Çocuk – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Mon, 09 Dec 2024 05:11:48 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Beyoğlu’nda Yangın: 3 Çocuk Dumandan Etkilendi https://www.foxhaber.com.tr/beyoglunda-yangin-3-cocuk-dumandan-etkilendi/ https://www.foxhaber.com.tr/beyoglunda-yangin-3-cocuk-dumandan-etkilendi/#respond Mon, 09 Dec 2024 05:11:48 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/beyoglunda-yangin-3-cocuk-dumandan-etkilendi/

BEYOĞLU’nda 5 katlı binanın 3. katındaki dairede yangın çıktı. Yangının devrilen sobadan çıktığı öğrenildi. Dumanların yükseldiği dairedeki yangına itfaiye ekipleri müdahale etti. Yangında 3 çocuk dumandan etkilendi; çocukların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

Olay, saat 14.30 sıralarında Çukur Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre 5 katlı bir binanın 3. katında sobanın devrilmesi sonucu yangın çıktı. Yangının kısa sürede büyümesi ve daireden dumanların yükselmesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri kısa sürede yangına müdahale ederken, dairede kalanlar dışarı çıkarıldı.

3 ÇOCUK DUMANDAN ETKİLENDİ

Yangın sırasında yaşanan panik anları cep telefonu kamerası tarafından kaydedildi. Polis ekipleri binanın çevresine güvenlik şeridi çekerek önlem aldı. Yangın sırasında dumandan etkilenen 3 çocuğa ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri müdahale etti.Oksijen verilen çocukların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/beyoglunda-yangin-3-cocuk-dumandan-etkilendi/feed/ 0
Staj için Antalya’ya gönderilen 3 kız öğrenciye otelde taciz https://www.foxhaber.com.tr/staj-icin-antalyaya-gonderilen-3-kiz-ogrenciye-otelde-taciz/ https://www.foxhaber.com.tr/staj-icin-antalyaya-gonderilen-3-kiz-ogrenciye-otelde-taciz/#respond Sun, 08 Dec 2024 03:12:21 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/staj-icin-antalyaya-gonderilen-3-kiz-ogrenciye-otelde-taciz/ Turizm lisesi son sınıf öğrencisi E.A., A.K., B.K. isimli 3 kız öğrenci Antalya’da staj için bir otele gönderildi. Kızların otelde şef olarak çalışan Necmi K. tarafından yaz boyunca taciz edildiği iddia edildi. Amasya Cumhuriyet Savcılığı olay ile ilgili soruşturma başlattı.

“ÇOCUKLAR YANLIŞ ANLAMIŞ”

Amasya Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi son sınıf öğrencisi 3 kızın ailesi konuyla ilgili açıklama yaptı. Cumhuriyet’ten Mehmet Menekşe’ye konuşan mağdur öğrencilerden A.K’nın annesi Ayşe K. “Kızım bana otelde çalışan şefin kendisine dokunduğunu, rahatsız ettiğini söyledi. Bana ‘Çocuklar yanlış anlamış, gözünüz arkada kalmasın, böyle bir sıkıntı yok’ dendi. Kızım şu an psikolojik destek alıyor” dedi.

“KIZLAR İFFETSİZLİK YAPIYOR”

Tacize uğrayan E.A’nın babası A.A. ise şu ifadeleri kullandı; “Lütfullah Aksu ismindeki hoca çocuğu tehdit etmiş ‘Sesini çıkarma, senin boğazını sıkarım’ diye. Benim çocuğum sekiz kez kriz geçirdi, şu anda psikolojik tedavi görüyor, ilaç kullanıyor. Ben bir buçuk ay önce okula gidip Müdür İbrahim Şimşek ile görüştüm ‘Önemli bir durum yok, bunlar çocuk’ dedi. Stajdan sorumlu Ahmet Ünlü de bir şey yok diye olayı kapatmaya çalışıyor. Müdür, çocukların erkek arkadaşı var, iffetsizlik yapıyor diye çocukları karalamaya çalışmış. Benim kızım böyle bir şey olmadığını söylüyor.”

Kız öğrencilerden A.A’nın üç yıl önce de okulun uygulama otelinde taciz edildiği, o dönemin okul müdür yardımcısı Lütfullah Aksu ve müdür Yusuf M’nin olayı örtbas ettiği öne sürüldü.

“SANA KİMSE İNANMAZ, BOŞUNA REKLAM YAPMA”

Müdür Yusuf M., geçtiğimiz yıl 11. sınıfta okuyan bir öğrencinin taciz şikâyeti üzerine görevden alınmış, başka bir okula öğretmen olarak atanmış. Daha sonra da emekli olmuştu. Yusuf M’nin taciz davası devam ediyor. Olaylara tepki gösteren baba A.A., “Üç yıl önce de okulun uygulama otelinde kızıma yönelik bir taciz olayı olduğunu duyunca okula gittim. O zaman da Müdür yardımcısı Lütfullah Aksu kızıma ‘Bundan bir şey tutturamazsın, sana kimse inanmaz, boşuna kendini reklam yapma, adın kötüye çıkar’ diye tehditkâr konuşmuş” şeklinde konuştu.

Cumhuriyet SavcılığıAntalya3-sayfaGüncelEğitimTurizmHukukÇocukYaşamBaba

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/staj-icin-antalyaya-gonderilen-3-kiz-ogrenciye-otelde-taciz/feed/ 0
Kırklareli’de Üniversite Öğrencilerinden Dezavantajlı Çocuklara Oyun Projesi https://www.foxhaber.com.tr/kirklarelide-universite-ogrencilerinden-dezavantajli-cocuklara-oyun-projesi/ https://www.foxhaber.com.tr/kirklarelide-universite-ogrencilerinden-dezavantajli-cocuklara-oyun-projesi/#respond Sun, 08 Dec 2024 03:11:50 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/kirklarelide-universite-ogrencilerinden-dezavantajli-cocuklara-oyun-projesi/ Kırklareli’nde üniversite öğrencileri, “Doya Doya Oyun Projesi” kapsamında kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, topluma kazandırmak ve özgüvenlerinin artması amacıyla dezavantajlı çocukları oyunlarla tanıştırıyor.

Kırklareli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencileri, dezavantajlı çocuklara yönelik çalışma yaptı.

Yaklaşık 25 gönüllü öğrenci bir araya gelerek “Doya Doya Oyun Projesi”ni hazırladı.

Bu kapsamda gönüllü öğrenciler, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren İl Çocuk Hakları Komitesiyle iletişime geçti.

Yaklaşık bir yıldır Kırklareli Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü Çocuk Koordinasyon Merkezi’ne giden öğrenciler, buradaki çocuklarla halat çekme, çuval, yumurta taşıma, duvar boyama gibi geleneksel oyunlar oynuyor.

Gönüllü öğrenciler zaman zaman dezavantajlı çocuklarla sohbet edip isteklerini dinliyor.

“Çocuklarla oyunlar oynadıkça biz de mutlu oluyoruz”?

Kırklareli Üniversitesi öğrencisi Sümeyra Ekşioğlu AA muhabirine, dezavantajlı çocuklarla haftanın belirli günlerinde bir araya geldiklerini söyledi.

Çocuklarla çok kaliteli zaman geçirdiklerini ifade eden Ekşioğlu, etkinlikler kapsamında duvar boyama, akrilik resim, halat çekme, çuval yarışmaları gibi etkinlikler düzenlediklerini kaydetti.

Projede 10 gönüllü öğrencinin yer aldığını dile getiren Ekşioğlu, çocukları mutlu görmenin kendilerini sevindirdiğini dile getirdi.

Ekşioğlu, her çocuğun mutlu olması gerektiğini vurgulayarak, “Çocukları çok seviyoruz, onlarla oyun oynamaktan keyif alıyoruz. Her hafta gelip çocukları mutlu etmeye çalışıyoruz. Çocuklarla oyunlar oynadıkça biz de mutlu oluyoruz.” dedi.

Projenin 1 yıldır sürdüğünü anlatan Ekşioğlu, haftanın bir günü 3 saat oyun oynadıklarını kaydetti.

Projenin sürdürülebilirliğini önemsediklerini ifade eden Ekşioğlu, “Buraya her hafta koşa koşa geliyoruz ama üzülerek dönüyoruz. Çünkü burada çocuklarla beraber oyun oynayıp, onların dertlerini, nasıl oyun oynamak istediklerini görüyoruz ve biz hiç gitmek istemiyoruz. İlk geldiğimizde kenarda çekingen duran çocukların şimdi bizi kapıda beklediklerini gördük. Burada çocukların rol modeli olduk, abileri ablaları olduk.” diye konuştu.

“Ben buraya geldiğimde kendimi çok mutlu hissediyorum”

Üniversite öğrencisi Merve Doğan ise proje kapsamında çocukların özgüvenleri ile motivasyonlarının artmasını istediklerini söyledi.

Çocukların bu ülkenin geleceği olduklarını vurgulayan Doğan, “Çocukların yüzünde birazcık da olsa gülümsemeyi görmek bizi mutlu ediyor.” dedi.

Çocukların hayatlarında güzel bir iz bırakmak istediklerini anlatan Doğan, şöyle devam etti:

“Çocuklarla olmak bizi mutlu ediyor. Kitap okuyoruz çocuklara, tuval resim yapıyoruz, halat çekme, çuval yarışı gibi. Ben buraya geldiğimde kendimi çok mutlu hissediyorum. Bazen gelemediğimde kendimi boşlukta hissediyorum. Onların mutluluğunu görmek beni mutlu ediyor.”

GüncelEğitimYaşamÇocuk

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kirklarelide-universite-ogrencilerinden-dezavantajli-cocuklara-oyun-projesi/feed/ 0
Adıyaman’da Çocuk Düşmesi: 15 Yaşındaki Kız Hayatını Kaybetti https://www.foxhaber.com.tr/adiyamanda-cocuk-dusmesi-15-yasindaki-kiz-hayatini-kaybetti/ https://www.foxhaber.com.tr/adiyamanda-cocuk-dusmesi-15-yasindaki-kiz-hayatini-kaybetti/#respond Thu, 05 Dec 2024 22:02:11 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/adiyamanda-cocuk-dusmesi-15-yasindaki-kiz-hayatini-kaybetti/ Adıyaman’da, 7 katlı binanın terasından düşen 15 yaşındaki kız çocuğu hayatını kaybetti.

Edinilen bilgilere göre, Adıyaman merkez Atatürk BulvarıDursun Çavuş Kavşağı yakınlarında 7 katlı bir binanın teras katında bulunan Azra Nisa A. (15), dengesini kaybederek aşağıya düştü. Ağır yaralanan Azra Nisa A., olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan Azra Nisa A. yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Azra Nisa A.’nın cenazesi yapılan işlemlerin ardından hastane morguna kaldırıldı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor. – ADIYAMAN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/adiyamanda-cocuk-dusmesi-15-yasindaki-kiz-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Kayıp Hamza Altınay’ın Cesedi Bulundu https://www.foxhaber.com.tr/kayip-hamza-altinayin-cesedi-bulundu/ https://www.foxhaber.com.tr/kayip-hamza-altinayin-cesedi-bulundu/#respond Thu, 05 Dec 2024 22:01:59 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/kayip-hamza-altinayin-cesedi-bulundu/ Manisa’nın Salihli ilçesinde 2 gün önce kayıp ihbarı yapılan kişinin cansız bedeni yaklaşık 200 metrelik uçurumda bulundu.

Alınan bilgiye göre, Mersindere Mahallesi’nde yaşayan Hamza Altınay’dan, haber alamayan eşi Ferda Altınay durumu jandarma ekiplerine bildirdi.

Ekiplerin çalışmaları sonucu Altınay’ın cesedi Çaypınar Mahallesi yakınlarındaki, yaklaşık 200 metrelik uçurumda bulundu.

Manisa İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Arama Kurtarma (JAK) Tim Komutanlığı ekipleri tarafından bulunduğu yerden çıkartılan ceset, İzmir Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı.

Üç çocuk babası olduğu öğrenilen Altınay’ın üzüm bağları için beton direk üreten tesiste yönetici olduğu öğrenildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kayip-hamza-altinayin-cesedi-bulundu/feed/ 0
Adıyaman’da Çocuk Terastan Düştü https://www.foxhaber.com.tr/adiyamanda-cocuk-terastan-dustu/ https://www.foxhaber.com.tr/adiyamanda-cocuk-terastan-dustu/#respond Thu, 05 Dec 2024 22:01:56 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/adiyamanda-cocuk-terastan-dustu/ Adıyaman’da 7 katlı bir binanın terasından düşen çocuk hayatını kaybetti.

Azra Nisa Arslan (15), Mehmet Akif Mahallesi Atatürk Bulvarı’ndaki 7 katlı bir binanın terasındayken aniden dengesini kaybetmesi sonucu yere düştü.

İhbarla bölgeye 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi.

Ambulansla Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Arslan, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Cenaze otopsi için hastane morguna kaldırıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/adiyamanda-cocuk-terastan-dustu/feed/ 0
Kıskançlık Cinayeti: Eşi Tarafından Öldürülen Hale Akbaş Poyraz’ın Kızı Doğum Gününü Kutlamaya Hazırlanıyordu https://www.foxhaber.com.tr/kiskanclik-cinayeti-esi-tarafindan-oldurulen-hale-akbas-poyrazin-kizi-dogum-gununu-kutlamaya-hazirlaniyordu/ https://www.foxhaber.com.tr/kiskanclik-cinayeti-esi-tarafindan-oldurulen-hale-akbas-poyrazin-kizi-dogum-gununu-kutlamaya-hazirlaniyordu/#respond Thu, 28 Nov 2024 10:56:43 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/kiskanclik-cinayeti-esi-tarafindan-oldurulen-hale-akbas-poyrazin-kizi-dogum-gununu-kutlamaya-hazirlaniyordu/

ANTALYA’da dün kıskançlık nedeniyle evde tartıştığı eşi Abdullah Poyraz (55) tarafından tabancayla vurularak öldürülen 6 çocuk annesi Hale Akbaş Poyraz’ın (39), 15’inci yaşına giren kızının doğum gününü kutlamaya hazırlandığı ortaya çıktı.

Olay, dün saat 13.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi’nde 9 katlı binanın 3’üncü katındaki dairede meydana geldi. 6 çocuk annesi Hale Akbaş Poyraz ile 3 çocuğunun babası Abdullah Poyraz arasında iddiaya göre, kıskançlık nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Abdullah Poyraz, yanındaki tabancayla Hale Akbaş Poyraz’a ateş etti. Hale Akbaş Poyraz kanlar içerisinde yığılırken, Abdullah Poyraz ise tabancayı olay yerinde bırakıp, evden ayrıldı. Abdullah Poyraz, yaklaşık 2 saat sonra polis merkezine ‘Eşimi vurdum’ diyerek, teslim oldu.

Poyraz’ın itirafı üzerine adrese giden polis ekipleri, eve girdiklerinde Hale Akbaş Poyraz’ın cansız bedeniyle karşılaştı. Polis ekiplerinin olay yerinde yaptığı inceleme sırasında eve gelen Hale Akbaş Poyraz’ın ismi öğrenilemeyen kızı, “Annemi göreyim lütfen, anneme ne oldu, o şerefsiz annemi öldürdü” diyerek uzun süre gözyaşı döktü. Komşuların sakinleştirmeye çalıştığı kız fenalaşınca ambulans çağırıldı. Cumhuriyet savcısı ve polis ekiplerinin evde yaptığı incelemenin ardından ense kısmından vurulduğu belirlenen Hale Akbaş Poyraz’ın cansız bedeni, Antalya Adli Tıp Kurumu’nun morguna götürüldü.

4 ÇOCUĞU KORUMA ALTINDA

Hale Akbaş Poyraz’ın dün 15’inci yaş gününe giren ilk eşinden kızı G.’nin doğum günü kutlamaları için hazırlık yaptığı öğrenildi. Doğum günü için komşularının da Hale Akbaş Poyraz’ı arayıp ulaşamadığı belirtildi. Poyraz’ın 4 küçük çocuğuysa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından korumaya alındı.

Polis merkezinde gözaltına alınan Abdullah Poyraz’ın olayla ilgili verdiği ilk ifadesinde, “İşe başladıktan sonra evden uzaklaştı. Bana kötü davranmaya, hakaretler etmeye başladı. Ben de hayatında başkası olduğunu düşündüm. Aldatma mesajlarını yakaladım” dediği öğrenildi.

Abdullah Poyraz’ın uzun süredir kıskançlık krizi nedeniyle Hale Akbaş Poyraz’a zor günler yaşattığı, işten bu sebeple ayrılmasına neden olduğu ve evden çıkmasına dahi izin vermediği öne sürüldü.

Hale Akbaş Poyraz’ın cenazesinin defnedilmek üzere Adana’ya götürüleceği, Abdullah Poyraz’ın ise polis merkezindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Haber-Kamera: Adem AKALAN- Semih ERSÖZLER/ANTALYA,

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kiskanclik-cinayeti-esi-tarafindan-oldurulen-hale-akbas-poyrazin-kizi-dogum-gununu-kutlamaya-hazirlaniyordu/feed/ 0
Samsun’da Dünya Çocuk Hakları Günü’nde ‘Çocuk Meclisi’ Kuruldu https://www.foxhaber.com.tr/samsunda-dunya-cocuk-haklari-gununde-cocuk-meclisi-kuruldu/ https://www.foxhaber.com.tr/samsunda-dunya-cocuk-haklari-gununde-cocuk-meclisi-kuruldu/#respond Thu, 21 Nov 2024 12:50:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/samsunda-dunya-cocuk-haklari-gununde-cocuk-meclisi-kuruldu/ Samsun’da 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla “Çocuk Meclisi” kuruldu.

Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen programda, kentin 17 ilçesinden öğrencilerin yanı sıra, Samsun’da düzenlenen 7. Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği’ne yurt dışından katılan öğrenciler yer aldı.

Meclis üyesi öğrenciler, temsilcileri aracılığıyla ilçeleri hakkında eksiklikleri ve yetkililerden yapılmasını istedikleri çalışmaları dile getirdi.

Bafra Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Ömer Can Yılmaz, dünyanın birçok yerinde çocukların savaşı çirkin yüzüyle karşılaşmak zorunda kaldığını söyledi.

Devam eden savaşlarda çocukların yaralandığını, engelli kaldığını birçoğunun ise hayatlarını kaybettiğini dile getiren Yılmaz, “Filistin’de devam eden savaş nedeniyle İsrail’in pervasınca sivillere saldırması sonucu hayatını kaybeden çocuklar maalesef bunun en güncel örneğidir. Tüm dünyaya barışın gelmesi, savaşların sona ermesi, tüm çocukların temel hak ve özgürlükleriyle sağlıklı, huzurlu bir şekilde yaşamlarını devam ettirebilmesi büyüklerimizden ve sorumlu kişilerden de bu konuda daha fazla çaba gösterilmesini istiyoruz.” dedi.

Her ilçenin temsilcisinin kendi ilçesi hakkında taleplerini dile getirdiği toplantıda ortak karar olarak, spor salonları, futbol ve basketbol sahaları gibi tesislerin kurulması, kültürel etkinliklere erişimin artırılması için tiyatro, sinema, konser gibi faaliyetlerinin desteklenmesi, okulların çevre güvenliğinin artırılması, farkındalık bilincinin oluşturulması, çocuk parklarının sayısının artırılması, bakım ve temizliklerinin düzenli olarak yapılması, trafik güvenliği önlemlerinin alınması, çocukları güvenli oyun alanlarına ulaşımının kolaylaştırılması konuları oylamaya sunularak oy birliğiyle kabul edildi.

Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş, çocuklar olduğu sürece Türkiye’nin var olacağını söyledi. Samsun’un tarih boyunca başlangıçların şehri olduğunu ifade eden Çamaş, “Bağımsızlık meşalesinin yakıldığı Samsun’un çocukları olarak sizler en iyisini, en güzelini başaracaksınız.” dedi.

Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kemal Gümrükçü ise 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde dünyadaki her çocuğun eşit, adil ve sevgi dolu bir yaşama sahip olması gerektiğini hatırlattı.

Her çocuğun hayallerinin peşinden koşabileceği, güvenli bir ortamda büyüme hakkına sahip olduğunu vurgulayan Gümrükçü, şunları kaydetti:

“Ancak bugün kutlama yaparken, aynı zamanda dünyanın dört bir yanında zor şartlar altında yaşayan, haklarına erişemeyen çocukları da hatırlamalıyız. Özellikle Filistin’deki çocukların yaşadığı acılar, hepimizin yüreğinde bir yara. Savaşlar ve çatışmalar yüzünden sevdiklerini kaybeden, evsiz kalan ve en temel haklarına erişemeyen çocuklar var. Oysa hiçbir çocuk, savaşın gölgesinde büyümemeli, her çocuk oyun oynamalı, öğrenmeli, güvende hissetmeli ve sevgiyle sarılmalı. Bu durum hepimize büyük bir sorumluluk yüklüyor. Sevgili çocuklar, sizler bizim geleceğimizsiniz. Her birinizin hayalleri değerli. Sizlere inanıyor ve güveniyoruz. Dünyayı daha güzel bir yer yapmak için en büyük ilham kaynağımız sizlersiniz. Hayallerinizi özgürce yaşadığınız, savaşların ve yoksullukların olmadığı bir dünya dileğiyle, Dünya Çocuk Hakları Günü’nüz kutlu olsun.”

Türk Dünyası Çocuk Vakfı Türkiye Koordinatörü İbrahim Erdoğan da çocukların 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nü kutlayarak çocukları 7. Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği’ne davet etti.

Programın sonunda öğrenciler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Bandırma Vapuru ile Samsun’a gelişini simgeleyen Kurtuluş Yolu ve Tütün İskelesi’ni ziyaret etti.

Uluslararası İlişkilerÇocuk Hakları GünüYerel YönetimEğitimGüncelsamsunKadınÇocukDünya

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/samsunda-dunya-cocuk-haklari-gununde-cocuk-meclisi-kuruldu/feed/ 0
Uşak’ta Trafik Kazası: 4 Yaşındaki Çocuk Hayatını Kaybetti https://www.foxhaber.com.tr/usakta-trafik-kazasi-4-yasindaki-cocuk-hayatini-kaybetti/ https://www.foxhaber.com.tr/usakta-trafik-kazasi-4-yasindaki-cocuk-hayatini-kaybetti/#respond Tue, 12 Nov 2024 19:51:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/usakta-trafik-kazasi-4-yasindaki-cocuk-hayatini-kaybetti/ Uşak’ta panelvanın çarptığı 4 yaşındaki çocuk kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Karaağaç Mahallesi İkinci Kerte Sokak’ta İ.E.E.G. (29) yönetimindeki 64 AEB 814 plakalı panelvan, 4 yaşındaki Yasemin Gülcan’a çarptı.

Ağır yaralanan Gülcan, yakınları tarafından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü.

Gülcan, buradaki müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Olayın ardından hastaneye giden sürücü, polis ekiplerince gözaltına alındı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/usakta-trafik-kazasi-4-yasindaki-cocuk-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Mühendis Çocuk Projesi ile Teknolojiyle Tanıştılar https://www.foxhaber.com.tr/muhendis-cocuk-projesi-ile-teknolojiyle-tanistilar/ https://www.foxhaber.com.tr/muhendis-cocuk-projesi-ile-teknolojiyle-tanistilar/#respond Thu, 07 Nov 2024 10:30:47 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/muhendis-cocuk-projesi-ile-teknolojiyle-tanistilar/ Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen insansız hava ve kara araçları Mühendis Çocuk Projesi kapsamında ilkokul öğrencileriyle buluştu.

HAVELSAN, gelecek nesillerde bilim ve teknoloji farkındalığı yaratmak, “istekli ve yetenekli” çocukların bu yönde eğitim almalarını sağlamak için bir süre önce Mühendis Çocuk Sosyal Sorumluluk Projesi başlattı. Projeyle, bir mucidin, mühendisin henüz ilkokulda keşfedilmesi ve eğitim hayatı boyunca desteklenmesi amaçlanıyor.

Proje kapsamında HAVELSAN gönüllüleri, düzenledikleri çeşitli etkinliklerle, geliştirdikleri teknolojilerle çocukları buluşturuyor ve kendilerinin de ilerde bunların benzerlerini, daha iyilerini üretebileceklerini anlatıyor.

Mühendis Çocuk Projesi kapsamında HAVELSAN mühendisleri bu kez AnkaraCahit Zarifoğlu İlkokulu’nu ziyaret etti. Geleceğin mühendislerine robotik otonom sistemler hakkında bilgi veren, sorularını yanıtlayan mühendisler, insansız hava aracı BAHA ve insansız kara aracı BARKAN ile minikleri hem eğlendirdi hem de mühendisliğe teşvik etti.

Etkinlik sonrasında pek çok okuldan benzer bir faaliyet için HAVELSAN’a davette bulunuldu.

HAVELSAN Ürün Geliştirme Direktörü Veysel Ataoğlu, etkinliğe ilişkin, Cumhuriyet’in 101. yılında çocukların geleceğine yapılacak her yatırımın, Cumhuriyet’in ilelebet yaşaması için bir adım olduğu düşüncesiyle, geliştirdikleri insansız teknolojileri Ankara Cahit Zarifoğlu İlkokulu’nda tanıttıklarını söyledi.

Mühendis Çocuk Projesi kapsamında çocuklara mühendisliğe ve teknolojiye ilgilerini artıracak mesajlar verdiklerini anlatan Ataoğlu, “Çocukların ilgisi, merakı, heyecanı gelecekte yapacaklarının işaretlerini taşıyor. Bu yaşlarda atılan tohumların ileride meyvelerini vereceğini çocukların gözlerinde gördük. Amacımız çocuklarda mühendislik, teknoloji kıvılcımı yakmaktı, bunu da başardığımıza inanıyorum. Öğretmen ve velilerden aldığımız olumlu tepkilerde bu düşüncemizi güçlendirdi. Bu buluşmaya vesile olan Cahit Zarifoğlu İlkokulu yönetimi ve öğretmenlerine de teşekkür ediyorum. ” diye konuştu.

Ziyarete ilişkin bazı öğretmen ve öğrenci velileri de şu değerlendirmelerde bulundu:

“- HAVELSAN’a, öğrencilerimize İHA ve insansız kara araçlarını tanıttıkları sunumları için teşekkür ederiz. Çocuklarımızın merakını ve ilgisini artırarak, teknolojiye olan bakış açılarını genişletmelerine katkı sağladınız. Geleceğin mühendisleri ve bilim insanları için ilham kaynağı oldunuz. Teşekkürler HAVELSAN.

Bir veli olarak çocuklarımızda çok güzel bir deneyim bıraktığınız söylemek istiyorum. Tüm akşam heyecanla gördüklerini paylaştılar.

Tebrik ederim. Ben öğretmenim, eğitim budur. Gerçek eğitim tam da böyle olmalıdır.

Çok güzel, ne kadar şanslılar. İçlerinde birazcık heves olan bile varsa artık çok daha farklı düşüncelerdedir.

Bunu izleyen çocukların arasından daha iyisini yapmak isteyenler olacak ve daha iyisini yapacaklar eminim.

Keşke her ilde yapılmış olsa çocukların dünyası değişir.

Teşekkür ederiz. Çocuklarımız çok mutlu oldular.

Tüm okullarda görmek istiyoruz.

Tüm çocuklara ulaşmak ne güzel olurdu.

Tüm Türkiye’de yapılmalı.

İnşallah bizim okula da gelir.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/muhendis-cocuk-projesi-ile-teknolojiyle-tanistilar/feed/ 0
Çeşme Veloturk Gran Fondo’ya Ev Sahipliği Yapacak https://www.foxhaber.com.tr/cesme-veloturk-gran-fondoya-ev-sahipligi-yapacak/ https://www.foxhaber.com.tr/cesme-veloturk-gran-fondoya-ev-sahipligi-yapacak/#respond Thu, 24 Oct 2024 08:26:47 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/cesme-veloturk-gran-fondoya-ev-sahipligi-yapacak/ Çeşme, Veloturk Gran Fondo’ya 8. kez ev sahipliği yapacak. 2-3 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek organizasyonda, bisiklet tutkunları bir araya gelecek.

İzmir’in plajları, festivalleri ve eşsiz Ege lezzetlerinin yer aldığı Çeşme’de Veloturk Gran Fondo rüzgarı esecek. Çocukları karne hediyesi olarak bisikletleriyle buluşturabilmeyi amaçlayan amatör yol bisiklet yarışı, spor ile sosyal farkındalık oluşturacak. “Bir Çocuk Gülerse Dünya Güler” projesine destek olmak için bisikletseverleri bir araya getiren Veloturk Gran Fondo Çeşme, bu sene 8. kez Çeşme’de 2-3 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek.

Çeşme Kaymakamlığı ve Çeşme Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenecek yarış; Gençlik ve Spor Bakanlığı, İzmir Valiliği ve Bisiklet Federasyonu destekleri ile gerçekleşecek. Gran Fondo World Tour takvimine dahil edilen ve dünya şampiyonalarına puan veren Veloturk Gran Fondo Çeşme bu yıl da yerli ve birçok ülkeden yabancı sporcu katılım sağlayacak.

Nefesleri kesen parkurlar olacak

Üç ayrı güzergahtan oluşan amatör yol bisikleti yarışı Veloturk Gran Fondo Çeşme’de katılımcılar 91K, 67K ve 41K’lık parkurlarda kıyasıya mücadele verecek. Organizasyon UCI ve Türkiye Bisiklet Federasyonu yönetmeliklerine göre düzenlenecek.

Çeşme merkezden başlayarak adayı turlayan 91K’lık Salcano parkuru, saat 08.00’de start alacak. 1500 metrenin üzerinde bir tırmanışla pedal basacak sporcular kıyasıya mücadelenin ardından Çeşme merkezde finişi görecekler.

67K’lık Hybrid parkuru Çeşme merkezden start alacak ve aynı yerde son bulacak. 777 metrenin üzerinde bir tırmanışa sahip olan parkurda saat 08.30’da başlayacak.

41K’lık Çeşme parkurunda ise yine Çeşme merkezden start alacak. 382 metrenin üzerinde toplam tırmanışın ardından yarış, Çeşme şehir merkezinde sona erecek.

Kategoriler

Veloturk Gran Fondo Çeşme, 4 ayrı kategoride koşulacak. Yarışta erkeklerde; Genç Erkek (16-17) (Hybrid ve Çeşme parkurunda) Elit Erkek (18-34), Master Erkek (35-39), Master Erkek (40-44), Master Erkek (45-49), Master Erkek (50-54), Master Erkek (55-59), Master Erkek (60-64), Master Erkek (65+), Genel Klasman ve PRO Kategori (Genel Klasman), kadınlarda; Genç Kadın (16-17) (Yalnızca HYBRID parkurunda), Elit Kadın (18-34), Master Kadın (35-39), Master Kadın (40-44), Master Kadın (45-49), Master Kadın (50-54), Master Kadın (55-59), Master Kadın (60-64), Master Kadın (65+), Genel Klasman ve PRO Kategori (Genel Klasman), pro kategoride son 2 yıl içerisinde UCI puanı kazanmış sporcular ile bisiklet ya da triatlon federasyonu milli takımında ya da UCI’a kayıtlı bisiklet takımında yer alan sporcular, Hybrid parkurunda yer alan paralimpik kategorinin B – Genel Klasmanında görme engelli sporcular 2 kişilik tandem bisikletleri ile önde gören arkada ise görme engelli sporcunun katılımı ile C – Genel Klasmanında normal bisiklet kullanabilen ampute, uzuv kısalığı veya fonksiyonunu tam olarak yerine getiremeyen uzuv, hafif serebral palsi gibi engeli olan sporcular yer alacak.

41K’lık Çeşme parkuru ise sadece genel klasmanda koşulacak. – İZMİR

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cesme-veloturk-gran-fondoya-ev-sahipligi-yapacak/feed/ 0
Kadın Cinayetlerini Öven Şahıs Tutuklandı https://www.foxhaber.com.tr/kadin-cinayetlerini-oven-sahis-tutuklandi/ https://www.foxhaber.com.tr/kadin-cinayetlerini-oven-sahis-tutuklandi/#respond Wed, 09 Oct 2024 15:05:49 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/kadin-cinayetlerini-oven-sahis-tutuklandi/ Geçtiğimiz gülerde İstanbul’da işlenen kadın cinayetleriyle ilgili sosyal medyadan suçu övücü paylaşım yapan şahıs çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

Sosyal medyada yer alan ve geçtiğimiz günlerde İstanbul’da işlenen kadın cinayetleriyle alakalı olarak suçu övücü mahiyette paylaşımlar yapan şahıs hakkında AdıyamanCumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.

Adıyaman Emniyet Müdürlüğü Siber, İstihbarat ve Çocuk Şube Müdürlükleri ekiplerince yapılan çalışmalar neticesinde paylaşımları yapan şahsın U.B.H., isimli şahıs olduğu tespit edildi.

U.B.H. isimli şahsın sosyal medya üzerinden “Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama ve Suçu ve Suçluyu Övme, Halkı Kin ve Düşmanlığa Sevk Etme” konularıyla ilgili yapmış olduğu paylaşımlar sonucu şahıs Gerger Çocuk Büro Amirliğine bağlı ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alındı.

Gerger Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanan şahıs Diyarbakır Çocuk Cezaevine teslim edildi.

Konuyla ilgili soruşturma sürüyor. – ADIYAMAN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kadin-cinayetlerini-oven-sahis-tutuklandi/feed/ 0
Bir çocuk istismarı daha: Oğluna kadın kıyafetleri giydirip erkeklerle görüştürüyormuş https://www.foxhaber.com.tr/bir-cocuk-istismari-daha-ogluna-kadin-kiyafetleri-giydirip-erkeklerle-gorusturuyormus/ https://www.foxhaber.com.tr/bir-cocuk-istismari-daha-ogluna-kadin-kiyafetleri-giydirip-erkeklerle-gorusturuyormus/#respond Wed, 09 Oct 2024 15:05:42 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/bir-cocuk-istismari-daha-ogluna-kadin-kiyafetleri-giydirip-erkeklerle-gorusturuyormus/ Esra Erol‘a katılan Esra Hanım, velayeti babasında olan 12 yaşındaki oğlunun cinsiyet algısıyla oynandığını iddia ederek skandal iddialar ve görüntülerle yardım istedi. Esra, eski eşi Alper Gümüş’ten ayrıldıktan sonra, mevcut eşi Selin’in kendisini arayarak, “Senin çocuğun iyi durumda değil, bu çocuğu acil kurtar” dediğini aktardı.

BELİNE YAZMA BAĞLATIP OYNATIYOR

Anne Esra, çocuğuna kadın kıyafetleri giydirilip, makyajlı ve ojeli hallerinin eski eşi Alper Gümüş’ün imam nikahlı eşi Selin tarafından gönderildiğini açıkladı. Hayatının şokunu yaşayan Esra, “Babaannesi küçük yaşta alıştırmıştır. Kadın hareketleri yaptırıyor. Beline yazma bağlayıp oynatıyor,” diyerek çocuğunun yaşadığı durumu gözler önüne serdi.

Babanın bu duruma umursamaz bir tavırla yaklaştığını belirten Esra, çocuğunun bu hallerine izin verildiğini ifade etti. Bu çarpıcı iddialar, izleyicileri derinden etkileyerek, çocuk istismarı ve cinsiyet algısı konularında önemli bir tartışma başlattı. Esra Hanım, çocuğunun acil olarak kurtarılması gerektiğini vurgulayarak, yetkililere seslendi.

Bir çocuk istismarı daha: Oğluna kadın kıyafetleri giydirip erkeklerle görüştürüyormuş

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bir-cocuk-istismari-daha-ogluna-kadin-kiyafetleri-giydirip-erkeklerle-gorusturuyormus/feed/ 0
Zeytinburnu’nda Kış Spor Okulları’na Kayıtlar Başladı https://www.foxhaber.com.tr/zeytinburnunda-kis-spor-okullarina-kayitlar-basladi/ https://www.foxhaber.com.tr/zeytinburnunda-kis-spor-okullarina-kayitlar-basladi/#respond Tue, 08 Oct 2024 10:12:10 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/zeytinburnunda-kis-spor-okullarina-kayitlar-basladi/ Zeytinburnu Belediyesi’nin düzenlediği ve 10 farklı branşta eğitimlerin verildiği ‘Kış Spor Okulları’nda 4’üncü dönem kayıtları başladı.

Zeytinburnu Belediyesi’nin Zeytinburnu’nda yaşayan gençlere yönelik düzenlediği “Kış Spor Okulları”na kayıtlar başladı. 10 farklı spor branşında eğitim vermeye devem eden olan Kış Spor Okulları’ndan, Zeytinburnu’nda ikamet eden 5 -16 yaş arası tüm çocuk ve gençler ücretsiz olarak faydalanabiliyor. Zeytinburnu Belediyesi tarafından yapılan duyuruda, ön kayıtların 18 Ekim 2024 tarihine kadar www.zeytinburnu.istanbul adresinden çevrimiçi olarak kabul edileceği bildirildi. Daha sonrasında asıl kayıt ve kabullerin Zeytinburnu Belediyesi Hizmet Binası, Merkezefendi ve Beştelsiz Yüzme Havuzu’na müracaatla gerçekleşeceği öğrenildi.

10 farklı spor branşında eğitimler verilecek

Sadece cumartesi ve pazar günleri ilçedeki farklı okulların spor salonları, yüzme havuzu ve spor tesislerinde verilecek eğitimlerde yüzme, okçuluk, tenis, masa tenisi, voleybol, taekwondo, basketbol, jimnastik, buz pateni ve karate kategorileri yer alıyor. Okullara kayıt yaptıran öğrencilerin sadece tek bir branşı seçme hakkı var. Eğitimlerin tamamı alanında uzman eğitmen kadrosu tarafından veriliyor. Kış Spor Okulları’na katılan çocuk ve gençlere eğitim sırasında kullanmaları için eşofman takımı Zeytinburnu Belediyesi tarafından hediye ediliyor. Zeytinburnu Belediyesi’nin bu yıl 4’üncüsünü hayata geçirdiği “Kış Spor Okulları” projesiyle, gençlerin ve çocukların fiziksel ve ruhsal yönden gelişimine katkı sağlamasını hedeflerken, onlara sporu sevdirmek, spor yapma alışkanlığı kazandırıp, kendilerini keşfetmelerini ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmalarını amaçlıyor. – İSTANBUL

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/zeytinburnunda-kis-spor-okullarina-kayitlar-basladi/feed/ 0
Gazze’de 1 yıldır süren soykırımın çok ağır bilançosu https://www.foxhaber.com.tr/gazzede-1-yildir-suren-soykirimin-cok-agir-bilancosu/ https://www.foxhaber.com.tr/gazzede-1-yildir-suren-soykirimin-cok-agir-bilancosu/#respond Mon, 07 Oct 2024 10:36:14 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/gazzede-1-yildir-suren-soykirimin-cok-agir-bilancosu/ İsrail, bir yıl boyunca aralıksız şekilde bombaladığı Gazze Şeridi’nde kadın, çocuk, yaşlı, erkek ayırt etmeksizin on binlerce Filistinliyi katlederken, hayatta kalmayı başaranların yaşayabilecekleri alanları da yerle bir etti.

Gazze’deki hükümetin Medya Ofisi’nden 30 Eylül’de açıklanan verilere göre, İsrail ordusu bu 1 yıl içinde yaklaşık “3 bin 650 katliam” işledi. Bu katliamlarda, yaklaşık 17 bini çocuk, 11 bin 378’i kadın ve 13 bini erkek olmak üzere 41 bin 870 kişi hayatını kaybederken, 97 bin 166 kişi yaralandı. Enkaz altında ya da kayıp olan 10 bin kişinin cesedine ise hala ulaşılamadı. Bu haliyle ölenlerin yüzde 42’sini çocuklar, yüzde 27’sini kadınlar, yüzde 31’ini de erkekler oluşturdu.

EN AĞIR BEDELİ ÇOCUKLAR ÖDEDİ

İsrail saldırılarının en ağır bedelini çocuklar ödedi. Saldırılar sırasında doğan 171 bebek yaşama şansı dahi bulamadan öldü. Henüz 1 yaşını doldurmamış 710 bebek de saldırılarda hayatını kaybetti. Enkaz altından çıkarılan fetüsler bile oldu. 25 bin 973 çocuk anne ve babasını ya da ikisinden birini kaybetti. Hastanelerde ortaya çıkarılan 7 toplu mezarda 520 Filistinlinin cansız bedenine ulaşıldı.

Gazze'de 1 yıldır süren soykırımın çok ağır bilançosu

902 AİLE NÜFUSTAN SİLİNDİ

İsrail’in saldırılarında yüzlerce ailenin tüm fertleri hayatlarını kaybederken, binlercesinin ise sadece bir ya da 2 ferdi hayatta kalabildi. Medya Ofisinin 2 Ekim tarihli yazılı açıklamasına göre, bir yıldır devam eden soykırım sırasında tüm fertleri ölen 902 aile nüfustan silindi, 1364 ailenin sadece bir ferdi, 3 bin 472 ailenin ise sadece 2 ferdi hayatta kaldı. Gazze Şeridi’ne açılan sınır kapılarını 5 aydır kapalı tutarak sıkı bir abluka uygulayan İsrail, hayatta kalan Filistinlilere karşı da açlık, yetersiz beslenme ve ilaç eksikliğini silah olarak kullandı. Bir yılda çoğu çocuk 36 Filistinli açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybetti. 3 bin 500 çocuk yetersiz beslenme nedeniyle ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. 71 bin 338 kişi sürekli yerinden edilme ve göç nedeniyle hepatite, 1 milyon 737 bin 524 kişi de çeşitli salgın hastalıklara yakalandı. 10 bin kanser hastası Gazze’de tedavi imkanı olmaması nedeniyle her an ölüm riskiyle karşı karşıya. Saldırılarda yaralanan 12 bin Filistinli ile 3 bin hastanın ise Gazze dışında tedavi edilmesi ihtiyacı doğdu.

Gazze'de 1 yıldır süren soykırımın çok ağır bilançosu

DOKTORLAR İŞKENCE SONUCU HAYATINI KAYBETTİ

İsrail ordusu, uluslararası hukuku hiçe sayarak hastaneler ve sağlık çalışanlarını özellikle hedef aldı. Böylelikle, hastalar ve saldırılarda yaralanan Filistinlilerin tedavi imkanlarını da ellerinden aldı. Saldırılar nedeniyle 34 hastane ile 80 sağlık merkezi hizmet dışı kaldı, 162 sağlık kuruluşu zarar gördü, 131 ambulans da kullanılamaz hale geldi. 986 sağlıkçı hayatını kaybetti, 310 sağlıkçı ise alıkonuldu. İsrail’in alıkoyduğu doktorlardan bazıları İsrail hapishanelerinde gördüğü işkence sonucu hayatını kaybetti. Bunların başında bölgenin en tanınmış ortopedi cerrahlarından biri olan Adnan el-Burş ile kadın doğum uzmanı İyad er-Rantisi geldi.

Gazze'de 1 yıldır süren soykırımın çok ağır bilançosu

OKUL VE ÜNİVERSİTELER YERLE BİR EDİLDİ

İsrail’in sürdürdüğü soykırımın en önemli boyutlarından biri de eğitim sistemine uygulanan “soykırım” oldu. İsrail kasıtlı şekilde Gazze’deki okul ve üniversiteleri yerle bir ederek bir nesli eğitimsiz bıraktı. Filistin verilerine göre, 7 Ekim 2023’ten önce Gazze Şeridi’nde 17 üniversite ve kolejin yanı sıra 800 bin öğrencinin eğitim aldığı 796 okul bulunuyordu. İsrail ordusu, saldırılarıyla bu okulların 125’ini tamamen, 337’sini ise kısmen yıktı. Böylelikle okul binalarının yüzde 93’ü tamamen ya da kısmen yıkılmış oldu. Medya Ofisinin verilerine göre, İsrail saldırıları sonucu Gazze’de ilköğretim ve lise çağındaki 11 bin 500 öğrenci, 750 öğretmen ve eğitim alanında çalışan kişi ile 115 üniversite hocası ve akademisyen katledildi.

Gazze'de 1 yıldır süren soykırımın çok ağır bilançosuBölge halkı yanlarına alabildikleri eşyalarıyla güvenli gördükleri yerlere göç ediyor

ALT VE ÜST YAPI TAHRİP EDİLDİ

İsrail, 1 yılda 85 bin ton patlayıcı kullanarak Gazze’de taş üstünde taş bırakmadı. Bu saldırılarda, evler, hükümet binaları, tarihi eserlerin yanı sıra elektrik ve su şebekeleri de kullanılamaz hale geldi. Medya Ofisine göre, 611 cami tamamen, 214 cami kısmen, 150 bin konut tamamen, 200 bin konut kısmen yıkıldı, 80 bin konut ise kullanılamaz hale geldi. 201 kamu dairesi, 206 tarihi eser ve sit alanı ve 3 kilise de İsrail saldırılarının hedefi oldu. 36 spor tesisi ve stat ile 700 su kuyusu hizmet dışı kaldı.

Gazze'de 1 yıldır süren soykırımın çok ağır bilançosu

MEZARLARIN İÇİNDEN CESETLER ÇALINDI

Gazze’deki Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı, 5 Ekim’de yaptığı açıklamada, Gazze genelindeki 1245 caminin yüzde 79’unun yıkıldığını, 60 mezarlıktan 19’unun kasıtlı ve sistematik olarak hedef alındığını, mezarların kazılarak onlarca cesedin çalındığını ve vücut bütünlüklerinin de bozulduğunu belirtti. Açıklamada, bakanlığın 238 görevlisinin İsrail ordusunca öldürüldüğü, 19’unun alıkonulduğu aktarıldı. Alt yapıda ise 3 bin 130 kilometrelik elektrik, 330 bin metrelik su, 655 bin metrelik kanalizasyon şebekesi ile 2 milyon 835 bin metrelik yol ağı tahrip edildi.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, 3 Ekim’de Katar’ın başkenti Doha’da “Spor diplomasisi” başlığıyla düzenlenen Asya İşbirliği Diyaloğu (AİD) Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, İsrail ordusunun “vahşi soykırım savaşında spor tesisleri dahil Gazze Şeridi’ndeki altyapının yüzde 90’ından fazlasını yok ettiğini” söyledi.

Gazze'de 1 yıldır süren soykırımın çok ağır bilançosu

Gazze'de 1 yıldır süren soykırımın çok ağır bilançosu

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gazzede-1-yildir-suren-soykirimin-cok-agir-bilancosu/feed/ 0
Kelkit’te Otomobil Takla Attı: 6 Yaralı https://www.foxhaber.com.tr/kelkitte-otomobil-takla-atti-6-yarali/ https://www.foxhaber.com.tr/kelkitte-otomobil-takla-atti-6-yarali/#respond Sun, 22 Sep 2024 14:48:08 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/kelkitte-otomobil-takla-atti-6-yarali/ Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil takla attı, kazada 1’i çocuk olmak üzere 6 kişi yaralandı.

Kaza, öğle saatlerinde Kelkit ilçesi Balkaya köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kelkit’ten Erzincan istikametine giden 61 AD 077 plakalı otomobilin sürücüsü Kamuran Tuna (58), Balkaya köyü mevkiinde direksiyon hakimiyetini kaybedince otomobil yoldan çıkarak takla attı.

İhbar üzerine olay yerine 112 acil sağlık, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi. 112 acil sağlık ekipleri kazada yaralanan sürücü Kamuran Tuna ile birlikte, Zehra Tuna (48), Merve Tuna (19), Melek Kalaycı (47), Canan Çırak (42) ve 7 yaşındaki C.S. Çırak’ı olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından tedavileri için Kelkit Devlet Hastanesi’ne kaldırırken hayati tehlikelerinin olmadığı öğrenildi.

Öte yandan, kazada yaralanan ve iç kanama şüphesi olan 7 yaşındaki C.S. Çırak buradan KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi’ne sevk edildi. – GÜMÜŞHANE

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kelkitte-otomobil-takla-atti-6-yarali/feed/ 0
Çankırı’da Otomobil Devrildi: 7 Yaralı https://www.foxhaber.com.tr/cankirida-otomobil-devrildi-7-yarali/ https://www.foxhaber.com.tr/cankirida-otomobil-devrildi-7-yarali/#respond Sun, 22 Sep 2024 14:47:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/cankirida-otomobil-devrildi-7-yarali/ Çankırı’nın Şabanözü ilçesinde otomobilin şarampole devrildiği kazada 3’ü çocuk 7 kişi yaralandı.

Kaza, Çankırı’nın Şabanözü ilçesi Gümerdiğin mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürücüsü ve plakası öğrenilemeyen otomobil, otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole devrildi. Kazada otomobil içerisinde bulunan C.Y. (25), A.S. (21), Ö.A.G. (8), O.A.G. (3), M.S. (51), D.E.Y. (3), G.G. (32) yaralandı. İhbar üzerine olay yerine ekipler sevk edildi. İlk müdahalesi sağlık ekipleri tarafından olay yerinde yapılan yaralılar, Çankırı Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. – ÇANKIRI

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cankirida-otomobil-devrildi-7-yarali/feed/ 0
Elbistan’da Trafik Kazası: 11 Yaralı https://www.foxhaber.com.tr/elbistanda-trafik-kazasi-11-yarali/ https://www.foxhaber.com.tr/elbistanda-trafik-kazasi-11-yarali/#respond Sun, 08 Sep 2024 02:15:20 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/elbistanda-trafik-kazasi-11-yarali/ Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde otomobille hafif ticari aracın çarpışması sonucu 3’ü çocuk 11 kişi yaralandı.

Elbistan- Malatya kara yolunda sürücüleri henüz belirlenemeyen 06 AB 2943 plakalı otomobille 35 KG 5176 plakalı hafif ticari araç çarpıştı.

İhbar üzerine kaza yerine polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3’ü çocuk 11 kişi, 112 Acil Sağlık ekiplerince Elbistan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/elbistanda-trafik-kazasi-11-yarali/feed/ 0
Çocuklar İçin Eğlenceli Festivaller https://www.foxhaber.com.tr/cocuklar-icin-eglenceli-festivaller/ https://www.foxhaber.com.tr/cocuklar-icin-eglenceli-festivaller/#respond Fri, 06 Sep 2024 12:05:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/cocuklar-icin-eglenceli-festivaller/ Türkiye’nin uluslararası marka değerine katkıda bulunmak amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığınca düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında kurulan “Çocuk Köyü”, gittiği her şehirde 50 binden fazla çocuğa ulaşıyor.

Adana’da nisan ayında başlayan festival yolculuğu Şanlıurfa, Bursa, Samsun, Trabzon, Van, Nevşehir ve Erzurum’un ardından 9’uncu durağı Çanakkale’de devam ediyor.

Etkinlikler kapsamında kurulan ve birbirinden renkli aktiviteler, atölye çalışmaları, sahne gösterileri, tiyatro oyunları, çocuk oyun alanları ve daha birçok etkinliğin yer aldığı Çocuk Köyü, miniklere eğlenceli anlar yaşatıyor.

Çocukların ekranlardan tanıdığı çizgi film karakterlerinin sahne gösterileri, panayır çadırları, tematik oyun alanları, müzik, drama, dans, bale ve resim gibi sanat eğitimlerinin yapıldığı aktivite çadırları festival boyunca bu alanda yer alıyor.

Çanakkale’de 8 Eylül’de sona erecek festivalin en renkli etkinliklerinden biri olan Anadolu Hamidiye Tabyası Çocuk Etkinlik Alanı’nın misafirleri, okulların açılmasına sayılı günler kala bu alanda gönüllerince eğleniyor.

Türkiye Kültür Yolu Festivallerinde çocuk etkinlikleri gerçekleştiren tiyatro sanatçısı ve çocuk kitapları yazarı Özgür Özgülgün, AA muhabirine, festival kapsamında gittikleri şehirlerde çok güzel çocuk etkinlik alanlarının oluşturulduğunu, sahneler kurulduğunu söyledi.

Özgülgün, bu kapsamda geleneksel Türk tiyatrosunun temelini oluşturan gölge oyunu Karagöz ile Hacivat’ın yanı sıra hikaye anlatımı, çocukların fiziksel aktivitelerini geliştirecek büyük şişme balonlar, pedagojik yardım alınarak hazırlanan oyunlar, Troya Müzesi’nin görüntülü olarak kamyon içinde gösterilmesi ve okçuluk gibi miniklerin psikomotor gelişimlerine katkı sağlayan etkinliklerin yer aldığını dile getirdi.

Festivaller en çok çocukları mutlu ediyor

Bir kente festival geliyorsa, bundan en çok çocukların mutlu olduğunu vurgulayan Özgülgün, “Çocuklara yaptığımız yatırım, 10, 20, 30 yıl sonra bize geri dönüyor. Bizim bütün varlığımız, geleceğimiz çocuklar. Onlara yapılan yatırım hiçbir zaman boşa gitmiyor. Bir kente festival gelince çocuklar o festivalin içinde ücretsiz olarak sabahtan akşama kadar vakit geçirdiklerinde bunu hiç unutmayacaklar. Belki arkadaşlarına, dostlarına, okulda öğretmenlerine anlatacaklar. Bu bir kartopuyken çığ gibi büyüyecek. Her sene gelişen bir kültür festivali var. O kültür festivaliyle ilgili çocuk belki oturduğu şehrin bir müzesine gidecek.” diye konuştu.

Ayrıca, Troya Müzesi’nde Karagöz ile Hacivat gösterisinin düzenlendiğini anlatan Özgülgün, çocukların bu oyunda kendi geçmişini, tarihsel sürecini görüp çok mutlu olduklarını ifade etti.

Gölge oyunu gösterimlerinin sürmesini isteyen anne ve babaların müzeye mesaj gönderdiğini aktaran Özgülgün, “Önümüzdeki yıl Çanakkale Kültür Yolu Festivali yine var. Belki müze içinde bir dans, enstrüman, tiyatro ya da sergi olacak. Çocuğun müzeye 2-3 kere gelmesini sağlayacak nitelikte etkinlikler olacak.” dedi.

Özgülgün, sahnedeki sanatçıların tamamının konservatuar mezunu olduğunu, çocuk etkinliklerini bundan dolayı çok önemsediğini belirtti.

Bu tür çalışmaların kendisini geliştirmesine de katkı sağladığını söyleyen Özgülgün, şunları kaydetti:

“Sahne üzerinde bir şey yapmak, maraton koşmak gibidir. Koşmadığınız zaman enerjiniz bitiyor, çabuk yorulmaya başlıyorsunuz. Kültür Yolları ile her türlü faaliyeti gerçekleştirdiğinizde maraton koşucusu gibi genç ve dinamik oluyorsunuz. Siz de onların yaş grubuna inmiş oluyorsunuz. Onlarla bir şey yaratmanın güzelliği ve o festivalde örtüşmesi, geleceğin en büyük yatırımı olan çocuklara çok faydalı oluyor. Önemli olan eğlenmek. Festivallerin amacı sosyalleşmek, bir arada olabilmek, kentin turizmine katkı sağlamak, kentteki kültürel varlıkların kendi varlığımız olduğunu bilip, onlarla kaynaşıp çok daha ileri götürmek. Festival kapsamında gittiğimiz her yerde minimum 50 bin çocuğa ulaşmış oluyoruz. Çünkü 9 gün boyunca kentteki en büyük alanda yapılıyor. Bugün yaptığınız bir şey seneye, ondan sonraki senelerde karşılığını buluyor. Festivalle, sanat ortamı içinde büyüyen bir çocuk vatanına, milletine, ailesine faydalı, başarılı, evrensel ve kültürün değerini bilen bir çocuk olarak yetişiyor. Bu anlamda Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin çocuklara yaptığı yatırımı çok kıymetli buluyorum.”

Özgür Özgülgün, Anadolu coğrafyasının örf ve adetlerinin festival potası altında eritilerek hiç bilinmeyen bir bölgede, başka bir yerin halk oyununu, tiyatrosunu oynamanın, hikayesini icra etmenin, enstrümanını çalmanın, her bölgenin bir çatı altında etkileşimini sağladığını sözlerine ekledi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cocuklar-icin-eglenceli-festivaller/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü, koruma altındaki çocukları ziyaret etti https://www.foxhaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-il-muduru-koruma-altindaki-cocuklari-ziyaret-etti/ https://www.foxhaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-il-muduru-koruma-altindaki-cocuklari-ziyaret-etti/#respond Wed, 04 Sep 2024 03:34:54 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-il-muduru-koruma-altindaki-cocuklari-ziyaret-etti/ Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, yeni eğitim ve öğretim yılı öncesi koruma altındaki çocukları ziyaret ederek, çocuklara yönelik kurslar, sosyal faaliyetler ve eğitim çalışmaları hakkında bilgi aldı.

Erzurum Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğünü ziyaret eden Aykut, çocuklarla bir süre sohbet ederek, sosyal ve sanatsal kurslar hakkında Kuruluş Müdürü Şeyma Kılınç Beyoğlu’ndan bilgi aldı.

Devlet korumasındaki çocuklar için sosyal ve sanatsal kurslar düzenlediklerini belirten Aykut, ” Yeni eğitim öğretim dönemi öncesi çocuklarımızı ziyaret ederek, sanatsal, sosyal ve sportif kurslarımız hakkında yönetici ve eğitmenlerimizden bilgi alıyoruz. Amacımız çocuklarımızın sosyalleşmesini sağlamak. Erzurum Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğümüzde el sanatları, müzik, pasta ve spor kurslarımızda çocuklarımıza sosyalleşe imkanı sağlıyoruz. Diğer kuruluşlarımızda da benzer kurslarımız devam ediyor. Çocuklarımız bizim geleceğimiz, onları en iyi imkanlarla yetiştirmek en önemli görevimiz. Her çocuğumuz bizler için çok değerli. Devletimizin sıcak eli vatandaşlarımızı her zaman sevgiyle kucaklamaya devam edecek. Yeni eğitim öğretim dönemi öncesi tüm çocuklarımızla sohbet etme imkanı buluyoruz. Bir çocuk gelişir, dünya değişir” dedi.

Çocuklar ise kendileriyle yakından ilgilenen Aykut’a teşekkür etti. – ERZURUM

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-il-muduru-koruma-altindaki-cocuklari-ziyaret-etti/feed/ 0
Yunanistan, 11 Çocuk Dahil 26 Kaçak Göçmeni Ölüme Terk Etti https://www.foxhaber.com.tr/yunanistan-11-cocuk-dahil-26-kacak-gocmeni-olume-terk-etti/ https://www.foxhaber.com.tr/yunanistan-11-cocuk-dahil-26-kacak-gocmeni-olume-terk-etti/#respond Mon, 02 Sep 2024 18:04:55 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/yunanistan-11-cocuk-dahil-26-kacak-gocmeni-olume-terk-etti/ Yunan unsurları çocukların da aralarında bulunduğu kaçak göçmenleri ölüme terk etti

ÇANAKKALE – Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinden yasa dışı yollarla Yunanistan’ın Midilli Adası’na geçiş yapmak isteyen 11’i çocuk 26 kaçak göçmen, Yunan unsurları tarafından Türk kara sularına geri itilerek ölüme terk edildi. Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından paylaşılan görüntülerde, motoru sökülmüş, lastik bot içindeki kaçak göçmenlerin dalgalar arasında denizin ortasında mahsur kaldığı görülüyor.

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinden lastik bot ile denize açılan ve umuda yolculuk için Yunanistan’ın Midilli Adası’na geçiş yapmak isteyen kaçak göçmenler, iddiaya göre Midilli Adası’na yaklaştıkları sırada Yunan Sahil Güvenlik ekiplerince durduruldu. Motoru sökülmüş lastik bot içinde aralarında çocukların da bulunduğu kaçak göçmenleri Yunan Sahil Güvenliği, Türk kara sularına geri iterek ölüme terk etti.

Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık açıklarında lastik bot içerisinde bir grup kaçak göçmen olduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Sahil Güvenlik Botları ‘KB-111’ ve ‘KB-4510’ tarafından Yunan Sahil Güvenlik ekiplerince Türk kara sularına geri itilerek ölüme terk edilen lastik bot içindeki 11’i çocuk toplam 26 kaçak göçmen kurtarıldı. Kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Yabancıları Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi.

Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından paylaşılan görüntülerde motoru sökülmüş, lastik bot içindeki kaçak göçmenlerin dalgalar arasında denizin ortasında mahsur kaldığı görülüyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yunanistan-11-cocuk-dahil-26-kacak-gocmeni-olume-terk-etti/feed/ 0
Leman öğretmen çocuklarla, çocuklar da Leman öğretmenle hayata tutundu https://www.foxhaber.com.tr/leman-ogretmen-cocuklarla-cocuklar-da-leman-ogretmenle-hayata-tutundu/ https://www.foxhaber.com.tr/leman-ogretmen-cocuklarla-cocuklar-da-leman-ogretmenle-hayata-tutundu/#respond Sun, 25 Aug 2024 04:10:14 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/leman-ogretmen-cocuklarla-cocuklar-da-leman-ogretmenle-hayata-tutundu/ Leman öğretmen çocuklarla, çocuklar da Leman öğretmenle hayata tutundu

Depremin derin izlerini kendisini çocuklara adayarak sildi

ADIYAMAN – Adıyaman’ın Besni ilçesinde yetim büyüyen ve 6 Şubat depreminde kardeşini kaybeden Leman Neslihan Aslan, deprem sonrası travmaları kendisini yetim ve öksüz çocuklara adayarak atlattı.

Babasız büyüyen Leman Neslihan Aslan, 6 Şubat depreminde Besni ilçesi Pınarbaşı Mahallesi Abdiağa Caddesi’nde bulunan Nur Apartmanı’nın enkazında kaldı. Annesi ve iki kardeşiyle saatler sonra enkazdan sağ çıkmayı başaran Leman Neslihan Aslan’ın 19 yaşındaki kardeşi İbrahim Aslan’ın cansız bedeni enkazdan çıkartıldı.

Annesi ağır yaralanan, kardeşini kaybeden Leman Neslihan Aslan, depremden sonra yetim ve öksüz çocuklara destek olmak için Besni Sosyal Hizmetler Merkezi gönüllüsü oldu. İngilizce Öğretmenliği mezunu olan Leman Neslihan Aslan, köy köy dolaşarak çocukların yanında oldu. Leman öğretmen daha sonra Besni Belediyesi Toplumsal Gelişim Merkezi bünyesinde açılan İngilizce kursunda öğrencilere İngilizce eğitimi verdi. Yaz tatili boyunca 60 öğrenciye İngilizce eğitimi veren Leman öğretmen, depremin açtığı derin yaraları kendisini çocuklara adayarak kapattı.

Çocuklarla hayata bağlandığını vurgulayan öğretmen Leman Neslihan Aslan, “6 Şubat depreminde yani asrın felaketi olayında Adıyaman’ın Besni ilçesinde ailemle birlikte enkazda kaldık maalesef. Bir kardeşimi enkazda kaybettik, annem ağır yaralı olarak çıktı, hala tedavileri devam etmekte. Ben içerden kendim çıktım. Daha önce AFAD eğitimleri almıştım, depremin olduğunu bildiğim için güvenli bir şekilde çıktım. Kendim çıktıktan sonra annemi çıkarttım aynı şekilde. Sosyal hizmetlere giderek ‘ailesini kaybeden yetim, öksüzlerle ilgilenmek istiyorum’ dedim. Onlar da sağ olsunlar yardımcı oldular. Besni de ailesini kaybeden 19 yetim ve öksüz öğrenci var, çocuk var. Daha öğrenci olmayan 5 yaşında çocuklar var. Onlarla ilgilenmek istedim. Onların psiko-sosyal destekte bulunmak istedim. Okul hayatlarında eğitimlerine katkı sunmak istedim. Bir şeyler yapmak istedim. Sosyal hizmetlerde beş ay boyunca gönüllü öğretmenlik yapmamı sağladılar ve o çocuklarla ilgilendim. Ben yetim büyüdüm, o yüzden benim hayatım her zaman yetimlerin hayatında iz bırakmak, yetimlere dokunmak. Yasımı hala tutmadım, hala içimde bir yerde kardeşimin sızısı, hala içimde bir yerde var. Çocuklar ben demek olduğu için çocuklarla birlikte yasımı, stresimi, her türlü hüznümü attım zaten. Öğretmen olduğum için de benim tek gayem öğretmek, çocuklarla birlikte olmak. O yüzden her şeyi çocuklarla birlikte hallettim, öyle güzel gelişmeler yaşadık ki hayata tutundular, eğitime tutundular. Bir hayalleri oldu. Deprem zamanı umudunu kaybeden çocuklar şuan kitap okuyorlar, bir yandan okul dersleriyle ilgileniyorlar, bir yandan edebiyatla ilgileniyorlar. O şekilde hayata tutundular yani” dedi.

Besni Belediye Başkanı Reşit Alkan ise konuşmasında, “Leman hocamız 6 Şubat depreminde bütün halkımızla, bizimle birlikte yaşadığımız bütün acıların hepsini yaşamış bir öğretmenimiz. Belediyemizin himayesindeki TOGEM’lerde kurs vererek öğrencilere faydalı olmaya çalıştı. Bu vesileyle de üzerindeki travmayı, üzüntüyü, bir takım yaşadığı psikolojik sorunları bu şekliyle bertaraf etmiş oldu” şeklinde konuştu.

Leman öğretmen ile aynı okulda görev yapan öğretmen Songül Tüy ise, “Birçok insanda kaygı bozukluğu, psikolojik sıkıntılar, umutsuzluk baş gösterirken Leman öğretmenimde tam tersine her gün yeni bir ışık, her gün yeni bir umut oldu. Hem kendisine, hem bize, hem tüm öğrencilerine umut vermeye devam ediyor. Işık saçıyor, kendisini tebrik ediyorum” diye konuştu.

Öğrenciler ise Leman öğretmenlerini çok sevdiklerini ve onun derslerine katıldıkları için oldukça mutlu olduklarını vurguladı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/leman-ogretmen-cocuklarla-cocuklar-da-leman-ogretmenle-hayata-tutundu/feed/ 0
Nusaybin’de piknikte boğulma tehlikesi geçiren 4 yaşındaki çocuk hastaneye kaldırıldı https://www.foxhaber.com.tr/nusaybinde-piknikte-bogulma-tehlikesi-geciren-4-yasindaki-cocuk-hastaneye-kaldirildi/ https://www.foxhaber.com.tr/nusaybinde-piknikte-bogulma-tehlikesi-geciren-4-yasindaki-cocuk-hastaneye-kaldirildi/#respond Thu, 22 Aug 2024 18:50:57 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/nusaybinde-piknikte-bogulma-tehlikesi-geciren-4-yasindaki-cocuk-hastaneye-kaldirildi/

MARDİN’in Nusaybin ilçesinde ailesiyle gittiği piknikte girdiği derede boğulma tehlikesi geçiren M.M. (4), hastaneye kaldırıldı. M.M.’nin hayati tehlikesinin olduğu belirtildi.

Nusaybin ile Midyat ilçeleri arasındaki Beyazsu mesire alanına ailesiyle pikniğe giden 4 yaşındaki M.M. dereye girdi. Bir süre aile M.M.’yi suda hareketsiz bulup, çıkardı. İhbarla bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. M.M.’nin duran kalbi, sağlık ekiplerin müdahalesiyle tekrar çalıştırıldı. Nusaybin Devlet Hastanesi’ne kaldırılan M.M.’nin hayati tehlikesinin sürdüğü belirtildi.

Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/nusaybinde-piknikte-bogulma-tehlikesi-geciren-4-yasindaki-cocuk-hastaneye-kaldirildi/feed/ 0
Tekirdağ’da Jandarma Ekipleri Aile İçi Şiddetle Mücadele ve KADES Hakkında Bilgilendirme Yaptı https://www.foxhaber.com.tr/tekirdagda-jandarma-ekipleri-aile-ici-siddetle-mucadele-ve-kades-hakkinda-bilgilendirme-yapti/ https://www.foxhaber.com.tr/tekirdagda-jandarma-ekipleri-aile-ici-siddetle-mucadele-ve-kades-hakkinda-bilgilendirme-yapti/#respond Thu, 22 Aug 2024 09:15:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/tekirdagda-jandarma-ekipleri-aile-ici-siddetle-mucadele-ve-kades-hakkinda-bilgilendirme-yapti/ Tekirdağ’da jandarma ekipleri, aile içi şiddetle mücadele ve Kadın Destek Uygulaması ( Kades ) hakkında bilgilendirme çalışması yaptı.

İl Jandarma Komutanlığı Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliği ekipleri, KADES uygulamasının tanıtımı ve bilgilendirme faaliyetlerini sürdürüyor.

Bu kapsamda ekipler, Çerkezköy ilçesi Kızılpınar Mahallesi’nde bir iş yerinde 43 kadına aile içi şiddetin önlenmesi konusunda bilgi verdi.

KADES’in amaçları ve kullanımını anlatan ekipler vatandaşlara broşür dağıttı.

Bilgilendirme çalışmalarının devam edeceği belirtildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tekirdagda-jandarma-ekipleri-aile-ici-siddetle-mucadele-ve-kades-hakkinda-bilgilendirme-yapti/feed/ 0
Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığı Kadın Personeline Bilinçlendirme Eğitimi Verdi https://www.foxhaber.com.tr/tekirdag-il-jandarma-komutanligi-kadin-personeline-bilinclendirme-egitimi-verdi/ https://www.foxhaber.com.tr/tekirdag-il-jandarma-komutanligi-kadin-personeline-bilinclendirme-egitimi-verdi/#respond Thu, 22 Aug 2024 09:15:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/tekirdag-il-jandarma-komutanligi-kadin-personeline-bilinclendirme-egitimi-verdi/ Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığı Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliği, Çerkezköy ilçesi Kızılpınar Mahallesi’nde bulunan bir firmanın kadın personeline yönelik bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirdi.

İl Jandarma Komutanlığı Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliğiekiplerince düzenlenen etkinlikte, toplam 43 kadın personele “Kades Uygulaması ve En İyi Narkotik Polisi Anne Eğitimi” verildi. Eğitim kapsamında, kadınların cep telefonlarına KADES uygulaması indirildi ve uygulamanın kullanımı hakkında bilgi verildi.

Ayrıca, etkinlik sırasında katılımcılara bilgilendirici broşürler dağıtılarak, aile içi şiddetle mücadele ve narkotik konusunda farkındalıklarının artırılması amaçlandı.

Etkinlik, kadın personelin güvenliği ve bilinçlendirilmesi adına önemli bir adım olarak değerlendirildi. – TEKİRDAĞ

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tekirdag-il-jandarma-komutanligi-kadin-personeline-bilinclendirme-egitimi-verdi/feed/ 0
Mimar Sinan’ın Avas Su Kemeri Yaşam Vadisine Dönüşüyor https://www.foxhaber.com.tr/mimar-sinanin-avas-su-kemeri-yasam-vadisine-donusuyor/ https://www.foxhaber.com.tr/mimar-sinanin-avas-su-kemeri-yasam-vadisine-donusuyor/#respond Thu, 22 Aug 2024 01:45:13 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/mimar-sinanin-avas-su-kemeri-yasam-vadisine-donusuyor/ Mimar Sinan‘ın İstanbul’a su sağlamak amacıyla inşa ettiği Avas Su Kemeri’ni restore eden Esenler Belediyesi, şimdi de kemerin bulunduğu alanı, su müzesi ve çocuk köyü gibi yapılarla yaşam vadisine dönüştürmeye çalışıyor.

Mimar Sinan‘ın Esenler’e mührü” olarak nitelenen ve kaynaklara göre Süleymaniye su yolunun bir parçası olan Avas Su Kemeri, 1559 öncesinde tamamlandı.

Yılanlı Kemer, Kara Kemer gibi isimlerle de anılan ve tarihi haritalarda 12 kemerli çizilen yapı, Mimar Sinan’ın diğer su kemerleriyle benzerlikler taşıyor.

Osmanlı döneminde birkaç kez tamir geçiren ancak zamanla bakımsız bırakılan kemerin çevresinde 1970’lerden sonra birçok bina inşa edildi.

Esenler Belediyesi tarafından 2009’da restorasyon çalışmaları başlatılan kemer yeniden ihya edildi.

Bitişiğindeki ve çevresindeki 100 konut kaldırıldı

AA muhabirine tarihi su kemeri ve çevresine ilişkin hazırladıkları projeleri anlatan Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, geçmişte lojistik merkezi olarak kullanılan bölgenin Osmanlı döneminde önemli su yollarından biri haline geldiğini belirtti.

Göksu, 2009’da görevi devralmasıyla birlikte metruk halde bulunan kemerin restorasyon sürecini başlattıklarını anlatarak, “Çalışmalar sonunda kemeri ortaya çıkardık. Bu kemere bitişik ve etrafında olan 100 konut vardı. O binaları kaldırdık, hepsini Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm alanına taşıttık ve orayı boşalttık. Şu anda oradan çıkan insanlar kendi güvenli konutlarında oturuyorlar.” diye konuştu.

Göksu, kemeri restore ettikten sonra tarihsel ve kültürel yapıyı göz önünde bulundurarak alanı değerlendirmek için harekete geçtiklerini ifade etti.

Projelerin onaylanmasının ardından çalışmalar başlayacak

Hazırladıkları projeleri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna sunduklarını belirten Göksu, projelerin onaylanmasının ardından hemen çalışmalara başlayacaklarını söyledi.

Toplam proje alanının 50 bin metrekare olduğunu bildiren Göksu, kemer vadisinin müze, çocuk köyü, okuma alanı ve cami ile birlikte kültürel bir havza haline dönüşeceğini kaydetti.

Esenler’de suyun İstanbul’un değişik yerlerine hangi ölçekle verileceğini belirleyen su terazilerinin de bulunduğunu dile getiren Göksu, şu bilgileri verdi:

“Öncelikle burada bir su müzesi inşa edeceğiz. Müzenin yanı sıra çocuk köyü yapacağız. Su, çocuk, tarih, kültür buluşmasıyla hem su kemerinin bize kalan tarihi mirasını hatırlamak ve hatırlatmak hem de bu su ruhuna uygun projeyle burayı genişletiyoruz. Yani su kemeri su taşımıyor olsa da tarihi birikimi ile beraber kendi siluetini muhafaza etmiş olacak.”

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mimar-sinanin-avas-su-kemeri-yasam-vadisine-donusuyor/feed/ 0
Deniz Uğur’un “Çocuğumu kaçırdı” dediği Nilüfer, işin aslını anlattı: Poyraz kendi isteğiyle ablasına gitti https://www.foxhaber.com.tr/deniz-ugurun-cocugumu-kacirdi-dedigi-nilufer-isin-aslini-anlatti-poyraz-kendi-istegiyle-ablasina-gitti/ https://www.foxhaber.com.tr/deniz-ugurun-cocugumu-kacirdi-dedigi-nilufer-isin-aslini-anlatti-poyraz-kendi-istegiyle-ablasina-gitti/#respond Wed, 21 Aug 2024 19:30:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/deniz-ugurun-cocugumu-kacirdi-dedigi-nilufer-isin-aslini-anlatti-poyraz-kendi-istegiyle-ablasina-gitti/ İstanbulSarıyer’deki evinde düşüp ağır yaralandıktan sonra kaldırıldığı hastanede entübe edilen gazeteci Reha Muhtar’ın eski eşi oyuncu Deniz Uğur, şarkıcı Nilüfer’in ve kızının oğlunu alıkoyduğu iddiasıyla ilgili konuştu. Uğur, “Bu çocuk kaçırmadır. Dış kapının mandalı olan insanlar hiçbir yasal hakları, yükümlülükleri olmamasına rağmen benim çocuğumu benden kaçırıyorlar.” derken, Nilüfer yeni bir açıklama yaptı. Reha Muhtar’ın oğlu Poyraz’ın kendi isteğiyle ablası Ayşe Yumlu’nun yanına gittiğini söyleyen Nilüfer, “Çocuk kaçırma ya da alkoyma gibi bir şey söz konusu değil. İğrenç bir iftira. Ben 4 gündür Bodrum’dayım.” ifadelerini kullandı.

REHA MUHTAR YOĞUN BAKIMA KALDIRILDI

Reha Muhtar, evvelsi gece evinin merdivenlerinden düşmesi sonucu yaralanarak, kaldırıldığı hastanede entübe edilmişti. Muhtar’ın tedavisi hastanede devam ederken, velayeti babası Muhtar’da olan Poyraz’ın annesi oyuncu Deniz Uğur, şarkıcı Nilüfer ve evlat edindiği kızı Ayşe Naz Yumlu tarafından oğlunun alıkonulduğunu iddia etmişti. Deniz Uğur, avukatı aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şarkıcı Nilüfer ve kızı Ayşe Naz Yumlu hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Savcılığa sunulan dilekçede, Poyraz hakkında Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliği’ne kayıp ihbarı yapıldığı da yer almıştı.

Reha Muhtar'ın eski eşi Deniz Uğur: Çocuğumu benden kaçırarak bir şey mi saklıyorlar?
Reha Muhtar

MUHTAR’IN ESKİ EŞİ BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ

Deniz Uğur, yaptığı basın açıklamasında yasal olarak oğlu Poyraz’ın kendisinde olması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: “Benden önce Seren Serengil hastaneye ulaştı. Ben o sırada 112’yi aradım. Dedim ki, ‘Çocuğumun nerede olduğunu bilmiyorum, hastaneden bilgi alamıyorum. Babası yoğun bakımda olduğu için benim yanımda olması gerekir. Çünkü çocukla ilgilenecek durumda değilken annesi olarak bana teslim edilmesi gerekir. Nerede olduğunu bilmiyorum’ dedim.

“ÇOCUĞUMUN AYŞE YUMLU’NUN YANINDA OLDUĞUNU SEREN SERENGİL SÖYLEDİ”

Polisler babasının evine gittiler, orada kapıyı açan olmadı. Oğlumun yanında Ayşe Nazlı Yumlu’nun bulunduğunu ben hastaneye gitmeden önce Seren Serengil’den öğrendim. Seren, ‘Poyraz burada, yanında Ayşe Nazlı var’ dedi. Derhal hastaneye gittim, yönetimle konuştum. ‘Çocuğum nerede?’ dedim. Babasının durumunu ve kaç gün hastanede kalacağını öğrenmek istedim. Hastane yönetimi bana bilgi olarak Reha Muhtar’ın durumunun ne olacağını henüz söyleyemeyeceklerini belirtti.

Reha Muhtar'ın eski eşi Deniz Uğur: Çocuğumu benden kaçırarak bir şey mi saklıyorlar?
Reha Muhtar’ın eski eşi Deniz Uğur

“ÇOCUĞUM KAZA ANINDA YANINDAYMIŞ”

Çocuğum da kaza anında yanındaymış, ambulansı o çağırmış. Dolayısıyla çocuğumun da bir psikolojik desteğe ihtiyacı var. Hastaneden Ayşe Nazlı ile ayrıldığını söylediler. Sorumluluk yasal olarak o an tamamen bende olmasına rağmen Ayşe Naz Yumlu’yla beraber hastaneden ayrıldığını söylediler. Nilüfer Hanım’ın menajerine ulaştık. Oğlumun benim yanıma getirilmesi gerektiğini söyledik. Bize telefonlarını vermedikleri gibi onlara da ulaşamadıklarını söylediler. Avukatım da bir yandan ulaşmaya çalışıyordu, polis de ulaşmaya çalışıyordu.”

“POLİSLER NİLÜFER’İN EVİNDE KİMSEYİ BULAMADILAR”

Bu olayın çocuk kaçırma olduğunu vurgulayan Uğur sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Ben hastaneden çıktıktan sonra işlemleri başlatmak üzere ve şikayetçi olmak üzere çocuk kaçırma suçundan hemen karakola gittim. Polisler de Nilüfer Hanım’ın evine gittiler, orada da kimseyi bulamadılar. Çocuğumun nerede olduğunu hiç kimse öğrenemedi. Ben neye üzüleceğimi şaşırmış durumdayım. Ben ne yapacağımı bilmiyorum şu anda. Ben 24 saatten fazladır çocuğuma ulaşmaya çalışıyorum, çocuğum benimle konuşturulmuyor.

Reha Muhtar'ın eski eşi Deniz Uğur: Çocuğumu benden kaçırarak bir şey mi saklıyorlar?
Nilüfer

“BU ÇOCUK KAÇIRMADIR”

Yanında çocuğum hakkında hiçbir yetkisi olmayan insanlarla. Bu olayın magazinle bir alakası yok, bu adli bir olay. Bu çocuk kaçırmadır. Dış kapının mandalı olan insanlar hiçbir yasal hakları, yükümlülükleri olmamasına rağmen benim çocuğumu benden kaçırıyorlar. Bir şey mi saklıyorlar? Poyraz’ı neden benden ve devlet görevlilerinden uzak tutmaya çalışıyorlar? Kazanın olduğu gecenin daha erken saatlerinde Reha Bey’in oğlumla birlikte bir restoranda olduğunu, çok yüksek miktarda alkol tükettiğini, sonra kendinde olmayan bir şekilde yere kapaklandığını, hala arabayı kendisinin kullanmak istediğini, oğlumun orada sinir krizi geçirdiğini, ‘Baba ne olur arabayı sen kullanma’ dediğini görgü tanıkları söylüyorlar.

“ÇOCUK ZORLA ARABAYA BİNDİRİLMİŞ”

Bu herkesin gözü önünde olmuş bir şey. Ardından da çocuk zorla arabaya bindirilmiş ve gidilmiş. Bu insan beyin kanaması geçirdiyse yolda da geçirebilirdi. Alkol aldığı için kaza yapmış olabilirdi, benim oğlum bugün hayatta olmayabilirdi. Hukuki olarak suç duyurusunda bulundum. Yargılanacaklar. Reha Muhtar’ın içkiyi fazla kaçırdığında saldırganlaştığını ve çocuğun üstüne yürüdüğünü Seren Serengil mahkemede anlatmıştı. Her şey olmuş olabilir.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/deniz-ugurun-cocugumu-kacirdi-dedigi-nilufer-isin-aslini-anlatti-poyraz-kendi-istegiyle-ablasina-gitti/feed/ 0
Gazze’de çocuk felci vakası görüldü, aşılama çalışmaları başlatıldı https://www.foxhaber.com.tr/gazzede-cocuk-felci-vakasi-goruldu-asilama-calismalari-baslatildi/ https://www.foxhaber.com.tr/gazzede-cocuk-felci-vakasi-goruldu-asilama-calismalari-baslatildi/#respond Sat, 17 Aug 2024 12:50:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/gazzede-cocuk-felci-vakasi-goruldu-asilama-calismalari-baslatildi/

FilistinSağlık Bakanlığı, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nde çocuk felci vakasının görüldüğünü açıkladı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, 640 binden fazla çocuğun aşılanması için çalışmalara başladıklarını duyurdu.

Filistin Sağlık Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Gazze’de ilk çocuk felci vakasının görüldüğünü duyurdu. Açıklamada, “Gazze Şeridi’ndeki zor sağlık koşulları, bulaşıcı hastalıkların yayılması, sokaklarda ve yerinden edilmiş insanların çadırları arasında kanalizasyon akması, kişisel hijyen malzemeleri ve içme suyu eksikliği ve çocuk felci ile uyumlu semptomlar nedeniyle çocuklardan birinin çocuk felci virüsü ile enfekte olduğu laboratuvar tarafından doğrulandı” denildi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze’de 10 yaşının altında 640 binden fazla çocuğu aşılamak için çalışmaların başlatıldığını duyurdu. Guterres, “Gazze’nin sağlık, su ve sanitasyon sistemleri tamamen tahrip edildi. Hastaneler ve birincil bakım tesislerinin çoğu çalışmıyor. Ayrıca çatışmalar nedeniyle rutin aşılamalar da ciddi şekilde aksadı, bu da kızamık, hepatit A ve diğer önlenebilir hastalıkların yayılmasını artırdı. Etkili bir çocuk felci aşılama kampanyasının nasıl yönetilmesi gerektiğini biliyoruz. Gazze’deki toptan yıkım göz önüne alındığında, çocuk felcinin yayılmasını önlemek ve ortaya çıkışını azaltmak için iki turdan oluşan kampanyanın her turunda en az yüzde 95 aşılama oranına ihtiyaç duyulacak” dedi.

“AŞILAMA SÜRECİNİN SAĞLIKLI GEÇEBİLMESİ İÇİN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINMALI”

Aşılama çalışmalarına hastanelerde ve birincil sağlık merkezlerinde 708 ekibin katılacağını belirten Guterres, Gazze genelinde ise 316 toplum odaklı yardım ekibinin görev yapacağını ifade etti. Sağlıklı bir süreç için, sağlık çalışanlarının güvenliklerinin garanti altına alınması gerektiğini belirten Guterres,” Aşıların ve ekipmanlarının etkili bir şekilde taşınması, çocuk felci uzmanlarının Gazze’ye girmesi ve sağlık ekiplerinin çalışmalarını sürdürebilmesi için yakıt sağlanması gerekiyor. İletişimin yaygınlaştırılması için güvenilir internet ve telefon hizmetlerinin sağlanması ve sağlık çalışanlarının maaşlarının ödenmesi için Gazze’ye girişine izin verilen nakit miktarının artırılması da gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gazzede-cocuk-felci-vakasi-goruldu-asilama-calismalari-baslatildi/feed/ 0
Gazze’de Çocuk Felci Vakası: BM Ateşkes Çağrısı Yaptı https://www.foxhaber.com.tr/gazzede-cocuk-felci-vakasi-bm-ateskes-cagrisi-yapti/ https://www.foxhaber.com.tr/gazzede-cocuk-felci-vakasi-bm-ateskes-cagrisi-yapti/#respond Sat, 17 Aug 2024 12:50:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/gazzede-cocuk-felci-vakasi-bm-ateskes-cagrisi-yapti/ (ANKARA) –Gazze’de sağlık yetkilileri bölgede yayılmasından endişe duyulan çocuk felci (polio) hastalığının ilk vakasını tespit ettiklerini duyurdu. BM, risk altındaki çocukların aşılanabilmesi için çatışmaların hafifletilmesini istedi.

Hamas yönetimindeki Gazze Sağlık Bakanlığı, Gazze’de ilk çocuk felci vakasının 10 aylık bir bebekte tespit edildiğini aktardı. Birleşmiş Milletler’in (BM) bölgede çalışan sağlık ajansları,  daha önce Gazze’deki atık su örneklerinde polio virüsünün tespit edildiğini duyurmuş ve hastalığın yayılmasını engellemek için acil önlem çağrısı yapmıştı.

New York’taki BM Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyen BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, konuyla ilgili açıklamasında çatışma taraflarına aşı kampanyasının yürütülebilmesi için ateşkes çağrısında bulundu. Guterres, “Açık olalım: Çocuk felcini mutlak bir şekilde durduracak şey barış ve acil insani bir ateşkestir. Ancak her durumda, polio (aşı kampanyası için) çatışmaların duraklaması şarttır” dedi.

Gazze’deki 600 binden fazla çocuğun aşılanması için iki aşamalı bir aşı kampanyası öneren Guterres, bağışıklığın sağlanması için yüz 95 oranında aşılama yapılması gerektiğini ifade etti

BM sağlık ajansı, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ağustos ayının başında Gazze’deki atık su örneklerinde polio virüsü (çocuk felci) tip 2’nin bir varyantı tespit edildiğini aktarmıştı. DSÖ Bölgesel Direktörü Dr. Hanan Balkhy, çocukların yüksek risk altında olduğu uyarısında bulunmuş, virüsün Gazze sınırlarını geçebileceği konusunda uyarılarda bulunmuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gazzede-cocuk-felci-vakasi-bm-ateskes-cagrisi-yapti/feed/ 0
‘Leonardo’ davasında İtalyan anneye iade kararı onandı https://www.foxhaber.com.tr/leonardo-davasinda-italyan-anneye-iade-karari-onandi/ https://www.foxhaber.com.tr/leonardo-davasinda-italyan-anneye-iade-karari-onandi/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:54:58 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9223 Almanya’nın başkenti Berlin’de doğduktan sonra 2013 yılında İtalya’ya yerleşen Demirbilek Yiğit, Floransa Üniversitesi’nde mimarlık okuyan Ilaria Alassondra Sassone ile aşk yaşamaya başladı. Çiftin, evlilik dışı Leonardo Maximus Yiğit adını verdikleri oğulları dünyaya geldi. Daha sonra Sassone ile Yiğit ayrıldı. İtalyan mahkemelerince çocuğun velayeti müşterek olarak anne ve babaya verilirken, Leonardo’nun oturduğu yeri belirleme hakkı anneye verilmesine rağmen Leonardo, 3 yaşında babasıyla İzmir’e yerleşti. 

Sassone’nin, Leonardo’nun İtalya’ya iadesi için yaklaşık 4 yıl önce açtığı ve Urla 1’inci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada Uluslararası Lahey Sözleşmesi gereğince çocuğun vatandaşı olduğu İtalya’ya iade kararı çıktı. Yiğit’in avukatının itirazı üzerine dosya, istinaf mahkemesine taşındı. Dosyayı görüşen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi itirazı reddetti. 

Yiğit’in avukatı, bu kez dosyayı Yargıtay’a götürdü. Yargıtay, kararı 15 Mayıs’ta onadı. Kararın Yargıtay’da da kesinleşmesinin ardından Leonardo Maximus Yiğit, önceki gün polis ekipleri eşliğinde anneye verildi.

‘DÖVE DÖVE ÇOCUĞU ARABAYA SOKTULAR’

Demirbilek Yiğit 5 yıl önce oğlu ile birlikte İtalya’dan İzmir’e yerleştiğini belirterek, “Ortak velayette oturma hakkı bana verilmişti. İzmir’de bir hayat kurduk. Annesi küçüklüğünden beri çocuğuna bakmıyordu. İlk 6 aydan sonra çocuğa ben baktım. Annelik vazifesini yapmadı ama çocuğun iadesini talep etti. Aradan 5 yıl geçti. Arkadaşları, okulu ve tüm düzeni her şeyi burada. ‘Türkiye’den ayrılması ona zarar verir, travma yaşatır’ diye psikolog raporu var. Tek konuştuğu dil Türkçe. Ona rağmen Yargıtay’dan iade kararı çıktı” dedi. 

Leonardo’nun dedesi tarafından zorla arabaya bindirildiğini söyleyen Yiğit, sözlerin şöyle devam etti:

“Onu teslim alırlarken, çocuk her şeyiyle buna karşıydı. Yalvardı, ağladı. Videoları var. Bana daha önce de ‘Gitmek istemiyorum’ diye yalvardı. Psikolog raporları ciddiye alınmadı. Çocuğum Türkiye’de kalmak için elinden geleni yaptı ama şiddetle, döve döve çocuğu arabaya soktular. Türk polisi çocuğa yardım edeceğine beni tuttu. ‘Baba imdat’ diye yalvarıyordu. Ona yardımcı olacağım diye söz verdim ama olamıyorum. Buradan yalvarıyorum. Bu konuda devletimizden yardım bekliyorum. Lütfen bizi yalnız bırakmayın.”

‘ÇOCUĞA EBEVEYN YABANCILAŞMA SENDROMU YAŞATTI’

Velayetin annede olduğunu ve çocuğunu kaçırıp buraya getirdiği için Uluslararası Lahey Sözleşmesi’ne göre çocuk kaçırma suçundan Türk mahkemelerinin İtalyan vatandaşı olan Leonardo’nun İtalya’ya iadesine karar verdiğini söyleyen Ilaria Alassondra Sassone’nin avukatı Süreyya Turan ise iade kararının Yargıtay tarafından da onararak kesinleştiğini söyledi.

Çocuğa Ebeveyne Yabancılaştırma Sendromu yaşattırıldığını iddia eden Turan, “Çocuk daha önce annenin kucağına atlıyordu ama baba tamamıyla çocuğun psikolojisini bozdu. Çocuk bu yüzden anneye gelmek istemedi. Çocuğa Ebeveyne Yabancılaşma Sendromu yaşattı. Sonuç olarak kesinleşmiş bir karar olduğu için teslim alındı. Fakat baba çocuğu teslim etmesi gerekirken onu doldurduğu için çocuk gitmek istemedi ve mecburen zorla alınmış oldu, polis aldı. Son çekilen görüntüde çocuk istemiyor gibi görünüyor ama daha önce istiyordu, bunu yapan baba” dedi. Vekili Sassone’nin can güvenliğinin bulunmadığını öne süren Turan, anne oğulun, çocuğu teslim alan dedeyle bir otelde kaldığını ve bir an önce İtalya’ya dönmek istediklerini belirtti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/leonardo-davasinda-italyan-anneye-iade-karari-onandi/feed/ 0
Deprem bölgesindeki çocuklarla ilgili çarpıcı açıklama: 8 yaşındaki çocuklar… https://www.foxhaber.com.tr/deprem-bolgesindeki-cocuklarla-ilgili-carpici-aciklama-8-yasindaki-cocuklar/ https://www.foxhaber.com.tr/deprem-bolgesindeki-cocuklarla-ilgili-carpici-aciklama-8-yasindaki-cocuklar/#respond Fri, 26 Jul 2024 21:05:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9160 TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan Çocuk Hakları Alt Komisyonu, AKP Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu başkanlığında toplandı.

Komisyonda Kızılay Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ramazan Saygılı, Kızılay Afet Yönetimi ve İklim Değişikliği Genel Müdürü Kurtuluş Açıksarı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Bilir ve Haliç Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Yeşim Ünal Kılıç, deprem bölgelerindeki çocukların durumuna ilişkin sunum yaptı. 

KOMİSYON DEPREM BÖLGELERİNİ ZİYARET EDECEK

“Kriz ortamlarında çocuklar” üst başlığı altında deprem mağduru çocuklar konulu bir rapor hazırlığının sonuna geldiklerini belirten Katırcıoğlu, komisyon olarak mayıs ayının son haftası Malatya, Diyarbakır ve Şanlıurfa’yı ziyaret edeceklerini, temmuz ayında komisyonu sona erdireceklerini söyledi. 

Kızılay Afet Yönetimi ve İklim Değişikliği Genel Müdürü Kurtuluş Açıksarı, deprem bölgesinde “3 bin 179 çocuğa 16 milyon 919 bin 500 TL nakit desteği sağlandığını, 102 bin 331 çocuğa toplamda 159 milyon 588 bin TL nakit desteği verildiğini” söyledi.

Haliç Üniversitesi’nden Öğretim Üyesi Dr. Yeşim Ünal Kılıç, UMKE (Uluslararası Medikal Kurtarma Ekipleri Derneği) ile birlikte saha çalışmalarına da katıldığını belirterek, gözlemlerine ilişkin yaptığı sunumda, “Ailesinden uzakta kalan çocuklar da daha ciddi reaksiyonlar var. Yuvalarda kalan, uzuv kayıpları olan kronik hasta olan ve refakatçisi olmayabilen çocuklar var” dedi. 

“İNTİHAR YAŞI DÜŞTÜ”

Konteyner kentlerde çocukların oyun alanlarının olmadığını belirten Kılıç, konteynerlerde lavabo ihtiyacının kısıtlı olması nedeniyle çocuklarda alt ıslatma oranının yüksek olduğuna dikkat çekti. Akran zorbalığının da çok yaygın olduğunu belirten Kılıç, afet bölgelerinde intihar vakalarının arttığını söyledi. Kılıç, şunları kaydetti:

“Burada, galiba, en önemsediğimiz şeylerden biri … Ben yirmi yıldır afetlerde çalışan bir psikoloğum, ilk defa böyle bir sahada şöyle bir yardım istendi benden. Uzmanlarımız intihar vakalarında ciddi artış görüyorlar ve yaş oranı çok düştü. Yani 8 yaşında intihar girişiminde bulunmuş insanlardan bahsediyoruz. Afet bölgelerinde özellikle kırsallarda. Acile başvuranlar açısından da önemli oranlarda çocuk yaşta intihar düşüncelerinin ve girişimlerinin arttığını görüyoruz.” 

“ERGEN ÇOCUKLARDA  MADDE KULLANIMI ARTTI”

13-18 yaş arasındaki ergen yaşlardaki çocuklarda madde kullanımının arttığını söyleyen Kılıç, “Sahada özel gereksinimi olan çocuklar olduğunu biliyoruz. Sahada hiç görülmediği kadar engelli çocuk var. Sahada dağıtım faaliyetleri görüyoruz. Ötekine kırmızı ayakkabı verilip diğerine verilmediği kırmızı ayakkabı travması yaratmayalım” dedi. 

Milletvekilleri, sunumun ardından yetkililere sorularını sordu.

DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın kayıp çocuklar iddiasını yalanlayarak “1912 çocuğumuzdan bir tanesinin bile kayıp olması durumunun söz konusu olmadığı” yönündeki sözlerinin üzerinden 1 yıl geçtikten sonra 2,5 yaşındaki Alya Kılıç’ın Elazığ’da defnedildiğinin ortaya çıktığını söyledi. Önce Kadınlar ve Çocuklar Derneği’ne deprem mağdurlarının kaçırıldığı yönünde bilgiler geldiğini kaydeden Ayan, “Bununla ilgili bilgiler şifahi değil çünkü başvuran aileler. Bizim bir an önce bunun cevabını bulmamız lazım. Bu çocuklar nerede, kaçırıldı mı cemaatlere mi verildi” diye sordu.

“1886 KAYIP İHBARINDAN 301 ÇOCUK AİLELERİNE TESLİM EDİLDİ”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Bilir, Kunt’un sorularına şu yanıtı verdi:

*Sayın Bakanımızın kastettiği orada bin 912; bize gelen bin 912 çağrı, bin 88 de tekil ihbar söz konusu oldu.

*Biz bu bin 912 vakayla ilgili tek tek tüm araştırmaları TÜBİTAK’ın görsel derin görü sistemini de kullanarak, Adalet Bakanlığımızla iş birliği içerisinde gidip morglardaki çocuklarımızın görsellerine kadar tarayarak, Sağlık Bakanlığımızdan sağlık sistemi içerisinde tamamen kişiye özel verilerin korunması hususiyetine de dikkat ederek, hastanelere deprem nedeniyle gelen tüm çocuklar dâhil olmak üzere buralarda görsel karşılaştırmaları dâhil evrak, DNA ve benzeri her türlü karşılaştırmalar dâhil sonucunda bize gerek tekil ihbar olarak gerek de bize iletilen bin 912 vaka olmak üzere biz buradaki tüm çocuklarla ilgili tüm taramalarımızı yapmış ve gerekli aile birleştirmelerini, gerekiyorsa ailesi bulunamıyorsa koruma altına alma süreçlerini ve vefatsa vefat tespitlerini yapmış durumdayız.

*Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, kayıp çocuklarla ilgili sürecin başından beri içerisinde.  Bize 2 bin 500’e yakın ihbar geldi, 1088’e düşürdük.

*Şu an için de bize yeni kayıp ihbarı gelmedi. Bin 866 ihbardan aile ve aile yakınlarına teslim edilen 301 çocuk. 567 vefatını tespit ettiğimiz çocuklar. Bin 912 çocukla ilgili de bin 874’ünü ailesiyle buluşturduk.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/deprem-bolgesindeki-cocuklarla-ilgili-carpici-aciklama-8-yasindaki-cocuklar/feed/ 0
Elekronik sigara, hücre DNA’sına zarar veriyor https://www.foxhaber.com.tr/elekronik-sigara-hucre-dnasina-zarar-veriyor/ https://www.foxhaber.com.tr/elekronik-sigara-hucre-dnasina-zarar-veriyor/#respond Sat, 20 Jul 2024 21:14:58 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9008 Geçen hafta Antalya’da gerçekleştirilen Türk Toraks Derneği’nin 27’nci Yıllık Kongresi’nde ‘Ergenlerde Büyük Tehdit! Yeni Nesil Tütün Ürünleri’ başlıklı oturuma katılmak üzere Türkiye’ye gelen Avrupa Solunum Derneği Bilimsel Komite Üyesi Prof. Dr. Andrew Bush ve  Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Pelin Duru Çetinkaya açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Bush, ergenler, çocuklar, hatta hamileler arasında dahi kullanımı çok artan ve elektronik sigara, iqos, puff bar gibi farklı form ve adlarla piyasada satılan ‘alternatif’ tütün ürünlerinin tehlikelerine dikkat çekti.

Prof. Dr. Bush, evdeki e-sigara sıvılarını içme sonucu 2-3 yaşındaki bebeklerde dahi e-sigara zehirlenmelerine rastladıklarını kaydetti. Gerçekleştirilen bilimsel oturumda endüstrinin esrar dahi içeren bazı ürünleri artık “astımlı hastaların kullandığı inhaler (fısfıs)” formunda satışa sunduğuna da dikkat çekildi.

“BİN 200’DEN FAZLA GENDE DEĞİŞİKLİĞE NEDEN OLUYOR”

E-sigaraların sanıldığı gibi masum olmadığını anlatan Prof. Dr. Bush, bu cihazlar yüzünden tütün ürünü kullanımının 10-11 yaşa kadar düştüğünü vurguladı. Prof. Dr. Bush’un sunumundaki en dikkat çeken verilerden biri de yapılan araştırmalara göre e-sigaranın bin 200’den fazla gende değişikliğe neden olduğuydu.

Prof. Dr. Bush tütün ürünü kullanma yaşının bu kadar düşmesinin, ileride akciğer kanseri görülme yaşını da çok daha erkene çekme endişesi doğurduğuna dikkat çekti.

Doç. Dr. Pelin Duru Çetinkaya da ülkemizde 10 yaşından itibaren elektronik sigara kullananlara şahit olduklarını anlattı:

“16 yaşın altında yapılmış bir araştırmaya göre çocukların yüzde 5’i düzenli, yüzde 20’si ise ara sıra olmak üzere elektronik sigara ve ürünlerini kullanıyor. Çocuklarımızdan önce ne yazık ki ebeveynler, eğitimciler ve sağlıkçılar tehlikeyi bilmiyor. Yapılan araştırmalarda görülmüş ki bu ürünlerin neredeyse üçte birinde Cannabis yani esrar var. Bir sürü kanserojen madde var. Elektronik sigara kullanmasa bile bir çocuk bunun sıvılarını içerek toksik zehirlenmeler yaşayabiliyor. 6 yaşında bu şekilde zehirlenme vakalarımız oldu.”

“EBEVEYNLER SESİNİ ÇIKARMIYOR”

Bu ürünlerin zararlı olmadığı ve her yerde kullanılabileceği algısıyla ebeveynlerin, çocuklarının yanında dahi kullandığına işaret eden Doç. Dr. Çetinkaya, şöyle devam etti:

“Yine ülkemizde yapılan bir çalışmada gördük ki yüzde 70’i evlerinde, yüzde 40’ı iş yerinde bu ürünleri kullanıyor. Adına istediğiniz kadar buhar deyin, bunlar da duman çıkarıyor. Eğitimcilerimizin farkına varamadığı durumlar da var. Çocuk okulda flash bellek şeklinde avucunun içerisinde saklıyor ve bunları soluyor. Ama ortama dumanı saldığında sigaradaki gibi kötü bir koku olmuyor. Çünkü içinde aromalar var, çilek, meyve aroması gibi. Öğretmenler de bunun aslında bir tütün ürünü olduğunun farkına varmıyor. Ebeveynler bir ilaç kullanması gerektiğinde her şeyi sorgularken bunları koşulsuz şartsız sorgulamadan çocuklarının kullanmasına sesini çıkarmıyor. Gebeler bile kullanıyor. Ülkemizde yapılmış bir çalışmada gebelerde elektronik sigara kullanımının yüzde 5’lerde olduğu ortaya çıkmıştı 5 yıl önce. Şu an bu oran eminim daha yüksektir.”

“AYNI AĞIZLIKLA 5-6 ÇOCUK KULLANIYOR”

İki çocuğunun olduğunu ve her ikisinin okullarında yaygın bir şekilde bu ürünlerin kullanıldığını vurgulayan Doç. Dr. Çetinkaya, sözlerini şöyle noktaladı:

“Bir de Puff Bar dedikleri tek kullanımlık ürünler var. Bir çocuk alıyor, 5-6 çocuk aynı ürünü aynı ağızlıkla kullanıyor. Akciğer, kalp damar sistemi, kanser, bulaşıcı hastalıklara zemin hazırlıyor. Sigara bırakma polikliniklerinde sadece 5 hekimden birisi elektronik sigara ve yeni nesil tütün ürünleri hakkında hastadan sorgu alıyor. Meslektaşlarımız da bunu bilmiyor. Örneğin son zamanlarda çocuk yaş hastalarda çok sık duyduğumuz pnömotoraks yani akciğer sönmesi tablosunda, altta yatan neden elektronik sigara ürünleri olabilir mi, bunun sorgulanması lazım.”

“CİDDİ ÖNLEMLER ALINMALI”

Prof. Dr. Andrew Bush ise “Çocuk hekimleri bu ürünlerin tehlikelerini biraz daha iyi biliyor. Ama yetişkin hekimleri sigaranın zararlarına daha çok odaklandıkları için daha az zararlı olan bir şeye yönlendirmek istiyor hastalarını. Ama e-sigaraların daha az zararlı olduğuna dair elimizde herhangi bir kanıt yok. Hatta acaba daha fazla zararlı olabilir mi? Bununla ilgili kanıtlar konuşuluyor artık. Dolayısıyla bu sıcak kimyasalların ciğerlerimize çekilmesi hiç de güvenli değil ve tehlikeli. Ergenlik döneminde sigara içildiği zaman yetişkinlik hayatında akciğer kanseri geliştirme riski kat kat artıyor. Kanser görülme yaşını ileride çok daha genç nüfusta görebiliriz. Bu beni çok kaygılandırıyor. Bir felaketin olmasını beklemeden bu ürünlerin tüketilmesine yönelik ciddi önlemler alınmalı” diye konuştu.

İngiltere ve Avrupa’nın pek çok ülkesinde satışı serbest olan ve bu ürünlerin özel mağazalarının bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bush, Türkiye’de elektronik sigara satışının yasak olmasının önemli bir avantaj ve başarı olduğunu da vurguladı. Ancak sadece kağıt üzerindeki yasakların etkili olamayacağını ifade eden Bush, özellikle çocuklara bu ürünlerin satışını yapanlara hapis cezasına varan ciddi yaptırımlar getirilmesi gerektiğini kaydetti.

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/elekronik-sigara-hucre-dnasina-zarar-veriyor/feed/ 0
Anne müzesi kapılarını ziyaretçilere açtı https://www.foxhaber.com.tr/anne-muzesi-kapilarini-ziyaretcilere-acti/ https://www.foxhaber.com.tr/anne-muzesi-kapilarini-ziyaretcilere-acti/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:09:00 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8595 Şermin Yaşar’ın kurucusu olduğu ve salı günü ziyarete açılan müzede pek çok önemli sanatçıya ait anne ve çocuk temalı tablolar, heykeller ve koleksiyonlar yer alıyor. 

Ziyaretçilerini “anne evi sıcaklığıyla karşılayan” müzede Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Baha Said Bey, Sanayi-i Nefise’nin kurucularından Fuat Soyhan, ünlü ressamlar İbrahim Balaban, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Fikret Otyam, Abidin Dino, Ali Demir, Hüseyin Bilişik, Mustafa Aslıer, Erol Özden ve daha pek çok isme ait tablolar bulunuyor. 

Burhan Alkar, Metin Yurdanur, Jale Yılmabaşar, Hüseyin Gezer gibi isimlere ait heykel ve seramik sanatı eserlerinin de sergilendiği müzede annelik teması üzerine sanata dair geniş bir koleksiyon sunuluyor. 

Annelerin ve bebeklerin kullandığı eşyalar, analık madalyaları 

Müzede, geçmişten bugüne annelerin kullandığı ve anneliği simgeleyen eşyalar, objeler, anneliğin değerine dikkati çeken sanatsal çalışmalar, tablolar bulunuyor. 

Bebeklerin kullandığı kıyafet, emzik, bez, biberon gibi eşyalar ve anne çocuk ilişkisini sanatsal bir anlatımla sunan çalışmalar da ziyaretçilere anılarını yeniden canlandırma imkanı sunuyor. 

Türk resim ve heykel sanatının anne çocuk, anne bebek temalı pek çok önemli eserinin de bulunduğu müzede, Türkiye’den ve farklı ülkelerden “analık madalyası” örnekleri sergileniyor. 

Geçici sergi alanında ise Cumhuriyet Müzesi envanterine kayıtlı Mustafa Kemal Atatürk’ün bebeklik eşyaları zıbını ve başlığı ile Zübeyde Hanım’ın seccadesi ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. 

Dünya anne bebek koleksiyonunun bulunduğu salonda ise 50’den fazla ülkeye ait anne bebek temalı ve görselli antika bebekler yer alıyor. 

“Anadolu annelerinin sırtını sıvazlamak istedim” 

Yazar Şermin Yaşar, müzeyi ve kuruluş sürecini anlattı. 

“Anadolu annelerinin biraz sırtını sıvazlamak istedim” diyen Yaşar, bunu yapmanın pek çok yolunun bulunduğunu, müze fikrinin de bunlardan biri olduğunu söyleyerek, “Anlatmak istediğim Anadolu’nun annelik hikayelerini, annelik tarihini ve o eşsiz sanat eserlerini bir araya getirip bir kompozisyon oluşturarak biraz Anadolu kadınına, Anadolu annelerine, bugünün annelerine ve kadınlarına bir selam vermek istedim” ifadelerini kullandı. 

Müzeye gelen ziyaretçilerin bir sanat eserine bakarak dile getirdikleri “Ondan benim annemde de vardı. Bundan benim de vardı” ifadelerinin aslında bir “birliktelik duygusunu” yansıttığı değerlendirmesinde bulunan Yaşar, şöyle konuştu: 

“Bir sanat eseri kıymetlidir. Müzelerde bulunan envanterler değerli ve kıymetlidir. Böyle baktığında aslında kendi annesinde olanın, kendi evinde var olanın, kendi çocuğuna ya da kendi çocukluğunda alınmış ve verilmiş olanın ne kadar kıymetli ve değerli olduğunu da görebiliyor ziyaretçilerimiz.”

“El ele gezmelerini istiyoruz” 

Ziyaretçilerden, “Hemen çıktım ve annemi aradım” şeklinde dönüşler aldıklarını bildiren Yaşar, annesi ya da çocuğuyla gelenlerin müzeyi el ele gezmelerini istediklerini, bunu görmenin kendileri için çok mutluluk verici olduğunu ifade etti.

Yaşar, müzeyi gezen anne ve çocuklarının aralarındaki bağı hatırlamalarının, müzeden birbirlerine sevgi sözcükleriyle ayrılmalarının kendileri için kıymetli olduğunu söyledi. 

Dünyanın her yerinde çocukların annelerinin yanında, kucağında, omzunda, dizinde, yanı başında olduğunu, her kültürde bu durumun benzediğini ziyaretçilere göstermek istediklerini belirten Yaşar, bunun katılımcıları iyi hissettirdiğini ve onlara tanıdık geldiğini anlattı. 

“Bugünün yaşantısı başka çocukların varlığını çok fazla düşünmeye fırsat vermiyor” 

Annenin yokluğunun da bahsedilmesi gereken başka bir konuya dönüştüğünü, bu nedenle öksüzlük kavramına da değinmek istediklerini kaydeden Yaşar, şöyle konuştu: 

“Çünkü öksüz kelimesi eski Türkçe ve geride kalmış bir kelime. Kelime eski olunca sanki kavramın kendisi de eskiymiş gibi algılıyoruz ve bugün insanımız sadece kendi çocuğuna ve kendi anneliğine daha çok odaklanıyor. Bugünün yaşantısı başka çocukların varlığını çok fazla düşünmeye fırsat vermiyor. Kelime eski ama kavram hala devam ediyor. Hala öksüz çocuklar var. Bunun üzerine düşündürtmek istedik biraz da.” 

Altındağ Hacettepe Mahallesi Salaş Sokak’ta bulunan Anne Müzesi, Pazartesi günleri hariç her gün 10.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/anne-muzesi-kapilarini-ziyaretcilere-acti/feed/ 0
İmamoğlu: Hiç kimseye çocuklarımızın, gençlerimizin hakkını yedirmeyeceğiz https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-hic-kimseye-cocuklarimizin-genclerimizin-hakkini-yedirmeyecegiz/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-hic-kimseye-cocuklarimizin-genclerimizin-hakkini-yedirmeyecegiz/#respond Sat, 15 Jun 2024 21:30:55 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8243 İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kentin farklı noktalarında gün boyu süren organizasyonlarla kutladı. Bu programların birçoğuna katılan ve 23 Nisan coşkusuna ortak olan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bayramın finalini Üsküdar Meydanı’nı dolduran İstanbullularla birlikte yaptı. Eşi Dilek Kaya İmamoğlu’yla birlikte sahneye çıkan İmamoğlu’na, 15 farklı ülkeden gelen çocuklar da folklor kıyafetleriyle eşlik etti.

“MUSTAFA KEMAL ATATÜRK DEYİNCE, COŞUYORUM; TÜRKİYE DEYİNCE, CANIM FEDA DİYORUM”

23 Nisan’ın sadece Türk çocuklarının değil, tüm dünya çocuklarının bayramı olduğunu vurgulayan İmamoğlu şunları söyledi:

* “Üsküdar beni çok heyecanlandırıyor. İstanbul beni çok heyecanlandırıyor. Hele hele Cumhuriyet deyince, çok daha fazla heyecanlanıyorum. Mustafa Kemal Atatürk deyince coşuyorum. Türkiye deyince, canım feda diyorum. Ulusal egemenliğimizin bayramı, çocuklarımızın bayramı kutlu olsun. Atatürk’ümüzün armağanı 23 Nisan, kutlu olsun. Coşkuyla alkışlayın. Bugün bayram, tabii ki neşe dolu olacağız. Tabii ki mutlu olacağız.

* Caddelerde, meydanlarda buluşacağız. Bu güzel günü hep birlikte kutlayacağız. Bayramları kutlamak, birlikte olmak, bir olmak, birbirimizi coşkuyla hissetmek, birbirimizi sevmek, birbirimizi tanımak, dünyanın en güzel şeyi. Bizim içimizdeki barış, bizim içimizdeki coşku, inanın sadece İstanbul’a, sadece Türkiye’ye değil, bütün dünyaya iyi geliyor.

“HEP BİRLİKTE, ‘TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE’ DEDİK”

* Milletçe ne yaptık? Milletçe bir olduk. Gücümüzü, irademizi tek bir çatı altında birleştirdik. Tek bir çatı altında toplanabildiğimiz için neyi başardık? Ülkemizi işgalden kurtarıp, özgürlük ve bağımsızlığımızı hep birlikte elde ettik. Hep birlikte, ‘Tam bağımsız Türkiye’ dedik. Bu ülkenin bütün farklı seslerini ve renklerini tek bir çatı altında buluşturabildiğimiz için, gelişen ve güçlenen bir ülke olabildik. 23 Nisan, işgal altındaki bir ülkenin, ulusal egemenliğin gücüyle yeniden güçlü şekilde doğduğu bir gündür. 

* 23 Nisan 1920’de biz; bir kişinin, bir grubun değil, sizlerin, milletin iradesini kabul ettik. Ne dedik? ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ dedik. Milletin iradesini, TBMM temsil eder dedik. O gün bu gündür bu ülkede ne oldu? ‘Millet ne derse, o olur’ dedik. Bu ülkede hiç kimse, millete rağmen, milleti hiçe sayarak yöneticilik yapamaz. Hiç kimse, milletten başka bir yerden emir alamaz.

“MİLLET HADDİNİ BİLMEYENE NE YAPAR?”

* Kendisini milletin üstünde görenler çıkabilir. Ama millet haddini bilmeyene ne yapar? Hak ettiği dersin verilmesini çok iyi bilir. Bunun için ‘mucize demokrasi’ her şeye yeter. Bir oy pusulası, bir mühür her şeye yeter. Bu ülkede vatandaştan daha değerli, daha imtiyazlı hiç kimse yoktur. Olmaz, olamaz. Bu ülkede vatandaş olmaktan daha üstün bir makam olmaz, olamaz; yoktur.  TBMM’nin kuruluş mayasında eşitlik, kardeşlik, özgürlük ve bağımsızlık kavramları var. Demokrasimize ve Cumhuriyetimize sahip çıkamazsak, çocuklarımıza da sahip çıkamayız. 

* Bu ülkenin bütün çocuklarına, eşit imkan ve fırsatlar sunmayan hiç kimseye çocuklarımızın, siz pırlanta gençlerimizin hakkını yedirmeyeceğiz. Yılmadan mücadele edeceğiz. Mücadeleye hazır mıyız? Coşkuyla, akılla, bilimle çok çalışmaya, İstanbul’un çocukları, bu milletin evlatları, İstanbul’un gençleri; hazır mıyız? Sizleri asla adaletsizlikle baş başa bırakmayacağız. Bu ülkenin bütün çocuklarına; doğusuna-batısına, güneyine-kuzeyine Kars’a, Ardahan’a, Edirne’ye, Çanakkale’ye, Adana’ya, Gaziantep’e, Sinop’a, Samsun’a, Sivas’a, Erzurum’a, Artvin’e, Trabzon’a, her yere, bütün milletin evlatlarına, hep beraber sahip çıkacağız.

“DÜNYADAKİ EN DEĞERLİ İLKE: YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ”

* Yurtta barış, dünyada barış… Bu ilke var ya bu ilke, dünyada en değerli ilke. Bu ilkeyi Mustafa Kemal Atatürk söyledi. İşte onun izinden gideceğiz. Ve ne diyeceğiz biliyor musunuz? Savaşlar son bulsun. Dünyanın hiçbir yerinde mazlum insanlar ezilmesin. Çocuklar ölmesin. Gençler ölmesin. Kadınlar ölmesin. Yurtta barış, dünyada barış için hep birlikte, çok çalışacağız. Bütün dünya çocukları barışa kavuşsun diye, hep birlikte Cumhuriyet için, dünyada barış için, Türkiye’miz için mücadele edeceğiz. 

* Şehirlerin ve ülkelerin gelişme düzeyleri, çocuklara verilen değerle ölçülür. Biz, İstanbul’u çocuklarımızın saygı gördüğü, ihtiyaçlarının özenle karşılandığı bir şehir yapmak için çok çalışıyoruz. Çocuklara saygı duymak, onların kendilerini ifade etmelerine imkan tanımakla başlar. Ben, çocuklara çok saygı duyuyorum. Onların sahip olduğu bütün haklara çok saygı duyuyorum. Her bir çocuğun kendine özel bir kişiliği olduğunu kabul ediyorum.

“BU ÜLKEDE YAŞAYAN HERKES İÇİN ÇOK ÇALIŞACAĞIZ”

* 23 Nisan, aynı zamanda bu anlamlı günü çocuklara armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’ü ve onunla birlikte mücadele eden herkesi ama herkesi, silah arkadaşlarını, her birinizin geçmişindeki dedesini, ninesini, atasını, sevgiyle, saygıyla, minnetle anma günüdür. Onun için onlara minnet duyun. Atatürk ve dava arkadaşlarına, geçmişte mücadele eden bu milletin bütün büyüklerine asla ve asla saygı duymayı, minnet duymayı unutmayın. Onları unutmayın. Unutmayacağız ve asla unutturmayacağız. 

* Bizi bekleyen çok güzel günlere, geçmişimizden gelen değerlerimize sahip çıkma, hep birlikte umutla ve cesaretle geleceğe yürüme konusunda kararlıyız. Bu ülkede yaşayan herkes için çok çalışacağız. Herkesin mutlu olması için, huzurlu olması için çok çalışacağız. Dünyanın en güzel şehrini, İstanbul’da inşa edeceğiz. Demokrasiyle, huzurla yaşamınızı sürmeniz için biz çok çalışacağız. Hepinizin geleceğinde iyi meslekler edinmeniz için, eğitiminiz için güzel bir çevre için, kültür için, sanat için, bilim için çok çalışacağız.”

“BAŞKAN OLDUYSAM, TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN SUNDUĞU FIRSAT EŞİTLİĞİ SAYESİNDEDİR”

Üsküdar tarihinin ilk kadın Belediye Başkanı Sinem Dedetaş da eşi Barış Dedetaş’la birlikte çıktığı sahnede, özetle şunları söyledi: 

* “Her 23 Nisan’da, ben de çocukluğuma gidiyorum. O çocuksu heyecanı, mutluluğu, gururu yeniden yaşıyorum. 23 Nisan’ın gelişine haftalar öncesinden nasıl hazırlandığımızı, bugünü nasıl iple çektiğimizi hatırlıyorum. Sonra bu çok güzel anılara Atatürk’ün yüzyılları aşan vizyonu sayesinde sahip olduğumu bir kez daha anlayıp, böyle büyük bir liderin izinden yürümenin gururunu yaşıyorum. Her 23 Nisan’a, özenle ve heyecanla hazırlanıp, elinde Türk bayrağıyla gurur içinde bayramını kutlayan bir kız çocuğundan, bugün Üsküdar’a hizmet etme onurunu yaşayan bir Cumhuriyet kadını olduysam, bu Türkiye Cumhuriyeti’nin sunduğu fırsat eşitliği sayesindedir. İşte bu Ulusal Egemenlik demektir. 

* Ne yazık ki 23 Nisan’ın ve diğer milli bayramlarımızın bizim çocukluğumuzdaki gibi coşkuyla, hep birlikte kutlanmadığı günler de yaşadık. İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu ile beraber, milli bayramlarımız İstanbul’da yeniden, tüm yurttaşlarımızla birlikte, önemlerine yakışır bir coşkuyla kutlanmaya başladı. Bunun için Başkanımıza ve İBB’nin değerli çalışanlarına teşekkür ediyorum. Etkinlikte emeği geçen herkese, değerli sanatçılara teşekkür ediyorum. Ve tabii ki bugün buraya gelerek 23 Nisan’ın coşkusunu paylaşan sizlere çok teşekkür ediyorum.”

23 Nisan coşkusu, Zeynep Bastık konseri ile devam etti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-hic-kimseye-cocuklarimizin-genclerimizin-hakkini-yedirmeyecegiz/feed/ 0
TCG Nusret Müze Gemisi İzmir’de ziyaretçilerin akınına uğradı https://www.foxhaber.com.tr/tcg-nusret-muze-gemisi-izmirde-ziyaretcilerin-akinina-ugradi/ https://www.foxhaber.com.tr/tcg-nusret-muze-gemisi-izmirde-ziyaretcilerin-akinina-ugradi/#respond Sat, 15 Jun 2024 21:22:08 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8239 T.C. Milli Savunma Bakanlığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından 18 Nisan – 8 Haziran 2024 tarihleri arasında düzenlenen TCG Nusret Müze Gemisi Liman Ziyaretleri devam ediyor.

Çanakkale Deniz Savaşları’na büyük katkısı olan Kahraman Nusret Mayın Gemisi’nin anısını yaşatmak ve ziyaretçileri bilgilendirmek amacı ile asıl gemi planına birebir uygun olacak şekilde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından 2011 yılında inşa edildi. TCG Nusret Müze Gemisi, Ege ve Akdeniz limanlarına yapılan ziyaretler kapsamında 22-23 Nisan 2024 tarihlerinde İzmir’de ziyaretçilerini ağırladı. İzmir’de 7’den 70’e ziyaretçilerin akınına uğrayan gemi yoğun ilgiyle karşılandı.

Program kapsamında gemiyi ziyaret eden vatandaşlar, 7-8 Mart 1915 gecesi Çanakkale Boğazı’nda Çanakkale Nusret Mayın Harbi ve 18 Mart gecesi Çanakkale Deniz Savaşı’nı anlatan detaylı bir sunum izledi. Ardından ziyaretçiler, o dönemde askerlerin uyuduğu efrad mangası ve askerlerin yemek yediği, istirahat ettiği efrad salonu, revir, mutfak, zabitan salonu, süvari kamarası, gedikli zabiyan kamarası (dönemin astsubaylarına verilen isim) ve dümen evini gezerek bilgiler aldı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı özel faaliyeti olan Güney Deniz Saha Komutanlığı Bandosu’nun dinletisine de çok sayıda vatandaş katıldı.

Modern seyir cihazları ile donatılmış olan yüzer müze gemi olarak da hizmet veren ve bu anlamda dünyada ilk ve tek olan gemiyi ziyaret eden çocuklara 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında hediyeler dağıtıldı.

“ÇOK DUYGULANDIK”

TCG Nusret Müze Gemisi’ni gezen bir ziyaretçi, “Gemiyi gezdik. Çok duygulandık. Çok güzel anılar kalmış. Bugün 23 Nisan. Çok mutluyuz çünkü çocuklarımızın bayramı. Okullarımızda da kutladık. Bugün Konak’ta da etkinliklere katıldık. Çok teşekkür ediyoruz bu kutlamaları bizim için hazırladıkları için” dedi.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda gemiyi ailesi ile ziyaret eden bir çocuk ise “23 Nisan çok güzel oldu çünkü çok eğlendik. Çok heyecanlıydık. Teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

“ÇOCUKLAR GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNİ DAHA İYİ ANLIYOR”

Kızı ile birlikte gemiyi ziyaret eden bir yurttaş ise “Kızımız için çok güzel oluyor böyle programlar. Günün anlam ve önemini daha da iyi anlıyor, yaşıyor ve birebir görebiliyor. O yüzden çok mutluyuz” ifadelerini kullandı.

“ÇOCUKLARIMIZA DERS NİTELİĞİNDE BİR GEZİ”

Ailesi ile birlikte gemiyi ziyaret eden bir diğer vatandaş ise “Çocuklarımız tarihi öğrensin diye zaten gezdirmeye geldik. Onlar da gördü askerleri ve o zamanki durumlarda neler yaşadıklarını. Şimdi onlara ders olmaları niteliğinde geziyoruz” dedi.

Bir diğer yurttaş da “Çok güzel bir aktivite olmuş. Planladığımız bir organizasyon değildi. Kuzenimle gezerken denk geldik düzenleyenlere emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz. Bize yeniden bu vatanın güzelliklerini hatırlattılar. Çocukluğumuzdaki bildiğimiz marşları farkında olmadan tekrar söyler olduk. Çok memnunuz. Çok teşekkür ederiz herkese” ifadelerini kullandı.

Bir vatandaş da “Burada olmak çok güzel. Çok gurur verici. Umarım yakında Türkiye için her şey güzel olur” diye konuştu.

NUSRET MAYIN GEMİSİ HAKKINDA BİLGİ

T.C Milli Savunma Bakanlığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Nusret Mayın Gemisi’ne ilişkin şu bilgiler verildi:

“Çanakkale Savaşları’nın ilk aşamasını oluşturan 18 Mart Deniz Zaferi, Dünya Harp Tarihine mal olmuş bir kahramanlık destanıdır. Bu zaferin kazanılmasında kuşkusuz en büyük pay, Kahraman NUSRET Mayın Gemisi’ne aittir. Kahraman Nusret Mayın gemisi 1910 yılında Almanya’ya sipariş edilerek 1913 yılına doğru Osmanlı Donanması hizmetine girmiştir. Nusret Mayın Gemisi Çanakkale Savaşlarında tesis ettiği mayın hatları ile 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin kazanılmasında büyük rol oynamıştır. Yüzbaşı Hakkı Bey komutasındaki Nusret mayın gemisi, 8 Mart 1915 sabahı büyük bir gizlilik içerisinde Erenköy Koyu önlerinde sahile paralel olarak 26 mayın dökerek, yeni bir mayın hattı meydana getirmiştir. 18 Mart 1915 sabahı saat 10.00’dan itibaren Müttefik Donanması, Boğazı zorlamaya başlamıştır. Türk kıyı bataryalarından açılan topçu ateşi sonucu manevra yapma ihtiyacını hisseden Müttefik donanmaya ait gemiler, Nusret mayın gemisi tarafından dökülen mayınlara çarpmış, İngiliz Donanmasına ait Ocean ve Irresisitble zırhlıları ile Fransız Donanmasına ait Bouvet zırhlısı batmıştır. Ayrıca Müttefik Donanma’ya ait Gaulois, Suffren ve Inflexible zırhlıları ağır hasar almış, birçok zırhlı de çeşitli yaralar almıştır.”

TCG Nusret tarafından deniz müzelerinin tanıtılması, denizciliğin sevdirilmesi ve yaygınlaştırılması ile Türk Deniz tarihi hakkında farkındalık yaratılması amacıyla liman ziyaretleri yapılmaktadır. Bu kapsamda 29 Nisan 24 Haziran 2023 tarihleri arasında Marmara ve Karadeniz limanlarına istinaden liman ziyaretleri gerçekleştirildi, 50 bin 40 kişi tarafından gemi ziyaret edildi.

Bu yıl ise 18 Nisan-8 Haziran 2024 tarihleri arasında TCG Nusret tarafından Ege ve Akdeniz limanlarına toplam 51 gün süre ile 18 farklı limana 22 gün boyunca düzenlenecek ziyaretlerin programı ise şöyle:

Kuşadası – 26 Nisan 2024

Bodrum – 28 Nisan 2024

Aksaz – 1 Mayıs 2024

Kaş – 3 Mayıs 2024

Alanya – 6 Mayıs 2024 

Kıbrıs/Gime 9-10 Mayıs  2024 

Mersin – 13-14 Mayıs 2024 

İskenderun – 16 Mayıs 2024

Silifke (Taşucu) – 19 Mayıs 2024

Anamur – 21 Mayıs 2024

Antalya – 24-25 Mayıs 2024

Fethiye – 28 Mayıs 2024

Marmaris – 30 Mayıs 2024

Milas (Güllük) – 2 Haziran 2024

Çeşme – 5 Haziran 2024

Ayvalık – 7 Haziran 2024

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tcg-nusret-muze-gemisi-izmirde-ziyaretcilerin-akinina-ugradi/feed/ 0
Özel’den ‘koltuk’ mesajı https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-koltuk-mesaji/ https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-koltuk-mesaji/#respond Sat, 15 Jun 2024 09:03:45 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8223 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, makam koltuğunu 5’inci sınıf öğrencisi Dora Mimaroğlu’na (11) devrederek, “Buyurun Sayın Genel Başkanım, koltuk sizin. Biraz isterseniz sırtınızı dayayın. Bu koltukta, böyle iyice yerleşmezseniz kaldırabilirler sonra” dedi.

Özgür Özel, ’23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ etkinlikleri kapsamında TBMM’deki makamında çocuklarla bir araya geldi. Çocuklarla sohbet eden Özel, bayramlarını kutladı.

Özel, Bilkent Üniversitesi’nde katıldığı söyleşide tanıştığı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda koltuğunu kendisine devretmesini isteyen Bilkent Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesine bağlı Müzik Hazırlık Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Dora Mimaroğlu’na verdiği sözü tuttu. 

Meclis’teki makamında çocuklarla bir araya gelen Özel, Mimaroğlu ile aralarında geçen diyaloğu anlattı. Özel, “Salonun en genci Dora’ydı, ısrarla el kaldırıyordu. Dora bir konuşma yaptı. ‘Benim adımı unutmayın. İleride çok duyacaksınız çünkü çalışıyorum’ dedi. 6 yıldır keman çalıyor. Beni 23 Nisan konserlerine davet etti. Türkiye’deki bütün belediye başkanları vardı, onların yanında akşam yemeğinde birazcık kaldım sonra Dora’nın konserine geldim. Çok güzel bir konser izlerken Dora bu sefer de ’23 Nisan’da koltuğu istiyorum’ dedi. Ben de ‘olur tabii’ dedim” diye konuştu. 

“İSTERSENİZ SIRTINIZI DAYAYIN”

Özgür Özel, koltuğunu Mimaroğlu’na devrederken, “Ben de çok dolaştığım için bu koltukta çok oturmuyorum ama sen geleceksin diye alışayım dedim. Koltuğa oturdum. Koltuğu devredeceksek önce oturmak lazım” ifadesini kullandı. 

Koltuğun önemli bir özelliğinin olduğunu dile getiren Özel, “Bu koltuk, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğu. O ‘iki büyük eserim var’ diyor. Biri Cumhuriyet biri Cumhuriyet Halk Partisi” dedi. 

CHP Genel Başkanlarının 83 koltuğu olduğunu kaydeden Özel “Tam 83 tane. Birisi bu. Birisi Genel Merkez’deki koltuk. 81 ilde de il başkanlarımızın oturduğu koltuklar var. O koltuklar da genel başkanın. İl başkanlarımız orada genel başkan adına o görevi yapıyorlar. Tabii en kritik ve en önemli koltuk bu. Çünkü Meclis’teki koltuğu. Ben şimdi büyük bir mutlulukla koltuğu sana teslim ediyorum” sözlerini sarf etti. 

Dora Mimaroğlu’nun elini öptükten sonra koltuğunu devren Özel “İsterseniz sırtınızı dayayın. Bu koltuktan iyice yerleşmezsen kaldırabilirler.” diye konuştu. 

Özel, masasının üzerindekileri ve odasını tanıtarak, “Burası sizin odanız. Bu koltuğunuz. Bu, hepimizin uyması gereken Anayasamız. Arka tarafta Meclis’in nasıl çalışması gerektiğini söyleyen iç tüzüğümüz. Takılınca buna bakıyoruz. Grubumuzda 125 milletvekili arkadaşımız var. Resimleri, isimleri, telefon numaraları. Meclis grubumuzun kendi yönetmeliği. Milletvekillerimiz hakkında daha ayrıntılı bilgi isterseniz resimleri, özgeçmişleri, mail adresleri, sosyal medya hesapları bunu giderken de alabilirsiniz. Bir emriniz olursa siz Genel Başkan oldunuz artık” ifadesini kullandı. 

ÇOCUKLARI TALEPLERİNİ SIRALADI 

CHP Genel Başkanı Özel’den koltuğu devralan Dora Mimaroğlu, “Benim minik kalbimde hayatım boyunca unutamayacağım bir iz bıraktığı için Özgür Bey’e çok teşekkür ediyorum. Dünyanın en değerli sözü bir çocuğa verilen sözdür. Ömür boyu etkileri hiç akıldan çıkmaz” değerlendirmesinde bulundu. 

Mimaroğlu, 6 yıldır keman eğitimi aldığını söyledi. Yeteneği keşfedilmiş şanslı çocuklardan biri olduğunu belirten Mimaroğlu, “Ülkemizde bu şansı bulamamış ve keşfedilmemiş nice yetenekler olduğunu tahmin ediyorum. Eğitim hakkına kavuşması ve her çocuğun içindeki cevherin keşfedilmesi için eğitim seferberliği başlatılmasına inancım sonsuz. Hemen bu seferberliği başlatalım” dedi. 

Dora Mimaroğlu, çevre ve sahipsiz sokak hayvanları için çalışmalar yapılmasına yönelik mesajlar verdi. 

Özel, daha sonra kabule katılan diğer çocukları da makama davet ederek fotoğraf çektirdi ve çocukların taleplerini dinledi. Okuluna voleybol sahası talep eden bir kızın sözleri karşısında Özel, bu isteğin Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’na iletileceğini kaydetti.  

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-koltuk-mesaji/feed/ 0
23 Nisan Çocuk Bayramı İstanbul’da da kutlandı https://www.foxhaber.com.tr/23-nisan-cocuk-bayrami-istanbulda-da-kutlandi/ https://www.foxhaber.com.tr/23-nisan-cocuk-bayrami-istanbulda-da-kutlandi/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:48:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8219 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile birlikte, 104’üncü 23 Nisan kutlamaları kapsamında Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda düzenlenen resmi törene katıldı.

İBB’nin düzenlediği “Uluslararası 23 Nisan Çocuk Festivali” kapsamında İstanbul’da ağırlanan, aralarında Filistin ve Ukrayna’dan gelen öğrencilerin de bulunduğu yabancı ülkelerden çocuklar da törene katılarak, 23 Nisan coşkusuna ortak oldu.

Törenin resmi bölümü, İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür tarafından anıta çelenk konulması, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla son buldu.

İmamoğlu, resmi törenin bitiminden sonra, zabıta mangası eşliğinde getirilen İBB çelengini Cumhuriyet Anıtı’na bıraktı. İmamoğlu’nun ardından siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları da çelenklerini sundu.

MEYDANLARIN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ

İmamoğlu törenin ardından Cumhuriyet Anıtı önünde yaptığı açıklamada “Sultanahmet Meydanı, işgale karşı direnişin ilk sesinin çıktığı yerdir. Daha sonra Cumhuriyet dönemi boyunca Taksim Meydanı, birçok gösteriye, birçok hak arama mücadelesine şahitlik etmiş bir meydandır. Ve burası, hepimiz için, Ata’mızın huzurunda, İstanbul’umuzun en güzel, en önemli anlarında buluşma noktasıdır. Bugün de içimizi çok kıpır kıpır eden ve her insanın çocukluğundan beri hafızalarında belki en güzel anılarını hissettiren, hatırlatan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın kutlamasının başlangıç anını yaşıyoruz” diye konuştu.

“DÜNYADA ÇOK AZ MİLLETE NASİP OLUR”

Bayramları bir arada kutlamanın önemine işaret eden İmamoğlu şunları söyledi:

“Milletimiz adına iyi günde, kötü günde bir olabilmek, birlikte olabilmek duygusunun en önemli anlarından birisi de bayramları kutlayabilmekte.

Bir de dünyada çok az millete nasip olan, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde kurulan Cumhuriyetimizin belki ilk ışığını yakan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun, milletin egemenliği kavramıyla insanlarımıza hediye edilmiş bir bayram haline gelmesi, dünyada çok az rastlanır bir şey.

Evet; Cumhuriyet Bayramı’mız var, ülkelerin benzer kuruluş gün, bayramları var. Ama tematik anlamda baktığınızda, çocuklara emanet edilmiş, gençlere emanet edilmiş 100 yıl önce. Bunlar, muazzam düşünceler. Ve çocuklara emanet edilen duyguya bakar mısınız? Milli egemenlik duygusuyla beraber, çocukların bayramı. Yani çocukların, aslında özgürlüğü.

Bugün neyi haykırıyoruz? ‘Filistin’de çocuklar ölmesin’ diyoruz. Ya da başka savaş olan ülkelerde çocuklar savaşlarda katledilmesin, öldürülmesin istiyoruz. Aslında dünyada her çocuğun özgürlüğünü talep ediyoruz.

Atamız ise, 1920’deki Millet Meclisi’nin kuruluşundan sonra, çocukların özgürlük duygusunu yaşayabilecekleri, hissedebilecekleri, özgürlüğün ne kadar önemli olduğunu, kula minnet etmemenin, bireysel olarak özgür olmanın, fikri hür vicdanı hür olmanın, aklın, bilimin ışığında hayata bakabilmenin bayramını ilan etmiş.

Kime etmiş? Bu cennet vatanın her köşesindeki insanın evlatlarına. Hakkari’deki çocuklarımız, Diyarbakır’daki çocuklarımıza, Artvin’deki çocuklarımıza, Edirne’deki, Kars’taki, Samsun’daki, Sivas’taki, Trabzon’daki, Antalya, Mersin, Gaziantep, Burdur, Uşak, İzmir… Fark ediyor mu? Fark etmiyor. Etnik köken fark ediyor mu? Fark etmiyor.

“23 NİSAN, MİLLETİMİZİN HER FERDİNE EMANETTİR”

86 milyon insanımızın, coşkuyla ve gururla kutlaması gereken bir bayramdır 23 Nisan. Milletimize emanettir. Milletimizin her ferdine emanettir. Siyaset vesaire, her şey bir kenara; milletimizin bir arada olma, bir olma duygusuna emanettir. Ben bu emaneti karşılamanın gururunu yaşıyorum ve burada, bu güzel anıtın önünde coşkuyla, duyguyla, yüksek duyguyla ve sorumluluk duygusuyla Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızı kutluyorum.

Elbette içim neşeyle dolu. Ama aynı zamanda, içim büyük sorumluluklarla dolu. Umarım bu memleketin evlatlarına, güzel bebelerine, çocuklarına mahcup olmayan yöneticiler oluruz. Muhtemeldir ki bir şehrin, bir ülkenin uygarlık seviyesi, çocuklarının ne kadar mutlu, huzurlu ve umutlu olduğuyla paraleldir. Biz umut ederiz ki, o çağdaşlık seviyesini bu milletin bütün evlatlarına yaşatan yöneticiler olalım.”

Resmi törenin ardından aralarında Filistin ve Ukrayna’nın da bulunduğu 15 farklı ülkeden gelen çocuklarla anı fotoğrafları çektiren İmamoğlu, İstanbul Valiliği’nin Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlediği 23 Nisan kutlama programına da katıldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/23-nisan-cocuk-bayrami-istanbulda-da-kutlandi/feed/ 0
23 Nisan mesajları: 23 Nisan çocuk bayramı kutlama mesajları… https://www.foxhaber.com.tr/23-nisan-mesajlari-23-nisan-cocuk-bayrami-kutlama-mesajlari/ https://www.foxhaber.com.tr/23-nisan-mesajlari-23-nisan-cocuk-bayrami-kutlama-mesajlari/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:37:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8212 23 Nisan,  Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışının tarihi olmasıyla birlikte Türk milletinin kendi kaderini tayin etme iradesinin ve milli egemenliğinin resmi olarak kabul edildiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 23 Nisan günü Çocuk Bayramı olarak ilan edilerek çocukları milletin geleceği olarak görmüş ve onlara olan sevgisini ve güvenini bu bayramla göstermiştir.  Bayram coşkusunu yaşayan vatandaşlar günün önemini ve anlamını belirtmek için hem sosyal medya hem de SMS yoluyla 23 Nisan mesajları paylaşıyor. 

23 NİSAN MESAJLARI

Atatürk’ün bize armağan ettiği, milli egemenliğimizin ve çocuklarımızın bayramı 23 Nisan coşkuyla kutlanmaya hazır! Bu anlamlı günü sevdiklerinizle en güzel şekilde kutlamak için en anlamlı 23 Nisan mesajlarını sizler için hazırladık.

23 Nisan, özgürlüğün ve bağımsızlığın bayramıdır. Bu değerleri korumak için elimizden geleni yapalım.
Bugün, çocukların mutluluğunu ve özgürlüğünü kutladığımız özel bir gün. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!

Çocuklarımızın geleceğe umutla baktığı, özgürlük ve mutluluğun kutlandığı en güzel gün. 23 Nisan’ı coşkuyla kutlamanız dileğiyle!

Bugün, çocukların güldüğü, umutla baktığı bir gün. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlarken, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı unutmayalım!

Çocukların gücü, umudu ve geleceği için, 23 Nisan’da sevgi ve coşkuyla yanınızdayız. Her çocuğun özgürce gülümseyebileceği bir dünya dileğiyle, mutlu bayramlar!

Çocuklarımızın yüzlerindeki tebessümler, geleceğimizin en değerli hazinesidir. Bugün, onların özgürlüğünü ve mutluluğunu kutlamak için buradayız. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlarım!

Bugün, çocukların neşesiyle aydınlanan bir gün. 23 Nisan’ı kutlarken, çocukların gözlerindeki umudu ve coşkuyu paylaşalım. Nice mutlu 23 Nisan’lara!

Çocuklarımızın hayalleri, dünyayı daha güzel bir yer haline getiren en büyük güçtür. Bugün, onların hayallerine sahip çıkma ve geleceğe umutla bakma vakti. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı coşkuyla kutlayalım!

Bugün, çocukların sevgi dolu kalpleriyle dolduğu, umudun ve mutluluğun her yere yayıldığı bir gün. 23 Nisan’da, çocuklarımızın yanında olduğumuzu ve onların her zaman destekçisi olduğumuzu hatırlatalım.

Çocuklarımızın sahip olduğu hayal gücü, dünyayı değiştirecek en büyük güçtür. Bugün, onların hayallerini destekleyelim ve geleceğe umutla bakalım. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutlarım!

Bugün, çocukların özgürlüğü ve mutluluğu için bir araya geldiği, umudun ve sevginin paylaşıldığı bir gün. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlarken, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı desteklemeye devam edelim!

ÇOCUKLARA ÖZEL 23 NİSAN KUTLAMA MESAJLARI

“Sevgili çocuklar, sizler bu milletin geleceğisiniz. Hayallerinizin peşinden koşmaktan asla vazgeçmeyin.”

“Bugün sizin bayramınız! Neşe ve coşkuyla kutlayın, hayallerinizin peşinden koşun, dünyayı güzelleştirin.”

“Sizler bizim umudumuzsunuz, geleceğimizsiniz. Her zaman size inanıyor ve sizinle gurur duyuyoruz.”

“Masumiyetiniz ve enerjiniz bize ilham veriyor. Dünyayı daha güzel bir yer haline getirmek için el ele verelim.”

“Hayallerinizin sınırlarını zorlamaktan korkmayın. Sizler her şeyi başarabilirsiniz!”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/23-nisan-mesajlari-23-nisan-cocuk-bayrami-kutlama-mesajlari/feed/ 0
TÜİK açıkladı: En popüler isimler belli oldu https://www.foxhaber.com.tr/tuik-acikladi-en-populer-isimler-belli-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/tuik-acikladi-en-populer-isimler-belli-oldu/#respond Fri, 07 Jun 2024 21:21:46 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8036 Türkiye İstatistik Kurumu’nun ‘İstatistiklerle Çocuk, 2023’ çalışması yayımlandı. Buna göre Türkiye nüfusunun yüzde 26’sını çocuk nüfus oluşturdu.
 
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 2023 yıl sonu itibarıyla, Türkiye nüfusu 85 milyon 372 bin 377 kişi iken bunun 22 milyon 206 bin 34’ünü çocuk.

ÇOCUK NÜFUS ERİYOR 

Çocuk nüfusun %51,3’ünü erkek çocuklar, %48,7’sini kız çocuklar oluşturdu. Çocuk nüfus, 1970 yılında toplam nüfusun %48,5’ini oluştururken bu oran 1990 yılında %41,8 ve 2023 yılında %26,0 oldu.
 
Nüfus projeksiyonlarına göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında %25,6, 2040 yılında %23,3, 2060 yılında %20,4 ve 2080 yılında %19,0 olacağı öngörüldü.

EN YÜKSEK ORAN ŞANLIURFA’DA 

ADNKS sonuçlarına göre illerin toplam nüfusları içindeki çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2023 yılında en yüksek çocuk nüfus oranına sahip olan il, %44,4 ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa ilini %40,5 ile Şırnak, %38,2 ile Ağrı ve Muş izledi.

1 MİLYON 35 BİNDEN FAZLA DOĞUM

Doğum istatistiklerine göre 2022 yılında canlı doğan bebek sayısı, 1 milyon 35 bin 795 oldu. Doğan bebeklerin 531 bin 946’sı erkek, 503 bin 849’u ise kız oldu. Canlı doğan bebeklerin %96,8’ini tekil, %3,1’ini ikiz, %0,1’ini ise üçüz ve daha fazla çoğul doğumlar oluşturdu.

BEKLENEN YAŞAM SÜRESİ 

Hayat Tabloları, 2020-2022 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için 77,5 yıl, erkekler için 74,8 yıl ve kadınlar için 80,3 yıl oldu.
 
Türkiye’de 7 yaşına ulaşan bir çocuğun kalan yaşam süresinin ortalama 71,4 yıl, erkek çocuklar için 68,7 yıl ve kız çocuklar için 74,1 yıl olduğu görüldü. Çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki çocuklar için bu süre 63,5 yıl oldu. Erkek çocuklar için bu süre 60,8 yıl iken kız çocuklar için 66,2 yıl oldu. Bu yaş için kız ve erkek çocuklar arasındaki beklenen yaşam süresi farkının 5,4 yıl olduğu görüldü.

EN POPÜLER İSİMLER

2023 yılında doğan bebeklere konulan en popüler erkek bebek isimleri, Alparslan, Yusuf ve Göktuğ; en popüler kız bebek isimleri ise Asel, Zeynep ve Defne oldu. Doğan erkek bebeklerin 8 bin 957’sine Alparslan, 5 bin 538’ine Yusuf, 5 bin 361’ine Göktuğ, kız bebeklerin 8 bin 114’üne Asel, 7 bin 614’üne Zeynep, 6 bin 895’ine ise Defne ismi verildi.
 
Türkiye’de 2023 yılında 0-17 yaş grubundaki çocuklarda en çok kullanılan erkek çocuk isimlerinin Yusuf, Mustafa ve Mehmet; kız çocuk isimlerinin ise Zeynep, Elif ve Yağmur olduğu görüldü.

OKULLAŞMA ORANI

Milli Eğitim Bakanlığı örgün eğitim istatistiklerine göre okul öncesi eğitim seviyesinde beş yaş net okullaşma oranının, 2021/’22 öğretim yılında %81,6 iken 2022/’23 öğretim yılında %85,0 olduğu görüldü. Beş yaş net okullaşma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran erkek çocuklar için %85,2, kız çocuklar için %84,7 oldu.
 
İlkokul seviyesinde net okullaşma oranı 2022/’23 öğretim yılında %93,8, ortaokul seviyesinde net okullaşma oranı %91,2 ve ortaöğretim seviyesinde net okullaşma oranı %91,7 oldu.

ÇOCUK EVLİLİKLERİ

Evlenme istatistiklerine göre 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarının resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002 yılında %7,3 iken bu oran 2023 yılında %1,9’a düştü. Diğer taraftan, aynı yaş grubunda olan erkek çocukların resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002 yılında %0,5 iken bu oran 2023 yılında %0,1 oldu.

Boşanma davaları sonucu, velayeti anneye verilen çocukların oranı %74,9 oldu

ÖLÜM HIZI BİNDE 9  

Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre 2009 yılında bebek ölüm hızı binde 13,9 iken 2022 yılında binde 9,2’ye düştü.

Doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı, 2009 yılında binde 17,7 iken 2022 yılında binde 11,2’ye düştü. Beş yaş altı ölüm hızı cinsiyete göre incelendiğinde, 2009-2022 yılları arasında beş yaş altı ölüm hızının erkek çocuklar için binde 18,5’ten binde 12,1’e, kız çocuklar için binde 16,8’den binde 10,2’ye düştüğü görüldü.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tuik-acikladi-en-populer-isimler-belli-oldu/feed/ 0
Velayete verilen çocuk sayısı arttı https://www.foxhaber.com.tr/velayete-verilen-cocuk-sayisi-artti/ https://www.foxhaber.com.tr/velayete-verilen-cocuk-sayisi-artti/#respond Thu, 23 May 2024 21:45:43 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7614 Türkiye’de 2023’te 565 bin 435 çift evlendi, 171 bin 881 çift boşandı, 171 bin 213 çocuk ise velayete verildi. Anne babanın ayrılığı sonrası 2010’da 96 bin 366 olan velayete verilen çocuk sayısı, 14 yılda yüzde 77,67 arttı.

Türkiye’de 2011’de 99 bin 865, 2012’de 100 bin 624, 2013’te 102 bin 120, 2014’te 107 bin 337, 2015’te 109 bin 978, 2016’da 106 bin 460, 2017’de 108 bin 297, 2018’de 125 bin 768, 2019’da 140 bin 858, 2020’de 125 bin 948, 2021’de 167 bin 188, 2022’de 181 bin 698, 2023’te 171 bin 213 çocuk velayete verildi.

SON 7 YILDA YÜZDE 58,1 ARTTI

Son yıllarda boşanma ve velayete verilen çocuk sayısındaki artış dikkati çekti. 2010’dan sonraki verilere yıllara göre velayete verilen çocuk sayısında sürekli artış gerçekleşti.

2010’da 96 bin 366 olan velayete verilen çocuk sayısı 2016’da 106 bin 460’a ulaştı. Artış 2017 yılından sonra daha fazla oldu. 128 bin 411 çiftin boşandığı 2017’de velayete verilen çocuk sayısı 108 bin 297 oldu. Son 7 yılda ise velayete verilen çocuk sayısı yüzde 58,1 arttı. 

YILLARA GÖRE BOŞANMA SAYISI

Yıllara göre 2010’da 118 bin 568, 2011’de 120 bin 117, 2012’de 123 bin 325, 2013’te 125 bin 305, 2014’te 130 bin 913, 2015’te 131 bin 830, 2016’da 126 bin 164, 2017’de 128 bin 411, 2018’de 143 bin 573, 2019’da 156 bin 587, 2020’de 136 bin 570, 2021’de 175 bin 779, 2022’de 182 bin 437, 2023’te 171 bin 881 çift boşandı.

BOŞANMALARDAKİ EN BÜYÜK NEDEN…

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, mutlu birliktelik hayaliyle başlayan evliliklerde boşanarak yollarını ayıran çiftlerin sayısında son dönemde artış yaşandığına dikkati çekti.

Çiftlerin evlilik sürecinde birbirlerinin olumlu veya olumsuz yönlerini değerlendirememesinin boşanmalardaki en büyük neden olduğunu aktaran Doç. Dr. Erdoğan “Evlilik süresinde sadece olumsuz yanları, evlilik öncesinde ise sadece olumlu yanlarını görebiliyorlar. Bu nedenle bir kişinin hem olumlu hem olumsuz yanları olabileceğini, burada birbirine saygı göstermesi gerektiğini unutuyorlar. Bu nedenle olumsuz yanlarını ön plana çıkarıyorlar. Özellikle de evliliğin ilk yıllarında boşanma vakaları artıyor. Bir diğer önemli boşanma nedeni ise bireylerin psikolojik rahatsızlıkları. Özellikle alkol ve madde kullanım bozukluğu gibi durumlar da boşanmanın en önemli nedenleri arasında ve  evliliklerin bitmesine, boşanmaların artmasına neden olabiliyor” dedi.

SİGARA VE MADDE KULLANIMI ARTABİLİYOR

Boşanma sürecinde erkek ve kadınların ruhsal etkilenmeler gösterdiğine değinen Doç. Dr. Erdoğan “Çocukları var ise çocuklarda da belli ruhsal etkilenmeler görülebiliyor. Boşanan çiftlerin çocuklarında kaygı bozuklukları, depresyon gibi hastalıklar görülebiliyor. Çocuklardaki ruhsal hastalıklar yetişkinler gibi semptomlar göstermiyor. Çökkünlük, mutsuzluk gibi belirtiler yerine daha agresif olma, okul başarısında düşme, arkadaş çevresinin değişmesi, sigara ve madde kullanımı gibi olumsuz tutumların artması gibi belirtiler verebiliyor. O nedenle özellikle boşanma sürecindeki ailelerin mutlaka çocuklarını çocuk ergen psikiyatri polikliniğine götürmelerini öneriyorum. Çocuklar bu süreçte özellikle ergen döneminde çok hassas olup, çok fazla etkilenebiliyorlar” diye konuştu.

İDRAR KAÇIRMA, YEME BOZUKLUĞU VE SİNİRLİ DAVRANIŞLAR 

Çocukların yetişkinler gibi bazen sıkıntılarını ifade edemediğini dile getiren Doç. Dr. Erdoğan “Çocuğun okul başarısı düşmeye başlıyor, okuldan kaçıyor, arkadaş çevresi değişiyor, arkadaşlarıyla kavga ediyorsa, daha sinirli, olumsuz tutumlarının artması gibi belirtiler varsa mutlaka profesyonel destek alınmasında fayda var. Özellikle de 7 yaşına kadar olan çocuklarda idrar kaçırma, yemek yeme bozukluğu gibi farklı belirtiler görülebiliyor” dedi. 

EVLİLİĞİN OLUMSUZ BİR ŞEY OLDUĞU İNANCI OLUŞUYOR

Boşanan çiftlerin çocuklarının ilerleyen hayatlarında evlilik ile ilgili düşüncelerinin etkilendiğini aktaran Doç. Dr. Erdoğan, “İleriki yaşlarda evliliğe tutumları olumsuz olabiliyor. Özellikle ailelerin çocukların yanında yaptığı yoğun kavga, saygısız davranışları ilerleyen yıllarda bu bireylerin evliliğin olumsuz ya da kötü bir şey olduğu inancının oluşmasına neden olabiliyor. Bu da bireylerin evlilikten uzak kalmasına, yalnızlaşmasına, ikili ilişki kurmada zorluklara neden olabiliyor” diye konuştu.

‘BOŞANMA KARARINDA ÇOCUĞA ‘ETKİSİNİN OLMADIĞI’ MESAJI VERİN’

Boşanma aşamasındaki ebeveynlere tavsiyede bulunan Doç. Dr. Erdoğan, “Boşanma aşamasında çiftler, bu kararın iki yetişkinin kararı olduğu ve çocuğun etkisinin olmadığı mesajını çocuğa çok iyi şekilde vermeli. Çocukların bu durumlarda kendini suçlama, ‘Acaba benim yüzümden mi boşanıyorlar, benim yaptığım bir davranış mı buna neden oldu’ gibi inanışları olabiliyor. Bunun iki yetişkinin kararı olduğu, çocuğun bu kararda herhangi bir etkisinin olmadığı özellikle belirtilmeli. Her iki tarafın boşansalar da ayrı yaşasalar da çocuğu sevecekleri, ona destek olacakları yönünde mesaj vermeleri önemli. Çocukla ilgili sıkıntı gözlemlendiğinde çocuk ergen psikiyatriden destek alınmasını öneriyorum.” 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/velayete-verilen-cocuk-sayisi-artti/feed/ 0
Lina’nın cesedi derin dondurucuda bulunmuştu! Mahkemeden emsal karar https://www.foxhaber.com.tr/linanin-cesedi-derin-dondurucuda-bulunmustu-mahkemeden-emsal-karar/ https://www.foxhaber.com.tr/linanin-cesedi-derin-dondurucuda-bulunmustu-mahkemeden-emsal-karar/#respond Sun, 12 May 2024 21:51:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7226 Abdurrahman Erbay’dan 2021’de ayrılıp, 2022’de ise resmi olarak boşanan Melisa İlhan (33), kızları Lina Nazlı ve 1,5 yaşındaki Naime Ceyda ile okul arkadaşı Muhabbet Toz adlı kadının yanına taşındı.

‘FUHUŞA ZORLADI’ İDDİASI

Bu süreçte çocukları alıkonulup, fuhşa zorlandığını öne süren Melisa İlhan, 2022 yılı Eylül ayında eski eşi ile polise giderek şikayetçi oldu. Şikayetinin ardından bir televizyon programına katılan Melisa İlhan, çocuklarını aradığını söyledi.

CESEDİ DERİN DONDURUCUDA SAKLADI

Programı arayan bir kişi, Melisa İlhan’ın küçük kızı Naime Ceyda’ya baktığını belirtip, çocuğu polise teslim etti. Polisi arayan Muhabbet Toz’un sevgilisi Mehmet Aksu ise Lina Nazlı’nın öldüğünü ve cesedinin Seyrantepe Mahallesi’ndeki bir giyim mağazasındaki derin dondurucuda saklandığını belirtti.

27 Eylül 2022’de adreste yapılan aramada Lina Nazlı’nın derin dondurucudaki cesedine ulaşıldı. Olayın ardından gözaltına alınan Mehmet Aksu ile Muhabbet Toz, tutuklandı.

KARAR DURUŞMASI GÖRÜLDÜ

Haklarında ağırlaştırılmış müebbet ve 28 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan Mehmet Aksu ve Muhabbet Toz’un yargılanmalarına 1’inci Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi. Bugün görülen davanın karar duruşmasına sanıklar tutuklu bulundukları cezaevinden SEGBİS yöntemiyle katıldı. Duruşmada ayrıca Lina Nazlı’nın babası Abdurrahman Erbay ile avukatları da yer aldı.

“BEDELİNİ ÖDÜYORUM”

Duruşmada daha önceki beyanlarını tekrar eden tutuklu sanık Muhabbet Toz, son sözü sorulduğunda pişman olduğunu dile getirdi. 

Mehmet Aksu ise kendisi gördüğünde Lina’nın ölmüş olduğunu ve tahliyesini istediğini belirterek, “Çocuğa eziyet eden herkes ceza çeksin. Annesinin terk ettiği bir çocuk vardı. Dışarıda farklı işlerde koşmaması lazım annenin. Bu çocuk uzun süre orada kaldı. Ben yurt dışına kaçabilirdim Muhabbet’i de kaçırırdım ama adalete güvendiğim için kaldım. Sorumluların yargılanacağını düşündüm. Olayın olduğu gün keşke teslim olsaydım. Bunun bedelini ödüyorum. Eğer gerçekten adalet varsa o annenin yargılanması lazım. Bir anne çocuğunu bakıcıya bırakıp geçemez. Çocuk ailenin umurlarında değildi. Tamam bir çocuk öldü çocuklara kim eziyet ediyorsa ceza alsın ancak çocuğun annesi ve babası sorumludur. Olay günü ben eve gittiğimde çocuk zaten vefat etmişti” dedi.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Mahkeme heyeti, sanık Muhabbet Toz hakkında; ‘Beden ve ruh sağlığı yönünden kendisini savunamayacak çocuğu kasten öldürme’ suçundan indirim uygulamadan ağırlaştırılmış müebbet ve ayrıca ‘çocuğa eziyet’ suçundan 7 yıl hapis cezası verdi.

Mahkeme heyeti sanık Mehmet Aksu hakkında ise, ‘Kasten öldürmeye yardım’ suçundan 20 yıl ve ‘Çocuğa eziyet’ suçundan 7 yıl hapis cezası vererek, indirim uygulamadı.

“HİÇBİRİNE İNDİRİM UYGULANMADI”

Duruşma çıkışında konuşan Lina Nazlı’nın babasının avukatı Ayça Kara Sığırcı, mahkemenin kararının yerinde olduğunu belirterek, “Biz bu çocukların bu toplumda huzurlu bir hayat sürmesi için mücadele ediyoruz. El birliği ile biz aslında çocuğun hakkını aramak için yola çıkarken güzel bir sonuç elde ettik. Sanıkların birisi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve çocuğa eziyet suçundan 7 yıl, diğer sanık hakkında da kasten öldürmeye iştirakten 20 yıl ve aynı çocuğa eziyet suçundan 7 yıl olarak toplamda 27 yıl ceza verdi. Hiç birine indirim uygulamadı” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/linanin-cesedi-derin-dondurucuda-bulunmustu-mahkemeden-emsal-karar/feed/ 0
2 Nisan Otizm Farkındalık Günü: Otizm nedir, belirtileri nelerdir? https://www.foxhaber.com.tr/2-nisan-otizm-farkindalik-gunu-otizm-nedir-belirtileri-nelerdir/ https://www.foxhaber.com.tr/2-nisan-otizm-farkindalik-gunu-otizm-nedir-belirtileri-nelerdir/#respond Fri, 10 May 2024 21:33:47 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7138 Her 40 çocuktan birinde otizm spektrum bozukluğu belirtileri bulunurken, uzmanlar otizmin sıklıkla 1 ila 3 yaş arasında görüldüğüne dikkat çekiyor. Otizm belirtileri arasında başlıca olarak geriliği ve göz teması kuramamak geliyor.

2 NİSAN DÜNYA OTİZM FARKINDALIK GÜNÜ

2 Nisan, Birleşmiş Milletler tarafından 2008 yılında otizm konusunda farkındalık yaratmak ve otizm ile ilgili sorunlara çözüm bulmak amacıyla “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak ilan etti.

OTİZM FARKINDALIK GÜNÜ TARİHÇESİ

2 Nisan, tüm dünyada otizm konusunda farkındalık yaratarak otizmden kaynaklanan sorunlara çözümler yaratmak amacıyla, 2008 yılında Birleşmiş Milletler tarafından “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak ilan edildi. Her yıl, “Otizm Farkındalık Ayı” olan Nisan ayı boyunca dünya genelinde otizmin sorunlarını ve çözümleri konuşuluyor, araştırmaların teşvik edilmesi ve erken teşhisle tedavinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.

OTİZM NEDİR?

Otizm spektrum bozukluğu, doğuştan gelen ya da yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan, diğerleriyle iletişim kurmayı zorlaştıran ve engelleyen, karmaşık bir nöro-gelişimsel bozukluk olarak tarif edilir.

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU BELİRTİLERİ

Otizm en erken 8 aylıkken bulgu verir. 18 aylıkken testlerle tarama yapıldığında sonuç alınır. Güvenilir bir klinik tanı için 3 yaşı bitirmesi beklenmelidir. Göz teması, seslenildiğinde dönüp bakması ve işaret etmesi normal gelişim açısından önemlidir. Belirtileri otizmle karışan hastalıklar vardır. Özellikle dil sorunlarının bazı formları örtüşür.

– Göz kontağı kuramama,

– Yaşıtlarıyla arkadaşlık kuramama,

– Diğerleriyle eğlence, ilgi veya başarıyı paylaşmaya karşı ilgisizlik,

– Empati eksikliği. Otistikler, diğerlerinin acı ve üzüntü gibi duygularını anlamada zorluk çekebilirler,

– Konuşmayı öğrenememe veya konuşmada gecikme. Otistiklerin % 40’ı asla konuşmaz,

– Sohbet etmeye başlamada zorlanma ya da başlamış bir konuşmayı sürdürmede zorlanma,

– Kalıplaşmış veya sürekli tekrarlanan konuşma,

– Aynı şeyleri yapmakta ısrar, rutine sıkı bağlılık,

– Duyusal az veya çok uyarılma,

– Dinleyicilerinin bakış açısını anlamada zorlanma. Örnek vermek gerekirse, karşısındaki kişinin yaptığı espriyi anlamayabilir. Kelimeleri algılayıp anlar ama ima edileni anlayamaz.

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU ÇEŞİTLERİ

Üç tip otizm spektrum bozukluğu vardır:

Otizm

Buna bazen “klasik” otizm denir. “Otizm” kelimesini duyunca çoğu insan böyle düşünüyor. Otistik bozukluğu olan kişilerde genellikle önemli dil gecikmeleri, sosyal ve iletişim sorunları ve sıra dışı davranışlar ve ilgi alanları vardır. Otistik bozukluğu olan birçok kişi de zihinsel engellidir.

Asperger Sendromu

Asperger sendromu olan kişilerde genellikle daha hafif otistik bozukluk belirtileri vardır. Sosyal zorlukları, sıra dışı davranışları ve ilgileri olabilir. Ancak, genellikle dil veya zihinsel engellilik sorunları yoktur.

Yaygın Gelişimsel Bozukluk

Buna bazen “atipik otizm” veya PDD-NOS denir. Otistik bozukluk veya Asperger sendromu için bazı kriterlere uyan, ancak hepsine uymayan kişilere atipik otizm teşhisi konulabilir. Bu insanlar genellikle otistik bozukluğu olanlara göre daha az ve daha hafif semptomlara sahiptir. Belirtiler sadece sosyal ve iletişim sorunlarına neden olabilir.

OTİZM TEDAVİSİ

Şu anda otizm spektrum bozukluğu (OSB) için tek bir standart tedavi yoktur. Ancak semptomları en aza indirmenin ve yetenekleri en üst düzeye çıkarmanın birçok yolu vardır. OSB’li kişiler, uygun tedaviler ve müdahalelerle, tüm yeteneklerini ve becerilerini kullanma şansına sahip olurlar.

En etkili tedaviler ve müdahaleler her insan için genellikle farklıdır. Bazı durumlarda, tedavi otizmi olan kişilerin normal insanlar gibi yaşam sürmesine yardımcı olabilir. Bu amaçla davranışsal eğitim ve özel terapiler uygulanır. Uygulanacak tedavinin aileye uygun olması da önemlidir. Konuşma terapisi, motor yetenekleri artırmaya yönelik terapiler, sosyal ileşim becerisini kazandırmaya yönelik terapiler uygulanan tedaviler arasındadır.

İlaçlar, depresyon, dikkat eksikliği-hiperaktivite, obsesif kompulsif bozukluk gibi otizme eşlik eden durumlarda kullanılabilir.

İLK BELİRTİLERİ GÖZDEN KAÇIRMAYIN

Çocuk Nöroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Yasemin Topçu, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında otizm spektrum bozukluğuna ilişkin bilgiler verdi. Doç. Dr. Yasemin Topçu, nörogelişimsel bozukluk olan otizm hastalığının nedeninin tam bilinmediğini vurgulayarak, “Otizm bebeklik çağında başlayan, çocukluk çağında da görülebilen bir hastalıktır. Otizmde genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğu bilinir. Genetik faktörlerin özel bir önemi vardır ama genetik kökenli olmayan da birçok otizm vakası kanıtlanmıştır. Genetik demek anne ya da babada otizm bulunması demek değildir. Çünkü DNA üzerinde nedeni bilinmeyen bir şekilde ortaya çıkan küçük farklılıklar, anne karnında çocuk gelişirken otizme neden olabiliyor. Çevresel faktörlerde otizme neden olan en önemli sebeplerden biri ise annenin gebelikte geçirdiği hastalıklar ve enfeksiyonlar başta olmak üzere kullandığı ilaçlardır” diye konuştu.

“Çevresel faktörler ve mental gerilik riski artırıyor”

Otizmli çocukların etkilendiği genetik ve çevresel faktörleri Doç. Dr. Topçu, şöyle açıkladı: “Anne karnında radyasyona maruz kalmak, anne ve babanın 40 yaş üstünde olması, erken doğum öyküsünün olması yani 35 haftadan önce ve 2.5 gramın altında doğması çevresel faktörler arasındadır. Bir diğer çevresel faktörler de yeni doğan döneminde yoğun bakımda kalma öyküsü ve kimyasal materyalin yoğun olduğu bölgelerde yaşamaktır. Cep telefonu, tablet ve televizyon gibi teknolojik iletişim araçlarına fazla maruz kalmaları ve sosyal çevreden uzak büyüyen çocuklarda özellikle bu risk faktörü otizmi tetikleyebiliyor. Genetik faktörlere sebebiyet veren durumlar ise Frajil X sendromu, tüberoskleroz gibi bazı özel hastalık gruplarıdır. Sadece mental geriliği olan hastalıklarda da otizm sık olarak görülebiliyor”.

“Konuşma geriliği ve göz temasına dikkat”

Doç. Dr. Topçu, son yıllarda yapılan çalışmalarda 40 çocuktan birinde otizm görüldüğünü ifade ederek, belirtilerini şu şekilde sıraladı: “Otizm sıklıkla 1 ila 3 yaş arasında görülür. Otizmli çocukların en çok ortaya çıkan belirtileri konuşma geriliği ve göz teması kuramamalarıdır. Hastaların 2 aylıktan itibaren başlaması gereken sosyal gülümsemesinin olmaması, agulama gibi konuşma basamaklarının gecikmesi, 1 yaşına geldiğinde çocukların anlamlı bir kelime çıkaramıyor olması, kucağa alınmaktan hoşlanmıyor olması ilk belirtiler olarak ortaya çıkıyor. Dokunmaya hiç cevap vermezler ya da aşırı tepki verirler, oyun çağına geldiği zaman yaşıtlarına ilgi duymazlar ve yaşıtlarıyla birlikte oyun oynamak istemezler. Özellikle senaryoda, oyun kurmada sorun yaşarlar ve cümle kuramazlar. Otizm dediğinizde akla gelen en önemli özellik olan sosyal ve iletişim, etkileşimde kısıtlılık olması, ortak dikkati sağlayamaması ve sosyal hayata uyum sağlayamamasıdır. Günümüzde otizm konusundaki farkındalık arttı. Çünkü aileler artık bilgiye çok kolay ulaşabiliyor ve çocuklarındaki değişimi daha erken fark edebiliyor”.

“Her çocukta belirtiler birbirinden farklı”

Her otizmli bireyin semptomlarının birbirinden farklı olduğunu belirten Doç. Dr. Topçu, “Otizm spektrum bozukluğu denmesinin nedeni belirtilerin ve semptomların farklı veya ağırlık derecesine göre sınıflandırılıyor olmasıdır. Yani bir çocukta bir tek bulgu varken bazı çocuklarda iki ya da üç bulgu olabilir. Hiçbir olgu birbirinin standardı ya da eşi değildir, farklı bulguları bir arada gösterebilir. Otizmli çocukların mental kapasitesi ne kadar iyiyse tedaviden o kadar yarar görürler. Çünkü mental yani zihinsel gerilikle otizm yaklaşık yüzde 30 ila 40 vakada birlikte olabiliyor. O yüzden de mental kapasite ve dil gelişimi ne kadar iyiyse tedaviden yarar görme ihtimali o kadar yüksek oluyor. Erken teşhis de çok önemlidir. Çocuğun durumunda bir farklılık oluştuğu anda mutlaka bir nöroloji, psikiyatr ve psikolog takibinde olması gerekiyor. Fark edilir edilmez çocuğun hangi gelişim alanında gerilik varsa o yönde çocuğa uyarı verilmesi özellikle gerekiyor. Otizm spektrum bozukluğunun ana birim sırasındaki tedavisi bireysel eğitim yani davranış eğitimi ve yapılandırılmasıdır. Daha sonra gelen seçenekler ise eğer otizme eşlik eden dikkat eksikliği, davranış bozukluğu, dürtüsellik, depresyon gibi ekstra psikolojik belirtiler varsa tedavi edilmesi gerekiyor. Aynı zamanda son dönemde özellikle daha çok ön plana çıkan vitamin destekleri, Omega3 desteği, probiyotikler ve diyet uygulamaları var. Fakat vitamin ve probiyotiklerle ilgili bilgilerimiz çok kısıtlı. Ama genel olarak bir çocuğun eğer bağırsak sistemi ile ilgili kabızlık gibi bir sıkıntısı varsa, kilo almasında ve gelişiminde bir problem varsa biz bu çocukların diyetinin gözden geçirilmesini öneriyoruz. Fakat günümüzde kullanılan yoğun diyet uygulamalarının aslında otizm üzerine kanıtlanmış net bir etkisi yok. Ancak ketojenik diyetin özellikle ağır otizmi olan, davranış bozukluğu olan çocuklarda etkili olduğunu gösteren bazı bilgiler var. Özellikle bazı epilepsi türlerinin de otizm gibi belirti verebileceğini, davranış bozukluğuyla gelebileceğini ve otizm spektrum bozukluğu adı altında hasta araştırırken mutlaka nöroloji değerlendirmenin yapılması gerektiğini öneriyoruz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/2-nisan-otizm-farkindalik-gunu-otizm-nedir-belirtileri-nelerdir/feed/ 0
Merve Veziroğlu’nu bıçaklayan eşi için istenen ceza belli oldu https://www.foxhaber.com.tr/merve-veziroglunu-bicaklayan-esi-icin-istenen-ceza-belli-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/merve-veziroglunu-bicaklayan-esi-icin-istenen-ceza-belli-oldu/#respond Wed, 01 May 2024 21:39:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6809 Yunus Yıldırım, eşi sosyal medya fenomeni Merve Veziroğlu’nu 58 yerinden bıçaklamıştı. Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Yunus Yıldırım cezaevinden getirildi. Duruşmada Merve Veziroğlu ve taraf avukatları hazır bulundu.

“ALDIRDIĞIN ÇOCUK BENDEN DEĞİL MİYDİ?”

Duruşmada savunma yapan sanık Yunus Yıldırım, “Sabah eşimle beraber kalktık. Kahvaltı hazırladık. Aramızda tartışma başladı. “Senden çocuk yapmak istemiyorum” dedi. Daha önce de kürtaj olmuştu. Bu durumu hazmedemedim. Ağzına geleni söyledi bana. “Aldırdığın çocuk benden değil miydi” dedim. ‘Hayır değildi’ dedi. Kahvaltıyı hazırladığımız bıçağı aldım. Hala bana bir şeyler söylüyordu. İlk o bıçağı elimden almaya çalışırken. Benim parmaklarım kesildi. Boğazımı sıktı. Şimdi takipçi kazanmak için medyaya çıkıyor. Ben isteyerek yapsam 112’yi aramam. 1 buçuk yıldır evliyiz. Daha önce de tartışmalarız oldu. Evlendikten sonra hamile kaldıktan sonra “Sen çocuğa sevinmedin boşanmak istiyorum” dedi. “Çocuk senden değildi, ben aldırdım” dedi. Sanık Yunus Yıldırım, evlenmeden önce zengin olduğunu, bıçaklama olayı olmadan 1 hafta önce ise inşaatta amele olduğunu söyledi.

“BEN SENİ BURADA ÖLDÜRSEM BİLE 5-6 AY YATAR ÇIKARIM”

Duruşmada söz verilen Merve Veziroğlu, “Söylenen şeylerin hepsi yalan. Çok sinirli, öfkeli bir insan. Sürekli psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldım. Uzun süre tehdit etti. Bir gün önce işten ayrılmıştı. O gün çok sinirli geldi. Ertesi gün kalktık hala çok sinirliydi. Yanıma geldiğinde bana “Yüklü miktarda para verebilir misin” dedi. Ben hiç bir şekilde eşimi aldatmadım. Ben zaten fiziksel olarak onunla mücadele edebilecek bir insan değilim. Kahvaltıyı hazırladım. Bıçağı mutfağa bıraktım. Beni içeri çağırdı. Kapıları kapattı. Perdeleri kapattı. İlk olarak beni fiziksel olarak hırpaladı. “Ben seni burada öldürsem bile 5-6 ay yatar çıkarım” dedi. Kedileri içerideki odaya kapattı. Mutfağa gidip elinde bıçakla geldi. Korkuyla yorganı etrafıma sardım. Kurtulmaya çalışırken kafama darbe aldım. Sonra bıçakladı beni. Her yerimi kesti. Ben çocuğu aldırtmamak için çok mücadele verdim” şeklinde konuştu. Merve Yıldırım’ın sözlerinin ardından sanık Yunus Yıldırım, “Sen çocuk katilisin” dedi.

30 YILA KADAR HAPİS TALEBİ

Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, kullanılan aletin niteliği itibariyle öldürmeye elverişli olması, darbe sayısı, darbe yerleri, meydana gelen yaralanmanın niteliğini de göz önüne alarak, sanığın öldürme kastıyla hareket ederek yatak odasına kilitledikten sonra eylemini gerçekleştirdiği, her ne kadar sanık haksız tahrik ve meşru savunma hükümlerinden faydalanmak üzere savunmalarda bulunmuş ise de, katılan beyan ve dosya kapsamından bunların uygulanma koşullarının da bulunmadığı anlaşıldığını belirtti. Sanık Yunus Yıldırım’ın ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan 2 yıldan 10 yıla kadar, ‘Eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan ise 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi.

Ara kararını açıklayan Mahkeme heyeti, sanığın savunma yapması için süre vererek duruşmayı erteledi.

İDDİANAME

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede sanık Yunus Yıldırım’ın “eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüsö ve “hürriyetinden yoksun kılmaö suçlarından 34 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep edilmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/merve-veziroglunu-bicaklayan-esi-icin-istenen-ceza-belli-oldu/feed/ 0
Korkunç bilanço: 14 bin çocuk öldü… https://www.foxhaber.com.tr/korkunc-bilanco-14-bin-cocuk-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/korkunc-bilanco-14-bin-cocuk-oldu/#respond Wed, 17 Apr 2024 21:42:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6234 Gazze’deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan açıklamada, İsrail’in Gazze’ye 165 gündür sürdürdüğü saldırılara ilişkin bilgi verildi.

Açıklamada, İsrail ordusunun “7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde 2 bin 807 katliam gerçekleştirdiği” bildirildi.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında 14 bin çocuk ve 9 bin 220 kadının hayatını kaybettiği belirtildi.

Açıklamada, 7 bin kişinin enkaz altında veya kayıp olduğu belirtilirken, hastanelere ulaşan ölülerin sayısının 31 bin 819 olduğu, 73 bin 934 kişinin yaralandığı hatırlatıldı.

Gazze’de İsrail saldırılarına maruz kalanların yüzde 72’sinin kadın ve çocuk olduğuna vurgu yapıldı.

ÇOCUKLAR YETERSİZ BESLENME NEDENİYLE ÖLÜYOR

İsrail’in halkı zorla aç ve susuz bıraktığı ve insani yardımların girişini engelleyerek insani felakete sebep olduğu Gazze’de 27 çocuğun yetersiz beslenme ve sıvı kaybı nedeniyle hayatını kaybettiği aktarıldı.

İsrail ordusunun 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye 70 bin tondan fazla patlayıcıyla saldırı düzenlediği vurgulandı.

Açıklamada, sağlık sektörünü de hedef alan İsrail saldırılarında Gazze’de 364 sağlık çalışanı ve 48 sivil savunma görevlisinin yaşamını yitirdiği kaydedildi.

Gazze’de 135 gazetecinin İsrail saldırılarında öldüğüne dikkati çekildi.

İsrail saldırıları nedeniyle Gazze’de 17 bin çocuğun ebeveynlerinden biri veya her ikisinden yoksun şekilde yaşadığı vurgulandı.

Hayati tehlikesi bulunan ve Gazze dışında tedavi edilmesi gereken yaralı sayısının 11 bin olduğu, yetersiz sağlık hizmeti nedeniyle 10 bin kanser hastasının ölüm tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğuna dikkat çekildi.

700 BİN KİŞİDE BULAŞICI HASTALIK TESPİT EDİLDİ

Yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı kalabalık barınma merkezlerindeki gayriinsani duruma işaret edilerek, yerinden edilme sonucu 700 bin bulaşıcı hastalık ve 8 binden fazla “Hepatit A” vakasının tespit edildiği bilgisi verildi.

Gazze’de sağlık bakımı verilemediği için 60 bin hamile kadının, ilaç eksikliği nedeniyle de kronik hastalığı bulunan 350 bin kişinin hayati tehlikesinin olduğu belirtildi.

İsrail güçlerinin 269 sağlık çalışanı ve 10 gazeteciyi alıkoyduğu, 2,3 milyon nüfuslu Gazze Şeridi’nde 2 milyon kişinin yerinden edildiği vurgulandı.

İsrail’in Gazze’deki saldırılarında 70 bin konutun tamamen yıkıldığı, toplamda ise 290 bin konutun zarar görerek oturulamaz durumda olduğu bilgisi paylaşıldı.

İsrail ordusunun, 168 hükümet tesisi ile 100 okul ve üniversiteyi yerle bir ettiği, 305 okul ve üniversitenin ise kısmen zarar gördüğü kaydedildi.

İsrail ordusunun Gazze’de 224’ünü tümüyle yıktığı 290 camiye zarar verdiği ve 3 kiliseyi hedef alarak yıkımına neden olduğu bildirildi.

Gazze’de İsrail’in 155 sağlık kuruluşunu hedef aldığı, 53 sağlık merkezi ile 32 hastaneyi hizmet dışı bıraktığı, 126 ambulansı da kullanılmaz hale getirdiği belirtildi.

İsrail’in Filistin’in kültürel mirasını da hedef aldığı, Gazze’de 200 tarihi ve kültürel varlığı yıktığı aktarıldı.

ÇOCUKLAR YIKIM ARASINDA YİYECEK ARIYOR

Filistin resmi haber ajansı WAFA, Gazze Şeridi’nin güneyinde evlerine ekmek götürmek için tezgah açan çocukların görüntüsünü, “Gazze’ye yönelik savaş Filistinli çocukları seyyar satıcı olmaya mecbur bıraktı” başlığıyla yayımladı.

Gazze’nin kuzeyinden güneye sığınan Muhammed Şeleh, ailelerine katkı için seyyar satıcı olan çocuklara işaret ederek, “Bu çocuklar, dışarıda görebildiğiniz dünyadaki diğer çocuklara benzemiyorlar. Çünkü çocuklar oyun oynar ve okuluna gider.” dedi.

Yerinden edilmiş Filistinli Said Halil de çocuklarıyla açtığı küçük tezgahta rızıklarını aradıklarını ifade etti.

Kendilerine yardımların ulaşamadığından şikayet eden Halil, Gazze’de yerinden edilmiş insanlara yardım ulaştığına dair anlatılanların doğru olmadığını söyledi.

Gelen yardımlardan çok az insanın yararlanabildiği ve kendilerine ulaşan bir şey olmadığını dile getiren Halil, oturarak beklemek yerine küçük çocuklarıyla açtıkları tezgahta para kazanmaya çalıştığını kaydetti.

Küçük tezgahta başörtü satan 13 yaşındaki Muhammed Yusuf da Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinden göç etmek zorunda kaldıklarını belirtti.

Seyyar satıcı çocuklardan Ömer et-Tahravi ise halihazırda babasının geçimini sağlayacağı hiçbir geliri olmadığı için seyyar satıcılık yaptığını ifade etti.

Tahravi, gün boyunca elde ettiği kazancıyla akşam eve yiyecek götürdüğünü kaydetti.

Seyyar satıcı çocuklardan Ahmed en-Nevacihe de babasının öldüğünü, amcasıyla açtıkları tezgahta kazandıklarıyla ailesini geçindirmeye çalıştığını anlattı.

GAZZE’DE NELER YAŞANDI?

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 13 bin 500’ü çocuk, 9 bini kadın olmak üzere 31 bin 819 Filistinli öldürüldü, 73 bin 934 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/korkunc-bilanco-14-bin-cocuk-oldu/feed/ 0
Partnerinizin iyi bir ebeveyn olamayacağına dair 4 önemli işaret https://www.foxhaber.com.tr/partnerinizin-iyi-bir-ebeveyn-olamayacagina-dair-4-onemli-isaret/ https://www.foxhaber.com.tr/partnerinizin-iyi-bir-ebeveyn-olamayacagina-dair-4-onemli-isaret/#respond Mon, 15 Apr 2024 09:06:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6125 Uzun vadeli ilişkiler genellikle evlenme, birlikte yaşama ve çocuk sahibi olma gibi büyük dönüm noktalarıyla tanımlanır.

Partnerinizden ayrılmayı seçebilir, taşınabilir veya boşanabilirsiniz, ancak çocuklar ömür boyu sürecek bir bağlılıktır. Duygusal açıdan olgunlaşmamış biriyle birlikte ebeveynlik yapmak ise bir kabusa dönüşebilir.

ABD’de yaşayan lisanslı evlilik ve aile terapisti olan Annie Wright, bir ilişkide balayı aşamasından sonraki dönemin “insanların nasıl bir ebeveyn olabileceklerinin daha doğru bir göstergesi” olduğunu söyledi.

Hem terapist hem de ebeveyn olarak konuşan Wright, çocuk sahibi olmanın her türlü sorunu “bir milyon kat” artırdığını söyledi.

Terapist, bir kişinin ebeveyn olarak nasıl olacağını tam olarak bilmenin mümkün olmadığını söylerken, stres veya sıkıntı zamanlarında nasıl tepki verdiklerine dikkat etmenin gelecekte birlikte neler bekleyeceğiniz konusunda çok şey söyleyebileceğini aktardı.

İşte uzmana göre, bir partnerin ebeveyn olmaya hazır olmadığına dair dört önemli tehlike işareti…

1. ÖFKE SORUNLARI VAR

Herkes günlük hayatında stresli anlar yaşar. Ancak duygularını kontrol etmekte zorlanan bir partnerle birlikteyseniz eğer öfkesini bağırarak ifade ediyorsa, Wright, “muhtemelen uygun temelin ne olduğunu yeniden hayal etmeniz” gerektiğini söylüyor.

Ancak kişisel olarak bundan rahatsız olmasanız bile gelecekteki çocuğunuz farklı bir hikaye. Wright, “Eğer bağıran, ayağını yere vuran, bir şeyler fırlatan, duvarlara delik açan, patlayıcı öfkeye sahip bir partner varsa, bu bir çocuk için çok korkutucu olacaktır” dedi.

Dahası, tepkisel bir ebeveynin, çocuğun kendi duygularıyla nasıl baş ettiğini ve gelecekteki romantik partnerlerinden veya arkadaşlarından nasıl davranılmayı hak ettiğine inandığını etkileyebileceğini söyledi.

2. KENDİSİNİ VE BAŞKALARINI ELEŞTİRİR

Wright’a göre partneriniz sürekli olarak size, arkadaşlarınıza veya kendisine kusurları gösteriyorsa bu, çocuğunuza aynı şekilde davranacaklarının oldukça iyi bir işaretidir.

Kendi klinik deneyimiyle ilgili olarak “Asla çok şefkatli, sıcak, kendini kabul eden bir insanın dönüp sonra çocuğuna karşı inanılmaz derecede eleştirel, sert ve yargılayıcı hale geldiğini göremezsiniz” dedi.

Partnerinizin başkaları hakkında nasıl konuştuğuna, onları nasıl yargıladığına ve bunu ne sıklıkta yaptıklarına dikkat etmenizi söyledi. Masum hatalar yüzünden başkalarını alay edilmeye değer gören insanlar, muhtemelen aşırı derecede eleştirel ve mükemmeliyetçi ebeveynler haline gelirler.

3. DEĞİŞİM VEYA HAYAL KIRIKLIĞIYLA BAŞ EDEMEZ

Wright, birçok insanın balayı döneminde veya yalnızca en iyi taraflarınızın sergilendiği dönemde inanılmaz derecede romantik partnerler olabileceğini söylerken çünkü “bu gerçek hayat değil” diye ekledi.

Terapist, “İşler yolunda gitmediğinde nasıl tepki verecekleri, hayat yolunda nasıl olabileceklerini yansıtabilir. Kendinizi hasta hissediyorsanız ve partnerinizle seks yapamıyorsanız, buna saygı mı duyacaklar yoksa kendinizi kötü hissetmenize mi sebep olacaklar? Ailenizle ilgili bir acil durum ortaya çıkarsa ve aylardır planladığınız pahalı bir etkinliğe gidemezseniz, nasıl olduğunuzu kontrol edecekler mi yoksa acele edecek başka birini mi bulacaklar? Bizimle ne kadar empati kuruyorlar, buna karşılık bizi ne kadar utandırıp suçluyorlar?” dedi.

4. GERÇEKTEN İHTİYACINIZ OLDUĞUNDA YARDIMCI OLURLAR

Sağlıklı bir ilişkide çiftler saygılı bir şekilde tartışır ve zor zamanlarda birbirlerine destek olurlar. Ancak siz işte stresli olduğunuzda partneriniz zaten uzlaşma ya da evde biraz daha fazla iş yapma gibi konularda beceriksizse, Wright, çocuklar için durumun daha da kötüleşeceğini, çünkü çocukların herhangi bir duygusal açıdan yoksun ebeveynler haline gelebileceklerini ve herhangi bir şeyle etkileşime girmek istemediklerini söyledi.

Ayrıca yaşlandıkça hayatın hastalık, kaza veya aileden ölüm gibi hoş olmayan sürprizlerle dolu olduğunu söyleyerek, “Koşullar ideal olmadığında bu kişinin kim olduğu, onun bir ebeveyn olarak veya ebeveyn olmayan biri olarak kim olabileceğine ışık tutabilir” diye ekledi.

Hiçbir zaman birlikte çocuk sahibi olamasanız bile, partnerinizin onlara saygı ve nezaketle davranmadığından şüphelenmek, başlangıçta yanlış bir ilişki içinde olduğunuzun işareti olabilir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/partnerinizin-iyi-bir-ebeveyn-olamayacagina-dair-4-onemli-isaret/feed/ 0
Boşandıktan sonra öğrendi… Çocuklarının babası kuzeni çıktı https://www.foxhaber.com.tr/bosandiktan-sonra-ogrendi-cocuklarinin-babasi-kuzeni-cikti/ https://www.foxhaber.com.tr/bosandiktan-sonra-ogrendi-cocuklarinin-babasi-kuzeni-cikti/#respond Mon, 08 Apr 2024 21:33:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5846 Antalya’da bir otelin mutfağında çalışan Hüseyin A., 17 yıldır evli olduğu eşi 3 çocuk annesi Ş.T. (33) ile geçen yıl ekim ayında anlaşmalı olarak boşandı. Boşanmanın ardından Hüseyin A, komşularının, çocukları için DNA testi yaptırmasını söylemesi üzerine avukatı aracılığıyla Antalya 13’üncü Aile Mahkemesi’ne babalık davası açtı.

Mahkeme, çocuklar E.A. (15), H.A. (12) ve E.A.’nın (9) DNA testlerinin yapılması için Antalya Adli Tıp Grup Başkanlığı’ndan inceleme istedi. Çocuklardan alınan örnekleri inceleyen biyoloji ihtisas dairesi, DNA profil karşılaştırması sonucunu geçen ay mahkemeye gönderdi. Sonuçlara göre Hüseyin A.’nın, oğlu E.A.’nın yüzde 99,99 ihtimalle biyolojik babası olduğu tespit edildi. Hüseyin A.’nın kızları H.A. ile E.A. için ise biyolojik babalığı reddedildi.

‘EŞİMLE YILLARDIR ANLAŞAMIYORDUK’

DNA test sonuçlarının ardından 3 çocuktan 2’sinin kendisinden olmadığını öğrendiğini DHA’ya anlatan Hüseyin A., “Eşimle yıllardır anlaşamıyorduk. Sonra anlaşmalı boşanmaya karar verdik. Boşandıktan 3 gün sonra komşumdan bir telefon geldi. ‘Senin kuzenin yıllardır senin evine girip çıkıyordu. Çocuklarına bir DNA testi yaptır’ dedi. Ben de bunun üzerine avukatım aracılığıyla babalık davası açtım. DNA testleri Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Bunun sonucunda 3 çocuğumdan 15 yaşındaki oğlum benden çıktı. 12 ve 9 yaşlarındaki kız çocuklarının biyolojik babası ben olmadığım netleşti. Eski eşime DNA test sonuçlarından sonra ‘Çocukların babası kim?’ diye sorduğumda, ‘senin kuzenin M.K.’ diye cevap verdi” dedi.

’12 YIL DOST HAYATI YAŞAMIŞLAR’

Yaşadıklarının ardından ruh sağlığının bozulduğunu ifade eden Hüseyin A., şunları söyledi:

‘Eski eşim önce ‘Bana tecavüz etti’ dedi, ama 12 yıl dost hayatı yaşamışlar. Benim evimde, benim soframda, benim yatağımda yıllarca dost hayatı yaşamışlar. Ben otelden gelip, akşam da inşaatlarda çalışmaya gittiğimde bunlar evde hayatlarını sürdürmüşler. Bu beni psikolojik olarak yıktı. Komşularımın hepsi kuzenimin eve girip çıktığını görmüşler, ama akrabam olduğu için böyle bir şeye ihtimal vermemişler. Boşandıktan sonra bana bilgi verdiler. Gece geldiğini, balkonda oturduklarını, kahve içtiklerini görmüşler, ama öz kuzenim olduğu için farklı düşünmemişler.”

‘O ÇOCUKLARIN GELECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM’

Çocukların, şimdiye kadar babalarının kendisi olduğunu bildiklerini söyleyen Hüseyin A., “Çocuklar bu yaşa kadar beni baba olarak bildiler. Bu çocukların hiçbir suçu günahı yok. Ama karşı taraf kabul etmiyor. ‘Çocukların benden olduğu ne belli?’ diyor. Kendilerinden eminlerse DNA testi yaptırsınlar. Bu çocukların hayatı ve geleceği söz konusu. Ben şimdiye kadar biyolojik babaları değildim, ama bu çocuklara babalık yaptım. Bu çocukların gereken, ne yapılması gerekiyorsa adaletten bunu bekliyorum. O çocukların geleceği, hayatlarını düşünüyorum. Çünkü soy bağı reddedilecek. Psikolojik olarak o çocuklar çökecek. Ben yıllardır çalışıp çabaladığım, emeklerimin boşa gitmesini istemiyorum. Boşanma döneminde çocukları bana göstermediler. Çocuklar beni reddetti. Annelerinin söylediklerini yapmaya başladılar. 15 yaşındaki oğluma durumu anlattım, o şimdi benimle yaşıyor” diye konuştu.

MÜSTEHCEN FOTOĞRAFLARINI AKRABALARINA GÖNDERMİŞ

Kendine ait müstehcen fotoğrafları, eski eşinin akrabalarına gönderdiğini belirten Hüseyin A., “Eski eşim, boşanma aşamamızda, benim çıplak fotoğraflarımı telefonumdan alarak bütün tanıdıklara gösterdi. Beni rezil etmeye çalışarak insan içine çıkamaz hale getirmeyi amaçladı. Bu fotoğrafları bazı akrabalarıma da WhatsAppp’tan göndererek beni rezil etmeye çalıştı. Bununla ilgili de özel hayatın gizliliği ihlal suçundan suç duyurusunda bulunduk” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bosandiktan-sonra-ogrendi-cocuklarinin-babasi-kuzeni-cikti/feed/ 0
70 yıldır demir bir kafeste yaşıyordu… Paul Alexander hayatını kaybetti https://www.foxhaber.com.tr/70-yildir-demir-bir-kafeste-yasiyordu-paul-alexander-hayatini-kaybetti/ https://www.foxhaber.com.tr/70-yildir-demir-bir-kafeste-yasiyordu-paul-alexander-hayatini-kaybetti/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:36:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5805 Paul Alexander, 1952’de altı yaşındayken çocuk felci geçirdi. Alexander’ın boyundan aşağısı felç kaldı ve kendi başına nefes alamayınca yetmiş yılı aşkın bir süre boyunca, yeni teknolojiler ortaya çıksa bile, nefes almak için demir bir makineye güvendi.

Demir akciğer makinesi adı verilen bir çeşit demir bir kapsül Alexander’ın hayatta kalmasını sağladı.

Organizatör ve engelli hakları aktivisti Christopher Ulmer, Alexander’ın GoFundMe sayfasında yazarak şunları söyledi: ”Paul Alexander dün vefat etti. Çocukken çocuk felcini atlattıktan sonra 70 yıldan fazla bir süre demirden bir akciğerin içinde yaşadı. Bu süre zarfında Paul üniversiteye gitti, avukat ve bir yazar oldu. Hikâyesi çok uzaklara yayıldı ve dünyanın her yerindeki insanları olumlu bir şekilde etkiledi. Paul, hatırlanmaya devam edecek inanılmaz bir rol modeldi.”

ÜNİVERSİTE BİTİRDİ, AVUKAT OLDU, KİTAP YAZDI

Ulmer’in de belirttiği gibi Alexander’ın kararlılığı onun bir dizi dikkate değer başarıya imza atmasını sağladı. 21 yaşındayken Dallas’ta bir liseden derslere bizzat katılmadan mezun olan ilk kişi oldu.

Üniversite yönetiminde yaşadığı birçok zorluktan sonra Dallas’taki Southern Methodist Üniversitesi’ne kabul edildi ve ardından Austin’deki Texas Üniversitesi’nde hukuk fakültesine girdi.

Bir duruşma avukatı olma hayallerinin peşinden gitti ve mahkemede müvekkillerini üç parçalı bir takım elbise ve felçli vücudunu dik tutan değiştirilmiş bir tekerlekli sandalye ile temsil etti.

Ayrıca engelli hakları için bir oturma eylemi düzenledi ve kendi anı kitabını yayınladı.

155 sayfalık kitabın tamamlanması beş yıl sürdü; Alexander her kelimeyi bir sopaya iliştirilmiş bir kalemle yazdı.

DEMİR KAPSÜLDEN VAZGEÇMEDİ

Alexander, anne ve babasından, erkek kardeşinden ve hatta 2015’te hava sızdırmaya başlayan orijinal demir akciğerinden daha uzun yaşadı, ancak YouTube’da yardım için yalvardığı bir videonun ardından tamirci Brady Richards tarafından onarıldı.

Büyük sarı metal bir kutu olan ventilatör, hastaların boyunlarına sıkıca tutturulmuş bir şekilde içeride uzanmalarını gerektiriyor.

Hastanedeyken doktorlar, makineyi kapatıp onu dışarı çıkmaya zorlayarak Paul’ün kendi başına nefes almasını sağlamaya çalıştı, daha modern ventilatörler önerildi ancak Alexander, alıştığı için demir akciğer makinesini kullanmaya devam etti.

Alexander üniversitedeyken daha sonra nişanlandığı Claire ile tanıştı. Annesinin kızıyla konuşmasını nasıl yasakladığını anlattı. Daha sonra ise bakıcısı, yani kendi deyimiyle ‘kolları ve bacakları’ olan Kathy Gaines ile yakın bir ilişki kurdu. Gaines, Alexander hukuk fakültesinden mezun olduktan sonra yardım etmeye başlamış ve onu otuz yıldan fazla bir süre desteklemişti.

Çocuk felci, merkezi sinir sisteminin solunum fonksiyonunu etkileyen ve kas güçsüzlüğüne ve felce neden olabilen bulaşıcı bir viral hastalıktır. Kirlenmiş su ve yiyecekler yoluyla veya enfekte bir kişiyle temas yoluyla bulaşır.

1950’li yıllarda kullanılmaya başlanan aşının yaygınlaşmasıyla birlikte dünya genelinde büyük ölçüde önüne geçildi. Hastalık bugün sadece dört ülkede endemik olmaya devam ediyor: Nijerya, Pakistan ve Afganistan.

Yaklaşık 20 yıllık kapsamlı bir kampanyanın ardından yakın zamanda Hindistan’da da çocuk felci yok edildi ve sürekli ağızdan ve enjekte edilen aşılarla salgın başarılı bir şekilde sona erdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/70-yildir-demir-bir-kafeste-yasiyordu-paul-alexander-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Lösemiyi yenip hemşire oldu: Kanserli çocukların umudu https://www.foxhaber.com.tr/losemiyi-yenip-hemsire-oldu-kanserli-cocuklarin-umudu/ https://www.foxhaber.com.tr/losemiyi-yenip-hemsire-oldu-kanserli-cocuklarin-umudu/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:36:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5581 Antalya’da yaşayan Merve Yıldırım’a 2008 yılında Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) teşhisi konuldu. Akdeniz Üniversitesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniği’nde tedaviye alınan Yıldırım, 2 yıl yoğun tedavi gördü.

Hem moralini yüksek tutan hem de tedavilerini aksatmayan Merve Yıldırım, 2010 yılında lösemiyi yendi. Tedavisi boyunca ev ve hastane arasında mekik dokuyan Yıldırım, hemşirelerin yaklaşımından etkilenerek onları idol olarak gördü.

2013 yılında Akdeniz Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi’ni kazanan Merve Yıldırım, 2017’de başarıyla mezun olarak hemşire oldu.

KPSS ile Akdeniz Üniversitesi’ne atanan Yıldırım, 2017 yılı ekim ayından itibaren Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniği’nde hemşirelik yapmaya başladı.

Kendisi gibi kanser tanısı alan çocuklara yaşadığı deneyimleri anlatıp tedavisini yapan hemşire Yıldırım, kanserli çocukların umudu oldu.

“LÖSEV’İN SAYFASINDA İYİLEŞME ORANININ YÜZDE 90-95 OLDUĞUNU ÖĞRENDİM”

14 yaşındayken lösemi tanısı aldığını hatırlatan Merve Yıldırım, yaşadığı zorlu süreci anlattı.

Başlarda hastalığını bilmediğini belirten Yıldırım, “Annemler, sadece kanımda mikrop olduğunu söylemişti. 2 ay sonrasında eve gittiğimde tesadüfen Google’da hastalığı arattım. Kanser olduğumu öğrendim. Tesadüfen karşıma LÖSEV’in sayfası çıktı.

Orada hastalığımın adı, evreleri, yaşam ve kurtulma şansı gibi bilgiler mevcuttu. Yüzde 90-95 iyileşme oranı olduğunu, çocukluk çağı en çok görülen kanserlerden biri olduğunu öğrenince rahatladım. Sadece ‘Kanser olduğumu neden söylemediniz’ diye aileme ağladım.

Sonrasında ‘Ben öleceğim, başıma şu ya da bu gelecek’ diye çok fazla düşünmedim. Tedavi olduğum dönemde kaybettiğim arkadaşlarım oldu. Birlikte aynı odada kaldığım, vefatını öğrendiğim çocuklar oldu. Bu süreç insanı ister istemez etkiliyor ama ben ‘Başaracağım. Bu işin üstesinden geleceğim. Ben bu kanseri yeneceğim’ demiştim. Nitekim dediğim gibi oldu. 2 yıl yoğun tedavi sonucunda her şey temiz çıktı” dedi.

‘SÜRECİ ATLATMAYI MORALE VE BESLENMEYE BORÇLUYUM’

Düzenli periyodlarla hala tetkiklerini yaptırdığını aktaran Yıldırım, “Kendi birimimde çalıştığım için en ufak hasta olsam kan veriyorum. Tedaviden sonraki ilk 5 yıl çok önemli. 5 yıl en ufak bir şeyde ‘başa mı döndük’ diye süreçler oluyor ama her geçen yıl bu süreci aza indirdiğimi düşünüyorum. Hayata daha pozitif bakıyorum. Ergenlik dönemimde ilaçların etkisiyle sinirli oluyordum, ama isyankar tavrım olmadı. Onlar ne derse onu yaptım. Hem doktorların hem de ailemin sözünden çıkmadım. Hocam, ‘Bu hastalığın yüzde 50’si moralse, yüzde 50’si de kesin beslenme’ dedi. Bu süreci atlatmayı morale ve beslenmeme borçluyum” diye konuştu.

‘HİKAYEMDEN ÇOK ETKİLENİYORLAR’

Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniği’ne gelen çocuklarla sık sık konuştuğunu aktaran Merve Yıldırım, “Başta damar yolu açtırmıyor, kolunu uzatmıyor, yardımcı olmuyorlar. Birebirken ‘Ben de böyle şeylerden geçtim. Bunları yaşadım. Seni gayet iyi anlıyorum. Çok haklısın senin yanındayım’ diye yaklaşıyorum.

Çocuklar ve özellikle anneler benim hastalık geçirdiğimi, bu bölümde çalıştığımı öğrenince hikayemden çok etkileniyorlar. Umutsuzluğa, kararsızlığa düştüklerinde hemen onları telkin etmeye çalışıyorum. Onlar da çok mutlu oluyor. Karşılarında tedavisi bitmiş iyileşmiş, bu mesleğe kendisini adamış birini görüyorlar. Çocuklara umut olmak, şifa vermek için buradayım” diye konuştu.

HEM HASTALARA UMUT OLDU HEM DE ANNE

Tedavi gördüğü sırada Birsen ve Hayriye hemşireleri idol olarak gördüğünü aktaran Merve Yıldırım, “Ben inat ettim. Bu işin en ustası, en üstü neyse onu olacağım dedim. 2013’te Akdeniz Üniversitesi Hemşirelik Fakültesini kazandım. 2017’de mezun oldum. 1 ay sonra hastanenin ataması vardı. KPSS ile buraya atandım. Ekimde işe başladım. Yüksek lisansımı da yaptım.

Akademiye geçsem olurdu ama hastalardan kopmayı içim el vermedi. Birebir hastayla çalışmak çok başka bir duygu. Hastalara umut oluyorum. Elimden geldiğince onlara yardımcı olmaya çalışıyorum. Sonraki hayatımda evlendim. 2 yaşında bir kızım var. O da gayet iyi ve sağlıklı, mutlu” dedi.

‘ASLA PES ETMESİNLER’

Kendisi gibi kanser olan çocukların ve ailelerinin asla pes etmemesi gerektiğini vurgulayan Merve Yıldırım, “En önemlisi moral. ‘Ben bunu başaracağım, bunu yapacağım’ desinler. Gerçekten zorlu bir süreç. En önemlisi morali yüksek tutması. Tedaviyi reddetmemesi, bütün denilenleri yapması.

Ben kendimi su içmeye, yemek yemeye zorluyordum. Çünkü insan su içmek, yemek yemek bile istemiyor. O dönemde zaten psikolojin alt seviyede oluyor. Asla pes etmesinler. Kanser bizden büyük değil, biz kanserden büyüğüz” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/losemiyi-yenip-hemsire-oldu-kanserli-cocuklarin-umudu/feed/ 0
Belçikalı bakanlar: İsrail Eurovision’dan menedilmeli https://www.foxhaber.com.tr/belcikali-bakanlar-israil-eurovisiondan-menedilmeli/ https://www.foxhaber.com.tr/belcikali-bakanlar-israil-eurovisiondan-menedilmeli/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:15:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5280 Belçikalı iki bakan, İsrail’in Gazze’de sivillere yönelik saldırıları sürdükçe Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmaması gerektiğini düşündüklerini bildirdi.

Avrupa ülkelerinden, “İsrail’in Eurovision’dan menedilmesi” yönünde gelen çağrılara Belçikalı bakanlar da katıldı.

Ülkedeki bölgesel hükümetlerden Valonya-Brüksel Federasyonunun Çocuk, Sağlık, Kültür, Medya ve Kadın Hakları Bakanı Benedicte Linard, X hesabından İsrail’in Eurovision’a katılımıyla ilgili açıklama yaptı.

Linard, “Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrasında yarışmalardan ve Eurovision’dan dışlanması gibi İsrail’in de başta çocuklar olmak üzere, binlerce kişinin ölümüne yol açan apaçık uluslararası hukuk ihlallerine son verene kadar dışlanması gerekiyor” ifadesini kullandı.

Belçika basınına göre Linard, dün parlamentodaki bir oturumda da Belçika’nın Fransızca yayın yapan radyo ve televizyon kuruluşu RTBF’ye bu yönde bir talepte bulunacağını belirterek “Gazze’deki savaş devam ettiği sürece İsrail’in katılımını yasaklama sorumluluğunu üstlenmek, organizatörlere aittir.” değerlendirmesinde bulundu.

Linard’ın çağrısına Flaman Hükümeti’nin Brüksel İşleri, Gençlik, Medya ve Yolsuzlukla Mücadele Bakanı Benjamin Dalle de destek verdi.

AFlaman basınına göre Dalle, İsrail’in Gazze’de kadınlar ve çocukların da aralarında olduğu masum sivilleri öldürdüğü sürece Eurovision’dan menedilmesi gerektiğini söyledi.
Flaman bakan, “Böylesine harika, birleştirici bir kutlamanın, uluslararası insancıl hukuku ve çocuk haklarını bu ölçekte ihlal eden bir katılımcıyla yapılması kabul edilemez.” ifadesini kullandı.

ÇAĞRILAR GİDEREK ARTIYOR

Fransa’yı 2023 Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil eden Fas asıllı Kanadalı şarkıcı La Zarra, 10 Ocak’ta İsrail’in şarkı yarışmasından menedilmesi çağrısında bulunarak “Maalesef bir kez daha Filistin halkına yönelik katliamla, soykırımla, Batı Şeria ve Lübnan’da saldırılarla karşı karşıyayız” ifadesini kullanmıştı.

İsveç’te aralarında sanatçılar ve müzik endüstrisi yetkililerinin de yer aldığı 1000 kişi 10 Ocak’ta imza toplayarak “İsrail’in Eurovision Şarkı Yarışması’ndan menedilmesini” istemişti. Sanatçılar, İsrail’in katılımının engellenmemesi durumunda İsveç’in yarışmadan çekilmesini talep etmişti.

İspanya azınlık sol koalisyon hükümetine dışarıdan destek veren sol görüşlü Podemos Partisi de 1 Ocak’ta yaptığı açıklamada, Gazze’de sivil ayrımı gözetmeksizin yaptığı saldırılar nedeniyle İsrail’in Eurovision Şarkı Yarışması’ndan ihraç edilmesi talebinde bulunmuştu.

İzlanda’da da müzisyenler derneği Aralık 2023’te ulusal yayın kuruluşu RUV’nin 2024 Eurovision yarışmasından çekilmesi çağrısı yapmıştı. İzlanda Yazar ve Bestekarlar Topluluğu (FTT), RUV’den “masum çocukların ve sivillerin öldürülmesine ve savaşa karşı durmasını” talep etmişti. FTT, Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya’nın 2022’de Eurovision’dan menedildiğini hatırlatarak İsrail’in katılması halinde 2024 Eurovision’un boykot edilmesini istemişti.

İSRAİL ŞARKININ SÖZLERİNİ DEĞİŞTİRMİŞTİ

İsrail’in Eurovision’dan menedilmesi çağrıları devam ederken İsrail’in yarışmaya katılmayı planladığı “October Rain” (Ekim Yağmuru) adlı, Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırısına atıfta bulunan şarkı, Avrupa Yayın Birliği (EBU) tarafından siyasi mesaj içerdiği gerekçesiyle reddedilmişti.

Bunun üzerine İsrail şarkıda değişiklikler yaparak ismini “Dance Forever” (Sonsuza dek dans et) yapsa da bu şarkı da aynı gerekçeyle geri çevrilmişti. Son olarak İsrail yarışmaya “Hurricane” (Kasırga) adlı şarkıyla katılacağını duyurmuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/belcikali-bakanlar-israil-eurovisiondan-menedilmeli/feed/ 0
Özel yurtta cinsel istismar skandalı: Öğrenciler rezaleti tek tek anlattı https://www.foxhaber.com.tr/ozel-yurtta-cinsel-istismar-skandali-ogrenciler-rezaleti-tek-tek-anlatti/ https://www.foxhaber.com.tr/ozel-yurtta-cinsel-istismar-skandali-ogrenciler-rezaleti-tek-tek-anlatti/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:51:20 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5160 Antalya Alanya’da özel bir yurtta görevli eğitmen G.R.U.’nun, geçen yıl 14 yaş altındaki 5 erkek öğrenciye cinsel istismarda bulunduğu iddia edildi.

Şikayet sonrası ifadesi alınıp, serbest bırakılan G.R.U. hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, suç duyurusunda bulundu.

Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile G.R.U., 21 Kasım 2023’te yeniden gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen G.R.U., tutuklandı.

10 MAĞDUR ÇOCUK OLDUĞU ANLAŞILDI

Olayla ilgili yürütülen soruşturma ve alınan ifadeler kapsamında taciz ve istismara uğrayan öğrenci sayısının 10 olduğu tespit edildi.

G.R.U. hakkında 9 öğrenciye yönelik ‘sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel istismar’, ‘çocuğa karşı cinsel taciz’, ‘çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri vermek ya da bunların içeriğini göstermek’, 1 öğrenciye yönelik ise ‘nitelikli cinsel istismar’ suçlamasıyla toplam 94 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

İddianame, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

ÖĞRENCİLERİN İFADELERİ İDDİANAMEDE

İddianamede öğrencilerin ifadeleri de yer aldı. Öğrenciler, G.R.U.’nun özel bölgelerine dokunduğunu, müstehcen tekliflerde bulunduğunu, cinsel çağrışım uyandırabilecek oyun oynattığını, kendisine karşı konulduğunda fiziksel şiddet uyguladığını, müstehcen içerikli videolar izletip, o konularda konuştuğunu, bazı çocukları ‘karı-koca’ şeklinde eşleştirdiğini, ‘gel seni karım yapayım’ dediğini beyan etti.

‘KİMSE DUYMASIN DİYE ELEKTRİK SÜPÜRGESİNİ AÇTI’

Bir başka öğrenci ise ifadesinde, G.R.U.’nun kendisini yatakhaneye götürdüğünü, kimse duymasın diye elektrik süpürgesini açıp istismarda bulunduğunu söyledi.

Aynı öğrenci, G.R.U.’nun diğer öğrencilere yönelik de müstehcen söylemlerde bulunduğunu duyduğunu kaydetti.

‘ZAMAN ZAMAN ÇOCUKLARLA ŞAKALAŞMAKTAYIM’

G.R.U. ise ifadesinde, “Zaman zaman çocuklarla şakalaşmaktayım. Şakalaşma esnasında ‘karım’ şeklinde söylemde bulunmuştum. Bunu cinsel bir amaçla yapmadım, özel bölgelerine dokunmadım” dedi.

CEP TELEFONU İNCELENDİ

G.R.U.’nun cep telefonu incelemesinde, müstehcen internet sitelerine girildiği, müstehcen sosyal medya siteleri ve gruplarına üye olunduğu, cihaz içerisinde müstehcen görüntülerin kayıtlı olduğu, ifşa videolarının paylaşıldığı internet sitelerine girildiği, erkek erkeğe müstehcen görüntülerin kayıtlı olduğu, sosyal medya üzerinden erkeklerle cinsel içerikli yazışmalar ve fotoğraf paylaşımları olduğu, çocukların beyanına ilişkin başkalarıyla küfürlü mesajlaşmalar olduğu ve sosyal medyada 4 farklı kullanıcı hesabı bulunduğu tespit edildi.

HIRSIZLIK, DARP, ATATÜRK’E HAKARET İDDİALARI

Ek olarak alınan bazı ifadelerde de G.R.U.’nun çocuklara zorla hırsızlık yaptırdığı, birbirlerinin çantalarından eşya aldırıp, kendisine getirttiği, kantinden çocukların parasıyla kendisine bir şeyler aldırttığı, telefondan oynadığı oyuna çocukların parasıyla eşya almak için para yüklettiği, oyunda yenildiği zaman da sinirlenip, çocuklara vurduğu, Atatürk’e hakaret ettiği iddiaları da yer aldı.

Diğer yandan G.R.U.’nun öğrencilere uyguladığı şiddet, bir öğrencinin cep telefonu kaydı ile ortaya çıktı. Görüntülerde G.R.U.’nun öğrencilere bağırdığı ve vurduğu anlar yer aldı.

‘OĞLUMA CİNSEL İLİŞKİ TEKLİF ETMİŞ’

Adının açıklanmasını istemeyen bir öğrenci velisi olayla ilgili açıklamada bulundu.

Veli, “Oğlum, taciz olayını yeğenlerime anlatmış. Biz de o gün öğrendik. Beni binanın arka tarafına çektiler. ‘Teyze bir şey söyleyeceğiz’ dediler ve söylediler. O anda beynimden aşağı kaynar sular döküldü. Çocuklardan isimleri aldım. Gerçekliğini öğrenmeye çalıştım. O anda sinirlenerek G.R.U.’yu aradım. Hoca, ‘Öyle bir şey yok’ dedi. 5 dakika sonra yurda gittik. G.R.U. kaçmıştı. Oğlum bize olayların çok defa yaşandığını anlattı. Oğlum, G.R.U.’nun kendisine de cinsel ilişki teklif ettiğini ve kabul etmeyince çok kötü davrandığını söyledi. Dayak olayları da çıktı. Bir videoda dayak anı görülüyor. Normalde de geldiği günden beri bütün çocuklara dayak atıyormuş. Herkes dayak yiyormuş” dedi.

‘NE KADAR KÖTÜ ŞEY VARSA ÇOCUKLARA YAPMIŞ, YAPTIRMIŞ’

Çocukların parasal ihtiyaçlarına yetemez olduklarını anlatan veli, “G.R.U.’nun çocukların parasıyla kantinden istediğini aldığını, çocukların eşyalarını çaldığını biliyorum. Her türlü şiddet var. Psikolojik şiddet var. Dayak var, hırsızlık var. G.R.U. ne kadar kötü şey varsa çocuklara yapmış, yaptırmış. Oğlum ilk senesinde yurttan çok memnundu. Ben de memnundum ama ta ki bu G.R.U. gelene kadar. G.R.U. geldikten sonra çocuğumun psikolojisi bozuldu. Çocuğum öyle olunca benim de bozuldu. Gerçekten psikolojim altüst. Şu an yıkık bir enkaz gibiyim” diye konuştu.

‘BİR SÜRÜ ÇOCUĞUN MAĞDUR OLDUĞUNU ÖĞRENDİK’

Mağdur çocuklardan birinin yakını da şunları anlattı:

-Bize geldi, yaşananları anlattı. Kaldığı yurtta tecavüz, taciz, hırsızlık, cinsel içerikli videolar izletildiğini, söyledi.

-Bunu 1 kişi yapıyormuş. Daha sonra yurda gittik, konuştuk ama şahsın orada olmadığını söylediler.

-Şikayette bulunduk ve soruşturma süreci başladı. Bu süreçte kendi çocuğumuzun arkasını ararken; bir sürü çocuğun mağdur olduğunu öğrendik.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozel-yurtta-cinsel-istismar-skandali-ogrenciler-rezaleti-tek-tek-anlatti/feed/ 0
Özel yurtta cinsel istismar skandalı: Öğrenciler rezaleti tek tek anlatı https://www.foxhaber.com.tr/ozel-yurtta-cinsel-istismar-skandali-ogrenciler-rezaleti-tek-tek-anlati/ https://www.foxhaber.com.tr/ozel-yurtta-cinsel-istismar-skandali-ogrenciler-rezaleti-tek-tek-anlati/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:45:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5154 Antalya Alanya’da özel bir yurtta görevli eğitmen G.R.U.’nun, geçen yıl 14 yaş altındaki 5 erkek öğrenciye cinsel istismarda bulunduğu iddia edildi.

Şikayet sonrası ifadesi alınıp, serbest bırakılan G.R.U. hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, suç duyurusunda bulundu.

Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile G.R.U., 21 Kasım 2023’te yeniden gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen G.R.U., tutuklandı.

10 MAĞDUR ÇOCUK OLDUĞU ANLAŞILDI

Olayla ilgili yürütülen soruşturma ve alınan ifadeler kapsamında taciz ve istismara uğrayan öğrenci sayısının 10 olduğu tespit edildi.

G.R.U. hakkında 9 öğrenciye yönelik ‘sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel istismar’, ‘çocuğa karşı cinsel taciz’, ‘çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri vermek ya da bunların içeriğini göstermek’, 1 öğrenciye yönelik ise ‘nitelikli cinsel istismar’ suçlamasıyla toplam 94 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

İddianame, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

ÖĞRENCİLERİN İFADELERİ İDDİANAMEDE

İddianamede öğrencilerin ifadeleri de yer aldı. Öğrenciler, G.R.U.’nun özel bölgelerine dokunduğunu, müstehcen tekliflerde bulunduğunu, cinsel çağrışım uyandırabilecek oyun oynattığını, kendisine karşı konulduğunda fiziksel şiddet uyguladığını, müstehcen içerikli videolar izletip, o konularda konuştuğunu, bazı çocukları ‘karı-koca’ şeklinde eşleştirdiğini, ‘gel seni karım yapayım’ dediğini beyan etti.

‘KİMSE DUYMASIN DİYE ELEKTRİK SÜPÜRGESİNİ AÇTI’

Bir başka öğrenci ise ifadesinde, G.R.U.’nun kendisini yatakhaneye götürdüğünü, kimse duymasın diye elektrik süpürgesini açıp istismarda bulunduğunu söyledi. Aynı öğrenci, G.R.U.’nun diğer öğrencilere yönelik de müstehcen söylemlerde bulunduğunu duyduğunu kaydetti.

‘ZAMAN ZAMAN ÇOCUKLARLA ŞAKALAŞMAKTAYIM’

G.R.U. ise ifadesinde, “Zaman zaman çocuklarla şakalaşmaktayım. Şakalaşma esnasında ‘karım’ şeklinde söylemde bulunmuştum. Bunu cinsel bir amaçla yapmadım, özel bölgelerine dokunmadım” dedi.

CEP TELEFONU İNCELENDİ

G.R.U.’nun cep telefonu incelemesinde, müstehcen internet sitelerine girildiği, müstehcen sosyal medya siteleri ve gruplarına üye olunduğu, cihaz içerisinde müstehcen görüntülerin kayıtlı olduğu, ifşa videolarının paylaşıldığı internet sitelerine girildiği, erkek erkeğe müstehcen görüntülerin kayıtlı olduğu, sosyal medya üzerinden erkeklerle cinsel içerikli yazışmalar ve fotoğraf paylaşımları olduğu, çocukların beyanına ilişkin başkalarıyla küfürlü mesajlaşmalar olduğu ve sosyal medyada 4 farklı kullanıcı hesabı bulunduğu tespit edildi.

HIRSIZLIK, DARP, ATATÜRK’E HAKARET İDDİALARI

Ek olarak alınan bazı ifadelerde de G.R.U.’nun çocuklara zorla hırsızlık yaptırdığı, birbirlerinin çantalarından eşya aldırıp, kendisine getirttiği, kantinden çocukların parasıyla kendisine bir şeyler aldırttığı, telefondan oynadığı oyuna çocukların parasıyla eşya almak için para yüklettiği, oyunda yenildiği zaman da sinirlenip, çocuklara vurduğu, Atatürk’e hakaret ettiği iddiaları da yer aldı.

Diğer yandan G.R.U.’nun öğrencilere uyguladığı şiddet, bir öğrencinin cep telefonu kaydı ile ortaya çıktı. Görüntülerde G.R.U.’nun öğrencilere bağırdığı ve vurduğu anlar yer aldı.

‘OĞLUMA CİNSEL İLİŞKİ TEKLİF ETMİŞ’

Adının açıklanmasını istemeyen bir öğrenci velisi olayla ilgili açıklamada bulundu.

Veli, “Oğlum, taciz olayını yeğenlerime anlatmış. Biz de o gün öğrendik. Beni binanın arka tarafına çektiler. ‘Teyze bir şey söyleyeceğiz’ dediler ve söylediler. O anda beynimden aşağı kaynar sular döküldü. Çocuklardan isimleri aldım. Gerçekliğini öğrenmeye çalıştım. O anda sinirlenerek G.R.U.’yu aradım. Hoca, ‘Öyle bir şey yok’ dedi. 5 dakika sonra yurda gittik. G.R.U. kaçmıştı. Oğlum bize olayların çok defa yaşandığını anlattı. Oğlum, G.R.U.’nun kendisine de cinsel ilişki teklif ettiğini ve kabul etmeyince çok kötü davrandığını söyledi. Dayak olayları da çıktı. Bir videoda dayak anı görülüyor. Normalde de geldiği günden beri bütün çocuklara dayak atıyormuş. Herkes dayak yiyormuş” dedi.

‘NE KADAR KÖTÜ ŞEY VARSA ÇOCUKLARA YAPMIŞ, YAPTIRMIŞ’

Çocukların parasal ihtiyaçlarına yetemez olduklarını anlatan veli, “G.R.U.’nun çocukların parasıyla kantinden istediğini aldığını, çocukların eşyalarını çaldığını biliyorum. Her türlü şiddet var. Psikolojik şiddet var. Dayak var, hırsızlık var. G.R.U. ne kadar kötü şey varsa çocuklara yapmış, yaptırmış. Oğlum ilk senesinde yurttan çok memnundu. Ben de memnundum ama ta ki bu G.R.U. gelene kadar. G.R.U. geldikten sonra çocuğumun psikolojisi bozuldu. Çocuğum öyle olunca benim de bozuldu. Gerçekten psikolojim altüst. Şu an yıkık bir enkaz gibiyim” diye konuştu.

‘BİR SÜRÜ ÇOCUĞUN MAĞDUR OLDUĞUNU ÖĞRENDİK’

Mağdur çocuklardan birinin yakını da şunları anlattı:

-Bize geldi, yaşananları anlattı. Kaldığı yurtta tecavüz, taciz, hırsızlık, cinsel içerikli videolar izletildiğini, söyledi.

-Bunu 1 kişi yapıyormuş. Daha sonra yurda gittik, konuştuk ama şahsın orada olmadığını söylediler. Şikayette bulunduk ve soruşturma süreci başladı. Bu süreçte kendi çocuğumuzun arkasını ararken; bir sürü çocuğun mağdur olduğunu öğrendik.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozel-yurtta-cinsel-istismar-skandali-ogrenciler-rezaleti-tek-tek-anlati/feed/ 0
Çocuk hastalara ketamin enjekte etmişti… Salih Zoroğlu kendisini savundu https://www.foxhaber.com.tr/cocuk-hastalara-ketamin-enjekte-etmisti-salih-zoroglu-kendisini-savundu/ https://www.foxhaber.com.tr/cocuk-hastalara-ketamin-enjekte-etmisti-salih-zoroglu-kendisini-savundu/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:54:21 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4675 İstanbul Bakırköy’de bulunan çocuk psikiyatri kliniğine gelen çocuklara ketamin vererek, onları aileleri tarafından taciz edildiğine inandıran ve çocuklara aile içi taciz teşhisi koyduktan sonra aileleri tehdit ettiği ve şantaj yaptığı iddiası ile tutuklanan Prof. Dr. Süleyman Salih Zoroğlu’nun yargılamasına devam edildi.

Bakırköy 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanık Süleyman Salih Zoroğlu ve Ahmet Aktaş ile tutuksuz yargılanan Zoroğlu’nun eşinin de bulunduğu 4 tutuksuz sanık, bir kısım müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Öte yandan Sağlık Bakanlığı tarafından Zoroğlu’nun yanında psikolog olarak çalışanların eğitim ve tescil bilgileri mahkemenin talebi üzerine gönderildi. Buna göre klinikte psikolog olarak çalışan sanık Ahmet Aktaş ve sanık Zeynep Akgül’ün bakanlık sisteminde eğitim ve tescil bilgilerini bulunmadığına yer verildi.

“100 HASTAMDA ÇOKLU KİŞİLİK BOZUKLUĞU VARDI”

Savunmasına Türkiye’de çoklu kişilik bozukluğu teşhisi konulmuş ilk iki teşhiste cinsel taciz görüldüğünü belirterek başlayan Zoroğlu, mesleki geçmişini, tıp sınavında Türkiye 2’ncisi olduğunu anlattı. Aile içi cinsel istismara uğrayan gençlerdeki travmanın çoklu kişilik bozukluğuna (ÇKB) neden olduğunu anlatan Zoroğlu, “cin, şeytan görmenin” de bir çeşit ÇKB olduğunu belirtti.

Zoroğlu savunmasında, “2020’de Bakırköy’de muayenehane açtım. 27 ay çalıştım. 3 bin hastamın 100 tanesinde ÇKB vardı. Bana gelen ve teşhis koyduğum çocukların 11 tanesi başka doktorlardan ÇKB teşhisiyle geldi zaten. Aileleri tehdit etmedim, tacizi bırakmaları gerektiğini söyledim. ‘İlk görüşmede ÇKB teşhisi koyuldu’ gibi bir şey de yok” dedi.

“TORBACI DEĞİLİM PROFESÖRÜM”

Çocuklara ketamin enjekte ettiği yönündeki iddialara da yanıt veren Zoroğlu, “Ketamin konusunda sanki uyuşturucu madde üretip satıyormuşum gibi anlatılmış. Ketamini sınırlı bir alanda ağır depresyonda ve intihar girişiminde bulunanlarda kullandık. Ketamin 20 yıldır depresyon tedavisinde kullanılıyor. 60 yıldır da anestezik olarak kullanılıyor. Kliniğimin çevresinde en az 10 adet ketamin infizyon seansı yapan doktor var. Ketamini 4 kişide kullandık. Ketamin depresyonda mucize bir ilaçtır. Torbacı değilim, profesörüm. Tek görevim cesur olup bildirmekti. 5 tanesini bildirdik, başımıza gelmeyen kalmadı. Herkes kınadı. Sussa mıydım? Arkamı mı dönseydim?” ifadelerini kullandı.

“KONUNUN FETÖ İLE ALAKASI YOK”

Savunmasında FETÖ’den dolayı dosyasının olduğunu ancak bu konunun onunla bir alakası olmadığını da belirten Zoroğlu “Seanstan seansa görüştüğüm çocukların beynine nasıl bir şeyler ekebilirim” ifadelerini kullandı. Duruşma yarın görülmeye devam edecek.

İDDİANAMEDEN

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Süleyman Salih Zoroğlu’nun kliniğine gelen çocuklara dissosiyatif (kimlik bozukluklarıyla ortaya çıkabilen psikolojik bir rahatsızlık) etkileri yaratan ketamin maddesini vererek çocuklarda uyuşturucu madde bağımlılığı geliştirdiği belirtilmişti.

Zoroğlu hakkında 21 kez “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama”, 21 kez “eziyet”, 4 kez “iftira”, 2 kez “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, 2 kez “şantaj”, 2 kez “uyuşturucu madde kullanımını özendirme”, 1 kez “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme”, 1 kez “özel hayatın gizliliğini ihlal etme” suçlarından toplamda 96 yıldan 972 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenmişti.

Ayrıca, Zoroğlu’nun eşi Özgül Zoroğlu, klinikte psikolog olduğu iddia edilen Ahmet Aktaş, klinikte bir süre çalışan sözde doktor sanık Hüsnü Ağca, klinik sekreteri sanık İnci Arslan ve klinikte psikolog olarak görev yapan Zeynep Akgül’ün de benzer suçlardan hapis cezalarına çarptırılması talep edilmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cocuk-hastalara-ketamin-enjekte-etmisti-salih-zoroglu-kendisini-savundu/feed/ 0
Progeria ile mücadele eden kardeşler hayata umutlu bakıyor https://www.foxhaber.com.tr/progeria-ile-mucadele-eden-kardesler-hayata-umutlu-bakiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/progeria-ile-mucadele-eden-kardesler-hayata-umutlu-bakiyor/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:39:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4623 Dünyada 8 milyonda bir kişide görülen “Hutchinson-Gilford Progeria Sendromu”na (HGPS) yakalanan 13 yaşındaki İremsu ve 10 yaşındaki Zeynep, henüz kesin tedavisi bulunmayan rahatsızlığın bedenlerinde bıraktığı ağır izlere rağmen günlerini anneleri Tülay Arslan’la dolu dolu geçirmeye çalışıyor.

Annelerinin ellerini bir an olsun bırakmayan iki kardeş, özellikle sahilde gezmeyi, parklarda oynamayı, tiyatro ve sinemayı, ebru kursuna gitmeyi seviyor.

Şehit Kübra Doğanay İmam Hatip Ortaokulu 8’inci sınıf öğrencisi İremsu ve 5’inci sınıfa kayıtlı Zeynep, evde eğitim imkanından yararlanıyor, hayatlarını kolaylaştıracak fizik tedavi süreçlerine katılıyor.

Galatasaray taraftarı olan kız kardeşler, aldıkları davet üzerine geçen ay Florya Metin Oktay Tesisleri’nde Mauro Icardi hariç futbolcularla buluştu, sarı kırmızılıların 18 Ocak’ta Ziraat Türkiye Kupası’ndaki Ümraniyespor maçını locadan izledi.

“Sabırsızlıkla Icardi ile buluşmayı bekliyorum”

İremsu Arslan, ebru ve resim yapmayı çok sevdiğini, özellikle resimde kendisini geliştirmek istediğini söyledi.

Galatasaraylı futbolculardan imza aldıklarını, fotoğraf çektirdiklerini belirten İremsu, “Antrenmanlarını izledik. Sonra bizi maça davet ettiler. Gittik ve maçı izledik. Sabırsızlıkla Icardi ile buluşmayı bekliyorum” dedi.

Tülay Arslan da 17 yaşındaki kızı Rümeysa’nın herhangi bir sağlık sorununun olmadığını ancak İremsu ve Zeynep’in erken yaşlanma hastalığına yakalandığını anlattı.

İremsu’ya progeria tanısının 3 yaşında konulduğunu dile getiren Arslan, şöyle devam etti:

“Tanı konulduğunda Zeynep’e hamileydim. Aklıma gelen ilk soru, ‘Ya karnımdaki bebeğimde de aynı hastalık çıkarsa?’ oldu. Nedeni bilinmiyor, araştırmalar sonucunda tedavisi de yok. ‘Bu çocuklar için hiçbir şey yapılamaz. Normal bir çocuk gibi hayatını idame ettirecek. Sadece her ay rutin şekilde getirip götüreceksiniz.’ dediler.

Bursa’da ilk vaka olarak İremsu geçiyor. İremsu’ya tanı konulduktan sonra gelişimi iyi olan Zeynep’i de kontrollerden geçirdiler. Yapılan testte küçük kızımın da progeria hastalığına yakalandığı ortaya çıktı. Daha sonra tedavilerine İstanbul’da devam edildi.”

“Fizik tedavi sonucunda çok büyük gelişimimiz var”

Arslan, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesindeki tedavinin ilk yılını bitirdiklerinde gelişimlerinin iyi olmasından dolayı kızlarının aynı hastalığa yakalanmış çocuklar arasında en iyi vakalar arasında görüldüğünü aktardı.

Hayata dört elle sarıldıklarını vurgulayan Arslan, “Çok şükür zihinsel bir engelimiz yok hatta yaşıtlarından daha olgunlar, daha iyi seviyedeler. Oyun oynayabiliyor, ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar. Biz bu 10 yıl içinde çok şeye şahit olduk.

Her halimize şükrediyoruz. Çocukların kaliteli bir hayat sürebilmeleri için elimizden geleni yapıyoruz. 10 yıldır fizik tedavi alıyoruz. Fizik tedavi sonucunda çok büyük gelişimimiz var. Çünkü denge problemlerimiz çok vardı” diye konuştu.

Eskiden okula gidebilen kızlarının riskli olduğu için şimdi evde eğitim aldığı bilgisini veren Arslan, ebru, resim, konser, sergi, tiyatro, sinema gibi çok etkinliklere katıldıklarını, bunun onları çok mutlu ettiğini belirtti.

Arslan, İremsu ve Zeynep’in mutluluğu için her türlü çabayı sarf ettiklerini sözlerine ekledi.

Kardeşlere eğitim veren İngilizce öğretmeni Tarık Yele ve Türkçe öğretmeni Esra Balkan, onlarla iyi vakit geçirdiklerini, anne Arslan ve çocuklardan çok şey öğrendiklerini ifade etti.

Fizyoterapist Durukan Acar ise 5 yıldır İremsu ve Zeynep’le ilgilendiğini, kardeşlerin başarılı şekilde bedensel eğitimlerine devam ettiklerini bildirdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/progeria-ile-mucadele-eden-kardesler-hayata-umutlu-bakiyor/feed/ 0
CHP adayı Muharrem Erkek: Hesap veren, hizmeti adil başkan olacağım https://www.foxhaber.com.tr/chp-adayi-muharrem-erkek-hesap-veren-hizmeti-adil-baskan-olacagim/ https://www.foxhaber.com.tr/chp-adayi-muharrem-erkek-hesap-veren-hizmeti-adil-baskan-olacagim/#respond Thu, 07 Mar 2024 09:00:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4339 CHP Çanakkale Belediye Başkan Adayı Muharrem Erkek, Proje ve Aday Tanıtım Toplantısı’nı gerçekleştirdi.

Çanakkale Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda Erkek projelerini paylaştı. Erkek, insan odaklı, özgürlüklere saygılı, bilgiye dayalı, teknolojik dönüşümü yakalama amaçlı, çevre ve doğayla barışık, tarihe ve kültürel değerlere duyarlı, afetlere dirençli, katılımcı kararlar alan ve planlı uygulayan, kalkınma hedefinden sapmayan, hizmeti adil olan, liyakat ve işbirliği temelli, şeffaf ve hesap verebilir ve tüm hemşehrilerini eşit gören bir yönetim anlayışıyla Çanakkale’yi yöneteceklerini söyledi.

Muharrem Erkek’in projeleri ve açıklamaları şu şekilde:

ÇANAPPKALE

“Dijital belediyecilik anlayışımız ile artık mobil uygulamamız olan ‘ÇANAPPKALE” ile bir çok yere erişebileceksiniz. Uygulamadan vergi ve fatura gibi birçok ödemeyi kolaylıkla gerçekleştirebileceksiniz. Anketlere katılım, şikayet ve talep iletme gibi konularda uygulamamız sizlere yardımcı olacak. Uygulamamız katılımcı yönetim anlayışımıza büyük katkı sağlayacak.”

ÇANAKKALE MOBİL BİLİM EVİ

“Çocuklar için çok önemli bir projeye imza atıyoruz. Mobil Bilim Evi ile birlikte çocuklarımız deneyler yapacak, önemli bilim adamlarını öğrenecek. Çok iyi vakit geçirecek çocuklarımız için bilim evi mahallelere, ilçelere, köylere, çocukların ayağına gidecek. Aklın ve bilimin ışında yürümemiz lazım.”

AKILLI AYDINLATMA

“Şehrimizin belli yerlerinde bu sistem var. Güneş enerjisi ile çalışan led teknolojisini her yerde yaygınlaştıracağız. İnsan adımını attığında yanacak olan lambalarımız çok önemli bir tasarruf kaynağı sağlayacak. Tasarruf bizim için çok önemli”

TROYA İNOVASYON MERKEZİ

“Bu projemizi çok önemsiyoruz. Çanakkale 10-15 yıl sonra neden bilişim merkezi, kenti olmasın? Bilişim merkezlerinin altyapısı bu merkez ile oluşacak. Girişimci gençlerimiz burada her türlü yazılım, kodlama ve uygulama yapabilecekler. Gençlerimiz için çok önemli bir merkez olacak.”

İNÖNÜ VE ATATÜRK CADDELERİ TEK YÖN OLACAK

“İnönü caddesi Barbaros Mahallesi yönüne doğru tek yön olacak. Atatürk Caddesi ise Cevatpaşa Mahallesi yönüne doğru tek yön olacak. Bunları birbirine bağlayan sokaklarda tek yön olacak. Cuma Pazarı ve Sanayi kavşakları düzenlenecek.”

TAM OTOMATİK OTOPARKLAR

“Eski Çanakkale’yi trafiğe kapatacağız. Cephe iyileştirmelerine devam edeceğiz. Tam otomatik otoparklar yapmalıyız. Çanakkale’mizin belli noktalarına bunları yapacağız. Asıl hedefimiz bisikletli ulaşım.”

DİRENÇLİ KENT

“Deprem bizim en önemli gerçeğimiz. Birinci derece deprem kuşağındayız. Belediyemiz 2012 yılında bütün Çanakkale’de zemin etütleri yapıldı. Zemin iyileştirmesi yapmadan hiç bir inşaata başlayamıyorsunuz Çanakkale’de. Her iki kuruma da teşekkür ediyorum. Her şey zemin. Zemin iyileştirmelerini ve yapı stokunu çok iyi inceleyeceğiz. Zemin laboratuvarı kuracağız.”

KENTSEL DÖNÜŞÜM

“Yerinde bir kentsel dönüşüm ile gerekirse kooperatif sistemi ile dönüşümü sağlayacağız. Kat malikleri ile birebir görüşecek bunu hep birlikte başaracağız. Çanakkale’yi dirençli bir kent haline hep birlikte getireceğiz.”

CUMA PAZARI YİNELENİLENECEK

“Artık kapalı pazaryerimiz olan Cuma Pazarımızın mutlaka yenilenmesi gerekiyor. Buraya çelik ağırlıklı yeni bir yapı kuracağız. Bu yenilemeyi oradaki pazarcılarımız ile konuşarak, onların haklarını koruyarak yapacağız. Modern bir pazaryerini inşa edeceğiz. Kapalı pazar yerimizin üst kısmına güneş enerjisi panelleri yerleştirerek elektrik elde edeceğiz.”

SARIÇAY DÜZENLEMESİ

“Sarıçay çevre düzenlemesi mutlaka yapılacak. Yeşil alan düzenlemesi gerçekleştirilecek. Talimhane sokaktan gelen yıl ile ile Barbaros mahallesini birbirine bağlayan yeni bir köprü yapacağız. Burada araç geçişi olmayacak, yürüyüş ve bisiklet yolu olacak.”

DEPREM PARK

“Çanakkale’deki deprem toplanma alanlarında farkındalıklar olacak. Biz deprem toplanma alanlarını imara açan zihniyetten farklıyız. Biz bu konuyu çok önemiyoruz. Deprem toplanma alanlarında afet bilinci eğitimleri gerçekleştireceğiz.”

TÜRKAN SAYLAN SOSYAL TESİSLERİ

“Türkan Saylan Sosyal Tesisleri Çanakkale için çok özel bir yer. Bu bina önümüzdeki dönem yıkılarak buraya yeni bir kültür merkez inşa edeceğiz. İçerisinde öğrencilerimiz için okuma solanları, sergi salonları, kütüphane, dinlenme alanları bulunan ve Çanakkale’ye yakışan harika bir kültür merkezi inşa edeceğiz. Yeni kültür merkezimizin adı ‘Atatürk Kültür Merkezi’ olacak. Atatürk Kültür Merkezi’nin içindeki çok amaçlı salona ‘Türkan Saylan Salonu’ adını vereceğiz. Çanakkale kültür kenti olmalı, tarih kenti olmalı, turizm kenti olmalı, öğrenci dostu kent olmalı, kadın ve çocuk dostu bir kent olmalı. Bu yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

ÇANAKKALE VE CUMHURİYET MÜZESİ

“Cumhuriyetin önsözü Çanakkale’de yazıldı. Çok önemli bir coğrafyadayız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu topraklardan çıkarak Kurtuluş Savaşı destanını yazdı. Bizim bu ruhu yaşatmamız lazım. Bu yüzden Çanakkale ve Cumhuriyet Müzesi’ni hayata geçireceğiz.”

KİTAP GÜNLERİ

“Çok önemli yazarları, kitapları ve yayınevlerini hemşehrilerimiz ile buluşturacağız. Çok önemli söyleşiler olacak. Çok önemli gazeteciler sizlerle buluşacak.”

DÜĞÜN SALONU

“Vatandaşlarımızdan bizlere inanılmaz bir düğün salonu talebi oldu. Herkes özel yerlerde düğün yapamıyor, imkanı yok. Onun için düğün salonu mutlaka yapacağız. Projesi ve yeri belirlendi. Esenler Mahallemizde olacak. 1800 metrekare kapalı alana sahip ve 650 kişilik olacak. Öncelikle dar gelirli ailelerimiz faydalanacak.”

ÖĞRENCİ EVİ

“Biz öğrenci kentiyiz. Çanakkale nüfusumuzun yüzde 40’ı genç. Öğrencilerimizin bir çoğunun barınma sorunu var. Dar gelirli öğrencilerimizin faydalanacağı, barınma sorunlarını çözeceği öğrenci evi yapacağız.”

ENGELSİZ DERSHANE

“YGS ve YKS gibi bir çok sınava hazırlık kurslarının olacağı, engelli vatandaşlarımıza yönelik bir dershane inşa edeceğiz. Gönüllü öğretmenlerimizle birlikte bu kursları vereceğiz. Bunun çalışmalarını yaptık, öğretmenlerimiz ile konuştuk.”

SINIRSIZ DURAK

“Otobüs yolculuğu yapan bebek sahibi anneler istediği her yerde inebilecek. Kadınlarda gece belli bir saatten sonra bu imkandan faydalanacak. Bu uygulamayı Çanakkale’de hayata geçireceğiz. Anne dostu, kadın dostu kent olacağız.”

SOKAK CANLARI REHABİLİTASYON MERKEZİ

“Can dostlarımız, sokak hayvanlarımızı asla yalnız bırakmayacağız. Yeri ve projesi belirlenen bir sokak hayvanlarımız için rehabilitasyon merkezi kuracağız. Burada aynı zamanda can dostlarımız barınabilecek. Hayvan dostu bir kent olacağız.”

KENT PARK

“Yeni parklar, yeni yeşil alanlar oluşturacağız. Çocuklar için, gençler için, aileler için herkes için mutlaka yeşil alanlarımızı arttıracağız. Esenler Mahallemizde 75 dönümlük yeşil bir kent park inşa edeceğiz. Botanik bahçesiyle, göletliyle muhteşem bir kent parkı siz değerli hemşehrilerimizle paylaşacağız.”

OYUNCAK MÜZESİ

“Çocuklar ile ilgili adımlar atacağız. Bütün mücadelemiz onların geleceği için zaten. Ekolojik kreş yapacağız, oyuncak müzesi yapacağız. Değerli Sunay Akın ile müzemi yapacağız. Kendisi çok mutlu oldu. İçerisinde çok güzel etkinlikler, oyunlar olacak. Sunay Akın ile birlikte projemizi hayata geçireceğiz.”

HALK SÜT

“Çocuklarımız maalesef ekonomik şartlardan ötürü et ve süte ulaşmakta zorluk çekiyor. Üreticilerimiz ve kooperatiflerimiz ile görüşüp gerçekten ihtiyaç sahibi olan çocuklarımıza ücretsiz süt desteği sağlayacağız. Kimse görmeden bu hizmeti sağlayacağız. Bütün sosyal yardımlar insan onuruna yakışır bir şekilde yapılacak.”

ÇOCUK MECLİSİ

“Çanakkale Kent Konseyimiz ile birlikte çocuk konseyimizi mutlaka kuracağız. Çocuk meclisimiz çok önemli. Çocuklarımızın talep ve düşüncülerinin paylaşması ilerde demokrasinin işlemesi açısından çok önemli olacak. Çanakkale’de çocukların sözü geçecek.”

EKOLOJİK KREŞ

“75 dönümlük Kent Park alanımızın yanında 10 dönümlük alana yapacağız. Çocuklar bitkilerin nasıl büyüdüğünü, meyvelerin nasıl yetiştiğini görecek. Çok güzel bir kreşi hep birlikte hayata geçireceğiz. Çocuklarımızı geleceğe hazırlayacağız.”

GENÇ KENT

“Gençlerimiz bizim için çok önemli. Gençlerimize yönelik bir çok çalışmayı başlatacağı. Greenbox Stüdyo ile gençlerimize profesyonel çekimlerini gerçekleştirebileceği imkanlar sağlayacağız. Bu stüdyoyu ivedi bir şekilde kuracağız. Gençlerle ilgili ne yapacaksak gençlerle birlikte yapacağız. Gençlerimize eğitim desteği vereceğiz.”

BİSİKLET KENTİ

“Bisiklet kullanımını çok önemsiyoruz. Çanakkale mutlaka Avrupa Bisiklet Ağı’na katılmalıdır. Üye olacağız. Ulaşım ağı içerisinde konforlu ve güvenilir bisiklet ağını kuracağız. Bisiklet dostu bir kent olacağız, bisiklet kullanımına teşviklerde bulunacağız.”

Projelerini anlatan Erkek, sonrasında Çanakkale Belediye Meclis Üyesi adaylarını ve İl Genel Meclis Üyesi adaylarını tanıttı.

Aday tanıtım programına CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, CHP Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan ve Özgür Ceylan, CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, CHP Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, CHP Çanakkale İl Başkanı Levent Gürbüz, CHP Çanakkale Merkez İlçe Başkanı İbrahim Can Ergun, İlçe ve belde belediye başkanları, parti yöneticileri, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.

BELEDİYE MECLİS ADAYLARI

Çanakkale Belediye Meclisi Adayları; Burcu Özgen Demir, Umut Karagöz, Deniz Hazal Uysal, Hanifi Araz, Fatma Kaynaş, Egemen Ergun, Simge Kutlu, İrfan Dehmen, Sevda Yıldız, Muhammed Güngör, Nurcan Bingöl, İbrahim Soydan, Ercüment Furuncu, Metin Değirmenci, Mustafa Alptuğ Akkoca, Meryem Sabiha Salkım, Fatma Çalışkan, Muhammed Ali Arıkan, Öykü Kaya, Bahrettin Tunç Bozkurt, Evren Nuransoy, Nuriye Ecem Uçar, Burak Durmaz, Müslüm Yalçınkaya, Alper Onur Gözütok, Mesut Dinç, Ali Oktay Coşgun, Hayri Çetin, Ahmet Demir, Kontenjan; Bülent Şarlan, Öznur Benderlioğlu Doğangün, Nigar Etizer Karacık oldu.

İL GENEL MECLİS ADAYLARI

CHP’nin Çanakkale İl Genel Meclis adayları; Güneş Pehlivan, Halil Ertuğrul, Can Algönül, Ahmet Çelik, Egemen Taylan Özkurnaz, Fahrettin Çiloğlu oldu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chp-adayi-muharrem-erkek-hesap-veren-hizmeti-adil-baskan-olacagim/feed/ 0
Aşı karşıtlığı ‘piki’: Kızamık vakaları tırmanışta https://www.foxhaber.com.tr/asi-karsitligi-piki-kizamik-vakalari-tirmanista/ https://www.foxhaber.com.tr/asi-karsitligi-piki-kizamik-vakalari-tirmanista/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:42:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4118 Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ergin Çiftçi, dünyada ve Türkiye’de kızamık vakalarında artış görüldüğünü ve bunun en temel nedeninin aşı reddi ve kararsızlığı olduğunu bildirdi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Ofisi, geçen ay, Ocak-Ekim 2023 arasında bölgedeki 53 üye devletin 40’ında, 30 binden fazla kızamık vakasının bildirildiğini, bunun 2022’nin tamamında bildirilen 941 vakayla karşılaştırıldığında, 30 kattan fazla bir artışı temsil ettiğini açıkladı.

DSÖ’nün kızamık konusunda teknik danışmanı Natasha Crowcroft da önceki gün basın mensuplarına yaptığı açıklamada, kızamık kaynaklı ölümlerin 2022’de bir önceki yıla göre yüzde 43 arttığını, 2023 verilerinde de artış beklendiğini ifade etti. Crowcroft, vaka artışının endişe verici olduğunu vurguladı.

“UZUN ZAMAN SONRA VAKALARI GÖRÜYORUZ”

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Çiftçi, “DSÖ’nün de belirttiği gibi dünyada kızamık vakalarında artış söz konusu. Ülkemizde de kızamık vakalarının son dönemde bir miktar arttığını görüyoruz. Çok uzun aradan sonra yeniden kızamık vakaları görmeye başladık. Bu açıdan dikkatli olunması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda talimatlarının bulunduğuna, döküntüyle, ateşle sağlık kuruluşlarına başvuran çocuklara doğrudan kızamık testlerinin yapıldığına dikkati çeken Çiftçi, vaka sayılarındaki artışın “salgın” boyutunda nitelendirilemeyeceğinin altını çizdi.

Prof. Dr. Ergin Çiftçi

TEMEL NEDENİ AŞI REDDİ

Kızamıktaki artışın çeşitli nedenlerinin bulunduğunu anlatan Çiftçi, “Vaka sayılarındaki artışın en temel nedeni, son dönemlerde yükselmeye başlayan aşı kararsızlığı, aşı reddi, aşı karşıtlığı” dedi.

Savaşlar, nüfus hareketleri, Kovid-19 salgını gibi etkenlerin de çocuklarda aşılama faaliyetlerini aksattığını dile getiren Çiftçi, “Aşı reddi kaynaklı çocuklarını aşılatmayan bir kesim var. Böyle oldukça kızamık hastalığını sürekli görmeye devam edeceğiz. Aşılanmayan bir çocuk, eninde sonunda kızamık geçirecektir. Çocuğun büyümesi de kızamıktan kurtulduğu anlamına gelmiyor. Kızamık, her yaşta ölümcül olabilecek bir hastalık” diye konuştu.

“İKİ DOZ AŞILANAN ÇOCUK YAKALANMAZ”

Prof. Dr. Çiftçi, kızamık aşısının oldukça etkili bir aşı olduğunu, tam koruyuculuk için iki doz uygulanmasının gerektiğini belirterek, “İki doz aşı yapılan çocukların çok nadir durumlar dışında kızamığa yakalanmasını beklemiyoruz. Bu nedenle kızamığa karşı en önemli koruyucu, aşılama.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’de gelişmiş bir aşılama programı ve sisteminin uygulandığına, çocukların yüzde 96 gibi bir oranla kızamığa karşı aşılandığına işaret eden Çiftçi, yine de bazı çocukların aşılanmamasının hastalık riski oluşturduğunu söyledi.

Çiftçi, Türkiye Ulusal Aşı Takviminde, iki doz kızamık aşısı uygulamasına, 9-12 ay arasındaki bebekler için önlem amaçlı ek bir doz daha eklendiğini anımsattı.

“ÇOCUKLUK AŞILARI EKSİKSİZ YAPILMALI”

Aşısız çocuklarda kızamığın hayati risk oluşturduğunu aktaran Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü:

– Kızamık oldukça bulaşıcı, öldürücü olabilen bir hastalık, geçmişte bunun çok acı örnekleri yaşandı, kızamık nedeniyle çok sayıda çocuk kaybedildi. Aşılama sayesinde kızamığı uzun zamandır neredeyse görmüyorduk, çok nadir karşılaşılıyordu. Ancak ne yazık ki tekrar görmeye başladık.

– Özellikle altta yatan hastalığı olan, bağışıklık sistemi zayıf kişiler ile küçük çocuklar ve beslenmesi zayıf çocuklar açısından son derece tehlikeli. Akciğer enfeksiyonu, zatürre gibi tablolarla ölümlere yol açabiliyor. Birçok hastalık için antibiyotik, antiviral ilaçlarımız var ama maalesef kızamık virüsüne karşı etkili bir ilaç yok, sadece destekleyici tedaviler verebiliyoruz.

Vücudun var olan savunma sisteminin kızamığa karşı yeterli olmadığını anlatan Çiftçi “Kızamığın farklı bir yönü daha var. Hastalık geçirildikten sonra virüs beyinde sessiz halde kalıp, çok uzun süre sonra beyin hasarına, subakut sklerozan panensefalit (SSPE) dediğimiz beyin iltihabına yol açabiliyor. Bu nadir ancak tedavisi olmayan bir durum” bilgisini paylaştı.

Prof. Dr. Çiftçi, ailelere, “Kızamık aşısı dahil tüm çocukluk çağı aşılarının mutlaka eksiksiz yaptırılması gerekiyor. Ülkemizdeki aşılar son derece güvenli, kontrol altında olan aşılar” çağrısında bulundu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/asi-karsitligi-piki-kizamik-vakalari-tirmanista/feed/ 0
10 yılda 671 çocuk, iş kazalarında can verdi https://www.foxhaber.com.tr/10-yilda-671-cocuk-is-kazalarinda-can-verdi/ https://www.foxhaber.com.tr/10-yilda-671-cocuk-is-kazalarinda-can-verdi/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:33:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4076 İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) 2013-2023 yılları arasını kapsayan ‘Çocuk İş Cinayetleri’ raporu ve Ocak 2024 iş cinayetleri raporu olmak üzere iki rapor yayımladı.

14 YAŞ ALTI 234 ÇOCUK

Son 10 yılda 14 yaş ve altı 234, 15-17 yaş arası ise 437 çocuk olmak üzere toplamda 671 çocuk işçinin hayatını kaybettiği belirtilen raporda en çok ölümün yüzde 28’lik oran ile trafik servis kazalarında yaşandığı belirtildi. Ocak 2024 iş cinayetleri raporuna göre ise ocak ayında en az 158 işçinin hayatını kaybettiği açıklandı.

‘Çocuk İş Cinayetleri’ raporuna göre son 10 yılda 14 yaş ve altı 234, 15-17 yaş arası ise 437 çocuk olmak üzere toplamda 671 çocuk işçi hayatını kaybetti.

EN ÇOK ÖLÜM TARIMDA

İş kollarına göre ölümler en çok yüzde 57’lik oranla Tarım, orman iş kolunda yaşanırken, çocuk işçi ölümlerinin işkollarına göre dağılımı şu şekilde açıklandı:

Tarım, Orman 380 çocuk (250 işçi ve 130 çiftçi); İnşaat, Yol 71 çocuk; Metal 46 çocuk; Konaklama, Eğlence 45 çocuk; Gıda 23 çocuk; Ticaret 21 çocuk; Genel İşler 20 çocuk; Tekstil, Deri 17 çocuk; Taşımacılık 14 çocuk; Ağaç, Kâğıt 11 çocuk; Kimya, Lastik 7 çocuk; Enerji 4 çocuk; Çimento, Toprak, Cam 3 çocuk; Madencilik 1 çocuk; İletişim 1 çocuk; Sağlık 1 çocuk. İşkolunu belirlenemeyen 6 çocuk işçi de çalışırken hayatını kaybetti.

TRAFİK, SERVİS KAZALARINDA 186 ÇOCUK İŞÇİ

Rapora göre 2013-2023 yıllarında çocuk işçi ölümlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:

Trafik, Servis Kazası nedeniyle 186 çocuk; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 112 çocuk; Ezilme, Göçük nedeniyle 92 çocuk; Yüksekten Düşme nedeniyle 61 çocuk; Şiddet nedeniyle 56 çocuk; Elektrik Çarpması nedeniyle 44 çocuk; Yıldırım Düşmesi nedeniyle 41 çocuk; Patlama, Yanma nedeniyle 25 çocuk; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 14 çocuk; Kesilme, Kopma nedeniyle 13 çocuk; İntihar nedeniyle 9 çocuk; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 8 çocuk; Diğer nedenlerden dolayı 10 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti.

EN ÇOK ÖLÜM ŞANLIURFA’DA

Son 10 yılda Türkiye’nin 77 şehrinde çocuk işçi ölümlerinin gerçekleştiğinin belirtildiği raporda en çok ölüm yaşanan ilk 5 şehir ise şu şekilde: Şanlıurfa 49 ölüm, Gaziantep 40 ölüm, Adana ve İstanbul’da 33’er ölüm, Konya’da ise 25 ölüm.

Öte yandan Ocak 2024 İş cinayetleri raporuna göre ise ocak ayında en az 158 işçinin hayatını kaybettiği belirtildi. Rapora göre ölümlerin yüzde 18’i ezilme ve göçük, yüzde 17’si trafik servis kazaları, yüzde 16’sı yüksekten düşme olduğu belirtildi.

İş kollarına göre ölümlerin, yüzde 28’i inşaat/yol, yüzde 14’ü taşımacılık, yüzde 10’u tarım/orman, yüzde 7’si ticaret/büro, yüzde 6’sı metal iş kollarında gerçekleşti.

Raporda iş cinayetlerinde ölen 158 kişiden 5’inin kadın, 153’ünün ise erkek olduğu belirtildi. Ocak ayında en çok ölümlerin yaşandığı 6 şehir ise şöyle: İstanbul 24 kişi, İzmir 17 kişi, Şanlıurfa 11 kişi, Gaziantep 10 kişi, Konya 8 kişi, Mersin 7 kişi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/10-yilda-671-cocuk-is-kazalarinda-can-verdi/feed/ 0
Köylüsünü öldürmüştü: ‘İstismar edip, beni mahvetti’ dedi… https://www.foxhaber.com.tr/koylusunu-oldurmustu-istismar-edip-beni-mahvetti-dedi/ https://www.foxhaber.com.tr/koylusunu-oldurmustu-istismar-edip-beni-mahvetti-dedi/#respond Sun, 18 Feb 2024 09:03:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3551 Zonguldak’da gerçekleşen oay, 5 Temmuz 2022’de Çaycuma ilçesi Temenler köyünde meydana geldi. Almanya’dan iznini geçirmek için köyüne gelen E.P., evde dedesi Ali Genç’i hareketsiz bulup 112 Acil’i arayarak ihbarda bulundu. Haber verilmesiyle olay yerine gelen ekipler Ali Genç’in, başına sert bir cisimle vurularak öldürüldüğünü belirledi. Gözaltına alınan torun E.P., dedesini öldürdüğü iddiasıyla tutuklandı.

AYAKKABILARDAN YAKALANDI

Olay yerinde incelemede bulunan jandarma ekipleri, sahipsiz bir çift ayakkabının kime ait olduğunu belirlemeye çalıştı. Jandarma ekipleri, ayrıca evden kıyafetler alındığını tespit etti. Çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, şüphelinin Fikret Canbaz olduğunu, ayağında evden aldığı ayakkabının bulunduğunu ve kendi ayakkabılarını da evde bıraktığını belirledi. Suçsuz olduğu anlaşılan E.P. serbest bırakıldı.

Antalya’da, aynı yıl ağustos ayında polisin uyuşturucu bulunan bir eve yaptığı baskınla yakalanan Canbaz, Zonguldak’a getirilerek cinayet mahallinde keşif yaptırıldı ve çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı hazırladığı iddianamede Canbaz hakkında ‘Canavarca hisle eziyet çektirerek tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis ‘Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme’ suçlarından ise 18 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Canbaz’ın ifadelerinde kendisini azmettirdiğini öne sürdüğü, adli kontrol şartıyla serbest bırakılan O.K. hakkında da müşterek fail olduğu gerekçesiyle aynı suçlardan dava açıldı.

KAPALI DURUŞMA TALEP EDİLDİ

Sanıklar Zonguldak 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada, tutuklu sanık Fikret Canbaz ve tutuksuz yargılanan O.K. ile Ali Genç’in oğlu Muhammet Genç ve taraf avukatları hazır bulundu. Fikret Canbaz’ın avukatı, müvekkilinin 10-12 yaşlarındayken Ali Genç tarafından cinsel istismara uğradığı için cinayeti işlediğini ve duruşmada küçük bir çocukmuş gibi ifade vereceğini belirterek, duruşmanın kapalı yapılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, atılı suçların genel ahlakı veya kamu güvenliğini etkilemediği gerekçesiyle ‘kapalı duruşma’ talebini reddetti.

‘PARA İÇİN YAPMADIM’

Önceki ifadelerinde ailesinin gerçeği bilmesinden korktuğu için yalan söylediğini öne süren Canbaz, “Ben ailemin maktulün beni taciz ettiğini öğrenmesinden korktum. Daha önceki ifadelerimde bu işi para için yapmış olduğumu söylemiştim. Ancak bu işi para için yapmadım. Para için yapsam şu anki ekonomik koşullarda önemli bir para olan bin 700 euro parayı alırdım. Bölgeyi çok iyi tanımam göz önünde bulundurulduğunda cesetten kurtulmam maktulü öldürebilmem kadar kolaydı. Benim tek pişmanlığım Allah’a bırakmadan kendim almamdır. Benim hayatımı mahvetti. 10 yaşımdan bu yana hayatımı mahveden bu adamdan neler çektiğimi bir ben bir Allah biliyor” dedi.

CİNSEL İSTİSMAR İDDİASINI ANLATTI

Nasıl cinsel istismara uğradığı sorulan Canbaz, “10 yaşlarındaydım Ali Genç’in evinin önünde oyun oynuyordum. Ali Genç yanıma geldi. Çocuk olmama rağmen dün gibi hatırlıyorum. Bana ne yaptığımı sordu, ben de oyun oynadığımı söyledim. Bana gel içeride oyna diyerek evin içine çağırdı. Bana sonrasında Almanya’dan getirdiği hediye ve çikolatalardan verdi. Benim mahrem yerlerime dokunmaya başladı. Çırılçıplak üzerimi soydu. Mahrem yerlerimi elledi. Bu durum 13-14 yaşına kadar devam etti. 15-16 yaşına geldiğimde bu adamın bana yaptığı şeylerin insanlık dışı olduğunu düşündüm. Yaptıkları kabusum olmaya başladı” diye konuştu.


Ali Genç

‘BENİ BIRAK, BEN BÜYÜDÜM

Olay günü köye gittiğinde Ali Genç’in kendisini eve davet ettiğini öne süren Canbaz, “Bana tekrar eve gidelim diye teklifte bulundu. Beraber eve girdik karnımın aç olup olmadığını sordu. Ben gitmek istiyorum dedim. Benden üstümü çıkarmamı istedi, ellemeye başladı. Ben de ‘Ali amca beni bırak, ben büyüdüm’ dedim. Bırakmadı. Mutfaktaydık ben salona doğru yürüdüğümde kendisi arkamdan geldi. Salon kapısının önünde arbede oldu. Oradaki keserle başına vurdum. Uyuşturucu madde etkisi altındaydım kaç kere vurduğumu hatırlamıyorum. Ev kapısı kitli olduğu için yere düşen anahtarı aldım. Telefonu alma sebebim ambulansı aramaktı telefonu açamadığım için ambulansı arayamadım” dedi.

‘BOYLU POSLU ADAMSIN NİYE KORKTUN

Mahkeme başkanı, Ali Genç’ten korktuğu için olay günü evden ayrılmadığını söyleyen Canbaz’a, ‘Boylu poslu adamsın niye korktun?’ diye sordu. Canbaz ise “Korkmamın sebebi çocukluğumda yaşadığım travmalardı, pişmanım” diye cevap verdi.
Tutuksuz sanık O.K. ise suçlamaların tamamını reddederek, olayla ilgisi olmadığını belirtti.

‘EŞİ VE ÇOCUKLARI KENDİSİYLE İLİŞKİYİ KESMİŞLERDİR’

’Öldürülen Ali Genç’in çocuklara yönelik cinsel eylemleri olduğunu öne süren Fikret Canbaz’ın avukatı, “Maktulün eşi ve çocukları kendisiyle ilişkiyi kesmişler. Sebebi ise özellikle küçük yaştaki çocuklara özellikle erkek çocuklara getirdiği çikolata ve oyuncaklarla çocukları ikna ederek cinsel hareketlerde bulunduğu eşi ve çocukları tarafından bilinmektedir. Bu sebeple ilişki ve irtibatı kesmişlerdir. Bu hususun mahkemede tespit edilmesini talep ederiz” diye konuştu. Duruşma, avukatların savunma beyanlarını ve delillerini bildirmeleri için ileri bir tarihe ertelenirken Fikret Canbaz’ın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/koylusunu-oldurmustu-istismar-edip-beni-mahvetti-dedi/feed/ 0
Gaffar Okkan ölümünün 23. yılında anılıyor https://www.foxhaber.com.tr/gaffar-okkan-olumunun-23-yilinda-aniliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/gaffar-okkan-olumunun-23-yilinda-aniliyor/#respond Wed, 24 Jan 2024 21:36:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2595 Gaffar Okkan Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü görevinde iken 24 Ocak 2001 günü saat 17:40 sıralarında Valilik Binası’na makam aracıyla seyir halindeyken, Sezâi Karakoç Bulvarı üzerinde Et Balık Kurumu ile Eflatun Park arasında, kimliği belirsiz kişilerce pusuya durdurularak ateşlenen olay olayı kaybetti.

GAFFAR OKKAN KİMDİR?

Sakarya’nın Hendek ilçesinde 1952 yılında dünya çapında gelen, 30 Eylül 1970’te Polis Kolejinden, 29 Eylül 1973’te Polis Akademisinden mezun olup İzmir Emniyet Müdürlüğüne komiser bölümü olarak atanan Ali Gaffar Okkan, çeşitli yerlerde görevlendirildikten sonra 1983 yılında Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğünde göreve başladı. 1985’te şube müdürlüğüne terfi etti.

1986 yılında Eskişehir Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan Okkan, 1992 yılında ise Emniyet Müdür Yardımcısı oldu. 6 Aralık 1993’te 1’inci Sınıf Emniyet Müdürlüğü’ne terfi edip, Kars Emniyet Müdürü olarak ataması yapılan Ali Gaffar Okkan, 18 Kasım 1997’de ise Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü görevine başladı. Okkan bu arada Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden de mezun oldu.

Evli ve 2 çocuk babası Okkan, 24 Ocak 2001 günü saat 17.40 sularında sabırlı Valilik evindena doğru seyir halindeyken, Şehitlik semti Sezai Karakoç Bulvarı’nda pusuya düşürüldüğü grupta saldırıda bulundu.

Hain saldırısında Okkan’ın yanı sıra polis memurları Mehmet Kamalı, Sabri Kün, Mehmet Sepetçi, Atilla Durmuş ve Selahattin Baysoy da şehit oldu.

İHTİYAÇ SAHİBİ AİLELERE VE ÖĞRENCİLERE DESTEK OLDU

Görev yaptığı süre boyunca kentteki huzuru en üst seviyeye ulaştıran Okkan, meslektaşları ve hayırseverlerden topladığı yardımlarla ihtiyaç sahibi ailelere ve destek oldu.

Ali Gaffar Okkan, şehirde küçükten büyüğe herkesle geliştirilen iyi pazarlarla Diyarbakırlıların gönlünde taht kurdu.

KADIN POLİSLER DİYARBAKIR’DA İLK KEZ ONUN EMRİYLE SOKAĞA ÇIKTI

Kadın polisler Diyarbakır’da ilk kez Okkan’ın emriyle işlemlerinin sistemlerini yönetti. İki otomobil alan Ali Gaffar Okkan, mavi ve beyaz renklere boyattığı araçlarda 2’şer kadın polis görevlendirdi. Bir otomobil kaybolan çocukları toplayıp ailelerine teslim ederken, diğer kişi de yürümekte zorlanan yaşlılara yardım etti.


TEBDİLİ KIYAFETLE KENTİ DOLAŞTI

Geceleri tebdili kıyafetiyle sık sık esnaf ziyaretinde bulunup sokakta karşılaşılana cep telefonu numarasını veren Okkan, zaman yolda gördüğü yaşlılar da makam aracıyla evlerine bıraktı.

Okkan, bu sayede talep ve sıkıntılarını iletme fırsatı bulan Diyarbakırlıları sık sık makamında ağırladı.

ÇOCUKLARI EĞİTİME KAZANDIRDI, GENÇLERİ SPORA YÖNLENDİRDİ

Sokakta çalıştırılan çocukların sorunlarıyla yakından ilgilenen Okkan, ailelerine destek sunarak onlara eğitim kazandırdı. Gençlerin terör örgütlerinden ve şebekelerinden uzak tutmak için spora yönlendirdi, amatör spor kulüplerine de malzeme yardımında bulundu.

GECE ŞEHİRDEKİ GÜVENLİĞİ TAKİP EDİYORDU

Okkan, yurt içi huzur ve güvenliğin sürdürülmesi için devam eden mesainin yanı sıra, Diyarbakır’ın kritik noktalarında, kameralardan da gece geç saatlere kadar makam odalarındaki dev ekranlardan sokaklardaki mevcutları takip etti.

DİYARBAKIRSPOR’UN ONURSAL BAŞKANI İLAN EDİLDİ

Diyarbakırspor’un 1’inci Lig’e (Süper Lig) yükselmesi için uğraş veren Ali Gaffar Okkan, bunun için yoğun mesaisi arasında bir kulüp üyesi gibi çaba gösterdi.
Yeşil kırmızılı takımın sahasında oynadığı tüm maçlar, sahaya çıkış tünelinin kapısından izleyip futbolcuların gol sevincine ortak olması nedeniyle taraftarın da gönlünü kazanan Okkan’a, tribünlerden maç öncesinde büyük sevgi gösterileri yapılıyordu.

Diyarbakır’a ve Diyarbakırspor’a beslediği sevgiyi sık sık dile getiren Okkan, Diyarbakırspor’a katkılarından dolayı dönem yönetimi tarafından kulüp tarafından “onursal başkan” ilan edildi.

DİYARBAKIRLILAR ÇOCUKLARINA İSMİNİ VERDİ

Diyarbakırlılar Okkan’a sevgi nedeniyle hatırasını yaşatmak için doğan çocuklara onun üstünlüğünü verdi.

Kentte “Ali Gaffar”ın onlarca çocuktan oluşan kısmı, şehadetinin yıl dönümünde Sakarya’ya giderek Okkan’ı mezarının başında yadıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gaffar-okkan-olumunun-23-yilinda-aniliyor/feed/ 0
Diyarbakır’da kazıda 54 çocuğa ait mezarlık bulundu https://www.foxhaber.com.tr/diyarbakirda-kazida-54-cocuga-ait-mezarlik-bulundu/ https://www.foxhaber.com.tr/diyarbakirda-kazida-54-cocuga-ait-mezarlik-bulundu/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:42:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1893 Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı İnkaya Mahallesi’nde farklı alanlarda yapılan yüzey araştırmasında Bizans İmparatoru 1. Anastasius dönemine ait sikke bulunmasının ardından bölgede Diyarbakır Müze Müdürlüğü tarafından 2021’de başlatılan kazılar sürüyor.

Geçen yıl 1500 yıllık kilise kalıntısı bulunmasının ardından çalışmaların yürütüldüğü bölgede eski taş ocağı olarak değerlendirilen alanda kazı çalışması başlatıldı.

Kazılarda çocuk mezarıyla karşılaşan ekipler, bu noktadaki çalışmalarını yoğunlaştırdı.

“MEZARLARIN ETRAFINDA KİREÇ TAŞINDAN SANDUKA YAPILMIŞ”

Diyarbakır Müze Müdür Vekili Müjdat Gizligöl, “Yaptığımız kazı çalışmalarında şu ana kadar 50 mezar bulduk. Bugün de 4 mezara ulaştık. Şu anda kaldırma işlemleri devam ediyor. Yani toplamda 54 mezarın olduğunu biliyoruz. Bu bakımdan bizim için çok ilginç bir sonuç. Muhtemelen burası taş ocağı olarak kullanıldıktan sonra bir nekropol (toplu mezarların bulunduğu yer) alana dönüştürüldü ve sadece çocuklar buraya gömüldü” dedi.

Bazı mezarlara birden fazla çocuğun gömüldüğünü tespit ettiklerini dile getiren Gizligöl, “Mezarların etrafında kireç taşından sanduka oluşturulmuş ve kireç taşıyla üzeri kapatılmış. Mezarlar, doğu-batı doğrultusunda, gelişigüzel bir gömülme yok” ifadelerini kullandı.

Toplanan kemikleri kazı evine götürdüklerini belirten Gizligöl, “Kemiklerin yaş, cinsiyet ve ölüm sebepleri hakkında ayrıntılı bir çalışma yürütülecek. Tamamının çocuk bireylere ait olduğu mezarlık bir alan, çok karşılaşılan bir durum değil” dedi.

“MEZARLAR 0-6 YAŞ ARASI BEBEK VE ÇOCUKLARA AİT”

Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde araştırma görevlisi ve antropolog Dr. Nazlı Akbaş da daha önce alanda yapılan kazılarda kilise kalıntısı bulunduğunu hatırlatarak, kilisenin erken Bizans Dönemi’ne ve yaklaşık 1500 yıl öncesine tarihlendirildiğini düşündüklerini ifade etti.

Akbaş, kilisede mezarlar tespit edilmesine ilişkin şunları söyledi:

“Erken Bizans’ta ‘aziz’ ve ‘şehit’ kültürü olduğu için kiliselerde yerleşim içi gömüler söz konusu olabiliyor. Taş ocağı ismini verdiğimiz bu alanda 0 ile 6 yaş aralığında sadece bebek ve çocuklara ait mezarlar bulundu.”
Yapılan ön inceleme doğrultusunda, bebek ve çocukların herhangi bir salgından dolayı ölmüş olduklarını düşünmediklerini belirten Akbaş, detaylı iskelet çalışmasının henüz gerçekleştirilmediğini ifade etti.

“HENÜZ HRİSTİYAN OLMAYAN BEBEK VE ÇOCUKLAR”

Ön incelemelerde bazı hastalıklar tespit ettiklerini dile getiren Akbaş, şunları kaydetti:

“Bu dönem ve bu coğrafya için anemi oldukça yaygın bir hastalıktı. Fakat hepsinde gözlemlediğimiz bir salgın hastalık belirtisi yok. Bebeklerin söz konusu alana gömülmesinin Hristiyanlığın erken Bizans dönemindeki vaftiz kültürüyle ilişkili olduğunu düşünüyoruz. Erken Hristiyanlık döneminde vaftiz edilenler genelde yetişkinler oluyordu. 10’uncu yüzyıldan sonra çocukların vaftiz edilmesi gerektiği yasallaştı. Bunların erken Hristiyanlık dönemine ait olduklarını düşünüyoruz. Bu nedenle vaftiz edilmemiş yani henüz Hristiyan olmayan bebek ve çocuklar. Vaftiz edilmediği için de kilise içine değil de kilise dışına gömülme ihtimali üzerinde duruyoruz.”

Çocukların gömüldüğü mezar örneğinin Afyonkarahisar’daki Amorium kazılarında da bulunduğunu ifade eden Akbaş, orada 10’uncu ve 11’inci yüzyıla tarihlendirilen mezarlığın belli bir alanında sadece bebek ve çocukların gömülü olduğunun ortaya çıktığını, mezarlığın yakınında da bir vaftizhane tespit edildiğini ancak Kulp’taki kazıda vaftizhaneye rastlanmadığını söyledi.

“BU KADAR ÇOCUK MEZARINA RASTLAMADIM”

Kazı ekibinden arkeolog Başak Oban da alanda çocuk mezarlarıyla karşılaştıklarında hem şaşırdıklarını hem de heyecanlandıklarını belirtti. Oban, “Gittiğim hiçbir alanda toplu olarak bu kadar çok çocuk mezarına rastlamadım. Bir alanda toplu olarak sadece çocuklara ait mezarlığın bulunması ilginç bir durum” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/diyarbakirda-kazida-54-cocuga-ait-mezarlik-bulundu/feed/ 0
Çocuklarda Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV) vakaları arttı https://www.foxhaber.com.tr/cocuklarda-respiratuar-sinsityal-virus-rsv-vakalari-artti/ https://www.foxhaber.com.tr/cocuklarda-respiratuar-sinsityal-virus-rsv-vakalari-artti/#respond Fri, 22 Dec 2023 09:30:13 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1312 Ankara Etlik Şehir Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Kaman, çocuklarda son dönemde en sık görülen enfeksiyonlar ve korunma yöntemlerine ilişkin bilgileri paylaştı.

Havanın soğuması, kapalı alanlarda geçirilen sürelerin uzamasıyla birlikte çocuklarda enfeksiyonların görülme sıklığının arttığını dile getiren Kaman, “Her kış mevsiminde olduğu gibi bu dönemde de çocuklarda artan acil servis ve poliklinik başvurularıyla karşı karşıyayız. Havaların soğuması, çocukların kapalı alanlarda daha fazla kalmasıyla birlikte özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kaman, üst solunum yolu hastalıklarının özellikle okul ve kreşe giden çocuklarda fazla görüldüğüne, ağırlıklı olarak ateş, öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı, hapşırma şikayetlerinin ortaya çıktığına işaret etti.

AĞIR TABLOLAR OLUŞABİLİYOR

Özellikle küçük çocuklarda, üst solunum yolu enfeksiyonlarının ilerlemesi sonucu bronşiolit ve zatürre gibi daha ağır alt solunum yolu enfeksiyonlarıyla da karşılaştıklarını aktaran Kaman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Toplumda ve yatan çocuk hastalarımızda yaygın olarak Respiratuar Sinsityal Virüsü (RSV) görüyoruz. Ayrıca bu aylarla birlikte grip etkeni olan influenza vakaları da artmaya başlıyor. Şimdilik yatan hastalarımız içinde influenzayı ciddi boyutta görmesek de artışı mevcut. Daha büyük yaştaki okul çağı çocuklarında ise şu an en sık halk arasında ‘beta’ olarak bilinen A grubu beta hemolitik streptokok dediğimiz bakteriyel enfeksiyonla karşılaşıyoruz. RSV, özellikle 2 yaşın altındaki bebekler açısından yüksek riskli bir hastalık. Bronşiolit dediğimiz, bebeklerde soluk alıp verirken hışıltıya (ıslık benzeri ses) neden oluyor. Bebeklerinde öksürük, nefes alıp vermede zorluk gibi şikayetlerle bizlere başvuruyor aileler. Eğer üzerine bakteriyel enfeksiyon bindiyse daha ağır tablolar da oluşabiliyor.”

HIRILTILI, HIŞILTILI NEFES ALMA VARSA HASTANEYE GİDİN

Bebekte erken doğum, kalp sorunu, astıma yatkınlık gibi ek problemlerin de hastalık tablosunun kötüleşmesine neden olduğunu, ciddi riskin ortaya çıktığını vurgulayan Kaman, ailelere “Eğer bebeğinizde ateş olmasa bile nefes alıp verirken hışıltı, hırıltı varsa hızla bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.” uyarısında bulundu.

BEŞ GÜNDEN UZUN SÜREN ATEŞE DİKKAT

Çocuklar ve bebeklerde viral enfeksiyona eşlik etme riski olan bakteriyel enfeksiyon belirtilerine de dikkat edilmesi gerektiğini dile getiren Kaman, şu bilgileri paylaştı:

“Normalde viral enfeksiyon kaynaklı ateş gibi belirtiler ortalama 3-5 gün içerisinde geçer. Çocukta 5 günden uzun süren ateş, solunum sıkıntısı, nefes alıp vermede zorluk varsa mutlaka tekrar sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Çünkü bunlar alt solunum yolu enfeksiyonu belirtileri olabilir.”

ARALIK VE OCAK ÇOCUKLAR İÇİN ZOR GEÇEN AYLAR

Kaman, çocuklarda artan solunum yolu enfeksiyonlarının farklı bir durum değil her kış döneminde yaygın görüldüğünün altını çizerek, “Bu tip enfeksiyonlar açısından özellikle aralık ve ocak, yüksek riskli, çocuklar için biraz zor geçen aylardır. Aralık itibarıyla Türkiye’de influenza vakaları da artmaya başlar, hastalık tablosu biraz daha uzamış, dirençli ateş gibi semptomları bulunan çocuklarla da karşılaşırız. İnfluenzayı takiben beta enfeksiyonunun arttığı durumlar da ortaya çıkabilir.” dedi.

EN İYİ KORUNMA YÖNTEMİ SAĞLIKLI BESLENME VE UYKU

Viral enfeksiyonların tedavisinde antibiyotiğin yerinin olmadığına da işaret eden Kaman, bakteriyel bir enfeksiyon olan “beta” teşhisinde ise mutlaka doktorun önerdiği doz ve sürede antibiyotik tedavisinin uygulanması gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Kaman, “Enfeksiyonlara karşı en iyi korunma yöntemi sağlıklı, dengeli beslenme ve uykudur. Bu bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar.” dedi.

6 AYIN ÜZERİNDEKİ TÜM ÇOCUKLAR GRİP AŞISI OLABİLİR

Çocukların bulunduğu kapalı ortamların sık sık havalandırılmasının, hasta çocukların özellikle kalabalık, kapalı alanlar ve okulda maske takmasının önemine de işaret eden Kaman, “Özellikle 6 ayın üzerindeki çocuklar influenzaya karşı aşılanabilir. Grip aşısını risk gruplarında mutlaka öneriyoruz ama risk grubu dışındaki, 6 ayın üzerindeki tüm çocuklar için de aşılanma influenzaya karşı en iyi korunma yöntemi.” açıklamasında bulundu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cocuklarda-respiratuar-sinsityal-virus-rsv-vakalari-artti/feed/ 0