İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İhmal edilen bu işlerin kaybettirdiği çok şey var. O bakımdan çevre duyarlılığını yitirmiş yönetimler ne yazık ki etkileri nesiller boyu sürecek çok acı kayıplara yol açıyor. Bu vesileyle bunu ülkemizin dört bir yanında gördüğümüzü ve çevre facialarından sonra ne yazık ki mercekle arasak sorumlu yönetici bulamadığımızı da görüyoruz. Bu çok acı bir durum. İnsana, doğaya değer vermeyen uzmanların uyarılarını dikkate almayan yönetim anlayışı ölüm getiriyor, felaket getiriyor. Doğayı sadece kendilerine ait bir kazanç kapısı gibi görenler sadece gösterişli projelerle özellikle de rant getiren projelerle ilgileniyorlar. Sadece seçim sonrası süreçleri hesaba katıyorlar. Seçimi kazanalım. Seçimi kazandıktan sonra biz işimize bakalım diyenler ne yapıyorlar? Aslında geleceğimizi yok ediyorlar” ifadelerini kullandı.
“MİLLETİMİZİN 31 MART’I İPLE ÇEKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”
İliç’te yaşananları hatırlatan İmamoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Son günlerde saha da gözü yaşlı insanların Erzincan İliç’te ki meseleyi benimle paylaşmalarının duygusallığı içerisindeyim. Bizim insanımız o kadar değerli ki bazen tahmin edemeyeceğiniz noktada tahmin edemeyeceğiniz duyarlılıkta insanlarla karşılaşıyorsunuz. Örneğin, dün Esenler de semt pazarında 4-5 teyzemizin gözü nemli nemli İliç’i sormasından bunu anlıyorum.
Hiçbir şey olmamış gibi davrananlar ve bunun sorumluluğunu üstlenmeyenler bu sürece dair açık ve net konuşmayıp ortadan kaybolanlar sadece seçim sürecine dair seçmeni tehdit edenler, o gözü yaşlı, gözü nemli annelerimizin hakkı hukuku adına bu sandıkta milletimizden hak ettiği cevabı alacak, dersi alacaktır diye düşünüyorum. 31 Martı milletimizin bu anlamda iple çektiğini düşünüyorum”
“ÇÖPTEN ELEKTRİK ÜRETİM KAPASİTESİNİ 3 KATINA ÇIKARDIK”
Çevre yatırımlarına tam 945 milyon dolar bütçe ayırarak İstanbul’u çevre felaketlerine karşı güçlendirdiklerini ifade eden İmamoğlu, sözlerini şunları kaydetti:
“Avrupa’nın en büyük atık yakma ve enerji üretim tesisini açtık ve özellikle yeni açtığımız dört tesisle birlikte İstanbul’un çöpten elektrik üretim kapasitesini tam 3 katına çıkardık, sadece 4.5 yılda. Avrupa Yakası’nda açmış olduğumuz atık yakma tesisinin aynı kapasitede olanını her aşamasını bitirdik.
Yine sizlerin, özellikle bizi dinleyen vatandaşlarımızın şaşırmayacağı gibi ülkemizin yatırım planına alınmasını bekleyen bu projemiz 2024 yatırım planına alınmadı.
Yani İstanbul’da çöp yığını oluşmasını değil, çöpten enerji üretme tesisini hızlıca başlatıp bitirme hedefinde olduğumuz kredisini hazırladığımız, ihaleye hazır olan bir tesisin, yatırım planına alınmaması yine görüyorsunuz ki az önce çevre felaketi oluştuğunda ortadan kayboldukları gibi Ekrem İmamoğlu’ndan ya da İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetiminden faydalı bir iş geldiğinde yine ortadan kayboluyorlar”
‘Yapılan hizmetler bizim dönemde başlamıştı’ eleştirilerine de cevap veren İmamoğlu, “Tabii ki tamamladığımız projeler vardır; tamamlayacağız da bunda hiçbir tuhaflık yok. Acaba başlattıkları projeleri biz ne safhada aldık veya nasıl o projeleri bitirdik hangi aşamada projeler niçin durdu? İşin bu boyutuyla ilgili hiç sesleri çıkmıyor. Örneğin geçen sene açılışını yaptığımız Silivri Seymen Çöp Sızıntı Arıtma Suyu Projesi bizden önceki dönemde başlatılmış bir projeydi. Sözleşmeye göre 32 ay içerisinde bitirilmesi gereken bir projeydi. Fakat biz göreve geldiğimizde sözleşme süresinin yarısı bitmiş olmasına rağmen ne kadar yapılmıştı işin biliyor musunuz? Yüzde 1’i yapılmıştı, yüzde 3’ü ben yaptım demek oraya bir konteyner koymak ya da şantiyeyi kurmak anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.
]]>
EMİNE ERDOĞAN’IN RİYASETİNDE YAPILDI
AKP’li Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’nun “Sayın Cumhurbaşkanımızın kıymetli eşi Emine Erdoğan Hanımefendi riyasetinde ‘Sıfır Atık’ mottosu ile yola çıkıldı” diyerek tanıttığı çöp tesisi Araklı ve çevre ilçelere yayılan pis koku nedeniyle bölge halkının defalarca eylemlerine neden olmuştu.
ÇÖP TESİSİNİN ATIK SULARINI KARADENİZ’E BOŞALTTILAR
Rize ve Trabzon’un çöplerinin boşaltıldığı katı atık tesisinin, atık suları kaçak şekilde Trabzon’un Değirmendere mahallesinden doğrudan Karadeniz’e deşarj ettiği anlaşıldı.
CHP Trabzon eski Milletvekili Ahmet Kaya, gece geç saatlerde üzerinde ‘Katı Atık Belediyeler Birliği’ yazan kamyonu takip etti ve çöp tesisinin atık sularını taşıyan kamyonun ormanlık alana girerek buradan atık suyu kanalizasyon logarına boşalttığı anlara tanıklık etti.

GECE KARANLIĞINDAN FAYDALANIP SUÇ İŞLENİYOR
Olay yerinden açıklama yapan Kaya, şöyle konuştu:
-Şu an saat gece 01.36. Trabzon’u geziyoruz ve neresinde ne sıkıntı var tespit etmeye çalışıyoruz.
-Sahil yolundan geçerken çok pis bir koku burnumuzu sardı. ‘Bu koku nedir?’ dediğimde önümdeki bir kamyonun dere kenarındaki ormanlık alana indiğini gördüm. Arkası tanker şeklindeki TIR’ın Araklı Katı Atık Tesisi’nden geldiğini öğrendik.
-İçinde ne var diye sorduk, ‘Araklı katı atık tesisinden akan sular var’ dediler. O sularla dolu tanker hortumlarını getiriyor, kanalizasyon logarından Değirmendere’ye oradan da denize deşarj ediyor.
-Hiçbir arıtmaya tabi tutmadan, zehirli sular maalesef deremize akıtılıyor. Deredeki, denizdeki canlı yaşamı hiçe sayılıyor.
-Yetkilileri göreve çağırıyorum. Gecenin karanlığından faydalanıp bu suçu işleyen firmayla ilgili gerekeni yapın. Trabzon sahipsiz değil. O denizde yaşayan canlılar sahipsiz değil.
“BU BİR İNSANLIK SUÇUDUR”
Araklı’daki çöp tesisinin bulunduğu alanda insanların nefes alamaz duruma geldiğine dikkat çeken Kaya, şöyle konuştu:
-Orada çöpler vahşi biçimde depolanıyor. O çöplerden sızan sular oradaki dereye akıyordu.
-Güya bir çözüm ürettiler, çöplerden sızan suları bir havuzda topluyorlar. Şimdi bu vidanjör şeklindeki araçlarla kirli suları toplayıp akıllarınca getirip burada Trabzon’un göbeğinde Değirmendere’ye akıtıyorlar.
-Oradaki kokuyu güya bu şekilde gidermeye çalışıyorlar. Orayla ilgili çok sayıda şikayet var. Araklı yaşanmaz hale geldi. Vatandaş orada ‘Ben evimde yemek yiyemez hale geldim, her gün kusuyorum’ diyordu.
-Rize’nin ve Trabzon’un çöpünden sızan atık suları, tıbbi atıkların olduğu suları getirip buradan acımasızca logar vasıtasıyla önce dereye oradan da denize gönderiyorlar. Böyle vicdansızlık olamaz. Bu bir insanlık suçudur.
DERİN DEŞARJ HATTINDA BİYOLOJİK ARITMA YAPILMIYOR
Öte yandan, atık suların boşaltıldığı kanalizasyon logarının yakınında denize derin deşarj hattı var ancak Trabzon Büyükşehir Belediyesi sınırları dahilindeki sahil şeridinin tamamında biyolojik arıtma yapılmadan kanalizasyon suları denize deşarj ediliyor.
]]>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Arslan başkanlığındaki kazı heyeti, gün ışığına çıkardıkları eşyalarla Assos’ta yaşamış insanların yemekleri nasıl pişirdikleri ve servis ettikleri, hangi hayvanları tükettikleri, hangi araç ve gereçleri kullandıkları gibi soruların yanıtlarını arıyor.
Ve ‘bothros’ adı verilen çöplükte yapılan kazılarda, günlük eşyalara ait yüzlerce parçanın yanı sıra ham madde olarak nitelendirilen bazı malzemeler de ilk kez gün yüzüne çıkarılıyor.

Konservatörler, her biri yapbozu andıran eşyalara ait parçaları uzun uğraşlar sonunda bir araya getirerek antik yaşama ait malzemeleri bugüne ulaştırıyor.
“HER TÜRLÜ ÇÖPÜN ATILDIĞI BİR ALAN”
Prof. Dr. Nurettin Arslan, Assos Antik Kenti’ndeki çöplüğün ‘agora’ olarak bilinen meydanın doğu kenarındaki Roma dönemine ait bir çeşme yapısının kenarındaki boşlukta yer aldığını söyledi.
Assos’ta yapılar inşa edilirken genelde kayalık bir bölge olduğu için ana kayanın kesilmesi gerektiğini belirten Arslan, “Roma dönemindeki çeşme yapılırken de ana kaya kesilmiş. Arada neme karşı önlem almak için yarım metre civarında boşluk bırakılmış. İki bu boşluklar çeşme faaliyetteyken hiçbir şekilde çöp atılmıyor fakat çeşme işlevini kaybettikten sonra bu boşluklar ya da alanlar insanların her türlü çöpün attığı bir alana dönüşüyor” dedi.
Arslan, bu çöp alanlarının da antik dönemde ‘bothros’ olarak adlandırıldığı bilgisini verdi.

Assos’taki çeşmenin yanında bulunan boşluğun 2. yüzyıldan 6. yüzyıla kadar ev atıklarının atıldığı bir alan olarak kullanıldığını dile getiren Arslan, şöyle devam etti:
“Burada ele geçen her türlü parçanın dikkatli toplanması, istatistiğinin yapılması, gruplara ayrılıp tekrar birleşip birleşmediğine bakılması gerekiyor. Bu uzun soluklu çok zor bir iş. Amacımız sadece alanları, mekanları ortaya çıkarmak değil. Bu kentteki insanların evlerinde yemekleri nasıl pişirdikleri, nasıl servis yaptıkları, hangi tür hayvanları yedikleri ya da hangi aydınlatma araç ve gereçleri kullandıkları gibi soruların cevaplarını aramamız gerekiyor. Bu soruların cevapları da doğal olarak antik çöplükte yer almakta.”

BALIK KEMİKLERİNDEN ÜRETİLMİŞ ALETLER BULUNDU
Arslan, çöplükten çıkarılan eserler arasında Roma döneminde ‘sigillata’ denilen kırmızı astarlı kapların, Afrika’da ‘terra sigillata’ olarak bilinen ve üzerlerinde askılar, haçlar olan seramiklerin çoğunlukta olduğunu aktararak, domuz ve büyükbaş olmak üzere o dönem tüketilen hayvanlara ait kemiklere de ulaştıklarını belirtti.

Prof. Dr. Arslan, “İnsanların yazı yazmak için kullandıkları ya da merhemleri karıştırmak için ihtiyaç duydukları küçük kaşıklar, kalemler ele geçti. Bu her yerde bulunan bir bulgu ancak Assos’taki bu bulguyu önemli kılan, ‘stylus’ dediğimiz kalemler ya da küçük kaşıkların, balıkların sırtlarındaki yüzgeç kemiklerinden yapıldığını öğrendik. Bugüne kadar bu tür aletlerin üretildiğini biliyoruz fakat bunlara ait ham maddeyi bulma şansımız yoktu ama bu çöplükte balık kemiklerinden üretilmiş olan aletlerin yanında henüz işlenmemiş olan ham maddeleri bir arada gördük” diye konuştu.
]]>