Anlaşma – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Mon, 08 Jul 2024 21:03:46 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İsrail’de protestolar… On binlerce kişi sokağa çıktı https://www.foxhaber.com.tr/israilde-protestolar-on-binlerce-kisi-sokaga-cikti/ https://www.foxhaber.com.tr/israilde-protestolar-on-binlerce-kisi-sokaga-cikti/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:03:46 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8708 İsrailliler, Gazze Şeridi’nde ateşkes, esir takası anlaşması ve Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin istifası talebiyle ülke genelinde gösteriler düzenledi.

İsrail’de Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerin getirilmesi için anlaşma imzalanması çağrısının yapıldığı, Netanyahu hükümetine karşı her hafta cumartesi günü düzenlenen protestolar, bu hafta da geniş katılımla devam etti.

Hükümet karşıtı gruplara katılan on binlerce kişi, Gazze’ye saldırıların sonlandırılmaması ve esirlerin geri getirilmesi konusunda siyasi iradenin kayıtsızlığını eleştirerek, ülke tarihinin “en sağcı hükümetinin” istifasını ve erken seçim talep ettikleri protestolarını yineledi.

Tel Aviv, Hayfa, Birüssebi ve Batı Kudüs’ün yanı sıra Netanyahu’nun konutunun bulunduğu kuzeydeki Kayserya kenti ile ülkenin farklı noktalarında hükümetin istifasının ve esirlerin geri getirilmesinin istendiği gösteriler düzenlendi.

Protestoların merkezi, on binlerce İsraillinin akşam saatlerinde toplandığı başkent Tel Aviv’de yer alan, Netanyahu hükümetinin yargı düzenlemelerine karşı yapılan gösterilerde sembolleşen, polisin demir bariyerlerle kapattığı Kaplan Caddesi oldu.

İsrail bayrakları taşıyan binlerce protestocu, Başbakan Netanyahu ve hükümetindeki siyasetçiler aleyhinde pankart, afiş ve dövizler taşıdı, caddede kurulan platformda hükümeti eleştiren konuşmalar yapıldı.

Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerin yakınları da yakındaki Savunma Bakanlığının önünde Netanyahu ve öncülük ettiği hükümete eleştirilerini yöneltti.

Esirlerin bir an önce evlerine dönmesi çağrısı yaparak davullar ve düdükler çalan protestocular, “Hepsi hemen eve!”, “Yardım!” yazılı dövizler taşıdı, Netanyahu’yu suçlayan sloganlar attı. Göstericiler, “(Netanyahu) Bibi esirleri serbest bırak!” diye bağırdı.

Burada konuşma yapan İsrailli esir Matan’ın annesi Einav Zangauker, masada Hamas’ın uzlaşabileceğini belirttiği bir anlaşmanın olduğunu, buna rağmen Netanyahu’nun savaşı sonlandırmaya razı olmayacağını dile getirerek, ateşkesi sabote ettiğini söyledi.

Kaplan Caddesi’nden yürüyerek bakanlık binasının önüne gelen hükümet karşıtı protestocular, esir takası talep eden göstericilerle eylemlerini sürdürdü.

Göstericiler, buradan ayrılarak kalabalık gruplar halinde kentin sokaklarında ilerledi.

İsrail polisi, kentin ana arteri Ayalon Otoyolu’na çıkışlarda demir bariyer ve göstericilerin geçişini engellemek için kamyonlar yerleştirerek konuşlandı.

Ayalon Otoyolu’na ilerlemek isteyen göstericilere İsrail polisi atlı birliklerle müdahale etti. İsrail polisi ile göstericiler arasında zaman zaman arbede yaşandı. Göstericiler, kolluk kuvvetlerinden sorumlu aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’e hitaben “Ben-Gvir terörist” sloganı attı.

NETANYAHU’NUN EVİNİN ÖNÜNDE GÖSTERİ

Sahil kenti Hayfa’nın yanı sıra kuzeyde Kayserya kentindeki Netanyahu’nun şahsi konutunun çevresinde de binden fazla gösterici İsrail bayrakları, davul ve düdüklerle toplandı. Göstericiler, “Sen baştasın, sen suçlusun!” sloganları atarak hükümetin istifasını ve erken seçim talep etti.

Batı Kudüs’te de binlerce kişi, esirlerin serbest bırakılması için hükümetin anlaşma yapması talebiyle yürüdü.

Hükümetin istifası ve Gazze Şeridi’ndeki esirlerin geri getirilmesi için bir an önce anlaşma imzalanmasını isteyen İsrailliler, ülkenin çeşitli noktalarındaki yolları ve kavşakları kapattı.

130’DAN FAZLA İSRAİLLİ ESİR VAR

Netanyahu, İsrail ve uluslararası kamuoyunda siyasi nedenlerle Hamas ile esir takası anlaşması yapmamakla suçlanıyor.

Mısır ile Katar arabuluculuğunda hazırlanan yeni ateşkes ve karşılıklı esir takası anlaşması, Kahire’de görüşülüyor. İsrail, Hamas’ın ateşkes teklifine yanıt vermeden Kahire’ye heyet göndermeyeceğini ve savaşı bitirmeyi kabul etmediğini açıklıyor.

Başta Netanyahu olmak üzere İsrail’deki üst düzey isimler, Gazze Şeridi’nin güneyinde en az bir kez zorla yerinden edilmiş, 1,5 milyon kadar Filistinlinin sığındığı Refah’a saldırı düzenleyeceklerini uluslararası toplumdan gelen uyarılara rağmen yineliyor.

Hamas ise imzalanacak esir takası anlaşmasında Gazze’deki savaşın sona ereceği kalıcı ateşkes konusunda güvence talep ediyor.

İsrail makamlarına göre Gazze Şeridi’nde bazıları hayatta, bazıları ölü 130’dan fazla İsrailli esir bulunuyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/israilde-protestolar-on-binlerce-kisi-sokaga-cikti/feed/ 0
Çin, gizli mutabakatın detaylarını açıkladı https://www.foxhaber.com.tr/cin-gizli-mutabakatin-detaylarini-acikladi/ https://www.foxhaber.com.tr/cin-gizli-mutabakatin-detaylarini-acikladi/#respond Mon, 08 Jul 2024 09:04:01 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8699 Çin’in Manila Büyükelçiliğinden yapılan açıklamada, Duterte’nin 2016’da Pekin’i ziyaretinde, iki ülkenin ihtilaflı adalar çevresindeki hareket tarzına ilişkin “geçici özel düzenleme” üzerinde anlaştığı iddia edildi.

Açıklamada, mutabakat kapsamında, ihtilaflı adaların çevresinde küçük ölçekli balıkçılığa izin verilmesine, buna karşın donanma, sahil güvenlik ve diğer resmi gemi ve uçakların 12 deniz mili (22 kilometre) içinde adaların “kara suları” olarak anılan bölgelere erişiminin kısıtlanmasında anlaşmaya varıldığı ileri sürüldü.

Filipinler tarafının son 7 yılda anlaşmaya uyduğu ancak geçen yıldan itibaren “kendi siyasi gündemini tatmin etmek için” mutabakatı bozduğu savunulan açıklamada, “Çin ile Filipinler arasında bir yılı aşkın süredir denizlerde sürekli yaşanan sürtüşmelerin temel sebebi budur.” ifadesine yer verildi.

Açıklamada, Duterte’nin, Filipinler’in İkinci Thomas Sığı’nda karaya oturan savaş gemisine ikmal yapılmasına Çin tarafından yerinde kontrol edilmesi ve inşaat malzemesi taşınmaması şartıyla izin verilmesini kabul ettiği de ileri sürüldü.

İDDİALARI REDDETMİŞLERDİ

Çin’in gizli mutabakata dair iddiası, hem Duterte hem de görevdeki Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr. tarafından reddedilmişti.

2016’daki ziyaretinde yalnızca Güney Çin Denizi’nde “statükonun sürdürülmesi” konusunda mutabakata vardıklarını belirten Duterte, “Devlet Başkanı Şi ile el sıkışmamız dışında hatırladığım tek şey, ‘statüko’; kullandığımız sözcük buydu. Temas olmayacak, hareket olmayacak, silahlı devriye olmayacak ve cepheleşme olmayacak.” demişti.

Duterte, savaş gemisine inşaat malzemesi taşınmaması konusunda anlaşmaya varıp varmadıklarına ilişkin ise bunun da yazılı bir taahhüt değil, statükoyu korumaya yönelik bir centilmenlik anlaşması olduğunu vurgulamıştı.

Haziran 2022’de iktidara gelen Devlet Başkanı Marcos ise ülkesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Çin tarafının gizli mutabakatın varlığında ısrar ettiğini, ancak kendisinin böyle bir uzlaşmadan haberdar olmadığını belirterek, “Eğer böyle bir gizli anlaşma varsa ben şimdi yürürlükten kaldırıyorum.” diye konuşmuştu.

Marcos’un kuzeni, Temsilciler Meclisi Başkanı Ferdinand Martin Romualdez, Duterte’nin “centilmenlik anlaşması” dediği mutabakat konusunda soruşturma başlatılması talimatı vermişti.

İKİNCİ THOMAS SIĞI

Güney Çin Denizi’nde Spratly Adaları’nın parçası olan, Filipinler’in kontrolündeki İkinci Thomas Sığı, iki ülke arasında ihtilaflı deniz bölgeleri arasında yer alıyor.

Filipinlilerin “Ayungin”, Çinlilerin “Rınai” adını verdiği sığ resifte, Filipinler Donanmasına ait savaş gemisi karaya oturmuş halde bulunuyor. Gemiye ikmal sağlamak üzere Filipin gemileri aralıklarla bölgeyi ziyaret ediyor.

Pekin yönetimi, karaya oturtulan savaş gemisinin bölgede yasa dışı bulunduğunu belirterek, geminin geri çekilmesi ve resifin eski haline getirilmesini talep ediyor.

GÜNEY ÇİN DENİZİ ANLAŞMAZLIĞI

Güney Çin Denizi, kıyıdaş ülkelerin bağımsızlıklarını kazandığı İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana bölge ülkeleri arasında egemenlik ihtilaflarının odağında yer alıyor.

Çin, ilk kez 1947’de yayınladığı haritayla Güney Çin Denizi’nin yüzde 80’i üzerinde egemenlik iddiasında bulunurken, yer altı kaynakları açısından zengin bölgede Filipinler’in yanı sıra Vietnam, Brunei ve Malezya da hak iddia ediyor.

Çin’in bölgedeki ihtilaflı adalarda üsler inşa etmesine, askeri unsurların yanı sıra sivil gemi filolarıyla varlık göstermesine, bölge ülkelerinin yanı sıra ABD karşı çıkıyor.

Lahey’deki Daimi Tahkim Mahkemesi, 2016’da Filipinler’in başvurusuyla verdiği kararda, Çin’in, Güney Çin Denizi’nde tek taraflı egemenlik taleplerinin yasal olmadığına hükmetmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cin-gizli-mutabakatin-detaylarini-acikladi/feed/ 0
Hamas: İsrail, onayladığı konulardan vazgeçti https://www.foxhaber.com.tr/hamas-israil-onayladigi-konulardan-vazgecti/ https://www.foxhaber.com.tr/hamas-israil-onayladigi-konulardan-vazgecti/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:24:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6335 Hamas Hareketi Siyasi Büro Üyesi Usame el-Hamdan, Katar ve Mısırlı arabulucuların taleplerine yanıt verdiklerini ve Gazze Şeridi’nde ateşkes için İsrail ile anlaşmaya varılması konusunda esneklik gösterdiklerini söyledi.

Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta basın toplantısı düzenleyen Hamdan, şu ifadeleri kullandı:

“Hareket anlaşmaya giden yolu açan esnekliği sağladı. Anlaşma için gerekli olduğunu düşündüğümüz ilke ve temeller doğrultusunda kapsamlı bir görüş sunuldu. Saldırıların durdurulması, yerinden edilenlerin geri dönmesi ve yardımların girişinin yoğunlaştırılması konularında halkın ve direnişin önceliklerinin yerine getirilmesi gerekiyor.”

“ANLAŞMANIN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİ AŞMA KONUSUNDA KARARLIYDIK”

Hamas’ın esir değişimi dosyasına ilişkin tutumunu da ortaya koyduğuna işaret eden Hamdan, “Hareket bu konuda büyük bir pozitiflik ve esneklik gösterdi, anlaşmanın önündeki engelleri aşma konusunda kararlıydı. Savunmasız sivillerimize yönelik katliamları ve soykırım savaşını durdurmak için süreyi kısaltma girişiminde bulunduk” dedi.

“REFAH’I İŞGAL TEHDİDİNDEN VAZGEÇİLMESİ BEKLENİYOR”

Hamas’ın arabulucuların taleplerine yanıt vererek anlaşmaya giden yolu açacak esnekliği sağladığını, topun artık İsrail’de olduğunu vurgulayan Hamdan, şunları kaydetti:

“İşgalcinin, fırsatı yakalaması, oyalama ve zaman kazanmaya çalışmaktan, kaosu yaymaktan, yardımların ulaşmasını sağlayan güvenlik personelini, polisi ve sivil komiteleri hedef almaktan ve Refah kentini işgal etme tehdidinde bulunmaktan vazgeçmesi bekleniyor.”

“TALEPLERE YANIT VERMEDİLER”

Hamdan, Hamas’ın arabuluculara sunduğu teklife İsrail’in verdiği yanıtın genel olarak olumsuz olduğunu hatırlatarak “Halkımızın ve direnişin taleplerine yanıt vermedikleri gibi daha önce arabulucular aracılığıyla bize iletilen onayladıkları konulardan da vazgeçtiler” diye konuştu.

“KİBRİ SAVAŞI TIRMANDIRIYOR”

Hamas’ın daha önce üç aşamalı bir anlaşma fırsatından bahsettiğini kaydeden Hamdan, bu fırsatların sekteye uğraması ve sabote edilmesinin nedenlerinin “İsrail hükümetinin uzlaşmazlığı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun kibri ve ordusunun savaşı tırmandırması” olduğunu söyledi.

Hamdan, “(İsrail) İşgalciler, hastane içinde ve çevresinde 50’den fazla Filistinliyi infaz ettiklerini, başta Al Jazeera basın ekibi olmak üzere basın mensuplarının da aralarında bulunduğu 200 kişiyi alıkoyduklarını ve uydu yayın ekipmanlarını imha ettiklerini itiraf etti. Uluslararası hukukun gücüyle korunan bir hastaneyi hedef alarak, tüm dünyanın önünde ilan edilen iğrenç bir savaş suçu” ifadelerini kullandı.

“KATLİAMLARIN SORUMLUSU BIDEN YÖNETİMİDİR”

“İsrail’in Gazze Şeridi’nde sürekli ve geniş çapta gerçekleştirdiği infazların tamamen bir savaş suçu olduğunu” belirten Hamdan, “İsrail ordusunun silahlarla ve açık ABD desteğiyle gerçekleştirdiği katliamların sorumlusu ABD Başkanı Joe Biden’ın yönetimidir” dedi.

Hamdan, uluslararası topluma, “bu soykırımın durdurulması için acilen harekete geçme, yardımların kara sınır kapıları aracılığıyla ulaştırılması için her türlü tedbiri alma, işgalcilerin isteklerine ve faşist politikalarına boyun eğmeme” çağrısında bulundu.

Mısır, Katar ve ABD arabuluculuğunda İsrail ile Hamas arasında ateşkes ve esir takası anlaşmasına ulaşmak için Katar’ın başkenti Doha’da dolaylı müzakereler devam ediyor.

NE OLMUŞTU?

Mossad Başkanı David Barnea liderliğindeki İsrail heyeti, esirlerin serbest bırakılmasına ilişkin müzakerelerin yeni turu için 19 Mart’ta Katar’ın başkenti Doha’ya gitmişti.

İsrail basını, Mossad Başkanı liderliğindeki İsrail heyetinin Doha’ya ulaşmasıyla birlikte Hamas ile Tel Aviv arasında esir takası müzakerelerinin resmen başladığını duyurmuştu.

İsrail heyetinde, İç Güvenlik Teşkilatı Şin-Bet (Şabak) Direktörü Ronen Bar ve İsrail ordusunda kaçırılan ve kayıp kişiler dosyasının sorumlusu Nitzan Alon’un de yer aldığı belirtilmişti.

Haaretz gazetesi, İsrail’in ateşkes ve esir takasına ilişkin müzakereleri arabulucular olmaksızın doğrudan Hamas’ın Gazze’deki lideri Yahya Sinvar ile yapacağını öne sürmüştü.

İsrail’in Kanal 12 televizyonunun haberinde, müzakerelerin yaklaşık iki hafta sürebileceği kaydedilmişti.

İsrail basınında Tel Aviv heyetine başkanlık eden Mossad Başkanı David Barnea’nın aynı gün ülkesine döndüğü haberleri yer almıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/hamas-israil-onayladigi-konulardan-vazgecti/feed/ 0
ABD, yazar Eylem Tok ve oğlu Timur’u iade etmeyebilir https://www.foxhaber.com.tr/abd-yazar-eylem-tok-ve-oglu-timuru-iade-etmeyebilir/ https://www.foxhaber.com.tr/abd-yazar-eylem-tok-ve-oglu-timuru-iade-etmeyebilir/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:25:21 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5575 İstanbul Eyüpsultan’da 1 Mart günü saat 23.50 sıralarında 17 yaşındaki Timur Cihantimur’un seyir halindeyken yol kenarında arıza nedeniyle park halinde bulunan üç adet ATV tipi araca çarpması sonucunda bir kişi ölmüş, birden fazla kişinin yaralanmıştı. Olay sonrası Cihantimur, annesi Eylem Tok tarafından önce Mısır’a ardından ABD’ye kaçırıldı. Gencin ABD vatandaşlığının bulunması iade talebinin olumsuz sonuçlanma ihtimaline ağırlık kazandırdı.

Adalet Bakanlığı, kırmızı bültenle aradığı Timur Cihantimur’u İnterpol aracılığıyla önce Mısır’dan, ABD’ye gittiği belirtilince de Amerikan makamlarından iadesini talep etti.

Adalet Bakanlığı, Timur Cihantimur ve annesi Eylem Tok’un iadesi için hazırlanan geçici tutuklama talep evrakını hem diplomatik kanaldan hem de İnterpol aracılığıyla ABD yetkili makamlarına ilettiğini, iade süreciyle, adli soruşturmanın titizlikle takip edildiğini açıkladı.

VOA Türkçe’den Can Kamiloğlu’na konuşan New York Barosu Avukatı Cahit Akbulut “ABD, Timur Cihantimur ve annesi yazar Eylem Tok’u Türkiye’ye iade eder mi?” sorusuna “İsterse iade etmeyebilir” yanıtı verdi.

GÜLEN-SARRAF ÖRNEĞİ

Akbulut, Türkiye ile ABD arasında 20 Kasım 1980 tarihinde Kenan Evren’in imzasıyla yürürlüğe giren Türkiye ile ABD arasındaki suçluların iadesi anlaşması imzalandığını, doğal olarak bu anlaşma kapsamında ABD’nin Türkiye’nin iade talebini değerlendirerek gerekli adli kayıtlarının yapılacağını ancak özellikle Amerikan vatandaşı Timur Cihantimur’u isterse iade etmeyebileceğini söyledi.

Akbulut, şimdiye kadar Türkiye’nin işledikleri ağır suçlardan dolayı, Amerikan vatandaşı olmayan Türk vatandaşları FETÖ elebaşı Fethullah Gülen ve Rıza Sarraf’ı da ABD’den istediklerini ancak hiçbir sonuç alınamadığını hatırlattı.

“BU İŞLER O KADAR KOLAY OLMUYOR”

Akbulut, şunları söyledi:

– Türkiye ile arasında suçluların iadesi anlaşması olan ABD’de bu işler o kadar kolay olmuyor. Aradaki anlaşmaya göre bir suçlunun ülkesine iadesi ancak Amerikan Adalet Bakanlığı’nın izin ve onayıyla gerçekleşebiliyor. Türkiye ile ABD arasındaki anlaşmanın farklı kriterleri var. Anlaşmanın 4’üncü maddesine göre her iki ülkenin de vatandaşını diğer ülkeye iade etmeme yetkisi var.

– Bu maddeye göre, ‘ABD’nin yürütme makamı kendi isteğine göre eğer uygun gördüğü takdirde, kendi vatandaşının iadesine karar vermeye yetkilidir’ diye bir ek var. Eğer, Timur Cihantimur, ben burada kalmak istiyorum, dönersem ülkemde üzerimde büyük baskı olacak, kaçtı diyecekler gibi çok sayıda gerekçeler bulabilir ve ABD, onu Türkiye’ye asla iade etmez.

ANNE AMERİKAN VATANDAŞI MI BİLİNMİYOR

Akbulut, bir kişinin ölümüne, dört kişinin de yaralanmasına sebep olan olayın şüphelisi Timur Cihantimur, annesinin yardımı Eylem Tok ile birlikte Türkiye’den buraya kaçtığını, ancak Eylem Tok’un da bir Amerikan vatandaşı olup olmadığını henüz bilmediklerini söyledi.

Akbulut, şöyle devam etti:

– Yaptığımız tespitler sonrasında Timur Cihantimur, Amerikan vatandaşı olduğu anlaşılıyor. Havaalanı güvenlik kameralarından elde edilen fotoğraflarda elinde Amerikan pasaportuyla çıkış yaptığı gayet net görülüyor. Timur burada doğmuş olabilir. Ya da Cihantimur ailesi önceden kendilerine vatandaşlık yolu açan EB –5 ya da farklı yatırımlar aracılığıyla aldıkları Green Card’tan sonra vatandaşlığa geçmiş olabilirler.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/abd-yazar-eylem-tok-ve-oglu-timuru-iade-etmeyebilir/feed/ 0
BAE’den Sisi’ye Erdoğan’dan farklı tarife https://www.foxhaber.com.tr/baeden-sisiye-erdogandan-farkli-tarife/ https://www.foxhaber.com.tr/baeden-sisiye-erdogandan-farkli-tarife/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:36:46 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4212 Petrol zengini Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ekonomik krizdeki Mısır ile dün imzaladığı doğrudan yatırım anlaşması, Temmuz 2023’te Türkiye ile imzalanan anlaşmadan farklı oldu.

BAE devlet yatırım fonu olan Abu Dabi Kalkınma Holdingi’nin (ADQ) Mısır’da diğer projelere ek olarak 35 milyar dolar değerinde doğrudan yatırım yapacağı duyurulurken, sermaye girişinin en geç iki ay içinde olacağının belirtilmesi dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Temmuz 2023’teki Abu Dabi ziyaretinde imzaladığı 51 milyar dolarlık anlaşmada net bir takvim yoktu. Nitekim henüz net bir yatırım gelmedi.

MISIR ANLAŞMASINDA SOMUT TAKVİM

Mısır’da “ülke tarihinin en büyük doğrudan yatırım anlaşmasının” imzalandığı belirtildi.

Başkent Kahire’deki hükümet merkezinde dün imzalanan ve ülke tarihinin en büyüğü olduğu belirtilen doğrudan yatırım anlaşma kapsamında Mısır’ın kuzeybatısında Akdeniz sahilindeki Ras el-Hikme bölgesinde 170 milyon metrekarelik alana BAE 35 milyar dolarlık yatırım yapacak.

Anlaşmayı Mısır Konut Bakanı Asım el-Cezzar ve BAE Yatırım Bakanı Muhammed Hasan es-Suveydi imzaladı.

Mısır basınında yer alan haberde, anlaşma kapsamında Mısır’a “iki ay içerisinde 35 milyar dolar tutarında doğrudan yabancı yatırım yapılacağı” kaydedildi.

Anlaşma kapsamında BAE, Mısır’a bir hafta içinde 10 milyar dolarlık kaynak aktaracak, 5 milyar dolar da Mısır Merkez Bankası’nda mevduat olarak tuttuğu kaynağı kullanacak. Böylece kaynağın 15 milyar dolarlık ilk dilimi bir hafta içinde tamamlanacak. İki ay içinde de 14 milyar dolarlık yeni kaynak aktarılacak ve 6 milyar dolar daha Mısır Merkez Bankası’ndaki BAE mevduatından aktarılacak. Böylece iki ay içinde 24 milyar dolarlık yeni döviz girişi sağlanacak.

Turizm, şehirleşme ve emlak alanlarında yürütülecek proje kapsamında, Ras el-Hikme bölgesinin adını taşıyacak şirket yoluyla bölgenin geliştirilmesinin planlandığı belirtildi. Bölgeye havalimanı, oteller, hastaneler, üniversiteler, marina, okullar, finans ve iş merkezleri yapılacak.

Proje kapsamında Mısır’a yılda 8 milyon ek turist çekilmesi hedefleniyor.

Proje kapsamında yatırımın iki kısımda yapılacağı, ilk kısmının 15 ve ikinci kısmının 20 milyar değerinde olacağı ve Mısır’ın yatırımdan elde edilecek kârda yüzde 35’lik paya sahip olacağı belirtildi.

Büyük bir ekonomik kriz yaşayan ve döviz arayan Mısır, BAE’den gelecek kaynakla nefes almayı planlıyor.

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, proje yatırımlarının ilki bir hafta içinde 15 milyar dolarlık ve ikincisi iki ay içinde 20 milyarlık olmak üzere iki aşamaya ayrılacağını belirterek, “BAE’nin Mısır Merkez Bankası’nda mevduat olarak tuttuğu 11 milyar doların kullanılacağını, 24 milyar dolarlık yeni döviz kaynağı geleceğini ve bu yatırımın devletin dış borcunu azaltarak Merkez Bankası’na döviz sorununun çözümünde kullanılmak üzere likidite sağlayacağını” açıkladı.

Bloomberg, BAE’nin Ras el-Hikme bölgesindeki projenin hakları için 24 milyar dolar, yatırım için de 11 milyar dolar harcayacağını, projeden 150 milyar doları aşkın gelir beklendiğini aktardı.

Bu anlaşmanın ardından Mısır’ın IMF ile de yeni bir kredi anlaşması yapması ve buradan da 10 milyar doları aşabilecek yeni kaynak elde etmesi bekleniyor.

Mısır’da resmi dolar kuru 30,9 seviyesinde bulunurken, karaborsa kuru 60 seviyesinde bulunuyor. Mısır’ın BAE’den gelen kaynak sayesinde daha önce beklenenden daha yumuşak bir devalüasyon yapması ve resmi kur ile karaborsa kurunu eşitlemesi bekleniyor.

BAE daha önce de Mısır’ın en büyük bankasında yüzde 18’lik pay dahil 2 milyar dolarlık yatırım anlaşması yapmıştı. ADQ, Mısır’ın petrol ve petrokimya şirketlerine 800 milyon dolarlık yatırım yaparak ortak olmuştu. Mısır ile BAE arasında swap ve depo anlaşmaları da yapılmıştı.

TÜRKİYE’YE YATIRIMDA BELİRSİZLİK

Mayıs seçimleri öncesinde düşük faiz politikasıyla Türkiye’yi bir ödemeler dengesi krizinin eşiğine getiren hükümet, seçim sonrasında yabancı sermayenin istediği U dönüşüne imza atmış ve döviz arayışına hız vermişti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Temmuz 2023’te Körfez turuna çıkmış ve BAE’nin Türkiye’ye 51 milyar dolar yatırım yapmasını öngören anlaşmalar imzalanmıştı.

Bu kapsamda BAE’nin 2023 yılı sonuna kadar Türkiye’ye tahvil ihracı yoluyla 8,5 milyar dolarlık borç aktaracağı belirtilmişti ancak bu para gelmedi.

Bloomberg’in bu hafta başındaki haberine göre, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ile 8,5 milyar dolarlık sukuk anlaşmasını askıya alarak küresel tahvil piyasalarında daha ucuz seçenekleri araştırmaya başladı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/baeden-sisiye-erdogandan-farkli-tarife/feed/ 0
İngiltere’nin mültecileri Türkiye’ye gönderme planı çöktü https://www.foxhaber.com.tr/ingilterenin-multecileri-turkiyeye-gonderme-plani-coktu/ https://www.foxhaber.com.tr/ingilterenin-multecileri-turkiyeye-gonderme-plani-coktu/#respond Fri, 02 Feb 2024 09:00:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2847 İngiltere İçişleri Bakanlığı, son yıllarda sayıları giderek artan mültecileri Türkiye’ye gönderme planı ile ilgili dikkat çekici bir rapor yayınladı.

İçişleri Bakanlığı, Türk vatandaşlarının doğdukları yere geri gönderilmelerinin güvenli olmayacağı sonucuna vardı. İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’ın tekneleri durdurma çabasının önemli bir parçası, İçişleri Bakanlığı yetkililerinin Türkiye’nin insan hakları endişeleri nedeniyle göçmenleri geri göndermek için güvenli bir ülke olmadığını açıklamasının ardından çöktü.

İngiliz The Times gazetesi Ocak 2022 ile Aralık 2023 arasında ülkeye kaçak girenlerin sayılarını paylaştı. Türkiye, Afganistan, Arnavutluk, İran, Irak, Suriye ve Eritre’den sonra sıralamaya girdi.

Bakanlar, küçük teknelerle Britanya’ya yasadışı yollardan gelen Türklerin sayısındaki artışın ardından Ankara ile bir göçmen geri dönüş anlaşması yapmayı umuyorlardı. Geçen yıl bu yolla gelen üç bin Türk vatandaşı, bu yolla gelen en büyük üçüncü ülke vatandaşı oldu ve bir önceki yıla göre yüzde 162’lik bir artış gösterdi.

Anlaşma, bu yolla İngiltere’ye giriş yapan vatandaşlarının sayısını önemli ölçüde azaltan Arnavutluk ile yapılan anlaşmayı yansıtacaktı. İçişleri Bakanlığı bünyesinde yapılan bir inceleme Türkiye’yi “‘genel olarak güvenli’ olma kriterlerini karşılamayan bir devlet” olarak tanımladı.

“AİHM KARARLARINA UYUM ENDİŞE YARATTI”

Değerlendirmede, Türkiye’nin terörle mücadele yasalarını “aşırı hevesli” bir şekilde uyguladığı eleştirilmiş ve yargının bağımsızlığı ve özellikle “siyasi” davalarda adil yargılamanın sağlanması konusundaki endişeler dile getirilmiştir.

Polis gözetiminde ve cezaevinde işkence ve kötü muamele iddiaları bulunmaktadır.

Değerlendirmede ayrıca Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) aleyhte kararlarına uyumu konusunda endişeler dile getirilmiş ve İçişleri Bakanlığı değerlendirmesinde “hukukun üstünlüğüne bağlılık konusunda soru işaretleri olduğu” belirtilmiştir.

YENİ PLAN HAZIRLIYORLAR

İçişleri Bakanlığı geri dönüş anlaşmasının, yasadışı göçle mücadele amacıyla Türkiye ile üzerinde çalıştıkları çok daha geniş kapsamlı tedbirler paketinin sadece bir yönü olduğunu vurguladı.

Yetkililer, Birleşik Krallık’ın Ruanda ile imzaladığı anlaşmaya benzer şekilde, Türk rejiminin siyasi muhaliflerini dönüşlerinde zulme uğramaktan koruyacak bir anlaşma ya da başka bir resmi anlaşma imzalanıp imzalanamayacağını değerlendiriyor.

Güvenli ülkeler “spektrumu” olduğunu söyleyen İçişleri Bakanlığı yetkililerine göre, zulümle karşı karşıya kalan kişilerin sınır dışı edilmemesi için geri dönüşler duruma göre de değerlendirilebilir.

“ZORLAMAK İSTEMEYİZ”

Bir kaynak, iki ülkenin insan kaçakçıları da dahil olmak üzere suç çeteleriyle mücadele konusunda sahip olduğu “çok faydalı işbirliği ve değerli ilişkiyi” tehlikeye atacaksa, geri dönüş anlaşması görüşmelerini zorlamak istemeyeceklerini söyledi.

Ağustos ayında The Times gazetesi İngiltere ve Türkiye’nin Manş Denizi’nden göçmen geçişlerinde kullanılan küçük tekneleri imal eden insan kaçakçılığı çeteleri hakkında canlı istihbarat paylaşımı konusunda anlaştıklarını ortaya çıkarmıştı.

Kolluk kuvvetleri ortaklığı, İngiltere’nin Avrupa’da yasadışı göçmen yolculuklarını kolaylaştıran suç çetelerini çökertmek için ortak operasyonlarda işbirliğini güçlendirmek üzere Ulusal Suç Ajansı’ndan daha fazla görevliyi Türkiye’ye göndermesine olanak tanıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ingilterenin-multecileri-turkiyeye-gonderme-plani-coktu/feed/ 0
BAE ile yapılan anlaşma tepki çekti https://www.foxhaber.com.tr/bae-ile-yapilan-anlasma-tepki-cekti/ https://www.foxhaber.com.tr/bae-ile-yapilan-anlasma-tepki-cekti/#respond Sat, 06 Jan 2024 21:15:38 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1963 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ziyareti kapsamında, 19 Temmuz 2023 tarihinde yapılan anlaşmalar arasında yer alan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşik Arap Emirlikleri Hükümeti Arasında Enerji ve Doğal Kaynaklar Alanında Strateji Ortaklık Çerçeve Anlaşması” 2023 yılının sonunda TBMM Başkanlığı’na sunuldu.

TBMM Dışişleri Komisyonu’na gönderilen ve 18 milyar dolarlık yatırım değerine sahip olan anlaşma BAE’li şirketlerin Türkiye’de; nükleer, rüzgar, güneş alanlarında 24 bin 500 MW büyüklüğünde yatırım yapmasını öngörüyor. Ancak anlaşmada yer alan bazı maddeler egemenlik tartışmalarını da beraberinde getirdi.

ÖNCELİK BAE ŞİRKETLERİNDE

Konula ilgili değerlendirmede bulunan TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener, söz konusu anlaşmanın Türkiye’nin egemenlik haklarını ihlal edici nitelikte olduğunu belirterek “BAE’nin kârlı bulması durumunda, finansman temin etmesi vaadi karşılığı; birçok alanda doğal kaynaklar veya elektrik üretim sahaları öncelikli olarak BAE şirketlerine tahsis edilecek” dedi.

Söz konusu anlaşmaya göre, enerji yönetimi önce üç ay içinde teklif edeceği projeleri belirleyerek BAE yönetimine iletecek, izleyen 18 ay içinde BAE şirketleri teklif edilen projeleri inceleyecek ve ilgilendikleri projeler için finansman dahil yapım tekliflerini sunacak.

HAKSIZ AVANTAJ SAĞLAYACAK

Bu süre içinde BAE tarafına önerilen tüm projelerin sahaları diğer şirketlerin erişimine kapalı olacak. TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener konuyla ilgili olarak, “Bu uygulama, BAE şirketlerine tanınan haksız bir avantajdır. Öte yandan, finansman bulma adına, önümüzdeki dönemde başka ülkelerle benzer anlaşmalar yapılmasının da önü açılmaktadır. Cumhuriyet ile kurtulduğumuz kapitülasyonları andıran bu tür anlaşmalarla doğal kaynaklarımızın ve elektrik üretim imtiyazının başka bir ülkenin şirketlerine sunulması kabul edilemez. Bu sakıncalar nedeniyle TBMM bu anlaşmayı onaylamamalıdır” değerlendirmesini yaptı.

‘SİYASİ KAPİTÜLASYON’

CHP Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Birleşik Arap Emirlikleri ile enerji ve maden alanında imzalanan ortaklık anlaşmasını değerlendirdi. Yavuzyılmaz, “Yapılan anlaşma ile açıkça AKP tarafından BAE’ye Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde rant alanları oluşturulmak istenilmektedir. BAE’ye, son derece ucu açık, Akkuyu’da Rusya’ya sağlanan imtiyazlardan bile çok daha fazla imtiyazlar sağlanılmaktadır. Söz konusu anlaşma, siyaseten kapitülasyon olarak nitelendirilmektedir” açıklamasını yaptı.

ANLAŞMADA NE VAR?

Anlaşma kapsamında BAE’nin Türkiye’de yatırım yapacağı projeler;

Yenilenebilir ve Temiz Enerji

– 2500 MW’a kadar deniz üstü rüzgar projesi/projeleri

– 3000 MW’a kadar optimize batarya depolamalı karasal rüzgar ve güneş enerjisi projesi/projeleri

– Yeşil hidrojen ve/veya yeşil amonyak üretmek için 5000 MW’a kadar yenilenebilir ve temiz enerji projeleri

– 2000 MW’a kadar pompaj depolamalı hidroelektrik santral projesi/projeleri

Şebeke ve İletim

– 1000 MW’a kadar batarya depolama projesi/projeleri

– Üçüncü ülkelerde elektrik enterkonneksiyon projeleri

Termik Santraller

– İstanbul Ambarlı’da yer alacak 1200 MW-1800 MW kombine çevrim enerji santrali de dahil olmak üzere 3000 MW’a kadar kombine çevrim gaz türbini enerji santrali projesi/projeleri

– 3000 MW’a kadar temiz ve yerli kömür yakıtlı enerji santrali projesi/projeleri

Tabii Kaynaklar ve Yeni Teknolojiler

– Nadir toprak metalleri

– Diğer hidrojen

– Karbon yakalama kullanımı ve depolanması

Enerji Verimliliği

– Atık ısı ve yenilenebilir ısı kullanımı

– Bölgesel ısıtma ve soğutma

– Nihai kullanım sektörlerinde eneıji verimliliği yatırımı

– ESCO projelerinde işbirliği

Nükleer Santral konusunda işbirliği

– 6000 MWe’ye kadar nükleer güç santrali projesi/projeleri

– Nükleer yakıt imalatı

– İleri nükleer reaktörler

– Nükleer işgücü ve tedarik zincirinin geliştirilmesi

Petrol ve Gaz projelerine dair işbirliği

-Upstream proje/projelerinde işbirliği veya gaz upstream proje/projelerinde işbirliği

– Petrokimya fırsat/fırsatları

-Gaz altyapı varlık/varlıkları

Nükleer Santral Yapımı

BAE tarafı, nükleer enerji ile ilgili projeleri değerlendirecek ve uygun olması halinde, kabul edilebilir gördüğü şart ve koşullarda finansman sağlayabilecek.

Anlaşma 10 yıl yürürlükte kalacak, 3 ay önceden bildirim yapılmazsa 3’er yıllık süreler halinde otomatik uzatılacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bae-ile-yapilan-anlasma-tepki-cekti/feed/ 0