2 bin 500 litre etil alkol ele geçirildi
AYDIN – Aydın’ın Efeler ilçesinde emniyet ekiplerince 2 işyerine yapılan baskında 2 bin 520 litre etil alkol ele geçirildi, 3 şüpheli yakalandı.
Aydın İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar aralıksız sürerken, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince alkollü içki sahteciliği faaliyetlerinin önlenmesine yönelik koordineli çalışma gerçekleştirildi. Edinilen bilgiye göre ekipler, Efeler ilçesindeki 2 adreste sahte alkol üretildiği bilgisine ulaştı. Operasyon için düğmeye basan ekipler, belirlenen adreslere baskın düzenledi. İş yeri ve eklentilerinde yapılan aramalarda 2 bin 520 litre etil alkol, 174 adet alkol aroma likidi, 1 adet hassas terazi, 1 adet vakumlama makinası ve bin 600 adet plastik bidon ele geçirildi. Olayla ilgili 3 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alınırken, haklarında gerekli adli işlemler başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Feci kazaAydın’ın Kuşadası ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 84 yaşındaki İ.İ. idaresindeki otomobil geri manevra yaptığı sırada sürücüsü henüz bilinmeyen bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybetti.

Otomobil, süratle müşterilere de çarparak kafeye daldı. Büyük paniğin yaşandığı olayda otomobil sürücüsü İ.İ. ve kafede bulunan 85 yaşındaki Fikriye Becerikli, 23 yaşındaki Y.Y. ile 58 yaşındaki C.S. olmak üzere 4 kişi yaralandı.
Aydın’da feci kaza! 84 yaşındaki sürücü, arabasıyla kafeye böyle daldı | Video

Kısa sürede olay yerine gelen ekipler yaralılara ilk müdahalelerini yaparak ambulansla hastaneye kaldırdı.

Hastanede tedavi altına alınan yaralılardan otomobilin altında kalarak ağır yaralanan Fikriye Becerikli doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

“ÇALIŞMALARIMDA DESTEK OLAN EŞİME İTHAFEN İSMİ VERDİM”
Yeni akrep türünü tespit eden Prof. Dr. Ersen Aydın Yağmur, “Bu türü yaptığım saha çalışmaları sırasında keşfettim. Çalışmalarıma verdiği destek nedeniyle bu türe eşim Gülhanım Yağmur’a ithafen ‘Euscorpius gulhanimae’ ismini verdim” dedi. Beyşehir Gölü’ne yakın bir yerde çam ormanının içerisinden topladığı akrebin Türkiye için yeni bir tür olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Yağmur, “Örnekleri toplayıp çalışmaları yaptığım zaman, patellasındaki trichobothri sayılarının bilinen türlerden daha yüksek olduğunu gördüm. Bu iki renk bir tür. Bu yönüyle bilinen türlerden çok bariz bir şekilde ayrılıyor” dedi. Yeni keşfedilen akrep türü, MCBÜ Alaşehir Meslek Yüksekokulu Zooloji Müzesi’nde korunuyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da mide kanseri tedavisi görürken emekliye ayrılan polis memuru Aydın Eryaşar (53) hayatını kaybetti. 2 çocuk babası polis memuru, düzenlenen törenle toprağa verildi.
İnegöl İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Aydın Eryaşar’a 6 ay önce mide kanseri teşhisi kondu. Tedavisine başlanan Eryaşar, sağlığı düzelmeyince emekliye ayrıldı. Durumu ağırlaşınca İnegöl Devlet Hastanesi’nde tedaviye alınan Eryaşar, bu sabah doktorların tüm müdahalesine rağmen hayatını kaybetti.
30 yıllık polis memuru için İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün bahçesinde tören düzenlendi. Törene Kaymakam Eren Arslan, Belediye Başkanı Alper Taban, Başsavcı Veli Ecir, İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yavuz Uğurdağ, İl ve ilçe Emniyet Müdürlüğü personelleri ile Eryaşar’ın ailesi ve yakınları katıldı. 2 çocuk babası Aydın Eryaşar, buradaki törenin ardından Alanyurt Yeni Mahalle Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından İnegöl Alanyurt Kent Mezarlığı’na defnedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aydın İl Jandarma Komutanlığı Çevre Doğa ve Hayvanları Koruma Tim Komutanlığı tarafından Kuşadası ilçesi sınırları içerisinde bulunan koparılması ve zarar verilmesi durumunda 2872 sayılı Çevre Kanunu gereğince 387 bin 141 TL idari para cezası olduğu hususunda vatandaşlar bilgilendirildi.

Endemik bitki türünden Kuşadası bölgesinde sadece 11 tane kalan Ölmez Çiçeği/ Kadim Altınotu yönelik kontroller gerçekleştirildi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Doğada bulunan bitki türlerine yönelik kontrol ve denetim faaliyetlerinin devam ettiği öğrenildi.

ÖLMEZ ÇİÇEĞİ NEDİR?
Ölmez Çiçeği, papatyagiller ailesinden gelen ve parlak sarı rengi bulunan bir bitkidir. Latince adı Helichrysum Italicum olan bu bitkinin Yunanca kökenli adı olan Helios, yani güneş anlamına gelir. 50 – 69 cm civarı büyüyebilen ölmez çiçeği, çağlar boyunca şifalı bitki olarak kullanılmıştır. Özellikle farklı tedavilerde kullanılan bu bitkinin özü, birçok rahatsızlığa karşı etkili olabilir.

Ölmümsüzlük çiçeği, yaprakları ve çiçekleri çeşitli sağlık sorunlarına karşı doğal bir çare olabilir. Ayrıca, ölmez çiçek yağı da aromaterapi alanında kullanılarak stres ve kaygı gibi sorunlara karşı da etkili olabilir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süleyman Bülbül, yaptığı yazılı açıklamada, 9 Eylül’de başlayacak olan 2024-2025 yılı eğitim-öğretim yılı öncesinde öğrenci ve velilerin geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 300’e yakın zamlanan kırtasiye ürünleri yüzünden zor durumda olduğunu belirtti. Forma fiyatlarının da en az kırtasiye ürünlerinin fiyatları kadar arttığını söyleyen Bülbül, asgari ücretin 17 bin 2 TL olduğu yerde, iki çocuğun okula başlangıç masrafı 10 bin TL ile 14 bin TL arasında değiştiğine dikkati çekti.
Bülbül, şunları kaydetti:
“Okul zili, 9 Eylül Pazartesi günü çalacak. Yeni eğitim öğretim yılı ise öğrenciler ve veliler için coşkuyla başlayamıyor. Veliler, geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 300’e yakın zamlanan kırtasiye ürünleri yüzünden mutsuz, umutsuz. En uygun fiyatlı ürünlere bakıldığında bile fiyatlar cep yakıyor. Sözde parasız eğitim, asgari ücretle çocuklarını okutmaya çalışanların belini büküyor. Eğitim malzemelerine erişim konusunda bile öğrenciler arasında eşitsizlik büyüyor.
“2023’te 200 TL olan çanta 350 TL oldu”
Ucuzluk marketlerinde geçtiğimiz yıl 200 TL’ye satılan bir okul çantası bu yıl 350 TL’ye satılıyor. İyi bir okul çantası almak ise 700 TL ile 2 bin 500 TL arasında değişiyor. Okul çantaları ise en uygun fiyatlı haliyle bile 5 ile 7 bin TL arasında doluyor. Asgari ücretin 17 bin 2 TL olduğu yerde, iki çocuğun okula başlangıç masrafı 10 bin TL ile 14 bin TL arasında değişiyor. Bir asgari ücretli bunu nasıl karşılayacak?
Tişört, gömlek, ceket, etek, pantolon ve eşofman takımı almak zorunda olanlar için ise masraflar daha da büyüyor. 2023’te 2 bin TL olan forma masrafı bu yıl bir tişört, kazak, ceket ve pantolon alındığında en az 4 bin TL’yi buluyor. Yeni okula başlayacaklar için 14 bin TL bir bütçe gerekiyor. Bu ekonomik baskının olduğu ortamda, ailelerin yükünün hafifletilmesi gerekmektedir. Kırtasiye yardımları, burslar ve okul masraflarının karşılanması gibi önlemler alınmaya çalışılsa da ülkemizde AKP iktidarının sürüklediği yaşam şartları ile baş etmek artık imkansız hale gelmiştir.
“Veliler umutsuz, öğrenciler formasız”
Velilerimiz, umutsuz ve mutsuz, öğrencilerimiz ise çanta, forma, defter olmada en temel malzemelere erişemeyerek yeni eğitim öğretim yılına başlamaktadır. Ülkemizin geleceği olan çocuklarımızı eğitim öğretim hayatlarının ilk gününde dahi yoksulluğu düşünmeye iten bu halin artık sonu gelmelidir. Çocuklarımıza bir okul çantası bile alırken zorlanmak AKP iktidarının en büyük başarısızlığı ve ülkemizin geleceğine karşı işlenmiş bir ayıptır. Eğitimde fırsat eşitsizliği, yoksulluğun yaratacağı sosyolojik yıkım geleceğimizi ve nesillerimizi tehdit etmektedir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AYDIN’da yaşayan emekli öğretmen Melahat Demirkol Tura (69), en büyük hayali olan annesinin anlattığı hikayeleri derleyerek oluşturduğu ‘Hafız Ali’ kitabının eline ulaşmasından 2 gün sonra hayatını kaybetti. Yaklaşık 10 yıl el yazısıyla yazdığı kitabını ailesi için imzalayamayan Tura’nın, yine el yazısıyla bitirdiği 2’nci kitabı ölüm yıl dönümünde ailesi tarafından bastırılacak.
Aydın’da yaşayan emekli sosyal bilgiler öğretmeni Melahat Demirkol Tura, çocukluğundan bu yana annesi Hatice Demirkol’dan, dedesinin Antalya’nın Akseki ilçesinden Aydın’a göç serüveni ile ilgili hikayeleri dinledi. Tura emekli olduktan sonra kitap hayalini gerçekleştirmek için bu hikayeleri el yazısıyla yazmaya başladı ancak ilk denemeleri, istediği gibi olmadı.
PANDEMİ ARAYA GİRİNCE BASILAMADI
Tekrar yazmaya başlayan Tura’nın el yazısıyla 6 yılda bitirdiği ve ailesinin göçünü anlattığı ‘Hafız Ali’ adlı ilk kitabı, pandemi nedeniyle basılamadı. Bu sırada boş durmayan Tura, Kurtuluş Savaşı öncesini anlatan yeni bir kitap yazdı. 10 yıl süren iki kitabın yazım süresinin ardından Tura, bu yıl ilk kitabını bastırmak istediğini söyledi. Eşi Hüseyin Tura ve kızı Özgün Karadağ’ın yardımlarıyla yazıları, bilgisayar ortamına geçirildi. Yayınevinin kitabı basacaklarını söylemesi ile Tura, heyecanını ailesiyle paylaştı.
MUTLULUĞUNU YAKINLARI İLE PAYLAŞTI
Tanıtımda giyeceği kıyafetini dahi hazırlayan Tura, kitabın eline ulaşacağı günü beklemeye başladı. 11 Temmuz’da basımı tamamlanan ve satışa çıkan kitap, 19 Temmuz’da Tura’nın eline ulaştı. Büyük heyecanla ilk olarak hediye edeceği kitapları imzalayan Tura, en büyük hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yakınlarıyla paylaştı. Ancak Tura, 21 Temmuz’ta kalp krizi geçirip hayatını kaybetti. Tura’nın ölümüyle büyük şok yaşayan ailesi, kitabını kendileri için imzalamaya fırsat bulamayan Tura’nın hayalini gerçekleştirmeye devam edebilmek için çalışmalara başladı. Aile, Tura’nın yine el yazısıyla yazdığı 2’nci kitabı, ilk ölüm yıl dönümünde bastırmayı planlıyor.
10 YIL NOTLAR ALDI, ELİYLE YAZDI
Kitabın basılması için eşinin çok istekli olduğunu belirten Hüseyin Tura, “Eşimin kitap macerası, dedesiyle ilgili hikayelerini dinleyerek başladı. Farklı okullarda çok uzun yıllar öğretmenlik yaptı. Ancak çocukluğundan bu yana sanatın farklı alanlarına ilgi duyuyordu. Bu hikayelerden çok etkilenmesinden dolayı emekli olunca bu kitabın üzerine yoğunlaştı. 10 yıl boyunca notlar aldı, eliyle yazdı. Aslında kitap daha önce bitti ancak pandemi nedeniyle bastıramadık. Bu yıl kitabın basılması için çok heveslendi” dedi.
‘TANITIMDA GİYECEĞİ KIYAFETİ BİLE HAZIRDI’
Eşinin kitap için çok emek verdiğini söyleyen Hüseyin Tura, “Çalışmaların ardından kitap basıldı. Eşim bu dönemde çok fazla heyecanlandı. Kitabının tanıtımında giyeceği kıyafeti bile hazırdı. Ancak o kıyafeti bugün kızım giydi. Kitap kargoyla eline ulaştıktan 2 gün sonra da kalp krizi sonucunda öldü” diye konuştu.
‘3’ÜNCÜ KİTABI YARIM KALDI NE YAZIK Kİ’
Kitabı okuyanların çok seveceğini söyleyen Özgün Karadağ ise “Annem gibi ben de öğretmenim. Annemin en büyük hayali olan kitabını duyurmaya çalışıyoruz. Kitap aslında annemin dedesinin hem Akseki’de hem Nazilli’de yaşadıklarını anlatıyor. Bu bir seri şeklinde yayınlanacak kitaptı. 2’nci kitapta da Kurtuluş Savaşı öncesi anlatılıyor. 3’üncü bir kitabı daha var, ancak yarım kaldı ne yazık ki. Onu daha sonra derleyip, yayınlatmak istiyorum. 2’nci kitabı seneye annemin ölüm yıl dönümünde yayınlamak istiyoruz” dedi.
‘TEK TESELLİMİZ, ANNEMİN HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİREBİLMESİ’
Annesinin aynı zamanda öğrencisi olduğunu söyleyen Karadağ, hikayenin önce anneannesinin tuttuğu notlar ile başladığını belirtti. Daha sonra annesi Melahat Demirkol Tura’nın anneannesinden hikayeler dinlediğini belirten Karadağ, “İlk başta yazmaya başladı, istediği gibi olmadı. Hepsini eliyle kağıtlara yazdı. El yazısıyla yazdıklarını derleyip, kitap haline getirdi. İlk kitabı yazması, 5-6 yılını aldı. Pandemi nedeniyle basılamayınca 2’nci kitabını da eliyle yazdı. Tek tesellimiz, annemin hayalini gerçekleştirebilmesi oldu. Kitap eline geçtikten 2 gün sonra vefat etti. Daha benim kitabımı bile imzalayamadı. Onu mutlu edebilmek için uğraşıyoruz. Bu kitabın sadece yayınlanması değil, dünyada kalıcı olmasını çok istiyordu” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“TUĞÇE SAHİPSİZ DEĞİL ASLAN GİBİ KOCASI VAR”
Instagram hesabından yayınladığı videoda Ferdi Tayfur’un yıllardır Tuğçe Tayfur’a babalık yapmadığını ve kurdukları markada hiçbir söz hakkının olmadığını söyleyen Muhammet Aydın, şu ifadeleri kullandı: “Ferdi Tayfur olan kayınpederimin avukatının aba altından benim karıma sopa gösterişini hazmedemem. Bir adam olarak aile hiyerarşisine artık karışıyorum. Tuğçe sahipsiz değil aslan gibi kocası var. Siz Tuğçe’nin yanında ne kadar dik durabildiğimi şuradan pay biçin; suikaste uğradım, para kaybettim. Senin kızın mobing yaşarken ben yanındaydım. Necla Nazır denen sultan, prenses, benim tek aile olarak saydığım kadın yanımdaydı. Sen demedin mi telefonda ‘Kızım sahneye çıkma artık kıyafet markası kur’ diye. Sen dedin ben de onu kurduruyorum işte. Senin kızını ben 1 yıldır sahneye çıkarttırmıyorum. Senin kızını koruyup kolluyorum çünkü namusum olmuş. Sen de diyorsun ya ‘Aile her şeydir diye’ ben senin kızını, karımı koruyorum.”

“BENİM PATENTLİ MARKAMDA SEN SÖZ SAHİBİ BİLE DEĞİLSİN”
“Markadan isim hakkından dolayı Ferdi Bey’in alacağı bulunduğu söylenmiş. Ferdi Bey ben sizin damadınızım. 24 tane şube oldu 9 tanesine imza atıldı. Gelip ‘Damat gel buraya markana el koydum. Parasız pulsuz elinden aldım’ desen ben vermeyecek miydim? Babamsın ya… Herkese baba oldun da senin kızınla evlendim, torunun da doğdu sen bir bize baba olamadın. Düşünce suçu gider şikayetçi olursun. Kızından dolayı 60 tane şikayetim var zaten. Hiç sorun yok… Ben karımı koruyorum. Markaya gelecek olursak da patentleri alındı. Benim patentli markam sen söz sahibi bile değilsin.”
“BENİM KARIMA AVUKAT ÜZERİNDEN ABA ALTINDAN SOPA GÖSTEREMEZSİN”
“Bak Ferdi Bey, ben karısı için ailesi için mermi yemesi gerekirse yiyebilecek bir adamım. O da denendi… Benim karıma hiçbir avukat üzerinden aba altından sopa gösteremezsin. Senin hayranlarından korkmam gerekiyormuş da niye? Biz ailesi, namusu için yaşıyoruz. ‘Tayfur soyadını kullanma’ diyor, benim karımın kimlikteki soyadı ‘Aydın’ zaten. Benim karımı leylekler getirmedi senin soy ismin ya… Tüm Türkiye’ye baba olup kendi kızına baba olamayan bir adam bir de avukat kullanıyor. Çok görmemek lazım alkışlıyorum Ferdi Baba.”

“SEN BABA OLMAYI BİLMEMİŞSİN”
“Tüm hukuki haklarımızı teyakkuza geçireceğiz. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Benim karıma da bir daha hiçbir avukat üzerinden gelmeyin. Ben sevmem öyle şeyleri bana dobra gelin dobra. Ben böyle kelime oyunlarını bilmem. Benim karım bu soyadını senden ötürü kullanıyordu ben kullanmasını istemiyordum ama şu saatten sonra inadına kullanacak. Kızının güçlü ve doğru bir adamla birlikte olmasına alışkın değilsin değil mi? Sen baba olmayı bilmemişsin ki. Sen anca kızını eleştirmişsin bu zamana kadar. Tuğçe ile evlendikten sonra herkes benden para istedi ve verdim. Size de mi lazım, ne kadarsa vereyim. Bu iğrençliğe gerek yok.”
“FERDİ TAYFUR HAYRANLARI BENİ ÖLÜMLE TEHDİT EDİYOR”
Ferdi Tayfur hayranları beni öldürmekle tehdit ediyor. Lan oğlum siz kimi nerede öldürüyorsunuz hayırdır? Oğlum doğacağım gün belli olduğu gibi öleceğim gün de belli. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Ferdi Tayfur hayranıymış… Kimseniz kimseniz Allah değilsiniz ya. Oğlum ben hiçbirinizden korkmuyorum. Ben değişik bir modelim öyle tehdit edebileceğiniz bir adam değilim. Öte de oynayın. İnsan olun önce Ferdi babanız kızını harcıyor.”
FERDİ TAYFUR VE KIZININ ARASINDA NE OLDU?
Kızının düğününe dahi katılmayan ve bu süreçte gözlerden uzak hayatına devam eden Ferdi Tayfur, avukatı aracılığıyla bir açıklama yaparak kızına soyadını kullanmaması ve ticari faaliyetlerinde isim hakkı almak istediğini belirtti. Tayfur’un avukatı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Müvekkilim Sayın Ferdi Tayfur ve kızı Tuğçe Aydın arasında gelişen birtakım özel nedenlerden dolayı müvekkilimizin ‘Tayfur’ soyadının Tuğçe Aydın tarafından gerek görsel gerekse işitsel olarak ticari amaçlarla kullanılmasına ve müvekkilimizin kendisine ait eserlerin Tuğçe Aydın tarafından sosyal medya, dijital mecralar ve sahnelerde okunmasına rızasının olmadığını ve ayrıca Tuğçe Aydın’ın işletmiş olduğu ‘Tuğçe Tayfur Store’ isimli mağazasından kaynaklı müvekkilimizin isim hakkı alacağının bulunduğunu ve gerek müvekkilimiz Sayın Ferdi Tayfur, yeğenleri gerekse akrabaları hakkında sosyal medya ve dijital mecralarda herhangi bir açıklama veya söylemlerde bulunmaması adına Tuğçe Aydın’ı bilgilendirmekle bu açıklamalarımızı da kamuoyuna duyurmaktayız. Yapmış olduğumuz açıklamalara itibar edilmemesi durumunda gerek Tuğçe Aydın gerekse Tuğçe Aydın ile beraber iş yapan ve hareket eden şahıs veya şirketler hakkında tüm yasal haklarımızı saklı tutmakla beraber Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunacağımızı bildiririz.”
Tayfur, avukatının açıklamasını Instagram hesabından yayınlayarak “Böyle olmasını istemezdim” dedi.

“BABAMSIN YA ONDAN SOYADIM TAYFUR, BU İŞİN İNANMADIĞIN BİR DE AHİRETİ VAR”
Babasının talebi üzerinden avukatı aracılığıyla yapılan açıklamayı yayınlayan Tuğçe Tayfur, “Tayfur soy ismini bana leylekler vermedi. Babamsın ya ondan Tayfur soyadım. İsim hakkı talep etmişsiniz. Ben paranızın bittiğini bilseydim eşimle yardımcı olurdum size. Siz ne dediyseniz baba olarak onu yaptım ben ama kötü yine ben oldum. Allah var gam yok. Bu işin bir de inanmadığın ahireti var be baba. Olur sorun yok. Tuğçe Aydın olarak devam ederim” diyerek sitem etti.
“AL SOYADIN SENİN OLSUN”
Babasının şarkılarını okumasına izin vermemesine de cevap veren Tuğçe Tayfur sözlerine şöyle devam etti: “Şarkılarına gelince de ‘Babamın şarkıları’ albümünün temel amacı senin o dönem rahatsızlığından dolayı şarkı söyleyememenden kaynaklı, yeni neslin de şarkılarını hatırlamaları, bilmeleriydi. Bu bir projeydi. O albümde de seçilen şarkılar tamamen söz müzik sana ait olanlardı. Özellikle onlar seçilmişti. Yoksa ben de bilirdim Ahmet ağabeyin yazdığı daha çok bilinen ‘Bana Sor’ gibi şarkıları söylemeyi. Albümün bütün giderleri de sevgili Bülent Seyhan tarafından yapıldı. Bir kuruşun geçtiyse bana evlatlarımın hayrını görmeyeyim. Neyin düşmanlığı bu? Yeğenin arkamdan konuştu diye sesimi çıkardım diye bu nasıl kin? Al yeğenlerin senin olsun baba. Ben arkandan iş çevirmiyorum neyse söylüyorum. Senden bir kuruş istemiyorum, yağcılık yapmıyorum diye p.. yaptın beni 2 saniyede. Al soyadın senin olsun.”



Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aydın’ın gözde tatil ilçelerinden Didim’in Mavişehir Mahallesi’nde 53 yıl önce inşa edilen Sahil Sitesi S.O.S. veriyor. Tabut binalar olarak adlandırılan evlerin bazılarının kolonlarındaki betonlar kendiliğinden dökülüyor.

Üzerindeki sıvaların döküldüğü kolonların demirleri bile ortaya çıkarken, korku yaşayan vatandaşlar evlerine bile girmek istemiyor. Bu durum site sakinlerinde büyük tedirginlik ve korku yaratıyor.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Sahil Sitesi sakinlerinin tek isteği CHP’li Didim Belediyesi’nin yaklaşık 2 bin 500 kişinin yaşadığı 1137 konutu riskli yapı ilan ederek boşaltılmasını sağlaması.

Ancak belediye yetkilileri şu ana kadar bir adım atmayınca, sitedeki evlerin dönüşümü bugüne kadar bir türlü yapılamadı.

VATANDAŞLAR CHP’Lİ BELEDİYEYİ GÖREVE ÇAĞIRDI
Tabut evlerden yaşamaktan dolayı büyük korku yaşadıklarını söyleyen site sakinleri, “Yaklaşık 2 bin 500 kişinin yaşadığı sitede 50+1 çoğunluk sağlanamadığı için kentsel dönüşüme sokamadık.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’nin ciğerleri yanıyor….
Hava sıcaklıkların artmasıyla ormanlar ve otluk alanlarda yangınlar baş gösteriyor.
Türkiye’nin birçok bölgesinde devam eden orman yangınlarına müdahaleler sürüyor.
HAVADAN VE KARADAN MÜDAHALE EDİLDİ
Aydın Bozdoğan’da bulunan Alhisar Mahallesi’nin üst kısımlarında çıkan orman yangınına gece boyunca havadan ve karadan müdahale edildi.

UÇAK VE HELİKOPTER SAYISI ARTTIRILDI
Ekipler, alevlerin yoğunlaştığı Muğla’nın Kavaklıdere ilçesi ile Bozdoğan ilçesi sınırları arasında yer alan Hışımlar, Güre, Örmepınar ve Yeşilköy mahallelerinde yoğun çalışma gerçekleştirdi.
Bölgede havanın aydınlanmasıyla uçak ve helikopter sayısı arttırıldı.
YANGININ GEÇMİŞİ
Bozdoğan ilçesine bağlı Alhisar Mahallesi’nde 16 Ağustos’ta ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıkmış, Örmepınar Mahallesi’ndeki bazı evler tahliye edilmişti.






Haber Kaynağı: Anadolu Ajansı (AA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Küresel ısınma ve insan kaynaklı yangınlar bu yıl da ülkemizin başına bela oldu.
Sıcak havaların kendini yeniden hissettirmesiyle kuru ve nemsiz hava adeta yangınlara davetiye çıkardı.
Buna çiftçilerin anız yakma girişimleri de eklenince yangın haberi gelmeyen il kalmadı.
Fakat hafta sonuna doğru İzmir ve Bolu olmak üzere ciddi boyutlu yangınlar ülkemizin ciğerlerini yaktı.
HAVADAN VE KARADAN MÜDAHALE SÜRÜYOR
Bu kapsamda ülke genelinde çıkan orman ve kırsal yangınlarına havadan ve karadan müdahale sürüyor.
Tedbir amacıyla, İzmir, Aydın, Bolu ve Manisa’da toplam 3 bin 971 kişi güvenli alanlara tahliye edildi.
2 gün içinde hava araçlarıyla 583 saatlik uçuşta 2 bin 134 sorti yapıldığını ve 7 bin 662 ton su atıldı.
Yangınları söndürmek için ekipler gece gündüz demeden çalışıyor.

AKTİF YANGIN SAYISI 8
Bakan Yumaklı, Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde Örmepınar Mahallesi yakınındaki kriz merkezinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Aydın Bozdoğan, İzmir Karşıyaka Yamanlar bölgesi, Manisa Gördes, Bolu Göynük ve Karabük Ovacık’taki 5 aktif yangından Aydın dışındakilerin enerjisini düşürdüklerini ancak rüzgarın da etkisiyle bu bölgelerde değişiklikler olabildiğini söyledi.
Aydın Bozdoğan yangınında iki farklı nokta olduğunu belirten Yumaklı, “Güney ve kuzey kanadı. Yaklaşık 9 kilometrelik bir hat yaptı. Orta alanlardaki büyük oranda kısımları hallettiler.” dedi.
Bakan Yumaklı, İzmir Yamanlar’daki yangında gün içinde değişmekle birlikte 3 uçak, 15 helikopter, 60 arazöz ve 390 personelin çalışmaya devam ettiğini, Aydın’da da 7 uçak 15 helikopter, 62 kara aracı ve yaklaşık 368 personelin görev aldığını, bunların yanı sıra valiliklerin, diğer kamu kuruluşlarının ve yerel yönetimlerinin desteklerinin olduğunu kaydetti.

“4 YANGININ ENERJİSİ DÜŞÜRÜLDÜ”
Gün içinde 3 farklı yangın daha başladığını ifade eden Yumaklı, şu bilgileri verdi:
Bir tanesi İzmir Menderes’te baraj yanında. 6 uçak, 4 helikopter, 22 kara aracı ve 160 personel görevlendirdik. Bütün bunlar bizim güçlerimizin de bölünmesine sebep oluyor. Arkadaşlar buradaki yangının enerji nakil hattı kaynaklı olduğunu tespit ettiler.
16.45’te başladı, 16.55’te ilk müdahale yapıldı. Şu anda da müdahale sürüyor. Biz de buradan tekrar İzmir’e gideceğiz. İkinci yangın Uşak Eşme’de başladı 13.19’da. 13.30’da müdahale edildi. Ormanlık alanda başladı, burada da 3 helikopter, 14 arazöz, 79 da personel görevlendirildi.
İzmir Karaburun, bundan 15-20 dakika önce bunun da ihbarı yapıldı. Buraya da arkadaşlarımız şu anda planlamalarını yapıyorlar. Sonuç itibarıyla 6 ile başlamıştık, Muğla Milas (yangını) kontrol altına alındığı için 5’e düşmüştü. Şu anda 8 aktif yangınımız var. Bunlardan 4’ünün enerjisi düşürülmüş vaziyette. Çalışmalar devam ediyor. Gece boyu devam edecek.
AZERBAYCAN’DAN SÖNDÜRME DESTEĞİ
Bakan Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in bugün yaptığı telefon konuşmasında Aliyev’in bir yangın söndürme uçağını Türkiye’ye tahsis ettiklerini söylediğini hatırlatarak, “Bu gece saat 23.00 itibarıyla Be-200 model bir yangın söndürme aracı Adnan Menderes Havalimanı’na inmiş olacak.” dedi.
Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin birçok yerindeki orman yangınlarını söndürme çalışmalarına verdiği destek dolayısıyla Azerbaycan’a teşekkür mesajı yayımladı.
Bakanlık, X sosyal medya platformundan Azerbaycan’a teşekkür paylaşımı yaptı.
Paylaşımda, “Ülkemiz genelindeki orman yangınlarını söndürme çalışmalarına verdiği değerli destek için can Azerbaycan’a teşekkürlerimizi sunuyoruz.” ifadeleri kullanıldı

MSB ÇALIŞMAYA 13 HELİKOPTERLE DESTEK VERİYOR
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türk Silahlı Kuvvetlerine ait 13 helikopterle İzmir, Aydın ve Bolu’daki orman yangınlarıyla mücadeleye destek sağlandığını bildirdi.
Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait helikopterlerin, İzmir, Aydın ve Bolu’daki orman yangınlarıyla mücadeleye devam ettiği belirtildi.
İzmir’deki yangını söndürme çalışmaları için 2 helikopter daha görevlendirilerek TSK’ya ait bölgedeki helikopter sayısının 8’e çıkartıldığı aktarılan açıklamada, “Şu an için toplam 13 helikopterle İzmir, Aydın ve Bolu’daki yangınları söndürme çalışmalarına destek sağlamayı sürdürüyoruz.” ifadesi kullanıldı.

YANGILNA MÜCADELE EDİLEN ŞEHİRLER
İzmir’in Karşıyaka ilçesinde çıkan ve rüzgarın etkisiyle büyüyen orman yangınına havadan müdahale edilmeye yeniden başlandı.
Yamanlar Karatepe mevkisinde önceki gün ormanlık alanda çıkan ve yerleşim yerleri ile sanayi sitesine sıçrayıp 3 mahallenin de boşaltılmasına neden olan yangına, günün ağarmasıyla ekipler havadan müdahale etmeye başladı.
Ekipler, yangını kontrol altına alma çalışmalarını şiddetli rüzgara rağmen sürdürüyor. Karşıyaka ilçesi Yamanlar Mahallesi Karatepe mevkisinde önceki gün başlayan yangın yerleşim yerlerine kadar ulaşmıştı. Yangında 16 ev yanmış, 87 ev ve 45 iş yeri boşaltılmıştı. 3 mahallenin de tahliye edildiği yangın dolayısıyla hayvan barınağı da boşaltılmıştı.
Karşıyaka’da başlayan ve Bayraklı ile Çiğli ilçesindeki ormanlık alanlara da yayılan yangında, kentin birçok noktası duman altında kalmıştı. Yangın söndürme çalışmalarına, orman ekiplerinin yanı sıra belediyeler, polis, AFAD, jandarma personeli de araçlarıyla destek vermişti.
Şaşal Mahallesi’nde saat 16.45’te çıkan orman yangınına ilk müdahale 10 dakika sonra gerçekleştirildi.
Yangını söndürmek için 6 uçak, 5 helikopter, 18 arazöz, 7 su ikmal, 1 dozer ve 1 yer ekibi ile çalışmalar devam ediyor.

AYDIN’DA ALEVLERLE MÜCADELE
Aydın’ın Bozdoğan ilçesindeki orman yangınına havadan ve karadan müdahale devam ediyor. Alhisar Mahallesi’nde bulunan ormanlık alandaki yangına gece boyunca havadan ve karadan müdahale sürdü.
Günün ilk ışıklarıyla hava araçlarının sayısı artırıldı. Alevlere 8 helikopter, 7 uçak, 32 arazöz, 11 su tankeri, 5 dozer ve 303 personel müdahale ediyor. Rüzgara ve arazinin sarp olmasına rağmen ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışması sürüyor.
Bozdoğan ilçesindeki Alhisar Mahallesi’nde dün ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıkmış, Örmepınar Mahallesi’ndeki bazı evler tahliye edilmişti.

MANİSA’DA RİSK DEVAM EDİYOR
Manisa’nın Gördes ilçesinde başlayıp Salihli ve Gölmarmara ilçesine ulaşan orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale devam ediliyor.
Boyalı Mahallesi’nde 14 Ağustos’ta çıkan orman yangını, rüzgarın da etkisiyle yayılarak Salihli ilçesine bugün de Gölmarmara ilçesi Yunuslar Mahallesi’ne ulaştı. Gördes’in yanı sıra Salihli’nin Kale Mahallesi ile halen Gölmarmara’nın Yunuslar Mahallesi yakınlarındaki ormanlık alanda etkili olan yangına 6 uçak, 14 helikopter, 46 arazöz, 14 su ikmal aracı, 6 iş makinesi, 6 ilk müdahale yer ekibi müdahale ediyor.
Yangınla mücadelede 45 teknik eleman olmak üzere 450 personel görev yapıyor. Kayacık Mahallesi’nde 15 Ağustos’ta çıkan ve devam yangına ise 1 uçak, 4 helikopter, 15 arazöz, 3 su ikmal aracı, 2 iş makinesi, 1 ilk müdahale yer ekibi müdahale ederken, 5 teknik eleman olmak üzere 100 personel bölgede söndürme çalışmalarına katılıyor.
Alevlerden etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunan Manisa Valisi Enver Ünlü, Salihli’nin Hacıhıdır Mahallesi ile Gölmarmara’nın Yunuslar ve Çamköy Mahallelerinde yangın riskinin devam ettiği bilgisini paylaştı.

BOLU’NN CİĞERLERİ YANDI
Bolu’nun Göynük ilçesindeki orman yangınını söndürme çalışmalarına aralarında kadınların da olduğu gönüllüler destek veriyor.
Bekirfakılar köyü mevkisindeki ormanlık alanda önceki gün öğle saatlerinde çıkan yangını söndürme çalışmalarına Bolu ve çevre illerden 12 helikopter, 138 arazöz ile 245 araç ve iş makinesiyle devam ediliyor.
Bölgede 1357 personel görev yaparken, söndürme çalışmalarına gönüllüler de katılıyor.
Antalya’dan Orman Genel Müdürlüğü (OGM) personeli ve İstanbul’dan Toplumsal Afet Platformu (TAP) gönüllüleri, zorlu şartlarda ve engebeli arazilerde yürütülen çalışmalarda görev alıyor.
Antalya’nın Kumluca ilçesinden gelen OGM personeli Kenan Okyay, gönüllülerle 20 kişilik ekiple çalıştıklarını söyledi.
İstanbul’dan gelen TAP gönüllüsü Salih Gül ise ormanları kaybetmemek için ellerinden geleni yaptıklarını vurgulayarak, “Çok zor bir arazi, burada yangını söndürdük deyip arkamızı dönüyoruz, tekrar yangın başlayabiliyor. Ağacın yapısıyla alakalı herhalde bu. Uzun ve zor bir süreç.” diye konuştu.
Gül, yorulan itfaiye ekiplerine destek olduklarını kaydederek, “Bunlara bir nefes aldırıyoruz, bir yemek molası, 5 dakika dinlenme olsun, eğitimini aldığımız için yardım ediyoruz.” dedi.

YANGINLARDA KRİTİK GECE GERİDE KALDI
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Bağcı, Karabük’ün Ovacık ilçesinde çıkan orman yangınına ilişkin, “Bu gece ormandaki enerjinin soğutulmasını ve ardından yangının kontrol altına alınmasını bekliyoruz.” dedi.
Alınca ve Beydini köyleri arasında bulunan ormanlık alanda dün çıkan yangın nedeniyle bölgeye gelen Bağcı, burada incelemelerde bulunarak söndürme çalışmaları hakkında bilgi aldı.
Bağcı, yaptığı açıklamada, dün 14.30’da başlayan yangına 205 personel, 71 kara aracı ve 2 helikopterle müdahalenin başladığını belirterek, çalışmaların gece de ara verilmeksizin devam ettiğini söyledi.
Bu gece planlamasını Vali Mustafa Yavuz ile yapacaklarını aktaran Bağcı, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın talimatı üzerine bölgedeki Orman Genel Müdürlüğü ile AFAD teşkilatının imkanlarını buraya seferber ettiklerini kaydetti.
Bağcı, “Bu gece ormandaki enerjinin soğutulmasını ve ardından yangının kontrol altına alınmasını bekliyoruz.” ifadesini kullandı.
Yangının çıkış sebebiyle ilgili çok net tespit edilmiş bir neden olmadığını dile getiren Bağcı, “Yangın söndürme çalışması bittikten sonra daha net bir ifadede bulunabiliriz.” dedi.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AYDIN’ın Bozdoğan ilçesinde orman yangını çıktı. Ekiplerin havadan ve karadan alevlere müdahalesi sürüyor.
Alhisar Mahallesi yakınlarındaki ormanda, saat 17.00 sıralarında yangın çıktı. Henüz bilinmeyen nedenle çıkan yangın, rüzgarın da etkisiyle yayıldı. İhbar üzerine bölgeye Aydın Orman İşletme Şefliği’ne ait arazözler ile itfaiye ve Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ekipler sevk edildi. Ekipler arazinin sarp olması nedeniyle müdahalede güçlük çekerken, alevlere havadan ve karadan müdahale sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aydın, ‘Bu mahallenin namusunu kirlettiniz’ diyen Aydın ile A.A. arasında tartışma çıktı. Aydın, küfredip elindeki dal budama makası ile A.A.’ya saldırarak göğsünden yaraladı.
Yaralandığını fark etmeyen A.A., kız arkadaşıyla parktan ayrıldıktan sonra göğüs kısmından kan geldiğini görünce 112 Acil Çağrı Merkezi’ne arayıp yardım istedi.
İhbarla gelen ambulansla Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılan A.A., 2 gün yoğun bakım ünitesinde tedavi gördü. Tedavisinin ardından A.A. taburcu oldu.

TUTUKLANDI
A.A.’nin ailesinin şikayeti üzerine Ahmet Aydın, evinde gözaltına alındı. Aydın ifadesinde olaydan önce komşusunun ağacını budadığı için elinde dal budama makasının olduğunu söyledi.
A.A. ile kız arkadaşını uygunsuz vaziyette gördüğünü öne süren Aydın, “Onları uyardım, erkek şahıs bana küfredip, tepki gösterdi. Olay anında erkek şahıs yaralanmış. Bu yaralamanın nasıl olduğunu bilmiyorum. Ben yaralanan kişiyi tanımam. Ben uyarmak amacıyla hareket ettim” dedi.
Aydın, 5 Nisan günü emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkeme tarafından ‘kasten yaralama’ suçundan tutuklandı.
‘BEN O SIRADA UYUYORDUM’
A.G. ise ifadesinde, “Ben o sırada uyuyordum. Arkadaşımın, tanımadığım biriyle tartışıp kavga ettiğini gördüm. Olay yerinden ayrıldıktan sonra arkadaşımın yaralandığını fark ettik. Daha sonra da ambulans çağırdık.” dedi.

‘KÜFÜR EDİP, YUMRUK ATTI’
Yaşadıklarını anlatan A.A., olay günü kız arkadaşı A.G. ile bir süre gezdiklerini ve ardından parktaki banka oturduklarını belirtti. A.A., şunları söyledi:
“İkimiz de oruçtuk ve çok susamıştık. Gezerken parkta ağaç altında bankı görünce birlikte oturduk. Kız arkadaşım dizime yattı. Arkadan tanımadığım bir insan gelip, ‘Mahallenin namusunu kirlettiniz’ dedi ve küfretti.
Ben de ‘Biz bir şey yapmadık, gidelim istersen. Küfretmene gerek yok’ dedim. ‘Sana mı soracağım?’ diyerek bana yumruk attı. Sonra da elindeki bahçe makasını bana doğru savurdu.
Kendimi savunmak için ona yumruk attım. Elindeki bahçe makasını 2-3 kez daha savurdu. Ben de geriye doğru kaçtım. Yaralandığımı sonra fark ettim. Ambulansla hastaneye kaldırıldım ve 2 gün yoğun bakımda yattım.”
‘OTURUP, SERİNLEMEK İSTEMİŞTİK’
Parkta oturup serinlemek istediklerini belirten A.A., “Başka bir amacımız yoktu. Şimdi okula giderken dahi korkuyorum artık. Psikolojim yerinde değil. Uzman desteği alacağım” dedi. A.A., olayın ardından kız arkadaşıyla ilişkilerinin sona erdiğini sözlerine ekledi.

‘KARDEŞİM ÖLEBİLİRDİ’
A.A.’nın ağabey’i Ömer A. ise saldırganın kullandığı makasın daha derine saplanması halinde kardeşinin ölebileceğini belirterek, şunları söyledi:
“Kardeşim ve arkadaşı oruç tutuyorlarmış. Okuldan sonra Sakarya Parkı’na gidip oturmuşlar. Kız arkadaşı yorgun düşünce kardeşimin dizine yatmış. Bir adam gelip ‘Mahallenin namusunu kirlettiniz’ diyerek kardeşime saldırmış.
Kardeşim de ‘Biz bir şey yapmadık’ demesine rağmen, adam saldırmaya devam etmiş. Adam zaten hazırlıklı gelmiş. Elinde bağ makası varmış. Adam zaten kardeşimi öldürmeye vurmuş.
Bu adamın ceza almasını istiyoruz. 50-60 yaşındaki bir adamın 17 yaşındaki bir çocuğa bu şekilde canice saldırmasının mantıklı bir yanını bulamıyorum. Kardeşimin bıçaklandığı yer kalbine 1,5 santim kalmış. Eğer biraz daha içeri girseymiş kardeşim belki de ölecekti.”
]]>Adana’da yaşayan Safiye Gökçe Yüce, yaklaşık 6 yıl önce eşi Oğuzhan Yüce’nin (49) bir jeotermal enerji santralinde elektrik mühendisi olarak göreve başlaması üzerine Aydın’a taşındı. Burada eşiyle birlikte taşeron şirket kuran Safiye Gökçe Yüce, JES şirketlerine işçi bulmaya başladı. Bu sırada Aydın Devlet Hastanesi’ne sağlık kontrolüne giden Yüce, iddiaya göre tanıştığı bir doktora kendisini, ‘ekonomist-broker’ olarak tanıttı. Doktora yatırımını kripto para birimi Bitcoin’e yapmasını söyledi. İkna olan doktordan adına Bitcoin almak üzere para aldı. Bir süre sonra kar payı verdiği doktora, kendisine yeni müşteriler bulmasını, bunun üzerinden de kar payı ödeyeceğini vadetti. Böylelikle saadet zinciri benzeri bir yapı oluşturan Yüce, kısa sürede hemşireden, polise kadar çok sayıda meslek grubundan 40 kişiye ulaştı.
TELEFONLARI AÇMAYINCA DOLANDIRILDIKLARINI ANLADILAR
Safiye Gökçe Yüce, Bitcoin almak için para topladığı bu kişilere 2 yıl boyunca kar payı ödedi. Para aldığı kişilere, kurdukları şirketin arkasında JES firması bulunduğunu, yeğeninin ise Milli İstihbarat Teşkilatı’nda (MİT) görevli olduğunu söyleyen Yüce, 23 Ağustos 2019 tarihinde ortadan kayboldu. Safiye Gökçe Yüce’nin, telefonlarını açmaması üzerine dolandırıldıklarını anlayan mağdurlardan 27’si, avukatları aracılığıyla Aydın Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Şikayetler üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Safiye Gökçe Yüce’nin hesapları incelemeye alındı. Kripto para hesaplarında toplam 8 bin 300 Bitcoin olduğu ve bu sayının giderek arttığı belirlendi. Safiye Gökçe Yüce’nin birlikte hareket ettiği kişilerle web sitesi kurduğu, buradan da bazı kişileri ağına düşürdüğü, bir süre sonra da siteyi kapatıp, ortadan kaybolduğu anlaşıldı. Yüce’nin Aydın’da 40 kişiyi yaklaşık 30 milyon TL dolandırdığı belirlendi.
OTOYOL GİŞELERİNDE YAKALANDI
Safiye Gökçe Yüce her yerde aranırken bir ihbar, Bursa polisini harekete geçirdi. İhbar üzerine Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Gebze-Orhangazi-İzmir kara yolu Bursa gişelerinde 8 Kasım 2019 saat 03.00 sıralarında araçla giriş yapan Safiye Gökçe Yüce´yi, durdurup, gözaltına aldı. İşlemlerinin ardından Aydın’a getirilen Yüce, tutuklandı. Yüce 4 ay cezaevinde kaldıktan sonra 10 Mart 2020’de yurt dışına çıkış yasağı konularak elektronik kelepçeyle serbest bırakıldı. 1 yıl sonra elektronik kelepçe çıkarıldı. Safiye Gökçe Yüce ve eşi Oğuzhan Yüce hakkında dolandırıcılık suçundan 27 kez ayrı ayrı 1 yıldan 5 yıla kadar toplam 135’er yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı.
HER MAĞDUR İÇİN 3 ER YIL CEZA VERİLDİ
Geçen yıl 3 Ekim’de, Aydın 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında Safiye Gökçe Yüce, 27 mağdurun her biri için 3’er yıl olmak üzere toplamda 81 yıl hapis cezası ile toplam 394 bin 300 TL para cezasına çarptırırken, eşi Oğuzhan Yüce’nin ise beraatine karar verildi.
ÜST MAHKEME KARARI BOZDU
Safiye Gökçe Yüce avukatları aracılığıyla istinaf mahkemesine itirazda bulundu. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13’üncü Ceza Dairesi, 23 Kasım’da toplanıp, itirazı değerlendirdi. Ceza Dairesi, Safiye Gökçe Yüce’nin mahkemede var olan şüpheyi ortadan kaldıracak ve cezalandırılması yönünde tam bir vicdani kanaat oluşturacak kesin, somut ve inandırıcı delilin dosya kapsamında mevcut olmadığı kanaatiyle ‘şüpheden sanık yararlanır’ evrensel ilkesi de dikkate alınarak hükmün bozulmasına karar verip, dosyayı yerel mahkemeye iade etti. Ceza Dairesi ayrıca Yüce’nin tahliyesine de karar verdi. Mağdurlar, Ceza Dairesi’nin kararına tepki gösterip, itiraz etti.
‘TEFECİLİK SUÇUNU İŞLEMİŞLERDİR’
Yüce çiftinin Aydın 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılanmasına dün başlandı. Duruşmaya Safiye Gökçe Yüce ve eşi Oğuzhan Yüce, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, tarafların avukatları salondaki yerini aldı. Yeniden yargılanmasına başlanılan Safiye Gökçe Yüce mahkemede, “Bozma ilamında aleyhe olan hususları kabul etmiyorum. Gelen müzekkere cevaplarına bir diyeceğim yoktur. Önceki savunmamı aynen tekrar ederim. Hiç kimseye bilerek ve isteyerek kasten zarar vermedim” dedi.
Sanık avukatlarından Coşkun Karakuş ise söz alarak, “Mağdurlar, müvekkilimin almış olduğu paranın en az yüzde 15 kar ederek kendisine geri ödeneceğinden bahsetmiştir. Bu husus bizim katılanlar hakkında tefecilik suçunu işlediklerinden bahisle suç duyurusunda bulunmamızı doğrulamıştır. Katılanlar verdikleri paraları komisyon alacak şekilde müvekkilden tahsil etmeye çalışarak tefecilik suçunu işlemişlerdir” diye konuştu.
Mahkeme heyeti, iki kripto para borsasından gönderilen cevapların ve dosyanın bilirkişi heyetine tevdii ile bozma ilamı doğrultusunda yeniden rapor düzenlenmesinin istenmesine karar vererek duruşmanın 3 Temmuz günü devam edilmesine karar verdi.
]]>Aydın’ın en büyük ilçesi Nazilli’de doğan Çerçioğlu, Selçuk Üniversitesi’ni bitirdi. Çocukluğunda “Hayatı tanısın’’ diye babasının toptancı halindeki iş yerinde çalıştı, meyve sebze kasaları arasında büyüdü. Üniversiteden sonra 4 yıl süren ABD’deki eğitim ve çalışma hayatının ardından yurda döndü. Türkiye 1999’da büyük Marmara depremini yaşadı. Çerçioğlu deprem yaraları sarmak için çalıştı, o günlerde milletvekili olmayı aklına koydu ve bu isteği de gerçekleşti..
ADI GİBİ AYDIN OLACAK
Siyasete erken yaşlarda başlayan Çerçioğlu, dönemin CHP lideri Deniz Baykal’ın önerisi ile 2009’da milletvekilliğini bırakıp memleketinden CHP belediye başkan adayı olduğunda, seçimi kazanma ihtimali çok zayıf görülüyordu. Aydın, her zaman Adnan Menderes ve Demokrat Parti, Süleyman Demirel ve Adalet Partisi ile Doğru Yol Partisi’nin kalesi olarak anılmıştı. Ama Çerçioğlu “Aydın’ı adı gibi aydın ve modern bir kent yapacağım’’ diyerek işe koyuldu ve 32 yıl sonra o koltuğu yeniden CHP’ye kazandırdı, 15 yıldır da bırakmıyor.
NEDEN TOPUKLU EFE
2009’da Aydın’da belediye seçimini ilk kazandığında yüzde 26 olan oyu bugün yüzde 50’yi aştı. Aydın’ın 16 ilçesinden 13’ünü de CHP’li adaylar kazandı. Söke’de yüzde 55, Germencik’te yüzde 54, Karacasu ve Çine’de ise yüzde 53 oya ulaşıldı. Çerçioğlu bu başarıya ulaşırken çok zorlu günler de geçirdi. Yasa dışı işlerle ilgilenen bazı dükkan ve büfeleri yıkma karar verdiğinde önce adresine mermi yollandı, ciddiye almadı. Ardından belediyenin önüne bir tabut konuldu. Çerçioğlu da “Ben buna sığmam çok küçük’’ dedi. Bu olaydan sonra Aydın halkı ona “Topuklu Efe’’ lakabını taktı.

‘Topuklu Efe’ Özlem Çerçioğlu, AKP’li rakibine 94 bin oy fark attı
Kadınları dinliyor projelerini belirliyor
Özlem Çerçioğlu fırsat bulursa yelken sporu yapıyor, aynı zamanda da kaptan. Hafta sonları makam aracına binmiyor, kot pantolonunu ve spor ayakkabılarını giyip arabasıyla mahalleleri dolaşıyor. Gençlerin, kadınların ve yaşlıların dertlerini dinliyor. Vatandaşların ‘Sarı Civcivler’ dediği sarı renkli belediye otobüslerine de biniyor. Kadınların istek ve önerileri ile kent yaşamını şekillendirmeye çalışıyor. Artık kullanılmayan hurdaya çıkmış bir Airbus uçağını alıp Kuşadası açıklarında batırdı. Bu sayede yurt içi ve yurt dışından gelen meraklılar için dalış turizmi başladı.

150 milyon liralık yatırımla göz ve diş hastanesi açılacak
Özlem Çerçioğlu 15 yıllık başkanlık döneminde belediyecilik alanında çok sayıda projeyi hayata geçirdi. Şimdi ise sağlık konusunda iki ayrı proje üzerinde çalışıyor. 150 milyon liralık yatırım ile Göz Hastanesi ve Diş Sağlığı Merkezi açılacak. Hastanede göz rahatsızlıklarına ilişkin tüm teşhis ve tedavi yapılabilecek. Özellikle dar gelirli vatandaşların katarakt gibi göz rahatsızlıkları çözüme kavuşturulacak. Sağlık alanında “Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi” de hizmete girecek. Başkan Çerçioğlu, vatandaşların devlet hastanelerinde aylarca sıra beklemek zorunda kaldıklarını, ekonomik zorluklar nedeniyle özel hastanelere de gidemediklerini belirterek, Göz ve Diş Sağlığı Merkezleri ile bu alandaki sorunların aşılacağını belirtiyor. Aydın’da belediye halen 17 ilçe ve bu ilçelere bağlı mahallelerde yaşayan dar gelirli, ihtiyaç sahibi, yaşlı ve engelli vatandaşlar ile öğrencilere yönelik, sıcak yemek, kuru gıda, et, yoğurt ve peynir yardımı da yapıyor. Kışın odun ve kömür yardımının yanı sıra eğitim döneminde öğrencilere de kırtasiye yardımı veriliyor.
]]>