Carl Jensen, kariyerinin büyük bölümünde 60’lı yaşlarında emekli olmayı planladı. Ancak 40’lı yaşlarının başında, “Yavaş Yavaş Zengin Olun” ve “Mr. Money Mustache” gibi bloglar aracılığıyla Finansal Bağımsızlık, Erken Emeklilik (FBEE) topluluğunu keşfetti.
Jensen 2013 yılında henüz 40 yaşındayken 1 milyon dolarlık bir portföy oluşturma ve 1500 gün içinde emekli olma hedefini belirledi.
Kendisinin ve eşi Mindy’nin yolculuğunu belgelemek için “Özgürlüğe 1500 Gün” adlı bir blog kurdu.
Jensen’ler 2013 yılındaki planlarına başlarken yaklaşık yarım milyon dolarlık yatırımları vardı. Ancak akıllarında belirli bir erken emeklilik hedefi varken yatırım stratejilerini yenilediler ve sonuçlarını görmeye başladılar. Yatırımlarının 2016 yılında ilk kez yedi haneli rakamları aştığını söylediler.
Böylece Nisan 2017’de Carl Jensen yazılım mühendisliği işinden ayrıldı.
Jensen ailesi 2013 yılında 586 bin dolar olan yatırım portföylerini 2024 yılında 4,6 milyon dolara çıkardı. Çiftin yatırımları ve evleri de dahil olmak üzere net serveti şuan 5 milyon doların biraz üzerinde.
NASIL ERKEN EMEKLİ OLDULAR?
50’li yaşlarının başında olan ve Colorado’da ikamet eden çift yatırım yolculuğunun ayrıntılarını Businnes Insider’a anlattı. İşte Jensen ailesinin yatırım yolculuğunun ayrıntıları…
Jensen ailesi Sahip oldukları tüm hisse senetlerini ve fonları bloglarında paylaşıyor.
Çiftin bireysel hisse senetlerine yatırılmış yaklaşık 2 milyon doları var. Ağırlıklı olarak Tesla, Meta, Amazon ve Google gibi teknoloji hisselerine sahipler.
Çift 2010’ların başında henüz erken emeklilik planlarına başlamadan önce satın aldıkları bu hisselerin yanında parayı değerlendirmek için başka yollar da olduğunu öğrendi.
Bireysel hisse senetleri, portföylerinin en büyük kısmını (yaklaşık yüzde 42) oluşturuyor. Ancak bu durum çiftin yatırım felsefesini tam olarak yansıtmıyor.
Mindy, “Bireysel hisse senetlerini elimizde tutmak servetimizi artırmanın harika bir yolu değil. Çünkü hiçbir yere gitmeyen bir hisseye de kolayca yatırım yapabilirdik. Ancak, çoğunlukla, bireysel hisse senetlerimizle çok iyi iş çıkardık çünkü Carl çok fazla araştırma yaptı. Teknoloji alanında çalıştı, bu şirketleri tanıyordu ve misyon ve vizyonlarına inanıyordu” diyor.
ENDEKS FONLARINA VE GAYRIMENKULE YÖNELDİLER
Çiftin portföylerinin yaklaşık yüzde 20’si ise çeşitli endeks fonlarında (ETF) bulunuyor. Endeks fonu yatırımının neredeyse herkes için doğru bir işlem olduğu görüşünde olan Carl, “Hayatımızın bu noktasında yeni paramızın neredeyse tamamı endeks fonlarına gidiyor” diyor.
Aile, doğası gereği çeşitlilik içeren ve düşük maliyetli olma eğiliminde olan bu tür fonlara daha önce de yatırım yapmaya erken emeklilik kararı alınca başladı.
Jensen’ler çeşitli gayrimenkul yatırım stratejileri deniyor. Şu anda sekizinci “içinde oturulan ev” projelerini tamamlamak üzereler. Bu projede bir ev satın alınıyor, içinde yaşarken evi onarıyor ve sonra yeniden satıyorlar.
İkili yalnızca 3 bin dolar gibi küçük bir miktar parayı nakit olarak tutuyor. Ayrıca arkadaşlarından birine ait yerel bir içki fabrikasına da yatırım yapmış durumdalar.
Yatırımın son derece kişisel bir konu olduğunun farkında olan Jensen’ler, yatırımın temellerine giriş olarak J.L. Collins’in “Zenginliğe giden basit yol” adlı kitabını tavsiye ediyor.
Genel yatırım tavsiyelerine sorulunca, Carl “Tamamen pasif olmak istiyorlarsa endeks fonları kullanmalılar. Ama eğer emek harcamaya istekliyseniz gayrimenkulle daha fazla para kazanabilirsiniz” diyor.
]]>Türkiye’de son 20 yılda evlenme oranı düşerken, boşanma oranı yükseldi. 2004-2023 yıllarını kapsayan süreçte 1000 nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden ‘kaba evlenme hızı’ yüzde 37 düştü, ‘kaba boşanma hızı’ yüzde 49 arttı. Kaba evlenme hızı 2004’te yüzde 9,10’dan 2023’te yüzde 6,63’e geriledi, kaba boşanma hızı ise yüzde 1,35’ten yüzde 2,01’e yükseldi.
BOŞANMALAR DAHA ÇOK 30’LU YAŞLARDA
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; 2023 yılında gerçekleşen boşanmaların yüzde 33,4’ü evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 21,7’si 6-10 yılı içinde gerçekleşti. Geçen yıl 165 bin 51 çift geçimsizlik, 137 çift zina, 60 çift cürüm ve haysiyetsizlik, 33 çift cana kast ve fena muamele gibi nedenlerden boşandı. Boşanmaların daha çok 30-39 yaşında gerçekleşmesi dikkati çekti. Boşanmalar kadınlarda en çok 30-34, erkeklerde 35-39 yaş grubunda görüldü.
EVLENME YAŞI YÜKSELDİ
Ortalama ilk evlenme yaşı 2023 yılında erkeklerde 28,3, kadınlarda 25,7 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı 2,6 yaş olarak gerçekleşti. 2010 yılı verilerine göre; ortalama ilk evlenme yaşı erkekler için 26,5, kadınlar için 23,2, ortalama ilk evlenme yaş farkı 3,3 olarak kayıtlara geçti.
EVLENENLERİN SAYISI AZALDI
2004-2023 yıllarını kapsayan dönemde evlenenlerin sayısı azalırken, boşananların sayısı arttı. 2004 yılında Türkiye’de 615 bin 557 çift evlendi, 91 bin 22 boşanma oldu.
2023’te evlenenlerin sayısı 565 bin 435, boşananlar 171 bin 881 olarak kayıtlara geçti. 20 yılda evlenenlerin sayısı yüzde 8 azaldı, boşananların sayısı yüzde 89 arttı.
12 MİLYONA YAKIN ÇİFT EVLENDİ
Türkiye genelinde son 20 yılda 11 milyon 800 bin 266 çift evlendi. Yıllara göre; 2004’te 615 bin 557, 2005’te 641 bin 241, 2006’da 636 bin 121, 2007’de 638 bin 311, 2008’de 641 bin 973, 2009’da 591 bin 742, 2010’da 582 bin 715, 2011’de 592 bin 775, 2012’de 603 bin 751, 2013’te 600 bin 138, 2014’te 599 bin 704, 2015’te 602 bin 982, 2016’da 594 bin 493, 2017’de 569 bin 459, 2018’de 554 bin 389, 2019’da 542 bin 314, 2020’de 488 bin 335, 2021’de 563 bin 140, 2022’de 575 bin 891, 2023’te 565 bin 435 çift evlendi.
2 MİLYON 559 BİN ÇİFT BOŞANDI
Türkiye genelinde son 20 yılda 2 milyon 559 bin 910 çift boşandı. Yıllara göre; 2004’te 91 bin 22, 2005’te 95 bin 895, 2006’de 93 bin 489, 2007’de 94 bin 219, 2008’de 99 bin 663, 2009’da 114 bin 162, 2010’da 118 bin 568, 2011’de 120 bin 117, 2012’de 123 bin 325, 2013’te 125 bin 305, 2014’te 130 bin 913, 2015’te 131 bin 830, 2016’da 126 bin 164, 2017’de 128 bin 411, 2018’de 143 bin 573, 2019’da 156 bin 587, 2020’de 136 bin 570, 2021’de 175 bin 779, 2022’de 182 bin 437, 2023’te 171 bin 881 çift boşandı.
]]>
Türkiye’de 2011’de 99 bin 865, 2012’de 100 bin 624, 2013’te 102 bin 120, 2014’te 107 bin 337, 2015’te 109 bin 978, 2016’da 106 bin 460, 2017’de 108 bin 297, 2018’de 125 bin 768, 2019’da 140 bin 858, 2020’de 125 bin 948, 2021’de 167 bin 188, 2022’de 181 bin 698, 2023’te 171 bin 213 çocuk velayete verildi.
SON 7 YILDA YÜZDE 58,1 ARTTI
Son yıllarda boşanma ve velayete verilen çocuk sayısındaki artış dikkati çekti. 2010’dan sonraki verilere yıllara göre velayete verilen çocuk sayısında sürekli artış gerçekleşti.
2010’da 96 bin 366 olan velayete verilen çocuk sayısı 2016’da 106 bin 460’a ulaştı. Artış 2017 yılından sonra daha fazla oldu. 128 bin 411 çiftin boşandığı 2017’de velayete verilen çocuk sayısı 108 bin 297 oldu. Son 7 yılda ise velayete verilen çocuk sayısı yüzde 58,1 arttı.
YILLARA GÖRE BOŞANMA SAYISI
Yıllara göre 2010’da 118 bin 568, 2011’de 120 bin 117, 2012’de 123 bin 325, 2013’te 125 bin 305, 2014’te 130 bin 913, 2015’te 131 bin 830, 2016’da 126 bin 164, 2017’de 128 bin 411, 2018’de 143 bin 573, 2019’da 156 bin 587, 2020’de 136 bin 570, 2021’de 175 bin 779, 2022’de 182 bin 437, 2023’te 171 bin 881 çift boşandı.
BOŞANMALARDAKİ EN BÜYÜK NEDEN…
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, mutlu birliktelik hayaliyle başlayan evliliklerde boşanarak yollarını ayıran çiftlerin sayısında son dönemde artış yaşandığına dikkati çekti.
Çiftlerin evlilik sürecinde birbirlerinin olumlu veya olumsuz yönlerini değerlendirememesinin boşanmalardaki en büyük neden olduğunu aktaran Doç. Dr. Erdoğan “Evlilik süresinde sadece olumsuz yanları, evlilik öncesinde ise sadece olumlu yanlarını görebiliyorlar. Bu nedenle bir kişinin hem olumlu hem olumsuz yanları olabileceğini, burada birbirine saygı göstermesi gerektiğini unutuyorlar. Bu nedenle olumsuz yanlarını ön plana çıkarıyorlar. Özellikle de evliliğin ilk yıllarında boşanma vakaları artıyor. Bir diğer önemli boşanma nedeni ise bireylerin psikolojik rahatsızlıkları. Özellikle alkol ve madde kullanım bozukluğu gibi durumlar da boşanmanın en önemli nedenleri arasında ve evliliklerin bitmesine, boşanmaların artmasına neden olabiliyor” dedi.
SİGARA VE MADDE KULLANIMI ARTABİLİYOR
Boşanma sürecinde erkek ve kadınların ruhsal etkilenmeler gösterdiğine değinen Doç. Dr. Erdoğan “Çocukları var ise çocuklarda da belli ruhsal etkilenmeler görülebiliyor. Boşanan çiftlerin çocuklarında kaygı bozuklukları, depresyon gibi hastalıklar görülebiliyor. Çocuklardaki ruhsal hastalıklar yetişkinler gibi semptomlar göstermiyor. Çökkünlük, mutsuzluk gibi belirtiler yerine daha agresif olma, okul başarısında düşme, arkadaş çevresinin değişmesi, sigara ve madde kullanımı gibi olumsuz tutumların artması gibi belirtiler verebiliyor. O nedenle özellikle boşanma sürecindeki ailelerin mutlaka çocuklarını çocuk ergen psikiyatri polikliniğine götürmelerini öneriyorum. Çocuklar bu süreçte özellikle ergen döneminde çok hassas olup, çok fazla etkilenebiliyorlar” diye konuştu.
İDRAR KAÇIRMA, YEME BOZUKLUĞU VE SİNİRLİ DAVRANIŞLAR
Çocukların yetişkinler gibi bazen sıkıntılarını ifade edemediğini dile getiren Doç. Dr. Erdoğan “Çocuğun okul başarısı düşmeye başlıyor, okuldan kaçıyor, arkadaş çevresi değişiyor, arkadaşlarıyla kavga ediyorsa, daha sinirli, olumsuz tutumlarının artması gibi belirtiler varsa mutlaka profesyonel destek alınmasında fayda var. Özellikle de 7 yaşına kadar olan çocuklarda idrar kaçırma, yemek yeme bozukluğu gibi farklı belirtiler görülebiliyor” dedi.
EVLİLİĞİN OLUMSUZ BİR ŞEY OLDUĞU İNANCI OLUŞUYOR
Boşanan çiftlerin çocuklarının ilerleyen hayatlarında evlilik ile ilgili düşüncelerinin etkilendiğini aktaran Doç. Dr. Erdoğan, “İleriki yaşlarda evliliğe tutumları olumsuz olabiliyor. Özellikle ailelerin çocukların yanında yaptığı yoğun kavga, saygısız davranışları ilerleyen yıllarda bu bireylerin evliliğin olumsuz ya da kötü bir şey olduğu inancının oluşmasına neden olabiliyor. Bu da bireylerin evlilikten uzak kalmasına, yalnızlaşmasına, ikili ilişki kurmada zorluklara neden olabiliyor” diye konuştu.
‘BOŞANMA KARARINDA ÇOCUĞA ‘ETKİSİNİN OLMADIĞI’ MESAJI VERİN’
Boşanma aşamasındaki ebeveynlere tavsiyede bulunan Doç. Dr. Erdoğan, “Boşanma aşamasında çiftler, bu kararın iki yetişkinin kararı olduğu ve çocuğun etkisinin olmadığı mesajını çocuğa çok iyi şekilde vermeli. Çocukların bu durumlarda kendini suçlama, ‘Acaba benim yüzümden mi boşanıyorlar, benim yaptığım bir davranış mı buna neden oldu’ gibi inanışları olabiliyor. Bunun iki yetişkinin kararı olduğu, çocuğun bu kararda herhangi bir etkisinin olmadığı özellikle belirtilmeli. Her iki tarafın boşansalar da ayrı yaşasalar da çocuğu sevecekleri, ona destek olacakları yönünde mesaj vermeleri önemli. Çocukla ilgili sıkıntı gözlemlendiğinde çocuk ergen psikiyatriden destek alınmasını öneriyorum.”
]]>Fotoğrafçı Kaskun, ardından hard diskteki verileri kurtarabilmek için İstanbul’da firmalarla görüştü. 3 firmadan ret cevabı alan Kaskun, daha sonra yurt dışı menşeili bir firmayla anlaşarak hard diski Rusya’ya gönderdi. Diskte ‘okuyucu kafa arızası’ ve ‘plakalarında metal tozlaşması’ tespit edildi. 5 aydır görüntüler için çaba harcanırken, şikayetçi olmayan çiftler için yine de güzel haber bekliyor.
Temmuz ayının 2’sinde kına, 3’ünde de düğün yapan madenci Yusuf ve eşi Yonca Akbıyık, ellerinde sadece yakınlarının cep telefonu ile çektiği dans videosu olduğunu söyledi. 6 aydır mağdur olduklarını belirten Yusuf Akbıyık, “Çok mağduruz, 6 aydan beri bekliyoruz. ‘Yurt dışına yolladık’ dediler, bekliyoruz. Fotoğraflarımız var ama videolarımız yok. Çok kötü bir şey. Ailemiz de bekliyor, aşırı derecede mutsuzuz” dedi.

GÖRÜNTÜLERİ KURTARMAK İÇİN 50 BİN LİRA HARCAMIŞ
12 düğün çekiminin görüntülerine henüz ulaşamayan ve kurtarmak için şimdiye kadar 50 bin lira harcadığını belirten fotoğrafçı Nejat Kaskun, “Önemli bir hard disk olduğu için bunu işin ehli olan veri kurtarma merkezine götürdük. İstanbul’da 3 farklı yere götürdük ama istediğimiz yanıtı alamadık. Çünkü Türkiye’de olmayan bir teknoloji ile bunun halledilmesi gerektiği söylendi. Yurt dışı menşeili çalışan bir firmaya teslim ettik. ‘Okuyucu kafa arızası’ olduğunu, ‘plakaların metal tozlaşması’ nedeniyle verileri bize göstermediğini, ani elektrik kesintisi nedeniyle ‘devresel problemi’ olduğunu söylediler. Veri kurtarma süreci normalde 36 saatte halledilebilen bir işlem olmasına rağmen bu durumun donanımsal olarak uzun sürebileceği söylendi” diye konuştu.
Başvurduğu 3 firmanın “veri kurtaramazsınız” dediğini ancak çözüm aramayı bırakmadıklarını söyleyen Kaskun, “Çözüm bulmak için elimizden gelen her şeyi yaptık. Hard disk çok önemli olduğu için aynı üretim bandından çıkmış, ‘donör’ disklerle çözüm bulunabiliyor. Bu da ancak yurt dışından temin edilebilen bir markanın malzemeleri lazım. Bu yüzden de firma bize belli bir süre veremiyor. Şu an donanımsal problemleri çözüldü, yazılımsal problemleri kaldı. Bunu da çözebilmek için müdahaleler yapılıyor” dedi.

Bir an önce düğün görüntülerini sahiplerine teslim etmek istediklerini belirten Kaskun, “12 çiftimiz mağdur oldu. Bu konuyla ilgili sürekli irtibat halindeyiz. Bize ne zaman soru sorduklarında, biz de hangi cevapları alıyorsak, onlara ilettik. Konuyla alakalı problem yaşadığımız bir çift yok. Fotoğrafların hepsini teslim ettik. Dış çekim ve düğün hikayelerini teslim ettik. Şu an bir tek düğün akşamına ait videolar veri kurtarma merkezinde düzeltilmeye çalışılıyor. Şu an için herhangi bir şikayet ve adli durum olmadı. Parasını isteyen çiftlere iade yaptık. Şimdilik 2 kişiye iade yaptık ama videolar geldiğinde kendilerine teslim edeceğiz. Beklemek isteyenler de oldu. ‘Videoyu alınca parasını ödeyeceğiz. Sen hazır olduğunda bize haber ver’ diyerek flash belleklerini bırakan çiftlerimiz de var. Videolar bize teslim edilir edilmez belleklere aktarıp kendilerine müjdeli haberi vereceğiz” ifadelerini kullandı.
]]>