanıyor. Genel olarak değerlendirdiğimizde AKP’nin oyları genel seçimdeki seviyesinin birkaç puan altında görünüyor. Genel seçimden sonra hep 32-34 bandında hareket etti. MHP’nin oy oranı oldukça stabil, hep 10-11 aralığında gözlemliyoruz. CHP’nin oylarında kurultay öncesi ve sonrasında büyük dalgalanmalar yaşandı ama sonra yüzde 25-26 aralığına oturdu. DEM Parti de oy oranı pek değişmeyen partiler arasında. İYİ Parti son genel seçimdeki oy oranının altına düştü, genellikle 6-7 puan bandında tespit ediliyor. Ama yerel seçim oyları genel seçimde verilen desteğin de altında kalacak gibi duruyor. Yerel seçim oyu ülke genelinde 4-5 aralığında görünüyor. Başta da belirttiğim gibi esas hareketlilikler 2023’ün de flaş partileri olan Yeniden Refah, TİP ve Zafer partisinde yaşanıyor. Seçimden bu yana bu üç parti de oylarını neredeyse ikiye katladı.
TEK AVANTAJI CUMHUR’UN SEÇİME BİRLİKTE GİRMESİ
■ CHP büyükşehirlerde genel seçimi önde bitirdi. Bu kez çok adaylı bir seçime gidiyoruz. Kim aday çıkarsa “oyları bölüyorsunuz” tepkisiyle karşı karşıya kalıyor. Durum sahiden öyle mi?
Evet, böyle bir reaksiyon var ama kısmen yaşandığını belirtmek lazım. Şu ana kadar bu durum bilhassa büyükşehirlerde ve İYİ Parti ile DEM Parti tabanında yaşanıyor. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere CHP’li sevilen başkanların olduğu şehirlerde DEM Parti seçmenin hemen hemen yarısı, İYİ Parti seçmeninin ise yaklaşık üçte ikisi mevcut başkanlara oy vereceğini söylüyor. CHP’nin yeni adaylar gösterdiği seçim çevreleri için ise şimdilik genel bir eğilimden bahsetmek mümkün değil, süreç içerisinde taban ittifakının kısmen dahi olsa kurulup kurulamayacağını göreceğiz.
■ Murat Kurum’un avantajları ve dezavantajları neler?
Murat Kurum’un tek avantajı Cumhur İttifakı’nın seçime birlikte gidiyor olmasıydı. Bu avantajı Yeniden Refah’ın seçime kendi adayıyla gitme kararından sonra kısmen kayboldu. Yarışa başladığında cebinde Cumhur İttifakı’nın son genel seçimde aldığı yüzde 46 varken, Yeniden Refah’ın aday çıkarması ile birlikte bu rakam 40’lara indi. Çünkü bütün araştırmalarda Yeniden Refah’ın oy oranı 5-6 puan aralığında görünüyor.
Dezavantajlarına gelince, iki büyük handikapı var. Bunlardan birincisi siyasetçi olmaması, daha çok teknokrat olarak görülüyor. Ama hem AK Parti hem de MHP tabanları karizmatik siyasetçilerden hoşlanıyor. Bu nedenle iki partinin tabanında da bir hayranlık veya duygusal bağ oluşturması pek mümkün görünmüyor. İkinci handikapı ise Yeniden Refah’tan sonra garantili diyebileceğimiz oylarının toplamının yüzde 40’lara inmiş olmasıdır. Oyunu artırabilmesi için başka partilerin tabanlarından oy alabilmesi gerekiyor ama böyle bir oy havuzu mevcut değil. Rakibi birçok araştırmada yüzde 45 ve üzerinde göründüğü için ve kendisinin de oy alabileceği başka bir havuz olmadığı için, rakibini yüzde 40’ın altına itmesi gerekiyor. Bu pek de kolay bir hedef değil.
İSTANBULLULAR’IN ÇOĞUNLUĞU İMAMOĞLU’NU DESTEKLİYOR
■ Peki ya Ekrem İmamoğlu’nun?
En büyük dezavantajı tabii ki tek başına yarışa girmek zorunda kalması. Yirmiden fazla adayla tek başına rekabet etmesi gerekiyor. Aynı zamanda ülkenin en güçlü siyasi yapıları, aktörleri ve medya kuruluşları da İmamoğlu’nun karşısında. Hatta zaman zaman parti içi itirazlarla da karşılaşıyor. Avantajları ise İstanbul halkının çoğunluğunun kendisini desteklemeye devam etmesi, DEM ve İYİ parti adaylarının kendi tabanlarını konsolide etmeyi henüz başaramamış olmaları, rakibinin oyunu artırmak konusunda zorluklar yaşaması ve Cumhur İttifakı’nın parçalanmış olmasıdır.
■ İzmir özelinde bir değişim bekliyor musunuz? Malum çok tartışmalı geçti CHP’nin aday belirleme süreci. Bir yandan İYİ Parti’nin de adayı var.
CHP kötü bir aday belirleme süreci yaşadı ama İzmir’de son seçimlerde almış olduğu oy Cumhur İttifakı’nın yaklaşık 11 puan üzerinde. Yani DEM ve İYİ Parti tabanlarından bazı oyları alamayacak bile olsa kendi oyları hala büyük bir avantaj sağlıyor. Büyükşehir’de bir sürpriz beklemiyorum, ama ilçelerin her birini ayrı ayrı değerlendirmek gerekir.
■ Diğer tartışmalı yerlerden biri Hatay. Lütfü Savaş ne yapar?
Bu tartışmalar yaşanmasa bile Hatay CHP’nin zorlanacağı illerin başında geliyordu. Çünkü son seçimlerde iktidar Hatay’da önde tamamlamayı başardı. Üstüne üstlük aday belirleme sürecinde yapılabilecek tüm hatalar toptan yapıldı ve alternatif bir muhalefet adayı da var. Dolayısıyla tüm koşullar Lütfü Savaş’ın aleyhine görünüyor. İşi gerçekten çok zor ve bu durumda CHP genel merkezinin de büyük sorumluluğu var.
MURAT KURUM KANDİL SÖYLEMİYLE OY ARTIRAMAZ
■ Seçime giderken aynı sloganlar tekrarlanmaya başladı. Örneğin terör bunlardan biri… İktidar, Ekrem İmamoğlu’nu Kandil’le ilişkilendiriyor. Bir diğeri ise din argümanı… Bu argümanlar bu seçimde de etkili olur mu?
Terör, güvenlik ve siyasal kimlik üzerinden yürüttüğü kampanyaların iktidara büyük avantajlar sağladığına dair bir efsane söz konusu. Ama gerçeklik biraz daha farklı. Cumhur İttifakı bu propagandayı ilk kez güçlü bir biçimde 2019 yerel seçimlerinde kullandı ama seçim sonuçları hiç de arzu ettiği gibi gelmedi, çok önem verdiği bazı şehirlerde büyük şoklar yaşadı. Daha sonra aynı propaganda son yerel seçimlerde bu sefer daha güçlü bir biçimde kullanıldı ama neticede AK Parti 7,5 puan ortağı MHP ise 1 puan oy kaybetti. Yani söz konusu siyasal iletişim oy kayıplarını engellemeye yeterli olmadı. Evet, iktidar siyasal hedeflerini gerçekleştirmeyi başardı ama bunu sağlayan şey kullandığı siyasal dil değildi. Dolayısıyla tıpkı daha önce iki kez olduğu gibi bu seçimde de arzu ettiği oy artışlarını getirmez. Mesela Murat Kurum bu dil sayesinde oylarını artırmayı başaramaz. Çok daha başka şeyler yapması lazım…
EN BÜYÜK SÜRPRİZ AKP-MHP REKABETİNDE YAŞANABİLİR
■ Muhalefetin ve iktidarın sürpriz yapabileceği yerler nereler?
CHP ve DEM Parti dışında il ve büyükşehir belediyesi kazanma olasılığı bulunan muhalefet partisi söz konusu değil. Benim gördüğüm kadarıyla DEM Parti daha önce de kazandığı yerleri yeniden kazanacak. Bunun dışında geçen seçimde kaybettiği Tunceli ve Şırnak’ta bir sürpriz yaratmaya çalışacak. CHP ise Balıkesir’de sürpriz yapabilir, diğer illerde pek mümkün görünmüyor. İktidar ise çok sayıda büyükşehir için asılıyor. Potansiyel büyükşehirler Hatay, Antalya, Eskişehir ve Tekirdağ. Bolu, Bilecik ve Kırşehir’de de CHP rahat değil. Fakat en büyük sürprizler AKP-MHP rekabetinde yaşanabilir. Anadolu’nun birçok şehrinde iki ortak birbiriyle rekabet ediyor. Geçen seçimde MHP 10’dan fazla il belediyesini ortağından almayı başarmıştı. Bu rekabet yaklaşan seçimde de devam edecek.
AKP’DE ERİME DEVAM EDECEK
■ AKP oy kaybediyor mu?
Başta da belirttiğim gibi çok olmasa da AK Parti’deki erime devam ediyor. Bu seçimde son iki seçimdeki gibi çılgın seçim ekonomisi uygulamaları da yapamadı. Dolayısıyla oylarını artırması için bir gerekçe sunamıyor. Şu an görünen, 2015’ten bu yana arka arkaya dördüncü seçimde de küçülecek.
■ MHP üzerinde yapılan tahminler her seçim sonucunda bizi şaşırtıyor. Anketlerden daha çok alıyor örneğin. MHP üzerindeki öngörülemezliği neye bağlamak gerekir?
Araştırmalar açısından MHP ile ilgili temel zorluk büyük kentlerden çok küçük illerden daha çok oy alıyor olması. Araştırmalarda örneklemin çoğunluğu büyük kentlerden seçilince böyle bir sorun yaşanabiliyor. Yoksa olayda bir gizem veya kötü niyet yok.
]]>“BİR ÖNEMİ YOK”
CHP’nin genel başkanı olarak bu kefaleti açıkça ortaya koyduğunu dile getiren Özel şunları kaydetti:
“Bazı televizyonlarda, gazetelerde birkaç kişinin isyanını, itirazını duyuyorsunuz. Görevdeyken iyi, olmayınca istifa etmeler, başka partiye gitmeler ve oradan partiye ateş etmeler. Vallahi 3 tane 5 kişinin, iktidara yakın gazetelerin manşetine çıkmasının bir önemi yok. 16 bin 500 aday adayı vardı bu partide. 3’ü, 5’i öyle yapıyor ama sabahleyin adaydan erken kalkıp, adayı arayıp ‘Hadi çalışmaya gitmiyor muyuz’ diyen aday adayımız, kendisine ayırdığı bütçeyi ilçe başkanına getiren aday adayımız, kendisine giydirdiği aracı belediye başkan adayıma tahsis eden aday adayımız var bizim. Bizim gönlümüzün manşetinde bu arkadaşlar var.”

“CHP’NİN YÜZDE 52’DEN FAZLA OYU VAR”
28 Haziran 2023’te CHP’nin yüzde 52’den fazla oyunun olduğunu hatırlatan Özel, “Geçen sene mayısta birlikte sandıkta buluştuğumuz çok değerli sayın önceki genel başkanımıza, cumhurbaşkanı adayımız Kemal Kılıçdaroğlu’na oy veren herkes, 10 ay sonra aynı oyu atsa, vallahi Balıkesir kurtuluyor, billahi Balıkesir kurtuluyor.” dedi.
Geçen seçimlerde Ahmet Akın’ın Millet İttifakı olarak aday gösterildiğini hatırlatan Özel, “Ahmet Akın, Millet İttifakı’nın adayı olarak o seçimi alıyordu, bu kabusu bitiriyordu. O süreçte dediler ki ‘Adayınızı geri çekin, burayı biz istiyoruz.’ Ahmet dedi ki ‘Genel merkezimiz karar verdiyse olur.’ Gözleri yaşlıydı. Ağlaya ağlaya, ama madem ittifaktır dedi, çekildi. Burayı öyle istediler, İsmail Ok’a verildi. İsmail Ok da emaneti aldı iki eliyle AK Parti’ye verdi. Ödülünü aldı mı? Aldı şimdi AK Parti onu tekrar milletvekili yaptı. Ne var ortada? Ortada milli irade hırsızlığı var. Ne var ortada? Ortada Balıkesir’in iradesinin çalınması var.” ifadelerini kullandı.
“O PANKARTI TOPLATANLARA YAZIKLAR OLSUN”
Geçen hafta İspanya’nın başkenti Madrid’de Sosyalist Enternasyonal’in toplantısına katıldığını hatırlatan Özel, “Dünyadaki sol sosyal demokrat sosyalist partiler, dayanışmayı güçlendirmek, bütün dünyada solu yeniden yeni rüzgarları arkasına almak için hep birlikte çalışıyoruz, çalışacağız.” dedi.
Özgür Özel, bu toplantıda, Sosyalist Enternasyonal’in Başkanı da olan İspanya’nın Başbakanı Petros Sanchez’in de aralarında bulunduğu siyasi liderlere, İsrail Devleti’nin giriştiği zalimce saldırılara karşı susmanın solculara, sosyal demokratlara yakışmayacağı, bu konuya hep beraber müdahale edilmesi gerektiği çağrısında bulunduğunu, ayrıca nisanda Filistin’e gideceğini, Filistin’in Türkiye solunun, Bülent Ecevit’in, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının büyük meselesi olduğunu aktardığını söyledi.

Madrid’deki ikili temaslarda da bu konuda sosyal demokratların, sosyalistlerin mutlaka akan kanı durdurması, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, cihanda barış” söylemine uygun olarak barış için mücadele edilmesi gerektiğini söylediğini anlatan Özel, şöyle devam etti:
“Ben o saatlerde dünyanın önemli liderlerine Filistin’deki mezalimi durduralım derken ve beyefendi Recep Tayyip Erdoğan Sakarya’daymış. Sakarya’da konuşurken meydandan bir tane pankart açılmış. Pankartta diyor ki ‘İsrail’le utanç verici ticarete son verin.’ O pankartı açanlar AK Parti mitingine gidenler, o pankartı açanlar geçmişten beri Milli Görüşçüyüz diyenler, o pankartı Türk polisine toplatan ‘Üzerimdeki Milli Görüş ceketimi, gömleğimi çıkardım’ diyen Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanı, İsrail’in görülmez en büyük müttefiki Recep Tayyip Erdoğan’dır. Biz Filistin’i savunurken o pankartı toplatanlara yazıklar olsun.”
HALKTAN TALEPTE BULUNDU
Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden kazasına değinen Özel, “Çıkan atıkları dağ gibi istifleyenler, Soma’daki tehlikeye dikkati çekenleri duymadıkları gibi İliç’teki madencilerin feryadını duymayanlar, ‘Bu maden ısınıyor, başımıza bela olacak.’ dendiği gibi ‘Bu dağ çok yükseldi, çatlaklar var. Bir gün hepimizi önüne katacak.’ diyenleri dinlemeyip, paranın peşinde koşanlar İliç faciasına sebebiyet verdiler. Orada o facianın yaşanmasına sebebiyet veren imza, Çevresel Etki Değerlendirme raporunun imzasıdır. Onun altında imzası olan dönemin Çevre Bakanı Murat Kurum’dur. ‘Ne alakası var benle.’ dediği imza, ‘Heyelan riski yoktur’ diye attığı evlatlarımızı felakete sürüklediği bir imzadır. Bundan sonra vatandaşlarımızdan talebimizdir, uyarımızdır. İliç felaketinin müsebbibini, İstanbul’un felaketi yapmasınlar. İstanbul’un felaketine engel olsunlar.” diye konuştu.
“AKP, SAYIŞTAYI İŞLEVSİZLEŞTİRİYOR”
CHP Genel Başkanı Özel, AKP iktidarının 23 yıldır Sayıştay denetimini işlevsizleştirmeye çalıştığını iddia ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
*Etkin rapor yazanları uzaklaştırıyor. Rapor kapsamlarını daraltıyor. Kitapçıkların eklerini meclisten saklıyor ki yaptıkları ortaya çıkmasın. Sayıştay’ın başına kendine yakınları atıyor. Sayıştay’daki daireleri onlarla baskılıyor.
*Bu kadar baskı altındaki Sayıştay dahi, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ndeki büyük yolsuzlukları görmezden gelememiş. Yazmış ki ‘İhaleler kentine dönmüş.’ demiş. ‘İhale mevzuatı delik deşik edilmiş.’ demiş. Yazmış ki ‘Buradaki ihaleler kamu yararına değil birilerinin adresine yollanan ihaleler.’ demiş. Ve suç duyurusunda bulunmuş.
*’Dava açılsın.’ demiş ama soruşturmaya izni dönemin İçişleri Bakanı vermemiş. Peki böyle durumda ne oluyor? Böyle durumda normalde bir şey olmaz. Danıştay’a başvurulmuş. Danıştay kimin elinde? Malum şahsın elinde. Ama iddialar o kadar büyük ki Danıştay dahi ‘Soruşturmaya gerek yoktur.’ kararını kaldırmış ve soruşturma açılmış.
“BU PİSLİKLE VALLAHİ NE YARGI NE SAYIŞTAY NE DANIŞTAY…”
*Türkiye’de bir yerel yönetimde görülmedik kadar kötü ihalelerin yapıldığı, asla kabul edilemeyecek nitelikte yandaşların kayrıldığı, Balıkesir’in varlıklarının birilerine peşkeş çekildiği bir sürecin geldiği yerdeyiz.
*Şunun için söylüyorum, bu pislikle, bu yaşanan pisliklerle zaman zaman yargı böyle küçük çıkışlar yapıyor ama az sayıda cesaretini koruyanlar başaramıyor hemen alıp atıyorlar. Bir kaç müfettişi cezalandırıyorlar. Ya da göstermelik cezalar veriyorlar.
*Bu pislikle vallahi ne Yargı ne Sayıştay ne Danıştay baş edemiyor. Ama buna bir kişi dur diyebilir. O bir kişi, Balıkesir’in, Balıkesirlinin ta kendisidir. 31 Mart’ta bunlardan hesabı sormayı Balıkesirli hemşehrilerimize bırakıyoruz.”
“MİLLİ TAKIM GOL ATTIĞINDA KİM SEVİNİYORSA…”
Kurdukları Türkiye İttifakı’nı anlatan Özel, “Bu ittifakın içinde kimler var derseniz, milli takım gol attığında kim seviniyorsa, bizim ittifakımızda onlar var.” dedi.
CHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Akın da programda bir konuşma yaptı, projelerini anlattı.

ADAYLAR
Konuşmaların ardından CHP’nin Balıkesir’deki ilçe belediye başkan adaylarının tanıtımı gerçekleştirildi. Özel, adaylarla fotoğraf çektirdi.
Altıeylül’de Hakan Şehirli, Ayvalık’ta Mesut Ergin, Balya’da Orhan Gaga, Bandırma’da Dursun Mirza, Bigadiç’te Zafer Göksel, Burhaniye’de Ali Kemal Deveciler, Edremit’te Mehmet Ertaş, Erdek’te Burhan Karışık, Gömeç’te Melih Bağcı, Gönen’de İbrahim Palaz, Havran’da Levent Gökalp, Karesi’de Mesut Akbıyık, Kepsut’ta Oğuz Aslan, Manyas’ta Ahmet Duru, Marmara’da Aydın Dinçer, Şavaştepe’de Ali Koyuncu, Sındırgı’da Serkan Sak, Susurluk’ta Hakan Yıldırım Semizel aday gösterildi.
]]>TEŞKİLAT GÖREVDEN ALINDI
Balıkesir’de İYİ Parti Bigadiç İlçe Başkanlığı, aday listesini son başvuru tarihi olan 22 Şubat’ta İlçe Seçim Kurulu’na teslim etmedi. Bunun üzerine İYİ Parti Bigadiç Teşkilatı, görevden alındı. Konuya ilişkin dün Edremit’teki Arıtaşı Mahallesi’nde açıklama yapan İYİ Parti Balıkesir Milletvekili ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Turhan Çömez, kapalı kapılar arkasında kirli ve gizli pazarlıklar yapıldığını iddia etti.
Kendilerinin o dönemde İYİ Parti Bigadiç İlçe Başkanı olan Vedat Bayraktar’ın Bigadiç belediye başkan adayı olması yönünde karar verdiklerini belirten Çömez “Listelerin hazırlanmaya başladığı günlerde Bayraktar’a yetki belgesi verildi ve İYİ Parti İl Başkanı Hasan Fehmi Yörük tarafından da son teyitleri alındı. Sonrasında ise Vedat Bayraktar’a ulaşamadık” dedi.

‘PAZARLIK YÜRÜTÜLDÜ’ İDDİASI
Çömez, şöyle konuştu:
“Meğer bu arada kapalı kapılar arkasında kirli ve gizli pazarlıklar yürüyormuş. Oradaki CHP yönetimi bu arkadaşlarımızla son derece kirli, çirkin ve Türk siyasetinde asla ve asla görülmemesi gereken bir pazarlığın içerisine girmişler. Telefonlar kesildi. Yetki belgesi kendilerine verildi ve korkunç tezgah kuruldu. Saat 17.00’de listeler açıklandı ki İYİ Parti’nin oradaki teşkilat eski başkanı ve üyeleri, İlçe Seçim Kurulu’na listeyi teslim etmemişler. Ne yazık ki bu nedenle orada aday gösterme şansına sahip olamadık.
“HERKESİ LANETLE KINIYORUM”
– Bu bahsettiğimiz satın alınmış isimlerin hepsi, CHP listesinde yer aldılar ve bunu CHP’li kadrolarla beraber yürüttüler. Peki, oradaki CHP’li ilçe belediye başkan adayı kim? CHP’li Genel Başkan Yardımcısı’nın çok yakını. Peki, oradaki CHP’li ilçe belediye başkanının amcasının oğlu kim AKP’li Belediye Başkan adayı. Buyurun komployu, buyurun tezgahı. Bakın Türk siyaseti böyle kirli ilişkilere, böyle kapalı kapılar ardında yürütülen ahlaksız pazarlıklara artık ‘dur’ demeli.
– Buradan bu komplonun, bu tezgahın, bu alçaklığın, bu siyasi kepazeliğin arkasında bulunan herkesi lanetle kınıyorum. Hiç merak etmesinler. İYİ Parti kadroları, iktidara geldiklerinde Türkiye’de her şey temizlenecek. Siyaset de temizlenecek. Bu kirli, bu rezil, bu girift çarklar artık siyasette olmayacak” dedi.
“BU KİŞİLER HALA İYİ PARTİ ÜYESİ”
CHP’den meclis üyesi adayı olan kişilerin İYİ Parti üyeliklerinin de sürdüğüne dikkati çeken Çömez, “Açın CHP tüzüğünü, bir siyasi parti tüzüğünü; bir siyasi partiden aday olan, başka bir siyasi partiden aday olamaz. Bu CHP tüzüğünde açık, seçik yazılmış. Şu an Bigadiç’teki CHP’nin aday listesinde bulunan isimler, İYİ Parti üyesi. Siz hangi anlayışla, hangi ahlakla bunları satın aldınız da götürdünüz listelerinize koydunuz? Utanmadan, sıkılmadan bu ülkede ahlaklı siyasetten bahsediyorsunuz. Hiç merak etmeyin; bunun cevabını bu millet size sandıkta verecek” diye konuştu.
“PAZARLIK PEŞİNDE OLMADIM”
Eski İYİ Parti Bigadiç İlçe Başkanı Vedat Bayraktar ise Çömez’in iddialarına sosyal medya hesabından yanıt verdi. Bayraktar, paylaşımında, “Salı günü İl Başkanı’nın beni saat 14.00 sıralarında aradığı doğrudur. Kendisine adayımızın olmadığını belirttim. İl Başkanı, benim aday olmamı istedi. Ben de kendisine aday olmayacağımı ve CHP ile görüşüldüğünü belirttim. Beni tanıyanlar bilir, siyasi hayatım boyunca kirli ve gizli pazarlık peşinde hiç olmadım” dedi.
]]>CHP’nin yeniden aday gösterdiği Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın kendisine yönelik sözlerine yanıt veren Gökhan Zan, şu ifadeleri kullandı;
*Hatay halkının CHP ile sorunu yok. Şahıs ve kişiyle ilgili sorunu var. ‘Topçu ve sanatçılara güvenilir mi’ diye bir söz kullandı. Biz sporcu ve sanatçılar olarak birleştirici ve bütünleştirici bir ruh vardır.
*Lütfü Bey’in bahsettiği topçular… Soruyorum; Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, federasyon… Herkes Hatay’a ve Hatayspora sahip çıkmak için seferber olmadı mı? Bunu nasıl söyleyebilir?
CHP’NİN ANKETİ
*Bu anketi hangi verilere göre yaptılar bilmiyorum açıkçası. Ama en büyük anketin sokak olduğunu, halk olduğunu, gayet güzel bir şekilde gördüler. Halkın Lütfü Savaş’ı istemediğini gördüler.
*Diyor ki Sayın Özel, “Biz aday bulamadık.” Hem aday bulamadığını söylüyorsun, hem de Hatay halkına Hatay’da adam bulamadım mesajını veriyorsun.
*Ben dün saat 16.55’e kadar bekledim. Sonuna kadar doğru bir insan peşinde, Hatay’ı demografik yapısıyla birleştirecek hem de Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi Hatay’a şahsi meselesi olarak bakacak birisini getireceksiniz.
*İnsanlar depremden sonra anladı ki Hatay’a hizmet yapılmamış. Sayın Lütfü Savaş hep “Önümde engel oldu” diyor. Devamlı bir engel ve şikayetten bahsediyor. Madem şikayetten bahsediyorsunuz o zaman o koltuktan istifa edeceksiniz.
*Hata yaptığınızı söyleyin, olabilir. Deyin ki “Ben yetemedim, ben yapamadım, ben azıyla ve çoğuyla doğrusuyla yanlışıyla hakkınızı helal edin” ve helalleşin bu halkla. Neden inatlaştınız. Neden zorla aday gösteriyorsunuz?
“HERKES ELİNİ VİCDANINA KOYSUN”
*Ben soruyorum size, Lütfü Savaş ya da AK Parti adayı sayın Mehmet Öntürk. Bu kriterlere uyuyor mu? Herkes elini vicdanına koysun. Hem AK Parti adayı, hem de Lütfü Savaş bu kriterlere uyuyor mu? Ben sonuna kadar bekledim, çekilmeye hazır olduğumu söyledim. Ben de buranın bir evladıyım, siyasetçi olarak bakılmasın. Ben Hatay halkının bir sesi, sözcüsü olmaya çalışıyorum.
RÜŞVET İDDİASI
Ece Üner: Çekilmem adına bana rüşvet teklif edildi dediğiniz konuyu merak ediyorum, nedir bu konu? Kim etti bu teklifi size?
Gökhan Zan: Kimin ettiği değil… Ben organize işlerden bir amirle de görüşmeyi sağladım. Bundan sonrası için siyasetin ne kadar kirli bir yüzü olduğunu ifade etmek istedim. Kim üzerine alınır bilmiyorum. İsim vermeyeceğim ama emniyette veya savcılıkta isim vermem gerekiyorsa gider veririm. Avukatım ve partimizle birlikte bunun kararını veririz. 2-3 kişiyle neler yapabiliyoruz, nasıl bir araya gelebiliriz, neler istersin, mağduriyetini giderelim diyorlar bana… Neyin mağduriyetini gidereceksin kardeşim? Ben mağdur değilim ki Hatay halkı mağdur. Madem ki sizin bu kadar çok… Şikayet ediyorsunuz “hem iş yapmıyorum diyorsunuz, engelliyorlar… Hem de paranız var. Ya bu parayı bana teklif edeceğinize gidip sefalet içerisinde olan Hatay halkına…
Ece Üner: “İş yapamıyoruz, engelliyoruz” diyenler Lütfü Savaş olduğuna göre, bu kadar parası olan ve teklifte bulunan da CHP ve Lütfü Savaş anladığım kadarıyla.
Gökhan Zan: Onu kamuoyuna bırakıyorum.
Ece Üner: Hayır demiyorsunuz ama.
Gökhan Zan: İki defa geldi… Açık ve net söyledim, bir kez daha yaparsanız bunu savcılık ve yargıya taşıyacağım. Ama bu demek değildir ki ben yarın gidip bunu yargıya ve savcılığa taşımayacağım. Ben bunu siyasetin kirli yüzünü göstermek için çok net ifade ettim.
]]>* Bugün, Antalya’da geçtiğimiz 5 yılın hesabının verildiği, gelecek 5 yılla ilgili ortaya konulan talebin somutlaştırıldığı, projelerin ortaya koyduğu ve Antalya’da hem Büyükşehir Belediye Başkanımız adına hem de Antalya’nın birbirinden güzel 20 belediyesi için görev talep ettiğimiz çok önemli bir günde sizlerle birlikteyiz.
* Bugün bu buluşmanın diğer şehirlerde yaptığımız ve bundan sonra yapacağımız buluşmalarda bir farkı var. Bu ilk. CHP’nin adaylarının seçim kurullarına teslim edildiği, aday belirleme sürecinin geride kaldığı bir günün arkasından kampanyanın gerçek anlamda başladığı ilk günde Antalya’da sizlerle birlikteyiz. Antalya’ya hayırlı uğurlu olsun. Türkiye’ye hayırlı olsun. Partimize hayırlı olsun. Aday belirleme süreçleri her zaman zorlu süreçler.
“ARKADAŞLARIMIZA YÜREKTEN TEŞEKKÜR EDİYORUM”
* Aday belirleme süreçleri her zaman süreçler. Kırgını olmadan, mutsuzu olmadan tamamlanması mümkün olmayan süreçler. Bunun yollarını önümüzdeki 5 yılda arayacağız. Sürekli ölçme değerlendirmeyle mevcut belediye başkanlarımıza 3 ayda bir halkın memnuniyet anketlerinin tek bir merkezden, ortak sorularla yapıldığı doğru örneklem ve yöntem konusunda herkesin mutabık olduğu bir ölçme değerlendirme sistemiyle bundan sonra milletimizin görevlendirdiği belediye başkanlarına sürekli karne vereceğiz.
* Gelecek 5 yılın sonuna gelindiğinde önlerine konulan anketler bir sürpriz değil 5 yıllık bir trendin ve bildikleri yönettikleri kötüye giden bir şey varsa tedbir aldıkları, güçlü yönlerini kuvvetlendirdikleri belgeler olacak. Antalya’da göreve devam ettiğimiz belediye başkanlarımız var, birlikte yola devam edemediğimiz, gelecekte partiye katkılarını ümit ettiğimiz arkadaşlarımız var. Bunların her birisinin kendilerine ait ayrı hikayeleri var. Ben özellikle bugüne kadar partimize hizmet etmiş, 1 Nisan’dan sonra partimize kentimize farklı alanlarda katkı sağlayacak, göreve devam etmeyecek arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.

“ANTALYA HALKININ GÖRDÜĞÜ TEVECCÜHTÜR”
* Ne Antalya’da ne de Türkiye’nin başka yerinde adaylaştırmadığımız arkadaşlarımız, birilerinin adaylaştırmadıkları gibi ‘metal yorgunluğu var’, ‘FETÖ’cülükle suçlanan’ ve itibar suikastına uğrattıkları kişiler gibi değiller. Bizim göreve devam edenlerin de devam etmeyenlerin de vatanseverliğinden dürüst yönetici olduklarından, çalışkanlıklarından ve partililiklerinden şüphemiz yoktur. Bundan önce de ifade ettiğimiz gibi bizim belediye başkanlarımızın olduğu kentlerde memnuniyet anketleriyle ilerledi. Sayın başkan bana partinin yetkili organlarına teşekkür etti. Ancak Sayın Başkan’ı adaylaştıran ne Özgür Özel’dir ne MYK’dır. Muhittin Böcek’i adaylaştıran yaptığı hizmetlerin Antalya halkından gördüğü teveccühtür.
* Göreve devam etmediğimiz arkadaşlar var. Ama bir arkadaşımız göreve kendisi, onun memnuniyet anketini ifade etmemize rağmen sevgili Şükrü Sözen, Manavgatı’ı bırakıyor, ama biz onu bırakmıyoruz. Çok güzel işler yaptı, çok yüksek bir memnuniyet yakaladı. Görevi şimdi yerine çok kıymetli kardeşim önümüzdeki dönem milletvekilimize bırakıyor ama en güzel tarafı şu. Sokakta üç kişi neredeyse el ele kol kola gidiyorlar. İlçe başkanı, mevcut başkan ve adayımız. Üçünü de alnından öpüyorum. Partililik budur.
* Bunun dışında elbette bütün adayların bir hikayesi var. Ama bir kişiye bir borcumuz var. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak mevcut belediyelerin olduğu yerlerde memnuniyet anketleriyle ilerliyoruz. Önümüzdeki tüzük değişikliğinde objektif kriterler koyacağız. Ancak Antalya’da iyi olmasına rağmen ‘Bizim ilçemizin kültüründe ön seçim var, ön seçimde geldin, göreve devam etmek için de sandıktan çıkmayı yeğlerim’ diyen Gazipaşa Belediye Başkanımız Mehmet Ali Yılmaz ve Gazipaşa’ya da özel teşekkür sunuyorum.
“BİLAL ERDOĞAN’A BURAK ERDOĞAN’A YAKIŞAYDI DA GÖREYDİK”
* Beka sorunu var diyorlar. Beka sorunu nedir? Dış güçler gelecekler, bayrağı indirecekler, vatanı böldürecekler. O beka sorunlarını bu memleket çok gördü. Beka sorunu olduğunda kimin ne olduğunu da gördü. Bu ülke işgal altındayken ‘Geldikleri gibi giderler de’ diyenleri de gördü. İşgal orduların gemilerinin altına halı serenleri de gördü. O yüzden beka sorunu olur da bu ülke yine dış güçler saldıracak olursa herkes emin olsun Recep Tayyip Erdoğan geliyor diye il başkanlığından görevlendirilen altı tane gencin kot üstüne perdelik kumaştan kefen giyip beklemesiyle bu işler olmaz.
* Öyle olursa Çanakkale’de kefensiz yatanlar var burada. Bu memlekete biz sahip çıkarız. Öyle Afrin operasyonundan sonra kamuflaj bir yanına Cumhurbaşkanlığı forsu, gidip orda fotoğraf çektiriyor. 8 gazetede manşet: ‘Erdoğan’a kamuflaj ne de yakışmış.’ Bir kamuflaj yakışacaktıysa niye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakışıyor? Bilal Erdoğan’a, Burak Erdoğan’a yakışaydı da göreydik.

“1 NİSAN’DAN SONRA ACI REÇETE BEKLENİYOR”
* 1 Nisan’dan sonra hepinizi çok büyük bir tehlike bekliyor. Sıkı maliye politikası, yani acı reçete bekleniyor. Kime? KKM’den zengin olanlara gökdelen sahiplerine değil. Emekliye, Ayşe teyzeye. Zamlarla, enflasyonla, vatandaşın gelirine yapılması gereken zamlardan kısacak bir acı reçete geliyor. 1 Nisan’da yine vatandaşın sırtına binmeyi planlıyorlar.
* Bundan 31 Mart’ta kurtulabilirsiniz. Bir tarafta verdiği sözleri tutan CHP’li belediyeler, diğer tarafta verdiği sözleri tutmayıp bir de depremzedeleri tehdit eden iktidar. 10 kişiden 8’nin memleketin adaletine güvenmediği bir yerde Erdoğan ‘Adalet yoksa refah yok’ diyor. Bu ülkede vergide, toplumsal yaşamda, inançlarda, mezheplerde ve bunlara devletin verdiği hizmetlerde, yargıda adalete ihtiyaç var.
“BİZİM İTTİFAKIMIZIN ADI TÜRKİYE İTTİFAKIDIR”
* Seçimlere gidiyoruz. Bu seçimlerde iki tane ittifak yarışıyor. 30 parti var ama 2 tane ittifak yarışıyor. Biri Cumhur İttifakı, eski bir ittifak. Her geçen gün birbirlerine benziyorlar. Renkleri koyu gri yağmur bulutu renginde, milletin üstüne karabasan gibi çökmüşler. Kimse konuşmasın, kimse düşünmesin. Gençleri konserleri, festivalleri olmasın. Herkes bir şeylerden korksun ve oyu bunlara attın, korku ittifakı.
* Diğer tarafta çok sayıda partiler var ama Cumhur İttifakı’nın, bu tehdit ittifakının karşısında bir parti yok. Elbette CHP var ama biz partimizden ziyade içinde bulunduğumuz ittifaka güveniyoruz. Maalesef adı Millet İttifakı değil, o geçen seçimlerde kaldı. Cumhur İttifakı’nı yenmek için çok daha güçlü, öz güveni yüksek, ayakları yere basan, kimseyi dışlamayan bir ittifaka ihtiyaç var. Bunu başaracak olan bizim ittifakımızdır, adı Türkiye ittifakıdır.”
]]>692 mahalle muhtarlığı bulunan kentte, resmi olmayan rakamlara 4 bin kişinin muhtar adayı olduğu belirtiliyor.
Muhtar adayları seçim çalışmalarını sürürken, geçen yıllara göre ciddi bir artış olduğu ifade ediliyor.
Bu artışın nedenleri olarak muhtarlık maaşlarının asgari ücret seviyesine endesklenmesi, özlük haklarının iyileştirilmesi ve Bağ-Kur primlerinin devlet tarafından ödenmesi şeklinde sıralanıyor.

‘KADIN ADAY SAYISINDA DA BÜYÜK ARTIŞ VAR’
Daha önce Gürpınar ilçesi Taşdönderen Mahallesi’nde 3 dönem muhtarlık yapan Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Genel Koordinatörü Azad Erdemir, şöyle konuştu:
-İnsanlar, muhtarlığı bir iş kapısı olarak görmeye başladı. Bölgemizdeki işsizlik oranı oldukça yüksek.
-İş kapısı olarak gördükleri için maalesef aday sayımız çok arttı. Muhtarlık camiasının büyümesi için; işin ehli ve hizmet odaklı, iş yapabilecek insanların aday olması gerekir. Eskiden gönüllük esası vardı, şu an o da yok. Durum böyle olunca aday sayısında rekor artış oldu. Bu durumu hükümet yetkililerine de sürekli dile getiriyoruz.
-Muhtarlığın başvurusu sürecinde hiçbir engel yok. O yüzden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, 18 yaşını doldurmuş olmak ve okuma-yazma bilmek yeterli oluyor. Bunun yanı sıra bir başvuru süreci yok.
-Seçim sabahı kalkıp, ‘Muhtar adayıyım’ diyebiliyorsunuz. Hal böyle olunca maalesef herkes aday oluyor. Muhtarlık kalitesinin yükselmesini istiyoruz. İşi bilen, işin ehli insanlar, hizmet odaklı insanlar aday olsunlar.
-Başvuru süreci olmadığı için kayıt tutma da olmuyor. Bir önceki dönem muhtar sayımız 692. O dönemde aday sayımız da 2 bin civarındaydı. Şu an kent genelinde 4 kadın muhtarımız da var. Bu seçimde aday olan 4 bin kişinin 35’i yine kadın adaylardan oluyor. Kadın aday sayısında da büyük artış var.

‘SADECE POSTACI DURUMUNDAYIZ’
-Muhtarlar olarak hiçbir kamu kuruluşu üzerinde bir baskı yapma yetkimiz yok. Ancak gider rica ederiz. Bazı muhtar adayları arkadaşların propagandalarına bakıyorum; muhtarlığın yetkisiyle hiçbir alakası yok.
-Çünkü muhtarın hiçbir gücü yok, bütçesi de yok. 5451 sayılı kanunla yetki alıyoruz. Buradaki 25 maddenin sadece 5’inde yetkimiz kaldı. Bizim en çok yetki aldığımız madde ise tebligat kanunu. Sadece postacı durumundayız. Aday olan arkadaşlarımız bunu araştırmadılar mı acaba? Bunu bilmiyorlar mı? Verdikleri vaatler, bir belediye başkanının bile vermeyeceği vaatlerdir. Hiçbir yetkin, hiçbir bütçen olmadığı zaman bu vaatleri nasıl yerine getireceksin? 4 bin muhtar adayı, Van için çok büyük bir rakam.
-Temennimiz şudur ki; demokratik bir seçim olsun. Refah içinde geçen bir seçim olsun, demokrasi, barış ve kardeşlik kazansın. Ama bu sayı bizi endişelendiriyor. Muhtar adaylarına mesajım şudur; herkese başarılar diliyorum, sükunet içinde bir seçim diliyorum.
-Barışın ve kardeşliğin kazandığı bir seçim olsun. Şunu hiç kimse unutmasın. Bir mahallede bir muhtar seçilir. Sandığa saygı duymalarını istiyoruz. Taşkınlık ve herhangi bir olay çıkmaması için ellerinden geleni yapsınlar.
Öte yandan Azad Erdemir, 3 dönemdir Van’ın İpekyolu ilçesine bağlı 10 bin nüfuslu Cumhuriyet Mahallesi’nde muhtarlık yapan ve 4’üncü dönemde de aday olan Leyla Tanrıtanır’ı, muhtarlık bürosunda ziyaret etti. Tanrıtanır, muhtarlığın gönüllülük ve hizmet odaklı bir camia olduğunu, işin ehli insanların muhtar olmasının daha iyi olacağını söyledi.
]]>22 ŞUBAT SON GÜN
Siyasi parti ilçe başkanlıkları, belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği ve il genel meclisi üyelikleri seçimlerine ait aday listelerini ilçe seçim kurullarına, büyükşehirlerde siyasi parti il başkanlıkları, büyükşehir belediye başkan aday listelerini il seçim kurullarına yarın saat 17.00’ye kadar iletecek. Bağımsız adaylar da başvurularını en geç yarın saat 17.00’ye kadar yapabilecek.
Siyasi partiler, aday listesindeki eksiklikleri 22 Şubat’a kadar tamamlayabilecek. Bağımsız adaylar dahil geçici aday listeleri 23 Şubat’ta ilan edilecek, aynı gün listelere itiraz süresi başlayacak. Kesin aday listeleri 3 Mart’ta açıklanacak.
Birleşik oy pusulalarının basımı ve ilçe seçim kurulu başkanlıklarına dağıtımına 3 Mart’ta başlanacak. Propaganda serbestliği ve bazı seçim yasakları, 21 Mart 2024 Perşembe sabahı başlayacak.
28 Mart’ta tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin listeler kesinleştirilecek. Propaganda serbestliği 30 Mart Cumartesi saat 18.00’de sona erecek. Seçmen 31 Mart’ta sandık başına gidecek.
PUSULADA 35 PARTİ
YSK’nin seçim takvimi kapsamında, 27 Ocak’ta çekilen kura ile seçime katılacak 35 siyasi partinin birleşik oy pusulasındaki yerleri belirlendi.
Kuraya göre, partiler oy pusulasında şöyle sıralandı:
“1 AKP, 2 İYİ Parti, 3 Sol Parti, 4 Büyük Birlik Partisi, 5 Memleket Partisi, 6 Anavatan Partisi, 7 Demokratik Sol Parti, 8 Yeniden Refah Partisi, 9 Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 10 Türkiye Komünist Partisi, 11 Anadolu Birliği Partisi, 12 Zafer Partisi, 13 Halkın Kurtuluş Partisi, 14 Türkiye Komünist Hareketi, 15 Bağımsız Türkiye Partisi, 16 Gelecek Partisi, 17 Yeni Türkiye Partisi, 18 CHP, 19 Emek Partisi, 20 HÜDA PAR, 21 Hak ve Özgürlükler Partisi, 22 Ocak Partisi, 23 Adalet Birlik Partisi, 24 Demokrat Parti, 25 Güç Birliği Partisi, 26 Millet Partisi, 27 Milli Yol Partisi, 28 Adalet Partisi, 29 Genç Parti, 30 Aydınlık Demokrasi Partisi, 31 MHP, 32 Türkiye İşçi Partisi, 33 Demokrasi ve Atılım Partisi, 34 Saadet Partisi ve 35 Vatan Partisi”
OY VERME SAATLERİ
YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak, doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat erkene aldı.
Bu nedenle Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır, Kilis illerinde ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy vermenin başlangıç ve bitiş saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak.
Bu illerin dışında kalan diğer illerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.
]]>Adının ilan edileceğini düşünerek, törene katılmak için önceki gece Ankara’ya gelen Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, etkinliğin başlamasına bir saat kala CHP’ye davet edildi.
CHP lideri Özel, görüşme yaptığı Savaş’a son ankette, muhalif oyların CHP ile TİP’in arasında bölündüğünü, kararsızlar ve protesto oylarının yükseldiğini ve kazanma
ihtimalinin düştüğünü söyledi.
Ve bu yüzden Savaş’ın ilan edilmeyeceğini belirtti. Savaş ve ekibi, bugün saat 10.30’da CHP’de Özel ile yeniden buluşacak.
Savaş krizini CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek’le görüştüm.
Hatay meselesi ne aşamada?
– Yarın (bugün) görüşmeler devam edecek. Akşam Hatay’daki durum açıklığa kavuşacak. Aday yarın belli olur. Bizim istediğimiz Savaş’ın da içinde yer alıp onay verdiği, Hatay örgütümüzün kabul ettiği süreci beraberce yönetmek. Yani bir aday belirleyeceksiniz; adayı Savaş onaylayacak. Ya da tersi. Savaş önerecek ve biz de o ismin etrafında süreci yöneteceğiz.
Kararı bugün (dün) mü aldınız?
– İki aylık süreçte defalarca şunu gördük; Savaş, belli potansiyel üzerinde oy alıyor ama bu kazanmasına yetmiyor. Bunu kampanya sürecinde kapatacağını ve öne geçeceğini öngördük. Ancak kararsız ve oy kullanmama eğilimindeki seçmen olduğu yerde duruyor. TİP de Savaş’ın aday olması halinde aday çıkaracağını açıkladı. CHP’nin oyunu en üst seviyeye getirebilir miyiz diye çalışma yaptık. Gördük ki seçime 40 gün kala risk devam ediyor. Savaş’ın kendisine bu risk anlatılmıştır.
Bu risk sayısal olarak nedir?
– Muhalefet bloğunun oyları kazanmaya yetiyor ama birlikteliğe ihtiyaç var. TİP aday çıkarırsa CHP’nin kazanması mümkün olmaktan çıkıyor… Demeyelim ama ihtimal olarak azalıyor.
Bu tablo son ankette mi ortaya çıktı?
– Kararsızlarda oy vermeme eğilimi güçleniyor. Aralıktan beri 7 anket yaptık. Savaş, güçlü bir figür. Ama 11 büyükşehir belediyemiz içinde riskli olan tek ilimiz. Temel sebebi, deprem geçiren illerin durumu. Kahramanmaraş’ın memnuniyet oranı yüzde 12 çıktı. Malatya’nınki yüzde 18. Savaş, bunların üzerinde. Ama deprem travması yöneticilere tepki
oluşturuyor. Biz kampanya ile aşılabileceğini öngördük. Öngördüğümüz biçimiyle ilerlemedi. Hatay’da birinci parti, kararsızlar. 40 gün kala bu oranın inmesi gerekirdi. Muhalefetin oyu konsolide edememenin sıkıntısını gördük.
Şu anki durum ne? Savaş’ı aday göstermeyecek misiniz?
– Yarın (bugün) yapacağımız toplantı bunu belirler.
Başka aday var mı?
– Bugüne kadar Lütfü Bey dışında bir isme odaklanmadık.
Savaş’ın bağımsız aday olma ihtimali var mı?
– Savaş’ın CHP’de değişik zamanlarda çok daha iyi görevler yapabileceğine yürekten inanıyorum. Şu an siz sordunuz, ben de söyledim. Lütfü Bey, seçimi kazanma ihtimali çok yüksekti. Anlamak gerekir ki depremin travması seçmen davranışları üzerinde, bizim yönetemediğimiz siyasal ve toplumsal sonuçlar doğruyor.
SALONDAN İZLENİMLER
– CHP lideri Özgür Özel salona Zülfü Livaneli’nin seslendirdiği “Merhaba” şarkısıyla giriş yaptı. Özel’e bazı kadın belediye başkan adayları eşlik etti.
– Ankara Spor Salonu’nda yapılan toplantı bir buçuk saat geç başladı. Salonda heyecan ve katılım düşük kaldı.
– İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay törende hazır bulundu.
– CHP lideri Özel’in davetine uyan eski genel başkanlardan Hikmet Çetin ve Murat Karayalçın salonda yer aldı. Kemal Kılıçdaroğlu ve Altan Öymen ise katılmadı.
– Salonda “İşimiz gücümüz Türkiye” sloganları atıldı. “Şimdi Türkiye’nin gücüne güç katma zamanı”, “Atamızın mirası Çankaya gençlere emanet” pankartı asıldı.
– CHP Türkiye genelinde bin 127 seçim çevresinde aday gösterdi.
– CHP’ni adaylarının 100’ü kadın. Ayrıca 40 yaş altı 196, 30 yaş altı 23 aday bulunuyor.
– Mevcut belediye başkanlarının 145’i yeniden aday gösterildi.
]]>1 Nisan günü işçiler bugünden daha güçlü olacak
– Erkan Bey, Gebze’den belediye başkan aday oldunuz, bizi şaşırttınız. Bu kararı nasıl verdiniz?
Aslında Türkiye İşçi Partisi’ni yakından takip edenleri şaşırtmamalı. Siyaset bir iddia ve bu iddiayı gerçek kılabilme işidir. Bizim en önemli iddialarımızdan birisi emeğiyle yaşayan insanları siyasetin merkezinde bir güç haline getirmekte. Gebze Türkiye’nin en önemli işçi havzalarından biri, Türkiye İşçi Partisi’nin iddiasını somutlaştırabileceği yerlerin başında geliyor. Yerel seçimler son derece kısır bir tartışma düzlemine sıkışmış durumda ve ülkenin çok büyük çoğunluğunu oluşturan insanlar işçiler, bırakın görünmeyi sesleri bile duyulmuyor. Öncelikle işçi sınıfını yerel seçim sürecinde de etkin bir güç haline getirmek istiyoruz. Bu iddiamızı gerçekleştirebilmek için nasıl bir yol izleyelim diye düşündük taşındık. Adaylığım da bu tartışmanın içinde önce il ve ilçe örgütlerimizde gündem olmuş, ardından Parti Meclisi gündemine geldi, karar oluştu ve aday oldum. Sadece bu adaylık dahi matematik hesabına dönüşen seçimlerde Gebze’nin varlığını, Gebze’nin bir işçi havzası olduğunu konuşturmaya, tartıştırmaya yetti, demek ki doğru karar vermişiz. Bu vesileyle daha şimdiden Gebze’yi, Gebze başta olmak üzere tüm Türkiye’de işçilerin yaşam koşullarını konuşmaya başladık, dahası da olacak.

– Sağ partilerin Gebze’deki oy oranı nedir?
Son 30 yılda ortalama yüzde 60 civarında net sağcı olan partilere oy çıkan bir yer. Son yıllarda Cumhur İttifakı bunu büyük ölçüde toparlamış ve seçime tek parti olarak giriyorlar. Adaylığımın bir nedeni de bu zaten… Siyaset tüm ülkede yüzde 52-yüzde 48 sıkışmışlığına hapsedilmek isteniyor. Burada radikal ve yeni bir kurucu müdahale yapılmadığı takdirde bu tablonun değişmesi mümkün değil. Karşımızda devlet olanaklarını kullanan, tarikatları-cemaatleriyle yoksul ve çaresiz bıraktığı emekçileri kuşatan, medya ablukasıyla siyahı beyaz, beyazı siyah gösterebilen bir iktidar var. Bunu yenmek istiyorsak, biraz daha zor olan bir yolu tercih etmek zorundayız. Emekçi mahalleleri, yoksul bırakılan işçilerin sıkıştırıldığı il ve ilçelerde göğüs göğüse bir mücadeleyi göze almamız gerekiyor. TİP henüz genç bir parti ama mütevazı ölçeklerle de olsa bu girişimlerindeki sonuç verdiğini görüyoruz. Özellikle genç işçi kuşaklarında ailelerinin, mahallerinin ufkunu aşan bir yönelim olduğunu deneyimledik, şimdi bunu hem geliştirmek hem kalıcılaştırmak için topyekun bir mücadele içindeyiz. Hemen genel seçimlerden sonra aldığımız ilk karar, Türkiye’de sendikalı işçi sayısını, toplu sözleşmeli çalışan işçi sayısını artırmaya odaklanmak gerektiğiydi. Bu kapsamda aşağı yukarı 6 aydır neredeyse bütün enerjimizi, “aşağıda” uzun vadeli ve derin bir örgütlenme çalışmasına vermiştik. Bu adaylık da bunun bir uzantısı. Yakın gelecekte ne kadar önemli bir adım olduğu daha iyi anlaşılacak.
– Peki bu kadar yüksek bir oranı, kendi lehinize bu kadar zamanda nasıl çevireceksiniz?
Gebze’deki her işçi Aralık sonu veya Ocak başı aldığı zammın daha ilk zamlı maaşı aldığı Şubat ayının başında buharlaşmasını yaşadı. Şunun için söylüyorum, az bir zaman olduğu doğru ancak hızlı hareket etmek zorundayız. Mesele şu, işçiler örgütsüz olduğunda kendilerini, yalnız ve çaresiz hissettiğinde patronlar için dikensiz gül bahçesinde bir yaşam kuruluyor. Oysa örgütlendiğimizde ne kadar güçlü olduğumuzu, aslında her şeyi yapabilecek bir gücümüz olduğunu biliyoruz. Benim adaylığım sadece Belediye yönetmeye değil. Gebze’de tüm sendikaların örgütlü gücünü artırmak istiyoruz. Tüm işçi arkadaşlarımızın uğradıkları haksızlıklara karşı mücadelede yanlarında olmak istiyorum. Nasıl bir cehenneme mahkum edildiklerini herkes görsün ve hep birlikte bu gidişe ‘dur’ diyelim istiyorum. Esas önemli olan şu: 1 Nisan günü hem Gebze’de hem tüm Türkiye’de işçiler kesinlikle bugünden daha güçlü olacak, daha şimdiden bunu sağladık gibi.
– Aslında burada bir oksimorondan bahsetmek mümkün. İşçilerin durumu ortada. Bu kadar yoksulluk çekerken, işçiler neden sağ partileri tercih ediyor?
Değişmek şart. Sağ partilerin bugüne dek en büyük başarısı esas sorunun konuşulmamasını sağlamak oldu. Gerçekleri konuşmak tartışmak yerine, insanların inançlarını, değerlerini sömürerek bir avuç insanı daha zengin eden, milyonlarca insanı yoksullaştıran bir bozuk düzeni sürdürmeyi başarıyorlar. Bunun bir ayağı işçilerin kendi hakkı için mücadelesinin önüne geçecek mekanizmalar kurmak, yetmeyince devlet olanaklarıyla baskı kurmak ve hem siyasal hem toplumsal hayatta işçileri bir kuşatmanın içine hapsetmek. Bir topluma, her türlü araçla senin yoksulluğunun nedeni senin emeğinin üzerinden birilerinin zengin olması değil başka şeyler diye on yıllardır sistematik bir saldırı uygulandığında bunun neticesi bu oluyor. Bunları konuşabildiğimizde tablo da değişir. Sesimizin ulaşmasını bile engellemeye çalışıyorlar, elimizde medya gücü yok, para gücümüz yok ama doğruluğunda hiç kuşku duymadığımız fikirlerimizin, haklılığımızın büyük bir gücü var. Bu gücü işçilerle, emekçilerle buluşturduğumuzda işçi sınıfının kurtuluşunun solda olduğunu göreceğine inanıyorum. Konuşacağız.
– Diyelim seçildiniz, o zaman genel başkanlığı bırakacak mısınız?
Benim için en tali konu bu. Bizi biraz tanıyan herkes düzen partilerinden farklı bir anlayışımız olduğunu bilir. Bizde her görev, bir sorumluluktur. Genel Başkanlık bir siyasi kariyer makamı, bir koltuk olarak görülmediği için, bunun bizim açımızdan hiçbir önemi yok. İşçi sınıfının mücadelesini bir adım ileri taşımak için partim bana hangi görevi verirse orada olurum.
– Partinizin 4 vekilinden birisiniz aynı zamanda. Zaten Can Atalay hapiste ve mecliste görevini yapması engellendi. Vekilliği de düştü. Sizin seçilmeniz durumunda meclisteki temsiliyetinizin daha da düşecek olması partinizi nasıl etkiler?
Meclis’in bizim için anlamı, mücadelenin etkili yürütülebileceği, işçi sınıfının sesinin toplumun geniş kesimlerine ulaşabileceği bir alan olması, halkın sesinin yankılanabileceği bir mecra… Meclis çalışmamız da yalnızca benden ibaret değil. Can öyle ya da böyle çıkacak, Ahmet ve Sera da görevlerine devam edecekler. Orada geniş bir çalışma grubumuz var, vekillerimiz var ve meclis çalışmamız devam eder. Önemli olan Türkiye işçi sınıfı mücadelesini bir bütün olarak mümkün olan en ileri noktaya taşımak, işçilerin yeni mevziler kazanmasını sağlamak, bunu başarınca temsil görevler daha az önemli olur.

Dün Gebze’de seçmenle ilk buluşmasını gerçekleştiren Erkan Baş, “Gebze’yi işçilerin yönetmesine aracılık edebilirsem bunun tüm Türkiye’ye hatta Dünya’ya örnek olacağından hiç kuşkum yok” diyor.
GÖKHAN ZAN GERÇEK BİR ALTERNATİF OLDU
– Adaylarınız üzerinde çok tartışma yürütülüyor. Mesela Hatay’da Gökhan Zan’ı aday göstermeniz üzerine partinizden bazı isimlerin istifa ettiği gündeme geliyor. Neden istifa ediyorlar? Gökhan Zan ismi partinizde ciddi bir sorun yarattı mı?
Hatay bizim en fazla önemsediğimiz illerden birisi. Tarihsel birikimi zengin, solun kök saldığı yerlerden biri. Hatay, 6 Şubat depremi yaşandıktan sonra gücümüzü, emeğimizi ilişkilerimizi yönlendirerek, halkın dayanışmasının bir parçası olduğumuz bir yer. O gün de deprem suçlarına karışan kimsenin halkın karşısına bir seçenek olarak sunulmasını kabul etmeyeceğimizi söyledik. Deprem suçlularından en önemlisi AKP iktidarı ve oradaki yıkımın olduğu yerlerdeki yerel yöneticilerdir. Adıyla söyleyeyim; Lütfü Savaş en önemli sorumlulardan biridir. Defalarca bu ismin aday yapılmaması gerektiğini söyledik. Zaten kendisi aday olmaması gerekirken, partisi tarafından aday yapıldı. Bu dayatmaya karşı da halkın haklı tepkisini görmezden gelemeyiz. Bizim için adayın Türkiye İşçi Partili olması önemli değil, depremde sorumluluğu olmayan; halkın dayanışmasına katkı koymuş, bu mücadelenin bir parçası olmuş, ranta, yolsuzluğu ve hırsızlığa ortak olmayacak kendi çıkarlarını halkın çıkarlarının önüne koymayacak herhangi bir ismi destekleyebilirdik, “Böyle bir aday bize önerilirse de bu sorumluğu alırız” dedik. Gökhan Zan ismi önerildi ve adayımız oldu. İster Hatay’da ister herhangi bir yerde Hatay ve deprem dediğimizde akla gelen 4-5 isimden birisi olan Gökhan Zan’ın Hatay’da iki AKP’li aday arasında tercihe zorlanan yurttaşlara gerçek bir alternatif, deprem günlerindeki gibi halk dayanışmasını örgütleyecek bir isim olduğunu düşünüyoruz. Tepkiler elbette olur ancak kararın gerekçeleri anlaşıldığında bu tepkilerin dineceği kanaatindeyiz. Nitekim bugün Hatay’daydım ve gördüğüm tablo bu kanaatimizi doğruluyor, pek çok insan “Sandığa gitmeyecektim, iyi ki bir seçenek sundunuz” diyor.
SANIRIM SOSYALİSTLERİN FANUSTA YETİŞTİĞİ DÜŞÜNÜLÜYOR
– DEVA Partisi’nin eski Kemalpaşa ilçe başkanını Kemalpaşa belediye başkan adayı gösterdiniz. Karaburun Belediye Başkan adayı olarak da Vatan Partisi’nin eski İzmir İl Başkanı’nı… Yine eleştirildiniz. Cevabınız ne olur?
Türkiye’de kitlesel bir sosyalist partiye pek alışkın olunmadığı için sosyalistlerin fanusta yetiştiği düşünülüyor sanırım. Biz görece yeni bir partiyiz, üyelerimizin önemli bir bölümü ilk kez bir partiye üye oluyor, bundan mutluyuz. Elbette mücadelemizden güç alan, umut veren bir parti olduğumuzu görerek aramıza katılan daha önce çeşitli siyasal partilerde bulunmuş üyelerimiz de var. Bizim için önemli olan TİP’in programını, tüzüğünü benimseyerek aramıza katılan ve ilkelerimize uygun olarak mücadeleye katkı koymak isteyen tüm yurttaşlarımızla birlikte yürümektir. Sanıyorum yüzlerce Belediye Başkanı adayımız, 10zbin üstü Belediye Meclis üyesi adayımız var, bunlardan bir kaç tanesini bulup hatta 8-10 sene önceki bir yazısını, bir konuşmasını bulup buradan kendince TİP’e zarar vermeye çalışanları ciddiye alamıyorum. Tek ciddiye aldığım boyutu, aslında bizim tertemiz bir parti olduğumuzun düşmanlarımız tarafından bile kabul edildiğini gösteriyor olması. En büyük rakiplerimiz, düşmanlarımız bile bizim ilkeli, tutarlı ve temiz bir parti olduğumuzu kabul ediyor ki, fındıkkabuğunu doldurmayacak mesele bulduğunu sanınca bile onu kullanıp saldırıyor, bu bizim için gurur verici bir şey.
Politik açıdan ise bu durum TİP’in yüzde 52-yüzde 48 sıkışmasına hapsolmadığını gösterir. Şimdi Gebze’de bir çalışma yapacağız. Belki burada temas kurduğumuz ve geçen seçim AKP’ye veya MHP’ye oy vermiş işçilerden biri önümüzdeki dönemde bir yerden adayımız olacak. Ne diyeceğiz? Bu daha en başta bugünkü matematiği kabul etmek demektir. Sosyalist hareket bir mahalleye sıkıştı eleştirileri uzun zamandır yapılıyor.
– Haklı bir eleştiri mi?
Bir yönüyle haklı bu eleştiriler. Çünkü sosyalist hareket; ilişkileri, toplumu ve dahi dünyayı dönüştürebilme iddiasını taşır. Bu dönüştürme iddiasını taşıyan bir hareket insanları bundan muaf tutabilir mi? İnsanların dönüşebileceğini bu mücadelenin bir parçası olabileceğini gösterebilecek örneklere daha da fazla ihtiyacımız var. Bu örnekleri çoğaltabilmeyi, bu hikâyeleri büyütebilmeyi bir görev olarak önümüze koyuyoruz ki ancak o sayede toplumu dönüştürme imkanı gerçek bir hedef haline gelecek. Bu durumdan gayet memnunum eskiden sağcılar solculuğu gerçekçi olmayan hayalci dolayısıyla sadece gençlere ait bir şey gibi sunmaya çalışırdı. Bunun içinde gençken devrimci, sosyalist, komünist olan birilerinin sosyal demokrat veya daha sağ siyasi partilere geçişini örnek verirlerdi, ne güzel artık insanlar sola, sosyalizme doğru değişimler yaşıyorlar, bence bunu eleştirmek yerine buna destek olmak, aramıza katılan arkadaşlarımızı bu mücadelenin kalıcı bir parçası haline getirmeye odaklanmak lazım. Biz bunu deneyeceğiz ve önemli bir bölümünde başaracağız. Bizi sosyal medya kanallarında eleştirenlerin haritada bile gösteremeyeceği ilçelere, mahallelere sosyalizmi bir seçenek, güçlenen bir seçenek olarak taşımaktan mutluyuz, yeterli görmüyoruz daha fazlasını başarmak için de çalışıyoruz.
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İYİ Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkan adayı Buğra Kavuncu, milletvekilleri ve parti üyelerinin katıldığı toplantı saat 14.00 sıralarında başladı. Genel Başkan Akşener aday tanıtımı öncesi konuşma yaptı.
BU KISIR DÖNGÜYE MECBUR DEĞİLSİNİZ
Akşener, seçmene ‘Mecbur değilsiniz’ diye seslenerek, şunları söyledi:
– Bugün geldiğimiz noktada iktidarın da ana muhalefetin de yegane amacı, koltuklarını korumaktan ibaret. Yegane vizyonu iktidar alanlarını, sürdürmekten ibaret. Yöntemleri de yalanla, dayatmayla, sansürle milletimizi, kendilerine mecbur bırakmaktan ibaret.
– İki tarafın da, milletimize sunduğu, tek bir vaat var o da, diğer tarafın kazanmaması. Yani bir tarafı, denklemden çektiğiniz anda iki tarafın da, milletimize sunacak, hiçbir şeyi kalmıyor. İşte, o nedenle bir şeyi, açıkça söylemek istiyorum. Büyük Türk milleti bu kısır döngüye, mecbur değilsiniz.
– Tarafların, birbirini var ettiği bu danışıklı dövüşe, mecbur değilsiniz. Bu milletsiz siyasete, mecbur değilsiniz. Bu vicdansız siyasete, mecbur değilsiniz. Bu vasat siyasete, mecbur değilsiniz. Ülkemiz için güvenliği, özgürlüğe kalkınmayı, adalete vatan sevgisini de, demokrasiye tercih etmeye, mecbur değilsiniz.Çünkü artık, en iyisini sunanlar var. Çünkü artık, hür ve müstakil, İYİ Parti var.

YETERSİZ KALAN BİRÇOK HİZMET VAR
– İstanbul, bizim için Türk milletinin, gözünün bebeği demektir. Ancak geldiğimiz noktada, ne yazık ki o aziz İstanbul, bugün dertlerin düğümlendiği bir şehir. İstanbul, bugün deprem tehlikesiyle, yaşayan bir şehir. İstanbul, bugün sığınmacılarla, dolup taşan bir şehir.
– İstanbul, bugün yoksullukla boğuşan bir şehir ve ne yazık ki, İstanbul, bugün ranta boğulan bir şehir. İstanbullunun faydalandığı her hizmet için emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Ancak görüyoruz ki her ne kadar, çaba sarf edilse de halâ çözülemeyen birçok sorun var. Halâ aşılamayan, birçok engel var, halâ yetersiz kalan, birçok hizmet var. Neden, biliyor musunuz? Çünkü, siyasetin geldiği noktada İstanbul’a hep, paranın şehri olarak bakıldı.

BU ŞEHRİ ARTIK…
– İstanbul’a hep, şahsi hırs ve intikam aracı olarak bakıldı. İstanbul’a hep, kariyer basamağı olarak bakıldı. İşte bu yüzden doğuyla batının iki medeniyetin iki kıtanın iki dünyanın birleştiği, nokta olan, bu büyük şehri, artık iki ayağı da, yere sapasağlam basanların, yönetmesi gerekiyor. Bu şehri, artık yalnızca çaba sarf edenlerin değil İstanbul yoluna, baş koyanların, yönetmesi gerekiyor.
– Bu şehri, artık aklı sadece, İstanbul’da olanların kalbi sadece, İstanbul’la atanların, yönetmesi gerekiyor. Bu şehri, artık ilgisi ve odağı sadece, İstanbul’un sorunlarında olanların, yönetmesi gerekiyor. Bu şehri, artık amacı sadece, İstanbullu’nun derdine, derman olmak olanların yönetmesi gerekiyor.
ŞAHSİ SİYASİ HESAPLARI…
– Mesela eli Genel Merkezlerinde, gözü, başka mevkilerde boş zamanlarında da, İstanbul’da olanlar bu şehri yönetemez. Mesela aklı, şahsi siyasi hesaplarında sureti, İstanbullularda olanlar, bu şehri yönetemez. Mesela sırtında ihmallerin, hataların, veballerin, yükünü taşıyanlar da elinde parti içi çıkarların, koltuk kavgalarının, taht oyunlarının, bayrağını tutanlar da bu şehri yönetemez.
– Mesela gölgesine sığındıklarının, emriyle hareket edenler de, kendi gölgesinden cesaret alıp, kibirle hareket edenler de bu şehri yönetemez. Aziz İstanbullular hal böyleyken gelin artık İstanbul’u, şahsi saplantısı hâline getirenlerin neden olduğu, bu vasatlık, bir son bulsun. Gelin artık İstanbul’u, kendi kariyerleri için, zıplama tahtası hâline getirenlerin, çıkardığı gürültü İstanbullunun sesini, daha fazla bastırmasın. Gelin artık “İstanbul’u kim kazanır?” sorusu İstanbul’un gerçek sorunlarına, gölge düşürmesin. Ez cümle zoraki adaya da, emanet adaya da mecbur değilsiniz.
AYNEN DEVAM EDECEĞİZ
– Çünkü artık, karşınızda İstanbul’a layık bir aday var. İstanbul’u, başının üstünde taşıyacak bir aday var. İstanbullunun, hakkını koruyacak hak ettiği düzeni sağlayacak ve İstanbul’dan başka, hiçbir hesabı olmayacak bir aday var. Artık karşınızda Buğra Kavuncu var.
– Ben de bugün, burada, sizden Buğra kardeşime, oy istiyorum. Artık oylarınız, daha fazla heba olmasın istiyorsanız Buğra kardeşime, ey İstanbul oy istiyorum. Artık alın teriniz, birilerinin ihtirasları uğruna, harcanmasın istiyorsanız Buğra kardeşime, oy istiyorum.
– Artık geleceğiniz, kendisine kariyer kovalayanların peşinde meçhule sürüklenmesin istiyorsanız Buğra kardeşime oy istiyorum.Bugüne kadar, kendimize dair hiçbir hesabımız, hiçbir çıkarımız, hiçbir korkumuz olmadığı için hep harbi durduk hep hasbi çalıştık hep kalbi konuştuk. Bundan sonra da, aynen devam edeceğiz.8
]]>Adayların, isim, soyadı ve memleket benzerliğinin yanı sıra seçim çalışmasını yürüttükleri otomobilleri de aynı marka.
Yaşları, kampanya sloganları ve araç renklerinin farklılığı dışındaki benzerlik, seçmenin zaman zaman adayları karıştırmasına neden oluyor.
Otomobiline “Başın Düşerse Dara Muhtar Bayram Demir’i Ara” sloganını ve anne babasının ismini yazdıran Yağlıdere Sınırlı köyünden Bayram Demir ile “Ulus’ta Bayram Var” sloganını kullanan Koçlu köyünden Bayram Demir, mahallelerine hizmet için girdikleri gülümseten seçim yarışını sürdürüyor.

“KAZANANI TEBRİK EDECEĞİZ”
İşçi emeklisi 45 yaşındaki Bayram Demir, AA muhabirine, mahallede aynı ad ve soyadı taşıyan iki kişinin aday olmasının seçim atmosferini farklı noktaya taşıdığını söyledi.
Oy için gittikleri yerlerde zorlandıklarını anlatan Demir, “İki Bayram Demir’in muhtarlığa aday olması tesadüf ama tesadüften de öte ikimiz de aslen Giresun Yağlıdereliyiz. İkimizin aracının markası da aynı. Bu durum mahallemize de çok büyük heyecan getirdi.” diye konuştu.
Demir, benzer durumlarda olmanın zorluğunun yanı sıra heyecan da yaşadıklarını dile getirerek, seçmenlerin zaman zaman kafa karışıklığı yaşadığını, oy kullanırken adayları nasıl ayırt edeceklerini sorduklarını söyledi.
Yüksek Seçim Kurulunun isim benzerliklerine karşı önlemler aldığına değinen Demir, “Adayların isimleri aynıysa oy pusulasında ismin yanına anne ve babanın da isminin yazılması gibi. Çok şükür bu durum bizleri kurtarıyor. Bir de oy pusulamızı dikey veya yatay olarak hazırlayabiliriz. Ben dikey olarak hazırlayıp seçmene sunacağım.” şeklinde konuştu.
Demir, bu durumun mahalleye farklı atmosfer getirdiğine işaret ederek, “Bu güzel bir şey ve benim açımdan hiç sakıncası yok. Burada milletin tercihi önemlidir. Kim kazanırsa onu tebrik ederiz. Kahvehanede otururken iki Bayram Demir’in olmasıyla ilgili arkadaşlarla aramızda latifeler oluyor. Bu da güzel bir şey.” ifadesini kullandı.
Seçim çalışmalarını yürütürken kendisini tanıyanların köyünün ismiyle “Sınırlı Bayram” şeklinde hitap ettiğini belirten Demir, diğer adayı da köyüyle anan vatandaşların, seçim pusulasına yazılan aza isimlerinden de oy verecekleri kişiyi ayırt edebileceklerini kaydetti.

“TÜRKİYE’DE İLK OLDUĞUNU SÖYLEDİLER”
Esnaf 49 yaşındaki Bayram Demir, isim ve soyadı benzerliğini duyunca şaşırdığını söyledi.
Benzerlik dolayısıyla yaşanan sorunları nasıl çözeceklerinin sık sık sorulduğunu belirten Demir, araçlarında yazan seçim sloganları ve oy pusulasına anne baba isminin yazılmasının problemi çözdüğünü ifade etti.
Demir, benzerliğin çevrelerinde de şaşkınlıkla karşılandığına değinerek, “Biz zor olmadığını biliyoruz. Ulus Mahallesi sakinleri kime oy vereceklerini biliyorlar. İlk defa muhtar seçmiyorlar. Bu ilk olmadığı için bizim de özverili çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.” dedi.
Muhtarlık seçimlerinde verdikleri mücadelenin dostluk içerisinde sürdüğünü vurgulayan Demir, şunları kaydetti:
“Aramızdaki rekabetin dostluk içerisinde gitmesi gerekiyor. Muhtarlık, toplumun önünde söz sahibi olmak ve haklarını savunmak demektir. Aramızda sürtüşme illaki olacak, o seçim atmosferinin doğasında var. Diğer Bayram kardeşimiz bazen ‘Neden ismini değiştirmedin?’ diye takılıyor. Biz de bunu gülerek karşılıyoruz.”
Demir, hayatında ilk defa bu kadar çok heyecanlandığını dile getirerek, tatlı atışmalarla geçecek seçim sürecini “örnek insan” olarak bitirmek istediklerini sözlerine ekledi.
]]>Özel, konuşmasında Bergama’nın 5 senedir halkçı belediyecilikten uzak olduğunu belirtip şunları söyledi:
* “Bu meydanda eyleme geldim. 2014 yılında çıkan kanunla köylümüzün taşınmazlarını, tarlalarını belediyeye devrettiler. Bizim başkanlar bu işleri yapmazken AK Partili Belediye Başkanı geldi köylünün malını tarlasını parsel parsel sattı. Köylünün 2,5 milyon metrekare tarlasını çatır çatır sattı.
* Bugün baktım başkan adayı değişmiş, dışardan ithal aday getirmişler. Bergama’nın seçtiği adaya sanki kayyum atamışlar gibi seçime 45 gün var dün belediyede toplu iş sözleşmesi var. Hak – İş Sendikasını çağırmışlar mevcut başkan ortada yok. AK Parti’nin dışardan gelen adayı toplu iş görüşmesi yapıyor. O koltukta kimin oturacağına Bergamalı karar verir. O koltuk benim, kime emanet edeceğime ben karar veririm, diyecek misiniz?”

“ŞİFAYI ONDA BULDUNUZ”
CHP’li Özel, sözlerine şöyle devam etti:
* “Yeni aday slogan yazmış, ‘Bergama kalkınacak Bakırçay kalkınacak’. Son 5 yılda başkan kendisi kalkındı. Ben söylemiyorum. Kız kardeşi söylüyor. Temiz belediyeciliğe ihtiyacımız var. 25 günlük Bergamalıya değil, 25 yıldır emek veren birine ihtiyaç var. Bergama’nın evladı burada. İşte Tanju Başkan. 25 yıl boyunca Bergama’da köy demedi yayla demedi ev ev gitti hasta çocukları iyi etti. Şifayı onda buldunuz. Şimdi Bergama’yı iyileştirmeye geliyor. Dr. Tanju Çelik Bergama’ya iyi gelecek.”
“CHP BABAEVİDİR”
Özel, konuşmasında önceki dönem Belediye Başkanı CHP’li Mehmet Gönenç’e de teşekkür etti. Ardından önceki dönem belediye başkanı Mehmet Gönenç ile tüm aday adaylarını sahneye çağıran Özel, el ele poz verdi. Partilerinde herkese yer olduğunu ifade eden Özel, şunları belirtti:
* “Günü gelecek hepsini en güzel yerlerde göreceksiniz. Bu parti hepimizin baba evidir. AK Partili, MHP’li kardeşlerime söylüyorum. CHP herkesin içine doğduğu bir babaevidir. Başım sıkılırsa, dara düşersem baba evinin çorbası kaynar, bacası tüter. Asgari ücret ile geçiremeyen emekçi, 10 bin lira maaş ile geçinemeyen emekli canına tak ettiyse baba evi burada. Tapusu bende değil. Kemal Bey de de yoktu. Ne Ecevit de vardı ne de rahmetli İnönü’de. Bir kişiye kayıtlı. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Bu baba evi hepimizin. Mağdur mazlum kim varsa burada birleşmeye davet ediyorum. Biz kimseyi uzakta tutmak istemiyoruz. İttifakı masa başında kuramadıysak Bergama’da sandık başında kuracağız. Doktorun arkasında buluşalım. Bergama’yı bu zulümden kurtaralım.”
“Parti olarak birlik ve beraberlik içinde olmalıyız” diyen Özel, “İnsanları korkutup kandırarak oy toplayanlar var. ‘Ezanı dindirecekler, bayrağı indirecekler’ diyorlar. Bu ülkenin bölünme tehlikesi ortaya çıkarsa, öyle Erdoğan çağırınca havaalanına koşturup yalandan perdelik kumaştan kefen çekenler değil dedeleri Çanakkale kefensiz yatanlar var. Onlar sahip çıkar bu memlekete. Biz varız” ifadelerini kullandı.
“YAZIKLAR OLSUN”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emekliye bayram ikramiyesi açıkladığını ifade eden CHP’li Özel, “Sene 2015 genel başkanımız emekliye bayram ikramiyesi vereceğini söyledi. ‘Veremezsin’ dediler. 1 Kasım’da ‘Biz de vereceğiz’ dediler. ‘Bir asgari ücret’ demiştik. 3 sene emekliyi kandırıp 2018 seçimlerinden önce 1000 lira verdiler. Biz 17 bin lira olmasını savunuyoruz, az önce açıklamış 3 bin lira yapmış. Bu kadar yoksulluk, enflasyon varken 1 kilo et 600 lira olmuşken yaptığı bayram ikramiyesi 1000 lira. Yazıklar olsun. 10 bin lira ile emeklinin geçinmesini bekliyor. Memlekette açlık sınırı 15 bin lira. Yoksulluk sınırı 52 bin lira. Bergama’daki AK Partili, MHP’li kendisine 1000 lira artırmayı reva görene 31 Mart’ta oy verirse bunlar böyle devam eder” diye konuştu.
“OY VERMEYENE GİTMEM DİYEN VARSA İKNA EDİN”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, şunları belirtti:
* “Bütün Türkiye gözü kulağı İliç’teki faciada. 9 canımızı aldı götürdü. Belki yağan yağmurla tüm coğrafya siyanürle zehirlenecek. Bergama altın madenine karşı biz mücadele ederken bize laf söyleyenler sus pus oturuyor. Bundan sonra bir yanda rantın peşinde olanlar bir yanda atadığı belediye başkanının nasıl zenginleştiğini kardeşinden duyanlar. Mehmet Gönenç buraya kendi imkanlarıyla katı atık bertarafı yaptı, sosyal tesisler, hayvan barınağı, mezbaha, taziye evleri yaptı. AK Parti ne yaptı? Hizmet istiyorsanız doktor Tanju Çelik ve Cemil Tugay’ da birleşeceğiz.”
]]>Törende konuşan Genel Başkan Özgür Özel, İzmir’de seçimi kazanacaklarını belirterek, bu konuda şüphelerinin olmadığını söyledi.

Özel, İzmir’de daha önce görev yapan belediye başkanlarına teşekkür etti. İzmir’de seçimi büyük farkla kazanacaklarını kaydeden Özel, şöyle devam etti:
“Cumhuriyet Halk Partisi olarak göğsümüz dik, başımız ileride, alnımız açık, İzmir bizi, biz İzmir’i biliyoruz. Hiç heveslenmesinler. Bugün birazdan buraya 30 belediye başkan adayı ve onlarla birlikte bir takım kaptanı çıkacak. Bu ekip benim çok önem verdiğim bir büyük devrimin ilk adımını burada atacak. Biz namuslu, dürüst, çalışkan belediye başkanlarımızla övünüyoruz.”
CHP’de siyaset yapmış birçok ismin 30’lu yaşlarda önemli görevler üstlendiğini belirten Özel, İzmir adaylarının da 12’sinin yaşının 40’ın altında olduğunu söyledi.
Mahalli idareler seçimi öncesinde ittifak kurmayı çok istemelerine rağmen bunu başaramadıklarını kaydeden Özel, “Ben İzmir ittifakına güveniyorum, ben İstanbul ittifakına güveniyorum, ben Türkiye ittifakına güveniyorum.” dedi.

“30’DA 30 YAPACAĞIZ”
Özel, İzmir’de yaptırdıkları anketlerin sonuçlarını paylaşarak, şöyle konuştu:
“Gördüğümüz odur ki, aldığımız yol, adayların gördüğü kabul, sahada yarattıkları heyecan, önümüzdeki süreç için, bugün belki bir hayal olarak görülen 30’da 30’u müjdeliyor. Size söz veriyoruz, hiçbir belediyemiz kaybedilme noktasında değil, kiminde çok açık öndeyiz.
Örneğin Karşıyaka’da çok açık öndeyiz, kiminde açık öndeyiz, pek çoğunda garanti bir farklı öndeyiz ama 4-5 ilçede de ciddi şekilde yarışıyoruz. Birkaç puan ya önde ya gerideyiz. Cumhuriyet Halk Partisi şimdiden 24’ü, 25’i gördü. İnanırsanız, kenetlenirseniz, çalışırsanız İzmir’de 30’da 30 yapacağız.”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay
“ARTIK ANLAMALARI LAZIM İZMİR’İ HİÇBİR ZAMAN ALAMAYACAKLAR”
CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, CHP’nin kentte modern, özgür, birbirine saygı ve sevgi dolu bir yaşam tarzının, demokrasinin, eşitliğin, adaletin teminatı olduğunu kaydetti.
İzmir’in her zaman nefret dilinden uzak durduğunu anlatan Tugay, şunları söyledi:
“Şunu kimse unutmasın; İzmir’i siyasi dillerinde küçümseyen, ayrıştıran, bölen, öfkeli dile İzmirlinin tertemiz oyları gitmez.
İzmirliler, kendilerine şirin gözükmek için kılıktan kılığa girmeye çalışanları da çok kolay tanır. Özünde rant ve yağma olan, gerçekçi olmayan projelerle insanlarımızın ağzına bir parça bal çalmaya çalışanlara da gerekli cevabı her zaman vermiştir, yine verir. Artık anlamaları lazım ki İzmir’i hiçbir zaman alamayacaklar.”
Toplantıda, CHP’nin bu akşam televizyonlarda yayınlanacak seçim şarkısı ve videosu da gösterildi.
Öte yandan tanıtım toplantısına, aday gösterilmeyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in katılmadığı gözlendi.

İZMİR BİR ADAY DEĞİŞTİ
Törende CHP ilçe belediye başkan adayları tanıtıldı. Karaburun’da daha önce ismi aday olarak açıklanan Nurşen Balcı yerine mevcut belediye başkanı İlkay Girgin Erdoğan’ın ismi açıklandı.
Aliağa’da Çağatay Güç, Balçova’da Onur Yiğit, Bayındır’da Davut Sakarsu, Bayraklı’da İrfan Önal, Bergama’da Tanju Çelik, Beydağ’da Şakir Başaran, Bornova’da Ömer Eşki, Buca’da Görkem Duman, Çeşme’de Lal Denizli, Çiğli’de Onur Emrah Yıldız, Dikili’de Adil Kırgöz, Foça’da Saniye Bora Fıçı, Gaziemir’de Ünal Işık, Güzelbahçe’de Mustafa Günay, Karabağlar’da Emine Helil İnay Kınay, Karşıyaka’da Behice Yıldız İşçimenler Ünsal, Kemalpaşa’da Mehmet Türkmen, Kınık’ta Sema Bodur, Kiraz’da Nasuh Coşkun, Konak’ta Nilüfer Çınarlı Mutlu, Menderes’te İlkay Çiçek, Menemen’de Deniz Karakurt, Narlıdere’de Erman Uzun, Ödemiş’te Mustafa Turan, Seferihisar’da İsmail Yetişkin, Selçuk’ta Filiz Ceritoğlu Sengel, Tire’de Hayati Okuroğlu, Torbalı’da Övünç Demir, Urla’da Selçuk Balkan, aday olarak gösterildi.
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve parti yönetiminin yerel seçimler öncesi aldıkları kararlar, aday belirleme sürecindeki anlaşmazlıklar ve fikir ayrılıklarından söz eden üyeler, yapılan basın açıklamasının ardından istifa ettiklerini duyurdu.
Grup adına basın açıklamasını İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi Billur Karadağlı yaptı.
Açıklamanın ardından istifa eden 16 üyenin başka bir partiye katılmayacağı öğrenildi.
“KÜRSÜLERDE KONUŞAN DAVA ARKADAŞLARIMIZ AFOROZ EDİLDİ”
“6 yıldır vatanımıza ve milletimize hizmet etmek gayesiyle; burada bulunan arkadaşlarımızla birlikte İYİ Parti’de siyaset yapmaktayız” diyerek sözlerine başlayan Kurucular Kurulu Üyesi Billur Karadağlı, şöyle konuştu:
-Partinin kuruluş aşamasında emek veren, şehir şehir gezip maddi manevi destek olan birçok arkadaşımız dururken, listeler açıklandığında paraşütle indirilmiş, kim oldukları ve kime hizmet edecekleri kestirilemeyen birçok ismin parti kademelerine getirildiğini gördük.
-Kuruluşun akabinde girdiğimiz ilk seçimde, yine harmanda izi olmayan birçok isim, seçilerek sıralardan vekil listelerine yerleştirildi. Milli Merkez olma yolunda demeçler veren, kürsülerde konuşan dava arkadaşlarımız aforoz edildi. ‘Söylemlerinden CHP rahatsızlık duyuyor’ diye toplumun teveccüh gösterdiği yol arkadaşlarımız pasifize edildi, partiden uzaklaştırıldı.
-Genel Başkanın bizzat kendisinin ‘Ağabey’ diye hitap ettiği, milliyetçi camianın saygı duyduğu büyüklerimizin birçoğunun partideki ikbal ve geleceği ‘Özel Kalem’ denilen bir sekreterin iki dudağının arasına terk edildi.
“HDP İLE ÜSTÜ KAPALI İTTİFAK YAPILMADIĞINA KAMUOYUNU İKNA EDEMEDİLER”
2019 yılı yerel seçimlerinde CHP ile yapılan iş birliğine de değinen Karadağlı, “CHP başta İstanbul ve Ankara olmak üzere son 20 yılda kazanamadığı birçok büyükşehir, il ve ilçe belediyelerini İYİ Parti oyları sayesinde kazandı. Buna karşın kazanılan belediyelerde İYİ Partililere doğru düzgün bir görev verilmediği gibi, ‘Siz kimsiniz? Biz HDP sayesinde kazandık’ sözleriyle karşılık verildi. Bütün bunlara rağmen bizler yerel seçimlerde yaşanan acemilik 2023 seçimlerinde yaşanmaz, siyasi duruşumuza uygun bir aday belirlenerek ilkeli bir ittifak yapılır düşüncesiyle mücadelemizi sürdürdük. Aylarca, hatta neredeyse 2 yıl boyunca başta CHP olmak üzere 5 farklı siyasi partinin liderleriyle görüşmeler sürdürüldü. Masalar kuruldu, yemekler yendi. Ancak, Altılı Masa’nın gizli ortağı HDP ile üstü kapalı ittifak yapılmadığı konusunda kamuoyunu ikna edemediler” dedi.
“PARTİCİKLERİN SÖZDE LİDERLERİ KADAR MASADA SÖZÜNÜ GEÇİREMEDİ”
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Meral Akşener’in aday belirleme sürecindeki tavrını da eleştiren Billur Karadağlı, şöyle konuştu:
-Sayın Akşener, televizyon televizyon gezip ‘Kazanacak aday’ tarifi yaptı. Fakat seçimlere 1 ay kalmasına rağmen Kılıçdaroğlu’nun kolundan tutup ‘adayı artık belirleyelim, senin dışında bir aday istemiyorsan biz yokuz’ diyemedi.
-Aldığı oy oranı sıfır virgül oranlarında ifade edilen particiklerin sözde liderleri kadar masada sözünü geçiremedi. İlk girdiği seçimde yüzde 10 oy almış bir partiyi, vatanperver teşkilat mensuplarını ve vatansever seçmenlerini ‘sifonu üstlerine çekin’ diyen namertlere karşı kepaze etti. Zehir zemberek masadan kalkıldı, esilip gürlendi.
-Sonra hangi menfaatler devreye girdi bilinmez, tekrar masaya dönüldü. Başını öne eğip çalışmaya devam eden teşkilat mensuplarımıza son darbe milletvekili listeleriyle vuruldu. Temayül sonuçlarına uyacağını söyleyen genel başkan bir kez daha sözünde durmadı.
-Üyelerin desteğini alıp ilk sıralarda yer alan birçok isme vekillik listelerinde yer vermedi. Buna karşın hiçbir teşkilat mensubumuzun, hatta neredeyse hiçbir seçmenimizin adını sanını duymadığı isimler ön sıralardan milletvekilliğine aday gösterildiler.
-Bu parti sizin aile şirketiniz mi ki hesap verme gereği duymadınız? Yapılan bu alakasız tercihlerinizle ilgili açıklama yapmak yerine bu durumu sorgulayan parti mensuplarının gözlerinin içine baka baka kongrede ‘defolun, defolun’ diye bağırıp çağırmak, hakaret etmek nasıl bir pişkinliktir? ‘Ailemi emanet ederim’ denilip sonrasında sıtma ve ölüme benzetilenler, yüzlerinde ‘Rabbi Yesir’ görülüp birden savaş ilan edilenler, dibinden ayrılmayan, partinin kasası emanet edilenlerin bir günde hain ilan edilmesi; bu liste uzayıp gider” diye konuştu.
“KRAL ÇIPLAK’ DİYEREK İSTİFA EDİYORUZ”
-Herkes kötü, herkes hain olabilir ama genel başkan, bunca tutarsızlığa ve beceriksizliğe rağmen hep olduğu yerde kalır. Genel başkanın eşinin, oğlunun ve sekreterinin hükümranlık sürdüğü bu ortamda biz artık olmayacağız.
-Bizim ve vatanseverliğinden zerre şüphe duymadığımız bütün parti mensuplarımızın emeklerinin sömürülmesine daha fazla katlanmayacağız. Dün grup kürsüsünde timsah gözyaşları döken Sayın Akşener’in, teşkilatın yüreğinin kan ağladığını görmediği aşikârdır. Bugün burada İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyeliği, Kurucu İl Yöneticiliği ve hala aktif İl Yönetim Kurulu üyeliği görevlerini sürdüren bu topluluk hep bir ağızdan ‘Kral Çıplak’ diyerek istifa ediyoruz” dedi.
Açıklamanın ardından İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi Binnur Karadağlı, İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesi Ufuk Ünal, Murat Köse, Onur Hanlıoğlu, Çağrı Alp Gönen, Eyüpsultan Eski İlçe Başkanı Hatice Gürbulak, Eski Teşkilat Başkan Yardımcısı Özay Alabaş, Eski İl Yöneticilerinden Barış Tavlaşoğlu, Gökhan Kargı, Eski İl Başkan Yardımcısı Müjde Hamza, Fatih İlçe Kurucusu Mücahit Erkuş, Eski İl Yöneticisi Sedat Erdem, YİK Üyesi Arif Tevetoğlu, Eyüpsultan Kadın Kolları Başkanı Fatmagül Uzundere, Eyüpsultan İlçe Başkan Danışmasını Alper Güleç, Eyüpsultan İlçe Başkan Yardımcısı Lütfü Büyüksüren istifa ederek İYİ Parti’den ayrıldı.
]]>“Her yerde aday gösteriyoruz. Geçen seçimlerde 765 olan sayımız 1081’e çıktı. 30 yaş altı 20 adayımız var. 182 aday 40 yaş altında. Deniz Baykal, 35 yaşında milletvekili 36 yaşında bakan oldu. Kadrolarda yenilik isteyenler Çankaya adayı Can Güner’i (31), genç buluyor. Üç yaşında babasız kalmış, annesi infaz koruma memuru Perihan Abla… Üniversite birincisi, hakimlik sınavında 20 bin kişiden 97’inci. Güner, bütün mülakat mağdurları adına da adayımız. İzmir’e 46 milletvekili gitti, birebir mülakat yaptı. Büyük bir değişim oldu, tartışma doğal. Liyakate, eğitime, yabancı dile ve vizyona önem verdik. İzmir’in listeleri kıpır kıpır.”
EN BÜYÜK YALAN TASFİYE
“Kılıçdaroğlu’nu destekleyenlerin tasfiye edildiği hayatımda duyduğum en büyük yalan. Ahmet Akın, bir numaralı kurmayıydı. Bursa adayımız da öyle, bana karşı çok sertti. İlk onları açıkladık. Zeydan Karalar ve Vahap Seçer, bir oy alamadık. Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu kadar Kemal Bey’i gönülden destekleyen yoktu. 249 başkanımızdan 220’si aday oldu. Yüzde 56 oranında tekrar aday gösterildiler. Ağırlıklı olarak da Kemal Bey döneminde seçilen kişiler yeniden aday gösterildi.”
Tekin benim ağabeyim
Özel, Gürsel Tekin’in istifasına çok üzüldüğünü belirterek, “Çok sevdiğim değerli bir isim, kendisini arayacağım. Kadıköy’de iki aday arasında kaldık. Yüzde 51’e 49 karar verdik. Bir gece önce Gürsel abinin adı geçiyordu, ertesi sabah olmadı ve istifa geldi. Kadıköy adayımız pırıl pırıl. İlk kızgınlık geçtikten sonra Gürsel Abi’nin yeniden baba ocağına döneceğine inanıyorum. Herkes yapar da Tekin’in bunu yapmaması gerekir. Seçmen de doğru bulmuyor” diye konuştu.
SÜRPRİZ OLABİLİR
31 Mart’ta kıyı şeridinden bir kat daha içeriye gireceklerini kaydeden Özel, “Kırıkkale çok iyi gidiyor. Kastamonu olabilir. 100 yılın sürprizini Malatya’da yapacağız. Parti son seçimden yüzde 21 oy almışken, Ağbaba rakibinin dört puan önünde çıktı” dedi.
Hatay için doğruyu bulma arayışı sürüyor
Hatay’de en doğruyu yapma gayretinde olduğunu söyleyen Özel, şöyle devam etti: “Birçok ankette Lütfü Savaş çıktı. Orada Gökhan Zan, büyük bir grubu organize ederek tepki gösterdi. Zan bizden Arsuz Belediyesi için talepte bulundu. ‘Savaş ile uyumlu çalışırım’ dedi. Sonra TİP’e gitti. Savaş’a alternatifi anketlerde görürsem adayı değiştiririm. Ama daha iyi bir alternatif üretemeden bir şey söylemek zor. Bir ölçüm daha yapılacak. 60 PM üyemiz Hatay için nabız yoklamak ile görevli. Doğru bulma arayışımızın bir sonucu bu.”
İTTİFAK KURULUYOR
Özel, Haluk Levent ve Aylin Kotil’e teklif konusunda işe şunları söyledi: “Bazen yöneticiler arka kapı diplomasisi yürütür. Haluk Bey ‘evet’ dese anket de yapardık. Aylin Hanım’ın İstanbul’da talebi vardı. Resmi bir teklif olarak görmemek lazım.” DEM Parti görüşmelerine dair de “Bölgede DEM seçmeni yoğunluğu varsa, onların da oy vereceği aday belirlenebilir dedik. Görüştüğümüzü söylüyoruz. Asıl bunu gizleyenler, kapalı kapılar ardında yasak ilişki muamelesi yapanlar seçmene saygısız… Bizim yaptığımız mı onların yaptığı mı DEM’lenmek… Bizim ki cesaret ister onların ki korkakça… DEM, başka bir partinin adayını uygun görüp aday çıkarmazsa kent uzlaşısı olmuş demektir. Türkiye ittifakının tam zamanı, ittifak kuruluyor. Siyasi partilerle değil seçmenle sahada kurulan bir ittifak. Parti yönetimlerinin fikri değişti ama seçmen değişti mi göreceğiz. Seçmen İstanbul’un üzerinde helikopterle arsa beğenilsin mi beğenmesin mi kararı verecek.”
]]>DÖNÜŞÜM YAŞAYAN ŞEHİR
Ayşe Ünlüce, 1970 Eskişehir doğumlu. Kısa bir hakimlik dönemi dışında hep Eskişehir’de yaşadı. Büyükerşen “Hak, hukuk, adalet” diyen Ünlüce’yi belediyeye önce hukuk müşaviri olarak aldı. Sonra O’na daha ağır sorumluluklar verdi. Şimdi de başkan seçilmesi için çaba gösteriyor. Bu süreçte Ayşe Hanım, kentin dönüşümünde önemli görevler üstlendi. Eskişehir’i şöyle anlatıyor: “Yılmaz Hoca’nın başkanlığıyla birlikte son 25 yılda Eskişehir ciddi bir dönüşüm yaşadı. Ben bu dönüşümü adım adım izledim. Bu süreçte dönüşümün önemli bir parçası olma fırsatım oldu. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nde Cumhuriyet’in 100. yılında aday olmam, kadın olarak bulunmam büyük şans. Yaptığım çalışmalar hem belediyede hem de kamuoyunda takdir topladığı gibi beni de belki bu süreçte bir belediye nasıl yönetilir, bir şehir nasıl yönetilir bu konuda donattı.
BELEDİYE VE ŞEHRİN ABLASI
Büyükerşen’in “Bir kadın belediye başkanı olsa” düşüncesi vardı. Bunu paylaşma dönemi, Ünlüce’ nin adaylığından kısa süre önce oldu. Şehirde emeği olan, liyakati olan ve belediyecilik tecrübesiyle birleştiğinde Ayşe Ünlüce’nin adı öne çıktı. Ayşe Hanım “Eskişehir’in teslim edileceği bir başkan olmanın gururu” içinde olduğunu belirtiyor ve Büyükerşen’in kendisi için söylediklerini şöyle aktarıyor: Adaylık konusunu Yılmaz Hoca bana şöyle anlattı: ‘Ben geçmişten beri senin çalışmalarını hep takip ediyorum. Belediye öncesinde gerek baroda, sivil toplumda çok güzel çalışmalar yaptın. Hem Eskişehir’de çok emeğin var hem de bu şehirde çok fazla çalışman oldu. Belediyeciliği yanımda çok iyi öğrendin. Senin dürüstlüğüne, liyakatine, insan ilişkilerine, toparlayıcılığına, ablalığına güveniyorum.. Sen hem belediyeye hem bu şehre ablalık yaptın, şimdi farklı bir yerde yapacaksın’ dedi. Yılmaz Hoca bazen bana ‘Ayşe abla’ diye seslenir. Adaylık sürecini bana çok güzel, duygusal bir şekilde anlattı.
VAKİT KAYBINA YER YOK
Şehir yönetiminde vakit kaybına yer olmadığını belirten Ayşe Hanım, nasıl bir belediye teslim alacağını ve seçmene önerilerini anlatıyor: Ben 31 Mart akşamı seçildim, ertesi hafta mazbatayı aldım. Belediyeye gittim oturdum. İşler tıkır tıkır. Ben öncesini biliyorum, neleri yapamadığımızı biliyorum yani bu bence müthiş bir kolaylık. Ben seçmen olsam bunu önemserim. Hiçbir zaman kaybı olmayacak.

Ünlüce, SÖZCÜ Medya Grubu Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’e konuştu.
ŞEHRE GÖÇÜ ÖNLEYECEĞİZ
Eskişehir nüfusunun büyük kısmının merkezde yaşadığını anlatan Ünlüce şunları anlattı: En büyük ilçe olan Sivrihisar’ın nüfusu 30 bin. Onun dışındakilerin nüfusları çok az. O yüzden birkaç ilçemizi canlandırıp, nüfusu orada tutmakla ilgili çalışma yapmamız lazım. Büyümeye elverişli olan birkaç ilçemizde özel çalışmalar yaptık, hem sanayisini, hem istihdamını güçlü tutmak için. İnsanların pek çoğu ilçelerden çocuklarını okutmak, iyi bir eğitim vermek için şehre geliyor. Sosyal hayatı, kültürel hayatı canlı tutarak ilçelerimizi geliştirmemiz lazım diye düşünüyorum. Gençleri, çocukları ve kadınları ilçe yaşamında tutabilmek için meslek kurslarına ağırlık veriyoruz. Turizm de şehir merkezinde kümelendi. Tarihi dokusu olan Odunpazarı ilçemiz var. Tepebaşı, Odunpazarı belediyelerimizle birlikte merkezdeki hayatı olumlu dağıtmaya yönelik çalışmalarımız devam ediyor.
GENÇLER İÇİN NE YAPILACAK?
Ünlüce, emekli ve gençler için neler yapılacağını şöyle anlattı: 65 yaş üstü dediğimiz hemşerilerimiz için çok fazla proje üretmeye çalışıyoruz. Şehrin dörtte biri 65 yaş üzerinde. Genç bir nüfus var, üniversite öğrencileri. Bizim şehrimizi çok seviyorlar çok fazla şehir dışından teveccüh var. Eskişehir aslında kampüs. Türkiye’deki tek ve en iyi örneklerden bir tanesi ve her öğrenciyi besleyecek pek çok nokta var. Örneğin genellikle şehirlerde üniversite civarında bir hayat oluşur. Eskişehir’de hem üniversite etrafında gençlere yönelik çok cazibe merkezleri var hem şehir merkezinde hem de şehrin uç noktalarında.
GARAJDAN SPOR ALANLARINA
Kütüphaneler, gençlik merkezleri, gençlerle buluşma noktalarımızda çok güzel çalışmalar yapıyoruz. Özellikle gençlik meclisimiz gençlerin hem taleplerini dinliyor hemen onlara çözümler üretiyoruz. Önümüzdeki dönemde büyük bir sosyal kampüs düşünüyoruz. 2 ana binadan oluşuyor. Hayata geçireceğimiz alan bizim eski otobüs garajımız. Otobüslerin bakımını yaptığımız garajımızı başka bir noktaya taşıdık ve burayı tadilattan geçirdik. Açık alanı da var ve tramvayı oraya kadar da götürdük. Bir tarafı spor köy olacak. Kapalı alanı 5000 metrekare. Hemen yanında 11 bin metrekareden büyük kampüs alanı. Burada da emekliler, gençler, çocuklar hepsinin bir arada olabileceği pek çok aktivite düşünüyoruz. Kadınlarımız, çocuklarımız, esnafımız kısaca bu kentte yaşayan herkes için projelerimiz var.
]]>“UCUBE SİSTEM MAHVEDİYOR”
Kavuncu “31 Mart’a kadar kampanya döneminde tek odağımız İstanbul’u konuşmak. Ekrem İmamoğlu’yla görüştüğümde ‘Anlat İstanbul’ projemiz vardı. O dosyayı kendisine teslim etmiştim. Kendisine ‘7 ay çalıştık, sokak sokak gezdik. İstanbullunun en çok konuştuğu konular bunlar’ diyerek teslim etmiştim. Gene bunları dile getireceğiz. Yani yüze konuşmadığımız hiçbir şeyi arkadan konuşacak insanlar değiliz” dedi.
Kavuncu özetle şunları söyledi:
■ Bu ucube Cumhurbaşkanlığı sistemi ülkeyi mahvediyor. Biz hep şunu söyledik; güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçmeliyiz diye. Bizim adaylık iddiamız aslında güçlü iki partinin dışında üçüncü bir partinin hatta mümkünse dördüncü bir partinin de var olması. Bu yapıdan çıkaracak başka bir şey yok. Bizim varlığımız o açıdan da kıymetli.
■ Bizim ya da bizim gibi partilerin parlamentoda yer alması, grup kurması, ses çıkartması bu başkanlık sistemiyle ilgili eylemsel bir tavırdır aynı zamanda. Aslında 31 Mart bir nevi de bunun kararı olacak. Cumhur İttifakı’nın küskün seçmeni bizim hedefimiz. Seçimde ne olacağını bilemezsiniz, kimden nasıl oy akacağını da bilemezsiniz.
“ARADAKİ FARK KISALIYOR”
■ Anketlerde iki adayın hemen arkasından da üçüncü isim olarak bizim ismimiz çıkıyor bütün anketlerde. Arada bir fark var. Ama o fark gittikçe kısalıyor. Tanınırlık önemli, diğer iki adayın hem iktidar hem belediye gücünden dolayı bilinirlikleri var. 5 yıllık İstanbul il başkanlığının getirdiği bizim de bir tanınırlığımız var ama bilinirliğimiz diğerlerine göre çok daha düşük. Dolayısıyla 45-50 günlük süreçte kendimizi ne kadar anlatır, ne kadar doğru ifade edersek oy potansiyelimiz de o kadar artacak.
Aday çıkartmış olmak için çıkartmıyoruz
Buğra Kavuncu, 18 Şubat’ta İstanbul’da 39 adayı ilan edeceklerini söyledi. Kavuncu, İYİ Parti’nin adayları için şunları söyledi: “Çatalca, Güngören, Pendik, Maltepe adaylarımız çok iddialı. Çok çalışıyorlar. Aday çıkartmış olmak için çıkartmıyoruz. Ben 2019 ve 2023 seçimlerini yaşadım. Eğer bir siyasi parti olmak istiyorsanız bunu yapmak zorundasınız. Şimdi kendi başımıza hareket ediyoruz. Sıfırdan başlıyoruz. Benim kendimle ilgili de hedefim partimi burada en iyi şekilde temsil etmek. Şu anda iki adayı konuşuyor herkes. Üçüncü iddialı adayın ben olduğunu hissettirmek istiyorum.”
İstanbul’un 3 temel problemi var
Kavuncu, İstanbul’un 3 temel problemi olduğunu belirtti konu hakkında şu bilgiyi paylaştı: “Birinci sırada ulaşım var. İkinci konu içi yanan vatandaşın şikayet ettiği kentsel dönüşüm. Ekonomi üçüncü sırada. Sığınmacı meselesi çok duyduğumuz dördüncü konu. Biz daha iyisini yapacağımızı iddia ediyoruz. 7-8 kişilik akademisyenlerden oluşan bir ekibimiz var. Naci Görür ve İlber Ortaylı’dan destek alıyoruz. Bizim zaten 5 yıllık İstanbul il başkanlığı döneminden çok detaylı çalışan bir ekibimiz vardı. Bunların içinde mimarlar, inşaat mühendisi arkadaşlar var. Kentsel dönüşüm ile ilgili 2 projemiz var onu ilan edeceğiz.”
]]>Başarır, özetle şunları söyledi:
-Hatay’ın, Antep’in, Maraş’ın yalnız kaldığı. Hala insanlar konteynerde çok da az da olsa çadırda yaşıyorlar. 21 metrekare evde 7 kişi yaşıyorlar. Biz ne gerekiyorsa yapalım ama evlerini verelim.
-Kayıpları geri getiremeyiz ama onların bir yaşam alanı olmalı dedik. Üzülerek söylüyorum, depremin yıldönümüne yakın Cumhurbaşkanı ve bazı bakanlar yüreklerimizi burktu. Ben bu ülkenin Cumhurbaşkanı’na ve Şehircilik Çevre Bakanı’na yakıştıramadım bu cümleleri. Hala biz, siz, o diye konuşabiliyorlar. Oy veren oy vermeyen diye konuşabiliyorlar.
-Hatay halkı oy verseydi daha farklı olabileceğini ima eden bir cumhurbaşkanı var. Neden sayın Cumhurbaşkanı? Ben CHP Grup Başkanvekili olarak bunu sormak zorundayım. Sizin Ulaştırma Bakanınız Afrika’da bir yerde meydan açılışı yaparken Hatay’ın halkı saat 04.17’de yürürken bir metre çamurun içerisindeydik. Karanlık bir şehir vardı.
ÖZHASEKİ’YE CEVAP
-Diğer bir Bakan çıkıyor, yahu yazıklar olsun. Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki gidip evlerini teslim ettiğim köylerdeki insanlarla konuşuyorum.
-Allah razı olsun, bak evimiz yıkıldı iyi olmuş. Eğer ölüler de yoksa bize mis gibi villa verdiniz diyor. Hayır sayın Bakan. Maraş’ta, Gaziantep’te, Hatay’da insanlar ne diyor biliyor musunuz? Evimiz yıkılmadı ama keşke tüm servetimizi verseydik de Türkiye’de deprem olmasaydı diyor. Ama bu ülkenin Bakanı, evler yıkıldığı iyi olmuş diyormuş, bak ne güzel villamız oldu. Teslim ettikleri evler de belli. Bu dil doğru değil.
-İmar affının mimarı Murat Kurum’u İstanbul’a getirip aday yapıyorsun. Yahu bir imar affı çıktı internet üzerinden başvuru aldılar. Parayı aldılar. Kurum’a sormak istiyorum: İnternet üzerinden başvuru aldığın binalara bir görevli baktı mı? Bakmadı.
-Sonra deprem felaketi geldi. Bu Kurum, bir tane daha imar affını hazırlıyordu. İşte felaket, İstanbul için de başka bölgeler için de bağıra bağıra geliyor. Hala bu ülkenin Cumhurbaşkanı oy peşinde. Hala geç kalınmış sayılmaz. Gelin deprem bölgesini yeniden inşa edelim.
“TERÖRÜ HER TÜRLÜSÜNÜ BİR KEZ DAHA LANETLİYORUM
Dün Çağlayan Adliyesi’nde alçak bir saldırı vardı. Terörü her türlüsünü bir kez daha lanetliyorum. Geçmiş olsun diyorum ülkeme.
“BAŞTAN DEĞERLENDİRİLEBİLİR”
(Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı ve adayı Lütfü Savaş ile ilgili soru üzerine)
-Hatay’da yaşananlar, halkı bizim için çok önemli. Onların verdiği tepki, her konudaki tepki başımızın üzerinde. Adayla ilgili Hatay’ın genelinde bir sıkıntı varsa partinin yetkili kurulları bunu değerlendirecektir.
-Biz, Hatay halkından da ülkemizdeki yurttaşlarımızdan da büyük değiliz. Onların bu konudaki eleştirileri bizim başımızın tacıdır. O yüzden partinin yetkili kurulları, bu konuyu enine boyuna değerlendirip belki hemen iki, üç gün içerisinde kapsamlı bir anket yapıp bir karar verecektir. Genel Başkanımız da dün sahadaydı, insanları dinledi, tüm eleştirileri not aldı. Partinin yetkili kurulları doğru, yerinde bir karar verecektir.
-Türkiye’nin her yerinde anketler yapıldı. Tüm adaylar değerlendirildi. Lütfü beyle ilgili toplumun bir kısmı evet burada bir sorun var, eksiklikler var yine o çözecektir dedi. Bir kısmı gerçekten tepki verdi.
-Tüm adaylar için oranları aldık bunlar tartışıldı ve aday yapıldı. Ama gördüğüm kadarıyla aday yapıldıktan sonra tartışmalar büyüdü.
-Bu yüzden yeni bir değerlendirme, aday yapıldığıyla bugün arasında insanların düşüncesi değişmiş olabilir. Buna saygı duyuyoruz. Bu baştan değerlendirilebilir. Buna karar verecek kurum CHP’nin MYK’sı ve PM’sidir.
]]>Hiç aklında yokken, Eskişehir iktisadi Ticari İlimler Akademisi’ne ilk kayıt yaptıran ve sonunda ilk mezunları arasındaydı. O tarihlerde, bir İstanbul gazetesinin muhabirliğini de yapıyordu. Amacı akademiye kayıt yaptırmak değil, bu akademinin açılışına siyasetin karıştığını belgelemekti. Çünkü, akademinin açılışıyla ilgili yazıda bakanın imzasının olmadığını öğrenmişti. Demokrat Parti, seçime gideceği için apar topar akademiyi açmıştı. Bina, aslında işçi yemekhanesiydi. Bir kapının üzerine “Müdür” yazılı kağıt yapıştırılmıştı.
Gazeteci Yılmaz Büyükerşen, müdürün odasına gitti. Müdür odası oda demeye bin şahit istiyordu. Büyükerşen, belge peşinde, müdür ise “Gel seni bu okula kaydedelim” derdindeydi. İkna etti ve o gün kaydını yaptırdı. O müdür, daha sonra Milli Eğitim Bakanlığı görevinde de bulunacak olan Prof. Orhan Oğuz’du. Büyükerşen hem okuyor, hem de yerel gazetenin yazı işleri müdürlüğünü yapıyordu. Gazetelere sansürün yaygın bir biçimde uygulandığı dönemdi.
ECEVİT: BU SİZE VASİYETİMDİR
Okul bitti. Hocasına vedaya gitti. Ama hocasının onu bırakmaya niyeti yoktu. Bir kağıt çıkardı, söylediklerini yazmasını istedi. “Akademide boş bulunan Maliye Kürsüsü asistanlığına talibim” diye yazdırdı. Büyükerşen, birisi adına dilekçe yazdırılıyor sandı. Hocası “Oğlum adını yazıp imzalasana” dedi. Oysa onun asistan olmak gibi bir niyeti yoktu. İstanbul’a gidip gazetecilik yapmak istiyordu. Ama hocasının ısrarına dayanamadı ve ”Evet” dedi.
Açık Öğretim Fakültesi’ni kurmuş ve bir çığır açmıştı. Siyasete girmesi için öneriler oluyor, hatta Milli Eğitim Bakanı olması isteniyordu. O “Siyasette yapacağım hizmetten daha faydalı iş yaptığıma inanıyorum; gençleri yetiştirmeye çalışıyorum” diyordu. Siyasetten uzak kaldı. Emekli olduktan sonra 1999’da DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit’in daveti üzerine görüştüler. Ecevit O’na şu öneride bulundu:
“ADAY OLMA NİYETİM YOKTU”
“Yılmaz Bey, sizden bir ricam var. Bugüne kadar çok önemli hizmetlerde bulundunuz. Eğitimi, Avrupa’daki vatandaşlarımıza kadar götürdünüz. Çobanlarımıza bile eğitim imkanı sağlayan sistem kurdunuz. Bu hizmetinizi, bundan sonra sahaya inip Türkiye’ye yapmanızı istiyoruz. Sizden tek bir ricam var, biz sosyal demokratlar Türkiye’de yerel yönetimlerde başarılı olamadık. Bir defa elimize bir imkan geçti, İstanbul seçimlerini kazandık ama orada da İSKİ skandalı yüzünden başaramadık. Kurduğunuz örnek model üniversite gibi Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı olarak memlekette bir örnek belediyecilik yapmanızı rica ediyorum. Bunu aynı zamanda size vasiyetim diye de söylemek istiyorum.”
Ecevit’in bu sözleri üzerine akan sular durdu, “Efendim Büyükşehir Belediye Başkanı olacağım ama benim meclisim seçilmiyor. Yani mecliste çoğunluk olmayınca iş yapamam. Sistem arızaları var” dedi ve buna ilişkin bazı örnekler verdi. Yılmaz Hoca, Eskişehir’e “DSP Belediye Başkan adayı” olarak dönüyordu. Bu adaylık sürecinin üzerinden tam 25 yıl geçti. Sağ eğilimli bir şehirde Atatürkçü, laik, cumhuriyetçi, parlamenter rejim taraftarı bir ekiple hizmet verdi.
Büyükerşen bu seçimde adaylıktan nasıl çekildiğini, genel başkana niçin kırıldığını şöyle anlattı: “Aday göstermeyeceklerini biliyordum. Üzüldüm demeyeyim de kırıldım. Neden kırıldığımın sebebi şu: Ben adaylığımı çekecektim. Anketlere göre aday belirlemesi yapılacağı söylendi. Ben de ‘25 senedir belediye başkanlığı yapıyorum. Uluslararası ödüller alan Eskişehir’e başkalarının tabiriyle takla attırmış çağdaş bir şehir meydana getirmişiz. Eğer beni tanımadıysanız, parti olarak anketle beni nasıl tayin edeceksiniz?’ dedim.”
Yılmaz Hoca’nın yanında 3 yıl hukuk müşavirliği, 5 yıl genel sekreterlik yapan Ayşe Ünlüce seçim çalışmalarını sürdürüyor. Yılmaz Büyükerşen, O’na sonuna kadar destek olacağını belirtiyor ve “Ayşe Hanım’ı, Eskişehirlilere emanet ediyorum” diyor. Büyükerşen, Ayşe Hanım’ın bazı özelliklerini şöyle anlatıyor:
BELEDİYECİLİĞİ İYİ ÖĞRENDİ
“Ayşe Hanım’ın pek çok özelliğini ben bilirim. Belediyeciliği çok iyi öğrendi. Belediyede hak, hukuk, adalet, kanunları uygulanması konusunda daire başkanlarına, personeline öğrettikleri davranış şekilleri bana, yerel yönetimlerde hep öyle olmasını düşündüren bir imaj çizdi.
Örnek vereyim: Belediyeler vatandaşa hizmet verirler, karşılığında para alırlar veya kendi kaynaklarını, hükümetten gelen kaynakları kullanırlar. Bazen bana ‘Sayın başkanım vatandaşa ceza yazmışız. Ama ekonomik krizde ödeyemez’ der. Ya da kiralarını ödemeyenler hakkında hukuk bürosundaki avukatlarımız dava açıyor. Tahliye kararları verecekler fakat ekonomik durum ortada. Dolayısıyla cezalar çok ağır. Kendisine ‘Gelirler daire başkanıyla konuşun indirebiliyorlarsa indirsinler’ dediğimde, ‘indiremezler mevzuat var. İzin verirseniz vatandaşı çağırıp belediyemize itiraz dilekçesi vermesini hatta bizi mahkemeye vermesini tavsiye edeceğim’ diyordu.

Prof. Yılmaz Büyükerşen, SÖZCÜ Medya Grubu Ankara Temsilcisi ve yazarımız Saygı Öztürk’e konuştu.
Yılmaz Hoca’nın kapatıp bana teslim ettiği zarfta ne var?
Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, ağzını özenle kapattığı zarfı bana teslim etmeden önce üzerine “Sevgili Saygı Öztürk kardeşime, 14 Mart günü bu zarf açılacak ve 15 Mart’ta SÖZCÜ Gazetesi’nde yayımlanacak” diye yazdı.
Zarfın içinde ne olduğunu ben de bilmiyorum. Yılmaz Hoca’nın yazdığına sadakatle bağlı kalıp zarfı 14 Mart’ta açacağım ve içinden çıkanları göreceğim. Bunların ne olduğunu sizlere de duyuracağım.
Tahmin ediyorum, o zarfta Yılmaz Hoca’nın Eskişehirliler’e bir sürprizi vardır. 26 Ocak’ta imzalayıp bana verdiği zarfı o güne kadar özenle saklayacağım…

ÖRNEK BİR BAŞKAN OLACAK
Büyükerşen anlatıyor: Ayşe Hanım hakikaten örnek büyükşehir belediye başkanı olacak bir kadın ve kendisine köklü bir inancım var. Türkiye, kaynakları ve imkanları çok olan bir ülke. En önemlisi de Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu ‘En büyük ikinci eserim’ dediği Cumhuriyetin parlamenter sisteme hemen dönmesi taraftarıyım. Bu zenginliklerimizin, yetişmiş insan gücümüzün artık yurt dışına kaçırdığımız gençlerimizin, memlekette imkanlarını artırıp sorunlarını çözerek, yoksullukla mücadele etmeliyiz. İşçi, emekli, emekçiler o kadar sefalet içerisinde ki. Biz mesela 2 yıldır yatırım yapamadığımız için çok üzgünüm. Sebebi; imkanlarımızı sosyal yardımlara harcamak zorunda kaldık.
]]>2019’da CHP’nin adayı Semih Esen’in yüzde 66,85, AK Parti’nin adayı Gaye Doğanoğlu’nun yüzde 30,86 oy aldığı Konyaaltında CHPden 21 kişi başkan adayı olmak için başvurdu.
İlçede 4 dönemdir kazanan CHP, adaylarının Cem Kotan olduğunu açıkladı. Açıklamanın ardından kentin en çok konuşulan ismi haline gelen Kotan, hakkında yapılan paylaşımlar ve çıkarılan sahte dava belgeleriyle bir süre gündemden düşmedi.
Daha önce Muratpaşa Belediyesi meclis üyeliği yapan Kotan, son olarak Büyükşehir Belediyesinde işçi olarak çalışıyordu. Adaylığının açıklanmasının ardından görevinden istifa eden Kotan, seçim çalışmalarına başladı.

2004 yılından bu yana siyasetin içinde olduğunu söyleyen Cem Kotan,” Partide farklı görevler alıp 2014 yılında belediye meclis üyesi seçildim. Bu süreçte Adalya Vakfının müdürlüğünü yapıp, engelsiz çocukların eğitmenliğini yaptım. Kendi isteğimle çocuklarımızla müzik eğitmenliği yaptım. 2019da ayrıldıktan sonra Büyükşehir Belediyesinde işçi olarak çalışmaya başladım. Orada da kadınlarımızla ilgili projelerin içerisinde yer aldım. Yerel seçim sürecinde de aday adaylık başvurumu yaptım. Genel başkanımızın, parti meclisimizin kararıyla aday gösterildim” dedi.

“EŞİM TELEVİZYONDAN ÖĞRENDİ”
Adaylığı açıklandıktan sonra eşi Demet ve oğlu Can Ali ile mutluluk yaşadıklarını belirten Kotan, “Aday olduğumun haberini eşime veremedim. Eşim televizyondan öğrendi. 1 saat sonra telefonla görüşebildik. Çok değerli aday adayı arkadaşlarımız vardı. Partimizin bizi tercih etmesi çok kıymetli. Böyle bir hayalim vardı. Meclis üyeliği yaptım, birim sorumluluğu yaparak projelerin içerisinde yer aldım. Bunlar benim için tecrübeydi. Adaylık başvurumu da bu hayalle yaptım. Tecrübelerimi başkanlıkla yoğurmak istiyorum. Halkımızla paylaşmak istiyorum. Kadınlar, çocuklar, engellilerle ilgili birçok projede yer almak bir kazanımdı. Bu kazanımları halkımızla paylaşacağım” diye konuştu.

“İŞÇİYİM VE BUNDAN ÇOK MUTLUYUM”
Hayatında bir değişiklik yapmak istemediğini söyleyen Kotan, “İşçiyim ve bundan çok mutluyum. Belediyede bu hizmeti yaparken elimden geleni layıkıyla yaptım. Ben siyaset yapmanın zenginlikle bağdaştırılmasına karşıyım. Bunun en büyük kanıtı benim. Siyaseti halk için yapanların ekonomik gücü çok kuvvetli olmak zorunda değil. Hayalleri, amaçları, idealleri olanlar bunları yapabilir. Partimiz bu fırsatı bize verdi. Bu bir fırsat eşitliğidir. 1 arabam var, onunla işe gidip geliyorum, çocuğumu kreşe götürüyorum. Bu hayatımda çok mutluyum ve böyle de kalacak. Hayatımı geride bırakmayacağım. Pazara, markete kendim gidiyorum, çocuğumu kreşe kendim götürüyorum. Bunlar bu şekilde devam edecek. Ne kadar çalışmak gerekiyorsa çalışacağım ama hayatımdan vazgeçmeyeceğim” dedi.

“YILLARDIR GİTAR ÇALIYORUM”
Konyaaltı’nda bugüne kadar çok başarılı isimlerin başkanlık yaptığını söyleyen Kotan, “Ben bu bayrağı devralarak taşımak istiyorum. Çoğaltılması gereken hizmetler var. Kreşlerin çoğaltılması lazım, engellilerle alakalı çalışma alanlarının yapılması lazım. Kadınların iş dünyasına katılması ile ilgili çalışmalar yapacağız. Konyaaltını daha güvenli bir yer haline getirmek istiyoruz. Ben yıllardır gitar çalıyorum, özel çocuklarımızla, ritim gruplarıyla çok güzel konserler vermiştik. Konyaaltını müzik ve sanatla buluşturacağız. Sanatın her alanında Konyaaltılılar kendini bulacak” diye konuştu.
]]>BENİM ANKETİM HALKTIR
– Ne benim, ne de Zeynel Bey’in birbirimizle bir problemimiz son dakikaya kadar olmamıştı. Bana, ‘Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı ile ilgili ankette yüksek çıktığım için gaza geldiğimi’ söyleyebilirler. Benim anketim halktır ben resmi şeylere tabii ki itibar ederim ama resmi anketlerle çok da ilgilenmem. Bu halk dedi ki: Bu memlekette bir problem, bir yara var. Sağcısı, solcusu feryat ediyor. Benim belediye başkanlığı için dosyam, başvurum yok. Genel başkan danışmanıyım, keyfim yerinde. Ben 15 günde bir MKYK toplantısına giriyorum. Benim Şanlıurfa’ya gitmek gibi kesinlikle ne talebimde, derdimde yok.
YAPILANLAR ÇELİŞİYOR
– Zaten öyle bir şey olsa, ben cumhurbaşkanımıza gidip ‘Efendim ben Şanlıurfa’ya gitmek istiyorum’ derdim. Ama şimdi halk kalkıp da ‘Biz değişim istiyoruz değişim’ diyor ve adres olarak Kasım Gülpınar’ı gösteriyorsa ben de AKP Genel Merkezi’ne şunu sorarım: Halkın sesine neden kulak vermiyorsunuz?
SOKAKTAKİ ÇOCUĞA SORSAN
– Beyazgül kaybeder, kazanmaz hiç böyle iddiam yok. Herkes kazanabilir. Fakat şu var: Sen bugün sokaktaki çocuğa da ‘Şanlıurfa’da en fazla oyu kim aday olursa alır?’ diye sorsan, herkes diyecek ki ‘Kasım Gülpınar ile alır.’ Şimdi hangi siyasi parti şunu diyebilir: Bana fazla oy lazım değil. Ben kendi adamımı koyacağım. Az oy alması benim için önemli değil.’ Bu, bir kere halkın idaresini yok saymaktadır. Bunlar Cumhurbaşkanına ve partiye iyilik değildir. Çok oy alacak bir adamı bu süreçte nasıl göz ardı edersin? Çünkü bu Türkiye ortalamasına yansıyacak. Her siyasi parti, mutlaka bir oy fazlasını bile gözetmesi lazım. İster en güçlü, ister en zayıf parti ‘Benim fazla oya ihtiyacım yok, az oyla yetinirim’ diyemez, dememesi lazım. Şanlıurfa’da da denen budur.
FEDAKARLIĞI GÖZE ALDIM
– Benimle sıkıntı var ama onun da ne olduğunu söylemiyorsun. Ama ben de siyaset yapıyorum. Şimdi ben bu halka ne diyeceğim? Halk ayağa kalmışken büyük bir fedakarlığı göze aldım. Bütün projemi yapmışım. Türkiye’de siyaseti bırakıp yurtdışına yerleşme gibi planım vardı. Şimdi bu halka sırtımı dönsem, ben bir daha Şanlıurfa’ya dönemem, giremem.

Mehmet Kasım Gülpınar’ın adaylığını önceki gün YRP lideri Fatih Erbakan, duyurdu. Erbakan, “Cumhurbaşkanı Danışmanı, Ak Parti MKYK Üyesi, 24-25-26-27. dönem Ak Parti Şanlıurfa Milletvekili Kasım Gülpınar, partimize katılarak Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan adayımız oldu. Başkanımıza hoşgeldiniz diyor, başarılar ve hayırlı hizmetler diliyoruz” notuyla birlikte çektirdikleri yandaki fotoğrafı paylaştı.
Başka bir yola girdim artık bunun geri dönüşü yok
Israr edilmesi halinde yeniden AKP’ye dönüş olur mu?
– Geri dönüş diye bir şey olmaz. Yani bu vakitten sonra nasıl döneyim? Ne olacak ki geri dönmek için? Toplantılar, her şey bittikten sonra ben de istifa ettim. Başka bir yola girmişim. Geri dönüşü yok. İstifadan önce genel başkanla değil ama partinin üst düzey yetkilileri bir araya gelip görüşmüş. O noktada beni çağırdılar. Benimle oturup toplantı yapıyorlar. Ben de dedim ki ‘Bu vakitten sonra olur mu yani?’ Formül üretmeye çalışıyorlar. Formülü yok bu işin. Şimdi ne diyeceğim ben size? Formülü üretecekseniz buyurun üretin. Ben makam peşinde değilim. Ben en istemediğim görevi istiyor konumundayım. Niçin? Halk için. Madem siyaset halka rağmen değil, halk için yapılır. Biz öyle gördük. Cumhurbaşkanımızın da fikri budur.
Halk oyunu sorgulamadan veriyor
– Maalesef o perdelemeler, o karalamalar, o yanlış bilgilendirmeler her zaman olduğu gibi biz her seçimde, her zaman bunu gördük. Ama o zaman tabii başarı olunca bunlar göz ardı ediliyor demek ki. Başarı olunca hiç kimse yapılan yanlışı görmüyor. Ama bunu da bu kadar istismar etmemek lazım. Tamam Şanlıurfa halkı oyunu AKP’ye sorgulamadan veriyor. Bu işlerde AK Parti sevdalı ama bunu da çok da istismar etmemek lazım. Daha önce bu konu Şanlıurfa’da çok istismar edildi.
]]>DİĞER ADAYLARIN ÖNÜNDEYDİ
“Etimesgut’ta milliyetçi, Atatürkçü bir topluluk, seçmen grubu var. Onların oylarını toplamak gerekiyor. Aday adaylarımızın bu özellikleri yeterince kapsayamadığını anketlerle gördük. Özarslan’ın diğer adaylara göre tanınırlığının ve oy kapasitesinin önde olduğunu gördük. Ancak anketler Özarslan’ın Etimesgut’u kucaklamakta yetersiz kalacağı yönündeydi. Beşikçioğlu ismi gençlerin önerisiyle geldi. Sonra Etimesgut’ta oturanlara sordurduk. Beşikçioğlu ismi bariz şekilde öne çıktı.”
BEŞİKÇİOĞLU’NA İTİRAZI YOK!
Erkol, bundan sonraki süreç için de şunları dile getirdi: “Mansur Bey’in, Erdal Beşikçioğlu’nun adaylığına itirazı yok. Genel başkana da ‘Çok iyi bir isim. Ankara’da sevilen, oy potansiyelimizi artıracak bir isim’ demiş. Özarslan ile ilgili Mansur Bey ile sohbetimiz oldu. Keçiören adayı yapılabileceğini söyledim. Keçiören’de oylarımız yükselişte. ‘Mansur Bey, sizin zaten Keçiören’i alacağımız iddianız var. Özarslan’ı aday yaparsak aradaki oy farkını kapatıp öne geçeriz’ dedim. Bunu Genel Başkanımız Özgür Özel ile paylaşmadım ama Mansur Bey ile bunu konuştuğumu ilk kez yüksek sesle size söylüyorum.”

Ümit Erkol, SÖZCÜ Medya Grubu Ankara Temsilcimiz Saygı Öztürk’e açıklamalarda bulundu.
Şu ana kadar 6 ilçe adayı belirlendi
CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, ilçelerinde belediye başkan adaylarının belirlenmesi sürecinin göbeğindeki isim. Şu ana kadar sadece Yenimahalle Fethi Yaşar, Etimesgut Erdal Beşikçioğlu, Elmadağ Adem Barış, Güdül Mehmet Doğanay, Kahramankazan Selim Çırpanoğlu ve Ş.Koçhisar Mustafa Koçak aday gösterildi.

Erdal Beşikçioğlu
Behzat Ç.’yi bir genç önerdi
Ümit Erkol, Erdal Beşikçioğlu isminin nasıl ortaya çıktığıyla ilgili şu ayrıntıları anlattı: “Genel Başkanımız Özgür Özel’den, Etimesgut için ‘Bu havuzu genişletecek başka adaylara da bakalım’ talimatını aldım. “Etimesgut’ta gençlerle konuşurken birisi ‘Behzat Ç.’yi aday olarak görmek istiyoruz’ dedi. Soruşturduk, Beşikçioğlu ismi öne çıktı. Erdal Bey ile buluşup görüşmeler yaptım. Belli bir noktaya geldikten sonra, Genel Merkez dışında bir ofiste Özgür Özel, Erdal Beşikçioğlu ve ben bir araya geldik. Özgür Bey, ‘Bütün Etimesgut’u kucaklayacak, oradaki bütün siyasal eğilimleri birleştirecek bir isme ihtiyacımız var. Sizin Ankaralı olmanız, herkes tarafından sevilmeniz, Gençlerbirliği taraftarı olmanız da çok kıymetli” dedi. 45 dakikalık bir sohbet sonucu adaylık önerisi yapıldı.”

Alper Taşdelen
Çankaya’da Taşdelen İçin belirsizlik sürüyor
İki dönemdir Çankaya Belediye Başkanlığı görevinde bulunan Alper Taşdelen, her seçimde partisinin oyunu artırdı ve yüzde 74’lere kadar çıkardı. Çankaya Belediye Başkan adayının henüz açıklanmamasının nedenini il başkan Erkol’a sordum. Şunları söyledi: “Büyükşehir’i çok rahat kazanacağız. Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’in adı bizim yaptığımız toplantılarda gündeme gelmedi. Benim önerim Yenimahalle ile Çankaya’nın aynı gün açıklanması yönündeydi. Alper Taşdelen de başarılı bir belediye başkanımız. Anketlerde de yüksek çıkıyor. Neden açıklanmadığını bilmiyorum. Halen ABB ve üç ilçe belediye başkanımız var. Bunu 13’e çıkarmak hedefimiz. Adaylar için Mansur Bey’in önerecekleri olacaktır. Dolayısıyla bizde bir gerilim yok. Ben 15 gün öncesine kadar Erdal Beşikçioğlu’nu şahsen tanımıyordum. Ülke ve partimizin çıkarları için en iyi ismi arıyoruz. Kalecik, Akyurt, Gölbaşı, Polatlı’da adaylık başvurusu olmayan isimlerden de aday yapabileceklerimiz var. Yerel seçimdeki sonuçlar 2028’i beklemeden erken seçimi de gündeme getirebilecektir.”
]]>“MESELE ÖLDÜRÜLEN TERÖRİST SAYISI DEĞİL”
Toplantıda konuşan Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, şehitlerden dolayı tanıtım programlarını iptal eden AKP ve CHP’yi eleştirdi:
– Terörle mücadele için yapılması gerekenleri tekrar Türk halkının gündemine taşıyacağız. Sayın Özgür Özel, eğer iptal etmeniz gereken bir şey varsa, DEM’e olan ziyaretlerinizdir. AKP de bir tanıtım programını iptal etmiş. AKP’nin de iptal etmesi gereken bir başka büyük teröristin Şeyh Said’in Diyarbakır’da 12 kilometrelik bulvara kayyum tarafından isminin verilmesini iptal etmesidir.
– Uzun yıllardan bu yana PKK ile yapılan mücadelenin stratejik bir anlayışa dayanmadığı, sadece operasyonel ve taktik bir anlayışla gerçekleştirdiği görülmektedir. Mesele öldürülen terörist sayısı değildir. Mesele bunun ötesinde tehdidi kökten bertaraf edecek bir stratejiyle teröre karşı etkin ve sonuç alıcı bir mücadele vermektir.
“İSVİÇRE’NİN BİLE ASKERİ HASTANESİ VAR”
– Türkiye karşı karşıya olduğu tehditleri etkili bir şekilde durduracak ve sınır güvenliğini sağlayacak asker sayısına sahip değildir. Asker sayısının hızla arttırılması ve eğitimlerin yoğun bir şekilde seviyesinin ve kalitesini yükseltilmesi gerekmektedir. Askeri sağlık sisteminin derhal kurulması gerekiyor.
– Türk halkına şunun cevabını kimse veremez; yüzyıllardan beri çarpışmayan, savaşa girmeyen İsviçre ordusunun bile askeri hastaneleri varken her gün çarpışan, her gün gazi ve şehit veren Türk Silahlı Kuvvetlerinin askeri hastaneleri neden yok? Derhal askeri hastanelerin kurulması gerekiyor. Bunun her platformda takipçisi olmaya devam edeceğiz.

KAÇAK GÖÇMEN VAADİ
Zafer Partisi İBB Başkan Adayı Azmi Karamahmutoğlu ise vaatlerini şöyle sıraladı:
– İstanbul halkı dolaşırken, çoluk çocuğuyla otururken ne cinsel ne fiziki ne sözlü hiçbir sataşmaya ve tacize maruz kalmayacaktır. Bunun yolu, yöntemi her neyse Zafer Partisi belediyeciliği adına, İstanbul halkına söz veriyorum. Hormonlu bir şekilde artan İstanbul nüfusunu sağlıklı bir şekilde seyreltebilmek için evvela kaçak ve göçmenle başlayabilmek için bir hanede çok sayıda kaçak mülteci nüfusun kalmasına izin vermeyeceğiz.
– İkametgah usulünde sınırlamalar getireceğiz. Alacağımız sosyal, maddi ve fiziki önlemlerle güçlü, kudretli kent yönetiminde söz sahibi olan, sözünü dinleten bir belediyecilik anlayışıyla yine eski güzel günlerde olduğu gibi çocuklarımız, gençlerimiz, İstanbul’un sokak ve caddelerinde, gündüz veya gece saatinde, yahut şafak söktüğünde gezip dolaşabilecek, kültürel, sanatsal, eğlence hayatına devam edebilecek.
Zafer Partisi’nin ilçe belediye başkan adayları ise şöyle:
Adalar: Hüseyin Avni Borluk
Kadıköy: Tuğrul Kihtir
Maltepe: Sibel Zeren
Tuzla Akın: Gürkan
Ümraniye: Jülide Sarıkaya Kurduoğlu
Bayrampaşa: Tarkan Güler
Beyoğlu: Selim Aydın Gümüşdal
Zeytinburnu: Aydemir Alıçlar
Avcılar: Umut Basmacı
Bahçelievler: Ulaş Öztürk
Bakırköy: Türker Tolga Topaloğlu
Pendik: Kürşat Dağ
Beylikdüzü: Özcan Aksu
Büyükçekmece: Yaşar Öztürk
Küçükçekmece: Emre Met
Silivri: Murat Demirkol
]]>■ Adaylık için müracaat etmeyecektim. İl başkanımız adaylık başvurusunun yapılacağı son gün Özgür Özel’e telefon etmiş, “Bizim belediye bakanlarımızın hiçbirisi başvurmadı” demiş. Özel, benim, Ahmet Ataç’ın, Kazım Kurt’un hemen bulunduğumuz görevler için adaylık başvurusunda bulunmamızı istemiş. İl başkanı bize telefon ettiğinde, “Yeni genel başkanımızın bildiği vardır” deyip saat 16.45’te başvurularımızı yaptık. Genel Başkan’ın talimatıyla başvurdum. Müracaatımız yaptık fakat günler geçti bizim hakkımızda hiçbir duyuru yapılmayınca Özgür Bey’e telefon ettim “Ne oluyor?” diye sordum. “Ankara’ya gelirseniz görüşelim” dedi.

AÇIKÇASI CANIM SIKILDI
■ Bunun üzerine Ankara’ya gittim. Karşılıklı oturduk. Anladım ki beni istemiyorlar. İşte “Yaş meselesi” diyor, “Anket yapacağız” diyor. Açıkçası bunlara da canım sıkıldı. Beni 25 yıldır tanımadınız da anketle mi belirleyeceksiniz? Bunu demedim ama aklımdan geçti.
■ Bana, “Yerine aday gösterebileceğin biri var m?” dedi, bu şekilde yaklaştı. “Var” dedim. “Gösterebileceğimiz kadın aday var mı?” diye sorunca belediyemizin Genel Sekreteri Ayşe Ünlüce’nin adını verdim. Kendisi köy kökenli, hukuk fakültesini bitirmiş, Ağır Ceza Hakimliği yapmış bir kişi olduğunu anlattım. 8 yıldır kendisinin belediyede bulunduğunu, 5 yıldır genel sekreterlik yaptığını belirttim. Eşi de saygın bir hukukçuydu. Bütün belediye bürokrasisine, yeni baştan hak hukuk adalet nedir öğretti. Vatandaşların haklarının yenmemesi konusunda da dikkat göstermesi benim ayrıca dikkatimi çekti. Belediyeciliği öğrendi benim yanımda. Çok saygın bir kadın.
■ Eskişehir’e dönünce, Ayşe Hanım’ı çağırdım, “Beni başkan adayı yapmayacakları anlaşılıyor. Seni aday gösterelim” deyince tereddüt etti. “Yanında ben varım, her türlü yardıma hazırım. Seçilebilmen için her türlü destekte bulunacağım” dedim. Benim dışımda Tepebaşı ve Odunpazarı belediye başkanları da yanında olacak. Onlarla da görüştüm “Biz de destekleriz” dediler.
■ Gönlüm rahat, ferah olarak belediye başkanlığına Ayşe Hanımın seçilmesini destekliyorum. Eskişehirliler önce bir şaşkınlık geçirdi ama tanıdıkları için “İnşallah kazanır” dediler. Ben de herkese onun kazanması için çalışacağımı söylüyorum.
Yılmaz Hocamız ile çalışmak bir okul gibi
Ayşe Ünlüce, hukukçu bir isim. Ağır Ceza Mahkemesi üyesiyken görevinden ayrıldı. Eşiyle birlikte avukatlık bürosu açtı. Sonra belediyeye 3 yıl hukuk müşavirliği yaptı. 5 yıldır da genel sekreterlik görevini yürütüyor. Ayşe Ünlüce, “Yılmaz Hocam, son zamanlarda hep ‘Eskişehir’e kadın aday yakışır” diyordu. Ancak böyle bir adayın ben olacağım hiç aklımdan geçmemişti” diyor. Ayşe Ünlüce, aday gösterilmesinden dolayı çok mutlu olduğunu belirtiyor, “Yılmaz Hocadan sonra Eskişehir’in yine emin ellerde olacağını” belirtiyor, hak, hukuk, adaletten ayrılmayacağını belirtiyor. Ayşe Hanım, siyasi birisi değil. Avukatlık döneminde kadın hakları komisyonu başkanlığı yaptı, baroda görev aldı. Adaylığının sevinçle karşılandığını anlatan Ayşe Ünlüce, sözlerini şöyle sürdürdü:
ÖRNEK BELEDİYE OLACAĞIZ
“Yılmaz Hoca ile çalışmak bir okul gibi. Kendisinden çok şey öğrendim. Onun belediyecilik anlayışını daha da ileriye götürmeyi hedefliyorum. Bunlar arasında çok önem verdiğimiz kırsal kalkınma da var. İlimizi deprem afetine karşı daha dirençli hale getirmek için planlanan çalışmaları yaygınlaştıracağız. Sokaklarımızın dar olması nedeniyle bisiklet yollarına ağırlık vereceğiz. Elektrikli otobüsler çalıştırıp havası daha temiz bir Eskişehir için çabamız olacak. Çevre konusunda belediyemiz hep duyarlı oldu. Bu duyarlılığımız devam edecek.
İkinci Çukurova gibi olan Sakarya Vadisi bölgemiz ne yazık ki madenciler tarafından yok ediliyor. Bunun mutlaka önüne geçeceğiz. Yılmaz Hocamızın deneyimlerinden de her zamlan yararlanacağız. Belediyemiz önceden olduğu gibi bundan sonra da yeni adımlarımızla örnek olmaya devam edecektir. Seçimi kazanacağıma inanıyorum. Eskişehir halkına hizmet etmek benim için büyük bir gurur olacaktır. Belediyemiz hak, hukuk, adaletle yönetilecek, insanlar arasında ayrım olmayacaktır. Buna söz veriyorum.”

Bir eli Eskişehir’de, bir eli tüm başkanlarımızın üzerinde olacak
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, X hesabından yaptığı paylaşımda, 31 Mart seçimleri için Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adaylığından çekilen ve Ayşe Ünlüce’ye destek veren mevcut belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen’e teşekkür etti. Özel paylaşımında, “Bozkırın ortasında bir cennet, Anadolu’da bir Avrupa kenti yaratan, 25 yıl büyük bir özveriyle yönettiği Eskişehir’i bugünkü haline getiren ve bayrağı 54 yaşında bir kadın adaya Sayın Ayşe Ünlüce’ye devreden hocamız Yılmaz Büyükerşen’e hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Büyükerşen’in bundan sonra bir elinin Eskişehir’de bir elinin de Türkiye’deki tüm sosyal demokrat belediye başkanlarının üzerinde olacağını belirten Özel, birlikte çalışmaya ve engin tecrübelerinden yararlanmaya devam edeceklerini kaydetti.
]]>Dünya, 2024’e İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ve neredeyse iki yılı bulan Rusya-Ukrayna savaşının gölgesinde girerken, yeni yılda yapılacak seçimlerle iki büyük güç ABD ve Rusya’nın yeni liderleri belli olacak.
2024’te ABD’deki başkanlık seçiminin yanı sıra Rusya’da devlet başkanı ve Pakistan’da genel seçimler düzenlenecek; Tayvan, Finlandiya ve El Salvador’da halk sandık başına gidecek.
Romanya, Slovakya ve Litvanya 2024 yılında devlet başkanı seçimleri için oy kullanılacak ülkeler arasında bulunuyor.
DÜNYANIN TAKİP EDECEĞİ SEÇİM
ABD’de Demokrat Partiden Başkan Joe Biden’ın yanı sıra yazar Marianne Williamson ve Robert F. Kennedy Jr’ın aday adayı olduğu duyurulurken, Cumhuriyetçi Partiden eski ABD Başkanı Donald Trump, Florida Valisi Ron DeSantis, ABD’nin eski BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, girişimci Vivek Ramaswamy ve eski New Jersey Valisi Chris Christie aday adayı konumunda.
ABD’de 60. başkanlık seçimleri, Kasım 2024’te yapılacak. Demokrat Partinin muhtemel adayının, ABD Başkanı Joe Biden olması beklenirken, Kasım 2024’te ikinci kez dört yıllık dönem için göreve gelmesi halinde 81 yaşındaki Biden, başkanlık seçimini kazanan en yaşlı Amerikalı olacak.
ABD’de 10-14 Kasım 2023’te yapılan kamuoyu yoklaması, 81 yaşındaki Biden’ın, İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana oylarının düştüğünü gösterdi. Biden’ın ilk kez eski ABD Başkanı Trump’tan daha az oy aldığı görünen ankete göre Trump, tüm seçmenlerin yüzde 46’sının oyunu alarak, yüzde 44’te kalan Biden’ın 2 puan önüne geçti.
ABD’de yapılan bir başka ankette ise seçmenlerin yarıdan fazlası, 2024’teki başkanlık seçimlerinde ABD Başkanı Joe Biden ile eski Başkan Donald Trump’ın aday olmasını istemediğini belirtti.
RUSYA’DA RAKİPSİZ LİDER
Rusya’da devlet başkanı seçimi 17 Mart 2024’te yapılacak. Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2024’te düzenlenecek seçimde bağımsız aday olmasıyla ilgili belgeleri Merkez Seçim Komisyonuna teslim ederek resmen başvuruda bulundu. Putin’in yeniden devlet başkanı olmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Rusya’da yapılan anayasal reformla 71 yaşındaki Putin, mevcut görev süresinin 2024’te dolmasının ardından tekrar seçilebiliyor. Putin böylece iki kez 6 yıllık dönem için daha başkanlık yapma hakkına sahip olacak. Bu da Rusya Devlet Başkanı’nın iki dönem art arda seçilmesi halinde 2036 yılına kadar daha iktidarda kalması anlamına geliyor.
Putin’in karşısında yarışacak adayların başvuru süreci ise devam ediyor. Rus muhalif Aleksey Navalnıy, destekçilerini Putin dışında herhangi birine oy vermeye çağırıyor.
Rusya’da bir önceki devlet başkanı seçimi 18 Mart 2018’de yapılmıştı. Putin oyların yüzde 76,69’unu alarak 4. kez devlet başkanı seçilmişti.
PAKİSTAN’DA TARTIŞMALI SEÇİM
Pakistan’da genel seçimlerin 8 Şubat 2024’te yapılması planlanıyor. Yaklaşık 127 milyon seçmenin bulunduğu ülkede genel seçimlerde, gelecek 5 yıl için ülkeyi yönetecek yeni hükümet belirlenecek.
Pakistan Müslüman Ligi-Navaz (PML-N) lideri Navaz Şerif, Pakistan Halk Partisi (PPP) lideri Bilaval Butto Zerdari, Pakistan Adalet Hareket Partisi (PTI) lideri Gohar Han, Pakistan İslam Uleması Cemiyeti Partisinin (JUI-F) lideri Mevlana Fazlur Rehman ve Cemaat-i İslami Partisi lideri Siracül Hak aday olacaklarını açıkladı.
Pakistan’da geçici hükümet Başbakanı Anvarul Hak Kakar’ın, yolsuzluk davasından hüküm giyen ve 5 Ağustos 2023’te tutuklanan cezaevindeki eski Başbakan İmran Han olmadan da “özgür ve adil genel seçimlerin” mümkün olabileceğini söylemesi ülkede tartışmaya yol açmıştı.
GÖZLER ÇİN-TAYVAN GERİLİMİNDE
Çin ile egemenlik ihtilafı içindeki Tayvan’da da 2024’te liderlik seçimleri yapılacak.
Tayvan’da 13 Ocak 2024’te düzenlenecek seçimler için DPP’den Tayvan Başkan Yardımcısı Lai Ching-te, ana muhalefetteki Milliyetçi Partiden (Koumintang/KMT) Yeni Taipei Belediye Başkanı Hou Yu-ih ve Pekin çizgisindeki Tayvan Halk Partisinden (TPP) Genel Başkan Ko Wen-je, adaylıklarını açıkladı.
Ayrıca uluslararası endüstriyel imalat şirketi Hon Hai/Foxconn Grubu’nun kurucusu, iş insanı Terry Gou da bağımsız aday olduğunu duyurdu.
Liderlik seçimlerinde partilerin Çin ile egemenlik ihtilafındaki tutumu seçmen davranışı açısından belirleyici rol oynuyor. Ana kara ile Tayvan arasında son yıllarda artan gerilim, seçmenleri Pekin ile iyi ilişkiler kurmayı savunan Koumintang ve Çin yanlısı olarak bilinen TPP’den çok adanın fiili bağımsızlığının korunmasını savunan DPP’ye yakınlaştırıyor. Seçimleri DPP’nin kazanması halinde ise Çin ile gerilimli ilişkilerin süreceği öngörülüyor.
]]>3 AYRI ANKET YAPILDI
Büyükerşen 6’ncı dönem için aday adaylığında bulundu bulunmasına ama adaylığı bir türlü açıklanmadı. Üç ayrı şirkete Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile ilgili anket yaptırılıyor. Milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri, Büyükerşen’den memnun olup olmadıklarıyla ilgili eğilim yoklaması yapıyor. Büyükerşen’in adaylığına karşı olanların sayısı çok düşük çıkıyor. Karşı çıkanların gerekçesi de Hoca’nın 86 yaşında olması. Yılmaz Büyükerşen, adaylığı konusunda pek konuşmak istemiyor. Ancak bazı sözler Hocayı kırıyor. Dün konuştuğumda şunları söyledi:
BAŞKANIN EKİBİ OLUR
■ Ben, 5 dönemdir Eskişehir’i hayallerim, akademik bilgilerim, deneyimlerim, kültür- sanat ve estetik anlayışımla yönettim.
■ Belediye başkanları ne yapar? Bir ekip kurar o kafalarındaki düşünceleri, fikirleri, sanatı bulundukları hizmetle ilgili projeleri yaparlar. Kuruldukları ekibe o projeleri yapmalarını söyler, onları takip ederler.
■ Belediye başkanı sokaklarda asfalt dökmez, kaldırım kazmaz, inşaat yapmaz, inşaatta taş, tuğla taşımaz.
■ Yaş konusunu gündeme getirenlerle temelde düşünce farklılığı var. Enerji deyince, gençlik deyince bilgiyi, tecrübeyi, deneyimi falan bir tarafa bırakıyorlar herhâlde.
OFİSTEN YÖNETİYORUM
■ Bazı liderler oradan oraya koşturmak, gidip derdini anlatmak zorundadır. Hakikaten enerjiye ihtiyacı vardır. Biz de ise büyükşehir belediye başkanları projelerini uygularlar, ekip kurarlar, ‘yapın onları’ derler ve takip ederler. Sorunlar varsa sorunları çözerler. Yani ofisten idare ederler. Bugüne kadar yaptıklarımızı beden enerjisi ile yapmadık.
■ Ben söylüyorum 5 dönemdir Eskişehir’i koşturarak yönetmiyorum. Büyükşehir belediye başkanlığındaki ofisimden yönetiyorum. Hayallerimi, akademik bilgilerimi, deneyimlerimi, kültür- sanat biraz da estetik anlayışımla yönettim ve Eskişehir öyle değişik bir şehir oldu.
“Benden bıkmadınız mı” diye sordu, halktan bu yanıtı aldı:
Hayır, son bir defa daha başkanımız olacaksın!
CHP’li bir belediye başkanının Ankara’da kulis yapması Büyükerşen’in de kulağına gitmiş. Şaşırmış. Hoca’ya “Hakkınızda anket yapılıyor. Bunu nasıl karşılıyorsunuz?” diye sorduğumda şunları söylüyor: “Herhalde üzüldüğümü zannediyorlar. Ama üzülmüyorum, yalnızca kırılıyorum. Şimdiye kadar hiç yaşamadığım siyasi atmosferdeyim. Böyle ne yapacağımı, neye kulak vereceğimi bilemiyorum. Anketi kim yapıyor, kimlere yapıyor, kimler cevaplıyor? Denenmiş bir insanın değeri nasıl böyle anketler yapılır şaşırıyorum. Yeni bir insan olsa fikirleri nedir diye anket yaparsın.”
Peki Eskişehirliler, Büyükerşen’in adaylığı için ne düşünüyor? Büyükerşen, hemşehrisi ile arasında geçen diyaloğu şöyle aktarıyor:
■ Siz başkanlığımdan bıkmadınız mı?
■ Hayır başkanım, son bir defa daha başkanımız olacaksın…
YOLDA YÜRÜYEMİYORUM
Kuşkusuz halkın bu ilgisi Hoca’yı memnun ediyor. Hoca, bu diyalogla ilgili şunları söylüyor: “Belediyeye girerken, çıkarken, evin önüne gelenler, gidenler, dışarda görenler adaylığımı soruyor. İnanın yolda yürüyemiyorum. Eskişehirlilerin ilgisi beni çok mutlu ediyor. Özellikle başka siyasi partilerden olanlar eleştirmek için yaşımı öne sürüyor. Oysa dünyanın her tarafından 80 yaşın üstünde, 90 yaşında sanatçılar, kamu yöneticilerinin bulunduğunu bize sevenler tarafından örnekler gönderiliyor.”
Mükemmellik ödülü Eskişehir’in
Yılmaz Büyükerşen, geçen hafta aldıkları ‘Mükemmellik Ödülü’nü büyük bir coşkuyla anlatıyor, devamının da geleceğini söylüyor. Büyükerşen’in yanı sıra bu ödüle layık görülenlerden birisi de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş oldu. Büyükerşen ödülü ve önemini şöyle anlattı: “Avrupa Konseyi’nin Yerel Yönetimleri Değerlendirme Komisyonu 12 ülke tespit etmiş. Bunun adı kristal ödül. Dünyayı köşelendirmişler, yuvarlaklığını 12 köşe yapmışlar. 12 köşede de ülkeler var. Avrupa Komisyonu’nun bayrağı var. Mali yönetim gücü, insan hakları, yönetim becerisi, yenilikçilik gibi pek çok şeyi ölçüp biçmişler ve 12 kural belirlemişler. Bunlara her yıl not veriyorlar. Hangi belediye gerçekten yenilikçi ve mükemmel yönetim puanına erişmişse onlara o küre ödülünü veriyorlar. Bir yıl boyunca da onu bayrak olarak şehirlerimizde kullanma yetkisi veriyorlar.”
]]>ADALET BAKANLIĞI HAKİM VE SAVCI ALIMI SINAVI NE ZAMAN?
2023 Adalet Bakanlığı Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavı (2023-Adli Yargı), 2023-Adalet Bakanlığı Avukatlar İçin Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavı (2023-Adli Yargı-Avukat), 2023-İdari Yargı Hakim Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavı (2023-İdari Yargı), 23-24 Aralık 2023 tarihlerinde, 4 oturumda uygulanacaktır.
ADALET BAKANLIĞI SINAVLARI GİRİŞ BELGESİ SORGULAMA
ADALET BAKANLIĞI SINAVLARI SAAT KAÇTA?
23-24 Aralık 2023 tarihinde uygulanacak olan 2023-Adalet Bakanlığı Sınavlarında;
– Adaylar, 23 Aralık 2023 tarihinde Genel Yetenek ve Genel Kültür Testi ile Ortak alan Bilgisi Testi’nin uygulanacağı 1. Oturum için saat 10.00’dan sonra; Adli Yargı Testi’nin uygulanacağı 2. Oturum için saat 14.30’dan sonra sınav binalarına alınmayacaktır.
– Adaylar, 24 Aralık 2023 tarihinde Adli Yargı-Avukat Testi’nin uygulanacağı 3. Oturum için saat 10.00’dan sonra; İdari Yargı Testi’nin uygulanacağı 4. Oturum için saat 14.30’dan sonra sınav binalarına alınmayacaktır.
ADALET BAKANLIĞI SINAVI KAÇ DAKİKA SÜRÜYOR?
Genel Yetenek ve Genel Kültür Testi ile Ortak Alan Bilgisi Testinde 65 soru bulunacak ve cevaplama süresi 80 dakika olacak.
Adli Yargı Testi, Adli Yargı-Avukat Testi ile İdari Yargı Testinde 35’er soru bulunacak ve cevaplama süresi her bir test için 50’şer dakika olacak.
ADALET BAKANLIĞI SINAVLARI BAŞARI PUANI KAÇ?
Adayların, oturuma ait cevap kâğıdında sorulara karşılık gelen cevap seçeneklerinin hiçbirini işaretlememiş olmaları durumunda ilgili oturumdaki test veya testlerden 0 (sıfır) standart puan aldıkları kabul edilir.
Adli Yargı Sınavında; Genel Başarı Puanı sıralamasına göre en yüksek puan alan adaydan başlanmak üzere ilan edilen kadronun (1200) iki katı fazlası olan 3600 aday mülakata katılmaya hak kazanacaktır. 3600 üncü aday ile aynı puanı alan adaylar da Adalet Bakanlığı tarafından yapılacak mülakata çağrılacaktır. 70 ve üzeri puan alanların sayısı 3600’e ulaşmadığı takdirde sadece 70 ve üzeri puan alan adaylar mülakata çağırılacaktır.
Adli Yargı-Avukat Sınavında; Genel Başarı Puanı sıralamasına göre en yüksek puan alan adaydan başlanmak üzere ilan edilen kadronun (150) iki katı fazlası olan 450 aday mülakata katılmaya hak kazanacaktır. 450 inci aday ile aynı puanı alan adaylar da Adalet Bakanlığı tarafından yapılacak mülakata çağrılacaktır. 70 ve üzeri puan alanların sayısı 450’ye ulaşmadığı takdirde sadece 70 ve üzeri puan alan adaylar mülakata çağırılacaktır.
İdari Yargı Sınavında; Genel Başarı Puanı sıralamasına göre en yüksek puan alan adaydan başlanmak üzere ilan edilen kadronun (150) iki katı fazlası olan 450 aday mülakata katılmaya hak kazanacaktır. 450 inci aday ile aynı puanı alan adaylar da Adalet Bakanlığı tarafından yapılacak mülakata çağrılacaktır. 70 ve üzeri puan alanların sayısı 450’ye ulaşmadığı takdirde sadece 70 ve üzeri puan alan adaylar mülakata çağırılacaktır
]]>