Atık – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 01 Mar 2024 21:51:27 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Gazze’de biriken atıklar sağlığı tehdit ediyor https://www.foxhaber.com.tr/gazzede-biriken-atiklar-sagligi-tehdit-ediyor/ https://www.foxhaber.com.tr/gazzede-biriken-atiklar-sagligi-tehdit-ediyor/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:51:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4087 Yıllardır İsrail ablukası altında olan ve 4 ayı aşkın süredir de hava, kara ve denizden saldırılara sahne olan Gazze’de, açlık krizi derinleşirken, belediye hizmetlerinin sağlanamaması sonucu çevrede çöp ve çeşitli atıkların neden olduğu kirlilik de artıyor.

Gazze Şehri’nin batısında Filistinli mültecilerin kaldığı Sahil Kampı’nda yaşayan gençlerden Bilal Abdullatif, AA muhabirine yaptığı açıklamada karşılaştıkları sorunları anlattı.

“Acımasız saldırıların devam etmesi belediyenin çalışmalarını sekteye uğrattı ve sokaklarda ve mahallelerde dayanılmaz atık birikmesine neden oldu.” diyen Abdullatif, Gazze şehrinin merkezindeki el-Vahde Caddesi’ndeki geçici Yermuk çöplüğünün yanından olabildiğince çabuk geçmek için aceleyle yürüdüğünü dile getirdi.

Çöp depolama alanının yanından geçerken, büyük miktarlarda katı atığın birikmesi sonucu çevreye yayılan kötü kokular sebebiyle baş ağrısı ve dönmesi hissettiğini aktaran Abdullatif, “Atık her yere yayıldı ve kokusu havaya yayılıyor. Sadece bu da değil, böceklerin, kemirgenlerin ve bulaşıcı hastalıkların da yayılmasına neden oldu.” dedi.

FİLİSTİNLİLERİN SAĞLIĞI TEHLİKEDE

Abdullatif, Gazze Şehri’ndeki çevre ve sağlık felaketinin genişlemesiyle birlikte insani koşulların ve yaşam koşullarının daha da kötüleşmesinden endişe ettiğini vurguladı.

Gazze’nin doğusundaki eş-Şucaiyye Mahallesinde yerinden edilen 45 yaşındaki Siham el-Kıta, yaşananların büyük bir sağlık ve çevre felaketinin habercisi olduğunu ifade ederek, “Saldırılardan önce toplanan, taşınan ve ayrıştırılan atıklar, şimdi Filistinliler arasında birikerek çeşitli hastalıklarla sağlıklarını tehdit ediyor. Atıklar, fiziksel ve psikolojik sağlık sorunlarına ve birçok hastalığa neden oluyor.” diye konuştu.

Gazze’de ilaç yokluğu ve okulların çevresinde atıkların birikmesi nedeniyle küçük çocukların birçok bağırsak ve cilt hastalığına yakalandığına dikkati çeken Kıta, yaşanan atık krizine acil bir çözüm bulunması çağrısında bulundu.

“80 BİN TON ATIK BİRİKTİ”

Gazze Belediyesi Sözcüsü Hüsni Muhenna, belediye ekiplerinin katı atıkları, Cuhr ed-Dik depolama sahasına aktaramaması nedeniyle Yermuk depolama sahası ve çevresinin artık herhangi bir ilave katı atık miktarını alamayacağını belirtti.

Gazze kentindeki koşulları “felaket” olarak niteleyen Muhenna, İsrail saldırılarının başlangıcından bu yana şehrin doğu sınırında bulunan ana atık depolama alanına taşıma işleminin durdurulması nedeniyle yaklaşık 80 bin ton çöp ve atık biriktiğini kaydetti.

Bölgedeki atık krizinin, İsrail’in yoğun saldırıları sebebiyle güvenlik koşulları, atıkları toplamak için kullanılan araç ve kamyonlar için gereken yakıtın tükenmesi ve bu araçların saldırılarda yok edilmesinden kaynaklandığı vurgulayan Muhenna, yıkıcı İsrail saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana İsrail ordusunun, Gazze belediyesine ait çeşitli sektörlerde hizmet veren 90 aracı imha ettiğini aktararak, bu durumun temel hizmetlerin neredeyse tamamen aksamasına neden olduğunu vurguladı.

Belediye yetkilisi Muhenna, İsrail’in yıkıcı saldırılarını durdurarak, vatandaşlara temel hizmetleri sunmaya devam etmek için makine, teçhizat ve yakıt sağlanması için uluslararası kurum ve kuruluşlara, acil müdahale çağrısında bulundu.

ESİRLER AÇ BIRAKILIYOR

Filistin Kurtuluş Örgütüne bağlı Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyetinden yapılan açıklamada, İsrail’in aç bırakma uygulamasının Filistinli tutukluların sağlıklarını tehlikeye atacak şekilde kilo kaybetmesine sebep olduğu belirtildi.

Heyete bağlı avukatların son günlerde İsrail cezaevlerine ve gözaltı merkezlerine ziyaretlerine istinaden gerçekleştirilen açıklamada, her Filistinli tutuklunun 15 ila 25 kilo kaybı yaşadığına vurgu yapıldı.

İsrail makamlarının aç bırakma uygulamasının tehlikesine değinilen açıklamada, bu durumun Filistinli tutukluların mevcut ve gelecekteki sağlık durumlarına olumsuz yansımalarının olacağı belirtildi.

Açıklamada, “Erkek ve kadın tutuklulara verilen yemeğin gerekli olan asgari miktarın altında kalması, kalitesiz ve hazırlama şeklinin kötü olması, kasıtlı olarak kirletilmesi, tutukluların vücutlarını virüs ve hastalıklara karşı savunmasız bırakıyor.” ifadesi kullanıldı.

Filistinli tutukluların sağlık durumlarının kötüleşmeye başladığı kaydedilen açıklamada, “Hasta tutukluların sayısı ciddi bir şekilde iki katına çıktı ve aç bırakma 7 Ekim’den beri sürdürülen günlük bir cezalandırma yöntemi haline geldi.” ifadesine yer verildi.

İsrail’in aç bırakma uygulaması ile Filistinli tutukluların tedaviden mahrum bırakılması uygulamasına dikkat çekilen açıklamada, bu yıl kış mevsiminin de sert geçmesinin tutukluların sağlık durumlarını kötüleştirdiğine işaret edildi.

Açıklamada, İsrail’in Filistinli tutuklulara kötü muamelesine vurgu yapılarak, “son günlerde cezaevi idaresinin Filistinli tutuklulara diz çöktürüp başlarını yere indirdiği, hakaret, küfür, şantaj ve darbettiği” kaydedildi.

İsrail makamlarının Filistinli tutuklulara sözlü hakaret ve psikolojik baskı uyguladığı belirtilerek anne, kız kardeş ve dini değerlerinin hakaret ve aşağılama ile hedef alındığı aktarıldı.

EN AZ 8 BİN 800 FİLİSTİNLİ ESİR VAR

Filistin Esirler Cemiyeti ile Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyetinin verilerine göre, İsrail hapishanelerinde en az 8 bin 800 Filistinlinin bulunduğu tahmin ediliyor.

İsrail’de yayın yapan Calcalist internet sitesinin, İsrail Cezaevleri İdaresi’nin meclise sunduğu rapora dayandırdığı haberinde, İsrail hapishanelerindeki Filistinlilerin yüzde 91’inin, İsrail Yüksek Mahkemesinin asgari ölçüde yaşam alanı ve uyumak için yatak sağlanmasına yönelik kararına uyulmayan koşullarda tutulduğu belirtilmişti.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’te saldırılarını başlatmasının ardından, işgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te de baskınlarını yoğunlaştırdı.

İsrail güçlerinin baskınlarında Batı Şeria ve Kudüs’te 7 Ekim’den bu yana 7 bin 170 Filistinli gözaltına alındı, 400 Filistinli öldürüldü ve yaklaşık 4 bin 500’ü yaralandı.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 12 bin 660’ı çocuk, 8 bin 570’i kadın olmak üzere 29 bin 410 Filistinli öldürüldü, 69 bin 465 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gazzede-biriken-atiklar-sagligi-tehdit-ediyor/feed/ 0
Akdeniz’deki plastik kirliliğinin boyutu alarm veriyor https://www.foxhaber.com.tr/akdenizdeki-plastik-kirliliginin-boyutu-alarm-veriyor/ https://www.foxhaber.com.tr/akdenizdeki-plastik-kirliliginin-boyutu-alarm-veriyor/#respond Tue, 23 Jan 2024 21:09:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2549 Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kıdeyş, Akdeniz’in gerek dünyadaki diğer denizlerle gerekse de Atlantik Okyanusu kıyılarıyla kıyaslandığında en kirli denizlerden biri olduğunu söyledi.

Küresel ısınmadan sonra dünyanın en büyük probleminin plastik kirliliği olduğu değerlendirmesinde bulunan Kıdeyş, Akdeniz’deki plastik kirliliğinin boyutu hakkında şu rakamları paylaştı:

“Her yıl Akdeniz’e gelen ortalama plastik miktarı 229 bin 465 ton, bunun yüzde 99’u deniz tabanında, kalanı deniz yüzeyinde veya plajlarda birikiyor. Yılda 74 bin 31 ton plastik Mısır’dan Akdeniz’e veriliyor, bunların 55 bin tonu Nil Nehri’nden geliyor.

İtalya 34 bin 309, Türkiye 23 bin 966 ton, Cezayir 13 bin 111 ton ve Arnavutluk 8 bin 625 ton plastiği her yıl Akdeniz’e gönderiyor. Plajlarda biriken plastik miktarı ise Türkiye’de kilometrede 374 kilogram, İsrail’de kilometrekarede 355 kilogram, Mısır’da 167 kilogram ve İspanya’da 154 kilogram olarak hesaplanıyor.”

“Karadeniz’in çöpleri yüzey akıntısıyla Akdeniz’e taşınıyor”

Denizlerin birbirini etkilediğini, Karadeniz, Marmara ve Ege Denizi’nin Akdeniz’in bir parçası olduğunu belirten Kıdeyş, Karadeniz’deki yüzey akıntısının, Marmara ile Ege’den geçerek Akdeniz’e doğru ilerlediğini ve yüzey çöplerini de Akdeniz’e taşıdığını anlattı.

10 mikrondan küçük yani gözle görülmeyecek boyuttaki plastiklerin canlılar tarafından çok rahat yenebildiğini ve böylece plastiklerin besin zincirine dahil olarak balıklardan insanlara geçtiğini dile getiren Kıdeyş, plastik sorununun bir ülkenin tek başına çözebileceği bir problem olmadığını, denizde sınır olmadığı için plastiklerin her yere taşındığını ifade etti.

Kıdeyş, “Küresel anlamda plastik önleme anlaşmasının resmi tartışmaları sürüyor, 2025 yılında da yürürlüğe girmesini bekliyoruz. Küresel ısınmada nasıl fazla yol alamıyor, sıcaklıkların 1,5 derecenin üzerine çıkmasını engelleyemiyorsak plastik konusunda da benzer bir durum var. Eğer nehirlerden gelenleri durdurabilir, tek kullanımlık plastiklerle ilgili ciddi tedbirler alabilirsek bu kirliliğin azaldığını görebiliriz, tamamen yok edemeyiz ama artışı azalır” dedi.

“Türkiye’nin kıyılarına günde kilometrede 30 ila 40 kilogram plastik atık vuruyor”

Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sedat Gündoğdu, Akdeniz’e gelen kirliliğin temel nedenlerini, turizm sektöründe yaygın olarak kullanılan tek kullanımlık plastikler, kıyısal alanlardaki turistik faaliyetlerin neden olduğu atıklar ve Akdeniz’e kıyısı olup herhangi bir atık yönetimi altyapısı olmayan, atıklarını doğrudan denize bırakan ülkeler şeklinde sıraladı.

Saat yönünün tersine ilerleyen akıntıyla kıyılarda her ülkenin yanındaki komşusunun kıyısını kirlettiğini kaydeden Gündoğdu, “Akdeniz’e dökülen Nil Nehri, Seyhan, Ceyhan, Büyük Menderes, Po gibi birçok nehir istinasız çok ciddi kirlilik taşıyor. Bir yandan da Barselona, İzmir, Antalya, Adana, Mersin, İskenderiye, Beyrut, Atina, Marsilya gibi şehirler çok ciddi bir atık yükü oluşturuyor” diye konuştu.

Gündoğdu, şöyle devam etti:

“Bugün Akdeniz’in kuzeyden itibaren en kirli noktası ne yazık ki bizim kıyılarımız. Akıntı rejimi, nehir kenarlarındaki faaliyetler ve kentsel arıtma altyapılarının yetersizliği gelen atık yükünü artırıyor. Fas’tan başlayarak, İsrail de dahil olmak üzere Türkiye’ye kadar olan ülkelerin atık yönetimi altyapısı ne yazık ki o kadar gelişmiş değil. Suriye ve Mısır çöpünü kamyonlarla denize döküyor. İsrail, Filistin’i kendi çöp sahası olarak kullanıyor ve ayrıca şu anda bu bölgede savaş ve yıkımın getirdiği atıklar da var.”

Türkiye’nin kıyısal alanlarına, kilometreye günde 30 ila 40 kilogram plastik atık vurduğuna dikkati çeken Gündoğdu, Akdeniz kıyılarındaki plastik kirliliği rakamlarıyla ilgili, “İskenderun Körfezi’nde kilometrekarede ortalama 1,5 milyon adet plastik bulunuyor.

Mersin Körfezi’nin durumu daha kötü, miktar 10 milyona kadar çıkıyor. Antalya bu konuda biraz daha şanslı, İskenderun Körfezi’nin yarısı kadar rakamlar var. Açık denizde bulunan Finike Deniz dağlarının olduğu bölgede kilometrekarede 739 bin plastik bulunuyor” bilgisini paylaştı.

“Denizlerdeki plastiklerin yüzde 80’i tek kullanımlık ürünlerden geliyor”

Atık suların içinde evsel ve tarımsal kirleticilerin, deterjanların, endüstriyel kimyasalların, boyaların, kalıcı ve uçucu organik kirleticilerin, organik bileşiklerin, yağların, ağır metallerin ve mikroplastiklerin yer alabildiğini aktaran Gündoğdu, atık su arıtma sistemleri özel olarak bütün bu kirleticileri gidermek için tasarlanmadığı takdirde suyun arıtılamadığını, bunun sonucunda da çok ciddi miktarda kirleticinin denizlere ulaştığını dile getirdi.

Gündoğdu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Denizlerimizin plastik çorbasına dönmesine neden olacak bir kirlilikle karşı karşıyayız. Plastiklerin üretim ve tüketim artışı devam ederse önümüzdeki 10 yılda kirlilik 3 kat artacak, bu da 1 kilometre sahil şeridimizde günlük 90 kilogram plastik olacağı anlamına geliyor.

Akdeniz ve Ege’de kilometrekarede deniz suyunda yaklaşık 3 ila 15 milyon arasında mikroplastik olacağını söyleyebiliriz. Denizlerdeki plastiklerin yüzde 80’i tek kullanımlık ürünlerden geliyor, üretim azaltılmadan denizlerden ve kıyılardan plastik toplayarak bu işi çözemeyiz.

Bu teknolojilerin hiçbiri plastik kirliliğini azaltmıyor. Su yüzeyini temizleyen çöp kaparlar daha çok deniz canlılarını yakalıyor. Plastik üretimimizi önümüzdeki 20 yıl içerisinde en az yüzde 40 azaltmamız gerekiyor.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/akdenizdeki-plastik-kirliliginin-boyutu-alarm-veriyor/feed/ 0