ANKARA’da eski eşi Sinan Özçelik (41) tarafından çocuklarının gözü önünde 7 yerinden bıçaklanarak ağır yaralanan Sinem T. (33), 11 ve 13 yaşındaki kızlarını eski eşine göstermediği gerekçesiyle 16 Eylül’de girdiği cezaevinden 72 saat sonra çıktı. Sinem T., 3 gün kendi babasının yanında kalan ve bu süreçte okula gidemeyen kızlarına sarılıp, hasret giderdi.
Güzellik merkezinde çalışan Sinem T., yaklaşık 2 yıl önce 2 çocuğunun babası Sinan Özçelik ile şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandı. Özçelik, geçen yıl 24 Ekim’de kızlarıyla görüştükten sonra onları teslim etmek için buluştuğu Sinem T.’yi, bıçakladı. 7 bıçak darbesiyle ağır yaralan Sinem T, 10 gün yoğun bakımda kaldı ve tedaviyle sağlığına kavuştu. Tutuklanan Sinan Özçelik, ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan yargılandığı Ankara 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 3’üncü duruşmada olaydan 9 ay sonra tahliye edildi. Özçelik, Sinem T.’nin itirazı üzerine yeniden tutuklandı. Bu arada Sinem T,’ye, eski eşinin şikayeti üzerine 11 ve 13 yaşındaki kızlarını göstermediği gerekçesiyle Ankara 30’uncu Aile Mahkemesi tarafından 3 günlük hapis cezası verildi. Sinem T., karara itirazının 1’inci Aile Mahkemesi tarafından da kabul edilmemesi üzerine kızlarını kendi babası H.T.’nin yanına bırakıp, 16 Eylül’de polise teslim oldu. Kızlarıyla vedalaşıp Sincan Kapalı Cezaevi’ne giren Sinem T., 3 günlük hapis cezasını tamamladı. 72 saat sonra dün akşam cezaevinden çıkan Sinem T., kızlarının yanına koştu. Sinem T., bu süreçte okula gidemeyen ve kendisini kapıda karşılayan kızlarıyla kucaklaşıp, hasret giderdi.
‘ÇOCUKARIMI ONDAN TESLİM ALIRKEN BIÇAKLANDIM’
Sinem T., çocuklarının gözü önünde bıçaklanıp, üzerine 3 gün kapalı cezaevinde hapis yatmasının büyük talihsizlik olduğunu söyledi. Sinem T., Bu düşüncemin yine arkasındayım, doğru bulmuyorum. Bundan sonraki süreci yine adalete bırakıyorum. İnşallah 1 ay sonra davamızda ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ten yargılanan Sinan Özçelik’in en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum. En azından bu çektiğim cezaya da değsin. O da çeksin. Çünkü çok fazla yalan söyleyerek, her şeyi bu duruma getirdi. Üzerime bir sürü davalar açtı. Çocukları gösterdiğim halde ‘göstermiyor’ dedi. Ben çocuklarımı ondan teslim alırken bıçaklandım. Göstermeme gibi bir durumum yoktu. Çocukları kendisinden teslim aldığım sırada planlı bir şekilde beni bıçakladı. Yine de adaletin verdiği karara saygı duydum ve cezamı da çektim. İnşallah adalet sistemi bundan sonra doğru bir şekilde ilerler. Tek umudum bu dedi.
‘KIZLARIM HUKUK OKUSUN İSTERİM’
Çocuklarına kavuştuğu için mutlu olduğunu söyleyen Sinem T., Anneliğin verdiği güçle daha çok şeyi başaracağıma inanıyorum. Çocuklarım en iyi yerlere gelsin istiyorum. Elimden gelen her şeyi yapacağım. İsterim ki; avukat, hakim ve savcı olsunlar, hukuk alanında okusunlar. Benim gibi insanların haksız yere ceza almalarını engellesinler. Hukuk alanında okuyarak, haksız yere ceza gören insanları savunsunlar. Ben her zaman çocuklarımın yanındayım. Onlar bana güç veren, Allah’ın verdiği hediyeler. Tek başıma, boşanma aşmamızdan sonra da 5 yıllık süreçte maddi manevi her anlamda çocuklarıma ben baktım. Yine aynı şekilde bakmaya devam edeceğim. Çocuklarımın özellikle hukuk alanında savcı, avukat ve hakim olmaları için savaşacağım. Ben güçlü bir insanım. Çocuklarımı da özellikle bu yaşadığımız kötü süreçleri göz önüne alarak güçlü bireyler, güçlü kadınlar olarak yetiştirmek tek hedefim diye konuştu.
Haber-Kamera Mikail KARAMAN- Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Erol Özkasnak
İKİ GÜN SONRA HABER
Yaklaşık bir ay önce cezaevinde kalp spazmı geçiren Emekli Orgeneral Çetin Doğan, 22’ye çıkan tansiyonla hastaneye götürüldü. Ancak götürüldüğü ilk hastaneye alınmayan Doğan, daha sonra İzmir’de başka bir hastaneye kaldırıldı. Cuma günü kalp spazmı geçirmesine ve hastaneye götürülmesine karşın, eşi Nilgül Doğan’a ancak pazartesi günü öğleden sonra haber verildi. Hastanede safrakesesine stent takıldı, daha sonra stent çıkarılıp antibiyotik tedavisine geçildi. Halen kanında normalin 5 katı iltihaplanma bulunduğu saptanan, Doğan’ın böbrek ve kan değerleri de bozuldu. Bunlar normale dönünce safrakesesi ameliyatı olacak.

Fevzi Türkeri
HER AN ÜST ARAMASI
Hastanede Çetin Doğan’ın eşi Nilgül Doğan’ın refakatçi kalmasına izin verildi. Doğan’ın yanında bir bayan, bir erkek infaz koruma memuru bulunuyor. Nilgül Doğan’ın dışarı çıkıp içeriye girişinde de üst araması yapılıyor. İki bölmeli olan odanın bir bölümünde Çetin Doğan ve erkek infaz koruma memuru kalırken, Nilgül Doğan ile kadın infaz koruma memuru da aynı bölümde geceyi geçiriyor. Cezaevi yetkilileri her türlü güvenlik önleminin alındığını, Doğan’ın geçmişte yaptığı görevler nedeniyle daha hassas korunması gerektiğini belirttiler. Doğan, Diyarbakır’da Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı olarak sınır ötesi operasyonları da yönetmiş, bölücü terör örgütüne önemli darbeler indirilmesini sağlamıştı.

Temel Özkaynak
JANDARMA NÖBETTE
Nilgül Doğan’ın, Çetin Doğan’ın bulunduğu odada telefonla konuşması da yasak. Telefonu jandarmanın bulunduğu odada şarj ediliyor. Doğan için hastane odasında önlem alınırken, odanın kapısında da 24 saat esasına göre jandarma nöbet tutuyor. Jandarma sayısı bazı günler 5 kişiye çıkarılıyor. 28 Şubat Davası kapsamında halen biri sivil olmak üzere 16 kişinin yargılaması devam ediyor. Cezaevinde 966 gündür tutulan Çetin Doğan 84 yaşında. Sincan Cezaevi’nde tutulan Yıldırım Türker 83, Fevzi Türkeri 82, Cevat Temel Özkaynak 79, Erol Özkasnak ise 78 yaşında.

Yıldırım Türker
Nilgül Doğan’dan ‘idam’ benzetmesi

Nilgül Doğan, 84 yaşındındaki eşi Emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın tahliye edilmemesinin adeta idam cezasına mahkum edilmesi olarak yorumladı. SÖZCÜ yazarı Rahmi Turan’ın köşesinde yer alan sözlerine Nilgül Doğan “Eşim aleyhine verilen müebbet hapis cezası, fiilen idam cezasına dönmüş durumdadır. Hasta olan eşim, bir kriz anında hastaneye yetiştirilemeyeceği için, idam cezasının infazı hücresinde gerçekleşecektir” dedi.
]]>TELEFONLAR KORTUYOR
Emekli Orgeneral Fevzi Türkeri, emekli Korgeneral Yıldırım Türker, emekli Tümgeneraller Erol Özkasnak ve Temel Özkaynak Ankara Sincan Cezaevi’nde, emekli Orgeneral Çetin Doğan ise İzmir Buca Cezaevi’nde bulunuyor. 84 yaşındaki Çetin Doğan’ın eşi Nilgül Doğan, SÖZCÜ’ye konuştu ve “Sağlık durumu pamuk ipliğine bağlı. Her telefon çaldığında kötü bir haber diye elim titriyor, kalbim çarpıyor. Yıllarca PKK ile mücadele etti şimdi PKK’lılar, Hizbullahçılar, FETÖ’cülerle aynı cezaevinde. Köy ilkokulundan çıktı, bu ülkeye hizmet etti. Sen onu al, buruştur ve cezaevi köşelerinde çürüt… Artık söz bitti” dedi.
Eşinin, şeker, hipertansiyon, kalp damarlarında tıkanıklık, omurga rahatsızlığı, ayakta sinir hasarı ve işitme kaybı rahatsızlıklarının olduğunu belirten Doğan, şunları anlattı: ‘’Eşimin sağlık sorunları devam ediyor. 5 damardan by-pass ameliyatı oldu. Ciddi bir bel ameliyatı da geçirdi. Eğilip çorabını bile giyemiyor. Yüksek tansiyon ve şeker hastalığı var. Cumhurbaşkanının anayasal yetkisi kapsamında yaşlı ve rahatsızlığı olan kişileri tahliye edebilir. Raporlar 9 aydır Cumhurbaşkanı’nın önünde imza bekliyor. Çok büyük endişe taşıyorum, bilmediğim bir numara aradığında kötü bir haber mi diye elim titriyor kalbim çarpıyor. Hastaneye gittikleri zaman bize haber verilmiyor, sonra avukattan duyuyoruz. Niye gitti, rahatsız mı diye endişeleniyorum.”
ÖLMESİNİ BEKLİYORLAR
“Cezaevinde tek başına, düşse, başına bir şey gelse oradaki imdat butonuna ulaşması bile mümkün değil. İmdat butonuna bassa bile hastaneye ulaşması tam iki saat. Vural Avar paşayı da bu nedenle kaybettik. Kim 84 yaşındaki bir insanın bu koşullarına razı olabilir? Haftada bir defa 10 dakika telefon görüşme hakkımız var. O zaman da bütün koridoru güvenlik nedeniyle boşaltıyorlar. Güneydoğuda PKK’ya karşı büyük mücadele verdi. O cezaevinde de PKK’lılar, Hizbullahçılar, FETÖ’cüler var. Şu sıralar diş tedavisi de görüyor, 5 dişi çekildi. Ölmesini bekliyorlar. Bunun başka anlamı var mı? Vicdansız bir silsile var. Arkamızda ordu da yok, kimse yok. Görevde olanlar maalesef sırtlarını döndü. Korkuyorlar mı, altımdan koltuk gider mi diye düşünüyorlar, bilmiyorum. Yaşam haklarını aldılar ellerinden. Bizi de dışarıda mahkum ettiler.’’

Komutanların tümü hastalıkla boğuşuyor
Fevzi Türkeri’de (83), şeker, hipertansiyon, kalp damar tıkanıklığı, bel fıtığı ve prostat büyümesi var. Temel Özkaynak (79), şeker, hipertansiyon, kalp damar tıkanıklığı, astım, prostat büyümesi, kronik böbrek hastalığı, işitme kaybı hastası. Erol Özkasnak (78), görme bozukluğu, diyabet, yüksek kolesterol, hipertansiyon, prostat büyümesi, kronik hepatit B hastası. Yıldırım Türker ise (79), hipertansiyon, kalp damar tıkanıklığı, kalp kapağı hastalığı, prostat kanseri ile mücadele ediyor.
]]>