İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun “rehine anlaşması olsa da olmasa da Refah’a girecekleri” yönündeki son açıklamasıyla ilgili Austin, “Saldırı gerçekleşmeden önce yapılması gerekenler açısından, daha önce gerçekleşmesi gerektiğine inandığımız çok sayıda şeyi görmedik.” dedi.
Austin, California Temsilciler Meclisi üyesi Demokrat Ro Khanna’nın, “Biz en güçlü bir ülkeyiz, bu konuda müphemliğe yer bırakmadan Netanyahu’nun Refah’a girmemesi gerektiği yönünde net bir mesaj verebilir misiniz?” sorusuna, “Onlara, savaş alanında sivillerin güvenliği için çok daha fazlasını yapmaları gerektiğini her defasında söyledik.” diye konuştu.
Netanyahu’nun mevcut durumda Refah’a girmesine karşı olduğunu belirten Austin, girmesi halinde ise buna karşılık ABD’nin tutumunun ne olacağına ABD Başkanı Joe Biden’ın karar vereceğine işaret etti.
Austin, Refah’ta sivillerin hepsinin tahliyesinin gerçekleşmesi konusunda şüpheleri olduğunu belirterek, 1 milyon insanın nereye gidebileceği sorusuna da “muhtemelen kuzeye” şeklinde yanıt verdi.
“ABD ASKERLERİNİN ÇATIŞMAYA GİRMESİ MÜMKÜN”
ABD’nin insani yardımları ulaştırmak amacıyla Gazze’ye kuracağını açıkladığı geçici limanla ilgili sorulara değinen Austin, burada görev yapacak ABD askerlerine karadan ateş açılmasının ve karşılık verilmesinin “mümkün” olabileceğini söyledi.
Florida Cumhuriyetçi Kongre üyesi Matt Gaetz ile girdiği diyalogda Austin, Gazze’ye kurulacak geçici limanda görev yapacak ABD askerlerinin silahlı olacağını ve karadan kendilerine yapılabilecek saldırıların “mümkün” olacağını söyledi.
Austin, ABD askerlerinin kendilerini korumak için karadan yapılacak ateşlere karşılık verebileceğini belirterek, “Kendilerini koruma hakkı var.” diye konuştu.
Bunun üzerine Gaetz, “Bu şu anda çok önemli bir an Sayın Bakan. Çünkü, Gazze’den askerlerimize yönelik ateş açılabileceğini, askerlerimizin de Gazze içine canlı karşılık vermesinin mümkün olabileceğini söylediniz. Başkan Biden ise halka askerlerimizi Gazze’de sahaya sürmeyeceğini söylüyor. Bu askerimizi çatışma alanına sürmek olmuyor mu?” diye sordu.
Austin’ın “Hayır, olmuyor” cevabı üzerine Gaetz, “Amerikalılar, sahaya sürmek deyince, askerin çatışmalara aktif olarak angaje olabileceğini, zarar görebileceğini anlıyor. Siz, Gazze sahilinde karaya bağlantılı liman üzerine konulmuş, Gazze’ye ateş açan askerlerimizi böyle görmüyor musunuz?” diye tekrar sordu.
Gaetz, Bakan Austin’in “Hayır, görmüyoruz” yanıtı üzerine, “Bu konuda Amerika halkının farklı düşündüğünü sanıyorum. Eğer askerlerimiz orada silahlı çatışma yaşayacaksa, muhtemelen bunun ‘savaş yetkisi’ çerçevesinde Kongre’de oylanması gerekir.” diye konuştu.
NELER YAŞANMIŞTI?
ABD Başkanı Joe Biden, mart ortasında yaptığı açıklamada, İsrail’in karadan Gazze’ye insani yardımların geçişine izin vermemesi üzerine, Gazze sahiline geçici olarak liman kurulacağını ve yardımların buradan ulaştırılacağını duyurmuştu.
Mayıs başında hazır olacağı belirtilen söz konusu limanın kurulumu ve işleyişinde 1000 ABD askerinin görev yapacağı, bu askerlerin Gazze’ye ayak basmayacağı ve çatışmalara girmeyeceği belirtilmişti.
320 milyon dolara mal olacağı kaydedilen geçici limanın güvenliğinin ise İsrail tarafından sağlanacağı ifade edilmişti.
]]>
İsrailli erkek askerlerin önünde çıplak olarak aranmaya zorlandıkları, tecavüz tehditleri, sözlü taciz ve dayağa maruz kaldıklarını kaydeden Gazzeli kadınlar, İsrail askerlerince gözleri ve elleri bağlı vaziyette gözaltına alındıklarını söyledi.
Gazzeli kadınlar uzun süre dondurucu havada kafesler içinde tutulduklarını, ilaç, gıda ve temel tıbbi bakım ve hijyen malzemelerinden mahrum bırakıldıklarını da belirtti.
Euro-Med’e göre, İsrail saldırılarının hedefindeki Gazze’de benzer ihlallere maruz kalan kadınların sayısının çok daha yüksek ancak sosyal normlar, travma ve güvenlik endişeleri nedeniyle konuşmaktan kaçınıyor.
ÇIPLAK ARAMAYA ZORLANDILAR
Güvenlik endişeleri gerekçesiyle isminin açıklanmasını istemeyen 45 yaşındaki N.H., İsrail güçlerince 28 Aralık’ta gözaltına alındığını 43 gün boyunca alıkonulduğunu belirtti.
N.H., Gazze Şeridi’nin orta kesiminde yer alan Bureyc Mülteci Kampı’nda yerinden edilen Gazzelilerin sığındığı Birleşmiş Milletlere (BM) ait bir okulu İsrail askerlerinin gün ağarırken bastığını erkekleri bir araya toplayıp kıyafetlerini çıkartmaya zorladıklarını kaydetti.
Kadınlara “tıbbi muayene” için bir odaya geçmeleri talimatı verildiğini ifade eden N.H., “Kapalı bir alanda tamamen çıplakken üzerimiz arandı ve kadın askerler bizi sürekli ve şiddetli bir şekilde dövdü.” dedi.
N.H., İsrailli erkek askerlerin de olduğu açık alanlarda birden fazla çıplak aramaya zorlandığını, bir kadın askerin arama esnasında kendisine hakaret ettiğini, üzerine tükürdüğünü belirtti.
Hayvan kafesine benzediğini söylediği bir yerde dört gün boyunca alıkonulduğunu kaydeden N.H. bu süre zarfında zincirli tutulduğunu ifade etti.
Güvenlik endişesiyle ismini açıklamak istemeyen 39 yaşındaki N.M. ise sığındığı okulda alıkonulmasının ardından İsrail askerlerinin kendisini tecavüzle tehdit ettiğini ve Hamas’ı hedef alan videolarda bulunmaları emrine uymaması halinde çocuklarını bir daha göremeyeceği yönünde tehditler savurduklarını söyledi.
N.M., İsrail’in Damon Hapishanesi’ne nakledildiğini, küçük bir odada zor şartlarda kaldığını belirtti.
TACİZ, İŞKENCE, DAYAK…
Gazze’ye saldırılar sonrası sığındığı bir okulda gözaltına alınan 20 yaşındaki S.D. de gözlerinin bağlanıp ellerinin arkadan kelepçelendiğini yalnızca iç çamaşırlarıyla bırakıldıktan sonra arandığını anlattı.
Alıkonulan diğer Gazzeli kadınlarla birlikte Zikim Askeri Üssü’ne götürdüğünü söyleyen S.D., iki saat orada tutulduklarını ve askerlerin İbranice alaylarına muhatap olduklarını kaydetti.
Sonrasında Kudüs’e yakın bir bölgede bulunan Anatot adındaki gözaltı merkezine götürüldüklerini, orada dondurucu havadan dolayı sıkıntı çektiklerini belirtti.
S.D., kendilerine gri hapishane kıyafetleri verildiğini, askerlerin aşağılamalarına maruz kalırken tek sıra halinde yürümeye zorlandıklarını söyledi.
Alıkonuldukları süre zarfında, sözlü tacize ve küfre maruz kaldıklarını belirten S.D., “Son derece az sayıda (bir güne bile yetmeyecek kadar) hijyenik ped kullanmamıza ve nadiren banyo yapmamıza izin verildi.” dedi.
Damon Hapishanesi’ne transfer edildikten sonra da hakaretlere maruz kaldığını söyleyen S.D., “Kadın askerlerden biri nakil sırasında gözlerimin bağını çıkardı ve benden İsrail bayrağını öpmemi istedi, reddettiğimdeyse yüzüme sert şekilde vurdu. Kadın asker, beni provoke etmeye ve bana saldırmaya devam etti.” dedi.
31 yaşındaki R.R. ise İsrail saldırılarında kaçmak için Gazze’nin kuzeyinden güney bölgelerine doğru yürüyerek gitmeye çalıştığını ancak bir askeri kontrol noktasında gözaltına alındığını anlattı.
R.R., İsrail askerlerinin tüm eşyalarına el koyduğunu, ellerini ve gözlerini bağlamadan önce kıyafetlerini çıkartmaya zorlandığını kaydetti.
Sorgulamalar sırasında İsrail askerlerinin sözlü tacizi, dayak ve işkencelerine maruz kaldığını belirten R.R., İsrail istihbaratı için çalışmasının teklif edildiğini ve reddetmesi halinde öldürmekle tehdit edildiğini söyledi.
]]>