Çocuklar – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Thu, 21 Mar 2024 21:54:18 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Müftülüğe sert tepki: Cumhuriyete meydan okumadır https://www.foxhaber.com.tr/muftuluge-sert-tepki-cumhuriyete-meydan-okumadir/ https://www.foxhaber.com.tr/muftuluge-sert-tepki-cumhuriyete-meydan-okumadir/#respond Thu, 21 Mar 2024 21:54:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5014 Tartışmaların odağındaki “Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)” Projesi kapdsamnda ilköğretim okulu öğrencileri geçtiğimiz hafta türbelere götürüldü.

Teğmen Kubilay’ın gerici ayaklanmada şehit edildiği Menemen’de ise çocuklar, Nakşibendi tarikatı şeyhi Esad Erbili’nin türbesine götürüldü.

Şeyh Erbili, Menemen olayına karışmış, idam ile yargılanmış ve yaşı nedeniyle müebbet hapse mahkûm edilmişti.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, (ÇYDD) İzmir’de Menemen Müftülüğü tarafından çocukların gerici Menemen ayaklanmasından yargılanıp ceza alan tarikat şeyhi Esad Erbili’nin mezarına götürülmesine tepki gösterdi.

Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı ile arasında imzalanarak yürürlüğe giren ÇEDES projesinin tüm uyarılara rağmen skandallarla devam ettirildiği belirten ÇYDD, “Bu proje ile Anayasa’ya, yasalara, bilime ve eğitimin temel ilkelerine aykırı şekilde okullar tarikat ve cemaatlere ve dinselleşmeye açılmaktadır” ifadelerine yer verild

ÇYDD’den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“ÇEDES ile yaşanan başlıca skandalları basına yansıdığı şekilde hatırlatacak olursak:

11 Kasım 2023 tarihinde Batman’da öğrenciler cami temizliğine götürüldü. 20 Aralık 2023 tarihinde Muğla’nın Menteşe ilçesinde öğrenciler mezarlığa götürüldü.

21 Aralık 2023 tarihinde Kocaeli’nde anaokuluna cami imamı getirildi. 23 Aralık 2023 tarihinde Konya’nın Karatay ilçesinde özel eğitim öğrencilerine imam cübbesi giydirildi.

11 Ocak 2024 tarihinde Muğla’nın Dalaman ilçesinde öğretmen ve öğrenciler sabah namazına götürüldü.

10 Şubat 2024 tarihinde Bitlis’te bir ortaokulda öğrencilere, şeytan taşlama provası yaptırıldı. 14 Şubat 2024 tarihinde İzmir’in Bayındır ilçesinde ÇEDES’in öğrenciler için tehlikeleri hakkında velileri bilgilendiren öğretmene uyarı cezası verildi.

26 Şubat 2024 tarihinde Kars’ta bir ortaokulda maket mezar kuruldu ve öğrencilerin ağıt yakması istendi. 29 Şubat 2024 tarihinde Isparta’da bir okulda çocuklara bıçak verildi, ellerine kelepçe takılıp fotoğraf çektirildi.

Bunca skandal ve eğitim hakkı ihlali yetmezmiş gibi son olarak 29 Şubat 2024 tarihinde İzmir’de Menemen Müftülüğü tarafından çocuklar mezarlığa götürüldü; gerici Menemen ayaklanmasından yargılanıp ceza alan tarikat şeyhi Esad Erbili’nin mezarı ziyaret edildi.

Bu yapılan milli değerlerimize, ulus bilincine ve Cumhuriyet devrimlerine açık bir meydan okumadır.

Anayasamızın 42. maddesine göre eğitim ve öğretim, Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda çağdaş bilim ve eğitim esasına göre yapılır. Laiklik ilkesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde anayasal bir zorunluluktur, vazgeçilemez.

Devletin dini olmaz, devlet tüm dinlere ve inançlara eşit mesafede olmalıdır. Millî Eğitim Bakanlığı, eğitim sistemini dini esaslara göre kuramaz. Laiklik tartışmaya açılamayacağı gibi ücretsiz eğitim hakkından da vazgeçmeyiz.

Eğitim sisteminin ve okullarımızın gerçek sorunlarına odaklanılmalıdır. Artan yoksullaşma ile okullarımızda çocuklarımızın beslenme sorunu artık daha da artmıştır, çocuklarımızın başarı seviyesi düşmektedir, öğretmenlerimizin başta ücretleri olmak üzere özlük hakları son derece yetersizdir, eğitimde nitelik sorunu her geçen gün büyümektedir.

Okullarımızın derslik sayısı yetersizdir. Eğitimin gerçek sorunları dinselleştirme adımları ile örtülmek istenmektedir.

Buradan tüm anne ve babalara, öğrenci velilerimize çağrıda bulunuyoruz, çocuklarımıza ve okullarımıza sahip çıkalım.

Öğrencilerimizi okullardaki yasalara ve bilime aykırı projelerden, uygulamalardan uzak tutalım, okul yönetimlerini denetleyelim, gerektiğinde dilekçeler verelim, suç duyurularında bulunalım. Önce çocuklarımızın geleceğine, sonra da ülkemize, laikliğe ve Cumhuriyetimize sahip çıkalım.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/muftuluge-sert-tepki-cumhuriyete-meydan-okumadir/feed/ 0
Çocuğuma kaç yaşında telefon almalıyım? Uzman isimler açıkladı https://www.foxhaber.com.tr/cocuguma-kac-yasinda-telefon-almaliyim-uzman-isimler-acikladi/ https://www.foxhaber.com.tr/cocuguma-kac-yasinda-telefon-almaliyim-uzman-isimler-acikladi/#respond Sat, 20 Jan 2024 09:18:13 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2432 Ekran başında ne kadar vakit geçirmeli? Dijital dünyada onu nasıl güvende tutabilirim? Bundan 40-50 yıl önceye göre artık ebeveynlerin böyle sorunları da var.

İster ödev yapmak, ister oyun oynamak veya arkadaşlarıyla sosyalleşmek için kullanıyor olsun, bugünlerde tüm çocuklar cihazlara bağımlı durumda. Hatta bu durum aslında sadece gençler için de geçerli değil.

Geçtiğimiz nisan ayında Ofcom araştırması, üç yaşındaki her beş çocuktan birinin akıllı telefon sahibi olduğunu ve 11 ila 14 yaş arası çocukların günde ortalama dokuz saatlerini ekran başında geçirdikleri ortaya çıktı.

Geçen yıl yapılan bir araştırmaya göre ebeveynlerin yüzde 67’si çocuklarının internette ne izlediği konusunda endişeli. Ancak tabletler ve telefonlar zarar vermenin yanı sıra yarar da sağlayabilir.

Brezilya’da üç ayda bir yayınlanan Revista Paulista de Pediatria dergisinde geçen yıl yayınlanan, teknolojinin çocuk sağlığı üzerindeki etkisine ilişkin makalelere göre, dijital çağda bir çocuğu ekrandan uzak tutmak idealist ve pratik değil. Raporun yazarları bunun yerine ebeveynlerin internet kullanımını optimize etmeye ve çocukları için riskleri azaltmaya çalışmaları gerektiği sonucuna vardı. Peki bu nasıl yapılır?

HANGİ YAŞTA BİR AKILLI TELEFONU OLMALI?

Bu, tüm ebeveynlerin son yıllarda baş etmeye çalıştığı bir sorun haline geldi. Artık çocukların ilk telefonlarına sahip olma yaşları oldukça düştü. 2004’te 12 yaşındaki Amerikalıların yüzde 18’i bir telefona sahipken, 2010 yılında bu oran yüzde 58’di ve geçen yıl İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre bu rakam şu anda yüzde 97’ye kadar ulaştı.

Hangi yaşta akıllı telefona sahip olmasının uygun olduğuna dair bir araştırma olmasa da çocuk psikoloğu ve internet uzmanı Dr Michele McDowell şunları söylüyor: “Şu anda trend 10-11 yaş, bir ritüel haline gelmiş gibi görünüyor.”

Ebeveynlerin telefon almalarının bir nedeni de güvenlik, böylece özellikle ortaokula başlarken çocukları takip edebiliyorlar.

Ancak McDowell, eğer yapabiliyorsanız sağlam durun diyor: “On yaşın altındaki çocuklar, kendi cihazlarıyla çevrimiçi olma olgunluğuna sahip değiller.”

Eski bir ilkokul öğretmeni ve ebeveyn koçluk hizmeti veren Natalie Costa, bir çocuğun telefon isteğini reddetmenin bağlantı kurma fırsatlarını kaçırmak anlamına geldiğini kabul ediyor, ancak ilkokulda bir çocuğun beyninin akıllı telefonların bağımlılık yaratan doğasıyla başa çıkmak için bir donanıma sahip olmadığını söylüyor:

“Bir çocuğun bağımsızlığı ve sosyal yaşamı için bir telefona sahip olmanın önemli olduğunu çok iyi anlıyorum ama şahsen ben onların en azından ortaokula gitmesini beklerdim. Hayal kırıklıklarını kabul edin ancak hazır olmadıklarını söyleyin.”

Costa, bu noktada ebeveynlerin çocuklarının baskısıyla karşılaşcaklarını bu noktada da arkadaşlarıyla iletişim kurmak için evdeki aile tabletini daha fazla kullanmasına veya oyun konsolu gibi diğer teknolojilerle daha fazla vakit geçirmesine izin verilebileceğini söylüyor.

EKRAN BAŞINDA NE KADAR VAKİT GEÇİRMELİ?

Yine kesin bir cevabı olmayan sorulardan biri… McDowell, “İki yaşına kadar dirençli olmalıyız. Fakat okula başladıktan sonra gerçekçi olmamız gerekiyor. Elbette dört saat boyunca ekran başında kalmamaları gerekiyor ancak ekran başında geçirilen süre diğer aktivitelerle dengelendiği sürece, iki saatin uygun olduğunu düşünüyorum” diyerek cevap veriyor.

Ayrıca çocuğun kişiliğinin de dikkate alınması gerektiğini ekleyerek belirtiyor: “Aşırı uyarılmaya yatkınlarsa daha çok dikkat edin.”

Costa ise eğlence amaçlı kullanım için günde 30 dakika öneriyor ancak o da McDowell gibi bu sürenin, çocuğa bağlı olduğunu kabul ediyor: “Bazı çocuklar için testler gibi etkileşimli oyunlar onları sakinleştirebilirken, başka bir anne bana oyun oynamanın utangaç oğlunun kabuğundan çıkmasına yardımcı olduğunu söyledi.”

McDOwell, bu noktada ebeveynlerin duygularına da hitap ederek şunları söylüyor: “Kabul edelim ki hepimiz çalışırken, seyahat ederken veya sosyalleşirken küçük bir çocuğa onu sakinleştirmek için bir telefon vermişizdir. Modern ebeveynliğin baskısı çok büyük, bu yüzden gerçekçi ve kendinize şefkatli olun; eğer ara vermek çocuğunuza 20 dakika boyunca ekran başında kalmak anlamına geliyorsa, benim kitabımda bu sorun değil. Sadece ne izlediklerine dikkat edin.”

SÜRE İLE BERABER TÜKETTİKLERİ İÇERİKLER DE ÖNEMLİ

Cihazda ne kadar vakit geçirdikleri kadar ne tükettikleri de önemli. Örneğin Fortnite gibi heyecan verici bir oyun oynuyorlarsa McDowell dikkatli olunması gerektiğini söylüyor: “Onlara bir ekran verecekseniz oynadıkları uygulamaların eğitici olduğundan emin olun.”

McDowell, yapboz veya kendi kendine resim yapmasını sağlayan uygulamaları tavsiye ediyor.

Ayrıca zaman sınırı ne olursa olsun beyinlerini uykuya hazırlayabilmeleri için de yatmadan en az bir saat önce ekrandan uzaklaştırılmaları gerektiğini belirtiyor.

Ofcom araştırması, 5 ila 7 yaş arasındaki çocukların yüzde 59’unun ve 8 ila 11 yaş arasındaki çocukların yüzde 64’ünün, telefonlarında WhatsApp ve FaceTime gibi mesajlaşma uygulamalarını kullandığını ve 8 ila 12 yaş arasındaki çocukların yüzde 60’ının, doğum tarihlerini değiştirerek kendi profilleriyle kaydolduklarını ortaya çıkardı.

Arkadaşlarla yapılan grup sohbetlerinin kontrolden çıkması, modern mesajlaşma teknolojisinin en endişe verici yönlerinden biri. Costa, “Eğer çocuğunuz bir mesajlaşma platformundaysa en azından ilk başta onu takip etmek için girip çıkacağınıza dair bir anlaşma yapın. Söylenenleri kontrol etmeniz gerektiğini açıklayın” diyor.

SİLİNEN MESAJLARIN ARDINDAKİ TEHLİKE

Ayrıca bazı uygulamalarda mesajların okunduktan sonra otomatik olarak silinmesi ebeveynlerin takibini zorlaştırırken çocukların hoş olmayan mesaj ve görüntülere maruz kalmasına neden olabiliyor.

Bu ay, Polis Tarafından Kaydedilen Çocuklara Yönelik Cinsel İstismar Suçları Ulusal Analizi Raporu, 2022’de gençlerin çıplak fotoğrafların paylaşılması sonucunda 15.534 uygunsuz görüntü vakasına karıştığını ve çocuklara yönelik cinsel suçların yüzde 50’sinden fazlasının işlendiğini ortaya çıkardı. Çocuk-çocuğa suçlara karışan bir failin ortalama yaşı ise 14 olarak belirtildi.

Costa, “Onlara bu raporu duyduğunuzu söyleyin. Ne düşündüğünüzü söyleyin ve onların görüşlerini sorun. Fotoğraf paylaşmaları söylendiyse, olanları güvendikleri bir yetişkine anlattıklarından emin olun ve çocuğunuza bunun onların hatası olmadığını hatırlatın” diyor.

ERGENLİK DÖNEMİNDEKİLER İÇİN TIKTOK UYARISI

Her ne kadar 13 yaşın altındakiler için yasaklanmış olsa da birçok genç TikTok kullanıyor; öyle ki uygulama, geçen yıl İngiltere’nin veri gözlemcisi ICO tarafından 13 yaşın altındaki 1,4 milyon çocuğun verilerinin yasa dışı olarak işlenmesi nedeniyle 12,7 milyon pound para cezasına çarptırıldı.

Frontiers in Psychology dergisinin 2022 tarihli araştırmasına göre TikTok, gelişmiş algoritma sistemi sayesinde en çok bağımlılık yaratan sosyal medya platformu. Psikolog Catherine Hallissey, TikTok’un 13 yaşın altındaki bir çocuğun dijital dünyasında kesinlikle yeri olmadığını söylüyor:

“Bu kadar bağımlılık yapıcı olmasının bir nedeni, slot makinesi etkisi ya da psikolojide diferansiyel takviye dediğimiz şeydir; harika bir videoyla ne zaman karşılaşacağınızı asla bilemezsiniz, bu da onun çok daha yüksek bir ödül etkisine sahip olduğu anlamına gelir. Temel düzeyde hareketsiz bir yaşam tarzını teşvik ediyor çünkü çocuklar kaydırma yaparken genellikle oturuyor veya hareketsiz duruyor.

Ayrıca çocuğun oyun yoluyla öğrenme ve okul sonrası etkinliklere katılma konusundaki gelişimsel görevine müdahale eder.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cocuguma-kac-yasinda-telefon-almaliyim-uzman-isimler-acikladi/feed/ 0
Hastanelerde enfeksiyon piki! Başvurular iki kat arttı https://www.foxhaber.com.tr/hastanelerde-enfeksiyon-piki-basvurular-iki-kat-artti/ https://www.foxhaber.com.tr/hastanelerde-enfeksiyon-piki-basvurular-iki-kat-artti/#respond Sat, 23 Dec 2023 09:24:13 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1385 Tekirdağ Çorlu Devlet Hastanesi Başhekimi ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Doğan, üst solunum yolları enfeksiyonları hastalıklarında artış olduğunu ve acil servise başvuran hastaların sayısının iki katına çıktığını belirterek “Virüs potpurisi yaşıyoruz” dedi.

Çorlu Devlet Hastanesi Başhekimi ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Doğan, son günlerde gribal enfeksiyon nedeniyle hastanenin acil servislerine başvuran hasta sayısının 2 katına çıktığını söyledi.

GÜNDE 2 BİN BAŞVURU

Önceki dönemlerde günde 750 ile 1000 arasında olan acil servise başvuranların sayısının 1750 ile 2 bine yükseldiğini söyleyen Doç. Dr. Doğan, şöyle devam etti:

– Kış mevsimi biraz geç geldi. Bununla beraber de mevsimsel dönüşümün getirmiş olduğu üst solunum yolları enfeksiyonları ve gribal enfeksiyonların varlığında, seyrinde bir artış var. Bu yıl biraz daha çoklu etkenlerle karşı karşıyayız. Yani biz hastanemize influenza virüs, koronavirüs, adenovirüs, rinovirüs ve benzeri üst solunum yolu enfeksiyonuyla başvuran hastalarımız oluyor. Haliyle bir enfeksiyon tablosundan iyileşip kişi bir müddetten sonra farklı bir etkene maruz kalabiliyor.

– Buna bağlı olarak da hastalıkların seyri biraz daha uzuyor. Uzamış ateşle karşılaşabiliyoruz ve iyileşiyor gibi olup sonra tekrar eden bir klinik tabloyla gelebiliyor. Kas ağrıları, eklem ağrıları, halsizlik şikayetleri var. Vücut, dönemin özelliklerini, yani bir virüs potpurisi yaşıyoruz.

Doç. Dr. Mustafa Doğan

ÇOCUKLAR EVE GETİRİYOR

Doç. Dr. Doğan, çocuklara dikkati çekerek şunları söyledi:

– Özellikle şu hikayeyi çok fazla duyuyoruz; çocuk hastaydı geldi, anne, sonra baba hasta oldu. Hepimiz iyileştik, çocuk tekrar enfekte oldu. Toplu yaşam ortamlarında, çocuklarımız kendilerini koruyamıyorlar. Çocuklarımızın eve getirdiği virüsler, aile içinde de bir döngüye sebebiyet veriyor. Peki bu durumu nasıl daha hafif atlatabiliriz? Mevcut tablo bir virüs tablosu, antibiyotikler bu durumda işe yaramıyor. Ne yapacağız? Bir, semptomlarımıza yönelik semptom tedavi, semptomatik tedavi alacağız. İki, bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirecek besin öğeleriyle besleneceğiz, yeterli uyku uyuyacağız. Biraz dijitalden, elektronikten uzak kalacağız.

– Özellikle ileriki yaştakilerin dijitale fiziksel olarak çok fazla vakit harcadıklarını düşünmüyorum. Ama önce genç çocuklarım, bilgisayar başında uzun süre vakit geçirmekteler. Bazen bu süreçte beslenmeyi dahi unutuyorlar. Enfeksiyon süreçlerinde vücut çok ciddi sıvı kaybına maruz kalır. Mutlak suretle yeteri kadar sıvı tüketmeliyiz.

– Almamız gereken tedbir şudur; eğer ki enfeksiyon bulguları varsa mutlak suretle maske, maske önünde bir engel var takamıyoruz, o zaman sosyal mesafeyi koruyalım. Klinik tablosu biraz daha gürültülü giden çocukları, mümkünse birkaç gün okula göndermeyelim, toparlayıncaya kadar. Tabii ki toplu yaşam alanlarında, kapalı ortamlarda özellikle virüs yayılımı daha fazla olur. Aynı zaman diliminde çok fazla kişiyle etkileyebilir.

BİRDEN FAZLA VİRÜS DOLAŞIMDA

Üst solumun yollarındaki hastalıklara birden fazla virüsün neden olduğunu söyleyen Doğan, “Bakanlığın da bu konuda değerlendirmeleri var. Tek bir virüse bağlı değil, birden fazla virüse bağlı oluşmakta. Yani mevsim özelliğine uygun bir süreç yaşıyoruz diyelim” dedi.

Alt solunum yolu olarak enfeksiyonlarıyla çok karşılaşmadıklarını belirten Doğan “Bir zatürre tablosu değil. Üst solunum enfeksiyonu biraz kalıcı oluyor. Buna bağlı olarak da öksürük biraz uzayabiliyor. Bu nedenle ne yapacağız? Soluk borumuzu biraz daha nemli tutacağız. Biraz daha fazla sıvı tüketeceğiz, pastil kullanacağız. Bunlarla öksürük semptomlarını baskılayacağız, gerekirse öksürük şuruplarından yararlanacağız. Yoğun bakımlık vaka yaşamıyoruz fakat özellikle çocuklarda tablo biraz daha gürültülü seyrediyorsa, bu çocuğu yatırıp takip etmek gerekebiliyor. Çünkü daha sonrasında komplike olup üzerine bakteriyel enfeksiyonlar eklenebiliyor” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/hastanelerde-enfeksiyon-piki-basvurular-iki-kat-artti/feed/ 0
Eğitimciler karanlığa karşı alanlara çıkıyor https://www.foxhaber.com.tr/egitimciler-karanliga-karsi-alanlara-cikiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/egitimciler-karanliga-karsi-alanlara-cikiyor/#respond Fri, 22 Dec 2023 09:27:06 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1309 AKP iktidarının 2016’dan beri ısrar ettiği kalıcı yaz saati uygulamasıyla özellikle kış mevsiminde, tüm ülkeyi karanlığa mahkum ettiğini belirten Eğitim İş üyesi eğitimciler, sabah karanlığında basın açıklaması yaptı. İktidarın bilimsel dayanaktan yoksun, inatla uyguladığı kalıcı yaz saati uygulamasının eğitimi ve çocukları olumsuz etkilediğini söyleyen Eğitim-İş Aydın Şube Sekreteri Funda Deniz, “Bu plansızlık ve inat sebebiyle çocuklarımız, daha günün ağarmadığı saatlerde yollara düşmek zorunda kalıyor.

Uykuya ve gün ışığına gelişimsel olarak en ihtiyaç duyduğu yıllarda çocuklarımızın bu kör, ışıksız saatlerde okula gitmek zorunda bırakılması velileri de zora düşürüyor. Kış mevsiminde, günün ilk ders saatlerinde çocuklar henüz uyku mahmurluğunu üzerlerinden atamadığı için verim alınamıyor. Hiçbir bilimsel temeli olmayan, milli eğitimi ve milli ekonomiyi baltalayan, ülkede koca bir güvenlik açığı oluşturan kalıcı yaz saati uygulamasından derhal vazgeçin” dedi.

VARDİYALI EĞİTİM

Eğitimin içine atıldığı zifiri karanlığın sadece saat ayarlamasıyla olmadığını söyleyen Deniz, “Okul ve derslik sayısındaki yetersizlik nedeniyle büyükşehirlerde bile birçok okulda ikili eğitim devam ediyor. Bir okul binasında birkaç okulu dolduracak kadar çok sayıda öğrenci, adeta vardiyalı biçimde eğitim görüyor. AKP’nin 5 yıl önce bitirme sözü verdiği ikili eğitim garabeti nedeniyle bir grup öğrenci okula daha gün ağarmadan giderken, okula geç gelen grup ise ancak akşam karanlığında evine dönebiliyor. Ailelerin sosyal ve kültürel yaşamlarını da baltalayan ikili eğitim sistemi devam ettikçe, öğrencilerin hem soyut hem de somut anlamda karanlıkta kalması kaçınılmazdır” diyerek iktidarın eğitim politikasını eleştirdi.

“EĞİTİMİ MANEVİ KARANLIKTAN KURTARACAĞIZ”

Deniz, “Yanlış ekonomi politikalarıyla, gerici hamlelerle, adaletsizliklerle manevi olarak koyu bir karanlığın içine itilen ülkeyi, bir de somut bir karanlığa mahkûm etmeyin! Üstelik eğitimin içine atıldığı soyut karanlık daha da büyüktür. Tarikatlar, MEB desteğiyle ve protokoller aracılığıyla eğitimde cirit atıyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in pişkince tarikatlarla protokolleri sürdüreceklerini açıklaması, eğitimdeki gerici kuşatmanın dozunun daha da artırılacağının emaresi olmuştur. Bu durumda Başöğretmen’in eğitim neferleri olarak bizlere düşen de eğitimi içine gömüldüğü bu manevi karanlıktan da kurtarmaktır. Kurtaracağız!” diyerek tüm yurttaşlara eğitime ve çocuklara sahip çıkma çağrısı yaptı.

EYLİMLİLİK SÜRECİ BAŞLATILDI

Eğitim-İş sekreteri Funda Deniz, şu ifadeleri kullandı;

*“Okullarımızda tarikat ve cemaatleri istemiyoruz!!!” sloganıyla eylemlilik sürecimizi başlatıyoruz. Tüm yurttaşlara eğitime ve çocuklarımıza sahip çıkma çağrısı yapıyoruz! Tüm siyasi partileri, sendikaları, meslek odalarını, dernekleri ve velilerimizi, bugünümüze ve yarınımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz!

*Gelin hep birlikte Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e, devrimlerine, emanetlerine ve Cumhuriyetimize ilelebet sahip çıkacağımızı bir kez daha ilan edelim!

*Tüm illerde, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Efendiler ve ey millet! İyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti; şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyettir. Medeniyetin emrettiğini ve talep ettiğini yapmak, insan olmak için kâfidir” sözlerini içeren pankartları sendika binalarımıza asacağız.

* Bugün “Karanlıkta eğitime hayır” eylemliliğimizde “okullarda tarikat ve cemaatleri istemiyoruz, okullar öğretmenlerin iş yerleridir” diyor ve eylemliliğimizi ilan ediyoruz!

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/egitimciler-karanliga-karsi-alanlara-cikiyor/feed/ 0