Dava – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 02 Aug 2024 21:30:50 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bakanlık 9 kişinin öldüğü arazi katliamı davasını Konya’ya nakletti https://www.foxhaber.com.tr/bakanlik-9-kisinin-oldugu-arazi-katliami-davasini-konyaya-nakletti/ https://www.foxhaber.com.tr/bakanlik-9-kisinin-oldugu-arazi-katliami-davasini-konyaya-nakletti/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:30:50 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9335 Bismil İlçesinin Serçeler Köyünde 15 Haziran 2023 günü arazi anlaşmazlığı nedeniyle kalaşnikof tüfeklerle birbirlerini tarayan Taş ve Alyamaç ailelilerine mensup Halil, Orhan, Serhat ve Mehmet Can Taş ile Mehmet Emin, Mehmet Selim, Ömer, Yunus ve Muhammet Alyamaç hayatını kaybetti.

Olayla ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 17’si tutuklu 31 sanık hakkında dava açıldı.. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianameyi kabul eden mahkeme heyeti, davanın başka bir ilde görülmesi için nakil talebinde bulundu.

Valiliğin de uygun görmesi üzerine Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden davanın nakli için olur istendi.

Bakanlık da Mahkemenin talebini haklı buldu ve davanın kamu düzeninin sağlanması, taraflar arasındaki husumetin halen devam ediyor olması, duruşma günü gerek adliye çevresi, gerekse adliye içinde kolluk kuvvetleriyle alınacak her türlü güvenlik tedbirinin yetersiz kalabileceği ihtimali nedeniyle davanın başta bir ilde görülmesinin uygun olacağına vurgu yapıldı.

Katliam davasının başka bir ilde görülmesi halinde duruşmaya sadece davanın tarafları olan sanıklar, katılanlar, mağdurlar, müştekiler ve tanıkların katılabileceği, SEGBİS yoluyla ifadelerin alınabileceği ve gerekirse duruşmaların seyircisiz yapılabileceği de göz önünde bulundurularak Konya Ağır Ceza Mahkemesi davaya bakmakla görevli ve yetkili kılındı.

Dosyanın önümüzdeki günlerde fiziki olarak Diyarbakır’dan Konya Adliyesine gönderileceği öğrenildi.

YARALILARA YARDIMA GELEN JANDARMAYI DA TARADILAR

İddianamede, sanıkların katliamdan sonra olay yerine giden jandarma timlerine yaralılara müdahale etmeyi engellemek için araziye hakim olup silahlı kontrolü sağlayarak güvenlik güçlerine de ateş açtıkları kaydedildi.

Arazinin hakim tepelerine yerleşen sanıkların jandarmaya kesintisiz yoğun yaylım ateşi açtıkları, yerde yatan ölü ve yaralıların güvenli bölgeye taşınmak istendiği sırada bile tepelere yerleşen sanıkların kalaşnikoflarla askerleri taradıkları vurgulandı.

PATİKA YOLLARDAN KAÇTILAR

İddianamede, olay yerindeki bir traktör ile pulluğun arkasına siper alan timleri gören saldırganların bu kez traktörü yaylım ateşine tuttukları ifade edildi.

Saldırganların arazi yapısını ve kırsal patika yollarını iyi bildikleri için araçlarla toz bulutu oluşturup plakası belirlenemeyen araçla olay yerinden kaçtıkları belirtildi.

Ateşin kesilmesi üzerine tarlada üzerlerinde hücum yeleği ve 5 kalaşnikof ile 3 tabanca bulunan 9 kişinin hayatını kaybettiğine dikkat çekildi.

Otopsi yapılan cesetlerin topuklarından, kafa ve vücutlarına kadar mermi çekirdeği olduğu bildirildi.

Olay yeri inceleme ekiplerince geniş bir alanda yürütülen arama ve tarama faaliyetinde ise yüzlerce boş kovan ve mermi çekirdekleri bulunduğu belirtildi.

AİLEYİ ÖLDÜRMEK İÇİN YANGIN ÇIKARDILAR

İddianamede Muhtar Behçet Taş’ın katliamdan 1 ay önce aile meclisinde, “Alyamaç ailesini bitireceğim. Kim ölecekse ölsün” dediği, Taş ailesinin olayı birkaç gün önceden planladığı, araziye silahla gelinmesi için kendi aralarında fikir ve eylem birliğine vardıkları ifade edildi.

Taş ailesinin uzun namlulu silah ve teçhizatlarla olay yerine çatışmak için gittikleri belirtildi. Taş ailesinin Alyamaç ailesini araziye çekmek için buğday tarlasını ateşe verip yangın çıkardıkları ve yangına müdahaleye giden Alyamaç ailesine ateş açarak amaçlarına ulaştıkları ifade edildi.

AİLE MECLİSİ KARARI

Şaban Taş tarafından aile bireylerinin kışkırtıldığı, Behçet Taş tarafından azmettirildiği, Ömer Taş tarafından aile bireylerinin olay yerine toplandığı, Ömer Taş’ın Alyamaç ailesine yoğun ateş açıldığı bildirildi.

Nurettin Taş’ın telefon dinlemesinde, “O öldürdü Serçelerdekileri” dediği, Pala lakaplı Mehmet Taş’ın yoğun silah kullandığı ve ölenlerden bazılarını bizzat kendisinin vurduğu ifade edildi.

Katliamdan sonra ölen ve tutuklanıp cezaevine girenlerin ailelerine de muhtar Behçet Taş tarafından bir ömür bakılması için aile meclisinin kendi aralarında karar aldıkları belirtildi.

BAŞKASINA AİT PASAPORTLA KAÇACAKTI

Behçet Taş’ın katliam sonrasında alacağı cezadan kurtulmak için başkasına ait pasaportla yurtdışına kaçmaya çalıştığı vurgulandı.

Bazı sanıkların ise katliamdan hemen sonra silah kullandıkları için üzerlerinde atış artığı ve svap örneği çıkan elbiselerini evlerine yakın noktadaki tandırın içinde yakarak, duş aldıkları ve delilleri gizlemeye çalıştıkları kaydedildi.

Bazı sanıkların ısrarla olay yerinde olmadıklarını ve suçsuz olduklarını belirtmiş olmalarına rağmen, cenaze ve yaralılara almaya gelen ambulansa ait kamera görüntülerinde ellerinde uzun namlulu silahlarla olay yerinde oldukları da tespit edilerek bu kayıtlar dosyaya delil olarak konuldu.

SAVCIDAN AİLE MECLİSİ DEĞERLENDİRMESİ

İddianamede, bölgenin sosyal ve kültürel yapısı, aile meclisi kararlarının bağlayıcılığı, aile meclisinde alınan kararlarına tüm aile bireyleri tarafından uyulmasının yaptırıma tabi olduğu, aile bireylerinin olaya katılmaması halinde hak iddia edemeyeceklerine dikkat çekildi.

Bu nedenle her iki aile meclisince alınan kararlara aşiret kararı gibi aile fertlerinin kesin olarak katılmasının esas alındığının altı çizildi.

Olaya katılmayı reddeden aile bireylerinin dava konusu arazi üzerinde bir hak edemeyeceği gibi, bundan sonraki süreçte de meydana gelen olaylarda aile fertleri tarafından dışlanarak korunmayacaklarını bildikleri için tüm aile bireyi olan sanıkların fikir ve eylem birliği içinde çatışmaya katılarak 9 kişinin ölümünden sorumlu olduklarına işaret edildi.

Olayda 7 kalaşnikof tüfek ile 4 tabanca ele geçirilmiş olsa da, olay yerinden toplanan boş kovanların kriminal incelemesinde, katliamda 17 ayrı kalaşnikof tüfek kullanıldığı tespit edildi.

Sanıkların 9 kişiyi tasarlayarak öldürmek, ölü ve yaralılara müdahaleye giden 9 jandarma timini de öldürmeye teşebbüs etmek suçundan 19 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları isteniliyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bakanlik-9-kisinin-oldugu-arazi-katliami-davasini-konyaya-nakletti/feed/ 0
İnşaat bitmedi, tazminat kazandı https://www.foxhaber.com.tr/insaat-bitmedi-tazminat-kazandi/ https://www.foxhaber.com.tr/insaat-bitmedi-tazminat-kazandi/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:24:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9062 Ankara’da kooperatiften ev sahibi olabilmek için inşaat firmasına peşinat ve taksitleriyle birlikte toplam 460 bin lira ödeme yapan Bora Yalçın, 2 yıl taahhüdü bulunan sözleşme süresince inşaatta ilerleme kaydedilmemesi üzerine açtığı ‘müspet zarar’ davasında 578 bin lira tazminat kazandı.

Bora Yalçın, kooperatiften ev sahibi olabilmek için 2015 ve 2016 yıllarında inşaat firmasına peşinat ve taksitleriyle birlikte toplam 460 bin lira ödeme yaptı. Noterden evinin tapusunu almasına rağmen, inşaat şirketi ile yaptığı sözleşmedeki 2 yıllık süre boyunca inşaatta ilerleme kaydedilmediğini fark eden Yalçın, durumu yargıya taşıdı. Yalçın, süreçteki zararı ve sözleşmede taahhüt edilen kira yatırma şartı nedeniyle Ankara 14’üncü Tüketici Mahkemesi’nde açılan ‘müspet zarar’ davasında 578 bin lira tazminat kazandı. 

Yalçın, kooperatif projesinin akıllı daireler ve rezidansı içeren büyük bir lansman ile duyurulduğunu belirterek, “Bize de iyi bir vakıftan mesaj olarak geldi. Biz bu şekilde geldik. Topraktan daire almak adına bu projeye girdik. Önce bir peşinat ödedik, peyderpey ödemeye başladık. Hızlı bir şekilde bütün borcumu bitirip ben ilk 1-1,5 yıl içerisinde bütün borcu bitirip tapuyu almayı tercih ettim” dedi.

SÖZ VERİLEN TARİHTE BİTMEDİ

“Devlet tapusunun elimizde daha güçlü bir referans olarak kalması amacıyla bunu yaptık” diyen Yalçın şöyle devam etti:

-Fakat ev, söz verildiği tarihte teslim edilmedi. Zaten noterdeki sözleşmemizde de bu evin teslim edilmemesi durumunda bize kira yatırma taahhüdü vardı. Bu sebepten dava açtık. Evdeki hakkımdan feragat etmek istemedim. Evdeki tapu hakkımın devam etmesi koşuluyla ve alamadığım kiralar ve müspet kayıplarım sebebiyle açtığımız davada çok başarılı bir süreç sonrasında davayı kazandık. Tapum bende, müspet zararım için 500 bin lira, üzerine de kira bedelleri aldım.

TOPRAKTAN EV ALMAK İSTEYENLER DİKKAT 

Avukat Senem Yılmazel, bu tarz zararlara ilişkin ‘menfi zarar’ ve ‘müspet zarar’ olmak üzere iki çeşit dava açılabildiğine değinerek şöyle devam etti:

– Bora Bey’in davası müspet zarar davasıdır. Bu davada tapu alıcıda kalır. Tapuyu iade etmeyiz. Sözleşme ayakta kalır, sözleşmeyi de feshetmeyiz. Sözleşme nedeniyle uğradığı zararın tazminini isteriz. Mahkeme talebimizi kabul etti. Karar kesinleşti. Ayrıca bir de müvekkilin yoksun kaldığı kiralar vardı.

– 66 bin lira da kiranın davalıdan alınarak davacı vekiline ödenmesine karar verildi. Ev halen bitmedi. Bu arada bu ev taahhüt edilen tarihte müvekkilime teslim edilmedi. Tapu devredildi, müvekkilin tapusu var. Ancak gayrimenkul teslim edilmedi. Halen de teslim edilmedi ki bu nedenle hala yoksun kaldığı kira alacakları devam ediyor.

Yılmazel, topraktan ev almak isteyenlerin dikkat etmesi gereken hususlara değinerek şunları söyledi:

“Birincisi öncelikle bu sözleşmenin mutlaka tapudan ya da noter aracılığıyla yapılması gerekiyor. Noterden yapılırsa tapunun tescil edilmesi gerekiyor. Veya tapuda doğrudan sözleşme yapılması gerekiyor. Benim birinci önerim tapunun alınmasıdır. Eğer o tarihte bu gayrimenkul teslim edilmezse onlar için hangi yol uygunsa o yol için hukuki yollara başvurmaları gerekir. 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/insaat-bitmedi-tazminat-kazandi/feed/ 0
Büyüknohutçu çifti cinayetinde ‘azmettirici’ iddiası https://www.foxhaber.com.tr/buyuknohutcu-cifti-cinayetinde-azmettirici-iddiasi/ https://www.foxhaber.com.tr/buyuknohutcu-cifti-cinayetinde-azmettirici-iddiasi/#respond Mon, 15 Jul 2024 21:49:52 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8888 Antalya’nın Finike ilçesi Gökçeyaka Mahallesi Kızılcık Yaylası Adala mevkisinde dağ evinde yaşayan Ali Ulvi ve eşi Aysin Büyüknohutçu, 9 Mayıs 2017’de evlerinde uğradıkları silahlı saldırıda yaşamını yitirdi. 

Sedir ve kızılçam ağaçlarıyla kaplı ormandaki mermer ocaklarına karşı verdikleri mücadeleyle tanınan çiftin cinayet şüphelisi Ali Yamuç, olaydan bir gün sonra yakalandı ve Elmalı Cezaevi’ne gönderildi. Alanya L Tipi Cezaevi’ne nakledilen Yamuç’un, 20 Eylül 2017’de intihar ettiği açıklandı.

DAVA ANAYASA MAHKEMESİ’NDE

Çiftin kızı Emine Büyüknohutçu, cinayetin ardından olayda azmettirici olduğuna dair Finike Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak, soruşturmanın bu yönde derinleştirilmesi talebinde bulundu. Savcılık ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. 

Büyüknohutçu ailesi, savcılığın kararına Elmalı Sulh Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulundu. İtirazı değerlendiren mahkeme, savcılık kararını onadı ve itirazı reddetti. Soruşturmanın derinleştirilmesi yönündeki talebin reddedilmesi üzerine çiftin kızları ve avukatları, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.

MEZARLARI BAŞINDA ANMA TÖRENİ

Büyüknohutçu çiftinin öldürülmesinin 7’nci yıl dönümünde, Andızlı Mezarlığı’ndaki mezarları başında kızı Emine Büyüknohutçu, yakınları ve çok sayıda seveni tarafından anma töreni düzenlendi.  Çiftin mezarlarına çiçek bırakıldı.

Babasının ‘Eğer biri bir gün çıkıp deli cesaretiyle bu işlerin üstüne gitmezse, canları pahasına bu işlerin peşinden koşmazsa, bu işler çözülecek işler değil’ diye bir cümlesi olduğunu belirten Emine Büyüknohutçu, “Gerçekten öyle. Birilerinin çıkıp deli cesaretiyle bu rant sisteminin üzerine gitmesi ve bu rantın özellikle hangi konularda döndüğünün araştırılması ve didik didik edilmesi gerekiyor ki bu tür şirketlerin desteklenmeleri, ÇED raporlarına onay verilmeleri ve güzelim sedir ağaçlarının, nehirlerin, kurdun, kuşun evinin, yuvasının yıkılması, yok olmasına son verilmesi gerekiyor” dedi.

AZMETTİRİCİ İDDİASINDA MEKTUPTAKİ İSMİ HATIRLATTI

Aradan 7 yıl geçtiğini, hala umudu olduğunu söyleyen Büyüknohutçu, “Evet davada herhangi bir ilerleme katedilmedi. Şu an dosyamız AYM’de, azmettiricinin takipsizliği yönünden onaması beklenen bir dosyamız var. Azmettirici olarak anılan isim Ali Yamuç’un da mektuplarında ifade ettiği, taş ocağı, mermer ocağı sahibi, ortaklarından N.B. Mektuplarında da Ali’nin ifade ettiği isim budur, ‘Vadettiğiniz parayı ödeyin. Yoksa ipleriniz cebinizde’ dediği isim budur. Kamuoyuna senelerdir yansıyan isim budur. Bu ismi saklamayın. Bu ismi daha çok dile getirin. Ben bu ismin saklanmasını uygun görmüyorum. Bu dava senelerdir söylediğim gibi tekrar söylüyorum, bir gün çözülecek. Eğer biz peşini bırakmazsak çözülecek” diye konuştu.

DAVA AYM ÖN KOMİSYONDA

Davanın avukatı Tuncay Koç, “Maalesef her yıl burada yargılamanın durumunu anlatmaya söz bulamıyorum. Yargı adına utanıyorum. Ama Ali Ulvi ve Aysin’i unutmadığınız için bu da bize güç veriyor. Maalesef geçtiğimiz süreç içinde davalarda hiçbir gelişme yok. Anayasa Mahkemesi’nde süreç bekliyor. Ön komisyonda incelemede şu anda. Oradan gelecek olumlu bir sonuçtan sonra daireye gidecek. Olumlu sonucu bekliyoruz. Her an karar çıkabilir. O yüzden kamuoyunda gündeme gelmesi çok önemli” dedi.

KATİLİN MEKTUBU EŞİNİN ÜSTÜNDE YAKALANMIŞTI

Büyüknohutçu Dostları Grubu adına konuşan Erol Malçok ise “Ölümlerinin üzerinden geçen 7 yıla rağmen organize bir cinayet olduğu apaçık belli bu olayın azmettiricileri yargılanmadı. Cinayetin arkasından tutuklanan Ali Yamuç, yaşam savunucuları Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu’yu para için öldürdüğünü söyledi. Arkasından eşi Fatma Yamuç’un üzerinde bir mermer şirketi sahibine hitaben yazılan, ’10 gün içerisinde param gelmezse görüşürüz. İpleriniz cebinizde haberiniz olsun’ ifadeleri bulunan bir mektup yakalandı. Bu mektuba ve cinayet delillerini saklamasına dayanarak Fatma Yamuç cinayete iştirakten tutuklandı. Ancak tüm bu süreçler, derinleştirme ve etkili bir soruşturmadan yoksun işletildi” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/buyuknohutcu-cifti-cinayetinde-azmettirici-iddiasi/feed/ 0
130 köylü yılladır toprak için savaşıyor https://www.foxhaber.com.tr/130-koylu-yilladir-toprak-icin-savasiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/130-koylu-yilladir-toprak-icin-savasiyor/#respond Sat, 13 Jul 2024 21:00:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8828 Türkiye’nin önemli meyve üretim bölgelerinden Korkuteli ilçesi Dereköy yaylasındaki 130 köylü, birinci sınıf mutlak sulu tarım arazilerinden oluşan 39 hektarlık alanda açılmak istenen kömür ocağı için verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararının iptali amacıyla 2021’de yargıya başvurdu.

Antalya 3’üncü İdare Mahkemesi’nin iptal kararı, Danıştay’dan ‘bilirkişi raporu eksik’ denilerek iade edildi. Keşif yapılmadan eksiklik giderildi, ancak mahkeme yeniden iptal etti ve karar geçen yıl Danıştay tarafından onandı.

130 KÖYLÜ DAVALARA MÜDAHİL OLDU

130 köylü ikinci davayı ise Toprak Koruma Kurulu’nun, alanın tarım dışı kullanımına izin veren kararının iptali için açtı. Antalya 3’üncü İdare Mahkemesi bu davada da iptal kararı verdi. Konya’da istinaf mahkemesine yapılan itiraz sonrası, bilirkişi heyetinin raporu yine eksik görüldü ve iade edildi. Geçen hafta bilirkişi heyeti, aynı alanda üçüncü kez keşif yaptı.

Köylülerin avukatı Tuncay Koç, Dereköy’de 39 hektarlık mutlak tarım arazisi üzerinde 2021 yılında kömür ocağı açılmasına yönelik ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararının iptaline yönelik dava hazırlanırken, proje dosyası içinde Toprak Koruma Kurulu kararına göre 39 hektar tarım arazisinin, Toprak Koruma Kanunu dışına çıkarıldığını gördüklerini söyledi.

Tarım vasfı niteliğini değiştiren bu kararın iptali için de aynı yıl dava açtıklarını belirten Koç, “2022 yılında ise bakanlık, alanın 8 hektarlık kısmında ‘kamu yararı’ olduğunu kabul etmiş. Bu işlemi öğrenince o işleme de dava açtık. ÇED Gerekli Değildir kararı davasında bilirkişi raporları doğrultusunda mahkeme iptal kararı verdi. Karar Danıştay’dan geçerek, onandı. Dolayısıyla şirket şu aşamada Dereköy yaylasında ‘ÇED Olumlu’ kararı almadan hiçbir faaliyette bulunamaz” dedi.

İKİNCİ DAVA TOPRAK KORUMA KURULUNA

İkinci davada mahkemenin Toprak Koruma Kurulu kararına karşı ilk bilirkişi heyetinin raporu doğrultusunda iptal kararı verdiğini belirten Koç, şunları söyledi:

“Biz davayı kazanıyoruz, üst mahkemeler bozuyor. Bu sefer de Konya’da istinaf mahkemesi ‘eksik inceleme var’ gerekçesiyle kararı bozdu. Bu nedenle geçen hafta Korkuteli Dereköy’de üçüncü defa keşfe gidildi.

Bu, Antalya’da açtığımız, 130 davacının olduğu en kalabalık davalarımızdan biri. Çünkü Dereköylü orada kesinlikle kömür ocağı istemiyor.

Arazi çok değerli, mutlak sulu tarım arazisi, böyle bir arazinin kömür ocağı için tarım vasfının değiştirilmesi, tarım dışına çıkarılması kamu yararınca uygun değil”

BİLİRKİŞİ RAPORU BEKLENİYOR

Dünyanın en değerli topraklarından birinin tarım toprağı olduğuna dikkati çeken Koç, “Bunu dört yıllık bir kömür ocağı yerine ikame etmek mümkün değildir. Oradaki toprak binlerce yıldır burayı beslemiştir. Binlerce yıldır da torunlarımızı besleme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle verilen kararın Toprak Koruma Kanunu’na da uygun olmadığını düşünüyoruz. Bilirkişi raporu şu anda bekleniyor. Bu rapor neticesi mahkeme yeniden bir karar verecek” dedi.

ÜRETİLEN MEYVELER İHRAÇ EDİLİYOR

Buradaki tarım arazilerinde çok nitelikli erik, kayısı, vişne gibi meyve ve hububat üretimi yapıldığını anlatan Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Meyveler özellikle erik ve vişne ihraç ediliyor ve döviz kazandırılıyor. Durmadan gelir getiren, döviz getiren bir alana 4 yıllık faaliyet uğruna, özellikle bütün dünyanın üretiminden artık çekildiği, kullanmaktan imtina ettiği kömür gibi bir enerji kaynağıyla ikame etmek akıl dışı bir karar.

Dolayısıyla mahkemenin bu akıl dışılığın önüne geçeceğine güveniyoruz. Zaten ilk ÇED Gerekli Değildir kararı iptal edildi.

Dolayısıyla köylüler bu haklı mücadelede öne geçti. Şimdi Toprak Koruma Kurulu davasında da önce bilirkişi raporunu bekliyoruz, sonra kararı bekleyeceğiz”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/130-koylu-yilladir-toprak-icin-savasiyor/feed/ 0
Cinsel istismar suçlusu Epstein’in ‘küçük kara kitabı’ açık artırmada https://www.foxhaber.com.tr/cinsel-istismar-suclusu-epsteinin-kucuk-kara-kitabi-acik-artirmada/ https://www.foxhaber.com.tr/cinsel-istismar-suclusu-epsteinin-kucuk-kara-kitabi-acik-artirmada/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:27:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8683 ABD merkezli ‘Alexander Historical Auctions’ adlı müzayede evi çocuklara yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı oluşturma suçlamasıyla yargılanırken 2019’da hapishanede ölen Jeffrey Epstein’ın 221 önemli kişinin isminin yer aldığı ‘küçük kara kitabı’ 15 Mayıs’ta kapalı açık artırmayla satışa sunacağını açıkladı.

Müzayede evinden yapılan açıklamada satın alacak kişinin kimliğinin ve teklifinin gizli tutulacağı belirtildi:

“Kitapta Epstein’in irtibat kurduğu kişilerin isimleri, adresleri ve telefon numaralarının yanı sıra aile üyelerinin, sekreterlerin, acil durum iletişim bilgileri de bulunuyor. Kitapta daha önce kamuya açıklanan isimler dışında açıklanmayan yüksek profilli 221 kişinin ismi de bulunuyor.

Bu kitabı 1990’ların ortasında Manhattan’da yaşayan bir müzisyen, New York’ta bir kaldırımda buldu. Daha sonra kitap FBI tarafından incelendi fakat o dönem delil teşkil edecek bir öneme sahip olduğu düşünülmedi. Kitapta 1998’de satın aldığı özel adası Little Saint James ile ilgili ayrıntılar da bulunuyor.

Epstein’ın adayı satın aldığı adamın karısının iletişim bilgileri yer alıyor. Kitapta ayrıca adresleri kamuya açık kayıt aramalarında bulduğumuz konutlarla eşleşen Epstein’ın akrabalarına ilişkin ayrıntılı bilgiler de yer alıyor.”

EPSTEIN DAVASI 

Jeffrey Epstein dava dosyaları 3 Ocak’ta kamuya açıklanmaya başlanmış ve dünyada büyük yankı uyandırmıştı. Yayınlanan belgeler, Epstein’ın kurbanlarından biri olan Virginia Giuffre tarafından 2015 yılında Ghislaine Maxwell’e karşı açılan davanın bir parçası olan dosyalarda, birçok ünlü iş insanı, politikacı ve ünlünün isimleri yer almıştı. 

Jeffrey Epstein, 2005’te ABD’nin Florida eyaletinde, 14 yaşında bir kızla cinsel ilişkiye girmek için para verdiği iddiasıyla gözaltına alınmış, reşit olmayan birçok kız Epstein’in ve arkadaşlarının kendilerini cinsel istismara maruz bıraktığını iddia etse de mahkeme Epstein’i 2008’de tek bir kişiye cinsel istismar uygulamaktan suçlu bulmuştu.

Epstein, suçlu bulunmasının ardından 13 aylık bir ceza aldı. New York savcılarının Epstein’i 2019’da fuhuş ağı oluşturmaktan suçlu bulmasının ardından, milyarder gözaltında tutulurken hapishanede ölü bulundu. Dava dosyasında ilk gözaltı sürecine dair;

“Bu davanın kökenleri, finansçı Jeffrey Epstein’a karşı on yıldır devam eden ceza davasına dayanıyor. 30 Haziran 2008’de Epstein, Florida eyaletinde on sekiz yaşın altındaki bir kişiyi fuhuş için teşvik etme ve temin etme suçlamalarını kabul etti. Suçlamalar, bazıları Florida’nın reşit olma yaşı olan on sekiz yaşın altında olan, özel olarak kiralanan ‘masözler’ ile cinsel aktiviteden kaynaklanıyordu. Eyalet ve federal savcılarla yapılan anlaşma uyarınca Epstein, eyaletin suçlamalarını kabul etti. Sınırlı hapis cezasına çarptırıldı, cinsel suçlu olarak kaydedildi ve kurbanlarına tazminat ödemeyi kabul etti. Buna karşılık savcılar federal suçlamalarda bulunmayı reddetti” ifadeleri kullanıldı.

DOSYALARDA KİMLERİN İSİMLERİ GEÇİYOR?

Dosyalarda adı geçen çok sayıda tanınan politikacı ve ünlü bulunuyor. Clinton ve Trump’ın yanı sıra İngiltere Prensi Andrew, eski New Mexico Valisi Bill Richardson ve eski Senatör George Mitchell, ünlü mankenler Heidi Klum ve Naomi Campbell, şarkıcı Michael Jackson ‘da dosyalarda adı geçen ünlülerdendi.

Eski ABD Başkanı Bill Clinton ile ilgili olarak Epsetin ile yakın oldukları ve birçok uçak yolculuğu yaptıkları ifadeler arasında yer alırken, Prens Andrew’in söz konusu adayı çok kez ziyaret ettiği ve reşit olmayan kızlara cinsel istismarda bulunduğu davacılar tarafından iddia edilmişti. Prens, verdiği röportajlarda bu iddiaları reddederek Jeffrey ile arkadaş olduklarını doğruladı. Donald Trump ile ilgili dava dosyalarında, Epstein ile yakın oldukları ifadeleri kullanıldı. 

FRANSIZ ŞÜPHELİ DE ÖLÜ BULUNDU

Dosyada ismi geçen Fransız mankenlik ajansı sahibi Jean Luc Brunel ise, reşit olmayan kızların cinsel istismar amaçlı ticareti şüphesiyle 2020 Aralık’da tutuklanmıştı. Epstein ile yakın arkadaş olduğu belirtilen Brunel, 2022’nin Şubat ayında tutuklu olduğu Paris’teki hapishane hücresinde ölü bulunmuştu.

“EVİNİN HER KÖŞESİNDE ÇIPLAK KIZ TABLOLARI VARDI”

Birçok üst düzey siyasetçi ve sanatçı ile cinsel birlikteliğe zorlandığını ifade eden davacı Virginia Guiffre, tanınmış bir başbakan, iş insanı ve model ajansı işleten Jean Luc Brunel, Harvard hukuk profesörü Alan Dershowitz tarafından birçok kez istismar edildiğini ifade etmişti. Virginia ayrıca, Epstein’in istismar görüntülerini kayıt altında tuttuğunu açıklamıştı. Evde çalışan hizmetliler, evinin her odasında kamera olduğunu ve duvarlarda çıplak kız tablolarının olduğunu belirtmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cinsel-istismar-suclusu-epsteinin-kucuk-kara-kitabi-acik-artirmada/feed/ 0
Covid-19 aşı üreticisi ilk kez itiraf etti: Yan etkileri kabul ettiler https://www.foxhaber.com.tr/covid-19-asi-ureticisi-ilk-kez-itiraf-etti-yan-etkileri-kabul-ettiler/ https://www.foxhaber.com.tr/covid-19-asi-ureticisi-ilk-kez-itiraf-etti-yan-etkileri-kabul-ettiler/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:46:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8427 2019’un son haftalarında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa bir süre içinde küresel bir salgın halini alan corona virüsüne karşı geliştirilen aşılardan birinin üreticisi ilk kez yan etkiler konusunda resmi makamlara net bir açıklama yaptı. 

İngiltere’de Oxford Üniversitesi ortaklığıyla Covid-19 aşısı yapan AstraZeneca, aşının sebep olduğu ölüm ve ağır yaralanmalar sebebiyle açılan davada mahkemeye yanıt verdi. 

AstraZeneca, geliştirilen Covid-19 aşısının nadiren de olsa yan etkiler yaratabileceğini ilk kez duyurdu.

AstraZeneca, mahkeme belgelerinde ilk kez corona virüsü aşısının nadir görülen bir yan etkiye neden olabileceğini kabul ederek, milyonlarca dolarlık bir yasal cezanın önünü açabilecek bir hamle yaptı.

İlaç şirketi, Oxford Üniversitesi ile birlikte geliştirdiği aşının düzinelerce vakada ölüm ve ciddi yaralanmalara neden olduğu iddiasıyla toplu bir davada yargılanıyor.

Avukatlar, aşının az sayıda aile üzerinde yıkıcı etkisi olan bir yan etki yarattığını savunuyor.

İlk dava geçen yıl, Nisan 2021’de aşıyı olduktan sonra çalışmasını engelleyen bir kan pıhtısı ve beyin kanaması yaşadıktan sonra kalıcı bir beyin hasarı oluşan iki çocuk babası Jamie Scott tarafından açıldı. 

AstraZeneca iddiaları kabul etmezken Şubat ayında Yüksek Mahkeme’ye sunduğu yasal bir belgede Covid aşısının “çok nadir durumlarda TTS’ye neden olabileceğini” kabul etti. Bahsi geçen TTS, insanlarda kan pıhtılaşmasına ve düşük trombosit sayısına neden olan bir rahatsızlık.

Scott çifti İngiliz Daily Telegraph gazetesine konuştu.

51 DAVA AÇILDI

Şirkete yönelik 51 ayrı dava açılırken davacılar şirketten 100 milyon sterlin değerinde tazminatlar talep ediyor. AstraZeneca’nın belirli davalarda aşının yan etkileri kabul etmesi halinde ödeme yapmak zorunda kalacağı belirtilirken ülkenin çok okunan gazetelerinden Daily Telegraph, İngiliz hükümeti şirketin yasal masraflarını karşılama taahhüdünde bulunduğunu aktardı. 

Mayıs 2023’te gönderilen bir yanıt mektubunda AstraZeneca, Bay Scott’un avukatlarına “TTS’nin genel düzeyde aşıdan kaynaklandığını kabul etmiyoruz” ifadesini kullandı. Ancak Şubat ayında Yüksek Mahkeme’ye sunulan yasal belgede AstraZeneca, “AZ aşısının çok nadir durumlarda TTS’ye neden olabileceği kabul edilmektedir. Nedensel mekanizma bilinmemektedir” denildi.

Davacı Scott’ın eşi Kate Scott, Telegraph’a, “Tıp dünyası uzun zamandır bunun aşıdan kaynaklandığını kabul ediyor. Sadece AstraZeneca Jamie’nin durumunun aşıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığını sorguladı. Bu itirafın gelmesi üç yıl sürdü. Bu bir ilerlemedir, ancak onlardan ve hükümetten daha fazlasını görmek istiyoruz. İşlerin daha hızlı ilerlemesinin zamanı geldi. Bizim bir özre ihtiyacımız var ve ailemiz ve etkilenen diğer aileler için adil bir tazminat almaya hakkımız var. Gerçekler bizim tarafımızda ve biz vazgeçmeyeceğiz” dedi.

ŞİRKETTEN AÇIKLAMA GELDİ

AstraZeneca yaptığı açıklamada ise, “Sevdiklerini kaybeden ya da sağlık sorunları bildiren herkese başsağlığı diliyoruz. Hasta güvenliği en yüksek önceliğimizdir ve düzenleyici makamlar aşılar da dahil olmak üzere tüm ilaçların güvenli kullanımını sağlamak için açık ve katı standartlara sahiptir. AstraZeneca-Oxford aşısının kabul edilebilir bir güvenlik profiline sahip olduğu klinik deneyler ve gerçek dünya verilerinden elde edilen kanıtlarla sürekli olarak kanıtlanmıştır ve dünyanın dört bir yanındaki düzenleyici kurumlar sürekli olarak aşılamanın faydalarının son derece nadir görülen potansiyel yan etkilerin risklerinden daha ağır bastığını belirtmektedir” ifadelerine yer verdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/covid-19-asi-ureticisi-ilk-kez-itiraf-etti-yan-etkileri-kabul-ettiler/feed/ 0
AYM ‘evlilik dışı ilişkiye neden olur’ diyen mahkemenin talebini kabul etti https://www.foxhaber.com.tr/aym-evlilik-disi-iliskiye-neden-olur-diyen-mahkemenin-talebini-kabul-etti/ https://www.foxhaber.com.tr/aym-evlilik-disi-iliskiye-neden-olur-diyen-mahkemenin-talebini-kabul-etti/#respond Sat, 08 Jun 2024 21:04:07 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8064 Anayasa Mahkemesi (AYM) boşanma davası reddinin kesinleşmesinden sonra 3 yıl boyunca ortak hayatı yeniden kuramayan çiftlerin, “evlilik birliğinin temelden sarsıldığı” kabulüyle boşanma davası açabilmesini öngören kuralı, taraflara katlanamayacakları bir külfet yüklediği gerekçesiyle iptal etti. 

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan karara göre, Ankara 18. Aile Mahkemesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “evlilik birliğinin sarsılmasına” ilişkin düzenleme getiren 166. maddesinin dördüncü fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla iptalini istedi. 

ÜÇ YIL SONRA TEK TARAFLI BOŞANMA HAKKI

İptali istenen kuralda, “Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak 3 yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir” hükmü yer alıyor. 

‘KURAL BOŞANMA SÜRESİNİ UZATIYOR’ 

Başvurusunda, kuralda öngörülen 3 yıllık sürenin adil olmadığını belirten Aile Mahkemesi, eşlerin uzun sürelerin sonunda boşanabildiklerini, bu durumun da herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğunu öngören anayasal hükümle bağdaşmadığını ifade etti. 

EVLİLİK DIŞI İLİŞKİ VURGUSU 

Kuralda öngörülen sürenin fazla olmasının evlilik dışı ilişki yaşanmasına neden olduğunu savunan mahkeme, kuralla kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının yanı sıra devletin aileyi koruma yükümlülüğünün de ihlal edildiğini öne sürdü. 

Başvuruyu inceleyen Yüksek Mahkeme, Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle kuralın iptaline karar verdi. İptal hükmü 9 ay sonra yürürlüğe girecek. 

RET KARARI ÇIKMASI DA UZUN SÜRÜYOR

AYM’nin iptal kararında, söz konusu kuralın, boşanma kararı verilebilmesini önemli oranda güçleştirmemesi ve ortak hayata yeniden dönmek istemeyen ilgilileri makul olmayan süreler boyunca evlilik birliğini devam ettirmeye zorlamaması gerektiğine vurgu yapıldı. 

Dava konusu kuralda, boşanma kararı verilebilmesi için öncelikle daha önce açılmış bir boşanma davasının reddedilmiş olması şartının arandığı belirtilen kararda, boşanma davasının reddinin çok kısa sayılamayacak bir sürenin sonunda gerçekleşebileceğine işaret edildi. 

Kurala göre, ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabilmesi için anılan ret kararının kesinleşmiş olmasının gerektiği anlatılan kararda, “Ret kararına karşı ilgililerin kanun yoluna başvurmalarının mümkün olduğu dikkate alındığında kararın kesinleşmesinin de uzun bir süre alabileceği açıktır” ifadesine yer verildi. 

“KATLANAMAYACAKLARI BİR KÜLFET…”

Kararda, ayrıca kuralda ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabilmesi için ret kararının kesinleşmesinden itibaren 3 yıl geçmesi gerektiğinin ön görüldüğü anımsatılarak, şu değerlendirmeler yapıldı: 

– Buna göre boşanma kararı verilebilmesi için kuralda öngörülen süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde ortak hayatın yeniden kurulamadığı hallerde makul olmayan bir süre boyunca ilgililerin boşanma kararı elde etmelerine imkan tanınmadığı görülmüş ve ortak hayatın yeniden kurulamadığı hallerde evlilik birliğini uzun bir süre boyunca sona erdiremeyen ilgililere katlanamayacakları bir külfet yüklendiği anlaşılmıştır. Bu değerlendirmeler ışığında özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı ile aile kurumunu koruma amacı arasında makul bir denge sağlamayan kuralın ölçülülük ilkesini orantılılık alt ilkesi yönünden ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır.

 

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/aym-evlilik-disi-iliskiye-neden-olur-diyen-mahkemenin-talebini-kabul-etti/feed/ 0
Phaselis’teki iki koy projesine mahkemeden iptal https://www.foxhaber.com.tr/phaselisteki-iki-koy-projesine-mahkemeden-iptal/ https://www.foxhaber.com.tr/phaselisteki-iki-koy-projesine-mahkemeden-iptal/#respond Mon, 13 May 2024 21:51:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7256 Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü’nün ihalesini alan özel şirket, geçen yıl şubat ayında Kemer ilçesinde antik Likya kenti Phaselis’in sınırları içerisinde bulunan 1’inci Derece Arkeolojik Sit Alanı niteliğindeki Alacasu ve Bostanlık koylarındaki 2 halk plajı projesinin inşaatına başladı. Bu gelişme üzerine bazı çevre örgütleri ve meslek odaları, içerisinde büfe, kafe, tuvalet gibi ünitelerin bulunduğu halk plajı projelerinin iptali için yargıya başvurdu.

İLK KARAR, KURUL İZNİNE KARŞI ÇIKTI

‘Phaselis Antik Kenti Ören Yeri ve Bütünleyici Kıyı Alanı Çevre Düzenlemesi Yapım İşi’ adıyla ihale edilen proje kapsamında başlatılan çalışmalara karşı ilk dava, Mimarlar Odası Antalya Şubesi, Peyzaj Mimarları Odası ve Tekirovalı 14 vatandaş tarafından, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun projeye izin kararının iptali için açıldı. Antalya 3’üncü İdare Mahkemesi, söz konusu ihaleye yönelik yapım işlerinin uygulanması halinde, ‘telafisi güç veya imkansız zararlar doğurabilecek nitelikte bulunması’ nedeniyle nisan ayında yürütmeyi durdurma kararı verdi.

İKİNCİ DAVA İHALE VE PROJEYE

İhaleyi alan firma, mahkeme kararının ihaleyle ilgisi olmadığını gerekçe göstererek, inşaat çalışmalarını devam ettirdi. Mimarlar Odası Antalya Şubesi ve 14 çevreci, milli park sınırları içerisinde 1’inci Derece Arkeolojik ve Doğal Sit olan Antalya Phaselis Antik Kenti’nde, halk plajı ve günübirlik tesis yapım ihale kararı ve ihale konusu projenin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle ikinci davayı açtı. Ankara 11’inci İdare Mahkemesi, geçen yıl mayıs ayında yürütmeyi durdurma kararı verdi. Mahkeme, geçen şubat ayında ise ihalenin iptaline hükmetti. 

PROJE İZİNLERİ DE İPTAL EDİLDİ

Antalya 3’üncü İdare Mahkemesi, Koruma Bölge Kurulu’nun Phaselis projesiyle ilgili iki kararını da iptal etti. Mimarlar Odası ve vatandaşların açtığı davaya bakan mahkeme, kurul kararlarının hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Tekirovalı davacı vatandaşların avukatı Tuncay Koç, geçen yıl Phaselis bütünleşik kıyı alanı planlarına karşı hem ihalenin iptali davası hem de Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun üç kararına karşı üç ayrı dava açıldığını söyledi. Mimarlar Odası ile Peyzaj Mimarları Odası Antalya şubeleri ve Tekirovalı vatandaşların davacı olduğunu belirten Tuncay Koç, “Bilirkişi incelemesinde bu yapılaşmanın Kıyı Kanunu’na, Milli Parklar Kanunu’na ve 2863 sayılı Kültür Varlıkları Koruma Kanunu’na aykırı olduğu ortaya çıktı” dedi.

“ARKEOLOJİK KALINTILAR VE DOĞAYA ZARARLI”

Birinci derecede arkeolojik sit ve aynı zamanda milli park olan bir alana Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sıradan bir plaj işletmesi mantığıyla bir proje hazırladığını dile getiren Avukat Koç, “Bu projenin sahadaki arkeolojik kalıntılara ve bölgedeki endemik bitkilere zararı olduğu çok açık. Aynı zamanda Kıyı Kanunu ihlal edilmiş durumda. Antalya’nın en bakir iki koyunu bu şekilde yoğun bir turizme açmak, o bölgelerin arkeolojik ve doğal özelliklerini yok edici bir potansiyele sahip. Hem ihale dosyası hem de Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nun verdiği izinlerin hepsi mahkemeler tarafından iptal edildi ve proje durduruldu. Şu ana kadar da proje küçültülerek, arka kısma alındı ve ilk projeye göre daha küçük bazı inşaları gerçekleşti” dedi. 

‘KAZANAN ANTALYA OLMUŞTUR’

Davacılardan Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nden yapılan açıklamada, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun Phaselis Antik Kenti I. Derece Arkeolojik Sit Alanı’nda yer alan Alacasu (Cennet Koyu) ve Bostanlık koyuna yönelik hazırlanan projeler ve proje değişikliği ile ilgili kararların iptal edildiği belirtildi. Açıklamada, “Davalara bakan sayın mahkemenin bu kararları ile kazanan yine kentimiz Antalya ve halkımız olmuştur” denildi. Açıklamada, proje izinleri ve ünite sayılarının azaltılması, yapı alanlarının küçültülmesi ve alandaki altyapı uygulamalarında makine ile kazı yapılması uygulamasının iptal edilmesini içeren proje değişikliğine yönelik, ‘mevzuat hükümlerine, ilke kararlarına, kamu yararına ve hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmaktadır’ denilerek oy birliğiyle iptaline karar verildiği de ifade edildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/phaselisteki-iki-koy-projesine-mahkemeden-iptal/feed/ 0
Puff Daddy’nin cinsel taciz skandalına bulaşmaktan korkuyor… https://www.foxhaber.com.tr/puff-daddynin-cinsel-taciz-skandalina-bulasmaktan-korkuyor/ https://www.foxhaber.com.tr/puff-daddynin-cinsel-taciz-skandalina-bulasmaktan-korkuyor/#respond Sat, 11 May 2024 21:00:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7157 Puff Daddy, P. Diddy, Puffy isimleriyle bilinen ünlü rapçi Sean John Combs’un adı bir süredir cinsel taciz iddialarıyla anılıyor. Hatta bu skandala son olarak 50 Cent’in ismi karışırken bazı ünlü isimler de tedirgin olmaya başlamış.

Bir süredir dünya basınının odağında yer alan ve çeşitli kadınlar ve bir de erkek yapımcı tarafından tacizle suçlanan Diddy Combs’un geçtiğimiz hafta evlerine baskınlar düzenlenmiş, evdeki çalışanlar ve iki oğlu sorgulanmıştı. Evlerin baskınlar sonrasındaki görüntülerde adeta çöplüğe dönmeleri dikkat çekerken ünlü rapçi de tüm iddiaları reddetmeye devam etmişti.

50 CENT İLE ARKADAŞLARDI AMA…

Diddy’nin davasında, gerçek adı Curtis James Jackson III olan 50 Cent’in eski kız arkadaşı Daphne Joy da karıştı ve Joy’un bir seks işçisi olduğu ileri sürüldü.

50 Cent’in eski sevgilisi Daphne Joy da skandala karışan isimlerden…

Tüm bu iddialar herkesi şoke ederken Diddy’e yakın isimlerden bazıları, skandala kendileri de karışırsa diye endişelenmeye başlamış görünüyor.

ÜNLÜ OYUNCU ENDİŞELİ

Ünlü oyuncu Ashton Kutcher’ın, uzun süredir arkadaşı olan Diddy’nin soruşturmasına karışmaktan korktuğu bildirildi.

46 yaşındaki Kutcher ve 54 yaşındaki Diddy, MTV’de programlara ev sahipliği yapmış ve onlarca yıllık dostlukları boyunca birbirlerinden övgüyle söz etmişlerdi.

İkili, 2018’de “The Late Late Show James Corden” programında yer almış ve birbirleriyle nasıl tanıştıklarını ve arkadaş olduklarını anlatmıştı.

Ashton Kutcher ve Mila Kunis

BİR BAŞKA ARKADAŞI DA TECAVÜZLE SUÇLANDI

Ancak Kutcher, federallerin geçen hafta rap imparatorunun iki evine baskın düzenlemesinden bu yana Combs’a yönelik soruşturma hakkında kamuya açık bir görüş bildirmedi. Kutcher’ın bu sessizliğinin ise yakın arkadaşı Danny Masterson iki kadına tecavüz etmekten yargılanırken onun arkasında duran bir mektup yazmış ve bu, hayranlarından sert tepkilerle karşılanmıştı.

Masterson, Kunis ve Kutcher ile hem beraber çalıştı hem de uzun sürdir arkadaştı.

Masterson, tecavüz suçlamalarından sonra 30 yıl hapse mahkum edilirken olaydan sadece birkaç ay sonra Kutcher ve eşi Mila Kunis aynı hataya yeniden düşmemek için Diddy hakkında herhangi bir yorum yapmaktan kaçınıyor.

İsmi açıklanmayan bir kaynak şunları söyledi: “Ashton veya Mila’nın şu anda Diddy’ye herhangi bir kamusal destek göstermesine imkan yok. Ashton’ın onunla olan uzun geçmişine rağmen, Cassie’nin davasından bu yana Diddy’den uzaklaştı, hatta yeni davaların ardından daha da uzaklaştı.”

Cassie…

Kutcher, Kunis ve Masterson “That ’70s Show”da genç arkadaşlar olarak rol aldılar. Kutcher ve Kunis, Masterson’u desteklemek için yazdıkları mektupların kamuoyuna açıklanmasının ardından büyük bir baskıyla karşı karşıya kaldılar.

Mektup pek iyi karşılanmadı ve Kutcher günler sonra destek gösterisinin bir hata olduğunu söyledi.

Kutcher, şimdi de skandalın kendisine bulaşmasından korkarak Diddy’den uzaklaşmış görünüyor.

Rodney Jones

Diddy hakkındaki en çarpıcı iddialardan bazıları, gerçek adı Rodney Jones olan yapımcı Lil Rod’dan geliyor. Açtığı davada, bir dizi cinsel saldırı ve seks ticaretinin, imparatorun evlerindeki gizli kameralara kaydedildiğini iddia ediyor.

Diddy’nin eski kız arkadaşı R&B şarkıcısı Cassie de kasım ayında kendisine tecavüz ettiği iddiasıyla Diddy’ye dava açmıştı, ancak bir gün sonra anlaşmaya varıldı. Rap yapımcısı ayrıca yirmi yıl önce 17 yaşındayken başka bir kadına tecavüz etmekle suçlanıyordu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/puff-daddynin-cinsel-taciz-skandalina-bulasmaktan-korkuyor/feed/ 0
‘Şila’yı cayır cayır yaktı, indirim uygulanmadı https://www.foxhaber.com.tr/silayi-cayir-cayir-yakti-indirim-uygulanmadi/ https://www.foxhaber.com.tr/silayi-cayir-cayir-yakti-indirim-uygulanmadi/#respond Mon, 06 May 2024 21:33:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7009 İzmir’in Seferihisar ilçesinde, ‘Şila’ isimli 2,5 yaşındaki pitbull cinsi köpeği kulübesini ateşe vererek öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan Ömer Faruk Baki’ye (57) 4 yıl hapis cezası verilen kararın gerekçesi açıklandı.

Sanığın suç işleme eğilimi, pişmanlığının bulunmaması ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışları dikkate alınarak indirim uygulanmazken; üzerine atılı yakarak mala zarar verme ve bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme suçundan hükmen tutuklanmasına hükmedilen kararın ise hukuki ve vicdanı kanaate göre tesis edildiği vurgulandı.

Olay, 11 Ekim 2022’de, Turabiye Mahallesi Necat Hepkon Caddesi’nde meydana geldi. Furkan Pınar’ın sahibi olduğu pitbull cinsi ‘Şila’ isimli köpek, eve 10 metre mesafedeki demir kafes içindeki ahşap kulübesinde, yanıcı madde dökülerek yakıldı. İhbar üzerine gelen itfaiye ekipleri, alevleri söndürdü. Kafesin kapısı kapalı olduğu için dışarı çıkamayan köpek yanarak öldü.

Kulübe alev alev yanarken, bazı kişiler tarafından görüntülendi. Polisin yaptığı çalışmada, yangını çıkaranın Ömer Faruk Baki olduğu tespit edildi. 13 Ekim’de gözaltına alınan ve ifadesinde suçlamaları reddeden Baki, sevk edildiği adliyede tutuklandı.

Ömer Faruk Baki

CEZASININ ARTILMASI İSTENDİ

Soruşturmanın ardından Ömer Faruk Baki hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede Baki’nin, Furkan Pınar’a ait köpeği kasten öldürdüğü, aynı şekilde kulübesini de yakarak hasar verip, kullanılamaz hale getirdiği belirtildi. Baki’nin ‘başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkmak, tahrip etmek, yok etmek, bozmak, kullanılamaz hale getirmek veya kirletmek’ suçundan 4 aydan 3 yıla kadar hapsi istendi.

Baki’nin bu suçu yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak işlemesi nedeniyle verilecek cezanın 1 kat artırılması talep edildi. Baki’nin 6 yıla kadar hapisle yargılanmasının istendiği iddianame, Seferihisar 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

‘İYİ HAL’ İNDİRİMİ VE TAHLİYE KARARI

Seferihisar 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde 19 Ocak 2023’te görülen davada Baki’ye, 2 yıl hapis cezası verildi. Ardından mahkeme, sanığın duruşmadaki iyi halini gözeterek cezayı 1 yıl 8 ay hapse indirdi. 72 gün cezaevinde kalan tutuklu sanık tahliye edildi.

KARAR İSTİNAFA TAŞINDI

Cumhuriyet savcısı ve Şila’nın sahibi, davaya müdahil olan Hayvan Hakları ve Etiği Derneği, Bursa, Antalya ve İzmir baroları ve Hayvanlara Adalet Derneği ile sanık avukatları ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinafa başvurdu. Savcının istinaf gerekçesinde sanığın, sokakta yaşayan arkadaşı M.E.’ye ait eşyaları yakması sebebi ile ‘mala zarar verme’ suçunu işlediği, kulübede yangın oluşabileceğini öngörmesine rağmen yangını çıkardığı, Şila’nın ölümünde olası kastının bulunduğu ve bu sebeple üzerine atılı suçlardan ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği belirtildi.

İstinaf başvurusunu karara bağlayan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi de sanık Baki hakkında, M.E.’ye yönelik ‘yakarak mala zarar verme’ eylemi nedeniyle kamu davası açılması gerektiği ve bu davaların birleştirilerek yargılama yapılması gerektiğine dikkat çekti. Bu hususun eksik bırakılarak hüküm kurulduğunu belirten mahkeme, sanık hakkında ‘eksik ceza tayini’ gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın hükmü veren ilk ceza mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verdi.

Seferihisar 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’ne iade edilen dosyada, dava tekrar görüldü. 14 Mart’taki duruşmada sanığa, Şila’nın ölümü için 2 yıl, Furkan Pınar’a ait yanan kulübe nedeniyle ‘mala zarar vermekten’ 1,5 yıl, M.E.’ye ait eşyaları yakması nedeniyle de yine ‘mala zarar vermek’ suçundan 6 ay olmak üzere toplam 4 yıl hapis cezası verildi.

Davayla ilgili gerekçeli karar da açıklandı. Şila’nın ölümüyle ilgili verilen cezanın gerekçesi şöyle açıklandı:

Sanığın üzerine atılı bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürmek suçundan eylemine uyan 5199 Sayılı Yasanın 28 A-2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, failin saiki ve amacı, suç yeri ve zamanı, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile kasta dayalı kusurunun seviyesi nazara alınarak, takdiren ve teşdiden hapis cezası ile cezalandırılmıştır.

SANIĞA İNDİRİM YOK

Sanığın suç işleme eğilimi, pişmanlığının bulunmaması ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışları dikkate alınarak hakkında indirim yapılmadığı belirtildi. Sanık hakkında hükmolunan hürriyeti bağlayıcı ceza miktarına göre yasal koşullar oluşmaması nedeniyle, suçun başka cezalara çevrilmediği de belirtildi. Sanık hakkında adli sicil bilgileri karşısında ileride suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından hükmün açıklanması geri bırakılması ve ertelenmesine ilişkin hükümlerin de uygulanmadığı kaydedildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/silayi-cayir-cayir-yakti-indirim-uygulanmadi/feed/ 0
Cinsel taciz skandalının başrolü… Puff Daddy müzik dünyasını böyle ele geçirdi https://www.foxhaber.com.tr/cinsel-taciz-skandalinin-basrolu-puff-daddy-muzik-dunyasini-boyle-ele-gecirdi/ https://www.foxhaber.com.tr/cinsel-taciz-skandalinin-basrolu-puff-daddy-muzik-dunyasini-boyle-ele-gecirdi/#respond Mon, 06 May 2024 21:06:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6990 Müzik dünyası, ünlü rapçi Puff Daddy (P. Diddy, Puffy, Sean John Combs) hakkındaki cinsel taciz suçlamalarıyla adeta alt üst oldu. Önce eski sevgilisi Cassie tarafından tacizle suçlanan Diddy, Cassie ile anlaşarak bu suçlamaların üstünü kapatsa da birbiri ardına farklı kadınların ve bir erkek yapımcının iddialarıyla yeniden gündeme geldi.

Kasım ayında Combs’un eski kız arkadaşı Casandra Ventura (Cassie), Puff Daddy’i 10 yıl boyunca cinsel saldırı ve tacizle suçlayan bir dava açtı.

Combs iddiaları reddetti ve Cassie olarak bilinen Ventura, davayı açtıktan bir gün sonra Combs ile anlaştı. Yine de çok geçmeden başka kadınlar da kendi tecavüz, seks ticareti ve cinsel istismar iddialarıyla öne çıktı. Şubat ayında da Lil Rod olarak da bilinen müzik yapımcısı Rodney Jones Jr., Combs’u kendisini el yordamıyla taciz etmek ve seks işçileriyle cinsel ilişkiye zorlamakla suçlayan bir dava açtı.

Lid Rod’un şoke eden iddiaları dünya basınının gündeminden düşmüyor.

Davada ayrıca Combs’un, sevgilisini kokain getirtmek için kullandığı belirtilirken, 50 Cent’in eski sevgilisinin de seks işçisi olarak adının geçmesi şoke etti.

Davaların üzerine ABD İç Güvenlik Bakanlığı yetkilileri ünlü rapçinin evlerine baskın düzenledi. Oğulları sorgulandı, evleri baskınlardan sonra tanınmaz hale geldi…

Yetkililerin baskınlarından sonra Combs’un evi çöplükten farksız hale geldi.

PLAK ŞİRKETİ İLE MİLYON DOLARLAR KAZANDI

Oysa skandallar kralı Puff Daddy, tüm bu iddialardan önce dünyanın en ünlü ve zengin rapçilerinden biri olarak anılıyordu. Peki Diddy, nasıl oldu da zengin ve güçlü bir iş insanına, müzik dünyasını domine eden bir güce dönüştü?

54 yaşındaki sanatçı, Bad Boy Records’u kurduğundan bu yana geçen otuz yılda neredeyse tüm hip-hop sanatçılarından daha fazla para biriktirdi. Pek çok başarılı müzisyenin takip ettiği bir endüstri öncüsü oldu ve hatta bazılarının iddialarına göre elde ettiği bu gücü de istismarı örtbas etmek için kullanmaktan çekinmedi.

1993 yılında, o zamanlar Puff Daddy ve Puffy olarak bilinen Combs, Uptown Records’ta çalıştıktan sonra Bad Boy Records’u kurdu.

Şirket kısa süre sonra Doğu Yakası hip-hop performanslarının sahneye çıktığı yer haline geldi. Craig Mack, 112, Faith Evans, Mase ve The Notorious B.I.G. ile anlaşmalar yaptı. Bu arada Combs’un 1997 tarihli albümü “No Way Out” da yedi kez platin statüsüne ulaştı.

Forbes’un 1999’daki haberine göre, plak şirketi en parlak döneminde yılda 130 milyon dolar kazanıyordu.

MÜZİK SADECE BAŞLANGIÇTI

Müzik, aslında Combs için sadece başlangıçtı. 1990’ların sonlarında Combs, gelecekte birçok müzisyenin işi haline gelecek alanlara çoktan girmişti. Macy’s ve Dillard’s gibi mağazalarda satılan bir giyim, mobilya ve koku serisi olan Sean John ile başladı. Ve tüm bunlar düzenli bir gelir kaynağı haline geldi.

Marka zamanla güç kaybetse de Sean John, on yılı aşkın bir süre başarının tadını çıkardı. Çoğunluk hissesinin Global Brands Group’a satıldığı 2016 yılında markanın 450 milyon dolarlık perakende satışı olduğu ve 70 milyon doları aldığı bildirilmişti.

Combs’un en kazançlı projesi ise, 2007 yılında Ciroc votkasının marka elçiliğiydi. Diageo ile benzersiz bir anlaşma yaptı. Ancak Combs geçen yıl Diageo’ya dava açtı. Combs ve Diageo çekişmeli bir hukuki mücadelenin ardından bu yılın başlarında yollarını ayırmış olsa da şirket, geçen yılki bir mahkeme dosyasında Combs’un toplam kazancına dair bazı bilgiler vermişti: Combs, 15 yıllık ortaklıkları boyunca neredeyse bir milyar dolar kazanmıştı.

YENİ YATIRIMLAR YAPTI

Diddy, bu parayı diğer yeni girişimlere yatırdı, 2013’te Revolt TV kablolu yayın ağını kurdu ve su şirketi Aquahidrat’ın çoğunluk hissesini satın almak için Mark Wahlberg ile birlikte çalıştı.

O yıl Forbes’a “Günün sonunda rakamlar yalan söylemiyor. Ben de diğer iş insanları gibiyim; yıl sonunda karnemi almam ve her ne olursa olsun gerçeklerle yüzleşmem gerekiyor” dedi.

1999 röportajında Forbes’a çok çok zengin olmak istediğini söyleyen Combs, 2022’de ilk kez milyarder olarak anılmaya başladı.

Artık bir jeti, 1 milyon doların üzerinde değere sahip mücevherleri ve Kerry James Marshall’ın 21 milyon dolarlık bir tablosu ile Andy Warhol, Keith Haring ve Jean-Michel Basquiat’ın eserlerini içeren bir sanat koleksiyonu var. Emlak portföyü ise Los Angeles ve Miami’nin Star Adası’nda sırasıyla 46 milyon dolar ve 36 milyon dolar değerinde devasa mülkleri içeriyor.

Bir etkinlikte Naomi Campbell ile birlikte…

ZENGİNLİĞİYLE BERABER GÜCÜ DE ARTTI

Combs, imparatorluğunu inşa ederken tehlikeli bir güç de biriktirdi; zenginliğiyle beraber hatırı sayılır bir nüfuza sahip oldu.

Eski sevgilisi Cassie’nin avukatı, Combs ile ilgili şikayette bu durumun rapçiyi son derece güçlü ve son derece tehlikeli yaptığını yazdı: “Parasını ve gücünü, istismarının kanıtlarını gizlemek için kapsamlı çalışmalar düzenlemek için kullandı.”

Puff Daddy’nin eski sevgilisi Cassie… İkili Cassie’nin dava açmasından bir gün sonra anlaştı.

Şikayette, Combs’un Bad Boy Records’taki konumunu kullanarak Cassie’yi kendi çevresine çektiği iddia ediliyor. Cassie, taciz başladıktan sonra Combs’un bunu saklamak için parasını ve gücünü kullandığını da söyledi.

KURBANLARI ŞİKAYET ETMEKTEN KORKTU

Kasım ayında açılan ayrı bir davada Joi Dickerson-Neal, Combs’un 1991 yılında kendisine ilaç verip saldırdığını iddia ediyor. Yasal yollara başvurmaya çalıştığını, ancak Combs’un misilleme yapmasından korktuğunu ve gelecekteki iş ve müzik fırsatlarını kaybedebileceğini söyledi.

Dava dosyalarında yer alan Combs’un reşit olmayan genç kızlarla görüntüleri…

Adı henüz Jane Doe olarak tanımlanan isimsiz bir kadın tarafından aralık ayında açılan bir başka davada ise Combs, bir lise öğrencisine yönelik seks kaçakçılığı ve toplu tecavüze yardım etmek için özel jet kullanmakla suçluyor.

Combs’un hip-hop’un güç merkezi olarak saltanatı kısmen davalar nedeniyle sona eriyor gibi görünüyor. Cinsel saldırı iddialarının ardından Combs’un, Revolt’un başkanlığından istifa ettiği ve hisselerini sattığı bildirildi. Hulu da Combs’un ailesiyle ilgili bir realite şovunu iptal etti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cinsel-taciz-skandalinin-basrolu-puff-daddy-muzik-dunyasini-boyle-ele-gecirdi/feed/ 0
Puff Daddy skandalında ünlü bir isim… 50 Cent, sevgilisini yerden yere vurdu https://www.foxhaber.com.tr/puff-daddy-skandalinda-unlu-bir-isim-50-cent-sevgilisini-yerden-yere-vurdu/ https://www.foxhaber.com.tr/puff-daddy-skandalinda-unlu-bir-isim-50-cent-sevgilisini-yerden-yere-vurdu/#respond Sun, 05 May 2024 21:03:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6953 Geçtiğimiz aylarda eski kız arkadaşı Cassie’nin cinsel taciz ve fiziksel şiddet ile suçlamasının ardından bir süredir tüm gözler Puff Daddy’nin üstündeydi.

Puff Daddy, P. Diddy, Puffy isimleriyle bilinen ünlü rapçi Sean John Combs, Cassie ile kısa sürede anlaşma sağlayıp skandalın önüne geçmeye çalışsa da hakkında birbiri ardına suçlamalar geldi. Son olarak da bu hafta ünlü rapçinin evlerine ABD İç Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin gerçekleştirdiği baskın tüm dünya basınında yankı uyandırdı.

Ünlü rapçi hakkında reşit olmayan genç kızları taciz etmek, tecavüz, zorla uyuşturucu vermek, eski sevgililerine uyuşturucu taşıtmak ve silahlı saldırı gibi kan donduran iddialar ortaya atılırken; skandala ünlü bir isim daha karıştı.

50 CENT’İN ESKİ SEVGİLİSİ DE İŞİN İÇİNDE

Diddy’nin davasında, gerçek adı Curtis James Jackson III olan 50 Cent’in eski kız arkadaşı Daphne Joy da seks işçisi olarak anılıyor.

Şubat ayında Rodney “Lil Rod” Jones tarafından açılan davada, Daphne Joy’un hizmetlerini Combs’a sattığı iddia edilen seks işçisi olduğu belirtiliyor. Joy ve 50 Cent’in 2011 ve 2012 yılları arasında ilişkileri vardı. Joy ve 50 Cent’in 11 yaşında bir oğulları var. Çift, Joy’un rapçiyi tacizci olmakla suçlamasının ardından ayrılmış ve 50 Cent bu iddiaları reddetmişti.

50 Cent sosyal medyada Diddy ile Joy’un bir fotoğrafını paylaşarak, “Senin seks işçisi olduğunu bilmiyordum, seni küçük seks işçisi” diye yazdı.

İddiaların ardından 50 Cent’in, Joy ile paylaştığı oğlunun velayetini almak için girişimlerde bulunduğu söyleniyor. Ayrıca Puff Diddy hakkında çıkan taciz iddialarından sonra 50 Cent’in sosyal medya hesabından yaptığı iğneleyici paylaşımlar da dikkat çekiyor.

AYLIK ÖDEME YAPMIŞ

Tüm bu iddialar ise Rodney “Lil Rod” Jones’un açtığı dava ile ortaya atıldı. Jones, Diddy’nin kendisini fahişelerle seks yapmaya zorladığını ve Diddy’nin ortaklarından biri olan Brenden Paul’un silah kaçakçılığı yaptığını ve seks işçilerine ödeme yapılmasını sağladığını iddia ediyor.

Diddy’nin çalıştırdığı seks işçilerinin çoğuna nakit ödeme yapılıyordu, ancak davadaki bir paragrafta Joy da dahil olmak üzere seks işçilerinin dördüne hizmetleri karşılığında aylık ücret verildiği belirtiliyor.

Yung Miami, Jade ve Daphne Joy, Combs’un seks işçisi olarak çalışmaları için banka havalesi yoluyla aylık ücret ödediği kadınlar olarak sıralanıyor.

İDDİALARI ISRARLA REDDEDİYOR

Diddy şimdiye kadar kendisine yöneltilen tüm iddiaları reddetti ve şimdiye kadar herhangi bir suçla itham edilmedi, polis tarafından gözaltına alınmadı.

Diddy’nin avukatı Shawn Holley, “Lil Rod, 30 milyon dolarlık dava açan bir yalancıdan başka bir şey değil. Tamamen kurgu olan ve gerçekleşmemiş olaylar hakkında pervasızca konuşuyor. Tüm bunlar, manşetlere çıkmak için yapılan bir girişimden başka bir şey değil” diyerek konu hakkında açıklama yaptı.

Ayrıca Diddy’nin hukuk ekibinin, Jones’un iddialarının tamamen yalan olduğuna dair ezici, tartışılmaz kanıtlara sahip olduğunu söyledi:

“Bu tuhaf iddiaları mahkemede ele alacağız ve bunları yapanlara karşı gerekli tüm önlemleri alacağız.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/puff-daddy-skandalinda-unlu-bir-isim-50-cent-sevgilisini-yerden-yere-vurdu/feed/ 0
Emlak zengini Trump, 454 milyon dolarlık teminatı bulamadı https://www.foxhaber.com.tr/emlak-zengini-trump-454-milyon-dolarlik-teminati-bulamadi/ https://www.foxhaber.com.tr/emlak-zengini-trump-454-milyon-dolarlik-teminati-bulamadi/#respond Tue, 16 Apr 2024 21:00:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6172 Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın, emlak sektöründe dolandırıcılık suçlamasıyla yargılandığı dava sonucu çarptırıldığı toplam 454 milyon dolarlık para cezası için teminat bulamadığı ifade edildi.

Trump Organizasyonu Genel Danışmanı Alan Garten tarafından, New York Temyiz Mahkemesine verilen yazılı beyanda, 454 milyon dolarlık tazminat cezasının tam tutarının teminat altına alınmasının mümkün olmadığı kaydedildi.

Beyanda, “Davalılar, 464 milyon dolarlık temyiz teminatını elde etmede aşılamaz olduğu kanıtlanmış zorluklarla karşı karşıya bulunmaktadır” ifadesine yer verildi.

Trump’ın, finansal durumunun “istikrarlı olduğu” ve “önemli varlıkları” uhdesinde bulundurmaya devam ettiği bildirilen beyanda, tazminat miktarının büyüklüğü nedeniyle kefil olacak sigorta şirketi bulunamadığı, Trump’ın mal varlıklarının teminat için kullanılması gerekebileceği aktarıldı.

Temyiz mahkemesine, 454 milyon dolarlık toplam cezanın daha az bir miktarının teminat olarak kabul edilmesi yönündeki talep yinelendi.

100 MİLYON DOLAR İÇİN “HAZIRIZ” DEMİŞLERDİ

Trump’ın avukatları, 29 Şubat’ta New York Temyiz Mahkemesine cezanın toplam tahsilatının durdurulması için başvuru yapmış, davadaki kararın hükümlerinin fahiş olduğu savunularak toplam 454 milyon ceza tahsilatını durdurmak için 100 milyon dolarlık teminat ödemeye hazır olduklarını belirtmişti.

New York Başsavcılığı ise “Trump’ın icradan kaçmaya veya icrayı zorlaştırmaya çalışacağı” gerekçesiyle cezanın toplamından daha az teminat yatırılmasına karşı çıkmıştı.

“Emlak dolandırıcılığı” olarak bilinen davaya bakan yargıç Arthur Engoron, 16 Şubat’ta Trump’a, çocuklarına ve şirkete para cezası vermişti.

Trump, kararı, New York Temyiz Mahkemesine götürmüştü. Ancak temyizde dava görülürken, Trump’ın, New York Başsavcılığının cezai karar yetkisi ile mal varlıklarına haciz koymasını engellemek için toplam miktarı, 25 Mart’a kadar teminat olarak sağlaması gerekiyor.

Trump’ın, emlak dolandırıcılığı davası kapsamında, 364 milyon dolar para cezasının yanı sıra bu davaların mahkeme masrafları ve faizleriyle 454 milyon dolar civarında hukuki borcu bulunuyor.

TRUMP HAKKINDAKİ DOLANDIRICILIK DAVASI

New York Başsavcısı Letitia James, Trump’ın, üç çocuğu ve şirketinin servetini 3,6 milyar dolar fazla gösterdiğini öne sürdüğü iddianamede, yargıçtan Trump ve çocuklarının New York’ta şirket kurmalarını ve 5 yıl boyunca ticari gayrimenkul satın almalarını yasaklayarak 370 milyon dolar para cezasına çarptırılmalarını talep etmişti.

Yargıç Arthur Engoron, “emlak sektöründe yıllarca çok sayıda kişi ve kurumu dolandırdığı” suçlamasıyla açılan davada eski Başkan Trump ve “Trump Organization” adlı şirketinin, varlıklarına aşırı değer biçerek ve net servetini abartarak bankaları, sigortacıları ve iş dünyasından kişileri dolandırdığına ilişkin iddiaların mahkemede değerlendirilmesine hükmetmişti.

Engoron, 35 sayfalık kararında Trump ile şirketi ve yöneticilerinin, yıllık finansal durumları hakkında sürekli yalan söyleyerek uygun şartlarda kredi ve düşük sigorta primi elde ettiklerini belirtmişti.

2 Ekim 2023’te başlayan duruşmalar, 11 Ocak’taki kapanış konuşmalarıyla sona ermiş, 16 Şubat’ta da yargıç Engoron, “emlak sektöründe hileli işler yapmak”tan Trump’a 354,9 milyon dolar, çocukları Donald Trump Jr. ve Eric Trump’ın her birine dörder milyon dolar, şirketin eski mali işler müdürüne de 1 milyon dolar para cezası vermişti.

Davadaki toplam 364 milyon dolar para cezasının yanı sıra Trump’a 3 yıl, çocuklarına da ikişer yıl New York’taki şirketlerinde üst düzey yetkili olarak görev yapmalarına ve bankalardan kredi almalarına yasak getirilmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/emlak-zengini-trump-454-milyon-dolarlik-teminati-bulamadi/feed/ 0
Şila’yı yakarak öldürmüştü! Mahkemeden emsal karar https://www.foxhaber.com.tr/silayi-yakarak-oldurmustu-mahkemeden-emsal-karar/ https://www.foxhaber.com.tr/silayi-yakarak-oldurmustu-mahkemeden-emsal-karar/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:42:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5889 Olay, 11 Ekim 2022’de, Turabiye Mahallesi Necat Hepkon Caddesi’nde meydana geldi. Furkan Pınar’ın sahibi olduğu pitbull cinsi ‘Şila’ isimli köpek, eve 10 metre mesafedeki demir kafes içindeki ahşap kulübesinde, yanıcı madde dökülerek yakıldı.

İhbar üzerine gelen itfaiye ekipleri, alevleri söndürdü. Kafesin kapısı kapalı olduğu için dışarı çıkamayan köpek yanarak öldü. Kulübe alev alev yanarken, bazı kişiler tarafından görüntülendi. Polisin yaptığı çalışmada, yangını çıkaranın Ömer Faruk Baki olduğu tespit edildi. 13 Ekim’de gözaltına alınan ve ifadesinde suçlamaları reddeden Baki, sevk edildiği adliyede tutuklandı.

CEZASININ 1 KAT ARTILMASI İSTENDİ

Soruşturmanın ardından Ömer Faruk Baki hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede Baki’nin, Furkan Pınar’a ait köpeği kasten öldürdüğü, aynı şekilde kulübesini de yakarak hasar verip, kullanılamaz hale getirdiği belirtildi.

Baki’nin ‘başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkmak, tahrip etmek, yok etmek, bozmak, kullanılamaz hale getirmek veya kirletmek’ suçundan 4 aydan 3 yıla kadar hapsi istendi. Baki’nin bu suçu yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak işlemesi nedeniyle verilecek cezanın 1 kat artırılması talep edildi. Baki’nin 6 yıla kadar hapisle yargılanmasının istendiği iddianame, Seferihisar 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

‘İYİ HAL’ İNDİRİMİ VE TAHLİYE

Seferihisar 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde 19 Ocak 2023’te görülen davada; Baki’ye, 2 yıl hapis cezası verildi. Ardından mahkeme, sanığın duruşmadaki iyi halini gözeterek cezayı 1 yıl 8 ay hapse indirdi. 72 gün cezaevinde kalan tutuklu sanık tahliye edildi.

İTİRAZ EDİLDİ

Cumhuriyet savcısı ve Şila’nın sahibi, davaya müdahil olan Hayvan Hakları ve Etiği Derneği, Bursa, Antalya ve İzmir baroları ve Hayvanlara Adalet Derneği ile sanık avukatları ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinafa başvurdu.

Savcının istinaf gerekçesinde sanığın, sokakta yaşayan arkadaşı M.E.’ye ait eşyaları yakması sebebi ile ‘mala zarar verme’ suçunu işlediği, kulübede yangın oluşabileceğini öngörmesine rağmen yangını çıkardığı, Şila’nın ölümünde olası kastının bulunduğu ve bu sebeple üzerine atılı suçlardan ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği belirtildi.

İstinaf başvurusunu karara bağlayan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi de sanık hakkında, M.E.’ye yönelik ‘yakarak mala zarar verme’ eylemi nedeniyle kamu davası açılması gerektiği ve bu davaların birleştirilerek yargılama yapılması gerektiğine dikkat çekti. Bu hususun eksik bırakılarak hüküm kurulduğunu belirten mahkeme, sanık hakkında ‘eksik ceza tayini’ gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın hükmü veren ilk ceza mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verdi.

DAVA TEKRARDAN GÖRÜLDÜ

Seferihisar 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’ne iade edilen dosyada, dava tekrar görülmeye başlandı. Bugünkü duruşmaya tutuksuz sanık Ömer Faruk Baki katılmazken; Şila’nın sahibi Furkan Pınar, avukatı, müdahil derneklerin temsilcileri ve avukatları salonda hazır bulundu. Görülen davada sanığa Şila’nın ölümü için 2 yıl, Furkan Pınar’a ait yanan kulübe nedeniyle ‘mala zarar vermekten’ 1 yıl 6 ay, M.E.’ye ait eşyaları yakması nedeniyle de yine ‘mala zarar vermek’ suçundan 6 ay olmak üzere toplam 4 yıl hapis cezası verildi.

EMSAL KARAR

Şila’nın sahibi Furkan Pınar, “Emsal bir karar çıktığı için çok mutluyum. İstediğimiz bir karar oldu. Umarım, bu tarz olaylarda öncü olur. Bu tür kişiler, bir daha hayvanlara eziyet edip öldürmez. Bu tür kararların devamlılığı olur ve bizim olayımızla sınırlı kalmaz. Bize destek olan hayvanseverlere de teşekkür ederim” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/silayi-yakarak-oldurmustu-mahkemeden-emsal-karar/feed/ 0
OnlyFans’e dava şoku… Yasal sorunlar katlanarak artıyor https://www.foxhaber.com.tr/onlyfanse-dava-soku-yasal-sorunlar-katlanarak-artiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/onlyfanse-dava-soku-yasal-sorunlar-katlanarak-artiyor/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:45:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5810 2019’dan beri ABD’nin insan ticaretiyle mücadele eden yasaları kapsamında sosyal medya şirketlerine ve diğer web sitelerine pek çok dava açıldı. Neredeyse her davada da şirketler, ifade özgürlüğünü korumak için tasarlanmış bir federal yasa nedeniyle korunduklarını söylüyor.

Söz konusu 230. maddeye göre; internet siteleri, kullanıcılarının yaptığı paylaşımlardan ya da ürettikleri içeriklerden sorumlu tutulmuyor. Ancak siteler iyi niyet çerçevesinde harekete geçerse kullanıcılardan paylaşımlarının hesabını sorabiliyor.

Bu 28 yıllık yasa sık sık eleştiri yağmuruna tutuluyor. Kanun, web sitelerini kullanıcı tarafından oluşturulan içerikten genel olarak muaf tutarken, bazı cinsel istismar mağdurları da yasanın platformları çevrimiçi zararlı içeriklere müdahale etmekten caydırdığını söylüyor.

“YASAL REFORMLAR YAPILMALI”

Çevrimiçi çocuk istismarına ilişkin yakın tarihli bir duruşmada da ABD’li senatörler, sosyal medya yöneticilerini sorguya çekerken yasal reformlar yapılması çağrısında bulundu.

Son olarak da basına yansıyan ve dikkat çeken davalardan birinin odağında popüler internet sitesi OnlyFans yer alıyor. 2022 yılında Güney Florida’daki federal mahkemede açılan davaların birinde bir kadın, insanların kendilerine ait müstehcen videoların satılmasına izin veren bir site olan OnlyFans’te kendisine tecavüz ettiğini iddia ettiği iki adamın bu video ile kazanç sağladığını iddia etti. Mağdur Sammy, OnlyFans üzerinden videonun satıldığını söyledi.

OnlyFans, davanın reddedilmesini isteyeceği belirtiliyor.

İKİ ÇOCUĞUN VİDEOSU TWITTER’DA

Ağustos 2021’de de Kuzey Kaliforniya’daki federal mahkemedeki bir yargıç, Twitter’da (yeni adı X olan platformda) yayınlanan iki erkek çocuğunun cinsel istismar videoları üzerine Twitter’ın içerikten faydalandığını ve iddia edilen istismarı bildiğini veya bilmesi gerektiğini söyledi.

Geçen yılın mayıs ayında temyiz mahkemesi davayı bölge mahkemesine geri gönderdi, o da davayı reddetti. Çocukların avukatı temyize başvurmayı planladıklarını söyledi.

X’in bir sözcüsü dava hakkında yorum yapmayı reddetti ancak platformun çocukların cinsel istismarını öne çıkaran veya teşvik eden herhangi bir materyale sıfır tolerans gösterdiğini söyledi.

Kaliforniya’daki bir başka vaka, porno barındıran siteler için iyiye işaret olabilir.

DURDURMAYA YÖNELİK HİÇBİR ÇABA YOK

Nisan 2021’de sosyal medya şirketi Reddit’e karşı ABD Kaliforniya Bölge Mahkemesi’nde açılan toplu dava teklifinde, Reddit’in çocuklara yönelik cinsel istismar materyalini kaldırmak için çok az şey yaptığını söyledi.

Federal mahkeme, davayı reddetti ve temyiz mahkemesi kararı onadı. Temyiz mahkemesi iddiaların, Reddit’in seks ticaretine aktif olarak katıldığını değil, yalnızca platformunda yayınlanan yasa dışı içeriği görmezden geldiğini gösterdiğini söyledi.

Çevrimiçi cinsel istismar mağdurlarını temsil eden avukat Brian Holm, Reddit ve Twitter davalarındaki kararların, platformları cinsel içeriği denetleme konusunda müdahalesiz bir yaklaşım benimsemeye teşvik ettiğini söyledi:

“Bunu gerçekten durdurmaya yönelik hiçbir teşvik yok.”

Bir Reddit sözcüsü bu yorumu reddetti ve şirketin görmezden gelmek yerine sürekli olarak kötü niyetli içeriği ortadan kaldırmak için çalıştığını vurguladı.

İÇERİK YAPAY ZEKÂ İLE İNCELENİYOR

Reddit ve Twitter, OnlyFans’ten çok farklı: Her iki platform da cinsellik içermeyen geniş bir içerik yelpazesine sahip, OnlyFans ise porno konusunda uzmanlaşıyor. Ancak her üç platform da içeriği titizlikle izlediklerini söylüyor. OnlyFans, sıkı denetim ve güvenliğin iş modeli açısından çok önemli olduğunu söylüyor.

Mayıs 2023’te Britanya’da düzenlenen bir konferansta şirketin o zamanki baş strateji ve operasyon sorumlusu olan Keily Blair, “Moderatörlerimiz her şeyi görebilir” dedi. Blair, OnlyFans’in yapay zekânın yardımıyla içeriğin yüzde 100’ünü incelediğini söyledi.

Ancak Sammy’nin avukatları, 2022’de OnlyFans’a karşı yaptıkları şikayette, OnlyFans’in bireylerin yasadışı pornografik ve insan ticareti yapılan içerik yayınlamasına ve bundan kâr elde etmesine izin verdiğine dair bilgiye sahip olduğunu iddia etti.

TECAVÜZ VİDEOSU 20 DOLARA SATILDI

OnlyFans, kendi abonelerine veya hayranlarına içerik satan milyonlarca porno yaratıcısından gelir elde ediyor. İçerik oluşturucular, hayranlarının ödemelerinin yüzde 80’ini alıyor ve geri kalanını da OnlyFans alıyor. Emniyet kayıtlarına göre kadının tecavüz iddiasına ilişkin video da OnlyFans’ta 20 dolara satıldı.

OnlyFans gibi Pornhub’ın ana şirketi Aylo Holdings de kendisini cinsel taciz içeren içerik barındırmakla suçlayan kadınlar tarafından açılan ve federal seks kaçakçılığı kanunu kapsamında açılan beş davayla karşı karşıya. Aylo, beş davanın tamamında da iddiaları reddetti ve 230. madde uyarınca dokunulmazlık talep etti. Hakimler, geçen yılın sonlarında davalardan ikisini toplu dava olarak onaylayarak, başka mağurların da mahkemeler yoluyla çözüm aramasının önünü açtı.

2021 yılında, o zamanki adı MindGeek olan Aylo, siteyi rıza dışı porno barındırmakla suçlayan ve 100 milyon dolardan fazla tazminat talep eden 50 kadının açtığı seks kaçakçılığı davasını çözdü. Kadınları temsil eden avukat Holm, “Her zaman Pornhub’ın suçlu olduğuna inandık. Pornhub’ın 230 kapsamında herhangi bir dokunulmazlık alıp almayacağı belli değildi” dedi.

Aylo, dava hakkında yorum yapmaktan kaçındı ancak “Topluluğumuzun güvenliği bir numaralı önceliğimizdir” şeklinde de bir açıklama yaptı.

TECAVÜZE UĞRAYAN KADINLAR: HAYATIMIZ KARARDI

Öte yandan İngiliz haber ajansı Reuters, platformun en büyük pazarı olan Amerika Birleşik Devletleri’ndeki 250’den fazla dosyayı mercek altına aldı.

Bu davalardan elli altısı, insanların OnlyFans’taki müstehcen, rıza dışı paylaşımlardan şikayetçi olduğunu ortaya koyarken 128 polis şikayetinin çoğu kadınlar tarafından eski seks partnerleri olan erkeklere karşı yapıldı.

Bu kişiler genellikle içeriğin kendi rızalarıyla üretildiğini ancak izinleri – hatta bilgileri – olmadan yayınlandığını duyurdu.

Şikâyetlerin yaklaşık %40’ında videolar diğer popüler sosyal medya sitelerinde de, genellikle OnlyFans’ta satışa sunulan daha uzun ve daha müstehcen materyalleri tanıtmak için parçacıklar olarak yer aldı.

İngiliz haber ajansı Reuters, “Bu vakalar teknolojinin modern ilişkileri ve porno endüstrisini nasıl dönüştürdüğünün altını çiziyor. Günümüzde cep telefonu ve internet bağlantısı olan herkes cinsel içerikli video ve görüntüler çekip dağıtabiliyor. Bunları filme almak ve paylaşmak artık pek çok samimi karşılaşmanın kabul gören bir parçası – sevgililerin sırrı olduğu sürece. Ancak bu videoları internette yayınlamak büyük bir ihanet gibi hissedilebilir. Ayrıca yasa dışı da olabilir. Bazı kadınlar OnlyFans’ta istenmeyen görüntülerinin neredeyse hayatlarını mahvettiğini söyledi” ifadesiyle durumu ortaya koydu.

Reuters’ın haberinde Teksas’ta yaşayan bir kadının, izlenme rekorları kıran OnlyFans videosunu gören sapıklar tarafından taciz edildikten sonra bir ev güvenlik sistemi kurmak zorunda kaldığını anlattığına dikkat çekildi.

Nebraska’da bir kadın, eski erkek arkadaşının OnlyFans’ta 15 dolara sattığı bir seks videosundan insanların kendisini tanıyabileceğinden korktuğu için insan içine çıkmakta zorlandığını söyledi. Illinoisli bir kadın ise çıplak görüntülerinin dolaşımda olduğunu, bunları internette gören genç kızından öğrendiğini söyledi.

Reuters’in bulgularının ayrıntılı bir açıklamasına yanıt olarak bir OnlyFans sözcüsü, “kötü aktörlerin platformumuzu kötüye kullandığı birkaç örnekte” OnlyFans’ın “içeriği hızla kaldırdığını, kullanıcıyı yasakladığını ve soruşturma ve kovuşturmaları aktif olarak desteklediğini” söyledi.

Öte yandan OnlyFans’in içerik üreticiler için çok çekici olduğu belirtilirken, üreticilerin takipçilerinden gelen paranın yüzde 80’ini aldığını ve geri kalanının ise OnlyFans’e gittiğine dikkat çekildi. Fakat platformda kaç kullanıcının yetişkinlere yönelik içerik ürettiğini bilinmediği de aktarıldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/onlyfanse-dava-soku-yasal-sorunlar-katlanarak-artiyor/feed/ 0
Avukat Gökhan Kadir Gülaçar’a silahlı saldırı https://www.foxhaber.com.tr/avukat-gokhan-kadir-gulacara-silahli-saldiri/ https://www.foxhaber.com.tr/avukat-gokhan-kadir-gulacara-silahli-saldiri/#respond Sun, 31 Mar 2024 21:27:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5439 Antalya’da silahlı saldırıya uğrayan Avukat Gökhan Kadir Gülaçar, sol kol ve bacağından yaralandı. Suç duyurusunda bulunan Gülaçar, kendisine saldıranların “Mr. Oliver’in dosyalarından çekil demedik mi?” dedikten sonra 4-5 el ateş ettiğini söyledi.

Avukat Gülaçar, 16 Şubat saat 02.30 sıralarında arkadaşı F.Ç.’nin aracıyla Kepez Seyir Terası’nı geçtikten sonra iki kişi aracını durdurdu. Şüphelilerden birinin tabancayla 4-5 el ateş ettiği Gülaçar, sol kolu ve bacağından yaralandı. Saldırganlar bölgedeki ormana doğru kaçarken, yaralanan Gülaçar, aradığı arkadaşının yardımıyla Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Ameliyat edilen ve yaklaşık 15 gün hastanede kalan Gülaçar, saldırganlardan şikayetçi oldu. Gülaçar savcılıktaki ifadesinde, müvekkili Bahtiyar Muradov’un husumetlisi Rus vatandaşı O.M.L.R.’nin, saldırının azmettiricisi olduğunu iddia etti.

KRİPTO PARA HUSUMETİ

Gülaçar, ifadesinde, vekaletini aldığı iş insanı Bahtiyar Muradov’un, kripto para üretimi için yatırım amacıyla Rus vatandaşı O.M.L.R.’ye 1,5 milyon dolar verdiğini anlattı. Yatırım sonucunda müvekkiline ödediği meblağ iade edilmediği gibi herhangi bir kar payının da verilmediğini belirten Gülaçar, bu nedenle Bahtiyar Muradov ile O.M.L.R. arasında anlaşmazlık olduğunu aktardı.

İSTİSMAR DA VAR

Bu anlaşmazlığa bağlı olarak Antalya Adliyesi’nde birçok dava bulunduğunu belirten Gülaçar, O.M.L.R.’nin üvey oğlunun Bahtiyar Muradov’un kızına cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla Antalya Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığını, davada mağdur tarafın avukatlığını yaptığını anlattı. Gülaçar, dosya kapsamında O.M.L.R.’nin üvey oğlunun Ankara’da bir otelde sahte kimlikle konakladığını tespit ettiğini belirterek emniyete bildirip, yakalanmasını sağladığını söyledi.

“DOSYALARDAN ÇEKİL DEMEDİK Mİ”

İfadesinde olay günü yaşananları anlatan Gülaçar, arkadaşı F.Ç.’nin aracıyla Kepez Seyir Terası’nı geçtikten sonra daha önce hiç görmediği iki kişinin aracın önüne çıkması üzerine otomobili durdurduğunu, bu kişilerin elleriyle ‘dur’ işareti yaptığını da söyledi.

Şüphelilerden birinin, aracı neden durdurduğunu anlamak için ineceği sırada kendisine doğru geldiğini belirten Gülaçar, O.M.L.R.’yi kastederek, “Mr. Oliver’in dosyalarından çekil demedik mi?” denildikten sonra tabancayla 4-5 el ateş edildiğini anlattı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturma başlattı.

4 KURŞUNLA VURULDU

Savcılık ifadelerinin ardından Gülaçar, “Yaklaşık 2 hafta hastanede kaldıktan sonra taburcu oldum. Savcılığa ifade verdim. 4 kurşun yarası aldım. Kurşunlardan biri sol koluma, 3’ü sol bacağıma isabet etti” dedi. Gülaçar, O.M.L.R.’nin şu an yurt dışında olduğunu da kaydetti.

“AVUKATLARA YÖNELİK EN BÜYÜK SALDIRILARDAN BİRİ”

Avukat Gülaçar’ın silahlı saldırıya uğramasına, Antalya Barosu’ndan da tepki geldi. Baro Başkanı Hüseyin Geçilmez, “Meslektaşımız yaklaşık 3 hafta önce maalesef silahlı saldırıya uğradı. Çok vahim bir olay. Çünkü bir avukatın kendi ifadesiyle mesleki faaliyetini yürütürken saldırıya uğraması, Türk adalet sistemine aynı zamanda yapılmış bir saldırıdır. Meslektaşımıza yapılan saldırıda 4 kurşun isabet etti. Bu son yıllarda avukatlara yönelik yapılmış en büyük saldırılardan birisidir” dedi.

“DAVANIN TARAFI DEĞİLİZ”

Baro olarak Gülaçar’ın yanında olduklarını belirten Geçilmez, şunları söyledi:

– Hiçbir meslektaşımızın, hiçbir hukukçunun, hiçbir adalet mensubunun mesleğini ifa etmesinden kaynaklı saldırıya uğraması kabul edilemez. Adliyede de hakim savcılarımızın bu olayı değerlendirirken meslektaşımızın kamu görevi ifa ederken bu saldırıya uğramış olma ihtimali üzerinden soruşturmayı ve kovuşturma aşamasını yürütmesini bekliyoruz.

– Avukatlar davaların tarafı değildir. Avukatlar davanın tarafıyla özdeşleştirilmemelidir. Suçluların bir an önce yakalanmasını bekliyoruz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/avukat-gokhan-kadir-gulacara-silahli-saldiri/feed/ 0
Kılıçdaroğlu’nun yargılandığı davada bakan şikayetini geri çekti https://www.foxhaber.com.tr/kilicdaroglunun-yargilandigi-davada-bakan-sikayetini-geri-cekti/ https://www.foxhaber.com.tr/kilicdaroglunun-yargilandigi-davada-bakan-sikayetini-geri-cekti/#respond Wed, 27 Mar 2024 21:00:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5248 İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesi, CHP 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkındaki yasama dokunulmazlığı nedeniyle daha önce durma kararı verilen bir dosyayı yeni bilgi ve belgeleri gerekçe göstererek yeni bir esasa kaydetmişti.

Bu kapsamda yeniden başlayan yargılamada mahkeme, Kılıçdaroğlu’nun ifadesinin alınması için ikamet adresi dikkate alınıp Ankara Asliye Ceza Mahkemesi’ne talimat göndermişti.

Kılıçdaroğlu’nun avukatlarının dilekçe sunması üzerine tebligat 51. Asliye Ceza Mahkemesi’ne geri gönderildi. Duruşmaya Kılıçdaroğlu’nun avukatları katıldı. Erdoğan Bayraktar’ın avukatı şikayetten vazgeçme dilekçesi sunduğu görüldü.

Mahkemede savunma yapan Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik mahkemedeki savunmasında söz konusu konuşmanın mecliste yapıldığına dikkat çekerek şunlara değindi:

“BU UZUN SÜREÇ HUKUKSUZLUĞUN DEVAMINI GETİRMEKTEDİR”

“Öncelikle anayasanın 83. Maddesi gereğince mecliste yapılan konuşmaların soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaması maddesi gereğince düşme kararı verilmesini talep ediyoruz. Bu dava en başından beri açılmaması gereken bir davaydı.

Mahkeme tarafından verilen düşme kararı ve devamında düşme kararının kaldırılması nedeniyle hala yargılama yapılmaktadır. Yargılamada yapılan bu uzun süreç hukuksuzluğun da devamını getirmektedir. CMK 223/8 maddesi gereğince düşme kararı verilmesini talep ediyoruz.

Müvekkil tarafından yapılan değerlendirmelerin haklı olduğunu ispat yolunda gideceğiz. İspatlanabilir niteliktedir. Bu hak karşı tarafın rızası olmaksızın kullanılabilir. Delillerin toplanmasını talep ediyoruz.

Yolsuzluk gerçeğini açığa çıkaran ses kayıtlarının tamamı doğrudur. Savunmamıza dayanak olan ses kayıtları üzerine bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle gerçek olup olmadığına yönelik tespit istiyoruz.

Davanın konusu 17-25 Aralık döneminde yaşananların meclis soruşturma komisyonunun gerçeklerin yayınlanmasını engellemesi nedeniyle yapılan konuşmadır. Müşteki vekilinin şikayetten vazgeçme dilekçesine karşı diyeceğimiz bir şey yoktur.”

DOSYA MÜTALAAYA GÖNDERİLDİ

Mahkeme dosyayı mütalaayı hazırlaması için duruşma savcısına gönderilmesine karar vererek duruşmayı 2 Mayıs’a erteledi.

DAVANIN GEÇMİŞİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, 61. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın avukatının şikayeti üzerine Kılıçdaroğlu hakkında soruşturma başlatıldı.

Şikayet dilekçesinde Kılıçdaroğlu’nun 26 Kasım 2014’te CHP’nin Beşiktaş’ta düzenlediği İstanbul Bölge Toplantısı’nda 17-25 Aralık operasyonlarıyla ilgili kullandığı sözlerde eleştiri boyutlarını aşarak hakaret içerikli ifadeler kullandığı ileri sürüldü.

Soruşturma sonucunda Kılıçdaroğlu hakkında “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakaret” suçlamasıyla 3 ay 15 günden 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

İddianamenin gönderildiği İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 23 Şubat 2018’te yapılan duruşmada, Anayasa’nın 83. maddesi gereğince, Kılıçdaroğlu’nun sarf ettiği sözleri daha önce meclis çalışmaları ile CHP Grup Toplantıları’nda söylemiş olması, meclis çalışmalarında söylenen sözler ve ileri sürülen düşünceleri meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulmasının o oturumdaki Başkanlık Divanı’nın teklifi üzerine meclisçe yasaklanması şartına bağlanmış olması sebebiyle davanın düşürülmesine karar verildi.

Erdoğan Bayraktar’ın avukatı bu karara ilişkin olarak üst mahkeme olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvurdu. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi, 8 Nisan 2021’de yerel mahkemenin kararını bozdu.

Üst mahkemenin kararında, yerel mahkemenin davayı karara bağlanmasının ardından, 24 Haziran 2018’de yapılan 27. Dönem Genel Seçimleri’nde, Kılıçdaroğlu’nun yeniden İzmir milletvekili olarak seçildiği, yeniden milletvekili seçilen bir kişinin Anayasa uyarınca dokunulmazlık kazandığı bildirildi.

Karara, bu nedenle yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin dava şartı sürecinin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğunun bozmayı gerektirdiği belirtildi. Yeniden görülmesine 17 Eylül 2021’de başlanan davaya tarafların avukatı katılırken dosya esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için cumhuriyet savcılığına gönderildi.

DURMA KARARI VERİLMİŞTİ

28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’ne katılmayan Kılıçdaroğlu, aday olduğu Cumhurbaşkanlığı Seçimleri’ni kaybetti. Cumhurbaşkanlığı, hakkında fezleke hazırlanan ve yeni yasama döneminde milletvekili seçilenlerin dosyasını yeniden Meclis’e, milletvekili seçilemeyenlerin dosyalarını ise Adalet Bakanlığına gönderdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosunca CHP 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da aralarında bulunduğu yeni yasama döneminde milletvekili seçilemeyenlere ait 350 dosya 20 Haziran 2023’de işleme konuldu. Bu kapsamda Bakanlık üzerinden mahkeme heyetine ulaşan evrakta Kılıçdaroğlu’nun yasama dokunulmazlığının kaldırıldığı belirtildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kilicdaroglunun-yargilandigi-davada-bakan-sikayetini-geri-cekti/feed/ 0
Motokurye Samet Özgül cinayeti davasında karar açıklandı https://www.foxhaber.com.tr/motokurye-samet-ozgul-cinayeti-davasinda-karar-aciklandi/ https://www.foxhaber.com.tr/motokurye-samet-ozgul-cinayeti-davasinda-karar-aciklandi/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:45:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5111 İstinaf Mahkemesi’nin yerel mahkemenin kararına yönelik bazı itirazları kabul etmesinin ardından motokurye Samet Özgül cinayetine ilişkin dava yeniden görüldü.

İstinaf Mahkemesi’nin kararından sonra Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde davanın ilk duruşması yapıldı. Duruşmaya Samet Özgül’ün ailesi, CHP Ankara Milletvekili Onur Konuralp ve motokuryeler katıldı.

Savcı, esas hakkındaki mütalaasında Halil İbirahim Demirnci hakkında müebbet hapis cezası isterken, diğer sanıklar Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz hakkında ise beraat kararı verilmesi yönünde görüş bildirdi.

Son sözü sorulan sanık Halil İbrahim Demirci, ”Çok pişman olduğumu belirtmek istiyorum. Hiçbir zaman adli sicil kaydım olmadı” diyerek beraatini talep etti.

Mahkeme, sanık Halil İbrahim Demirci’ye ‘Kasten adam öldürme’ suçundan müebbet, sanıklar Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz’e ‘Kasten öldürmeye yardım etmek’ suçundan 12’şer yıl hapis cezası verilmesine hükmetti. Böylece, mahkeme ilk kararını tekrarladı.

“BİR MİKTAR DA OLSA AİLENİN ACISINI DİNDİRMESİNİ TEMENNİ EDİYORUZ”

Kararın ardından adliye önünde açıklama yapan Avukat İbrahim Kapusuz, şunları söyledi:

* “Mahkeme, istinaf dairesinin bozma kararı sonrasında bugün ilk celsesini açarak gerekli tahkikatı yürüttü. Sanıkların, müştekilerin beyanları alındı. Netice itibarıyla, mahkeme iddia makamının bir kısım sanıklar hakkında beraat kararı talep etmesine rağmen, ilk verdiği kararı yineleyerek, sanıklardan Halil İbrahim Demirci’nin müebbet, diğer sanıkların ise yardım etme eyleminden ötürü 12’şer yıllık hapis cezasına mahkum edilmesine karar verdi. Karar, her ne kadar bizim açımızdan pek tatmin edici olmasa da şu an için istinaf dairesinin bu kararı onamasını, bir miktar da olsa ailenin acısını dindirmesini temenni ediyoruz.”

Samet Özgül’ün kardeşi Berna Özgül, “Adalet yerini buldu. Adalet tam anlamıyla yerini bulana kadar ve bu dava emsal olana kadar aile olarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Elbette, bu cezalar içimize su serpmeyecek ancak başka Sametler ölmeyecek. Bizim tüm mücadelemiz başka Sametler’in ölmemesi için” dedi.

“UMARIM, SAMET’LE İLGİLİ BU DAVA BİR EMSAL DAVAYA DÖNÜŞÜR”

CHP Ankara Milletvekili Onur Konuralp ise şunları söyledi:

* “Bugün burada alınan karar, Samet kardeşimizi geri getirmeyecek. Ancak, adaletin yerini bulması açısından bu güzel ailenin yüreğinde taşıdığı acıyı, az da olsa hafifletecek bir karar. Bu nedenle kısmen de olsa Samet’in acısını yüreğimizde taşımaya devam ederek memnunuz. Kardeşinin cümlesine ben de katılıyorum. Umarım, Samet’le ilgili bu dava bir emsal davaya dönüşür. Umarım yeni Sametler olmaz, yeni kayıplar olmaz. Tek dileğimiz ve temennimiz budur.”

NE OLMUŞTU?

Gazi Üniversitesi Tarih Bölümü öğrencisi motokurye Samet Özgül, 5 Kasım 2022 gecesi Ankara’nın Etlik semtinde motosikletle seyir halindeyken tartıştığı 3 kişi tarafından darp edilmiş ve boğazından bıçaklanmıştı. Ağır yaralanan Özgül, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti.

Samet Özgül davasında 27 Eylül 2023’te karar çıkmış; Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Halil İbrahim Demirci’ye müebbet hapis, arabasını Özgül’ün kullandığı motosikletin önüne kıran, Halil İbrahim Demirci’nin babası Mustafa Demirci ve Mustafa Demirci’nin arkadaşı Bülent Açıkgöz hakkında ‘Kasten öldürmeye yardım etmek’ suçundan 12’şer yıl hapis cezası vermişti.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına yönelik bazı itirazları kabul etmiş ve yeniden yargılama kararı vermişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/motokurye-samet-ozgul-cinayeti-davasinda-karar-aciklandi/feed/ 0
35 kişiye mezar olmuştu yeni raporda şoke eden detay https://www.foxhaber.com.tr/35-kisiye-mezar-olmustu-yeni-raporda-soke-eden-detay/ https://www.foxhaber.com.tr/35-kisiye-mezar-olmustu-yeni-raporda-soke-eden-detay/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:00:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5077 6 Şubat 2023’te meydana gelen ilk depremde yıkılan ve zemin kattaki pastanede 40 santimetre çapında kolon kesildiği tespit edilen Ezgi Apartmanı ile ilgili süren davada tutuklu sanıklardan fenni mesul Mehmet Tekin, 1’inci Sulh Hukuk Mahkemesi’nden delil tespiti talep etti.

Tekin, avukatı aracılığıyla mahkemeye sunduğu dilekçede, dava dosyasındaki Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin nihai bilirkişi raporunda statik projede yer alan C ve F aksları arasında yer alan perde betonun yapılmadığı ve bu nedenle kendisine asli kusur isnat edildiğini ancak perde betonun gerçekte yapıldığını ve daha sonra kesildiğini öne sürdü.

Mehmet Tekin, dilekçesinin devamında, binanın zemin enkazının yerinde olduğunu, delil tespiti için de ilk olarak davanın açıldığı 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne müracaat ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Mahkeme, Ceza Muhakemeleri Kanunu gereği savunmalar alınmadan delil toplama aşamasına mahkemece geçilemediği gerekçesi ile talebimizi reddetti.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Valilik ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ile yapmış olduğumuz görüşmelerde Ezgi Apartmanı enkazı için herhangi bir izinli ruhsatlı çalışma olmadığını öğrenmemize rağmen ceza dosyasına keşif talebimizi sunduktan 2 gün sonra enkaz alanına plakasız bir kepçe operatörünün gelmesi somut bir delil karartılma şüphesini ortaya koymaktadır.

Perde betonun filizlerinin mevcut olduğunun tespit edilmesi bana atfedilen kusuru ortadan kaldıracağı gibi, bu tespitin yapılmaması diğer yargılanan kişiler açısından da haksız menfaat temin edilmesine, kusurun bertaraf edilmesine sebep olacaktır.

Bu nedenle delil karartılması, perde duvarın filizlerinin köklerinin kaldırılması an meselesi olduğundan dolayı ivedilikle enkazda delil tespiti yapılmasını talep ediyorum.”

BİLİRKİŞİ GÖREVLENDİRİLDİ

Mahkeme, Mehmet Tekin’in talebini kabul edip, 3 inşaat mühendisini bilirkişi olarak görevlendirdi. Enkazda yapılan inceleme sonunda bilirkişi tarafından hazırlanan raporda perde betonun kesildiği tespit edildiği belirtilerek, şöyle denildi:

“Taşınmazın keşif esnasında yapılan incelemesinde tespite konu perde duvarın yerinde yapılmış olduğu, söz konusu perdenin projede -2,70 metreden + 0,30 metreye kadar 3,00 uzunluğunda olması gerekirken, yerinde perde duvarın tıraşlandığı, kesilen Q20’lik demirlerden anlaşılmaktadır.”

Rapor, yargılamanın devam ettiği Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava dosyasına da girdi. Betonun hangi tarihte ve kimler tarafından kesildiği yargılama sürecinde ortaya çıkacak.

2’Sİ FİRARİ 5 SANIK YARGILANIYOR

Zemin katındaki pastanede kolon kesildiğinin tespit edilmesi nedeniyle 6 Şubat depremlerinin simgelerinden biri haline gelen Ezgi Apartmanı davasının ilk duruşması 29 Şubat’ta görüldü. İlk duruşması 2 oturum halinde 28 saat süren davada pastane işletmecileri firari Sami Kervancıoğlu (58) ve Mustafa Pekel (48) ile pastanenin tutuklu iç mekan tasarımcısı Ertan Danacı’nın (52), ‘Olası kastla kesten öldürme ve yaralama’ suçundan 876 yıl 6’şar aya kadar, tutuklu fenni mesul Mehmet Tekin (60) ve tutuksuz müteahhit Yakup Aktaş’ın (82), ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 22,5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/35-kisiye-mezar-olmustu-yeni-raporda-soke-eden-detay/feed/ 0
Kayserispor Başkanı Ali Çamlı: Burama geldi artık yeter ya https://www.foxhaber.com.tr/kayserispor-baskani-ali-camli-burama-geldi-artik-yeter-ya/ https://www.foxhaber.com.tr/kayserispor-baskani-ali-camli-burama-geldi-artik-yeter-ya/#respond Tue, 19 Mar 2024 21:54:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4915 Trendyol Süper Lig’de teknik direktör Burak Yılmaz yönetiminde son 6 haftada 2 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet alarak 35 puan toplayan Mondihome Kayserispor’da başkan Ali Çamlı önemli açıklamalarda bulundu.

Son yıllarda mali anlamda zor günler geçiren ve transfer tahtası sorunu ile uğraşan Ali Çamlı ve yönetim kurulu üyeleri geçmiş yıllara ait borçların kapatılması için de önemli çalışmalar yaptı. Geçmiş dönemde kulübün yanlış yönetildiğini söyleyen sarı-kırmızılı takımın başkanı Çamlı, “Ben kişilerle ilgilenmiyorum. Oturduğum koltuğun sorumluluğunu yerine getirme üzerine görev yapan bir karakterim. Babam bu görevi yapsa, burada haksızlık ve usulsüzlük görürsem bunun üstünü örtersem, suçu işleyenle örtenin ne kamu vicdanında ne de Allah’ın adaletinin konacağı adalet terazisinde ne de günümüz hukukunda bir farkı var. O yüzden bu duruma hiç kimsenin alınmasına ve gücenmesine gerek yok. Biz bu işi yaparken karşı taraf illa haksız da demiyoruz” şeklinde konuştu.

“ARTIK USANDIM”

Kulübe gelen icra dosyası sayısına da vurgu yapan Başkan Ali Çamlı, “O menajer, bu menajer kulübü talan edecek. Başkanın sorumluluğu yoksa başkan niye var? Her gün bir icra dosyası, artık usandım. Burama geldi artık, yeter ya. Ondan sonra çıkacaksınız, sokak sokak gezip, ‘vay efendim şöyle mi oldu, böyle mi oldu’ ? İftira, iftira iftira. Ya bana iftira atsanız da tutmaz ya. Benim mayam temiz. İftira, hayatının içerisinde yolsuzluğun, arsızlığın, yalanın olduğu insanlara tutar. Ben, her gün kendimi imtihan eden ve eleştiren bir adamım. Doğru mu yaptım, yanlış mı yaptım? Şükürler olsun. Bizim buramızdan daha bir kuruş girerse biz bu mideyi söker atarız. Sizler hepiniz şahit oluyorsunuz. Kulüpteki içtiğimiz çaya kadar parasını yönetim olarak biz kendimiz ödüyoruz” dedi.

“ŞEFFAF OLACAKSINIZ”

Futbolla 1994 yılından itibaren iç içe olduğunu da söyleyen Ali Çamlı, “Kulübü ciddi anlamda profesyonelleştirmeye çalışan ve gayret içinde olan birisiyim. Futbolun içine yeni girmedim. 1994 yılından beri bu kulübün içindeyim. Görevin sorumluluğuyla bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bunlar neyin paniğine düşüyorlar. Oraya gidiliyor, buraya gidiliyor. Neyin paniğindesiniz? Yani şimdi ben 1.5 yıldır bu kulübü yönetiyorum ve her gün diyorum ki ‘bizi denetleyin.’ Belki ben de hata yaparım, insanım ya. Bilmediğin bir şey olmaz mı benim? Ama şeffaflıktan daha güzeli yok. Şeffaf olacaksınız” diye konuştu.

“BURASI KEYİF ÇATMA YERİ DEĞİL”

Kayserispor’un bir önceki döneminde yaşanan bazı olayların kulübün mali anlamda zorlanmasına neden olduğunu da belirten Çamlı, “Bu kulübü devrettiğiniz ve kulübün geldiği nokta belli. Hiç alınmayacaksınız bu işlerden. Ayak oyunlarına girmeyeceksiniz. Bakın ben sizin burada çok net bir şey söyleyeyim. Ben daha hiçbir şey açıklamadım. Bu açıklamayacağım anlamına da gelmesin. Ben, sezonun finalinde bu kulüpte kim ne yapmış ne yapmamış, hepsini açıklayacağım. Kamuoyu bunu bilecek. Burası Kayseri’nin malı. Kimsenin babasının malı değil. Burası keyif çatma veya şan, şöhret yarıştırma yerleri de değil. Burası; milyonlarca euronun, milyonlarca bütçenin idare edildiği bir yer. Eğer bilmiyorsanız yönetmeyeceksiniz. Hesap sorulabilirliğine inanmıyorsanız bu işe oturmayacaksınız. Bu kadar basit” ifadelerini kullandı.

“TEMLİĞİ DAVA EDECEĞİZ”

Önceki dönem kulüp başkanı Berna Gözbaşı tarafından konulan temliğin dava konusu edileceğini de sözlerine ekleyen Ali Çamlı, “Bu temliği dava etmeyin diyorlar. Siz gideceksiniz Kayserispor’un gelecek yıllarını ipotek altına aldırtacaksınız. Biz bunu dava etmeyecek miyiz, niye etmeyeceğiz kardeşim? Ben dava ederim. Haklı bulunurum, haksız bulunurum. Demek ki, haklı olacağına inandığım bir donelerim var ki; ben keyfi olarak o avukatlara o kadar bilirkişilere, oraya, buraya onun için mi çabalıyorum? Bunlar nafile. Bunlar beni yıldıramaz. İstediğiniz yere gidin. Kafanızı taştan taşa vurun. Kayseri’nin bir kuruşunu kimseye yedirmeyeceğim. Temlikten sonra da hesap soracağız” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kayserispor-baskani-ali-camli-burama-geldi-artik-yeter-ya/feed/ 0
Gölcük’teki bungalov projesine Danıştay onayı https://www.foxhaber.com.tr/golcukteki-bungalov-projesine-danistay-onayi/ https://www.foxhaber.com.tr/golcukteki-bungalov-projesine-danistay-onayi/#respond Mon, 11 Mar 2024 21:51:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4533 Bolu’nun doğa harikası Gölcük Tabiat Parkı’nda, orman içindeki alanda 2016 yılında hazırlanan 25 bungalov, idare ve konuk evinin yapılması projesiyle ilgili, sivil toplum kuruşlarının konuyu mahkemeye taşımaları üzerine verilen projenin iptali kararı, Danıştay’da bozuldu.

Kent merkezine 13 kilometre uzaklıktaki Gölcük Tabiat Parkı’nda orman içerisindeki alanlara bungalov, idare ve konuk evi ile kır lokantasının yapımı için 2016 yılında Gölcük Tabiat Parkı Gelişme Planı Revizyonu projesi hazırlandı. 25 bungalov, idare ve konuk evinin yapımı için 19 Aralık 2017’de projenin ihalesi yapıldı.

2018’DE DURDURULDU, 2019’DA İPTAL OLDU

Bolu Belediyesi tarafından 2018 yılında 7 milyon TL harcanarak çam ormanlarının arasına 25 bungalov ev yapıldı. Projenin yüzde 80’inin tamamlandığı dönemde sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Gölcük Platformu, doğanın yapısının bozulacağı gerekçesiyle dava açtı.

Projeye karşı çıkan sivil toplum kuruluşları, bu süreçte Gölcük’te eylemler düzenleyip, projenin iptalini istedi. 2018 yılının aralık ayında, Bolu İdare Mahkemesi, projeyle ilgili yürütmeyi durdurma kararı verdi. 2019 yılının mayıs ayında da mahkeme projeyi iptal etti.

BAKANLIK İTİRAZ ETTİ

Tarım ve Orman Bakanlığı, Bolu İdare Mahkemesi’nin verdiği iptal kararına itiraz ederek davayı Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne taşıdı. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2020 yılının mart ayında konuya ilişkin kararını açıkladı.

Kararda “Ankara Bölge İdare Mahkemesi dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen davanın reddi, kısmen davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda Bolu İdare Mahkemesi’nce verilen kararın istinafa başvurulan kısmı usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir” denildi. Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin kararının ardından Tarım ve Orman Bakanlığı Hukuk Müşavirliği tarafından dosya temyize taşınarak Danıştay’a itiraz edildi.

DANIŞTAY, İPTAL KARARINI BOZDU

Gölcük Tabiat Parkı’nda 2016 yılında başlayan süreçte Danıştay, projenin iptaline ilişkin mahkeme kararını oy çokluğuyla bozdu. Danıştay’ın kararında “Yapılarda doğal malzemenin kullanılacağı, doğayla bütünleşen yerel mimariyi bozmayan malzeme seçiminin zorunlu olduğu, ağaç dokusu ve doğal bitki örtüsünün hiçbir amaç için tahrip edilemeyeceği” ifadeleriyle projenin devam etmesine karar verildi.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi de Danıştay’ın bozma kararına uydu. Açıklanan kararda, “Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararına uyularak davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile 2016 yılı onaylı Gölcük Tabiat Parkı Gelişme Planı Revizyonunun kır evleri (bungalov) kamp alanı ile idare-konuk evi kullanım kararlarına ilişkin olarak dava konusu işlemin iptali yolunda Bolu İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, esastan incelenen davanın reddine” ifadelerine yer verildi.

Kararın ardından, yapımı tamamlanmasına rağmen atıl şekilde bulunan 25 bungalovun bakım ve onarımları yapılarak projenin geri kalan kısımları da tamamlanarak tatilcilerin hizmetine sunulmasının önü açıldı.

“GEREKİRSE AYM’YE TAŞIYACAĞIZ”

Konuyu, ilk aşamada Gölcük Platformu adına yargıya taşıyan avukat Begüm Tunçel, projenin iptali için son olarak Anayasa Mahkemesi’ne gideceklerini belirterek şöyle konuştu:

– Danıştay kararı ile bilirkişi raporu karşılaştırıldığında teknik değerlendirmeye karşı sübjektif hiçbir bilimsel gerekçeye dayanmayan karardaki içler acısı durumu daha iyi ortaya çıkıyor. Danıştay kararında ağaçlara zarar verilmediği yazsa da bu da kesinlikle doğru değil ki bilirkişi raporuna yansıyan fotoğraflarda dahi ağaçlara verilen zararlar görülüyor.

– Raporda ayrıca bungalov olarak tabir edilen yapıların doğaya vereceği zararın yanında idare binası olarak hizmet verilmek üzere bölgede halen mevcut ve atıl durumdaki yapının basit onarımla kullanılabilir hale getirilebileceği ayrıntılı ve son derece açık bir biçimde ifade edilmiş iken aksi yönde verilen bu temelsiz karar bizleri son derece üzmüştür.

– Bu kararın nedenleri ve sonuçlarına dair söylenecek çok şey var aslında. Danıştay bozma kararına Bölge İdare Mahkemesi’nin direnme imkanı olmadığı için bozma doğrultusunda bir karar verdi. Biz verilen bu kararı temyize taşıdık. Bundan sonra gerekir ise Anayasa Mahkemesi’ne de gideceğiz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/golcukteki-bungalov-projesine-danistay-onayi/feed/ 0
Puff Daddy skandalı büyüyor… Eski sevgilisinden sonra bir müzik yapımcısı da tacizle suçladı https://www.foxhaber.com.tr/puff-daddy-skandali-buyuyor-eski-sevgilisinden-sonra-bir-muzik-yapimcisi-da-tacizle-sucladi/ https://www.foxhaber.com.tr/puff-daddy-skandali-buyuyor-eski-sevgilisinden-sonra-bir-muzik-yapimcisi-da-tacizle-sucladi/#respond Sat, 09 Mar 2024 21:45:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4436 Puff Daddy, P. Diddy, Puffy isimleriyle bilinen ünlü rapçi Sean John Combs’un adı bir süredir cinsel taciz iddialarıyla anılıyor.

Daha önce Cassandra Ventura isimli şarkıcı, Combs’un kendisine 10 yıldan fazla süredir tacizde bulunduğunu iddia etmiş, ardından ikili anlaşmaya varmıştı. Ancak bu skandal haberden kısa süre sonra bu defa da başka bir kadın Puff Daddy’nin kendisini uyuşturucuyla kandırdığını, taciz ettiğini ve seks kaseti çektiğini iddia etmişti.

Ünlü rapçi hakkında ortaya çıkan bu skandallara şimdi bir yenisi daha ekleniyor. Sean Diddy Combs, bir erkek yapımcıya cinsel saldırıda bulunmakla suçlanıyor.

DAVA ÜSTÜNE DAVA

Rap milyarderine, bir plak yapımcısı el yordamı ve uyuşturucuyla tecavüz nedeniyle dava açtı. Rodney ‘Lil Rod’ Jones, ünlü ismin zevki için fahişeleri işe alması ve onlarla seks yapmasının emredildiğini, ayrıca bütün bu yasa dışı faaliyetleri belgeleyen yüzlerce saatlik videoya sahip olduğunu söylüyor.

Ünlü rapçi halihazırda üç kadın tarafından açılan taciz davalarıyla karşı karşıya ve iddiaların ardından çok sayıda da anlaşmadan oldu.

Jones, açtığı 30 milyon dolarlık davada sektörün en büyük isimlerinden bazılarını ortak sanık olarak gösterdi.

İDDİALARI YİNE REDDETTİ

Puff Daddy ise kendisine yönelik iddiaları ‘mide bulandırıcı’ olarak niteleyip reddetti ve avukatı da Jones’un iddialarının tamamen kurgu olduğunu söyledi.

Avukat Shawn Holley, konuyla ilgili şunları söyledi: “Lil Rod, utanmadan hak etmediği bir ücret almak için 30 milyar dolarlık bir dava açan bir yalancıdan başka bir şey değil. İddialarının tamamen yalan olduğuna dair çok büyük, kanıtlarımız var. Bu kanıtı Jones’un avukatı Tyrone Blackburn ile paylaşma girişimlerimiz, Blackburn çağrılarımıza cevap vermeyi reddettiği için göz ardı edildi.”

TACİZİN DETAYLARINI PAYLAŞTI

Combs ve Jones, Daddy’nin Grammy’e de aday gösterilen R&B albümü “The Love Album: Off the Grid”deki bazı şarkıların prodüktörlüğünü yapması için Ağustos 2022’de beraber çalıştı.

Davaya göre de bir yıldan fazla bir süre boyunca, Jones Combs’un Florida, Los Angeles ve New York’taki evlerinde ve ayrıca ABD Virgin Adaları’ndaki kiralık bir yatta sürekli, istenmeyen ve izinsiz olarak el yordamıyla taciz edilmeye katlandı.

İddialara göre; Combs’un kendisini yatta Cuba Gooding Jr.’la tanıştırdığı sırada da ünlü rapçi Jones’u taciz etti. Ayrıca Combs’un kız arkadaşı Yung Miami’nin kuzeni tarafından cinsel saldırıya uğradığını ve plak yapımcısı Stevie J’nin başka bir adamla seks yaptığı bir videoyu izlemeye zorlandığını iddia ediyor.

“TEHDİT ETTİ”

Yapımcı, Combs’un taleplerine uymaması halinde bedensel zarar vermekle tehdit ettiğini iddia ediyor. Hatta bu noktada Combs’un 1999’da silah bulundurma ve rüşvet suçlamalarından beraat ettiğini itiraf ettiği belirtiliyor: “Bay Combs, müzik endüstrisinde ve kolluk kuvvetleri nezdinde muazzam bir güce sahip olduğunu sürekli olarak açıkça ortaya koyuyor.”

Jones, reşit olmayan kızların ve seks işçilerinin yıldızın ev partilerine misafir olduğunu da iddia ediyor.

Jones, aynı zamanda Miami’deki barlara ve gece kulüplerine seks işçisi toplamak için gitme emrinin verildiğini ve kendisinin de geçen yıl şubat ayında, Combs ve iki seks işçisiyle yatakta çıplak, başı dönerken ve kafası karışmış halde uyandığını söylüyor.

TELİF ÜCRETLERİNİ DE ÖDEMEMİŞ

Dava, Jones’un rapçiye ödenmemiş telif ücretleri için dava açmak üzere para talep eden bir başvurudan üç hafta sonra açıldı.

Jones dava hakkında şunları söyledi: “Geçtiğimiz 6 ayın büyük bölümünde ekibim ve ben, bu konuların adil bir şekilde ama özel olarak ele alınması ve çözülmesi için mümkün olan her fırsatı değerlendirdik. Ancak Diddy’nin müzakere taktikleri, iletişimi engellemesi beni buraya zorladı!”

Bu haftanın başlarında Combs, Manhattan’daki kayıt stüdyosunda 17 yaşındaki bir kıza toplu tecavüz ettiğini reddetti ve kızın kucağında otururken çekilmiş bir fotoğrafın doğru olmadığını iddia etti.

Combs skandal iddiaların ardı arkası kesilmeyince yakın zamanda hukuk ekibini yeni avukatlarla güçlendirdi. Ghislaine Maxwell’i savunan Bobbi C Sternheim da artık Combs’un ekibinde yer almaya başladı.

Ayrıca Grammy Ödülleri’nde Jones’un yapımına yardım ettiği albümle, 20 yıl aradan sonra ilk kez “En İyi Progresif R&B Albümü” kategorisinde aday gösterilmesine rağmen katılmadı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/puff-daddy-skandali-buyuyor-eski-sevgilisinden-sonra-bir-muzik-yapimcisi-da-tacizle-sucladi/feed/ 0
Trump, mahkemeye ‘uygunsuz romantik ilişki’ kanıtları sundu https://www.foxhaber.com.tr/trump-mahkemeye-uygunsuz-romantik-iliski-kanitlari-sundu/ https://www.foxhaber.com.tr/trump-mahkemeye-uygunsuz-romantik-iliski-kanitlari-sundu/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:39:21 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4174 Donald Trump, kendisiyle ilgili soruşturma için Willis’in işe aldığı ve soruşturma ekibine liderlik eden savcı Nathan Wade’in cep telefonu kayıtlarını mahkemeye teslim etti.

Trump’ın mahkeme celbi ile Wade’in telefon şirketinden ocak-kasım 2021 tarihleri arasını kapsayan kayıtlara göre, bu sürede Wade’in Willis’in evine en az 35 defa gittiği, Willis’i yaklaşık 2 bin kere aradığı ve 12 bin civarında mesaj attığı ortaya çıktı.

Kayıtların konum analizlerinde Wade’in bazı geceler Willis’in evine geç saatlerde gidip sabaha kadar kaldığı tespit edildi.

“Uygunsuz ilişkileri nedeniyle Trump davasından diskalifiye edilmeleri” için Atlanta’da 16 Şubat’ta yapılan duruşmada Willis, savcı Wade ile aralarındaki ilişkinin 2022’de başlayıp bir süre önce de sona erdiğini söylemiş ve ilişkilerinin Trump’ın dava sürecini etkilemediğini savunmuştu.

Willis, Wade ile beraber gittikleri tatillerde ödemeleri Wade’in ticari kredi kartıyla yaptığını ve kendisinin daha sonra payına düşen miktarı savcıya nakit olarak ödediğini ifade etmiş, Trump’ın davası üzerinden herhangi bir finansal kazanç sağlamadığını öne sürmüştü.

Trump ve aynı davada sanık olan Michael Roman, kendileriyle ilgili soruşturma yürüten Willis’in ekibine aldığı Wade ile ortaya çıkan gizli ilişkisi ve bu ilişkiden sağlanan ekonomik çıkar nedeniyle davadan çekilmesi gerektiğini savunuyor.

Uzmanlar, mahkemeye sunulan son telefon kayıtlarının Başsavcı Willis’in Trump davasından “diskalifiye” edilmesi tartışmalarını hızlandırabileceğine işaret ediyor.

BAŞSAVCI İLE SAVCI ARASINDAKİ İLİŞKİ

Georgia’daki “2020 seçim sonuçlarına müdahale girişimi” davasında Trump ile yargılanan 18 kişiden biri olan Roman, Başsavcı Willis’in “romantik ilişkisini” mahkemeye taşıyarak davadan “diskalifiye” edilmesini ve kendilerine açılan davanın da düşürülmesini talep etmişti.

Roman, Willis’in, Wade ile “gizli ilişkinin kamuoyunu dolandırmaya yönelik bir eylem” olduğunu savunmuş, Wade’e yapılan ödemelerden Willis’in de “kişisel olarak faydalandığını” öne sürmüştü.

ABD Temsilciler Meclisi Yargı Komitesi de Willis hakkındaki “uygun olmayan romantik ilişki” iddiaları hakkında inceleme başlatarak, Willis’ten bu konuda ve Trump davasını kapsayan hususlarda belge talebinde bulunmuştu.

TRUMP’A AÇILAN DAVA

Georgia’nın Atlanta kentinde, “eyaletteki 2020 başkanlık seçimi sonuçlarına müdahale girişimi” iddiasını uzun süredir soruşturan Fulton bölgesi savcılarının sundukları deliller ve tanık ifadelerinin ardından Trump’a yeni suçlamalar isnat edilen iddianame 14 Ağustos’ta kamuoyuna açıklanmıştı.

98 sayfalık 41 suçlamanın yer aldığı iddianamede, Trump’a, aralarında “bir kamu görevlisinin yeminini bozmaya teşvik”, “yalan beyanda bulunmak için komplo kurma” ve “eyaletin yolsuzluk ve şantajla mücadele ile ilgili kanunu ihlal etme” başlıklarının da bulunduğu 13 suç isnat edilmişti.

Trump’ın yanı sıra aralarında eski avukatları Rudy Giuliani ve John Eastman ile eski Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Mark Meadows’un da bulunduğu 18 kişiye daha suçlama yöneltilmişti.

Trump, hakkındaki dava nedeniyle Başsavcı Willis’i “radikal sol bölge savcısı” sözleriyle eleştirmiş, “Willis, cadı avı için kampanya yürüttü ve kampanya yapmaya, para toplamaya devam ediyor. Bu cadı avı, sahtekar Joe Biden’ın Adalet Bakanlığı ile sıkı koordinasyon içinde.” şeklinde ifadeler kullanmıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/trump-mahkemeye-uygunsuz-romantik-iliski-kanitlari-sundu/feed/ 0
‘Köpek Lui’nin sahibi kim?’ davasında karar çıktı https://www.foxhaber.com.tr/kopek-luinin-sahibi-kim-davasinda-karar-cikti/ https://www.foxhaber.com.tr/kopek-luinin-sahibi-kim-davasinda-karar-cikti/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:51:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4127 İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Aslı Ayan 5 yıl önce Antalya’da yaşadığı dönemde, bir arkadaşının aracılığıyla H.A.G. ile tanıştı. H.A.G., iş yoğunluğu ve sağlık problemleri nedeniyle Pomeranian cinsi ‘Lui’ isimli köpeğini Aslı Ayan’a verdi. Ayan, ‘Lui’nin sağlık kontrolleri ve bakımlarını tamamlayıp köpeğin kaydını üzerine aldı. 2021’de H.A.G., Aslı Ayan’ı arayarak bir süreliğine sevmek için ‘Lui’yi almak istediğini söyledi. Köpeği teslim eden Ayan, bir süre sonra H.A.G.’nin ‘Lui’yi geri vermeyeceğini söylemesi üzerine 5 Şubat 2021’de noter aracılığıyla ihtarname gönderdi. Aslı Ayan, H.A.G.’nin köpeği teslim etmemesi üzerine bu kez dava açtı.

Antalya 2’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmada, 2022’de karar çıktı. Köpeğin H.A.G.’den alınarak Aslı Ayan’a verilmesine karar verildi. Gerekçeli kararda, bilirkişi raporlarının özeti yer aldı. Özette davacının köpeği sahiplendiği, bakım, besleme ve aşılama işlemleriyle ilgilendiği ve yaptırdığı, köpeğin aşı karnesinin Aslı Ayan adına olduğunun görüldüğü kaydedildi.

Aslı Ayan, mahkeme kararına rağmen ‘Lui’nin hâlâ kendisine teslim edilmediğini söyledi.

“BENİM HAYVANIM, GERİ VERMİYORUM”

Ayan, “Kısa süre önce köpeğimi kaybetmiştim. ‘Lui’yi aldım ve ona yuva sağlamaya çalıştım. Aşılarını ve bakımını üstlendik. 1,5 sene sonra pandemide H.A.G. telefonda iznim olursa ‘Lui’yi görmek, onunla zaman geçirmek istediğini söyledi. Ben de kabul ettim, aklıma bir şey gelmedi” dedi.

H.A.G.’nin ‘Lui’yi teslim etmemek için kendisini sürekli oyaladığını söyleyen Ayan, “Bana yeğeninin ‘Lui’ye çok bağlandığını ve onu ayıramadıklarını söyledi. ‘Bize biraz daha zaman verebilir misiniz?’ dedi. Biraz daha idare edebileceğimi söyledim. Sonra o zaman geldiğinde bana bunun mümkün olamayacağını, ‘Lui’ye çok alıştıklarını, ondan ayrılmak istemediklerini söyledi. Çok üzüldüm, çok canım sıkıldı. ‘Gelin konuşalımi böyle bir şey olamaz’ dedim. Bana hoş olmayan bir şekilde ‘Lui’ zaten benim köpeğim, size köpeğimi bakın diye verdim, para da talep etmedim’ gibi bir ifade kullandı. ‘Sizin köpeğiniz değil, benim evcil hayvanım. Size onu geri vermiyorum, vermeyeceğim’ dedi. ‘Peki, o zaman ben de gereğini yapacağım’ dedim. ‘Elinizden geleni ardına koymayın’ dedi” diye konuştu.

Ayan, “Avukat Cengizhan Gököz davayı hiçbir şey talep etmeden üstlendi. Bu bana çok büyük güç verdi. Bu tür durumlarda ‘Nasıl olsa bunun için insanlar bir çabaya girmez, vazgeçer’ diye düşünülüyor. Cengizhan Bey’den aldığım destekle bu davayı açtım ve sonuçta başarılı olduk. Umarım en kısa zamanda ‘Lui’ ile kavuşacağız. ‘Lui’ şu an nerede hiçbir fikrim yok, çünkü bize kaybolduğunu söylediler. O yüzden şu an akıbetini bilmiyorum” ifadesini kullandı.

“EMSAL KARAR OLABİLİR”

Dava süreci hakkında bilgi veren avukat Gököz ise şöyle konuştu: “Mahkeme bilirkişi incelemesini yaptırdı. Bizim verdiğimiz belgelerde ‘Lui’ye annelik yapanın, onu veterinere kaydettirenin, çip taktıranın, bütün hastalıklarında, beslenmesinde her şeyinde müvekkilim Aslı Ayan’ın olduğu tespit edildi. Bu yönde karar vererek ‘Lui’nin teslimine karar verildi. Kaybolduğunu söylüyorlar ama bulacağız. Emsal karar olabilir. Çünkü insanlar uğraşmıyor, ‘bundan bir şey çıkmaz’ diye peşinden gitmiyor. Bizim hassasiyetimiz bu sonucu ortaya çıkardı.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kopek-luinin-sahibi-kim-davasinda-karar-cikti/feed/ 0
Yazıcıoğlu soruşturmasına yeni bilirkişi görevlendirildi https://www.foxhaber.com.tr/yazicioglu-sorusturmasina-yeni-bilirkisi-gorevlendirildi/ https://www.foxhaber.com.tr/yazicioglu-sorusturmasina-yeni-bilirkisi-gorevlendirildi/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:42:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3976 25 Mart 2009’da düşen helikopterde bulunan Muhsin Yazıcıoğlu, BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, yardımcısı Yüksel Yancı, BBP Sivas Belediye Meclisi Üyesi Adayı Murat Çetinkaya, İHA muhabiri İsmail Güneş ve Pilot Mustafa Kaya İstektepe’nin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmayı FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve örgüt yöneticilerinin talimatları doğrultusunda yönlendirdikleri iddiasıyla 19 kişinin yargılandığı davanın 11’nci duruşması görüldü.

Kahramanmaraş 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Muhsin Yazıcıoğlu’nun oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu, ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu, Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, tutuksuz sanıklar Nedim Bakırhan, Ebubekir Semih Yüksekkaya, partililer ve taraf avukatları katıldı.

Tutuksuz sanıklar Davut Uçum ile Mustafa Atalar ise başka suçlardan hükümlü oldukları cezaevlerinden SEGBİS sistemiyle duruşma salonuna bağlandı.

UÇUM: ALEYHİMDE TEK BİR DELİL YOKTUR

Duruşma, Davut Uçum’un savunmasıyla başladı silahlı terör örgütüne üye olma ve kişinin ölümünden yararlanarak hırsızlık suçlarından yargılanan Uçum, suçlamaları kabul etmedi.

İddialarla ilgili hukuki deliller ve görsellerle bir çalışma hazırlayarak mahkemeye gönderdiğini belirten Uçum, şu ifadeleri kullandı;

*Bu çalışmayla her şey netlik kazanacak. Bu çalışmayı gördükten sonra insanlar bu cihazların alındığı söylüyorsa suçlularla iş birliğindedir, başka bir anlamı olamaz.

*Meclis araştırma komisyonu sayfa 146’daki hususların dikkate alınmasını talep ediyoruz. Benim aleyhime tek bir delil yoktur. Cihazlar ile ilgili gerçeklerin ortaya çıkması için çalışma yaptım, birileri bu duruma direnç göstermeye çalışmaktadır, çalışmada soyut bir husus yoktur.

*Bir sonraki mahkemede bu belgeleri anlatmak istiyorum, bu savunmam 2-3 saat sürebilir. Bilirkişi raporu ve tanık beyanlarına ilişkin delilleri ibraz ettim, tanıkların birbiri arasında vermiş oldukları beyanlar tutarlı değildir.

*Kaza Soruşturma Kurulu (KSK) heyeti arasında bir anlaşmazlık vardır ve bu hususta soruşturma açılmazsa çok geç kalınabilir.

SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

Silahlı terör örgütü üye olmak suçundan yargılanan Mustafa Atalar da suçlamaları kabul etmedi. Atalar, yargılandığı suçtan dolayı zaten hükümlü olduğunu, bir kişinin aynı suçtan birden fazla yargılanamayacağını belirterek beraatini istedi.

Silahlı terör örgütüne yardım etme, kişinin ölümünden yararlanarak hırsızlık suçuna yardım etme suçlarından yargılanan Nedim Bakırhan ile Ebubekir Semih Yüksekkaya da suçlamaları reddetti.

TINAZCI: MÜVEKKİLİMİN YARGILANMASI ADALETE AYKIRIDIR

Yüksekkaya’nın avukatı Zafer Tınazcı ise müvekkilinin suçsuz olduğu ve bunun da dosyadaki tüm delillerle de sabit olduğunu söyledi. Tınazcı, şunları söyledi:

*Mahkeme soruşturması yürütülen dosyayı bu dosyada bekletici mesele yapmıştır, mahkeme içeriğini bilmediği bir dosyanın soruşturmanın sonucunu beklemektedir. 7’nci celsede mütalaada soruşturma yürütüldüğü belirtilen kişiler içinde müvekkilin ismi yoktur, durum böyle iken 2015 yılından bu yana müvekkilimin yargılanması adalete aykırıdır.

*Soruşturması devam eden dosyada müvekkil hakkında iddia olmadığı hususu dikkate alınarak müvekkil yönünden dosyanın tefrik edilerek beraatine karar verilmesini talep ediyoruz.

*Devlet Denetleme Kurulu raporunun 522’nci sayfasında kaza kırım heyetinin ısrarla sabah gidilmediği ve öğleden sonra gidildiği belirtilmiştir ancak sabah gidildiği deliller ve fotoğraflar ile sabittir, ilk gidişleri ile ilgili olarak dahi doğruyu söylemedikleri dikkate alınarak asıl sorumluların bu kişiler olduğunu ortaya koymaktadır.

*Göksun Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılamada Argus cihazının olup olmadığına dair ABD’ye yazı yazılmış ancak Argus’un olduğuna dair bir husus yoktur. Skymap cihazının kayıp olduğu belirtilmektedir, devlet denetleme kurulunda bulunan resimde var olan bu cihazın saati 10.30 civarıdır, GPS cihazı küçük bir cihazdır, karların üstünde bu cihazın resmi çekilmiş ve sonrasında kaybolmuştur, her şeyi toplamakla görevlendirilen bilirkişi heyeti görevini yapmamış ve en iyi ihtimalle görevi suiistimal suçunu oluşturmuştur.

YAVUZ: ANA SORUŞTURMA DOSYASINDA 11 KİŞİ GÖREVLENDİRİLDİ

Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Kemal Yavuz ise Davut Uçum’un konusunda uzman teknik bir bilirkişi olduğunu, bu nedenle yaptığı çalışmayı dinlemek istediklerini söyledi. Davada sanık olan askerlerin hırsızlıktan yargılanmalarının da çok yanlış olduğunu belirten Yavuz, şunları söyledi:

*Helikopterin düşürülmesi olayında birinci derecede bize tartışmasız somut veri, yani seyri, irtifası hakkında bize bilgi verecek ve dolayısıyla düşmesindeki sebebe ulaşabileceğimiz somut veriyi verecek yegane şey bu GPS cihazlarıdır. Bu GPS cihazlarının alınması tesadüf olabilir mi?

*BU GPS cihazlarını alanlara hırsızlıktan yargılama yapılabilir mi? Şu an elinizde dosya hırsızlık dosyası Bu kabul edilebilir bir şey değil. Yine tapelerde ‘Onlar söktü biz de yaktık’ diyen var. Bu kadar verinin içerisinde Skorsky kaza kırım ekibinin gönderilme sebebinin asli unsuru helikopterin temizlemesi, helikopterde veri bırakılmamasıdır. Bunu anlamazsak bu dosyayı anlayamayız.

*Biz bu dosyayı ana soruşturma dosyasından ayırarak bir yere varamayız. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen, ana soruşturma dosyası diye tanımladığımız dosyada bilirkişiler atandı, daha önce de atanmıştı. Yeniden uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerde değişiklik oldu 11 kişi görevlendirildi.

*Önümüzdeki aylar içerisinde önemli gelişmeler olacağının beklentisi içerisindeyiz. Ana dosyadaki deliller ile GPS cihazlarının sökülmesi hususu değerlendirilmez ise eksik yargılama olacağına kanaatindeyiz, sanıklar zaten yargılanıp ceza almış ve mahkum olmuş kişilerdir.

*Bu kişilere örgüt üyeliğinden dava açılarak bir yere varılamaz, Muhsin Yazıcıoğlu hakkındaki dava açıldı ve yargılama yapılıyor algısı oluşturmak için bu dosya açılmıştır.

ÇAYIR: SAVCI HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ

Duruşma sonunda mahkeme heyeti davayı 5 Haziran’a erteledi. Adliye çıkışında Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayı da bir açıklama yaparak davanın takipçi olmaya devam edeceklerini söyledi. GPS cihazlarının delil karartma olduğunu, bu nedenle de davanın bu şekilde açılması gerektiğini ifade eden Çayır, “Peki kardeşim, sen koskoca Türk İslam coğrafyasında ismi ve varlığı bütün insanlarca takdirle karşılanan Muhsin Yazıcıoğlu’nun davasını bir hırsızlık iddianamesi ile nasıl sınırlarsın? Bu iddianameyi kim hazırladı, bu aklı o savcıya kim verdi? O savcı hakkında Milli Yol Partisi olarak Muhsin Yazıcıoğlu’nu sevenler olarak onun davasına sahip çıkanlar olarak suç duyurusunda bulunacağız” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yazicioglu-sorusturmasina-yeni-bilirkisi-gorevlendirildi/feed/ 0
Çocuk koğuşunda istismar! 5 gardiyana hapis talebi… https://www.foxhaber.com.tr/cocuk-kogusunda-istismar-5-gardiyana-hapis-talebi/ https://www.foxhaber.com.tr/cocuk-kogusunda-istismar-5-gardiyana-hapis-talebi/#respond Sun, 11 Feb 2024 09:21:43 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3206 ocaeli 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda ‘Cinsel istismar’ suçundan tutuklanan S.T. ile M.D., iddiaya göre 2022 yılı Ağustos ayında aynı koğuşta kaldıkları, A.S., E.G., K.T.Ö. ve Y.Ö. tarafından cinsel istismara uğradı.

Olay, o dönem 17 yaşında olan mağdur S.T.’nin, 12 Ağustos 2022’de nakil olarak gittiği Ankara Sincan Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nde yapılan muayenesinde ortaya çıktı.

Vücudunda darp izleri görülen S.T.’nin, Kocaeli’deki cezaevinde M.D. ile birlikte, A.S., E.G., K.T.Ö. ve Y.Ö.’nün cinsel istismarına maruz kaldıklarını, kemerle darbedildiklerini, zorla ayaklarını yıkattıklarını, kendilerine masaj yaptırdıklarını, bardaktan ve pet şişeden zorla idrar içirdiklerini beyan etmesi üzerine, kurum müdürlüğü tarafından suç duyurusunda bulunuldu.

Şüpheliler hakkında, Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılarak geçen Ocak ayında karar çıktı.

ÇOCUK KOĞUŞUNDAKİ SANIKLARA CEZA YAĞMIŞTI

Mahkeme heyeti, sanıkların suç tarihinde 18 yaşından küçük olmalarını dikkate alarak, S.T. ve M.D.’ye yönelik haklarında ‘çocuğa karşı eziyet’, ‘cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçlarından şüpheliler A.S., E.G., K.T.Ö. ile Y.Ö., 19 yıl ile 30 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezası verdi. A.S., E.G., K.T.Ö. ve Y.Ö., ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçundan beraat ederken, ‘kaçma şüpheleri olduğu gerekçesi’ ile tutukluluk hallerinin devamına karar verilmişti.

GARDİYANLAR HAKKINDA DA SORUŞTURMA

Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı gündeme gelen olayın ardından Kocaeli 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görevli infaz koruma memurları Ahmet Ö., Ahmet S., Murat Ş., Ömer Ç. Ve Samet K. hakkında soruşturma başlattı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından şüpheliler hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede, mağdur S.T.’nin haklarında iddianame düzenlenen 18 yaşından küçük çocuklar A.D., E.G., Y.Ö. ile K.T.Ö. tarafından işkence ve istismara maruz kaldığı anlatıldı. S.T.’nin Sincan Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na Ağustos 2022 tarihinde sevk edildiği anlatılan iddianamede, cezaevine girişte yapılan kontrollerde vücudunda morluklar ve yaraların tespit edilmesi üzerine suç duyurusunda bulunulduğu, Kocaeli 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından S.T.’ye yönelik 18 yaşından küçük 4 şüphelinin 11 Ağustos 2022 tarihinde gerçekleştirdikleri eylemlere ilişkin günün vardiya sorumlusu infaz koruma memurları hakkında soruşturma başlatıldığı aktarıldı.

İFADESİNDE GARDİYANLARDAN ŞİKAYETÇİ OLMADI

İddianamede, şikayetçi S.T.’nin ifadesine de yer verildi. İfadesinde S.T., “Bir olay sebebiyle 3 Ağustos 2022 tarihinde Kandıra Cezaevine girdim. Cezaevinde gündüz ve geceleri olmak üzere iki kez İnfaz Koruma memurları denetim yaparlardı. Ayrıca ses yükseldiğinde de kapıdan gelip kontrol ederlerdi. Kandıra Cezaevi’nde başıma gelen olay ile ilgili cezaevinden sevk edileceğim gün ismini bilmediğim infaz koruma memurunun biri gözümdeki morluğu fark etti ve bana gözümün neden mor olduğunu sorduğunda ona ‘ranzaya çarptım’ dedim. Ben yaşadığım olayı orada görevli infaz koruma memurlarına anlatmadım, yardım da istemedim. Bu olayı anlatmama sebebim olay içeriğinde ismi geçen çocuk suçluların ‘olayı anlatırsan sana daha kötü şeyler yaparız’ diye tehdit etmeleridir. Benim bu konu ile ilgili söyleyeceklerim bundan ibarettir. Bu konu ile ilgili İnfaz Koruma memurlarından herhangi bir davam ve şikayetim yoktur” dediği belirtildi.

ŞÜPHELİ GARDİYAN SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

Gardiyanlardan şüpheli Ahmet Ö.’nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, “Ben olay tarihinde 20.00 ile 08.00 saatleri arasında çalışıyordum. Nöbetçi memur olarak da Ahmet S. ve Samet K. görev yapıyordu. Kural gereği biz her saat içerisinde 1 kez odaları, oda kapısındaki mazgaldan ya da oda kapısı açılarak kontrol ediyoruz. O gün de bu şekilde odaları kontrol ettik. O gün yaklaşık olarak 13 kez odayı kontrol ettik. Biz odaları kontrol ettiğimizde her hangi bir sorun yoktu ve herhangi bir şikayette bulunan da olmadı. Çocuk şahıslar D4 numaralı odada kalıyordu. Ben vardiyam esnasında herhangi bir olumsuzluğa rastlamadım. Odalar iki katlıdır, alt katta kamera sistemi bulunmaktadır. Alt katta herhangi bir olumsuzluk olsaydı tarafımızdan müdahale edilirdi. Olay üst katta kamera bulunmadığından orada gerçekleşmiş. Tarafımdan sorumluluklar yerine getirilmiştir. Ben ve nöbetçi memurlar o gün gerekli kontrolleri yaptık. Belirttiğim sebeplerden suçlamayı kabul etmiyorum” şeklinde ifadesine yer verildi.

ANKARA’YA NAKİL OLURKEN SAĞLIK RAPORU ALINMAMIŞ

Cezaevinde görevli gardiyanlardan şüpheli Murat Ş. ise ifadesinde, şikayetçi S.T.’nin kaldığı koğuşta kontrol ettikleri sıralarda koğuştakilere sorunu olup olmadıklarını sorduklarını, koğuştan kimsenin sorun bildirmediğini ifade etti. Diğer şüphelilerin de alınan ifadelerinde benzer savunmalar yaptığı görüldü. İddianamede S.T.’nin sevki sırasında darp raporu alıp almadığına ilişkin cezaevine sorulduğu, gelen cevap yazsında S.T.’nin Kocaeli’ndeki cezaevine girdiği gün alınan sağlık muayenesinde herhangi bir olumsuzluk görülmediği ve nakiller sırasında tutuklulardan sadece yolculuk yapıp yapamayacağı yönünde rapor alındığını bildirdi.

NAKİL SIRASINDA ŞİKAYETÇİYE MUAYENE YAPILMAMIŞ

İddianamede, S.T.’nin tutuklu olarak bulunduğu Kocaeli Ceza İnfaz Kurumu’nda, aynı koğuşta kaldığı A.S., E.G., Y.Ö. ve K.T.Ö. tarafından işkence gördüğü, cinsel istismara maruz kaldığı iddiasıyla Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesi’ne fezleke düzenlendiği aktarıldı. S.T.’nin Ankara’daki cezaevine nakil olduğunda yapılan muayenede gözle görülür şekilde tespit edildiği vurgulandı.

“DURUMU FARK ETMEMELERİ HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI”

İddianamede, olayın yaşandığı gün vardiya memurlarının odaya en az iki defa girdiği, yaşanan olaylarda mağdurun yüzünde ve vücudunda meydana gelen yaralanmaları görmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtildi. İddianamede, S.T.’nin mağduriyet yaşadığı belirtilerek kamu davası açılması için yeterli delilin bulunduğu vurgulandı.

5 GARDİYAN İÇİN 1 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

İddianamede, şüpheliler Ahmet Ö., Ahmet S., Murat Ş., Ömer Ç. Ve Samet K.’nin “Görevi Kötüye Kullanmak” suçundan ayrı ayrı 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamenin kabul edilmesiyle şüphelilerin ilerleyen günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor.

“ALDIĞI YARALARIN TELAFİSİ OLDUKÇA GÜÇ”

Şikayetçi S.T.’nin avukatı Rıdvan Can Erdem, “Kocaeli Cezaevi’nde oldukça vahim bir olay yaşandı. Müvekkilim aynı koğuşta bulunan diğer çocuklar tarafından eziyete, işkenceye ve cinsel istismara maruz kaldı. Bu olayla ilgili yargılamanın sonuna gelindi ve Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi sanıklar hakkında oldukça ağır cezalar hükmetti. Bununla birlikte devam eden bir davamız daha vardı. Müvekkilim S.T.’nin cezaevine girmesine sebep olan davada, beraat ile sonuçlandı. Müvekkilin masum olduğu ve cezaevine haksız yere girdiği anlaşılmış oldu. Sanıklar her ne kadar cezalarını almış olsalar da müvekkilin bu olay nedeniyle aldığı yaraların telafisi oldukça güç. Bizim devlet aleyhine açmış olduğumu tazminat davamız var. Biz burada mağdur S.T.’nin gerektiği gibi korunamadığını düşünerek Adalet Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtık. Bu davamız şu ana sürüyor” dedi.

“HERKES GÖREVLERİNİ EN İYİ ŞEKİLDE YAPMALIYDI”

Avukat Can Erdem, “Yaşan şiddet ve taciz olayı Kandıra’da yaşanmasına rağmen bu hadise Kocaeli Cezaevi’nde ortaya çıkmadı. Müvekkil ve diğer çocuk mahkumlar, Ankara Sincan’daki cezaevine nakledilince orada fiziki muayenede ortaya çıktı. Bu olay Ankara’da yapılan fiziki muayenede ortaya çıkıyorsa Kandıra’da da ortaya çıkabilirdi. Kandıra Cezaevi’ndeki infaz koruma memurlarının ihmal suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları gerekçesiyle, görevlerini gerektiği gibi yerine getirmediğini, oradaki çocukların koruma ve gözetimlerinin gerekti şekilde sağlanmadığını belirterek haklarında iddianame düzenleyip kamu davası açtı. Bu dava devam ediyor halen. Dava sonucunda muhtemeldir ki görevlerini gereği gibi yerine getirmediği kamu hizmetinden yasaklanma durumları söz konusu olacaktır. Ayrıca adli bir ceza da olacaktır. Burada herkes görevlerini en iyi şekilde yapmalıydı. Orada gardiyanlar görevlerini gerektiği gibi yerine getirseydi, o elim olaylar daha başlangıcında fark edilseydi işler bu noktaya gelmeden önlenebilecekti” diye konuştu.

“BİRBİRLERİNDEN OLDUKÇA ETKİLENİYORLAR”

Avukat Erdem, çocuk mahkumlar için özel bir cezaevi ortamı hazırlanması gerektiğini belirterek, “Özellikle 18 yaşından küçük çocuk mahkumların birbirlerinden oldukça etkilendiğini düşünüyoruz. Çünkü eziyet ve istismar davasında, sanıkların alınan savunmalarında, her biri esasında bunları kendilerinin düşünmediği ve birbirlerinden etkilenerek bu eylemleri gerçekleştirdiklerini söylediler. Adalet Bakanlığı’na çocuk mahkumların yetişkinler için hazırlanmış koğuşlarda değil de onlar için özel olarak hazırlanmış, gelişimleri, eğitimleri, sosyal faaliyetleri olan koğuşlarda kalması gerektiği yönünde yazı yazdık” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cocuk-kogusunda-istismar-5-gardiyana-hapis-talebi/feed/ 0
Disney’e dava açan oyuncuya sürpriz destek… Elon Musk tüm masrafları karşıladı https://www.foxhaber.com.tr/disneye-dava-acan-oyuncuya-surpriz-destek-elon-musk-tum-masraflari-karsiladi/ https://www.foxhaber.com.tr/disneye-dava-acan-oyuncuya-surpriz-destek-elon-musk-tum-masraflari-karsiladi/#respond Wed, 07 Feb 2024 21:21:21 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3037 Elon Musk ve disney arasındaki ipler iyice gerildi. Geçtiğimiz aylarda Musk, antisemitik söylemleri nedeniyle reklamverenlerin tepkisiyle karşılaşmış ve başta Disney olmak üzere pek çok şirket X’teki reklamlarını geri çekme kararı almıştı.

Musk, bu duruma karşı sinirlerine hakim olamayıp küfürler savurarak Disney lideri Bob Iger’a şunları söylemişti: “Bana parayla şantaj mı yapacaksın? Git kendini …. Anlaşıldı mı? Hey Bob, eğer seyirciler arasındaysan. Ben böyle hissediyorum, reklam yapma.”

Şimdi de Musk, Disney’in kovduğu bir oyuncunun arkasında durarak şirkete karşı düşmanlığını yeniden gösteriyor.

MMA dövüşçüsü ve aynı zamanda “Yıldız Savaşları” (Star Wars) evreninde geçen The Mandalorian oyuncusu Gina Carano, Disney’i haksız bir şekilde işten çıkarıldığı için dava ediyor. Üstelik Carano, bu davasında milyarder teknoloji lideri Musk’tan da destek alıyor.

DISNEY VE MUSK ARASINDAKİ GERİLİM ARTTI

Oyuncunun avukatları yaptıkları basın açıklamasında, Carano’nun The Walt Disney Company ve Lucasfilm’e karşı açtığı davayı Elon Musk’ın X Corporation’ın finanse ettiğini söyledi.

Şubat 2021’de kovulmadan önce Disney Plus dizisi “The Mandalorian”da Cara Dune karakterini canlandıran Carano, sosyal medya paylaşımları sonucunda taciz ve zorbalık iddiasıyla işten çıkarılmıştı.

Disney, Carano’yu, pandemi sırasında maske takmayı kınaması ve transseksüeller hakkında şaka yapması da dahil olmak üzere, Twitter’da sağcı içerik paylaşmaya başlamasıyla başlayan bir dizi tartışmanın ardından Şubat 2021’de projeden kovdu.

KENDİNİ BÖYLE SAVUNDU

Carano, özellikle Cumhuriyetçi olmayı Holokost sırasında Yahudi olmakla karşılaştırdığı bir gönderi üzerine tepki çekmişti. Carano, söz konusu paylaşımını sildi ve yeni paylaşımlarında da kendini savunarak şunları söyledi: “Mesele şu ki, asla saldırgan bir dil kullanmadım. Düşündürücü alıntılar, resimler, memler paylaştım ve ara sıra kendi sözlerimi saldırganlıkla değil, komediyle kullandım.”

KARİYERİ TEPETAKLAK OLDU

Carano’nun avukatları, Disney’in oyuncuyu haksız yere işten çıkardığını iddia ediyor. Carano da bu olay sonucunda menajerini, avukatını ve gelecekteki kariyer fırsatlarını kaybettiğini söylüyor.

Carano’nun avukatları yaptıkları açıklamada, Musk’ın dava masraflarını karşıladığını belirtti. Milyarder, Carano’nun X’teki duyurusunu da yeniden yayınlayarak, “Disney’e karşı açılan davaya katılmak istiyorsanız lütfen bize bildirin” diye yazdı.

Musk, Ağustos 2023’te de platformdaki paylaşımları ve beğenileri nedeniyle patronları tarafından haksızlığa uğrayan X kullanıcılarına yasal ücretlerini ödeme sözü vermişti.

ELON MUSK’A TEŞEKKÜR ETTİ

Carano ise basın açıklamasında Elon Musk’a teşekkür etti: “Davamın, dünyada ifade özgürlüğüne dair son umut ışıklarından biri olan bir şirket tarafından desteklenmesinden onur duyuyorum. İsmimi temize çıkarmaya çalışırken, umarım başıma gelenler bir sonraki kişinin başına gelmesini daha da zorlaştırır. Beni destekledikleri için Elon Musk ve X’e teşekkür ederim.”

Carano’nun avukatları aynı zamanda Carano’nun rol arkadaşlarının birçoğunun sosyal medyada Cumhuriyetçilere ve muhafazakarlara yönelik saldırgan ve aşağılayıcı paylaşımlar yaptığını da söyledi. Avukatlar, Carano’nun erkek meslektaşlarından hiçbirinin Disney tarafından disiplin cezasına çarptırılmadığını iddia ediyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/disneye-dava-acan-oyuncuya-surpriz-destek-elon-musk-tum-masraflari-karsiladi/feed/ 0
Yargıtay onayladı: Boş taahhütname ile kiracıya tahliye https://www.foxhaber.com.tr/yargitay-onayladi-bos-taahhutname-ile-kiraciya-tahliye/ https://www.foxhaber.com.tr/yargitay-onayladi-bos-taahhutname-ile-kiraciya-tahliye/#respond Tue, 30 Jan 2024 21:21:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2795 Ankara’da F.T., kira sözleşmesi yaparken imzalattığı ‘tahliye taahhütnamesi’ ile kiracısı K.Y.’ye tahliye davası açtı. Kiracı K.Y., tahliye taahhütnamesinin boş olduğunu, sonradan ev sahibi tarafından doldurulduğunu iddia ederek, davanın reddini istedi. Mahkeme, tahliye taahhütnamesini geçerli sayarak, tahliyeye karar verdi. Karar, Yargıtay 3’üncü Hukuk Dairesi tarafından da onandı.

YARGITAY YEREL MAHKEMENİN KARARINI ONAYLADI

F.T, evden çıkması talebini kabul etmeyen kiracısı K.Y.’ye, kira sözleşmesini imzalarken imzaladığı ‘tahliye taahhütnamesi’ ile tahliye davası açtı. Kiracı K.Y, tahliye taahhütnamesinin kendisi tarafından boş verildiğini; sonradan ev sahibi tarafından doldurulduğunu iddia ederek, davanın reddini istedi.

Ankara 5’inci Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada tahliye taahhütnamesi geçerli sayılarak, kiracı hakkında tahliye kararı verildi. Karar, Yargıtay 3’üncü Hukuk Dairesi tarafından da onandı. Yargıtay kararının gerekçesinde; davalı kiracının tarih bölümü boş olan taahhütnameye imza atarak, davacı ev sahibine istediği tarihi yazma yetkisi verdiği ve sonucuna katlanmak zorunda olduğunu belirtildi. Ayrıca söz konusu taahhüdün kiralanan mülkün tesliminden önce verildiği veya taahhütnamede yazılı tarihin sonradan ev sahibi tarafından doldurulduğu iddiasını ispat yükümlülüğünün de davalı kiracıda olduğuna hükmetti.

YARGITAY İÇTİHAT OLUŞTURDU”

Avukat Senem Yılmazel, tahliye davalarında ciddi bir artış olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti:

– Tahliye taahhüdü ile ilgili yerleşmiş Yargıtay kararı oluştu. Tahliye taahhütnamesinde kira kontratı ile aynı tarih yazıyorsa bu geçersizdir. Ama kiracı boş bir tahliye taahhüdü verdi ise bu ev sahibi lehine bir belgedir. Şu an Yargıtay bu konuda yerleşmiş bir içtihat oluşturmuştur. İmzalanan bomboş bir tahliye taahhütnamesi de olabilir. Yalnızca tahliye tarihi de boş bırakılmış olabilir. Yargıtay kararları gereğince bu geçerli bir tahliye taahhüdüdür.

– Ancak kiracının bunun aksini ispatlaması gerekir. Bu da çok zor bir ispat yoludur. Dolayısıyla bu tip tahliye taahhütnameleri ev sahipliği lehine bir belgedir. Sözleşmeler, karşılıklı yapılır. Her iki tarafın sözleşme özgürlüğü vardır. İki taraf da ister sözleşmeyi imzalar ister imzalamaz. Borçlar kanunu ve icra iflas kanunu kiracı lehinedir. Dolayısıyla aslında ev sahiplerinin daha çok dikkat etmesi gerekiyor bu konuda.

EV SAHİBİ DE KİRA TESPİT DAVASI AÇABİLİR

Kiralara yapılacak zammın yüzde 25 ile sınırlı tutulmasının kiracıyı koruyan bir madde olduğunu belirten Yılmazel, şunları söyledi:

– Ancak ev sahiplerinin de hakları bulunmakta. 5 yıla kadar süreli olan kira sözleşmeleri için ‘kira uyarlama davası’ açılabiliyor. 5 yıldan uzun süreli sözleşmeler için ise ‘kira tespit davası’ açılabilir. Aslında bu iki dava da her ne kadar hukuki düzenlemeleri farklı olsa da aynı amaca hizmet ediyor. İkisi de değişen piyasa koşullarına göre kiranın rayiç bedele uyarlanmasını sağlayan davalardır.

– Ev sahipleri, eğer kira sözleşmesi süresi 5 yıla kadarsa ‘kira uyarlama davası’ açıp, bedel çok altta kaldıysa kiranın artırılmasını isteyebilir. Eğer 5 yıldan uzun süreli bir kira sözleşmesi ise ‘kira tespit davası’ açabilir. Yüzde 25’ten daha fazla bir kira artışını dava yoluyla alabilirler.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yargitay-onayladi-bos-taahhutname-ile-kiraciya-tahliye/feed/ 0
Üzerine kaynar su dökülen yolcuya tazminat https://www.foxhaber.com.tr/uzerine-kaynar-su-dokulen-yolcuya-tazminat/ https://www.foxhaber.com.tr/uzerine-kaynar-su-dokulen-yolcuya-tazminat/#respond Sun, 14 Jan 2024 21:06:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2241 Şehirlerarası sefer yapan bir otobüste çay servisi sırasında üzerine kaynar su dökülen kadın yolcuya, firmanın 26 bin 76 lira tazminat ödemesine karar verildi.

Türkiye’de mahkemelerin, tüketici ve hizmet alanları korumaya yönelik verdiği örnek kararlardan biri İzmir Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) tutanaklarına yansıdı.

Olay, 16 Eylül 2017’de yaşandı. Antalya Kemer’den İzmir’e seyreden özel bir otobüs firmasında görevli muavin, çay-kahve ikramı yaparken yolculardan Melahat Köseoğlu’nun üzerine kaynar su döktü.

Melahat Köseoğlu

12 GÜN HASTANEDE TEDAVİ

Vücudunun sağ tarafının büyük bir bölümünde ikinci derecede yanık meydana gelen Köseoğlu, ambulansla kaldırıldığı hastanede 12 gün yatarak tedavi gördü. Tedavi masrafları eşi tarafından karşılanan Köseoğlu, taburcu edildikten sonra avukatı Seda Ballıkaya aracılığıyla otobüs firmasına maddi ve manevi tazminat talepli dava açtı.

İzmir 1. Tüketici Mahkemesi’ne sunulan dava dilekçesinde Köseoğlu’nun, otobüs firmasının ağır ihmal ve kusurları sonucunda yaralandığı, olayın ardından firmanın ilgisiz kalıp gayri ciddi davranışlarda bulunduğu, bunun da yolcunun acısını daha da artırdığı öne sürüldü. Firmanın bin 76 lira maddi, 50 bin lira da manevi olmak üzere 51 bin 76 lira tazminat ödemesi talep edildi.

Davalı firmanın cevap dilekçesinde ise olayda bir kusurun olmadığı ve Köseoğlu’nun önce sigorta şirketine başvuru yapması gerektiği belirtilerek, davanın reddi istendi. Dosyada uzmanlığına başvurulan bilirkişi, davacının 87 liralık bilet parası da dahil toplam talep edebileceği miktarın bin 76 lira olabileceğini bildirdi.

İLK KARAR 8 BİN TL

Davayı karara bağlayan tüketici mahkemesi, kişinin beden bütünlüğüne zarar geldiği, davacının manevi olarak zarara uğradığı ve davalı firmanın söz konusu olayda kusurlu olduğuna dikkati çekti.

Mahkeme bin 76 lira maddi ve 7 bin lira da manevi olmak üzere 8 bin 76 lira tazminatın, olay gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte firmadan alınarak davacı Köseoğlu’na ödenmesini kararlaştırdı. Mahkeme, talep edilen yüksek manevi tazminat beledinin haksız zenginleşmeye yol açabileceği gerekçesiyle bu kararı aldı.

KARAR İSTİNAFA TAŞINDI

Taraflar bu kararı, itiraz için üst mahkeme sayılan İzmir Bölge Mahkemesi’ne taşıdı. Köseoğlu’nun avukatı Seda Ballıkaya, temyiz dilekçesinde; müvekkilinin psikolojik sarsıntı nedeniyle taşıma sistemine güveninin kalmadığı, kazayı üzüntüyle karşıladığı, tazminat talebinin zenginleşme aracı olarak değil yaşanan ızdırabın karşılığı olarak talep edildiğini vurgulayarak, kararın Köseoğlu lehine bozulmasını istedi.

Davalı firma avukatının dilekçesinde ise davanın usulden reddi talep edilerek; şirketin personel seçerken gerekli özeni gösterdiği, karardan önce kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiği, mağdur Köseoğlu’nun sağlık masraflarının SGK tarafından karşılandığı, tazminat isteminin yerinde olmadığı iddia edildi.

“TAZMİNAT TALEBİ HAKSIZ ZENGİNLEŞME DEĞİL”

İtiraz başvurularını inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre manevi tazminatın haksız zenginleşme ve fakirleşme aracı olmadığına işaret etti.

Otobüste yolculuk yapan davacının, firma çalışanı tarafından üzerine kaynar su dökülmesi sonucunda vücudunda yanıklar oluştuğu ve uzun süre tedavi gördüğü olayda hiçbir kusurunun bulunmadığı bilgisini veren istinaf mahkemesi, bu hususlara göre ilk derece mahkemesince hükmedilen 7 bin liralık manevi tazminatın hak ve nefaset kuralları çerçevesinde bir miktar düşük kaldığı yorumunu yaptı.

Yerel mahkemenin kararını kaldıran istinaf, bin 76 lira maddi, 25 bin lira da manevi olmak üzere toplam 26 bin 76 liranın davacı Melahat Köseoğlu’na yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde hüküm kurdu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/uzerine-kaynar-su-dokulen-yolcuya-tazminat/feed/ 0
Jeffrey Epstein davası nasıl başladı, kimler suçlanıyor? https://www.foxhaber.com.tr/jeffrey-epstein-davasi-nasil-basladi-kimler-suclaniyor/ https://www.foxhaber.com.tr/jeffrey-epstein-davasi-nasil-basladi-kimler-suclaniyor/#respond Sat, 06 Jan 2024 21:27:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1971 En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan ve gözaltında tutulurken hapishanede ölü bulunan Jeffrey Epstein’in dava dosyaları, olaylara ilişkin detayları ortaya koyuyor.

Dosyalar, Epstein’in fuhuş ağına, Ghislaine Maxwell, Uluslararası Adalet Divanında (UAD) İsrail’i savunması planlanan avukat Alan Dershowitz, modellik ajansı sahibi Jean Luc Brunel, Prens Andrew, bilim insanı Stephen Hawking ve birçok önemli şahsın dahil olduğunu ve Epstein’in cinsel istismar suçlarına ortak olduklarını gösteriyor.

EPSTEIN DAVASI NASIL BAŞLADI?

Jeffrey Epstein, 2005’te ABD’nin Florida eyaletinde, 14 yaşında bir kızla cinsel ilişkiye girmek için para verdiği iddiasıyla gözaltına alındı.

Reşit olmayan birçok kız Epstein’in ve arkadaşlarının kendilerini cinsel istismara maruz bıraktığını iddia etse de mahkeme Epstein’i 2008’de tek bir kişiye cinsel istismar uygulamaktan suçlu buldu.

Milyarder, suçlu bulunmasının ardından 13 aylık bir ceza aldı.

New York savcılarının Epstein’i 2019’da fuhuş ağı oluşturmaktan suçlu bulmasının ardından, milyarder gözaltında tutulurken hapishanede ölü bulundu.

MAXWELL’İN DAVADAKİ KONUMU

Epstein’in eski kız arkadaşı Ghislaine Maxwell, 2021’de Manhattan başsavcısı tarafından Epstein’a ve arkadaşlarına cinsel ilişkiye girmek için reşit olmayan kızlar sağlamakla suçlu bulunmasının ardından, 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Maxwell, Epstein davası boyunca, olayın mağdurlarından biri olan ve Epstein’e karşı ana davacı olan Virginia Giuffre’nin arkadaşlarına, mağduru haksız çıkaracak bilgiler paylaşması için para teklif etmek, mağdurların ifadelerini yalanlamak ve olaya dahil olan insanların masumiyetini savunmak için çeşitli faaliyetlerde bulunmak gibi bir çok eyleme başvurdu.

KAMUYA AÇILAN DAVA DOSYALARI

Maxwell’in 2015’teki davası kapsamında açıklanması kararı alınan dava dosyaları, ABD Bölge Hakimi Loretta Preska’nın kararının ardından kamuoyuna açıklanmıştı.

Giuffre’nin, Maxwell’e açtığı dava 2017’de sonuçlanmış ancak dava dosyaları ilk 2 bin sayfası 2019’da olmak üzere, 2020, 2021 ve 2022 yıllarında halka açılmıştı.

Preska’nın kararıyla 2023’te açıklanan dosyalar ise, daha öncesinde mağdurlar ve suçlanan kişilerin gizlilik hakları sebebiyle saklanmıştı.

PRENS ANDREW’E YÖNELİK SUÇLAMALAR

Olaylara dahil olan ve ABD Bölge Hakimi Loretta Preska’nın kamuoyuna açıklanmasına karar verdiği dava dosyalarında çok kez ismi geçen İngiltere Kralı 3. Charles’ın kardeşi Prens Andrew ise, söz konusu dosyalarda mağdurlardan Johanna Sjoberg tarafından cinsel tacizle suçlandı.

Prens Andrew, Sjoberg’ün 2001 yılında Epstein’in Manhattan’daki dairesinde Prens tarafından taciz edildiğine ilişkin verdiği ifadenin doğruluğunu reddetmişti.

Dosyada, davacı ve mağdur Virginia Giuffre, 17 yaşındayken eski ABD Başkanı Doland Trump’ın spa salonundaki işinden ayrılıp, Epstein’in masözü olması için kandırıldığını ve Epstein’in kendisi ve diğer birçok reşit olmayan kişiyi Florida, New York, Virgin Island ve New Mexico gibi çeşitli yerlerde taciz ettiğini öne sürdü.

Dosyalarda adı geçen bir başka isim de eski Harward Hukuk Profesörü Alan Dershowitz olurken, kendisi Virginia Roberts (Giuffre) tarafından cinsel tacizle suçlandı.

Dershowitz ve Maxwell söz konusu ifadeyi yalanladı.

Epstein’in kendisini çevresindeki insanlarla cinsel ilişkiye girmeye zorladığını belirten Giuffre, 2022’de Epstein’in eski avukatı Dershowitz hakkında yaptığı suçlamaları geri çekti.

Giuffre’nin Prens Andrew ile olan davası da aynı yıl sonlandırıldı.

Dava dosyalarında yer alan ifadesinde, Giuffre, kendisinin Dershowitz, 2022’de gözaltı sırasında Paris Hapishanesi’nde ölü bulunan Jean Luc Brunel, bir başbakan, ABD’li politikacılar ve dünya liderleriyle ilişkiye girmeye zorlandığını aktardı.

Giuffre ayrıca, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore ve eski Başkan Barack Obama döneminde senatörlük yapmış George Mitchell’in Epstein’in arkadaşları olduğunu ve New York’taki evini sıkça ziyaret ettiğini belirtti.

Dava dosyalarında ayrıca, Epstein’in Maxwell’e, bilim insanı Stephen Hawking’in cinsel istismar faaliyetlerini izlediği iddialarının yalanlanması için Giuffre’nin ailesi ve arkadaşlarına para teklif etmesini istediği bir elektronik posta da yer aldı.

BILL CLINTON HAKKINDAKİ İDDİALAR

Dosyalardaki ifadelerden birinde, eski ABD Başkanı Bill Clinton’ın Vanity Fair dergisini, Epstein’in fuhuş ağı oluşturduğuna yönelik bir yazının yayımlanmaması konusunda tehdit ettiği iddiası da yer aldı.

Aynı dosyada davacı Giuffre, Clinton’ın Epstein’in yürüttüğü fuhuş ağından detaylı olarak haberdar olduğunu ve bu isimle birçok kez seyahat ettiğini de öne sürdü.

Clinton’ın temsilcileri de eski Başkan’ın, Epstein’in suçları hakkında bilgi sahibi olmadığını savunmuştu.

“PRENS HAFTALARCA BİZİMLE KALIRDI”

Epstein’in eski çalışanı Juan Alessi, Prens Andrew’un, Epstein’in Florida’daki evini sıkça ziyaret ettiğini belirterek, “Prens Andrew haftalarca bizimle kalırdı” ifadesini kullandı.

Andrew’un eşi Sarah Ferguson’ın da evi ziyaret ettiğini aktaran Alessi, Prens’in her gün masaj servisi aldığını aktardı.

Alessi, Trump hakkında soru sorulduğunda ise, evi ziyaret ettiğini ancak yatılı kalmadığını ve masaj servisi almadığını belirtti.

Dava dosyalarında bu isimlerin yanı sıra, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, The Simpsons’ın yaratıcısı Matt Groening, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler de yer aldı.

Açıklanan dosyalarda, Bill Clinton’ın genç kadınlardan hoşlandığı gündeme gelmiş, ayrıca Epstein’in New Jersey’deki mekanlarına gitmeden önce Trump’la iletişime geçtiği öne sürülmüştü.

“MOSSAD AJANI” İDDİASI

RT International’a 2020’de konuşan eski İsrail istihbarat görevlisi Ari Ben-Menashe, Ghislaine Maxwell’in babası Robert Maxwell ve Epstein’in İsrail ajanları olduğunu ve bu skandalların hepsinin Mossad’ın bilgi toplaması ve ünlü isimlere şantaj uygulaması için yapıldığını iddia etmişti.

Menashe ayrıca, Prens Andrew’un ünlü isimleri Epstein’e getirmek için kandırılıp kullanıldığını öne sürmenin yanı sıra eski İsrail Başbakanı Barak’ın olaylardan haberdar olduğunu da ileri sürmüştü.

Eski Çalışma Bakanı Alexander Acosta’nın, Epstein’in istihbarat için çalıştığını söylediğini anımsatan Ben-Menashe, bu istihbaratın İsrail için olduğunu belirtmişti.

Ben-Menashe son olarak, kendisinin daha önce Epstein’in kaldığı tesiste bulunduğunu ve orada birinin kendini öldürmesinin imkansıza yakın olduğunu öne sürmüştü.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/jeffrey-epstein-davasi-nasil-basladi-kimler-suclaniyor/feed/ 0
Epstein davasında yeni dosyalar paylaşıldı https://www.foxhaber.com.tr/epstein-davasinda-yeni-dosyalar-paylasildi/ https://www.foxhaber.com.tr/epstein-davasinda-yeni-dosyalar-paylasildi/#respond Fri, 05 Jan 2024 21:42:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1940 ABD kız çocuklarına yönelik cinsel istismar, pedofili ve fuhuş ağı oluşturmaktan gözaltında tutulurken hapishanede ölü bulunan Amerikalı milyarder Jeffrey Epstein davasına ilişkin 3’üncü parti yeni dosyalar da açıklandı.

Açıklanan yeni belgeler, çarşamba ve perşembe günü kamuoyuyla paylaşılan yüzlerce sayfanın ardından geldi.

200 İSMİN OLDUĞU BELGELER PAYLAŞILACAK

Yeni açıklanan belgeler arasında Epstein davasında, bazı tanıkların isimleri, tanıkların ifadelerinden alıntılar, taraf avukatlar arasındaki çeşitli yazışmalar, Epstein’ın mesaj defterinden yaklaşık 50 sayfalık el yazısıyla yazılmış telefon mesajları ve davayla ilgili keşif ve diğer süreç aşamaları hakkında mahkeme kayıtları yer alıyor.

Belgelerde, Epstein ile çeşitli şekillerde bağlantısı bulunan kişilerin çoğu herhangi bir suçla suçlanmazken, haklarında daha fazla ayrıntı ortaya konuyor.

Epstein davasıyla ilgili gelecek günlerde de açıklanması beklenen belgelerin, ülkenin önde gelen iş insanları, politikacılar ve tanınmış kişiler olmak üzere yaklaşık 200 ismi içerdiği tahmin ediliyor.

PRENS ANDREW, BILL CLINTON, DONALD TRUMP…

Epstein davasındaki belgelerin ilk kısmı önceki gün, 2’ncisi de dün olmak üzere 2 ayrı bölüm halinde kamuoyunun erişimine açılmaya başlanmıştı.

Şu ana kadar açıklanan dava dosyalarında, aralarında Prens Andrew, eski ABD başkanları Bill Clinton ve Donald Trump, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.

Dosyalarda, Clinton ve Trump’ın isimlerinin yer almasına rağmen eski başkanlara yönelik herhangi bir suçlama yöneltilmemişti.

Dün açıklanan dosyalarda, Bill Clinton’ın “genç kadınlardan hoşlandığı” gündeme gelmiş, ayrıca Epstein’ın New Jersey’deki mekanlarına gitmeden önce Trump’la iletişime geçtiği öne sürülmüştü.

Dosyalardaki ifadelerden birinde, Epstein’e karşı ana davacı olan Virginia Giuffre’ye atıfla, Bill Clinton’ın Vanıty Fair dergisini “Epstein’ın fuhuş ağı oluşturduğuna yönelik bir yazının yayımlanmaması konusunda tehdit ettiği” iddiası yer almıştı.

Aynı dosyada davacı Giuffre, Clinton’ın Epstein’ın yürüttüğü fuhuş ağından detaylı olarak haberdar olduğunu ve bu isimle birçok kez seyahat ettiğini de öne sürmüştü.

Bill Clinton’ın temsilcileri de eski Başkan’ın, Epstein’ın suçları hakkında bilgi sahibi olmadığını savunmuştu.

CEZAEVİNDE ÖLÜ BULUNDU

En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Jeffrey Epstein, tutuklu bulunduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulunmuştu.

Epstein’ın kız arkadaşı Ghislaine Maxwell, bazı zenginler, ünlüler ve devlet görevlileri için reşit olmayan kızların fuhuş tuzağına çekilmesi organizasyonunda Epstein’ın yasa dışı faaliyetlerine yardımcı olduğu iddiasıyla yargılandığı davada suçlu bulunmuştu.

Öte yandan, Epstein’ın mağdurlarından Virginia Giuffre, Prens Andrew’un New York ve Londra’da kendisini 17 yaşındayken taciz ettiğini öne sürerek 2021’de New York’ta dava açmıştı. Giuffre, Prens’in, reşit olmadığını bildiği halde rızası olmadan kendisine cinsel tacizde bulunduğunu iddia etmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/epstein-davasinda-yeni-dosyalar-paylasildi/feed/ 0
Michael Jackson, David Copperfield, Prens Andrew… Fuhuş ağında birbirinden ünlü isimler https://www.foxhaber.com.tr/michael-jackson-david-copperfield-prens-andrew-fuhus-aginda-birbirinden-unlu-isimler/ https://www.foxhaber.com.tr/michael-jackson-david-copperfield-prens-andrew-fuhus-aginda-birbirinden-unlu-isimler/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:36:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1887 ABD’de tutuklandığı cezaevinde intihar ederek yaşamına son veren ünlü milyarder ve iş insanı Jeffrey Epstein hakkında yeni bilgiler ortaya çıkmaya devam ediyor. 18 yaşından küçük kızlara cinsel istismarda bulunduğu ve fuhuş ağı oluşturduğu suçlamalarıyla tutuklanan Epstein’ın siyasetten gösteri dünyasına kadar pek çok ünlü isimle olan ilişkisi dikkat çekiyor.

Çarşamba günü, Epstein’ın kurbanlarından biri olan ve Prens Andrew ile fotoğraflarıyla dikkat çeken Virginia Giuffre’nin 2015’te Epstein’ın ortağı Ghislaine Maxwell’e karşı açtığı davaya ait 946 sayfalık mahkeme belgelerinin mührü açıldı. 2017’de sonuçlanan davada pek çok önemli belge yer aldı. Dosyalar, temyiz için son tarih olan çarşamba gecesi saat 18.30’un geçmesinin ardından 3 Ocak’ta New York Güney Bölgesi tarafından kamuoyuna açıklandı.

PRENS ANDREW VE 17 YAŞINDAKİ GENÇ KIZ

Geçtiğimiz haftalarda Epstein’ın Polonyalı bir kurbanı, Epstein’ın her şeyi kaydettiğini, sürekli fotoğraf çektiğini belirtmişti. Kamuoyuna açıklanan dava belgelerinde de birbirinden şoke edici detaylar yer alıyor. Basına yansıyan belgelerdenözellikle Johanna Sjoberg’in ifadeleri dikkat çekiyor.

Johanna Sjoberg, Mayıs 2016’da Palm Beach Atlantic Üniversitesi’nde 20 yaşında öğrenciyken, bir yabancı olan Maxwell ona yaklaştı ve ona kişisel asistan olarak iş teklif etti. Sjoberg, 2001 yılında Epstein için çalışmaya başladı. Sjoberg de Epstein’ın seks tuzaklarının içinde yer aldı ve adı Prens Andrew ile anılan bir diğer kurban Virginia Roberts’ın reşit olmadığını bildiğini söyledi.

Roberts, 2000 yılında, Donald Trump’ın Palm Beach’teki Mar-a-Lago tatil beldesinde soyunma odası görevlisi olarak çalışırken Maxwell tarafından işe alınmıştı.

Sjoberg şunları ekledi: “O zamanlar onun bir ailesi olmadığı veya ailesinden uzaklaştığı izlenimine kapılmıştım. Bana öyle geldi ki, onu evlat edinmişlerdi, çocukken değil ama onunla ilgileneceklerdi.”

İDDİALARI SUSTURMAK İÇİN 12 MİLYON DOLAR ÖDEMİŞ

Sjoberg ayrıca Virginia Giuffre’nin Epstein’ın Manhattan’daki malikanesinde Prens Andrew ile birlikte olduklarını iddia etti. Giuffre de daha sonra kendisinin ve Prens Andrew’un o akşam Epstein’ın evinde seks yaptığını söyleyecekti. Sjoberg, Prens’in onun göğsünü ellediğini söyledi.

Belgelerde “Johanna, Virginia’nın 17 yaşındayken Jeffrey Epstein’ın New York’taki malikanesinde Prens Andrew ve Ghislaine Maxwell ile birlikte yaşadığına tanık olduğunu doğruladı” ifadesine yer verildi.

Dük, Giuffre’nin 17 yaşındayken kendisine cinsel saldırıda bulunduğuna dair iddiaları üzerine 2022’de Giuffre’ye 12 milyon dolar tazminat ödediği bildirildi, ancak Giuffre bunu daima reddetti.

Ortaya çıkan belgelerdeki bir diğer iddia ise popun kralı olarak nitelenen Michael Jackson ile ilgili. Belgelere göre; Jeffrey Epstein, Michael Jackson tarafından Palm Beach’teki evinde ziyaret edildi.

SİHİRBAZLIK NUMARALARINI EPSTEIN’IN EVİNDE DE SERGİLEMİŞ

Epstein davasına adı karışan isimler arasında sihirbazlık numaralarıyla tüm dünyada ünlenen Davip Copperfield de yer alıyor.
Davada görülen belgelere göre; Epstein kurbanlarından biri olan Johanna Sjoberg, Epstein’ın evinde David Copperfield ile tanıştığını söyledi.

Yeni açıklanan mahkeme belgeleri, Johanna Sjoberg’in ifade sırasında ünlü sihirbazın Epstein’ın evinde akşam yemeği yediğini ve kendisine yeni kızlar getirmek için para alıp almadığını sorduğunu gösteriyor.

Sjoberg, 18 Mayıs 2016’daki ifadesinde Copperfield ile Epstein’ın evinde bir akşam yemeği sırasında tanıştığını söyledi ancak toplantının ne zaman ve nerede gerçekleştiğini söylemedi: “Birisi beni evden aradı ve orada olacağını, akşam yemeğine gelmek istersem onunla buluşabileceğimi söyledi.”

Sjoberg, Copperfield’ın geldiğinde evde olmadığını, bu yüzden tanışmadığı ve çok genç görünen başka bir kızla birlikte beklediğini söyledi: “Ona hangi okula gittiğini sordum, bölgedeki kolejlerden birine gidip gitmediğini öğrenmek için dürttüm ama okulun adını tanıyamadım. Bu yüzden onun üniversite çağından daha genç olabileceğini düşündüm, ancak kendi akıl sağlığım için onun arkadaşlarından birinin kızı olduğunu varsaymak zorunda kaldım.”

Sjoberg, Copperfield’ın yemekte sihir numaraları yaptığını ve onun Epstein’ın arkadaşı olduğunu gözlemlediğini söyledi.

Akşam yemeğinde Copperfield, Epstein’ın genç kızlarla ilişkisini Sjoberg’le tartıştı. Sjoberg, “Kızların başka kızlar bulmak için para aldıklarını bilip bilmediğimi sordu” dedi.

MICHAEL JACKSON DA O EVDE

Johanna Sjoberg, Michael Jackson’la Epstein’la birlikteyken tanıştığını söyledi.

Jackson’a masaj yapıp yapmadığı sorulan Sjoberg, “Yapmadım” cevabını verdi. Jackson Haziran 2009’da 50 yaşında hayatını kaybetti ve pek çok defa pedofili ile suçlandı.

Epstein’ın Palm Beach’teki malikanesi, genç kızlara cinsel tacizde bulunduğu birkaç yerden biriydi. Donald Trump’ın Mar-a-Lago’suna 1,6 kilometre uzaklıktaki sahil arazisi 2020’de 21.995 milyon dolara satışa çıktı ancak 18 milyon dolara satıldığı düşünülüyor. Florida merkezli bir geliştirici olan Todd Michael Glaser, şimdi mevcut evi yıkıp yerine yeni bir ev inşa etmeyi planlıyor.

Ağustos ayında, eski Pop Kralı’nın kendilerine çocukluk dönemlerinde yıllarca cinsel tacizde bulunduğunu iddia eden iki adamın açtığı davalar yeniden gündeme geldi. Kaliforniya 2. Bölge Temyiz Mahkemesi’nden üç yargıçtan oluşan bir kurul, Wade Robson ve James Safechuck’un davalarının bir alt mahkeme tarafından reddedilmemesi gerektiğine karar verdi.

İki adam, 2019 HBO belgesel dizisi Leaving Neverland’de hikayelerini anlatmalarıyla daha çok tanındı. Jackson ailesi ise dört saatlik belgesele, 2005 yılında çocuk tacizi suçlamasından beraat eden bir adamın kamu önünde linç edilmesi diyerek şiddetle itiraz etmişti.

STEPHEN HAWKING’iN PARTİSİ

Epstein’ın tuttuğu belgelerden, davalardaki şimdiye kadar gizli tutulmuş ifadelere kadar skandal fuhuş olayıyla ilgili daha pek çok isim ortaya çıkcak gibi görünüyor. Hatta bu isimlerden biri de ünlü fizikçi Stephen Hawking.

Epstein’dan Ghislaine Maxwell’e gönderildiği anlaşılan bir e-postada, Ghislaine Maxwell’in, engelli fizikçi Profesör Stephen Hawking’in 2008 yılında Epstein’in özel adasına yaptığı gezi sırasında pedofili partisine katıldığı yönündeki yorumları çöpe atmasını istediği görülüyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/michael-jackson-david-copperfield-prens-andrew-fuhus-aginda-birbirinden-unlu-isimler/feed/ 0
Erkan Baş: Can bugün yemin edemesin diye tahliye edilecek https://www.foxhaber.com.tr/erkan-bas-can-bugun-yemin-edemesin-diye-tahliye-edilecek/ https://www.foxhaber.com.tr/erkan-bas-can-bugun-yemin-edemesin-diye-tahliye-edilecek/#respond Wed, 27 Dec 2023 21:30:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1607 AYM’nin TİP Milletvekili Can Atalay hakkında ikinci kez ‘hak ihlali’ kararı vermesinin ardından, gerekçeli kararı İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ulaştı. Mahkemenin AYM kararına ilişkin değerlendirme ve müzakeresi sürüyor.

“TAHLİYE BEKLİYORUZ”

Konuyla ilgili Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde SÖZCÜ TV’ye açıklamada bulunan TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Can Atalay için tahliye beklediklerini belirterek şöyle konuştu:

-Gezi davası diye adlandırılan dava bir bütün olarak siyasi bir dava. O dava kapsamında tutuklu bulunan arkadaşlarımızın tümünün haksız ve hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulduğunu düşünüyoruz.

-14 Mayıs günü itibariyle Can Atalay için bu katmerlenmiş durumda. 14 Mayıs’ta milletvekili seçildiği anda tahliye edilmesi gerekiyordu.

-Türkiye’deki anayasaya, siyasi partiler kanununa, seçim yasasına, milletvekillerine dair açıklamalara baktığımızda burada bir tartışma zaten yoktu.

-Ama bugüne kadar sürekli olarak işi uzatma, sürüncemede bırakma, toplumu alıştırma…

-TİP açısından buradaki temel mesele milletvekilimizin tutukluluğunu tartışmıyoruz sadece ya da Can, kendi tutukluluğunu tartışmıyor. Bizim için fark etmez. İçeride, dışarıda mücadele her yerde aynı kararlılıkla, azimle devam edecek. Bunu biz de biliyoruz muhataplarımız da biliyor.

-Fakat toplumu bir hukuksuzluğa alıştırma çabası var. İnsanlara, ‘biz iktidarız, iktidarın elinde yargı bir sopaya dönüşmüş durumda ve bunu istediğimiz gibi kullanabiliriz’ mesajı veriliyor bu dava üzerinden”

“GEREKÇELİ KARARI MESELEYİ UZATMAYA DÖNÜK BİR HAMLEYDİ”

Gerekçeli kararı beklemenin meseleyi uzatmaya dönük bir hamle olduğunu belirten Baş, şöyle konuştu:

-Gerekçeli kararın beklenmesine de gerek yoktu. Kısa karar ortaya çıktığı andan itibaren bu gerekçeli olarak tabii ki yazılacak ve yayınlanacaktı.

-Dün gece itibariyle resmi gazetede de yayınlandı. Bu sabah mahkemenin yapması gereken şey, toplanmak ve Anayasa Mahkemesi’nin kendisine ne yapması gerektiğini zaten söylediği kararın gereğini yerine getirmekten ibaret. Ama şimdi saatlerdir sürüyor.

“CAN BUGÜN YEMİN ETMESİN DİYE TAHLİYE EDİLECEK”

-Tahmin ediyorum, bugün TBMM kapanacak ve 16 Ocak’a kadar çalışmayacak. Benim anladığım kadarıyla Can bugün yemin etmesin diye tahliye edilecek.

-Çünkü başka çareleri yok. Ama yemine katılamasın 16 Ocak’a kadar beklesin diye bir eğilimle herhalde hareket ediyorlar. Ama bizim için fark etmez.

-İçeride ve dışarıda mücadele nasıl devam ediyorsa Can yeminini daha sonra yapar, yurttaşların bizden beklediği görevi ve sorumluluğu yerine getirmek üzere en kısa sürede çalışmalarına başlayacak artık diye umuyoruz.

“AKSİ BİR DURUM OLMAMASI GEREKİR”

Erkan Baş aksi durum beklemediklerinin altını çizerek, “Aksi bir durum olmaması gerekir çünkü daha önce alınan kararın aslında suç teşkil ettiği, mahkemenin böyle bir karar almaya hakkı olmadığı Anayasa Mahkemesi tarafından bir kez daha tescil edildi. Artık Meseleyi bir inatlaşmaya götürmenin ötesinde suç işlemede ısrar etmek anlamına gelir bu mahkeme açısından. Ben geldiğimiz noktada böyle bir eylem içerisine girilmesini beklemiyorum.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erkan-bas-can-bugun-yemin-edemesin-diye-tahliye-edilecek/feed/ 0
Çocuklarımız üzerine kirli oyunlar oynanıyor https://www.foxhaber.com.tr/cocuklarimiz-uzerine-kirli-oyunlar-oynaniyor/ https://www.foxhaber.com.tr/cocuklarimiz-uzerine-kirli-oyunlar-oynaniyor/#respond Sat, 23 Dec 2023 09:06:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1367 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, STK adı altında tarikat ve cemaatleri okullara sokma ısrarı yargıya taşındı. Atatürkçü Düşünce Derneği ve Eğitim İş başta olmak üzere çok sayıda kuruluş, suç duyurusunda bulundu. Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay, bu protokollerin iptali için açtıkları davaların reddediliş sürecini SÖZCÜ’ye anlattı.

Tarikat ve cemaatlerle MEB’in yaptığı protokollerinin iptali için çok sayıda dava açtıklarını belirten Özbay, “Devam eden davalar da var. Danıştay, protokollerin iptali istemli açtığımız çok sayıda davayı, “Bakanlığın takdiri” diyerek, reddetti. Kazandığımız davalarda da mahkeme kararını, MEB uygulamıyor. Anayasa ve Milli
Eğitim Temel Kanunu açıkça ihlal ediliyor” diye konuştu.

PROTOKOLLER GİZLİ

Bakanlığın 10 yıl önce sadece 1-2 vakıf ve dernekle imzaladığı protokol sayısının, davalar sürerken bugün 2709’a kadar çıktığına dikkat çeken Başkan Özbay, “Protokol imzalanan Ensar, Hayrat, Türgev, Tügva, İlim Yayma gibi bazıları biliniyor. Başka kimler var? Gizli. Cumhuriyetin temeli, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesi, MEB’de yerini keyfilik ve gizliliğe bıraktı. Öğrenciler, veliler hatta öğretmenler, bir sonraki gün sınıfta derse kimin gireceğini bilmiyor” dedi. Özbay sözlerini şöyle sürdürdü:

CEMAAT REFERANSI

“Cumhuriyet kurumlarında, liyakat değil sadakat hakim oldu. Tarikat ve cemaat referansları, diplomaların önüne geçti. MEB’in, çocuklara her istediğini yapma ve canının istediğini, derslere sokma gibi bir hakkı yok. STK adı altında toplumun huzurunu bozacak anlaşmaları, anayasanın 2. maddesi ve Milli Eğitim Temel Kanunu’na aykırı yapamazlar. MEB’in işi çocuklara eğitim vermek olsa da, tarikatları okullara sokarak, eğitim vermekten aciz olduklarını kanıtladılar.”

MÜRİT TOPLUYORLAR

“Tarikatlar bu protokollerle okullarda özellikle yoksul aile çocuklarına ulaşıyor. Kamp, gezi adı altında ‘Tarikatlar iyidir, yardımseverdir’ algısı yayarak, okullardan öğrenci topluyorlar. FETÖ’nün okullardan mürit toplama yöntemini, MEB bu protokollerle tüm tarikat ve cemaatler için açtı. Bakanın tarikat ve cemaatlerle ilgili meclisteki sözleri, okul gruplarında anında paylaşılıp, öğrenci yönlendirilmesi için okul idareleri cesaretlendirildi. Öğrenciler, tarikat ve cemaatler için açık hedef yapıldı.”

DERSLERE GiRMELERi SUÇ!

“Okul dışı faaliyet için izin verilmiş gibi görünse de, tarikat müritleri okullara yerleşti. Cübbeli, sarıklı, çarşaflı yani tarikatların sembol giysilerini giyen bu kişiler, ‘sohbet’ adı altında özellikle yatılı okullardaki öğrencilerle doğrudan temas kuruyor. MEB, ‘veli izin belgesi’ almadan, tarikat cemaat bağlantılı bu kişileri okullara hatta derslere sokuyor. MEB protokol yapsa bile, ‘veli izin belgesi’ olmadan çocuklara, tarikat müritleri ile temas kurduramaz. STK maskesiyle, tarikatçılar okullarda derslere giremez. Anayasa’ya aykırı bu duruma itirazı olan tüm velilere, hukuki desteğe hazırız.”

BAKANLIĞIN “TAKDİR YETKİSİ” ANAYASANIN ÜZERİNDE Mİ?

Milli Eğitim Bakanlığı, 2023 yılında çoğu tarikat ve cemaatlerle protokol anlaşması iptali ve idari soruşturma olan 24 bin 247 davaya müdahil oldu. Davalar için bu yıl eğitim bütçesinden, 297 milyon TL harcandı. Tarikat ve cemaatlerin kapatılması talepli davalar Danıştay’da, “Gönüllülük esas” ve “Bakanlığın takdir yetkisi” gerekçesiyle reddedildi. Tarikatların okullara girişi, bu kararlarla hukuken açıldı.

1- MAHKEME KARARIYLA TARiKAT KUMBARASI

İHH Vakfı, ‘Her Sınıfın Bir Kardeşi Var’ projesiyle, MEB’le protokol imzaladı. Devlet okullarına kumbara koyup para topladı. Eğitim İş Sendikası, protokol iptali için dava açtı. MEB, “Değerler eğitimi ile uyumluluk var. Vakıfları denetleme yetkisi bizde değil. Öğrencilerden zorla para toplanmıyor. Gönüllülük esası var” diye kendini savundu. Danıştay da, ‘Gönüllük esası var’ diyerek, davayı reddetti. Kumbaralar, ilkokul ve ortaokulda reşit olmayan çocuklarının önüne hâlâ konulup, para toplanılıyor.

2- MEB DEĞERLER EĞiTiMi VERMEKTEN ACiZ Mi?

MEB ve Hizmet Vakfı, ‘Değerler Eğitimi’ protokolü imzaladı. Anayasanın eşitlik ilkeleri ile Milli Eğitim Temel Kanunu’nun laiklikle ilgili 12. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 2022’de dava açıldı. Bakanlık mahkemede; milli, manevi, ahlaki değerleri benimsetmek amacıyla protokol imzaladığını savundu. Danıştay Tetkik Hakimi, eğitim ve öğretim hizmetini devlet adına verme sorumluluğunun MEB’de olduğunu hatırlatıp, örgün öğretimde iptal edilmesi için şerh düştü. Mahkeme, MEB’in Değerler Eğitimi verme yetkinliğinin tespit edilmesini istese de, davayı reddetti.

“DİNCİ EĞİTİME GÖZ YUMULUYOR”

ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel: “Anayasanın 2. maddesinde vurgulandığı gibi Türkiye Cumhuriyeti, laik bir hukuk devletidir. Atatürk, 1925’te yanu 98 yıl önce tekke ve zaviyeleri kapattı. Bu yasa hâlâ yürürlükteyken tarikat ve cemaatlerin ülkenin her yerinde üstelik MEB onayıyla örgütlenmesi, dinci eğitim yapılanmasına göz yumulduğunu kanıtlıyor. Bakanın, ‘Öğrenciler dağa çıkmasın’ diye tarikat ve cemaatlerle işbirliği ısrarı, tam bir akıl tutulmasıdır. Çare; Atatürk’ün eğitim yasaları…”

“PSİKOLOJİK TRAVMALARA YOL AÇAR”

MEF Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Özcan: “Türkiye’deki bütün çocukların eğitiminden, Milli Eğitim Bakanı sorumlu. Okullarda ders veren öğretmenlerin pedagojik formasyonu olma şartı var. STK’lardan gelip öğretmenlik yapanların, pedagojik formasyonu olmadığı gibi pedagojik formasyonu olma şartı da yok. Çocuklara karşı çok büyük bir yanlış yapılıyor. Öğrenciyle nasıl konuşup, nasıl ödev, ödül vereceğini bilmeyen birinin derslere sokulması, çocukları okuldan soğutur. Çocuklarda, etkisi yıllarca sürecek, psikolojik travmalara yol açar.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cocuklarimiz-uzerine-kirli-oyunlar-oynaniyor/feed/ 0
Kadıköy Belediyesi’ne haciz https://www.foxhaber.com.tr/kadikoy-belediyesine-haciz/ https://www.foxhaber.com.tr/kadikoy-belediyesine-haciz/#respond Fri, 22 Dec 2023 09:51:13 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1318 Kadıköy Belediyesi tarafından Fikirtepe Mahallesinde 2015 yılında 175 metrekare arsanın Düzenleme Ortaklık Payı yapılarak 43 metrekarelik bölümü kamulaştırıldı. Belediye 2015 yılında 250 bin lira olan kamulaştırma bedelini ödememesinin ardından olay mahkemeye taşındı. Mahkeme davacıyı haklı buldu ancak davacı bu süreçte hayatını kaybetti.

Davacının hayatını kaybetmesinin ardından mirasçıları davaya dahil oldu. Kadıköy Belediyesi kamulaştırma bedelini 2018 yılındaki miktar üzerinden ödemek istedi. Davacı taraf ise aradaki zaman kaybının hak mağduriyetine neden olacağı gerekçesiyle 750 bin liranın ödenmesini talep etti.

Kadıköy Belediyesi’nin bu miktarı ödememesi nedeniyle haciz işlemi uygulandı. Belediyeden alınan klima, televizyon, 12 adet masa ve sandalyeleri 2 kamyona yüklenerek ihale yolu ile satılmak üzere yediemin deposuna götürüldü.

“2018 YILINDA BU YANA İLAM KONUSU TAHSİL EDİLEMEDİ”

2015 yılında yapılan kamulaştırmanın 2018 yılında icraya konulduğunu belirten Avukat Zekeriya Öge, şunları kaydetti:

“2015 yılına ilişkin bir kamulaştırma konusunda mahkeme ilamı 2018 yılında icraya konuldu. 2018 yılında bu yana ilam konusu tahsil edilemedi. Bugün de icra müdürlüğü vasıtasıyla alacağı tahsil için Kadıköy Belediyesine geldik.

Tahsil edilmeyen alacak için Hukuk İşleri Müdürlüğü ile görüşüldü. Hukuk İşleri Müdürlüğü sadece 2018 yılına ilişkin alacak miktarını ödeyebileceklerini söylediler.

Bizde dava tarihi olan 2015’ten bu yana 8 senelik hak kaybının mağduriyete sebebiyet vermemesi için teklifi reddettik. Bununla birlikte alacağı tahsil edemediğimiz için haciz ve muhafaza işlemlerini gerçekleştirdik.

İcra Müdürlüğü vasıtasıyla muhafaza işlemleri de yapıldı. Birazdan muhafaza altına alınan eşyalar ihale yoluyla satılmak üzere yediemin deposuna kaldırılacak”

“ARSA SAHİBİ ALACAĞINI TAHSİL EDEMEDEN VEFAT ETTİ”

Avukat Zekeriya Öge, “Kamulaştırma konusu 2013 yılına dayanıyor. Arsa sahibi bir kişiydi ama arsa sahibi alacağını tahsil edemeden vefat etti. Ondan sonra mirasçılar hem davayı takip etti. Hem de icraya dahil oldular. Şuan 5 mirasçı takibini yapıyor. 2015 yılına ilişkin alacak konusu 280 bin lira, mahkeme ilamıyla birlikte bu miktar 400 kusur bin liraya yükseldi. O günden bu güne alacak konusu 700 bin lirayı geçti. Bu alacağı tahsil edemediğimiz için şu an bu miktarı tahsil etmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

“BU HUKUKA AYKIRI BİR İŞLEMDİ”

Kadıköy Belediyesi adına haciz işlemi ile ilgili açıklama yapan Kadıköy Belediyesi Hukuk İşleri Müdürü Adem Çoban, şunları söyledi:

“20 Aralık 2023 tarihinde daha önce kesinleşmiş bir alacak dosyasından dolayı alacaklı vekilleri icra marifeti ile 8 avukatla birlikte belediyemizin hizmet binasına gelerek haciz ve muhafaza talebinde bulundular.

Biz gelen arkadaşlara burasının bir kamu binası olduğu, burada kullanılan bütün taşınırların kamu hizmetinde kullanıldığı ve haczedilmeyeceğini hem memur arkadaşlara hem avukat arkadaşlara beyan etmemize rağmen ısrarla bir anlamda daha önceden de niyetlerini açık etmişler, yediemin hazır edilmiş, araç ve gereçleri hazır etmişler.

Bütün bu itirazlara rağmen yasaya aykırı biçimde bir kısım mobilya malzemeleri bütün katları dolaşarak muhafaza işlemini gerçekleştirdiler.

Bu hukuka aykırı bir işlemdi. Biz bu işlemin hukuksuz olduğu iddiasıyla İstanbul Anadolu İcra Hukuk Mahkemesine dava açtık. Bu konuda lehimize verilen çok sayıda karar var. Gelen vatandaşlar alacağı tahsil etmekten ziyade bir anlamda belediye ve yönetimi zorda bırakmak amacını güden davranışlar içerisindeydi. Hacizle ilgili süreç bu şekilde sona erdi. Şikayetimiz devam ediyor.”

150 BİN LİRA İCRA İÇİN 60 BİN LİRA MASRAF YAPILDI

Adem Çoban açıklamanın devamında, “150 bin liralık malı haczetmek için 60 bin lira masraf yapmak zorunda kalıyorsunuz. Haczedilen mallarla harcanan masrafı kıyasladığımızda niyet açık. Fazla bir şey söylemeye gerek yok. Bu haczin konusu ise kamulaştırmadan kaynaklı belediyemize açılan ve diğer belediyelere karşı açılan birçok dava var. Aşağı yukarı güncel bakiye 1 milyar liraya yakındır. Bunlar kamulaştırma kanuna göre sıraya koyarak ödeniyor. Her belediye kendi bütçesinden yüzde 2-4 arasında bir oran ayırarak, sıraya koyuyor ve bu şekilde ödeme gerçekleşiyor. Tabi bunlarda zaman aldığı için vatandaşta haklı olarak tepki doğuyor ama belediyenin de gelirleri sınırlı” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kadikoy-belediyesine-haciz/feed/ 0