Altın – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Mon, 10 Jun 2024 21:45:42 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kuyumcu soygununda bagaja kilitlenen taksici: 1 dakika bile 1 gün gibi geldi https://www.foxhaber.com.tr/kuyumcu-soygununda-bagaja-kilitlenen-taksici-1-dakika-bile-1-gun-gibi-geldi/ https://www.foxhaber.com.tr/kuyumcu-soygununda-bagaja-kilitlenen-taksici-1-dakika-bile-1-gun-gibi-geldi/#respond Mon, 10 Jun 2024 21:45:42 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8135 Giresun’da gerçekleşen olay, 18 Nisan saat 11.00 sıralarında Bulancak ilçesi Bulancak Mahallesi, Şemsettin Caddesi’ndeki H.G.’ye ait ‘Gündoğdu’ isimli kuyumcu dükkanında meydana geldi. Maskeli 2 şüpheli, silahla geldikleri iş yerindekileri etkisiz hale getirip, aldıkları bir miktar altını, ellerindeki çantalara doldurdu. 

Çevrede rastgele silahla ateş eden şüpheliler, soygun öncesi gasbettikleri taksiyle kaçtı. İhbar üzerine bölgeye polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Samet T. (17) ve Serdar C. (17) oldukları belirlenen şüpheliler, çaldıkları altınlarla yakalandı. Olay yerinde yapılan incelemede, kuyumcu dükkanı önündeki seyyar simitçinin cam tezgahına kurşun isabet ettiği belirleyen ekipler, şüphelilere yardım eden Ethem Bakar’ı (53) da gözaltına aldı. Ele geçirilen altınlar da işletme sahibine teslim edildi.

RASTGELE ATEŞ AÇTILAR

Güvenlik kamerası görüntülerinde ise yüzleri kar maskeli şüphelilerin birinin elinde av tüfeği, diğerinin de elinde tabanca olduğu, iş yerine girişte birinin silahla rastgele ateş ettiği, kuyumcudaki çalışanın ellerini başına doğrultarak çömeldiği ve vitrine yönelen soygunculardan birinin altınları çantaya doldurduğu yer aldı. 

Aldıkları 4,5 kilo altın ile yakalanan şüphelilerin soygun öncesi gasbettikleri taksinin sürücü Rıfkı Yavuz’u darbedip, koli bandıyla ağzı, el ve ayaklarını da bağlayarak, aracın bagajına kilitledikleri belirlendi. Yaralı sürücü, hastanedeki tedavisi sonrası taburcu edildi. Maskeli ve silahlı soygunla ilgili gözaltına alınan 3 şüpheli, emniyette tamamlanan sorguları sonrası sevk edildikleri Bulancak Adliyesi’nde ‘nitelikli yağma’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından tutuklandı.

CUMA MESAJINDA HELAL KAZANÇ VURGUSU

Tutuklananlardan Ethem Bakar’ın, sosyal medya hesabından dürüstlük ve helal kazancın önemine değinerek cuma günü kutlama paylaşımı yaptığı ortaya çıktı. Bakar, kendi fotoğrafıyla yaptığı paylaşımda “Ey iman edenler, yapacağınız hayırları helal kazançlarınızdan yapın, haram ve yalandan elde ettiğiniz hayrın size sevabı olmaz. Cuma gününün hayrı bereketi üzerinize olsun, hayırlı cumalar” ifadelerinde bulundu.

‘ANAHTARI VERMEZSEM BENİ ÖLDÜRECEKLERİNİ SÖYLEDİLER’

Aracın bagajına kilitlenen sürücü Rıfkı Yavuz da yaşadığı korku dolu anları anlattı. İlçede 30 yıldır taksicilik yapan Yavuz, “Durağı telefonla aradılar, numarayı yanıma aldım hareket ettim, adrese vardığımda şahıs yolun kenarındaydı. Durdum araca yanıma bindi, kontaktan anahtarı aldı. Sonra kar maskeli başka şahıs geldi. Tüfek ve tabanca kabzasıyla kafama vurdular bana elimi, ayakları bağladılar, ağzımı koli bantlayıp, bagaja kilitlediler. Taksiyi alarak o soygun yapılan yere gittiler. Soygun sonrası mahalle arasında beni ve aracı bırakıp kaçtılar. O anlarda anahtarı vermezsem beni öldüreceklerini söylediler. Elimi bir şekilde çözmeyi başardım. Onlar gidince ayaklarımı da çözdüm. Biraz yürüdüm, çevredekilerden yardım istedim, durağa haber verdim. Polis ve sağlık ekipleri geldi” dedi.

’1 DAKİKA 1 GÜN GİBİYDİ’

Taksisinde öldürülmekle tehdit edildiğini anlatan Yavuz, “Böyle bir şeyi ilk kez yaşadım; çok kötü bir durum. O an ölüm gözümün önüne geldi. Kafama yüzüme vurdular. Bu olay sonrası ister istemez arkadaşlarda bir tedirginlik oldu. Yaptığımız iş basit bir iş değil. Allah kimseye vermesin. Bagajda ne kadar süre kaldım bilmiyorum. 1 dakika bile bana 1 gün gibi geldi. Zor bir durum, adamların ne yapacağını bilmiyorsun, ellerin, ayakların bağlı. Ufak ses olsa adamlar tüfekle öldürmekle tehdit ediyorlardı” diye konuştu. 

TAKSİNİN LASTİĞİNİ PATLATAN ESNAF KONUŞTU

Soygunda taksinin, fazla uzaklaşmaması için lastiğe bıçak saplayan esnaf Taner Karabaş da yaşadıklarını anlattı. Karabaş “Maskelilerdi, silah sesli duydum. Kimsenin müdahale etme şansı yoktu. Müdahale etmeye kalkışanların da direkt üzerlerine doğru ateş açtılar. Kafamda onları durdurmayı planladım; görüş açılarından çıkıp, onların hareket etmesini bekledim. Aklıma lastiği patlatmak geldi, fazla uzaklaşamazlar diye. Araca bindiklerinde aniden yanımdaki bıçakla lastiği kestim” ifadelerini kullandı. 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kuyumcu-soygununda-bagaja-kilitlenen-taksici-1-dakika-bile-1-gun-gibi-geldi/feed/ 0
Altın kotası mücevher ihracatını vurdu: Kıyamet alameti https://www.foxhaber.com.tr/altin-kotasi-mucevher-ihracatini-vurdu-kiyamet-alameti/ https://www.foxhaber.com.tr/altin-kotasi-mucevher-ihracatini-vurdu-kiyamet-alameti/#respond Wed, 01 May 2024 21:27:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6800 Türkiye’de altın piyasası, hem yüksek enflasyon hem de altın ithalatı kotası nedeniyle altüst oldu.

Mücevher İhracatçıları Birliği başkanı Burak Yakın, altın kotası uygulamasının mücevher ihracatına çok büyük zarar verdiğini dile getirdi.

Dünyanın en büyük fuarlarından birisi olan İstanbul Jewelry Show’un bu sene 17-20 Nisan tarihleri arasında yapılacağını belirten Yakın, “Altında uluslararası piyasalarla Türkiye arasındaki fark kilogram başına 3 bin dolar idi, iç talepteki sıkışıklıktan dolayı bugün 6 bin dolara kadar yükseldi. Yani gramda 6 dolarlık büyük bir makas oluştu. Bu kadar büyük makas ihracatçılarımızın Türkiye’de üretim yaparak ihraç etmesini engelliyor. Tabi bu arada bir gram altın alan yatırımcımız da aslında 6 dolar pahalıya alıyor.” dedi.

Dünya ile Türkiye arasındaki altın fiyatı makasının giderek açılmasını değerlendiren Yakın, “Makasın sürekli yukarı çıkması sektör için artık kıyamet alametidir” dedi.

İHRACATTA REEL DÜŞÜŞ YÜZDE 30

Yıllık bazda ihracat rakamlarını değerlendirirken, altın fiyatlarındaki değişimlerin önemli olduğunun altını çizen Yakın, ihracat verilerini analiz ederken şunları söyledi:

“2023 yılında 24 Mart tarihine kadar 1 milyar 546 milyon dolar tutarında ihracatımız var. Bu yılın aynı döneminde ise 1 milyar 353 milyon dolar ihracat yapabildik. Bu verilere göre yüzde 12,47 oranında bir azalma söz konusu. Ancak bu rakamlar doğru ama gerçek değil. Zira geçen sene onsu 1800-1900 dolar bandında olan altın bu sene uluslararası piyasalarda 2200 dolar seviyelerinde ki bu da yüzde 20 civarında bir artış anlamına geliyor. Bu veriyle entegre ettiğimizde değer olarak yüzde 12,47 olan düşüş reel olarak yüzde 30’ların üzerinde.”

SEKTÖR BİTİYOR

Altın fiyatında Türkiye ile dünya arasında kilogram başına 6 bin dolarlık makas oluştuğunu ancak mücevher ihracatçısının kilogram başına kârının zaten 5 bin dolar olduğunu belirten Yakın, şöyle devam etti:

“Bu da ihracat yaptığımız ama kâr etmediğimizi gösteriyor. Olur bunlar, ticarette hep kar edeceğiz diye bir kural yok, kar ve zarar kardeştir. Hele ki Türkiye’mizin ekonomik durumu için biz bu fedakarlığı seve seve yaparız. Ama gördüğünüz gibi artık bu fedakarlık sektörün bitmesine neden oluyor. Sahuru, iftarı olunca oruç sağlıklı bir ibadet, ama belli bir süre sahuru da iftarı yapamazsak ölürüz.”

Ekonomi yönetimiyle sürekli gelişmeleri istişare ettiklerinin altını çizen Yakın, reel sektör olarak üretime, istihdama ve ihracata yüksek katma değerli katkı sağlayan mücevher sektörünün bu güne kadar devletten ne teşvik ne hibe istemediğinin altını çizdi.

‘İHRACAT KADAR ALTIN DÜNYA FİYATIYLA VERİLSİN’

Yakın, mücevher ihracatçısının uluslararası piyasadaki rakipleriyle eşit koşullarda hammadde almasının rekabetçi olmasını sağlayacağını, aksi durumda Türkiye’nin Dubai, İtalya ve Mısır’a yatırım yapmaya başlayan yabancı ve hatta yerli yatırımcı için cazip ülke olmaktan çıkacağını belirtti.

Yakın, ekonomi yönetiminden mücevher ihracatçıları birliği üyesi olan firmaların koşulsuz şartsız, en az geçen sene yaptıkları ihracat kadar altını uluslararası piyasalardaki koşullardan alarak sektöre can suyu verilmesini istedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/altin-kotasi-mucevher-ihracatini-vurdu-kiyamet-alameti/feed/ 0
Altına taleple birlikte dolandırıcılık arttı https://www.foxhaber.com.tr/altina-taleple-birlikte-dolandiricilik-artti/ https://www.foxhaber.com.tr/altina-taleple-birlikte-dolandiricilik-artti/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:06:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6286 Altın fiyatlarındaki yükseliş sürerken, talep de arttı. Kuyumcuların bu talepleri karşılamakta zorlanması üzerine darphane çift vardiyaya geçerek üretime başladı. Talebe yetişmekte zorlanan kuyumcular ise bu durumun dolandırıcılığı da beraberinde getirdiğini söyledi.

İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, son dönemde altına olan ilgiyle birlikte harekete geçen dolandırıcılara karşı uyarılarda bulundu. Kuyumcu ve Finans Analisti İslam Memiş ise fiziki altın alırken tanıdık ve güvenilir kuyumculardan altın alınmasını önerirken, internet üzerinden yapılan alışverişlerde ise sitenin Maliye Bakanlığı sayfasından kontrol edilmesini tavsiye etti.

‘KUYUMCU ESNAFI ALTIN BULMAKTA ZORLANIYOR’

Kuyumcu ve Finans Analisti İslam Memiş, “Altın fiyatlarında yaşanan hızlı yükselişler ve yeni rekorlarla birlikte vatandaşların altına olan talebinin arttığını gözlemliyoruz. Özellikle son 2 aydır hem 24 ayar bir gram altınlarda, 5 gram, 10 gram altınlarda hem de Darphane Genel Müdürlüğü’nün basmış olduğu çeyrek altın, yarım altın, ziynet altın, Cumhuriyet altını gibi sarrafiye ürünlerde arz tarafında problemler yaşandığını gözlemliyoruz” dedi.

Bu problemin genel sebebi altına ulaşamama olduğunu belirten Memiş, “Tabii ki içeride de yoğun talep olunca ister istemez vatandaşlar da altın bulmakta zorlanıyor. Ama öncelikle kuyumcu esnafı altın bulmakta zorlanıyor. Kuyumcu esnafının altın bulmakta zorlandığı bir ortamda vatandaşın altına ulaşımı her geçen gün maalesef zorlaşıyor” dedi.

‘KALPAZANLARA, DOLANDIRICILARA GÜN DOĞDU’

Memiş, bu durumu fırsat bilen dolandırıcıların arttığını söyleyerek şöyle konuştu:

“Şimdi hal böyle olunca piyasaya da artık dolandırıcılar biraz daha hakim olmuş durumda ve özellikle sosyal medyada, internet üzerinden kalpazanlara, dolandırıcılara gün doğdu. Fırsat mı fırsat, biz düşük ayarlı, sahte taklit ürünleri aynı gram altına benzetelim nasıl olsa vatandaş fiziki olarak piyasada altın bulamıyor, internetten biz bunu satalım modunda bir atağa geçtiler. Genelde Türkiye’de bu dolandırıcılık hadiseleri, düğün sezonlarında, yaz aylarında altın fiyatlarında sert dalgalandığı dönemlerde olurdu. Ama Son 2 aydır yaşanan bu arz tarafındaki problemler yine kalpazanları devreye soktu.

Vatandaşlarımız çok dikkat etsin. Ucuz altın olmaz. Şu anda fiziki altın tarafında, kuyumcudan satın alacağınız gram altının fiyatı 2 bin 500 lira. Bir gram altını 2 bin 500 liradan aşağı alamazsınız. 2 bin 450 liraya hiç kimse gram altın satamaz. Eğer öyle bir fiyat bulursanız o internet sitesini terk edin. Çünkü dolandırıcıdır. Altının fiyatı standarttır ve düşük bir fiyattan altın bulma imkanınız maalesef yok. Dışarıda tanımadığınız insanlarda kesinlikle altın alışverişinde bulunmayın. Altın kuyumcudan alınır. Vatandaşlarımız fiziki olarak kuyumcudan almayı tercih etmeli.

Türkiye’nin bilindik, kurumsal rafine mağazaları vardır. Onlardan alışveriş mutlaka yapsınlar. İnternet sitelerinden sipariş vermeden önce o rafinerinin altın üretimine yetkili olup olmadığını, Hazine Maliye Bakanlığı’nın sayfasından kontrol etsinler. Yani içeride altın olmayınca gayrimeşru işler de maalesef çoğalıyor. Altın kaçakçılığı, sahte altın gibi hadiseler meydana geliyor. Bu olaylara prim vermemek için veya bu olayların yolunu açmamak için kesinlikle altın ithalatı tarafında o yasağın kalkması gerektiğine inanıyorum. Yasak ne kadar sürerse vatandaşın altına olan fiziki ulaşımı bir o kadar zorlaşır.”

‘ALTININ AYARINI DÜŞÜRÜYORLAR’

İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık ise, “Altına ulaşım konusunda bir sıkıntı var. Uzun süredir de devam ediyor bu sıkıntı” dedi.

Atayık, “Son zamanlarda büyük bir talep var. Altına bir hücum var. Yani bu seçim öncesinde her zaman oluyor belirsizlikte. Fakat bunun geçici olduğunu düşünüyoruz biz. Vatandaşlarımız panik yapmasınlar. Bizim vatandaşlarımıza tavsiyemiz bu panik havasından çıkıp ihtiyaçları oranında altına yatırım yapmaları.

Çok yakın zamanda darphanemiz de üretimini iki katına çıkardı. Bu arz yakın bir zamanda talebi karşılayacak ve fiyatlar rayına oturacak. Dolayısıyla vatandaşlarımızın şimdi altına yönelik bu aşırı taleplerini biraz frenlemeleri lazım.

Fiyat farklarından dolayı bazı uyanıklar demeyeyim de, kötü niyetli insanlar piyasaya bu altınların ayarını düşürerek veya değişik şekilde vatandaşı kandıranlar piyasada oluşmaya başladı. Neden oluyor bu? Altına vatandaşımız rahat ulaşamadığı için, üreticimiz rahat ulaşamadığı için, ihracatımız bundan çok büyük zarar görüyor, ulaşamıyor. Yani bu kotanın kesinlikle kaldırılması lazım.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/altina-taleple-birlikte-dolandiricilik-artti/feed/ 0
Kimsesiz engelli kızın hesabındaki milyonların izi başkanın baldızına çıktı… https://www.foxhaber.com.tr/kimsesiz-engelli-kizin-hesabindaki-milyonlarin-izi-baskanin-baldizina-cikti/ https://www.foxhaber.com.tr/kimsesiz-engelli-kizin-hesabindaki-milyonlarin-izi-baskanin-baldizina-cikti/#respond Sun, 14 Apr 2024 21:57:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6116 Diyarbakır’da herhangi bir işi olmayan, yüzde 50 zihinsel ve bedensel engelli raporu bulunan, annesi ölen, babası cezaevinde olduğu için teyzesinin bakıcılığını yaptığı 25 yaşındaki E.B adına özel bir bankada açılan hesaba 4 yıl önce 6 milyon lira para girişi olduğu MASAK tarafından tespit edildi.

Önce hesap dondurularak para çıkışı engellendi, ardından savcılığa ihbarda bulunuldu.

Paranın izini süren MASAK, yaptığı araştırmada, 9 kilo altın, 120 bin dolara tekabül eden ve bugünkü güncel rakamla 28 milyon liranın bir dönem Bağlar Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğünde çalışan Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu’nun baldızı ve aynı zamanda belediye başkan yardımcısı olan Deniz Gürdeğir’e ait olduğunu tespit etti.

Gürdeğir, paraların aile arazilerinin satışından elde edildiğini, 9 kilo altın, 120 bin dolar bozup TL cinsinde yeğeni adına açtığı hesaba parayı yatırdıklarını söyledi.

Ancak Tapu Müdürlüğü ile yapılan yazışmada, Gürdeğir ailesi adına herhangi bir arazi satışına dair tapu kayıtlarına rastlanılmadığı bildirildi.

Şaibeli para trafiği ile ilgili savcılık delil yetersizliğinden takipsizlik kararı verirken, akıllara Belediye Başkanı Beyoğlu’nun haksız menfaatten elde edilen gelirleri soyadı aynı olmayan üçüncü derece yakınlarının hesabına aktarıp mal kaçırdığı sorusunu getirdi.

HESAP DONDURULDU

Diyarbakır’da 7 Temmuz 2020 tarihinde özel bir banka şubesinde açılan hesaba 6 milyon lira şüpheli para girişi yapıldı. MASAK, bu kişinin herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığını, yaşı itibariyle böyle bir paraya sahip olamayacağı için öncelikle hesaptan çıkışı yapılmasını engelleyip hesabı dondurdu.

Ardından da paranın kaynağının araştırılması için Cumhuriyet Başsavcılığına suç gelirlerinin aklanması ve önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet suçundan ihbarda bulundu.

“PARA BENİM DEĞİL TEYZEMİN”

İfadesi alınan E.B, paranın teyzesi Deniz Gürdeğir’e ait olduğunu belirterek, “Teyzem bekârdır. Ben de küçüklüğümden beri kendisiyle yaşıyorum. Teyzemin bu parayı nereden ve nasıl kazandığını bilmiyorum. Bu parayı teyzem vekâletimi alarak çekmek istedi, parayı neden çekeceğini de bilmiyordum. Teyzem Sürücü kursunda çalışıyor. MASAK raporunu hazırlayan uzmanlar benimle görüşmedi, paranın kaynağıyla ilgili bilgilere nasıl ulaştıklarını bilmiyorum” dedi.

“9 KİLO KÜLÇE ALTIN 120 BİN DOLAR BOZDURDUM”

Bu ifade üzerine bu kez Deniz Gürdeğir’in ifadesi alındı. Milli Eğitim Müdürlüğü’nde memur olarak çalıştığını belirterek, “Bazı taşınmazları satarak altın aldığını, 9 kilo külçe altın, 120 bin dolar da parası olduğunu, bu parayı kasada gizlemek istemediğini belirterek, “Kuyumcuların da son dönemlerde dolandırıcılık yaptıklarını görünce altın ve doları bozdurup bankaya yeğenimin hesabına yatırdım. Kendisine 2 yaşından beri ben bakıyorum. Bekarım ama o benim evladım gibidir. Bana bir şey olursa faydalanması için bu parayı hesabına aktardım” dedi.

KÜLÇE ALTININ KAYIT ALTINA ALINMA ZORUNLULUĞU YOK

Altınları bozdurduğunu iddia ettiği kuyumcu M.T ifadesinde, “Deniz Gürdeğir benimle sürekli altın alışverişi yapar. Mal varlığı bir hayli fazladır. Birkaç sürücü kursuna ortaklığı var. Alışverişleri elden yaptığımız için herhangi bir belge sunamıyorum. Çünkü Deniz külçe altın kullandığı için bunların kayıt altına alınması zorunlu değil” dedi.

“BİZDE ALTIN BOZDURMADI KENDİSİNİ TANIMIYORUZ”

Kuyumcular R.C ile İ.C ise Deniz G.’yi tanımadıklarını ve aralarında altın alım satımı gerçekleşmediğini, Deniz G.’nin kendilerinde altın bozdurduğu ifadesinin doğru olmadığını belirttiler.

ARAZİ SATIŞI DEDİ AMA RESMİ BELGE SUNAMADI

MASAK da hazırladığı Mali Tespit raporunu soruşturmayı yürüten Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Raporda, Deniz Gürdeğir’in aile arazilerinin satışı ile bu parayı elde ettiğini, parayı bugüne kadar yastık altında tuttuğunu belirtmiş olmasına rağmen arazi satış işleminin gerçekleştiğini kanıtlayacak resmi belge sunamadığına dikkat çekildi.

PARALARI YASTIK ALTINDA TUTUP SONRA BANKAYA YATIRDI

Mali tespit raporunda, Gürdeğir’in bu parayı yastık altında tuttuğu şeklinde beyanda bulunmasına rağmen sonraki beyanında parayı uzun süre kuyumcuda sakladıklarını, aralarında üst düzey bürokratların da yer aldığı çok sayıda kişinin Zerya Kuyumculuk sahipleri Zülküf ve Zülfikar Ortaç tarafından dolandırıldıklarının açığa çıkması üzerine parayı kuyumcudan çekip bankaya yatırma kararı aldığı şeklinde beyanda bulunduğu bilgisi yer aldı.

BEYOĞLU’NUN BALDIZI ÇIKTI VE ÖZEL KALEMDE ÇALIŞTI

Raporda, E.B’nin banka hesap hareketleriyle ilgili teyzesi Deniz Gürdeğir’in vekâletname ile vekil tayin edildiği, bu kişinin meslek hanesinde öğretmen ibaresinin yer aldığı, aynı zamanda Hüseyin Beyoğlu’nun başkanlığını yaptığı AKP’li Bağlar Belediyesinde bir dönem özel kalem müdürlüğü yaptığı bilgisine yer verildi.

Deniz Gürdeğir’in Hüseyin Beyoğlu’nun baldızı, hesabına para yatırılan engelli E.B’nin de Beyoğlu’nun ölen bir başka baldızının kızı olduğu belirlendi.

SUÇ GELİRİ OLDUĞUNA DAİR İZ VEYA EMARE YOK TAKİPSİZLİK

Savcılık 9 kilo altın, 120 bin doların bugünkü güncel rakamla karşılığı olan yaklaşık 28 milyon lira paranın öncül suçtan kaynaklandığını gösteren herhangi bir iz, emare veya delil bulunmadığını, öncül suçun varlığının tespit edilememesi nedeniyle suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama suçu oluşmadığından E.B hakkında takipsizlik kararı verdi.

Paranın arazi satışından elde edildiğini iddia etmesine rağmen arazi satışı yapıldığına dair tapu kaydı bulunmadığı halde dosyada tanık olarak ifade veren Deniz Gürdeğir hakkında da şüpheli sıfatıyla herhangi bir işlem yapılmaması dikkat çekti.

E.B’nin teyzesi olan ve Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu’nun da hem yardımcısı hem de baldızı olan Deniz Gürdeğir’in bir dönem de Belediyenin özel kalem müdürlüğünü yaptığı belirlendi.

Adı rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla gündeme gelen Hüseyin Beyoğlu’nun haksız kazanç sağlayarak yakınlarının adına para aktardığı iddiaları da akıllarda soru işareti bıraktı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kimsesiz-engelli-kizin-hesabindaki-milyonlarin-izi-baskanin-baldizina-cikti/feed/ 0
Artan altın talebi nedeniyle Darphane çift vardiyaya geçti https://www.foxhaber.com.tr/artan-altin-talebi-nedeniyle-darphane-cift-vardiyaya-gecti/ https://www.foxhaber.com.tr/artan-altin-talebi-nedeniyle-darphane-cift-vardiyaya-gecti/#respond Wed, 10 Apr 2024 21:57:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5935 Son dönemde vatandaşların altına talebi artarken bazı kuyumcular altın bulmakta zorlanmaya başlayınca Darphane çift vardiyaya geçti.

Darphane Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hekim, “Talepleri karşılayacak şekilde tek vardiya çalışıp günlük 400 kilogram üretirken şu anda 2 vardiya çalışıyoruz. İki vardiya sabahtan gece 11’e kadar kesintisiz, sürekli bir çalışma var ve gece gündüz çalışıyoruz” dedi.

TALEP ARTTI, VARDİYA ÇİFTE ÇIKTI

Altın fiyatlarındaki hareketliliğin devam etmesi vatandaşın da altına olan talebini arttırdı. Birçok kuyumcu, altın bulmakta zorlandı. İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, cuma ve cumartesi günleri darphanenin fazla mesai yaptığını ve pazartesiden itibaren üretimde çift vardiya çalışmaya başladığını duyurdu.

Konuyla ilgili açıklama yapan Darphane Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hekim, “Altın fiyatlarının artışı Türkiye’den bağımsız. Yerel piyasalardan ziyade küresel marketlere bakmak lazım. O anlamda dünyada devam eden Rusya-Ukrayna krizi, İsrail’in Filistin’de uyguladığı katliamlarından sonra dünyada ortaya çıkan, Ortadoğu da ortaya çıkan bölgesel krizler etkileyen önemli faktörlerden. Bunun dışında makroekonomik göstergeler, örneğin ABD Merkez Bankası haziranda faizlerle ilgili bir indirime girecek olmasının beklentisi gibi faktörler uluslararası piyasalarda altının ons başına fiyatını ciddi anlamda yükseltiyor” ifadelerini kullandı.

CUMHURİYET ALTININA TALEP ARTIŞI

Artan altın talebiyle ilgili aldıkları önlemlere değinen Mehmet Hekim, “Aslında fiyatlardaki dalgalanmalardan kaynaklı Cumhuriyet altınına bir talep artışı söz konusu. Talepleri karşılayacak şekilde tek vardiya çalışıp günlük 400 kilogram üretirken şu anda 2 vardiya çalışıyoruz” dedi.

Sabahtan gece 11’e kadar kesintisiz bir çalışma olduğunu belirten Hekim, “Normal şartlarda hafta sonu teslimatlar yapmıyorduk ama artık cumartesi günleri de teslimatlar yapıyoruz. Dolayısıyla vatandaşlarımızın ve kuyumcularımızın altına rahatlıkla erişebileceği hizmeti Darphane kesintisiz olarak üretmeye devam ediyor. Bir arz problemi yok. Fakat 3-5 günlük gecikmeler yaşanabiliyor. Bu da dediğim gibi çok da normal olmayan bir kısmı da spekülatif olan piyasadaki dalgalanmalardan kaynaklı talep artışı” diye konuştu.

PANDEMİ DÖNEMİNDE 3 VARDİYAYA ÇIKMIŞTI

Hekim, “Yine pandemi döneminde böyle bir talep artışı yaşamıştık. O dönem 3 vardiya çalışmıştık ve problemi çözmüştük. Şimdi 2 vardiya ile talepleri rahatlıkla karşılayabiliyoruz. İhtiyaç olduğu takdirde, yeterli olmadığında Darphane gerekirse 3. vardiyaya da çıkıp vatandaşlarımızın altınlarını teslim edebilecek kapasiteye sahip” dedi.

Darphane’nin randevu sistemiyle talepleri aldığını belirten Hekim, “Külçe altınları ve Cumhuriyet altınları üretip cep telefonu mesajıyla hazır bilgisi gönderiyor ve kuyumculara, vatandaşlara teslim ediyor. Eskiden Darphane’nin önünde uzun kuyruklar oluşturuyordu. Zaten o problemden sonra biz randevu sistemine geçtik ve şu anda vatandaşlar Darphane’ye gelip beklemiyorlar” şeklinde konuştu.

‘ARZ TALEP DENGESİZLİĞİ VAR’

Hekim, “Bir arz talep dengesizliği var. Bu dünyada var. Çünkü altın değişik bir meta, sınırlı sayıda var ve uzmanların ifadesine göre dünyada altın üretimi aslında zirvesine ulaştı ve düşmeye başladı. Yani altın sınırlı sayıda. Altın miktarı dünyada artmıyor ama talep sürekli artıyor. Altın sadece bir ziynet ya da hediyelik ürün olarak değil, iletkeni yüksek olduğu için teknolojide ve sağlık sektöründe kullanılıyor. Dolayısıyla altına olan ihtiyaç dünyada gittikçe artıyor ama altın arzı dünyada artamıyor. Sınırlı sayıda altın var. Bundan dolayı da fiyatların pozitif yönde sürekli artmasıyla karşı karşıyayız. Sadece Türkiye’de değil dünyada da durum aynı” ifadelerini kullandı.

Altın üretimine değinen Mehmet Hekim, “Ülkemizde Cumhuriyet altını üretmekle ilgili tek yetkili kurum Darphane. Darphane dışında merdiven altı yapılan ürünler legal değil. Ve bunlardan kaçınmak gerekiyor. Ciddi anlamda ayar problemleriyle karşılaşıyoruz. Onun için vatandaşlarımız ve kuyumcu esnafları altını mutlaka Darphane’den almalılar” dedi.

“2 VARDİYADA 600 KG ÜRETİM YAPIYORUZ”

Günlük altın üretiminden bahseden Hekim, “Günlük altın üretimimiz 400 kilogramdı. Şu anda 2 vardiyada 600 kilogram günlük üretim yapıyoruz. Buda gittikçe artıyor. Ramazan ayında, geçmiş yıllardan da tecrübemiz o şekilde, düşme oluyor. Biz bu talep düşmesini görmeye başladık açıkçası. Birkaç gündür taleplerde bir azalma var. Bu her yıl yaşadığımız bir şey” diye konuştu.

Mehmet Hekim, “Bunun yanında yine bir bilgi paylaşmam gerekiyor. Darphane Beşiktaş’taki fabrikası dışında Kartal’da yeni bir altın üretim fabrikası kurdu. Tesis şu anda yüzde 90 oranında hazır. Haziran- Temmuz aylarında tesisi devreye alacağız. Oranın kapasitesi buranın çok çok üzerinde. Yeni tesis devreye alındığında şu anda geçici olarak 3-5 gündür yaşadığımız gecikmeler artık yaşanmayacak” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/artan-altin-talebi-nedeniyle-darphane-cift-vardiyaya-gecti/feed/ 0
Dünyada en çok altın rezervi olan ülkeler hangileri? https://www.foxhaber.com.tr/dunyada-en-cok-altin-rezervi-olan-ulkeler-hangileri/ https://www.foxhaber.com.tr/dunyada-en-cok-altin-rezervi-olan-ulkeler-hangileri/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:06:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4745 Ülkeler yüksek enflasyona, döviz dalgalanmalarına ve ekonomik krizlere karşı korunmak için önemli miktarda altın bulunduruyor.

Küresel belirsizliğin ve çatışmaların artmasının yanında, doların rezerv para olarak giderek zayıflayan konumu ve merkez bankalarının rezervlerde çeşitlendirmeye ihtiyaç duyması ülkelerin altın talebini artırıyor.

Yatırımcılar da nispeten güvenli olması, sermayelerini koruması ve nadirliği, yıkılmazlığı ve dünya çapında kabul görmesi nedeniyle riski çeşitlendirmesi nedeniyle altına yatırım yapıyor.

Dünya Altın Konseyi’nin yıllık raporuna göre, küresel toplam altın talebi 2023’te bir önceki yıla göre yüzde 3 arttı. Bu arada, dünya çapında madencilikten elde edilen altın üretimi yıllık yüzde 1 artışla 3 bin 644 tona ulaştı.

Ayrıca güçlü talep nedeniyle altın fiyatları son birkaç aydır yükselişte. Son olarak 1 Aralık 2023’te altın spot fiyatları ons başına 2 bin 75,09 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

Altın rezervleri bir yanıyla bir ülkenin ekonomik istikrarını, uluslararası ticaret ve para politikasındaki konumunu yansıtırken fiziksel altın borçların ödenmesinde de kullanılabiliyor.

Bu nedenle altın dünya genelinde merkez bankası rezervlerinin önemli bir bileşen..

Dünyanın en çok altın rezervine sahip 15 ülkesi ise şöyle:

15- POLONYA

Polonya’nın altın rezervleri 2023’ün 4. çeyreğinde 359 ton oldu.

Polonya, altının GSYH’ye oranını Avrupa ortalamasıyla uyumlu hale getirmek için aktif olarak altın satın alıyor. Polonya’nın altın rezervleri 2023 yılında 130 ton arttı. Polonya. Polonya’nın altın rezervi 24 Şubat 2024 itibariyle 23,97 milyar dolar değerinde.

14- ÖZBEKİSTAN

Özbekistan’ın altın rezervleri 2023’ün 4. çeyreğinde 371 ton oldu.

Özbekistan’da devlete ait bir tesis olan Muruntau madeni, dünyanın en derin açık ocak madencilik girişimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Özbekistan 2023 yılında 100 ton altın üretirken Özbekistan’ın altın rezervlerinin değeri 24,82 milyar dolar.

13- PORTEKİZ

Portekiz’in altın rezervleri 2023’ün 4. çeyreğinde 383 ton oldu.

Portekiz Merkez Bankası tarafından kontrol edilen rezervlerin değeri 24 Şubat 2024 itibariyle yaklaşık 25,57 milyar dolar.

12- TAYVAN

Tayvan’ın altın rezervleri 2023’ün 4. çeyreğinde 424 ton oldu.

Çin tarafından tanınmayan Tayvan’ın altın rezervlerinin değeri Tayvan’ın altın rezervinin piyasa değeri 25,48 milyar dolar.

11- TÜRKİYE

Türkiye’nin altın rezervleri 2023’ün 4. çeyreğinde 540 ton oldu.

Türkiye, 2023 yılının 4. çeyreğinde altın rezervlerini 61,21 metrik ton artırdı. Türkiye’nin altın rezervleri 24 Şubat 2024 itibarıyla 36,10 milyar dolar değerinde.

10- HOLLANDA

Holanda’nın altın rezervleri 2023’ün 4. çeyreğinde 612 ton oldu.

Hollanda’nın altın rezervlerinin değeri 40,93 milyar dolar olarak listelendi.

9- HİNDİSTAN

Hindistan’ın altın rezervi 2023’ün 4. çeyreğinde 804 metrik ton oldu.

Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci altın ithalatçısı konumunda olan Hindistan’ın altın ithalatı Aralık 2023’te yıllık yüzde 156,5 artışla 3 milyar dolara yükseldi. İsviçre ülkenin en büyük altın ithalat kaynağı.

Hindistan’ın altın rezervleri 53,70 milyar dolar değerinde.

8- JAPONYA

Japonya’nın altın rezervleri 2023’ün 4. çeyreğinde 846 ton seviyesinde.

Japonya altının çoğu ithal ederken ülkenin altın takı talebi Asya’nın geri kalanına kıyasla nispeten düşük seviyede. Bununla birlikte, başta külçe ve sikke şeklinde olmak üzere yatırım amaçlı altın talebi sayesinde sağlıklı bir piyasa sürdürülüyor.

Japonya’nın altın rezervlerinin değeri 56,53 milyar dolar.

7- İSVİÇRE

İsviçre’de 2023’ün 4. çeyreğinde altın rezervi 1040 ton oldu. Dünyanın en büyük külçe altın rafineri ve transit merkezi olan İsviçre; Valcambi, PAMP, Argor-Heraeus ve Metalor gibi dünya çapında tanınmış birçok altın rafinerisine ev sahipliği yapıyor.

İsviçre, işlenmek ve yeniden ihraç edilmek üzere dünyanın dört bir yanındaki madenlerden külçe altın ithal ediyor. İsviçre’nin altın rezervinin toplam değeri ise 62,54 milyar dolar.

6- ÇİN

Dünyanın en büyük ekonomisi olan Çin’in altın rezervi 2023’ün 4. çeyreğinde 2 bin 235 ton oldu.

Genellikle ABD’nin başlıca jeopolitik rakibi olarak görülen Çin, en önemli altın alıcısı olarak görülüyor. Çin aynı zamanda dünyanın en büyük altın üreticisi konumunda.

Analistler, Çin’in altın rezerviyle ilgili bilgileri tam olarak açıklamadığını ve bunun da rezervlerinin gerçek büyüklüğü konusunda belirsizliklere yol açtığını tahmin ediyor. Çin’in altın rezervlerinin toplam değeri 149,38 milyar dolar değerinde.

5- RUSYA

Rusya’nın altın rezervi 2023 4. çeyreğinde 2 bin 333 ton seviyesindeydi.

Dünyanın ikinci büyük altın üreticisi olan Rusya, 2023 yılında toplam 324,7 ton üretim gerçekleştirdi. Rusya, uygulanan yaptırımlar nedeniyle altını satmakta zorluk yaşasa da ülkenin 2 bin 333 metrik tonluk önemli bir altın rezervi bulunuyor.

Rusya’nın altın rezervinin 155,88 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.

4- FRANSA

Fransa’nın altın rezervi 2023’ün 4. çeyreğinde 2 bin 437 ton seviyesinde.

Bu rezervler Fransa’nın ekonomik istikrarında ülkenin mali stratejisinin bir parçası olarak önemli bir rol oynuyor. Fransa’nın altın rezervlerinin değeri 162,85 milyar dolar seviyesinde.

3- İTALYA

İtalya’nın altın rezervi 2023’ün 4. çeyreğinde 2 bin 452 ton düzeyinde.

İtalya’da altın madenciliği faaliyetleri olmasına rağmen, yerli üretimdeki düşüş nedeniyle talebini karşılamak için öncelikli olarak altın ithalatına yöneldi. İtalya’nın altın rezervinin değeri ise 163,84 milyar dolar.

2- ALMANYA

Almanya’nın altın rezervi 2023’ün 4. çeyreğinde 3 bin 353 ton seviyesinde.

Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan Almanya’nın altın rezervi ABD’den yaklaşık yüzde 59 daha az.

Ülkede altın bulunmamasına rağmen Almanya büyük miktarlarda altın ithal ediyor. Almanya’nın toplam rezervlerinin yaklaşık yüzde 70’i altından oluşuyor.

24 Şubat 2024 itibarıyla Almanya’nın altın rezervinin değeri 224,03 milyar dolar.

1- ABD

ABD’nin altın rezervi 2023’ün 4. çeyreğinde 8 bin 133 metrik ton.

Bu rezervler, neredeyse Almanya, İtalya ve Fransa’nın toplam varlıklarıyla eş değer seviyede. Ülke aynı zamanda dünyanın beşinci büyük altın üreticisi. ABD’nin rezervinin değeri ise 543,50 milyar dolar seviyesinde.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/dunyada-en-cok-altin-rezervi-olan-ulkeler-hangileri/feed/ 0
DSİ’nin İliç yanıtına sert tepki: Gerçeğe aykırı https://www.foxhaber.com.tr/dsinin-ilic-yanitina-sert-tepki-gercege-aykiri/ https://www.foxhaber.com.tr/dsinin-ilic-yanitina-sert-tepki-gercege-aykiri/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:48:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4217 Erzincan’ın İliç ilçesinde 13 Şubat’ta Erzincan’ın Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen toprak kaymasında enkaz altında kalan 9 işçiyi arama çalışmaları ‘heyelan riski’ nedeniyle durdurulurken, bölgede inceleme ve soruşturmalar devam ediyor.

Anagold Madencilik şirketi, 2020 yılında madenin kapasitesini ikinci kez artırımında ÇED raporuna sunmak için Devlet Su İşleri (DSİ) 8’inci Bölge Müdürlüğü’nden görüş istendi.

DSİ 8’inci Bölge Müdürlüğü, ‘içme ve kullanma havzasında olmadığı’ cevabını verdi. TBB Çevre ve Kent Hukuk Komisyonu üyesi ve Tunceli Barosu Avukatı Barış Yıldırım, sahanın Fırat Nehri’nin yanı başında Munzur Havzası’na da yakınlığı olduğunu belirterek verilen görüşün hukuksuz olduğunu söyledi.

“PROJE SAHASININ BULUNDUĞU ALAN, MUNZUR DAĞLARI EKOSİSTEMİ İÇERİSİNDE”

Kararın gerçeği yansıtmadığını belirten avukat Barış Yıldırım, şöyle konuştu:

* “Erzincan ili İliç ilçesi Çöper köyü mevkisinde yürütülmekte bulunan altın madenciliği projesinin ikinci kapasite artırımına dair hazırlanan ÇED raporuna sunulan DSİ Genel Müdürlüğü 8’inci Bölge Müdürlüğü görüşünde, ilgili yazıda, ‘Erzincan ili Çöpler Köyü mevkisinde tarafınızca yapılması planlanan Çöpler Madeni, ikinci kapasite artışı ve lokasyon projesinin ÇED değerlendirme sürecinde olduğu belirtilmiş olup, bu kapsamda Su Yönetim Genel Müdürlüğü’nün talebi üzerine proje sahasının herhangi bir içme ve kullanma su havzasına kalıp kalmadığına görüşümüz istenmektedir.

* Kurumumuzda yapılan değerlendirmede ekle verilmiş olduğumuz proje sahasının herhangi bir içme, kullanma suyu havzasında olmadığı belirlenmiştir’ denilmiş. Şimdi proje sonrası Munzur Dağları Havzası’nda önemli doğa alanı, önemli bitki alanı da bu havuzda ve proje sahasının bulunduğu alan. Türkiye’nin en büyük su toplamı havzasına sahip birkaç yüz metre hemen alt kısmında kalıyor. Şimdi hal böyleyken orada bir içme kullanma suyu fazlasının bulunmadığını belirtmek gerçekten de takdire muhtaç bir durum.

* Proje havzası, Munzur Havzası ve Fırat Havzası içerisinde bulunmasına rağmen DSİ’yi, ilgili şube müdürlüğü yaptığı değerlendirmede, ‘Ekle belirtmiş olduğunuz proje sahasının herhangi bir içme ve kullanma suyu havzasında olmadığı belirlenmiştir’ şeklinde yanıt verilmiştir. Bu yanıt tabi gerçeğe aykırı.

* Proje sahasının bulunduğu alan, Munzur Dağları ekosistemi içerisinde ve doğanın önemli doğa alanı. Aynı zamanda önemli bir bitki alanı. Proje sahası Türkiye’nin en büyük su toplama havzasına sahip Fırat Nehri’nin ki bu nehir Türkiye’nin hidrolik potansiyelinin üçte birini barındırmaktadır. Buraya birkaç yüz metre mesafede hemen, göründüğü üzere çok yakın. Munzur Havzası projenin hemen doğusunda kalıyor.”

“AĞIR KİMYASALLAR HAVZAYA CİDDİ RİSKLER VERİYOR”

Maden projesinde kullanılan kimyasalların Munzur Havzası’na zarar verdiğini belirten Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

* “Şimdi Munzur Havzası’nın ekolojik önemini belirtelim, bu alanda yapılan araştırmalara 2 bin 250’nin üzerinde bitki türü içeriyor. Yine bu bitki türlerinin yaklaşık 5’te 1’i endemik. Bu bölge Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (BERN) hükümlerine de, koruma altında olan bir bölge. Bölgede BERN sözleşmesine ek iki listeye göre kesin koruma altında bulunan dağ keçi, ayı, kurt, vaşak, su samuru, hatta neslinin dünyada tükendiği sanılan Anadolu Parsı gibi türler de buluyor.

* Bölge Türkiye’nin en önemli ekosistem bölgesi aynı zamanda dünya üzerinde bir saha. Bu bakımdan dünya kültürel ve doğa mirasının korunmasına dair sözleşme hükümlerine göre dünya kültür mirası listesinde yer alması gereken bir sanat. Bu kadar önemli bir ekolojik saha, bu kadar önemli bir iş ve kullanmak suyu hatası maalesef bir kamu kurumu tarafından burada herhangi bir kullanma suyu fazlası yoktur şeklinde değerlendirilmiş. Bunun gerçekten de bilime de vicdanın ana ben aykırı olduğunu düşünüyoruz.

* Maalesef bu ÇED raporu sonrası yapılan kapasite artışı 13 Şubat’ta orada bir faciaya sebebiyet verdi. Orada bilim insanlarının da açıkça ifade ettiği üzere kapasitenin çok çok üzerinde bir liç yığını oluşturulmuş. Dünyada eşi benzeri olmayan bir liç yığınından bahsediliyor akademisyenler tarafından. Bu projenin derhal çevre kanunu otuzuncu maddesi anayasanın elli altıncı maddesi çerçevesinde durdurulması gerekiyor. Aksi halde orada kullanılan ağır kimyasallar gerçekten de bu havzaya ciddi riskler verecektir. Bunun altını üzerinde geçirmek isteriz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/dsinin-ilic-yanitina-sert-tepki-gercege-aykiri/feed/ 0
‘İliç’te parça parça alınan ÇED raporları hukuksuz’ https://www.foxhaber.com.tr/ilicte-parca-parca-alinan-ced-raporlari-hukuksuz/ https://www.foxhaber.com.tr/ilicte-parca-parca-alinan-ced-raporlari-hukuksuz/#respond Mon, 26 Feb 2024 21:54:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3947 Türkiye Barolar Birliği (TBB) Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu üyesi Avukat Barış Yıldırım, Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeni için verilen ‘Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) gerekli değildir’ kararı sonrası dava açtığını belirtti.

Yıldırım, şirketin hem dava öncesinde hem de sonrasında bütünsel ÇED raporu almadığını söyleyerek “Şirket, ruhsat sahalarını parça parça bölerek ÇED başvuruları yapmakta ve hukuka aykırı ÇED kararları almakta” dedi.

2016’DA İPTAL ETTİRDİ

Yıldırım, altın madeni ile ilgili yürütülen ve kendisinin dahil olduğu hukuki süreci anlatarak, ‘ÇED gerekli değildir’ raporunu açtığı davayla 2016’da iptal ettirdiğini söyledi.

Avukat Barış Yıldırım

Bölgede birçok HES projesini de iptal ettiren Yıldırım, Çöpler Altın Madeni’nin bulunduğu sahanın Munzur Havzası’nda olduğunu ve kimyasal maddelerle altın ayrıştırma işleminin devam etmesi ile bölgede yaban hayatı ve ekosistemin yok olacağını söyledi.

BÜTÜNSEL ÇED RAPORU ALINMADI

Yıldırım, şirketin bütünsel ÇED raporu almayarak parçalar halinde rapor aldığını belirterek, şöyle devam etti:

– Şirketin, ruhsat aldığı sahanın tümüne dönük bütün ÇED raporu alması gerekirken; ruhsat sahalarını parça parça bölerek ÇED başvuruları yapmakta ve hukuka aykırı ÇED kararları almakta.

– İşte tam da bu ‘ÇED gerekli değildir’ hukuksuzluğuna 2016 yılında itiraz ederek, yöre halkı adına dava açmış ve iptal kararı almıştık. Erzurum 1’inci İdare Mahkemesi, projeye dair verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararını iptal etti” dedi.

Yıldırım, şirketin hem dava öncesinde hem de sonrasında bütünsel ÇED raporu almadığını ifade ederek, bu durumun hukuksuz olduğunu söyledi.

HUKUKA AYKIRI OLDUĞUNU SÖYLEMİŞLERDİ

Yıldırım, şunları kaydetti:

– Projenin ikinci kapasite artışına ilişkin 2021’de verilen ÇED olumlu kararına karşı açılan iptal davasının 13 Nisan 2022 tarihinde proje mevkisinde keşfi icra edildi. Ben de Türkiye Barolar Birliği Kent ve Çevre Hukuku Komisyonu Üyesi sıfatıyla keşif ve gözlemci olarak katıldım.

– Oradaki hukuka aykırılıkları gerek TMMOB vekilinin yetkilendirmesiyle gerekse de gözlemci sıfatıyla aktarmıştık. Nihayetinde Türkiye Barolar Birliği, İliç Çöpler Altın Madenciliği projesine dair bir rapor hazırlayarak projenin hukuka aykırı olduğunu, Munzur ekosistemine zarar verdiğini ve projenin faaliyetlerinin durdurulması gerektiğini ifade etmişti.

– Nitekim 21 Haziran 2022’de altın madeninin bulunduğu sahada siyanür taşıyan borulardan biri patladı ve 20 tona yakın siyanürlü solüsyon toprağa aktı. 13 Şubat’a geldiğimizde de maalesef büyük bir facia yaşandı.”

BÖLGEDE 2 BİN 250 BİTKİ TÜRÜ VAR

Projedeki tüm faaliyetlerin durdurulması gerektiğini savunan Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:

– Projenin yürütüldüğü saha, Munzur Dağları havzasında önemli doğa alanı içerisinde ve yine önemli bitki alanı içerisinde. Proje sahasında bugüne kadar saptanmış 2 bin 250 bitki türü var. Yine proje sahasının içerisinde bulunduğumuz havza, Avrupa’nın yaban hayatı ve yaşam ortamlarını koruma sözleşmesi Bern Sözleşmesi hükümlerine göre; kesin koruma altında bulunan dağ keçisi, ayı, su samuru, başak ve hatta neslinin dünyada yok olduğu değerlendirilen Anadolu parsı gibi türleri barındırıyor.

– Yine bölge önemli kuş alanı olarak da değerlendirilebilecek bir bölge. Ülkemizin en büyük su toplama havzasına sahip nehri durumundaki Fırat Nehri havzasının da tam neredeyse merkezi.

Yıldırım, projede ısrar edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ifade etti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ilicte-parca-parca-alinan-ced-raporlari-hukuksuz/feed/ 0
Altının yarısını yabancılar üretiyor https://www.foxhaber.com.tr/altinin-yarisini-yabancilar-uretiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/altinin-yarisini-yabancilar-uretiyor/#respond Sun, 18 Feb 2024 21:06:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3569 Erzincan’ın İliç ilçesinde Anagold Madencilik tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni’nde yaşanan toprak kayması; ‘ülkemizin yer altı kaynaklarının yabancılar tarafından işletilmesi’, ‘çevresel felaketler’ ve iş güvenliği’ gibi sorunları gündeme taşıdı.

Kanadalı Anagold tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni sektör geneline bakıldığında yalnızca buzdağının görünen yüzü.

9 işçinin toprak altında kaldığı Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni, 2010 yılından bu yana Anagold Madencilik tarafından işletiliyor.

Anagold Madencilik’in büyük ortağı ABD merkezli SSR Mining. Denver merkezli şirket, Türkiye’deki Çöpler madeni dışında ABD, Kanada ve Arjantin’de de maden sahaları işletiyor.

Şirketin raporlarına göre, Çöpler Madeninden 2019’da 391 bin ons, 2023’te 221 bin ons altın üretildi. 2023’ün ortalama altın fiyatlarıyla bu üretim, 428,7 milyon dolarlık değere denk geliyor. Şirket, 2023’te toplam 707 bin onsluk altın üretiminin yüzde 31,3’ünü Erzincan’daki Çöpler madeninde üretti.

ANAGOLD TEK DEĞİL

Daha önce de siyanür sızıntısı iddiaları ile gündeme gelen şirket, Türkiye’nin yer altı kaynaklarını işleten ve altın madenciliği alanında faaliyet gösteren tek yabancı şirket değil.

Türkiye’de Kanadalılar başta olmak üzere pek çok yabancı şirket madencilik alanında faaliyet yürütüyor.

Bu madenlerde genellikle siyanür kullanılarak yürütülen altın üretim faaliyetleri, çevreyi tehdit ettiği gibi çalışan sağlığı açısından da büyük tehdit oluşturuyor.

YABANCI İSTİLASI

Türkiye’de son yıllarda madencilik faaliyetleri büyük bir hızda artarken Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre 2008-2023 arasındaki son 15 yılda ruhsat sayısı 386 bin.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin aktardığı bilgiye göre ise Türkiye’de 2004 yılında sadece 138 olan uluslararası maden şirketi sayısı bugün 773’e çıkmış durumda.

Yatırım Ofisi, Türkiye’nin madencilik sektöründeki şirketlere sunduğu avantajların “iş gücü, lojistik, sondaj maliyetleri, cazip devlet teşvikleri ve oldukça rekabetçi vergileri” de içerdiğini belirtiyor.

Madencilik sektöründe yüzlerce yabancı şirket faaliyet yürütürken altın madenciliğinde de Türkiye’de pek çok yabancı şirket faaliyet gösteriyor.

Türkiye’de altın madenciliği konusunda faaliyette bulunan şirketler arasında Fronteer Eurasia (Cayman Adaları), Ariana (ABD), Odyssey (Kanada), Stratex (ABD), Tüprag Madencilik (Kanada), Eldorado Gold (Kanada), Teck Cominco (Kanada), Galata Madencilik (İngiltere), Doğu Truva Madencilik (Cayman Adaları), Kuzey Truva Madencilik (Cayman Adaları) gibi şirketler bulunuyor.

Bunların bir kısmı altın arama faaliyeti yürütürken kimileri Türk ortaklarla iş yapıyor.

ALTININ YARISI YABANCILARDA

Altın Madencileri Derneği’nin Ocak 2023’te yayınladığı bir rapora göre ise Türkiye’de altın üretiminde yabancı şirketlerin payı yüzde 50 seviyesinde.

Altın Madenciliği Derneği verilerine göre, Türkiye’de 19 adet altın madeni bulunuyor. Bu şirketlerden Tüprag, Anagold, Stratex, Öksüt Madencilik ve Lidya Madencilik yabancılara ait şirketler olarak öne çıkıyor.

Maden arama faaliyetlerinin tamamı madenciliğe dönüşmüyor. Madencilik yatırımı yapyaya değecek bir rezerv bulunamadığı takdirde arama ruhsatı alan alan şirketler madene başlamıyor. Ancak arama faaliyeti de doğaya oldukça ciddi zararlar verebiliyor.

DEVLET HAKKI ÇOK DÜŞÜK SEVİYEDE

Enerji Bakanlığı’nın aktardığı bilgiye göre, ülkemizde altın üretimi ilk olarak Cumhuriyet döneminde resmi olarak 2001 yılında İzmir-Bergama’da Ovacık altın madeninde başladı.

Başlangıçta 1,4 ton/yıl olan altın üretimi, yeni işletmeye alınan altın madenleri ile 2022 yılında 31 ton olarak gerçekleşti.

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, Türkiye’de 2023 yılında toplamda 36,5 ton altın üretildi. 2018’de bu rakam 27,1 ton, 2019’da 38 ton, 2020’de 42 ton, 2021’de 39,5 ton seviyesinde gerçekleşmişti.

Madencilik faaliyeti yapan şirketler ise yeraltı madenlerinden elde ettiği kazançlardan ‘Devlet Hakkı’ ödüyor. Önceki Enerji Bakanı Fatih Dönmez’in verdiği bilgilere göre, önceki 3 yılda yaklaşık 120 ton altın üretilldi ancak 2018-2022 arasında sadece 2,5 milyar TL devlet hakkı tahsil edildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/altinin-yarisini-yabancilar-uretiyor/feed/ 0
Maden bizim, çıkaran da ölen de, hesap veren de biziz, kazanan yabancı! https://www.foxhaber.com.tr/maden-bizim-cikaran-da-olen-de-hesap-veren-de-biziz-kazanan-yabanci/ https://www.foxhaber.com.tr/maden-bizim-cikaran-da-olen-de-hesap-veren-de-biziz-kazanan-yabanci/#respond Sat, 17 Feb 2024 21:24:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3515 2000 yılında kurulan Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş., 22 Aralık 2010’da Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni’nde altın üretimine başladı. Madeni işleten Anagold Madencilik’in yüzde 80’i Kanadalı SSR Mining, yüzde 20’si ise Çalık Grubu’na ait. Çalışanların tamamı Türk olan işletme daha önce de siyanür sızıntısıyla gündeme geldi, ruhsatı iptal edilmedi tersine altın aranan alan genişletildi.

BİZE KALAN ÖLÜM OLDU

Çevrecilerin, İliçlilerin, siyasilerin, madencilerin ‘Geliyor’ dediği facia 13 Şubat’ta geldi. Toprak altında 9 canımız kaldı. Facia ile ilgili gözaltına alınan 9 şüpheliden 8’si Türk, 1’i İngiliz vatandaşı. SSR Mining, siyanürle çıkardığı altından 2020-2023 yılları arasında yaklaşık 1.5 milyar dolar gelir ve 334.6 milyon dolar kar elde etti. Kısaca maden bizim, çıkaran da ölen de hesap veren de biziz, kazanan yabancı!

Toprak altındaki bir işçinin yakınının söylediği gibi “Bizlere kalan şey ölüm, onlara kalan altın oldu…”

AİLELER UMUDUNU KESTİ:


Orada yaşayan biri yok birbirimizi kandırmayalım

ÇÖPLER Maden Sahası’nda çıkarılıp istiflenen 10 milyon metreküp (Toprağın türüne ve nem oranına göre yaklaşık 16-18 milyon ton) toprağın vadiye akması sonucu yaşanan faciada 4’üncü güne girildi. Toprak altında kalan 9 işçiye henüz ulaşılamazken ailelerin umudu da zaman geçtikçe azalıyor, Bazı ailelerin ‘Orada yaşayan biri yok, birbirimizi kandırmayalım’ diyerek feryat ettiği görülüyor. AFAD, JAK, TSK, Emniyet Genel Müdürlüğü, madenciler ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan yaklaşık 1000 kişi alanda görev yapıyor. Çalışmalarda 5 dron, 2 kimyasal biyolojik ve nükleer araç, 5 metale duyarlı radar cihazı ve 5 kurtarma köpeği de kullanılıyor. Çalışma yapılan alanda ayrıca zaman zaman sis etkili olduğu da görüldü. Bölgede ayrıca gece saatlerinde de yağmur etkili oldu. Kayan toprağın yağmur nedeniyle sıvılaşması da ekiplerin alandaki çalışmasını zorlaştırıyor.

Anagold tedbir almadı, bol bol reklam yaptı


İliç’teki facia ile gündeme gelen Anagold Madencilik, maden sahasında tedbir almak yerine “Kurumsal sosyal sorumluluk projeleri” adı altında reklama önem verdi.

■ Anagold desteği ile Erzincan Organize Sanayi Bölgesi’nde anaokulu ve kreş yapıldı.

■ Erzincanspor, Anagold ile protokol imzaladı. 9 milyon TL karşılığında adını ‘Anagold 24 Erzincanspor’ olarak değiştirdi.

■ 14 arıcılık, 5 tarım, 12 hayvancılık, 2 sosyal gelişim, 4 küçük işletme gelişimi projesine 4.2 milyon TL destek verildi.

■ Ramazan ayında iftar programı düzenlendi, belediye ve kaymakamlığa araç hediye edildi.

■ 4-6 yaş Kur’an Kursu çocukları için etkinlik düzenledi. TRT’deki Rafadan Tayfa ekibini de ilçeye getirip çocuklarla buluşturdu. Tarık IŞIK/ANKARA

Toprağı kaldırmak için 400 bin kamyon gerekli


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, maden faciasının yaşandığı İliç’te yaptığı açıklamada çökme sonrasında bölgedeki toprağın tamamının kaldırılması için en az 400 bin kamyona ihtiyaç olduğunu söyledi. Bayraktar, “Buradaki şirketin yönetim düzeyi içerisinde bir zafiyet içerisinde olduğunu görüyoruz. Bu tesisin izinleri ile alakalı süreçlerde herhangi bir sıkıntı yok. Ama uygulama noktasında ilgili bakanlıklar soruşturmayı yürütüyor. Hiçbir şeyin üstünün örtülmeyeceğini söyleyebiliriz” dedi. (DHA)

Yeni İliçler olmasın

ERZINCAN İliç’teki altın madeninde yaşananlar, diğer altın madenlerinin taşıdığı risklerini de gündeme getirdi. Birçok madende benzer görüntüler var.

Sivas’ta Çetinkaya demir madeni ve Bakırtepe Altın İşletmesi’nin olduğu Kangal maden bölgesinde fazla toprak yığılmadan kaynaklı yarıklar oluştu. SÖZCÜ TV’ye konuşan Pınargözü Köyü Eski Muhtarı Hüsnü Engin, madenin yarattığı tahribatı ve olası tehlikeyi şöyle anlattı: “İlk önce bize zararı suyumuz gitti. Üç köye su veren kaynak kurudu. Bir damla su yok. Aynı yörede heyelan başladı. İliç’tekinin bir benzeri de bizde oluyor şu anda. Hala yaşanmakta. Haddinden fazla toprak yığdıkları için tarlalarda 3-4 metrelik yarıklar var. Kullanılamıyor. Burası köye 200 metre mesafede.”

ZEHİR BIRAKIP GİDECEKLER

Engin, madene izin verenlere isyan etti: “Bu ülkenin tüm kaynaklarını sömürüp her şeyi elinden alıp buraya zehir bırakarak gidecekler.”

Bakırtepe Altın İşletmesi’nde bir işçi, ÇED toplantısında siyanürün taştığını itiraf etti. İşletme müdürünün de olduğu ÇED toplantısında konuşan işçi “Parayı verselerdi susacaktım. Bu bir gerçek. 2020 yılında liçe siyanür verdiler, onu havuza akıttılar. Yığılı toprak taştı ve siyanür toprakla birleşti. Hepsi kanıtlı videosu da var” dedi.

Altıntepe Madencilik, Yukarıbahçeler mevkiinde yaklaşık 25 hektar alanda siyanürle altın madeni
işletiyor.

SUDA KİRLİLİK TESPİT EDİLDİ

Riskli madenlerden bir diğeri de Ordu Fatsa’da. Altıntepe Madencilik, siyanürle altın aramayı sürdürüyor. Projenin ÇED raporu Çevre Bakanlığı tarafından iptal edildi. Ruhsatı da yok. Fakat madende buna rağmen faaliyetler devam ediyor. CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, “Şu anda yeni bir ÇED’i yok. Ruhsatı da tekrar almak istedi, mahkeme tarafından iptal edildi. Ruhsatsız ve ÇED’siz şekilde beklemekte” dedi. Adıgüzel, madenin yakınındaki Elekçi Irmağı’na ağır metallerin döküldüğünü söyledi ve bağımsız kuruluş tarafından tetkiklerle bunu kanıtladıklarını belirterek şunları söyledi: “Buranın kapatılması için daha ne yapalım? Burada fay hattı var, yağmurlu bir bölge. Yarın olası bir deprem ve selde buradaki liç havuzunun patlama olasılığı çok yüksek.”

Bir diğer riskli maden Kastamonu Hanönü’nde. SÖZCÜ TV’ye konuşan köylüler Gökırmak Bakır Madeni bölgesindeki barajda kayma olduğunu söyledi. Ortaya çıkan görüntülerde barajdaki kaymayı önlemek için fore kazıkları çakıldığı ortaya çıktı. Çanakkale de bir maden ‘cenneti’. Kazdağları’ndan Bayramiç’e onlarca maden çevreyi tehdit ediyor. Çevreciler ve köylüler, davalarda iptal kararları alınsa da tüm madenlerde faaliyetin devam ettiğinden yakınıyor. ■ Fırat FISTIK


Aynı faciayı Fatsa’da yaşamak istemiyoruz

Fatsa’da Altıntepe Madencilik tarafından işletilen maden sahası önünde açıklama yapan CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, şunları söyledi:

■ Burada da siyanürle altın madeni işletiliyor ve daha da fazla alanın kullanılması için ÇED raporu alınmaya çalışılıyor. Burada geçmiş dönemlerde de eylem yaptık bütün arkadaşlarımızla. Buranın nasıl bir tehdit oluşturduğunu söyledik ama kulak tıkadılar.

■ Buradaki siyanür havuzu patladığı anda Elekçi Deresi’ne karışır ve Fatsa’yı değil, belki bütün Karadeniz’i tehdit eder hale gelebilir. Bir an önce buranın kapatılması ve bu tehdidin ortadan kaldırılması için yetkilileri bugünden uyarıyoruz. Şimdiden tedbirinizi alın. İliç’te yaşanmış bir felaketi burada yaşamak istemiyoruz. (ANKA)

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/maden-bizim-cikaran-da-olen-de-hesap-veren-de-biziz-kazanan-yabanci/feed/ 0
CHP’li vekil dikkat çekti: Burada da siyanürlü havuz var https://www.foxhaber.com.tr/chpli-vekil-dikkat-cekti-burada-da-siyanurlu-havuz-var/ https://www.foxhaber.com.tr/chpli-vekil-dikkat-cekti-burada-da-siyanurlu-havuz-var/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:18:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3432 CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeninde siyanürlü liç kayması sonucu meydana gelen kazanın benzerinin Fatsa’daki altın madeninde de yaşanabileceğini belirtti.

“İKTİDARIN GÖZÜNÜ RANT BÜRÜMÜŞ”

Maden sahası önünde açıklama yapan Torun, mevcut alanın genişletilmesi için ÇED raporu alınmaya çalışıldığına tepki göstererek şunları söyledi:

* “İliç’te gerçekten bir çevre katliamı, bir facia yaşandı. 9 canımızla ilgili şu anda herhangi bir haber alınamıyor. Ama saatler ilerledikçe umutlarımız da tükeniyor. Bu konuyla ilgili geçmişte Meclis’te değerlendirmeler, bu konuyla ilgili raporlar ortaya konuldu arkadaşlar. İliç faciası dün oldu ama gelişiyle ilgili her türlü eleştiri, rapor, o bölge ilgili ortaya çıkmış tehditler ifade edildi. Ama bu iktidar, gözünü rant bürümüş bu iktidar, bütün raporlara kulaklarını tıkadı, orayla ilgili bütün ortaya koyulan endişeleri duymazdan geldi.

* Bakın 2021 yılında milletvekillerimiz Meclis’te bunu konuştu. Birçok milletvekilimiz o bölgeyle ilgili raporlar sundu. Çevre ve Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız o günlerde heyetle gitti, bölgede oluşabilecek bir olumsuzluğu dile getirdi. Ama bu kartellerle, ülke dışındaki bu doğayı katleden bu firmalarla ortaklaşanlar bundan sorumludur.

“BURANIN NASIL BİR TEHDİT OLUŞTURDUĞUNU SÖYLEDİK AMA KULAK TIKADILAR”

* Şimdi taziye dileyerek veyahut da ölenlerimize rahmet dileyerek bu işin altından kalkamazlar. Şimdi bir başka tehditle karşı karşıyayız. Hemen arkamda, daha ileriye gidemediğimiz için buradan çekim yapılıyor şu anda. Burası için de yarın aynı tehdit söz konusu olabilir çünkü burada da siyanürlü havuz var, burada da siyanürle altın madeni işletiliyor ve şu anda da büyümesi için de ÇED raporu alınmaya çalışılıyor. Daha da fazla alanın kullanılması için ÇED raporu alınmaya çalışılıyor. Burada geçmiş dönemlerde de eylem yaptık bütün arkadaşlarımızla. Buranın nasıl bir tehdit oluşturduğunu söyledik ama kulak tıkadılar.

* Oradaki havuz patladığı anda Elekçi Deresi’ne karışır ve bütün Fatsa’yı değil, belki Karadeniz’i bile tehdit eder hale gelebilir. Yetkilileri uyarıyoruz. Burayla ilgili tedbir almaya davet ediyoruz. Yarın felaket olduktan sonra ahlamanın, vahlamanın alemi yok. Taziye dilemenin, geçmiş olsun demenin bir alemi yok. Şimdiden tedbirlerinizi alın. Gerçekten işletme amacı da uygun yapılıyor mu? Burada ciddi bir tehdit var. Bu anlamda bir an önce buranın kapatılması ve bu tehdidin ortadan kaldırılması için yetkilileri bugünden uyarıyoruz. İliç’te yaşanmış bir felaketi burada yaşamak istemiyoruz.

“ÇED RAPORUNUN OLUŞMASI İÇİN ONAY VERMİŞ MİDİR?”

* Burası ruhsatlandırılırken kim buraya rapor vermiştir? Hangi yerel ve merkezi idare buna göz yummuştur veya ortak olmuştur? Bugün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olan Murat Kurum, o gün bakanlık koltuğunda otururken buraların büyümesi için, ÇED raporunun oluşması için onay vermiş midir? Buralarla ilgili kararların altında imzası var mıdır? Bunu da göstersinler. Sorumluları da bulsunlar.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chpli-vekil-dikkat-cekti-burada-da-siyanurlu-havuz-var/feed/ 0
Gökhan Günaydın: Kapasite artırımlarının sonrasında orada o felaket meydana gelmiştir https://www.foxhaber.com.tr/gokhan-gunaydin-kapasite-artirimlarinin-sonrasinda-orada-o-felaket-meydana-gelmistir/ https://www.foxhaber.com.tr/gokhan-gunaydin-kapasite-artirimlarinin-sonrasinda-orada-o-felaket-meydana-gelmistir/#respond Thu, 15 Feb 2024 09:06:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3414 CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, bugün TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Günaydın, şunları söyledi:

* “Erzincan’da, İliç’te Anagold firması tarafından işletilen altın madeninde meydana gelen maden kazasından daha çok aslında bir madencilik cinayeti sonrasında, 9 işçi kardeşimin liç yığınları altında kalmasından çok büyük üzüntü duyuyoruz. Bütün ümidimiz onlarladır ki bir an evvel kendilerine ulaşılsın ve yine diliyoruz ki nefes alırken ve sağlıkla yaşama döndürülsünler, ailelerine, evlerine dönebilsinler. Bu facia, çok yönlü bir araştırmayı gerektiriyor. Çünkü göz göre göre gelen, tüm ikazlara rağmen, bu ikazlara aldırmaksızın yapılan faaliyetler sonrasında tablo bu noktaya geldi.

* Daha ilginç olan bir şey var ki TBMM’de bugün 2/1959 sayılı, madenciliği daha da liberalize eden, kamu yararından uzaklaştıran, çok daha fazla şirket karına odaklatan bir düzenleme TBMM gündemine gelecekti. Ancak bugün itibarıyla bunun görüşmelerini geri çektiler ve başlamamaya karar verdiler. Bugün Sağlık Bakanlı ile ilgili bir teklif görüşülecek. Çarşamba-perşembe görüşülecek, haftaya bu gelecek mi?

“LİBERAL DÜZENLEMEYİ BİR KERE DAHA GETİRMEYİ DENEYECEKLER”

* Yapacaklarını söyleyeceğim: Kamuoyunun hissiyatı, duyarlılığı azalınca madencilikle ilgili bu liberal düzenlemeyi bir kere daha getirmeyi deneyecekler. O halde soruyu şöyle soralım mı? Mesele duyarlılığın arttığı zamanlarda dikkatli olma meselesi midir yoksa Türkiye’nin taşını, toprağını, ekosistemini, doğasını, insanını, işçisini koruma meselesi midir? Ben iktidarı bu alanda duyarlı olmaya çağırıyorum.

“SİYANÜRLE ALTIN MADENCİLİĞİ FAALİYETLERİNE SON VERDİLER”

* İliç’te meydana gelen altın madeni faciası neyle yapılan bir madencilikti? Siyanürle yapılan bir madencilikti. Bugün bize anlatabilirler, dünyanın her tarafında böyle yapılıyor. 20 yıl evvel bu böyleydi ama 2000 yılında Romanya’da meydana gelen bir siyanürün Tuna Nehri’ne karışması sonrasında neredeyse Sırbistan’ın, Macaristan’ın tatlı su kaynakları yok edildi. Yüzlerce ton su balığı yaşamını yitirdi ve bu, büyük bir çevre felaketine yol açtı. Bunun sonrasında 2000 yılında Çek Cumhuriyeti, 2002’de Almanya, 2009’da Macaristan siyanürle altın madenciliği faaliyetlerine son verdiler. 2010 yılından itibaren de AB, siyanürle altın madenciliğinin AB topraklarında yapılmamasına yönelik bir tavsiye kararı aldı ve yayınladı.

“TÜRKİYE’DE ÇED RAPORU DEMEK, ÇED FİRMASI SAHİPLERİNİ ZENGİN ETME DEMEK”

* Bizde değişen bir şey oldu mu? Olmadı. 2010 yılından beri bu maden faaliyetlerine devam ediyor. Bir Kanadalı firma ve onun yerli ortağı var. Anagold. 2010 yılından sonra kapasite genişlemesine yönelik talepleri oldu mu? 2014 ve 2021 yılında iki kez kapasite artırımı söz konusu oldu. Bu kapasite artırımları sonucunda, 687 hektarlık alanda yapılan altın madenciliği, bin 746 hektara yükseltildi. Bununla ilgili ÇED raporları var mı?

* Türkiye’de ÇED raporu demek, ÇED firması sahiplerini zengin etme demek. Çünkü Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilen ÇED raporlarının yüzde 99’u olumlu raporlar. Yani adeta dosyayı tamamlamak için kamu kaynaklarından ÇED firması sahipleri zengin ediliyor. Burayla ilgili verilen ÇED raporunda ne denmiş? ‘Toprak kayması riski genellikle kayalıkların çok çatlak olduğu, sıvılaşmaya hazır yüzeysel topraklar, killerin bulunduğu yerlerde daha yüksektir. Oysa çalışma alanı düşük miktarda yağış aldığından ve yüzeyde bitki örtüsü az masif kireç taşı ve mermer kütleleri bulunduğundan heyelan potansiyeli taşımamaktadır.’

“BU İŞTE BİR SORUMLULUĞU VAR MIDIR, YOK MUDUR”

* ÇED raporu diyor ki ‘TMMOB ve bazı çevreler buralarda toprak kayması olabilir. Liç yığınları kayabilir. Buradan siyanürler yeraltı sularına ve Fırat Nehri’ne karışabilir’ diyorsa da ‘Biz orada gözlem yaptık. Yağışlar azdır. Ayrıca bitki örtüsü de vardır. Dolayısıyla orada bir heyelan olmaz’ diyor. Oldu mu bir heyelan. Evet. Toplam 300 dekardan fazla alana 10 milyondan fazla metreküp liç yığını yığıldı. O halde bu ÇED raporunu yazan firmanın, o firmada bu rapora imza atanların bu işte bir sorumluluğu var mıdır, yok mudur? Yoksa bu rapordan aldıkları ve ceplerine koydukları paralar yanlarına kalmaya devam edecek midir? İlk sorum bu.

“9 İŞÇİ KARDEŞİMİZİN HESABINI MURAT KURUM VERMEYİ DÜŞÜNMEKTE Mİ?”

* TMMOB, bu raporların tamamının doğru, bilimsel olmadığını, bölgenin son derece tehlikeli olduğunu açıklamasına rağmen bu ÇED raporunu veren Murat Kurum, şu anda neden Erzincan İliç’te değil de İstanbul’da siyasi faaliyetlerine devam edebilmektedir? Bu rahatlığının sebebi nedir? Çünkü bu kapasite artırımlarının sonrasında orada o felaket meydana gelmiştir. 9 işçi kardeşimizin hesabını Murat Kurum vermeyi düşünmekte midir acaba? Bundan dolayı acaba uykusu kaçmakta mıdır?

“RANTA KURBAN EDİLDİĞİ BİR MEMLEKETİN EVLATLARIYIZ”

* Binali Yıldırım diyor ki ‘Bunlar birkaç kepçeyle alınabilecek şeyler değildir.’ Biz de biliyoruz, doğru. 10 milyon metreküp. Sonra, ‘Fırat’a gitmekte olan Sabırlı Deresi ile Fırat arasına menfez koyduk. Bir su karışması mümkün değildir.’ Membran koymuşlar. Membranlar bunları önleyecekmiş. Fırat’ın önüne menfez koydunuz. Peki 10 milyon metreküp liçli, siyanürlü topraktan sızan siyanürün toprak altı su kaynaklarına erişebilmesini nasıl engellemeyi düşünüyorsunuz? Eğer burada bu kapasite artırımları verilmeseydi orada 300 metreyi bulan dev gibi yığınlar yığılır mıydı ve onlar bir toprak kütlesi halinde değil de adeta bir sel gibi vadiye böyle akabilir miydi? Türkiye’nin doğasıyla, insanıyla hiç edildiği, ranta kurban edildiği bir memleketin evlatlarıyız.

“TÜRKİYE’NİN ALTINI DİĞERLERİ TARAFINDAN PAYLAŞILIYOR”

* AKP, altın madenciliği faaliyetiyle övünüyor. 2020’de 41 ton altın çıkartıldı. Şimdi de 30 tonlar civarında bir uygulamayla gidiliyor. Bu altın madenciliğinin bu memlekete bir kuruş faydası var mıdır? Benim memleketime gelecekler. Karadeniz’den Kaz Dağları’na, Erzincan’ın İliç’ine Bergama’sına, Uşak’ına kadar, Türkiye’nin her tarafını siyanürle liçleyecekler. Çıkartılan altının yüzde 98-99’unu götürecekler. Siyanürü, liçi ve doğa felaketi bize kalacak.

* Burada büyük bir rant ortaklığı vardır. Yabancı firmalar ve siyasetin durumuna göre onlara eşlik eden, geçen dönemin FETÖ’cü firmaları, bu dönemde onların yerine gelen iktidarın yandaşı firmalar, o yabancıların Türkiye’deki halkla ilişkiler faaliyetlerini, bürokrasideki izinlerini, siyasetle ilişkilerini düzenliyorlar. Rant hep beraber bölüşülüyor. Türkiye’nin altını diğerleri tarafından paylaşılıyor. Bize de bunun doğa felaketini çekmek kalıyor.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gokhan-gunaydin-kapasite-artirimlarinin-sonrasinda-orada-o-felaket-meydana-gelmistir/feed/ 0
Dünya maden faciasını böyle gördü: İşçiler siyanürlü heyelan tarafından yutuldu https://www.foxhaber.com.tr/dunya-maden-faciasini-boyle-gordu-isciler-siyanurlu-heyelan-tarafindan-yutuldu/ https://www.foxhaber.com.tr/dunya-maden-faciasini-boyle-gordu-isciler-siyanurlu-heyelan-tarafindan-yutuldu/#respond Wed, 14 Feb 2024 09:15:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3355 Erzincan’ın İliç ilçesinde, Anagold Madencilik şirketi tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni’nde yaşanan toprak kayması Türkiye’yi yasa boğarken uluslararası kamuoyunda da gündem oldu…

İşçiler için arama-kurtarma çalışmaları devam ederken İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da toprak altında kalan işçilere ulaşılamadığını söyledi.

9 işçiye ulaşılamazken olayla ilgili soruşturmanın başlatıldığı da kaydedildi.

Yaşanan felaket uluslararası kamuoyunda da gündem oldu. Birçok medya kuruluşu felaketi okurlarına aktardı.

THE GUARDIAN: MADENCİLER YUTULDU

İngiliz The Guardian gazetesi, Erzincan’da yaşanan olayı okurlarına kapsamlı bir şekilde aktardı. Gazete, “Kayıp Türk madenciler siyanürlü heyelan tarafından yutuldu. Yüzlerce arama-kurtarma ekibi ülkenin doğusunda yaşanan felakette 9 adamı arıyor” ifadelerine yer verdi.

Gazete, “Uzmanlar ve yerel yetkililer, cevherden altın çıkarmak için kullanılan oldukça zehirli bir kimyasal bileşik olan siyanürün toprakta bulunması nedeniyle arama çalışmalarının karmaşıklaştığını söyledi” ifadelerine yer verdi. İngiliz medyası ayrıca bölgenin Türkiye’den Suriye ve Irak’a uzanan Fırat’ın önemli bir kolu olan Karasu Nehri’nin kuzey kıyısında yer aldığını hatırlattı. The Guardian’daki haberde, “Çevre aktivistleri ve yerel yetkililer 2022 yılında meydana gelen siyanür sızıntısının ardından açık ocak madenini kapatmaya çalışmışlardı” denildi.

The Guardian, Türkiye’de son yıllarda birçok maden kazası yaşandığına da dikkat çekti.

REUTERS: HİSSESİ ÇAKILDI

İngiliz haber ajansı Reuters da olayı abonelerine ve okurlarına kapsamlı bir şekilde duyurdu. Ajans, “Altın madencisi SSR Mining SSRM.TO Salı günü, en az dokuz madencinin kaybolmasına ve Kanada, Toronto’da işlem gören hisselerinde %50’den fazla düşüşe neden olan toprak kaymasının ardından Türkiye’nin doğusundaki bir madende üretimi askıya aldı” ifadelerine yer verdi.

Haberde, “Maden geçen yılın üçüncü çeyreğinde 56.768 ons altın üretti ve SSR’nin 2010 yılından bu yana faaliyet gösteren en büyük ikinci altın madeni. Hisselerdeki düşüş şirketin piyasa değerinden yaklaşık 1,4 milyar C$ (1,03 milyar $) sildi. SSR, Türkiye ofisinden yapılan yorum talebine hemen yanıt vermedi” denildi.

Reuters ayrıca güvenlik kamerası görüntülerinin de endişe yarattığına dikkat çekti.

AFP: DAHA ÖNCE KAPATILMIŞTI

Fransız haber ajansı AFP de yüzlerce arama-kurtarma ekibinin bölgeyi aradığını ve 9 işçi için çalıştığını aktarırken, “Olay yerinden gelen görüntüler heyelanın bir vadiyi süpürdüğünü ve bazı işçilerin araçla seyahat ettiği bir yola çarptığını gösteriyor” ifadelerine yer verdi.

Ajans ayrıca daha önce madenin kapatıldığını ve daha sonra tekrar açıldığını da hatırlattı.

ASSOCIATED PRESS: HER ŞEYİ YUTTU

ABD’nin önde gelen haber ajanslarından Associated Press de gelişmeleri anbean aktardı…

Haberde, “Yetkililer, Salı günü Türkiye’nin doğusundaki bir altın madeninde meydana gelen heyelanda en az dokuz işçinin yer altında mahsur kaldığını söyledi. Çöpler madenindeki heyelan, Türkiye’nin dağlık Erzincan ilindeki İliç kasabası yakınlarında saat 14:30’da meydana geldi. Yakındaki bir işçi tarafından çekildiği anlaşılan görüntülerde büyük bir toprak dalgasının bir dereden aşağıya doğru aktığı ve önüne çıkan her şeyi yuttuğu görülüyor” ifadeleri kullanıldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/dunya-maden-faciasini-boyle-gordu-isciler-siyanurlu-heyelan-tarafindan-yutuldu/feed/ 0
Bursa’da ‘yavru’ vurgunu: Milyonlarca lirayı buhar etmişti… Lüks araç ve evlere el konuldu! https://www.foxhaber.com.tr/bursada-yavru-vurgunu-milyonlarca-lirayi-buhar-etmisti-luks-arac-ve-evlere-el-konuldu/ https://www.foxhaber.com.tr/bursada-yavru-vurgunu-milyonlarca-lirayi-buhar-etmisti-luks-arac-ve-evlere-el-konuldu/#respond Sat, 06 Jan 2024 09:09:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1948 Bursa’nın Orhangazi ilçesinde 80 yıldır sarrafiye sektöründe faaliyet gösteren firmanın 3’üncü nesil işletmecisi Ahmet Ö., ‘yavru’ adını verdiği sistemle yakın çevresinden emanete bırakmaları şartıyla, piyasa değerinin altındaki fiyata Cumhuriyet altını sattı.

İddiaya göre, sisteme dahil olan kişilere, 1 ay sonra taahhüt edilen oran sayısında altın, kar olarak verdi.

Bir süre sonra kar amaçlı emanete altın bırakanların sayısı arttı.Sistem büyüyünce, katılımcılara, altın üzerinden komisyon verilmesine dönüştü. Sisteme katılan kişilere yüzde 4 ile 30 arasında komisyon verildi.

‘Yavru’ adlı sistemde, parasıyla gelen kişilere piyasa fiyatından daha uygun fiyatla altın satılıp, 1 ay sonra taahhüt edilen oran sayısında altın, kar olarak verilmeye başlandı.

MAĞDURLARDAN SAVCILIĞA ŞİKAYET

Kuyumcu Ahmet Ö., taahhüt ettiği altınları ya da altınlar değerinde parayı, sahiplerine zamanında teslim etmekte zorlandı. Endişe yaşayan iştirakçiler, birbirlerinden habersiz, sistemden paralarını çıkarmak istedi. Ancak altın ya da paraların iadesi konusunda sorunlar yaşandı. Kuyumcunun kapalı olması endişeleri artırdı.

Sistemde altınları olanlar, bilgi almak için aradıklarında Ahmet Ö.’ye ulaşamazken, kuyumcunun iş yerini boşaltıp kaçtığı bilgisi kulaktan kulağa yayıldı. Kuyumcunun kaçtığını öğrenen mağdurlar ardı ardına savcılığa şikayette bulundu.

SAVCILIKTAN ARAMA KARARI

Kuyumcu Ahmet Ö. hakkında yapılan çok sayıda şikayet üzerine, Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Mustafa Kemalpaşa Caddesi’nde kuyumcunun yer aldığı bölge, emniyet şeridiyle kapatıldı.

Savcılık izniyle kuyumcunun kapısının açılması için itfaiye ve çilingirle çalışma yapıldı ancak kapalı olan kepenkler açılamadı.

ÖZEL EKİP 4 SAATTE YAKALADI

Katılımcılardan toplanılan para miktarının 500 milyon liradan fazla olduğu iddia edilirken, dolandırıcılık şikayetleri üzerine Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ve Orhangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü personelinden özel ekip oluşturuldu.

Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen, koordineli soruşturmayla ekipler tüm detayları en ince ayrıntısına kadar inceledi.

Titiz çalışma sonrasında özel ekip, kuyumcu Ahmet Ö. ve evinde saklandığı arkadaşı R.E.’yi, 4 saatlik takibin ardından İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde yakaladı. Polisin eş zamanlı operasyonunda, Ahmet Ö.’nün ortağı A.F.Ş. ile babası S.Ö., kendisini İstanbul’a otomobiliyle götüren H.Ş. ve kuyumcuda çalışan S.İ. gözaltına alındı.

BAVULLA KAÇIRILDIĞI İDDİA EDİLEN ALTINLAR BULUNAMADI

Ahmet Ö.’nün İstanbul’da saklandığı evde arama yapan ekipler, 60 bin lira ele geçirirken, Ahmet Ö.’nün üzerinden ise para çıkmadı.

Ekiplerin aramasında, Orhangazi’den İstanbul’a bavulla kaçırıldığı iddia edilen altınlar da bulunamadı. Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri tarafından Bursa’ya getirilen Ahmet Ö., kendisini görüntüleyen basın mensuplarına, hakkındaki iddiaları kabul etmediğini belirtti.

MAĞDUR SAYISI 82’YE YÜKSELDİ

Bursa Emniyet Müdürlüğü’nde sorgusu süren Ahmet Ö. ve babası S.Ö.’nün de aralarında olduğu 6 şüpheli bugün adliyeye çıkartıldı. Ahmet Ö.’nün polise verdiği ifadesinde, ‘Üç sene önce nakit darlığından dolayı yüksek faizle borç aldım. İşleri çevirmek için başka kişilerden de altın ve para aldım. İşlerim zora girdi. Ödeme yapamaz duruma geldim. İşin içinden çıkamayınca dükkanı kapatıp İstanbul’a gittim. Suçumu kabul ediyorum. Pişmanım” dediği öğrenildi.

Bu arada Ahmet Ö., babası ve ortağının lüks ev, araç ve arsalardan oluşan tüm mal varlığına el koyulurken, kendisinden şikayetçi olanların sayısının ise 82’ye yükseldiği ve bu sayının arttığı belirtildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bursada-yavru-vurgunu-milyonlarca-lirayi-buhar-etmisti-luks-arac-ve-evlere-el-konuldu/feed/ 0
500 milyon TL ile böyle kaçmış https://www.foxhaber.com.tr/500-milyon-tl-ile-boyle-kacmis/ https://www.foxhaber.com.tr/500-milyon-tl-ile-boyle-kacmis/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:39:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1890 Orhangazi ilçesinde 80 yıldır sarrafiye sektöründe faaliyet gösteren firmanın 3’üncü nesil işletmecisi Ahmet Ö., ‘Yavru’ adını verdiği sistemle yakın çevresinden emanete bırakmaları şartıyla piyasa değerinin altındaki fiyata cumhuriyet altını sattı.

Sisteme dahil olan kişilere 1 ay sonra taahhüt edilen oran sayısında altın, kar olarak verildi. Bir süre sonra kar amaçlı emanete altın bırakanların sayısı arttı. Sistem büyüyünce, katılımcılara, altın üzerinden komisyon verilmesine dönüştü. Sisteme katılan kişilere yüzde 4 ile 30 arasında komisyon verilmeye başlandı. ‘Yavru’ adı verilen sistemde, parasıyla gelen kişilere piyasa fiyatından daha uygun fiyatla altın satılıyor, 1 ay sonra taahhüt edilen oran sayısında altın, kar olarak veriliyordu.

MAĞDURLARDAN SAVCILIĞA ŞİKAYET

Kuyumcu Ahmet Ö., bir süre önce taahhüt ettiği altınları ya da altınlar değerinde parayı, sahiplerine zamanında teslim etmekte zorlandı. Endişe yaşayan iştirakçiler, birbirlerinden habersiz sistemden paralarını çıkarmak istedi. Ancak, altın ya da paraların iadesi konusunda sorunlar yaşanmaya başladı. Dün, gün boyu kuyumcunun kapalı olması endişeleri artırdı. Sistemde altınları olanlar, bilgi almak için aradıklarında Ahmet Ö.’ye ulaşamazken, kuyumcunun bir önceki gün, akşamdan iş yerini boşaltıp kaçtığı bilgisi kulaktan kulağa yayıldı. Kuyumcunun kaçtığını öğrenen mağdurlar savcılığa şikayette bulundu.

SAVCILIKTAN ARAMA KARARI

Kuyumcu Ahmet Ö. hakkında yapılan çok sayıda şikayet üzerine, Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Akşam saatlerinde Mustafa Kemalpaşa Caddesi’nde kuyumcunun yer aldığı bölge, emniyet şeridiyle kapatıldı. Savcılık izniyle kuyumcunun kapısının açılması için itfaiye ve çilingirle çalışma yapıldı ancak kapalı olan kepenkler açılamadı.

TOPLANAN PARA 500 MİLYONDAN FAZLA

Dededen kuyumcu olan Ahmet Ö.’nün, kar dağıtım amaçlı kurduğu sistem sayesinde katılımcılardan topladığı para miktarının 500 milyon liradan fazla olduğu iddia edildi. Savcılığa başvuran kişi sayısının sistemdekilerin çok küçük kısmı olduğu, sistemde ilçenin iş ve sivil toplum camiasından tanınmış kişilerin de bulunduğu iddia edildi. Topladığı paralarla ortadan kaybolduğu belirtilen Ahmet Ö.’nün yakalanması için çalışma başlatıldı.

ÖZEL EKİP 4 SAATTE YAKALADI

Dolandırıcılık şikayetleri üzerine Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Dolandırıcılık Şube Müdürlüğü ve Orhangazi Emniyet Müdürlüğü personelinden oluşan özel ekip oluşturuldu. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen koordineli soruşturmayla ekipler tüm detayları en ince ayrıntısına kadar inceledi. Titiz çalışma sonrasında özel ekip, kuyumcu Ahmet Ö. ve evinde saklandığı arkadaşı R.E.’yi, 4 saatlik takibin ardından İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde yakaladı. Polisin eş zamanlı operasyonunda, Ahmet Ö.’nün ortağı A.F.Ş. ile İstanbul’a otomobiliyle götüren H.Ş. ve kuyumcu çalışanı S.İ. de Bursa’nın Orhangazi ilçesinde yakalanıp gözaltına alındı.

ÖNCE İDDİALARI KABUL ETMEDİ

Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Dolandırıcılık Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından İstanbul’da gözaltına alınıp Bursa’ya getirilen Ahmet Ö., Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirildiği sırada basın mensuplarının, “İddiaları kabul ediyor musunuz?” sorusuna “İddiaları kabul etmiyorum” diyerek yanıt verdi. Ahmet Ö.’nün emniyetteki sorgusunda ise “İflas ettim parayı döndüremedim, pişmanım” dediği öğrenildi.

Olayla ilgili 20’nin üzerinde mağdur olduğu belirlenirken, soruşturma sırasında gelecek şikayetlere bağlı olarak sayının artabileceği belirtildi.

ALTINLARI BAVULLA İSTANBUL’A KAÇIRMIŞ

Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, Ahmet Ö.’nün kuyumcudaki altınları bavula doldurup kaçtığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Ahmet Ö. ile H.Ş.’nin kuyumcuya geldiği ve altınları doldurdukları bavullarla bir süre sonra iş yerinden çıktıkları görüldü.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/500-milyon-tl-ile-boyle-kacmis/feed/ 0