Artış – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Mon, 03 Jun 2024 21:52:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 OSB’lerde yıllık kira artış oranı yüzde 102 oldu https://www.foxhaber.com.tr/osblerde-yillik-kira-artis-orani-yuzde-102-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/osblerde-yillik-kira-artis-orani-yuzde-102-oldu/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:52:04 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7935

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın (TSKB) iştiraki TSKB Gayrimenkul Değerleme AŞ, Organize Sanayi Bölgeleri’nde (OSB) yıllık kira artışının ortalama yüzde 102 seviyesinde olduğunu duyurdu.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, TSKB Gayrimenkul Değerleme AŞ, OSB’ler özelinde yaptığı araştırmanın sonucunu açıkladı.

Araştırmada, OSB’lerdeki yıllık kira değer artışı, değer değişimiyle birlikte yapılaşma hakları ve doluluk oranları incelendi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen TSKB Gayrimenkul Değerleme AŞ. Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, son yıllarda sanayi yapılarına yönelik artan taleplerin hem arsa satış değerleri hem de fabrika kira değerlerinde yukarı yönlü bir değişim olduğunu belirtti.

Maya, OSB’lerde yıllık ortalama kira artışları yüzde 102 seviyesinde gerçekleştiğine vurgu yaparak, “Büyükşehirlerin genelinde kira artışlarının önceki yıl görülen yüksek artışlardan sonra artış oranlarının hız kestiği görünüyor. Artışlarda başı çeken iller arasında Malatya, Konya, Antalya, Eskişehir ve Sakarya yer alıyor. Kira artışlarının yıllık enflasyon oranının üzerinde gerçekleştiğini gözlemliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Fabrika kiralarındaki artışına değinen Maya, arsa tahsislerinin tamamlanmasıyla birlikte sınırlı fabrika arzı ve talep artışıyla enflasyon oranlarındaki artışın önemli bir rol oynadığına değindi.

EN ÇOK KİRA ARTIŞI OLAN İLLER

Maya, kira artışının en çok yaşandığı iller hakkında şu bilgileri verdi:

“Antalya’da bölgenin artan nüfusu ve sanayisinin gelişme hızı kira artış oranlarında da ortaya çıkıyor. Marmara Bölgesi’nde artış seviyelerinin Kocaeli ve Sakarya illerinde yüksek olduğunu belirtebiliriz. Özellikle Sakarya’da diğer illere kıyasla baz kira bedellerinin düşük olması talebi artırmakla birlikte, bu durum artış oranlarına yansıdı.

Kira artışlarının dağılımından ayrıca sanayicilerin Anadolu’ya yöneldiği de gözlemleniyor. İç Anadolu Bölgesi’nde özellikle deprem sonrasında Konya ve Eskişehir’de oluşan talep artışına istinaden kira artış oranı yüzde 130’un üzerinde gerçekleşti. Malatya özelinde de deprem sonrasında bölgede bir artış kaydedildi.”

OSB’lerdeki kira bedelleri üzerinden yatırımların geri dönüş sürelerini hesapladıklarını kaydeden Maya, ortalama amorti süresinin 17,5 yıl olduğunu aktardı.

OSB’lerde yıllık ortalama arsa değer artışının yüzde 92 olduğunu belirten Maya, arsa değerlerini, doluluk oranının yüksek olması, sınırlı arsa arzı ve talep artışının olumlu etkilediğine işaret etti.

Maya, “Arsa değer artışlarında İzmir, Manisa, Antalya, Ankara ve Eskişehir gibi illerde talep artışı en önemli itici güç olurken Eskişehir’de baz değerlerin düşük olmasının da güçlü artış oranlarında etkisi bulunuyor. Piyasası daha oturmuş ve yüksek satış birim değerlerine sahip olan İstanbul ile yakın çevresinde ise ortalamanın kısmen altında artış oranları gözlemleniyor.” ifadelerini kullandı.

KONYA’DA DOLULUK ORANI YÜZDE 100

Doluluk oranlarının yüksek olduğu organize sanayi bölgelerinde talebin önemli bir göstergesi bulunduğunu bildiren Maya, şunlara dikkati çekti:

“Düşük doluluk oranları ise doğrudan talep olmadığının bir göstergesi olarak değerlendirilmiyor. Yeni gelişme sahaları açılan veya yeni kurulan organize sanayi bölgelerinde doluluk oranlarının düşük olması söz konusu olabilir. Çalışmaya konu OSB’lerin 7’sinin haricinde tamamında doluluk oranı yüzde 90’ın üzerinde.

Geçen yıl 8 OSB bu oranın altında kalırken, Konya OSB’de doluluk bir sene içinde yüzde 100’e ulaştı. Marmara Bölgesi’nde yüzde 137 ile en yüksek kira artışının yaşandığı Sakarya’da doluluk oranı 2 OSB için ortalama yüzde 90 seviyesinde. Bu oranlar bölgeye olan talebi işaret ediyor.”

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/osblerde-yillik-kira-artis-orani-yuzde-102-oldu/feed/ 0
Tasarruf lafta kaldı, devletin ödediği kira yüzde 204 arttı https://www.foxhaber.com.tr/tasarruf-lafta-kaldi-devletin-odedigi-kira-yuzde-204-artti/ https://www.foxhaber.com.tr/tasarruf-lafta-kaldi-devletin-odedigi-kira-yuzde-204-artti/#respond Sat, 25 May 2024 21:30:43 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7672 2023 yılında gerçekleştirilen seçimlerin ardından iş başına gelen yeni ekonomi yönetimi kamuda ek tasarruf tedbirleri uygulama kararı almıştı. 

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in imzasıyla 17 Temmuz  2023’te kamu kurumlarına gönderilen genelgede, kamu kurum ve kuruluşlarının, taşınmaz edinimi ve kiralanması, resmi taşıt edinimi ve kullanımında tasarruf kurallarına uygun hareket etmeleri istenmişti. Ancak bütçe verilerine bakıldığında bu genelgenin kiralama konusunda pek de başaralı olamadığını ortaya koyuyor.

Sozcu.com.tr, 2024’ün ilk iki ayıyla geçen yılın aynı dönemine ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yayınladığı  bütçe verilerini karşılaştırdı. İşte ortaya çıkan sonuç:

ARAÇ KİRASI: YÜZDE 59 ARTIŞ

Bütçe verilerine göre yılın ilk iki ayında geçen yılın aynı dönemine göre kamunun taşıt kiralama giderleri yüzde 59 artarak 259 milyon 557 bin liradan 402 milyon 860 bin liraya yükseldi.

HAVA TAŞITI KİRASI: YÜZDE 1480 ARTIŞ

Kamu kurumları hizmet binalarının yanı sıra araç, uçak ve gemi de kiralıyor. Kamunun 2023’ün ilk ayında uçak, helikopter, insansız hava aracı (İHA) ve dron gibi hava taşıtları için ödediği kira  30 milyon 973 bin liradan yüzde 1480 artarak 459 milyon 302 bin liraya çıktı.

PERSONEL SERVİSİ: YÜZDE 201 ARTIŞ

Geçtiğimiz yıl ilk iki ay personel servisi kiralamaya 173 milyon 162 bin lira ödeyen kamu kuruluşları bu yıl ise %201 artışla 521 milyon 355 bin lira ödedi.

BİNA KİRASI: YÜZDE 283 ARTIŞ

Kamunun hizmet binası kiralama beddeli ise 2023 Ocak ve Şubat aylarında toplam 86 milyon 739 bin liraydı. Bu miktar bu yılın ilk iki ayında yüzde 283 artarak 329 milyon lira oldu.

TOPLAM KİRA GİDERİNDEKİ ARTIŞ: YÜZDE 204

Kamunun diğer kiralamaları da dikkate alındığında 2024’ün ilk iki ayında ödediği toplam miktar 1 milyar 789 milyon 971 bin lira oldu. 2023’ün aynı döneminde bu tutar 582 milyon 362 bin lira seviyesindeydi. Bu da %204’lük bir artışa işaret ediyor.

İKİ AYLIK KİRA GİDERİ
 
Kiralar Ocak – Şubat ( TL)
 
Dayanıklı Mal ve Malzeme Kiralama Giderleri 528 bin
Taşıt Kiralama Giderleri 402 milyon 860 bin
İş Makinası Kiralama Giderleri 253 bin 
Canlı Hayvan Kiralama Giderleri 0
Hizmet Binası Kiralama Giderleri 329 milyon 649 bin 
Lojman Kiralama Giderleri 31 milyon 907 bin
Arsa ve Arazi Kiralama Giderleri 5 milyon 803 bin
Yüzer Taşıt Kiralama Giderleri 1 milyon 294
Hava Taşıtı Kiralama Giderleri 459 milyon 302 bin
Bilgisayar, Bilgisayar Sistemleri 4 milyon 193 bin
Tersane Kiralama Giderleri 0
Personel Servisi Kiralama Giderleri 521 milyon 355 bin
Kültür ve Sanat Etkinlikleri  0
Eğitim ve Öğretim Tesisleri Kiralama Giderleri 856 bin
Diğer Kiralama Giderleri 31 milyon 971 bin 

Toplam 1 milyar 789 milyon 971 bin

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tasarruf-lafta-kaldi-devletin-odedigi-kira-yuzde-204-artti/feed/ 0
Küresel kömür santrali kurulu gücünde son 7 yılın en büyük artışı https://www.foxhaber.com.tr/kuresel-komur-santrali-kurulu-gucunde-son-7-yilin-en-buyuk-artisi/ https://www.foxhaber.com.tr/kuresel-komur-santrali-kurulu-gucunde-son-7-yilin-en-buyuk-artisi/#respond Sat, 25 May 2024 21:24:21 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7666 Küresel kömür santrali kurulu gücünde 2023’teki yüzde 2’lik büyüme 2016’dan beri görülen en büyük artış olarak kayıtlara geçerken, dünyada Çin dışındaki kömür santrali kurulu gücü de 2019’dan beri ilk kez yükseldi.

Uluslararası sivil toplum kuruluşu Global Energy Monitor’un (GEM) yıllık “Yükseliş ve Çöküş Raporu” yayımlandı.

Buna göre, dünyada faaliyette olan kömür santrali kurulu gücü geçen yıl yüzde 2 artış gösterdi.

ABD ve Avrupa’da emekli edilen kömür santrali kapasitesinin diğer yıllara kıyasla daha düşük olması da bu artışı etkiledi

Geçen yıl 69,5 gigavat kömür kapasitesi devreye girerken, 21,1 gigavatlık kapasite devre dışı kaldı ve böylece net kurulu güç artışı 48,4 gigavat oldu. Bu artışla dünyadaki kömür santrali kurulu gücü 2 bin 130 gigavata yükseldi.

Bu, küresel kömür santrali kurulu gücünde 2016’dan beri görülen en büyük artış oldu. Ayrıca, geçen yıl dünyada Çin haricindeki kömür santrali kapasitesi de 2019’dan beri ilk kez artmış oldu.

Çin 47,4 gigavat ile geçen yıl devreye giren yeni kömür santrallerinin yaklaşık üçte ikisini oluştururken, Endonezya, Hindistan, Vietnam, Japonya, Bangladeş, Pakistan, Güney Kore, Yunanistan ve Zimbabve’de de yeni kömür santralleri devreye alındı.

Çin’de geçen yıl inşası başlayan 70,2 gigavatlık kömür santrali kapasitesi, dünyanın geri kalanındaki yeni kömür santrali inşaatlarından 19 katına karşılık geldi. Çin’de inşasına başlanan kömür santrali kapasitesi 2015’ten beri görülen en yüksek kapasite olarak kayıtlara geçti.

Hindistan, Laos, Nijerya, Pakistan, Rusya ve Endonezya, Çin haricinde yeni kömür santrali inşaatlarının başladığı ülkeler oldu.

Latin Amerika’da 2016’dan beri yeni kömür santrali inşaatı görülmezken, Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü ülkeleri, Avrupa ve Orta Doğu’da da 2019’dan beri yeni kömür santrali inşasına başlanmadı.

Rapora göre, Türkiye’de geçen yıl yeni bir kömürlü termik santral işletmeye girmedi ve yeni bir santral inşasına da başlanmadı.

2023’TEKİ ARTIŞ İSTİSNAİ

GEM Kömür Programı Direktörü Flora Champenois, rapora ilişkin değerlendirmesinde, kömür kurulu gücündeki 2023’te görülen artışı bir “anomali” olarak nitelendirerek, “Çünkü tüm işaretler, bu hızlı genişlemenin tersine döneceğini gösteriyor. Ancak kömür santrallerini emekliye ayırması gereken ülkeler bunu daha hızlı yapmalı ve yeni kömür santralleri için planları olan ülkeler de bunların asla inşa edilmemesini sağlamalı. Aksi takdirde Paris Anlaşması’ndaki hedeflerimize ulaşmayı ve temiz enerjiye hızlı bir geçişin getireceği faydalardan yararlanmayı unutabiliriz” ifadelerini kullandı.

Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi Çin Analisti Qi Qin, Çin’de kömürlü termik santral yapımında son dönemde görülen artışın küresel eğilimle tezat oluşturduğunu belirtti.

Bu artışın Çin’in 2015 hedeflerini riske attığını kaydeden Qin, “Bu önemli dönemde, Çin’in kömürlü termik santral projelerine daha sıkı denetimler getirmesi ve yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırarak ikim taahhütlerine uyum sağlaması hayati önemde.” değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Sorumlusu Elif Cansu İlhan ise dünyada kömürden elektrik üretiminin giderek azaldığını ve 2023’te Çin dışında başlayan kömür santrali inşaatlarının 2015’ten beri en düşük seviyeyi gördüğünü dile getirdi.

Dünya genelinde termik santrallerin yeterince hızlı olmasa da emekli edildiğinin altını çizen İlhan, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin henüz kömürden çıkış tarihi ve adil geçiş planlaması olmasa da 2053 net sıfır hedefi var. Türkiye, küresel iklim hedeflerine katkı sağlamak ve 2053 net sıfır vizyonunu başarmak için bir an önce santral bazında kömürden adil çıkış planlarını kurgulamalı.”

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kuresel-komur-santrali-kurulu-gucunde-son-7-yilin-en-buyuk-artisi/feed/ 0
180 milyarlık sektörün gündemi 5G ve fiber yatırımları olacak https://www.foxhaber.com.tr/180-milyarlik-sektorun-gundemi-5g-ve-fiber-yatirimlari-olacak/ https://www.foxhaber.com.tr/180-milyarlik-sektorun-gundemi-5g-ve-fiber-yatirimlari-olacak/#respond Mon, 20 May 2024 21:00:45 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7495 Artan mobilite ve gelişen teknoloji ile ekonominin ana dinamolarından biri olan elektronik haberleşme sektöründe gelirler enflasyonla yerinde sayarken, 5G  ihalesi ve fiber altyapı yatırımlarındaki gelişmelerin hem vatandaşın hem de sektörün ana gündemi olması bekleniyor. Elektronik haberleşme hizmetleri sektörünün 2023 yılında yaklaşık 180 milyar TL’lik büyüklüğe ulaştığının tahmin edildiğini kaydeden Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER) Başkanı Halil Nadir Teberci, başta altyapı olmak üzere sektörün beklediği adımların atılmaması halinde 2024 gelirlerinde önemli bir artış beklemediklerini kaydetti. Türkiye’nin gayri safi yurt içi hasılası (GSYİH) içinde elektronik haberleşme gelirlerinin (ehg) payının her geçen yıl azaldığını aktaran Teberci, “Türk Telekom’un özelleştirildiği 2005 yılında GSYİH-EHG oranı yüzde 2.51 iken 2022 yılında bu oran yüzde 0.87’ye kadar düşmüştür. Yapılan çalışmalar; telekomünikasyon abone sayısındaki yüzde 10’luk bir artışın bazı ülkelerde GSYİH’da yüzde 3’lük bir artışa yol açtığını gösteriyor. 2024 yılında sektörün ihtiyaç duyduğu adımların atılmaması halinde, sektör gelirlerinde önemli bir artış olması beklenmiyor”  bilgilerini verdi.

ABONE SAYISI MİLLİ GELİRİ ARTIRIYOR

Sadece güçlü bir fiber altyapı sayesinde 5G’nin tam potansiyelinin ortaya çıkabileceğinin tüm gelişmiş ülkeler tarafından bilindiğini kaydeden Teberci, şöyle devam etti: “Uzun süredir, fiber şebeke üzerinden sunulan internet hizmetlerin kalitesi ve hızını olumlu yönde etkileyecek düzenlemeler konusundaki oldukça yavaş ilerlemeler, Türk Telekom tarafından mevcut bakır kablo altyapısının fibere dönüştürülmesi konusunda yaşanan belirsizlikler, fiber altyapı kurmak ve altyapısını genişletmek isteyen alternatif işletmecilerin karşılaştığı engeller ile bunların son kullanıcıya etkileri gibi konular 2024 yılında da haberleşme hizmetlerinde, vatandaşı doğrudan etkileyecek konular olarak karşımıza çıkıyor.”

94.3 milyon kişi internete abone

Genişbant internet abone sayısının 2023 yılı üçüncü çeyreğinde 94.3 milyona ulaştığını aktaran Halil İbrahim Teberci, şu bilgileri verdi: “Bunun 19.5 milyonunun sabit genişbant, 74.8 milyonunun ise mobil internet abonesi olduğu hesaplanıyor. 100 kişi başına sabit geniş bant aboneliklerinde OECD ortalaması 34.92 iken Türkiye’de bu oran 22.28’dir . Toplam ses trafiği içindeki sabit ses trafiği oranı 2009 yılından bu yana ciddi biçimde düşmüştür. 2009 yılında toplam trafiğin yüzde 82.5’i mobil, yüzde 17.4’ü sabit ses iken 2023 yılı üçüncü çeyrek sonu itibarıyla sabit ses trafiğinin oranı yaklaşık yüzde 1.43‘e kadar gerilemiştir.”

Altyapı hızla aygınlaşmalı

Sektörün yapısının oldukça dinamik olduğuna dikkat çeken Halil Nadir Teberci, sektörün ekonomide kaldıraç görevi görebilmesi için şu adımların atılması gerektiğini kaydetti: “Sektörde rekabet geliştirilmeli, alternatif işletmecilerin güçlenmesi için uygun ortam oluşturulmalıdır. Fiber altyapının ülke çapında hızla yaygınlaştırılması sağlanmalıdır. Veri Merkezlerine verilecek desteklerin Türkiye genelinde ve hiçbir beyaz alanı sınırlandırması olmadan verilmeli ve bütün işletmecilerin bağlandığı birden fazla İnternet Değişim Noktası kurulmalıdır. Kamu hizmet alımlarında, Uydu Haberleşme Hizmetlerine bir engel getirilmemeli.”

5G 1 trilyon liralık gelir artışı sağlayacak


Ekonomik açıdan pek çok sektörde büyük gelir artışı sağlayacak 5G’nin büyümeye katkısından faydalanmak gerektiğine dikkat çeken Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, burada ihale takviminin açıklanmasını beklediklerini kaydetti. Deloitte işbirliğiyle hazırladıkları 5G ihalesinin ekonomik ve sosyal etkilerini ölçen çalışmanın sonuçlarına da işaret eden Aksoy, “Operatörlerin 5G ihalesinin ardından 5 yıllık süreçte yapacağı yatırım ve hizmet harcamaları sonucu oluşacak GSYH etkisi 21 milyar TL olacak.

5G’nin 1 yıl gecikmesi ise 120 milyar TL’lik bir faydadan mahrum kalmak anlamına geliyor. Toplam etki olarak bakıldığında, 5G teknolojisinin Türkiye’de hayata geçmesiyle 15 yılda 1 trilyon TL’yi aşan bir gelir artışı ve 479 milyar TL GSYH artışı bekleniyor” bilgilerini verdi. Analizde, 5G’den en çok faydalanacak sektörlerin üretim, toptan ticaret ve perakende, ulaşım ve depolama, bilgi ve iletişim olduğunu aktaran Aksoy, bu sektörlerde gerçekleşecek gelir artışlarının toplam etkinin yüzde 70’inden fazlasına denk geleceğinin tahmin edildiğini kaydetti.

Yatırımlar memnuniyete yapılacak

Vodafone olarak, bu yılki üç önceliklerini ise müşteri deneyimi, büyüme ve sadeleşme olarak belirlediklerini kaydeden Aksoy, şöyle devam etti: “Bu kapsamda, tüm yatırım planlarımızı ve iş süreçlerimizi son bir yılda önemli derecede iyileştirdiğimiz müşteri memnuniyetini en üst düzeye çekme hedefiyle yapacağız. Yatırımlarımızı müşteri deneyiminin iyileştirilmesine doğrudan katkısı olan alanlara yoğunlaştıracağız. İkinci önceliğimiz büyüme. Üçüncüsü de müşteri, çalışan ve diğer paydaşlarımızın Vodafone ile iş yapış şekillerini daha etkili ve verimli kılmak için ürün, servis ve iş süreçlerimizde sadeleşmeyi hedefleyeceğiz.”

Tüketici uygun fiyatlı yerel markalara dönüyor

Akıllı telefon şirketleri için öne çıkan bir pazar olan Türkiye’de 2024 için istikrarlı bir büyüme trendi öne çıkarken, sektörde kur ve fiyat etkisi trendleri şekillendiriyor. Türkiye’de ortalama telefon değiştirme süresinin 7 yıl olduğunu kaydeden Mıstaçoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Mıstaçoğlu, OmIx markası ile faaliyet  gösterdikleri pazara ilişkin, şu değerlendirmeleri yaptı: “2024 yılında stabil bir pazar beklentimiz bulunuyor. Ekonomik şartların, insanları daha güvenilir ve kaliteli ürünlere yönlendirdiği bir dönemden geçiyoruz. Uygun fiyatlı ancak kaliteli ürün arayışı, tüketici tercihlerinde önemli bir faktör haline gelmiş durumda. Döviz kurlarındaki artış, ithal ürünlerin maliyetini yükseltiyor ve bu durum, tüketici fiyatlarına yansıyor. Tüketiciler daha uygun fiyatlı, yerel markalara ya da fiyat-performans oranı yüksek ürünlere yönelebiliyor. Vergi oranlarındaki artışlar da benzer bir etki yaratıyor.” OMIX olarak Türkiye pazarında geçirdikleri iki yılın ardından sektördeki hedeflerine yaklaştıklarını aktaran Mıstaçoğlu, “Akıllı telefon portföyümüze yeni ürünler eklemeye başladık. Lüks tercihleri ulaşılabilir sunma misyonumuzla donanım ve yazılım açısından güçlü özelliklere sahip iki farklı akıllı telefon modelimizi tüketicilerle buluşturduk. Yeni alternatifler oluşturmaya da hız kesmeden devam edeceğiz” dedi.

Haberleşme giderleri 9 bin TL’ye dayandı

İnternet ve cep telefonu temel ihtiyaç ürünleri olarak öne çıkarken, 4 kişilik bir ailenin haberleşme giderleri 2023 yılında 8.934 TL’ye ulaştı. Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), ülkemizde 2023 yılında evlerinde bir sabit telefon ile genişbant internet aboneliği bulunan ve her bireyi cep telefonu hattı sahibi olan 4 kişilik bir ailenin aylık ortalama haberleşme giderinin vergiler dahil ortalama 744.49 TL olduğunu açıkladı. TELKODER tarafından her yılın sonunda yapılan Elektronik Haberleşmede Aile Giderleri Araştırması’na göre ise 2023 yılında Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin haberleşme gideri yıllık 8.934 TL’ye ulaştı. Bu rakamın 2.062 TL’sini devlete ödenen vergiden oluştu. 2022 yılında yapılan analizde ise 4 kişilik bir ailenin yıllık haberleşme giderleri yaklaşık 5.306 TL, devlete ödenen verginin ise 1.161 TL olduğu hesaplanmıştı.

Tüketici en çok internet hızı ve zamdan şikayetçi

Çözüm platformu Şikayetvar, internet servis sağlayıcılarıyla ilgili çözüm bekleyen konuları mercek altına aldı. Verilere göre bir önceki yıl ile kıyaslandığında şikayetler yüzde 615 arttı. Ocak, şikayetlerin zirve yaptığı ay olurken internet hızı, cayma bedelinin yüksekliği, bağlantı kopuşları ve taahhüt bitiminde yüzde 300’ü geçen zamlar kullanıcıların en çok şikayet ettiği konular olarak öne çıktı. Kullanıcılar, en çok internetin yavaşlığından şikayet ederken yeni zamlarla birlikte sunulan hizmetin çok pahalı olduğunu platform üzerinden dile getirdi. Ayrıca halihazırda taahhüt hızının altında internet hizmeti alan kullanıcılar, sözleşmelerinden vazgeçtiği durumlarda yüksek cayma bedelini ödemekle karşı karşıya kaldıklarını vurguladı.

Telefon satışları 10 yılın dip seviyesinde

Akıllı telefon pazarı küresel pazarda düşüş trendini sürdürürken, 2023’te sektör 10 yılın dip seviyesine indi. Pazar araştırma şirketi International Data Corporation’ın (IDC) yaptığı açıklamaya göre, küresel akıllı telefon pazarında zorlukların devam ettiği ve ivmenin toparlanmaya doğru ilerlediği gözlendi.  Küresel akıllı telefon satışlarının, 2023’te yıllık bazda yüzde 3.2 düşüşle 1.17 milyar adede gerilediği kaydedilen açıklamada, bunun son 10 yılın en düşük satış hacmi olduğu vurgulandı. Açıklamada, Samsung dışında bir şirketin akıllı telefon pazarının zirvesinde yer aldığı son yılın 2010 olduğu anımsatılarak, geçen yıl Apple’ın, aldığı yüzde 20.1’lik pazar payıyla ilk sıraya yerleştiği bildirildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/180-milyarlik-sektorun-gundemi-5g-ve-fiber-yatirimlari-olacak/feed/ 0
Şeker ve çikolata zamları bayramda ağzımızın tadını kaçıracak https://www.foxhaber.com.tr/seker-ve-cikolata-zamlari-bayramda-agzimizin-tadini-kaciracak/ https://www.foxhaber.com.tr/seker-ve-cikolata-zamlari-bayramda-agzimizin-tadini-kaciracak/#respond Sat, 18 May 2024 21:54:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7440 Ramazan Bayramı öncesi 2024 yılındaki zam yağmurundan çikolata ve şekerler de nasibini aldı.

Çikolata fiyatları geçtiğimiz yılki ramazan bayramına göre yüzde 90’dan fazla zamlandı.

Ayrıca şeker fiyatlarına da büyük zam geldi. Şeker fiyatlarında gelen zam, geçen yıl ramazandan bu yana yüzde 100’ü aşarken kurban bayramından bu yana ise yüze 75 oldu.

KAKAO KRİZİ

Dünyanın en büyük en büyük iki kakao tedarikçisi Fildişi Sahili ve Gana’daki tarımsal üretim sorunları nedeniyle kakao fiyatları geçtiğimiz haftalarda rekor üstüne rekor kırmıştı. Arz sorunları nedeniyle New York’ta kakao fiyatları ton başına fiyatı 10 bin doları gördü.  

Kakao fiyatları, küresel arzdaki düşüşün etkisiyle 3 ayda yaklaşık iki katına çıkarak rekor seviyelere yükselirken, çikolata üreticileri hem boyutlarda küçülmeye hem de fiyatlarda artışa gitti. 

Sektör temsilcilerine göre kakao krizi çikolata piyasasına yansımış durumda. Diğer yandan artan şeker fiyatları da şekerleme ve çikolata ürünlerini etkiliyor.

Kakao arzında sorunlarının ana nedeni uzun süreli kuraklık ve şiddetli yağmur gibi kötü hava koşulları gösterilirken, virüs kaynaklı bitki hastalıkları da mahsulü etkiledi.

ÇİKOLATA FİYATLARI TIRMANDI

Dünyadaki kakao üretiminin yüzde 60’ını karşılayan iki ülkeden gelen haberlerin ardından, tüm dünyada çikolata fiyatlarına yansımaya başladı. Çikolata üreticileri, yüksek kakao fiyatlarını ya fiyat artışları şeklinde ya da ambalaj boyutlarını azaltarak tüketicilere yansıtıyor.

Ramazan bayramlarında yaygın olarak tüketilen bir çikolata, marketlerde kilogram başına 380 TL civarında alıcı buluyor. 2023 yılındaki Ramazan bayramında benzer çikolatların fiyatı 200 TL civarında olurken Kurban Bayramı’nda ise 260 TL’ye satılıyordu. 

2023 yılı Ramazan Bayramı’nda 100 TL civarında olan ikramlık şekerlemeler marketlerde bu bayram öncesi ortalama 215 TL’den satılıyor.

YÜZDE 140’LIK ARTIŞ FİYATLARA YANSIYACAK

Çikolata krizi ile ilgili açıklama yapan Patiswiss Yönetim Kurulu Başkanı Elif Aslı Yıldız, “Bu konuda çok fazla bilgi kirliliği var. Kakao ağaçlarını etkileyen virüsle ilgili net bir bilgi yok” açıklamasında bulunmuştu.

Yıldız, “El Nino derken iklim krizi derken, Ukrayna savaşından dolayı gübrenin yetersiz kalmasının da etkisiyle limanlara yüzde 30-35 daha az kakao ulaşmış durumda. Biz yüzde 3-5 bir etkilenme bekliyorduk yüzde 35-40 bir azalış beklemediğimiz bir azalış oldu. Maalesef bu durum kakao fiyatlarına bir yılda tonunda 2 bin pound’dan 4 bin 800 pound’a çıkmasına neden oldu” dedi.

ÇİKOLATA ALIRKEN DİKKAT

Kakao fiyatlarındaki yüzde 140’lık artış fiyatlara çok kısa sürede yansıyacağını dile getiren Yıldız, “Fiyatlara yansıtmamak için elimizden geleni yapıyoruz ancak TL’deki değer kaybından bağımsız bir durumla karşı karşıyayız” dedi.

Tüketimin de dünyada yüzde 10 azalması gerektiğini, yoksa önümüzdeki dönemde çikolataya ulaşmanın zorlaşacağını belirten Yıldız, “Çikolata alırken mutlaka etiketlere bakılmalı. Güvendiğiniz markaları tercih edin, çünkü bazı üreticiler kakao yerine başka reçetelere yönlenebilir” açıklamasında bulundu.

ŞEKERLEMEDE FİYAT YÜZDE 80 ARTTI

İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Başkanı Kazım Taycı İHBİR’in 2024 hedefleri ve ihracattaki son durumun değerlendirildiği toplantıda çikolata ve şeker fiyatlarındaki son duruma değindi.

Toplantıda İHBİR’in faaliyet alanına giren şekerleme ve çikolata ürünlerinde Ramazan Bayramı öncesindeki fiyat gelişmelerini de değerlendiren Taycı, “Şekerlemede fiyatlar geçtiğimiz yılki bayram dönemine göre yüzde 80 arttı. Enflasyon oranındaki artış halihazırda rakamlara yansımış durumda” dedi.

Bununla birlikte çikolatanın hammaddesi kakaodaki rekolte düşüşü ve buna bağlı fiyat artışları nedeniyle şekerleme ürünlerinin çikolataya göre hâlâ daha cazip olacağını belirten Taycı, “Kakao yağının tonu 30,000-32,000 euroya çıktı. Maliyet artışı ürünlere hala yansımadı. Bayramdan sonra fiyatlara yansıyacak. Ramazan Bayramı’ndan sonra çikolata fiyatından dolayı ulaşılması zor bir ürün olacak” dedi.

Taycı, kakao fiyatlarındaki artış nedeniyle hem üretici hem de tüketicilerin alternatif arayışında olacağını belirterek, “Masif çikolatadan ziyade, çikolata kaplamalı ürünler tercih edilecek” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/seker-ve-cikolata-zamlari-bayramda-agzimizin-tadini-kaciracak/feed/ 0
Asgari ücrette seçim sonrası büyük tehlike https://www.foxhaber.com.tr/asgari-ucrette-secim-sonrasi-buyuk-tehlike/ https://www.foxhaber.com.tr/asgari-ucrette-secim-sonrasi-buyuk-tehlike/#respond Fri, 03 May 2024 21:21:15 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6875 Türkiye üç gün sonra yapılacak yerel seçimlere kilitlenirken, seçim sonrasında vatandaşları zor bir dönem bekliyor.

Hem çok yüksek enflasyon hem de çok yüksek faizle karşı karşıya olan Türkiye ekonomisinde seçim sonrasında kemerlerin daha fazla sıkılmasıyle birlikte reel ücretlerde düşüş, işsizlik ve vergilerde ise artış bekleniyor.

Kemerler sıkılırken ilk hedeflerden biri, genel olarak ücretler ve özel olarak da asgari ücret olacak.

Seçimlerin etkisiyle 2022 ve 2023’te asgari ücrete ara zam yaptıran hükümet, 31 Mart itibarıyla dört yıllık seçimsiz döneme girilmesiyle birlikte ara zamlara ve geçmiş enflasyona endeksli ücret düzenlemelerine son vermeyi hedefliyor.

Hem Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hem Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek hem de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Aralık 2023’te yaptıkları açıklamalarda 2024’te asgari ücrete tek zam olacağı mesajları vermişti.

Seçim öncesi dönemde ise konu ne iktidarın ne de muhalefetin gündemine geldi.

TEK ZAM AÇLIK DEMEK

Merkez Bankası (TCMB) da hesaplarını 2024’te asgari ücrete tek zam yapılması üzerinden yaptı ancak 2024’ün ilk iki ayında enflasyonda hesapların bozulduğu görülüyor.

TÜİK’e göre yılın ilk iki ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aralık ayına göre yüzde 11,54 oranında arttı. Mart-haziran döneminde ortalama aylık enflasyon yüzde 3 olsa bile 6 aylık enflasyon yüzde 25,5’e ulaşacak.

Mayısta yıllık enflasyonun yüzde 80’e dayanması, yıl sonunda da yüzde 50 civarında olması bekleniyor.

TCMB 8 Şubat’taki toplantısında 2024 sonu enflasyon hedefini yüzde 36 olarak belirledi ancak ocak ve şubat enflasyonlarının beklentilerin üzerinde gelmesi üzerine hesaplar bozuldu. Nitekim TCMB’nin mart ayı piyasa katılımcıları anketinde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 44,19 oldu.

İçinde bulunduğumuz ayda Türk-İş’in hesapladığı açlık sınırıyla eşitlenmesi beklenen asgari ücrete ara zam gelmemesi durumunda yıl sonuna kadar ücretlileri çok zor günler bekliyor olacak.

Asgari ücrete ara zam gelmemesi, özel sektördeki diğer ücretlerde ara zam örneklerini azaltacak.

VERGİ VE İŞSİZLİK ARTIŞI

Seçim sonrasında vergilerde de artış bekleniyor. Nitekim ekonominin patronu Şimşek’ten de bu yönde açıklamalar geldi.

Şimşek, katma değer vergisinde (KDV) yüzde 20’lik genel oranın değişmeyeceğini söyledi ancak yüzde 1 ve yüzde 10 KDV uygulanan birçok ürün ve hizmetin bu listelerden çıkarak genel yüzde 20’lik orana çekilmesi bekleniyor.

Seçim sonrasında kamunun fiyatlarını yönettiği yönlendirdiği ürünlerde de zam rüzgarı bekleniyor.

Elektrik ve doğalgaza seçim sonrasında zam geleceğini TCMB Başkanı Fatih Karahan’da 8 Şubat’taki enflasyon bilgilendirme toplantısında söylemişti.

Köprü ve otoyol geçiş ücretlerine de seçim sonrası yüksek oranlı zam bekleniyor.

TÜİK’in ocak ayı verilerine göre, geniş tanımlı işsiz sayısı son bir ayda 797 bin, son üç ayda 2 milyon 310 bin artışla 10 milyon 453 bine yükseldi.

Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 26,5 ile tarihi zirveye yükselirken, seçim sonrasında işsizlikde artış eğiliminin devam etmesi bekleniyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/asgari-ucrette-secim-sonrasi-buyuk-tehlike/feed/ 0
Birleşik Kamu-İş: Yoksulluk sınırı 57 bin 820 liraya yükseldi https://www.foxhaber.com.tr/birlesik-kamu-is-yoksulluk-siniri-57-bin-820-liraya-yukseldi/ https://www.foxhaber.com.tr/birlesik-kamu-is-yoksulluk-siniri-57-bin-820-liraya-yukseldi/#respond Fri, 26 Apr 2024 21:42:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6653 Birleşik Kamu İş Konfederasyonu, Ankara’da dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için tüketmesi gereken gıda ve gıda dışı harcamaları dikkate alarak hazırladığı mart ayı Açlık-Yoksulluk Araştırması’nı açıkladı.

Araştırma sonuçlarına göre Mart 2024’te dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 27 bin 730 liraya kadar yükselirken, dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır bir şekilde yoksunluk hissi çekmeden yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise 57 bin 280 liraya çıktı.

Açlık sınırı martta bir önceki aya göre 1125 lira artarken, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 3 bin 780 liralık artışla 37 bin 182 liraya kadar çıktı. Her ikisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 4 bin 905 lira arttı.

Son bir yıllık dönemde ise açlık sınırı 9 bin 207 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 18 bin 524 lira ve yoksulluk sınırı ise 27 bin 731 liralık artış kaydetti.

FİYAT ARTIŞLARI

Ankara’da en fazla alış-veriş yapılan marketlerden derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak harcanması gereken tutar Martta bir önceki aya göre 527 lira, yıllık olarak ise 2 bin 770 lira artarak 5 bin 740 lira oldu.

Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre 2 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 163 liralık artışla 411 liraya yükseldi.

Bir önceki aya göre 76 lira artarak 4 bin 306 liraya yükselen süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcama son bir yılda ise 1.533 lira arttı. Meyve için harcanması gereken para Mart’ta 415 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 1.452 lira artarak 2.167 lira, sebze harcaması ise önceki aya göre 330 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 1.398 lira artarak 2 bin 797 lira oldu.

Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama Mart’ta değişmeyip 1.498 lirada kalırken, pirinç ve bulgur harcamaları 2 lira artarak 805 liraya çıktı. Yağ için yapılması gereken harcama ise 30 lira artarak 522 lirayı buldu.

Şeker, bal, pekmez, reçel gibi gıda maddelerine yapılması gereken harcama Mart’ta önceki aya göre 171 lira artarak 1.292 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise 559 lira oldu.

AÇLIK SINIRI ÜÇ AYDA 3 BİN 615 LİRA ARTTI

Yetişkin erkek için 2 bin 800, kadın için 2 bin 200, genç için 3 bin ve çocuk için de 1600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre mart ayında açlık sınırı yetişkin erkek için 5 bin 868 lira, yetişkin kadın için 4 bin 606 lira, çocuk için 3 bin 345 lira ve genç için de 6 bin 279 lira oldu.

Açlık sınırı bu yılın ilk üç aylık döneminde ise toplam 3 bin 615 lira artış kaydetti.

GIDA DIŞI HARCAMADAKİ ARTIŞ 6 BİN 828 LİRA

Dört kişilik ailenin giyim ve ayakkabı harcamaları Mart’ta bin 663 liraya çıkarken, barınma (kira dâhil) harcamaları 8 bin 466 liraya yükseldi, ev eşyası harcamaları 4 bin 752 lira, sağlık harcamaları 1.606 lira oldu.

Ulaştırma harcamaları 11 bin 782 liraya yükseldi. Haberleşme harcamaları 1.166 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 1.139 liraya, eğitim harcamaları 721 liraya, tatil-otel harcamaları 3 bin 859 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar 2 bin 26 liraya çıktı.

Gıda dışı harcamalarda bu yılın ilk üç aylık dönemde 6 bin 828 lira artış gözlendi.

YOKSULLUK SINIRI BİR YILDA 27 BİN 731 LİRA ARTTI

Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi çekmeden yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Mart’ta 4 bin 905 lira daha artarak 57 bin 280 liraya yükseldi.

Yoksulluk sınırında yılın ilk üç ayındaki artış ise 10 bin 443 lira oldu.

Yoksulluk sınırında, son bir yıllık dönemdeki artış ise 27 bin 731 lira olarak gerçekleşti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/birlesik-kamu-is-yoksulluk-siniri-57-bin-820-liraya-yukseldi/feed/ 0
Konut kiralarında dört yıl sonra ilk: Tablo altüst oldu https://www.foxhaber.com.tr/konut-kiralarinda-dort-yil-sonra-ilk-tablo-altust-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/konut-kiralarinda-dort-yil-sonra-ilk-tablo-altust-oldu/#respond Fri, 26 Apr 2024 21:24:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6635 sahibinden.com ile Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) işbirliğiyle hazırlanan “sahibindex Kiralık ve Satılık Konut Piyasası Görünümü” araştırmasında sonuçlar dikkat çekti.

Türkiye genelinde cari kira fiyatlarının yıllık artış oranı şubatta enflasyonun altında kaldı ve reel düşüş görüldü.

Ocak 2024’te yüzde 80,5 olan cari kira fiyatlarının yıllık artış oranı, Şubat 2024’te yüzde 65,2’ye geriledi. Bu oran, TÜİK’in açıkladığı yüzde 67,07’lik şubat enflasyonunun altında kaldı.

Böylece Türkiye genelinde kira fiyatlarında enflasyondan arındırılmış yıllık reel artış oranı şubatta yüzde -1,1 oldu ve Mart 2020 sonrasındaki dört yıllık dönemin ardından ilk kez negatif bölgeye geçti.

Ortalama reel kirada yıllık artış Şubat 2023’te yüzde 86,6 ile zirve yaptıktan sonra inişe geçmiş, aralıktan ocağa 4 puanlık azalışla yüzde 9,5’e gerilemişti.

REEL KİRALAR HAZİRAN 2023’TE ZİRVEYİ GÖRMÜŞTÜ

Türkiye genelindeki reel kira endeksi (2017 Eylül=100) Haziran 2023’te 216,2 ile zirve yaptıktan sonra düşmeye başlamıştı.

Şubat 2024’te bir önceki aya göre ortalama cari kira fiyatları yüzde 3,8 artarken TÜFE’nin aynı dönemde yüzde 4,5 artması sonucu reel kira fiyat endeksi 1,1 puan azalarak 169,7 oldu.

Reel kira fiyat endeksi İstanbul’da ve İzmir’de beş aylık düşüşten sonra aralık ayında bir miktar artmış, ocak ayında ise üç büyükşehirde de düşüş devam etmişti. Şubat ayında endeks İstanbul’da 1,9 puan, İzmir’de ise 1 puan düşerken, Ankara’da 1,6 puan arttı.

Neticede reel kira endeksi şubat ayında İstanbul’da 170,7, Ankara’da 231, İzmir’de ise 190,2 oldu. Buna göre reel ortalama kiralar referans dönemi olan 2017 Eylül’e kıyasla İstanbul’da yüzde 70,7, Ankara’da yüzde 131, İzmir’de ise yüzde 90,2 oranında arttı.

İSTANBUL’DA REEL DÜŞÜŞ YÜZDE 4,9

Yıllık reel kira artışları İstanbul’da Ocak 2023’ten (zirve yüzde 55,8), İzmir’de marttan (zirve yüzde 90,3) Ankara’da ise depremin neden olduğu gecikmeyle mayıstan itibaren (zirve yüzde 109,3) düşüşe geçti.

Geçtiğimiz ay Ankara’da yüzde 47,9 olarak gerçekleşen yıllık reel kira artışı bu ay yüzde 29,7 olarak gerçekleşti. İzmir’de geçtiğimiz ay (ocak) yüzde 22 olarak gerçekleşen yıllık reel kira artışı bu ay (şubat) yüzde 13,2 oldu.

İstanbul’da ise geçtiğimiz ay durma noktasına gelen yıllık reel kira artışı bu ay artık negatife döndü ve reel kira İstanbul’da yıllık bazda yüzde 4,9 azaldı.

Geçen yıl şubatta 86,9 TL olan Türkiye geneli güncel ortalama metrekare kira fiyatı şubatta 143,5 TL oldu.

Kiralık ilan metrekare fiyatlarındaki yıllık artış oranları üç büyükşehirde azaldı.

Yıllık kira fiyatı artış oranı ocaktan şubata İstanbul’da yüzde 66,2’den yüzde 58,9’a, Ankara’da yüzde 143,9’dan yüzde 116,7’ye, İzmir’de ise yüzde 101,2’den yüzde 89,1’e düştü.

Şubatta ortalama kiralık konut ilan metrekare fiyatları İstanbul’da 185,7 TL, Ankara’da 131,6 TL, İzmir’de ise 160 TL oldu.

YILLIK ARTIŞTA DİYARBAKIR BİRİNCİ, ANTALYA SONUNCU

Şubatta cari kirada yıllık bazda en yüksek fiyat artışı görülen il, yüzde 185,5’lik oranla Diyarbakır oldu.

6 Şubat depremlerinin yaşandığı Kahramanmaraş, yıllık yüzde 184,5’lik kira artışıyla ikinci olurken, Ordu yüzde 171,4’lik artışla üçüncü, Erzurum yüzde 170’lik artışla dördüncü ve Van yüzde 168,5’lik artışla beşinci oldu.

Şubatta yıllık bazda en düşük kira artışının görüldüğü il, yüzde 25’lik artışla Antalya oldu.

En az kira artışında yüzde 42,9’luk oranla Muğla ikinci, yüzde 58,9’luk oranla İstanbul üçüncü, yüzde 61,5’lik oranla Mersin dördüncü, yüzde 64,7’lik artışla Adana beşinci oldu.

Şubat verilerine göre bu 5 şehirde yıllık kira fiyatı artış oranı yıllık TÜFE enflasyon oranından düşük oldu.

Kiralık konut talep göstergesi ağustos ile kasım arasında düşerken aralıkta ve ocakta bir miktar yükseldi. Şubat ayında ise talep yatay seyretti. Kiralık konut talep endeksi ocaktan şubata yüzde 0,1 arttı. Yıllık bazda bakıldığında ise kiralık konut talebinde yüzde 25’lik bir düşüş mevcut.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/konut-kiralarinda-dort-yil-sonra-ilk-tablo-altust-oldu/feed/ 0
Araç satışlarında seçim etkisi https://www.foxhaber.com.tr/arac-satislarinda-secim-etkisi/ https://www.foxhaber.com.tr/arac-satislarinda-secim-etkisi/#respond Thu, 21 Mar 2024 21:39:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5002 Hükümetin mayıs seçimleri sonrasında imza attığı faizlerde artış politikası konutta satışları düşürürken, otomotivde beklenen etkiyi henüz göstermedi.

Türkiye genelinde otomotiv satışları geçen ay 2023’ün aynı dönemine göre yüzde 30,6 artarak 105 bin 990 adet oldu ve tüm zamanların şubat ayı rekorunu kırdı.

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, şubatta bir önceki yılın aynı ayına göre otomobil satışları yüzde 39,67 artarak 82 bin 277 adede, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 6,6 yükselişle 23 bin 713’e ulaştı.

Otomobil ve hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık şubat ayı ortalama satışlarına göre ise yüzde 112,6 artış gösterdi.

Otomotiv pazarı ocak-şubat döneminde yıllık bazda yüzde 40,6 artarak 185 bin 691 adet olarak gerçekleşti.

İTHALATTA DA YÜKSEK SEYİR

Otomotiv satışlarıyla birlikte otomotiv ithalatı da yüksek seyrini korudu.

Ticaret Bakanlığı verilerine göre, motorlu kara taşıtları ithalatı şubatta bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,4 artışla 2 milyar 693 milyon dolara yükseldi.

Ocak-şubat döneminde bir önceki yılın aynı ayına göre motorlu taşıtlar ithalatı yüzde 29,7’lik artışla 4 milyar 661 milyon dolara yükseldi.

Ocak-şubat döneminde motorlu taşıtlar ihracatı da yıllık yüzde 11,7’lik artışla 5 milyar 127 milyon dolar oldu. Bu dönemde ithalattaki artış hızı, ihracatın altında kaldı.

Motorlu kara taşıtları ithalatı 2023’te bir önceki yıla göre yüzde 82,5’lik artışla 32,3 milyar dolara yükselmiş ve tüm zamanların zirvesini görmüştü.

Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2023 yılında yıllık bazda yüzde 57,4 büyüdü ve 1 milyon 232 bin 635 satış rakamıyla rekor kırmıştı.

FAİZLER İKİYE KATLANDI

Mayıs 2023 seçimleri öncesinde yüzde 25 olan taşıt kredisi faizleri, Ocak 2024’te yüzde 50 ile 21 yılın zirvesini gördü ancak yüksek faizlere rağmen otomotiv pazarında satışlar yüksek seyretti.

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, taşıt kredileri son dönemde dalgalı bir seyir izliyor. Ocakta yüzde 50’yi gören ortalama taşıt kredisi faizleri, önceki hafta ortalamada yüzde 40 oldu.

SEÇİM SONRASI FİYAT ARTIŞI BEKLENTİSİ

Otomotiv sektörü temsilcisi Aykan Ceylan, faiz artışlarına rağmen satışlardaki yüksek seyrin nedenlerini sozcu.com.tr’ye anlattı.

“En büyük neden, özel tüketim verigisi (ÖTV) muafiyetli satışlar” diyen Ceylan, geçen yıl araç fiyatları hızlı artınca ve arz sorunu olunca birçok kişinin bu kapsamdaki alımını bu yıla ertelediğini, bu yüzden ocak, şubat aylarında ÖTV muafiyetli araç satışlarının yüksek seyrettiğini, martta da bu kapdamdaki satışların yüksek seyretmesini beklediklerini dile getirdi.

Eylül ayından bu yana otomotiv firmalarının kur artışını fiyatlara yansıtmayıp indirim kampanyaları düzenlediğini, son 6 ayda maksimum zam oranının yüzde 6-10 aralığında olduğunu, bunun da satışları artırdığını belirten Ceylan, imart ayında da bu nedenle satışların yüksek seyretmesini beklediğini söyledi.

İnsanların 31 Mart seçimleri sonrasında araç fiyatlarında artış beklentisi olduğunu, bu yüzden de seçim öncesinde yoğun talep ortaya çıktığını belirten Ceylan, kendisinin de seçim sonrasında sadece nisan ayında en az yüzde 10’luk fiyat artışı beklediğini kaydetti.

Seçim sonrasında hem kur artışının fiyatlara yansımasını hem de indirim kampanyalarının sona ermesini beklediğini belirten Ceylan, otomobillerde 150 bin ile 500 bin TL arasında nisanda zam beklediğini söyledi.

Ceylan, 2023’te 1 milyon 232 bin olan otomotiv pazarının bu yıl 800 bine düşeceği beklentisiyle firmaların siparişleri verdiğini ancak bu rakamın aşılmasını beklediğini, insanların otomobili yeniden yatırım aracı olarak görebileceğini dile getirdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/arac-satislarinda-secim-etkisi/feed/ 0
Emekliler için bütçede yeterli para yok mu? https://www.foxhaber.com.tr/emekliler-icin-butcede-yeterli-para-yok-mu/ https://www.foxhaber.com.tr/emekliler-icin-butcede-yeterli-para-yok-mu/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:33:11 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4769 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin bütçesinde emekli aylıklarında gerekli artışları yapmak için yeterli kaynak olmadığını savunsa da rakamlar bütçeden Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) aktarılacak kaynağın payının 2024’te rekor düzeyde düşeceğini gösteriyor.

Erdoğan’ın kararıyla geçtiğimiz ay en düşük emekli aylığı 7 bin 500 liradan 10 bin liraya yükseltilmişti. Buna göre, kök aylıklarda yüzde 49,28 oranında artışa gidilse de en düşük emekli aylığının artış oranı yüzde 33 seviyesinde oldu. Bu rakam enflasyonun çok altında kaldı.

Ancak en düşük emekli maaşı olan 10 bin TL, ülkedeki pahalılık ortamında temel ihtiyaçları karşımalaya dahi yetmiyor.

Emekli aylıklarındaki seviyenin çok düşük olduğunu Cumhurbaşkanı Erdoğan da itiraf etse de bütçede emeklilere ayrılacak yeterli kaynak olmadığını söyleyerek hükümetin ‘sırtında yumurta küfesi’ taşıdığını savunuyor..

Türk-İş, ocak ayında açlık sınırının 16 bin 257 TL’ye, yoksulluk sınırının da 52 bin 955 TL’ye yükseldiğini açıklamıştı. Milyonlarca emekli, açlık sınırının yüzde 60’ı, yoksulluk sınırının yüzde 18’i oranında aylıkla geçinmeye çalışıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da, “En düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı ömrünü kendi ve ailesi için harcayan vatandaş için elbette yeterli değil” sözleri ile emekli maaşlarının düşük olduğunu belirtmişti.

EMEKLİYE YETERLİ BÜTÇE YOK MU?

Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a göre, eğitime, sağlığa tek kuruş harcamadan her birinin tüm bütçesini emeklilere aktarmak dahi emekli maaşında gereken artışı sağlamaya yetmiyor.

Peki Türkiye’nin bütçesinde emeklilere gerekli kaynağı ayırmak için yeterli para yok mu?

Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Çelik’e göre, Türkyie’nin emeklilere aktarılacak yeterince kaynağı var. Çelik geçmiş yıllarda bütçeden SGK’ya aktarılan oran korunursa kaynağın lafının edilemeyeceği görüşünde.

SGK’YA AYRILAN PAY GERİLEDİ

Çelik’in sosyal medya platformu X’te paylaştığı verilere göre, bütçeden sosyal güvenliğe ve emeklilere ayrılan pay son yıllarda azaltıldı. Uzun yıllar yüzde 15-19 arasında seyreden sosyal güvenliğe bütçeden ayrılan kaynak oranı 2024 yılında önceki yıllardaki seviyenin çok altında kaldı.

Aziz Çelik’in paylaştığı verilere göre SGK’ya bütçeden ayrılan kaynakların toplam bütçeye oranı, 2020 yılında yüzde 20,7, 2021 yılında yüzde 15,7, 2022 yılında yüzde 13,2, 2023 yılında tahmini yüzde 15,9 seviyesinde oldu. Ancak bu oran 2024 yılı hedeflemelerinde yüzde 10,2’ye kadar geriledi.

Çelik’e göre, SGK’ya ayrılan kaynağın geçmiş yıllardaki seviyeye çıkartılması halidne mevcut bütçe büyüklükleri içinde bile en düşük yaşlılık (emekli) aylığının 15 bin TL’ye tamamlanması ve aylıklarda 5 bin TL artış mümkün.


Tablo: Prof. Dr. Aziz Çelik

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün AKP’nin Kütahya’da düzenlenen mitinginde şunları söylemişti:

“Hiç şüphesiz hayat pahalılığıyla da mücadele ettik. En çok etkilediği kesimlerin başında emeklilerimiz vardır. Her ne kadar emekli maaşlarını bizden önceki dönemlerle kıyas edilemeyecek seviyelere çıkarmış olsak da gönlümüz vatandaşlarımızın hayatlarını daha iyi şartlarda sürdürmesini istiyor.

En düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı ömrünü kendi ve ailesi için harcayan vatandaş için elbette yeterli değil. Devlet ve millet olarak daha fazla çalışacak, daha çok gelir elde edecek, ortaya çıkan kazançtan da emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz.

Şimdi birileri çıkıyor emekli maaşlarına 7 bin lira, 10 bin lira seyyanen ekleyelim diyerek kendi akıllarınca emeklilerimizi tahrik ediyor. Bakınız bizim ülkemizde halihazırda 16 milyon emeklimiz var. Emekli maaşlarına 7 bin lira eklemek demek bütçeden yaklaşık 1,4 trilyon lira… 10 bin lira eklemek demek, 1,9 trilyon liralık bir kaynağı buraya aktarmak demektir.

Dikkat ediniz mevcut maaşların tutarından söz etmiyorum. Sadece 7 bin lira veya 10 bin lira olarak ifade edilen ek artışın maliyetini anlatıyorum. Yani 2024 yılı boyunca ülkemizde tek çivi çakmasak, tüm yatırım bütçesini buraya aktarsak bile bu gideri karşılamaya yetmiyor. Aynı şekilde deprem harcamalarının tamamını bu iş için kullansak yine yeterli gelmiyor.

Eğitime, sağlığa tek kuruş harcamadan her birinin tüm bütçesini buraya aktarsak ucu ucuna ya kurtarıyor ya kurtarmıyor. Askeriyle, polisiyle, eğitimcisiyle, sağlıkçısıyla velhasıl tüm memuru ve işçisiyle devletin çalışanlarının yarısından fazlasına maaşlarını vermesek o zaman belki bu ilave gideri karşılayabiliriz.

Altını tekrar çizerek ifade ediyorum. Burada konuştuğumuz emeklilerimizin mevcut maaşlarının maliyeti değil, yapılması istenen ilave artışların tutarıdır. Ayrıca seyyanen artışların emekli maaşları arasında yol açtığı adaletsizliğin de farkındayız.

Sırtında yumurta küfesi taşımayanlar tabii ki istedikleri gibi atıp tutabilirler. Sorumluluk makamında olmayanlar elbette her aklına eseni söyleyebilirler ama milletin ülkeyi ve devleti yönetme görevi verdiği bizim için böyle bir durum asla söz konusu değil. Biz yaptığımız her işin hesabını 85 milyonun tamamına vermekle mükellefiz. Biz, attığımız her adımı en ince detayına kadar hesaplamak zorundayız.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/emekliler-icin-butcede-yeterli-para-yok-mu/feed/ 0
İşlenmiş gıdaların yol açtığı 32 sağlık sorunu https://www.foxhaber.com.tr/islenmis-gidalarin-yol-actigi-32-saglik-sorunu/ https://www.foxhaber.com.tr/islenmis-gidalarin-yol-actigi-32-saglik-sorunu/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:15:16 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4751 Hazır yemekler, şekerli tahıllar ve seri üretilen ekmeğin de aralarında bulunduğu gıdalar artık aralarında kanser, tip 2 diyabet ve zihinsel sağlık bozukluklarının da bulunduğu 32 sağlık sorunu riskinin artmasıyla ilişkilendiriliyor.

British Medical Journal’da yazan uzmanlar, bunun kısmen bu tür yiyeceklerin hem yağ, tuz ve şeker içermesini hem de aynı zamanda vitamin ve lif eksikliği olmasından kaynaklandığını iddia ediyor.

Hatta bazıları aşırı işlenmiş gıdaları tütüne benzeterek yetkilileri sigaraya benzer tüketimin azaltılmasına yardımcı olmak için uyarı etiketleri gibi benzer halk sağlığı kontrol önlemleri almaya çağırdı.

Uzmanlar ise gazlı içecekler ve kekler gibi popüler ultra işlenmiş gıdalardan kanserden diyabet ve depresyona kadar sağlık tehlikelerinin tam listesini yayınladı.

İşte 10 milyondan fazla insanı kapsayan çalışmalardan elde edilen ve ultra işlenmiş gıdaların yol açtığı 32 sağlık sorunu…

ÖLÜM ORANI

Tüm nedenlerden ölüm oranı: Bu, tüm nedenlerden kaynaklanan ölümlerin ölçüsüdür. İnceleme, UİG (ultra işlenmiş gıda) içeren yiyecekleri tüketen kişilerde ölüm riskinin yüzde 21 arttığını buldu.

Kansere bağlı ölüm oranı: Genel olarak kanserden ölüm riskinde artış bulunmadı. Ancak bu genel bir rakamdı. İncelemenin üst tahminleri yüzde 24’lük bir risk artışı tespit ederken, düşük tahmin, kanserden ölüm riskinde yüzde 19’luk bir azalma tespit etti.

Kardiyovasküler hastalıktan ölüm: Riski yüzde 50 artırdı.

Kalp hastalığından ölüm: Riski yüzde 66 artırdı.

KANSER

Meme kanseri: Artan risk başına 15.

Kanser (tüm türleri): Riskte yüzde 12 artış.

Merkezi sinir sistemi tümörleri: Riskte yüzde 20 artış.

Kronik lenfositik lösemi: Riskte yüzde 8 artış.

Kolorektal kanser: Riski yüzde 23 artırdı.

Pankreas kanseri: Riski yüzde 24 artırdı.

Prostat kanseri: Riski yüzde 2 artırdı.

AKIL SAĞLIĞI

Uyku sorunları: Yüzde 41 oranında artan risk.

Kaygı: Riski yüzde 48 artırdı.

Yaygın zihinsel bozukluklar: Yüzde 53 oranında artan risk.

Depresif sonuçlar: Riskte yüzde 22 artış.

SOLUNUM SAĞLIĞI

Astım: Riski yüzde 20 artırdı.

Hırıltılı solunum: Riski yüzde 40 artırdı.

KARDİYOVASKÜLER SAĞLIK

Kardiyovasküler hastalık olayları (birleşik): Riskte yüzde 35 artış.

Kardiyovasküler hastalık morbiditesi: Riskte yüzde 20 artış.

Hipertansiyon: Riski yüzde 23 artırdı.

Hipertrigliseridemi: Genel olarak riskte yüzde 5 azalma. Ancak üst tahmin riskte yüzde 50 artış, alt tahminde ise yüzde 40 azalma yönündeydi.

Düşük yüksek yoğunluklu lipoprotein: Riski yüzde 102 artırdı.

GASTROİNTESTİNAL SAĞLIK

Crohn hastalığı: Riski yüzde 71 artırdı.

Ülseratif kolit: Riski yüzde 17 artırdı.

METABOLİK SAĞLIK

Abdominal obezite: Riski yüzde 41 artırdı.

Hiperglisemi: Riskte yüzde 10 artış.

Metabolik sendrom: Riskte yüzde 25 artış.

Alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı: Riski yüzde 23 artırdı.

Obezite: Riski yüzde 55 artırdı.

Aşırı kilo: Riski yüzde 36 artırdı.

Aşırı kilo + obezite: Riski yüzde 29 artırdı.

Tip 2 diyabet: Riskte yüzde 40 artış.

Çalışma, bu sağlık sorunlarından herhangi birinin riskini artırmak için tüketilmesi gereken ultra işlenmiş gıdaların belirli bir miktarını belirlemedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/islenmis-gidalarin-yol-actigi-32-saglik-sorunu/feed/ 0
Marmara Denizi’nde denizanası istilası https://www.foxhaber.com.tr/marmara-denizinde-denizanasi-istilasi/ https://www.foxhaber.com.tr/marmara-denizinde-denizanasi-istilasi/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:54:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4013 İÜ Su Bilimleri Fakültesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından başlatılan “Marmara Denizi’nde Denizanası Artışları Sebep ve Sonuçları” başlıklı proje kapsamında “R/V Yunus-S” gemisiyle Marmara Denizi’nde araştırma yapıldı.

Dalgıçlar tarafından Marmara Denizi’nde su altı gözlemleri yapılarak, bazı örnekler alındı. Ayrıca farklı derinliklerden denizanası örnekleri alınıp incelendi.

Üniversitenin Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melek İşinibilir Okyar, AA muhabirine, dünyada olduğu gibi Türkiye’nin denizlerinde de son yıllarda ciddi denizanası artışı yaşandığını söyledi.

Denizanalarının ekosistemdeki olumsuz değişiklikleri faydalarına kullanılabilme kabiliyetleri bulunduğunu ve hayatta kalma konusunda başarılı olduklarını belirten Okyar, “Bunlar 500 milyon yıldır dünya üzerinde yaşamlarını sürdüren, sayılarını ve çeşitliliklerini arttıran canlılar.” dedi

Prof. Dr. Okyar, Marmara Denizi’nin farklı nedenlerden kaynaklı yoğun insan baskısı altında olduğunu, bunun denizanası artışına ortam hazırladığını ifade etti.

Denizanalarının kirli bölgelere tahammül gösteren canlılar olduğuna dikkati çeken Okyar, “Sıcaklık artışıyla bunların üreme kapasiteleri artıyor. Küresel ısınmaya bağlı olarak da tüm denizlerde bu sıcaklık artışları mevcut. Marmara Denizi’nde de kış ayı olmasına rağmen su sıcaklığı yaklaşık 20 derece olarak ölçüldü. Sıcaklıktaki bu artış denizanalarının üreme aktivitelerini tetiklemektedir. Son yıllarda tüm Marmara Denizi’ni kapsayacak şekilde ama başta İstanbul kıyıları olmak üzere, Marmara Denizi’nin kıyısal alanlarında ve körfezlerde yoğun denizanası artışı görüyoruz.” diye konuştu.

“PROJENİN BİRİNCİ KISMINI DOĞU MARMARA’DA YAPTIK”

Prof. Dr. Okyar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Su Bilimleri Fakültesi tarafından denizanası artışının nedenlerinin belirlenmesi için çalışma başlatıldığını dile getirdi.

Projenin birinci kısmını Doğu Marmara’da uyguladıklarını vurgulayan Okyar, “Denizanaları aşırı çoğaldıklarında belli bir süre sonra öldüklerinden dolayı parçalanmaya başlıyorlar. Bu da su kalitesinin bozulmasına ve ekosistemin işleyişinde değişimlere neden oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Okyar, dron kullandıkları çalışmalarda denizanalarının büyük metrekarelerde yayıldığını tespit ettiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:

-Bunun yanında dalışlar gerçekleştirerek özellikle hangi su kütlesinde toplandıklarını tespit ettik. Özellikle 5 ila 10 metre arasında denizanalarının daha fazla bulunduklarını belirledik.

-Suyun yüzeyinde tek tük görünen denizanası aslında 5 metre derinliklerde devasa büyüklükte stoklara sahip.

-Projenin ikinci aşamasında da tüplü dalış yapıp, bunların safhalarını takip edip üremelerinin ekosistemindeki mevsimsel sürecini takip edeceğiz. İklim değişikliğine bağlı olarak Marmara Denizi’ne pek çok yeni istilacı denizanası türü giriyor.

-Son yıllarda yaptığımız çalışmalarda pek çok yeni tür bulduk. Bunlar bolluklarını arttırmaya başladılar. Yeni türlerin girişiyle denizel ekosistemdeki denizanasına bağlı çözünmüş organik madde yükü artıyor.

Denizanası ile beslenen canlıların ekosistemdeki çeşitli baskılar sebebiyle azalmasının, bunlar üzerindeki avcı baskısının kalkmasına ve sayılarının artmasına neden olduğuna dikkati çeken Okyar, “Denizanası artışları artık her mevsimde yaşanıyor. Küresel ısınmanın tetiklemesiyle son 20-30 yılda denizanaları aşırı artış gösterdi.” dedi.

Prof. Dr. Okyar, Marmara Denizi’nin akıntı sistemiyle taşınan denizanalarının özellikle İzmit Körfezi’nin doğu havzasında birikip bu bölge için ciddi sorun oluşturduğunu ifade etti.

Deniz ekosistemine zararlı bu canlıların Uzak Doğu’da gıda olarak tüketildiğinden bahseden Okyar, denizanalarından ekonomiye fayda sağlayacak ürünlerin elde edilmesi için çalışma yaptıklarını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/marmara-denizinde-denizanasi-istilasi/feed/ 0
İstanbul barajlarında geçen seneye göre yüzde 118’lik fark https://www.foxhaber.com.tr/istanbul-barajlarinda-gecen-seneye-gore-yuzde-118lik-fark/ https://www.foxhaber.com.tr/istanbul-barajlarinda-gecen-seneye-gore-yuzde-118lik-fark/#respond Mon, 26 Feb 2024 09:00:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3915 İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, geçen yıl 21 Şubat’ta yüzde 34,92 olan barajlardaki doluluk oranı, bugün itibarıyla yüzde 76,25 olarak ölçüldü.

Buna göre, barajlardaki doluluk geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 118 arttı.

Su miktarı Istrancalar’da yüzde 76,68, Terkos’ta yüzde 71,57, Sazlıdere’de yüzde 55,29, Alibey’de yüzde 75,32, Büyükçekmece’de yüzde 73,08, Ömerli’de yüzde 88,59, Darlık’ta yüzde 90,23, Elmalı’da yüzde 89,21, Pabuçdere’de yüzde 56,8 ve Kazandere’de yüzde 60,68 olarak ölçüldü.

Kente su sağlayan ve azami 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahip baraj ve göletlerdeki su miktarı ise 662 milyon 4 bin metreküp seviyesinde bulunuyor.

SON 9 YILIN ORANLARI

İSKİ istatistiklerine göre, 21 Şubat tarihli baraj doluluk oranları 2016’da yüzde 86,79, 2017’de yüzde 86,81, 2018’de yüzde 79,91, 2019’da yüzde 91,46, 2020’de yüzde 62,18, 2021’de yüzde 50,56, 2022’de yüzde 80,37, 2023’te yüzde 34,92 iken, bugünkü oran yüzde 76,25 olarak kayıtlara geçti.

ALİBEYKÖY’DE YÜZDE 544’LÜK FARK

Alibey Barajı’nda geçen yıl 21 Şubat’ta yüzde 11,69 olan doluluk oranı, bugün 75,32’ye yükseldi. Artış, yüzde 544 olarak gerçekleşti.

Büyükçekmece Barajı’nda geçen yıl yüzde 32,79 olarak ölçülen doluluk oranı, bu yıl yüzde 123 yükselişle yüzde 73,08 olarak kayıtlara geçti.

Darlık Barajı’nda geçen yıl aynı tarihte 38,56 olarak ölçülen doluluk oranı, bugün itibarıyla yüzde 90,23 oldu. Darlık’ta doluluk, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 134 arttı.

Elmalı Barajı’nda geçen yıl 21 Şubat’ta yüzde 36,58 olan doluluk oranı, bu yıl yüzde 144 yükselişle yüzde 89,21 olarak kaydedildi.

Istrancalar’da geçen yıl yüzde 42,81 olan doluluk oranı, bugün yüzde 76,68 olarak kaydedildi. Barajdaki doluluk geçen yıla göre yüzde 79’a yükseldi.

EN ÇOK ARTIŞ KAZANDERE’DE

Kazandere Barajı’nda 21 Şubat 2023’te yüzde 3,62 olarak ölçülen doluluk oranı, bu yıl yüzde 1576 artışla 60,68 olarak kayıtlara geçti.

Ömerli Barajı’nda su doluluk oranı bugün itibarıyla yüzde 88,59 olurken, geçen yıl aynı dönemde bu oran yüzde 48,79 olarak kayıtlara geçmişti. Geçen yıla göre artış yüzde 82 oldu.

Pabuçdere Barajı’nda su doluluk oranı geçen yıl 21 Şubat’ta yüzde 6,77 iken, bugün yüzde 739 artışla yüzde 56,8’e yükseldi.

Sazlıdere Barajı’nda geçen yıl aynı tarihte yüzde 33,93 olan doluluk, bugün yüzde 55,29 olarak ölçüldü. Geçen yılın aynı dönemine göre barajdaki artış yüzde 63 oldu.

Terkos Barajı’nda su doluluk oranı bugün itibarıyla yüzde 71,57 oldu. Geçen yılın aynı dönemindeki oran yüzde 32,87 olurken, artış yüzde 118 olarak gerçekleşti.

“TASARRUF ŞART”

İstanbul Aydın Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi, meteoroloji mühendisi Güven Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yıl büyük kuraklık yaşandığını, bu durumun bir dönem İstanbul’daki barajları kuruma noktasına getirdiğini söyledi.

Eylülden itibaren yağışların artmasıyla barajların yeniden dolmaya başladığını belirten Özdemir, kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranındaki artışın İstanbul halkı için sevindirici bir gelişme olduğunu kaydetti.

Özdemir, barajlarda su doluluk oranı artsa da bunun yeterli olmadığını vurgulayarak, “İstanbul’un nüfusu yüksek. Barajlar tam dolu olsa bile yetme ihtimali yok. Onun için vatandaşlarımızın dikkat etmesi, daha çok tasarruf yapılması gerekiyor. Suyu daha fazla biriktirmemiz, gökyüzünden düşen her damlayı tekrar kazanmamız lazım.” diye konuştu.

İstanbul’a su sağlayan barajların her birinin doluluk seviyesinin yüzde 50’nin üzerinde olduğunu aktaran Özdemir, mayısa kadar yaşanacak yağışlarla barajlardaki su seviyesinin daha da yükseleceğini sözlerine ekledi.

VERİMLİ KULLANIM UYARISI

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros ise barajlarda doluluk oranının artmasının önemli olduğunu belirtti.

Barajlardaki doluluğun yüzde 77 seviyesine yaklaştığını vurgulayan Toros, “Her ne kadar barajların doluluk oranı sevindirici olsa bile su kaynağımızı verimli kullanmak zorundayız. Başta yağmur hasadı olmak üzere su kaynaklarımızı daha verimli kullanma konusunda farkındalık, duyarlılık çalışmaları yanında yeni ürünler geliştirmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/istanbul-barajlarinda-gecen-seneye-gore-yuzde-118lik-fark/feed/ 0
Yoksulluk sınırı 47 bin TL’yi aştı https://www.foxhaber.com.tr/yoksulluk-siniri-47-bin-tlyi-asti/ https://www.foxhaber.com.tr/yoksulluk-siniri-47-bin-tlyi-asti/#respond Sat, 30 Dec 2023 21:33:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1704 Türk-İş, aralık ayı açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı. Buna göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) aralık ayında 14 bin 431 TL’ye yükseldi.

Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) aralık ayında 47 bin 9,38 TL’ye ulaştı.

Bekâr bir çalışanın aylık ‘yaşama maliyeti’ aralıkta 18 bin 796,36 TL’ye yükseldi.

MUTFAK ENFLASYONU YÜZDE 77,5

Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 2,89, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 77,50, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 82,21 oranında oldu.

Türk-İş hesaplamasında temel alınan ve doğrudan piyasadan derlenen fiyatlara göre, gıda ürünlerinde Aralık 2023 itibariyle gözlemlenen değişim harcama gruplarına göre şu şekilde oldu:

* Peynir fiyatları (hesaplamada beyaz peynir fiyatı esas alınıyor) bu ay marketlerde kilosu ortalama 190 TL’den raflarda yerini aldı. Süt ve yoğurt fiyatları geçen ayki benzer seviyelerini korudu.

* Et fiyatlarında bu ay ciddi bir artış görüldü. Dana kıymanın kilosu geçen aya göre 46 TL artarak marketlerde ortalama 377 TL’den, dana kuşbaşının kilosu ise geçen aya göre 37 TL artarak marketlerde ortalama 393 TL’den reyonlarda yerini aldı. Et fiyatları geçen yılın aralık ayına göre iki kattan fazla artış gösterdi.

* Yumurta fiyatları aralık ayında geçen aya göre yüzde 17 artarak tanesi ortalama 4,45 TL’den satıldı. Tavuk ‘gövde’ fiyatı ise ortalama kg olarak 72 TL’den marketlerde yer aldı.

* Kış mevsimini yaşadığımız bu günlerde balık çeşitliliğinin artması sebebiyle tezgahlarda en çok talep gören deniz balıkları bu ay ortalama 175 TL/kg’dan satıldı.

* Kuru baklagiller ve yağlı tohum ürünleri geçen ayki seviyelerini korudu. Aralık ayında kuru fasulyenin kilogram fiyatı 92 TL’den, yılbaşında sofraların en çok özlemle beklediği yağlı tohumlar ise (ceviz, fındık, yer fıstığı ve ay çekirdeği vb.) kilogram fiyatı ortalama 336 TL’den marketlerdeki raflarda yer aldı.

* Ankara’da 200 gramlık ekmek fiyatı 7 TL’den satılmaya devam etti. 4 kişilik ailenin aylık sadece ekmek masrafı 735 TL.

* Tahıllar grubunda geçen aya göre sınırlı bir seviyede bir fiyat artışı yaşandı. Bu grupta en yüksek artış yüzde 5 oranıyla bulgurda görüldü.

* Bu ay ortalama sebze fiyatlarında artış gözlemlendi. Geçen aya göre en yüksek artış domates, patates, köy biberi ile sivri biber fiyatlarında yaşandı.

* Ispanak, pırasa, brokoli ve kereviz fiyatları tezgahlarda geçen ayki fiyatlarını korurken lahana fiyatında kısmi bir düşüş gözlemlendi.

* Meyve tezgahlarında mevsiminden kaynaklı portakal ve mandalina fiyatları düşerken, muz fiyatında artış yaşandı.

* Bu ay en düşük fiyatlı meyve greyfurt oldu. Greyfurt ortalama kg fiyatı 12,5 TL’den tezgahlarda yer aldı.

* Ortalama sebze kg fiyatı 32,23 TL, ortalama meyve kg fiyatı 31,64 TL oldu. Hesaplamada bu ay 24’ü sebze ve 8’i meyve olmak üzere toplam 32 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Ortalama meyve-sebze kg fiyatı 30,32 TL olarak tespit edildi.

* Avrupa’da yaşanan kuraklık, üreticinin artan maliyetleri ve dışarıdan gelen talep nedeniyle zeytinyağı fiyatlarında geçtiğimiz aylarda yüksek artış gözlemlenmişti.

Bu ay zeytinyağı fiyatlarında bir artış olmamakla beraber zeytinyağı fiyatları marketlerde ortalama litresi 300 TL’den satılmaya devam etti.

* Aralık ayında zeytinyağında olduğu gibi zeytin fiyatlarında da önemli bir değişiklik gözlemlenmedi.

* Bu grupta yer alan salça, reçel, ıhlamur ve şeker fiyatları geçen ayki seviyelerini korurken, balın kilogram fiyatı 16 TL artarak ortalama 293 TL olarak marketlerde satıldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yoksulluk-siniri-47-bin-tlyi-asti/feed/ 0
Gıda fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 100’ü aştı https://www.foxhaber.com.tr/gida-fiyatlarindaki-yillik-artis-yuzde-100u-asti/ https://www.foxhaber.com.tr/gida-fiyatlarindaki-yillik-artis-yuzde-100u-asti/#respond Sun, 24 Dec 2023 09:03:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1421 Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMU-AR, fiyatlarını Ankara’daki marketlerden düzenli olarak derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak hazırladığı gıda fiyatları endeksinin Aralık 2023 sonuçlarını açıkladı.

“Halkın Enflasyonu” adlı araştırmada dünya genelinde düşmeye devam eden gıda fiyatlarının Türkiye’de 43 aydır aralıksız arttığına dikkat çekildi.

Araştırma sonuçlarına göre aralık ayında gıda fiyatları bir önceki aya göre yüzde 6,2 oranında arttı. Gıda fiyatlarındaki yıllık artış ise 2023 yılı sonunda yüzde 100,2 olarak gerçekleşti.

Araştırmada, TÜİK’in en son açıkladığı tüketim harcamalarıyla ilgili istatistiklere göre en zengin yüzde 20’lik kesim tüketim harcamalarının yüzde 16,6’sını, en yoksul yüzde 20’lik kesim ise yüzde 35,8’ini gıda için yaptığı dolayısıyla da gıda fiyatlarında Türkiye’de son 43 aydır yaşanan kesintisiz artıştan en fazla sabit gelirli ve yoksul kesimleri olumsuz etkilendiği belirtildi.

AÇLIK VE YOKSULLUK RİSKİ ARTIYOR

Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatlarının yüzde 670 oranında arttığı belirtilen araştırmada şu ifadelere yer verildi:

“Yanlış ekonomik politikaların gıda fiyatlarında tetiklediği artış, ülkedeki açlık ve yoksulluk riskini giderek daha da büyütüyor. İktidarın, ancak seçimden sonra zımnen “akıl dışı” ilan ettiği ekonomi politikalarının faturasını yoksullar, sadece gıdada değil diğer harcamalarında da yüksek enflasyon yoluyla ödemeye devam ediyor.

Türkiye’nin, bu yanlış politikalarla yıllarca sürecek bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 670 oranında arttı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl aralık ayında 670 lira ödemek zorunda kaldılar.

2022 yılında yüzde 179,3’e kadar yükselen gıda fiyatlarındaki yıllık artış bu yıl haziran ayına kadar baz etkisiyle, diğer bir ifadeyle bir önceki yılın aynı aylarında gıda fiyatlarında yaşanan artışın bu yılın aynı ayındaki artıştan yüksek olması nedeniyle düşüş eğilimindeydi. Ancak bu yıl temmuz ayından başlayarak aylık artışlar yeniden önceki yılın aynı ayındaki artış oranının üzerinde seyretmeye ve dolayısıyla da yıllık enflasyon yeniden yükselmeye başladı.

Haziranda yüzde 80,5’e indikten sonra temmuzda yüzde 92,2’ye çıkan gıdadaki yıllık enflasyon, ağustosta yeniden yüzde 100’ün üzerine yükselmişti. Eylülde yüzde 107,1’e ekimde yüzde 108,2’ye çıktı. Kasımda yüzde 104,1’le, aralıkta da yüzde 100,2 ile üç haneli oranlarda kalmaya devam etti.”

GIDA FİYATLARI 6 AYDA YÜZDE 50,5 ARTTI

Aralıkta, meyve dışındaki tüm harcama gruplarında fiyatlar bir önceki aya göre arttı. Ekmek, pirinç, un bulgur grubu ile et-balık, süt ve süt ürünleri, yağ, sebze, bakliyat gibi gıda maddelerinde önceki aya göre önemli artışlar yaşandı.

Ekmek, pirinç, un, bulgur fiyatları aralıkta bir önceki aya göre ortalama yüzde 4,4 oranında artarken, et ve balık grubu fiyatlarında yüzde 3.7 oranında artış kaydedildi.

Et ve balık fiyatlarında 2023 yılının tümünde yana yaşanan artış yüzde 129,8 oldu. Aralıkta önceki aya göre süt ve süt ürünleri ile yumurta grubu harcamaları yüzde 3,2 oranında artarken, yağ fiyatlarındaki artış yüzde 2,9 olarak gerçekleşti.

Meyve fiyatlarının yüzde 1,1 oranında gerilediği aralıkta sebze fiyatlarında, bir önceki aya göre ortalama yüzde 29,8 oranında artış yaşandı.

Aralıkta bakliyat fiyatları yüzde 3,4, salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri işlenmiş gıda maddelerinden oluşan diğer gıda fiyatları ise yüzde 2,4 arttı.

Vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için aralıkta, bir önceki aya göre yüzde 6,2 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı.

Gıda fiyatları son altı ayda toplam yüzde 50,5 oranında artış kaydetti.

GIDA FİYATLARINDA YILLIK DEĞİŞİMLER

Bu yıl aralıkta geçen yılın aynı ayına göre ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 55,4, et-balık fiyatlarında 129,8, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 55,5 oranında artış oldu.

Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 77,7 oranında arttı. Meyve fiyatları yüzde 104,9, sebze fiyatları ise yüzde 212,7 oranında artış gösterdi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 59,4, diğer gıda fiyatları ise yüzde 78,1 oranında zamlandı.

Döviz kuru ve tarım ürünü üretici fiyatlarındaki artışlar gıda fiyatlarındaki yıllık artışın önümüzdeki aylarda da üç haneli oranlarda kalmaya devam edeceğine işaret ediyor.

12 aylık ortalama fiyatlar esas alınarak yapılan hesaplamaya göre ise 2023 yılındaki ortalama gıda fiyatları 2022 yılındaki ortalamalara göre yüzde 103,5 oranında artış gösterdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gida-fiyatlarindaki-yillik-artis-yuzde-100u-asti/feed/ 0
İstanbul’da kiralar aldı başını gitti! İşte fiyatların en çok arttığı 3 ilçe https://www.foxhaber.com.tr/istanbulda-kiralar-aldi-basini-gitti-iste-fiyatlarin-en-cok-arttigi-3-ilce/ https://www.foxhaber.com.tr/istanbulda-kiralar-aldi-basini-gitti-iste-fiyatlarin-en-cok-arttigi-3-ilce/#respond Sat, 23 Dec 2023 09:27:11 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1388 Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın İstanbul’daki kiraların yüksekliği nedeniyle ev kiralayamadığını ve annesinin yanına yerleştiklerini açıklamasıyla birlikte kentteki fahiş kira artışı tekrar gündem oldu.

İBB’ye bağlı İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA), “Bir Hak Olarak Barınma: Sağlıklı, Dayanıklı ve Güvenli Konuta Erişim Herkes İçin Mümkün Mü?” raporu da yaşanan astronomik artışları bir kez daha gözler önüne serdi.

Kasım 2023 verilerine göre İstanbul’da son bir yıl içerisinde konut satış fiyatları yüzde 84.14 oranında, kira fiyatları yüzde 75.56 artış gösterdi.

Raporda 2000’li yıllarda İstanbul genelinde konut sunumunda yaşanan artışa rağmen, orta ve düşük gelir grubu için konut satın alımının imkansızlaştığına dikkat çekilerek “Kent genelinde sunulan kiralık konutlar da düşük ve orta gelir grubu için ödenebilir olma niteliğini kaybetti” tespiti yapıldı.

İSTANBUL KİRA ARTIŞINDA DÜNYAYA FARK ATTI

Raporda, pandeminin etkisi ile birlikte kira fiyatlarının 2020 ile 2022 arasında tüm ülkelerde artış gösterdiği, ancak dünya genelinde kiralar 1.6 oranında artarken İstanbul’da 5.2 kat arttığı vurgulandı.

ÜSKÜDAR LİSTE BAŞI

Raporda 2019 yılından itibaren son dört yılda ortalama konut kira fiyatlarının en çok arttığı ilçeler şöyle sıralandı:

-Üsküdar yüzde 961, Kağıthane yüzde 954, Beykoz yüzde 889, Başakşehir yüzde 879, Küçükçekmece yüzde 861, Eyüpsultan yüzde 804.

İstanbul’da 2019-2023 döneminde kiralık konutların metrekare fiyatlarında en çok artış yaşanan ilçeler ise şöyle sıralandı:

* Çekmeköy: %1200

* Ümraniye %1109

* Pendik %1097

* Sultanbeyli %1095

* Tuzla %1067

Yine İstanbul’da 2019-2023 döneminde konut kiralarındaki en dramatik artışın gözlendiği ilk on mahalle ise şöyle sıralandı:

* Beykoz-Riva: %2144

* Fatih-Molla Hüsrev: %1643

* Kağıthane-Hami: %1638

* Fatih-Küçük Ayasofya: %1588)

* Çekmeköy-Nişantepe: %1575

* Maltepe-Çınar: %1542

* Büyükçekmece-Karaağaç: %1519

* Çekmeköy-Sırapınar: %1493

* Tuzla-Tepeören: %1487

* Kartal-Atalar: %1449

* Sarıyer-Uskumruköy: %1374

“KONUT KRİZİ KAÇILINMAZ HALE GELDİ”

Türkiye’de satın alma gücünün de son yıllarda hızla düşmesiyle birlikte barınma krizi kaçınılmaz hale geldiğinin altı çizilen raporda “Konut kiralarında ve satışında yaşanan ciddi fiyat artışı, her konut değişiminde artan kira uçurumu, yeni konut bulamama gibi sorunlar sadece ev bulma sürecinde hane ekonomilerini sarsmıyor, aynı zamanda kiracıları sürekli kaygı ve tedirginlikle baş başa bırakıyor” denildi.

YÜZDE 95 KONUT KREDİSİNDEN FAYDALANAMIYOR

Raporda asgari ücrette yaşanan artış ile kira fiyatlarında yaşanan artış da karşılaştırılarak “Asgari ücret zamlarının kiralardan çok daha az arttığı görülüyor. Özellikle ücretli çalışanların, kazançlarının büyük çoğunluğunu kira giderlerine harcamasına yol açan bu dengesizlik, sosyal adaletsizliği artıran ve toplumsal barışı tehdit eden boyuta geldi. Toplumun yüzde 95’inin konut kredisinden faydalanamadığı bu dönem kredili konut satışlarının da ülke genelinde tarihin dip noktasına düşmesi, evin bir barınma değil finansal yatırım aracına dönüşmesine yol açıyor” denildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/istanbulda-kiralar-aldi-basini-gitti-iste-fiyatlarin-en-cok-arttigi-3-ilce/feed/ 0