BİLECİK merkezli 8 ilde, sosyal medya üzerinden yaklaşık 1200 kişiyi dolandıran 19 şüpheli gözaltına alındı. Banka hesaplarında toplam 385 milyon lira para hareketi tespit edilen şüphelilerden 14’ü tutuklandı.
BilecikJandarma Komutanlığı ekipleri, mart ayında artan sosyal medya üzerinden dolandırıcılık şikayetleri üzerine inceleme başlattı. OsmaneliCumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki soruşturmada şüphelilerin sosyal medya üzerinden bulduğu yaklaşık 1200 kişiyi bungalov kiralama adı altında her türlü beyaz eşya, mobilya, elektronik cihaz, otomobil, evcil hayvan, tatil rezervasyonuyla kandırdığı, ayrıca sahte profille cinsel içerikli sohbet sonrası şantaj yaptıkları tespit edildi. MASAK ile yapılan iş birliğiyle kimlikleri tespit edilen şüphelilerin banka hesaplarında yaklaşık 385 milyon lira para giriş-çıkışının olduğu tespit edildi.
8 İLDE OPERASYON DÜZENLENDİ
Bilecik Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyonlarda Bilecik’in yanı sıra Mersin, Adana, Antalya, Aydın, Diyarbakır, Elazığ ve İstanbul’da eş zamanlı baskınlar yapıldı, 19 şüpheli gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 14’ü tutuklandı, 4’ü kadın 5 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
VALİ OPERASYON DETAYLARINI ANLATTI
Bilecik Valisi Şefik Aygöl, İl Jandarma Komutanı Ferdi Erbakıcı ve İl Emniyet Müdürü Beyti Kalaycı ile birlikte operasyonun detaylarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Vali Aygöl, bungalov kiralama adı altında sahte ilanlar veren şüphelilerin beyaz eşya, mobilya, elektronik cihaz, otomobil, tatil rezervasyonu ve evcil hayvan satışı gibi yollarla kişilerin dolandırıldığını söyledi. Vali Aygöl, “Sahte sosyal medya profilleri kullanarak şantaj yöntemiyle mağduriyet oluşturan şüphelilerin MASAK üzerinden yapılan incelemeler sonucu birbirleriyle bağlantılı olduğu belirlenen banka hesaplarında toplam 385 milyon lira para hareketi tespit edilmiştir. Ülke genelinde yaklaşık 1200 vatandaşımızın bu çete tarafından dolandırıldığı belirlenmiştir. Tutuklanan şüphelilerin bir kısmının banka hesaplarını suç şebekesine komisyon karşılığı kullandırdığı anlaşılmıştır. Elde edilen bu haksız kazanç ve suç gelirlerine yönelik çalışma da devam etmektedir. Vatandaşlarımızı bir kez daha uyarıyoruz, banka hesaplarınızı gelir elde etme vaadiyle kötü niyetli kişilere kullandırmayınız. İnternet üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarına karşı daima dikkatli olunuz” diye konuştu.
Vali Aygöl, operasyona ilişkin 4 kişinin arandığını da sözlerine ekledi. Soruşturma sürüyor.
Haber-Kamera: BİLECİK,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 3 Aralık’ta nitelikli dolandırıcılık suçlarına yönelik Elazığ merkezli 7 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi.
Belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda, 16 şüpheli yakalandı, yapılan aramalarda ruhsatsız tabanca, bir miktar uyuşturucu ve çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.
Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi.
Şüphelilerden 7’si savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.
Mahkemeye çıkarılan 9 zanlıdan 5’i tutuklandı, 4’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Şüphelilerin, sosyal medya platformları üzerinden sahte veya bir başka hesabın içeriklerinin bulunduğu görseller ile “Sivrice bungalov kiralama” adı altında hesaplar açtığı, bu hesaplar üzerinden bungalov ev kiralamak isteyen Elazığ ve çevre illerden çok sayıda vatandaşı, kiralama bedelinin tamamını veya kapora bedelini alarak dolandırdıkları belirlendi.
Dolandırıcılığa konu olan banka hesap hareketleri incelendiğinde 38 milyon 811 bin 289 lira işlem hacmi olduğu tespit edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Siber Suçların gerçekleşmeden engellenmesi, maddi manevi zararların en aza indirgenmesi, farkındalık ve bilinçlendirme faaliyetleri yapılması amacıyla oluşturulan SİBERAY Programı kapsamında; vatandaşlar Çevrimiçi Dolandırıcılık, Yasadışı Bahis, Dijital Bağımlılıkla Mücadele Yöntemleri, Siber Zorbalık, İnternette Kişisel Güvenlik ve Bilinçli İnternet Kullanımı, Sosyal Medya Kullanımı ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar, Siber Suçlar konularında bilgilendirildi.
Yapılan çalışma kapsamında TRT Radyosunda, Kazım Karabekir Stadyumu’nda, Erzurum Büyükşehir Belediyesine dijital panolarda ve alışveriş merkezlerine ait dijital panolarda halkın bilinçlendirilmesi için yayınlar yapılarak, Kıraathane, çay evleri ve iş yerlerinde, Üniversiteler ve halkın yoğun olduğu alanlarda stantlar kuruldu, broşür dağıtımı yapılarak halkın görebileceği uygun yerlere afişler asıldı. Palandöken Kaymakamlığı paydaşlığında sinema etkinliği düzenlenirken kentte bulunan kurum çalışanları, muhtarlar ve imamlara, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite düzeyindeki okullarda öğrenci, öğretmen ve velilerin katılımı ile seminerler düzenlendi.
Yapılan etkinlikler kapsamında toplam 67 bin 267 vatandaşa ulaşılırken, Siberay Programı kapsamında halkı bilgilendirme faaliyetlerinin kararlılıkla devam edeceği belirtildi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mahkeme ara kararında, Bahar Candan ile birlikte 6 sanığın tahliyesine hükmetti
Nihal Candan: “Yaz meyvesi tadında dondurma gibisin Bahar diyeceğim”
İSTANBUL – Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Alisya Bahar Candan’ın 44 yıla kadar, Nihal Candan adıyla bilinen Gülnihal Çiçek’in ise 24 yıla kadar hapsi istenen 21 sanıklı davada ara karar açıklandı. Mahkeme ara kararında tutuklu sanık Bahar Candan’ın tahliyesine hükmetti. Öte yandan geçtiğimiz aylarda tahliye edilen tutuksuz sanık Nihal Candan konuya ilişkin açıklama yaptı. “Kardeşinize ilk ne söylemek istersiniz diye sorulması üzerine Nihal Candan “Yaz meyvesi tadında dondurma gibisin Bahar diyeceğim” dedi. Candan “Özgürlüğü ve adaleti savunan baronun bana savunma hakkı vermeden stajımı iptal etmesi mesleğe karşı hayal kırıklığına uğrattı. Onun dışında çok mutluyum. Kardeşime sarılmak istiyorum” dedi.
Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Alisya Bahar Candan’ın 14 yıldan 44 yıla kadar, Nihal Candan adıyla bilinen Gülnihal Çiçek’in ise 8 yıldan 24 yıla kadar hapsi istenen davanın görülmesine devam edildi.
Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Bahar Candan ile bir kısım diğer tutuklu sanıklar hazır bulundu. Duruşmaya tutuksuz sanık Nihal Candan da katıldı.
Duruşmada savunma yapan Nihal Candan “Bu kadar zaman sonra masum olduğumuz anlaşılmıştır diye düşünüyorum. En gerçekçisinden ‘Pardon’ filmini çektik. Ben beraatımı talep etmekle beraber kız kardeşimin tahliyesini talep ediyorum. Telefonumun da iadesini istiyorum. Teşekkür ederim” dedi.
Sanık savunmalarının ardından mahkeme heyeti değerlendirme yapmak için duruşmaya yaklaşık bir saatlik ara verdi. Ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanık Bahar Candan’ın da arasında bulunduğu 6 sanığın mevcut delil durumu, savunmaların alınmış olması, tutuklulukta geçirdikleri süre göz önünde bulundurularak yurt dışına çıkmama yasağı şeklindeki adli kontrol şartı ile tahliyesine hükmetti.
Tahliye kararını duyan Nihal Candan yakınlarını arayarak mutluluğunu dile getirdi. Kardeşinin tahliye olmasına ilişkin konuşan Nihal Candan “İlahi adalete çok güveniyorum” dedi. Nihal Candan “Özgürlüğü ve adaleti savunan baronun bana savunma hakkı vermeden stajımı iptal etmesi mesleğe karşı hayal kırıklığına uğrattı. Onun dışında çok mutluyum” dedi. “Kardeşinize ilk ne söylemek istersiniz?” diye sorulması üzerine Nihal Candan “Yaz meyvesi tadında dondurma gibisin Bahar diyeceğim” şeklinde cevap verdi. Candan ardından “Konu yargıda. Ben kardeşime sarılmak istiyorum” dedi. Bahar’a en büyük nasihatiniz ne olacak diye sorulması üzerine ise Nihal Candan “Ya göründüğümüz gibi olalım ya da olduğumuz gibi görünelim artık” cevabını verdi.
Nihal Candan ardından babasına sarıldı. Candan kardeşlerin babası Hakan Candan ise “Zor acı bir süreçti. Böyle bir şey yaşansın istemezdik ama oldu. Bundan sonra bu yaşananlardan dersler çıkararak hep doğru şeyler yapmanın peşinde olacağız. İnşallah adalet yerini bulacaktır. Biz buna inanıyoruz” dedi.
İddianameden
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanık yer almıştı. İddianamede tutuklu Gülnihal Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarılmıştı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtilmişti. Bahar ve Nihal Candan’ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamenin devamında “Şüphelilerin önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı” ifade edilmişti. İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın’ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa’ konumunda olan Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtilmişti. Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek “Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan’ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın’ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan’a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan’ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu” şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edilmişti. İddianamede Bahar Candan’ın ‘suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar ‘kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle, Nihal Candan’ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası istenmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, Alisya Bahar Candan’ın da aralarında yer aldığı bazı tutuklu sanıklar hazır bulundu. Duruşmada, Gülnihal Çiçek’in de olduğu bir kısım tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları da yer aldı.
Duruşmada, müştekilerin beyanları ve sanıkların savunmalarının alınmasının ardından ara karar açıklandı.
Heyet, Alisya Bahar Candan’ın da aralarında bulunduğu tutuklu 6 sanığın tahliyesini kararlaştırdı.
İddianameden
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 38 müşteki, 1 müşteki sanık, Gülnihal Çiçek ve Alisya Bahar Candan’ın da aralarında bulunduğu 21 sanık yer alıyor.
İddianamede, Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun şebekenin elebaşları olduğu, dolandırıcılık ve tefecilik suçlarından gelir elde etmek üzere teşekkül eden organize suç örgütünün üyesi olan şüphelilerin, örgüt yapısı ve iş bölümünün sağladığı kolaylıktan faydalanarak suç dünyasında “sazan sarmalı” olarak tabir edilen dolandırıcılık yöntemini uyguladıkları belirtiliyor.
İddianamede, Alisya Bahar Candan’ın ablası Gülnihal Çiçek’e göre suç örgütü içinde daha etkin rol oynadığı, sanık Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınıp adli kontrol şartıyla tahliye edildiği anlatılıyor.
Alisya Bahar Candan’ın, “suç örgütüne üye olmak” ve “kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık” suçlarından 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Gülnihal Çiçek’in ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Diğer sanıklar hakkında ise farklı suçlardan değişik sürelerde hapis cezası talep ediliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bahar Candan:
“Bizi soruşturmaya rock grubu gibi dahil ettiler kameralara gülümseyelim diye”
Bahar Candan:
“Ablam ve benim bu dosyada olmamız dikkat dağıtıyor ve gerçeğin ortaya çıkmasına engel oluyor”
İSTANBUL – Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Alisya Bahar Candan’ın 44 yıla kadar, Nihal Candan adıyla bilinen Gülnihal Çiçek’in ise 24 yıla kadar hapsi istenen 21 sanıklı davanın görülmesine devam edildi. Duruşmada cumhuriyet savcısı sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Öte yandan savunma yapan Bahar Candan “Bizi soruşturmaya rock grubu gibi dahil ettiler kameralara gülümseyelim diye. Ablam ve benim bu dosyada olmamız dikkat dağıtıyor ve gerçeğin ortaya çıkmasına engel oluyor” dedi.
Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Alisya Bahar Candan’ın 14 yıldan 44 yıla kadar, Nihal Candan adıyla bilinen Gülnihal Çiçek’in ise 8 yıldan 24 yıla kadar hapsi istenen davanın görülmesine devam edildi.
Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Bahar Candan ile bir kısım diğer tutuklu sanıklar hazır bulundu. Duruşmaya tutuksuz sanık Nihal Candan ile babaları da katıldı.
Duruşmada bir müşteki beyanda bulunduğu sırada Nihal Candan kardeşi Bahar Candan’a “Seni çok seviyorum. Kıyafetlerini yerleştirdim” dedi.
Beyanların ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, müştekilerin zararlarının giderilmesi için süre verilmesine, hakkında adli kontrol kararı olan sanıkların bu halinin devamına ve tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.
Ardından savunma yapan Bahar Candan “Ben hesabıma 13 milyon gelmiş gibi bir paylaşımda bulundum. Halbuki hesabımda 1 milyon TL para var. Gerçek değil bu. Yok böyle bir para. Bizi soruşturmaya rock grubu gibi dahil ettiler kameralara gülümseyelim diye. Ablam ve benim bu dosyada olmamız dikkat dağıtıyor ve gerçeğin ortaya çıkmasına engel oluyor. Ben yine suçluların en ağır cezayı alması için medyada en ağır yükü omuzlarıma alırım ama bu durum maddi gerçeğin ortaya çıkmasına engel oluyor” dedi.
Bahar Candan savunma yaptıktan sonra ablası Nihal Candan “Harikaydın” dedi.
Duruşma sanık avukatlarının savunmaları ile sürüyor.
İddianameden
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanık yer almıştı. İddianamede tutuklu Gülnihal Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarılmıştı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtilmişti. Bahar ve Nihal Candan’ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamenin devamında “Şüphelilerin önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı” ifade edilmişti. İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın’ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa’ konumunda olan Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtilmişti. Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek “Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan’ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın’ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan’a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan’ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu” şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edilmişti. İddianamede Bahar Candan’ın ‘suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar ‘kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle, Nihal Candan’ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası istenmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Noterler Birliği Başkanı İstemez: “Güvenli Ödeme Sistemi’yle birlikte hem olası, dolandırılma tehlikesi önlenecek”
ANKARA – Türkiye Noterler Birliği Başkanı Abdullah İstemez, “Güvenli Ödeme Sistemi’yle birlikte hem alıcının hem satıcının olası sahte banknot, dolandırılma tehlikesi önlenecek ve para sayma gibi zaman kayıplarından tasarruf yapma gibi faydaları söz konusu olacak” dedi.
İkinci el araç alışverişinde yeni dönem başlıyor. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye Noterler Birliği işbirliğiyle ikinci el araç alışverişini çok daha güvenli hale getirmek amacıyla Güvenli Ödeme Sistemi geliştirdi. Uygulama, 27 Eylül’den itibaren tüm vatandaşlara zorunlu olacak. Sistemle önce satıcı güvenli ödeme sürecini başlatacak. Satışın onaylanması ile para satıcının hesabına geçecek. Taşıt alım satımında güven tesis edilmesi, dolandırıcılık, sahtecilik ve çalınma risklerinin bertaraf edilmesi amaçlanan uygulamanın nasıl işleyeceğini ise Türkiye Noterler Birliği Başkanı Abdullah İstemez, adım adım İhlas Haber Ajansı Muhabirine aktardı.
“Hem alıcı hem satıcı güven içerisinde işlemlerini yapmış olacak”
İstemez, Güvenli Ödeme Sistemi’nin noterliklerde yapılan ikinci el kara taşıtı satışlarının güvenli bir şekilde yapılmasıyla ilgili olduğunu ve bununla alıcı ve satıcının araç bedelini güvenli bir şekilde aktaracağını kaydetti. Sistemin nasıl uygulanacağını da aktaran İstemez, “Satıcı önce, ya aracı bankanın web sayfasından ya mobil uygulamadan veya bizzat şubesine giderek güvenli ödemeyle ilgili işlemini başlatmış olacak. Bu sistemlerden birine girdiği zaman kendi adını, soyadını, T.C. Kimlik Numarasını ve arabasının plakasını girmiş olacak. Ardından alıcının adını soyadını ve T.C. Kimlik Numarasını sisteme girmiş olacak. İşlemlerin ardından bir referans numarası verilecek. Bu referans numarasına istinaden alıcı belirtilen meblağı hesaba yatıracak. Alıcı ve satıcı beraber notere gidecekler. Burada sistem otomatik olarak güvenli ödemenin hem meblağsını hem de taraflarını göreceği için işlem başlatılmış olacak. Noterlikte yapılan işlem bittiği anda alıcının hesaba yatırmış olduğu para 5 dakika içerisinde hesabına geçmiş olacak. Hem alıcı hem satıcı güven içerisinde işlemlerini yapmış olacak” açıklamasında bulundu.
Aracı kuruluşlara ilişkin de bilgilendirmede bulunan İstemez, bunların banka, elektronik para kuruluşu ve ödeme kuruluşları olmak üzere imzalayan kuruluşlardan oluşacağını kaydetti.
“Para transferi güvenli hale gelecek, sahtecilik önlenmiş olacak”
İstemez, uygulamanın sektördeki dolandırıcılıkların giderilmesi açısından önemine değinerek, “Noterlik kurumu güven kurumudur. Bizim varlık sebebimiz kamu düzenin sağlanmasına yönelik faaliyetlerde bulunmak. Bu Güvenli Ödeme Sistemi de bunun bir parçası. Güvenli Ödeme Sistemi’yle birlikte hem alıcının hem satıcının olası sahte banknot, dolandırılma tehlikesi önlenecek ve para sayma gibi zaman kayıplarından tasarruf yapma gibi faydaları söz konusu olacak. Şimdi bir defa para transferi güvenli hale gelecek. Sahtecilik önlenmiş olacak. Hizmette sağlanan kolaylık sayesinde vatandaşlarda memnuniyet artacak. Bir de kamu düzeni sağlandığı için devlete güven artacak” diye konuştu.
“Bütün ikinci el kara taşıtları bu uygulamaya dahil olacak”
Vatandaşların güven içerisinde gelip işlemlerini noterlerden yapacaklarını ifade eden İstemez, “Biz sistem olarak hazır hale getirdik. Özellikle sistem ikiye aşamada uygulanmaya konuldu. 27 Ağustos tarihinde yetki belgesine dayalı olarak veya yıl içerisinde 3’ten fazla satış yapan vatandaşların yetki belgesi statüsünde kabul edilmesiyle Güvenli Ödeme Sistemi uygulanmıştı. Bununda dışında kalan bütün gerçek ve tüzel kişiler ise yönetmelik gereği 1 ay sonrası olan 27 Eylül’de kapsama dahil edilecek. Dolayısıyla istisnalar dışında bütün ikinci el kara taşıtları bu uygulamaya dahil olacak. Böylece hem alıcının hem satıcının güven içerisinde para transferi yapmasına vesile olacağız” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İkinci el araç alışverişinde yeni dönem başlıyor. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye Noterler Birliği işbirliğiyle ikinci el araç alışverişini çok daha güvenli hale getirmek için Güvenli Ödeme Sistemi geliştirildi. 27 Eylül’den itibaren zorunlu hale gelecek olan uygulama ile önce satıcı güvenli ödeme sürecini başlatacak. Satışın onaylanması ile para satıcının hesabına geçecek. Taşıt alım satımında güven tesis edilmesi, dolandırıcılık, sahtecilik ve çalınma risklerinin bertaraf edilmesi amaçlanan uygulamanın nasıl işleyeceğini ise Türkiye Noterler Birliği Başkanı Abdullah İstemez, İhlas Haber Ajansı muhabirine anlattı.
“Hem alıcı hem satıcı güven içerisinde işlemlerini yapmış olacak”
İstemez, Güvenli Ödeme Sistemi’nin noterliklerde yapılan ikinci el kara taşıtı satışlarının güvenli bir şekilde yapılmasıyla ilgili olduğunu ve bununla alıcı ve satıcının araç bedelini güvenli bir şekilde aktaracağını kaydetti. Sistemin nasıl uygulanacağını da aktaran İstemez, “Satıcı önce ya aracı bankanın web sayfasından ya mobil uygulamadan veya bizzat şubesine giderek güvenli ödemeyle ilgili işlemini başlatmış olacak. Bu sistemlerden birine girdiği zaman kendi adını, soyadını, T.C. kimlik numarasını ve arabasının plakasını girmiş olacak. Ardından alıcının adını soyadını ve T.C. kimlik numarasını sisteme girmiş olacak. İşlemlerin ardından bir referans numarası verilecek. Bu referans numarasına istinaden alıcı belirtilen meblağı hesaba yatıracak. Alıcı ve satıcı beraber notere gidecekler. Burada sistem otomatik olarak güvenli ödemenin hem meblağsını hem de taraflarını göreceği için işlem başlatılmış olacak. Noterlikte yapılan işlem bittiği anda alıcının hesaba yatırmış olduğu para 5 dakika içerisinde hesabına geçmiş olacak. Hem alıcı hem satıcı güven içerisinde işlemlerini yapmış olacak” açıklamasında bulundu.
Aracı kuruluşlara ilişkin de bilgi veren İstemez, bunların banka, elektronik para kuruluşu ve ödeme kuruluşları olmak üzere imzalayan kuruluşlardan oluşacağını kaydetti.
“Para transferi güvenli hale gelecek, sahtecilik önlenmiş olacak”
İstemez, uygulamanın sektördeki dolandırıcılıkların giderilmesi açısından önemine değinerek, “Noterlik kurumu güven kurumudur. Bizim varlık sebebimiz kamu düzeninin sağlanmasına yönelik faaliyetlerde bulunmak. Bu Güvenli Ödeme Sistemi de bunun bir parçası. Güvenli Ödeme Sistemi’yle birlikte hem alıcının hem satıcının muhtemel sahte banknot, dolandırılma tehlikesi önlenecek ve para sayma gibi zaman kayıplarından tasarruf yapma gibi faydaları söz konusu olacak. Şimdi bir defa para transferi güvenli hale gelecek, sahtecilik önlenmiş olacak. Hizmette sağlanan kolaylık sayesinde vatandaşlarda memnuniyet artacak. Bir de kamu düzeni sağlandığı için devlete güven artacak” diye konuştu.
“Bütün ikinci el kara taşıtları bu uygulamaya dahil olacak”
Vatandaşların güven içerisinde gelip işlemlerini noterlerden yapacaklarını ifade eden İstemez, “Biz sistem olarak hazır hale getirdik. Özellikle sistem iki aşamada uygulanmaya konuldu. 27 Ağustos tarihinde yetki belgesine dayalı olarak veya yıl içerisinde 3’ten fazla satış yapan vatandaşların yetki belgesi statüsünde kabul edilmesiyle Güvenli Ödeme Sistemi uygulanmıştı. Bunun dışında kalan bütün gerçek ve tüzel kişiler ise yönetmelik gereği 1 ay sonrası olan 27 Eylül’de kapsama
dahil edilecek. Dolayısıyla istisnalar dışında bütün ikinci el kara taşıtları bu uygulamaya dahil olacak. Böylece hem alıcının hem satıcının güven içerisinde para transferi yapmasına vesile olacağız” değerlendirmesinde bulundu. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İddianamede ilk etapta 6-7 kişilik bir dolandırıcılık grubunun genellikle Şişli bölgesinde kendilerini kamu görevlisi ve kamu görevlileriyle bağlantılı olduklarını belirterek, nitelikli dolandırıcılık yaptıklarını, dolandırıcıların mağdurları oltalama yöntemiyle düşük fiyatta cinsel içerikli ürün sattıklarını gösteren bir internet sitesi kurarak buradan dolandırıcılık yaptıkları anlatıldı.
Siteden iletişim numarası paylaşan dolandırıcılar siteye giren mağdurların telefon numaralarına, “Teslim alınamayan kargonuz sebebiyle firmamızın oluşan zararından dolayı hakkınızda icra takibi başlatılacaktır. En kısa sürede iletişime geçiniz” şeklinde mesaj attığı ve mağdurları avukat olarak tanıtan dolandırıcıya yönlendirdikleri belirtildi.
Mağdurlara kendini firmanın hukuk danışmanı olarak tanıtarak icra takibinin kalkması için ilk etapta 10-15 bin lira aralığında para istendiği, parayı gönderen şikayetçilere “Gönderdiğiniz para revizyona düşmüş” diyerek iade edilebilmesi için 20-25 bin lira civarında para istediği, paranın daha sonra göndericiye iade edileceğini söyledikleri, bu şekilde şikayetçilerden belli miktarlarda para toplayarak dolandırıcılık yaptıkları aktarıldı.
1 GÜNDE BİN KİŞİYLE GÖRÜŞEREK 200 BİN LİRA DOLANDIRMIŞLAR
İddianamede dolandırıcıların 4 illegal çağrı merkezinin bulunduğu merkezden, 1 günde ortalama bin kişiyi yaklaşık 200 bin lira dolandırdıkları belirlendi. Dolandırıcıların örgütlü şekilde hareket ettiği belirlenirken şebekenin liderliğini ise Abdullah Çoşkun Çelebioğlu’nun yaptığı tespit edildi.
İddianamede 72 şüphelinin, anlatılan yöntemle mağdurları dolandırdıkları aktarıldı. Şebeke üyelerinin elde ettikleri paraları güvendikleri banka hesapları arasında çevirerek paranın izini kaybettirmeye çalıştıkları, çağrı merkezleri başında olan örgüt yöneticilerinin elde edilen paralardan üyelere haftalık olarak para verdiği, örgütün devamlılığını sağlamak amacıyla masrafları düşerek kalan parayı örgüt içerisindeki hiyerarşi ve iş bölümüne göre paylaştırdığı anlatıldı. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’nca 7 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından, 13 Eylül 2023 tarihinde şebekenin lideri olduğu tespit edilen Abdullah Coşkun Çelebioğlu ve kardeşi Tayfun Çelebioğlu’nun da aralarında olduğu 55 kişi gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 31’i tutuklandı. Çalışmaların genişletilmesiyle, 82 kişi hakkında soruşturma açıldı.
DEŞİFRE OLMAMAK İÇİN TAKMA İSİMLER KULLANMIŞLAR
İddianamede şüpheliler Abdulkerim Balcı ile Fatih Saraçoğlu arasında geçen konuşmalardan şebekenin üst yöneticisinin Balcı olduğu, şebeke yöneticisinin ise Saraçoğlu olduğu belirlendi. Çağrı merkezlerinin gelir ve giderlerinin üst yönetici Abdulkerim Balcı tarafından takip edildiği, gün içerisinde sürekli şebeke lideri Abdullah Çoşkun Çelebioğlu’na kazanılan para miktarı gibi konularda bilgi verdiği ifade edildi.
Örgütün deşifre olmaması için takma isim kullandıkları anlatılan iddianamede; şüphelilerden Abdulkerim Balcı’nın ‘Tokyo’, örgüt üyelerinden Emre Şaşgın’ın ise ‘Mustafa Akdoğan’ takma ismini kullandıkları, mağdurları patates hatlardan aradıkları, hesaplara para gönderecek mağdurların açıklama kısmına ‘Ürün bedeli’ yazılmasını isteyerek, bu şekilde olayı suç kapsamından çıkartarak hukuki uyuşmazlık kapsamına sokmaya çalıştıkları tespit edildi. Öte yandan şebekenin para gönderirken açıklama kısmına ‘Dosya bedeli’ yazan mağdurların ise paralarını iade ettikleri belirlendi.
80 MİLYON KİŞİNİN VERİSİNİ 1 LİRA KARŞILIĞINDA BAŞKA DOLANDIRICILARINA SATMIŞ
İddianamede, şebekenin 2020 yılında faaliyete geçtiği, 2023 yılına kadar devam ettikleri ve dosyadaki şüphelilerin farklı tarihlerde yaklaşık olarak 9 bin kişiyi dolandırdığı, şebeke lideri Abdullah Çoşkun Çelebioğlu’nun elinde bulunan mağdurların isim, iletişim ve adres bilgilerinin yer aldığı data sayısının 80 milyon civarında olduğu, kendileri gibi dolandırıcılık yapan kişilere de bu bilgileri 1 lira karşılığında sattığı anlatıldı.
KARGO FİRMALARININ SİSTEMLERİNE GİREREK MÜŞTERİ BİLGİLERİNİ ALMIŞLAR
İddianamede şebekenin paravan şirket kurarak dolandırıcılık yaptığı, uzun süre görev yaparak güven kazanan Burak Tandoğan, Eyüphan Köse ve Gülşah Sarı gibi şüphelilerin İstanbul’un farklı ilçelerindeki illegal çağrı merkezlerinde sorumlu olarak görev yaptıkları belirlendi. Yöneticilerden Okay Mert’in dolandırmak için aradıkları kişilerin bilgilerini kargo firmalarının sistemlerine gizlice girerek elde ettiği tespit edildi. Şebeke lideri kardeşi Hasan Tayfun Çelebioğlu’nu da sahte ilaç üretiminden ve paketlemesinden sorumlu yönetici olarak görevlendirdiği aktarıldı.
ÇİFTLİK KURUP, ÇİFTLİĞE ALPAKA, GEYİK, AT ALMIŞLAR
İddianamede, şüphelilerin şikayetçileri dolandırdıkları paralarla Silivri’de bir arsa aldıkları ve buraya ‘Çelebioğlu çiftliği’ adında bir çiftlik kurdukları, Çelebioğlu’nun çiftlikten sorumlu, elde edilen paraları aklaması için yönetici olarak ise diğer kardeşi Mahir Çelebioğlu’nu görevlendirdiği belirtildi.İddianamede, elde edilen paralarla Silivri’deki çiftliğe maddi değeri yüksek alpaka, geyik, at, koyun, keçi, kedi, köpek gibi evcil ve yabani hayvanlar aldıkları anlatıldı. İddianamede 329 dolandırıcılık eylemi tek tek anlatıldı.
SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ, AĞABEYİNİ SORUMLU TUTTU
İddianamede, şüphelilerin soruşturma aşamasında verdiği ifadelere de yer verildi. Şebeke lideri Abdullah Çoşkun Çelebioğlu ifadesinde dolandırıcılık amacıyla şebeke kurmadığını ve bazı suçlamaları kabul etmediğini belirterek, “Dolandırıcılık olaylarıyla herhangi bir ilgim alakam yoktur. Dolandırıcılık faaliyetlerinin yürütüldüğü şirketler ağabeyim Hasan Tayfun Çelebioğlu’na aittir. Dolandırıcılık eylemlerinin yapıldığı yere ben haftanın 2-3 günü giderim. Burada kardeşimin adına işlemleri benim yürüttüğüm olur. Tape içeriklerindeki görüşmelerin bir kısmı bunlara ilişkindir. Bu şirketin müdürü Abdulkerim Balcıdır, bu işlemleri kendisi yürütür. Abdulkerim Balcı ile ilgili olarak ağabeyim Hasan Tayfun Çelebioğlu adına kayıtlı olan şirketin para işleriyle ilgili yapmış olduğumuz görüşmeler ve vermiş olduğum talimatlarla alakalı görüşmeler bana aittir. Ben bu işlemleri ağabeyimin adına yapıyorum. Bu işlemlerin dolandırıcılık işi olduğunu bilmiyordum. Eyüphan Köse ile aramızda geçen para alışverişine ilişkin konuşmalarsa, aramızdaki data alışverişine ilişkindir. Bu olayların dolandırıcılıkla alakası yoktur. Bu iş yerinde yapılan tüm faaliyetlerin sahibi ağabeyim Hasan Tayfun Çelebioğlu’dur. Ben bu işten herhangibir gelir elde etmem. Yukarıda açıkladığım gibi sadece yardım amacıyla bu işlemleri yaptım” dedi.
ELE GEÇİRİLEN İLAÇLARIN HALK SAĞLIĞINA ZARARLI OLDUĞU TESPİT EDİLDİ
Şüphelilerin gözaltına alındığı adreslerde ele geçirilen cinsel içerikli ilaçlar ve diğer ürünler incelenmek üzere, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne gönderilerek rapor hazırlandı. Gelen raporda ele geçirilen ilaçların bakanlık tarafından ruhsat verilen ilaçlardan olmadığı, ilaçların merdiven altı üretim ilaçlar olduğu ve tüm ilaçların halk sağlığını tehdit edebileceği belirtildi.
13 ŞÜPHELİ HAKKINDA 66 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
Şüphelilerden Abdullah Çoşkun Çelebioğlu’nun kurucu ve lider olduğu ve bu yüzden şebekenin tüm dolandırıcılık eylemlerinden sorumlu olduğu vurgulandı. İddianamede, şebeke lideri olarak Abdullah Çoşkun Çelebioğlu ile yöneticiler Hasan Tayfun Çelebioğlu, Abdülkerim Balcı, Fatih Saraçoğlu, Mahir Çelebioğlu, Eyüphan Köse’nin de aralarında bulunduğu 13 şüpheli, “Nitelikli dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti”, “Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye atacak şekilde ilaç yapma veya satma”, “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme”, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme”, “Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme” suçlarından ayrı ayrı toplamda 25 yıldan 66 yıl 4 aya varan hapis cezaları istendi. Yöneticilerin de şebekenin diğer işlediği suçlardan da sorumlu tutulması gerektiği vurgulandı.
69 ÖRGÜT ÜYESİNİN 56 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ
İddianamede, diğer 69 şüpheli hakkında ise ayrı ayrı farklı suçlardan 1 yıldan 56 yıla kadar farklı oranlarda hapis cezaları talep edildi. Sanıkların ilerleyen günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor.
]]>