Bitki – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Mon, 02 Dec 2024 21:12:19 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Aloe VeraFaydaları Nelerdir? Aloe Vera Çiçeği Ve Bitkisi Ne İşe Yarar, Yağı Nelerde Kullanılır? https://www.foxhaber.com.tr/aloe-verafaydalari-nelerdir-aloe-vera-cicegi-ve-bitkisi-ne-ise-yarar-yagi-nelerde-kullanilir/ https://www.foxhaber.com.tr/aloe-verafaydalari-nelerdir-aloe-vera-cicegi-ve-bitkisi-ne-ise-yarar-yagi-nelerde-kullanilir/#respond Mon, 02 Dec 2024 21:12:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/aloe-verafaydalari-nelerdir-aloe-vera-cicegi-ve-bitkisi-ne-ise-yarar-yagi-nelerde-kullanilir/ Aloe vera, yapılan araştırmalar sonucu birçok faydası olduğu kaıtlanan, zambakgiller familyasından olan kaktüse benzer bir bitkidir. Aloe Vera bitkisinin popülerliği çok eski zamanlardan günümüze kadar hala devam etmektedir. Kozmetik ürünleri de dahil olmak üzere birçok ilaç tedavisinde kullanılan aloe vera bitkisi ülkemizin güney bölgelerinde, sıcak alanlarda daha çok yetişmektedir. Yaprakları içerisinde saydam jöleye benzer bir özsu bulunduran aloe vera bitkisi faydaları ile adeta şifa dağıtıyor. Peki aloe vera bitkisi faydaları nelerdir? Evde de yetiştirilebilen aloe vera bitkisini yetiştirmenin püf noktaları nelerdir? Aloe vera nasıl kullanılır? İşte aloe vera hakkında tüm merak edilenler…

ALOE VERA NASIL KULLANILIR?

Aloe Vera bitkisi iki şekilde kullanılır. Bunlardan biri ağız yolu ile diğeri ise cilde uygulanan şekildedir. Ağız yolu ile tüketilmesi vücudun sindirim, boşaltım ve sinir sistemine fayda sağlar, cilde uygulanarak tüketildiğinde ise cilt için şifa olmaktadır.

Aloe Vera bitkisinin dibinden bir yaprağını alın ve kökten uca doğru küçük küçük kırıklarla bitkiyi ayırın. İçerisinde bulunan jeli, ağız yolu ile veya cilde temas ile tüketebilirsiniz.

ALOE VERA BİTKİSİNİN FAYDALARI NELERDİR?

  • Aloe Vera sindirim sistemini kuvvetlendirir.
  • Mide rahatsızlıklarını en aza indirmektedir.
  • Cilt derisi üzerinde kompres bazlı tedavi unsuru haline gelen bu bitki, yıpranmış hücreleri yenilerken, onarma ve nemlendirme amaçlı da kullanılabilmektedir.
  • Aloe vera yağı veya aloe vera sabunu cilde uygulandığında özellikle kuru ciltlerde sık karşılaşılan dökülme ve kızarıklık sorunlarını iyileştirmeyi sağlar.
  • Yanıklar, deri iltihaplanmaları ve güneş ışınlarının zararlı etkileri sonucu oluşan yanıklar aloe veranın bileşenleri sayesinde tedavi edilmektedir.
  • Kolon kanseri riskini azaltır.
  • Bağırsak hastalıkları tedavisinde kullanılır.
  • Bağırsak mantarlarını giderir.
  • Böbrekleri hastalıklardan koruma etkisine sahip olan aloe veranın vücuttaki enzimleri depolama özelliğine sahip olduğu bilinmektedir.
  • Enfeksiyon oluşumunu engeller.
  • Metabolizmayı hızlandırır.
  • Kana oksijen aşılayan aloe vera bitkisinin iltihap problemlerinde de tedavi edici yapıya sahip olduğu gözlemlenmiştir.
  • Aloe vera akne tedavisinde kullanılır.
  • Güneş yanığına faydalıdır. Antioksidan özelliği sayesinde cilt yanıklarını hızlı şekilde tedavi eder.
  • Cildin yaşlanmasını önler.
  • Aloe vera bitkisi kanser tümörlerinin oluşmasını başlangıç aşamasında engelleyebilir.
  • Kolesterol seviyesini dengede tutar.
  • Kalp damar sağlığına faydalıdır.
  • Kan akışının hızlanmasını sağlayarak damar tıkanıklığını önler.
  • Aloe vera jeli ve sabunu ufak cilt alerjileni tedavi eder.
  • Aloe vera depresyon ve ruhi bozukluklara neden olan sorunları ortadan kaldırabilir.
  • Aloe vera bitkisi radyasyon etkilerini azaltabilir.
  • Aloe veranın mikrop öldürücü özelliği vardır.
  • Vücuda mineral ve vitamin depolar.
  • Diyabete iyi geldiği gözlemlenmiştir.
  • Böcek sokmalarına karşı aloe vera jeli faydalıdır.
  • Aloe vera kremi sivilceleri ortadan kaldırmaya yardımcı olur.
  • Egzama ve sedef hastalığına iyi gelir.
  • Aloe vera bitkisi kaynatılarak içildiğinde astım hastalığının etkisini azaltır.
  • Göz iltihaplarını aloe vera suyu ile hafifletir.
  • Aloe vera jeli veya aloe vera kremi donmadan kaynaklanan doku hasarlarına faydalıdır.
  • Elma ile alındığında aloe vera suyu müshil görevi görür.

ALOE VERA NASIL YETİŞTİRİLİR?

Bahçe de yetiştirildiği gibi evde saksı içerisinde de kolaylıkla yetiştirebileceğiniz bir bitkidir Aloe Vera. Saksı dibinden sürekli yeni filizler verir. Bu filizleri kesip başka saksıya ekebilirsiniz. Bu çoğalmasını sağlayacaktır.

Aloe Vera bitkisi bol güneş ve hafif esinti alan yerleri sever. Özellikle akşam rüzgarını seven bu bitkinin en sevdiği mevsim İlkbahar mevsimidir. Hava sıcaklığı 10 derecenin altına düştüğünde dışarıya çıkarılmaması gerekir. Soğuk havadan çok kolay etkilenen bir bitkidir. Yaprakları ve kök kısmında ani donmalar ve bunun sonucu çürümeler görülebilir.

Aloe Vera çiçeğinin toprak değişimi yılda 1 kere sıcak ayların başlangıcı olan Nisan ayında yapılmalıdır. Humuslu ve mineral bakımından zengin toprakları seven aloe vera bitkisine, muhakkak gübre ve torf da ilave edilmelidir. Zengin ve besleyici toprak bitkinin kolaylıkla kendine gelmesini sağlayacaktır. Bitkinin saksısının en fazla bir numara büyük olması gerekir.

ALOE VERA YETİŞTİRİLİRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN PÜF NOKTALAR…

  • Kışın 10 günde 1 defa yazın ise hafta 1-2 defa ortam sıcaklığına bağlı sulanması kafidir. Sulama yapıldığında saksı içerisindeki toprağın her yerine aynı orantıda su verilmesine özen gösteriniz. Aloe Vera çiçeğinin toprağı çamurumsu kıvamda olmamalıdır.
  • Bitkinize kesinlikle çeşme suyu kullanmayın. Aşırı klor bitkinin kök gözeneklerini kapatarak yapraklarının sağlıksız görünmesine neden olur.
  • Bitki yaz aylarında kesinlikle direk güneş altında bırakılmamalıdır. Direk güneş yapraklarının bozulmasına neden olmaktadır.
  • Aloe vera çiçeğinin sağlıklı gelişebilmesi ve bol yaprak açması için kesinlikle kaliteli bitki toprağı kullanılmalıdır. Toprağının vitaminsiz ve kalitesiz olması aloe vera çiçeğinin gelişimine engel olabilir.
  • Aloe vera çiçeği saksısı nisan mayıs ayında senede 1 defa değiştirmeniz uygundur.
  • Direk güneş ışığı almayan yerlerde bakılmalıdır. Aksi taktir de aloe vera çiçeğinin yaprakları sarabilir ve verim almak zorlaşabilir.

Kansersavar bu besini yemeyen bin pişman olur! İşte kanser düşmanı besinler ve diğer faydaları... Hibiskus çayı faydaları nelerdir? Hibiskus çayı nasıl demlenir? İşte hibiskus çayı faydaları Cevizi suda 1 gece bekletip içerseniz o hastalığın dermenı oluyor! İşte süper besin cevizin faydaları…

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/aloe-verafaydalari-nelerdir-aloe-vera-cicegi-ve-bitkisi-ne-ise-yarar-yagi-nelerde-kullanilir/feed/ 0
Kuşadası’nda STK’ler ayağa kalktı https://www.foxhaber.com.tr/kusadasinda-stkler-ayaga-kalkti/ https://www.foxhaber.com.tr/kusadasinda-stkler-ayaga-kalkti/#respond Sat, 18 May 2024 21:06:43 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7411 Aydın Kuşadası’nda, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan Türkmen Mahallesi, Kemerönü Mevkii 103 ada, 16 parsel numaralı, yaklaşık 240 dönüm genişliğindeki fundalık vasfındaki, ağaçlandırma ve rekreasyon imarlı alanın korunarak gelecek nesillere ulaştırılması için, sivil toplum örgütleri Kuşadası Kaymakamlığı’na başvuru yaptı…

Aydın Doğa Koruma ve Milli Parklar İl Şube Müdürlüğü uzmanları ise Kemerönü mevkiindeki doğal alana gelerek incelemede bulundu.

KENT İÇERİSİNDE KALAN SON DOĞAL ALAN

Kuşadası sivil toplum örgütleri, günümüze kadar doğal haliyle ulaşan, önemli ekolojik ve arkeolojik özellikleri bulunan doğal alanın korunması için STK’lar ile birlikte yaptıkları ortak basın açıklamasında  alanın korunması gerektiğini belirttiler. 

Açıklamada şu bilgilere yer verildi:
 
DOĞAL ALANIN ÖZELİKLİKLER

-Türkiye florasına göre Bitki Coğrafyası açısından Akdeniz’de yer almaktadır ve Davis (1965)’in kareleme sistemine göre C1 karesinde yer almaktadır.

-Doğal alan Bitki Coğrafyası olarak Akdeniz Bölgesi’nde yer almasına rağmen sahip olduğu lokal mikroklima bölgeleri nedeniyle Avrupa-Sibirya ve İran-Turan bölgelerinin de elementlerine sahiptir.

-EKODOSD ve bilim danışmanı üyesi Prof. Dr. Ali Çelik iş birliğinde, aktif vejetasyon sezonunun farklı dönemlerinde arazi çalışmaları yapılmıştır.

-Bu çalışmalar kapsamında bitki örnekleri toplanarak, mevsimsel değişimlere bağlı gözlemler yapılmıştır. 

-Yapılan değerlendirmeler sonucunda, Kuşadası kent sınırları içerisindeki doğal floranın en güzel örneklerinin olduğu bu alanda, 400’e yakın bitki türünün varlığı tespit edilmiştir.

-Ayrıca Pamukkale Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden bir öğrencinin bu alana ilişkin bir yüksek lisans tez çalışması bulunmaktadır.

-Doğal alanda kekik, adaçayı ve orkide türleri gibi pek çok tıbbi ve aromatik bitki bulunmaktadır. Şahin, kerkenez, yılan kartalı ve baykuş türleri gibi birçok kuş türü ile tilki, yaban tavşanı, sincap, sansar, porsuk, domuz gibi memelileri de görmek mümkündür.

-Doğal alanın denize inen kayalık yapısı içinde tüm dünyada 700 adet, Ege kıyılarında ise 100 adet kadar kaldığı bilinen nesli tehlike altındaki Akdeniz Foklarına (Monachus monachus) ait bir mağara bulunmaktadır.

-Bununla birlikte aynı kayalık alanda bulunan 3 mağarada ise yüzlerce kaya güvercini barınmakta ve üremektedir.

AKDENİZ FOKUNUN YAŞAM ALANI

-Başta Akdeniz foku yaşam alanları olmak üzere, nesli tehlike altında bulunan memeli, kuş ve bitki zenginliği açısından hassas biyolojik çeşitlilik gösteren doğal alanın hiçbir koruma statüsü bulunmamaktadır.

-Tek koruma alanı, antik döneme ait tescilli bir su sarnıcı yapısıdır. Koruma alanlarının en önemli işlevleri olan bilimsel, eğitsel ve rekreatif hizmetlerin gerçekleştirilebilmesi için hem konumu, fiziksel yapısı hem de kaynak değerleri açısından zengin bir potansiyele sahiptir.

-Kemerönü Mevkii doğal alanı hareketli bir topografya içerisinde olup doğal bitki örtüsü ve kültürel değerleri ile Kuşadası kıyılarının görsel peyzaj kalitesi yüksek nadide bir alanıdır.

-Bununla birlikte başta Kuşadası merkeze oldukça yakın bir mesafede olması sebebi ile yakın çevrede yer alan eğitim kurumları tarafından sıkça alana ziyaretler düzenleneceği ve her yaş grubundan öğrencilerle çeşitli eğitsel ve bilimsel faaliyetlerin gerçekleştirilebileceği düşünülmektedir.
 
-Ülkemizin önemli bir turizm destinasyonu olan Kuşadası’nın içinde yer alması ile birlikte Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı ve Efes Antik Kenti gibi önemli merkezlere yakın olması ve bu alanlara ulaşımı sağlayan geçiş yoluna çok yakın olması da alanın ekoturizm potansiyelini artıracak, ülkemizde yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından sıklıkla tercih edilen Tabiat Parkları arasında yerini alacaktır.

-Ulaşımın kolay olduğu yürünebilecek mesafede olan Kemerönü mevkii doğal alanı, sahip olduğu bu peyzaj değerleri ile botanik turları, fotoğrafçılık, manzara izleme ve yaban hayatı gözlemciliği gibi çeşitli rekreasyonel aktivitelere imkân sağlayacak yüksek potansiyelde bir alandır.

 

TABİAT PARKI KORUMA STATÜSÜNDE KORUNMALI

-Kemerönü mevkii doğal alanının zengin kaynak değerlerinin ve rekreasyonel potansiyelinin sürdürülebilir kullanımı, alanın ekolojik bütünlüğünün bozulmamasına bağlıdır.

-Bu sebeple “Tabiat Parkı” koruma statüsü kapsamında korunması ve geleceğe yönelik olarak ekolojik temellere dayalı planlarının yapılması alandaki doğal ve kültürel değerlerin ve peyzaj bütünlüğünün gelecek kuşaklara bozulmadan aktarılmasını sağlayacaktır.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kusadasinda-stkler-ayaga-kalkti/feed/ 0
Yalancı bahar buğdayı etkiledi… Fazladan azot gübresi yaramadı https://www.foxhaber.com.tr/yalanci-bahar-bugdayi-etkiledi-fazladan-azot-gubresi-yaramadi/ https://www.foxhaber.com.tr/yalanci-bahar-bugdayi-etkiledi-fazladan-azot-gubresi-yaramadi/#respond Thu, 11 Apr 2024 09:00:15 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5938 Geçtiğimiz yaz ayının oldukça kurak geçtiği Edirne’de, üretici buğdayını kuru toprağa ekti. Ekimin hemen ardından gelen mevsimsel yağışlarla yüzü gülen çiftçi, kış ayının kurak ve mevsim normallerinin üstünde sıcaklıklarla geçmesiyle tedirginlik yaşadı. Üretici, büyümeyi desteklemek adına ürününe önlem amaçlı fazla azot gübresi atınca, sıcak havanın da etkisiyle buğdaylar bu kez erken gelişim dönemine girdi ve daha başaklanmadan aşırı büyüdü. Normalinden erken dönemde büyüyüp boylanan buğdayda Edirne’deki bazı tarlalarda hem yatma hem de kökboğaz hastalığı baş gösterdi.

‘HAVALARIN ILIMAN GİTMESİ VE ERKEN GÜBRE ATILMASI TETİKLEDİ’

Edirne Ziraat Odası Genel Sekreteri, Yüksek Ziraat Mühendisi Cengiz Küçükduvan, havaların ılıman gitmesi ve aşırı azotlu gübre kullanımının bugünkü durumu tetiklediğini söyledi. Küçükduvan, “Son günlerde yağışların ardından kök boğaz hastalığı ortaya çıktı. Bunun dışında erken ekilen ve sık tohum kullanılan tarlalar ile aralık sonu ocak başı yüksek miktarda azotlu gübre atılan bitkiler, havaların da ılıman gitmesi, kışın olmamasından dolayı çok büyüdü ve aşırı boya gittiği için yatmalar meydana geldi. Buna kökboğaz da eşlik edince yatmalar artmış oluyor. Kökboğaz dediğimiz şey aslında bir bakteriyel hastalık. Toprakta bulunan patojenlerin bitkiye nüfus etmesi ve bunların yağışla, nemle ve sıcakla birlikte ortaya çıkmasıyla bitkinin kök bölgesinde siyah noktalanma göz oluşumu yaparak bitkinin o kısmını çürütmesine yol açar” diye konuştu.

‘ÜRÜNÜN ÇÜRÜME RİSKİ VAR’

Buğdayda genel durumun kötü olmadığını kaydeden Küçükduvan, üreticinin yatma durumu ve kökboğazla mücadele etmesi gerektiğinin altını çizdi. Küçükduvan, “Şu an için buğdaylarımız iklim şartlarında aşırı yağışlı bir yıl geçirmiyor, kurak bir kış geçirdik. Buğdaylarımızın durumu genel anlamıyla kötü değil ama dediğimiz gibi erken gübre atılan ve ılıman havayla birlikte buğdaylarımız biraz fazla büyüdü. O yüzden şu anda bazı bölgelerimizde yatmalar mevcut. Eğer yatmalar artarsa, bitki kendisini kaldıramazsa, toprağa değdiği için çürüme riski de var ileriki dönemde” dedi.

‘ÖNÜNE GEÇİLMEZSE VERİMİ YÜZDE 50 ETKİLER’

Küçükduvan, üreticinin mutlaka kök boğaz ilaçlamalarını ihmal etmemesi gerektiğini belirterek, “Çiftçilerin özellikle böyle yıllarda kök boğaz ilaçlamalarını ihmal etmemesi gerekiyor. Üreticimiz hastalığı gördükten sonra ilaç atmayı daha çok tercih ediyor. Biz mühendisler olarak koruyucu amaçlı ilaçlamanın yapılmasından yanayız. Eğer hastalık erken dönemde yakalanırsa ve ilaçlama yapılırsa başarılı olunur. Eğer yoğun değilse verimi az etkiler. Eğer çok yoğun şekilde görülür ve önüne geçilmezse, yüzde 50’ye veren verim kayıplarına yol açabilir” diye konuştu. Buğdayın kalsiyum ve silisyum içerikli ürünlerle desteklenmesi gerektiğini de söyleyen Küçükduvan, “Eğer bitki yatma yaptıysa, bitki besleme ürünlerinden özellikle kalsiyum ve silisyumun bitkilere uygulanması gerek. Burada da üreticimiz azot içeriği olmayan ürünlerle tercih edip de uygulama yapması lazım. Zaten bizim bitkimizi yatıran fazla azotlu gübreleme. Biz kalsiyumu da azot içerikli bir kalsiyum atarsak daha çok yatmayı tetikleriz. Yani üreticimiz bu dönemde kök boğaz ilaçlamasını ihmal etmesin, aynı zamanda da kalsiyum ve silisyum içerikli bitki besleme içeriklerini tercih edebilir” ifadelerini kullandı.

‘HAVALARIN SICAK GİTMESİ YATMALARA YOL AÇIYOR’

Edirne merkeze bağlı Değirmenyeni köyünde üreticilik yapan Emre Çalış, kış aylarında az yağış aldıkları için hastalıkların görünmeye başladığını söyledi. Çalış, “Ürün şu an için güzel dursa da bazı yerlerde erken dönem hastalıklar görünmeye başladı. Bu durumun önüne geçmek için ilaçlarımızı atıyoruz. Bunun dışında gübrelemelere dikkat etmeye çalışıyoruz. Erken ekim de bu durumlara etki ediyor. Ekim ayında ekilen ile Kasım ayında ekilen buğday arasında büyük fark var şu an. Bunun yanında aralık ve ocak sonunda aşırı gübreleme yapıyor bazı üreticiler, bu sefer aşırı büyümeye neden oluyor üründe. Havalar da sıcak gidince bu sefer yatmalara yol açıyor. Artık önümüzdeki yağışlara bakıyoruz, nisan ayında güzel yağış yaparsa ürün iyi olacaktır diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yalanci-bahar-bugdayi-etkiledi-fazladan-azot-gubresi-yaramadi/feed/ 0
Adalar halkından mimoza hırsızlığına tepki https://www.foxhaber.com.tr/adalar-halkindan-mimoza-hirsizligina-tepki/ https://www.foxhaber.com.tr/adalar-halkindan-mimoza-hirsizligina-tepki/#respond Fri, 23 Feb 2024 21:48:11 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3834 Büyükada’da baharın müjdecisi mimozaların sarı tomurcukları açtı. Mimozaların, çiçekçiler tarafından izinsiz ve ölçüsüz kesilerek satılması ise tepkilere neden oldu.

Adalar Kaymakamlığı’nın almış olduğu tedbirlere ve idari para cezalarına rağmen, mimozaların çiçek satıcıları tarafından kaçak şekilde kesilip, toplandıktan sonra vapurlarla adadan götürülmesi ise engellenemedi.

Konuyla ilgili konuşan Dünya Mirası Adalar girişimi üyesi Derya Tolgay, “Mimoza hırsızlığı eskiden beri yaşanan bir durum. Ne yazık ki bu duruma bir çözüm üretilemedi. Nüfusun büyümesi ve aşırı iştahla mimozaların dalları hunharca parçalanıyor. Bu duruma dur denilmesi gerekiyor. Adalılar olarak bu duruma tepkiliyiz” dedi.

“ŞU ANDA GADDARCA DALLARININ KIRILMASI SÖZ KONUSU”

Mimozaların çok özel bir bitki olduğunu dile getiren Derya Tolgay, şöyle konuştu:

-Burası Akdeniz iklimi, İstanbul’dan ayrışıyor ve çok özel bir mikroklima olan alanları var. Burada her bitki çok güzel tutunmuş, bugüne kadar da gelmiş. İstanbul’un nüfusunun inanılmaz artışıyla beraber bu mimoza hırsızlığı eskiden beri olan bir şey aslında.

-Ne yazık ki buna bir çözüm üretilemedi. Fakat nüfusun büyümesiyle, aşırı bir iştahla mimozaların artık çok hunharca dalları kırılıp, parçalanmaya başladı. Sonunda bu nüfus artışı ve neoliberalizm ile birlikte bu durumdan mimozalar da nasibini aldı. Bu durum hunharca olmaya başladı.

-Buna gerçekten dur denilmesi gerekiyor. Buna da siviller, burada yaşayanlar dur diyecek, diyoruz da zaten. Çığlık atıyoruz hatta ama kamu görevlilerinde bir karşılık bulamıyoruz. Onları göreve davet ediyoruz. İhmal etmesinler diyoruz.

-Adalar gerçekten biricik, ekosisteminin korunması gerekiyor. Bütün bu ekosistemiyle, mimari ögeleriyle, kent peyzajıyla beraber bizim gelecek nesillere bu mirası aktarmamız gerekiyor. Mimozalar esasında yayılmacı ağaçlar ama yayılmasına dahi izin verilmeyen durumdalar. Şu anda gaddarca dallarının kırılması söz konusu.

-Adalılar olarak bununla ilgili mimoza günleri yapan arkadaşlarımız var. Konuya dikkat çekenler var, mimoza desenli el işleriyle bunları tanıtmaya ve yaygınlaştırmaya çalışan bir sürü arkadaşımız var. Sürekli olarak etkinlikler düzenleniyor.

-Mimoza hırsızlığı konusunda ciddi bir başıboşluk var burada. Ciddi bir kanunsuz para kazanma da gözlemliyoruz.

“MİMOZALARI GECE GELİP KOPARIYORLAR”

Mimozaların koparılması sırasında ağaçlara zarar verildiğini belirten Büyükada Maden Mahallesi Muhtarı Rafet Garip ise, şöyle konuştu:

-Mimozalar ile ilgili 1970’li yıllardan 2000’li yıllara kadar adamızda bahçıvanların, Kadıköy’den gelen çiçekçilerin, mimozaları satma gerekçesiyle ağaçlara zarar verdiklerini biliyoruz. Bunları hep yaşadık. Muhakkak ki zaman zaman yine bu durum yaşanıyor.

-Konuyla ilgili emniyetimize gerekli bilgileri vererek mümkün olduğu kadar bu durumu engellemeye çalışıyoruz.

-Bölgede birçok yerde ve bahçede mimozalarımız var. Bunları gece vakti gelip koparıyorlar, naylonlara sararak buradan gemilerle götürmeye kalkıyorlar. Bu durum ağaçlarımıza zarar veriyor. Ağaçlarımızın zarar görmesini engellemek amacıyla biz de tabii ki tepki gösteriyoruz.

“ÇİÇEKLERİMİZİN KOPARILMASINA KARŞIYIM”

Ada sakinlerinden Ayhan Güler, “Ben de doğma büyüme adalıyım. Biz sabahları burada yürüyüşe çıkıyoruz. Çiçeklerin ağaçlarda dururken güzel olduğuna inanıyorum. Sadece mimozalarımızın değil, bütün çiçeklerimizin ağaçlarda, dallarında yeşermesi daha güzel. Çiçeklerimizin koparılmasına ben de karşıyım. Bunları İstanbul’da bir şekilde belirli semtlerde satanlar var. Emniyetimiz devriye atarak bu durumu engellemeye çalışıyor. Kurumlarımız ellerinden gelen gayreti gösteriyor. Vatandaşlarımız, ada halkımız bunlara zaten tepkili. Tepkilerini bir şekilde onlar da dile getiriyorlar. Onlar da elinden gelen gayreti gösteriyorlar” ifadelerini kullandı.

“MİMOZA ADALAR’IN BİR PARÇASIDIR, DALINDA GÜZELDİR”

Çocukluğundan beri mimoza hırsızlığına tanık olduğunu dile getiren ada sakini Mustafa Albayrak da, şu ifadeleri kullandı:

-Mimoza adalara yakışan bir çiçek. Buradan sökülüp de karşıya götürülmesine ben bir adalı olarak karşıyım. Hazmedemiyorum, bu durum zoruma gidiyor. Mimozayı adanın bir parçası gibi düşünüyoruz.

-Adalıların hepsi böyle düşünüyor. Hatta biz mimozayı vazoya bile koymuyoruz. Çünkü mimoza dalında güzel. O yüzden mimozanın Adalar’ın dışına çıkarılmasına bir Adalı olarak çok tepkiliyim. Bir Adalı olarak bunu istemiyorum. Son yıllarda kaymakamlığın almış olduğu tedbirlerden dolayı bu durum biraz azaldı. Eskisi kadar götürülmüyor. Bu tedbirlerden de memnunuz.

-Kontrollerin, denetimlerin devam etmesini istiyoruz. Ben de mimozaların koparılmasına çok şahit oldum. 60 yaşındayım, çocukluğumdan beri hep şahit oldum. Büyük çuvallarla vatandaşlarımız gelirdi.

-Mimozaları buradan çuvallara doldurup götürürlerdi. Bu durum da bize dokunuyordu. Mimoza adamızın bir parçası. Bostancı’da, Taksim’de, Kabataş’ta bu çiçeğin satıldığını gördüğümüz zaman bizden bir şey çalınıp da orada satılıyormuş gibi hissediyoruz.

-O yüzden ben, ‘Mimoza adalara yakışır’ diyorum. Adanın dışına götürülmesine karşıyım. Yetkililerden bu yasal tedbirlerin devam ettirilmesini istiyorum.

“ADALAR KAYMAKAMLIĞI’NDAN MİMOZA AÇIKLAMASI”

Adalar Kaymakamlığı’nın geçtiğimiz yıllarda mimoza kaçakçılığı hakkında yazılı olarak yayınladığı açıklamasında ise, “Mimoza’nın Adalara has endemik bir bitki olması göz önüne alınarak. Adalar’da yaşayan ve dışarıdan gelen şahıslar, bakım, budama ve kesim işlemlerini arazi sahiplerinden muvafakat alarak ve Adalar Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nden özel izin alarak, mimoza ağaçlarına zarar vermeden kesim yapmak suretiyle ada dışına taşıma tekneleriyle çıkaracaklardır. Ada’da uygun bir mezat yeri kurularak Mimoza bitkisinin satışı, yerli ve yabancı ziyaretçilere el buketi halinde yapılacaktır.6831 sayılı Orman Kanunu’nun 14. Maddesi gereğince ormanlık alanlarda bulunan mimoza bitkisinin, budama ve bakım işlemleri Adalar Orman Şefliği’nin izni ile yapılacaktır. İzinsiz olarak bu işlemleri yapanlar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu’nun Değişik 5. Fıkrası 31.03.2011-6217/11. Maddesine göre yasal işlem yapılacaktır. Adaların doğal kültür ve sit alanı olması nedeniyle 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 6. Maddesi gereğince ve Mimoza bitkisinin Adalarla özdeşleşen bir bitki olması dolayısıyla koruma altına alınmasına karar verilmiştir. Adalara dışarıdan gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler buket halinde mimoza alıp götürebilecek olup, Adalara yolcu taşıyan tekne ve gemilerde mimoza satışı yapılamayacaktır. Yukarıda anılan kanun maddeleri dışında hareket eden kişi ya da kişilere 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca yetkili kurumlar tarafından, kanunun 32/1 sayılı maddesine göre İdari Para Cezası uygulanacak olup Mimozalara el konulacaktır” ifadelerine yer verildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/adalar-halkindan-mimoza-hirsizligina-tepki/feed/ 0