Buğday taban fiyatının en az 12 lira olması gerektiğini vurgulayan çiftçi Osman Durmuş, şunları söyledi:
“Fiyat açıklanmadı. Buğdayımızı dökecek yer yok.12 liradan aşağısı bizi kurtarmaz. Mazot olmuş 45 lira. Zehir olmuş dünyanın parası. Gübre olmuş dünyanın parası. Şuan da bizim mahsulümüz para etmiyor. 12 liradan aşağı bizi hayatta kurtarmaz. Çiftçi ekmezse bu milletin hali ne olur? Aç kalır.”
Çiftçi Şahin Akgöllü çiftçinin ekonomik zorluklar çektiğini ifade ederek, “Çiftçinin masrafı mazot pahalı. Verim fena değil 11-12 lira beklentisi var. Geçen sene 7 liraydı verim yoktu bir şey anlamadı çiftçi. Çiftçi perişan. Traktör alıyorlar banka faizleri yüksek. Ödeme yapamıyorlar faize düşüyorlar” dedi.
Biçerdöver fiyatlarının yüksekliğine değinen çiftçi Tahsin Aker, 20 dönüm için 40 bin lira masraf yaptığını belirterek, şu açıklamalarda bulundu:
“Geçen sene biçer döverciler 100 liraya biçiyordu bu sene 300 lira diyorlar. Adalet mi, vicdan mı? Geçen sene buğdayı 7 liraya aldılar. Bu sene daha buğdayın fiyatı açıklanmadı. Ne yapacak bu çiftçi ? Ne edecek ? Çiftçi ağlıyor. 300 lira olur mu arkadaş bu biçer. Buğday 10 lira, 12 lira, biçer de 200 lira, 220 lira olması lazım. 300 lira çok pahalı. 20 dönüm yer ektim 40 bin lira masrafım oldu”.
Biçerdöver işi yapan Vezir Akgöllü ise yakıt ve bakım masraflarının yüksekliğinden yakınarak, “Dönümde 3 litre mazot yakıyor. Yağmur yağdığında biçerler çöke çöke ekin biçiyoruz. 250-300 liradan aşağısı kurtarmıyor. Bir şoförün yevmiyesi aylık 200 bin lira. 1 ay çalışıyor 200 bin lira veriyorum. 200 bin lirada bakımına veriyorum ben kazanmayım da neden senin hamallığını
‘ŞU AN BUĞDAYI SATACAK YER BULAMIYORUM’
Buğdayda taban fiyatlar açıklanmadığı için mahsulü satacak yer bulamadığını belirten Çiftçi Osman Durmuş, şunları kaydetti:
“Yıllardır buğday ekerim, mısır ekerim, her şey ekeriz. Ama biz mahsulümüzü yetiştirdik, mahsulümüzü şu an satacak yer bulamıyorum. Fiyat açıklanmadı. Buğdayımızı dökecek yer yok. 12 liradan aşağısı bizi kurtarmaz. Mazot olmuş 45 lira. Zehir olmuş dünyanın parası. Gübre olmuş dünyanın parası. Şuan da bizim mahsulümüz para etmiyor. 12 liradan aşağı bizi hayatta kurtarmaz. Çiftçi ekmezse bu milletin hali ne olur ? Aç kalır. Bizi de düşünün arkadaşlar. Bu şekilde giderse çiftçilik biter. Çiftçilik kalmaz.”
Çiftçi Seyran Akgöllü ise biçtirdikleri buğdaya fiyat verilmemesine tepki göstererek, “Çiftçiyim, bende buğday ektim. Buğdayları biçtiriyoruz, götürüyoruz fiyat vermiyorlar. Ne zaman verecekleri belli değil şuan için. Bu sene el elde baş başta. Şuan ne kardayız, ne zarardayız” dedi.
]]>‘HAVALARIN ILIMAN GİTMESİ VE ERKEN GÜBRE ATILMASI TETİKLEDİ’
Edirne Ziraat Odası Genel Sekreteri, Yüksek Ziraat Mühendisi Cengiz Küçükduvan, havaların ılıman gitmesi ve aşırı azotlu gübre kullanımının bugünkü durumu tetiklediğini söyledi. Küçükduvan, “Son günlerde yağışların ardından kök boğaz hastalığı ortaya çıktı. Bunun dışında erken ekilen ve sık tohum kullanılan tarlalar ile aralık sonu ocak başı yüksek miktarda azotlu gübre atılan bitkiler, havaların da ılıman gitmesi, kışın olmamasından dolayı çok büyüdü ve aşırı boya gittiği için yatmalar meydana geldi. Buna kökboğaz da eşlik edince yatmalar artmış oluyor. Kökboğaz dediğimiz şey aslında bir bakteriyel hastalık. Toprakta bulunan patojenlerin bitkiye nüfus etmesi ve bunların yağışla, nemle ve sıcakla birlikte ortaya çıkmasıyla bitkinin kök bölgesinde siyah noktalanma göz oluşumu yaparak bitkinin o kısmını çürütmesine yol açar” diye konuştu.
‘ÜRÜNÜN ÇÜRÜME RİSKİ VAR’
Buğdayda genel durumun kötü olmadığını kaydeden Küçükduvan, üreticinin yatma durumu ve kökboğazla mücadele etmesi gerektiğinin altını çizdi. Küçükduvan, “Şu an için buğdaylarımız iklim şartlarında aşırı yağışlı bir yıl geçirmiyor, kurak bir kış geçirdik. Buğdaylarımızın durumu genel anlamıyla kötü değil ama dediğimiz gibi erken gübre atılan ve ılıman havayla birlikte buğdaylarımız biraz fazla büyüdü. O yüzden şu anda bazı bölgelerimizde yatmalar mevcut. Eğer yatmalar artarsa, bitki kendisini kaldıramazsa, toprağa değdiği için çürüme riski de var ileriki dönemde” dedi.
‘ÖNÜNE GEÇİLMEZSE VERİMİ YÜZDE 50 ETKİLER’
Küçükduvan, üreticinin mutlaka kök boğaz ilaçlamalarını ihmal etmemesi gerektiğini belirterek, “Çiftçilerin özellikle böyle yıllarda kök boğaz ilaçlamalarını ihmal etmemesi gerekiyor. Üreticimiz hastalığı gördükten sonra ilaç atmayı daha çok tercih ediyor. Biz mühendisler olarak koruyucu amaçlı ilaçlamanın yapılmasından yanayız. Eğer hastalık erken dönemde yakalanırsa ve ilaçlama yapılırsa başarılı olunur. Eğer yoğun değilse verimi az etkiler. Eğer çok yoğun şekilde görülür ve önüne geçilmezse, yüzde 50’ye veren verim kayıplarına yol açabilir” diye konuştu. Buğdayın kalsiyum ve silisyum içerikli ürünlerle desteklenmesi gerektiğini de söyleyen Küçükduvan, “Eğer bitki yatma yaptıysa, bitki besleme ürünlerinden özellikle kalsiyum ve silisyumun bitkilere uygulanması gerek. Burada da üreticimiz azot içeriği olmayan ürünlerle tercih edip de uygulama yapması lazım. Zaten bizim bitkimizi yatıran fazla azotlu gübreleme. Biz kalsiyumu da azot içerikli bir kalsiyum atarsak daha çok yatmayı tetikleriz. Yani üreticimiz bu dönemde kök boğaz ilaçlamasını ihmal etmesin, aynı zamanda da kalsiyum ve silisyum içerikli bitki besleme içeriklerini tercih edebilir” ifadelerini kullandı.
‘HAVALARIN SICAK GİTMESİ YATMALARA YOL AÇIYOR’
Edirne merkeze bağlı Değirmenyeni köyünde üreticilik yapan Emre Çalış, kış aylarında az yağış aldıkları için hastalıkların görünmeye başladığını söyledi. Çalış, “Ürün şu an için güzel dursa da bazı yerlerde erken dönem hastalıklar görünmeye başladı. Bu durumun önüne geçmek için ilaçlarımızı atıyoruz. Bunun dışında gübrelemelere dikkat etmeye çalışıyoruz. Erken ekim de bu durumlara etki ediyor. Ekim ayında ekilen ile Kasım ayında ekilen buğday arasında büyük fark var şu an. Bunun yanında aralık ve ocak sonunda aşırı gübreleme yapıyor bazı üreticiler, bu sefer aşırı büyümeye neden oluyor üründe. Havalar da sıcak gidince bu sefer yatmalara yol açıyor. Artık önümüzdeki yağışlara bakıyoruz, nisan ayında güzel yağış yaparsa ürün iyi olacaktır diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.
]]>