İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında kente gelen Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Kağan Kadıoğlu ve Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selma Kadıoğlu, arkeolojik kazıların devam ettiği Arhavi Ciha Kalesi, Ardanuç Kutlu Köyü Bağlığı Yapısı ve Ardanuç’taki Gevhernik Kalesi’nde görüntüleme yaptı.
Kazıların, hazırlanacak rapor doğrultusunda ilerlemesi planlanıyor.
Ankara Üniversitesi Yer Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi de olan Prof. Dr. Yusuf Kağan Kadıoğlu, AA muhabirine, zamanla tahrip olan ve toprak altında kalan yapıların arkeolojik kazısına yön vermek amacıyla bölgede inceleme yaptıklarını söyledi.
Arhavi Ciha Kalesi’nin bulunduğu alanda 50 santimetre aralıklarla, Kutlu köyü bağlığındaki alanda ise 1 metre aralıklarla yer altı görüntülemesi gerçekleştirdiklerini anlatan Kadıoğlu, bu alanların oluşumuna ilişkin bilgi verdi.
Kadıoğlu, bölgeden aldıkları kaya, toprak ve harç örneklerini inceleyeceklerini ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu:
“Kutlu köyündeki alanda 1-2 yerde volkanik cam olan obsidiyen parçalarını gördük, onlardan da örnek aldık. Bu volkanik camla birlikte seramik antik fırın ocağı olabilecek şekilde bir yapı gördük, oradan da örnek aldık. Onların analizlerini yapacağız, obsidiyen ile ilişkilerini ortaya koyacağız. Özellikle Kutlu köyünde bulunan yapı arkeolojik olarak kazanıldığı zaman gerçek anlamda Türkiye’nin kültürel mirası açısından bir zenginliğini yeniden ortaya koyacaktır. Bu kazı bölgenin de kalkınmasına yardımcı olacak. O yüzden ekip olarak bu bölgeyi bir şekilde kültürel mirasa kazandırmak için ne gerekiyorsa yapmamız gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle bu bölgeye geldik ve ekip olarak da yine bu şekilde çalışıyoruz.”
Prof. Dr. Selma Kadıoğlu ise hedeflerinin kazmadan, yer altı görüntüleme yaparak kale içindeki olası yapı kalıntılarının konum, alan ve derinlik değişimi hakkındaki bilgileri ortaya koymak olduğunu dile getirdi.
Sadece üst yüzeydeki yapı kalıntılarını değil katman katman da kalıntıların değişimini görüntülediklerine dikkati çeken Kadıoğlu, “Arkeolog hocalarımıza, kazmadan görüntüleme değerlerini sunarak başlangıç ve ne kadar derine inebilecekleri konusunda ciddi bir bilgi paylaşımı yapacağız. Bu açıdan çalışma çok önemli. Buranın bakir bir arkeolojik alan olması bütün çalışma ekibi ve bizler adına da çok önemli.” diye konuştu.
Ekibe çalışmaları sırasında, İl Kültür ve Turizm Müdürü Yunus Emre Aytekin ile Gevhernik Kalesi Kazı Başkanı Dr. Osman Aytekin de eşlik etti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Töre, Artvin Çoruh Üniversitesince Nihat Gökyiğit Kültür Merkezi’nde düzenlenen ” Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. Yılı” panelindeki konuşmasında, Kıbrıs meselesinin Türk milletinin milli davası ve bekası olduğunu söyledi.
Kıbrıslı Türklerin, Türk milletinin kendisi olduğunu, geçmişten bugüne milli ve manevi kimliklerini koruduğunu anlatan Töre, “Zaman zaman içimizden hainler çıkıyor, Türkiye’ye laf atıyorlar. ‘Türkiye ve Türk askeri misafirdir, artık gitsin.’ diyorlar. Türk askerine Kıbrıs’ta laf söyleyenler haindirler, Türkiye’yi Kıbrıs’ta istemeyenler haindirler. ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurulmasaydı daha iyi olurdu, ayağımıza kurşun sıktık.’ diyenler haindir, ‘İstiklal Marşı bizim değildir.’ diyenler haindir.” ifadelerini kullandı.
“Bedendeki can çıkarsa ceset olur, Türkiye adadan çıkarsa biz de öyle oluruz”
Töre, dahili ve harici hainlere karşı uyanık olmaları gerektiğini dile getirdi.
Türk askerinin Kıbrıs’ta ev sahibi olduğunu vurgulayan Töre, şunları kaydetti:
“Türk askeri adada misafir değildir. Türkiye bizim ana vatanımızdır, Türkiye bizim milletimizdir, özümüzdür, bedenimizdeki candır, damarımızdaki kandır. Bedendeki can çıkarsa ceset olur. Türkiye adadan çıkarsa biz de öyle oluruz. Damarımızdaki kan akıp giderse hayatımızı kaybederiz. Türk ordusu bedenimizdeki candır, Türk milleti bizim damarımızda dolaşan kandır. Ne canımızdan ne kanımızdan vazgeçeriz. Bizi ne Amerikalı ne de Avrupalı ayırabilir. Bizi kimse ayırmaz.”
“Famagusta” dizisine tepki
Töre, dijital platformda yayımlanacak Kıbrıs Rum yapımı “Famagusta” dizisine ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu:
“Gelsinler Taşkent katliamını dizi yapsınlar. Gelsinler Atlılar, Muratağa, Sandallar’ı dizi yapsınlar. Gelsinler banyo katliamını dizi yapsınlar. Sadrazamköy’de bir anne, eşi ve 5 çocuğunu nasıl katlettiler? Gelsinler bunları dizi yapsınlar. Gelsinler, nasıl otobüslerin önünü çevirip hem 1958’de hem de 1964’te çalışan işçileri katlettiler? Gelsinler onları dizi yapsınlar. Netflix, o televizyon kanalı Amerika’da. Bu işin arkasında siyonizm yatıyor. Bu işin arkasında Rum, Yunan lobisi yatıyor.”
Oluşturtulmak istenen bu algının, Gazze’deki insanlık dramı ve katliamı örtmek için olduğuna dikkati çeken Töre, “50 yıl önce 74 Mutlu Barış Harekatı’nda Maraş kentini terk eden Rumları dizi yapıyorlar ve göstereceklermiş, Netflix. Bu bir oyun, emperyalistlerin, sömürgecilerin bir oyunudur. Bu tür filimler veya bu tür propagandalar Türkiye’yi yıldırmak için, Kıbrıs Türk halkını kendi milli devletinden vazgeçirmek için yapılan oyunlardır. Onun için hep birlikte emperyalizme, sömürgecilere karşı direneceğiz.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>