Bingöl M Tipi Kapalı Cezaevinden 25 Eylül 2013 günü tünel kazarak firar eden terörist Osman Kılıç, birkaç gün sonra merkez Ortaçanak bölgesinde birlikte firar ettiği 18 teröristle bitkin halde yakalandı. Firar eden teröristler farklı illerdeki cezaevlerine gönderildi. Osman Kılıç ise Diyarbakır D Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edildi. Terörist Kılıç, 6 Mart 2016 günü bu kez nevresim örtülerini birbirine bağlayarak havanın da sisli olması nedeniyle kuledeki askerlerin görüş mesafesinin düşüklüğünden istifade ederek 6 teröristle birlikte ikinci kez firar etti.
Sırra kadem basan terörist her yerde aranırken, istihbarat birimleri tümünün terör örgütü PKK’nın dağ kadrosuna geri katıldıklarını belirledi. 8 yıldan beri her yerde aranan terörist Osman Kılıç’ın Pençe Kilit harekâtının sürdürüldüğü Avaşin-Basyan bölgesinde sözde cephe komutanlığı yaparken düzenlenen nokta hava harekâtıyla öldürüldüğü tespit edildi.

İSTANBUL’DA C-4’LÜ EYLEM HAZIRLIĞINDAYKEN YAKALANDI
2003 yılında terör örgütü PKK’ya katılan terörist Osman Kılıç, Bingöl-Erzurum kırsalında çok sayıda kanlı eylemde yer aldı.
İstanbul’da C-4 tipi patlayıcı ile kamu binalarına eylem hazırlığı içindeyken birlikte cezaevinden firar ettiği Devrim Kavak adlı teröristle yakalanan terörist Kılıç, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanıp 6 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 137 yıl hapisle cezalandırıldı. Bu cezası Yargıtay tarafından onanarak kesinleşti.
Birlikte firar ettiği terörist Devrim Kavak’da iki yıl önce Irak’ın kuzeyinde düzenlenen operasyonda öldürülmüştü. Firar eden 4 hükümlü teröristin ise halen dağ kadrosunda oldukları öğrenildi.

6 VATANDAŞI İNFAZ ETMİŞTİ
Almanya’da uyuşturucu ticareti yaparken terör örgütüne katılan ve uyuşturucu bağımlısı olan Osman Kılıç, yakalandıktan sonra polise verdiği ifadesinde, “Sahte pasaportla Çanakkale’den İtalya’ya, buradan İsviçre’ye geçtim. İsviçre polisi sahte pasaportla girdiğimi anlayınca beni geri gönderdi. Bu kez Sabiha Gökçen havaalanından Bosna-Hersek’e gittim. Karayoluyla Almanya’ya geçtim. Alman polisi beni gözaltına aldı ve cezaevinde kaldım. Tahliye olunca havayoluyla Ermenistan’a geçtim. Nahçıvan’dan İran’a buradan da Kandil dağına giderek örgüte katıldım. Askeri eğitimin ardından Bingöl kırsalına geldim. Bingöl Ortaçanak Köyü’nde Osman Koca adlı köylüyü devletle işbirliği yaptığı için evinden kaçırıp infaz ettikten sonra elektrik direğine astık. Bu kişi bize 2004 yerel seçimlerinde kapatılan DEHAP’ın sandık görevlisi olduğunu, ancak devlet ajanı olduğunu itiraf etmişti. Cezaevlerinde 6 yıl gardiyanlık yapan Muhittin Karaca’yı da infaz ettik. Kartal yaylasında Orman kesimi yapan Hamza Çakar, Cevdet Çakar ile Sıdık Çağatay, Ramazan Çağatay adlı işçileri de bizden izinsiz ağaç kestikleri için öldürdük” dedi.
]]>Gelecek süreçte de özellikle fay hatlarının sıkışması sonucu oluşacak kırılmaların sonunda da depremlerin meydana geleceğini ifade eden Kavak, Doğu Anadolu Fay Hattı başta olmak üzere özellikle Bingöl ve çevresinin enerjinin biriktiği alanlar arasında bulunduğunu aktardı.
“BİNGÖL’DE DE 6’NIN ÜZERİNDE BİR DEPREM BEKLENİYOR”
Kavak, “Önümüzdeki süreçte Hakkari’de depremler gerçekleşecektir. Kahramanmaraş ve Malatya’dan Bingöl’e doğru bir enerji transferi gerçekleşti. Bingöl’de de 6’nın üzerinde bir deprem bekleniyor.” dedi.
Depremin ne zaman ve ne şekilde olacağının tespit edilemeyeceğini ancak sıkışmalar olduğunu ve enerji transferi gerçekleştiğinin belirlendiğini dile getiren Kavak, burada da depremin gerçekleştiği yerden çok yansımalarının önem kazandığına işaret etti.
Kavak, depreme dayanıklı yapılar ve uygun teknikte yerleşim yerlerinin yapılması gerektiğine dikkati çekerek, bu sayede yaşanacak depremlerin etkisinin de daha hafif hissedileceğini belirtti.
Doğu ve Güneydoğu’nun sürekli depremlere maruz kalınan bir alan olduğunu ifade eden Kavak, “Afetler insanı öldürmez, insanları öldüren kötü yapılan binalardır. Eğer önlemimizi alırsak, binaları uygun teknikte yaparsak, yapıların etkilenmesi minimuma düşecek, 8 veya 9 büyüklüğündeki depreme maruz kalındığı takdirde bile etkileşim minimum düzeyde olacaktır. Her dakika, her saniye depreme hazır olmamız lazım.” diye konuştu.
“EN RİSKLİ BÖLÜM GÖKDERE İLE BİNGÖL ARASI”
Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy da merkezi Sivrice ilçesi olan 24 Ocak 2020’de meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremin, Doğu Anadolu Fay Zonu’nda esas aktivitenin başladığının ilk belirtisi olduğunu ifade etti.
Sonrasında 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaşandığına işaret eden Aksoy, bu depremlerden sonra başlayan artçıların sayısının 40 bine ulaştığını aktardı.
Kuzey Anadolu Fay Zonu ve Doğu Anadolu Fay Zonu’nun Bingöl’ün Karlıova ilçesi yakınlarında birleştiğini vurgulayan Aksoy, Gürün, Darende, Malatya’nın Pütürge ilçesi çevresinde, Yeşilyurt bölgesinde ikinci olarak da Kahramanmaraş Göksun’dan Adana’ya doğru inen Doğu Anadolu Fay Zonu’nda, 6 Şubat 2023’teki depremlere bağlı olarak çok sayıda artçı deprem yaşandığını dile getirdi.
Aksoy, bu fay zonunun güney kolunun devamında Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman Çelikhan civarlarında ve Malatya ile Adıyaman’ın Sincik ilçesi arasında meydana gelen artçı sarsıntıların da bir süre daha kendini hissettireceğini söyledi.
Doğu Anadolu Fay Zonu’ndaki Elazığ’ın kuzey doğusu olan Palu’dan sonra Bingöl’e kadar olan bölümde kırılmayan bir bölüm olduğunu, bunun da risk taşıdığını öngördüklerini dile getiren Aksoy, şunları kaydetti:
“Faylar üzerlerinde yeterli enerji birikip kırıldıkları zaman deprem üretiyorlar. Bunlara fayların deprem tekrarlanma aralığı deniyor ama üzerinde çalışma yapılmayan faylarda bu deprem tekrarlanma aralığını bilemiyoruz. Kaç yılda bir deprem üretir, hangi büyüklükte deprem üretir, bunun hakkında fikir yürütmek mümkün olmuyor.”
Aksoy, Bingöl Karlıova’da hem Kuzey Anadolu Fay Zonu hem de Doğu Anadolu Fay Zonu’ndan kaynaklanan deprem riskinin daha fazla olduğunu belirterek, şöyle dedi:
-İki fay zonu arasında kalınması Tunceli ve Bingöl’ü daha riskli hale getiriyor. Dolayısıyla iki fay zonundan kaynaklanan risklerin bir süre daha devam edeceğini öngörebiliriz. Doğu Anadolu Fay Zonu’nda en riskli bölüm Gökdere ile Bingöl arası.
-Çünkü uzun zamandan beri deprem üretmemiş, bu da bize yakın gelecekte deprem üretme potansiyelinin varlığını gösteriyor. Bölge için risk oluşturan bir diğer fay segmenti Yedisu. Kuzey Anadolu Fay Zonu, 1939’da Erzincan depreminde Erzincan’dan başlayıp batıya doğru kırıldı.
-1992’de meydana gelen depremde de Erzincan’dan Yedisu’ya kadar olan bölüm kırıldı.
-Dolayısıyla Yedisu segmenti diye adlandırılan bölüm üzerinde uzun zamandır ki; o bölge için 230 yıl kadar bir deprem tekrarlanma aralığı belirlenmişti, bu aşıldığından dolayı bu fay segmentinin de risk taşıdığını söyleyebiliriz.
]]>