Ev fiyatları ABD’nin büyük bölümünde rekor düzeylerde seyrederken, ipotek faizleri halen yüksek seyretmeye devam ediyor.
Diğer yandan bazı kasabalar, taşınacaklara düşük bedelle ya da bedelsiz olarak arazi ya da ev teklif ediyor. Çoğunlukla küçük nüfuslu Orta Batı kasabaları, gelecekteki sakinlerin ücretsiz olarak bir ev veya arazi edinmeleri için çeşitli programlar oluşturuyor.
Bu programlar, genellikle emlak vergisi geliri elde etmeyi ya da sorunlu bölgeleri canlandırmayı amaçlıyor.
İşte ABD’de taşınmak isteyenlere arazi veya mülk sunan 5 yer:
ELWOOD, NEBRASKA

Nebraska’nın Elwood kenti, ticaret odasının Wheatfield Addition adını verdiği bölgede ücretsiz arsalar sunuyor.
1 dönümlük arsalar, alıcıların kendi evlerini inşa etmelerine olanak tanıyan bir ev sahipliği programının parçası.
Ücretsiz arsalar için potansiyel alıcıların ev tamamlandığında iade edilmek üzere 500 dolar depozito ödemeleri gerekiyor.
Elwood kenti ayrıca peşinat yardımı ve 25 bin dolara kadar olan inşaat maliyetinin yüzde 10’unu ödeme imkanı da sunuyor.
LİNCOLN, KANSAS

Nüfusu 1200’ün altında olan Kansas eyaletinin Lincoln kenti, üzerine ev inşa etmeleri koşuluyla sakinlerine konut arazisi sağlıyor.
1300 ila 3 bin 250 metrekare arasında değişen her bir arsa; sokaklara, suya ve kanalizasyona erişime sahip. Bu arsalar şehir merkezine, liseye ve hastaneye de yakın.
Ayrıca evlerin kalıcı bir temeli olması ve her evin iki arabalık bir garajı olması da şart koşuluyor.
MANİLLA, IOWA
Iowa eyaletine bağlı Manilla şehri, nitelikli bireylere arsa sağlayan Sunrise Addition projesinin ikinci aşamasında.
Katılımcıların arazide bir ev inşa etmesi gerekiyor ve şehir bunu onlar için kolaylaştırıyor.
Belediyeye göre, ilk etapta elektrik bağlantı ücretlerinden feragat edilecek ve beş yıllık yüzde 100 vergi indirimi sağlanacak.
Bölgede 22 ev çoktan inşa edildi. 6 arsa ise boş durumda.
MANKATO, KANSAS

ABD Nüfus Sayımına göre Kansas’ın kuzeyinde yer alan ve nüfusu 1000’in altında olan Mankato’da 26 konut arsası mevcut.
Kentin ticaret odasına göre, başvuru sahiplerinin bir banka tarafından önceden onaylanması ve belediye meclisi tarafından mülakata alınması gerekiyor.
Evlerin en az 110 metrekare olması ve evin inşasına arsanın alınmasından sonraki altı ay içinde başlanması gerekiyor.
MONESSEN, PENSİLVANYA

ABD Nüfus Sayımına göre, 2010’da 7 bin 720’den Monessen’in nüfusu 2020’de 6 bin 876’ya düşerek yaklaşık yüzde 10 azaldı.
Wall Street Journal, 2021’de Monessen’deki evlerin yüzde 10’unun terk edilmiş olduğunu bildirince şehir bu konuda bir şeyler yapmaya başladı ve boş evleri satın almak isteyenlere teşvik verdi.
Belediye Başkanı Ron Mozer, Business Insider’a verdiği demeçte, alıcıların mülkleri yenileme planlarını sunmaları halinde yüksek miktarda vergi borcu bulunan boş evlerin borçlarının affedilebileceğini söyledi.
Ancak yapılacak tadilatın vergi tutarının en az üç katı değerinde olması gerekiyor. Ayrıca alıcıların öncelikle evlerin sahiplerini bulma zahmetine katlanmaları gerekiyor.
]]>Beyoğlu’nun son olarak Bağlar Belediyesi mülki sınırları içinde yer alan ve dönümü milyonlarla ifade edilen mali değeri yüksek imarlı, ifrazlı arazileri sözde takas adı altında mali değeri olmayan ve tapu kayıtlarında susuz tarla görünen arazilerle takas ettiğine dair CİMER ve İçişleri Bakanlığı’na ihbarlar gitti.
Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığı döneminde yapılan şikâyetlerin neredeyse tamamı işleme alınmayınca bu durum Hüseyin Beyoğlu’nu daha da cesaretlendirdi ve toplam 12 farklı ada ve parselde yer alan arazilerle ilgili usule ve gerçeğe aykırı hileli işlemler yaparak kamuyu milyonlarca liralık zarara uğrattı.
SOYLU GİTTİ YERLİKAYA DÜĞMEYE BASTI
14 Mayıs 2023 seçimlerinden sonra kabine değişikliği ile Ali Yerlikaya’nın İçişleri Bakanlığı görevine getirilmesiyle birlikte Hüseyin Beyoğlu ile ilgili ihbar ve şikâyetlerde mercek altına alındı.
İçişleri Bakanlığı’nın 10.11.2023 tarihli (21-35) 99 sayılı onayı ile Mülkiye Başmüfettişliği Teftiş Kurulu Başkanlığının (21-35) 1525 sayılı görev emri ile Diyarbakır’a 28 Kasım 2023 günü gönderilen Mülkiye Başmüfettişleri, Hüseyin Beyoğlu’nun hileli arsa takaslarıyla ilgili şikâyete konu ihbar evraklarını tek tek incelemeye aldı.
ŞEHİRDEKİ ARSAYI 30 KİLOMETRE UZAKTAKİ TARLA İLE TAKAS ETTİ
Yapılan araştırma inceleme, dinlenen tanık ifadelerine göre Hüseyin Beyoğlu’nun Bağlar Belediyesi’ne ait 12 farklı ada ve parseldeki imarlı arazilerin, satışı, devri ve merkeze bağlı köylerdeki değersiz tarlarla takas yoluyla usule aykırı işlemlerle haksız maddi menfaat temin edildiğini belirledi.
Bunlardan birinin de Diyarbakır’a 30 kilometre uzaklıktaki merkez Zoğa köyünde tepelik bir alanda yer alan 185 nolu parseldeki 7.409 metrekare, Hashavar köyündeki 172 ada 3 No’lu parselde kayıtlı 885,63 metrekare, 172 ada z4 numaralı parselde kayıtlı 2.525,93 metrekare, Bağcılar Mahallesi 4646 ada ve 5 No’lu parselde kayıtlı bulunan 3.513 metrekare arazilerin Diyarbakır kent merkezindeki ticari ve konut imarlı ifrazı yapılmış ve mali değeri milyonlarla ifade edilen arsalarla takas edildiği ortaya çıktı.
Beyoğlu’nun önümüzdeki 30 yıl sonra bile imara açılmayacak bir lokasyonda yer alan kıraç tarlaları imarlı arsa ile takas ederek haksız menfaat sağladığı mülkiye müfettişlerinin de raporlarına yansıdı.
Bu işlemlerin de yerine getirilirken yine kent merkezinde faaliyet yürüten emlakçıların sahte ıslak imzaları ve kaşelerinin kullanılarak yerine getirildiği tespit edildi.
DAHA NELER NELER?
Mülkiye Müfettişleri ve MASAK raporlarına göre Hüseyin Beyoğlu’nun 5 yıllık görev süreci boyunca rüşvet, irtikap, ilaheye fesat karıştırmak, görevi kötüye kullanmak, haksız menfaat temin etmek gibi birçok usulsüz işlemleri yer alıyor.
Beyoğlu, 25 milyonluk asfalt ihalesini 87 milyona Aziz İhsan Aktaş’a ait firmaya vermişti. Bu ihaleye giden 4 firmanın da Aktaş’a ait grup firma oldukları ortaya çıkmıştı.
Yine araç kiralama işinde de adrese teslim ihale yapan Beyoğlu, merkeze bağlı bir köydeki 850 dönümlük tarlayı da imara açma sözüyle arazi sahibinin iki adet plazasını 10’da 1 fiyatına satın alarak iki ayrı Bankanın bölge Müdürlüklerine kiraya vermişti.
Beyoğlu’nun Belediye Başkan Yardımcısı yaptığı Deniz Gürdeğir’in Milli Eğitim Müdürlüğünde vasıfsız bir memur olmasına rağmen güncel rakamla 9 kilo külçe altın, 120 bin dolar karşılığına tekabül eden 30 milyon lira parası banka hesaplarında ortaya çıkmış ve MASAK tarafından şüpheli görülen hesap dondurularak savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştu.
]]>Yeni stat projesi kapsamında yıkılıp 10 yıla yakın süredir atıl kalan kulübün kullanımındaki Karşıyaka İlçe Stadı ve Yalı Tesisleri’nin arazisinde toplanacak Karşıyakalılar, saat 20.30’daki stat mitinginde siyasi parti ayrımı gözetmeksizin stadın inşaatı konusunda 31 Mart’ta göreve talip olan tüm belediye başkanı adaylarından yazılı beyan isteyecek. Tüm Karşıyaka, taraftarı mitinge çağıran afişlerle donatıldı.
Onursal Başkan Selçuk Yaşar’ın 1998 yılında projelendirdiği hayalinden beri gündemde olan Karşıyaka Stadı için daha önce birçok arazi gündeme gelirken, İzmir’in en eski kulübü 25 yılı aşkın süredir stadına kavuşamadı. Daha önce ilçede Örnekköy’deki stat arazisine ülkemizin 2016 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası için geliştirilen 40 bin kişilik proje, organizasyon 1 oy farkla Fransa’ya kaptırılınca rafa kalktı. Çiğli’deki araziye geliştirilen projeye onay çıkmazken, Karşıyaka İlçe Stadı’nın yerine 2012’de gündeme gelen son proje ise 2014 ve 2017 senelerinde 2 kez ihaleye çıkılmasına rağmen bir türlü gerçekleşmedi.
Stat projesinin inşaatı için yıkılan eski stat, kulüp binası, tenis kortları, voleybol salonu, atletizm pisti ve lokallerinden de olan Kaf-Kaf, İzmir’in stadını ilk gündeme getirmesine rağmen en mağdur takımı olarak kaldı.
10 YILDIR HARABE HALİNDE
Türkiye’nin en modern kentlerinden İzmir’in en güzel ilçelerinden Karşıyaka’nın göbeğinde 2015’te yıkılan eski İlçe Stadı’nın arazisi senelerdir atıl kalıp mezbelelik oldu.
Karşıyaka’nın kavuşamadığı stadının arazisi yıllardır çevrede otopark olarak kullanılıyor. Karşıyaka Stadı’ndan çok sonra gündeme gelen, yapımı Karşıyaka’yla projelendirilip iki kez aynı tarihlerde ihale edilen Göztepe Gürsel Aksel Stadı açıldığı Ocak 2020’den beri Türkiye’nin en modern spor tesisleri arasında. Yine temeli 9 Eylül 2017’de Karşıyaka ve Göztepe’nin statlarıyla birlikte atılan Alsancak Mustafa Denizli Stadı da Kasım 2021’de yeni yüzüyle açıldı. Açılan davalar, arazi, otopark sorunu ve imarla ilgili sıkıntılar, geçen süreçteki maliyet farkı yüzünden durup yeniden ihalesi yapılmayan Karşıyaka Stadı ise tüm sorunlar tek tek çözülmesine rağmen unutulmuş durumda.
BAŞKAN ERGÜLLÜ’DEN ÇAĞRI
Karşıyaka Başkanı İlker Ergüllü, yeni stat hayalini en güçlü şekilde haykırmak ve stada bu kez kavuşmak için tüm camiayı ve İzmir’i stadyum mitingine davet etti.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün armasında ay-yıldız taşıma hakkını bizzat verdiği tek kulüp olan 1912 kuruluşlu Karşıyaka’nın stadının olmamasının büyük bir ayıp olduğunu belirten Ergüllü, “Karşıyaka stadını istiyor. Biz 10 yıl önce stadımızı kaybettik. O tarihten bu tarihe kadar da İzmir’de 3 tane stat yapıldı. Maalesef stadı ilk projelendiren Karşıyaka’nın ne yazık ki diğer statlar yapılmasına rağmen halen stadı yok. Karşıyaka, bünyesinde futbol, voleybol, basketbol, hentbol, eskrim, yelken, tenis gibi birçok branşta sporcu yetiştiren, gençlere ışık tutan bir spor kulübüdür. Biz artık söz değil eylem istiyoruz. Yıllar içinde ihaleler yapıldı, temel atıldı. Artık icraat görmek istiyoruz. Yarın boş stat arazimizde toplanıp talebimizi haykıracağız. Bütün camiamızı, taraftarımızı, eski-yeni belediye başkanlarımızı, milletvekillerimizi, göreve talip olan belediye başkan adaylarımızı stadımıza destek olmaya çağırıyoruz” dedi.
]]>AKP iktidarı, 30 Mart 2014’te dikkat çeken bir karara imza attı. 6360 sayılı kanun ile birlikte Türkiye’de büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırı olarak belirlendi. Bu sınırlar içinde yer alan köylerin tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürüldü. Köylerin mahalle haline dönüştürülmesi, köylerde yaşayan vatandaşların mülkiyetleri üzerinde ciddi tehdit oluşturdu.
Köylünün kullanımındaki mera arazileri, belediyelere ve hazineye devredildi. Ardından belediye ve hazine tarafından yok pahasına satılmaya başlandı. Tarım ve hayvancılık bitme noktasına geldi. Üretim olmayınca da ithalat eden bir ülke oldu Türkiye.
EYMÜR MAHALLESİ ARAPLARIN ELİNDE
Balıkesir onlardan biri… Eşsiz yeşil doğası ve ünlü koylarıyla araziler rant uğruna bir bir satılıyor. Doların yeşili seviliyor da ağacın yeşiline tahammül edilemiyor. 200 dönümlük Balıkesir’in Havran ilçesine bağlı Dereören ve Eymür Mahallesi’nin mera olarak kullandığı bir araziydi. 2019 yerel seçimlerinde sonra belediye tarafından burası meclis kararıyla satıldı.

PEKİ AMA KİMLERE?
İYİ Parti Balıkesir Milletvekili ve Belediye Başkan Adayı Turhan Çömez işin peşine düştü. Meclis’e soru önergesi verdi. Bilgi istedi. Ardından haraç mezat satılan o arazilerin peşine düştü, o yere gitti. Çömez’e İYİ Parti Havran Belediye Başkan Adayı Murat Hançer, İYİ Parti Havran İlçe Başkanı Mustafa Kızıl ve Demirören Mahalle Muhtarı eşlik etti.
ÇÖMEZ’İ AKP’Lİ VEKİL SANDILAR: ERDOĞAN’A BAYILIYORUZ
Çömez’i Türkçe bilmeyen bir bekçi karşıladı. Bekçi ile Arapça konuşan Çömez, bekçinin ve araziyi alan kişilerin Mısırlı olduğunu öğrendi. Çömez’i AKP vekili sanan bekçi, 200 dönümlük arazi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve AKP’ye şükranlarını sundu, Arapça “Erdoğan’a bayılıyoruz, onu çok seviyoruz” dedi.
“ERDOĞAN SAYESİNDE ARAZİ ALDIK, OYUMUZ ONA”
İş bununla da bitmedi. Bekçi daha sonra Çömez’i telefonda birisiyle görüştürdü. Telefondaki kişi, araziyi belediyeden alan kişinin Emir Ali isimli Mısırlı olduğunu söyledi, arazinin sahibinin İstanbul’da olduğunu anlattı. Telefondaki o sesin söylediğine göre Emir Ali, arazide hayvancılık yapacak.
Telefondaki kişinin, Çömez ile konuşması devam ederken ağzından şu cümleler döküldü: “Oyumuzu, bu araziyi bize verdiği için AK Parti’ye vereceğiz. Araziyi alan Mısırlı da oyunu Erdoğan’a verecek. Erdoğan sayesinde arazi aldı, vatandaş oldu. Kocadağ’da da 60 dönüm yer aldık.”

“ERDOĞAN’I DESTEKLEYİN, MALLARI MÜLKLERİ DAHA FAZLA SATSIN”
Çömez’i AKP’li vekili sanan telefondaki isim anayoldan araziye yol yapılmasını da istedi. Bozuntuya vermeyen Çömez’in yanıtı da “Sizler Tayyip Erdoğan’ı destekleyin ki buradaki malları mülkleri daha fazla satsın” oldu.
“BU COĞRAFYAYI PEŞKEŞ ÇEKENLERE LANET OLSUN”
Telefon konuşmasının ardından açıklama yapan Çömez, yaşananlara “Kaz Dağları’nın eteklerindeki bu arazi Mısırlılara peşkeş çekildi. Kuvayi Milliye ruhunun filizlendiği bu coğrafyanın bu topraklarını başkalarına peşkeş çekenlere lanet olsun. Köylü kan ağlarken, hayvanlarını otlattıkları alanlar Araplara satılırken Araplar da Tayyip Erdoğan’a ‘Allah razı olsun’ diye dua ediyor. Ağlanacak halimize gülüyoruz. Bunların tek tek hesabın soracağız” sözleriyle tepki gösterdi.

İddianamede, olayı gerçekleştiren Taş ve Alyamaç ailelerine mensup 31 kişi hakkında birden fazla kişiye karşı tasarlayarak kasten öldürme suçunu işledikleri gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi.
Sanıkların tarlada birbirlerine karşı vahim nitelikli silahlarla gerçekleştirdiği saldırıda Halil, Orhan, Serhat ve Mehmet Can Taş ile Mehmet Emin, Mehmet Selim, Ömer, Yunus ve Muhammet Alyamaç’ın öldürüldükleri bildirildi.
YARALILARA YARDIMA GELEN JANDARMAYI TARAMIŞLAR
Katliamdan hemen sonra olay yerine giden jandarma timlerine de yaralılara müdahale etmeyi engellemek için araziye hakim olup silahlı kontrolü sağlayarak güvenlik güçlerine de ateş açtıkları kaydedildi.
Yaralılara yardım ve ilk müdahale edildiği sırada arazinin hakim tepelerine yerleşen faillerin jandarma timlerine kesintisiz yoğun yaylım ateşi açtıkları, jandarma timlerinin tüm uyarılarına rağmen siren ve tepe lambalarını açan jandarmaya ait resmi araçlara ve timlere yoğun ateş açmaya devam ettikleri ifade edildi. Yerde yatan ölü ve yaralıların güvenli bir bölgeye taşınmak istediği sırada tepelere yerleşen faillerin seri atışa devam ettikleri vurgulandı.

“ARAZİDEKİ PATİKA YOLLARDAN KAÇTILAR”
İddianamede, olay yerindeki bir traktör ile pulluğun arkasına siper alan timleri gören saldırganların bu kez yoğun biçimde traktörü yaylım ateşine tuttukları ifade edildi. Jandarma timlerinin kafalarının üzerinden birbiri ardına kalaşnikof mermilerinin geçtiği ve timlerin ölü ve yaralılara müdahalesini geciktirdikleri bildirildi.
Saldırganların arazi yapısını ve kırsal patika yollarını iyi bildikleri için araçlarla toz bulutu oluşturup plakası belirlenemeyen bir araçla olay yerinden kaçtıkları belirtildi. Ateşin kesilmesi üzerine tarlada üzerlerinde hücum yeleği ve 5 kalaşnikof ile 3 tabanca bulunan 6 cesedin hastaneye kaldırıldığı, bunlar arasında yaralı olanlardan 3’ünün de daha sonra hayatını kaybettiğine dikkat çekildi.
İddianamede, ölü ve yaralılara müdahale etmek için olay yerine giden ve saldırıya uğrayan jandarma timi ile mağdur-sanıkların da ifadelerine ayrıntılı yer verildi. Dehşet anını anlatan timler, kaçan saldırganları da fotoğraflarından teşhis ettiler. Otopsi raporlarında ise katliamın boyutu yer aldı. Ölü muayenesi yapılan cesetlerin topuklarından, kafa ve vücutlarına kadar mermi çekirdeği olduğu bildirildi. Olay yeri inceleme ekiplerince geniş bir alanda yürütülen arama ve tarama faaliyetinde ise yüzlerce boş kovan ve mermi çekirdekleri bulunduğu belirtildi.

AMBULANS KAMERASINA YAKALANDILAR
İddianamede, sanıkların katliam öncesi ve sonrasında araç içinde ve açık arazide yüzleri poşu ile ellerinde kalaşnikof tüfeklerle biçilmemiş buğday tarlasında yürürken ve güvenlik güçlerinin yaralılara müdahalesini engellemek için araçlara ve jandarma timlerine rastgele ateş açtıklarını gösteren fotoğraflar da delil olarak yer aldı. Bu fotoğrafların bir kısmının sanıklar üzerinde, bir kısmının da ambulansa ve olay yerine giden güvenlik güçlerine ait araçların kamera görüntülerinden alındığı bildirildi.

“AİLENİN İLERİ GELENLERİ KIŞKIRTIP AZMETTİRDİ”
İddianamede, geçmişte de anlaşmazlık nedeniyle mahkemelik olan arazinin büyüklüğü ve maddi değerinin yüksek olması, bölgenin sosyal ve kültürel yapısı nedeniyle aileler arasında husumet başladığı ve devamında 9 kişinin öldüğü olayın yaşanmasıyla noktalandığı vurgulandı. Taş ailesinden maddi gücü olan ve aynı zamanda eski muhtar olan Behçet Taş’ın, Alyamaç ailesinden ise Mehmet Selim ile Ahmet Alyamaç’ın aile meclisinde söz sahibi oldukları kaydedildi.
AİLEYİ ÖLDÜRMEK İÇİN YANGIN ÇIKARIP ARAZİYE ÇEKMİŞLER
Muhtar Behçet Taş’ın katliamdan 1 ay önce aile meclisinde, “Alyamaç ailesini bitireceğim. Kim ölecekse ölsün. Ölen ölür” dediği, Taş ailesinin olayı birkaç gün önceden planladığı, hatta araziye silahla gelinmesi için kendi aralarında fikir ve eylem birliğine vardıkları ifade edildi.
Taş ailesinin uzun namlulu silah ve tam teçhizat ekipmanlarla olay yerine çatışma amacıyla gidildiği belirtilen iddianamede, amaçlarının Alyamaç ailesinin mülkiyetinde bulunan araziyi ateşe vererek Alyamaç ailesini araziye çekmeye çalışarak katliamın fitilini ateşledikleri vurgulandı. Çıkan yangını görünce söndürmek amacıyla olay yerine giden Alyamaç ailesinin tarlaya gittiklerini gören Taş ailesi ve akrabalarının daha sonra birbirleriyle yoğun telefon trafiğine girerek olay yerine uzun namlulu silahlarla gitme şeklini planladıkları ifade edildi.
“PALA” YOĞUN SİLAH KULLANDI
Yangına müdahaleye giden Alyamaç ailesine mevzi ve siper alarak organize biçimde ateş açtıkları ve karşılıklı çatışmada Alyamaç ailesinden 5, Taş ailesinden 4 olmak üzere 9 kişinin öldüğü kaydedildi. Şaban Taş tarafından aile bireylerinin kışkırtıldığı, Behçet Taş tarafından azmettirildiği, Ömer Taş tarafından da aile bireylerinin olay yerine toplandığı, Ömer Taş’ın bizzat traktör üzerinde bulunan Alyamaç ailesine yoğun ateş açıldığı bildirildi.
Nurettin Taş’ın telefon dinlemesinde, “O öldürdü Serçeler’dekileri” dediği, Pala lakaplı Mehmet Taş’ın da yoğun silah kullandığı ve ölenlerden bazılarını bizzat kendisinin vurduğu ifade edildi.

“AİLE MECLİSİ KARAR ALDI”
Katliamdan sonra ölen ve tutuklanıp cezaevine girenlerin ailelerine de muhtar Behçet Taş tarafından bir ömür bakılması için aile meclisinin de kendi aralarında karar aldıkları belirtildi.
KIYAFETLERİ TANDIRDA YAKMIŞLAR
Behçet Taş’ın gözlerinin görmediği için her yere oğlu Aziz ile birlikte gittiği ve Aziz’in de katliam sonrasında alacağı cezadan kurtulmak için başkasına ait pasaportla yurtdışına kaçmaya çalıştığı vurgulandı. Bazı sanıkların ise katliamdan hemen sonra silah kullandıkları için üzerlerinde atış artığı ve svap örneği çıkan elbiselerini evlerine yakın noktadaki tandırın içinde yakarak, duş aldıkları ve delilleri gizlemeye çalıştıkları kaydedildi.
Bazı sanıkların ısrarla olay yerinde olmadıklarını ve suçsuz olduklarını belirtmiş olmalarına rağmen, cenaze ve yaralılara almaya gelen ambulansa ait kamera görüntülerinde ellerinde uzun namlulu silahlarla olay yerinde oldukları da tespit edilerek bu kayıtlar dosyaya delil olarak konuldu.
SAVCIDAN AİLE MECLİSİ DEĞERLENDİRMESİ
İddianamede, bölgenin sosyal ve kültürel yapısı, aile meclisi kararlarının bağlayıcılığı, aile meclisinde alınan kararlarına tüm aile bireyleri tarafından uyulmasının yaptırıma tabi olduğu, aile bireylerinin olaya katılmaması halinde hak iddia edemeyeceklerine dikkat çekildi. Bu nedenle her iki aile meclisince alınan kararlara aşiret kararı gibi aile fertlerinin kesin olarak katılmasının esas alındığının altı çizildi.
Olaya katılmayı reddeden aile bireylerinin dava konusu arazi üzerinde bir hak edemeyeceği gibi, bundan sonraki süreçte de meydana gelen olaylarda aile fertleri tarafından dışlanarak korunmayacaklarını bildikleri için tüm aile bireyi olan sanıkların fikir ve eylem birliği içinde çatışmaya katılarak 9 kişinin ölümünden sorumlu olduklarına işaret edildi. Olayda 7 kalaşnikof tüfek ile 4 tabanca ele geçirilmiş olsa da, olay yerinden toplanan boş kovanların kriminal incelemesinde, katliamda 17 ayrı kalaşnikof tüfek kullanıldığı tespit edildi.
MAHKEME NAKİL İSTEDİ
Sanıkların 9 kişiyi tasarlayarak öldürmek, ölü ve yaralılara müdahaleye giden 9 jandarma timini de öldürmeye teşebbüs etmek suçundan 19 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları istendi. İddianameyi kabul eden Ağır Ceza Mahkemesi ise, taraflar arasında husumetin devam etmesi nedeniyle davanın güvenlik gerekçesiyle naklini talep etti. Davanın Diyarbakır’da görülmesinin güvenlik açısından sakıncalı olacağı gerekçesiyle başka bir ilde görülmesi için Valilikten nakil talebinde bulunuldu.
]]>