Akdeniz – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Tue, 10 Dec 2024 14:18:08 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kilo almamak için mutfağın kapısını kapatın https://www.foxhaber.com.tr/kilo-almamak-icin-mutfagin-kapisini-kapatin/ https://www.foxhaber.com.tr/kilo-almamak-icin-mutfagin-kapisini-kapatin/#respond Tue, 10 Dec 2024 14:18:08 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/kilo-almamak-icin-mutfagin-kapisini-kapatin/ Dünyada ve ülkemizde obezite çığ gibi büyüyor. Toplumda görülme oranı yüzde 30’lara kadar çıktı. Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Cindoruk, Uluslararası Gastroentorolji Kongresi’nde obeziteye dikkat çekti. Prof. Dr. Cindoruk, “Kapısı olmayan, salonla birleşen Amerikan tipi açık mutfaklar, kilo alımına sebep oluyor. Çünkü burada yapılan yemek kokuları yayılıyor. Bu da daha çok yemek yeme isteği uyandırıyor. İnsan o sırada aç olmasa bile kokuları duyunca, yemek istiyor. Bu nedenle bu tarz mutfakları olanlar kapı yaptırsın ki sürekli yemekle bir bağ kurulmasın. Zaten obezite oranlarında Amerika ile yarışıyoruz” dedi.

ZENGİN HASTALIĞI OLDU
Eskiden obezitenin fakir hastalığı olduğunu, günümüzde ise zengin hastalığına dönüştüğünün altını çizen Prof. Dr. Cindoruk, “Örneğin Amerika’da fast food ağırlıklı bir beslenme var. Hazır gıdalarla besleniyorlar. Amerikalılar da bizim gibi çok TV seyrediyor ve TV karşısında yemek yiyor. Bu da hareketsizlik ve aşırı yemek yemeye neden oluyor” dedi.

EGE USULÜ BESLENİN
Prof. Dr. Cindoruk, “Ege usülü ve Akdeniz tipi beslenin” diyerek, şu önerilerde bulundu: “Ömür boyu diyet öneriyoruz. Zeytinyağı ve sebze ağırlıklı diyetler bunlar. Kesinlikle spor yapılmalı. Düzenli yürüyüş şart. Uyku kalitesi de önemli. Stresle baş etmek çok önemli. Obezite, toplumsal bir olay. Kanser kadar önemli.”

DOĞUDA MİDE KANSERLERİ BATIDA KARACİĞER YAĞLANMASI
BUyıl UGH Kongresi’nde ‘Doğu-Batı Sentezi’ konsepti ile Asya, Avrupa, Amerika görüşlerinin karşılaştırılarak, gastroenterolojide ‘Doğu-Batı Buluşması’nın sağlanması amaçlandı. Bu kapsamda Prof. Dr. Cindoruk’a ülkemizin batı ve doğusunda görülen sindirim sistemi hastalıklarının farklılık gösterip, göstermediği soruldu. Bakın, Prof. Dr. Cindoruk, bu soruya ne yanıt verdi: “Doğu Anadolu’da sindirim sistemi kanserlerini daha çok görüyoruz. Mide kanseri, yemek borusu kanserleri daha fazla. Çünkü sıcak çay içimi çok yaygın. Tütsülü gıda tüketimi çok yaygın. Sıcak çay yemek borusu mukozosunu yakıyor. Güneydoğu’da ise hepatitler yaygın. Batıda ise karaciğer yağlanması daha fazla.”

AMELİYATSIZ OBEZİTE TEDAVİSİ
PROF. Dr. Cindoruk, gastroenteroloji uzmanlarının ameliyatsız, endoskopik yöntemlerle obezite tedavisi yaptıklarını da belirterek “Tabii bu konsey ile oluyor. Her branştan doktor muayenesinin ardından multidisipliner bir yaklaşımla yapılıyor. Biz endoskopi ile mide balonu yapıyoruz. 6 ay veya 1 yıl süreyle bu balon midede kalıyor. Sonra çıkarıyoruz. Mide bütünlüğünü bozmuyor. Hasta beslenme alışkanlığını düzene soktuğunda kilosunu da veriyor. Ayrıca, endoskopi ile girip, mide içine dikiş atıp, çeperini küçültüyoruz. Böylece yeme miktarı azalıyor. Mide botoksunu ise biz dernek olarak çok önermiyoruz” diye konuştu.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kilo-almamak-icin-mutfagin-kapisini-kapatin/feed/ 0
Çöp Konteynerinde Bulunan Bebek Hastaneye Kaldırıldı https://www.foxhaber.com.tr/cop-konteynerinde-bulunan-bebek-hastaneye-kaldirildi/ https://www.foxhaber.com.tr/cop-konteynerinde-bulunan-bebek-hastaneye-kaldirildi/#respond Mon, 09 Dec 2024 05:12:10 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/cop-konteynerinde-bulunan-bebek-hastaneye-kaldirildi/ Mersin’in merkez Akdeniz ilçesinde, çöp konteynerinin yanına terk edilen erkek bebek hastaneye kaldırıldı.

Sahil şeridindeki Atatürk Parkı’nda yürüyüş yapan kişi, çöp konteynerinin yanında kundağa sarılı bebek olduğunu görünce durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.

İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Bebek, tedavi için Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

Erkek bebeğin, tedavisinin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce koruma altına alınacağı öğrenildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cop-konteynerinde-bulunan-bebek-hastaneye-kaldirildi/feed/ 0
Traktör Devrildi, Sürücü Hayatını Kaybetti https://www.foxhaber.com.tr/traktor-devrildi-surucu-hayatini-kaybetti/ https://www.foxhaber.com.tr/traktor-devrildi-surucu-hayatini-kaybetti/#respond Tue, 12 Nov 2024 19:51:46 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/traktor-devrildi-surucu-hayatini-kaybetti/ Aydın’ın Karacasu ilçesinde devrilen traktörün altında kalan sürücü hayatını kaybetti.

Mehmet Akdeniz (68) idaresindeki 09 H 2207 plakalı traktör, Esençay Mahallesi’nde devrildi.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekipleri, traktörün altında kalan Akdeniz’in yaşamını yitirdiğini belirledi.

Akdeniz’in cenazesi, incelemenin ardından Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/traktor-devrildi-surucu-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Balık popülasyonunun düştüğü Konyaaltı sahiline resif önerisi https://www.foxhaber.com.tr/balik-populasyonunun-dustugu-konyaalti-sahiline-resif-onerisi/ https://www.foxhaber.com.tr/balik-populasyonunun-dustugu-konyaalti-sahiline-resif-onerisi/#respond Wed, 08 May 2024 21:51:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7088 Antalya’nın dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili başta olmak üzere kentin farklı yerlerinde kıyıdan atılan ağlarla tekne sahibi balıkçılar, oltalarla da amatör balıkçılar avlanıyor.

Çipura, mercan, barbun, karagöz, mırmır, gargur, kefal, levrek başta olmak üzere çok sayıda balığın yer aldığı meralarda avlanan balıkçılar, son birkaç yıldır Antalya kıyılarının adeta çöle döndüğünü ve balık yakalamanın güçleştiğinden dert yandı.

Her balık avı için ortalama 300 ile 500 lira arasında bütçe ayırarak yem alan olta avcıları da balık azlığından şikayet etti.

Sahilin dip kısmında balığın yuvalanıp ya da avlanmak için kullanacağı bir alan olmamasından dert yanan olta balıkçıları, özellikle sahilde kıyıya yanaşıp, ağ sererek balık avlayan ticari balıkçılara da düzenleme getirilmesi gerektiğini savunuyor.

‘AKDENİZ VE ANTALYA KÖRFEZİ SÖMÜRÜLEN DENİZLERDEN’

Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Akdeniz ve Antalya körfezinin ciddi av baskısı altında olduğunu söyledi. Prof. Dr. Gökoğlu, “Akdeniz ve Antalya Körfezi en çok sömürülen denizlerden. Avcılık açısından av baskısının en fazla olduğu deniz. Çünkü Akdeniz bir iç deniz gibidir. Herkes Akdeniz’den bir şeyler almaya çalışıyor. Antalya Körfezi çok sayıda balıkçının av baskısında olduğu için yapay resife ihtiyaç var. Tabii bu resiflerin üzerinde de avcılık yaptırmamalıyız. Korumamız gerekiyor” diye konuştu.

Antalya Körfezi’nde belirlenen birkaç yerin avcılığa yasaklanması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Gökoğlu, bu şekilde popülasyonu artan balıkların kıyı boyunca avcılığa destek verebileceğini söyledi.

Deniz çayırlarının da sıcaklık ve kirlenme nedeniyle öldüğünü kaydeden Prof. Dr. Gökoğlu, “Koylarımız çölleşti. Çapa zincirler çok sayıda artıyor. Bu çayırlar denizlerin ormanlarıdır. Suyu temizler, birçok canlının besin zincirini oluşturur, deniz içi erozyonu önler” dedi.

‘KIYIYA YAKIN RESİF YAPILMALI’

Antalya Amatör Balıkçılık Yardımlaşma Platformu Başkanı Selim Çetin ise 16 yıldır amatör olta avcılığı ile ilgilendiğini söyledi.

Önceki yıllara göre özellikle Konyaaltı Sahili’nde balık kalmadığını, her avdan eli boş döndüğünü anlatan Çetin, “Bu bölgede resife ihtiyaç var. Bu konuyu daha önce de yetkililere dile getirdik ancak hala bir adım atılmadı. İzmir başta olmak üzere özellikle Ege Bölgesi’ndeki illerde bu türden çalışmalar yapıldı, verimli de oldu” diye konuştu.

‘AKDENİZ ÇÖLE DÖNMÜŞ DURUMDA’

Çetin, 600 liradan fazla bütçe ayırdığı avlardan eli boş dönmeyi anlamlandıramadığını belirterek, “Resif kesinlikle yapılmalı. Bölgede balığın gelişmesi için çalışmalar yapılmalı. Yemleme olabilir. Özellikle sahil bandına yakına noktada ağ serip, av yapan teknelere düzenleme getirilmeli” dedi.

Antalya Amatör Balıkçılık Yardımlaşma Platformu Üyesi Edip Alper de babasıyla sahilde balık avladığı günleri hatırladığını, o günlerle kıyaslayınca sahilin çöle döndüğünü söyledi. Alper, “20 yıldır sahilde balık avlıyorum. O zamanlar çok balık vardı. Bilinçsiz avcılık buna sebep. Teknelerin kıyıya çok yakın noktaya ağ atması da bir sebep. Akdeniz çöle dönmüş durumda. Yapay resif yapılmalı ve avlar denetlenmeli” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/balik-populasyonunun-dustugu-konyaalti-sahiline-resif-onerisi/feed/ 0
Uzmanlardan Akdeniz’deki sıcaklık rekoruyla ilgili uyarı https://www.foxhaber.com.tr/uzmanlardan-akdenizdeki-sicaklik-rekoruyla-ilgili-uyari/ https://www.foxhaber.com.tr/uzmanlardan-akdenizdeki-sicaklik-rekoruyla-ilgili-uyari/#respond Mon, 22 Jan 2024 21:21:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2511 Orta Doğu Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu, Akdeniz’in iklim değişikliğinden en fazla etkilenen bölge olduğunu söyledi.

“ÇOK CİDDİ BİR SICAKLIK ARTIŞI”

İklim değişikliğinin Akdeniz’in yüzey suyu sıcaklıklarındaki etkisine değinen Salihoğlu, “Son 40 yılda Mersin Körfezi, İskenderun Körfezi gibi bölgelerde 2 derecenin üzerinde bir artış gözlemliyoruz. Bu, ülkemiz denizleri için ciddi bir sıcaklık artışı olarak öne çıkıyor. Antalya Körfezi’nin açıklarında da 1,5 derece sıcaklık artışları yaşanıyor” dedi.

Aralık ayı ortasında deniz yüzey suyu sıcaklığının Mersin Körfezi’nde 22, İskenderun ve Antalya Körfezi’nde ise 21,5 derece ölçüldüğü bilgisini veren Salihoğlu, bu değerlerin, bu dönemde ölçülen en yüksek rakamlar olduğunu vurguladı.

Ocak ayı içinde de rekor değerler ölçüldüğünü belirten Salihoğlu, “Bu yıl ocak ayında İskenderun, Mersin ve Antalya körfezlerinde 19 derece olması gereken sıcaklık ortalaması 20 dereceye yükseldi. Bu rakamlar söz konusu körfezler için tüm zamanların en sıcak ocak ayı deniz yüzey suyu sıcaklıkları oldu. İskenderun ve Mersin Körfezi’nde kasım ayı ortalaması 23 dereceyken geçen yıl kasımda 25 dereceyi, ortalaması 22 derece olması gereken Antalya ise yine kasımda hiç görmediğimiz 24,5 dereceyi gördü” diye konuştu.

SICAKLIKLARIN DENİZ CANLILARINA ETKİSİ

Yüzeyde artan tuzlulukla yoğunlaşan suyun batarak derinlerde de etki oluşturduğunu anlatan Salihoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Derin deniz genelde dengeli bir yapıya sahip, küçük sıcaklık değişimleri bile tüm yapıyı etkiliyor ve küçük değişimlerin büyük etkileri olabiliyor. Daha da korkutucusu, dünyadaki büyük akıntı sistemlerindeki genel döngüler gibi Akdeniz’de de döngüler var ve bu döngüler artan sıcaklıklarla giderek değişecek. O zaman durum ekosistem açısından daha da tehlikeli bir boyuta ulaşacak çünkü artan sıcaklıklar canlıların yaşam alanlarını değiştirmeleriyle sonuçlanabiliyor.”

“MEVCUDU DAHA SAĞLIKLI HALE GETİRELİM”

Salihoğlu, iklim değişikliğinin denizde asitlenmeye yol açtığını, bunun da özellikle bünyesinde kalsiyum içeren türlerin ya yapılarını değiştirmelerine ya da ölümlerine neden olduğunu, hatta balıkların göçlerini, üreme alışkanlıklarını değiştirdiğini aktardı.

Salihoğlu, şu önerilerde bulundu: “İklim değişikliğinin denizler üzerindeki fiziksel etkisine bir çözümümüz yok, sıcaklıklar arttı, okyanus asitlendi. En iyi senaryoda, sıcaklık artışlarını 1,5-2 derecede durdursak bile artış bir süre daha devam edecek. Burada deniz ekosistemini güçlendirmemiz gerekiyor ve bunun tek yolu diğer baskıları azaltmak. Kirlilik, avcılık, yapılaşma gibi baskıları azaltmak, biyoçeşitliliği ve ekosistem direncini artırmak gerekiyor. Bunun yollarından biri de koruma alanlarını artırmak. Biz, ‘Mevcudu koruyalım’ değil, ‘Mevcudu daha sağlıklı hale getirelim’ diyoruz, çünkü mevcut sağlıksız.”

“2040 YILINDA 2,2 DERECELİK ARTIŞ ÖNGÖRÜLÜYOR”

Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Turan Beşiktepe de denizler ve okyanusların iklim düzenleyici rolleri bulunduğunu kaydetti.

İnsan faaliyetleriyle üretilen ısının yüzde 90’ının denizler tarafından emilerek akıntılar yoluyla dağıtıldığını ifade eden Beşiktepe, ısının bir kısmının atmosfere geri salındığı, geri kalanının denizin derin katmanlarına doğru taşındığı, bütün bu sürecin iklim sisteminin dengesinin korunması için hayati anlam taşıdığı tespitinde bulundu.

Bu süreç içinde yaşanan birtakım dengesizliklerin denizlere zarar verdiğine dikkati çeken Beşiktepe, “Sanayi öncesi döneme göre atmosfer sıcaklığı 1,1 derece daha fazlayken Akdeniz’de bu değer 1,5 derece. Bu eğilim devam ettiği sürece 2040 yılında 2,2 dereceye ulaşacağı öngörülüyor. Akdeniz’in batısı son 10 yılda 0,35 derece, Doğu Akdeniz ise 0,5 derece ısındı, Atlantik Okyanusu’nda ise 0,25 derece bir ısınma var. Küresel ısınmayla denizdeki buharlaşma artıyor, bu da buluttaki su miktarını ve yağışları artırıyor. Ancak Akdeniz bu genel durum içerisinde bir istisna teşkil ediyor ve Akdeniz’in genelinde özellikle kış yağışlarında azalma olacağı tahmin ediliyor” değerlendirmesini paylaştı.

“YAKINDA BİZİM KAPIMIZI ÇALACAK”

Akdeniz’i, aşırı hava ve deniz olaylarının daha fazla olduğu batı ve daha çok ısınan doğu olarak ikiye ayırdıklarını bildiren Beşiktepe, şunları söyledi:

“Batı Akdeniz’de Afrika’dan gelen sıcak ve kuzeyden gelen soğuk hava kütlesi etkileşim halinde olduğu için aşırı hava olayları görülüyor ve bunun denize etkisi çok şiddetli oluyor. Bu nedenle Akdeniz’de daha önce gözlenmeyen kasırgaları gözlemlemeye başladık, okyanustakine benzer şekilde oluyorlar. Bunlar zaman içerisinde bize daha güçlü hale gelecek çünkü deniz suyu sıcaklığı arttıkça siklon şeklinde olan kasırganın şiddeti de artıyor. Akdeniz’de 150-160 kilometre hızında kasırgalar sürpriz olmayacak, Batı Akdeniz’de görmeye başladık, yakında bizim kapımızı çalacak. Şu anda bizde görülmemesinin sebebi kıyıdaki dağların dağılımıyla alakalı.”

“MERCAN KAYALIKLARIN YOK OLACAĞI TAHMİN EDİLİYOR”

Denizdeki aşırı ısınmanın balıkların yumurtlama mevsimlerini ve stoklarını etkileyeceği, mercan kayalıklarının ve deniz çayırlarının bozulmasıyla kıyılarda su kalitelerinin bozulacağı uyarısında bulunan Beşiktepe, “Doğu Akdeniz, batıya göre daha fazla ısındığı için bir tropikleşme süreci yaşıyor. Burada yaşayan mercan kayalıkları ‘soğuk su mercan kayalıkları’ diye adlandırılıyor ve deniz suyu 26-27 derecenin üzerinde çıktığı zaman uyum sağlayamayarak ölmeye başlıyor. Akdeniz’e özgü mercan kayalıklarının önümüzdeki 15-20 yıl içerisinde yok olacağı tahmin ediliyor. Bu da bütün ekosistemi tümüyle mahvedecek” ifadelerini kullandı.

“YAŞAM ŞARTLARIMIZI DÜZENLEMEMİZ LAZIM”

Fırtınalar ve denizdeki taşkınlara karşı kıyılardaki yapıların ve altyapıların elden geçirilmesi gerektiğinin altını çizen Beşiktepe, sözlerini şöyle tamamladı:

“Küresel ısınmayı durduramadığımız sürece çok ciddi dönemler yaşayacağız, buna karşı bireysel ya da ülke olarak önlem almamız çok zor. Tek yapabileceğimiz hava olaylarına karşı tahmin mekanizmasını geliştirmek. Bunlarla yaşamayı öğrenmeliyiz, yaşam şartlarımızı düzenlememiz lazım. Doğayla baş etmemiz mümkün değil, ancak ona uygun yaşarsak hayatta kalacağız.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/uzmanlardan-akdenizdeki-sicaklik-rekoruyla-ilgili-uyari/feed/ 0