Çin – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 06 Sep 2024 00:11:01 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kadınlar, 8 Mart’ta Doğu Türkistan için yürüdü https://www.foxhaber.com.tr/kadinlar-8-martta-dogu-turkistan-icin-yurudu/ https://www.foxhaber.com.tr/kadinlar-8-martta-dogu-turkistan-icin-yurudu/#respond Fri, 06 Sep 2024 00:11:01 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/kadinlar-8-martta-dogu-turkistan-icin-yurudu/ Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Genç İHH, Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği ve Doğu Türkistan Nuzugum Kültür ve Aile Derneği, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Çin yönetiminin Doğu Türkistanlı kadınlara yönelik işlediği zulümleri protesto etmek için 61 ilde yürüyüş düzenledi.

“DOĞU TÜRKİSTANLI KADINLARA SES VERİN”

İstanbul’daki eylem, Fatih Camii’nden Saraçhane Parkı’na kadar yapılan yürüyüşle başladı. Yürüyüşün varış noktasında ise ortak basın açıklaması yapıldı. “Doğu Türkistanlı Kadınlara Ses Verin!” başlığıyla düzenlenen basın açıklamasını Doğu Türkistan Nuzugum Kültür ve Aile Derneği Başkanı Müzeyyen Özuygur yaptı.

Kadınlar, 8 Mart’ta Doğu Türkistan için yürüdü – VİDEO

“HAK İHLALLERİ SON BULMALI”

Açıklamada, “Doğu Türkistan bölgesinde illegal yollarla kurulan toplama kamplarında kadınlığı, anneliği ve en başta insanlığı gasp eden bu işgali kınıyoruz. Günümüzde Doğu Türkistan’da olduğu gibi kadınlar savaşların en çok kaybeden cephesi olmuştur. Suriye, Yemen, Libya, Filistin ve Mısır’da çatışma ortasında kalan kadınların uluslararası sözleşmelerdeki haklarının ihlal edildiğine dikkat çekmek ve bu ihlallerin son bulması için kanunların icra edilmesi gerekliliğini belirtmek için buradayız” ifadeleri kullanıldı.

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

“KAMPLARDA BİRÇOK ZULÜM YAŞANIYOR”

Açıklamada ayrıca, “Sadece Doğu Türkistan’ın Hoten bölgesinde 15 bin kadının tutulduğu bir kamp olması çok sayıda kadının sesi olmamız gerektiği gerçeğini bir kez daha göstermektedir. Kamplarda; haksız ve keyfi tutuklama, hapsedilme, işkence ve toplu tecavüz, zorunlu kürtaj ve kısırlaştırma uygulaması, dini anlam ifade eden isimlerin değiştirilmesi, Aile Olmak Projesi adı altında ev içine Çinli erkeği zorla sokma, aile parçalanması ve çocukların annelerden alınması ile kültürel ve inanca dair faaliyetlerin tamamen yasaklanması gibi pek çok hak ihlali ve zulüm yaşanıyor.” ifadelerine yer verildi.

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

“BM, ÇİN’İ DURDURMAKLA SORUMLU”

Açıklamada son olarak, “Çin’in hak ihlalleri, uluslararası hukuka göre soykırım ve insanlığa karşı suçlar kategorisinde olan suçlardır. Çin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesidir ve Birleşmiş Milletler bünyesindeki çok sayıda insan hakları sözleşmesine taraftır. BM ve BM üyesi tüm devletler Çin’in yapmış olduğu bu suçları durdurmakla sorumludur.” denildi.

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

“ÇİN YÖNETİMİ SOYKIRIM VE ASİMİLASYON YÜRÜTÜYOR”

Yeniden Refah Partisi İstanbul Kadın Kolları Başkanı Ayşe Nur Aslan, Doğu Türkistan’daki zulümlerin 70 yılı aşkın süredir devam ettiğini belirtti. Aslan, “Doğu Türkistan’da 30 milyon insan Müslüman oldukları için Çin tarafından zulme uğruyor. Çin, kadın, çocuk ve yaşlı ayrımı dahi gözetmeden sistematik asimilasyon ve soykırım faaliyeti yürütüyor.” dedi.

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

“ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HAREKETE GEÇMELİ”

Hüda Par İstanbul Kadın Kolları Başkanı Münevver Aktaş da, uluslararası örgütlerin zulümler karşısında çifte standart uygulamaması ve harekete geçerek yaptırımlar uygulaması gerektiğini belirtti.

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Tesettür Seferberliği Platformu Başkanı Mürvet Cengiz ise, “Çin, Doğu Türkistanlı Müslüman Uygur halkına karşı baskı, tecrit, işkence, zulüm, katletme, aile ve özel yaşantıdan mahrum bırakma, dini ve kültürel haklarını ellerinden alarak asimile etmeye çalışmak gibi sayısız suç işliyor. Sistematik bir soykırım yapıyor” ifadelerini kullandı.

Eylem, yapılan konuşmaların ardından sona erdi.

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Kadınlar, 8 Mart'ta Doğu Türkistan için yürüdü

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kadinlar-8-martta-dogu-turkistan-icin-yurudu/feed/ 0
Çin, gizli mutabakatın detaylarını açıkladı https://www.foxhaber.com.tr/cin-gizli-mutabakatin-detaylarini-acikladi/ https://www.foxhaber.com.tr/cin-gizli-mutabakatin-detaylarini-acikladi/#respond Mon, 08 Jul 2024 09:04:01 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8699 Çin’in Manila Büyükelçiliğinden yapılan açıklamada, Duterte’nin 2016’da Pekin’i ziyaretinde, iki ülkenin ihtilaflı adalar çevresindeki hareket tarzına ilişkin “geçici özel düzenleme” üzerinde anlaştığı iddia edildi.

Açıklamada, mutabakat kapsamında, ihtilaflı adaların çevresinde küçük ölçekli balıkçılığa izin verilmesine, buna karşın donanma, sahil güvenlik ve diğer resmi gemi ve uçakların 12 deniz mili (22 kilometre) içinde adaların “kara suları” olarak anılan bölgelere erişiminin kısıtlanmasında anlaşmaya varıldığı ileri sürüldü.

Filipinler tarafının son 7 yılda anlaşmaya uyduğu ancak geçen yıldan itibaren “kendi siyasi gündemini tatmin etmek için” mutabakatı bozduğu savunulan açıklamada, “Çin ile Filipinler arasında bir yılı aşkın süredir denizlerde sürekli yaşanan sürtüşmelerin temel sebebi budur.” ifadesine yer verildi.

Açıklamada, Duterte’nin, Filipinler’in İkinci Thomas Sığı’nda karaya oturan savaş gemisine ikmal yapılmasına Çin tarafından yerinde kontrol edilmesi ve inşaat malzemesi taşınmaması şartıyla izin verilmesini kabul ettiği de ileri sürüldü.

İDDİALARI REDDETMİŞLERDİ

Çin’in gizli mutabakata dair iddiası, hem Duterte hem de görevdeki Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr. tarafından reddedilmişti.

2016’daki ziyaretinde yalnızca Güney Çin Denizi’nde “statükonun sürdürülmesi” konusunda mutabakata vardıklarını belirten Duterte, “Devlet Başkanı Şi ile el sıkışmamız dışında hatırladığım tek şey, ‘statüko’; kullandığımız sözcük buydu. Temas olmayacak, hareket olmayacak, silahlı devriye olmayacak ve cepheleşme olmayacak.” demişti.

Duterte, savaş gemisine inşaat malzemesi taşınmaması konusunda anlaşmaya varıp varmadıklarına ilişkin ise bunun da yazılı bir taahhüt değil, statükoyu korumaya yönelik bir centilmenlik anlaşması olduğunu vurgulamıştı.

Haziran 2022’de iktidara gelen Devlet Başkanı Marcos ise ülkesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Çin tarafının gizli mutabakatın varlığında ısrar ettiğini, ancak kendisinin böyle bir uzlaşmadan haberdar olmadığını belirterek, “Eğer böyle bir gizli anlaşma varsa ben şimdi yürürlükten kaldırıyorum.” diye konuşmuştu.

Marcos’un kuzeni, Temsilciler Meclisi Başkanı Ferdinand Martin Romualdez, Duterte’nin “centilmenlik anlaşması” dediği mutabakat konusunda soruşturma başlatılması talimatı vermişti.

İKİNCİ THOMAS SIĞI

Güney Çin Denizi’nde Spratly Adaları’nın parçası olan, Filipinler’in kontrolündeki İkinci Thomas Sığı, iki ülke arasında ihtilaflı deniz bölgeleri arasında yer alıyor.

Filipinlilerin “Ayungin”, Çinlilerin “Rınai” adını verdiği sığ resifte, Filipinler Donanmasına ait savaş gemisi karaya oturmuş halde bulunuyor. Gemiye ikmal sağlamak üzere Filipin gemileri aralıklarla bölgeyi ziyaret ediyor.

Pekin yönetimi, karaya oturtulan savaş gemisinin bölgede yasa dışı bulunduğunu belirterek, geminin geri çekilmesi ve resifin eski haline getirilmesini talep ediyor.

GÜNEY ÇİN DENİZİ ANLAŞMAZLIĞI

Güney Çin Denizi, kıyıdaş ülkelerin bağımsızlıklarını kazandığı İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana bölge ülkeleri arasında egemenlik ihtilaflarının odağında yer alıyor.

Çin, ilk kez 1947’de yayınladığı haritayla Güney Çin Denizi’nin yüzde 80’i üzerinde egemenlik iddiasında bulunurken, yer altı kaynakları açısından zengin bölgede Filipinler’in yanı sıra Vietnam, Brunei ve Malezya da hak iddia ediyor.

Çin’in bölgedeki ihtilaflı adalarda üsler inşa etmesine, askeri unsurların yanı sıra sivil gemi filolarıyla varlık göstermesine, bölge ülkelerinin yanı sıra ABD karşı çıkıyor.

Lahey’deki Daimi Tahkim Mahkemesi, 2016’da Filipinler’in başvurusuyla verdiği kararda, Çin’in, Güney Çin Denizi’nde tek taraflı egemenlik taleplerinin yasal olmadığına hükmetmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cin-gizli-mutabakatin-detaylarini-acikladi/feed/ 0
Gerilimi artıracak yaptırım tehdidi https://www.foxhaber.com.tr/gerilimi-artiracak-yaptirim-tehdidi/ https://www.foxhaber.com.tr/gerilimi-artiracak-yaptirim-tehdidi/#respond Wed, 19 Jun 2024 21:03:46 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8342 ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Çin’e yaptığı üç günlük ziyaretin son gününde CNN’e değerlendirmelerde bulundu.

Başkan Joe Biden’ın Kasım 2023’te San Francisco’daki zirvede Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e ilettiği mesajı tekrarladığını belirten Blinken, “Genel olarak konuşursak, (seçimleri) etkileme ve tartışmalı bir şekilde müdahale etme girişimlerinin kanıtlarını gördük ve bunun mümkün olduğunca çabuk sona erdiğinden emin olmak istiyoruz.” dedi.

Blinken, Çin’in seçimlere müdahalesinin kabul edilemez olduğunu ve bunu dikkatlice incelediklerini vurgulayarak, “Mesajı tekrar almalarını istedim.” şeklinde konuştu.

Çin ile işbirliği yapmak için çalıştıkları alanlara odaklandıklarını kaydeden Blinken, iki ülkenin farklılıkları konusunda da son derece açık sözlü davrandığını ve içinde bulunulan rekabetin çatışmaya dönüşmesini önlemek için bunun çok önemli olduğunu dile getirdi.

ÇİN’İN RUSYA’YA DESTEĞİNİN SÜRMESİ HALİNDE YAPTIRIM UYGULANACAK

Blinken, hem Dışişleri Bakanı Wang Yi’ye hem de Şi’ye Biden yönetiminin Rusya’nın savunma sanayisine Çin desteğiyle ilgili endişelerini ve bu desteğin devam etmesi halinde ABD’nin yaptırımlar uygulayacağı mesajını ilettiğini söyledi.

Çinli muhataplarının Rusya’ya desteğin Ukrayna’daki savaşta rol oynadığını kabul etmediklerine dile getiren Blinken, Çin tarafının bu desteği Rusya ile ticaret olarak nitelendirdiği, Moskova’nın başarısının buna bağlı olmadığı şeklinde savunma yaptığını aktardı.

BLINKEN’DAN PROTESTO AÇIKLAMASI

Dışişleri Bakanı Blinken, ABD’deki üniversitelerde yayılan Filistin yanlısı gösteriler hakkında konuşurken de Amerikalıların protesto hakkı olduğunu söyledi.

Blinken, gösterilerde antisemitizmin açıkça ifade edildiği durumlar olduğunu ancak protestoların kendi başlarına Yahudi karşıtı olmadığına dikkati çekerek, “Gördüğümüz şey aynı zamanda çatışma hakkında çok güçlü duygulara sahip olan, çok tutkulu hisseden insanlar, gençler, toplumun farklı kesimlerinden insanlar.” ifadelerini kullandı.

Demokrasilerde protestoların önemini vurgulayan Blinken, “Bizim ülkemizde, bizim toplumumuzda ve bizim demokrasimizde bunu ifade etmek elbette hem uygun hem de korunan bir şeydir.” dedi.

Blinken, ABD’nin halkını dinlediğini ve “onların görüşlerini dikkate aldığını” söylemesine karşın yönetimin İsrail’e silah göndermeyi durdurmayı düşünüp düşünmeyeceği sorusuna ise “hayır” yanıtını verdi.

GAZZE’DEKİ DURUM

Blinken, Gazze’de birçok olası anlaşmanın neticelenemediğine işaret ederek, ateşkese izin verip vermeme kararının Hamas’a ait olduğunu söyledi.

İran ve İsrail arasında yaşanan hava saldırılarının ardından bölgedeki gerilimin azalıyor gibi göründüğünü belirten Blinken, “Umarım bu tür bir tırmanış görmeyiz.” dedi.

Blinken ayrıca, Gazze’de ateşkes sağlanmadan önce İsrail ve Filistinliler için iki devletli bir çözüm önerisiyle birlikte İsrail ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin de normalleştirilmesine yönelik bir çerçevenin ortaya konmasının mümkün olabileceğini kaydederek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ateşkes olsun ya da olmasın bu olasılıkları duyurmaya devam edeceğiz ancak bunun gerçekleşmesi için Gazze’deki çatışmaların sona ermesi gerekecek. Filistin sorununun da çözülmesi ya da en azından nasıl çözüleceği konusunda bir anlaşmaya varılması gerekecek.”

İran’ın 13 Nisan’daki hava saldırısının ardından İsrail’in savunmasına katkı sunan ülkelere atıfta bulunan Blinken, gelecekte İsrail’in bölgeye gerçekten entegre olduğu ve diğer ülkelerin İsrail’in savunulmasını sağlamaya yardımcı olabileceği yorumunu yaparak şöyle konuştu:

“Ancak bu aynı zamanda (Gazze’deki) çatışmanın sona ermesini ve Filistin devletine giden açık bir yol olmasını gerektiriyor. Bu tür bir gelecekte İsrail, başından beri istediği şeyi, yani bölge ülkeleriyle normal ilişkiler kurmayı elde edecektir.”

Blinken, İsrail’in Gazze’ye saldırılarını sona erdirecek bir anlaşmaya varma potansiyelinin bir parçası olarak ABD’nin İsrail ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkileri normalleştirmeye yönelik çabalarını sürdürdüğünü sözlerine ekleyerek şu değerlendirmede bulundu:

“Bu konuyu ete kemiğe büründürmek için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bu konuda Avrupalı ortaklarımızla da çalışıyoruz. Bence bu konu ne kadar somutlaşırsa ve teorik olmaktan çıkıp gerçek bir şeye dönüşürse ilgili herkes gerçekten kararlar almak ve seçimler yapmak zorunda kalacaktır. Biz de bunu mümkün olduğunca gerçek kılmaya çalışıyoruz.”

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gerilimi-artiracak-yaptirim-tehdidi/feed/ 0
Küresel kömür santrali kurulu gücünde son 7 yılın en büyük artışı https://www.foxhaber.com.tr/kuresel-komur-santrali-kurulu-gucunde-son-7-yilin-en-buyuk-artisi/ https://www.foxhaber.com.tr/kuresel-komur-santrali-kurulu-gucunde-son-7-yilin-en-buyuk-artisi/#respond Sat, 25 May 2024 21:24:21 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7666 Küresel kömür santrali kurulu gücünde 2023’teki yüzde 2’lik büyüme 2016’dan beri görülen en büyük artış olarak kayıtlara geçerken, dünyada Çin dışındaki kömür santrali kurulu gücü de 2019’dan beri ilk kez yükseldi.

Uluslararası sivil toplum kuruluşu Global Energy Monitor’un (GEM) yıllık “Yükseliş ve Çöküş Raporu” yayımlandı.

Buna göre, dünyada faaliyette olan kömür santrali kurulu gücü geçen yıl yüzde 2 artış gösterdi.

ABD ve Avrupa’da emekli edilen kömür santrali kapasitesinin diğer yıllara kıyasla daha düşük olması da bu artışı etkiledi

Geçen yıl 69,5 gigavat kömür kapasitesi devreye girerken, 21,1 gigavatlık kapasite devre dışı kaldı ve böylece net kurulu güç artışı 48,4 gigavat oldu. Bu artışla dünyadaki kömür santrali kurulu gücü 2 bin 130 gigavata yükseldi.

Bu, küresel kömür santrali kurulu gücünde 2016’dan beri görülen en büyük artış oldu. Ayrıca, geçen yıl dünyada Çin haricindeki kömür santrali kapasitesi de 2019’dan beri ilk kez artmış oldu.

Çin 47,4 gigavat ile geçen yıl devreye giren yeni kömür santrallerinin yaklaşık üçte ikisini oluştururken, Endonezya, Hindistan, Vietnam, Japonya, Bangladeş, Pakistan, Güney Kore, Yunanistan ve Zimbabve’de de yeni kömür santralleri devreye alındı.

Çin’de geçen yıl inşası başlayan 70,2 gigavatlık kömür santrali kapasitesi, dünyanın geri kalanındaki yeni kömür santrali inşaatlarından 19 katına karşılık geldi. Çin’de inşasına başlanan kömür santrali kapasitesi 2015’ten beri görülen en yüksek kapasite olarak kayıtlara geçti.

Hindistan, Laos, Nijerya, Pakistan, Rusya ve Endonezya, Çin haricinde yeni kömür santrali inşaatlarının başladığı ülkeler oldu.

Latin Amerika’da 2016’dan beri yeni kömür santrali inşaatı görülmezken, Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü ülkeleri, Avrupa ve Orta Doğu’da da 2019’dan beri yeni kömür santrali inşasına başlanmadı.

Rapora göre, Türkiye’de geçen yıl yeni bir kömürlü termik santral işletmeye girmedi ve yeni bir santral inşasına da başlanmadı.

2023’TEKİ ARTIŞ İSTİSNAİ

GEM Kömür Programı Direktörü Flora Champenois, rapora ilişkin değerlendirmesinde, kömür kurulu gücündeki 2023’te görülen artışı bir “anomali” olarak nitelendirerek, “Çünkü tüm işaretler, bu hızlı genişlemenin tersine döneceğini gösteriyor. Ancak kömür santrallerini emekliye ayırması gereken ülkeler bunu daha hızlı yapmalı ve yeni kömür santralleri için planları olan ülkeler de bunların asla inşa edilmemesini sağlamalı. Aksi takdirde Paris Anlaşması’ndaki hedeflerimize ulaşmayı ve temiz enerjiye hızlı bir geçişin getireceği faydalardan yararlanmayı unutabiliriz” ifadelerini kullandı.

Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi Çin Analisti Qi Qin, Çin’de kömürlü termik santral yapımında son dönemde görülen artışın küresel eğilimle tezat oluşturduğunu belirtti.

Bu artışın Çin’in 2015 hedeflerini riske attığını kaydeden Qin, “Bu önemli dönemde, Çin’in kömürlü termik santral projelerine daha sıkı denetimler getirmesi ve yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırarak ikim taahhütlerine uyum sağlaması hayati önemde.” değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Sorumlusu Elif Cansu İlhan ise dünyada kömürden elektrik üretiminin giderek azaldığını ve 2023’te Çin dışında başlayan kömür santrali inşaatlarının 2015’ten beri en düşük seviyeyi gördüğünü dile getirdi.

Dünya genelinde termik santrallerin yeterince hızlı olmasa da emekli edildiğinin altını çizen İlhan, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin henüz kömürden çıkış tarihi ve adil geçiş planlaması olmasa da 2053 net sıfır hedefi var. Türkiye, küresel iklim hedeflerine katkı sağlamak ve 2053 net sıfır vizyonunu başarmak için bir an önce santral bazında kömürden adil çıkış planlarını kurgulamalı.”

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kuresel-komur-santrali-kurulu-gucunde-son-7-yilin-en-buyuk-artisi/feed/ 0
Tayvanlı şirketleri Çin korkusu sardı https://www.foxhaber.com.tr/tayvanli-sirketleri-cin-korkusu-sardi/ https://www.foxhaber.com.tr/tayvanli-sirketleri-cin-korkusu-sardi/#respond Thu, 23 May 2024 21:06:48 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7591 Çin, Tayvan’ın kendi topraklarının bir parçası olduğunu iddia etmesi ve ülkeyi egemenliği altına almakla tehdit etmesinin ardından Tayvanlı şirketler Çin saldırılarına karşı korunmak için denizaşırı yerlerde merkez kurmayı değerlendiriyor.

Birçok büyük Tayvanlı üretici, Çin’in ülkelerine saldırması durumunda faaliyetlerine devam edebilmelerini sağlamak için yurtdışında ikinci bir merkez kurmayı düşünüyor.

Tayvan’daki KPMG’nin ortağı ve aile ofisi işletmesinin başkanı Rauniei Kuo “İkinci bir genel merkez kurmayı düşünen ya da planlayan müşterilerimiz var” dedi. 

Kuo, bu grupların imalat sekötründe faaliyet gösterdiğini ve Tayvan’da acil bir durum yaşanması halinde Güneydoğu Asya’da hemen devreye sokabilecekleri ikinci bir genel merkez için yer aradıklarını belirtti.

İsminin yayınlanmasını istemeyen Tayvan’daki küresel bir danışmanlık şirketinin başkanı ise pek çok şirketin üretimini coğrafi olarak çeşitlendirmeye odaklandığını ve acil durum yapıları inşa etmek gibi diğer değişikliklerin bunu takip edeceğini söyledi. Başkan, “Ancak yedek merkezlerle ilgili tartışmalar en büyük gruplarda en tepeden başladı” dedi.

Diğer bir yandan yöneticiler, avukatlar ve danışmanlar birçok şirketin hâlâ yavaş ilerlediğini söyledi. Bir danışman, “Çeviklikleri Tayvanlı şirketlerin hayatta kalmasına ve iyi bir şekilde gelişmesine yardımcı olsa da planlama konusunda iyi değiller” dedi.

Şirketler genellikle Singapur, Japonya, İsviçre veya Hollanda’nın ikinci genel merkez kurma seçenekleri olduğunu söyledi. Şirketler, büyük bir pazar olmasına rağmen ABD’nin vergisel nedenlerden dolayı ikinci bir merkez için uygun bir yer olmadığını söylediler.

KÜRESEL TİCARETİN BEL KEMİĞİNİ OLUŞTURUYORLAR

Tayvanlı üreticiler onlarca yıldır kişisel bilgisayarlar, akıllı telefonlar, sunucular ve telekom ağ donanımları da dahil olmak üzere elektronik cihazlar ve bunların bileşenleri için küresel tedarik zincirlerinin bel kemiğini oluşturuyor. Ayrıca endüstriyel otomasyon, tıbbi cihazlar ve elektrikli araçlara yönelik pazarlara giderek daha fazla nüfuz ediyorlar.

Müzakerelere katılan birkaç kişiye göre, yurtdışında ikinci bir merkez için seçenekleri araştıran şirketler arasında tüketici, telekom, otomotiv ve tıbbi uygulamalar için elektronik bileşenler ve cihazlar üreten Lite-On ve Qisda yer alıyor. Ancak bir Qisda sözcüsü Financial Times’a grubun yurtdışında ikinci bir merkez kurmayı düşünmediğini söylerken Lite-On ise yorum talebine yanıt vermedi.

YAKIN VADEDE DÜŞÜK BİR İHTİMAL OLARAK GÖRÜLÜYOR

Çin, Tayvan’ın kendi topraklarının bir parçası olduğunu iddia ediyor ve Tayvan’ın birleşmeye süresiz olarak direnmesi halinde ülkeyi ilhak etmekle tehdit ediyor. 

Tayvanlı uzmanlar yakın vadede bir Çin saldırısı ihtimalini düşük görse de Pekin’in artan baskısı ve askeri gözdağı taktikleri birçok yabancı şirketi ve Tayvanlı grupların müşterilerini acil durum planlaması yapmaya yöneltti.

Endüstriyel bilgisayar üreticisi Advantech’in kurucusu Chaney Ho, dönemin ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin Taipei ziyaretine cevaben Çin’in Ağustos 2022’de Tayvan çevresinde yaptığı askeri tatbikatın ikinci merkez tartışmalarını tetiklediğini söyledi. 

Ancak Chaney Ho, bu tür yapılara acil bir ihtiyaç olmadığını savundu.

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tayvanli-sirketleri-cin-korkusu-sardi/feed/ 0
ABD ile Çin arasında kritik görüşme: Bağlar koparılmamalı https://www.foxhaber.com.tr/abd-ile-cin-arasinda-kritik-gorusme-baglar-koparilmamali/ https://www.foxhaber.com.tr/abd-ile-cin-arasinda-kritik-gorusme-baglar-koparilmamali/#respond Sat, 11 May 2024 21:24:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7171 Beyaz Saray’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Biden ile Şi, ikili, bölgesel ve küresel meselelere ilişkin “yapıcı ve samimi” bir görüşme gerçekleştirdi.

Geçen yıl kasımda California’da gerçekleştirilen görüşmede ele alınan konuların takibinin de yapıldığı belirtilen görüşmede, iki lider, ordular arasındaki işbirliği, uyuşturucuyla mücadele, yapay zeka ile ilgili konular ve iklim değişikliği gibi birçok başlığı değerlendirdi.

Biden, Şi’ye, Tayvan Boğazı’nda barış ve istikrarın önemini hatırlatırken, Güney Çin Denizi’nde de serbest seyrüseferin ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin korunması gerektiğini dile getirdi.

Görüşmede, Biden, Çin’in Rusya’nın savunma endüstrisi altyapısına sağladığı katkıya ve bunun Avrupa’ya ve transatlantik güvenliğe olumsuz yansımalarına dair endişelerini aktardı.

Biden, ABD ile Çin arasındaki ticari rekabette Pekin’in uyguladığını savunduğu “adil olmayan ticari uygulamaları” da gündeme getirdi ve bunun Amerikalı işçilere ve çiftçilere zarar verdiğini savundu.

İki lider arasındaki yapıcı iletişimin devamının önemli olduğunu vurgulayan Biden, üst düzey diplomatik ilişkilerin sorumlu şekilde sürdürülmesi çabalarından memnuniyet duyduklarını kaydetti.

“İKİ BÜYÜK ÜLKE BAĞLARINI KOPARMAMALI”

Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre de ABD Başkanı Biden’ın isteğiyle yapılan görüşmede, iki lider, “Çin-ABD ilişkileri ve ortak ilgi konularında” görüş alışverişinde bulundu.

Çin Devlet Başkanı Şi, Biden ile Kasım 2023’te San Francisco’da yaptıkları görüşmenin geleceğe odaklı bir vizyon açtığını, Çin-ABD ilişkilerinin istikrara kavuşmaya başladığını ve bunun her iki ülkenin halkları ve uluslararası toplum tarafından olumlu karşılandığını, bu arada ilişkilerde olumsuz etkenlerin de büyümeye devam ettiğini belirtti.

“Stratejik algılama” meselesinin Çin-ABD ilişkilerindeki sorunların temelinde yer aldığı, bunun ilk düğmesi yanlış iliklenen bir gömleğin diğer düğmelerin de yanlış olmasına benzediğini belirten Şi, “Çin ve ABD gibi iki büyük ülke bağlarını koparmamalı, birbirlerine sırtını dönmemeli ve de çatışma ve cepheleşme içine girmemeli. İki ülke birbirine saygı göstermeli, barış içinde bir arada var olmalı ve kazan-kazan işbirliğini hedeflemeli.” ifadesini kullandı.

Şi, 2024’te ilişkilere bu üç ülkenin yol göstermesi gerektiğini, barışın, istikrarın ve güvenin korunarak diyaloğun güçlendirilmesi, provokatif nitelikte olaylardan ve çizgiyi aşan tavırlardan kaçınılması ve uluslararası ilişkilerde eşgüdümün sorumluluk anlayışı içinde artırılması gerektiğini vurguladı.

“TAYVAN SORUNU KIRMIZI ÇİZGİ”

Tayvan sorunun, Çin-ABD ilişkilerinin “aşılmaması gereken ilk kırmızı çizgisi” olduğunun altını çizen Şi, “Tayvan’ın bağımsızlığına yönelik ayrılıkçı faaliyetler ve bunların dışarıdan cesaretlendirilmesi ve desteklenmesi karşısında elimiz bağlı bekleyemeyiz.” açıklamasını yaptı.

Şi, ABD Başkanı Biden’a Tayvan’ın bağımsızlığını desteklememe taahhüdünü somut eylemlerle ortaya koyma çağrısında bulundu.

ABD’nin Çin’in ticaret ve teknoloji alanında gelişimini baskılamak üzere önlemler aldığına, her geçen gün daha fazla Çinli şirketi yaptırım listesine dahil ettiğine dikkati çeken Çin lideri, şunları kaydetti:

“Bu, ‘riskleri gidermek’ değil, yeni riskler yaratmaktır. Eğer ABD, karşılıklı faydaya dayalı işbirliğini hedefliyor, Çin’in kalkınmasından payını almak istiyorsa Çin’in kapısı daima açık olacaktır. Fakat Çin’in teknolojik gelişimini bastırmak ve meşru kalkınma hakkından yoksun bırakmak istiyorsa Çin bunu oturup izlemeyecektir.”

GÖRÜŞMEDE UKRAYNA KRİZİ DE ELE ALINDI

İki lider, diplomatik, ekonomik, mali, ticari ve diğer alanlardaki danışma mekanizmalarının ve iki ülke orduları arasındaki iletişimin, uyuşturucuyla mücadele, yapay zeka, iklim değişikliği alanlarındaki diyalog ve işbirliğinin sürdürülmesi, halklar arasındaki temaslar ile uluslararası ve bölgesel konulardaki iletişimin artırılması için adımlar atılmasında mutabık kaldı.

Şi ve Biden, Ukrayna krizi, Kore Yarımadası’ndaki duruma dair görüş alışverişinde bulundu.

Çin lideri, görüşmede, ülkesinin Hong Kong, insan hakları, Güney Çin Denizi ve diğer meselelerdeki tutumunu da aktardı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/abd-ile-cin-arasinda-kritik-gorusme-baglar-koparilmamali/feed/ 0
Çin’den yabancı şirketlere ‘engelleri kaldıracağız’ mesajı https://www.foxhaber.com.tr/cinden-yabanci-sirketlere-engelleri-kaldiracagiz-mesaji/ https://www.foxhaber.com.tr/cinden-yabanci-sirketlere-engelleri-kaldiracagiz-mesaji/#respond Fri, 26 Apr 2024 09:00:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6607 Çin Başbakanı Li, Pekin’de düzenlenen Çin Kalkınma Forumu’nda, uluslararası iş dünyasının temsilcilerine hitap etti.

Hükümetin, işletmelerin sıklıkla dile getirdiği; piyasaya erişim, kamu ihale düzenlemeleri ve sınır aşırı veri transferine ilişkin engellerle ilgili sorunları dikkatle incelediğini belirten Li, “Bazı sorunlar çözüldü. Bazıları için uygun düzenlemeler üzerinde çalışıyoruz.” dedi.

Li, hükümetin, iş dünyasına yönelik hizmetleri daha etkin hale getireceğinin ve her türden işletmelerin yasal hak ve çıkarlarını koruyacağının altını çizerek, “Daha açık bir Çin’in dünyada daha fazla kazan-kazan işbirliği fırsatı sağlayacağına inanıyoruz.” diye konuştu.

Makroekonomik politikaların, sanayideki dönüşümün, kentleşme dinamiklerinin ve yeşil ekonomiye geçişin küresel yatırımcılara yeni fırsatlar sağlayacağını vurgulayan Li, “Çin’in uzun dönemli ekonomik büyümesini sürdürecek temeller değişmedi.” ifadesini kullandı.

“KENTLEŞME İÇ TALEPTE BÜYÜK ARTIŞ YARATACAK”

Li, Çin’de kentlere göçün ve nüfus artışının, zayıflayan iç talebi ve tüketici harcamalarını yukarı çekme potansiyeli taşıdığına dikkati çekerek, halen 1,4 milyarlık Çin nüfusunun yaklaşık yarısının kentlerde daimi ikamet ettiğini, bu rakamın gelişmiş ülkelerde ortalama yüzde 80’lerde olduğunu kaydetti.

Halihazırda kentlere göç etmiş nüfusa kalıcı ikamet sağlamaya öncelik vereceklerinin altını çizen Li, “Çin’in kentleşme oranın artması hala büyük potansiyel taşıyor. Kentleşme, konut, eğitim, sağlık ve yaşlı bakım hizmetlerine yönelik talepte büyük artış yaratacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Li, makroekonomik istikrar konusunda, “Çin’de fiyat seviyesi (enflasyon) şu anda görece düşük ve merkezi hükümetin borçlanma düzeyi de yüksek değil. Bu makro ekonomik politikalar için geniş manevra alanı sağlıyor.” görüşünü dile getirdi.

Gayrimenkul sektöründeki kriz ve yerel yönetimlerin borç problemlerine yönelik endişelere ilişkin Li, sahadaki durumun sanıldığı kadar vahim olmadığına, yakın zamanda uygulanan tedbirlerin olumlu sonuçlar verdiğine işaret etti.

Li, merkezi hükümetin 2024 bütçesinde 1 trilyon dolar (yaklaşık 140 milyar dolar) değerinde “ultra-uzun vadeli” devlet tahvili çıkaracağını belirterek, bu ve diğer tedbirlerin finansman maliyetlerini istikrarlı şekilde düşüreceğini öngördüklerini aktardı.

“ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM YENİ FIRSATLAR SAĞLAYACAK”

Çin’in imalat sanayisindeki dönüşümün büyük ölçekli bir yenilenmeyi getireceğini, yapay zeka, biyo-medikal imalat, uzay uçuşu ve kuantum teknolojileri gibi yükselen endüstrilerin gelişiminin hızlanacağını ifade eden Li, “Çin, ileri imalat teknolojisinin omurgasını oluşturacağı modern bir endüstriyel sistem inşa ediyor. Bu da dünyaya yeni fırsatlar sağlayacak.” dedi.

Li, ulusal karbon piyasasını bu yıl yeni sektörlere açacaklarının, rüzgar, güneş, biyo-kütle ve okyanus enerjisi gibi yeni kaynakları geliştirerek yeşil dönüşüm hamlesinin kararlılıkla sürdüreceklerinin altını çizdi.

Uluslararası ortamdaki derin değişimlere karşın Çin ekonomisinin bugün dünya ekonomisiyle her zamankinden daha fazla entegre olduğunu dile getiren Li, “Dünyanın her yerindeki şirketleri, Çin’de yatırım yapmaya ve iş kurmaya, ülkenin sürekli kalkınmasının sağladığı büyük fırsatları kucaklamaya davet ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Çin’in ana ekonomik planlama organı Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonunun (NRDC) Direktörü Çıng Şancie de yabancı işletmelerin iç piyasaya erişimi için katma değerli telekomünikasyon hizmetlerinden genetik teşhis ve terapi teknolojilerine, farklı sektörlerde pilot uygulamalar başlatacaklarını duyurdu.

Çin Kalkınma Forumu’na, bu yıl aralarında ABD’den teknoloji şirketi Apple’ın Üst Yöneticisi (CEO) Tim Cook, çip üreticileri Qualcomm, Micron ve Güney Koreli SK Hynix’in CEO’larının olduğu iş dünyası temsilcileri konuk olarak katıldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cinden-yabanci-sirketlere-engelleri-kaldiracagiz-mesaji/feed/ 0
Hong Kong’daki tartışmalı yasa, 21 yıl sonra meclisten geçti https://www.foxhaber.com.tr/hong-kongdaki-tartismali-yasa-21-yil-sonra-meclisten-gecti/ https://www.foxhaber.com.tr/hong-kongdaki-tartismali-yasa-21-yil-sonra-meclisten-gecti/#respond Wed, 17 Apr 2024 21:54:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6243 Çin’in Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde 2003’teki protestoların ardından 21 yıl boyunca rafa kaldırılan Ulusal Güvenliği Koruma Yasası, mecliste oy birliğiyle kabul edildi.

Mecliste oy birliğiyle kabul edilen yasa, vatana ihanet, ayrılıkçılık, hükümeti devirmeye teşebbüs, halkı isyana teşvik, sabotaj, dış güçlerle işbirliği, devlet sırlarını açığa vurma ve casusluk gibi 39 suçu tanımlıyor.

Hong Kong’un anayasası niteliğindeki Temel Yasa’nın 23. maddesi uyarınca çıkarılması gereken yasa, kentin İngiliz sömürge yönetiminden Çin’e devredildiği 1997’den bu yana siyasi tartışmaların odağında yer alıyordu.

PROTESTOLARIN ARDINDAN RAFA KALDIRILMIŞTI

Ulusal Güvenliği Koruma Yasası, tasarı olarak ilk kez 2003’te meclise sunulduğunda yüz binlerce kişinin katıldığı protestoların ardından rafa kaldırılmış, sonraki hükümetler konuyu yeniden meclise getirmekten kaçınmıştı.

Hong Kong vatandaşlarının ulusal güvenlikle bağlantılı suçlardan yargılanabilmesinin önünü açan yasa, bölge otoritelerinin bu konudaki yetkilerini genişletiyor.

Yasa, vatana ihanet, ayaklanma, Çin silahlı kuvvetlerini isyana teşvik, dış güçlerle işbirliği içinde kamuya ait altyapıya zarar vermek gibi suçlar için ömür boyu hapis cezası öngörüyor. Yasayla bazı suçlar yurt dışında işlense dahi Hong Kong’da yargılanabilmesinin önünü açılıyor.

ÇİN’İN KABUL ETTİĞİ YASANIN TAMAMLAYICISI OLACAK

Çin’in 2020’de kabul ettiği Ulusal Güvenlik Yasası’nın onaylanıp çatı düzenleme olarak bölgede yürürlüğe girmesinin ardından mevzuat boşluğunun giderilmesi için yerel bir ulusal güvenlik yasasının yapılması yeniden gündeme gelmişti.

Hong Kong’un anayasası niteliğindeki Temel Yasası’nın 23. maddesi, güvenlikle bağlantılı bazı suçlarda yargılama yapılabilmesi için yerel kanunların çıkarılmasını şart koşuyor.

Hong Kong’da 2019’da suçluların Çin ana karası, Makao Özel İdari Bölgesi ve Tayvan’a iadesini kolaylaştıran yasa tasarısı, merkezi hükümetin bölgenin özerk hukuk sistemi üzerinde tahakkümüne yol açacağı gerekçesiyle büyük çaplı kitlesel gösterilerle protesto edilmişti.

Protestoların ardından Çin yönetimi, Haziran 2020’de çıkardığı Ulusal Güvenlik Yasası ile “hükümeti yıkmaya teşebbüs, vatana ihanet ve ulusal güvenliği tehlikeye atan eylemleri” suç haline getirmiş, yasa Hong Kong meclisince onaylanarak bölgede yürürlüğe girmişti.

İçeriği itibarıyla aslen demokrasi yanlısı protesto hareketini hedef alan yasanın yürürlüğe girmesiyle muhalif gazeteciler, siyasetçiler, iş insanları ve aktivistlerin “ulusal güvenlik” gerekçesiyle yargılanmalarının önü açılmıştı.

Yasa kapsamında 100’den fazla muhalif hakkında soruşturma başlatılırken, demokrasi yanlısı çok sayıda sivil toplum örgütü ve medya kuruluşu kapatılmıştı.

BİR ÜLKE, İKİ SİSTEM

Hong Kong, 1898’de imzalanan “kira sözleşmesi” ile uzun yıllar İngiltere hakimiyetinde kaldıktan sonra 1997’de Çin’e devredilmişti.

İmzalanan ortak deklarasyon çerçevesinde Hong Kong’a 2047’ye kadar basın, ifade, toplanma, inanç ve serbest akademik çalışma gibi özgürlükleri ile bağımsız idari ve hukuki yapısını koruma hakkı tanınmıştı.

Hong Kong, Çin’e bağlı olmasına rağmen kendisine ait para birimi, dil, hukuk sistemi ve kimlik kullanıyor. Özerk yapılı bölgenin sadece savunma ve dış politika gibi konularda Pekin’e bağlı olduğu bu yönetim modeli, “bir ülke, iki sistem” olarak adlandırılıyor.

Pekin yönetimi, son yıllarda bölge üzerindeki hakimiyetini artıracak Ulusal Güvenlik Yasası ve seçim sisteminde yapılan değişikliklerle bölgenin özerk yönetim yapısını aşındırdığı eleştirilerine hedef oluyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/hong-kongdaki-tartismali-yasa-21-yil-sonra-meclisten-gecti/feed/ 0
Uluslararası sistem nitelikli liderler çıkaramıyor https://www.foxhaber.com.tr/uluslararasi-sistem-nitelikli-liderler-cikaramiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/uluslararasi-sistem-nitelikli-liderler-cikaramiyor/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:09:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5564 ABD seçimlerine yaklaşık 8 ay var. Sanırım, ikinci kez Trump ve Biden’ın kıran kırana yarışını izleyeceğiz, değil mi?

Bir yanda, belleği hızla çökmekte olan bir Biden, diğer yanda, suçun her çeşidine bulaşmış, cinsel tacizden yargılanan, resmi devlet belgelerini evine götürmekten hakkında soruşturma açılan ve ABD’de en ağır suçlardan biri kabul edilen vergi kaçakçılığından hüküm giyip, cezalar kesilen Trump. Sorun küresel olarak çok büyük. Uluslararası sistem, nitelikli liderler çıkaramıyor. De Gaulle ve Churchill’i görmüş ve yaşamış Avrupa’da, toplumlar Macron ve Boris Johnson’ı yaşadı, yaşıyor. ABD’nin başkanlık için bu iki profil dışında bir potansiyel üretememesi bir kurumsal, sistemsel ve zihinsel çöküşün tezahürüdür.

ABD ve AB’nin, Rusya-Ukrayna savaşında aynı hat üzerinde olduğunu görüyoruz. Ortak özellikleri Rusya karşıtlığı. Trump gelirse bu kompozisyon bozulur mu?

Trump, ABD-Çin-Rusya üçgeninde, Rusya’yı yanına alıp, Çin’e karşı bir eksen oluşturmaya çalıştı. Bu, bence üst-Amerikan aklına aykırıydı. Zira, 2023 ulusal ABD savunda belgesinde de, Çin ve Rusya birer tehdit unsuru olarak görülüyordu. Biden ile de Ukrayna üzerinden, savaş mümkün olduğunca uzatılarak, Rusya’nın yıpratılması, zayıflatılması ve içeriye dönmesi planlandı. ABD, zaten 2014’ten beri bu hazırlığı yapıyordu. Trump dönemi (2016-2020) ile ertelendi, ama Çin konusunda hem Cumhuriyetçi, hem Demokratlar aynı düşüncede. Trump, şimdiden, eğer kazanırsa Çin’e yüzde 60 vergi koyacağını söylüyor.

AVRUPA ZARAR GÖRÜYOR

ABD zaten savaşın uzatılması konusunda adeta fikir birliği içinde. Oysa Avrupa ülkeleri de bundan zarar görmüyor mu?

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, Avrupa ülkelerine “Silah üretimini artırın” diyor. Vurgulamak istediği, savaşın uzun sürecek olması. Belki, AB uzun bir süredir, Batı Avrupa Birliği (BAB) ve Avrupa Güvenlik ve Savunma Konsepti (AGSK) çerçevesinde bağımsız bir Avrupa güvenliği konsepti oluşturamadığından, iyice silahlanmış bir Avrupa veya güvenlik ve savunmaya daha çok para ayıran bir Avrupa inşasının, bu vesileyle mümkün ve uzun uzun vadede, ABD sultasından kurtulmanın bir yolu olarak görüyor olabilir. Ancak, Avrupa kuşkusuz bu uzayan savaştan zarar görüyor. Büyümenin sıfır olduğu Almanya, 100 milyar Euro’nun biraz altında bir savunma bütçesi oluşturuyor. Ve Rusya’nın ucuz doğalgazı yerine de ABD’den pahalı bir LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) alıyor. ABD için sadece Rusya değil, rakip bir birim olan AB’de zarar ve yıpranmaya uğratılıyor.

ABD’NİN ZAYIF RUSYA KURGUSU

Rusya da Batı’ya karşı çok öfkeli. Bir çok AB ülkesinin NATO genişlemesine sessiz kalması, Putin’i öfkelendiriyor mu?

Aynen söylediğiniz gibi İpek Hanım. Putin, SSCB’nin dağılmasını ‘bu asrın felaketi’ olarak değerlendirdi. Ayrıca Putin, bir röportajında 1990 yılında ABD ve NATO’nun bir santim bile Doğu’ya doğru genişlemeyeceğini ifade ettiklerini söylüyor. Bu çerçevede, Grand Amerikan stratejisi Rusya’yı çevrelemeyi ve oradan da Çin ile birlikte hareket etse bile, etkisiz olabilecek zayıf bir Rusya’yı kurguluyor. Ayrıca Putin, Batı destekli Neo-Nazilerin Ukrayna’da hegomonik olmasının, “İnsan hakları ve demokrasi” diyen Batı için büyük bir çelişki olduğunu vurguluyor.

Peki hocam, Batı bir süre sonra Ukrayna’yı desteklemekten vazgeçer mi?

AB’nin Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Komiseri Joseph Borrell, “AB’nin Ukrayna’ya sarsılmaz desteği devam edecek” dedi. Dahası, AB Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen de, “Ukrayna’ya 54 milyar dolarlık yardımın ilk taksidini gelecek ay ödeyeceğiz” diyor. Yani “Mümkün olduğunca, savaşa devam et” diyorlar. Bu, Batı’nın çıkarları açısından bir ülkenin ve ülke halkının feda edilmesidir ki, 19. Yüzyıl klasik emperyalizmine bile rahmet okutacak kadar hukuk, vicdan ve insanlık dışıdır.

KAMUSAL VİCDAN VAR

Fakat, Batı halklarının liderleri gibi düşündüklerini söylemek mümkün mü? Bu ülkelerdeki protestolar hepimizin gözü önünde oluyor.

Çok doğru İpek Hanım. Örneğin İsrail-Hamas savaşı çerçevesinde Gazze’de sivil ölümler arttıkça, halklar protesto ediyor. Bu, yönetimlerden azade bir kamusal vicdan olduğunu gösteriyor. Örneğin, bu sivil kayıplar yükseldikçe, Biden’dan mesela ABD halkı uzaklaşıyor. Önümüzdeki yıllarda, Rusya-Ukrayna savaşı ve Gazze katliamına dair, AB içinde de farklı siyasal kümeler oluşabilir. Örneğin, Gazze’ye ve Filistin’e bakıştı, Almanya ile İspanya, İngiltere ile Macaristan arasında devasa farklar var.

AMERİKA DÖRTLÜ GEVŞEK BİR YAPI KURDU

Sadece NATO değil, küresel hamleler açısından ABD’nin çok yönlü hamleleri var, bunu nasıl değerlendirirsiniz?

Ama bu hamleler hep Çin büyümesi ve yayılmasını engellemeye yönelik. Geçenlerde, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik danışmanı Jake Sullivan, Dış İlişkiler Konseyi’nde yaptığı konuşmada, “Uluslararası düzeni yeniden şekillendirecek, iktisadi, siyasi ve askeri güce sahip tek ülkenin Çin olduğunu biliyoruz” dedi.

Yani?

ABD, Asya’da Vietnam, Filipinler, Endonezya ve Hindistan ile bu bağlamda dörtlü gevşek bir yapı kurduğunu söyleyebiliriz. Bu yapıya daha sıkı, Uzak-Doğu’da Japonya ve Güney Kore’yi ekleyebiliriz. Asya ve Uzak Doğu’ya, devasa bir Avrupa Birliği’ni ekleyin şimdilik. ABD’nin manipülasyon gücünün etkili olduğunu görüyoruz. Ama Dünya ve sistem şöyle diyor. “Sen Ey ABD… 2. Dünya Savaşı’nın sonunda dünya üretiminin yüzde 55’ini tek başına yapıyordun. Bir askeri ve finansal devdin. Bugün sadece yüzde 18’sin. Sistem buna uzun süre izin vermez…”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/uluslararasi-sistem-nitelikli-liderler-cikaramiyor/feed/ 0
Batılı CEO’ların Çin’deki imtihanı… Hepsi sahneye çıkıp dans ediyor https://www.foxhaber.com.tr/batili-ceolarin-cindeki-imtihani-hepsi-sahneye-cikip-dans-ediyor/ https://www.foxhaber.com.tr/batili-ceolarin-cindeki-imtihani-hepsi-sahneye-cikip-dans-ediyor/#respond Fri, 09 Feb 2024 21:33:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3135 Her ülkenin geleneği farklı; Çin’de de iş hayatını şekillendiren ilginç âdetler var. Meselâ şirket yöneticisinin çalışanlarının önünde sahnede dans etmesi gibi… Evet, pek çok yönetici Çin’e gittiğinde kendini bir anda sahnede buluyor.

Çin’e seyahat eden Amerikalı CEO’lar büyük zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Belki de en korkuncu iş dünyasının liderlerinin sahnede büyük kalabalığa dans edip şarkı söylemesi olabilir.

Trilyon dolarlık Silikon Vadisi çip şirketi Nvidia’nın Tayvan doğumlu Amerikalı genel müdürü Jensen Huang, geçen ay Şanghay’daki yerel çalışanları ziyaret ettiğinde, tezahürat yapan personel onu bir Çin halk dansına katılması için sahneye çağırdı.

Oregon’da büyüyen ve şu anda dünyanın en zengin adamları arasında yer alan 60 yaşındaki Huang, insanın evine ve ebeveynlerine duyduğu özlemi anlatan bir Çin şarkısında ritmik hareketler sergilemeye çalıştı.

Şangay’da Nvidia mühendislerinden biri olan David Chen, “Dans hareketleri biraz sertti ve bacakları ile kolları koordine değildi” diyerek değerlendiriyor patronunun sahne performansını. Ama aynı zamanda Huang’ın tavrını da beğendiğini söylüyor ve artık şirkete daha bağlı hissettiğini belirtiyor.

Çinli patronların ise sahneye çıkmaları son derece yaygın. Bazıları sürüklenir, bazıları ise isteyerek sahneye çıkar. Alibaba Grubu kurucu ortağı Jack Ma, 2019’da emekliliğini ve Alibaba’nın 20. yıldönümünü kutlamak için vatkalı siyah deri bir ceket giydi ve bir stadyumda 60 bin çalışanına şarkı söyledi.

AY YENİ YILI’NDA PARTİLERDEN KAÇIŞ YOK

Çin’i ziyaret eden yöneticiler özellikle Ay Yeni Yılı’na denk gelirlerse ayrıca dikkat etmeliler. Çünkü bu özel zaman için düzenlenen partilerde sahneye çıkmamalarının imkânı yok. Bu noktada bir yöneticinin iyi bir konuşma yapmasındansa şarkı söylemesi ya da dans etmesi daha önemli.

Yıllarca ülkede başkan yardımcısı olarak çalışmış Silikon Vadisi emektarı Hugo Barra da liderlerin kişisel mücadelelerini veya eksikliklerini ABD’ye kıyasla daha az tartıştığı Çin’de dans etmek ve şarkı söylemek, yöneticilerin bağ kurulabilir görünmeleri için en kabul edilebilir yöntemler olduğunu söylüyor.

Oradayken sıklıkla diğer üst düzey Xiaomi liderleriyle birlikte dans eden ve şarkı söyleyen Barra, “Çin’de CEO’ların aptal olmasına izin veriliyor” diyor. Barra, performanslarının tamamının halka açık olmaması ve videolarının sosyal medyada olmamasından ise son derece memnun.

ELON MUSK DA SAHNEDE

Tesla CEO’su Elon Musk da Çin’in bu geleneğinden kaçamadı. 2020’nin başlarında Çin’de sahnedeyken, Tesla’nın Şangay fabrikasında üretilen Model 3’lerin ilk teslimatını kutlarken dansa başladı.

Musk ceketini çıkardı ve coşkulu Çinli kalabalığın önünde önce ceketini fırlattı ardından da dans etmeye başladı. Yaptığı dansın 18 saniyelik bir klibini de tweetledi.

Bir Tesla yöneticisi, Musk’ın performansını şöyle anlatıyor: “İlk kez kulüplere giden bir genç gibi dans ediyordu.”

ÇİNLİ MESLEKTAŞLARINDAN ÖĞRENECEKLERİ ÇOK ŞEY VAR

İş danışmanlığı firması iMpact’ı kuran ve Çinli ve Batılı şirketlerin birbirlerinin geleneklerini anlamalarına yardımcı olan Chris Pereira, kurumsal yaşamın hiyerarşik ve kontrollü olma eğiliminde olduğunu söylüyor: “Şirket partileri, liderlerin yakınlık kurmaları ve minnettarlıklarını göstermeleri için iyi bir fırsat.”

İşletme danışmanı Pereira, Çin’e ilk kez gelen ziyaretçilerin ülke hakkında sahip olduğu en büyük yanılgılardan birinin, orada eğlenilemeyeceği olduğunu söylüyor: “Dans etmek ve şarkı söylemek artık Batılı CEO’lar arasında yaygın olmayabilir. Ama belki de bu aslında Çinli meslektaşlarından öğrenebilecekleri bir şeydir.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/batili-ceolarin-cindeki-imtihani-hepsi-sahneye-cikip-dans-ediyor/feed/ 0
Ejderha yılı başlıyor… Çin Yeni Yılı burçlara neler getirecek? https://www.foxhaber.com.tr/ejderha-yili-basliyor-cin-yeni-yili-burclara-neler-getirecek/ https://www.foxhaber.com.tr/ejderha-yili-basliyor-cin-yeni-yili-burclara-neler-getirecek/#respond Thu, 08 Feb 2024 09:15:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3059 Oğlaklar, koçlar, başaklar… Burçları 2024’te nelerin beklediğini bildiğinizi sanıyor olabilirsiniz. Öyleyse henüz Çin Yeni Yılı’ndan haberdar değilsiniz…

10 Şubat’tan Çin Fener Festivali’ne kadar süren kutlamalarla Çin Yeni Yılı başlıyor. Çin geleneğine göre; her yıl, Çin burçlarında yer alan 12 hayvandan biri ile temsil ediliyor. 2023’te tavşan yılı iken, şimdi de ejderha yılına geçiyoruz. Peki ejderha yılında bizi neler bekliyor?

Çin geleneğine göre 2024 yılı, ilerlemeyi, büyümeyi ve bolluğu teşvik ettiği söylenen ejderhayı kutlayacak. Çinli astroloji uzmanı Letao Wang da hangi burçların iyi haberler bekleyebileceğini açıkladı.

Wang, ‘Çin Zodyak döngüsünün Gregoryen takviminin 1 Ocak’ına değil, Ay Yeni Yılı’na uygun olduğunu hatırlamak önemli. Bu yenilenme kutlaması, genellikle ocak sonu ile şubat başı arasında yer alan bir günde başlıyor” diyerek Çin Yeni Yılı’nı açıklıyor.

Wang’a göre 2024 ‘Ejderha Yılı’ ile temsil edilecek. İşte ejderha yılının burçlara etkisi…

FARE

(1936, 1948, 1960, 1972, 1984, 1996, 2008, 2020)

Eğer doğduğunuz yıl fareyi işaret ediyorsa bu yıl yenilenme potansiyelini kucaklayın. Ejderha yılının canlılığı, yeni olasılıkları keşfetmek için sizi her zamanki sınırlarınızın ötesine yavaşça adım atmaya teşvik ediyor.

Sosyal çevrenizin ve bağlantılarınızın geliştiğini görebilirsiniz. Yıldızlar büyüme için hizalanırken, profesyonel gelişim fırsatları da ufukta beliriyor ve sizi zarafetle yükselmeye davet ediyor.

Liderlik veya girişimcilikte, rehberlik etme ve ilham verme konusundaki içsel yetenekleriniz öne çıkacak.

ÖKÜZ

(1937, 1949, 1961, 1973, 1985, 1997, 2009, 2021)

Öküz, zorlukların hedefe ulaşmada basamak görevi gördüğü derin bir dönüşüm yılıyla karşı karşıya.

Her türlü engeli aşmak için koruyucu enerjilerin varlığına işaret eden çok sayıda uğurlu işaretle çevrili olacaksınız. Yolculuk bazen göz korkutucu görünse de yol gösterici olmaya hazır destekleyici figürler ortaya çıkıyor.

Özellikle sağlık ve ev içi uyumla ilgili bir umut ışığı var. Uyumlu bir yuva yaratma konusunda nazik adımlar atarken, gelişen ve canlı yarınların tohumlarını ekeceksiniz.

KAPLAN

(1938, 1950, 1962, 1974, 1986, 1998, 2010)

Ejderhanın besleyici enerjileri, güç ve değişimle gelişen kaplanlar için yenilenme vaat ediyor. Bu döngü hem kişisel gelişim hem de profesyonel alanlarda yeni sayfalar açmaya hazırlanıyor.

Kariyerde ilerleme, maaş artışları ve yeni iş çabalarının gelişmesi için fırsatlar kapıda. Profesyonel nitelikteki yolculuklar bu iyi şansın tetikleyicisi olabilir, bu nedenle sizi keşfedilmemiş bölgelere doğru iten her fırsatı kucaklayın. Bu arada sağlığınıza dikkat etmeyi ihmal etmeyin.

TAVŞAN

(1939, 1951, 1963, 1975, 1987, 1999, 2011)

Ejderha yılının dönüştürücü döngüsünde, düşünme ve kendini geliştirme dönemine davet edilebilirsiniz.

Yıldızlar, tavşanların sosyal ortamlarda var olurken veya yeni ilişkiler kurarken kendilerini tartmaları, zorlu ilişkilerle baş edebilmeleri için dayanıklı durmaları gerektiğine işaret ediyor. Ancak merak etmeyin bu süreçte yıkıcı ve dehşete düşürecek durumlar yaşamayacaksınız. Daha çok güçlenip büyüyeceksiniz.

İkinci veya sekizinci ay boyunca, sağlığınız için bir kontrolden geçebilirsiniz.

Kalpleri ve zihinleri önlerindeki derslere açık olan tavşanlar, daha önce hiç hayal etmedikleri şekillerde gelişme şansına sahipler.

EJDERHA

(1940, 1952, 1964, 1976, 1988, 2000, 2012)

Ejderhalar bu yılı öz değerlendirme ve kişisel gelişim açısından sakinleştirici bir yolculuk olarak görebilirler. İç enerjileri yükseldikçe, yavaşça yeni ilgi alanlarını keşfetmeleri veya mevcut tutkularını özenle geliştirmeleri için mükemmel bir zaman.

Kariyerinizde ilerlerken desteklerle karşılaşabilirsiniz. Ancak zaman zaman cesaretinizi ortaya çıkarmanız gereken sorunlarla karşılaşabilirsiniz.

YILAN

(1929, 1941, 1953, 1965, 1977, 1989, 2001, 2013)

Yılanlar, ejderha yılı boyunca ilerlerken, içsel gelişim ve öz-düşünüm için bu sürecin bir davet olduğunu düşünebilirsiniz. Zihninizi ve ruhunuzu, ruhunuzun yoluna uygun yeni bilgi ve becerilerle beslemek için en uygun dönem.

Kalp meselelerinde, anlamlı ilişkiler için alan yaratarak kendinizi sevmenin rehberiniz olmasına izin verin. Yeni arkadaşlıklar arayanlar, evrenin size değer veren potansiyel ortaklara yaklaştıracak yollar ördüğüne güvenin.

AT

(1930, 1942, 1954, 1966, 1978, 1990, 2002, 2014)

Bu yıl atlar öngörülemeyen, heyecan verici deneyimlerle karşılaşabilir. Gelişmek için altın bir şans sunuluyor, bu anları açık bir kalple karşılayın.

Merakınızın sizi akademik gelişime veya ruhunuzu zenginleştiren deneyimlere yönlendirmesine izin verin. Yıldızlar yolculuğunuzu desteklerken, tetikte ve temkinli olmak olası aksiliklerden kaçınmanıza yardımcı olabilir.

Evde gerginlikler ortaya çıkarsa, bunları daha derin bağlar geliştirmek için fırsat olarak görün.

KEÇİ

(1931, 1943, 1955, 1967, 1979, 1991, 2003, 2015)

Ejderhanın bu yılki dinamik enerjisi, hem kişisel hem de profesyonel anlamda anlamlı bir büyüme için itici bir güç olabilir.

Önünüzdeki yol parlak görünüyor; yıldızlar, özellikle yeni ve heyecan verici girişimlere yatırım yapmaya hazır olanlar için bol miktarda hasadın sinyalini veriyor.

Mücevher ve güzellik gibi ışıltılı, kadınsı enerjiyi yücelten endüstrilerde önemli ilerleme fırsatları var.

Dolunay gecelerinde mumlara bakmak gibi meditatif uygulamaları birleştirmek, sakin bir koruma görevi görebilir ve hayatınıza aradığınız huzur ve dengeyi getirebilir.

MAYMUN

(1932, 1944, 1956, 1968, 1980, 1992, 2004, 2016)

Maymunlar için ejderha yılı yeni sanatsal ifade biçimlerini benimsemek ve hayal gücünün uçmasına izin vermek için değerli bir zaman. Yaratıcı enerjilerin yanı sıra bu yıl, anlamlı bağlantılar kurma, mevcut ilişkileri besleme, destekleyen ve yükselten daha güçlü bir sosyal ağ örme vaadiyle olgunlaşıyor.

Terfiler veya maaş artışları gibi gelişmeler kapıda.

Yasal karmaşıklıklarla karşılaştığınızda bilgili danışmanlara danışmak için zaman ayırın. Zihninize netlik ve huzur getirmek için iletişim kurun.

HOROZ

(1933, 1945, 1957, 1969, 1981, 1993, 2005, 2017)

Horoz burcundakiler için önümüzdeki yıl, evren son derece cömert… Yolunuz, desteğin ve yeni olanakların bol miktarda arttığı bir topluluğa doğru nazikçe yönlendiren koruyucu güçlerin varlığıyla aydınlatılacak.

Yıldızlar önünüzdeki engelleri ortadan kaldıracak şekilde hizalanarak yardımın her fırsatta ulaşılabilir olmasını sağlıyor. Küçük bir finansal kaygılar yaşayabilirsiniz.

KÖPEK

(1932, 1946, 1958, 1970, 1982, 1994, 2006, 2018)

Ejderha yılına girerken, bir iç gözlem ve büyüme dönemi sizi bekliyor. Zorluklar ortaya çıkabilir, ancak bu engeller aşılamaz değil.

Evlilikler veya yeni iş girişimleri gibi mutlu olacağınız gelişmeler çevrenizde yaşanırken bu toplu kutlamaların tadını çıkarın.

Riskli girişimler yerine istikrarı tercih edin.

Son olarak bu yıl kişisel ilişkileriniz için bir sınav olabilir. Partnerinizi desteklemeyi ihmal etmeyin.

DOMUZ

(1935, 1947, 1959, 1971, 1983, 1995, 2007, 2019)

Bu yılın sizin için potansiyel bir hazine barındırdığını unutmayın. Onu açık bir kalple kucaklayın. Hem profesyonel hem de özel hayatınızda beklentileriniz gerçekleşebilir.

Hayatın sizi yeni arkadaşlıklara yönlendirmesine izin verin.

Büyük hayaller kurun, çünkü bu yıl, ömür boyu hayal ettiğiniz meyveleri toplama fırsatıyla olgunlaştı. Kalpleri aşkı karşılamaya açık olanlar için, sıradan anların büyüsüne dikkat edin, çünkü bu beklenmedik karşılaşmalarda yeni bir aşk gelişebilir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ejderha-yili-basliyor-cin-yeni-yili-burclara-neler-getirecek/feed/ 0
Burns: Ortadoğu’yu son 40 yıldır bu kadar karmaşık ve patlamaya hazır görmedim https://www.foxhaber.com.tr/burns-ortadoguyu-son-40-yildir-bu-kadar-karmasik-ve-patlamaya-hazir-gormedim/ https://www.foxhaber.com.tr/burns-ortadoguyu-son-40-yildir-bu-kadar-karmasik-ve-patlamaya-hazir-gormedim/#respond Wed, 31 Jan 2024 09:00:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2798 ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns, 7 Ekim’den sonra Ortadoğu’da yaşanan sürecin bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, “Son 40 yılımın büyük kısmını Ortadoğu’da ya da bu bölge üzerine harcadım ve Ortadoğu’yu daha karmaşık ve bu kadar patlamaya hazır nadiren gördüm” yorumunu yaptı.

GAZZEYE İNSANİ YARDIM

CIA Direktörü Burns, Amerikan dış politika dergisi Foreign Affairs için kaleme aldığı “Ajanlık ve Devlet Yönetimi: Rekabet Çağı İçin CIA’in Dönüşümü” başlıklı makalede uluslararası ilişkileri ilgilendiren pek çok temel başlıkta görüşlerini paylaştı. Sürecin ciddi zorluklar içerdiğini vurgulayan Burns, Gazze’de İsrail saldırılarının yoğunluğunu azaltmak, Filistinli sivillerin insani ihtiyaçlarını karşılamak, rehinelerin serbest kalmasını sağlamak, çatışmanın bölgeye yayılmasını önlemek ve Gazze’de uygulanabilir bir formül bulabilmek gibi oldukça zor problemlerle karşı karşıya olduklarını belirtti.

40 YILIMI ORTADOĞUYA HARCADIM

7 Ekim’de Hamas saldırılarıyla başlayan ve İsrail’in Gazze’de halen devam eden katliamlarıyla gerilimin sadece bölgeyi değil tüm küresel sistemi ilgilendirdiğini kaydeden Burns, sürecin hassasiyetini, “Son 40 yılımın büyük kısmını Ortadoğu’da ya da bu bölge üzerine harcadım ve Ortadoğu’yu daha karmaşık ve bu kadar patlamaya hazır nadiren gördüm.” ifade etti.

Burns, bölgesel düzlemde İran-İsrail denklemine ilişkin, “İsrail’in ve bölgenin güvenliği için anahtar, İran’la baş edebilmektir. İran rejimi mevcut krizde güçlenmiştir ve son bölgesel uzantısına kadar savaşmaya hazır gözükmektedir.” değerlendirmesini yaptı.

UKRAYNAYA DESTEK

ABD’nin ve Batı’nın Ukrayna’ya verdiği desteğin hayati olduğunu vurgulayan Burns, ABD Kongresinde takılan Ukrayna’ya destek paketine ilişkin, “Şu kritik aşamada ABD için geri adım atmak ve Ukrayna’ya desteği kesmek tarihi anlamda kendi kalemize gol atmak olur.” değerlendirmesini yaptı.

ABD RAKİPSİZ

Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı birkaç düzlemde kaybettiğini savunan Burns, Rus ordusunun ağır kayıplar verdiğini ve ekonomisinin tahribata uğradığını kaydetti. ABD’nin şu an karşı karşıya olduğu durumu Soğuk Savaş’ın bittiği döneme ya da 11 Eylül sonrası döneme benzeten CIA Direktörü, ABD’nin artık Çin ve Rusya karşısında “rakipsiz üstünlüğe” sahip olmadığını belirtti.

ÇİN DAHA BÜYÜK TEHDİT

“En yakın meydan okuma Rusya’dan geliyor olabilir, ancak Çin uzun vadede daha büyük bir tehdittir.” ifadesini kullanan CIA Direktörü, teşkilatın son yıllarda ciddi şekilde buna göre yeniden organize olduğunu ve sadece Çin üzerine odaklanan bir birim kurduklarını aktardı.

Burns, Ukrayna’daki savaşı en yakından Pekin’in izlediğini belirterek, “Çin, uluslararası düzeni yeniden şekillendirme niyeti ve bunu yapmak için ekonomik, diplomatik, askeri ve teknolojik gücü ile ABD’nin yegane rakibi olarak durmaktadır.” değerlendirmesini yaptı. Çin’in yükselişinin tek başına sorun olmadığını, asıl sorunun Pekin’in “tehdit edici” eylemleri olduğunu savunan Burns, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in sadece ülkesinin dönüştürücü gücüne odaklanmayıp uluslararası sistemi “yeniden yazma” niyetiyle daha büyük adımlar attığını belirtti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/burns-ortadoguyu-son-40-yildir-bu-kadar-karmasik-ve-patlamaya-hazir-gormedim/feed/ 0
Çin’den İran’a Kızıldeniz baskısı https://www.foxhaber.com.tr/cinden-irana-kizildeniz-baskisi/ https://www.foxhaber.com.tr/cinden-irana-kizildeniz-baskisi/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:21:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2662 Çinli yetkililerin, İranlı muhataplarına Yemenli Husilerin Kızıldeniz’deki gemilere yönelik saldırılarını dizginlemeye yardımcı olmalarını, aksi takdirde Çin ile İran arasındaki ticari ilişkilerin zarar görebileceğini söylediği bildirildi.

Reuters’a konuşan konuyla ilgili bilgi sahibi dört İranlı kaynak ve bir diplomat, Kızıldeniz’deki saldırılarla Çin ile İran arasındaki ticari ilişkilere dair değerlendirmelerin Pekin ve Tahran’da yakın zamanda düzenlenen birkaç toplantıda yapıldığını ifade ettiler, fakat bu toplantıların ne zaman yapıldığı ya da kimlerin bu toplantılara katıldığı konusunda ayrıntı vermediler.

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi İranlı bir yetkili şunları söyledi:

“Esasında Çin şöyle diyor: ‘Eğer çıkarlarımız herhangi bir şekilde zarar görürse, bu (durum) Tahran’la olan ticaretimizi etkileyecektir. Bu yüzden Husilere itidalli olmalarını söyleyin'”

Yemen’in büyük bölümünü kontrol eden İran destekli Husiler, Filistinlilere destek olmak için Kızıldeniz’den geçen gemilere Kasım 2023’ten beri saldırıyor. Kızıldeniz’deki saldırılar, küresel ticari geçişlerin yaklaşık yüzde 12’sinin yapıldığı Süveyş Kanalı’ndan gemilerin geçmesini engelledi. Süveyş Kanalı, Asya ile Avrupa arasındaki ticari taşımacılık için hayati öneme sahip.

Husilerin Kızıldeniz’in girişindeki Babülmendep Boğazı’ndan geçen gemilere saldırması küresel ticareti sekteye uğratmış ve birçok deniz taşımacılığı şirketinin gemilerini Ümit Burnu rotasına yönlendirmesine yol açmıştı. Gemilerin Afrika’nın etrafından dolaşması sevkiyat süresini yaklaşık 10 ila 14 gün uzatabiliyor. Bu da navlun ve sigorta maliyetlerini keskin bir şekilde artırıyor.

Kızıldeniz’deki gemilere yönelik saldırıların sebep olduğu ticari aksamalar nedeniyle ABD’li elektrikli araç üreticisi Tesla, Berlin fabrikasındaki otomobil üretimini geçici olarak durduracağını, çoğunluk hissesi Çinli Geely’e 0175.HK ait otomobil üreticisi Volvo Cars ise Belçika’daki fabrikasında üretimi üç günlüğüne durduracağını açıklamıştı.

Bunun üzerine ABD ve İngiltere, Yemen’deki Husilere karşı deniz ve havadan misilleme saldırıları düzenlemişti. İran ise bu saldırılardan ötürü ABD ve İngiltere’yi kınamıştı.

ÇİN İLE İRAN’IN TİCARİ İLİŞKİLERİ

Çin son on yıldır İran’ın en büyük ticari ortağı olsa da iki ülke arasındaki ticari ilişki orantısız bir durumda.

Ticaret analiz şirketi Kpler’in tanker takip verilerine göre, Çinli petrol rafinerileri geçen yıl İran’ın ihraç ettiği ham petrolün yüzde 90’ından fazlasını satın aldı. ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları nedeniyle ABD’li ve Avrupalı şirketler İran petrolünü alamazken, bu durumu fırsat bilen Çinli şirketler İran petrolünü yüksek iskontolu olarak satın aldı.

Buna karşın, İran petrolü Çin’in ham petrol ithalatının yalnızca yüzde 10’unu oluşturuyor. Çin’in enerji ihtiyacını karşılamak için başka ülkelerden birçok tedarikçisi var.

İranlı kaynakların verdikleri bilgiye göre, Çinli yetkililer Çin ile bağlantılı herhangi bir geminin saldırıya uğraması ya da Çin’in çıkarlarının herhangi bir şekilde etkilenmesi durumunda İran’ın Çin’i büyük bir hayal kırıklığına uğratacağını belirttiler. İranlı kaynaklardan biri, Çin’in İran için önemli olduğunu fakat İran’ın Yemen’deki Husilerin yanı sıra Gazze, Lübnan, Suriye ve Irak’ta da vekilleri bulunduğunu ve bölgesel ittifaklarının karar alma sürecinde önemli bir rol oynadığını ifade etti.

İranlı kaynaklar, İran’ın Husiler, Lübnan Hizbullah’ı, Hamas ve Irak ile Suriye’deki milisleri içeren “Mukavemet Mihveri” ittifakının lideri olarak oynadığı rolün, Gazze yüzünden bölgesel bir savaşın içine çekilmemek için başka bir güvenceyle dengelenmesinin gerektiğini belirttiler.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cinden-irana-kizildeniz-baskisi/feed/ 0
OSD Başkanı yanıtladı: Otomotiv fiyatları artacak mı? https://www.foxhaber.com.tr/osd-baskani-yanitladi-otomotiv-fiyatlari-artacak-mi/ https://www.foxhaber.com.tr/osd-baskani-yanitladi-otomotiv-fiyatlari-artacak-mi/#respond Mon, 15 Jan 2024 09:12:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2273 Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, düzenlediği basın toplantısında, otomotiv sektörünün 2023 yılı karnesini değerlendirerek, sektörün geleceğine ilişkin öngörülerini paylaştı.

Geçen yılın otomotivde birçok tarihi rakamın elde edildiğini dile getiren Eroldu, “2023 yılında 1 milyar 340 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdik. Bu da son yılların en yüksek rakamı oldu” diye konuştu.

Eroldu, otomotiv ana sanayisinin, son 10 yılda 10 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdiğine vurgu yaparak, “2023 yılında da 2022’ye göre yüzde 37’lik yatırım artışı oldu. Yani 2022’de başlayan yatırımların aslında 2023’te de hız kazandığını gördük. İnşallah önümüzdeki yıllarda da bu açıklanan yatırım projeleri kapsamında Türkiye’de otomotiv sanayisinin yatırımlarının artırdığını görmeye devam edeceğiz. Burada bizim açımızdan kötü giden konu iç pazarda yerli payının azalması, yüzde 45’ten yüzde 37’ye maalesef gerileyen bir yerli payımız var” ifadelerini kullandı.

FİYATLAR ARTACAK MI?

OSD Başkanı Eroldu, otomotiv fiyatlarına zam gelip gelmeyeceği yönündeki soruya da şu yanıtı verdi:

“Ocakta başladı ama şimdi bu doğal, yani enflasyon ve kur artışları fiyatlara yansıyacaktır. Enflasyonda hem yerleşmiş bir enflasyon var hem de aylık 3-4 temposunda bir enflasyon var. Fiyatlara yansıdığını göreceğiz zaten.

Ocak ayında da benim gördüğüm, yüzde 2 ile yüzde 4 arasında en azından görebildiğim markalarda fiyat artışları var. Enflasyon ve kur artışları fiyatlara yansıyacaktır. Ama kaçınılmaz bir şey yani bu. Bazen fiyat indirimleri de olduğunu görebiliyorsunuz.”

Otomotiv sanayisinin ana firmalarının üretiminin salgın öncesi seviyelere geldiğine dikkati çeken Eroldu, kapasite kullanımında da geçen yıl iyileşme gerçekleştiğini bildirdi.

Eroldu, küresel gündemde yakından takip ettikleri önemli konular bulunduğuna işaret ederek, küresel ekonomide yavaşlama beklentileri, ticaret ve sanayi politikaları özelinde Amerika, Çin ve Avrupa Birliği arasında devam eden güç ve ticaret savaşı gibi konuların ön planda olduğunu ve bunun da bütün ülkelere farklı seviyelerde olumlu ve olumsuz etkilerinin olacağını söyledi.

‘BAZI PARÇA TALEPLERİ TÜRKİYE’YE KAYDI’

Bir diğer konunun da jeopolitik gelişmeler ve tedarik zinciriyle ilgili olduğunu belirten Eroldu, şöyle devam etti:

“Özellikle son günlerde de gördük Ümit Burnu’ndan dolaşan bir lojistik herkes için bir sorun ama bu da tabii aslında fırsatları da beraberinde getiriyor. Çünkü bu jeopolitik riskleri ve tedarik zincirini daha iyi yönetmek için aslında daha uzak satıcılardan daha yakın satıcılara yönelik bir geçiş hareketi var. Bunun da aslında olumlu sinyallerini de görüyoruz. Türkiye’de otomotiv sektöründe parça ihracatında da bir artış var. Yani birtakım parça taleplerinin Uzak Doğu ve Çin yerine Türkiye’deki yan sanayicilere kaydığını görüyoruz.

Dolayısıyla herkeste bu jeopolitik konular ve tedarik zinciri kırılmaları yüzünden bir endişe var. Bu zaten pandemiyle başlamıştı. Şimdi farklı sektörlerde herkes bu riskleri de yönetmek için tedarik parklarını daha yakınlara konumlandırmaya çalışıyor. Biz de rekabetçi bir ülke olarak bu durumun bize yarattığı fırsatları görüyoruz. Dolayısıyla aslında küresel gündem yalnızca riskleri barındırmıyor, aynı zamanda birtakım fırsatları da barındırıyor.”

OTOMOTİVDE 2,2 DOLARLIK AÇIK

Çin’in son yıllarda ticari alanda gösterdiği atak politikalarının da küresel gündemin bir diğer önemli maddesi olduğunu ifade eden Eroldu, bunun otomotive, hem Avrupa hem dünya hem de Türkiye açısından çok boyutta etkileri olduğunu dile getirdi.

Eroldu, “Çin tabii özellikle elektrikli araç dönüşümü ile dünyadaki otomotiv sanayindeki kuvvetini ve gücünü artırdı. Çünkü Çin’in aslında içten yanmalı araçlardaki teknolojisi o kadar kuvvetli değil ama baktığınız zaman bugün elektrikli araç üretiminde dünyada küresel lider konumunda.” dedi.

Türkiye açısından bakıldığı zaman, Çin’in otomotiv sanayi dışında ülke içinde ticaret dengesi açısından da bir sorun teşkil ettiğini anlatan Cengiz Eroldu, şunları kaydetti:

“Otomotivde de 2023’ün ilk 11 ayında 2,2 milyar dolarlık açığımız var. Yani biz 21 milyon dolarlık parça ihraç etmişiz. Karşısında da 2,2 milyar dolarlık Çin’den parça ve otomobil almışız. Birçok alanda Çin ile Türkiye arasında çok olumsuz bir denge olduğunu görüyoruz.

Diğer taraftan baktığımız zaman bizim otomobil ithalatımızda da Çin hiç yok 2019 yılında. Şu anda yüzde 7’lik bir pay alıyor ama ne almışız biz Çin’den? Baktığımız zaman da yüzde 78’ini içten yanmalı almışız, yüzde biri plug-in hibrit, yüzde 2’si hibrit, yüzde 20’si de elektrikli. Zaten son dönemde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bu işin elektrikli tarafına müdahale etti. Fakat burada da içten yanmalının ne kadar büyük olduğunu ve büyümeye devam ettiğini görüyoruz.”

ÇİN’E UYGULANAN KURALLAR GENİŞLETİLSİN TALEBİ

Çin’den gelen elektrikli otomobillere ilişkin uygulanan bazı kuralların içten yanmalı araçlar için de uygulanması gerektiğine işaret eden Eroldu, şöyle devam etti:

“Bizim açıkçası ülke sanayine, yalnızca otomotiv değil, diğer sanayilerle birlikte yaratacağı bir risk olarak görüyoruz bu durumu. Bu da bizce 2024 yılında yönetilmesi gereken bir diğer konu çünkü yalnızca elektrikli arabalara konulan birtakım uygulamalarla Çin ithalatının Türkiye’nin dış ticaret dengesine verdiği hasarı halletmek mümkün olmayacak gibi duruyor.

Biz Çinli araçlara otomotiv sanayi olarak karşı değiliz ama gelip yatırım yapmaları lazım. Yani biz de Çinlileri yatırım yapmaya davet ediyoruz ki zaten Bakanlığın da bu yönde yaptığı çalışmalar var. Çinli yatırımcıların gelip Türkiye’de yatırım yapmaları lazım. Otomotiv sanayi olarak rekabeti olumlu buluyoruz ama yalnızca ithalatla bu pazarın kaybedilmesi doğru bir şey değil.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/osd-baskani-yanitladi-otomotiv-fiyatlari-artacak-mi/feed/ 0
Üye sayısı iki kat artan BRICS’in küresel ekonomideki rolü artıyor https://www.foxhaber.com.tr/uye-sayisi-iki-kat-artan-bricsin-kuresel-ekonomideki-rolu-artiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/uye-sayisi-iki-kat-artan-bricsin-kuresel-ekonomideki-rolu-artiyor/#respond Fri, 05 Jan 2024 21:21:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1926 Aralarında Rusya, Çin ve Hindistan’ın da bulunduğu, önde gelen gelişmekte olan ekonomilerden oluşan BRICS, beş ülkenin daha birliğe katılmasıyla küresel ekonomi ve enerjideki rolü ve önemini artırmayı planlıyor.

Güney Afrika’nın başkenti Johannesburg’da Ağustos 2023’te düzenlenen BRICS Zirvesi’nde alınan kararla, Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Arjantin’den oluşan 6 ülkenin birliğe katılması onaylanmıştı. Ancak Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, 30 Aralık’ta Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’dan oluşan BRICS grubu mekanizmasından çıktıklarını bildirdi.

Rusya ise BRICS’in 2024 yılı dönem başkanlığını devralırken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, konuya ilişkin 1 Ocak’ta yaptığı açıklamada, birliğin artık 10 uluslu bir yapı haline geldiğini ve Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin yeni üyeler olarak katıldığını söyledi.

Putin, bu yıl da birliğe katılmak isteyen yeni ülkeleri değerlendireceklerine işaret ederek, “BRICS’in çok boyutlu gündemine şu veya bu şekilde katılmak isteyen yaklaşık 30 ülkenin ne derece hazır olduğunu değerlendireceğiz” ifadesini kullandı.

BRICS’İN KÜRESEL EKONOMİDEKİ PAYI ARTIYOR

Başlangıçta Güney Afrika’yı içermeyen “BRIC” kısaltması, 2001’de İngiliz ekonomist Jim O’Neill tarafından Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin’in büyüme potansiyelini vurgulayan bir makalede kullanılarak literatüre girmişti.

Birliğin kuruluşu ise Rusya’nın girişimleriyle, ABD ve Batılı ülkelerin küresel hakimiyetini dengeleyecek gayri resmi bir platform olarak 2009’a dayanıyor. Güney Afrika’nın da bir yıl sonra davet edilmesiyle birlik bugünkü BRICS adını aldı.

Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, bu yıl katılan beş yeni ülkeyle birlikte BRICS’in ekonomik büyüklüğü 29,5 trilyon doları geçerken, küresel ekonomideki payı da yüzde 28’e çıktı.

Çin, 18,5 trilyon dolarlık ekonomisiyle birliğin bu alanda açık ara lideri konumunda. Hindistan 4,1 trilyon dolar, Brezilya 2,2 trilyon dolar, Rusya 1,9 trilyon dolar, Suudi Arabistan ise 1,1 trilyon dolar büyüklükteki ekonomileriyle Çin’i takip ediyor.

Üye diğer ülkelerden BAE 536 milyar dolar, Güney Afrika 401 milyar dolar, İran 386 milyar dolar, Mısır 257 milyar dolar ve Etiyopya 192 milyar dolar ekonomik büyüklüğe sahip. Genişleyen yeni BRICS’in toplam nüfusu ise yaklaşık 3,5 milyara çıkarken bu da dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 44’üne tekabül ediyor.

ENERJİDEKİ ROLÜ ARABİSTAN, BAE VE İRAN’LA ARTACAK

Halihazırda dünyanın en büyük petrol üreticisi ve ihracatçılarından Rusya’yı bünyesinde bulunduran BRICS’in küresel petrol piyasasındaki konumu, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) kilit üyeleri Suudi Arabistan, BAE ve İran’la birlikte güçlenecek.

OPEC verilerine göre, genişleyen birliğin petrol üretimi günlük 45 milyon varile, bir başka deyişle, dünya ham petrol üretiminin yaklaşık yüzde 45’ine çıktı. Doğal gaz rezervlerinde ise BRICS’te artık Rusya’nın yanı sıra dünyanın en çok rezerve sahip yedi ülkesi arasında yer alan İran, Suudi Arabistan ve BAE de bulunacak.

Rusya ile OPEC grubu arasında son yıllarda artan işbirliğinin BRICS ekseninde derinleşmesi beklenirken, “petro-dolar” sisteminde de bazı değişimler yaşanabilir.

Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin Çin ile petrol ve gaz ticaretinin Şangay Borsası’nda ve Çin yuanı üzerinden yapılması, ABD dolarının küresel enerji piyasasındaki hakimiyetini azaltacak ek bir hamle olarak yorumlanıyor.

Dünyanın en büyük petrol ihracatçılarını içeren BRICS, aynı zamanda en büyük ithalatçılarından Çin ve Hindistan’ı da içeriyor ve bu iki ülke, G7 ülkelerinin Rus petrolüne uyguladığı tavan fiyat yaptırımına da katılmıyor.

DOLARSIZLAŞMADA HIZLANMA BEKLENİYOR

Bu adımların BRICS nezdinde artma ihtimali bulunurken, Rusya’nın da Çin ve Hindistan’la enerji ticaretinde ruble, yuan ve rupinin payı Batılı ülkelerin yaptırımları nedeniyle önemli oranda arttı. Doların rezerv para statüsü, ABD’ye ucuz finansman ve mali yaptırım şeklinde avantaj sağlarken, BRICS’in “dolarsızlaşma” adımları söz konusu avantajları sekteye uğratabilir.

BRICS, IMF ve Dünya Bankası’na alternatif yaratmak ve üye ülkelerdeki dolarsızlaşma sürecini desteklemek için 2015’te Yeni Kalkınma Bankası’nı (NDB) kurdu.

Brezilya’nın eski devlet başkanı, NDB Başkanı Dilma Rousseff, geçen yıl yaptığı açıklamada, banka tarafından verilen kredilerin yaklaşık yüzde 30’unun yerel para birimlerinde yapıldığını ve küresel finans sisteminin yerini artık “çok kutuplu bir sistemin alacağı” değerlendirmesinde bulunmuştu.

BRICS ülkelerindeki merkez bankalarının altın rezervleri de özellikle “dolara alternatif para birimi” tartışmaları ekseninde gündeme gelen bir başka unsur olarak ön plana çıkıyor.

Birlik nezdinde ortak yeni bir rezerv para birimi kurulmasına yönelik tartışmalar sürerken, Putin, BRICS’in bu konuda çalışmalar yürüttüğünü ancak bunun kolay bir süreç olmadığını, zaman alacağını söylemişti.

Putin, yeni bir rezerv para birimi yerine devletler arasındaki ödemeleri sağlamak için bir sistem kurmanın daha önemli olduğu değerlendirmesini de yapmıştı.

Dünya Altın Konseyi (WGC) verilerine göre Rusya 2 bin 332 tonla BRICS’te en çok altın rezervine sahip ülke konumunda. Onu 2 bin 10 tonla Çin, 797 tonla Hindistan takip ediyor.

Suudi Arabistan 323 ton, Brezilya 129 ton, Mısır 125 ton, Güney Afrika 125 ton ve Birleşik Arap Emirlikleri 75 ton altın rezervine sahipken, resmi olarak bildirimde bulunmayan İran’ın 325 ton, Etiyopya’nın ise 100 ton altın rezervine sahip olduğu tahmin ediliyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/uye-sayisi-iki-kat-artan-bricsin-kuresel-ekonomideki-rolu-artiyor/feed/ 0
Çinli iş adamı Wang Chuanfu, Elon Musk’ı solladı https://www.foxhaber.com.tr/cinli-is-adami-wang-chuanfu-elon-muski-solladi/ https://www.foxhaber.com.tr/cinli-is-adami-wang-chuanfu-elon-muski-solladi/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:18:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1877 Çin’de Wang Chuanfu liderliğindeki Shenzhen merkezli BYD şirketi, Tesla’nın en büyük elektrikli araba üreticisi konumunu ele geçirdi.

1995’te kurulan ve Warren Buffett’ın da hissedarı olduğu BYD, 2023’ün dördüncü çeyreğinde Tesla’nın 484 bin adetlik satışına karşılık 526 bin adetlik rekor elektrikli araç satışı gerçekleştirdi.

BYD’nin net kârı 2023’ün ilk dokuz ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla iki kattan fazla artarak 21,37 milyar yuana (3 milyar dolar) ulaştı. Hisse fiyatı 2020’nin başından bu yana beş kattan fazla artan şirket ayrıca 622 milyar yuanlık bir piyasa değerine ulaştı.

Pekin merkezli bir danışmanlık şirketi olan Sino Auto Insights’ın kurucusu Tu Le, “Dört ila beş yıl önce hiç kimse Çinli elektrikli araçların rekabet edebilecek kalite veya güvenilirliğe sahip olacağını düşünmezdi” dedi.

Ayrıca Tesla’nın 2022’nin sonlarında fiyat indirimleri yoluyla Çin’de daha yüksek satış hacmi kovalama kararı da BYD’nin ivmesini düşürmedi. Tesla’daki indirimlere rağmen tüketiciler BYD’nin daha ucuz ve yeni modellerine yöneldi.

MUSK DALGA GEÇMİŞTİ

BYD’nin Tesla’yı sollaması ise Elon Musk’ın bir dönem şirketle ilgili alaylarını akıllara getirdi. 2011 sonlarında Elon Musk, Çinli otomobil üreticisi BYD’nin Tesla’ya meydan okuyabileceği fikri sorulduğunda gülerek yanıt vermişti.

Bir televizyon programında konuşan Musk, “Arabalarını gördün mü? Bunların çekici olduğunu düşünmüyorum. Teknolojileri çok güçlü değil. Ve BYD’nin bir şirket olarak kendi sahasında oldukça ciddi sorunları var” demişti.

WANG’IN SIRRI MALİYETİ DÜŞÜRMEK

Öte yandan BYD’nin yükselişi Wang’ın sıfırdan zengin olma hikayesinin de önemli bir parçası. Malzeme bilimleri profesörünün teknoloji, tedarik zincirleri ve maliyet düşürme konularına titizlikle odaklanan bir yöneticiye dönüşmesinin öyküsü Çin işletme okullarının en önemli konularından birisi.

Çalışanları arasında sadece “Başkan” olarak bilinen 57 yaşındaki Wang, hem saygı duyulan hem de korkulan bir milyarder. Asya odaklı otomobil danışmanlık şirketi Dunne Insights’ın CEO’su Michael Dunne’a göre, ‘iş-yaşam dengesi kavramı onun sözlüğünde yok.’

Uzmanlar Wang’ın mühendislik becerilerinin yanında, BYD’nin başarısını büyük ölçüde acımasız bir maliyet düşürme kültürüne bağlıyor. İlk yıllarında Siemens, Nokia ve Motorola için cep telefonu bataryaları ve diğer bileşenleri üretirken edindiği tecrübelerle kendi şirket içi yeteneklerini geliştiren BYD’nin bu başarısının ardında büyük ölçüde maliyet kontrolü kültürü yatıyor.

Donanım ya da hizmetler için başka şirketlerle sözleşme yapmak son çare olarak görülüyor. Maliyete verilen önem şirketin kaynak tedarikinden batarya ve bilgisayar çiplerine kadar pek çok alanda tecrübe edinmesine neden oldu. BYD artık dünyanın en iyi batarya üreticilerinden biri olarak Tesla ve Toyota gibi rakiplerine tedarik sağlıyor.

DIŞ PAZARA YÖNELECEK

Çin pazarını fetheden Wang, şimdi gözünü yabancı kıyılara dikmiş durumda. Citigroup analizine göre, BYD yönetimi uzun vadede ABD ve Avrupa dışındaki denizaşırı pazarlarda yaklaşık yüzde 10’luk bir pazar payı hedefliyor.

Buna göre şirket, iki önemli batı pazarı dışında bu yıl yaklaşık 240 bin adet olan yıllık denizaşırı satışlarını 2-3 milyon araca çıkartabilir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cinli-is-adami-wang-chuanfu-elon-muski-solladi/feed/ 0
Pazarda Çin kestanesi alarmı https://www.foxhaber.com.tr/pazarda-cin-kestanesi-alarmi/ https://www.foxhaber.com.tr/pazarda-cin-kestanesi-alarmi/#respond Tue, 26 Dec 2023 21:30:38 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1552 Esenler’de belediye ekipleri pazarlarda Çin kestanesi denetimi yaptı. Ekipler, denetimde şüphelendikleri bir tezgahtan numune aldı. Laboratuvar sonuçları çıkana kadar kestaneler, belediyenin deposunda muhafaza altına alındı.

YERLİ KESTANEDEN AYIRT ETMESİ ZOR

Kış aylarında çokça tüketilen kestane satışları başladı. Ancak bu yıl ülkemizde kestanenin az bulunması ve yüksek fiyatla satışı yapılması nedeniyle ithal kestanelerin satışı da arttı. Hayvan yemi olarak ithal edilen Çin kestanelerinin son günlerde pazarlarda satışa çıkarıldığı öğrenildi.

Yerli kestanelerden ayırt edilmesi zor olan ve insan sağlığına zararlı olduğu tespit edilen Çin kestaneleri için Esenler Belediyesi Zabıta ekipleri halk pazarında denetleme yaptı. Pazar alanından yerli kestaneden daha büyük ve ucuza satıldığı için bir kestane tezgahından şüphelenen zabıta ekipleri, numune alınması için durumu Esenler Kaymakamlığı İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerine bildirdi.

SONUÇ ÇIKANA KADAR DEPODA KALACAK

Pazar alanına gelen İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri, kestane tezgahından incelenmek üzere numune aldı. Alınan numunelerin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü laboratuvarlarında inceleneceği öğrenildi. İnceleme sonuçlanana kadar Esenler Belediyesi’nin yediemin deposunda muhafaza edilecek olan ürünlerin Çin malı çıkması durumunda imha edileceği, kurallara uygun çıkması durumunda ise satıcıya iade edileceği öğrenildi.

“UYGUN FİYATI VE İRİ OLMASI ŞÜPHEYİ ARTIRIYOR”

Esenler Belediyesi Zabıta Bölge Amiri Savaş Mazlum Çin kestanesi için şunları şöyledi:

– Çin malı kestanelerin özellikle tespit ederken yaptığımız çalışma, büyük iri taneli olması ve fiyatının uygun olması. Fiyatı uygun ve iri taneli olması şüphelerimizi arttırır. Arttırdığı zaman Esenler Kaymakamlığı İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerini belirtilen adrese çağırarak inceleme yapmalarını istiyoruz. Onlar inceleme yapıyor. İncelemenin ardından buradaki kestanenin Çin malı olduğu tespit edilirse, ilgili kişi hakkında gerekli yasal işlem yapılarak buradaki bütün mallar imha edilmek üzere tarafımızca alınır. Etiketinde Yalova yazıyor, bunun için de Yalova olmağı tespit edilirse, tüketiciyi yanıltmaktan ayrı bir işlem yapılıyor.

SATICI YERLİ OLDUĞUNU SAVUNDU

Satış yaptığı kestanelerin Çin malı olmasından şüphelenilen ve ürünleri yediemin deposuna kaldırılan satıcı Hatice Kılıç ise “Bu yerli bir kestane, yerli olmasa biz buraya getirmeyiz, biz de insanız. 100 liraya aldık, 20 lira karla satıyoruz. Çin malı kestaneyi duyduk ama nasıl ayırt ediliyor onu bilemiyorum” dedi.

“ANCAK HAYVANLARA VERİLİR”

Pazar alışverişi yapan Hamiyet Gülse de “Buradaki kestaneler hiç de Yalova kestanesine benzemiyor. Bizim kestanemiz benim bildiğim biraz daha küçük olur. 120 liraya satıyor, şu an kestanenin 120 lira olmaması lazım. Cumartesi pazarından daha küçüğünü 200 liradan almıştım. Fiyatı uygun ama bu ancak hayvanlara verilir.” diye konuştu.

“BİLMEYEN İNSANLAR ALIP YER”

Bir diğer müşteri Ayhan Dalgalı da “Çin kestanesini, duymadım. Zaten ne geliyorsa Çin’den geliyor nedense. Bu Çin kestanesiyse, aynı yerli kestaneler gibi, ayırt edemiyorum. Benim gibi bilmeyen insanlar bunları tezgahlarda görüp, yerli kestane gibi alır. Poşete koyup götürür, yer, sonra Allah muhafaza” ifadelerini kullandı

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/pazarda-cin-kestanesi-alarmi/feed/ 0