CHP İzmir İl Başkanlığında basın toplantısı düzenleyen Polat, AKP’li üç belediye başkan adayı ile ilgili yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını içeren dosyaları kamuoyuyla paylaştı.
TAVUK ÇİFTLİĞİNE VİLLALAR
Polat, ”İzmir organize işler sarmalı” olarak tanımladığı olayda, Kemalpaşa Örnekköy’de tavuk çiftliği olan ve kümeslerin bulunduğu alanın yalan beyanlarla yapı kayıt belgesi alınarak villa köye çevrildiğini ifade etti. Polat ”Ben buna ‘İzmir organize işler sarmalı’ diyebilirim. İzmir’e talip olan üç arkadaşımızın imar konusunda nasıl bir rant sarmalı içinde olduğunu anlatacağım. Hikayenin başlangıcı 1977’de Kemalpaşa Örnekköy’de bir tavuk çiftliği hikayesinden başlıyor. 1977’de yapılmış, adını andığım ada ve parseldeki harabe haldeki tavuk çiftliği görüntüleri, bu inşaat yapılmaya başlandığı andaki hafriyat çalışmaları ve meydan düzenlemesi şeklinde gidiyor” dedi.

2018’DE İMAR AFFINA BAŞVURUYORLAR
Polat, şöyle devam etti:
– Burada bazı renkler var görsellerde. Bunlar aslında olmayan ancak varmış gibi gösterilen yerler. Burada Kırkpınar’lar Süt ürünleri ve Hayvancılık Tic. Ve Ltd. Şti. Bu şirket, AKP Bayraklı Belediye Başkan adayı Bilal Kırkpınar ve babasına ait. 2018’de Bilal Kırkpınar’ın babasının T.C numarası üzerinden devlete bir başvuruda bulunuyor, imar affı üzerinden. 12 tane yapı kayıt belgesi alınıyor. 13. de Bilal Kırkpınar üzerine alınıyor. Buralarda ‘insanlar yaşıyor, bağımsız bina’ diyorlar. ‘Burası artık tavuk çiftliği değil, 91 adet bağımsız yapıdır’ diyorlar. Yalan söylüyorlar.
BİR YIL SONRA ‘GÜÇLENDİRME’ RUHSATI
– 2019 tarihinde bir ruhsat başvurusunda bulunuyorlar. Onun adı da güçlendirme ruhsatı. Arkasından biz, CHP’li belediye seçimi kazandığında var olan şikayetleri değerlendirmeye başlıyor. Kırkpınar’ın yapısı üzerine çok fazla şikayet gelince Belediye Başkanımız Rıdvan Karakayalı çalışmalara başlıyorlar. İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Dairesi’ni göreve çağırıp denetim yapmalarını istiyorlar. Kırkpınar’lara ihtarda bulunuyorlar ve bir sürü işlem yapıyorlar. Büyükşehir yaptığı denetimler sonucunda Kemalpaşa Belediyesi’ne bir yazı yazıyor. ‘binanın son hali için yapı kayıt belgesi verilmesi mümkün değil’ diyorlar. Ayrıca yalan ve yanlış belgeyle yapı kayıt belgesi alındığı tespit ediliyor ve Büyükşehir, Kemalpaşa Belediyesi’ne ‘Suç duyurusunda bulun’ diyor.
SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU
– Kemalpaşa Belediye Başkanlığı su duyurusunda bulunuyor, bunun yanında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İzmir İl müdürlüğüne yazı yazıyor. Gerekli belgeleri de ekleyerek yapı kayıt belgesinin iptalini istiyor. Ayrıca imar yapılan yer de korunması gereken tarım alanında yer alıyor.

2021’DE İPTAL EDİLDİ
– İl müdürlüğüne yapılan müracaat sonrası bakanlığın İzmir Şube Müdürlüğü 2021’de bir karar veriyor. Karar verildiğinde Bilal, AK Parti Genel Merkezi’nde bir arkadaşıyla sohbet ediyor. Eşinin araması üzerine tebligattan haberi oluyor. Bakanlık, yapı kayıt belgelerini iptal ettiğini söylüyor. Kasım 2021’de belgeler iptal ediliyor. ‘Yıkın burayı’ diyor.”
”BEKÇİ KULÜBESİ MALİKANEYE DÖNÜYOR”
”Yalan beyan” vurgusu yapan Polat, ”Yalan beyanla yapı kayıt belgesi almışlar. Bunun geçerli olması için de bir şey gerekiyor. CHP’li belediye göreve gelmeden güçlendirme ruhsatı almışlardı ya. Bölge İdare Mahkemesi’ne giderek iptal edilen ruhsatların yeniden verilmesini istiyor. Yapıların 2017’de yapıldığı tespit edilmiş. Bu nedenle mahkeme de talebi reddediyor. Yani siz benden yapı kayıt belgesi aldığınız yere, bekçi için yapıldı denen yere Bilal için ev yapılıyor. Yani köhne yapının döndüğü hal ibretlik bir tablo. ‘Organize işler İzmir Sarmalı’ tam olarak. Bilal’in evi yani bekçi kulübesi, malikaneye dönüyor” dedi.
İL MÜDÜRÜNE TELEFON
”Bugünün hesabı ile 1.8 trilyon vurgun yapıldığını” ileri süren Polat, şöyle devam etti:
– Söylemiştim. Tebligat geldiğinde o arkadaş AK Parti Genel Merkezi’ndeydi. 89. ve 90. bağımsız bölümün pazarlığını yapıyordu. Gerçek değeri 14 milyon olan yer için 6 milyona anlaştılar. Bilal’in koruyucu bir meleğine satıldı. Tebligat gelince hemen dönemin ÇŞB İl Müdürü Ömer Albayrak’ı arıyorlar.
– Telefonun ardından müdür, mahkemenin iptal ettiği ruhsatı tekrar canlı hale getiriyor. Burada bahse konu vurgun, bugünün hesabıyla 1.8 trilyon. 90+1 villa. Eskinin parasıyla 1 katrilyon 800 trilyon. Bu vurgun yalanla, dolanla, devletin arkasından dönerek yapılan bir vurgun.

Hamza Dağ
“BENİ DAVA ETSİNLER”
”Tüm iddiaların belgeli ve devlet kayıtlarında olduğunu, pazarlığa konu taşınmazın Hamza Dağ’a satıldığını” önü süren Polat, şunları söyledi:
– Biz buna bir sarmal dedik ama nasıl yapıldığını da açıklamak lazım arkadaşlar at binmişler, kılıç kuşanmışlar. Bayraklı’dan aday olan Bilal Kırkpınar. Kendisi eski gençlik kolları başkanı. Dönemin Valisi Yavuz Selim Köşger, Bornova Kaymakamı. Cağ kebap partisi sonrasında ok atıyorlar, at biniyorlar. Bu inşaat alanında yüzlerce insan mağdur. Paralarını alamamış taşeronlar, peyzajı ödemedikleri için evine giremeyen insanlar. Bu mevzunun muhatabı da tanıdık. O da Karşıyaka AK Parti adayı. Kendisi de bu alanın yapı kayıt belgesini veren şirketinin sahibi. İsmail Çiftçioğlu. Bu söylediklerimi duyacaklar. Ben söyleyeyim. Beni dava etsinler.
“KÜMESTE VİLLA OLMASI DOLANDIRICILIK”
– Devletimiz bu kişilerin arama kayıtlarına, hesap hareketlerine ve SMS’lerine baktıklarında bu dava çok hareketli bir hale gelecek… Bir bilirkişi raporu hazırlanıyor. Onu beğenmiyorlar yenisini istiyorlar. Bilirkişi bulgularında Tarım İl Müdürlüğü’nün ‘korunsun’ denilen tarım alanlarında imar olmasına şaşıyor. Ayrıca ‘Kümes denilen yerde villa olması nitelikli dolandırıcılıktır’ diyor.
Bilal Kırkpınar (solda) / Yavuz Selim Köşger (At üzerinde)
DOLANDIRICILIK SUÇLAMASI
Cumhuriyet savcılarına ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na çağrıda bulunan Polat, sözlerini şöyle tamamladı:
– ‘Ben buradan açık çağrıda bulunuyorum. Savcılara, buradaki rant projesine, Büyükova’nın katledilmemesine, İzmir’in insanının gözü dönmüş rant çetelerine geçit vermemeleri konusunda çağrıda bulunuyorum. Bu kente şehri emin olmak isteyen insanların nasıl dolandırıcılık yaptığına dikkat etmelerini istiyorum. Bu gösterdiğim belge ve fotoğrafların pek çoğu devletin kayıtlarında vardır. Gördüğümüz proje bir rant projesidir. Büyükova’ya karşı suç işleyen, sahte belge ve beyanlarla adli suç işleyen bir projedir.
“HAMZA DAĞ BU EVİ ALDI MI?”
– Bırakın belediye başkan adayı olmayı, bu projenin içindeki insanların yargılanıyor olması gerekiyordu. Ama biz bugün bu insanların bu kenti yönetmeye talip olduğunu görüyoruz. Ben ‘burası böyle yetmez’ denilip evin önüne bir de havuz yapıldığını ve Hamza Dağ’ın bu evi alıp almadığını sormak istiyorum.
– Ben bir kişiyle konuşup söylemiyorum bunları. Kepçe operatöründen boyacısına kadar hepsiyle konuştuk.Gösterdiğim ve söylediğim her şey tespitli. Ruhsat iptal olduğu için yapı kayıt izin belgelerinin de iptal edilmesi gerekiyor. Ben buradan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nü de göreve çağırıyorum.
]]>2019’DA KARAR VERİLMİŞTİ
Kurul, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 16. Ceza Dairesince görülen ve 25 Nisan 2019’da karara bağlanan davaya ilişkin temyiz incelemesini tamamladı. Buna göre, kozmik odada arama yaptıran eski savcı Mustafa Bilgili’ye Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kapsamında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan verilen 11 yıl 3 ay ve “devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek” suçundan verilen 5 yıl 10 ay hapis cezaları onandı.
Bilgili hakkında, devlet sırrına ilişkin bilgileri aynı suçtan başka davada yargılanan eski TÜBİTAK çalışanı Ünal Tatar’a vermek suretiyle “devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri casusluk amacıyla açıklamak” suçundan açılan kamu davasının ayrılması kararı da uygun bulundu.
GEREKÇESİ DAHA SONRA YAZILACAK
Kozmik odaya ilişkin soruşturma kapsamında bazı kararlar veren eski hakim Halil İbrahim Kütük’e “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan verilen 8 yıl 9 ay hapis cezası ile “devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek” suçundan verilen 3 yıl 4 ay hapis cezası onandı.
Eski hakim Nihal Uslu’ya “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan verilen 9 yıl ile “devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek” suçundan verilen 5 yıl hapis cezası da onandı.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kozmik odadaki aramalara katılan eski hakim Kadir Kayan’ın da aralarında olduğu firari sanıklar hakkında verilen dosyaların ayrılması yönündeki kararları uygun buldu.
Kurul tarafından oy birliğiyle verilen kararın gerekçesi daha sonra yazılacak.
KOZMİK ODA KUMPASINDE NELER OLMUŞTU?
Genelkurmay Başkanlığının tüm itirazlarına rağmen Genelkurmay Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığının “kozmik oda” olarak bilinen kısımlarında 20 gün boyunca yapılan aramaların ayrıntıları, çeşitli kurumların raporlarıyla ortaya çıkmıştı.
Yargıtay 16. Ceza Dairesindeki yargılamalar sırasında verilen ara karar gereği Genelkurmay Adli Müşavirliğince gönderilen raporla, aramalarda TSK’nın “devlet sırrı” niteliğindeki belgelerinin ele geçirildiği tescillenmişti.
Raporda, davaya konu belgelerden, incelenen 374 dijital veri ve 7 fiziki belgenin dördünün oluşturulduğu tarihten itibaren devlet sırrı niteliği taşımadığı, bunlar dışında kalan diğer tüm belgelerin başlangıcından itibaren devlet sırrı olduğu ve bu özelliklerini halen koruduğu belirtilmişti.
Raporda, “Devlet sırrı olduğu belirtilen bir kısım belgelerin, düşman ülkeye savaş hazırlıklarımızı, savaş etkinliğimizi ve çalışma prensiplerimizi ortaya koyabilecek nitelikte bilgiler içerdiği anlaşılmıştır.” tespiti yer almıştı.
Bülent Arınç’a “suikast” düzenleneceği yönündeki telefon ihbarı sonucu konuyla ilgili soruşturma başlatan dönemin Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili, Genelkurmay Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı 11 ve 16 numaralı odalarda 25 Aralık 2009’da arama yapmak istedi.
Genelkurmay Seferberlik Tetkik Dairesi Başkanlığı ise 11 ve 16 numaralı çift kilitli çelik kapılarla muhafaza edilen odalardaki bilgi, belge ve arşiv kayıtlarının devlet sırrı niteliğinde, devletin güvenliğiyle ilgili olduğundan Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 125. maddesi gereği cumhuriyet savcılığına bu odalara giriş izni verilemeyeceğini yazıyla belirtmişti.
Bunun üzerine, Bilgili yerine dönemin Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Kadir Kayan, 26 Aralık 2009’da 11 ve 16 numaralı odalarda arama yapmaya başladı.
Kayan’ın 20 gün süren araması sonucu CD, dosya ve harddisklerden oluşan “gizli belgeler” dışarı çıkarılarak, bugün FETÖ ile bağlantılı oldukları tespit edilen TÜBİTAK uzmanı bilirkişilere çözümletildi.
Genelkurmay Başkanlığının o günlerde tuttuğu tutanaklarda, odalardaki belge ve arşiv kayıtlarının, devlet sırrı niteliğinde olduğunun belirtilmesine rağmen arandığı ifade edilerek, “Hakim Kadir Kayan tarafından bugüne kadar yapılan incelemelerde 1970’li yıllardan günümüze kadar yüklenen suçla ilgisi olmayan devlet sırrı niteliğindeki tüm bilgilere nüfuz edilmiştir” denilmişti.
Bu aramanın ardından Yargıtay üyesi yapılan Kadir Kayan, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana firari durumda bulunuyor.
]]>Buna göre, ortaokul öğrencilerinin ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerle birlikte akademik gelişimlerine yönelik çalışmaların yapılacağı “sosyal etkinlik ve gelişim merkezi” adıyla yeni bir kurum türü tanımlandı.
Özel öğretim kurumlarının açılışı, devri ve nakli gibi iş ve işlemlerinde ibrazı zorunlu olan bina tapu senedi ile yapı kullanım izin belgesiyle ilgili değişikliğe gidildi. Söz konusu belgelerin temin edilmesine yönelik güçlük göz önüne alınarak bu işlemlerde “bina tapu senedi” yerine “tapu senedi” istenecek ve yapı kullanım izninin aranmamasına yönelik düzenleme yapıldı.
HER TÜRLÜ MATERYAL ONAYLANACAK
Kısmen veya tamamen Hazine ve özel bütçeli idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmazlar üzerinde özel öğretim kurumu açılmasına imkan tanındı.
Düzenlemeyle ayrıca Türk programı uygulayanlar hariç olmak üzere milletlerarası özel öğretim kurumlarının uyguladıkları öğretim programları ve bu programların uygulanmasında kullandıkları her türlü öğretim materyalinin Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanması gerekecek.
MİLLİ DEĞERLERE AYKIRI ETKİNLİKLER
Okulların yıllık çalışma takvimi ve çalışma saatlerine yönelik olarak yapılan değişiklikle, ayrı bir çalışma takvimin uygulanmasında merkezi sınavlar gibi eğitim ve öğretimin genel işleyişine dair hususların dikkate alınacağı ve ayrıca kurumlarda milli ve kültürel değerlere aykırı, öğrencilerin psikososyal gelişimlerine katkı sağlayamayacak etkinliklerin yapılamayacağı hüküm altına alındı.
Kurum dönüşüm işlemlerinde idari soruşturması bulunan ancak soruşturma konusu kapatmayı gerektirmeyen kurumların dönüşüm işlemlerini tamamlayabilmelerine imkan sağlandı.
Yabancı uyruklu eğitim personeline ön izin belgesi düzenlenebilmesi için istenen denklik belgesinin temin işlemlerinin uzun sürmesinden kaynaklanabilecek mağduriyetlerin önlenmesi amacıyla, denklik belgesini ibraz edemeyenlerin en fazla iki yıl boyunca denklik için başvuru yapıldığına ilişkin belge ile ön izin işlemlerinin gerçekleştirilebilmesine yönelik düzenleme yapıldı.
Resmi okullardan farklı uygulama yapmak için yönetmelik hazırlayan okulların, yönetmeliklerinde başarı notu gibi hususlarda farklı uygulama yapmalarına yönelik sınırlamalar getirildi.
DEVLET KİTATPLARI OKUTULACAK
Okullarda bakanlıkça onaylanan ders kitaplarının okutulması esas kılınarak, bu konuda kurucu ya da kurucu temsilcisi ile kurum müdürünün de görev tanımı düzenlendi.
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda ücretsiz okutmada öncelik sağlanan, harp veya vazife malulü sayılanların ilk ve orta öğretim çağındaki çocukları ile haklarında korunma, bakım veya barınma kararı verilen çocukların yerleştirme işlemlerinin merkezi olarak gerçekleştirilmesine ilişkin değişiklik yapıldı.
Organize sanayi bölgelerinde açılan meslek liselerinden teşvik kapsamında olmayan alanlara öğrenci kabul etmek isteyen kurumların bu öğrencilerden ücret alabilmeleri sağlandı.
Özel çeşitli kursların özel öğretim kurslarına dönüşümlerinin teşvik edilmesi amacıyla, bu işlemlerde kurucu öğrenim şartı aranmaması, dönüşüm işlemleri sonunda da programları devam eden kursiyerlerin programları tamamlanana kadar aynı kurumda eğitim almaya devam edebilmelerine imkan tanındı.
Ayrıca, özel öğretim kurslarında aranan bağımsız giriş şartı kaldırıldı.
]]>Çarşamba günü, Epstein’ın kurbanlarından biri olan ve Prens Andrew ile fotoğraflarıyla dikkat çeken Virginia Giuffre’nin 2015’te Epstein’ın ortağı Ghislaine Maxwell’e karşı açtığı davaya ait 946 sayfalık mahkeme belgelerinin mührü açıldı. 2017’de sonuçlanan davada pek çok önemli belge yer aldı. Dosyalar, temyiz için son tarih olan çarşamba gecesi saat 18.30’un geçmesinin ardından 3 Ocak’ta New York Güney Bölgesi tarafından kamuoyuna açıklandı.

PRENS ANDREW VE 17 YAŞINDAKİ GENÇ KIZ
Geçtiğimiz haftalarda Epstein’ın Polonyalı bir kurbanı, Epstein’ın her şeyi kaydettiğini, sürekli fotoğraf çektiğini belirtmişti. Kamuoyuna açıklanan dava belgelerinde de birbirinden şoke edici detaylar yer alıyor. Basına yansıyan belgelerdenözellikle Johanna Sjoberg’in ifadeleri dikkat çekiyor.

Johanna Sjoberg, Mayıs 2016’da Palm Beach Atlantic Üniversitesi’nde 20 yaşında öğrenciyken, bir yabancı olan Maxwell ona yaklaştı ve ona kişisel asistan olarak iş teklif etti. Sjoberg, 2001 yılında Epstein için çalışmaya başladı. Sjoberg de Epstein’ın seks tuzaklarının içinde yer aldı ve adı Prens Andrew ile anılan bir diğer kurban Virginia Roberts’ın reşit olmadığını bildiğini söyledi.
Roberts, 2000 yılında, Donald Trump’ın Palm Beach’teki Mar-a-Lago tatil beldesinde soyunma odası görevlisi olarak çalışırken Maxwell tarafından işe alınmıştı.
Sjoberg şunları ekledi: “O zamanlar onun bir ailesi olmadığı veya ailesinden uzaklaştığı izlenimine kapılmıştım. Bana öyle geldi ki, onu evlat edinmişlerdi, çocukken değil ama onunla ilgileneceklerdi.”

İDDİALARI SUSTURMAK İÇİN 12 MİLYON DOLAR ÖDEMİŞ
Sjoberg ayrıca Virginia Giuffre’nin Epstein’ın Manhattan’daki malikanesinde Prens Andrew ile birlikte olduklarını iddia etti. Giuffre de daha sonra kendisinin ve Prens Andrew’un o akşam Epstein’ın evinde seks yaptığını söyleyecekti. Sjoberg, Prens’in onun göğsünü ellediğini söyledi.
Belgelerde “Johanna, Virginia’nın 17 yaşındayken Jeffrey Epstein’ın New York’taki malikanesinde Prens Andrew ve Ghislaine Maxwell ile birlikte yaşadığına tanık olduğunu doğruladı” ifadesine yer verildi.

Dük, Giuffre’nin 17 yaşındayken kendisine cinsel saldırıda bulunduğuna dair iddiaları üzerine 2022’de Giuffre’ye 12 milyon dolar tazminat ödediği bildirildi, ancak Giuffre bunu daima reddetti.
Ortaya çıkan belgelerdeki bir diğer iddia ise popun kralı olarak nitelenen Michael Jackson ile ilgili. Belgelere göre; Jeffrey Epstein, Michael Jackson tarafından Palm Beach’teki evinde ziyaret edildi.
SİHİRBAZLIK NUMARALARINI EPSTEIN’IN EVİNDE DE SERGİLEMİŞ
Epstein davasına adı karışan isimler arasında sihirbazlık numaralarıyla tüm dünyada ünlenen Davip Copperfield de yer alıyor.
Davada görülen belgelere göre; Epstein kurbanlarından biri olan Johanna Sjoberg, Epstein’ın evinde David Copperfield ile tanıştığını söyledi.
Yeni açıklanan mahkeme belgeleri, Johanna Sjoberg’in ifade sırasında ünlü sihirbazın Epstein’ın evinde akşam yemeği yediğini ve kendisine yeni kızlar getirmek için para alıp almadığını sorduğunu gösteriyor.

Sjoberg, 18 Mayıs 2016’daki ifadesinde Copperfield ile Epstein’ın evinde bir akşam yemeği sırasında tanıştığını söyledi ancak toplantının ne zaman ve nerede gerçekleştiğini söylemedi: “Birisi beni evden aradı ve orada olacağını, akşam yemeğine gelmek istersem onunla buluşabileceğimi söyledi.”
Sjoberg, Copperfield’ın geldiğinde evde olmadığını, bu yüzden tanışmadığı ve çok genç görünen başka bir kızla birlikte beklediğini söyledi: “Ona hangi okula gittiğini sordum, bölgedeki kolejlerden birine gidip gitmediğini öğrenmek için dürttüm ama okulun adını tanıyamadım. Bu yüzden onun üniversite çağından daha genç olabileceğini düşündüm, ancak kendi akıl sağlığım için onun arkadaşlarından birinin kızı olduğunu varsaymak zorunda kaldım.”
Sjoberg, Copperfield’ın yemekte sihir numaraları yaptığını ve onun Epstein’ın arkadaşı olduğunu gözlemlediğini söyledi.
Akşam yemeğinde Copperfield, Epstein’ın genç kızlarla ilişkisini Sjoberg’le tartıştı. Sjoberg, “Kızların başka kızlar bulmak için para aldıklarını bilip bilmediğimi sordu” dedi.

MICHAEL JACKSON DA O EVDE
Johanna Sjoberg, Michael Jackson’la Epstein’la birlikteyken tanıştığını söyledi.

Jackson’a masaj yapıp yapmadığı sorulan Sjoberg, “Yapmadım” cevabını verdi. Jackson Haziran 2009’da 50 yaşında hayatını kaybetti ve pek çok defa pedofili ile suçlandı.
Epstein’ın Palm Beach’teki malikanesi, genç kızlara cinsel tacizde bulunduğu birkaç yerden biriydi. Donald Trump’ın Mar-a-Lago’suna 1,6 kilometre uzaklıktaki sahil arazisi 2020’de 21.995 milyon dolara satışa çıktı ancak 18 milyon dolara satıldığı düşünülüyor. Florida merkezli bir geliştirici olan Todd Michael Glaser, şimdi mevcut evi yıkıp yerine yeni bir ev inşa etmeyi planlıyor.
Ağustos ayında, eski Pop Kralı’nın kendilerine çocukluk dönemlerinde yıllarca cinsel tacizde bulunduğunu iddia eden iki adamın açtığı davalar yeniden gündeme geldi. Kaliforniya 2. Bölge Temyiz Mahkemesi’nden üç yargıçtan oluşan bir kurul, Wade Robson ve James Safechuck’un davalarının bir alt mahkeme tarafından reddedilmemesi gerektiğine karar verdi.

İki adam, 2019 HBO belgesel dizisi Leaving Neverland’de hikayelerini anlatmalarıyla daha çok tanındı. Jackson ailesi ise dört saatlik belgesele, 2005 yılında çocuk tacizi suçlamasından beraat eden bir adamın kamu önünde linç edilmesi diyerek şiddetle itiraz etmişti.
STEPHEN HAWKING’iN PARTİSİ
Epstein’ın tuttuğu belgelerden, davalardaki şimdiye kadar gizli tutulmuş ifadelere kadar skandal fuhuş olayıyla ilgili daha pek çok isim ortaya çıkcak gibi görünüyor. Hatta bu isimlerden biri de ünlü fizikçi Stephen Hawking.

Epstein’dan Ghislaine Maxwell’e gönderildiği anlaşılan bir e-postada, Ghislaine Maxwell’in, engelli fizikçi Profesör Stephen Hawking’in 2008 yılında Epstein’in özel adasına yaptığı gezi sırasında pedofili partisine katıldığı yönündeki yorumları çöpe atmasını istediği görülüyor.
]]>