Kerevitaş’tan yapılan açıklamaya göre, Sustainable Brands Türkiye 2024 kapsamında panel düzenlendi.
Projenin gelecek dönem hedeflerinin aktarıldığı panele, Kerevitaş Üst Yöneticisi (CEO) Mert Altınkılınç’a, Tabit kurucusu Tülin Akın ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Tamer Atabarut eşlik etti.
Panelde, akademi-sanayi- sivil toplum işbirliği açısından etkili örnek teşkil eden projede yapılan çalışmalar aktarılırken tarım alanında akıllı çözümler sunan sosyal girişim Tabit ile sahadaki işbirliğine ilişkin detaylara da yer verildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Altınkılınç, Kerevitaş olarak çevresel performansın yanı sıra fırsat eşitliği ve kapsayıcılık odağında kararlılıkla çalıştıklarını belirtti.
Sosyal sürdürülebilirlik alanında dönüştürücü etkilerini pekiştirecek projeler geliştirmenin en önemli hedefleri arasında yer aldığını vurgulayan Altınkılınç, 150 bin ton ürün hacmiyle Türkiye’nin en büyük tedarikçilerinden biri olduklarını kaydetti.
2022’de Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteğiyle başlattıkları projeyle, destekledikleri kadın çiftçi oranını 3 yılda yüzde 100 artırmayı hedeflediklerini hatırlatan Altınkılınç, bu hedeflerine bir yılda ulaştıklarını bildirdi.
Altınkılınç, “Projemiz kısa sürede globalde de 8 ödüle layık görüldü. Geçtiğimiz eylülde Birleşmiş Milletler’deki (BM) özel oturumda örnek proje olarak sunuldu. Doğru yolda olduğumuzu gösteren bu ödüller bizi daha da yüreklendirdi. Bu sebeple bu yıl projenin ikinci etabında deyim yerindeyse vites büyüttük ve daha fazla sayıda kadın çiftçiye ulaşma hedefiyle çalışmalarımızı hızlandırdık. Yeni dönemde, tohum seçiminden hasada kadar her aşamada yanında olduğumuz kadın çiftçilerimize proje paydaşımız Tabit ile yapay zeka, finansal ve ekolojik okuryazarlık ile girişimcilik eğitimleri vermeye devam edeceğiz.”
IPSOS ve Boğaziçi Üniversitesi ile yaptıkları “Sosyal Etki Araştırması” ile projenin ortaya koyduğu etkinin yanı sıra Türkiye’de tarıma bakış, tarımda kadının rolü gibi önemli konularda içgörüler elde ettiklerine değinen Altınkılınç, bu araştırmaya dahil olan kadınların, Tarımın Kadın Yıldızları’nın hayatlarında önemli ve olumlu değişim oluşturduğunu belirttiğini aktardı.
Altınkılınç, “Yeni dönemde Tabit’in başarılı saha çalışmalarını ve geniş çiftçi ağını, SuperFresh’in gücüyle birleştirerek daha çok kadın çiftçimizi Tarımın Kadın Yıldızları arasına katacağımıza inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Uysal, Kariyer.net’in verilerinden yola çıkarak analizler gerçekleştirdiklerini, bunlardan birinin de “Global Yeteneklerin Şifresi” araştırmaları olduğunu söyledi.
Yaptıkları araştırmalarla Türkiye’de istihdam piyasasının çeyrek asrını ve geleceğini mercek altına aldıklarını belirten Uysal, “Son 10 yılın verilerini analiz ettiğimizde, teknoloji sektörü en hızlı ve belirgin değişimi yaşayan alanlardan biri olarak öne çıkıyor.” ifadelerini kullandı.
2013-2015 döneminde pozisyonlar, yazılım geliştirici, web mobil geliştirici gibi genel ve geniş kapsamlı olurken bugün çok daha spesifik ve uzmanlık gerektiren pozisyonların oluştuğuna işaret eden Uysal, 2022-2024 aralığında, MongoDB Geliştirici, React Native Geliştirici, Robotik Proses Otomasyonu Geliştiricisi gibi uzmanlık alanı daha net rollerin karşılarına çıktığını aktardı.
Uysal, araştırma sonuçlarına göre, işverenlerin daha net beklentilere sahip olduğunu ve adayların daha özelleşmiş becerilere ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.
“‘Çok yönlülük’ işverenlerin önemli beklentileri arasında”
Global Yeteneklerin Şifresi araştırmalarına göre Türkiye’deki yeteneklerin yüzde 45’inin ayda birden fazla kez üretken yapay zeka araçlarını kullandığını ve yüksek eğitimli kesimde bu oranın yüzde 65’e çıktığını vurgulayan Uysal, şu bilgileri verdi:
“Profesyonellerin neredeyse yarısı üretimsel yapay zekayı çalışma, öğrenme ve araştırma için kullanırken her 3 kişiden biri ise yaratıcı görevlerde üretimsel yapay zekadan faydalanıyor. Üretimsel yapay zekayı kullananların yarısı, yapay zeka tarafından verilen öneride küçük değişiklikler yaparak kullandığını belirtirken, dörtte biri sadece girdi olarak kullandığını ve hala işin çoğunu kendisinin yaptığını belirtiyor.”
Uysal, 2013-2015 döneminde açılan ilanlara bakıldığında, bayi satış şefi, satış elemanı, bölge satış şefi gibi genel ve geleneksel pozisyonların karşılarına çıktığını, bugün daha stratejik, analitik ve koordinasyon odaklı rollere ihtiyaç duyulduğunu aktardı.
Satış pazarlama koordinatörü, kıdemli satış geliştirme yöneticisi, satış raporlama birim yönetmeni gibi pozisyonlar için ilanların arttığına dikkati çeken Uysal, bu değişimin, satış ve pazarlama alanlarının daha veri odaklı ve stratejik bir yaklaşıma doğru evrildiğini gösterdiğini anlattı.
“Çok yönlülük” ilkesinin işverenlerin önemli beklentileri arasında yer aldığının bilgisini paylaşan Uysal, “Yapay zeka entegrasyonunun geleneksel roller için de otomasyon, dijitalleşme ve veri gibi kavramları iş süreçlerine dahil ettiğini söyleyebiliriz. Aynı zamanda spesifik alanlarda uzmanlaşmanın bir ihtiyaç haline geldiğini görüyoruz.” şeklinde konuştu.
İstihdam piyasasının dönüşmesine öncülük eden yapay zeka teknolojilerinin, sadece dönüşüm ve değişime yol açmakla kalmadığını aynı zamanda yeni meslek gruplarının doğmasını sağladığını dile getiren Uysal, “2023’ten önce Kariyer.net’te yayınlanan iş ilanları arasında yapay zeka odağındaki pozisyonlar daha genel ve yaygın şekilde bilinen rollerdi. 2023 sonrasında ise üretken yapay zekanın da daha güçlü şekilde istihdam piyasasına etki etmesiyle beraber yeni ve özelleşmiş pozisyonlar görmeye başladık. Hayatımıza yeni giren bu pozisyonlar arasında ‘Yapay Zeka Ürün Müdürü’ ve ‘Prompt Engineer’, son dönemde en fazla ilan açılan ve en fazla adayın başvuru yaptığı roller oldu. Eğilimin bu iki pozisyon özelinde daha net olduğunu söylemek mümkün.” değerlendirmesinde bulundu.
“Eğitimde ya da sağlıkta yapay zeka teknolojilerini kullanmayı bilen profesyoneller tercih nedeni olacak”
Yenibiriş Yönetici Ortağı Uğur Karaboğa da iş hayatını doğrudan etkileyen alanlarda büyük değişimlerin yaşandığını kaydetti.
Teknolojiyle direkt bağlantılı meslek gruplarında yaşanan farklılıkların öne çıktığının altını çizen Karaboğa, şunları söyledi:
“Üretim ve lojistik hizmetleri de yine önemli gelişmelere sahne oldu. Bu sektörlerde robotik otomasyon ve yapay zeka tabanlı süreç optimizasyonu arttı. Ancak tüm bu değişimleri yapay zeka ve teknoloji alanında değerlendirmek çok yeterli olmayabilir. Yaşanan pandemi süreci, müşteri hizmetlerinden, finans sektörüne, inşaat sektöründen ulaşıma kadar pek çok işi ve mesleği değiştirdi. Gelişmeleri yakalamanın ve değişime uyum sağlayabilmenin sürdürülebilir bir iş hayatı için vazgeçilmez olduğu tüm unsurlarıyla ortaya çıktı.”
Karaboğa, yapay zeka teknolojilerinin çok büyük aşamalar kaydettiğini, özellikle de otonom teknolojilerin çoğalması, böylece rutin ve tekrarlayan işlerin otomatikleşerek verimliliğin artmasının işgücü piyasasının öncelikli hedefleri arasında yer aldığına dikkati çekti.
Müşteri hizmetleri alanında kullanılan sistemlerin önemli bir gelişme olarak karşılarına çıktığından söz eden Karaboğa, “Aynı zamanda, perakende sektöründe, yapay zeka stok yönetimi, müşteri analizleri ve kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimleri sağlamak için kullanılan sistemler alışveriş deneyimlerini bambaşka bir noktaya taşımaya hazırlanıyor. Öte yandan finans sektöründe yapay zeka risk analizi, dolandırıcılık tespiti ve otomatik ticaret sistemleri her geçen gün yoğunluğunu artırıyor.” açıklamalarında bulundu.
Karaboğa, rutin işlerde verimlilik artarken yapay zeka teknolojisini kullanacak insan gücüne ihtiyacın olacağını ve bazı hizmet alanlarında makinelerin yapamayacağını, insan unsurlarının olduğu gerçeğini de göz ardı edemeyeceklerinin altını çizdi.
Kişiselleştirilmiş hizmet sunmak, müşteri ihtiyaçlarını anlamak, karmaşık durumları yönetmek için iletişim becerilerini geliştirmenin her zaman gerekli olacağını dile getiren Karaboğa, “Bugünkü tabloda henüz yapay zeka nedeniyle büyük bir iş gücü kaybından söz edemeyiz. Ancak işgücü piyasasının her iki tarafı için yani hem işverenler hem çalışanlar için bu sürece hazırlanmak zorunluluğunu geri plana atamayız. Özellikle çalışanlar için uzmanlaşmanın öneminin bir kez daha altını çizmek gerekiyor. Belirli bir alanda uzmanlaşmak ve bu konudaki tüm gelişmeleri yakından takip etmek günümüz iş hayatının en önemli becerilerinden biri olarak öne çıkıyor.” ifadelerini kullandı.
Bilgiye ve veriye dayalı birçok işte yeni kavramlar ortaya çıktığını söyleyen Karaboğa, veri madenciliği kavramına dikkati çekerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Verinin ve bilginin bu kadar önemli olduğu bir dünyada onun doğru kullanımı iş süreçlerinin de doğru yönetimi anlamına geliyor. Veri ve özellikle kişisel veri bu kadar önemli oldukça etik ve yönetişim uzmanlığı da yine önemli alanların başında gelecek. Örneğin duygu analizi yakın dönemde yepyeni bir meslek olarak karşımıza çıkacak. ve tüm bunlarla birlikte şirketlerde yapay zeka uyumluluk uzmanları, yapay zeka eğitmenleri gibi yeni pozisyonlar göreceğiz. Elbette öğretmenlik ya da doktorluk gibi bireysel işlerin önemi azalmayacak ancak eğitimde ya da sağlıkta yapay zeka teknolojilerini kullanmayı bilen profesyoneller tercih nedeni olacak.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nicolas Anelka’nın da katılımıyla Ümraniyespor Tesisleri’nde düzenlenen imza töreninde, Ümraniyespor Kulübü Başkanı Ömür Aydın ve Sportif Direktör İbrahim Dağaşan da yer aldı.
Anelka, yeni görevine ilişkin duyduğu mutluluğu dile getirerek, “Kulübün felsefesi, düşüncesi çerçevesinde yapılacak çok iş olduğunu düşünüyorum. Tecrübelerim ve yaşadıklarımla, umarım Ümraniyespor ve Türk futboluna bir şeyler katabilirim. Çocukları çok seviyorum, altyapıyı çok seviyorum. Burada olma sebeplerimden birisi de genç futbolcuları keşfedip Türk futboluna kazandırabilmek. Bunu yapabileceğimize inanıyorum.” şeklinde konuştu.
“SABIRLI OLMAMIZ GEREKİYOR”
Anelka, Türk futbolunun zihinsel olarak geliştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Daha iyisini, daha fazlasını yapabileceğimize inanıyorum. Kolay olmayacak, çok çalışmamız gerekiyor. Ama eminim ki başarabiliriz. Sabırlı olmamız gerekiyor. Buraya uzun vadeli planlar için geldim. Hedeflere ulaşacağımıza eminim. Ümraniyespor olarak Süper Lig’e çıkma konusunda çok istekliyiz. Önümüzdeki 5 maç bizim için çok önemli. Bu maçlara iyi konsantre olmamız gerekiyor. Sonrasına hep beraber bakarız. Kolay olmayacak ama başaracağız.” dedi.

“ÜMRANİYESPOR CEO’SU OLMAK HEDEFİMDİ”
Nicolas Anelka, Ümraniyespor’un CEO’su olarak atanmasının kendisi için büyük bir amaç olduğunu ifade etti. Anelka, “Benim için Ümraniyespor’un CEO’su olmak büyük bir hedefti. Şu anda nerede olmak istiyorsam oradayım. İstanbul’dayım, Türkiye’deyim. Türkiye’yi çok seviyorum. İnsanlar beni tanıdıysa, Türkiye’yi ne kadar sevdiğimi iyi bilirler.” şeklinde konuştu.
“SÜPER LİG’DE KALİTE HER ZAMAN VARDI”
Fenerbahçe’de oynadığı dönemlerde Türkiye’de bulunan ünlü futbolcuların varlığına değinen Anelka, Türkiye’nin bu geleneğinin devam ettiğini belirterek, “Hala çok büyük isimlerin Türkiye’ye geldiğini görüyorum ve bundan dolayı çok mutluyum. Türk futbolunun seviyesini yukarıya taşıyor. Süper Lig’in kalitesi anlamında da yurt dışına iyi bir görüntü veriliyor. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın hala dünyada ve Avrupa’da büyük isimleri getireceğini gösteriyor. Türkiye’de ve Süper Lig’de her zaman kalite vardı. Büyük isimlerin gelmesine şaşırmıyorum, böyle devam edecek.” dedi.

“BİRÇOK OYUNCU GELMEK İSTİYOR”
Ümraniyespor’un genç yeteneklerini değerlendirmeyi ve altyapıdan yetişen oyuncuları üst düzeye taşımayı hedeflediğini ifade eden Anelka, “Tabii ki Fransa’da altyapı ve akademileri ezbere biliyorum. Gelişimin sebeplerinden birisi de aslında bu. Aradaki bağlantıyı çok iyi yapabilecek birisiyim. Biraz zaman alacak. Şu ana kadar yeteri kadar mesaj aldım, birçok oyuncu bize katılmak istiyor. Ama her şeyin zamanı var. Gözlemlemek için buradayım. Hocayla da bir toplantı yapmam gerekiyor çünkü ben teknik direktör değilim. Hocayla görüşüp transferde hangi mevkilere ihtiyacı olduğunu öğreneceğim. Ona göre değerlendireceğiz.” açıklamasında bulundu.

Teknik direktörlüğün kendisi için bir hayal olduğunu söyleyen Anelka, yine de CEO pozisyonunu tercih ettiğini belirtti:
Ancak CEO olarak yaptığım görevi daha çok benimsiyorum. Düşündüklerimi gerçekleştirebilmek için, kulübü yukarıya taşıyabilmek için bu görev daha önemli. Çok farklı bir görevdeyim.
]]>