Üniversite öğrencisi Ata Emre Akman’ın acılı annesi Zuhal Akman, saldırıyı gerçekleştiren E.Ö.’yü babasının azmettirdiğini iddia etti.

“ONUN LİZBON’A BENİM DE PARİS’E GİTME HAYALİMİZ VARDI”
Ata Emre Akman’ın saldırıya uğramadan yaklaşık 1 hafta önce işe girdiğini ve kendi kazandığı parayla Anneler Günü’nde sürpriz yapmak istediğini söyleyen anne Akman, şöyle konuştu:
“Ata, kendi bireyselliği için çalışıyordu. Ne Ata’nın ne de bizlerin herhangi bir mali sıkıntısı yoktu. Çünkü bu çocuk 13 yaşında da çalıştı ve kendisine elektro gitar aldı. Anneler Günü’yle ilgili kısa sürede çalışıp bir sürpriz yapma durumu varmış, işte böyle bir sürpriz oldu.
O gece Ata’yı aradım, meşgule attı ‘annem ben seni sonra ararım’ diye mesaj yazmış, sonra öğreniyorum ki çalışıyormuş, dağıtım yapıyormuş. Yarım saat sonra aradı, kahkahalar attık. Onun Lizbon’a benimse Paris’e gitme hayalimiz vardı.”

“ATA’NIN YANINA ÇIKIP YATTIM, BİRAZ SARILDIK”
Çeşitli üniversitelerde öğretim üyesi olarak görev yapan Beden Eğitimi Öğretmeni Zuhal Akman, olayın gerçekleştiği gün yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Olay gecesi sabaha karşı eşime telefon geldi. Polis, ‘Oğlunuz bir bıçaklanma olayına karıştı, ağır yaralı ve ameliyata alındı, buraya gelmeniz gerekiyor’ deyince eşim ağlamaya başladı. Balıkesir’e doğru yola çıktık. Tuhaf bir geceydi, yağmurlu ve sisliydi. Yoldayken eşim hastaneyi aradı ancak ‘Ata Emre Akman diye bir hasta yok’ deniliyordu.
Çünkü artık yok. 150-180 kilometre hızla Balıkesir’e vardık. Acil servisten çıktıktan sadece 5 dakika sonra morgdaydık ve ikinci raftan oğlumuzu çekiyorlardı. Sonra sedyeyi aşağı indirdiler, örtüyü açtım, Ata olduğu söyleniyor ama Ata değil. Ata olamaz çünkü saçları kısaydı. Bilmiyordum ki, saçlarını kestirmiş; Anneler Günü’nde bana sürpriz yapacakmış. Her tarafını açtım ve baktım.
Otopsiden sonra bütün izleri, her şeyi gördüm. Sonra yetkililere ‘o sedye beni kaldırır mı?’ diye sordum ve Ata’nın yanına çıkıp yattım, biraz sarıldık. Çünkü bir daha sarılıp yatma şansımız olmayacaktı. Baktım ki ellerim kanlanmış. Bir müddet sonra artık Ata’dan ayrılmam gerekiyordu. Sonra tabut geldi, oradaki görevli, birisine ‘el atın da kaldıralım ‘ dedi. ‘Ben annesiyim, ben çocuğumu kaldırırım’ dedim. Kaldırdım, kuş gibiydi. Zaten Ata, Ata’ya benzemiyordu. İnsan bir anda mı değişir?.”

“EV BAKACAKKEN MEZAR YERİ BAKTIK”
Ata’nın üniversitede okuduğu dönem boyunca askeri misafirhanede kaldığını ve gelecek yaz eve çıkmak istediğini söyleyen anne Akman, “Biz ev bakacakken mezar yeri baktık. Ata, geçen yıl tek başına yaklaşık 11 ülke dolaştı. Koca Avrupa’da farklı farklı ülkelerde bir şey olmadı da kendi ülkemde Balıkesir gibi bir yerde böyle şeyler yaşadık. Ata, 2004 yılında Balıkesir’de doğdu. Balıkesir’de üniversiteyi kazandı ve Balıkesir’de sonu bitirdi. Halbuki sadece hayatının ilk 3 yılını Balıkesir’de geçirmişti, bir de son yılını” ifadelerini kullandı.
“HAYALİ DÜNYAYI GEZMEKTİ”
Ata’nın dünya turu yapmak gibi bir hayali olduğunu ifade eden Akman, “Jazz severdi, çok kitap okurdu, müzik kulağı müthişti. Bir taraftan gitar çalardı. Mantıklı, realist ve romantik bir çocuktu. Hayali, dünyayı gezmekti. Hayvanları çok severdi. Bir köpeğimiz vardı, geçen yıl aramızdan ayrıldı. Şimdi muhtemelen çılgınca oynuyorlardır, çünkü Ata’yı çok seviyordu” dedi.
“ÜZERİNDE KURYE OLDUĞUNU BELİRTEN PİZZACI MONTU VAR”
Anne Akman, sözlerine şöyle devam etti:
“Katil azmettirildi, bunun farkındayız. Katilin 17 yaşında olduğu söyleniyor. Bıçaklama ve kasten yaralama gibi 6 ayrı suç kaydı var. O caninin babası da cinayetten dolayı 10 yıldır Buca Cezaevi’nde yatıyor. Cinayetten yatan bir adam hafta sonu için izinli çıkabiliyor, Türkiye’de yeni bir meslek grubu oluşabilir.
Babası da cezalandırılmalı, çünkü azmettiricisi o. ‘Benim yapamadığımı artık çocuğum yapacak’ diye oğluna el veren kişi babası. Ata’nın sipariş götürdüğü apartmanda, bu caninin babasının daha öncesinde birlikteliği olduğu söylenilen bir kadın oturuyormuş ama o kadın bir başkasıyla evliymiş.
O caninin babası, eski kadın arkadaşına ‘senin imam nikahlı eşini öldüreceğim’ diyor. Kadının alt kattaki arkadaşına da bilenmiş, onu da tehdit ediyor ve ‘senin oğlunu öldüreceğim’ diyor. Bu caninin azmettiricisi olan babasının şöyle bir beyanı var; ‘artık benden iş geçti, benim yapamadığımı oğlum yapacak görürsünüz’ diye tehditleri var, bunun da tanıkları var. Yani o gece apartmandan kim çıksa bunu yaşayacaktı. O geceki görüntülerin bir kısmını istemeden izledim, Ata’nın üzerinde kurye olduğunu belirten pizzacı montu var. Ata’nın orada işini yaptığı belli.”
“KATİLLER EVCİ OLARAK DIŞARIYA ÇIKMASIN”
E.Ö.’nün babasının da en ağır cezayı alması gerektiğini söyleyen Akman, “Hukuka güveniyorum. Lütfen katiller evci olarak dışarıya çıkmasın. Çünkü onlar sadece kendilerine değil, tüm Türkiye’ye, hatta dünyaya zarar” ifadelerini kullandı.

BABA AKMAN: BEN SEVMEYİ ATA’DAN ÖĞRENDİM
Ata’nın Babası Emekli Subay Erol Akman ise şöyle konuştu:
“Ata, insanlara dokunmayı seven bir çocuktu. ‘Ben sevmeyi Ata’dan öğrendim’ denilen bir çocuk. Arkadaşları bana ‘ben sevmeyi Ata’dan öğrendim’ dediler, bu ne kadar güzel bir şey. Böyle bir çocuk benim elimden kaydı. Ben 25 bin asker yetiştirdim. 25 bin askerin kılına zarar gelmedi ama kendi oğlumu koruyamadım.
Benim oğlum, sadece öldürme gayesiyle bir yerde hazır bulunan bir cani tarafından ve bunu meslek haline getirme aşamalarında olan birisi tarafından katledildi. Biz çocuklarımızı bunun için mi yetiştirdik? Kız kardeşi var, ben onu nasıl sokağa salacağımı bilmiyorum. İstanbul’dan korkuyor, Balıkesir’den korkmuyordum.
Kardeşinin sınavı var, nasıl girecek? Bir yeri kazansa bile ben onu nasıl göndereceğim? Bu saatten sonra insanlar çocuklarını nasıl güvenle başka bir şehre okumak ve bu memlekete faydalı bir birey olmak için gönderecek ? Bu vaka güvenin ayaklar altına alındığı bir vakadır. Bu dava sonuna kadar takip edilmeli.”

“ANNESİNE HEDİYE ALMAK İSTİYORDU”
Ata’nın liseden arkadaşı Efe Toprak Ateş (20) de “Ata tanıdığım en iyi insanlardan biri. Birbirimize çok yardım ettiğimiz günler oldu. Hiç kötü anımız yok. Hafta sonları yanımıza geliyordu. En son olay yaşanmadan yani işe başlamadan 1 hafta önce konuşmuştuk. Dünya turu yapmak istiyordu, öyle bir hayali vardı. Bu yaz beraber hayalimiz vardı, işe başlama sebeplerinden biri de oydu, hem yaklaşan Anneler Günü için annesine hediye almak istiyordu hem de yazın hep beraber tatile gidecektik. Onun için işe başlamış, para biriktiriyordu” dedi.
Programa BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı. Hüseyin Baş, son zamanlarda Atatürk’e yapılan saldırılar üzerine açıklamalarda bulundu.
“ATA SPORUMUZ YUNAN’I DENİZE DÖKMEKTİR”
Hüseyin Baş şunları söyledi:
* “Bir bakıyorsunuz sağdan soldan şarlatanlar çıkıyor Atatürk’e hakaret ediyor. Şimdi bir tanesi var çıkmış, ‘Bana ip yolluyorlar, seni asacağız demek istiyorlar. Hoca asmak bunların ata sporu’ diyor. Ben şimdi sana ata sporumuzu söyleyeyim; bizim ata sporumuz güreştir, bizim ata sporumuz Yunan’ı denize dökmektir, bizim ata sporumuz işgal ettiği topraklardan İngilizi temizlemektir bizim, ata sporumuz yedi düveli titretip maşalarını inletip Çankaya köşkünde kahvesini yudumlarken onları seyretmektir.
“SENİN BOYNUNDA İNGİLİZİN İPİ ZATEN DURUYOR”
* Sana ip yollayacakmışız, biz sana ip yollasak boynunda ipi takacak yer mi kalmış! Senin boynunda İngilizin ipi zaten duruyor. Boynunda yer mi var? Bunlar var ya; ’Allah’ın ipine sarılın’ diye diye milleti Amerika’nın ipine sarıltan adamlar.
“ATATÜRK HOCA KILIĞINDA İNGİLİZ AJANLIĞI, YUNAN UŞAKLIĞI YAPANLARI ASMIŞTIR”
* Tarih de bilmiyorlar ya da çok iyi bilip çarpıtıyorlar. Atatürk hiç kimseyi hoca olduğu için asmamıştır. Atatürk hiç kimseyi hocalık yaptığı için de asmamıştır, bilakis Atatürk hocalarla dua ederek Meclis açmıştır. Atatürk hoca kılığında İngiliz ajanlığı, Yunan uşaklığı yapanları asmıştır. Ben olayım, ben de 50 defa asar sallandırırım.
“BURALARDA YEDİĞİ KABA TÜKÜRENE ‘SOYSUZ OĞLU SOYSUZ’ DENİR”
* Başka bir tanesi çıkmış Atatürk’e ‘soysuz’ diyor. Geçen Rize’deyim, bir abimize, ‘Ben onu Rizeli biliyorum, internete yazdım İzmitli çıktı. İzmitli midir, Rizeli midir?’ diye sordum. Abim dedi ki; ‘Nerelidir bilmem ama cehennemlik olduğunu biliyorum!’ Bizim buralarda kime soysuz denir biliyor musunuz; atasına ihanet edene soysuz denir, babasına ihanet edene soysuz denir, yediği kaba tükürene soysuz oğlu soysuz denir.
* Siz soysuz arıyorsanız, soylu dediklerinizde arayın. Şimdi bunlara çok şey söylenir ama şunu da tavsiye edeyim çok da kaale almaya gerek yok. Ajan ajanlığını yapacak, bizler vatan müdafaamızı yılmadan, usanmadan, bıkmadan devam ettireceğiz. Ben size söz veriyorum, siz de söz veriyor musunuz bu mücadeleye? Tamam. Bir bilek olursak, bir yürek olursak vallahi billahi hiç kimse bu vatana zerre düşmanlık da yapamaz, zerre zarar da veremez ama buldular meydanı boş.
“40 SENE ÖNCENİN FETÖ’LERİ BUGÜN YENİDEN YEŞERİYOR”
* Kim bunlar? Çakarlı araçlarla gezen, etrafında onlarca korumayla hareket eden bir cami hocası bu. Filmi biraz geri saralım mı? 40 sene geriye gidelim; İzmir’de bir cami hocası, sözüm ona çok güzel vaaz veriyormuş, etrafında korumalar, yüzlerce kişi, ajan topluluğundan oluşmuş cemaat, devlet düşmanı, Atatürk düşmanı, Cumhuriyet düşmanı! Aradan yıllar geçiyor, bir el bunları alıyor büyütüyor, sonra gizemli bu kişilik yurt dışında yaşamaya başlıyor.
* Günün sonunda bir cami hocası Türkiye Cumhuriyeti devletine, Türkiye Cumhuriyeti devletinin hükümetine, Türkiye Cumhuriyetinin demokrasisine darbe indirmeye kalkıyor. Kim bu? FETÖ. 40 sene öncenin FETÖ’leri bugün yeniden yeşeriyor. Ey iktidar sahipleri, ya önleminizi alın ya da bu millet kendi kendine önlemini almasını bilir.
“CUMHURİYETİ SOKAKTA BULMADIK”
* Biz bu Cumhuriyeti sokakta bulmadık. Biz bu milletin birliğini sokakta bulmadık. Biz bu vatan topraklarını canımızı ortaya koyarak, dedelerimizin kanlarını dökerek elde ettik. Bugün 3 tane çapulcunun mülteci hayalleriyle bu ülkeyi kimseye teslim etmeyiz. Bu ülke bu gençlerin, bu ülke bu kadınların, bu ülke bu insanların, bu ülke bizim ülkemiz ve biz bu ülkeye sahip çıkacağız, onlar olsa da sahip çıkacağız olmasa da sahip çıkacağız.
“FAİZİN YÜZDE 45’E ÇIKMASINA İTİRAZ ETTİĞİNİ DUYDUNUZ MU?”
* Bundan 6 ay önce ‘Faizde nas var, benden faiz indirmekten başka bir şey beklemeyin’ diyen Cumhurbaşkanı’nın yönettiği hükümet seçimi kazandı yüzde 8,5 olan faizi yüzde 45’e çıkardı, siz hiç bu hocalardan buna itiraz edeni duydunuz mu? Aynı hükümet nereye elini atsa yolsuzluk bıraktı, siz hiç bunlardan buna itiraz edeni duydunuz mu? Toplumun ahlaki değerleri yok oldu, insanımız parasızlıktan ne yapacağını şaşırır bir hale geldi, siz hiç buna itiraz edeni duydunuz mu? Peki buna kim itiraz etmez? Buna ajanlar itiraz etmez, buna hainler itiraz etmez.”
]]>