Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Merkezefendi ilçesi Yenişehir Mahallesi’nde 29 Temmuz 2013’te yaşanan olayla ilgili Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince onanan karara ilişkin temyiz incelemesini tamamladı.
“ÇOCUKLARIN BEYANINA İTİBAR EDİLMELİ”
Temyiz talebini kabul eden ve hükmün bozulmasına oy birliğiyle karar veren Yargıtay 8. Ceza Dairesi, kararında sanık ve avukatının, çocukların yaşları itibarıyla cinsel ayrıntıları bilemeyeceği gerekçesiyle ifadelerinin uydurma olduğu yönündeki savunmalarına itibar edilemeyeceğini, aksine çocukların beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini belirtti.
Çocukların yaşları gereği kendi rızalarıyla sanığın evine gitmek istemelerinden söz edilemeyeceğinin bildirildiği kararda, “Sanığın oyun oynama bahanesiyle mağdurları cinsel amaçla evine götürmek şeklindeki eyleminin cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da oluşturduğu” ifadesine yer verildi.
Daire, yeniden yargılama yapılmak üzere bozma kararının ilgili mahkemeye gönderilmesini kararlaştırdı. Dava, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nde 9 Mayıs’ta yeniden görülecek.
CEZA ALDI, TUTUKLANMADI
Mağdurların avukatı Fersu Ege Kandemir, Yargıtay’ın kararının hukuka ve adalete olan inançlarını tazelediğini, davanın gelecek celsede sonuçlanmasını beklediklerini ifade etti.
Sanığın tutuklandıktan yaklaşık 6 ay sonra tahliye edildiğini, ceza aldığı duruşmada da tutuklanmadığını kaydeden Kandemir, şöyle konuştu:
– 2 küçük çocuğa insanlığımızdan utanacağımız eylemleri gerçekleştiren bu şahıs, 6 ayı bile doldurmadan sessiz sedasız tahliye ediliyor. Mağdur çocuklar o zaman yaşadıkları fiziksel ve zihinsel travmaları hala atlatabilmiş değil.
– Sanığın 22 yıl 6 ay hapis cezası aldığı duruşmada da tutuklanması talep edilmedi. Davanın başka celselere taşınma durumu olursa sanığın tutuklanmasını talep edeceğiz. Artık dışarıda elini kolunu sallayarak gezdiği günler bitti.
NE OLMUŞTU?
Merkezefendi ilçesi Yenişehir Mahallesi’nde 29 Temmuz 2013’te o dönemde 4 yaşında olan kız ve erkek çocuğunun aileleri, komşuları M.O’nun (32) çocuklarına cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuş, gözaltına alınan M.O. tutuklanmıştı.
Cumhuriyet savcısı iddianamede M.O’nun, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından 2 çocuk için toplamda 60 yıla kadar cezalandırılmasını istemişti.
Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava sürecinde sanık, 2014’te görülen 5. duruşmada tahliye edilmişti. Sanık, savunmasında çocukların eve kendi istekleriyle geldiğini iddia ederek, beraatını istemişti.
Savcı, mütalaasında çocukların ifadeleri ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan raporlar ve deliller göz önünde alınarak suçları işlediğinin sabit görülmesi ve iddianamede belirtilen suçlardan cezalandırılmasını talep etmişti.
Mahkeme heyeti, Temmuz 2017’de verdiği kararla sanık M.O’ya “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan toplamda 22 yıl 6 ay hapis cezası vermiş, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan ise beraatına hükmetmişti.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi cezayı onamış ve dosya Yargıtay’a taşınmıştı.
]]>
İstinaf, sanık F.A. ile küçük kıza içki içirirken yanında bulunan Y.C.’den alınacak sürüntü örneklerinin, N.Y.’den elde edilen örneklerle karşılaştırılıp, rapor sonucuna göre yeniden yargılama yapılmasına hükmetti.
METRUK EVDE İÇKİ İÇİRDİLER
11 Kasım 2021’de meydana gelen olayda; F.A. ile Y.C., sosyal medyadan tanıştıkları o zaman 13 yaşında olan 8’inci sınıf öğrencisi N.Y.’yi metruk bir alana götürüp içki içirdi. N.Y., alkolün etkisiyle fenalaştı. F.A., baygın olan N.Y.’yi kucağına alıp, aracıyla evine götürdü. F.A. ve Y.C., bir süre sonra evden ayrıldı. N.Y.’nin ailesi, komşuları durumu haber verince eve geldi. Hastaneye götürülen N.Y.’nin, 1.80 promil alkollü olduğu tespit edildi.

KUCAĞINDA GÖTÜRDÜĞÜ ANLAR KAMERADA
Olaydan 10 gün sonra N.Y., ailesine, F.A.’nın kendisine cinsel istismarda bulunduğunu, tehdit ettiği için sustuğunu söyledi. Aile karakola giderek şikayetçi oldu. Gözaltına alınan F.A. ve Y.C., ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Soruşturma aşamasında F.A.’nın, N.Y.’yi kucağında baygın halde eve götürürken güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.
Bunun üzerine F.A. tutuklandı. Soruşturma sonunda F.A. hakkında Ankara 36’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘cinsel istismar’ suçundan dava açılırken, Y.C. hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi. Mahkeme, 1 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen F.A. hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verdi.
YENİDEN DNA ÖRNEĞİ ALINACAK
Dava dosyasını inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17’nci Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. Bozma kararında; soruşturma aşamasında F.A. ile Y.C.’den alınan sürüntü örneklerinin, adli tıp şube müdürlüğünde unutulduğu ve DNA incelemesi yapılmadan, eksik soruşturma sonucu Y.B. hakkında kovuşturmaya yer olmadığı, F.A. hakkında da beraat kararı verildiği belirtildi.
Ayrıca Y.C.’nin N.Y.’ye fiziksel temasta bulunduğuna ilişkin fotoğraflar bulunduğuna da dikkat çeklidi. F.A. ve Y.C.’den sürüntü örneği alınıp, N.Y.’den elde edilen sürüntü örnekleriyle karşılaştırılması istendi. Rapor sonucuna göre F.A. ve Y.C. hakkında ‘çocuğun cinsel istismarı’, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından yeniden yargılama yapılıp, hüküm kurulmasına karar verildi. Ayrıca küçük çocuğa alkol verme konusunda da işlem yapılması istendi. İstinafın kesin olan bozma kararı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderildi.
“13 YAŞINDA BİR ÇOCUK TECAVÜZE UĞRADI”
N.Y.’nin avukatı Büşra Ayaz, 11 Kasım 2021 tarihinde insanlık adına utanç verici bir olay yaşandığını ifade ederek, davaya ilişkin şunları söyledi:
– Müvekkilim 13 yaşındaki bir kız çocuğu, 22 yaşındaki bir şahıs tarafından tecavüze uğradı. Kız çocuğu alkol verilerek bayıltılıp kendi evine götürülüyor ve tecavüz ediliyor. Hukuki mücadelemiz 3 yıldır devam ediyor ve maalesef yerel mahkeme sanık hakkında beraat kararı verdi.
“DİĞER SANIK YARGILAMADAN MUAF TUTULDU”
– Tanık beyanlarına dayanarak yazılı bir şekilde hüküm eksik bir şekilde kurulmuş. Fakat biz bu hukuki mücadelemizden vazgeçmedik ve istinaf yoluna başvurduk. Bunun sonucunda da beraat kararı kesin olmak suretiyle bozuldu. Hem genetik moleküler raporun alınmamış olması, hem de 22 yaşındaki şahıs dışında bir şahıs daha bulunmaktaydı olay yerinde. Bu şahıs da hiçbir şekilde yargılanmadı. Direkt yargılamadan muaf tutuldu.
“HAK ETTİKLERİ CEZAYI ALACAKLAR”
– Fakat istinaf mahkemesi ‘cinsel istismar’ suçunun dışında bir de ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçunun da dahil edilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu. Dolayısıyla yeniden yapılacak olan yargılama tüm bu hususlar dikkate alınarak gerçekleşecek. İnanıyorum ki sanıklar hak ettiği cezayı alacaktır. Yani adalet er ya da geç yerini bulacaktır. Bu gibi olayların yaşanmaması için en yüksek cezanın verilmesini talep ediyoruz.
]]>Olay, 12 Ekim 2023’te Karaelmas Mahallesi Bülent Şanal Caddesi üzerinde meydana geldi.
İddiaya göre; aralarında kira artışı ve tuvalet gideriyle ilgili tartışma çıkan Cengiz M. ile ev sahibi Hasan S. davalık oldu.
Ev çevresinde bilirkişi incelemesi yapılacağı gün, evinin ardiyesine giden Hasan S.’yi, kiracıları Cengiz M. ile oğlu Hakan M. bekledi. Burada Hasan S., kiracılarının kendisine saldırıp darbettiklerini öne sürdü.
Bir süre sonra makatında acı hissettiğini söyleyen Hasan S., komşularından ambulans çağırmalarını istedi.
Olay yerine gelen sağlık ekipleri Hasan S.’yi Atatürk Devlet Hastanesi’ne götürdü.
Burada yapılan müdahalede Hasan S.’nin makatındaki 15 cm uzunluğunda 2 cm çapındaki PVC boru çıkarıldı. Tedavisi tamamlanan Hasan S. taburcu oldu.
Kiracılarının kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu öne süren ev sahibi Hasan S. şikayetçi oldu.
Gözaltına alınan Cengiz M. ile oğlu Hakan M. suçlamayı reddetti. Tutuklanan baba-oğlu Hasan S.’nin çelişkili ifadeleri nedeniyle tutuksuz yargılanmak üzere adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

NİTELİKLİ CİNSEL SALDIRIDAN DAVA AÇILDI
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasını tamamlayarak iddianamesini hazırladı. İddianamede, kiracı Cengiz M.’nin ev sahibi Hasan S.’yi ittiği, yere düşünce darp ettiği, sonrasında ise oğlu Hakan M. ile birlikte plastik boru ile cinsel saldırıda bulunup küfür ettiği yer aldı.
Bir eve ait güvenlik kamerası kayıtlarının da dahil edildiği iddianamede saat 08.40’ta Hasan S.’nin bağırma seslerinin duyulduğu, 8.43’te baba oğulun evlerine geri döndüğü anlatıldı. Arada kayıp zaman olması, Hasan S.’nin kendi cinsel bölgesine boru sokması ve kendisine cisim sokan birinin bağırmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilerek Cengiz M. ile oğlu Hakan M.’nin, atılı suçu işlediği kanaatine varıldı.
Kiracı Cengiz M. hakkında ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçundan 18 yıl hapis cezasından az olmamak ve oğlu Hakan M. hakkında aynı suçun yanı sıra ‘hakaret’ suçundan 18 yıl ve 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle Zonguldak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne dava açıldı.
Olayla ilgili görülen ilk duruşmada, ev sahibi Hasan S., tutuksuz sanıklar Cengiz ve Hakan M. ile avukatlar hazır bulundu.
Mahkemede aralarında kira artışı nedeniyle husumet olduğunu anlatan Cengiz M. “Amacım mağdurun keşif öncesi tıkalı olan gideri açıp açmayacağına bakmaktı. Gideri açıp bizi haksız duruma düşürebileceğini düşündüm. Bulunduğumuz yer ile ardiye arasında en az 10 metre mesafe vardı. Bizi görünce ‘hırsızlığa mı geldiniz’ deyip kapıyı kapattı. 3-5 dakika geçmeden ‘Komşular beni kurtarın’ diye bağıra bağıra ardiyeden çıkıp evine doğru gitti. ‘Bize pusu kurar’ diye peşinden gitmedik. Mağdur evine giderken pantolonu normaldi, gariplik görmedim. Bizi evden çıkartmak istemektedir. Suyumuzu dahi kapatmıştı. Giderimizi de onun tıkadığını düşünüyorum” dedi.

Hakan M. de suçlamaları reddederek, “Ben gittiğimde ardiyenin kapısı kapalıydı. 25-30 saniye sonra Hasan S. merdivenden ‘Öldürüyorlar beni’ diye bağırarak evine gitti. Anormallik var mı diye hiç dikkat etmedim. Suçlamayı kabul etmiyorum. Ben keşif yapıldığını zannedip oraya gitmiştim” dedi.
‘YERE DÜŞÜP KENDİMDEN GEÇTİM’
Kiracılarının tıkanan gideri açmak için duvarları kırdıklarını öne süren Hasan S. “Ardiyede kovaları boşalttım. Arkamı döndüğümde iki sanık kapıdan içeri girmiş ‘fare burada’ dediler. Cengiz’e doğru saldırmak için hamle yaptım. Oğlu Hakan boşluğuma yumruk attı. Ben de nefes alamadım. Secde eder şekilde yere düştüm. O ara kendimden geçtim. Yerden kalktığımda arkama bir şey sokulmuş olduğunu hissettim. Ayağa kalkmadan böyle bir şey sokulduğunu hissetmedim. Yumruk atılmasıyla ayağa kalkmam arasında 1,5- 2 dakika zaman vardı. Kalkmadan önce hissetmedim. Daha doğrusu eve giden merdivenleri çıkarken hissettim. Ben bu yaşıma geldim, kendi namusuma bu şekilde laf ettirmem” diye konuştu.
Önceki ifadelerindeki çelişkiler sorulan Hasan S., “Olayın stresiyle farklı şeyler söylemiş olabilirim. Ben kendi kendime niye namusumu lekeleyeyim” dedi.
Duruşmada daha sonra sağlık çalışanı tanıkların dinlenilmesine geçildi. Olaya ilk müdahalede bulunan ambulans ekibi ve acil serviste görevli Genel Cerrahi Uzmanı O.M. dinlendi. Tanık olarak dinlenen doktor O.M., “Mağdurun arka tarafında herhangi bir yırtılma görmedim. Olsa fark ederdim. Olayda kullanılan boru, bizim kolonoskopi sırasında kullandığımız kolonoskoptan 1-2 milim daha kalın. Mağdur kendini sıkmış olsa mutlaka bir travma izine rastlanırdı. Tıbben baygınlık halinde gevşeme olacağından cisim rahatlıkla sokulabilir. Makatın girişinde herhangi bir yırtılma, yaralanma mevcut değildi” dedi.
Duruşmada, sokaktan bir eve ait güvenlik kamerası görüntüleri izlendi ancak ses iyileştirmesi yapılan görüntünün açılamamasından dolayı konuşmalar tartışılamadı.
Mahkeme heyeti, görüntüdeki seslerin dökümünün yapılması için dosyayı bilirkişiye gönderilmesine, sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
]]>Olay, geçen yıl aralık ayında Osmangazi ilçesinde meydana geldi. C.Ç., arkadaşları Ç.U., B.Ç., Enes ve B.Ç.’nin ‘ağabeyim’ diye tanıttığı İlker Sertel ile gezmek için Mudanya’ya gitti. Burada ‘bira’ içen C.Ç. ve arkadaşları sohbet etmek için B.Ç.’nin evine geçti.
SABAH HASTANEDE ANLAŞILDI
Evde, başı dönüp kendini kötü hisseden C.Ç. odaya geçerek uyumak istedi. Gece ağlayarak uyanan C.Ç.’yi, iddiaya göre, İlker Sertel otomobili ile Bursa’ya getirip evinin yakınında bıraktı. C.Ç., cep telefonu ile annesini arayıp yardım istedi.
Annesinin yönlendirmesiyle geceyi komşularında geçiren C.Ç., sabah geldiği evinde karnının ağrıdığını söyledi. Annesi tarafından özel hastaneye götürülen C.Ç.’nin yapılan kontrollerde cinsel istismara uğradığı ortaya çıktı.

19 YAŞINDA İDDİASI
Ailenin şikayeti üzerine gözaltına alınan İlker Sertel, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Savcılık soruşturması sonunda Sertel hakkında Bursa 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Nitelikli cinsel istismar’ suçundan dava açıldı.
Sertel., mahkemedeki savunmasında, “Hakim bey iki kızım var. B.Ç. olayın yaşandığı gün öğle saatlerinde beni aradı. Ç.U. ve C.Ç. adında iki ‘eskort’ kız olduğunu söyleyip eğlenmeye gitmemizi önerdi. Bekar olduğum için kabul ettim. C.Ç. ve Ç.U. gerçekten normal değillerdi. Alkol aldıktan sonra eve geçtik. C.Ç. bana 19 yaşında olduğunu söyledi. Sonra gelip beni öptü. Kendi rızası ile ilişkiye girdik. Zorla bir şey yapmadım” dedi.
Bipolar hastalığı olduğunu söyleyen Sertel, yaşanan bu olaydan sonra çok yıprandığını belirterek tahliyesini istedi.

“SABAH KARNIMDA AĞRI VARDI”
Duruşmada psikolog eşliğinde ifade verirken anne ve babasının dışarı çıkmalarını isteyen C.Ç., İlker Sertel’in kendisine cinsel istismarda bulunduğunu savunarak şunları söyledi:
– Mudanya’da eğlendikten sonra İlker Sertel, B.Ç. ve bizimle olan Enes isimli bir kişi ile B.Ç.’nin ilçedeki evine gidelim diye ısrar etti. Gittiğimizde bir şeyler olacağını anladım. Bir başka odaya geçerek telefonumu şarj etmek istedim. Bu sırada kendimi kötü hissedince B.Ç. yanıma gelerek beni yatağa yatırdı. O sırada İlker’in şort ile yanıma geldiğini hatırlıyorum. Sonrasını hatırlamıyorum. Yaklaşık bir saat sonra uyandım. Çok kötüydüm.
– Ağlayarak eve gitmek istedim. İlker kullandığı otomobil ile beni evimin yakınındaki okulun önüne çöp gibi attı. Araçta B.Ç. de vardı. Gecenin bir saatinde sokakta yalnız kalınca annemi cep telefonum ile aradım. Sabah kalkınca karnımda şiddetli ağrı vardı. Anneme beni doktora götürmesini söyledim. Özel hastaneye gittiğimizde cinsel istismara uğradığım ortaya çıktı. Sonra da polise gidip şikâyetçi olduk.
C.Ç. ifadesinde olay günü içtiği iki şişe biranın içinde başka bir madde konulmuş olabileceğini de sözlerine ekledi. Mahkeme heyeti, İlker Sertel’in tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı erteledi.
]]>Müslüme’nin cesedinin bulunduğu gün jandarma ekipleri; annesi, babası, dedesi Hasan Yağal, anneannesi, babaannesi, kardeşleri ve halasının da aralarında olduğu 9 yakınını gözaltına aldı. Şüphelilerden dede Hasan Yağal tutuklandı, diğerleri savcılık tarafından serbest bırakıldı.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinde görülen duruşmaya, Müslüme Yağal’ın 19 Kasım 2021’de ölü bulunmasına ilişkin tutuklanan büyükbabası Hasan Yağal, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşma salonunda, tutuksuz sanıklar anne S. Yağal, büyükanne A. Yağal ve ağabey O. Yağal ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve taraf avukatları hazır bulundu.

Müslüme Yağal
GELİNİNDEN ÇOCUĞU OLDU, ONU DA İSTİSMAR ETTİ
Önceki savunmaların okunmasının ardından cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.
Savcı, Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesince karara bağlanan dosyada H. Yağal hakkında gelini S. Yağal’a yönelik “nitelikli cinsel saldırı” suçundan verilen mahkumiyet kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddini, bu saldırı sonucu doğduğu belirlenen kız çocuğu A. Yağal’a karşı “sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçundan verilen 5 yıl 7 ay 15 gün cezanın kaldırılarak sanığın “çocuğun cinsel istismarı” suçundan cezalandırılmasını talep etti.
DEDE VE ANNEYE CEZA TALEBİ
Mütalaada, Hasan Yağal hakkında Müslüme’ye karşı “kasten öldürme”, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı”, “cinsel amaçla cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından verilen beraat kararının bozularak, küçük kızın ölümüne ilişkin süreçte elde edilen belge ve bilirkişi raporları doğrultusunda sanığın üzerine atılı suçlardan cezalandırılması istendi.
“Suçluyu kayırmak”tan hakkında beraat kararı verilen anne S. Yağal’ın da üzerine atılı suçtan cezalandırılması mütalaada talep edildi.
MÜSLÜME’YE KARŞI SUÇLARDAN BERAAT
Mahkeme heyeti, Hasan Yağal’ın Müslüme’ye karşı işlediği suçlardan verilen beraat kararlarının hukuka uygun bularak, istinaf başvurularının esastan reddine karar verdi.
Hasan Yağal hakkında gelini S. Yağal’a yönelik “nitelikli cinsel saldırı” suçundan verilen 28 yıl mahkumiyet kararı ile “suçluyu kayırmak” suçlamasıyla yargılanan büyükanne A. Yağal, anne S. Yağal ve ağabey O. Yağal’a verilen beraat kararları da mahkeme heyetince hukuka uygun bulundu.
İSTİMARIN CEZASI KATLANDI
Heyet, Hasan Yağal hakkında gelini S. Yağal’a yönelik “nitelikli cinsel saldırı” suçundan doğan kız çocuğu A. Yağal’a karşı “sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçundan verilen 5 yıl 7 ay 15 gün cezasını kaldırdı. Eylemin işlendiği zaman, yer ve biçim ile meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığının göz önünde bulundurulduğunu açıklayan heyet, sanığı “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 9 yıl hapis cezasına çarptırdı. Ceza, suçun “alt soyuna karşı gerçeklemiş olması” ve “birden fazla kez zincirleme suretiyle işlendiği” gerekçeleriyle 17 yıl 12 aya çıkarıldı.
Böylece H. Yağal’ın toplam hapis cezası 45 yıl 12 aya yükseldi.
NE OLMUŞTU?
Mersin’in Gülnar ilçesi Yanışlı Mahallesi kırsalında 10 Kasım 2021’de çadır kurdukları sırada 3 yaşındaki kızları Müslüme’nin kaybolduğunu belirten ailesi durumu ilgililere bildirmiş, çalışma başlatan ekipler 19 Kasım 2021’de ilçedeki kırsal alanda kayıp çocuğun cansız bedenini bulmuştu.
Soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamede, çocuğun tutuklanan büyükbabası Hasan Yağal hakkında “kasten öldürme”, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” ve “cinsel amaçla cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından, tutuksuz sanıklar büyükanne A. Yağal, anne S. Yağal ve ağabey O. Yağal için de “suçluyu kayırmak”tan hapis cezası istenmişti.
Hasan Yağal hakkında, gelini S. Yağal’a karşı “nitelikli cinsel saldırı”da bulunduğu, bu saldırı sonucunda gelininden doğduğu belirlenen A. Yağal’a karşı da “çocuğun cinsel istismarı” suçunu işlediği iddiasıyla hazırlanan ek iddianame dava dosyasıyla birleştirilmişti.
Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında, “suçluyu kayırmak”tan yargılanan tutuksuz sanıklar büyükanne A. Yağal ve ağabey O. Yağal’ın beraatini, anne S. Yağal’ın ise cezalandırılmasını talep etmişti.
DELİL YETERSİZLİĞİ KARARI
Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 17 Ekim 2023’teki karar duruşmasında, büyükbaba Hasan Yağal’ın Müslüme’ye karşı “kasten öldürme”, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” ve “cinsel amaçla cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından delil yetersizliği nedeniyle beraatine hükmedilmişti.
Mahkeme heyeti, Hasan Yağal’ı, gelini S. Yağal’a karşı “nitelikli cinsel saldırı” suçundan 14 yıl hapis cezasına çarptırmış, ceza “akrabaya karşı” ve “birden fazla işlenmesi” dikkate alınarak 28 yıla çıkarılmıştı.
Tutuklu Hasan Yağal ayrıca, gelinine karşı “cinsel saldırı” sonucu doğduğu belirlenen A. Yağal’a karşı da “sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı”ndan 3 yıl hapse mahkum edilmiş, suçun “kendi kızına” karşı işlenmesi gerekçesiyle ceza 5 yıl 7 ay 15 güne yükseltmişti.
Toplamda 33 yıl 7 ay 15 gün hapse çarptırılan Hasan Yağal’ın tutukluluk halinin devamına hükmedilmişti.
Mahkeme heyeti, “suçluyu kayırmak” suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanıklar büyükanne A. Yağal, anne S. Yağal ve ağabey O. Yağal’ın ise beraatine karar vermişti.
MÜSLÜME HAKKINDAKİ RAPOR
Duruşmada Adli Tıp Kurumu raporlarını açıklayan heyet, Müslüme’nin cinsel istismara uğradığına dair bulguya rastlanmadığını, küçük kızın kesin ölüm nedeninin belirlenemediğini ve maktulün cansız bedeninin bulunduğu bölgeye tek başına çıkamayacağının göz önünde bulundurulduğunu bildirmişti.
]]>Olay geçen yılın Nisan ayında meydana geldi. Aralarında Türk, Suriyeli, Bulgar ve İtalyanın da olduğu 13 kişilik bir grup Viyana’nın göbeğindeki bir hostelde kalmak için 56 euroya bir oda kiraladı.
Grubun reşit olmamasından dolayı bir Türk vatandaşına odayı tutturdukları da kayıtlarda ortaya çıkarken, grubun daha sonra hosteldeki 12 yaşındaki bir kıza cinsel saldırıda bulunduğu tespit edildi. 13 kişilik grubun 12’sinin ismi Mia olarak Alman medyasının kayıtlarına geçen kıza tecavüz ettiği anlaşıldı.
Genç kıza saldıran Şaban isimli genç, 7.5 yıl hapis istemiyle yargılanıyor.
Genç kız olayı 17 Kasım 2023’te polise bildirirken, kızın tehdit edilmediği ya da fiziksel şiddete uğramadığı belirtilirken kızın cinsel ilişkiye zorlandığı aktarıldı. Genç kız polise verdiği ifadesinde, “Beni sarmaladılar, bana sarıldılar ve beni ellediler, kaçamadım” dedi.
Alman Bild gazetesi 13 saldırganın yaşlarının 13 ile 18 arasında değiştiğini aktarırken, bunların Suriye, Bulgaristan, Türkiye, Sırbistan ve İtalya’dan geldiğini ve 12 yaşındaki genç kızın ise Avusturyalı olduğu belirtildi.
O dönem 15 yaşında olan ve Bulgaristan’dan ülkeye gelen Şaban isimli inşaat işçisinin Mia ile 2022’de yazıştığını ve buluşmak istediği aktarılırken gözaltına alınan Şaban ise her şeyi anlattı.
Şaban, “Mia bana 14.5 yaşında olduğunu söyledi ve cinsel ilişkiye girmek istediğini söyledi. Orada onunla cinsel ilişkiye girdim daha sonra Leutrim ve Mustafa da geldi. Mia asla cinsel ilişkiye girmek istemediğini söylemedi” dedi.
Mustafa’nın da genç kıza saldırdığı öğrenildi.
Mia ise hayatındaki ilk cinsel ilişkiyi Şaban ile yaşadığını fakat daha sonra diğer erkeklerin de ona saldırıp toplu tecavüze maruz kaldığını belirtti. Ergen grubun 18 yaşındaki Türk vatandaşı Umut’a para vererek hostelde oda tutmasını istediğini belirtti.
ODAYI TUTAN TÜRK KONUŞTU
Sorguya alınan Umut ise, “Onların eğleneceğini ve güzel bir gün geçireceğini tahmin ettim. Mia sadece 12 yaşındaydı. Oradan ayrılırken odayı dağıtmamalarını istedim. Olay sırasında orada değildim” ifadesini kullandı.
Grubun genç kıza tecavüz ederken videosunu çektiği de ortaya çıktı. Mia’nın avukatı Sascha Flatz da, “Mia önceki gün beni ziyarete geldi ve çok korkmuş gözüküyordu. Avusturya’daki orta sınıf ve gelir durumu iyi olan bir aileden geliyor. Dış görünüşü çok çocuksu, 12 ya da 13 yaşından daha büyük göstermiyor” dedi.
Bu olaydan sonra Abdül isimli bir diğer saldırganın Mia’nın cep telefonuna WhatsApp’tan mesaj yazdığı da ortaya çıktı. Suriyeli mültecinin, “Eğer benimle ilişkiye girersen bu videoyu silerim” dediği belirtildi.
Genç kıza saldıranlar hakkında 7.5 yıl hapis cezası istendi.
Gruptaki gençlerin Mia’ya daha sonra cinsel saldırıda bulunduğu da belirtilirken, Mia’nın psikolojik sorunlarının ayyuka çıkmasından sonra yasal sürecin başlatıldığı da açıklandı. Alman medyası, 13 saldırgandan 12’sinin kayıplara karıştığını aktardı.
]]>Şikayet sonrası ifadesi alınıp, serbest bırakılan G.R.U. hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, suç duyurusunda bulundu.
Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile G.R.U., 21 Kasım 2023’te yeniden gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen G.R.U., tutuklandı.
10 MAĞDUR ÇOCUK OLDUĞU ANLAŞILDI
Olayla ilgili yürütülen soruşturma ve alınan ifadeler kapsamında taciz ve istismara uğrayan öğrenci sayısının 10 olduğu tespit edildi.
G.R.U. hakkında 9 öğrenciye yönelik ‘sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel istismar’, ‘çocuğa karşı cinsel taciz’, ‘çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri vermek ya da bunların içeriğini göstermek’, 1 öğrenciye yönelik ise ‘nitelikli cinsel istismar’ suçlamasıyla toplam 94 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
İddianame, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.
ÖĞRENCİLERİN İFADELERİ İDDİANAMEDE
İddianamede öğrencilerin ifadeleri de yer aldı. Öğrenciler, G.R.U.’nun özel bölgelerine dokunduğunu, müstehcen tekliflerde bulunduğunu, cinsel çağrışım uyandırabilecek oyun oynattığını, kendisine karşı konulduğunda fiziksel şiddet uyguladığını, müstehcen içerikli videolar izletip, o konularda konuştuğunu, bazı çocukları ‘karı-koca’ şeklinde eşleştirdiğini, ‘gel seni karım yapayım’ dediğini beyan etti.
‘KİMSE DUYMASIN DİYE ELEKTRİK SÜPÜRGESİNİ AÇTI’
Bir başka öğrenci ise ifadesinde, G.R.U.’nun kendisini yatakhaneye götürdüğünü, kimse duymasın diye elektrik süpürgesini açıp istismarda bulunduğunu söyledi.
Aynı öğrenci, G.R.U.’nun diğer öğrencilere yönelik de müstehcen söylemlerde bulunduğunu duyduğunu kaydetti.
‘ZAMAN ZAMAN ÇOCUKLARLA ŞAKALAŞMAKTAYIM’
G.R.U. ise ifadesinde, “Zaman zaman çocuklarla şakalaşmaktayım. Şakalaşma esnasında ‘karım’ şeklinde söylemde bulunmuştum. Bunu cinsel bir amaçla yapmadım, özel bölgelerine dokunmadım” dedi.
CEP TELEFONU İNCELENDİ
G.R.U.’nun cep telefonu incelemesinde, müstehcen internet sitelerine girildiği, müstehcen sosyal medya siteleri ve gruplarına üye olunduğu, cihaz içerisinde müstehcen görüntülerin kayıtlı olduğu, ifşa videolarının paylaşıldığı internet sitelerine girildiği, erkek erkeğe müstehcen görüntülerin kayıtlı olduğu, sosyal medya üzerinden erkeklerle cinsel içerikli yazışmalar ve fotoğraf paylaşımları olduğu, çocukların beyanına ilişkin başkalarıyla küfürlü mesajlaşmalar olduğu ve sosyal medyada 4 farklı kullanıcı hesabı bulunduğu tespit edildi.
HIRSIZLIK, DARP, ATATÜRK’E HAKARET İDDİALARI
Ek olarak alınan bazı ifadelerde de G.R.U.’nun çocuklara zorla hırsızlık yaptırdığı, birbirlerinin çantalarından eşya aldırıp, kendisine getirttiği, kantinden çocukların parasıyla kendisine bir şeyler aldırttığı, telefondan oynadığı oyuna çocukların parasıyla eşya almak için para yüklettiği, oyunda yenildiği zaman da sinirlenip, çocuklara vurduğu, Atatürk’e hakaret ettiği iddiaları da yer aldı.
Diğer yandan G.R.U.’nun öğrencilere uyguladığı şiddet, bir öğrencinin cep telefonu kaydı ile ortaya çıktı. Görüntülerde G.R.U.’nun öğrencilere bağırdığı ve vurduğu anlar yer aldı.
‘OĞLUMA CİNSEL İLİŞKİ TEKLİF ETMİŞ’
Adının açıklanmasını istemeyen bir öğrenci velisi olayla ilgili açıklamada bulundu.
Veli, “Oğlum, taciz olayını yeğenlerime anlatmış. Biz de o gün öğrendik. Beni binanın arka tarafına çektiler. ‘Teyze bir şey söyleyeceğiz’ dediler ve söylediler. O anda beynimden aşağı kaynar sular döküldü. Çocuklardan isimleri aldım. Gerçekliğini öğrenmeye çalıştım. O anda sinirlenerek G.R.U.’yu aradım. Hoca, ‘Öyle bir şey yok’ dedi. 5 dakika sonra yurda gittik. G.R.U. kaçmıştı. Oğlum bize olayların çok defa yaşandığını anlattı. Oğlum, G.R.U.’nun kendisine de cinsel ilişki teklif ettiğini ve kabul etmeyince çok kötü davrandığını söyledi. Dayak olayları da çıktı. Bir videoda dayak anı görülüyor. Normalde de geldiği günden beri bütün çocuklara dayak atıyormuş. Herkes dayak yiyormuş” dedi.
‘NE KADAR KÖTÜ ŞEY VARSA ÇOCUKLARA YAPMIŞ, YAPTIRMIŞ’
Çocukların parasal ihtiyaçlarına yetemez olduklarını anlatan veli, “G.R.U.’nun çocukların parasıyla kantinden istediğini aldığını, çocukların eşyalarını çaldığını biliyorum. Her türlü şiddet var. Psikolojik şiddet var. Dayak var, hırsızlık var. G.R.U. ne kadar kötü şey varsa çocuklara yapmış, yaptırmış. Oğlum ilk senesinde yurttan çok memnundu. Ben de memnundum ama ta ki bu G.R.U. gelene kadar. G.R.U. geldikten sonra çocuğumun psikolojisi bozuldu. Çocuğum öyle olunca benim de bozuldu. Gerçekten psikolojim altüst. Şu an yıkık bir enkaz gibiyim” diye konuştu.
‘BİR SÜRÜ ÇOCUĞUN MAĞDUR OLDUĞUNU ÖĞRENDİK’
Mağdur çocuklardan birinin yakını da şunları anlattı:
-Bize geldi, yaşananları anlattı. Kaldığı yurtta tecavüz, taciz, hırsızlık, cinsel içerikli videolar izletildiğini, söyledi.
-Bunu 1 kişi yapıyormuş. Daha sonra yurda gittik, konuştuk ama şahsın orada olmadığını söylediler.
-Şikayette bulunduk ve soruşturma süreci başladı. Bu süreçte kendi çocuğumuzun arkasını ararken; bir sürü çocuğun mağdur olduğunu öğrendik.

Şikayet sonrası ifadesi alınıp, serbest bırakılan G.R.U. hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, suç duyurusunda bulundu.
Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile G.R.U., 21 Kasım 2023’te yeniden gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen G.R.U., tutuklandı.
10 MAĞDUR ÇOCUK OLDUĞU ANLAŞILDI
Olayla ilgili yürütülen soruşturma ve alınan ifadeler kapsamında taciz ve istismara uğrayan öğrenci sayısının 10 olduğu tespit edildi.
G.R.U. hakkında 9 öğrenciye yönelik ‘sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel istismar’, ‘çocuğa karşı cinsel taciz’, ‘çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri vermek ya da bunların içeriğini göstermek’, 1 öğrenciye yönelik ise ‘nitelikli cinsel istismar’ suçlamasıyla toplam 94 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
İddianame, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.
ÖĞRENCİLERİN İFADELERİ İDDİANAMEDE
İddianamede öğrencilerin ifadeleri de yer aldı. Öğrenciler, G.R.U.’nun özel bölgelerine dokunduğunu, müstehcen tekliflerde bulunduğunu, cinsel çağrışım uyandırabilecek oyun oynattığını, kendisine karşı konulduğunda fiziksel şiddet uyguladığını, müstehcen içerikli videolar izletip, o konularda konuştuğunu, bazı çocukları ‘karı-koca’ şeklinde eşleştirdiğini, ‘gel seni karım yapayım’ dediğini beyan etti.
‘KİMSE DUYMASIN DİYE ELEKTRİK SÜPÜRGESİNİ AÇTI’
Bir başka öğrenci ise ifadesinde, G.R.U.’nun kendisini yatakhaneye götürdüğünü, kimse duymasın diye elektrik süpürgesini açıp istismarda bulunduğunu söyledi. Aynı öğrenci, G.R.U.’nun diğer öğrencilere yönelik de müstehcen söylemlerde bulunduğunu duyduğunu kaydetti.
‘ZAMAN ZAMAN ÇOCUKLARLA ŞAKALAŞMAKTAYIM’
G.R.U. ise ifadesinde, “Zaman zaman çocuklarla şakalaşmaktayım. Şakalaşma esnasında ‘karım’ şeklinde söylemde bulunmuştum. Bunu cinsel bir amaçla yapmadım, özel bölgelerine dokunmadım” dedi.
CEP TELEFONU İNCELENDİ
G.R.U.’nun cep telefonu incelemesinde, müstehcen internet sitelerine girildiği, müstehcen sosyal medya siteleri ve gruplarına üye olunduğu, cihaz içerisinde müstehcen görüntülerin kayıtlı olduğu, ifşa videolarının paylaşıldığı internet sitelerine girildiği, erkek erkeğe müstehcen görüntülerin kayıtlı olduğu, sosyal medya üzerinden erkeklerle cinsel içerikli yazışmalar ve fotoğraf paylaşımları olduğu, çocukların beyanına ilişkin başkalarıyla küfürlü mesajlaşmalar olduğu ve sosyal medyada 4 farklı kullanıcı hesabı bulunduğu tespit edildi.
HIRSIZLIK, DARP, ATATÜRK’E HAKARET İDDİALARI
Ek olarak alınan bazı ifadelerde de G.R.U.’nun çocuklara zorla hırsızlık yaptırdığı, birbirlerinin çantalarından eşya aldırıp, kendisine getirttiği, kantinden çocukların parasıyla kendisine bir şeyler aldırttığı, telefondan oynadığı oyuna çocukların parasıyla eşya almak için para yüklettiği, oyunda yenildiği zaman da sinirlenip, çocuklara vurduğu, Atatürk’e hakaret ettiği iddiaları da yer aldı.
Diğer yandan G.R.U.’nun öğrencilere uyguladığı şiddet, bir öğrencinin cep telefonu kaydı ile ortaya çıktı. Görüntülerde G.R.U.’nun öğrencilere bağırdığı ve vurduğu anlar yer aldı.
‘OĞLUMA CİNSEL İLİŞKİ TEKLİF ETMİŞ’
Adının açıklanmasını istemeyen bir öğrenci velisi olayla ilgili açıklamada bulundu.
Veli, “Oğlum, taciz olayını yeğenlerime anlatmış. Biz de o gün öğrendik. Beni binanın arka tarafına çektiler. ‘Teyze bir şey söyleyeceğiz’ dediler ve söylediler. O anda beynimden aşağı kaynar sular döküldü. Çocuklardan isimleri aldım. Gerçekliğini öğrenmeye çalıştım. O anda sinirlenerek G.R.U.’yu aradım. Hoca, ‘Öyle bir şey yok’ dedi. 5 dakika sonra yurda gittik. G.R.U. kaçmıştı. Oğlum bize olayların çok defa yaşandığını anlattı. Oğlum, G.R.U.’nun kendisine de cinsel ilişki teklif ettiğini ve kabul etmeyince çok kötü davrandığını söyledi. Dayak olayları da çıktı. Bir videoda dayak anı görülüyor. Normalde de geldiği günden beri bütün çocuklara dayak atıyormuş. Herkes dayak yiyormuş” dedi.
‘NE KADAR KÖTÜ ŞEY VARSA ÇOCUKLARA YAPMIŞ, YAPTIRMIŞ’
Çocukların parasal ihtiyaçlarına yetemez olduklarını anlatan veli, “G.R.U.’nun çocukların parasıyla kantinden istediğini aldığını, çocukların eşyalarını çaldığını biliyorum. Her türlü şiddet var. Psikolojik şiddet var. Dayak var, hırsızlık var. G.R.U. ne kadar kötü şey varsa çocuklara yapmış, yaptırmış. Oğlum ilk senesinde yurttan çok memnundu. Ben de memnundum ama ta ki bu G.R.U. gelene kadar. G.R.U. geldikten sonra çocuğumun psikolojisi bozuldu. Çocuğum öyle olunca benim de bozuldu. Gerçekten psikolojim altüst. Şu an yıkık bir enkaz gibiyim” diye konuştu.
‘BİR SÜRÜ ÇOCUĞUN MAĞDUR OLDUĞUNU ÖĞRENDİK’
Mağdur çocuklardan birinin yakını da şunları anlattı:
-Bize geldi, yaşananları anlattı. Kaldığı yurtta tecavüz, taciz, hırsızlık, cinsel içerikli videolar izletildiğini, söyledi.
-Bunu 1 kişi yapıyormuş. Daha sonra yurda gittik, konuştuk ama şahsın orada olmadığını söylediler. Şikayette bulunduk ve soruşturma süreci başladı. Bu süreçte kendi çocuğumuzun arkasını ararken; bir sürü çocuğun mağdur olduğunu öğrendik.

Haberin üç yazarından biri olan Anat Schwartz, daha önce hiç gazetecilik deneyimi olmamasına rağmen, yeğeni Adam Sella ve Jeffrey Gettleman ile haber üzerine çalıştı. The Intercept’in haberine göre, dünya gündeminde ön sıraya çıkan ancak aydınlatılması gereken yönleriyle büyük tartışmalara neden olan bir araştırma konusunun, İsrail ordusunda istihbaratçı olarak görev yapan Schwartz ile onun 1 yıllık serbest habercilik deneyimi bulunan yeğeni Sella’ya verilmesi dikkati çekti.
Film yapımcısı kimliğiyle anılan Schwartz, geçen yıl birden bire NYT’de serbest gazeteci olarak işe alınmadan önce, İsrail Hava Kuvvetlerinin istihbarat biriminde görev yaptı. Schwartz, haberin yazılış süreci hakkında İsrail’in Kanal 12 televizyonunun 3 Ocak’ta yayımladığı podcastte bilgi verdi.
DEDİKODULARIN KAYNAĞI ZAKA GRUBU
7 Ekim 2023 saldırılarının akabinde cinsel saldırılara odaklanılmadığını belirten Schwartz, Gettleman ile çalışmaya başladığı sıralarda cinsel saldırıların da yaşandığına dair dedikodular çıkmaya başladığını belirtti.
Söylendiğine göre, bu dedikoduların kaynağı, yalan haber yaymak konusunda sabıkası bulunan İsrailli Zaka grubu ve ordu mensuplarının yorumlarıydı. İsrail gazetesi Haaretz, ocakta yayımladığı haberinde, Zaka mensuplarının, 7 Ekim 2023’te yaşananlarla ilgili yanlış haberler yaydığını ortaya çıkarmıştı. Schwartz, haberin araştırma aşamalarında saldırıların yaşandığı bölgelerde kanıt aradığını aktardı.
Tecavüz hikayelerini doğrulayacak hiçbir tanık bulamadığını belirten Schwartz, “Ve böylece kibbutzda çok araştırdım ve İsrailli askeri sağlık görevlisinin ifadeleri ve buna ek olarak Zakalıların ifadeleri dışında hikaye çıkmadı” diye konuştu. Buna rağmen Schwartz, NYT’deki haberinde kanıtlanamayan iddiaları gerçekmiş gibi sundu.
SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI DİKKAT ÇEKTİ
Schwartz’ın tarafsız araştırma yürütebileceğine dair şüpheler, onun sosyal medya paylaşımlarında, Filistinlilerle ilgili ırkçı ve soykırım çağrısı yapan paylaşımları beğendiğinin ortaya çıkmasıyla arttı.
Schwartz’ın sosyal medya ağlarında beğendiği paylaşımlardan birinde, “İsrailli rehinelerin tümü derhal gönderilmezse, Gazze Şeridi’ni bir mezbahaya dönüştürün. Onların (rehinelerin) saçının bir teline dahi zarar gelirse, İsrail hapishanelerindeki Filistinli esirlerinin tümünü infaz edin. Zafere giden yolda her kuralı ihlal edin” ifadeleri yer alıyor.
NYT ise daha sonra söz konusu paylaşımları beğendiği ortaya çıkan Schwartz hakkında soruşturma başlattığını açıkladı.
Bu geçmişine rağmen New York Times tarafından Hamas’a yönelik İsrail’in ortaya attığı iddiaları soruşturmak üzere işe alınan Schwartz, yeğeni Sella ve gazetenin muhabiri Gettleman ile 28 Aralık 2023’te “Sözsüz Çığlıklar: Hamas 7 Ekim’de Cinsel Şiddeti Nasıl Silahlandırdı” başlıklı haber hazırladı.
AİLE, HABERİ YALANLADI
Batı medyasındaki benzer haberler gibi New York Times da bu haberinde, “Gal Abdush” isimli İsrailli bir kadınla ilgili doğrulanmamış tecavüz iddialarına yer verdi. Haberde, doğrulanmış görüntü kanıtlarının olduğu iddia edildi ancak doğrulamanın nasıl yapıldığı net şekilde belirtilmedi.
Konuyla ilgili daha önceki haberlerde, iddiaların bağımsız olarak doğrulanamayacağına dair bilgilere yer verilirken, Schwartz’ın imzasının bulunduğu haberde farklı bir yaklaşım benimsendi.
Görüntü kanıtlarının doğrulandığının öne sürülmesine karşın bu, tecavüz iddialarını değil yalnızca Abdush’un kimliğini doğruladı. Yazıda, “İsrailli polis yetkilileri, Abdush’a tecavüz edildiğine inandıklarını söyledi” ifadesi kullanılarak, bunların hala İsrailli yetkililerin iddiaları olduğu vurgulandı. Buna rağmen Abdush’un aile üyelerinden Miral Alter, 2 Ocak’ta sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, NYT’nin haberini yalanladı.
Arap-İsrailli sivil aktivist Yoseph Haddad’ın Instagram gönderisinde yaptığı yorumda, “Alter, Gal Abdush ve kocası hakkındaki hikayeyi kabul ettiklerini ancak manşetin tecavüz ve katliam içereceğini bilselerdi gazeteye konuşmaya razı olmayacaklarını” belirtti.
AİLE MANİPÜLE EDİLDİĞİNİ İDDİA ETTİ
Tecavüz kurbanı olduğu iddia edilen Abdush’un kız kardeşi, ailesinin NYT tarafından manipüle edildiğini ve bu makalenin tecavüzle ilgili olduğunun kendilerine söylenmediğini vurguladı.
İsrail’in Haaretz gazetesi, 4 Ocak’ta yayımladığı haberinde, İsrail polisinin, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e saldırıları sırasında meydana geldiği iddia edilen cinsel saldırıların kurbanlarını veya tanıklarını bulmakta zorlandığını yazdı.
Haberde, “Polis, Hamas’ın İsrail’in güneyindeki katliamı sırasında gerçekleştirdiği cinsel saldırılara ilişkin ifadeleri topladığı birkaç vakada, tanıkların ifade verdiği eylemlerin spesifik kurbanlarını henüz tespit edemedi” bilgisi verildi.
Haaretz’e göre, New York Times’ın iddia edilen cinsel saldırılarla ilgili haberi de dahil olmak üzere İsrail ve yabancı medyadaki ifadelerin çoğu, yalnızca “S” olarak tanımlanan genç bir İsrailli kadının ifadesine dayanıyor.
]]>MEMURLUKTAN ATILDILAR
Lise müdürü Harun Avcu, iddiaya göre; geçen yıl kasım ayında son sınıfta okuyan G.A. isimli kız öğrenciyi, derslerinde başarılı olduğu için, ‘Seni Milli İstihbarat Teşkilatı’na memur olarak alacağız’ diyerek kandırıp, evli ve 3 çocuk babası Ahmet Mandal ile tanıştırdı. Mandal da G.A.’ya günlerce cinsel istismarda bulundu.
G.A.’nın durumu anlatmasıyla ailesi, şikayetçi oldu. Kendisini ‘MİT mensubu’ olarak tanıtan elektrik ustası Ahmet Mandal, gözaltına alınıp, 25 Kasım 2022’de ‘Çocuğun cinsel istismarı’ suçundan tutuklandı. Aynı okulda eğitim alan K.K. adlı kız öğrenci de Mandal tarafından tacize uğradığı iddiasıyla şikayette bulundu.
Soruşturmada ayrıca okul müdürü Harun Avcu ile G.A. ve Mandal’ın dini nikahının kıyıldığı okulun müdürü Asuman Sahar Koleri tutuklandı. Bu süreçte Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen idari soruşturma kapsamında 2 okul müdürü de memurluktan ihraç edildi.
37’ŞER YIL HAPİS İSTEMİ
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada Ahmet Mandal, Harun Avcu ve Asuman Sahar Koleri hakkında, ‘Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’, ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı’ suçlarından 37’şer yıla kadar hapis ile olayla bağlantısı olduğu öne sürülen tutuksuz sanıklar Mandal’ın iş ortağı Ali Akkaş, Koleri’nin eşi M.K., dini nikahın kıyıldığı okuldaki kadın hizmetli H.K., asker B.K.’ye ‘Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçlarından hapis cezası istendi.
4 SANIĞA HAPİS, 3 SANIĞA BERAAT
9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 5’inci duruşmada mahkeme heyeti, Ahmet Mandal’a G.A.’ya ‘Çocuğun cinsel istismarı’ suçundan 20 yıl, K.K.’ye yönelik ise ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı’ suçundan 2 yıl hapis cezası verip, tutukluluk halinin devamına karar verdi. Okul müdürleri Harun Avcu ve Asuman Sahar Koleri ile Mandal’ın ortağı Ali Akkaş, G.A.’ya yönelik ‘Çocuğun cinsel istismarına yardım etme’ suçundan 8 yıl 4’er ay hapis cezası aldı.
İki okul müdürü ayrıca diğer öğrenci K.K. yönünden ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı’ suçundan 10’ar ay hapis cezasına çarptırılıp, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek tahliye edildi. Diğer sanıklardan Asuman Sahar Koleri’nin eşi M.K., B.K. ve H.K. ise beraat etti.
TAHLİYEYE SAVCI VE AİLENİN AVUKATINDAN İTİRAZ
Ahmet Mandal, Harun Avcu ve Asuman Sahar Koleri hakkında, ‘Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’, ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı’ suçlarından 37’şer yıla kadar hapis istemiyle mütalaa veren mahkeme savcısı ile ailenin avukatı Mehmet Onur Güleç, tahliyelere itirazda bulundu. İtirazlar bir üst mahkeme olan 1inci Ağır Ceza Mahkemesine iletildi.
]]>Mandal da G.A.’ya günlerce cinsel istismarda bulundu. G.A.’nın durumu anlatmasıyla ailesi, şikayetçi oldu.
Kendisini ‘MİT mensubu’ olarak tanıtan elektrik ustası Ahmet Mandal, gözaltına alınıp, 25 Kasım 2022’de ‘Çocuğun cinsel istismarı’ suçundan tutuklandı.
Aynı okulda eğitim alan K.K. adlı kız öğrenci de Mandal tarafından tacize uğradığı iddiasıyla şikayette bulundu.
Soruşturmada ayrıca okul müdürü Harun Avcu ile G.A. ve Mandal’ın dini nikahının kıyıldığı okulun müdürü Asuman Sahar Koleri tutuklandı. Bu süreçte Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen idari soruşturma kapsamında 2 okul müdürü de memurluktan ihraç edildi.
37’ŞER YIL HAPİS İSTEMİ
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada Ahmet Mandal, Harun Avcu ve Asuman Sahar Koleri hakkında, ‘Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’, ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı’ suçlarından 37’şer yıla kadar hapis ile olayla bağlantısı olduğu öne sürülen tutuksuz sanıklar Mandal’ın iş ortağı Ali Akkaş, Koleri’nin eşi M.K., dini nikahın kıyıldığı okuldaki kadın hizmetli H.K., asker B.K.’ye ‘Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçlarından hapis cezası istendi.
4 SANIĞA HAPİS, 3 SANIĞA BERAAT
9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 5’inci duruşmada mahkeme heyeti, Ahmet Mandal’a G.A.’ya ‘Çocuğun cinsel istismarı’ suçundan 20 yıl, K.K.’ye yönelik ise ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı’ suçundan 2 yıl hapis cezası verip, tutukluluk halinin devamına karar verdi. Okul müdürleri Harun Avcu ve Asuman Sahar Koleri ile Mandal’ın ortağı Ali Akkaş, G.A.’ya yönelik ‘Çocuğun cinsel istismarına yardım etme’ suçundan 8 yıl 4’er ay hapis cezası aldı. İki okul müdürü ayrıca diğer öğrenci K.K. yönünden ‘Sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı’ suçundan 10’ar ay hapis cezası verip, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip tahliye edildi. Diğer sanıklardan Asuman Sahar Koleri’nin eşi M.K., B.K. ve H.K. ise beraat etti.
KARARA İTİRAZ
G.A.’nın ailesinin avukatı Mehmet Onur Güleç, karara itiraz edeceklerini belirterek, “İlk derece mahkemesi bir karara vardı. Verilen kararda bazı sanıklar yönünden verilen cezaları biz yeterli bulduk. Bazı sanıklar yönünden verilen cezaları ise düşük bulduk. Biz verilen karara itirazımızı yapacağız. Belli başlı yerlerde mütalaaya karşı olarak cezalar verildi. Kamuoyu verilen cezalarla yetinmez. Bu cezaların infaz olduğunu da görmek ister. Bu kapsamda en hakkaniyetli kararın ortaya çıkması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Üst mahkemenin daha doğru bir karar vereceğini umuyoruz” dedi.
‘G.A., UZMAN DESTEĞİ ALIYOR’
G.A.’nın yaşadıklarının ardından şehri terk ettiğini, örgün eğitimi bıraktığını ifade eden Güleç, “Müvekkilim başarılı bir öğrenciydi ve okulda birinciliği vardı. Bu olay sonrasında hem eğitim hayatı hem de sosyal hayatı ciddi sıkıntıya uğradı. Örgün eğitime ara verdi ve maalesef ailesiyle şehir değiştirmek zorunda kaldı. G.A. derin bir yara aldı ve çok iyi bir durumda değil. Hala uzman desteği alıyor” diye konuştu.
]]>İ.K. ve H.O., İ.B.’den kaybolan hayvanların parasını ödemesini istedi. Çoban da bu parayı ödeyemeyeceğini söyledi.
Bunun üzerine İ.K. ile ortağı H.O., İ.B.,’yi dövüp cinsel istismarda bulundu. Farklı zamanlarda yaşanan cinsel saldırıları da cep telefonuna kaydeden şüpheliler, çobanı görüntüleri yaymakla tehdit etti.
Ayrıca H.O., çoban İ.B.’nin 12 Aralık 2023’e kadar yanında kalacağına, kalmaması durumunda da 20 bin ila 50 bin lira arasında para ödeyeceğini belirten belge düzenleyip imzalattı.
OLAY, CEP TELEFONU ARIZALANINCA ORTAYA ÇIKTI
İ.K., cep telefonunda yaşadığı arızayı gidermesi için arkadaşı M.O.’dan yardım istedi. M.O. arızayı gidermek için telefonu incelerken İ.K. ile H.O.’nun İ.B.’ye cinsel saldırıda bulundukları ana ait kamera kaydığını gördü.
Bunun üzerine M.O., arkadaşları Ö.K., M.G.’yi çağırıp, İ.K. ve H.O.’yu döverek, ellerini bağlayıp jandarmaya teslim etti. İ.K. ile H.O., sevk edildikleri Beyşehir Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı.
İ.K. ve H.O. hakkında Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı.
İddianamede yaşanan olay ayrıntılarıyla anlatılıp, şüphelilerin el konulan cep telefonlarında yapılan incelemelerde cinsel saldırıların yer aldığı videolarla çok sayıda mağdurun da cinsel içerikli videolarının yer aldığı kaydedildi.
Ayrıca telefonda yapılan incelemede İ.K. ve H.O. arasında İ.B.’yi para karşılığında başka kişilerle cinsel ilişkiye zorlamayı düşündüklerine yönelik yazışmaların olduğu belirtildi.
KADIN KIYAFETİ GİYDİRİP CİNSEL SALDIRIDA BULUNMUŞLAR
İ.B., savcılıktaki ifadesinde “Kaybolan koyun ve keçinin parasını benden istediler. Veremeyeceğimi söylemem üzerine ikisi de bana cinsel saldırıda bulundular. Beni buna mecbur etmeye çalıştılar, cep telefonuyla kaydettiler. Karton kağıt üzerine bir sözleşme imzalattılar.
Kur’an-ı Kerime el bastırarak ‘Ablamı ve annemi de size getireceğim’ diye yemin ettirdiler. Beni dövdüler ve şikayetçi olursam görüntüleri sosyal medyada yayınlayacaklarını söyleyerek şantaj yaptılar. Zaman zaman kadın kıyafetleri de giydirerek cinsel saldırıda bulundular. O yüzden şikayetçi olamadım” dedi.
‘ŞEYTANA UYDUK’
İ.K. ve H.O. ise ifadelerinde İ.B. ile rızasıyla, ‘şeytana uyarak’ cinsel ilişki yaşadıklarını, şantaj yapmadıklarını, görüntüleri kimseyle paylaşmadıklarını, suçlamaları kabul etmediklerini söyledi.
‘BU GÜNLERİ GÖRMESEYDİM’
Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında sanıklar İ.K. ile H.O. hakim karşısına çıktı. Son sözleri sorulan sanıklardan İ.K. “Pişmanım.” dedi. H.O. ise ”Keşke böyle şeyler olmasaydı da bu günleri görmeseydim, pişmanım” ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyeti 2 kişiye ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçundan 12’şer yıl, ‘iftira’ suçundan 1’er yıl, ‘özel hayatın gizliliğini ihlal’ suçundan ise 1 yıl 8’er ay hapis cezasını çarptırdı.
DÖVÜP, JANDARMAYA TESLİM EDENLERE DE CEZA
Mahkeme, İ.K. ile H.O.’yu dövüp ellerini bağlayarak jandarmaya teslim eden ve aynı davada yargılanan M.O., Ö.K. ve M.G.’ye DE ‘cebir tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan 4’er yıl 2’şer ay hapis cezası verdi.
]]>