CAMİ MİNARESİNDEN DÜŞEN PARÇADAN KAÇAMADI
Çorum merkez ve ilçelerinde etkili olan kuvvetli rüzgar nedeniyle bazı binaların çatısı uçtu, ağaçlar devrildi.
Kent merkezinde ikindi saatlerinde etkili olan kuvvetli rüzgar nedeniyle restorasyonu devam eden Ulu Cami’nin minaresinden düşen ahşap parçalardan kaçmaya çalışırken düşen kişi yaralandı.

Sağlık ekiplerince olay yerinde ilk müdahalesi yapılan yaralı, ambulansla Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

KASTAMONU’DA 6 YARALI
Kastamonu’da kuvvetli rüzgar nedeniyle bazı binaların çatısı uçtu, ağaçlar devrildi.
Kentte bazı mahallelerde elektrik kesintisi yaşanıyor.
Kastamonu Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada da kentte öğleden sonra yaşanan fırtınanın hayatı olumsuz etkilediği belirtildi.

112 Acil Çağrı Merkezi’ne 56’sı il merkezinden olmak üzere 72 çatı uçması, ağaç devrilmesi ve bunlardan kaynaklı, araç, iş yeri ve benzeri hasar ihbarı geldiği ifade edilen açıklamada, şu bilgiler verildi:
“Merkez ilçemize bağlı Gökçekent köyü ile Çatalzeytin, Doğanyurt ve Taşköprü ilçelerinde 6 vatandaşımız, hayati tehlikeleri olmayacak şekilde yaralanmıştır. Bunun dışında herhangi bir yaralanma veya can kaybı meydana gelmemiştir. Hasar tespit çalışmalarına başlanmış olup, yarın da devam edilerek vatandaşlarımızın zararları en kısa sürede tespit edilecektir.”

ÇANKIRI’DA 4 YARALI
Çankırı’nın kent merkezi ile Ilgaz, Korgun, Çerkeş ve Kurşunlu ilçelerinde öğle saatlerinde fırtına ve aralıklarla sağanak etkili oldu.

İl genelinde fırtına nedeniyle uçuşan çeşitli cisimlerin çarpması sonucu 4 kişinin hafif yaralı olarak hastanelere başvurduğu öğrenildi.
AĞAÇLAR YERİNDEN SÖKÜLDÜ, ELEKTRİK TELLERİ KOPTU
Samsun’un Bafra ve Vezirköprü ilçelerinde etkili olan kuvvetli rüzgar, hayatı olumsuz etkiledi.
İlçede akşam saatlerinde etkili olan kuvvetli rüzgar nedeniyle ağaçlar devrildi, elektrik telleri koptu.
İhbar üzerine polis, itfaiye ve TEDAŞ ekipleri bölgede önlem aldı.

Elektrik tellerinin koptuğu bölgede elektrik akımı kesilerek tehlikeye neden olması önlendi.
Yola devrilen ağaçlar ise ekipler ve vatandaşların yardımıyla kaldırıldı.

Vezirköprü ilçesinde de etkili olan fırtına nedeniyle Gazi Caddesi’nde bir binanın çatısı uçtu, ağaçlar devrildi. Uçan çatı, çevredeki binalarla araçlara zarar verdi.
DALGALAR 3 METREYİ BULDU
Karadeniz’de etkili olan fırtına nedeniyle Sinop sahilinde yüksekliği 3 metreyi bulan dalgalar oluştu.
Kentte etkili olan ve saatteki hızı 75 kilometreye kadar çıkan fırtına nedeniyle sahillerde dalgalar meydana geldi.

Yüksekliği 3 metreyi bulan dalgaların karaya vurduğu bazı bölgelerde yollarda su birikintileri oluştu.
Özellikle kentin iç liman mevkisinde etkili olan fırtına, kentte deniz ulaşımını da olumsuz etkiledi.
Fırtına sebebiyle uluslararası yük taşımacılığı yapan gemiler, Sinop’un doğal limanına demirledi.
MARMARİS’TE “TAM FIRTINA”
Muğla’nın Marmaris ilçesinde rüzgar ağaçları devirdi, belediye birimlerinde hasara neden oldu.

Meteoroloji yetkililerinden alınan bilgiye göre, “tam fırtına” sınıfına giren ve güneybatıdan esen rüzgarın saatteki hızı 96,5 kilometre ölçüldü.
FERİBOTTAKİ ARAÇLAR HASAR GÖRDÜ
Marmara Denizi’nde Yalova-Yenikapı seferini yapan feribottaki bazı araçlarda fırtına sebebiyle hasar meydana geldi.
Yalova’dan 15.45’te Yenikapı’ya hareket eden feribot, bir saat olarak planlanan seferini olumsuz hava koşulları nedeniyle iki saatte tamamladı.
Fırtınada dalgaların etkisiyle feribotun ön kısmındaki bazı araçlar hasar gördü.
Bazı araçların ön camları kırıldı, bazılarının kaportalarında hasar meydana geldi.
]]>Adalar Kaymakamlığı’nın almış olduğu tedbirlere ve idari para cezalarına rağmen, mimozaların çiçek satıcıları tarafından kaçak şekilde kesilip, toplandıktan sonra vapurlarla adadan götürülmesi ise engellenemedi.
Konuyla ilgili konuşan Dünya Mirası Adalar girişimi üyesi Derya Tolgay, “Mimoza hırsızlığı eskiden beri yaşanan bir durum. Ne yazık ki bu duruma bir çözüm üretilemedi. Nüfusun büyümesi ve aşırı iştahla mimozaların dalları hunharca parçalanıyor. Bu duruma dur denilmesi gerekiyor. Adalılar olarak bu duruma tepkiliyiz” dedi.

“ŞU ANDA GADDARCA DALLARININ KIRILMASI SÖZ KONUSU”
Mimozaların çok özel bir bitki olduğunu dile getiren Derya Tolgay, şöyle konuştu:
-Burası Akdeniz iklimi, İstanbul’dan ayrışıyor ve çok özel bir mikroklima olan alanları var. Burada her bitki çok güzel tutunmuş, bugüne kadar da gelmiş. İstanbul’un nüfusunun inanılmaz artışıyla beraber bu mimoza hırsızlığı eskiden beri olan bir şey aslında.
-Ne yazık ki buna bir çözüm üretilemedi. Fakat nüfusun büyümesiyle, aşırı bir iştahla mimozaların artık çok hunharca dalları kırılıp, parçalanmaya başladı. Sonunda bu nüfus artışı ve neoliberalizm ile birlikte bu durumdan mimozalar da nasibini aldı. Bu durum hunharca olmaya başladı.
-Buna gerçekten dur denilmesi gerekiyor. Buna da siviller, burada yaşayanlar dur diyecek, diyoruz da zaten. Çığlık atıyoruz hatta ama kamu görevlilerinde bir karşılık bulamıyoruz. Onları göreve davet ediyoruz. İhmal etmesinler diyoruz.
-Adalar gerçekten biricik, ekosisteminin korunması gerekiyor. Bütün bu ekosistemiyle, mimari ögeleriyle, kent peyzajıyla beraber bizim gelecek nesillere bu mirası aktarmamız gerekiyor. Mimozalar esasında yayılmacı ağaçlar ama yayılmasına dahi izin verilmeyen durumdalar. Şu anda gaddarca dallarının kırılması söz konusu.
-Adalılar olarak bununla ilgili mimoza günleri yapan arkadaşlarımız var. Konuya dikkat çekenler var, mimoza desenli el işleriyle bunları tanıtmaya ve yaygınlaştırmaya çalışan bir sürü arkadaşımız var. Sürekli olarak etkinlikler düzenleniyor.
-Mimoza hırsızlığı konusunda ciddi bir başıboşluk var burada. Ciddi bir kanunsuz para kazanma da gözlemliyoruz.

“MİMOZALARI GECE GELİP KOPARIYORLAR”
Mimozaların koparılması sırasında ağaçlara zarar verildiğini belirten Büyükada Maden Mahallesi Muhtarı Rafet Garip ise, şöyle konuştu:
-Mimozalar ile ilgili 1970’li yıllardan 2000’li yıllara kadar adamızda bahçıvanların, Kadıköy’den gelen çiçekçilerin, mimozaları satma gerekçesiyle ağaçlara zarar verdiklerini biliyoruz. Bunları hep yaşadık. Muhakkak ki zaman zaman yine bu durum yaşanıyor.
-Konuyla ilgili emniyetimize gerekli bilgileri vererek mümkün olduğu kadar bu durumu engellemeye çalışıyoruz.
-Bölgede birçok yerde ve bahçede mimozalarımız var. Bunları gece vakti gelip koparıyorlar, naylonlara sararak buradan gemilerle götürmeye kalkıyorlar. Bu durum ağaçlarımıza zarar veriyor. Ağaçlarımızın zarar görmesini engellemek amacıyla biz de tabii ki tepki gösteriyoruz.
“ÇİÇEKLERİMİZİN KOPARILMASINA KARŞIYIM”
Ada sakinlerinden Ayhan Güler, “Ben de doğma büyüme adalıyım. Biz sabahları burada yürüyüşe çıkıyoruz. Çiçeklerin ağaçlarda dururken güzel olduğuna inanıyorum. Sadece mimozalarımızın değil, bütün çiçeklerimizin ağaçlarda, dallarında yeşermesi daha güzel. Çiçeklerimizin koparılmasına ben de karşıyım. Bunları İstanbul’da bir şekilde belirli semtlerde satanlar var. Emniyetimiz devriye atarak bu durumu engellemeye çalışıyor. Kurumlarımız ellerinden gelen gayreti gösteriyor. Vatandaşlarımız, ada halkımız bunlara zaten tepkili. Tepkilerini bir şekilde onlar da dile getiriyorlar. Onlar da elinden gelen gayreti gösteriyorlar” ifadelerini kullandı.
“MİMOZA ADALAR’IN BİR PARÇASIDIR, DALINDA GÜZELDİR”
Çocukluğundan beri mimoza hırsızlığına tanık olduğunu dile getiren ada sakini Mustafa Albayrak da, şu ifadeleri kullandı:
-Mimoza adalara yakışan bir çiçek. Buradan sökülüp de karşıya götürülmesine ben bir adalı olarak karşıyım. Hazmedemiyorum, bu durum zoruma gidiyor. Mimozayı adanın bir parçası gibi düşünüyoruz.
-Adalıların hepsi böyle düşünüyor. Hatta biz mimozayı vazoya bile koymuyoruz. Çünkü mimoza dalında güzel. O yüzden mimozanın Adalar’ın dışına çıkarılmasına bir Adalı olarak çok tepkiliyim. Bir Adalı olarak bunu istemiyorum. Son yıllarda kaymakamlığın almış olduğu tedbirlerden dolayı bu durum biraz azaldı. Eskisi kadar götürülmüyor. Bu tedbirlerden de memnunuz.
-Kontrollerin, denetimlerin devam etmesini istiyoruz. Ben de mimozaların koparılmasına çok şahit oldum. 60 yaşındayım, çocukluğumdan beri hep şahit oldum. Büyük çuvallarla vatandaşlarımız gelirdi.
-Mimozaları buradan çuvallara doldurup götürürlerdi. Bu durum da bize dokunuyordu. Mimoza adamızın bir parçası. Bostancı’da, Taksim’de, Kabataş’ta bu çiçeğin satıldığını gördüğümüz zaman bizden bir şey çalınıp da orada satılıyormuş gibi hissediyoruz.
-O yüzden ben, ‘Mimoza adalara yakışır’ diyorum. Adanın dışına götürülmesine karşıyım. Yetkililerden bu yasal tedbirlerin devam ettirilmesini istiyorum.

“ADALAR KAYMAKAMLIĞI’NDAN MİMOZA AÇIKLAMASI”
Adalar Kaymakamlığı’nın geçtiğimiz yıllarda mimoza kaçakçılığı hakkında yazılı olarak yayınladığı açıklamasında ise, “Mimoza’nın Adalara has endemik bir bitki olması göz önüne alınarak. Adalar’da yaşayan ve dışarıdan gelen şahıslar, bakım, budama ve kesim işlemlerini arazi sahiplerinden muvafakat alarak ve Adalar Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nden özel izin alarak, mimoza ağaçlarına zarar vermeden kesim yapmak suretiyle ada dışına taşıma tekneleriyle çıkaracaklardır. Ada’da uygun bir mezat yeri kurularak Mimoza bitkisinin satışı, yerli ve yabancı ziyaretçilere el buketi halinde yapılacaktır.6831 sayılı Orman Kanunu’nun 14. Maddesi gereğince ormanlık alanlarda bulunan mimoza bitkisinin, budama ve bakım işlemleri Adalar Orman Şefliği’nin izni ile yapılacaktır. İzinsiz olarak bu işlemleri yapanlar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu’nun Değişik 5. Fıkrası 31.03.2011-6217/11. Maddesine göre yasal işlem yapılacaktır. Adaların doğal kültür ve sit alanı olması nedeniyle 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 6. Maddesi gereğince ve Mimoza bitkisinin Adalarla özdeşleşen bir bitki olması dolayısıyla koruma altına alınmasına karar verilmiştir. Adalara dışarıdan gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler buket halinde mimoza alıp götürebilecek olup, Adalara yolcu taşıyan tekne ve gemilerde mimoza satışı yapılamayacaktır. Yukarıda anılan kanun maddeleri dışında hareket eden kişi ya da kişilere 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca yetkili kurumlar tarafından, kanunun 32/1 sayılı maddesine göre İdari Para Cezası uygulanacak olup Mimozalara el konulacaktır” ifadelerine yer verildi.
]]>