‘GERÇEK ŞAMPİYONU GÖSTERDİK’
”Bugün biz gerçek şampiyonun kim olduğunu; şerefsizlere, hırsızlara, alçaklara gösterdik. Takımımız kahramanca savaştı. Bu atmosferde, böyle bir hakeme rağmen umudumuzu son haftaya taşımamıza vesile oldular. Allah onlardan razı olsun.”
‘SİSTEMİ YERLE BİR ETMEYE AZ KALDI’
”Biz, herkesi yendik ama sistemi yenemedik. Ama az kaldı, sistemi yerle bir etmeye az kaldı. Bunu pek çok kulüp istiyor. Bu sistem, bu şekilde gidemez. Bugün niye Süper Kupa’ya yabancı hakem istediğimizin, sezon boyunca yabancı hakem diye haykırdığımızın en güzel özeti bu maçta resmi bir şekilde tescil edilmiştir.”
‘LİGİN DENGELERİNİ ALT ÜST ETTİLER’
“Bir takımı şampiyon yapmak için, bazı takımları ligde tutmak için kurgulamış olduğunuz dizayn ligimizin tüm dengelerini alt üst etmiştir. Böylesini en son Haluk Ulusoy döneminde görmüştüm.”
DURSUN ÖZBEK’E CEVAP
“Dursun Özbek, beni düelloya mı çağırıyor? Biz iki senedir televizyonların karşısında düelloya çağırıyoruz. Düello değil, tartışalım. İnsanlar iki başkanın da kimliğini, kişiliğini görsün. Bugün biraz geç oldu, uykusu da kaçmasın. Hafta içi istediği televizyon kanalına, GS TV de dahil çıkmaya hazırım. Bu ne ucuz kabadayılık. Biz bir gün öyle bir gün böyle konuşan adamlar değiliz. Bu çağrısının arkasında dursun! İstiyorsa yarın çıkalım. Sayın Başkan’ın cesaretlenmesine çok sevindim.”
SELAHATTİN BAKİ: SİYASİLERDEN MAKAS ALDIRMIYORUZ!
Fenerbahçe yöneticisi Selahattin Baki de sosyal medyada başkan Ali Koç ile yaşadıkları tartışma görüntülerinin gündem olmasının ardından açıklamalarda bulundu. Ali Koç ile birlikte basının karşısına geçen Baki şu sözleri kullandı:
“Görüyorum ki başkanımla yaşanan 5 saniyelik bir tartışma gündeme oturmuş. Bizim dışarı çıkmamıza izin verilmediği için ortamın gerilme ihtimali vardı. Başkan özellikle beni uyardı, bir tek sen bir şey yapmayacaksın dedi. Sağ elinde kan gördüm, başkanımıza doğru hamle yapan birini gördüm. Onun sonrasında olan bir durum. Bizim üstümüzden gündem yaratmaya kalkmasınlar, biz siyasetçilere yanağımızı okşatmıyoruz. Başkanımızla yaşadığımız 3 saniyelik bir şey.”
‘HAKEMİ UNUTACAK DEĞİLİZ’
“Takımımızı, hocamızı tebrik ediyorum. Dünya derbisinde 81 dakika 10 kişi oynayıp rakibimize kendi evinde şut fırsatı vermeden kazandık. Bu herhangi bir derbi galibiyeti değil, ötesidir. Son yıllarda gerek başkanımız, gerek yönetimimizin ortaya koyduğu bir argüman var; Fenerbahçe’ye karşı kutsal ittifak. Medya, MHK, federasyon, devletin bazı birimleri ayağı var. İtile kakıla buraya kadar getirilen rakibimizle aramızdaki farkı herkes gördü. Bu galibiyet, argümanlarımızı güçlendirdi. Takımımıza, teknik direktörümüze, orayı Kadıköy’e çeviren taraftarımıza teşekkür ediyoruz. Bu maçın 19 Mayıs Pazar olması da anlamlı. Fenerbahçeliler’e ve Atamız’a armağan olsun.”
“Maçı kazandık diye hakemi unutacak değiliz. Daha ilk yarının başlarında gerek Szymanski’ye gerek Ferdi’ye yapılan fauller malum. Kart dahi çıkmadı. Son derece ucuz bir pozisyonda 21. dakikada Fenerbahçemiz’i 10 kişi bırakmayı uygun gördü. Hem Galatasaray’ı hem Fenerbahçe düşmanlarını hem hakemleri yendik. TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin bizlere yaşatmadığı skandal kalmadı. Atadığı hakemler, verdiği kararlar. Riyad skandalından sonra hala görevde kalması bambaşka yorumlanması gereken olay. Bu kadar skandal ve kötülüğe rağmen hala çıkıp konuşmuyor.”
“Biz başkaları gibi siyasetçilere yanağımızdan makas aldırtmıyoruz!
]]>
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve eşi Didem Özel, Festivale, Manisa Valisi Enver Ünlü, CHP Manisa milletvekilleri Bekir Başevirgen, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, AKP Manisa milletvekilleri Tamer Akkal, Mücahit Arınç, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Manisa’yı, Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

MEHTER TAKIMI EŞLİĞİNDE KORTEJ YÜRÜYÜŞÜ
Büyükşehir belediyesi mehter takımı eşliğinde kortej yürüyüşü yapıldı. Kortejde, Manisa’da yetişen Osmanlı padişahları, şehzadeler, Hafsa Sultan ve Merkez Efendi de temsil edildi. Öte yandan kortej boyunca Türk ve yabancı halk oyunları ekipleri, gösteriler sundu. Valilik önünden başlayarak Sultan Camisi önünde son bulan kortej boyunca protokol üyeleri, halkı selamladı. Temsili Hafsa Sultan’ın, Merkez Efendi’ye berat vermesinin ardından Sultan Camisi’nin kubbe ve minarelerinden, alanda ellerini açarak bekleyenlere şifalı macunlar saçıldı.

ŞEMSİYE AÇIP, TERS ÇEVİRDİLER
20 dakika boyunca 41 ayrı noktadan 7 ton mesir macunu, saçıldı. Bazıları, çıktıkları aydınlatma direkleri ve ağaçlar üzerinde şemsiyelerini ters çevirerek, mesir macunu topladı. Halk, şifalı olduğu belirtilen macunlardan kapmak için birbiriyle yarıştı. Mesir macunları camiye yakın binalardan da saçıldı. Öte yandan festivalde, 4 bin polis, jandarma ve özel güvenlik görevlisi görev yaptı.

MESİRİN TARİHÇESİ
Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’in eşi, ‘Muhteşem Süleyman’ olarak tarihe geçen Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Hafsa Sultan, Manisa’da hastalanır. Hafsa Sultan’ın yaptırdığı Sultan Camisi Medresesi’nin başına getirilen Merkez Efendi, bitki ve baharatların karışımından oluşan bir macun hazırlar.

41 çeşit baharat karıştırılarak, hazırlanan macunu yiyen Hafsa Sultan sağlığına kavuşur. Daha sonra Hafsa Sultan, hastalara bu macunun verilmesini ister. Hafsa Sultan, daha sonra kağıtlara sardırılan macunun kendi yaptırdığı Sultan Camisi’nin kubbe ve minarelerinde halka saçılmasını buyurur. Halk, her yıl 21 Mart günü Sultan Camisi’nin önünde kendiliğinden toplanmaya başlar. Böylece Manisa Mesir Şenlikleri doğar. 1539’dan bu yana on binlerce insan, Sultan Camisi etrafında toplanır, doğanın uyanışı, baharın gelişini, bereket ve bolluğun başlangıcını seyreder.

41 ÇEŞİT BAHARAT KULLANILIYOR
483 yıldır içeriği bozulmadan hazırlanan mesir macununun içinde şunlar bulunuyor:
“Tarçın, karabiber, yenibahar, karanfil, çörek otu, hardal tohumu, anason, kişniş, zencefil, hibiskus, zerdeçal, Hindistan cevizi, rezene, kebabiye, sinameki, sarıhalile, vanilya, darı fülfül, kakule, havlıcan, hıyarşembe, safran, kimyon, çam sakızı, mürsafi, meyan balı, zulumba, limon kabuğu, portakal kabuğu, deve dikeni tohumu, keten tohumu, keçiboynuzu, udi hindi, ısırgan tohumu, ak biber, üzüm çekirdeği, hayıt tohumu, biberiye, funda yaprağı, melisa otu, karahalile.”
]]>Salonda kurulan platformdaki dev ekrandan “İyilerin güneşi batmaz” sloganı ile Türk bayrağı ve Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ile Akşener’in fotoğrafı yansıtıldı.

Kurultayda, genel başkanlığa aday olan Grup Başkanı Koray Aydın, salona gelişinde “İYİ’ler kol kola Koray Aydın’la”, Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu “İYİ’lerin birleştirici gücü Müsavat Dervişoğlu”, Göç Politikaları Başkanı Tolga Akalın ise “Bozkurt Tolga” sloganıyla karşılandı.
İYİ Parti Hukuk ve Seçim İşleri Başkanı Hakan Şeref Olgun’un açılış konuşmasının ardından, Divan Başkanlığına, delegelerin önerisi üzerine Kurumsal İlişkiler Başkanı Şükrü Kuleyin seçildi. Divan Başkanlığının oluşmasının ardından kurultay çalışmalarına başladı.
Genel başkan ve parti organlarının seçileceği İYİ Parti kurultayında 1007 delegenin kayıt yaptırdığı öğrenildi.

“BUGÜNLERE MAYIN TARLALARINDAN GEÇEREK GELDİK”
Açılışın ardından Genel Başkan Akşener, konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edildi. Katılımcılar, Akşener’i ayakta alkışladı.
Akşener, konuşmasında şu mesajları verdi:
– Seçim sonuçları doğrultusunda aldığımız riskin elbette farkındaydım. İşte bu yüzden; bugüne kadar olduğu gibi bugün de Türkiye’nin alıştırılmış normallerinin dışında sadece söz söyleme sırasında değil; bedel ödeme sırasında da en önde duruyorum.
– Üzerime düşen, her şeyi yapmış olmanın huzuruyla son kez karşınızdayım. Hiçbir hesaba, hiçbir pazarlığa, hiçbir sahtekârlığa girmeden; milletin sesini duyurmuş olmanın, mutluluğuyla; son kez karşınızdayım.
– İYİ Parti olarak, varlığımızı, onurumuzu, duruşumuzu pazarlık masalarına, meze ettirmemiş olmanın, gururuyla son kez karşınızdayım. Allah herkese, böyle veda etmeyi nasip etsin.
– Biz bugünlere çiçek bahçelerinden değil, mayın tarlalarından geçerek geldik. Önümüze örülen, tel örgüleri, barikatları, engelleri, teker teker, aşarak geldik. Işıkları kesilen salonlara, yolumuzu kesen kamyonlara, adressiz kurşunlara direnerek geldik.

“YETİM MAĞLUBİYETİ ÖKSÜZ BIRAKMADIM”
– İYİ Parti’nin ve İYİ Partilinin fedakârlığını, taşıyamayanlara mani oldum. ‘Tek kişi kalsam da, bu mücadeleden vazgeçmeyeceğim.’ dedim; asla da vazgeçmedim. ‘Gerekirse bedelini ödeyeceğim.’ dedim; Ve bugün de karşınızda; aziz milletime ve sizlere karşı, bir kez daha söylemek isterim ki; ben, bu bedeli ödemeye razıyım.
– Türkiye’nin iyi ve cesur evlatları; Kennedy’nin, çok meşhur bir sözü vardır; ‘Zaferin bin babası vardır, mağlubiyet yetimdir.’ der. İşte ben, o bin babanın, kaçıştığı yerde o yetim mağlubiyeti, öksüz bırakmadım. Haksız olduğumuz için değil; söz verdiğim için bırakmadım.
-Başarısızlığı ben aldım; artık başarıyı, siz yakalayacaksınız. Bedeli ben ödedim artık hesabı, siz tutacaksınız. Kiminiz “abla”, kiminiz “kardeş”, kiminiz “anne” diye geldiniz. Benden bir ev, bir yuva istediniz. Ben de İYİ Parti’yi, sizlere bir ev, bir yuva yaptım. Ocağını tüttürdüm, içini ısıttım, sofrasını kurdum, bahçesini genişlettim. Yıkmak isteyenlere, dağıtmak isteyenlere, çökmek isteyenlere, müsaade etmedim.

– Ama bugünden sonra artık; bu evi, siz koruyacaksınız. Bu evi, artık, siz ayakta tutacaksınız. Bu eve, artık, siz bakacaksınız.
Şairin de dediği gibi “Bizdik o hücumun, bütün aşkıyla kanatlı; Bizdik o sabah, ilk atılan safta yüz atlı… Dünyâya vedâ ettik;
atıldık dolu dizgin… En son koşumuzdur bu; asırlarca bilinsin…”
– Genel başkan adaylarımıza başarılar diliyor; Kurultayımızın, milletimiz, memleketimiz ve partimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.Yolunuz, bahtınız açık olsun. Allah’a emanet olun.
DÖRT ADAY YARIŞIYOR
Akşener, 31 Mart’ta yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin sonuçları çerçevesinde seçimli olağanüstü kurultay kararı almıştı.
Daha sonra Akşener, “Seçim sonuçları kapsamında ödediğimiz ve ödediğim bedele razıyım.” diyerek, kurultayda genel başkanlığa aday olmayacağını açıklamıştı.
Bu süreçte, partide 5 yıl boyunca Teşkilat Başkanlığı görevini yürüten ve şu anda Grup Başkanı olan Koray Aydın, Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Göç Politikaları Başkanı Tolga Akalın ile Kurucular Kurulu Üyesi Günay Kodaz, genel başkanlık için adaylığını ilan etmişti.
]]>İmza töreninde, “Irak Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Su Alanında İşbirliği Çerçeve Anlaşması” ile “Stratejik Çerçeveye İlişkin Mutabakat Zaptı”, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Irak Başbakanı Sudani tarafından imzalandı.
Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Nuh Yılmaz ile Irak Dışişleri Bakanlığı Dış Hizmetler Enstitüsü Dekanı Hussein Mansour Al-Safi, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanlığı ile Irak Dışişleri Bakanlığı Dış Hizmetler Enstitüsü arasında İşbirliği Mutabakat Zaptını imzaladı.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ile Irak Ticaret Odaları Federasyonu Başkanı Abdulrazaq Al-Zuheere, DEİK ile Irak Ticaret Odaları Birliği Arasında Mutabakat Zaptı’na imza attı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı ile Irak Cumhuriyeti Kültür, Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı Milli Kütüphanesi ve Arşivi arasındaki Mutabakat Zaptı, Devlet Arşivleri Başkanı Uğur Ünal ile Irak Cumhuriyeti Kültür, Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı Milli Kütüphanesi ve Arşivi Kültürel İşler Genel Müdürü Prof. Dr. Alaa Abo Alhassan Esmaıl tarafından imzalandı.
Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı ile Irak Cumhuriyeti Sünni Vakfı Divanı Arasında İslami İşler Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve Sünni Vakfı Divanı Başkanı Prof. Dr. Mişan Muhyi Alwan tarafından imza altına alındı.
MEDYA VE İLETİŞİM ALANINDA İŞBİRLİĞİNE İLİŞKİN MUTABAKAT ZAPTI İMZALANDI
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ile Irak Cumhuriyeti İletişim ve Medya Komisyonu Başkanı Dr. Ali Hussein Al-Moayyed, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Irak Cumhuriyeti Hükümeti arasında, Medya ve İletişim Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’na imza attı.
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile Irak Savunma Sanayii Komisyonu Başkanı Mustafa Ati Hassan, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile Irak Cumhuriyeti Savunma Sanayii Komisyonu (DIC) arasında Savunma Sanayii Alanında Stratejik İşbirliği Mutabakat Zaptı’nı imzaladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Irak Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Ahmed Jasim Al-Asadi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı arasında “İstihdam ve Sosyal Güvenlik Alanlarda Mutabakat Zaptı”na imza attı.
Fidan ve Al-Asadi ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı arasında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zabıtları’nı da imzaladı.
“ENERJİ ALANINDA İŞBİRLİĞİNE İLİŞKİN MUTABAKAT ZAPTI” İMZALANDI
İki ülkenin Milli Eğitim Bakanlıkları arasındaki “Eğitim Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı” Dışişleri Bakanı Fidan ve Irak Eğitim Bakanı Dr. İbrahim Namis El Cuburi arasında imzalandı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Kültür, Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı arasındaki “Turizm Alanında Mutabakat Zaptı”, Dışişleri Bakanı Fidan ve Irak Kültür, Turizm ve Eski Eserler Bakanı Prof. Dr. Ahmed Fakak Ahmed tarafından imzalandı.
İki ülke arasındaki “Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Irak Elektrik Bakanı Zeyad Ali Fadhil Al-Rzage arasında imza altına alındı.
İki ülkenin İçişleri Bakanlıkları arasındaki “Güvenlik İşbirliği Mutabakat Zaptı”, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Irak İçişleri Bakanı Abdulameer K. Alshimary tarafından imzalandı.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Irak Cumhuriyeti Hükümeti arasındaki Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptına, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Irak Sağlık Bakanı Dr. Salih Mahdi Al-Hasnawi imza attı.
Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı Arasında Askeri Eğitim İşbirliği Mutabakat Muhtırası, Milli Savunma Bakanı Sayın Yaşar Güler ile Irak Savunma Bakanı Sabit Muhammed Said El-Abbasi tarafından imza altına alındı.
Güler ve El-Abbasi ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı arasında “Askeri Sağlık Alanında Eğitim ve İşbirliği Protokolü”nü imzaladı.
“YATIRIMLARIN KARŞILIKLI TEŞVİKİ VE KORUNMASI ANLAŞMASI” İMZALANDI
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Ulusal Yatırım Komisyonu Başkanı Dr. Haider Mohammed Makkiyah, iki ülke arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması’nı imzaladı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır ile Irak Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Ahmed Muhammed Al-Mubarka tarafından iki ülkenin gençlik ve spor bakanlıkları arasında Gençlik ve Spor Alanlarında İşbirliği Mutabakat Zaptı imzalandı.
Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı ve Irak Cumhuriyeti Sanayi ve Maden Bakanlığı Sınai Kalkınma Genel Müdürlüğü arasındaki Mutabakat Zaptı’na, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır ile Irak Sanayi ve Madenler Bakanı Prof. Dr. Khalid B. Al-Najim imza attı.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ile Irak Cumhuriyeti Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı (MOHESR) arasındaki Bilim, Teknoloji ve Yenilik Alanlarında İşbirliği Mutabakat Zaptı’nı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Cumhuriyeti Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanı Dr. Naim Al-Aboudi imzaladı.
TÜRKİYE-IRAK TARIM ÇALIŞMA GRUBU 2024-2025 DÖNEMİ EYLEM PLANI’NI İMZA ATILDI
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Irak Tarım Bakanı Abbas Jabr Al-Ali Al-Maliki, Türkiye-Irak Tarım Çalışma Grubu 2024-2025 Dönemi Eylem Planı’nı imzaladı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Irak Ticaret Bakanı Atheer Dawood Salman Al Ghurairi tarafından iki ülkenin ticaret bakanlıkları arasında Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi Kurulmasına Dair Mutabakat Zaptı imzalandı.
Ticaret Bakanı Bolat ile Irak Başbakan Yardımcısı ve Planlama Bakanı Prof. Dr. Muhammad Ali Tamim, iki ülke arasında Ürün Güvenliği ve Ticarette Teknik Engeller Alanlarında Danışma ve İşbirliği Mekanizması Tesis Edilmesine Dair Protokol’e imza attı.
Türkiye Adalet Akademisi ile Irak Cumhuriyeti Yüksek Yargı Konseyi Adalet Enstitüsü arasında Türkiye Adalet Akademisi ve Irak Adalet Enstitüsü Öğrencilerinin, Hakim ve Savcı Yardımcılarının Yargısal Eğitimine Yönelik İşbirliği Hakkında Mutabakat Zaptı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Irak Adalet Enstitüsü Genel Müdürü Faten Mohsen Hadi tarafından imzalandı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu ile Irak Ulaştırma Bakanı Razzaq Muhaibis Al-Saadawi, Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Irak Cumhuriyeti Ulaştırma Bakanlığı arasındaki Kalkınma Yolu Hakkında Mutabakat Zaptı’na imza attı.
]]>Kocagöz ve Samsunlu, gözaltındaki 12 şüpheliyle birlikte nöbetçi hakimliğe sevk edildi. Mesut Kocagöz, Ahmet Buğra Samsunlu, mekanik mühendisi Okan Erol, Megatower bakım şirketi sahibi Serdar Tezcan, bakım şirketinin bakım ve otomasyon amiri Serkan Yellice ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan tutuklandı. Diğer 9 şüpheli serbest bırakıldı. Serbest bırakılan şüphelilerden 8’i hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
CEZAEVİ ÖNÜNDE ÇADIRLI NÖBET
Mesut Kocagöz ve diğer şüpheliler, Döşemealtı L Tipi Cezaevi’ne gönderildi. Tutuklama kararı sonrasında bazı partililer cezaevi önüne geldi. Dün gece saatlerinde partililer tarafından cezaevi önüne 3 çadır kuruldu. Yaklaşık 100 civarında partili cezaevi önünde sabaha kadar nöbet tuttu. Cezaevi önündeki çadır ve nöbet için gelen partili sayısı sabah saatlerinden itibaren arttı.
ÖZGÜR ÖZEL: BU KARAR HUKUKİ DEĞİL SİYASİDİR
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, tutuklama kararı üzerine sosyal medya hesaplarından açıklama yaptı. Özel, “Antalya’daki teleferik kazası soruşturmasında Kepez Belediye Başkanımız Mesut Kocagöz hakkında verilen tutuklama kararını ve hukuki süreci yakından takip ediyoruz. Ancak Soma’dan İliç’e hiçbirinde kamu görevlilerinin soruşturulmadığı gerçeği ortadayken bu karar hukuki değil siyasidir. Kuşkusuz kazada dahli olan kim varsa kimsenin gözyaşına bakılmamalıdır. Bu kırmızı çizgimizdir. Bu hassasiyetle teleferik kazasındaki adli soruşturmayı yakından takip etmeyi sürdüreceğiz ama sırf partilimiz diye başkanımızı günah keçisi ilan edemezsiniz” dedi.
MUHİTTİN BÖCEK: TÜM TOPLUM ADINA ÜZÜNTÜ VERİCİ
Karara tepki gösteren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ise “Yaşanan olayın acısı üzerimizdeyken Mesut Kocagöz Başkanımız hakkında alınan karar, tüm toplum adına üzüntü vericidir. Hukukun ve yasaların üstünlüğüne her zaman inanan bireyler olarak mahkemenin adil bir tutum sergileyeceğinden hiç şüphemiz yok. Mesut Başkanımıza uygulanan hukuki yaklaşımın ve hızın ülkede bugüne kadar yaşanan tüm benzer konularda uygulanmamış olması da ayrıca düşündürücüdür. Hukuka karşı saygımız ve sorumluluğumuz nedeni ile konuyu en ince ayrıntısına kadar takip edeceğimizin bilinmesini isterim” diye paylaşımda bulundu.
MİLLETVEKİLLERİ DE TEPKİ GÖSTERDİ
Tutuklama kararına CHP’li çok sayıda milletvekili de tepki gösterdi. Kocagöz hakkında verilen tutuklama kararını yakından takip ettiklerini belirten CHP Antalya Milletvekili Sururi Çorabatır, “Kepez Belediye Başkanımız Mesut Kocagöz’ün tutuklanması hukuki değil, siyasi bir karardır. Hukukun siyasi bir sopa olarak kullanılması kimseye fayda sağlamayacaktır. Hukukun üstünlüğünü her zaman savunan insanlar olarak mahkemenin konuya siyasi değil, hukuki açıdan yaklaşarak en doğru kararları vereceğine inanıyorum. Bağımsız yargı hepimize lazım” dedi.
Kocagöz’ün tutuklanmasının siyasi bir karar olduğunu açıklayan CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar ise “Bugün hukuk bir kez daha yok sayılmıştır” dedi. CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı da “Yargı eliyle hukuk katledildi. 30 yılın üzerine kazanılan Kepez Belediyesi’nin kaybedilmesini hazmedemediler” diye paylaşımda bulundu.
]]>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Trabzon’un merkez ilçesi Ortahisar’ın Belediye Başkanı seçilen Ahmet Kaya’yı makamında ziyaret etti. Kaya’yı tebrik eden İmamoğlu, belediye anı defterini imzaladı. ‘Bize çifte bayram yaşattınız’ diyen Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, şunları söyledi:
“BİZE ÇİFTE BAYRAM YAŞATTINIZ”
* Sizi burada ağırlamak bizim için onurların en büyüğü. Yaptığınız işlerle, verdiğiniz belediyecilik örnekleriyle hepimizin yüz akı oldunuz, gururumuz oldunuz. Bizler de sizlerin izinde yürüyerek sizlerin desteğiyle sizlerden aldığımız güçle Trabzon’da arkadaşlarımla birlikte önemli bir mücadele süreci yürüttük ve Allah’a şükür mahcup olmadık ne milletimize ne sizlere. İnşallah bundan sonra yapacağımız işlerle de aynı güzel.
* Ligde Trabzon’daki hemşehrilerimize hizmet edeceğiz. Arkadaşlarımızla birlikte Trabzonumuza en güzel hizmetleri yapabilmek gayreti içinde olacağız. Kapısı açık, gönlü açık bir anlayışla sizlerin yaptığı o doğru, güzel belediyecilik anlayışı ile Trabzon’umuza hizmet edeceğiz. Ben bütün heyetimiz adına hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Bize çifte bayram yaşattınız, minnettarım, çok teşekkür ediyorum.

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın ardından konuşan İmamoğlu, şunları söyledi:
“ABUR CUBUR İŞLER YAPILDI VE YAPILMAYA DEVAM EDİLİYOR”
* Belediye Başkanımıza hayırlı uğurlu olsun. İnşallah daha güzel başarılara imza atarız hep birlikte. Tabi onun tek yolu var. Görev aldığımız bu dönem başarıların en büyüğünü bu ülke milletine halkımıza yaşatmak. Onu hep beraber yaşatırsak özellikle bu yörede de bence belediyeciliğe ihtiyaç var. Yani bu başta Trabzon’umuz olmak üzere Rize’si, Giresun’u, Ordu’su, Samsun’u fark etmiyor.
* Büyük oranda ciddi bir belediyeciliğe, ciddi bir farklı belediyeciliğe, insanını düşünen, doğasını düşünen, şehrini düşünen, günü kurtaran değil ama böyle dünya güzeli cennet köşesi bir şehrimiz var ama o anlamda aynı paralelde bir özenli belediyecilik bence yok çok net. Çok abur cubur işler yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Bir şehir bu kadar yorulmaz. Yorulmaz ve yoğrulmaz. Hem yoruldu hem yoğruldu. Şimdi bu şehrin ciddi bir düzene ciddi bir gelecek vizyonuna ihtiyacı var.
* Bu bakımdan ben Ahmet Başkanımızın akıldan, teknikten, bilimden uzak davranmayacağını net olarak biliyorum çok değerli siyasi yol arkadaşları var. Çok değerli Trabzon’un insanları var. İyi yetişmiş insanlar var. Hem şehrimizin içinde hem şehrimizin dışında. Ve bu bakımdan herkesin size yardıma koşacağına eminim. Yeter ki siz burada iyi bir güzergah çizin, iyi bir vizyon ortaya koyun.
“HİÇ KİMSENİN SİYASİ BARİYERLER ÖRMESİNE MÜSADE ETMEMELERİ GEREKİR”
* Bu noktada bütün altyapının oluşmasında, oluşturulmasında benim de yaşamımın şekillendiği tabiri caizse çocukluğumun, gençliğimin geç geçtiği bu şehrin ayağa kalkması ve kalkınması noktasında elimizden ne gelirse. Yanınızda olacağımızı taahhüt ediyoruz. Bütün belediyelerimize bu anlamda kapımız açık. Ben daha önce de söyledim. Benim belediyelere kapım açık derken partilim olan belediyelere asla demem, bilakis bir şehre gittiğim zaman o şehir, hangi belediye ya da hangi partiden bakmam, mutlak randevu isterim.
* Valisinden de isterim belediye başkanını da isterim. Veren oldu vermeyen oldu. Bu nezaket ve bu kuralın işlemesi noktasında ben Trabzon’daki bütün yerel yöneticilere bu çağrımı on yıldır yapıyorum bunu da yapmaya devam edeceğim. Ha buna uymak istemeyen ya da bu daha doğrusu bu daveti duymayan ya da duyamayan belli baskıları yaşayan dostlarımıza da şunu söyleyeyim.
* Hiç kimsenin siyasi bariyerler örmesine toplumun arasında müsaade etmemeleri gerekir. Çünkü seçildikten sonra herkesin belediye başkanıyım diyen anlayış gerçek anlamda bunu yansıtmalıdır. Ortak masalarda konuşabilmeliyiz. İnşallah bu anlamda yerelden bu nezaketi, bu açık gönüllülüğü, bu hassasiyeti hep birlikte göstereceğiz.
“BU AKLI BU ZİHNİYETİ DEĞİŞTİRECEĞİZ”
* Sadece bunu belediyelerimizde göstermeyeceğiz. Bu dönem görev alacağımız belediyeler birlikleri var bölgelerde. Aynı zamanda Türkiye Belediyeler Birliği var. Oralarda da bu aklı, bu zihniyeti değiştireceğiz. Tam aksine o kurumların millete ait olduğunu, o kurumların yerel yönetimlere hizmet etmesi gerektiğini ispat edecek dengeli adil bir şeffaf bir ortamı oralarda da var edeceğimizi şimdiden ilan edelim bu noktada çalışmalarımız var.
İnşallah çok sevdiğim, mahallemin içinde bulunan bu belediye binasının hatta bir kısım mülkümüzün de buraya nasıl diyelim? Karşılıklı anlaşarak yıkılan kamulaştırılan bölümde bulunan bu binanın şehrimize uğur getirmesini diliyorum. Umarım çok güzel bir dönem yaşatacaksınız. Sizde görev alan bütün meclis üyesi arkadaşlarımıza ve elbette ki burada çalışacak olan bürokrat emekçi bütün çalışanlara başarılı bir dönem dilerim.
* Yolunuz açık olsun. Eşimle birlikte sizi tebrik ediyoruz. Ailenize kolay gelsin. En büyük zorluğu onlar yaşayacak meşakkatli bir iş. Ama omuz omuza özellikle siyasi yol arkadaşlarımız, başta il başkanımız, Ortahisar İlçe Başkanımız, diğer yöneticilerimiz bu süreçte sizin işinizi kolaylaştıran, sizin önünüzü açan sizin faaliyetlerinizi vatandaşa çok yoğun bir biçimde anlatan bir faaliyetle işinizi kolaylaştıracak, olduklarına eminim. Onlarada şimdiden teşekkür ederim. Yolunuz açık olsun.”

“SİZLER BENİM İSTANBUL’DA HER ANIMI TAKİP ETTİĞİNİZİ BİLİYORUM”
İmamoğlu ve Kaya, tebrik ziyaretinin ardından Ortahisar Belediyesi önünde kendilerini bekleyen coşkulu kalabalıkla buluştu. İmamoğlu, hemşehrilerini eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, Kaya da eşi Tuğba Kaya ile birlikte selamladı. Kendisine sevgi gösterilerinde bulunan hemşehrilerinin Ramazan Bayramlarını kutlayan İmamoğlu, alanda bulunan dövizleri tek tek okudu ve özetle şunları söyledi:
* Benim güzel şehrimin güzel insanları bugün çok değerli dostum Ahmet Kaya’nın bu güzel şehirde, bu güzel şehrin merkezinde, Trabzonumun merkezi Ortahisar’da Ortahisar Belediye Başkanlığı’na başladığı bu dönemde hem bir bayram ziyareti hem de sizlerle onun bu güzel görev döneminin başlangıcında onu tebrik etmek için şehrime geldim. Ben bu coşkulu karşılama ve bizimle bu bayramlaşma duygusunu yaşadığınız için hepinize teşekkür ediyorum iyi ki varsınız.
* Bütün hemşehrilerimin burada bulunan çok güzel annelerimizin, ablalarımızın hanımefendilerin, beyefendilerin sevgili gençlerin pırlanta gibi çocuklarımızın Ramazan Bayramı mübarek olsun çok güzel bir bayram geçirin inşallah. Sizler, benim biliyorum İstanbul’da her günümü, her anımı takip ettiğinizi biliyorum. Dualar ettiğinizi biliyorum. Dualarınızın beni nasıl duygulandırdığını, bazen videolarınız geliyor fotoğraflarınız geliyor. Özellikle çok güzel annelerimizin dualarıyla beni nasıl beslediğinizi tahmin edemezsiniz iyi ki varsınız Allah’ım sizi korusun hepinizi çok seviyorum.
“KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN’IN DOĞDUĞU MAHALLEDE BÜYÜDÜM”
* Bu güzel şehrin bir evladı olmaktan gurur duyuyorum. Ve aslında şu an o kadar güzel bir yerdeyim ki Allah’ın nasibi. Ben Pazarkapı Mahallesi’nin bir çocuğuyum aslında. Hem Pazarkapı Mahallesi, hem Ortahisar Mahallesi bu mahallenin bir çocuğuyum. Bu gördüğünüz Ortahisar Belediye binasının tam şu köşe başında bizim dükkanımız vardı boya dükkanı. Hala durur. Hemen bu belediye binasının alt köşesinde İslane Sokak’ta da dedemin kereste ticarethanesi vardı.
* Ben bu caddenin çocuğuyum. Burada yürüyerek okuluma gider, yürüyerek okulumdan buraya gelirdim. İlkokulum hemen bu binanın yanındaki Kanuni Süleyman İlkokulu. Şöyle düşünün bu sabah köyüme çıktım, mini minnacık bir köy evinde doğmuş bir Akçaabatlı bir çocuğum ben. Trabzon’un bir evladıyım orada doğdum. Burada ilkokulu okudum. Ortaokulu Atatürk Köşkü’nün orada Köşk Lisesinde okudum, liseyi Trabzon Lisesi’nde okudum.
* Bu şehir Kanuni Sultan Süleyman’ın doğduğu bir şehir, onun doğduğu bu mahallede büyüdüm. Belki hayatımda bugün ne var ise buradan beslendim. Sonra İstanbul’a okumaya gittim. Ailemle beraber iş yaşamım derken yine Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği ve bizlere yurt edinen dönemi başlattığı İstanbul’da yaşama başladım ve İstanbul’un belediye başkanı oldum.
“ŞİMDİ YENİ BİR DÖNEM, YENİ BİR ARAYIŞ, YENİ BİR HİZMET ANLAYIŞI BAŞLADI”
* Bu nasıl bir şey biliyor musunuz, o kırk haneli köyden doğarak Trabzon’dan Fatih’in fethettiği İstanbul’a giderek büyükşehir belediye başkanı olmak olsa olsa dünyada bir tek Atatürk’ün Cumhuriyetinde olur. Atatürk’ün kurduğu bu Cumhuriyet herkese fırsat eşitliği verir kadınına çocuğuna, erkeğine. Demokrasi ne yapar biliyor musunuz? Hepimizi eşitler. Sandık var ya sandığa gidip oy atıyoruz. O sandık hepimizin eşitlendiği gündür.
* Fabrikatörü, emekçisi, işçisi, emeklisi, üniversite öğrencisi öğretmeni hepimizi eşitler. Eksik tarafı var. Bunu toparlamamız lazım. O ne biliyor musunuz? Bazen demokrasi bazen cumhuriyet arzu ettiğimiz seviyeye gelmez. Ne yazık ki ihmal eder. Bu hatalar yanlış uygulamalar yüzünden olur. Sistemi, rejimi, kendi gidişatında uygar ve medeni sürecinden rayından çıkarır başka bir rejim ortaya koymaya kalkarsan işte olan önce kadınlara önce çocuklara, gençlere önce emeklilere zulüm çektirir, sıkıntı çektirir.
* Ama hep birlikte ne yapacağız biliyor musunuz? Hep birlikte milletimizin gücüyle nasıl ki demokrasi arayışında özgürlük arayışında sevginin, saygının hakim olduğu bir sürecin olgunlaşmasında hepimiz yeni bir arayışa, yeni bir umuda, 31 Mart’ta mühür bastınız ya, şimdi yeni bir dönem, yeni bir arayış, yeni bir hizmet anlayışı, yeni bir yöneticilik anlayışı başladı. Tam yol ileri diyoruz.

“YENİ DÖNEM O ÇİFT MAVİ GÖZÜN İNSANINA BAKTIĞI GİBİ BİR DÖNEM OLACAK”
* Bakınız bu nasıl bir anlayış biliyor musunuz? Sevgili dostum Ahmet Kaya’nın odasında astığı bir fotoğraf birkaç gündür bir tartışma işliyor. Tartışmayı önemsemiyorum oraya girmeyeceğim. Ama size söyleyeceğim şu o fotoğraf, benim 10 yıldır masamın arkasında duruyor. O fotoğraf ne biliyor musunuz? Tokat’ta, bir çiftçinin, bir köylünün deprem sonrası yaşadığı sıkıntıları bir devletin başındaki insana, insanına anlatırken çekildiği fotoğraf. O fotoğraftaki kişi o köylü dede o anlatımı yapıyor hararetli bir şekilde.
* Ama onu dinleyen bir çift mavi göz var. O çift mavi göz vatandaşına öyle itinayla bakıyor ki, bir gözün içine bakış vardır. Ben diyorum ki Allah’ım beni o gözlerim baktığı gibi bu annelere baktır. O gözlerin baktığı gibi bu çocuklara, bu gençlere, bu hanımefendilere, bu beyefendilere abilerimize. Ben çocukla konuşurken bile dizimi yere eğip onun gözünün içine bakıp onu hissetmeye çalışıyorum. İşte bu yeni dönem o bir çift mavi gözünün insanına baktığı gibi bir dönem olacak.
“KİBİR KENDİNİ BEĞENMİŞLİK BUNLARIN HEPSİ YOK”
* Kibir, kendini beğenmişlik bunların hepsi yok bitti. Kul Nesimi demiş ki ‘Rızkı veren Hüda’dır, kula minnet eylemem’ demişti. Ramazan ayındayız. Ben dünyanın en büyük şehri İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin başkanıyım. Sevgili dostum Ahmet Kaya Ortahisar Belediye Başkanı biz bu göreve talip olduk. Sizler de bizleri seçtiniz. Şimdi bize düşen görev sizi dinlemek, sizi anlamak, dertlerinize çare olmak için gece gündüz çalışmak bizim sorumluluğumuz bu.
* Vatandaşımıza destek oluyoruz ya vatandaşımız bir sıkıntıya düşüyorsa ona destek olmak bizim sorumluluğumuz. Vatandaşlarıma sesleniyorum. Devletimizin herhangi bir kurumu ama belediyesi ama valiliği, ama bakanlığı ama şurası ama burası o desteği size veriyor ya, kimse cebinden bir şey vermiyor. Size vermek zorunda olduğu desteği veriyor. Hatta belki de az veriyor siz onun hesabını sorun. Ben hep söylüyorum bize minnet duymayın.
* Görevini iyi yaptın kardeşim, belediye başkanım teşekkür ederiz diyebilirsiniz. Ama kimseye minnet duymayın. Bu şehrin İstanbul’un bu ülkenin, bu devletin sahibi, millettir. Ben geleceğin bir sistemin sahibiyim diyen, buyruğumla şunu yaptın diyen, talimatımla emrettim şöyle oldu diyen biri görevden ayrılacağı zaman af diledim, görevden ayrılıyorum deme dönemi bitmiştir.
“ŞU AYAKLARINIZDAKİ, KOLLARINIZDAKİ PRANGALARI, KELEPÇELERİ SÖKÜN ATIN”
* Millet devletin sahibidir. Bugün ülkemiz derin bir yoksulluk yaşıyorsa onun hesabını sorun sormalısınız. Üniversiteli çocuklarımız, gençlerimiz işte biz şimdi İstanbul’da ne yapıyorsak iyi uygulama sevgili Ahmet Kaya’yla tabii ki paylaşacağız. O burada bir merkez ilçe belediyesi başkanı. Bakın buradan söyleyeyim Ekrem İmamoğlu İstanbul’un belediye başkanı. Bakın burada benim şanlı Türk bayrağım var. Benim kapım Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkese açık.
* Benim kapım hangi partiden seçilmişse seçilmiş. Trabzon’un Büyükşehrinden ilçesine, beldesine nerede olursa olsun herkese açık. Kardeşim partiler araç, partiler hizmet için araç, seçim geçti bitti. Şimdi milletçe ayağa kalkma zamanı. Onun için birlikte çalışacağız. Ahmet Kaya başkanımla çalışacağız.
* Ama benim kapımı Akçaabat’ta çalsa başımın üstünde yeri var, Trabzon Büyükşehir’de çalsa başımızın üstünde yeri var. Bunu niye söylüyorum biliyor musunuz? Hangi partide siyaset yapıyorsanız yapın şu ayaklarınızdaki, kollarınızdaki prangaları, kelepçeleri sökün atın millete hizmet edin. Siz de bir kişiye değil, millete hizmet edin.
“VATANDAŞINA KARŞI YUKARIDAN BAKMA”
* Bu cennet vatan 100 seneyi aşkın süre önce özgürlüğü, cumhuriyeti, demokrasiyi seçmiş, ne demiş şair? Hangi çılgın bana vuracakmış şaşarım demiş. Öyle değil mi? Biz milletçe özgürlüğüne düşkün insanlarız. Biz demokrasi aşığıyız. Şimdi ne yapacağız? Daha fazla sizi dinleyeceğiz. Bu şehrin zeki insanlarını bu şehrin akıllı gençlerine, hanımefendilerini, beyefendilerini daha çok dinleyeceğiz.
* Başkanımız sizlerle çok güzel projeler üretecek. Biz de onu yapıyoruz İstanbul’da. Bu milletin ayağa kalkmasıdır millet gücünün farkına varacak. Ben hep söylüyorum. Büyüklerimin bana vasiyetidir. Makamım büyüdükçe başını öne eğsin. Vatandaşa karşı yukarıdan bakma, vatandaşa karşı başın öne eğik dursun ve onunla öyle konuş. Ona hizmet yolunu seçmişsen bu sana gerekli. O bakımdan biz bu terbiyenin bu anlayışın inanın neferleri olacağız. Çok çalışacağız.
* Ben hep söylüyorum bakın sıralamam şöyle. Allah’ım beni aileme mahcup etme. Allah’ım beni doğduğum topraklara Trabzonlulara mahcup etme. Karadenizlilere mahcup etme. Ama beni bu Türkiye’nin bu cennet vatanın Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bütün vatandaşlarına mahçup etme. Şehrim İstanbul’a mahçup etme. Çünkü biz çok asil bir görevle hizmet dönemiyle karşı karşıyayız.
* Ve göreceksiniz çok çalışacağız. Ben diyorum ki beni geçecek adam doğmadı kardeşim. Ahmet Kaya diyebilir ki, başkanım sen öyle değilsin ama ben daha çok koşarım. E hadi koşalım. Yahu hizmette, yarıştan güzel bir şey olabilir mi? Beni geçeni arkadan çelme takmam vallahi de billahi de alkışlarım.

“ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ KONUŞACAĞIZ”
* Biliyor musunuz? Millet de millete hizmette yarışın kazananı yok ki hepimiz kazanıyoruz. Kaybedeni yok ki hepimiz kazanıyoruz. Dolayısıyla bizim yolculuğumuz böyle bir yol, çok başarılı olacağız. Arkamızda sizin gibi hemşerilerimizin gücünü hissedeceğiz. İnşallah önümüzdeki zaman diliminde hiç olmadı bugüne kadar bundan sonra da ağzımızdan kötü kelime duymayacaksınız.
* Ben bugün Sera’da 98 yaşında anneannemizi ziyaret ettim. Salacık’ta halamı ziyaret ettim. Hepsi diyor ki televizyonda seni dinliyoruz. Bir de bağırıyormuş bana halam Ekrem Ekrem beni niye duymuyorsun? Şimdi ben konuşurken kötü söz edeceğim. Beni anneannem dinliyor, annem dinliyor, bırakın siz dinliyorsunuz, beni çocuklar dinliyor. Ben buradan söylüyorum.
* Biz kimsenin hakkında iftira, kumpas, şu bu işlerle zaten uğraşmadık uğraşmayız. Kötü söz kullanmayacağız. Sizin işinizi konuşacağız. Milletimizin işini konuşacağız. Çocuklarımızın geleceğini konuşacağız. Gençlerimizin umutlarını konuşacağız. Onlara destek olacağız. Bizim buna yetecek gücümüz var. Bizim buna yetecek aklımız, fikrimiz, bilgimiz var. Milletçe var. Sizin fikirlerinizden faydalanacağız. Yolumuz açık olsun hep birlikte koşalım, hep birlikte coşalım.
“TRABZONUN MUHAFIZI OLUP KORUYUCUSU OLUN”
* Ahmet Kaya Başkanımla birlikte çok güzel başarıları hep birlikte imza atalım. Bu, başarıda elbette merkez ilçe başkanımız, Haluk Başkanımın büyük emekleri var. Ona Mustafa başkanım, il başkanımızın büyük emekleri var ona, Milletvekilimiz Sibel Hanım’a ve bütün örgütümüze teşekkür ediyoruz. Ama biz bakın partiyi burada bıraktık. Biz diyoruz ki ya bu işi Trabzon ittifakı kazandı.
* İstanbul’da İstanbul ittifakı kazandı. Türkiye’de Türkiye ittifakı olsun. Onun için milletçe kazanalım diyoruz. Bizim seçimde kaybedenimiz yok. Hepinizi çok seviyorum. Ahmet başkanımın yolu açık olsun. Yanındayız göreceksiniz çok yanında olacağız. İstanbul’umuzun, İstanbul’umuza yapılmak istenen kötülüklere karşı nasıl orada muhafız demişsem siz de Trabzon’da Trabzon’a bir kötülük yapılıyorsa Trabzon’a muhafızlık etmeye var mıyız? Sakınız vazgeçmeyin.
* Burası bizim biblomuz, burası bizim canımız ciğerimiz. Bizi besleyen bir dünya. Trabzon’un muhafızı olup koruyucusu olun. Trabzon’un her konusuyla ilgilenin. Trabzonspor’la da ilgilenin, Trabzonspor’u da yalnız bırakmayın. Maddi manevi yalnız bırakmayın. Her türlü kardeşlik, her türlü güzellik kazansın. Hepinizi çok seviyorum. Allah’ın izniyle. Trabzon’da da İstanbul’da da ülkemizin her yerinde de ne olacak? Her şey çok güzel olacak.”
]]>
İmamoğlu, Trabzon’daki ikinci gününe bayram ziyaretleriyle başladı. İmamoğlu ilk ziyaretini Akçaabat Salacık Köyü’nde yaşayan 93 yaşındaki aile büyüğü Havva Cimşit’e yaptı. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, CHP Trabzon milletvekili Sibel Suiçmez ve CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak’ın eşlik ettiği İmamoğlu, Cimşit ve yakınlarıyla bayramlaşıp, sohbet etti.
Salacık’tan yakınlarının hayır dualarıyla ayrılan İmamoğlu, yol üzerinde eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, çocukları Semih İmamoğlu ve Beren İmamoğlu’yla buluşarak, kendi köyü Cevizli’ye doğru yola çıktı. İmamoğlu çifti ve çocukları, Cevizli’deki ilk olarak aile kabristanı ziyaretini gerçekleştirip, dua etti.

Edilen duaların ardından köydeki baba evine doğru yola çıkan aile, davul-zurna ve horonla karşılandı. İmamoğlu’nun da dahil olduğu horon, vatandaşların katılımıyla genişledi.

Horonun ardından hemşehrileriyle köy meydanında bayramlaşan İmamoğlu, evlerinin önünden şu konuşmayı yaptı:
“HER ŞEYİMLE BURADAYIM”
– İnsanın doğduğu yere gelmesi kadar güzel bir şey yok. Bu da benim doğduğum köyüm. Doğduğum ev şu beyaz ev, ama burada da sonradan yetiştiğimiz evimiz var. Esas olan, insan, buralardan besleniyor. Buranın doğası, buradaki insanların sağlığı, iyiliği insana iyi geliyor.
– Dünyanın neresinde olursanız olun, insanın özü yine buradan başlayan öyle bir hikaye. Siz nasıl benim için dua ediyorsanız, ben de buradaki her insanımızın iyiliği için dua ediyorum. Şehrimizi, ilçemizi, köylerimizi çok seviyorum ve onların çok daha iyi olması için gözüm, kulağım, her şeyimle buradayım diyebilirim.

BELEDİYE BAŞKANLARINA SESLENDİ
– İl Başkanımız, milletvekilimiz, yeni seçilen belediye başkanlarımız burada. Bu arada ‘başkanlarımız’ demişken… Benim kapım her başkana açık. Kimsenin partisi benim için bir sınır değil, onu söyleyeyim. Trabzon’dan hangi belediye başkanı gelip kapımızı çalarsa, elimizde hangi güç-kuvvet varsa, hepsi için kullanmaya hazır bir hemşehrileriyim.
– Başka bir akıl bizim zihnimizde zaten dolaşmaz. Biz, insanları partisinden dolayı ayırt edenlerden olmadık, olmayız. İnsanımıza; benim canım hemşehrim, dostum, vatandaşım gözüyle bakarım. Dolayısıyla, umarım o akıl sona erer. Partiler detaydır. Esas olan milletin iyiliğidir. İnşallah öyle bir hizmet dönemini hep beraber var ederiz.
“BEN, BU CUMHURİYET’İN EVLADIYIM”
– Allah bana, bu küçük köyde doğup, dünyanın en güzel şehrinin belediye başkanlığını nasip etmiş. Onun için, kendime diyorum ki, ben, bu Cumhuriyetin evladıyım. Ve bu güzel köyde doğup ama daha sonra okullarında okuyup, sonra da milletine layık olma fırsatı ve mücadelesi içinde olan bir hemşehrinizim.
ANNEANNESİNDEN HAYIR DUASINI ALDI
İmamoğlu ailesi, Cevizli Köyü’ndeki bayramlaşmanın ardından 97 yaşındaki anneanneleri Emine İnan İmamoğlu’nu, Akçaabat Yıldızlı Mahallesi’ndeki evinde ziyaret etti.

Anneanne İmamoğlu’nun elini öpüp, hayır duasını alan İmamoğlu, cuma namazını kılmak için Söğütlü Ulu Camii’ne geçti. Hemşehrilerinin yoğun ilgisi ve sevgi gösterileri altında, zorlukla da olsa camiye giren İmamoğlu, cuma namazını, Ortahisar Belediye Başkanı Kaya ile birlikte kıldı.
]]>Basın toplantısında konuşan Sancak, TFF’nin olağanüstü seçimli genel kurula gitme kararını desteklediğini ifade etti ve bu süreçte noter onaylı imza toplama işlemine destek verdiğini belirtti.
Sancak, “Ben başkan değilim. Mehmet Büyükekşi, beni ekranda görecek ve rahatsız olacak. Geçen gün katıldığım bir Kulüpler Birliği Vakfı toplantısından sonra bir başkanımızı arıyor ve ‘Murat Sancak Adana Demirspor Kulübü Başkanı değil. Sizin toplantınızda ne işi var? Niye alıyorsunuz toplantıya?’ diyor. Sayın Mehmet Büyükekşi. Kimin Kulüpler Birliği Vakfı toplantılarına katıldığına bakma. Tek tek arama. Kulüpleri baskı altına alma. Türk futbolu için ne gerekiyorsa yap ve hangi adımlar atılması gerekiyorsa onu at.” şeklinde konuştu.
“İNSANLARI TEHDİTLE TERBİYE ETME”
Murat Sancak, Mehmet Büyükekşi’nin 18 Temmuz’da genel kurul yapma kararını eleştirerek, Türk futbolunun iyileştirilmesi adına daha erken bir tarihte seçim yapılması gerektiğini vurguladı:
Sen TFF Başkanı olduğunda sana tüm kulüplere istediğin kadar olanak sağla ama çöreklenmiş çeteleri temizlemekle uğraşmazsan sen de diğer federasyon başkanları gibi tarih sahnesinde yerini alacaksın demiştim. Onun için senden rica ediyorum. Öyle 18 Temmuz’a filan bırakma. Türk futbolunun geleceğini düşünüyorsan, en erken zamanda lig bitmeden bir karar al ve seçimli genel kurula git. Aday olmak istiyorsan da aday ol. Sana aday olma diyen de yok. Eğer o seçimde de delegelerin bir fazlası seni tercih ederlerse saygı duyarız. Başımızı eğer çıkarız. Ama senden ricam hiçbir kulübü baskı altına alma. İnsanları böyle tehditle terbiye etmeye de kalkmayın.
“ÖYLE BİLGİLER AKIYOR Kİ, AKLINIZ DURUR”
Mehmet Büyükekşi’nin Türk futboluna zarar veren yapılarla mücadele edemediğini anlatan Murat Sancak, şu ifadeleri kullandı:
“Kulüpler Birliği’nin WhatsApp grubunda sana gelen bilgileri de biliyoruz. Ama yapma Sayın Başkan. O çetelerle uğraşamadın, o çeteleri bitiremedin. Ulusal medyaya da seslenmiş olayım. 10-15 gündür Varan 1, 2, 3, ve 4 diye paylaştığım herkesin bildiği ama korkusundan kimsenin dile getiremediği o bilgiler, o çete başları, elebaşları… Herkes bildiği halde gündeme getirmeyip de ben gündeme getirdiğimden dolayı tüm spor medyası korkaklık içerisinde ve bunları yayınlamaktan kendini imtina ediyor. Acaba o federasyon başkanını getiren medya kuruluş patronları mı var? Onun için mi gündeme almıyorsunuz. Kimseden korkmayın. Kimsenin adamı olmayın. Türk futbolu için çalışın. Spor yorumcularına sesleniyorum. Bağlantılarınızı bırakın. Öyle bilgiler akıyor ki aklınız hayaliniz durur. Kimin eli kimin cebinde olduğu belli değil.”

“TFF BAŞKANI OLMA DERDİM YOK”
“Bana federasyon başkanı olacak mısın diye soruyorlar. Hayır olmayacağım. Öyle bir derdim yok. Öyle bir amacım da yok. Şu anda hiçbir kulüp başkanının aday diye dile getirdiği hiç kimse yok. Yani bu son 6 aydır gelişen olaylara baktığınız zaman Türk futbolunda neler yaşadığını hep birlikte gördük. Hakem dövüldü, uluslararası arenaya bütün dünya futbol otoritelerine karşı rezil olduk. Dünkü oynanmayan bir Süper Kupa maçı… Bu halde mi olmamız lazım? Burada istenilen kulüp düşürülebiliyor, istenilen kulüp de şampiyon yapılabiliyor arkadaşlar. Bir talimatla VAR’daki kayıtların açıklandığı zaman oradaki rezaleti görüyorsunuz.”
“DÜŞÜRMESİNLER DİYE SES ÇIKARMIYORLAR”
Bir futbol takımın taraftarı olan birisini siz nasıl kalkıp o maçın VAR’ına veriyorsunuz. Milleti oradan terbiye ediyorsunuz. VAR’daki çizilen çizgilerden tutun, yarı otomatik ofsayt sisteminde çizilen çizgilere bakın. 7 dakika sonra nasıl ekrana getiriliyor? Yarım dakika, 1 dakika içerisinde getirilmesi lazım. Adaleti sağlayın. İnsanların canı yanıyor. Ama korkuyorlar. Çünkü elinizde kırbaçla bekliyorsunuz, tepelerinde duruyorsunuz. Beni düşürmesinler diye sesini çıkaramayan başkanlarımız var maalesef. TFF Başkanı, sanki bütün suçlular kulüpler diye açıklamıştı ve ‘Yeter artık yeter’ demişti. Ben de Sayın Büyükekşi sana söylüyorum, ‘Yeter, yeter, yeter.’ En erken bir şekilde TFF’yi seçimli genel kurula götür. 18 Temmuz deyip aklımızla oynama.
“BU ORTAMI SİZ YARATTINIZ”
“Bu adam Adana Demirspor Kulübü başkanlığını niye bıraktı? Yani bir kulüp zarar gördüğü, mağdur olduğu ve çıkıp açıklamalar yaptığı zaman siz cezalarla terbiye etmeye çalıştığınız için kaçtı. Bu kulüpler haklarını nasıl arayacak? Nasıl koruyacak? Haksızlık yapılsın. Oturun ve bekleyin diyorsunuz. Yok öyle bir dünya. Ben Adana Demirspor başkanlığını sizlerle mücadele etmek için bıraktım. Bir vatandaş olarak da sizlerle mücadele edeceğime sonuna kadar da söz veriyorum. Bunu da herkes bilsin. Sayın Mehmet Abi, seçimli genel kurula nasıl götürebiliyorsan ve hangi yetkiye sahipsen, en erken şekilde karar al. Bu futbol içindeki çatışmayı da ortadan kaldır. Şu anda kulüpler birbirlerine düşman hale geldiler. Bu ortamı siz yarattınız. Bunu da ortadan kaldıracak olan sizlersiniz.”
]]>Yavaş ve CHP’den seçilen Mamak Belediye Başkanı Şahin’e destek amaçlı CHP Genel Başkan Yardımcıları Gamze Taşcıer, Gülşah Deniz Atalar, Ankara Milletvekilleri Deniz Demir, Aliye Timisi Ersever, Okan Konuralp, Murat Emir, Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Yüksek Disiplin Kurulu Sekreteri Deniz Çakır, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güler, İl Başkanı Ümit Erkol, Mamak İlçe Başkanı Behçet Aktulum da eşlik etti.
Şahin, kendisine oy veren Mamaklılara teşekkür ederek eski başkanları da yermemek, karalamamak gerektiğini ifade etti. Şahin, amaçlarının, kimseyi karalamak, açığını aramak değil, yalnızca Ankara’ya hizmet etmek olduğunun altını çizdi.
“SİZLERİN VERDİĞİ HELAL OYLARI HİÇ KİMSE BANA HARAM BİR YOLDA ASLA KULLANDIRAMAZ”
Seçilirse belediye personelini işten çıkaracağı iddialarını yalanlayan Şahin, “Bizim içimizde insan sevgisi var. Hepinize yetecek sevgi var” dedi. Belediye çalışanlarının istediği sendikaya üyelik hakları olduğunu anımsatan Şahin, “Sevgili Çalışma arkadaşlarım herkes sendika seçiminde özgür ve hürdür. Hiçbir sendikaya, bir istek veya baskı üzerine değil hangi sendikaları tercih ederlerse orada kalsalar başımız üstünde saygıyla karşılarız” diye konuştu. Şahin, konuşmasını “Sizlerin verdiği helal oyları hiç kimse bana haram bir yolda asla kullandıramaz” sözleri ile sonlandırdı.
Yavaş da tüm Mamaklılara verdikleri oylar için teşekkür ederek AKP’nin adaylarının seçim sürecinde “eser belediyeciliği” diyerek plastiğe ve betona para yatırdıklarını, kendi projelerini taklit ettiklerini belirtti. Yavaş, “Oysa içinde insan olmayan hiçbir şeyin belediyeyle alakası yoktur” dedi.
“HERKESİ KUCAKLAMAZ, EŞİT DAVRANMAZSANIZ…”
Yavaş, önceki dönemde Mamak Belediyesi’nde 5 yıl boyunca kendisini karalayacak görüntüler izletildiğini ve bunu ilk kez bu konuşmasında anlattığını ifade ederek şunları kaydetti:
“Arkadaşlar hiç yuha gerek yok. Neden? Çünkü böyle yapan belediye başkanlarının hepsi sandığın dibine gömüldüler. Onun için diyorum ki, yeni seçilen 16 belediye başkanına seçildiniz, seçim bitti. Ankara halkı mührü size verdi. Size düşen bundan sonra, oy versin vermesin, herkesi kucaklamak, herkese eşit davranmak. Eğer böyle yapmazsanız aynı akıbette buluşursunuz. Biz farkımızı böyle göstereceğiz. Hiç kimseyi ayırmayacağız, herkese eşit davranacağız. Çünkü herkesten vergi alıyoruz. Seçim bitmiştir. Bir diğer farkınız da şurada olacak. Biz bize oy vermeyenleri de rencide edecek 5 yıl boyunca hiçbir şekilde konuşmayı yapmadık. Bu da çok önemli. Tercihlerini rakip partilerden yana kullanan insanları da saygı duyacağız, onları ötekileştirmeyeceğiz. İleride aday olacak arkadaşlar bunları tekrar kazanacak.
Asla tedirgin olmayın. İşini yapan herkes alnının terini mutlaka alacaktır, hak ettiği makamları mutlaka alacaktır, bunda emin olun. Artık Ankara’da bu ayrımcılığı, biraz önce başkanımın söylediği ‘Çalıyor ama çalışıyor’ gibi hiçbir kimseye yakışmayacak sözleri toprağın altına gömdük. Ayrımcılığı da toprağın altına gömdük. Bir ve beraber olarak inşallah bütün Türkiye’ye güzel bir mesaj vereceğiz.”
]]>TFF’nin resmi internet sitesinden yapılan açıklamada şu ifadere yer verildi:
“Hukuk Müşavirliği’nce 27.03.2024 tarihinde Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na yapılan sevk raporları aşağıda belirtilmiştir.
1- VAVACARS FATİH KARAGÜMRÜK Kulübü’nün 15.03.2024 tarihinde oynanan VAVACARS FATİH KARAGÜMRÜK-TÜMOSAN KONYASPOR Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Stadyum ve Güvenlik Komitesi Talimatı’nın Geçici Madde-2 uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
2- YUKATEL ADANA DEMİRSPOR A.Ş. Kulübü Başkanı METİN KORKMAZ’ın 16.03.2024 tarihinde oynanan YUKATEL ADANA DEMİRSPOR A.Ş.-EMS YAPI SİVASSPOR Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “talimatlara aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Akreditasyon Talimatı’nın 7/1 maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
3- KASIMPAŞA A.Ş. Kulübü’nün 17.03.2024 tarihinde oynanan KASIMPAŞA A.Ş.-GALATASARAY A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
KASIMPAŞA A.Ş. Kulübü idarecisi SERKAN REÇBER’in aynı müsabakadaki “hakareti” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 41. maddesi uyarınca 19.03.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
4- GALATASARAY A.Ş. Kulübü’nün 17.03.2024 tarihinde oynanan KASIMPAŞA A.Ş.-GALATASARAY A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
GALATASARAY A.Ş. Kulübü görevlisi AYHAN AKMAN’ın aynı müsabakadaki “hakareti” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 41. maddesi uyarınca 19.03.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine,
GALATASARAY A.Ş. Kulübü futbolcusu GÜNAY GÜVENÇ’in aynı müsabakadaki “hakareti” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 41. maddesi uyarınca 19.03.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
5- BEŞİKTAŞ A.Ş. Kulübü İdarecisi HÜSEYİN YÜCEL’in 21.03.2024 tarihinde resmi (X) hesabından yapmış olduğu açıklamalarında yer alan “sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
6- FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü’nün, 13.03.2024 tarihinde Kulüp Başkanı Yıldırım Ali Koç’un basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda yer alan beyanlarının kulüp resmi sosyal medya hesabından (youtube) yayınlanması suretiyle “sportmenliğe aykırı hareket” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
YILDIRIM ALİ KOÇ’un (Fenerbahçe A.Ş. Kulübü Başkanı) 13.03.2024 tarihinde kulüp resmi sosyal medya hesabında (youtube) yayınlanan beyanlarında yer alan “sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
7- GALATASARAY A.Ş. Kulübü’nün 13.03.2024 tarihinde kulüp resmi sosyal medya hesabından (X) yapılan paylaşımda yer alan “sportmenliğe aykırı hareket” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
DURSUN AYDIN ÖZBEK’in (Galatasaray A.Ş. Kulübü Başkanı) 13.03.2024 tarihinde kulüp resmi sosyal medya hesabından (X) yapılan paylaşımda yer alan “sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
8- TRABZONSPOR A.Ş. Kulübü’nün, 20.03.2024 tarihinde Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan’ın basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda yer alan beyanlarının kulüp resmi sosyal medya hesabından (youtube) yayınlanması suretiyle “sportmenliğe aykırı hareket” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
ERTUĞRUL DOĞAN’ın (Trabzonspor A.Ş. Kulübü Başkanı) 20.03.2024 tarihinde kulüp resmi sosyal medya hesabında (youtube) yayınlanan beyanlarında yer alan “sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.”
]]>Yavaş, artık televizyonlarda Ankara’nın konuşulmadığını, farkın ne kadar olacağının konuşulduğunu belirterek, rekor bir oyla seçileceğini söyledi.
Kendisi hakkında ‘seçimden önce yardımları kesecek’ şeklinde propaganda yapıldığını aktaran Yavaş, aksine insani ve İslami bir şekilde bir elin verdiğini hiç kimse görmeden ve esnafı ayakta tutacak şekilde yardımların yapıldığını söyledi.
Yavaş, AKP’nin adayı Turgut Altınok’un, kendisinin senelerdir gerçekleştirdiği ‘Başkent Kart’, ‘Kantin Desteği’ gibi projeleri taklit ettiğini belirterek, “Hem ‘projeleri yok’ dediler, araştırma yapıp Mansur Yavaş’ın niye sevildiğini anlayınca da Mansur Yavaş’ın projelerini taklit etmeye başladılar. Ben 200 bin aileye doğal gaz veriyorum, 200 bin aileye protein desteği veriyorum. Siz de belediye başkanısınız. Eskiden ‘kim ne verirse 5 fazla’ derlerdi ya akılları şimdi başlarına geldi. ‘Bütün emeklilere 5 bin lira vereceğim’ diyor. Ankara’da 1 milyon 100 bin emekli var. Aylık 6 katrilyon tutuyor. Peki şimdi halen de belediye başkanısınız; ben Keçiören’de 50 bin aileye destekte bulunuyorum, onun bulunduğu destek sayısı 5 bin” ifadelerini kullandı.
‘7-8 AYDIR EMEKLİLERE DESTEK OLUYORUZ’
1 Nisan’dan sonra büyük zamlar geleceğini öne süren Yavaş, “Ama bu büyük zamlar onların kendi iş adamlarına değil, maalesef esnafa, memura ve dar gelirliye yüklenecek. Bunu da önlemenin yolu işte sandıkta bu müdahaleyi gösterip yanlış yaptıklarını göstermekten başka çare yok. Yoksa ‘nasıl olsa oy veriyorlar’ diye gene dar gelirliye sabit gelirliye yüklenecekler” dedi.
7-8 aydır emeklilere düzenli olarak destekte bulunduğunu söyleyen Yavaş, açlık sınırının 16 bin TL olarak belirlendiğini hatırlatarak, “Emeklilere destek olmayalım da iyice hükümete düşman olsunlar mantığıyla hareket edebilirdim. Asla böyle bir şey yapmadık. Hemen duruma el koyduk. Düzenli şekilde 7-8 aydır emeklilere destek oluyoruz. Yine desteğimiz olacak. O insanların en azından soğukta üşümemelerini, aç kalmamalarını sağlıyoruz. Keçiören’de de 5 bin emekliye destekte bulunuyorum. 7-8 aydır emeklilerin mağduriyeti belli. Daha bu arkadaşımız 5 emekliye ödeme yapmadı. Ondan sonra baktı ki seçim gidiyor, salladıkça sallıyor. İşin gerçeği bu, boş vaatlere gerek yok” diye konuştu.
‘İKİNCİ DEFA ADAY OLUYORUM VE BIRAKIYORUM’
Türkiye’deki adaletsiz gelir dağılımının en büyük sebebinin yolsuzluk ve israf olduğunu kaydeden Yavaş, artık büyük kentlerin, büyük ilçelerin de çalınmadan yönetilebileceğini göstermek istediklerini ve bugüne kadar tek bir çalışanının bile savcılığa gitmediğini söyledi. Belediye Meclisi’nde çoğunluğun alınması gerektiğini vurgulayan Yavaş, “2019’da seçimi kazanmamıza rağmen Belediye Meclis üyesi sayımız 148’de 40 kişiydi. Yani 108’e 40 kişi çalıştık. Allah’a şükür tüm engellemelere rağmen de alnımız açık bir şekilde karşınıza çıktık. Hiçbir faaliyeti de durdurmalarına izin vermedik. Ankara’da bizim işimiz tamam, Allah nasip ederse yüzde 60’a yakın merkezden oy alıyorum zaten. Ancak Belediye Meclisi’nde eksiğimiz var. Bu eksiğimizi ancak Ertunç Başkanı seçerek sizler tamamlayabilirsiniz. Ben ikinci defa aday oluyorum ve bırakıyorum. Beypazarı’nda da 2 dönem yapmıştım. Benim prensibim bu. Bu nedenle son 5 yılı inşallah benimle el ele tutuşacak bir belediye başkanıyla birlikte geçirelim. Nallıhan’ı da inşallah birlikte ayağa kaldıralım. 31 Mart akşamı iyi haberlerinizi bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
]]>
“BU BÖYLE GİTMEZ”
Yüksek Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un yanında olduklarını açıkladı. Dündar, “Kurşunlanma olayından sonra Fenerbahçeli futbolcular ikinci bir toplu saldırıya maruz kaldı. Sorumluları da o saldırganları yakalamayıp yargıda ibretlik cezaya çarptırılmalarını engelleyenlerle, Trabzonspor maçındaki vahşete seyirci kalaanlardır. Böyle gitmesi mümkün değil. Ligden çekilme dahil genel kuruldan çıkacak her türlü kararı destekliyoruz. Olağanüstü Genel Kurul kararı alan Başkanımız Ali Koç ve yönetim kurulunun arkasındayız.”
“2 NİSAN’DA ORADAYIZ”
Sadettin Saran – Başkan adayı, eski yönetici: “Daha önce takım otobüsümüz kurşunlandı. Şimdi oyuncularımız saha içinde saldırıya uğradı. TFF belli ki gereken tedbirleri almıyor. Bu bir iç güvenlik meselesidir. Ekip olarak kulüp yönetimimizin yanındayız. Fenerbahçe kongre üyeleri, sayın başkanın 2 Nisan olağanüstü genel kurul çağrısına kulak vermelidir. Biz o gün orada olacağız.”
“DERS VERME ZAMANI”
Vefa Küçük – YDK Eski Başkanı:
“Trabzon’da yaşanan olaylar provokasyon ve planlı bir hareket, geçmişte de benzer olaylar yaşandı. Geçmişte yaşananlar örtbas edildi. Organizatör pozisyonundaki yapı bizce malum; bazıları bunlara da artık bir ders verme zamanı geldi. Kulübümüz zarara da uğrasa da artık verilmesi gereken bir karardır. Ali Koç ve yönetimimin aldığı kararı destekliyorum.”
“TFF GÖREVDEN ALINMALI”
Sait Yılmaz – YDK Üyesi: “Hiç kimse ama hiç kimse sadece Süper Lig’in marka değeri düşmesin diye Fenerbahçe’ye bu ligde figüran rolü biçemez. Genel kurulda, ligden çekilme dahil alınacak tüm kararları sonuna kadar destekliyorum. Başka bir seçenek de var… Acil şekilde federasyon başkanının ve yönetiminin görevden alınarak, yeni bir irade koyabilecek bir yönetim oluşturulmalı.”
“U-19 TAKIMIYLA ÇIKALIM”
Hulusi Belgü – Eski başkan adayı: “Trabzon’daki statta devlet yoktu, polis yoktu. Yeterli önlem alınmadı. Devlet ve federasyon bunun önünü kesmek zorunda. TFF seçimlerinin yenilenmesi ve buna siyasi erkin de dahil olmaması gerekiyor. Bunun önüne set çekecek kulüp Fenerbahçe. Nasılsa en kötü ikinci olunacak. Kalan maçlara U19 Takımı ile çıkılabilir. Başkanımız ne karar verirse arkasında olacağız.”
“BAŞKA SEÇENEK BIRAKMADILAR”
Metin Sipahioğlu – Eski yönetici:
“60 dakikada iptal edilip bitirilmesi gereken bir karşılaşmanın bir futbol katliamı yapılarak, anormal şekilde oynatılmaya çalışılması… Maç sonrası yaşanan rezalet… Devlet büyüklerine sormak istiyorum: Biz kendimizi üvey evlat olarak görmeyelim de ne yapalım? Benim de oyun eğer tutum değişmiyorsa ligden çekilme yönünde olacak. İnsanlar bıkmış durumda.”
“MASAYI DEVİRMELİYİZ”
Rıfat Perahya – 1907 FBliler Derneği Başkanı: “Konuşarak sonuç alamıyoruz, artık bir oyunu bozmamız gerekiyor. Masayı devirmek lazım. Adil bir şekilde mücadele etmek için her şeyi yapıyoruz, barış ortamını denedik, düzen bunu istemiyor. Masadan kalkmamız lazım, o zaman görsünler bakalım nasıl olacak. Fenerbahçe olmadan oynasınlar bakalım ligin değeri ne olacak?”
TEPKİSİZLİK BAŞKANI ÜZDÜ
Ali Koç’un Kulüpler Birliği Vakfı başkanlığından istifasının perde arkasında ‘yalnız bırakıldığını’ düşünmesi yatıyor. Konuşulanlara göre Koç, futbolcularına saldırılmasıyla ilgili KBV üyelerinden geçmiş olsun mesajı yayımlanmamasına kırıldı. Tepkisizliğe tepki gösterdi ve istifa etti. Öte yandan Kasımpaşa Başkanı Fatih Saraç, KBV başkanlığına aday olmayacağını açıkladı.
]]>“KOMŞUNUN KOMŞUYA DÜŞMAN EDİLDİĞİ DÜNYAYA GEREK YOK”
Akşener, “Başarılar diliyorum. Ülkemiz için hayırlı olsun.” diyen bir esnafa şunları söyledi:
“Önce ülkemiz, sonra Düzce, sonra sizler, bizler için hayırlı olur inşallah. Ben, samimi bir şey söyleyeyim mi? Çok fazla itiş-kakış içinde gidiyor. Yerel seçim, esasında birebir size hizmet edecek kişiyi seçtiğiniz bir seçimdir. Dolayısıyla şuculuk, buculuk üzerinden hiç gerek yok. Komşunun komşuya düşman edildiği dünyaya gerek yok. Bütün siyasi partiler gibi biz de geziyoruz, tabii ki öyle olması lazım. Mesela ben seçimlere, ‘Seçmenin bayramı’ diyorum. Siyasetçi böyle ‘ceket astım, kola kutusu koydum’ diyemeyeceği bir durumdur.”
Bir bakkal esnafı, “Mehmet Bey’e oy istiyoruz” diyen İYİ Parti lideri Akşener’e “Mehmet Bey bizim zaten eski başkanımız. Zaten oyumuzu ona veriyorduk önceden de. Siz de varsınız. Her zaman Başkanımıza oyumuz hazır.” karşılığını verdi.
Akşener, daha sonra telefon satan bir dükkaı ziyaret etti. İş yerinin kendisine ait olmadığını söyleyen Enes isimli çocuk çalışana işlerin nasıl olduğunu sordu. İşlerin durgun olduğunu söyleyen ve 17 yaşında olduğu için seçimlerde oy kullanamayacağını belirten gence Akşener, “Benim adıma annene, Başkan adına babana, abine; varsa yengene oylarını istediğimizi söyleyebilir misin?” dedi.
“ESNAF BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”
Daha sonra bir giyim mağazasına giren Akşener, mağazadakilerle sohbetinde şöyle konuştu:
“Ben üç sene esnaf gezdim. Bu dükkanların içinde hiç başka bir partiyi yermedim, kendi partimi övmedim. Sadece sizi dinledim. Çok da şey öğrendim çünkü ekonominin bel kemiği sizsiniz. Dolayısıyla ben çok önem veriyorum esnafa, Doğru Yol Partisi (DYP) gibi köklü bir sistemin içinden geldiğim için. DYP’de başladım ben politikaya. Esnaf ağırlıklı bir yapıydı. Ben onu canlandırmaya çalıştım üç sene boyunca, Hakkari’den Edirne’ye kadar. Buralara da geldim, gittim. Şimdi seçim… Artık partimi övmek durumundayım.”
“HATAY’DA HARİKA BİR ADAY GÖSTERDİK”
Bir dönerciyi de ziyaret eden Akşener, çalışanların Hataylı olduğunu ve Hatay’da oy kullanacağını belirtmesi üzerine, “Orada da sizden oy istiyorum. Orada harika bir aday gösterdik, sizin hemşehriniz.” ifadelerini kullandı.
TALİH ÖZCAN: İYİ PARTİ’NİN BURADA VEKİLİ VAR, BUNA İNANIN
Akşener, esnaf ziyareti sırasında CHP’nin Düzce Milletvekili Talih Özcan ile karşılaştı. Özcan’ın “Ben geçmişte İYİ Parti örgütüyle çalıştım. Millet İttifakı’nın ürünüyüm. Biz tabandan beraberiz. Desteğiniz için teşekkür ediyoruz. İYİ Parti’nin burada vekili var, buna inanın.” sözleri üzerine Akşener, “Bir de belediyesi olsa ben de sevinirim.” diye konuştu.
Aşener’in ziyaret ettiği bir başka telefon satan esnaf, “Başkanımızı eskiden beri tanıyoruz. Daha önceki dönemde de memnunduk. İnşallah bu seçimde de kazandıracağız.” dedi.
Bir giyim mağazasında esnafın siftah yapamadığından yakınması üzerine Akşener, kendisini izleyen foto muhabirine hediye aldı ve “Ben emekli maaşımdan alıyorum, siftah yapıyoruz.” dedi.
Başka bir telefon dükkanındaki iki çalışan da Akşener’in Mehmet Keleş’e oy istemesi üzerine, “Oylarımız Başkanımıza, onunla beraberiz.” karşılığını verdi.
“GÖNÜLDEN DESTEKLİYORUZ”
Bir butiği ziyaret eden Akşener, butik sahibine işlerin nasıl gittiğini sordu. Ramazan dolayısıyla sakin olduğunu belirten esnaf, “Burası biraz eski bir işletme, o yüzden işlerimiz iyi.” dedi. Akşener’in oy istemesi üzerine esnaf, “Biz Mehmet Başkanı zaten çok eskiden tanıyoruz. Şehrimizi daha önceden de temsil etti. Kendisi ve ailesi gerçekten çok saygıdeğer insanlar. Biz gönülden destekliyoruz. Yanınızdayız.” dedi.
“BU GENÇLERİN DEVLETE GÜVENİ HER GEÇEN GÜN AZALIYOR”
Kedisini, “eski Doğru Yol Partisi ve Demokrat Parti il başkanı” olarak tanıtan bir vatandaş, “Her şey bitecek, seçim bitecek ama bu milletin devletine olan güveninin azalmasını nasıl düzelteceğiz? Düzce’de bir üniversitemiz var, ben orada gençlerle temastayım. Bu gençlerin bu devlete güveni her geçen gün azalıyor. Bunu ancak biz tesis edebiliriz, siz tesis edebilirsiniz. Gençliğe bu konuda mesajlarınızı bekliyorum.” ifadelerini kullandı.
“MALULLER EMEKLİ EDİLMİYOR”
Ziyaret sırasında sokakta Akşener’in yanına gelen Recep Korkmaz isimli vatandaş, sorununu şöyle dile getirdi:
“Tüm malullerle alakalı şöyle bir konu var, tüm Türkiye’de son dört-beş seneden beri, başta benim eşim olmak üzere maluller emekli edilmiyor. Benim eşimin raporu olmasına rağmen yüksek sağlık kurulları bu raporları düşürüyorlar. Ve şu an ben mahkemedeyim. Bunu lütfen dile getirin. İki satır yazısıyla emeklilikler reddediliyor. Ben yıllardan beri hukuk savaşı veriyorum. Cumhurbaşkanına, Bakana mektup yazdım, cevap yok. İstanbul’da kalp ameliyatı oldu, Kocaeli Üniversitesinde dalağı alındı, burada bağırsağı alındı. Dört tane ameliyatı var, her tarafında kesik var. Bu raporu 60 puanın altında bırakılıp yeterlilik primi olmasına rağmen emekli edilmiyor.”
Bir başka vatandaş da “Köpek olduğu için sayacınız okunamadı” notu düşülen su faturalarını Akşener’e vererek, “Sokak tabelası dikiyorlar, sokak açılmıyor. Bu tabelayı dikmeden önce altyapısını yapması, kanalizasyonu getirmesi lazım ki bu paraları alsın. Ama maalesef 22-23 seneden beri şakır şakır sağıyorlar.” şeklinde konuştu.
]]>Proje ile Küçükçekmece, Başakşehir ve Beylikdüzü ilçelerinde yaşanan su taşkınlarının önüne geçilecek.
Küçükçekmece Ayamama-Kaynarca Yağmur Suyu Tüneli ile Gürpınar Yağmur Suyu Tüneli kazısının başlaması nedeniyle düzenlenen törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, milletvekilleri katıldı.
İKTİDAR ORTAKLARINA TEMİZ DİL ÇAĞIRISI
Atatürk Mahallesi’nde kurulan şantiye alanında gerçekleştirilen törende konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Ramazan’ın ülkemize, İslam coğrafyasına ve bütün dünyaya öncelikle huzur ve barış getirmesini diliyorum. Özellikle Filistin’de akan kanın durmasını, mezalimin durmasını bekliyoruz. Ramazanın güzel ahlakının, güzel dilinin siyasete de sirayet etmesini bekliyoruz. Bu konudaki özenli tutumumuzu biz sürdüreceğiz. Birileri hakaret ediyor, iftira ediyorlar. Seçmene şantaj yapıyorlar. Vatandaşa, vatandaşın tercihleri üzerinden hakaret ediyorlar. Biz bu kavgaların dışında duruyoruz. Kavga yapacaksak emeklinin, emekçinin, esnafın, çiftçinin talepleri üzerinden bir kavga yapıyoruz ve temiz bir dil kullanmaya çalışıyoruz. Buradan iktidar partisinin ve ittifak ortaklarının liderlerinin de ramazanlarını kutluyorum. Ve artık Türkiye’ye yakışmayan hiçbirimize yakışmayan bu dili terk etmeye davet ediyorum onları. Korkuyu örgütlemek, öfkeyi örgütlemek keskin bir bıçaktır. Döner dolaşır, kendini vurur, kimseye faydası olmayan bir dildir. Biz özenli dilimizi sürdüreceğiz” dedi.
“İSRAİL İLE TİCARETİ BİTİRİN”
Özel, şöyle konuştu:
-Ramazan’ın ilk gününde Türkiye’deki çok sayıda insanın özellikle geçmişte Recep Tayyip Erdoğan’ı çok desteklemiş, ondan çok ummuş, onunla birlikte çok yol yürümüş ama derin hayal kırıklıkları yaşayan insanlar var.
-Diyorlar ki ‘İsrail’le ticaret ihanettir. Siz bir yandan Filistin’de yaşananlara gözyaşı dökeceksiniz. Bir yandan yakınlarınızın, arkadaşlarınızın, yakın çevrenizin, siyaset arkadaşlarınızın, destekçilerinizin gemileri İsrail ile Türkiye limanları arasında mekik dokuyacak.”
-Afrika ülkeleri kara sularını İsrail ticaretine kapatmışken Çin’den gelen gemiler 20 günde alacakları yolu bazı ülkelerin tepkisi yüzünden 40 günde almak zorunda kalıyorken Filistin’i dilinden düşürmeyenlerin, İsrail’le yapılan ticaretin misliyle arttırmasını, daha dün akşam saatlerinde Türkiye’den çimento taşıyan gemiler ayrıldı.
-Gübre taşıyan gemiler ayrıldı ki, gübre dediğinizin aslında patlayıcı yapımında da kullanılabilen bir madde olduğunu hiç kimsenin unutmaması gerekiyor. İğneden ipliğe kargo gemileri ayrıldı. Ve bir yandan da Filistin’de zulüm sürüyor.
-Biz de buradan Recep Tayyip Erdoğan’a eğer İsrail’e bir şey söyleyeceksen yandaşlarının ticaretini keserek söyleyeceksin.
-Bu Ramazan mübarek günde İsrail’deki zulmün bitmesini istiyorsan önce ticareti bitireceksin diye bir hatırlatmayla başlayalım.
“O KUYRUĞUN UTANCI 22 YILLIK İKTİDARINDIR”
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile rakibi Murat Kurum arasındaki kent lokantaları polemiğine de değinen Özel “Başkan, birazcık da öfkelenmiş haklı olarak. Bu kent lokantalarının önündeki kuyruğa laf etmek var ya… O kuyrukta bir onur, bir gurur, bir de utanç var. Emin olun o kuyruğun utancı bu yoksulluğu yok etmeyen 22 yıllık iktidarınındır. Orada yemeğini yiyen, karnını doyuranların onuru da gururu da sana ve ekibinedir başkanım” dedi.
“BİRİLERİ SİNİRLİ BİZ RAHATIZ”
Özel, 2019’deki iki seçim arasındaki dönemde 130 milletvekili ile İstanbul’a geldiklerini hatırlatarak, şöyle konuştu:
-O günlerde Sultangazi’de dolaştım. İstanbul’un 13-14 ilçesinden sorumluydum. O İstanbul, bu İstanbul değildi.
-Geçen gün Ekrem Başkanla birlikte yine Sultangazi’deyiz. Arabanın ön camından selamlama yapıyoruz. Arabanın önüne atlıyor her yaştan anne. Anne Kart çıkarıp gösteriyorlar. Anne Kart meselesi, çocuklara süt meselesi, evlere yardım meselesi. Biz yoksulluğu yok etmeye geleceğiz.
-Ama bugüne kadar yoksulluğu yok etmeyip, yoksulluğu yönetenlere inat, o yoksulluk üzerinden siyaset yapmayanlara inat sağ elin verdiğini sol ele göstermeden verilen emeğin İstanbul sokaklarında nasıl bir karşılık bulduğunu görüyoruz.
-O yüzden de 31 Mart seçimleri için birileri endişeli, birileri korkuyor. Birisi sinirli, bir tanesi mahcup; ne diyeceğini şaşırmış gaf üstüne, gaf yapıyor. Ama biz rahatız. Çünkü biliyoruz ki bu insanlar kader kıymet bilen yapılan işi gören ve emeği teslim eden insanlardır.
METRO TARTIŞMASI
Özel şöyle devam etti:
-Metro tartışmasında herkes her şeyi gördü. 65 kilometre metroyu nasıl gizleyecek? Yerin altında diye çıkmış dün şöyle bir şey söylüyor; ‘Metro mu yapmış o. Hepsi yalan’ diyor.
-Ben biliyorum; İBB genel sekreter yardımcısıydı, biz İstanbul Büyükşehir’i alınca Ulaştırma Bakanı yaptı.
-İlk bütçede biz ona dedik ki ’10 tane metronun, 7 tane metronun inşaatını durdurmuşsun.’ Dedi ki ‘dış kaynak olmadan yapılamaz. Maliyetler yüksekti, durdurduk. Bulunduğunda yapılır.’ O 7’ye 3 daha eklendi.
-Dünyada hiçbir metropolde 10 metro inşaatı birden yok.10 AK Partili Trabzonlu,Trabzon’a bir hafif raylı sistem yapamadı.
-Bir tane CHP’li Trabzonlu İstanbul’a 10 tane metro yaptı. Öyle olunca biraz karın ağrısı oluyor tabii.10 Trabzonlu bir raylı sistem yapamazken İstanbul’un altında 10 metro için 10 bin kişi çalışıyorsa o iş içinde işi ehline teslim etmekle ilgili Kur’an’da ayet var. Peygamberin hadisi var. Söylenmiş onca söz var.
-Bu işler öyle boşuna yapılmıyor. Ekrem Başkan gitti, Japonya’dan o işlerin bir Türk kızı olarak gurur duyduğumuz bir insanı buldu getirdi Pelin Hanım’ı raylı sistemlerin başına getirdi. Genel sekreter yardımcısı yaptı.
-Dünya;İstanbul’a güvenen, Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediyeciliğine güvenen ve Pelin Hanım’ın mesleki liyakatına güvenenler bu metro yatırımları için hükümetin ön kestiği yerde İstanbul’un önünü açacak kredileri verdiler. Bunların her bir tanesi çok çok kıymetlidir.
-Böyle kutsal bir günde, ramazanın ilk gününde bu mahallede bir daha gözyaşı akmasın diye bir daha yağmur başladığında esnafın yüreği ağzına gelmesin diye endişe edenlerin görünür yerlerde işler yapmak varken yerin dibine böylesine 1 milyarlık yatırımı yapmaya böyle bir dönemde kalkanların emeklerini yüreklerine teşekkür ediyorum.
-Ve bundan sonra da İstanbul’u belediye meclisinde de çoğunluğu elde edecek bir yürüyüşte ilerliyoruz. Çok iyi bir seçim sonucu bekliyoruz. 14 belediyeye en az 14 tane daha katacağız diyor il başkanımız. İstanbul’a inanıyoruz, güveniyoruz.”
]]>Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisleri’nde gerçekleştirilen törene Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, kulüp yöneticileri, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Onursal Başkanı Şenes Erzik, Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar, eski sporcular, Tahsin Kaya’nın ailesi ve sevenleri katıldı.
Tahsin Kaya’nın naaşı törenin ardından cenaze namazının kılınması için Sakarya’nın Geyve ilçesinde bulunan Merkez Camisi’ne götürüldü.
“1989’UN EFSANE ŞAMPİYONLUĞUNUN BAŞKANI”
Törende konuşan Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, sarı-lacivertli camianın, Tahsin Kaya’nın hizmetlerine minnettar olduğunu ifade etti. Koç “Hepinizin bildiği gibi büyük bir Fenerbahçeliyi, kıymetli başkanımız sayın Tahsin Kaya’yı son yolculuğuna uğruyoruz. Hepimiz biliyoruz. Ali İhsan çok güzel bir hikaye anlattı. Otuz sene sonra İstanbul’a geldikten sonra başkan olmuş. Başkanlık nasip olmuş. Efsane başkanımız da olmuş. Fenerbahçe’ye çok büyük hizmetler, emekler, çabalar sarf etmiş “dedi.
Tahsin Kaya’nın kulübün başında olduğu 1988-1989 sezonunda 103 gol atılarak yaşanan şampiyonluğu hatırlatan Ali Koç, şunları söyledi:
Başkan Tahsin Kaya dediğin zaman akla gelen bu muhteşem 103 golle şampiyonluk sezonumuz. Ve o günden bugüne kadar kırılamayan rekor. 1989’un efsane şampiyonluğunun başkanı, 103 gollü efsane şampiyonlarımızın mimarlarından. Fenerbahçe’yle var olanlardan değil, Fenerbahçe için var olanların ta kendisiydi. En güzel de onun Fenerbahçe anılarıydı. Sanki dün yaşamış gibi tüm berraklığıyla bize o günleri yaşatırdı. 6 sene boyunca bana, bize Fenerbahçe’ye verdiği destekler için Allah razı olsun. Ailesi onun için her şeyden daha önemliydi. Ailesinin, Fenerbahçe camiasının ve Türk sporunun başı sağ olsun. Ailesine sabır, kuvvet ve metanet diliyorum. Allah rahmet eylesin. Başkanımız nurlar içinde yapsın.
“YERİ GELDİ, ADETA BİZLERİ YERDEN KALDIRDI”
Ali Koç, başkanlığı döneminde Tahsin Kaya’nın kendisine çok fazla destek olduğunu belirterek, “Saygılı ve saygın, Fenerbahçe’yi en iyi şekilde temsil eden beyefendi bir insandı. Kendini hiçbir zaman öne çıkarmaya çalışmadı ama desteğiyle her zaman her ihtiyacımız olduğunda yanı başımızdaydı. Özellikle en kötü günlerimizde hep yanımızda oldu. Akil insan gibi davrandı. Yeri geldi yol gösterdi, yeri geldi ağabeylik yaptı, yeri geldi moral verdi. Hiçbir zaman bizi yalnız bırakmadı. Özellikle işler çok çok kötü giderken, camia baskısı fırtınaya dönüşmüşken, dayanma gücümüz yerle bir olmuşken, o günlerde hiçbir zaman o bizlerden vazgeçmedi. Yeri geldi, adeta bizleri yerden kaldırdı. Dayanma gücü verdi. Her kötü günün bir sabahı olduğunu anlattı. Bu 6 senelik süreci tamamlıyorsak, onun da katkıları vardır. Bu davranışı ve 6 sene boyunca verdiği desteği, ofisinde, ailesiyle, dostlarıyla hoş sohbet ve leziz yemekleri hiçbir zaman unutmayacağız” açıklamasında bulundu.
OĞLU DUYGULANDI
Tahsin Kaya’nın oğlu Ali İhsan Kaya ise gerçekleştirilen tören sebebiyle çok duygulandığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Kendisi hakkında anlatılabilecekler anlatılıyor, ben size bir hikayesini anlatayım. 1955-60 yılları arasında İstanbul’a kereste ticareti yaparken, buradaki müşterisini ziyarete gelmiş. Sohbet esnasında Fenerbahçe konuşuluyor. Dedesi Kurtuluş Savaşı’nda şehit olduğu için Fenerbahçe sempatisi var ve Fenerbahçeli ama tabii ki kulübün yerini bilmiyor. Maça gitmemiş. Oradan ayrılırken o müşterisinin yanındaki misafirle beraber çıkıyor Fenerbahçe tarafında. ‘Abi bu Fenerbahçe nerededir’ diyor. ‘Getireyim seni’ diyor. Alıyor onu buraya getiriyor. Tel örgülerin dışından da bakıyor. Futbolcular antrenman yapıyor. Diyor ki ‘Şu futbolculardan bir imza alsam da Geyve’ye döndüğüm de derim Fenerbahçeli futbolculardan bir anı.’ Düşünmüş ki koskoca Fenerbahçeli futbolcular bana imza mı verecek demiş? İstememiş, çekinmiş. İçeri girmeyi bile teşebbüs etmemiş. Ve 30 yıl sonra Allah onu bu kulübe başkan yaptı. Bunu da bizlere her zaman anlatır ki şükredin Geyve’nin o köyünden Allah beni böyle koskoca bir camianın başına başkan yaptı. Böyle bir şeye sahipsiniz. Artık siz ne kadar şükretseniz azdır. Büyük adam olmak için çok çalışın. En son torunuma demiş ki, ‘Arayan adam değil, aranan adam olun ki çok çalışın.’ Ne güzel siz de bir etiketi var. Siz de bunu taşıyın. Hepinizden Allah razı olsun.”
Törene katılan Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar ise yaptığı açıklamada, “103 gol rekoruyla şampiyon olan takımın başkanı olarak, kulüp başkanı olarak zaten tarihe geçti. Hem başkanlık yönünü hem de iş hayatındaki başarısını konuşmacılar dile getirdi. Bir defa çok yardımsever ve hayırsever bir insandı. Ve bunun bilinmesini hiçbir zaman istemezdi” şeklinde konuştu.
]]>Türkiye Stratejik Analizler Merkezi (TÜRKSAM) Genel Başkanı olan Sinan Oğan, Yerköy Belediye Başkanı ve İYİ Parti Belediye Başkan Adayı Ferhat Yılmaz’ı önce makamında ziyaret etti, daha sonra da seçim irtibat bürosuna geçerek, burada seçmenlere seslendi, Yılmaz’a destek istedi.
Sinan Oğan, belediyeyi ziyaretinde vatandaşlarla sohbet ederken, cumhurbaşkanlığı seçimlerine değinerek, “Türk milliyetçilerinin sadece yüzde 5.2’si cumhurbaşkanlığı seçiminde bir araya geldi. Yüzde 95’lik iki tane bloğu kendine muhtaç etti. İkisi de gelip kapımızı çaldılar, bizim şartlarımızı kabul ettiler ve biz öyle destek verdik. Hatta yetmedi Ümit (Özdağ) Bey de öbür tarafa giderek, CHP tarafını destekledi ve oradaki HDP’nin devre dışına çıkmasına vesile olduk. Onun için Türk milliyetçileri bir araya geldiğinde çok şey oluyor” diye konuştu.

“KİMSE ALTINDA BİR ŞEY ARAMASIN”
Daha sonra İYİ Parti Yerköy Seçim İrtibat Bürosuna Oğan, burada partililere hitaben bir konuşma yaptı. “Memleketime geleceğim dedim, başka bir yere hiçbir yere gitmedim. Benim iki tane memleketim var, birisi Iğdır, birisi Yozgat. Önce Iğdır’a gittim. Sonra da Yozgat’a, Yerköy’e geldim” diyen Oğan, konuşmasında şunları söyledi:
– Bunu yapmam gerektiğine inandığım için yapıyorum, bu siyaset ötesi bir durum. Bu bir partiyi, bir siyasi anlayışı desteklemenin çok ötesinde hakikaten de bilgisine, görgüsüne, yereldeki liderliğine güvendiğim ve uzun yıllardır beraber dostluk yaptığım Ferhat Başkanımıza destek için buradayım. Lütfen bunu hiç kimse başka bir şeye yormasın. Hiç kimse bunun altında bir şey aramasın. Dostlar bunun için vardır, dostluk bunun içindir.
– Biz gelecekte Türk milliyetçileri bu ülkeyi yönetmeye talibiz ve ben inanıyorum ki siz sadece bir belediye başkanı değil, gelecekte de bu coğrafyadan çok güçlü bir devlet adamını burada seçmiş olacaksınız. İttifaklar kuruluyor, ittifaklar dağılıyor. Ancak değişmeyen bir şey var ki vatandaşın gönlünde taht kuran bir belediye başkanı aynı zamanda bir liderdir, yerel liderdir. Halkın gönlünde taht kurmuşsanız o zaman ittifakların çok daha ötesinde bir sevgiye, bir liyakate erişmiş oluyorsunuz.
2028 SEÇİMLERİ
– Türkiye son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde şunu görmüştür ki; önümüzdeki 2028 seçimlerinde artık inşallah gün gelir Türk milletinin önünde Türk milliyetçileri çok önemli bir seçenek olacaktır. Türkiye, HDP’nin kıskacından artık çıkmıştır, Türkiye’yi önümüzdeki 10 yıllar boyunca Türk milliyetçileri yönetecektir.
– Yerelde bugün Ferhat başkanımı seçeceksiniz, 2028’de de yarım kalan işimizi tamamlayacağız, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir Türk milliyetçisi cumhurbaşkanı olacak. İnanıyorum ki Sayın Cumhurbaşkanı’na da son seçimlerde verdiğimiz destek ve seçilmesini sağladığımız önemli katkılar sebebiyle de o kapıların hepsinin Yerköy’e açılacağından da hiç şüpheniz olmasın.
]]>Yavaş, şunları söyledi:
“Beş yıl boyunca benden bana oy vermeyenlerle ilgili tek bir kötü cümle çıkmadı. Çünkü seçildik, rozetimizi çıkardık ve Ankara’da herkesin başkanı olduk. Yeminle söylüyorum; bir ilçe ya da bir köye giderken buradan kimin kaç oy çıkmış bakmadım.
Şimdi Cenabı Allah bize bir fırsat verdi. Ankara’ya 70 yıl sonra Ankaralı bir belediye başkanı geldi. İnsanları bizden çok beklentisi vardı. Herhangi bir köye gittiğiniz zaman orada kanalizasyon açıktan akıyor ve çocuklar yanında oynuyorsa hasta olma durumu varsa, o musluklardan su akmıyorsa, orada kimin nereye oy verdiğinin ne önemi var.
Bir an evvel onu çözmek için uğraştık ve bunun için ilk veya ikinci üçüncü belediye meclisi toplantımızda Ankara’daki bütün belediye başkanlarına şu sözleri söyledim; Ankara halkı beni seçti, ilçeler sizi seçti.
Başımızın üstünde yeri var seçmen tercihinin ama bize düşen bir şey var. Ben Ankara’nın birçok ilçesinin çok mağdur olduğunu hak ettiği yeri bulmadığını düşünüyorum. Sizler de belediye başkanı olarak orada istihdamı arttıracak, üretimi arttıracak, oranın zenginleşmesini sağlayacak bir proje getirirseniz, o projeyi beraber uygulayalım.
Ben yapayım büyükşehir olarak. Temelini beraber atalım. Açılışını beraber yapalım. Ve hatta gerekirse sizi işletin dedim. Bunu iki defa söyledim. Ama maalesef Ankara’nın ilçelerindeki belediye başkanları daha benim odamı görmedi.
Hazmedemediler, tenezzül edip biz onun yanına gitmeyiz dediler. Bakın ben de şunu söylüyorum; gerçek hizmet etmek isteyen insan öyle olmaz. Ben Sayın Cumhurbaşkanından randevu alıp çıkıyorum. Ankara için ne istenmesi gerekirse istiyorum bir yerim mi eksiliyor. Siz de bana gelirseniz, Kızılcahamam için bir şey isteseniz, bir yeriniz mi eksilecek?”
“KIZILCAHAMAM’DA DA DEĞİŞİMİN ZAMANI GELDİĞİ”
Hiçbir yerde fotoğrafımı beş yıl boyunca görmediniz. Buralara kaç defa geldim, bir minibüs, bir şoför, bir koruma. Kızılcahamam’da kimseye kötülük yapmadım ki hemşehrilerimden niye korkayım? Şimdi eski belediye başkanları seçilir, 40 yılda bir gelirse gelir.
Pandemi dönemi, bayram dahil hemen hemen buranın bütün köylerini gezdim, sorunlarını yerinde tespit ettim. Ankara halkı Ankara’nın köylüleri ilk defa kendi köyümde bir büyükşehir belediye başkanını gördü. Dolayısıyla amacımız hizmet etmek. Amacımız sizler için çalışmak ve inşallah buna yine aynen devam edeceğiz.
Dediler ki; ‘Ankara Büyükşehir değişirse bu Mansur Yavaş burayı yönetemez.’ Onlar annelerinden büyükşehir belediye başkanı olarak doğmuş. Böyle bir kibir. Bütçemizi yarıya inmesine rağmen onların iki misli işler yaptık. Öncelikle acil işlere girdik. Ve yaptığımız çalışmalar sonunda hem İngiltere’den Dünya Başkent Belediye Başkanları Ödülü’nü aldık. Dünya Şeffaflık Ödülü’nü aldık.
Amerika’nın ünlü kuruluşu Türkiye hakkında rapor veren kuruluş da 30 büyükşehir içerisinde kredisi en yüksek belediye olarak Ankara Büyükşehir’i ilan etti. Dolayısıyla değiştirilmeden bazı şeyleri anlayamazsınız.
Ben Kızılcahamam’da da değişimin zamanı geldiğini düşünüyorum. Başkan bir şey dedi; ‘Mansurculuk.’ Mansurculuk değil, Mansur Yavaş belediyeciliği başkanım. Mansur Yavaş belediyeciliği nedir? Önce belediyeyi tarif edelim. Bunlar beton, plastik zannediyorlar.
Sadece köprü zannediyorlar. Eski dönem kadar zaten onların hepsini yaptık ve bunları ben belediyecilik saymıyorum. Belediyecileri şöyle tarif edilir; doğumundan ölümüne kadar, kentte yaşayan, beldede yaşayan insanların tüm ihtiyaçlarıyla ilgilenen kurumdur diye geçer.
“ANKARA’DA FİİLEN SEÇİM BİTTİ. REKOR OYLA GELİYORUZ”
Anketleri görüyorsunuz televizyonlarda. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı bile ‘Mansur Yavaş açık ara önde’ diyor. Aslında Ankara’da fiilen seçim bitti. Rekor oyla geliyoruz. Sebebi şu; şeffaf davrandık. Bütün hesaplarımızı herkes görebiliyor. Kimse ayrılmadık. Herkesi kucakladık. Huzur geldi, bereket geldi.
Dolayısıyla Ankara halkı icraatlarımızdan memnun. Eksiğimiz nedir? İlçe belediyesi ve belediye meclis üyeleri. İstiyorum sizden. Beypazarı’nda seçildiğimde ikinci kez seçildiğim akşam bir daha aday olmayacağım dedim ve olmadım. Bu sefer şimdiden söylüyorum. Bu benim son beş dönemim. Benim elimden tutacak Coşkun’u seçerseniz beş yıl doya doya hizmet edeceğiz size beş yıl.
“KURSAĞIMIZDAN HARAM LOKMA GİTMEYECEK”
Bugüne karalamaları ne iftiraları fayda etmedi Allah’a çok şükür daha bugüne kadar benim bir personelim savcılığa gitmedi. Biliyorsunuz eski büyük trol var Ankara’nın, adını bile anmak istemiyorum.
Bir mesaj atıyor arkasından müfettiş geliyor ama rahatsız olmuyoruz. Geliyor, inceliyor ve bakıyor ki soruşturacak bir husus yok, yapılan iş doğru. Böylelikle aklanıyoruz. Allah’a bin şükür, Allah bugünleri gösterdi bugüne kadar daha bir personelim savcılığa gitmedi. Aynı şekilde gidecek, kursağımızdan haram lokma gitmeyecek yemeyeceğiz yedirmeyeceğiz.”
Yavaş, Kızılcahamam SKM açılışının ardından Kızılcahamam’daki kadınlarla da bir araya geldi.
]]>“BÜTÜN ANKARALILARIN GÖNLÜNÜ KAZANDI”
Özel, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:
* “Hikaye 2014 yılında başladı. Aslında menzile ulaşıyordu, başarılıyordu. Ancak o karanlık gecenin ardından bir 5 yıl ileriye kaldı. 2019 yılında Mansur Yavaş, Ankara’nın bütün demokratlarıyla buluştu. Ankara’nın sosyal demokratlarını, milliyetçi demokratlarını, muhafazakar demokratlarını bir araya getirerek bir büyük ittifakla Ankara ittifakıyla ilk önce seçimleri kazandı. Ardından kendisine oy veren, vermeyen bütün Ankaralıların gönlünü kazandı.
“CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANI SEÇERSENİZ ANKARA’YI BURAYA GETİRİRSİNİZ DİYORUM”
* Mansur başkanı Ankara’da anlatmak kolay. Ancak onu ben sadece Ankara’da anlatmıyorum. 81 bir ilde bine yakın ilçede nereye gittiysek Mansur başkanımızı anlatıyoruz ve şunu söylüyoruz. Herkesi Ankara’ya götüremeyiz. Herkese Mansur başkanın yaptığı hizmetleri Ankara’dan sunamayıp herkese Ankara kart veremeyiz, her sofraya her ay et koyamayız. Herkese doğal gaz yükleyemeyiz. Çünkü onlar ancak Ankara’da olabiliyor. Ama eğer siz beldenize, ilçenize, büyük şehrinize, bir CHP’li belediye başkanı seçerseniz Ankara’yı buraya getirirsiniz diyorum. Ankara’yı buraya getirirsiniz.
“MANSUR YAVAŞ DEMEK HALKÇI BELEDİYECİLİK DEMEK”
* Mansur Yavaş’ı Doğu Anadolu’da, İç Anadolu’da, Karadeniz’de, Marmara’da, Akdeniz’de, Güneydoğu Anadolu’da, inanarak, güvenerek, övünerek anlatıyoruz. Çünkü Mansur Yavaş demek halkçı belediyecilik demek dayanışma belediyeciliği demek insanı merkeze alan, kimseyi ayırmayan, siyasi parti ayrımlarının, etnik farklılıkların ve tensel farklılıkların görülmediği, insana sen olarak değer verildiği gerçek bir belediyecilik, gerçek bir şehircilik demek.
* Gençler ‘Mamak’ diye ‘Özgür Mamak’ diye tezahürat yapıyorlar. Biraz önce Sayın Yavaş çok anlamlı bir hatırlatmada önemli bir talepte bulundu ve size bir emanet bıraktı. Gerçekten Mansur Yavaş’ın yaptıklarını dakikalarca, saatlerce anlatabiliriz. Ama isteyip de yapamadıkları var. Desteği alamadığı için yapamadıkları var. Onun özelliği mazeret söylemiyor. Şikayet etmiyor ama eli kolu bağlı bu kadar hizmet yapan Mansur Yavaş’ın büyükşehir belediye meclis çoğunluğu elinde olduğunda bu 5 yılda neler yapacağını siz düşünün arkadaşlar.
“REKOR OYLA MANSUR YAVAŞ’I YENİDEN SEÇECEK”
* Hal böyle olunca en kritik belediyelerden bir tanesi Mamak. Aslında yirmi beş yıldır sosyal demokrat belediyeciliğe, halkçı belediyeciliğe hasret. Aslında gücümüz var. Zaman zaman kendi hatalarımızdan zaman zaman talihsizliklerle Mamak’a CHP’nin halkçı belediyeciliğin, eşitlikçi belediyeciliği, yoksulu gören, yetimi kollayan, kadına, gence olanaklar yaratan dezavantajlı grupları mutlaka kayıran engelliler için kenti yaşanılabilir bir cennete çevrilecek belediyecilik için maalesef bugüne kadar beklemek zorunda kaldınız.
* Bakın Mamak geçen seçimlerde büyükşehire verdiği oydan memnun. O oyunun arkasında ve oyu arttırarak bir rekor oyla Mansur Yavaş’ı yeniden seçecek.Ancak, geçen sefer verdiği ilçe belediye oyundan hiç memnun değil. Burnundan fitil fitil geldi. Mamak’ın parası çarçur edildi. Kişisel harcamaları harcandı. Reklamlara, panolara olarak kondu. Ama hizmet yerine kavga yapmayı tercih ettiler. Mamak’a hizmet getirmek yerine büyükşehirde Mansur başkana muhalefet etmeyi, ona çelme çakmayı tercih ettiler.
“ANLAYIŞIMIZ OY YOKSA HİZMET YOK ANLAYIŞI DEĞİLDİR”
* Çankaya’nın dibinde Mamak gibi bir ilçenin bu kadar geride bırakılmasına, hak ettiği hizmeti alamamasına ve adeta başkentin ortasında kaderine terk edilmiş olmasına itiraz ediyoruz. Bizim anlayışımız oy yoksa hizmet yok anlayışı değildir. Kazanınca Tuzluçayır da bizimdir, Yeşilbayır da bizimdir. Şair diyor ya, ‘Mamak’a sonbahar’ geldi. Artık Mamak’ın sonbaharı yetti, kışı yetti, rahmet yağıyor, rahmetle geldik, uzatmayalım ama 31 Mart’ta bu sefer Mamak’a bahar gelecek yan gelecek hepimizin yüzü gülecek. Artık çocukların kreşe Çankaya’ya gitmediği, yoksullukla, çöple, geri kalmışlıkla konuşulmayan bir Mamak için bugün 31 Mart günü fermanı bizde, elinizdeki mühürde.
“ERDOĞAN’A OY YOK”
* Tayyip Erdoğan, emeklinin cebinden her ay 5.5 çeyrek altını almıştır. Emekliler sandıkta hesabını soracak mısınız? Ben emeklilere 7’şer bin lira seyyanen zam verelim, mağduriyeti giderelim dediğimde, ‘Para yok’ dedi. Uçan saraya, yüzen saraya, kışlık saraya, 300 arabalık konvoylara para var, beşli çeteye, yandaş müteahhide para var. Emekliye gelince para yok. Madem emekliye para yok. 31 Mart’ta da Tayyip Erdoğan’a oy yok.
“MİLLİYETÇİLİĞİNİ SORGULAMAK KİMSENİN HADDİ DEĞİLDİR”
* Devlet Bahçeli çıkmış, ‘Ankara’ya altı ok lazım değil, Altınok lazım’ diyor. Ey Bahçeli o altı oktan bir tanesi milliyetçiliktir. Ne CHP’nin ne Veli başkanın ne Mansur başkanın milliyetçiliğini sorgulamak kimsenin haddi değildir. Bunu böyle bilsin. 31 Mart sadece bir yerel seçim değil artık mazlumların, mağdurların, yoksulların, emekçilerin, emeklilerin, çiftçilerin, köylülerin, esnafların, kötü gidişine durduracağız, yarınlara hep birlikte güvenle bakacağımız gün başlangıç günüdür. Biz o güne inanıyoruz. Biz sizlere güveniyoruz. Biz sizin bu seçimi kazanacağınıza ve bu tarihi yazacağınıza inanıyoruz.”
]]>Vatandaşlar, İmamoğlu ve Çaykara’nın içinde olduğu seçim otobüsünü yol boyunca sık sık durdurarak, sevgi gösterilerinde bulundu.

Firuzköy Trakya ve Rumeli Kültürünü Yaşatma Vakfı üyesi vatandaşlarla, CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, CHP İstanbul milletvekili Engin Altay, CHP Parti Meclisi üyesi Mahir Yüksel ve Cem Aydın eşliğinde bir araya gelen İmamoğlu, Hançerli ve Çaykara, mülkiyet sorunu yaşayan yurttaşlara hitap etti.
İmamoğlu, Çaykara ve Hançerli’nin Avcılar’daki son adresi, Merkez Mahallesi’nde düzenlenen halk buluşması oldu. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de halk buluşmasında İmamoğlu, Çaykara ve Hançerli’ye eşlik etti.

“Bizim meydanlarımız aile meydanı” diyen İmamoğlu, buluşmada yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:
“BİZİM MEYDANLARIMIZDA HERKES VAR:
*Bu meydanlarda çocuklar var. Bu meydanlarda pırlanta gibi evlatlarımız var. Gençlerimiz var. Kısacası ailece buradayız, bizim meydanlarımız aile meydanı. Bizim meydanlarımızda o parti bu parti yok.
*Bizim meydanlarımızda sevgi var, bizim meydanlarımızda saygı var, bizim meydanlarımızda kalbi güzel insanlar var. Bizim meydanlarımızda oy veren vermeyen yok herkes. Bizi meydanlarımız gözünde, gönlünde kötülük olanın bile kalbine iyilik getir. Eğer kalbini buz bağlamışsa bizim kalbimizdeki güzellikler o buzları eritecek göreceksiniz.
*Biz bunu hep birlikte daha önce başardık öyle değil mi. Dualarınız sayesinde dimdik ayaktayız. Bugün burada olduğunuz için her birinize minnet duyuyorum. Ben Avcılar’daki hikayem tam 35 yıl. Ben burada üniversitede okudum.
*İstanbul Üniversitesi’ne geldim üniversiteyi bitirdim. Bu şehirde hep birlikte İstanbullu olduk komşu olduk, biz burada iş hayatımızı sürdürdük. Yuvamızı kurduk çocuklarımız oldu. Sonra dünyanın en güzel şehrine belediye başkanı oldum.
*Beni bu şehre belediye başkanı yapan Atatürk Cumhuriyetine minnet duygularımı iletiyorum. Beni bir köyden alıp buraya getiren bu makama yükselten Atatürk’ün kurduğu Türkiye değerleridir. Hepimizin borcu var. Biz o borcu ödeyeceğiz çocuklarımıza layık olacağız, gençlerimize layık olacağız. Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi güçlendirerek hep birlikte yolumuza devam edeceğiz.

“ALLAH SENİ ISLAH ETSİN”
*Biliyorsunuz girişte 475 araçlık bir otoparkı olan çok değerli bir meydan inşaatına bu kardeşiniz başladı. İnşallah bak göreceksiniz tam gaz devam edeceğiz. Orada hem o meydanı hem de sanat dolu çok güzel meydanı fonksiyonlarıyla birlikte hepinizin hizmetine biz sunacağız. Yine hemen orada 2019 yılında Silivri’de bir deprem oldu hatırlıyorsunuz değil mi?
*O depremde Hacı Ahmet Tükenmez Camimiz biraz hasar gördü. O cami bize söylendi ve yıktık. Oradaki o alanın yetkisi bizde olduğu için hızlıca oranın projesini yaptık. Biliyorsunuz oranın bir tarafı vatandaşların yürüyeceği iş yolu, bir tarafı buradan karşı tarafa geçiş yolu, önü de D100 karayolu. Yani ortada bir yer.
*Oraya çok güzel bir cami tasarladık. 800 kişilik kapalı alanı 800 kişilik açık alanıyla beraber iki bin kişilik bir cami tasarladık. Bakın etrafına da insanlar kitap alabilecekleri caminin fonksiyonlarına destek sunacak mükemmel bir alan tasarladık. Beş yıldır kaç kez Turan Hançerli başkanımız gitti konuştu.
*Biz ekip yolladık, anlattık. Bir müftü sırf Ekrem İmamoğlu oraya cami yapmasın diye bizim projemizi dava etti. Buna ben bu aklı biliyorum neymiş efendim, oraya daha büyük cami lazımmış. Burası kavşak kaldı ki caminin büyüğü değil. Bizim Yaradan’ımız, bizim inancımız bize tevazuyu, emretmiş.
*Tevazuyu oraya yakışanı yapmak bize yakışır, öyle güzel bir proje yaptık. Kaldı ki hemen karşı tarafında Cerrahpaşa Üniversitesi’nin sınırlarının içinde daha büyük bir cami tasarlanmış. Beni niye engelliyor biliyor musunuz?
*Aklı sıra Ekrem İmamoğlu oraya cami yaparsa hani mütedeyyin insanlar Ekrem İmamoğlu’na teşekkür eder, etmesin diye. Yahu Allah seni ıslah etsin. Allah seni ıslah etsin. Şimdi benim ne cami cemaatiyle ne mütedeyyin insanlarla ne inançlı insanlarla aramıza girebileceğini mi zannediyorsun hadi oradan, hadi oradan. Hadi oradan.

“SİZİN SİYASETİNİZ BATSIN”
*Bakın ben size bir şey daha anlatayım. Hemen şurada, Yakuplu’da, hemen D 100 orada hasırcılar var. Onun arkasında bir cami yaptım. Adını da ne koydu biliyor musunuz? Kuvay-i Milliye Cami koydum. Ben bunları tanıyorum. Onun için anlatıyorum camii yaptık, diyanete teslim edeceğiz. Bir Kurban Bayramı arefesi. Dedim ki, camiiye gidin bakın bakalım eksiği var mı? Bir an önce bir an önce açılsın.
*Bayram namazı sabahı, ben orada kılacağım dedim. Arkadaşlarım geldi ne deseler iyi. Yahu başkanım gittik her şey tamam da müftü görevlendirmek istemiyormuş imamı. Dedim vallahi ben gider kıldırırım. Ben yaparım o işi. Aradım o zamanki yetkilileri. Dedim ki size yarım gün müsaade, yarım gün.
*O camiye imam görevlendiriyor musunuz? Görevlendirmiyor musunuz? Sen dedim bunu yapıyorsan bekliyorum cevabını o gün oraya imam görevlendirildi ve bayram namazını orada kıldık. Ben buradan o müftüye veya onun gibilere sesleniyorum. Sizin siyasetiniz batsın. Sizin siyasetiniz batsın.
*Allah sizi ıslah etsin. Yaradan bize demiş ki inançla yaşamla insan sevgisiyle büyü. Gerisini unut siyaset nedir bugün var yarın yok. Makam nedir? Mevki nedir? Ama bunların hepsi düzelecek.
“BEN YILMAM KARDEŞİM BEN ADAMI YILDIRIRIM KARDEŞİM”
*Bakın biz burada beş yıldır cami yaptırmak için, yaptırmamak için uğraşıyor ama gene o camiyi biz yapacağız. Pırlanta gibi bir meydan olacak. Bakın biz burada çok güzel işler yaptık. Başkanım da biliyor, şu Marmara Caddesi’ni pırlanta gibi yaptık. Namık Kemal Caddesi, Reşit Paşa Caddesi ve buradaki bir kısım sokakları bu kapsamda yeniledik. İstanbul’un her ilçesine kent lokantası açacağız.
*Yine Enstitü İstanbul İsmek, kreş açtık üç tane 300 yakın çocuğumuz eğitim görüyor. Bizden önce kreş var mıydı bu şehirde? Yok. Sayısı kaçtı sıfır sıfır. Yurt var mıydı? Hayır. Sayısı kaçtı? Bunların notu da sıfır onu söyleyeyim size. Bunların notu da sıfır.İcraatçıyız kardeşim biz kalkınmacıyız. Bunlar tembelleşmişti.
*2019 yılında seçimi biz kazanınca ne yaptılar? Seçimi elimizden almaya kalktılar öyle değil mi? 6 Mayıs’ta, seçimi iptal ettikten sonra hep birlikte bunlara demokrasi dersini verdik mi. Biz bunlara demokrasi dersi verdikten sonra ne yaptılar?
*Hakkımızda dava açtılar. Hapis cezası vermeye kalktılar. Siyasi yasak koymaya çalışıyorlar soruşturma koydular, onu yaptılar, bunu yaptılar. Beni, hem de beni yıldıracaklar. Ben yılmam kardeşim ben adamı yıldırırım, diyorlar ki senin arkanda kim var? Benim arkamda bak kızım (halk buluşması katılımcılarından) dedi ki ben varım.
*Benim arkamda 16 milyon var. Bakın en çok neye tahammül edemiyorlar biliyor musunuz? Ne dediler? Bunlar gelirse sosyal yardımlar kalkar dediler. Bu kardeşiniz bütçedeki payını tam altı katına çıkarttı. Onlar, torpilli bir kişiye, 120 bin dolar burs verdiler. Ben ise 100 bin milletin evladına yedi bin beş yüzer lira burs verdik.
“MİLLETİN PARASINI MİLLETE VERİYORUM”
Biz 0- 4 yaş arası çocuğu olan anneler bu şehri özgürce gezecekler. Bebelerini mutlu yetiştirecekler dedim. Annelere o güzel anneyi evladıyla dolaşsın diye anne kart verdik. Ne dedi? Kimin parasını kime veriyorsun.
*Milletin parasını millete veriyorum, sizin gibi bir avuç insana vererek o bir avuç insanı mutlu etmiyoruz. Biz sosyal yardımları hem de partisi kimmiş, neymiş hiç önemli değil. Milletin ihtiyacına koşmak bizim sorumluluğumuz. Eğer bir memlekette yoksulluk varsa eğer bir memlekette, açta, açıkta birisi varsa ona yardım etmek, ona katkı sunmak lütuf değil bizim sorumluluğumuz Biz yardım yapmıyoruz.
*Onun hakkı olan ona veriyoruz. Bu sosyal demokrat anlayışı onlara öğreteceğiz. Bakın önümüzdeki yıl ne yapacağız biliyor musunuz? 100 bin gencimize bu sefer yıllık tam 15 bin lira burs vereceğiz. Niye çünkü bu ekonomiyi yönetemeyen bu akıl bizi enflasyona boğdu paramızı pul etti.
*Emeklimizi, kuyruklara mahkum etti. Bir de emekliye verilen ya da verilecek bir farkı bütçeye yük olduğunu söylüyor. Siz İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’yla uğraşacağınıza gidin ekonomiyi düzeltin. Gidin milletin hakkı olanı millete verin kardeşim.
*Emeklinin hakkı olanı emekliye verin. Ahlaklı bir dönem, bu süreçte İstanbul’da bir torpilli bir kişiye bile imar rantı verdirtmedi, vermedi. Bu kardeşinizle ekibi yol arkadaşları, İstanbul’u talan edecekleri Kanal İstanbul’u yaptırmadı, yaptırmayacak kardeşim.
MURAT KURUM’A 2 SORU
*Ne diyor acemi aday, İstanbul’un gündeminde olmayan, onun gündeminde yokmuş. Vallahi dün bir şey dedi karıştırdı, önce aynaya bak dedi. Sonra ayran dedi, ayranı yok dedi. Ben de anlamadım ne dediğinden ama ona buradan sesleniyorum bu millete Kanal İstanbul gündemimde yok demeyene kadar sana bu soruyu soracağım bir.
*İki, senin gündeminde yok da, sizin tensipleriyle atandığınız, emirleriyle koştuğunuz, buyruklarıyla yaptığınız hükümetin veya Sayın Cumhurbaşkanı’nda gündeminde var mı yok mu onu açıkla. Bu millet neyi sevmez biliyor musunuz? Kendini aldatanı sevmez, bir de aldananı sevmez.
*Bu millet aldanana da oy vermez aldatana da oy vermez. Birlikte olduğumuz sürece bu milletin birlik ve beraberliği için hep birlikte çalıştığımız süre bu milletin sırtı yere gelmez. İstanbul’un yokta yoklukta açta açıkta kimsesi kalmayacak güne kadar çok çalışmaya devam.
*Ben hepinizi çok seviyorum. Allah hepinizi korusun. Hep birlikte koşacağız. Milletçe, çok güzel işleri Avcılar’a, İstanbul’a hep birlikte üreteceğiz.
“YAKIŞANI YAPMAYA HERKESİ DAVET EDİYORUM”
*Utku Caner Çaykara benim genç pırlanta, mühendis arkadaşım, kardeşim. Utku Caner Çaykara’yla çok güzel bir dönemi hep birlikte var edeceğiz. Biz Turan Hançerli dostumla çok güzel bir çalışma yaptık ve çok güzel başarılara imza attık. Şimdi Turan Hançerli Başkanımızla yine yan yana omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz.
*Göreceksiniz onu bu dönem ya sağımda ya solumda hep bir arada olacağız İstanbul için gayret içinde olacağız. Onun bu kadirşinaslığı partili oluşu, yoldaşlığını alkışlıyorum yakışanı yapıyor. Yakışanı yakışanı yapmaya herkesi davet ediyorum herkesi.
*Buyurun Utku Caner Çaykara kardeşimin çok başarılı olacağını yürekten inanıyorum. Sevgili kardeşim, il başkanım değerli dostum Özgür Çelik’e de hepinizin huzurunda teşekkür ediyorum. İlçe başkanım burada yarattığı iş birliği ortamı için ona da teşekkür ediyorum. Her şey çok güzel olacak. Tam yol ileri.
]]>“VEFA KELİMESİNİN BİZİM GİBİ KURUMLAR İÇİN İKİ TANE ANLAMI VAR”
Özel, burada yaptığı konuşmada, şunları söyledi:
* “Vefa kelimesinin aslında bizim gibi kurumlar için iki tane anlamı var. Bunlardan bir tanesi manevi anlamı, bir tanesi maddi anlamı. Manevi anlamı vefa duyulan açısından son derece onur verici, hakkının teslim edilmesi, hatırlanması, emeklerinin boşa gitmemesi, söylediği sözün uçup gitmediğinin, yazdığı yazının silinmediğinin görülmesi açısından son derece kıymetli. Vefayı gösterenler açısından hem kendilerini bu noktada, bir borcu ödemenin mutluluğunu, huzurunu duymaları açısından kıymetli, hem de bundan sonraki sürece bir gelenek devrediyor olmanın gururunu yaşatan, onurunu yaşatan bir durum. Ama işin bir de maddi tarafı var. O da kurumsal hafızanın önemine yapılan vurgu.
“DEMEK Kİ HİÇBİR BAŞARI BOŞUNA GELMİYOR”
* Kurumsal hafıza ki bundan sonraki süreçte o kurumda yapılacak tüm iş ve işlemler, hele ki bu kurum bir ülkenin ana muhalefet partisiyse bundan sonra yürütülecek tüm siyasi yürüyüş, tüm yürünecek yol ve menzile yönelik olarak da son derece önemli, kıymetli bir adım. Biz CHP’nin bir vefa gecesindeyiz ancak bu vefa gecesi 81 ilden, 1 ilin, o ilin de 39 ilçesinden 1 tanesinin düzenlediği bir gece. Şimdi burada bir ayrışma var. Olumlu yönde, pozitif ayrışma var.
* Bir ilçe başkanlığı bir vefa gecesi yapıyor, bu önce ilçe sınırında, sonra il sınırında, sonra tüm ülkeye yönelik olarak gerçekleşiyor. Siyasi parti bunu kurumsal olarak ve genel merkez düzeyinde de sahipleniyor, benimsiyor. Daha önce de Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu katıldı. Bu gece ben de buradayım ve bu partimiz adına yapılan bir etkinliğe, önemli bir boşluğu dolduran çok doğru bir etkinliğe dönüşmüş durumda. Demek ki hiçbir başarı boşuna gelmiyor.
“ÖRGÜTÜ SAHİPLENMENİN BAŞARISI”
* 6 yıl önce bu vefa gecesini yani 6’ncısı olan ve 8 yıl önce yapılmış olan ilki, bu vefa gecesini düzenleyen ilçe başkanı sonra ilçe belediye başkanı oluyor, sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı oluyor. Ülkenin en umutsuz zamanlarında bugün İstanbul’un sokaklarında Türkiye’nin her tarafında gördüğümüz gibi bir umutsuzluğu yırtıp atan, bir umudun adı oluyor. O günün ilçe belediye başkanı olduğu dönemde, o günün ilçe yöneticisi, sonra ilçe başkanı olan Taşkın Özer, milletvekili oluyor, CHP’nin YDK Başkanı oluyor.
* O günkü belediyede, ilçe belediyesinde yok ama demek ki akılda ileride büyükşehri yönetmek var, o günkü belediye başkanının genel sekreter yetkileri ile donattığı danışmanı bugün bu belediyenin bugünkü belediye başkanı oluyor, Beylikdüzü’nde ve bu gecenin ev sahibi oluyor. Buraya çıkıp otururken de bir yanına ilçe başkanını, bir yanına kadın kolları başkanını, bir yanına da gençlik kolları başkanını oturtuyor. Örnek alınacaksa, bu işin örnek alınması, ders alınacaksa bundan ders alınması lazım.
* Öyle vefa gösteriyoruz diye vefa gösterilmeyen, kurumsal kimliğin sahiplenildiği, bugünlere birbiri ile itişe kakışa değil, birbirinin eksiğini bulanların değil birbirine çelme takanların değil ta o günden bugüne dayanışarak gelenlerin, kol kola girenlerin, birbirine kol kanat gerenlerin, örgütü tüm kademeleri ile dışlamak değil sahiplenmenin başarısıdır bu. Ekrem Başkanın şahsında bu organizasyonu o günden bugüne getiren herkesi yürekten alkışlıyorum.
“KURULUŞ HİKAYESİNE HUSUMET DUYUYORLAR”
* Tabi bir yandan da vefa ulusal çapta nasıl olacak? Ulusal çapta gelişmiş ülkelerdeki en önemli vefa, o ülkenin kurucu kadrolarına duyulan vefadır. Maalesef bugün ülkenin yönetim kademesinde olanlar, bazen ağız ucu ile bazen ‘Cumhuriyetimizin banisi’ diye geçerek, bazen Atatürk dememek için Gazi diyerek ama esasen Cumhuriyetin bir bütün olarak kurucu kadrolarına minnet ve vefa duymak yerine özellikle bazı isimler üzerinden aslında Cumhuriyetin kuruluş hikayesine husumet duyduklarını da gizleyemiyorlar.
* O yüzden Cumhuriyetin kurucu kadrolarına, Cumhuriyetin kuruluşuna ve aydınlanma devrimlerine sahip çıkanların bu ülkede bu vefayı göstereceği günlerin yakın olduğunun altını çizmek isterim. Bundan sonraki süreçte elbette esas vefanın ne olduğu ile ilgili bir tanımlama yapacağım ama bir de günün tarihsel bir önemi var. O da bugün 1 Mart. 21 yıl önce TBMM’de bugün çok tarihi bir oylama yapıldı. Bugün ülkeyi yöneten kişi o günlerde ABD’ye gitmiş, BOP eş başkanı olmanın vaadi, motivasyonuyla Türkiye Cumhuriyeti topraklarına 1,5 milyon ABD askeri sokmayı taahhüt etmişti.
* Bütün havaalanlarımız Irak operasyonunda kullanılacak, limanlarımız açılacak ve gelecek malzemeler, silahlara hiçbir bekleme süresi, incelemeye tabi olmadan ABD toprağı gibi kullanılarak Irak işgal edilecekti. O tezkere Meclis’e geldi, o günkü Genel Başkanımız rahmetli Deniz Baykal kapalı oturumda 1,5 saatten fazla süren bir konuşma yaptı, o gün 22’nci dönemdeki CHP grubu tarihi bir direniş, tarihi bir mücadele gösterdiler.
* Müzakerelerin sonucunda 99 iktidar partisi milletvekilini de yanlarına alarak, o ABD postalının belki de çıkmamak üzere Türk topraklarına gelmesine, yerleşmelerine ve daha sonra Irak’ta dökülecek o kanın tamamına TBMM’nin ortak olmasına engel oldular. Bu tarihi günü 21 yıl sonra Deniz Baykal’a o gün Meclis’te görev yapan ve şimdi hayatta olmayanlara rahmetle, hayatta olanlara minnetle vefamızı ifade etmek isterim.
“VEFA, PARTİYİ İKTİDAR YAPARAK GÖSTERİLİR”
* Bülent Ecevit’i Kıbrıs Barış Harekatı ile Türkiye’ye sosyal demokrasiyi, ortanın solunu, emekçi haklarını getirmekle, yaptığı birçok hizmetle anabiliriz. İsmet Paşa’yı Serv’i yırtıp atması ile mi Lozan Anlaşması ile mi garp cephesi kumandanlığı ile mi anmalı? Ya da biraz önce ifade edildiği gibi, ‘Benim en büyük yenilgim’ dediği 14 Mayıs 1950 gecesi çok partili rejiminin önünü açmayı, rejimin üzerinde olası bir askeri vesayeti aklından dahi geçirmemesi ile mi anmalı? Deniz Baykal’ı biraz önce andık. Bugün burada olan genel başkanlarım, olmayan Hikmet Çetin’in Türk dış politikasına, devletimize, partimize yaptıklarını hepsi ayrı ayrı sayılabilir.
* Ama ismini anmadığım, Genel Başkanımız, ülkenin kurucusu, kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Hepsine birden CHP’liler bir vefa göstereceklerse nasıl gösterecekler? Onu ifade edip, onun sözünü vererek sözlerimi sonlandırayım. İster hayatta olsunlar, ister olmasınlar, ister sonuncusu olsun, ister birincisi olsun CHP’nin bir genel başkanına, tüm genel başkanlarına vefa göstereceksek, bunu partilerini iktidar yaparak göstereceğiz arkadaşlar. Partilerini iktidar yaparak. Bu inanç, özgüven, bu enerji ile her birinize olan inancımla, güvencimle bu güzel gece için bir kez daha emeği geçenlere, bugünlere getirenlere, ilk gün akıl edenlere teşekkürlerimi sunuyorum.”
]]>İŞTE AZİZ YILDIRIM ‘IN AÇIKLAMALARININ TAMAMI:
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek’in bugün yapmış olduğu açıklamaları dikkatle izledim. Kendisine, Google’da “Fetöcü kulüp” şeklinde arama yapıldığında karşısına hangi kulübün çıktığını sormakla birlikte, “sarı-lacivert duvar”, “ne şikesi memleket elde gidiyor”, “50.000 kişi ile sivil darbe yapacaklardı” kelimelerini de aramasını ve karşısına çıkan sonuçları incelemesini tavsiye ederim. Yine bu Başkana, Şike Kumpası İddianamelerini, FETÖ Çatı Davası, Selam Tevhit, Ergenekon Kumpas İddianamelerini, Yargıtay Başsavcılığı Mütalaalarını ve yine Cumhurbaşkanlığı İnternet Sitesinde yayınlanan 15 Temmuz kitapçığını okumasını ve okuduğundan anladıklarını da kamuoyu ile paylaşmasını tavsiye ediyorum.
‘FETÖ’NÜN DEĞİRMENİNE SU TAŞIYANLAR BELLİ’
3 Temmuz ruhu ölmemiştir. Dipdiri bir şekilde ayaktadır. Bu ruh Ünal Aysal tarafından dile getirilen “bu ateş üflenerek sönmez” sözünü nasıl paramparça etmiş ise bugün de Dursun Özbek’in benzer sözlerini paramparça eder, edecektir. Fenerbahçe camiası, Dursun Özbek ve benzerleri korkup, sinerken, onların suyuna giderken FETÖ’ye savaş açmış ve kazanmış bir camiadır. O gün FETÖ’nün değirmenine su taşıyanlar malumdur. Bunlar arasında Galatasaray’ın eski başkanları ve mensupları da vardır. FETÖ’ye karşı verilen mücadelede ortada olmayan bu kişiler benim nazarımda FETÖ yandaşıdır. Onlarla mücadelem bitmemiştir. Tarih onların da eninde sonunda yargı önüne çıktığına ve hesap verdiğine şahitlik edecektir.
‘DURSUN ÖZBEK’İN HADSİZ SÖZLERİ’
FETÖ’nün amacı büyük kitleleri karşı karşıya getirmek ve onları çatıştırmak, devletin bekasını ortadan kaldırmaktır. Dursun Özbek’in bilinçsizce yapmış olduğu hadsiz açıklamaları tamda bu amaca hizmet etmektedir. FETÖ seviciliği ile sportif rekabette avantaj elde etmek alçaklıktır, şerefsizliktir. Bugün her kim FETÖ seviciliği yapıyorsa alçaktır, şerefsizdir. 117 yıllık Fenerbahçe Spor Kulübü daima milletinin emrinde devletin yanında olmuştur. Ergen çocuk açıklamaları ile 117 yıllık Fenerbahçe Spor Kulübü’nü sportif rekabete malzeme yapmak kimsenin haddi ve cüret edeceği bir şey değildir.
‘TAM ANLAMIYLA BİR APTALLIKTIR’
Dursun Özbek’in entellektüel beslenme kaynağı olan Google, FETÖ’nün sözde lideri ve Galatasaray Kulübü ve mensuplarının ortak anıları ile doludur. UEFA Şampiyonluğunun posterini bile bir bütün olarak yayınlayamayan bir kulüp başkanının Fenerbahçe Spor Kulübü’ne yapmış olduğu FETÖ yakıştırması tam anlamıyla bir aptallıktır. Fenerbahçe’ye FETÖ tarafından kurulduğu yargı kararları ile sabit olan Şike Kumpasını bir gerçekmiş gibi servis etmesi ise tam bir FETÖ yandaşlığıdır.
‘DAMARIMIZDAKİ KAN DA ÖFKE DE DEĞİŞMEMİŞTİR’
Başkanlık görevimin sona ermesi sonrasında da bu karanlık yapı ile mücadelem bitmemiştir. Halen de sürmektedir. Dursun Özbek ve benzerleri bizlerin Türk Futbolu adına vermekte olduğumuz bu mücadelenin neresindedir? Sessizliğimiz kendisini yanılgıya düşürmesin. Damarımızdaki kan da öfkemiz de değişmemiştir. Dursun Özbek bilmelidir ki yapmakta olduğumuz bu mücadelede karşımızda olanların akıbeti değişmeyecektir. Bu mücadeleye laf edenleri, mücadelemizi kendi küçük şahsi menfaatlerine meze edenlerin dilini kesmeyi de onlara dünyaya dar etmeye de gücümüz vardır. Yokluğumuzda kendini olduğundan farklı bir yere pozisyonlayan Dursun Özbek bilmelidir ki kendisi bizim nazarımızda sinek ikiliden daha büyük değildir ve ona daha çok söyleyecek sözümüz olacaktır.
AZİZ YILDIRIM VE DAVA ARKADAŞLARI
]]>Kısa sürede teslim edileceği vaat edilen konutların küçük bir bölümü hak sahiplerinin baskısı sonucu bu ay teslim edildi.
Evlerini teslim alamayanların tepkisi sürerken ‘bitti’ denilerek hak sahiplerine verilen evlerin eksikleri ise vatandaşları isyan noktasına getirdi.
Birçok yapısal kusuru ve eksiği bulunan konutlarda ısıtma, aydınlatma ve su gibi temel ihtiyaçlar da düzenli sağlanamıyor.
CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, Kuruçay TOKİ Konutlarında yaşayan Saliha Keleş isimli vatandaşın evine konuk olarak sorunları dinledi.
Tahtasız, “Çorum Belediye Başkanı burada sözler verdi. AKP Milletvekili ve İl Başkanı da söz verdi. Söz kişinin aynasıdır. Ben buradan AKP Milletvekillerini, Belediye Başkanını ve il başkanını göreve davet ediyorum. Bu TOKİ ile görüşün bu vatandaşlarımızın, dul ve yetimlerin 4 bin 300 lira ile nasıl geçinecek? Bir de üstüne üstelik petek yanmıyor, asansör çalışmıyor. Burada bu insanlarımızı mağdur etmeyin” diye konuştu.
“743 KONUTTAN SADECE YÜZDE 10’U TESLİM EDİLDİ”
Tahtasız, şunları söyledi:
“Kuruçay TOKİ’deyiz. 2018 yılında temeli atılan 743 konuttan sadece yüzde 10’u teslim edildi. O da bizlerin uğraşı sonrasında oldu çünkü seçim öncesi söz verdiler.
Normalde burası 2020- 2021 yılında teslim edilecekti ama maalesef teslim edilmeyince bizlerin baskısıyla, halkın isyanıyla burada 7. ayın 1’inde verecekleri anahtarları maalesef 10-15 gün önce verdiler.
Evine taşınan Saliha Keleş ablamızın evindeyiz, çay içemeye geldik sağ olsun ama bir türlü sorunlar bitmiyor.
Bir çok marangozun eksikleri var. Peteklerinin yanmadığını söylüyor. Neler yaşıyorsunuz bu süreçte?”
“BANA ‘ANKARA’YI ARA’ DİYORLAR”
Ev sahibi Saliha Keleş isimli vatandaş ise şöyle konuştu:
“Neler yaşıyorum geldim geleli bir yandı 10 gün oldu, 2 gün yandı diğer zamanlar peteklerim hiç yanmıyor. Basınçlı su yapmıyormuş. Gidiyorum ofislere ‘tamam tamam hallederiz’. Gönderiyorlar suyu basıyorlar ertesi gün yine. Camla çerçeveyle eleman koşturuyorum. Usta koşturuyorum.
Cereyanlı ocakla oturuyorum ben. Ofise gittim. Bana ‘Ankara’yı ara diyor’ TOKİ. Ankara’yı ara, ya ben Ankara’yı ne ara arayayım. Nereden çıkarayım ben. Seni devlet niye oturturmuş TOKİ’ye, ofise, muhatap bulamıyorum.
Aşağı müteahhide gidiyorum. Müteahhit de, ‘tamam biz liste aldık tamam hallederiz’ diyor ama ben soğukta durmak zorunda değilim. Asansörler çalışmıyor zaten. 60 yaşındayım ben zaten in çık, in çık nereye kadar yani?”
“AKP’YE OY VERDİĞİM İÇİN PARMAKLARIMI KESMEK İSTİYORUM”
Mağduriyetini dile getiren Keleş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“20 yıldır ben AKP’liyim. Bu parmaklarımı kesmek istiyorum verdiğim oya. 20 yıldır yalan konuşmuyorum bak. 20 yıldır geldi hükümete veriyorum ama bu saatten sonra asla ve asla bana istediklerini yapsınlar, devlet bana ne yapacaksa yapsın ben yine arkasındayım ben mağdurum.
Bana yardımcı olun. Ben babamdan yararlanıyorum. Yetim aylığı alıyorum. 4 bin 300 TL maaşım yeni oldu. Benim doğal gazım 360 lira geldi. Elektriğim gelecek.
Şofben suyumun faturası gelecek, bin 200’de buraya ödüyorum. Hani ne kaldı? Bilemiyorum işte böyle çoluğa çocuğa oğlum bu ay sen mi alırsın, kızım bu ay sen mi alırsın alışverişi diyorum.”
“BURADA İNSANLARIMIZI MAĞDUR ETMEYİN”
Mehmet Tahtasız da, “Burada biz bir anahtar teslim töreni yaptık. Sahte yok dediler. Burada tören yaptık o törende bende vardım. Çorum Belediye Başkanı burada sözler verdi. AKP Milletvekili ve İl Başkanı da söz verdi. Söz kişinin aynasıdır. Ben buradan AKP Milletvekillerini, Belediye Başkanını ve il başkanını göreve davet ediyorum. Bu TOKİ ile görüşün bu vatandaşlarımızın, dul ve yetimlerin 4 bin 300 lira ile nasıl geçinecek? Bir de üstüne üstelik petek yanmıyor, asansör çalışmıyor. Burada bu insanlarımızı mağdur etmeyin” şeklinde konuştu.
]]>“BİR ÖNEMİ YOK”
CHP’nin genel başkanı olarak bu kefaleti açıkça ortaya koyduğunu dile getiren Özel şunları kaydetti:
“Bazı televizyonlarda, gazetelerde birkaç kişinin isyanını, itirazını duyuyorsunuz. Görevdeyken iyi, olmayınca istifa etmeler, başka partiye gitmeler ve oradan partiye ateş etmeler. Vallahi 3 tane 5 kişinin, iktidara yakın gazetelerin manşetine çıkmasının bir önemi yok. 16 bin 500 aday adayı vardı bu partide. 3’ü, 5’i öyle yapıyor ama sabahleyin adaydan erken kalkıp, adayı arayıp ‘Hadi çalışmaya gitmiyor muyuz’ diyen aday adayımız, kendisine ayırdığı bütçeyi ilçe başkanına getiren aday adayımız, kendisine giydirdiği aracı belediye başkan adayıma tahsis eden aday adayımız var bizim. Bizim gönlümüzün manşetinde bu arkadaşlar var.”

“CHP’NİN YÜZDE 52’DEN FAZLA OYU VAR”
28 Haziran 2023’te CHP’nin yüzde 52’den fazla oyunun olduğunu hatırlatan Özel, “Geçen sene mayısta birlikte sandıkta buluştuğumuz çok değerli sayın önceki genel başkanımıza, cumhurbaşkanı adayımız Kemal Kılıçdaroğlu’na oy veren herkes, 10 ay sonra aynı oyu atsa, vallahi Balıkesir kurtuluyor, billahi Balıkesir kurtuluyor.” dedi.
Geçen seçimlerde Ahmet Akın’ın Millet İttifakı olarak aday gösterildiğini hatırlatan Özel, “Ahmet Akın, Millet İttifakı’nın adayı olarak o seçimi alıyordu, bu kabusu bitiriyordu. O süreçte dediler ki ‘Adayınızı geri çekin, burayı biz istiyoruz.’ Ahmet dedi ki ‘Genel merkezimiz karar verdiyse olur.’ Gözleri yaşlıydı. Ağlaya ağlaya, ama madem ittifaktır dedi, çekildi. Burayı öyle istediler, İsmail Ok’a verildi. İsmail Ok da emaneti aldı iki eliyle AK Parti’ye verdi. Ödülünü aldı mı? Aldı şimdi AK Parti onu tekrar milletvekili yaptı. Ne var ortada? Ortada milli irade hırsızlığı var. Ne var ortada? Ortada Balıkesir’in iradesinin çalınması var.” ifadelerini kullandı.
“O PANKARTI TOPLATANLARA YAZIKLAR OLSUN”
Geçen hafta İspanya’nın başkenti Madrid’de Sosyalist Enternasyonal’in toplantısına katıldığını hatırlatan Özel, “Dünyadaki sol sosyal demokrat sosyalist partiler, dayanışmayı güçlendirmek, bütün dünyada solu yeniden yeni rüzgarları arkasına almak için hep birlikte çalışıyoruz, çalışacağız.” dedi.
Özgür Özel, bu toplantıda, Sosyalist Enternasyonal’in Başkanı da olan İspanya’nın Başbakanı Petros Sanchez’in de aralarında bulunduğu siyasi liderlere, İsrail Devleti’nin giriştiği zalimce saldırılara karşı susmanın solculara, sosyal demokratlara yakışmayacağı, bu konuya hep beraber müdahale edilmesi gerektiği çağrısında bulunduğunu, ayrıca nisanda Filistin’e gideceğini, Filistin’in Türkiye solunun, Bülent Ecevit’in, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının büyük meselesi olduğunu aktardığını söyledi.

Madrid’deki ikili temaslarda da bu konuda sosyal demokratların, sosyalistlerin mutlaka akan kanı durdurması, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, cihanda barış” söylemine uygun olarak barış için mücadele edilmesi gerektiğini söylediğini anlatan Özel, şöyle devam etti:
“Ben o saatlerde dünyanın önemli liderlerine Filistin’deki mezalimi durduralım derken ve beyefendi Recep Tayyip Erdoğan Sakarya’daymış. Sakarya’da konuşurken meydandan bir tane pankart açılmış. Pankartta diyor ki ‘İsrail’le utanç verici ticarete son verin.’ O pankartı açanlar AK Parti mitingine gidenler, o pankartı açanlar geçmişten beri Milli Görüşçüyüz diyenler, o pankartı Türk polisine toplatan ‘Üzerimdeki Milli Görüş ceketimi, gömleğimi çıkardım’ diyen Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanı, İsrail’in görülmez en büyük müttefiki Recep Tayyip Erdoğan’dır. Biz Filistin’i savunurken o pankartı toplatanlara yazıklar olsun.”
HALKTAN TALEPTE BULUNDU
Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden kazasına değinen Özel, “Çıkan atıkları dağ gibi istifleyenler, Soma’daki tehlikeye dikkati çekenleri duymadıkları gibi İliç’teki madencilerin feryadını duymayanlar, ‘Bu maden ısınıyor, başımıza bela olacak.’ dendiği gibi ‘Bu dağ çok yükseldi, çatlaklar var. Bir gün hepimizi önüne katacak.’ diyenleri dinlemeyip, paranın peşinde koşanlar İliç faciasına sebebiyet verdiler. Orada o facianın yaşanmasına sebebiyet veren imza, Çevresel Etki Değerlendirme raporunun imzasıdır. Onun altında imzası olan dönemin Çevre Bakanı Murat Kurum’dur. ‘Ne alakası var benle.’ dediği imza, ‘Heyelan riski yoktur’ diye attığı evlatlarımızı felakete sürüklediği bir imzadır. Bundan sonra vatandaşlarımızdan talebimizdir, uyarımızdır. İliç felaketinin müsebbibini, İstanbul’un felaketi yapmasınlar. İstanbul’un felaketine engel olsunlar.” diye konuştu.
“AKP, SAYIŞTAYI İŞLEVSİZLEŞTİRİYOR”
CHP Genel Başkanı Özel, AKP iktidarının 23 yıldır Sayıştay denetimini işlevsizleştirmeye çalıştığını iddia ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
*Etkin rapor yazanları uzaklaştırıyor. Rapor kapsamlarını daraltıyor. Kitapçıkların eklerini meclisten saklıyor ki yaptıkları ortaya çıkmasın. Sayıştay’ın başına kendine yakınları atıyor. Sayıştay’daki daireleri onlarla baskılıyor.
*Bu kadar baskı altındaki Sayıştay dahi, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ndeki büyük yolsuzlukları görmezden gelememiş. Yazmış ki ‘İhaleler kentine dönmüş.’ demiş. ‘İhale mevzuatı delik deşik edilmiş.’ demiş. Yazmış ki ‘Buradaki ihaleler kamu yararına değil birilerinin adresine yollanan ihaleler.’ demiş. Ve suç duyurusunda bulunmuş.
*’Dava açılsın.’ demiş ama soruşturmaya izni dönemin İçişleri Bakanı vermemiş. Peki böyle durumda ne oluyor? Böyle durumda normalde bir şey olmaz. Danıştay’a başvurulmuş. Danıştay kimin elinde? Malum şahsın elinde. Ama iddialar o kadar büyük ki Danıştay dahi ‘Soruşturmaya gerek yoktur.’ kararını kaldırmış ve soruşturma açılmış.
“BU PİSLİKLE VALLAHİ NE YARGI NE SAYIŞTAY NE DANIŞTAY…”
*Türkiye’de bir yerel yönetimde görülmedik kadar kötü ihalelerin yapıldığı, asla kabul edilemeyecek nitelikte yandaşların kayrıldığı, Balıkesir’in varlıklarının birilerine peşkeş çekildiği bir sürecin geldiği yerdeyiz.
*Şunun için söylüyorum, bu pislikle, bu yaşanan pisliklerle zaman zaman yargı böyle küçük çıkışlar yapıyor ama az sayıda cesaretini koruyanlar başaramıyor hemen alıp atıyorlar. Bir kaç müfettişi cezalandırıyorlar. Ya da göstermelik cezalar veriyorlar.
*Bu pislikle vallahi ne Yargı ne Sayıştay ne Danıştay baş edemiyor. Ama buna bir kişi dur diyebilir. O bir kişi, Balıkesir’in, Balıkesirlinin ta kendisidir. 31 Mart’ta bunlardan hesabı sormayı Balıkesirli hemşehrilerimize bırakıyoruz.”
“MİLLİ TAKIM GOL ATTIĞINDA KİM SEVİNİYORSA…”
Kurdukları Türkiye İttifakı’nı anlatan Özel, “Bu ittifakın içinde kimler var derseniz, milli takım gol attığında kim seviniyorsa, bizim ittifakımızda onlar var.” dedi.
CHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Akın da programda bir konuşma yaptı, projelerini anlattı.

ADAYLAR
Konuşmaların ardından CHP’nin Balıkesir’deki ilçe belediye başkan adaylarının tanıtımı gerçekleştirildi. Özel, adaylarla fotoğraf çektirdi.
Altıeylül’de Hakan Şehirli, Ayvalık’ta Mesut Ergin, Balya’da Orhan Gaga, Bandırma’da Dursun Mirza, Bigadiç’te Zafer Göksel, Burhaniye’de Ali Kemal Deveciler, Edremit’te Mehmet Ertaş, Erdek’te Burhan Karışık, Gömeç’te Melih Bağcı, Gönen’de İbrahim Palaz, Havran’da Levent Gökalp, Karesi’de Mesut Akbıyık, Kepsut’ta Oğuz Aslan, Manyas’ta Ahmet Duru, Marmara’da Aydın Dinçer, Şavaştepe’de Ali Koyuncu, Sındırgı’da Serkan Sak, Susurluk’ta Hakan Yıldırım Semizel aday gösterildi.
]]>Özel, konuşmasında Bergama’nın 5 senedir halkçı belediyecilikten uzak olduğunu belirtip şunları söyledi:
* “Bu meydanda eyleme geldim. 2014 yılında çıkan kanunla köylümüzün taşınmazlarını, tarlalarını belediyeye devrettiler. Bizim başkanlar bu işleri yapmazken AK Partili Belediye Başkanı geldi köylünün malını tarlasını parsel parsel sattı. Köylünün 2,5 milyon metrekare tarlasını çatır çatır sattı.
* Bugün baktım başkan adayı değişmiş, dışardan ithal aday getirmişler. Bergama’nın seçtiği adaya sanki kayyum atamışlar gibi seçime 45 gün var dün belediyede toplu iş sözleşmesi var. Hak – İş Sendikasını çağırmışlar mevcut başkan ortada yok. AK Parti’nin dışardan gelen adayı toplu iş görüşmesi yapıyor. O koltukta kimin oturacağına Bergamalı karar verir. O koltuk benim, kime emanet edeceğime ben karar veririm, diyecek misiniz?”

“ŞİFAYI ONDA BULDUNUZ”
CHP’li Özel, sözlerine şöyle devam etti:
* “Yeni aday slogan yazmış, ‘Bergama kalkınacak Bakırçay kalkınacak’. Son 5 yılda başkan kendisi kalkındı. Ben söylemiyorum. Kız kardeşi söylüyor. Temiz belediyeciliğe ihtiyacımız var. 25 günlük Bergamalıya değil, 25 yıldır emek veren birine ihtiyaç var. Bergama’nın evladı burada. İşte Tanju Başkan. 25 yıl boyunca Bergama’da köy demedi yayla demedi ev ev gitti hasta çocukları iyi etti. Şifayı onda buldunuz. Şimdi Bergama’yı iyileştirmeye geliyor. Dr. Tanju Çelik Bergama’ya iyi gelecek.”
“CHP BABAEVİDİR”
Özel, konuşmasında önceki dönem Belediye Başkanı CHP’li Mehmet Gönenç’e de teşekkür etti. Ardından önceki dönem belediye başkanı Mehmet Gönenç ile tüm aday adaylarını sahneye çağıran Özel, el ele poz verdi. Partilerinde herkese yer olduğunu ifade eden Özel, şunları belirtti:
* “Günü gelecek hepsini en güzel yerlerde göreceksiniz. Bu parti hepimizin baba evidir. AK Partili, MHP’li kardeşlerime söylüyorum. CHP herkesin içine doğduğu bir babaevidir. Başım sıkılırsa, dara düşersem baba evinin çorbası kaynar, bacası tüter. Asgari ücret ile geçiremeyen emekçi, 10 bin lira maaş ile geçinemeyen emekli canına tak ettiyse baba evi burada. Tapusu bende değil. Kemal Bey de de yoktu. Ne Ecevit de vardı ne de rahmetli İnönü’de. Bir kişiye kayıtlı. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Bu baba evi hepimizin. Mağdur mazlum kim varsa burada birleşmeye davet ediyorum. Biz kimseyi uzakta tutmak istemiyoruz. İttifakı masa başında kuramadıysak Bergama’da sandık başında kuracağız. Doktorun arkasında buluşalım. Bergama’yı bu zulümden kurtaralım.”
“Parti olarak birlik ve beraberlik içinde olmalıyız” diyen Özel, “İnsanları korkutup kandırarak oy toplayanlar var. ‘Ezanı dindirecekler, bayrağı indirecekler’ diyorlar. Bu ülkenin bölünme tehlikesi ortaya çıkarsa, öyle Erdoğan çağırınca havaalanına koşturup yalandan perdelik kumaştan kefen çekenler değil dedeleri Çanakkale kefensiz yatanlar var. Onlar sahip çıkar bu memlekete. Biz varız” ifadelerini kullandı.
“YAZIKLAR OLSUN”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emekliye bayram ikramiyesi açıkladığını ifade eden CHP’li Özel, “Sene 2015 genel başkanımız emekliye bayram ikramiyesi vereceğini söyledi. ‘Veremezsin’ dediler. 1 Kasım’da ‘Biz de vereceğiz’ dediler. ‘Bir asgari ücret’ demiştik. 3 sene emekliyi kandırıp 2018 seçimlerinden önce 1000 lira verdiler. Biz 17 bin lira olmasını savunuyoruz, az önce açıklamış 3 bin lira yapmış. Bu kadar yoksulluk, enflasyon varken 1 kilo et 600 lira olmuşken yaptığı bayram ikramiyesi 1000 lira. Yazıklar olsun. 10 bin lira ile emeklinin geçinmesini bekliyor. Memlekette açlık sınırı 15 bin lira. Yoksulluk sınırı 52 bin lira. Bergama’daki AK Partili, MHP’li kendisine 1000 lira artırmayı reva görene 31 Mart’ta oy verirse bunlar böyle devam eder” diye konuştu.
“OY VERMEYENE GİTMEM DİYEN VARSA İKNA EDİN”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, şunları belirtti:
* “Bütün Türkiye gözü kulağı İliç’teki faciada. 9 canımızı aldı götürdü. Belki yağan yağmurla tüm coğrafya siyanürle zehirlenecek. Bergama altın madenine karşı biz mücadele ederken bize laf söyleyenler sus pus oturuyor. Bundan sonra bir yanda rantın peşinde olanlar bir yanda atadığı belediye başkanının nasıl zenginleştiğini kardeşinden duyanlar. Mehmet Gönenç buraya kendi imkanlarıyla katı atık bertarafı yaptı, sosyal tesisler, hayvan barınağı, mezbaha, taziye evleri yaptı. AK Parti ne yaptı? Hizmet istiyorsanız doktor Tanju Çelik ve Cemil Tugay’ da birleşeceğiz.”
]]>Anadolu Yakası Orgazine Sanayi Bölgesi (AYOSB) Yönetim Binası’nda düzenlenen toplantıda, sırasıyla; AYOSB Başkanı Murat Çökmez, Biyoteknoloji İhtisas Organize Sanayisi Bölgesi (BİOSB) Başkanı Ercan Varlıbaş, CHP Tuzla Belediye Başkan Adayı Eren Ali Bingöl ve İmamoğlu birer konuşma yaptı.
Sanayi sektörünün ülke ekonomisi üzerindeki önemine dikkat çeken İmamoğlu, İBB öncülüğünde kurulan İstanbul Sanayi Platformu’nun söz konusu alana katkı için kurulduğunu aktardı.
İktidarın yanlış politikaları sonucu yaşanan ekonomik krizden kaynaklı olarak, 3 haneli enflasyon rakamlarıyla karşılaşıldığına dikkat çeken İmamoğlu, özetle şunları söyledi:
-Bu bize kaydettiriyor. Bu işin kaybı hem de çok büyük, tarifsiz kayıplar. Daha dün, 8-9-10-11 yıl önce biz, bu tarihte, 2023’ün sonunda, kişi başı 25 bin dolar gayrisafi milli hasıla belirlemişken; bunun bugün 3’te 1’ine razı gelmek durumunda kalmanın ne kadar acı olduğunu, ne kadar büyük bir tutarsızlık olduğunu bilmemiz lazım.
-Peki burada bu siyaseti yapan ya da bu kararı alan mı kaybediyor? Hepimiz kaybediyoruz. Peki bugün 25 bin dolar başarılsaydı, ben nasıl bir ruh halinde olurdum? Dünyanın en mutlu insanı olurdum, kimin yaptığına bakmaksızın. Yeter ki o zenginliği erişelim.
-Biz de daha iyisini hedefleyelim, insanların önünde daha iyisini koyalım. Ama o hedeflerin 3’te 1’ine birine düşmüş durumda ve buna razı gelen, rıza gösteren ve buradan kurtulmaya ve sıçramaya çalışan insanlar haline dönüştük.
“BU İŞİN SORUMLUSU, BU İŞİN BAŞINDAKİ İNSANDIR”
-Tabii bunun sebebini ben biliyorum. Burada, elbette ki siyaset zemininde birkaç cümle etmek zorundayım.
-Bu işin sorumlusu, bu işin başındaki insandır. Çok net. Yani bunu başka bir sorumlusu olmaz. Ve eğer İstanbul’da, yönetimle ilgili bir hesap verilemiyorsa, sorunlar büyüyorsa, problemler büyüyorsa, nasıl ki sorumlusu o döneme dair benim; aynı şekilde şu anda bu ülkenin ekonomiden sorumlusu da bu ülkenin sayın Cumhurbaşkanıdır. Çünkü, bugün baktığınızda vatandaş beyaz peynir dahi alamayacak durumda.
-Gerçekten bir açlık sorunu var. Kent Lokantası açıyoruz. 3 tane daha açacağız bu 1,5 ay içerisinde.
-İnsanların artık, yani yakamıza yapışarak, ‘Bizim de semtimize Kent Lokantası aç başkanım’ diye bize haykırmasını çocuklardan da duyuyorum, emeklilerden de duyuyorum, işçi kesiminden de duyuyorum. Belki sesi çıkmayan esnafımız bile, bunu söylemek istiyor. Bu derin bir yoksulluk anlamına geliyor.
“AMA BİZ NEYLE UĞRAŞIYORUZ?”
-Ama biz neyle uğraşıyoruz? Genel seçim geçmiş, bir yıl üzerinden geçmiş, ülkedeki ekonomi politikaları dibe vurmuş, o günden bile daha kötü durumdayız. Para politikaları üzerinden üretimde, ihracatta, ithalat rakamlarında, bütçe açığında, cari açıkta, her türlü veride daha kötü durumdayız.
-Ama onun aklı, fikri İstanbul’da. Her gün, her konuşmasında İstanbul aşağı, İstanbul yukarı, İstanbul Belediye Başkanı aşağı, İstanbul Belediye Başkanı yukarı. Açıkladığı adaya da yazık ediyor.
-Yani bir aday açıkladınız; aday konuşsun. Bizim rakibimiz o olsun. ‘Yok, illa o olmasın rakip’ diye bir süreç tarifleme peşinde. Biz de hayretle süreci izliyoruz. İyi devlet insanı, devletin esas sorunlarıyla ilgilenir. Ve ben, ‘İşinize bakın’ diyorum. Gerçek işinize, doğru olan sorunlarınızla ilgilenmenizi öneriyorum.
-Ve bırakın İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimi, İstanbul halkı, İstanbul’da belirlenen adaylar üzerinden yürüsün ve onların ortaya koyacağı performansa da halkın vereceği kararla karar verirsin.
-Bu kadar basit. Ama bu basit süreç, demokratik anlayışı illa zorlaştırma gayreti, işte açılışlar, mitingler vesaireler yaparak, yerel seçimi bu kadar sabote etmenin anlamsız olduğunu düşünüyorum. Bu bağlamda gerçek meselelerin, işte bu üreticinin meseleleri olduğunu, bunlarla ilgilenmesi gerektiğinin de altını çiziyorum.
“OY VERSİN VERMESİN, HERKESİN TEMSİLCİSİYİZ”
-İBB olarak, milletin yanındayız. Biz, milletin temsilcisiyiz. Biz, sizlerin temsilcisiyiz. Oy verenlerin değil; oy versin vermesin, herkesin temsilcisiyiz. Siyasi partiler, aracı kurumlardır. Yani hizmet için bir araçtır, amaç değildir.
-Biz, o vesileyle sizin karşınıza geliriz. Ama temel amaç; milletin bütününü kavramak, milletin bütününe hizmet etmektir. Bu yolculukta tam da öyle bakan ve o menzile yürüyen bireyleriz. Biz, milletin temsilcisi olarak, burada bulunan bütün sanayici dostlarımızın da desteğini, tüm iyi niyetimizle, tüm çalışkanlığımızla gerçekten tümüyle sizleri düşünen ve bu milletin, bu memleketin, bu güzel şehrin insanlarının ve çocuklarının, gençlerinin geleceğini düşünen bir anlayışla oylarınıza talibiz.
-Biz, bir bireyi ya da bir siyasi partiyi temsil ediyoruz; milleti temsil ediyoruz. Bizim ahlakımız bu. Bunu da temsil etmeye devam edeceğiz.
-Lütfen, milletini ve sizlerin güzel geleceklerini dert edinen anlayışı tercih ediniz. Elbette sizlerin desteğinizi istiyoruz. İstanbul’a hizmette, dün ne kadar koşuyorsak, onun misli misli fazlası koşacağımıza ve ‘Tam yol ileri’ diyerek, böyle bir menzile doğru sizlerle birlikte yürüyeceğimizden hiç kuşkunuz olmasın.
]]>Türkiye Futbol Federasyonu ve kurullarının standart dışı uygulamalar olduğunu söyleyen Koç, sarı lacivertli camiaya yapılan saldırılardan bahsetti.
Konuşmasının son bölümünde, haziran ayında gerçekleştirilecek başkanlık seçimine değinen Ali Koç, aday olmayı düşünmediğini ve Sadettin Saran’ın adaylık sürecine ilişkin çarpıcı ifadeler kullandı.
Ali Koç’un açıklamaları:
“Çağlar Söyüncü’nün transfer sürecine değinmek istiyorum. Kendisiyle ve kulübüyle görüştüğümüzde aramızda kapatılması imkansız ekonomik fark vardı. Öyle bir noktaya geldi ki, masadan çekildik. Sonrasında futbolda daha evvel rastlamadığımız bir olayla karşılaştık.”
“Çağlar, sadece 4 ay Fenerbahçe’de oynayabilmek için, Atletico’dan alacağı olan imza parasının büyük bölümünden fedakarlık etti. Kendisine sormadığım için rakamları telaffuz etmiyorum ama milyon Euro seviyesinde bir bedelden vazgeçti. Ve bu transfer böyle gerçekleşti. Bu ekonomik fedakarlık için kendisine teşekkür etmek istiyorum.”
“LİGİN KADERİNİ ETKİLİYORLAR”
“Bu kadar kısa sürede bu kadar çok olağanüstü olayların yaşandığı ülkemizde, futbol hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor. Futbol takımımızın inancı, ruhu, doğru kadro mühendisliği, yatırımlar, emin adımlarla ilerliyoruz dedim. Ama kadro mühendisliğindeki başarı, camianın kenetlenmesi, şampiyonluk mücadelesi için ülkemizde yeterli olmuyor. TFF’nin, kurullarının, hakemlerinin saha içi ve saha dışında aldıkları kararlar, yarışın kaderini etkilemektedir.”
“KURALLAR RENKLERE GÖRE FARKLI MI”
“Saha içinde tartışmalar her hafta devam etmektedir. Standartsız hakem performansları norm haline gelmiştir. Futbolda kurallar renkler üzerinde farklı mı uygulanıyor sorusunu sorma mecburiyetinde kalıyoruz. Her puanın, her golün, her kararın kritik öneme sahip olduğu dönemeçte, sorumlu olanlar bu durumu nasıl düzeltecekler merakla bekliyoruz.”

PFDK’NİN VERDİĞİ CEZALAR
“Saha dışında söz konusu Fenerbahçe olunca kurulların nasıl çelişkili kararlara imza attığını görüyoruz. Fenerbahçe, sezon başından bu yana PFDK’den 7 milyon 379 bin TL ceza almış. Bu federasyonun geçmiş federasyonlara nazaran bizleri ceza keserek disipline edeceğini düşünmesi de çok talihsiz bir gerçek. Tahkim’e başvurmuşuz, 6 milyon 549 bin TL’ye inmiş. Rakibimiz de bu sezon başından beri 4 milyon 934 bin TL ceza almış, onlar da Tahkim’e başvurmuş, 3 milyon 591 bin TL’ye inmiş. Geçen sezon da bir sürü, hatta MHK Başkanı’na ağza alınmayacak sözlerin söylendiği statta, sevk yapılmadığını biliyoruz.”
7 sezonda 3 kez, 2’si kendi sahamızda olmak üzere son maçta şampiyonluğu kaybettik. Bu dünyada hiçbir takımın başına gelmeyecek istatistiktir. 2005-06 sezonunu hatırlayalım. Dönemin federasyon başkanı Haluk Ulusoy’un kurgularını, rakiplerimizin ‘kupa senin, lig benim’ ittifakını unutmamız mümkün mü?
“SİZCE BU TESADÜF MÜ?”
“Bu sezon bir tanesi çıkıp ‘Fenerbahçe devletle anlaştı, bu sezon şampiyon olacaklar’ dedi. Bu niye sadece Fenerbahçe’ye oluyor? Türk spor tarihinde, sportif ve ekonomik anlamda, rakiplerimizden fersah fersah önde olduğumuz dönemde, her alanda şampiyon olduğumuz, kulübümüz FETÖ kumpasına maruz bırakılarak maddi, manevi zarar gördü. Bu kumpas Fenerbahçe’ye öyle zarar verdi ki, aslında biz son 10 senede değil, son 13 senede 1 kere şampiyon olduk. Sizce bu tesadüf mü? Sportif rekabetle açıklanabilecek bir tablo mu?”
“CANIMIZA KAST EDİLDİ”
“Fenerbahçe’nin maddi manevi hasar yediği ortamda kim bize yardım eli uzattı? Kim bunun hesabının sorulması için vesile oldu? Kim olabilir? Olursa, devlet olur. Yeri geldiği zaman Fenerbahçe’nin mücadelesini takdire şayan sözlerle ifade etmek iyi güzel de, bu camianın uğradığı maddi, manevi zararlar ne olacak? Fenerbahçe şampiyonluğa giderken, yine İsmail hoca döneminde takım otobüsümüz kurşunlandı. Canımıza kast edildi.”
“SORUMLULARIN EN BÜYÜK AYIBI”
“Fenerbahçe’nin mevcudiyetine kast edilip, bu olayın hala faili meçhul olması tüm sorumluların en büyük ayıbı. Bu dosya emniyet seviyesinde çok iyi araştırılmasına rağmen, sonrasında tamamen savsaklanmıştır. Arzu edildiği takdirde, hedefe ulaşmanın çok kolay olduğu bir dosya. Ama niye arzu edilmiyor? Bunların dışında yakın zamana gelelim.”
“CUMHURBAŞKANINA MÜTEŞEKKİRİZ AMA…”
“Bu salonda 26 Ekim 2019 yılında, Sayın Cumhurbaşkanımız toplantımıza teşrif etti. O gün yaptığı konuşmada, hem tarihimizi, hem duruşumuzu hem de FETÖ’ye karşı mücadelesini övgü dolu cümlelerle anlattı. Konuşmayı biz yazsaydık, bu kadar iyi yazamazdık. Bu konuda kendisine müteşekkiriz. Ancak bu ziyaretten sonra ne olduysa, ziyaret tarihini takip eden 110 gün içinde, bugün de bize saldıran bazı yapılar, şahsımı 33 defa negatif biçimde sosyal medyada trend topic yaptılar. Yani 3-4 günde bir saldırıya uğramışız.”
“O DÖNEMİN BAŞKANINI HATIRLARSINIZ”
“Harcama limitlerinin ilk defa uygulandığı 2019-20 sezonunda, hatırlayacağınız gibi çok ihtiyacımız olan sol bek transferimiz, keyfi biçimde engellendi. Her şekilde limitlerin içinde kalmamıza rağmen, daha evvel kabul gören finansal hesaplarımız değiştirilerek bu transfer engellenmişti. O dönemin federasyon başkanını hatırlarsınız.”
“DAVALAR SÜRÜNCEMEDE BIRAKILIYOR”
“3 Temmuz süreciyle ilgili açtığımız tazminat davaları sürüncemede bırakılıyor. Hain terör örgütüne karşı kazandığımız hukuk zaferlerinin sonrasında manevi zararlarımız karşılanamaz, maddi zararlarımızın bir nebze olsun telafi edilmesini bekledik, istedik, helalleşmemiz gerekiyor dedik. Ama bu uzlaşı talebimiz karşılık bulmayınca tazminat davalarını açtık. Davamızı açalı 2,5 sene olmasına rağmen, davayı sürüncemede bırakma çabaları karşısında 21 Aralık 2023 tarihinde esas yargılama aşamasına nihayet geçilebildi.”
“GALATASARAY KULÜBÜ’NÜN YERİNDE OLSAM…”
“Son 6 sezondur muhtelif konularda pek çok kez tanık olduğumuz gibi, Süper Kupa mevzusunda da Fenerbahçe’ye ve özellikle şahsıma organize, sistematik, planlı şekilde saldırılar oldu. Olmaya da devam ediyor. Vallahi ben Galatasaray Kulübü olsam, ‘beni niye unuttunuz’ derdim. ‘Ben de bu kararın alınmasındaki ana faktörlerdenim’ derdim. Sporla ilgisi olmayan, genelde siyasetle meşgul olan bazı yapılar, troller devreye sokularak şizofrence senaryolarla kulübümüz ve şahsım hedef gösterildi. Şunu net şekilde söyleyebilirim ki, bu yapılan saldırılar, daha evvel ki saldırılarda olduğu gibi birilerinin düğmeye basmasıyla gerçekleşmektedir. Kendiliğinden olan konular değildir.”

“BUNLARIN ORTAK YANI…”
“Bu troll hesaplarının kimlere hizmet ettiği herkesin bildiği gerçeklerdir. Bu yapıların hedef aldığı başka kulüp veya başkan var mıdır? Sadece Fenerbahçe’dir. O yüzden tehlikenin farkında olun deme ihtiyacı duyuyorum. Bunlar yoruyor insanı. Bunlar gibilerin ortak yanı, Fenerbahçe’mizin sıkı sıkıya bağlı olduğu ilke ve değerlerle ilgili sıkıntıları mıdır? Bu kişilerin bazıları, terör örgütüne hizmet etmekteydi. Bu kişiler niye bizleri hedef almaktadır?”
“ESAS HATIRLAYACAĞIM DOSTLARIN SESSİZLİĞİ”
“Şu sözlerimi hatırlamanızı istiyorum. Başkanınız olarak, 6 sezondur yaşadıklarımızda esas hatırlayacağım, düşmanlarımızın sözleri ve saldırıları değil. Dost bildiklerimizin sessizliğidir.”
“SÜPER KUPA SÜRECİ ARAŞTIRILSIN”
“Dönelim Arabistan konusuna. Süper Kupa finaliyle ilgili TFF ve TFF’den aldığı bilgilerle Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin yaptığı açıklamalar ile bizim yaptığımız açıklamalar siyahla beyaz kadar birbirinden farklı. Ya biz ya da TFF gerçekleri tam olarak yansıtmıyor. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, devletimizin bu süreçte yaşananları etraflıca soruşturmasını talep ve rica ediyoruz.”
“MAÇIN İPTALİ KASITLI MIYDI?”
“Yapılacak kapsamlı soruşturma sonunda, neler yaşandığını, kimlerin sorumlu olduğunu, TFF’nin söylediğinin aksine, milli değerlerimiz ve Atatürk ilkelerimizin tartışma konusu olup olmadığını, maçın iptaline TFF’nin organizasyon beceriksizliği mi, kulüplerin taleplerinin mi sebep olduğu ortaya çıkacaktır. Hatta maçın iptaline giden süreçte kasıt olup olmadığı da netleşecektir. Kasıt şüphesi üzerinde durulmasını özellikle rica ediyoruz.”
BAŞKAN ADAYLIĞI AÇIKLAMASI
“İnşallah haziran ayında yeni bir başkanımız, yeni bir yönetimimiz olacak. Bu kararımın Fenerbahçe’nin hayrına olduğuna inanın. Fenerbahçe Spor Kulübü’ne başkan olacak çok değerli kongre üyelerimiz her zaman vardır, ortaya çıkacaktır.”
]]>Sarı lacivertli kulübün yeni transferi Çağlar Söyüncü’nün transferinde, milli oyuncunun fedakarlığına değinen Ali Koç, gündemdeki konularla ilgili önemli ifadeler kullandı.
Türkiye Futbol Federasyonu ve kurullarının standart dışı uygulamalar olduğunu söyleyen Koç, sarı lacivertli camiaya yapılan saldırılardan bahsetti.
Ali Koç’un açıklamaları:
“Çağlar Söyüncü’nün transfer sürecine değinmek istiyorum. Kendisiyle ve kulübüyle görüştüğümüzde aramızda kapatılması imkansız ekonomik fark vardı. Öyle bir noktaya geldi ki, masadan çekildik. Sonrasında futbolda daha evvel rastlamadığımız bir olayla karşılaştık.”
“Çağlar, sadece 4 ay Fenerbahçe’de oynayabilmek için, Atletico’dan alacağı olan imza parasının büyük bölümünden fedakarlık etti. Kendisine sormadığım için rakamları telaffuz etmiyorum ama milyon Euro seviyesinde bir bedelden vazgeçti. Ve bu transfer böyle gerçekleşti. Bu ekonomik fedakarlık için kendisine teşekkür etmek istiyorum.”
“LİGİN KADERİNİ ETKİLİYORLAR”
“Bu kadar kısa sürede bu kadar çok olağanüstü olayların yaşandığı ülkemizde, futbol hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor. Futbol takımımızın inancı, ruhu, doğru kadro mühendisliği, yatırımlar, emin adımlarla ilerliyoruz dedim. Ama kadro mühendisliğindeki başarı, camianın kenetlenmesi, şampiyonluk mücadelesi için ülkemizde yeterli olmuyor. TFF’nin, kurullarının, hakemlerinin saha içi ve saha dışında aldıkları kararlar, yarışın kaderini etkilemektedir.”
“KURALLAR RENKLERE GÖRE FARKLI MI”
“Saha içinde tartışmalar her hafta devam etmektedir. Standartsız hakem performansları norm haline gelmiştir. Futbolda kurallar renkler üzerinde farklı mı uygulanıyor sorusunu sorma mecburiyetinde kalıyoruz. Her puanın, her golün, her kararın kritik öneme sahip olduğu dönemeçte, sorumlu olanlar bu durumu nasıl düzeltecekler merakla bekliyoruz.”

PFDK’NİN VERDİĞİ CEZALAR
“Saha dışında söz konusu Fenerbahçe olunca kurulların nasıl çelişkili kararlara imza attığını görüyoruz. Fenerbahçe, sezon başından bu yana PFDK’den 7 milyon 379 bin TL ceza almış. Bu federasyonun geçmiş federasyonlara nazaran bizleri ceza keserek disipline edeceğini düşünmesi de çok talihsiz bir gerçek. Tahkim’e başvurmuşuz, 6 milyon 549 bin TL’ye inmiş. Rakibimiz de bu sezon başından beri 4 milyon 934 bin TL ceza almış, onlar da Tahkim’e başvurmuş, 3 milyon 591 bin TL’ye inmiş. Geçen sezon da bir sürü, hatta MHK Başkanı’na ağza alınmayacak sözlerin söylendiği statta, sevk yapılmadığını biliyoruz.”
7 sezonda 3 kez, 2’si kendi sahamızda olmak üzere son maçta şampiyonluğu kaybettik. Bu dünyada hiçbir takımın başına gelmeyecek istatistiktir. 2005-06 sezonunu hatırlayalım. Dönemin federasyon başkanı Haluk Ulusoy’un kurgularını, rakiplerimizin ‘kupa senin, lig benim’ ittifakını unutmamız mümkün mü?
“SİZCE BU TESADÜF MÜ?”
“Bu sezon bir tanesi çıkıp ‘Fenerbahçe devletle anlaştı, bu sezon şampiyon olacaklar’ dedi. Bu niye sadece Fenerbahçe’ye oluyor? Türk spor tarihinde, sportif ve ekonomik anlamda, rakiplerimizden fersah fersah önde olduğumuz dönemde, her alanda şampiyon olduğumuz, kulübümüz FETÖ kumpasına maruz bırakılarak maddi, manevi zarar gördü. Bu kumpas Fenerbahçe’ye öyle zarar verdi ki, aslında biz son 10 senede değil, son 13 senede 1 kere şampiyon olduk. Sizce bu tesadüf mü? Sportif rekabetle açıklanabilecek bir tablo mu?”
“CANIMIZA KAST EDİLDİ”
“Fenerbahçe’nin maddi manevi hasar yediği ortamda kim bize yardım eli uzattı? Kim bunun hesabının sorulması için vesile oldu? Kim olabilir? Olursa, devlet olur. Yeri geldiği zaman Fenerbahçe’nin mücadelesini takdire şayan sözlerle ifade etmek iyi güzel de, bu camianın uğradığı maddi, manevi zararlar ne olacak? Fenerbahçe şampiyonluğa giderken, yine İsmail hoca döneminde takım otobüsümüz kurşunlandı. Canımıza kast edildi.”
“SORUMLULARIN EN BÜYÜK AYIBI”
“Fenerbahçe’nin mevcudiyetine kast edilip, bu olayın hala faili meçhul olması tüm sorumluların en büyük ayıbı. Bu dosya emniyet seviyesinde çok iyi araştırılmasına rağmen, sonrasında tamamen savsaklanmıştır. Arzu edildiği takdirde, hedefe ulaşmanın çok kolay olduğu bir dosya. Ama niye arzu edilmiyor? Bunların dışında yakın zamana gelelim.”
“CUMHURBAŞKANINA MÜTEŞEKKİRİZ AMA…”
“Bu salonda 26 Ekim 2019 yılında, Sayın Cumhurbaşkanımız toplantımıza teşrif etti. O gün yaptığı konuşmada, hem tarihimizi, hem duruşumuzu hem de FETÖ’ye karşı mücadelesini övgü dolu cümlelerle anlattı. Konuşmayı biz yazsaydık, bu kadar iyi yazamazdık. Bu konuda kendisine müteşekkiriz. Ancak bu ziyaretten sonra ne olduysa, ziyaret tarihini takip eden 110 gün içinde, bugün de bize saldıran bazı yapılar, şahsımı 33 defa negatif biçimde sosyal medyada trend topic yaptılar. Yani 3-4 günde bir saldırıya uğramışız.”
“O DÖNEMİN BAŞKANINI HATIRLARSINIZ”
“Harcama limitlerinin ilk defa uygulandığı 2019-20 sezonunda, hatırlayacağınız gibi çok ihtiyacımız olan sol bek transferimiz, keyfi biçimde engellendi. Her şekilde limitlerin içinde kalmamıza rağmen, daha evvel kabul gören finansal hesaplarımız değiştirilerek bu transfer engellenmişti. O dönemin federasyon başkanını hatırlarsınız.”
“DAVALAR SÜRÜNCEMEDE BIRAKILIYOR”
“3 Temmuz süreciyle ilgili açtığımız tazminat davaları sürüncemede bırakılıyor. Hain terör örgütüne karşı kazandığımız hukuk zaferlerinin sonrasında manevi zararlarımız karşılanamaz, maddi zararlarımızın bir nebze olsun telafi edilmesini bekledik, istedik, helalleşmemiz gerekiyor dedik. Ama bu uzlaşı talebimiz karşılık bulmayınca tazminat davalarını açtık. Davamızı açalı 2,5 sene olmasına rağmen, davayı sürüncemede bırakma çabaları karşısında 21 Aralık 2023 tarihinde esas yargılama aşamasına nihayet geçilebildi.”
“GALATASARAY KULÜBÜ’NÜN YERİNDE OLSAM…”
“Son 6 sezondur muhtelif konularda pek çok kez tanık olduğumuz gibi, Süper Kupa mevzusunda da Fenerbahçe’ye ve özellikle şahsıma organize, sistematik, planlı şekilde saldırılar oldu. Olmaya da devam ediyor. Vallahi ben Galatasaray Kulübü olsam, ‘beni niye unuttunuz’ derdim. ‘Ben de bu kararın alınmasındaki ana faktörlerdenim’ derdim. Sporla ilgisi olmayan, genelde siyasetle meşgul olan bazı yapılar, troller devreye sokularak şizofrence senaryolarla kulübümüz ve şahsım hedef gösterildi. Şunu net şekilde söyleyebilirim ki, bu yapılan saldırılar, daha evvel ki saldırılarda olduğu gibi birilerinin düğmeye basmasıyla gerçekleşmektedir. Kendiliğinden olan konular değildir.”

“BUNLARIN ORTAK YANI…”
“Bu troll hesaplarının kimlere hizmet ettiği herkesin bildiği gerçeklerdir. Bu yapıların hedef aldığı başka kulüp veya başkan var mıdır? Sadece Fenerbahçe’dir. O yüzden tehlikenin farkında olun deme ihtiyacı duyuyorum. Bunlar yoruyor insanı. Bunlar gibilerin ortak yanı, Fenerbahçe’mizin sıkı sıkıya bağlı olduğu ilke ve değerlerle ilgili sıkıntıları mıdır? Bu kişilerin bazıları, terör örgütüne hizmet etmekteydi. Bu kişiler niye bizleri hedef almaktadır?”
“ESAS HATIRLAYACAĞIM DOSTLARIN SESSİZLİĞİ”
“Şu sözlerimi hatırlamanızı istiyorum. Başkanınız olarak, 6 sezondur yaşadıklarımızda esas hatırlayacağım, düşmanlarımızın sözleri ve saldırıları değil. Dost bildiklerimizin sessizliğidir.”
“SÜPER KUPA SÜRECİ ARAŞTIRILSIN”
“Dönelim Arabistan konusuna. Süper Kupa finaliyle ilgili TFF ve TFF’den aldığı bilgilerle Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin yaptığı açıklamalar ile bizim yaptığımız açıklamalar siyahla beyaz kadar birbirinden farklı. Ya biz ya da TFF gerçekleri tam olarak yansıtmıyor. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, devletimizin bu süreçte yaşananları etraflıca soruşturmasını talep ve rica ediyoruz.”
“MAÇIN İPTALİ KASITLI MIYDI?”
“Yapılacak kapsamlı soruşturma sonunda, neler yaşandığını, kimlerin sorumlu olduğunu, TFF’nin söylediğinin aksine, milli değerlerimiz ve Atatürk ilkelerimizin tartışma konusu olup olmadığını, maçın iptaline TFF’nin organizasyon beceriksizliği mi, kulüplerin taleplerinin mi sebep olduğu ortaya çıkacaktır. Hatta maçın iptaline giden süreçte kasıt olup olmadığı da netleşecektir. Kasıt şüphesi üzerinde durulmasını özellikle rica ediyoruz.”
]]>
CHP Mezitli İlçe Başkanı Ulaş Yılmaz, partilerine katılımının kendilerini mutlu ettiğini ifade ederek, başka katılımların olabileceğini de dile getirdi.
CHP’YE DESTEK AÇIKLAMASI
Konu ile ilgili yapılan destek toplantısında, İYİ Parti Mezitli İlçe Başkanı Erhan Antalyalı, Ahmet Serkan Tuncer’i desteklemek amacıyla istifa etme kararı aldıklarını belirterek;
“5.5 yıldır İyi Parti’de görev alıyorum. 31 Mart 2024 yerel seçimlerde Ahmet Serkan Tuncer başkanımızı desteklemek için; ben, yönetim kurulum, divandaki arkadaşlarım ve meclis üyesi arkadaşlarım ile istifa etme kararı aldık. Başkanımızın güzel bir yol alacağından eminiz. Şimdiden kendisini kutlar, başarılarının devamını dilerim” dedi.

“TEK HEDEFİMİZ DAHA İYİ HİZMET ALMAK”
İYİ parti Mezitli eski İlçe Başkanı Hüseyin Çelik ise Ahmet Serkan Tuncer’in adaylığın süresince gece gündüz demeden çalışacaklarını ifade ederek şunları söyledi;
*Ben CHP yönetimine ve mensuplarına yabancı olan bir insan değilim. Biz Ahmet başkanımla aynı dönem İlçe Başkanlığı yaptık. Kendisiyle birçok anlamda istişarede bulunduk. Hep birlikte mücadele verdik. 2019 seçimlerinde aday olmamasına rağmen çalışmasına birebir şahit olduk.
*Hepimiz Mezitli de yaşıyoruz ve Mezitli’nin çok iyi hizmet almasını istiyoruz. Geldiğimiz şartlar, Ahmet başkanın yanında olmamız gerektiğini anlattı. Arkadaşlarım partiden istifa ederek, açık ve net destek vermek amaçlı buraya toplandılar.
*Tek amacımız, Mezitli’nin daha iyi hizmet alabilmesidir. Ahmet Başkan’ın bugüne kadar başkanlık yapanların verdiği hizmetin üstüne katarak devam edeceğinden eminiz. Kendisiyle alakalı söyleyecek çok şeyimiz var.
*Bizde artık buradayız. CHP bayrağı’nın belediye de dalgalanmaya devam etmesi ve Mersin’e örnek olacak farkla seçimi kazanması için gece gündüz demeden çalışacağız. Başka şansımız yok. Tavanda her ne kadar ittifaklar olmasa da tabanda ittifaklar oluyor. Bugün bunu Mersin’de yaşıyoruz.

TUNCER: AMACIMIZ BİR, HEDEFİMİZ BİR
Son olarak, Mezitli Başkan Adayı Ahmet Serkan Tuncer ise hayalinin doğup büyüdüğü kente Belediye Başkanı olmak istediğinin altını çizerek konuşmasında şu ifadelere yer verdi;
*Bana verdiğiniz sözü tutmanız beni çok mutlu etti. Biz bir aileyiz. Mezitli’nin her sokağında ve köşesinde sizinle çalıştım ve şimdi de çalışacağım için çok mutlu ve gururluyum. İyi ki geldiniz. Amacımız bir, hedefimiz bir. Mersin ben doğduğumda köydü, belde oldu, kasaba oldu ve il oldu.
*Üniversiteden sonra kendime hedef koydum ve Belediye Başkanı olacağım dedim. Doğduğum kenti çok seviyorum. Bize gelenlere kim olduklarını sorgulamadan, hangi partilisin demeden sorunlarına odaklanmayı borç bildik.
*Bana inanmanız çok kıymetliydi. Benim için çok kıymetlisiniz ve hep birlikte Mezitli’yi yöneteceğiz. 1 Nisan sabahı türküler ve alkışlarla Belediyeye beraber çıkacağız.
*Önümüzdeki süreçte sağ-sol demeden, hep beraber olup Mezitli’ye hak ettiği değeri hep beraber vereceğiz. Bana güç ve kuvvet verdiniz.
]]>Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şubesi tarafından kentte, bir otelde düzenlenen ve üç gün sürecek sempozyuma Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan, İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç, İMO Adana Şube Başkanı Hasan Aksungur, bakanlık yetkilileri, akademisyenler ve çok sayıda inşaat mühendisi katıldı.

Sempozyumun ilk gününde gerçekleştirilen oturumlarda Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerin 1’inci yılında, depremlerin yeniden gündeme getirdiği mühendislik, mimarlık ve müteahhitlik sorunları, deprem yer hareketi ile zemin davranışı konuları ele alındı.
200 BİNDEN FAZLA BİNA AĞIR HASAR ALDI
6 Şubat’ta 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin, sadece büyüklükleri açısından değil, şiddeti, yıkıcılığı ve ivmeleri açısından da yer bilimcilerin, sismologların beklentilerini aşan nitelikte olduğunu belirten İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç, şunları söyledi:
– Bu derece büyük depremler karşısında kayıpları sıfıra indirmek belki mümkün olmayabilirdi ama böylesi dehşet verici bir tabloyla karşılaşmak elbette önlenebilirdi. Resmi rakamlara göre 50 binden fazla insanımız hayatını kaybetti. Yaklaşık 40 bin bina yıkıldı, 200 binden fazla bina ağır hasar aldı.
– Cumhurbaşkanlığı verilerine göre, maddi kaybın 100 milyar doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Siyasi karar vericilerin deprem bölgesine daha fazla kaynak ve imkan sağlaması, yasal düzenlemeleri bir an önce yapmaları, hayat pahalılığının etkilerini hiç değilse bu iller için gidermeleri gerekmektedir.

İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç
RİSKLİ YAPININ VARLIĞI BİLE TESPİT EDİLEMİYORSA…
Ülkedeki yapı stoku ile ilgili bilgileri aktaran Yüzgeç, sözlerine şöyle devam etti:
– Ülkemizde var olan yapı stokunun büyük çoğunluğu deprem yönetmelikleri dikkate alınarak yapılmamıştır. Yapı ya mühendislik hizmeti almadan üretilmiş ya da bu hizmeti yeterli düzeyde almamıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin İzmir depremi sonrası kurduğu araştırma komisyonunun Temmuz 2001 tarihli raporuna göre, Türkiye’de 10 milyon civarında olan yapı stokunun 6-7 milyon civarında olan kısmı riskli yapı statüsündedir. Bu risk ortadan kaldırılmadığı ya da azaltılmadığı sürece ülkemiz büyük yıkımlarla defalarca yüzleşeceği gibi depremler sonrası mücadelede de yetersiz kalmaya mahkum kalacaktır.
– Bu riskli yapılara bırakın müdahale etmeyi, varlıkları dahi tespit edilemiyorsa sorunumuz çok daha büyük demektir. Bu söylediklerime itiraz gelebilir, 12 yıldır yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları örnek gösterilebilir. Fakat TBMM’nin 6 Şubat depremlerine ilişkin çıkardığı Mayıs 2023 tarihli raporundan anlaşıldığı üzere son 11 yıl içerisinde ülke genelinde sadece 238 bin civarında riskli yapıya kentsel dönüşüm adı altında müdahale edilerek yenilenmesi sağlanmıştır. Yani 2012 yılından bu yana riskli olduğu var sayılan yapı miktarının sadece yüzde 3, yüzde 4 civarında kısmı yenilenebilmiştir.
]]>3 AYRI ANKET YAPILDI
Büyükerşen 6’ncı dönem için aday adaylığında bulundu bulunmasına ama adaylığı bir türlü açıklanmadı. Üç ayrı şirkete Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile ilgili anket yaptırılıyor. Milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri, Büyükerşen’den memnun olup olmadıklarıyla ilgili eğilim yoklaması yapıyor. Büyükerşen’in adaylığına karşı olanların sayısı çok düşük çıkıyor. Karşı çıkanların gerekçesi de Hoca’nın 86 yaşında olması. Yılmaz Büyükerşen, adaylığı konusunda pek konuşmak istemiyor. Ancak bazı sözler Hocayı kırıyor. Dün konuştuğumda şunları söyledi:
BAŞKANIN EKİBİ OLUR
■ Ben, 5 dönemdir Eskişehir’i hayallerim, akademik bilgilerim, deneyimlerim, kültür- sanat ve estetik anlayışımla yönettim.
■ Belediye başkanları ne yapar? Bir ekip kurar o kafalarındaki düşünceleri, fikirleri, sanatı bulundukları hizmetle ilgili projeleri yaparlar. Kuruldukları ekibe o projeleri yapmalarını söyler, onları takip ederler.
■ Belediye başkanı sokaklarda asfalt dökmez, kaldırım kazmaz, inşaat yapmaz, inşaatta taş, tuğla taşımaz.
■ Yaş konusunu gündeme getirenlerle temelde düşünce farklılığı var. Enerji deyince, gençlik deyince bilgiyi, tecrübeyi, deneyimi falan bir tarafa bırakıyorlar herhâlde.
OFİSTEN YÖNETİYORUM
■ Bazı liderler oradan oraya koşturmak, gidip derdini anlatmak zorundadır. Hakikaten enerjiye ihtiyacı vardır. Biz de ise büyükşehir belediye başkanları projelerini uygularlar, ekip kurarlar, ‘yapın onları’ derler ve takip ederler. Sorunlar varsa sorunları çözerler. Yani ofisten idare ederler. Bugüne kadar yaptıklarımızı beden enerjisi ile yapmadık.
■ Ben söylüyorum 5 dönemdir Eskişehir’i koşturarak yönetmiyorum. Büyükşehir belediye başkanlığındaki ofisimden yönetiyorum. Hayallerimi, akademik bilgilerimi, deneyimlerimi, kültür- sanat biraz da estetik anlayışımla yönettim ve Eskişehir öyle değişik bir şehir oldu.
“Benden bıkmadınız mı” diye sordu, halktan bu yanıtı aldı:
Hayır, son bir defa daha başkanımız olacaksın!
CHP’li bir belediye başkanının Ankara’da kulis yapması Büyükerşen’in de kulağına gitmiş. Şaşırmış. Hoca’ya “Hakkınızda anket yapılıyor. Bunu nasıl karşılıyorsunuz?” diye sorduğumda şunları söylüyor: “Herhalde üzüldüğümü zannediyorlar. Ama üzülmüyorum, yalnızca kırılıyorum. Şimdiye kadar hiç yaşamadığım siyasi atmosferdeyim. Böyle ne yapacağımı, neye kulak vereceğimi bilemiyorum. Anketi kim yapıyor, kimlere yapıyor, kimler cevaplıyor? Denenmiş bir insanın değeri nasıl böyle anketler yapılır şaşırıyorum. Yeni bir insan olsa fikirleri nedir diye anket yaparsın.”
Peki Eskişehirliler, Büyükerşen’in adaylığı için ne düşünüyor? Büyükerşen, hemşehrisi ile arasında geçen diyaloğu şöyle aktarıyor:
■ Siz başkanlığımdan bıkmadınız mı?
■ Hayır başkanım, son bir defa daha başkanımız olacaksın…
YOLDA YÜRÜYEMİYORUM
Kuşkusuz halkın bu ilgisi Hoca’yı memnun ediyor. Hoca, bu diyalogla ilgili şunları söylüyor: “Belediyeye girerken, çıkarken, evin önüne gelenler, gidenler, dışarda görenler adaylığımı soruyor. İnanın yolda yürüyemiyorum. Eskişehirlilerin ilgisi beni çok mutlu ediyor. Özellikle başka siyasi partilerden olanlar eleştirmek için yaşımı öne sürüyor. Oysa dünyanın her tarafından 80 yaşın üstünde, 90 yaşında sanatçılar, kamu yöneticilerinin bulunduğunu bize sevenler tarafından örnekler gönderiliyor.”
Mükemmellik ödülü Eskişehir’in
Yılmaz Büyükerşen, geçen hafta aldıkları ‘Mükemmellik Ödülü’nü büyük bir coşkuyla anlatıyor, devamının da geleceğini söylüyor. Büyükerşen’in yanı sıra bu ödüle layık görülenlerden birisi de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş oldu. Büyükerşen ödülü ve önemini şöyle anlattı: “Avrupa Konseyi’nin Yerel Yönetimleri Değerlendirme Komisyonu 12 ülke tespit etmiş. Bunun adı kristal ödül. Dünyayı köşelendirmişler, yuvarlaklığını 12 köşe yapmışlar. 12 köşede de ülkeler var. Avrupa Komisyonu’nun bayrağı var. Mali yönetim gücü, insan hakları, yönetim becerisi, yenilikçilik gibi pek çok şeyi ölçüp biçmişler ve 12 kural belirlemişler. Bunlara her yıl not veriyorlar. Hangi belediye gerçekten yenilikçi ve mükemmel yönetim puanına erişmişse onlara o küre ödülünü veriyorlar. Bir yıl boyunca da onu bayrak olarak şehirlerimizde kullanma yetkisi veriyorlar.”
]]>Çok ani gelişen bir durum yaşandığını ifade ederek konuşan Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, “Antalyaspor’a da gurur veren Nuri hocamız için de muhteşem bir hikayesi olan ve bu hikayenin sonunda da bizleri, hepimizi mutlu eden, onurlandıran, gururlandıran bir gelişme var. Bugün netleşmiş olan bir açıklamayı hocamızla beraber yapalım istedik” dedi.
NURİ ŞAHİN: HAYAL EDEMEYECEĞİM BİR KARAR ALDIM
Antalyaspor’dan ayrılarak Borussia Dortmund’a giden Nuri Şahin de “Son 2- 3 gün hepimiz adına bayağı yoğun geçti. Anlayışı için, beni anladığı için başkanıma, yönetime ve Antalyaspor camiasına çok teşekkür etmek istiyorum. Benim için Antalyaspor çok değerli. Geçen hafta hayal edemeyeceğim ve düşünemeyeceğim bir karar aldım. Bundan 2- 3 gün önce evimde gelen teklifi masaya yatırdık. Başkanımla konuştum. Bu teklifi kabul etmek istediğimi söyledim. Sağ olsun tüm planlamalarımıza rağmen bana yol verdi ve ‘hayalinin peşinde koş’ dedi ve gururlandığını söyledi. Tüm kamuoyunun önünde başkanıma ve yönetime teşekkür etmek istiyorum. Antalyaspor camiasına da, Antalyaspor’un benim için ne kadar önemli olduğunu, ne anlamda olduğunu artık söylememe gerek yok galiba. Bunu her gün, iyi günde, kötü günde her zaman yansıtmaya çalıştım. Hem saha içinde hem saha dışında. Kulübümüzün değerlerini korumaya çalıştım. Kulübümüzü korumaya çalıştım. Şehrimizi korumaya çalıştım. İnşallah herkes bunu görmüştür. Bundan hiç şüphem yok zaten” dedi.
“KARALAR BAĞLAMAYA GEREK YOK”
Antalyaspor’u ve Antalyaspor’daki futbolculara çok değerli olduklarını söylediğini ifade eden Şahin, “Çok değerli kardeşlerimin, çok değerli yol arkadaşlarımı burada bırakıyorum. Onların çok başarılı olacağından eminim. Benden sonra çok daha başarılı olacaklarına eminim. Çünkü çok karakterde, çok büyük ve iyi futbolcular. Karalar bağlamaya hiç gerek yok. Yani başkanımıza da söyledim. Başkanımıza zaten her zaman yanlarında olduğumu ve destek vereceğimi söyledim. Antalyaspor çok iyi bir durumda. İnşallah çok çok daha iyi yerlere geleceğinden eminim” diye konuştu.
“SADECE BORUSSIA DORTMUND OLDUĞU İÇİN ÇOK DÜŞÜNDÜM”
Bir basın mensubunun ‘Ayrılışınızın zamanlaması doğru mu?’ sorusuna Nuri Şahin, “Tabii ki ideal bir zaman değil. Bunu inkar edecek durumda da değilim. Futbol adamı olarak devre arasında ayrılmak tabii ki her zaman değil ama futbolun dinamikleri, futbolun zamanlaması çok farklı ilerliyor. Siz de biliyorsunuz. Biz planlamalarımızı yaparken tamamen buraya odaklı planlar yaptık. Tabii takdir edeceksiniz ki bana geçtiğimiz aylarda çok farklı yerlerden çok ciddi teklifler geldi. Ben hiçbirini kabul etmedim. Benim için inanın bana sadece bir kulüp için böyle bir düşünceye sahip olurum. O da Borussia Dortmund, bu zamanda gelmesi benim suçum değil. Sadece ve sadece Borussia Dortmund olduğu için çok düşündüm. Gerçekten çok düşündüm ama hem kulübüme bir bonservis getirerek hem de hayalimi gerçekleştirerek ayrılacağım için gönlüm ferah. Dediğim gibi ilk zamanlamayı tercih ettik. Bunu inkar edemem” diye cevap verdi.
Borussia Dortmund ile ilgili gelen sorulara Nuri Şahin cevap vermedi. Açıklamaların ardından Başkan Sinan Boztepe, Antalyaspor’a verdiği katkılardan dolayı Nuri Şahin’e plaket verdi.
]]>Özel’in açıklamaları şöyle:
– “Bugün Kubilay’ın şehit edilişinin 93. yıldönümünde, anma törenlerine katılmak için Menemen’deydik. Bugün, Genel Başkan seçildikten sonra İzmir’deki ilk resmi programımızdı. Onun için; İzmir İl binamıza gelmeyi, İl Başkanımızı, il yöneticilerimizi ziyaret etmeyi uygun gördük. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız da gün boyunca programımıza eşlik ettiler. Burası benim CHP Genel Başkanı olarak makam odam. CHP Genel Başkanlarının 83 tane makam odası var; Recep Tayyip Erdoğan’dan bile çok. Onun çok çeşitli yerlerdeki makam odalarından hep bahsedilir… Bizim makam odalarımız 81 ilde var, bir tane Meclis’te var, bir tane Genel Merkez’de var. İl Başkanlarımız, CHP Genel Başkanlarına illerinde vekalet ediyorlar. Ve bizim oturduğumuz, Atatürk’ten emanet koltuğu burada temsil ediyorlar. O yüzden bir ilde programımız varsa, o ilde, o ilçede mutlaka CHP il, ilçe binamıza uğruyoruz. Burası bizim baba evimiz. Kendi memleketimiz ana kucağımız, ama CHP il ve ilçe başkanlıkları bizim baba evimiz.
“HERKES ADAYLIKLARI MERAK EDİYOR”
– Bir yerel seçim yaklaşıyor. Tabii herkes adaylıkları merak ediyor. O iş kendi mecrası içinde ilerliyor. İzmir’e özel, merak edilecek ilave bir şey, ilave bir olumsuzluk falan yok. Ölçme değerlendirmeler devam ediyor. Ve aynı ölçekteki büyükşehirlerle birlikte İzmir’in büyükşehri de, ilçe belediye başkanlıkları da açıklanacak. O konuda ilave herhangi bir mevzu yok.
“İZMİR SONUÇLARI CHP İÇİN ÇOK ÖNEMLİDİR”
– Ama bir gerçek var. İzmir CHP’nin amiral gemisidir, sançar gemisidir. O yüzden İzmir’deki seçim sonuçları CHP için her yerdekinden çok önemlidir. Bu süreçte, AKP’nin İzmir üzerinde fevkalade manipülatif, sürekli gerçekleri çarpıtan, karalamalarla kampanyalar düzenlemeye çalışmasını şöyle yorumlamak gerekiyor. Kendi güçleri ile bir şey yapamayacaklarını anladıkları için en iyi bildikleri işi yapmaya ve saldırarak ve çirkinleşerek siyaset yapmaya çalışıyorlar. Ama İzmir’de karşılarındaki muhataplar; il başkanımız, ilçe başkanlarımız, Büyükşehir Belediye Başkanımız, ilçe belediye başkanlarımız, genel başkan yardımcılarımız, milletvekillerimiz; İzmir’e yakışır siyasi figürler. İzmir’e yakışır bir siyasi dille, olgunluk ve centilmenlikle bu kampanyayı yürütmeye devam edecekler.

“İZMİR’E YAKIŞIR BİR KAMPANYA YÜRÜTECEĞİZ”
– Buradaki yerel seçimi, bir genel seçim havasına sokup; genel seçimlerde olduğu gibi birtakım yalanlara dolanlara, karalamalara, gerginliklere sığınarak İzmir’i kazanmaya çalışmaları; kendi etkisizliklerini, yetkinsizliklerini, kendi özgüven eksikliklerini gösteriyor. O yüzden biz İzmir’e yakışır bir kampanya yürüteceğimizden, güler yüzlü bir kampanya yürüteceğimizden, İzmirlileri germeyen bir kampanya yürüteceğimizden herkes emin olsun.
– Bugüne kadar İzmir’de muvaffak olamayanlar, çirkinleşerek muvaffak olacaklarını sanıyorlarsa bunda aldanıyorlar. En iyi cevabı bir kez daha İzmirlilerden alırlar.
– Manisa’dan sonra burası benim ikinci memleketim. Kampanya sürecinde hem Genel Başkan sıfatıyla, hem de burada yetişmiş, İzmir’in evladı sıfatıyla beni burada çokça göreceksiniz. Ve İzmir’de en iyi sonucu hep birlikte en iyi sonucu alacağız.”

Daha sonra CHP Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya’nın vefat eden annesi Halise Kaya’nın Buca Cemevi’ndeki cenaze törenine katılan Özel, aileye başsağlığı diledi.
ŞEHİT AİLESİNE ZİYARET
Geçirdiği kaza nedeniyle yaralanan ve tekerlekli sandalyeyle görevini sürdüren Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç’ı makamında ziyaret eden Özel, daha sonra Irak’ın kuzeyinde bölücü terör örgütü mensuplarınca düzenlenen saldırıda şehit olan Piyade Teğmen Ramazan Günay’ın Buca ilçesinde oturan ailesini ziyaret etti, başsağlığı dileklerini iletti.

İMAMOĞLU’NDAN DESTEK
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkanı, YKKD Danışma Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, Cumhuriyetimizin 100. yılı vurgusuyla “Gelecek İçin Kadın Gücü Zirvesi”nin açılış konuşmalarını gerçekleştirdi. İmamoğlu; “Gelecek, kesinlikle kadının gücüyle aydınlanacaktır. El ele, kol kola ve özellikle Yönetim Kurulunda Kadın Derneğimizin de bu yöndeki adımlarını da bir nevi kutsal bir yere taşıyarak ‘varız, buradayız ve hazırız’ diyoruz. Hep birlikte olacağız ve hep birlikte ileriye doğru koşacağız” diyerek desteklerini ve takdirini paylaştı.
“EN ANLAMLI ZAMANDAYIZ’’
Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkanı, Yönetim Kurulunda Kadın Derneği Danışma Kurulu Başkanı Murat Özyeğin; “Çeşitliliği ve eşitliği benimsemiş bir toplumsal kültürü oluşturmanın yollarını ve iyi örneklerini konuşmak için Cumhuriyetimizin 100. yılından daha anlamlı bir zaman olamazdı. Zirvemizin hedeflediği toplumsal değişime inanarak, kapsayıcı politikalar yapan ve uygulayan kurumlarla ve liderlerle ülkemizde hedeflediğimiz dönüşümü gerçekleştirebilir, Cumhuriyetimizin ikinci 100 yılına hazır olabiliriz” dedi.

“VARIZ. BURADAYIZ. HAZIRIZ’’
Yönetim Kurulunda Kadın Derneği Başkanı Hande Yaşargil de Gelecek için Kadın Gücü Zirvesi’nin kapanış konuşmasını şöyle yaptı: Cumhuriyetimizin 100. yılını coşkuyla kutlarken ve ikinci yüzyılımıza hızla ilerlerken, dernek olarak gerçekleştirdiğimiz “Gelecek İçin Kadın Gücü Zirvesi” inanıyorum ki burada yarattığımız bu güç bir programın çok ötesinde bir etki yaratıyor, bu güçlü zincir ve bakış açısı büyüyor. Birbirimize verdiğimiz destekle biz toplumda daha çok yönetici ve lider role talip olacağız, aday olacağız. Bu destekle o rollere güvenle geleceğiz ve aldığımız yetkiyle ülkemizi daha eşit daha vicdanlı ve daha sürdürebilir bir seviyeye taşıyacağız. Sizi bizim sloganımızla selamlayarak bu zirveyi kapatmak istiyorum. Biz hepimiz; ‘varız hazırız buradayız ve en güzeli beraberiz’. Cumhuriyetimizin 100. Yılı kutlu olsun.”

HEYECAN DOLU BİR AN
Üç farklı salonda, 47 konuşmacı ile gerçekleşen Gelecek İçin Kadın Gücü Zirvesi”nin heyecan dolu anlarından biri; Forbes Türkiye Medya Grup Başkanı ve Yönetim Kurulu’nda Kadın Derneği Eş Başkanı Burçak Güven moderatörlüğünde gerçekleşen Aclan Acar Stratejik Danışmanlık Kurucusu Aclan Acar, Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplumbilimleri Fakültesi Dekanı, Oxford Üniversitesi CRIC Merkezi Kıdemli Üyesi, GAİN Medya Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, Türkiye İş Bankası A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bali, QNB Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aras, Akkök Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü, YKKD Yönetim Kurulu Başkanı, Mentor Danışmanlık Kurucu Ortak, INSEAD Business School Koçluk Lideri Hande Yaşargil’in katılımıyla “Yönetimde Daha Çok Kadın: Kotalı mı? Kotasız mı?” sorusuna cevap aradıkları münazara oturumu oldu. Oturum başladığında anketle katılımcılara soruldu: Yönetimde Daha Çok Kadın: Kotalı mı? Kotasız mı? Oturum sonunda yapılan oylamada; 249 evet oyu ile “kota” kazandı. Zirve; sponsor destekleriyle, gelecek yüzyıla vurgu yapan konu başlıklarıyla, yönetim kurulunda kadın sayısını artırmaya yönelik vizyon ile sürdürülebilir bir değişim yaratma hedefiyle sona erdi.
]]>