Asker – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 26 Apr 2024 21:33:31 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Atatürk’ün Çanakkale’deki taarruz emri deşifre edildi https://www.foxhaber.com.tr/ataturkun-canakkaledeki-taarruz-emri-desifre-edildi/ https://www.foxhaber.com.tr/ataturkun-canakkaledeki-taarruz-emri-desifre-edildi/#respond Fri, 26 Apr 2024 21:33:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6644 Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 109 yıl önce Çanakkale Savaşları sırasında kendi el yazısı ile yazdığı taarruz emri, deşifre edildi. Türkçeye çevrilen emirde ‘zafer vurgusu’ dikkat çekerken, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, “Bizzat Mustafa Kemal tarafından kaleme alınan ve imzalanan bu emirde, Şefik Aker Bey’e her ne pahasına olursun taarruza geçilmesi gerektiğini ve bundan asla geri durulmaması gerektiğini ve mealen de ‘Başarılarınızı gündüz gözüyle görmek isterim’ dediğini burada görüyoruz” dedi.

Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi’nde, Çanakkale Savaşları’na ait birçok özel belge, arşiv ve koleksiyon kitap bulunuyor. 19’uncu Fırka Kumandanı Mustafa Kemal Atatürk’ün 109 yıl önce Çanakkale Savaşları sırasında kendi el yazısı ile Mehmet Şefik Bey’e yazdığı taarruz emri de özel belgeler arasında yer alıyor.

Türkçeye çevrilen emirde, ‘Başarılarınızı gündüz gözüyle seyretmek isterim’ ifadesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün zafere inancını gösteriyor.

“KARARLILIĞI ORTAYA KOYUYOR”

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, bu emrin çok anlamlı olduğuna dikkati çekip, şunları söyledi:

– Çünkü düşmanın denize dökülmesi ve geri püskürtülmesi için aslında Türk askerindeki azim ve kararlılığı ortaya koyan bir anlayışla kaleme alınmıştır.

Bizzat Mustafa Kemal tarafından kaleme alınan ve imzalanan bu emirde, Şefik Aker Bey’e her ne pahasına olursun taarruza geçilmesi gerektiğini ve bundan asla geri durulmaması gerektiğini ve mealen de ‘Başarılarınızı gündüz gözüyle görmek isterim’ dediğini burada görüyoruz.

– Aslında Çanakkale’de bir cesaret, fedakarlık ortaya çıkıyor. Bunu da hem asker kabul ediyor hem de subaylarımız bu emirleri çok net bir şekilde ortaya koyuyor.

“SON KALE OLDUĞUNU HERKES BİLİYOR”

Bu emirleri vermenin kolay olmadığını vurgulayan Kaşdemir, şöyle devam etti:

– Çünkü çok büyük bir mücadele var ve bunun sonunda ölüm, yaralanma, şehit olmak veya gazi olmak var. Ama burada hem askerler hem de komutanlar çok iyi biliyor ki Çanakkale geçilince İstanbul’a gelinmiş olacak. Çanakkale’nin son kale olduğunu herkes çok iyi biliyor. O dönem savunma yapan bütün kahraman Türk askerleri, bu bilinçle hareket ediyor.

– İşte o kahraman subaylarımızdan biri de Mustafa Kemal Atatürk. Zaten Mustafa Kemal, çok öngörülü, ileri görüşlü, çok başarılı, cesur, fedakar bir asker ama bir o kadar ciddi disiplinli ve kararlı bir asker. Emirlerinde bunu görüyoruz.

“HERKES BİR SEL GİBİ ATILIP, DÜŞMANI GERİ PÜSKÜRTTÜ”

Kaşdemir, şöyle devam etti:

“Belki de o zor şartlarda ertelenebilecek, ertelenmesi düşünülen bir taarruzu bile asla gecikmeye mahal vermeden ‘Başarılarınızı, taarruzu gündüz gözüyle görmek isterim’ şeklinde ifade ediyor. Bu da şu demek oluyor; vakit geçirmeden, düşmana herkes bir sel gibi atılıp, düşmanı boğup geri püskürtüyor.

– Çanakkale işte böyle geçilmez oldu. Mehmetçiğin büyük fedakarlığı, büyük kararlılığı, Türk subaylarının da hem çok iyi sevk ve idaresi hem de büyük azmi ve disiplin sayesinde. Çanakkale’deki başarının altındaki temel sebep budur.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ataturkun-canakkaledeki-taarruz-emri-desifre-edildi/feed/ 0
Tarihi bombardıman fotoğraf karelerinde canlanıyor https://www.foxhaber.com.tr/tarihi-bombardiman-fotograf-karelerinde-canlaniyor/ https://www.foxhaber.com.tr/tarihi-bombardiman-fotograf-karelerinde-canlaniyor/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:12:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5874 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Mithat Atabay’ın yerli ve yabancı kaynaklardan derlediği fotoğraf arşivinde, 18 Mart 1915’te İtilaf Devletleri’ne ait donanmaların Çanakkale Boğazı’nın girişinden kent merkezine yaptığı top atışları, yıkılan binalar ve patlamamış bir top mermisi görülüyor.

Atabay, işgal güçlerinin İstanbul’a ulaşmak için Çanakkale Boğazı’na gelerek saldırılarına 19 Şubat 1915’te başladığını söyledi.

Boğazı geçmek isteyen İtilaf Devletleri’ne bağlı donanmaların Türk askerinin çok güçlü direnişiyle karşılaştığını belirten Atabay, “İngiliz donanması ve Fransız gemileri büyük bir yenilgiye uğrayacak, önemli bir kısmı hasar görürken 3 büyük gemisi de batacak ve bu çerçevede 18 Mart, o büyük donanmanın Çanakkale Boğazı’nı geçemediği ve hedefine ulaşamadığı bir tarih olarak, büyük bir zafer olarak tarihte yerini alacak. O nedenle her yıl 18 Mart, Çanakkale Deniz Zaferi olarak kutlanmaktadır” dedi.

O günlerde hayatın bir bölümünün normal akışında seyrettiği bir sürecin yaşandığını anlatan Atabay, Hamidiye Tabyası olarak bilinen alanın arka bölümünde çiftliklerin bulunduğunu, insanların hayvanlarıyla, atlarıyla çalıştığını, çiftçilikle uğraştığını dile getirdi.

Atabay, 18 Mart sabahında erken saatlerde ilk top atışı yapıldığında Anadolu yakasındaki Çanakkalelilerin önce bir gök gürültüsü olduğunu düşündüğü ancak top atışlarının gemilerden devam ettiğini anlayıp bulundukları yerleri, evlerini terk etmeye başladıklarını aktardı.

Halkın, Hastanebayırı bölgesine doğru kaçtığını kaydeden Atabay, “Savaşın artık zaman geçtikçe şiddetlendiği bir dilimi görüyoruz. İnsanların kaçtığı güvenli alan Hastanebayırı’ndan bakıldığında topların nereye düştüğü, boğazın içine düşen toplar, şehrin üzerine düşen toplarla yıkılan binalar net bir şekilde görülüyordu.

Kaynaklardan halkın savaşı bu bölgeden seyrettiğini biliyoruz. Tabii halk bu süreçte aslında bir panik göstermemiştir çünkü 19 Şubat’tan itibaren hep top seslerini duyuyorlardı. Bu toplar sadece şehre düşmüyordu. 18 Mart’ta şehre düşmeye başlayınca kendilerini güvenlikte görerek Hastanebayırı’na gittiler” diye konuştu.

Atabay, top mermilerinden birinin, bugün Asker Hamamı olarak bilinen bölgedeki fırına isabet ettiğini anlattı.

Fırının havaya kalkar gibi olduğu, ardından birden çöktüğü bilgisini veren Atabay, şunları söyledi:

“Oraya yakın yerde bir birlik vardı. Birlik normal yürüyüşünü yaptı. Sanki düşman askerleri karşısındaymış gibi orada siper aldılar ama orada düşman askeri yoktu. Çünkü tamamen mermiler gemilerden geliyordu.

Benzer şekilde özellikle tabii Çimenlik Kalesi’nin üzerine düşen toplar ve o topların patlamayan kısımları da kendini gösterdi. Burada ayrıca savaşı izlemeye gelen gazeteciler de savaşı Hastanebayırı’ndan izleyerek, 18 Mart’ı adeta bir panorama şeklinde tasvir ederek gazetelerinde haber olarak yayımladılar.”

Ağır yaralanan askerlerden bazıları hastanede şehit oldu

Dr. Öğr. Üyesi Atabay, Osmanlı kuvvetlerinin Çanakkale’de tabya ve bataryalarda bulunduğunu, dolayısıyla boğaza giren gemilerin de bu bölgelere ateş açtığını belirtti.

18 Mart akşamı tüm batarya komutanlarının, müstahkem mevki komutanına hasar ve kayıplarını bildirdiğini aktaran Atabay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“O güne bakıldığında Türk askerleri arasından 36 şehit verildi. Bu şehitler er, onbaşı, teğmen, üsteğmen rütbelerindeydi. Ayrıca 68 yaralı vardı. Tabii bir taraftan da baktığımız zaman Osmanlı birliklerinin yanında Alman kuvvetleri de burada bulunuyordu.

Alman kuvvetlerinde bulunan ve görevli olan kişilerden de 3 kişi hayatını kaybetmişti. Bunun karşısında İtilaf Devletleri donanmasında ise yaklaşık olarak o gün 800 asker hayatını kaybetti. Bunların önemli bir kısmı Bouvet zırhlısındadır. Bu zırhlıda 604 kişi hayatını kaybederken, diğer kayıpları ise İrresistible ve Ocean gemisindedir.”

Atabay, deniz muharebesinde Osmanlı Ordusunun en fazla şehidi, Dardanos Bataryası’nda verdiğini söyledi.

Seddülbahir, Rumeli Mecidiye, Hamidiye bölgelerinde de şehit olan, ağır yaralanan askerlerin bulunduğunu bildiren Atabay, “Çanakkale’de Hastanebayırı bölgesinde bir hastane bulunuyordu. Tedavi için oraya taşındılar ama maalesef orada şehit oldular. O yüzden bazı askerlerimizin şehadet yeri olarak Hastanebayırı’ndaki hastane gösterilmektedir” bilgisini paylaştı.

Osmanlı Ordusunun, boğazı donanma yoluyla aşamayacaklarını anlayan İtilaf Devletleri’nin çıkarmalarına başladığı 24-25 Nisan’dan itibaren yaklaşık 9 ay süren Kara Savaşları’nda on binlerce şehit verdiğini hatırlatan Atabay, Çanakkale’nin bu mücadeleler sonucu geçilemez kılındığını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tarihi-bombardiman-fotograf-karelerinde-canlaniyor/feed/ 0
18 Mart resmi tatil mi? Çanakkale Zaferi şiirleri (2,3,4 kıtalık) https://www.foxhaber.com.tr/18-mart-resmi-tatil-mi-canakkale-zaferi-siirleri-234-kitalik/ https://www.foxhaber.com.tr/18-mart-resmi-tatil-mi-canakkale-zaferi-siirleri-234-kitalik/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:18:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5092 Dünya tarihini değiştiren bir savunmaya sahne olan Çanakkale Zaferi’nin milli mücadeleye büyük katkısı oldu. Yaklaşık 500 bin insanın hayatını kaybettiği Çanakkale Zaferi sadece Türkler için değil Avustralya ve Yeni Zelanda vatandaşları için de dönüm noktalarından biri oldu.

18 MART RESMİ TATİL Mİ?

Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu sene de 18 Mart resmi tatil olarak kabul edilmiyor. Her yıl kahraman askerlerimizi anmak için resmi kurumlarda, okullarda anma törenleri ve etkinlikleri düzenleniyor.

18 Mart’ta bankalar, kargolar, hastaneler ve eczaneler bugün açık olacak, normal mesai saatlerinde çalışacak.

ÇANAKKALE ZAFERİ ŞİİLERİ (2, 3, 4 KITALIK)

ÇANAKKALE ŞEHİT VERİYOR

Çanakkale kan döküyor
Analar babalar atalar ağlıyor
Düşman askeri doğru durmuyor
Çanakkale şehit veriyor

Kim bilir hangi asker
Kim bilir hangi vatan
Yok olup gidiyorlar bu dünyadan
Gözleri bile yaşarmadan

Ana kucacı asker ocağı
Çanakkaledeki düşmanları
Düşünmeden şehit olan asker
Kendi vücudunu sper eder

Şimdi kurtuldu tüm türkiye
Askerlerin sayesinde
Sende önem ver vatanınla devletine
Hiç bir zaman düşmana ezdirme

Çanakkale

Gün geçmiş,yıl geçmiş ne yazar.
Her karış torağında bin,şehit bir mezar.
Yeryüzünde yaşadıkça,tek dişi canavar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Sen rahat uyu ey şanlı şehit.
Gölgesinde gölgelen al bayrağın.
Hangi kem göz sana edebilir nazar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Yedi cihana yeter yazdığın destan.
Gök kubbe ay,yıldız sana verir selam.
Çanakkaleyi düşmana yaptınya mezar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Dünya döndükçe Çanakkale yine geçilmez.
Kanınla suladın toprağı hangi canlı seni bilmez.
Sen yazdın cihana şanlı tarihi artık kim bozar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Şefik Aydemir

Çanakkale Geçilmez

Çanakkale dediğin manasızdır sanma sen
Ordaki şehitlerdir tarihlere şan veren
Vatan toprağı için can ile serden geçen
Korkuyor bu kafirler tüyleri diken diken

Su üstü mayın dolu nusret toplar mayını
Bir yandan Elizabeth düşünüyor canını
Komayacağız yerde şehitlerin kanını
Korku bilmez bu millet artıracak şanını

Mehmedoğlu Seyyid’in mermiyi kaldırışı
Dünya durdu, dönmüyor seyreyliyor yarışı
Anlayacak kafirler bucağı ve karışı
Türküm başkaldırdı ki zaferdir haykırışı

Gaza, cihad nasib et Türk milletine ya Rab!
Anzak, Hindu, İngiliz… Hepsi harab ve bitab
Her renk, her dil, her kıta bilsin ki bu kutlu ab
Çanakkale suyu bu ne Rum dinler ne Arab

Anafarta, Dardanos, Boğalı, Seddülbahir
Türktedir bu topraklar dünyada evvel ahir
Kayboldu İngilizler bilinmiyor nerdedir
‘Çanakkale Geçilmez’ bu da açık gerçektir

Samet Mehmet Bora

ZAFER TÜRKÜSÜ

Yaşamaz ölümü göze almayan,
Zafer, göz yummadan koşana gider.
Bayrağa kanının alı çalmayan,
Gözyaşı boşana boşana gider!

Kazanmak istersen sen de zaferi,
Gürleyen sesinle doldur gökleri,
Zafer dedikleri kahraman peri,
Susandan kaçar da coşana gider.

Bu yolda herkes bir, ey delikanlı,
Diriler şerefli, ölüler şanlı!
Yurt için dövüşen başı dumanlı,
Her zaman bu şandan, o şana gider.

FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL

18 Mart Çanakkale

Bulutlar sarmıştı her yanı,
Kapkara bir geceydi,
Yağmur,bardaktan boşalırcasına,
Sağnak gibi yağıyordu,
Yedi düvelin gemilerinden yükselen,
Top,tüfek sesleri,
Her yanı inletiyordu,
Mustafa Kemalin askerleri,
Aslanlar gibi dövüşüyordu,
Ve Çanakkale kahramanca,
Düşmana selam veriyordu,

Kükrüyordu tepeden,
Mustafa Kemal,
Vatanıma ayak basacaksa düşman,
Yaşamanın ne gereği var,
En son nefer ölünceye kadar,
Dövüşeceksiniz aslanlar,
Görecek bütün dünya,
Ne aslanlar doğururmuş,
Emineler,Hatçeler,Ayşeler,Fatmalar.

ÇANAKKALE ZAFERİ HAKKINDA SÖYLENEN SÖZLER

* Benimle beraber burada muharebe eden bütün askerler kesin olarak bilmelidir ki bize verilen namus görevini eksiksiz yapmak için bir adım geri gitmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın, bu dinlen­meden yalnız bizim değil, bütün milletimizin sonsuza kadar mahrum kalmasına sebep olacağını hepinize hatırlatırım. (Mustafa Kemal Atatürk)

* Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muhare­belerini kazandıran bu yüksek ruhtur. (Mustafa Kemal Atatürk)

* Harpte iki meş’um (uğursuz) şey vardır. Bunlardan biri taş duva­ra körükörüne yüklenmek, diğeri kuvvetleri birtakım ayrı ve bağlan­tısız harekata dağıtıp körletmektir. Biz bu iki ahmaklığı yapmanın tehlikesiyle karşı karşıyayız. (İngiliz Başbakanı Asquith)

* Ordunun yardımı olmaksızın Filo’nun başarı sağlayabileceği ümidine kapılmıştım; fakat şimdi bu işte müşterek bir harekatın zo­runlu olduğunu anlıyorum. (Churchill)

* Türkler, Çanakkale’yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmişlerdir. (Churchill)

* Bu Türk kıtaatının cesaret, metanet ve se’bat cihetiyle takdir ve senaya liyakati, her şüphenin fevkinde bulunmuştur. Donanmasının ateşiyle de, en müessir surette muavenet gören pek cesur bir düşman taarruzlarına karşı sayısız muharebelerde bu kıtaat mevkilerini muhafaza etmişlerdir. (Alman Generali Uman von Sanders)

* Avrupa’da hiçbir asker yoktur ki, bu ifadenin altını çiziyorum, * Türklerle mukayese edilebilsin. Almanların müdafaada gayet iyi oldukları kabul olunabilir. Fakat siperlerde onlar dahi Türklerle kıyas edilemez. Misal olarak Gelibolu’yu zikretmek isterim. Orada bizim gemi ateşlerimizle büyük zayiata uğrayan kıtalar, Türk olmasalardı. Yerlerinde kalamaz ve derhal değiştirilirlerdi. Halbuki, Türkler, bütün muharebe müddetince yerlerinde kaldılar. (General Tawshend)

* Çanakkale Boğazı’ndaki Türkler ve Almanlar da 18 Mart’ı aralık­sız takip eden sessiz günler, şaşkınlık ve sonra da, büyük bir sevinç uyandırdı. Moral, son derece yüksekti. Kaleler ve tabyalardaki ha­sar da kolaylıkla giderilmiş olmakla beraber, ağır bataryaların cep­hane durumu-ciddiyetini koruyordu. (Robert Rhodes James)

* Çanakkale müdafaası, üç mucizeler muharebesidir. Hali kurtar­dı; maziye hamaset ve azametini iade etti; vatanımızı bir vatanı ebedi yaptı. (Sami Paşazade Sezai)

* Zafer, “zafer benimdir” diyebilenindir,

* Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez.

* Zaferin büyüklüğü, savaşın çetinliği ile ölçülür.

* Zafer, barışın en kısa yoludur.

ÇANAKKALE SAVAŞI ÖNEMİ

1) Dünya tarihini değiştiren bir savunma;

Çanakkale’de Türklerin kazandığı zafer, İngiliz ve Fransızların müttefikleri olan Rus Çarlığı’na yardım götürememisine neden olmuştur. Böylece Lenin önderliğindeki Bolşevikler devrim yapmış ve Rusya’daki monarşiyi yıkmışlardır. Kurulan Sovyetler Birliği savaştan çıkmış ve 1991’e kadar süren bir soğuk savaşın da adımları atılmış oldu.

2) Milli mücadeleye yardım etti;

Zafer kazanılmış ama savaş kaybedilmişti. Başkent İstanbul’da İngiliz ve Fransız gemileri demirlemiş, Osmanlı topraklarını paylaşıyorlardı. Ama Çanakkale’de ünü her yere yayılan Mustafa Kemal, bu zaferdeki büyük payı sayesinde duyulmamış olsaydı, 1919 yılının 19 Mayıs’ında Samsun’a çıktığında sonradan Kurtuluş Savaşı’na dönüşecek milli mücadele için bu kadar insanı yanına çekemeyebilirdi.

3) Savaşın düşman yaratmayacağını gösterdi;

İngiltere sömürgesi olan Avustralya ve Yeni Zelanda, ANZAC (Australian and New Zealand Army Corps) adındaki birlikleriyle Çanakkale’ye gelmişler, belki de hiç görmedikleri İngiltere ve onun kralı için canlarını vermişlerdi. Savaşların milletlerin değil kişilerin işi olduğunu bilen Atatürk ise, savaşta hayatını kaybeden Anzak askerlerine ve annelerine hitaben söylediği “Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra bizim de evlatlarımız olmuşlardır.” sözleriyle dünyaya bir kere daha örnek olmuştur.

4) 3 büyükler tek yürek oldu;

Türkiye’nin en köklü 3 spor kulübü olan Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın sporcuları, Çanakkale’de kazanılan zaferde pay sahibidir. Resmi kayıtlara göre 3 büyüklerde o zamanlarda sporcu olan 30 oyuncu(Galatasaray 23, Fenerbahçe 5, Beşiktaş 2) farklı cephelerde şehit olmuştur. Cephede savaştıktan sonra saatlerce yol gidip İstanbul’da maç yapmaya gelip, maç sonunda tekrar cepheye dönen futbolcuların hikayeleri ise kitaplara konu olmuştur.

5) Yarım milyon insan hayatını kaybetti;

Kocaman bir dünya savaşının sadece bir cephesi olsa da, Çanakkale hem kazanan hem de kaybeden için pahalıya mal oldu. 490.000’e yakın askerle gelen işgalci kuvvetler, 300.000’den fazla kayıp verdi. Buna karşılık Osmanlı tarafının 315.000 askerinin 250.000 tanesi ana yurdunu korurken şehit oldu. O tarihe kadar eşi görülmemiş bir cephe olan Çanakkale, sonucunda toplamda yarım milyondan fazla insan genç yaşta hayatını kaybetti.

6) Ateşkes zamanı;

Aylarca süren savaşta, karşılıklı siperlerden birbirlerini yenmeye çalışan iki taraf, bazen ateşkes yapıyordu. Dakikalar önce birbirini öldürmek için karşılıklı ateş eden askerler, ateşkes olduğunda birlikte çalışıp hayatını kaybeden arkadaşlarını gömüyorlardı. Bu da, savaşın dramatik yönünü gözler önüne seren olaylardan birisidir.

7) Hayat o yıl durmuştu;

1915 yılında mektepler mezun vermedi, kimse evlenmedi, kimse kendini düşünemedi. Bütün dünya birbirine karşı savaşıyordu ve bu savaşta herkese ihtiyaç vardı. Bunun en büyük örneklerinden birisi ise Tıbbiye’nin 1915 yılında eğitimine 1 yıllık ara vermesidir. Genç yaşlı dinlemeden insanlar savaşa giderken, 1915 yılında hayat durmuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/18-mart-resmi-tatil-mi-canakkale-zaferi-siirleri-234-kitalik/feed/ 0
Fransız basını: Macron, Ukrayna’daki gerçeği ifşa etti https://www.foxhaber.com.tr/fransiz-basini-macron-ukraynadaki-gercegi-ifsa-etti/ https://www.foxhaber.com.tr/fransiz-basini-macron-ukraynadaki-gercegi-ifsa-etti/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:42:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4827 Fransız gazetesi Le Monde, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “Rusya’nın savaşı kazanmaması için Ukrayna’ya asker gönderme seçeneği dahil her şeyin masada olduğu” söyleminin bu ülkede halihazırda bulunan Batı ülkelerinin askeri varlığını ifşa ettiğini belirtti.

Le Monde’un haberine göre, Fransa, ABD ile İngiltere’nin Ukrayna’da askeri eğitim ve danışmanlık adı altında aktif olarak faaliyet yürüten çok sayıda asker ve istihbarat merkezi bulunuyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un bu hafta başkent Paris’te ev sahipliği yaptığı Ukrayna’ya destek konulu konferansın kapanış konuşmasında, “Rusya’nın savaşı kazanmaması için ne gerekiyorsa yapacaklarını ve bu amaca ulaşmak için Ukrayna’ya asker gönderimi dahil her şeyin masada olduğu”nu ifade etmesi burada askeri varlık bulunduran Batılı ülkeleri tedirgin etti.

Habere göre, Ukrayna topraklarında halihazırda çeşitli birimlere bağlı çok sayıda Batılı unsur bulunuyor. Rusya-Ukrayna savaşı başladığından bu yana Batılı ülkeler, bazen doğrudan askeri unsur veya danışman olarak bazen de farklı isimler altında Ukrayna ordusuna destek için askeri eğitim veren birimler gönderiyor.

Haberde ismi açıklanmayan Ukraynalı diplomatik kaynak da “tam olarak muharebe birlikleri olmasa da bütün müttefik devletlerin istihbarat birimleri Ukrayna’da faaliyet yürütüyor” ifadeleriyle bu durumu teyit etti. Söz konusu kaynak ülkesine askeri ekipman gönderiminin bu ekipmanların kullanılmasını kapsayan eğitimi verecek birimlerin de gönderildiğini doğruladığını ve Ukrayna’nın bu ekipmanların deneme sahası olarak görüldüğünü aktardı.

CIA’NIN GİZLİ ÜSLERİ

Le Monde’un haberine göre, Macron’un açıklamalarına en şeffaf karşılık veren İngiltere oldu.

İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’ın sözcüsü, 26 Şubat’ta yaptığı açıklamada, Ukrayna topraklarında orduya destek vermek amacıyla az sayıda askeri unsur bulundurduklarını belirtti.

Eski İngiliz Deniz Kuvvetleri Generali Robert Magowan, 2022 sonunda Globe and Laurel dergisine verdiği röportajda, Ocak-Nisan 2022 döneminde 350 İngiliz askerin bu ülkede politik ve askeri risk taşıyan özel operasyon yürüttüğünü ifade etmişti. Bu açıklama hiçbir zaman Londra tarafından yalanlanmadı.

Rusya’nın Kırım’ı ilhakı kapsamında İngiltere ve Ukrayna arasında 2014’te yapılan işbirliğiyle çok sayıda askeri eğitmen Ukrayna ordusu bünyesinde faaliyet gerçekleştirdi. Le Monde, ABD’nin ise İngiltere’nin aksine buradaki askeri varlığını açıklamaktan kaçındığını kaydetti.

New York Times’in yürüttüğü araştırmada, Ukrayna topraklarında özellikle Rusya sınırına yakın bölgelerde ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatının (CIA) gizli 12 üssünün olabileceği iddiası yer aldı. Araştırmaya göre, buradaki gizli CIA üslerinin tesisi de Kırım’ın Rusya tarafından ilhak edildiği 2014’ten itibaren başladı.

CIA’in bu üsler aracılığıyla Ukrayna ordusunun gizli askeri operasyonlar gerçekleştirmesini sağladığı öne sürüldü. Paris yönetimi, sadece Fransa dış istihbarat servisinden (DGSE) personelin Ukrayna’da bulunduğunu üstü kapalı şekilde kabul ederken, söz konusu personelin sayısı veya görevleri hakkında kamuoyuna açıklama yapmadı.

Fransız makamları, Ukrayna topraklarında askeri birlik bulundurmadıklarını savunurken, Fransız Özel Kuvvetlerinin, özelikle Polonya’da Ukraynalı askerlere eğitim verdiği ve silah sevkiyatını denetlediği belirtildi. Ancak habere göre Fransa yönetiminin aklında Rusya’yı stratejik olarak zorda bırakacağı düşüncesiyle Ukrayna’ya askeri birlik geçirme fikri yatıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/fransiz-basini-macron-ukraynadaki-gercegi-ifsa-etti/feed/ 0
Askerleri aynı yerde uzun süre tutmak büyük hata https://www.foxhaber.com.tr/askerleri-ayni-yerde-uzun-sure-tutmak-buyuk-hata/ https://www.foxhaber.com.tr/askerleri-ayni-yerde-uzun-sure-tutmak-buyuk-hata/#respond Mon, 08 Jan 2024 09:06:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2027 Tümgeneral Yavuz Ertürk, Türkiye’nin efsane birliklerinden Bolu Komando Tugayı’nın komutanlığını yaptı. Şırnak 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı olarak yaklaşık 5 yıl sınırda, sınır ötesinde askerleriyle birlikte bulundu. “Masa başı” değil, operasyon adamı olarak bilinir. Terörün en azgın döneminde askerlerinin önünde o yürürdü. Bölgeyi en iyi bilen komutan Yavuz Ertürk “Irak’ın kuzeyinde Barzani’nin küçük küçük aşiretleri var. Ama bu aşiretlerin bulunduğu bölgede barınan lanet terör örgütü mensupları var. Bunlar devamlı olarak hudut boş olduğu için bizim gözetlememize rağmen Irak tarafında hiçbir askerin etkinliği olmaması sebebiyle çok rahat hareket ediyor” diyor. Peki, Türkiye kendini nasıl savunacak Türkiye hududu tutuyor ama karşı tarafta kendi hududunu koruyan kimse yok. Bu durumda Türkiye kendini nasıl savunacak? Paşa tam da bu soruyu sormamı bekliyor olacak ki “Güzel” dedi ve şunları söyledi:

IRAK TOPRAKLARINDA OLMALIYIZ

O zaman biz uluslararası hukukun bize verdiği yetkiden istifade ederek diyoruz ki; ‘Sen madem hududunu koruyamıyorsun, ben kendi devletimin hudutlarını ileriden korumak zorundayım.’ İşte bunun için Irak’ın kuzeyindeki bölgeye girmemiz, çeşitli faaliyetlerde bulunmamız ve kendi halkımızı ilerden korumamız için Irak’a Suriye’ye yapılan harekâtlar için Meclis’te alınan kararlar doğrudur. Devlet olarak biz kendimizi derinlikte diğer topraklarda korumak zorundayız. Bu nereye kadar devam eder? Irak ne zaman devlet olarak hududunu korur, karakollarını açar, bizim karakollarla bağlantıya geçer, kendi hududundaki halkına sahip olursa o zaman biz de kendi topraklarımızda kendimizi koruruz.

İP GİBİ DİZEREK KORUYAMAYIZ

Biz hududumuzu koruyoruz tamam. Ama o arazide askeri ip gibi dizerek hududu koruyamazsın. 3 bin metre yükseklikte kayalıkların, dağların olduğu hudut bölgesinde bunu yapmanız mümkün değil. O halde belirli yerlere karakollar açarsınız. Ama ölü bölgelerde ne yaparsanız yapın bu terör örgütü mensupları geçebilir, sızabilir. Bunları yaşadık. O yüzden, devlet olarak Irak’ın korumadığı, hâkim olmadığı boş olan topraklarda kendimizi ileride savunalım. Onun için de Irak topraklarında 30- 40 km arası bir arazi bizi düzlüğe çıkartıyor. Düzlükte önümüzü görüyoruz, dağlık bölgeyi arkamıza alıyoruz. İçeriye soktuğumuz birliklerle arama tarama yapın, teröristin Türkiye’ye sızmasını engelleyin olay bu.

YAŞAMAK ZORUNDASINIZ

Yavuz Paşa “Bunları önlemek için Irak’ta yapılan faaliyetlerde önemli olan terörist gibi yaşamaktır. Eğer siz teröristle mücadele ediyorsanız onun şartlarında yaşayıp, onun gibi hareket etmek zorundasınız” diyor. Terörist gibi yaşamayı da şöyle açıyor: Eğer siz yurtiçindeki gibi, Irak’ın kuzeyinde de bir üs bölgesine çadır, baraka kurar veya böyle bir yerde barınıp ‘kontrol sağlayacağım’ derseniz, mümkün değil sağlayamazsınız. Türkiye’de de böyle. Asker terörle mücadele ediyorsa hareketli olacak. Terörist sizi gözetler, siz aynı yerde çakılı kalırsanız en son darbeyi vurur. Bir nöbetçiyi aynı bölgede 1 gün 5 gün, 50 gün tutarsanız. Artık o bölgede o asker rahatlar ve bakış açısı değişir. Bakar ki kimse yok, buralar sakin. Sonra siz uyurken birisi bindirir.

Teröristler gezgindir. Gündüz uyur, gece geçerler. Ama gündüz de gözetleyiciler olur. Bunlara asker “Tepeciler” der. Tepeci terörist, askeri birliğin hareketlerini bir-iki hatta üç ay izler, her şeyi not alır. “Bugün asker şu saatte şuradaydı, şu geldi” gibi notlarını tutarlar. Hele araç kullanıyorsanız eyvah! En kötüsü bu. Bakar ki bu asker bu bölgede ortalama şu zamanlar rahat duruyor veya şu zamanlarda birlikler geliyor, çadır kurmuşlar. Kısaca terörist çadırınızı, kapıdaki bidonunuzu her şeyi izler. Ondan sonra darbe vurmak için harekete geçerler. Üs bölgenin gözetleyicisi kendine kayalardan, taşlardan mevzi yapar. Oradan biri roket attığında, size nişan almazsa bile o kayaları parçalayan roket insanı parçalar, öldürür.

Yavuz Paşa’ya “Peki bu durumda ne yapılmalı?” diye sordum. İşte anlattıkları: Askerimiz 6 aydır oradaydı. Bitlenmiş, uyuz olmuşlardı. Ailesiyle konuşamadıkları için onlar ailesini, ailesi de onları merak ediyordu. 6 ay sonra üs bölesinden gelecek ki onlarla telefonla konuşabilsin. Kimisi hastalanmış, bitlenmiş, uyuz olmuştu. Bütün çadırları yıktık. O bölgeye 24 saatlik TİM’ler gönderdik. Bugün TİM çıktı değişik yoldan yaya olarak araziyi arayıp tarayarak hudut bölgesine gitti. Hudut bölgesindeki başka bir TİM başka bir yerden geri döndü. Sonuç: Şehit vermedik. Asker bir gün oradaydı, bir gün buradaydı. Terörist şaşırdı. ‘Bunlar gezginci bir yerde durmuyorlar’ dedi.

BİZDEN GÜÇLÜ DEĞİL

Yavuz Paşa, “Bizim Mehmetçik gerçekten çok iyi. Şimdiki yetişme tarzını da değerlendirebiliriz ama oradaki asıl problem Irak’ta, Suriye’de asker bulundurması. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hudutlarının korunması için bu şarttır. Ne zamana kadar? O devletler kendi topraklarında hâkimiyetini kurana kadar. Huduttan içeri giren birlik üç-dört gün yürüyerek ama o araziyi tarayarak gidecek. Yani aynı zamanda operasyon yapacak. Sanki 30 km gidersek, hududu tutarsak onun ilerisinde terörist yok mu? Bugün Barzani bölgesi terörist doludur. Ama vatandaş olmuş, Barzani aşiretinin içerisine karışmış. Bunu devlet biliyor, seslendirmiyor ama mücadeleyi ona göre yapmak zorunda” diyor.

TEKNOLOJİ DEĞİŞTİ AMA..

Teröristin elinde yeni teknolojiye göre silahlar var. Ama önemli olan onun gibi arazide yaşamak ve mücadeleyi öyle sürdürmek. O da, birliği uzun süreli tutmamak, zaman zaman değiştirmekle sağlanır. Bizim askerimiz yaptığı işi kanıksayıp zevk duyarak yapmalı” diyen Yavuz Paşa; açıklamasını şöyle sürdürüyor: Biz devamlı arazide geziyorduk. Irak’ta karşılaştıklarımızla sohbet ediyorduk. Aslında bize yanaşıp konuşuyorlardı. Çünkü bizden aldığı bilgiyi teröriste götürüyordu. Biz o bölgeyi gece terk ederdik. Bakardık ki gece baskın yapılmış, niye? Gidip haber vermişler.

KOMANDONUN EKMEĞİ

Ertürk, yıllar önce yaşadığı bir olayı şöyle anlattı: Bir bölgeyi gözetlemek için 60 kişilik askerimle çıktım. Hava çok kötü, kar var. Dağ da 50-60 cm’lik yarılmış, bir insan rahatlıkla sığabilir. O birliği oraya yerleştirmemizin amacı gözetleme yapması. O birliğin yanına gittim su yok, helikopter uçmuyor. Herkes aç. 3-4 günlük ekmek vermişiz, kurumuş. Su bitmiş. Ne olacak? Karın üzerine yanlarına oturdum. İç çamaşırlarımıza kadar ıslandık tabi. Askerlerime, ‘Ekmeğiniz var mı?’ dedim. Taş gibi olduğunu söylediler. Birisinin ekmeğini aldım, ekmeğin üzerini kasaturayla deldim ve karın içine yatırdım. Biraz sonra da botumu çıkarttım. Botun içine karı doldurdum, karıştırdım. Sonra botumun içinde eriyen suyu içtim. Askerime ‘İşte böyle yapacaksınız, çatışmadayız. Devletin verebileceği bir şeyi yok çare bulmalıyız. Bakın ekmeğe, sizin ananız yapmıyor muydu, tandır ekmeğinin üzerine suyu çiseleyip vermiyor muydu, ne yiyordunuz kışın?’ dedim. İşte kara bastım ıslandı böyle yiyeceğiz başka çare yok’ dedim. Aynısını yaptılar ve birazdan o kurumuş ekmeği dediğim gibi yapıp büyük bir iştahla hep beraber yedik.

BOMBA ATILMASINI İSTEDİ

Bolu Komando tugayının her biri birbirinden kahraman askerleriyle yaşadığı, kendilerini uçakla bombalattığı bir olay var ki insanın aklı almıyor. Söz Ertürk’ün: İşte delip karla ıslattığımız ekmeğimizi yedikten, karı eritip elde ettiğimiz suyu bottan içtikten yarım saat sonra bir baskın oldu. Mermimiz de az. Kar, tipi bir yana her yerden ateş ediyorlar. Diyarbakır’dan Hava Kuvvetleri’nden yardım istedim. Filo daha evvel benim koordinatımı istemişti ve vermiştim. Filonun başındaki komutan benden hedef istedi ve koordinatı verdim. ‘Komutanım bu verdiğiniz teröristlerin değil, sizin koordinatınız’ deyince ‘Evet. Üzerimize ateş edin’ karşılığını verdim. Komutan, ‘Yapamam’ deyince yapmak zorunda olduğunu, teröristlerle neredeyse iç içe olduğumuzu söyledim. Her yer kar. Onlara, ‘Karın yanında kayanın dibi neresi varsa saklanın’ dedim. 2 dakika sonra uçaktan bomba yağdı. Hiçbirimize bir şey olmadı. Ama ne oldu? Terörist, o Hava Kuvvetleri’nin yaptığı atıştan dolayı ayaklandı, kaçmaya çalıştı. Onlar çıktıkça biz onları vurduk.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/askerleri-ayni-yerde-uzun-sure-tutmak-buyuk-hata/feed/ 0
Teröristlerin hain saldırısında 5-10 metre mesafede sıcak çatışma https://www.foxhaber.com.tr/teroristlerin-hain-saldirisinda-5-10-metre-mesafede-sicak-catisma/ https://www.foxhaber.com.tr/teroristlerin-hain-saldirisinda-5-10-metre-mesafede-sicak-catisma/#respond Sun, 24 Dec 2023 09:06:13 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1424 Hakkari ve Şırnak illerinin karşısında, Irak’ın kuzeyindeki Metina ile Zap, Avaşin ve Basyan bölgelerinde 17 Nisan 2022 günü başlatılan Pençe Kilit hava destekli kara harekâtı bölgesinde dün ve önceki gün PKK’lı teröristlerce düzenlenen iki ayrı hain saldırıda 12 asker şehit olurken, 1’i ağır 13 asker de yaralandı. İki hain saldırıyla ilgili önemli ayrıntılara SÖZCÜ ulaştı.

Askeri kaynaklardan edinilen bilgilere göre, ikinci çatışma Duhok’un Amediye İlçesine bağlı Dereluk kasabasına bağlı Sergeli Köyü kırsalındaki 1740 ve 1754 rakımlı tepede konumlanan üs bölgesine teröristlerin sızma girişimiyle başladı. Teröristlerin kriptolu telsiz kestirmelerinde uzun zamandan beri Mehmetçiğin konumlandığı bölgede saldırı hazırlığı içinde olduğuna dair istihbari bilgiler elde edildi.

Teröristlerin, yağış olmayan açık havalarda 7/24 keşif/dinleme/gözetleme faaliyeti yürüten İnsansız Keşif Uçakları, Silahlı İnsansız Hava Aracı, üs bölgelerinde yüksek çözünürlüğe sahip gece görüşlü termal cihazlarla bölgenin kontrol altında tutulduğunu bildikleri için uzun zamandan beri sağanak yağış; sis ve puslu bir havayı bekledikleri belirlendi.


Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde, Mehmetçiğin operasyonları devam ediyor.

5-10 METRE YAKIN MESAFEDEN SICAK ÇATIŞMA

Olumsuz hava şartlarında gece görüşlü teknolojik aygıtların çalışmadığı veya sağlıklı görüntü alamadığını fırsat bilen hainlerin, son iki günden beri bölgede yoğun yağış sonrası oluşan sisli ve puslu havayı fırsat bilerek üs bölgesine saldırı girişiminde bulundukları belirlendi. Teröristler, 41. Piyade Komando Tugay Komutanlığına bağlı timlerin konuşlu bulunduğu 1740 ve 1754 rakımlı tepelerdeki iki ayrı üs bölgesine havanın kararmasına yakın gün batımında kalabalık grupla saldırı düzenledi. Üs bölgesine 20 metre mesafeye kadar sızan teröristler uzak emniyet timlerince fark edilince 5-10 metre kadar yakın mesafeden çıkan çatışmada 6 asker şehit oldu. İki saat süren çatışmada 1’i ağır 13 asker de yaralandı.

TEPE KAMERALARIYLA SALDIRDILAR

Saldırı tipi el bombaları, roketatar, Dragunov keskin nişancı tüfeği, Zagros silahı, ABD yapımı M-16, M-15 ve Kalaşnikof piyade tüfekleriyle saldıran teröristlere anında karşılık verilince geri püskürtülen hainlerle sağlanan sıcak temas da 16 terörist silah ve mühimmatlarıyla ölü ele geçirildi.

Teröristlerin her iki üs bölgesini ele geçirip buradaki 60’dan fazla askerimizi şehit ederek silah ve mühimmatlarını da gasp ettikten sonra bunları kayıt altına alarak terör örgütüne müzahir yayın organlarında propaganda aracı olarak kullanıp halen ayakta olduğu imajını vermeye çalıştıkları tespit edildi.

Teröristlerin üzerlerinde rüzgâr ölçer, yön gösteren pusula cihazları, güneş panelleri, telsizler, karakol ve üs bölgelerine saldırı planları içeren basit krokiler de ele geçirildi. Diyarbakır 2. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki 8. Ana Jet Üssündeki Pars ve Atmaca filolarından havalanın F-16’lar çatışma bölgesine yakın noktadaki Çarçel, Segire, Şiva, Karadağ ve Elhu bölgelerini lazer güdümlü akıllı mühimmatlarla vurdu. PKK’lı teröristler bu bölgelerde yeraltına kazdıkları zikzaklı tünellerde barınıyordu.

ŞEHİT VE YARALILAR AMEDİYE’DEN AMBULANSLA ALINDI

Çatışmanın ardından olumsuz hava şartlarının bölgede devam etmesi ve helikopter uçuşlarının riski olması nedeniyle şehit ve yaralı askerler bölgeye en yakın noktadaki Duhok Vilayetine bağlı Amediye İlçesine giden ambulanslarla Şırnak’ın Silopi İlçesindeki Habur Sınır Kapısından otopsi işlemleri yapılmak üzere Şırnak Devlet Hastanesi’ne getirildi. Öldürülen teröristlerin de cesetleri kimlik tespiti, parmak izi ve otopsi işlemleri yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi. Hain saldırının planlayıcısı ve başındaki isimlerin terör örgütü PKK’nın sözde Kuzey Sevk İdare elebaşlarından 10 milyon lira para ödüllü kırmızı kategoride aranan Haki Gabar kod adlı İskan Akyüz ile Sedat Urfa kod adlı Abdulkadir Zenger oldukları teröristlerin kriptolu telsiz kestirmelerini çözümleyen bölgede istihbari amaçlı dinleme yapan güvenlik güçlerince deşifre edildi. Pençe Kilit harekatının başlamasından bu yana kadar toplam 777 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi.

Öte yandan gece boyunca Hava Kuvvetleri Harekât Merkezinden operasyonları yöneten Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, sabahın ilk ışıklarıyla beraber TSK komuta kademesiyle birlikte Irak sınır hattına gittiği belirtildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/teroristlerin-hain-saldirisinda-5-10-metre-mesafede-sicak-catisma/feed/ 0