Mevcut başkan Dursun Özbek’in karşısındaki isim, Süheyl Batum. Türkiye’nin saygın hukukçularından biri olan Batum, seçim öncesi SÖZCÜ’nün sorularını yanıtladı.
– Neden aday oldunuz?
Önemli etkenlerden biri Florya arazisi. Sportif başarılar, belirli kaygıların arka planda kalmasını gerektiriyor. Riva’da çok büyük zarara uğradık. Mecidiyeköy’ün
ne durumda olduğunu da kimse bilmiyor. Başkana sorduk: “İhaleler nerede?Nerede projeyi yürütecek firma? Nerede şartname?” Florya’da 62 bin dönüm yerimiz var. 98 bin metrekare inşaat yapabiliyoruz. 110 bin metrekare olabileceği söyleniyor. Florya’da gayrimenkulün metrekaresi 13 bin dolardan satılıyor. İnşaat maliyetlerini çıkarınca buradaki kâr minimum 900 milyon dolar. Bazı arkadaşlarımız 300 milyon dolar ile 900 milyon dolar arasındaki farkı bilmiyor!
“KULÜBE VİZYONU AYSAL GETİRDİ”
– Bankalara borç nasıl kapanacak?
Bazı veriler gelirlerin çok arttığını gösteriyor ama Spotif A.Ş. hâlâ çok borçlu. Florya’yı satmadan karşılayabilecek birtakım imkânlarımız var mı yok mu, bunu bilebilecek bir durumda değiliz. Seçimi kazanırsak mali genel kurul yapıp durumu masaya yatıracağız. Galatasaraylı firmalar var. Versinler tekliflerini, açık şartnameler hazırlansın, hepimiz bilelim, paylaşsınlar. Dursun Özbek de yapmalı.
– Başkanların desteği ne kadar önemli?
Alp Yalman, Galatasaray’ı borçsuz bırakan tek başkan. 2 de şampiyonluk kazanmış. Erden Timur’u neden seviyoruz? Yaptıkları ortada. ‘Vizyon genişledi’ diyoruz. Peki bu vizyonu ilk genişleten kimdi? Ünal Aysal. Drogba’yı, Felipe Melo’yu, Muslera’yı, Sneijder’ı getirdi. İki şampiyonluk kazandı. Şimdi şöyle diyorlar: Dursun başkan şampiyonluk kazandı, siz kimsiniz?

“PFDK’DEKİLER SÖZDE HUKUKÇU”
– TFF ve hakemler için görüşünüz ne?
Bir başkan “Ben play-off’u getirdim” der. Nihat Özdemir “Galatasaray o karanlıkta kupa aldığı için affetmeyeceğim” diyor. Ne yapacaktık? Almasa mıydık? Ali Koç “Bize beşer, altışar, dokuzar maç ceza verecekti. Baskıyı kurdum, ceza veremedin” diyor. Ve o TFF çok mutlu. PFDK’deki sözde hukukçular çok mutlu. Erkan Engin diye biri var; orta hakemi çağırıp bilinçli şekilde hata yaptırıyor. Derbide Icardi’ye yapılan hareketi görmeyen hakem mi olur? VAR hakemi Mustafa İlker Coşkun bunu göremiyor.
“İŞİMİZ AKP-CHP KAVGASI DEĞİL”
Galatasaray’daki herkesin, üyelerin, başkanın, yöneticilerin farklı siyasal görüşü olabilir. Ama ben ve arkadaşlarım şuna inanıyoruz: Galatasaray’ın başkanı, Galatasaray’ın logosu ve bayrağı altında, herhangi bir siyasi partinin, aktörün lehine ‘Bizim için iyi olur’ diyemez. ‘Bunun yolunda iyi oluruz’ denilecek bir tek kişi vardır: Mustafa Kemal Atatürk. Bizim işimiz AKP-CHP kavgası değil.
“ALİ KOÇ BAŞARISIZLIĞINA BAKSIN”
“Galatasaray’ın başkanına, yardımcısına, kurucu başkanına ve camiasına, inanılması mümkün olmayan saldırılar yapıldı. Galatasaray’ın bu saldırılar karşısında pasif kaldığını düşünüyorum. Hiçbir kulübün başkan ya da yöneticisi, Ali Sami Yen hakkında küfürlü tezahürata el çırpma ile destek veremez. Ali Koç kendi başarısızlığına baksın! Köy kıraathanesinde misin? Böyle sportif rekabet olur mu?”

“ERGİN ATAMAN PANA’DAN AYRILIRSA…”
“Ünal (Aysal) Bey’in varlığı. Vizyoner insanlar var bizde. Ergin Ataman ile Ünal Bey’in vasıtasıyla iletişime geçildi. Fakat A Milli Takım ve Panathinaikos’ta. Kazanmamız durumunda basketbol takımının koçuydu. Tabii ki Panathinaikos ile yollarını ayırdığı takdirde. Galatasaray en çok tanınan Türk markası. Sarkozy’nin çocuğu Galatasaray formasıyla poz veriyorsa, bu; Galatasaray’ın küresel gücüdür. ‘Drogba’yı Okan Buruk’un yerine getirecekler” diyorlar. Öyle bir şey yok. Okan Buruk’tan çok memnunuz. Ama Drogba, yurtdışında bizi temsil etse kötü mü?”
“BARIŞ ALPER MBAPPE GİBİ”
“Barış Alper Yılmaz gibi, kendi değerlerimizi üretmeliyiz. Galatasaray o kadar güçlü bir mekanizma ki; istediğinde dışarıdan getirebilir. Parana göre. Mbappe’yi getiremezsin ama Mbappe’yi yaratırsın. Ki yarattı; Barış Alper şu an Mbappe gibi! Emre’den (Utkucan) çok mutluyum. Ama yanına bir şeyler de vereceksin.”
]]>Kalamış Tesisleri’nde düzenlenen etkinliğe başkan Dursun Özbek’in yanı sıra ikinci başkan Metin Öztürk, başkan yardımcıları Niyazi Yelkencioğlu ve Mehmet Saruhan Cibara, genel sekreter Eray Yazgan ile yönetim kurulu üyesi Bora İsmail Bahçetepe katıldı.
Günün anlamına dikkati çeken Özbek, “Bugün başımızın tacı annelerimiz günü. Annelerimiz, her şeyin en güzelini ve en iyisini hak ediyor. Bütün annelerin ve anne adaylarımızın gününü şükranla kutluyorum. Benim annem de dahil olmak üzere aramızdan ayrılmış annelerimiz var. Onların da ruhu şad olsun.” dedi.
Başkanlığı boyunca verdiği sözleri yerine getirdiğini dile getiren Özbek, “Buradaki başarılarda çalışma arkadaşlarımın büyük bir emeği var. Sizlerin de desteği olmasaydı, başarılı olma şansımız yoktu. Bu dönem zarfında bize ve camiaya destek veren herkese teşekkür ediyorum. Takımımıza bağlı olan ve her maç stadımızı dolduran taraftarımıza da teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
“30 YILLIĞINA ALDIK”
Dursun Özbek, göreve geldiklerinde ilk ele aldıkları konunun sosyal tesisler olduğunu belirterek, “Uzun zamandır kullanılmaz halde bulunan bir adamız vardı. Adamızda Milli Emlak’a ait parsellerin irtifak tapusunu 30 yıllığına aldık. Sonrasında da yapılaşma için imar durumuna ihtiyacımız vardı. Adamız üzerinde oluşabilecek ihtilafları tümüyle ortadan kaldırdık. Kalamış Tesisleri’nin de ihtiyaçları vardı. Yenileme çalışmalarımızla bu tesisimizin daha iyi kullanılmasını sağladık.” değerlendirmesinde bulundu.

Özbek, Türkiye Bankalar Birliği ile yapılan anlaşmasından çıkmak istediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
Mecidiyeköy’de inşaat halinde duran binamızı rezidans projesi haline getirdik. O projenin gelirleriyle Florya’daki tesislerimize bitişik Emlak Konut’a ait 40 dönümlük araziyi satın aldık. Böylelikle Florya’daki gayrimenkulümüzün de değeri artmış oldu. Bu durum Bankalar Birliğinden en iyi koşullarda ayrılmamıza yarayacaktır. Süreç şu anda devam ediyor. Siz değerli üyelerimizden rica ediyorum. Yalan yanlış konuşanlara itibar etmeyin. Galatasaray’ın 1 kuruşu için çalışıyoruz. Kulaktan dolma bilgilerle çalışma arkadaşlarımı lekelemeye çalışanlar var. Bunlara inanmayın.
“GALATASARAY’IN MALLARINI PEŞKEŞ ÇEKMEYE GELMEDİM”
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, kapısının herkese açık olduğunu dile getirerek, “Bizleri eleştirebilirsiniz. Ne merak ediyorsanız gelin konuşalım. Divan kuruluna ve kongrelere gelmeyip sonra ‘Başkan, Florya’yı peşkeş çekiyor.’ diyemezsiniz. Bana verilen makama hakaret edemezsiniz. Bu konuda son derece duygusalım. Ben, Galatasaray’da büyüdüm. Beni sizler seçtiniz. Sevgi iklimi kurmaya çalıştığımız bu ortamda, bu tarz ifadeler olmamalı. Ben, Galatasaray’ın problemlerini çözmeye geldim. Galatasaray’ın mallarını kendime peşkeş çekmeye gelmedim.” ifadelerini kullandı.
“45 SENE AYNI TESİSİ KULLANDIK”
Amatör şubeleri tek bir yerde toplamak istediklerini anlatan Özbek, “Stadımızın hemen yanında 62 dönümlük araziyi 49 yıllığına kiraladık. Önümüzdeki dönemde göreve gelirsek bu projeyi Galatasaray’a maddi bir yük yaratmadan gerçekleştireceğiz. Bu projeyle Galatasaray’a bir gelir kaynağı yaratacağız ve amatör şubemizin dağınıklığını toparlayacağız. Dünyada spor, bambaşka bir yere gidiyor. Futboldaki eksikliğimiz şu anda Florya. 45 sene geçti ve bu tesislerle buraya kadar geldik. 45 sene aynı tesisi kullandık. İhtiyacımız olan yeni tesisleri yapmamız gerekiyor. Bu amaçla Kemerburgaz’daki tesisler için çalışıyoruz.” şeklinde görüş belirtti.
“TEK YUMRUK OLMAYA DAVET EDİYORUM”
Yeni dönemde Avrupa’da başarılı olmaya çalışacaklarını dile getiren Özbek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Her rekabet ettiğimiz branşta, en iyisi olmak için çabalamalıyız. Bunun için planlama yapıyoruz. Su topunda erkeklerde geçen sene finalde kaybettiğimiz şampiyonluğu bu sene kazandık. Kadın takımımız da şampiyonluğa gidiyor. Onlara da her türlü desteği veriyoruz. Yelkende Ecem Güzel, Paris 2024 Olimpiyat Oyunları için hazırlıklarını sürdürüyor. Paris’te kalbimiz onunla atacak. Kürek şubemizin kullandığı tesisleri ve Haliç’te İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bize tahsis kayıkhaneyi daha iyi hale getirmek istiyoruz. Yeni bir binicilik tesisi için çalışıyoruz. Bunun için çalışmalara başladık. Eğer bu görevi yeniden yapma onuruna sahip olursak, başardıklarımızın daha iyisini yapmak için çalışacağımın sözünü veriyorum. Galatasaray’ı hayallerimizin ötesine taşımak için birlikte tek yumruk olmaya davet ediyorum.”
Dursun Özbek, konuşmasının ardından yeni yönetim listesinde bulunan isimleri sahneye davet etti.
]]>Örneğin, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey aranarak, yeğeninin ataması geri çektirildi.
LİYAKAT BAHANE DEĞİL
Balıkesir’de CHP milletvekili Serkan Sarı’nın ağabeyi Gökhan Sarı’nın ataması da durduruldu.
Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu kayınbiraderini ve bacanağını, Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı ise kız kardeşinin oğlunu başkan yardımcısı olarak atamıştı. Bu başkanlara “Atamaları geri alın” diye haber verildi.
Dün Özel’i aradım.
“Atamalar hakkındaki ne düşünüyorsunuz” diye sordum.
Şöyle dedi:
“Milletvekilleri ya da belediye başkanlarının yakınları istediği kadar liyakatli olsunlar, AKP’nin bu kadar nepotizm (kayırmacılık) yaptığı bir yerde bu tip atamaları kimseye anlatamayız. Bu kadar işsizlik ve yoksulluğun olduğu yerde bu tip işler CHP’ye duyulan güveni kökten sarsar. Hiç tavizimiz yok. Asla kabul etmiyoruz. En sert tepkiyi ben gösteriyorum. Bundan sonra da asla izin vermeyeceğiz. Atamaların geri alınması gerekiyor. Aksi takdirde parti hukuku içinde ne yapmamız gerekirse onu yaparız. Bana yapılan her kusuru, partideki her hatayı affedebilirim. Ama belediyede akraba, eş, dost işi ve paralı pullu işlere bulaşanların gözüne yaşına bakamayız.”
KARDEŞİNİN DURUMU
Özel, geçen hafta kardeşi Barış’ın işsiz olduğunu vurgulamıştı.
“Siz kardeşinizi bu yüzden örnek vermiştiniz, değil mi?” sorusunu yönelttim.
“Öyle” dedi.
Ve şöyle devam etti:
“Kardeşim iyi bir bilgisayar mühendisi. Türkiye’nin en büyük bankasının IT’sinde (teknoloji) çok önemli bir görevdeydi. Adalet yürüyüşüne izin vermedikleri için ayrıldı. Sonra bunu duyan bir sürü kişi ‘Belediyeye koysana, şuraya-buraya koysana’ diyor.”
ÖRGÜTE ALARM VERDİ
“Bir keresinde bankadaki amiri aramış, ‘Veri korumanın başına geçer misin’ demiş. Ancak müşterinin İBB olduğunu öğrenince gitmedi. Kayınbiraderim Bursa’da 15 yıldır ilaç deposunda paketleme departmanında çalışıyor. Ben bilmiyor muyum kardeşimi Bursa’da bir belediyede işe koymayı. Ama yapmam. Geçmişte de yapmadım. Bursa’da üç belediyemiz var. Bugün de yapmam. Yapanın da gözünün yaşına bakmam.”
Özel, bu tür atamaları takip edeceklerini ifade ediyor. Şunları söylüyor:
“Hatta ‘Alarma geçin’ dedim. WhatsApp grupları var başkanlara ait. ‘Oraya yazın’ dedim, ‘Genel başkan bizzat takip ediyor, bu işlere sakın kalkışılmasın’ diye.”

Özgür Özel’in iktidar yanlısı Taha Hüseyin Karagöz’le görüşmesi tepki çekmişti.
TARTIŞILAN GÖRÜŞMEYİ BÖYLE AÇIKLADI: Düğün davetiyesi getirdi geri çeviremezdim
Özel’in iktidar yanlısı Taha Hüseyin Karagöz’ü makamında ağırlaması büyük tartışma yarattı ve çok eleştiri aldı.
Özel’e bu görüşmeyi de sordum.
Şöyle yanıt verdi:
“Yıllar önce programa çağırdı, gittim. En sert sorularına en net cevapları vererek, karşı mahalleye iyi ulaştığımızı değerlendirdik. Bayramda seyranda arar. Bir kez meclisteydim. Aradı, kuliste merhabalaştık. Geçen aramış. ‘Özgür Beye uğramak istiyorum. Beş dakika işim var’ demiş. Salı günü tüm gruplara uğrarken bana da gelmiş. ‘Evleniyorum’ dedi. Davetiye verdi. Oturduk, beş dakika sohbet ettik, ayrıldı. Son derece insani bir şey. Bizim mahallede çok makbul ve çok sevilen bir gazeteci değil. Birçok görüşümüz taban tabana zıt. Programda bana en ağır eleştirileri yaptı ve en zor soruları sordu. Ama düğün davetiyesi vermeye geleni kapıdan çeviremezsin. ‘Seninle görüşmem’ diyemezsin ki.”
]]>“Durup dururken imza süreci başlamadı. Herkes memnun mesut, dünya toz pembe, kimse şikayet etmiyor, boş vaktimiz var gidip imza toplayalım denmedi. Olağanüstü bir kişiyle muhatap oluyoruz. Milyonların maç skorlarına, hafta sonu skorlarına bütün haftasını etkilediği futbol sektörünün nasıl son derece ilginç, garip, kindar, son derece kolay günü anı kurtarmak için yalan söyleyen bir insanın elinde olduğunu anlatmaya çalışacağım. Biz artık bıktık devamlı kendimizi müdafaa etmekten. Riyad’da ihaleyi bize çıkardılar. Yine aynı şeyi yapıyorlar. En son sert cevabı mecburen, istemeyerek, üzülerek vermek zorundayım. Onlar siyaseti karıştırdıkları için siyasete değinmek zorundayım.”
“RAHATÇA YALAN SÖYLEYEN BİR İNSAN…”
“MHK Başkanı’na ‘omurgasız’ derken bunu ifade etmek istiyorum. İmzasını koyduruyor ve açıklamayı yaptırıyor. Yaşanan bunca skandal ve kriz var, bunları yönetemedi. Mesela hakem olayı… Talihsiz olaydan önce TFF’deydik. Devre arasında MHK’yi ve hakemlerin yüzde 40’ını değiştireceğini söyledi. Yumruk olayı oldu, bizim başkan 180 derece değişti. Riyad olayı zaten malumunuz. Bir sürü başkan çıktı ‘Bana şike teklif edildi’ dedi, bahis olayları diz boyu… Bunlar soruşturuldu mu? Hiçbirine cesaret edemedi. Bizim futbolcularımıza Trabzonspor maçından dolayı dörder beşer maç ceza verilecekti, cesaret edemedi. Liyakatsiz kadrolar… Kurumsal hafıza silindi silinecek. Futbolla alakası olmayan danışmanlarla kurumu yönetmeyi çalıştı. Ama esas sıkıntı şu; doğruları söylememek, gerçekleri çarpıtmak. Olağanüstü şekilde rahatça yalan söyleyen bir insandan söz ediyoruz.”
“TELEFONUNUZDA BYLOCK ÇIKTI”
”Sayın başkan beni iyi dinleyin! Söz konusu milli değerler ise bizi en son sorgulayacak kişilerden biri sizsiniz. 2 telefonunuzda Bylock çıktı. Bize milli değerler hakkında konuşamazsınız.”
“Bu ülkeyi de anlamıyorum artık! Bu örgütün kenarından köşesinden geçenlerin futbolun içinde yer almaması lazım. Adam mı kalmadı bu ülkede? Bu FETÖ unsuru hala futbolun içerisinde. Daha fazla o günlere dönme adımları atılmaktadır.”
“BEŞİKTAŞ OLAYINDA GÖRDÜK Kİ KİNDAR BİRİ”
“21 ayda hakemlik müessesinde ne kadar çok format denenip vazgeçildi. Kişilere ve kurumlara özel düzenlemelere gidildi. TFF statüsü madde 3, tarafsız davranmak ve ayrımcılık yapmamak diyor. Bize göre tamamen ters bir yönetim anlayışı var. Bunu anlamamız zaman aldı. Kindar bir başkan var. Sayın Ahmet Nur Çebi ile ilgili girdiği polemikte olayı kişiselleştirdi. Birçok kez arayı bulmaya çalıştım, olmadı. Beşiktaş’a gösterdiği muamele… Amirimiz TFF. Seviyorum sevmiyorumla futbolu yönetemez. Standart içinde muamele göstermesi lazım. Beşiktaş olayında gördük ki kindar biri.”
“GALATASARAY’LA ARASINDA GARİP BİR İLİŞKİ VAR”
“Galatasaray ile arasında garip bir ilişki var. Kendilerine söylüyorum. Galatasaray Başkanı ve TFF Başkanı’na ‘Sizin kavganız kayıkçı kavgası’ diyorum.”
“DERHAL SEÇİME GİDELİM DİYEN DURSUN ÖZBEK…”
“4 Nisan’da 8 takım, Galatasaray ve Trabzonspor da dahil buna, imza vereceklerini söylüyorlar. Pazartesi lafı geçiyor, pazartesi geç diyenler de var. 5 Nisan’da 4 takım daha sürece dahil oluyor, bunlardan biri Fenerbahçe. Süper Kupa’yla ilgili TFF’den bize zehir zemberek bir yazı geldi. Biz de ‘Yeter’ dedik ve katıldık. Sonrasında Beşiktaş da katıldı. Beşiktaş da suçlanıyor ya. Bu işin farkına varan Büyükekşi, dayanamayacağını anlayıp Şanlıurfa’da zaman kazanmak için bir açıklama yaptı. Hala yönetim kurulu kararı var mı yok mu bilmiyoruz. Bu açıklama gelince, orada da Dursun Özbek ile istişare yapıyorlar. Derhal seçime gidelim diyen Dursun Özbek ne olacak 15-20 günden noktasına geliyor. İmza vereceğinden üçü, 18 Temmuz hedefimize ulaştık, imzaya gerek yok diyorlar. 18 Temmuz’da yeni bir TFF seçileceğini düşünerek bunu söylüyorlar.””
]]>Faruk Ilgaz Tesisleri’nde gerçekleştirilen genel kurula, kulüp başkanı Ali Koç, yönetim kurulu üyeleri, YDK başkan adayları Şekip Mosturoğlu, Sevil Becan, Nihat Tokat ve YDK üyeleri katıldı.
Eski Yüksek Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar ve ekibi, seçim yönetmek üzere seçim heyetine oy birliğiyle seçildi. Dündar, adayları kürsüye davet ederken sözü ilk olarak Sevil Becan’a takdim etti.
Başkan adaylarından Sevil Becan, birlik mesajı vererek sözlerine başladı.
Yüksek Divan Kurulunun temel görevinin danışma kurulu olarak tanımlandığını hatırlatan Becan, “25 yılını yani çeyrek asırlık kongre üyeliğinin ardından oluşan bu kurul, akil insanlar kuruludur. YDK için bir platform oluşturmayı planlıyoruz. Bu bir danışma ve dayanışma platformu olacak. Bu sayede birbirimiz daha iyi anlayacağız ve talepleri öğrenmiş olacağız.” diye konuştu.
Üyelerin ilgi ve uzmanlık alanlarına bakarak divan kurulunda ihtisas komisyonları sisteminin olmasını planladıklarını aktaran Becan, şunları kaydetti:
“Bizim değerli üyelerimizden mutlaka yararlanmamızın yollarını bulmamız gerekiyor. İletişim dedik, birbirimizi dinleyeceğiz dedik ama sosyalleşmeyi hiçbir zaman ihmal etmeyeceğiz. Çeşitli alanlarda bunu gerçekleştireceğiz. YDK’nın kurumsallaşması konusuna gelince bazı çalışmalar, geçtiğimiz dönemde başladı. Değerli katkılar, bunların hızlanarak devam etmesini hedefliyoruz. Kim seçilirse seçilsin bunu birlikte kutlayalım. YDK’nin barıştan oluştuğunu gösterelim. Bizler bir oldukça Fenerbahçe’mizi kimse yenemez.” değerlendirmesinde bulundu.
NİHAT TOKAT: DESTEĞE İHTİYACIM VAR
Nihat Tokat, YDK üyelerinden destek istedi.
Çok genç bir ekibe sahip olduğunu dile getiren Tokat, “Yüksek Divan Kurulu başkanlığı onur ve ayrıcalığına talibim. Şeref ve doğruluğun bir Fenerbahçe çizgisi olduğu algısını camiamız ve ülkemizin hak ettiği gibi tekrar güçlendirmek için şevkle çalışacağımızı beyan ederim. Ekibimle birlikte tüm projeleri hayata geçirebilmek için sizlerin desteğine ihtiyacım var.” ifadelerini kullandı.
Fenerbahçe’nin tuttuğu değil, tutulduğu takım olduğunu aktaran Tokat, sözlerini şöyle tamamladı:
“2 sene boyunca bize muhteşem bir divan başkanlığı yapan Dündar ve ekibine teşekkür ediyoruz. Sizleri özleyeceğiz. Dündar’dan aldığımız, hissettiğimiz her toplantımızda Atatürk’ü iliklerimize kadar işledi. Ben de eğer seçilirsem aynı onun yolundan gideceğim. Sosyal faaliyetleri artırmak için atölye, resim kursları, foto kursları bunlar ücretsiz olacak. Faruk Ilgaz 17-18 saat yaşayan bir yer olacak, mottomuz bu. Genel kurullarımız çok uzun sürede geliyor. Bunu da 45 günde bir yapmayı planlıyoruz.”
ŞEKİP MOSTUROĞLU: AYRI BİR HEYECAN
Şekip Mosturoğlu, kulüpte uzun yıllar asbaşkanlık yapmasına karşın şu anda farklı bir heyecan yaşadığını belirtti.
Kulüpte çok önemli tecrübeler kazandığını hatırlatan Mosturoğlu, “Kulüpte asbaşkanlık yaparken sizlere defalarca hitap ettim ancak şu an apayrı bir heyecan yaşıyorum. Fenerbahçe’ye üye olduğumda bu yolun sonunda 12 yıl yöneticilik yapmak aklımdan geçmiyordu. Burada inanılmaz tecrübelerim oldu. Süreç, Türkiye Futbol Federasyonu Başkan Vekilliği ile taçlandı. Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım yönetiminde uzun yıllar sürdürdüğüm asbaşkanlık görevimde, gururla sarı-lacivertli renkleri temsil etme fırsatı buldum. Yönetici olarak kazandığımız en değerli ödül, benim paha biçemediğim ve evlatlarıma miras bırakacağım 2010-2011 şampiyonluğu ve bu şampiyonluk için almış olduğum madalyadır.” diye konuştu.
3 Temmuz şike kumpasında tutuklandığını ancak mücadeleyle kulübün haklılığını kanıtladıklarını ifade eden Mosturoğlu, şunları kaydetti:
“Özünde hepimiz taraftarız. Fenerbahçe’nin başarısız olduğu anlarda kahroluyor, başarılarında ise dünyanın en mutlu insanları oluyoruz. Taraftarlık ötesinde, üye olarak, Fenerbahçe Kulübüne hizmet etmek için her daim enerjimiz var, hevesimiz var. Şimdi karşınızda, Fenerbahçe’nin en akil ve en tecrübeli neferlerinin bulunduğu, Fenerbahçe’nin yüksek istişare kurulu olan Divan üyelerimizin karşısında, onların oluşturduğu kurula liderlik edebilme arzusuyla bulunuyorum. Üye numaram 7884. Kulübümüzün üye sayısı şimdilerde 70 binlere dayandı. Bizlerin üyeliğe kabul edildiğimiz yıllar ile bugünün Kulüp üye yapısı çok farklı. Fenerbahçe Kulübü geçen uzun yıllar sonrasında bugün her anlamda çok büyüdü.”
Fenerbahçe’nin, Türkiye’nin en büyük spor kulübü olduğunu vurgulayan Mosturoğlu, “Üye sayımızdaki gelişme ile doğru orantılı ve fakat olumsuz bir şekilde sahip olduğumuz geleneksel kulüpçülük anlayışımız yıllar içinde zayıfladı. Oysa geçmişte çok kuvvetli bir kulüpçülük anlayışımız vardı. Hatırlatmak isterim ki kulüpçülük fedakarlık, adanmışlık demektir. Toplanarak ortak kararlar almak demektir. Ortak amaçlar doğrultusunda karşılıksız çalışmak demektir. Buluşulan ortak değerlerle ilgili sevinçte ve tasada bir olmak demektir. Kulüp üyelerimizin fedakarlıkları, adanmışlıkları, ortak amaçlar doğrultusunda sevinçte ve tasada birlik olmaları eşi benzeri olmayan bir noktadır. Bunun en açık kanıtı en güçlü oldukları bir dönemde FETÖ’ye karşı kazanılan mücadele sırasında kulüp üyelerimizin, camiamız ve taraftarlarımızla birlikte ördükleri sarı-lacivert duvardır. Sarı-lacivert duvar olgumuz, nesiller boyunca anlatılacak destansı bir hikayedir.” değerlendirmesinde bulundu.
Şekip Mosturoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Fenerbahçe Cumhuriyeti tarifi çok zor bir sevgi cumhuriyeti. Bu cumhuriyet, gücünü cumhuriyetin temel ilkelerinden, Atatürk ilke ve devrimlerinden, sarı lacivert renklere olan sevgimizden ve bu ülkeye olan sarsılmaz bağlılığımızdan alıyor. Ben ve arkadaşlarım, yıllardır Fenerbahçe ve Türk sporunun çeşitli kademelerinde edindiğimiz tecrübeler ve Fenerbahçelilik tecrübesiyle, tüzüğümüze mutlak bağlılıkla, bu kurulun gücünü camiamızın yararına kullanacak bilgi ve manevi sertifikalara sahibiz. Görev süremizde bunu gerçekleştirmek için var gücümüz ile çalışacağız. Özgür olan, her istediğini yapan değil, ne istediğini bilendir. Bizler ne istediğimizi ve ne istemediğimizi çok iyi biliyoruz. Fenerbahçe’nin rekabetçi bir üstünlüğe sahip olacak potansiyelinin son derece farkındayız. Bu potansiyeli harekete geçirmek bize, size, hepimize düşüyor. Bu sebeple, değerli oylarınızın her birine ayrı ayrı talibim.”
]]>
Bucak’ın ilk kadın ve en genç başkanı oldu
Makine Mühendisi Hülya Gümüş 28 yaşında. 68 bin nüfuslu Burdur Bucak’ta 10 yıl sonra CHP’ye seçim kazandırdı ve yüzde 40 oy aldı. AKP’li rakibi ise yüzde 33’de kaldı. AKP Bucak’ta 2019’da yüzde 45, 2014’de ise yüzde 43 oy alarak seçimi kazanmıştı. Bucak’ın ilk kadın ve en genç başkanı olan Hülya Gümüş 10 yıl sonra AKP’li başkanların hakimiyetine son verdi. Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünü bitiren Gümüş 24 yaşında CHP Bucak İlçe Başkanı ve geçen yıl da Milletvekili adayı oldu. Gümüş, “Bundan sonra bize düşen çok çalışmak ve halkımıza layık olmak. Amacım 5 sene sonra kimseye ‘Keşke’ dedirtmemek. ‘İyi ki Hülya’yı seçmişiz’ dedirtmek. Herkesin eşit olduğu tarafsız bir yönetim anlayışı ile şeffaf bir belediyecilik yapacağım” dedi.

CHP 50 yıl sonra Korkuteli’ni aldı
Antalya’nın dağlık bölgesi Korkuteli İlçesi’nde 30 yıldır MHP’li adaylar seçimden galip çıkıyordu. CHP ise en son 50 yıl önce Belediye Başkanlığı seçimini kazanmıştı. 29 yaşındaki Halkla İlişkiler uzmanı Saniye Caran, 59 bin nüfuslu ilçede seçimden galip çıkan ilk CHP’li ve en genç başkan oldu. Böylelikle CHP 50 yıl sonra Korkuteli’nde seçim kazandı. Caran yüzde 38 oy aldı ve AKP adayına 10 puan fark attı. Korkuteli doğumlu olan Caran, Pamukkale Üniversitesi Halkla ilişkiler Bölümünü bitirdi. Halen de Anadolu Üniversitesi uluslararası ilişkiler bölümünde eğitimine devam ediyor. Mazbatasını aldıktan sonra Mehter Takımı ilçede kutlama yapan Caran, “Beş yıl süreyle halkımızın yanında olacağız ve hizmet edeceğiz. Korkuteli’nin huzuruna huzur, mutluluğuna mutluluk katmaya geldik” dedi.

Mühendis başkanın ilk icraatı tasarrufa gitmek olacak
Manisa Şehzadeler’de 36 yaşındaki CHP’li Gülşah Durbay seçimi kazandı. Gıda Mühendisi ve Manisa’nın ilk kadın ilçe belediye başkanı olan Durbay, 167 bin nüfuslu ilçede yüzde 38 oy aldı. AKP’li rakibine 9 bin 500 oy fark attı. Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Durbay, Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde de ekonomi ve finans alanında doktora yaptı. Durbay, “İlk icraatımız kreş açmak olaca” dedi. Belediyeyi 150 milyon lira borç ile devralan yeni Başkan “Tasarrufa gideceğiz, işe gelmeden maaş alanlar ile de yollarımızı ayıracağız, son 4 ay içinde işe alınan çok sayıda personel var. Personel maaşlarının bütçenin yüzde 40’ını geçmemesi lazım” açıklaması yaptı.

‘Önceliğimiz huzur güven ve mutluluk’
Afyonkarahisar’ın Evciler İlçesi’nde de seçimi 34 yaşındaki Avukat Berrin Uğurlu kazandı ve 8 bin nüfuslu ilçede yüzde 50 oy aldı. Evciler’de 2019 yılındaki seçimde AKP adayı yüzde 57.8 ile Başkan olmuş, o dönemdeki CHP adayı ise yüzde 40’da kalmıştı. Afyonkarahisar’da ana kent belediyesini de CHP’nin kadın adayı ve Milletvekili Burcu Köksal kazandı. Evciler’de sandıktan galip çıkan yeni Başkan CHP’li Uğurlu, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi ve Afyon’da 7 yıl süreyle avukatlık yaptı. Uğurlu “İlçemiz Evciler’e de uğurlu geleceğiz. Daha yaşanabilir, daha güvenli, daha iyi hizmet için çalışacağız. Önceliğimiz huzur, güven ve mutluluk olacak” dedi.
9 MİLYON 476 BİN NÜFUS VAR
Yerel seçimde CHP’nin kadın adaylarından 35’i seçimi kazandı. Bunlardan 3’ü Büyükşehir olmak üzere 6’sı İl, 28’i İlçe, biri de Belde Belediye Başkanı oldu. Kadın belediye başkanlarının bulunduğu il ve ilçelerde toplam 9 milyon 476 bin 251 kişilik nüfus var. En yüksek nüfus Özlem Çerçioğlu’nun görev yaptığı 1 milyon 161 bin kişi ile Aydın ve Candan Yüceer’in görevde olduğu 1 milyon 167 bin nüfuslu Tekirdağ’da bulunuyor. En kalabalık ilçe ise 787 bin 771 kişi ile Oya Tekin’in Başkan olduğu Adana Seyhan.
]]>
Erdem, Zonguldak’taki yerel seçimlerden 30 bin 256 oy alarak galip çıkarken, AKP’li rakibi ve mevcut Belediye Başkanı Selim Alan’a 9 bin 400 oy fark attı. CHP Zonguldak’ın 8 ilçesinden 6’sını da kazandı. En büyük ilçe Ereğli’de, CHP adayı Halil Posbıyık seçimi yüzde 45 oy oranı ile 6. kez kazanarak bir rekora imza attı. AKP adayı ise yüzde 28’de kaldı.
Zonguldak’ta 1964 yılında doğan ve Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olan yeni başkan Erdem, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanlığı da yaptı. CHP’den Belediye Meclis Üyeliği ve Grup Başkanvekilliği görevlerinde bulundu. Erdem hedeflerini ve projelerini şöyle anlattı:
BEŞ BİN ŞEHİDİMİZ VAR: Daha yaşanabilir, daha güzel bir Zonguldak için yola çıktık. Kavga etmek, kibirlenmek, partizanlık yok. Artık barış ve kucaklaşma var. Burası madenci kenti ve maden ocaklarında beş binden fazla şehit vermiş kentimize sahip çıkacağız. Belediyenin her kuruşunu emeğin başkenti Zonguldak için değerlendireceğiz.
GAZİLERE İNDİRİMLİ SU: Tahsis edeceğimiz pazar alanı ile ev hanımlarımız el emeği göz nurlarıyla aile ekonomisine katkı sağlayacak. Kimsesiz yardıma muhtaç yaşlılarımızın günlük yaşam kalitelerini arttırabilmek için destek birimi kurulacak. Tüm kentsel düzenlemeler engelli vatandaşlarımız düşünülerek yapılacak. Gazi ve şehit yakınlarına su indirimli olarak verilecek.
KADIN BİRİMİ: Sosyal, hukuksal ve psikolojik alanlarda desteğe ihtiyacı olan kadınlarımıza telefonla ya da yüz yüze destek verilecek. İşsiz gençlerimiz, işverenler ile buluşturulacak ve istihdam için katkı sağlanacak. Her mahallemizde muhtarlarımızla işbirliği içinde çalışacak ve problemlerin çözümünde destek olacak sosyal asistanlarımız olacak.
SANAT VE FESTİVALLER: Yeni inşa edeceğimiz alanlarda sanatı yaşatmaya devam edeceğiz. Halkımız ulusal ve yerel sanatçılarla buluşacak. Festivaller, kitap fuarları, tiyatro şenlikleri düzenlenecek. Ulaşım, alışveriş, belediye hizmetleri, kent lokantaları tek bir kart ile olacak. İnşaat ve onarım atölyesi olacak. Beton santrali de kuracağız. Orta Kapuz bölgesi yenilenecek ve halkımızın faydalanması sağlanacak.
ANTİK KENT TİOS
Başkan Tahsin Erdem tarihe değer verdiklerini ve antik Tios kentinin tanıtımı için de çalışma yapacaklarını açıkladı. Zonguldak yakınlarında bulunan ancak pek bilinmeyen “Tios Antik Kenti’’ M.Ö 7. yüzyılda kuruldu. Çaycuma ilçesinin Filyos beldesindeki kentte 2006 yılında kazılar başlatılmıştı. Roma ve Bizans döneminde önemli bir liman kenti olan antik şehirde sahil surları, hamam yapıları, su kemeri, tiyatro, Bizans kilisesi, bazilika, antik liman ve mendirekler yer alıyor. Kale, tapınak, suyolu kalıntıları da bulunuyor.
Kent lokantaları açacağız
Biz küllerinden doğan bir milletiz. Yapacağımız çok iş var. Kent lokantaları ve halk kafeleri açacağız. Emeklilerimiz kaliteli ve sağlıklı 3 çeşit yemeğini yiyecek, çayını kahvesini içecek. Zonguldak Belediyesi mahalle kreşleri olacak. Beş yılda beş kreş projemiz ile anneler, kendine zaman ayırabilecek ve istihdama da katılabilecek. Bebekleri de düşüneceğiz ve 0-4 yaş arası süt ihtiyacını karşılayacağız. Dar gelirli vatandaşlarımızın kapılarına süt bırakılacağız.
İmamoğlu’nun desteğini aldı
Erdem’e adaylık sürecinde destek verenlerden biri de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu oldu. İmamoğlu seçimin ardından bir mesaj göndererek, “Biz Zonguldak’ı sadece madencisi ve emekçisiyle değil, İstanbul ve Türkiye’ye olan etkisiyle de önemsiyoruz. Zonguldak’taki sosyal demokrat ve halkçı belediyecilik, bütün Karadeniz’e iyi gelecek. Tahsin başkanımın çok özenli işler üretip, kente hak ettiği değeri kazandıracağına inanıyorum. Biz de her zaman kendisinin yanında olacağız’’ dedi.
]]>■ 2019’daki mağlubiyetin ardından siz sahadan hiç çekilmediniz. Motivasyonunuz neydi?
Hedefimiz hep belliydi, biz büyükşehirde bir değişim yaşanması gerektiğini gördük. Çünkü Bursa gerçekten kötü yönetiliyordu. Hava kirliliği maksimum seviyelere ulaştı, çevre kirliliği vardı. Bursa’nın trafik ve ulaşım ile ilgili sorunları var. Bursa’nın planı yok, planlamadan başlayan, çevre düzeniyle ilgili projelendirmelere kadar bir sorunlar yumağı var. Bunları çözebilmek için de önce insan diyen bir anlayışın Bursa’nın dört bir tarafına yayılması gerekiyordu.
RÜZGAR FIRTINAYA DÖNÜŞTÜ
■ Seçim öncesi en çok gelen talep ve istekler nelerdi? Halk size nasıl güvendi?
Halk bizi zaten tanıyordu. Her gittiğimiz ilçede “Nilüfer gibi olacak mı?” sorusuyla karşılaştık. Nilüfer’deki hizmetlerin aynılarını tüm ilçelere yayma sözü verdik. İnsanlar bize inandı ve 3 ayda gördük ki rüzgâr zaten bizim lehimize esiyor, sonra o rüzgâr sandıkta fırtınaya dönüştü. İl ve ilçe başkanımızla 3 ay boyunca beraberdik. Görünmeyen kahramanlarımız vardı; ev ev dolaşıp bizi anlatan Bursalılar. Nilüferliler, farklı ilçelerdeki eşini dostunu arayıp bizleri anlattı. Gerçekten Nilüferliler inanılmaz çalıştı bu seçimde.
İNCELEME BAŞLATIYORUZ
■ Nasıl bir belediye devraldınız?
En geç mazbata alan büyükşehir belediyesi bizdik. Son iki haftada nelerin yapıldığını hiç bilmiyoruz. Bayramdan hemen sonra geniş kapsamlı inceleme başlatıyoruz. Kamuoyunu da bilgilendirip aydınlatacağız. Çünkü burada harcanan her bir kuruş bu şehirde yaşayan 3,3 milyon insanın parası. Şu an, bütçe dengesinin bozulduğunu görebiliyoruz, çünkü bütçenin 6 aylık harcamasını 3 ayda yapmışlar.

Başkan Boybey Sözcü TV’den Gülinay Selçuk’un sorularını yanıtladı.
EMEKLİLERE HALK KART GELİYOR
■ Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin halka yönelik ilk hizmetleri neler olacak?
İlk olarak çocuklara süt projemiz var, yeni dönemde anaokulu ve 1. Sınıfa giden çocuklarımıza okul sütü dağıtımına başlayacağız. Biz bunu Nilüfer’de başardık ve Türkiye’de bir ilkti. Daha sonra Bakanlık “biz yapalım” dedi. Bakanlığa devrettik, 2 ay dağıtım yaptılar, 3. ayda bıraktılar. Emekliye, ihtiyaç sahiplerine Nilüfer’de yıllarca Halkkart dağıttık. Şimdi bu çalışmamızı Bursa geneline yayıyoruz. Emeklilerimize de destek paketlerimizi en kısa sürede devreye sokacağız. Hayvancılıkla ilgili çalışmalar yapacağız.
HAVA KİRLİLİĞİNİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ
■ Hava kirliliği Bursa’da en kritik seviyede. Bu soruna nasıl eğileceksiniz?
Bursa’nın bugün İnegöl de dahil olmak üzere havası kirli. Bakanlıkla ve valilikle görüşeceğiz. Nilüfer’deki 20 yıllık başkanlık dönemimde hava ölçüm istasyonları yapıp üniversitemizle ortak bir proje ile ilçemizdeki hava kirliliğini sürekli takip ettik. Şimdi aynı modeli tüm Bursa geneline yayacağız ve kentteki hava kalitesini sürekli izleyeceğiz, halkımızla da paylaşacağız. Ayrıca kirleticilere karşı hassasiyetimiz çok yüksek. Kirleticileri tespit edip tedbir alması gerekenlerin takipçisi olacağız.
]]>Çocukluğundan beri toplumsal meselelere ilgili olduğunu anlatan Tugay, bu yönünü, “Ortaokul çağında siyasi yazı ve kitapları okurdum, hatta TBMM bütçe görüşmelerini dahi izlerdim. Okul münazaralarında yer alırdım” sözleriyle anlattı. Tugay, ortaokul ve liseyi İzmir İnönü Lisesi’nde tamamladıktan sonra Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Çorum ve İzmir Tire’de pratisyen hekimlik yaptı. Osman Müftüoğlu’nun Başhekim olduğu Ankara Numune Hastanesi’nde çalışırken, ağır çalışma koşulları altındaki asistan hekimleri örgütleyerek hak mücadelesine başladı, protesto eylemleri örgütledi. Daha sonra plastik cerrahi uzmanı olarak İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Karşıyaka Devlet Hastanesi, Çiğli Kent Hastanesi’nde görev yaptı. Türk Tabipler Birliği Kol Başkanlığı görevini üstlendi. 2009 yılında devlet memurluğundan ayrılarak özel sağlık merkezini açtı. 2010 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye oldu. 2019’da CHP’den Karşıyaka Belediye Başkanı seçildi. Ticari faaliyetini hem etik değerler açısından hem de bütün zamanını belediye işlerine ayırmak için muayenehanesini kapattı. Tugay, “Belediye başkanı ikinci bir işle uğraşmamalıdır” dedi.
ÖZGÜR ÖZEL’LE GÖRÜŞME
2023 genel seçiminden sonra CHP’de değişimciler kanadında saf tutan İzmir’deki tek belediye başkanı oldu. Bu kararı nasıl aldığını ilk kez anlattı:
“14-28 Mayıs 2023 Genel Seçiminde umutluyduk, kaybetmemiz mucize olurdu ama kazanamadık. Benim için dönüm noktası Temmuz 2023’te CHP Genel Merkezi’nin belediye başkanlarıyla yaptığı seçim değerlendirme toplantısıdır. Belediye başkanları, özellikle Ekrem İmamoğlu, durum saptayıcı, etkileyici konuşmalar yaptılar. Genel başkan (Kemal Kılıçdaroğlu) ise yetki verdiği kişileri suçladı. Daha sonra İzmir’den olmayan milletvekili dostlarımla konuştum. Değişimin zaruri olduğuna kesin kanaat getirdim. CHP Grup Başkanı Özgür Özel’e tebrik ziyaretine giderek, “Genel başkan adayı olacak mısınız” diye sordum, “Kılıçdaroğlu’nu değişim için ikna etme düşüncesindeyiz” dedi. Olumsuz karşılık alındı. Özgür Özel genel başkan adayı olunca da hiçbir karşılık beklemeden destek verdim. O sırada ‘Risk alıyorsun’ diyenler oldu ama ‘Yeniden belediye başkanı olmam önemli değil, Türkiye’nin kurtuluşu önemli’ yanıtını verdim.”
Tugay, CHP Genel Merkezi tarafından 2024 yerel Seçiminde İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı gösterildi. En yakın rakibi AKP’li Hamza Dağ’a yaklaşık 11 puan fark atarak, seçimi yüzde 48.97 oy oranıyla kazandı.

Mazbatasını alan Cemil Tugay, Gökmen Ulu’nun sorularını yanıtladı.
Batının sosyal demokrasi modelini temsil edeceğiz
Geçtiğimiz Cuma günü mazbatasını alarak kolları sıvayan Cemil Tugay, sorularımızı yanıtladı:
– Akıllara 1989’da SHP’nin ulaştığı yerel seçim zaferi geliyor. O zafer partiyi genel seçimde iktidara da taşımıştı. Şimdi CHP’nin yakaladığı yerel seçim başarısının önümüzdeki genel seçime yansıması ne olur?
Bence sadece 4 yıl sonraya değil, önümüzdeki 20-25 yıla olumlu ve güçlü yansımaları olacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi ruhundaki devrimci geleneğin gereğini yerine getirecek.
– Şimdi, belediyelerin de işlevselliğiyle değişimin tabana yayılması beklentisi var. Değişim anlamını bulacak mı?
Aslında adım adım anlamını buluyor. Bunu sadece belediye başkanlarında değil, Parti Meclisinde de görebilirsiniz. “Biz artık farklıyız, artık yeni şeyleri temsil ediyoruz” mesajımızı toplum almış olmalı ki bu sonuç çıktı ortaya.
– Yeni nesil belediyecilikten söz ediyorsunuz. Nasıl bir yönetim anlayışı uygulayacaksınız?
Batının sosyal demokrasi modelini temsil eden bir anlayışta olacağız. İnsanların sorunlarıyla ilgili doğru saptamalar yapacağız. Rasyonel çözüm önerileri geliştireceğiz. Şunu vaat ediyoruz: Birlikte yöneteceğiz. Belediyeye nitelik kazandıracağız. Bilgiyi, teknolojiyi, aklı, katılımcı demokrasinin bütün gereklerini kullanacağız. Verimliliği gözeteceğiz, özel şirket mantığıyla kamu kaynaklarını doğru kullanacağız, israfa izin vermeyeceğiz. Şeffaf, denetleyen, denetleten, hiçbir istismara izin vermeyen, sorunların üzerine giden, cesur bir anlayışla çalışacağız. Farklı açılardan biraz daha güçlü bir yerel yönetim ve eylem planları ortaya koyacağız. Önümüzdeki birkaç yıl içinde bunun somut sonuçlarını yaşayacağımıza inanıyorum.

Halka karşı işlenen suçlar beni çok öfkelendiriyor
– Popüler bir belediye başkanı olmadığınıza dair değerlendirmeleri nasıl karşılıyorsunuz?
Bizde 12 Eylül’den beri PR’a dayalı, çokça popülist siyaset var. Mesela, rakibim (Hamza Dağ) denedi bunu, algı çalışmalarıyla toplumu etkileyerek kazanmayı umdu. Bu yöntem tutuyordu da… Ama bu sefer insanlar inanmadı. Çünkü karşılarında samimi bir siyasi hareket olarak CHP vardı.
– Sakin bir yapınız var. Sinirlenmez misiniz?
Bana yapılan saldırıları olabildiğince sakin karşılıyorum. Çünkü kişiselleşmiş tartışmalar ve kavga konunun özünden koparıyor. Ancak halka karşı işlenen suçlar, yolsuzluklar, adaletsizlikler olduğunda öfkeleniyorum. Çünkü hiçbir vatandaşın haksızlığa maruz kalmasına razı değilim. Bu yolda halk için kavga etmem gerekirse ederim, bağırmam gerekirse bağırırım.
DOĞRU ZAMANDA YANIMDA DURUYOR
Cemil Tugay, eşi Öznur hanımla ilgili şunları söyledi: “Destekleyici bir tavrı var. Takip ediyor, gözlüyor. Ona ihtiyaç duyduğumda, doğru zamanda yanımda duruyor, çekinmeden uyarılarda bulunuyor. Temsil ettiğimiz makama özen ve dikkat gösteriyor, sınırını çok iyi biliyor. Eşimin bu tavrından çok memnunum.”
]]>Parti genel merkezinde öğleden önce AKP, DSP, Vatan Partisi, DEM Parti, İYİ Parti, BBP, Demokrat Parti, MHP, Saadet Partisi ve Anavatan Partisi heyetlerinin ağırlandığı CHP’ye, öğleden sonra DEVA Partisi, Gelecek Partisi, YRP, BTP, Zafer Partisi ve Milli Yol Partisi heyetleri ziyarette bulundu.
Nazlıaka, bu çerçevede, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal başkanlığındaki heyeti ağırladı. Karal, yerel seçim sonuçları üzerinden CHP’yi tebrik ederek sonuçların ülke demokrasisi adına hayırlı olmasını diledi.

Sonuçların sorumluluklarını artırdığını dile getiren Nazlıaka da hep beraber ülke sorunlarını çözmeye devam edeceklerini söyledi.
Heyette yer alan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen ile kadın hakları konusunda çok defa yan yana durduklarını belirten Nazlıaka, bu konuların partiler üstü konular olduğunu ifade etti.
Elif Esen de Nazlıaka ve CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever’in kadınlarla ilgili çalışmalarda çok önemli payı olduğunu, birlikte yaptıkları çalışmalarda yol katettiklerini dile getirdi.
Nazlıaka, yerel seçimlerde özellikle kadın ve genç aday çıkarma konusuna önem verdiklerini vurgulayarak, Türkiye nüfusunun 9,5 milyonunu CHP’li kadın belediye başkanlarının yöneteceğini söyledi. Nazlıaka, bu sayıların giderek artmasını temenni etti.
GELECEK PARTİSİ
Gelecek Partisi Konya Milletvekili Hasan Ekici başkanlığındaki heyetin ziyaretinde Nazlıaka, tüm İslam coğrafyasının bayramını kutlarken, Ekici de yerel seçimde elde edilen sonuçlar nedeniyle CHP’yi tebrik etti.
Nazlıaka, yoksul vatandaşları görmezden gelen, işsizleri duymazdan gelen, emeklileri yük gibi gören bir anlayışı reddettiklerini söyledi.

Ekici de yerel seçimlerde vatandaşların her siyasi partinin ders çıkartacağı bir tercihte bulunduğunu belirterek, siyasi nezaketin ve demokrasinin önemine işaret etti.
YENİDEN REFAH PARTİSİ
CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, Ramazan Bayramı dolayısıyla partilerini ziyaret eden Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Fatih Müjdeci başkanlığındaki heyeti de ağırladı.
Nazlıaka, Yeniden Refah Partisi ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutlayarak, başta Filistin olmak üzere tüm dünyada barış, adalet, huzur olmasını diledi. Nazlıaka, Türkiye’nin İsrail’e yönelik ihracat kısıtlamasına değinerek, kararın takipçisi olacaklarını söyledi.
Muhammed Fatih Müjdeci de ihracat kısıtlamasına yönelik kararın olumlu olduğunu, bu kararın arkasında olduklarını ifade etti.

Müjdeci, şunları kaydetti:
“Bu noktada biz, Filistin’deki mağdur ve mazlumların, inancı ve fikri ne olursa olsun mazlum halkların yanındayız. Bu noktada da Filistin’deki zulmün durması için hükümetimizin alacağı bütün kararların alınması noktasında arkasında ve yanındayız. Yapılan yanlışın da karşısında olmaya devam edeceğiz.”
BTP, Zafer Partisi ve Milli Yol Partisi heyetleri de CHP’ye Ramazan Bayramı ziyaretinde bulundu.
Öte yandan, CHP Genel Merkezi’nde, CHP Genel Başkan Yardımcısı Nazlıaka, Ankara milletvekilleri, belediye başkanları ve PM üyelerinin katılımıyla teşkilat mensuplarıyla bayramlaşma programı düzenlendi.
]]>Aydın’ın en büyük ilçesi Nazilli’de doğan Çerçioğlu, Selçuk Üniversitesi’ni bitirdi. Çocukluğunda “Hayatı tanısın’’ diye babasının toptancı halindeki iş yerinde çalıştı, meyve sebze kasaları arasında büyüdü. Üniversiteden sonra 4 yıl süren ABD’deki eğitim ve çalışma hayatının ardından yurda döndü. Türkiye 1999’da büyük Marmara depremini yaşadı. Çerçioğlu deprem yaraları sarmak için çalıştı, o günlerde milletvekili olmayı aklına koydu ve bu isteği de gerçekleşti..
ADI GİBİ AYDIN OLACAK
Siyasete erken yaşlarda başlayan Çerçioğlu, dönemin CHP lideri Deniz Baykal’ın önerisi ile 2009’da milletvekilliğini bırakıp memleketinden CHP belediye başkan adayı olduğunda, seçimi kazanma ihtimali çok zayıf görülüyordu. Aydın, her zaman Adnan Menderes ve Demokrat Parti, Süleyman Demirel ve Adalet Partisi ile Doğru Yol Partisi’nin kalesi olarak anılmıştı. Ama Çerçioğlu “Aydın’ı adı gibi aydın ve modern bir kent yapacağım’’ diyerek işe koyuldu ve 32 yıl sonra o koltuğu yeniden CHP’ye kazandırdı, 15 yıldır da bırakmıyor.
NEDEN TOPUKLU EFE
2009’da Aydın’da belediye seçimini ilk kazandığında yüzde 26 olan oyu bugün yüzde 50’yi aştı. Aydın’ın 16 ilçesinden 13’ünü de CHP’li adaylar kazandı. Söke’de yüzde 55, Germencik’te yüzde 54, Karacasu ve Çine’de ise yüzde 53 oya ulaşıldı. Çerçioğlu bu başarıya ulaşırken çok zorlu günler de geçirdi. Yasa dışı işlerle ilgilenen bazı dükkan ve büfeleri yıkma karar verdiğinde önce adresine mermi yollandı, ciddiye almadı. Ardından belediyenin önüne bir tabut konuldu. Çerçioğlu da “Ben buna sığmam çok küçük’’ dedi. Bu olaydan sonra Aydın halkı ona “Topuklu Efe’’ lakabını taktı.

‘Topuklu Efe’ Özlem Çerçioğlu, AKP’li rakibine 94 bin oy fark attı
Kadınları dinliyor projelerini belirliyor
Özlem Çerçioğlu fırsat bulursa yelken sporu yapıyor, aynı zamanda da kaptan. Hafta sonları makam aracına binmiyor, kot pantolonunu ve spor ayakkabılarını giyip arabasıyla mahalleleri dolaşıyor. Gençlerin, kadınların ve yaşlıların dertlerini dinliyor. Vatandaşların ‘Sarı Civcivler’ dediği sarı renkli belediye otobüslerine de biniyor. Kadınların istek ve önerileri ile kent yaşamını şekillendirmeye çalışıyor. Artık kullanılmayan hurdaya çıkmış bir Airbus uçağını alıp Kuşadası açıklarında batırdı. Bu sayede yurt içi ve yurt dışından gelen meraklılar için dalış turizmi başladı.

150 milyon liralık yatırımla göz ve diş hastanesi açılacak
Özlem Çerçioğlu 15 yıllık başkanlık döneminde belediyecilik alanında çok sayıda projeyi hayata geçirdi. Şimdi ise sağlık konusunda iki ayrı proje üzerinde çalışıyor. 150 milyon liralık yatırım ile Göz Hastanesi ve Diş Sağlığı Merkezi açılacak. Hastanede göz rahatsızlıklarına ilişkin tüm teşhis ve tedavi yapılabilecek. Özellikle dar gelirli vatandaşların katarakt gibi göz rahatsızlıkları çözüme kavuşturulacak. Sağlık alanında “Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi” de hizmete girecek. Başkan Çerçioğlu, vatandaşların devlet hastanelerinde aylarca sıra beklemek zorunda kaldıklarını, ekonomik zorluklar nedeniyle özel hastanelere de gidemediklerini belirterek, Göz ve Diş Sağlığı Merkezleri ile bu alandaki sorunların aşılacağını belirtiyor. Aydın’da belediye halen 17 ilçe ve bu ilçelere bağlı mahallelerde yaşayan dar gelirli, ihtiyaç sahibi, yaşlı ve engelli vatandaşlar ile öğrencilere yönelik, sıcak yemek, kuru gıda, et, yoğurt ve peynir yardımı da yapıyor. Kışın odun ve kömür yardımının yanı sıra eğitim döneminde öğrencilere de kırtasiye yardımı veriliyor.
]]>– Yaklaşık dört aydır sahadayım. Çok çalıştım. Ama bunu tek başıma yapmam imkansızdı. İlçe örgütü durmaksızın sahadaydı. Kampanya boyunca birçok ezberi bozduğumuzu düşünüyorum. Yurttaşlarımızla birebir temas ettik. “CHP girmez, çalışamaz, temas etmez” denilen bütün alanlarda biz vardık. Gitmediğimiz mahalle, çalmadığımız kapı kalmadı. Öte yandan sanırım en önemli faktör, iktidarın kullandığı ‘kutuplaşma dilinden’ kaçınmamız oldu. İnsanlara bunun bir sağ-sol seçimi olmadığını, CHP- AK Parti seçimi olmadığını anlattık.
DEĞİŞİM TESADÜF DEĞİL
– Bizim beklediğimiz bir sonuçtu. Anketler geliyordu, bizi düşük gösteriyordu. Ben de sahadaki atmosfere bakıyordum, anketlerin sonucuna şaşırıyordum. Çünkü bu seçimi alacağımızdan emindim.
– Beyoğlu’nda tarihe ve büyük bir değişime tanıklık ediyoruz. 30 yıl sonra gelen bu iktidar değişiminin tesadüf olmadığı açık. Bu değişimin sırrı insanlara dokunmak, onları dinlemek, sokakta sıkı çalışmak oldu. Halk, belediye binasından çıkmayan, ulaşamadığı, sorununu aktaramadığı siyasetçilerden yorulmuştu. En büyük ihtiyaçları seslerinin duyulmasıydı. Ben de bunun sözünü verdim. Beyoğlu’nun 45 mahallesinde her kesimden insanla konuşarak onların siyasete olan inancını tazeledim. Beyoğlu’nun evladıyım, komşularım bunu gördü, Beyoğlu’nun sorunlarını çözeceğime inandılar.
ORTAK ALANLARI SAVUNMA
Beyoğlu deyince akla kaçınılmaz olarak gelen sembollerden biri de Gezi Parkı. Başkan İnan Güney, “Beyoğlu’nda ‘Gezi’yi savunanlar kazandı’ diyebilir miyiz” sorusuna şu karşılığı verdi:
“Gezi’nin üzerinden 11 yıl geçti. Ben o dönemde Beyoğlu İlçe Başkanı olarak bütün süreci baştan sona yaşadım ve parçasıydım. Gezi Parkı’nda yaşananları kutuplaşma ve ayrışmadan ziyade ortak değerlerimiz etrafında, ortak yaşam alanlarımızı savunma duygusu olarak görüyorum. Bu anlamda dışlayan ve diğerlerini dışarıda bırakan bir Gezi tanımından çok Beyoğlu’nun geleceği için ortaklaşan ve geleceğe umutla bakan bir heyecanı görüyorum. Ancak Gezi denildiğinde herkesin aklında aynı şey canlanmıyor. Bana bugün geçmişte Gezi protestolarının tam karşısında konumlanmış insanlar da oy verdi. Bu nedenle, mahallelere ve kimliklere bölünme anlayışını, ayrışmayı reddeden kapsayıcı siyaset kazandı demek daha doğru olur.”
Halk 40 yıldır kentsel dönüşüm vaadi dinliyor
Beyoğlu’nun birçok alanda sıkıntı yaşadığını ifade eden Başkan Güney, halkın 30 yıldır siyasetçilerden kentsel dönüşümle ilgili vaat dinlediğini ifade etti. Güney, şunları söyledi:
– Beyoğlu’nun sıkıntısı sadece bir alanda değil, birçok alanda. En basiti, yollar neredeyse 30 yıldır yenilenmemiş, temizlik hizmetleri aksıyor, sokak hayvanlarının bakımları ile ilgili ciddi sorunlar var. Bunun yanı sıra bu ilçe 30 yıldır kentsel dönüşümle ilgili siyasetçilerden vaat dinliyor. Ben 46 yaşındayım, 46 senedir buradayım, ömrümün 30 yılı aynı şeyleri dinleyerek geçti. Örneğin otopark sorunu, Cihangir’de de sorun, Kasımpaşa’da da Okmeydanı’nda da sorun, Galata’da da. Ve bu problemin çözümüne yönelik hiçbir adım atılmış değil. Diğer yandan bakıyorsunuz, değerleri kaybedilen, kimliksizleştirilen bir Beyoğlu var. Aslında her alanda savrulan bir Beyoğlu görüyoruz.
KUTULARLA EŞYALAR ÇIKARILDI
– Seçim ile mazbatanın alındığı tarihler arasında belediyede bir hareketlilik olduğunu biliyoruz. Kutularda eşyaların çıkarıldığı, eşyaların araçlara yüklendiği bir süreç yaşadık. Belediyenin mesleki eğitim için kullanılan endüstriyel mutfak malzemeleri, ilgili firmanın anlaşması bittiği gerekçesiyle seçimden birkaç gün sonra belediye binasından kamyona yüklenerek götürüldü. Üstelik ilgili firma belediye başkan yardımcılarından birinin kardeşinin firması.
– AK Parti döneminde yapılan ihale, tahsis, kaynak aktarımı gibi süreçleri inceleme altına alacağız. CHP’li bir başkandan görevi devralsam da geçmişe dönük inceleme yapardım. Belediyeler partilerin değil, kamunun sonuçta. Her bir vatandaşımızın kuruşuna sahip çıkacağız.
– İlk icraatımız, belediyenin bütçesine yönelik çalışmamız olacak. Nasıl bir belediye devraldık, borç ve alacak dengesi nedir bunları inceleyecek ve Beyoğlulu komşularımızla paylaşacağız.

Güney’in kampanyasına İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da destek verdi.
Beyoğlu yeniden kültür ve sanatın başkenti olacak
Güney seçimden sonra hemen her İstanbullu’nun sorduğu “Beyoğlu, nasıl eski, güzel günlerine dönecek” sorusunu ise şöyle yanıtladı:
“Herkeste Beyoğlu’nun geçmişine yönelik bir özlem var, bu aslında kimliksizleşmeye bir tepki. Bu kent çok örselendi, yıprandı, geri getirmek kolay olmayacak. Ancak bunun için mücadele edeceğiz. Beyoğlu’nu tek bir kültürün baskısı altında kalan, kendi kimliğinden uzaklaşan bir şekilde değil özgün ve nitelikli değerleriyle geleceğe taşıyacağız. Bunun için atacağımız adımlardan bir tanesi, daha fazla ayakta duramadığı için Beyoğlu’nu terk etmek zorunda kalan hafıza mekanlarına çağrı yapmak olacak. Beyoğlu’nu yeniden kültür ve sanatın başkenti haline getireceğiz.”
İnan Güney, sözlerini “Koltuğu bıraktığımda, iyi bir iz bırakmak istiyorum. Beyoğlu benim için sadece siyaset yaptığım yer değil. Doğduğum, büyüdüğüm, işimi kurduğum, ailemi kurduğum, parçası olmaktan büyük keyif aldığım, beni büyüten bir yer. Bende emeği çok. Ben de şimdi ona emek vererek bu borcu ödemek istiyorum” diye tamamladı.
]]>İYİ Parti, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi talebiyle bugün YSK’ya başvuruda bulundu. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş ve diğer parti yetkilileri YSK’ya geldi. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, şöyle konuştu:
“Ordu ili seçim çevresi toplam 2 bin 229 sandıktan oluşmaktadır. Seçim çevresinde oy kullanan 486 bin 365 kişi olmasına rağmen Türkiye ortalamasının çok üzerinde geçersiz oy pusulası Ordu ilinde tespit edilmiştir. Sadece büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde 30 bin 600 geçersiz oy pusulasının var olduğu kayıtlara geçmiştir. Ancak tarafımızca yapılan başvurular neticesinde tekrar açılan sandıklarda geçersiz sayılan oy pusulalarından geçersizlik nedeni çift mühür olan oy pusulalarının neredeyse tamamının İYİ Parti ve başka bir partiye basılı olduğu, geçersizlik sebebi boş olan oy pusulalarında ise zarfa konulduğunda oluşacak katlama iznin olmadığı, bu haliyle zarfa giren oyun sandığa sığma ihtimalinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Sabah sandıklara teslim edilen oy pusulaları ile zarf sayısı, kullanılmayan artan oy pusulaları ve zarf sayısı ile oy kullanan seçmen sayısı karşılaştırıldığında çok sayıda sandıkta kayıp zarf ve oy pusulası olduğu tespit edilmiştir. Bu durum seçim evraklarının güvenliği açısından şüphe uyandırmış olup farklı sandıklara, farklı sandıklardan oy pusulaları ve zarfların girmiş olabileceği şüphesini doğurmaktadır.”
“95 SANDIK KURULU BAŞKANI VEYA ÜYESİNİN SİYASİ PARTİ ÜYESİ OLDUĞU TESPİT EDİLDİ”
Toplam sandık sayısının içerisinde sadece 95 sandık kurulu başkanının veya sandık kurulu memur üyesinin siyasi parti üyesi olduğu tespiti yapılmıştır. Bilindiği üzere, sandık kurulu başkanı ve memur üye ile kanun koyucu sandık tarafsızlığı ve güvenliği sağlama amacını güder. Devlet memurlarının 657 sayılı kanuna göre siyasi parti üyesi olması mümkün değildir. Sandık kurulu başkanı ve memur üyelerin memuriyetlerine engel bir durumun olması, yani siyasi parti üyesi yahut devlet memuru olmaksızın sandık kurulu başkanı ve memur üye olarak atanması seçim güvenliğinin ve tarafsızlığının yok sayılması anlamına gelmektedir. Tüm bu sebeplerle YSK’ya tam kanunsuzluk hallerinin oluştuğundan bahisle bilgi ve belgelerimizi eklemek suretiyle Ordu Büyükşehir seçimlerinin yenilenmesi talebinde bulunulmuştur.”
“15 BİN SEÇMENİ OLAN BİR İLÇEDE 5 BİN GEÇERSİZ OY VAR”
İYİ Parti Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Enver Yılmaz da şunları söyledi:
”95 sandık başkanının parti üyesi olması sebebiyle sandık kurullarının sağlıklı oluşmadığı, sandık başkanlarının devlet memurları kanunun 125’inci maddesi ve yedinci maddesi gereği siyasi partilere üye olamayacağı, üye olduktan sonra yaptıkları işlemlerin tamamen kanunsuz olduğu gerekçesiyle, bizim tespit edebildiğimiz 95 sandıkta ama bin 200 sandık üzerinden 95 sandık başkanını bulabildik. Geride yaklaşık bir 3 bine yakın daha incelenecek memur ve başkan ve başkan yardımcısı arkadaşlarımız var. Çünkü her sandıkta iki kişi oluyor biliyorsunuz. 2 bin 229 sandıktaki iki kişi hesap ettiğimizde yaklaşık 4 bin 500’e yakın sandık başkanlarının bu tedrisatla elenmesi lazım.
Türkiye’de hukukçu kimliğimle söylüyorum, bir sandıkta sandık başkanlarının siyasi parti üyesi olması sebebiyle bir olay gerçekleşmemiş. Biz bunu nasıl tespit ettik? Şöyle tespit ettik. Özellikle dört tane ilçemizde bize karşı yapılan komplonun kamu görevlileri üzerinden dizayn edildiğini idrak etmeye başlayınca takibimiz nihayetinde sandık başkanlarına kadar geldi. 15 bin seçmeni olan bir ilçede 5 bin geçersiz oy var. 98 bin geçersiz oy var, 32 bini Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin. Bu geçersiz oyların tamamı çift mühürlü, tamamında İyi Parti ve Enver Yılmaz’ı görmüşler, sandıkları açmışlar, yanına mührü vurmak suretiyle bizim oy pusulalarımızı geçersiz hâle getirmişler.
“ÇUVALLARIN TAMAMINA YAKINI MÜHÜRSÜZ”
Dört ilçenin sayımlarında gördüm ki, önce sandık olur sayıldıktan sonra çuvala girer. Çuvalların tamamına yakını mühürsüz. Mühürsüz olmaması lazım. Üç boğum dedikleri üç bağla bağlanması lazım, çoğunda bağ yok Mühürler çöp kutularında, çuvalların ağzı açık olması sebebiyle çuvallara rahat bir şekilde müdahale edilmiş. Bu ne demek? Gündüz 02.15’te açılan sandıklar var. YSK’ya giden verilerle il seçim kuruluna giden veriler arasında tenakuzlar var.
Kırsal ilçelerimizde, seçmeni biraz daha dağınık ilçelerimizde, kamu gücünün otoritesinin özellikle iftar saatiyle birlikte dağılmasıyla birlikte çuvalları sandık başkanları omuzlarına almışlar. Ekranlarda gördünüz, kamuoyu ile paylaşıldı, Ünye ilçesinde gece 4’te çuvallar ilçe seçim kurulunun önüne sürüklenmek suretiyle gelmiş. Tam bir lakaytlığı görünce siyasi parti üye araştırması yapmak durumunda kaldık. Araştırmamızın nihayetinde gördüğümüz tablo da tam manasıyla bir kanunsuzluk. Bu kanunsuzluğu giderecek olan sonuna kadar itibar ettiğimiz ve güvendiğimiz YSK’dır. Buradaki hakimlerimize, itibarımız sonsuzdur. Zira YSK bu aşamaya kadar vermiş olduğu kararlarda hukuku en üst seviyeye kadar hep korumuşlardır.
Üyelerden iki üyeden bir tanesi siyasi parti temsilcisi olduğu an sandıktaki denge tamamen bozuluyor, o sandık kirlenmiş oluyor. Bir beyaz sütün içine damlamış mürekkep gibi oradaki oyların tamamı iptal olmak durumunda kalıyor. Büyükşehir belediyesi seçimlerindeki farkımız 16 bin 200. Şu an mazbata verilmedi, birleştirme tutanağı henüz bize tebliğ edilmedi. Ama bizim 95 sandıkta elde ettiğimiz ve kesin veri şu an itibariyle 20 bin 200’ün üzerinde. Tahmin ediyorum 4 bin 500 sandık görevlisi sayıldığında aradaki fark belki 50 bin olacak, belki 100 bin olacak.
“HUKUKEN SONUNA KADAR HAKLIYIZ”
Hiçbir tereddüdümüz yok. Hukuken sonuna kadar haklıyız. Biz zaten yerelde bu seçimi kazandığımıza inanıyorduk. Zira saat 7’ye kadar gelen verilerde yüzde sekiz öndeyken saat 7 ile 11 arasında hem Anadolu Ajansı hem ANKA dahil, YSK dahil tüm sisteme girişleri kapatmak suretiyle saat 11’de sistem açıldı, bir baktık iki puan geriye düşmüşüz. Yerelde bir operasyona tabi tutulduğumuzu söylüyoruz. Ama biz bunu belgeleriyle, bilgileriyle, resmi kayıtlarıyla birlikte bugün YSK’ya teslim etmiş olduk. YSK’nın vereceği karar kesin karar. Kesin kararın toplum vicdanında ve hukuken zedelenmemesi için adaletimizin tecellisi olan bu makamdan en üst seviyede ümitli olduğumuzu belirtiyorum.”
]]>
AKP’li Şeyma Döğücü’nün yerine belediye başkanı seçilen CHP’li Alper Yeğin’i kutlamak için gittiği belediye binasının başkanlık katının 6 bin metrekare olduğunu, katta jakuzi ve 200 metrekarelik mutfak bulunduğunu öne sürdü.
DÖĞÜCÜ: HODRİ MEYDAN
Şeyma Döğücü, Özkan’ın iddialarına şu sözlerle yanıt verdi:
“Bir anneye, bir kadına iftira atmanın bedelini hem hukuk önünde hem de milletin vicdanında yargılanarak vereceksiniz. Jakuzi olduğunu ispatlamazsan senden aşağı insan yok.”
Döğücü, yeni başkan Yeğin’e de şu çağrıyı yaptı: Ayrıca mevcut başkana sesleniyorum; jakuzi olduğunu iddia edenlere karşı hemen şimdi başkanlık makamından canlı yayın açarak bu mevzuyu temizlemenizi vicdan ve haysiyetinize havale ediyorum. Hodri meydan.

ÖZKAN: KOCAMAN BANYO TEŞKİLATI
İddiasının arkasında duran Necati Özkan, sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:
– Sancaktepe Belediye binasının başkanlık katında benim gördüğüm, kamu bütçesiyle yapılmış olan harcamanın vicdansızlığıdır hanımefendi.
– Buradaki asıl konu, milletin evlatları sarsıcı ekonomik krizde büyük ızdıraplar içinde hayata tutunmaya çalışırken, bir ilçe belediye başkanının binlerce metrekarelik bir makam katını kendisine nasıl hak görebildiğidir.
– İç içe geçen makam odaları, dinlenme odaları, başkana özel tam teşekküllü mutfak, yemek odaları ve benim “jakuzi” diya tarif ettiğim kocaman banyo teşkilatı…
– Bir kelime üstünden tepineceğinize, bu akıl almaz israfı nasıl yapabildiğinizi söyleyin hele…
– Peki, görevden ayrılırken milletin parasıyla alınmış başkanlık katındaki onca eşyayı kişisel malınız gibi nasıl götürebildiniz ve koskoca katı bomboş bırakabildiniz? Kamunun mallarını kamuya geri gönderecek misiniz?
YEĞİN: JAKUZİ MESELESİ ÇOK DEĞERSİZ KALACAK
Yeni başkan Alper Yeğin de bugün Şeyma Döğücü’nün açıklamasını alıntılayarak şu açıklamayı yaptı:
“Kamuoyuna bilgilendirme; basında ve sosyal medya da yer alan Sancaktepe haberleri ile ilgili olarak; Sayın Şeyma Döğücü döneminde başkanlık katında herhangi bir tadilat işlemi yapılmamıştır. Önceki belediye başkanı lüks bir banyo ve belediye başkanının ihtiyacı olmayacak şekilde bir kat tasarlamıştır. Jakuzi meselesinin çok değersiz kalacağı lüks ve batırılan bir belediye hikayesini yakın zamanda sizlerle paylaşacağım. Saygılar…”
ESKİ BAŞKAN ERDEM: TAMAMEN YALAN VE İFTİRA
Şeyma Döğücü’den önceki belediye başkanı AKP’li İsmail Erdem ise sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:
– Sancaktepe Belediye binasını 2017 de yaptıran ve hizmete alan biziz. Yalan ve iftiralara alışkın zavallılar, kirlenmiş ruh halleriyle tezgah peşindeler.
– Başkanlık katı denilen yer, binanın çatı arası kattır. Başkanlık makamı vardır, toplantı odası (yönetim odası) var, Halkla ilişkiler odası, Misafir bekleme salonu, özel kalem odası, Başkanlık danışman birim odaları, mesciti ve 20 metre kare mutfak.
– Jakuzi hikayesi tamamen yalan ve iftira. Yalancının mumu ne zaman söner bunu milletimize havale ediyoruz. Kamu binaları; halkın malıdır unutulmamalıdır. Sancaktepe belediye binası da Sancaktepe halkınındır.
]]>

Özel Sözcü muhabiri Başak Kaya’ya konuştu.
Çocukluğundan beri siyasetin içinde olmayı hayal eden Özel, 21 Eylül 1974’de Manisa’da doğdu. Kendisini “Bahçıvan Abdullah Ağa’nın torunuyum’’ diye anlatan Özel, 104 yaşında hayatını kaybeden dedesini “90 yaşına kadar tarlada, bahçede çalışıp, pazarlarda kendi ürettiklerini sattı. Parmaklarında eklem romatizması vardı, ters dönmüştü. “Dede ‘senin parmakların niye böyle’ diye sorardım. Babamı gösterip, ‘Bunu okuturken oldu’ derdi. Babam 10 kardeşi arasında okuyan tek çocuktu’’ diyerek anıyor. Özel, ailesini, çocukluk yıllarını ve siyasete giriş öyküsünü SÖZCÜ’ye şöyle anlattı:

Abdullah Ağa
MANİSA DEFTERDARI
Anneminbabası olan diğer dedem Manisa’da defterdardı. Ailemizin dörtte üçü göçmen kökenli. Anneannem Selanik, babamın dedesi Üsküp, babaannem de Pirçovalı. Annem ve babam emekli öğretmen. Bir köy okulunda görev yaparken tanışıp evlenmişler. İlkokulu Manisa’da okudum. 11 yaşındayken de parasız yatılı sınavlarını kazanıp İzmir Bornova’ya gittim. Aslında mühendis olmak istiyordum. Matematiğe ilgim vardı. Ama babamın tercihiyle eczacı oldum.

KARŞIMA DİDEM ÇIKTI
Yeniden sınava girerim diye düşünüyordum ama eczacılık fakültesine girdikten bir yıl sonra 19 yaşımda eşim Didem ile tanıştım. 1993’ten beri birlikteyiz. Didem’i görünce üniversite sınavına bir daha girmeyi unuttum. Şimdi 17 yaşında İpek isimli bir kızımız var. Eczacılıkta beni tutan ikinci şey de bu alanın, önemli bir mücadele alanı olduğunu gördüm.
İdolüm Neşe Abla
Benimidolüm Türkiye’nin ilk ecza kooperatifini kuran Neşe Gülersoy idi. Gülersoy’un iki şapkası vardı, eczacılık meslek örgütünün genel sekreteriydi ve aynı zamanda da CHP’nin kadın kolları başkanıydı. Kendisi MHP’li bir eczacının katledilmesini kınayan bir bildiri kaleme alırken, o cinayete misilleme olarak öldürüldü. 1980 öncesinin karanlık dönemiydi. Onun hayat hikayesi her birimiz açısından son derece kıymetli.
HALK İÇİN ECZACILIK
Biz zincir eczanelere karşı halk eczaneciliği ve kooperatifçilik mücadelesi verdik. Ethem Sancak’ın sahip olduğu Hedef grubunun ilaç satış zinciri vardı. 2000’li yıllarda Ethem Bey bana ‘Siz benimle uğraşıyorsunuz ama ben de sizdenim” derdi. Eskiden İşçi Partili olduğunu anlatırdı. Manisa Eczacılar Odası ve Türk Eczacılar Birliği yönetiminde çalıştım. Bu görevlerde de en genç üye olarak yer aldım.
ECZANEDEN TBBM’YE
Özgür Özel, 21 Eylül 1974’de Manisa’da doğdu. İzmir Bornova Anadolu Lisesi Almanca Bölümü ve Manisa Lisesi’nde orta ve lise öğretimini, Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamladı. 1999 yılında serbest eczacılığa başlayan Özel, Manisa Eczacı Odası’nda, 2001-2007 yılları arasında genel sekreterlik ve başkanlık yaptı. Manisa Akademik Odalar Birliği Dönem Sözcülüğü ve başkanlığı görevlerini yürüttü. Manisa’daki Cumhuriyet mitinglerini düzenledi. Uluslararası Eczacılık Federasyonu, Avrupa Birliği Eczacılık Grubu, Avrupa Eczacılık Forumu gibi uluslararası örgütlere üye oldu. 163 ayrı kongre ve konferansta yazılı ve sözlü bildiri sundu. 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi Manisa belediye başkan adayı olan Özgür Özel, 33. Olağan Kurultay’da ve 15. Olağanüstü Kurultay’da Cumhuriyet Halk Partisi Manisa Delegesi olarak görev yaptı. 2007 yılı ve 2009 yılı aralık aylarında yapılan seçimlerde Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti’ne seçildi. 12 Haziran 2011’de CHP Manisa Milletvekili seçildi ve o tarihten bu yana da milletvekili olarak TBMM’de bulunuyor. Özel Kasım 2023’de yapılan CHP 38. Olağan Kurultayında da genel başkan seçildi.
İktidar hedefimin gerçekleşmesine az kaldı
Çocukluktan beri siyasetin içinde olmayı hayal etmiştim. 2012’de bir arkadaşım “Kendini siyasette nerede görmek istersin” diye sorduğunda “İktidar partisinde grup başkanvekili görmek istiyorum” demiştim. Grup başkanvekilliği hayalim gerçekleşti, iktidar hedefinin de gerçekleşmesine az kaldı.
İl ziyaretlerinde mutlaka eczacı odasını ziyaret ederim. Doğuya yapacağım ziyaret öncesi ‘Sakın gitme CHP’lileri kovuyorlar’ diye uyaranlar oldu.
BENİ ALNIMDAN ÖPTÜ
Ama gittim ve bir eczacı alnımdan öptü. ‘Çocukların boğazından geçen ekmekte bu delikanlının emeği var’ dedi. Örgütüme elbette minnettarım. Ama beni yetiştiren eczacı örgütüne de minnettarım. Mücadeleye devam edeceğiz.
Siyasete nasıl girdim?
1999yılında, bir gün eczanede oturuyorum. FIFA 99 diye bir oyunum var. Brezilya-Arjantin Dünya Finali, durum 2-2. Ben Ajrantin’i oynatıyorum, 86. dakika. Telefon çaldı, o zamanlar numara falan çıkmıyor, kim arıyor göremiyorsun. Açayım mı açmayayım mı derken, oyunda durdurma tuşuna bastım, telefonu açtım. Arayan o zamanın eczacı odası başkanı Nükhen abla idi. ‘Eczacı odasına kadar gelir misin? Seni oda yönetimine almayı düşünüyorum’ dedi. Telefonu kapattım ve gittim. Manisa Eczacılar Odası, daha sonra da Türk Eczacılar Birliği yönetimlerinde yer aldım. CHP Manisa belediye başkan adayının kalp krizi geçirip hayatını yitirmesi nedeniyle genel merkez tarafından aday olmam istendi. Üç saatte karar verdim ama o seçimi kaybettim. 2011’de ise milletvekili oldum. Bugüne kadar geldik ve bizim maçta skor hala 2-2 ve 86. dakikada kaldı. O günden beri bilgisayarda hiç futbol oynayamadım, Playstation alamadım. Vaktim olmadı, aklım da hâlâ maçta kaldı.
Manisa’daki Neşe Abla cinayeti
ÖzgürÖzel’in ‘’İdolüm’’ dediği Neşe Gülersoy 3 Mart 1950’de doğdu ve Manisa’da eczacılık yaparken 27 Haziran 1979’da siyasi bir cinayete kurban gitti. Manisa’da CHP Kadın Kolları Başkanı da olan Gülersoy, sahibi olduğu Afiyet Eczanesi’nde 2 kişi tarafından yaylım ateşine tutularak öldürüldü. Özgür Özel, her 27 Haziran tarihinde Gülersoy’u anıyor ve mesaj yayınlıyor.
YARIN: MECLİS’TE BÜYÜK TARTIŞMA
]]>“PARTİ AİDİYETİ NEREDEYSE YOK OLMUŞTUR”
*31 Mart yerel seçim sonuçları gösterdi ki; büyükşehirlerde yarış genelde iki parti arasında geçmiş ve seçmen istediği adaya oy vermekten çok, istemediği parti ya da aday kazanmasın diye karşındaki en güçlü adaya yönelmiştir.
*Bir diğer durum ise daha önce ittifak yapılan İstanbul, İzmir, Ankara ve Adana gibi büyükşehirlerin birçoğunda parti aidiyeti neredeyse yok olmuştur.
*İttifak sisteminin, büyük partileri güçlendirirken oy oranı biraz daha az partileri erittiği aşikârdır. Katı bir ideolojik görüşü olmayan, makul ve hayatın gerçekleriyle yüzleşerek ona göre politika belirleyen, merkeze konumlanacak bir partinin varlığını devam ettirmesi için yerel yönetimlerde iddia ortaya koyması önemlidir.
*Aksi halde başka bir partinin aparatı haline gelme riskini taşımaktadır. Seçim sonuçları bunu bir kez daha tescil etmiştir.
“BU SORUMLULUĞU SEVE SEVE ÜSTLENDİM”
*Bilindiği üzere, partimiz genel seçimler sonrası 31 Mart yerel seçimlerine ittifaksız girme kararı almış ve tüm ülkede aday belirleme süreci başlamıştır. Bu süreçte, kamuoyuna da yansıyan bazı isimler haricinde İstanbul için adaylık talebinde bulunan olmamıştır. Parti içerisinde de bu doğrultuda bir gelişme olmayınca görev bana düşmüştür. Ben de partim için bu sorumluluğu seve seve üstlendim.
*Alınan karar sonrası çalışmalarıma başladım ve daha iyi bir belediye başkanı olacağım iddiasıyla seviyeyi düşürmeden, projelerimi anlattım. Eleştirilerimi sıraladım. Hatta eleştirilerimi beğenmeyen ve yetersiz bulan da oldu, kamuoyundan dozu çok kaçırdığımı dile getiren de oldu. Kimisi boşuna çok çalışarak kendimi hırpaladığımı kimisi ise kasıtlı olarak çalışmadığımı iddia etti.
“KABUL ETMEK ZORUNDAYIZ”
*Bütün bunlara rağmen, ben partimin adını en onurlu şekilde inandığım ve doğru bulduğum şekilde ayakta tutmaya çalıştım ve mücadele ettim. Ancak seçimleri beklediğimizin çok altında bir sonuçla tamamladığımızı kabul etmek zorundayız.
*Tüm bu şartlar altında, ben de üzerime düşen sorumluluğu yerine getirerek, gerek yapılacak olan olağanüstü kongremizin daha sağlıklı ve demokratik bir ortamda yapılabilmesi, gerekse İstanbul’da aldığımız sonuçla doğrudan ilişkili olarak, 8 aydır yürütmekte olduğum Teşkilat Başkanlığı görevimden istifa ediyorum.
İSTİFA KARARINI DAHA ÖNCE ALMIŞ
*Özellikle parti içinde şahsıma yönelen bazı eleştirileri de cevaplamam gerekirse; seçim akşamı almış olduğum istifa kararımın, Genel Başkanımızın pazartesi günü yapacağını duyurduğu açıklamanın ardından duyurulması hususunda çalışma arkadaşlarımızla görüş birliği oluştu. Bundan ötürü de bu açıklamayı bugüne bıraktığımı ifade etmeliyim.
*Başta İstanbul İl Başkanımız Yücel Coşkun olmak üzere, bu süreçte arkamda durma ve çalışma konusunda vicdanı rahat olan İstanbul il ve ilçe teşkilatımıza, bütün yol arkadaşlarıma ve özellikle İstanbul Gençlik Kolları Başkanımız Muhammet Akyüz nezdinde bütün gençlik kollarına teşekkürlerimi sunuyorum.
]]>Kesin olmayan sonuçlara göre, Aydın, Eskişehir, Diyarbakır, Gaziantep ve Tekirdağ büyükşehir belediyeleri ile Afyonkarahisar, Ağrı, Batman, Bilecik, Edirne ve Siirt belediyeleri ve 64 ilçe belediyesinde seçmenler tercihlerini kadın adaylardan yana kullandı.
Aydın Büyükşehir Belediyesi için CHP’nin adayı Özlem Çerçioğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi için CHP’nin adayı Ayşe Ünlüce, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi için DEM’in adayı Ayşe Serra Bucak Küçük, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi için AKP’nin adayı Fatma Şahin ve Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi için CHP’nin adayı Candan Yüceer başkanlık yarışını önde tamamladı.

(Fatma Şahin)
ÜST ÜSTE ÜÇÜNCÜ KEZ
Daha önce “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı” da yapan Fatma Şahin, 30 Mart 2014’te yapılan yerel seçimlerde Türkiye’nin ilk kadın büyükşehir belediye başkanlarından oldu.
2014’te üstlendiği bu görevi kesintisiz sürdüren Şahin, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığına üst üste üçüncü kez seçildi.
Özlem Çerçioğlu da 2014’te ilk kez seçildiği Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini aralıksız sürdüren belediye başkanı olarak öne çıktı.

(Özlem Çerçioğlu)
Son yapılan yerel seçimleri de ilk sırada tamamlayan Çerçioğlu, bu görevi üçüncü kez yürütecek.
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olan Ayşe Ünlüce, bir süre Adalet Bakanlığında hakim olarak görev yaptıktan sonra Eskişehir Büyükşehir Belediyesine 2016’da 1. Hukuk Müşaviri, 2018’de genel sekreter olarak atandı. Genel sekreterlik görevinden istifa ederek CHP’nin büyükşehir belediye başkanı adayı olan Ünlüce, CHP’li Yılmaz Büyükerşen’in 25 yıldır yürüttüğü Eskişehir Büyükşehir Belediye başkanlığına seçildi.

(Ayşe Serra Bucak Küçük)
Ayşe Serra Bucak Küçük ise 2006’da Almanya’da Köln Üniversitesi Alman dili ve edebiyatı ile pedagoji bölümlerinden mezun oldu.
2014-2016 yıllarında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinde danışmanlık ve meclis üyeliği yapan Küçük, son yerel seçimde Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışını kazandı.
VEKİLLİKTEN BAŞKANLIĞA
Candan Yüceer de Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirmesinin ardından farklı illerde hekim olarak görev yaptı. CHP’de 4 dönem Tekirdağ milletvekilliği yapan Yüceer, kentin ilk kadın büyükşehir belediye başkanı oldu.

(Melek Mızrak Subaşı)
Afyonkarahisar’da CHP’nin adayı Burcu Köksal, Ağrı’da DEM’in adayı Hazal Aras, Batman’da DEM’in adayı Gülüstan Sönük, Bilecik’te CHP’nin adayı Melek Mızrak Subaşı, Edirne’de CHP’nin adayı Filiz Gencan Akın ve Siirt’te DEM’in adayı Sofya Alağaş belediye başkanı olarak seçildi.
28. Dönem CHP Grup Başkanvekilliği görevini yürüten Burcu Köksal, 31 Mart’ta gerçekleştirilen yerel seçimler sonucu Afyonkarahisar’ın ilk kadın belediye başkanı oldu.
İlçelerde ise CHP’nin 29, DEM’in 24, AKP’nin 9 ve MHP’nin 2 kadın adayı belediye başkanı oldu.
Ankara’da bir, İstanbul’da 3 ve İzmir’de 8 olmak üzere 64 ilçe belediye başkanlığını kadın adaylar kazandı.

(Sinem Dedetaş)
Ankara’nın Akyurt ilçesinde AKP’nin adayı Hilal Ayık, İstanbul’da CHP’den aday olan, Bakırköy’de Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu, Üsküdar’da Sinem Dedetaş ve Maltepe’de ise Esin Köymen başkan oldu.
İzmir’de ise Çeşme, Foça, Karabağlar, Karaburun, Karşıyaka, Kınık, Konak ve Selçuk ilçelerinde CHP’nin kadın adayları belediye başkanı seçildi.
Çanakkale’nin Yenice ilçesine bağlı Kalkım beldesinde rakiplerini geride bırakan bağımsız aday Zeynep Çelik, 22 yaşında Türkiye’nin en genç kadın belediye başkanı unvanını kazandı.
]]>Mağazacılık AŞ. Yönetim Kurulu Üyesi ve ayrıca GSYİAD Başkan Yardımcısı Hakan Sarıöz, sarı-kırmızılı kulübün mağazacılığını ve hedeflerini SÖZCÜ’ye anlattı:
“Haziran 2023-Aralık 2023 döneminde geçen yılın aynı dönemine göre Euro bazında yüzde 119’luk bir büyüme sağlayarak 33.7 milyon Euro (1.06 Milyar TL) satışla Galatasaray tarihinin en yüksek mağazacılık ciro rakamını ve artış oranını yakaladığımızı daha önce ilan etmiştik.”
24. ŞAMPİYONLUK PAROLASI
Haziran 2023-Haziran 2024 sezonluk hedefimizi ise yaklaşık 50 milyon Euro (2 milyar TL) olarak revize ettik. Aylık ortalamada 165 milyon TL ciro yaratıyoruz. Yüzde 128 oranında büyüme sağlayarak 3.5 milyon adete yakın bir ürünü taraftarımızla buluşturmayı hedefliyoruz. Başkanımız Dursun Özbek’in vizyonu doğrultusunda gelecek sezon hedefi ise 3.5 milyar TL… Hedefimiz 24. şampiyonluğumuzu taraftarımızla birlikte ve yeni ürünlerimizle kutlayabilmek.

‘EKİBİMİZ HARİKA’
Şu anda tüm talepleri karşılayabiliyoruz, harika bir ekiple çalışıyorum. Hepsi çok iyi. Galatasaray taraftarı aynı zamanda. GS Store Genel Müdürümüz Uğur Bey ve ekibi ile beraber karşılayamayacağımız bir talep ya da aşamayacağımız bir zorluk olmaz.
PUMA FARK YARATACAK
“Yeni dönemde Puma ile birlikte sadece forma değil, tüm futbol takımı ürün ekosistemini de satışa açabilecek olmanın heyecanını yaşıyoruz. Ürün fiyatlama ve kârlılık anlamında da Puma anlaşması ticari anlamda kulüp ve mağazacılık için büyük bir başarıdır. Fark yaratacaktır. Ürün fiyatını belirleme hakkı bizdeyken, sipariş adedimizin büyüklüğüne göre alış fiyatını da belirlemek bizim elimizde. Bu sayede tüm taraftarlarımızın erişebileceği fiyatlarda forma tedariği sağlamak mümkün olacak.”
‘RADİKAL KARAR ALDIK’
Geldiğimizde mahkemeye taşınan konular vardı. Yönetim olarak bu konuya büyük önem veriyoruz. Depolama ve lojistik konularında çok radikal kararlar alıp değişiklikler yaptık. Bir daha o tip bir sıkıntının yaşanmaması için önlemlerimizi aldık.

BAŞKAN BEDAVAYA FORMA ALMAZ!
“Dursun başkanımıza (Özbek’e) çok büyük saygı duyuyorum. Her konudaki vizyoner bakış açısı ve bizlere duyduğu güvenle sağ olsun çok destek oluyor. Ne sayın başkanımız, ne de çok değerli yönetim kurulu üyelerimiz hiçbiri asla forma ya da bedava bir şey almazlar; bu konuya da inanılmaz büyük bir hassasiyetle yaklaşıyorlar. Galatasaray’ın her kuruşuna sonuna kadar sahip çıkmaya ve tüm haklarını korumaya çalışıyoruz, bizim burada olma sebebimizde bu zaten.”
GURBETÇİLERE ÖZEL MAĞAZALAR
“Online olarak ‘gsstore.org’a dünyanın her yerinden ulaşıp alışveriş yapabilirsiniz ama fiziki olarak yurt dışında mağazalarımız yoktu. O konuda da çalışmalarımızın sonuna geldik, çok yakın bir zamanda açıklayacağız. Yeni sezonla beraber Almanya, Belçika, Avusturya ve Hollanda başta olmak üzere Galatasaray ürünlerine çok daha kolay ulaşılmasını, oralarda birçok mağazada satılmasını sağlayacağız. Bu projenin mali olarak da kulübümüze ciddi katkıları olacak.”
“BÖYLESİ ANCAK AVRUPA’DA”
“Göreve geldiğimizden beri önceliği GS Store’un çok daha hızlı ve dinamik olmasını sağlamaya verdik. Geçen sene reaksiyon tişörtlerini yapmaya başladık. Icardi’nin Kadıköy’de golü attıktan sonra formasını kaldırarak tribünlere gösterdiği görüntüyü anında baskıya çevirdik ve iki gün sonra satışa çıktık. Her yeni transferimiz için KAP açıklamasından sadece 24 saat sonra fiziki olarak mağazalarda ikişer opsiyon ‘Welcome Tee’ (Hoş geldin tişörtlerini) satışa çıktık. Bunu Türkiye’de ya da Avrupa’da yapabilen, bu kadar hızlı anında üretip satışa çıkabilen başka bir kulüp yok. Elimizden geldiğince anlık reaksiyonları çok daha hızlı vermeye çalışıyoruz; daha da iyi olacağız.”
“700 BİN FORMAYA ULAŞACAĞIZ”
– Asıl odağımız şampiyonluk ürünleri. Titizlikle çalışıyoruz.
– Forma satışında bu sezon 700 bin seviyesine ulaşmış olacağız; bu Avrupa kulüpleri seviyesinde çok ciddi bir satış rakamı olacak.
– 100. yıla özel tasarlanan formalarımız ilk satışa çıktığında 72 saatte 65 bin adet sattı. Yeniden satışa çıkan bu forma için hedefimiz 275 bin.
– Premier League takımlarına tasarım yapan İngiltere’de bir ofisle çalışmaya başladık. Onların ilk ürünleri mayıs ayında taraftarımızla buluşacak.
– Icardi’nin bilekliği çok beğenildi. Acaba ‘GS Store bunu yapar mı’ derken 24 saat sonra Zen Pırlanta ile anlaşıp satışa çıktık.
]]>Şato Kütüphane Bahçesi’ndeki toplantıda 5 yıllık görev süresini değerlendiren Soyer, göreve geldiğinde belediye şirketlerinde 27 bin 271 kişinin çalıştığını, bu sayının bugün 34 bin 239 olduğunu söyledi.

Soyer, 2019 yılının mart ayında belediyenin borcunun 5 milyar lirayken, 2024 yılı şubat ayı itibarıyla 25,7 milyar lira olduğunu kaydederek, borcun avro bazında yüzde 3,4 azaldığını ifade etti.
“BENDEN SORUMLULUK BEKLEMEK HAKSIZLIK”
CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay’ın yanında seçim çalışmalarına katılmamasına değinen Soyer, şunları kaydetti:
– Sonuç itibarıyla ben aday gösterilmedim. Yani üstelik anketlerde başarısız çıktığıma dair ifadeler kullanıldı. Hatta daha yeni Sayın Genel Başkan bir açıklamada bulunmuş ‘geçmişte bazı sorunlar vardı’ falan demiş. Dolayısıyla benim, hani ‘başarısız’ bulunan bir belediye başkanının, hani ‘sütte leke var onda yok’ denilen bir başkan adayının yanında olması ona zarar verir.
– Başarısız bulunduğum bir yerde CHP için yapacağım çalışmanın bir sınırı vardır. Yani o da olabildiğince zorlayarak bunu yapmaya çalışırım. Son dakikaya kadar da elimden geleni yapacağım. Ama bunun sorumluluğunu benden beklemek artık haksızlık olur.
– Bir siyasi irade kullanıldı. Bu siyasi iradenin tercihleri oldu. O tercihlerin nasıl sonuçlanacağını hep beraber göreceğiz bir hafta sonunda. Ama hem beni gösterme hem benden bu işin kazanılmasını bekle. Bu hakkaniyete uygun değil.
“DEĞİŞİM 1 NİSAN SONRASI OLMALIYDI”
Görev süresine ilişkin vicdanının rahat olduğunu belirten Soyer, “Genel başkanlığa aday mısınız diye soracak olanınız varsa, bunların hepsi olabilir ama benim derdim o değil. Ben bu memleket için çalışmaya devam edeceğim” sözlerini sarf etti.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Soyer, CHP Kurultayı’nda önce 22 Haziran’da İzmir Duruşu adıyla paylaştığı metinde “değişime ihtiyaç var” dediğini aktararak, şöyle konuştu:
– Ama bu değişim 1 Nisan’dan sonra olmalıydı. Burada yanıldığımı gördüm. Kurultay süreci partinin seçmeniyle partiyi barıştıran bir sonuç ortaya koydu. Ama diğer kısmı doğru çıktı, yani partide büyük bir kaynama olur, büyük bir kaos olur. Tam seçime giderken bu doğru olmaz. Dolayısıyla ben hala o noktadayım. Keşke bu kurultay 1 Nisan’dan sonra yaşansaymış.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kendisinin yeniden aday gösterilmemesi konusunda etkili olup olmadığı yönündeki soru üzerine Soyer, İmamoğlu’nun müdahalesinin olmadığını söylediğini, kendisinin de buna inandığını dile getirdi.
“BURADA KASTEDİLEN İNSANİ BAĞ”
Soyer, DEM Parti ile gönül bağı olduğuna yönelik açıklama yaptığının hatırlatılması üzerine de şunları paylaştı:
– Benim bütün dezavantajlı gruplarla gönül bağım var. AK Parti’ye, MHP’ye oy verenlerle de gönül bağım var. Seferihisar Belediye Başkanıyken Sur Belediyesi ile kardeş belediye olduk. Sura kayyum ataması yapıldı. Türkiye’deki ilk kayyum ataması uygulamasıydı. Ben de ertesi gün Konak Meydanı’nda bir basın açıklaması yapıp bunun doğru olmadığını söylemiştim.
– DEM Parti’nin, o zamanki HDP’nin seçmenleri orada gösterdiğim duruşu asla unutmadılar. Kısacası gönül bağı, sevgi bağıdır. Hatta bir tutku bağıdır. Gönül öyle bir şeydir. Bağlanırsınız ve onun gereğini yapmaya çalışırsınız. Dolayısıyla siyasi bir içerik değil burada kastedilen, insani bir bağdır.
]]>“HATALAR YAPTIK AMA…”
“Bizim dönemimizdeki futbol aklının hatalar yaptığını kabul ediyorum. Takımı oluşturmakta, takımda senkron yaratmakta hatalar yapıldı. Ancak biz bıraktığımızda onca çalkantıya rağmen, üçüncü sıradaydık, 9 puan fark vardı. Şu an fark 35. Kötüye gidiş var. Beş futbolcu almışız, ikisi iyi çıkmamış. Olabilir. Gönderiyorum dediğin gün; Onana’yı, Rosier’i ve Bailly’i de kaptılar. Market değerleri düşmedi. Ancak Aboubakar’ın, Ghezzal’ın değeri düştü. Bunları neden suçlu ilan ediyorsunuz?”
İTİBAR CELLATLIĞI!
“Bazı davaların bilerek zaman aşımına uğratıldığı iddiası da ayıptır, itibar cellatlığıdır. Buna engel olmak mevcut başkan ve yönetim kurulunun Beşiktaş tarihine ve geleneğine borcudur. İçi boş, dışı süslü laflarla algı yaratmanın Beşiktaş’a bir faydası olmadığı gibi aksine zararı vardır. Bazı davalara ‘zaman aşımı’ kararı verildiği doğrudur. Bunlarla ilgili istinafa gidilmiştir. Eski yönetimlere suç atfetmek gerekiyorsa bunun değerlendirmesi, yetkili ve görevli kamu otoritelerine bırakılmalı.”

“MATRUŞKA YAKIŞMADI”
“Evet; KPMG raporu aleniyet kazanmasını önlemeye çalıştık. Bunun bir nedeni bakanlık-SPK değerlendirmesinin bitmemesiydi, diğeri ‘troll’lerin eline geçmesini önlemekti. Yönetimden beklentim, konuları bağımsız denetime ve BJK Denetim Kurulu’na göndersinler, sonra gereğini yapsınlar. Ve sonunda kalabalıkta bize yaptıkları ayıbın özrünü aynı yerde dilesinler. ‘Matruşka’, ‘çökmüş’ söylemleri Beşiktaş asaletine yakışmıyor. Her gelen yönetim önceki yönetimlerin de namusunu korusun.”
“30 MİLYON AZ FAİZ ÖDEDİK”
“Tüpraş konusunda… Denetim kurulu raporunda yazıyor. ‘Yapılan anlaşma üç yıllık olup ilk yıl 202 milyon TL, sonrasındaki yıllarda ise enflasyon oranında artış öngörülmüştür. 25 Eylül 2023 tarihinde 580 milyon 262 bin 600 TL olmak üzere üç yılın tamamı peşin tahsil edilmiştir…’ Demek ki her yıla 190 milyon TL düşüyor. Bu, bizim dönemimizin parası. Geriye yaklaşık 400 milyon TL kalır. 30 Kasım’da yani genel kuruldan birkaç gün önce 421
milyon 579 bin 565 TL konsorsiyum kredi-ana para ve faiz ödemesi yapıldı.”

“BEKO GELİRİNİ KIRDIRDILAR”
“Biz erken tahsilat yoluyla mali borcu azalttık. Yani 20-30 milyon TL az faiz ödedik. Peki, Passolig ve Beko gelirlerini ne yaptılar; kırdırdılar! Benim hukukçu aklım burada çelişki olduğunu söylüyor. Denetim kurulu raporu da yapılanın doğru olduğunu söylüyor. Buna rağmen eski yönetimi camianın önüne atmak iyi niyet olmaz.”
“RUIZ HESABI ÖYLE DEĞİL”
“Victor Ruiz konusu anlatıldığı gibi değil. Gönderilmeseydi, yattığı yerden üç yıl toplam 5.4 milyon Euro alacaktı. Şimdi 2.7 milyon Euro aldı. O iki yılda biz Wellinton’u oynattık; 1.6 milyon Euro’ya. 4.3 milyon Euro yaptı. Bir de şampiyon olduk. Anlatılan 400 bin Euro ödense adamın maaşından kurtulabilecek miydiniz? Lens, Ljajic, Boyd, Douglas ve diğerlerine ne oldu? Onana 4 milyon Euro etmezmiş; bugün ‘Al-Musrati 12 milyon Euro etmez’ deniyor. Ben bunu polemik edemem.”
“BEDELİ NEYSE ÖDENİR”
“Hukiki sorumluluk varsa gereği yapılsın. Attığım imza kötü sonuç vermişse bunun açıklamasını yapmalıyım. Bu açıklama yeterli değilse bedeli neyse ödenir. Yönetimler birbirinin devamıdır ve aslolan Beşiktaş’tır. Manen itibarımızla oynamayın. Maddi bir sorumluk varsa bizler bunları yerine getiririz.”
“KİM HİBE ETTİ Kİ!”
“Yöneticilerin ayrılırken kasa kolaylıklarını aldığı söylendi. Şimdiye kadar kim hibe etti? Yıldırım Demirören ile de ibralaştık. Beşiktaş bir takım iddialarından vazgeçti, Demirören de alacaklarından vazgeçti. Bunu yapan yönetim kurulu da ibra edildi.”
“BENZİNLİKTE ARAT İMZASI VAR”
“Benzinlikle ilgili geçmiş bütün yönetimleri suçluyorsunuz. O sözleşmenin altında Süleyman Seba’nın ikinci başkanı olarak Hasan Arat’ın da imzası var. İmzalar doğru olur ama yanlış sonuç verir. Ticarette her karar kârla neticelenmez.”
“PARASINI ALDIK”
“Bir hentbolcunun sözleşmesi profesyonellerce hazırlanmış, zamanın İkinci Başkanı Çebi’ye imzalatılmış ancak oynamayan, antrenmana çıkmayan sporcuya maaşı ödenmiş. Bu tutarı güncelleyerek Sayın Çebi’den resmen aldık. Belgesi kulüpdedir.”
“ÇEBİ GELDİĞİNDE 1 LİRA YOKTU”
“Sayı Çebi 2019’da göreve geldiğinde kasada 1 lira yoktu. Çebi 21 milyon dolar buldu, eski yönetimin bir ay ertelettiği borçsuzluk kağıdını aldı. Bu övünülecek bir şey değil. Oraya geldiyseniz o parayı bulacaksınız. Borçları nasıl indirdiğimiz belli.”
“YETKİ BAKANLIĞIN”
“KMPG raporuna göre ceza davalarının açılmaması sorgulanıyor. Eski yasada, spor kulüpleri İçişleri Bakanlığı denetimindeydi. Halka arz edilen kısım ise SPK denetimine tabidir. Ceza soruşturması gerekip gerekmediğine bu otoriteler karar verecek.”
“Hasan Bey (Arat) KMPG raporunun değiştirildiğini, orijinal raporu istediklerini söyledi. Yanıltıldığını düşünmek istiyorum. Kulüpten çıkarken bir sayfa evrak almadık. Denetleme kurulu ve divan başkanlığında bunlar var. İncelesinler.”
]]>“AKP’NİN REZİL ETTİĞİ SELÇUK BELEDİYESİ BÜTÇESİ DÜZELTİLMİŞ HALİYLE HAZIR”
Sengel, Toplantıya projelerinin yer aldığı tanıtım videosu ile başladı. Tanıtım videosunun ardından yaptığı konuşmada şunları kaydetti:
“Biliyorsunuz 2019’da belediyeyi devraldığımızda büyük bir borç yükü altındaydı. Ama bunu hiçbir zaman bahane etmediğimiz gibi hep çalıştık hep çabaladık. Hep beraber bir yol yürüdük. Yaralar oldu, bu yaraları beraber sardık. Çocuklar için gıda erişimini başlattık. Eğitimden eksik kalmasınlar diye köylerden çocukları hep birlikte taşıdık. Amacımız geleceğe köprü atabilmekti. Bu 5 yıl boyunca yaptıklarımıza ek olarak izlediğiniz o tüm projelerin hepsi uygulamaya hazır, daha önemlisi AKP’nin rezil ettiği Selçuk bütçesi düzeltilmiş haliyle hazır. Tek yapmamız gereken 31 Mart’ta sizlerin oylarıyla yeniden belediye başkanı seçilmem.”
“ZAFER SELÇUK’UN OLACAK”
Görev süresi boyunca zorluklara Selçuk halkı ile beraber göğüs gerdiklerini belirten Başkan Sengel, “Bundan sonrası için çok daha emin adımlarla gidiyoruz, çünkü ne zorluk yaşarsak yaşayalım birlikte aşmayı bildik. Zorlandık mı? Evet. Çünkü her türlü sürenin sonu bize denk geldi. Meryem Ana Otopark, Efes Alt Kapı Otoparkı gibi… Ama hiç yılmadık çünkü her şeyden önce sizlere güveniyordum. Her seferinde dedim ki, ‘Efes Selçuk seninle birlikte, korkma. Eğer o hak bu kente aitse söke söke almasını biliriz evvel Allah.’… Bundan sonra da her şeyi hep birlikte yapacağız. Zafer bizim olacak, zafer Selçuk’un olacak” şeklinde konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel de, yaptığı konuşmada, “Ben bir yeri sevdim mi severim. Bir yere bağlandın mı bağlanırım. 2019 seçimlerinde sizlerden bir şey istemiştim. Belediye bizde değildi, işimiz kolay da değildi ancak bir cumhuriyet kadınını, inandığımız, güvendiğimiz partinin bir evladını, Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz savunucusunu elinden tutup size emanet etmiştim. Siz de emanetimize sahip çıktınız, sağ olun, var olun. O günden sonra Selçuk’ta işler CHP için iyiye gitmeye başladı. Bugün geldiğimiz noktada Selçuk’ta o günlerden çok ilerideyiz. Bütün zorluklara rağmen ne belediye işçisini ne esnafı yalnız bırakmayan, mağdur etmeyen, güçlü, kararlı bir yönetim sergiledi Filiz Başkan. Kendisini yürekten kutluyorum” dedi.

“ONA GÜVENEN KİMSENİN GÜVENİNİ BOŞA ÇIKARMADI”
Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’in göreve geldiği zaman belediyenin mali tablosunun kötü olduğunu ifade eden Özel, “AKP’den, MHP’den alınmış belediyelerde borç belediyenin boyunu aşmış oluyor. O borcu ödemek hep kendisinden sonra gelen, namuslu çalışan, kentin ve halkın çıkarlarını gözeten sosyal demokrat belediye başkanlarına kalıyor. Dünya kadar borç ödendi. Birilerine ihaleyle verilen işler belediye tarafından yapılır oldu. İsraf bitti, yerine hizmet geldi. O günden bugüne Filiz Ceritoğlu Sengel, Selçuk’ta yaptıklarıyla hem size verdiğiniz oyu helal ettirdi hem de partimizi, bizleri gururlandırdı. Ona güvenen kimsenin güvenini boşa çıkarmadı. Kendisini yürekten tebrik ediyorum” dedi.
“FİLİZ BAŞKAN SEN KİMSEDEN KORKMA”
AKP İstanbul Milletvekili ve İçişleri eski Bakanı Süleyman Soylu’ya da seslenen Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Süleyman Soylu uzun süre İçişleri Bakanlığı yaptı, Türkiye’de 2 kişiye kafayı taktı. Bir tanesi Filiz Ceritoğlu Sengel, bir tanesi de Ekrem İmamoğlu. İkisiyle özel uğraştı, mahkemelere verdi, Ekrem Bey’e kumpaslar kurarak ceza aldırdı, burada da Filiz Başkana kafayı taktı. Vay efendim Selçuk yerine nasıl Efes Selçuk dersin? Süleyman Soylu’ya o gün söylediğimizi bugün bir kez daha söyleyelim. Filiz Başkan sen kimseden korkma, karıncanın kardeşi var o da CHP’lilerdir.”
Parti bayrağını göstererek sözlerini sürdüren Özel, “Bu bayrak CHP’nin bayrağı. Kurucusu belli, genel başkanı belli, amblemi belli. Partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi, amblemi altı ok, mevcut Genel Başkanı Özgür, kurucu Genel Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Adı Cumhuriyet Halk Partisi olan bu partinin Efes Selçuk’taki adayı Filiz Ceritoğlu Sengel. Dahası yok! Genel Başkan olarak söylüyorum Atatürk’ün koltuğunda oturan, O’nun emanetine sahip çıkan Genel Başkan olarak söylüyorum, Selçuk’ta bir başka CHP adayı yok, CHP’nin adayı Filiz Hanım’dır” dedi.
“HAKKIMIZI SÖKE SÖKE ALACAĞIZ”
Özel, “Bu iktidarın her şeye rağmen oy alması durumunda, emekli bu durumdayken oy veriyor, çiftçi, köylü bu durumdayken oy veriyor, memurlar bu durumdayken oy veriyor, siftahsız esnaf oy veriyor diye düşünüp bundan sonra 4 yıl boyunca kemerleri size sıktırması, acı reçeteleri size içirmesi gündeme gelecektir. Bunun önünde durmanın tek yolu önümüzdeki sandıkta hep birlikte bu iktidara bir sarı kart göstermek, bir kırmızı ışık yakmak, bizi hesaba katmak zorundasın demek durumundayız. Aylar önce emeklilere yaptıklarından sonra meydanlara emeklileri çağırmıştım. İlk başta meydanın 5’te biri emekli oluyordu. Sonra artmaya başladılar. Sonra her gün geldiler. Pişkin ekmekleri bölüp de paylaşır gibi, su gibi, ateş gibi. Her gün yeni ayaklar eklendi ayaklarına. Yeni yollarla tanıştı ayakları. Yeni kulaklar işitmeye başladı söylediklerini. Bir büyük kalabalık oldular sonunda. Bütün Türkiye’ye duyurdular seslerini. Emekliler hoş geldiniz. Söz verdiğim gibi birlikte mücadele edeceğiz, sizin hakkınızı söke söke alacağız” dedi.

“5’Lİ ÇETEYE PARA VAR, EMEKLİYE, ÇİFTÇİYE YOK! O ZAMAN SANA DA OY YOK”
İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Özel, “Mayıs seçimlerinde hepimize üzen sonuç oldu. 4 yıl daha seçim olmayacak. Genel iktidarın yerelden dengelenmeye ihtiyacı var. Emekliler, çiftçiler, memurlar, esnaflar bu duruma rağmen bize oy veriyor diye düşünüp kemerleri size sıktırıp acı reçeteleri size içireceklerdir. Bunu durdurmanın yolu iktidara sarı kart göstermek, bizi hesaba katmak zorundasın demek durumundayız. 5’li çeteye, saray müteahhidine, yazlık-kışlık saraya para var, emekliye, çiftçiye gelince para yok! O zaman sana da oy yok, bir daha oy yok!”
“BABA OCAĞININ TAPUSU BİR KİŞİYE KAYITLIDIR, O DA GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’TÜR”
Cumhuriyet Halk Partisinin kapısının herkese açık olduğunu dile getiren Özel, “Herkes bilir ki bir gün başı sıkışırsa, dara düşerse baba ocağı ordadır, çorbası kaynamaktadır, bacası tütmektedir. Ve bir gün dönmek zarureti doğarsa kapıları ardına kadar açıktır. Gelene de ‘Sen niye geldin, niye gitmiştin?’ demeyiz. Çünkü baba ocağının tapusu bir kişiye kayıtlıdır, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE İTTİFAKI KAZANACAK, TÜRKİYE KAZANACAK”
Özel sözlerini şöyle noktaladı:
“Karşımızda Cumhur İttifakı var, görevi korkutmak, tehdit etmek, şantaj yapmak, toplumu kutuplaştırmak. Biz kucaklaşmaya, kardeşleştirmeye geliyoruz, umudun ittifakıyız. Bizim ittifakımızın adı Türkiye İttifakı’dır. Selçuk’taki sosyal demokratları, milliyetçi demokratları, muhafazakar demokratları, Kürdü, Türkü, Lazı, Çerkezi’yle yüreğinde vatan, millet sevgisi olan herkesi Türkiye ittifakında birleşmeye davet ediyorum. Filiz Ceritoğlu Sengel kazanacak, Selçuk kazanacak. Cemil Tugay kazanacak, İzmir kazanacak. Türkiye İttifakı kazanacak, Türkiye kazanacak.”
]]>Kayınvalidesini kaybeden Erden Timur ile cenaze törenine katılan Dursun Özbek, ardından Divan Kurulu toplantısna katıldı. Söz alan ve kürsüde konuşma yapan Divan Kurulu Üyesi Taner Aşkın, Erden Timur’a stat sponsorluğu konusunda ve transferler konusunda eleştirilerde bulundu.
Dursun Özbek’i gelecek seçimde destekleyeceğini söyleyen Aşkın, “Yönetim kurulunun seçim listesinde yanınıza alacağınız arkadaşlara çok dikkat etmenizi rica ediyorum” dedi.
Timur için “Atanmış, seçilmiş değil” dediği sırada araya giren Başkan Dursun Özbek, tepki gösterdi.
Aşkın ve Özbek arasındaki tartışma sırasında, şu açıklamalar yapıldı:
“Elmacılarla falan bu iş olmuyor, sayın başkanım. Nerede ‘elmayla elmayı toplayın’ diyen arkadaş. Kendisi elmayla, yer elmasını topluyor. Galatasaray’ın bu hale gelmesinin sebebi bu. Biz kimle yarışıyoruz, ne yapıyoruz, ne ediyoruz? Elimizde bir master plan var mı? Şu oyuncuyu aldık, bu oyuncuyu aldık. Bizim bütçemiz kadar, adamlar bir oyuncuya para veriyorlar. Birtakım şeyleri ciddi olarak irdelemek zorundayız.”
“BİZE BAŞKAN ARATMAYIN”
“İki senelik bir dönem geçirdi başkan. Elinden geleni yapmaya çalıştı. Bizler de destek olmaya çalıştık. Ama rica ediyorum, göreve geldiniz, devam etmek zorundasınız. Bize başkan falan aratmayın. Öyle bir şeye de gerek yok.”
“YANINIZDAKİLERİ İYİ SEÇİN”
Sizi kerhen de olsa ibra edeceğim. İnanmadığım halde ibra edeceğim. Galatasaray’a başkan seçilmeniz için elimden ne geliyorsa yapacağım. Yönetim kurulunun seçim listesinde yanınıza alacağınız arkadaşlara çok dikkat etmenizi rica ediyorum.
“HALATIN KURU TARAFI BAŞKALARININ ELİNDE”
“Üzülerek söylüyorum, Galatasaray’da meşhur bir şey vardır. Halatı çekenler’ diye. Halatı çekenler bizleriz ama ıslak tarafı bizde. Hep kayıyoruz, halatın kuru tarafı başkalarının elinde. Belki siz de şikayetçisiniz bu husustan, mayısa kadar idare edelim diyorsanız saygıyla karşılıyorum.”

“Elmacı arkadaş, 35 milyon dolar verdim diyor. Ben hesaplara bakıyorum, böyle bir şey görmüyorum. Bunu siz de söylediniz sayın başkan, arkadaşın o parayı verdiğini söylediniz. Ama bu para nereye verildi, hangi hesapta? Alacaklı mı? Bu adam stadı kiraladı. Kiraladığı zaman ne yaptı bu adam? ‘Bir lira fazla veren olursa devrederim’ dedi. Niye biliyor musunuz? Orada bakanın imzası eksik. Ve bunu kullandı.”
“BU KONUŞMAYI SÜRDÜRMEYİN”
Taşkın’ın bu sözlerinin ardından araya giren Divan Kurulu Başkanı Aykutalp Derkan, “Şu anda bahsettiğiniz kişi, burada değil. Ve kendisi Divan Üyesi olmadığı için… Olmasına da gerek yok, burada olsaydı, oylatarak cevap hakkını kullanırdı. Polemik yaratıcı bu konuşmayı daha fazla sürdürmemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.” dedi.

Tekrar söz alan Taşkın, “Sayın Başkan, ikaz için teşekkür ediyorum. Yalnız şöyle bir şey söyleyeyim. Bu her tarafta konuşuluyor. Galatasaray camiası bunları hak etmiyor. Tekrar tekrar söylüyorum. Arkadaş zaten atanmış bir insan. Seçilmiş bir insan değil.” şeklinde konuştu.
“AYIP, SAYGILI OLALIM”
Taner Aşkın’ın bu açıklamalarının ardından, Başkan Özbek, “Adam diyorsunuz. Bizi temsil ediyor. Hem kullandığınız ifadelere dikkat edelim hem de bugünün nezaketine kendisine saygı gösterelim. Bildiğini söylüyorsun bir de ya. Allah aşkına Taner abi, lütfen rica ediyorum.” şeklinde tepki gösterdi.
Aşkın, Özbek’in tepkisi sonrası şu ifadeleri kullandı:
Yeterli derecede saygılıyız Sayın Başkanım. Her sabrın bir sonu var. Ben de bu halimle buraya geldim, Galatasaray camiasında bilinmeyen bir şey kalsın istemiyorum. Kusura bakmayın. Sizin sözünüzü dinleyeceğim. Ama bu benim içimde ukde. Size yazıyla müracaat ettim, lütfen dönün dedim. Aradan 2 seneye yakın zaman oluyor, hala bana ve arkadaşlarıma bir cevap vermediniz. Ben size bunları gizli sormadım, yazıyla kayıttan geçirdim. Bunların hepsini biliyorsunuz. Başka hiçbir şey söylemeye gerek yok arkadaşlar. Her şey olsun, buradak konuşulmasın.
]]>



*Silivri Belediye Başkanı, MHP’liliğini gizlemeye başlamış. Siz, AKP ile berabersiniz. Siz AKP ile beraber tarikatlara, cemaatlere, TÜGVA, TÜRGEV, Okçuluk Vakfı, Ensar Vakfı’na bu güzel kentin bütün arsalarını peşkeş çekenlersiniz.
*Siz, Atatürk devrimlerine karşı Atatürk’e minnet duyanlardan değil, Atatürk’e husumet duyanlarla, devrimlerine karşı devrim yapanlarla, Atatürk’ün her yaptığını bozanlarla berabersiniz.
*Yetmedi, en son kiminle berabersiniz? Domuz bağcılar var ya, onların avukatlarıyla. ‘Bekar kadınları sokak hayvanları gibi sahiplendirmek lazım’ diyen HÜDA-PAR’cılarla berabersiniz. Öyle olunca beyefendi rozetsiz, Bahçeli’siz, Erdoğan’sız, Cumhur İttifaksız bir kampanya yapıyor, Atatürkçülerin oyunu alacak.
*Ben Silivri’deki son seçim hangi partiye oy verirse versin yüreğinde vatan, millet sevgisi olan, Atatürk’e hayranlık duyan herkese diyorum ki, bu anlayışa sandıkta bir cevap verin. Mustafa Kemal’in askeri mi istiyorsunuz, Mustafa Kemal’in askeri burada. Verirsin oyu, al sana Mustafa Kemal’in askeri.
*Öbürü Devlet Bahçeli’nin askeri, Recep Tayyip Erdoğan’ın askeri, Atatürk’e husumet duyanların adayı ama Bora Başkan, Atatürk’e minnet duyanların adayıdır.
“TRT’NİN GENEL MÜDÜRÜNE HESAP SORMAZSAM NAMUSSUZUM”
*Reklam çekiyoruz, gördünüz, değil mi reklamı? Ekrem Başkan kepenk kaldırıyor. Mansur Başkan veresiye defterini kapatıyor. Topuklu Efe seraları geziyor. Candan Yüceer gitmiş, emekçilerle kucaklaşıyor.
*İzmir’de Cemil Tugay’ın yöneteceği kentte, genç kadınlar özürce eğlenebiliyor ama bu filmi parasını verip yayınlatıyoruz ya. ATV, A Haber, Tayyip Bey’e yakın kanallar yayınlamıyor. Canları sağ olsun çünkü onlar özel kanal.
*Ben size başkasını şikâyet etmeye geldim. Sizin vergilerinizden maaş alanlar, TRT payı ile geçinenler. TRT’ye 20 gün önce reklam filmimizi yolladık. ‘İnceleyeceğiz’ dediler. Bir gün süren inceleme 20 gün sürdü. Günü geldi, hadi dedik. Her gün sorduk, inceleme sürüyor. O sırada AKP reklam yaptı, yolladı.
*Bir günde onayladılar, tıkır tıkır oynatıyorlar. 25 gün geçti, Barış Manço’nun şarkısından, Ekrem Başkan’ın kepenk açmasından, Mansur Başkan’ın veresiye defterinden ne buldularsa yayınlamıyorlar. Bir yazı daha yazdık. Dediler ki, ‘Mart ayındaki rezervasyonlarımız doldu’. Şimdi bu kamu yayıncılığı, burada bir şeyi hatırlatayım.
*TRT’nin muhabirini görürsünüz, kameramanını görürsünüz, onlar alınlarının teriyle çalışan, hepimize emanet gazeteciler. Sakın bir şey demeyin ama TRT’ye bu talimatı verenin de o genel müdürün de günü gelince alnını karışlamazsam namussuzum, şerefsizim.
*Günü gelecek, o genel müdür de bu talimatı veren de AKP’nin televizyonuymuş gibi devletin televizyonunu kullanan da kullandırtan da bunun hesabını verecek.
“ORTALAMA KİRA 20 BİN LİRA”
*Bir yandan memlekette işler iyi gitmiyor. Bugün işsizlik rakamları açıklandı. Rakamlar pandemiden beri en yüksek rakam. TÜİK’in, Tayyip’i üzmeyen istatistik kurumunun rakamına göre 9,1 ama gerçek rakamlar yani iş aramaktan bıkanları katarsan ya da haftada 2 saat çalışana da iş bulmuş, bu hesabına katmazsan.
*Geniş tabanlı işsizlik yüzde 25’e yakın. Gençlerde rakam yüzde 35’e yaklaşıyor. Genç işsizliği demek umutsuzluk demek. Dünyanın en güzel ülkesinde yaşayan gençlerin, dünyanın başka ülkelerinde hayal kurması demek. Gerçek beka sorunu, 4 gençten 3’ünün zihninde bavulları toplamış olması demek. ‘Fırsatını bulursam yurt dışına gitmek istiyorum’ demesi gerçek beka sorunu demek.
*Bora Başkan’ın gençlere yönelik projeleri, üniversitelere yönelik projeleri, istihdama yönelik projelerini gönülden destekliyoruz. Diğer yandan tabii ki en büyük sıkıntılardan bir tanesi İstanbul ve Silivri’de konut sıkıntısı. Son bir yılda konut fiyatlarının yüzde 90, kiraların yüzde 75 arttığı, ortalama ev kirasının İstanbul’da 20 bin liraya çıktığı bir süreçteyiz. Böyle bir noktada öğrenci okutmak ya da emekli maaşıyla kirada kalmak, karnını doyurmak, yaşamak mümkün değil.
]]>Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisleri’nde gerçekleştirilen törene Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, kulüp yöneticileri, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Onursal Başkanı Şenes Erzik, Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar, eski sporcular, Tahsin Kaya’nın ailesi ve sevenleri katıldı.
Tahsin Kaya’nın naaşı törenin ardından cenaze namazının kılınması için Sakarya’nın Geyve ilçesinde bulunan Merkez Camisi’ne götürüldü.
“1989’UN EFSANE ŞAMPİYONLUĞUNUN BAŞKANI”
Törende konuşan Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, sarı-lacivertli camianın, Tahsin Kaya’nın hizmetlerine minnettar olduğunu ifade etti. Koç “Hepinizin bildiği gibi büyük bir Fenerbahçeliyi, kıymetli başkanımız sayın Tahsin Kaya’yı son yolculuğuna uğruyoruz. Hepimiz biliyoruz. Ali İhsan çok güzel bir hikaye anlattı. Otuz sene sonra İstanbul’a geldikten sonra başkan olmuş. Başkanlık nasip olmuş. Efsane başkanımız da olmuş. Fenerbahçe’ye çok büyük hizmetler, emekler, çabalar sarf etmiş “dedi.
Tahsin Kaya’nın kulübün başında olduğu 1988-1989 sezonunda 103 gol atılarak yaşanan şampiyonluğu hatırlatan Ali Koç, şunları söyledi:
Başkan Tahsin Kaya dediğin zaman akla gelen bu muhteşem 103 golle şampiyonluk sezonumuz. Ve o günden bugüne kadar kırılamayan rekor. 1989’un efsane şampiyonluğunun başkanı, 103 gollü efsane şampiyonlarımızın mimarlarından. Fenerbahçe’yle var olanlardan değil, Fenerbahçe için var olanların ta kendisiydi. En güzel de onun Fenerbahçe anılarıydı. Sanki dün yaşamış gibi tüm berraklığıyla bize o günleri yaşatırdı. 6 sene boyunca bana, bize Fenerbahçe’ye verdiği destekler için Allah razı olsun. Ailesi onun için her şeyden daha önemliydi. Ailesinin, Fenerbahçe camiasının ve Türk sporunun başı sağ olsun. Ailesine sabır, kuvvet ve metanet diliyorum. Allah rahmet eylesin. Başkanımız nurlar içinde yapsın.
“YERİ GELDİ, ADETA BİZLERİ YERDEN KALDIRDI”
Ali Koç, başkanlığı döneminde Tahsin Kaya’nın kendisine çok fazla destek olduğunu belirterek, “Saygılı ve saygın, Fenerbahçe’yi en iyi şekilde temsil eden beyefendi bir insandı. Kendini hiçbir zaman öne çıkarmaya çalışmadı ama desteğiyle her zaman her ihtiyacımız olduğunda yanı başımızdaydı. Özellikle en kötü günlerimizde hep yanımızda oldu. Akil insan gibi davrandı. Yeri geldi yol gösterdi, yeri geldi ağabeylik yaptı, yeri geldi moral verdi. Hiçbir zaman bizi yalnız bırakmadı. Özellikle işler çok çok kötü giderken, camia baskısı fırtınaya dönüşmüşken, dayanma gücümüz yerle bir olmuşken, o günlerde hiçbir zaman o bizlerden vazgeçmedi. Yeri geldi, adeta bizleri yerden kaldırdı. Dayanma gücü verdi. Her kötü günün bir sabahı olduğunu anlattı. Bu 6 senelik süreci tamamlıyorsak, onun da katkıları vardır. Bu davranışı ve 6 sene boyunca verdiği desteği, ofisinde, ailesiyle, dostlarıyla hoş sohbet ve leziz yemekleri hiçbir zaman unutmayacağız” açıklamasında bulundu.
OĞLU DUYGULANDI
Tahsin Kaya’nın oğlu Ali İhsan Kaya ise gerçekleştirilen tören sebebiyle çok duygulandığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Kendisi hakkında anlatılabilecekler anlatılıyor, ben size bir hikayesini anlatayım. 1955-60 yılları arasında İstanbul’a kereste ticareti yaparken, buradaki müşterisini ziyarete gelmiş. Sohbet esnasında Fenerbahçe konuşuluyor. Dedesi Kurtuluş Savaşı’nda şehit olduğu için Fenerbahçe sempatisi var ve Fenerbahçeli ama tabii ki kulübün yerini bilmiyor. Maça gitmemiş. Oradan ayrılırken o müşterisinin yanındaki misafirle beraber çıkıyor Fenerbahçe tarafında. ‘Abi bu Fenerbahçe nerededir’ diyor. ‘Getireyim seni’ diyor. Alıyor onu buraya getiriyor. Tel örgülerin dışından da bakıyor. Futbolcular antrenman yapıyor. Diyor ki ‘Şu futbolculardan bir imza alsam da Geyve’ye döndüğüm de derim Fenerbahçeli futbolculardan bir anı.’ Düşünmüş ki koskoca Fenerbahçeli futbolcular bana imza mı verecek demiş? İstememiş, çekinmiş. İçeri girmeyi bile teşebbüs etmemiş. Ve 30 yıl sonra Allah onu bu kulübe başkan yaptı. Bunu da bizlere her zaman anlatır ki şükredin Geyve’nin o köyünden Allah beni böyle koskoca bir camianın başına başkan yaptı. Böyle bir şeye sahipsiniz. Artık siz ne kadar şükretseniz azdır. Büyük adam olmak için çok çalışın. En son torunuma demiş ki, ‘Arayan adam değil, aranan adam olun ki çok çalışın.’ Ne güzel siz de bir etiketi var. Siz de bunu taşıyın. Hepinizden Allah razı olsun.”
Törene katılan Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar ise yaptığı açıklamada, “103 gol rekoruyla şampiyon olan takımın başkanı olarak, kulüp başkanı olarak zaten tarihe geçti. Hem başkanlık yönünü hem de iş hayatındaki başarısını konuşmacılar dile getirdi. Bir defa çok yardımsever ve hayırsever bir insandı. Ve bunun bilinmesini hiçbir zaman istemezdi” şeklinde konuştu.
]]>ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Keçiören Belediye Başkan Adayı Mesut Özarslan ile Bağlum’da Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) açılışına katıldı. Burada konuşan Yavaş şunları söyledi:
“MAL VARLIĞIMI AÇIKLADIM AMA BAKIN RAKİBİM HALA AÇIKLAMIYOR”
*Sizlerden aldığım parayı ‘Ben proje yapıyorum’ deyip çöp projelere yatırmadık. Peki sizden aldığımız parayı harcarken ne yaptık? Açık ihaleler, birinci günden itibaren belediye meclis üyeliğini de canlı yayınlayarak tüm ihaleleri de canlı yayınlayarak herkesin olanı biteni görmesini sağladık, kapalı kapılar ardında ihale dönemi bitti.
*Yaptığımız tüm harcamaları web sayfasından düzenli şekilde yayınladık kuruşu kuruşuna. Sizin bize emanetinizi nerede kullanmışız bütün vatandaşlarımızın görmesini sağladık. Böyle yaparak üstümüze çamur sıçramasını da engelliyoruz. Yetmedi ben aday oldum yine 2019’daki mal varlığım nedir 2023’teki mal varlığım ne olmuş hemen bunu da açıkladım insanlar görsün diye.
*Artık belediyeler üzerindeki bu şaibelerin kalkması için elimizden geleni yapıyoruz. Ben açıkladım ama bakın rakibim hala açıklamıyor. Açıklayacak. Çünkü o da kamu malı kullandı. Dört dönem belediye başkanlığı yaptı.
*İlk başladığında şimdiki arasındaki mal varlığını çıkıp halka açıklaması lazım. Yoksa şaibe altında kalır. Kul hakkına girer. Bizler harcadığımız bu paraların şeffaf bir şekilde görünmesini sağladık ve Türkiye’de örnek aldık. Yaptığımız bu çalışmalar sonunda Dünya Başkent Belediye Başkanları Birliği Ödülü’nü aldık. Şeffaflık Ödülü’nü aldık.
“YOLSUZLUK VE İSRAF”
*Bu ülkede zengin ve fakir arasında bu kadar uçurum varsa unutmayın ki bunun tek sebebi yolsuzluklar ve israftır. Başka hiçbir sebebi yoktur. Çatır çatır kul hakkı yeniyor. Buna artık göz yummayalım. Bunun artık sona gelmesi lazım.
*Çatır çatır israf yapılıyor. Bunun artık bitirilmesi lazım. Seçildiğimden itibaren tek arabayla gezdim. Bir minibüsle gezdim Ankara’da. Hiçbir yerde fotoğrafımı görmediniz. O çakarlarla, konvoylarla gezenler sizin paranızla geziyor.
*Kendi paralarıyla gelsinler. Hatta iş başına geldiğimizde baktık şirketlerde lüks arabalar kiralanmış, bizim kendi şirketlerimizde araba kavgası var. Alayını sattım geçtim. Herkes aynı arabaya biniyor.
“BU DÜNYADA HESABINI VEREMEYEN…”
*Seçildik rozetimizi çıkarttık bu çok önemliydi çünkü önceki dönemlerde kim çok oy verirse oraya öncelikle hizmet ederim oy vermeyene de hizmet etmem anlayışı vardı. Halbuki herkesten vergi alıyoruz.
*Şu topluluğun içinde birçok insan belki bize oy vermemiştir. Nasıl ayıracaksınız? Ama onlar da su parası ödüyor. Onlar da vergi veriyor. Eğer siz oy vermedi diye insanlara, parasını aldığınız insanlara hizmet etmezseniz o da direkt kul hakkıdır, Allah bunu yarın soracaktır. Siz şehrin ihtiyacı neyse ona göre davranacaksınız.
*Acil ihtiyaçlar neyse ona göre davranacaksınız. Çok şükür şimdiye kadar hiçbir Allah’ın kulunu ayırmadık. Ayırmaya da bizim vicdanımız el vermez. İnşallah Mesut Başkanım da aynı şekilde çalışacak. İhaleleri açık yapacak. Kimseyi ayırmadan tüm Keçiören’e eşit bir şekilde hizmet edecek.
*Yaptığımız bütün yatırımların üzerine bu yaptığımız tesis şu kadar TL’ye mal olmuş diyoruz. Hesabını veriyoruz. Vermek zorundayız. Bir daha söylüyorum; mal varlığını açıklamazsanız sorun, açıklamaktan korkan ‘Benden hiç kimse hesap soramaz. Öbür dünyada Allah’a veririm hesabını’ der geçerler.
*Ben de iddia ediyorum. Bu dünyada hesabını veremeyen öbür dünyada hiçbir şekilde veremez. Çünkü vereceğiniz hesap kendi hesabınız olmayacak. Halkın bütçesini kullanıyorsunuz. Madem halkın bütçesini kullanıyorsanız geliriniz nereden gelmiş, belediye bütçesinden gelmediyse hangi faaliyetle bu kadar gelir elde ettiniz, daire sahibi oldunuz bunların hepsini açıklamanız lazım yoksa şaibe altında kalırsınız.
“BUNUN SORUMLUSU DAR GELİRLİLER Mİ?”
*Seçimlerden önce bir karalama daha vardı. Şimdi Mesut Başkanım üstüne basa basa söylüyor. Bunlar gelirse işçileri çıkaracaklar ikincisi sosyal yardımları kesecekler. Babamızın parasını mı harcayacağız niye keselim? Bu bir haktır. Desteğe ihtiyacı olan insanlar için haktır. Çünkü ben sadece bu hükümeti de kastetmiyorum. Uzun yıllardır hükümet maalesef adil gelir dağılımını başaramamıştır.
*Bunun sorumlusu dar gelirliler midir? Bu nedenle hükümet, devlet bütün kamu ihtiyacı olanların yanında olması lazım. Onların da diğer vatandaşları gibi eşit şartlarda yaşaması için birtakım destekler de olması lazım. Ama bizim bir farkımız var. Seçimden önce çok eleştirdik. Paket paket dağıtıp bir de paket verdiklerini kameraya çekip şu kadar paket dağıttık diye övünüyorlardı. İnsanların onuruyla oynuyorlardı.
*Biz de söz vermiştik. Gelir gelmez Başkent Kartımızı çıkarttık, artık o anneler, o babalar evde çocuğu ne istiyor alamıyorsa kendi ihtiyacına göre gidiyor, kasaptan, marketten alacağını alıyor, ihtiyacını görüyor ve bir elin verdiğini öbür el görmüyor. Budur belediyecilik. Ondan sonra da benim rakibim diyor ki; ‘Mansur Yavaş’ın projesi yok.’ Bundan daha büyük bir proje olur mu Allah aşkına?
*Ama bunu derken bir de şunu diyor; ‘Ben de diyor Başkent Kart çıkartacağım. Para yükleyeceğim’ diyor. Dört yıldır yapıyorum Allah’tan kork. Yuh demek yok sandıkta vereceksiniz cevabı. En son ‘Kantin Kart çıkaracağım’ dedi onu da iki yıldır uyguluyorum. Dolayısıyla neyi gösteriyor? Projesi yok derken mansuryavasneyaptı.com adresine girmiş, usul usul tırtıklayarak benim projelerimi proje diye söylüyor. Belediyecilik asfalt değildir, beton değildir. Yaşadığı kentte insanlara huzur veren, onların iyi yaşamasını sağlamaktır.
]]>En çok adayın yarıştığı İstanbul’dan sonraki ikinci kent 29 adayla Gaziantep, üçüncü şehir ise 28 adayla Malatya oldu.
1970’li yıllardan bu yana sağın kalesi konumunda olan ve 2002’den bu yana da AKP’li başkanların yönettiği Malatya’da aday enflasyonu ve AKP’nin mevcut başkan Selahattin Gürkan’la yola devam etmeme kararı CHP’nin adayı Veli Ağbaba’nın sürpriz yapma şansını arttıdı.

AKP’nin aday belirleme sürecinde izlediği politika, Yeniden Refah’ın aday çıkarması ve bazı güçlü bağımsız adayların varlığı ise Veli Ağbaba’nın şansını arttıran faktörler arasında.
CHP İl Başkanı Barış Yıldız da kenti kesin olarak kazanacaklarını ifade ediyor.

Vahap Şahin ve Veli Ağbaba
İLÇELERDE DE OY PATLAMASI YAŞANABİLİR
Malatya’da 2019’da Arguvan, Arapgir ve Hekimhan ilçe belediyelerini kazanan CHP ilçe sayısını da arttırma iddiasında. Akçadağ, Doğanşehir, Kuluncak, Yazıhan’a kesin gözüyle bakan CHP İl yönetimi Merkez ilçeleri Battalgazi ve Yeşilyurt’tan da rekor oy bekliyor.
Yine aday enflasyounun yaşandığı Malatya’nın köklü ilçelerinden Akçadağ’da Doktor Vahap Şahin’i aday gösteren CHP yönetimi ilçeyi kesin olarak kazanacaklarını ifade ediyor.

Vahap Şahin Akçadağ’da köklü bir değişim vaat ediyor.
2014’de AKP’den aday olup başkan seçilen Ali Kazgan 2019’da bağımsız girdiği seçimi çok az farkla kazanarak yeniden başkan seçilmişti. 31 seçimleri için Yeniden Refah’ın adaylık teklifini kabul eden Kazgan’a karşı AKP’de Hasan Ulutaş’ı aday gösterdi.
Bu iki adayın muhafazakar oyları bölmesi CHP’nin 2019 seçimlerinde kaçırdığı şansı bu kez elde etmesinin önünü açıyor.
Özellilke sosyal belediyecilik alanındaki projeleriyle Akçadağ’da köklü bir değişim vaadeden Vahap Şahin’in ilçeyi kazanma potansiyeli yüksek görünüyor.

PARTİLERİN MALATYA BÜYÜKŞEHİR ADAYLARI
CHP: Veli Ağbaba
AKP: Sami Er
İYİ Parti: Şehmus Göçmez
Yeniden Refah Partisi: Bilal Yıldırım
DEM Parti: Abdulvahap Ekim
Memleket Partisi: Avni Talha Ucuzcu
Sol Parti: Osman İzci
Zafer Partisi: Sıddık Aktaş
Türkiye Komünist Partisi: Hüsne Yaşar
Anadolu Birliği Partisi: Yüksel Akmercan
Halkın Kurtuluş Partisi: Semih Keklik
Türkiye Komünist Hareketi: Suat Erdem
Bağımsız Türkiye Partisi: Hakan Şireci
Yeni Türkiye Partisi: Yusuf Yılmaz
Emek Partisi: Bayram Adil Aktaş
HÜDAPAR: İlker Dönmezler
Hak ve Özgürlükler Partisi: Reşat Öztürk
Ocak Partisi: Mehmet Coşkun
Demokrat Parti: Mehmet Cahit Karakuş
Millet Partisi: Muhammet Bekir İncearık
Türkiye İşçi Partisi: Burcu Aslan
Vatan Partisi: Abuzer Şerefoğlu
BAĞISIZ ADAYLAR
Muzaffer Tunç Serbest
İbrahim Gezer
Bengül Uğurlu
Nazir Güney
Denizhan Gürbüz
AKÇADAĞ ADAYLARI
CHP Vahap Şahin
AKP: Hasan Ulutaş
Yeniden Refah: Ali Kazgan
Saadet Partisi: Ali Emre
HÜDAPAR: Hamdi Şahin
Büyük Birlik Partisi: Turgay Güneş
Anadolu Birliği Partisi: Adem Çıbuk
Bağımsız Türkiye Partisi: Murat Kara
]]>“‘BU MESLEĞİN FITRATINDA VAR ÖLÜM’ DİYENLERE İTİRAZ EDİYORUZ”
Konuşmasına Kemal Özer’in ‘Zonguldak’ şiiri ile başlayan CHP lideri Özel, şunları söyledi:
* “2014 yılında, Mayıs’ın 13’ünde Soma’da 301 evladımızı, canımızı kaybettik. Somalılar, Bergamalılar, Savaştepeliler, Kınıklılar, Bartınlılar, Zonguldaklılar vardı içlerinde. O maden ocağının kapısında dört gün boyunca biz annelerle, eşlerle gözyaşı döktük. Ama o gün koşarak gelen Zonguldak’ın ekipleri, 301 evladımızın yanında yüzlercesini kurtardılar. O günden bugüne biz Zonguldak ile Zonguldak’ın emekçileriyle, iyi kalpli insanlarıyla gözyaşlarından kömüre karışan simsiyah izlerini hiç unutmadığım o güzel minnetle Zonguldak’ı selamlıyorum. Sizin bizde apayrı bir yeriniz var. 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü’nün üzerinden tam 33 yıl geçti.
* Emekçiler, madenciler, emekleri için, hakları için yürüdüler. Daha güvenli madenler için yürüdüler. Daha iyi şartlarda çalışmak için yürüdüler. Sömürüye karşı yürüdüler. Soma’da 301 evladımızı kaybettikten sonra giriştiğimiz büyük mücadelede de hep aynı talepleri ilettik. Bazılarını yaptık, bazılarını yapamadık. Ama işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda maalesef bir arpa boyu da yol alamadık. Halen daha Türkiye’nin çeşitli yerlerinde günde üç vardiya halinde madenciler inerken elbette mesleklerinin gereği helalleşerek iniyorlar. Ancak artık bu çağda Almanya’da 1962’den beri, Fransa’da 1974’ten beri, İngiltere’de 1972’den beri, ölümlü kazalar olmuyorken ‘Bu mesleğin fıtratında var ölüm’ diyenlere itiraz ediyoruz. Ölümü değil, yaşamı savunuyoruz. Sömürüyü değil, emeği savunuyoruz.

“ARTIK ZONGULDAK EMEKLİLERİN BAŞKENTİ”
* Daha geçtiğimiz günlerde İliç’te birileri bir yandan paraları istiflerken bir yandan bir dağı istiflediler. O dağ 9 evladımızı, 9 kardeşimizi, 9 canımızı aldı, sürükledi, götürdü. Maalesef halen daha maden ocaklarında kayıplar vermenin, maden ocaklarının başında gözü yaşlı anaların, eşlerin, çocukların görüntüleri yüreğimizi dağlamaya devam ediyor. Bir yandan da biz yokluktan, yoksulluktan, emekçilerin hakkından, emeklilerin hakkından konuştuğumuzda bu maden ocaklarının vergilerini affedenler, İliç’teki şirkete göstermelik 16 milyon lira ceza kesip 3 ay sonra 222 milyon vergi cezasını affedenler; emekçiye, emekliye gelince ‘Para yok’ diyorlar.
* Bugün Zonguldak’tayım. Zonguldak elbette emeğin başkenti, kömürün başkenti, alın terinin başkenti ama artık Zonguldak emeklilerin başkenti. Türkiye’de emekli sayısının, çalışan sayısından fazla olduğu az sayıda ilden bir tanesi Zonguldak. Zonguldak’ın emeklilerinin sayısı, çalışanlarından 26 bin fazla ve maalesef bu hükümet ilk geldiğinde 3 Kasım 2002 günü, en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücretti. Yani bugünkü hesapla 26 bin liraydı. Ama bu hükümet kademe kademe, bu Recep Tayyip Erdoğan, emekliyi adım adım yoksullaştırdı.
“CEBİNİZDEN PARAYI ALMIŞ, BİR BAŞKA TARAFA VERMİŞ DURUMDALAR”
* Gittiğim her şehirde o şehrin en bilindik ürünüyle hesap yapıyoruz. Sizin neyiniz var? Kestane balı var. Bakın, sadece geçen sene kestane balının kilosuyla en düşük emekli maaşını hesapladığınızda geçen sene 10 bin lira, 9 kilo kestane balı alıyordu. Bu sene verilen 10 bin lira, 6 kilo kestane balı alıyor. Bir senede 3 kilo kestane balı kadar cebinizden parayı almış, bir başka tarafa vermiş durumdalar. Ben Tayyip Bey’e diyorum ki ‘Gel, emekliye sahip çıkalım. Bir emekli kart çıkaralım. Oraya en düşük emekli maaşı alanlar için 7’şer bin lira yatıralım. Ayrıca elektrikte, suda, doğal gazda yüzde 25 ile 40 arasında indirim tanımlayalım.’ Diyor ki ‘Asla olmaz. Hazine’de para yok.’ Sana emanet edilen Hazine’de para vardı da şimdi para yoksa, bunun hesabını ben mi vereceğim, emekli mi verecek, sen mi vereceksin? İşte Tayyip Erdoğan, bundan sonrasını sen düşün. Emeklilerin başkentinden, Zonguldak’tan emekliler sana söylüyor: ‘Beni düşünmeyen bundan sonra yakamdan düşsün’ diyor. Bundan sonra emekliden sana oy moy yok artık.

“NE DEMOKRASİDEN NE SANDIKTAN ÜMİDİ KESMEYİN”
* Gençler var çok meydanda. Gençlerle ilgili de çok üzüldüğüm bir şey okudum Zonguldak’la ilgili. Zonguldak’ın nüfusu son 20 yılda yüzde 5 azalmış. Nüfus azalmasındaki en önemli faktör gençlerin kenti terk etmesi. Maalesef Zonguldak, gençleri kendinde tutamıyor. Oysaki Türkiye’nin en güzel coğrafyalarından bir tanesi. Ve 15-30 yaş arası 20 milyon 600 bin genç var Türkiye’de. Çok fena bir istatistik; Türkiye’de insanların yüzde 30’u yoksulken 15-30 yaş arasında yoksulluk yüzde 40. Ve Zonguldak’ta bu oran yüzde 46. Neredeyse iki gençten bir tanesi yoksul.
* Zonguldak’ta karşı karşıya olunan bu çaresizlik, Zonguldak’ın gençlerinin kenti terk etmesi sonucunu veriyor. Bir yandan da Türkiye’nin benzer bir sorunu var. Hani Tayyip Bey, ‘beka sorunu’ diyor ya, bence en büyük beka sorunu; bütün dünya Türkiye üzerinde hayal kurarken bizim gençlerimizin dünyanın başka ülkelerinde hayal kurması. O yüzden, bütün gençlerimize sesleniyorum: Enseyi karartmayın, umutsuzluğa kapılmayın, ne demokrasiden ne sandıktan ümidi kesmeyin. Atatürk, Cumhuriyet’i ne genel başkanlara ne milletvekillerine ne parti meclisi üyelerine ne belediye başkanlarına emanet etti. Atatürk, Cumhuriyet’i gençlere emanet etti.
“TAHSİN ERDEM, 1 NİSAN’DAN İTİBAREN BU ŞEHRİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRMEYE GELİYOR”
* Zonguldak’a bakınca şöyle bir şey görüyorum: İl başkanınız var, iki tane milletvekiliniz var. Deniz sizde, Eylem sizde, Devrim sizde… Ne güzel bir ekip böyle. Zonguldak’ta güçlü, motivasyonu tam, kazanmaya odaklanmış bir ekip var. 5 yıl önce bir kaza oldu, çok üzüldük. İnanın, Zonguldak’ı kaybettik, kendi memleketimi kaybetmiş gibi üzüldüm. Sayılı gün geldi, geçti. Şimdi hepimizin üzerine düşen bir görev var. O da bunu telafi etmek ve emeğin başkentini emekçinin partisine, halkın partisine, CHP’ye yeniden kazandırmak. Anketler yaptık, sonucuna baktık. Sonucu adaylar açısından ankette yakın gördük.
* Dedik ki, sandığı kuralım, üyemize soralım, kararı onlar versinler. Ön seçimi yaptık, hepsi birbirinden kıymetli adaylarımızdan bir tanesi Tahsin Erdem birinci oldu, adayımız oldu. Tahsin Başkan, mali müşavir. Hesabı kitabı kuvvetli. 4 yıl, kendi odasına başkanlık yaptı. 5 yıl süreyle belediye meclis üyeliği yaptı. Belediyeciliği, örgütçülüğü, CHP örgütünü biliyor ve 1 Nisan’dan itibaren bu şehrin yüzünü güldürmeye geliyor. Biz o biz ona güveniyoruz, Zonguldak ona güveniyor, örgütümüz ona güveniyor. Ve 1 Nisan’dan sonra bu kentin gençlerini kaybetmeyeceği, emeklilerine sahip çıkacağı, emekçilerine sahip çıkacağı, sendikalarla omuz omuza kol kola bir yerel yönetici emeklisini sahipsiz bırakmayan, gençlerini umutsuz bırakmayan, bu kentin çehresini ve yarınlarını düzeltecek olan bir belediye başkan adayımız var.

“ZONGULDAK’I TAHSİN BAŞKAN’A EMANET EDİN”
* Buraya gelirken sabahleyin Umut Akdoğan vekilimle birlikte Etimesgut’ta, otobüsün üstünde Mansur Başkan ile birlikteydik. Ona dedim, ‘Zonguldak’a, Tahsin Başkan’ın yanına gidiyorum. Ama senden de bir söz istiyorum.’ O şöyle söyledi: ‘Eğer Zonguldak, Tahsin Başkan’ı seçerse Mansur Yavaş’ın bir eli hep Tahsin Erdem’in bir omzunda.’ Şimdi buradan İstanbul’a gidiyorum. Ekrem Başkan beni kırmaz, sizi sever. Tahsin Erdem’i seçtiğiniz durumda, onun da bir eli bu omzunda. Ben partinin Genel Başkanı, Soma’nın, Manisa’nın bir evladı olarak Ecevit’in kentine, kara elmas diyarına sözüm söz olsun: Siz Zonguldak’ı, emeğin, halkın partisine, halkçı bir belediye başkanına, Tahsin Başkan’a emanet edin; Ankara Büyükşehir de İstanbul Büyükşehir de Zonguldak’ın ayağa kalkması için ne gerekiyorsa onu yapacak. Sadece merkez ilçede değil, Zonguldak’ta 25 belediyenin 11’iyle yola çıkmıştık. 13 olduk. Şimdi bunu 20’nin üstüne doğru çıkarmamız lazım. Benim de 31 Mart akşamı, bir gözüm Türkiye’deki büyükşehirlerde, bir gözüm de emeğin başkenti Zonguldak’ta olacak.
“EN GÜÇLÜ İTTİFAK, TÜRKİYE İTTİFAKI”
* Biz umudu örgütlüyoruz. Biz sevgiyi örgütlüyoruz. Biz Türkiye’nin aydınlık yarınlarını örgütlüyoruz. Biz Türkiye’nin geleceğini, Zonguldak’ın geleceğini örgütlüyoruz. Bir tarafta AK Parti, yanında MHP. Her geçen gün birbirine benziyorlar. Bir de yanlarına domuz bağcıların, Hizbullahçıların avukatlarını, eski sanıklarını aldılar. ‘Kadınları sahiplendireceğiz’ diyenleri aldılar. Mikroba, ‘Neden hastalık yapıyorsun’ diye sorulmaz. Bunlar, İstanbul Sözleşmesi’ne karşı. Bunlar Medeni Hukuk’a karşı. Bunlar kadına kimlik veren, Türkiye Cumhuriyeti’ni Türkiye Cumhuriyeti yapan haklara karşı. O yüzden onlarla birlikteler. Biz bu seçimde ittifak yapmadık gibi görünüyor ama çok daha büyük bir ittifakın içindeyiz. Onlar Cumhur İttifakı’ysa biz Türkiye ittifakıyız. Haramdan ve yalandan korkan herkesle birlikteyiz. Bu ülkenin Misak-ı Milli sınırlarına saygılı, Atatürk’ü tartışmayan, tartıştırmayan, Cumhuriyete inanan, bu milleti seven herkesle birlikteyiz biz. En güçlü ittifak Türkiye ittifakıdır.”
]]>Özel, 31 Mart’ın yaklaştığını, büyük bir heyecan içinde, çok yoğun bir programda olduklarını belirterek, “Her seçim çok önemli ancak Ankara’da önemi bambaşka. Mansur Başkan parti ayırmadan, hiçbir ayrımcılık yapmadan, esnafın hiçbirine ayrımcılık yapmadan, emeklinin hiçbirine ayrımcılık yapmadan, işsizin koluna girip ona destek veren, arkasında duran halkçı bir belediyecilikle bütün Ankara’nın gönlünü fethetti. Kendisini yürekten tebrik ediyoruz. Mansur Başkan, 31 Mart seçiminde Türkiye rekoru kıracak” dedi.

Sadece Mansur Yavaş’ın seçilmesinin yetmediğini, büyükşehir belediye meclisi çoğunluğunun da alınması gerektiğini vurgulayan Özel, “Güçlü olmak için ne lazım? Güçlü bir aday lazım. Geçmişiyle güçlü, halkın bildiği, tertemiz, çalışkan, enerjik, her yaştan gençlerin sevgilisi, hepimizin sevgilisi Erdal Beşikçioğlu burada. Milliyetçi demokratlar seviyor, muhafazakar demokratlar seviyor, Ankara’nın, Etimesgut’un bütün demokratları ‘Erdal Başkan’ diye 31 Mart’ı sabırsızlıkla bekliyor” diye konuştu.
Özel, Bağlıca’da, Etimesgut’ta ezber bozulsun istediklerini belirterek, şöyle konuştu:
– Bunun için elbette sosyal demokratlardan oy istiyoruz, muhafazakar demokratlardan, milliyetçi demokratlardan, yakasında güneş olan ya da yakasında olmasa gözü güneş gibi parlayan iyi insanlardan oy istiyoruz. Türkiye ittifakından oy istiyoruz.
-Türkiye ittifakı, korkutan, tehdit eden Cumhur İttifakı’nın aksine iyi insanların, güzel insanların, yüreğinde vatan sevgisi olan, Atatürk sevgisi olan insanların, çıkar peşinde koşanların değil, vatanın çıkarını kendi çıkarının önüne koyanların, birilerine arsalarını peşkeş çekmek yerine Ankaralının hizmetine sunanların iktidarı artık gelsin istiyoruz.
-Biz Türkiye ittifakı olarak renklerimizi ay yıldızlı al bayraktan alıyoruz. Türkiye ittifakının renkleri kırmızı beyazdır.
-İçinde insan sevgisi olan, vatan sevgisi olan, yaşadığı bütün sıkıntılardan kurtulmak için gün sayan, ‘yeter artık’ diyen, biraz da halkın sesi duyulsun diyen, ‘rantçı belediyecilik yerine halkçı belediyeciliğin sırası gelsin’ diyen tüm Bağlıcalılardan, Etimesgutlulardan her iki adayımıza da sahip çıkmalarını bekliyoruz.

YAVAŞ: HERKESİ MUTLU ETMEKTEN BÜYÜK PROJE YOK
Mansur Yavaş ise 5 yıl hizmet ettiklerini söyleyerek, “Çakarsız, konvoysuz, israf etmeden, şeffaf, katılımcı bir belediye çalışması yaptık. 5 yıl boyunca bunu gördünüz. İnşallah bunu aynen tekrar edeceğiz. Etimesgut için de güzel çalışmalarımız var. Bağlıca’ya metro hattı projemiz bitti. Ulaştırma Bakanlığı’na gönderdik. Biz sizlerin parasını harcıyoruz, sizlerin bize emanetini harcıyoruz. Bunları çöp projelere harcayamayız. Belediyecinin ne olduğunu gerçekten bilmiyorlar. Belediyeci şöyle tarif edilir; doğumundan ölüme kadar beldede yaşayan insanların tüm beşeri ihtiyaçlarıyla ilgilenen kurumdur. Dolayısıyla doğumundan itibaren kentte yaşayan herkesin her türlü derdiyle, problemiyle ilgileneceksiniz. İlk defa dün akşam kentin bazı yerlerine kar yağdı. Yağmur yağmıyor doğru dürüst artık. Yağdığı zaman da afet olup yağıyor. Ekili ürünleri basıyor. Ya da kuraklıktan ekimi yapılan ürünler yetişemiyor. Bu nedenle biz destek oluyoruz ki ileride 20-30 yıl sonra çocuklarımız aç kalmasın diye. Çünkü yıllarca yürütülen tarım politikaları nedeniyle insanlar tarımı bıraktı. Köy okulları kapatıldı, kent merkezine geldiler, işsiz kaldılar. Bunları tekrar aynı şekilde kendi tarlaları üzerinde üretim yaptırmak bana göre en büyük projelerden birisi. Dolayısıyla kentte yaşayan herkesi mutlu etmek, onların ihtiyaçlarına cevap vermekten daha büyük bir proje yok” dedi.
‘TERÖRE OLAN ÇİZGİMİZDE ASLA ŞAŞMA OLMAZ’
Göreve geldiğinde kendisine yönelik işçi çıkaracağı, su sayaçlarını PKK’lıların okuyacağı yönünde iddialarda bulunulduğunu hatırlatan Yavaş, şöyle konuştu:
-Bizim teröre olan çizgimizde asla şaşma olmaz. Polisleri öldüren, polisleri katleden o teröristler, domuz bağcılar Ankara’da aday çıkarmadılar. Ağzınızı açsanıza. Biz Türk bayrağıyla derdi olan, İstiklal Marşı’yla derdi olan, milli takım maç kazanınca üzülenlerle iş birliği yapmıyoruz.
-Biz Ankara’da elini teröre bulaştırmamış herkesin oyuna talibiz. Biz belediyemize gelen hiç kimseden ne parti kaydı istiyoruz, ne kimlik kaydı istiyoruz. Herkesten vergi aldığımıza göre herkese eşit bir şekilde hizmet ediyoruz.
-Net bir şekilde14 Mayıs’ta da söyledik, 28 Mayıs’ta da söyledik, 2019’da da söyledik, hala da söylüyorum; bırakalım bunları artık. Biraz seçimi kaybedeceklerini anlayınca yine iftira çamuruna bulaşacaklar.
-Utanmıyorlar. 2019’da kim inandı buna? Kendinizi kandırdınız. Bırakın Ankaralıyı kandırmayı. Ankaralı şeffaf bir şekilde, tarafsız bir şekilde, adil bir şekilde yönetilmeye devam edecek. Hiç kimseyi ayırmayacağız. Erdal Başkanımla beraber rozetimizi çıkarıp, herkesi kucaklayacağız.
]]>Yavaş, şunları söyledi:
“Beş yıl boyunca benden bana oy vermeyenlerle ilgili tek bir kötü cümle çıkmadı. Çünkü seçildik, rozetimizi çıkardık ve Ankara’da herkesin başkanı olduk. Yeminle söylüyorum; bir ilçe ya da bir köye giderken buradan kimin kaç oy çıkmış bakmadım.
Şimdi Cenabı Allah bize bir fırsat verdi. Ankara’ya 70 yıl sonra Ankaralı bir belediye başkanı geldi. İnsanları bizden çok beklentisi vardı. Herhangi bir köye gittiğiniz zaman orada kanalizasyon açıktan akıyor ve çocuklar yanında oynuyorsa hasta olma durumu varsa, o musluklardan su akmıyorsa, orada kimin nereye oy verdiğinin ne önemi var.
Bir an evvel onu çözmek için uğraştık ve bunun için ilk veya ikinci üçüncü belediye meclisi toplantımızda Ankara’daki bütün belediye başkanlarına şu sözleri söyledim; Ankara halkı beni seçti, ilçeler sizi seçti.
Başımızın üstünde yeri var seçmen tercihinin ama bize düşen bir şey var. Ben Ankara’nın birçok ilçesinin çok mağdur olduğunu hak ettiği yeri bulmadığını düşünüyorum. Sizler de belediye başkanı olarak orada istihdamı arttıracak, üretimi arttıracak, oranın zenginleşmesini sağlayacak bir proje getirirseniz, o projeyi beraber uygulayalım.
Ben yapayım büyükşehir olarak. Temelini beraber atalım. Açılışını beraber yapalım. Ve hatta gerekirse sizi işletin dedim. Bunu iki defa söyledim. Ama maalesef Ankara’nın ilçelerindeki belediye başkanları daha benim odamı görmedi.
Hazmedemediler, tenezzül edip biz onun yanına gitmeyiz dediler. Bakın ben de şunu söylüyorum; gerçek hizmet etmek isteyen insan öyle olmaz. Ben Sayın Cumhurbaşkanından randevu alıp çıkıyorum. Ankara için ne istenmesi gerekirse istiyorum bir yerim mi eksiliyor. Siz de bana gelirseniz, Kızılcahamam için bir şey isteseniz, bir yeriniz mi eksilecek?”
“KIZILCAHAMAM’DA DA DEĞİŞİMİN ZAMANI GELDİĞİ”
Hiçbir yerde fotoğrafımı beş yıl boyunca görmediniz. Buralara kaç defa geldim, bir minibüs, bir şoför, bir koruma. Kızılcahamam’da kimseye kötülük yapmadım ki hemşehrilerimden niye korkayım? Şimdi eski belediye başkanları seçilir, 40 yılda bir gelirse gelir.
Pandemi dönemi, bayram dahil hemen hemen buranın bütün köylerini gezdim, sorunlarını yerinde tespit ettim. Ankara halkı Ankara’nın köylüleri ilk defa kendi köyümde bir büyükşehir belediye başkanını gördü. Dolayısıyla amacımız hizmet etmek. Amacımız sizler için çalışmak ve inşallah buna yine aynen devam edeceğiz.
Dediler ki; ‘Ankara Büyükşehir değişirse bu Mansur Yavaş burayı yönetemez.’ Onlar annelerinden büyükşehir belediye başkanı olarak doğmuş. Böyle bir kibir. Bütçemizi yarıya inmesine rağmen onların iki misli işler yaptık. Öncelikle acil işlere girdik. Ve yaptığımız çalışmalar sonunda hem İngiltere’den Dünya Başkent Belediye Başkanları Ödülü’nü aldık. Dünya Şeffaflık Ödülü’nü aldık.
Amerika’nın ünlü kuruluşu Türkiye hakkında rapor veren kuruluş da 30 büyükşehir içerisinde kredisi en yüksek belediye olarak Ankara Büyükşehir’i ilan etti. Dolayısıyla değiştirilmeden bazı şeyleri anlayamazsınız.
Ben Kızılcahamam’da da değişimin zamanı geldiğini düşünüyorum. Başkan bir şey dedi; ‘Mansurculuk.’ Mansurculuk değil, Mansur Yavaş belediyeciliği başkanım. Mansur Yavaş belediyeciliği nedir? Önce belediyeyi tarif edelim. Bunlar beton, plastik zannediyorlar.
Sadece köprü zannediyorlar. Eski dönem kadar zaten onların hepsini yaptık ve bunları ben belediyecilik saymıyorum. Belediyecileri şöyle tarif edilir; doğumundan ölümüne kadar, kentte yaşayan, beldede yaşayan insanların tüm ihtiyaçlarıyla ilgilenen kurumdur diye geçer.
“ANKARA’DA FİİLEN SEÇİM BİTTİ. REKOR OYLA GELİYORUZ”
Anketleri görüyorsunuz televizyonlarda. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı bile ‘Mansur Yavaş açık ara önde’ diyor. Aslında Ankara’da fiilen seçim bitti. Rekor oyla geliyoruz. Sebebi şu; şeffaf davrandık. Bütün hesaplarımızı herkes görebiliyor. Kimse ayrılmadık. Herkesi kucakladık. Huzur geldi, bereket geldi.
Dolayısıyla Ankara halkı icraatlarımızdan memnun. Eksiğimiz nedir? İlçe belediyesi ve belediye meclis üyeleri. İstiyorum sizden. Beypazarı’nda seçildiğimde ikinci kez seçildiğim akşam bir daha aday olmayacağım dedim ve olmadım. Bu sefer şimdiden söylüyorum. Bu benim son beş dönemim. Benim elimden tutacak Coşkun’u seçerseniz beş yıl doya doya hizmet edeceğiz size beş yıl.
“KURSAĞIMIZDAN HARAM LOKMA GİTMEYECEK”
Bugüne karalamaları ne iftiraları fayda etmedi Allah’a çok şükür daha bugüne kadar benim bir personelim savcılığa gitmedi. Biliyorsunuz eski büyük trol var Ankara’nın, adını bile anmak istemiyorum.
Bir mesaj atıyor arkasından müfettiş geliyor ama rahatsız olmuyoruz. Geliyor, inceliyor ve bakıyor ki soruşturacak bir husus yok, yapılan iş doğru. Böylelikle aklanıyoruz. Allah’a bin şükür, Allah bugünleri gösterdi bugüne kadar daha bir personelim savcılığa gitmedi. Aynı şekilde gidecek, kursağımızdan haram lokma gitmeyecek yemeyeceğiz yedirmeyeceğiz.”
Yavaş, Kızılcahamam SKM açılışının ardından Kızılcahamam’daki kadınlarla da bir araya geldi.
]]>Kütahya Belediye Başkanlığı için aday gösterdikleri Eyüp Kahveci’yi örgütün tam mutabakatıyla, çok inanarak ve güvenerek belirlediklerini kaydeden Özel;
“CHP Genel Başkanı olarak Kütahya’ya ilk kez geliyorum. Grup başkanvekili olduğum zaman geldiğimde Kütahya’dan hep iyi çalışma yaparak güzel anılarla ayrıldık. Bundan sonraki süreçte Kütahya’da CHP’nin hak ettiği ve gerektiği güce ulaşmasını umut ediyoruz. Kütahya’nın hak ettiği hizmetleri alabilmesi için, hak ettiği gelişmişlik noktasına gelebilmesi için ortak bir siyasi iradenin şekillenmesi lazım, bu da pozitif rekabetle mümkün, CHP ana muhalefet partisinin gücünü artırması, sadece sorunları değil, çözüme de katkı sağlayacak önerilerde bulunması ve kente olan ilgisini artırması bizce çok önemli. Bu sürecin önemli kilometre taşlarından bir tanesi de şüphesiz yerel seçimler. Kütahya yerel seçimlerde geçen dönemde umduğumuz başarıyı elde edemediğimiz bir şehirdi. Kütahya’da büyükşehir olmadığı için merkez ilçe belediyesinin ve ilçelerin durumlarını ayrı ayrı ele almak gerekiyor. Ancak merkez ilçe belediyesinin daha önceki dönemlerde daha önce milletvekilliği de yapmış, daha sonra da önemli bir destekle belediye başkanı seçilmiş olan MHP’den arkadaşımızın zaman zaman siyasette metal yorgunluğu olarak da bilinen belli bir süredir kente ve siyasete ilgisini kaybettiği, ortak akılla yönetme imkanlarını bulamadığı, borçlanma yetkisinin bile belediye meclisinde tartışılmadığı süreçlerin yaşandığı ve kentte ciddi rahatsızlıkların ortaya çıktığı bir süreç yaşanıyor. Biz Kütahya Belediye başkan adayımızı hep birlikte ortak akılla, örgütümüzün tam mutabakatıyla, çok inanarak ve güvenerek belirledik. Ardından yapılan kısa vadeli ölçümlerde de Kütahya’da siyasetteki amiyane tabirle adayımız tuttu. Aday çok toplumsal bir destek görüyor” dedi.

BAŞKANLAR İÇİN ‘BAŞARI KARNESİ’
CHP’li belediyelerin başarılı projelerinde ortaklaştırma, bunların tek tipleştirmesi konusunda çalışmalar yaptıklarını anlatan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, seçimlerle başkan seçilenlere yönelik 3 ayda bir memnuniyet anketi yaparak ‘başarı karnesi’ çıkaracaklarını söyledi.
Özel, “Örneğin sosyal kartların verilmesi, son dönemlerde CHP’li belediyelerin yaptığı düşük gelir seviyesindeki ailelere sosyal yardımların dijital kartlar üzerinden yapılması, esnaf ile şehrin birleştirilerek sosyal kartların içine yapılacak kırmızı et yardımının şehrin kasaplarından alınması gibi çok başarılı uygulamalarımız var. Bunların tek tipleştirilmesi için çalışmalar olacak. Halk kart üzerinden, bunun yanında hem seçilmiş başkanlarımıza, seçilmiş belediye meclis üyelerimize hatta onların yönettikleri belediyelerde diğer partilerden olan belediye meclis üyelerine de bir eğitim setinin verilmesi ve süreç içinde belediye başkanlarımızın ortaya koydukları performansın objektif kriterlerle ölçülmesi, tek tip bir anketle, başkanlarımızın kendine, örgütüne ve şehrine başarı karnesini gösteren 3 ayda bir memnuniyet anketlerinin paylaşılması gibi önemli bir çabanın içerisindeyiz” diye konuştu.
‘1 TANE TRABZONLU, İSTANBUL’A 10 TANE METRO YAPTI’
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler ve Çevre Korumadan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Pelin Alpkökin’i çok başarılı bulduğunu ifade eden Özel, şunları söyledi:
“Eskişehir’in yanı sıra Muğla, Tekirdağ ve Çanakkale belediye başkanlarımızın içinde bulundukları ve deneyimleriyle yönlendirecekleri yapının içinde yerel yönetimler konusunda son derece eğitimli, yetkin, partimizin yurt dışında belediyelerine katkı sağlayan, kaynak bulan çok ciddi arkadaşlarımız var. Örneğin, hafif raylı sistem meselesi, gündeme geldiğinde şu anda İstanbul Büyükşehir Belediyemizin Ulaşımdan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Pelin Hanım, Japonya’da 13 yıl boyunca, hızlı trenlerin başındaki ve bütün dünyadaki raylı sistemler ile hızlı ulaşım araçları noktasında bütün dünyanın emeğine, birikimine, liyakatine saygı duyduğu, onun altında kaşesinin bulunduğu projelerin hızla kredilendirildiği, çok başarılı Türk kadını, Japonya’da aldığı maaşın 8’de 1’ine Ekrem Başkanın ekibinde İstanbul’da çalışıyor. Trabzon’a gittiğimde soruyorum, Ekrem Başkan göreve geldiğinde kaç AK Parti’li milletvekili vardı, 4. Kaç Trabzonlu bakan var, 4 tane, 8. Trabzon Büyükşehir 9, Trabzon merkez ilçe 10. 10 tane AK Parti’li Trabzonlu, Trabzon’a 1 hafif raylı sistem yapamadılar. Ekrem Başkan bu süre zarfında 1 tane Trabzonlu İstanbul’a 10 tane metro yaptı. Bütün sebebi, doğru insanı bulup, doğru projelerle buluşmuş olmak. Pelin Hanım’ın hafif raylı sistemler dediğimizde dünyada en bilinen insan olması. Onun kaşesinin her türlü şirketin fon sağlama noktasında büyük bir güven duymasına sebebiyet veriyor. Kütahya Belediyesi’nin tüm bu birikimlerden yararlanması için elimizden gelen bütün katkıyı yapacağız”
]]>Hüseyin Özlük, görevde olduğu dönemde karakolların daha korunaklı hale getirilmesi için “Kalekol” projesini hazırlayanlar arasında yer almıştı. İYİ Parti’nin kurucularından olan Hüseyin Özlük, partinin son kurultayında Genel İdare Kurulu Üyeliği için yapılan seçimde 1.101 oy alarak en yüksek oy alan ikinci kişi oldu. Birinci ile arasındaki oy farkı sadece bir oydu.
Üç kitap yazdı. İYİ Parti’nin ilk seçim müziği “Başaracağız”ın sözlerini, müziğini ve okumasını yaptı. İki halk müziği albümü çıkardı. Abdullah Öcalan’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ndeki duruşmasına gazi olarak katılan beş isim arasında yer aldı. Gazi Özlük, benim de çok yakın dostum. Elinde bağlamasıyla, sadece serçe parmağını kullanarak mutlaka “Sarı Saçlı, Mavi Gözlüm” türküsünü söyler. Neden serçe parmağıyla çalıyor? Çünkü Hüseyin’in 4 parmağı mayın patlamasında koptu. O inanılmazı başaranlardan…

Hüseyin Özlük, Polatlı’daki seçimleri ve yapmak istediklerini SÖZCÜ Medya Grubu Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’e anlattı.
NEREDE GÖREV VERİRSENİZ
Hüseyin Özlük, parti yöneticilerine gidip “Vatanımız, milletimiz için ben gazi oldum. Nasıl Türkiye’miz için hizmet ettiysem, görevlendirdiğiniz her yerde seçime katılıp belediye başkanı olarak hizmet etmek istiyorum. Gönlümden Polatlı ilçesinden aday olmak geçiyor. Bir gazi olarak, gaziler, şehitler diyarı Polatlı’da seçimi kazanıp bu ilçemize hizmet ekmek istiyorum” dedi.
Ankara’nın Polatlı ilçesinden Hüseyin Özlük aday yapıldı. O şimdi esnafları, sivil toplum kuruluşlarını dolaşıyor, başkanlık seçiminde kendisine oy verilmesini istiyor. Afişlerinde, “Gaziler, şehitler diyarı Polatlı’ya gazi başkan yakışır” yazdırdı. Ancak afişler asıldığı yerden hemen sökülüyor. Bu, gazi Özlük’ü üzüyor. Dün, astırdığı afişlerin, pankartların da yerinde olmadığını öğrenince, “Nedense hep benimkileri söküyorlar” diyor.
ARADAN SIYRILIRIM
Polatlı, yıllardır MHP’li başkan tarafından yönetiliyordu. MHP’den aday gösterilmeyince CHP’den aday yapıldı. CHP’liler “Neden bizden birini aday göstermediniz?” diye kızıyor. MHP’liler neden parti içinden bir aday çıkartılmadığına, AKP’liler, AKP’li bir ismin neden MHP adayı olarak gösterildiğine, MHP’liler de kendi içlerinden birinin neden MHP’den değil de AKP’den aday yapıldığına öfkeli.
Hüseyin Özlük, “Bu durum benim şansımı artırıyor” diyor. Esnaf ziyaretlerinden çok olumlu tepkiler aldığını anlatan Özlük’e, “İki gözünün de görmemesi başkan seçildiğinde sıkıntı olmaz mı?” diye soranlar oluyor. O, şunları söylüyor:
BANA DÜŞEN ÇALDIRMAMAK
“Onlara kendi hikayemi anlatıyorum. Mücadeleci ruha sahip olduğumu, belediyede işlerin tek kişiyle değil, ekiple yürüdüğünü, ekibin güzelse, işlerin de iyi olacağını anlatıyorum. Başkan olarak bana düşen en önemli görev çalmamak, çaldırmamak, yememek, yedirmemek olacak. Ben bu ülke için bedel ödedim. Halk hikayemi dinleyince etkileniyor ve beni yalnız bırakmayacağını söylüyor.”
Tarım ve hayvancılığın önemli merkezi olan Polatlı için projeleri de çok. ‘Tarım Üniversitesi’ kurulması da bunlardan birisi. Köylerde ziraat mühendisi ve veteriner görevlendireceğini belirten Özlük’ün öncelikleri arasında, ünlü Polatlı soğanının üretiminin artırılması, nohut ve mercimek paketleme tesisi, soğuk hava deposu kurulması yer alıyor.
]]>Vatandaşlara seçim otobüsünden seslenen Özel, Afyonkarahisar Belediyesi Başkan adayı Burcu Köksal’dan selam getirdiğini söyledi ve, “Burcu Başkan’dan selam getirdim. Afyon’da ‘Belediyenin kapılarını ardına kadar açacağız’ diye derken orada küçük bir sürçülisan oldu. ‘Aman başkanım sen düzelt’ dedi. Afyon Belediyesi’nin de Uşak Belediyesi’nin de seçildikten sonra kapıları ardına kadar tüm siyasi partilere, Uşaklılara, Afyonlulara açıktır” ifadelerini kullandı.

“MEHMET ŞİMŞEK’İN DİLİNİN ALTINDAKİ BAKLAYI DUYDUNUZ”
Ciddi bir ekonomik sıkıntı ve krizin olduğunu söyleyen Özel, şu ifadeleri kullandı:
– “31 Mart’a kadar hükümet bekliyor ama sonrası için Mehmet Şimşek’in dilinin altındaki baklayı duydunuz. ‘Sıkı para politikası uygulayıp, kemerleri sıkacağız ve acı reçeteyi içireceğiz’ diyor. 1 Nisan oldu da eğer AK Parti yine Afyonkarahisar Belediyesi’ni aldıysa, oyları AK Parti ve MHP aldıysa, 2 Nisan günü ne emekliyi duyarlar ne işçiyi ne esnafı ne çiftçiyi ne işsizi ne de öğrenciyi duyarlar. Kimseyi duymazlar. 1 Nisan olduysa ertesi gün yapacak bir şey yok.
– Ama 1 Nisan’dan bir gün önce 31 Mart’ta seçim var, mühür var, yetki var. Eğer bu sefer AK Parti’ye ‘Yeter artık’ derseniz, bir sarı kart gösterip, kırmızı ışık yakar ve ‘Bıçak kemiğe dayandı’ derseniz, ondan sonra herkes hesabını ona göre yapacaktır. Bugün iktidardaki gücü mutlaka dengelemek, genel iktidarı yerelden dengelemek zorundayız. Bunu yapmadığımız takdirde kimsenin bizim sesimizi duyacağı yok. Ondan sonra uzun süre seçim de yok. Dönüp size bakacak kimse de yok. Ya sizin sesinizi duyacaklar ya da bu seçimlerde artık hiçbir AK Partili ve MHP’li bu kadar zamma, enflasyona, hayat pahalılığına dayanamaz.”

“ESKİ İTTİFAK ORTAKLARIMIZI HAİN İLAN ETMEYİZ”
Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
– “Geçen seçimleri Cumhur İttifakı kazandı. Onun gücünü yerel seçimlerde dengelemek lazım. Onun için de yerelde güçlü bir ittifak lazım. O ittifakın adı ‘Türkiye İttifakı’dır. Herkesi ‘Türkiye İttifakı’na davet ediyorum. Geçmiş seçimlerde birlikte olduğumuz, listelerimizde yer alan, ittifak yaptığımız bütün ortaklarımızın çok kıymetli seçmenlerini hayat pahalılığına ‘Dur’ demek için hep birlikte ‘Türkiye İttifakı’ndayız. Eski dosttan, düşman olmaz. Dün birlikte olduklarımıza bugün kötü söz söylemeyiz. Eski ittifak ortaklarımızı hain ilan etmeyiz.
– Daha bir gün önce Tayyip Bey, miting meydanlarındaydı. Yeniden Refah Partisi’ne, Erbakan Hoca’nın oğluna, demediğini bırakmadı. Geçtiğimiz günlerde ‘İp cambazı’ demişti. Şimdi de ‘Bana kaybettirmek için türlü türlü numaralar çekiyor’ demiş. Bakın, geçen mayıs ayında Yeniden Refah Partisi’ni ittifakına aldı ondan kıymetlisi yoktu. Ne yapmış? Yeniden Refah Partisi bir belediye başkan adayı çıkarmış. Ondan kötüsü yok. Hakaretler, iftiralar. İşte bir tarafta ‘Eski dosttan düşman olmaz’ diyen Cumhuriyet Halk Partisi, bir tarafta Erbakan Hoca’nın oğluna ‘Hokkabaz’ diyen, hedef gösteren Cumhur İttifakı. Cumhur İttifakı korku ittifakıdır. Tehdit eder, küfreder, şeytanlaştırır. ‘Türkiye İttifakı’ ise iyi sözden şaşmaz.”

“PARAMIZIN DEĞERİ 131 DOLARDAN 6 DOLARA DÜŞMÜŞ”
En büyük sıkıntıyı emeklilerin çektiğini, Türkiye’de insanların yüzde 70’inin en düşük emekli maaşıyla geçinmeye çalıştığını dile getiren Özel şunları kaydetti:
– “Cepteki ve piyasadaki en büyük banknot 200 lira. Bu 200 lira 2009 yılında ilk çıktığında 131 dolar alıyordu. O dönem dolar 1 lira 35 kuruşmuş. Şimdi aynı 200 lira 6 dolar alıyor. Paramızın değeri 131 dolardan 6 dolara düşmüş. Sucuğun kilosu geçen sene 395 lira, bu sene 875 lira. En düşük emekli maaşı geçen sene 7 bin 500 liraydı ve geçen sene 19 kilogram sucuk alıyordu. Bu sene 10 bin lira ama 11 kilo sucuk alıyor. Ramazan mübarek gün geliyor. Bu hükümet geçen ramazandan bu ramazana emeklinin iftar, sahur sofrasından, buzdolabından, mutfağından tam 8 kilo sucuğu çalmış.
– Tayyip Bey’e ‘Emekli kart çıkartalım. Emekliye verilmeyen 17 bin lira ile 10 bin liranın farkını her emeklinin maaşına 7’şer bin lira olarak yatıralım. Ayrıca elektrik, su ve doğal gazı emeklilere yüzde 25 ile 40 arasında indirimli verelim’ diyorum. O ‘7’şer bin lirayı bile veremeyiz, 1,4 trilyon para gerekiyor, bizde böyle bir para yok’ diyor. Tayyip Bey, Türkiye Cumhuriyeti’nin hazinesinde 1,4 trilyon yoksa vay bizim halimize. Ben hesabı yaptım, 1,4 trilyon değil tam yarısı lazım. 700 milyar verildiğinde bu iş çözülecek ama ‘Vallahi yok’ diyor.”
Özel, konuşmasının ardından CHP Uşak merkez ve ilçe belediye başkan adayları için destek istedi.
Buluşmaya Özel’in yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Uşak Belediye Başkan adayı Özkan Yalım, CHP Uşak İl Başkanı Sevinç Yazgan, il gençlik kolları, il ve ilçe başkanları ile çok sayıda partili katıldı.
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak 5 yılın verdiği deneyim ve tecrübe ile yola çıktığını anlatan Başkan Cemil Tugay, “Şu anda çok deneyimliyim. Belediyenin ne olduğunu biliyorum. Kararların nasıl alındığını biliyorum. Bu göreve hazırım. Dersimi iyi çalıştım. İzmir’i iyi çalıştım. Kendimi çok rahat hissediyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi büyük ve güçlü bir kurum. Doğru yönetirseniz verimli sonuçlar alırsınız” dedi.
Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Eşrefpaşa Hastanesi’ne dair de büyük hayallerinin olduğunu belirtip, “İnsanların sağlıksız çevrede yaşamasından kaynaklı ne kadar hasta olduklarını, yaşam konforlarının nasıl bozulduğunu anlatacağız. Eşrefpaşa Hastanesi ile ilgili büyük hayallerim var. Onun toplum sağlığı ile doğrudan bağlantısını kuracağım. İzmir’in her yerinde Eşrefpaşa Hastanesi’ne bağlı tıp merkezleri, sağlık merkezleri alanları oluşturacağım” dedi.
‘BAKANLARLA İLETİŞİMİ KESEMEZSİNİZ’
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra sağlıklı hizmet açısından çalışılması gereken her kurumla iletişim halinde olacaklarının altını çizen Tugay, şunları söyledi:
-Devlet idaresinde kamu kurumları arasındaki ast üst ilişkisinin kopuk olması mümkün değil. Burada sadece yönettiğiniz kentin hakkını yedirmemek ve istismar edilmesini engellemek için dikkat etmeniz lazım.
-Saf, tuzağa düşen bir insan olmamalısınız. Bakanlar, bakan yardımcıları genel müdürlerle iletişimi kesemezsiniz. Karşıyaka’da bunu yapmadım. Büyükşehir Belediye Başkanı olursam bütün bakanlarla, yardımcılarıyla tanışmak, önemli kişilerle iletişim içinde olmak zorundayım.
‘BU GÖREVİ ÜSTLENMEYE HAZIRIM’
Geçmiş seçimlerde CHP’ye ’emaneten’ verilen oyların bulunduğu, bunların başka partilere kayması halinde seçimin kaybedilme riskinin olup olmadığı yönündeki bir soru üzerine Tugay, şunları söyledi:
-İyi niyetliyim ve bu göreve iyi hazırlandım. Bu görevi üstlenmeye hazırım. Bu yükü taşıyacağımı biliyorum. Yüzümün akı ile çıkacağım. Ne yaptığını bilen biriyim.
-Rastgele, tesadüfen burada durmuyorum. Bu konuda siz de inisiyatif alın. Sizler de seçmenden CHP’nin adayları için destek isteyin. İnsanlar mantıksız kararlar almasın. Ben de bir insanım. İzmirli bir yurttaş olarak buraya AKP’li birinin gelip de bizi mahvetmesini istemem. Benim neyimi beğenmiyorlarsa onu konuşmak lazım.
-Demokrasi ortamında yaşıyoruz. Halk birini tercih edecek. O kazanacak. Seçimi kazanacağım yönünde sahadan geri dönüşler alıyorum. Ama diyelim ki son anda bir şeyler yaptılar. İnsanları kandırdılar, kaybettik.
-Ben üzülürüm. Kendi boyutum kadar üzülürüm. Köşeme çekilirim, bir şekilde hayatıma devam ederim. Ama herkes şunu bilmeli; bu şehir sadece benim şehrim değil. Bu hikaye sadece benim hikayem değil.
‘HİÇBİR ZAMAN KENDİMİ KİMSEYE PAZARLAMAYACAĞIM’
Kariyer peşinde olmadığının altını çizen CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tugay, “Ne kendimi kahraman olarak görüyorum ne de yarın kahraman olarak göstereceğim. Sadece ve sadece bir görevi üstlenmeye çalışıyorum. Bu görevin gereğini neyse onu yerine getirmeyi amaçlıyorum. Hiçbir zaman kendimi kimseye pazarlamayacağım. Adımın bir yerde geçmesini dahi istemiyorum. Eğer İzmir hayal ettiğim, güzel bir şehir olursa, bunu sağlamada ben de bir koordinatör olarak görev almış olursam, onur duyarım” dedi.
SEÇMENE SAĞDUYU ÇAĞRISI
Seçmenin 31 Mart’ta sağduyu davranmasını isteyen Tugay, sözlerini şöyle tamamladı:
-Bu işi tek başına bir kişi yapamaz. Her meslekten insanla yapılacak bir iş. Asla, ‘Ben yaptım’ diye kimse sahiplenemez. Bu büyük bir hadsizliktir. Başkan kendini özel bir konuma koymamalıdır. Bu altı üstü bir koordinatörlük konusu.
-Bu şehir ve bu ülke, beni bu nokta için yetiştirdi. Ne yapacağımı biliyorum. İlçe belediye başkan adayları ile aramızda özel bağlar kuruyoruz. Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyesi ile yarışmaz. Koordineli çalışır.
-Kendi geleceğine İzmir karar verecek. Tutup da farklı bir karar verirse, herkes de sonucuna katlansın. Ülkemiz ne halde, ortada.
]]>‘HIZIR GİBİ YETİŞECEKSİN’
Bir asfalt atarsın, bir alt geçit yaparsın üç ay sonra herkes unutur. Belediye demek, doğumdan ölüme kadar kentte yaşayan her insanın her derdi ile ilgilenmek demektir. Eğitim, sağlık, esnaf, iş dünyası, işsizler, işçiler hepsi bunun içine girer. Benim belediyecilik anlayışım darda kim varsa hızır gibi yetişip yanında olmaktır, gerisi boş.
32 BİN EMEKLİYE YARDIM
Bugüne kadar bir Allah’ın kuluna partizanlık yapmadık, herkes kardeşim. Oy versin vermesin her iradeye saygılıyım. Beş yıldır herkesi kucakladık. Az laf, çok iş… 32 bin emekliye düzenli destek oluyorum. Emeklilerimizin bir çoğunun 2. iş yapma imkanı yok. Aç kalmalarına elbette izin veremeyiz. Rakibimin belediye başkanı olduğu Keçiören’de 50 bin aileye 5 bin emekliye, 60 bin öğrenciye destek veriyoruz. 16 bin çocuğun servis ücretini biz ödüyoruz.
‘AÇ KALSINLAR SİZ YAPMAYIN’
Okul kantinlerinde öğrencilere alışveriş hakkı tanıyoruz. Kırtasiye ve sınav ücreti veriyoruz. Kantin yardımı yapmamızı engellemek istiyorlar ‘Aç kalsınlar, siz yapmayın’ diyorlar. Ülkemiz maalesef bu hale geldi. Hukuk olmayan bir ülkede insan hakları gelişmez. En önemlisi bir belediye başkanının kafasına göre para harcamasının önüne geçilmesi lazım. Bizim makam mevki isteyecek halimiz yok. Seçildim her şeyi yaparım anlayışımız da yok.
ÜÇ BİN LİRALIK METRO
Keçiören-Ovacık metro projesini bitirdim. Fakat Ovacık’ta bakım istasyonu için yer lazım. Keçiören Belediyesi’nden istedik vermediler. ‘Metro yapacağız’ diyorlar ama ben yapmasam elinde proje bile yok. Bir de ‘Havaalanına metrosu olmayan tek şehir Ankara’ diye şikayet ediyorlar. Benden önce 25 yıllık dönemde yapılmadı. Bu yılki bütçeye de 2024 bütçesine üç bin lira koymuşlar sonra da ‘Keçiören metrosu yapılacak’ diye pankart açıyorlar. Büyükşehir başarısız olsun diye kendi ilçelerine eziyet ettiler.
Vatandaş pahalılıktan krizden dert yanıyor!
Semt pazarları ile çarşıları da dolaşan Yavaş, esnaf ve vatandaşlarla sohbet ediyor. Vatandaşlar fiyatların pahalılığından yakınırken esnaf da maliyetlerin her geçen gün yükselmesinden ve akaryakıta gelen zamlardan dolayı ulaşım maliyetlerinden şikayet ediyor. İlçe belediye başkan adaylarını da vatandaşlara tanıtan Yavaş, kendisine iletilen sorunları da not ettiriyor. Yavaş her gittiği yerde sloganların yanı sıra “Son Dinazor Bükücü… Domates Alacaksan Ayaş, Başkan Seçeceksen Yavaş… Tatlı mısın, Şeker misin Bal mısın?… Yavaş Gardaşım Yavaş’’ gibi esprili pankartlar ile de karşılanıyor. Apartmanların pencerelerinden kendisine seslenip, evlerine çaya davet edenler de oluyor.
Çakarlara son verdi “Az laf, çok iş” dedi
ABB Başkanı Mansur Yavaş hergün en az iki miting yapıyor, Sivil Toplum Kuruluşları ile derneklerin toplantılarına katılıyor, her gittiği yerde de hem geçen 5 yıldaki çalışmalarını anlatıyor, hem de bundan sonra yapmayı planladığı projelerini gündeme getiriyor. Ankara’nın tüm ilçelerine birden fazla giden ve Seçim Koordinasyon Merkezleri açan Mansur Yavaş sadece bir koruma ve bir şoför ile birlikte ve “Az laf, çok iş” sloganı ile başkenti dolaşıyor. Göreve geldiğinden bu yana çakarlı araç da kullanmayan Yavaş, 5 yıl önce koltuğa oturduktan hemen sonra belediye araçlarından çakar lambaları söktürmüş, belediye binalarındaki odaların duvarlarına kendi fotoğrafının asılmasını da yasaklamıştı.
ÇILGIN PROJE NE İŞE YARAR?
Yavaş’a yöneltilen sorulardan biri de “Çılgın projeniz var mı?” oluyor. Yavaş ise “Benim en büyük projem Ankaralıyı zengin etmek. Kimse aç ve açıkta kalmasın dedik. Destek alan ailelerin çocukları da yaşıtları gibi aynı şartlarla hayata başlasın istedik. Belediyecilik budur, yoksa iki asfalt iki beton atmak, çılgın proje değil. Bütün Türkiye gördü onların çılgın projelerini, ikide bir her şeye zam geliyor. İnsanlar iktidarın kapısına gidemiyor, ‘Mansur baba’ diye bana geliyor.’’ cevabını veriyor.
HESAP BU DÜNYADA VERİLİR
Yavaş belediye başkanları arasında mal beyanını açıklayan ilk isim oldu. Yavaş bu konuda da “Benim gibi herkes de açıklamalı, göreve geldiğinde neymiş, görevden sonra ne olmuş, vatandaş görsün. Biz görev süremiz boyunca her şeyin hesabını vererek çalıştık. Ankara’nın gerçek ihtiyaçlarını tespit edip iş yaptık, kaça yaptığımızı da açıkladık. Ama ‘Ben öbür dünyada Allah’a hesap veririm’ deyip sıyrılanlar var. Bu dünyada hesabını vermeyen öbür dünyada hiç veremez.” diyor.
İşte pankartların dili




Özgür Özel, Ankara’nın Etimesgut ilçesinde partisinin belediye başkan adayı Erdal Beşikçioğlu ve beraberindeki partililerle birlikte halk buluşması gerçekleştirdi. Özel “Ankara’da büyük bir rekor kıracağız. O gece en çok konuşulacak konulardan bir tanesi bu olacak. O rekoru çok sağlam bir takımla kuracağız. O takımın Ankara’daki kaptanının selamını söylüyorum size; Mansur Başkan’ın selamlarını getirdim. Mansur Başkan geldiği günden beri Ankara’da huzur var, Ankara’da güven var, Ankara’da sevgi var, Ankara’da mutluluk var. Birilerinin yaptığı gibi artık ayrımcılık yok, partizanlık yok. Bütün Ankara’yı hep birlikte kucaklamak var” dedi.
“ŞİMDİDEN MÜJDELİYORUM”
Özel “Seçmenin vereceği karara sonuna kadar saygılıyız. Şimdiden kimse seçmenin kararına ipotek koyamaz. Çok büyük bir sürpriz, çok büyük bir başarı, çok büyük bir zafer müjdeliyorum şimdiden size. Elbette tüm ilçelerimiz çok önemli ancak bu seçimde bilhassa önemli bir yer vardı Etimesgut. Biliyoruz ki bu seçimde Etimesgut’u alırsak, bir daha kaybetmeyeceğiz. Aday belirleme sürecinde çok ince eledik” ifadelerini kullandı.

“TÜRK POLİSİNE SEVGİMİZİN İFADESİ”
Özel, Etimesgut’a hem milliyetçi demokratların hem de muhafazakar demokratların da tanıdığı, güvendiği bir aday getirdiklerini belirterek şöyle devam etti:
– Onun bizim tarafımızdan adaylaştırılması kahraman Türk polisine duyduğumuz sevginin de ifadesidir. Yapacağı işlerden iki taraf çok memnun olacak. Bir gençler çok memnun olacak bir de Etimesgutlular başta esnaf mutlu olacak. Erdal Başkan’ın Etimesgut’ta öğrencilere nasıl sahip çıktığını, burayı nasıl bir üniversite kenti yaptığını, nasıl bir kültür sanat kenti yaptığını ve nasıl burayı gençlerin göz bebeği bir yer haline getirdiğini en kısa sürede yaşayacak Eryaman, yaşayacak Etimesgut.
“FEDA EDİLECEK OY YOK”
31 Mart’ın sadece bir yerel seçim olmadığını belirten Özel, şunları söyledi:
– 31 Mart ihmal edilenlerin, yok sayılanların, hor görülenlerin, küçük görülenlerin, ezilenlerin, emeklilerin, emekçilerin, yoksulların, kadınların, gençlerin ve her yaşta umudunu kaybetmeyenlerin, geçen mayıs ayında 14 ve 28 Mayıs’tan sonra başı öne eğilenlerin, boynu bükülenlerin bu genel iktidarı yerelden dengeleyecekleri gündür. Etimesgut’ta artık iktidarı değiştirme noktasındayız.
– Bu sefer bu seçimi biz kazanıyoruz. Cumhur İttifakı kaybediyor. Heba edilecek bir tane oy yok, feda edilecek bir tane oy yok. Sandığa gitmeyecek bir tane cumhuriyetçi, Atatürkçü, milliyetçi yok. Bu işi 31 Mart günü hep beraber bitireceğiz.

“EMEKLİLERİN HAKKI İÇİN KAVGA EDECEĞİM”
Özel, TRT’nin yayın politikasına yönelik eleştirilerini yineledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştiren Özel, “Kavgaya varım; ama senin istediğin kavgayı yapmam. Ben seninle emeklilerin hakkı için kavga edeceğim, çalışanların hakkı için kavga edeceğim, yoksullar için kavga edeceğim ve onların hakkını senden söke söke alacağım. Bunu göreceksin. Tayyip Erdoğan geldiğinde emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bugün aynı hesap olsa en düşük emekli maaşının 25-26 bin TL olması lazım. 3 Kasım 2002’de en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün 2,5 çeyrek altın bile alamıyor. Tayyip Erdoğan iktidarı boyunca emeklilerin cebinden ayda 5,5 çeyrek altını çalmıştır” dedi.

“SANATÇI ÖYLE BİR BAŞKAN OLUR Kİ…”
Erdal Beşikçioğlu da şunları söyledi:
– Bana diyorlar ki ‘sanatçıdan belediye başkanı olmaz.’ Yahu arkadaşlar bir kez tiyatroya gitmemiş bir insan, bir sanatçıyı nasıl tanıyacak, nasıl bilecek? Bir sanatçı öyle bir belediye başkanı olur ki. Tüm Türkiye bu örnekle, coşkuyla, bütünlükle katılımcı belediyeciliğin ne olduğunu görür. Ranta yandaş değil, yurttaşıyla yandaş bir belediye için geldik.
– Bunu tüm Türkiye görecek. Benim mega projelerim yok; ama kardeşlerimin kalbine dokunacağım. Kültür, sanat konusunda bir devrim geliyor, devrim. Sosyal haklarımız konusunda bir devrim geliyor.
]]>
SORUŞTURMA YERİNE İHBAR KAYDI OLUŞTURULDU
Usulsüz adrese teslim bir şekilde sadece 4 firmadan teklif alınarak çıkılan ihaleyle ilgili Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı avukatları ise Kamu İhale Kanunu’na aykırı hareket edildiği, bu işi Diyarbakır’da yapan odalarına üye onlarca profesyonel firma olduğu gerekçesiyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Bürosu savcılığı ise suç duyurusunu soruşturmaya değil, ihbar evrakı olarak kayda aldı. Ardından da Emniyet Müdürlüğüne yazı yazılarak asfalt ihalesiyle ilgili tüm evrakların birer onaylı suretinin acil-ivedi ve elden takipli olarak gönderilmesini istedi.

4 FİRMANIN DA BAĞLANTILI OLDUĞU BELİRLENDİ
Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu’nun evrakları bir süre göndermeyip direnmesi üzerine soruşturmayı yürüten savcılık evrakların gönderilmediği taktirde mevcutlu olarak gözaltı yapılması talimatını verince tüm evraklar polise teslim edildi. Öncelikle davetiye usulüyle ihaleye katılan 4 firmayla ilgili Bankalar Birliğine yazı yazılarak bu şirketlerin birbiriyle bağlantılı olup olmadıkları soruldu. Gelen cevapta, 4 firmanın da birbirlerine kefil olan grup firma oldukları bildirildi.
Ticaret ve Sanayi Odası fiyat tespitinde de bulunulması için hukuk mahkemeleri nezdinde asfalt ihalesinin gerçek rakamının belirlenebilmesi için fiyat ve maliyet keşfi tespiti yapılması talebinde bulundu. Yapılan fiyat keşfi ve bilirkişi incelemesinde gerçek rakamın 3/1 fiyat olduğu bildirildi. 88 milyon 760 bin lira bedelle verilen ihalenin gerçek değerinin yaklaşık 30 milyon lira olduğu belirlendi.

MÜFETTİŞLER ADLİ SORUŞTURMA SONUCUNU BEKLİYOR
Kamunun zarara uğratıldığı asfalt ihalesiyle ilgili 2021 yılında ihbar kaydı üzerinden yürütülen incelemede Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 3 yılda soruşturmayı tamamlayamadı. Belediye Başkanının AKP’li olup halen görevde olması nedeniyle soruşturmada bugüne kadar bir arpa boyu yol alınamadı.
Fahiş rakamlarla adrese teslim yapılan ihaleyle haksız kazanç sağlanmasıyla ilgili iddiaların Diyarbakır’a gönderilen mülkiye müfettişlerinin de idari yönden yürüttükleri soruşturma dosyasına yansıdığı ve Başsavcılığın adli yönden soruşturmayı tamamlamasından sonra idari yönden de Mülkiye müfettişlerince soruşturma yürütüleceği bildirildi.

İMAMLIK YAPARKEN MALULEN EMEKLİ OLDU
İki eşli olan Hüseyin Beyoğlu’nun Diyanet’e bağlı imamlık yaparken Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinden akıl sağlığının yerinde olmadığına ilişkin rapor aldığı ve ardından malulen emekli olduğu öğrenildi.
Emekliliği elde ettikten sonra ikinci kez ayrı hastaneye giderek bu kez “Akıl sağlığının yerindedir” şeklinde rapor aldığı, ardından da Yalar olan soyadını Beyoğlu olarak değiştirdiği ve 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde de AKP’den Bağlar Belediye Başkan adayı olduğu bildirildi. Beyoğlu hakkında bir müteahhitten ruhsat ve kazı izni için rüşvet aldığı gerekçesiyle Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine icbar suretiyle irtikâp suçundan açılan davada da evine en yakın polis merkezine imza vermek koşuluyla adli kontrol kararı ve yurtdışına çıkış yasağı bulunuyor.
]]>Açılışta Yavaş’ın yanı sıra CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve CHP Sincan Belediye Başkan Adayı Veysel Alkan yer aldı.

Oldukça kalabalık bir kitleye seslenen Başkan Yavaş, 5 yıl hiç kimseyi ayırmadan adil bir şekilde hizmet ettiklerini ve bunun sonucunda burada coşkulu bir kalabalıkla karşılandıklarını belirterek, “Ankara halkının tümü para veriyor, vergiler veriyor. Biz de bunlardan maaşımızı alıyoruz. O zaman hiç kimseyi ayırmadan hizmet etmemiz gerekiyordu. Şuradan bu oy çıkmış, buradan bu oy çıkmış; bunu yapmak için vicdansız olmak lazım. Seçime kadar rekabet yaparsınız, seçimden sonra artık herkesin başkanı olursunuz” dedi.
Bütün ihaleleri canlı yayınladıklarını belirten Başkan Yavaş, “Bütün başkanlara şunu söyleyin; ‘Yaptığınız ihalelerde verdiğiniz para bizim paramız, siz de canlı yapın’ diyeceksiniz. 5 yıldır defalarca Sincan’a geldim. Hiçbirine çakarlarla, konvoylu araçlarla gelmedim. Bir minibüs, bir şoför, bir koruma. Çünkü hiçbir Sincanlıya, hiçbir Ankaralıya kötülük yapmadım ki kimden kötülük göreyim? Çakarlı araçlarla gezenler var ya sizlerin parası ile geziyor. Bunu bilin” diye konuştu.

’30 BÜYÜKŞEHİR İÇİNDE KREDİSİ EN YÜKSEK BELEDİYEYİZ’
Hiçbir reklam yapmadığını söyleyen Yavaş, şu ifadeleri kullandı:
“5 yıl boyunca fotoğrafımı hiçbir yerde görmediniz. Belediyenin parasını kendi reklamamızda kullanmadık. Yılda bir defa televizyona çıkarım. Böyle sade yaşadığınız için bir rekor oy ile seçilirken onlar siyasetin çöplüğüne gidiyorlar. ‘Küçük bir yerin belediye başkanı kalkıp da Ankara’yı mı idare edecek’ dediler.
Kendileri annelerinden büyükşehir belediye başkanı olarak doğdular ya herkesi küçümserler. Yönetemez dedikleri Mansur Yavaş’ın belediyesi, Türkiye’deki 30 büyükşehir belediyesi içerisinde kredisi en yüksek belediye olarak ilan edildi. Bu Mansur Yavaş, uluslararası şeffaflık ödülünü aldı.

Biz en az onlar kadar kavşak yaptık, Hiç reklam yaptığımızı gördünüz mü? En az eski dönem kadar asfalt attık. Ama ben bunları belediyecilik olarak saymıyorum. Asıl belediyecilik nedir biliyor musunuz? Bir, dürüst olacaksın; iki, şeffaf olacaksın; üç, hesap verecek. Buralardan başlar. Benim anlayışıma göre bir belediye başkanı bir kentin hem annesi hem babasıdır.
Ankara’da dara düşen kim varsa belediye hızır gibi yanında olmuştur. 200 bin aileye 3 yıldır doğal gaz veriyorum, onları evinde üşütmüyorum. 200 bin aileye düzenli bir şekilde et yardımı yapıyorum ki çocuklar gelişme güçlüğü çekmesin diye.
Ben Keçiören’de 50 bin aileye destekte bulunuyorum. Rakibim şimdiye kadar Keçiören’de bir emekliye destek olmuş mu? Hiç kimse kimin ne aldığını bilmiyor. Bir elin verdiğini diğer el görmüyor. Bizim inancımıza en uygu şekil budur.
50-60 bin ortaokul, lise öğrencisine kart veriyoruz. Okula ücretsiz gelip gidiyorlar. Birçok küçük çocuğun servis ücretini ödüyoruz. 13 bin küsur öğrencinin kantinden alışveriş yapmasını sağlıyoruz”

“BENİM ARTIK SON DÖNEMİM”
Ardından Keçiören ilçesine geçen Yavaş, CHP Keçiören Belediye Başkan Adayı Mesut Özarslan ile birlikte Atapark Mahallesi’ndeki seçim koordinasyon merkezini açılışını yaptı. Burada halka hitap eden Yavaş, “Benim artık son dönemim. Bu hizmetleri bir dönem daha yapıp, Türkiye’yi Mansur Yavaş belediyeciliğini öğretip bırakacağım. Herkes bizim peşimizden gelecek. Onun için bir 5 yıl inşallah Mesut başkanla el ele vererek Keçiören’in bütün problemlerini ortadan kaldırmak, sırt sırta vererek çalışmak istiyoruz” dedi.
]]>Son yıllarda mali anlamda zor günler geçiren ve transfer tahtası sorunu ile uğraşan Ali Çamlı ve yönetim kurulu üyeleri geçmiş yıllara ait borçların kapatılması için de önemli çalışmalar yaptı. Geçmiş dönemde kulübün yanlış yönetildiğini söyleyen sarı-kırmızılı takımın başkanı Çamlı, “Ben kişilerle ilgilenmiyorum. Oturduğum koltuğun sorumluluğunu yerine getirme üzerine görev yapan bir karakterim. Babam bu görevi yapsa, burada haksızlık ve usulsüzlük görürsem bunun üstünü örtersem, suçu işleyenle örtenin ne kamu vicdanında ne de Allah’ın adaletinin konacağı adalet terazisinde ne de günümüz hukukunda bir farkı var. O yüzden bu duruma hiç kimsenin alınmasına ve gücenmesine gerek yok. Biz bu işi yaparken karşı taraf illa haksız da demiyoruz” şeklinde konuştu.
“ARTIK USANDIM”
Kulübe gelen icra dosyası sayısına da vurgu yapan Başkan Ali Çamlı, “O menajer, bu menajer kulübü talan edecek. Başkanın sorumluluğu yoksa başkan niye var? Her gün bir icra dosyası, artık usandım. Burama geldi artık, yeter ya. Ondan sonra çıkacaksınız, sokak sokak gezip, ‘vay efendim şöyle mi oldu, böyle mi oldu’ ? İftira, iftira iftira. Ya bana iftira atsanız da tutmaz ya. Benim mayam temiz. İftira, hayatının içerisinde yolsuzluğun, arsızlığın, yalanın olduğu insanlara tutar. Ben, her gün kendimi imtihan eden ve eleştiren bir adamım. Doğru mu yaptım, yanlış mı yaptım? Şükürler olsun. Bizim buramızdan daha bir kuruş girerse biz bu mideyi söker atarız. Sizler hepiniz şahit oluyorsunuz. Kulüpteki içtiğimiz çaya kadar parasını yönetim olarak biz kendimiz ödüyoruz” dedi.
“ŞEFFAF OLACAKSINIZ”
Futbolla 1994 yılından itibaren iç içe olduğunu da söyleyen Ali Çamlı, “Kulübü ciddi anlamda profesyonelleştirmeye çalışan ve gayret içinde olan birisiyim. Futbolun içine yeni girmedim. 1994 yılından beri bu kulübün içindeyim. Görevin sorumluluğuyla bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bunlar neyin paniğine düşüyorlar. Oraya gidiliyor, buraya gidiliyor. Neyin paniğindesiniz? Yani şimdi ben 1.5 yıldır bu kulübü yönetiyorum ve her gün diyorum ki ‘bizi denetleyin.’ Belki ben de hata yaparım, insanım ya. Bilmediğin bir şey olmaz mı benim? Ama şeffaflıktan daha güzeli yok. Şeffaf olacaksınız” diye konuştu.
“BURASI KEYİF ÇATMA YERİ DEĞİL”
Kayserispor’un bir önceki döneminde yaşanan bazı olayların kulübün mali anlamda zorlanmasına neden olduğunu da belirten Çamlı, “Bu kulübü devrettiğiniz ve kulübün geldiği nokta belli. Hiç alınmayacaksınız bu işlerden. Ayak oyunlarına girmeyeceksiniz. Bakın ben sizin burada çok net bir şey söyleyeyim. Ben daha hiçbir şey açıklamadım. Bu açıklamayacağım anlamına da gelmesin. Ben, sezonun finalinde bu kulüpte kim ne yapmış ne yapmamış, hepsini açıklayacağım. Kamuoyu bunu bilecek. Burası Kayseri’nin malı. Kimsenin babasının malı değil. Burası keyif çatma veya şan, şöhret yarıştırma yerleri de değil. Burası; milyonlarca euronun, milyonlarca bütçenin idare edildiği bir yer. Eğer bilmiyorsanız yönetmeyeceksiniz. Hesap sorulabilirliğine inanmıyorsanız bu işe oturmayacaksınız. Bu kadar basit” ifadelerini kullandı.
“TEMLİĞİ DAVA EDECEĞİZ”
Önceki dönem kulüp başkanı Berna Gözbaşı tarafından konulan temliğin dava konusu edileceğini de sözlerine ekleyen Ali Çamlı, “Bu temliği dava etmeyin diyorlar. Siz gideceksiniz Kayserispor’un gelecek yıllarını ipotek altına aldırtacaksınız. Biz bunu dava etmeyecek miyiz, niye etmeyeceğiz kardeşim? Ben dava ederim. Haklı bulunurum, haksız bulunurum. Demek ki, haklı olacağına inandığım bir donelerim var ki; ben keyfi olarak o avukatlara o kadar bilirkişilere, oraya, buraya onun için mi çabalıyorum? Bunlar nafile. Bunlar beni yıldıramaz. İstediğiniz yere gidin. Kafanızı taştan taşa vurun. Kayseri’nin bir kuruşunu kimseye yedirmeyeceğim. Temlikten sonra da hesap soracağız” şeklinde konuştu.
]]>“ASTSUBAYLARLA İLGİLİ ÇALIŞMALARINIZ 5 YILDIR BİTMEDİ Mİ?”
Emekli astsubaylar adına basın açıklamasını yapan Jandarma Emekli Astsubay Tamer Cihan, şunları söyledi:
* “Biliyoruz ki ülke kaynaklarının kimlere, nerelere ve nasıl kullanılacağının tespiti tamamen siyasi iktidarın tasarrufundadır. Siyasi iktidar politikaları, bazı harcama kalemlerini öncelerken, bazı harcama kalemlerini öteleyebiliyor. İstenilen yerlere ödenek bulunurken, ülke savunmasında en önde yer alan, şehit Astsubay Ömer Halis Demir örneğindeki gibi bir emirle ölümü göze alıp şehadet şerbetini içen, ülkenin kaderini değiştiren, ordunun bel kemiği astsubayların verilen sözlere rağmen ısrarla haklarının verilmiyor olması ve bu durumun da diğer emekli vatandaşlarımızı emsal gösterilerek ve onları kullanarak yapılıyor olması, sorumluluğu üzerinden atma çabasından başka bir girişim değildir.”
* Emekli astsubayların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını söyleyen Cihan, “Yılmayacağız, bıkmayacağız, yorulmayacağız, haklarımızı alıncaya kadar tüm azim, inanç ve kararlılığımızla mücadelemize devam edeceğiz” dedi.
“HAKLARINIZI SONUNA KADAR SAVUNACAĞIM”
CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan ise konuşmasında şunları kaydetti:
* “Bu parlamentoda Murat Bakan oldukça bu parlamentoda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Gazi Meclis’te Cumhuriyet Halk Partisi oldukça sizin astsubayların hakkını kürsüden ben bir başçavuş çocuğu olarak savunmaya, mücadele etmeye devam edeceğim. Bugün Manisa’da bizim aday tanıtım törenimiz var. Genel Başkanımızı aradım Özgür Özel’i. ‘Sayın genel başkanım bugün astsubayların mitingi var’ dedim. Aklı burada kaldı. ‘Selamımı tüm astsubaylara ilet’ dedi.
* Benimle beraber beş sene o grup başkan vekili ben grup yönetim üyesi olarak biz astsubay haklarının mücadelesini sayın genel başkanımla beraber yürüttük 2015’ten 2020’ye kadar. Astsubay haklarında, asker haklarında, uzman çavuşların, polislerin haklarında çok katkıları vardır. Büyükşehir belediye başkan adayımız Cemil Tugay şu an Foça’da yetişemedi buraya. Onun da sizlere selamını getirdim.
* Onlara bir de şu sözü verdim. İzmir Cumhuriyet’in kalesidir. İzmir Cumhuriyetçilerin kalesidir. İzmirliler Mustafa Kemal’in askeridir. İzmir’deki bu cumhuriyet bayrağını kimseye bırakmayacağız. Bunun da sözünü verdim. Sizler adına bir astsubay çocuğu olarak. Mustafa Kemal’in askerleriyiz. Askeri olmaya devam edeceğiz.”
“TAZMİNAT HAKKINIZIN VERİLMEMESİNE İTİRAZ EDİYORUZ”
İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale ise konuşmasında şunları söyledi:
* “Burada ben binlerce Mustafa Kemal’in askerini görüyorum. Ve nasıl Atatürk’ümüz ve silah arkadaşları haksızlığa, hukuksuzluğa, işgale ülkemizin elden gitmesine itiraz ediyorsa biz bugün aynı şartlarda bir sürü şeye hep beraber binlerce bu kalabalık olarak itiraz ediyoruz. Neye itiraz ediyoruz? Tazminat hakkınızın verilmemesine itiraz ediyoruz. Sonuna kadar hak etmenize rağmen 5400 ek gösterge verilmemesine itiraz ediyoruz.
* Bu vatanı canınız pahasına korurken, ailenizle, Türkiye’mizin her bir tarafına hiç düşünmeden, bayrağımızın gölgesi altında giderken külfette aynılaşıp nimette ayrılaşmasına itiraz ediyoruz. Buradan da söz veriyorum. İzmir milletvekili Ümit Özlale olarak İYİ Parti milletvekili olarak ve büyükşehir belediye başkanı adayı olarak ben, biz, sizi başımızın üstünde taşımaya dünden razıyız. Bu haklı mücadelenizde sonuna kadar arkanızdayız.”
“ONURUMUZU KORUMAK İSTİYORUZ”
Emekli Deniz Astsubay Namık Karaca, “Çok büyük bir emekli astsubay kitlesini burada toplamayı başardık. Astsubaylarımız para istemiyor. Para isteyenler bu kadar çok ve büyük bir miktarda bir araya gelmez. Biz onurumuzu korumak istiyoruz. Çünkü biz aşağılanıyoruz. Artık öyle aşamaya geldi ki bize yapılanlar, aşağılanıyoruz. Onurumuzu korumak için bu kadar emekli astsubayı bir araya getirmeyi başarıyoruz. Bundan da çok sevinçliyiz. Umarım bizi yönetenler, bizi aşağılamaktan, horlamaktan vazgeçer ve adaletli bir ücretlendirme sistemi bize uygularlar” diye konuştu.
]]>
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da CHP Osmangazi İlçe Başkanlığı’nı ziyaret etti. Özel, Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum’u seçim çalışmaları kapsamında dün yaptığı bir ziyaret sırasındaki sözleri dolayısıyla eleştirdi. Kurum’un tepki çeken “Gazze’den Somali’ye tüm dünya mazlumları, 31 Mart seçimlerini umutla bekliyor” ifadelerini anımsatan Özel, şöyle konuştu:
– Dün Murat Kurum, 31 Mart seçimlerinin sonucunu Gazzelilerin beklediğini, Filistinlilerin beklediğini, Batı Şeria’nın beklediğini, 31 Mart seçim sonuçlarında Gazze’nin umutlanacağını söyleyip, kendisi kazanırsa Gazze’ye insani yardımda bulunacağını, bu yüzden Filistinli çocuklar için 31 Mart seçiminin önemli olduğunu söylemiş.
“ŞİMDİ SİSİ KİM OLDU?”
– Bir tarafı utanmazlık, bir tarafı riyakarlık, bir tarafı sahtekarlık, bu kadar ucuz siyaset olmaz, olmaz olsun. Bir kez daha gördüm ki, bu Murat Kurum İliç felaketinin müsebbibi ya, olamayacak ama Allah göstermesin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olsa İstanbul’un felaketi olur. Böyle bir zihniyet olmaz. Bir yandan Recep Tayyip Erdoğan diyor ki, ‘Gazze’deki çocuklara yardım yapamadık, mahcup olduk.’ Türkiye’nin, bütün belediyelerimizin, Kızılay, AFAD’ın tırları Refah Sınır Kapısı’nda duruyor, bu hükümet, bu Recep Tayyip Erdoğan bu kadar İsrail ile iyi ilişkiler geliştirmiş olmasına rağmen Refah Sınır Kapısı’ndan Filistinli çocuklara yardım ulaştırmayı başaramıyor.

– Murat Kurum’dan daha seviyesiz, daha siyasetin acemisi, insanların aklını hafife alan bir belediye başkan adayı görmedim. Gazze, Filistin’deki çocuklara yardım yapmak için 31 Mart’ta belediyeyi AKP’nin kazanması gerekiyorsa vay bizim halimize. Vay Filistin’in hâline. Yazıklar olsun Murat Kurum’a, Recep Tayyip Erdoğan’a.
Geçen seçimlerde de ‘Oyu Binali Bey’e mi vereceksiniz, Sisi’ye mi vereceksiniz’ diyordu. O gün Sisi ile düşmandı, Ekrem Bey’e Sisi diyordu. Daha 1 ay olmadı, gitti Sisi’nin elini sıktı, yüzünü öptü, kardeşine sarılır gibi sarıldı. Şimdi soralım, kim Sisi, Sisi nerede? Şimdi Sisi kim oldu?
“YERİNDE OLSAM BU ADAYI ÇEKER ALIRIM”
– Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’ye yerel seçimlerde verebilecek hiçbir şeyi olmamasının kanıtı İstanbul’daki adayının Murat Kurum olmasıdır. Sen İstanbul’a Murat Kurum’u layık görüyorsan, Murat Kurum da ’31’inde kazanırsak Filistin’deki çocuklara yardım yapacağız’ diyorsa, daha bundan sonra söyleyecek bir şey yoktur. Ben Recep Tayyip Erdoğan’ın yerinde olsam, buradan sonra, bugün son gün adayı çekmek için son gün.
– Ben bu adayı Tayyip Erdoğan’ın yerinde olsam çeker alırım. Murat Kurum orada duracağına oraya bir tane Pinokyo koysa Murat Kurum’dan daha inandırıcıdır. Bugün son gün, Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunuyorum: Murat Kurum’u çek, İstanbul’a Pinokyo’yu aday göster. Daha inandırıcı olursun, daha dürüst bir adayın olur, daha samimi bir adayın olur.”
EMEKLİLERE ÇAĞRI
– Biz bütün emeklileri 31 Mart’ta oy kullanırken size para bulamayan Erdoğan’a hesap sormaya davet ediyoruz. Ben bütün işçileri 31 Mart’ta oy kullanırken sizi açlığa, yoksulluğa iten Erdoğan’a hesap sormak üzere oy kullanmaya davet ediyorum. Ben esnafı, çiftçiyi, mağdurları, bütün işsizleri 31 Mart’ta bu iktidara güçlerini göstermeye ve bu iktidardan hesap sormaya davet ediyorum.
]]>Niyazi Akdaş’ın şirketleşme kongresinde yetki alınamamasının ardından istifa etmesi üzerine kırmızı siyahlı kulübün yönetim kurulu, 10 Şubat Cumartesi günü genel kurul yapma kararı almıştı.
Ekonomik krizin yaşandığı Gençlerbirliği’nde, Niyazi Akdaş’ın ilk kez başkanlığa seçildiği 10 Haziran 2021’den bu yana 6’sı seçimli olmak üzere 7 kez kongreye gidildi.
Süper Lig’e 2020-2021 sezonu sonunda veda eden kırmızı-siyahlılarda başkan Murat Cavcav, 10 Haziran 2021’de yapılan olağanüstü seçimli genel kurulda aday olmadı. Murat Cavcav, babası İlhan Cavcav’ın vefatı sonrası 2017’de başkanlık görevine getirilmişti.
Kongreye tek aday giren Niyazi Akdaş, Gençlerbirliği başkanlığına seçildi ve böylece kırmızı-siyahlılarda ‘Cavcavlar dönemi’ sona erdi.
2022’DE 3 SEÇİM YAPILDI
Son üç sezondur Trendyol 1. Lig’de mücadele eden Gençlerbirliği’nde, 2022 yılında 5 Haziran, 31 Temmuz ve 25 Eylül tarihlerinde seçimli 3 genel kurul yapıldı. Niyazi Akdaş, 5 Haziran 2022’de yeniden başkanlığa seçilirken kısa süre sonra başkent ekibinde olağanüstü seçimli genel kurul ilan edildi.
Akdaş, 31 Temmuz 2022’deki genel kurulda aday olmazken, başkanlık için Talip Çankırı ve Arda Çakmak yarıştı. Seçimde en fazla oyu alan Talip Çankırı, kırmızı-siyahlı kulübün yeni başkanı seçildi ancak Çankırı dönemi yaklaşık iki ay sürdü. 25 Eylül 2022’de tekrar olağanüstü seçimli genel kurula giden Gençlerbirliği Kulübünde Niyazi Akdaş, yeniden başkanlık koltuğuna oturdu.
YİNE YENİDEN AKDAŞ
Başkent temsilcisi, Trendyol 1. Lig’de geçen sezon ilk devreyi 7 puanla tamamlamasına rağmen devre arasında transfer yasağının kaldırılmasıyla puanını 38’e çıkarmayı başardı ve kümede kaldı.
Ancak başkan Akdaş, “Yönetimde yer alan kişilerden mali anlamda gerekli katkıyı alamaması” üzerine yaşanan ekonomik sıkıntılardan dolayı istifa etti. 16 Temmuz ve 14 Ekim 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurullarda tekrar başkanlığa seçilen Akdaş, yönetim kurulunu yeniledi. Böylece Akdaş, “Cavcavlar dönemi”nden sonra kulüpte 5 kez başkanlık görevine seçildi.
ŞİRKETLEŞME İÇİN YETKİ ALINAMADI
Gençlerbirliği Kulübü Yönetim Kurulu, 2023’ün son ayında delegelerden “şirketleşme yetkisi” almak için genel kurul kararı aldı.
Genel kurul için delege yeter sayısına 31 Aralık 2023 ve 7 Ocak 2024 tarihlerindeki toplantılarda ulaşılamadı. Şirketleşme yetkisi alınamaması üzerine başkan Niyazi Akdaş, görevinden istifa ettiğini duyurdu. Bunun üzerine kırmızı siyahlı kulüpte bir kez daha seçim kararı alındı.
Kırmızı-siyahlı camia, 3 yıl dolmadan yapılacak 8. genel kurulda yeni başkanını belirleyecek.
İSTİFADAN SONRA GALİBİYET YOK
Gençlerbirliği’nde yaşanan “Yönetim belirsizliği” saha sonuçlarına da yansıdı. Kırmızı-siyahlı ekip, Akdaş’ın istifasını kamuoyuna duyurduğu 22 Ocak’tan bu yana maç kazanamadı.
Trendyol 1. Lig’de play-off’a kalma mücadelesi veren teknik direktör Sinan Kaloğlu yönetimindeki Gençlerbirliği, Akdaş’ın istifasının ardından çıktığı 5 lig maçında 2 beraberlik ve 3 mağlubiyet aldı. Gençlerbirliği, son haftalarda aldığı kötü sonuçlar nedeniyle play-off hattının 6 puan gerisine düştü.
Ligde son galibiyetini 21 Ocak’ta 3-1’lik skorla Sakaryaspor’a karşı elde eden başkent ekibi, 33 puanla 9. sırada bulunuyor.
]]>“BAŞKENT KELİMESİNDEN RAHATSIZ MI OLDUNUZ?”
Açılışın ardından vatandaşlara hitap eden Yavaş, öğrencilere destek olduklarını belirterek şunları söyledi:
* “Bazı öğrencilerimizin servis ücretini ödüyoruz. Kantin desteğinde bulunuyoruz. Bazı öğrenciler, arkadaşları teneffüste alışveriş yaparken mahzun bekliyor. Onlara da günlük 25 lira harcama yapacak şekilde kartlarına para yüklüyoruz. Onlar da arkadaşları gibi gidip kantinden alışveriş yapıyorlar. Keçiören’de desteğe ihtiyacı olan 50 bin aile var. Keçiören Belediyesi bunları görmüyor. 5 bin kişi destek listesinde var. 50 bin kişiyi nasıl görmezsiniz?
* Uzun süredir belediye başkanlığı yapıyorsunuz değil mi? Biz bu destekleri yapmaya başladık. Biz bunları yapınca 10- 15 gündür; ‘Ben size ‘Başkent Kart’ vereceğim, içine para yükleyeceğim, istediğiniz yerde harcayacaksınız’ diyor. 3 yıldır yapıyorum bunu. Ankara’da değil de nerede yaşıyorsunuz? Bugün adı değişmiş; ‘Başkent Kart’ yerine ‘Ankart’ yapacaklarmış. Başkent kelimesinden rahatsız mı oldunuz? Burası Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentidir.”

“DEMEK Kİ 1 NİSAN’DAN SONRA BÜYÜK ZAMLAR GELECEK”
200 bin aileye 3 yıldır doğalgaz desteği verdiklerini ifade eden Yavaş, şöyle konuştu:
* “Onlar da vereceklermiş. Siz 5 yıldır belediye başkanısınız, 5 kişiye doğalgaz verseydiniz ya. Veya şimdi verin, hala vermiyorsun. 1 Nisan’dan sonra olacakmış. 1 Nisan denilince aklıma ne geliyor? Geçen Simitçiler Odası zam yapmak için karar aldığında bürokratlar kendisini çağırmış. Zammı geri alın, 1 Nisan’dan sonra yaparsınız demiş. Demek ki 1 Nisan’dan sonra büyük zamlar gelecek anlaşılan.
* Nasıl olsa iktidar değişmiyor; iktidara bir uyarı yapmanın, yanlış yaptıklarını göstermenin zamanı 31 Mart seçimidir. 31 Mart’ta bu dersi vereceksiniz ve inşallah bütün arkadaşlarımızı belediye başkanı yapacaksınız. Şimdi istiyoruz ki Ankara’daki bütün belediyeleri kazanalım. Belediye Meclisi’mizdeki engeller kalksın, doya doya bütün Ankara’ya hizmet edelim istiyoruz.
* Ankara halkının asıl yapacağı hizmetlere gelince sesiniz çıkmıyor. Bakın buradaki adayımız kentsel dönüşüm uzmanı, uzun yıllar TOKİ’de çalışmış. Ankara Büyükşehir’de büyük projelere imza atmış bir arkadaşımız; kentsel dönüşümü yaparsa Mesut Başkan yapar.”

“BUNLARI HİÇ İYİ NİYETLİ GÖRMÜYORUM”
Fatih Köprüsü’nün 3 yıl önce animasyonunu yayımladığını dile getiren Yavaş, şu ifadeleri kullandı:
* “İhaleye hazır hale getirdim. Ankara Üniversitesi ile bir protokol yapacaktık. Son ana geldi, Rektör Bey protokolü imzalamadı. Bunu duyurdum herkese. Belediye Meclisi’nde Keçiören’den gelen meclis üyelerine de duyurduk destek olun diye. Bugüne kadar da protokol imzalanmadı. Ben de diyorum ki seçimden sonra inşallah bu protokol imzalanır. Ve yıllardır çözülemeyen Fatih Köprüsü trafiği çözülür. Ama bu protokol imzalanmayacaksa, yerin altından tünel yapıp orayı geçip Keçiören trafiğini rahatlatacağım.
* Şu anda Keçiören’den Ovacık’a kadar metronun projesini bitirdik. Bir tek eksiğimiz var. Ovacık bölgesinde Keçiören Belediyesi’ne ait bir arsa var, metronun bakımı için arsaya gerek var. Burada imar değişikliği istedik. ‘Hayır olmaz’ dediler. Peki o olmazsa Keçiören Metrosu Ovacık’a nasıl gidecek? Hangisi daha önemli? Ovacık’a metro gitmesi mi önemli? Oradaki arsa mı önemli? Şimdi hepsini biz yapacağız diye ortaya çıkıyorlar. Maalesef ben bunları hiç iyi niyetli görmüyorum.”

“25 BİN TL OLMASI GEREKİR”
Ayrıca, emeklilere destek olduklarını belirten Yavaş, şunları aktardı:
* “Keçiören’de 5 bin emekliye destek oluyoruz. Kendileri 5 tane emekliye destek olamadılar. Ama seçimden sonra yapacaklarmış. Salladıkça sallıyorlar. Yapacak adam icraatından belli olur. Yapmış olsaydı söz çıkartmazdık. Şimdi mi aklın başına geldi? Kaç yıldır görevdesiniz? Emeklilere lütuf verilmiyor.
* Emekliler 25 yıldır, 30 yıldır prim ödüyor. Ödedikleri primlerden dolayı kendilerine maaş bağlanıyor. Yani kimin parasını kime veriyorsunuz? 10 bin liraya bu insanlar nasıl geçinecek diye düşünmeden; biz olmasaydık maaş alamazdınız, şükredin demeye getiriyorlar. 2002 yılında emeklinin maaşı bir buçuk asgari ücretti. Yani bugün olması gereken para 25 bin lira. Neyle korkutuyorsunuz insanları?”
]]>Ligde oynadığı son 4 maçta galibiyet alamayan Akdeniz ekibi Antalyaspor, 2 beraberlik ve 2 yenilgi ile sahadan ayrıldı. Kırmızı beyazlı ekip Galatasaray maçının son hazırlığını Pazar günü sabah saatlerinde tesislerinde yaptıktan sonra havayoluyla mücadelenin oynanacağı İstanbul’a gidecek. Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe ise maç öncesi açıklamalarda bulundu.
Ligde son haftalarda kötü gidişlerinin olduğunu belirten Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, “Bizim puan kaybettiğimiz haftalarda diğer takımlar da puan kaybetti. Bu da biraz olsun lehimize oldu. Diğer takımların da puan kaybetmesiyle birlikte ligde sıralamada hemen hemen aynı yerde götürüyoruz. Hedeflerimizde bir sapma yok. Kötü gidişatı da düzelteceğimize inancım tam” dedi.
“3’ÜNCÜLÜK İDDİAMIZDAN GERİ DURMUŞ DEĞİLİZ”
Daha önce ligde hedeflerinin hep 3’üncülük olduğunu dile getiren Başkan Boztepe, ligde çok değişkenlik gösteren bir tablo olduğunu kaydetti. Boztepe, “Anadolu takımlarının da şampiyonluğa doğru yukarıya oynayan takımların da performansları değişiyor. Biz hala iddiamızı sürdürüyoruz. Bu iddiamızda geri durmuş değiliz. Bunu ilk günden beri Antalyaspor taraftarlarına ve Antalyaspor halkına da söylüyoruz. Antalyaspor bundan sonra hak ettiği performansı göstermeli, hak ettiği yeri bulmalı diye. Üçüncülük, dördüncülük, beşincilik bunlar zor süreçler değil. Önemli olan gerçekten de başarılı bir futbol sergilemek, birlik beraberlik içerisinde konuyu takip etmek, herkesin bize destek olması” diye konuştu.
Pazartesi günü deplasmanda oynayacakları Galatasaray maçından puan ya da puanlar alacaklarına dikkati çeken Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, “Galatasaray maçında da Fenerbahçe maçında olduğu gibi çok iddialıyız. Umudumuz ve inancımız Galatasaray’a kendi sahasında puan kaybettirmek. Allah nasip ederse inşallah Galatasaray’dan puanla döneceğiz. Hedefimiz oradan puan ya da puanlarla dönmek” dedi.
“BAŞKANLIK DÖNEMİMDE YAPTIĞIM EN BÜYÜK HATA”
Ara transfer döneminde transfer engelinin kaldırılmamasının en büyük hatası olduğuna vurgu yapan Boztepe, şunları söyledi:
Futbol komitemiz, yönetim kurulumuz, teknik ekibimizle yaptığımız toplantıdan sonrasında beni ikna ettiler ama maalesef bu benim şimdiye kadarki başkanlık dönemimde yaptığım en büyük hataydı. Keşke transfer engellini kaldırsaydım. Keşke transfer olanaklarından da 1-2 oyuncu alsaydım diyorum. Bu benim hatam oldu. Kendi adıma konuşuyorum bunu. Yönetimimiz veya da teknik ekibi adına da değil. Süreç bu şekilde, dediğimiz gibi o zaman da söyledim. Kulübümüzün, Antalyaspor’un geleceğini düşünüyoruz. Bundan sonraki çalışmalarımızı ona göre olacak. Herkes temkinli olsun, istikrarlı olsun, bu kulüpte önümüzdeki süreçte çok daha başarılı işler çıkacak, çok daha başarılı çalışmalar olacak. Onlar için çalışmalar yapıyoruz. Bundan sonraki süreç daha keyifli olacak.
“JEHEZKEL KONUSU TFF VE HUKUKÇULARDA”
Ligde oynanan Trabzonspor maçında attığı golün ardından yaptığı sevinç sebebiyle büyük tepki çeken ve Türkiye’den gönderilen İsrailli oyuncu Sagiv Jehezkel ile ilgili konunun TFF ve hukukçularda olduğunu söyleyen Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, “Jehezkel konusu şuanda tamamen TFF ve hukuk sürecinde, hukukçularımız ve profesörlerimiz bu konuyu yakinen takip ediyor. Biz de yakinen takip ediyoruz. Önümüzdeki süreçte, gelişmeleri biz de sizlerle görmüş olacağız. Bizim çalışmalarımız bütün amacımız ve emeğimiz Antalyaspor’un bu konudan en zararsız veya zarar görmeden çıkması. Dediğim gibi onları tamamen hukuki süreç takip ediyor” dedi.
]]>TEŞKİLAT GÖREVDEN ALINDI
Balıkesir’de İYİ Parti Bigadiç İlçe Başkanlığı, aday listesini son başvuru tarihi olan 22 Şubat’ta İlçe Seçim Kurulu’na teslim etmedi. Bunun üzerine İYİ Parti Bigadiç Teşkilatı, görevden alındı. Konuya ilişkin dün Edremit’teki Arıtaşı Mahallesi’nde açıklama yapan İYİ Parti Balıkesir Milletvekili ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Turhan Çömez, kapalı kapılar arkasında kirli ve gizli pazarlıklar yapıldığını iddia etti.
Kendilerinin o dönemde İYİ Parti Bigadiç İlçe Başkanı olan Vedat Bayraktar’ın Bigadiç belediye başkan adayı olması yönünde karar verdiklerini belirten Çömez “Listelerin hazırlanmaya başladığı günlerde Bayraktar’a yetki belgesi verildi ve İYİ Parti İl Başkanı Hasan Fehmi Yörük tarafından da son teyitleri alındı. Sonrasında ise Vedat Bayraktar’a ulaşamadık” dedi.

‘PAZARLIK YÜRÜTÜLDÜ’ İDDİASI
Çömez, şöyle konuştu:
“Meğer bu arada kapalı kapılar arkasında kirli ve gizli pazarlıklar yürüyormuş. Oradaki CHP yönetimi bu arkadaşlarımızla son derece kirli, çirkin ve Türk siyasetinde asla ve asla görülmemesi gereken bir pazarlığın içerisine girmişler. Telefonlar kesildi. Yetki belgesi kendilerine verildi ve korkunç tezgah kuruldu. Saat 17.00’de listeler açıklandı ki İYİ Parti’nin oradaki teşkilat eski başkanı ve üyeleri, İlçe Seçim Kurulu’na listeyi teslim etmemişler. Ne yazık ki bu nedenle orada aday gösterme şansına sahip olamadık.
“HERKESİ LANETLE KINIYORUM”
– Bu bahsettiğimiz satın alınmış isimlerin hepsi, CHP listesinde yer aldılar ve bunu CHP’li kadrolarla beraber yürüttüler. Peki, oradaki CHP’li ilçe belediye başkan adayı kim? CHP’li Genel Başkan Yardımcısı’nın çok yakını. Peki, oradaki CHP’li ilçe belediye başkanının amcasının oğlu kim AKP’li Belediye Başkan adayı. Buyurun komployu, buyurun tezgahı. Bakın Türk siyaseti böyle kirli ilişkilere, böyle kapalı kapılar ardında yürütülen ahlaksız pazarlıklara artık ‘dur’ demeli.
– Buradan bu komplonun, bu tezgahın, bu alçaklığın, bu siyasi kepazeliğin arkasında bulunan herkesi lanetle kınıyorum. Hiç merak etmesinler. İYİ Parti kadroları, iktidara geldiklerinde Türkiye’de her şey temizlenecek. Siyaset de temizlenecek. Bu kirli, bu rezil, bu girift çarklar artık siyasette olmayacak” dedi.
“BU KİŞİLER HALA İYİ PARTİ ÜYESİ”
CHP’den meclis üyesi adayı olan kişilerin İYİ Parti üyeliklerinin de sürdüğüne dikkati çeken Çömez, “Açın CHP tüzüğünü, bir siyasi parti tüzüğünü; bir siyasi partiden aday olan, başka bir siyasi partiden aday olamaz. Bu CHP tüzüğünde açık, seçik yazılmış. Şu an Bigadiç’teki CHP’nin aday listesinde bulunan isimler, İYİ Parti üyesi. Siz hangi anlayışla, hangi ahlakla bunları satın aldınız da götürdünüz listelerinize koydunuz? Utanmadan, sıkılmadan bu ülkede ahlaklı siyasetten bahsediyorsunuz. Hiç merak etmeyin; bunun cevabını bu millet size sandıkta verecek” diye konuştu.
“PAZARLIK PEŞİNDE OLMADIM”
Eski İYİ Parti Bigadiç İlçe Başkanı Vedat Bayraktar ise Çömez’in iddialarına sosyal medya hesabından yanıt verdi. Bayraktar, paylaşımında, “Salı günü İl Başkanı’nın beni saat 14.00 sıralarında aradığı doğrudur. Kendisine adayımızın olmadığını belirttim. İl Başkanı, benim aday olmamı istedi. Ben de kendisine aday olmayacağımı ve CHP ile görüşüldüğünü belirttim. Beni tanıyanlar bilir, siyasi hayatım boyunca kirli ve gizli pazarlık peşinde hiç olmadım” dedi.
]]>Adının ilan edileceğini düşünerek, törene katılmak için önceki gece Ankara’ya gelen Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, etkinliğin başlamasına bir saat kala CHP’ye davet edildi.
CHP lideri Özel, görüşme yaptığı Savaş’a son ankette, muhalif oyların CHP ile TİP’in arasında bölündüğünü, kararsızlar ve protesto oylarının yükseldiğini ve kazanma
ihtimalinin düştüğünü söyledi.
Ve bu yüzden Savaş’ın ilan edilmeyeceğini belirtti. Savaş ve ekibi, bugün saat 10.30’da CHP’de Özel ile yeniden buluşacak.
Savaş krizini CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek’le görüştüm.
Hatay meselesi ne aşamada?
– Yarın (bugün) görüşmeler devam edecek. Akşam Hatay’daki durum açıklığa kavuşacak. Aday yarın belli olur. Bizim istediğimiz Savaş’ın da içinde yer alıp onay verdiği, Hatay örgütümüzün kabul ettiği süreci beraberce yönetmek. Yani bir aday belirleyeceksiniz; adayı Savaş onaylayacak. Ya da tersi. Savaş önerecek ve biz de o ismin etrafında süreci yöneteceğiz.
Kararı bugün (dün) mü aldınız?
– İki aylık süreçte defalarca şunu gördük; Savaş, belli potansiyel üzerinde oy alıyor ama bu kazanmasına yetmiyor. Bunu kampanya sürecinde kapatacağını ve öne geçeceğini öngördük. Ancak kararsız ve oy kullanmama eğilimindeki seçmen olduğu yerde duruyor. TİP de Savaş’ın aday olması halinde aday çıkaracağını açıkladı. CHP’nin oyunu en üst seviyeye getirebilir miyiz diye çalışma yaptık. Gördük ki seçime 40 gün kala risk devam ediyor. Savaş’ın kendisine bu risk anlatılmıştır.
Bu risk sayısal olarak nedir?
– Muhalefet bloğunun oyları kazanmaya yetiyor ama birlikteliğe ihtiyaç var. TİP aday çıkarırsa CHP’nin kazanması mümkün olmaktan çıkıyor… Demeyelim ama ihtimal olarak azalıyor.
Bu tablo son ankette mi ortaya çıktı?
– Kararsızlarda oy vermeme eğilimi güçleniyor. Aralıktan beri 7 anket yaptık. Savaş, güçlü bir figür. Ama 11 büyükşehir belediyemiz içinde riskli olan tek ilimiz. Temel sebebi, deprem geçiren illerin durumu. Kahramanmaraş’ın memnuniyet oranı yüzde 12 çıktı. Malatya’nınki yüzde 18. Savaş, bunların üzerinde. Ama deprem travması yöneticilere tepki
oluşturuyor. Biz kampanya ile aşılabileceğini öngördük. Öngördüğümüz biçimiyle ilerlemedi. Hatay’da birinci parti, kararsızlar. 40 gün kala bu oranın inmesi gerekirdi. Muhalefetin oyu konsolide edememenin sıkıntısını gördük.
Şu anki durum ne? Savaş’ı aday göstermeyecek misiniz?
– Yarın (bugün) yapacağımız toplantı bunu belirler.
Başka aday var mı?
– Bugüne kadar Lütfü Bey dışında bir isme odaklanmadık.
Savaş’ın bağımsız aday olma ihtimali var mı?
– Savaş’ın CHP’de değişik zamanlarda çok daha iyi görevler yapabileceğine yürekten inanıyorum. Şu an siz sordunuz, ben de söyledim. Lütfü Bey, seçimi kazanma ihtimali çok yüksekti. Anlamak gerekir ki depremin travması seçmen davranışları üzerinde, bizim yönetemediğimiz siyasal ve toplumsal sonuçlar doğruyor.
SALONDAN İZLENİMLER
– CHP lideri Özgür Özel salona Zülfü Livaneli’nin seslendirdiği “Merhaba” şarkısıyla giriş yaptı. Özel’e bazı kadın belediye başkan adayları eşlik etti.
– Ankara Spor Salonu’nda yapılan toplantı bir buçuk saat geç başladı. Salonda heyecan ve katılım düşük kaldı.
– İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay törende hazır bulundu.
– CHP lideri Özel’in davetine uyan eski genel başkanlardan Hikmet Çetin ve Murat Karayalçın salonda yer aldı. Kemal Kılıçdaroğlu ve Altan Öymen ise katılmadı.
– Salonda “İşimiz gücümüz Türkiye” sloganları atıldı. “Şimdi Türkiye’nin gücüne güç katma zamanı”, “Atamızın mirası Çankaya gençlere emanet” pankartı asıldı.
– CHP Türkiye genelinde bin 127 seçim çevresinde aday gösterdi.
– CHP’ni adaylarının 100’ü kadın. Ayrıca 40 yaş altı 196, 30 yaş altı 23 aday bulunuyor.
– Mevcut belediye başkanlarının 145’i yeniden aday gösterildi.
]]>*Büyükşehir Belediye Başkan adayımız ki inşallah belediye başkanımız olacak, daha evvel bir dönem belediye başkanlığı yaptı. Eğer yamuğu olsaydı bizim partimize gelme cesaretinde bulunabilir miydi? Bulunamazdı.
*2024’te belediyeleri alacağız. 2028’de de emeklinin 10 bin liradan kurtulacağı, atanamayan öğretmen diye bir kavramın kalmayacağı bir Türkiye olacak.
“EMEKLİ MAAŞININ EN DÜŞÜĞÜ ASGARİ ÜCRET KADAR OLMALIDIR”
*Bizim yolculuğumuzun ana hedefi sizin sesinizi duyurmaktır. 3 yıl boyunca Türkiye’nin her tarafında, bütün il ve ilçelerde esnaf dolaştım ve orada hem tarım işçisini dinledim hem de tarımda meslek sahibi olmuş mühendisi dinledim, teknikeri dinledim hem çiftçiyi, toprak sahibini dinledim hem o dükkanların içindeki üreten sanayicilerin mensupların dinledim hem de müşteriyi dinledim.
*Geldiğim nokta şu oldu: İlk defa emeklilerin 5 tane ayrı maaş aldığını gördüm o dükkanlarda. 1500 liradan 12 bin liraya kadar uzanan bir maaş skalası vardı ve o günden sonra biz emeklileri konuşmaya başladık.
*Bütün hesaplamalara göre o günün emekli maaşı bu insanları aç gezdirir dedik. Bugün geldiğimiz noktada 10 bin lira emekli maaşı yetmez. En düşüğü asgari ücret kadar olmalıdır dedik, söylemeye devam ediyoruz. İktidar olduğumuz da da bunu yerine getireceğiz.
“POLİTİKAYI BIRAKIRIM”
*Bu seçim; şımarıklığın, sizi duymamazlığın, ‘her şartta bu insanları ben parmağım ucunda oynatırım’ deme şımarıklığına son verebileceğiniz bir seçim. 2019 belediye seçimlerine CHP ile beraber girdik. Aydın, İstanbul, Adana, Antalya, Ankara, İzmir gibi belediyeleri birlikte çalışarak aldık. Biz aldırdık demiyorum -öyle de demiyorum- beraber aldık. Zannettik ki 2023’te bu ucube sistemi değiştirebiliriz.
*Biz de İYİ Parti olarak 19 ilçe aldık. Ailemden birinci dereceden yakınım olan herhangi bir şahsın, herhangi bir belediyeyle iş ya da para ilişkisini ispat eden olur ise politikayı bırakırım, Türkiye’yi terk ederim.
*Sayın Erdoğan ve arkadaşlarıyla, onların belediyeleri, onların bakanlarıyla da ailemin herhangi bir ferdiyle ilgili olarak herhangi bir iş, güç, para ahbaplığım var ise ortaya koysunlar bakalım.
*Benim ailemden hiçbir kişinin ne Ankara Anlaşması’yla ne bir başka anlaşmayla ne Avrupa’da ne Amerika’da da şirketi yok. Benim yok, beni kim tehdit edebilir? Hadi oradan ulan derim ben. Bunu diyebilen var mı?
*Oğlunun, kızının, gelinin, yeğeninin, damadının Almanya’da, Amerika’da, Londra’da, Paris’te, Lyon’da herhangi bir şirket ortaklığı yoktur. Siyaset yaparken çoluğuna çocuğuna yurt dışında şirket kuranlara soracaksınız.
*Niçin şirket kurdun kardeşim, sebebi ne? Ama dünyanın en dürüst siyasetçisi dümenini çevirip çocuğunun üstün siyaset yaptığı andan itibaren yurt dışında şirket açar, oralara para gönderirsen sen hırsızsın demektir.
]]>Güdük, vücuduna isabet eden kurşunlarla ağır yaralandı. İhbar üzerine belediyeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Vücuduna 3 kurşun isabet ettiği belirtilen Güdük, belediye yakınındaki özel bir hastaneye kaldırıldı.

Samet Güdük
Bu sırada Mikail G., polis merkezine gidip, teslim oldu. Güdük ise akşam saatlerinde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Emniyete götürülen Mikail G., ilk ifadesinde Samet Güdük tarafından dolandırıldığını ileri sürdü. Adana Valiliği de konunun ‘alacak-verecek’ meselesi yüzünden olduğunu açıkladı.
Adana Büyükşehir Belediyesi ise para meselesinin sadece bir olasılık olduğunu, güvenlik güçlerinin çalışmalarıyla gerçeğin ortaya çıkacağını kaydetti.

BELEDİYE ÖNÜNDE YÜREK YAKAN TÖREN
Özel Kalem Müdür Vekili Samet Güdük için Adana Büyükşehir Belediyesi önünde tören düzenlendi. Törene Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, CHP İl Başkanı Anıl Tanburoğlu, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, belediye çalışanlarıyla çok sayıda vatandaş katıldı.
Törende Samet Güdük’ün babası İsmail Güdük, annesi Aysel Güdük, eşi Duygu Güdük, kardeşi Mehmet Güdük ile oğlu Demir Güdük (9) tabutuna sarılıp, gözyaşı döktü.

Aileyi belediye çalışanları teselli etmeye çalıştı. Başkan Zeydan Karalar da törende gözyaşlarını tutamadı.
Güdük’ün Türk bayrağına sarılı tabutunun üzerine tuttuğu takım olan Adana Demirspor’un atkısı ve karanfiller atıldı.

“HER ZAMAN UMUT DOLUYDU”
Törende konuşan Samet Güdük’ün ağabeyi Ahmet Güdük, “Her zaman umut dolu biriydi. Samet ailesi, dostları, yol arkadaşları için onu sevenler, onunla bir merhabası olanlar için her zaman umut doluydu. Böyle bir ölümü hak etmedi. Kardeşimiz tanıyan herkes için Samet ağabeydi, babaydı. Bizim en küçüğümüzdü ama bizim de ağabeyimizdi. Samet için ne söylersek söyleyelim, eksik kalacak. Onu bilenlerin düşüncelerinde anılarında gülen şekilde kalması tek arzumuz” dedi.

“BUNUN ARKASINDA BAŞKA BİR ŞEY VAR”
Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ise Samet Güdük’ün çok değerli biri olduğunu belirterek şunları söyledi:
“O görevine aşıktı. Ne yazık ki menfur bir saldırıyla karşı karşıya kaldı. Çok üzüntülüyüz. Sabah emniyet müdürümüze gittim. Dedim ki bu bir alışveriş, bir borç alacak meselesi asla değil. Samet o kadar temiz, dürüst bir insan ki böyle bir ilişkinin olması söz konusu değil.
Türkiye ne hale geldi. ‘Çocuklarım aç’ dediği için işe aldım. Sürekli Samet’i ziyaret eden, ona yumurta getiren bir personelimiz tarafından katledildi.
Ben öğleden sonra sayın başsavcımızı da ziyaret edeceğim. Ben bunları biliyorum, tanıyorum. Bunun arkasında başka bir şey var. Bunu çıkartıncaya ve hesap soruncaya kadar peşini asla bırakmayacağız.”
Samet Güdük’ün cenazesi, törenin ardından toprağa verilmek üzere Seyhan ilçesi Karayusuflu Mahallesi’ne götürüldü.
]]>
SEÇİMDEN SONRA YİNE ZAM
“22 yıldır iktidarda olan bir siyasal parti eğer bu ülkede vatandaşını simit alamaz noktaya getirdiyse, bu iktidarın hangi başarısından söz edeceksiniz.
Bir simit 10 lira olmuş, zam yapıp 15 liraya çıkıyor ve iktidar baskısı ile bu zam geriye alınıyor. Zamdan da vazgeçilmiş değil, seçimden sonra yine zam gelecektir.
Merkez Bankası Türkiye’nin en köklü ve ciddi kurumlarından biridir. Ama bu iktidar döneminde bu kurum da yıpratılıyor. Bankaya başkan dayanmıyor. 22 yıldır bu ülkenin köklü kurumlarını hâlâ tanıyamadılar. Merkez Bankası’na içerden atama yapılmalıdır. İthal isimlerle yönetim olmaz, bankayı bilen başarılı ismiler var, yoksa istikrar da olmaz, yönetim de kalıcı olmaz. Bu iktidarın bazı başarıları da var, haksızlık yapmamak lazım. Mesela yandaşlara hizmet etme başarısı var. Yollar yaptık, köprüler yaptık diyorlar ama nasıl yaptılar? Bir liralık işi 100 liraya yaptılar. Aradaki 99 lira yandaşlara gitti. Milyarlarca dolar 5’li çetelere gitti. Geçiş garantileri, yolcu garantileri dolayısıyla vatandaşın cebinden yine para çıkacak, soygun bitmiş değil…”
YAKINDAN İZLİYORUM
“Türkiye gibi sorunları çok fazla olan ve giderek artan bir ülkede, her yurttaşın ülke sorunları konusunda irade beyan etmesi gerekir ve çok da doğaldır. Bu açıdan siyaseti ve iktidar sahiplerinin yaptıklarını yakından izlemek doğrularına doğru, eğrilerine eğri demek de hepimizin ortak görevi… Ben de onu yapıyorum, izliyorum. Sıcak siyasetin içindeyken siyasette derinleşme konusuna yeterince zaman ayıramıyorsunuz. Bu derinlik için özellikle akademik dünya ile ve iş dünyası ile konuşmanız lazım. Bu görüşmelere de en az üç dört saat zaman ayırmak gerekiyor. Ben şimdi onu yapıyorum ve onun için de günlük yoğunluğum devam ediyor.”
Özgür Bey, çok tecrübelidir
Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanlığı’nı devrettikten sonra parti Genel Merkezi’ne gitmediğini belirtti. ‘’Özgür Özel ile halef selef olarak baş başa bir yemek yediniz. İlk buluşma nasıl geçti? Partiyi ve seçimleri mi konuştunuz? Kendisine tecrübelerinizi mi aktardınız?’’ diye sorunca, ‘’Özgür Bey partimizdeki çok tecrübeli bir siyasetçidir, yıllarca grup başkanvekilliği yaptı, grup başkanlığı görevinde bulundu. O yemekte genel siyaseti konuştuk, yerel seçimleri ele aldık, fikirlerimizi aktardık, ülke sorunlarını görüştük ’’ yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu, “Televizyonda takip ettiğiniz bir program ya da dizi var mı? Mesela İnci Taneleri çok gündemde, seyredebildiniz mi?’’ soruma ise “Tiyatro ya da sinemaya gitmeye, sosyal aktivitelere şimdilik vakit ayıramıyorum. TV dizilerine de vakit ayıramıyorum. İnci Taneleri dizisini duydum, gazetelerden konusunu da okuyorum ama henüz seyretmeye fırsatım olmadı’’ dedi.
Yerel seçimlerde halkımız partimiz gerekeni yapacak
Kılıçdaroğlu, her gün evinden çıkıp Eskişehir yolundaki Mustafa Kemal Mahallesi’nde bulunan ofisine gidiyor. İki katlı ofisin kirasını, su, elektrik, personel gibi masraflarını da kendi bütçesinden ödüyor. Gün boyu hiç eksik olmayan ziyaretçileriyle görüşüyor. SHP-SODEP ve CHP’nin yanı sıra diğer partilerde yıllarca siyaset yapmış politikacılar da kapısını çalıyor. Ziyaretçileri arasında DYP-SHP koalisyon hükümetinin bakanları da var. Ofis tutma gerekçesini de şöyle açıkladı: “Görüşmek, dertleşmek fikirlerini aktarmak isteyenler oluyor, misafirlerimi evde kabul etme şansım yok, burada daha rahat görüşme imkanı oluyor.’’
BELEDİYELERİ ALACAĞIZ
Kılıçdaroğlu CHP’nin 2019’daki yerel seçimde önemli başarılar elde ettiğini ve adaylarının Ankara, İstanbul, Adana, Mersin, Antalya gibi şehirleri kazandığını hatırlatarak, 31 Mart 2024 seçiminde de bu başarısını sürdüreceğini söyledi. ‘’11 büyükşehir belediye başkanlığımız var. CHP bu seçimde de başta Denizli, Bursa, Balıkesir ve Manisa olmak üzere birçok büyükşehiri il, ilçe ve belde belediyesini daha kazanacaktır. Tüm yurtta CHP’li belediyelerin sayısının artacağına inanıyorum. 2019’da Bursa gibi az farkla kaybettiğimiz iller olmuştu. Bu kez o illeri de kazanıp büyükşehir sayısını arttıracağız. 2019’da yapılan yerel seçimlerde umudu nasıl yeşerttiysek, 31 Mart 2024 seçiminde de partimiz ve halkımız gerekeni yapacaktır’’ diye konuştu.
]]>EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NE KADAR OLACAK?
Emekli bayram ikramiyesi ne kadar olacak henüz belirlenmedi ancak yüzde 49,25 oranında zam yapılması halinde 2 bin liradan 3 bin liraya çıkacak ve emekliler her iki bayramda 6 bin lira ikramiye alabilecek.
Cumhuriyet’in 100. yılı dolayısıyla bir kereye mahsus verilen 5 bin liralık ikramiye artık emekli ikramiyesi olarak verilmeye başkanırsa iki bayramda emeklilere 10 bin lira ödenmesi söz konusu olabilecek.
Emekli bayram ikramiyesi düzenlemesinin Mart ayında Meclis’e gelip yasalaşmasının ardından Nisan ayında Ramazan Bayramı öncesi ödenmesi öngörülüyor.
BAYRAM İKRAMİYESİ NE ZAMAN YATACAK?
Ramazan Bayramı ikramiyesi yine bayram öncesi Nisan ayı içerisinde emekli vatandaşların hesaplarına yatırılacak. Bayram 10 Nisan’da başlayacağı için ikramiyelerin bayramdan 1 hafta önce hesaplara yatırılması bekleniyor.
EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ ARTACAK MI?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, emeklilerin bayram ikramiyeleri ile ilgili açıklamalarda bulundu.
NTV’de gündemi değerlendiren Işıkhan, “Emeklilerin bayram ikramiyesinin artırılması talebi var, bu adımları atmaya hazırız” dedi.
Işıkhan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
‘BU ADIMI ATMAYA HAZIRIZ’
* Enflasyona karşı tüm vatandaşlarımızı ezdirmemek ilkesi emeklilerimiz için de söz konusu.
* Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le bir araya gelip görüşeceğiz. Gerekli değerlendirmeleri yaparak Cumhurbaşkanımızın takdirine sunup gerekli adımları atarız.
* Bu adımı atmaya hazırız. Çalışmalara başlayabiliriz kısa sürede.
* Dün SSK’lı 10 milyon 798 bin 98 emeklimize, bugün ise Bağ-Kurlu 2 milyon 861 bin 770 emeklimize fark tutarlarını yatıracağız.13 milyon 660 bin emekliye 15,8 milyar TL fark ödenecek.

CHP’DEN EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ TEKLİFİ
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, emeklilerin bayram ikramiyesinin 15 bin lira olması gerektiğini belirterek, “Bu tutar emekliye bir lütuf değil, yaşamını insanca sürdürebilmesi için zaten verilmesi gereken hakkıdır” ifadesini kullandı.
Taşcıer, yazılı açıklamasında, milyonlarca emeklinin, yoksullukla ve açlıkla karşı karşıya olduğunu belirtti.
İnsanların geçinemediğini, kayıt dışı olanlar hariç 6 milyondan fazla emeklinin ya bir işte çalıştığını ya da iş aradığını aktaran Taşcıer, “Enflasyona ezdirmiyoruz denilen emeklilere yapılan yılbaşı artışı daha ilk aydan eridi bile. En düşük emekli aylığı alan bir emeklinin, TÜİK’in gerçek dışı hesabına göre bile aylığının alım gücü 628 lira azaldı” değerlendirmesinde bulundu.
‘EMEKLİNİN HAKKI’
Aylıklarla ilgili hakkaniyetli ve emekliyi rahat ettirecek bir karar alınmadığını savunan Taşcıer, emeklilere ödenecek bayram ikramiyesinin 15 bin lira olması gerektiğini daha önce söylediklerini, söylemeye de devam edeceklerini kaydetti.
Gamze Taşcıer, “Bu tutar emekliye bir lütuf değil, yaşamını insanca sürdürebilmesi için zaten verilmesi gereken hakkıdır. Enflasyonun bu denli yakıcı olduğu bir ortamda, emeklilere üç beş bin liraları reva görmek demek, vatandaşı sefalete terk etmek demektir. On milyonlar etin tadını unuttu diyorduk, artık yumurta bile alamaz noktaya geldiler. Bu gidişin sonu korkunç bir açlık krizidi” ifadesini kullandı.
CHP: ASGARİ ÜCRET ORANINDA İKRAMİYE VERELİM
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Türkiye’de zenginin daha zengin, fakirin de daha fakir hale geldiğine dikkati çekti.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın yaptığı açıklamalara değinen Başarır, “Merkez Bankası Başkanı, ‘Enflasyon tahminlerimiz aynı, seçime kadar sadece doğalgaz ve elektriği baz almadık’ dedi. Demek ki seçimden hemen sonra doğal gaz ve elektriğe büyük zam geliyor. Seçimden hemen sonra zam yağmuru olacak. Bu Merkez Bankası Başkanının da sonunu iyi görmüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Emeklilere verilen bayram ikramiyelerini hatırlatan Başarır, şunları paylaştı:
“Gelin, emekliye asgari ücret oranında bir ikramiye verelim. Bunu veremiyorsanız, emekli maaşı oranında verelim. 3 bin lira gibi bu çağın gerisinde kalmış miktarları tartışmayın. Sokağa çıkın, insanlarla, emekliyle görüşün. Gelin 81 ilden 81 emekliyi buraya çağıralım dinleyelim. Ne diyorlarsa, ne şartlarda geçiniyorlarsa karar versinler. Meclisin, bir parça halkın isteklerine, sorunlarına ses vermesini istiyorum.”
AKP’DEN EMEKLİLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA
AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 2024 yılının “Emekliler Yılı” ilan edildiğine dikkati çekerek, “Emeklilerimizin alım gücünü artıracak, onların mutluluğunu, sevincini yükseltecek adımları atmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
]]>“UCUBE SİSTEM MAHVEDİYOR”
Kavuncu “31 Mart’a kadar kampanya döneminde tek odağımız İstanbul’u konuşmak. Ekrem İmamoğlu’yla görüştüğümde ‘Anlat İstanbul’ projemiz vardı. O dosyayı kendisine teslim etmiştim. Kendisine ‘7 ay çalıştık, sokak sokak gezdik. İstanbullunun en çok konuştuğu konular bunlar’ diyerek teslim etmiştim. Gene bunları dile getireceğiz. Yani yüze konuşmadığımız hiçbir şeyi arkadan konuşacak insanlar değiliz” dedi.
Kavuncu özetle şunları söyledi:
■ Bu ucube Cumhurbaşkanlığı sistemi ülkeyi mahvediyor. Biz hep şunu söyledik; güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçmeliyiz diye. Bizim adaylık iddiamız aslında güçlü iki partinin dışında üçüncü bir partinin hatta mümkünse dördüncü bir partinin de var olması. Bu yapıdan çıkaracak başka bir şey yok. Bizim varlığımız o açıdan da kıymetli.
■ Bizim ya da bizim gibi partilerin parlamentoda yer alması, grup kurması, ses çıkartması bu başkanlık sistemiyle ilgili eylemsel bir tavırdır aynı zamanda. Aslında 31 Mart bir nevi de bunun kararı olacak. Cumhur İttifakı’nın küskün seçmeni bizim hedefimiz. Seçimde ne olacağını bilemezsiniz, kimden nasıl oy akacağını da bilemezsiniz.
“ARADAKİ FARK KISALIYOR”
■ Anketlerde iki adayın hemen arkasından da üçüncü isim olarak bizim ismimiz çıkıyor bütün anketlerde. Arada bir fark var. Ama o fark gittikçe kısalıyor. Tanınırlık önemli, diğer iki adayın hem iktidar hem belediye gücünden dolayı bilinirlikleri var. 5 yıllık İstanbul il başkanlığının getirdiği bizim de bir tanınırlığımız var ama bilinirliğimiz diğerlerine göre çok daha düşük. Dolayısıyla 45-50 günlük süreçte kendimizi ne kadar anlatır, ne kadar doğru ifade edersek oy potansiyelimiz de o kadar artacak.
Aday çıkartmış olmak için çıkartmıyoruz
Buğra Kavuncu, 18 Şubat’ta İstanbul’da 39 adayı ilan edeceklerini söyledi. Kavuncu, İYİ Parti’nin adayları için şunları söyledi: “Çatalca, Güngören, Pendik, Maltepe adaylarımız çok iddialı. Çok çalışıyorlar. Aday çıkartmış olmak için çıkartmıyoruz. Ben 2019 ve 2023 seçimlerini yaşadım. Eğer bir siyasi parti olmak istiyorsanız bunu yapmak zorundasınız. Şimdi kendi başımıza hareket ediyoruz. Sıfırdan başlıyoruz. Benim kendimle ilgili de hedefim partimi burada en iyi şekilde temsil etmek. Şu anda iki adayı konuşuyor herkes. Üçüncü iddialı adayın ben olduğunu hissettirmek istiyorum.”
İstanbul’un 3 temel problemi var
Kavuncu, İstanbul’un 3 temel problemi olduğunu belirtti konu hakkında şu bilgiyi paylaştı: “Birinci sırada ulaşım var. İkinci konu içi yanan vatandaşın şikayet ettiği kentsel dönüşüm. Ekonomi üçüncü sırada. Sığınmacı meselesi çok duyduğumuz dördüncü konu. Biz daha iyisini yapacağımızı iddia ediyoruz. 7-8 kişilik akademisyenlerden oluşan bir ekibimiz var. Naci Görür ve İlber Ortaylı’dan destek alıyoruz. Bizim zaten 5 yıllık İstanbul il başkanlığı döneminden çok detaylı çalışan bir ekibimiz vardı. Bunların içinde mimarlar, inşaat mühendisi arkadaşlar var. Kentsel dönüşüm ile ilgili 2 projemiz var onu ilan edeceğiz.”
]]>EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ ARTACAK MI?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, emeklilerin bayram ikramiyeleri ile ilgili açıklamalarda bulundu.
NTV’de gündemi değerlendiren Işıkhan, “Emeklilerin bayram ikramiyesinin artırılması talebi var, bu adımları atmaya hazırız” dedi.
Işıkhan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
‘BU ADIMI ATMAYA HAZIRIZ’
* Enflasyona karşı tüm vatandaşlarımızı ezdirmemek ilkesi emeklilerimiz için de söz konusu.
* Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le bir araya gelip görüşeceğiz. Gerekli değerlendirmeleri yaparak Cumhurbaşkanımızın takdirine sunup gerekli adımları atarız.
* Bu adımı atmaya hazırız. Çalışmalara başlayabiliriz kısa sürede.
* Dün SSK’lı 10 milyon 798 bin 98 emeklimize, bugün ise Bağ-Kurlu 2 milyon 861 bin 770 emeklimize fark tutarlarını yatıracağız.13 milyon 660 bin emekliye 15,8 milyar TL fark ödenecek.

CHP’DEN EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ TEKLİFİ
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, emeklilerin bayram ikramiyesinin 15 bin lira olması gerektiğini belirterek, “Bu tutar emekliye bir lütuf değil, yaşamını insanca sürdürebilmesi için zaten verilmesi gereken hakkıdır” ifadesini kullandı.
Taşcıer, yazılı açıklamasında, milyonlarca emeklinin, yoksullukla ve açlıkla karşı karşıya olduğunu belirtti.
İnsanların geçinemediğini, kayıt dışı olanlar hariç 6 milyondan fazla emeklinin ya bir işte çalıştığını ya da iş aradığını aktaran Taşcıer, “Enflasyona ezdirmiyoruz denilen emeklilere yapılan yılbaşı artışı daha ilk aydan eridi bile. En düşük emekli aylığı alan bir emeklinin, TÜİK’in gerçek dışı hesabına göre bile aylığının alım gücü 628 lira azaldı” değerlendirmesinde bulundu.
‘EMEKLİNİN HAKKI’
Aylıklarla ilgili hakkaniyetli ve emekliyi rahat ettirecek bir karar alınmadığını savunan Taşcıer, emeklilere ödenecek bayram ikramiyesinin 15 bin lira olması gerektiğini daha önce söylediklerini, söylemeye de devam edeceklerini kaydetti.
Gamze Taşcıer, “Bu tutar emekliye bir lütuf değil, yaşamını insanca sürdürebilmesi için zaten verilmesi gereken hakkıdır. Enflasyonun bu denli yakıcı olduğu bir ortamda, emeklilere üç beş bin liraları reva görmek demek, vatandaşı sefalete terk etmek demektir. On milyonlar etin tadını unuttu diyorduk, artık yumurta bile alamaz noktaya geldiler. Bu gidişin sonu korkunç bir açlık krizidi” ifadesini kullandı.
CHP: ASGARİ ÜCRET ORANINDA İKRAMİYE VERELİM
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Türkiye’de zenginin daha zengin, fakirin de daha fakir hale geldiğine dikkati çekti.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın yaptığı açıklamalara değinen Başarır, “Merkez Bankası Başkanı, ‘Enflasyon tahminlerimiz aynı, seçime kadar sadece doğalgaz ve elektriği baz almadık’ dedi. Demek ki seçimden hemen sonra doğal gaz ve elektriğe büyük zam geliyor. Seçimden hemen sonra zam yağmuru olacak. Bu Merkez Bankası Başkanının da sonunu iyi görmüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Emeklilere verilen bayram ikramiyelerini hatırlatan Başarır, şunları paylaştı:
“Gelin, emekliye asgari ücret oranında bir ikramiye verelim. Bunu veremiyorsanız, emekli maaşı oranında verelim. 3 bin lira gibi bu çağın gerisinde kalmış miktarları tartışmayın. Sokağa çıkın, insanlarla, emekliyle görüşün. Gelin 81 ilden 81 emekliyi buraya çağıralım dinleyelim. Ne diyorlarsa, ne şartlarda geçiniyorlarsa karar versinler. Meclisin, bir parça halkın isteklerine, sorunlarına ses vermesini istiyorum.”
AKP’DEN EMEKLİLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA
AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 2024 yılının “Emekliler Yılı” ilan edildiğine dikkati çekerek, “Emeklilerimizin alım gücünü artıracak, onların mutluluğunu, sevincini yükseltecek adımları atmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
]]>Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önündeki polis kontrol noktasına yönelik terör saldırısını kınadı.
“KİMSE SAYILARLA OYNAMASIN”
6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerin en büyük sorununun “barınma” olduğunu söyleyen Şahin, iktidarın konutlarla ilgili verdiği sözü tutmadığını öne sürdü. İsa Mesih Şahin, “Kimse sayılarla oynamasın. Deprem bölgesi üzerinden iktidar da muhalefet de siyaset yapmasın.” dedi.
Avukatların sorunlarından söz ederek, mesleğe yeni başlayan avukatların çeşitli zorluklar yaşadığını belirten Şahin, avukatların birikmiş “adli yardım” ödemelerinin yapılmasını beklediklerini bildirdi.
AYM BAŞKANI’NIN SÖZLERİ DE GÜNDEMDEYDİ
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Anayasa Mahkemesi’ndeki yemin töreninde Anayasa Mahkemesi Başkan Zühtü Arslan’ın yaptığı konuşmayı anımsatarak, Arslan’ın “Anayasa Mahkemesi kararlarına herkesin uymak zorunda olduğunu” söylediğini aktardı.
Anayasanın 153. maddesinde “Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin olduğu” hükmünün yer aldığını belirten Temelli, hukuk ve yasa tanımazlığın, Türkiye’yi adaletsizliğe sürüklediğini savundu.
MUHALEFETTEN EMEKLİ İKRAMİYESİ TALEBİ
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, emeklilerin geçim mücadelesi verdiğini ifade etti.
Emeklilerin “bayram ikramiyelerinde” iyileştirme beklediğini dile getiren Dervişoğlu, “Hükümetin verdiği 2 bin liralık emekli ikramiyesi, yüksek enflasyon karşısında bugünden erimiştir. Bu kapsamda önümüzdeki bayramda ödenecek ikramiye miktarı için emeklilerimizin ihtiyaç ve talepleri iyi değerlendirilmeli, sorunları görmezden, sesleri de duyulmazdan gelinmemelidir.” diye konuştu.
Müsavat Dervişoğlu, emekli astsubayların aylıklarının da yoksulluk sınırının altında olduğunu söyledi.
Özel okullardaki öğretmenlerin taban maaş haklarının geri verilmesini ve özlük haklarının iyileştirilmesini istediğini aktaran Dervişoğlu, şöyle devam etti:
“Bugün özel eğitim kurumlarında çalışan ve sayıları 10 binleri bulan öğretmenler ve akademisyenler, asgari ücret veya asgari ücret seviyesinin altında maaş almaktadır. Adalet ve Kalkınma Partisi, iktidarı boyunca uyguladığı eğitim politikalarında öğretmenlik özlük haklarını ve maaşlarını iyileştiremediği gibi öğretmenlik mesleğinin itibarına ve saygınlığına da gölge düşürmüştür. İYİ Parti olarak astsubaylarımıza ve öğretmenlerimize destek olmaya, toplumun tüm kesimlerinin taleplerini TBMM’nin gündeminde tutmaya devam edeceğiz.”
CHP: ASGARİ ÜCRET ORANINDA İKRAMİYE VERELİM
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Türkiye’de zenginin daha zengin, fakirin de daha fakir hale geldiğine dikkati çekti.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın yaptığı açıklamalara değinen Başarır, “Merkez Bankası Başkanı, ‘Enflasyon tahminlerimiz aynı, seçime kadar sadece doğalgaz ve elektriği baz almadık’ dedi. Demek ki seçimden hemen sonra doğal gaz ve elektriğe büyük zam geliyor. Seçimden hemen sonra zam yağmuru olacak. Bu Merkez Bankası Başkanının da sonunu iyi görmüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Emeklilere verilen bayram ikramiyelerini hatırlatan Başarır, şunları paylaştı:
“Gelin, emekliye asgari ücret oranında bir ikramiye verelim. Bunu veremiyorsanız, emekli maaşı oranında verelim. 3 bin lira gibi bu çağın gerisinde kalmış miktarları tartışmayın. Sokağa çıkın, insanlarla, emekliyle görüşün. Gelin 81 ilden 81 emekliyi buraya çağıralım dinleyelim. Ne diyorlarsa, ne şartlarda geçiniyorlarsa karar versinler. Meclisin, bir parça halkın isteklerine, sorunlarına ses vermesini istiyorum.”
AKP’DEN EMEKLİLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA
AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 2024 yılının “Emekliler Yılı” ilan edildiğine dikkati çekerek, “Emeklilerimizin alım gücünü artıracak, onların mutluluğunu, sevincini yükseltecek adımları atmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
]]>“ACİL İHTİYAÇLARI BÜYÜK ÖLÇÜDE GİDERMİŞ OLACAĞIZ”
Deprem bölgelerinde konut teslimleri gerçekleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, “Dün Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümünde deprem şehitlerimizi Fatihalar ile yad ettik. Bir yılda deprem bölgesinde yapılan çalışmaların icmalini çıkartırken inşası tamamlanan konutların kura çekimi ve anahtar teslimi törenlerini gerçekleştirdik. Daha önceki günlerde de Hatay ve Gaziantep’te aynı törenleri yapmıştık. Bugün de biraz sonra Harran Üniversitemizin spor salonunda Şanlıurfa’da inşası tamamlanan 1314 konutun kura çekimi ve anahtar teslimi törenine katılacağız. Allah’ın izniyle yıl sonuna kadar deprem bölgesinde 200 bin konutun teslimini tamamlayarak acil ihtiyaçları büyük ölçüde gidermiş olacağız” dedi.
“BOŞA HARCAYACAK ENERJİMİZ YOKTUR”
Erdoğan, 31 Mart seçimleri için çok çalışacaklarını belirterek şunları söyledi;
*Artık hepimize düşen görev, cumhurbaşkanıyla, bakanlarıyla, teşkilatıyla el ele vererek önce adaylarımızın seçilmesini ardından da onlar vasıtasıyla şehrimize en güzel hizmetlerin getirilmesini sağlamaktır.
*Geçmişte bizimle yol yürüyüp de şimdi çeşitli gerekçelerle yolunu değiştirenlerin tercihleri, kendilerini ilgilendirir. Herkes siyasetçi olabilir ama devletçi olamaz. Keşke her zaman her durumda ideal olanı elde edebilsek.
*Bu olmuyorsa bize düşen mümkün olanı değerlendirmektir. Dolayısıyla bizim bu tür tartışmalarla kaybedecek ne vaktimiz ne de boşa harcayacak enerjimiz vardır. Hep birlikte işimize bakacağız.
*Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya. Mesele yatırımlarla şehrimize eser kazandırmaksa, insanımıza hizmet etmekse; bu hususlarda üzerimize kimseyi tanımıyoruz. Ancak kimsenin bizi kendi kısır tartışmaları içine çekmesine de izin vermeyiz.
*Hedefimiz; 31 Mart’ta sandıkları patlatarak Şanlıurfa’yı büyükşehir ve ilçeleriyle ‘Türkiye Yüzyılı’na hazırlamanın yollarını aramak, alt yapısını kurmak, adımlarını atmaktır. Buna var mıyız? Buna hazır mıyız? Allah’ın izniyle birazdan sizlerin huzuruna çıkartacağımız belediye başkan adaylarımızla bunu başaracağız.
“TÜM OYUNLARI BİRER BİRER BOZDUK”
*Türkiye ne zaman önündeki fırsatları değerlendirerek gelişme, kalkınma, büyüme hızını artırsa; hemen kirli senaryolar devreye giriyor. Geçtiğimiz 21 yılda buna defalarca şahit olduk. Hatırlarsanız 2011 seçimlerinin ardından 2023 hedeflerimizle büyük bir atılımı hayata geçirmiştik.
*Bu büyük hamlenin önü, 2013 Gezi olayları ile başlayıp, farklı amaçlarla hala devam ettirilen bir dizi engelle kesilmeye çalışıldı. FETÖ ihanet çetesinin darbe girişimleri, bu oyunun bir parçasıydı. PKK ve DHKP-C gibi terör örgütlerinin harekete geçirilmesi, bu oyunun bir parçasıydı. Çukur terörü ile şehirlerimizin bizden kopartılmak istenmesi, bunun bir parçasıydı. Bölgemizin karıştırılması için kurulan proje terör örgütü DEAŞ’ın üzerimize salınması, bu oyunun bir parçasıydı.
*Sınırlarımız boyunca kurulmaya çalışılan teröristan, bu oyunun bir parçasıydı. Komşularımızla ve kimi müttefiklerimizle yaşadığımız pek çok gerginlik de bu oyunun bir parçasıydı.
*Ekonomimizi çökertmek için yürütülen gizli açık operasyonlar, bu oyunun bir parçasıydı. Hamdolsun milletimizle omuz omuza vererek, tüm bu oyunları birer birer bozduk. Hedeflerimize adım adım yürüdük” diye konuştu
CHP’Yİ HEDEF ALDI
*Milletimiz bu sınamaları alnının akı ile verirken muhalefet sınıfta kaldı. Burada birinci derecede sorumluluk CHP’ye ait. Lafa gelince cumhuriyetin kurucu fırkası olmaktan dem vururlar. İşlerine geldikçe Cumhuriyetimizin banisini istismar ederler. Kirli ittifakları gizlemek için tek ayak üstünde kırk yalan söylerler.
*Beşinci kol operasyonlarına alet olmaktan geri durmazlar. Ortak çıkarlardan kopmuş siyasetin nerelere varacağının örneğini CHP siyasetinde gördük. Bu parti, Gezi olaylarına sahip çıktı. Bu parti, FETÖ kumpas kasetlerini Meclis kürsüsüne taşıyarak darbe girişimine ortak oldu.
*Sınırlarımıza dayanan PKK/YPG mensuplarını yurtsever diye sahiplenip, Cumhuriyetimizi hiçe saydı. Darbecilerin tanklarına alkış tutarak, milli iradeye ihanet etti. Yapmamaları gereken ne varsa; hepsini yaptı hala da yapıyorlar. CHP zihniyetinin vatandaşımızın hayalleri ile bağı kalmamıştır. Bu partiye oy verenler, en büyük mağdurdur. CHP, siyasi mihengini kaybetmiştir. Sürekli yörüngeden yörüngeye savrulan bir partiye dönüşmüştür” dedi.
“MEVCUT BAŞKANLARI DA AYNI YANLIŞTA İLERLİYOR”
*Dünkü saldırı ile bir kez daha gördük. Bu saldırıyı yapan teröristlerin en büyük hamisi, CHP yöneticileridir. Özgür efendi genel başkan seçildiği kongre kürsüsünden, bu örgütün elebaşına bizzat selam gönderdi. Bazı CHP’lilerin teröristler için soru önergeleri bile var. Bu parti, terör örgütünün siyasi uzantısı ile yoldaşlık yapıyor. Terör örgütleri, CHP’yi emellerine ulaşmak için koçbaşı olarak kullanmakta.
*Rotasını kaybeden CHP, Türkiye’ye dair hesapları olan odakların oyuncağı haline geldi. Asıl suçlu, CHP yönetimidir. Eski başkanları, bu şekilde bir netice elde edeceğini sandı ama sandıkta 13 defa kırmızı kart gördü. Mevcut başkanları da aynı yanlışta ilerliyor. Şu anda CHP kendi bünyesinde adeta bir iç savaş yaşıyor.
*Eskisinin bir tarafta yenisinin bir tarafta birbirine kılıç salladığı bu savaşın ne zaman biteceğini kimse bilmiyor. ‘Türkiye Yüzyılı’nın en büyük kazanımı, bu kısır muhalefet zihniyetinden kurtulmamız olacak. 31 Mart seçimlerinde Şanlıurfa başta olmak üzere şehirlerimizin tamamında alacağımız netice ile milletimize layık olduğu eser ve hizmetleri sürdüreceğiz.
]]>Toplantıya, Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı, Yalova Belediye Başkan adayı ile ilçelerin başkan adayları katıldı.
Partili vatandaşların da katıldığı toplantıda konuşan Ümit Özdağ, Türkiye’ye gelen sığınmacı vatandaşların misafirliğinin uzadığını ve bunun artık bir zulüm haline geldiğini belirterek şunları söyledi:
* “Peygamber efendimizin hadis-i şerifi var, ‘Uzayan misafirlik, ev sahibine zulüm olur’. Bu misafirlik çok uzadı. Bu bize zulüm oldu. Suriyelilerin açmış olduğu iş yerlerinin yüzde 80’i ruhsatsız. Türkiye’nin birçok yerinde var, hepsini kapatacağız. Bu ülkeye ticaret yapmaya gelmediniz. Bu ülkeye savaştan kaçtınız ve geri dönüşünüz esas olarak geldi. Sizleri misafir ettik. Size bir düşmanlığımız yok. Allah kimsenin başına, sizin ülkenizin başına gelen türden bir felaket vermesin.
* Türkiye’nin dostları olarak memleketinize geri dönmenizi istiyoruz. Türkiye’ye turist olarak gelin. Biz de sizi ülkenizde turist olarak ziyaret edelim. Türkiye dünyanın lunaparkı değildir. Türkiye, Türk milletinin vatanıdır. Zafer Partisi belediyeleri, hangi şehri yönetiyorsak, orayı sığınmacılar için cazibe merkezi olmaktan çıkartacağız. Bunun için de belediye hizmetlerinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan herkese turist tarifesi uygulayacağız. Otobüse daha pahalı binecek. Suyu daha pahalı kullanacak.”

“VATANDAŞLAR SOKAKLARDA HUZURLA YÜREYECEK”
Türkiye’deki sığınmacılardan dolayı vatandaşların geç saatlerde huzurla yürüyemediğini kaydeden Özdağ, şöyle konuştu:
* “Dünyanın dört bir yanından bu ülkeye gelenlerin sayısı 13 milyonu çoktan geçti. İşte Bursa; 600 bini aştılar. Sadece Bursa’nın sokakları değil. Gaziantep’in sokaklarında, Şanlıurfa’nın sokaklarında, Hatay’ın, Adana’nın, Mersin’in, İstanbul’un, İzmir’in sokakları hepsinde büyük bir güvensizlik hakim. Zafer Partisi’nin yönettiği Türkiye’de, Zafer Partisi’nin yönettiği Bursa’da, Zafer Partisi’nin yönettiği Ankara’da, İstanbul’da kadınlar istedikleri saatte güven içinde kendi ülkelerinin sokaklarında huzurla yürüyecekler. Ordusuna karşı cepheye top mermisi taşıyan, cephane taşıyan, silah taşıyan Türk kadınının bugün Orta Doğu’dan gelenlerden korkmaya zorlanması bir zulümdür. Bu zulme son vereceğiz.”
BURSA VE YALOVA İL VE İLÇE BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINI AÇIKLADI
Konuşmasının ardından Özdağ, partisinin Bursa ve Yalova il, ilçe belediye başkan adaylarını tanıttı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bayram Kazancı, Keles Belediye Başkanı Adayı Behçet Arı, Karacabey Belediye Başkan Adayı Ramazan Bıdırgı, Kestel Belediye Başkanı Adayı Özer Doğru, Gürsu Belediye Başkanı Adayı Sevinç Muhammed, Mustafakemalpaşa Belediye Başkan Adayı Emine Güven, Gemlik Belediye Başkan Adayı Nilüfer Toprakçı, İnegöl Belediye Başkan Adayı Çağrı Alperen Avcı, Nilüfer Belediye Başkan Adayı Işıl Esgin, Yıldırım Belediye Başkan Adayı Ferit Gürsoy, Osmangazi Belediye Başkan Adayı İbrahim Turgay Ateş oldu.
Yalova Belediye Başkanı Adayı Mevlüt Yıldırım, Çınarcık Belediye Başkan Adayı Esra Kösedağ, Yalova Çiftlikköy Belediye Başkan Adayı Ersin Doğan, Armutlu Belediye Başkanı Adayı ise Samet Baş oldu.
]]>Törene Cumhur İttifakı’nın tekrar aday gösterdiği AKP’li Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız da katıldı. İmamoğlu açılış konuşmasının sonunda kurdele kesmek üzere AKP’li belediye başkanı Haydar Ali Yıldız ve CHP Beyoğlu Belediye Başkan adayı İnan Güney’i iki yanına aldı. İmamoğlu “Bu fotoğraf önemli, bu çok kıymetli bir fotoğraf” diyerek demokrasi mesajı verdi.
“BU GÖRÜNTÜ TOPLUMUN ARZU ETTİĞİ ŞEYDİR”
İmamoğlu “Belediye başkanlığı dediğimiz makam kime ait biliyor musunuz? Size ait. Milletimize ait. Burada ben de, değerli belediye başkanı arkadaşım da vatandaşa ait olan bir mevkiyi emanet olarak alıyoruz. En iyi şekilde o görevi yerine getirme gayreti içinde oluyoruz. Avcılar Belediye Başkanımız, Sarıyer Belediye Başkanımız da bizimle. Mühim olan şu; demokrasideki şu görüntüyü vermek ve sağlamak. Tabii bunun iki şartı var. Bir; buradaki töreni biz yaparken bizim görevimiz olan, davet etme sorumluluğunu yerine getirmek. Biz kendisini davet ettik. Kendisi gelmese bir anlamı olur muydu? Gene olmazdı. Güzel olan şey onun da bu davete icabet etmesidir. Dolayısıyla karşılıklı bu nezaket, bu görüntü toplumun arzu ettiği şeydir” dedi.
“AĞIR TRAVMA HALİNE GETİRMEMEK HEPİMİZİN SORUMLULUĞU”
İmamoğlu şöyle devam etti:
“Tabii benim gönlümden geçen İnan başkanın kazanması. Ama İnan başkan hizmetiyle, projeleriyle yarışını ortaya koyacak. Haydar Ali bey de kendi hizmetleriyle yarışını öne koyacak. Takdir kimin? Milletin. Bu kadar basit. Bunu ağır travma haline getirmemek hepimizin sorumluluğu. Çünkü başkan seçildi, o günden beri Beyoğlu’nda herkesin belediye başkanı. Ben seçildim, herkesin belediye başkanıyım 16 milyon insanın huzurunda. Yarın öbür gün İnan başkan seçildiği takdirde o da herkesin belediye başkanı olmayı arzu ediyor. Mesela bu kadar özdür. Bu kadar nettir. Hiç kimse kendine ait olan bir koltuğun mücadelesini vermiyor. Onun için manevi değerlerimizi, inançlarımızı, milli duygularımızı bu meselenin bir parçası yapmadan, hizmet odaklı, şehrini, insanını düşünen süreçleri ortaya koyarak hak eden kimse o kazansın kardeşim. Bu kadar basit. Bu yönüyle ben bugün burada bu manzaranın varlığı için elbette ki iki başkana da teşekkür ediyorum ama özellikle davetimize icabet ettiği için Beyoğlu Belediye Başkanımıza ayrıca teşekkür ediyorum. Tekrar bu hizmetimiz hayırlı uğurlu olsun.”

YILDIZ: İNSANLARIN EN İYİSİ İNSANA HİZMET EDERDİR
İmamoğlu sözü önce Haydar Ali Yıldız’a verdi. Yıldız, “Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım, saygıdeğer belediye başkanı arkadaşlarım, saygıdeğer muhtarlarım sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Elbette ki insan esastır. İnsana hizmet esastır. İnsanların en iyisi, en hayırlısı insanlara hizmet edendir. Anlayışımız budur. Şehirler de insanlar gibi zamanla ihtiyaçları değişir. Bu bölgenin insanı olarak burada bu otoparkın, bu meydanın düzenlenmesi çok önemliydi. Geçmişten bugüne bir projeydi. Değerli başkana geçmiş dönemdeki bu projenin hazırlanmasında emeği olan merhum Kadir Topbaş Başkanımıza, emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.
GÜNEY: BETON LOBİSİNE TERK ETMEYECEĞİZ
İmamoğlu ardından mikrofonu CHP Beyoğlu Belediye Başkan adayı İnan Güney’e verdi. Güney, “Bizler Beyoğlu’nda doğduk, büyüdük. Bu sokaklara kulak verdiğimizde, bu sokaklar insana hizmet istiyor. Bu sokaklar beton lobisine terk edecek bir metrekaremiz kalmadı diyor. Bu sokaklar kapalı otoparklar, kapalı pazar yerleri, çocuklarımıza yeşil alanlar, yaşlılarımızı sahille buluşturan projeler istiyor. Bu kadar yıldır belediyecilik hizmeti görmüş Beyoğlu’nun ilk kapalı pazar yerini açan sayın Ekrem İmamoğlu’na teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Son olarak mikrofonu alan İmamoğlu “Geçmişten bugüne emeği olan herkese teşekkür ediyoruz” diyerek beraberindeki heyet ile birlikte kurdeleyi kesti.
CENAZE İÇİN İZMİT’E GİTTİ
İmamoğlu açılış töreninin ardından hayatını kaybeden İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in ablası Mualla Özen’in cenaze törenine katılmak üzere İzmit’e hareket etti.
]]>Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, yap-sat inşaatın kazı izni ve ruhsat işlemleri karşılığında kendisinden rüşvet talep edilen müteahhit N.B’nin şikayeti üzerine soruşturmaya başlanıldığı belirtildi.

Hüseyin Beyoğlu ve Fırat Kılıç
Müteahhit ifadesinde, şöyle dedi:
-Belediyeye ruhsat başvurumu yaptıktan sonra imar müdürü Fırat Kılıç beni çağırıp belediye başkanı Hüseyin Beyoğlu’nun daire başı 50 bin lira istediğini söyledi. Ben de 195 daire yapacağım için bu parayı veremeyeceğimi bildirdim.
-Sonra belediye başkanı beni odasına çağırdı. Ortağım ile birlikte makamına gittiğimizde bize, ‘Aslında bize 7 milyon vermen gerekiyor, ama tanıdık olduğun için sen 5,5 milyon vereceksin’ dedi.
-Parayı veremeyeceğimi söyleyince evraklarım imzalanmadı. Sonra adının Selim olduğunu söyleyen biri Whatsapp üzerinden beri aradı. ‘Senin işini 2 milyona yaparım, 1 milyonu şimdi, geri kalanı da imzalar atıldıktan sonra verirsin’ dedi.
-Sonra beni İmar müdürü Fırat Kılıç ile başkan yardımcısı Sıddık Aycıl’a yönlendirdi.Fırat Kılıç parayı belediye başkanının istediğini, onun adına benden talepte bulunduğunu söyledi.
-Evraklarımızda eksiklik olmadığı halde keyfi olarak işlemlerimiz yerine getirilmedi. 7 milyon lira rüşveti 2 milyona düşürdüler.
Şikayet üzerine Sulh Ceza Hakimliğinden gizli ses kaydı, görüntü ve ortam dinlemesi kararı alınarak soruşturma genişletildi.

Sıddık Aycıl
PARAYI DÖVİZ OLARAK İSTEDİ
İddianamede, belediye başkanı Hüseyin Beyoğlu ile imar müdürünün müteahhit ile yaptıkları rüşvet pazarlığına dair kayda alınan ortam dinlemeleri de ayrıntılı olarak yer aldı.
Polisin suçüstü yapmak için bir kamu bankasından temin ettiği seri numaraları alınmış 1 milyon liranın sanık Fırat Kılıç’a teslim edilmek üzere müteahhit N.B’ye teslim edildiği belirtildi.
Sanık Kılıç’ın müteahhidi arayarak, parayı döviz olarak getirmesini istediği, müteahhidin de yanında T.L olduğunu söylemesi üzerine ikilinin Şanlıurfa yolu üzerindeki özel bir hastane önünde buluştukları ifade edildi.
Polisin fiziki takip yaptığı esnada ikilinin park halindeki araçlarından inerek bir süre konuştukları, ardından Fırat Kılıç’ın müteahhidin aracında sırt çantası içindeki 1 milyon lirayı alarak kendi aracının bagajına koyup hareket ettikten sonra polislerce durdurularak aracın bagajındaki önceden seri numaralı alınmış 1 milyon liranın ele geçirilerek suçüstü yakalandığı belirtildi.
PARANIN ALINDIĞI GÜN EVRAK JET HIZIYLA İŞLEME ALINMIŞ
İddianamede, başvuru evraklarında hiçbir eksiklik olmadığı halde 13 Haziran 2023 gününden 31 Ekim 2023 gününe kadar ruhsat ve kazı izni ile ilgili hiçbir işlem yapılmadığı, müteahhidin 1 milyon lirayı Fırat Kılıç’a teslim ettiği 31 Ekim günü başvuru işlemlerinin aynı gün jet hızıyla işleme alınarak onay için başkan yardımcısı sanık Sıddık Aycıl imzasıyla belediye encümenliğine sunulduğu bilgisine yer verildi.
Müfettiş raporlarına göre, imara aykırılık durumu söz konusu değilse kazı ve ruhsat işlemlerinin aynı gün, en geç 1 ay içinde sonuçlandırılmasına rağmen rüşvete konu olan başvurunun 5 ay boyunca işleme alınmayarak sürüncemede bırakıldığına dikkat çekildi.
İddianamede, mağdur müteahhidin belediye binası içinde başkanlık makamı, başkan yardımcısı ve imar müdürünün makam odasına giriş ve çıkışlarını gösteren kamera kayıtları da delil olarak dosyada yer aldı.
PARAYI VERMEZSENİZ BU İŞ YATAR PROJENİZ DE ÇIKMAZ
Müteahhit N.B’nin ortağı H.D ise tanık olarak alınan ifadesinde, şöyle dedi:
-Arsa sahiplerinden kat karşılığı aldığımız Yap-Sat işi için başvurularımızı yaptık. Daire başı 50 bin lira para istediler. ‘Bu neyin parasıdır’ zaten ruhsat için gerekli yasal harçları yatırdığımız söylediğimizde Fırat Kılıç belediye başkanı Hüseyin Beyoğlu’nun talimatıyla istediğini söyledi.
-Bizde bu paranın 7,5 milyon lirayı bulduğunu ödeme gücümüz olmadığını ifade edince bize, ‘Vallahi ödemezseniz, bu iş yatar, projeniz de çıkmaz’ dedi. Arsa sahipleri inşaatı başlatamadığımız için bizi sıkıştırıyordu, ancak biz de 7,5 milyonu verirsen büyük zarar edeceğimizin farkındaydık.
-İkinci kez Fırat Kılıç ile görüşmeye gittiğimizde bu kez belediye başkanıyla görüştüğünü ve daire başı 35 bin lira ödememizi söyledi.
-Biz bunu da veremeyeceğimizi bildirince bu kez, ‘Yapacak bir şey yok o zaman’ dedi. Biz de ayrıldık.
BU BİR BAĞIŞ MI? DİYE SORUNCA BİZİ KOVAR GİBİ ÇIKARDI
-Üçüncü kez belediyeye gittiğimizde bu kez belediye başkanı Hüseyin Beyoğlu ile makamında görüştük.
-Kendisine devlete ödenmesi gereken tüm vergi ve yasal harçları ödediğimizi, projemizde bir eksiklik bulunmadığını, buna rağmen bizi aylardır neden oyaladıklarını ve bizden istenen paraları sorduk.
-Başkan da belediyenin masraflarının çok olduğunu, bizim de yabancı olmadığımızı bu nedenle 7,5 milyondan 5,5 milyona düşürdüğünü bize iletti.
-Sonra ortağım N.B, ‘Bu parayı bizden bağış olarak mı istiyorsunuz?’ diye sorunca başkan ‘Bu konuyu Fırat Kılıç ile konuşun’ dedi ve kızgın bir şekilde Fırat’ı cep telefonundan arayarak bizi onun odasına yönlendirdi.
-Rüşvet vermeyi kabul etmediğimiz için bizi odadan kovar gibi bir tavır takındı. Bizim de moralimiz bozuldu ve makamından çıktık.
-Projemiz bizden istenen rüşvet nedeniyle sekteye uğradı, maddi zararımız büyük oldu.
TÜM TÜRKİYEYİ AYAĞA KALDIRMIŞSINIZ DİYEREK TEPKİ
İddianamede; belediye başkanı Hüseyin Beyoğlu’nun ruhsat başvurusu için referans gösterilen kişilerin de girişimlerde bulunmasından rahatsızlık duyarak sanık Fırat Kılıç ile birlikte makamına giden müteahhit N.B’ye, “Tüm Türkiye’yi ayağa kaldırmışsınız, tamam yardımcı olun” şeklinde tepki gösterdiği bildirildi.
İddianamede, müteahhidin yasal başvurusunun sürüncemede bırakılmasının hiçbir yasal dayanağı olmadığı, aylarca bekletilen evrakların rüşvetin alındığı gün jet hızıyla işleme alınmasının normal bir durum olmadığına dikkat çekildi.
BELEDİYE İŞİ GÖNÜL İŞİ DİYE AFİŞLER BASTIRIP ADAY OLDU
İddianamede, sanıkların rüşvet verdikleri taktirde müteahhidi işlemlerin yapılmayacağı, talebini sonuçsuz bırakacakları şeklinde tehdit ederek para vermeye zorladıkları, bu şekilde suçüstü yapılarak “İcbar suretiyle irtikap” suçundan ayrı ayrı 15’şer yıl hapisle cezalandırılmaları istendi.
Sanıkların yargılanmalarına önümüzdeki günlerde ağır ceza mahkemesinde başlanacak.
MALİ DEĞERİ YÜKSEK ARSALARI SUSUZ TARLA İLE TAKAS YAPTI
Beyoğlu hakkında ayrıca kentin yeni yerleşim alanlarındaki mali değeri yüksek arsaları; kent merkezine çok uzak mesafede bulunan susuz tarla niteliğindeki arazilerle de takas yoluyla hileli devir ve satışlar yaparak kamuyu milyonlarca liraya zarara uğratıp haksız kazanç temin ettiği gerekçesiyle İçişleri Bakanlığınca da idari yönden de soruşturma yürütülüyor.
Mülkiye müfettişlerinin raporları doğrultusunda Hüseyin Beyoğlu hakkında İçişleri Bakanlığı’nın önümüzdeki günlerde Beyoğlu hakkında milyonlarca liralık kamunun zarara uğratılmasıyla ilgili adli makamlara suç duyurusunda bulunacağı öğrenildi.
Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu, 31 Mart 2019 mahalli idareler seçimlerinde, “Belediye işi, gönül işi” sloganıyla afişler bastırıp Diyarbakır’daki billboardlara asarak aday olmuştu.
]]>Atabey Belediyesi’ne ait Ertokuş Hazır Beton firmasının muhasebe müdürlüğünü yapan Ecir Taşkıran emekli olduğunda Belediye Mali Hizmetler Müdürü tarafından “… şirketin kestiği ve şirkete kesilen faturalar ile şirketin yaptığı ödemelerin, şirket ana faaliyetine uygun olduğu ve şirket ödemelerinin tarafımca yapıldığına…” dair tutanağını imzalaması istendi. Taşkıran direnince Atasoy, emeklilik işlemlerinin usulsüz olduğu iddiasıyla savcılığa şikayette bulundu. Taşkıran da elindeki tüm belgeleri İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu’na verdi. Dilekçede yer alan iddialar şöyle:
ŞİRKETLE İLGİSİ OLMAYAN HARCAMALAR
– Atasoy’a Antalya’da Muna sağlık firmasında implant ve diş tedavisi yapıldı, belediye şirketinden 96 bin lira ödendi. 5 tane İphone 14 pro max telefon, oyun bilgisayarı alındı. Tarhan Hafriyat’a hizmet alınmadan 800 bin ve 260 bin liralık fatura kesildi. Kuyumcudan tam altın ve çeyrek altın alındı. Şirketin faaliyet kapsamıyla alakası olmayan birçok giysi, ayakkabı ve spor malzemelerine ilişkin fatura bulunmaktadır.
– Belediyeden 40 bin lira maaş alan Atasoy’un, Ertokuş’tan ise 90 bin lira ikinci maaş bordrosu var. Atasoy, belediyede sigortalı çalışan kişilere Ertokuş üzerinden ‘gider pusulası’ diye ayrı ödemeler yaptırdı. Gider makbuzlarında gösterilen hizmet alınmadığı gibi, yapılan ödemeler Atasoy tarafından geri alınmıştır. Şirketten çıkan, Atasoy’a geçen meblağların akıbeti bilinmemektedir.

Başkan Atasoy daha önce de zimmet suçundan yargılandı
AKP’li Başkan Tevfik Atasoy, Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Başkanı olduğu Atabey Sulama Birliği’yle ilgili zimmet suçlaması da olan davada 8 yıl 4 ay hapis cezası aldı. Atasoy, 28 Eylül 2023 tarihinde verilen cezayla ilgili Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz etti. Atasoy’un avukatlığını ise AKP Isparta Milletvekili Osman Zabun’un oğlu Bünyamin Talha Zabun ve gelini Ahsen Zabun üstlendi. 10 Ekim’de Zabun çiftine vekalet verilirken, cezaya itirazlar 31 Ekim’de yapıldı.

130 bin lira maaşı olan başkan Atasoy, zimmetten8 yıl 4 ay ceza aldı, itiraz etti.
Başkan ATASOY, iddİaları SÖZCÜ’ye değerlendirdi: Kazada takma dişlerim kırıldı
SÖZCÜ’ye konuşan AKP’li Başkan Tevfik Atasoy ise kendisini şikayet eden eski Muhasebe Müdürü için “Bizim şirkette muhasebeci idi, kendi hesabına paraları aktarıp gitti” dedi. Şirketin kartıyla yaptığı şahsi harcamalar için de şu yanıtı verdi:
“İki yıldır şirketin müdürü ve yetkilisiyim. Aylık 20 milyonluk iş yapıyor, 280 müşterimiz var, Isparta’nın yüzde 70’ine bu şirket beton döküyor. Burası belediye şirketi bile olsa ticari şirkettir. Herkes yurtdışına müşterisini götürüyor. Bu müşterilere hediye verilemez mi? Şirketin müdürü olarak bir gömlek alıp giyebilirim. Arabayla inşaata giderken kaza yaptım, takma dişlerimin hepsi kırıldı. Bunları yaptırdım, kanunen hakkım olduğu halde sonradan parayı iade ettim, yatırmayabilirdim. Kaza sonrasındaki tedavi harcamasını benim mi karşılamam lazım? Dişlerim kırıldı, 8 ay dişsiz kaldım. İphone telefonlar şirket yetkililerine verildi. Güneş gözlüğünü bilmiyorum, benim dönemimde değil.”
]]>Burada konuşan Özel, “31 Mart seçimlerinde eğer CHP belediyelerine oy verirseniz, böyle halkçı belediye başkanları ve bu kadar hizmetler sizin beldenize, ilçenize, şehrinize gelebilir. Onun için de yapılması gereken CHP’nin belediyecilik anlayışına sahip olacak olan belediye başkanlarımıza Anadolu’nun dört bir yanında, 976 ilçe ve 81 ilde oy vermektir” dedi.
Milli Mücadele Köşkü açılışında Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’in konuşmasının ardından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, söz aldı. Yavaş, 31 Mart’ta gerçekleştirilecek yerel seçimlerde CHP’li belediye sayısını artıracaklarını kaydetti. Özel ise açılışta yaptığı konuşmada, “Bugün burada bir açılış törenindeyiz, benim için çok önemli bir gün. Benden önce hem CHP’ye hem devletimize hem Ankara’ya çok önemli hizmetler etmiş, hepimize emeği olan ve Türkiye’ye emeği olan, bundan sonraki süreçte de varlıkları ile hepimize yol gösterecek olan üç sayın genel başkanımın huzurunda buradayım. Üçüne de katılımları, partimize, ülkemize, hepimize yapmış oldukları katkıları için minnetlerimi sunuyorum” dedi.
“CUMHURİYET DEĞERLERİNİ AŞINDIRMA PEŞİNDELER”
Özel, konuşmasında şunları söyledi:
– Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Tarihini bilmeyen milletler yok olmaya mahkumdur’ der. Bozkırın ortasında bir Avrupa başkenti yaratmış, bir büyük vizyondan bahsediyoruz. Onun partisinde siyaset yapmanın, üye olmanın gururunu hepimiz taşıyoruz. Birileri başka bir Ankara düşlüyor. Ankara’nın köklü kurumlarını, devletin köklü kurumlarını İstanbul’a taşıyorlar, taşımayı hayal ediyorlar. Ankara’ya burun kıvırıyorlar çünkü bu Ankara’nın Gazi’nin Ankara’sı ve onun büyük vizyonu olduğunu biliyorlar. Cumhuriyetin kurucu kadrolarına duydukları husumetle, Cumhuriyeti Cumhuriyet yapan değerlerle yaşadıkları çelişkilerle bir aşındırmanın telaşı içindeler.
– Ne diyorlar? ‘Biz 150 yıldır bunlarla karşı karşıyayız. Onlar 150 yıl önce genç Türklerden CHP akımıdır. Biz bu genç Türklerin karşısındayız, o gün bugündür karşı karşıyayız’ diyorlar. Ben öyle ayırmak, kutuplaşmak ve çatışmaktan yana değilim. Ama madem ki ‘150 yıldır onlar başka tarafta’ diyorlar, evet biz 150 yıldır tek adam yerine meclisleri savunuyoruz. 150 yıldır buyruklar yerine anayasayı savunuyoruz. Biz İkinci Meşrutiyet için can vermeyi göze alanlarız. Biz Sevr’i yırtıp atıp, Lozan’ı yapanların yolundan yürüyoruz. Biz Ankara fetvasını veren Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi’nin yolundan yürüyoruz. Biz Altıncı Filo’nun karşısına geçip, onları denize dökenlerin, Denizlerin yolundan yürüyoruz.
– Biz meşrutiyet ilan edenleriz, meclis kuranlarız, tek adam iradesine karşı anayasa yapanlarız, rejime kasteden anayasa değişikliklerine karşı halkın iradesini, toplum sözleşmesini savunanlarız. O yüzden 150 yıldır yürüdüğümüz yoldan da peşinden gittiklerimizden de kurduklarına sahip çıkmaktan da çok memnunuz. O yüzden yaşasın Cumhuriyet, yaşasın CHP diyoruz.
“GÖÇ ALAN KENTLER, İLÇELER CHP YÖNETİMİNDE”
– CHP’li belediye ne demek derseniz, önce dürüstlük, temizlik, şeffaflık, halka hizmet, rant yerine ve rantçılık yerine halkçılık, müze, yeşillik, orman, insan demek. Sosyal donatı alanlarına, parklara, bahçelere, sosyal yardımlara önem vermek, halkçı belediyecilik yapmak demek.
– Göç alan kentler, ilçeler CHP yönetiminde. İnsanların göç edip ayrılmak istediği yerleri başkaları yönetiyor. Herkesi Çankaya’ya getirebilir, herkesi Yenimahalleli yapabilir miyiz? Herkes Karşıyaka, Kadıköy’de oturabilir mi? Olmaz. Ama 31 Mart seçimlerinde eğer CHP belediyelerine oy verirseniz, böyle halkçı belediye başkanları ve bu kadar hizmetler sizin beldenize, ilçenize, şehrinize gelebilir. Onun için de yapılması gereken CHP’nin belediyecilik anlayışına sahip olacak olan belediye başkanlarımıza Anadolu’nun dört bir yanında, 973 ilçe ve 81 ilde oy vermektir.
“BÜTÜN ADAYLARIMIZA KEFİLİZ”
– Biz her birisiyle gurur duyuyoruz, bütün adaylarımıza kefiliz. Ayrıca ilk kez CHP’li olacak belediyeler mevcut başkanlarımızın deneyimlerinden yararlanacaklar. Kardeş belediye uygulamalarından yararlanacaklar. CHP’nin Avrupa’daki ve dünyadaki siyasi akrabalarının yönettiği kentlerle kardeş belediye olacaklar. O kentler çok kısa zamanda CHP’nin yönettiği bu güzel kentlere benzemeye başlayacak.
]]>Kamera kayıtları var
“HAKKIMDA dava açılırsa ban- kanın kamera kayıtlarını mahkemede isteyeceğim. Makam arabasıyla her gün bankaya gelen, başkanlık makamının bulunduğu 9’uncu katta yetkisiz talimatlar yağdıran Erol Erkan’ın bütün görüntüleri kamera kayıtlarında mevcut. Silinemeyeceğini düşünüyorum. Özel korumasının şikayeti üzerine işten attığı güvenlik amiri dahil ortada çok sayıda mağdur var. Benim CİMER şikayetim haber olunca çok sayıda çalışan arayıp, ‘bizim yapamadığımızı sen yaptın’ diye tebrik etti. Delil de şahit de yeterince var. Mağduriyet yetmiyormuş gibi bir de yalancılıkla suçlanmak çok ağrıma gitti.”

Torpille işe girmedim
“Haberler çıkınca benim eski başkanın akrabası olduğum, torpille bankaya girdiğim iddiaları yayıldı.
Hiçbiri doğru değil. 2020 yılında bankada kadrolu personel olarak değil, dış kaynak diye tabir edilen taşeron firmanın elemanı olarak başladım. İşten atıldığımda da yine kadrolu değildim. Arkamda bir güç yok. Ancak bankada çalışan ve maddi manevi mağduriyet yaşayıp, bankamızın itibarının zedelenmesinden rahatsız olan herkesin arkamda olacağına inanıyorum.”
Yetkisiz kişi
Büşra Bozkurt, baba Erol Erkan’ın Merkez Bankası’nda hiçbir yetkisi olmadan önemli bir güce sahip olduğunu söyledi. Bozkurt, baba Erkan’ın başkan yardımcısının odasına yerleşen, makam aracı ve özel koruma tahsis edilen “yetkisiz bir kişi” olduğuna değindikten sonra “Erol Bey’in talimatlarına karşı çıkabilecek bankada bir tek kişi bile yok” diye konuştu. Bozkurt, Erol Erkan’ın önüne gelene talimat yağdıran, fırça hatta tokat atan biri olduğunu ifade etti.
Personele tokat attı
“Başkan Hanım 23 Aralık 2023’te ABD’ye gitti. Ben babasının bir talimatıyla 28 Aralık’ta işten atıldım. Başkan ABD’den dönmedi. Kendisiyle konuşup mağduriyetimi iletemedim. Erol Bey’in talimatlarına karşı çıkabilecek bankada bir tek kişi bile yok. Bir personeli asansörde tokatladığı bütün bankada konuşuluyor. Bu personeli işten attı, şikayet edeceğini duyunca geri aldı. Başkan’ın bunlardan haberi var mı?”
Ekmeğimin peşindeyim
“Ben ekmeğinin peşinde bir çalışanım ve ekmeğim yetkisiz bir kişinin talimatıyla elimden alındı. Küçücük çocuğumun rızkı çalındı. Başkan Hanım’ın çocuğu tabii ki kıymetli ama benim çocuğumun hiç mi önemi yok? Ben çocuğumu akşam okuldan almam gerektiğini, bu nedenle gece geç saatlere kadar çalışamayacağımı söylediğimde, torununa düşkün olan bir dededen anlayış bekledim ama fırça yedim, aşağılandım, tehdit edildim, işten atıldım.”
Eve 3 öğün yemek gidiyor
“Bankada başkan ve üst yönetimin kullandığı bir mutfak var. Ancak, Erol Bey başkanlık katına sadece ailenin kullanacağı özel bir mutfak yaptırdı. Başkan’ın çocuğu için mutfağın yapıldığı söylendi. Bütün malzemelerin aşırı lüks seçilmesi rahatsızlık yarattı. 4 bin liraya çay bardağı alındığı söyleniyor. Lüks tabaklar, kaşıklar… Sayıştay denetim yaparsa hepsinin faturası ortaya çıkar. Aile bankadaysa özel mutfakta pişen yemekleri yiyor, evdeyse arabayla eve götürülüyor. Bazen sabah, öğlen, akşam yemek servisi yapılıyor. Hepsi kamera kayıtlarında var.”
]]>MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Sadir Durmaz, parti yetkili kurullarının yaptığı değerlendirme ve Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin onayları sonucunda 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimlerinde 3’üncü etap adaylıklarının belirlendiğini ifade etti.
Durmaz, bu kapsamda, 3 il ve 10’u büyükşehir ilçesi olmak üzere 52 ilçede daha adayların belirlendiğini kaydetti.
Buna göre; Elazığ Belediye Başkan adayı Murat Aygen, Isparta Belediye Başkan adayı Yusuf Ziya Günaydın, Kars Belediye Başkanı adayı ise Ötügen Senger oldu.
1
ELAZIĞ
İL
MURAT AYGEN
2
ISPARTA
İL
YUSUF ZİYA GÜNAYDIN
3
KARS
İL
ÖTÜGEN SENGER
4
ANKARA/AYAŞ
BÜYÜKŞEHİR İLÇE
MEHMET KİRAZDİBİ
5
ANTALYA/ KORKUTELİ
BÜYÜKŞEHİR İLÇE
SADIK ÖNAL
6
DENİZLİ/ BULDAN
BÜYÜKŞEHİR İLÇE
MESUT SARIBALOĞLU
7
ESKİŞEHİR/ ALPU
BÜYÜKŞEHİR İLÇE
ALPASLAN KOKULU
8
İZMİR/ ÇEŞME
BÜYÜKŞEHİR İLÇE
ESAT TANIK
9
KAYSERİ/BÜNYAN
BÜYÜKŞEHİR İLÇE
SELAHATTİN METİN
10
KONYA/ ÇUMRA
BÜYÜKŞEHİR İLÇE
FATİH DEMİRCİ
11
KONYA/ DOĞANHİSAR
BÜYÜKŞEHİR İLÇE
SAVAŞ ÖZDEMİR12
KONYA/ EMİRGAZİ
BÜYÜKŞEHİR İLÇE
NURİŞEN KOÇAK
13
TRABZON/ BEŞİKDÜZÜ
BÜYÜKŞEHİR İLÇE
BARIŞ ÖZTÜRK
14
AFYONKARAHİSAR/ SANDIKLI
İLÇE
MELEK YAVUZ
15
AFYONKARAHİSAR/ İHSANİYE
İLÇE
HAMİT ÇAKIR
16
AKSARAY/ AĞAÇÖREN
İLÇE
FEVZİ YALMAN
17
AKSARAY/ ESKİL
İLÇE
NİYAZİ ALÇAY
18
AKSARAY/ GÜLAĞAÇ
İLÇE
DOĞAN BAŞBUĞ
19
AKSARAY/ GÜZELYURT
İLÇE
SADULLAH ER
20
AKSARAY/ ORTAKÖY
İLÇE
AHMET KOYUNCU
21
AKSARAY/ SARIYAHŞİ
İLÇE
DOĞAN MUTLU
22
AKSARAY/ SULTANHANI
İLÇE
FİYAY ŞANLI
23
ÇANKIRI/ ATKARACALAR
İLÇE
ALİ RIZA KÜÇÜKKUTLU
24
ÇANKIRI/ BAYRAMÖREN
İLÇE
HALİL MURATOĞLU
25
ÇANKIRI/ ÇERKEŞ
İLÇE
NURULLAH ÖZTÜRK
26
ÇANKIRI/ ELDİVAN
İLÇE
ALPASLAN AŞLAR
27
ÇANKIRI/ KIZILIRMAK
İLÇE
EROL ŞENTÜRK
28
ÇANKIRI/ KURŞUNLU
İLÇE
ŞERAFETTİN USLU
29
ÇANKIRI/ KORGUN
İLÇE
HASAN HÜSEYİN KOZAN
30
ÇANKIRI/ ORTA
İLÇE
ÖMER BEZCİ
31
ÇANKIRI/ ŞABANÖZÜ
İLÇE
AHMET GÜMÜŞ
32
ÇANKIRI/ YAPRAKLI
İLÇE
ÖMER GÜNGÖR
33
ERZİNCAN/ OTLUKBELİ
İLÇE
YUSUF TEKTAŞ
34
ERZİNCAN/ KEMALİYE
İLÇE
MEHMET KARAMAN
35
ERZİNCAN/ KEMAH
İLÇE
CEVDET BAYRAM
36
ERZİNCAN/ ÇAYIRLI
İLÇE
OKTAY EFE
37
ERZİNCAN/ ÜZÜMLÜ
İLÇE
LÜTFÜ YAKUT
38
ERZİNCAN/ ILIÇ
İLÇE
MEHMET ELÇİ
39
ERZİNCAN/ TERCAN
İLÇE
MEHMET YILMAZ
40
GÜMÜŞHANE/ KELKİT
İLÇE
BİROL TOĞLU
41
GÜMÜŞHANE/ ŞİRAN
İLÇE
MUTLU ÖZEL
42
GÜMÜŞHANE/ KÖSE
İLÇE
TURGAY KESLER
43
GÜMÜŞHANE/ TORUL
İLÇE
EVREN EVRİM ÖZDEMİR
44
GÜMÜŞHANE/ KÜRTÜN
İLÇE
ENVER ŞEN
45
KASTAMONU/ BOZKURT
İLÇE
BOZKURT EKEŞ
46
KASTAMONU/ ÇATALZEYTİN
İLÇE
AHMET DEMİR
47
KASTAMONU/ DEVREKANİ
İLÇE
KENAN ÖZ
48
KASTAMONU/ DOĞANYURT
İLÇE
ŞERAFETTİN ORTAÇ
49
KASTAMONU/ HANÖNÜ
İLÇE
METİN YAMALI
50
KASTAMONU/ İHSANGAZİ
İLÇE
HAYATİ SAĞLIK
51
KASTAMONU/ İNEBOLU
İLÇE
ENGİN UZUNER
52
KASTAMONU/ SEYDİLER
İLÇE
MEHMET ERDOĞAN
53
KASTAMONU/ ŞENPAZAR
İLÇE
SUAT SAYGIN
54
KASTAMONU/TAŞKÖPRÜ
İLÇE
YILDIRAN YÜKSEL
55
KASTAMONU/TOSYA
İLÇE
VOLKAN KAVAKLIGİL
]]>“MESELE ÖLDÜRÜLEN TERÖRİST SAYISI DEĞİL”
Toplantıda konuşan Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, şehitlerden dolayı tanıtım programlarını iptal eden AKP ve CHP’yi eleştirdi:
– Terörle mücadele için yapılması gerekenleri tekrar Türk halkının gündemine taşıyacağız. Sayın Özgür Özel, eğer iptal etmeniz gereken bir şey varsa, DEM’e olan ziyaretlerinizdir. AKP de bir tanıtım programını iptal etmiş. AKP’nin de iptal etmesi gereken bir başka büyük teröristin Şeyh Said’in Diyarbakır’da 12 kilometrelik bulvara kayyum tarafından isminin verilmesini iptal etmesidir.
– Uzun yıllardan bu yana PKK ile yapılan mücadelenin stratejik bir anlayışa dayanmadığı, sadece operasyonel ve taktik bir anlayışla gerçekleştirdiği görülmektedir. Mesele öldürülen terörist sayısı değildir. Mesele bunun ötesinde tehdidi kökten bertaraf edecek bir stratejiyle teröre karşı etkin ve sonuç alıcı bir mücadele vermektir.
“İSVİÇRE’NİN BİLE ASKERİ HASTANESİ VAR”
– Türkiye karşı karşıya olduğu tehditleri etkili bir şekilde durduracak ve sınır güvenliğini sağlayacak asker sayısına sahip değildir. Asker sayısının hızla arttırılması ve eğitimlerin yoğun bir şekilde seviyesinin ve kalitesini yükseltilmesi gerekmektedir. Askeri sağlık sisteminin derhal kurulması gerekiyor.
– Türk halkına şunun cevabını kimse veremez; yüzyıllardan beri çarpışmayan, savaşa girmeyen İsviçre ordusunun bile askeri hastaneleri varken her gün çarpışan, her gün gazi ve şehit veren Türk Silahlı Kuvvetlerinin askeri hastaneleri neden yok? Derhal askeri hastanelerin kurulması gerekiyor. Bunun her platformda takipçisi olmaya devam edeceğiz.

KAÇAK GÖÇMEN VAADİ
Zafer Partisi İBB Başkan Adayı Azmi Karamahmutoğlu ise vaatlerini şöyle sıraladı:
– İstanbul halkı dolaşırken, çoluk çocuğuyla otururken ne cinsel ne fiziki ne sözlü hiçbir sataşmaya ve tacize maruz kalmayacaktır. Bunun yolu, yöntemi her neyse Zafer Partisi belediyeciliği adına, İstanbul halkına söz veriyorum. Hormonlu bir şekilde artan İstanbul nüfusunu sağlıklı bir şekilde seyreltebilmek için evvela kaçak ve göçmenle başlayabilmek için bir hanede çok sayıda kaçak mülteci nüfusun kalmasına izin vermeyeceğiz.
– İkametgah usulünde sınırlamalar getireceğiz. Alacağımız sosyal, maddi ve fiziki önlemlerle güçlü, kudretli kent yönetiminde söz sahibi olan, sözünü dinleten bir belediyecilik anlayışıyla yine eski güzel günlerde olduğu gibi çocuklarımız, gençlerimiz, İstanbul’un sokak ve caddelerinde, gündüz veya gece saatinde, yahut şafak söktüğünde gezip dolaşabilecek, kültürel, sanatsal, eğlence hayatına devam edebilecek.
Zafer Partisi’nin ilçe belediye başkan adayları ise şöyle:
Adalar: Hüseyin Avni Borluk
Kadıköy: Tuğrul Kihtir
Maltepe: Sibel Zeren
Tuzla Akın: Gürkan
Ümraniye: Jülide Sarıkaya Kurduoğlu
Bayrampaşa: Tarkan Güler
Beyoğlu: Selim Aydın Gümüşdal
Zeytinburnu: Aydemir Alıçlar
Avcılar: Umut Basmacı
Bahçelievler: Ulaş Öztürk
Bakırköy: Türker Tolga Topaloğlu
Pendik: Kürşat Dağ
Beylikdüzü: Özcan Aksu
Büyükçekmece: Yaşar Öztürk
Küçükçekmece: Emre Met
Silivri: Murat Demirkol
]]>Fransız haber ajansı AFP, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 49’unun bu yıl seçim sürecine gireceğini duyurdu. Yaklaşık 30 ülkede yeni liderlerin seçilmesi beklenirken 20 ülkede ise milletvekilleri yarışacak.
İŞTE ÖNE ÇIKAN SEÇİMLERDEN BAZILARI
ABD’DE RÖVANŞ
ABD’de 5 Kasım’ta yapılacak seçimler büyük bir merak uyandırıyor… ABD’nin 81 yaşındaki baikanı Joe Biden ile 77 yaşındaki eski başkan Donald Trump arasında geçmesi beklenen seçim sürecinden çıkacak sonuç için net bir şey söylemek henüz zor. Özellikle geçen seçimlerden sonra Cumhuriyetçilerin önderliğinde yapılan kanlı Kongre baskını sonrasında Trump’ın oylarının nasıl etkileneceği merak yaratmaya devam ediyor. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Trump’ın Cumhuriyetçiler arasında en önde olan isim olduğu görülüyor.
PUTİN GÖZÜNÜ YENİ ALTI YILA DİKTİ
Ukrayna ile yaklaşık 2 yıldır savaş içinde olan Rusya bu yıl seçimlere gidiyor… 8 Aralık’ta yeniden aday olacağını duyuran Rusya Devlet Başkanı Putin, Mart ayında yapılacak seçimlerde iktidarını 2030’lara kadar uzatmayı hedefliyor. Putin, 2020 yılında iktidarını 2036 yılına kadar uzatmayı sağlayan yasayı onaylamıştı. Son yıllarda baskıcı yönetimini kuvvetlendiren Putin’in seçimi kazanması olası gözüküyor.
BİR MİLYAR İNSAN SANDIĞA GİDİYOR
Hindistan’da seçmen Nisan ve Mayıs aylarında sandığa giderek ülkenin yeni hükümetini seçecek… Yaklaşık bir milyar insanın oy vereceği ülkede başbakan Narendra Modi üçüncü dönem için yarışacak. AFP, Modi’nin anketlerde önde olduğunu ve seçmenin Modi’nin Hindistan’ın dünya arenasındaki imajını yükselttiğini söylediğini aktardı.
AB’DE SAĞCILAR
Bu yıl Avrupa Parlamentosu’nun yeni üyeleri seçileek… 400 milyondan fazla Avrupalı yeni vekillere oy verirken son yıllarda Avrupa’da sağcıların yükselişinin burada da etkili olmasından endişe edililiyor. AFP’nin haberinde özellikle Hollanda’da aşırı sağcı Geert Wilders’in kazanması ve İtalya’da aşırı sağcı Georgia Meloni’nin başbakan olmasının bu konuda bir hassasiyet yarattığına dikkat çekiliyor.
MEKSİKA’DA İLK KADIN LİDER
Meksika’da bu yıl Haziran ayında yapılacak seçimlerde ülkenin ilk kadın devlet başkanı seçilebilir… Görevi bırakacak mevcut devlet başkanı Andres Manuel Lopez Obrador’un yerine aday olan başkent Meksika’nın belediye başkanı Claudia Sheinbaum’un seçimleri kazanabileceği belirtiliyor.
EYLEMLERDEN 1.5 YIL SONRA İRAN’DA SEÇİM
İran da 1 Mart’ta sandığa gidecek… İran’da ahlak polisi tarafından öldürülen ve ölümü büyük protesto gösterilerine dönüşen Mahsa Emini’nin ölümünden 18 ay sonra yapılacak seçimlerden çıkacak sonuç ve olası protesto gösterileri uluslararası kamuoyunun ajandasında yer aldı.
VENEZUELA’DA CHAVEZ İZLERİ SİLİNECEK Mİ?
Bu yılın ikinci yarısında yapılacak seçimler, ülkenin eski liderlerinden Hugo Chavez’in (1999-2013) mirasının devam edip etmeyeceğini belirleyecek. Son yıllarda ekonomik kriz içerisinde olan Venezuela’da Chavez’in halefi Nicolas Maduro üçüncü dönemi için yarışacak.
TÜRKİYE’DE YEREL SEÇİMLER
Öte yandan Türkiye de bu yıl sandık başına gidecek… Henüz partilerin bütün adayları resmi olarak açıklanmasa da seçimlerde yerel yönetimleri yönetecek isimler belirlenecek.
]]>Ardından basın mensuplarına açıklama yaptı. İmamoğlu “Büyükada Nizam Cami depreme dayanıklı olmadığı tespit edilmiş, ibadeti yoğun olan bir camimizdi. Bu tespitten sonra buranın yıkılması gerekiyordu. Yerine, özenli bir tasarımla hem çevreyle uyumlu hem Adalar’ın güzel coğrafyasına mesaj verebilen bir tasarımla mimarlarımız yola çıktılar ve güzel bir biçimde buraya yerleştirilen, güçlü bir statik yapısıyla depreme dayanıklı, hem estetik hem farklı fonksiyonları da olan bir camimizi bitirdik” dedi.
“İNSANLAR CAMİDE EŞİTLENİR”
Camide taziye evi ve aş evi de bulunduğunu dile getiren İmamoğlu “Camilerimiz çok önemli. Buralarda insanlar caminin içine girdiği anda her yönüyle eşitlenirler ve yan yana bir safta dualarını ederler. Yaradanına sığınırlar. Böylesi maneviyatı yüksek olan camilerimizin de her yönüyle topluma sağlıklı ve güzel mesajlar verebilmesini hep önemsemişimdir. Tarih boyunca İstanbul’da var olan çok önemli, çok kıdemli, çok farklı izleri olabilen, mimarlık eserleri var. Ama yanı sıra bazen mahalle içinde, bazen bir sokakta oranın yaşayanların ihtiyacını görecek boyutta, naif, çevresiyle uyumlu, çevreci ve çok nadide eserler de var. Geçmişten bugüne hem Osmanlı döneminin hem Cumhuriyet döneminin bu anlamda çok güzel eserlerini İstanbul’umuzda görebilirsiniz” diye konuştu.
BARIŞ MESAJI
Büyükada’nın bütün inançların bir arada yaşadığı çok özel bir coğrafya olduğunu belirten İmamoğlu “Burada sonsuz bir saygıyı görürsünüz. Her inançtan insanın birbirine olan sevgisini ve komşuluğunu, hemşeriliğini yaşarsınız. Bu bağlamda da bugün bu açılan camiye gelirken her cemaatten, her inançtan insan bizimle selamlaştılar ve bir arada buraya geldik. Lokmayı da bizlerle birlikte paylaştılar. İstanbul’un Adalar gibi çok farklı semtleri ve mahalleleri de var bu yönüyle. O bakımdan bu caminin bütün komşularıyla, bütün inançlarıyla birlikte Adalar’da açılması da bizim için çok çok kıymetli, çok güçlü mesajlar içeren, dünya barışına, dünya huzuruna da buradan çok önemli göndermeler yapabilen bir açılıştır” dedi.
“YIL BİTMETDEN AÇIKLANMASINI UMUT EDİYORUM”
Gazetecilerin CHP’nin Pendik ve Fatih belediye başkan adaylarının açıklanmasını hatırlatarak İstanbul’daki diğer adayların ne zaman açıklanacağını sorması üzerine İmamoğlu şunları kaydetti:
“Hem genel merkezimizde hem İstanbul İl Başkanlığımızda ve elbetteki bizim büyükşehir belediyemiz olarak geçirdiğimiz 4.5-5 yıldaki deneyimlerimizi de aktardığımız çalışma merkezleri var. Bu anlamda çok hassas ilerlendiğini biliyorum.
Her yerde hem vatandaşlarımızla iyi diyalog kurabileceğine inandığımız güçlü adayların oluşması yönünde çalışan heyetler söz konusu ve aynı zamanda tabii ki sonrasında güçlü bir yönetim kabiliyetini bütün İstanbul’a yaygınlaştıracak bir tasarım içerisinde olduğunu biliyorum, partimizin kurumlarının.
Dün itibariyle de Parti Meclisimizin takdiriyle İstanbul’da Fatih’te Mahir Polat arkadaşımız, Pendik’te de Tarık Balyalı arkadaşımız adaylığa layık görüldüler. Kendilerine başarılar diliyorum.
Umut ederim ki çok geçmeden, yıl bitmeden, bu 3 ayın en güçlü şekliyle kampanyada değerlendirildiği ki; bu anlamda CHP’nin yönetmediği ama çok büyük nüfusa sahip ilçeleri de ayrıca çok önemsiyorum. Hızlıca adaylar belirlenir.
Bu yönde çalışmaların sürdüğünü biliyorum. Bu hassasiyetle süreci yöneten bütün kurumlarımıza, il başkanlığımıza, Parti Meclisimize ve elbette ki çok kıymetli Genel Başkanımız sayın Özgür Özel’e İstanbul adına teşekkür ediyorum.”
]]>