Bilgi – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 06 Sep 2024 00:11:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Hamilelikte bu hataları yapıyor olabilirsiniz! Dikkat edilmediğinde… https://www.foxhaber.com.tr/hamilelikte-bu-hatalari-yapiyor-olabilirsiniz-dikkat-edilmediginde/ https://www.foxhaber.com.tr/hamilelikte-bu-hatalari-yapiyor-olabilirsiniz-dikkat-edilmediginde/#respond Fri, 06 Sep 2024 00:11:06 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/hamilelikte-bu-hatalari-yapiyor-olabilirsiniz-dikkat-edilmediginde/ Hamilelikte bu hataları yapıyor olabilirsiniz! Dikkat edilmediğinde...

Hamilelik süreci birçok kadın için farklı bir şekilde geçer. Kimi kolayca sürecini tamamlarken kimi de zorluklar ve sıkıntılar içinde bunalarak tamamlayabilir.

Hamilelikte ruh sağlığı, hormonlar ve çevre anne adayının doğum süreci boyunca etkili olur.

Anne adaylarının en büyük problemlerinden biri de bilimsel olmayan söylentilere inanarak hareket etmeleridir. Herkesin anne adayının iyiliğini düşünerek söylediği şeyler bilimsel değilse geri dönüşü olmayan yollara itebilir.

Bunları engellemek için anne adaylarının doktorlar ve bilimsel bilgiler haricinde her söyleneni ciddiye alması çok sağlıklı bir durum değildir.

Bu yazımızda tam da bu problemle ilgili hamilelik sürecinde doğru bilinen yanlışları ele aldık. İşte hamilelik sürecinde doğru bilinen yanlışlar…

1. ”Anne adayı 2 kişilik yemek yemelidir”

Uzmanlar bu düşüncenin hatalı bir beslenme şekli olduğunu nitelendiriyor.

Anne adayının doyacak kadar sağlıklı beslenmesi yeterlidir.

2. ”Bebeğin çok saçı varsa hamilelik dönemi bulantılarla geçer”

Bu düşünce doğru değildir. Bulantı durumu hamileliğin ilerleyen haftalarında bebeğin diyafram ve mideye baskı yapmasından kaynaklı yaşanır.

3. ”Hamile kadın aşerdiği gıdayı tüketmezse bebeğin bir uzvu eksik olur”

Bu düşünce de doğru bilinen yanlışlardandır. Aşermek psikolojik bir durumdur.

Anne adayının aşerdiği gıdayı tüketme imkanı yoksa da çocuğun herhangi bir uzvunun eksik olacağına inanmak doğru değildir.

5. ”Anne güzelleşirse erkek, çirkinleşirse kız olur”

Yaygın olan bu inanış doğru değildir. Anne karnının aldığı şekil bebeğin cinsiyeti hakkında bir şey ifade etmez çünkü hamilelik sürecinde karın şekli değişkenlik gösterebilir.

6. ”Gebeyken hiç hareket etme yoksa bebek zarar görür”

Bu düşünce yanlıştır. Riskli bir gebelik süreci yoksa anne adayı aşırı hareketler yapmadan gerekli hareketlerle vücudunun esnekliğini artırarak hamilelik sürecine hazırlıklı olmalıdır.

7. ”Bebekler hiçbir şey hissedemezler”

Bu yaklaşım da doğru değildir. Bazı bebekler döllenme sürecinden itibaren bazen de 20. haftadan itibaren dışarıyı hissetmeye başlarlar.

8. ”Anne bebeğin doğumdan sonra hemen karşılaşması önemli değildir”

Bu inanç da doğru değildir. Doğum şekli ne olursa olsun bebeğin hayatının güven ve kalitesi için anne ve bebeğin en kısa sürede kavuşması son derece önemlidir.

Aşağıya bıraktığımız videodan daha detaylı bilgi edinebilirsiniz…

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/hamilelikte-bu-hatalari-yapiyor-olabilirsiniz-dikkat-edilmediginde/feed/ 0
Yeni müfredatın detayları ve adı açıklandı https://www.foxhaber.com.tr/yeni-mufredatin-detaylari-ve-adi-aciklandi/ https://www.foxhaber.com.tr/yeni-mufredatin-detaylari-ve-adi-aciklandi/#respond Mon, 17 Jun 2024 21:22:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8296 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yeni müfredatın taslağının yarın öğleden sonra kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu.

Söz konusu müfredata isim verilirken, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk olarak 28 Ekim 2022’de paylaştığı ve o günden bu yana propaganda sürecinin ana teması haline gelen ‘Türkiye Yüzyılı’ndan esinlenildi. 

Tekin, ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ adını taşıyan yeni müfredatla ilgili görüş ve önerilerin MEB’in internet adresinden paylaşılabileceğini bildirdi. 

“TÜRKİYE YÜZYILI’NA DÖNÜŞTÜRMEK İÇİN…”

Tekin, müfredat çalışmalarının ana eksenine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

– Çocuklarımızın ileriye daha güvenle bakabilecekleri, kendilerini daha iyi geliştirebilecekleri ve elde ettikleri bilgileri, hayallerini geliştirecek, hayata geçirebilecekleri bir ortam oluşturabilmek. Buradan hareketle birinci felsefemiz, eğitim sistemimizin felsefesini bilgiye erişmekten ziyade, beceri kazandırarak eriştikleri bilgiyi analiz edebilecek ve bu hayallerinin gelişmesine katkıda bulunacak hale getirmek.

– Dolayısıyla müfredat çalışmalarının ana ekseni bu. Yani özüne, değerlerine bağlı ama dünyadaki örnekleriyle rekabet edebilen çocuklarımızın kendi hayallerini geliştirebileceklerini istiyoruz. Önümüzdeki yüzyılı, ‘Türkiye Yüzyılı’ haline dönüştürmek için çocuklardan hayal kurabilmelerini arzu ediyoruz. Müfredatımız dolayısıyla bu iki eksene oturuyor.

Tekin, yeni müfredatın ismini bu sebeplerle “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” olarak tanımladıklarını belirterek, “Evrensel, uluslararası modellerden yararlanarak kendi değerlerimizi de sistemin içerisine yerleştirerek özgün bir model üretmeye çaba sarf ettik” dedi. 

MÜFREDAT BİR HAFTA ASKIDA KALACAK

Tekin, yeni müfredatı kamuoyu değerlendirmesine açacaklarını belirterek, “İnşallah yarın öğleden sonra kamuoyuyla paylaşmış olacağız” açıklamasında bulundu. 

Tekin, şöyle konuştu: 

– Herkesle ortak çalışmak istiyoruz. ‘Bu ülkenin eğitim öğretim süreçlerine katkı vermek istiyorum’ diyen her kim varsa üniversiteler, akademisyenler, sivil toplum örgütleri, sendikalar, eğitim alanında çalışan kuruluşlar, siyasetçiler, bürokratlar ve herkese açık bir çalışmayı yarın öğleden sonra itibarıyla kamuoyuyla paylaşmış olacağız. Paylaştıktan sonra biraz önce saydığım kişilerden her kim arzu ediyorsa ‘gorusoneri.meb.gov.tr’ adresinden girerek görüş ve önerilerini paylaşabilir.

Tekin, müfredatın ne kadar süreyle askıda kalacağına ilişkin soru üzerine, “Planımız bir hafta. Öneri ve görüşler, eğer yoğun bir şekilde gelmeye devam ederse süreyi uzatabiliriz. Ama uzun zamandır tartışıldığı için herkesin bence bu konuda birikimi ve hazırlığı olduğunu varsayıyorum. Bu süre içerisinde bizlerle paylaşırlarsa mutlu oluruz. Bir haftanın sonunda da modeli Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığımız son eleştiri, görüş, öneri ve paylaşımlar doğrultusunda revize edip uygulanmak üzere onaylamış olacağız” diye konuştu. 

“ELEŞTİRİLER OLACAK”

Tekin, müfredat değişikliğinin 10 yıllık tedrici bir gelişmenin sonucunda nihai bir metin olduğunu belirterek, şöyle konuştu: 

– Kuşkusuz kamuoyunda bu konuda eleştiriler olacaktır, öneriler olacaktır. Eğitimle ilgili konu, üzerinde insanların çok rahat uzlaşabileceği bir konu değil. Ben, bakan olduğum tarihten itibaren, beni ziyaret eden gruplar içerisinde bile kendi aralarında muhalefet ettikleri, anlaşamadıkları konular oluyor. Hal böyle olunca bizim hazırladığımız metinde de itirazlı olanlar olabilir, eleştiriler olabilir.

KADEMELİ ŞEKİLDE UYGULANACAK

Tekin, yeni müfredatın gelecek eğitim öğretim yılından itibaren kademeli şekilde uygulanacağını bildirdi. Kapsamlı bir revizyon olan yeni müfredatın eğitim ve öğretim kademelerinin tamamında ve tüm sınıf düzeylerine geçilmesi halinde farklı mağduriyetlerin ortaya çıkmasını istemediklerini ifade eden Tekin “Hazırladığımız program, her kademenin birinci sınıfında uygulanacak. 4 sınıf düzeyi olan okul öncesi, ilkokul birinci sınıf, ortaokul beşinci sınıf ve lise dokuzuncu sınıflarda önümüzdeki eylül ayından itibaren yeni programımızı uygulamaya başlamış olacağız” açıklamasını yaptı. 

MÜFREDAT SEYRELTİLİYOR 

Dünyada ne öğretiliyorsa bunun müfredatta bulunduğunu, bunun dışındakilerin ise ilerleyen eğitim süreçleri olan ön lisans, lisans, lisansüstü eğitime aktarılmasının da seyreltme anlamına geldiğini vurgulayan Tekin, bunun çocukların akademik bilgiyi kazanabilme yeteneklerine de uygun olmadığını kaydetti. 

Aylık rutin öğretmenler odası buluşmalarında, müfredatı yetiştirebilmek için haftalık ders saatlerinin artırılması gerektiği yönünde görüşler aldığını belirten Tekin, şunları söyledi:

– Bunları üst üste koyduğumuz zaman da ortalama 60-70 saat haftalık ders yükü olması gerekiyor. Şimdi bu mümkün olmadığına göre yapılması gereken şey belli. Biz bu anlamda müfredatımızı, programlarımızı ciddi bir seyreltme sürecine de tabi tuttuk. Tekrarlanan bilgilerin çıkartılması, aynı konuları 12 yıllık zorunlu eğitim içerisinde 3-4 defa veya daha fazla tekrarlamanın çok bir anlamı yok.

– İkincisi çocuklarımızın akademik yetkinliklerinin veya akademik pozisyonlarının üstünde almakta zorlanabilecekleri bilgileri çocuklarımızla paylaşmanın da bir anlamı yok. O da gereksiz bir hale geliyor. Bütün bunları göz önünde bulundurarak müfredatta yüzde 35’lik bir seyreltme içerisine girdik.

DERS SAATLERİ AZALMAYACAK 

Yeni müfredatla haftalık ders saatlerinde azalma olmayacağını belirten Tekin, “Şimdilik sadece programlarımızı bilgi edinmeden çok edindikleri bilgiyi beceriye dönüştürebilecek şekilde revize etmeye odaklandık” dedi. 

ÖĞRETMENLERE EĞİTİM

Öğretmenlerin yeni programı nasıl uygulayacaklarına ilişkin soruya Tekin, “Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Müdürlüğümüz, ilgili eğitim öğretim daireleri, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığımız, programların kesin onay sürecini tamamladığımız andan itibaren başlamak üzere öğretmen arkadaşlarımızın hizmet içi eğitim sürecine tabi tutulmalarına dair bir takvim oluşturuyor. Programlar onaylandığı an, takvim hayata geçecek ve şu andan itibaren eylül ayına kadar öğretmen arkadaşlarımızı bu anlamda yeni programın mantığı, felsefesi ve uygulanmasıyla ilgili olarak çok ciddi bir hizmet içi eğitim sürecini başlatmış olacağız” cevabını verdi. 

Bakan Tekin, okullarda müfredatın uygulama programlarının hayata geçirilmesi için yeni alanlar ve atölyelerin planlanacağını, yeni okul planlarında da uygulama alanlarını biraz daha ağırlıklı hale getireceklerini belirterek “İnşallah birkaç yıl içerisinde bu süreç tamamlanır ve çocuklarımız derslerde edindikleri teorik bilgileri uygulayabilecekleri uygulama atölyeleri, uygulama alanlarına da sahip olurlar” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yeni-mufredatin-detaylari-ve-adi-aciklandi/feed/ 0
İsviçre satışı yasakladı, Beypazarı’ndan açıklama geldi https://www.foxhaber.com.tr/isvicre-satisi-yasakladi-beypazarindan-aciklama-geldi/ https://www.foxhaber.com.tr/isvicre-satisi-yasakladi-beypazarindan-aciklama-geldi/#respond Sun, 02 Jun 2024 21:36:45 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7897 İsviçre Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Dairesi’nin (FSVO), beypazarı sodalarının satışını yasaklamasının ardından şirket açıklamalarda bulundu.

FSVO bu sabah Türkiye’den ithal edilen Beypazarı sodalarında yüksek miktarda bor tespit edildiği gerekçesiyle ülkede ürünün satışının yasakladığını açıklamıştı.

Daire tarafından yayımlanan kamuoyu uyarısında ürünün tüketiminin sağlık riski oluşturduğu belirtildi ve Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Dairesi’nin (FSVO), maden suyunun tüketilmemesini tavsiye ettiği belirtildi.

Açıklamada, sodanın İsviçre’deki dağıtımcısı BAK-SAN GmbH’nin ürünü derhal satıştan çektiği ve geri çağırma işlemlerini başlattığı bilgisine yer verildi.

Basına yansıyan haberlerin ardından Beyzaparı’ndan konuya ilişkin açıklama yapıldı.

ŞİRKETTEN AÇIKLAMA GELDİ

Açıklamda “Beypazarı Maden Suyu’ndaki bor miktarının yüksek olduğu ve sağlığa zararlı olduğu yönündeki bilgilerin asılsız olduğu belirtilerek, “Dünya Sağlık Örgütü ve Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı tarafından belirlenen parametrelerin tamamında uygun değerler içinde olduğumuzu vurgularız” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Bir kısım sosyal medya mecralarında İsviçre kaynaklı bir habere dayandırılarak markamız Beypazarı Doğal Maden Suyu hakkında haksız ve gerçek dışı dezenformasyon amaçlı yayınlar yapılarak ürün içeriğindeki Bor miktarının yüksek olduğu ve sağlığa zararlı olduğu yönünde asılsız itham ve içerikler paylaşılmıştır.

Bu tür kötü niyetli ve haksız ithamlar ile ilgili tüketicilerimizi aydınlatmak ve doğru bilgileri aktarmak isteriz.

Ülkemizin yüzde 100 yerli ve milli değeri olan “BEYPAZARI” markası uluslararası arenada hızla büyümektedir. Firma olarak 30’u geçkin ülkeye ihracat yaparak Türkiye, Avrupa ve Dünya kalite ödülleri almış, ISO 22000; ISO 9001; ISO 14001; ISO 45001; FSSC 22000 ve ESMA kalite sertifikalarına sahip olan ve sektörde saygın bir yere sahip olan bir markayız. Şirketimiz ürünlerinin kalitesini sürekli olarak titizlikle izlemekte, yine ürünlerimiz Sağlık Bakanlığı tarafından da denetlenerek düzenli olarak analizleri yapılmaktadır.

Farklı ülkeler ve uluslararası kuruluşlar içme suyuyla ilgili kalite standartlarını belirlerken farklı bilimsel verilere ve politika yaklaşımlarına dayanarak değişiklikler yapabilirler. Bu politika ve yaklaşımlar, hangi bilimsel çalışmanın temel alındığı, tüketim alışkanlıkları, vücut ağırlıkları ve diğer faktörlere göre değişiklik arz etmektedir. Başka uluslararası kuruluşlar da içme suyundaki bor miktarı için farklı rehber değerler belirlemiştir.

İçme suyundaki bor için sağlık temelli düzenleyici sınırlar Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 2,4 mg/L, Avustralya Ulusal Sağlık ve Tıp Araştırmaları Konseyi tarafından 4 mg/L ve Avrupa Birliği tarafından 1 mg/L olarak belirlenmiştir. Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı (U.S. EPA) ise içme suyundaki Bor için bir düzenleyici sınırlama belirlememiş ancak ömür boyu sağlık danışma değerini 5 mg/L olarak belirlemiştir.

Firmamız, Türkiye’deki Doğal Mineralli Sular Yönetmeliği’ne ve uluslararası standartlara uygunluğunu açıkça beyan eder. Dünya Sağlık Örgütü ve Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı tarafından belirlenen parametrelerin tamamında uygun değerler içinde olduğumuzu vurgularız. Haberin İsviçre kaynaklı olmasına rağmen, bu haberin “yüksek değer çıktı” şeklinde sunulmasının, bilgiyi yanlış algılamaya yönelik bir çaba olduğunu düşünüyoruz.

Önceki yıllarda İsviçre akredite analiz laboratuvarı EUROFİNS tarafından yapılan bor analiz sonucunu da paylaşarak, şeffaf ve doğru bilgi aktarımını sağlamaya önem verdiğimizi belirtmek isteriz. (analiz sonucu sapma değeri ile birlikte 0,80 mg/lt ye denk gelmektedir)”
 

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/isvicre-satisi-yasakladi-beypazarindan-aciklama-geldi/feed/ 0
Kira beyannamesi nasıl verilir? https://www.foxhaber.com.tr/kira-beyannamesi-nasil-verilir/ https://www.foxhaber.com.tr/kira-beyannamesi-nasil-verilir/#respond Fri, 08 Mar 2024 09:00:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4376 Türkiye genelinde milyonlarca gayrimenkul sahibini ilgilendiren, mesken ve iş yerleri kiralamalarından elde edilen gelir için kira gelir beyannamesi süreci başlıyor. Mal ve hakların kiraya verilmesi karşılığında elde edilen gelirler “gayrimenkul sermaye iradı” yani kira geliri olarak ifade edilmektedir. Bu durumda gelirler belli koşullar altında gelir vergisine tabi tutuluyor.

KİRA GELİR BEYANNAMESİ NASIL VERİLİR?

Kira beyannamesi vermek için ikametgahın bulunduğu bölgedeki vergi dairesine giderek ya da www.gib.gov.tr internet adresine girerek kolaylıkla beyanname verebilirsiniz. Sistemde bulunan Hazır Beyan sayesinde kolayca kira geliriniz için gerekli işlemi yapabilirsiniz. Ayrıca bir cep telefonu uygulaması olarak da sunulan bu sistemi telefonunuza indirerek işlemlerinizi daha hızlı bir şekilde yapabilirsiniz.

İnternet kullanamayan veya vergi dairesine gidemeyen 60 yaş üstü mükellefler, okuma yazması olmayanlar ile engelli ve hastalar “444 0 189” numaralı Vergi İletişim Merkezi’nden yardım isteyebilecek. Bu kimselere randevu sistemine göre Maliye Bakanlığından bir memur yardımcı olacak. Kira gelirlerinden kişiye tahakkuk eden vergiler mart ve temmuz aylarında iki eşit taksitte ödenebilecek.

KİRA BİLDİRİM FORMU BAŞLIYOR

Kayıt dışılıkla mücadele kapsamında atılan adımlara kirayla ilgili uygulama da eklendi.

Bu yetenek GİB, Dijital Vergi Dairelerinden ortaklara yönelik “Kira Bildirim Formu” yayınladı. Kiracılar, eğer Dijital Vergi Dairesine abone olursa kullanıcı bilgileri ve şifreleriyle giriş sistemi yaparak forma ulaşabiliyor. e-Devlet şifresi ile gerekli bilgilere erişim sağlanabiliyor. Uygulamaya girildiğinde “Değerli üyemiz, bilgileri doldurarak kayıt dışı ekonomi ile mücadele edebileceğinizi destekleyebilirsiniz.” tezahür görülüyor.

Bu mülk sahiplerinin beyan ettiği kira gelirleriyle sahiplerinin beyanlarını yapabilecekleri mümkündür. Böylece düşük kira bedeli gösterilenler, yanlış beyanda bulunanlar veya hiçbir beyanda bulunmayanlar ortaya çıkarılmış olacak. Bu adımın vergi kaybı ve kaçağının korunmasında önemli bir özelliğin görülmesi bekleniyor.

EMLAKÇILAR DA YAKINDAN TAKİP EDİYOR

Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Odası (ATEM) Başkanı Hakan Akçam, GİB’in incelemesi sırasında, vergi dairesi müdürlüklerinde bulunan uzun süredir kayıtlı sahaya mensup olan ve ev sahiplerinin ziyaret ettiğini ve burada kiralara ilişkin soruları yönelttiğini söyledi. Akçam, “‘Kiranız ne kadar, geçmiş yıllardan bu yana kiranız ne kadar arttı, kiranızı yatırdığınız IBAN numarası nedir, evi emlak olup olmadığı ya da ev sahibi aracılığıyla mı kaldınız?’ gibi sorularla vatandaştan bilgi alınıyor. Eğer kendisi veya ilgili kişi yoksa eve ihbarname bırakılıyor. Sorularla aynı zamanda emlakçılar da denetleniyor.” dedi.

Vatandaşların Dijital Vergi Dairesi üzerinden “Kira Bildirim Formu” alanından da bu bilgilerin izlenebilmesine olanak sağlandığına işaret eden Akçam, ev sahiplerinin beyanlarının sahiplerinin verileriyle karşılaştırıldığını dile getirdi. Akçam, bu süreçteki bilgilerin tutulmaması durumunda cezai müeyyide uygulanacağına dikkati çekerek şöyle konuştu:

“Her yıl ev sahiplerinin kira beyannamesi vermedikleri var. Düşük kira bedelini gösterenler, yanlış beyanda bulunanlar veya hiçbir beyanda bulunmayanların sayısı oldukça fazla. Bunun ayrıntıları için güzel bir çalışma.”

KİRA BEYANNAMESİ VERME SÜRECİ 1 MART’TA BAŞLAYACAK

Akçam, beyanname verme sürecine yaklaştığını hatırlatarak ev sahiplerine de şu uyarılarda bulundu:

“Kira beyannameleri, 1 Mart’tan itibaren verilmeye başlanıyor. GİB’in internet portalı üzerinden adı verilebiliyor. Eğer portal üzerinden beyanname yaşanırsa mali müşavirden, muhasebeciden de destek alabilirler. Vatandaşın kendi sorumluluklarını yerine karşıladıktan sonra vergisini ödedikten sonra korkulacak bir ortam yok. Kira vergisinde belli istisnai durumlar da var. Yıllık kira geliri 33 bin liradan az olanlar vergiden muaf oluyor. Bunun üzerindeki kira gelirleri vergilendiriliyor.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kira-beyannamesi-nasil-verilir/feed/ 0
Anagold Madencilik’in Türkiye Müdürü: Çatlak fotoğraflarını mailimde üç gün sonra gördüm https://www.foxhaber.com.tr/anagold-madencilikin-turkiye-muduru-catlak-fotograflarini-mailimde-uc-gun-sonra-gordum/ https://www.foxhaber.com.tr/anagold-madencilikin-turkiye-muduru-catlak-fotograflarini-mailimde-uc-gun-sonra-gordum/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:21:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4037 Erzincan’ın İliç ilçesinde maden ocağında meydana gelen toprak kaymasına ilişkin soruşturmada yurt dışına çıkış yasağı getirilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılan şirketin Türkiye’deki müdürü C.Y.D. ifadesinde, maden sahasındaki yığın liç alanında oluşan çatlaklarla ilgili kendisine gönderilen uyarı e-postasını 3 gün sonra gördüğünü belirtti.

“DENETLEMENİN NASIL YAPILDIĞINI BİLMİYORUM”

İliç ilçesine bağlı Çöpler köyündeki altın madenini işleten şirketin Türkiye Ülke Müdürü C.Y.D, savcılıktaki ifadesinde, 6 Şubat 2024’te şirketin yönetim kurulu başkanı olarak göreve başladığını söyledi.

Toprak altında kalan işçilerden 4’ünün ana firmanın, 5’inin ise alt yüklenici firmanın çalışanları olduğunu anlatan C.Y.D, maden sahasında yapılan yığın liçlerin dizaynıyla ilgili projeyi, şirketin bünyesindeki proje birimi ile bir firmanın hazırladığını belirterek, “Projelendirmenin olurunu aldıktan sonra oksit birimine vermektedir. Oksit birimi projeye uygun şekilde yükleme yapmaktadır” ifadelerini kullandı.

Denetlenmesinin ne şekilde yapıldığını bilmediğini belirten C.Y.D, şunları kaydetti:

– Bu olayla ilgili yerin güvenliğinden bildiğim kadarıyla oksit proses birimi ve İSG birimi sorumludur. Bu olayda jeoteknik birimi kayıtları incelediği için ilgili birime bilgi vermek, gerekli önlemlerin alınması konusunda öneride bulunmak ve durdurmakla yükümlüler. Kayan kütlenin ne kadar miktar olduğunu bilmemekteyim.

– Radar sistemindeki tehlike seviyeleri hakkında bilgim bulunmamaktadır ancak risk analizleri sonucunda jeoteknik birimi seviyeye göre ilgili kişilere bunu bildirmekle yükümlüdür hatta yüksek riskli durumlarda şirketin üst yöneticilerine bu bilgilerin verilmesi gerekmektedir.

“SORUMLU DEĞİLİM”

Maden sahası ile ilgili sorumlu Kanadalı I.R.G’nin tutuklanması nedeniyle toprak kaymasının ardından yapılan operasyonu kendisinin yönettiğini söyleyen C.Y.D savunmasında şöyle devam etti:

– Bu olayla ilgili sorumlu olduğumu düşünmemekteyim. Söz konusu olayda ilgili birimlerin kendi bünyesinde inisiyatif ve sorumlulukları bulunmaktadır. Eğer bir sorumluluğum bulunsaydı alt birimde çalışanlar bana bir şekilde ulaşıp talimatları alırlardı. Sadece bilgilendirme amaçlı I.R.G’den benim bulunduğum mail grubuna mail gelmiştir. Suçlamaları kabul etmiyorum.

OLAYDAN İKİ SAAT ÖNCEKİ FOTOĞRAFLARI ÜÇ GÜN SONRA GÖRDÜ

C.Y.D, Sulh Ceza Hakimliği’ne verdiği ifadede ise olay günü ABD’de bulunduğunu, ABD saatine göre 04.30’da olayla ilgili kendisine telefonla aranarak bilgi verildiğini, daha sonra I.R.G. ile görüştüğünü ifade etti.

C.Y.D, yığın liç alanındaki çatlaklarla ilgili fotoğraflara ilişkin, şunları anlattı:

– Olaydan 2 saat önce bölgede çatlakların olduğuna dair I.R.G. bilgilendirme amaçlı fotoğraf attı ve önlem aldığına dair mail attı. Bu maili yurt dışındaki saat farkı nedeniyle görmemiştim.

– Olaydan sonra direktör arkadaşların uyarması ile olaydan 3 gün sonra maili gördüm. Böyle durumlarda üst yöneticilere mail atılmaktadır. Bunlar rutin bilgilendirme mailleridir. Bununla ilgili I.R.G. herhangi bir talimat almak için bu maili atmış değildir.

GÖREVİM ‘FİNANSAL’ DEDİ

Radar sistemlerinin alımıyla ilgili C.Y.D, “2023 yılı Aralık ayında radar sistemine ait cihazların bu yılki bütçeye girdiğini biliyorum hatta alımı ile ilgili onay alındığını bilmekteyim. Bu cihazlar yurt dışından alındığı için alım süreci uzamış olabilir” ifadesini kullandı.

C.Y.D, kendisinin yığın liç sahasından sorumlu olmadığını, finansal yapı ile ilgili işlemlerden yükümlü olduğunu ileri sürdü.

Avukatı da suçlamaları reddederek, müvekkilinin göreve olaydan bir hafta önce başladığını, görevinin finansal yapı ile ilgili olduğunu, maden sahasındaki operasyon, teknik konuda görev ve yetkisinin bulunmadığını savundu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/anagold-madencilikin-turkiye-muduru-catlak-fotograflarini-mailimde-uc-gun-sonra-gordum/feed/ 0
“Atatürk Vapuru” elektrikli olacak https://www.foxhaber.com.tr/ataturk-vapuru-elektrikli-olacak/ https://www.foxhaber.com.tr/ataturk-vapuru-elektrikli-olacak/#respond Mon, 19 Feb 2024 21:45:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3657 Kocaeli Büyükşehir Belediyesince hazırlanıp AB Yeşil Teknolojiler İçin Brüksel Araştırma ve Yenilik Merkezince desteklenen projeyle vapurun, elektrikli bataryayla hizmet vermesiyle hem yüzde 70’lik enerji tasarrufu sağlanacak hem de doğaya karbondioksit salınımının önüne geçilecek.

Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanı Ali Bilgi, Kocaeli’nin hem kara ve hem de deniz ulaşımında çok önemli bir geçiş noktası olduğunu söyledi.

Bilgi, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın öncülüğünde, dünyadaki gelişmeleri takip ederek kentte ulaşımın daha modern hale getirilmesi için çalışmalar yaptıklarını belirterek, paydaşı oldukları Yeşil Teknolojiler İçin Brüksel Araştırma ve Yenilik Merkezi çatısı altında karbon emisyonunun azaltmasına yönelik çevreci projelere katkı sunduklarını anlattı.

Deniz ulaşımı alanında İzmit Körfezi’nde 36 yıldır hizmet veren Atatürk Yolcu Vapuru’nun eski olduğunu ve fosil yakıtla çalıştığını, bu nedenle geminin yaşatılması için bir dönüşüm projesi başlattıklarını anlatan Bilgi, Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’yi muasır devletler seviyesine çıkarmakla ilgili hedefleri doğrultusunda kendilerinin de dünyada gelişen teknolojileri kentte devam ettirmek için özellikle bu vapuru tercih ettiklerini kaydetti.

Bilgi, çevre hassasiyeti anlamında farkındalık oluşturmak ve ulaşımda konforu artırmaya yönelik önemli bir proje hayata geçirdiklerine işaret ederek, şöyle devam etti:

“Vapurumuz için elektrikli batarya tahrik sistemiyle çalışan bir proje yapmaya karar verdik. Bunu AB’deki heyete sunduk, projemiz kabul gördü ve çok da beğenildi. Avrupa’da ilk dönüşüm projelerinden biri. 3 megavat kapasitesiyle elektrik tahrik sistemiyle çalışacak. Aynı zamanda hibrit sistemle de desteklenen, karbon emisyonunun azaltıldığı bir proje olarak Kocaeli’ye kazandırılacak. Dönüşüm olarak Türkiye’de ilk proje, Avrupa Birliğinin de ilk projelerinden biri. Bizden sonra Norveç Üniversitesi bir geminin dönüşümüyle ilgili proje sundu. Kocaeli olarak Türkiye’den dünyaya rol model olacak proje kazandırmış oluyoruz.”

Bilgi, kentte yıllık yaklaşık 1 milyon yolcunun deniz ulaşımını kullandığını, bu projelerin geliştirilmesinin, yaygınlaştırılmasının, daha ekonomik hala getirilmesinin, dünya çapında bir farkındalık oluşturulmasının önemli olduğunu vurguladı.

Vapurun elektrikli tahkik sistemiyle çalışmaya geçmesiyle yüzde 70’lik enerji tasarrufu sağlanacağını aktaran Bilgi, “Yüzde 70’lik enerji tasarrufunun yanında farkındalık oluşturması, çevre hassasiyetine ilişkin projelerin geliştirilmesi, yolcuların konforlu yolculuk yapması anlamında da önem arz ediyor.” dedi.

Bilgi, 1 yıl önce kabul edilen projenin 2026 yılının sonunda tamamlanmasının hedeflendiğini dile getirdi.

Araştırma, projelendirme ve fizibilite çalışmaları sürecinin devam ettiğini aktaran Bilgi, “2027 yılının başında elektrikli batarya tahrik sistemiyle çalışan gemimizle yolculuğumuza başlamış olacağız. Sadece elektrikli batarya sisteminin makine dairesinin dizaynıyla ilgili bir bütçeleme yapıldı. Batarya dolum istasyonları şu anda 2 tane olarak öngörülüyor. Sonrasında da elektrikli batarya sistemini destekleyen jeneratör ve diğer motor hibrit sistemlerinin de projelendirilmesiyle beraber 8 milyon avroluk proje.” ifadelerini kullandı.

Bilgi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile birlikte çalıştıklarını belirterek, “Oradan ilave makine dairelerinin güçlendirilmesi, desteklenmesiyle ilgili de proje desteği almaya yönelik olumlu bir süreç devam ediyor. Böyle büyük bir projeyi belediyenin bütçesel kaynaklarını kullanmadan, AB desteğiyle Kocaeli’mize kazandıracağız.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ataturk-vapuru-elektrikli-olacak/feed/ 0
Art arda yaşanan depremler korkuttu… Uzmanı o il uyardı: Sıkışma var https://www.foxhaber.com.tr/art-arda-yasanan-depremler-korkuttu-uzmani-o-il-uyardi-sikisma-var/ https://www.foxhaber.com.tr/art-arda-yasanan-depremler-korkuttu-uzmani-o-il-uyardi-sikisma-var/#respond Tue, 13 Feb 2024 09:36:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3312 Hakkari Yüksekova’da art arda meydana gelen depremler tedirgin ederken, bölge son olarak pazar günü 4.4 ile sallandı.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Afet Yönetimi ve Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Azad Sağlam Selçuk, Hakkari bölgesinde 2 fayın olduğunu belirterek, bunlardan birinin Yüksekova diğerinin ise Şemdinli fay zonu olduğunu söyledi.

Bu fayların 2012 yılında MTA’nın diri fay haritasında işaretlendiğini belirten Prof. Dr. Sağlam, “6 Şubat 2023 depremlerini yaşadıktan sonra maalesef ülkemiz biraz daha bu konularda hassas duruma geldi.

Bölgede kuzey-güney yönlü bir sıkışma var biliyoruz. Yüksekova ve Şemdinli’de ise daha önceki yıllarda yapılan araştırmalarda zaten sismik boşluk olarak adlandırılmış. Sismik boşluk belli bir süredir deprem üretmeyen ve önümüzdeki yıllarda deprem üretme potansiyeli yüksek olan faylardan biri durumunu gösteren en önemli yerlerden biri” dedi.

Bölgede daha önce de küçük depremlerin olduğunu da anlatan Prof. Dr. Sağlam, “6 Şubat depremlerinden sonra da gerilimin Bitlis-Zagros Sütur Zonu ile bu bölgeleri aktarıldığı bilgisi de geldikçe bu bölgedeki deprem olma riski de yükseldikçe bölge olarak daha hassas bir duruma geldik. Evet, Yüksekova, Şemdinli fay zonu sismik boşluklardan bir tanesi, yani deprem üretme potansiyeli olan yerlerden bir tanesi” dedi.

‘TARİHÇESİ BİLİNMEYEN, MERAK EDİLEN FAYLARDAN’

Bu yıl bölgede kapsamlı bir çalışma yapılacağını da anlatan Prof. Dr. Sağlam, şöyle konuştu:

-Van YYÜ, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi, Maden Tetkik ve Arama (MTA), AFAD ile hazırlanan ‘Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi: Yüksekova-Şemdinli Fay Zonu, Başkale, Erciş ve Tutak Fayı Projesi’, kapsamında Yüksekova-Şemdinli fay zonunun aslında en son ne zaman deprem ürettiğini bulacağız.

-Ondan önceki tarihsel dönemlerde ne zaman deprem ürettiğini bulup bundan sonra ne zaman deprem olabilir veya deprem yenilenme aralığı yani deprem tekrarlanma aralığı ne kadar süredir bunlarla ilgili bilgilere ulaşmış olacağız. Bu hem Türkiye için hem bizim için önemli bir bilgi olacak.

-Çünkü Yüksekova, Şemdinli fay zonuna baktığınız zaman 1900’lü yıllardan günümüze kadar hiç büyük bir deprem üretmedi. Bizim aletsel dönem dediğimiz. Tarihsel dönem kayıtlarında da tam bir veri yok aslında.

-Yüksekova ile ilgili yani, büyük bir deprem var mı yok mu bunun bilgisi yok. Sadece şöyle bir bilgi var.

-1930’larda Salmas fayına bağlı olarak deprem meydana geliyor. Bu bölge içerisinde 2 bin 300 kişi hayatını kaybediyor. Ama sadece Türkiye’de değil toplam olarak o bölge içerisinde. Bir tek bu bilgi var. Onun dışında aslında tarihçesi bilinmeyen merak edilen faylardan bir tanesi.

Azad Sağlam Selçuk

HENDEKLER KAZIP ANALİZLER YAPILACAK

Hazırladıkları proje kapsamında, yapılacak çalışmanın önemine değinen Prof. Dr. Sağlam, bunun sonunda imara esas çalışmalarda kullanılmak üzere deprem senaryoları üretileceğini, bu nedenle şehirleşme, kentleşmenin bu anlamda tekrar revize edileceğini söyledi.

Prof. Dr. Sağlam, şöyle konuştu:

-Bir fay sadece bir deprem üretip bitmiyor. Deprem tekrarlanma aralığı var. Belli bir gerilim birikimi var.

-Bu birikim tekrarlarının ortaya çıkarılması için faylar boyunca hendek kazıları yapıyoruz. 30 metre uzunluğunda kısmen 4 ile 6 metre derinliğinde hendekler açıyoruz. Bu hendekler içerisinde faya ait öz geçmiş bilgilerine ulaşmaya çalışıyoruz. Bu bilgelerle çeşitli analizler ve tarihlendirme yaparak diyoruz ki örneğin, Çaldıran fayı üzerinde deprem tekrarlanma aralığı yaklaşık 500 ile 700 yıl arasında.

-Bunun bilinmesi önemli bir şey. Çünkü siz buna göre bütün planlamalarınızı yapıyorsunuz. En önemli şey TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal, AFAD Başkanı Orhan Tatar’ın sayesinde 2023 depremlerinden sonra fayların öz geçmişlerinin çıkartmak için Türkiye geneli başlatılmış bir proje” diye konuştu.

‘YÜKSEKOVA’DA ZEMİN KÖTÜ’

Bu yıl yapacakları çalışmalarla eğer doğru veriler elde ederlerse birçok bilgiyi gün yüzüne çıkartmış olmayı düşündüklerini anlatan Prof. Dr. Sağlam, “Fayın nerden geçtiğini haritalayacağız. Yüksekova, zemini aslında kötü olan bölgelerden bir tanesi. Şemdinli, Yüksekova’ya nispeten daha iyi, daha kayalık zemin üzerindedir. O yüzden depremler olduğu zaman Şemdinli depremleri daha az hissediyor, Yüksekova’da bu kadar tedirgin olmasının sebebi biraz da zemin özellikleri. Yüksekova’da en fazla dikkat edilmesi gereken şeylerden bir tanesi zemine bağlı olarak deprem yönetmenine uygun evler yapılmış mı, yapılmamış mı? Şu anda Yüksekova’da binaların deprem performansıyla ilgili çalışmalar yapılıyor. Bazı okullar boşaltıldı. Bu önemli bir şey. Evet doğrudur Yüksekova’da her an büyük bir deprem olabilir ama bu depremin tarihi ve kaç büyüklüğünde deprem üretebileceği ile ilgili bilgiler elimizde mevcut değil” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/art-arda-yasanan-depremler-korkuttu-uzmani-o-il-uyardi-sikisma-var/feed/ 0
Elektronik seçim için ilk adım atıldı https://www.foxhaber.com.tr/elektronik-secim-icin-ilk-adim-atildi/ https://www.foxhaber.com.tr/elektronik-secim-icin-ilk-adim-atildi/#respond Mon, 12 Feb 2024 09:30:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3259 Türkiye’de, elektronik seçim sistemine geçilebilmesi için Yüksek Seçim Kurulundan (YSK) uzmanların da yer aldığı Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi tarafından oluşturulan çalışma grubu, teknik çalışmalara başladı.

Türkiye’de elektronik oylama, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun gereği, sadece yurt dışındaki seçmenler için kullanılabiliyor. Yasada bu konuda düzenleme var ancak bugüne kadar elektronik oylama yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenler için henüz uygulanmadı.

Bunun dışında, yurt içinde, milletvekili, cumhurbaşkanlığı ve mahalli idareleri seçimleri için elektronik oylama ile oy kullanmaya imkan veren bir yasal düzenleme bulunmuyor.

YURT DIŞINDA ÖRNEKLER İNCELENİYOR

Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Ahmet Yener’in, Türkiye’de de elektronik oylamaya yönelik çalışma yapılabileceği yönündeki açıklamalarının ardından Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler, Hukuk ve Mühendislik Fakülteleri ile YSK’den uzmanlardan oluşan çalışma grubu oluşturuldu.

Grup şu anda, yurt dışındaki elektronik oylama örneklerini inceleyerek, bilgisayar ve yazılım altyapısına ilişkin hazırlıkları yapıyor.

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin ardından ağırlık verilecek çalışma sonucu oluşturulacak sistemin, ilk olarak meslek örgütleri, kooperatifler, üniversitelerdeki öğrenci temsilcisi seçimlerinde kullanılması planlanıyor.

Projenin tamamlanması ve eksiklerin giderilmesinin ardından sistemin, milletvekili, cumhurbaşkanlığı ve mahalli idareleri seçimlerine de entegre edilmesi hedefleniyor.

ÖN ÇALIŞMA BAŞLATILDI

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, 28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ardından YSK Başkanı Ahmet Yener’in, seçimlerin elektronik ortamlarda yapılabilmesi için çağrıda bulunduğunu, bunun üzerine kendisinin Yener ile görüşme yaptığını söyledi.

YSK Başkanı Yener’e, üniversite olarak bir çalışma başlatabileceklerini aktardığını belirten Ünüvar, ardından oluşturulan çalışma grubu tarafından hazırlıkların başladığını, sürecin yürütücüsünün YSK olduğunu anlattı. Ünüvar, “Biz kendimizi, onlara gereken bilimsel ve teknik destek veren kurum niteliğinde görüyoruz. Ön çalışma başlatıldı. seçimlerin güvenilirliği, yazılım ve hukuk konuları çok önemli, bu 3 alanda görüşmeler devam ediyor” dedi.

Ankara Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Çelik de teknik çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

Çalışma grubunun 3 boyuttan oluştuğunu, bunlardan birinin, seçim sistemleri ve seçim matematiği üzerine çalışan teknik kısım olduğunu aktaran Çelik, şöyle konuştu:

– Bu grup içinde Siyasal Bilgiler Fakültesinden ve YSK’den uzmanlar yer alıyor. İkinci çalışma grubumuz hukuk konusunda çalışmalar yürütüyor, elektronik ortamda seçim uygulayan ülkelerdeki mevzuatı tarıyor, Türkiye’deki mevzuatla karşılaştırıyoruz. Mevzuat bakımından yasal düzenlemeler olsun, diğer mevzuat düzenlemeleri bakımından neler yapılabileceği, hangi süreçte yapılabileceği konusunda çalışma yapılıyor. Üçüncü çalışma grubumuz da yazılım boyutu, bilgisayar ve yazılım altyapısının oluşturulmasına yönelik çalışma grubu. Bu üç farklı komite hedefe ulaşmak için çalışıyor.

ÜNİVERSİTELERDEKİ SEÇİMLERDE KULLANILABİLİR

Çelik, çalışmaların seçimden sonra daha da yoğunlaşacağını, çalışma grubunun birtakım raporlamalar yaptığı ve dokümanlar üretmeye başladığını dile getirdi.

Türkiye’deki milletvekili, cumhurbaşkanlığı ve mahalli idareleri seçimlerinin elektronik ortama taşınması hedefiyle çalışmaya başladıklarını aktaran Çelik, “Ama bu hedef ulaşılacak en son nokta. Ondan önce her seviyede meslek örgütlerinin, kooperatiflerin seçimlerinde kademeli olarak bu hedefe ulaşmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

Bu kademelendirme sayesinde sistemin test edilebileceğini, eksikliklerinin giderileceğini ifade eden Orhan Çelik, projenin tamamlanması, eksiklerinin giderilmesi bakımından sürecin uzun süreceğini ama üniversitelerdeki öğrenci temsilcileri seçimlerinde bu sisteme hemen başlayabilecekleri aşamada olduklarını bildirdi.

Prof. Dr. Orhan Çelik, elektronik seçimin, zaman maliyeti, güvenlik altyapısı, sonuçlara hemen ulaşmak, seçimin her aşamasının kontrol edilmesi ve güvenilir kılınması bakımından önemli avantajlar sağlayacağını söyledi.

Eş zamanlı olarak hukuki altyapının da hazırlanması gerektiğini vurgulayan Çelik, “Hukuksal yapının nasıl oluşturulacağı konusunda da YSK’nin veya TBMM’nin adım atması gerekecek.” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/elektronik-secim-icin-ilk-adim-atildi/feed/ 0
MOSSAD soruşturmasında yeni detaylara ortaya çıktı: Sorguda ‘casusluk’ itirafı https://www.foxhaber.com.tr/mossad-sorusturmasinda-yeni-detaylara-ortaya-cikti-sorguda-casusluk-itirafi/ https://www.foxhaber.com.tr/mossad-sorusturmasinda-yeni-detaylara-ortaya-cikti-sorguda-casusluk-itirafi/#respond Fri, 09 Feb 2024 09:42:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3116 İsrail istihbarat servisi MOSSAD’a para karşılığı bilgi sağladıkları iddiasıyla 7 kişinin tutuklandığı soruşturmada savcılıkça hazırlanan sevk yazısına göre, 4 şüpheli ifadelerinde MOSSAD ile bağlantılı olduklarını kabul etti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Emniyet Genel Müdürlüğünün (EGM) ortak operasyonuyla gözaltına alınan 9 şüpheliden 7’si tutuklandı.

Başsavcılığın, şüphelilerin tutuklanmasına yönelik talebiyle mahkemeye gönderdiği sevk yazısında, soruşturma ve zanlılarla ilgili detaylar yer aldı.

İÇOM’DAN GELEN “YABANCI ŞAHIS VE ŞİRKET ARAŞTIRMASI” TALEBİ

Sevk yazısında, “özel dedektiflik” adı altında İsrail İstihbarat Servisi Çevrimiçi Operasyon Merkezi (İÇOM) ile 2019’dan itibaren bağlantıda olan şüpheli G.K’nin, irtibatını devam ettirdiği, İÇOM ekibinde yer aldığı belirlenen Yuriy Kovalchuk tarafından verilen, yabancı şahıs ve şirketlere yönelik araştırma, keşif ve takip faaliyeti talimatlarını yerine getirdiği belirtildi.

Bu yolla maddi menfaat elde eden G.K’nin 6 kişi hakkında bilgi toplama eylemlerini, aralarında eşi ve üvey oğlunun da bulunduğu S.A.Y, F.S.K, S.Y ve Y.A.D. ile birlikte gerçekleştirdiği bilgisi verilen yazıda, şüphelinin ayrıca, devletin veri tabanındaki bilgileri kamu kurum ve kuruluşlardaki irtibatları aracılığıyla elde ettiği ve bunları “casusluk” suçundan tutuklu olan diğer şüpheli M.K. ile maddi gelir karşılığında paylaştığı bildirildi.

4 ŞÜPHELİ BAĞLANTILI OLDUKLARINI KABUL ETTİ

M.K’nin de bu bilgiler karşılığında, 2019-2022 tarihlerinde G.K’nin hesabına 64, eşinin hesabına ise 35 kez ödeme yaptığı aktarılan yazıda, dijital materyallerin incelenmesi kapsamında MOSSAD görevlileriyle iletişimde olduğuna dair kayıtlara ulaşılan G.K’nin, bu durumu kabul ettiği kaydedildi. Bu kişinin ayrıca, aile görüntüsü vermek adına takip esnasında eşiyle birlikte hareket ettiğinin tespit edildiği de yazıda vurgulandı.

G.K’nin şüphelilerden biri olan eşi F.S.K. hakkındaki değerlendirmelere yer verilen yazıda, F.S.K’ye ait banka hesaplarında çok sayıda ve olağan dışı miktarda para hareketlerinin belirlendiği, takip ve bilgi toplama faaliyetlerinde yer alması sebebiyle para trafiğinden haberdar olan F.S.K’nin, beyanlarında ayrıca söz konusu durumları kısmen kabul ettiği ifade edildi.

Şüpheli B.Y’nin de yine zanlılardan biri olan eşi S.Y. ile aile görüntüsü vererek takip işlemlerinde yer aldıkları, hedeflerindeki kişilerin araçlarına GPS cihazı yerleştirip fotoğraflarını çektiklerini ifadelerinde kabul ettiklerine işaret edilen yazıda, çiftin birlikte hareket ederek “casusluk” faaliyeti gerçekleştirdiği öne sürüldü.

M.K., “ASKERİ VE SİYASİ CASUSLUK” DAVASI KAPSAMINDA TUTUKLU

Sevk yazısında, şüpheli M.K’nin İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinde “askeri ve siyasal casusluk” suçundan yargılandığı dava dosyası kapsamında tutuklu olduğu bilgisine de yer verildi.

M.K’nin hukuk bürosu çalışanı olarak görünmesine rağmen yabancı uyruklu şahısların kişisel bilgilerini yasa dışı yollardan elde ettiği, söz konusu bilgileri şüpheliler S.A.Y, G.K. ve aynı mahkemede “casusluk” suçundan yargılandığı tutuklu sanık S.K. ile paylaştığı, birlikte bilgileri MOSSAD’a ilettikleri ve bu nedenle M.K’nın bilgi ağı içerisinde kritik bir isim olduğu bilgisi verildi.

Bu yolla menfaat elde eden M.K’nin, banka hesabında olağan dışı miktarda para olduğu ve diğer şüphelilerle çok sayıda HTS kaydının bulunduğu da anlatıldı.

Şüphelilere ait dijital materyallere ilişkin incelemelerin tamamlanamaması nedeniyle delillerin tam olarak elde edilmediğine dikkat çekilen yazıda, dosyanın geldiği aşamada kaçma şüphelerinin olması gerekçesiyle şüphelilerin tutuklanmalarına karar verilmesi talep edildi.

M.K. HAKİMLİK SORGUSUNDA SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

İstanbul Sulh Ceza Hakimliğinin tutuklama kararında M.K’nin beyanları yer aldı. Bu kişi, “casusluk yapmasının imkansız olduğu, yurt dışına çıkmadığı, kimseden para almadığı, avukatın yanında çalıştığı, kimseyi tanımadığı ve suçlamaları kabul etmediği” yönünde savunma yaptı.

Hakimlik kararında, şüpheli F.S.K’nin, şüpheli eşi G.K. ile beraber Türkiye’ye gelen yabancı bir kişiyi takip ettiği, kendisine ait banka hesaplarında çok sayıda ve olağan dışı miktarda para hareketlerinin olduğuna ilişkin MASAK raporundan bahsedildi.

Şüpheli S.A.Y. ile ilgili değerlendirmelere de yer verilen kararda, bu kişinin, G.K’nin yönlendirmesiyle MOSSAD’a çalıştığı belirlenen “İgor” isimli şahıstan gelen bilgilerle yabancı uyruklu şahısların takibini yapıp haklarında bilgi topladığı, HTS incelemesine göre diğer şüphelilerle çok sayıda iletişim kurduğunun tespit edildiği aktarıldı.

Hakimlik, 7 şüphelinin “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak”, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etmek” ve “hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek” suçlarından tutuklanmaları yönünde hüküm kurdu.

NE OLMUŞTU?

MOSSAD’ın Türkiye’deki hedeflerini özel dedektifler aracılığıyla takip ettiğini belirleyen MİT, yaptığı çalışma kapsamında, İsrail istihbarat servisinin, irtibatlı olduğu özel dedektifler aracılığıyla hedeflerine yönelik biyografik bilgi toplama, keşif, tahkikat, fotoğraf-video toplama, canlı takip, takip cihazı yerleştirme gibi faaliyetler yürüttüğünü belirlemişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde 9 şüphelinin edindikleri bilgileri, özel dedektifler aracılığıyla MOSSAD’a sattığı tespit edilmişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi ile Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul ve İzmir’de eş zamanlı düzenlenen operasyonda 9 şüpheliden 7’si yakalanmıştı. Şüphelilerden 2’sinin ise aynı suçlarla ilgili soruşturma kapsamında daha önce tutuklandığı öğrenilmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mossad-sorusturmasinda-yeni-detaylara-ortaya-cikti-sorguda-casusluk-itirafi/feed/ 0
İsrail için casusluk soruşturmasında detaylar ortaya çıktı https://www.foxhaber.com.tr/israil-icin-casusluk-sorusturmasinda-detaylar-ortaya-cikti/ https://www.foxhaber.com.tr/israil-icin-casusluk-sorusturmasinda-detaylar-ortaya-cikti/#respond Sat, 06 Jan 2024 09:00:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1943 İstanbul merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonda, İsrail adına casusluk yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan şüphelilerden 15’i tutuklandı. 11 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken 8 şüphelinin ise sınır dışı edilmesine karar verildi.

Şüpheliler hakkındaki savcılığın sevk yazısında, geçmiş dönemlerde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İsrail İstihbarat Servisi’nin faaliyetlerinin akamete uğratılması amacıyla yapılan çalışmalar neticesinde toplanan deliller ışığında soruşturmalar yürütüldüğü anımsatıldı.

İsrail İstihbarat Servisi ile bağlantılı kişi veya kişilerin, ülkede bulunan Filistin ve Suriye uyruklu kişilerle irtibatlanarak İsrail Devleti için önem arz eden bilgi ve belgelerin elde edildiği, aktarılan bilgiler karşılığında uluslararası para transfer şirketleri, havale ofisleri ve canlı kuryeler vasıtasıyla bilgi aktaran kişilere para transfer edilerek ödeme gerçekleştirildiğinin tespit edildiği hatırlatıldı.

“DEVLETİN VERİ TABANINDAKİ BİLGİLERİ TEMİN ETTİLER”

Profesyonelce yapılması istenilen işlerde dedektiflerden istifade edildiği aktarılan yazıda, taktik işlerde ise ağırlıklı olarak şüphe uyandırmayan kişilerden faydalanıldığı, dedektiflere biyografik bilgi toplama, keşif, tahkikat, fotoğraf, video, bilgi, belge, canlı takip etme, takip cihazı yerleştirme, canlı kurye bulma ve siber faaliyetler görevlerinin verildiği, dedektiflerin sistem açıklarından, kritik öneme haiz devlet kurumlarında görev yapan çevrelerinden faydalandığı ve devletin veri tabanındaki bilgileri temin ettikleri kaydedildi.

Yazıda, bu kapsamda uluslararası casusluk faaliyetlerinin tespit ve deşifresine yönelik iltisaklı kurumlarla yürütülen çalışmalar ve savcılığa gönderilen bilgi ve belgeler neticesinde, İsrail İstihbarat Servisi Çevrimiçi Operasyon Merkezi’nin (İÇOM) olası hedeflerine işaret edildi.

“FİLİSTİN UYRUKLU ŞAHISLAR HEDEFLENDİ”

Bu kapsamda şüpheli oldukları tespit edilen 46 kişiyle bağlantı kurulduğu belirtilerek, “Tüm bu faaliyetler ile güncel olarak devam eden İsrail-Filistin çatışmasının küresel boyuta evrilmesi kapsamında İÇOM’un ülkemizde insani mülahazalarla ikamet eden Filistin uyruklu şahısları ve ailelerini hedef almayı amaçladığı değerlendirilmektedir.” denildi.

HAMAS BAĞLANTILI KİŞİLERİN BİLGİLERİNİ AKTARDILAR

Sevk yazısında ayrıca, tüm dosya kapsamı ve deliller incelendiğinde, şüphelilerin İsrail istihbaratı oluşumu olan İÇOM adına faaliyetlerde bulunarak İsrail devleti için önem arz eden ve tehlikeli görülen özellikle Filistin vatandaşı ve Hamas bağlantılı kişilerin bilgi, belge ve fotoğraflarını temin etmek suretiyle İsrail istihbaratına aktardıkları, bunun karşılığında özellikle terör örgütleri tarafından kullanılan para sistemlerini kullanarak menfaat temin ettiklerinin anlaşıldığı kaydedildi.

“YARALI FİLİSTİNLİLERDEN BİLGİ TOPLADI”

Yazıda, Hazem M.A.E. isimli zanlının sağlık destek personeli olarak çalıştığı, özellikle son dönemde Filistin’den getirilen yaralı ve yardıma muhtaç kişilerle ilgilendiği, bu kişilerle ilgili toparladığı bilgileri de İsrail istihbaratı ile paylaştığının değerlendirildiğine yer verildi.

500 DOLAR KARŞILIĞINDA KİŞİSEL BİLGİLERİ SATTI

Şüpheli Muhammed B’nin, amacı Filistin’de yaşayan Müslümanların İsrail tarafından uğradıkları zulmü anlatmak olan bir dernekte çalıştığı belirtilen yazıda, şüphelinin toplantılara katılacak kişilerin kişisel bilgi formlarını topladığını ve bu bilgileri Lübnan uyruklu Kanada vatandaşı Cemal H’ye 500 dolar karşılığında ilettiğini beyan ettiği belirtildi.

SÜLEYMANİYE CAMİSİNİN VİDEOSUNU İSTEDİLER

Sevk yazısında, şüpheli Amal S.E.S’den Türkiye’deki Süleymaniye Camisi’nin iç ve dış kısımlarının videosunun istendiği, hasta olduğu için kocasına çektirerek bu videoyu irtibat kurduğu kişiye gönderdiği ve bunun karşılığında 150-200 dolar aldığı kaydedildi.

Yazıda, zanlıların telefon trafiği ve para transferlerine dair detaylara da yer verilirken, bazılarının suçtan kurtulmaya yönelik savunma yaptıkları ifade edildi.

NE OLMUŞTU?

İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün faaliyetleri kapsamında MİT Başkanlığı ve İstihbarat Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmada, İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad’ın, Türkiye’de insani mülahazalarla ikamet eden yabancı uyruklu kişilere yönelik keşif, takip, darp ve kaçırma gibi işler yapmayı amaçladığı yönünde bilgiler elde edilmişti.

Söz konusu faaliyetlerin “uluslararası casusluk” kapsamında olabileceğinin değerlendirilmesi üzerine 46 şüphelinin yakalanmasına yönelik harekete geçen emniyet güçleri, 2 Ocak’ta İstanbul’da 15 ilçe ile Ankara, Kocaeli, Hatay, Mersin, İzmir, Van ve Diyarbakır’da belirlenen 57 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 34 şüpheliyi yakalamıştı.

Adreslerde yapılan aramalarda 143 bin 830 avro, 23 bin 680 dolar, muhtelif miktarda farklı ülkelere ait nakit para, ruhsatsız tabanca ve çok sayıda fişek ile dijital materyale el konulmuştu.

Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne getirilmişti.

Adliyeye gönderilen 34 şüpheliden 26’sı, “siyasal veya askeri casusluk” suçundan tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.

Hakimlik, şüphelilerden 15’inin tutuklanmasına, 11’i hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.

8 şüphelinin de sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresine teslim edildiği öğrenilmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/israil-icin-casusluk-sorusturmasinda-detaylar-ortaya-cikti/feed/ 0