Bizi – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sat, 03 Aug 2024 21:22:49 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Çiftçi buğday taban fiyatının açıklanmamasına tepkili https://www.foxhaber.com.tr/ciftci-bugday-taban-fiyatinin-aciklanmamasina-tepkili/ https://www.foxhaber.com.tr/ciftci-bugday-taban-fiyatinin-aciklanmamasina-tepkili/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:22:49 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9355 Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde buğday hasadı yapan çiftçiler taban fiyatın henüz açıklanmamış olmasına tepki gösterdi. Geçtiğimiz yıl 7 liradan alınan buğday için bu yıl taban fiyatının belirlenmemiş olması çiftçiyi kara kara düşündürmeye başladı.

Buğday taban fiyatının en az 12 lira olması gerektiğini vurgulayan çiftçi Osman Durmuş, şunları söyledi:

“Fiyat açıklanmadı. Buğdayımızı dökecek yer yok.12 liradan aşağısı bizi kurtarmaz. Mazot olmuş 45 lira. Zehir olmuş dünyanın parası. Gübre olmuş dünyanın parası. Şuan da bizim mahsulümüz para etmiyor. 12 liradan aşağı bizi hayatta kurtarmaz. Çiftçi ekmezse bu milletin hali ne olur? Aç kalır.”

Çiftçi Şahin Akgöllü çiftçinin ekonomik zorluklar çektiğini ifade ederek, “Çiftçinin masrafı mazot pahalı. Verim fena değil 11-12 lira beklentisi var. Geçen sene 7 liraydı verim yoktu bir şey anlamadı çiftçi. Çiftçi perişan. Traktör alıyorlar banka faizleri yüksek. Ödeme yapamıyorlar faize düşüyorlar” dedi.

Biçerdöver fiyatlarının yüksekliğine değinen çiftçi Tahsin Aker, 20 dönüm için 40 bin lira masraf yaptığını belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

“Geçen sene biçer döverciler 100 liraya biçiyordu bu sene 300 lira diyorlar. Adalet mi, vicdan mı? Geçen sene buğdayı 7 liraya aldılar. Bu sene daha buğdayın fiyatı açıklanmadı. Ne yapacak bu çiftçi ? Ne edecek ? Çiftçi ağlıyor. 300 lira olur mu arkadaş bu biçer. Buğday 10 lira, 12 lira, biçer de 200 lira, 220 lira olması lazım. 300 lira çok pahalı. 20 dönüm yer ektim 40 bin lira masrafım oldu”.

Biçerdöver işi yapan Vezir Akgöllü ise yakıt ve bakım masraflarının yüksekliğinden yakınarak, “Dönümde 3 litre mazot yakıyor. Yağmur yağdığında biçerler çöke çöke ekin biçiyoruz. 250-300 liradan aşağısı kurtarmıyor. Bir şoförün yevmiyesi aylık 200 bin lira. 1 ay çalışıyor 200 bin lira veriyorum. 200 bin lirada bakımına veriyorum ben kazanmayım da neden senin hamallığını

‘ŞU AN BUĞDAYI SATACAK YER BULAMIYORUM’

Buğdayda taban fiyatlar açıklanmadığı için mahsulü satacak yer bulamadığını belirten Çiftçi Osman Durmuş, şunları kaydetti:

“Yıllardır buğday ekerim, mısır ekerim, her şey ekeriz. Ama biz mahsulümüzü yetiştirdik, mahsulümüzü şu an satacak yer bulamıyorum. Fiyat açıklanmadı. Buğdayımızı dökecek yer yok. 12 liradan aşağısı bizi kurtarmaz. Mazot olmuş 45 lira. Zehir olmuş dünyanın parası. Gübre olmuş dünyanın parası. Şuan da bizim mahsulümüz para etmiyor. 12 liradan aşağı bizi hayatta kurtarmaz. Çiftçi ekmezse bu milletin hali ne olur ? Aç kalır. Bizi de düşünün arkadaşlar. Bu şekilde giderse çiftçilik biter. Çiftçilik kalmaz.”

Çiftçi Seyran Akgöllü ise biçtirdikleri buğdaya fiyat verilmemesine tepki göstererek, “Çiftçiyim, bende buğday ektim. Buğdayları biçtiriyoruz, götürüyoruz fiyat vermiyorlar. Ne zaman verecekleri belli değil şuan için. Bu sene el elde baş başta. Şuan ne kardayız, ne zarardayız” dedi.    

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ciftci-bugday-taban-fiyatinin-aciklanmamasina-tepkili/feed/ 0
Depremzedelere ‘göçebe’ muamelesi isyan ettirdi https://www.foxhaber.com.tr/depremzedelere-gocebe-muamelesi-isyan-ettirdi/ https://www.foxhaber.com.tr/depremzedelere-gocebe-muamelesi-isyan-ettirdi/#respond Thu, 01 Aug 2024 21:39:45 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9323 6 Şubat depremlerinin etkilediği şehirler arasında yer alan Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesinde kurulan konteyner kentte yaşayan vatandaşlar tahliye edilerek farklı bir alana taşınma kararını protesto etti. Konteyner kentte bir araya gelen depremzede vatandaşlar, ‘Melikgazi’den başka yaşam alanına gitmek istemiyoruz’ dedi.

“BU DERDİ HİÇBİRİNİZ ÇEKMEDİNİZ”

79 yaşındaki depremzede Hasan Doğ, 6 Şubat depremlerinden sonra 4 kez farklı noktaya yerleştirildiklerini belirtti. “Depremi görmeyen bizim ne çektiğimizi bilemez” diyen Doğ, şunları söyledi:

*Burası dördüncü yerimiz. Bizi beşinci yere göndermek istiyorlar. Melikgazi Belediye Başkanı burada bize ‘5 yıllığına oturabilirsiniz’ dedi buraya yerleştirirken. Şimdi bizi buradan başka yerlere dağıtmak istiyorlar.

*Komşularımızla birbirimize alıştık. Birbirimize yardım edebiliyoruz. Hiçbir suçumuz yok. Bizi neden büyükler başka yerlere dağıtmaya çalışıyor. Melikgazi konteynerini ne yapacaklar? Kime peşkeş çekmeye çalışıyorlar.

*Bizim amacımız buradan gitmemek. Lütfen sesimizi duyun. Tekrar ediyorum ölsek de çıkmayacağız. Eğer bizi duymazsanız biz de sizi duymayız sayın büyükler. Allah rızası için sesimizi duyun ve bize yardımcı olun. Bizi buradan götürmeyin.

*Depremi görmeyen bizim ne çektiğimizi bilmez, bilemez. Bu derdi hiçbiriniz çekmediniz. Sizin hiçbiriniz bu işin ne derece ağır olduğunu, psikolojimizin nasıl bozuk olduğunu bilmezsiniz. Bilemiyorsunuz da zaten bilseniz böyle yapmazsınız. Lütfen sesimizi duyun.

“YAŞAM ALANLARIMIZDAN GİTMEK İSTEMİYORUZ”

Konteyner kentte yaşayan kadınlar da şöyle tepki gösterdi:

“1 yıldır burada oturuyorum. Önceki hayatımızı anlatırsak çadır kentleri, yaşadığımız alanları çok çok zor süreçlerden geçtik. Asrın felaketini yaşayan insanlarız. Melikgazi sakinleri olarak biz sadece şunu istiyoruz, yaşam alanlarımızı, yerleşim yerlerimizi çocuklarımız, bizler, gençler, ve geleceğimiz için yaşam alanlarımızdan gitmek istemiyoruz.”

“BİZ YENİDEN AYNI ŞEYLERİ YAŞAMAK İSTEMİYORUZ”

Bir diğer konteyner kent sakini ise yetkililere şöyle seslendi:

*Bizler bir şeyleri yeniden inşa etme peşindeyiz. Daha kanayan yaralarımızı saramadan bir tanesiyle daha baş etmemiz mümkün değil. Şurada herkes birbiriyle arkadaş, sırdaş, aile. Güzel bir şekilde yaşam alanını inşa etmeye çalışıyoruz ve bunu da başardığımıza inanıyoruz.

*Biz yeniden, aynı şeyleri yaşamak istemiyoruz. Hepimiz anneyiz, hepimiz babayız, eminim büyüklerimiz de aynı şekilde annedir, babadır bunun için bize yardımcı olun. Bizi olduğumuz durumdan uzaklaştırmayın.

*Bizi yeniden, yeniden oradan oraya, oradan oraya atmayın. Burada kimsenin birbirine bir zararı yok. Kimse kötü olsun istemiyor. Gittiğimiz yerde neyle karşılacağız? Ne yaşayacağız? Biz yeniden aynı psikolojileri yaşamak istemiyoruz. Bizi bulunduğumuz yerden lütfen almayın.

ÖZTUNÇ’TAN TEPKİ GELDİ

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, “Depremin vurduğu yetmedi bir de hükümet, AFAD, bakanlık vuruyor” dedi.

Öztunç, Melikgazi Yaşam Alanı’ndaki yurttaşların durumuna dikkat çekerek şunları söyledi:

*Bir başka konteyner kente götürülmek isteniyorlar. Şehrin biraz dışındaki Necip Fazıl Şehir Hastanesi’ne yakın bölgedeki konteyner kente götürülmek isteniyorlar ama bu insanlar depremden bu yana buradalar.

*İş yerleri burada, çocuklarının okulları burada. Çıkartılmak istendikleri konteyner kente yakın okullarda okuyor çocukları. Burada bir düzen kurmuşlar şimdi burayı boşaltacaksınız diyorlar. Depremin vurduğu yetmedi bir de hükümet, AFAD, bakanlık vuruyor.

*Başından beri yanlış planlama yüzünden şimdi bu noktaya geliniyor. Halbuki en başında doğru planlama yapılsaydı bugün bunlar yaşanmıyor olacaktı. Bu insanların burada kalmalarına izin vermek gerekiyor en azından eğitim öğretim yılı bitene kadar.

*İnsanlara süre vermek gerekir. ‘3-5 ay sonra şu tarihte burayı kapatacağız ama bu tarihe kadar lütfen özel işlerinizi, çocuklarınızın okul işlerini halledin’ demeleri gerekiyor ama demiyorlar. Astığım astık, kestiğim kestik mantığı ile yol yürüyorlar. Zaten yıllardır bu kafada bu AK Parti hükümeti ve onları bürokratları o yüzden vatandaş isyan ediyor biz de buna destek veriyoruz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/depremzedelere-gocebe-muamelesi-isyan-ettirdi/feed/ 0
‘Max’ hayata tutundu https://www.foxhaber.com.tr/max-hayata-tutundu/ https://www.foxhaber.com.tr/max-hayata-tutundu/#respond Mon, 20 May 2024 21:15:57 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7503 ‘Veteriner Hekim Aykut Çokoğullu ile Uzman Veteriner Hekim Murat Vurucu, insanlarda kullanılan kalp akciğer pompası cihazını, kalp hastası patili dostların ameliyatında kullanarak evcil hayvan sahiplerine umut ışığı oldu.

Açık kalp cerrahisinde mitral kapak tamiri yapılan 12 yaşındaki Terrier cinsi ‘Max’, hayata tutundu. Köpekleri ‘Max’in 23 Mart’ta ameliyat olduğunu ve sağlığına kavuştuğunu belirten Ekrem Altunay, “1,5 sene önce ‘Max’in kalbinde üfleme olduğunu fark eden Veteriner Aile Hekimi Eray Evren bizi Murat Hoca’ya yönlendirdi.

‘Max’in takibi bu sürede ilaçlarla yapıldı ancak operasyon yapılması gerektiği, son evre olduğu için yaklaşık 6 ay gibi bir sürede ‘Max’i kaybedebileceğimiz söylendi. Gözümüz kapalı bir şekilde tereddüt etmeden kabul ettik.

Kalp kapakçığı ameliyatında ilk başarılı sonuç alan köpek; çok mutluyuz. ‘Max’in bu olaya ön ayak olması, bizim için çok önemli ve yapılan operasyon çok büyük bir başarı. Hocalarımızın emeklerini hiçbir zaman unutmayacağız. Bize oğlumuzu bağışladılar. Doktorlarımıza çok şey borçluyuz” dedi. 

‘ŞIRINGAYLA BESLENİRKEN ARTIK KENDİ YEMEĞİNİ YİYOR’

Ekrem Altunay’ın eşi Deniz Altunay ise “‘Max’ bizim canımız, 12 yıldır beraberiz. Son zamanlarda ‘Max’in aşırı öksürüğü vardı ve bu yaklaşık 1 dakika sürüyordu. Aradan 5-10 dakika geçince tekrar başlıyordu ve helak oluyordu. Murat Hoca yaklaşık 6 ay ömrü kaldığını ayrıca bu sürede tükürüğünde boğulma riski olduğunu söyledi. Böyle bir şeyi göze alamazdık.

Bu şekilde devam etmesine gönlümüz el vermediğinden her şeyi göze alarak kabul ettik. Doktorlarımıza ve ‘Max’in başaracağına inancımız sonsuzdu. Çünkü ‘Max’ çok hareketli bir hayvan. Diğer hasta arkadaşları için öncü oldu. Şu anda çok mutlu. Ameliyattan sonra bir kere bile öksürük olmadı. Kendini kısa sürede toparladı. Şırıngayla beslenirken artık kendi yemeğini yiyor” diye konuştu.

‘ŞU ANDA HER ŞEY YOLUNDA GİDİYOR’

Hastalarının küçük olduğunu ve bu nedenle kalp akciğer pompasındaki çocuk ve bebekler için kullanılan malzemelerden yararlandıklarını söyleyen Veteriner Çokoğullu, “Dünyada bu operasyonu sadece İngiltere’de ve Japonya’da birer ekibin yapabildiğini fark ettik. O yüzden bu aslında pozitif anlamda bizi daha da kamçıladı.

Bizim de yapabileceğimizi düşündük. Sonrasında ‘Max’ ile tanıştık. Hastamız ‘Max’, Türkiye’deki açık kalp cerrahisinde başarılı ilk mitral kapak tamiri yapılan köpek. Operasyon sonrası 14’üncü günü ve evde oyun oynayabilecek durumda. Bu bizi inanılmaz mutlu etti.

Şu anda her şey yolunda gidiyor. Kalple ilgili yapılan ölçümlerde hastalığın çok gerilediğini görüyoruz. Şu an için olumsuz hiçbir durum yok. Tabii Türkiye’de ilk olması, bizim için de bir gurur kaynağı” dedi. 

‘KAYBETTİĞİMİZ HASTALARIMIZ GİZLİ KAHRAMANLARIMIZ’

Uzman Veteriner Hekim Murat Vurucu da “Medikal tedaviyle yönelttiğimiz bir hasta. Ancak bu hastalığın son döneminde artık ilaçlara direnç gelişiyor. Akciğerde ödem, öksürük şikayetleri yaşanıyor. Ondan sonra medikal ilaçlar maalesef yarar sağlamıyor ve hastalarımızın bu dönemden sonra maksimum 5-6 aylık ömrü kalıyor.

Aykut hocamla amacımız; bu çocukların ömrünü uzatabilmek, çare olabilmek, özellikle dünyanın öbür ucunda yapılan bir ameliyatı, ülkemizde de başarabilmekti. Ameliyat, yaklaşık 8 kişilik ekip ile yapılıyor. 5 saat ameliyat, 5 saatte uyandırma süre ile 10 saat süren ciddi bir ameliyat. Ameliyatımızda vücuttaki toplardamar ve atardamar sistemini cihaza bağlıyoruz.

Cihazdaki oksijenatör, kanın temizlenmesini ve oksijenlenmesi sağlanıyor. O sırada kalbi durdurup, mitral kapakçığı tamir edip, tekrardan kalbi kapatıp, çalışmasını sağlıyoruz. Kalbi çalıştırıp, hayati fonksiyonlar düzgün seviyeye geldikten sonra hastamızı uyandırıyoruz.

Daha önce iki hastamız daha oldu. Ancak hasta sahiplerimizi erken dönemde bu operasyona ikna etmek çok zor. Önceki hastalarımızı ameliyata, maalesef yoğun bakıma girmiş ve böbrek değerleri çok yükselmişken almak zorunda kaldık.

Buna rağmen başarılı olup, kalplerini tekrar geri çalıştırıp, yoğun bakım sürecine geçebildik. Ancak yoğun bakımda böbrek yetmezliği nedeniyle kaybettik. Ama onlar bizim ve bir sonraki hastalar için bu işin yapılabildiğine dair umut kaynağı oldu. Onlara da gizli kahramanlar diyebiliriz” diye konuştu. 

‘MAALESEF KÜÇÜK IRKLARDA ÇOK YAYGIN’

Vurucu, “Hasta değerleri düşmeden erken ameliyat, bize başarıyı getirdi. Bu hastalıkta dediğimiz gibi amacımız, her zaman medikal tedavi. Ama belli bir noktadan sonra eğer medikal tedavi cevap vermezse, hastalığa direnç gelişirse, tek çözüm mitral kapağın cerrahi olarak onarılması.

Burada diğer dikkat etmemiz gereken nokta; özellikle karaciğer ve böbrek fonksiyonlarının etkilenmeden, henüz bozulmadan ameliyatı alabilmek başarı oranını oldukça yükseltmekte. Özellikle bu hastalık maalesef küçük ırklarda çok yaygın ama korkmamız gerekmiyor.

Uzun yıllar ilaçlarla kontrol altında tutabiliyoruz. Kontrollerin aksatılmaması çok önemli. İlaçlara direnç gelişmeden bu ameliyatın yapılmasına karar verilmesi tüylü dostlarımızın sağlığı için çok önemli” dedi. 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/max-hayata-tutundu/feed/ 0
Beşiktaş, Çağdaş Atan’ı şaşırttı: Beklemiyorduk https://www.foxhaber.com.tr/besiktas-cagdas-atani-sasirtti-beklemiyorduk/ https://www.foxhaber.com.tr/besiktas-cagdas-atani-sasirtti-beklemiyorduk/#respond Wed, 15 May 2024 21:21:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7318 Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında ağırladığı Beşiktaş ile 1-1 berabere kalan RAMS Başakşehir’de teknik direktör Çağdaş Atan, Başakşehir Fatih Terim Stadı’nda oynanan müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuştu.

Beraberliğe sevinmediğini belirten Çağdaş Atan, “Maçın sonuna doğru kaybedersek çok üzüleceğimi düşünmeye başlamıştım, beraberliğe sevinmediğimizi söylemek isterim. Bu maçı kendi hedeflerimiz anlamında kazanmamız gerekiyordu. Geldiğimiz nokta ile başladığımız nokta arasındaki farkı bugün taçlandırabilirdik. Yedi final maçı var, ligin ilk 5’ine, ilk 4’üne konumlanıp Başakşehir’in genlerinde olan Avrupa kupalarında mücadele etme hakkını kazanmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“BU KADAR DERİNDE SAVUNMAYI BEKLEMİYORDUK”

Beşiktaş karşısında daha fazla topa sahip olacaklarını bildiğini söyleyen ve bu yönde hazırlık yaptıklarının altını çizen Atan, şöyle konuştu:

Her taktik antrenmanda sadece rakip yarı alanı kullanarak antrenman yapmaya çalıştık ama bu kadar derinde savunmayı beklemiyorduk. Rakibimize büyük saygı ile konuşmalarıma devam ediyorum, golü yediğimiz 16. dakikaya kadar Beşiktaş’ın bize yarı sahamızda pas organizasyonuna girdiğini hatırlamıyorum. İlk 15 dakika maça çok iyi başladık. Rakibin ceza sahasına girişler yaptık. Daha sonra duran toptan gol yedik. Beşiktaş sadece 1-0’dan sonra değil öncesinde de bizi karşılamaya devam etti. Topun hızının yavaş kaldığını söyleyebilirim ama topu hızlandırmak için rakibin bir atak yapması gerekiyor ki bağlantı oyunlarıyla kırıp rakibin arkasında buluşmamız gerekiyordu, bunu istiyorduk ama rakip hiç üzerimize gelmeyip alanları iyi kapatınca blok aralarında topla buluşmamızı engelledi. 

“YÜZDE 71 TOPA SAHİP OLARAK MAÇI BİTİRDİK”

İkinci yarı oyunu tekrar domine etmeye çalıştık, maçı sonuna kadar istedik. Yüzde 71 topa sahip olarak maçı bitirdik, yüzde 90’lara varan pas isabeti bizim için önemli. Topa sahip olma oyununda oyunu domine edebilme yeteneğimiz Abdullah hoca zamanında gelen Okan hoca ile devam eden oyun tarzına Başakşehir yavaş yavaş kavuşuyor. Üçüncü bölgede daha kararlı hücumlar, daha kısa sürede topu kazanmaların süresini arttırmamız gerekiyor.”

Çağdaş Atan, beraberlik golünü atan Emirhan İlkhan hakkında “Emirhan’ın golden sonra sevinmemesini anlayabiliyorum. Emirhan benim içimde biraz yara, dün de biraz konuştuk. Emirhan maalesef bizde kiralık ama satın alma opsiyonumuz yok. O şartları Torino Kulübü koymak istememiş. Emirhan gibi bir oyuncunun altyapımızdan çıktığını düşündüğümüz anda bizim onun için biçeceğimiz değer 10-15 milyon olur diye düşünüyorum. Onun bizim oyuncumuz olmaması adına çok üzgünüm. Geleceği çok parlak bir oyuncu. Kalan 8 maçta maksimum kullanacağımı söyledim. Gelecek sezon onsuz planlarımızı yapmak zorundayız. Üst düzey bir oyuncu olacak, hala öğrenmeye açık onun için çok ümitliyim. Türk Milli Takımı adına çok önemli oyuncu olacağını düşünüyorum. Çok farklı pozisyonlarda oynayabilir, çok özellikli, Allah yolunu açık etsin. Onunla çok mutluyuz” değerlendirmesinde bulundu.

“KAOS ORTAMI BİZİ ÇOK YORUYOR”

Atan, “Fenerbahçe ve Galatasaray ile maçımız bitti derken rahatlamış haldeydiniz. Başakşehir gelecek sezon şampiyonluğu zorlayabilir mi?” sorusunu ise “Galatasaray ve Fenerbahçe ile maçımız bitti oh derken, zorluk seviyesinden ziyade o maçları oynadıktan sonraki kaos ortamı bizi çok yoruyor ve üzüyor. Ortamı siz biliyorsunuz, biraz sağduyulu kalmak gerekiyor, oyunun içinde kalalım, hakemleri de oyuncuları da rahat bırakalım. Güzel oyun izletmeye çalışalım. Başakşehir olarak amacımız en kötü ilk 4’te olabilmek, buraya geldiğimizde puansız halde aldığımızda başkanın bana sözü ilk 4-5 demişti. Şu an 4. ile aramızda 4 puan fark var. Bugün bunu 1 puana indiremediğimiz için üzgünüz. Önümüzde 7 final maçı var, o maçları kazandığımızda Avrupa’ya gidebileceğimizi, 4. veya 5. bitirebileceğimizi düşünüyoruz. İlk 4 bizim net hedefimiz, orada olmalıyız ama 2’ncilik şampiyonluk yarışı bizim de hayal ettiğimiz, istediğimiz bir durum. Bu tabii bütçelerle alakalı bir durum. Galatasaray ve Fenerbahçe 250 milyon Euro’luk kadrolarla mücadele ederken bizim bütçemiz 30-35 milyon Euro civarında. Biz aradaki farkı oyunla kapatmaya çalışıyoruz” şeklinde yanıtladı. 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/besiktas-cagdas-atani-sasirtti-beklemiyorduk/feed/ 0
İmamoğlu: Hiç kimsenin kötü sözü bize değmez https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-hic-kimsenin-kotu-sozu-bize-degmez/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-hic-kimsenin-kotu-sozu-bize-degmez/#respond Fri, 12 Apr 2024 21:03:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5990 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, sahurunu, Bayrampaşa Hal esnafıyla yaptı.

İstanbul Halciler Derneği Başkanı Numan Dayan tarafından karşılanan İmamoğlu’na; CHP’nin Bayrampaşa Belediye Başkan adayı Hasan Mutlu, Esenler Belediye Başkan adayı Hasan Dalkıran, Sultangazi Belediye Başkan adayı Ferhat Epözdemir ve İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar eşlik etti.

Sahur sonrasında, sırayla; Dayan, Mutlu, Epözdemir, Dalkıran ve İmamoğlu birer konuşma yaptı.

Hal esnafıyla tanışmasının lokantacılık yaptığı yıllara dayandığını belirten İmamoğlu, “Esnafa şahitlik etmek, hayat boyu insanın aslında deneyimlerini arttıran önemli bir husus. Esnaflık muhabbeti, esnaf müşteri ilişkisi, böyle eğitimle ya da okulla öğrenilecek bir ilişki deneyimi değil. Kendimi çok şanslı bir insan olarak kabul ediyorum. ‘İyi ki çocukluğumdan beri dedemiz, babamız esnaflığı kendi başına yapmadı, elimizden tutup, bizimle beraber, bizi oraya götürüp, alıştırıp, o tezgahtan esnaflığı öğretti” dedi.

“CUMHURİYETİN VE DEMOKRASİNİN VARLIĞI BÜYÜK TEMİNAT”

Trabzon’un Akçaabat ilçesinin 40 haneli bir köyünde doğduğunu hatırlatan İmamoğlu, “Bu güzel topraklarda beğenelim, beğenmeyelim, az bulalım, çok bulalım, yeterli bulalım ama ‘Daha çok işimiz var’ diyelim; Cumhuriyetin ve demokrasinin varlığı büyük teminattır. Aslında bu serbestlik, bu duygu, bu ortam bizi bazen bir dağın tepesinden ya da bir mezradan, bir kırsal bir bölgeden, köyümüzden alıp buralara getiren büyük bir nimettir. Ama o nimetin geliştirilmesi gereken tarafları vardır. Elbette eksiği vardır; tamamlayacağız. Yanlışı vardır; düzelteceğiz. Daha iyisini organize etmek için çaba göstereceğiz. Benim de köyümde 40 hane vardı. Yani öyle bir kasaba da doğmadım. Ama oradaki bir çocuk, doğduğunda sadece tarlayı, tarlada çiftçilik yapan anneyi tanıyan bir çocuk, İstanbul’a belediye başkanı olabiliyor. Ama belediye başkanı olduğun an itibariyle, hayatındaki her şey sizin için muazzam bir deneyim” diye konuştu.

“HER ETNİK KÖKEN BİZİM İÇİN MUAZZAMDIR, SAYGINDIR”

İş ve ticaret yaşamında da esnafla ilişkilerinin devam ettiğini aktaran İmamoğlu, şunları söyledi:

-Yoksa öbür türlü yabancı olursunuz topluma. Toplumun katmanlarını anlayamazsınız. İnsanların geçmişini, insanların ailesini, insanların etnik kökenini, dilini, tavrını, onları tanıdıkça çok seversiniz aslında.

-Çok sevdikçe de içten içe birbirinize ne kadar bağlı olduğunuzu görürsünüz. Ben, bu toplumun her bireyini, birbirine çok bağlı insanlar olarak görüyorum. Ve o birbirine bağlılık ve bağımlılık, aslında bizi bir millet yapıyor.

-Bu millet oluş, işte bu güzel sofrayı paylaşmamıza vesile. Bir millet oluşumuz, işte bugün koca İstanbul’un, 16 milyonluk bir şehrin belediye başkanını seçme yetkisini, hakkını bizlere veriyor. Onun için büyük bir milletin parçasıyız.

-Her etnik köken bizim için muazzamdır, saygındır. Herkes burada, bulunduğu noktada, bu toprakların asil bir vatandaşı, bu toprakların özel insanları ama ayrı ayrı baktığınızda da burada, şu masada bile kökeniyle, etnik kökeniyle, diliyle, tavrıyla, yemeğiyle sohbetiyle muazzam bir çeşitliği görebiliriz burada.

-Bu çeşitliliği ben içimde büyük bir zenginlik olarak tarifliyorum, birbirinden koparılamayan parçalar olarak kabul ediyorum. İç içe geçmiş hücrelerle oluşmuş bir büyük yapı, büyük vücut millet.

“HİÇ KİMSENİN KÖTÜ SÖZÜ BİZE GEÇMEZ”

-Lütfen bütün dostlarımız, ticaretinin yanı sıra, bir arada olmanın keyfini, onurunu, sadakatini, mutluluğunu, huzurunu geçirmeyi, yaşamayı, kendine ilke edinmeli, duasını öyle etmeli bu Ramazan ayında diye düşünüyorum.

-Bu bağlamda ben içten dua ediyorum. Diyorum ki; ‘Yüce Yaradan, bizim birliğimizi ve beraberliğimizi kimsenin bozmasına fırsat vermesin. Gerçekten birliğimiz ve beraberliğimiz, yaşam kalitemiz için, yaşam huzurumuz için çok kıymetli. O bakımdan ben bu toplumun her bireyini, her parçasını özenle takip ediyorum, özenle tanımaya gayret ediyorum ve her birinin o geçmişine de büyük hayranlık duyan birisiyim.

-Onun için bunu böyle yaparsak, böyle anlarsak birbirimizi, böyle tanırsak birbirimizi ve bu duygularla meseleyi idrak edersek, inanın hiç kimsenin kötü sözü bize geçmez. Hiç kimsenin kötü sözü bize değmez bile, toz bile olmaz. O basit lafları, o çürük lafları, o kötü sözleri kimsenin muhatap almasını istemem.

-O bakımdan ben, hep içimdeki iyiliği konuştum. İçimde kötülük de yok şükürler olsun. İyiliği konuşmaya devam edeceğim. Marifetli bir biçimde kötü dil üreten, kötülüğü konuşanlara da hep dua ettim. Onlara hiç kötü sözle cevap vermedim. En kötü sözüm duadır. O da kötü söz değil zaten. ‘Allah akıl versin’ derim. ‘Allah ıslah etsin’ derim. Başka bir şey de demem.

“İSTANBUL’UN HER NOKTASINI İYİLEŞTİRİYORUZ”

Göreve geldikten sonra Bayrampaşa Hali’nde önemli değişimler gerçekleştirdiklerini belirten ve bunları örneklendiren İmamoğlu, özetle şöyle konuştu:

-Bu bağlamda hemen yanı başımızdaki Bayrampaşa Otogarı da mesela değişimin, bu dönemde gösterdiğimiz ilginin çok somut bir örneğidir. Pırıl pırıl, tertemiz bir hale geldi orası da. Tabii buradaki gibi düzenli bir yapı orada yoktu.

-Yönetimi kaos içindeydi, firmalar şirketler… İstanbul’un her noktasını iyileştiriyoruz. İnsanlarımızın yaşamlarındaki sıkıntıları giderme gayretindeyiz. Çünkü biz hissediyoruz. Yetmiyor; dertleniyoruz.

-Yetmiyor; çözüm bulma gayreti içerisinde oluyoruz. Yetmiyor; çözümü birlikte buluyoruz derdin sahibi kimse. Ama ülkemiz, zor zamandan geçiyor. Ülkemizde zorluklar var. Biz göreve gelirken ne sıkıntılarla geldiğimizi siz de biliyorsunuz. Yani bir seçimi bile iptal etmeyi, kendine marifet gören bir anlayışla süreci yaşadık.

-Ardından milletimiz gereken dersi verdi, göreve geldik. Sonra işimizi yapma gayreti içinde olduk. Bir sürü engellemeler… Bunlara girmiyorum bile. Onları da aştık. Önümüzde duramadı o engellemeler. Sonra pandemi yaşadık. Hayatımızdan insanlar göçtü gitti. 1,5 yılımız gitti.

-Zaten 6-7 senedir, 8 senedir ülke, tırmanan bir ekonomik krizin içerisinde. Bugün ekonomik krizin belki en yükseğini yaşıyoruz. Ve hala ne zaman aşağı doğru inecek bu pahalılık, fiyat artışları, enflasyon, döviz artışları bilmiyoruz. O da yetmedi; yine bu dönemde -rahmet diliyoruz kayıplarımıza- büyük bir deprem felaketi yaşadık.

-Hepimizin hayatını, en azından bir yarım yıl dondurdu. O da yetmedi; kutuplaşmalar, birtakım adaletsizlikler her gün tartışılan meseleler oldu. Tabii yakın coğrafyamıza etkide bulunan savaşlar…

-Bütün bu hususlara rağmen iddiayla söylüyorum; 5 yılın en güçlü iş üreten, icraatçı, kalkınmacı belediyeciliğini biz yaşattık bu kente. Yoksulunu düşündük, açta açıkta olan insanını düşündük. Hiçbir işi yaparken siyaset yapmadık, hizmet yaptık, icraat yaptık, belediyecilik yaptık. Yani, ‘O parti, bu parti, şu partili, bu partili’ demedik. Particilik yapmadık biz.”

“PARTİSİNİ, PARTİSİNİN BAŞINDAKİNİ KUTSALLAŞTIRAN, MİLLETİNİ UNUTUR”

-Partilerimiz, bizim hizmetimiz için bir araçtır. Ben hep söylerim; partisini kutsallaştıran, partisinin başındakini kutsallaştıran, milletini unutur. Bizim partimiz var. Ben çok seviyorum partimi. Partime hizmet ediyorum.

-Ama o kadar. Parti değil benim için kutsal olan; bu millet, bu devlet, bu devletin dünya var oldukça yaşaması, bu milletin birliği, beraberliği… Benim kutsalım onlar. O bakımdan biz, o kutsallaştırılan anlayışa, böyle uzanılamaz, dokunulamaz anlayışa zinhar karşıyız. Buna karşı olacağız.

-Biz ne yapıyoruz? Size ait olan makama, biz vekaleten oturuyoruz. Asalet sizdedir. Biz o görevi yapıyoruz. 5 yıl sonra bitiyor. Görev verirseniz devam ediyoruz, vermezseniz ‘Allah’a ısmarladık.’ Kimse mülk sahibi değil.

“YÖNETTİĞİMİZ PARANIN HER KURUŞU SİZİN”

-Bizim şu anda yönettiğimiz paranın her kuruşu sizin. Size verilen hizmetler, ihtiyacı olana verilen destekler, bütün bunlar milletin hakkı. Kimse lütuf yapmıyor, kimse cebinden çıkarıp vermiyor.

-Bir parti projesi değil bu işler; milletin, devletin projesi, sizin projeleriniz. O bakımdan bu anlayışı değiştireceğiz. Bu anlayış olmaz. Bu anlayış, bizi kötü yere götürür. Anlayışımız bizim net. O bakımdan para da sizin; milletin, pul da sizin; milletin. Ama biz onu ahlaklı, erdemli yapabiliyor muyuz?

-Bir kuruşuna bile sıkıntı getirebiliyor muyuz? İşte onun için bu şiar, bu anlayış, Bayrampaşa Belediye Başkan adayımızda da var, Esenler Belediye Başkan adayımızda da var, Sultangazi Belediye Başkan adayımızda da diğerlerinde de var.

-Bu anlayışa sahip olmayan, istediği kadar benim en iyi yol arkadaşım olsun, bir günde unuturum onu. Bir günde unuturum. Hiç mi umurumda değil yani. Ama eğer bu anlayışa sahip olup, bu anlayışla yarışırsak, her arkadaşım, benim başımın tacıdır.

“BAŞKA NE DİLEYELİM?”

-Bu bağlamda bizler, sizlere iyi hizmetler yapan ve sizlerin de helallik verdiği, sizlerin de yetki vermeye layık gördüğü insanlar olmayı dileriz. Başka ne dileyelim? Onun için buraya geçtiğimiz 5 yılın hem helalliğini almaya ve kısmetse de ‘Oyunuza talibiz’ demeye geldik.

-Sizlere işlerinizde başarılar dilerim. Her birinizin ev halkına, çocuklarınıza, evlatlarınıza, eşinize, büyüklerinize, annelerinize, babalarınıza, bütün ailelerinize, sülalelerinize sevgi, saygılarımı iletirim. İnşallah onların her birine layık belediye başkanı oluruz.

-Çocuklarınızın yüzünün güldüğü, gençlerinizin geleceğe umutla baktığı, birbirimizi kardeşçe, milletimizin birer ferdi parçası olarak sevip, sarmaladığımız güzel bir geleceği hep birlikte adım atmayı arzu ederim.”

İmamoğlu ve beraberindeki heyet, sahur ve konuşmaların ardından hal esnafına ziyaretler gerçekleştirdi. İmamoğlu; sorun, öneri ve taleplerini dinlediği esnafla anı fotoğrafları çektirdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-hic-kimsenin-kotu-sozu-bize-degmez/feed/ 0
İmamoğlu: Gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-gece-gunduz-calismaya-devam-edecegiz/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-gece-gunduz-calismaya-devam-edecegiz/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:00:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5660 İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), yapımı 1883 yılına tarihlenen ve 1885 yılından itibaren Terkos Gölü’nden İstanbul’a su gönderen, Osmanlı döneminin ilk modern su tesisi pompa istasyonunu restore etti. Kentin kültür-sanat ve sosyal hayatına kazandırılan Terkos Kültür Evi; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Parti Meclisi üyesi Cem Aydın, İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa ve CHP Arnavutköy Belediye Başkan Adayı Tekin Aras’ın katılımlarıyla açıldı. “Terkos” kelimesinin suyla özdeşleşmiş bir anlamı olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “Terkos denince, aklımıza İstanbul’un en büyük su kaynağı gelir. Ve bunu korumak hepimizin sorumluluğu” dedi.

“5 TARİHİ YAPININ BAKIM VE ONARIMINI YAPTIK”

Terkos Kültür Evi’ne dönüştürdükleri alanın, teknolojik gelişimlerin hızlanmasıyla süreç içerisinde müze vasfına büründüğünü aktaran İmamoğlu, “Burada, tarihi bir mirasa sahip çıkıyoruz” diye konuştu. Terkos Kültür Evi bünyesinde müzeyle birlikte kültür alanları ve BELTUR Kafe gibi sosyal alanların bulunduğu bilgisini paylaşan İmamoğlu, “Burasının Arnavutköy, Çatalca bölgesine hitap etmesini arzu ediyorum. Ama ben eminim ki, bu alanı Tekin Aras Başkanımla birlikte, çok güzel buluşmalara, çok değerli kültürel buluşmalara, çok değerli sanatsal buluşmaları açacağız. Burada 5 tane tarihi yapının bakım ve onarımını yaptık. Ve yapımızın hizmete sunulmasıyla beraber, özellikle yeme-içme alanımızın ve buradaki çok kıymetli kültür alanımızın ilgi göreceğini biliyoruz” ifadelerini kullandı.

“YARADAN, GÖNLÜ GÜZEL VE İYİ İNSANLARIN DUASINI KABUL EDER”

“Bugün Ramazan’ın ilk günü” diyen İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

* “Ramazan ayında ben hep derim ki, ‘Ya Rabbi, bizi hep güzelliklerle buluştur. Bizi güzel insanlarımızın sağlıklı, mutlu, huzurlu olduğu günlerde bir araya getir. Yüzümüz hep güleç olsun. Birbirimize selam verelim. Birbirimize hoşgörümüz bol, önyargımız hiç olmasın. Birbirimizi sevelim, sayalım, yaygı duyalım. Birbirimizin iyiliği için mücadele edelim.’ Bu memleketin her insanı, bizim insanımız. Allah, bu memleketin her insanını iftiradan, yalandan, gıybetten korusun. Onun için ben diyorum; Yaradan, gönlü güzel ve iyi olan insanların duasını kabul eder. Bizim milletimiz, öyle bir millet. Bu güzel millet, şu anda İstanbul’da, Arnavutköy’de bir arada yaşıyor. Daha mutlu olacak. Çok güzel işler başaracağız. Size hak ettiğiniz ortamları oluşturacağız. Siz, buralarda huzurlu olacaksınız. Bizim inancımızın, bizim dinimizin bize bahşettiği güzel günlerde, güzel aylarda, Ramazan ayında da bir arada olacağız, milli bayramlarımızda da bir arada olacağız.

“CUMHURİYET, HER VATANDAŞI EŞİTLER”

* Cennet vatanımızın bir karış toprağına sıkıntı gelemez, getirmeyiz. Bir vatandaşımızı bile geride bırakmayız, bırakamayız. Hepsi bizim. Bu vatanın her parçası bizim. Cumhuriyet nedir biliyor musunuz? Cumhuriyet, her vatandaşı eşitler. Şu gördüğünüz İstanbul’a belediye başkanı seçtiğiniz kardeşinizin, hemşehrinizin hakkıyla, hukukuyla; Tekin Aras’ın hakkı, hukuku eşittir. Sizlerin herhangi birisiyle benim hakkım, hukukum eşittir. Hiç kimse bir milim fazla, bir milim az değildir. Onun için biz, eşitlik hukuku içerisinde insanlarımızın hakkını, hukukunu koruyan bir düzeni şehirlerimizde var edeceğiz. Güzel, liyakatli insanları yönetici seçeceğiz. Ahlaklı ve erdemli bir dönemi İstanbul’un her yerinde harekete geçireceğiz göreceksiniz. Ne kazanacak? Sevgi kazanacak, sevgi. Ne kazanacak? Arnavutköy’de Tekin Aras kazanacak. Ona göre hemşehrilerimizden destek istiyoruz.

“BİRLİKTE ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

* Burada hemen yanı başındayız. Çatalca’da da -televizyon programı vardı yetişemedi- Erhan Güzel kardeşimi unutmayın. O da güzel bir kardeşimiz. İki genç arkadaşımız, Tekin Aras ve Erhan Güzel, iki ilçede gençliğiyle, enerjisiyle, iyi niyetiyle, kalbiyle, çalışkanlığıyla iki ilçeyi omuz omuza, İstanbul’un en yaşanılır ilçesi haline getirecek. Bu kardeşiniz de onlara ağabeylik yapacak. Birlikte, ortak akılla, çok başarılı olacağız. Size söz veriyoruz. Şafak Bey, Suat Bey ve diğer arkadaşlarımızın özenli çalışmaları, bize bugünü kazandırdı. Elbette bu süreçte hep birlikte üretmeye devam edeceğiz. Biz, gündüzleri temellerimizi sığdıramadığımız için gece de zamanınızı alıyoruz; kusurumuza bakmayın. Gece, gündüz çalışmaya devam edeceğiz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-gece-gunduz-calismaya-devam-edecegiz/feed/ 0
İmamoğlu: İstanbul’a Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en başarılı 5 yılını yaşattık https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-istanbula-turkiye-cumhuriyeti-tarihinin-en-basarili-5-yilini-yasattik/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-istanbula-turkiye-cumhuriyeti-tarihinin-en-basarili-5-yilini-yasattik/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:12:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5472 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu, CHP’nin Pendik Belediye Başkan Adayı Tarık Balyalı ile birlikte ilçenin kanaat önderleri ile buluştu.

Dumlupınar Mahallesi’ndeki bir restoranda gerçekleşen buluşmada, İmamoğlu ve Balyalı birer konuşma yaptı. Birbirinden farklı toplum kesimi ve meslek gruplarından oluşan 117 kanaat önderine konuşan İmamoğlu, 2019 yerel seçim sürecinde yaşanan mazbata krizini ve seçim iptali sürecini anlattı.

İmamoğlu “Seçimi kazanan bir insanın karşısına dikilerek, uyduruk bahanelerle… Sandıkta ‘teröristler’ vardı. Hiç unutmuyorum bakanın tarifini; ‘Sandıkta 700 terörist tespit ettik’ demişti. Terörle bağlantılı ve bu ve buna benzer sebeplerle, aynı zarftan çıkan 4 oyun, sadece bir tanesini iptal ettiler. 4 oy çıkıyor ve 1 tanesini iptal ediyorlar. Düşünsenize; yani o sandık başındaki ‘700 terörist’, 4 oyun 3’ünü sayarken sorun çıkarmıyor, ama Ekrem İmamoğlu’nu sayarken problem çıkarıyor minvalinde. Kime anlatsanız gülerler. Ama bu trajikomik durum, aynı zamanda beni çok derin üzen bir konudur. İptal edildi seçimimiz. Ardından milletimiz hassasiyet gösterdi ve işin farkını daha farklı bir boyuta taşıyarak, bana görevi tevdi etti” dedi.

PANDEMİ VE EKONOMİK KRİZİ ANLATTI

Göreve geldikten 6 ay sonra pandemi ve ekonomik kriz ile uğraşmak zorunda kaldıklarını hatırlatan İmamoğlu “Yani ‘Faiz sebep, enflasyon sonuç’ diyerek, ekonomi kurallarını ne yazık ki altüst eden bir anlayış, bizleri dünyanın en yüksek enflasyonuna, paramızı pul eden anlayışa, bankalarımızı krize sokan, güvensiz bir piyasa hareketi oluşturan bir sürece evirdi. Cebinize 14 yıl önce giren 200 lira, 130 doların üzerinde dolar satın alıyordu. Şu anda 6 dolar satın alabiliyor. Çökerttik paramızı. son periyotta, bir 10 yıllık döneme bir bakın. 10 yıl içerisinde kötü hamleler bizi buraya kadar taşıdı. Bu ekonomik kriz de bizimle beraber yürüdü bu beş yıllık süreç içerisinde” diye konuştu.

“ANKARA’DAN ESEN KRİZ RÜZGARI”

Görev süresi boyunca soruşturmalar ve uyduruk davalarla, siyasi yasaklarla karşı karşıya kaldığına dikkat çeken İmamoğlu “Hiçbir gün olmadı ki Ekrem İmamoğlu, sabah kalktığında, Ankara’dan esen bir kriz rüzgarı esmiş olmasın. Yani aşağı yattılar Ekrem İmamoğlu, yukarı kalktılar Ekrem İmamoğlu Böyle bir zaman dilimiyle 5 yıl geçti” dedi.

“VATANDAŞTAN SADECE YOKSULLUK DİNLİYORUZ”

5 yıllık dönemde sosyal yardımları 6 katına çıkardıklarını vurgulayan İmamoğlu “Peki keyiften mi yaptık bunu? Hayır. İnsanımızın zorda olduğunu, sıkıntıda olduğunu, taleplerin arttığını gördüğümüz için. Peki neyle gururlanırsın? Elbette vatandaşımın yoksulluğunda, ihtiyacında ona yetişebilmenin, ona katkı sunabilmenin Türkiye’deki ekonomik koşulların sıkıntıya soktuğu insanlarımızın yanında olabilmenin gururunu yaşarım. Ama keşke milletimizin zenginliğiyle gurur duyabilseydik. İstanbul gibi bir şehirde, sadece ve sadece insanlarımızdan yoksulluk dinliyoruz. Emeklilerimizin derin yoksulluğunu dinliyoruz. Çocuklarımızın okula aç gitmesini duyuyoruz. Ve politikalarımızı buna göre büyütmek zorunda kalıyoruz. İnsanlarımızın yanında olmak zorunda kalıyoruz” dedi.

“DALGA GEÇTİKLERİ HİZMETLERİMİ VAAT EDİYORLAR”

İmamoğlu şunları söyledi:

* “Bizim çocuklara süt dağıtmamızla dalga geçtiler. Şimdi biz ne vaat ettiysek, aynı vaatleri bu seçimde veriyorlar. Versinler. Bizim her vaadimiz insanımız için. Bizim vaatlerimizi bir başka partinin, bir başka adayın kullanması tam aksine mutlu eder. Kullansınlar. Ama zamanında dalga geçtikleri bazı hizmetlerimizi bugün sahiplenerek ifade etmeleri, şunu da gösteriyor; iyi bir muhalefetin bu şehre, bu ülkeye aslında farklı açılımları getirebildiğini de gösteriyor. Bu bağlamda biz, güçlü bir muhalif düşünceyi iktidara taşımanın da gücünü yaşıyoruz ve taşıyoruz. Ama bu iktidarın bir farkı var. Bizim iktidar yürüyüşümüz, siyasi parti iktidarının ötesinde bir yürüyüştür. Yani biz, partiler ötesi bir ittifakı kurup, toplumsal bir ittifak üzerinden, bir nevi ayağa kalkışı, bir nevi dirilişi, bir nevi güçlü bir siyasal değişimi var edebilme yürüyüşüdür. Bu bağlamda ben, sorumluluğumu görüyorum. Bunun ana merkezi de İstanbul’dur. Bunu İstanbul’dan başarabiliriz. Bu çok başka bir yere doğru gider.”

“EN BAŞARILI 5 YILINI YAŞATTIK”

Halk Süt, Anne Kart, Kent Lokantaları, Bölgesel İstihdam Ofisleri başta olmak üzere İBB’nin sosyal hizmetlerinin gördüğü ilgiye vurgu yapan İmamoğlu “İddia ediyorum, sosyal politikalarda Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en başarılı 5 yılını bu şehre yaşattığımızı düşünüyorum. Ve bundan asla geride durmuyorum bunu söylemekte” dedi.

“AYNI ANDA 10 METRO YAPMAK CİĞER İSTER”

İkinci başlık olarak da bu şehre kalkınmacı ve icraatçı bir dönem yaşadıklarını anlatan İmamoğlu metro yatırımlarından örnek verdi. İmamoğlu şunları söyledi:

* “Aynı anda 10 metroyu yapabilmek, ciğer ister. İyi bir planlama ister. Bunların hiçbiri hikaye değil. Bizi kirletiyorlar. ‘Efendim biz başlamıştık.’ Neye başlamıştınız? ‘Biz başladık’ dediğiniz metroların 6 tanesine başlamamıştınız bile. Sadece ihalesini yaptınız. Şantiyeyi kurdunuz. Başka bir şey yok. Projesi yok. Kaynağı yok. Metro, öyle kolay iş değil. Projesini bulamamışsın. Bir kuruş para kaynak bulamamışsın. Hepsi stop etmiş. Hatta bunlar, 2015-16-17’de ihale edilen işler. Hatırlarsanız; rahmetli Kadir Topbaş görevinden ayrılmak zorunda kalmıştı. O dönemde atanan diğer belediye başkanı sayın Uysal, geldiğinde bu projelerin, bu ihalelerin tamamını iptal etmişti.

* Kıyamet kopunca -yanlış bir işlem çünkü- tekrar o vatandaşlara tebliğ ile ihalelerin devam ettiğini bildirmişti. Çünkü parası yok, pulu yok. Peki biz ne yaptık? Biz, tam 1.6 milyar Euro bu işlere kaynak bulduk. Ve bu zor ekonomik koşullarda bulduk. Peki aklınıza şu gelmiyor mu? ‘Ya Ekrem Başkan, sen dış kaynak dış kaynak diyorsun da niye devletin kurumlarından para almadın da gittin dışarıdan aldın?’

* İki sebebi var. Birincisi; yurt dışından çok daha uzun vadeli, 10 yıla varan uzun vadeli kaynaklar bulabiliyoruz. İkincisi; devlet kurumlarından bu hemşehrinize, bu kardeşinize, belediye başkanlığı döneminde bir kuruş lira bile vermediler. Bir kuruş lira. Devletin bankaları, kurumları… İller Bankası dahil. Bize 1 lira bile vermediler.Yatırımlarda da Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en başarılı 5 yılını icraatçı ve kalkınmacı alanda yaptığımızı iddia ediyorum. Bu iddiam da yine rakamlarla sabittir.”

“PARTİCİLİK, PARTİZANLIK YAPMADIK”

İmamoğlu, üçüncü başlığın adaletli şehir var etmek olduğunu dile getirerek açılan kreşleri, üniversite öğrencilerine verilen bursları, yurtları anlattı. İmamoğlu “Bir; sosyal politikalarda Türkiye Cumhuriyeti’nin en başarılı 5 yılı. İki; kalkınmacı, icraatçı bir politika noktasında Türkiye’nin en başarılı 5 yılı. İddiamız budur. Hesap veriyorum. Üçüncüsü; adaletli bir yönetim olma konusunda da en başarılı, en adil yönetim olduğumuzu düşünüyorum” dedi. İmamoğlu, belediye olarak particilik ve partizanlık yapmadıklarını vurguladı.

“BU ŞEHRİN 1 LİRASINA LEKE GETİRMEDİK”

İmamoğlu şunları belirtti:

* “2014-2019 döneminde geliri, bizim dönemden 2.5 milyar dolar daha fazla. Harcamalar bizim dönemde, bizden önceki 5 yıldan 4.2 milyar dolar daha az. Bizim dönemde gelir de 2.2 milyar az. Hem aldığımız para az ve harcadığımız para çok az. Bütün bu başarıları ona rağmen yaptık. Ve bizim bizden önceki beş yılda yani 2014-2019’daki demir rakamıyla bugünün demir rakamıyla kıyaslayamazsınız bile. Bir de bizim dönemde inanılmaz bir emtia farkı da var. Buna rağmen biz bu işleri başardık.

* Peki nasıl oldu? İsrafı engelledik, tasarruf yaptık. Ona, buna dağıtmadık. Milletin parasın vallahi millete dağıttık. Başka hiçbir şey yapmadık. Ve ben hep söylüyorum. Bereket bir kavramdır. Bereket tariflenebilir. Ekonomik kurallar üzerinden ticaret kuralları üzerinden gerçekler ama bir de tariflenemeyen bereketin manevi tarafı da vardır. Biz bu şehrin belediyesini yönetirken o kasanın, o bütçenin parasına el değmeyecek diye bir karar verdik. Eksiğimiz, hatamız olabilir ama biz bu şehrin 1 lirasına bile bir leke, bir zeval gelmemesi için çok etkin çalıştık.”

“YAZIKLAR OLSUN”

Bütün bunları tek başına başarmadığını arkasında 90 bin liyakatli, ahlaklı bir kadro olduğunu vurgulayan İmamoğlu “Her ne kadar bakanlar çıkıp benim yanımda çalışanlara ‘belediyede şu kadar terörist var’ diye anons etme hadsizliğini yapmış olsalar da sonrasında ne o sandıkta bir tane buldular, ne de İBB’de bir tane terörist buldular. Yazıklar olsun. Başka bir şey demiyorum. Yazıklar olsun. Ama biz milletin evladı 90 bin çalışanımızla, yöneticileriyle bu başarılar elde ettik” dedi.

“BİR KİŞİ NE DERSE O OLUYOR, BUNU DEĞİŞTİRMEK ZORUNDASINIZ”

İmamoğlu şöyle devam etti:

* “Mesela Ekrem İmamoğlu’na hiç kimse, bir kişi olarak talimat veremez. Ama 16 milyon bana talimat verir. Biz talimatı da uyarıyı da ikazı da öneri noktasında 16 milyon insanı birinci sıraya koyarız. Bizim karşımızdaki anlayış artık şuna evrildi; bir kişi ne derse o oluyor. Bunu değiştirmek zorundasınız. Bunun A partisi, B partisi yok. Bugün bu anlayışın ülkeye de zararı var kendi partilerine de zararı var. Böyle siyaset olmaz. Böyle anlayış olmaz.

“KAPIMI ÇALAMADILAR”

* Siz, kimi seçeceğinize karar verin. Bir kişiden talimat alanı mı seçeceksiniz? Ortak akılla doğruları yapma gayretinde milletiyle beraber, milletiyle şeffaf düşüneni mi? Pendik’te de öyle, İstanbul’da da öyle. Biz buna talibiz. Ben 39 kuz ilçeye eşit hizmet taşıdım. Niye biliyor musunuz? Ben Beylikdüzü’nde belediye başkanıyken benim kapımı çalamadılar. Telefonumu açamadılar. Randevu vermediler. Niye? CHP’li ya Ekrem İmamoğlu, vermeyin. İlçeme bir kez ziyarete gelmez mi büyükşehir yöneten bir belediye başkanı. Peki ilçemde iş yapmaz mı, vallahi yapmadılar. Biz her yerde yaptık. Partizanlığı o anlamda da bitirdik.

“ÇARPILIRLAR EKREM’LE YAN YANA GÖRÜNÜRLERSE”

* Pendik’e en az 25 defa gelmişimdir. Ben yapılmamışı yapıyorum. Belediye başkanına mutlaka haber verdiririm, davet ederim. Ben Pendik Belediyesini ziyaret ettiğimde bir kez masaya oturduk. Ondan sonra sayın başkanı, 20 kez davet ettiğim bir açılışa, bir toplantıya bir buluşmaya, bir şantiye ziyaretine bile bak gelmemiştir demeyeceğim, gelememiştir. Gelemez. Çarpılırlar Ekrem’le yan yana görünürse bunlar. Bir kişi onlara parmağını gösterir.”

“KORKUYU SİLİN ATIN”

Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde ilçede dönemin başbakanının katılacağı İSKİ açılışına kendisini nasıl zorla davet ettirdiğini anlatan İmamoğlu, sözü en son yaşanan davet krizine getirdi. İmamoğlu, şunları söyledi:

* “Bana 5 yıl üzerine ilk kez bir davet geldi. Ben de çıktım otobüsün üstünde dedim ki ‘Allah razı olsun. 5 yıl üzerine beni ilk kez davet ettiler’ dedim. Aday hemen yetişti; ‘Ne daveti? Yok öyle bir davet. Nereden davet edildi? ‘ Sanki davet etmek ayıp. Davet etmek bizim kültürümüzde var. Davete icabet de bizim kültürümüzde var. Sonra bakanlık tutuştu. Sonra belediye aradı, ‘acaba sehven mi yolladık?’ Yahu telaşa bakar mısınız? Bu ne biliyor musunuz? İşte o bir kişiden talimat almanın, o bir kişinin yarattığı korku. Bu korkuyu silin atın kardeşim. Korku duvarlarını yıkın. Cumhuriyet rejimi var bizde. Demokrasi var.

* Cumhuriyet ve demokrasinin olduğu yerde yönetici, vatandaşına had bildiremez. Yönetici, vatandaşının karşısında haddini bilen olur. Öyle had bildirmek yok. O bakımdan diyorum ki biz fikri hür, vicdanı irfanı hür, sizinle konuşan, sizi dinleyen, sizin düşüncelerinizi alan yasaya, hukuka uygun bir süreç yöneten, ahlaklı, erdemli, partizanlık yapmayan, particilik yapmayan iki adayınız var. Birisi Pendik’te Tarık Balyalı. Öbürü İstanbul’da Ekrem İmamoğlu. Biz oyunuzu istiyoruz sevgili hemşerilerim. Oyunuza zeval getirmeyiz. Oyunuzu gururla taşırız. Karşılığını veririz. Halkımıza veririz. Milletimize veririz. Bu şehrin evlatlarına veririz.

“UNUTUN BÜTÜN SİYASİ EZBERLERİNİZİ”

* Unutun bütün siyasi ezberlerinizi çünkü biz de unuttuk siyasi ezberlerimizi. Bir başka bir memleket hayal ediyoruz. İnsanların birbirine karşı siyaset üzerinden düşmanlaştığı değil, siyaseti ideolojiyi bir zenginlik olarak görüp bu ülkenin bu şehrin bütün etnik gruplarını, bütün kültürlerini, bütün inançlarını, her şeyini kol kola omuz omuza bir şehir ve bir ülke var etme çabası içindeyiz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-istanbula-turkiye-cumhuriyeti-tarihinin-en-basarili-5-yilini-yasattik/feed/ 0
Erdoğan: Dış politikada amacımız dostlarımızın sayısını çoğaltmaktır https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-dis-politikada-amacimiz-dostlarimizin-sayisini-cogaltmaktir/ https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-dis-politikada-amacimiz-dostlarimizin-sayisini-cogaltmaktir/#respond Mon, 19 Feb 2024 09:00:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3611 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçim öncesi Giresun’da düzenlenen mitinge katıldı, partisinin belediye başkan adaylarını tanıttı.

Valilik yanındaki alanda düzenlenen mitingde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

* “Giresun’a olan şükran borcumuzu ödemek istiyorum. Giresun, şimdiye kadar girdiğimiz seçimlerde hamdolsun bizi hiç yalnız bırakmadı. Her zaman Türkiye ortalamasının çok üzerinde oy oranlarıyla Giresunlu kardeşlerimiz bize sahip çıktı. Giresun yine kendisine yakışanı yaptı. ilk turda yüzde 61 oy oranıyla ikinci turda yüzde 65’e yaklaşan bir oranla bize destek veren Giresun’a şükranlarımı sunuyorum. Allah hepinizden razı olsun. Bu davaya bu kardeşinize, Cumhur İttifakı’na sahip çıktığınız için Mevla sizlerden razı olsun.

* Siz bizimle yol yürüdüğünüz müddetçe Allah’ın izniyle biz de Giresun’a aşkla hizmet etmeyi sürdüreceğiz. Biliyorsunuz önümüzde çok kritik bir seçim daha var. Bundan 45 gün sonra hep birlikte tekrar sandıklara gideceğiz, bu sefer ilçe ve beldelerimizi yönetecek kadroları belirleyeceğiz. Giresun’dan yine rekor bir oy alacağımızdan şüphe duymuyorum. Giresun’un 31 Mart’ta da sandıkları patlatacağına yürekten inanıyorum. Elbette bunun için her zamankinden daha çok çalışacağız, daha fazla ter dökeceğiz.”

“BÖLGE GERÇEKTEN SANCILI GÜNLERDEN GEÇİYOR”

Rusya-Ukrayna savaşına değinen Erdoğan, şunları belirtti:

* “Çok değerli kardeşlerim, ülkemizin içinde yer aldığı coğrafya, bölge gerçekten sancılı günlerden geçiyor. Karadeniz’in hemen öte yakasında 2 komşumuz arasındaki savaş 2’nci yılını doldurmak üzere Rusya Ukrayna Savaşı’nda şimdiye kadar 10 binlerce insan öldü, 10 binlercesi yaralandı. Yüz binlerce insan, göç etmek zorunda kaldı. Küresel ekonomi enerji ve gıda fiyatlarındaki aşırı artış sebebiyle çok ciddi sıkıntılarla karşılaştı.

* Sizler de o günleri çok iyi hatırlıyorsunuz; doğalgaz fiyatlarının zirveye ulaştığı dönemlerde öyle günler gördük ki kimi Avrupa ülkelerinde lambalar söküldü, kombiler kapatıldı, devlet daireleri çalışanlarına battaniye dağıttı. Ama benim ülkemde doğalgaz evelallah aynı şekilde devam etti. Şu anda Karadeniz doğalgazı, devam ediyor mu? Hani olmayacaktı ama bak bizde oluyor. Petrol, Gabar’dan çıkıyor mu? Çıkıyor. Gıda krizinden dolayı dünyanın birçok ülkesinde ciddi sıkıntılar, açlıklar, yokluklar yaşandı, muhalefet tarafından sürekli bize örnek gösterilen ülkelerin esasında kağıttan birer kaplan olduğu böylece anlaşılmış oldu.”

“ATEŞE BENZİN DÖKMEK YERİNE YANGINI SÖNDÜRMEYE ÇALIŞTIK”

Türkiye’nin tüm zor süreçleri en başarılı yöneten ülkelerden biri olduğunu kaydeden Erdoğan şunları söyledi:

* “Türkiye tüm zor süreçleri en başarılı yöneten ülkelerden biri. Salgın döneminde üretimden istihdamdan taviz vermedik. Destek ve hibe programlarımızla toplumumuzun yanında yer aldık. Güçlü ve modern sağlık altyapımız sayesinde hiçbir vatandaşımızı çaresiz bırakmadık. Ukrayna-Rusya krizinde ise başkaları gibi ateşe benzin dökmek yerine tüm imkanlarımızla yangını söndürmeye çalıştık. Hatırlarsanız o dönem CHP ve ortakları bizi savaşa sürüklemek için çok uğraştı, çok çaba harcadı.

* ‘Eksen kayması’ diye bir şey uydurarak Türkiye’yi, birilerinin yanında savaşa dahil etmek için pek çok yol denediler. Savaş çığırtkanlığını en son 14-28 Mayıs seçimlerinde asılsız iddialarla Rusya’yı suçlamaya varacak kadar ileri taşıdılar. Ama biz bunlara kulak asmadık. Muhalefetin savaş tellallığına asla prim vermedik. CHP ve ortakları gibi meselelere batılıların gözünden değil, milletimizin zaviyesinden baktık. ‘Siz ne diyorsanız o’ dedik. Türkiye’nin çıkarları neyi gerektiriyorsa, milletimiz için en iyisi, en doğrusu neyse, onu yapmanın gayretinde olduk.”

“YANGININ KIVILCIMI ÜLKEMİZE SIÇRAMADI”

Dış politikaya ilişkin konuşan Erdoğan şu mesajları verdi:

* “Kardeşlerim, zaman bizi haklı, muhalefeti de haksız çıkardı. Bugün elimizi vicdanımıza koyup, muhasebe yaptığımızda, ne kadar basiretli davrandığımızı çok daha iyi anlıyoruz. Tüm kışkırtmalara, tüm kirli senaryolara rağmen Karadeniz’in huzuru bozulmadı. Bölgemizdeki yangının kıvılcımı ülkemize sıçramadı. Giresun’la birlikte Karadeniz’deki tüm illerimizi tedirgin edecek, ekonomik ve güvenlik açısından zora sokacak hiçbir hadise yaşanmadı. Ne muhalefetin gazına geldik ne de batılı güçlerin tuzağına düştük. Usta bir satranç oyuncusu gibi yapacağımızı aynen yaptık. Çok iyi planladık ve kararlılıkla hayata geçirdik. Böylece Türkiye çok tehlikeli bir süreçten tek bir vatandaşımızın kılına dahi zarar gelmeden çıkarmayı başardık.

* Bugün de attığımız her adımı, Türkiye eksenli atıyor, milletimizin ve devletimizin menfaatlerini düşünüyoruz. Karadeniz’den Orta Doğu’ya bölgemiz bir yangın yerine dönmüşken, ‘yeni düşmanlıklar, yeni gerilimler olmasın’ diye çaba harcıyoruz. Çok açık ve net ifade etmek isterim; bizim dış politikada tek bir amacımız vardır, o da dostlarımızın sayısını mümkün olduğunca çoğaltmaktır. Türkiye Yüzyılı’nın aynı zamanda barışın da yüzyılı olmasını istiyorsak, dost ve kardeş ülkelerle iş birliğimizi geliştirmekten başka yolumuz yok. Emperyalist güçlerin bölgemize yönelik oyunlarını bozmak istiyorsak, kardeş ülkelerle birbirimize kenetlenmek mecburiyetindeyiz. Görüş ayrılıklarına takılıp kalmak yerine iş birliği alanlarına odaklanmak zorundayız. Şu hakikatin hepimiz farkındayız; vahdet olmadan, rahmet olmaz.”

“MISIR ZİYARETİMİZ, ÇOK BAŞARILI GEÇTİ”

Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ziyaretlerinin çok başarılı geçtiğini aktaran Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

* “Gazze’de akan kanı durdurmak, İsrail’deki katliamların önüne geçmek istiyorsak, kardeşlerimizle saflarımızı sıklaştırmak gerekiyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ziyaretimiz, bu açıdan çok başarılı geçti. Devlet başkanları ile ticaret ve yatırımların yanı sıra Filistin meselesini de detaylıca görüştük. Her iki ülkeyle iş birliğimizi güçlendirmeye karar verdik. Biliyorsunuz 7 Ekim’den beri Gazze’deki kardeşlerimize insani yardım malzemesi gönderiyoruz. Gazze’ye yaptığımız yatırımların ulaştırılmasında Mısır makamlarıyla hep koordinasyon içinde hareket ettik.

* Mısır’ın desteğiyle 34 bin tondan fazla insani yardım malzemesini bölgeye sevk ettik. Önümüz Ramazan. İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamları giderek artıyor. Gazze halkının direniş ve mücadele azmini, bombalarla kıramayan İsrail, açlıkla Gazzelileri teslim olmaya zorluyor. Amacımız bir an önce ateşkesin sağlanması ve Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ve ihtiyaç miktarınca ulaştırılmasıdır. Ramazan’da Gazze’ye daha fazla el uzatmamız, daha fazla yardım etmemiz, bizim kardeşlik görevimizdir.”

“HASSASİYETLERİMİZİ CHP VE ŞÜREKASI ANLAMIYOR”

Muhalefete tepki gösteren Erdoğan, şunları söyledi:

* “Unutmayın kim sabrederse zafere o ulaşır. İnşallah bu yardımların sevkinde de Mısır’la iş birliği içinde olacağız. Ayrıca Gazze halkının kendi topraklarından sürgün edilmesine karşı da Mısır’la beraber hareket edeceğiz. Tabii bizim bu hassasiyetlerimizi CHP ve şürekası anlamıyor. Üzülerek söylemek isterim ki onların gündeminde ne Gazze’deki vahşet, ne de Filistin’deki işgal ve yıkım var. CHP yönetimi ne Balkanlar’da, ne Kafkasya’yla, ne Afrika’yla, ne de gönül coğrafyamızın diğer yerlerindeki krizlerin hiçbiriyle ilgilenmiyor. Bunların nelerle meşgul olduklarını sizler de görüyorsunuz.

* CHP’nin acemi genel başkanı, sabık genel başkanı ve sütre gerisinden bu partiyi yönetenlerin tamamının öncelikli gündemi kupon belediyeleri; kimin adamının yöneteceği meselesidir. Bunun dışında inanın dünya batsa, kıyamet kopsa, 3’üncü cihan harbi çıksa, bunların zerre kadar umurlarında olmaz. Siyasi ikballeri haricinde hiçbir şeyi görmüyorlar, duymuyorlar. Varsın bu krizlerle ilgilenmesinler, varsın CHP ve şürekası anlamasın. Milletimiz bizim doğru yolda olduğumuzu çok iyi biliyor ve görüyor. Bundan dolayı biz dış politikada adımlarımızı atarken daha önlerini dahi görmekten aciz muhalefete değil, size bakıyoruz, milletimize bakıyoruz. Milletimiz ne derse onu yapıyor, devletimizi neyi gerektiriyorsa devletimizle onu yapıyoruz.”

“BİZE UZATILAN BARIŞ ELİNİ, HAVADA KESİNLİKLE BIRAKMAYACAĞIZ”

“Türkiye’nin dostluğunu arayan hiç kimseye sırtımızı dönmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu:

* “İnşallah bundan sonra da milletin çizdiği istikamette yürüyeceğiz, bize uzatılan barış elini, havada kesinlikle bırakmayacağız. Türkiye’nin dostluğunu arayan hiç kimseye sırtımızı dönmeyeceğiz. Fitnecilerin aramıza nifak tohumu ekmesine müsaade etmeyeceğiz. Türk ve İslam dünyası olarak birlik beraberlik, dayanışma içinde hak ve adalet mücadelemizi sürdüreceğiz. Rabbim ülkemizin her alanda yar ve yardımcısı olsun diyorum.

* CHP’li yöneticilerin verdiği belediyeler meydan muharebesi, öncelikle CHP’ye gönül veren vatandaşlarımızı ilgilendirir. Tek bildikleri iş kavga, ayak oyunu, kumpas ve dalavere olanlarla bizim boşa harcayacak tek bir saniyemiz dahi bulunmuyor. Biz iş yapmanın eser üretmenin hizmet etmenin gayretindeyiz. Bunun en yakın şahidi Giresunlu kardeşlerimizin bizatihi kendileridir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının son bölümünde merkez ve 15 ilçe belediye başkan adayını tanıttı. Giresun’da belediye başkan adayları şöyle:

“Aytekin Şenlikoğlu (Giresun), Faruk Demirağ (Alucra), Emrullah Guguk (Bulancak), Ergün Bakırhan (Çamoluk), Sedat Koca (Çanakçı), Zeki Şenlikoğlu (Dereli), Rüşan Özden (Doğankent), Mustafa Karadere (Espiye), Barış Güdük (Eynesil- Cumhur İttifakı), Ahmet Süleymanoğlu (Görele), Aytekin Boduroğlu (Güce), Muhammet Tuncay Arışan (Keşap), Esat Ayyıldız (Piraziz), Ömer Şentürk (Şebinkarahisar), Ömer Hıdır (Tirebolu), Ömer Bayram (Yağlıdere)”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-dis-politikada-amacimiz-dostlarimizin-sayisini-cogaltmaktir/feed/ 0
Miraç kandili ibadetleri neler, kandilde neler yapılır? https://www.foxhaber.com.tr/mirac-kandili-ibadetleri-neler-kandilde-neler-yapilir/ https://www.foxhaber.com.tr/mirac-kandili-ibadetleri-neler-kandilde-neler-yapilir/#respond Tue, 06 Feb 2024 21:21:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2980 Recep ayının 27. gecesi idrak edilecek olan Miraç Kandilinde Müslümanlar ibadetlere yönelecek. Allah’ın huzuruna çıkarıldığı ve beş vakit namazın farz kılındığı bu mübarek gecede hangi ibadetleri yapabiliriz.

MİRAÇ KANDİLİ İBADETLERİ NELER?

Miraç Kandili, Miraç olayının gerçekleştiği geceyi kutlamak için düzenlenen bir dini gündür. Bu gecede Müslümanlar, ibadet, dua, zikir ve tefekkür gibi ibadetlerde bulunurlar.

Miraç Kandili ibadetleri arasında şunlar yer alır:

Kur’an-ı Kerim okumak

Namaz kılmak

Dua etmek

Tesbih çekmek

Tefekkür etmek

Sohbet etmek

Miraç Kandili, Müslümanlar için önemli bir dini gündür. Bu gecede ibadet, dua, zikir ve tefekkür gibi ibadetlerde bulunmak, Allah’ın rahmetine nail olmak için bir fırsat olarak kabul edilir.

MİRAÇ KANDİLİNDE OKUNABİLECEK DUALAR

“Allah’ım! Doğru söyleyen bir dil ve teslim olmuş bir kalp lütfetmeni istiyorum.” (Tirmizi, Daavat, 23)

“Ya Rabbi! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni affet.” (İbn Mace, Dua, 5)

“Allahım! Senden hidayet, takva, iffet ve(başkalarına muhtaç olmayacak) zenginlik niyaz ediyorum.” (Müslim, Dua, 72)

“Ey kalpleri evirip çeviren Allahım! Kalbimi dininde sabit kıl.” (Tirmizi, Daavat, 124)

“Allahım! Zulmetmekten ve zulme uğramaktan sana sığınırım.” (Nesai, İstiaze, 14)

“Allah’ım! Günahlarımı, bilgisizlik yüzünden yaptıklarımı, haddimi aşarak işlediğim kusurlarımı, benden daha iyi bildiğin bütün hatalarımı bağışla.” (Buhari, Daavat, 60)

“Allah’ım acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, ihtiyarlık düşkünlüğünden ve kabir azabından sana sığınırım. Allah’ım! Bana sana karşı gelmekten sakınma duygusu kazandır.Nefsimi günahlardan arındır, çünkü onu en iyi arındıracak olan Sensin.Nefsimin sahibi ve efendisi sensin.Allah’ım! Faydasız bilgiden, ürpermeyen gönülden, doyma bilmeyen nefisten, kabul olmayacak duadan sana sığınırım.” (Müslim, Zikir, 73; Nesai, İstiaze, 13, 65)

“Allah’ım! Senden senin sevgini ve beni sana yakın kılacak herkesi sevmeyi bana nasip etmeni niyaz ediyorum.” (Tirmizi, Daavat, 73)

“Allah’ım! Beni güzellikler işleyip müjdesine nail olanlardan, kötülük işlediklerinde de bağışlanma dileyenlerden eyle.” (İbn Mace, 57)

“Rabbimiz! Bize dünyada da ahirette de iyilik ver ve bizi ateş(cehennem) azabından koru.” (Bakare, 2/201)

“Ey Rabbimiz! Unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet bizi bağışla, bize acı! Sen bizim mevlamızsın.Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et.” (Bakare,2/286)

“Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır(kaydırma) ve şu kafir kavme karşı bize yardım et.” (Bakare, 2/250)

“Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme.Bize katından bir rahmet bahşet.Şüphesiz sen bağışı en çok olansın.” Al-i İmran, 3/8)

“Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve Müslüman olarak bizim canımızı al.” (A’raf, 7/126)

“Rabbim günlüme ferahlık ver.İşimi bana kolaylaştır.Dilimdeki tutukluluğu çöz ki sözümü anlasınlar.” (Taha, 20/25-28)

“Rabbim ilmimi artır.” (Taha, 20/114)

“Rabbim beni tek başıma bırakma!” (Enbiya, 21/89)

“Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle.” (Furkan,25/74)

“Ey Rabbimiz! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimselerin arasına kat.” (Şuara, 26/83)
11-Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik.Dönüş de ancak sanadır.” (Mümtehine, 60/4)

“Ey Rabbim! Beni, bana ve ana babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeğe sevket ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat.” (Neml, 27/19)

“Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla.Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bulundurma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.” (Haşr, 59/10)

MİRAÇ KANDİLİ ANLAMI

Miraç, İslam inancında, Peygamber Hz. Muhammed’in göğe yükselmesi hadisesidir. Aslen “yükseğe çıkma” anlamına gelen söz, Arapça uruc (merdiven) kökünden gelir. “Yolculuk yapmak” anlamındaki fiilin türevi olan ve “gece yolculuğu” anlamında kullanılan İsra, dini terminolojide Hz. Muhammed’in geceleyin Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Burak adı verilen binek üzerinde Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürülmesini, Miraç ise göğe yükselmesini ifade eder. Dolayısıyla İsra ve Miraç olarak da anılır. İsra ; Gece yürüyüşü ve yolculuğu demektir. Mirac ; Yükseğe çıkmak demektir. Miraç, müslümanlar tarafından kandil gecesi olarak kutlanır.

MİRAÇ NEDİR? MİRAÇ GECESİNDE NELER OLDU?

Arapça’da merdiven, yukarı çıkmak, yükselmek anlamlarını dile getirir. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’ in göge yükselerek Allah’ın huzuruna kabul edilmesi olayıdır. Mirac olayı hicretten bir yıl ya da onyedi ay önce Receb ayının yirmi yedinci gecesi gerçekleşir. Olayın iki aşaması vardır. Birinci aşamada Peygamberimiz (s.a.s) Mescidül – Haram’dan Beytü’l-Makdis’e (Kudüs) götürülür. Kur’an’ın andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında “İsra” adını alır. İkinci aşamayı ise Peygamberimiz (s.a.s)’in Beytü’l-Makdis’ten Allah’a yükselişi oluşturur. Mirac olarak anılan bu yükselme olayı Kur’an’da anılmaz, ama çok sayıdaki hadiste ayrıntılı biçimde anlatılır.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mirac-kandili-ibadetleri-neler-kandilde-neler-yapilir/feed/ 0
Okan Buruk ‘Bizi karıştırmaya çalışacaklar’ dedi, Cengiz Ünder örneği verdi https://www.foxhaber.com.tr/okan-buruk-bizi-karistirmaya-calisacaklar-dedi-cengiz-under-ornegi-verdi/ https://www.foxhaber.com.tr/okan-buruk-bizi-karistirmaya-calisacaklar-dedi-cengiz-under-ornegi-verdi/#respond Sun, 07 Jan 2024 21:27:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2019 Galatasaray’ın Konyaspor’u 3-0 mağlup ettiği maçtan sonra değerlendirmelerde bulunan Okan Buruk, zor bir rakibe karşı etkili oyun sergilediklerini dile getirdi.

Hücuma olumlu işler yaptıklarının altını çizen Okan Buruk, seyircinin ikinci yarıdaki katılımıyla takımın daha da iyi bir hale geldiğini belirtti.

Kamuoyunda çıkan haberlerle alakalı olarak “Bizi de karıştırmaya çalışacaklar. Bunu son hafta çok net gördük” yorumunu yapan Okan Buruk, “Transferler üzerinden de bizi yıpratmaya çalışıyorlar” diyerek Fenerbahçe’den CEngiz Ünder örneğini verdi.

“BİRÇOK ŞEYİ İYİ YAPTIK”

Okan Buruk’un maç sonu yaptığı açıklamalar:

“Bugün birçok oyuncumuz için fırsat oldu. Oyuna iyi başladık, pozisyonlar ürettik. Genel olarak hücum verilene baktığımızda olumlu işler yaptık. Otuza yakın şut attık, gol beklentimiz, birçok şeyi hücumda iyi yaptık. İkinci yarı verdiğimiz pozisyonlar vardı. Konyaspor’un tehlikeli bir takım olduğunu, özellikle geçişlerde etkili oyuncuları olduğunu gördük.”

“TARİHİN EN İYİ BAŞLANGICI”

“Zor bir maçtı, zor bir rakipti. Aslında eksik olarak görmüyoruz, sahaya çıkan 11 ve kulübedeki oyuncularla tam takımız. Seyirci de ikinci yarı harekete geçince takımı öne doğru itti. Bugün itibarıyla Galatasaray tarihinin en iyi başlangıcını yapmış takımız. Hedefimiz bu yolda yürümek.”

“FARKLI ŞEYLER YANSITILMAYA ÇALIŞILIYOR”

“Çok fazla da son haftalarda takımın üstünde olumsuz şeyler söylenmeye çalışıldı. Biz, ben hoca olarak ve oyuncularım burada çok mutluyuz. Hepimiz Galatasaray için yarışıyoruz. Takım içinden farklı şeyler yansıtılmaya çalışılıyor. Galatasaray yönetim, camiası birbirine ne kadar sarılırsa buradan o kadar güçlü çıkarız.”

“BİZİ KARIŞTIRMAYA ÇALIŞACAKLAR”

“Bizi de karıştırmaya çalışacaklar. Bunu son hafta çok net gördük. Ama biz içeride birbirimize çok fazla sarılıyoruz. Dışarıda da aynı şeyi göstereceğiz.”

“DAHA UZUN SÜRE VERMEK İSTERDİM”

Barış pas yapmak niyetindeydi, maç da 2-0’dı. Üçüncü golü bulmak için direkt atışı istedim Barış’ı ceza sahasına gönderdim. Onun öne yaptığı koşu Abdülkerim’in yolunu da açmış oldu. Eyüp’ün de güzel ortası. Daha uzun süre vermek isterdim. Maç zor geçti. Üç tane çok önemli genç oyuna girdik. Onların performansından ve isteklerinden memnunuz.

“ÇOK HIZLI BAŞARI BEKLENİYOR”

“Oynadıkları oyundan memnunum. Ndombele topu öne taşıyan, rakipten kazandığı toplar var. Bugün için baktığımızda pozitif aldığımız oyunculardan biri oldu. Kaan Ayhan örneği var yine farklı mevkide oynadı ve başarılı oldu. Bazen transferlerden çok hızlı şekilde başarı bekleniyor, bazen süre alıyor.”

“CENGİZ’E DE BİR SÜRÜ ELEŞTİRİ VARDI”

“Aynı şekilde Cengiz Ünder için de söyleyebiliriz. Bugün dört gol attı. Cengiz’le ilgili de bir sürü eleşiri vardı, biraz yapıcı olmamız gerekiyor. Hemen etki etmelerini bekliyoruz. Ama geniş kadrolar var. Bazen az şans geliyor. Ama transferlerin ne kadar iyi olduğunu zaman içerisinde gösteriyoruz.”

“TRANSFERLER ÜZERİNDEN YIPRATMAYA…”

“Transferler üzerinden de bizi yıpratmaya çalışıyorlar. Kerem Demirbay belki ilk geldiğinde adaptasyon sorunu vardı ama şu anda takım için önemli bir paya sahip oldu. Zaha yine gol atan oyunculardan. Transferlerimiz zaman içerisinde kendilerini gösteriyorlar. Taraftarımızın aynı şekilde desteğini bekliyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/okan-buruk-bizi-karistirmaya-calisacaklar-dedi-cengiz-under-ornegi-verdi/feed/ 0