“Spacewalk” adı verilen uzay yürüyüşleri, astronotların çeşitli görevleri gerçekleştirmek amacıyla uzay araçlarından dışarı çıkması anlamına geliyor.
SpaceX, Polaris Dawn misyonu kapsamında insanlık tarihindeki ilk özel uzay yürüyüşünü gerçekleştirmeyi amaçlıyor.
Şirket, yaptığı açıklamada, ABD’li milyarder iş insanı Jared Isaacman’in liderliğinde SpaceX mühendisleri Sarah Gillis, Anna Mennon ve pilot Scott Poteet’in uzay yolculuğuna ilişkin detayları paylaştı.
FIRLATMA ERTELENDİ
SpaceX, Florida eyaletinde bulunan Kennedy Uzay Merkezi’nden 27 Ağustos’ta fırlatılması planlanan Falcon 9 roketinde helyum sızıntısı tespit edilmesi nedeniyle fırlatma tarihinin en az 24 saat ertelendiğini duyurdu.
İnsanlı uzay uçuşunun 28 Ağustos’ta yapılmasının planlandığı belirtilen açıklamada, “Ekipler tespit edilen helyum sızıntısını yakından inceliyor. Roket ve kapsül iyi durumda. Ekip de birkaç gün sürecek görevleri için hazır.” ifadelerine yer verildi.

Polaris Dawn misyonu kapsamında ekibin 5 günlük görevlerinin 3’üncü gününde insanlık tarihindeki ilk uzay yürüyüşünü gerçekleştirmesi amaçlanıyor.
Mürettebatın bir radyasyon kuşağı boyunca yörüngeye girmesi ve en yüksek Dünya yörüngesine ulaşması beklenirken, ekip “Crew Dragon” isimli kapsülün içerisinde bulunacak.
Odak noktasının uzay yürüyüşü olduğu misyon çerçevesinde ekip, bilimsel deneyler de gerçekleştirecek.
Misyonun ayrıca Musk’ın sahibi olduğu uydu internet sistemi Starlink’in lazer tabanlı iletişiminin test edildiği ilk yer olması bekleniyor.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Olağanüstü bilimsel öneme sahip alanlar (SESIs)” şeklinde nitelendirilen bu bölgelerin, Ay navigasyon ve iletişim uyduları, gezginler (rover), madencilik operasyonları gibi yakın gelecekteki olası Ay misyonları nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğu belirtilerek, bu sebeple acilen korunmalarının gerekliliği vurgulandı.
Merkezi Massachusetts eyaletinde bulunan Harvard ve Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden gök bilimci Dr. Martin Elvis, “İnsanlığın ilk kez, Güneş Sistemi’nde nasıl genişleyeceğimize karar vermesi gerekiyor. Evreni anlamak için eşi benzeri olmayan fırsatları kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyayız” uyarısında bulundu.
Elvis, Ay yüzeyinde buz içeren ve zirvelerinde yıl boyu Güneş ışığı alan kraterlerin bulunduğuna, taşıdıkları özelliklerin bu alanları deneyler, Ay üsleri ve madencilik faaliyetleri için gerekli enerji, su ve oksijen açısından önemli noktalar kıldığına dikkati çekti. Elvis, “Aynı arazinin kullanımı için rekabet ihtimali oldukça büyük” ifadesini kullandı.
22’DEN FAZLA ARAŞTIRMA GÖREVİ PLANLANIYOR
Araştırmayı yürüten bilim insanları, herhangi bir koordinasyon otoritesi olmadan Ay’da gelecekte yaşanacak çatışmaları önleyecek hiçbir şeyin bulunmadığını kaydetti.
Bilim insanları, fiziksel çarpışmalar, Ay yüzeyindeki madencilik faaliyetleriyle oluşabilecek toz bulutları ile titreşimlerin, Ay yörüngesindeki haberleşme ve GPS uydularının elektromanyetik yayınlarının ve “SESIs” alanlarındaki olası madencilik faaliyetlerinin risk oluşturduğu uyarısında bulundu.
2026’nın sonuna kadar yarısı güney kutbuna yakın bölgelere yönelik Ay’a en az 22 uluslararası araştırma görevi planlanıyor, gelecekte başka misyonlar da öngörülüyor. Ayrıca 2030’larda faaliyete geçecek, birisi ABD, diğeri Rusya-Çin’e ait iki Ay üssü planı da söz konusu.
Bilim insanları, 2020’nin sonuna kadar Ay yüzeyine bilimsel cihazlar yerleştirmeyi planlıyor. Bunların arasında optik, kızılötesi, X-ışını ve radyo teleskopları, güneş rüzgarını ve kozmik ışınları araştırmaya yönelik parçacık dedektörleri ve kara delikler ile nötron yıldızları çarpıştığında uzay-zaman dokusundaki titreşimleri algılayan yer çekimsel dalga dedektörleri bulunuyor.
Ay’ın görünmeyen yüzü, Dünya’dan gelen sinyalleri engellemesi nedeniyle Güneş Sistemi’ndeki radyo dalgaları açısından en sessiz bölge. Arazisi çok dağlık olan Ay’ın görünmeyen tarafında evrenin ilk dönemlerini, yıldızlar oluşmadan önceki zamanları ve olası “uzaylı yaşamın” belirtilerini araştıracak büyük radyo teleskop dizilerinin kurulmasına uygun sadece 3 bölge mevcut.
Diğer taraftan ABD’ye ait Interlune şirketi, bu bölgelerden “Mare Moscoviense” alanında kuantum hesaplama ve füzyon enerjisi endüstrisinde kullanılmak üzere Helyum-3 madenciliği yapmayı planlıyor.
EVRENDEKİ EN SOĞUK BÖLGELER
Ay’ın kuzey ve güney kutup bölgelerindeki meteor kraterleri, milyarlarca yıldır Güneş ışığı almamaları nedeniyle evrendeki en soğuk bölgeler. Bu bölgelerin sıfırın altında 200 santigrat dereceden daha düşük soğukluklarıyla çok büyük kızılötesi teleskoplar için uygun olduğu kaydediliyor.
Bu teleskoplarla uzak yıldızlardaki Dünya büyüklüğündeki gezegenler ile atmosferlerinin olası yaşam için araştırılması planlanıyor.
Ay yüzeyindeki sismik açıdan sessiz, yer titreşimlerinin bulunmadığı alanlar da atom çekirdeğinden 1000 kat daha küçük hareketleri algılayabilen yer çekimsel dalga dedektörleri için ideal bölgeler. Yer çekimi dalgaları geçerken Ay’ın titreşimlerini tespit edecek sismografın bu alanlara yerleştirilmesi düşünülüyor.
]]>SIRTIMIZI BİLİME DAYAYALIM
Ulusal ve uluslararası 100’den fazla ödül kazanıp, 500’ün üzerinde bilimsel eser yayınladı. 40’ı aşkın bilimsel araştırma projesi yönetti. Amerika Bilimin İlerletilmesi Organizasyonu, dünyadan 28 kişiyi aldığı Bilim Diplomasisi ve Liderlik Programı’na seçti. Önceki gün 2024 Yılı Türkiye İnovasyon ve Başarı Ödülleri’nde “Yılın Girişimci Lideri Ödülü kazandı. İYTE öğretim üyesi başına bilimsel yayında devlet üniversiteleri içinde son 5 yıldır Türkiye birincisi oldu. “Sırtımızı bilime dayayalım” diyen Prof. Yusuf Baran şöyle konuştu:
İÇİMİZDEN ATATÜRK ÇIKSA
“İnsanlar, ‘İçimizden bir Atatürk daha çıksa’ diyor. İçimizden bir Atatürk daha çıksa, onu aşağı çekeriz. Atatürk çıktığında sanki herkes ona, ‘Hadi arkandayız’ dedi. Atatürk, yaşamı boyunca içeride ve dışarıda mücadele etti. Yedi cihan kapımıza dayanmış, vatanımıza göz dikmişti. Vatan giderse aileniz, namusunuz, malınız, mülkünüz her şeyiniz gider. Mavi gözlü bir lider çıkıp, ‘Vatanımızı vermeyiz, özgürlüğümüzden asla vazgeçmeyiz’ dedi. Anadolu’da büyük bir özgürlük mücadelesi başlattı. Ayağında çarık heybesinde kuru ekmekle, özgürlük çağrısına Anadolu’nun yiğit evlatları koştu. ‘Savaş gemim, silahım yok’ diye kimse bahane uydurmadı.”
GENÇLERİ KEŞFETMELİYİZ
“O zaman da vatan için savaşan insanları beğenmeyen, dedikoducular vardı. 100 yıl sonra, bugün de yapılanı beğenmeyen, dedikoducular var. Çocuklarımıza, sınırsız, hiç kimsenin inanmadığı hayaller kurmayı ve hayallerinden vazgeçmemeyi öğretelim. Bu ülkede, her sene yüzlerce Atatürk, binlerce Mimar Sinan, Einstein doğuyor. Gençler iyi eğitimle, potansiyelleri keşfedilerek geleceğe hazırlanmalı. Bir ülkeyi ayağa kaldırmak ve yoksulluktan kurtarmak için tek reçete; Bilimsel eğitim, akıl ve liyakattir.”
YILLIK CİROSU 5 MİLYAR LİRA

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’ndeki Teknopark İzmir’in ihracatı 200 milyon dolar ve yıllık cirosu 5 milyar TL’yi aştı. 2023 ÜniAR Araştırması Öğrenci Memnuniyeti’nde Türkiye Birincilik Ödülü ve Rektör Performansı Değerlendirmesi’nde Altın Ödül kazandılar.
Yusuf Baran kimdir?

iLKOKULDA “BU OKUMAZ” DiYE EVE YOLLAMIŞLAR!
Ziraat teknisyeni Mehmet Vechettin Baran ve ev kadını Ayten Baran’ın 7 çocuğundan biri olarak 1977’de Batman’da doğdu. Babalarının tek memur maaşıyla okuyan 7 çocuk eczacı, doktor, bilim insanı, mühendis ve genetik bilimci çıktı. İlkokul 1. sınıfta “Bundan olmaz, okumaz” denilip eve gönderilen Yusuf Baran ise 16 yaşında üniversite kazandı. Lise ve üniversite yıllarında işçi olarak çalışıp okudu. Dicle Üniversitesi Biyoloji Öğretmenliği’ni bitirdi. YÖK’ün yaptığı Yüksek Lisans Eğitimi Sınavı’nda Türkiye birincisi olup, ODTÜ’de yüksek lisans ve doktora yaptı. 36 yaşında “Profesör” ünvanı aldı.
NATO bursuyla, ABD’deki Medical University of South Carolina’da okudu. 40’tan fazla bilimsel projede çalıştı. Dünya Ekonomik Forumu’nun akademik mükemmeliyet, topluma hizmet ve bilim ile dünyayı değiştirme potansiyeli olanlara verdiği, “Yılın Genç Bilim İnsanı Ödülü”nü kazandı. BM Dünya Bilimler Akademisi’nin 4 yılda bir dünyada 5 kişiye verdiği “Bilim Diplomasisi Ödülü”nü aldı. Kanser Moleküler Biyolojisi adlı bir kitabı var.
HURAFELERLE BOĞUŞUYORUZ

“1015’li yıllarda dünyada güney yarımküre, eğitim, bilim, astronomi ve felsefeyle ilgilenirken, kuzey yarımküre hurafelerle, savaşlarla ve çatışmalarla boğuştu. Son bin yılda bilim, güney yarım küreden kuzey yarım küreye göçtü. Doğu, Türkiye’den başlar. Doğu, 500 yıldır oturuyor. Bilimi terk ettiğimiz için bizim kucağımız-
da hurafeler ve savaşlar kaldı.”
İMPARATORLUKLAR NEREDE?
“İnsanlık tarihinin en güçlü canlısı dinozorlar, 360 milyon yıl yaşayıp 160 milyon yıl önce soyu tükendi. 110 milyon yıldır var olan karıncalar hâlâ var. ‘Ben çok büyüğüm, güçlüyüm’ demek çok yanlış. Roma, Selçuklu, Osmanlı imparatorlukları nerede? Alt alta koyduğumuzda tüm imparatorlukların yıkılma nedeni, eğitim ve liyakatten uzaklaşmalarıdır. Kanser bilimi, kök hücre çalışıyorum. Uygulanan bir ilacın kanser tedavisinde neden etkili olup olmadığını keşfettim. Kök hücreyle tavşanlarda boy uzattık. Türkiye’de ortalama 85 olan insan ömrü, 10 yıl içinde 10 yaş daha uzayacak. 1900’lü yıllarda ülkemizde ömür 40 yıldı. Bilim varsa ömrünüz de, boyunuz da uzuyor.”
YEDEK ORGAN ÜRETİYORUZ
“Alzhimer, demans gibi hastalıklar, ömür uzayınca çıktı. Ömür uzadı, vücut yoruldu. Kalp, gözler, böbrekler yetmedi. Bağışlanan organlar ihtiyacı karşılamadı. Laboratuvarlarda organ ürettik. Dünyanın en zengin insanı Rockefeller 99 yaşında öldüğünde vücudundaki 11 organı nakildi. Dünyanın geldiği nokta burası.”
TÜRKiYE BiLiME BAĞLANMALI

“Doğu, batı, kuzey, güney, Akdeniz, Karadeniz, İslam ve Hristiyan dünyası arasında Türkiye köprüdür. Dünya barışı ve insanlığın ortak aydınlık geleceği için çok çalışmalıyız. Türkiye’yi bilim, eğitim ve bilim insanları üzerinden dünyaya bağlamamız gerekiyor. Bilim diplomatıyım. Birçok devlet başkanıyla konuştum. Hepsi çok zengin, çok eğitimli aile çocukları değildi. Ortak özellikleri, hayal kurup çok çalışmalarıydı. İnsanlar hayallerinizle dalga geçmiyorsa büyük hayaller kurmamışınızdır. Gençlerimize, hayal kurmayı ve küresel sorunların çözümüne odaklanmayı öğretmeliyiz.”
“AMA” DİYEN KAYBEDECEK
“Bilim insanı olarak söylüyorum 2100 yılına kadar dünyada her şey bugünkü gibi giderse küresel ısınma ve su sorunundan 1 milyar insan doğduğu topraklardan göç edecek. Bizi, bilimin dışında aynı masada toplayacak başka bir güç yok. ‘Ama’ diyen kaybedecek.Dünya Ekonomik Forumu, 2030 yılına kadar dünyanın en büyük 500 şirketinin 200’ünün yok olacağını ve 2030 yılında dünyanın en büyük şirketi olacak kuruluşun ise hâlâ kurulmadığı yazdı. Dünyadaki, bu baş döndüren değişimi görmeyenler gerileyecek.”
]]>ALPER GEZERAVCI UZAYDA NE KADAR KALACAK?
Mürettebatı taşıyacak aracın 1,5 gün sürecek yolculuk sonunda Uluslararası Uzay İstasyonu’na kenetlenmesi bekleniyor.
Türkiye Uzay Ajansı’nın verdiği bilgiye göre Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 14 gün kalacak olan Gezeravcı, orada 13 farklı bilimsel deneye imza atacak.
Uzay yolculuğu başlayan Alper Gezeravcı, ilk Türk astronot unvanını aldı.

İSTİKBAL GÖKLERDEDİR!
Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) doğru 36 saat sürecek yolculuğu başlayan Dragon kapsülünde, içlerinde Alper Gezeravcı’nın da bulunduğu Ax-3 ekibinin uzaydaki ilk cümleleri yayınlandı. İlk Türk astronot unvanını alan Gezeravcı’nın uzaydaki ilk sözleri, “Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonu için ilk Türk’ün uzaya adım attığı şu anda Yüce Ata’mızın sözüyle bu anı başlatmak istiyorum. Türkiye Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün dahiyane sözü; İstikbal göklerdedir” şeklinde oldu.
3 ASTRONOT DAHA EŞLİK EDİYOR
Axiom Space’in, “Ax-3” görevinde Alper Gezeravcı’ya ABD’den Michael Lopez-Alegria, İtalyan Hava Kuvvetlerinden Pilot Walter Villadei ve İsveç’ten Marcus Wandt eşlik ediyor.
SPACEX FALCON 9 ROKETİ HAKKINDA
Gezeravcı’nın uzaya çıkacak ilk Türk astronot olacağı bu seferde kullanılacak SpaceX Falcon 9 roketi, iki aşamalı ve yeniden kullanılabilir bir roket.
Falcon 9, SpaceX tarafından taşınan yüklerin ve yolcuların Dünya’nın yörüngesine ve uzayın derinliklerine güvenli bir şekilde taşınması için tasarlandı.
Roketin yeniden kullanılabilme özelliği şirketin roketin pahalı parçalarını her yolculukta tekrardan üretme ihtiyacını ortadan kaldırıp, uzay yolculuğunu daha ekonomik hale getiriyor.
SpaceX’in verilerine göre, Falcon 9 roketleri, toplamda 289 kalkış, 246 iniş yaptı. Roketler 221 kez de birden fazla uçuşta kullanıldı. Yeniden kullanılma özelliğine sahip Falcon-9 roketlerinden kaç adet bulunduğu ise bilinmiyor.
Uzunluğu 70 metre, çapı 3,7 metre ve yaklaşık 550 ton ağırlığındaki Falcon-9 roketi, alçak Dünya yörüngesinde 22 bin, durağan aktarım yörüngesinde 8 bin 300 ve Mars’ta 4 bin kilogram yük taşıma kapasitesine sahip.
Falcon-9’ların 9 Merlin motorunda, alüminyum-lityum karışımı ile oluşturulmuş sıvı oksijen ve roket için kullanılan kerosen (RP-1) yakıt tankları bulunuyor.

MERLİN MOTORU
SpaceX tarafından üretilen ve şirketin çeşitli araçlarında kullanılan Merlin motorları, tekrardan kullanıma uygun olarak tasarlanırken, Dünya’ya geri dönüşten önce de roketi iniş için yavaşlatmak amacıyla kullanılıyor.
Kademeler arası bağlantı bölgesinde bulunan 4 adet hipersonik mazgallı yüzgeç/kanat, roketin basınç merkezinin yerini değiştirerek, geri dönüş evresinde oryantasyonunu sağlıyor.
İlk Türk astronot Alper Gezeravcı’nın uzay programı belli oldu
ROKETİN FIRLATILMASI
Falcon 9’un istenilen yörüngeye ulaşması ve roketin, Dragon kapsülünden ayrılmasının ardından bir Merlin uzay boşluğu motoru kapsüle istediği bölgeye ulaşması için güç sağlıyor.
Birden çok kez tekrardan başlatılabilen motor, ayrılma evresinden hemen sonra devreye giriyor.
DRAGON KAPSÜLÜ
İçerisinde hava akımı olan basınçlı bölgesinde 7 kişi veya eşit miktarda yük taşıyabilen Dragon uzay aracı, basınçsız arka bölümünde de yük taşıma özelliğine sahip.
Dragon kapsülü de 4 metre çapında ve 8,1 metre uzunluğunda.
ERDOĞAN’DAN AÇIKLAMA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Uzay Programı’nın ilk ayağı olan “ilk insanlı uzay misyonu” kapsamında paylaştığı mesajda, Türkiye’nin tarihi bir ana şahitlik ettiğini, ortak gururun zirveye yükseldiği zamanlardan birini yaşadığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyetimizin ikinci asrına, Türkiye Yüzyılı’na ilk kez gerçekleştirdiğimiz insanlı uzay göreviyle adım atıyoruz. Bilim tarihine eşsiz katkılar sunmuş bir medeniyetin varisleri olarak tarihte taşıdığımız misyonu yeniden icra etmek adına çok değerli yeni bir başlangıç yapıyoruz. Gözlerindeki parıltıyla ufka bakan gençlerimize, hayalleri dünyaya sığmayan çocuklarımıza ilham kaynağı olmak adına ilk kez bir vatandaşımızı uzaya gönderiyoruz.” diye konuştu.
Yıllarca Türk Hava Kuvvetlerine jet pilotu olarak kahramanca hizmet eden Alper Gezeravcı’nın, uzun süren hazırlıkların ve eğitimlerin ardından Uluslararası Uzay İstasyonu’na yolculuğa çıktığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“2021 yılında dünyaya ilan ettiğimiz Milli Uzay Programımızdaki hedeflerimizden birini daha böylece gerçeğe dönüştürüyoruz. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 14 gün boyunca sürecek ‘Türk Uzay Bilimi’ misyonu kapsamında bilim insanlarımızın hazırlıklarını yaptığı 13 deney gerçekleştirilecek. Astronomi, tıp, genetik, malzeme bilimi gibi alanlarda bilimsel çalışmalar yapılacak. Bu çalışmaların şimdiden ülkemize ve bilim insanlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. ‘Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin’ diyorum.”
Gezeravcı Mersin’den dualarla uğurlandı. Uzay yolculuğunu bir çok ilde vatandaşlar izledi.
Watch Falcon 9 launch Dragon and Ax-3 to the @space_station https://t.co/XDQBOfFq2N
— SpaceX (@SpaceX) January 18, 2024
3 ASTRONOT DAHA EŞLİK EDİYOR
Axiom Space’in, “Ax-3” görevinde Alper Gezeravcı’ya ABD’den Michael Lopez-Alegria, İtalyan Hava Kuvvetlerinden Pilot Walter Villadei ve İsveç’ten Marcus Wandt eşlik ediyor.
14 GÜN KALACAK
Mürettebatı taşıyacak aracın 1,5 gün sürecek yolculuk sonunda Uluslararası Uzay İstasyonu’na kenetlenmesi bekleniyor.
Türkiye Uzay Ajansı’nın verdiği bilgiye göre Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 14 gün kalacak olan Gezeravcı, orada 13 farklı bilimsel deneye imza atacak.

SPACEX FALCON 9 ROKETİ HAKKINDA
Gezeravcı’nın uzaya çıkacak ilk Türk astronot olacağı bu seferde kullanılacak SpaceX Falcon 9 roketi, iki aşamalı ve yeniden kullanılabilir bir roket.
Falcon 9, SpaceX tarafından taşınan yüklerin ve yolcuların Dünya’nın yörüngesine ve uzayın derinliklerine güvenli bir şekilde taşınması için tasarlandı.
Roketin yeniden kullanılabilme özelliği şirketin roketin pahalı parçalarını her yolculukta tekrardan üretme ihtiyacını ortadan kaldırıp, uzay yolculuğunu daha ekonomik hale getiriyor.

SpaceX’in verilerine göre, Falcon 9 roketleri, toplamda 289 kalkış, 246 iniş yaptı. Roketler 221 kez de birden fazla uçuşta kullanıldı. Yeniden kullanılma özelliğine sahip Falcon-9 roketlerinden kaç adet bulunduğu ise bilinmiyor.
Uzunluğu 70 metre, çapı 3,7 metre ve yaklaşık 550 ton ağırlığındaki Falcon-9 roketi, alçak Dünya yörüngesinde 22 bin, durağan aktarım yörüngesinde 8 bin 300 ve Mars’ta 4 bin kilogram yük taşıma kapasitesine sahip.
Falcon-9’ların 9 Merlin motorunda, alüminyum-lityum karışımı ile oluşturulmuş sıvı oksijen ve roket için kullanılan kerosen (RP-1) yakıt tankları bulunuyor.

MERLİN MOTORU
SpaceX tarafından üretilen ve şirketin çeşitli araçlarında kullanılan Merlin motorları, tekrardan kullanıma uygun olarak tasarlanırken, Dünya’ya geri dönüşten önce de roketi iniş için yavaşlatmak amacıyla kullanılıyor.
Kademeler arası bağlantı bölgesinde bulunan 4 adet hipersonik mazgallı yüzgeç/kanat, roketin basınç merkezinin yerini değiştirerek, geri dönüş evresinde oryantasyonunu sağlıyor.

ROKETİN FIRLATILMASI
Falcon 9’un istenilen yörüngeye ulaşması ve roketin, Dragon kapsülünden ayrılmasının ardından bir Merlin uzay boşluğu motoru kapsüle istediği bölgeye ulaşması için güç sağlıyor.
Birden çok kez tekrardan başlatılabilen motor, ayrılma evresinden hemen sonra devreye giriyor.
DRAGON KAPSÜLÜ
İçerisinde hava akımı olan basınçlı bölgesinde 7 kişi veya eşit miktarda yük taşıyabilen Dragon uzay aracı, basınçsız arka bölümünde de yük taşıma özelliğine sahip.
Dragon kapsülü de 4 metre çapında ve 8,1 metre uzunluğunda.
ERDOĞAN’DAN AÇIKLAMA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Uzay Programı’nın ilk ayağı olan “ilk insanlı uzay misyonu” kapsamında paylaştığı mesajda, Türkiye’nin tarihi bir ana şahitlik ettiğini, ortak gururun zirveye yükseldiği zamanlardan birini yaşadığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyetimizin ikinci asrına, Türkiye Yüzyılı’na ilk kez gerçekleştirdiğimiz insanlı uzay göreviyle adım atıyoruz. Bilim tarihine eşsiz katkılar sunmuş bir medeniyetin varisleri olarak tarihte taşıdığımız misyonu yeniden icra etmek adına çok değerli yeni bir başlangıç yapıyoruz. Gözlerindeki parıltıyla ufka bakan gençlerimize, hayalleri dünyaya sığmayan çocuklarımıza ilham kaynağı olmak adına ilk kez bir vatandaşımızı uzaya gönderiyoruz.” diye konuştu.
Yıllarca Türk Hava Kuvvetlerine jet pilotu olarak kahramanca hizmet eden Alper Gezeravcı’nın, uzun süren hazırlıkların ve eğitimlerin ardından Uluslararası Uzay İstasyonu’na yolculuğa çıktığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“2021 yılında dünyaya ilan ettiğimiz Milli Uzay Programımızdaki hedeflerimizden birini daha böylece gerçeğe dönüştürüyoruz. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 14 gün boyunca sürecek ‘Türk Uzay Bilimi’ misyonu kapsamında bilim insanlarımızın hazırlıklarını yaptığı 13 deney gerçekleştirilecek. Astronomi, tıp, genetik, malzeme bilimi gibi alanlarda bilimsel çalışmalar yapılacak. Bu çalışmaların şimdiden ülkemize ve bilim insanlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. ‘Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin’ diyorum.”
]]>