Akp – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Mon, 15 Jul 2024 21:03:41 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İpler CHP’nin eline geçti https://www.foxhaber.com.tr/ipler-chpnin-eline-gecti/ https://www.foxhaber.com.tr/ipler-chpnin-eline-gecti/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:03:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8871 Emin Çölaşan ağabeyimiz, kolay kolay Ankara’dan ayrılmaz. Ankara’da bulunduğu dönemde de pazar hariç her gün gazetemizin bürosuna gelir. Öğlene kadar gazeteleri okur, sigarasını hiç ihmal etmez. Önceki gün “Gazeteyi özledim, geleceğim” dedi. Gerçekten geldi. Evine kurduğumuz bilgisayarını da getirmişti. Artık yavaş yavaş gazeteye gelmeyi planlıyor.

Belinden rahatsızdı. Kasları zayıfladığı için yürümekte zorluk çekiyor. Şu anda haftada üç gün fizik tedaviye gidiyor. Giderek iyileşmeye başladığının farkında. Hareketleri aksatmıyor. Hemşire Güler Akıncı, hareketsiz kalmasına asla izin vermiyor.

DUYGU YÜKLÜYDÜ

Odasını, gazetenin havasını özlemişti. Eski model cep telefonunu masasına koydu. Sigarasını, çakmağını çıkardı. Belki 40 yıldır binlerce sigarasını söndürdüğü kül tablasını önüne çekti. Üzerinde fotoğrafı olan kupasına suyunu Dilek Hanım doldurmuştu. “Döne Hanım kahve” dediğinde, “Senin kahveni özledim” diye ekledi. Gazetemizin havası ayrıdır. Hemen her gün de konuşsak biz de Emin abiyi özlemiştik. Emin abiyi en çok duygulandıran olaylar gazetemiz sahibi Burak Akbay’ın, Genel yayın Yönetmenimiz Metin Yılmaz’ın, Genel Müdürümüz Asım Akgül’ün ve diğer arkadaşlarımızın her zaman olduğu gibi bu süreçte de yakın ilgileriydi.

“Vay be… Neredeyse 5 aydır bürodan uzaktayım” dedi.  Duygu yüklüydü. “Abi sen yazmadığın zaman bak neler oldu neler” dedim. Ben sordum, Emin Çölaşan ağabeyimizin cevapları şöyle oldu:

Özel’in Erdoğan’a gitmesi olumludur

Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan randevu isteyip gitmesi bana göre olumlu olmuştur. Çünkü AKP, bu sürecin sonucunda bir kez daha köşeye sıkışacaktır ve bunları hepimiz göreceğiz. Yeter ki yerel seçimlerde kazanılan başarıyı bazı CHP’li başkanlar kötüye kullanmasın, yolsuzluklar olmasın, vurgun düzenine son verilsin, kayırmacılık son bulsun.

Bu ortamda CHP’lilere düşen temel bir görev vardır. Doğru yoldan sapmadığı sürece Genel Başkanlarına ve partilerine saygı duymak ve ortalığı velveleye vermemektir. Sonuç olarak hepimiz AKP’nin bu anayasa oyununun fiyaskoyla sonuçlanacağını, yakında görmüş olmasak bile görmeye başlayacağız.

SORUMLULUĞU ARTTI

Yerel seçimler sonrasında siyasetin ipleri artık AKP’nin elinde değildir. CHP’nin eline geçmiş durumdadır. Birinci parti olmuştur, sorumluluğu artmıştır. Buna uygun hareket etmek durumundadır.

Anayasayı beğenmiyor paspas gibi çiğniyorlar

“Önce bir gerçeğe değinelim. Yıllardır iktidar partisi olan AKP’ye, anayasa beğendirmek mümkün değil. Bugünkü anayasayı beğenmiyorlar. Ama sürekli anayasaya saygısızlık edip paspas gibi çiğniyorlar. Şimdi yeniden anayasayı gündeme getirdiler. Herkesin dikkat etmesi gereken bir husus var, o da anayasanın hangi maddelerinin nasıl değiştirilmek istendiğini bir türlü söylemiyorlar. Bunu adeta bir devlet sırrıymış gibi kendilerine saklıyorlar.

23 KEZ DEĞİŞTİ

Burada şunu irdelemek gerekir. Sıfırdan bir anayasa mı istiyorlar, yoksa bazı maddelerin değiştirilmesini mi? Bunu bilen yok. Kendilerinin de bildiği kanısında değilim. Anayasa bu güne kadar tam 23 kez değiştirildi. Toplam 78 madde ya değiştirildi ya da tamamen yürürlükten kaldırıldı. Bu nasıl iştir ki karşımıza yeniden anayasa değişikliği istemiyle çıkıyorlar? Bu sorunun yanıtını kimse bilmiyor.

Burada ikinci bir husus daha var. İktidar partisiyle küçük ortağı MHP’nin TBMM’deki salt çoğunluk sayısı anayasa değişikliğine izin vermiyor. İktidar partisi bunları bildiği halde şimdi Türk milletini oyalamak ve zaman kazanmak için karşımıza yeniden anayasa talebiyle çıkıyor. Ben şunu söylüyorum: Bu anayasa değişikliği onların istediği doğrultuda olmayacaktır. Olsa bile sonuçta piyasaya civciv çıkacak, kuş çıkacaktır. Türk milletinin bunca sorunu varken şimdi AKP’nin yeni bir tezgahıyla karşı karşıyayız. İktidar partisi, bu çabalarından hiçbir sonuç elde edemeyecektir.

Bu görüşmeler sonucunda siyasette değişen fazla bir şey olmaz.  Siyasette gerilim Türkiye’de azalmaz. Çünkü, başta iktidar partisi olmak üzere belli kesimler milleti birbirine düşürmenin, ortalığı germenin peşinde koşuyor. Bu söylediğimin kanıtı 22 yıldan bu yana iktidarda bulunan AKP ve Recep Tayyip Erdoğan zihniyetidir. Dolayısıyla ben siyasette herhangi bir yumuşama beklemiyorum. Eğer olursa göstermelik olur. Anayasa değişmez, değişecek olursa zaten hepimiz hayretler içinde kalır ve olayları şaşkınlıkla izlemeye çalışırız.

Akşener’in siyaseti bırakması iyi oldu!

Meral Akşener’in siyaseti bıraktığını açıklaması iyi oldu. Çünkü görevinde neredeyse 180 derece çark etti. Nedenini kimsenin çözebildiğini sanmıyorum. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun gideceğini açıklamasına ise ben kendi adıma üzüldüm. Çünkü sağlam duran bir siyasetçiydi. Başkaları gibi vücudunun her organı aşağıya, yukarıya oynamıyordu.

İktidarın küçük ortağı ne yapacağını bilmiyor

Bu ortamda bir de  MHP’nin, özellikle de Devlet Bahçeli’nin durumuna iyi bakmak gerekir. Karşımızda, ne yapacağını bilmeyen ya da şaşırmış olan bir küçük ortak var. Bu ortak, Devlet Bahçeli’nin kişiliğinde dün ak dediğine, bugün hiç şaşırmadan kara deyip AKP iktidarını, yerine daha sağlam bir biçimde yerleştirmek için çaba harcamaktadır. Ülkücüler şaşkındır. Nitekim partileri, DEM’in bile gerisinde kalıp dördüncü parti konumuna düşmüştür. Bu durum özellikle Türk milliyetçileri açısından üzücüdür. Anayasa değişikliği belli birkaç konuda uzlaşma sağlanmadığı sürece zaten gerçekleşmeyecek. Ben bu durumu şöyle görüyorum: AKP, bu anayasa çıkışı sonrasında kendi ayağına kurşun sıkmıştır. Bence hikayenin en önemli kısmı budur.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ipler-chpnin-eline-gecti/feed/ 0
‘AKP, elde avuçta ne varsa satacak!’ https://www.foxhaber.com.tr/akp-elde-avucta-ne-varsa-satacak/ https://www.foxhaber.com.tr/akp-elde-avucta-ne-varsa-satacak/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:08:06 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8728 CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in enflasyona ilişkin açıklamaları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Şimşek’in 2026 yılına ilişkin enflasyon beklentilerini hatırlatan Karabat, iktidarın tek güvencesinin sıcak para olduğunu söyledi.

Yıllara göre enflasyon verilerini yorumlayan Karabat, “Tek haneli enflasyon yaşanan dönemlerin, Türkiye’ye yoğun sıcak para girişi olduğu dönemler olduğunu görebilirsiniz” dedi. Türkiye’de artan gelir adaletsizliğini de eleştiren Karabat, “Mehmet Şimşek günü kurtarmak istiyor ve üretim reformu yapmak yerine yine sıcak para peşinde. Bu paralar doğrudan yatırım yerine borsaya ve faize akacak, Türkiye’nin yapısal sorunlarına çare olmayacaktır” dedi.

ENFLASYONDA BELİRSİZLİK SÜRÜYOR

AKP iktidarının enflasyon hedeflerini tutturamayarak rakamları sürekli güncellediğini ifade eden Karabat, “Tek haneli enflasyon için önce 2025 dediler, baktılar ki dünyada işler istenildiği gibi gitmiyor, şimdi 2026 dediler” ifadesini kullandı. AKP’nin ekonomide yarattığı bağımlılık ilişkilerini de eleştiren CHP’li Karabat “Bugün sıcak para diye kaynak alanlar, yarın aynı yerlerden emir alıyorlar” dedi.

 ENFLASYONDA YİNE SICAK PARA HİKAYESİ DEVREYE ALINIYOR

Karabat’ın açıklamaları şöyle:

*Mehmet Şimşek, 2026 yılında enflasyonun tek haneye ineceğini söylüyor. Şimşek’in burada tek güvencesi ise dış kaynak girişi, yani sıcak para.
Veriler üzerinden anlatalım. Yıllar itibarıyla enflasyon tablosuna baktığımızda, tek haneli enflasyon yaşanan dönemlerin, Türkiye’ye yoğun sıcak para girişi olduğu dönemler olduğunu görebilirsiniz.

*AKP, 2002 yılından bu yana küresel finans sistemine hizmet eden, dış girdiye ve sıcak paraya bağımlı ekonomi modeli inşa etmiştir. Türkiye’nin rekor kıran ihracatı, aynı şekilde rekor kıran ithalata bağımlıdır. Ara malı ve hammadde üretimi konusunda gereken adımlar atılmamıştır. Bu, bilinçli bir tercihtir. Bazı ülkelere diplomatik taviz olarak “Sizden ithalat yapacağız” denilmiştir.

*AKP’nin ve Mehmet Şimşek’in sürekli dile getirdiği ihracat ve büyüme hikayesinin dünya ölçeğinde bir karşılığı yoktur. Türkiye en büyük 20 ekonomi sıralamasından düşmüş, gelir adaletsizliği derinleşmiş ve yoksulluk artmıştır.
Şimşek günü kurtarmak istiyor ve üretim reformu yapmak yerine yine sıcak para peşindedir. Bu paralar doğrudan yatırım yerine borsaya ve faize akacak, Türkiye’nin yapısal sorunlarına çare olmayacaktır.

*Daha önce de belirttiğimiz gibi, AKP elde kalan son enerji santrallerini satmak dahil özelleştirme programını devreye almak istiyor. İşçi ve emeklilerin maaşlarının tırpanlanması ile zaten gayrı resmi IMF programını da uyguluyor.
Verilen diplomatik tavizler ve mevcut ekonomi politikaları ile küresel fonların Türkiye’ye gelmesi bekleniyor. Tabii bu süreçti ABD ve AB’nin faiz indirimine gitmesi gerekiyor.

*Küresel enflasyon ve faiz hedeflerinin belirsiz olması nedeniyle AKP’nin planları da aksıyor. Bu nedenle tek haneli enflasyon için önce 2025 dediler, baktılar ki dünyada işler istenildiği gibi gitmiyor, şimdi 2026 dediler. Görüyorsunuz AKP yine aynı hikaye ile sahnede. Buna geçit vermememiz gerekiyor. Bugün sıcak para diye kaynak alanlar, yarın aynı yerlerden emir alıyorlar.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/akp-elde-avucta-ne-varsa-satacak/feed/ 0
Arapça tabela kalkıyor Türk bayrakları asılıyor https://www.foxhaber.com.tr/arapca-tabela-kalkiyor-turk-bayraklari-asiliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/arapca-tabela-kalkiyor-turk-bayraklari-asiliyor/#respond Thu, 20 Jun 2024 21:13:51 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8377 Kilis’in CHPli yeni belediye başkanı Hakan Bilecen SÖZCÜ’ye konuştu:

AKP’nin 20 yıl yönettiği Kilis’te belediye başkanlığını kazanarak büyük başarıya imza atan CHP’li Hakan Bilecen, “Gaziantep’in gölgesinde kalmış” dediği Kilis’i hak ettiği kimliğe kavuşturacaklarını söyledi. SÖZCÜ’yü ziyaret eden Bilecen’in ilk uygulamalarından birinin Arapça tabelaların kaldırılması olduğunu söyledi. Bilecen, “Suriyeli esnaf için tabelalarla ilgili kanun yetkisini kullanıyorum. Arapça tabelaları kaldırtıyoruz. ‘Kanun ne diyorsa herkes uyacak’ dedim. Her yere Türk Bayrağı astım Kilis’te. Herkes aynı bayrağa bakmak zorunda” dedi. “Asla bahanelere sığınamayız” diyen Bilecen projelerini şöyle anlattı:

KİLİS MİLLİYETÇİSİYİM

“Kilis 4 tarafı kapalı bir şehir. Artık bu şehrin kaçakçılıkla mültecilerle anılmasını istemiyorum. Bu şehrin konserlerle festivallerle anılmasını istiyorum. 3 Mayıs’ta Hatay Medeniyetler Korosu, 19 Mayıs’ta Zara Kilis’e gelecek. Kilis mutfağı özeldir. Gaziantep’i takdir ediyorum ama artık Kilis milliyetçisi bir belediye başkanı var. Fatma Şahin ne kadar Antep milliyetçisiyse ben de o kadar Kilis milliyetçisiyim. Kilis’in baklavasını herkes yiyecek. Fıstık Kilis’te yetişiyor ama Antep fıstığı. Hızlıca tescil başvuruları yapacağız. Üzümümüz çok meşhurdur. Fabrikamız önce özelleştirildi sonra yıkıldı. Üzüm entegre tesisi kurarak tüm dünyaya üzüm suyu, şarap, pekmez satabiliriz. Bunun için Kilis’te Kilis Üreten Kadınlar Kooperatifi kurdum. Kadınlara çok değer veriyorum.”

SEÇMENLER CHP’YE OY VERMEYİ UNUTMUŞTU

Kilis’in 1995’te il olduğunu hatırlatan Bilecen, “AKP’nin kuruluşundan beri muhtarlar dahil AKP’nin yönetimdeydi. Kilis’in iyi temsil edilmediğini gördüm ve elimi taşın altına koymak istedim. Hiçbiri siyasi geçmişim yoktu ama 5 yaşından beri birlikte büyüdüğüm ve bugün Kilis’in önde gelen isimleri olan arkadaşlarımla çalıştım. Onların da siyasi geçmişi yoktu fakat toplumda sevilen sayılan insanlar oldukları için halk bizi dineldi.

NÜFUS 300 BİN

Kilis’te yüzde 70 sağ kesim var. CHP’ye oy vermeyi unutmuş bir seçmen vardı. Her kesimin anlayacağı dilden konuştuk ve kazandık” dedi. Kilis’te 250- 300 bine yakın kişi yaşadığını da söyleyen Bilecen “Bunun 122 bini Türk vatandaşı. 80 bin kayıtlı Suriyeli var. Kalanlar da gezer geçer Suriyeliler. Belediyenin 120 bin kişilik ödeneği var ama 250 bini aşkın kişiye hizmet veriyoruz” diyerek bu konudaki sıkıntıyı dile getirdi.

AKP’liler annelerini bile işe aldırmışlar

Hakan Bilecen, AKP’den CHP’ye geçen birçok belediyedeki gibi önce Kilis’in borçlarını meydanlara astı. Kilis’te yıllardır devam eden bir ‘bankamatik işçiliği’ olduğunu anlatan Bilecen şunlara vurgu yaptı:

‘İSTİFA EDİN’ DEDİM

“AKP’nin Kilis’e yaptığı en güzel şey belediye binası. Parklar, sokaklar, kamu binaları bakımsız ama belediye binası dört dörtlük. Belediyenin borcu ise 502 milyon TL. Aylık 45 milyon TL gelirimiz olduğunu düşünürseniz bu benim 1yıllık bütçem. Bir belediyenin borcu olur; hizmet yaparsınız, altyapı yaparsınız, bina yenilersiniz, borcu olur. Ama bunlar hem çalışmamış hem borçları var. Çok fazla işçi alınmış. Çok fazla maaş ödüyoruz. İşe gelmeden maaş alan çok insan var. Hükümet partisinin Kilis’te her kademesindeki insanlar, kendileri ve annelerine kadar işe girmişler belediye şirketinden. Bunlar hala çalışıyor görünüyorlar. Kilis küçük yer herkes biliyor ama AKP il yöneticisi belediyede işçi gözüküyor. İş yapmayıp maaş alıyor. AKP ilçe yöneticilerinden biri park bahçeler müdürlüğünde işçi olarak gözüküyor. Müteahhitlik yapan bir adam 10 kat zengin. Ama belediyenin şirketinden asgari ücret alıyor. Annesi asgari ücret alıyor. Uyardım, bir ay süre verdim ‘lütfen istifa edin’ dedim. Etmezse çıkaracağım. Ama onurlu şekilde gitmeleri için çabalıyorum. Yıllarca maaş almışlar bir de tazminat mı verelim?”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/arapca-tabela-kalkiyor-turk-bayraklari-asiliyor/feed/ 0
CHP’li 4 genç kadın Başkanın 31 Mart zaferi https://www.foxhaber.com.tr/chpli-4-genc-kadin-baskanin-31-mart-zaferi/ https://www.foxhaber.com.tr/chpli-4-genc-kadin-baskanin-31-mart-zaferi/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:33:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8209 Dört genç kadın, erkek adayların yıllardır yapamadığını yaptı. 28 yaşındaki Makine Mühendisi Hülya Gümüş, Burdur Bucak’ta 10 yıl önce yüzde 2.7 olan CHP oyunu yüzde 40’a çıkarıp seçimi kazandı. 29 yaşındaki Halkla İlişkiler uzmanı Saniye Caran da 30 yıldır MHP’de olan Antalya Korkuteli Belediyesi’ni yüzde 47 oy ile aldı. 34 yaşındaki Avukat Berrin Uğurlu, Afyonkarahisar Evciler’de yüzde 50 oy ile seçim kazandı. 36 yaşındaki Gıda Mühendisi Gülşah Durbay da Manisa Şehzadeler’de AKP’de olan başkanlığı yüzde 38 oyla aldı.

Bucak’ın ilk kadın ve en genç başkanı oldu

Makine Mühendisi Hülya Gümüş 28 yaşında. 68 bin nüfuslu Burdur Bucak’ta 10 yıl sonra CHP’ye seçim kazandırdı ve yüzde 40 oy aldı. AKP’li rakibi ise yüzde 33’de kaldı. AKP Bucak’ta 2019’da yüzde 45, 2014’de ise yüzde 43 oy alarak seçimi kazanmıştı. Bucak’ın ilk kadın ve en genç başkanı olan Hülya Gümüş 10 yıl sonra AKP’li başkanların hakimiyetine son verdi. Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünü bitiren Gümüş 24 yaşında CHP Bucak İlçe Başkanı ve geçen yıl da Milletvekili adayı oldu. Gümüş, “Bundan sonra bize düşen çok çalışmak ve halkımıza layık olmak. Amacım 5 sene sonra kimseye ‘Keşke’ dedirtmemek. ‘İyi ki Hülya’yı seçmişiz’ dedirtmek. Herkesin eşit olduğu tarafsız bir yönetim anlayışı ile şeffaf bir belediyecilik yapacağım” dedi.

CHP 50 yıl sonra Korkuteli’ni aldı

Antalya’nın dağlık bölgesi Korkuteli İlçesi’nde 30 yıldır MHP’li adaylar seçimden galip çıkıyordu. CHP ise en son 50 yıl önce Belediye Başkanlığı seçimini kazanmıştı. 29 yaşındaki Halkla İlişkiler uzmanı Saniye Caran, 59 bin nüfuslu ilçede seçimden galip çıkan ilk CHP’li ve en genç başkan oldu. Böylelikle CHP 50 yıl sonra Korkuteli’nde seçim kazandı. Caran yüzde 38 oy aldı ve AKP adayına 10 puan fark attı. Korkuteli doğumlu olan Caran, Pamukkale Üniversitesi Halkla ilişkiler Bölümünü bitirdi. Halen de Anadolu Üniversitesi uluslararası ilişkiler bölümünde eğitimine devam ediyor. Mazbatasını aldıktan sonra Mehter Takımı ilçede kutlama yapan Caran, “Beş yıl süreyle halkımızın yanında olacağız ve hizmet edeceğiz. Korkuteli’nin huzuruna huzur, mutluluğuna mutluluk katmaya geldik” dedi.

Mühendis başkanın ilk icraatı tasarrufa gitmek olacak

Manisa Şehzadeler’de 36 yaşındaki CHP’li Gülşah Durbay seçimi kazandı. Gıda Mühendisi ve Manisa’nın ilk kadın ilçe belediye başkanı olan Durbay, 167 bin nüfuslu ilçede yüzde 38 oy aldı. AKP’li rakibine 9 bin 500 oy fark attı. Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Durbay, Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde de ekonomi ve finans alanında doktora yaptı.  Durbay, “İlk icraatımız kreş açmak olaca” dedi. Belediyeyi 150 milyon lira borç ile devralan yeni Başkan “Tasarrufa gideceğiz, işe gelmeden maaş alanlar ile de yollarımızı ayıracağız, son 4 ay içinde işe alınan çok sayıda personel var. Personel maaşlarının bütçenin yüzde 40’ını geçmemesi lazım” açıklaması yaptı.

‘Önceliğimiz huzur güven ve mutluluk’

Afyonkarahisar’ın Evciler İlçesi’nde de seçimi 34 yaşındaki Avukat Berrin Uğurlu kazandı ve 8 bin nüfuslu ilçede yüzde 50 oy aldı. Evciler’de 2019 yılındaki seçimde AKP adayı yüzde 57.8 ile Başkan olmuş, o dönemdeki CHP adayı ise yüzde 40’da kalmıştı. Afyonkarahisar’da ana kent belediyesini de CHP’nin kadın adayı ve Milletvekili Burcu Köksal kazandı. Evciler’de sandıktan galip çıkan yeni Başkan CHP’li Uğurlu, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi ve Afyon’da 7 yıl süreyle avukatlık yaptı. Uğurlu “İlçemiz Evciler’e de uğurlu geleceğiz. Daha yaşanabilir, daha güvenli, daha iyi hizmet için çalışacağız. Önceliğimiz huzur, güven ve mutluluk olacak” dedi.

9 MİLYON 476 BİN NÜFUS VAR

Yerel seçimde CHP’nin kadın adaylarından 35’i seçimi kazandı. Bunlardan 3’ü Büyükşehir olmak üzere 6’sı İl, 28’i İlçe, biri de Belde Belediye Başkanı oldu. Kadın belediye başkanlarının bulunduğu il ve ilçelerde toplam 9 milyon 476 bin 251 kişilik nüfus var. En yüksek nüfus Özlem Çerçioğlu’nun görev yaptığı 1 milyon 161 bin kişi ile Aydın ve Candan Yüceer’in görevde olduğu 1 milyon 167 bin nüfuslu Tekirdağ’da bulunuyor. En kalabalık ilçe ise 787 bin 771 kişi ile Oya Tekin’in Başkan olduğu Adana Seyhan.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chpli-4-genc-kadin-baskanin-31-mart-zaferi/feed/ 0
CHP’li Yücel’den Mehmet Şimşek’e ‘yerel halk’ tepkisi https://www.foxhaber.com.tr/chpli-yucelden-mehmet-simseke-yerel-halk-tepkisi/ https://www.foxhaber.com.tr/chpli-yucelden-mehmet-simseke-yerel-halk-tepkisi/#respond Fri, 14 Jun 2024 09:00:47 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8196 CHP Sözcüsü Deniz Yücel, genel merkezde Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken basın açıklaması yaptı. Yücel, şöyle konuştu:

* “Takip ettiğiniz gibi, Belediye Başkanlarımızla ve İl başkanlarımızla 20 – 21 Nisan tarihlerinde, ‘İktidar Yolunda CHP Belediyeciliği’ çalıştayımızı yaptık. Seçilmiş 409 belediye başkanımız ve il başkanlarımızla büyük bir salonu hınca hınç doldurabilmenin, o koltuklarda oturan kişilerin sandıkta kurduğumuz Türkiye İttifakı’nın oyları ile seçilmiş belediye başkanlarımız olmasının gururunu yaşadık.

* 31 Mart Yerel seçimlerinde babaevine dönüşler başladı. Köklerini Anadolu ve Rumeli müdafa-i Hukuk Cemiyetlerinden alan, emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesini örgütleyen, her türlü yokluğa ve zorluğa rağmen çağının çok ilerisinde, demokratik, özgür ve tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran CHP hepimizin babaevidir. Genel başkanımız Sayın Özgür Özel’in ifade ettiği gibi ‘Babaevinin tapusu kimseye ait değildir.’ 

* Babaevinin tapusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ündür. O yüzden vakit kaybetmeden, daha fazla yurttaşımızı babaevine bekliyoruz. Hayat pahalılığı nedeniyle ezilen, üç kuruş maaşla ayın sonunu getirmeye çalışanları babaevine bekliyoruz. İnançları nedeniyle, etnik kimlik ve kökenleri, siyasi görüşleri, yaşam tarzları nedeniyle ötekileştirilen, ayrıştırılan, yok sayılanları babaevine bekliyoruz. Dini duyguları, milli duyguları, vatan, millet, bayrak sevgisi yıllarca sömürülen kim varsa babaevine bekliyoruz. Babaevinde Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği gençler var.

“HERKESİ BABAEVİNE BEKLİYORUZ”

* Babaevinde Cumhuriyet kadınları var. Babaevinde, 10 bin liraya geçinmek zorunda olan emekliler, atanmayan öğretmenler, staj ve çıraklık mağdurları var. Babaevinde 17 bin lira asgari ücretle çalışıp, kira ödeyip, çocuk okutup geçinmeye çalışanlar, gece boyu ayazda titreyerek ucuz kıyma kuyruğunda bekleyenler, pazarda çürük meyve – sebze toplamak zorunda kalanlar var. Babaevinde, vatan toprağını korumak için şehit düşenlerin aileleri var. Babaevinde bağımsız ve tarafsız yargı hasreti çekenler, haksız ve hukuksuz bir şekilde özgürlüğü elinden alınanlar var. Babaevinde ‘oy yoksa hizmet de yok’ diyerek tehdit edilen depremzedeler var. Babaevinde ağaca, suya, toprağa siper olmuş doğa katliamlarına dur diyen milyonlar var. Kısacası babaevinde ezilenler var. Mazlumlar var, mağdurlar var. O yüzden herkesi babaevine bekliyoruz.

“BAZI BELEDİYELER GİDERAYAK YAĞMALANMIŞ, TALAN EDİLMİŞ”

* Yerel seçimlerin sonunda 14 büyükşehir, 21 il merkezi olmak üzere toplam 35 ilde belediyeleri kazandık. 314 ilçeyi CHP’li belediye başkanları yönetecek. Yüzde 38 oy oranına ulaşarak partimizi hep birlikte birinci parti yaptık. CHP artık toplumun her kesiminden oy alabilen bir siyasi partidir. 31 Mart 2024 Yerel Seçimlerini Türkiye ittifakı kazanmıştır, Türkiye kazanmıştır. Göreceksiniz, iktidar yolunda ilerleyen CHP ve CHP’li belediyeler önümüzdeki 5 yıl boyunca halkımıza en güzel hizmetleri götürecek. 

* Ancak kazandığımız belediyelerde inanılmaz bir israf tablosu ortaya çıktığını da bilmenizi isterim. Bazı belediyeler giderayak yağmalanmış, talan edilmiş. Hemen hemen tüm belediyelerin milyonlarca liralık borcu yeni belediye başkanlarının sırtına yüklendi. Bu kadar para nerelere harcandı? Hangi vakıf, hangi dernek, hangi medya gruplarına ne kadar kaynak aktarıldı? Kaç paralık çerez, kuru yemiş alındı? Kimlere hangi ballı ihaleler verildi. Bunların hepsi yeri ve zamanı geldiğinde kamuoyuyla paylaşılacak.

“AKP İKTİDARI VE YÖNETİM KADROSU İSRAİL KONUSUNDA KONUŞTUKÇA BATIYOR”

* Bir söylediği bir söylediğini tutmayan AKP iktidarı ve yönetim kadrosu İsrail konusunda konuştukça batıyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 27 Mart’ta bir televizyon programında İsrail ile ticaret yapılmadığını savundu, bunu eleştirenleri de ‘MOSSAD ajanı’ olmakla suçladı. Aynı Ömer Bolat 28 Mart’ta yani bir gün sonra katıldığı bir başka programda ‘Hükümet olarak kamu kurumları, devlet şirketleri asla İsrail firmaları ile ticaret yapmıyor’ dedi, hatta baş yandaş bir gazetede 8 Nisan 2024 tarihinde ‘İsrail ile ticaret koca bir yalan’ başlığıyla haber yapıldı. Sonra ne oldu? Ticaret Bakanlığı 9 Nisan’da bir açıklama yaptı ve İsrail ile ‘olmadığını iddia ettikleri’ ticarete kısıtlama getirdi. 

* Tarih 20 Nisan 2024’ü gösterdiğinde; AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi katıldığı bir programda, İsrail’le yapılan ticareti ‘zarar veren’ ve ‘vermeyen’ diye ayırarak yaptıklarına iki yüzlülüğe kılıf bulmaya çalıştı. Şu sözlere bakın. İsrail’in Müslümanlara yaptığı bebek katliamını nefretle kınıyorlarmış ama İsrail serbest ticaret anlaşmasından da vazgeçemezlermiş. Neden? Çünkü; altı satıp bir alıyorlarmış. Ayıptır, günahtır. Bir taraftan Gazze mitingi yap bir taraftan gelsin yeşil dolarlar. Bir taraftan büyük Filistin mitingi yap. Diğer taraftan altı sat, bir al. AKP zihniyetine göre, masum insanlar ölebilir, çocuklar, siviller ölebilir ama ticaret devam eder. ‘Meydanlarda insanları toplarız, iki nutuk atarız, kitlelerin, insani ve vicdani duygularını okşarız, biraz inanç ve din sömürüsü yaparız ama ticaret devam eder, dolarlar akmaya devam eder.’ 

* Neden? Çünkü altı satıp, bir alıyorlar. İsrail Uluslararası Adalet Divanında soykırım suçlamasıyla yargılanıyor. Nihat Zeybekçi ise soykırım suçu için ‘Eyvallah ama…’ diyor. Yalnız AKP’lilere söyleyelim. Artık herkes bu yalanların, bu riyakarlıkların ve iki yüzlülüğün farkında. AKP’li yetkililerin, Saraydaki Göbels özentisi danışmanların, medyadaki trollerin bu çelişkili ve manipülatif açıklamalarına artık kimse inanmıyor.

“CEMEVİ KÜLTÜR SANAT KURUMU YA DA TANITIM OFİSİ DEĞİLDİR, İBADETHANEDİR”

* Geçen hafta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla bir yönetmelik yayımlandı. Cemevlerinin aydınlatma giderlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinden ödenmesinde uygulanacak usul ve esaslar düzenlenmiş. Cemevlerini hala Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesi altında tutarak alevi yurttaşlarımızın ibadetlerine ve alevilik inancına bir kültürel değer muamelesi yapan zihniyet, lütfetmiş ve cemevlerinden -eğer şartları sağlarsa- aydınlatma gideri almayacakmış. Bir kere Cemevlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde işi ne? Cemevi kültür sanat kurumu ya da tanıtım ofisi değildir, ibadethanedir. Tekrarlayalım, cemevleri ibadethanedir. 

* Alevilik de kültürel bir etkinlik değil, inançtır. Cem ve semah da birer kültürel aktivite değil, ibadettir. Şatafatlı sofralara, makam araçlarına, yurtdışı toplantılarına akıttığınız Diyanet bütçesi ne güne duruyor? Aleviler vergilerini ödüyor ama Diyanetten haklarını alamıyor. CHP iktidarında, hiç kimse inançları ve etnik kimlik kökeni nedeniyle ayrımcılığa maruz kalmayacak. Ötekileştirmeye son vereceğiz. Toplumdaki her kesim, bu ülkeye aidiyet duygusunu sonuna kadar hissedecek.

“NİHAYET MECLİS’TE İLİÇ FACİASI’NA İLİŞKİN ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULABİLDİ”

* Hepinizin bildiği gibi Erzincan İliç’teki maden faciasının üzerinden iki ay geçti. Nihayet Meclis’te faciaya ilişkin araştırma komisyonu kurulabildi. Komisyonda AKP’li Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman yer alıyor. Süleyman Karaman, 22 Temmuz 2004’te 41 yurttaşımızın yaşamını yitirdiği Pamukova tren katliamının yaşandığı dönemde TCDD Genel Müdürü olan kişi. Dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, o dönemde Karaman hakkında soruşturma açılmasına izin vermemişti. 

* Aynı Karaman, 2022 yılında Anagold’un madeninde şirketin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca sıkça denetlendiğini iddia etmişti. Bu kişinin yer aldığı komisyondan tarafsız, bilimsel ve objektif bir rapor bekleyeceğiz. Öyle mi? AKP iktidarının bu ve benzeri facialarda izlediği bir yol var değerli arkadaşlar. Meclis’te kurulacak olan araştırma komisyonlarına, araştırılacak konuda sicili bozuk olan birini mutlaka atarlar. Kazaların gerçek nedeninin, yapılan ölümcül ihmallerin ve ihmaller silsilesinin üzerini örtecek, manipüle edecek birilerini mutlaka ama mutlaka bulurlar ve atarlar. Atarlar ki; komisyonda olayın üstünü kapatsın, atarlar ki gerçek sorumlular aklansın ve ortaya çıkacak olan ihmaller zincirini yok saysın, atarlar ki AKP’ye zeval gelmesin. Bunu FETÖ Araştırma Komisyonu’nda da gördük. Soma’nın katilini, Amasra Araştırma Komisyonu’nun başkanı yaptıklarında da gördük. Çünkü asıl amaçları olayı araştırmak değil toplumda oluşması muhtemel infiali bastırmak. 

* Biz CHP olarak şimdiye kadar TBMM’de kurulan araştırma komisyonlarında, gerçeklerin ortaya çıkması, ihmal ve kusuru olanların tespit edilerek yargı makamlarının önüne çıkarılması ve bu olaylardan ders çıkarılarak, tedbirler alınarak benzer olaylar yaşanmaması için doğru bildiğimizi söylemekten asla geri durmadık. İliç Faciası’nı araştırmak için kurulan komisyonda CHP’yi temsilen Genel Başkan yardımcımız ve Çalışma Gölge Bakanımız Gamze Taşçıer, Enerji Gölge Bakanımız Deniz Yavuzyılmaz, Adana Milletvekilimiz Müzeyyen Şevkin, Erzincan Milletvekilimiz Mustafa Sarıgül ve Muğla Milletvekilimiz Cumhur Uzun ile aynısını yapacağız. Komisyon çalışmalarının adaletten bir gram sapmasına dahi izin vermeyeceğiz. Bu bizim İliç’te toprak altında kalan canlarımıza karşı boynumuzun borcudur, kimsenin şüphesi olmasın.

“KENT LOKANTASI PROJEMİZİ AKPLİ BELEDİYELER UYGULAMAYA BAŞLADI”

* AKP iktidarı seçim şokunu hala atlatamadı. ‘Kent lokantası oy mu kaybettirir’ diyen bir genel başkanla, daha çok şok yaşarlar. CHP olarak her konuda öncü olmaktan mutluluk duyuyoruz. CHP’nin ısrarlarıyla emeklilere bayram ikramiyesi geldi, taşeron işçilerimizin kadro sorunu büyük ölçüde çözüldü, EYT sorununu gündemden düşürmedik, kısmen çözüldü. Şimdi de kent lokantası projemizi AKP’li belediyeler uygulamaya başladı. Gaziantepli vatandaşlarımız da ‘Kent Lokantası Projesi’ sayesinde dört kap yemeği 40 liraya yiyebilecek. Fatma Şahin gibi diğer AKP’li belediye başkanlarını da bizi takip etmeye çağırıyoruz. CHP’yi ve CHPli Belediyeleri takip etmeye devam edin. Çünkü; her şey çok güzel oluyor.

“BAKANINIZİN TABİRİNİZLE SİZ BU ‘YEREL HALK’A YENİLDİNİZ SAYIN ERDOĞAN”

* AKP’nin her bir şeyi çok bilen ekonomist genel başkanı Kent Lokantaları’na yenik düştü. 10 bin lirayla geçinin dediniz. Emekli vatandaşlarımızla dalga geçtiniz, açlığa mahkûm ettiniz, emeklilere yenildiniz Sayın Erdoğan. Asgari ücretin altında kira kalmadı. Ev demeye bin şahit isteyen, dört duvarı olan üstü kapalı bir bina bile, durduğu yerde asgari ücretli bir işçiden daha fazla para kazanır oldu. Bir işçinin ödeyemediği ev kirasına yenildiniz. Ekonomik darboğazın huzur bırakmadığı ailelere, buzdolapları bomboş, tencere kaynamayan evlere, geleceğinden umudu kesmiş gençlere, yarınını göremeyen annelere, babalara, parasızlığın, mutsuzluğun, kapana kısılmışlığın sebep olduğu asık suratlara, çaresiz bakışlara yenildiniz Sayın Erdoğan. Bakanınızın tabirinizle siz bu ‘Yerel halk’a yenildiniz Sayın Erdoğan. Bu ‘Yerel halk’ ne demek değerli arkadaşlar? AKP’nin ekonomiyi düzeltmesini beklediği Mehmet Şimşek adeta sömürge valisi gibi konuşuyor. Herhalde; 22 yıldır iktidar olmanın nimetlerinden faydalanan AKP’nin Creme de la Creme – kaymak tabakası hariç geri kalan herkesi kastediyor. Yerel halk değil Sayın Şimşek Türk Halkı, Türk milleti. 100 yıllık Cumhuriyet ve vatansever Türk milleti bu tavrı hak etmiyor.

* Aynı Hazine ve Maliye Bakanı geçtiğimiz günlerde ‘Harcamaları mümkün olduğu ölçüde kontrol edip kesintiye gideceğiz’ dedi biliyorsunuz. Peki biz de soralım. Bu zorunlu tasarruf kimin cebinden yapılacak? Ortada yıllarca borcu ödenecek, dolarla avroyla ödeme garantisi verilmiş plansız projeler var. Holdingler için sürekli vergi afları çıkarılıyor. Onlar anladığımız kadarıyla tasarruf kapsamında değil. Peki kim ödeyecek bu faturayı? Mehmet Şimşek’in deyimiyle ‘Yerel Halk.’ Yani mahallenin bakkalı, okulun yanındaki kırtasiye sahibi, gençlerin kahve içmek için gittiği kafenin sahibi ödeyecek hesabı. Menüyü hükümet hazırladı, yemeği yandaşlar yedi, sömürge valisi gibi konuşan Mehmet Şimşek de hesabı halka ödetecek. Kamuda tasarruf sağlanacak mı? diye sorsak onun da yanıtı belli. ‘İtibardan tasarruf olmaz’ diyecekler. Saatlerini, yemeklerini, pahalı çantalarını gösterecekler.

“AKP SEBEP, HUKUKSUZ UYGULAMALAR SONUÇTUR”

* İtibardan tasarruf olmaz diyen, Mehmet Şimşek birkaç gün önce IMF Başkan Yardımcısı ve Avrupa Direktörüyle görüştü. Görüşmenin ardından IMF Avrupa Direktörü Alfred Kammer ‘Türkiye’deki yürürlükte olan programı destekliyoruz’ dedi. Buradan görüyoruz ve anlıyoruz ki; Türkiye IMF’siz IMF programı uygulanıyor. AKP genel başkanından bakanlarına kadar hepsi kendileri dışında bir sorumlu bulma ve yanlış politikalarının bedelini başkalarına ödetme derdinde. Hazine Bakanı, ekonomik buhranın acı faturasını halka ödetmek istiyor. AKP Genel Başkanı Erdoğan da, ekonomideki kendi başarısızlıklarının faturasını başkalarından çıkarmaya çalışıyor. Ona göre sorumlu, kimi zaman marketler, kimi zaman büyük şirketler. Utanmasalar, kiraların emlakçılar yüzünden, altın fiyatlarının da kuyumcular yüzünden arttığını iddia edecekler. 

* Serbest piyasa ekonomisi dediler, CHP’li belediyelerin sosyal devlete yönelik hizmetlerini kendilerince küçümsediler. ‘Kent lokantası da neymiş’ dediler ama kendileri market kurdu. AKP’nin Genel Başkanının ‘Kâr amaçlı kurulmadı’ dediği Tarım Kredi Marketleri meğer fahiş fiyatları bayağı seviyormuş. market 2023‘te bir hayli kar elde ettiği gibi, yöneticilerine de 5 milyon liralık menfaat sağlamış. Neyse ki ülkede namuslu, işinin ehli, bağımsız denetim firmaları var da biz de gerçekleri öğrenebiliyoruz. 

* AKP, istediği kadar hedef şaşırtmak istesin bu halk, derinleşen yoksulluğun sebebinin, ayyuka çıkan yolsuzluğun, artan işsizliğin, bir avuç yandaşı zenginleştirip, yaşadıkları şatafatlı hayatın, bu talan düzeninin sebebinin AKP olduğunu biliyor. Halk şunu artık çok iyi biliyor. AKP sebep, hayat pahalılığı sonuçtur. AKP sebep, yolsuzluk ve yoksulluk sonuçtur. AKP sebep, ekonomik buhran sonuçtur. AKP sebep, liyakatsizlik sonuçtur. AKP sebep, hukuksuz tüm uygulamalar sonuçtur.

“MİLLETVEKİLLERİ PAHALI YEMEKLERLE, KOLLARINA TAKTIKLARI PAHALI SAATLERLE GÜNDEME GELMEMELİ”

* Yarın 23 Nisan. Milli egemenliğimizin ve bağımsızlığımızın sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluş günü. Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkanlığında kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi ile büyük Türk ulusu kendi kaderini ve kendi istikbalini kendi belirledi. Bugün Türkiye dünyanın saygın ülkeleri arasında ise, bunun temelleri 23 Nisan 1920’de Ankara’da atıldı. Bu güzel ülkenin tüm vatandaşları eşit haklara ve sorumluluğa sahip artık. Hiç kimse diğerinden üstün değil. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletin. 

* Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görevi vatandaşlarımızın öncelikle hak ve özgürlüklerini korumak. Anayasa’ya sahip çıkmak. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliklerini işler hale getirmek. Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesine üzerine çıkarmak. Bu saydıklarım, bu milletin seçtiği her bir milletvekilinin de asli sorumluluğu ve ödevi. Meclis, saygınlığı ile Türk ulusumuza örnek olmalı. Şatafat ve görgüsüzlük parlamentonun kapısından girmemeli. Milletvekilleri yedikleri pahalı yemeklerle, kollarına taktıkları pahalı saatlerle, lüks uçaklarla yaptıkları seyahatler ile gündeme gelmemeli. Halkın vekili, halk gibi yaşamalı.

* Bizim çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras, saygın, her alanda temiz, eşit, özgür ve adil bir Türkiye’dir. Çocuklarımıza, saygınlığın şekil ile değil, özle kazanılacağını, bilgiyle kazanılacağını göstermeliyiz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin 104. Kuruluş yıldönümünü şimdiden kutluyorum. Milyonlarca çocuğumuzun, evladımızın gözlerinden öpüyorum.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chpli-yucelden-mehmet-simseke-yerel-halk-tepkisi/feed/ 0
Siyasi partilerde muhasebe zamanı: Kim ne ders çıkarmalı https://www.foxhaber.com.tr/siyasi-partilerde-muhasebe-zamani-kim-ne-ders-cikarmali/ https://www.foxhaber.com.tr/siyasi-partilerde-muhasebe-zamani-kim-ne-ders-cikarmali/#respond Mon, 10 Jun 2024 21:37:01 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8129  

1- İktidar partisinden başlayalım. AKP, seçim sonuçlarını doğru okuyor mu sizce?

AKP’nin seçim sonuçlarını okumaya ilişkin yaklaşımının iki boyutlu olduğunu düşünüyorum. Birinci boyut sonuçlara ilişkin kamuoyuna aktardıkları, ikincisi kendi içlerinde yaptıkları değerlendirmeler. İlk boyutta kendi seçmen kitlesinde başarısızlığı kabullenmenin ve dillendirmenin zaafiyet yaratacağı endişesiyle “AKP kaybetti’ izlenimi verilmek istenmiyor. İkincisi içeride daha gerçekçi değerlendirmeler yapıldığı kanaatindeyim.  Fakat her koşulda içeride de sonuçları doğru okumanın bir sınırı olduğu açık.  AKP, 22 yıllık iktidarın vermiş olduğu özgüven ve imkanlarla devleti AKP’lileştirdiği gibi, toplumu da topyekün AKP’lileştirmekte olduğu yanılsamasından kurtulamıyor. Oysa ki devleti kontrol etmek elinizdeki iktidar aygıtlarıyla kolaydır, toplum ise akışkandır. Kendisi için kapanan her kapının ardından açık kapı bulmaya ve oradan akmaya müsaittir. 31 Mart’ta olan; AKP’nin kendi çekirdek destekleyicileri için yıllardır ardına kadar açık tuttuğı kapıları bu kitlenin dışında bulunanlara kapatmaya başladığı anda, çekirdek, doğal müttefiklerin dışında kalanların CHP kapısından girmeye başlamalarıdır. Sayısal olarak azımsanmayacak ve AKP’yi ikinci parti yapan bu kitlenin sandığa gitmeme ya da CHP gibi başka partilere oy vermek suretiyle dışarıya çıkma gerekçelerini bu anlamda doğru okudukları kanaatinde değilim.

2- AKP’nin israfı benimsemesi ne kadar etkili oldu?

AKP’yi iktidara taşıyan dinamik siyaseten ve iktisaden dışlandıklarını iddia ettiği kesimleri sistemle, sunduğu imkan, fırsatlarla adil, hak temelli buluşturma iddiasına dayanmaktaydı. Belirli bir süre merkezden taşraya uzanan siyasetçileri ve kendisini destekleyenlerin bir kısmına bunu sunma konusunda bir miktar başarılı oldu. AKP çarkı diyebileceğimiz bu yapının dışında kalanları ise idare etti. AKP’nin ürettiği bu elit-çekirdek seçmen koalisyonu bir süre sonra iktidar olmanın bu işlevini bir doğal hak temelli imtiyaz olarak görmeye başladıkça, imkan ve fırsatları yaymak ve toplumsallaştırmak yerine daha dar parti grubuna ve sadık seçmenlerine takdim etmeyi tercih etti. Bu andan itibaren dar partizan elit ve seçmenleri imtiyazlı, ayrıcalıklı bir sınıfa dönüştü, siyaseti salt kendileri, yakın çevrelerine hizmet eden adeta bir uhrevi aygıt ve süreç olarak görme yanılgısına düştüler. Siyasetin kaynakları, fırsatları sadece bu sınıfın hizmetine sunulduğu için, dün sistemin dışında kalanlar bugün sistemin merkezine oturmanın verdiği özgüvenle siyasetin iktidarı elde edenlere bahşedilen tüm imkanları kullanma, bunu da tiyatroda sahneye konan bir gösteri şeklinde icra etmeye başladılar. İmkanlar ve fırsatlar bir süre sonra gösteriyi gösterişe dönüştürdü. Bu durum doğal olarak liyakattan uzak tarz nedeniyle yönetme kabiliyetini yitirdi, ekonomiyi de sarstı. 31 Mart sonuçları bu anlamda küçülen pastada kremalı büyük pasta dilimini paylaşanların “siz pasta kırıntılarıyla idare edebilirsiniz” diyenlerine karşı yükselen bir itiraz, hatta hınç olarak okunabilir.

3- Yasaklar, sansür, demokratik hakların kullanılamaması, kısıtlanan özgürlükler bu sonuçta etkili oldu mu?

Türkiye’de toplumun baskın milliyetçi, farklı tonlardaki muhafazakar karakteri, devlet marifetiyle sürekli olarak yeniden üretilen otoriter kodların kitle zihninde yerleşmesine, azımsanmayacak bir kesimde tek hakiki gerçeğimiz olarak algılanmasına neden olmaktadır. Bu imal edilen hakikatte insan hak ve özgürlükleri, demokratik değerler, demokratik hakların kullanılması, sansür, yasaklar karşıtlığı seçmenin parti bağlılığında, iktidar tayin eden çoğunluk için kimin yöneteceğine karar vermede asli ölçütleri değildir. Bu nedenle, ne 14 Mayıs’ta ne de 31 Mart’ta bu politikaların sonuç tayin edici boyutta etkili olduğunu söyleyebiliriz. 

4- AKP’li vekil Şebnem Bursalı’nın ıstakozlu fotoğrafları çok tartışıldı. AKP’nin çöküşünün simgesi olabilecek bir fotoğraf mıydı?

31 Mart’ın AKP için bir çöküş olduğundan pek emin değilim. Fakat en azından bu riskin artık varolduğu izlenimi oluşmuştur denilebilir. Çeyrek asırlık bir iktidar partisinin kendisine bağlı bir sosyoloji inşa edip, bunu iktidar kaynaklarıyla, lidere sadakatle, davaya hizmet! motivasyonuyla inşa etmesi durumunda bir seçimde çöküş yaşaması siyasetin doğasına aykırı. Fakat, iktidarın sunduğu kaynaklar, lidere sadakat zayıflamış, bir kısım destekçiler için davaya hizmetin bir illüzyondan ibaret olduğu anlaşıldığı andan itibaren bir süreç başlar. AKP için o anın 31 Mart olduğunu düşünüyorum. Medyaya yansıyan o fotoğraf AKP iktidarına yönelik sosyolojik desteğin zayıflaması yolunda partizan seçmen dışında duygusal özdeşlik yitimi için bir görsel malzeme işlevi görmüştür demek mümkün.

5- Abdülkadir Selvi’nin yazdığı normalleşme yazısı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özgür Özel ile görüşmeye kapı açması… Kimine göre elindeki tek argüman daha da sertleşmek olan Erdoğan’dan siz bir yumuşama bekliyor musunuz?

Siyasette olan bitenin, duysusallık ve tepkisellikten uzak, rasyonel bir okuma anlamında iktidarla muhalefetin bir arada yaşamasının imkanlarını temellendirme adına önemli ve değerlidir. Aslında olağan bir demokraside bu konular haber değeri bile taşımayacak siyasal süreç çıktıları olmakla birlikte, şiddetli politik kutuplaşmaya mahkum edilmiş bir ülkede normale dönüş sembolleri olarak kabul görülüyor. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olarak süreci nasıl yöneteceği, yumuşamanın mı sertleşmenin mi baskın olacağı tartışmalarında tek belirleyici kendisi. Fakat işi  kolay değil. Güçlenen muhalefet, muhalefet içinde özellikle İYİ Parti’nin ne olacağı, ekonomik alanda yaşanacak gelişmelerin her birine göre Erdoğan’ın elinde karabileceği farklı kartlar mevcut. 31 Mart sonuçları kartların yumuşama amaçlı karılması mesajını verdiği kanaatindeyim. Cumhurbaşkanı da bunu isteyebilir. Çünkü, pragmatik politik mizacı buna yatkın. Fakat sorun müttefikinin buna razı olup olmayacağı. 

6- AKP toparlayabilir mi? Siyasi partiler tarihi bize ne söylüyor?

AKP örneğinde bir parti çok partili siyasi hayatımızda yok. İktidar ömrü, siyasi, ideolojik kimliği, tabanının ideolojik, sosyolojik nitelikleri itibarıyla diğerlerinden çok farklı. Üç çeyrek asırlık siyasi hayatımızda hem kendisi dönüşen hem de toplumu olumlu ve/veya olumsuz şekilde dönüştüren tek parti. ANAP ve DYP’nin çöküş örneklerinden yola çıkarak bir değerlendirme yapmak kolay olmasa da belki de tek benzerliklerinden söz edebiliriz. Her iki partiye ilişkin seçmenlerin önce mutabakat yitimi, ardından tükenişleri, sosyolojik yapıdaki değişimin tetikleyiciliğinde seçmenleri değişirken, kendilerinin değişime direnmeleriyle ilgiliydi. AKP’nin gücünü koruduğu dönemlerde diğerlerinden farkı, değişimi okuma ve gereklerini yapma konusundaki kapasitesiydi. 2015’ten itibaren gerilemeye başlaması kendisini doğuran  toplumcu reflekslerle değil, devletçi, otoriter, tektipçi reflekslerle siyaset yapması, sosyolojik değişime, zamanın ruhuna uygun politikalar üretmekten vazgeçmesiyle ilgilidir. Parti devletine dönüşmesiyle eş zamanlı olarak yüzünü devlete, sırtını topluma dönmesi, devletin ve particilerin çıkarlarını toplumun çıkarlarının önüne koyması bunda belirleyici olmuştur. Öncelikli meşruiyeti devlet ve particilerden alan siyaset tarzı ve yönetme pratiklerinin toplumun taleplerini okuması kolay değildir. Bu saatten sonra toparlanabilmesi devletten güç alarak mı yoksa toplumun rızasını yoğunlaştırarak mı siyaset yapacağına bağlı. ANAP ve DYP bunu başaramadı ve çöktü. AKP başarabilir mi sorusunun yanıtı liderin tercihine bağlı. Zor olduğunu belirtmek gerekir. Tabii ki belirli bir sosyolojiye oturan, sınıfsal ittifakları güçlü bir parti için süratli bir buharlaşma da sözkonusu olmaz.

7- MHP ne ders çıkarmalı ve sizce bir ders çıkarıyor mu?

Mevcut partiler içinde kanımca konfor alanı en geniş parti MHP. 31 Mart’ta görüldüğü gibi, pek fazla kampanya yapmadan, seçmen tabanında bir miktar kayıp yaşasa da, bunu büyük ölçüde koruyan bir parti. Bunun nedeni, katı bir ideoloji partisi olması, partide lidere olan bağlılık, ülkenin belirli seçim coğrafyalarında her zaman seslenebileceği ve sesini duyan bir seçmen kitlesinin varlığı, bir ittifakın ayrılmaz parçası oluşu ve siyasi yelpazede ideolojik olarak kendisiyle rekabet edebilecek kurumsallaşmış bir partinin bulunmamasıdır. Özellikle katı ideolojik partilerde seçmen kaybetmek zor, fakat giden seçmeni geri çağırmak daha zordur. Ders çıkarıp çıkarmamaya sıra, muhtemelen yapmakta oldukları analizler ve değerlendirmelerden sonra gelecektir. 

8- Gelelim CHP’ye. Yerel seçimlerin birinci partisi olması kimilerine göre seçmeninin AKP’yi cezalandırmasıyla oldu, kimilerine göre doğru strateji izlendi? Hangisi

CHP’nin yerel seçimlerde birinci parti olmasının nedeni tek başına ne biri ne de diğeri. Çok yönlü ve çok boyutludur. 31 Mart Chantal Mouffe’nin ifadeleriyle politik ve sosyo-ekonomik değişimlerin baskısı altında üretilen hakim ideolojinin giderek çoğalan, doyurulmamış taleplerden dolayı istikrarsızlaştırılan bir “popülist moment”e denk düşmektedir. Mouffe’ye göre böyle durumlarda mevcut kurumlar varolan düzeni müdafaa etmeye çalışsa da, halkın bağlılığını sağlamakda başarız olurlar. Sonuçta bir hegemonik oluşumun toplumsal temelini sağlayan tarihsel blok parçalarına ayrılır, ardından adaletsizlikle malul toplumsal bir düzeni yeniden yapılandırmaya mahir yeni bir kollektif özneyi inşa etme ihtimali ortaya çıkar.

Seçmen son yıllarda kendisine yaşattıkları nedeniyle AKP’yi cezalandırdı. Aslında 2015 sonrası her seçimde bunu yaptı, fakat adresi ittifaktaki diğer partiydi. Bu kez ya sandığa gitmedi ya da IPSOS’un son araştırmasına göre 10 seçmeninden biri CHP’ye oy verdi. Neden CHP? sorusunun yanıtında öne çıkanlar; lider değişimiyle verilen ‘değişiyoruz’ mesajı, bunun ikna edici olması, başta İstanbul ve Ankara’daki başarılı belediyecilik uygulamalarıyla ‘biz yerelde yönetme konusunda mahiriz” mesajının yerel yönetim icraatlarıyla karşılığının seçim öncesi tescil edilmesidir. Ayrıca, partizan seçmen olmayan kitlelerin ekonomik krizde yaşadıkları nedeniyle, katı ideolojik ayrışmalar, ‘sağ’, ‘sol’ etiketleri, kimliklerin başat rolü başarılı aktörlerin ikna ediciliği karşısında başta büyük kentler olmak üzere, çoğu kentte rafa kaldırıldı. Adıyaman, Afyon, Kütahya, Manisa’da yerel yönetimlerin el değiştirmesi başka ne ile açıklanabilir ki? Kanımca, bu seçimde yıllar sonra seçmen cezalandırma ve ödüllendirme reflekslerini aynı anda ilk kez bu ölçüde yoğun gösterdi.

9- CHP’nin bu başarısının gelecek Genel Seçimde de sürmesi için neler yapmalı ve en önemlisi neler yapmamalı?

CHP 31 Mart’ta elde ettiği bu başarıyı genel seçimde de sürdürmek için, Mouffe’nin “popülist moment”ine denk düşen bu dönemde Gramsci’nin eskinin ölmekte olduğu, yeninin ise henüz doğamadığı durumu tanımladığı  “interregnum” a uygun kollektif özneyi-halk-  hayata geçireceği yerel politikalarla inşa etme çabasına  girişmeli. Kollektif özneden kastettiğim; parti, yerel yönetim imtiyazlı olmayan, tüm kesimleri hak edici, halkçı yerel yönetim politikalarıyla kucaklayan, buna belediyelerinin başardıklarıyla inanan ve CHP’nin yönetmesine rıza gösterecek bir çoğulcu kollektif özneye dayalı sosyolojidir. Bunun yolu, seçmeni partizanlaştırmadan toplumsallaştırarak, mahalli müşterek taleplerine yanıt politikalar üretmek ve sunmaktır. Dolayısıyla, yapılmaması ve uzak durulması gerekenler; yerel yönetimlerde CHP’nin kendi kollektif öznesini inşa etmemesi, partizan ve salt seçmenlerine hizmet sunan bir aygıta dönüşmemesidir. CHP’yi başarıya götürecek olan; kollektif talep, çıkarları karşılamaya yönelecek belediyecilik modelidir. İmtiyazsız, hakçı, halkçı, sosyal dışsallıkları çok güçlü  belediyecilik uygulamalarıyla seçmen CHP’nin merkezi iktidarın önümüzdeki seçimlerde alternatif partisi olduğuna ancak bu şekilde ikna edilebilir.

10- Peki ya İYİ Parti?

İYİ Parti’nin temel sorunu, kurulduğundan bugüne kendine bir yol bulma konusunda seçmeni ikna edici karar verememisidir. Türkiye parti siyasetine merkeze yeni bir soluk vermek üzere, ideolojik, siyasi kimliğini merkez sağda konumlandırma hedefiyle yola açıksa da, gelinen noktada nerede durduğu belirgin olmayan, seçmenin neye göre ve niçin oy vereceği sorularına yanıt veremeyen bir partidir. Bunun nedeni; berrak olmayan kimliğidir. Bir siyasi partinin kimliği berrak değilse, seçmenin zihni de o partiye yönelme konusunda net olmaz. Bir seçimde lideri hatırıyla, rakiplere olan karşıtlıklarla oy verirken, bir diğer seçimde partiden uzaklaşır. Kimlik belirsizliği lider ve elitlerin istikrarsız politika okumalarıyla da yakından ilgilidir. Akşener’in son iki seçimdeki söylem istikrarsızlığı düşünüldüğünde, bu durum anlaşılabilir.  Parti kimlerle, kimin için ve kimlere karşı siyaset yapma konusunda net değildir. Hal böyle olunca yönelebileceği tek açık yol olan yenilenmiş merkez sağı ideolojik, söylemsel olarak önce inşa  etme, ardında o yola sapma konusunda tereddürler yaşıyor. Sonuçta seçmen nezdinde itibar kaybı artan bir parti olmaktan kurtulamıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/siyasi-partilerde-muhasebe-zamani-kim-ne-ders-cikarmali/feed/ 0
Melis’te İsrail gerilimi: Çocuklar ölürken bunlar 2.3 milyarlık mal satmışlar https://www.foxhaber.com.tr/meliste-israil-gerilimi-cocuklar-olurken-bunlar-2-3-milyarlik-mal-satmislar/ https://www.foxhaber.com.tr/meliste-israil-gerilimi-cocuklar-olurken-bunlar-2-3-milyarlik-mal-satmislar/#respond Sun, 02 Jun 2024 21:57:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7904 Türkiye’nin İsrail’le olan ticari ilişkileri Meclis’te tansiyonu yükseltti. CHP’nin bu konudaki Meclis Araştırma önergesi ele alınırken konuşan Malatya Milletvekili Veli Ağbaba “Çocuklar ölürken bunlar 2.3 milyarlık mal satmışlar. Kurtla yediniz, kuzuyla ağladınız. Samimiyetsizler, ikiyüzlüler, sahtekarlar. İsrail katildir, suç ortağı Amerika’dır, destekçisi AKP’dir” dedi ve şunları söyledi:

“ANLATACAK CÜMLE YOK”

*Gazze bombalanırken İsrail’le ticaretteki ikiyüzlülüğü anlatacak cümle bulamıyorum. İsrail ile ticaret hep inkar edildi. Hasan Bitmez arkadaşımız bu kürsüde hayatını kaybetti. Ona rağmen inkara devam ettiniz, İsrail ile ‘al-veriniz’ bitmedi. Sonunda 9 Nisan’da İsrail ile ticaret yaptığınızı itiraf ettiniz.

Fotoğraf: Zekeriya ALBAYRAK / SÖZCÜ

“NAMAZ KLARKEN BENZİN SATTINIZ”

*1 Ocak sabahında İstanbul’da sabah namazından sonra İsrail’i protesto eden miting düzenlediniz, namaz kılarken İsrail uçaklarına benzin sattınız.

*İkiyüzlülüğü, rezilliği düşünebiliyor musunuz? Bir tarafta namaz kılıyorlar Gazzeli çocuklar için diğer taraftan İsrail’in jetlerine yakıt gönderiyorlar.

YATACAK YERİNİZ YOK

*Yazıklar olsun bu ikiyüzlülüğe.  ‘Kudüs kırmızı çizgimiz’ diyordunuz, tel örgü gönderiyorsunuz. Bir tarafta Gazzeli çocuklar bir tarafta yeşil dolarlar. Sizin tercihiniz yeşil dolarlar. Yatacak yeriniz yok. Ticareti kim yapıyor? Ne kadar akrabaları varsa, yapıyor. Hepsi AKP’li.

*Birisi CHP’li olsa ne yapardınız, biliyor musunuz? Yeri göğü inletirdiniz. Hepsi sizin siyasi akrabanız. Kimi Cumhurbaşkanı yakını, kimi Milletvekili yakını. Ticaret Bakanlığı önce inkar etti, sonra ‘bazı ürünleri kısıtlıyoruz’ dedi.  Mescidi Aksa’daki kapının tel örgüsünü sen gönderdin, herşeyiniz yalan, sahtekarlık, iyi yüzlüsünüz.

Fotoğraf: Zekeriya ALBAYRAK / SÖZCÜ

“KOLAYI YASAKLADILAR”

*Gazze’de çocuklar ölürken bunlar sahte gözyaşı döküyor, diğer taraftan İsrail’e malzeme satıyorlar. Ama hakkınızı yemeyelim Meclis’te Cola’yı yasakladılar. Nescafeyi yasakladılar.

*İsrail’in dizleri titredi, bu tedbir karşısında. Allah size akıl versin. Çocuklar ölürken bunlar 2.3 milyarlık mal satmışlar. Kurtla yediniz, kuzuyla ağladınız. Samimiyetsizler. Sizde yürek varsa, kolayı yasaklayacağına Kürecik İsrail Kalkanını geri kapatın. Hala gemiler gitmeye devam ediyor. Durdurun gemileri.

ECEVİT VE ERBAKAN

CHP, 1970’lerde Ecevit nerede duruyorsa orada duruyor, Arafat’ın yanındayız. Deniz Gezmiş nerede duruyorsa, Filistin’in arkasındayız. Erbakan nerede duruyorsa, orada duruyor, 15 sene önce Peres’e one minute diyordunuz şimdi,

*İsrail’le ticarete durun diyenlere one minute diyorsunuz. Utanmazsınız. Ramazan’da yalan söyleyenler sahtekardır. 1 Ocak’ta namaz kılarken, İsrail’e satış yapanlar sahtekardır. Ne satmışsınız: Demir, çelik, uçak yakıtı…

AKP SAVUNMASI

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise Ağbaba’nın sözlerini çok ağır olduğunu ve aynen iade ettiklerini belirterek, şu savunmayı yaptı:

“Bizim Gazze meselemiz çok eski, AKP’den de eski. Bütün arkadaşlarımızın hayatı Filistin’le ilgili sahici gözyaşlarından oluşan bir hareketle bugüne geldik. Asla silah gönderilmiyor. Bu Meclis’te Filistin taraftarı olmayan var mı? (Muhalefet AKP sıralarını gösterdi) Siz İsrail, ABD’ye kızmak yerine AKP’ye kızıyorsunuz. Asla uçak yakıtı gönderilmiyor. Özel uçaklara buraya gelmiş, kalkıp geri gitmesi lazım. Alınan yakıtla ancak yarım saat gidebilirsiniz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/meliste-israil-gerilimi-cocuklar-olurken-bunlar-2-3-milyarlik-mal-satmislar/feed/ 0
Dört yerde halk yeniden sandık başına gidecek https://www.foxhaber.com.tr/dort-yerde-halk-yeniden-sandik-basina-gidecek/ https://www.foxhaber.com.tr/dort-yerde-halk-yeniden-sandik-basina-gidecek/#respond Sun, 02 Jun 2024 21:03:45 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7888 Türkiye, 5 yıl boyunca görev yapacak yerel yöneticilerini seçmek için 31 Mart 2024 Pazar günü sandık başına gitti. 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde kesin olmayan sonuçlara göre; CHP 35, AKP 24, DEM Parti 10, MHP 8, Yeniden Refah Partisi 2, BBP 1, İYİ Parti ise 1 şehirde belediye başkanlığı kazandı.

Seçimin ardından ilçe, il seçim kurulları ile Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) itiraz süreci başladı. Sonuçlara ilişkin ilçe seçim kurullarına 2 Nisan 15.00’e kadar, il seçim kurullarına 5 Nisan 17.00’ye kadar, YSK’ya ise 10 Nisan 17.00’ye kadar itirazda bulunuldu.

7 Nisan’da başlayan olağanüstü itiraz süresi ise 14 Nisan saat 17.00’de sona erdi. Ancak sonrasında da “tam kanunsuzluk hali” gerekçesiyle olağanüstü itirazlar yapılabiliyor. 

4 YERDE 2 HAZİRAN’DA SEÇİM YAPILACAK

Kesin sonuçlar, tüm itirazlar sonuca bağlandıktan sonra YSK tarafından duyurulacak. YSK, Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesi, Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesi ile Edirne ve Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Güneykaya beldesinde seçimlerin yeniden yapılmasına karar vermişti.

Bu bölgelerde yaşayan yurttaşlar 2 Haziran’da sandık başına gidecek.

PINARBAŞI

31 Mart yerel seçimlerinde Pınarbaşı’nda CHP’nin adayı Deniz Yağan 5 bin 82, MHP’nin adayı Menduh Uzunluoğlu ise 4 bin 758 oy almıştı.

MHP’li yetkililer, mühürsüz oy torbaları kullanıldığı iddiasıyla seçimin iptal edilmesi için Pınarbaşı İlçe Seçim Kurulu’na başvurmuştu.Yapılan başvuruyu değerlendiren ilçe seçim kurulu, seçimlerin yenilenmesine karar vermişti.

CHP’nin, Pınarbaşı’nda seçimlerin tekrarlanması kararına itirazı, Kayseri İl Seçim Kurulu’nca reddedilmişti. CHP, “belediye başkanlığı ve meclis üyeliği seçimlerinin iptali ve yenilenmesi yönündeki kararların kaldırılması” talebiyle YSK’ya başvuruda bulunmuştu. Kurul, partinin itirazını reddetti. Pınarbaşı’nda 2 Haziran’da seçimler yenilenecek.

HİLVAN

31 Mart yerel seçimlerinde Hilvan’da DEM Parti’nin adayı Serdan Paydaş 6 bin 960, AKP’nin adayı Ali Bayık ise 6 bin 439 oy almıştı.

Hilvan’da oy yakma görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından Hilvan İlçe Seçim Kurulu, seçimlerin yenilenmesine karar vermişti. Yüksek Seçim Kurulu da Hilvan ilçesinde seçimlerin 2 Haziran’da yenilmesine karar verdi.

SİYASİ PARTİLER HANGİ İLLERE İTİRAZ ETTİ?

VAN: Van İl Seçim Kurulu, Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen DEM Partili Abdullah Zeydan’ın adaylığını iptal ederek, mazbatanın AKP adayı Abdulahat Arvas’a verilmesine karar vermişti. DEM Parti, Van İl Seçim Kurulu’nun kararının iptal edilmesi için YSK’ya başvurmuştu. DEM Parti’nin itirazını kabul eden Kurul, mazbatanın 7 üyenin kabul, 4 üyenin ret oyu ile Zeydan’a verilmesini hükmetmişti.

HATAY: 31 Mart yerel seçimlerinde Hatay’da AKP’nin adayı Mehmet Öntürk 346 bin 212, CHP’nin adayı Lütfü Savaş ise 343 bin 477 oy almıştı. CHP’nin itirazları devam ederken Hatay İl Seçim Kurulu mazbatayı AKP’li Mehmet Öntürk’e vermişti. CHP, itirazının il seçim kurulu tarafından reddedilmesinin ardından YSK’ya başvurmuştu. CHP dilekçede, Hatay’da “oyların yeniden sayılması”, bu reddedilirse “geçersiz oyların sayılması”, bu da reddedilirse “seçimin yenilenmesi” talep edilmişti. Kurul, partinin itirazını reddetmişti. Öte yandan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, dün Hatay seçimlerine ilişkin “tam kanunsuzluk” gerekçesiyle itirazda bulundu. 

ARDAHAN: Ardahan Merkez İlçe Seçim Kurulu, CHP’nin 174 oy farkıyla kazandığı Ardahan’da AKP’nin itirazı üzerine yeniden seçim kararı almıştı. Kararı değerlendiren Ardahan İl Seçim Kurulu, mazbatanın seçilmiş CHP’li Faruk Demir’e verilmesine karar vermişti. AKP, Ardahan’da belediye başkanlığı seçimlerinin yenilenmesi için YSK’ya başvurmuştu. Kurul, AKP’nin itirazını kabul etmeyerek seçimlerin yenilenmemesine karar vermişti.

ORDU: 31 Mart yerel seçimlerinde Ordu’da AKP’nin adayı Hilmi Güler 182 bin 739, İYİ Parti’nin adayı Enver Yılmaz ise 166 bin 598 oy almıştı. İYİ Parti, Ordu’daki seçimlerde “tam kanunsuzluk” tespit ettikleri gerekçesiyle seçimlerin iptali ve yenilenmesine yönelik YSK’ya olağanüstü itirazda bulunmuştu. Kurul, partinin itirazını reddetmişti. İYİ Parti, dün Ordu’da seçimlerin yenilenmesi için YSK’ya ikinci kez başvurdu.

KÜTAHYA: 31 Mart yerel seçimlerinde 137 bin 111 oyun geçerli, 5 bin 659 oyun geçersiz sayıldığı Kütahya’da CHP’nin adayı Eyüp Kahveci 40 bin 712, MHP’nin adayı Alim Işık ise 40 bin 110 oy almıştı. AKP ve MHP’nin geçersiz oyların yeniden sayılması talebini Kütahya İl Seçim Kurulu, kabul etmişti. Sayılan geçersiz oylarla MHP’nin adayı Işık’ın oyu 58, CHP’nin adayı Kahveci’nin oyu 27 artmıştı. MHP’nin seçimlerin iptali ve yeniden yapılması üzerine yaptığı olağanüstü itiraz YSK tarafından reddedilmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/dort-yerde-halk-yeniden-sandik-basina-gidecek/feed/ 0
Cumhur’un bayramlaşmasında 31 Mart diyaloğu: Millet uyardı https://www.foxhaber.com.tr/cumhurun-bayramlasmasinda-31-mart-diyalogu-millet-uyardi/ https://www.foxhaber.com.tr/cumhurun-bayramlasmasinda-31-mart-diyalogu-millet-uyardi/#respond Sat, 25 May 2024 21:39:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7677 AKP heyetinin Ramazan Bayramı dolayısıyla MHP’yi ziyaretinde 31 Mart yerel seçim sonuçları gündeme geldi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya “Millet tarafından bir uyarı oldu mu? Evet, bir uyarı oldu. Uyarılar anlaşıldı. Millet iradesine karşı kimsenin diyeceği bir şey yok” ifadelerini kullanırken, AKP Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız “Milletimizin mesaj verme kabiliyetine inanırız. Milletimizin verdiği mesajı anlamaya çalışacağız” diye konuştu.

MHP’YE GÖRE OY KAYMASI YOK 

“Yerel seçimleri tek bir faktöre bağlamak ve değerlendirmek mümkün değil. Çok faktörlü bir seçimden bahsediyoruz” diyen Karakaya, şöyle devam etti:

– İl genel meclisi üyeliklerine bakıldığında Cumhur İttifakı’nın öyle denildiği şekilde bir oy kaybı da söz konusu değil. Elbette kaybettiğimiz, yeni ilave ettiğimiz yerler var. Eksiklikler, fazlalıklar neyse üzerinde durulacak, çalışılacak. Cumhur İttifakı olarak denildiği şekilde oy kayması söz konusu değil.

– Ağırlıklı olarak seçmen sandığa gitmeyerek gösterdi. Tabii bu, sonuçları görmemezlikten gelme anlamına gelmiyor. Cumhur İttifakı’ndan CHP’ye kitlesel bir anlamda oy hareketinin olmadığını çok rahatlıkla söylemek mümkün. Kaybedilen belediye başkanlıklarını da baktığımızda her şeyde bir hayır vardır diyoruz.

AKP Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız da şöyle konuştu: 

– Hiçbir mazeret üretmeden, ‘sonuçlar şöyle oldu, böyle oldu’ gibi tartışmalara mahal vermeksizin milletimizin iradesi budur. Milletimizin mesaj verme kabiliyetine inanırız. Milletimizin verdiği mesajı anlamaya çalışacağız. Hiçbir mazeretin arkasına sığınmaksızın, ittifakımız çok büyük olgunlukla karşıladı.

MHP de AKP’ya ziyarette bulundu. Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz başkanlığındaki heyeti, AKP Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur ağırladı.

MHP’DEN ERDOĞAN’A İSRAİL DESTEĞİ

İsrail’in Gazze saldırısı ve Türkiye’nin İsrail ile ticaretine yönelik tepkilere değinen Sadir Durmaz “Dünya’nın göz önünde bir soykırım yapılıyor. Bir terör devletiyle karşı karşıyayız. Türkiye, dünyada en fazla yardımı yaparken birilerinin bunu farklı değerlendirip istismar konusu yapması kabul edilebilir bir durum değil. Cumhurbaşkanımızın gayretlerinin ve attığı, atacağı adımların sonuna kadar arkasında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz” dedi. 

Türkiye’nin üst üste seçimi yaşamak durumunda kaldığını söyleyen Durmaz, “Aynı zamanda tüm dünyada cereyan eden ve bizi de ilgilendiren bazı süreçler yaşadık. Pandemi, deprem gibi. Tüm bunlardan sonra üç seçim geride kaldı. Şimdi ise seçimsiz bir dört yıl. Bu sürede de halihazırda görülen birtakım eksikliklerin, noksanlıkların tamamlanacağı, Türkiye’nin istikrar içerisinde bazı faaliyetlerini, tedbirlerini alabileceği bir döneme girebiliriz” diye konuştu.

‘TRAFOYA KEDİ GİRDİ’ DEMEDİLER

AKP Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur da “Önümüzdeki 4,5 yıllık seçimsiz geçirilecek olan o süreçte güçlü bir şekilde yolumuza devam edip milletimiz için, 85 milyonun her bir ferdi için çalışmaya, üretmeye, gayret etmeye, üretmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.  

Sadir Durmaz da “Bu seçimde ilk defa birileri, seçim sonuçlarına çok itiraz etmedi. ‘Tek adam rejimi var. O yüzden böyle bir sonuç çıktı’ demediler. ‘Trafoya kediler girdi, o yüzden böyle oldu’ demediler” ifadelerini kullanırken, AKP Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur ise “Bizim demokrasi kültürünün yerleşmesi ve özümsenmesi noktasında gerçekten güzel örneklerimiz. Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak yaşayan ve hayata geçiren bir siyasi tecrübeyiz aslında” değerlendirmelerinde bulundu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cumhurun-bayramlasmasinda-31-mart-diyalogu-millet-uyardi/feed/ 0
Kayyumun iftar sofrası AKP’nin seçim çadırına gitti https://www.foxhaber.com.tr/kayyumun-iftar-sofrasi-akpnin-secim-cadirina-gitti/ https://www.foxhaber.com.tr/kayyumun-iftar-sofrasi-akpnin-secim-cadirina-gitti/#respond Thu, 23 May 2024 21:00:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7585 Diyarbakır’da kayyumla yönetilen Büyükşehir Belediyesi, bu yıl Ramazan ayı dolayısıyla kentin iki ayrı noktasına iftar çadırı kurdu. 30 milyon 200 bin liraya ihalesi yapılan iftar çadırları, yoksul ve dar gelirli ailelerin yoğun olarak yaşadığı Bağlar ve Sur ilçelerindeki Dağkapı Meydanı’na kuruldu. Sözleşmeye göre, iki çadırda günlük 6 bin kişiye yemek dağıtımı yapılacağı taahhüt edildi.

Bağlar’da kurulan çadırda 3 bin kişiye yemek dağıtımı yapılacağı sözleşmede yer aldığı halde çadırdaki sandalye sayısının 250 olması dikkat çekti. Günlük 3 bin kişiye yemek dağıtılmış gibi gösterilerek ihaleyi alan firmanın, kayyum yönetiminin de talebi üzerine yemekleri AKP’nin seçim çadırlarına gönderdiği ortaya çıktı.

 

AKP KADIN KOLLARI VE AKP SEÇİM ÇADIRLARINA GİDİYOR

Yoksul ve yardıma muhtaç kişiler için kurulan iftar çadırında yemeğin, yoksullardan ziyade AKP’li adayların seçim çalışması yürüttüğü çadırlara takviye edildiği bildirildi. Bağlar’da kurulan iftar çadırından her gün 200 kişilik yemeğin, seçim çalışması yürüten AKP’nin Sur, Yenişehir, Bağlar ve Kayapınar merkez ilçe teşkilatı kadın kolları başkanlığına gönderildiği öğrenildi.

ÇINAR, HANİ VE DİCLE İLÇELERİNDEKİ AKP’LİLERE GİDİYOR

Yine yoksullara yemek dağıtımı için kurulan çadırdan 200 kişilik yemeğin her gün ihaleyi alan firmaya ait araçla Diyarbakır’da 40 kilometre uzaklıktaki Çınar ilçesinde kurulan AKP’nin Belediye Başkan adayı Davut Arzu’nun seçim çalışması yürüttüğü çadıra gönderildiği belirlendi.

Aynı şekilde 200 kişilik yemeğin Diyarbakır’a 70 kilometre uzaklıktaki Hani ilçesindeki AKP ilçe teşkilatına, 200 kişilik yemeğin de Diyarbakır’a 60 kilometre uzaklıktaki Dicle ilçesinde seçim çalışması yürüten AKP’lilere gönderildiği öğrenildi. Sözleşmeye göre 3 bin kişiye yemek dağıtımı yapıldığı taahhüt edilen Bağlar’daki çadırda yoksula verilen yemek sayısının ise 200-250 arasında olduğu ortaya çıktı.

MAZBATA ALININCA KORSAN ÇADIR GECE APAR TOPAR SÖKÜLDÜ

30 milyonluk yemek ihalesiyle ilgili Ramazan ayı boyunca yemek dağıtımı yapılacağı sözleşmede yer almasına rağmen dün DEM Partili adayların mazbatalarını alarak resmen göreve başlaması üzerine Bağlar’da kurulan iftar çadırı da gece apar topar söküldü. Sözleşmeye göre Ramazan’ın son günü olan bugün de yemek dağıtımı yapması gerekiyordu. 

Büyükşehir Belediyesince ihalesi yapılan iftar çadırına ihaleyi alan FM-İçkale firmasına yakınlığıyla bilinen Siirt Vakfı Diyarbakır Şubesi 1 ay boyunca kendi pankartını asarak sosyal medyada çadırın sanki kendilerine aitmiş gibi propagandasını yaparak açtıkları vakıf hesabına bağış yapılması çağrısında bulunmuş ve çok sayıda hayırsever işadamı, bütçesi belediye tarafından karşılandığı halde sanki Siirt Vakfınca karşılanıyormuş gibi nakdi bağışda bulunmuştu. 

Vakfın başkanlığını ise Bank Asya’ya yüklü miktarda para aktardığı gerekçesiyle FETÖ terör örgütü üyeliğinden yargılanıp delil yetersizliğinden beraat eden Karayolları eski Bölge Müdürü Adnan Öktüren yürütüyor.

Yoksulların karnını doyurmak için kurulan çadırın AKP’nin seçim çadırlarına destek için kurulması ve 3 bin kişilik sözleşme yapılmasına rağmen 250 kişiye yemek verilmesi kentte tepkiyle karşılandı.

 

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kayyumun-iftar-sofrasi-akpnin-secim-cadirina-gitti/feed/ 0
AKP’nin kaybettiği belediyelerden ‘yolsuzluk’ akıyor https://www.foxhaber.com.tr/akpnin-kaybettigi-belediyelerden-yolsuzluk-akiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/akpnin-kaybettigi-belediyelerden-yolsuzluk-akiyor/#respond Sat, 18 May 2024 21:57:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7443 31 Mart yerel seçimlerinden sonra İstanbul, Ankara ve İzmir büyükşehir belediyelerini elinde tutan CHP, AKP’den üç büyükşehir belediyesini ve 7 il merkez belediyesini daha aldı.

MHP, Yeniden Refah Partisi (YRP) ile DEM Parti de AKP’den ikişer il alırken, AKP’den İYİ Parti ile Büyük Birlik Partisi’ne de birer il geçti.

2019 yerel seçiminde Türkiye genelinde oyların yüzde 44,33’ünü alarak birinci parti olan AKP’nin 2024 mahalli idareler seçimindeki toplam oy oranı 35,48’e düştü. Seçimlerde birinci parti yüzde 37,7 oy oranıyla CHP oldu.

AKP’nin az oy farkıyla seçimi kazandığı ilçelerde Yüksek Seçim Kurulu’na itirazlar devam ederken bir yandan da el değiştiren belediyelerde yaşanan usulsüzlükler CHP tarafından kamuoyuyla paylaşılmaya başlandı.

İstanbul’da CHP’ye geçen Üsküdar, Tuzla, Beykoz, Çekmeköy ve Eyüpsultan belediyelerinde seçimden hemen önce ihale ve satış yöntemiyle milyonlarca lira harcandığı görüldü.

BASKILI KUPA, SU BÖREĞİ, SÜTLÜ TATLI İHALELERİ

2019 yerel seçimlerinde AKPi’nin yüzde 48,25 oy oranıyla kazandığı Üsküdar Belediyesi, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin kazandığı belediyelerden biri oldu.

Üsküdar’ın yeni belediye başkanı aldığı yüzde 49,9 oy oranıyla Sinem Dedetaş oldu. 2014’ten bu yana Hilmi Türkmen tarafından yönetilen Üsküdar Belediyesi, Dedetaş’ın dün mazbatasını almasıyla resmi olarak CHP’ye geçti.

Üsküdar Belediyesi bu değişimin ardından seçimin hemen öncesinde çıkılmış ihalelerle konuşuluyor. Buna göre, belediye 11 Mart’ta ”su böreği alımı” ihalesi düzenledi.

1 milyon 920 bin lira tutarındaki ihaleyi ‘Oviya Gıda Unlu Mamuller İnşaat Sanayi Ve Ticaret LTD. ŞTİ.’ şirket kazandı. İhalenin sözleşmesi 26 Mart’ta imzalandı. Türkmen yönetimindeki belediye, 15 Mart’ta ”baskılı porselen kupa alımı” ihalesine çıktı.

4 milyon 704 bin lira tutarındaki ihalenin sözleşmesi, mazbata devir tesliminden iki gün önce, 2 Nisan’da imzalandı. Belediyenin 19 Mart’ta çıktığı 2 milyon tutarındaki ‘sütlü tatlı alımı’ ihalesinin sözleşmesi ise yine 2 Nisan’da imzalandı.

İKİ İHALENİN SÖZLEŞMESİ 2 NİSAN’DA İMZALANDI

Tuzla Belediyesi de 31 Mart 2024’te AK Parti’den CHP’ye geçen belediyelerden biri oldu.

2019’da AK Parti’nin aldığı yüzde 50,52 oyla Şadi Yazıcı üçüncü kez Tuzla Belediye Başkanı olmuştu. Tuzla Belediyesi, 31 Mart 2024’te Eren Ali Bingöl’ün aldığı yüzde 50,92 oy oranıyla CHP’nin oldu.

Yeni Başkan Bingöl, henüz mazbatasını almadan Tuzla Belediyesi de önceki Başkan Yazıcı’nın çıktığı ihalelerle konuşuluyor. Belediyenin 14 Mart’ta düzenlediği, 2 milyon 943 bin lira tutarındaki ‘Hoş Geldin Bebek ve Tuzla’ya Hoş Geldin projeleri kapsamında hediye seti alımı’ ihalesinin sözleşmesi 2 Nisan’da imzalandı.

Belediyenin 15 Mart’ta çıktığı ‘2024 yılı park yapımı, park revizyonu, saha yapımı ve revizyonu işleri, fidanlık muhtelif malzeme alımı’ ihalesinin sözleşmesi de 2 Nisan günü imzalandı.

‘Raha Peyzaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’in kazandığı 62 milyon 458 bin liralık ihalede en düşük ve en yüksek tekliflerin aynı olması dikkat çekti.

SEÇİMDEN 3 GÜN ÖNCE, 1,5 MİLYON LİRALIK İHALE

Sancaktepe Belediyesi, bu seçimlerde AKP’den CHP’ye geçen 9 ilçeden biri oldu. 2019’da Şeyma Döğücü’nün aldığı yüzde 49,88’lik oy oranıyla son beş yıldır AKP tarafından yönetilen Sancaktepe Belediyesi 31 Mart 2024 seçimlerinde Alper Yeğin’in aldığı yüzde 50,59’luk oyla CHP’ye geçti. Yeğin’in mazbata devir teslim töreni dün düzenlendi.

Sancaktepe Belediyesi, seçimin ertesi günü belediyenin hizmet verdiği iftar çadırının AKPi’nin kaybedilmesi üzerine açılmamasıyla gündeme gelmiş ve Döğücü vatandaştan tepki görmüştü.

Sancaktepe Belediyesi’nin 12 Mart’ta çıktığı ”elektrikli hizmet aracı alımı” ihalesinin 1 milyon 755 bin lira karşılığında seçime üç gün kala, 28 Mart günü imzalandığı ortaya çıktı.

1 MİLYON 490 BİN LİRALIK KİTAP ALIMI

Eyüpsultan Belediyesi, 31 Mart yerel seçimlerinde AKP’den CHP’ye geçti. 2019’da yüzde 49,11 oy oranıyla belediye başkanı seçilen AKP’li Deniz Köken, 31 mart 2024 yerel seçimlerine koltuğunu yüzde 48,16 oy alan CHP’li Mithat Bülent Özmen’e bıraktı.

Eyüpsultan da seçime günler kala imzaladığı ihalele sözleşmeleriyle konuşulan belediyelerden biri oldu.

Belediyenin 13 Mart’ta çıktığı 1 milyon 971 bin liralık ”Eyüpsultan ilçesinde bulunan ibadethaneler için halı temini” ihalesinin sözleşmesi 25 Mart’ta imzalandı. Yine aynı gün ihaleye çıkılan 1 milyon 490 bin liralık ”kitap alımnın” sözleşmesi ise 26 Mart’ta imzalandı.

SEÇİME 2 GÜN KALA 1 MİLYON 800 BİN LİRALIK İHALE

2019’da yüzde 49,16 oy alan AKP adayı Murat Aydın tarafından yönetilen Beykoz Belediyesi de bu yerel seçimlerde CHP’nin kazandığı belediyelerden oldu. CHP’nin adayı Alaattin Köseler 31 Mart 2024 tarihinde, yüzde 45,87 oranında oy alarak Beykoz Belediye Başkanı seçildi.

Beykoz Belediyesi’nin seçimlerden neredeyse bir ay önce, 6 Mart’ta çıktığı ”oyun grupları alımı ihalesinin” sözleşmesi 1 milyon 800 bin lira karşılığında 29 Mart tarihinde imzalandı.

ÇEKMEKÖY BELEDİYESİ’NDEN 30 MİLYONLUK İHALE

Çekmeköy Belediyesi de bu seçimlerde AKPi’den CHP’ye geçti. 2019 yerel seçimlerinde yüzde 42,92 oy oranıyla Ahmet Poyraz’ın belediye başkanı koltuğuna oturduğu belediyeyi bu yıl yüzde 49,22 oy oranıyla CHP’li Orhan Çerkez kazandı.

Çekmeköy Belediyesi’nde seçimlerin hemen öncesinde yüksek meblağlı bir ihalenin sözleşmesi imzalandı. 19 Mart’ta çıkılan ”hizmet binalarının bakım ve onarımı yapım işi” ihalesi 30 milyon 19 bin liraya 29 Mart’ta imzalandı. Yapıden Mühendislik İnşaat Denizcilik Nakliyat Geri Dönüşüm Temizlik Sanayi Tic. Limited Şirketi’nin kazandığı ihalede en düşük ve en yüksek teklifin aynı olması dikkati çekti.

EĞİTİM MUTFAĞINDAKİ MALZEMELER BOŞALTILDI

İstanbul’da seçim sonrası yaşananlarla dikkatleri üzerine çeken bir diğer belediyesi ise Beyoğlu oldu. 2019 yılında aldığı yüzde 49,86 oyla AKP Haydar Ali Yıldız tarafından yönetilen belediye, 30 yılın ardından CHP’nin oldu. Yüzde 49,21 oy alan CHP’li İnan Güney, Beyoğlu Belediye Başkanı oldu.

Beyoğlu Belediyesi bünyesinde hizmet veren Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları (BESMEK) Kasımpaşa Eğitim Merkezi’nde, mutfak eğitimleri için kullanılan malzemeler, 2 Nisan gece saatlerinde bina dışına çıkarıldı.

Taşınma işlemine yönelik resmi evrakın bulunmaması üzerine malzemeler tutanak tutularak tekrar içeri taşındı. 3 Nisan sabahı Beyoğlu Belediyesi antetli kağıda, Beyoğlu Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Ali Koca imzasıyla malzemelerin sözleşme süresi dolduğu gerekçesiyle taşındığı belirtilen bir belge hazırlandı.

Belge ile gelen firma yetkilileri bu kez malzemeleri kamyonlara yükleyerek götürdü.

AKP’Lİ BAŞKAN KAYBEDİNCE…

Samsun Yakakent Belediyesi de AKP’nin 31 Mart’ta kaybettiği belediyelerden biri oldu. 2019 yerel seçimlerinde yüzde 57,59’luk oy oranıyla AKP’li Hüseyin Kıyma’nın kazandığı belediye, 31 Mart’ta yüzde 50,43 oy alan İYİ Partili Şerafettin Aydoğdu’ya geçti.

Belediyenin el değiştirmesinin ardından Samsun Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin verdiği karar doğrultusunda 10 yıllık kullanım hakkıyla Yakakent Belediyesi’ne devredilen Yakakent Liman Balık Lokantası’na giden zabıta ekiplerinin masa ve sandalyeleri topladığı görüntüler kaydedildi.

Vatandaş ve İYİ Partililerin durumu fark etmesi üzerine taşıma işlemi durduruldu.

75 GÜNDE 150 BANKAMATİK MEMURU ALINMIŞ

Seçimlere 75 gün kala yapılan seçimle Bilecik Belediye Başkanlığını koltuğunu kaybedip bağımsız aday Mustafa Sadık Kaya’ya bırakan Melek Mızrak Subaşı, 31 Mart seçimlerinde CHP’nin adayı olarak gösterilmişti. Melek Mızrak Subaşı, oyların yüzde 48,88’ini alarak belediye başkanı seçildi.

Mızrak Subaşı, 75 gün süreyle belediyeden uzaklaştırıldığı sürede seçimden bir gün önceye kadar belediyeye 150 bankamatik memuru alındığını açıkladı.

BELEDİYE ÇALIŞANLARININ SÖZLEŞMELERİNİ FESHEDİLDİ

Bursa Büyükşehir Belediyesi de uzun yılların ardından CHP’ye geçen belediyelerden biri oldu. 2019’da AKP adayı Alinur Aktaş’ın yüzde 49,61 oy alarak beş yıl boyunca belediye başkanlığı koltuğuna oturduğu Bursa Büyükşehir, bu seçimlerde CHP’nin adayı Mustafa Bozbey’in yüzde 47,2 oy almasıyla CHP’ye geçti.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yeni başkanı Mustafa Bozbey, AKP’li belediye yöneticilerinin bazı çalışanların sözleşmelerini feshederek tazminatlarını ödediği bilgisini aldıklarını belirtti.

Bozbey, katıldığı bir iftar programında,”Bize iletilenler bizleri üzüyor. Tazminatları verilerek işten çıkarılanlar kimler? Büyük ihtimalle de bankamatik olduğunu düşündüğümüz bazı kişiler, hakları feshedilerek hemen tazminatları ödenme yoluna itiliyor. Onlara ‘yarın sizi buradan buradan atacaklar, tazminatlarınızı alın ayrılın’ diyorlar. Biz çalışanlarımızın her birine tek tek güveniyoruz. Ancak böyle bir işlemin yapılmasını da asla kabul etmemiz mümkün değil. Yangından mal kaçırırcasına bu tür işlemlerin yapılmasını hukuki ve ahlaki açıdan doğru bulmuyoruz” dedi.

5 BİN LİRA KARŞILIĞINDA OY SATIN ALINDIĞI İDDİASI

Kırşehir Belediyesi, 31 Mart seçimlerinde el değiştiren belediye olmadı. Mevcut Başkan CHP’li Selahattin Ekicioğlu, 2019’da aldığı yüzde 44,78’lik oy oranını, yüzde 52,86’ya çıkararak yeniden başkan seçildi. Fakat seçimlerin ardından Kırşehir de usulsüzlüklerle gündeme gelen illerden biri oldu.

İddialara göre, Kırşehir’de 31 Mart günü ve öncesinde vatandaşlardan parayla oy satın alındı. Gazeteci Saygı Öztürk’ün haberine göre, ”AKP’li bir belediye meclis üyesinin yeğeni, vatandaşlara 5 bin lira göndererek” oylarını satın aldı. Haberde yer alan banka dekontunda seçimlerin yapıldığı gün öğle saatlerinde bir vatandaşa gönderilen 5 bin liranın açıklama kısmına ”oy parası” yazdığı görüldü.

BELEDİYENİN KASASINDAN FUTBOLCULARA 18 MİLYON LİRA

Yozgat Belediyesi ise 31 Mart yerel seçimlerinde AKP’denn YRP’ye geçen iki belediyeden biri oldu. 2019’da, AKP’li Celal Köse’nin oyların yüzde 40,85’ini alarak belediye başkanlığı koltuğuna oturduğu Yozgat’ta bu seçimlerde YRP’nin adayı Kazım Arslan oyların yüzde 36,32’sini alarak belediye başkanı oldu.

Başkan Arslan’ın aktardığına göre, belediyenin kasasından seçimden iki gün önce, 18 milyon TL Yozgat Bozokspor futbolcularına aktarıldı. Yaşanan olayı, X hesabından yaptığı bir paylaşımla duyuran Arslan, şunları söyledi:

”Cuma günü, belediyenin birçok ödemesi gereken öncelikli borçları varken, mesela TEDAŞ’a borç ödenmesi gerekirken, mesela akaryakıt tedarik eden arkadaşımıza borç ödenmesi gerekirken, yine bazı taahhüt işlerini yapan müteahhit arkadaşlara borç ödenmesi gerekirken, yaklaşık 18 milyon lira tutarında bir meblağ usulsüz bir şekilde Yozgat Bozokspor futbolcularına aktarılmış.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/akpnin-kaybettigi-belediyelerden-yolsuzluk-akiyor/feed/ 0
Partilerin ilçe seçim kurulu kararlarına itiraz süresi sona erdi https://www.foxhaber.com.tr/partilerin-ilce-secim-kurulu-kararlarina-itiraz-suresi-sona-erdi/ https://www.foxhaber.com.tr/partilerin-ilce-secim-kurulu-kararlarina-itiraz-suresi-sona-erdi/#respond Thu, 16 May 2024 21:51:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7361 31 Mart’ta gerçekleştirilen yerel seçimlerin ardından siyasi partiler birçok yerde sonuçlara itiraz etti. İtiraz başvuruları için ilçe seçim kurullarının verdiği kararlara itiraz süresi bugün saat 17.00’de sona erdi.

AKP, daha önce kendisinde olan ve seçimde kaybettiği birçok belediyenin seçim sonuçlarıyla ilgili itirazda bulundu. AKP ve MHP, CHP’nin İstanbul’da yeni 12 ilçeyi kazandığı seçimlerde Gaziosmanpaşa ve Beykoz’da sonuçlara itiraz etti. Beykoz’da yapılan itiraz reddedilirken, Gaziosmanpaşa’da ise oyların yeniden sayılmasına karar verildi. Yapılan sayımda sonuç değişmedi ve belediye başkanlığı CHP’de kaldı.

Cumhur İttifakı ortakları AKP ve MHP de birçok yerde birbirlerinin kazandıkları belediye seçimi sonuçlarına itiraz etti. AKP, Gümüşhane’de MHP’nin adayının kazandığı seçime itirazda bulundu. AKP’nin itirazı kabul edilerek oylar yeniden sayıldı ancak sonuç değişmedi. Elazığ’ın Keban ilçesinde MHP’nin adayı kazanması üzerine AKP itiraz başvurusu yaptı. Ağın ilçesinde de AKP’nin kazandığı seçim sonuçları için AKP itirazda bulundu. Çorum’un Uğurludağ ilçesinde de AKP ve MHP, seçim sonuçları nedeniyle karşı karşıya geldi. MHP, sonuçlara itiraz etti.

CHP 43 YERDE İTİRAZ ETTİ

CHP, Ankara’da Kızılcahamam, Bala, Evren ve Altındağ’da, Adana’da Pozantı ve Yüreğir’de, Ağrı’da Patnos, Eskişehir’de Sivrihisar, Çanakkale’de Gelibolu ilçe belediyelerindeki seçim sonuçları ile Kırklareli ve Hatay belediye seçimlerinin de aralarında olduğu 43 il, ilçe ve beldede itiraz başvurusu yaptı. CHP’nin kazandığı belediyelerle ilgili de AKP, MHP ve diğer partiler toplam 23 itiraz başvurusunda bulunuldu.

İŞTE PARTİLERİN SEÇİM SONUÇLARINA İTİRAZ ETTİĞİ YERLER

BAYBURT

Bayburt’ta MHP’nin Belediye Başkanlığı seçim sonuçlarına itirazı üzerine oylar yeniden sayıldı, sonuç değişmedi. Kesin olmayan sonuçlara göre, Bayburt Belediye Başkanlığına AKP’li Mete Memiş seçildi.

SAMSUN

Samsun’un Bafra ilçesinde seçimlere katılmadığı halde oy pusulasında Memleket Partisi’nin logosu ve bu logonun altında da DSP’nin adayı Murat Arabacı’nın ismi yer aldı. AKP Adayı Hamit Kılıç’ın belediye başkanlığını kazandığı ilçede seçimin iptali için CHP, İYİ Parti, Memleket Partisi, Yeniden Refah Partisi ve DSP, seçimlerin iptal edilmesi için başvuru yaptı. İlçe Seçim Kurulu 5 partinin talebini reddetti.

KOCAELİ

AKP’nin 1.395 oyla kazandığı Körfez ilçesinde CHP, sandıkların tamamına itiraz etti. İtirazları değerlendiren İlçe Seçim Kurulu oyların yeniden sayılması talebini reddetti.

NEVŞEHİR

Ürgüp’te MHP temsilcileri, İlçe Seçim Kuruluna başvurarak 8 bin 952 seçmenin kayıtlı olduğu 27 sandık için sonuçlara itiraz etti.

Nevşehir’in Avanos ilçesinde AKP’nin resmi olmayan seçim sonuçlarına usulsüz değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle yaptığı itiraz başvurusu YSK tarafından reddedildi.

Ürgüp’te CHP’nin adayı Ali Ertuğrul Bul’un 5 bin 170 oy alarak seçimi kazanmasına, 5 bin 134 oy alan Mehmet Öz’ün partisi MHP itiraz etti. Oyların yeniden sayılması sonucu CHP’li Bul seçimi kazandı.

ELAZIĞ

Elazığ’ın Keban ilçesinde MHP’nin belediye başkan adayı Yücel Doğan, 891 oy alarak seçimleri kazandı. AKP’nin adayı Fethiye Atlı ise 768 oy aldı. AKP Keban İlçe Başkanı Turgay Toprak, MHP’li Yücel Doğan’ın Elazığ Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Birliği Başkanlığından belirlenen sürede istifa etmediği için adaylığının geçerli olmadığı gerekçesiyle Keban İlçe Seçim Kurulu’na başvurdu.

Ağın ilçesinde AKP’nin belediye başkan adayı Şeref Çakar 538 oy, MHP’li Ali Uslu ise 476 oy aldı. Uslu’nun 62 oy farkla kaybettiği seçimin sonuçlarına MHP itiraz etti. Ağın İlçe Başkanı Emre Özer, Ağın İlçe Seçim Kuruluna yaptığı itirazda, Ağın Belediye personeli Suat Uyanık’ın sahte su abonelikleri yaparak ilçeye usulsüz bir şekilde ikamet taşımasının yapıldığını ileri sürdü.

ÇORUM

Çorum’un Uğurludağ ilçesinde Cumhur İttifakı ortakları AKP ve MHP, seçim sonuçları nedeniyle karşı karşıya geldi. Uğurludağ Belediye Başkanlığını 13 oy farkla AKP’li adayın kazandığı seçimin sonuçlarına MHP itiraz etti. Seçimlerde 92 oyun geçersiz sayıldığını belirten MHP’liler, oyların yeniden sayılmasını istedi. İlçe ve il seçim kurulunun itirazı reddetmesi üzerine MHP YSK’ya başvurdu.

ARTVİN

Artvin’in Yusufeli ilçesinde AKP’nin itirazı üzerine oyların sayımı yeniden yapıldı. Başkanlık yarışını 47 oy farkla önde bitiren CHP’nin adayı Barış Demirci’nin oyu 1 oy artarak fark 48’e çıktı. CHP’nin adayı Barış Demirci 1954 oy alarak başkan seçilirken, AKP’nin adayı Mustafa Demirkıran bin 918 oyda kaldı.

ARDAHAN

Ardahan’da belediyeyi CHP kazandı. AKP Ardahan Belediye Başkan adayı Yunus Baydar ise seçimde ıslak imzalı tutanakların olmadığı ve sandık görevlisinin yerine başka bir görevli geldiği iddiasıyla seçimin iptali için ilçe seçim kuruluna başvurdu.

İZMİR

İzmir’in Dikili ilçesinde CHP’den aday gösterilmeyince bağımsız aday olan Adil Kırgöz’ün gerisinde kalarak seçimi kaybeden Kemal Doyuran sonuçlara itiraz etti. Doyuran geçersiz sayılan 1545 oyun yeniden sayılmasını istedi.

Selçuk Belediyesi’nin eski başkanlarından eski CHP’li, bağımsız aday Hüseyin Vefa Ülgür, CHP’nin mevcut Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’in 367 oy farkla kazandığı seçime itiraz etti. İtirazı değerlendiren İlçe Seçim Kurulu, sayımı tekrarladı. Yapılan son sayıma göre; geçersiz kabul edilen 1380 oya ait pusulalar yeniden değerlendirildi ve CHP’li Sengel, Ülger ile arasındaki oy farkını 374’e yükseltti.

CHP ise İzmir’de kaybettiği iki ilçeden biri olan Aliağa’da seçim sonuçlarına itiraz etti.

ŞANLIURFA

Şanlıurfa’nın DEM Parti’nin kazandığı Hilvan ilçesinde oy yakma görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından Hilvan İlçe Yüksek Seçim Kurulu, seçimlerin yenilenmesine karar verdi. İlçe belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği ile mahallelerdeki muhtarlık seçimleri yeniden yapılacak. 

AKP, DEM Parti’nin seçimi kazandığı Ceylanpınar, Halfeti, Suruç ve Viranşehir ilçelerinde de sonuçlara itiraz etti. DEM Parti’nin kazandığı Halfeti’de AKP’nin itirazı üzerine seçim tekrarlanacak.

KARS

DEM Parti, taşımalı seçmenlerin oy kullandığı, hile ve usulsüzlükler yaşandığı iddiasıyla Kars’ta seçimlerin yenilenmesi için itiraz etti. İtirazın reddedilmesi üzerine DEM Parti İl Seçim Kuruluna başvuru yaptı.

KAYSERİ

Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde MHP’de olan belediye başkanlığını CHP’nin adayı kazandı. MHP sonuçlara itiraz etti ve seçimin yenilenmesine karar verildi. CHP, karara itiraz etti. 

ADIYAMAN

Adıyaman Besni’de CHP, kısıtlıların oy kullandığı gerekçesiyle seçimin iptalini istedi. Ancak itiraz reddedildi.

KIRKLARELİ

CHP, az bir oy farkıyla MHP’li adaya karşı kaybettiği Kırklareli’nde seçim sonuçlarına itiraz etti. İlçe seçim kurulu, CHP’nin itirazını reddetti. CHP, il seçim kuruluna yeniden itirazda bulundu. CHP, Kırklareli’nin Karahalil, Üsküp, Büyükkarıştıran ve Kaynarca beldelerindeki sonuçlara da itiraz başvurusu yaptı.

SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

İl seçim kurulları, ilçe seçim kurullarının kararlarına yapılan itirazları 7 Nisan saat 17.00’ye kadar karara bağlayacak. İl seçim kurullarından çıkacak kararlara karşı YSK’ya itiraz etmek için son tarih 10 Nisan Çarşamba günü saat 17.00 olacak. İl seçim kurulu kararlarına karşı olağanüstü itiraz için son tarih ise 14 Nisan Pazar günü saat 17.00 olarak belirlendi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/partilerin-ilce-secim-kurulu-kararlarina-itiraz-suresi-sona-erdi/feed/ 0
Erdoğan’dan seçim yorumu: Güneşi gören buz misali erimeye devam ederiz https://www.foxhaber.com.tr/erdogandan-secim-yorumu-gunesi-goren-buz-misali-erimeye-devam-ederiz/ https://www.foxhaber.com.tr/erdogandan-secim-yorumu-gunesi-goren-buz-misali-erimeye-devam-ederiz/#respond Sat, 11 May 2024 21:30:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7177 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Merkez Yürütme Kurulu’nda (MYK) 31 Mart yerel seçimleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

NTV’nin haberine göre, MYK’da bir konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sonucu oluşan tabloya değinerek, AKP olarak oy oranlarının yüzde 44,3’ten yüzde 35,5’e, Cumhur İttifakı olarak ise yüzde 51,6’dan yüzde 40,5’e gerilediğine dikkati çekti. Partinin ciddi bir oy kaybı yaşadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun temel sebebinin ise 10 ay önce AKP’ye oy veren seçmenlerin bu sefer sandığa gitmemesi olduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024 seçimlerinin katılım oranının, 2019 seçimlerine kıyasla 6 puan geriye gittiğin, bu 6 puanlık düşüşün ezici çoğunluğunu AKP seçmeninin oluşturduğunu söyledi.

31 Mart’ta yapılan seçimlerde AKP’ye gönül verenlerin sandığına gitmemesinde hem teşkilattan hem genel merkezden hem de adaylardan kaynaklandığının vurgusunu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aday belirleme süreci de dâhil bunların üzerinde uzun uzun durulması gerektiğini, bu konuda gereken her türlü adımın atılacağının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin sandığa küsmesine neden olan diğer faktörleri ise; hayat pahalılığı, Covid-19 salgınıyla başlayan, Rusya-Ukrayna savaşıyla daha da derinleşen enflasyon baskısı olarak sıraladı.

“EN FAZLA REFAH KAYBINA UĞRAYAN EMEKLİLER”

Erdoğan, kurmaylarına verdiği mesajda, emeklilerin yüksek enflasyon sebebiyle en fazla refah kaybına uğrayan toplum kesimi olduğunu belirterek, “Emeklilerimizin serzenişlerini il ziyaretlerimizde zaten görüyorduk. Gerek tek seferlik 5 bin lira ödenmesi, gerek yüzde 50’yi bulan maaş zamları, gerekse diğer adımlarla, bütçe disiplinini bozmadan, üzerimizdeki bu baskıyı hafifletmeye çalıştık; ama muvaffak olmadık.” tespitinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze krizi gibi elimizden gelen her şeyi yaptığımız ve bedel ödediğimiz bir meselede dahi siyasi saldırıları savuşturmayı, kimi çevreleri ikna etmeyi maalesef başaramadık. Bunlarla ilgili değerlendirmelerimizi de artısı-eksisiyle mutlaka yapacağız.” dedi.

Toplantıda “kibir hastalığı”na da dikkati çeken Erdoğan, “Buradan başlayarak; il, ilçe, belde teşkilatlarına, belediye başkanlarımıza, milletvekillerimize, hatta bürokrasiye uzanan bir sıkıntıyla karşı karşıyayız. Oysa milletin sinesinden doğmuş bir siyasi partinin en büyük düşmanı vatandaşla arasına duvarlar örmesidir. Hangi konumda olursa olsun bu partide hiç kimsenin ‘layüsel’ olmadığını milletimize göstereceğiz. Elbette bu özeleştiri sürecinde hem ittifak olarak girip kaybettiğimiz, hem de Amasya, Kütahya, Kırıkkale gibi iki parti ayrı ayrı girerek özellikle CHP’ye kazandırdığımız il ve ilçelerin durumunu da masaya yatıracağız.” vurgusu yaptı.

“SONUÇLARI ÇOK İYİ ANALİZ ETMELİYİZ”

“Kurulduktan yalnızca 15 ay sonra bizi iktidara layık gören, henüz 10 ay önceki seçimlerde partimizi açık ara birinci yapan, şimdiye kadar girdiğimiz tüm seçimlerde daima yanımızda duran, velhasıl son 22 yılda tam 17 kez sandıkları bizim için patlatan milletimizin, 31 Mart’ta bizi CHP’nin arkasına niçin ittiğini çok iyi analiz etmeliyiz.” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortada sadece bir oy kaybı değil, kan ve ruh kaybı olduğunu da söyledi.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun suçunu millete atmanın ancak acizlerin ve gafillerin yöntemi olabileceğine vurgu yaparak, “Hatayı, kusuru, yanlışı millette aramak, bizim geleneğimizde asla yoktur. Biz siyasi hayatımızın hiçbir döneminde böyle bir yola başvurmadık, şimdi de başvurmayacağız. Açık söylüyorum, şahsım dâhil bu masanın etrafında oturan hiçbir arkadaşım, 31 Mart seçim sonuçlarının sorumluluğundan kaçamaz. Başkalarını hesaba çekmeden önce kendimizi hesaba çekeceğiz. İğneyi kendinize çuvaldızı başkasına batırmanızı istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Şehirlerde yaşadıkları oy kaybının tek bir nedene ve başlığa indirgemenin “kolaycılık” olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’ı bir başarı örneği olarak kurmaylarına gösterdi.

“Nerede bir eksik, hata, kasıt veya ihanet varsa, üzerine gitmek boynumuzun borcudur. Diğer türlü, Allah korusun, daha büyük felaketlerin, daha sarsıcı kayıpların yaşanmasına mani olamayız.” açıklamasında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin verdiği mesajın gayet net olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan son olarak, “Ya hatalarımızı görerek kendimizi toparlarız ya da güneşi gören buz misali erimeye devam ederiz. Ya başından sonuna kadar işimizi dört dörtlük yaparız ya da çok daha ağır bedeller ödemekten kurtulamayız. Ya milletimizle olan gönül köprülerimizi yeniden güçlendiririz ya da eleştirdiğimiz partilere benzemekten kendimizi alıkoyamayız. Kim olursa olsun hiç kimsenin 22 yıllık birikimi, 22 senelik zorlu bir mücadeleyi heba ve heder etmesine izin veremeyiz, buna müsaade etmeyeceğiz.” mesajıyla konuşmasını sonlandırdı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erdogandan-secim-yorumu-gunesi-goren-buz-misali-erimeye-devam-ederiz/feed/ 0
İstanbul seçim sonuçları: İlçe ilçe hangi aday, kaç oy aldı? https://www.foxhaber.com.tr/istanbul-secim-sonuclari-ilce-ilce-hangi-aday-kac-oy-aldi/ https://www.foxhaber.com.tr/istanbul-secim-sonuclari-ilce-ilce-hangi-aday-kac-oy-aldi/#respond Thu, 09 May 2024 21:51:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7119 İstanbul seçim sonuçları, 22 partili ve 27 bağımsız aday yarışına sahne oldu. İstanbul seçim sonuçlarına göre CHP adayı Ekrem İmamoğlu oyların yüzde 51.09’unu, AKP adayı Murat Kurum oyların yüzde 39.59’unu aldı. CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra CHP’nin ilçe belediye başkanlarının büyük bölümü de yarışı kazanan taraf olarak tamamladı.

İSTANBUL SEÇİM SONUÇLARI 31 MART 2024

Parti Aday Oy/Oran
CHP Ekrem İmamoğlu %51,09 (4.427.455)
AKP Murat Kurum %39,59 (3.431.340)
YRP Mehmet Altınöz %2,60 (225.036)
DEM Meral Danış Beştaş %2,11 (182.837)
ZAFER Azmi Karamahmutoğlu %2,08 (179.981)
İYİ Mehmet Satuk Buğra Kavuncu %0,63 (54.850)
SAADET Birol Aydın %0,56 (48.522)

 

İstanbul’un son belediye başkanlığı seçimlerinde CHP’den Ekrem İmamoğlu‘nun %51,09 oy oranıyla 4.427.455 oy aldığı, AKP’den Murat Kurum‘un %39,59 oy oranıyla 3.431.340 oy aldığı, YRP’den Mehmet Altınöz‘ün %2,60 oy oranıyla 225.036 oy aldığı, DEM’den Meral Danış Beştaş‘ın %2,11 oy oranıyla 182.837 oy aldığı, ZAFER’den Azmi Karamahmutoğlu‘nun %2,08 oy oranıyla 179.981 oy aldığı, İYİ’den Mehmet Satuk Buğra Kavuncu‘nun %0,63 oy oranıyla 54.850 oy aldığı, ve SAADET’ten Birol Aydın‘ın %0,56 oy oranıyla 48.522 oy aldığı görülüyor.

İstanbul Yerel Seçim Sonuçları 31 Mart 2024

Ankara Yerel Seçim Sonuçları 31 Mart 2024

İzmir Yerel Seçim Sonuçları 31 Mart 2024 

CHP Yerel Seçim Sonuçları 31 Mart 2024

AKP Yerel Seçim Sonuçları 31 Mart 2024

Yerel Seçim Sonuçları 31 Mart 2024

İSTANBUL İLÇE SEÇİM SONUÇLARI

ADALAR

CHP
%55,49 5.846 oy

AKP
%22,85 2.408 oy

TİP
%12,54 1.321 oy

DEM
%3,96 417 oy

İYİ
%1,40 148 oy

ARNAVUTKÖY

AKP
%41,94 71.849 oy

CHP
%38,45 65.863 oy

YRP
%5,89 10.087 oy

DEM
%5,01 8.579 oy

İYİ
%3,53 6.044 oy

ATAŞEHİR

CHP
%56,39 139.009 oy

AKP
%35,00 86.287 oy

ZAFER
%2,64 6.508 oy

YRP
%1,69 4.164 oy

İYİ
%1,46 3.603 oy

AVCILAR

CHP
%53,43 121.250 oy

AKP
%38,29 86.896 oy

ZAFER
%2,85 6.476 oy

YRP
%1,97 4.467 oy

İYİ
%0,95 2.156 oy

BAĞCILAR

AKP
%55,42 213.447 oy

CHP
%32,88 126.629 oy

YRP
%3,88 14.947 oy

ZAFER
%2,82 10.864 oy

SAADET
%1,04 3.989 oy

BAHÇELİEVLER

AKP
%47,20 152.111 oy

CHP
%44,11 142.159 oy

YRP
%2,57 8.278 oy

ZAFER
%2,50 8.064 oy

İYİ
%0,85 2.743 oy

BAKIRKÖY

CHP
%67,72 88.572 oy

AKP
%22,07 28.858 oy

ZAFER
%3,17 4.149 oy

İYİ
%1,41 1.845 oy

DEM
%1,35 1.767 oy

BAŞAKŞEHİR

AKP
%46,77 115.666 oy

CHP
%36,62 90.556 oy

DEM
%5,28 13.055 oy

YRP
%4,32 10.686 oy

ZAFER
%2,62 6.481 oy

BAYRAMPAŞA

CHP
%46,67 73.850 oy

AKP
%41,63 65.864 oy

YRP
%4,26 6.741 oy

ZAFER
%3,41 5.395 oy

İYİ
%1,04 1.644 oy

BEŞİKTAŞ

CHP
%64,12 66.017 oy

BAĞIMSIZ
%13,66 14.064 oy

MHP
%11,44 11.777 oy

BAĞIMSIZ
%2,32 2.391 oy

ZAFER
%1,99 2.052 oy

BEYKOZ

CHP
%45,87 68.453 oy

AKP
%44,91 67.020 oy

YRP
%2,88 4.302 oy

ZAFER
%1,58 2.358 oy

İYİ
%1,14 1.696 oy

BEYLİKDÜZÜ

CHP
%52,83 112.163 oy

AKP
%33,37 70.843 oy

YRP
%5,88 12.486 oy

ZAFER
%2,57 5.464 oy

DEM
%2,46 5.214 oy

BEYOĞLU

CHP
%49,22 60.361 oy

AKP
%40,74 49.965 oy

YRP
%2,55 3.132 oy

ZAFER
%2,21 2.705 oy

İYİ
%1,40 1.717 oy

BÜYÜKÇEKMECE

CHP
%48,04 74.772 oy

AKP
%42,16 65.615 oy

ZAFER
%2,31 3.597 oy

DEM
%2,30 3.581 oy

YRP
%1,63 2.537 oy

ÇATALCA

CHP
%50,53 26.704 oy

AKP
%44,94 23.749 oy

YRP
%1,14 601 oy

İYİ
%1,00 531 oy

ZAFER
%0,69 367 oy

ÇEKMEKÖY

CHP
%49,22 82.974 oy

AKP
%39,50 66.594 oy

YRP
%4,71 7.947 oy

ZAFER
%2,37 4.002 oy

İYİ
%1,12 1.880 oy

ESENLER

AKP
%50,46 117.704 oy

CHP
%33,78 78.792 oy

YRP
%6,16 14.361 oy

ZAFER
%3,37 7.864 oy

SAADET
%2,73 6.366 oy

ESENYURT

CHP
%49,05 227.608 oy

AKP
%39,18 181.806 oy

ZAFER
%3,69 17.132 oy

YRP
%3,11 14.418 oy

İYİ
%1,38 6.398 oy

EYÜPSULTAN

CHP
%48,17 116.620 oy

AKP
%41,45 100.347 oy

YRP
%2,89 6.989 oy

İYİ
%2,60 6.295 oy

ZAFER
%2,18 5.286 oy

FATİH

AKP
%47,56 91.917 oy

CHP
%43,77 84.588 oy

YRP
%2,67 5.152 oy

ZAFER
%2,37 4.577 oy

SAADET
%0,99 1.909 oy

GAZİOSMANPAŞA

CHP
%40,45 107.636 oy

AKP
%40,12 106.757 oy

YRP
%6,72 17.877 oy

DEM
%3,48 9.271 oy

ZAFER
%3,13 8.339 oy

GÜNGÖREN

AKP
%50,91 74.603 oy

CHP
%34,94 51.206 oy

DEM
%4,34 6.365 oy

YRP
%2,76 4.040 oy

ZAFER
%2,64 3.872 oy

KADIKÖY

CHP
%68,78 212.961 oy

AKP
%13,07 40.461 oy

TKP
%10,02 31.038 oy

ZAFER
%2,72 8.411 oy

TİP
%1,25 3.858 oy

KAĞITHANE

AKP
%48,85 122.295 oy

CHP
%36,00 90.122 oy

DEM
%3,61 9.036 oy

YRP
%3,57 8.932 oy

ZAFER
%3,55 8.877 oy

KARTAL

CHP
%54,77 158.555 oy

AKP
%35,61 103.082 oy

ZAFER
%2,72 7.883 oy

İYİ
%2,23 6.446 oy

YRP
%1,97 5.705 oy

KÜÇÜKÇEKMECE

CHP
%50,20 219.377 oy

AKP
%36,44 159.252 oy

DEM
%4,63 20.217 oy

ZAFER
%2,87 12.548 oy

YRP
%2,41 10.514 oy

MALTEPE

CHP
%59,06 183.062 oy

AKP
%32,41 100.447 oy

ZAFER
%3,12 9.681 oy

İYİ
%1,56 4.831 oy

YRP
%1,51 4.687 oy

PENDİK

AKP
%44,69 187.623 oy

CHP
%42,78 179.608 oy

YRP
%3,99 16.740 oy

ZAFER
%3,03 12.718 oy

SAADET
%1,15 4.839 oy

SANCAKTEPE

CHP
%50,59 135.018 oy

AKP
%41,46 110.652 oy

YRP
%3,01 8.036 oy

ZAFER
%1,60 4.269 oy

İYİ
%0,77 2.064 oy

SARIYER

CHP
%51,50 104.401 oy

AKP
%34,26 69.451 oy

BAĞIMSIZ
%8,05 16.325 oy

ZAFER
%1,73 3.508 oy

YRP
%1,21 2.450 oy

SİLİVRİ

CHP
%53,20 63.065 oy

MHP
%39,53 46.860 oy

İYİ
%1,51 1.791 oy

YRP
%1,40 1.665 oy

ZAFER
%0,92 1.087 oy

SULTANBEYLİ

AKP
%42,25 77.787 oy

CHP
%21,04 38.730 oy

BBP
%15,80 29.084 oy

DEM
%9,86 18.160 oy

YRP
%4,02 7.399 oy

SULTANGAZİ

AKP
%46,81 133.980 oy

CHP
%33,00 94.463 oy

YRP
%6,83 19.552 oy

DEM
%6,27 17.947 oy

ZAFER
%2,54 7.256 oy

ŞİLE

CHP
%51,88 16.302 oy

AKP
%43,23 13.583 oy

YRP
%1,38 435 oy

İYİ
%0,99 310 oy

ZAFER
%0,79 249 oy

ŞİŞLİ

CHP
%66,59 99.921 oy

AKP
%23,62 35.442 oy

ZAFER
%3,02 4.536 oy

TİP
%1,54 2.312 oy

İYİ
%1,53 2.290 oy

TUZLA

CHP
%50,92 84.094 oy

AKP
%39,07 64.524 oy

YRP
%3,48 5.744 oy

ZAFER
%2,77 4.579 oy

İYİ
%0,94 1.553 oy

ÜMRANİYE

AKP
%42,45 174.555 oy

CHP
%40,14 165.054 oy

YRP
%7,80 32.066 oy

ZAFER
%3,55 14.609 oy

DEM
%2,23 9.168 oy

ÜSKÜDAR

CHP
%49,90 157.605 oy

AKP
%42,37 133.814 oy

YRP
%2,15 6.791 oy

ZAFER
%2,07 6.549 oy

SAADET
%1,19 3.754 oy

ZEYTİNBURNU

AKP
%46,48 65.083 oy

CHP
%42,85 59.996 oy

YRP
%4,20 5.876 oy

ZAFER
%2,65 3.714 oy

SAADET
%0,80 1.115 oy

 

Bir önceki (2019) İstanbul Belediye Seçimi

 

Aday

Parti

Aldığı Oy

Oy Oranı

Ekrem İmamoğlu

CHP

4.171.118

%48,80

Binali Yıldırım

AKP

4.149.656

%48,55

Necdet Gökçınar

Saadet Partisi

103.300

%1,21

 

DSP

30.817

%0,36

 

BTP

27.238

%0,32

 

DP

22.544

%0,26

 

Vatan Partisi

17.377

%0,20

 

TKP

10.492

%0,12

 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçim sonuçlarına göre, CHP’den Ekrem İmamoğlu 4.171.118 oy alarak %48,80 oy oranıyla birinci sırada yer aldı. AKP adayı Binali Yıldırım ise 4.149.656 oy alarak %48,55 oy oranıyla ikinci sırada bulundu. Saadet Partisi adayı Necdet Gökçınar ise 103.300 oy alarak %1,21 oy oranında üçüncü sırayı elde etti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/istanbul-secim-sonuclari-ilce-ilce-hangi-aday-kac-oy-aldi/feed/ 0
Seçimde İstanbul’da tablo sil baştan değişti https://www.foxhaber.com.tr/secimde-istanbulda-tablo-sil-bastan-degisti/ https://www.foxhaber.com.tr/secimde-istanbulda-tablo-sil-bastan-degisti/#respond Wed, 08 May 2024 21:36:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7079 AKP’nin ağır kan kaybı yaşadığı seçimde CHP, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uzun yıllar yaşadığı mahallesi Kasımpaşa’nın bağlı olduğu Beyoğlu’nu ve şu an ikamet ettiği Üsküdar’ı 30 yıl sonra aldı.

İstanbul’un 3 ilçesine; Üsküdar, Bakırköy ve Maltepe’ye kadın belediye başkanları seçildi.

31 Mart 2024 Yerel Seçimleri, İstanbul’da tabloyu sil baştan değiştirdi. Kesin olmayan sonuçlara göre İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu yüzde 51.09 yani 4 milyon 427 bin 455 oy, AKP’nin adayı Murat Kurum yüzde 39.59 yani 3 milyon 431 bin 340 oy aldı. 

İmamoğlu en yakın rakibi olan bütün devlet desteğini arkasına alan Kurum’a 996 bin oy fark attı. İmamoğlu, 31 Mart 2019 seçimlerinde AKP’li rakibi Binali Yıldırım’a 13 bin, iptal kararı ardından 23 Haziran 2019’da tekrarlanan seçimde de 806 bin oy fark atmıştı. 

Son seçimde oy farkını neredeyse bir milyona çıkaran İmamoğlu yönetimi, İBB Meclisi’nde de çoğunluğu kazandı. Bazı ilçelerde seçim sonuçlarına ilişkin itirazlar sürdüğü için meclis üyesi sayısı dağılımı henüz netleşmedi.

UKOME’DE DEĞİŞİKLİK YOK

CHP’nin büyükşehirlerde seçimi kazanmasının ardından 2019’da yönetmelik değişikliği ile yapısı değiştirilen Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin (UKOME) yönetiminde de ise bir değişiklik olmadı.

Atanmış bürokratlardan oluşan UKOME’de hala bakanlık temsilcileri çoğunluk oyuna sahip. Bu durum ancak yönetmelik değişikliği ile değişebiliyor.

AKP’DE KAN KAYBI

CHP İstanbul’da İBB dışında 26 ilçe, AKP 13 ilçe kazandı. Önceki dönemde İstanbul’da 25 belediye kazanan AKP, son seçimde 12 ilçeyi kaybetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mahallesi Kasımpaşa’nın bağlı olduğu Beyoğlu’nu ve İstanbul’da şu an yaşadığı Üsküdar’ı CHP’li belediye başkanları kazandı. 

AKP’nin seçimi kazandığı ilçeler şöyle: Pendik, Sultanbeyli, Ümraniye, Kağıthane, Fatih, Zeytinburnu, Güngören, Bahçelievler, Esenler, Bağcılar, Başakşehir, Arnavutköy, Sultangazi.

Yıllardır İstanbul’da 14 ilçe belediyesi yöneten CHP için bu seçimde tablo tamamen değişti.

Sancaktepe, Çekmeköy, Bayrampaşa ve Tuzla belediyelerini tarihinde ilk kez CHP’li belediye başkanları yönetecek.

30 yıl sonra Beyoğlu’nu, Üsküdar’ı, Gaziosmanpaşa’yı, Şile’yi, Eyüpsultan’ı CHP kazandı.

20 yıl sonra Beykoz’u tekrar CHP aldı. CHP’nin yöneteceği 26 ilçe belediyesi şöyle:

-Çatalca, Silivri, Büyükçekmece, Esenyurt, Beyoğlu, Beylikdüzü, Avcılar, Küçükçekmece, Bakırköy, Bayrampaşa, Gaziosmanpaşa, Eyüpsultan, Sarıyer, Şişli, Beşiktaş, Beyoğlu, Kadıköy, Üsküdar, Maltepe, Ataşehir,  Kartal, Sancaktepe, Çekmeköy, Beykoz, Şile, Tuzla.

3 KADIN BELEDİYE BAŞKANI

İstanbul’da yeni dönemde üç ilçenin belediye başkanı kadın oldu. Eski Şehir Hatları Genel Müdürü olan Sinem Dedetaş yeni Üsküdar Belediye Başkanı oldu.

Mimar Esin Köymen Maltepe Belediye Başkanı, Dr. Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu Bakırköy Belediye Başkanı seçildi.

FATİH KIL PAYI KAYBEDİLDİ

İstanbul’da seçimin sürpriz ilçelerinden biri Fatih oldu. AKP Fatih’te seçimi kaybetmedi ancak son ana kadar başa baş bir seçim yarışı yaşandı.

Mevcut belediye başkanı Mehmet Ergün Turan’ın oyların yüzde 47.56’sını aldığı seçimde, CHP’nin adayı eski İBB Genel Sekreter yardımcısı Mahir Polat yüzde 43.76 oranında oya sahip oldu. CHP 2019 seçimlerindeki oy oranı yüzde 36 idi. 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/secimde-istanbulda-tablo-sil-bastan-degisti/feed/ 0
Ankara seçim sonuçları: Ankara’da kim kazandı? İlçe ilçe oy oranları… https://www.foxhaber.com.tr/ankara-secim-sonuclari-ankarada-kim-kazandi-ilce-ilce-oy-oranlari/ https://www.foxhaber.com.tr/ankara-secim-sonuclari-ankarada-kim-kazandi-ilce-ilce-oy-oranlari/#respond Wed, 08 May 2024 21:12:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7061 Ankara seçim sonuçları, yurt genelinde gerçekleştirilen yerel seçimlerde en çok merak edilen yerlerin başında geliyor. Kazanan adayın büyük bir farkla Mansur Yavaş olduğu Ankara’da ikinci kez CHP kazandı. CHP adayı Mansur Yavaş’ın yanı sıra CHP’nin ilçe belediye başkanlarının büyük bölümü de yarışı kazanan taraf olarak tamamladı.

ANKARA SEÇİM SONUÇLARI 31 MART 2024

Parti Aday Oy/Oran Oy Sayısı
CHP Mansur Yavaş %60,35 1.994.943
AKP Turgut Altınok %31,69 1.047.526
YRP Suat Kılıç %3,12 102.994
ZAFER Hüseyin Bartu Soral %1,50 49.632
İYİ Cengiz Topel Yıldırım %0,90 29.830
DEM Gültan Kışanak %0,80 26.322
SAADET Cafer Güneş %0,44 14.679

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde CHP adayı Mansur Yavaş %60,35’lik oy oranıyla 1.994.943 oy alarak birinci oldu. AKP’nin adayı Turgut Altınok ise %31,69 oy oranıyla 1.047.526 oy alarak ikinci sırada yer aldı. Üçüncü sırayı ise %3,12 oy oranıyla 102.994 oy alan YRP adayı Suat Kılıç elde etti.

Ankara Yerel Seçim Sonuçları 31 Mart 2024

İstanbul Yerel Seçim Sonuçları 31 Mart 2024

İzmir Yerel Seçim Sonuçları 31 Mart 2024 

CHP Yerel Seçim Sonuçları 31 Mart 2024

AKP Yerel Seçim Sonuçları 31 Mart 2024

Yerel Seçim Sonuçları 31 Mart 2024

ANKARA İLÇE SEÇİM SONUÇLARI

AKYURT

AKP
%50,20 12.111 oy

YRP
%22,04 5.317 oy

CHP
%21,31 5.140 oy

BBP
%1,41 340 oy

İYİ
%1,30 314 oy

ALTINDAĞ

AKP
%47,45 99.184 oy

CHP
%37,55 78.488 oy

YRP
%6,14 12.844 oy

ZAFER
%2,89 6.031 oy

İYİ
%1,46 3.043 oy

AYAŞ

CHP
%43,29 4.735 oy

MHP
%33,03 3.612 oy

BBP
%13,75 1.504 oy

YRP
%3,46 378 oy

İYİ
%2,81 307 oy

BALA

AKP
%40,17 7.621 oy

CHP
%34,95 6.631 oy

BBP
%14,97 2.840 oy

İYİ
%4,60 872 oy

YRP
%1,48 280 oy

BEYPAZARI

CHP
%48,53 15.283 oy

AKP
%28,39 8.940 oy

İYİ
%19,30 6.079 oy

YRP
%2,24 706 oy

ZAFER
%0,31 98 oy

ÇAMLIDERE
BAĞIMSIZ
%49,56 4.846 oy

AKP
%26,19 2.561 oy

CHP
%16,90 1.652 oy

YRP
%4,75 464 oy

BTP
%0,69 67 oy

ÇANKAYA

CHP
%65,13 363.532 oy

AKP
%15,53 86.684 oy

TİP
%6,03 33.664 oy

ZAFER
%5,17 28.860 oy

İYİ
%1,74 9.726 oy

ÇUBUK

AKP
%43,27 23.714 oy

YRP
%27,49 15.064 oy

CHP
%23,70 12.985 oy

BBP
%1,36 745 oy

SAADET
%1,07 585 oy

ELMADAĞ

CHP
%53,79 15.539 oy

AKP
%36,43 10.525 oy

SAADET
%2,52 728 oy

DEM
%2,08 601 oy

YRP
%1,95 562 oy

ETİMESGUT

CHP
%56,58 202.853 oy

MHP
%32,62 116.954 oy

YRP
%2,97 10.638 oy

ZAFER
%2,09 7.498 oy

İYİ
%1,84 6.591 oy

EVREN

AKP
%43,65 963 oy

CHP
%39,08 862 oy

BBP
%14,91 329 oy

YRP
%1,27 28 oy

BTP
%0,50 11 oy

GÖLBAŞI

CHP
%44,33 39.457 oy

BBP
%25,40 22.610 oy

MHP
%21,71 19.324 oy

ZAFER
%1,70 1.510 oy

İYİ
%1,62 1.438 oy

GÜDÜL

CHP
%55,70 3.647 oy

AKP
%40,55 2.655 oy

YRP
%2,21 145 oy

SAADET
%0,34 22 oy

ZAFER
%0,26 17 oy

HAYMANA

CHP
%49,52 9.599 oy

AKP
%41,68 8.079 oy

DEM
%3,28 636 oy

YRP
%3,03 587 oy

İYİ
%0,63 123 oy

KAHRAMANKAZAN

CHP
%49,55 17.633 oy

AKP
%43,79 15.583 oy

YRP
%3,04 1.083 oy

İYİ
%1,19 425 oy

ZAFER
%0,71 252 oy

KALECİK

CHP
%50,09 4.598 oy

MHP
%38,54 3.538 oy

İYİ
%6,38 586 oy

YRP
%1,92 176 oy

ZAFER
%0,87 80 oy

KEÇİÖREN

CHP
%47,79 243.471 oy

AKP
%38,53 196.328 oy

YRP
%4,48 22.803 oy

ZAFER
%2,81 14.332 oy

İYİ
%2,24 11.407 oy

KIZILCAHAMAM

AKP
%44,59 9.808 oy

CHP
%42,21 9.285 oy

BAĞIMSIZ
%4,43 974 oy

YRP
%4,31 948 oy

İYİ
%1,83 403 oy

MAMAK

CHP
%52,82 199.409 oy

AKP
%36,19 136.625 oy

YRP
%3,38 12.758 oy

ZAFER
%2,12 8.019 oy

İYİ
%2,02 7.632 oy

NALLIHAN

CHP
%53,58 9.722 oy

AKP
%41,59 7.546 oy

YRP
%2,97 539 oy

SAADET
%0,34 62 oy

BAĞIMSIZ
%0,27 49 oy

POLATLI

CHP
%47,91 33.715 oy

MHP
%37,97 26.722 oy

YRP
%7,39 5.198 oy

İYİ
%1,92 1.353 oy

DEVA Partisi
%1,67 1.175 oy

PURSAKLAR

AKP
%53,96 47.429 oy

CHP
%22,08 19.409 oy

YRP
%18,03 15.851 oy

ZAFER
%1,97 1.734 oy

İYİ
%1,17 1.026 oy

SİNCAN

AKP
%44,07 132.897 oy

CHP
%30,74 92.700 oy

İYİ
%11,79 35.557 oy

YRP
%6,46 19.466 oy

ZAFER
%2,46 7.405 oy

ŞEREFLİKOÇHİSAR

CHP
%60,27 11.700 oy

AKP
%28,32 5.498 oy

YRP
%6,48 1.257 oy

İYİ
%1,03 200 oy

DEM
%0,86 167 oy

YENİMAHALLE

CHP
%59,16 239.788 oy

AKP
%31,03 125.780 oy

ZAFER
%3,44 13.958 oy

YRP
%2,41 9.748 oy

İYİ
%1,69 6.861 oy


Bir önceki (2019) Ankara Belediye Seçimi

ADAY

PARTİ

ALDIĞI OY

OY ORANI

Mansur Yavaş

CHP

1.662.183

%50,93

Mehmet Özhaseki

AKP

1.537.694

%47,12

Mesut Doğan

SAADET PARTİSİ

34.175

%1,05

 

DSP

9.698

%0,30

 

VATAN PARTİSİ

6.764

%0,21

 

BTP

5.573

%0,17

 

TKP

4.628

%0,14

 

SABİT TEKİN

723

%0,02

 

MEHMET HOŞOĞLU

612

%0,02

 

MERİÇ MEYDAN

504

%0,02

 

MEHMET CERİT

440

%0,01

 

RECEP GÖKYER

415

%0,01

CHP’den Mansur Yavaş, %50,9 oy oranıyla 1.662.209 oy alarak seçimi kazandı. AK PARTİ’den Mehmet Özhaseki ise %47,1 oy oranıyla 1.538.410 oy alarak ikinci sırada yer aldı. Saadet Partisi adayı Mesut Doğan ise %1,04 oy oranıyla 34.182 oy aldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ankara-secim-sonuclari-ankarada-kim-kazandi-ilce-ilce-oy-oranlari/feed/ 0
Özgür Özel’den TÜRGEV, TÜGVA, Ensar Vakfı uyarısı https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-turgev-tugva-ensar-vakfi-uyarisi/ https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-turgev-tugva-ensar-vakfi-uyarisi/#respond Sat, 04 May 2024 09:00:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6905 Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Muğla’nın Marmaris ilçesinde halkla buluştu.

“AKP KAZANIRSA YANAN ALANLAR İMARA AÇILACAK”

CHP lideri Özgür Özel, Marmarsi’i AKP’nin kazanması durumunda yanan yerleri imara açacaklarını belirterek şunları söyledi:

*Marmaris Belediyesi’nin önümüzdeki dönemde yapılacak çok işi var. Tabii bu büyükşehir yasası çıkarken, özellikle Manisa milletvekili olan AKP’li Hüseyin Tanrıverdi şöyle söylemişti. ‘Bu büyükşehir yasası ile büyükşehirde bir para basamazsın, bir de ada basamazsın, onun dışında bütün yetkiler büyükşehirde’ demişti.

*Şimdi Acar Ünlü için, büyükşehir belediye başkan adayımız Ahmet Aras’ın ona el vereceğim, omuz vereceğim, yetki vereceğim demesi Marmaris için çok önemlidir. Takdir ediyorum, destek oluyorum.

*Pazar günü bir seçim var. Biz bütün Türkiye’de anketler yaptık. İlin, ilçenin sesini dinledik. Profil çalışmaları yaptık. Beklentilerini değerlendirdik. Yaptığımız ankette en yüksek oyu alan Acar Ünlü’yü Marmaris’te sizin takdirlerinize arz ettik, onu sizlere emanet ettik. Bu önümüzdeki Pazar seçimde kimle yarışıyoruz diye yolda bakıyorum.

*AKP’nin adayına bakıyorum, bir türlü bulamadım. Sonra dedim ki AKP’nin adayı kim? İsmini söylediler. Baktım ben yahu dedim gördüm de ben o arkadaşı muhtar adayı sandım dedim. Neden muhtarın parti rozeti olmaz. Muhtarın partisi olmaz, logosu olmaz, genel başkanı olmaz. Ama siyasi partinin adayıysan, partinin logosundan, genel başkanının resminden, partinin isminden utanmayacaksın.

*Eğer utanacak bir şey varsa yola çıkmayacaksın, göreve talip olmayacaksın. Neden utanıyorlar biliyor musunuz? Onun gizlediği ampulün, mesela Akbelen’de ağaçlara mal olan o acil kamulaştırmaları yapan parti olduğunu unutun istiyorlar.

*13 gün boyunca canım ormanlar yanarken, Tarım Bakanı ‘uçağa lüzum yok, helikopter yeter’ deyip de -ki ikinci yangında uçak geldi ve hemen söndürdü- 13 gün cayır cayır ciğerimiz yanarken, ciğeriniz yanarken o basiretsizliği yapan AKP’nin logosundan utanıyor, onu unutturmaya çalışıyorlar.

“MARMARİS VATANINA, ATASI’NA BAĞLIDIR”

*Marmaris vatanına, milletine ve Atasına bağlıdır. Marmaris’te AKP’nin adayı Tayyip Erdoğan’ın Atatürk ve İnönü’ye ‘iki ayyaş’ dediğini unutturmak istiyor, o yüzden resmini asmıyor. Slogan bulmuş. ‘Sen, ben, biz’ diye. Bizim gençlik kolları tercümesini yapmış. ‘Sen, ben, reis’ diye. Bütün Marmarisliler bilsin, eğer AKP’nin adayı Marmaris Belediye Başkanı olursa bugüne kadar gözünüz gibi sakındığınız ne varsa, tamamı AKP’nin kontrolüne geçecek.

*Bu belediyeyi belediye başkan adayı şeklen yönetecek. Fiilen başkaları yönetecek. Zaten diyor ki ben siyasetçi değilim diyor ya esas tehlike orada.

*Onu bir reklam gibi, bir maket gibi, bir kukla gibi karşınıza koyacaklar, Marmaris’i gelip talan edecekler, kundaklayacaklar, yanan yerleri imara açacaklar, Marmaris’in canını okuyacaklar canına.

“MARMARİS VE MUĞLA’DA RANTİYECİLERE GEÇİT VERMEYECEĞİZ”

Muğla ve Marmaris’te ranta geçit vermeyeceklerini vurgulayan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü;

*Bakın Eskişehir’de benzer bir aday var. Logoyu, partiyi gizliyor ama AKP’lilerle otururken kaydı çıktı. Diyor ki ‘Bir gelelim, şu Eskişehir Belediyesi’nin imkânlarını bir alalım, bunu Birlik Vakfı, TÜRGEV, TÜGVA, Ensar’a, bizim vakıflara açacağım’ diyor. Bakın eğer Marmaris Belediyesi’ni AKP’li belediye başkanı kazanırsa, o vakitten sonra bütün koylarınız, biri TÜRGEV’e, biri TÜGVA’ya. Cennet Adası mesela ne yapmaya almış o adayı?

*Cennet Adası’nı AKP’ye yakın bir iş adamı almış. Cennet Adası’nda sahiplik var ama maliklik yok. Eğer AKP alırsa Cennet Adası’nı bile yerleşime, imara açacaklar. Hesap bu. Marmarislilere soruyorum. Marmaris’i AKP’ye verip de Marmaris’in koylarını, varlıklarını, TÜRGEV, TÜGVA, Ensar’a kaptırmaya siz razı gelir misiniz?

*Bakın tehlike o kadar büyük ki. Osman Başkan ne büyük rant projelerine nasıl direndi Muğla Büyükşehir’de. Muğla’da 4 katı geçen bina yok. Ama eğer Muğla Büyükşehir’e AKP’nin adayı gelse, Muğla’da nasıl her yerde dikey mimarı, Muğla’nı her yerinde dikey mimarı, her yerinde rant, her yerinde milletin varlıklarının yağmalanması söz konusu olacak. O yüzden ne Marmaris, ne Muğla’da rantiyecilere geçit vermeyeceğiz.

“BÜYÜK BİR TUZAK VE TEHLİKE VAR”

*AKP bizi Marmaris’te yenebilir mi? Hayır. Ama büyük bir tuzak ve tehlike var. Geçmişte partimizden 3 dönem görev yapan, geçens eçimde karşımızda bir başka partiden aday olan, sayın başkan bu sefer de bir başka partiden aday. Anketlere baktığınızda kazanma ihtimali yok. Pazar günü seçim sonuçlarını göreceksiniz, Özgür Özel olarak sizi şerefimle temin ederim. Kazanma ihtimali yok.

*Kazanma ihtimali sıfır. Ama ne var? Biraz fazla oy alırsa kaybettirme potansiyeli var. O yüzden buraya, sesim bitmiş, ayaklarımda derman yokken, zihnimin bütün diriliğiyle koştum geldim, hasta yatağımdan kalktım ve geldim. Hepinizin şöyle bir görevi var. Pazar günü oy kullanmaya kadar, bütün komşularınıza, esnafsanız müşterinize, öğretmenseniz okuttuğunuz öğrenciye, sanayideyseniz aracını tamir ettiğiniz müşteriye, alışveriş yaptığınız esnafı, tarla komşusuna, ev komşusuna, geçmişteki asker arkadaşına.

*Mümkünse yüz yüze. Yoksa telefonla, tek tek ulaşarak, şunu anlatacağız. Eğer Acar’ın dışında başka bir partiye, CHP dışında başka bir partiye, Acar Ünlü dışında başka bir adaya oy verirseniz, AKP kazanacak. Ama Acar Ünlü’ye oy verirseniz, sadece CHP kazanmayacak. İYİ Partililer, demokratlar, Marmaris kazacak.

*Marmaris Atatürkçülerde kalacak. Bunu anlatmamız lazım. CHP dışında atılan her oy hangi partiye atılırsa atılsın, Pazar günü sonuçlar çıkacak. Buradayız. AKP’ye atılmış demektir. Çünkü Acar Ünlü ile AKP yarışıyor.

*Acar Ünlü, AKP’nin birkaç puan önünde. Acar Ünlü ile Ahmet Aras’ın el ele vermesi. Kol kola vermesi, bütün sorunları çözecek. Size şunu söylüyorum. Acar ile Ahmet Başkan omuz omuza verecekler. İkisinin de arkasında kaya gibi genel başkanları duracak. Her meseleyi halledeceğiz.

“BU İŞİN ŞAKASI YOK”

*Şunu bir kez daha ifade etmek isterim ki biz elbette bir yerel seçim yapıyoruz. Acar Ünlü gibi pırıl pırıl bir genci, Ahmet Aras gibi pırıl pırıl bir genci göreve getirip onlara kentimizi emanet edeceğiz. Ama bu ülke üstünde oynanan oyunları bozmanın da Muğla ve Marmaris üzerindeki bütün hesapları bozmanın da bir tek yolu var. 31’inde küskün, kırgın, kızgın olmadan hep birlikte sandığa koşacağız.

*Bu seçimde küskün, kırgın, hasta ve yorgun varsa onu mutlaka tespit edin. Koluna girin, eğer zorluğunuz varsa, ilçe başkanlığımıza başvurun. Mutlaka götürelim oy kullandırtalım. İkna edemediğiniz varsa, ikna edecek birini bulun.

*Eğer Marmaris bu seçimde bir korkulu rüya görürse bunu telafi etmek mümkün olmaz. Ama Marmaris’e sonuna kadar sahip çıkacak, Marmaris’i kendi namusu gibi koruyacak, Marmaris için Acar bir şekilde çalışacak muhteşem bir adayımız var.

*Ona sahip çıkın. Adayımıza sahip çıkın. Acar Ünlü’ye sahip çıkın. Marmaris’e sahip çıkın. Şimdi bu meydandan bir şey duymak istiyorum. Benim her birinize, Marmaris’te Marmaris’i seven, ülkesini, vatanını seven, Atatürk’ü seven herkese verdiğim görevi hep beraber yerine getirmeye var mıyız?

*Bu iki, üç gün siz biliyorsunuz, normalde CHP’ye oy verecek olup, bu seçimde oylar bölünürse bize tehlike yaşatabilecek seçmeni biliyor musunuz? Onu bulacak mıyız? İkna edecek miyiz? Benden selam söyleyin. Geçen seçim buraya geldim, konuşmayı yaptım. Siz çağırdınız. O gün gereğini yaptılar. Şimdi Pazar günü Acar kardeşim için, onun son derece çalışkan ve dürüst. Kendisinin günün 24 saati, ayın 30 günü enerjisini Marmaris’e verecek, başkanım hem yetkilerini paylaşacak, hem bütün desteğini verecek.

*Acar Ünlü’ye, Ahmet Aras’a, Marmaris’in gelecek 5 yılına Genel Başkan Özgür Özel şahsen kefalet koyuyor. Acar seçildiğinde muhteşem projelerle, geçmiş dönemde Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda efsane yazan Yılmaz Büyükerşen’in genel koordinatörlüğünde, onunla birlikte Osman Gürün Başkanımızın genel koordinatörlüğünde hangi CHP’li belediyelerde en iyi projeler varsa onu Marmaris’e getireceğiz.

*Acar’ın sağ omzuna konacak el Mansur Yavaş’ın elidir, söz veriyoruz. Acar’ın sol omzuna konacak el Ekrem İmamoğlu’nun elidir, söz veriyoruz. Acar ile el ele, omuz omuza Ahmet Aras çalışacak. Genel Başkanları Özgür Özel var güçleri ile arkasında duracak, söz veriyoruz. Gidin kiminle konuşmanız gerekiyorsa konuşun. Kimi ikna etmeniz gerekiyorsa ikna edin ama Marmaris’i haramilere teslim etmeyin. Söz mü? Açık konuşmaya geldim, bu işin şakası yok. Şakaya gelmez. Ben size güveniyorum, inanıyorum.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-turgev-tugva-ensar-vakfi-uyarisi/feed/ 0
Yücel: Erdoğan, hiçbir yerde şansı olmadığını görünce siyasi dilenciliğe başladı https://www.foxhaber.com.tr/yucel-erdogan-hicbir-yerde-sansi-olmadigini-gorunce-siyasi-dilencilige-basladi/ https://www.foxhaber.com.tr/yucel-erdogan-hicbir-yerde-sansi-olmadigini-gorunce-siyasi-dilencilige-basladi/#respond Wed, 10 Apr 2024 21:09:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5911 CHP Sözcüsü Deniz Yücel, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi.

“RAMAZAN’DA BİLE NE BOLLUK NE BEREKET KALDI”

Yücel’in açıklamaları şöyle:

* Öncelikle dün Şırnak’ta, görev başında geçirdikleri trafik kazası sonucu şehit olan polis memurları Fırat Der ve İlker Duran’a Allah’tan rahmet, acılı ailelerine başsağlığı ve sabır diliyorum. Bugün Konya’da askeri eğitim uçağının düşmesi sonucu, şantiyede bir askerimiz şehit düştü. Şehidimize Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı ve sabır, yaralılara acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Nefsimizi terbiye ettiğimiz, tokun açın halinden anladığı 11 ayın sultanı Ramazan ayındayız. Allah tüm vatandaşlarımızın tuttuğu oruçları, ibadetleri kabul etsin. Ramazan deyince, ülkemizde ramazan sofralarının yeri bir başkadır. Aileler toplanır, iftar sofraları kurulur, hep birlikte oruç açılır.

* Ramazan bolluk, bereket demektir ama bugün Ramazan’da bile ne bolluk ne bereket kaldı memlekette. Vatandaş istediği gibi bir iftar sofrası kuramıyor. Et ve Süt Kurumu önünde kuyruklar uzuyor. İnsanlar gün ağarmadan sıraya giriyor. 1 kilo kıyma alabilmek için saatlerce sıra bekleyen emekliler, artık isyan ediyor. Bir vatandaşımız, ‘Bize cehennemi yaşatıyorlar’ diyor. Bir başka vatandaşımız, ‘Kaşıkla veriyorlar, kepçeyle alıyorlar. Ben ölümü tercih ediyorum, ölüm bundan daha rahat. Yaşayacak bir halimiz kalmadı’ diyor. 30 sene devlete hizmet ettiğini söyleyen bir başka emekliyse döner ekmek alıp yiyemediğinden yakınıyor.

“EMEKLİ DE ASGARİ ÜCRETLİ DE BIRAKIN İFTAR SOFRASI KURMAYI, RAMAZAN PİDESİ ALAMIYOR”

* Marketlerde fiyatlar almış başını gidiyor. Orta büyüklükte bir Ramazan kolisinin fiyatı 900 lira olmuş. Bunun da ne kadar yeteceği meçhul. Açlık sınırı 16 bin, yoksulluk sınırı 53 bin lira olmuş. 10 bin lira alan emekli de 17 bin lira alan asgari ücretli de bu koşullarda bırakın iftar sofrası kurmayı, Ramazan pidesi bile alamayacak durumda. Mutfaklar tamtakır kuru bakır. Buzdolapları bomboş, evlerde tencere kaynamıyor. AKP hükümetleri dönemi, ülkemizin adeta açlıkla ve yoksullukla sınandığı dönem olarak tarihe geçti. Biz CHP olarak yerel yönetimlerdeki gücümüzle AKP iktidarında yoksullaşan vatandaşımıza destek olmak ve onları yoksulluktan kurtarmak için hiç durmadan çalışıyoruz.

* Bakın, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu, İstanbullulara Halk Ekmek aracılığıyla 340 gramlık pideyi 10 liradan ulaştırıyor. AKP ise hala mizansen otobüs videolarıyla algı operasyonları peşinde. Sayın İmamoğlu’nu sandıkta yenemeyeceğini anlayan AKP’nin İBB Başkan adayıysa ‘Biz aynı oyunları, aynı tiyatroları oynamaya devam ediyoruz’ diyecek kadar pişkin. Biz, AKP’nin bu filmini daha önce de gördük. Şimdiden söyleyelim: Film onlar için mutlu sonla bitmiyor.

“VATANDAŞ ARTIK BİTTİ, TÜKENDİ”

* Siz tiyatroyu, filmi sanatçılara bırakın. İstanbul, Ankara ve Antalya’da 250 gramlık Ramazan pidesinin 15 lira olan fiyatını nasıl düşürürüz diye düşünün. Şunu da belirtmeden geçmeyelim: Bu fiyatlarda fırıncıların hiçbir suçu günahı yok. Eminiz, kâr dahi etmiyorlar. Yükselen maliyetleri karşılamakta zorlanan esnaf, zam yapmak zorunda kalıyor. Burada asıl sorun, enflasyonun yükselişini önleyememeleri. Burada asıl sorun, 2002 ile 2024 yılları arasındaki maaş farklarıyla övünen, ekonomiden bihaber AKP hükümeti. Burada asıl sorun, AKP zihniyetinin kendine ve yandaşlarına layık gördüğü lüks ve şatafatlı hayatın binde birini dahi kendi vatandaşına layık görmemesi.

* Vatandaştan fedakârlık beklerler; işçiden, emekçiden kemerleri sıkmayı beklerler; emekliden sabır beklerler; pandemi olur, vatandaşa IBAN atarlar, para beklerler; deprem vergilerini deprem dışında her yere harcarlar, deprem olduğunda da Cumhurbaşkanından, Bakanına, bürokratına gözlerine ışık tutulmuş tavşan gibi bakarlar. Sosyal devlet ilkesini, kendi iktidarlarında tam tersine çevirip adeta devletin kendi vatandaşını sömürdüğü bir sistem haline getiren AKP hükümetlerinin vatandaştan beklentileri bitmedi ama vatandaş artık bitti, tükendi, illallah etti. AKP iktidarında ne devlet ciddiyeti kaldı ne de vatandaşı için kaygılanan bir iktidar. Varsa yoksa kendi siyasi gelecekleri.

“ANKARALILARA ÇAĞRI YAPIYORUM: MAL VARLIĞINI DAHİ AÇIKLAYAMAYAN BU ADAMA OY VERMEYİN”

* Buradan Sayın Erdoğan’a sesleniyorum: Sen her konuda muhalefeti hedef göstermeyi bırak da yüreğin yetiyorsa 22 yılda mal varlığın nereden nereye geldi, onu açıkla. Bizim belediye başkanlarımız, belediye başkan adaylarımız aslanlar gibi mal varlıklarını açıkladılar. Neden? Çünkü çekinecekleri, gocunacakları bir şey yok. Ankara’nın en büyük 2 ilçesinden birinde, 20 yıl belediye başkanlığı yapan, AKP’nin Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkan adayı Turgut Altınok’a ‘Mal varlığını açıkla’ diyorlar; adam büyük bir pişkinlikle, büyük bir yüzsüzlükle diyor ki ‘Mal bizim değil, Allah’ın. Biz emanetçisiyiz.’ Bu nasıl bir yüzsüzlük, nasıl bir pişkinlik?

* Bunlar, Allahtan korkmaz, kuldan utanmazlar. Ben, buradan Tüm Ankaralılara bir çağrı yapmak istiyorum: Bu adama oy vermeyin. Mal varlığını açıklayamayanlara, Harun gibi gelip Karun olanlara, vatandaşın parasıyla, vergileriyle, iktidarın imkanlarıyla saltanat sürenlere oy vermeyin. Türkiye’nin 81 vilayetinde yaşayan 85 milyon vatandaşımıza buradan bir çağrı yapmak istiyorum: Bu anlayışa oy vermeyin. İşçiyi, emekliyi, memuru, öğrenciyi açlığa ve sefalete mahkûm eden, tüyü bitmemiş yetimin hakkına tenezzül eden ama mal varlığını dahi açıklayamayan bu anlayışa oy vermeyin.

“ERDOĞAN’IN CAHİLCE VE İNATLA UYGULADIĞI EKONOMİ POLİTİKALARI…”

* Yıl olmuş 2024, beyefendi hala 2002’deki maaşlarla bugünkü maaşları kıyaslıyor. Ama o zamanki alım gücüyle bugünkü alım gücünü kıyaslamıyor. Yaptıklarını, ülkeyi getirdikleri durumu bir marifetmiş gibi pazarlamaya çalışıyor. Oysa 2002 yılında emekli maaşı, asgari ücretin 1,4 katıydı, şimdiyse emekli maaşları asgari ücretin kat be kat altında kaldı. Bundan hiç bahsetmiyor. 2016’dan sonra emekli maaşları, asgari ücretin altında kalmaya başladı. 2016 yılında asgari ücret, 1301 lira olurken emekli maaşı 1265 lira oldu. Böylece en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 1’in altına düşerek 0,97 oldu. Bundan da hiç bahsetmiyor. 2022’in ilk yarısında bu oran 0,74’e kadar düştü.

* 2023’ün başında asgari ücrete oranı 0,69’u gören en düşük emekli maaşı, 2023’ün ikinci yarısında asgari ücretin 0,66’sına kadar geriledi. 2024’te, en düşük emekli maaşı 10 bin lira olurken asgari ücret ise 17 bin lira oldu. Ve en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 0,58 oldu. 2002’de, en düşük emekli maaşıyla 12 gram altın alınabiliyordu. Şimdi, en düşük emekli maaşı olan 10 bin liraya yalnızca 4 gram altın alınabiliyor. Erdoğan’ın bilimsellikten uzak, cahilce ve inatla uyguladığı ekonomi politikaları ülkeyi iflasa sürüklerken emeklinin cebinden altınları her ay birer birer eksiltti.

“ÇOCUKLAR BİLE VATANDAŞIN ALIM GÜCÜNÜN DÜŞTÜĞÜNÜN FARKINDA”

* Alım gücü aydan aya değil, günden güne düşüyor. Bu hesaplar için ekonomist olmaya gerek yok. Çocuklar bile vatandaşın alım gücünün düştüğünün farkında ama Sayın Erdoğan hala laf ebeliğinde. Milyonlarca emekli, geçinemediği için emekli olduğu halde çalışmaya devam ediyor. Yıllarca bu ülkenin ekonomisine katkı sunan, katma değer yaratan emekliler, kendilerini yok sayan AKP’ye 31 Mart’ta hesap soracak. Rahat edip torun sevecekleri dönemde AKP, emeklileri ucuz et kuyruklarında saatlerce sıra bekleyecek hale getirdi. Emekliler nerede, ne ucuz diye market geziyor, pazar dolaşıyor. 70 yaşında insanlar, ekmeği ucuz alabilmek için saatlerce sıra bekliyor, kendilerine uzatılan mikrofonlardan, kameralardan emekliler utanıyor ama asıl utanması gereken AKP utanmıyor.

“HİÇBİR YERDE ŞANSI OLMADIĞINI GÖRÜNCE SİYASİ DİLENCİLİĞE BAŞLADI”

* Erdoğan, geçtiğimiz günlerde İzmir’e geldi ve bir miting yaptı. Yine İzmirlilere nasıl hitap edeceğini bilemedi. Mitingden geriye sadece Roman vatandaşlarımıza ettiği hakaret kaldı. Neymiş efendim CHP’deki kavgalar, Tepecik’teki kavgalara benziyormuş. CHP’ye hakaret etme telaşına düşen AKP Genel Başkanı, bu kez de İzmir’deki Roman vatandaşlarımızı kırmayı, rencide etmeyi ve ötekileştirmeyi başardı. Dolmayan meydanlar, tutmayan uçuk kaçık projeler, moral bozan anketler Erdoğan’ın ayarını iyice bozdu. Geçenlerde çıktı, ‘Bu son seçimim’ dedi. Erdoğan bundan önce de 2009’da da 2012’de de 2022’de de benzer açıklamalar yapmıştı.

* Dolar 32 liraya çıkmış, emekliler 10 bin liraya mahkûm edilmiş, vatandaş indirimli et almak için gecenin geç saatlerinde kuyruğa girmeye başlamış, öğretmenler atanmamış, tarikatlar ilköğretim okullarına sızmış, gençler işsiz… Biz de AKP Genel Başkanının yalvarışlarını izliyoruz. Neymiş? Bu seçim son seçimiymiş, ona oy verilsinmiş. İstanbul’dan Adana’ya, Ankara’dan İzmir’e hiçbir yerde şansı olmadığını görünce siyasi dilenciliğe başladı. Duygu sömürüsü yapacağına ekonomiyi düzelt, sığınmacı sorununu çöz, gençlere istihdam alanı aç. Zaten hepimiz biliyoruz, siyasi ömrünü tamamladın. Evet doğru, bu son seçimin. 17 gün sonra, 2019’da halkımızın CHP’li belediye başkanlarına yönelttiği teveccühün daha büyüğü yaşanacak.

“GÜVEN ÇEMBERİNİ NEDEN OLUŞTURMADINIZ? YENİ Mİ AKLINIZA GELDİ?”

* AKP’nin alışılagelmiş bir seçim klasiği de sınır ötesi operasyonlar. AKP’nin söyleyecek yeni bir sözü, adaylarının açıklayacak projeleri olmayınca ‘beka’ söyleminden medet umar, sınır ötesi operasyonları seçim malzemesi yaparlar. Neymiş, Bu yaz Irak sınırımızı güven altına alacak çemberi tamamlayacak, terör meselesini sorun olmaktan çıkaracaklarmış. 22 yaz, 22 yıl geçti. Bu güven çemberini 22 yılda neden oluşturmadınız? Yeni mi aklınıza geldi? Terör meselesini bugüne kadar neden sorun olmaktan çıkarmadınız? Şunu hatırlatırım: AKP iktidara geldiğinde, 2002 yılında terör sorunu bitmişti. Şehit haberleri gelmez olmuştu. AKP iktidara geldi ve terör belasını yine bu milletin başına bela etti. O yüzden vatandaşın bu masallara artık karnı tok.

“KENDİNİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDEN ATATÜRK’TEN, ‘GİDERLERSE GİTSİNLER’ ANLAYIŞINA GELDİK”

* Hafta başında TÜİK, işsizlik oranlarını açıkladı. Buna göre işsizlik yüzde 9,1; işsiz sayısıysa 3 milyon 214 binmiş. Ancak gerçek rakamlar tabii ki böyle değil. Gerçek işsizlik yüzde 26 buçuk; gerçek işsiz sayısıysa 11 milyona ulaşmış durumda. Genç işsizliği yüzde 16,6; kadın işsizliğiyse yüzde 21,1. AKP iktidarlarının yanlış istihdam politikalarının sonucu, ülkede koca bir işsizler ordusu oluştu. Türkiye’de işsiz sayısı artıyor ama istihdam alanları daralıyor. Gençler bu ülkede, kendilerine iş bulamıyor. Liyakatin yok edildiği ülkemizde, yurt dışına gitmeyi planlayan genç oranı yüzde 70’leri geçmiş durumda. Benzer bir durum, biliyoruz ki sağlık çalışanlarında da var.

* Bugün 14 Mart Tıp Bayramı. Adı bayram ama kendisi maalesef artık bayram değil. Kendini Türk hekimlerine emanet eden Mustafa Kemal Atatürk’ten, maalesef ‘Giderlerse gitsinler’ anlayışına geldik. Şehir hastaneleri denilen beton yığınlarının içinde, doktorların ameliyathane temizlemek, hemşirelerin hasta, teknikerlerinse malzeme taşımak zorunda kaldığı bir dönem yaşıyoruz. İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’ndeki bu iddialar karşısında, Sağlık Bakanlığı sus pus. Sağlık çalışanları çaresiz, hastalar çaresiz. Eczanelerdeyse veresiye ilaç dönemi başladı. İşte 21’inci yüzyılda, AKP’nin ‘sağlıkta dönüşüm’ masallarının dramatik sonu. Biz, tüm sağlık çalışanlarının özlük haklarının iyileştirildiği, şiddetten korunduğu bir Türkiye’yi var etme dileğimiz ve iddiamızla 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyoruz.

“RESMİ GAZETE, YANDAŞA TANINAN AYRICALIKLARIN İLAN EDİLDİĞİ FERMANLAR HALİNE GELDİ”

* Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ‘Yatırım Teşvik Belgesi Listesi’ geçtiğimiz günlerde Resmî Gazete’de yayımlandı. Bakanlık, Eylül-Aralık 2023 döneminde, 5 bin 122 yatırım teşvik belgesi verdi. Yayımlanan listede önceden, ‘öngörülen destek unsurları’ adı altında, şirketlere tanınan vergi muafiyetleri, vergi indirimleri ve teşvikler yer alıyordu. Fakat şimdi bu listede, şirket teşvikleri ve vergi muafiyetleri yok. Peki ne var derseniz? Gerici faaliyetleriyle dikkat çeken birçok kuruma ve iktidara yakın şirketler teşvik var. Cübbeli Ahmet Hoca’nın onursal başkanı olduğu dernek de teşvik almış, Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın mütevelli heyeti başkanı olduğu ‘Yeni Türkiye Eğitim Vakfı İktisadi İşletmesi’ de teşvik almış.

* Nakşibendi tarikatının ‘Muradiye Eğitim Öğretim Okulları’ da yatırım teşviki alan şirketler arasında. AKP’nin vazgeçilmezi, kamu ihaleleriyle gündemden düşmeyen Albayraklar şirketi de beşli çete olarak bilinen Kalyon ve Cengiz İnşaat da teşvik alan firmalar arasında. Yine Cengiz Holding’e bağlı şirketlerden Eti Bakır Anonim Şirketi de teşvik alan şirketler arasında. Resmî Gazete, AKP döneminde tabiri caizse padişahın dağıttığı ulufelerin okunduğu fermanlara dönüştü. Yandaşa tanınan ayrıcalıkların ilan edildiği gece yayınlanan fermanlar haline geldi. Vatandaşa, kobilere, esnafa teşvik ve ayrıcalık yok; ülkenin kaymak tabakası olarak bilinen beşli çeteye, Erdoğan’ın yedi göbek akrabalarına teşvik üstüne teşvik var. İhtiyaçları mı var? Hayır. Hiç utanmıyorlar, hiç uslanmıyorlar.

“BİRİLERİ TEŞVİKLERE BOĞULUYOR, DİĞERİ KREDİ KARTI BORCUNDAN BOĞULUYOR”

* Onca teşvik arasında vatandaşın hali nedir, derseniz de vatandaşın haline bir göz atalım. Faizler yükseliyor yükselmesine fakat vatandaş başka çaresi olmadığı için kredi çekmeye ve kredi kartına borçlanmaya devam ediyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, son 3 ayda kredi kartı borçları, yüzde 8 arttı. İşte size kaymak tabaka olarak bilinen beşli çete ve sarayın akrabalarının haliyle sade vatandaşın karşılaştırmalı tablosu. Birileri teşviklere boğuluyor, diğeri kredi kartı borcundan boğuluyor. Birileri servetini büyütme çabasında, diğeri hayatta kalma çabasında. İşte biz vatandaşı yokluğa mahkûm eden bu adaletsiz sisteme itiraz ediyoruz. Macera aramayan, ayakları yere basan projelerle halkın derdine çare olan yerel yönetim anlayışını önce 31 Mart’ta yerel seçimlerde, daha sonra da genel seçimlerde hayata geçireceğiz.”

“PROVAKATİF EYLEMLERDEN MEDET UMANLARIN AVUÇLARINI YALAYACAKLARINI SÖYLEYEBİLİRİM”

Deniz Yücel açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Yücel, “MYK toplantısında kampanyaya ilişkin yeni adresler belirlendi mi? Yeni bir taktik izlenecek mi” sorusuna şu yanıtı verdi:

* “MYK toplantımızda tabii ki kampanya ve seçim çalışmaları gündeme geldi. Biz kampanyamızı sürekli sahadan ve saha çalışmalarından geri dönüşler alarak, kampanyamızı sürekli güncelleyerek, yenileyerek, sahadan gelen veriler doğrultusunda revize ederek yürütüyoruz. Kampanyamız çok başarılı bir şekilde yürüyor. Türkiye’nin hemen hemen her yerinde ve bunun da seçim sonuçları ve sandık sonuçlarını yansıyacağına inanıyoruz. Genel Başkanımızın önümüzdeki seçimlere kadar kalan sürede programları önümüzdeki günlerde açıklanır. Elbette Doğu’da, Güneydoğu’da, Karadeniz’de birçok program yapılacak.”

Yücel, İstanbul İl Başkanlığı’nda kaydedildiği iddia edilen para sayma görüntülerine ilişkin ise şunları söyledi:

* “İstanbul İl Başkanlığı binamızın satın alındığı dönemde, kayıt altına alınan para sayma görüntüleriyle ilgili MYK toplantımızda herhangi bir gündem olmadı. İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu bu konuda gerekli açıklamayı yaptı. Seçimlere 20 gün kala böyle bir şeyin gündeme getirilmesi AKP iktidarının, yandaşlarının ve onlardan medet umanların yine bir panik yaşadıklarını ve çaresizlik içerisinde olduklarını çok net bir şekilde gösteriyor. Bu tip provokatif işler, bu tip çamur atma niteliğindeki işler ve eylemler her seçim öncesinde, her seçim arifesinde yaşanıyor. Dolayısıyla buradan medet umanların avuçlarını yalayacaklarını çok büyük bir rahatsızlıkla söyleyebilirim.”

“BAKANLARIN İL İL GEZMESİ AKP İÇİNDEKİ ENDİŞEYİ, KORKUYU GÖSTERİYOR”

Yücel, bakanların 81 ilde AKP adayları için oy istemelerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

* “Bakanların özellikle İstanbul’da, diğer illerde seçim çalışmaları yapmaları AKP’nin yine yaşadığı çaresizliği, korkuyu, kaygıyı ve paniği bize gösteriyor. Bir taraftan bakanları, seçilmiş kişiler içerisinden değil de atanmış kişiler olarak olarak belirleyeceksiniz, Bakanları yetkisizleştireceksiniz, bürokrasiyi güçlendirdiğinizi iddia edeceksiniz. Ama bir taraftan o bakanları bakanlıkların ve devletin tüm imkanlarıyla seçim döneminde adaya çıkartıp seçim çalışması yapacağız, yaptıracaksınız.

* Bu hem siyasete ne kadar samimiyetsiz baktıklarını, devletin kaynaklarını, imkanlarını, kamu kaynaklarını, kendi siyasi gelecekleri, ikballer için ne kadar kaygısızca ve şuursuzca kullandıklarını bize gösteriyor. Bir taraftan da seçim kaybetmenin paniğini, yani aynı 2019’da olduğu gibi ülkemizin dört bir yanında CHP’li belediye başkan adaylarına halkımız büyük bir teveccüh gösterdi. Şu anda da daha büyük bir teveccühün arifesindeyiz. Dolayısıyla 31 Mart 2024 seçimlerinde böyle bir korku, kaygı ve panik yaşadıklarını bize gösteriyor. Kimi çalıştırırsa çalıştırsınlar, Sayın Erdoğan da bir fiil çalışsa ki çalışıyor; İstanbul’da da başka yerlerde de yerel seçimlerde AKP’nin ve Cumhur İttifakı adaylarının bir hezimete uğramasını engelleyemeyecekler.”

“SEÇİM GECESİNE İLİŞKİN TATBİKATLAR YAPILIYOR”

Yücel, “Toplantıda seçim güvenliğine dair bir başlık konuşuldu mu? Nasıl tedbirler alınacak?” sorusunu şöyle yanıtladı:

* Seçim güvenliğine ilişkin bir gündemimiz oldu. Seçim güvenliğiyle ilgili örgütlerimiz, her türlü çalışmayı, önlemi yapıyorlar. Seçim gecesine ilişkin tatbikatlar yapılıyor. Sandık görevlilerimiz, okul sorumlularımız, okul görevlilerimizin, bilişim sorumlularımızın katıldığı, dahil olduğu… Önümüzdeki günlerde bu önlemleri ve çalışmaları sizlerle daha somut olarak paylaşacağız.

* Buradan şunu söylemek istiyorum: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her bir birey, vatandaşlık görevini yapmalı, sandığa gitmeli ve iradesi ne olursa olsun sandığa yansıtmalı. Sandık güvenliğiyle ilgili, seçim güvenliğiyle ilgili hiçbir yurttaşımızın herhangi bir kaygısı olmasın. CHP de bu düzenin değişmesi gerektiği konusunda iddia ortaya koyan ve çalışma yapan diğer tüm siyasi partiler de ve tabii ki yine sivil toplum kurumları, barolar da gereken çalışmaları yapıyorlar.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yucel-erdogan-hicbir-yerde-sansi-olmadigini-gorunce-siyasi-dilencilige-basladi/feed/ 0
Erkan Baş: Muhalefet tembelliğe başladı https://www.foxhaber.com.tr/erkan-bas-muhalefet-tembellige-basladi/ https://www.foxhaber.com.tr/erkan-bas-muhalefet-tembellige-basladi/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:42:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4946 Türkiye İşçi Partisi (TİP) Ankara Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda halk buluşması düzenledi. Buluşmaya; TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve Çankaya Belediye Başkan adayı İrfan Değirmenci katıldı.

TİP’in Çankaya Belediye Başkan Adayı İrfan Değirmenci, şöyle konuştu:

“Bugün 3 Mart. 1924’te halifeliğin kaldırıldığı gün. Laiklik, TİP’in kırmızı çizgisi. Laikliği savunmak üzere, ‘Tek adamın karar verdiği yerde hiçbir şey olmaz, gül bitmez, ağaç dikseniz o yeşermez, tek adam karar vermeyecek, hep birlikte karar vereceğiz’ diye yola çıktık, bundan 100 yıl önce. İktidarı tek adam rejimi üzerinden eleştirirken Çankayalılara 25 aday adayının arasından, başvuruda bulunan aday adaylarından bir tanesini seçmeden ‘Budur işte bizim adayımız’ diyerek bir adayı dayatmak da eleştirdiğin şeye dönüşmek. Kusura bakmasınlar. Seçeneksiz değiliz. Kendimizi yönetmeye talibiz. Çankaya, Türkiye’nin en büyük bütçesine sahip belediyelerinden. Bu bütçeyi nereye harcayacağımızı da kendimiz karar veririz, beş kuruşunun da peşine düşeriz, demek için yola çıktık. Önümüzde 28-29 günümüz var, herkesten çok çalışacağız. Herkese çok güzel bir yanıt vereceğiz.”

TİP Genel Başkanı Erkan Baş da, şunları söyledi:

“BİZİM BİR TANE GÜZEL MEMLEKETİMİZ VAR”

“Bu seçim, bundan 30 yıl sonra tarihe yazıldığında Türkiye İşçi Partisi’ni çıkartın bu seçimden, bu seçim Türkiye tarihinin en heyecansız seçimi olarak tarihe geçer. 14 Mayıs-28 Mayıs seçimlerinde bir kurtuluş umudu yeşerdi, tabii o büyük heyecan hedefine ulaşmayınca üzüldük, kırıldık, öfkelendik, gücendik, hak etmediğimizi, bu ülkenin bunu hak etmediğini düşündük. Nihayetinde bizim başka gidecek yerimiz yok, bizim bir tane güzel memleketimiz var. Bizleri birleştiren şey, bu memleketi bu yobazlara, bu faşiştlere teslim etmemek konusunda inat edenleriz. Mücadelede kararlı olanlarız.

“BİZ BU SEÇİMLERDE ‘DEĞİŞMEK ŞART’ DİYORUZ”

Aynı şeyleri yaparak, farklı sonuç beklemek bize uygun bir şey değil. Biz bu seçimlerde ‘Değişmek şart’ diyoruz. Herkes karşısındakinin değişmesini bekliyor, biz ise değişimi kendimizden başlatmaya karar verdik. Muhalefetin bir bütün olarak değişmesi lazım dedik. Sadece seçim günü gidip oy kullanarak, bu iktidardan kurtulmayı beklemek hayaldir. Eline devletin tüm olanaklarını geçirmiş, tarikatların desteğini arkasına almış, büyük sermayenin tam boy desteklediği, uluslararası güçlerin de arkasında tam boy durduğu AKP’yi yenmeyi gerçekten istiyorsak, ‘Oyumu atar hiçbir şeye de karışmam’ diyerek bu iktidarı yenmek mümkün değildir. ‘Birisi gelsin de bizi bu iktidardan kurtarsın’ diyen hayal kurar. Bizi bizlerden başka hiç kimse kurtaramaz.

“EKSİK YAPIYORUZ”

Öyle kolay yoldan bu kadar yıldır bu ülkenin tepesine çökmüş bir karanlıktan kurtulmak kolay değildir. Bunu Çankaya’da özellikle söyledim çünkü burada AKP’den MHP’den bu Cumhur İttifakı’ndan bu faşist iktidardan kurtulma iradesinin çok güçlü olduğunu biliyorum. Buna rağmen, ‘Neden kurtulamıyoruz’ sorusuna doğru yanıt vermemiz lazım. Eksik yapıyoruz. Birilerinin gelip bizi kurtarmasını bekliyoruz. Biz değişmeden, muhalefetin bütünü değişmeden, bu memleketin değişmesini bekliyoruz.

“ÜZERİMİZE DÜŞEN SORUMLULUĞU YERİNE GETİRDİK”

Ülkenin içinde bulunduğu durumun bir numaralı sorumlusu Saray iktidarıdır, Recep Tayyip Erdoğan’dır, AKP’dir, Cumhur İttifakı’dır. Dolayısıyla bir seçime gidiyorsak, önümüzdeki ilk hedef AKP’nin ve MHP’nin geriletilmesidir. Halka ait olan ama kendilerinin gasp ettiği tüm alanlardan sökülüp atılmaları için mücadele edeceğiz. Bizim üzerimize düşen sorumluluğu harfiyen yerine getirdiğimizi söyleyebilirim. Türkiye’de binin üzerinde il, ilçe, beldede seçim yapılacak, biz bunların 200-250 tanesinde belediye başkan adayı göstermedik. Kazanabileceğimize inanmıyorsak, bizim alacağımız oyla muhalefet kaybedecekse, iktidar koltuğunu korumaya devam edecekse, Türkiye İşçi Partisi olarak ‘Önce ülkemizin, önce memleketimizin çıkarları, önce halkımızın çıkarları’ diyerek üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmekten hiçbir yerde tereddüt etmedik.

“İKTİDARA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

Biz iktidarın elindeki mevzilerin geri alınması konusunda sorumlu davranıyoruz. Muhalefetin yeni mevziler kazanması konusunda sorumlu davranıyoruz. Ama bu statükoya da teslim olmuyoruz. ‘Burası zaten AKP’nin, burası zaten MHP’nindir’ diye düşünülen her yerde Türkiye İşçi Partisi aday çıkarıyor. Orada emekçileri, yoksulları, halkı, bu AKP-MHP faşizminin eline terk etmemek, o tarikatların, cemaatlerin insafına terk etmemek; halkın kendisini yalnız ve çaresiz hissedip, o tarikatlere, cemaatlere, o faşist partilere boyun eğmesine engel olmak için kazanıp kazanamayacağımızdan bağımsız olarak en güçlü biçimde mücadele ediyoruz. Belki oralarda bu seçimi kazanamayacağız ama emekçilerin gönlünü kazanacağız. Belki orada bu seçimi kazanamayacağız ama o emekçilerin hapsedildiği o duvarlarda çatlaklar yaratacağız ve oralara aydınlığın girmesi için mücadele edeceğiz. Bunu devrimci bir görev olarak görüyoruz. En güçlü oldukları yerlerde bile bu iktidara boyun eğmeyeceğimizi ifade etmek istiyoruz.

“GEBZE BELEDİYE BAŞKANI 5 YIL ÇALIŞMADIĞI KADAR, BU 1 AYDA ÇALIŞACAK”

Gebze’de seçim şöyleydi: Biz aday olana kadar AKP dünyanın en rahat seçimine gidiyordu. AKP’li belediye başkanı daha sokağa çıkmamıştı. Soranlara, ‘O evden çalışıyor’ diyorlardı. Gebze’deki adaylığımız gündem olmadan önce yerel seçimde, işçi sınıfının durumuna ilişkin tek bir laf edilebiliyor muydu? Gebze halkı durumdan çok memnun, belediye başkanı 5 yıl çalışmadığı kadar, bir ayda çalışacak. Yine orayı alamayacaklar ama biraz ter dökmeyi öğrensinler.

“BİZ BU SEÇİMDE O CEKETLERİ GARDIROPLARA ASMAYA GELDİK”

Belki dışarıdan basit gibi gözüküyor ama böylesi bir yerde adaylık iddiası ortaya koymak bile Türkiye siyasetinde dengeleri değiştiriyor. İşçi sınıfının hali, yaşadıkları konuşulmaya başladı. 31 Mart’tan 1 Nisan’a bir umut taşıyacaksak eğer emekçi mahallelerinde yeni bir alternatifin doğuşuna işaret ediyoruz. Muhalefetin de değişmesi lazım dedik ya, nasıl AKP-MHP ‘Buralar bizim kalemiz’ diye düşünüyorsa, Çankaya gibi birçok yerde de bir muhalefet tembelliği başladı. ‘Buranın onurlu insanları nasılsa bunlara oy vermez, o zaman buraya ceketimizi asar kazanırız’ diye düşünüyorlar. Biz bu seçimde o ceketleri gardıroplara asmaya geldik.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erkan-bas-muhalefet-tembellige-basladi/feed/ 0
Emekliler İstanbul’da sokağa indi! İşte talepleri https://www.foxhaber.com.tr/emekliler-istanbulda-sokaga-indi-iste-talepleri/ https://www.foxhaber.com.tr/emekliler-istanbulda-sokaga-indi-iste-talepleri/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:09:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4930 Birleşik Emekliler Sendikası İstanbul Kartal Meydanı’nda bir araya gelerek basın açıklaması düzenledi.

Açıklamayı okuyan Sendika Genel Sekretesi Aysel Lüle taleplerini sıraladı. Lüle’nin okuduğu açıklama ve talepler şöyle:

“MAAŞ DEĞİL ÖLÜM ÜCRETİ”

*Ülkemizde 16 milyon emeklinin kaderi sadece bir kişinin iki dudağı arasındadır. Oysa ki olması gereken emeklilerin sosyal ve ekonomik haklarının emekli örgütleriyle yani emekli sendikalarıyla toplu sözleşmelerle belirlenmesidir.

*Resmi verilere göre 4 kişilik bir ailenin milli gelirden hanesine giren pay 2024 yılı itibarı ile aylık 135 bin TL iken son açıklanan açlık sınırı 18 bin 973 TL. Emeklinin yaşamını idame ettirmesi için verilen emekli maaşı hazine yardımı ile birlikte sadaka gibi bir zamla 10 bin TL’ dir.

*Değerli emekli dostlar bizlere layık görülen hazine yardımı ile birlikte 10 bin TL maaş emekliye maaş değil ölüm ücretidir. Değerli emekli dostları bizler AKP’den önce orta derecede bir yaşam standardına sahipken bugün emekliler olarak ülkenin dilencileri durumuna getirildi.

“OY DEPOSU OLMAYACAĞIZ”

*Emekliler eskiden yaşam koşulu olarak asgari ücretlilerin çok üzerinde maaş alırken AKP döneminde emeklilerin eline geçen ücret asgari ücretin yarısı oranına düşürülmüştür. Bu da gösteriyor ki 16 milyon emeklinin açlığının ve yoksulluğunun sebebi olanların emekliye vereceği boş vaatlerden başka bir şeyi kalmamıştır.

*Emeklileri açlığa ve sefalete teslim eden sonrada bizim aklımızla alay ederek ‘Emeklilere en iyi maaşı biz verdik’ diyerek 16 milyon emekliden oy isteyen AKP’nin ve Genel Başkanı Recep
Tayyip Erdoğan’ın oy deposu olmayacağız.

*16 milyon emekli adına Erdoğan’a hatırlatıyoruz. Sizin başında olduğunuz AKP iktidarından önce en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde 40 fazlasıydı sizin iktidarınızdan önce en düşük emekli aylığı ile 13 adet çeyrek altın alınırken sizin döneminizde 3 adet çeyrek bile alınamıyor.

*Sizden önce emekli tazminatımızla bir ev alabilirken bugün kiralık bir ev tutmaya bile gücümüz yetmiyor. Bugünkü emeklilerin yoksulluğunun tek sebebi emeklileri oy deposu olarak gören AKP iktidarıdır.

*Sonuç olarak bireysel zenginleşen seçtiklerimizin toplumsal yoksullaşan emeklileri olmayacağız. İktidarın yanlış politikalarının bedelini biz emekliler ödemeyeceğiz. Krizi biz yaratmadık, faturasını biz ödemeyeceğiz.

TALEPLERİNİ SIRALADILAR

Emeklilerin talepleri şöyle:

-En düşük emekli aylığının taban ücretinin (kök maaşının) 17 bin 2 TL’ye yükseltilmesi.

-Cumhurbaşkanı bütçesine yapılan yüzde 85’lik artışın aynı oranda ayrımsız bütün emeklilere yapılması,

-Sağlıkta katkı payının kaldırılması,

-İki bayram verilen ikramiyenin asgari ücret oranına yükseltilmesi

-Emekli sendikaları ile görüşülerek emekli ücretlerinin toplu sözleşmeyle belirlenmesi,

-Eğer bu ülkede ekonomik kriz varsa bunun sebebi biz emekliler değiliz. Tasarrufa önce cumhurbaşkanlığı bütçesi, milletvekili maaşları, kamu harcamaları, yandaşlara getirilen vergi afları, köprülere, hastanelere, havaalanlarına verilen garantilerden ve en az 3-5 maaş alanların maaşlarının kesilmesinden tasarrufa başlanmalı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/emekliler-istanbulda-sokaga-indi-iste-talepleri/feed/ 0
‘Emekliye paran yoksa Anagold’un 7.2 milyon dolarlık vergi borcunu niye sildin?’ https://www.foxhaber.com.tr/emekliye-paran-yoksa-anagoldun-7-2-milyon-dolarlik-vergi-borcunu-niye-sildin/ https://www.foxhaber.com.tr/emekliye-paran-yoksa-anagoldun-7-2-milyon-dolarlik-vergi-borcunu-niye-sildin/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:51:16 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4784 CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, bugün TBMM’de basın toplantısı düzenledi.

“1 MART TEZKERESİNİN GÖRÜŞÜLDÜĞÜ KAPALI OTURUMUN TUTANAKLARINI YAYINLAYIN”

1 Mart tezkeresinin TBMM’de reddedilme süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Günaydın, şunları söyledi:

* “CHP’nin oyları bu tezkereyi reddettirmek için yeterli değildi. Peki kimler bu tezkerenin geçmesi için özel bir gayret içerisindeydi? Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül öyleydi. AKP içerisinde bazı milletvekillerinin bizimle beraber hayır oyu kullanması gerekiyordu ki bu tezkere geçmesin. Bursa Milletvekili ve AKP Genel Başkanı Ertuğrul Yalçınbayır, hayır dedi. Zeki Ergezen’e, Bayındırlık Bakanı’yken hayır demişti, selam olsun.

* Mehmet Aydın, AKP’nin bakanıyken hayır demişti, selam olsun. Bir daha bu insanlar bırakın bakan edilmeyi, milletvekili dahi yapılmadılar. Suçları neydi? Amerika’nın çıkarına AKP ile iş birliği yapmamak ve evet dememek. Birisi Recep Tayyip Erdoğan’ı anti-emperyalist, anti-Amerikancı olarak tanımlarsa 1 Mart 2003 tarihine geri dönsün. Aradan 21 yıl geçti, o gün bir kapalı oturum yapıldı. Bu kapalı oturumun tutanakları neden yayınlanmıyor hala? Yayınlayın, kim ne söz söylemiş hep beraber görelim. AKP’nin karşı çıkışıyla bu tutanaklar açıklanmıyor. Açıkladığı gün bugün hamaset yapanların aslında emperyalist çıkarlara hizmet etme konusunda ne kadar tereddütsüz olduklarını göreceğiz.”

“AYM’NİN İPTAL ETTİĞİ CBK’LARI DA BİR GECE YARISI MECLİS’TEN GEÇİRMEYE ÇALIŞACAKLAR”

Anayasa Mahkemesi’nin 27-28 Şubat’ta Resmi Gazete’de yayımlanan bazı Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine (CBK) yönelik iptal kararlarına ilişkin de konuşan Günaydın, sözlerine şöyle devam etti:

* “Türkiye’nin ilk ve en önemli CBK’sına karşı CHP AYM’ye gidiyor, AYM bunu 5,5 yıl inceliyor, sonra da Anayasa’ya aykırı olduğunu fark ediyor ve iptal kararını veriyor. Ne kadar sonra Resmi Gazete’de yayınlanıyor biliyor musunuz AYM kararı, tam 4 ay sonra; 27 Şubat 2024 tarihinde. Bunun neresini makul, hukuka uygun değerlendireyim? Bu karar yayınlandığı tarihten 9 ay sonra yürürlüğe girer diyor, bu 9 ay aslında idarenin yeni bir düzenleme yapması için kendisine tanınan süredir.

* Şöyle bir işlevi vardır, Anayasa’ya aykırı olan bu hükümlerin tamamını 9 ay boyunca tepe tepe kullanma hakkına ve yetkisine sahipsin. Bir hukuk devletinde bu iptalden sonra TBMM’nin derhal bunlara yönelik vaziyet alarak AYM kararına uygun bir düzenleme yapması lazım. Bugün görüşülmekte olan yargı paketinde gördüğümüz gibi onu da noktasına, virgülüne dokunmadan bir gece yarısı Meclis’ten geçirmeye çalışacaklar. Bunun adı da hukuk olacak.”

“MECLİS’İ ÇALIŞTIRMAMAYA YÖNELİK ÇABANIZ BİZİM DUVARLARIMIZA VURACAKTIR VE GERİ DÖNECEKTİR”

2 gündür TBMM Genel Kurulu’nda yapılan yargı paketi görüşmelerine dair süreci de aktaran Günaydın, şunları dile getirdi:

* “Bunu bir dayatma ile yapmaya çalıştıkları için biz de Meclis’te İçtüzük’ten kaynaklanan haklarımızı kullanıyoruz. Bununla herkesi terörist olarak yaftalamak haklarını ellerinde tutuyorlar. AYM’nin iptal kararına karşın virgülüne dokunmadan aynı düzenlemeyi yasa konusu yapmaya çalışıyorlar. TMSF’nin kayyum olarak atadıklarına idari, mali, hukuki özerklik kazandırmak istiyorlar. Emeklilere yönelik de 3 bin lira gibi acınaklı bir ikramiye düzenlemesini getirmeye gayret ediyorlar.

* CHP olarak biz burada milletvekili arkadaşlarımızla büyük bir kararlılıkla duruyoruz. CHP’nin 25 milletvekili buradadır, geriye kalan milletvekillerinin tamamı sahada vatandaşlarımızın dertlerini çözmek için gayret etmektedir. AKP’nin de 200 milletvekili Meclis’te çakılı durumdadır. Kulise sandalyeler koydular oturdular. Odalarına gidiyorlar, yoklama istiyoruz yoklamaya zamanında yetişmiyorlar. Bu hem gayriciddi hem de zavallı bir durumdur. TBMM’nin onurunu hiç kimseye çiğnetmeyeceğiz. Meclis’i çalıştırmamaya yönelik çabanız bizim duvarlarımıza vuracaktır ve geri dönecektir.”

“EMEKLİYE PARAN YOKSA ANAGOLD’UN 7.2 MİLYON DOLARLIK VERGİ BORCUNU NİYE SİLDİN?”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Günaydın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin emekli maaşlarına yönelik açıklamasına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

* “Biz bu filmi daha evvel görmemiş miydik? Bu iyi polis kötü polis oyununu bu memleket çok açık olarak gördü. Erdoğan’ın itiraf ettiği birkaç şey var; 21 yıl sonra Hazine’nin tam takır olduğunu ve emeklisine insan onuruna yakışır maaş veremeyeceğini ifade ediyor. Çok tehlikeli, sınıfları, kesimleri, insanları birbirine düşürecek açıklama yapıyor. Diyor ki emekliye, ‘Sana para verirsem, memurun maaşından kesmek zorunda kalacağım’. Bir süre polis diyecek ki benim maaşımdan kesme emekliye verme. Bir emekli protesto yürüyüşünde polisin tutumu buna göre şekillenecek… Bana gözleri dolarak anlatıyor adam. Bir ekmek arası döneri yemeyeli yıllar oldu diyor.

* Bir ekmek arası döner hasretiyle yaşayan emekliden bahsediyoruz ve ona Cumhurbaşkanı çıkmış üst perdeden sana bu maaşı artırama param yok diyor. Senin paran yoksa Anagold’un 7.2 milyon dolarlık vergi borcunu niye sildin? Kur korumalı mevduata bu memleket 800 milyar lira gömdü. Zenginin parasını büyütmesi için 800 milyar lirayı, Merkez Bankası’ndan ve Hazine’den veriyoruz. Ama emeklinin maaşına zam gerekince ‘Bunu yapmamız mümkün değil. Ancak polis maaşından kesmemiz lazım’ diyorsunuz. Bu acınaklı bir tutumdur, Türkiye’de vatandaş bunu değerlendiriyor, 31 Mart’a 30 gün var.”

“3 TANE PLAKAM VAR, BUNLARI TAHSİS ETMEK HAKKIM VAR”

Günaydın, AKP Ankara Milletvekili Osman Gökçek’in, İBB’nin aracını sekreterine kullandırdığı iddiasına ilişkin soruya da “Bu Osman Gökçek’in iftirasıdır bu. İBB’nin aracını almışım, sekreterime kullandırıyormuşum. Gerçek ne; sekreterim dediği kişi Kadriye Kasapoğlu, İBB’nin Özel Kalem Müdürü. Benim sekreterim yok birincisi yalan. İkincisi, İBB’nin aracını ben kullanıyormuşum ve ben aracı ona tahsis etmişim. Araç, İBB’nin aracı, konunun benimle alakası yok. Benden ricaları nedir? Konvoyda Ekrem Bey’i takip ederken özel kalem müdürü, sürekli trafik cezaları yiyor ve bunları ödemek zorunda kalıyorlar. Plaka korumalarınızdan bir tanesini verebilir misiniz dediler. Ben plaka korumamı arsıza, hırsıza, mafya liderine vermemişim. Benden bunu rica eden uzun zamandandır tanıdığım İBB’nin Özel Kalem Müdürü’ne tahsis etmişim. 3 tane plakam var, bunları tahsis etmek hakkım var. Bunu benimle bağlantılandıranlar ABB’nin aracını, ABB Başkanlığı’nı kaybettikten sonra utanmadan yıllarca kullananlardır, ABB lojmanını utanmadan yıllarca işgal edenlerdir. Ankara’yı parsel parsel satanlardır” cevabını verdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/emekliye-paran-yoksa-anagoldun-7-2-milyon-dolarlik-vergi-borcunu-niye-sildin/feed/ 0
Özel’den AKP’nin Şırnak’taki kamuflajlı seçim çalışmasına sert tepki https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-akpnin-sirnaktaki-kamuflajli-secim-calismasina-sert-tepki/ https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-akpnin-sirnaktaki-kamuflajli-secim-calismasina-sert-tepki/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:42:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4775 Şırnak’ın İdil İlçesinde AKP’den belediye başkan adayı olan İkbalhan Haznedar’a destek için Şırnak Valisi Cevdet Atay ile İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut İdil’e giderek destek turuna çıktı. Vali ve komutan AKP’li adayla birlikte çarşıda esnaf ziyaretinde bulunarak oy istedi. CHP lideri Özgür Özel, söz konusu fotoğraflara sert tepki gösterdi.

Yerel seçimlere az bir zaman kala AKP’li adaylara özellikle de nüfus bakımından küçük kırsal yerleşim birimlerinde Vali, kaymakam ve askeri yetkililerin açık desteği de tam gaz devam ediyor.

Son olarak Şırnak’ın İdil İlçesinde AKP’den belediye başkan adayı olan İkbalhan Haznedar için Şırnak’tan İdil’e giden Vali Cevdet Atay ile İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut esnaf turuna çıkarak AKP’li adaya destek istediler.

Bulut, Atay ve Haznedar çarşıda birlikte dolaşarak esnaflarla sohbet edip AKP’li adaya oy verilmesi için ziyaretlerde bulundu. İlçe merkezinde seçim çalışması yürüten üçlü daha sonra AKP gençlik kollarınca organize edilen gençlik buluşmasına katıldıktan sonra bu kırsal bölgedeki merkeze bağlı köy ve mahalleleri de ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldiler.

VALİLİK DE PAYLAŞTI

Şırnak Valiliği de söz konusu esnaf ziyaretine dair fotoğrafları sosyal medya hesabından “Valimiz Sayın Cevdet Atay, il protokolü ile birlikte; esnaf ve vatandaşlarımızı ziyaret ederek hayırlı ve bol kazançlar diledi” ifadesiyle paylaştı.

SÖZCÜ’nün gündeme getirdiği fotoğrafın sorulduğu CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti-devlet ayrımının ortadan kalktığına dikkati çekti. Ümraniye’de Kazım Karabekir Cemevi ziyareti sonrası İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte soruları yanıtlayan Özel, Şırnak’taki tartışılan fotoğrafa ilişkin şunları söyledi:

“ERDOĞAN TEK PARTİLİ SİSTEME GEÇMEYE ÇALIŞIYOR”

– Erdoğan’ın dolma kalemi aynı mürekkeple sabah il başkanı atıyor Şırnak’a, öğleden sonra Vali atıyor. İkisi aynı mürekkebin insanı oldukları için birlikte gezip kampanya yapmayı normal sanıyorlar. Parti ile devlet ayrımı ortadan kalkmış durumda. Partiyi devletin partisi, devleti partinin devleti sanan bir anlayış attığı her adımda Türkiye’ye 2024 yılında yeni bir utanç yaşatıyor. Yüz yıl önce Cumhuriyet kuruldu, çok partili sisteme geçmekle övünüyoruz. Erdoğan, 100 yıl sonra tek partili rejime geçirmeye çalışıyor.

“UCUBE REJİMİN FOTOĞRAFI”

– O fotoğraf bu ucube rejimin fotoğrafıdır. Türkiye’nin demokrasi tarihinde bir köşede en karanlık fotoğraflardan biri olarak yerini aldı. Ümit ediyoruz bir gün demokrasi müzesinde ‘Demokrasimiz böyle bir badireyi atlattı’ diye o fotoğrafı sergileyeceğiz.

“MURAT KURUM’LA OLMAYACAK” DİYOR

Diğer taraftan Özel ve İmamoğlu’na İstanbul’daki yerel seçim gündemi de soruldu. Özel, Erdoğan’ın kampanya sürecinde aktif şekilde yer alması hakkında “Kurum’un yerinde olmak istemezdim. Erdoğan’ın İmamoğlu hakkında söylediği her şey kendi adayını kifayetsiz, yetersiz gördüğünü, Ekrem Başkan’la baş edemediğini düşündüğü gösteren yaklaşımlar… Erdoğan her sözüyle ‘Bu Murat Kurum’dan olmayacak galiba, olmayacağını anladım mecburen kampanyayı benim yürütmem gerekiyor’ diyor.

“ACEMİ ADAY, YAPACAK BİR ŞEY YOK”

İmamoğlu da Kurum’un ortak yayın teklifi için “Samimi değil” yanıtına dair “Acemi genel başkanım acemi aday, yapacak bir şey yok. Denilecek çok bir şey yok. Milletimiz kanaati, kararı görüyor. Biz medeni bir otamda bu tür tartışmaların olmasından yanayız, verdiği cevapların seviyesi düşük. Ona cevap vermek isemiyorum” ifadelerini kullandı.

“POLEMİK BİLE YARATAMIYOR”

Kurum’un “Yarı zamanlı belediyecilik” eleştirisi içinse şöyle konuştu:

– Söylemleri ve ifadeleri cevap verecek seviyede değil. Acemice söylemler. Polemik yaratmak istiyor ama onda bile başarı elde edemiyor. Birçok konuda geçmişte yaptığı icraatlarda olduğu gibi. Daveti bile eline yüzüne bulaştırdı. Herkesi zor duruma düşürdü. Cevap versem bir türlü vermesem bir türlü. Kendi haline bırakıyorum. Allah yardımcısı olsun.

İmamoğlu ayrıca Kurum’un anketlerde önde olduğuna dair iddiası karşısında da “Ona gelen anketler önde olabilir. Ben milletin anketine bakıyorum. Gayet iyi gidiyor, günü geldiğinde sizi bilgilendiririz” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-akpnin-sirnaktaki-kamuflajli-secim-calismasina-sert-tepki/feed/ 0
CHP’den Erdoğan’ın sözlerine tepki: Sebebi sensin https://www.foxhaber.com.tr/chpden-erdoganin-sozlerine-tepki-sebebi-sensin/ https://www.foxhaber.com.tr/chpden-erdoganin-sozlerine-tepki-sebebi-sensin/#respond Fri, 08 Mar 2024 21:45:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4400 CHP Genel Başkan Yardımcısı Parti Sözcüsü Deniz Yücel, parti genel merkezinde Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi.

“İLİÇ’İN AÇTIĞI YARA HAFİFLEMEDEN ERZİNCAN’DAN GELEN GÖÇÜK HABERİYLE SARSILDIK”

Yücel, şunları söyledi:

* “Dinmeyen acı Hocalı Katliamı’nın üzerinden geçen 32 yıla rağmen acımız ilk günkü kadar taze. Çocuk, yaşlı, genç, kadın demeden canlarımıza kıydılar. 32 yıl önce Hocalı’da şehit edilen Azerbaycanlı kardeşlerimizi, rahmetle ve saygıyla anıyoruz. Ruhları şad olsun. Erzincan İliç’te toprak altında kalan ve 13 gündür ulaşamadığımız 9 işçimizin yüreklerimizde açtığı acı hafiflemeden bugün sabah saatlerinde Elazığ Palu’da bir madende göçük meydana geldiği haberiyle sarsıldık. Tek tesellimiz, göçük altında kalan işçilerimizin tamamının kurtarılmış olması. İşçilerimize ve Elazığ’a geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

“YILMAZ TUNÇ’A SORUYORUZ”

* Elbette çok üzgünüz ama daha çok da öfkeliyiz. Bu ülkede, son 22 yılda, tamamı öngörülebilir ve önlenebilir iş cinayetlerinde, en az 33 bin işçimiz can verdi. Yerlilik ve millilik nutukları atanlar, ülkemizin topraklarını yabancılara peşkeş çekmekte; bu toprakları emekleriyle bereketlendiren insanımızın canına kast etmekte hiçbir sakınca görmediler. Şimdi kalkmış, ‘35 milyon metreküplük toprak var, 400 bin kamyon gerekli’ diyorlar. Her gün artan öfkeyi bastırmak için soruşturma başlatıldığını ifade ediyorlar. Ama İliç’te göz göre göre gelen bu felaketin gerçek sorumlularının kim olduğunu söylemiyorlar.

* O zaman biz söyleyelim: İliç’teki maden sahası kimyasal sızıntı nedeniyle 22 Haziran 2022’de kapatılıyor. Sadece 3 ay sonra tekrar açılıyor. Kimin zamanında? Murat Kurum. Madende kapasite artışına gidiliyor, onayını kim veriyor? Murat Kurum. Peki ‘Kapasite artışı için ÇED gerekli değildir’ diyen kim? Yine Murat Kurum. Buradan, ‘İliç faciasıyla ilgili soruşturma başlatıldı’ diyen Yılmaz Tunç’a soruyoruz: Bölgede görev yapacak olan 4 savcı, Murat Kurum’un Bakanlık dönemini de soruşturacak mı?

“İSTANBUL’A, OSMANİYE’YE GİTMESİNE ENGEL OLMUYOR”

* Üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğünün olduğu bir ülkede Murat Kurum, ölüme sebebiyet vermekten ve çevre felaketine yol açmaktan yargılanır ama Türkiye’de bu kişi, 16 milyonluk bir mega kenti yönetmeye talip oluyor. Felaketin baş sorumlusu hiçbir şey olmamış gibi çevrecilik, şehircilik, dayanıklı kentler nutukları atıyor. Bu zat, uzmanların ‘Ayakkabıyla bile girilmemeli’ dediği Salda Gölü’ne iş makinelerini soktu. Maden ocaklarının kapasite artırım taleplerine hep destek verdi, İliç’te bir faciaya neden oldu. İmar barışı adı altında kat artışlarına izin verdi, binaları denetlemek yerine denetimsiz binaların müteahhitlerini korudu.

* Biz, bu sorumsuz adamın İstanbul’u mahvetmesine izin vermeyeceğiz. Bir de bu sorumsuz adamın halefi var, sorumsuzlukta birbirleriyle yarışıyorlar; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki. Al birini, vur ötekine… Erzincan’ın İliç ilçesinde büyük bir çevre felaketi yaşanıyor, bu beyefendi Erzincan’a ancak felaketin 9’uncu gününde gidiyor. İliç’e gitmesine engel olan sağlık sorunları her nasılsa İstanbul’a, Osmaniye’ye gitmesine engel olmuyor. Felaketin olduğu yer aktif fay hattının üzerinde ama bu zat, hiç ama hiç utanmadan ‘İlk defa duyuyorum’ diyebiliyor.

“İKTİDARI HALKIMIZLA BİRLİKTE SANDIKTA GÖNDERECEĞİZ”

* Biz, bu felaketin sorumlularını biliyoruz, tanıyoruz. Siz kaçmaya, saklanmaya, sorumluluğu üzerinizden atmaya devam edin. Biz işçilerin, emekçilerin yanında olmaya ve halka tüm gerçekleri anlatmaya devam edeceğiz. Yeni felaketlerin yaşanmaması, gereken önlemlerin alınması için her ortamda tepkimizi koymaya devam edeceğiz. Amasra’da, Soma’da, Ermenek’te, Karadon’da madenlerdeki iş cinayetlerini ‘kader’ ve ‘fıtrat’ diye geçiştiren; gözünü kar hırsı bürüyen; insan canını, doğayı ve yeşili değil, doların yeşilini seçen; işçileri, geçimle ölüm arasından tercih yapmak zorunda bırakan bu iktidarı halkımızla birlikte sandıkta göndereceğiz. Ülkemizde siyanürle altın madenciliği yapılan yerlerde bu vahşi madenciliğe karşı halkımızla, işçilerimizle birlikte direneceğiz.

“BİREYSEL KREDİ KARTI BORÇLARI 1 TRİLYON 43 MİLYAR LİRAYLA REKOR BİR DÜZEYE ULAŞTI”

* Ülkemizde her eve, her cebe, her mutfağa etki eden büyük bir ekonomik buhran olduğunu görmekteyiz. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, 27 Aralık 2022 tarihinde bireysel kredi kartı borçları, 446 milyar liraydı. Bankalarda faizler yükseldi, vatandaş geçinebilmek için kredi kartlarına yüklendi. Son dönemde gecikme faizlerinin yükselmesi, nakit avans limitinin aşağı çekilmesi gibi zorlaştırıcı önlemlere rağmen çığ gibi büyüyen bir bireysel kredi kartı borçlanma dönemi başladı.

* Ve sonuç: 24 Kasım 2023 tarihi itibarıyla bireysel kredi kartı borçları 1 trilyon 43 milyar lirayla rekor bir düzeye ulaştı. 2 yılda 446,6 milyardan 1 trilyon 43,6 milyara, yüzde 133 artış göstermiş. Hal böyleyken AKP hükümeti, kredi kartlarıyla ilgili düzenleme çalışmalarının devam ettiğini söylüyor. Vatandaşın cebinde nakit para bırakmayıp cüzdanındaki karta sınırlama getirerek ekonomiyi düzelteceklerini zannediyorlar. Kredi kartı düzenlemesi, ekonomiyi durma noktasına getirebilir. Umurlarında mı? İçi boş, günü birlik, palyatif ekonomik tedbirlerden anlıyoruz ki hayır.

“2028’E KADAR DAYAN DAYANABİLİRSEN”

* AKP hükümeti yüzünden Türkiye’de gelir düzeyi düşük kesim ve orta sınıf, kredi kartıyla borçlarını döndürerek ay başını getiriyor. Borcunu ödeyip limit açıyor, limiti ay sonuna yine tükeniyor, bu kısır döndü de böyle sürüp gidiyor. Kredi kartı limitlerinde olası bir ani azalış ve sert taksit önlemleri, işte bu kesimin yaşamını olumsuz etkileyecektir. Çünkü şu ayrıntıyı görmezden geliyorlar: Vatandaş artık kredi kartından lüks harcamaları değil, temel ihtiyaçlarını karşılar hale geldi. Vatandaşın cebinde para yok. Ekmeği, sütü, peyniri, yumurtayı kredi kartıyla alıyor. Bir yanda, 2 yılda 1 trilyon artan bireysel kredi kartı borçlanması; diğer yanda kredi kartı olmasa sofrası peynir-ekmek göremeyecek olan vatandaş… Bütün bunlar yaşanırken hükümetin fiyat istikrar hedefi ise 2028. 2028’e kadar dayan dayanabilirsen.

“ADALET BAKANI DEDİ, SARAY YALANLADI”

* Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 8 ay sonra ilk kez faizi sabit tutmanın müjdesini verirken enflasyonu ve fiyat artışlarını ağzına dahi almıyor. Mesele faizi sabit tutmak değil, mesele fiyatları sabit tutmak. Bakın, fiyatları düşürmek demiyoruz bile. Fiyatları sabit tutun da vatandaş rahat bir nefes alsın. Sabit tutun ki Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın, ‘Enflasyonla mücadele ederken büyümeyi de sürdüreceğiz’ yalanının bir anlamı olsun. Yılın ilk ayında yükselen enflasyonun sonraki aylarda kademeli, yıl ortasından sonra da belirgin şekilde düşmesini bekliyorlarmış.

* Belirgin olan ne biliyor musunuz? Belirgin olan halka yalan söylemeleri. Bakın bir yalan daha: Adalet Bakanı çıktı, hükümetin kirayla ilgili atacağı adımı açıkladı, ‘Yüzde 25 sabit zamdan vazgeçilecek’ dedi. Bir gün geçmeden saray, bu bilgiyi yalanladı. Kendi bakanlarının açıklaması için ‘uydurma’ dediler. 1 Nisan sonrasında yaşanacak krizlere, kira kaosunun da ekleneceğinin söylenmesinden rahatsız oldular. Her zaman olduğu gibi sorunları halının altına süpürdüler, yerel seçim sonrasına ötelediler. Bu nedenle, kıymetli milletimize yerel seçimlerde oy verirken 1 Nisan sonrasını da iyi düşünmelerini söylüyoruz.

“TÜRKİYE VARLIK FONU KARA BİR DELİK, NE DENETİMİ VAR NE DE YUTTUĞU MİKTAR BELLİ”

* Geçtiğimiz günlerde, partimizin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri, ‘Türkiye Varlık Fonu (TVF) 2022 Raporu’nu hazırladılar. Raporda, içerisinde kamu bankalarından THY’ye, BOTAŞ’tan ÇAYKUR’a kadar birçok devasa kurumu barındıran TVF denetiminin yetersiz olduğu ifade edildi. Kurumların neden milyarlarca lira zarar ettiğinin araştırılmadığı, TVF’nin tamamen Cumhurbaşkanına bağımlı hale getirildiği ve fonun hazineyle ilişkisinin açık ve şeffaf olmadığı söylendi. TVF kara bir delik, ne denetimi var ne de yuttuğu miktar belli. Düşünün, bir çeşmenin başını tek adama bağlamışlar, tek adam kana kana içiyor, paşa gönlünden geçene içiriyor, ülkeyse açlıktan ve susuzluktan kırılıyor. İşte TVF buna benziyor.

“SADECE SARAYIN AMPULLERİNİ YARI YARIYA AZALTSALAR…”

* Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeklilere verilen bayram ikramiyelerinin 3 bin lira olacağını söyledi. ‘Bütçeyi zorladık’ masallarını anlatırken hiç utanmadı. Emekli ikramiyesi sadece ve sadece 1000 lira artırıldı. Gerçekten emeklilerle dalga geçiyorlar, emeklileri yok sayıyorlar. Ancak unuttukları bir şey var. Marketlerdeki fiyat artışlarını, sağlık harcamalarındaki artışı, faturalardaki artışı en iyi gören ve tahlil eden kesim emekliler. Yani emekliler neyin, ne kadar olduğunu çok iyi biliyorlar. Emekliler dini bayramlarda ödenen bayram ikramiyesiyle 2018 yılında küçükbaş kurbanlık alabiliyordu. Bu yıl ise sadece 6-7 kilo et alabilecekler.

* Bakın, bu hükümet kendine yakın gördüğü vakıflara para buluyor, Suriyeliler için kaynak bulabiliyor, şatafatlı gezilere ve törenlere para ayırabiliyor, her gün çakarlı araçlarla şov yapacak, şehir turları atacak kadar bol para var ama iş emekliye gelince para yok. Bu koşullarda emeklilere asgari ücret kadar ikramiye vermek zor olmasa gerek. Sadece sarayın ampullerini yarı yarıya azaltsalar, binlerce emekliye kaynak bulabilirler. Sorun da bu zaten, kaynak var ama bu kaynağı emeklilere harcamak istemiyorlar. Bir kez daha hatırlatıyoruz: En düşük emekli maaşı, asgari ücret düzeyine çekilmeli, bayram ikramiyeleri de bu oranda iyileştirilmelidir.

“ŞİDDETİN BU KADAR NORMALLEŞMESİNİN SEBEBİ SENSİN ERDOĞAN”

* Bu ülke böyle bir ekonomik kriz, böylesine bir ekonomik buhran görmedi. Ülkece fakirliği iliklerimize kadar hissediyoruz. Vatandaş sebze meyveyi tek tek alır hale geldi. Yarım bardak çay, yarı fiyatına bayat ekmek satılıyor. Vatandaş pazar yerlerinden çürük meyve sebze topluyor. Açlık sınırı 15 bin lira, yoksulluk sınırı 49 bin lira. Ama Erdoğan hala utanmadan ‘Alternatifiniz benim’ diyebilme yüzsüzlüğünü gösterebiliyor. Sayın Erdoğan, bu ülkedeki mutsuzluğun sebebi sensin. Bu ülkede et yiyemeyen, süt içemeyen, protein alamayan çocukların sebebi sensin.

* İntihar eden gençlerin, ana-babaların sebebi sensin. Depremden kurtulup yardım eli uzatılmadığı için hayata tutunamayanların, göstere göstere gelen felaketin sebebi sensin. Kevgire dönen sınırlarımızdan elini kolunu sallaya sallaya yurda giren ne idüğü belirsiz kişilerin sebebi sensin. 22 yıldır yürüttüğün kin ve nefret dolu siyasetinle toplumun ruh sağlığının bozulmasının, yaptığı iyiliğe yenilen taksicinin, şiddetin bu kadar normalleşmesinin sebebi sensin Sayın Erdoğan. O yüzden sen kimseye, hele ki CHP’lilere alternatif olamazsın.

“NEZAKETSİZ, SAYGISIZ, HALKINA VE MİLLETİNE ÜSTTEN BAKAN SİYASET ANLAYIŞINA SON VERECEĞİZ”

* Genel Başkanlarından feyz aldıkları çok belli olan AKP’li belediye başkan adaylarının seçim çalışmalarına şöyle bir göz atalım. Vatandaşa ağza alınmayacak küfürler eden mi ararsınız, vatandaşa el hareketi çeken mi ararsınız. Görüyoruz ki anlatacak vaatleri olmadığı için yerel seçim çalışmalarını bu şekilde yürütüyorlar. AKP’nin Niğde Hacıabdullah beldesinin adayı, konuşması sırasında devletin jandarma komutanına hadsizce, ağza alınmayacak küfürler etti. İnanılır gibi değil ama AKP’nin Balıkesir Bandırma adayı, tarla fiyatları üzerinden tartıştığı vatandaşa el hareketi çekti. AKP’nin Konya Cihanbeyli adayı, vatandaşlara hitap ederken küfür etti. Bu nezaketsiz, saygısız, halkına ve milletine üstten bakan, üst perdeden konuşan siyaset anlayışına son vereceğiz.

YARGI PAKETİ TEPKİSİ

* AKP’nin 22 yıllık iktidarları boyunca en fazla tahribat yarattığı alanlardan biri de hukuk oldu. Bugün ülkemiz, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının ciddi bir şekilde yara aldığı, millet iradesinin yok sayıldığı, Anayasa’nın ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının yok sayıldığı bir ortamda yerel seçimlere gidiyor. Hal böyleyken Meclis gündemine bir yargı paketi daha geldi. Kamuoyunda 8. Yargı Paketi olarak bilinen bu teklif, Anayasa’ya aykırılıklar içeren, yasa yapma tekniği açısından yanlış ve içerik olarak da yetersiz bir teklif. Yargıdaki sorunları çözmüyor ama AKP ısrarla bu tekliflere ‘yargı reform paketi’ diyebiliyor.

* Bakın, ‘yargıda reform’ iddiasıyla ilgili 7 kanun teklifi, şimdiye kadar bu Meclis’te yasalaştı. Ekim 2019’dan Mart 2023’e kadar gelen 7 yargı reform paketi, esasen yargıda reformu hedeflemiyordu. Zaten öyle olsaydı Dünya Adalet Projesi (WJP) 2023 Hukukun Üstünlüğü Endeksi’ne göre, ülkelerin hukukun üstünlüğüne bağlılıklarının ölçüldüğü raporda, 142 ülke arasında Türkiye, 117’inci sırada yer almazdı.

“AKP DE KENDİNE YAKIŞANI YAPTI”

* İktidarın istekleri doğrultusunda istatistik açıklayan TÜİK’in ‘Yaşam Memnuniyeti Araştırması’ sonuçlarına göre, Türkiye’de yaşayan nüfusun yüzde 40’ı, yasaların herkese adil ve tarafsız olarak uygulanmadığını düşünüyor. Dikkatinizi çekerim, TÜİK verisinde bile bu oran yüzde 40’lardaysa gerçek oranı siz düşünün. Demek ki ‘reform’ diyerek süsledikleri bu yargı paketleri hiç bir işe yaramamış. Yargıtay’ın Anayasa’ya darbe niteliğindeki girişimlerine ve Meclis’e talimat verme hadsizliğine ses çıkarmayıp hatta bunu alkışlayan AKP’nin ‘yargıda reform’ çıkışı elbette inandırıcı değil. AYM’nin iptal ettiği pek çok maddeyi, iptal gerekçeleri yerine getirilmeden yeniden Meclis’e getirmek AYM’yi yok sayan AKP’ye yakışırdı, AKP de kendine yakışanı yaptı. Biz CHP olarak reformun R’sinin bile olmadığı bu teklifle ilgili itirazlarımızı komisyonda olduğu gibi Genel Kurul’da da dile getireceğiz.

“KENTLERİMİZİ EMİRLERLE, TALİMATLARLA VE DAYATMAYLA YÖNETMEYECEĞİZ”

* Ülkemizde iktidarın himayesindeki bir grup azınlık dışında toplumun her kesimi, ekonomik açıdan kuşatma altında. Emeklisinden işçisine, öğrencisinden memuruna ekonomik açıdan kaygılı ve mutsuz bir toplum olduk. Sürekli felaketlere uyanan, bu felaketler karşısında hep yetersiz kalan bir iktidarla sınanır olduk. 22 yıldır AKP’nin tehdit eden, kutuplaştıran sözlerinden usandık. Bu iktidarın halk iradesini yok sayan tutumlarından; vatandaşa kafa tutan, halka had bildiren, demokrasiden bihaber, kendisi zenginlik içinde yaşarken kürsüden tasarruf nutukları atan tavırlarından bıktık.

* Biz CHP olarak gençlerin umutlu, çocukların mutlu, vatandaşlarımızın insan onuruna yaraşır, güvenli kentlerde huzur içinde yaşadığı, gelirin hakça ve adilce paylaşıldığı bir Türkiye için mücadele ediyoruz. Biz kentlerimizi emirlerle, talimatlarla ve dayatmayla yönetmeyeceğiz. Kentlerimizi, o kentte yaşayan yurttaşlarımızla birlikte yöneteceğiz. Her yurttaşımızın, belediye hizmetlerinden eşit şekilde yararlanmasını sağlayacağız. Bunun için, 31 Mart yerel seçimlerini önemsiyoruz. İşimiz, gücümüz Türkiye.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chpden-erdoganin-sozlerine-tepki-sebebi-sensin/feed/ 0
AKP ve MHP arasında adaylık krizi https://www.foxhaber.com.tr/akp-ve-mhp-arasinda-adaylik-krizi/ https://www.foxhaber.com.tr/akp-ve-mhp-arasinda-adaylik-krizi/#respond Wed, 06 Mar 2024 15:31:00 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/akp-ve-mhp-arasinda-adaylik-krizi/ 31 Mart yerel seçimlerine sayılı günler kalırken AKP’nin ilçeler bazında adaylık krizine bir yenisi daha eklendi. Daha önce YSK, Denizli’nin Baklan ilçesinde AKP’den temayül yoklamasına giren ve Büyük Birlik Partisi (BBP) Başkan Adayı olan Nasuh Altuntaş’ın AKP’nin başvurusuyla adaylığının düşürüldüğü açıklanmıştı. Benzer bir durum da Rize’nin Salarha ilçesinde yaşandı. Başkan Adayı olarak açıklanan Yılmaz Akarsu, isminin ilçe seçim kuruluna sunulmadığı gerekçesiyle seçime giremediğini ifade etti. “BUNLAR SEÇİMDEN SONRA BİZİ RAFA KALDIRIRLAR” Adaylık için belediyedeki memurluğundan istifa ettiğini belirten Yılmaz Akarsu, seçim için yaptığı masrafların da karşılanmasını istediğini anlatarak “Dava açacağım onlara maddi manevi olarak çünkü benim seçilme hakkımı elimden aldılar” dedi. Akarsu’nun “Bunlar seçimden sonra büyük ihtimalle bizi rafa kaldırırlar, ben seçimden önce davranmayı düşünüyorum” sözleri dikkat çekti. MHP Rize İl Başkanlığı da 3 beldede belediye başkan adaylarının başvurusunun yapıldığını ancak il ve ilçe seçim kurullarının başvurunun olmadığı yönünde karar verdiği açıklamasını yaptı. ANKA’dan Gençağa Karafazlı’nın haberine göre MHP Rize İl Teşkilatı, Rize merkez, Güneysu ve Ardeşen ilçelerinde AKP’yi destekleme kararı almış, diğer ilçeler Merkez Muradiye, Salarha ve Kendirli beldelerinde seçime girme kararı alarak buralardaki belediye başkan adayı ve meclis üyelerini kamuoyuna açıklamıştı. MHP tarafından Salarha, Muradiye ve Kendirli beldesi belediye başkan adaylarının isimlerinin seçim kuruluna bildirilmediği ortaya çıktı. MHP Salarha Belediye Başkan Adayı olarak kamuoyuna duyurulan Yılmaz Akarsu, AKP ve kendi partisi MHP arasında AKP lehine bir anlaşma yapılarak, bağımsız aday olarak dahi seçimlere girmesinin engellendiğini ileri sürdü. Kamuoyuna duyurulmasına rağmen ismi seçim kuruluna sunulmayan MHP’li diğer aday Mehmet Kazdal ise Yeniden Refah Partisi’nden Muradiye Belde Belediye Başkan adayı oldu. “BELEDİYE BAŞKANLIĞINI MAALESEF AK PARTİ’YE HEDİYE ETTİK” Yılmaz Akarsu, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “30 yıldır belediyede değişik kurum birimlerinde memurluk yaparken Milliyetçi Hareket Partisi’nden Salarha Belediye Başkanlığı’na aday olmam için bir teklif geldi ben de bunu değerlendirdim. Kasım ayının sonunda ben belediye memurluğundan istifa ederek Milliyetçi Hareket Partisi’nden söz alarak kesin aday ben olduğuma dair söz alarak aday başvurumu Ankara’ya gidip genel merkeze yaptım. Bizim adaylığımız kesinleşti adaylığımız kesinleştikten sonra yine süreç bayağı uzadı. Çünkü arada bu AK Parti ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin de aday belirlemede pazarlıklar başladı. Pazarlıklarda anlaşma sağlanamadı en sonunda bizim adaylığımız netleşti. Biz de resimlerimizi broşürlerimizi, seçim büromuzu, afişlerimizi hep yaptırdık, vatandaşlarla birebir görüşmeye başladık. Yani yüzde 90 civarında kesin kazanacağımız belliyken bize bir operasyon yapıldı. Milliyetçi Hareket Partisi’nin seçim kurulunda meclis üyelerinin listesi verilmiş olup, belediye başkanının ne ismi ne de evrakları verilmedi. Bize bağımsız aday olma fırsatı verilmedi. Şimdi burada bizim bu mağduriyetimizi söz konusu. Büyük ihtimalle bir operasyon yapıldı bize bunu da yapan AK Parti’dir. AK Parti, Salarha’da yapmış olduğu toplantılarda kendilerinin kaybedeceği biliyorlardı büyük ihtimalle. Rize Milletvekilimiz Muhammet Avcı Bey’in Kültür Merkezi’nde yaptığı konuşmada ‘Salarha ve Muradiye’yi kaybedersek ben bunun hesabını Cumhurbaşkanımıza veremem’ diye bir ifadesi oldu. Son güne kadar bizim üç belediyenin Muradiye, Salarha ve Kendirli Belediyesi adaylarının evrakları seçim kuruluna verilmediğinden dolayı üç arkadaş maalesef belediye başkanlığını AK Parti’ye hediye ettik. Büyük ihtimalle zaten bunların (MHP) haberi olmadan bunun operasyonun yapılması söz konusu değil. Gerekçe şu, ‘Seçim kuruluna biz evrakları verdik seçim kurulunun hatası’ denildi. Seçim kurulu üst yazı ekinde herhangi bir dosyanın olmadığını, sadece meclis üyelerinin dosyasının olduğuna istinaden kendini haklı gördü. Yani üst yazıda Yılmaz Akarsu diye yazsa seçim kurulu arayacak bunları ve ‘başkanın evrakları eksik bunları tamamlayın’ diyebilecek. Pazarlığın içerisinde benim duyumlarım öyle. Bu durumun genel merkez tarafından gereğinin yapılmasını ben talep ediyorum. Çünkü burada halkımızın oyuna ipotek koyulmuş, halkımızın oyu hiçe sayılmış. Alacağımız yüzde 90 aldığımız belediyeyi AK Parti’ye ikram ettik. Ben 4 aydır maaş almıyorum. Seçim bürosu açtık, broşürler bastırdık, bayraklar yaptırdık… Burada bir maliyetim oldu. Ben bunu bunlardan talep ettim, bana ‘biraz zaman geçsin, ondan sonra bakacağız’ dediler. Ama inşallah sıkıntı yaşamayız. Sıkıntı yaşarsak ben bunu hukuki yollara dökeceğim, hakkımı arayacağım. Bunlar seçimden sonra büyük ihtimalle bizi rafa kaldırırlar, ben seçimden önce davranmayı düşünüyorum. Büyük ihtimalle de dava açacağım onlara maddi manevi olarak çünkü benim seçilme hakkımı elimden aldılar. Bağımsız aday olacaktım ve yine kazanacaktım yüzde 90 diyoruz. Çünkü tepki oyları hep bizdeydi çünkü burada yapılan haksızlığı vatandaş kabul etmiyor Salarha’da. Tepki oyları şimdi diğer adaylara kayacak ama AK Parti’ye fazla gideceğini tahmin etmiyorum tepki oyları bizdeki diğer partilere giderse onların da az şansı var.” MHP RİZE İL BAŞKANLIĞI İLÇE SEÇİM KURULU YETKİLİLERİNİ SUÇLADI MHP Rize İl Başkanlığı ise konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada 3 beldede seçime girme haklarının “hukuka aykırı şekilde” ellerinden alındığını bildirerek “İlçe Seçim Kurulu yetkililerin ihmali ve iş bilmezliği neticesinde İl Başkanlığımız kamuoyu nezdinde yıpratılmaya çalışılmış, adaylarımız töhmet altında bırakılmıştır. YSK’nın aldığı bu kanunsuz kararı halkımızın vicdanına bırakıyor, bu süreçte kasıtlı bir şekilde görevini ihmal eden İlçe Seçim Kurulu yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyuna duyururuz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/akp-ve-mhp-arasinda-adaylik-krizi/feed/ 0
Siyasetin renkli ismi Kamer Genç anılıyor https://www.foxhaber.com.tr/siyasetin-renkli-ismi-kamer-genc-aniliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/siyasetin-renkli-ismi-kamer-genc-aniliyor/#respond Mon, 22 Jan 2024 09:06:43 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2492 Tunceli’nin Nazımiye ilçesine 8 kilometre uzaklıktaki Ramazan köyünde, tek gözlü bir evde 23 Şubat 1940’da doğdu. Yıllarca Türk siyasetine damga vuracak olan Kamer Genç, hem okudu hem de inşaatlarda tuğla döşeyip harçlığını çıkardı. 15 yaşında Ankara’ya geldi ve önce Maliye Okulunu sonra da İktisadi Ticari İlimler Akademisini bitirdi. Sınavları kazanıp Danıştay’a Tetkik Hakimi olarak atandı.

PARİS’TE BİR TUNCELİLİ

1974’de Danıştay bursu ile Paris’e gitti ve Fransa Amme Enstitüsünde idari yargı eğitimi aldı. Milletvekiliyken katıldığı davetlerde Fransız konuklarla yaptığı akıcı sohbetler, Paris’te öğrendiği Fransızcanın eseriydi. Yurda dönüşte Danıştay görevine devam ederken 12 Eylül darbesi oldu. TBMM feshedilip kurulan Danışma Meclisi’ne Milli Güvenlik Konseyi tarafından üye seçildi. Ancak yeni Anayasa’ya ret oyu verip, idam cezasına karşı çıkınca, askeri yönetimin tepkisini çekti. 1983’de adaylığı dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren’den veto edildi. 1987’de ise SHP’den milletvekili oldu.

Başbakan Turgut Özal’a sert muhalefet yaptı. Yaz tatilini ‘Nirvana’ yatında geçiren Özal için “O yatta ne çıkarlar sağlıyor?” diye sorup mahkemelik oldu. ANAP’lı vekillerle kavgalara girişti. Erdal İnönü-Deniz Baykal çekişmesinde İnönü’nün yanında yer aldı.

FETÖ’YÜ HABER VERMİŞTİ

Baykal 1995 seçimlerinde aday göstermeyince Tansu Çiller’in DYP’sine geçip, yine seçildi. “Bu nasıl U dönüşü?’’ diye soranlara “Ben DYP’nin sosyal demokrat kanadıyım” cevabını verdi. Refah, Saadet ve AKP’lilerle yıldızı hiç barışmadı. Yumruklu küfürlü saldırılara uğradı. 6 dönem seçim kazandı ve 28 yıl milletvekilliği yaptı. İrticaya, yobazlığa, terör ve bölücülüğe pirim vermedi. Meclis kürsüsünde FETÖ tehlikesine dikkat çeken ilk isim oldu. 22 Ocak 2016 günü pankreas kanserine yenik düştü. 15 yaşında çıkıp, 76 yaşında geri döndüğü köyünde toprağa verildi. Genç, AKP iktidarını Fetullah Gülen’e karşı 10 Haziran 2009’da Meclis kürsüsünden “Başınıza bela olacak” diye uyarmıştı: “Ben diyorum ki, Gülen’in 700 tane öğrencisini getirip de Bülent Arınç şiir okutup, ‘bu şiirleri kim yazdı’, “Fetullah Gülen’ demeye hakkı var mı? Amerika’ya giden AKP’li vekiller Gülen’i ziyaret ediyorlar. Gülen? Kimdir bu arkadaşımız? Ne yapmak istiyor, Türkiye’deki sermayesi nereden geliyor? Acaba Türkiye’deki rejimdeki rolü nedir? Bunları bir araştıralım. Niye çekiniyorsunuz? Bunun en büyük zararını siz çekeceksiniz. Ben çekmem. Benim zaten düşüncelerim belli. Araştıralım, Türkiye izin çok büyük bir tehlike.” AKP’li vekiller ise “Hâlâ adam olamadın. Uslanmadın be. Ne biçim adamsın sen?” sözleriyle Genç’in üzerine yürümüştü.

ELİNDE FENER ADALET ARADI

Meclis’teki konuşması sık sık AKP’liler tarafından kesilen ve zaman zaman fiziki müdahaleye uğrayan Kamer Genç, siyaset tarihine geçen en önemli unutulmaz eylemini 1 Ekim 2012’de gerçekleştirdi. Meclis’in açılış töreninde kürsüye, “Deniz Feneri davasının unutulmaması” için elinde “adalet arayışının simgesi” olan fenerle çıktı. Bu eylemiyle Sinoplu ünlü filozof Diyojen’e benzetildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/siyasetin-renkli-ismi-kamer-genc-aniliyor/feed/ 0