Adli – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 10 May 2024 21:45:37 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türk popunun romantiği: Kayahan https://www.foxhaber.com.tr/turk-popunun-romantigi-kayahan/ https://www.foxhaber.com.tr/turk-popunun-romantigi-kayahan/#respond Fri, 10 May 2024 21:45:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7142 Albay Süleyman Açar ile Firuzan Hanım’ın oğlu Kayahan Açar, 29 Mart 1949’da İzmir’de doğdu.

Henüz çocukken müziğe tutkuyla bağlanan sanatçı, ilk ve ortaokulu Kars’ta Fevzi Çakmak Okulunda tamamladı. 

Kayahan, babasının askerlik görevi nedeniyle Türkiye’nin birçok ilini dolaştı, gençlik yıllarını ise Ankara’da geçirdi. Sanatçı ilk evliliğini 8 Mart 1973’te Nur Açar ile yaptı.

İkilinin çocukları Beste 1974’te dünyaya geldi. Çift, 1991’de ayrıldı. 

Vatani görevini İzmir’de tamamlayan sanatçı, daha sonra İstanbul’a gelerek profesyonel müzik çalışmalarına başladı. 

Sanatçı, müzik dünyasına 1971’de “Yosun Gözlü Sevgilim-Bir Mektubun Var” adlı 45’liğiyle adım attı. 

“İstanbul Hatırası” ile 1978’de Eurovision elemelerine katıldı 

Kayahan, 1978’de düzenlenen Türkiye Eurovision elemeleri için bestelediği “İstanbul Hatırası” adlı şarkı ile elemeyi geçemedi. 

“Bekle Gülüm – Ateş” adlı 45’liğini 1980’de müzikseverlerin beğenisine sunan sanatçı, seslendirdiği bütün eserleri kendisi yazıp besteledi. 

Usta sanatçı, adını ilk olarak Sezen Aksu, Zerrin Özer, Bilgen Bengü ve yakın dostu Nilüfer’e verdiği şarkılarla duyurdu. 

Kayahan’ın Nilüfer tarafından yorumlanan “Geceler”, “Kar Taneleri” ve “Esmer Günler” adlı eserleri, Türk pop müziğinin unutulmazları arasına girdi. 

Sanatçı, “Geceler” adlı şarkısıyla 1986’da Ayşegül Aldinç ile katıldığı “Kuşadası Altın Güvercin Müzik Yarışması”nda “Altın Portakal” ödülüne layık görüldü. 

TRT Müzik kanalında 1985’te “Cumartesiden Cumartesiye” kuşağı içinde çocuklar için bilim kurgu temalı “Sanmer 2095” adlı programı sunan sanatçı, 1987’de yine çocuklar için “Merhaba Çocuklar” albümünü hazırladı. 

“Yemin Ettim” ve “Odalarda Işıksızım” albümleriyle iz bıraktı 

Kayahan, ilk albümü “Yemin Ettim”i de 1991’de, ikinci albümü, “Odalarda Işıksızım”ı 30 Nisan 1992’de müzikseverlerle buluşturdu. İkinci albümün ardından büyük bir başarı elde eden sanatçı, aynı yıl 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Ankara Kızılay Meydanı’nda on binlerce kişinin izlediği bir konsere imza attı. 

Sanatçının, 1993’te çıkardığı “Son Şarkılarım” albümündeki “Sarı Şekerim”, “Vazgeçmem” ve “Aman” adlı şarkıları müzikseverlerin büyük beğenisini kazanarak, geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. 

“Sevenleri ayırmayın, sevenler ayrılmayın” sloganıyla 1995’te “Benim Penceremden” albümünü yayımlayan sanatçının, “Ben Anadolu Çocuğuyum” ve “Allah’ım Neydi Günahım” adlı eserleri, birçok müzisyen tarafından yorumlandı. Sanatçı, “Ben Anadolu Çocuğuyum” şarkısında, kültürel erozyon karşısındaki tepkisini dile getirdi. 

Kayahan, hemen her albümünde “sevgi” temasını işlerken, 1996’da “Allah kimseyi sevgisiz bırakmasın” sloganıyla “Canımın Yaprakları” albümünü yayınladı. 

“Emrin Olur” albümünü 1997’de müzikseverlerle buluşturan sanatçı, albümdeki “Şampiyon” şarkısını, taraftarı olduğu Galatasaray’ın şampiyonluğu dolayısıyla yeniden yorumlayarak, “Cimbom Şampiyon” adlı tekli çıkardı. 

Sanatçı, 15 Ekim 1992’de Lale Yılmaz ile evlendi ancak çift 1993’te ayrıldı. Vokalisti İpek Tüter ile de 1999’da dünya evine giren Kayahan’ın, Aslı Gönül adını verdiği kızı 2000’de dünyaya geldi. 

Usta müzisyen, “Beni Azad Et” albümünü 1999’da müzikseverlerle buluşturdu. “Gönül Sayfam” albümünü ise 2000 yılında çıkaran sanatçı, albümde 17 Ağustos 1999 depremi için yazdığı “17 Ağustos” şarkısı ile kızı Aslı Gönül için bestelediği “Ninni” adlı eserlerine yer verdi. 

Kayahan, 45 yıllık kariyerinde, 45’likler, long playler ve albümlerin yanında “365 Gün” ve “Mevsim Hala Sen” adlı teklileri de müzikseverlerle buluşturdu. 

Doğa ve çevre duyarlılığı ile de bilinen usta sanatçı, yaşamı boyunca birçok yardım konseri verdi ve gönüllü olarak çeşitli çalışmalara katıldı. 

“Ölüm bir ceza değil, mezuniyettir” 

Sanatçı, 1990’da yumuşak doku kanseri ile mücadele etti. 2004’te kansere yeniden yakalanan usta isim, tekrar iyileşti.

Hastalık 2014’te nüksetti. Bir yıl boyunca hastalığıyla mücadele eden Açar, küçük hücreli akciğer kanseri nedeniyle 3 Nisan 2015’te hayatını kaybetti. 

Cenazesi Teşvikiye Camisi’nden kaldırılan sanatçı, vasiyeti gereği Kanlıca Mihrimah Sultan Mezarlığı’na defnedildi. 

Romantik dizelerinin yanında inançlı yapısıyla da bilinen sanatçı, bir röportajında şunları söylemişti: 

“Ölüm bir ceza değil, bana göre bir mezuniyettir. Yani, Cenab-ı Allah’ın katına çıkacaksınız, orada hesap vereceksiniz. Buradaki dünyanın yalan olduğunu, eğer bir düşünürseniz, zaten huzur kendiliğinden gelir. Cenab-ı Allah’ın gönderdiği Kuran-ı Kerim’i okusanız, o kitapta size ticareti nasıl yapacağınız bile anlatılıyor. En kolayını da söyleyeyim; helal ve haram. Bunu bilen bir dünyada, hiçbir problem çıkmaz.” 

Tarkan, Sezen Aksu, Funda Arar ve Nilüfer’in de aralarında olduğu birçok ünlü sanatçı, 2014’te bir araya gelerek “Kayahan’ın En İyileri” albümünde yer aldı. 

Arkadaşlarının deyimiyle, romantik melodileri iğne oyası gibi eserlerine işleyen ve şarkılarında daima insanları birlik ve sevgiye davet eden usta sanatçının, 45 yıllık sanat hayatında geride bıraktığı eserleri şöyle: 

“Canım Sıkılıyor Canım (1981)”, “Merhaba Çocuklar (1987)”, “Benim Şarkılarım (1988)”, “Benim Şarkılarım 2 Siyah Işıklar (1989)”, “Yemin Ettim (1991)”, “Odalarda Işıksızım (1992)”, “Son Şarkılarım (1993)”, “Benim Penceremden (1995)”, “Canımın Yaprakları (1996)”, “Emrin Olur (1997)”, “Beni Azad Et (1999)”, “Gönül Sayfam (2000)”, “Ne Oldu Can? (2002)”, “Kelebeğin Şansı (2004)”, “Biriciğim’e (2007)”, “365 Gün (2011)” 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/turk-popunun-romantigi-kayahan/feed/ 0
Adli emanetten 6 kilogram kokain çalındı… ‘İçici memur’ savunması https://www.foxhaber.com.tr/adli-emanetten-6-kilogram-kokain-calindi-icici-memur-savunmasi/ https://www.foxhaber.com.tr/adli-emanetten-6-kilogram-kokain-calindi-icici-memur-savunmasi/#respond Tue, 16 Apr 2024 21:48:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6202 Antalya İl Emniyet Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, geçen yıl 28 Nisan’da Kepez ilçesi Ahatlı Mahallesi’ndeki bir eve operasyon düzenledi. Evdeki Berkay Kılınç ile Antalya Adliyesi Adli Emanet Memurluğu’nda görevli zabıt katibi Gençay Hacı Aytan, gözaltına alındı. Kılınç’ın üzerinde daralı 117 gram kokain bulundu.

Aytan’ın da evine giden ekipler, daralı 10 gram esrar ile 1 hassas terazi ele geçirdi. Ayrıca Aytan ve Kılınç’ın dijital materyallerine el konuldu. Berkay Kılınç, ilk ifadesinde, uyuşturucu maddeyi Gençay Hacı Aytan’dan aldığını söyledi. Aytan ve Kılınç, geçen 29 Nisan’da tutuklandı. Soruşturma kapsamında olayla ilişkisi olduğu belirlenen Koray Güneş de geçen 10 Haziran’da tutuklandı.

6 KİLO KOKAİN EKSİK ÇIKTI

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, Gençay Hacı Aytan’ın Adli Emanet Memurluğu’nda görevli zabıt katibi olması nedeniyle idari soruşturma başlattı. Bu kapsamda Adli Emanet Memurluğu’nun uyuşturucu muhafaza edilen bölümünde yapılan kontrolde, 6 kilo kokainin olmadığı anlaşıldı. Bunun üzerine başsavcılık yeni bir soruşturma daha başlattı.

MALİ RAPORLAR İNCELENDİ

Gencay Hacı Aytan ve Berkay Kılınç’ın tutuklandıkları süreçte alınan kolluk ve savcılık ifadelerinde; uyuşturucu ödemesinin Bitcoin üzerinden yapılacağına yönelik beyanların bulunması ile şüphelilerin genel bankacılık hareketlerinin tespiti amacıyla Mali Suçları Araştırma Kurulu’ndan (MASAK) rapor talebinde bulunuldu. Aytan ve Kılınç’ın dijital materyalleri ve MASAK verileri üzerinden yapılan incelemede, şüpheliler arasında uzun süredir uyuşturucu madde trafiği olduğu anlaşıldı.

ETKİN PİŞMANLIKTAN YARARLANDI

Bu süreçte etkin pişmanlıktan faydalanan Berkay Kılınç, 18 Ağustos’ta ek ifade verdi. Kılınç, ifadesinde, Gençay Hacı Aytan ile arasındaki uyuşturucu ticaretine ilişkin detaylı bilgiler verdi.

İfadesinde, Adli Emanet Memurluğu’nda görevli zabıt katibi Özlem Özabay’dan (41) uyuşturucu madde aldığını söyleyen Kılınç, MASAK raporunda da tespiti yapılan para transferi ile ilgili detayları anlattı.

UYUŞTURUCU TİCARETİ YAPTIKLARI ANLAŞILDI

Soruşturmanın devamında, Gençay Hacı Aytan, Özlem Özabay ve Berkay Kılınç’ın süreklilik arz edecek şekilde örgütlü bir faaliyet içerisinde uyuşturucu madde ticareti yaptıkları anlaşıldı. Berkay Kılınç’ın ayrıca Koray Güneş adlı kişinin Gençay Hacı Aytan’dan uyuşturucu alması için aracılık ettiğini, kendisine temin edeceği uyuşturucuyu Aytan’ın yönlendirmesi ile yine Emanet Memurluğu’nda görevli Sedef Sayan’ın (36) yardımıyla aldığına yönelik ifadesi, dijital materyal tespitleri ile doğrulandı. MASAK verilerinde yapılan incelemede de yoğun para akışları tespit edildi.

2 DOSYA BİRLEŞTİ

Antalya Adliyesi Adli Emanet Memurluğu’nda 6 kilo kokainin kaybolmasına yönelik soruşturmanın yanı sıra yine Adli Emanet Memurluğu’ndan uyuşturucu madde çıkarıldığına yönelik ihbara ilişkin soruşturma dosyaları birleştirildi. Soruşturma kapsamında 30 Ağustos’ta Özlem Özabay, Sedef Sayan, Enes Y., Soner Ş., Tarık P., Ayşe Ç., Kubilay D., Sait K., Ali C., Cumhur U., Ali A. ve Aydın Adil A. gözaltına alındı. Ayşe Ç. ifadesinde, “Adli Emanet Memurluğu’nda görevli Gençay Hacı Aytan’ın uyuşturucu madde kullandığını biliyordum. Şahsın esrar içtiğine defalarca şahit oldum. Kokain kullandığına denk gelmedim” dedi.

ADLİ EMANET ÇALIŞANLARI TUTUKLANDI

Şüphelilerden Ayşe Ç., Kubilay D., Sait K., Ali C., Cumhur U., Ali A. ve Aydın Adil A. ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Enes Y., Tarık P. ve Soner Ş., adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Soruşturma sürecinde Enes Y. ve Tarık P.’nin tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Adli emanet çalışanları Özlem Özabay ile Sedef Sayan ise tutuklandı. Ayrıca 10 Haziran’da Koray Güneş ve arkadaşları hakkında yürütülen soruşturma kapsamında Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda, Serhat Ç. ve Ensar B.’nin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından yakalandığı, tutuksuz yargılanmasına karar verildiği öğrenildi.

İDDİANAME İADE EDİLDİ

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca hazırlanan iddianame, 10 Mart’ta 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Gençay Hacı Aytan’ın ‘nitelikli zimmet, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, suç işlemek amacıyla örgüt kurma’ suçlarından, Özlem Özabay ve Sedef Sayan’ın ise ‘nitelikli zimmet, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçlarından cezalandırılması talep edildi. Soruşturma esnasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Berkay Kılınç ve Koray Güneş’in ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçlarından cezalandırılması istendi. Enes Y.’nin ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçundan, Ensar B. ve Serhat Ç.’nin ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçlarından, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifadesi alınan Tarık P.’nin ise ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçlarından cezalandırılması istendi. 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, iddianamedeki eksiklikler nedeniyle dosyayı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na iade etti.

‘SORUŞMA AŞAMASI AŞIRI UZUN SÜRDÜ’

Gençay Hacı Aytan ve Sedef Sayan’ın avukatı Ayşen Alkan, soruşturmanın 11 aydır devam ettiğini belirterek, bu sürenin çok uzun olduğunu, soruşturmanın tamamlanıp yargılamaya başlanılması gerektiğini söyledi. Alkan, “Şüpheli Gençay Hacı Aytan 29 Nisan 2023’ten itibaren tutuklu. Diğer müvekkilim Sedef de aynı şekilde. Soruşturma aşaması aşırı uzun sürdü. Müvekkillerim bu aşamada çok hak kaybına maruz kaldı. Savunma hakları dosyanın gizli yürütülmesi nedeniyle ellerinden alınmıştır. Bu süreci ne kadar hızlandırmaya çalışsak da müvekkillerim gerekli bilgileri verip, elinden gelen her şeyi yaptı. Ama elimizde olmayan sebepler nedeniyle bu süreç aşırı uzadı” dedi.

‘GERÇEKTEN SUÇLULAR KİMSE TESPİT EDİLMELİ’

Alkan, “İddia edildiği gibi emanetten çalındıysa, emanetin sorumluları ile ilgili herhangi bir soruşturma yürütülmedi. Bununla ilgili bir soruşturmanın olmadığı bilgisini edindik. Antalya Adliyesi’nde emanet gibi önemli bir yerin korunamaması ve oradan 6 kilo kokain çalındığı iddia edilerek, bunun sadece oradaki çalışan memurun üzerine atılmaya çalışılması, hukuka ve usule çok aykırı. Çünkü müvekkilim Gençay Hacı Aytan zaten içici. Adliyede herkes müvekkilimin içici olduğunu biliyormuş. İçici bir memurun emanete verilmesi, emanetteki sorumluların o memurun içici olduğunu bilmesine rağmen, orada görevinin devam ettirilmesi belli usulsüzlüklerin üstünün kapatılmaya çalışıldığının göstergesi. Dosyayı sadece 2-3 memur üzerine bırakalım, kapatalım düşüncesi olmamalı. Gerçekten suçlular kimse tespit edilmeli. Yargılamanın o şekilde yapılması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu. (DHA)

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/adli-emanetten-6-kilogram-kokain-calindi-icici-memur-savunmasi/feed/ 0
Tarzıyla Türk popuna damga vuran sanatçı: Erol Büyükburç https://www.foxhaber.com.tr/tarziyla-turk-popuna-damga-vuran-sanatci-erol-buyukburc/ https://www.foxhaber.com.tr/tarziyla-turk-popuna-damga-vuran-sanatci-erol-buyukburc/#respond Thu, 04 Apr 2024 21:27:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5628 Doğum tarihi çeşitli kaynaklarda 22 Mart 1936 olarak belirtilen sanatçı, gazeteci Seral Cumalı’ya verdiği bir röportajda, “8 Ağustos 1936’da Adana’da doğdum. Babam Kafkasyalı Türkmen. Anne tarafından Giray Han’ın soyundan geliyorum. Babam Suphi Bey, Devlet Demiryolları güney hattında veznedardı” ifadelerini kullanmıştı.

Babası Sufi Beyin görevi dolayısıyla eğitimine Halep’te, Frere Maristes’te başlayan ve Adana Kemal Paşa İlkokulunda devam eden sanatçı, o günleri ise şu sözlerle aktarmıştı:

“Halep’teki Frere Maristes adlı Fransız mektebine gidiyor, tatillerde Adana’ya geliyordum. Annem keman ve ud çalar keyfince, ablam piyano çalarak Fransızca şarkılar söylerdi. Babamın tarafında herkes bir enstrüman çalar, güzel şarkı söylerdi. Evde fasıl kurulur, hepsi birer radyo icracısı gibi öyle güzel icra ederdi ki şarkıları. Ben de onları dinler, feyz alırdım.

Doğduğumda dedem anneme bir gramofon vermiş. Dedem ve babamın getirdiği taş plaklardan Tino Rossi, Caruso, Mozart, Hafız Burhan, Münir Nurettin plaklarını dinlerdik. Dinlediğim şarkıları çok güzel söylüyordum. İstanbul’a yerleşince, ortaokulda teneffüslerde arkadaşlarımın ısrarı üzerine bahçe duvarına çıkar, şarkı söylerdim.”

İlk müzik grubunu lise yıllarında kurdu

İstanbul’da Fatih Gelenbevi Ortaokulu’na giden sanatçı, 1951’de başladığı Sultanahmet Ticaret Lisesinden mezun oldu. Lise yıllarında İstanbul’da Şevket Uğurluel, Kanat Gür, Salim Ağırbaş ve Metin Ersoy ile kurduğu ilk grubuyla Florya plajında müzik yaptı.

Erol Büyükburç, bir yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarına devam ederken diğer yandan Alis Rosental’dan şan dersleri aldı.

İstanbul Üniversitesi İktisadi Ticari İlimler Akademisi’nin Yüksek Ticaret bölümünde okuyan sanatçı, üçüncü sınıfta okuldan ayrıldı.

Başarılı sanatçı, kendi adına kurduğu ilk orkestrası Erol Büyükburç Vokal Grubu ile çeşitli müzik türlerinin Türkiye’deki öncü uygulayıcısı oldu. “Little Lucy” adlı bestesini 1961’de plak yapan sanatçı, ardından “Kiss Me”, “Lover’s Wish” ve “Memories” adlı bestelere imza attı.

1964’te Balkan Melodileri Festivali’ne katıldı

Büyükburç,1950’li yıllarda İngilizce sözlü yabancı besteleri yorumlamaya başladı ve daha sonra folk düzenlemelere imza attı.

Milli Orkestra ile 1964’te Belgrat’ta yapılan Balkan Melodileri Festivali’ne katılan sanatçı, farklı giyim tarzına ilişkin yaptığı bir açıklamada, “Anadolu popunun ortaya çıkışı, benim halk türkülerini aranje etmemle başlayan süreçtir. Farklı olmak istiyordum. Zeki Müren ve diğer şarkıcılar sahnede siyah smokinle şarkı söylüyordu. ‘O kadar ciddiyete gerek yok’ dedim. Las Vegas ve Hollywood’un pırıltısını sahne şovlarıma uyguladım ve kıyafetlerimde çok cüretkar davrandım” ifadelerini kullanmıştı.

Sanatçı, 1992’ye kadar çocuk şarkılarının yanı sıra kendi hazırladığı kukla karakterleri ve kukla oyunları için şarkılar yaptı, 1990’dan 2007’ye, TRT için tango emisyonlarına imza attı, yabancı şarkılara Türkçe söz yazıp yorumladı.

İlk albümü “Sevgi Çiçekleri”ni 1975’te müzikseverlerle buluşturan sanatçı, 1981’de “Sevemem” adlı şarkısının da aralarında olduğu “Sen Varsın”ı yayımladı. Albümdeki Sevemem şarkısı ile ün kazandı.

İstanbul’daki evinde 12 Mart 2015’te yaşamını yitiren sanatçı, Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

200’e yakın ödül aldı

“Kırık Kalp”, “Yasemin”, “Hop Dedik”, “Dünya Durdukça”,”Karakaş Gözlerin Elmas”, “Ağlarım”, “Aşk Yolunda” ve “Zeynebim” adlı eserlerin de aralarında bulunduğu 6 taş plak, 5 long play, 75 tane 45’lik, 9 kasete imza atan sanatçı ayrıca, 20 fotoromanda yer aldı.

Türkiye’nin Elvis’i olarak da anılan sanatçı, kariyerinde 200’e yakın ödüle değer görüldü, 1800 kadar şarkı yorumladı.

Yaşamı boyunca 33 filmde rol alan sanatçının oynadığı filmlerden bazıları şöyle:

“Neşeli Aşıklar”, “Kızılcıklar Oldu mu?”, “Gençlik Türküsü”, “Sus Sus Kimseler Duymasın”, “Menekşe Gözler”, “Turist Ömer Arabistan’da”, “Kavanoz Dipli Dünya”, “Kader Rüzgarı”, “Kurban Olayım”, “Nerdesin Firuze”, “Hababam Sınıfı Merhaba” ve “Hırçın Kız Kadife”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tarziyla-turk-popuna-damga-vuran-sanatci-erol-buyukburc/feed/ 0
Suç makinesine ödül gibi ceza https://www.foxhaber.com.tr/suc-makinesine-odul-gibi-ceza/ https://www.foxhaber.com.tr/suc-makinesine-odul-gibi-ceza/#respond Tue, 23 Jan 2024 09:18:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2539 Diyarbakır’da HDP önündeki oturma eylemine katılan Celil Begdaş, 3 Mayıs 2023 günü “HDP çocukları dağa kaçırıyor” diyerek suç duyurusunda bulunmak için adliyeye gitti. Burada polislerin rutin kimlik kontrolüne takıldı.

Yanında can güvenliği olmadığı için kendisine tahsis edilen koruma polisiyle gelen Begdaş, GBT kontrolüne alınınca hakkında kasten adam öldürmek suçundan İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 45 yıl kesinleşmiş hapis cezası olduğu ortaya çıktı.

Hemen infaz savcılığına sevk edilen Begdaş’ın, cinayet suçundan aldığı cezanın Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nce onanarak kesin hükme bağlandığı ve bununla ilgili 775 gün daha cezaevinde kalması gerektiğine dair hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı olduğu belirlendi.

Adli sicilinde 17 suçtan kaydı olduğu görülen Begdaş’ın şartla salıverme yasası kapsamında tahliye olduğu, ancak çıktıktan sonra da birden fazla suç işlediği için bu kararın geri alındığı ve cezasının kesinleşmesinden sonra teslim olmadığı belirlendi.

Begdaş hakkında müddetname düzenlenerek 2 No’lu T Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edilmesi istendi.

İki polis “Onu cezaevine götüreceğiz” diyerek adliye binasından çıkarıp cezaevine doğru yola çıktı.

Bu sırada tuvalete gideceğini söyleyen Begdaş, iddiaya göre Süleyman Soylu’yu arayıp FETÖ’cülerin kendisine tuzak kurduğunu belirterek yardım istedi.

Polisler yolda araçlarının bozulduğunu, arıza için araçtan indikleri sırada Begdaş’ın araçtan atladığını, hava karanlık olduğu için “dur polis” ihtarında bulunmalarına rağmen ara sokaklara kaçarak izini kaybettirdiğine dair tutanak tuttu.

Haklarında soruşturma açılan iki polise takipsizlik kararı verilirken, Celil Begdaş hakkında firar suçundan asliye ceza mahkemesine dava açıldı ve hakkında ikinci kez yakalama kararı çıkarıldı.

Halen firarda olan Celil Begdaş ile ilgili asliye ceza mahkemesi sanığa ödül gibi ceza verdi!

MAHKEMEDEN ÇELİŞKİLİ KARAR

Mahkeme, sanığın kesinleşmiş mahkûmiyetinin bulunması nedeniyle cezaevine götürülürken, ekip otosunun kapısını açarak kaçarak firar suçunu işlediği sabit olduğu için TCK’nın 292/1 maddesi uyarınca 6 ay hapisle cezalandırılmasına karar verdi.

Mahkeme, verilen bu cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisinin lehine takdiri hafifletici neden kabul iyi hal indirimini düzenleyen TCK’nın 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yaparak cezayı 5 aya indirdi.

Mahkeme, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulandığı için CMK’nın 251/3 maddesi uyarınca 1/4 oranında da indirim yaparak cezayı 3 ay 22 güne düşürdü.

OLUMSUZ KİŞİLİĞİ VAR ERTELEME VE HAGB YOK

Mahkeme iyi hal ve diğer gerekçelerle sanığa indirim uyguladığı kararının sonuç kısmında ise adli sicil kaydındaki olumsuz kişiliği nedeniyle cezasının adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verdi.

Sanığın daha önce kasıtlı suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasıyla cezalandırıldığı için yasal imkânsızlıktan dolayı ve adli sicil kaydından anlaşılan suça eğilimini gösteren olumsuz kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemede olumlu bir kanaate varılmaması nedeniyle cezasının ertelenmesine de yer olmadığına karar verildi.

Mahkeme, sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmuş olması ve adli sicil kaydından anlaşılan suça eğilimini gösteren olumsuz kişiliği ve nazara alındığında tekrar suç işlemeyeceği yönünde bir kanaat oluşmadığından aldığı 3 ay 22 günlük hapis cezasıyla ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına da yer olmadığını kararlaştırdı.

SÖZCÜ MANŞET YAPINCA YERLİKAYA TALİMAT VERDİ

Celil Begdaş’ın şaibeli ve şüpheli firarıyla ilgili haberin gazetemizde manşet olmasından sonra İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın Emniyet Genel Müdürlüğüne bizzat talimat verip Begdaş’ın derhal yakalanarak adalete teslim edilmesini istediği bu sürecin en kısa zamanda sonuçlandırılmasını bildirdiği öğrenildi.

Ancak geçen 8 aya rağmen Begdaş’ın halen yakalanamadığı öğrenildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/suc-makinesine-odul-gibi-ceza/feed/ 0