
YANGINDAN KURTULAN İŞÇİNİN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Faciaya gece kulübünün içerisinde yakalanarak yangın tüpüyle müdahalede bulunan ve sonrasında arka çıkıştaki yolu bulup kurtulan marangoz işçisi Ercan E.’nin olay sonrası alınan ifadesi ortaya çıktı.
İfadesinde yaşanan faciayı anlatan Ercan E., 15 yıldır ustalık yaptığını, çalıştığı şirketin sahibinin olay sırasında vefat eden Ramazan Alpan’ın olduğunu söyledi.

20 Mart’tan itibaren mekanda tadilata başladıklarını belirten Ercan E., “Mekanda locaları ve duvarları mobilya ile kaplıyorduk. Çalışmış olduğumuz yerin 10 metre arkasında kaynak işi yapan kişinin çalıştığı yerden bir anda alevler çıktığını gördük. Bu sırada ‘Yangın çıktı’ şeklinde bağrışmalar oldu” dedi.

İKİNCİ YANGIN TÜPÜ ÇALIŞMAMIŞ
İfadesinde, yangın tüpüyle alevlere doğru giden 17 yaşındaki Efe Demir’in yaşının küçük olması ve yangından zarar görmesini istemediği için elinden aldığını söyleyen Ercan E., “Yanımdakilere uzaklaşmasını söyledim. Yangın tüpünü ateşin üzerine sıkarak ateşi söndürdüm. Yangın tüpü bittikten sonra tanımadığım birisi bana başka bir yangın tüpü verdi. Fakat bu yangın tüpü mandalına basmama rağmen çalışmadı. Bu sırada yangın bitme noktasına geldiği için insanlar kaçmayı bıraktı” diye konuştu.
DJ kabininin arkasında çok şiddetli dumanların yükseldiğini söyleyen Ercan E. “O esnada elektrikler kesildi. Kaos ortamı olmaya başladı. İnsanlar bağırmaya başladı. İçerisi karanlık oldu, göz gözü görmüyordu. Ben kendi çabam ile koşarak tuvaletlere doğru gittim. Orada bir koridora girdim. Fazla duman yoktu. Ardından yoğun şekilde duman gelmeye başladı. Ayakta durduğum için dumanın beni daha fazla etkilediğini anlayarak yere yatarak yerde sürünmeye başladım” dedi.

CANINI KURTARDIKTAN SONRA İTFAİYEYE YARDIM ETMİŞ
Yangın faciasından sağ kurtulmayı başaran Ercan E., “Koridordan sürünerek geçerek vestiyer kısmı bölümünden koşarak kendimi dışarıya attım. Dışarıya çıktığımda arkadaşlarımı aradım. İçeride kaldıklarını anlayınca itfaiyenin yanına gittim” dedi.
İçeride mahsur kalan işçilerin yerlerini göstermek için itfaiye ekibiyle birlikte içeri girdiğini belirten Ercan E., çalışanların yerlerini gösterdikten sonra çıkarıldığını, kendisinin de hastanede tedavi gördüğünü anlattı.

HÜSEYİN 10 GÜN ÖNCE “BABA” OLMUŞ
Yangınında ölen Hüseyin Ak, memleketi Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde toprağa verildi. Ak’ın, 2 yıl önce evlendiği ve 10 gün önce de baba olduğu öğrenildi.
1 YILDIR İSTANBUL’DAYMIŞ
Hüseyin Ak’ın 2 yıl önce evlenip 1 yıl önce İstanbul’a yerleştiğini belirten babası Erol Ak, “Oğlum elektrik teknisyeniydi. Asansör işlerini yapıyordu. Onu çalışmaya çağırdılar. Çalıştığı yerde yangın çıkmış. Oğlum evliydi, 10 günlük çocuğu var. Ben çocuğumu kaybettim, başımız sağ olsun” diye konuştu.
Kuzeni Murat Ak ise sorumluların cezalandırılmasını isteyerek, “İş yerinin ihmali söz konusu. Kaçak bir yapıymış. Çocuk 21 yaşındaydı. Orada kaynak yapan kişi tarafından yangın çıkıyor. Orada zehirlenmeye maruz kalarak vefat ediyorlar. Başımız sağ olsun. Yeni baba olmuştu. Umarım sorumlular hakkında gereken işlemler yapılır. Bu acıyı Allah kimseye yaşatmasın” dedi.
]]>
Akşener’in sonraki durağı ise İYİ Parti Manisa İl Başkanlığı oldu. Akşener, burada yerel seçim süreci ve Başkanlık Sistemi’ne ilişkin konuştu, şunları söyledi:
– Biz yalnız başımıza hür ve müstakil diye tariflediğimiz bir sistem içerisinde seçime gidiyoruz. Hep şu söylendi bize ‘Yerel seçimler bunun sırası mı?’ Halbuki yerel seçimler tam zamanı bu ayrı yürümenin.
“İNSANIN RUH SAĞLIĞI GİDER”
– Ortaya bir şey çıktı bu kutuplaştırma sisteminin herkes için çok kolay bir politika yapma tarzı ortaya çıktı ve bitmedi, bizim farklılıklarımızın üzerinde tepinmek bitmedi. Ceketimi assam seçilirim gettoları doğdu. Vatandaşın çırak çıktı. Bunu taçlandıran da şu ucube sistem oldu. Bir de bu yapılan yanlışlığın hukuki bir sitemi ortaya çıktı partili Cumhurbaşkanlığı… Bugün Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan, yarın bir başkası olacak, bu sistem devam etsin herkese çok acıyorum, sayın Erdoğan’a da çok acıyorum, yeni gelecek seçilecek ona da çok acıyorum. Gerçekten ruh sağlığı gider insanın.
“İSTANBUL VE ANKARA YETMİYORMUŞ”
– Biz kurulduğumuz günden beri 2017’de kabul edilen sistemin yanlışlığını anlata anlata geldik. 2018’de bunu değiştirmek için ittifak sistemi mecburiyetti çünkü Cumhurbaşkanlığı yüzde 50 artı 1 ile seçiliyor. 2018’de iki tarafta ittifak kuruldu. Cumhur İttifakı’nda tek aday vardı sayın Erdoğan, Millet İttifakı’nda ise üç aday vardı sayın İnce, ben ve Temel bey… Bizim üçümüzün aldığı oy 2014’te sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aldığı oy kadar oldu.
– Muhalefet diye kendini tarifleyen seçmen yıkıldı. 2019’da onun için biz teklif ettik CHP’ye, seçmeni ayağa kaldırmak için. 2023’ü kazanırız ümidiyle. Bu sistemin neticesinde ortaya çıkan sonuç İstanbul ve Ankara’yı almanın esasında bu ucube sistemini değiştirecek bir zafere yetmediği ortaya çıktı.
“HEYECANI YENİDEN GETİRTTİK”
– Bu yerel seçimler ayrı tek başımıza, hür ve müstakil girme kararı verdik. Sonra ortaya tuhaf bir iş çıktı. Biz simbiyotik bir ilişkiyi hep reddettik, et tırnak ilişkisini hep reddettik. Bu et tırnak ilişkisi sürecekse burada bizim oturmamıza gerek yok, herkes gider arzu ettiği siyasi parti bünyesinde çalışır, bize ne gerek var?
– Bizim bir iddiamız var, bu iddiayı hayata geçirebilmek için de en önemli fırsat yerel seçimler. Bu yerel seçimlerde epeyce bir haksızlığa, hakarete, iftiraya uğradık uğramaya da devam ediyoruz. Ama geldiğim nokta şu iyi ki bu kararı almışız, iyi ki de hür ve müstakil olarak bu seçime giriyoruz. Türkiye’yi farklı bir rekabet anlayışını, heyecanını yeniden getirttik.
]]>