Yeni mezun olmuş başlangıç seviyesi bir danışman bu şirketlerde; taban maaşı, ikramiyeleri ve yer değiştirme masraflarını da dahil edildiğinde yılda 200 bin dolardan fazla kazanabiliyor.
Business Insider; PwC, KPMG, EY ve Deloitte’un başlangıç seviyesinden yönetici rollerine kadar çeşitli işler için ABD merkezli çalışanlara ne kadar ödeme yaptığını analiz etti.
İşte dört büyüklerde çalışanların performans primleri, imza primleri ve baz maaş dışındaki tazminatları hariç aldıkları maaşlar…
DELOITTE
Dünya çapında 455 bin yakın çalışanıyla ‘Dört Büyük’ arasında en fazla sayıda insanı istihdam eden şirket Deloitte oldu.
Şirket, 2023 mali yılında, 2022’ye göre yüzde 9,3 artışla 64,9 milyar dolara yakın gelir elde etti.
Deloitte, üst düzey yöneticilere 91 bin 603 ila 288 bin dolar arasında ücret ödedi.
Şirketin danışmanlık ve muhasebe rolleri için maaş aralıkları şöyle oldu:
Analist: 49 bin 219-337 bin 500 dolar
Kıdemli iş analisti: 97 bin 739 dolar
Denetim ve güvence kıdemli asistanı: Ortalama 58 bin 895 dolar
Danışman: 54 bin 475 – 125 dolar
Küresel iş süreci lideri: 180 bin dolar
Kıdemli danışman: Ortalama 122 bin 211 dolar
Yönetici: Ortalama 152 bin 971 dolar
Vergi müdürü: Ortalama 117 bin 268 dolar
Üst düzey yönetici: 91 bin 603 – 288 bin dolar
Genel müdür: Ortalama 326 bin 769 dolar
Vergi genel müdürü: Ortalama 248 bin 581
Müdür: 225 bin- 875 bin dolar
PwC
PricewaterhouseCoopers’ın (PwC) dünya çapında 328 binden fazla çalışanı bulunuyor.
Firma, 2023 mali yılı için, 2022’ye göre yüzde 5,6’lık bir artışla 53 milyar doların üzerinde gelir bildirdi.
PwC’deki müdürler 1 milyon doların üzerinde kazanabildi.
İşte PwC’nin çalışanlarına ödediği maaşlar:
Asistan: 68 bin – 145 bin 200 dolar
Kıdemli Asistan: 72 bin – 197 bin dolar
Yönetici: 114 bin 300 – 231 bin dolar
Üst düzey yönetici: 142 bin – 251 bin dolar
Direktör: 165 bin – 400 bin dolar
Genel müdür: 260 bin – 330 bin 600 dolar
Müdür: 1,81 milyon – 1,376 milyon dolar
KPMG
KPMG’nin dünya genelinde 650’den fazla ofiste 219 binden fazla çalışanı bulunuyor.
Firma, 2023 mali yılı için 36 milyar dolar gelir elde etti. Böylelikle KMPG, 2022’ye göre gelirini yüzde 5 arttırdı.
Bir KPMG sözcüsü Business Insider’a e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, son beş yılda firmanın muhasebe mezunları için başlangıç maaşlarını yüzde 26 oranında artırdığını açıkaldı.
İşte KPMG’deki danışmanlar, muhasebeciler ve liderler için maaş aralıkları:
Asistan:61 bin- 140 bin dolar
Kıdemli Asistan: 66 bin 248 – 215 bin dolar
Direktör: 155 bin 600- 260 bin dolar
Yardımcı direktör: 155.700 ila 196.600 dolar
Uzman direktör: 174 bin – 225 bin dolar
Baş uzman: 140 bin 500 – 200 bin dolar
Kıdemli uzman: 134 bin – 155 bin dolar
Yönetici: 99 bin 445 – 293 bin dolar
Üst düzey yönetici: 110 bin 677 – 332 bin dolar
Genel müdür: 230 bin – 485 bin dolar
EY
Dört büyüklerden biri olan EY ise dünya çapında 150’den fazla ülkede 298 bin den fazla kişiyi istihdam ediyor.
EY 2023 mali yılında, 2022’ye göre yüzde 9,3’lük bir artışla 49,4 milyar dolarlık rekor bir gelir bildirdi.
İşte firmadaki danışmanlar, muhasebeciler, denetçiler ve baş yöneticiler için maaş aralıkları:
Muhasebeciler ve denetçiler: 54 bin – 390 bin dolar
Gayrimenkul değerleme uzmanları ve eksperleri: 166 bin 626 – 185 bin 444 dolar
Analist: 145 bin – 239 bin 670 dolar
Bilgisayar sistemleri analisti: 62 bin – 367 bin 510 dolar
Yönetim analisti: 49 bin 220 – 337 bin 500 dolar
İstatistikçi: 66 bin – 283 bin 500 dolar
Finansal risk uzmanı: 62 bin – 342 bin 400 dolar
Aktüerler: 84 bin 800 – 291 bin 459 dolar
Ekonomist: 77 bin – 141 bin dolar
Lojistikçiler: 72 bin – 275 bin dolar
Matematikçiler: 165 bin 136 – 377 bin dolar
Bilgisayar ve bilgi sistemleri yöneticisi: 136 bin 167 – 600 bin dolar
Finans yöneticisi: Ortalama 320 bin dolar
]]>Mücevher İhracatçıları Birliği başkanı Burak Yakın, altın kotası uygulamasının mücevher ihracatına çok büyük zarar verdiğini dile getirdi.
Dünyanın en büyük fuarlarından birisi olan İstanbul Jewelry Show’un bu sene 17-20 Nisan tarihleri arasında yapılacağını belirten Yakın, “Altında uluslararası piyasalarla Türkiye arasındaki fark kilogram başına 3 bin dolar idi, iç talepteki sıkışıklıktan dolayı bugün 6 bin dolara kadar yükseldi. Yani gramda 6 dolarlık büyük bir makas oluştu. Bu kadar büyük makas ihracatçılarımızın Türkiye’de üretim yaparak ihraç etmesini engelliyor. Tabi bu arada bir gram altın alan yatırımcımız da aslında 6 dolar pahalıya alıyor.” dedi.
Dünya ile Türkiye arasındaki altın fiyatı makasının giderek açılmasını değerlendiren Yakın, “Makasın sürekli yukarı çıkması sektör için artık kıyamet alametidir” dedi.
İHRACATTA REEL DÜŞÜŞ YÜZDE 30
Yıllık bazda ihracat rakamlarını değerlendirirken, altın fiyatlarındaki değişimlerin önemli olduğunun altını çizen Yakın, ihracat verilerini analiz ederken şunları söyledi:
“2023 yılında 24 Mart tarihine kadar 1 milyar 546 milyon dolar tutarında ihracatımız var. Bu yılın aynı döneminde ise 1 milyar 353 milyon dolar ihracat yapabildik. Bu verilere göre yüzde 12,47 oranında bir azalma söz konusu. Ancak bu rakamlar doğru ama gerçek değil. Zira geçen sene onsu 1800-1900 dolar bandında olan altın bu sene uluslararası piyasalarda 2200 dolar seviyelerinde ki bu da yüzde 20 civarında bir artış anlamına geliyor. Bu veriyle entegre ettiğimizde değer olarak yüzde 12,47 olan düşüş reel olarak yüzde 30’ların üzerinde.”
SEKTÖR BİTİYOR
Altın fiyatında Türkiye ile dünya arasında kilogram başına 6 bin dolarlık makas oluştuğunu ancak mücevher ihracatçısının kilogram başına kârının zaten 5 bin dolar olduğunu belirten Yakın, şöyle devam etti:
“Bu da ihracat yaptığımız ama kâr etmediğimizi gösteriyor. Olur bunlar, ticarette hep kar edeceğiz diye bir kural yok, kar ve zarar kardeştir. Hele ki Türkiye’mizin ekonomik durumu için biz bu fedakarlığı seve seve yaparız. Ama gördüğünüz gibi artık bu fedakarlık sektörün bitmesine neden oluyor. Sahuru, iftarı olunca oruç sağlıklı bir ibadet, ama belli bir süre sahuru da iftarı yapamazsak ölürüz.”
Ekonomi yönetimiyle sürekli gelişmeleri istişare ettiklerinin altını çizen Yakın, reel sektör olarak üretime, istihdama ve ihracata yüksek katma değerli katkı sağlayan mücevher sektörünün bu güne kadar devletten ne teşvik ne hibe istemediğinin altını çizdi.
‘İHRACAT KADAR ALTIN DÜNYA FİYATIYLA VERİLSİN’
Yakın, mücevher ihracatçısının uluslararası piyasadaki rakipleriyle eşit koşullarda hammadde almasının rekabetçi olmasını sağlayacağını, aksi durumda Türkiye’nin Dubai, İtalya ve Mısır’a yatırım yapmaya başlayan yabancı ve hatta yerli yatırımcı için cazip ülke olmaktan çıkacağını belirtti.
Yakın, ekonomi yönetiminden mücevher ihracatçıları birliği üyesi olan firmaların koşulsuz şartsız, en az geçen sene yaptıkları ihracat kadar altını uluslararası piyasalardaki koşullardan alarak sektöre can suyu verilmesini istedi.
]]>Morales, “Politika değişikliğinin etkinliği, rezerv seviyelerindeki iyileşme, dolarizasyonu artırmadan döviz korumalı mevduatların azaltılması, cari açığın düşürülmesi ve enflasyon beklentilerinin hafifletilmesine ilişkin gelişmeler, geçen hafta cuma günü açıkladığımız değerlendirmemizi doğruluyor” dedi.
Erich Arispe Morales, Fitch Ratings’in geçen hafta Türkiye’nin kredi notunu ‘B’den ‘B+’ya ve not görünümünü “durağan”dan “pozitif”e çıkarmasının ardından soruları yanıtladı.
Fitch Ratings’in geçen yıl eylülde Türkiye’nin kredi notunu ‘B’ olarak teyit ettiğini ve not görünümünü “negatif”ten “durağan”a çıkardığını belirten Morales, “Bu kararımız, Türkiye’nin ekonomi politikalarındaki değişimin makroekonomik ve finansal istikrarsızlık riskini azaltmada tutarlı olduğu yönündeki değerlendirmemizi yansıtıyordu. Eylülden bu yana mevcut politika ekseninin daha dayanıklı olduğuna ilişkin daha yüksek güvenimiz var” diye konuştu.
Morales, Türkiye’nin makroekonomi politikalarındaki tutarlılığın bazı önemli sonuçlar verdiğini dile getirerek, bunlardan ilkinin dış finansman koşullarındaki değişimde görüldüğünü söyledi.
Piyasanın sadece kamuya açılmadığını, politika değişikliği sonrasında bankaların ve şirketlerin de dış finansmana erişim sağladığını anlatan Morales, Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primindeki gerileme dahil olmak üzere Türk ekonomisi için sevindirici gelişmeler kaydedildiğini vurguladı.
REZERVLERDE İYİLEŞME BEKLENTİSİ
Erich Arispe Morales, ekonomi politikalarının enflasyon beklentilerinin gevşemesinde ve enflasyonun kademeli olarak düşmesinde etkili olduğunu belirterek şöyle devam etti:
“Ayrıca şu anki politikaların Türkiye’nin cari açığını azaltması için de tutarlı olduğu görüşündeyiz. Mayıs 2023’te 12 aylık bazda 60 milyar dolar seviyesinde olan cari açık düşmeye başladı ve yılı 45 milyar dolar seviyesinde kapattı. İleriye dönük ise ülkedeki cari açığın 2024’te Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) yaklaşık yüzde 2,6’sına ve 2025’te yüzde 2,2’sine düşmesini bekliyoruz. Bu oran, Türkiye ile benzer derecelendirmeye sahip diğer ülkeler için öngörülen ortalamanın altında.”
Morales, Türkiye’nin uluslararası rezerv seviyelerinde iyileşme görüldüğüne işaret ederek, “Baz senaryomuzda öngördüğümüz gibi eğer Türkiye ekonomi politikaları bu şekilde sürdürülürse bu noktada (uluslararası rezervlerde) daha fazla iyileşme göreceğiz. Politikaların sürdürülmesi durumunda uluslararası rezerv kapsamının 2025’te 4,5 aya yükseleceğini öngörüyoruz. Bu da Türkiye’nin rezerv karşılama oranının B notu kategorisindeki ülkeler için öngörülen seviyenin üzerine çıkması demek.” ifadesini kullandı.
KKM’DEKİ DÜŞÜŞ DOLARİZASYONA YOL AÇMADI
Morales, kur korumalı mevduatlara ilişkin de önemli gelişmeler yaşandığını dile getirerek, bunlardan ilkinin Ağustos 2023 sonunda 130 milyar dolar olan kur korumalı mevduat büyüklüğünün 74 milyar dolara gerilemesi olduğunu söyledi.
Bu düşüşün, finansal dolarizasyonda kayda değer bir artışa yol açmadan gerçekleşmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Morales, şu değerlendirmede bulundu:
“Sadece koşullu yükümlülüğün azaltılması değil, aynı zamanda bu mekanizmanın aşamalı olarak ortadan kaldırılmasının finansal dolarizasyonun artmasına yol açmaması önemli. Tüm bu gelişmeleri dikkate aldığımızda, eylül ayındaki değerlendirmemizden 6 ay sonra politika değişikliğinin sürdürüleceğine ilişkin güvenimizin arttığını söyleyebiliriz. Politika değişikliğinin etkinliği, rezerv seviyelerindeki iyileşme, dolarizasyonu artırmadan döviz korumalı mevduatların azaltılması, cari açığın düşürülmesi ve enflasyon beklentilerinin hafifletilmesine ilişkin gelişmeler, geçen hafta cuma günü açıkladığımız değerlendirmemizi doğruluyor.”
POLİTİKA DEĞİŞİKLİĞİ ETKİLİ OLDU
Erich Arispe Morales, yabancı yatırımcıların Türkiye hakkındaki kararlarında “küresel ekonomideki gelişmeler, büyüme beklentileri, para politikası ve siyasi gelişmeler” gibi çeşitli faktörlerin etkili olduğunu belirtti.
Morales, “Fark ettiğimiz bir gelişme var ki politika değişikliği Türkiye’de sadece makroekonomik finansal istikrar riskini azaltmakla kalmadı, aynı zamanda dış finansman koşullarında da bir iyileşme sağladı ve bu çok önemli. Bu bağlamda, politika çerçevesinin güvenirliliği, dayanıklılığı ve tutarlılığına ilişkin değerlendirmeler, yabancı yatırımcı beklentilerinde önemli bir yol oynadı ve oynamaya da devam edecek.” dedi.
ENFLASYON TAHMİNLERİ
Fitch Ratings Kıdemli Direktörü ve Türkiye Analisti Morales, enflasyonun Türkiye ekonomisi için temel politika zorluğu olmaya devam ettiğini dile getirerek şunları kaydetti:
“Bu yılın ilk iki ayında gördüğümüz enflasyon, geçen yılın sonundan bu yana uygulanan bazı politika tedbirlerini yansıtıyordu. Bunlardan biri, yılbaşında asgari ücrete yapılan yüzde 49’luk zam. Bu durum iç talebe ve hane halkı tüketimine bir miktar ivme kazandırdı. Ayrıca, kamu harcamalarının ve kredi kartı kullanımının arttığını gördük. Bu faktörlerin, yılın ilk iki ayında enflasyonist baskıların artmasına yol açtığının farkındayız.”
Öte yandan, TCMB’nin yüzde 36’lık enflasyon projeksiyonuna karşın Fitch Ratings’in enflasyon beklentisinin yüzde 40 seviyesinde olduğunu söyleyen Morales, “Enflasyonun bu yıl ortalama yüzde 58 seviyesinde gerçekleşmesini ve yüzde 29’a inmesini bekliyoruz. Ancak enflasyon sadece bu yıl ve gelecek yıl için değil, orta vadede Türkiye için temel bir politika sorunu olmaya devam ediyor” diye konuştu.
Morales, Türkiye’nin enflasyonla mücadele sürecinde istikrarlı ilerleme olduğuna ilişkin göstergeler ve yeniden dengelenme sürecinin enflasyonda sürdürülebilir bir düşüşe yol açacağına yönelik artan güven oluşturulmasının, not yükselmesini sağlayacak faktörlerden olduğunu vurguladı.
]]>Fed’in faiz indirim zamanlamasına ilişkin belirsizlik devam ederken, haftanın geri kalanında açıklanacak makroekonomik veriler öncesinde yatırımcıların temkinli davrandığı göze çarpıyor.
Analistler, bugünkü özel sektör istihdamına ilişkin verilerin yanı sıra JOLTS açık iş sayısı ve cuma günü açıklanacak istihdam raporu verilerinin de Fed’in önümüzdeki dönemde atacağı adımlara dair sinyaller verebileceğini belirterek, Powell’ın bugün gerçekleştireceği sunumun yatırımcılar tarafından yakından takip edileceğini söyledi.
İşinden ayrılanlar ile işe alınan kişi sayısını gösteren JOLTS ve ADP özel sektör istihdamı verilerinin iş gücü piyasasına ilişkin önemli işaretler verebileceğini anımsatan analistler, söz konusu verilerin ardından açıklanacak Fed Bej kitap raporunun da yatırımcıların odağında bulunduğunu dile getirdi.
ALTIN ZİRVEDE
Bugün para piyasalarında, Fed’in ilk faiz indirimine gitme ihtimali mayısta yüzde 22 ve haziranda yüzde 71 ile fiyatlanıyor.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi dün 8 baz puan gerileyerek yüzde 4,14’e inerken, bugün yüzde 4,15 üzerinde dengelendi.
Fed’in yılın ilk yarısında politika faizini indirmeye başlayabileceğine ilişkin beklentilerin gücünü koruması ve Orta Doğu’da devam eden jeopolitik risklerin de etkisiyle altının ons fiyatı, dün yüzde 0,6 artışla günü 2 bin 130 dolardan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek günlük kapanışını gerçekleştirdi. Şu dakikalarda, ons altın fiyatı önceki kapanışının yüzde 0,2 altında 2 bin 126 dolardan alıcı buluyor.
Düşüş eğilimini dün üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan dolar endeksi, şu sıralarda önceki kapanışının hemen üzerinde 103,8 seviyesinde bulunuyor.
BITCOIN REKOR SEVİYEYİ GÖRDÜ
Ayrıca, kripto para birimi Bitcoin’in fiyatı, spot Bitcoin borsa yatırım fonlarına (ETF) ilginin devam etmesiyle dün rekor kırdı. En son Kasım 2021’de 69 bin dolar seviyesini test eden Bitcoin, dün kısa süreliğine 69 bin doların üzerinde işlem gördü. Kripto para birimi bugün 64 bin doların hemen altında seyrediyor.
Dün, ABD’de petrol stoklarının artmaya devam ettiğini gösteren raporun, arz fazlası olabileceğine dair bir işaret vermesiyle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1 gerileyerek 81,8 dolara indi. Şu dakikalarda ise Brent petrolün varil fiyatı önceki kapanışına göre yüzde 0,1 artışla 81,9 dolardan işlem görüyor.
ABD BORSALARI NEGATİF
Dün, New York borsasında, Nasdaq endeksi yüzde 1,65, S&P 500 endeksi yüzde 1,02 ve Dow Jones endeksi de yüzde 1,04 azalış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de negatif bir seyirle başladı.
Pay piyasaları tarafında ise teknoloji şirketlerinin hisselerindeki düşüş dikkati çekerken, Çin’de akıllı telefon satışlarının yılın ilk 6 haftasında yüzde 24 düştüğüne dair raporun açıklanmasının ardından dün yüzde 3’e yakın değer kaybeden Apple, böylece düşüş eğilimini üst üste beşinci işlem gününe taşıdı.
ABD’li elektrikli araç üreticisi Tesla’nın Berlin fabrikasında üretimin, tesisin yakınlarında çıkan bir yangın sonrasında yaşanan elektrik kesintisi nedeniyle durma noktasına geldiği bildirildi. Tesla’nın hisse fiyatındaki düşüş son iki günde yaklaşık yüzde 11’e ulaştı.
Starbucks’ın Orta Doğu’daki işletme haklarına sahip Kuveyt merkezli Alshaya Group, İsrail’in Gazze’ye yönelik devam eden saldırıları nedeniyle boykotların hedefi haline gelen kahve zincirinin bölgedeki mağazalarında işten çıkarmaya gitme kararı aldı.
Düşüş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan Starbucks’ın hisse fiyatı dün yüzde 1,3 değer kaybetti.
AVRUPA BORSALARINDA KARIŞIK SEYİR
Avrupa borsalarında dün karışık seyir hakim olurken, bölge genelinde açıklanan ekonomik aktiviteye ilişkin veriler karışık sinyaller verdi.
Yarın Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz kararı ve ardından ECB Başkanı Christine Lagarde’ın yapacağı sözle yönlendirmeler öncesinde yatırımcıların temkinli davrandığı görülüyor.
Dün bölge genelinde açıklanan veriler karışık sinyaller verirken, İngiltere hariç hizmet sektörü ve bileşik PMI verilerinin beklentileri aşması dikkati çekti.
Euro Bölgesi’nde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise ocakta aylık bazda yüzde 0,9 ve yıllık bazda yüzde 8,6 azalışla beklenenden daha fazla geriledi.
Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,08 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,71 değer kazanırken, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,03 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,30 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar yeni güne negatif bir seyirle başladı.
ASYA PİYASALARI KARIŞIK SEYREDİYOR
Asya pay piyasalarında da karışık seyir öne çıkarken, bugün Çin Ulusal Halk Kongresi’nden (ÇUHK) gelecek haber akışı yatırımcıların odağında bulunuyor.
Dün, Çin Başbakanı Li Çiang, Pekin’de düzenlenen ÇUHK yıllık genel kurulunda hükümetin çalışma raporunu ve bütçe taslağını meclise sundu.
Çin’in Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının (GSYH) 2023’te yüzde 5,2 artışla 126 trilyon yuanı (yaklaşık 17,5 trilyon dolar) aştığını ifade eden Çin Başbakanı Li Çiang, 2024’te “yüzde 5 civarında” büyüme hedeflediklerini belirtti.
Analistler, bugün de Çin ekonomi yönetiminin basın açıklaması yapmasının beklendiğini vurgulayarak, Çin hükümetinin ekonomiyi destekleyici yeni teşvik paketleri açıklayacağına yönelik beklentilerin sıcaklığını koruduğunu söyledi.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,01 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,3 azalış kaydederken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,3 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2,2 değer kazandı.
YURT İÇİ PİYASALAR
Yurt içinde dün satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,53 değer kaybıyla 8 bin 860,52 puandan tamamladı.
Dolar/TL, dün alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 31,5917’den tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 31,7170 seviyesinden işlem görüyor.
Öte yandan, dün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), sıkı para politikası duruşunu destekleyici ilave sıkılaşma adımları attı.
TCMB, kredi büyümesine dayalı menkul kıymet tesisi kapsamında, TL ticari krediler için yüzde 2,5 olan aylık büyüme sınırının yüzde 2’ye indirilmesine, ihtiyaç kredilerinde yüzde 3 olan aylık büyüme sınırının yüzde 2’ye düşürülmesine, taşıt kredilerinde ise yüzde 2 sınırının korunmasına karar verildiği bildirildi.
TCMB duyurusunda, “Menkul kıymet tesisine ek olarak, kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık tesis edilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir. Ayrıca, parasal aktarım mekanizmasının güçlendirilmesine yönelik ilave adımlar üzerinde çalışılmaktadır.” ifadelerine yer verildi.
Diğer yandan, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türk İslami bankacılığının 2024’te önceki yıllara kıyasla yavaş da olsa sektör ortalamasının üzerinde büyümeyi sürdürmesinin beklendiğini bildirdi.
Ayrıca, Fitch Ratings’in cuma günü piyasalar kapandıktan sonra açıklaması beklenilen Türkiye değerlendirme raporu da yatırımcıların odağında bulunuyor.
BU VERİLER İZLENECEK
Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu ifade ederek, yurt dışında ise Almanya’da ticaret dengesi ile Euro Bölgesi’nde perakende satışları, ABD’de ADP özel sektör istihdamı, Fed Bej kitap raporu ve JOLTS açık iş sayısı verilerinin yanı sıra Fed Başkanı Jerome Powell’ın Kongre’de gerçekleştireceği sunumun takip edileceğini bildirdi.
Teknik açıdan, BIST 100 endeksinde 8.800 ve 8.700 seviyelerinin destek konumunda olduğunu belirten analistler, 8.900 ve 9.000 puanın direnç olarak öne çıktığını kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Almanya, ocak ayı ticaret dengesi
13.00 Euro Bölgesi, ocak ayı perakende satışlar
16.00 ABD, şubat ayı ADP özel sektör istihdamı
18.00 Fed Başkanı Powell’ın konuşması
18.00 ABD, ocak ayı JOLTS açık iş sayısı
22.00 Fed Bej kitap raporu
]]>“BEYPAZARI’NDAYKEN RAHATSIZ OLURDUM”
Mansur Yavaş, seçim çalışmaları kapsamında Yenimahalle ilçesinde esnafı ziyaret etti. Yavaş, ardından aynı bölgede salonda esnafla buluştu. Yavaş, ülkede korku siyaseti yapıldığını belirterek şunları söyledi:
– Kimseyi işten atmadık. ‘Çalışan herkes mesai arkadaşımızdır’ dedik. Allah’a çok şükür daha bugüne kadar ne bir üst düzey personelim savcılığa gitti, ne de hakkımızda bir soruşturma getirecek bir konu bulunamadı. Eskiden Beypazarı’ndayken müfettiş geldiğinde rahatsız olurdum.
– Küçük yer; ‘belediyeye müfettiş geldi’ deyince yerin dibine girerdik utancımızdan, millet yanlış anlayacak diye. Şimdi müfettişten rahatsız olmuyorum. Çünkü gelen müfettiş, varsa yanlış bir şeyi çıkartsın. Yoksa da iftira atanların yüzlerine vurulsun istiyoruz. Allah’a çok şükür, dediğimiz gibi, bugüne kadar hiçbir evrakımızla ilgili açılan bir soruşturma yok.
“GELİRLERİMİZDE BÜYÜK DÜŞÜŞ OLDU”
Yavaş, 2010-2019 yılları ortalaması belediye bütçesinin 2 milyar 20 milyon dolar olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
-Bizim ki 1 milyar 140 milyon dolar. Son yılın rakamıdır bu da. Yani gelirlerimizde çok büyük düşüşler oldu. Ayrıca eskiden ASKİ’den halka 1,6 dolara su satılırken, yani 50 liraya su satılırken şu anda 0,70 cent’e satıyoruz suyu. Sosyal yardım alanlar tonu 1 liradan alıyor, depremzedeler 1 liradan alıyor, öğrenci evleri de yarı fiyatına suyu kullanıyor.

– ASKİ’nin bütçesi de 550 milyon dolardan 225 milyon dolara düştü. Ve ilk defa geçen 2023 yılında eksi 5 milyarlık bütçe yaptık ASKİ’ye. Çünkü yıllardır Çevre Bakanlığı’nın, Devlet Su İşleri’nin bize bildirdiği taşkın sahalarıyla ilgili hiçbir şey yapılmamış. Her tarafı sel basıyor. Ama bir şey yapılmamış.
“İHTİYAÇ NEYSE BELEDİYE ONU YAPACAK”
Yavaş, görev süreleri içerisinde israfı ortadan kaldırdıklarını vurgulayarak, “Ben belediyeciliği ‘ben çok asfalt attım, ben çok beton diktim’ diye görmüyorum. İhtiyaç neyse belediye önce onu yapacak. 220 köyde kanalizasyon açıktan akıyor. Hiçbir ilçeye giderken ‘buradan bana ne oy çıkmış’ diye bakmadım. Köyün birinde kanalizasyon açıktan akıyor, orada çocuklar oynuyor, o köyde salgın tehlikesi varsa, bunların nereye oy verdiğinin ne önemi var?” dedi.
“KİMSEYE KÖTÜLÜK YAPMADIK”
Yavaş, sözlerini şöyle tamamladı:
– Belediye olarak siz öncelikle bu işi yapacaksınız. İnsanların sağlığını koruyacaksınız. 200-300 tane köyde hiç su yok. Hep tankerle gidiyor. Biz seçimden önce 1 köyde yok zannediyorduk. Bunların da büyük çoğunluğunu yerine getirdik. Bir şoför, bir koruma, bir minibüsle geziyorum. Çünkü hiçbir Allah’ın kuluna kötülük yapmadık. Kasti bir şey yapmadık. 5 yıl boyunca insanların verdiği oydan dolayı küçümseyen veya onlara laf atan bir tane benim sosyal medya açıklamam olmamıştır.
]]>Erdoğan önceki gün Aydın’da yaptığı konuşmada ise ‘yandık, öldük, bittik’ diyenlerin aksine pembe tablo çizmesi şaşkınlık yarattı. Erdoğan, “Türkiye ekonomisi geçen yıl depreme ve diğer olumsuzluklara rağmen yüzde 4.5 büyüyerek çok önemli başarıya imza attı. Hani ekonomi kötüydü” dedi.
İktidarın bir gün “kaynak yok” ertesi gün “Ekonomi çok iyi gidiyor” sözlerine milyonlarca emekli ise “Ge-çi-ne-mi-yo-ruz” diye feryat ederek cevap veriyor.
AÇLIK SINIRI 16.257 LİRA
Yüzde 65 enflasyona rağmen yüzde 33 zamla 10 bin lirada bırakılan en düşük emekli aylığı geçim değil, artık sefalet gelirine dönüştü. Asgari Ücret Komisyonu, 2024’te asgari geçim için 17 bin 2 liralık aylık gelire ihtiyaç olduğunu hesaplamıştı. Türk-İş şubat ayı itibarıyla 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 16 bin 257 lira, yoksulluk sınırını 52 bin 955 lira, asgari ücreti ifade eden ‘yaşama maliyeti’ni de 21 bin 189 lira olarak belirledi.
SÖZCÜ’nün Türkiye İstatistik Kurumu verileri ve enflasyon tahminleri üzerinden yaptığı hesaplamalara göre de yılbaşından bu yana 10 bin liralık emekli aylığının alım gücü 9 bin liraya, 17 bin 2 liralık asgari ücretin alım gücü de yaklaşık 15 bin 300 liraya düştü.
200 TL 131 dolardı, 6.4 dolara düştü
AKP iktidarının en büyük banknot olarak 1 Ocak 2009’da tedavüle sürdüğü 200 TL, ilk piyasaya çıktığında 131 dolara karşılık geliyordu. Bugünkü piyasa koşulları dikkate alındığında o tarihteki 200 TL, 4 bin 100 liralık alım gücüne sahipti. Partili Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildiği 25 Haziran 2018’de 200 TL’nin değeri 43 dolara düştü. Bugün ise 200 TL’lik en büyük banknotumuz sadece 6.4 dolar ediyor. İlk çıktığında ağırlıklı olarak bankacılık işlemlerinde kullanılan, cepte taşınmayan 200 TL’lik banknotlar bugün halkın alışverişlerde en çok kullandığı, cebinde tomarla taşımak zorunda kaldığı bozuk paraya dönüştü.

Akşam saatlerinde Kadıköy Salı Pazarı’na gelen vatandaşlar, tezgahlarda kalan çürük ve artık meyve sebzeleri topladı.
Çöpten sebze-meyve topluyorlar
Enflasyonla ilgili iyimser tahminler sokakta karşılığını bulmuyor, vatandaşlar akşam pazarında yerden çürük meyve sebze topluyor. Kadıköy Salı Pazarı’na, saat 19.00’da gelen onlarca kişi tezgahların altına atılan meyve sebzeleri toplama telaşında. İsmini vermek istemeyen 72 yaşındaki bir emekli “Görüyorsunuz halimizi” diyerek tezgah üzerindeki yarım turp ve soğanları alıyor. 40 senedir pazarcılık yapan Ayhan Bakışlı ise “Kesik portakalı alıyorlar. Bak alım gücü o kadar düştü işte” ifadelerini kullandı. Fırat FISTIK
]]>İran’ın desteklediği Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’de Babu’l Mendep Boğazı’nda İsrail ile bağlantılı ticari gemilere yönelik başlattığı saldırılar sonrası denizcilik şirketlerinin rotalarını Ümit Burnu’na çevirmesi nedeniyle gemilerin seyahat süreleri 10 ila 14 güne uzuyor. Bazı gemilerin seyahat sürelerinin 20 güne kadar uzadığı belirtiliyor.
ABD ve İngiltere öncülüğünde Husilere karşı başlatılan saldırılar ve denizcilik şirketlerine bölgeyi kullanmamalarının tavsiye edilmesinin ardından Kızıldeniz’deki gemi trafiği hızla azalmaya devam ederken, Ümit Burnu’nu dolaşan gemilerin seyahat süreleri ve maliyetlerindeki artış nedeniyle navlun fiyatları katlandı.
Kızıldeniz’deki gerilimde yaklaşık üç ay geride kalırken, navlun fiyatlarındaki artış hız kesmesine rağmen, fiyatlar hala oldukça yüksek seyrediyor.
YÜZDE 187 ARTTI
Drewry’nin Dünya Konteyner Endeksi’nden derlenen bilgilere göre, 40’lık konteyner bileşik endeksi 30 Kasım’da 1382 dolar seviyesinde idi.
Kızıldeniz’de gerilimin tırmanması ve gemilerin rotalarını hızla daha uzun bir rota olan Ümit Burnu’na kaydırmasına bağlı olarak fiyatlar, sekiz hafta boyunca artarak 25 Ocak’ta 3 bin 964 dolara kadar çıkmıştı. Navlun fiyatları bu dönemde yüzde 186,8 arttı.
40’lık konteyner bileşik endeksi 1 Şubat itibarıyla 3 bin 824 dolara, 8 Şubat itibarıyla da 3 bin 786 dolara indi. Böylece fiyatlar, son iki haftada yüzde 4,5 geriledi.
Ancak, navlun fiyatları 8 Şubat itibarıyla geçen yılın aynı haftasına göre yüzde 90 artış gösterirken, 30 Kasım’daki seviyesine göre de yüzde 174 ve salgın öncesi seviyesinden yüzde 167 daha yüksek.
Şanghay-Cenova hattında 40’lık konteynerin navlun fiyatı 8 Şubat itibarıyla haftalık bazda yüzde 11 gerileyerek 5 bin 225 dolar, Şanghay-Rotterdam hattında yüzde 5 düşüşle 4 bin 426 dolar ve New York-Rotterdam hattında ise yüzde 4 azalarak 611 dolar oldu. Fiyatlar, Şanghay-Los Angeles hattında bu dönemde yüzde 8 yükselerek 4 bin 771 dolara ve Şanghay-New York hattında yüzde 2 artışla 6 bin 268 dolara çıktı.
KIZILDENİZ’DE KRİZ UZUN SÜREBİLİR
Uzmanlar nakliye şirketlerinin planlamalarını ve bütçelerini daha uzun rotaya göre ayarlamaya ve gerilim sürmesine rağmen ilk dönemde yaşanan telaşın normalleşmeye başladığını ifade ediyor.
Kızıldeniz’deki gerilimin ABD’yi etkilemediğini ancak Avrupalı ithalatçıların krizden en çok etkilenen kesim olduğunu dile getiren uzmanlar, Kızıldeniz’de bir çözüm bulunana kadar krizin bir süre daha devam edeceğini öngörüyor.
KONTEYNER HACMİ YÜZDE 80 AZALDI
Almanya merkezli ekonomi araştırma kuruluşu Dünya Ekonomisi için Kiel Enstitüsü (IfW Kiel) verilerine göre, Kızıldeniz’den taşınan yük miktarı geçen yıl aralıkta yarıdan fazla düşüş gösterirken, ocakta Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı’ndan geçen konteyner sayısı kriz öncesine göre yüzde 80 daha az.
Gemilerin Afrika ve Ümit Burnu’nu dolaşması nedeniyle güney ve Kuzey Avrupa’daki limanlara varışlar gecikiyor. Hamburg ve Bremerhaven’in yanı sıra Rotterdam ve Antwerp’te, Ocak 2024 itibarıyla 2023 ortalamasına göre yüzde 25 daha az gemi yanaşıyor.
Kiel Ticaret Göstergesi Başkanı Julian Hinz, şu anda konteyner gemilerinin orijinal planlarına kıyasla önemli ölçüde geciktiğini ve bunun da birçok Avrupa limanına daha az gemi gelmesine neden olduğunu dile getirdi.
Ancak daha uzun seyahat rotalarının lojistik planlamalarda hesaba katılmasıyla bu farkın normalleşeceğini belirten Hinz, “Özellikle küresel olarak sevk edilen malların miktarı, küresel ticaretin krizde olmadığını, ticaretin stabil kaldığını gösteriyor. Bazı şirketler teslimat gecikmelerinden muzdarip olsa da genel olarak ham madde veya tüketim mallarında herhangi bir kısıt beklenmiyor. Ticaretteki canlılığın bir nedeni de Çin Yeni Yılı olabilir, çünkü Çin’de ticaret genellikle tatillerden önce artar ancak sonrasında azalma eğilimi gösterir.” ifadelerini kullandı.
SÜVEYŞ’TEN GEÇİŞLER KRİTİK
Danimarkalı denizcilik şirketi Maersk Üst Yöneticisi Vincent Clerc, dün yaptığı açıklamada, şirketin konteyner hacminin üçte birinin Kızıldeniz trafiğindeki aksamalardan etkilendiğini belirterek, gemilerinin yeniden Kızıldeniz’den geçişlere başlaması için bunun kalıcı olarak devam edeceğinden emin olmaları gerektiğini söyledi.
Clerc, mevcut durumun navlun fiyatları ve gemicilik şirketlerinin karlarının büyük artış gösterdiği salgın dönemiyle karşılaştırılamayacağını ve Süveyş Kanalı’ndan gemi geçişlerinin başladığı anda fiyatların hızla düşeceğini ifade etti.
ROTASINI DEĞİŞTİREN ŞİRKETLER
Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’de Babu’l Mendep Boğazı’nda İsrail ile bağlantılı gemilere saldırıları sonrası Maersk, gemilerin rotasını Ümit Burnu’na çeviren ilk şirketler arasında yer almıştı. Maersk, gemilerinden birinin Husilerin saldırısına uğramasının ardından 5 Ocak’ta yaptığı açıklamada, Kızıldeniz-Aden Körfezi’nden geçiş yapacak tüm gemilerinin yakın gelecekte Ümit Burnu çevresinden güneye yönlendirilmesine karar verildiğini bildirmişti.
Dünyanın en büyük konteyner şirketi İtalyan-İsviçre ortaklı Mediterranean Shipping Company, Alman taşımacılık şirketi Hapag-Lloyd, Fransız gemicilik şirketi CMA CGM ve İngiliz enerji şirketi bp, bölgedeki seferlerini askıya almış ve gemilerin rotasını Ümit Burnu’na kaydırmıştı.
Danimarkalı tanker şirketi Torm, Kızıldeniz’in güneyinden tüm geçişlerini durdururken, enerji şirketi Shell de Kızıldeniz’den geçişlerini askıya almıştı.
Katar’ın Avrupa’ya giden sıvılaştırılmış doğal gaz kargolarında da uzayan transit mesafeleri nedeniyle 10-12 günü bulan gecikmeler yaşanacağı açıklanmıştı.
Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12’si Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan Süveyş Kanalı üzerinden yapılıyor.
]]>Yarış atından üzüm bağına, bazı hediyeler ağacın altına sığmayacak kadar büyük. Bazıları da özel yapım ve yüzbinlerce dolar değerinde.
Dünyanın en zengin insanları listesinde yer alan kişilerin hediye seçimleri oldukça ilgi çekici. Ünlü yatırımcı Warren Buffett, eskiden aile üyelerinin her birine 10 bin dolar nakit para veriyordu. Ancak parayı çarçur ettiklerini öğrendikten sonra bu uygulamayı değiştirdi ve şimdi bazılarına hisse senedi, bazılarına da çikolata veriyor.
Bill Gates ise tatil boyunca keyifle okunacak kitaplar öneriyor. Gates kitap gibi mütevazı hediyeleri tercih etse de zenginler yılbaşı için yüzbinlerce dolar harcamaktan çekinmiyor.
Örneğin Knightsbridge Circle isimli şirket, bir zamanlar Napolyon’un kaldığı bir malikanenin yanı sıra kendi bal ve zeytinyağı üretim tesisleriyle birlikte 5 milyon dolarlık bir arazinin Noel hediyesi olarak satın alınmasına yardımcı oldu. Knightsbridge Circle’ın hizmetleri için yıllık abonelik ücreti ise 50 bin dolar.
EN POPÜLER HEDİYELER
Lüks stil firması Lalaluxe’ün kurucusu Nicole Pollard Bayme de dünyanın en zengin kişilerinin Noel hediyelerini anlattı.
Pollard Bayme, Chanel ve Rolex ile birlikte Hermes’in en çok talep edilen markalardan biri olduğunu söyledi. Birkin isimli Hermes modelleri de koleksiyonluk olarak görülüyor ve nadir bulunan çeşitleri var ve zenginler arasında popüler bir seçim.
“Tatil hediyesi vermek, istek listesi olan insanlar için yeterince zor. Peki ya gerçekten her şeye sahip olan insanlar? Milyarderler de tıpkı bizler gibi hediye vermeyi ve almayı severler. Bu hediyeler çok daha pahalı olsa bile…” diyen Pollard Bayme geçen yıl bir müşterisine zenginler tarafından tercih edilen özel bir Hermès çantası olan Himalaya Birkin’i nasıl temin ettiğini aktardı.
Timsahın elle boyanmış göbek altı malzemesinden yapılan Himalaya Birkin’in elmaslı bir modelinin 750 bin dolara satıldığını söyleyen Pollard Bayme, “Her şeye sahip olan birinin neden el çantasında da elmaslar olmasın?” dedi.
Deloitte tarafından yapılan bir ankete göre Amerikalılar bu tatil sezonunda ortalama 1.652 dolar harcamayı planlıyor. Bu da Himalaya Birkin’in fiyatının yaklaşık yüzde 0,2’sine denk geliyor.
Bayme’nin hizmeti ise saati 600 dolardan başlıyor ve satıştan yüzde alıyor.
Pollard Bayme’nin söylediğine göre, kişiselleştirilebilen ürünler de zenginler arasında oldukça popüler. Örneğin hediyeler arasında 10 bin doların üzerinde olan monogramlı Goyard bavullar ya da hediye alan kişinin burcunu yansıtan eşyalarla dolu bir hediye sepeti görmek mümkün.
DENEYİM SATIN ALINIYOR
Öte yandan son yıllarda zenginler arasında hobilere dair hediyeler oldukça popüler. Örneğin yarış atlarıyla ilgilenen bir kişiye ahır gezisi yaptırıp at almak, müzikle ilgilenen kişiye ünlü bir DJ’den pikap dersi aldırmak ya da yemek yapmayı seven birine Michelin yıldızlı bir şeften yemek dersi aldırmak gibi hediyeler de oldukça revaçta.
Londra’da zenginlere odaklanan bir danışmanlık firması olan Barton’ın kurucusu Winston Chesterfield’e göre zenginler sevdiklerine artık ilgi alanlarına göre hediye alıyor. Örneğin yürüyüş yapmayı seven bir aile birbirlerine Moncler ve Loro Piana gibi markaların en iyi outdoor ekipmanlarını hediye edebiliyor. Ya da yemek meraklıları doğrudan İtalya’dan gelen balzamik sirke hediye edebiliyor.
Chesterfield ayrıca sağlıklı yaşam molalarının da arttığını söyledi. Chesterfield birlikte çalıştığı bir aileyi daha önce iki haftalığına Karayipler’de özel bir ada kiralayarak ve yoga inzivalarına göndermiş.
Chesterfield’in müşterilerinden bazıları Kenya’daki Ol Jogi ya da Tanzanya’daki Saanane Adası gibi Afrika’daki koruma alanlarında geceliği 40 bin dolara kadar çıkabilen özel villalar da kiralayabiliyor.
]]>