
Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü hedef alan terör örgütü PKK’nın belediyeler üzerinden kendisine alan açmaya çalıştığı ‘Kayyum’ kararları ile tekrar gözler önüne serildi.

CHP-DEM’in ortak adayı Ahmet Özer’in terör örgütü bağlantısı ile tutuklanması ve Belediyeye Kayyum atanmasının ardından; DEM’li Mardin, Batman ve Halfeti Belediye Başkanları da görevden uzaklaştırıldı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

TERÖR BAĞLARI BELGELENDİ!
İçişleri Bakanlığınca Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığına Ahmet Türk’ün yerine Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, Batman Belediye Başkanı Gülistan Sönük’ün yerine Batman Valisi Ekrem Canalp ve Şanlıurfa Halfeti Belediye Başkanı Mehmet Karayılan’ın yerine Halfeti Kaymakamı Hakan Başoğlu görevlendirildi.
Bakanlık yaptığı açıklamada, söz konusu isimlerin terör örgütü üyeliklerine ayrı bir parantez açtı.

DEM’LİLERDEN PROVOKASYAON
Kayyum kararları sonrası Mardin, Batman, Halfeti ve Esenyurt’ta DEM Partililer provokasyona girişti. Sokaklara çıkan DEM’liler terör örgütü PKK ile bağları belgenen isimlerin arkasında durduklarını yineledi.

PKK’NIN KANALINDA KAYYUMLARA TEHDİT!
DEM Parti Mardin İl Başkanı Mehdi Tunç ise PKK’nın kanalına çıkarak Kayyumları açık açık tehdit etti. Mehdi Tunç bölücük naraları da atarak ‘Kürdistan’ sözlerine imza attı.
Mehdi Tunç, “Gün boyu devam eden direnişimiz haftalarca devam edecek, Mardin halkı burada yarın mahkeme kuracak. İrade gaspına karşı kendi mahkemesini kuracak. Bu Kayyumlar buradan gidecek. Kürdistan coğrafyasından gitmeleri gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Özel, burada yaptığı konuşmada, “15 yıldır sizlerle beraber el eleyiz. Kol kolayız. Omuz omuzayız. Gönül gönüleyiz. Bugün Turgutlu’da, kardeşlerimin, evlatlarımın huzurunda bana bugüne kadar hep sahip çıkan, hep arkamda duran, büyük ailemin huzurundayım. Hepinizi çok seviyorum, hoş geldiniz. Bir yerel seçim sürecindeyiz, zorlu bir süreçteyiz. Yarın kampanyanın son günü. Bu kampanya boyunca yaptığımız tam 104’üncü miting. Bütün Türkiye’yi gezdik. Dolaştık. Mitingler yaptık ama son mitingi yapacaksam, son bir yerde mikrofonu elime alacaksam orası elbette memleketim olmalıydı, elbette Kasabamız olmalıydı” dedi.

“EMEKLİNİN HAKKINI YEDİLER”
Emeklinin geçim sıkıntısına değinen Özel, şunları söyledi:
* “Bundan 2 ay önce mitinglere ilk başladığımızda şöyle söylemiştim. ‘Emekliler büyük ıstırap çekiyorlar. Büyük acı çekiyorlar. Buradalar mı’ dedim, meydanın yüzde 20’si kadarı ‘Buradayız’ dediler. Ben de emekliler, sesimi duyarsanız, sesime ses verirseniz, benimle birlikte olursanız, meydanları doldurursanız, sesinizi duyuracağım. Sizin hakkınızı mutlaka alacağım dedim. Artvin, Antalya, Kahramanmaraş, Edirne, Tekirdağ, Sinop, İzmir’de konuştum, 104 meydanda konuştum ve en son burada altını kalın kalın çizeceğim. AKP, ilk iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Yani bugünkü para ile tam 26 bin lira. Dediler ki TÜİK’e göre vereceğiz. Enflasyona ezdirmeyeceğiz, emekliye enflasyon oranında zam yapacağız.

* Sizin düzeninizi hiç bozmasalar, hiç karışmasalar bugün 1,5 asgari ücret 26 bin lira. Ama onlar TÜİK’e göre zam yapacağız dediler. TÜİK ne demek, neyin kısaltması? Tayyip’i Üzmeyen İstatistik Kurumu. O yalancılar Tayyip Erdoğan’ı üzmediler ama emekliyi üzdüler. Emeklinin hakkını yediler. Emeklinin hakkına geçtiler. Son sene enflasyon yüzde 120, gerçek enflasyon. TÜİK 68 hesaplamış. Tayyip Bey size yüzde 33 zam verdi. 7 bin 500 lirayı 10 bin lira yaptı. İlk Tayyip Bey geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. 8 çeyrek altın. İnanmayan ilk kuyumcuya girsin ve sorsun.

* Bugün 10 bin lira olan en düşük emekli maaşı sadece 2,5 çeyrek altın alıyor. Yani emekliler, her ay 5,5 çeyrek altın kayıpta. Bir emekli cebinden bir çeyrek altın düşürse aklı çıkar, bütün Kasaba’da onu arar öyle değil mi? Bir emekli değil bütün emekliler, bir çeyrek altın değil 5,5 çeyrek altın. Bir sefer değil her ay kaybediyorlar. Bir şey yitirildiği yerde bulunur. Gider ararım dediniz ya, nerede kaybettik? Biz bunu bir seçim sandığında kaybettik. Nerede buluruz, aynı yerde buluruz. Pazar günü sandık başına gitmeye ve hakkınızı aramaya hazır mısınız? İşte umut bu sestedir. Umut bu birlikteliktedir.”

“BAYRAM İKRAMİYESİNDEN 18 KİLO KIYMA KAYIP”
Emeklinin sofrasından son 6 yılda sadece bayram ikramiyesinden 18 kilo kıymanın eksildiğini söyleyen Özel, şu ifadeleri kullandı:
* “2018 seçimlerinde bayram ikramiyesi vereceğiz dediler ama biz birer maaş diyorduk, sadece bin lira verdiler. Biz o bin lirayı beğenmedik, itiraz ettik. O beğenmediğimiz bin lira, 24 kilo dana kıyma alıyordu. 2018 yılında, Ramazan Bayramı’ndan önce verilen emeklilere bayram ikramiyesi 24 kilo kıyma alıyordu. Bugün alın 3 bin lirayı gidin kasaba, 6 kilo kıyma alıyor. Bakın son 6 yılda sadece bayram ikramiyesinden 18 kilo kıyma kayıp. Bugün 1 kilo kıyma için sabah 5’te insanlar kuyruğa giriyorlar, yarı fiyatına almak için. İstanbul, Ankara, Aydın’da belediyemizin halk kasaplarının önüne. Bir kilo verebiliyoruz. Oysa 18 kilo kıyma, sizin olan elinizden alınmış.

* 30 Ramazan, 30 iftar, 30 sahur sofrasında, bayram sofrasında, çoluğunuzun çocuğunuzun davetli olduğu bayram sofrasından 18 kilo kıymayı almışlar, çalmışlar. Bu yüzden ömürleri çalışmakla geçen, alnının terini akıtan, kimi toprağa akıttı, kimi tezgâha akıttı, kimi kara tahtalar önünde öğrenci yetiştirdi, kimi soba yaktı, kimi çöp topladı, kimi vergi topladı, kimi polisti ve canını ortaya koydu ama karınca gibi çalıştınız. En rahat edeceğiniz güne gelince birileri hakkınızı elinizden aldı.
* Şimdi yine karıncalar gibi bir arada durmak, yan yana durmak, peş peşe yürümek lazım. Karıncaların isteyip de kaldıramayacağı yük, aşamayacağı engel yoktur. Size buradan, memleketimden, Türkiye’nin bütün emeklilerine söz veriyorum. O burnu büyüklere, o kibirlilere, o size yukarından bakanlara, sizi bir karınca gibi ezmeye çalışanlara şunu söylüyorum. Karıncayı ezdirmem, karıncanın kardeşi var o da CHP’dir.”

“KÖYLÜLERİ, ÇİFTÇİLERİ BU İKTİDARIN ZULMÜNDEN KURTARACAĞIZ”
Çiftçinin mazot sorununa da değinen Özel, şunları aktardı:
* “Burası aynı zamanda alnının terini toprağa damlatıp, o topraktan bereket fışkırtan, o bereketle çoluğunu çocuğunu geçindirmeye çalışan bağcıların, üzüm üreticilerinin, bu ovaya emeğini verenlerin memleketi. 4 liralık mazot 19 lira olduğunda isyan ettik. Düşüreceğiz dediler. Geçen sene Mayıs ayında 19 lira olan mazotu, 45 liraya çıkardılar. Destekleme hakkınız, yüzde 1’lik hakkınızla 260 milyar lira destekleme verilecekken 80 milyar lira veriyorlar, hakkınızı beşli çeteler, saray müteahhitlerine, İliç’teki altın madeninin silinen vergilerine harcıyorlar. ‘Milletin efendisidir’ diyerek, birinci Cumhurbaşkanımızın nitelediği köylüleri, çiftçileri, hayvancılıkla uğraşanları bu iktidarın zulmünden kurtaracağız. Bugünlerde yerel seçim mitingleri yaptık. Ama emeklinin, çiftçinin hakkını alan kadar, üzüm üreticisinin hakkını alana kadar, bundan sonra siz varsanız, biz buradayız. Meydanlardayız, hakkınızı söke söke alacağız.”

“YOKSULLARI BİÇARE BIRAKANLAR…”
Staj mağdurlarını da hatırlatarak sözlerine devam eden Özel, şunları söyledi:
* “31 Mart seçimleri elbette birer yerel seçimdir. Ama gücü elinde tutan, kimseye acımayan, kendinden başka kimseyi görmeyen, zengini kayıran, emekliyi unutan, yandaşı kayıran esnafı, memuru ezdiren, kendi yakınlarına imkânlar yaratıp yoksulları bir çare bırakanlara karşı genel iktidarın, yerelden dengeleneceği seçimlerdir. Bunun için 31 Mart günü canı yanan herkesi, mağdur olan herkesi, yoksullaşan herkesi sandıklarda buluşmaya, bu iktidara bir sarı kart göstermeye davet ediyoruz. Staj mağdurları var, çıraklık mağdurları var. Çocuk yaşta çıraklık yapmış, staj yapmış. Sigortası çocuk yaşta başlamış. Belli bir prim ödenmiş. Daha sonra yıllarca çalışmış, EYT çıkmış. Başvurusunu yapmış, olmaz. Neden, işe başlangıç tarihin staj tarihi olamaz. O tarihi saymadıkları için staj ve çıraklık mağdurlarının ciddi mağduriyetleri var.
* Ayrıca kanun çıkmış, 9 Eylül 1999’da 15 gün sonra sigortalı olmuş, 18 yıl daha çalışacaksın. 10 gün sonra sigortalı olmuş, 16 yıl daha çalışacaksın. Böyle adaletsiz bir emekliliğe karşı kademe bekleyenler var. Ayrıca Bağ-Kurlular 9 bin günde, SSK’lılar 5 bin ila 7 bin 200 günde. Bunu kaldıracağız dediler, bu sözlerini de tutmadılar. Ayrıca yine mülakattan gençleri, çocukları eliyorlar. Mülakat demek kul hakkı yemek. İnsan ayırmak, partizanlık yapmak demek. Söz verdiler mülakatı kaldıracağız diye, kaldırmıyorlar. Öğretmenler, 1 milyon öğretmen. 80 bin mülakatsız atama bekliyor, söz verdiler yapmıyorlar. Öğretmenin de staj mağdurunun da kademeli emeklilik bekleyenlerin de bütün derdi, tasası Bağ-Kurlu olanların da bütün mağdurların da sonuna kadar arkasındayım. Haklarını alana kadar iki elim Tayyip Bey’in yakasındadır. Söz veriyoruz.”
“DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKARSANIZ, HEP BİRLİKTE KAZANACAĞIZ”
31 Mart yerel seçimleri için gençlere sandık çağrısında bulunan Özel, şöyle konuştu:
* “31 Mart seçim, meydanda bulunan herkes bizim canımız ciğerimiz. Ama hepimizin gözbebeği gençlerimiz. Bu gençler her şeyin en güzelini hak ediyorlar. Ama 14-28 Mayıs’ta üzüldüler, kırıldılar. Gençlerin gelecek umutlarını kırıyor bu iktidar. Festivalleri, konserleri yasaklıyor. İş imkânlarını kısıtlıyor, mülakatla insan ayırıyor. Okul bitiyor, atamalarını yapmıyor. Gençler umutlarını kaybediyorlar. Buradan bütün gençlere sesleniyorum. Umudunuzu kaybetmeyin. Şüphesiz hepiniz bizler kadar çok Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü seviyorsunuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’i kurup da CHP’nin genel başkanlarına, milletvekillerine, belediye başkanlarına emanet etmedi. Askerdi ve askere bile güvenmedi. Genelkurmay başkanlarına da emanet etmedi.
* Gazi Mustafa Kemal Atatürk dedi ki ‘Cumhuriyet’i biz kurduk, onu yüceltecek ve yükseltecek, sizlersiniz, emanetim sizedir’ dedi gençler. Emaneti sizedir. O’nun emanetine hep birlikte sahip çıkacağız. Partimizde bütün kademelerin yarısını kadınlarla, yarısını gençlerle ve çok güçlü ekiplerle yeniliyoruz. Ailelerinizin umudu sizsiniz. Bu ülkenin umudu sizsiniz. Siz yılarsanız, pes ederseniz, vazgeçerseniz, o zaman onlar kazanacak. Ama siz ayakta kalırsanız, siz emanete sahip çıkarsanız, siz demokrasiye sahip çıkarsanız, hep birlikte kazanacağız. En sonunda siz kazanacaksınız. Onun için bütün gençleri 31 Mart Pazar günü sandık başına gitmeye, Cumhuriyetçi, Atatürkçü, ülkesini, vatanını, milletini seven belediye başkanlarına oy vermeye, geleceğimize sahip çıkmaya davet ediyorum. Buradan ta gözün gördüğü, göremediği en arkalara kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün gençlerine bir moral alkışı duyayım, en kuvvetli alkış. Gençleri alkışlıyoruz. Sandıklara gelecek, memlekete sahip çıkacak gençleri alkışlıyoruz. Atatürk gençliğini alkışlıyoruz.”

“KASABA’DA DOĞANA DA DOYANA DA SAHİP ÇIKACAK”
Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ferdi Zeyrek ve Turgutlu Belediye Başkan Adayı Çetin Akın için yerel seçimlerde destek isteyen Özel, şu ifaderi kullandı:
* “Şimdi tabi Turgutlu’dayız, Kasaba’dayız. Gençler deyince hem Turgutlulu gençlerin çok sevdiği, hem kendisi de genç olan, ömrü boyunca Turgutlu ve CHP’ye hizmet eden biri var. 56 yaşında ama ben 15 yıl önce ilk belediye başkan adayı olduğumda buradaydı. 20-25 yıl önce yine buradaydı. Bu partinin evladıydı. Turgutlu Belediyesi’ne önce zabıta memuru olarak girdi, sonra zabıta komiseri oldu, çalıştı insan kaynakları memuru oldu, insan kaynakları müdürü oldu, belediye başkan yardımcısı oldu ve tarih yazdı. 1989’dan sonra bu belediyeyi ilk kez alırken umudumuz ve başkanımız oldu. Çetin Akın. Kasaba’nın evladı.
* Geçen sefer ona oy isterken diyorduk ki partisi CHP ama bütün partililerin adayı, bütün Kasaba’nın adayı. Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkes’i, göçmeniyle, Kasaba’da doğana da doyana da sahip çıkacak, Turgutlu gibi Kasaba gibi yiğit bir başkan diyorduk. Turgutlulular onu seçti, o Turgutlu, Kasabayı hiç pişman etmedi. Ben bu seçimlerde Turgutlu ittifakının, kasaba ittifakının, parti ayırmadan ona sahip çıkacağına, yine bu şehre hizmet etmesine olanak sağlayacağına, inanıyorum. Muhteşem işler yapacak. Çetin Akın’ın Turgutlu’da yaptığını bir de büyükşehirde yapacak biri lazım. Genç, çalışkan biri lazım. Manisa’nın bir evladı, genç bir mimar. Manisa’da yaşanan bütün kent suçlarına, evlendiğimiz evlenme dairesini TÜGVA’ya verdiler.
* Ulu Parkımızda 100 yıllık ağaçları kesmeye kalktılar, Beyaz Fil’imizi yıkıp AVM yapmaya kalktılar. En ağaçlı tepeleri belediye başkanını kızına villa yapmaya kalktılar. Yoldaki 5 katı 15’e çıkarıp Cengiz Ergün’ün içerideki arsalarına, park üstünden bağlantı kurup 300 daire fazladan vermeye kalktılar, Cengiz Ergün Ulu Park’a baktı, evlendirme dairesine baktı, köy yollarına baktı, Beyaz Fil’e baktı ve hepsini ya ailesine ya yandaşlara verdi. Ama bir duvara tosladı ve bir baktı karşısında bizim Ferdi. Sütte leke var, Ferdi’de leke yok. Çalışkan, azimli, gayretli, hepimizin sevgilisi, Manisa’nın sevgilisi. Bu memlekete gerek artık bir Ferdi Zeyrek. Hem büyükşehirde, hem ilçelerde adaylarımıza elbette sosyal demokratlardan oy istiyoruz, aslan sosyal demokratlardan oy istiyoruz. Ama gönlünde, gözünde güneş olan iyi insanlardan, eski ittifak ortaklarımızdan istiyoruz.”

“ATATÜRKÇÜ, CUMHURİYETÇİ, VATANSEVER İNSANLAR BİRBİRİ İLE KAVGA ETMEZ”
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in dün yaptığı açıklamada, Özel’e seslenerek “Bu arkadaş seçimlere kadar bizi terörist çapulcu ve marjinal de ilan ederse şaşırmayın sonra ruh ikizi deyince kızıyorlar. Bana abla mabla demeyin istemiyorum. Sizin bana vıcık vıcık riyakarlıkla abla demenizi istemiyorum” demesi üzerine CHP lideri Özel, şunları söyledi.
* “Geçtiğimiz günlerde yine bunu söyledik. Bandırma’da bir mitinge gittim. Mitingde biliyorsunuz, Manisa ve bütün Türkiye’de de bir centilmenlik var. Miting yapıyorsak örneğin buraya bunları astık, 2 saat sonra AKP gelse, biz bunları toplarız. Rahatsız etmez kimse kimseyi. Miting meydanına gittik, Bandırma’da Balıkesir’in adayı annesinin balkonuna bizlere hakaret eden, saray ağzıyla laf söyleyen, yok dem mem diye bir şey asmış. Dedik ki bu yakışık almamış, doğru değil dedik. Kimseye kötü söz söylemedik. Sonra Meral Hanım çıktı, diyor ki efendim birçok şey söyledi. Bütün gazeteciler bugün peşimde. Meral Hanım şöyle dedi, böyle dedi. Ne cevap vereceksiniz? Ben tek itirazım biz miting yaparken Atatürk’ün partisine hakaret eden o afişeydi. Yoksa ben kampanya boyunca asla muhalefete muhalefet etmedim.
* Muhalefet liderlerine, adaylarına tek kelime söylemedim. Abla diyeceğim, demeyince, abla de diyordu ama dün kızmış bana abla mabla demeyin demiş. Sayın Genel Başkanıma söyleyeceğim şudur. İstedikleri kadar gersinler, istedikleri kadar sizi bile yanıltsınlar, bize saldırsınlar, bende kural şu, eski dosttan düşman olmaz. Atatürkçü, Cumhuriyetçi, vatansever insanlar birbiri ile kavga etmez, birbirine çelme çakmaz, birbirine kötülük yapmaz. Ben Manisa, Turgutlu, bütün ilçelerdeki, Şehzadeler, Yunusemre, Türkiye’nin her yerindeki gözünde ve gönlünde güneş olan bütün iyi insanları çok seviyorum. Biz biriz, beraberiz. Ne diyor gençler, birleşe birleşe kazanacağız. İyi insanlar, sosyal demokratlar, milliyetçi demokratlar, yalan ve dolandan bıkmış muhafazakar demokratlar birleşirse hep birlikte kazanacağız.
* Biz birleşmezsek dönecek başkaları kazanacak, hepimizin canını okuyacak. O yüzden bu iki genç arkadaşımın sloganını bütün Türkiye’ye emanet ediyorum. Birleşe birleşe kazanacağız. Muhalefeti birbirine düşürmeye çalışanlara, sarayın hesaplarına, muhalefet kapışırsa aradan biz çıkarız diyenlere kötü bir haberimiz var. Birleşe birleşe kazanacağız. Bana olan sözünüz Çetin Akın’a rekor kırdırmak olsun, Ferdi Zeyrek’i büyükşehir belediye başkanı yapmak olsun.”
“DÜN METHETTİĞİNE, BUGÜN KÜFRETMEK BU TOPRAKLARA YAKIŞMAZ”
Özel, konuşmasında şunları aktardı:
* “Karşıda korku ittifakı var. Onlarla bir olursan çok iyi. Baş tacısın. Olmazsan hainsin. Bakın bizim de ittifak ortaklarımız ayrıldı. Bugün bütün televizyonlar peşimde. Meral Hanım’a bir cevap ver diye, cevabım iki kelime. Canı sağ olsun. Ablam benim. Sayın Genel Başkanım de diyor, diyelim ama ablamın da canı sağ olsun. Ne diyelim, eski dosttan düşman olur mu? Ama bir de Tayyip Bey’e bakalım. Necmettin Erbakan Hoca’nın, biyolojik oğlu Fatih Erbakan. Siyasi oğlu da sendin uzun zaman. Sonra seni reddetti. ‘Seni gidi Siyonist seni’ dedi sana. ‘Seni gidi faizci seni’ dedi. Sonra geçen seçimlerde çağırdın, Fatih Bey ile ittifak yaptın. Fatih Bey bu seçim ayrı gireceğim dedi, biz ayrı gireceğim diyenlere canın sağ olsun dedik Tayyip Erdoğan ne diyor? Yeniden Refah’a ip cambazı, zübük, şantajcı, pazarlıkçı diyor. Biz Yeniden Refah ile çok ayrı yerlerdeyiz ama dün öptüğün yüze, bugün tükürmek, dün dost dediğine bugün hain demek, dün methettiğine, bugün küfretmek bu topraklara yakışmaz. Bize yakışmaz. Kimseye yakışmaz.”
“ÖNÜMÜZDEKİ BAYRAMDA İKİ BAYRAMI BİRLİKTE YAPMAYI ÜMİT EDİYORUM”
Özel, sözlerini şöyle noktaladı:
* “Onun için karşımızdaki iktidar korku ittifakıdır, tehdit ittifakıdır. Depremzedelere bile şantaj yapan bir kötücül akıl vardır orada. Oysa bizim ittifakımız adı üstünde Türkiye İttifakı’dır. Bizim ittifakımız, gücünü milletimizden, renklerini bayrağımızdan alır. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Hepinizi seviyoruz, Kasaba’yı çok seviyoruz. Son mitingdir. Seçim boyunca, istemeden üzdüğümüz, kızdığımız, kırdığımız kimse varsa hakkını helal etsin. Gönlünden adaylık geçen olur, olmamıştır. Partisine sahip çıksın. İnancını korusun. Bundan sonra bugüne kadar başta Turgutlumuz’da, partimize ve tüm partilerde hizmet etmiş bütün büyüklerimize, geçmiş dönem milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, ilçe başkanlarımıza sevgiler, saygılar, minnetler sunuyorum. Hayatta olmayanlar Allah’tan rahmet diliyorum. Nice seçimlere hep beraber kavuşmayı, önümüzdeki bayramda iki bayramı birlikte yapmayı ümit ediyorum. Çetin Akın ile birlikte Turgutluspor’u nice başarılara taşıyacağınıza inanıyorum. Yaşasın Kasaba, Turgutlu, Manisa. Yolun açık olsun Çetin Başkan, yolun açık olsun Ferdi Başkan.”
]]>“TÜRKİYE GÜLECEK”
“31 Mart’ta Cumhur İttifakı’nın koyu gri rengi Türkiye’nin üstünden kalkacak Türkiye gülecek” diyerek sözlerine başlayan CHP lideri Özgür Özel, şöyle konuştu:
*Bugün İzmir’deyiz maalesef hepimiz hayatına en şiddetli sıkıntıyı sokan şey enflasyon ve hayat pahalılığı. Türkiye’de hiç kimseyi dinlemeyen, her şeyin en iyisini ben bilirim diyen, ekonomiyi de en iyi ben bilirim diyen birisi faiz sebeptir enflasyon sonuçtur dedi.
*Bir baktık bizim ki inadına faizleri indirdi. Faizleri indirdikçe fiyatlar fırladı. Ve seçime kadar yapılan o işlerin bedelini en çok yoksullar, emekliler, çiftçiler ödedi halen daha ödemeye devam ediyoruz. Emeklerimiz çok ciddi sıkıntıdalar, Recep tayip Erdoğan iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti yani Erdoğan hiç bu düzeni bozmasa bugün 26 bin lira olacaktı emekli maaşı ama şu an 10 bin lira.
*Erdoğan geldiğinde en düşük emekli maaşıyla şuradaki kuyumcuya gitseniz 2002’de 8 tane çeyrek altın alabiliyordunuz. Şimdi sadece 2,5 tane alabilirsin. Bir emekli değil bütün emekliler bir altın değil 5,5 altın bir ay değil her ay cebinden kaybediyorlar kimin yüzünden Recep Tayyip Erdoğan yüzünden.
“BÖYLE DÜZENE YAZIKLAR OLSUN”
Emeklilerin bayram ikramiyesini CHP Eski Genel Başkanı Kemal Kılçdaroğlu sayesinde aldıklarını hatırlatan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü;
*2018’de bin lira verdiler 3 yıl gecikmeli seçime bir kala verdiler biz beğenmedik en az asgari ücret vermek lazım dedik. Bugün bizim beğenmediğimiz 0 bin lira 24 kilo dana kıyma alıyordu. Bugün 3 bin lira veriyor onunla şimdi kasaba gidelim 6 kilo kıyma alabilirsiniz.
*Sadece bayram ikramiyesiyle ramazanda, sahurda, iftarda, mutfağınızdan, sofranızdan, evladınızın torunlarının kursağından geçecek 18 kilo kıymayı eksiltileler. Eksilten de Recep Tayyip Erdoğan’dan başkası değil.
*Kodamanlara para var emeklilere, çalışanlara, garibanlara gelince para yok. Böyle düzene yazıklar olsun. Köylünün, çiftçinin derdi bitmez. Neden bitmez? Oyu verin bana fiyatları düşüreceğim dedi. 19 lira olan mazot 42 lira oldu. Mazota zam gelince iğneden ipliğe her şey zam geldi.
*Çiftçinin de emeklinin de çalışanın da esnafın da bu şartlar altında yaşamını sürdürmesi mümkün değil 3 milyar hektar tam Belçika kadar artık ekilmiyor, dikilmiyor. Çiftçilerin bankalara olan borçları bir sene içeresinde yüzde 445 artı. Artık bıçak kemikte. 31 Mayıs’ta yapılacak tek bir şey var bu milletin efendisini bu hükümete hep beraber göstereceğiz.
PROJELERİ ANLATTI
CHP Menderes Belediye Başkan Adayı İlkay Çiçek’in 38 yaşında olduğunu ve İzmir’deki CHP’nin adayları arasında 40 yaş altı, 12 adaydan biri olduğunu aktaran Özel, İlkay Çiçek’in belediye başkanı olması halinde hayata geçireceği projelerini söyle anlattı:
“1 Nisan’dan itibaren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay ve Menderes Belediye Başkanımız İlkay Çiçek, el ele verecekler omuz omuza verecekler size hizmet edecekler. Şimdi hem İlkay Çiçek hem cemil başkan kimini tek başına İlkay yapacak kimini berber yapacaklar. Çiftçiye destek projeleriyle ilgili merkez yapacaklar. Soysal yardımları arttırmak için projeler yapılacak.Ankara’yı İstanbul’u CHP’ye vermeyin yardımlar kesilir diyorlardı. Ne oldu? Yardımlar 5 katına çıktı. Sosyal yardımlar arttırılacak. Altıntepe’de çiçek mezatı yapacaklar hep beraber açacağız. Açılışına da ben geleceğim.”
TORBALI’DA HALKA SESLENDİ
Özel, İzmir’in Torbalı ilçesinde bulunan Seçim Koordinasyon Merkezi önünde halk buluşması düzenledi. CHP Lideri Özel, burada yaptığı konuşmada, “Torbalıya her geldiğimde büyük bir coşkuyla karşılanıyorum Torbalı’dan büyük bir umutla heyecanla ayrılıyorum. Bugün bu güzel meydanı hınca hınç dolduran sizlere sevgilerimi saygılarımı sunuyorum. Torbalının sadece miting alanı değil arkası sağı solu değil sadece gelirken Torbalı’nın balkonları esnafı sokaktaki çocuklarına kadar herkeste bir seçim heyecanı gördüm ve bu senenin en coşkulu karşılamasını yapan Torbalı Gençlik Kolları’na İzmir Gençlik Kolları’na yürekten teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.
“ATATÜRK’ÜN PARTİSİ İÇİN ÇALIŞIYOR”
Torbalı Belediye eski Başkanı merhum İsmail Uygur’u da anarak sözlerine devam eden CHP Lideri Özel, şu ifadeleri kullandı;
*Öncelikle İsmail Uygur başkanımızı hatırlamak onu rahmetle anmak isterim. Geçen sefer Torbalı İsmail başkanı seçti o da sağlık sorunları yaşadı hastalandı talihsiz bir kaza geçirdi ve aramızdan ayrıldı bir kez daha ailesinin acısını Cumhuriyet Halk Partisi ailesi olarak paylaşıyoruz Allah gani gani rahmet eylesin İsmail başkanımıza ve İsmail başkanımızdan sonra bayrağı Mithat başka devralıp Cumhuriyet Halk Partisi’nin baba ocağının bayrağını yere düşürmedi hepimizi memnun eden bir ağabeylikle belediyemize sahip çıktı.
*Şimdi de başkanımız bizimle birlikte kampanyaya destek veriyor çünkü çıkar için değil koltuk için değil Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi için çalışıyor.
“İZMİR ŞÜPHESİZ DEĞİŞİMİN BAŞKENTİ”
*Hepimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin yurttaşlarıyız. Gerektiğinde ordusunun askerleriyiz, devriminin neferleri yolunun takipçisi emanetinin bekçileriyiz. İzmir şüphesiz değişimin başkenti, İzmir’de otuz belediye başkan adayımız ve bir büyükşehir belediye başkan adayımız var.
*Bir değişim Cumhuriyete yakışır, çağdaş Türkiye’ye yakışır, bir değişim olacaksa İzmir’den başlayacaktır. 30 adayımızın yaş ortalaması 46. İzmir Torbalı’da da Koç Üniversitesi Elektrik Elektronik eğitiminden sonra Harvard Üniversitesi’nde Liderlik eğitimi alan partimizin gençlik kollarında yetişmiş İzmir’de çok genç 40 yaşında bir evladımız Övünç Demir, yeni belediye başkan adayımız.
*Ona güveniyoruz. Ona inanıyoruz Torbalı’ya hizmet edecek İzmir’e hizmet edecek, partimize hizmet edecek, önünde çok uzun bir yol var. Çalışkan, dürüst, titiz, sabırlı ama kararlı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay. Ben ikisine de çok inanıyorum ve güveniyorum.
ERDOĞAN’A BAHÇELİ’NİN SÖZLERİNİ HATIRLATTI
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mardin’deki mitinginde “Kent uzlaşısı diye bir şey uydurdular. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Biri ‘DEM varsa olmaz’ diğeri ‘DEM’siz olmaz’ diyor” sözlerine tepki gösteren CHP Lideri Özgür Özel, şunları söyledi:
*Bugün AKP Genel Başkanı nihayet sahaya çıktı Mardin’e Şırnak’a gitti. Çıktı sahadan bizimle kavga etmek istedi. Tutturmuş DEM diye. Ben diyorum ki vatandaşın derdi DEM değil zam zam zam.
*Ben onunla kavga edeceğim ama onun istediği alanda etmeyeceğim, kimlik mezhep siyasetinde etmeyeceğim gençler için Türkiye için edeceğim. Mardin’de demiş ki 27 yıldır demokratikleşme adımlarına karşı çıkan kimdi?
*Güya CHP’yi Mardin’deki vatandaşlara şikayet ediyor. Kardeşim biz hiç karşı çıkardık aksine destek verdik. Sen ak desen kara diyen, miting meydanında sana idam ipi atan herkesten olan senden olmaz diyen Devlet Bahçeli’ydi ne çabuk unuttun. Bunlar dün öptükleri surata bugün tükürenler, dün küfrettiklerine bugün methiye düzenlerdir. Bu riyakarlara inat Cumhuriyet Halk Partisi durduğu yerdedir.
*Durduğu yer Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeler, Türkiye’nin birliği bütünlüğü, yüreğinde vatan millet bayrak Atatürk sevgisi olan herkes bizimle beraberdir biz de onlarla beraberiz. Madem kavga etmek istiyorsun gel emeklinin hakkı için kavga edelim.”
“HAKKINI ARAYACAĞIZ”
31 Mart yerel seçimlerinde Türkiye İttifakı’nın kazanacağına vurgu yapan Özel, “31 Mart’ta bu Cumhur İttifakı’nın gücünü yerelden dengeleyin. Belediyeleri Cumhuriyet Halk Partisi’ne Türkiye İttifakı’na verin. Emeklinin de çiftçinin de yoksulun da umutsuz gençlerin de hakkını arayacağız ve söke söke söke alacağız. Söz veriyoruz. Onlar korkunun ittifakıdır. Onlar hakaret eden kötü söz söyleyen, korkutan bir ittifaktır. Karşısında biz umudun ittifakıyız. Karşında Türkiye Cumhuriyeti’nin yarınlarını Kürt’üyle, Türk’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle doğulusuyla batılısıyla Alevi’siyle, Sünni’siyle, milliyetçi demokratıyla, muhafazakar demokratıyla, aslan sosyal demokratlarla birlikte olan ittifak bizim ittifakımızdır. Karşımızda korkunun ittifakı, Cumhur İttifakı ama burada Türkiye’nin İttifakı, Türkiye İttifakı var. Türkiye İttifakı 31 Mart’ta kazanacak. Övünç Demir kazanacak. Kazanacak. Cemil Tugay kazanacak. İzmir kazanacak. Türkiye ittifak Kazanacak. Türkiye kazanacak. Siz kazanacaksınız. Ben size inanıyorum. Ben size güveniyorum” diye konuştu.
]]>Ankara Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin tamamlanmış gözüktüğünü dile getiren Özel, “Her ölçüm daha yukarı gidiyor. Anket firmasının yetkilisi, sunumunda ‘Ankara’da, Büyükşehir’de yarış bitti.’ dedi. İstanbul’da her ölçümde Ekrem İmamoğlu 1,5-2 puan farkını açıyor.” diye konuştu.
Özel, CHP’nin seçimlere herhangi bir ittifak yapmadan tek başına girdiğini ifade etti.
“İTTİFAKLAR YAPABİLSEYDİK BAMBAŞKA ŞEYLER OLABİLİRDİ”
Geçen seçimlerde ittifak yaptıkları İYİ Partinin ve birçok yerde aday çıkarmayan HDP’nin yüzde 20’lik bir oya sahip olduğunu söyleyen Özel, şöyle devam etti:
*Bugünkü anketlerin üzerine yüzde 20 koysanız Anadolu coğrafyasını komple kendi rengimize boyamış oluruz. Millet İttifakı’nı kurduğumuz partilerle birlikte değiliz.
*Geçen seçimlerde kayıtsız, şartsız muhalefete destek veren bir parti de ortada yok ama Millet İttifakı’nı oluşturan seçmen bir yere gitmedi. Türkiye genelinde yüzde 30’u aşmayı önemli görüyorum. Yüzde 25’lik bir cam tavan var, bizim üstümüzde diye hep söyledim.
*Bu yüzde 25’lik görünmez cam tavanı tuzla buz etme niyetindeyiz. İttifaklar yapabilseydik bambaşka şeyler olabilirdi. Yüzde 35’leri zorlardık, 40’a yaklaşırdık ama Cumhuriyet Halk Partisinin, bu adaylarla benim gördüğüm, geçmem gerekir ve iyi olur dediğim rakam, yüzde 30’luk psikolojik sınırı aşmak. 20’li rakamlardan şu partiyi bir kurtarmak.
“BELEDİYE KAYBETMEK İSTEMİYORUM”
Şehirler bazında hedeflerini dile getiren Özel, genel başkan olarak girdiği ilk seçimlerde belediye kaybetmek istemediğini söyledi.
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in başında olduğu üst koordinasyon ekibinin 1 Nisan’dan sonra çalışacağını belirten Özel, “Bir yerde iyi bir iş yapılıyorsa onu herkes yapacak, tek tipleştireceğiz. İyide ortaklaşma, benzerleri birleştirme, tek tipleştirme ve bunların toplu halde anlatımı, tanıtımı. Ayrıca bu yapı, yeni belediye başkanlarımıza eldeki iyi projeleri hazır olarak verecek. Bu yapı, tek tip ölçme değerlendirmeyle 3 ayda bir belediye başkanlarımıza karne verecek. Herkes durumunu görecek. Yine bu yapı, belediyelerimizi planlı ve haberli, habersiz iç denetime tabi tutacak. Başında Yılmaz Büyükerşen ve önceki belediye başkanlarımızın olduğu, yerel yönetimler çalışan akademisyenlerin, eski Sayıştaycıların, Danıştay’da tetkik hakimlerinin olduğu bir yapı kuruyoruz.” dedi.
DEM PARTİ İLE İTTİFAK İDDİASI
Özel, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ile aralarında bir protokol veya ittifak olup olmadığı sorusuna karşılık, önceliklerinin enflasyon, ekonomi, hukuk ve işsizlik olduğunu söyledi.
DEM Parti’nin “Bizim hiçbir partiyle ittifak yapma niyetimiz yok, kimseyle anlaşmayacağız. Kendi adaylarımızla çıkacağız ancak bazı yerlerde ‘kent uzlaşısı’ sağlayabiliriz.” dediğini aktaran Özel, şunları ifade etti:
“Orada yaptıkları tanım şu; ‘Eğer aday bizim de oy verebileceğimiz bir adaysa o adaya ‘kent uzlaşısı’ adayı olarak bakabiliriz. Bu adaylarınızı belirlerken buna, buna uygunsa biz bu adaylarda birleşiriz.’ diyorlar. Mesela Mersin Belediye Başkanı’mızın, yoğun Kürt nüfusunun, Kürtlerin güçlü olduğu bir yerde yapmış olduğu başkanlığa rıza gösterdiklerini bize çok öncelerden de söylediler. Vahap (Seçer) Başkan Mersin’i adilane yönetiyor. Şimdi Kürtler çok yoksulu olan insanlar. Sosyal yardımı önceleyen sosyal demokrat belediye başkanları, Kürtlerin ve Kürt seçmenin gönlünde kolay yer ediyorlar.”
Özel, son seçimde HDP’nin AK Parti’ye kaybettirme motivasyonuna sahip olduğunu, bu seçimlerde ise çıkardıkları adaylarla böyle bir motivasyonlarının olmadığını ortaya koyduklarını savundu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti ile ilişkileri konusunda şöyle dedi:
“Bu seçimde bizim DEM ile olan ilişkimizde ne onların kayıtsız, şartsız bize desteği söz konusu ne de bizim DEM ile kazanmaya yönelik bir işbirliğimiz söz konusu. Belli yerlerde ‘kent uzlaşısı’ olarak adlandırılan uzlaşı sağlanmış durumda ama DEM’in adayları var. Bize de kaybettirecekleri birçok yer olabilir. Ortada imza, sözleşme, protokol yok. Şunu da rahatlıkla anlamak lazım. Yüzde 10-15 DEM seçmeninin ya da Kürtlerin oy kullanacağı bir seçime gidiyoruz. Bir belediye başkan adayımız var ve belediye meclis listesi yapıyor. Şimdi bu seçmeni göz ardı ederek belediye meclis listesi falan oluşturamazsınız. ”
CHP’den belediye başkan adayı olarak gösterilmeyenlerin verdiği tepkileri de değerlendiren Özel, “Aday olmadığını öğreniyor, ertesi sabah bombalamaya başlıyor, istifa ediyor, başka partiye gidiyor. Böyle de bir şey yok. Sen bu partide bir sürü görev yapacaksın, bu partinin yaptığı milletvekilliğinden emekli olacaksın, gittiğin her yerde saygı göreceksin, maaş alacaksın. Bir gece önce adaysın, ertesi sabah isyandasın. Böyle bir şey yok. Bir sürü örnek var. 30 tane aday adayı var, biri seçiliyor, 29’u isyan ederse bu partiyi nasıl yöneteceğiz biz? Kim yönetecek yani?” diye sordu.
HALUK LEVENT AÇIKLAMASI
Özel, şarkıcı Haluk Levent’e CHP’nin Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için teklif götürüldüğü iddiasına ilişkin soruya şöyle yanıt verdi:
*Haluk Levent ‘evet’ deseydi ankete konulurdu. Haluk Levent meselesini şöyle anlatayım; 60 parti meclis üyemize dedik ki ‘Hatay kritik, kafa kafayayız, aday değiştiği takdirde birtakım destekler almamız söz konusu ama ankete koymadan kimseyi atamam, temas ettiğiniz, aklınıza yatan kişilerle görüşün. Onay veren olursa bana bildirin, WhatsApp’tan bana yazın.’ dedim, ‘Ben ankete koyacağım onları, 1 haftanız kaldı’ dedim.
*İki ayda bir yapılıyor ya parti meclisi, biz şu ana kadar 3 ayda 13 parti meclisi yaptık. O kadar demokratik bir kanalı işletmeye çalışıyorum. Bu arkadaşlardan kimi çok farklı isimler, mesela Mert Fırat dediler. Mert Fırat ile de konuştuk, ‘Seni ankete koyalım mı?’ diye sorduk. Çok tatlıdır Mert, Hataylı. Mert dedi ki ‘Abi 30 günde 28 gün turnem var, ne anketi?’ Haluk Bey de değerlendirmiş, ‘Olmaz’ demiş.
*Resmi bir teklif götürmedik ama parti meclis üyemiz veya MYK olur alıp da bize söyleseydi ankete koyacaktık.
İMAMOĞLU SORUSUNU YALANLADI
Özgür Özel, “Ekrem İmamoğlu’nun sizinle resimlerini istemediği, ajanslardaki rezervasyonları da iptal ettiği konuşuluyor. Böyle bir şey söz konusu olabilir mi?” sorusuna, öyle bir şeyin olmadığı cevabını verdi.
“BİR GÜN ADAYLIĞINI AÇIKLAYACAKTI, BİR GÜN ERTELEDİK”
Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in yeniden aday gösterilmemesi üzerine bağımsız aday olarak seçimlere girme kararı almasını değerlendiren Özel, şunları kaydetti:
“Bir gün adaylığını açıklayacaktı, bir gün erteledik. Dedim ki ‘Başkanım, bana biraz zaman verir misin? Bir çare arayalım.’ Bir gün 14.00’te açıklıyordu, öbür gün 12.00’ye erteledi. Ben grup toplantısına gitmeden bir daha aradım. Dedim ki ‘Başkanım bir daha düşün, yapma şunu’. ‘Yok’ dedi, kendi argümanlarını söyledi. Ben de ‘Başkanım ben sana abi diye hitap ediyorum. Yapmasan ben bunu kardeşin olarak isterim ama yapıyorsan da hayırlısı olsun. Sonuçta birbirimizin yüzüne bakacağız.’ dedim. Sarıyer, bu tansiyonu yönetemediğimiz, yönetmek isteyip de yönetemediğimiz, bu tansiyonun bizim açımızdan elverişli bir sonuç doğurmadığı bir yer oldu.”
]]>“Her yerde aday gösteriyoruz. Geçen seçimlerde 765 olan sayımız 1081’e çıktı. 30 yaş altı 20 adayımız var. 182 aday 40 yaş altında. Deniz Baykal, 35 yaşında milletvekili 36 yaşında bakan oldu. Kadrolarda yenilik isteyenler Çankaya adayı Can Güner’i (31), genç buluyor. Üç yaşında babasız kalmış, annesi infaz koruma memuru Perihan Abla… Üniversite birincisi, hakimlik sınavında 20 bin kişiden 97’inci. Güner, bütün mülakat mağdurları adına da adayımız. İzmir’e 46 milletvekili gitti, birebir mülakat yaptı. Büyük bir değişim oldu, tartışma doğal. Liyakate, eğitime, yabancı dile ve vizyona önem verdik. İzmir’in listeleri kıpır kıpır.”
EN BÜYÜK YALAN TASFİYE
“Kılıçdaroğlu’nu destekleyenlerin tasfiye edildiği hayatımda duyduğum en büyük yalan. Ahmet Akın, bir numaralı kurmayıydı. Bursa adayımız da öyle, bana karşı çok sertti. İlk onları açıkladık. Zeydan Karalar ve Vahap Seçer, bir oy alamadık. Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu kadar Kemal Bey’i gönülden destekleyen yoktu. 249 başkanımızdan 220’si aday oldu. Yüzde 56 oranında tekrar aday gösterildiler. Ağırlıklı olarak da Kemal Bey döneminde seçilen kişiler yeniden aday gösterildi.”
Tekin benim ağabeyim
Özel, Gürsel Tekin’in istifasına çok üzüldüğünü belirterek, “Çok sevdiğim değerli bir isim, kendisini arayacağım. Kadıköy’de iki aday arasında kaldık. Yüzde 51’e 49 karar verdik. Bir gece önce Gürsel abinin adı geçiyordu, ertesi sabah olmadı ve istifa geldi. Kadıköy adayımız pırıl pırıl. İlk kızgınlık geçtikten sonra Gürsel Abi’nin yeniden baba ocağına döneceğine inanıyorum. Herkes yapar da Tekin’in bunu yapmaması gerekir. Seçmen de doğru bulmuyor” diye konuştu.
SÜRPRİZ OLABİLİR
31 Mart’ta kıyı şeridinden bir kat daha içeriye gireceklerini kaydeden Özel, “Kırıkkale çok iyi gidiyor. Kastamonu olabilir. 100 yılın sürprizini Malatya’da yapacağız. Parti son seçimden yüzde 21 oy almışken, Ağbaba rakibinin dört puan önünde çıktı” dedi.
Hatay için doğruyu bulma arayışı sürüyor
Hatay’de en doğruyu yapma gayretinde olduğunu söyleyen Özel, şöyle devam etti: “Birçok ankette Lütfü Savaş çıktı. Orada Gökhan Zan, büyük bir grubu organize ederek tepki gösterdi. Zan bizden Arsuz Belediyesi için talepte bulundu. ‘Savaş ile uyumlu çalışırım’ dedi. Sonra TİP’e gitti. Savaş’a alternatifi anketlerde görürsem adayı değiştiririm. Ama daha iyi bir alternatif üretemeden bir şey söylemek zor. Bir ölçüm daha yapılacak. 60 PM üyemiz Hatay için nabız yoklamak ile görevli. Doğru bulma arayışımızın bir sonucu bu.”
İTTİFAK KURULUYOR
Özel, Haluk Levent ve Aylin Kotil’e teklif konusunda işe şunları söyledi: “Bazen yöneticiler arka kapı diplomasisi yürütür. Haluk Bey ‘evet’ dese anket de yapardık. Aylin Hanım’ın İstanbul’da talebi vardı. Resmi bir teklif olarak görmemek lazım.” DEM Parti görüşmelerine dair de “Bölgede DEM seçmeni yoğunluğu varsa, onların da oy vereceği aday belirlenebilir dedik. Görüştüğümüzü söylüyoruz. Asıl bunu gizleyenler, kapalı kapılar ardında yasak ilişki muamelesi yapanlar seçmene saygısız… Bizim yaptığımız mı onların yaptığı mı DEM’lenmek… Bizim ki cesaret ister onların ki korkakça… DEM, başka bir partinin adayını uygun görüp aday çıkarmazsa kent uzlaşısı olmuş demektir. Türkiye ittifakının tam zamanı, ittifak kuruluyor. Siyasi partilerle değil seçmenle sahada kurulan bir ittifak. Parti yönetimlerinin fikri değişti ama seçmen değişti mi göreceğiz. Seçmen İstanbul’un üzerinde helikopterle arsa beğenilsin mi beğenmesin mi kararı verecek.”
]]>KİMDİR ORTA SINIF?
Peki, gelelim diğer soruya… Kimdir bu orta sınıf? Şu örneklerle anlatabiliriz. Çocuğunun iyi bir eğitim almasını isteyen ana, babadır. Bu ülkede mesleğini özgürce icra etmek isteyen doktorlardır, öğretmenlerdir, avukatlardır. Demokrasiyi, hakkı, hukuku, adaleti talep eden akademisyenlerdir, mühendislerdir, esnaflardır. Başını sokacak bir ev veya bineceği bir araba hayali kuran evli çiftlerdir. Yılda bir defa da olsa çoluğuyla, çocuğuyla tatile çıkmak isteyen ailelerdir. Yani bu güzel ülkede insan onuruna yakışır şekilde yaşamak isteyen milyonlardır.
ORTA SINIFIN ÖZELLİĞİ…
Şu soru önemli… Bir ülkede güçlü bir ekonominin, güçlü bir toplumsal yapının, güçlü bir demokrasinin teminatı kimdir? Elbette güçlü bir orta sınıftır. Bu nedenle orta sınıf, bir gelir grubunu temsil etmenin çok ötesinde demokrasinin, ahlakın ve adaletin güvencesidir. Orta sınıf toplumsal değerleri, beklentileri, talepleri, dayanışmayı ve geleceğe ilişkin umutları besler ve temsil eder. Orta sınıf çökerse, tüm bunlarla beraber, toplum da çöker. Esnaf elindeki ürünü satacak bir ekonomik grup bulamaz, esnaf çöker, esnaf çökerse ekonomi çöker. İnternet çağının getirisiyle bütün dünyadan haberdar olan talepkar genç neslin ihtiyaçlarına cevap veremeyen anne-babalar mutsuzlaşır, agresifleşir ve aile bağları yıpranır. Aile çökerse toplum çöker. Tecrübesiz ve mutsuz bir genç kuşak ortaya çıkar, yanlış kararlar verirler ve gençlerimiz ziyan olur. Gençlik olmazsa o ülkenin geleceği de olmaz, gelecek çöker. İşte bu kadar önemlidir orta sınıf!
Peki, insan onuruna yakışır hayatı sağlama ve sürdürme konusunda sorumlu olanlar kimlerdir? Elbette ki devleti yönetenlerdir. Yani saray ve şürekasıdır..
Maalesef bugün toplumumuzu, demokrasimizi, ekonomimizi ve geleceğimizi ayakta tutan orta sınıf büyük bir saldırı altındadır. Bu saldırılar tek adam rejimine geçilen 2018’den bu yana giderek artıyor. Orta sınıfın temsil ettiği taleplere, değerlere ve sahip olduğu maddi imkanlara darbe üstüne darbe indiriliyor. Türkiye; rüşvetin meşrulaştığı, yalan söyleyenlerin itibar sahibi olduğu, adaletin çetelere teslim edildiği, ahlaki değerlerin yozlaştığı, toplumsal çürümenin adeta kanıksandığı, yoksullaşmanın kader olarak kabul edildiği, hak aramanın ise neredeyse suç sayıldığı bir sürecin içine girdi. Darbeler o kadar büyük ki, yaşananları saklamaya artık istatistik oyunları da yetmiyor. İşte TÜİK’in son birkaç günde arka arkaya açıkladığı veriler ortada.
BU TAKSİMİ KURT YAPMAZ…
Türkiye’yi 85 milyonluk koca bir aileye benzetirsek, 2022’de bu koca ailenin yaklaşık 31 milyon üyesi çalışıp çabalayarak 906 milyar dolarlık aş üretmiş. Bu pişen aşı çalışan, çalışmayan her bir aile üyesine eşit bölüştürürsek herkesin payına 10 bin 659 dolarlık aş düşecek. Ama tencerede kaynayan aş, tabaklara eşit pay edilmiyor. Kiminin tabağı daha derin ve büyük; kiminin tabağı daha yayvan ve küçük. Sofrada kimileri kepçeyle götürüyor, kimileri pişen aşın tadına tatlı kaşığıyla bakıyor.
Sofradaki paylaşımın ne kadar adil olduğunu anlamak için iktisatçılar, “Gini Katsayısı” denilen bir metrik geliştirmişler. Bu katsayı sıfıra yaklaştıkça paylaşımda adaletin arttığını; bire yaklaştıkça paylaşımda adaletin bozulduğunu gösteriyor.
Peki, 2022’de büyük Türkiye ailesinde paylaşım nasıl olmuş? Cevabı TÜİK’in “Gelir Dağılımı İstatistikleri” veriyor. TÜİK’in istatistiklerine göre, 2022’de sofradaki paylaşım son 17 yılın en adaletsiz paylaşımı…
Paylaşımdaki adaletsizlik özellikle son iki yılda belirginleşiyor. Tüm aileleri en yoksulundan en zenginine 20 gruba ayırdığımızda, en varsılın pişen aştan aldığı pay son iki yılda 3.5 puan artarken, neredeyse diğer tüm ailelerin aldığı pay gerilemiş. Fakir fukaranın kaşığından alınan, zenginin tabağına konmuş. Öyle ki 2022’de en varsıl yüzde beşin tayını, en yoksul yüzde 5’in tayınını 31’e katlamış. Hiçbir vicdanın kabul etmeyeceği adaletsizlik. Üstat Necip Fazıl’ın dediği gibi “Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa…”
BİLGİSİZLİK Mİ, TAAMMÜDEN Mİ?
Peki, 2021 ve 2022’de ne oldu da paylaşımdaki adaletsizlik şaha kalktı? Ne olduğu herkesin malumu… “Faiz sebep, enflasyon sonuç” denerek, bu ülkede hayat pahalılığı bilerek, isteyerek patlatıldı. Merkez Bankasının kasasından buharlaştırılan 128 milyar dolar ile yandaş şirketlerin kur riski, devletin sırtına taşınırken; patlatılan enflasyonla da şirketlerin borçları eritildi. Yetmedi yandaş şirketlere enflasyonun altında faizlerle, bolca kredi pompalandı. Bu ülkede milletin sırtından, göz göre göre, korkunç bir servet transferi yapıldı. Bu servet transferinden en büyün avantayı alanlar da 5’li çeteler…
Orta sınıfın kaşığından alınan lokma zenginlerin ve yandaşların, 5’li çetelerin tabağına kondu. Ve bugün ülkemizde orta sınıfın bir ev veya araba sahibi olması, çocuğunu özel okula göndermesi, ağız tadıyla bir tatil yapması artık hayal oldu. Toplumumuz korkunç bir yoksullaşmaya maruz bırakıldı. Bunların hepsi de taammüden, yani bilerek ve isteyerek yapıldı…
Zengin çıkar hesaplarıyla, fakir geçim kaygısıyla sesini çok çıkaramaz. Sesini çıkaracak tek kesim orta sınıftır. İşte bugün bu nedenle Türkiye’de orta sınıf görülmemiş bir saldırı altındadır. Tarih çöken orta sınıfın radikal hareketlerin önünü açtığını gösteren örneklerle doludur. Demokrasimizi korumak için, geleceğimizi korumak için, ekonomimizi korumak için, bizi biz yapan değerleri korumak için orta sınıfı korumak zorundayız. Siyaset kurumu bunun için vardır ve bugün siyasetin bir numaralı gündem maddesi de bu olmalıdır.
Peki, 2021 ve 2022’de ne oldu da paylaşımdaki adaletsizlik şaha kalktı? Ne olduğu herkesin malumu. Sofradaki paylaşım tablosuna bakınca insanın aklına ister istemez Dücane Cündioğlu’nun o meşhur sözü akla geliyor:
“Allah’tan Kitap’tan dem vuran adamın ne dediğine değil ne yediğine bak; çünkü dediği iddia, yediği ispattır.”
]]>