TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı AK PartiSamsun Milletvekili Mehmet Muş’un başkanlığında toplandı. Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşların 2025 yılı bütçesi görüşülmeye devam ediyor. Komisyon’da konuşan DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, şunları söyledi:
“Kürt sorunu, Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal sorunu”
“Bugün Türkiye’deki sistemi, sizin deyiminizle ‘revize etmek’, bizim deyimimizle demokratikleştirme meselesini konuşacaksak, bütün bunların ele alınmasında fayda olduğunu düşünüyorum. Demokratikleşme deyince kaçınılmaz olarak Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal bir sorunu var. Kürt sorunu. Bu sorunun demokratikleşme ile iç içe geçtiğini düşünüyoruz. Türkiye demokratikleşirse, Kürt sorununu çözer. Kürt sorununun çözülmesi için adımlar atıldığı halde Türkiye demokratikleşir. Bunlar birbirini besleyen konular. Demokratikleşme dediğimiz zaman bizim aklımızın önemli bir yerinde Kürt sorununun çözümünde barışçıl ve demokratik bir çözümün gerçekleşmesi yer alıyor.
“Hem yerel hem de bölgesel çözümlerin gerçekleşmesi gerekiyor”
Geçmişte baktığımızda Kürt sorunu yerel bir sorundu ağırlıklı olarak. Fakat bugün yerel bir sorun olmaktan çıktı. Türkiye sınırları içerisinde bir sorun olmanın ötesinde bölgesel bir sorun haline geldi. Hatta daha ileri gitti. Küresel güçlerin de içine dahil olduğu bir süreç durumuna geldi. Dolayısıyla bunun hem yerel hem de bölgesel çözümlerinin gerçekleşmesi gerekiyor. Türkiye sınırları açısından baktığımızda, yerel çözüm açısından, biraz önce sözünü ettiğim yerel demokrasinin gelişmesi gibi konuları tartışarak adımların atılması gerekiyor. Kürt halkının ana dilde eğitim gibi taleplerinin konuşulması gerekiyor.
“Türkiye’nin bölgede önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz”
Orta Doğu’da çok önemli bir döneme giriyoruz. Bu dönem çok büyük riskleri de barındıran, tehditleri de barındıran, çok önemli imkanları da içeren bir dönem. Kürt sorununun bölgesel çözümü olarak meseleye bakmak kaçınılmaz hale geldi. Bölgesel çözüm açısından baktığımızda Türkiye’nin bölgede önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz. Sorun şu. Bölgedeki Kürt halkı açısından bakarsak, Irak, Suriye… Hangi parçasını değerlendirirsek değerlendirelim Türkiye’nin her zaman yeri başkadır.
“Kilit mesele, Türk-Kürt ittifakının kurulup, kurulmayacağıdır”
Türkiye aslında bölgede güçlü bir model ülke olmak istiyorsa, bunu yapmanın yolu esas itibariyle demokrasi, hukukun üstünlüğü açısından model bir ülke haline gelmesidir. Burada bölgesel çözüm de gündeme geliyor. Kürt sorununda bölgesel adımlar atılacaksa eğer, Türkiye’nin bu konuda kendi iç sorunlarını da çözerek model ülke olma adımını atması gerekiyor. Burada da kilit bir mesele var. Tarihsel bir mesele. Bölgesel olarak baktığımızda sadece Türkiye açısından değil, Türk- Kürt ittifakının kurulup, kurulmama meselesidir. Kilit mesele bizce bu. Eğer Türkiye, attığı adımlarla ve geliştireceği politikalarla, alacağı önlemlerle, demokratikleşmesiyle Türk-Kürt ittifakının zeminini güçlendirse, bu sadece Türkiye sınırları açısından değil, baktığımızda bütün Kürdistan coğrafyasını da kapsayan şekilde ve Orta Doğu’da adımlar atılmasının mümkün hale gelebileceğini düşünüyoruz.
“Tarihsel bir fırsat”
Böyle bir dönemde tabi ki yeni bir Anayasa’nın tartışılması, tabi ki yeni bir toplumsal sözleşmenin yaratılması, demokratikleşme ve bununla birlikte hem Türkiye’deki hem de bölgedeki Kürt sorununun çözümü doğrultusunda adım atmak çok belirleyici bir noktaya geldi. Tarihsel bir fırsattır. Bu konjonktürü kaçırmamak gerekiyor. Fırsatın kaçırılmaması gereken bir andayız. Bu bir süreçtir. Bunun iklimin yaratılması, bunun demokratik ve politik ikliminin ortaya çıkmasının hem Türkiye sınırları açısından hem de bölge açısından baktığımızda imkanların geliştirilmesi önem taşıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“100 YIL GEÇSE DE UNUTMAYIZ”
Konuyla ilgili ne diyeceği merak konusu olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü parti grubunda dikkat çeken ifadeler kullandı. Konuşmasında 6-8 Ekim olaylarına değinen Erdoğan, “Dün 6-8 Ekim olaylarının yıl dönümüydü. İhtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtırken katledilen 16 yaşındaki Yasin Börü’ye ve arkadaşlarına yapılanları değil üzerinden 10 yıl 100 yıl geçse de unutamayız. 6-8 Ekim olaylarında rolü olanlar hak ettikleri cezaya çarptırıldı. Demokratik siyasette asla şiddete ve teröre asla yer olmadığının herkesin anlaması gerekiyor. ‘Türkiye Yüzyılı’nda şiddetle arasına mesafe koyan anlayışa elbette yer vardır ama sırtını dağa yaslayan terör siyasetine asla yer yoktur” dedi.
“SAMİMİ BİR KOBANİ MUHASEBESİ…”
Konuşmasının devamında “Kobani olaylarının hukuki açıdan hesabı sorulmuştur” diyen Erdoğan, “Kobani olaylarına dair samimi bir muhasebe yapılmasını önemsiyoruz. Böyle bir tavrın yumuşama iklimine katkı sunacağı açıktır. Biz yeni yasama yılında siyasette farklı bir üslup ve söylem görmek istiyoruz. Bölgemizin için de olduğu atmosferi düşünerek daha fazla konuşmaya, daha fazla uzlaşıya, diyalog zeminin daha fazla genişletmeye ihtiyaç var. Milletin faydasına olacak her konuda diyalogdan kaçınmayız” ifadelerine yer verdi.
“BAHÇELİ’NİN AÇIKLAMALARINI ANLAMLI BULUYORUM”
Bahçeli’nin “Uzattığım el ‘Türkiye partisi olun’ teklifidir, milli birlik ve kardeşliğimizin mesajıdır” şeklindeki açıklamalarını olumlu bulduğunu vurgulayan Erdoğan, “Sayın Bahçeli’nin yaptığı açıklamaları 85 milyonun kardeşliği adına çok anlamlı buluyorum. Bölgemizin içinde bulunduğu atmosferi düşünerek daha fazla konuşmaya, uzlaşıya, diyalog zeminini genişletmeye ihtiyacımızın olduğu kanaatindeyiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakırhan, bir restoranda düzenlenen “Ekmek ve Adalet Mücadelesinde Buluşuyoruz Programı”na katılarak, basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Burada konuşan Bakırhan, yerel basının Türkiye’nin aynası olduğunu ifade etti.
Toplumun her kesimiyle bir araya geldiklerini dile getiren Bakırhan, adalet ve özgürlük arayanların yanında olmaya devam edeceklerini anlattı.
Bir gazetecinin Anayasa çalışmaları hakkındaki sorusu üzerine Bakırhan, şu cevabı verdi:
“Yeni bir Anayasa olmalı, demokratik olmalı. Toplumun dinamikleri yapım sürecine katılmalı. Bu konuda samimiyet olmalı. Anayasa 3-5 farklı partinin bir araya gelerek yapacağı bir şey değil, toplum sözleşmesidir. Toplumun dahil olmadığı bir Anayasa, Anayasa olmaz. Öncekilerinin kötü bir örneği olur. Adı Anayasa olur, yine olur, demokratik olmaz.”
Bakırhan, daha sonra Akdeniz ilçesindeki Karaduvar Balıkçılar Kooperatifi’ni ziyaret etti, ardından Kazanlı Taziye Evi’nde “Kazanlı Örtü Altı Üreticileri Toplantısı”na katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEM Parti Kadın Meclisleri, TBMM’de yaşanan kavgaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
“AKP- MHP erkek egemen iktidarı, uyguladığı savaş ve şiddet politikalarını bir kez daha Mecliste göstermiştir. Can Atalay kararına ilişkin muhalefetin çağrısı üzerine olağanüstü toplanan Meclis Genel Kurulu’nda, siyasi iktidarın vekilleri tarafından bir kez daha erkeklik gösterisi yapılmıştır.
Siyaseten yenemediğini şiddet ve zorbalıkla bastırmayı bir politika haline getiren iktidar, bir kez daha muhalefetin, kadınların sesini kısmaya dönük bastırma siyasetini devreye koymuştur. Yaşanan saldırıda Grup Başkanvekilimiz Gülistan Kılıç Koçyiğit faşist iktidarın vekilleri tarafından şiddetin hedefi olmuştur.
Bu saldırı, kadına yönelik şiddet ve katliamların artışı karşısında politika üretmeyen, her defasında kadınların kazanılmış haklarına saldıran AKP-MHP iktidarının kadın düşmanı politikalarının göstergesidir.
Gülistan Kılıç Koçyiğit, yoldaşımıza yapılan saldırı kadın iradesine, rengine, duruşuna, siyasetine ve mücadelesine yapılmış bir saldırıdır.
Baskı, zor aygıtları ile hukuksuzlukların, kadına yönelik şiddetin, irade gaspının meşrulaştırılmasına izin vermeyeceğiz. Evde, sokakta, Mecliste bulunduğumuz her yerde erkek-devlet şiddetini kabul etmiyoruz, mücadelemizi yükseltiyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile seçim sonuçlarını değerlendirmek üzere bir araya geldiklerini anlatan Özel, yerel seçimlerden başarı ile ayrılan DEM Partili belediye başkanlarını kutladı.
“İKİNCİYE MAZBATA AYIBINDAN DÖNÜLDÜ”
Özel, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
– Bu nazik ziyaret için teşekkür ederken DEM Parti’nin seçimleri kazanan belediye başkanlarını hem tebrik ediyorum, hem çalışmalarında başarılar diliyorum. Hem de geçmiş yerel seçimlerden sonra Türkiye demokrasisi önemli bir yara almıştı kayyum atamaları ile. Bu seçimde önce Van’daki durum ortaya çıktı. Orada çok önemli bir dayanışma sergilendi, toplumun tüm kesimleri tarafından. İkinciye mazbata verme gibi bir ayıptan, yanlıştan dönüldü. Şu ana kadar da herhangi bir kayyum uygulamasının yaşanmamış olmasından ihtiyatlı bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim.

“KRİZLERİ YENİDEN KONUŞMAK ANLAMLI DEĞİL”
Özel, bir soru üzerine Erdoğan ile yaptığı görüşmeye ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
– Aşılmış krizleri yeniden konuşmak anlamlı değil. Orada ortaya çıkan tablo ve aramızdaki görüşmeden sonra Sayın Erdoğan’ın CHP’ye bir ziyaret yapma talebini iletmesiyle birlikte olabilecek en iyi şekilde çözümlenmiş oldu. Burada artık dönüp de tekrar bir değerlendirme yapmayı doğru bulmam. Nezaketli de bir davranış olmaz.
“TÜRKİYE DEMOKRASİSİ İÇİN BİR KİLOMETRE TAŞI”
– Biz kamuoyunun gündeminde ne varsa hepsini dün Sayın Erdoğan ile konuşma imkanı bulduk. Benim ortaya koyduğum gündemlerin tamamını kendisi ve heyetinde bulunan arkadaşlar not aldılar. Biz de Sayın Erdoğan’ın yapmış olduğu değerlendirmeleri dinledik. Ben dünkü toplantının Türkiye demokrasisi açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etmek isterim. Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi açısından hep felaket olmuştur. 1977 ile 80 arası iktidar ile ana muhalefetin el sıkışmadığı ve konuşmadığı bir dönemdi.
– Türkiye’de de ana muhalefet ile iktidarın ve bütün siyasi partilerin birbirleri ile konuşabilen, el sıkışabilen, her şeyde anlaşmak mümkün değildir ama tartışabilen bir çizgide kalmalarını son derece önemli buluyoruz. Dünkü konuşmalar ve tartışmaların bu anlamda nasıl sonuç verdiğini önümüzdeki günlerde, haftalarda, aylarda biz de takip edeceğiz. Siz de takip edeceksiniz.

AHMET NECDET SEZER’DEN BÜYÜKELÇİ ÖNERİSİ
Özel, Erdoğan görüşmesine CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan’ın da katılması ve deprem bakanlığı önerisine ilişkin sorulara da şöyle yanıt verdi:
– Namık Tan ile ilgili merakı giderelim. Ben Sayın Cumhurbaşkanını ziyaret etmeden önce seçilmiş son tarafsız Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer’e bir ziyarette bulundum. Ziyaretim hem kendisinin bana nazik kutlama mesajına teşekkür etmek içindi, hem de bir Cumhurbaşkanı ile yapılacak görüşmeden önce kendisinin önerilerini almak ve bazı sorularıma kendisinden yardım istemek üzereydi. Kendisini uyarısı bana şöyle oldu.
– Cumhurbaşkanlığı’nın özel kaleminin ve protokol müdürlüğünün bir büyükelçi olduğunu, onun için benim de partimde bulunan büyükelçilerden birini görevlendirmek suretiyle bu protokol akışını, randevulaşmayı ve devamını özel kalemimizle koordineli bir büyükelçinin götürmesinin doğru olacağını ifade ettiler. Ben de partimizde görev yapan ve şu anda İstanbul Milletvekilimiz olan Namık Tan’ı bu konuda görevlendirdim. Kendisi de Cumhurbaşkanlığı Protokol Başkanı ve Özel Kalem Müdürü’yle dünkü görüşmenin detaylarını görüştüler.
– Heyet teşekkülü sırasında da kendi mesleki deneyimleri ve birikimleri gereğince görüşmeyi takip etmek ve gerekli notları tutmak üzere de Namık Tan’ı heyette bulundurduk. Kendileri de önce Sayın Elitaş, Sayın Cumhurbaşkanına eşlik ediyordu. Not tutma noktasında ilerleyen süreçte Sayın Cumhurbaşkanının daveti üzerine Özel Kalem Müdürü de eşlik etti ve böylece iki büyükelçinin görüşme ile ilgili not tuttukları süreci hep birlikte yaşamış olduk. İsim tercihini elbette ben yaptım. Milletvekili grubumuzdaki tek büyükelçidir kendisi. Ama bir büyükelçiyi görevlendirme önerisi kendi deneyim ve taktirleri ile Sayın Ahmet Necdet Sezer’in doğrudan bana teklifiyle olmuştur.
“DEPREM BAKANLIĞI ÖNERDİM”
Özel, Erdoğan’la görüşmesine ilişkin şöyle devam etti:
– Deprem bakanlığını önemsiyorum. Bu mesele ne iktidarın tek başına bir meselesidir. Ne o kenti yöneten belediyenin tek başına çözebileceği bir meseledir. Ne de muhalefete muhalefet alanı tanıyacak bir durumdur. Bu meselenin kendisi ülke için bir beka sorunudur. Bunun için de Sayın Erdoğan’a bir deprem üzerine, ismi doğrudan deprem bakanlığı olarak konur mu, yoksa doğal afetlerle mücadele ve depreme hazırlık bakanlığı mı olur ama bir bakanlık kurmasını önerdim. Dahasını önerdim, Meclis’te grubu bulunan bütün siyasi partilerden birer bakan yardımcısı talep etmesi durumunda ben partimden bir bakan yardımcısını görevlendireceğimi ve depreme meselesini siyaset üstü bir şekilde ele almanın, siyasetin kısır tartışmalarının dışına çıkarmanın, bir beka sorununu el birliği ile ortadan kaldırmanın önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundum.
– Sayın Cumhurbaşkanı dikkatle takip etti, not aldı ve not aldırdı. Ancak bu konuda biliyorsunuz, Anayasa gereği yeni bakanlıklar kurulması kendi yetkisindedir. Kendi uhdesindedir. Nasıl bir adım atacağını bilmiyorum. Kurulmasını önemserim. Partimizden talep olduğu taktirde deprem bakanlığına bir bakan yardımcısı vermeyi de siyasi açıdan değil insani açıdan, vicdani açıdan ve o gün pişman olmamak için almamız gerekli bir sorumluluk olarak görürüm.
ATATÜRK VE ERDOĞAN’A HAKARET
DEM Partili bir belediyede Atatürk, Erdoğan ve bayrağa yönelik sarf edildiği bildirilen sözleri de yorumlayan Özel, şunları söyledi:
– Olaylar yaşandığında da diyalog halindeydik. Birincisi bir Atatürk’e ve Sayın Erdoğan’a saygısızca ifadenin DEM Parti Eş Başkanları tarafından sarf edildiği noktasındaki yanlış iletişim kendileri tarafından düzeltildi. Ardından kolluk güçlerinin yapmış olduğu soruşturma ve kovuşturma aşamasında da netleşti. DEM Parti’nin seçilmiş başkanları değildi onu söyleyenler.
– İkinci husus da bayrak konusu. O konuda ben her iki Sayın Eş Başkanın yapmış olduğu açıklamaları DEM’in kurumsal tavrı olarak görüyoruz ve o noktada da yapmış oldukları açıklamalarda hem bayrağa, hem Atatürk resmine, simgelere ve sembollere karşı bir hürmetsizlik ve saygısızlıklarının olmadıklarına ilişkin açıklamalarını son derece önemli, yerinde ve yeterli buluyorum.
]]>VAN
Van’da İl Seçim Kurulunun DEM Parti’den Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Abdullah Zeydan hakkındaki kararının ardından parti binası önünde toplanan kalabalık, yürüyüş yapmak istedi.

Yürüyüşe izin verilmemesi üzerine ara sokaklara dağılan kalabalıktakiler, caddelerdeki çiçeklikleri devirdi, ateş yakarak polise taş attı.

Kentin birçok noktasında toplanarak barikatlar kuran, bazı araçlara zarar veren göstericilere müdahale eden polis, tazyikli su ve biber gazıyla grubu dağıtmaya çalıştı.

Kentteki gösterilerde şu ana kadar 5 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.
HAKKARİ
Hakkari’de de kent merkezi ve Yüksekova ilçesinde gösteri yapmak isteyen gruplara polis müdahale etti.

Kent merkezindeki Bulvar Caddesi ile Yüksekova’daki Cengiz Topel Caddesi’nde bir araya gelenler, yürüyüş yapmak istedi.
Polisin izin vermemesi üzerine ara sokaklara dağılan göstericiler, polise taş atmaya başladı.

Güvenlik önlemi alan polis, biber gazı ve tazyikli suyla müdahale ederek göstericileri dağıtmaya çalıştı.
Hakkari’de olayların yaşandığı bölgeye giden Vali Ali Çelik, gazetecilere yaptığı açıklamada, demokrasilerde demokratik tepkilerin meşru haklar olduğunu belirterek, “Bunların kullanımının sınırları var. Bir başkasının hakkını engellemeden kendi haklarını sonuna kadar kullanabilir. Kamu düzeni de bunun bir parçası. Kamu düzeni içinde buna aykırı davranan herkese kanunlar yaptırımı öngörmüş. İstenmeyen birkaç hadise yaşandı. Çok şükür ciddi anlamda bir sıkıntımız yok. Bir vatandaşımızın yaralanması var. Adli makamlara konu intikal etti. Hakkarili hemşerilerimizden ricam, hepimizin taşıması gereken en önemli şey sağduyu. Birbirimize destek olmamız lazım.” diye konuştu.

Yüksekova’da 8 kişi gözaltına alındı.
DİYARBAKIR
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhan Eren ve DEM Parti’den Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ayşe Serra Bucak Küçük’ün de aralarında bulunduğu grup, İl Seçim Kurulu binası önünde toplandı.

Küçük, yaptığı açıklamada, Van halkının yanında olduklarını belirterek, şunları kaydetti:
“Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı’na mazbata verilmediği yönündeki haberler yanlıştır. Bu bilgi doğru değildir. Buraya Van’a dair açıklama yapmaya geldik. YSK ile bir görüşme yaptık. YSK’nin itirazları alma süresi var. Bu süreler tamamlandı. Bu ayın 7’sine kadar süre işletilecek. Mazbata verilmedi haberi yanlıştır.”

Açıklamaların ardından grup, yürüyüş yapmak istedi. Uyarılara rağmen dağılmayan grup ile güvenlik güçleri arasında arbede yaşandı.

Arbede sırasında güvenlik güçlerine mukavemet gösterdikleri gerekçesiyle 2 şüpheli gözaltına alındı.
SİİRT
Siirt’te DEM Parti İl Başkanlığı önünde toplanan grup, buradan 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’na kadar yürüyerek basın açıklaması yapmak istedi.
Polis, parti önünde açıklama yapılabileceğini ancak yürüyüşe izin verilmeyeceğini belirtti.

DEM Parti Siirt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş ile kesin olmayan sonuçlara göre DEM Parti’den Siirt Belediye Başkanı seçilen Sofya Alağaş ve DEM Parti İl Başkanı Eşref Tekin’in de bulunduğu grup, Güres Caddesi’ne kadar yürüdü.

Sarıtaş, Van İl Seçim Kurulunun DEM Parti’den Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Abdullah Zeydan hakkındaki kararına tepki gösterdi.
Uyarılara rağmen yürümeye devam eden grup ile güvenlik güçleri arasında arbede yaşandı. Güvenlik güçlerine mukavemet gösterdikleri gerekçesiyle 4 şüpheli gözaltına alındı.
BATMAN
Batman’da DEM Parti’nin il binası önünde düzenlenen kutlamada, DEM Parti Batman Milletvekili Zeynep Oduncu ve kesin olmayan sonuçlara göre DEM Parti’den Batman Belediye Başkanı seçilen Gülüstan Sönük konuşma yaptı.
Programın ardından adliye binasına doğru yürümek isteyen, uyarılara rağmen dağılmayarak taş ve yasa dışı slogan atan gruba polis müdahale etti.
Çıkan arbedede 1 kişi gözaltına alındı.
BİTLİS
Bitlis’te kesin olmayan seçim sonuçlarına itiraz etmek için DEM Parti Bitlis İl Başkanlığı toplanarak yürüyüş yapmak isteyen gruba polis müdahale etti, 4 kişi gözaltına alındı.
VAN’DA NE OLMUŞTU?
DEM Parti, Adalet Bakanlığı’nın yerel seçimlerden iki gün önce Van Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçilen adayı Abdullah Zeydan’ın memnu haklarının iadesine itiraz ettiğini ve bu nedenle Zeydan’ın seçildiği halde başkanlık görevini alamadığını açıklamıştı.
Yüksek Seçim Kurulu ise DEM Parti adayı seçilmemiş kabul edildiğinden yerine AKP adayını atama kararı almıştı.
Pazar günü yapılan seçim sonucunda Zeydan, Van’da yüzde 55.5 ile en yüksek oyu alan aday olmuştu. AKP’nin adayı Abdulahat Arvas, yüzde 27,2 oy almıştı.
]]>HaberTürk TV’ye konuşan Özel, yerel seçim gündemi ve bir sonraki genel seçimlere dair değerlendirmelerde bulundu.
CHP’nin Afyonkarahisar Belediye Başkan adayı Burcu Köksal’ın “Seçildiğimde Afyonkarahisar Belediyesinin kapıları, DEM Parti hariç bütün siyasi partilere açık olacak” ifadeleri sorulan Özel, Köksal’ın konuşmasının içeriğini fark etmediğini, fark etmesi halinde uyarıda bulunacağını belirtti.
BURCU KÖKSAL AÇIKLAMASI: ORADA FARK ETSEM DÜZELTİRDİM
Özel, şunları söyledi:
– Ne konuşulduğunu fark etmedim. Fark etsem orada bir düzeltme yapardım. Burcu’nun üslubu nettir, serttir, hatta iktidar açısından tahrik edicidir. Burcu Hanımın Afyon’da siyaseten çatıştığı bir ekip de var. İki ekip birden gelip istediler. Adaylaşmasının önünde hiçbir engel yoktu. Aradım, sordum.
– Dedi ki, ‘Başkanım burada ana propaganda şu: ‘Belediyeyi DEM Partililerle birlikte yönetecek, bunlar burada gizli ittifak yaptılar’ diyorlar. Ben de diyorum ki sizin gibi gizlemem. Ne HÜDA-PAR derim ne DEM derim. Ben belediyeyi kendim yöneteceğim, DEM Parti’yle değil. Bunu söylüyorum’ dedi. Ben kendisini aradım ‘Burcu böyle bir ifade olmuş, tansiyon yükselir, bunu Uşak’ta düzeltiyorum’ dedim. O da ‘Aman başkanım düzeltin’ dedi.
– Afyon’dan bir gazeteci ile konuşmuş, mesaj atmış. Dediği şu: ‘Benim DEM’le ittifakım yok.’ Her gün ‘Afyon’u DEM Parti’yle yönetecekler, eş başkan atanacak’ diyorlarmış. Türkiye’de biraz da iktidara müzahir medyanın gayretleriyle oluyor. Sizin ne söylediğiniz değil, karşı tarafın ne anladığı önemli. Bizim birçok milletvekili, belediye başkanı il başkanımız aradı. Hatta iddiasız olduğumuz Güneydoğu’da bazı yerlerde il başkanları aradı.
– O yüzden bir düzeltmeye ihtiyaç vardı. Benim belediye başkanım AK Partili, MHP, İYİ Partili ya da DEM’li bir yönetici ziyaret etmek isterse ‘Bu partinin kapıları sana kapalı’ diyemez. Bizim Afyon’da DEM’le işbirliğimiz yok. Bizim DEM’le olan süreci, sırf Afyon’da Burcu’yu sıkıştırmak için, bin kere söyledikleri için böyle keskin bir ifade kullanmış.
“ANKARA’DA DEM PARTİ İLE KENT UZLAŞISI YAPMADIK”
Özel, DEM Parti’yle Ankara’da kent uzlaşısı yapıldığı iddialarına ilişkin de şöyle konuştu:
– Ankara’da DEM Parti ile kent uzlaşısı yapmadık. DEM Parti tek taraflı yapabilir. Kent uzlaşısı yapacak olsak. Polatlı’da eski MHP’li bir başkanımız var. Ben orada Polatlı’da kent uzlaşısı mı yaparım. Etimesgut’ta nefes nefeseyiz. Bir AK Parti yükleniyor, bir biz yükleniyoruz. Biz 3 belediyeyi burada 8’e çıkarıyoruz. Mamak ve Etimesgut’ta benim varlığım çok önemli.
– Etimesgut’ta dünya kadar Kürt seçmen var. Onların oyları belirleyici olacak. Mamak’ta yapmamışım, Etimesgut’ta yapmamışım. Polatlı’da MHP’den CHP’ye gelmiş bir aday var. Ben bunu anlayamadım. DEM Parti belli kriterlerle aday çıkarmak yerine bu taraftaki adayın kazanılmasının kendi stratejisi açısından doğru olduğunu düşünebilir.”
“HEDEFİM CHP’Yİ İKTİDAR YAPMAK”
– Amacının CHP’yi iktidar yapmak olduğunu belirten Özel, olası başarısızlık ihtimali ve yerel seçim sonuçlarına ilişkin; “Benim hedefim CHP’yi ilk genel seçimlerde iktidar yapmak. İkinci bir hedefim yok. Tarihe 25 yıllık AKP iktidarını bitiren Genel Başkan olarak geçmek benim aileme, çocuklarıma bırakacak en büyük mirasım. Tek hedefim seçimin kazanıldığı gece burada Genel Başkan olmak. Ben önümüzde yapılacak genel seçimlerde partiyi iktidar yapacağım. Yapmazsam bir gün görevde durmam.
– Olağanüstü kongreyi toplarım, kendim de aday olmam. Yerel seçimlerde genel olarak tabloya bakacağız. Elimizdeki 11 büyükşehirin, iyi senaryoda tamamını koruyacağını düşünüyorum. Diyelim ki bir yerlerde eksiklik var, o neden kaynaklanmış analiz edilir. Yerel seçimler CHP için bir mağlubiyetin, falaketin beklendiği yerler değil. Hiçbir ittifak olmadan çatır çatır çok önemli başarı elde etmek üzereyiz
ANKET AÇIKLADI: İMAMOĞLU 7 PUAN ÖNDE
İstanbul için sürekli anket yaptırdıklarını dile getiren Özel, son yaptıkları ankette Ekrem İmamoğlu’nun yüzde 7 farkla önde olduğunu söyledi.
Özel “İmamoğlu’yla aranızda bir rekabet var mı?” sorusuna “Biz, Ekrem Bey’le bugüne kadar hiç tartışmadık, hiç birbirimizi üzmedik, kötü söz söylemedik. Birbirimizin görev alanlarına çok saygılıyız. Aramızda bir arkadaşlık, kardeşlik hukuku var. Genel Başkanlığın gereği saygısında, sevgisinde hiçbir zaman kusur yok. Bizim aramızda niye çatışma olsun? Ben, partinin Genel Başkanıyım, Ekrem Bey partinin büyükşehir belediye başkan adayı” cevabını verdi.
Lütfü Savaş’ın adaylığına da değinen Özel, Hatay’da yaptırılan 4 ankette de Savaş’ın en iyi aday olarak çıktığını belirtti. Aday belirleme sürecinde eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın olan isimlerin seçilmemesinin söz konusu olmadığını aktaran Özel, süreci objektif bir biçimde yürüttüklerini dile getirdi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in İzmir’de CHP’ye destek vereceğini kaydeden Özel “İzmir’e destek vermemesi İzmir’de kendisi açısından telafi edemeyeceği bir tahribat yaratır” değerlendirmesini yaptı.
]]>