ASGARİ ÜCRETE ZAM GELECEK Mİ?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan asgari ücret ve emekli maaşlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bakan Işıkhan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Işıkhan asgari ücrete zam olmayacağını söylerken emekli maaşları için temmuza işaret etti.
Işıkhan, asgari ücrete ilişkin soru üzerine, ekonomik verilerin iyi gittiğine dikkati çekerek, “Aralık ayındaki düşüncemiz neyse aynı şekilde devam ediyor. Enflasyonla ilgili verilerimiz oldukça güzel geliyor. Hiçbir ara zam gündemimizde yok” ifadesini kullandı.

ASGARİ ÜCRET ERİMEYE DEVAM EDECEK
Asgari ücretin yıl ortasında en az yüzde 25.4 oranında eriyeceğini ortaya koyuyor. Asgari ücrete yıl ortasında zam yapılmaması halinde 2024 sonunda asgari ücretin alım gücü yarı yarıya erimiş olacak.
Hesaplamalar hem asgari ücrete hem de en düşük emekli aylığına temmuzda en az yüzde 25 oranında zam yapılmasının kaçınılmaz hale geldiğini gösteriyor. Merkez Bankası’nın anketine göre ilk 4 ayda yüzde 18.72 olan enflasyonun, mayıs ayında yüzde 3, haziran ayında da yüzde 2.54 daha artacak. Enflasyonun tahmin edilen rakamların etrafında oluşması halinde haziran sonunda tüketici enflasyonu yüzde 25.4’e ulaşacak.
EN AZ 21.320 TL OLMALI
Temmuzda memur ve emeklilere gerçekleşen enflasyon hesaba alınarak zam yapılacağı için bu kesim kısmen de olsa enflasyon kaybını telafi edecek. Ancak asgari ücrete zam yapılmaması halinde, açlık sınırının da altına düşmüş olan asgari ücretlinin her 4 lirasından 1 lirası enflasyonla buhar olacak. Üstelik ikinci 6 ayda kayıp daha da artarak maaşın yaklaşık yarısını götürecek. Enflasyon beklentilerine göre 17 bin 2 lira olan asgari ücretin reel alım gücü haziran sonunda 13 bin 558 liraya düşecek. İlk 6 aylık enflasyon kaybının telafi edilebilmesi için asgari ücretin 1 Temmuz’dan geçerli olmak üzere en az 21 bin 320 liraya çıkarılması gerekiyor. Zam yapılmaması halinde ise asgari ücretin bir miktar üzerinde maaş alanlarla birlikte en az 10 milyon çalışan, açlıkla karşı karşıya kalacak.
DÖRT AYDA YÜZDE 18 ERİDİ
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ocak-nisan arasındaki 4 ayda tüketici fiyatlarının yüzde 18.72 arttığını hesapladı. TÜİK’in resmi enflasyonuna göre, iktidarın yıl ortasında zam yapmayacağını açıkladığı 17.002 liralık asgari ücretin alım gücü mayıs başı itibarıyla 2.681 lira eriyerek 14 .321 liraya geriledi. Asgari ücretin alım gücü İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) hesabıyla 14.043 liraya, alternaif enflasyon hesabı yapan ENAG’a göre ise 13.285 liraya düştü. Mayıs ve haziran tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) artışla birlikte 6 aylık enflasyonun yüzde 25’lere ulaşması bekleniyor. Bu durumda asgari ücretin alım gücü 13.600 liraya kadar gerileyeceği için ara zam kaçınılmaz hale gelecek.
İKİ KEZ ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM YAPILDI
Enflasyonun hızla yükselmesinin etkisiyle 2022 ve 2023 yıllarında asgari ücrete temmuz ayından geçerli olacak şekilde ara zam yapıldı.
2022 yılının ocak ayında 4 bin 253 TL olan asgari ücret temmuz ayında yapılan yüzde 29,3’lük ara zamla birlikte 5 bin 500 TL’ye çıkartılmıştı.
2023 yılının ocak ayında asgari ücret yüzde 54,5 artışla 8 bin 506 TL olarak belirlenmiş, 2023 yılının temmuz ayında ise asgari ücrete yüzde 34 oranında ara zam yapılmış ve asgari ücret 11 bin 402 TL olmuştu.
2024 yılının ocak ayında ise asgari ücret yüzde 49 artışla 17 bin 2 TL’ye çıkartılmıştı.
]]>ASGARİ ÜCRETE ZAM GELECEK Mİ?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan yaptığı açıklama ile Temmuz ayında asgari ücrete zam yapılmayacağını duyurdu.
Bakan Işıkhan, “Asgari Ücret Tespit Komisyonu belirler. Biz Bakanlık olarak işçi ve işvereni bir masada toplayıp müzakerelerin sağlanmasını sağlayan moderatör bir kurumuz. Temmuz’da artış yapılmayacağı dikkate alınarak Ocak ayında ona göre artış yapıldı. ” dedi.
ASGARİ ÜCRET ERİMEYE DEVAM EDECEK
Asgari ücretin yıl ortasında en az yüzde 25.4 oranında eriyeceğini ortaya koyuyor. Asgari ücrete yıl ortasında zam yapılmaması halinde 2024 sonunda asgari ücretin alım gücü yarı yarıya erimiş olacak.
Hesaplamalar hem asgari ücrete hem de en düşük emekli aylığına temmuzda en az yüzde 25 oranında zam yapılmasının kaçınılmaz hale geldiğini gösteriyor. Merkez Bankası’nın anketine göre ilk 4 ayda yüzde 18.72 olan enflasyonun, mayıs ayında yüzde 3, haziran ayında da yüzde 2.54 daha artacak. Enflasyonun tahmin edilen rakamların etrafında oluşması halinde haziran sonunda tüketici enflasyonu yüzde 25.4’e ulaşacak.
EN AZ 21.320 TL OLMALI
Temmuzda memur ve emeklilere gerçekleşen enflasyon hesaba alınarak zam yapılacağı için bu kesim kısmen de olsa enflasyon kaybını telafi edecek. Ancak asgari ücrete zam yapılmaması halinde, açlık sınırının da altına düşmüş olan asgari ücretlinin her 4 lirasından 1 lirası enflasyonla buhar olacak. Üstelik ikinci 6 ayda kayıp daha da artarak maaşın yaklaşık yarısını götürecek. Enflasyon beklentilerine göre 17 bin 2 lira olan asgari ücretin reel alım gücü haziran sonunda 13 bin 558 liraya düşecek. İlk 6 aylık enflasyon kaybının telafi edilebilmesi için asgari ücretin 1 Temmuz’dan geçerli olmak üzere en az 21 bin 320 liraya çıkarılması gerekiyor. Zam yapılmaması halinde ise asgari ücretin bir miktar üzerinde maaş alanlarla birlikte en az 10 milyon çalışan, açlıkla karşı karşıya kalacak.

DÖRT AYDA YÜZDE 18 ERİDİ
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ocak-nisan arasındaki 4 ayda tüketici fiyatlarının yüzde 18.72 arttığını hesapladı. TÜİK’in resmi enflasyonuna göre, iktidarın yıl ortasında zam yapmayacağını açıkladığı 17.002 liralık asgari ücretin alım gücü mayıs başı itibarıyla 2.681 lira eriyerek 14 .321 liraya geriledi. Asgari ücretin alım gücü İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) hesabıyla 14.043 liraya, alternaif enflasyon hesabı yapan ENAG’a göre ise 13.285 liraya düştü. Mayıs ve haziran tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) artışla birlikte 6 aylık enflasyonun yüzde 25’lere ulaşması bekleniyor. Bu durumda asgari ücretin alım gücü 13.600 liraya kadar gerileyeceği için ara zam kaçınılmaz hale gelecek.
İKİ KEZ ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM YAPILDI
Enflasyonun hızla yükselmesinin etkisiyle 2022 ve 2023 yıllarında asgari ücrete temmuz ayından geçerli olacak şekilde ara zam yapıldı.
2022 yılının ocak ayında 4 bin 253 TL olan asgari ücret temmuz ayında yapılan yüzde 29,3’lük ara zamla birlikte 5 bin 500 TL’ye çıkartılmıştı.
2023 yılının ocak ayında asgari ücret yüzde 54,5 artışla 8 bin 506 TL olarak belirlenmiş, 2023 yılının temmuz ayında ise asgari ücrete yüzde 34 oranında ara zam yapılmış ve asgari ücret 11 bin 402 TL olmuştu.
2024 yılının ocak ayında ise asgari ücret yüzde 49 artışla 17 bin 2 TL’ye çıkartılmıştı.
]]>Irkçı ya da cinsiyetçi tutum, sahte müstehcen içeriklerin üretimi gibi pek çok tehlikeyi de beraberinde getiren yapay zekâ araçları için hükümetler kolları sıvadı.
Ulusal ve uluslararası yönetim organlarının yapay zekâ araçlarını düzenlemek için attığı en son adımlar ise şu şekilde:
AVUSTRALYA
Avustralya hükümeti 17 Ocak’ta yapay zekâ risklerini azaltmak için bir danışma organı kuracağını ve teknoloji şirketlerinin yapay zekâ tarafından oluşturulan içerikleri etiketlemeye teşvik etmek de dahil olmak üzere bir dizi yönergeyi uygulamaya koymak için sektör kurumlarıyla birlikte çalışmayı planladığını söyledi.

BRİTANYA
Önde gelen yapay zekâ geliştiricileri, kasım ayında İngiltere’de düzenlenen ilk küresel Yapay Zekâ Güvenlik Zirvesi’nde, gelişen teknolojinin risklerini yönetmeye yardımcı olmak amacıyla yeni modellerini yayınlanmadan önce test etmek için hükümetlerle birlikte çalışmaya karar verdi.
Zirvede aralarında ABD ve Çin’in yanı sıra AB’nin de bulunduğu 25’ten fazla ülke, birlikte çalışmak ve gözetim konusunda ortak bir yaklaşım oluşturmak amacıyla “Bletchley Deklarasyonu”nu imzaladı.
İngiltere zirvede, gelişmiş yapay zekâ modellerini güvenli hale getirmeye yönelik araştırmaları destekleyecek iki süper bilgisayardan oluşan “Yapay Zeka Araştırma Kaynağı” için finansmanını üç katına çıkararak 300 milyon pound’a ulaşacağını söyledi.
ÇİN
Çin’in bilim ve teknolojiden sorumlu bakan yardımcısı Wu Zhaohui, kasım ayında Britanya’da düzenlenen Yapay Zekâ Güvenliği Zirvesi’nin açılış oturumunda Pekin’in uluslararası bir çerçeve oluşturmaya yardımcı olmak için yapay zekâ güvenliği konusunda iş birliğini artırmaya hazır olduğunu söyledi.
Çin, yapay zekâ modellerini eğitmek için kullanılmayan kaynakların kara listesini de içeren güvenlik gereksinimlerini ekim ayında yayınladı.
Ülke, ayrıca ağustos ayında hizmet sağlayıcıların yapay zekâ ürünlerini kitlesel pazara sunmadan önce güvenlik değerlendirmeleri sunmalarını ve izin almalarını gerektiren bir dizi geçici önlem de yayınladı.

AVRUPA BİRLİĞİ
AB milletvekilleri 13 Mart’ta, bankacılıkta, internete bağlı cihazlarda, akıllı evlerde ve arabalarda kullanılan bir teknolojiye dünyanın ilk mevzuatı olan AI kurallarına ilişkin geçici bir anlaşmayı onayladı.
AB ülkeleri aralık ayında, yapay zekâ kullanımını ve yapay zekâ sistemlerinin nasıl düzenleneceğini daha iyi kontrol etmeyi amaçlayan Yapay Zeka Yasası üzerinde siyasi bir anlaşmaya vardı.
FRANSA
Fransa’nın gizlilik gözlemcisi nisan ayında ChatGPT hakkındaki şikayetleri araştırdığını söyledi.
G7
G7 ülkeleri ekim ayında, gelişmiş yapay zekâ sistemleri geliştiren firmalar için dünya çapında güvenilir yapay zekâyı teşvik etmeyi amaçlayan 11 maddelik bir davranış kuralları üzerinde anlaşmaya vardı.
İTALYA
Üst düzey bir yetkili mayıs ayında yaptığı açıklamada, İtalya’nın veri koruma otoritesinin yapay zekâ platformlarını incelemeyi ve bu alanda uzmanlar işe almayı planladığını söyledi. ChatGPT, Mart 2023’te İtalya’da geçici olarak yasaklandı, ancak nisan ayında tekrar kullanıma sunuldu.

JAPONYA
Japonya’nın gizlilik gözlemcisi, OpenAI’yi insanların izni olmadan hassas verileri toplamaması konusunda uyardı.
POLONYA
Polonya Kişisel Verileri Koruma Ofisi eylül ayında, ChatGPT’nin AB veri koruma yasalarını ihlal ettiği yönündeki bir şikayet nedeniyle OpenAI’yi araştırdığını söyledi.
İSPANYA
İspanya’nın veri koruma kurumu nisan ayında ChatGPT’nin potansiyel veri ihlallerine ilişkin bir ön soruşturma başlattı.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER
BM Genel Sekreteri António Guterres ekim ayında, yapay zekâ ile ilgili sorunları ele almak üzere teknoloji şirketi yöneticileri, hükümet yetkilileri ve akademisyenlerden oluşan 39 üyeli bir danışma organının kurulduğunu duyurdu.

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ
ABD, İngiltere ve birçok ülke kasım ayında yapay zekâya ilişkin sistemlerin kötüye kullanılmasına karşı izlenmesi, verilerin kurcalanmaya karşı korunması ve yazılım tedarikçilerinin incelenmesi gibi genel öneriler içeren 20 sayfalık bağlayıcı olmayan bir anlaşmayı açıkladı.
Ticaret Bakanı Gina Raimondo, 1 Kasım’da Britanya’daki Yapay Zeka Güvenlik Zirvesi sırasında yaptığı açıklamada, ABD’nin yapay zekâ modellerinin bilinen ve ortaya çıkan risklerini değerlendirmek için bir yapay zekâ güvenlik enstitüsü kuracağını söyledi.
Başkan Joe Biden, 30 Ekim’de ABD ulusal güvenliği, ekonomisi, kamu sağlığı veya güvenliği açısından risk oluşturan yapay zekâ sistemleri geliştiricilerinin güvenlik testlerinin sonuçlarını hükümetle paylaşmalarını zorunlu kılan bir idari emir yayınladı.
Son olarak da ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) AB’nin yapay zekâ yasasını kabul etmesinin ardından bu hafta yaptığı açıklamada 2024 ‘yapay zekâ yol haritasını’ duyurdu. ABD, yapay zekâyı güvenlik, uyuşturucu madde ile savaş, düzensiz göç ve çocuk istismarını kapsayan üç yeni pilot projede kullanacağını açıkladı.
DHS, yapay zekânın kullanımına ilişkin yeni bir yol haritası çizdiklerini belirterek kullanımların üç yeni pilot proje ile belirli alanlarda faaliyet göstereceğine dikkat çekti.
Farklı kamu kurumlarında kullanılması ön görülen yapay zekâ sistemlerinin ilk olarak, çocuk istismarı ve uyuşturucu madde soruşturmalarında, doğal afet ve acil durumlarda iletişimin sağlanmasında ve göçmenlik hizmetlerinde kullanılacağı belirtildi. DHS yapay zekâ ile geliştirmeyi hedeflediği uygulamaları 2023’te Bakanlık bünyesinde kurulan ‘Yapay Zekâ Görev Gücü’ koordinatörlüğü ile gerçekleştireceğini ifade etti.
VATİKAN
Papa Francis, aralık ayında yapay zekâyı düzenlemek için yasal olarak bağlayıcı bir uluslararası anlaşma yapılması çağrısında bulunarak, algoritmaların insani değerlerin yerini almasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi ve insanlığı tehdit eden bir “teknolojik diktatörlüğe” karşı uyarıda bulundu.
]]>TCMB bugünkü toplantıda politika faizini piyasa beklentilerine paralel olarak yüzde 45 seviyesinde sabit tuttu.
Önde gelen yabancı basın kuruluşlarının faiz artışına ilişkin haberleri ise şöyle oldu:
‘SEÇİM POLİTİKALARI ENFLASYON İÇİN TEHDİT’
ABD’li finans ajansı Bloomberg, Karahan’ın selefinden daha şahin bir ton kullandığını belirttiği haberde mayıs ayından bu yana ilk kez faizlerin sabit tutulduğunnu hatırlattı.
Beril Akman imzalı haberde şu ifadelere yer verildi:
“Karahan’ın geçtiğimiz temmuz ayında PPK’ya gelmesi ve diğer iki yeni üyenin atanması, takip eden aylarda ucuz para ve geleneksel olmayan politikalar döneminden uzaklaşmanın bir parçası olarak çok daha hızlı bir parasal sıkılaştırma hızına yol açmıştı.
Mart ayında yapılacak yerel seçimler öncesindeki gevşek maliye politikası bir başka tehdit oluştururken, ücret ve vergi artışları nedeniyle aylık enflasyon geçen ay ağustos ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.”
FRANSIZ AJANSTAN SEÇİM VE FAİZ YORUMU
Fransız haber ajansı AFP’de yer alan haberde, kararın New York Fed ve Amazon’un eski ekonomistlerinden Fatih Karahan tarafından alınan ilk faiz kararı olduğu hatırlatıldı.
“Enflasyon, mart ayında yapılacak yerel seçimler öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hükümeti için acil bir sorun olmaya devam ediyor” ifadeleri kullanılan haberde şu değerlendirmelerde yer verildi:
“AKP, İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde ana muhalefet partisinin elinde olan belediyeleri geri kazanmaya çalışıyor.
Karahan 8 Şubat’ta kamuoyunun karşısına ilk kez çıktığında faiz artırımına gerek olmadığını söyledi ancak enflasyon görünümünün kötüleşmesi halinde Merkez Bankası’nın kararını gözden geçireceği uyarısında bulunarak fiyat istikrarını sağlamak için gereken sıkılığın sürdürülmesine kapı araladı.”
KARAHAN SELEFİNİ TAKİP EDECEK
ABD’li finans gazetesi Wall Street Journal’ın haberinde, “Karahan, geçen yıl Erkan’ın başkanlığında başlayan daha ortodoks yüksek faiz oranları politikasına sadık kalacak gibi görünüyor” ifadelerine yer verildi.
Haberde Fintech firması Conotoxia’nın piyasa analisti Bartosz Sawicki’nin görüşleri de yer aldı. Sawicki, faizde yeni bir artış olasılığının çok düşük olduğunu, ancak indirimlere gelecekte hâlâ uzun bir yol göründüğünü söyledi.
Sawicki bir notunda, “Agresif sıkılaştırmanın Türkiye’nin uzun süredir devam eden enflasyon sorununu kararlı bir şekilde evcilleştirip evcilleştirmeyeceğini göreceğiz. Karahan, selefinin sıkılaştırma döngüsünün Ocak ayında tamamlandığı yönündeki yönlendirmesini takip etti” dedi.
Haberde şu ifadelere yer verildi:
“Yatırımcılar ve analistler, eski bir merkez bankası başkan yardımcısı ve New York Federal Rezerv Bankası’nda eski bir ekonomist olarak selefine benzer bir özgeçmişe sahip olan Karahan’ın atanmasına büyük ölçüde rahatlayarak tepki verdi. Beş yıl içinde altıncı banka başkanı olan Karahan’ın, Erkan tarafından çizilen ortodoks politika yolunu sürdürmesi bekleniyor”
FINANCIAL TIMES’TAN FAİZ YORUMU
İngiliz finans ajansı Financial Times, politika yapıcıların faiz artışı döngüsünü durdurduğunu belirtti.
Haberde şu ifadeler yer aldı::
“TCMB, faizlerin uzun süredir devam eden enflasyon krizini bastırmak için yeterince yüksek olduğu iddiasıyla büyük faiz artışları döngüsünü durdurdu.
Perşembe günkü karar, selefinin ulusal basında çıkan iddialar üzerine görevinden ayrılmasının ardından eski başkan yardımcısı Fatih Karahan’ın dümene geçtiği ilk karar oldu.”
MICHAEL GAMBON
Harry Potter filmlerinde Dumbledore rolüyle tanınan İrlanda doğumlu İngiliz tiyatro ve sinema oyuncusu Sir Michael Gambon, 82 yaşında hayatını kaybetti.

ANGUS CLOUD
Euphoria oyuncusu temmuz ayında 25 yaşında hayatını kaybetti. Cloud’un ailesi yaptığı açıklamada, “Bugün inanılmaz bir insana büyük bir üzüntüyle veda etmek zorunda kaldık. Bir sanatçı, bir arkadaş, bir erkek kardeş ve bir oğul olarak Angus, bu bakımdan hepimiz için özeldi” diye yazdı.

Aile, Cloud’un babasının ölümüyle mücadele etmekte zorlandığını belirtti.
TONY BENNETT
2016 yılından bu yana Alzheimer hastalığıyla yaşayan müzik efsanesi, temmuz ayında 96 yaşında hayatını kaybetti.

Temsilcisi yaptığı açıklamada, “3 Ağustos 1926’da Astoria, Queens’de Anthony Dominick Benedetto olarak doğan Tony Bennett, bugün erken saatlerde memleketi New York City’de 96 yaşında vefat etti” dedi.
RON CEPHAS JONES
This Is Us dizisindeki rolüyle tanınan oyuncu, ağustos ayında 66 yaşında hayatını kaybetti.

Aktörün temsilcisi, Jones’un ölümünü, “Sevilen ve ödüllü aktör Ron Cephas Jones, uzun süredir devam eden akciğer sorunu nedeniyle 66 yaşında vefat etti” diyerek açıkladı.
ALAN ARKIN
Oscar ödüllü oyuncu Haziran ayında 89 yaşında hayatını kaybetmişti.

Son yıllarda Netflix dizisi The Kominsky Method’da Michael Douglas ile birlikte kamera karşısına geçmişti.
JANE BIRKIN
“Je T’Aime… Moi Non Plus” şarkısıyla tanınan Jane Birkin, 16 Temmuz’da 76 yaşında hayatını kaybetti.

İngiltere doğumlu şarkıcı ve aktrisin ölüm haberi, Fransa Kültür Bakanlığı tarafından bir tweet ile doğrulandı.
LANCE REDDICK
Lance Reddick mart ayında 60 yaşında öldü. The Wire aktörünün temsilcileri şu açıklamayı paylaştı: “Ünlü aktör Lance Reddick bu sabah doğal nedenlerden dolayı aniden vefat etti.”

Lance Reddick, en çok The Wire, Bosch, Resident Evil ve John Wick filmlerindeki rolleriyle tanınıyordu.
RAQUEL WELCH
Raquel Welch, Şubat ayında 82 yaşında hayatını kaybetti.

Menajeri Steve Sauer, Welch’in kısa bir hastalığın ardından huzur içinde vefat ettiğini doğruladı.
DAVID CROSBY
Byrds ve Crosby, Stills & Nash gruplarının kurucu üyelerinden David Crosby, Ocak ayında 81 yaşında hayatını kaybettiğinde müzik dünyasını yasa boğdu.

LISA MARIE PRESLEY
Lisa Marie Presley, 12 Ocak’ta 54 yaşında hayatını kaybetti.

Elvis ve Priscilla Presley’in kızlarının erken kaybı hayranlarını ve yakınlarını şoke etti.
JEFF BECK
İngiliz rock grubu The Yardbirds’le üne kavuşan gitarist Jeff Beck, 10 Ocak’ta 78 yaşında hayatını kaybetti.

Ailesi yaptığı açıklamada şöyle yazdı: “Jeff Beck’in vefat haberini derin bir üzüntüyle paylaşıyoruz. Aniden bakteriyel menenjite yakalandıktan sonra dün huzur içinde vefat etti.”
MATTHEW PERRY
Friends dizisindeki Chandler Bing rolüyle hafızalara kazınan 54 yaşındaki ABD’li oyuncu Matthew Perry, 28 Ekim’de hayatını kaybetti.

Perry’nin ölümünün anestezik amaçlı kullanılan ketaminin etkilerinden kaynaklandığı belirlendi.
SINEAD O’CONNOR
Sinead O’Connor ismiyle tanınan ve Müslüman olduktan sonra Şüheda adını alan 56 yaşındaki İrlandalı şarkıcı, 26 Temmuz’da yaşımını yitirdi.

“Nothing Compares 2 U” şarkısıyla 90’lı yıllarda dünya çapında ün kazanan, solo albümlerinin yanı sıra adını yardım konserleriyle de duyuran ünlü şarkıcı, 2018’de Müslüman olduğunu duyurmuştu.
TINA TURNER
Güçlü sesi ve sahne performanslarıyla bilinen “Rock’n Roll’un Kraliçesi” lakaplı ABD’li şarkıcı Tina Turner, 24 Mayıs’ta hayatını kaybetti.

Turner, profesyonel hayatı boyunca, müzik dünyasına kazandırdığı eşsiz eserlerle adından söz ettirirken, hit parçalarıyla da dönemin en ilham verici sanatçılarından biri oldu.
KENZABURO OE
Japonya’da barışçıl anayasa taraftarlığı ve nükleer güç karşıtı görüşleriyle tanınan Nobel ödüllü yazar Kenzaburo Oe, 3 Mart’ta yaşamını yitirdi.

Eserlerinde genellikle İkinci Dünya Savaşı sonrası yetişen kuşağın duygularına yer veren Oe, güçlü toplumsal ve siyasal eleştirileriyle Japon edebiyatında kendine özgü bir yer edindi. Oe aynı zamanda 1994’te Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülerek, bu ödülü alan ikinci Japon yazar oldu.
MILAN KUNDERA
“Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği” adlı romanı başta olmak üzere edebiyat dünyasına çok sayıda eser kazandıran Çek asıllı Fransız yazar Milan Kundera, 11 Temmuz’da hayatını kaybetti.

20. yüzyılın önemli yazarlarından biri olarak gösterilen Kundera, kaleme aldığı roman, öykü, deneme ve şiirlerle edebiyat dünyasının en tanınmış isimlerinden biri oldu.
LEE SUN-KYUN
Güney Kore’nin Oscar ödüllü filmi Parazit’teki rolüyle tanınan ünlü aktör Lee Sun-kyun’un cansız bedeni bulundu.

Yetkililer Lee Sun-kyun’un intihar edip etmediğini araştırırken, Yonhap haber ajansı ise ünlü oyuncunun evinde bir intihar notu bıraktığını öne sürdü. Ajans, ünlü aktörün eşinin polise eşinin bir süredir evde olmadığını ve evde bir not bıraktığını söylediğini aktardı.
]]>RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI
2022 yılında başlayan ve uluslararası kamuoyunun gündemine oturan Rusya-Ukrayna savaşı devam ederken bölgede ölü ve yaralı sayısı her geçen gün artmaya devam etti. Taraflar arasında anlaşmazlık devam ederken, Türkiye ve Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda yapılan tahıl koridoru anlaşması da Rusya’nın yılın ortalarında çekilmesiyle krizi artırdı. 24 Şubat 2022’de başlayan savaşta resmi verilere göre yüzbinlerce insan öldü ve yaşamını yitirdi. Hem Ukrayna’dan hem de Rusya’dan çok sayıda insan ülkesinden kaçmak zorunda kaldı.
TÜRKİYE DEPREMLERLE SARSILDI
Uluslararası kamuoyu, Şubat ayında Türkiye’de yaşanan depremlerle adeta şoke oldu. Ülkenin güneyini sarsan 7.8 büyüklüğündeki depremin yıkımı korkutucu boyutlara ulaşırken resmi verilere göre 59 binden fazla insan yaşamını yitirdi, yüz binlerce insan ise yaralandı.

İnsanlık dramının yaşandığı bölgede çok sayıda insan evsiz kalırken birçok ülke yardım için seferber oldu.
PARALI WAGNER GRUBU İSYAN ÇIKARDI
Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş devam ederken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i zorlayan bir olay yılın ortasında, Haziran ayında yaşandı… Rusya’da paralı askerlerden oluşan Wagner Grubu’nun sahibi Yevgeni Prigojin orduya karşı isyan çağrısı yaptı.

Wagner güçleri de bu çağrının ardından ülkenin güneyindeki Rostov-on-Don kentini ele geçirdi. Zırhlı askeri araçlar ve mevzilenen silahlı güçler nedeniyle kentte gerilim üst seviyeye çıkarken Putin, isyancıların yaptıklarını “sırtından bıçaklamak” diye tanımladı. Kısa süren isyanın ardından Wagner geri çekilirken bu olaydan birkaç ay sonra Wagner’in lideri Prigojin 23 Ağustos’ta şüpheli bir uçak kazasında yaşamını yitirdi.
TÜRKİYE’DE SEÇİM ATMOSFERİ
Türkiye 2023’ün ilk yarısında deprem felaketinden kısa bir süre sonra gerçekleşen seçimlerin atmosferine girdi… Yapılan milletvekili ve cumhurbaşkanı seçimleri ve sonrasındaki yansımaları uzun bir süre gündem olurken, Cumhurbaşkanı seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan’ın kazanması uluslararası kamuoyunun da gündemine oturdu.
DÜNYA’DA KRİTİK SEÇİMLER YAPILDI
Türkiye kamuoyu seçimlere kilitlenmişken, Dünya’nın birçok ülkesinde de kritik ve tartışma yaratan seçimler yapıldı… Nisan ayında Finlandiya’da yapılan seçimlerde ülkenin başbakanı Sanna Marin ve partisi SDP hezimete uğrarken bu sonuçlarla birlikte genç siyasetçi siyaseti bırakma kararı aldı. Ülkenin başına Petteri Orpo geldi.

Ocak ayında Çekya’da yapılan cumhurbaşkanı seçimlerinde de dikkat çekici bir gelişme yaşandı… Petr Pavel, Andrej Babis’i geride bırakarak ülkenin yeni cumhurbaşkanı oldu.

Türkiye ile aynı dönemde sandığa giden Yunanistan’da Mayıs seçimlerinden sonra erken seçime gidildi. 25 Haziran’da yapılan seçimlerin ardından hükümet kuruldu. Seçimden zaferle çıkan ise Kiriakos Miçotakis oldu ve Mayıs ayındaki seçimlerden sonra Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropoulou’nun geçici başbakan olarak atadığı Ioannis Sarmas’tan görevi devraldı.
Polonya’da da kritik bir seçim yapıldı… Ekim ayında yapılan seçimde eski başbakan Donald Tusk’ın önderliğinde muhalefet partileri zafer kazandı ve hükümet kurmayı başardı. Böylelikle PiS partisinin 8 yıl süren yönetimi sona erdi. Tusk, Aralık ayında başbakan olarak görevine başladı.
Temmuz ayında Başbakan Pedro Sanchez’in talebi üzerine erken seçime giden İspanya’da Sachez sandıktan çıkmayı başardı.

Kasım ayında ise Avrupa’yı şaşkına çeviren bir seçim sonucu ortaya çıktı… Hollanda’da yapılan seçimlerde aşırı sağcı siyasetçi Geert Wilders ve partisi Özgürlük Partisi (PVV) zaferle çıktı. PVV böylelikle ilk kez bir seçimden en büyük parti olarak çıkarken bu sonuç “Avrupa’da sağın yükselişi devam ediyor” olarak yorumlandı.

Yılın belki de en renkli seçimi ekonomik buhran içinde olan ve ekonomistlerin yüksek enflasyon sebebiyle zaman zaman Türkiye’ye benzettiği Arjantin’de gerçekleşti… Arjantin’de ilk turu Ekim ve ikinci turu Kasım ayında yapılan seçimlerde zaferi Javier Milei kazandı. ABD’nin eski başkanlarından Donald Trump’a benzetilen ve yaptığı açıklamalarla sık sık gündem olan Milei oyların yüzde 55’ini alarak ülkenin yeni devlet başkanı oldu. Milei seçimden önce Merkez Bankası’nı kapatma, pesoyu tedavülden kaldırma ve kamu harcamalarını azaltma gibi vaatlerde bulunmuştu.
İSRAİL-HAMAS SAVAŞI
2023’ün en endişe yaratan olayı ise Orta Doğu’da yaşandı… 7 Ekim’de Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugayları’nın İsrail’e saldırması sonrasında başlayan savaş çok kısa bir sürede hızla yayıldı. İsrail ordusu orantısız güç kullanarak Filistin’de sivilleri hedef alırken binlerce insan yaşamını yitirdi.

Uluslararası kamuoyunun itidal çağrısına rağmen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu savaşa devam etme sinyali verdi. Resmi verilere göre 2 binden fazla insan yaşamını yitirirken, çok sayıda sivil de yaralandı ve evlerini kaybetti.
]]>Bazıları verdikleri görüntülerle, bazıları çekişmeli boşanma davalarıyla ve bazıları da tecavüz suçlamalarıyla dikkat çekti. Kamuya açık tutuklamalar, mahkeme salonlarındaki dramalar derken 2023’ü skandallarıyla geride bırakan o isimler…
Kanye West ve Bianca Censori’nin İtalya’daki pozları
Gösteri dünyasının hiç şüphesiz en sansasyonel isimlerinden biri olan Kanye West, son yılları oldukça hareketli geçiriyor. Kim Kardashian ile boşanması, Kardashian ve bir dönem beraber olduğu sevgilisi ünlü komedyen Pete Davidson’ı tacize varacak şekilde rahatsız etmesi ve ardından da Yahudi karşıtı açıklamalarıyla sık sık gündemde olmayı başardı.

West, son olarak yaptığı evlilikle de gündemden düşmüyor. Bianca Censori ile evlenen West, 2023’te özellikle de eşiyle verdiği pozlarla dikkat çekti.
Floransa, Verona ve Roma’da bulunduğu süre boyunca çift seçtikleri kıyafetlerle konuşuldu. West çıplak ayakla gezerken, Censori de eleştirilere neden olan tuhaf kıyafetleriyle görüntülendi.
Ancak çift, Venedik’te işleri bir adım daha ileri götürdü; bir teknede Censori, çıplak bir şekilde duran West’in önünde diz çökerken fotoğraflandı. Çiftin bu görüntüleri, yerel halkın sert tepkisiyle karşılanırken, bir polis soruşturmasına bile neden oldu.
Ariana Grande’nin Ethan Slater ile birlikteliği
Ünlü şarkıcı Ariana Grande, bu yıl özel hayatıyla dikkat çeken ünlüler arasında… Özellikle de Grande’nin yasak bir aşka yelken açması magazin basınında yankı uyandırdı.
Grande, 2020’de fırtınalı bir aşk yaşadığı Dalton Gomez ile aynı yıl nişanlanıp 2021’de evlenmişti, ancak herkesin gıpta ile baktığı bu evlilik 2022 sonunda Grande’nin rol aldığı Wicked isimli müzikalle sarsılmaya başladı.

Grande, kocası Gomez’den ayrıldığı ortaya çıktıktan sadece üç gün sonra temmuz ayında Wicked’ın başrol oyuncusu Ethan Slater ile aşkını doğruladı.
İkili yeni bir aşka yelken açarken, Grande Gomez ile evliydi ve Slater ise lisedeki sevgilisi Lilly Jay ile evlenmiş ve hatta birkaç ay önce de bebeklerini kucaklarına almıştı. Slater’ın, karısına bu yasak ilişkiden kamuoyuna duyurulmadan kısa bir süre önce bahsettiği belirtiliyor.
Diddy davalarla boğuşuyor
Müzik endüstrisi kasım ayında eski kız arkadaşı Cassie’nin Sean ‘Diddy’ Combs’u fiziksel ve duygusal tacizle suçlamasıyla sarsıldı.
Manhattan Federal Bölge Mahkemesi’nde açılan bir davada Cassie, Diddy’nin kendisini on yıldan fazla bir süre boyunca kontrol ettiğini ve taciz ettiğini, ayrıca ona uyuşturucu sattığıni, dövdüğünü iddia etti.

Ancak skandal suçlamalar pek konuşulamadan dava açıldıktan sadece bir gün sonra hem Diddy hem de Cassie, anlaşmaya vardıklarını açıkladılar. Anlaşmanın şartlarına ilişkin herhangi bir ayrıntı açıklanmadı.
O zamandan bu yana, Diddy’e karşı üç kadın daha iddialarda bulundu; kendisini Jane Doe olarak tanıtan bir kadın, 2003 yılında, 17 yaşındayken kendisi ve diğer erkekler tarafından cinsel saldırıya uğradığını söyledi. Diddy ise 6 Aralık’ta Instagram’da yaptığı açıklamada ‘artık yeter’ diyerek iddiaları yalanladı:

“Son birkaç haftadır sessizce oturdum ve insanların karakterime suikast düzenlemeye, itibarımı yok etmeye çalışmasını izledim. Para isteyen kişiler tarafından bana karşı mide bulandırıcı iddialarda bulunuldu. Çok açık söyleyeyim: İddia edilen korkunç şeylerin hiçbirini yapmadım. Adım, ailem ve hakikat için savaşacağım.”
İddiaların ardından toplam 23 şirketin Diddy’nin şirketi Empower Global ile çalışmayı bıraktığı belirtiliyor.
Sophie Turner ve Joe Jonas’ın ayrılığı
Masalsı bir düğün ile dünyaevine girdiler ama dört yıllık evlilik artık sona erdi. Sophie Turner ve Joe Jonas’ın evliliğinin bitişi hayranlarını ikiye böldü. Jonas ve hayranları, Game Of Thrones yıldızı Turner’ın sürekli partilere gittiğini ve çocuklarını ihmal ettiğini iddia ederken, Jonas’ı da sadık bir baba olarak niteledi.
Ancak bu durum pek çok kesim tarafından sert eleştirilerle karşılandı ve cinsiyet ayrımcılığı ile ilgili tartışmaları körükledi.

O dönemde Taylor Swift’in New York’taki dairesinde iki kızları Willa (3) ve Delphine (16 aylık) ile birlikte yaşayan Turner, daha sonra Amerikalı şarkıcı Joe’yu çocuklarının pasaportlarını vermeyi reddetmekle suçladı.
İkili, ekim ayında geçici bir velayet anlaşmasına vardı ve ortak bir bildiriyle çocukların hem ABD hem de Birleşik Krallık’taki sevgi dolu evlerde eşit zaman geçireceklerini duyurdular.
Aralık ayında da Turner’ın İngiliz aristokrat Peregrine Pearson ile çıktığı ortaya çıktı. İlk başta Joe Jonas, görüşmediği karısının herkesin önünde Peregrine’i tutkuyla öptüğünü öne sürdü, ancak şarkıcı daha sonra eski karısının yaptığı her seçimi desteklediğini söyledi.
Russell Brand’in gözden düşmesi
Ünlü komedyen Russell Brand, eylül ayında, 2006 ile 2013 yılları arasında tecavüz, cinsel saldırı ve duygusal istismarla suçlayan beş kadından (dördü isimsiz) gelen iddiaların yayınlanmasının ardından polis soruşturmasının konusu oldu.
Dört yıllık bir soruşturmanın ardından iddialar The Sunday Times ve Channel 4’ün Dispatches programı tarafından yayınlandı.
Brand, tecavüz ve cinsel saldırı iddialarını reddetti ve ilişkilerinin her zaman rızaya dayalı olduğunu iddia etti.

İlk iddialar arasında 2013 yılında Brand’in Los Angeles’taki evinde tecavüze uğradığını iddia eden bir kadın vardı. The Times’ın incelediği tıbbi kayıtlara göre kadın aynı gün bir tecavüz krizinde tedavi gördü. Başka bir kadın ise 16 yaşındayken Brand’in cinsel saldırısına uğradığını iddia etti. Üçüncüsü, Brand’in Los Angeles’ta kendisiyle çalışırken cinsel saldırıda bulunduğunu iddia etti.

Dördüncüsü ise İngiltere’de Brand tarafından cinsel saldırıya uğradığını iddia etti ve Brand’i kendisine fiziksel ve duygusal tacizde bulunmakla suçladı.
Haftalar içinde, çok sayıda başka iddia ortaya çıktı.
Kevin Costner’ın olaylı boşanma davası
Kevin Costner, mayıs ayında Christine Baumgartner’dan aniden ayrıldığını duyurduğunda bunun Hollywood’un en sert boşanmalarından biri olacağını kimse tahmin edemezdi.
İkili arasındaki davada estetik operasyonlarının ücretlerinden, köepklerinin yatağına kadar her şeye değer biçildi.
Aylarca süren hukuk savaşının ardından, 68 yaşındaki aktör ve yaklaşık 20 yıllık eşi nihayet bir anlaşmaya vardı; 49 yaşındaki Baumgartner’in, davanın masraflarını karşılamak için 400 bin dolardan fazla para aldığı bildirildi.

Eski sevgililerin yaptıkları ortak açıklamada şu ifadeler yer alıyor: “Kevin ve Christine Costner, boşanma davalarıyla ilgili tüm konularda dostane ve karşılıklı olarak mutabakata varılan bir çözüme ulaştılar.”
Christine Baumgartner’in bir arkadaşı ise şunları söyledi: “Christine’in anlaşmaktan başka seçeneği yoktu çünkü tüm güç Kevin’daydı. Savaşmaya devam ederse her şeyi kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacaktı. Christine öyle olduğunu söyledi. Mahkemeye gitmeyi ve uykusuz geceler geçirmeyi özlemeyeceğini. Bunun çocuklar için bir kazanç olduğunu, çünkü bırakın toplum içinde olmayı hiçbir çocuğun bu duruma girmek istemediğini söyledi. Her şeyden önce mahkeme dışında işleri halletmek isteyen oydu. Yeni bir başlangıç yapmak ve yeni evini bir yuva haline getirmek istiyor.”
Kevin Costner ise bu arada 49 yaşındaki şarkıcı Jewel ile yoluna devam etti.
Danny Masterson’ın hapse atılması
That’70s Show’un yıldızı Danny Masterson, iki kadına tecavüzle suçlandıktan sonra eylül ayında ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. En az üç kadın, Masterson’ı 2001 ile 2003 yılları arasında tecavüzle suçladı ve aktörün, haberin yayılmasını engellemek için Scientology Kilisesi’ndeki konumunu kullandığını iddia etti.
Aktör aynı zamanda Los Angeles Yüksek Mahkemesi Hakimi Charlaine Olmedo tarafından da eleştirildi: “Masterson, burada masumiyet iddialarınızda kararlı bir şekilde oturduğunuzu ve dolayısıyla sizi yüzüstü bırakan bir adalet sisteminin kurbanı olduğunuzu hissettiğinizi biliyorum. Ancak Bay Masterson, burada mağdur siz değilsiniz.”

Ekim ayında yıldız, Scientology Kilisesi’nden ihraç edildi. Eşi Bijou Phillips ve ailesi de dahil olmak üzere diğer Scientologların hüküm giymiş tecavüzcüyle tüm bağlarını kesmeleri gerekti. Ancak kiliseden ihraç edilmesine rağmen kilise, içeriden edinilen bilgiye göre Danny’nin tüm suçlamalara karşı masum olduğunu savunuyor.
That ’70s Show’un başrol oyuncuları Mila Kunis ve Ashton Kutcher, hüküm giymiş tecavüzcüye destek mektupları paylaşıp duruşmanın ardından hakime hoşgörü için yalvardıklarında ise sert eleştirilerle karşılaştılar.
]]>