Benim – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 26 Apr 2024 21:03:26 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Yavaş’tan rakibi Altınok’a ’emekli’ göndermesi https://www.foxhaber.com.tr/yavastan-rakibi-altinoka-emekli-gondermesi/ https://www.foxhaber.com.tr/yavastan-rakibi-altinoka-emekli-gondermesi/#respond Fri, 26 Apr 2024 21:03:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6614 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Gölbaşı ilçesinde düzenlenen iftarlara katıldı.

Programda konuşan Yavaş, “Geçen seçimleri yapılıyor. Bizim önümüzü kırmak için atmadıkları iftiralar kalmadı. Sosyal yardımları kesecekler, işçileri çıkaracaklar diye uyumdular. Neden? Mevcut durumda devam etmek istiyorlar. Kendileri icraatleriyle ortaya çıkamayıp ancak insanlar karalayarak orada oturmak istiyorlar. İnsanları kutuplaştırarak orada oturmak istiyorlar. Ve 5 yıl geçti.Allah’a şükür bunların hiçbirisi olmadı.Ama Ankara’da çok şey değişti.Bir ihaleler canlı yayınlanmaya başladı.Herkes kim hangi şirketler ihaleye girdi?Bunları hepsini gördü.Aldığımız kararlar ortak akılla alarak sizden ayrılanları harcamaya başladı. Eskiden kimse sizlere bir şey soruyordu. İhtiyaçlarınızı sormuyorlar” diye konuştu.

“YAPILAN HİZMETİ İNSANLAR GÖRÜYOR”

Yakın zamanda Çubuk ilçesini ziyaret ettiğini ifade eden Yavaş, şunları söyledi;

*Geçen gün Çubuk’taydım. Çubuk halkına sordum. Yıllardır böyle oy veriyorsunuz. En fazla hizmetin boyutunun gelmesi gerekiyor. Gelmiş olsaydım benim bu işlerim ne? Dağı taşı asfalt yaptım. Bütün köyleri abat ettik dedim.

*Ve Allah’ın izniyle anketlerde yüzde 50’nin üzerinde çıkıyoruz Çubuk’ta. Bu sayede yapılan hizmet insanları görüyor. Ayrım yapmadığını insanlar görüyor. Seçildiğinin akşam ertesi günü ilk meclis toplantısında söylemiştim.

*Sayın belediye başkanları dedim. Ankara halkı beni seçti. İlçelerde de sizi seçti. Seçmenin iradesine saygı duruşunda bulunulur. Ama ne ayrılması gerekiyor? Bundan sonra yan yana gelip Ankara için beraber çalışmamız bütün hemşerilerimizin bolluğunu yerine getirmemiz ve bu şekilde Ankara’yı kalkındırmamız gerektiğini söyledim.

*Örneğin Gölbaşı Belediye Başkanı bir gün telefon edilmediği gibi daha benim odamı görmedi. Sadece o değil. Bir ikisi dışında hiçbiri benim odamı görmedi” dedi.

“BENİM İŞ ANKARA’DA GARANTİLEŞTİ”

Belediye meclisi üyelerinin ne olduğunu belirten Yavaş, “Haymana’da söyledimi burada söylemeyeceğim, onu bitiriyorum; çünkü merkezden bütün ilçelerimizde rakibimden fazla oy almak istiyorum. Haymana’da şunu söyledim. Benim iş Ankara’da garanti oldu. Allah’a çok şükür tekrar televizyonlara artık Ankara konuşulmuyorsa yoksa İstanbul. Haymana Belediye Başkanı olarak bizim adayımızı seçin. Bana da oy vermemek önemli değil” dedi.

Ankara’da uyguladıkları yeni nesil belediyeciliği dile getiren Yavaş, şunları söyledi:

*Ankara’da uyguladığımız yeni nesil belediyecilik; hesap iptali, şeffaf olmayı artık Türkiye’nin onun yerine yamayacağız. Ankara’dan bakmıyoruz.

*Ankara’daki adres kendi içiline, ilçesine gideceğiniz zamanları biz Ankara’da okuduk. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ihaleleri canlı yayınlanıyordu. Siz şimdi yayınlıyorsunuz diye oradaki belediye başkanlarına soracak. Ankara’daki belediyelerin ihalelerinin tamamı açık, şeffaf bir şekilde yayınlanıyordu.

*Siz hayır yapmıyorsunuz diye onlara da soracak ve umarım bu yol olacak. Eskiden paket paket dağıtımı gözüne soka fotoğraf çekimi yapılıyordu. Şimdi bir elinle hiç kimse görmüyor.

ALTINOK’A EMEKLİ ELEŞTİRİSİ

Rakibi AKP’li Turgut Altınok’a da göndermede bulunan Yavaş, şu ifadeleri kullandı;

*Projesi yok diyorlar bize. Ondan sonra da bizim işimizi projeye dahil ediyorlar. ‘Ben başkent kart çıkaracağım. İçine para yükleyeceğim’ diyor. 3 yıldır oranlarız zaten. Nerede yaşıyorsunuz? Asla olmazsa olmazını söyle; Ankara’da başkent kart var. Ben devam ettireceğim. Daha fazla para değiştirebilirsiniz. Çünkü bol keseden veriyor.

*Emeklilere 5 bin verecekmiş. Bir milyon 100 bin emekli Ankara’da var. Ben de diyorum ki siz şu anda belediye ekranısınız. Emekliler 7 kesinti yaşadı. Yedi kuruş verdiniz mi bir tanesine? Biz düzenli olarak iki yüz bin kişiye doğal gaz ve et yardımı sağlıyoruz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yavastan-rakibi-altinoka-emekli-gondermesi/feed/ 0
İmamoğlu’nun ziyaretinde vatandaşlardan Erdoğan’a emekli maaşı tepkisi https://www.foxhaber.com.tr/imamoglunun-ziyaretinde-vatandaslardan-erdogana-emekli-maasi-tepkisi/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglunun-ziyaretinde-vatandaslardan-erdogana-emekli-maasi-tepkisi/#respond Sat, 06 Apr 2024 21:06:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5725 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Tuzla Belediye Başkan Adayı Eren Ali Bingöl ile birlikte Aydıntepe Mahallesi’nde esnaf, Aydınlı Mahallesi’nde ise semt pazarı ziyareti yaptı. Vatandaşların sorunlarını dinleyen İmamoğlu’na en çok dert yakınan kesim emekliler oldu.

Devlet Demir Yolları’ndan emekli olduğunu söyleyen Şemsettin Güneş isimli vatandaş “Tek başıma 5 daire yaptım, benim çocuğum şimdi kendine bakamıyor. Bu adaletsizlik nedir” diyerek yaşanan ekonomik krizden yakındı. İmamoğlu, Güneş’e, “3 nesildir inşaat işiyle uğraşıyoruz. Emekli ikramiyesini alıp, bize gelip, 70’li, 80’li, hatta 90’lı yıllarda, nice insan biliyorum, dairesini alırdı. Emekli ikramiyesi şimdi bir insana 5 ay bakmaz, bırak maaşı” yanıtını verdi.

“ERDOĞAN DUYABİLECEK Mİ?”

İmamoğlu’na dert yanan ikinci emekli de Şakir Kızıltaş oldu. Kızıltaş, pazarda karşılaştığı İmamoğlu’na, “Ben bir şey diyeceğim ama Recep Tayyip Erdoğan duyabilecek mi benim dediğimi? Sizin duyurmanızı istiyorum. Ben, emekliyim. 11 bin 300 lira maaş alıyorum. Ben nasıl harcayacağımı bilmiyorum. Bana çizelgesini göstersin de ona göre harcayacağım. Nereye ne harcayacağımı bilemiyorum. Bunun çizelgesini istiyorum. Hastaneye mi? Giyime mi? Yemeye mi? İçmeye mi? Pazara mı? Ben bunu bilemiyorum. Bana açıklamasını istiyorum. Beni çocuklarıma mahkum etti. 2002 yılından önce ben fakirlere yardım eder durumda bir insandım. Şimdi yardım alacak duruma getirdi emeklileri. Böyle bir şey olmaz ya. Yardım almıyorum ama nereye, ne harcayacağımı bilmiyorum” sözleriyle dert yandı.

İmamoğlu’nun Kızıltaş’a “Duyuralım. Duyurabiliriz belki. 11 bin lira yoksulluk, açlık maaşıdır. Başka bir şey olmaz. Onun için yeni dönemde en fazla emekliler için vaatlerimiz var. Sizi yalnız bırakmayacağız. Biz de takipçisiyiz. Biz, büyüklerimizin onurunu koruyacağız. Size söz veriyorum. Bu emekliler işi, bizim özel alanımız. Sizi mutlu edeceğiz” karşılığını verdi.

“ÇILDIRMAMAK ELDE DEĞİL”

Bir vatandaş İmamoğlu’na oyunun rengini, “İnşallah bu dönem sizinleyiz. Bu zamana kadar hep AK Parti’ye verdim. Ama bu sezon inşallah…” sözleriyle belli etti. İmamoğlu’nun vatandaşa yanıtı, “Memnun oldum. Ben de sizi mahcup etmeyeceğim. Eren Ali Başkanımla birlikte güzel işler yapacağız” oldu.

İmamoğlu’nu perdeci dükkanına davet eden bir esnaf da “Valla Başkanım, biz sizin sağlığınızı istiyoruz. Çünkü ortamı görüyorum. Yani çıldırmamak elde değil. Nasıl siz anlatıyorsanız, biz insanlara anlatıyoruz. Adam direkt yaftalıyor bizi, ama benim umurumda değil. Ama yazık. Mücadelenizi hep seyrediyorum, hep destekliyorum. İnşallah ülkenin başında da sizin gibi adamlar olur. Ülkenin başındakinin kim olduğu önemli değil. Yeter ki sizin gibi böyle temiz, iyi insanlar bu ülkeyi yönetsin. Hangi partiden olduğu da önemli değil. Yani kalbi güzel olsun. Benim yaşım 50 olmuş. Bundan sonrası benim umurumda değil. Ne kadar yaşayacağımı Allah bilir. Ama çocuklarımız var efendim” sözleriyle içini döktü. İmamoğlu da esnafa, “Allah razı olsun. Büyük mücadele veriyoruz” karşılığını verdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglunun-ziyaretinde-vatandaslardan-erdogana-emekli-maasi-tepkisi/feed/ 0
Scooter kazasında Soykan öldü, sürücü serbest, aile isyanda https://www.foxhaber.com.tr/scooter-kazasinda-soykan-oldu-surucu-serbest-aile-isyanda/ https://www.foxhaber.com.tr/scooter-kazasinda-soykan-oldu-surucu-serbest-aile-isyanda/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:21:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4067 İzmir’in Karşıyaka ilçesinde otomobilin çarptığı Scooter’dAki bir çocuğunu kaybeden, diğer çocuğunun da yoğun bakımda tedavisi süren aile, sürücünün adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına itiraz etti.

Mavişehir Mahallesi Caher Dudayev Bulvarı’nda 4 Şubat saat 00.30 sıralarında M.E.Ö’nün (20) idaresindeki otomobilin çarptığı scooter’daki Ahmet Göktuğ Güleç’in (23) İzmir Şehir Hastanesi’ndeki yoğun bakım servisinde tedavisi sürüyor.

Aynı scooter’da bulunan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren diğer oğulları Soykan Sönmez’i (16) toprağa veren acılı aile, entübe durumdaki büyük oğulları için dua ediyor.

İKİ KARDEŞ DE BEYİN TRAVMASI GEÇİRDİ

Anne Müjde Sönmez, İzmir Şehir Hastanesi’nin önünde kaza sonrası gözaltına alınan sürücünün adli kontrol şartıyla serbest bırakılması üzerine savcılığa itirazda bulunduklarını söyledi.

Çocuklarının olay günü Mavişehir’deki bir alışveriş merkezinde konsere gittiklerini, eşiyle çocuklarını beklerken polisin kendilerini araması sonucu kazayı öğrendiklerini anlatan Sönmez, kaza sonrası her iki çocuğunun da beyin travması geçirdiğini, küçük oğlunun hayata tutunamadığını söyledi.

Büyük oğlu Ahmet Göktuğ Güleç’in tedavisinin sürdüğünü anlatan Sönmez, “18 gündür buradayız. Büyük oğlum, hala yoğun bakımda. Yaşam mücadelesi veriyor. Entübe durumda, kendi nefesini kendi alamıyor” diye konuştu.

Ahmet Göktuğ Güleç (Yoğun bakımda) – Anne Müjde Sönmez – Soykan Sönmez (Hayatını kaybetti)

“OĞLUM HÂLÂ NEFES ALAMIYOR”

Otomobil sürücüsünün serbest bırakılmasına anlam veremediğini dile getiren Sönmez, şöyle konuştu:

– Güya benim büyük oğlumun bilinci gelecek, mahkemeler başlayacak, kendi ifadesini verecek, ondan sonra bu arkadaşla ilgili bir şeyler yapacaklar. E peki ölen, toprakta yatan? Bugün normal bir hayvanı bile gördüğünüzde aracınızın frenine basıyorsunuz. Kendi canınızı düşünmüyorsunuz. O da bir canlı. Toprağa gömdüğünüz bir et parçası değil. 15 yaşında iyi bir çocuk. Benim diğer oğlum hala nefes alamıyor. Biz umudumuzu kaybetmeden burada beklerken kimlere başvuracağız? Bunlarla nasıl ilgileneceğiz?

“BİR TANE FREN İZİ YOK”

Trafik kazası raporunda çocuklarının hatalı bulunduğunu ifade eden anne Sönmez “Benim çocuklarım yüzde 100 suçlu olsa bile, benim çocuğuma vurma hakkı yok. O, hızını düşürmek zorunda. Benim çocuklarımı iki tane araç görüp yavaşlıyorsa o da yavaşlamak zorunda. Yavaşlayamıyor, bir tane bile fren izi yok” dedi.

KARDEŞLERİ 39 METRE UZAĞA FIRLATMIŞ

Baba Kenan Güleç ise güvenlik kamerası görüntüsünde iki aracın yavaşladığının görüldüğünü belirterek, şöyle konuştu:

– Çocuklarımızda da hata var muhtemelen ama iki araç yavaşlamış. Bizim çocuklarımız da geçiyor, onları geçmişler. Hiç gaz kesmemiş ve ciddi bir hızla çarpmış olması gerekiyor ki çocukları 39 metre uzağa fırlatmış, kendisi de 64 metre sonra durabilmiş. Hiçbir fren izi yok. Bir öğrendik ki dışarıda rahat rahat geziyor. Bu bizi çok rahatsız ediyor. Yani ateş düştüğü yeri mi yakıyor yani sadece? Toplum vicdanı denen bir şey yok mu?” dedi.

Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) görüntülerinde scooter’daki kardeşlerin, trafik ışığında bekleyen ve hareket etmek üzere manevra yapan otomobillerin önünden karşıya geçmeye çalıştığı, bu sırada en sağ şeritten gelen otomobilin çarpması sonucu sürüklendikleri görülüyor.

ADLİ KONTROLLE SERBEST

Mavişehir Mahallesi Caher Dudayev Bulvarı’nda 4 Şubat saat 00.30 sıralarında M.E.Ö.’nün (20) idaresindeki otomobil, lise öğrencisi Soykan Sönmez’in (16) kullandığı ve arkasında üniversitesi öğrencisi ağabeyi Ahmet Göktuğ Güleç’in (23) de bulunduğu scooter’a çarpmıştı.

Kazada ağır yaralanan kardeşlerden Soykan Sönmez, tedavi gördüğü İzmir Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti.

Otomobil sürücüsü M.E.Ö. gözaltına alınmış, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/scooter-kazasinda-soykan-oldu-surucu-serbest-aile-isyanda/feed/ 0
‘Hayatla Barış’ filminin galası yapıldı https://www.foxhaber.com.tr/hayatla-baris-filminin-galasi-yapildi/ https://www.foxhaber.com.tr/hayatla-baris-filminin-galasi-yapildi/#respond Sun, 25 Feb 2024 21:36:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3905 İstanbul’da bir alışveriş merkezinde gerçekleşen gösterim öncesi basın mensuplarına açıklama yapan Barış Telli, “Yapımcımız Hünkar Doğan ‘Senin hayatın artık sinema olmalı, beyaz perdeye aktarılmalı ve herkese bunu izletmek lazım’ dediğinde, o inancını bana yaşatmıştı. Şimdi ise bu heyecanı aslında hep birlikte yaşıyoruz” dedi.

Yönetmen Ekin Pandır filme çok emek verdiklerinin altını çizerek, şunları söyledi:

“Herkes bana güvendi, inandı. Hep beraber benimle bu yolda emek verdi. Herkese teşekkür ederim. Burada gördüklerinizin dışında da yüzlerce kişilik bir ekip var. Hepsi aynı şekilde çok ciddi emek verdi. Hepsine çok teşekkür ederim. Başta Barış’ın filmiydi bu tabii ki ama filme başladığımızda sadece Barış’ın değil, bütün engelliler ve Barış’ın durumundakiler için umut kaynağı olabilecek bir film olduğunu fark ettik. Umarım kimseyi utandırmamış, hakkını verebilmişizdir.”

“GERÇEKTEN ÇOK UĞRAŞTIK”

Filmde Telli’yi canlandıran oyuncu Taner Ölmez, çok heyecanlı olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün burada olmak gerçekten bizim için bir hayaldi. Çok önce başladık filmin masa başı çalışmalarına. Biz ilmek ilmek dokuduk, gerçekten çok uğraştık, çok ter döktük. O yüzden bugün burada olmamız benim için hakikaten bir hayal. Çok mutlu ve inanılmaz heyecanlıyım. Bugün izleyeceksiniz. Umarım beğenirsiniz. Ben filmi izlediğimde gurur duydum hem çalıştığım arkadaşlarımla hem yönetmenimle hem yapımcımla. Umarım bu değeri hak ediyordur ve siz de beğenirsiniz.”

“Barış’ı ve ailesini tanıyınca hem inanılmaz derecede iş yüküm omuzlarımdan kalktı hem de açıkçası bana bir misyon yüklendi. Biliyorsunuz lakabı ‘ampute Messi.’ Çok yetenekli bir insan. Onun hayatını oynamak benim için bir gururdu ve çok mutluyum açıkçası.”

Oyuncu Sinan Tuzcu da dünyanın en yetenekli sporcularından birinin hayatını canlandırmaya çalıştıklarını vurgulayarak, “Özel bir hikaye ve çok da özel oyuncularla canlandırıldı. Benim için böyle bir ekibin içinde olmak, Barış ile tanışmak büyük bir şans. Perspektifiniz, hayata bakışınız değişiyor. Çok mutluyum” dedi.

Oyuncu Gürkan Uygun da filme dair şu bilgileri verdi:

“Ne yaptığını bilen bir yönetmen, yapımcı, oyuncular ve ekiple çalışmak, bir oyuncu olarak bize çok büyük keyif verdi. Her zaman o fırsatı yakalayamıyorsunuz. Tabii ki bir umut filmi. Hayalleri yıkılan bir çocuğun o hayalleri yeniden inşa ederken yanında umudunun, arkasında ailesinin olması ve bir tane koltuk değneğinin onunla olması… Onunla birlikte hayallerini gerçekleştirebildiğini görüyoruz. İnsana olan umudumuz artıyor tabii ki.”

Oyuncu Nazan Kesal da filmin mottosunu çok önemsediğine vurgu yaparak, “Barış kendi öyküsü içinde, bana, bize hepimize çok önemli bir şey söylüyor. Diyor ki; ‘En değerli şey hayatın kendisidir. En kutsal şey yaşamdır. Yaşamın önündeki her türlü zihinsel ve bedensel engelleri kaldırın.’ Bunu dediği için de dünya şampiyonu oldu” diye konuştu.

Yapımcı Hünkar Doğan, duygusal bir an yaşadığına işaret ederek, “İlk hayal ettiğimde Barış’ın hayatıyla insanlara umut olabilmek, dünyanın en ücra köşelerinde, engeli kendisine engel olarak görenlere umut olmak, ilham kaynağı olan bir içeriğe sahip olmak, hakikaten benim için çok gurur verici bir olay. Bugün onun karşılığını burada fazlasıyla alıyorum. Tabii ki Barış’ı anlatmaya bir film yetmez, yetersiz kalır.” ifadelerini kullandı.

Sanatçı Orhan Gencebay ise hayatla ilgili anlatılan güzelliklere herkesin ihtiyacı olduğunu söyleyerek, “Çok önemli bir konu bu. İnşallah her şey emek verenlerin gönlünce olur. Biz de mutlu oluruz. Tebrik ediyor, kutluyor, başarılar diliyorum.” dedi.

Gencebay, milli değerlerin önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Milli değerlerimiz temel olarak abide gibi yerinde duruyor. Onu fark ederek, onu daha ileri götürmek boynumuzun borcudur. Geleneğe dayalı yenilikler gelişmişliktir. Bunu unutmayalım. Biz milli değerlerimizi daha öteye götürmeye çalışıyoruz. Benim bir görevim bu. Bunu yaparken bilgiyle özgür duygu ve düşünceyle yapmalıyız. Çok önemlidir bu konu. Bunlara değer versin arkadaşlar. Yeteneği de yanına ilave edelim. Yeteneksiz hiçbir şey olmaz.”

23 ŞUBAT’TA VİZYONA GİRECEK

Senaryosunu Caner Erzincan ile Koray Yeltekin’in kaleme aldığı film, 23 Şubat’ta vizyona girecek.

BARIŞ TELLİ KİMDİR?

Kırıkkale’de 1989’de doğan Barış, dört yaşında oyun oynarken peşinden koştuğu top yüzünden sağ bacağını kaybetti. Barış Telli, çocukken hayatını, hayallerini altüst eden engelinin kendisine “engel” olmasına izin vermedi. Hem forma giydiği kulüpler hem de Ampute Futbol Milli Takımı’nda şampiyonluklar, gol krallıkları, yılın sporcusu ünvanlarını kazanan 34 yaşındaki Barış’ın Japonya da dahil olmak üzere dünyanın dört bir tarafında belgeselleri yapıldı. Yıldız ampute futbolcu, UEFA tarafından Adil Oyun Elçisi (Equal Game) seçildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/hayatla-baris-filminin-galasi-yapildi/feed/ 0
Denize uçan otomobildeki lise müdürü ölmüştü… Kaza mı cinayet mi? https://www.foxhaber.com.tr/denize-ucan-otomobildeki-lise-muduru-olmustu-kaza-mi-cinayet-mi/ https://www.foxhaber.com.tr/denize-ucan-otomobildeki-lise-muduru-olmustu-kaza-mi-cinayet-mi/#respond Sat, 10 Feb 2024 21:09:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3173 Tekirdağ Şarköy Anadolu Lisesi Müdürü Esma Deniz Dellal Erkutlu, eşi Ahmet Gürkan Erkutlu ile 2 Eylül akşamı, Hoşköy Mahallesi’nde restorana yemeğe gitti.

Alkol alan Ahmet Gürkan Erkutlu’nun yemek dönüşü kullandığı 09 ANF 396 plakalı otomobil, Hoşkoy-Mürefte mahalleleri arasındaki kara yolunda 8 metre yükseklikten denize uçtu.

Denizde ters dönen otomobilde Ahmet Gürkan Erkutlu, kendi imkanlarıyla kurtulurken eşi ise hayatını kaybetti.

Kazanın ardından gözaltına alınan ve 1,49 promil alkollü olduğu belirlenen Ahmet Gürkan Erkutlu, çıkarıldığı Şarköy Sulh Ceza Hakimliği’nde, ‘Şüphelinin atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğu, şüphelinin tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapma hususu devam ediyor olması nedenleri ile şüphelinin taksirle ölüme neden olma’ suçundan tutuklandı.

Bir süre cezaevinde kalan Erkutlu, avukatının itirazıyla adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

‘YÜZDE 100 ASLİ KUSURLU’

Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahmet Gürkan Erkutlu hakkında, ‘Bilinçli taksirle ölüme neden olmak’ suçundan 2 yıldan 9 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı.

İddianamede, olayla ilgili bilirkişinin hazırladığı raporda, Erkutlu, ‘asli’ kusurlu bulundu.

Raporda, “Soruşturmaya konu ölümlü trafik kazasında, kazalı araç üzerinde yapılan incelemede, aracın teknik olarak herhangi bir eksikliğinin bulunmadığına, aracın gaz, fren ve debriyaj pedallarında herhangi bir takılmanın olmadığına, aracın lastiklerinde, sürücünün fren yapmasından kaynaklı herhangi bir sürtünme izi bulunmadığına, davaya konu kazanın meydana gelmesinde sürücü Ahmet Gürkan Erkutlu’nun, yüzde 100 oranında asli derecede kusurlu olduğuna dair görüş ve kanaat belirtir rapordur” denildi.

Şarköy’de esnaflık yapan Ahmet Gürkan Erkutlu, ifadesinde, eşiyle 29 Ekim 2022’de evlendiklerini, olay gecesi tanışma yıl dönümü olduğundan yemeğe gittiklerini söyledi.

Birlikte alkol aldıklarını belirten Erkutlu, şöyle konuştu:

-Yemek yediğimiz sırada aramızda benim işten eve geç gelmem sebebiyle tartışma çıktı ancak fiziksel temas olmadı. Daha sonra aramızdaki konuşmayı tatlıya bağladık, beraber çıkarak araca bindik, 60-70 kilometre hızla gitmekteydim.

-Karşıma tilki veya köpek benzeri bir hayvan çıktı. Ona çarpmamak için direksiyonu kırdım ancak frene basmadım.

-Ayağımı gaz pedalından çektim ve arabayı çarpmaktan kurtardım ancak direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride girdim ve uçurumdan denize doğru uçtum.

-Çarpma anını hatırlamıyorum ancak araç ters döndüğünde içeri su dolmasıyla birlikte ben kendime geldim. Benim emniyet kemerim takılı değildi.

-Esma Deniz’in emniyet kemerinin takılı olup olmadığını bilmiyorum. Bir miktar su yutmaya başladığımda olayın şokundan çıktım. Elimle yokladığımda camın açık olduğunu gördüm ve camdan dışarı çıktım.

-Çıktığımda suyun sığ olduğunu gördüm. Ayağım su içerisinde denizdeyken su benim göğüs bölgeme kadar geliyordu. O sırada Esma’dan tepki yoktu, etraf da karanlıktı. Çarpmanın etkisiyle sırtımda ve kollarımda ağrı ve kesi vardı.

-İçeriye doğru elimle yokladım ancak Esma’ya o karanlıkta denk gelemedim. Bir ara ayağından yakaladım ancak dışarıya çekemedim.

-Daha sonra yardım çağırmak amacıyla yola çıkmaya çalıştım ancak bulunduğumuz yer çukur olduğu için tepeye yola çıkamadım” dedi.

‘YALNIZ YİYEN YALNIZ ÖLÜR İFADELERİNİ SÜREKLİ SÖYLERİM, ŞAKALAŞMADIR’

-Daha sonra itfaiye gelerek hem beni hem de Esma’yı bulunduğu yerden çıkardı. Olay günü hız yaptığıma dair ihbar doğru değildir. Ben hızlı değildim. Zannediyorum ki yoldan toprak kalktığı için böyle bir ihbar yapılmıştır.

-Esma Deniz’in annesi Saadet’in ifadeleri doğru değildir. Bizim Esma ile konuşmalarımız yüksek sesle olur ancak aramızda herhangi bir ayrılma kararı yoktur. ‘Yalnız öleceksin’ ifadesi benim ağzımdan hiç çıkmamıştır.

-Ben ona şaka amaçlı, ‘Yalnız yiyen yalnız ölür’ şeklinde ifadeleri sürekli söylerim, aramızda bir şakalaşmadır.

-Eşim özel hayatımızı ailesine, akrabasına bahsederdi. Kavgalarımız bu yüzden çıkardı. Ayrılmaya ilişkin bir durum söz konusu değildi.

-Benim için söylenen, ‘Ayrılırsak kötü olur’ şeklinde cümleleri ben kurmadım. Yaşananlar için pişmanım. Kasti hiçbir davranışım söz konusu değildir.

‘AYRILIRSAK BU İŞİN SONU KÖTÜ OLUR’

İddianamede hayatını kaybeden Esma Deniz Dellal Erkutlu’nun yakınlarının da ifadelerine yer verildi.

Erkutlu’nun annesi Saadet Dellal, kızının sürekli evliliğiyle ilgili mutsuz olduğunu ve ayrılmak istediğini, buna karşın Ahmet Gürkan Erkutlu’nun ‘Ayrılırsak bu işin sonu kötü olur’ şeklinde ifadelerde bulunduğunu iddia etti.

Dellal, “Olaydan yaklaşık üç ay önce eşi olan Ahmet Gürkan’a beni ziyaret ettikleri esnada kızım Esma, ‘Bu böyle gitmez, ayrılalım’ dediğinde bahse konu şahıs ‘Ayrılırsak bu işin sonu kötü olur’ şeklindeki beyanı vardır. Haricen Ahmet Gürkan ile kızım bize geldiğinde benim kızıma karşı argo ve küfürlü konuşurdu. Kızımın mutsuz olduğunu sürekli görüyordum. Trafik kazasında benim kızım Esma Dellal Erkutlu’nun ölmesine sebebiyet veren Ahmet Gürkan Erkutlu’dan şikayetçi ve davacıyım” dedi.

‘ABLAMA KÜFÜR VE HAKARET İÇERİKLİ KONUŞMALARI VARDI’

Esma Deniz Dellal Erkutlu’nun kardeşi Onur Oğuz Dellal de ifadesinde, olay günü yaşananları anlattı.

Ablasının kendisine attığı mesajları işaret eden Dellal, “01.09.2023 günü saat 21.00 sularında beni aradı ‘Babamı çok özledim, Gürkan bana yalnız öleceksin’ dedi. Daha sonra Gürkan telefonu aldı bana ‘Ağabey yanlış anlama kardeşin bazen beni eksik düşürüyor, sen merak etme’ dedi telefonu kapattı. Yaklaşık 1-1,5 saat sonra kardeşim Esma Deniz’in ölüm haberini aldım. Ahmet Gürkan müteakip zamanlar benim kardeşimle ilgili küfürlü konuşmalar ve hakaret içerikli konuşmalar yapardı. Ben meydana gelen olayla ilgili kız kardeşimin ölümüne sebep olan Ahmet Gürkan Erkutlu isimli şahıstan şikayetçi ve davacıyım” ifadelerini kullandı.

Şarköy Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma, hakimin izinli olması nedeniyle 10 Temmuz’a ertelendi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/denize-ucan-otomobildeki-lise-muduru-olmustu-kaza-mi-cinayet-mi/feed/ 0
Halka sırtımı dönersem bir daha Şanlıurfa’ya giremem https://www.foxhaber.com.tr/halka-sirtimi-donersem-bir-daha-sanliurfaya-giremem/ https://www.foxhaber.com.tr/halka-sirtimi-donersem-bir-daha-sanliurfaya-giremem/#respond Thu, 25 Jan 2024 09:00:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2601 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanı, AKP MKYK üyesi, Şanlıurfa eski Milletvekili Mehmet Kasım Gülpınar’ın, partisinden istifa edip Yeniden Refah Partisi (YRP) Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday olması ildeki dengeleri değiştirdi. Gülpınar, istifası ve adaylığıyla ilgili olarak ilk kez SÖZCÜ’ye konuştu. İktidara yakınlığıyla bilinen bazı yazarların hakkındaki yorumları ibretle izlediğini belirten Gülpınar, AKP Büyükşehir Belediye Başkanı ve yeni dönemde de aday adayı olan Zeynel Abidin Beyazgül’le herhangi bir sorunu olmamasına rağmen, kasıtlı olarak “Kavga ettiği, anlaşamadığı” iddialarının gündeme getirildiğini söyledi. Gülpınar, SÖZCÜ Medya Grubu Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’ün sorularını şöyle yanıtladı:

BENİM ANKETİM HALKTIR

– Ne benim, ne de Zeynel Bey’in birbirimizle bir problemimiz son dakikaya kadar olmamıştı. Bana, ‘Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı ile ilgili ankette yüksek çıktığım için gaza geldiğimi’ söyleyebilirler. Benim anketim halktır ben resmi şeylere tabii ki itibar ederim ama resmi anketlerle çok da ilgilenmem. Bu halk dedi ki: Bu memlekette bir problem, bir yara var. Sağcısı, solcusu feryat ediyor. Benim belediye başkanlığı için dosyam, başvurum yok. Genel başkan danışmanıyım, keyfim yerinde. Ben 15 günde bir MKYK toplantısına giriyorum. Benim Şanlıurfa’ya gitmek gibi kesinlikle ne talebimde, derdimde yok.

YAPILANLAR ÇELİŞİYOR

– Zaten öyle bir şey olsa, ben cumhurbaşkanımıza gidip ‘Efendim ben Şanlıurfa’ya gitmek istiyorum’ derdim. Ama şimdi halk kalkıp da ‘Biz değişim istiyoruz değişim’ diyor ve adres olarak Kasım Gülpınar’ı gösteriyorsa ben de AKP Genel Merkezi’ne şunu sorarım: Halkın sesine neden kulak vermiyorsunuz?

SOKAKTAKİ ÇOCUĞA SORSAN

– Beyazgül kaybeder, kazanmaz hiç böyle iddiam yok. Herkes kazanabilir. Fakat şu var: Sen bugün sokaktaki çocuğa da ‘Şanlıurfa’da en fazla oyu kim aday olursa alır?’ diye sorsan, herkes diyecek ki ‘Kasım Gülpınar ile alır.’ Şimdi hangi siyasi parti şunu diyebilir: Bana fazla oy lazım değil. Ben kendi adamımı koyacağım. Az oy alması benim için önemli değil.’ Bu, bir kere halkın idaresini yok saymaktadır. Bunlar Cumhurbaşkanına ve partiye iyilik değildir. Çok oy alacak bir adamı bu süreçte nasıl göz ardı edersin? Çünkü bu Türkiye ortalamasına yansıyacak. Her siyasi parti, mutlaka bir oy fazlasını bile gözetmesi lazım. İster en güçlü, ister en zayıf parti ‘Benim fazla oya ihtiyacım yok, az oyla yetinirim’ diyemez, dememesi lazım. Şanlıurfa’da da denen budur.

FEDAKARLIĞI GÖZE ALDIM

– Benimle sıkıntı var ama onun da ne olduğunu söylemiyorsun. Ama ben de siyaset yapıyorum. Şimdi ben bu halka ne diyeceğim? Halk ayağa kalmışken büyük bir fedakarlığı göze aldım. Bütün projemi yapmışım. Türkiye’de siyaseti bırakıp yurtdışına yerleşme gibi planım vardı. Şimdi bu halka sırtımı dönsem, ben bir daha Şanlıurfa’ya dönemem, giremem.

Mehmet Kasım Gülpınar’ın adaylığını önceki gün YRP lideri Fatih Erbakan, duyurdu. Erbakan, “Cumhurbaşkanı Danışmanı, Ak Parti MKYK Üyesi, 24-25-26-27. dönem Ak Parti Şanlıurfa Milletvekili Kasım Gülpınar, partimize katılarak Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan adayımız oldu. Başkanımıza hoşgeldiniz diyor, başarılar ve hayırlı hizmetler diliyoruz” notuyla birlikte çektirdikleri yandaki fotoğrafı paylaştı.

Başka bir yola girdim artık bunun geri dönüşü yok

Israr edilmesi halinde yeniden AKP’ye dönüş olur mu?

– Geri dönüş diye bir şey olmaz. Yani bu vakitten sonra nasıl döneyim? Ne olacak ki geri dönmek için? Toplantılar, her şey bittikten sonra ben de istifa ettim. Başka bir yola girmişim. Geri dönüşü yok. İstifadan önce genel başkanla değil ama partinin üst düzey yetkilileri bir araya gelip görüşmüş. O noktada beni çağırdılar. Benimle oturup toplantı yapıyorlar. Ben de dedim ki ‘Bu vakitten sonra olur mu yani?’ Formül üretmeye çalışıyorlar. Formülü yok bu işin. Şimdi ne diyeceğim ben size? Formülü üretecekseniz buyurun üretin. Ben makam peşinde değilim. Ben en istemediğim görevi istiyor konumundayım. Niçin? Halk için. Madem siyaset halka rağmen değil, halk için yapılır. Biz öyle gördük. Cumhurbaşkanımızın da fikri budur.

Halk oyunu sorgulamadan veriyor

– Maalesef o perdelemeler, o karalamalar, o yanlış bilgilendirmeler her zaman olduğu gibi biz her seçimde, her zaman bunu gördük. Ama o zaman tabii başarı olunca bunlar göz ardı ediliyor demek ki. Başarı olunca hiç kimse yapılan yanlışı görmüyor. Ama bunu da bu kadar istismar etmemek lazım. Tamam Şanlıurfa halkı oyunu AKP’ye sorgulamadan veriyor. Bu işlerde AK Parti sevdalı ama bunu da çok da istismar etmemek lazım. Daha önce bu konu Şanlıurfa’da çok istismar edildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/halka-sirtimi-donersem-bir-daha-sanliurfaya-giremem/feed/ 0
İsias Otel’in sahibi: Deprem 7.2 şiddetinde olsaydı otel yıkılmayacaktı https://www.foxhaber.com.tr/isias-otelin-sahibi-deprem-7-2-siddetinde-olsaydi-otel-yikilmayacakti/ https://www.foxhaber.com.tr/isias-otelin-sahibi-deprem-7-2-siddetinde-olsaydi-otel-yikilmayacakti/#respond Sat, 06 Jan 2024 21:30:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1974 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde Adıyaman’daki İsias Otel’de, KKTC’den voleybol turnuvası için gelen, aralarında sporcu, öğretmen, antrenör ve Türkiye Turist Rehberleri Birliği üyelerinin de bulunduğu 72 kişi hayatını kaybettiği soruşturmada 5 kişi tutuklanırken, 11 kişi hakkında ‘bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 22 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. 3 Ocak tarihinde başlayan ve 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin 150 kişilik salonunda görülen davanın 4’üncü duruşması, sırasıyla sanıkların dinlenmesi ile devam etti.

“EĞER DEPREM 7.2 ŞİDDETİNDE OLSAYDI BİNAM YIKILMAYACAKTI”

Otel sahibi tutuklu sanık Ahmet Bozkurt, işini doğru bir şekilde yaptığını ileri sürdü. Depremin 7.7 değil de 7.2 şiddetinde meydana gelmesi durumunda otelin yıkılmayacağını iddia eden Bozkurt, otelinde yaşamını yitiren her bir birey için kahrolduğunu belirterek şunları söyledi:

* “‘Tek tip demir kullanıldı’ denilmesini kabul etmiyorum. 18’lik, 22’lik, 12’lik ve 8’lik demirlerim var. En ince demirlerim de 8’lik demir. Hep kum üzerinde duruldu. Bütün yapılarda, imar kanunlarına göre tavan tabyalarında aspolen kullanılıyor. Bu malzeme çok hafif, dolayısıyla herhangi bir darbede de o aşağı düştüğü zaman yaranmaya sebebiyet vermemesi için hafif bir malzemedir. Tavanlarda da kullanılır.

* Kolonlarımız ortada benim kolon ve kirişlerimden örnekler, numuneler alınmış. Bugünün değerlerini bile karşılayacak düzeyde belgelerle konuşuyorum. Dolayısıyla bana ve evlatlarıma atılan suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. İşimi düzgün yaptım. Binam şu anki yönetmeliklerde 7.2 şiddetine dayanacak düzeyde.

* Eğer deprem 7.7 yerine 7.2 şiddetinde olsaydı binam yıkılmayacaktı. Daha önce bölgede olan 7.2 şiddetinde bir depremde benim binamda sıva bile çatlamamıştı. Ben otelimde nasıl malzeme kullandığımı biliyorum. Benim mühendislerim binayı en sağlam şekilde yapmışlardır. Eğer bir tek İsias yıkılmış olsaydı, enkazın başına gider, hayatımı sonlandırırdım.”

“YAŞAYAN BİR ÖLÜYÜM”

Kendisinin hiç kusurunun olmadığını öne süren sanık Bozkurt, sözlerine şöyle devam etti:

* “Depremde 850 bin bina yıkıldı, 52 binden fazla ölü var. Binamda da 72 kişi öldü. Ben de kahroldum. Yaşayamıyorum. Acıyı yaşıyorum. Yaşayan bir ölüyüm. Depremin acısını ben de yaşadım. Ailemden 300 kişi hayatını kaybetti. Ben de deprem sırasında yaralandım. 73 yaşındayım. Deprem günü su yok, kalacak yer yok.

* İlk başta ‘Buradan ayrılmam’ dedim ama daha sonra ailemin isteğiyle Aksaray’a gittim. Kaçmadım. Kaçan insan teslim olur mu? Ben ve evlatlarım kendimiz teslim olduk. Depremin şiddeti bütün dünyayı yasa boğdu. Eğer bu şiddette bir deprem 10 sene önce olsaydı, 10 sene önce bu felaketi yaşayacaktık. Bu kaç yılın biriken enerjisiydi. Bu depremin geçtiği fay, bir tek İsias’ın altında oluşmamıştır. Tüm Adıyaman’dan geçen fayda yıkım olmuştur.

* Suçlu değiliz, bize atılan iftiraların hepsini reddediyorum. Otelimde hayatını kaybeden yavruların hepsinin acısını ben de yaşıyorum. Benim ailelere hiç sözüm yok, ne deseler haklılar ama yüce adaletimize de güveniyorum. Bizim iftiralara değil, adalete ihtiyacımız var. Bu arada ben suçlu olmadığım için pişman değilim. Ama acım çok büyük. Eğer acımı pişmanlık olarak kabul edeceklerse eyvallah. Ben suçsuzum. Tek suçlu deprem. Benim 7 tane ameliyat olmam gerekiyor. Rahatsızlıklarımdan dolayı tahliyemi talep ediyorum.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/isias-otelin-sahibi-deprem-7-2-siddetinde-olsaydi-otel-yikilmayacakti/feed/ 0
Melek Nur’u başından vurdu, hastaneye bırakıp kaçtı https://www.foxhaber.com.tr/melek-nuru-basindan-vurdu-hastaneye-birakip-kacti/ https://www.foxhaber.com.tr/melek-nuru-basindan-vurdu-hastaneye-birakip-kacti/#respond Wed, 03 Jan 2024 09:15:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1837 İstanbul Fatih’te Ercan D., yılbaşı gecesi bir otomobilin içinde yanındakilere silah doğrultarak “Seni mi vurayım? Yoksa seni mi?” dediği 17 yaşındaki Melek Nur Özgener’i başından vurarak ağır yaraladı. Ailesinin iddiasına göre, Özgener’i hastanenin önüne bırakan şüpheli kayıplara karıştı. Baba Bülent Özgener “İki kız, bir erkek varmış arabada. Erkek ‘Hanginize sıkayım’ demiş. Benim kızımın kafasında patlıyor” ifadelerini kullandı.

YENİ YILA DAKİKALAR KALA

Olay, yeni yıla girerken saat 23.30 sıralarında, Fatih’te meydana geldi. Ailenin iddiasına göre; 17 yaşındaki Melek Nur Özgener, yılbaşını kutlamak üzere Nisa A.(17) ve Ercan D.(32) ile buluştu. Otomobilin içinde oturdukları sırada Ercan D., yanındaki silahı çıkararak iki kız arkadaşına doğrultup, “Seni mi vurayım? Yoksa seni mi?” dedi.

FİRARİ SALDIRGAN BENZER BİR SUÇ İŞLEMİŞ

O sırada Ercan D., tetiğe basarak arka koltukta oturan Özgener’i başından vurarak yaraladı. Ardından korkuya kapılan şüpheli, Özgener’i otomobili ile en yakındaki hastaneye bırakıp kayıplara karıştı. Yaralı Melek Nur Özgener ameliyata alınırken, polis ekipleri 4 yıl önce benzer bir suçtan yargılanıp serbest bırakılan Ercan D.’yi yakalamak için çalışma başlattı.

Çalışmalar sırasında gözaltına alınan Nisa A. serbest bırakılırken, ağır yaralanan Melek Nur Özgener ise yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor. Öte Yandan, Nisa A.’nın sosyal medya hesabından tabanca fotoğrafı paylaştığı görüldü.

“HANGİNİZE SIKAYIM DİYOR, BENİM KIZIMDA PATLIYOR”

Hastane kapısında, kızından gelecek güzel haberi bekleyen baba Bülent Özgener, şöyle konuştu:

-Geçtiğimiz yılbaşı günü, ben kızımı çağıracağım sırada memurlar aradı. ‘Acile gelir misiniz’ dediler. Ben sandım ki biri şaka yapıyor. Sonra Melek Özgener’in babası olup olmadığımı sordu. ‘Acil hastaneye gelir misiz’ dedi. Ben de gittim. Memur bey anlatmaya başladı. İki kız, bir erkek varmış arabada. Erkek ‘Hanginize sıkayım’ demiş. Benim kızımın kafasında patlıyor. Eli tetiğe değmiş. Arka taraftan girip ön kulak arkasından çıkıyor. Bu adam daha önce de cinayet işlemiş. Denetimli serbestlikten salmışlar.

“HASTANENİN ÖNÜNE ATIP KAÇIYOR”

Güçlükle konuşan Özgener “Geldiğimde gördüm ki yoğun bakımda. Kızım şu an ölümle pençeleşiyor. Arabanın içerisinde mermi patladıktan sonra hastaneye getiriyor. Önüne atıp, bırakıp kızımı kaçmaya başlıyor. Memur arkadaş o sırada görüp plakasını alıyor. Araştırıyorlar. Çocuk yurt dışına da kaçabilir. Memur arkadaşlara da söyleyeceğim. Yurt dışına kaçarsa bulamazlar. Böyle kişilere adalet lazım. Hiç salmamaları lazım” dedi.

“UYUŞTURUCU VE SİLAH KAÇAKÇILIĞI VAR”

Baba Özgener, “Bu yanlarındaki Nisa isimli kızla uzun süredir beraberler. Ama kız ailesinden kopuk. Benim kızımla tanıştıktan sonra iş patlıyor. Kız uyuşturucu satıyordu. Benim kızıma da sattırmaya çalışmışlardır. Vuran çocuk da uyuşturucu satıcılığı ve silah kaçakçılığı yapıyor. İlk gördüğümde her tarafı şişmişti. Boynunda yaralar vardı. Belki de kızıma başka şeyler de yapacaklardı bunlar” ifadelerini kullandı.

“KIZIMLA NE İŞİ OLABİLİR”

Fotoğrafları gösterirken isyan eden baba Bülent Özgener, “Benim kızım 17 yaşında. Bu adamın iki tane çocuğu var. Benim kızımla ne işi olabilir? Bu adam zaten uyuşturucu satıyor. Silah kaçakçılığı var. Ne işi olabilir benim kızımla” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/melek-nuru-basindan-vurdu-hastaneye-birakip-kacti/feed/ 0