Salgını geride bırakmış olsak da uzaktan çalışma sistemini benimseyen çalışanlar, yeniden tam zamanlı ofise dönmek istemedi. Google, Apple, Microsoft gibi büyük teknoloji şirketlerinde bile ofise çağırılan çalışanlar şirketlerine tepki gösterdi. Sonunda bazı şirketler çözümü, haftanın ya da ayın belirli günlerinde ofiste geriye kalan günler uzaktan çalışılan hibrit modelde buldu, bazıları da uzaktan çalışmanın getirdiği verimden ve çalışan motivasyonundan vazgeçmedi.
Hâlâ ofise dönüş ile ilgili tartışmalar sürerken uluslararası denetim, vergi ve danışmanlık hizmetleri şirketi KPMG’nin araştırması artık şirket yöneticilerinin de bu konuya yaklaşımlarının değiştiğini gösteriyor.

BİR YILDA DEĞİŞTİ… OFİSE GELMELERİNİ BEKLEMİYORLAR
KPMG’nin yaptığı ankete göre ABD’li CEO’ların yalnızca yüzde 34’ü, ofis bazlı rollerin yakın gelecekte yeniden ofise dönmesini bekliyor; bu oranın 2023’teki yüzde 62’den oldukça düşük olması dikkat çekti.
KPMG ABD Başkanı ve CEO’su Paul Knopp, “Hibrit muhtemelen artık kalıcı” dedi.
ABD’deki büyük şirketlerin 100 CEO’su arasında yapılan anket, 2023’te ofis rollerinin hibrit olmasını bekleyenlerin yüzde 34’ten yüzde 46’ya çıktığını ortaya çıkardı.
Ayrıca ankette yer alan bazı sonuçlar özellikle tükenmişlik yaşayan çalışanları sevindirebilir. Örneğin; 10 CEO’dan üçü, dört günlük çalışma haftası gibi yeni sistemleri araştırıyor.
Geçen yıl İngiltere’de yapılan bir araştırma da dört günlük çalışma haftasını denemeye katılan şirketlerin çoğunun beş günlük standarda geri dönmediğini ortaya çıkarmıştı. Ayrıca, Almanya’da da bazı şirketler işgücü kriziyle mücadele etmek için kısa çalışma haftasını test etmeye başladı. Yaklaşık 45 şirketin katıldığı ve 1 Şubat’ta başlayan altı aylık bir programla yüzlerce çalışana tam ücret ödenirken her hafta bir gün ekstra izin veriliyor.
Milyarder Steve Cohen de geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, daha fazla işletmenin ‘haftada dört gün çalışma’ uygulamasına geçebileceğini söylemişti.

YENİ KURTARICI: YAPAY ZEKÂ
KPMG’nin anket sonuçlarında dikkat çeken bir diğer detay da ihtiyaç duyulan bazı çalışanların işe alınmasında zorlanıldığı. Belki de neredeyse 10 CEO’dan sekizinin çalışanların becerilerini artırmaya odaklandıklarını söylemesinin bir nedeni de budur.
10 CEO’dan neredeyse yedisi, personel açığını kapatmak için üretken yapay zekâyı kullanmaya çalıştıklarını söyledi.
Bazı çalışanlar ve iş yeri uzmanları, yapay zekânın işlerini ellerinden alacağı konusundaki endişelerini dile getirdi ve bu gerilimin iş yerinde de hissedildiği belirtiliyor. Ankete katılan yaklaşık dört CEO’dan biri, çalışanların direnişinin, teknolojiyi kendi şirketlerinde kullanıma sunma konusunda en büyük zorluk olduğunu söyledi.
Yaklaşık 10 CEO’dan dördü, şirketlerinin önümüzdeki 12 ila 18 ay içinde yapay zekâ pilot uygulamalarından organizasyonlarında daha geniş kullanıma geçmesini bekliyor.
Knopp, CEO’ların teknolojiyi daha geniş çapta benimsemenin yollarını aradıklarını çünkü önemini anladıklarını söyledi: “Konuştuğum her CEO neredeyse bir kişi için üretken yapay zekânın dönüştürücü olduğuna inanıyor. Uzun vadede bunu gerçekte nasıl kullanacaklarını belirlemek istiyorlar.”
Tabii yapay zekâ kullanımı beraberinde soruları da getiriyor. Örneğin; şirketlerin, tüketicilerin içeriğin insan yapımı olmadığını bilmesini sağlamak için “Yüzde 81 üretken yapay zekânın yardımıyla yapıldı” gibi filigranlar aracılığıyla açıklayıp açıklamayacağı sık sık tartışılıyordu. Ancak araştırma CEO’ların yüzde 81’inin, yapay zekânın dahil olup olmadığını işaretlemeyi planlıyor; bu oran 2023’te sadece yüzde 19’du.
]]>Sigorta şirketi JW Surety Bonds tarafından ABD’de gerçekleştirilen ve 1.020 işveren ve çalışanla yapılan bir ankette, katılımcıların yüzde 47’si konut yardımları karşılığında ofise dönmeye istekli olduklarını söyledi.
Ayrıca, katılımcıların yüzde 69’u işveren temelli konut yardımları için işlerini veya kariyerlerini değiştirmeye istekli olduklarını da belirtti.
Çalışanlar konut yardımının diğer birçok tekliften daha avantajlı olduğunu söyledi. Çalışanların yüzde 43’ü barınma yardımı karşılığında daha az tatil yapabileceklerini söylerken yüzde 30’u ise konut yardımını maaş zammına tercih edeceğini söyledi.
’10 YILDA İŞ PİYASASINDA ÖNEMLİ BİR GÜÇ OLACAK’
JW Surety Bonds’dan Ricardo Rodriguez, konut yardımının önümüzdeki on yıl içinde iş piyasasında önemli bir güç haline gelebileceğine inandığını söyledi.
Rodriguez Business Insider’a yaptığı açıklamada “Konut maliyetleri arttıkça, bu bulgular işveren temelli konut yardımlarının ivme kazanma eğilimine açıkça işaret ediyor. İşveren temelli konut yardımlarına yönelik güçlü ilgi, önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde çalışanların geleneksel ücret anlaşmalarındaki beklentilerini yeniden tanımlayabilir” dedi.
YÜZDE 25’İ BARINMA YARDIMI YAPMAYI DÜŞÜNÜYOR
JW Surety Bonds anketine katılan işverenlerin yüzde 25’i, 2024 yılında çalışan başına ortalama 6 bin 200 dolar konut yardımı yapmayı düşündüklerini söyledi.
Buna ek olarak, barınma yardımı yapmayı planlayanların yaklaşık yüzde 70’i bunun çalışanları ofise geri çekmek için kullanılacağını söyledi.
Anket, halihazırda işveren temelli barınma yardımı alanların yüzde 77’sinin yüksek iş memnuniyeti bildirdiğini, yardım almayanlarda ise bu oranın yüzde 60 olduğunu ortaya koydu.
BAZI BÜYÜK FİRMALAR YARDIMA BAŞLADI
Bazı büyük şirketler şimdiden konut yardımını bir teşvik unsuru olarak eklemeye başladı.
Milyarder Elon Musk’ın sahibi olduğu altyapı ve tünel inşaat şirketi The Boring Company, Teksas’taki Bastrop şehri yakınlarında çalışanları için 110 evlik bir bölge inşa etme planı olduğunu açıkladı.
Evlerin piyasa fiyatının altında ve Boring ile Musk’ın diğer şirketleri Tesla ve SpaceX’in tesislerine yakın bir yerde olması bekleniyor.
Halihazırda yardım sunan şirketlerden biri ise gıda firması JBS Foods.
JBS, ABD genelinde 8 şehirde barınma masraflarına yardımcı olmak için 20 milyon dolardan fazla harcama yapıyor. Şirket, işçilerin kiralaması için apartman binalarına sahipken diğer bir yandan ise çalışanlar adına daha iyi konut fiyatları ya da kredi koşulları için pazarlık yapıyor.
Dünya’nın en büyük ikinci yazılım şirketi Oracle ile müzakerelerine devam eden Tennessee Ekonomik ve Toplumsal Kalkınma Departmanı ise Oracle’ın çalışanlarının ofise 15 dakika mesafede olmasını istediğini söyledi.
Oracle’ın planı doğrudan konut masraflarına yardımcı olmasa da, çalışanların benzinden tasarruf etmelerine, kişisel zamanlarını boşa harcamalarına ve araç sahibi olma ihtiyacını azaltmalarına yardımcı olabilir.
]]>


