Delil – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 19 Apr 2024 21:15:31 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Taksici Oğuz Erge cinayetinde yeni detay https://www.foxhaber.com.tr/taksici-oguz-erge-cinayetinde-yeni-detay/ https://www.foxhaber.com.tr/taksici-oguz-erge-cinayetinde-yeni-detay/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:15:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6295 İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Aysal’a “nitelikli kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “nitelikli yağma”dan 14 yıl 10 ay ile “ruhsatsız silah taşıma”dan 2 yıl 10 ay hapis cezası verilen hükmün gerekçeli kararı açıklandı.

SİLAH TAVAN ARASINDA KOVANLAR ÇÖPTE BULUNDU

Cinayete ilişkin detaylı bilgiler anlatılan 16 sayfalık gerekçeli kararda; olayda kullanılan silahın sanığın evindeki banyoda tavan arasında, Delil Aysal’ın taksi içerisinden aldığı boş kovanların da mutfakta çöp kovasında bulunduğu aktarıldı.

İddianame, savcının mütalaası, sanığın ifadesi, sanık ile maktul arasında geçen konuşmalar, tanık ifadeleri ve otopsi raporu gibi tüm ayrıntılar da gerekçeli karara eklendi.

SİLAHA 3 MERMİ KOYMUŞ

Mahkeme heyeti kararında, sanığın baştan itibaren yüzünü maskeyle gizlemek, başını kapüşon ile kapatmak suretiyle üzerinde taşıdığı ruhsatsız tabancanın şarjörüne 3 mermi koymak ve maktulün sırt kısmına gelecek şekilde yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak için “öldürmek” kastıyla ateş ettiğine vurgu yaptı.

Olayda kullanılan silahın sanığın evindeki banyoda tavan arasında, Delil Aysal’ın taksi içerisinden aldığı boş kovanların da mutfakta çöp kovasında bulunduğu gerekçeli kararda belirtildi.

Ateş etmenin asıl amacının maktulün araç içerisinde bulunan cep telefonu ve kulaklığı almak olduğu kaydedilen gerekçeli kararda şu değerlendirmelere yer verildi:

“SUÇLULAR BERAAT EDERSE ADALET HÜKÜM GİYER”

“Bu olaydan sonra ortaya çıkan görüntü ve ses kayıtları sanığın olayın başlangıcından itibaren yağma suçunu işlemek amacıyla hareket ettiğinin kabulünü gerektirmektedir ayrıca sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiştir.

Yargılamada amacın mutlak gerçeklik değil mutlak gerçekliğe olabildiğince yaklaşmak umuduyla maddi gerçeklik olduğu bilinerek, başkaca araştırma yapılmasının davanın esasına etki etmeyeceği gibi usul ekonomisine de uygun düşmeyeceği anlaşılmış ve başkaca araştırma yapılmamıştır.

‘Suçlular beraat ederse adalet hüküm giyer’ cümlesinden yola çıkarak dosyadaki delillerle hüküm kurulmuştur.”

Mahkemenin kararında, sanığın eylemi sonrası herhangi bir nedametinin (pişmanlık) görülmemesi nedeniyle indirim uygulanmadığına da dikkat çekildi.

NE OLMUŞTU?

Taksi şoförü Oğuz Erge, 31 Ocak’ta saat 03.30 sıralarında Buca Gediz Mahallesi’nden kapüşon ve cerrahi maske takan, Gaziemir’e gideceğini söyleyen Delil Aysal’ı (19) aracına almıştı. Taksi, Gaziemir Belediyesi yakınlarında, Aysal’ın arka koltuktan tabancayla üç el ateş ettiği Erge ağır yaralanmış, kaldırıldığı İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti.

Erge’nin üzerindeki ve aracındaki para ile eşyayı alarak kaçan şüpheli, polisin olay yeri ve çevresindeki 70 güvenlik kamerasının kaydettiği yaklaşık 110 saatlik görüntüyü incelemesiyle Buca’da saklandığı adrese düzenlenen operasyonla yakalanarak, tutuklanmıştı.

Olay öncesi, sırası ve sonrasında yaşananları ise araç içi kamerasının kaydettiği ortaya çıkmıştı. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince hazırlanan raporda Delil Aysal’ın cezai ehliyetinin tam olduğu belirlenmişti.

8 Mart’ta yapılan yargılamada, mahkeme heyeti, sanığın “nitelikli kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “nitelikli yağma”dan 14 yıl 10 ay ile “ruhsatsız silah taşıma”dan da 2 yıl 10 ay hapse çarptırılmasına karar vermişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/taksici-oguz-erge-cinayetinde-yeni-detay/feed/ 0
35 kişiye mezar olmuştu yeni raporda şoke eden detay https://www.foxhaber.com.tr/35-kisiye-mezar-olmustu-yeni-raporda-soke-eden-detay/ https://www.foxhaber.com.tr/35-kisiye-mezar-olmustu-yeni-raporda-soke-eden-detay/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:00:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5077 6 Şubat 2023’te meydana gelen ilk depremde yıkılan ve zemin kattaki pastanede 40 santimetre çapında kolon kesildiği tespit edilen Ezgi Apartmanı ile ilgili süren davada tutuklu sanıklardan fenni mesul Mehmet Tekin, 1’inci Sulh Hukuk Mahkemesi’nden delil tespiti talep etti.

Tekin, avukatı aracılığıyla mahkemeye sunduğu dilekçede, dava dosyasındaki Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin nihai bilirkişi raporunda statik projede yer alan C ve F aksları arasında yer alan perde betonun yapılmadığı ve bu nedenle kendisine asli kusur isnat edildiğini ancak perde betonun gerçekte yapıldığını ve daha sonra kesildiğini öne sürdü.

Mehmet Tekin, dilekçesinin devamında, binanın zemin enkazının yerinde olduğunu, delil tespiti için de ilk olarak davanın açıldığı 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne müracaat ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Mahkeme, Ceza Muhakemeleri Kanunu gereği savunmalar alınmadan delil toplama aşamasına mahkemece geçilemediği gerekçesi ile talebimizi reddetti.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Valilik ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ile yapmış olduğumuz görüşmelerde Ezgi Apartmanı enkazı için herhangi bir izinli ruhsatlı çalışma olmadığını öğrenmemize rağmen ceza dosyasına keşif talebimizi sunduktan 2 gün sonra enkaz alanına plakasız bir kepçe operatörünün gelmesi somut bir delil karartılma şüphesini ortaya koymaktadır.

Perde betonun filizlerinin mevcut olduğunun tespit edilmesi bana atfedilen kusuru ortadan kaldıracağı gibi, bu tespitin yapılmaması diğer yargılanan kişiler açısından da haksız menfaat temin edilmesine, kusurun bertaraf edilmesine sebep olacaktır.

Bu nedenle delil karartılması, perde duvarın filizlerinin köklerinin kaldırılması an meselesi olduğundan dolayı ivedilikle enkazda delil tespiti yapılmasını talep ediyorum.”

BİLİRKİŞİ GÖREVLENDİRİLDİ

Mahkeme, Mehmet Tekin’in talebini kabul edip, 3 inşaat mühendisini bilirkişi olarak görevlendirdi. Enkazda yapılan inceleme sonunda bilirkişi tarafından hazırlanan raporda perde betonun kesildiği tespit edildiği belirtilerek, şöyle denildi:

“Taşınmazın keşif esnasında yapılan incelemesinde tespite konu perde duvarın yerinde yapılmış olduğu, söz konusu perdenin projede -2,70 metreden + 0,30 metreye kadar 3,00 uzunluğunda olması gerekirken, yerinde perde duvarın tıraşlandığı, kesilen Q20’lik demirlerden anlaşılmaktadır.”

Rapor, yargılamanın devam ettiği Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava dosyasına da girdi. Betonun hangi tarihte ve kimler tarafından kesildiği yargılama sürecinde ortaya çıkacak.

2’Sİ FİRARİ 5 SANIK YARGILANIYOR

Zemin katındaki pastanede kolon kesildiğinin tespit edilmesi nedeniyle 6 Şubat depremlerinin simgelerinden biri haline gelen Ezgi Apartmanı davasının ilk duruşması 29 Şubat’ta görüldü. İlk duruşması 2 oturum halinde 28 saat süren davada pastane işletmecileri firari Sami Kervancıoğlu (58) ve Mustafa Pekel (48) ile pastanenin tutuklu iç mekan tasarımcısı Ertan Danacı’nın (52), ‘Olası kastla kesten öldürme ve yaralama’ suçundan 876 yıl 6’şar aya kadar, tutuklu fenni mesul Mehmet Tekin (60) ve tutuksuz müteahhit Yakup Aktaş’ın (82), ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 22,5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/35-kisiye-mezar-olmustu-yeni-raporda-soke-eden-detay/feed/ 0
Yazıcıoğlu soruşturmasına yeni bilirkişi görevlendirildi https://www.foxhaber.com.tr/yazicioglu-sorusturmasina-yeni-bilirkisi-gorevlendirildi/ https://www.foxhaber.com.tr/yazicioglu-sorusturmasina-yeni-bilirkisi-gorevlendirildi/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:42:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3976 25 Mart 2009’da düşen helikopterde bulunan Muhsin Yazıcıoğlu, BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, yardımcısı Yüksel Yancı, BBP Sivas Belediye Meclisi Üyesi Adayı Murat Çetinkaya, İHA muhabiri İsmail Güneş ve Pilot Mustafa Kaya İstektepe’nin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmayı FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve örgüt yöneticilerinin talimatları doğrultusunda yönlendirdikleri iddiasıyla 19 kişinin yargılandığı davanın 11’nci duruşması görüldü.

Kahramanmaraş 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Muhsin Yazıcıoğlu’nun oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu, ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu, Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, tutuksuz sanıklar Nedim Bakırhan, Ebubekir Semih Yüksekkaya, partililer ve taraf avukatları katıldı.

Tutuksuz sanıklar Davut Uçum ile Mustafa Atalar ise başka suçlardan hükümlü oldukları cezaevlerinden SEGBİS sistemiyle duruşma salonuna bağlandı.

UÇUM: ALEYHİMDE TEK BİR DELİL YOKTUR

Duruşma, Davut Uçum’un savunmasıyla başladı silahlı terör örgütüne üye olma ve kişinin ölümünden yararlanarak hırsızlık suçlarından yargılanan Uçum, suçlamaları kabul etmedi.

İddialarla ilgili hukuki deliller ve görsellerle bir çalışma hazırlayarak mahkemeye gönderdiğini belirten Uçum, şu ifadeleri kullandı;

*Bu çalışmayla her şey netlik kazanacak. Bu çalışmayı gördükten sonra insanlar bu cihazların alındığı söylüyorsa suçlularla iş birliğindedir, başka bir anlamı olamaz.

*Meclis araştırma komisyonu sayfa 146’daki hususların dikkate alınmasını talep ediyoruz. Benim aleyhime tek bir delil yoktur. Cihazlar ile ilgili gerçeklerin ortaya çıkması için çalışma yaptım, birileri bu duruma direnç göstermeye çalışmaktadır, çalışmada soyut bir husus yoktur.

*Bir sonraki mahkemede bu belgeleri anlatmak istiyorum, bu savunmam 2-3 saat sürebilir. Bilirkişi raporu ve tanık beyanlarına ilişkin delilleri ibraz ettim, tanıkların birbiri arasında vermiş oldukları beyanlar tutarlı değildir.

*Kaza Soruşturma Kurulu (KSK) heyeti arasında bir anlaşmazlık vardır ve bu hususta soruşturma açılmazsa çok geç kalınabilir.

SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

Silahlı terör örgütü üye olmak suçundan yargılanan Mustafa Atalar da suçlamaları kabul etmedi. Atalar, yargılandığı suçtan dolayı zaten hükümlü olduğunu, bir kişinin aynı suçtan birden fazla yargılanamayacağını belirterek beraatini istedi.

Silahlı terör örgütüne yardım etme, kişinin ölümünden yararlanarak hırsızlık suçuna yardım etme suçlarından yargılanan Nedim Bakırhan ile Ebubekir Semih Yüksekkaya da suçlamaları reddetti.

TINAZCI: MÜVEKKİLİMİN YARGILANMASI ADALETE AYKIRIDIR

Yüksekkaya’nın avukatı Zafer Tınazcı ise müvekkilinin suçsuz olduğu ve bunun da dosyadaki tüm delillerle de sabit olduğunu söyledi. Tınazcı, şunları söyledi:

*Mahkeme soruşturması yürütülen dosyayı bu dosyada bekletici mesele yapmıştır, mahkeme içeriğini bilmediği bir dosyanın soruşturmanın sonucunu beklemektedir. 7’nci celsede mütalaada soruşturma yürütüldüğü belirtilen kişiler içinde müvekkilin ismi yoktur, durum böyle iken 2015 yılından bu yana müvekkilimin yargılanması adalete aykırıdır.

*Soruşturması devam eden dosyada müvekkil hakkında iddia olmadığı hususu dikkate alınarak müvekkil yönünden dosyanın tefrik edilerek beraatine karar verilmesini talep ediyoruz.

*Devlet Denetleme Kurulu raporunun 522’nci sayfasında kaza kırım heyetinin ısrarla sabah gidilmediği ve öğleden sonra gidildiği belirtilmiştir ancak sabah gidildiği deliller ve fotoğraflar ile sabittir, ilk gidişleri ile ilgili olarak dahi doğruyu söylemedikleri dikkate alınarak asıl sorumluların bu kişiler olduğunu ortaya koymaktadır.

*Göksun Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılamada Argus cihazının olup olmadığına dair ABD’ye yazı yazılmış ancak Argus’un olduğuna dair bir husus yoktur. Skymap cihazının kayıp olduğu belirtilmektedir, devlet denetleme kurulunda bulunan resimde var olan bu cihazın saati 10.30 civarıdır, GPS cihazı küçük bir cihazdır, karların üstünde bu cihazın resmi çekilmiş ve sonrasında kaybolmuştur, her şeyi toplamakla görevlendirilen bilirkişi heyeti görevini yapmamış ve en iyi ihtimalle görevi suiistimal suçunu oluşturmuştur.

YAVUZ: ANA SORUŞTURMA DOSYASINDA 11 KİŞİ GÖREVLENDİRİLDİ

Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Kemal Yavuz ise Davut Uçum’un konusunda uzman teknik bir bilirkişi olduğunu, bu nedenle yaptığı çalışmayı dinlemek istediklerini söyledi. Davada sanık olan askerlerin hırsızlıktan yargılanmalarının da çok yanlış olduğunu belirten Yavuz, şunları söyledi:

*Helikopterin düşürülmesi olayında birinci derecede bize tartışmasız somut veri, yani seyri, irtifası hakkında bize bilgi verecek ve dolayısıyla düşmesindeki sebebe ulaşabileceğimiz somut veriyi verecek yegane şey bu GPS cihazlarıdır. Bu GPS cihazlarının alınması tesadüf olabilir mi?

*BU GPS cihazlarını alanlara hırsızlıktan yargılama yapılabilir mi? Şu an elinizde dosya hırsızlık dosyası Bu kabul edilebilir bir şey değil. Yine tapelerde ‘Onlar söktü biz de yaktık’ diyen var. Bu kadar verinin içerisinde Skorsky kaza kırım ekibinin gönderilme sebebinin asli unsuru helikopterin temizlemesi, helikopterde veri bırakılmamasıdır. Bunu anlamazsak bu dosyayı anlayamayız.

*Biz bu dosyayı ana soruşturma dosyasından ayırarak bir yere varamayız. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen, ana soruşturma dosyası diye tanımladığımız dosyada bilirkişiler atandı, daha önce de atanmıştı. Yeniden uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerde değişiklik oldu 11 kişi görevlendirildi.

*Önümüzdeki aylar içerisinde önemli gelişmeler olacağının beklentisi içerisindeyiz. Ana dosyadaki deliller ile GPS cihazlarının sökülmesi hususu değerlendirilmez ise eksik yargılama olacağına kanaatindeyiz, sanıklar zaten yargılanıp ceza almış ve mahkum olmuş kişilerdir.

*Bu kişilere örgüt üyeliğinden dava açılarak bir yere varılamaz, Muhsin Yazıcıoğlu hakkındaki dava açıldı ve yargılama yapılıyor algısı oluşturmak için bu dosya açılmıştır.

ÇAYIR: SAVCI HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ

Duruşma sonunda mahkeme heyeti davayı 5 Haziran’a erteledi. Adliye çıkışında Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayı da bir açıklama yaparak davanın takipçi olmaya devam edeceklerini söyledi. GPS cihazlarının delil karartma olduğunu, bu nedenle de davanın bu şekilde açılması gerektiğini ifade eden Çayır, “Peki kardeşim, sen koskoca Türk İslam coğrafyasında ismi ve varlığı bütün insanlarca takdirle karşılanan Muhsin Yazıcıoğlu’nun davasını bir hırsızlık iddianamesi ile nasıl sınırlarsın? Bu iddianameyi kim hazırladı, bu aklı o savcıya kim verdi? O savcı hakkında Milli Yol Partisi olarak Muhsin Yazıcıoğlu’nu sevenler olarak onun davasına sahip çıkanlar olarak suç duyurusunda bulunacağız” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yazicioglu-sorusturmasina-yeni-bilirkisi-gorevlendirildi/feed/ 0
İtirafçı sırra kadem bastı… Bombalı saldırıda beraat kararı https://www.foxhaber.com.tr/itirafci-sirra-kadem-basti-bombali-saldirida-beraat-karari/ https://www.foxhaber.com.tr/itirafci-sirra-kadem-basti-bombali-saldirida-beraat-karari/#respond Fri, 02 Feb 2024 21:09:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2857 Diyarbakır’ın Hazro İlçesindeki Teknebaşı Jandarma Karakolu yakınlarında 9 Aralık 2016 gecesi bomba yüklü araçla düzenlenen saldırı olayında aracın boyanarak içine bombaların yerleştirilmesiyle ilgili yargılanan sanık hakkında mahkeme beraat kararı verdi. Sanık M.K. hakkında tek delilin terör örgütünden kaçarak güvenlik güçlerine teslim olan itirafçı Recep Karataş’ın teşhis ve ifadeleri olduğu, itirafçının mahkeme huzurunda dinlenmesi için tüm aramalara ve yazışmalara rağmen bir türlü bulunmadığı için bu karardan vazgeçilerek sanık hakkında “Delil yetersizliğinden” beraat kararı verildi.

Hazro kırsalındaki Teknebaşı Jandarma Karakolu yakınlarında PKK’lı teröristlerce askeri konvoyun geçişi sırasında bomba yüklü bir araç uzaktan kumandayla infilak ettirildi, olayla can kaybı yaşanmazken hain saldırı sonrasında PKK’lı terörist Recep Karataş güvenlik güçlerine teslim oldu.

“ÖRGÜTE MİLİSLİK YAPIYOR” İDDİASI

İtirafçı terörist bölgede gerçekleşen bombalı ve silahlı saldırılarla ilgili itiraflarda bulunduktan sonra terör örgütüyle işbirlikçilik yapan kişileri de tek tek fotoğraflarından teşhis etti ve bombalı araçla ilgili olarak da “Bize örgüt üst yönetiminden talimat geldi. Hazro’daki saldırıda kullanılan aracın boyanması ve bombaların araca yüklenmesinde M.K. bize yardımcı oldu. Bu kişi örgüte milislik yapmaktadır” dedi.

Yakalanan sanık hakkında terör örgütü üyesi olmaktan dava açıldı. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkan M.K., kendisiyle ilgili teşhislerde bulunup aleyhine ifade veren teröristi tanımadığını belirterek beraatını istedi.

İTİRAFÇI BUHAR OLDU

Mahkeme heyeti sanık hakkında tek delilin teslim olan itirafçı teröristin ifadesi ve teşhis tutanağı olması nedeniyle Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi’ne yazı yazdı. Gelen cevapta, sanık hakkında etkin pişmanlık kapsamında aleyhine verilmiş bir ifade olmadığı gibi örgütün talimatıyla herhangi bir toplantı ve gösteriye katıldığına dair de bilgi bulunmadığı belirtildi.

Sanık aleyhine ifade veren terörist Recep Karataş’ın ise mahkeme huzurunda dinlenilmesi için yapılan tüm yazışmalara rağmen açık adresinin bulunmadığı ve kendisine ulaşılmadığı için yargılamanın sürüncemede kalmaması için mahkeme bu kararından vazgeçti. Mahkeme hakkında tek delilin itirafçı ifadesi olması nedeniyle bu ifadenin de mahkeme huzurunda alınamamış olması nedeniyle sanık hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtti.

“ŞÜPHELİ DELİLLER ALEYHİNE YORUMLANAMAZ”

Mahkeme gerekçeli kararında şunlara yer verdi:

– Ceza muhakemesi hukuku açısından serbest delil ve vicdani ispat sistemi geçerlidir. Eylemi yargılayan hakimlerin hukuka uygun şekilde elde edilen her türlü delili kullanarak ispata ulaşmasını, sanığın aleyhine olduğu gibi lehe delilleri de araştırıp değerlendirerek, kuşkudan arınmış bir sonuca ulaşması gerekir. Delil takdirindeki serbesti, keyfilik olarak algılanmamalı, akla, mantığa ve bilimsel kurallara aykırı olarak değerlendirilmemelidir.

– Ceza Muhakemesinde önemli yer tutan tanıklık, yargılamaya konu fiilin fail tarafından işlenip işlenmediği ya da nasıl işlendiği konusunda yargılama makamının kanaate ulaşmasını sağlayan kanıtlardan birisidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir.

“BAŞKA BİR SOMUT DELİL YOK”

– Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. Sanığın alınan savunmalarında itirafçı Recep Karataş’ı tanımadığını, bombalı eylem ile ilgisinin bulunmadığını belirtmiştir. Sanığın inkâra yönelik savunmaları karşısında mahkememizce kendisine ulaşılamaması nedeniyle dinlenilemeyen Recep Karataş’ın soruşturma aşamasında alınan ifadeleri dışında başkaca delil bulunmadığı, bu kapsamda sanığın terör örgütü üyeliği suçunu işlediğine dair kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığından suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatına karar verilmesi gerekmiştir.


15 METRE GENİŞLİĞİNDE ÇUKUR

9 Aralık 2016 gecesi Diyarbakır’ın Hazro ilçesinde PKK mensuplarınca Teknebaşı Jandarma Karakolu’na bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda yaklaşık 2 ton patlayıcı kullanılmıştı. Yaklaşık 2 ton patlayıcı yüklü kamyonet karakola 300 metre uzaklıkta infilak etmişti. Olay yerinde 15 metre genişliğinde ve 3,5 metre derinliğinde çukur oluşmuştu. Patlama nedeniyle karakolun ve çevre köylerdeki evlerin camları kırılmış, olay yeri inceleme ekiplerinin yaptığı çalışmalar sonucunda iki teröriste ait olduğu değerlendirilen ceset parçaları bulunmuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/itirafci-sirra-kadem-basti-bombali-saldirida-beraat-karari/feed/ 0
Gülistan Doku olayında sıcak gelişme! Ailesinden tutuklama talep etti https://www.foxhaber.com.tr/gulistan-doku-olayinda-sicak-gelisme-ailesinden-tutuklama-talep-etti/ https://www.foxhaber.com.tr/gulistan-doku-olayinda-sicak-gelisme-ailesinden-tutuklama-talep-etti/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:33:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2671 Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’dan, 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamadı. Ailesi, 6 Ocak’ta İl Emniyet Müdürlüğü’ne kayıp başvurusunda bulundu.

Doku’nun bulunması için cep telefonu sinyallerini izleyen güvenlik güçleri, saat 11.29’da Atatürk Mahallesi’ndeki minibüs durağından üniversite aracına bindiğini tespit etti. Yol güzergahındaki Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarında yapılan incelemelere rağmen Doku’nun araçtan nerede indiği tespit edilemedi.

Araştırmalar sonunda Gülistan Doku’nun cep telefonunun, en son Uzunçayır Baraj Gölü’ndeki Sarı Saltuk Viyadüğü’nde sinyal verdiği belirlendi. Viyadük üzerinden geçen bir aracın kamerasına da Gülistan Doku’nun olduğu ifade edilen görüntü yansıdı.

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel koordinesinde Uzunçayır Baraj Gölünde AFAD Başkanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Ankara, Denizli, Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Konya, Malatya, Manisa ve Kahramanmaraş büyükşehir belediyeleri ile sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve gönüllülerden oluşan 542 kişilik personel, 88 araç, 38 bot, 10 ROV cihazı, 6 dron, 4 sonar ve 3 arama köpeğiyle yapılan aramalara rağmen Doku’ya ait ize rastlanmayınca çalışmalar sonlandırıldı.



Zeinal A

BAŞ ŞÜPHELİ ADLİ KONTROLLE SERBEST

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, kaybolmadan önce son görüştüğü kişi olduğu belirtilen erkek arkadaşı Rusya doğumlu Zeinal A., olaydan yaklaşık 2 yıl sonra Antalya’nın Alanya ilçesinde gözaltına alındı.

Zeinal A., 4 saat süren ifadenin ardından adli kontrolle serbest bırakıldı ve hakkında yurt dışı yasağı konuldu. Zeinal A.’nın babası E.Y. hakkında da Doku ile ilgili gizli kalması gereken kişisel bilgileri sosyal medyadan ifşa ettiği gerekçesiyle dava açıldı. Mahkeme, E.Y.’yi kişisel verileri ele geçirip, yaydığı gerekçesiyle 2,5 yıl hapse çarptırdı.

Ayrıca sosyal medya hesaplarında yapılan inceleme ve araştırmalarda, E.Y.’nin, 2018 yılında Rize Emniyet Müdürü Altuğ Verdi’yi şehit eden polis memuru İsmail Hakkı Saraçoğlu hakkında da sosyal medya üzerinden olumlu ifadeler kullandığı tespit edildi.

Tunceli Valiliği’nin önerisi üzerine İçişleri Bakanlığı tarafından Zeinal A.’nın babası E.Y., polislik mesleğinden ihraç edildi.

“DOSYAMIZIN MAĞDURU 4 YILDIR ULAŞILAMAYAN DOKU’DUR”

Doku ailesinin Avukatı Ali Çimen, baş şüpheli Zeinal A. hakkında verilen adli kontrol şartının yetersiz olduğunu kuvvetli şüpheli sıfatıyla tutuklanmasıyla ilgili savcılığa dilekçe verdiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Gülistan Doku soruşturma dosyası 07.01.2020 tarihinde başladı. Bu soruşturmanın devam eden evresinde yargısal uygulamalar toplumdaki adalet duygusunu incitir hale geldi. Dosyada birden çok hatalı işlem söz konusu.

Faillerin korunduğuna ilişkin dosyada delillerimiz mevcut. Buna ilişkin gelinen bu aşamada bizim de bir suç duyurumuz oldu. Gülistan Doku soruşturmasının baş şüphelisi hakkında Sulh Ceza Hakimliği tarafından kuvvetli şüphesi bulunduğu gerekçesiyle yurt dışına çıkmama, belli yerlere başvurma şeklinde adli tedbir uygulandı.

Dosyamızın mağduru yaklaşık 4 yıldır kendisine ulaşılamayan Gülistan Dokudur ve bu aşamaya kadar akıbeti bilinmiyor. Gelinen bu aşamada artık biz dosyada bulunan delillerin tekrardan değerlendirilerek şüpheli hakkında devam eden adli kontrolün yetersiz olması gerekçesiyle tutuklama talebimiz söz konusu oldu.

Bizim beklentimiz artık Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının dosyadaki delilleri değerlendirip baş şüpheli hakkında tutuklama kararı vermesidir. Buna ilişkin dilekçemizi sunduk”

TOPLANMASINI İSTEDİĞİMİZ BİRÇOK DELİL VAR

Avukat Ali Çimen, ayrıca Zeinal A.nın babası hakkında dosyaya şüpheli sıfatıyla girmesi için dilekçe verdiklerini ve dönemin valisi Tuncay Sonel hakkında da görevi kötüye kullandığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduklarını ifade ederek, şunları söyledi:

“Dosyayı Tunceli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube yönetmektedir. Asayiş şubede bir polis memuru vardı o da baş şüphelinin babasıydı. Dosyaya şüpheli olarak girmesi hakkında da bir talebimiz oldu.

Onun gerekçesi de şuydu; Gülistanın 04.01.2020 günü gittiği son bir ev var ve bu da şüphelinin babasının evidir. Yine Gülistan 04.01.2020 gecesi evden çıktıktan sonra savcılık tutanaklarına yansıyan, bir vatandaşın Gülistanın bir araca zorla bindirilme ihbarı olmuştu.

O zorla bindirilmeye çalışılan araç da yine bu baş şüphelinin babasına aitti. Basına da yansıdı. Soruşturmanın başladığı gün araç Tunceliyi terk ediyordu.

Yine dosyamızda 5 hedef numara var. Bu 5 hedef numaraya ilişkin HTS kayıtları dosyaya girdi. Tamamı da asayiş büroda çalışan babaya ait.

Biz bu dosyada onun odak haline geldiğini ve dolayısıyla dosyaya şüpheli olarak girmesini ve gereğinin yapılması talebinde bulunduk. Bu da son verdiğimiz dilekçenin ikinci aşamasındaki talebimizdir. Dosyada toplanmasını istediğimiz birçok delil var.”

VALİNİN BU İŞE GİRMESİ GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA

Avukat Çimen, baş şüphelinin annesi C.Y.’nin CİMERe gönderdiği dilekçede dönemin valisi Tuncay Sonel ile ilgili geçen ifade hakkında da suç duyurusunda bulunduklarını belirterek, şunları söyledi:

Dilekçe de dönemin valisi Tuncay Sonelin bilgisi dahilinde baş şüphelinin yurt dışına kaçırıldığına ilişkin şikayet ifade ediliyor. Bir dosyada bulunan şüpheliyle ilgili onun yurt dışına çıkartılmasıyla ilgili dönemin valisinin bu işe girmesi görevi kötüye kullanmadır.

Bu bizim beyanımız da değildir baş şüphelinin annesinin CİMERe yazdığı dilekçede mevcuttur. Bu nedenle biz bunları geçen kişinin de görevi kötüye kullanma suçundan yargılanması istiyoruz.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına sunduk, delilleri toplamasını istiyoruz. 4 yıldır kendisine ulaşılamayan bir kadın var. Baş şüpheli hakkında yeterince delil var ve Tunceli Sulh Ceza Hakimliği de kuvvetli suç şüphesi gerekçesiyle hakkında iki yönlü tedbir uyguladı.

Şimdi gelinen bu aşamada mağdura ulaşamıyorsak adli tedbirin yetersiz kaldığı ortadadır. Biz bundan dolayı baş şüphelinin tutuklanmasını istiyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gulistan-doku-olayinda-sicak-gelisme-ailesinden-tutuklama-talep-etti/feed/ 0