İMKANSIZ NEDİR BİLMEZDİ
Akbay mesleğine tutkuyla bağlıydı. Gece gündüz demeden çalışarak Türk Basını’nın unutulmaz isimleri arasında yer aldı. 1985 yılında Gölge Adam adıyla kendi gazetesini çıkararak iş dünyasındaki yolsuzlukları ortaya çıkardı. 1989 yılında Gırgır ve Fırt dergilerini satın aldı. Ertuğrul Akbay, “24 saat çalışan gazeteci” unvanıyla akıllara kazındı. Ulaşılması güç insanlara ulaştı. Onun için imkansız diye bir şey yoktu. Sayısız gazetecilik ödülü alarak ününe ün kattı.
Spor vazgeçilmeziydi

Ertuğrul Akbay hayatı boyunca spor yaptı. Spor onun yaşamının vazgeçilmez bir parçasıydı. Fit vücut yapısıyla hep dikkat çekti. Tenise tutkuyla bağlıydı. Katıldığı televizyon programlarında sağlıklı yaşamın yollarını anlattı. “Yaş 75 Yolun Yarısı” kitabıyla okurlarıyla buluşmanın heyecanını yaşadı. Akbay, genç ve sağlıklı kalmanın sırlarını anlattığı kitabında yarım asra yaklaşan gazetecilik anılarına da geniş yer verdi. “Ben ne doktorum, ne diyetisyen, ne de spor hocasıyım… Ben bir kobayım” önsözüyle başlayan kitapta efsane isim tamamen kendi deneyimlerini okurlarıyla paylaştı.
Yazdığı kitapla ilham verdi

Spor tutkusuyla da örnek olan Ertuğrul Akbay 2013 yılında ‘Yaş 75 Yolun Yarısı’ kitabını çıkardı. Bu kitapla okurlarına sağlıklı, genç ve zinde kalmanın sırlarını verdi. Efsane isim, konferanslar ve röportajlarıyla herkese rehberlik yaptı. Akbay yazdığı kitapta okurlarına şu sözlerle ilham vermişti: Ben yaptım, başardım, faydasını gördüm. Siz de yapabilirsiniz, bunun için özel bir yetenek gerekmiyor.
Tecrübelerini hep paylaştı

Ayak basmadığı kıta kalmadı. Kongo’daki Pigmeler’le ilgili yaptığı yazı dizisi çok ses getirdi. Hint Fakirleriyle aylarca birlikte yaşayıp izlenimlerini okurlarla paylaştı. Akbay, “Duyduğum sosyal sorumluluk nedeniyle tecrübelerimle elde ettiğim bilgileri herkes yararlansın diye yazılı ve görsel medyada fırsat buldukça anlatmaya çalışıyorum” diyordu.
İyi bir hayvanseverdi

Gazeteciliğin her dalında spordan magazine, siyasete kadar yaptığı haberler ve röportajlarla dikkati çeken Ertuğrul Akbay hayvan sevgisiyle de takdir topluyordu. Hayvanlara karşı duyarlılığı ile bilinen duayen isim Akbay, barınaklara yardımda bulunuyordu ve kendisinin de bir köpeği vardı.
Yaptığı haberler büyük ses getirdi

Röportaj denilince akla ilk gelen isim Ertuğrul Akbay’dı. Bir açıklamasında şu sözleri kullanmıştı: “Gazeteci olmam sayesinde ayak basmadığım kıta kalmadı, her gittiğim coğrafyanın bilinmeyenlerini keşfedip okurlarıma eksiksiz aktarmaya çalıştım.”1980’li yıllarda “Gölge Adam” adıyla yaptığı haberler büyük yankı uyandırdı. Hollywood starlarından dünya liderlerine kadar birçok isme ulaştı. Gündem yaratan röportajlarda her zaman onun imzası vardı.
Bilinmeyenlerini hep ona anlattılar

Meslek hayatı boyunca Celal Bayar’dan Süleyman Demirel’e, Bülent Ecevit’ten, Necmettin Erbakan ve Turgut Özal’a kadar siyasilerle gündeme damga vuran söyleşiler yaptı. Siyasi isimler bilinmeyenlerini hep ona açıkladı. Meslektaşları tarafından “olmazı olur yapan gazeteci” olarak tanımlanan Ertuğrul Akbay’ın dilinde ‘imkansız’ kelimesinin karşılığı yoktu.
]]>Eşinin ölümünün ardından yalnız kalan Akbay, Kaklık Mahallesi’nde yaşayan ve Özbekistan uyruklu bir kadınla evli olan yeğeni Musa Akbay’dan kendisine uygun bir eş bulmasını istedi.
Akbay, yeğeni Akbay aracılığıyla Özbekistan’da yaşayan Zulkhunur K. ile cep telefonunda görüşüp, tanıştı. İkili, 10 gün sonra evlenme kararı aldı. Akbay, Zulkhunur K.’nin, Türkiye’ye gelebilmesi için tüm masraflarını karşıladı.
18 Temmuz 2023’te Denizli’ye gelen Zulkhunur K., Akbay ile dini nikah yaptı. Nikahtan 2 gün sonra Zulkhunur K., Akbay’ın evinden hiçbir eşyasını almadan yalın ayak kaçıp, polise başvurdu.
İfadesinde evlenmek amacıyla Özbekistan’dan geldiğini ancak Akbay’ın kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu, sürekli darbederek eşyalarını da gasbettiğini söyleyen Zulkhunur K. şikayetçi oldu.
TUTUKLANIP, DAVA AÇILDI
Zulkhunur K., hastaneye sevk edilerek darp raporu alındı. Raporda, vücudunun çeşitli yerlerinde darp sonucu oluşmuş 50’ye yakın morluk olduğu belirtildi.
Polis ekiplerince gözaltına alınıp, hakkında suçlamaları reddeden Ramazan Akbay, 21 Temmuz’da tutuklandı.
Akbay hakkında ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’, ‘yağma’, ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçlarından 45 yıla kadar hapis cezası istemiyle 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.
Akbay’ın yakınları, avukat Salim Kutlutürk ile görüşerek durumu anlattı. 8 Şubat’ta görülen duruşmada, müvekkilini savunan avukat Kutlutürk, Zulkhunur K.’ye olay günü verilen raporda; vücudundaki morlukların olaydan öncesine ait olduğunu, olay günü darbedilmesi halinde vücudunda ancak kızarıklıklar olabileceğini ifade etti. Bunun üzerine mahkeme heyeti, Akbay’ın cezaevinden tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi.
“ÖZBEKİSTAN’DA ŞİDDET MARUZ KALMIŞ OLABİLİR”
Salim Kutlutürk, Zulkhunur K.’nin yalan söylediğini öne sürerek şunları kaydetti:
“Bunları raporlarla ortaya çıkardık. Evden kaçıp, yolda birilerinden yardım istiyor. Evden kaçarken güvenlik kamera kaydı bile var. Eve girerken hiçbir sorun yok. Birkaç dakika sonra yalın ayak evden kaçıyor.
Dosyada bazı sıkıntılar da vardı. Kadın darbedildiğini, şiddet gördüğünü ve cinsel saldırıya uğradığını iddia etmiş. Ayrıca hastanede de darp raporu alınmış. Raporda vücudunda 50’ye yakın darp izleri var. Bunlar da mor renkli şekilde belirtilmiş. Hatta 2 gün sonraki ikinci raporda bu mor renkli izlerin bazıları sarı, yeşil renklere dönmüş.
Bu izlerin mağdurun ifadesiyle çeliştiğini fark ettik. İlk görülen mahkemede, darp raporundaki bu renklerin ne anlama geldiğini ve kaç günde oluşabileceğini, darp izlerinin en az 8 veya 10 gün öncesine ait olduğunu anlattık.
Olay gününden 2 gün önce Türkiye’ye gelen kadının darbedilmesi halinde vücudunda ancak kızarıklıklar oluşabilir. Mahkeme heyeti, bizi haklı bularak müvekkilimi cezaevinden tahliye etti.
Hatta mahkeme heyeti, darp izlerinin kaç gün öncesine ait olduğunu yönelik rapor istedi. Kadın şiddete maruz kalmış ancak bunu benim müvekkilimin yapmadığını ortaya koyduk.
Muhtemelen Özbekistan’da şiddete maruz kalmış, belki de kurtulmak için Türkiye’ye gelmiş olabilir. Şu an kadının nerede olduğunu bilmiyoruz”
“6,5 AY BOŞUNA CEZAEVİNDE KALDIM”
Ramazan Akbay ise 6,5 ay kadar cezaevinden kaldığını belirterek, “Yeğenim Özbekistan uyruklu bir kadınla evlendi, mutluydular. Ben de onlardan evlenmek istediğimi söyledim. Beni bir kadınla tanıştırdılar. Bir süre telefonla konuştuk. 18 Temmuz’da Türkiye geldi. Benden 5 bilezik ve pahalı bir telefon istedi. Daha sonra alabileceğimi söyledim. Bunları isteyince vazgeçmek istedim ama o buna rağmen kalmayı kabul etti. Yeğenimin evinde dini nikah yapıldı. Ertesi gün kendi evimize gittik. Buradan kaçıp, beni suçladı. Ona hiçbir şey yapmadım” diye konuştu.
]]>