Salonda kurulan platformdaki dev ekrandan “İyilerin güneşi batmaz” sloganı ile Türk bayrağı ve Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ile Akşener’in fotoğrafı yansıtıldı.

Kurultayda, genel başkanlığa aday olan Grup Başkanı Koray Aydın, salona gelişinde “İYİ’ler kol kola Koray Aydın’la”, Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu “İYİ’lerin birleştirici gücü Müsavat Dervişoğlu”, Göç Politikaları Başkanı Tolga Akalın ise “Bozkurt Tolga” sloganıyla karşılandı.
İYİ Parti Hukuk ve Seçim İşleri Başkanı Hakan Şeref Olgun’un açılış konuşmasının ardından, Divan Başkanlığına, delegelerin önerisi üzerine Kurumsal İlişkiler Başkanı Şükrü Kuleyin seçildi. Divan Başkanlığının oluşmasının ardından kurultay çalışmalarına başladı.
Genel başkan ve parti organlarının seçileceği İYİ Parti kurultayında 1007 delegenin kayıt yaptırdığı öğrenildi.

“BUGÜNLERE MAYIN TARLALARINDAN GEÇEREK GELDİK”
Açılışın ardından Genel Başkan Akşener, konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edildi. Katılımcılar, Akşener’i ayakta alkışladı.
Akşener, konuşmasında şu mesajları verdi:
– Seçim sonuçları doğrultusunda aldığımız riskin elbette farkındaydım. İşte bu yüzden; bugüne kadar olduğu gibi bugün de Türkiye’nin alıştırılmış normallerinin dışında sadece söz söyleme sırasında değil; bedel ödeme sırasında da en önde duruyorum.
– Üzerime düşen, her şeyi yapmış olmanın huzuruyla son kez karşınızdayım. Hiçbir hesaba, hiçbir pazarlığa, hiçbir sahtekârlığa girmeden; milletin sesini duyurmuş olmanın, mutluluğuyla; son kez karşınızdayım.
– İYİ Parti olarak, varlığımızı, onurumuzu, duruşumuzu pazarlık masalarına, meze ettirmemiş olmanın, gururuyla son kez karşınızdayım. Allah herkese, böyle veda etmeyi nasip etsin.
– Biz bugünlere çiçek bahçelerinden değil, mayın tarlalarından geçerek geldik. Önümüze örülen, tel örgüleri, barikatları, engelleri, teker teker, aşarak geldik. Işıkları kesilen salonlara, yolumuzu kesen kamyonlara, adressiz kurşunlara direnerek geldik.

“YETİM MAĞLUBİYETİ ÖKSÜZ BIRAKMADIM”
– İYİ Parti’nin ve İYİ Partilinin fedakârlığını, taşıyamayanlara mani oldum. ‘Tek kişi kalsam da, bu mücadeleden vazgeçmeyeceğim.’ dedim; asla da vazgeçmedim. ‘Gerekirse bedelini ödeyeceğim.’ dedim; Ve bugün de karşınızda; aziz milletime ve sizlere karşı, bir kez daha söylemek isterim ki; ben, bu bedeli ödemeye razıyım.
– Türkiye’nin iyi ve cesur evlatları; Kennedy’nin, çok meşhur bir sözü vardır; ‘Zaferin bin babası vardır, mağlubiyet yetimdir.’ der. İşte ben, o bin babanın, kaçıştığı yerde o yetim mağlubiyeti, öksüz bırakmadım. Haksız olduğumuz için değil; söz verdiğim için bırakmadım.
-Başarısızlığı ben aldım; artık başarıyı, siz yakalayacaksınız. Bedeli ben ödedim artık hesabı, siz tutacaksınız. Kiminiz “abla”, kiminiz “kardeş”, kiminiz “anne” diye geldiniz. Benden bir ev, bir yuva istediniz. Ben de İYİ Parti’yi, sizlere bir ev, bir yuva yaptım. Ocağını tüttürdüm, içini ısıttım, sofrasını kurdum, bahçesini genişlettim. Yıkmak isteyenlere, dağıtmak isteyenlere, çökmek isteyenlere, müsaade etmedim.

– Ama bugünden sonra artık; bu evi, siz koruyacaksınız. Bu evi, artık, siz ayakta tutacaksınız. Bu eve, artık, siz bakacaksınız.
Şairin de dediği gibi “Bizdik o hücumun, bütün aşkıyla kanatlı; Bizdik o sabah, ilk atılan safta yüz atlı… Dünyâya vedâ ettik;
atıldık dolu dizgin… En son koşumuzdur bu; asırlarca bilinsin…”
– Genel başkan adaylarımıza başarılar diliyor; Kurultayımızın, milletimiz, memleketimiz ve partimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.Yolunuz, bahtınız açık olsun. Allah’a emanet olun.
DÖRT ADAY YARIŞIYOR
Akşener, 31 Mart’ta yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin sonuçları çerçevesinde seçimli olağanüstü kurultay kararı almıştı.
Daha sonra Akşener, “Seçim sonuçları kapsamında ödediğimiz ve ödediğim bedele razıyım.” diyerek, kurultayda genel başkanlığa aday olmayacağını açıklamıştı.
Bu süreçte, partide 5 yıl boyunca Teşkilat Başkanlığı görevini yürüten ve şu anda Grup Başkanı olan Koray Aydın, Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Göç Politikaları Başkanı Tolga Akalın ile Kurucular Kurulu Üyesi Günay Kodaz, genel başkanlık için adaylığını ilan etmişti.
]]>Süleyman Demirel Üniversitesi kavşağında partililer tarafından karşılanan Akşener, ardından iftar programının düzenlendiği Süleyman Demirel Kongre Merkezi’ne geldi.
İftardan önce partililere seslenen Akşener, şu ifadeleri kullandı;
*Ben tam 3 yıl boyunca esnaf gezdim. Çünkü bizim partimizin kuruluş amacı gencin sesini duymak, yaşlının ne düşündüğünü anlamaktır. 3 yıl boyunca gezdim ve o kadar çok şey öğrendim ki siyasete girecek kişilere elimde imkan olsa esnaf gezmeyi, en az 1 yıl esnaf gezmeyi ve adam gibi dinlemeyi kanun çıkarıp, şart koşarım.
*O kadar çok bilgi edindim. Mesela neler öğrendim? 87 puan almış çocuğunun mülakatta elendiğini ama buna karşılık 73 puan almış kızının ya da oğlunun arkadaşının atandığı bir mülakat sisteminden ağlayan gençler, ağlayan anne ve babalar gördüm. Ne mi öğrendim? Mesela bileniniz var mı bilmem. Eczanelerin veresiye defteri olduğunu öğrendim. Ne mi öğrendim?
*O esnaf dükkanlarında Güneydoğu’da, İç Anadolu’da elektrik şirketlerinin çiftçimize nasıl zulmettiğini, yani özelleştirilen elektrik şirketlerinin çiftçimize, tarımla meşgul olan insanlarımıza nasıl zulmettiğini öğrendim. Ne mi öğrendim? O akşam, bu akşam ne yemek pişireceğini kara kara düşünen emekli kocası olan kadınlar gördüm, onlardan açlığı öğrendim.
“BANA KIZANLAR DA OLUYOR SEVENLER DE”
Süleyman Demirel’in tedrisinden geçmiş bir insan olduğunu vurgulayan Meral Akşener, “Rahmetli Demirel bir, ben ikiyim; sokak sokak dolaşıp, seçmene dokunan ve hiç ara vermeden bu çalışmayı yapan. Dikkat edin büyün siyasi partilerin siyasi başkanları mutlaka ya salonlarda ya da mitinglerde şu şekilde konuşup, uzaktan nutuk atıp, elini sallayıp gidiyor. Ben tekrar ilçe ilçe geziyorum, ilçelerde de tekrar esnaflarımızla bir arada oluyorum. Orada bana kızan insanlar da oluyor, beni seven insanlar da oluyor ama milletimizin içinde olmak bir siyasetçi için ne kadar öğretici ne kadar önemli olduğunu dediğim gibi sizin evladınız, sizin büyüğünüz, sizin babanız rahmetli Demirel’in sisteminden öğrendim” diye konuştu.
EMEKLİ MAAŞI TEPKİSİ
Emeklilerin durumuyla ilgili konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, şunları söyledi:
“Ey emekli kardeşlerim 10 bin lira emekli maaşı alan bir aile açtır aç. Buradan Sayın Erdoğan’a sesleniyorum. Tam 1 aydır sesleniyorum. Emeklilerimize 7 bin lira bayram ikramiyesi vereceksin. 11 bin lira seyyanen zam yapacaksın ve en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracaksın.”
“MÜLAKAT ÖYLE BİR İĞRENÇ DURUM Kİ, TORPİLİN DİBİ”
Öğretmen ataması ile ilgili de konuşan Meral Akşener, “Şimdi bütün siyasi partiler 2023’te seçime giderken, ‘100 bin öğretmen tayin edeceğiz’ dendi. Yani ne demek bu? 100 bin öğretmen ‘Cumhuriyet’in Yüzüncü Yılı’nda 100 bin öğretmen tayin edeceğiz’ dendi. Seçim bitti, unutuldu. Şimdi diyorum ki Sayın Erdoğan, bu 100 bin öğretmeni tayin edeceksin çünkü bu öğretmen kardeşlerimi açtığın okullardan mezun olmasını sağlayan sensin. Ve mülakata hayır. Mülakat öyle bir iğrenç durum ki, torpilin dibi. İmtihanların, yapılan sınavların içine tüküren bir sistem” dedi.
]]>Partisinin Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nesrin Ünal ve Serik Belediye Başkan adayı Mehmet Habalı’nın da eşlik ettiği Akşener, dükkanları gezerek esnafla sohbete etti.
Esnafa bol kazançlar dileyen Akşener, vatandaşlarla fotoğraf çektirdi, partisinin adaylarına oy istedi.
“SADECE DERTLERİNİ ÖĞRENDİM”
Akşener, yaptığı konuşmada, esnaf ziyareti sırasında başka partiler hakkında konuşmadığını sadece dertleri öğrendiğini belirtti.
Seçmenlerin verdiği karara her zaman uyacaklarını dile getiren Akşener, atanamayan öğretmenlerden, 10 bin lira ile geçinmek zorunda kalan emeklilerden oy istediklerini söyledi.
Türkiye’deki kutup siyasetinin kendilerini ittifaka mecbur bıraktığını vurgulayan Akşener, 2019’da muhalif seçmeni ayağa kaldırmak amacıyla CHP ile yaptıkları ittifakta 19 ilçe ve 4 belde belediye başkanlığı kazandıklarını hatırlattı.
Bu ittifakı yaparken amaçlarının Türkiye’nin kazanması olduğunu anlatan Akşener, “İstanbul, Ankara, Antalya, Adana gibi büyükşehirleri kazandık. 30 yıldır aktif politika yapıyorum. Serikli bir kardeşinizi emniyet genel müdürü tayin ettiğim için zamanında yemediğim sopa, söylenmeyen küfür kalmamıştı. O dönem Serik’e geldim ve ‘Yolumdan dönmeyeceğim. Bu imzayı buradan kaldırmayacağım.’ dedim. Hatırlayın. Bunu niye hatırlattım. Şimdi o Akşener olarak sizden oy istiyorum.” diye konuştu.
“HER ŞEHİRDE AYNISI OLDU”
Birçok partiyle pek çok siyasi mücadele verdiklerini ifade eden Akşener, şöyle konuştu:
*DYP’de politikaya başladım. ANAP ile rakiptik ama birbirimizin içine elimizi hiç sokmadık. Birbirimizin partisinden teşkilatı mahvedecek, teşkilatları ortadan kaldıracak eylemde bulunmadık.
*Benim yaşımdakiler hatırlayacaktır. Bu seçimlerde ayrı girmeye karar verdiğimiz andan itibaren büyükşehir belediye başkanlarının partimizin içine ellerini değil gövdelerini koyduklarını gördük. Serikliler henüz 40 yaşındaki Akşener’in aldığı tutumu bilir.
*Buradan ahlak, dürüstlük çıkmaz. Buradan abidik gubidik çıkar. Ben de Meral Akşener’sem bu abidik gubidikleri bu arkadaşlara yedirmezsem namerdim.
*Utanmadan, arlanmadan partimizin bütün mensuplarına teklifte bulundular. Her şehirde aynısı oldu. İnanamayacağınız bir biçimde meğer İYİ Partilileri, CHP’den seçilen büyükşehir belediye başkanları maraba görüyormuş, yancı görüyormuş.
MUHİTTİN BÖCEK’E: YAMUK ÇIKTI
Akşener, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in Kovid-19 nedeniyle yoğun bakımda kaldığı süreçte yaşananlara da değinerek, şunları kaydetti:
“Sayın Muhittin Böcek Beyefendi hastalandığı zaman kendisi şahittir. Pek çok insan geldi gitti ‘Yerine birini seçelim. Sen onay ver.’ dediler. Ben de ‘Olmaz. Hasta bir insana bu yapılmaz. Yapılması doğru değil.’ dedim. Karşılığı ne oldu. Partimin içinde ne kadar hadi eyvallahcı arkadaş varsa almak oldu. Bir daha başkalarına, yabancılara kefil olmayacağım. Çünkü kefil olduğum yamuk çıktı. Bu yamuklukları düzelteceğiz inşallah. Bir karar vereceksiniz. Hasta halinde ‘Hadi bakayım bunu değiştirelim şunu koyalım.’ diyenlerin karşısında dimdik duran bir Meral Akşener ama iyileştikten sonra o Meral Akşener’in partisine elini sokan bir anlayış. Buna karşılık her şeyi açık net adaylarımız. Ya dümencilere ya da dürüstlere ya namertlere ya da mertlere oy vereceksiniz.”
]]>Bir iş yerinde Yeniden Refah Partisi İlçe Başkanı Ali Yazıcı ile karşılaşan Akşener, seçimlerin hayırlı olması temennisinde bulunarak, Necmettin Erbakan ile olan anılarını anlattı.
“GÖZÜNÜZÜN ÖNÜNDE OLACAK”
Daha sonra Beşikdüzü ilçesine geçen Akşener, halka hitaben yaptığı konuşmada, halkın sesi olmaya çalıştıklarını belirterek, “Siyasetin çok rahat yapıldığı bu kutuplaşma sistemini yıkmak için partimiz kuruldu. Bizim partimiz sizin sesiniz olmak üzere kuruldu. Bu sesi de duyurmak için elimizden geleni yaptık. Şimdi 2023 yılında bana dediniz ki siz seçmen olarak ‘Ey Meral Akşener ve İYİ Partililer biz sizi muhalefet ettik, gözümüzün önünde bulunacaksınız, takip ediyoruz sizi.’ Verdiğiniz görev ne? Halkın avukatı olmak, yani sizin sesiniz olmak, sizin sesiniz olmaya devam etmek.” diye konuştu.
“ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPTIK”
Akşener, halkın kendilerine verdiği görev çerçevesinde üzerlerine düşeni yaptıklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
*Fakat bir ara bu ucube sistemin getirdiği ittifak sistemine mecbur kaldığımız için biz de malum seçmenin bir denge kurabilmesi için, bu sisteme muhalefet edenlerin güç edinebilmesi için, güç hissetmesi için, umutlanması için bu ittifak sisteminin birinin içine dahil olduk. Yapılan eksiklikleri gördük 2018’de, sonra 2019’a giderken.
*Sizin hemşehriniz Koray Aydın karşımda, geldi bana ‘Bacım.’ dedi, ‘Bu seçmen umutsuz halde, yani bu ucube sistemi değiştirmeye yönelik yetersiz kalındığını hissediyor.’ Dolayısıyla ‘Ne yapalım ağabey?’ dedim. Dedi ki ‘Biz Cumhuriyet Halk Partisine gidelim, belediye dahil bir ortaklaşmayı, bir ittifakı teklif edelim.’ Bakın karşımızdakiler akıl etmedi ha gene sizin hemşehriniz akıl etti.
*Randevuyu bizzat ben aldım. Sayın Kılıçdaroğlu’na gitti, görüştü ve Allah’ım şahittir ki ‘Biz Türkiye mi, İYİ Parti mi?’ dendiğinde Türkiye’yi tercih ettik. Sonuç itibarıyla İstanbul ve Ankara kazanıldı.
“BU SİSTEMİ DEĞİŞTİREMEDİK”
Kimseyi kötülemek için konuşma yapmadığını dile getiren Akşener, “2023’e giderken bu iki arkadaşımızı istediniz. İç Anadolu Mansur Bey’i istedi, bu bölgeler Akdeniz, Ege Bölgesi, Marmara Bölgesi de Sayın İmamoğlu’nu istedi. Sonuç itibarıyla öyle oldu, böyle oldu derken mesele Tayyip Erdoğan’a düşmanlık veya dostluk değil. Bu sistemin yamukluğu, bu sistem yamuk bir sistem, bu sistem sizi yok farz eden sistem. Sonuç itibarıyla bu sistemi değiştiremedik.” dedi.
“REKABET PROJE ÜZERİNDEN OLSUN”
Akşener, sonra kuruluş felsefelerine dönmeye karar verdiklerini kaydederek, “Nedir bu? Sizin sesiniz olmak, hür ve müstakil olarak kutuplaşmış bu sistemin içerisinden sadece sizi düşünen, sadece köylüyü, esnafı, atanamayan öğretmeni, mülakatta elenen çocukları, şiddet gören kadınları, ülkenin refahını ve elbette dertli olan insanların sesi olmayı öne koyalım. Rekabet hizmet üzerinden, rekabet proje üzerinden olsun. Nasıl sizin için müşteri velinimetse, seçmen de siyasetçi için velinimet olmalı.” ifadesini kullandı.
İYİ Parti lideri Akşener, emekli maaşlarını eleştirerek, “Erdoğan’a diyorum ki ‘Emekliyi rahat ettirirsen oylarını alabilirsin.’, ona diyecek bir şeyimiz yok. Dönüp diyorlar ki ‘Erdoğan’a Akşener oy istiyor.’ Ne alakası var kardeşim? Ben sizin sesinizim, yapsın, gereğini yaparsınız yapmazsınız, o beni ilgilendirmez ama yapmadığı takdirde oylarınıza talibim. Tutun elimi bakın 2028’e kadar muhalefet nasıl yapılır görün, göstereyim herkese.” diye konuştu.
Akşener, konuşmasının ardından esnafı ziyaret ederek belediye başkan adayları için oy istedi.
Son olarak Yomra ilçesine giden Akşener, esnaf ziyaretinde bulundu.
]]>“KOMŞUNUN KOMŞUYA DÜŞMAN EDİLDİĞİ DÜNYAYA GEREK YOK”
Akşener, “Başarılar diliyorum. Ülkemiz için hayırlı olsun.” diyen bir esnafa şunları söyledi:
“Önce ülkemiz, sonra Düzce, sonra sizler, bizler için hayırlı olur inşallah. Ben, samimi bir şey söyleyeyim mi? Çok fazla itiş-kakış içinde gidiyor. Yerel seçim, esasında birebir size hizmet edecek kişiyi seçtiğiniz bir seçimdir. Dolayısıyla şuculuk, buculuk üzerinden hiç gerek yok. Komşunun komşuya düşman edildiği dünyaya gerek yok. Bütün siyasi partiler gibi biz de geziyoruz, tabii ki öyle olması lazım. Mesela ben seçimlere, ‘Seçmenin bayramı’ diyorum. Siyasetçi böyle ‘ceket astım, kola kutusu koydum’ diyemeyeceği bir durumdur.”
Bir bakkal esnafı, “Mehmet Bey’e oy istiyoruz” diyen İYİ Parti lideri Akşener’e “Mehmet Bey bizim zaten eski başkanımız. Zaten oyumuzu ona veriyorduk önceden de. Siz de varsınız. Her zaman Başkanımıza oyumuz hazır.” karşılığını verdi.
Akşener, daha sonra telefon satan bir dükkaı ziyaret etti. İş yerinin kendisine ait olmadığını söyleyen Enes isimli çocuk çalışana işlerin nasıl olduğunu sordu. İşlerin durgun olduğunu söyleyen ve 17 yaşında olduğu için seçimlerde oy kullanamayacağını belirten gence Akşener, “Benim adıma annene, Başkan adına babana, abine; varsa yengene oylarını istediğimizi söyleyebilir misin?” dedi.
“ESNAF BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”
Daha sonra bir giyim mağazasına giren Akşener, mağazadakilerle sohbetinde şöyle konuştu:
“Ben üç sene esnaf gezdim. Bu dükkanların içinde hiç başka bir partiyi yermedim, kendi partimi övmedim. Sadece sizi dinledim. Çok da şey öğrendim çünkü ekonominin bel kemiği sizsiniz. Dolayısıyla ben çok önem veriyorum esnafa, Doğru Yol Partisi (DYP) gibi köklü bir sistemin içinden geldiğim için. DYP’de başladım ben politikaya. Esnaf ağırlıklı bir yapıydı. Ben onu canlandırmaya çalıştım üç sene boyunca, Hakkari’den Edirne’ye kadar. Buralara da geldim, gittim. Şimdi seçim… Artık partimi övmek durumundayım.”
“HATAY’DA HARİKA BİR ADAY GÖSTERDİK”
Bir dönerciyi de ziyaret eden Akşener, çalışanların Hataylı olduğunu ve Hatay’da oy kullanacağını belirtmesi üzerine, “Orada da sizden oy istiyorum. Orada harika bir aday gösterdik, sizin hemşehriniz.” ifadelerini kullandı.
TALİH ÖZCAN: İYİ PARTİ’NİN BURADA VEKİLİ VAR, BUNA İNANIN
Akşener, esnaf ziyareti sırasında CHP’nin Düzce Milletvekili Talih Özcan ile karşılaştı. Özcan’ın “Ben geçmişte İYİ Parti örgütüyle çalıştım. Millet İttifakı’nın ürünüyüm. Biz tabandan beraberiz. Desteğiniz için teşekkür ediyoruz. İYİ Parti’nin burada vekili var, buna inanın.” sözleri üzerine Akşener, “Bir de belediyesi olsa ben de sevinirim.” diye konuştu.
Aşener’in ziyaret ettiği bir başka telefon satan esnaf, “Başkanımızı eskiden beri tanıyoruz. Daha önceki dönemde de memnunduk. İnşallah bu seçimde de kazandıracağız.” dedi.
Bir giyim mağazasında esnafın siftah yapamadığından yakınması üzerine Akşener, kendisini izleyen foto muhabirine hediye aldı ve “Ben emekli maaşımdan alıyorum, siftah yapıyoruz.” dedi.
Başka bir telefon dükkanındaki iki çalışan da Akşener’in Mehmet Keleş’e oy istemesi üzerine, “Oylarımız Başkanımıza, onunla beraberiz.” karşılığını verdi.
“GÖNÜLDEN DESTEKLİYORUZ”
Bir butiği ziyaret eden Akşener, butik sahibine işlerin nasıl gittiğini sordu. Ramazan dolayısıyla sakin olduğunu belirten esnaf, “Burası biraz eski bir işletme, o yüzden işlerimiz iyi.” dedi. Akşener’in oy istemesi üzerine esnaf, “Biz Mehmet Başkanı zaten çok eskiden tanıyoruz. Şehrimizi daha önceden de temsil etti. Kendisi ve ailesi gerçekten çok saygıdeğer insanlar. Biz gönülden destekliyoruz. Yanınızdayız.” dedi.
“BU GENÇLERİN DEVLETE GÜVENİ HER GEÇEN GÜN AZALIYOR”
Kedisini, “eski Doğru Yol Partisi ve Demokrat Parti il başkanı” olarak tanıtan bir vatandaş, “Her şey bitecek, seçim bitecek ama bu milletin devletine olan güveninin azalmasını nasıl düzelteceğiz? Düzce’de bir üniversitemiz var, ben orada gençlerle temastayım. Bu gençlerin bu devlete güveni her geçen gün azalıyor. Bunu ancak biz tesis edebiliriz, siz tesis edebilirsiniz. Gençliğe bu konuda mesajlarınızı bekliyorum.” ifadelerini kullandı.
“MALULLER EMEKLİ EDİLMİYOR”
Ziyaret sırasında sokakta Akşener’in yanına gelen Recep Korkmaz isimli vatandaş, sorununu şöyle dile getirdi:
“Tüm malullerle alakalı şöyle bir konu var, tüm Türkiye’de son dört-beş seneden beri, başta benim eşim olmak üzere maluller emekli edilmiyor. Benim eşimin raporu olmasına rağmen yüksek sağlık kurulları bu raporları düşürüyorlar. Ve şu an ben mahkemedeyim. Bunu lütfen dile getirin. İki satır yazısıyla emeklilikler reddediliyor. Ben yıllardan beri hukuk savaşı veriyorum. Cumhurbaşkanına, Bakana mektup yazdım, cevap yok. İstanbul’da kalp ameliyatı oldu, Kocaeli Üniversitesinde dalağı alındı, burada bağırsağı alındı. Dört tane ameliyatı var, her tarafında kesik var. Bu raporu 60 puanın altında bırakılıp yeterlilik primi olmasına rağmen emekli edilmiyor.”
Bir başka vatandaş da “Köpek olduğu için sayacınız okunamadı” notu düşülen su faturalarını Akşener’e vererek, “Sokak tabelası dikiyorlar, sokak açılmıyor. Bu tabelayı dikmeden önce altyapısını yapması, kanalizasyonu getirmesi lazım ki bu paraları alsın. Ama maalesef 22-23 seneden beri şakır şakır sağıyorlar.” şeklinde konuştu.
]]>Akşener, ilk ziyaret ettiği dükkanda; “İl girdiğimiz mekan bugün inşallah hayırlı bereketli olur. 3 yıl esnaf gezdim sadece bu işletmelerin içinde sizi dinledim, müşterilerinizin derdini dinledim, iktidara da dedik ki bu derdi çöz. Seçmen velinimet olmalıydı maalesef olamadı” dedi.
“ORTAYA ÇIKAN MANZARA SİZİN SESİNİZ OLMAK ÜZERE YOLA ÇIKAN İYİ PARTİ’NİN ÜZERİNE GİDİYOR”
Akşener, Amasya’da İYİ Parti pankartlarının kaldırılmasına yönelik kararı da eleştirdi. Akşener, şunları söyledi:
“Bizim Amasya’da iki tane pankartımız var. Bir tanesi diyor ki ‘Gençlere söz verdin mülakatı kaldır, mülakatı kaldırmayanları gençler unutmaz.’ Öbürü diyor ki ‘Emeklilere söz verdin gereğini yap, emekliler sana sözünü yerine getirmeyeni unutmaz.’ Ne oldu biliyor musunuz? AK Parti’nin ilçe başkanlığı müracaat etti YSK’ya, bizim ve MHP’nin temsilcileri ‘hayır’ demesine rağmen bu pankartların indirilme kararı alındı. Ölçü ne biliyor musunuz? Halkı kin ve nefrete sevk etmek ve tehdit etmek. Koskoca iktidar biz tehdit ediyoruz. Ortaya çıkan manzara sizin sesiniz olmak üzere yola çıkan İYİ Parti’nin üzerine gidiyor. Eğer bu tuhaflıklardan kurtulmak istiyorsa bu yerel seçimlerde şu kulakları sağı ve solu hafiften çekiniz. Hafif morartabilirsiniz ama koparmayın.”
“BAK HİÇBİRİ YERİNDEN KALKMIYOR”
Akşener, Hamamönü’nde bir başka esnaf ziyaretinde; “Çok uzun zamandır velinimet olmaktan çıktınız. Ceketimi assam olur, kola kutusunu koysam olur üzerinden gidiyor iş. Sizden ricam benim bir deneme yapın bakın diğerleri nasıl olacak. Genel başkan olarak ben dükkana geliyorum kaçıncı gezişim, bak hiçbiri yerinden kalkmıyor. Gelsinler şuraya, karşında hazır ola geçsinler. Destek bekliyoruz” dedi.
Akşener, esnaf ziyareti sırasında basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Akşener, bir basın mensubunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emekli maaşlarında ve bayram ikramiyelerinde istenilen artışlara ilişkin; “Muhalefetin nasıl boş konuştuğunu örnekleriyle anlattım. Sözü edilen artışları yapabilmemiz için hiç yatırım yapmamız, kamu görevlilerine maaş bile vermesek karşılayamıyoruz” açıklamasını sorması üzerine şu yanıtı verdi:
“OYLARINA TALİBİZ”
“İYİ Parti olarak başından beri esnaf gezmeye başladığımdan beri emeklilerin halinin ne olduğunu onların içinde yaşayarak gördük ve anlatmaya başladık. Gelinen noktada bazı düzenlemeler yapıldı ama yetmez. Uçmuş vaziyette bütün fiyatlar. Bir emekli maaşına seyyanen 11 bin lira bütün emeklilere zam yapılması gerekiyor. En düşük emekli maaşının asgari ücret kadar olması gerekiyor. Bayramda verilecek ikramiyenin 7 bin lira olması gerekiyor. Ben bunu söylemeye devam edeceğim çünkü Türkiye’nin parası var. İtibardan tasarruf olmaz denilme mevzusunda var, Suriyelilere harcanan parada para var, bazı yandaşların vergilerin silinmesi esnasında var ama nedense emeklilere para bulunamıyor. Emeklilerimizi kendilerine bu dediklerimiz yapılmadığı takdirde iktidarı cezalandırmaya davet ediyoruz. Oylarına talibiz. Biz eğer bu seçimde öngördüğümüz bir sonuç alırsa 2028’de inşallah iktidar olacağız.”
Akşener, esnaf ziyareti sonrası 25 Mart 2014’de hayatını kaybeden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcoğlu’nun mezarını daziyaret etti.
]]>Artık ittifaklara mahkum olmadıklarını ve tek başına seçime gireceklerini vurgulayan Akşener, Kahramankazan’da bir esnafın ‘6’lı masa kurulmalı mıydı’ sorusuna şu cevabı verdi:
“Ben, 6’lı masanın kurulmasına dair itirazları olan biri değildim. Masayı İYİ Parti olarak biz mi kurduk, hayır biz kurmadık. Davet aldık, o davete ‘Hayır’ demeli miydik? Yani ‘Evet’ diyerek oturduk, arkadaşlarla birlikte. Ortak bir fikir olarak oturduk. Fakat seçimlere girerken Sayın Erdoğan’a düşmanlık üzerinden yürümedik hiçbir zaman.
Bugün Sayın Özgür Özel’e de bir düşmanlığım yok. Sayın Mansur Yavaş’a ya da Ekrem İmamoğlu’na yönelik de bir düşmanlığım yok. Turgut Bey’e de değil, İstanbul’da Murat Kurum Bey’e de değil. Biz bir siyasi partiyiz, sizin sesiniz olmak üzere kurulduk. Fakat öyle bir dönemde kurulduk ki yani ittifaklara mahkum edilmiş bir Türkiye’de kurulduk. Tek başına seçime gitme fırsatını yakalayamadık. Biz de belki ona bir cesaret bulamamış olabiliriz.
Çok açık ve dürüst konuşuyorum. 6’lı masa bize göre doğruydu, size göre yanlışmış ki biz kazanamadık. Şimdi bu seçimlere ise çok büyük bir cesaret göstererek yalnız başımıza giriyoruz. Dün bu dükkanlara 6’lı masada otururken girdiğimde siz haşlıyordunuz. Bugün de ‘Niye yalnız giriyorsunuz’ diye başkaları haşlıyor.
Asıl durumumuz şu; bizim amacımız, gözünüzde ederimiz nedir bunu tarttırmak zorundayız. Çünkü sizin için kurulmuştuk. Burada sizleri ikna etmek, siyasetçinin görevidir. Ön yargılar nedeniyle beceremedik biz onu. Şimdi ister kızın ister ‘İyi yaptın’ deyin, yalnız başımıza giriyoruz. Sonuç nedir, onu göreceğiz. O sonuçlara göre de yolumuzu tanzim edeceğiz.”
‘EN BÜYÜK ENDİŞEM, O İNSANLARI KÜSTÜRMEKTİR’
Esnafın, ‘Siz HDP’ye PKK diyebiliyor musunuz’ sorusuna Akşener, “Ben her zaman dedim, yapmayın. Bugün adı DEM, ondan evvel HDP’ydi. Onlar bana hep ‘Faili meçhulcü’ dediler. En ağır hakaretleri ben, o yapıdan yedim. PKK ile arasına mesafe koyamayan, koymayan, PKK’nın tanzim ettiği bir yapı olarak da tarif ettim hep. Şuna çok dikkat ederim. Ben eski İçişleri Bakanıyım. Güneydoğu’da eğer devletle yol giden devletin yanında duran Kürt aileler olmasaydı bugün Güneydoğu bambaşka bir noktada olurdu. Benim en büyük endişem, oy verirler vermezler, o insanları küstürmektir. Bunlara aşırı dikkat ediyorum. Yani bu işin siyasetini yapanlara değil, orada her türlü derdi çekenlere karşı çok aşırı bir hassasiyetim var. Bu netlikle söylüyorum” ifadelerini kullandı.
Akşener, ‘Seçimi kazanırsanız PKK’ya ait her türlü unsuru meclisten silecek misiniz’ sorusuna, “Bugün DEM Parti hakkında kapatılma davası var. Bakıyorum DEM Parti ile herkesin bir ittifak kurma çabası var, biz hariç. Hukuken devlet olarak bu partinin eğer terör örgütü işe iltisaklı olduğunu biliyorsan, bu partiye başlangıçta izin vermemen lazım” dedi.
Halkla sohbet edip fotoğraf çektiren Akşener, daha sonra ilçeden ayrıldı.
]]>İYİ Parti’nin milletin sinesinden çıkardığı bir tavır, duruş ve şuur olduğunu söyleyen Akşener, oy uğruna milleti birbirine düşürenlere, değerleri istismar edenlere benzemediklerini ve cumhuriyet düşmanlarıyla uzlaşı peşinde koşmadıklarını belirtti.
Her zaman eğriye eğri, doğruya doğru demeyi düstur edindiklerini vurgulayan Akşener, “Türk siyaseti, bugün birbirinin zıttı gözükenlerin aslında birbirlerini aynadaki sureti olduğu büyük bir riyakarlığın girdabında savrulup gidiyor. Türk siyaseti, bugün birbirlerine sürekli laf yetiştirenlerin aslında birbirleri sayesinde ayakta kaldığı bir kayıkçı kavgasına mahkum ediliyor. Türk siyaseti, bugün sözde birbirine düşman olanların aslında varlıklarını birbirlerine borçlu olduğu bir tahterevalli düzenine sıkıştırılıyor.” diye konuştu.
Partili Cumhurbaşkanlığı Sisteminin ülke ve millete dair bir çok değer, gelenek ve kurumun içini boşalttığını savunan Akşener, şunları kaydetti:
-Adına ‘ittifak sistemi dedikleri milletsiz bir siyaset düzlemi ülkemizi adeta esir aldı. Çünkü partili Cumhurbaşkanlığı Sisteminin ortaya çıkardığı bu milletsiz siyaset düzleminde iktidarla ana muhalefet aynı sofrada oturmuş, milletin hakkını, memleketin istikbalini Türkiye’nin yıllarını afiyetle yemenin peşindeler.
-İşte o nedenle biz İYİ Parti olarak nasıl kurulduğumuz günden beri bu ucube sisteme ‘hayır’ diyorsak bugün de hayır diyoruz.
-Üstelik başkalarının aksine duruşumuzla samimi olduğumuz için menüde milletimizin olduğu şer sofralarına da hayır diyoruz. O sofraların haram lokmalarına da hayır diyoruz: İttifak sistemine de dayatma düzenine de mecburiyet siyasetine de hayır diyoruz.”
Millete milli, demokratik, hür bir siyaset vaat ettiklerini ifade eden Akşener, “Memleketimizin sorunlarını çözmek Türkiye’nin önünü açmak yerine işi kamplar arası nüfus sayımına çevirerek koltuklarını müdafaa edenleri, sorumsuzluklarının dayanılmaz hafifliği ilelebet sürsün diye suni gündemlerle milletimizi oyalayanları ziyadesiyle rahatsız ediyoruz. Hamdolsun verdiğimiz rahatsızlıktan çok ama çok memnunuz ve rahatsız etmeye de aynen devam edeceğiz. Türk siyasetinin saray yapımı bir pembe dizi olmasına da ana muhalefet yapımı bir korku filmi olmasına da iktidarla ana muhalefetin ortak yapımı uzadıkça uzayan bir ortaoyunu olmasına da müsaade etmeyeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.
Siyasetin yeniden gerçek gündemi olan milletin dertleriyle buluşturacaklarını dile getiren Akşener, siyasetin vizyon, kadro ve projeyle yapıldığını söyledi.
BEYANNAMEDE KADIN, YAŞLI VE ÖĞRENCİ VURGUSU
Yerel seçim beyannamesinde ülkede yaşanan 4 temel soruna değindiklerini bildiren Akşener, “İYİ Parti olarak, şehirlerimizdeki yoksullukla mücadelemizin odağına gençleri, çocukları, kadınları ve emeklileri alıyoruz. Bu çerçevede hiçbir gencin barınma sorunu yaşamaması için yönettiğimiz belediyelerde erişilebilir, güvenli ve sağlıklı, yurt imkanları sunacağız. Hiçbir gencin KYK borcu derdine düşmemesi için yönettiğimiz belediyelerde sosyal sorumluluk projelerine katılan gençlerimizin KYK borçlarını, belediye olarak biz ödeyeceğiz.” diye konuştu.
Yönettikleri belediyelerle okullarda sabah ve öğlen olmak üzere öğrencilere iki öğün ücretsiz yemek imkanı sağlayacaklarını anlatan Akşener, “Bu yemekleri şehirlerimizdeki kadın girişimcilerimiz ve kooperatifler aracılığıyla temin edecek kadınların şehir ekonomisine süratle dahil olmasını sağlayacağız. Hiçbir kadını, şiddetle bir başına bırakmayacağız. Yönettiğimiz belediyelerde kuracağımız, ‘Kadın Destek Merkezleri’ ile gece veya gündüz fark etmeksizin her konuda yanlarında olacağız.” ifadelerini kullandı.
Yoksullukla mücadelede emeklileri yalnız bırakmayacaklarını dile getiren Akşener, “İktidar belli ki emeklilerimizi yoksulluğa mahkum etmekte kararlı. Ancak biz hiç değilse bir nebze nefes alabilmeleri için yönettiğimiz belediyelerde her emeklimizin gelirine destekler sunacağız.” dedi.
Ülkenin artık bir sığınmacı cennetine dönüştüğüne dikkati çeken Akşener, “Kaçak ve sığınmacı sorununa karşı ortaya koyduğumuz Milli Göç Doktrinimizi hayata geçirmek için ilk adımı yetkiyi aldığımız, belediyelerimizde atacağız. Yönettiğimiz belediyelerde öncelikli olarak, tabela standartları getireceğiz. Böylece hem kent estetiğini koruyacağız hem de yabancı alfabelerle tabela asılmasının önüne geçeceğiz.” şeklinde konuştu.
Göreve gelir gelmez tüm kaçak ve sığınmacı gettolarında kentsel dönüşüm çalışmaları başlatacaklarını vurgulayan Akşener, “İYİ Parti olarak yönettiğimiz belediyelerimizde her şeyden önce yaşayan, yaşatan, güvenli şehirler inşa edeceğiz. Bütüncül bir kentsel planlama ve imar politikasıyla şehirlerimizi fiziksel, toplumsal, ekonomik ve ekolojik yapısıyla birlikte depreme karşı, dirençli hale getireceğiz. Şehirlerimizdeki fiziksel yapıyı dirençli hale getirmek için bina dayanıklılığını arttıracağımız teknik uygulamaları yetkiyi alır almaz hayata geçirmeye başlayacağız.” dedi.
Devraldıkları belediyelerde doğal afet riskinin yüksek olduğu şehirlerde kentsel dönüşümleri şeffaf ve katılımcı bir anlayışla gerçekleştireceklerini belirten Akşener, şehircilik ve ulaşımda örnek bir belediyecilik sergileyeceklerini açıkladı.
Milletin sonuna kadar hak ettiği mutlu, huzurlu ve yaşanabilir şehirlerin konuşulacağının altını çizen Akşener, “Hazır olun 1 Nisan’dan sonra artık İYİ Parti iktidarının ayak sesleri konuşulacak.” ifadesini kullandı.
Akşener’in konuşmasının ardından İYİ Parti’nin büyükşehir, il, ilçe ve belde belediye başkan adaylarının tanıtımı yapıldı.
]]>* “İlk kurulduğumuz heyecanla 6 yılı doldurduk, 7’ye bastık. 6-7 yıl sonra şimdi Türkiye’nin her bir şehrinde, her bir ilçesinde Nevşehir’de olduğu gibi kendi adaylarımızla çıkıp onları kazandırmak, onların şahsında iyi belediyeciliği ve o iyi belediyeciliğin uygulaması sonucunda 2028’de Türkiye’yi yönetmek iddiamızla yine yeniden yola düştük. Biz bu ülkeyi canından çok, istikbalinden çok ve geleceğinden çok sevenleriz.
* Elbette bu ülkenin her bir ferdi, bu ülkeyi, bu milleti canından çok elbette sevmektedir. Biz de onlardan, onların içinden birileriyiz. Şimdi biz büyüklerimizin yaptığı gibi bu ülkenin var kalması, bu ülkenin kadim bir uygarlık olarak ilanihaye, ilelebet bizden sonra, torunlarımızdan sonra, hepimizden sonra da yaşayabilmesi için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirenleriz.”
Bugüne kadar pek çok adım attıklarını belirten Akşener, “Artık onların tekrarına lüzum yoktur. Ama geldiğimiz noktada artık biz, biz olmalıyız. Artık biz kendimiz olmalıyız. Artık biz bu ülkeyi yönetmeye ciddiyetle, inatla ve cesaretle varın demek durumundayız. Aksi takdirde kendimize göre fedakarlık saydığımız, Türkiye için, milletimiz için faydalı olduğuna inanıp attığımız hiçbir adımın esasında sonuç itibariyle Türkiye’nin geleceğinde çok da büyük bir faydası olmadığını gördük” ifadelerini kullandı.
“BURADA ÖZNE ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI DEĞİL”
Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:
* “Bugün Türkiye ucube bir sistemle yönetiliyor. Tek bir kişinin iki dudağının arasında her ne karar alınacaksa bir kişinin kararına bırakılmış bir yönetim anlayışının ne Türk tipi Cumhurbaşkanlığı sistemiyle ne başkanlık sistemiyle ne de yarı başkanlık sistemiyle hiçbir alakası yoktur. Burada özne Sayın Erdoğan düşmanlığı değildir.
* Sayın Erdoğan bugün ‘Hadi bana eyvallah. Ben yokum kardeşim. Yoruldum gidiyorum’ demiş olsa yerine bu salondan her kimi o sandalyeye oturtursak oturtalım ki her birine kişisel olarak güvenim yiğitliklerine, namuslarına, şereflerine ve dürüstlüklerine kefaletim vardır, inancım vardır. Ama buna rağmen 1 sene sonra gerçekten yoldan çıkarlar.
* Yani şunu söylemek istiyorum her türlü kararı 1 kişinin aldığı herhangi bir tayin, terfi için dahi yapılan bir yanlışlık sebebiyle bir bakanı arasanız o bakanın kendi adına karar veremeyip tekrar cumhurbaşkanlığı makamında her kim varsa onu aradığı ve o insanı yorgunluktan büktükleri bir sistem bu. O sandalyede, o koltukta oturana da yazık, bu ülkenin insanlarına da yazık.”
“DERTLERİNİZİ MECLİS’TE GETİRMEYE KARARLIYIZ”
Asgari ücret konusuna da değinen Akşener, şöyle konuştu:
* “Aranızda emekli maaşıyla geçinen kaç kişi var? Esnaf olan kimler? Şimdi bütün bu arkadaşlarıma baktığım zaman asgari ücretin ne kadar olacağını heyecanla bekliyorsunuz. Ama aldığınız parayla Nevşehir’de bile geçinmeniz mümkün değil. 4 kişilik bir aileyi bir asgari ücretle geçindirmeniz mümkün değil. Hele kiradaysanız hiç mümkün değil ve gıda fiyatlarının son derece artmış olmasının getirdiği bir sonuçla evlerde artık yemek miktarı günde iki öğüne düşmüşken, hele büyükşehirlerde bu iki öğünde son derece azken, çocuklarımız aç ve gelişmek zorluğu çekerken, büyükşehirlerde evlatlarımızda bodurluk başlamışken biz bunları konuşmak yerine lagada, lugada işlerle meşgulsek, ‘sen şucu musun? ben bucu muyum?’ diye konuşuyorsak bu işten millet çırak çıkmış demektir. Biz ısrarla ve inatla sizin dertlerinizi, sizin problemlerinizi Meclis’te dile getirmeye, kanun teklifi vermeye, gerekirse araştırma önergesi, soru önergesi gibi o konuya dikkat çekmeye kararlıyız.”
]]>