Bunlar – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Wed, 05 Jun 2024 21:09:38 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kahramanmaraş’ta sağlam binalar da yıkılacak https://www.foxhaber.com.tr/kahramanmarasta-saglam-binalar-da-yikilacak/ https://www.foxhaber.com.tr/kahramanmarasta-saglam-binalar-da-yikilacak/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:09:38 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7967 Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, 6 Şubat 2023 depremleri sonrası kent merkezinin yeniden tasarlandığını, bu kapsamda belirlenen rezerv alanlar içerisinde kalan binaların sağlam dahi olsa yıkılacağını söyledi.

Ünlüer, 6 Şubat 2023 depremlerinin merkez üssü Kahramanmaraş’ta bir taraftan ağır hasarlı binaların yıkımının devam ettiğini, diğer taraftan da şehri yeniden inşa ettiklerini belirtti.

12 BİN BİNA YERLE BİR

7 bin 491 binanın deprem anında yıkıldığını, 4 bin 500 binanın da kamu araçları tarafından acil olarak yıkılıp enkazının kaldırıldığını belirten Ünlüer “35 bin 500 civarında binamız da ağır hasarlı olarak tespit edilip, bunların özel sektör kanalıyla yerlerinden kaldırılması çalışmaları başladı. Şu an itibarıyla ilimizde enkaz kaldırmalarda oranımız yüzde 93’tür, çok az bir kısmı kaldı. Bunlar da mahkemelik veya nitelikli yıkım gerektiren binalardır. Bunları da kısa zamanda mahkeme sonuçlarına göre kaldıracağız” diye konuştu.

Kahramanmaraş’ın bir numaralı sorunu olan konut sıkıntısını çözme adına çalışmaların devam ettiğini kaydeden Ünlüer, bu kapsamda hem yeni yerleşim yerlerine hem de yıkılan binaların yerlerine konut yapıldığını söyledi. Şehir merkezi için yeni bir plan uygulandığını ve bu plan çerçevesinde belirlenen rezerv alanlar içerisinde kalan binaların sağlam dahi olsa yıkılacağını kaydeden Ünlüer, şöyle devam etti:

“TASARIMA UYMAYAN YIKILIYOR”

– Şimdi iki şekilde konut üretiyoruz. Birincisi; önceden belirlediğimiz rezerv alanlarda şu an itibarıyla, oralarda yaklaşık 41 bin konutumuzun yapımı devam ediyor, bunların 18 bin konutunu da vatandaşlarımıza, hak sahiplerimize dağıttık ve her ay kura çekerek devam edeceğiz.

– İkincisi; kentsel tasarım ve kentsel dönüşüm dediğimiz kısımdır. Buralarda özel tasarım yapıyoruz. Birincisi, oranın yapısına göre hem mimarisini hem coğrafi durumunu hem de durumuna özel tasarımlar yapılıyor ve arada birkaç bina da bu tasarımı etkilediği için kaldırılıyor. Yoksa o binalar hasarlı olduğu için değil, o tasarıma uymadığı için yıkılıyor. O da çok sayıda değil. Zaten bunu mimarlarımız ona göre tasarlıyorlar, orada bir problem yok.

– Çok az sayıda binayı bu şekilde arkadaşlar yıkarak, bu kentsel tasarımın mantığına uygun hale getiriyorlar. Bir de bazı yerlerde yollar açılıyor, DSİ’nin kanalları açılıyor. Bunlara denk gelen binalar var. Dolayısıyla şehir yeniden tasarlanıyor. Onun için o binaların yıkılması elzem. 

YA PARA YA KONUT VERİLİYOR

Sağlam olup da rezerv alana girdiği için yıkılacak binalarda yaşayanların mülkiyet haklarının da korunacağını ifade eden Ünlüer, “Bizim burada birinci amacımız, mülkiyeti korumak. Bunun imkansız olduğu yerlerde de vatandaşa öneri getiriyoruz. Diyoruz ki; değerini kamulaştırarak parasını veriyoruz ya da rezerv alandan eş değer konut veriyoruz. Burada tamamen vatandaşımızın takdirine bırakıyoruz” diye konuştu.

Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer

Kenti dirençli haline getirmek istediklerini, çalışmaların da bu çerçevede ilerlediğini belirten Ünlüer, şunları kaydetti: 

– Şu an itibarıyla bizim ilimizde, kentsel olarak düşündüğümüz il ve ilçelerimizde, 21 bin bağımsız birimi planlamış durumdayız. İlk etap olarak 10 bin bağımsız birimin şu anda yapımı devam ediyor. Bir kısmı hemen hemen ince işlere gelmiş durumda, bir kısmı da zemin iyileştirmesinde. 1-1,5 yıl içerisinde, bu 21 bin bağımsız birimi bitireceğiz. Şehir merkezini tamamen tasarlamış ve yenilemiş olacağız.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kahramanmarasta-saglam-binalar-da-yikilacak/feed/ 0
İmamoğlu: Bunu kendime yediremiyorum… https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-bunu-kendime-yediremiyorum/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-bunu-kendime-yediremiyorum/#respond Mon, 29 Apr 2024 21:54:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6743 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Üsküdar Belediye Başkanı Adayı Sinem Dedetaş ile birlikte halk buluşmasına katıldı. Üsküdar Yavuztürk Mahallesi’ndeki buluşmada İmamoğlu’na eşi Dilek Kaya İmamoğlu da eşlik etti.

İmamoğlu “İstanbul’un her noktasına özenli ve titiz bir şekilde hizmetlerimizi kavuşturduk. Bu dönem İstanbul’da hizmet noktasında hiç birbirinden ayırmadığımızın en güzel örneklerinden Üsküdar’dır. İstanbul’un en eşitlikçi belediye başkanı olacağım demiştim. İddia ediyorum; İstanbul’da gelmiş geçmiş her ilçesine aynı derecede hizmetleriyle buluşturmayı başaran bir dönemi İstanbul’da var ettiğimiz için ekibimizle gurur duyuyorum” dedi.

“İTHAL ADAY BUNU ANLAYABİLSE…”

Anne kart, halk süt, yurt hizmetlerini anlatan İmamoğlu, emeklilere verdikleri desteklere dikkat çekti ve ekonomiyi sert dille eleştirdi. İmamoğlu, “Emekliyi yani başımızın tacı olması gereken büyüklerimizi ne yazık ki tarihin en derin mahrumiyetini yaşattılar. 10 bin lira maaş ne demek? 2002 yılında bunlar iktidar olduğunda o dönemin asgari ücretine göre hesaplarsak şu anda en düşük emekli maaşı 25 bin lira olmalı. Bunlar ekonomiyi perişan ettiler” dedi.

“Ekonominin perişan olduğuna küçük bir örnek yine Üsküdar’dan vereyim” diyen İmamoğlu, daha önce de sosyal medyada önünde oluşan uzun kuyruklarla gündeme gelen Üsküdar’daki Kent Lokantası ile ilgili çarpıcı bir veri paylaşarak rakibi Murat Kurum’u eleştirdi.

İmamoğlu “Kent lokantamız açılalı daha bir sene oldu olmadı. 226 bin 950 kişi kent lokantamızdan faydalanmış. Bu kent lokantasını küçümseyen dersine çalışmamış o ithal aday var ya, ithal aday. Ah bunu bir anlayabilse” diye konuştu.

“İSTANBUL’U TANISIN ÖYLE GİTSİN ANKARA’YA”

İmamoğlu vatandaşlara şöyle seslendi:

*Birkaç gün sonra mühür size gelecek. Mührü doğru yerde kullanacaksınız. Bu kullanılan mühür, sizlerin geleceği adına en önemli kararın, onayı olacak. İstanbul’da zaten işiniz kolay.

*Biliyorsun iki tane aday var. O zaten 31 Mart’a kadar çalışsın, biraz hayat dersi alsın, sonra Ankara’ya yollayacağız onu. Öyle değil mi? Tabii şimdi gelirken dersine çalışmadı. Ben bazen çok detaylı anlatıyorum ki benim anlatımlarımdan İstanbul’u biraz daha tanısın da öyle gitsin Ankara’ya diye.

*Anlıyorum ki dinlemeyi de sevmiyor. Halbuki iyi bir belediye başkanı iyi öğrenci olacak. Ben iyi bir öğrenciyim. Halkı dinlerim ve öğrenirim. İyi belediye başkanı iyi öğrenci olacak. Şimdi tabii ben kendisine böyle takılıyorum zannetmeyin. Ben öyle düşünmüyorum sadece.

*İstanbul’da dersine çalışmadığını başka kim düşünüyor? 17 bakan arkadaşı. Öyle düşünmeseler Ankara’dan buraya niye gelsinler? Öyle değil mi? 17 yedi bakan arkadaşı, adayları yeterli olmadığını görünce çantayı, bavulu toplayıp İstanbul’a geldiler.

*Yetmedi, artı bir cumhurbaşkanı da geldi. Hepsi burada. Hepsi toplandı geldi. Hoş geldi, sefa geldi. Bunlara, misafirperverlik yapacak mıyız? Yapalım, ama 2019’daki gibi 23 Haziran’daki gibi 806 bin kez misafirperverliğe hazır mıyız?

“SEÇİLDİKLERİ MAKAMI KENDİ MÜLKLERİ ZANNEDİYORLAR”

“Sözüm ona İstanbul’u geri almak istiyorlar” diyen İmamoğlu şöyle devam etti:

“Kimden? Milletten. Düşünsenize bir metro açılışında diyor ki sayın Cumhurbaşkanı, ‘Sayın Kurum malımıza sahip çık.’ Ya kimin malı? Senin yaptığın metro da milletin malı, bizim yaptığımız metro da milletin malı. Bunu anlayamadılar. Onlar hala bir şeyi çözemediler. Millete ait olan şeylerin millete ait olduğunu kavrayamadılar. Hala seçildikleri yerlerin kendi makamları, kendi malları mülkleri zannediyorlar. Yahu değil, milletin malı. “

“1.5 GÜNDE BİR BİZE MÜFETTİŞ YOLLADILAR”

*İmtiyazlı bir avuç insana, imtiyazlı kişilere, binaları, mülkleri, yapıları kurumlara, derneklere dağıtırken nefes nefese kalmışlardı. İstanbul’u da perişan etmişlerdi. 5 yıldır İstanbul rahat bir nefes aldı. Bir kendine geldi. Var mıydı 100 bin çocuğa burs dağıtmak, biz dağıttık.

*5 yılda atom karınca gibi çalıştık. Onlar da boş durmadı. Onlar da çok çalıştı. Ne yaptılar biliyor musunuz? 1.5 günde bir bize müfettiş yolladılar. Tam 4 buçuk senede bin 9 kez Ekrem İmamoğlu’nu ve arkadaşlarını teftiş, soruşturmadan geçirdiler.

*O ahmak davası falan saymıyorum. Bize ne verdiler biliyor musunuz? Bin 19 kez şeref madalyası verdiler.. Biz teftiş edilmekten, denetlenmekten imtina etmeyiz ki milletin malını, milletin parasını biz yönetiyoruz. Tabii ki teftiş edilmeliyiz. Tabii ki hesap vermeliyiz.

*Ama sorun şurada. Bizden önceki 5 senede ne yaptılar? 146 kez teftiş. 146 nere, bin 19 nere? Sözüm ona Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarında leke bulacaklar. Ya da suçlayacaklar. Ne yapabildiler? 5 senede aça aça bir tane saçma sapan ahmak davası açabildiler. Başka bir şey yapabildiler mi? Yapamazlar.

*Çünkü biz 5 yıl boyunca ahlaklı, erdemli, şeffaf hesap veren halkçı belediyeciliğin en iyisi olmak için ant içmiştik, onu da yerine getirdik. Ne mutlu bize.

“SON ÇARE KUMPAS”

İmamoğlu kumpas videolarına da tepki göstererek “Biz bu kadar soruşturma geçirirken seçime 4-5 gün kaldı ya son çare ne? Kumpas. Son çare ne? İftira. Son çare ne? Yalan. Son çare ne? Montaj. Son çare ne? Video. Şimdi bu şekilde milleti aldatacaklar. Ekrem İmamoğlu’na sözüm ona leke atacaklar. Bunlara Allah akıl versin. Bunları Allah ıslah etsin. Ben vatandaş Ekrem olarak bunların yanlışlarını kabullenemiyorum” dedi.

“BUNU KENDİME YEDİREMİYORUM”

İmamoğlu Ankara’dan İstanbul’a AKP’nin seçim kampanyasına destek için gelen 17 bakan ve Cumhurbaşkanı’na da eleştirilerini sürdüren İmamoğlu şunları söyledi:

*Bunu kendime yediremiyorum. Devletin bakanı olmak şerefli bir görevdir. Atanmış kişilersiniz siz. Devletin bakanı olarak görev yapacaksınız. İçinde kim var? Dış İşleri Bakanı var. Maliye Bakanı var. Ekonomi Bakanı var. İçişleri Bakanı var, Adalet Bakanı var.

*Şimdi bunlar bakkal bakkal, market market, gezip oy istiyorlar. İçişleri Bakanı’na buradan sesleniyorum; ‘Dönsene Ankara’ya, işin gücün yok mu senin?’ İşte ‘Ekrem İmamoğlu burada aday. İmamoğlu’na oy vermeyin. Sayın aday Kurum’a verin…’ Yahu sizin başka işiniz yok mu? Devletin bakanısınız. Ben size bir şey diyeyim mi?

*Başları öne eğik gezecekler, biraz utanmaları varsa. Vatandaş Ekrem olarak utanıyorum. Niye biliyor musunuz? Devletin bakanı bunu yapmaz. Ama bir partinin bakanıysa, bir partinin görevlisi gibiyse o ayrı.

*O zaman sen devletin bakanı olamazsın. Pazar günü seçim güvenliğini sağlayacak kişi İçişleri Bakanı. Adalet Bakanı, adaleti sağlayacak hukuku sağlayacak Ekrem İmamoğlu üzerinden yaptıkları işlere bak.

*Savcılık yapıyor. Kumpas videoları üzerinden savcılık yapıyorlar. Utanmaları da yok. Bu kardeşiniz, bu hemşeriniz bu yola çıktı ya. Allah şahit siz de şahit olsun.Bir milim geri atmam bir milim.

*Ben 5.5 senedir bunlarla mücadele ediyorum büyükşehir nezdinde. Doğru yıkılmaz. İşinize bakın. Çünkü bunlar şuna alışmış. Seçim gününe kadar her şeyi yapacaklar. Seçimden bir gün sonra pazartesi günü ne diyecekler biliyor musunuz?

*‘Siyaseten söylemiştik, siyaseten yapmıştık…’ Biz siyasetin dilini değiştireceğiz. Onların yaptığı gibi seçimi kazanmak için her yol mübahtır anlayışı değişecek.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-bunu-kendime-yediremiyorum/feed/ 0
İmamoğlu: Particilik zamanı değil, oylarınızı bölmeyin https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-particilik-zamani-degil-oylarinizi-bolmeyin/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-particilik-zamani-degil-oylarinizi-bolmeyin/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:54:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6554 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu Esenyurt’ta konuştu. İmamoğlu, seçmene ‘oyları bölmeme’ çağrısında bulunarak particilik yapılmaması gerektiğini söyledi. “Bazıları pireye kızıp yorganı yakmak isteyebilir. Sakın buna fırsat vermeyin” diyen İmamoğlu, 31 Mart seçimi için “İsrafçıların ve rantçıların tarihe gömülme vakti” ifadesini kullandı.

İmamoğlu, Esenyurt’da CHP’nin Esenyurt Belediye Başkan Adayı Ahmet Özer ile birlikte halk buluşmasına katıldı. Yazar Yaşar Kemal’in adı verilen meydanın ve Haramidere ıslahı 1. Etap kavşak düzenlemesinin açılışını da gerçekleştirdi. Etkinliğe Yaşar Kemal’in eşi Ayşe Semiha Baban da katıldı. İmamoğlu sahneye de sözleri Yaşar Kemal’e müziği Zülfi Livaneli’ye ait “Merhaba” şarkısı ile çıktı.

BAKANLARA GÖNDERME

İmamoğlu sözlerine “Bakın Yaşar Kemal ne söylemiş? ‘Dünyanın ucunda bir gül açılmış, efil efil esen yele merhaba/ Karanlığın sonu bir ulu şafak, sarp kayadan geçen yola merhaba’ demiş. Yaşar Kemal en sert kayasına bile bu memleketin merhaba demiş. Ben de canım ciğerim, komşum hemşerim sevgili Esenyurtlulara merhaba diyorum” cümleleriyle başladı. Meydanı dolduran vatandaşların taşıdığı pankartları tek tek okuyan İmamoğlu “Kabine İmamoğlu’na karşı” pankartını göründe “Kabine kim ya? Kabine kim? Tanıyan var mı? Ben tanımıyorum. Ha şu Ankara’dan gelen 17 arkadaş tamam… Çıkaramadım pardon” diye espri yaptı.

“BİNA YAPMAK İÇİN DERENİN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRDİLER”

Esenyurt’a yaptıkları hizmetleri sıralayan İmamoğlu açtıkları kreş, yurt ve kütüphaneleri, bursları, anne kart ve halk sütü anlattı. Gündeme sık sık can ve mal kaybına neden olan sel baskınları ile gelen Esenyurt’a İSKİ’nin 4.4 milyar liralık yatırım yaparak alt yapısı sorunu çözdüğünü belirtti.

İmamoğlu “Bunların karnesi sıfırdı. İstanbul’un 39 otuz dokuz ilçesinde olduğu gibi Esenyurt’ta da icraatçı olduk, halkçı bir belediye olduk. Her yağmurda can ve mal kaybı oluyordu. Bunu sona erdirdik. Bunlar bina yapmak için derenin yönünü bile değiştirdiler. İmara açtılar. Biz derenin akışını normalleştirdik” diye konuştu.

“ESENYURT’U KABATAŞ’A BAĞLIYORUZ”

Esenyurt’un ilk metro hattı olan Mahmutbey-Bahçeşehir- Esenyurt metrosunun yüzde 40’ını bitirdiklerini belirten İmamoğlu şöyle konuştu:

– Bu hattı Esenkent, Ardıçlı ve Esenyurt meydandaki durağı ile vatandaşlarımızı, İstanbul Boğazı’nın kıyısına Kabataş’a bağlayacağız. Beylikdüzü -Sefaköy- Yenikapı metro hattını da göreceksiniz bu kardeşiniz yapacak. Bu kardeşimiz bizden önceki 25 yılda yapılan metro hattının yarısını 5 yılda yaptı.

– Size söz, bu kardeşiniz 10 yılda, 50 yıllık iş yapacak. İstanbul ulaşımında bir devrim olacak olan Hızray yapacağız. Sizi TÜYAP’tan, Esenyurt’tan Sabiha Gökçen’e, 75 kilometreyi 55 dakikada İstanbul’u bir uçtan öbür uca bağlayacak İstanbul tarihinin en büyük, en hızlı, ekspres metro hattını da bu kardeşimiz yapacak. Yine bu bölgede metrobüs hattının Büyükçekmece’yle eklentisini sağlayacağız.

“30 BİN KONUT MAĞDURU YARATTILAR”

İmamoğlu, “Bunların derdi ve çocuktu ve kadındı, ne anneydi, ne de gençti. Bunların tek derdi rant, rant. Başka bir dertleri yoktu. Onun için Esenyurt’ta bizden önce 30 bin konut mağduru yarattılar. Sırf bir avuç insan zengin olsun diye. Ama biz bu eksiklikleri de gidereceğiz” dedi.

“OYLARINIZI BÖLMEYİN” ÇAĞRISI

Esenyurt’ta yeni kreşler ve kent lokantası açacaklarını duyuran İmamoğlu şöyle devam etti:

– Bunları onlar yapabilir mi? Onların aklına siz gelir misiniz? Vatandaşımız bizim aklımızda, bizim yüreğimizde. Ancak biz yaparız bunları. Onlar yapamaz. Çünkü onlar israfçı, biz icraatçıyız. Onlar rantçı, biz halkçıyız, halkçı. 31 Mart neyin tarihi? İsrafçıların ve rantçıların tarihe gömülme vakti. Hep birlikte 31 Mart’ta bunları tarihe gömmeye hazır mıyız? İsraf ve ihanet dönemini tarihe gömmeye hazır mıyız?

– Bir avuç insana asla oy verilmesine müsaade etmeyin. Oylarınızı bölmeyin. Anlaştık mı? Oylarınızı bölmeyeceğiz. Oylarımızı ve güçlerimizi birleştireceğiz. Particilik yapma zamanı değil. Biz halkçı İstanbul’un büyük ittifakıyız. Biz halkını düşünen, partiler ötesi düşünen, şehrini düşünen, insanını düşünen, bu şehrin emekçisini, işverenini, kadınını, gencini, çocuğunu düşünen büyük bir halk ittifakıyız. Bazıları pireye kızıp yorganı yakmak isteyebilir. Sakın buna fırsat vermeyin. Her zaman birleşeceğiz. Birleşe birleşe kazanacağız.

“ONLARIN DEVRİ BİTTİ”

– Bugün karşımızda olan güç hiç değişmedi. 2019’da bize ne yaşattı iseler aynı kişiler, hiçbir zaman dürüst ve adil olmadılar. Bugün de değiller. Demokrat değildiler. Şimdi de değiller. Onların bugüne kadar akıllarına bile gelmeyen vaatlerine sakın aldanmayın. Sakın dinlemeyin. Onların artık dönemi devri bitti. Emekliyi sefil etmediler mi? İşçiyi sefil etmediler mi? Paramızı pul etmediler mi? Bir emekli bir kahvehaneye girip çay bile içemiyor. Dolayısıyla onlar sadece kendi çıkarları için siyaset yaparlar. Biz sizin için çalışacağız. Biz milletimiz için çalışacağız. Onlar 2019’dan bugüne hiç değişmediler. Ama bizim birliğimizi ve bütünlüğümüzü bozmaya çalışıyorlar. Bunlara fırsat vermeyeceğiz. Onların gözünü gördüğü tek şey çıkarları, bizim derdimiz milletimiz.

– Bir avuç israfçıya ve rantçıya fırsat vermeden biz vicdanlı, mert, akıllıca, ahlaklıca, erdemlice bir döneme hazırlık yapıyoruz. 31 Mart’ta mertlik kazanacak. 31 Mart’ta particilik değil birliktelik, bir partinin değil halkın zaferi olacak. Bu şehre, başta Esenyurt’ta, ihanet ve zulüm edenleri, vatandaşı ayrıştıranları 31 Mart’ta hep birlikte tarihe gömeceğiz. Hoşgörü ve kardeşlikle beraber kazanacağız. Yaşar Kemal diyor ki; ‘Bir toplum hoşgörüsü kadar güçlü, sağlam, haklıdır. Zulmü kadar zalim ve zayıftır.’ Onlar zulümleriyle bu şehri, bu ülkeyi bu milleti zayıflatanlardır. Bir avuç bir avuç zalim kaybedecek, halkın hoşgörüsü kazanacak. Halkın vicdanı kazanacak, vicdan ittifakı kazanacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-particilik-zamani-degil-oylarinizi-bolmeyin/feed/ 0
Erdoğan’ın o sözlerini hatırlatan İmamoğlu: Hepimizin başına dert oldu https://www.foxhaber.com.tr/erdoganin-o-sozlerini-hatirlatan-imamoglu-hepimizin-basina-dert-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/erdoganin-o-sozlerini-hatirlatan-imamoglu-hepimizin-basina-dert-oldu/#respond Wed, 03 Apr 2024 09:03:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5550 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Esenyurt Belediye Başkan adayı Prof. Dr. Ahmet Özer ile birlikte seçim otobüsüyle ilçe turu yaptı.

İmamoğlu, bazı noktalarda otobüsün önünü kesen vatandaşlara kısa konuşmalar yaptı. Esenyurt’un ardından Başakşehir’e geçen İmamoğlu ve CHP Başakşehir Belediye Başkan adayı Mesut Öksüz, Altınşehir Mahallesi’ndeki Güvercintepe Meydanı’nda halkla buluştu.

8 YAŞINDAKİ KÜÇÜK KIZIN PANKARTI ALANI GÜLDÜRDÜ

Vatandaşların sevgi gösterileriyle karşılanan İmamoğlu’nun okuduğu, “Ekrem Amca, 8 yaşındayım, 8 kilometrenin 8 adım olmadığını biliyorum” pankartı, meydandaki coşkulu kalabalığı güldürdü.

“Dersine çalışmayan ithal adaya yolluyor o sözü” diyen İmamoğlu’na konuşması sırasında, Şahintepe Veli Baba Cemevi’nden gelen yöresel kıyafetli kadınlar eşlik etti.

Ülkedeki siyaset dilinin sorunlu olduğu tespitinde bulunan İmamoğlu, “Bizim dilimizde ayrımcılık yok. Bizim dilimizde insanlarımızı hor görmek yok. Bizim dilimizde insanları ‘oy veren, vermeyen’ diye tasniflemek hiç yok. Hizmetlerimiz insanımız için ve bu hizmetlerimizi insanlarımıza verirken, insanlarımızın ihtiyaçlarını sizlerden dinliyoruz. Sizler bize yol gösteriyorsunuz. Onun için bizim aramızdaki diyalog, bizim aramızdaki köprü çok” dedi.

“BİR KİŞİ ÇIKTI, ‘BEN EKONOMİSTİM’ DEDİ”

“İnsanlarımızla yeni bir tarih yazıyoruz” diyen İmamoğlu, “Bu tarihin içinde müthiş bir toplumsal ittifak var. Bu ittifakın içinde herkes var. Bütün siyasi görüşler, bütün siyasi partiler var. Bu yerel yönetim seçimi, İstanbul’dan olağanüstü bir demokrasi meşalesi yakacak. Ve artık hiç kimse ben bu topluma, bu şehre, bu ülkeye tek başına hükmederim, ‘Ben ne dersem o olur’ diyemeyecek. Bütün o antidemokratik ruhu, hep beraber tarihe gömeceğiz, tarihe gömeceğiz” şeklinde konuştu.

Son 6-7 yıldır ülkenin en büyük sorununun yoksulluk olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Peki bu ülkenin ekonomisi, bu ülkenin sorunları bu kadar ağır olur muydu? Bakın olmazdı. Ama bir kişi çıktı ne dedi? ‘Ben ekonomistim’ dedi. Ekonominin kurallarını altüst etti. Hatırlayın; suçu faize, sonucu enflasyona bağladı. Ve yeni bir kural yazmaya kalktı. Bu yazmaya çalıştığı kural, hepimizin başına dert oldu. İşi bilmez ekonomi bakanlarını göreve getirdi. Liyakat aramadı. Aradığı şey şuydu: ‘Ben ne dersem onu yapsın.’ Oraya işi bilen biri gelse, onun dediğini yapmayacaktı. Doğru insanlar, ekonominin doğru kurallarını uygulamaya çalışıyorlar gücü yettiğince. Ama Merkez Bankası’nda ama bakanlıkta. Ama o koyduğu bakanlar, bizim paramızı altüst etti. Cebimizdeki parayı pul etti. Yoksulumuzu daha yoksul etti. Orta kesim diye kimse kalmadı. Emeklileri aç, açıkta bıraktı” ifadelerini kullandı.

“SOSYAL YARDIMLARI ANLATMAK, İNSANIN HOŞUNA GİTMİYOR”

Kötü ekonomi yönetimi sürdükçe, kendilerinin de sosyal yardımları süreç içerisinde 6 kat artırmak zorunda kaldıklarını kaydeden İmamoğlu, bu kapsamda yaptıkları ve yapacakları hizmetleri örneklendirdi.

İmamoğlu, “Sosyal yardımları anlatmak, insanın hoşuna gitmiyor. Bunlar sizin hakkınız. İnsanlarımız yokluk çekiyorsa, biz, insanlarımızın yanında olmak zorundayız. Bu devletin kuralı. Devlet, bunu yapmak zorunda ve yapmaya da devam edeceğiz. Arttırmaya da devam edeceğiz. Ama temel mesele ne biliyor musunuz? Bu memleketin yoksulluk sorununu tarihe gömmek. Ama bunlar yapamayacak. Bakın niye yapamayacaklar biliyor musunuz? Bunların tek derdi, koltuğu korumak. Bunların tek derdi, koltuğun ve makamın sahibi olmak. Onlar, kendilerini makamın sahibi zannediyorlar, koltuğun sahibi zannediyorlar. Mesela onlar, şimdi olmazsa olmaz İstanbul’u kazanacaklar. Sanki İstanbul’u tapu edecekler. Sanki İstanbul’u mülk edecekler” diye konuştu.

“YAKINDA O DA GELİR”

Ekonomiyi, hukuku, sağlık sorunlarını çözmesi gereken bakanların Ankara’dan yola çıkarak tek tek İstanbul’a gelmeye başladığına dikkat çeken İmamoğlu, alandaki vatandaşlara, “Yakında o da gelir. O da gelecek yakında. Ama söyleyeyim, sevgili hemşehrilerim, güzel hemşerilerim; siz misafirperversiniz, öyle değil mi? 2019’da misafirperverliği onlara gösterdiniz, öyle değil mi? Ev sahipliği nasıl yapılırmış gösterdiniz, öyle değil mi? Ne yaptınız? Onlara misafirperverliğinizi 13 bin kez değil, 100 bin kez değil, tam 806 bin kez gösterdiniz. Daha fazlasını göstermeye hazır mıyız” sorusunu yöneltti.

“18 MART’TA AÇACAĞIZ”

“Ataköy-İkitelli, metrosunu, Allah’ın izniyle 18 Mart günü Başakşehirlilerle birlikte açacağız” diyen İmamoğlu, ilçe genelinde 5 yılda yaptıkları bazı hizmetleri sıraladı. Bakanlık tarafından yapılıp, İBB’ye teslim edilen Başakşehir-Kayaşehir ve Sabiha Gökçen Havaalanı metro hatlarının toplam 6 milyar lira tutan parasının, önceki dönemlerde 16-17 senede tahsile edilirken, kendilerinden 10 ay içinde tahsil edildiği bilgisini paylaşan İmamoğlu, “Bunlar zannediyorlar ki, Ankara’daki kasa onların, İstanbul’daki kasa bizim. Böyle bir şey olur mu? Ankara’daki kasa da milletin, İstanbul da milletin. Sen kimi cezalandırıyorsun? Allah’ın adamı, sen kimi cezalandırıyorsun? Ama benim bunlara çok güzel duam var. Bu duamın da tuttuğunu düşünüyorum. İnşallah bunlara 1 Nisan’dan sonra akıl gelecek. Allah bunlara akıl versin” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erdoganin-o-sozlerini-hatirlatan-imamoglu-hepimizin-basina-dert-oldu/feed/ 0
Erdoğan: Hamas bir direniş hareketidir https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-hamas-bir-direnis-hareketidir/ https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-hamas-bir-direnis-hareketidir/#respond Sun, 31 Mar 2024 09:03:12 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5407 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından Sinan Erdem Spor Salonu’nda ‘Bizim Kahramanımız!’ başlığıyla düzenlenen TÜGVA 7.Gençlik Buluşması’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmasında İsrail’i hedef aldı.

“İSRAİL YÖNETİMİ KORKAKTIR”

İsrail yönetiminin bir tehdit olduğunu vurgulayan Erdoğan şunları söyledi:

– “Netenyahu’nun başında bulunduğu İsrail yönetimi tehdittir. Tarih bize göstermektedir ki önüne geçilmeyen, kınanmayan, engellenmeyen her zulüm ve katliam farklı bahanelerle pusuda bekleyen yenilerin yolunu açar. İsrail yönetiminin pervasızca yürüttüğü cinayetler, zulümler, hırsızlıklar ve diğer tüm arızalı politikanın bu zincirleme reaksiyonu başlatma riski giderek artmaktadır. Netenyahu’nun başında bulunduğu İsrail yönetimi korkaktır tüm büyük zalimler gibi korkaktır. Siyanonizm adına kadın ve çocuk katliamı yapan kendilerini savuma imkanı olmayan masumlara zulmeden İsrail yönetimi korkaktır. Güçlü olduğunda ceberrut kesilen korktuğunda hayvandan aşağı bir konuma inen bu güruh insanlığın kalbinde kendisi için var olan son merhamet kırıntılarını da yok etme yolunda ilerlemektedir.”

“HAMAS’A TERÖR ÖRGÜTÜ İFTİRASI ATAN İSRAİL MUHİPLERİNE ALDIRMAYIN”

Erdoğan, şöyle devam etti:

– “Sevgili gençler, şunu çok iyi bilmenizi isterim içimizdeki kimi kendini bilmezlerin söylemlerine bakarak devletimize ve milletimize karşı asla tereddüte kapılmayın. Bu ülkede siyaset yaptığı halde çıkıp utanmadan Hamas’a terör örgütü iftirası atan, İsrail muhiplerine asla ve asla aldırmayın. Bunlar katil İsrail’e selam çakarak siyasi ikballerini garantiye alacaklarını düşünen kifayetsiz muhterislerdir. Pusulasını emperyalistlere çevirmiş, selefleri gibi. Bunlar da yakında, tarihin tozlu raflarında kaybolup gideceklerdir.

– Şayet onların iddia ettiği gibi Hamas bir terör örgütü olsaydı emin olun herkesten önce kendileri savunur, işbirliği yapar, muhabbet beslerlerdi. Eğer, Hamas bunların dediği gibi bir örgüt olsaydı, milletvekilleri her yıl dönümünde kurulduğu köyü ziyaret eder, atlamak için kırk dereden su getirirler, reklamını en çok kendileri yapardı. Gerçekten de Hamas dedikleri gibi olsaydı şüpheniz olmasın Hamas’ın hamiliğini, avukatlığını bunlar kimseye bırakmazdı. Hamas bunların iddia ettiği gibi bir örgüt kesinlikle değildir. Bilakis canları pahasına vatanlarını ve topraklarını savunan bir direniş hareketidir. Müfterileri asıl rahatsız eden de Hamas’ın bu özelliğidir. Biz bunlara aldırmıyoruz, itibar etmiyoruz, kesinlikle prim vermiyoruz.”

“37 BİN TONDAN FAZLA İNSANİ YARDIM MALZEMESİNİ ULAŞTIRDIK”

Erdoğan, “Türkiye olarak hiçbir tehdide ve baskıya boyun eğmeden, Gazze’de yaşanan katliamın Filistin’de yaşanan zulmün sona ermesi için kalbimizle dilimizle ve elimizle her türlü çabayı gösteriyoruz” ifadelerini kullandı ve şunları kaydetti:

– “Dualarımızda hep Filistinli kardeşlerimizin özgürlüğüne kavuşması yakarışı var. Bu meseleyi uluslararası gündemde tutmak ve somut kararlar çıkması için yoğun diplomasi yürütüyoruz. Mısır ve ürdün üzerinden bölgeye yardım ulaştırmak için yoğun gayret göteriyoruz.

– Bugüne kadar 37 bin tondan fazla insani yardım malzemesini uçaklar ve gemilerle bölgeye ulaştırdık. Kızılay’ımızın sivil yardım gemisi 3 bin tonluk malzemeyle dün yola çıktı. Gaze’nin Refah sınır kapısından her gün Kızılay tırlarımız Gazze’ye giriyor. Ramazan ayında yardımlarımızı inşallah daha da artıracağız.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-hamas-bir-direnis-hareketidir/feed/ 0
Sucukta hileye dikkat! https://www.foxhaber.com.tr/sucukta-hileye-dikkat/ https://www.foxhaber.com.tr/sucukta-hileye-dikkat/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:24:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4608 Sefaköy’de 3 kangalı 150 TL’den vatandaşa satılan sucuklar dikkat çekti… 3 kangal sucuk 150 TL olur mu sorusunu akıllara getiren görüntülere karşı kasap ve marketlerde sucuğun kangalı 200 ile 300 lira arasında değişiyor.

Sucukta yapılan maliyet oyunlarına karşı Gıda Mühendisi Doç. Dr. Murat Doğan, uyarılarda bulundu.

Vatandaşın renginden ve görüntüsünden anlayamayacağı hileleri anlatan Doğan, sucukta kemik tozu, sakatat ve bitkisel proteinlerin kullanıldığını, bunların da halk sağlığını tehdit ettiğini dile getirdi.

SAKATAT, MİDE, PANKREAS VE KEMİKLER KULLANILIYOR

Gıda Mühendisi Doç. Dr. Murat Doğan, “Sucuk içerisinde kıyma ve baharat karışımından başka bir şey olamaz. Ancak tağşiş dediğimiz yani aldatmaca yapılan işler var. Merdiven altı üretim yerlerinde bunlar yapılabiliyor. Temel olarak aslında iyi olmayan etler kullanılıyor. Sakatat türü etler, hayvanın kullanılmayan yerleri, pankreası, midesi, bağırsaklarının bir kısmı. Et mezbahadan çıkıyor ve çıktıktan sonra kemikler kalıyor. Bu kemikler ya hayvan yemi olarak gönderiliyor ya da mama olarak yapılması için fabrikalara gönderiliyor. Kemiğin üzerindeki kıymayı tıraşlayarak onu da kullanıyorlar, böylece maliyetleri hem düşürmüş oluyorlar kendilerince ama bunların hepsi yasak. Sağlık açısından da problemli şeyler. Ürünü normal fiyatıyla, piyasa fiyatıyla alıyorsanız, bilindik bir yerden alıyorsanız ve markanız da güvenilirse, bir sorun yaşayacağınızı düşünmüyorum. Onun dışında bir panayırda, herhangi bir etiketsiz ürünü aldığım takdirde bunları yaşama imkanım var” dedi.

BOLCA TAVUK DERİSİ KULLANILIYOR

Doç. Dr. Doğan, şöyle konuştu:

-Yapılan şeyler baharatı artırarak istenilen tadı yakalamak. Tarım Bakanlığı bunlarla ilgili çalışmalar yapıyor ama merdiven altı yerlerin bulunabilmesi lazım. Tavuk da karıştırılıyor.

-Türk Gıda Kodeksine göre sucuk dediğimiz şeyin içerisine kesinlikle tavuk eti olamaz. Yani kanatlı et olamaz.

-Maliyetleri düşürmek için yapılan bazı şeyler var. Bolca tavuk derisi katılıyor. Tavuğun iç kısımları, kemikli kısımları çamur haline getiriliyor sucuğun içerisine kuter yapılırken katılıyor.

-Bunların hepsi hem sağlığımızı etkiliyor hem de doğru ürünü tüketmememize neden oluyor.

BİTKİSEL LİFLER KULLANILIYOR; POSA YİYORSUNUZ

-Kemik tozu zararlı. Sucuğun içine katıldığı takdirde normalde siz bir tabak tavuk yiyorsunuz, kemikli but yiyorsunuz, yerken kemiğini yemezsiniz. Sizin yemediğiniz bir şeyi hayvanlar için kullanabilecek ya da gübre yapılabilecek bir şeyi alıp gıdanın içerisine koymak doğru bir şey değil.

-Bitkisel protein de katıyorlar amaç burada bakanlık tarafından denetim yapıldığında içerisinde protein miktarına bakılıyor. Yüzde 13-14 olması lazım. Bu miktarın altındaysa etin yerine başka bir şey olduğu anlamına gelir.

-Bu noktada posa dediğimiz, bitkisel lifler, buğday, havuçların liflerini katıp içerisine suyla birlikte karıştırdıkları takdirde 1’e 6 yani 1 litre su içerisine 6 kilo o liften katıp, kıymanızla karıştırdığınızda 10 kiloya yakın bir sucuk elde ediyorsunuz 3 kiloluk bir kıymadan. Bol da baharat atınca maliyetler böyle düşürülüyor.

-Asıl sorun burada. Siz et yediğinizi düşünüyorsunuz, et proteini aldığınızı düşünüyorsunuz ama bildiğiniz posa yiyorsunuz” diye konuştu.

ANLAŞILABİLİR ŞEYLER DEĞİL

-Vatandaşın yapacağı şey bilindik yerlerden satın alma yapması. Etin fiyatlarını hepimiz biliyoruz.

-Etin fiyatının çok altında olan bir rakamda kilo sucuk satılıyorsa bunda bir problem vardır. Orada yapılması gereken etiketine bakmak. Nasıl detaylı inceleyeceğiz diyebilirler. Tarım Bakanlığı’nın iznine bakabilirler. Eğer o varsa en büyük kriter sağlanmış oluyor. Arkasından da aldığınız yer güvenilir bir yer mi?

-Zincir marketlerden alıyorsunuz, uygundur ama halk pazarından tezgahtan, nereden geldiği belli olmayan sucuklar burada etiketi de yoksa, olsa bile muhtemelen üretim izni olmayan bir üründür. Kemiklerin üzerinden alınan, kemik tozu da karışmış olan kıymalar kullanılıyor. Bunların hepsi anlaşılabilir şeyler değil.

KASAPLAR DA UYARDI

1 kilo sucuktan 3 kangal sucuk çıktığını belirten kasap Furkan Uğur, “Bizde kilogram satış fiyatı 600 liradır. Ortalama bu civarlarda olmalı çünkü sucukta tağşiş söz konusu. İçine hangi eti koyduğunuz çok önemli. Baharatı önemli, sucuğun kıvamı, rengi önemli. Rengi biraz kırmızı olması lazım ve genellikle vatandaş fermente ürün tercih etmeli. İçine dana eti yerine başka et kullanılıyor. O yüzden ucuza gelmiş oluyor. Sakatat ürünleri de çok kullanıyorlar” dedi.

Kasap Durmuş Aslan da, “3 kangal sucuk 150 lira olmaz. Şu anda karkas 330 lira. Tavuk etinin kilosu 85 lira. Kemikli tavuk etinin derilerini alıyorlar, insanların sağlığını bozmak için. Sucuğun en az kilosunun 600 lira veya 650 lira olması lazım. Tavuk derisi, taşlık, ciğer katarlar. Tavuk derisi katarlar. Vatandaş bunları fiyatından ve renginden anlayacak. İnsanlar et yemek istiyorlarsa mutlaka kasaplardan alacaklar” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sucukta-hileye-dikkat/feed/ 0
Hüseyin Baş: MOSSAD ajanları sosyal medyada hoca kılığında vaaz verip Atatürk’e hakaret ediyor https://www.foxhaber.com.tr/huseyin-bas-mossad-ajanlari-sosyal-medyada-hoca-kiliginda-vaaz-verip-ataturke-hakaret-ediyor/ https://www.foxhaber.com.tr/huseyin-bas-mossad-ajanlari-sosyal-medyada-hoca-kiliginda-vaaz-verip-ataturke-hakaret-ediyor/#respond Fri, 08 Mar 2024 21:51:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4402 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Bursa’da aday tanıtım toplantısı düzenledi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programda konuşan Hüseyin Baş, Türkiye’nin sıcak gündemine ilişkin önemli konularda dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

“ATATÜRK TÜM DÜNYAYA İNGİLİZLERİ YENİLEBİLECEĞİNİ GÖSTERDİ”

Hüseyin Baş şunları söyledi:

* “Çanakkale’de bir yiğit meydana çıktı. Bütün dünyaya İngilizin yenilebileceğini gösteren, sömürgeciliğin bitebileceğini gösteren, milletlerin millet olma bilincine sahip olduğunda kendi kaderlerini tayin edebileceğini gösteren bir yiğit çıktı. O’nun adı Mustafa Kemal Atatürk’tü. Bu duruma çok içerlemiş olan İngilizler o tarihten itibaren şu propagandaya başladılar; ‘Biz bu Atatürk’ü yenersek, bu fikri yenersek, dünyada yeniden bu imparatorluğun sömürge hakimiyetini kurabiliriz’ dediler. Bunu hayata geçirebilmek için ne yaptılar? Dünyanın dört bir yanına eğitim yoluyla, ticaret yoluyla, siyaset yoluyla fitne tohumları atmaya başladılar. Özellikle de ülkemizde Gazi Mustafa Kemal Atatürk üzerinden kavga çıkarmaya başladılar.

* Bu kavgayı çıkarırken size , ‘Ben, sizi sömürmek istiyorum o yüzden de Atatürk’ü silmem gerekiyor dolayısıyla Atatürk’e türlü türlü iftiralar atıyorum’ deseydi, ‘Dur bakalım, hadi oradan’ diyecektiniz ama bunlar kendilerince çok uyanık bir şey yaptılar. Zannettiler ki Haydar hoca bunu fark etmeyecek, zannettiler ki Hüseyin Baş bunu fark etmeyecek, zannettiler ki Bağımsız Türkiyeliler bunu fark etmeyecek. Sizin aranıza sizdenmiş gibi görünen ajanlar serpiştirdiler. Şimdi bu İngilizin derdi neydi; bütün dünyada tekrar sömürge imparatorluğunu kurmaktı. Bunu yapabilmek için sizdenmiş gibi görünen insanlarla birlikte, ajanlarla birlikte Atatürk’ü türlü türlü iftiralarla eritmeye çalıştılar. Bizim içimizdenmiş gibi görünen, Müslümanmış gibi, Türkmüş gibi görünen insanların niye bu kadar Atatürk ile kavga ettiğiniz şimdi anlıyor musunuz?”

“ATATÜRK KARŞITLIĞI AJANLIK FAALİYETİDİR”

Hüseyin Baş, sözlerine şöyle devam etti:

* “İsrail’in başkenti Tel Aviv’de bir İslam Üniversitesi var. Bu üniversiteden mezun olanlar Müslümanlarmış gibi Ortadoğu’ya serpiştirilmiş, birçoğunun cemaatler kurduğu, birçoğunun camilerde imamlık yaptığını İsrailliler kendi elleriyle servis ettiler. Meğer bizim hoca diye sağda solda gördüğümüz insanların bir kısmı aslında İsrail ajanıymış. Yine yakın zaman önce ajanslara ‘Türkiye’de MOSSAD ajanları yakalandı’ diye haber düştü. Bir baktık ki bizim mahalledeki Ayşe teyzenin aynısı, bizim mahallenin camisindeki hocanın aynısı MOSSAD ajanıymış, tutuklanmış. Bu MOSSAD ajanlarının hepsi tutuklandı mı zannediyorsunuz! Bunların büyük bir kısmı dışarıda, bunların bir kısmı sosyal medyada size vaaz veriyor, insanlar onlara alkış tutuyor. Sakın bu oyunlara gelmeyin. Bunların Cumhuriyet karşıtı, Atatürk karşıtı olduğu andan itibaren bir ajan faaliyeti olduğunu kafamızda kodluyoruz.”

“OKUDUĞUNUZA DEĞİL, YAŞADIĞINIZA OY VERİN”

AKP’nin tarımı, hayvancılığı, sanayiyi bitirdiğini söyleyen Hüseyin Baş, “AK Parti 20 seneden beri Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne sokacağım, çağdaş bir ülke yapacağım diye tarımı bitirdi, sanayiyi bitirdi, hayvancılığı bitirdi, esnafı bitirdi, her şeyi bitirdi. Ama dönüyoruz bir cümle propagandaya oy veriyoruz. Duyduklarınıza oy veriyorsunuz yaşadığınıza değil. Okuduğunuza oy veriyorsunuz yaşadığınıza değil. Yaşadığınıza oy vereceksiniz. Ne yaşıyorsanız bunun faturasını sandıkta keseceksiniz. Gidiyorsunuz sonra tepki diye tıpkısının aynısına oy veriyorsunuz” dedi.

“HEM ATATÜRKÇÜ, HEM DİNDAR HEM DE MİLLİYETÇİYİZ?”

Hüseyin Baş, konuşmasında “Türkiye’de siyaset öyle bir noktaya geldi ki; birini seçsen milliyetçilik elden gidiyor, diğerini seçsen cumhuriyet elden gidiyor, bir başkasını seçsen din elden gidiyor vs. Ya hu bir ülkede bir tane adam yok mu; hem milliyetçi, hem dindar, hem Atatürkçü, hem cumhuriyetçi olsun. Yok mu bu ülkede bu adam? Bu ülkede bunu isteyenler yok mu? Şimdi siz Atatürkçü müsünüz? Evet. Cumhuriyetçi misiniz? Evet. Laik misiniz? Evet. Milletçi misiniz? Evet. Dindar mısınız? Evet. o zaman bu ülkeyi bunların hepsine evet diyenlerin yönetmesi gerekmiyor mu?” ifadelerini kullandı.

“BUNLAR GİDERSE NE OLACAK?”

Konuşmasında Şems ile Mevlana’nın bir sohbetinden alıntı yapan Hüseyin Baş, “Sürekli bir korku imparatorluğu. Her seçim aynı hikaye; biz gidersek sistem çöker! Sistem dediği de ne, yolsuzluk. Şems ile Mevlana’nın bir sohbetinden bahsedilir. Şems Mevlana’ya ‘Düzenim bozulur, canım sıkılır, hayatım alt üst olur diye endişe etme. Hayatının altının üstünden daha iyi olmadığını nereden biliyorsun’ demiş. Bunlar gitti ne olacak? Asgari ücret 17 bin lira mı olacak? Emekli maaşı 10 bin lira mı olacak? Dolar 31 lira mı olacak? Enflasyon yüzde 70 mi olacak? Bunlar giderse ne olacak? Bunlar giderse yasama – yürütme- yargı bir tane adamın elinde mi toplanacak? Bunlar giderse Anayasa tanınmaz hale mi gelecek? Bunlar giderse biz ne kaybedeceğiz? Bunu deyin sandığa gidin ve ‘Benim kaybedecek hiçbir şeyim kalmadı’ deyin. Dünyanın en güçlü insanı kaybedecek bir şeyi olmayan insandır, işte biz o insanız” dedi.

“BUNLAR DEVLETİ ÖLDÜRMENİN PEŞİNDE”

AKP’nin Türkiye Cumhuriyeti devleti için bir tehdit olduğunu vurgulayan Hüseyin Baş, “Devletler de insan gibidir. Vücutta bir organ iflas etti, artık bitkisel hayat… Devletin organları neler? Devletin organları hukuken yasama yürütme yargı. Başka; eğitim öldü mü, sağlık öldü mü? Öldü. Siyaset öldü, bürokrasi öldü, denetim öldü, hepsi öldü. Ülkede ayakta kalan hiçbir şey kalmadı. Bu ne demektir? Devlet ölecek. Bunlar devleti öldürmenin peşinde. Ülkenin bütün imkanlarını tek bir adamın eline verdiler, O adam da başkalarının komiserliğini yapıyor. Geldiğimiz nokta bu, bitmiş bir haldeyiz. Dolayısıyla ben size şunu söylüyorum; başkaları gibi ya ben bir dönemi beğeniyordum diyemiyorum. Bunlar ilk geldiği günden beri Türkiye Cumhuriyeti Devleti için bir tehdit arz ediyorlardı ve bugün o tehdidin gerçek bir tehdit olduğunu yaşıyoruz” diye konuştu.

“BU YAŞADIKLARIMIZ HALA FRAGMAN, HENÜZ FİLME GEÇMEDİK”

Seçim sonrası pahalılığın artacağı uyarısında bulunan Baş, “Bu yaşadıklarımız hala fragman, daha filmi yaşamadınız, bak tekrar ediyorum hala fragman izliyoruz, film çok feci, film çok kötü. Şimdi seçim geçecek, pahalılığa daha da hazır mısınız? Bugün hala evinize getirdiğiniz ekmeği getiremeyecek hale geleceksiniz. Bunu herkes için demiyorum, bu ülkenin yüzde 10’nu 8,5 milyon insan yapıyor. Bunların keyfi yerinde, hiçbir sorunları yok. Dünya yansın bir kalbur samanları yanmaz ama geri kalan 75 milyon insan evine ekmek götüremeyecek” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/huseyin-bas-mossad-ajanlari-sosyal-medyada-hoca-kiliginda-vaaz-verip-ataturke-hakaret-ediyor/feed/ 0
İmamoğlu’ndan sert sözler: Bende toz zerresi kadar leke bırakmaz, işinize bakın https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-sert-sozler-bende-toz-zerresi-kadar-leke-birakmaz-isinize-bakin/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-sert-sozler-bende-toz-zerresi-kadar-leke-birakmaz-isinize-bakin/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:24:13 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4310 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Çatalca Belediye Başkan Adayı Erhan Güzel ile birlikte Çatalca Avrupa Yakası Müteferrik 1 İçme Suyu Temel Atma Töreni’ne ve halk buluşmasına katıldı. Cumhuriyet Meydanı’ndaki kalabalığa seslenen İmamoğlu; AKP’li Çatalca Belediye Başkanı’nın, ilçede yaptıkları hiçbir temel atma törenine veya etkinliğe katılmadığını söyledi.

“BU MAKAMIN SAHİBİ, BU ŞEHRİN 16 MİLYON İNSANI”

İmamoğlu, şöyle konuştu:

* “Hayata şöyle bakıyorum. Bu makamlar gelir geçer. Benim şu anda bulunduğum makam, çok kutlu bir makam. Kadim şehrimizin önemli bir makamı. Bu makamın sahibi, bu şehrin 16 milyon insanı. Çatalca’nın belediye başkanlığı makamının da sahibi Çatalcalılar. Bazıları şöyle düşünüyor olabilir. O makam, ona kimin tarafından verildiyse o makamın sahibi de o zannediyor olabilir. Değil sevgili kardeşim. Makam, milletin. Millete ait olan makamın hakkını verirken insanların siyaseti, şusu busu seçimden öncesinde kalır. Seçim biter, sonra hizmet yolculuğu başlar. Bu hükümet atmosferi değiştirdi. Bunlar iklimi, ahlâkı değiştirdi ama onların ortaya koyduğu ahlâk, iyi ahlâk değil. Onun peşinden gidenin hâli yaman. Biz, milletin yolunun peşinden gidiyoruz. Bizim yolumuz o.

“KANAL İSTANBUL FELAKETİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

* Çatalca’nın tarım alanlarına, ormanlarına, Çatalca’nın güzelim doğasına, meralarına göz dikmiş birileri de var. Tarıma saygı duymayan birileri de var. Ağızlarına almasalar da Kanal İstanbul denen ihanet projesiyle beraber Silivri’ye, Çatalca’ya uzanan alanları kontrolsüz bir biçimde, dehşet bir sürece taşıma gayretinde olanlar var. Bu, İstanbul’un sonu demek olur. Onlara karşı çok uyanık olmak ve el birliğiyle karşı durmak mecburiyetindeyiz. Bunlar ‘Gündemimizde yok’ diyorlar. Sakın inanmayın.

* Bunlar, seçimden önce her kılığa girerler. Bunlar, her türlü renge bürünürler. Bunlar, asıl niyetlerini gizlemeye çalışan insanlar ama ilk fırsatta harekete geçirecekler. Zaten ‘Yapmayacağız’ demiyorlar, diyemiyorlar. Öyle çevrelere öyle sözler, öyle vaatler verdiler ki yapmak mecburiyetindeler. Onun için sandıkta ne olacağız? Birlik olacağız. Kanal İstanbul denen büyük doğal felaket kaynağını, milli güvenlik sorununu bu milletin başına açmalarına izin vermeyeceğiz. Bu şehre muhafızlık yapacağız. Onlar talanla, yalanla, iftirayla hayatlarını sürdürsünler. Onlar israfla gündeme geldiler. Biz, icraatla gündeme geldik.

“MİLLETİN PARASINI MİLLETE DAHA ÇOK DAĞITACAĞIZ”

* Onların döneminde hangi parselde kime daha fazla imar verilirdi, öyle konuşuldu. Biz ise 4,5 yıldır Halk Süt’le, Anne Kart’la, kreşlerle, eğitim desteği ve burslarıyla… 100 bin üniversite gencine bu kardeşiniz, ekip arkadaşlarıyla beraber -helali hoş olsun- 7 bin 500 lira burs verdik bu sene. Seneye 100 bin gencimize 15’er bin lira vereceğiz. Bu zor, dar günlerde başımıza yoksulluğu bela etti bu hükümet. Paramızı pul etti. Emeklimizi fakir eyledi. Biz elimizden gelen katkıyı, fedakarlığı yapacağız. Niye, biliyor musunuz? Onların derdi başka ama bizim derdimiz ne, biliyor musunuz? Milletin parasını millete dağıtıyoruz. Önümüzdeki dönemde daha çok dağıtacağız.

* Tek asgari ücretle geçinen evlere, tek emekli maaşıyla geçinen evlere yıllık 10 bin lira pazar desteği vereceğiz. Bu haneler, Halk Ekmek büfelerinden ücretsiz olarak günde bir ekmeğini alacak. Tek asgari ücretle geçinen hanelerdeki bir kişiye tam 10 bin lira da ulaşım desteği vereceğiz. Yeni evli çiftlere, evlenecek çiftlere sağlamakta olduğumuz evlilik desteğini -ki biz başlattık- 30 bin liraya çıkaracağız. Bunu İstanbul genelinde, bu 5 yılda 100 bin çifte çıkaracağız. İhtiyaç sahibi lise ve üniversite öğrencisi gençlere yılda iki defa kıyafet kuponu desteği sağlayacağız.

“İSTANBUL’UN YENİDEN İHANETE DÖNMEYE TAHAMMÜLÜ YOK”

* Sözüm ona bu arkadaşlar, bu kampanyada sadece İstanbul konuşacaklardı. Böyle dediler, hatırlayın. Daha birkaç hafta dayanabildiler, hemen su kaynattılar, hemen kayış attılar. Çünkü görüyorlar, İstanbul başardı. Hep birlikte israfı bitirdik, hizmeti getirdik. Bundan geri dönüş yok. İstanbul’un yeniden ihmale, ihanete, israfa dönmeye tahammülü yok, dönmeyecek. Eşitlik ve adalet yolunda hep birlikte yürümeye devam edeceğiz. Birlik ve kardeşlik yolunda hep birlikte yürümeye devam edeceğiz. Hazır mıyız? Birlikten, kardeşlikten söz açılmışken şimdi biraz sizlerle dertleşmek istiyorum.

* Bakın, 5 yıldır konuşmalarımı dinliyorsunuz, tavrımı biliyorsunuz. Soruyorum, Allah aşkına, benim bir gün -hangi siyasi görüşten olursa olsun, hangi etnik kökenden olursa olsun, hangi inanca sahip olursa olsun, fark etmez- bir kişiye ayrımcılık yaptığımı ya da ötekileştirdiğimi gördünüz mü? Bana her gün hakaret eden siyasi rakiplerimin, bir gün bile onların vatanseverliğini ya da onların inancını sorguladığımı işittiniz mi? Kıskanıyorlar, doğru. Çekemiyorlar. Kimse, kendisine karşı böyle bir şey yapılmasını hoş karşılamaz. O zaman kendisine yapılmasını istemediğin şeyi bir başkasına yapmayacaksın.

“EŞ ZAMANLI BİR OPERASYON BAŞLADI”

* Bunları niye söylüyorum? Çok eş zamanlı bir operasyon başladı. Yeni yeni filizlendirmeye çalışıyorlar. Operasyonun sahibini de belli ediyor. Ne zaman ki rakibim aday, hakkımda iftiralara başladı; aynı anda eş zamanlı sosyal medya üzerinden de aynı kampanya harekete geçti. Kampanya, bildiğimiz şey. Tam da şu. Sahte videolar ile kumpas videoları ile neymiş, terör örgütü beni destekliyormuş gibi gösteren videolar. Onlarca hesaptan aynı anda kumpas başladı. Milyonlarca reklam vererek bu videoları herkesin görmesini istiyorlar. Rakibimin açıklamalarıyla eşgüdümlü başladı.

* Altını çiziyorum bunun. Rastgele değil. Peki, siz bu videoları hatırlıyorsunuz. Nereden hatırlıyorsunuz? Bir önceki seçimde, değil mi? Bu kumpasın patronu, o zaman canlı yayında, milyonlarca vatandaşın gözüne bakıp kumpası nasıl itiraf etmişti? Ne demişti? ‘Ama montaj ama şu ama bu’ demişti. Sahibi çok belli. Kumpası yapanlara sesleniyorum. Öncelikle kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi bana da yapmayın. Yapmaya devam mı edeceksiniz, yine kaybedeceksiniz. Her babayiğidin yoğurt yiyişi farklıdır. Sizin o kumpaslarınız, iftira kampanyalarınız bende toz zerresi kadar leke bırakmaz. İşinize bakın.

“ATA’YA HAKARET ETMEK BUNLARIN DÖNEMİNDE SERBESTLEŞTİ”

* Bunlar, bu milletin milli duygularını, inancını rencide edecek seviyede ne yazık ki her şeyi alet ediyorlar. Bunlara söylüyorum, buradan sesleniyorum. Ben, sizin gibi günübirlik Atatürkçü değilim. Çıkıyor bir meczup; bize, yüzümüze, gözümüzün içine baka baka Atatürk’e hakaret ediyor. O meczup hakaret ediyor ama kimsenin çıtı çıkmıyor. Herkes bir anda lal oluyor. Ağzını açan yok. Ata’ya hakaret etmek, küfretmek ne yazık ki bunların döneminde serbestleşti.

* Bu meczup gibiler bir de bize Osmanlı dersi vermeye kalkıyor. Sen kim, Osmanlı kim? Sen ne anlarsın Osmanlı’dan? Osmanlı da bizim, sarı saçlı, mavi gözlü lider de bizim liderimiz. Bunu buradan bilin. Bu yeminli Atatürk düşmanlarını bu iktidar, sadece bu tür durumlarda uzaktan izlemiyor. Ne yapıyor, biliyor musunuz? Onlara destek de oluyor hem de öyle az buz destek değil.

“KÜFÜRBAZ ATATÜRK DÜŞMANI, ONLARIN SİYASİ YOL ARKADAŞI”

* Şimdi bilmediğiniz şeyler söyleyeceğim. O küfürbaz Atatürk düşmanı, onların siyasi yol arkadaşı. Doğru mu? Yetmedi. Atatürk’e küfreden o adamın oğlu, hâlâ partilerinin milletvekili. Yetmedi. Damadı Sakarya Çevre İl Müdürü. Yetmedi. Abisini bir şirketin başına kayyum atadınız. Diğer oğlunu da Kocaeli İşkur İl Müdürü yaptınız. Aileye bak. Yetmedi. Abisinin damadı da eski milletvekili. Hani şu ‘Yeliz’ var ya… O işte, o arkadaş. Bakın, işte sizin liyakat anlayışınız. Atatürk’e hakaret edenlerin sülalesine üst düzey kamu görevleri vermek mi sizin Atatürkçülüğünüz? Vatanseverliğiniz bu mu? Siz, bu halkın çocuklarının hak ettikleri makama gelmesini istemeyenlersiniz.

* Bu anneler, bu hanımefendiler, bu çocuklarını, bu sıraladığım insanlardan katbekat daha iyi yetiştiriyor ama sizin tek derdiniz, bir avuç insan ve onların aileleri. Bizim derdimiz ne, biliyor musunuz? Bizim derdimiz 16 milyonun, milletin evlatları. Onun için siz, partizanlıkla milyonlarca gencin hakkını gasp edenlersiniz. Siz, alın teriyle başarı zincirini kırarak bu toplumun dengesini bozan bir yapısınız. Aileye bakın. Babası bunlardan milletvekili. Oğlu milletvekili. Damadı milletvekili. Diğer oğlu genel müdür. Damadı genel müdür. Abisi kayyum genel müdürü. Ne mübarek aile, değil mi? Bir de bu memleketin başının tacına hakaret edecek, küfredecek… Devletin bir tane kurumu bile harekete geçmedi. Yazıklar olsun size.

“EKREM İMAMOĞLU İLE UĞRAŞMAYI BIRAKACAKLAR”

* 2015 yılında, bunların zamanında Çatalca’da, KİPTAŞ konutlarının 100’den fazlası, bunların partili yandaşlarına dağıtıldı. Kimler yok, kimler… Şimdi milletvekili yaptıkları Kadın Kolu Başkanı var. Belediye başkanlarının oğlu var. Başkan yardımcısının kızı var. Vakıflarının yöneticileri var. Zaten deprem olur, deprem konutunda kurada her nedense o kura milletvekiline çıkar. Bugün de buraya gelirken okudum. TOKİ’nin alt gelir seviyesi için yaptığı ‘İlk evim arsa’ projesinden arsa bilin bakalım kime çıkmış… AK Parti milletvekiline yine. İşte bunların gerçek yüzü bu.

* Bu saltanatı kim yerle bir edecek, biliyor musunuz? Vicdanlı ve hakkını koruyan milyonlarca genç, yerle bir edecek. Hem de ne zaman, biliyor musunuz? Çok uzak değil. Sadece 35 gün sonra. 31 Mart’ta hep beraber bunlara öyle bir ders vereceğiz ki, milleti tehdit etmeyi bırakacaklar. Onları, milletin hizmetkarı yapacağız. Hep beraber yapacağız. Seçimde öyle bir ders alacaklar ki, kalan zamanlarında enflasyonu düşürmek için uğraşacaklar. Kalan zamanlarında, berbat ettikleri ekonomiyi, maliyet artışlarını, dibe vuran asgari ücreti düzeltme gayretinde olacaklar. Bunlara halkımız, hangi partiden olursa olsun İstanbul İttifakı, milletimizin o güçlü vicdan birliği, öyle bir ders verecek ki, sandıktan bir gün sonra tutuşup hükümet işlerine koşacaklar. Ekrem İmamoğlu’yla uğraşmayı bırakacaklar.

“HEP BİRLİKTE KAZANALIM”

* Sevgili Çatalcalılar; bu şehrin çocuklarına, bu şehrin gençlerine, bu şehrin saygıdeğer annelerine, hanımefendilerine, dar gelirlilerine, emeklilerine sahip çıkanı seçin. Güzel günler için bir kez daha birlik olun. Birlik olun hepimiz için, hep birlikte kazanalım. Haydi İstanbul, tam yol ileri. Ben, bu şehrin Erhan Bey’le gençleşeceğine, enerjisini bulacağına, sokakta, caddede, pazarda onunla birlikte hizmet üreten bir belediye başkanı olacağına, ahlâkına, erdemine, iş yapma çalışkanlığına kefilim. Çatalca’da Erhan Güzel’e oy vermek için hazır mıyız? Meclise de oy istiyoruz. İstanbul’a da oy istiyoruz. Her şey çok güzel olacak.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-sert-sozler-bende-toz-zerresi-kadar-leke-birakmaz-isinize-bakin/feed/ 0
Büyükşehiri kazanacağım İzmir için projelerim hazır https://www.foxhaber.com.tr/buyuksehiri-kazanacagim-izmir-icin-projelerim-hazir/ https://www.foxhaber.com.tr/buyuksehiri-kazanacagim-izmir-icin-projelerim-hazir/#respond Tue, 05 Mar 2024 09:00:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4233 İzmir-Karşıyaka belediye başkanlığında, belediye hizmetlerinin önemli bir kısmının büyükşehirin yetkisinde olduğunu yaşayarak gördü. Şikayetlerin yoğunlaştığı yerlerin bunlarla ilgili olduğunu öğrendi. Trafik, toplu taşıma, alt yapı, Körfez’in temizliği bunlardan bazılarıydı. Bu işler ilçe belediyesinin yetki ve sınırlarını aşıyordu. İlçe belediyle başkanlığı döneminde yapılmasını istediği, gerçekleştirilirse çok iyi sonuçlar alınacağına inandığı projeleri vardı. Planlama yapıyor ama bu sadece ilçe sınırlarını kapsıyordu. Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay “Bu süreçte kafamda yavaş yavaş olgunlaştırdığım büyükşehir belediye başkanlığı fikri vardı. Ama net olarak tabi ki bir adaylık kararı verme gibi bir şeyde değildim” diyor. Adaylık konusunun nasıl geliştiğini şöyle anlattı:

ÖZGÜR BEY’E SÖYLEDİM

“Partimizdeki siyasal süreç konuyu öyle bir noktaya getirdi ki büyükşehir belediyemizle ilgili olan eleştirilerin de etkisiyle adaylık fikri oluştu. Yeni genel başkanımız Özgür Özel’le bu konuyu konuştuk. Ben iyi bir büyükşehir belediye başkanı olacağıma inanıyorum. Sahip olduğum ilçe deneyimiyle beraber zaman içerisinde yaptığımız çalışmalar, sağladığımız birliktelikler, ortak çalışma ortamları bana bunu düşündürüyor, siz de uygun görürseniz büyükşehir belediye başkan adaylığına başvurmak istiyorum dedim. O da onayladı ve ondan sonra başvurdum, süreci bekledim.”

Tugay’ın şöyle bir bakış açısı var: İzmir halkının rahatsız olduğu ve bir an evvel düzelmesini istediği konulara hızlıca eğilmek ve hepsiyle ilgili çözüm üretmek. Bunlar arasında kuşkusuz trafik de öne çıkıyor. Tugay seçildiğinde trafiği nasıl rahatlatacağını şöyle açıklıyor:

TRAFİĞİ HIZLANDIRMA

“İzmir’in trafik akışı yeteri kadar hızlı değil. Hızlandıracak düzenlemeler yapacağız. Akıllı trafik sistemini biraz daha yaygın uygulayacağız. Acil kavşak düzenlemeleri var. Buralarda yolun bazen dört şeritten iki şeride düştüğü kavşak bağlantıları var. Genişletmeler yapacağız. Çevre yolunda yoğunluk var. Orası için ikinci bir çevre yolu geliştirilmesi lazım. Bunu bakanlıkla beraber yapmamız gerekir. Bu süreci hızlandırmak için elimden geleni yapacağım. Havaalanına giden yolda alternatif bir yola ihtiyaç var. Yol ve bağlantı yolları projemiz hazır. İzmir in 2017’de yapılmış ulaşım master planı var. Bunu revize edip 30-40 yılı hedefleyen ulaşım master planı yapacağız. Toplu ulaşımda yeni alternatifler oluşturmamız lazım. Buca metrosunu 2025 yılının ekim ayından önce bitirmeyi planlıyoruz. Ulaşımda öğrencilere belirgin bir indirim yapmayı, aylık abonman kartı çok uygun fiyatla sağlamayı düşünüyorum. Bazı özel gruplara toplu ulaşımda indirim yapmayı düşünüyorum. Bunlar toplumun ulaşım ve su gibi giderlerine destek olacak sosyal politikalar.”

ÇÖP KONUSUNDA ÖNCÜ

Cemil Tugay, kentin çöp ve depolama alanı ile ilgili bir sıkıntılarını da biliyor. Bunun için yeni bir çöp bertaraf sistemine ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Bu konuda neler yapılacağını şöyle anlatıyor:

“Çöpleri yakarak bertaraf ettiğimiz, aynı zamanda enerji üreteceğimiz bir projeyi devreye sokacağız. Harmandalı bölgesine çöp dökülmesini önleyeceğiz. Organik atıkları komposta (organik gübre) dönüştürerek değerlendirmeyi düşünüyorum. O konuda Türkiye’nin öncü şehri olacağız. Çok iyi hazırlandığım bir konu o. İnsanların, iş yerlerinin, pazar yerlerinin filan atıklarını komposta dönüştürüp hem bahçe, orman alanlarına iade etmek, tarım alanlarında kullanmak. Ege Üniversitesi’nde toprak biyoloğu olan hocalarımızla çalışıyoruz. Ben kompost tesisi yapmak istedim. Baktık mevzuatta ilçe belediyesinin kompost tesisi yapma yetkisi yok. Büyükşehirle konuştuk ama bir adım ilerleyemedik. Bir siyasi, üst yönetici iradesi gerekiyor.

Kentsel dönüşümle ilgili İzmir’in önemli bir çalışmaya ihtiyacı var. Tugay şunları söylüyor: “Depreme dayanıksız binaları saptayacağız. Kentsel dönüşüne ihtiyacı olan, yenilenmesi, depreme dayanıklı hale getirilmesi gereken yapılarla ilgili kolaylaştırıcı uygulamalarımız olacak. Eski binaların yıkımını biz üsleneceğiz. Binalar yenilenirken bir buçuk sene insanlar kirada kalıyor. Kentsel dönüşüm sürecinde verilen kira yardımı düşük. Belediye olarak kira yardımına destek olacağız. Şehrin konut arzının artmasına ihtiyacı var. Bununla ilgili yeni yerleşim bölgeleri oluşturma planlarımız olacak. Şehrin nerelere doğru gelişeceği bakanlıkça zaten belirlenmiş durumda. Ona uygun olarak 1/25 binlik planlar yapacağız ve yeni yerleşim alanları belirleyeceğiz.”

5 YILDA 25 BİN KONUT

İzmir’in belediye eliyle geçmişte yaptığı toplu konut projeleri var. Ona benzer şekilde uygun rakamlı bir arsa temini, uzun vadede taksitlerle geri ödemesini sağlamak. Alt yapısını, yollarını belediye yapacak, daha sonra bir kooperatif mantığıyla üzerinde binalar yapılmasını sağlayacağız. Geçmişte bu yapıldı. Bunların yenilerini yapacağız. 5 yılda 25 bin yeni konut en az belediye eliyle yapılsın istiyoruz. Buralarında bir kısmına kentsel dönüşüm sırasında barınma ihtiyacı olan yurttaşlarımıza kullandırabiliriz.”

TEMİZ KÖRFEZ

Her yerde olduğu gibi İzmir’de de çevre sorunları var. Körfez’in temizlenmesi gerekiyor. Bu konuda neler yapılacağını Tugay şöyle dile getiriyor: “Birincisi Körfez’e atılanların, atıkların tamamen durması gerekiyor. Büyük bölümü derelerden geliyorlar. Bunu durduracağız. İkincisi de Körfez’in kendini temizlemesi için bir sirkülasyon kanalı yapılması lazım. Altında bir kanal oluşturulacak ve oradan Körfez kendisini hızlıca temizleyecek. Bunu başarılı bir şekilde yapacağımıza eminim. Körfez’in içerisinde küçük marinalar oluşturmayı, dış körfezin hemen başında halk plajları oluşturmayı düşünüyoruz. Bunlar göstermelik değil. İnsanların daha fazla kullanmasını sağlayan projeler olacak.

UCUZ SU PROJESİ

İnsanların su parasının düşürülmesi yönünde talepleri oluyor. Cemil Bey, İzmir’de suyun elde edilişinin oldukça maliyetli olduğunu, normalde çoğu şehirde ağırlıklı olarak yer üstü suları kullanılırken İzmir’de yer altı suyunun kullanıldığını ve bunun maliyetinin de yüksek olduğunu belirti. Tugay nasıl bir çözüm getireceklerini şöyle anlattı: “Örneğin Ankara’da suyun yüzde 99’u yer üstünden yani barajlardan sağlanıyor ama İzmir’de yüzde 35’i yer üstünden, yüzde 65’ i yer altından çekiliyor. O da çok yüksek enerji maliyetine neden oluyor. Elektrik fiyatları çok yükseldiği için su daha maliyetli hale geldi. Hem enerji verimliliği hem personel verimliliği hem de kayıp kaçaklarda azaltmayla su parasını iki yıl içinde düşürmeyi düşünüyoruz. Büyükşehirler arasında en uygun fiyatlı su İzmir de verilecek diye koyduğum hedefi gerçekleştireceğim. Hemen başlar başlamaz daha geliri düşük, ihtiyacı fazla olan insanlara temel tüketim miktarları yani 4-5 metreküplük suyu sembolik fiyatla vereceğiz ve onları rahatlatacağız.

HEDEF DÜNYANIN EN İYİ ŞEHİRLERİ LİSTESİNDE İLK 20’YE GİREBİLMEK!

Birleşmiş Milletler’in şehirlerin gelişmişlik sırasına göre yaptığı bir sıralama var. Orada dünyanın en iyi şehirleri arasında İzmir 58. sırada. Tugay “Benim hedefim bunu 20. sıraya kadar çıkarmak. Bunu sağlamak için ulaşımdan, çevre sorunlarına, atık yönünden sağlık hizmetlerine kadar hatta suç oranlarında azaltmaya kadar bir çok seri çalışma alanı var. Bunların hepsiyle ilgili işler var. İzmir’i dünyanın en gelişmiş 20 şehri arasına sokmayı hedefliyoruz” diyor. Sosyal belediyeciliği ön plana çıkarmak istiyor. Bu alanda yapmayı planladıklarını şöyle aktarıyor: Şehrin kalkınması ile ilgili belediyelerin aktivitelerini olması gerektiği kadar çok yoğunlaştırmadık. Ben bu dönemde kalkınma belediyeciliği ifadesi kullanıyorum. Neyi kastediyorum. Şehrin ekonomik imkanlarının gelişmişliğinin artması için ama istihdamın özellikle gelişmesi için, üretim potansiyelinin artması için, markalaşma ve pazarlamada daha güçlü olması için belediye eliyle yapılacak çok iş var.

Bunların bir kısmı tarımda, sanayide, ticarette, girişimcilik ekosisteminde bütün bu alanların hepsinde kolaylaştırıcı ortak olduğumuz süreçler olacak. Karşıyaka’da iyi hazırlık yaptım. Bir girişimcilik merkezimiz vardı mesela. İki üniversite ile bir teknoloji geliştirme merkezi açtık TEKMER. Üniversitelerle bu merkezi açan ilk belediyeyiz biz. Ticaret Odası’yla geçen gün görüştük. Bütün kurumlar birbirleriyle ilişki kurarak, güçlerini birleştirerek yeni iş sahaları açmaya çalışıyor. Belediye hep çekinceli duruyordu. Bunu aşalım diye bir niyetim var. İzmir Ticaret Borsası’nın yeni açılacak bir tarım teknolojisi merkezi var. Bir sürü kurum girmiş ama belediye girmemiş. ‘Biz de katılmak istiyoruz’ dedim şaşırdılar ama sevindiler.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/buyuksehiri-kazanacagim-izmir-icin-projelerim-hazir/feed/ 0
İmamoğlu’ndan AKP’ye: Çok hızlı kayış attılar https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-akpye-cok-hizli-kayis-attilar/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-akpye-cok-hizli-kayis-attilar/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:51:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4220 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Fatih Belediye Başkan Adayı Mahir Polat ile birlikte Kocamustafapaşa Meydanı’nda miting yaptı.

“Bu şehrin bebeklerine dağıttığımız sütle dalga geçiyorlar” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

* “İstanbul’un gündeminden israfı, ihmali ve ihaneti çıkardık. Yerine ne getirdik biliyor musunuz? Biz bu şehre, icraat getirdik. Biz bu şehre, yatırım getirdik. Biz bu şehre, hizmet getirdik, hizmet. Yani israf, ihmal, ihanet gitti; bu şehre ne geldi? Hizmet, icraat, yatırım geldi, yatırım. Yani sizin hayatınıza dokunan, sizi koruyan, yok zamanınızda yanınıza koşan işler geldi.

* Evet, süt kardeşim. 250 bine yakın bebeğe süt dağıtmak, mega projedir. Ama bunların kafası almaz. 4 yaşına kadar bebeği olan annelere, Anne Kart dağıtmak, ne kadar vicdanlı biliyor musunuz? Bunu anlamıyorlar. Anlayamıyorlar. Çünkü, halktan uzaklaştılar. Onun için gündemde Halk Süt; gündemde Anne Bebek Kartı; gündemde kreş; gündemde gençlere yurt; gündemde 100 bin gencine burs veren belediye var.”

Fatih’in altyapısına 3.5 milyar liralık yatırım yaptıklarını söyleyen İmamoğlu, Yedikule Gazhanesi’nden Bulgur Palas’a, Ordu Caddesi’nden Yerebatan Sarnıcı’na kadar Fatih’te hayata geçirdikleri projeleri anlattı.

“BU SEÇİM NE SEÇİMİ BİLİYOR MUSUNUZ?”

İktidar kanadının kendilerine oy verenlere hizmet edeceği itirafında bulunduğunu hatırlatan İmamoğlu, “Hiç kimsenin partisine, geçmişine, etnik kökenine, giyimine, kuşamına bakmadık; bakmayız. Bu şehirde yaşayan 16 milyon, bu ülkede yaşayan 86 milyon, benim vatansever hemşerim, vatandaşım, canım, ciğerim. Bu seçim ne seçimi biliyor musunuz? Bu seçim; ayrımcılık yapanla birleştirenlerin arasındaki seçim. Bu seçim; rantçılarla icraatçılar arasındaki seçim. Bu seçim; müsriflerle, israf yapanlarla tasarruf yapan, bereketli bütçe üretenler arasındaki seçim” dedi.

“ÇOK HIZLI KAYIŞ ATTILAR”

Siyasi hayatı boyunca temiz dil kullandığını ve kullanmaya devam edeceğini belirten İmamoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

* “Ayıp söz söyleyemem kardeşim. Kimsenin hakkında iftirada bulunamam. Kimseye iftira atamam. Gıybet yapamam. Allah korusun, yalan söylemem. Ama bunlar, her seçim, köşeye sıkıştı mı, başka şeylere başvuruyorlar. Bu sefer dayanamadılar. Açık söyleyeyim; çok hızlı kayış attılar. Daha bir hafta, üç hafta, dört hafta demeden, bir baktım hemen ‘teröriste’, şuna, buna geçtiler. Her zamanki hikayeleri. Hatırlayın; bunu hiç unutmayın.

* 2019’da, bunlar, milletin elinden en büyük güçleri olan demokrasi haklarını çaldılar. Seçimi çaldılar, iptal ettiler. O seçime giderken, sırf oy için bana ne dediler? ‘Sisi’ dediler hatırlıyor musunuz Sisi? Yahu madem ben Sisi’yim; niye gittiniz -14 Şubat Sevgililer Günü’nde hem de-Mısır’a gidip göz göze, diz dize niye muhabbet ettiniz? Bunlar hemen U dönüşünü çok kolaylıkla yapan bir siyasi anlayış. Bunlar böyle. Şimdi köşeye sıkıştılar, hemen işi teröriste, şuna, buna bağlamaya çalıştılar. Ama bu millet ne yaptı. Tek tek onlara bütün iftiralarını 2019’da yutturdu, yutturdu. Bu millet var ya Allah şahit, bu millet, bu seçimde, bu sandıkta göreceksiniz bunlara öyle bir haddini bildirecekler ki; bir daha milletin yüzüne çıkamayacaklar.”

“MÜSTAKBEL RAKİBİME ÜZÜLÜYORUM”

“Müstakbel rakibime üzülüyorum” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

* “Niye müstakbel rakibime üzülüyorum? Kim ne derse, onu söylüyor. Kim ne verirse, onu söylüyor. Ama bazen, doğruları söylüyor Allah için. Demiş ya, ‘İmamoğlu ancak vaatlerinin yüzde 87’sini yapabildi.’ Arkadaşlarımı çağırtıp dedim ki, ‘Arkadaşlar, siz bana yüzde 83, yüzde 84 diyordunuz. Şunu bir daha hesaplayın’ dedim. Hesapladılar; vallahi bir tek o konuda yanılmadı, yüzde 87 çıktı. Müstakbel aday ne yapıyor? O arkasında bir kişi olmadan, bir şey diyemiyor. Ona bağımlı olduğunu söylüyor.

* Ama bir şeyi söyleyemiyor, fark ettiniz mi? Ağzına Kanal İstanbul’u alamıyor. Spiker diyor ki ona. İzledim. ‘Efendim, Kanal İstanbul konusunda ne düşünüyorsunuz’ diyor. ‘Ya biz ne dedik size? İstanbul’un gündeminde olmayanlar, bizim de gündemimizde yok’ diyor. Tekrar soruyorum. Tamam da Kanal İstanbul konusunda düşüncen ne? Demişler ki; ‘Sakın kanal deme. İstanbul de, ama kanalla birlikte deme.’ İşi zor. Allah yardımcısı olsun. Alışık da değil.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-akpye-cok-hizli-kayis-attilar/feed/ 0
Marmara Denizi’nde denizanası istilası https://www.foxhaber.com.tr/marmara-denizinde-denizanasi-istilasi/ https://www.foxhaber.com.tr/marmara-denizinde-denizanasi-istilasi/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:54:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4013 İÜ Su Bilimleri Fakültesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından başlatılan “Marmara Denizi’nde Denizanası Artışları Sebep ve Sonuçları” başlıklı proje kapsamında “R/V Yunus-S” gemisiyle Marmara Denizi’nde araştırma yapıldı.

Dalgıçlar tarafından Marmara Denizi’nde su altı gözlemleri yapılarak, bazı örnekler alındı. Ayrıca farklı derinliklerden denizanası örnekleri alınıp incelendi.

Üniversitenin Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melek İşinibilir Okyar, AA muhabirine, dünyada olduğu gibi Türkiye’nin denizlerinde de son yıllarda ciddi denizanası artışı yaşandığını söyledi.

Denizanalarının ekosistemdeki olumsuz değişiklikleri faydalarına kullanılabilme kabiliyetleri bulunduğunu ve hayatta kalma konusunda başarılı olduklarını belirten Okyar, “Bunlar 500 milyon yıldır dünya üzerinde yaşamlarını sürdüren, sayılarını ve çeşitliliklerini arttıran canlılar.” dedi

Prof. Dr. Okyar, Marmara Denizi’nin farklı nedenlerden kaynaklı yoğun insan baskısı altında olduğunu, bunun denizanası artışına ortam hazırladığını ifade etti.

Denizanalarının kirli bölgelere tahammül gösteren canlılar olduğuna dikkati çeken Okyar, “Sıcaklık artışıyla bunların üreme kapasiteleri artıyor. Küresel ısınmaya bağlı olarak da tüm denizlerde bu sıcaklık artışları mevcut. Marmara Denizi’nde de kış ayı olmasına rağmen su sıcaklığı yaklaşık 20 derece olarak ölçüldü. Sıcaklıktaki bu artış denizanalarının üreme aktivitelerini tetiklemektedir. Son yıllarda tüm Marmara Denizi’ni kapsayacak şekilde ama başta İstanbul kıyıları olmak üzere, Marmara Denizi’nin kıyısal alanlarında ve körfezlerde yoğun denizanası artışı görüyoruz.” diye konuştu.

“PROJENİN BİRİNCİ KISMINI DOĞU MARMARA’DA YAPTIK”

Prof. Dr. Okyar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Su Bilimleri Fakültesi tarafından denizanası artışının nedenlerinin belirlenmesi için çalışma başlatıldığını dile getirdi.

Projenin birinci kısmını Doğu Marmara’da uyguladıklarını vurgulayan Okyar, “Denizanaları aşırı çoğaldıklarında belli bir süre sonra öldüklerinden dolayı parçalanmaya başlıyorlar. Bu da su kalitesinin bozulmasına ve ekosistemin işleyişinde değişimlere neden oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Okyar, dron kullandıkları çalışmalarda denizanalarının büyük metrekarelerde yayıldığını tespit ettiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:

-Bunun yanında dalışlar gerçekleştirerek özellikle hangi su kütlesinde toplandıklarını tespit ettik. Özellikle 5 ila 10 metre arasında denizanalarının daha fazla bulunduklarını belirledik.

-Suyun yüzeyinde tek tük görünen denizanası aslında 5 metre derinliklerde devasa büyüklükte stoklara sahip.

-Projenin ikinci aşamasında da tüplü dalış yapıp, bunların safhalarını takip edip üremelerinin ekosistemindeki mevsimsel sürecini takip edeceğiz. İklim değişikliğine bağlı olarak Marmara Denizi’ne pek çok yeni istilacı denizanası türü giriyor.

-Son yıllarda yaptığımız çalışmalarda pek çok yeni tür bulduk. Bunlar bolluklarını arttırmaya başladılar. Yeni türlerin girişiyle denizel ekosistemdeki denizanasına bağlı çözünmüş organik madde yükü artıyor.

Denizanası ile beslenen canlıların ekosistemdeki çeşitli baskılar sebebiyle azalmasının, bunlar üzerindeki avcı baskısının kalkmasına ve sayılarının artmasına neden olduğuna dikkati çeken Okyar, “Denizanası artışları artık her mevsimde yaşanıyor. Küresel ısınmanın tetiklemesiyle son 20-30 yılda denizanaları aşırı artış gösterdi.” dedi.

Prof. Dr. Okyar, Marmara Denizi’nin akıntı sistemiyle taşınan denizanalarının özellikle İzmit Körfezi’nin doğu havzasında birikip bu bölge için ciddi sorun oluşturduğunu ifade etti.

Deniz ekosistemine zararlı bu canlıların Uzak Doğu’da gıda olarak tüketildiğinden bahseden Okyar, denizanalarından ekonomiye fayda sağlayacak ürünlerin elde edilmesi için çalışma yaptıklarını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/marmara-denizinde-denizanasi-istilasi/feed/ 0
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan’dan hakem eleştirisi: “Soytarılık yapıyorlar” https://www.foxhaber.com.tr/trabzonspor-baskani-ertugrul-dogandan-hakem-elestirisi-soytarilik-yapiyorlar/ https://www.foxhaber.com.tr/trabzonspor-baskani-ertugrul-dogandan-hakem-elestirisi-soytarilik-yapiyorlar/#respond Mon, 05 Feb 2024 21:00:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2944 Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Beşiktaş’a 2-0 yenildikleri maçın ardından hakem camiası ve MHK Başkanı Ahmet İbanoğlu’nu hedef aldı.

Hakem Mete Kalkavan’ın görevi bırakmasına neden olan açıklamalarından sonra Arda Kardeşler tarafından kendilerine operasyon çekildiğine inandıklarını söyleyen Ertuğrul Doğan, “Trabzonspor onlara öyle bir senaryo yazar ki; hayatları boyunca o senaryodan çıkamazlar” ifadelerini kullandı.

Hakemler için “soytarılık yapıyorlar” diyen Doğan, MHK Başkanı İbanoğlu için de “Dünyadan haberi yok” dedi. Ankaragücü Başkanı Faruk Koca’nın, hakem Halil Umut Meler’i yumruklamasının üzerinden 56 gün geçtikten sonra, Türk futbolunda yine hakem camiasının hedef tahtası haline gelmesi kamuoyunda yankı uyandırdı.

İşte Ertuğrul Doğan’ın açıklamaları:

“Bunlara hakem de demek istemiyorum. Soytarılık yapıyorlar. Plan dahilinde hareket ediyorlar. Ben bu arkadaşların dürüstlüğüne, adamlığına. Fenerbahçe maçından sonra ‘Utanmıyor musunuz?’ demiştim, utanmıyorlar. Bir soytarılıktır gidiyor.”

“DÜNYADAN HABERİ YOK”

“Birkaç şey söylemek istiyorum VAR hakemi ile ilgili; geçen yıl 19 Nisan’da oynanan bir Konyaspor – Adana Demir maçından sonra ceza alan hakem arkadaş, ne oluyor da haftanın maçına atanıyor? Tolga Bey, İzmir’de ameliyatları ile uğraşıyor, atamaları uzaktan kafasına göre yapıyor. Ahmet İbanoğlu’nun zaten dünyadan haberi yok.”

“TRABZON ÖYLE BİR SENARYO YAZAR Kİ…”

“Bu arkadaşlar Trabzonspor ile ilgili kafalarında bazı senaryolar oluşturmuşlar. Bizim bazı eksiklerimiz olabilir ama bunlar bizim iç konularımız, kimseyi bağlamaz. Bir senaryo oynamaya çalışıyorlar. Trabzonspor camiası ile buna benzer oyunlar oynamaya çalışanların sonunu herkes biliyor. Trabzonspor; Türkiye’de birinin, bir camianın uğraşabileceği bir takım değil, bir şehir takımı. Bu şehrin tüm fertleri bu takıma A’dan Z’ya sahip çıkar. Unutmasınlar, Trabzonspor onlara öyle bir senaryo yazar ki; hayatları boyunca o senaryodan çıkamazlar”

“KÖR MÜSÜN KARDEŞİM”

“Çok açık söylüyorum hepsine; ayağınızı denk alın, haddinizi bilin. Herkesin gözüyle gördüğünü görmüyor musunuz? Nasıl insanlarsınız siz? Hiç mi utanmanız yok. Hepsinin sonu, Trabzonspor ile bu işlere giren kişilerle aynı olacak. Bunların hiçbirinin kurtuluşu yok! TFF Başkanı’nın müdahalesi gerekiyor, bunların oyuncağı olmuş vaziyette. Yok İzmir grubu, o grubu, bu grubu. Çok farklı şeylerle karşı karşıya kalacaklar bakın.”

“GEREKENİ YAPACAĞIZ”

“Mete Kalkavan’ı sistem dışı bırakmamızın diyetini bize ödetmek istiyorlar, çok net bunun peşindeler. Biz oradaki mesajın farkındayız, camia olarak gerekeni yapacağız. Fazla uzak tutmayacağız birbirlerinden. Her hafta bir şey çıkıyor, böyle bir şey olabilir mi? Yalan, dolan bitmiyor!”

“AHLAKSIZSIN”

“Trabzonspor kimsenin hakkının yenmesini istemez, Beşiktaş çıktı gayet güzel mücadele verdi. Kimsenin bir talebi yok ne Fenerbahçe’nin ne Galatasaray’ın ne bizim ne Beşiktaş’ın. Bunlar kendi kafalarında senaryo yaratıyorlar. Kör müsünüz kardeşim siz? Kör değilsen ahlaksızsın. Trabzonspor camiası, yapılanların farkında. Bizde kimsenin hesabı kalmaz. Bugüne kadar kalmadı, bundan sonra da kalmaz. Bu yapılanların hesabı sorulacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/trabzonspor-baskani-ertugrul-dogandan-hakem-elestirisi-soytarilik-yapiyorlar/feed/ 0
Zehirli balık rotasını Marmara’ya çevirdi… Nisan ayına dikkat! https://www.foxhaber.com.tr/zehirli-balik-rotasini-marmaraya-cevirdi-nisan-ayina-dikkat/ https://www.foxhaber.com.tr/zehirli-balik-rotasini-marmaraya-cevirdi-nisan-ayina-dikkat/#respond Wed, 24 Jan 2024 21:21:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2584 Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar deniz suyunun ısınmasına neden oldu.

Suların ısınmasıyla birlikte Kızıldeniz’den gelerek Akdeniz’e yerleşen istilacı bir tür olan balon balığı, Ege Denizi’nden sonra rotasını Marmara Denizi’ne çevirdi.

Son 30 yılda denizlere giren 500’e yakın istilacı türden biri olan balon balığı biyo çeşitliliği de tehdit ediyor.

Bu zehirli türle mücadele etmek gerektiğini vurgulayan Türkiye Tabiatı Koruma Derneği Bilim Danışmanı ve Hidrobiyolog Dr. Erol Kesici, avcılığın da önemine dikkat çekerek “Balon balıkları, kirpi balıkları en tehlikeli olan ve en çok zehre sahip olan balıklar. Biz atıksız bir dünya yaratmak zorundayız. Atıksız bir dünya yaratırsak küresel ısınmayı da önleriz, balon balıklarının böyle istediği yerlere gitmesini de önlemiş oluruz” diye konuştu.

“500’E YAKIN İSTİLACI TÜR VAR”

Kesici, şöyle konuştu:

-Son yıllarda bilhassa 2000’den sonra rastladığımız en önemli olaylardan bir tanesi denizlerimizdeki istilacı türler. Bu istilacı türlerin ülkemize giriş nedenlerinin başında elbette suların ısınması geliyor.

-Kızıldeniz’den Süveyş Kanalı’nı geçmek suretiyle birçok türler geliyor. Bunun yanı sıra bizim ne yazık ki son 30 yıl içerisinde en az 500’e yakın denizlerimize giren istilacı türler var. Bunlar deniz yosunları, deniz yıldızları, deniz anası ve balık türleri.

-Bunlar da çok tehlikeli. Bu istilacı balıklar bizim biyolojik sistemlerimizi tehdit eder hale geldi. Son günlerde gündeme gelen balıkların başında balon balıkları var.

-Dünyanın en zehirli ikinci tür balığı. Ondan sonra sokar balık adını verdiğimiz balıklar var. Bunlar varolan doğal türleri yok ediyorlar ve biyogüvenliğimizi tehdit altına almış oluyorlar.

“AKYA TÜRLERİ BU BALIKLARI TÜKETİYORDU”

-Bunların yüzgeçlerinde, derilerinde, bilhassa iç organlarında bulunan tetrodotoksin denilen bir madde var.

-Bu dünyanın en tehlikeli zehirlerinden bir tanesi eğer siz bu balığın temizlenmesini bilmezseniz, avcılığını bilmezseniz yine aynı şekilde elinizde tutarsanız bu balık insanları zehirleyebiliyor. İyi bir şekilde eğitiminin alınması gerekiyor.

-Hem avcılıkla hem de yakalanmasıyla ilgili. Güneş balıkları da bu grubun içerisine girmiş oluyor. Akdeniz’de bizim Akya dediğimiz balıklarımız vardı, büyük balıklar. Akya türleri bu balıkları av avcı ilişkisi içerisinde tüketiyorlardı.

-Deniz kaplumbağalarımız vardı. Deniz kaplumbağalarımız da yine bu güneş balıklarını, sokar balıklarını, balon balıklarını şiddetli şekilde yiyen, hoşlandıkları gıdalarıydı ama bunların türleri azalmaya başladı.

Erol Kesici

“NİSAN AYINA DİKKAT; NE HAMSİ, NE İSTAVRİT KALACAK”

-Marmara içinde de aynı tehlikeler söz konusu. Bazı ülkelerde vardır, köpek balıklarının sahile doğru gelmesi sonucu plajlara çelik fileler, ağlar örtmek durumundalardır. Balon balığı da aynı tehlike özelliğine sahip.

-Bugün Akdeniz sahillerinde çok yaygın, Marmara’ya da gelmiş vaziyette. Bunlar Nisan aylarında, üreme zamanlarında çok tehlikeli olabilmekteler. Yumurtalarının kesinlikle yenilmemesi gerekir.

-İç organlarının kesinlikle yenilmemesi gerekiyor. Bütün sularımız için tehlikeli çünkü bizim biyo güvenliğimizi tehdit ediyor. Bunların girişleri kontrol altına alınabilirdi. Geldikleri yer tek kaynak, Süveyş. Bir nedeni de akvaryumculuk.

-Akvaryumda bunlar çok güzel görüntü vermekteler, bu balıklar zaman zaman belirli bir süre besleniyor sonra daha sonra sulara bırakıyorlar. İkinci neden de avcılık, avcıların mutlak suretle bu konuda eğitilmesi gerekiyor, bilinçlendirilmesi gerekiyor.

-Hem kendi sağlıkları için hem de balıkçılığınızın güvence altına alınabilmesi için biz bu türlerle mücadele etmek zorundayız.

-Yoksa balıklar kalmayacak. Ne hamsi kalacak, ne istavrit kalacak. Ne de diğerleri, zaten yok. Bizim ülkemizde ne yazık ki şu anda satılan balıkların yüzde 70’ine yakını da ithal edilen balıklar” diye konuştu.

“DİP BALIKLARI TEHLİKE ALTINDA”

-Koskoca Akdeniz’de, Karadeniz’de, Marmara’da yapabileceğimiz en iyi mücadele yöntemi biyolojik yöntem.

-Denizlerimizi hem temiz tutmak, hem onları biyolojik çeşitliliğini artırmak, Akya gibi, Akdeniz’de bulunan küçük köpek balıkları onlar bile balon balıklarını iyi bir şekilde yemekteler. Bu tür balıkların sayısının artmasını, biyolojik çeşitliliğin ekosistemin zenginleştirilmesini sağlamamız gerekiyor.

-Bu balıklar, güneş balıkları dipte daha çok yaşıyorlar. Dipte bulunan bütün dip balıkları tehlike altında. Dil balıkları, balıkların yavruları, istavritin, hamsinin, mezgitin, akla gelen hangi tür varsa bunların hepsi tehlikede.

-Çünkü bunlar istilacı. Her tarafa yaygın vaziyetteler. Hava sıcaklıklarına bağlı olarak denizin dip tarafında da çok bulunuyorlar, üst taraflara da çıkıyorlar. Alüminyum hatta tenekeyi bile parçalayabilme özelliğinde bu nedenle bütün balıklar tehlikede çünkü bu balıklar her şeyle besleniyorlar.

“ATIKSIZ BİR DÜNYA YARATMAK ZORUNDAYIZ”

-O nedenle biz de Marmara’daki aklımıza gelen bütün balıkların hepsi tehlike altında. Bizim Marmara’daki zenginliğimizi oluşturan hamsi, istavrit, palamut diğer yerlerden göç eden balıklar olsun onların beslenmesiyle ilgili olan diğer küçük balıkları da yiyorlar.

-Onlar da bu sefer beslenemiyorlar. Bizdeki balık fiyatlarının artışındaki temel nedenlerinden bir tanesi bu.

-Balon balıkları, kirpi balıkları en tehlikeli olan ve en çok zehre sahip olan balıklar. Biz atıksız bir dünya yaratmak zorundayız. Atıksız bir dünya yaratırsak küresel ısınmayı da önleriz, balon balıklarının böyle istediği yerlere gitmesini de önlemiş oluruz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/zehirli-balik-rotasini-marmaraya-cevirdi-nisan-ayina-dikkat/feed/ 0
31 Mart’a doğru yeniden hayali seçmen alarmı https://www.foxhaber.com.tr/31-marta-dogru-yeniden-hayali-secmen-alarmi/ https://www.foxhaber.com.tr/31-marta-dogru-yeniden-hayali-secmen-alarmi/#respond Sat, 20 Jan 2024 09:09:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2423 Kocaeli’nin Körfez ilçesi Yeniyalı Mahallesi’nde apartman dairesinde oturan Reşat Özdemir (60) muhtarlık seçimlerinde oy kullanmak amacıyla ikametini kendisine ait, kimsenin oturmadığı aynı ilçede kırsal Sevindikli Mahallesindeki müstakil evine aldırmak için İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne başvurdu.

Kayıtlarda, evde 7 kişinin ikamet ettiği ortaya çıktı. Yapılan işlemle evdeki 7 kişinin kaydı silindi. ‘Sahte ikamet gösterimi’ suçlamasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunan Özdemir, “Burada büyük bir sahtecilik var” dedi.

KAYITLARI İSTANBUL’DA ÇIKTI

Körfez ilçesi Yeni Yalı Mahallesi’nde oturan Reşat Özdemir, muhtarlık seçimlerinde oy kullanmak için ikametini aynı ilçenin kırsal Sevindikli Mahallesi’ndeki evine taşımak istedi. Özdemir, İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne gidip, ikamet değişikliği başvurusu yaptı. Ancak Özdemir’in kendisine ait ve kimsenin yaşamadığı evde, 7 kişinin ikamet ettiğinin gözüktüğü ortaya çıktı.

İkamet kaydı gözüken kişilerin, İstanbul Sultanbeyli’den kayıtlarını Özdemir’in evine aldırdıkları belirlendi. Reşat Özdemir, Nüfus Müdürlüğü ve İlçe Seçim Kurulu’na itiraz dilekçesi verip kayıtları sildirdi. Özdemir’in oğlu Kadir Özdemir, daha sonra Körfez Adliyesi’ne giderek Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

“SENİN EVDE BAŞKALARI GÖRÜNÜYOR” DEDİ

Özdemir, bir muhtar adayının, oy sayısını artırmak için boş olan evini sahte ikametle doldurtmuş olabileceğini iddia ederek, şöyle konuştu:

– Köyde yapmış olduğum eve ikametimi almak için nüfus dairesine gittim. Yanıma yanlışlıkla 2’nci ayın faturasını almışım, nüfus dairesi bu faturayı kabul etmedi. ‘En geç 2 aylık fatura olması lazım’ denildi. Tekrar su idaresine giderek 2’nci faturayı çıkarttırdım. Tekrar gittiğimde görevli kişi, ‘Ağabey, senin evde başkaları görünüyor’ dedi. ‘Nasıl görünüyor, benden fatura istiyorsunuz, bu adamları buraya nasıl kaydettiniz? Bunları buradan düşün’ dedim. O da bana ‘Onları düştüm’ dedi.

“PARTİLER SEÇİM KURULUNA GÖNDERDİ”

İkametinde görünen kişilerin kayıtlarını düşürmek için yaptıklarını anlatan Özdemir, şunları söyledi:

– Gidip askıdaki listeye baktım. Resimlerini çekip nüfus müdürlüğüne gittim. ‘Müdürüm, bunları düşürdük dediler, düşürmemişsiniz bunlar çoğalmış’ dedim. O da bana ‘Bunları biz yapamayız, ilçe seçim kurulu yapar’ dedi. İlçe seçim kuruluna gittim. Onlar da bana ‘Biz yapamayız, nüfus müdürlüğü yapar’ dediler.

– Ben de ‘Nüfus müdürlüğü sana gönderiyor, sen de nüfus müdürlüğüne gönderiyorsun’ dedim. Bana, ‘Sen de yapamazsın bu işi’ dediler. Kimin yapacağını sorduğumda ‘Seçime giren siyasi partiler bu işi yapacak’ diye söylendi. Siyasi partilere verdim. Siyasi partiler de bunu ilçe seçim kuruluna gönderdi.

“NEREDE SAHTEKAR VARSA CEZASINI ÇEKSİN”

“Eğer bu suçsa, ben nüfus müdürlüğünden şikayetçiyim” diyen Özdemir, sözlerini şöyle noktaladı:

– Gereği yapılsın. Ben bunun arkasına düştüm, açığa çıkarttım. Kanunlar da bunu, nüfus kütüklerini araştırsın, nerede sahtekar varsa cezasını çeksin. Bu büyük bir ihtimal muhtarlık seçimleri davası. Herkes aday olabilir. Oranın nüfusuna kayıtlıysan muhtarlığa da aday olabilirsin ama böyle üçkağıtçılıkla olmaz.

– Burada yazılan insanlar suç makinesi olsa? Türkiye Cumhuriyeti’nde suikast yapan insanlardan olsa, ben burada kendimi nasıl ispatlayacağım? Bunları hiç görmedim de tanımıyorum da. Sadece askıda isimlerini gördüm.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/31-marta-dogru-yeniden-hayali-secmen-alarmi/feed/ 0
Erdoğan imzaladı, İBB’nin projeleri programa alınmadı https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-imzaladi-ibbnin-projeleri-programa-alinmadi/ https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-imzaladi-ibbnin-projeleri-programa-alinmadi/#respond Wed, 17 Jan 2024 21:30:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2337 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, devam eden Pendik-Kaynarca-Tuzla Metro Hattı’nın Pendik İstasyonu şantiyesinde incelemede bulundu.

İmamoğlu, Eyüpsultan-Bayrampaşa Tramvay Hattı ve Sefaköy-Beylikdüz-TÜYAP Metro Hattı projelerinin 2024 Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı’na alınmamasına tepki gösterdi.

“MİLLETİMİZE BUNLARI ŞİKAYET EDECEĞİM”

İmamoğlu kararla ilgili şunları söyledi:

“Dün konuşma yaptım. Üsküdar’da yaptığımız temel atma töreninde ‘yatırım planını açıklayacaklar. İki önemli konumuz var orada. Bayrampaşa- Eyüpsultan tramvay hattımız ve Sefaköy- Beylikdüzü metro hattımız.

Bakın bunların kaynağı hazır. Yurt dışından temin ettiğimiz uygun ve uzun vadeli kredisi hazır. Bir tek ne biliyor musunuz? Yatırım planına alınması. Yatırım planı, devletin kaydına alınmak. Başka hiçbir katkısı yok.

Bizim alacağımız krediye bir kefaleti yok. Ya da bir katkıları yok. Bir onay, yatırım planını almak. Eninde sonunda verecekler. Vermek zorundalar.

Milletini cezalandıranı, millet sevmez. Bu milleti cezalandırıyorlar. Ben Eyüpsultan’da, Bayrampaşa’da, Beylikdüzü’nde, Avcılar’da, Büyükçekmece’de, Başakşehir’de, Küçükçekmece’de hatta Bakırköy’de hatta Bahçelievler’de milletimize bunları şikayet edeceğim” dedi.

“DOMİNO TAŞI GİBİ ÇÖZÜLECEKLER”

İmamoğlu şöyle devam etti:

“Millet, kendisine verilecek hizmeti engelleyeni sevmez. Dün bunu yatırım planına almayan insanların İstanbul halkına borçları var. Ben bizzat Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısına bunu özenli bir biçimde telefonda ilettim.

Kendisine bunun uzunca ne kadar önemli olduğunu, hangi kuruluşlardan kredilerinin temin edildiğini, ön protokollerinin yapıldığını, ne kadar milyon insana hizmet edeceğini yazıyla da bildirdim.

Hem sözlü, hem yazılı bunun ne kadar önemli olduğunu anlattım. Neredeyse bir buçuk ay önce. Şimdi yatırım planının alınmaması… Listeye ekliyorsunuz. Listenin altına iki satır daha ekliyorsunuz. Çok acayip bir durum.

Bunlar seçim için her şey mubahtır anlayışının en fanatik bireyleri. Ama tekrar söylüyorum; bunları mazeret olsun diye de anlatmıyorum. Bunlar öyle bir domino taşı gibi çözülecek ki göreceksiniz.

16 milyon insanımızın baskın kuvveti, iradesine set vurulamaz anlayışı göreceksiniz hem sandıkta karşılığını bulacak, o sandıktan çıkan o gücün de karşısında bütün bu çektirilen sıkıntıların zulümlerin tam tersine hareket etmek zorunda kalacaklar.

Ben bu tutum ve tavrından dolayı kim buna mani oluyorsa kınıyorum. İstanbul halkı adına kınıyorum. Bu yanlışı düzeltmeleri için de acilen çağrı yapıyorum.

Bırakın İstanbul’un Sefaköy’den başlayıp Beylikdüzü’ne giden hem metrobüs hattını hafifleten, hem metroyla beraber İstanbul’un batısını bütün İstanbul’a bağlayan hem de Eyüpsultan’ı Bayrampaşa halkını bu hizmetten mağdur etmeyin diyerek şikayetimi yapıyorum.”

“UMARIM BU YANLIŞTAN DÖNERLER”

İmamoğlu, yatırım planına ara dönemde ilaveler yapılabildiğine dikkat çekerek “ Daha önce uygulamaları yaşandı. Bu yanlışlarından istedikleri zaman dönebilirler. Sadece ocak ayında açıklanacak diye bir kural yok. Sefaköy- Beylikdüzü süreci neredeyse artık bir buçuk senesini buldu. Her geçen zaman ihaleyi geciktiriyor. İhaleyi geciktirince süreçler istediğimiz düzlemde ilerleyemiyor. Biz bunu Türkiye’de yatırımlar yapan, Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası’nı açıklayamıyoruz bile. Onlar da niçin diyorlar. ‘Her şeyiniz tamam. Uluslararası düzeyde biz de inceledik, baktık, her şey on numara. Niçin?’ diye soruyorlar. Utanç verici. Umarım bu yanlıştan dönerler” dedi.

KURUM’A: ALIŞMAK İÇİN ZAMANA İHTİYACI VAR

Gazetecilerin Cumhur İttifakı’nın İBB adayı Murat Kurum’un sosyal medyada paylaşılan bir videoda TOKİ mağduru bir vatandaşı dinlemeyip kamera kapatmaya çalışması ile ilgili sorusu üzerine İmamoğlu şöyle konuştu:

“Toplumla yüz yüze gelmek, onlarla hasbihal etmek her zaman burun buruna sohbet etmek tabii biraz alışkanlık ister. Alışmak için biraz zamana ihtiyacı ar. Yani o diyalog biçimi kolay değildir. Sabır kolay değildir. Biraz zamana ihtiyacı var.

Bir alışma dönemi yaşayacak. Zaten herhalde o kadar yaşayacak. Ondan sonra 31 Mart’tan sonra görev yerine geri döner” karşılığını verdi.

Yine Kurum’a Beykoz’da evi yıkılan bir vatandaşın 5 yıldır İBB’nin kentsel dönüşüm yapmasını beklediğini söylediği görüntülerin hatırlatılması üzerine de “Ben ilk gün sordurdum; ‘Yıktığınız ve beklettiğiniz bir yer var mı’ diye. Böyle bir yer yok. O hanımefendiye çağrı yapıyorum, lütfen bizi arayın.

Ben tatilde değilim, İstanbul’dayım. Kendisini bekliyorum. Bizi arasın. Bakalım binası neredeymiş? Beni herkes bulabiliyor. O da muhtemelen tak diye bulabilir. Bizi lütfen arasın. Beni eğer bir gün içinde aramazsa bu işin sağlam bir kurgu olduğuna inanacağım yoksa…”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-imzaladi-ibbnin-projeleri-programa-alinmadi/feed/ 0
‘Terör şebekelerini vuruyor, casus servislerini yakalıyoruz’ https://www.foxhaber.com.tr/teror-sebekelerini-vuruyor-casus-servislerini-yakaliyoruz/ https://www.foxhaber.com.tr/teror-sebekelerini-vuruyor-casus-servislerini-yakaliyoruz/#respond Thu, 04 Jan 2024 09:00:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1867 İsrail Türkiye dahil başka birkaç ülkede yaşayan Filistinlilere yönelik suikast düzenleyeceğini açıklamış, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) buna sert karşılık vermişti. İsrail istihbarat kuruluşuyla bağlantılı 34 kişinin yakalanmasının ardından Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a ilk bu soruldu. Soruyu Fidan şöyle cevaplandırdı:

Çağımızda istihbarat giderek daha da önem kazanıyor. Çok üzerinde durmamız, odaklanmamız, teknolojiyi yakından takip etmemiz, metot geliştirmemiz gereken bir alan. Çünkü kimse kimseye bunun metodunu, teknolojisini vermiyor. Oturup kendimizin birçok şeyi yeniden bulup operatif metotları hayata geçirmemiz gerekiyor. Terörle mücadele ihtisas alanı. Dış politika, dış operasyonlarda dost unsurlarla beraber çalışma konusu başka bir operasyon alanı. Kontrespiyonaj başka bir uzmanlık alanı. Sizin işiniz ise faaliyet gösteren casus bulma meselesi.

DÜŞMANIN YERİNE KOYUYORUZ

Bunların hepsi de yeniden kendini üreten bir yapı içinde evrilmesi gerekiyor. MİT’te çok ciddi ve ileri reformlar yapıldı. Bunun sonuçlarını belli ülkelerde görüyoruz. Suriye, Irak’ta bilinen yerler, dost unsurlarla yürütülen ve bize askeri maliyeti çok az olan çok önemli operasyonlar var. Tabi bunların hepsi basına yansımıyor, basına yansıyan kısmı belli yeteneklerin nasıl geliştiğini de gösteriyor. Şimdi teknoloji ayağına, insan ayağına ciddi yatırım yapmak, yeni metotların geliştirilmesi gerekiyor. Türkiye bu alanda çok ilerleme kaydetti. Şu anda İbrahim Kalın (MİT Başkanı) iyi çalışıyor, sistem devam ediyor. Terör şebekelerinin vurulduğunu ve casus servislerin yakalandığını görüyoruz. Burada odaklanma ve bir hedefin olması önemli. Türkiye’nin tehditlerini iyi anlamak önemli. Kendinizi sürekli düşmanın yerine koyup ona göre hareket etmeniz gerekiyor.

Hakan Fidan, Sözcü Medya Grubu Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’ün de bulunduğu gazetecilerin sorularını yanıtladı.

ERBİL’İ DE HEDEF ALIYOR

12 şehit vermemizden sonra Bağdat ve Erbil yönetimlerinin tutumlarıyla ilgili soruya Fidan şu karşılığı verdi: Terörle mücadelede Erbil’le tam bir iş birliğimiz var. PKK konusunda hassasiyetlerimizi paylaşıyorlar. Onlarla iş birliği konusunda her geçen gün daha da iyi bir noktaya gidiyoruz PKK aynı zamanda Erbil yönetimini de hedef alır bir durumda. PKK’nın Süleymaniye’de Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile geliştirdiği bir ittifak var. KYB ve PKK ittifakı, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) bloğuna olduğu gibi karşı. Süleymaniye ve PKK, bunlar Erbil yönetimine karşılar. Burada büyük sıkıntı var. Bağdat’taki belediye seçimleri, bölgede çeşitli sonuçlar çıkarttı. Bunlara yakından bakıyoruz. Taraflarla görüşüyoruz. Türkmen cephesi başkanı Hasan Turan’la da görüşme yaptık. Kerkük öznesinde nereye, nasıl gideceğiz meselesi. Seçim sonuçlarına baktığınız zaman orada, tabi ne kadar hile yapıldı yapılmadı bunlar çok tartışılan bir mesele. Aslında beklenmedik şekilde KYB’nin oylarını artırdığı görünüyor. Bizim istediğimiz önceden geliştirilen kuralın devam ettirilmesi, yani taraflar arasından yine münavebeli bir valilik sisteminin devam etmesi önemli. PKK ve KYB ortaklığının bölgede etkinlik kuracağı bir denklemin olmaması için çalışmaya devam ediyoruz.

BÜYÜK TOPLANTI YAPILDI

Bu eylemlerden önce Iraklılarla ortak güvenlik toplantısı yaptık. Geliştirdiğimiz format bugüne kadar olmamış bir formattı. 30 kişiyle toplandık. Diplomat, asker, istihbaratçı, havacı, karacı kim varsa herkes burada. Sonra ayrı bir odada daha az insanla bir araya geldik. 4-5 saat konuştuk. Bıkmadan, usanmadan PKK’nın ne kadar önemli bir tehdit olduğunu anlatıyoruz. Bazen biz kendimizde çok hakikat ve doğru olan bir şeyin karşı tarafta da aynı olduğunu varsayıyoruz. Aslında öyle olmuyor. Herkesin kendi dünyası ve öncelikleri var. Bağdat’taki PKK farkındalığını son 3 yılda 4 yılda ortaya çıkartabildik. Bu çok sistematik temaslarla, argümanlarla, ilişkilerle, iş birlikleriyle, desteklerle, şunlarla, bunlarla çok boyutlu götürülmüş bir konu.

OPERASYON İÇİN 3 SEÇENEK

Bizim temel argümanımız “PKK, Türkiye’ye karşı kurulmuş bir örgüttür. Türkiye’de bir metrekare toprak bile kontrol etmiyor. Ama Irak’ta büyük toprak kontrol eder noktaya gelmişler’ oluyor. Mahmur, Süleymaniye, Zaho, Kandil vesaire PKK varlığı var. Yani alan kontrol ediyor, köyleri kontrol ediyor. ‘Bu bizim için tehdit değil. Sizin için tehdit, egemenliğiniz için tehdit. Silahlı bir grup var, kontrolsüz burada’. diyorum. Bir de kalkınma yolunu konuşuyoruz. Yani bu türden örgütlerin bulunduğu bir coğrafyaya finansı nasıl getireceğiz? Sırf bunun için bunları ortadan kaldırmak… ‘Egemenlik meselesini nasıl halledeceksiniz burada? Tabii orada farklı denklemler var. Onlara da diyoruz ki ‘İstiyorsanız siz çözün, istiyorsanız beraber çözelim, bırakın biz çözelim yani savaşmaya devam edeceğiz. Zaten siz isteyin istemeyin. Bunda sıkıntımız yok. Bu konuda netiz. Ama irademizi ortaya koyuyoruz. ‘Bizim oradaki varlığımızın tek sebebi PKK ile mücadele. PKK ile mücadeleyi sahiplenirseniz bizim şey yapmamıza gerek kalmaz. Bu kadar fazla telaş göstermemize sebep kalmaz.’ Görüşmeler olumlu geçti.

AURİ SUİKAST VE SONUCU

Lübnan’da, Hamas’ın önemli isimlerinden Salih Auri’ye suikast düzenlenmesinin savaşın bölgede yayılmasında etkili olup olmayacağına ilişkin soruyu Fidan şöyle cevaplandırdı: Ben İsraillilerin, Lübnan’la savaşa girmemek için kendilerini zor tuttuğunu düşünüyorum. Ama bu yol çıkmaz sokaktır. Öyle bir şey olursa bu savaş tabii ki bitmez. Tam tersine, meselenin çözülmesi isteniyorsa, barış ve iki devletli çözüme odaklanmak lazım. Tehditleri zor kullanarak ben elimine edeceğim dediğiniz zaman, burada belli şeylerin olacağını öngörmek zor değil açıkçası. İsrail’in de Lübnan’daki bu operasyonu baktığınız zaman şöyle bir şey var. Bir Hizbullah hedefini, Hizbullah yöneticisini vurmuyor ama Lübnan’a ben senin üstünde uçuyorum, takip ediyorum mesajını veriyor. Dediğim gibi havadan operasyon yaptığınız zaman işte bölgenin önemi kalmıyor. Nerede olursanız olun vuruyor. Hizbullah buna nasıl aksiyon gösterecek? Yani tamamıyla savaşa girerek mi reaksiyon gösterecek yoksa misilleme yaparak mı? Bugün gelen raporda 3 askeri hedefe saldırdık diyorlar. Başından beri savaşın ilk gününden beri ortaya koyduğu aslında tavrın bir devamı.

HAMAS’A BAKIŞ DEĞİŞMİYOR

Tarafların Hamas’la ilgili tutumunda, 7 Ekim öncesi ile sonrası arasında değişiklik olmadığını belirten Fidan şöyle devam etti: Bizim gibi bunu, terörist olarak görmeyenler, bir direniş hareketi, parti görenler, o şekilde görmeye devam ediyor. Terörist görenler de aynı pozisyonlarını koruyor. Netanyahu’nun ilk günden pazarladığı bir resim var. Bütün bu süreci 7 Ekim gününde olan bazı olaylarla fotoğraflayıp, onun üzerinden Batıya anlattığı bir kurgu var. ‘Ben, katledildim. Bunu yapanlar barbar’ diye anlatıyor hadiseyi. Dolayısıyla onun için ne olduğunun önemi yok. Bizim duruşumuz bizim çıkışımız ise onun ortaya koyduğu o stratejiyi, Batı’nın satın aldığı o resmi, tamamıyla tersyüz ediyor.

BUNUN ADI BARBARLIK

Biz “Hiçbir gerekçe on binlerce sivilin ayrım gözetmeksizin öldürülmesi mümkün değil. Bunun adı barbarlık. Hamas’a yönelik tanımlamaları sivil katliamı üzerinden yapıyorsanız, aynı kuralı İsrail için de uygulamanız lazım” diyoruz. Bunlar, cevap veremedikleri konular. Hamas’ı kınayalım diyorlar. Tamam problem yok. Hangi gerekçe ile kınıyorsunuz? Sivil öldürdüğü için. Aynı gerekçeyle İsrail’i de kınayalım. Bunu yapamıyorlar. Bunlar tabi büyük pozisyon kaybı onlar açısından. Güç dengeleri değiştikçe, politik tavırların değişeceğine inanıyorum. Bölgede ABD’nin ve İsrail’in en yakın arkadaşı olduğu var sayılan ülkeler için de geçerli. Şu anda alınan tavırlar, dostluktan ya da düşmanlıktan alınmıyor, çaresizlikten alınıyor. ABD’nin İsrail adına savaşmakta olduğu bir denklemde bölge ülkeleri karşı gücü geliştirmek isteyecektir. Gazze’deki türden katliamların bir daha olmasını istemeyenler silahlanma ve güç arayışına girebilirler. Gazze’de yaşananlar, Batı’nın biriktirdiği krediyi kaybetmesine yol açtı. Ukrayna-Rusya meselesindeki tavırlarının tersine, Gazze konusunda bambaşka bir yerde durmaları, iki yüzlülüğün tavan yaptığı yerdir. Tüm bunların, çok büyük jeostratejik kırılmaya zemin hazırladığını görüyorum. Bu süreçte ilk defa ortaya koyduğumuz pratikler var. İlk defa temas grubu oluşturduk. Sistemli şekilde belli yerlere baskı yapmamız önemli. Hep birlikte olmamız söylem birliği sağladı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/teror-sebekelerini-vuruyor-casus-servislerini-yakaliyoruz/feed/ 0
‘Bunlar sizin siyasi akrabalarınız’ https://www.foxhaber.com.tr/bunlar-sizin-siyasi-akrabalariniz/ https://www.foxhaber.com.tr/bunlar-sizin-siyasi-akrabalariniz/#respond Sat, 23 Dec 2023 21:09:20 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1406 CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada “İnsanlar artık, çalışarak, üreterek, ihracat yaparak zenginleşmekten umudunu kesmiş. Ne yapacak örnekleri var yarattığınız Tosuncuk, Toreks, Dilan-Engin, Eylül var. Benim gibilerle alakası yok bunlar sizin siyasi akrabalarınız. Bunları siz yarattınız. Bunlarla bir tane CHP’linin fotoğrafı yok ama sizin albümünüz var. Dizi-film olur sizin yaptıklarınız. Dindar nesil yetiştireceğim diye dolandırıcı, namussuz insanları memleketin başına bela ettiniz” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ile Sayıştay raporlarının görüşmeleri devam ediyor. Bugün Genel Kurul’da 2024 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin 7. maddesi üzerine CHP adına Malatya Milletvekili Veli Ağbaba konuştu.

Fotoğraflar: Zekeriya Albayrak / Sözcü

Ağbaba, kürsüye elinde fotoğraflarla çıktı. İlk olarak dün Pençe Kilit Operasyonu sırasında şehit olan 6 askerden biri olan Piyade Er Yasin Karaca’nın Tokat’taki evinin fotoğrafını Genel Kurul’a gösteren Ağbaba, şunları dile getirdi:

“MİLYONLARCA MÜLTECİYE BAKARLAR AMA…”

“Şu fotoğrafa hepiniz ibretle bakın, bu fotoda yoksulluk, ibretlik bir vaka var. Suriyelilere ev yaparlar İdlib’te, milyonlarca mülteciye bakarlar ama kendi vatan toprağını korumak için şehit olan askerlerimize bakamazlar. Türkiye’nin fotoğrafıdır bu, bunların tek özelliği bundan da siyaset yaparak şehit tabutları üzerinde konuşmaktır.

Ülkenin düşmüş olduğu durum bu; Bursa Uludağ Kadın Basketbol takımına vize verilmemiş. Avrupa hedefleyenler bugün Avrupa’nın gözünde üçüncü sınıf Afrika ülkesine düşmüş durumdalar.

“ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ, UMUDUNU YOK ETTİNİZ”

Bu seçimden sonra yapılan ilk bütçe, fakir fukaranın çocuğu mülakat kaldırılacak diye size oy verdi. Mülakat kaldırdı mı kaldırılmadı. Çocuklarımızın geleceğini, umudunu yok ettiniz. Ev hanımlarına emeklilik priminin 3’te 1’ini kim ödeyecekti? Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AKP ödeyecekti. Var mı bir gelişme yok. Aile Destekleri Sigortası, CHP’nin Kemal Kılıçdaroğlu’nun projesi… Her eve en az bir asgari ücret girecek dediler, oldu mu olmadı. 15 Temmuz gazilerine maaş bağlanamamış, Türkiye’nin geldiği durum bu.

“FAİZ, İŞSİZLİK DÜZELİR AMA AHLAKI YOK ETTİNİZ”

Faiz, işsizlik düzelir ama ahlakı yok ettiniz. Mafyadan lideri ile barışmaya çalışan İçişleri Bakanı utanmaz. Mafyadan maaş alan milletvekili utanmaz. İBB’den burs değil servet alan vekilleriniz utanmaz. Utanma duygusu yok. 22 yılda yarattığınız şey sosyal çürüme. Tik Tok denilen uygulamada ev kadınları vücutlarını teşhir ederek para kazanıyor. Meşhur din adamları ne yapıyor. Diyor ki 90 km’den fazla kadın yol yapamaz diyor, Kızıl Goncalar dizisi yasaklansın diye uğraşıyorlar. Be utanmaz tarikatçılar, din adamları gibi konuşanlar şu ahlakı düzeltmek için bir şeyler söyleyin.

“DİNDAR NESİL YETİŞTİRECEĞİM DİYE…”

Dünyada ne kadar namussuz, kaçakçı varsa Türkiye’de. Türk pasaportunu satıyorsunuz ya 400 bin dolara adamlar İstanbul’un göbeğinde efelik yapıyorlar. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın deyimiyle söylüyorum; ‘Türkiye suç örgütü cenneti oldu.’ Kim yaptı, biz mi yaptık? İnsanlar artık, çalışarak, üreterek, ihracat yaparak zenginleşmekten umudunu kesmiş. Ne yapacak örnekleri var yarattığınız Tosuncuk, Toreks, Dilan-Engin, Eylül var. Benim gibilerle alakası yok bunlar sizin siyasi akrabalarınız. Bunları siz yarattınız. Bunlarla bir tane CHP’linin fotoğrafı yok ama sizin albümünüz var. Dizi-film olur sizin yaptıklarınız. Dindar nesil yetiştireceğim diye dolandırıcı, namussuz insanları memleketin başına bela ettiniz.

“DİL BİLMEYENİ REKTÖR YAPTINIZ”

Siz dünya siyasi tarihine gelen en yetenekli siyasi hareketsiniz. Dili bilmeyen akademiden haberi olmayan Selman Öğüt’ü rektör yaptınız. Bir başka iktidar yapabilir mi? Hayvanat Bahçesi Müdürünü TÜBİTAK’a atıyorlar, müthiş yetenekler. Sizi kutlarım, siz pehlivandan bankacı yarattınız. Türkiye Uzay Ajansı’na 2 yıllık Sebze Üretim Tekniği mezunu AKP’li İlyas Haliloğlu atanmış. Sanki uzayda hıyar, domates yetiştirecek.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bunlar-sizin-siyasi-akrabalariniz/feed/ 0