■ Ekrem her zaman görevinin hakkını verebilmek için büyük bir sorumluluk bilinciyle çalışır. Ama İBB Başkanı olmasıyla yoğunluğu ve sorumluluğu elbette ciddi bir şekilde arttı. Bu nedenle de ailece geçirdiğimiz, Ekrem’in çocuklarla geçirebildiği zaman oldukça sınırlı kaldı. Çocukların da büyümeye başladığı, ergenlik süreçlerini yaşadığı bir döneme denk geldi.
‘SAĞLIĞINI HİÇ DÜŞÜNMÜYOR’
■ Biz aslında çocuklarımızı hiç siyasetin içine dahil etmiyoruz. Bu Ekrem’in de benim de üzerinde hassasiyetle durduğumuz bir konu. Babalarının siyasetçi olmaları onlarla ilgili bir konu değil. Onlar kendi hayatlarını inşa ediyorlar. Bu 5 yıllık süreçte Ekrem için tek endişem her zaman sağlığı oldu. Sağlığını hiç düşünmeden kendini yaptığı işe adıyor. Biraz daha kendisine dikkat etmesini dilerdim.
■ 5 yıl içinde beni en etkileyen gelişmelerden biri pandemi dönemi oldu. Bu salgın nedeniyle vefat eden, sağlığı bozulan insanlar, pandeminin ekonomik ve sosyal hayata yansımaları ve tüm bunlarla beraber çocukların eğitim hayatının olumsuz etkilenmesi beni çok üzdü. Yine bu dönemde annemi kaybettim ve o günlerde korona olduğum için maalesef cenazesine katılamadım. Tabi ki, geçtiğimiz yıl 11 ilimizi derinden etkileyen 6 Şubat depremi de hepimiz için çok büyük bir travma oldu.
“DAVA HUKUKSUZLUK ÖRNEĞİ”
■ Bir diğer olay da Ekrem’in dava süreci… Türkiye bir hukuk devleti; bu ülkede herkesin yasalar karşısında eşit olması, kanunların herkese adil bir şekilde uygulanması gerekiyor. Eğer bir ülkede adalet işlemiyorsa, ülkenin temel değerleri yara almış demektir. Benzer davalarda olduğu gibi Ekrem’in davası da ne yazık ki benim için bir hukuksuzluk örneği oldu.
■ Ekrem’le birbirimizi çok eleştiririz. Çocuklarımız da fikrini açıkça söyler, yanlış olduğunu düşündüğü herhangi bir şeyi dile getirip bizi eleştirirler. Çünkü biliriz ki eleştiri gelişimin ve değişimin en temel parçalarından biridir. Benim Ekrem’e fikrimi beyan ettiğim en temel konu kadınların toplumdaki yeri… Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için atılması gereken adımları ve yorumlarımı söylüyorum genelde.
‘PEK ÇOK İLKLER YAŞANDI’
■ Yerel seçimi kazanacağını biliyorum. Ekrem Başkan’ın İstanbul için yaptığı ve yapmayı planladığı çalışmaları, İstanbulluların bu çalışmalara gösterdiği ilgiyi ve Ekrem’e duydukları sevgiyi görüyorum. Özellikle bir kadın olarak baktığımda İstanbul’da pek çok ilkin yaşandığını görüyorum. İBB’nin tarihinde ilk defa açtığı Yuvamız İstanbul kreşleri, Anne Kart, Mahalle Evleri… Örneğin İBB’de bu dönemde ilk defa kadın itfaiyeciler görev başı yaptı, otobüslerde kadın şoförlerin sayısı her geçen gün artıyor. Ülkemizin geleceği olan gençler için yapılan çalışmalar da önemli…
■ Seçim öncesinde yaşanan yoğunluk gerçekten olağanüstü. Ekrem’in çalışma temposunun yanında ben mümkün olabildiğince yanında olmaya, destek vermeye gayret ediyorum. İstanbul ve İstanbullular için sosyal belediyecilik anlayışıyla 5 yıldır çok yoğun şekilde çalışmalar yapılıyor. En büyük dileğim, bu yoğun dönemin hepimiz için huzurla geçmesi ve demokratik, adil bir seçimle tamamlanması…
3 bin gence burs desteği
Dilek Kaya İmamoğlu, 5 yıllık dönemde iş ve eğitim hayatında yaşadıklarını da şöyle anlattı: “Yoğun ve tempolu geçti. Beni en mutlu eden gelişme Büyüt Hayallerini projesini hayata geçirmemiz oldu. Projeyle 3 bin üniversiteli genç kıza burs desteği sağlıyoruz. Projeye 2021’de İstanbul Vakfı çatısı altında başladık. Ama bu proje sadece bir burs projesi değil. Gençlerin hayata hazırlık süreçlerinde de yanlarında oluyoruz. Büyüt Hayallerini Gelişim Programı’nda bursiyerlerimiz bir hafta boyunca hem iş hayatına yönelik eğitimler alıyor hem de şirketlerin çalışma alanlarına giderek saha süreçlerini deneyimleyebiliyorlar. Proje kapsamında 40 değerli kalemin, Türkiye’de yaşamış ve yaşamakta olan 40 başarılı kadının hayat hikayesini anlattığı İlham Veren Adımlar kitabımızı çıkardık ve kitabın satış geliriyle de burs fonuna destek sağladık.”
KADINLARIN İŞ HAYATINDA KARŞILAŞTIĞI ENGELLERİ YAZDI
Dilek Kaya İmamoğlu 2022’de liderlik türleri üzerine çalıştığı doktorasını tamamladığını belirterek, “Ekim 2023’te de kadınların iş hayatında karşılaştığı engelleri anlatmak için kullanılan bir kavram olan cam tavan sendromunu ele aldığım yüksek lisans tezimi, “Cam Işığı Kesemez” ismiyle kitap olarak yayınladık” dedi.
2014’ten 2024’e İmamoğlu ailesi

2014 HATIRASI: Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı seçildiğinde ailesiyle bu pozu vermişti.
Ekrem-Dilek İmamoğlu çifti; çocukları Selim, Semih ve Beren ile 2014 yılından beri her seçim sonrası aile fotoğrafı çektirdi. İmamoğlu ailesinin, 31 Mart 2024 yerel seçim sürecinde kameralara poz vermesinin üzerinden 10 yıl geçti.

2019 HATIRASI: İmamoğlu, İBB Başkanı seçildiğinde başarısını ailesiyle böyle paylaşmıştı.
2014 yılında çekilen ilk fotoğraf ile 2024 yılında çekilen son fotoğraf, ailedeki 10 yıllık değişimi gözler önüne serdi. 2014 yılında yerde oyun oynayan iki küçük çocuk artık büyüdü. Semih üniversiteye hazırlanıyor, Beren ise voleybolcu oldu. Selim de üniversiteyi bitirdi ve iş hayatına atıldı.

2019 HATIRASI: İmamoğlu, İBB Başkanı seçildiğinde başarısını ailesiyle böyle paylaşmıştı.
]]>Hiç endişeniz olmasın” yanıtını verdi. KADIN VATANDAŞTAN İMAMOĞLU’NA: “SAYENİZDE İSPARK’A GİRİŞ YAPTIM” İmamoğlu, Gaziomanpaşa Barbaros Hayrettin Paşa Mahallesi’ndeki semt pazarında da yoğun ilgiyle karşılandı. Esnafa hayırlı işler temennisinden bulunan İmamoğlu, vatandaşlarla da sohbet etti. İmamoğlu, “Sizin sayenizde İBB’de, İSPARK’a giriş yaptım” diyen bir kadın vatandaşı, “Ne güzel, iyi işlerin olsun. Ailene sevgilerimi ilet” şeklinde yanıtladı. İmamoğlu ve Bahçetepe’nin Gaziosmanpaşa’daki son durağı, Karadeniz Mahallesi’nde gerçekleştirilen halk buluşması oldu. Coşkulu bir kalabalığa konuşan İmamoğlu, özetle şunları söyledi: “HİÇBİR ZAMAN BİZE OY VERMEZSENİZ GÜNÜNÜZÜ GÖRÜRSÜNÜZ KİMSEYE DEMEDİK: Beş yıla yaklaşan bu zaman dilimi içerisinde İstanbul olarak en fazla gurur duyduğum şey açık söyleyeyim İstanbul’un 39 ilçesine de eşit hizmet götürmek. Az önce marsbahis giriş adresi marsbahis giriş adresi bir arkadaşım sordu. Özellikle annelerin, hanımefendilerin yoğun teveccünü görüyorsunuz dediler. Dedim ki ben bir şehre bakışım şöyle. Aileme nasıl bakıyorsam ailemle ilgili yuvamla ilgili eşim, çocuklarım annem, babam, aileme nasıl bakıyorsam Allah sizi inandırsın tüm kalbimle söylüyorum, bu şehrin çocuklarına, bu şehrin kadınlarına, bu şehrin yuvalarına da öyle bakıyorum. Hiçbiri birbirinden ayırt etmiyorum.
Tabii aynı zamanda şunu söyleyeyim. Hiçbir zaman bize oy vermezseniz gününüzü görürsünüz kimseye demedik. Allah’a şükürler olsun. Biz meseleyi sadece oy veren, vermeyen meselesini asla indirgemedik bunu da yapmayacağız. Zaten açık söyleyeyim ben Ekrem olarak böyle bir ayrımcılığı yapamam ki. Ben öyle bir ailede büyüdüm ki biraz bahsedeyim. Benim rahmetli dedem Adalet Partiliydi. Bir kardeşim Milli Selamet Partiliydi. Sonra amcam Milliyetçi Hareket Partiliydi. Babam Anavatan Partisi’nin kurucularından siyaset yaptı. Aynı zamanda benim anneanne tarafım, dedem tarafı, bütün dayılarım Cumhuriyet Halk Partiliydi. Ben böyle bir ailede büyüdüm. Vallahi benim ailemde kimse. Birbirine vatan haini demedi. Birbirine kötü demedi, birbirine kavga etmedi. Dostluk, barış ve huzur içerisinde insanlar geçindi gitti. ENİNDE SONUNDA BU MİLLET SANA GÜNÜNÜ GÖSTERİR KARDEŞİM: Vallahi gül gibi geçindiğimiz o dönemden o günlerden bugünlere geldik. Siyaset şuna evrildi. Bugünün iktidarı şuna evrildi. Senden, benden olanlar, bendensen varsın. Başka taraftansan bertarafsın yani tarafını seç diyor. Bugünün iktidarı böyle bir dünyayı bu ülkenin güzelim insanlar. reva görmeye çalışıyor bu millet bunu yemez kardeşim. Bak bu millete sıkıntı çektirirsin, bu milletin kalbini burkarsın, bu milleti üzersin, bu millete zaman kaybettirirsin. Ama eninde sonunda bu millet sana gününü gösterir kardeşim. O kadar net. Sevgili Gaziosmanpaşalılar esas meseleleri ıskalıyoruz. Bugün baktığımızda da açıkçası bugün en fazla aklıma gelen şey emeklilerle ilgili sıkıntılar. Emekli kim? Emekli benim babam, amcam, teyzem buradaki sevgili büyüklerimiz, teyzelerimiz, amcalarımız, ablalarımız, abilerimiz, emekli kim onlar? Peki onlar ne yaptı? Farklı alanlarda ülkesine, milletine hizmet etti. Farklı alanlarda helalinden ekmeğini evine getirip çoluğunu çocuğunu yetiştirdi. Peki bugün, bugün yaş almış abilerim, ablalarım iki, üç lira ucuz diye Halk Ekmek’te kuyruğa giriyor mu? Peki benim emekli abilerim, ablalarım artık benden her gittiğim yerde istiyorlar haklılar ve yapacağım da. Kent lokantalarının önünde kuyruğa giriyorlar mı? Eskiden paranın değeri vardı diyorlar. NE YAZIK Kİ BU HÜKÜMET 16 MİLYON EMEKLİMİZE CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK ZULMÜNÜ ÇEKTİRİYOR:
Emekli primi ile ev aldıkları hikayelerini anlatıyorlar. Araba alırlardı onları anlatıyorlar doğru mu? Bugün düştükleri duruma isyan ediyorlar. Ne yazık ki bu hükümet 16 milyon emeklimize Cumhuriyet tarihinin en büyük zulmünü çektiriyor bu kadar net. Türkiye’de yaşam bu güzel memlekette yaşam ne yazık ki emeklilerimize cehennem oldu. Oysa emeklilerimizde hep umut vardı. Onlar şöyle düşünüyorlardı seçim yakın bu hükümet bir şeyi düşünür. Emeklimize bir şeyler verir derdi. Öyle düşünmüş olabilir emeklilerimiz. Ama umut dün yandı bitti kül oldu. Dün dün ne dedi Sayın Cumhurbaşkanı? Birileri emekli maaşına yedi bin lira on bin lira seyyanen zam isteyerek emeklilerimizi tahrik ediyor dedi. 10 bin lira maaşla emekli, bu ülkede yaşayabilir mi? Emekli, herhangi bir şehrinde bu ülkenin yaşayabilir mi? Yahu emekli perişanız bize yardımcı ol diyor. ve bu insanlar senden medet umuyor. Siz ise emekliye sırtınızı dönüyorsunuz. Bundan niye bahsediyorum biliyor musunuz? Emekli meselesi, ekonomi meselesi, sözüm ona bunlar unutturacaklar, enflasyonu unutturacaklar, üç haneli enflasyonu unutturacaklar, geçinemeyen,insanlarımızın ekonomik sıkıntılarını unutturacaklar, eğitimle ilgili problemleri unutturacaklar sözüm ona ondan sonra da dönecekler benden değilsen bir tarafsın. Benden değilsen teröristsin osun busun diyecekler. Bu millet de yiyecek yemez kardeşim yemez. BU ZİHNİYETİN, BU AKLIN SEÇİMDE OY ALMAK İÇİN HER ŞEY MÜBAHTIR DİYEN AKLIN BU TOPRAKLARDAN SÖKÜLÜP ATILMASI LAZIM: Diyor ki eğer emekliye yedi bin lira verirsem bir nokta dört trilyon, on bin lira verirsem bir nokta dokuz trilyon yük gelir diyor bütçeye yük gelir diyor. Doğru. Ben size bütçeye gelen yükle ilgili bir hatırlatma yapayım. Kaç yıl önce hatırlayın. Mültecilere 40 milyar dolar harcadım dedi mi? Peki o yük olmadı. O günden bugüne de dört yıl geçti. Dört yılda daha ne kadar harcadı onu da bilmiyoruz. Bütçeye o kadar yük olan şey var ki. Saraylı mı söylesem başka şeyleri mi söylesem onlara girmeyeceğim. Onun için onlar. işin, bu kötü sayfasını, siyasetin kirli sayfalarını açmaya çalıştıkça ben bu kötü yönettikleri ülkenin ekonomisini, ülkenin eğitimini, ülkenin mülteci sorununu suratlarına vurmaya devam edeceğim kardeşim. Bütçeye yük olurmuş. Bütçe kimin? Bütçe kimin biliyor musunuz? Bu ülkenin emeklisinin, işçisinin, emekçisinin, çocuğunun, kadınının, gencinin, annesinin bu ülkenin bütçesi, bu milletin bütçesi. Eğer sen milletine sırtını dönersen, milletinin ne hissettiğini anlayamazsın bile. O bakımdan o kadar maliyetler, kötü ekonomi yönetiminin o kadar kötü yönetilen örneğin kur korumalı mevduatla milyarlarca dolarlık kasasından kasasından, bütçesinden çıkan paraları anlatırım burada saatleri alır. Ama buraya girmeyeceğim. O bakımdan bu zihniyetin, bu aklın seçimde oy almak için her şey mübahtır diyen aklın bu topraklardan sökülüp atılması lazım. Bu hükümetin ettiği tarihi laflardan birisini her meydanda hatırlatacağım. Ben hatırlayın sıfır dört yaş arası çocuklarımıza annelere beraber gezerken çocuğu olan güzel annelerimize, anne kart vereceğim dedim, hatırlıyorsunuz değil mi? ve 650 bin civarında annemiz şu anda o kartı cebinde taşıyor. Doğru mu? Aradaki zihniyet farkı için bunu söylüyorum. Peki ben bunu 2019’da vaat ettiğimde ben milletime bunu anlattığımda ne dedi meydanlarda? Kimin parasını kime veriyorsun dedi. İşte zihniyeti biz değiştiriyoruz. Bunu her meydanda söyleyeceğim.
Söyleyeceğim ve ezberleyecekler. Milletin parasını, millete veriyoruz kardeşim. ZİHNİYETİ ÖYLE BİR YERE EVRİLDİ Kİ İSTANBUL ONUN ZANNEDİYOR. BU MEMLEKET ONUN ZANNEDİYOR. BÜTÇEDEKİ PARALARI BİLE ONUN ZANNEDİYOR ALLAHIM NE DİYEYİM: Bu zihniyeti niye anlatıyorum biliyor musunuz? Zihniyeti öyle bir yere evrildi ki İstanbul onun zannediyor. Bu memleket onun zannediyor. Bütçedeki paralar bile onun zannediyor. Allah’ım ne diyeyim? Bakın o bakımdan milletin parasını millete ben veriyorum o gün dedim. Verdim mi hemşehrilerim? Verdin mi millete milletin parasını? Anneye ücretsiz kartı verdin mi? Evet veriniz kardeşim vermeye de devam ederiz. Yeter ki aklın milletinde olsun. Yeter ki kalbin, milletinin refahı için çarpsın. Millete vereceğin her kuruşun onun hakkı olduğuna inan verirsin. Ama milletine vereceğin her kuruşu yük olarak gören bir anlayışa Allah akıl versin. Allah onu ıslah etsin, başka bir şey demiyorum. Benden değil, önce sizden korkuyor, sizden. Milletten korkuyor. Bak niye biliyor musunuz? Meydanlarda sıklıkla vatandaşına diyor ya belediyeyi bana vermezsen, millete bunu söylüyor. Belediyeyi bana vermezsen hizmet gelmez diyor. Hatay’da dedi Ordu’da dedi. Şimdi İstanbul’da diyecek demeye başladı. Ama sizi tehdit ediyor ya. O tehdit neden biliyor musunuz? Sizden korkuyor. Milletinden korkuyor. O bakımdan çok mutluyum. 39 ilçesine Allah şahit her belediye başkanı da bunu biliyor. Birazcık vicdanı olan bunu da söyler. Ben her gittiğim ilçede hizmeti oradan esirgemedim kardeşim. ve her gittiğim ilçede ilçe belediye başkanlarıyla birlikte çalıştım. Niye biliyor musunuz. Ben demokrasiye inancı tam bir Türkiye ondan. Demokrasi sandık, demokrasi sandık kardeşim. ONLARIN İŞİ GÜCÜ AKLI ÇOCUKLARIMIZDA ANNELERİMİZDE DEĞİL: Mecidiyeköy Mahmutbey metro hattını açtık. Karadeniz istasyonu, Yenimahalle istasyonu, Kazım Karabekir İstasyonu, Gaziosmanpaşa’ya ulaşımda kolaylık sağladı. Gaziosmanpaşa’da ben Hakan Bahçete’ye hepinizin desteğini istiyorum. Onlar şehrine duyarlı gencecik insanlar. Sizinle sahada sokak sokak gezecek sizin de düşünecek genç kardeşlerim onlar az önce de söyledi İstanbul’da onların aklına hiç kreş gelmedi ama bu kardeşiniz iki taneyi açtı üçüncüsü de yolda. Daha fazlasını açacağız ama çok daha fazla olsun istiyorsanız biz İstanbul’da 100 tane kreş açtık 200 yapacağız sayısını. Ama Gaziosmanpaşa’nın birçok mahallesi var. Her mahallede kreş istiyorsanız Hakan Bahçetepe’ye oy vereceksin o yapacak. Onların, onların işi gücü aklı çocuklarımızda annelerimizle değil. Bizim aklımız fikrimiz sizin evlatlarınızda gencecik pırlanta gibi evlatlarınızda. İçinde Yuvamız İstanbul, Bölgesel İstihdam Ofisi, Enstitü İstanbul bulunan Barbaros Hayrettin Paşa Kültür Merkezi’mizi açtık. Bünyesinde Yuvamız İstanbul pazar alanı ve 800 araçlık zemin altı otoparkı olan Halit Kıvanç Şehir Stadını açtık. Gaziosmanpaşa’da öğrenci yurtlarımızdan birisini açtık. Erkek öğrenci yurdu açtık burada. Sevgili hemşerilerim sıfırdı, sıfır. Size bir hatırlatma yapayım. Seçimden önce 2019’dan önce İstanbul’da yurt sayısı ne kadardı? Peki kreş sayısı? ya bunların notu sıfır zaten. Onun için işte beş bin 200 öğrencimiz yurtlarımızda kalıyor birini Gaziosmanpaşa’da açtık. Mart’ta Merkez Mahallesi’nde Gaziosmanpaşa’ya çok değerli bir yaşam merkezide kazandırıyoruz. Orada muhteşem bir jimnastik salonumuz var muhteşem bir yüzme havuzumuz var. Yine orada belki de İstanbul’un en güzel kreşlerinden birini açıyor olacağız. İnanın çok keyif alacağınız çok büyük bir kütüphanemizi açacağız. Fazla değil iki hafta sonra yani aylar sonradan bahsetmiyorum.
Çevresiyle, meydanıyla spor sahalarıyla Gaziosmanpaşa’nın kalbi olacak çok güzel bir merkezi hep birlikte Gaziosmanpaşa halkıyla iki hafta sonra buluşturuyoruz. Açılışta beraber olacağız. BEN YILMAM YILDIRIRIM ONU SÖYLEYEYİM: Yine yine bir buçuk milyar liranın üzerinde İSKİ yatırımları yaptık Gaziosmanpaşa’ya. Bunun dışında altyapı, üstyapı, iyileştirmeler çalışmalar devam ettiğimiz birçok projemiz var. Bir kısım çalışmalarımızdan yine size bahsetmek istiyorum. Tüm İstanbul’da bunları özellikle kentsel dönüşümü çok derinden yaşayan Gaziosmanpaşa’ya duyurmak isterim. 2019 seçimlerinde özellikle bugüne kadar yaptığımız kentsel dönüşüm çalışmalarının yine çok güzel bir örneğini bugün Eyüpsultan’da başlattık. Yetkimiz olan her yerde verdiğimiz sözü yapmak üzerine süreçler başlatıyoruz. Tek emekli maaşıyla geçinen hanelere 10 bin lira pazar desteği vereceğiz. Tek emekli maaşı giren evlere her gün halk ekmekten bir ekmek bedava vereceğiz. Dar gelirliye, yüzde 60 emeklilere yüzde 65 gibi yüksek oranda kentsel dönüşümlerindeki masrafları karşılamayı taahhüt ediyoruz. Yine emeklilere kira desteğini dokuz bin lira yapıyoruz. Kentsel dönüşüme giren emeklilere eğer emekli değilse de bakanlıktan kira yardımı da alsa diğer hanelere de yedi bin lira kira desteği vereceğiz. Bugüne kadar çok değerli işler yaptık. Bu Mart ayında iki tane daha metro açıyoruz. Ataköy, İkitelli metrosu ve Çekmeköy Sancaktepe, Samandıra metrosu bu iki metroyla beraber tam 65 kilometre uzunluğa ulaşacağız. O bakımdan yeni dönemde, yeni işlerle beraber yolculuğumuza devam ediyoruz. Bakın 2019′ da iş bulmak belediyenin işi değil demişlerdi. Iş ve istihdam ofisleri açtık. İki yüz bine yakın hemşehrimizi oralarda iş bulduk. İnşallah yeni dönemde bu sayıyı 2024-2029 döneminde beş yüz bin insana kadar çıkartacağız. Dünyanın en önemli kariyer merkezi, kariyer birimlerinden birini biz kurmuş olacağız. Yapamaz dediler, yaptık ve gerçekten insanlarımıza hizmet ettik. Engelleriz dediler daha birkaç gün önce Sayın Cumhurbaşkanı engellediklerini dile getirdiler. Hiç umursamadık işimize baktık. Bu senin işin değil dediler, işimiz kabul ettik, yaptık. Yine kimin parasını kime veriyorsun dediler. Milletin parasını, millete dedik verdik, vermeye de devam edeceğiz. Bakın bizi belki yıldırmaya çalıştılar, ama yıldıramazlar.
Bu kardeşiniz yılmaz bu kardeşiniz, bu hemşeriniz kararlı, kararlı akılcı ve kararlı sizi mahcup etmeyecek. ve şunu söyleyeyim şairin var ya güzel sözü, hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Ben yılmam yılmam yıldırırım,. Onu söyleyeyim İSTANBUL’A ASLA VE ASLA İHANET ETMEYECEĞİZ: İstanbul’da göreve geldik. Beş yılda rakibimin dediği gibi yüzde 87’sinin taahhütlerimin yerine getirdim. Sizlerden destek istiyoruz. Sizlerden yeni nesil siyasete ahlaklı, erdemli, hesap veren, milletin parasını millete veren çok güzel bir belediyecilik döneminde her ilçede destek istiyoruz. Gaziosmanpaşa’da Hakan Bahçetepe’ye destek istiyoruz. Biz bunu başardığımız takdirde Türkiye’nin geleceği de çok emin ellerde olacak. Gaziosmanpaşa’da o oy pusulasında mührü Hakan Bahçetepe’nin ismini gördüğünüz yere basacaksınız desteğinizi istiyoruz. Biz insanımızı birbirinden ayırmıyoruz. Insanımız kimmiş nereliymiş hiç bakmayız. O bakımdan evet bizim partimizle koşan hemşerilerim var. Ama illa parti değil biz İstanbul ittifakının oyuna talibiz. Bu milletin kurduğu, bu milletin kurduğu vicdan ittifakının oylarına talibiz. Onun için her birinizin oyunu isterken her birinizden bize destek olmanızı, çalışmanızı istiyoruz.
Lütfen bu kardeşinizi, komşularınızı anlatınız. Gelin İstanbul gönüllülerine üye olunuz, onlarla birlikte çalışmaya devam ediniz oy vermeye ikna ediniz. İsrafı bitirdik. Bundan sonra tarihe gömeceğiz. Hizmeti getirdik. İcraatte Türkiye’de rekorlar kıracağız. Metroları yapacağız, yeşil alanları yapacağız. Ama daha önemlisi ne yapacağız biliyor musunuz? İstanbul’a asla ve asla ihanet etmelerine müsaade etmeyeceğiz. Onların hayali olan, Kanal İstanbul’u onlara yaptırmayacağız. Onlara bakmayın şimdi sustuklarına ağızlarına bile almıyorlar. Ama onların niyetini biz biliyoruz. Onun için onlara Kanal İstanbul’u da yaptırmayacağız. Bu memleketin, bu memleketin hiçbir insanını, hiçbir evladını çocuğunu gencini, yaş almışını da geride bırakmayacağız. Hep önde tutup onlara hizmet vermeye devam edeceğiz”
]]>İmamoğlu’na CHP’nin Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Adayı Hakan Bahçetepe ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de eşlik etti.

“TERS GİDEN NE VARSA DÜZELTTİK”
İmamoğlu “ İstanbul’da ters giden ne varsa düzelttik, toparladık. Ama daha çok işimiz var. Sıkıntılı projeler, yapılmayan işler, eksik kalan işler her birisini tek tek düzenlemek, tamamlamak bize nasip oluyor. Bu da bir görev” dedi. İmamoğlu, projeleri Türkiye’deki ekonomik krize, yüksek enflasyon, döviz artışı ve pandemiye rağmen hayata geçirdiklerini söyledi. Gaziosmanpaşa’da açılışını yaptıkları tesisin Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tanıdığı yetki ile yüklenicinin projeden çekilmesinin ardından 2021 yılında ihaleyi ve projesini yenileyerek hayata geçirdiklerini anlattı.

KURUM’A METRO GÖNDERMESİ
İmamoğlu “Bugün hayırlı bir gün, cuma günü. Ramazan ayına girmek üzereyiz. Paylaşma ayındayız. Vicdanlarımızın en yüksek seviyede olması gereken aydayız. Allah herkesi yalandan ve iftiradan korusun. Çıkıyor insanlar diyor ki ‘proje yapmadı, onu yapmadı, bunu yapmadı.’ 2 tane metro açıyoruz bir hafta sonra. Toplam 65 kilometre metro yapıyoruz. Çıkıyor İstanbul’a yabancı, dersine hiç çalışmamış, acemi aday sahnenin önünde sekiz adım atarak…. Ben böylesi kötü espri duymadım. Böylesi bir yalanı, iftirayı da duymadım. İstanbul’un 39 ilçesine bu kardeşiniz eşit davrandı. Ben kimseyi ayırt etmem. Benim belediye başkanlığından anladığım şey ne biliyor musunuz? Bu şehirde bir kişiye dahi ben kızamam, küsemem. Onun için İstanbul’un 39 ilçesi gibi Gaziosmanpaşa da bizim icraatçı, halkçı belediyeciliğimizden çok faydalandı” diye konuştu.

“İSTANBUL’U RANTÇI BELEDİYECİLİKTEN KURTARDIK”
Gaziosmanpaşa’ya yaptıkları yatırımları sıralayan İmamoğlu “5 yıldır biliyorsunuz aşağı Ekrem yukarı Ekrem. Her sabah kalktılar; Ekrem İmamoğlu. Ekrem İmamoğlu’na iftira, Ekrem İmamoğlu’na soruşturma. Ekrem İmamoğlu’na dava, Ekrem İmamoğlu’na şu, bu… Onca engellemelere rağmen çok büyük bir ekonomik krize ve özellikle pandemiye rağmen biz ne yaptık biliyor musunuz? Atom karınca gibi çalıştık, bunları başardık. Bu yaptıklarımız israfı bitirmenin, hizmeti getirmenin sonuçlarıdır. İstanbul’u neden kurtardık biliyor musunuz? Rantçı belediyecilikten kurtardık. İstanbul’a halkçı belediyeciliği getirdik. Particilik yapmadık. Partizanlık yapmadık. Belediyecilik yaptık” diye konuştu.
“İNSAN AYIRT EDEN DİLİ KABUL ETMEYİZ”
İBB olarak vatandaşlara kamu desteği sunarken kimseye partisini, kökenini, inancını sormadıklarını vurgulayan İmamoğlu şöyle devam etti:
“Eskiden yapıldığı gibi biz ayrımcılık yapmayız. Ben bu şehrin bütün evlatlarını, kökeni ne olursa olsun, geçmişi ne olursa olsun, çocuğunu gencini bir baba gibi evlat gözüyle bakmıyorsam namerdim. Bu ülkenin başına gelen bütün sıkıntılar particilikten, partizanlıktan, insanları ayırt etmekten olmuştur.
Onun için kimseyi ‘git de şu partiye üye ol’ diye zorlamadık zorlamayız. Tüm yurttaşlarımız buna tanıktır. Bizden önce yapıldığı gibi ‘oy verirsen hizmet veririz’ anlayışına İstanbul’da son verdik. İma bile etmedik, etmeyiz. İnsan ayırt eden dili asla kabul etmeyiz.
Benim için bu şehirde bir tarafta 16 milyon insan var. Bir tarafta bir avuç imtiyazlı insan var. Ben 16 milyon insanın emrindeyim kardeşim. Bir avuç insanın ise karşısındayım. Ayrımcılığa, kayırmacılığa karşıyım.
Kurdukları israf düzenine karşıyım. Bu şehre verdikleri zararı iyileştireceğiz ve halkın bütçesine, asalak gibi yapışanları o bütçeden uzak tutacağız. Parsel parsel imar çıkaranlara, arazilere, yapılara, sahillere, yeşil alanlara, çöreklenenlere, o projelere çıkaranlara imza atanlara İstanbul’da 16 milyon yetki vermez, vermeyecek.”
“BEN MİLLETİMİN EMRİNDEYİM”
İmamoğlu “Çünkü sizden yetki isteyen bu arkadaşlar, onlar bir kişinin karşısında boynunu eğerler, onun emrine, onun buyruğuna itaat ederler. Ben milletimin emrindeyim, milletimin. Sizlerin karşısında boyun eğerim. Çünkü siz, bu şehrin sahibisiniz unutmayın. Size hizmet etmekle görevliyim. Sizden aldığım güç ve destekle hiçbir çıkar grubu karşısında eğilmiyor, bütün o bir avuç insanın gücüne karşı dimdik ayakta duruyoruz. Doğru bildiğimiz yoldan da asla sapmıyoruz. Ne pahasına olursa olsun milletin parasını, millete veriyoruz. Size ait olanı size teslim ediyoruz” diye konuştu.
Seçim için destek isteyen İmamoğlu şunları söyledi:
“Öyle bir destek verin ki; İstanbul bir daha asla ihmal, israf ve ihanet devrine asla geri dönmesin. Bundan sonra bu ülkenin bütün yöneticileri, belediye başkanları, bakanları, cumhurbaşkanları; halkın açlığını, yoksulluğunu yok sayarak, vatandaşın şikayetlerine, taleplerine kulaklarını tıkayarak siyaset yapamayacaklarını bu sandıkta çıkacak sonuçtan sonra anlasınlar.”
“TUNÇ BAŞKANIMIZ BENİMLE BİRAZ İSTANBUL’DA ÇALIŞACAK”
İmamoğlu konuşması sırasında sahnede yanına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Adayı Hakan Bahçetepe’yi davet etti.
İmamoğlu “Bugün bana sürpriz yaptı; değerli dostum, İzmir’de çok başarılı işlere imza atmış ve bugün de bana destek olmaya gelmiş İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer burada. Tunç başkanımız benimle İstanbul’da biraz çalışacak.
Tabii İzmir’de işleri var, oraya dönecek. İnşallah İzmir’de kazanmamız için de çalışacak. Bütün büyükşehirlerde, her yerde iddiamızı ortaya koyacağız. Aynen İstanbul’un bütün ilçelerinde iddia ortaya koyacağımız gibi. Sonuçta memleketimiz kazanacak. Biz 5 yıl boyunca Tunç Bey gibi 11 büyükşehir belediye başkanı arkadaşımızla kader birliği yaptık.
Omuz omuza olduk, güzel işler yaptık. Eksiklerimiz olabilir ama biz birikimlerimizle yan yana olmaya, omuz omuza olmaya devam edeceğiz. Bizim birliğimizi, bizim dostluğumuzu, bizim kardeşliğimizi kimse bozamaz, bozamayacak. Yolumuz bir bütündür” dedi.
“MEYDAN MEYDAN ANLATACAĞIM ONA”
İmamoğlu bütün siyasi partilerin oyuna talip olduğunu belirterek şunları kaydetti:
“Kalbime öyle geliyor ki bana öyle bir ses veriyor ki… Diyorum, ‘Allah’ım ben herkesin oyunu alırım, bana yardım et. Bu Cuma günü dua tutar. Vallahi billahi içten söylüyorum, benim ikna edemeyeceğim kimse yok.
Çünkü ben hizmetleri yaparken benim partilim, o partili, bu partili vallahi bakmıyorum. Ben öyle bir ailede bulundum ki benim ailemde her partiden vardı. Kimse kimseye düşmanlık yapmadı. Herkes birbirine komşuluk yaptı.
Arkadaşlık, akrabalık yaptı. Bunlar şimdi ne diyor biliyor musunuz? ‘Bizden olanlar, bizden olmayanlar.’ Biz ne diyoruz? ‘Hepiniz birlikte, hepimiz.’ Bu işin partisi olmaz. Bu işin doğulusu batılısı olmaz.
Bu işin Kürt’ü, Türk’ü, Çerkez’i, Laz’ı, Boşnak’ı olmaz. Biz bir milletiz. Atatürk; bizim o kurucu liderimiz öyle ulu, öyle güzel insan ki… 1920’de kurtuluş mücadelesini başlatmadan önce meclisi topladı. O meclisi kimle topladı.
Balkanlar’dan Ortadoğu’ya kadar, Kafkaslar’dan Ege’ye kadar o dönemin milletin her parçasından doğup gelen ve sonra bu Anadolu’da, Trakya’da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran milletin evlatlarıyla hepinizin dedesi ninesiyle kurdu.
Sizi ayrıştıranlara ben ne diyorum biliyor musunuz? ‘Hadi oradan! İşine bak!’ Bizi kimse bölemez. Bana oy vermemiş insanı, bana oy verenle aynı derecede seviyorum. Onu bu anlayamaz biliyor musun? Ama yakında geliyormuş meydan meydan anlatacağım ona.”
]]>Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, gündemdeki konulara ilişkin şunları söyledi:
-Bize araştırmacıların söylediği, ‘Ankara’da yarış bitti.’ CHP’nin kaç belediye alacağı, Belediye Meclisinde rahat bir çoğunluk mu sağlayacağı, ucu ucuna mı olacağı… Yarışın orada geçtiği söyleniyor.
-İzmir’le ilgili bir risk veya kriz yok. Özellikle 9 tane seçilecek yerden kadın aday ve 14 tane 40 yaş altı aday, sahayı heyecanlandırdı.
-İstanbul’da, ‘Seçim bitti’ diyemeyiz, Ankara kadar rahat değil, öndeyiz. Sahada Ekrem İmamoğlu’nun performansı her geçen gün farkı biraz daha açıyor. Herkesin bir adım gerideymiş gibi çalışıyor olması lazım.”
“KEMAL BEY’LE ARAMIZDA BİR SOĞUKLUK YA DA SÜRTÜŞME KESİNLİKLE YOK”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismini duyunca memnun olduğunu söyleyen Özel, “Sayın Genel Başkan katkı sağlamak isterse eğer, geçenlerde bir söyleşisinde okudum, ‘Bazı davetler oluyor, şimdilik düşünmüyorum’ gibi bir şey söylemişti, ben kendisine uygun gördüğünüz yerde, çevrede birlikte olmak isteriz diye ifade etmiştim. O da ‘Düşüneyim’ demişti, bunda art niyet aramamak lazım. Kemal Bey, herhangi bir yerde kampanyaya bir katkı vermeye niyetlenirse ben inanılmaz mutlu olurum. Aramızda bir soğukluk ya da sürtüşme kesinlikle yok.” diye konuştu.
“SANDIKLARA EN ÜST DÜZEYDE SAHİP ÇIKIYORUZ”
Özel, “İYİ Parti’yle iş birliği sandık güvenliği açısından bizi zaafiyete uğratıyor çünkü bazı yerlerde seçime girmiyorsunuz, orada sandığa görevli veremiyorsunuz. Bizim sandık güvenliği için bir ordumuz var. Geçen seçimde HDP de sandıklarda durdu. Doğu-Güneydoğu sandıkları açısından önemlidir. İstanbul örgütümüz o kadar sandık güvenliği olan bir örgüt. Geçmişte de öyleydi, bugün de öyle. En ufak bir zaafiyetimiz yok. Sandığa katılım oranının düşmesi, en çok seçimde oyların çalındığı ya da partinin sandığa giren oyu koruyamadığı algısı köpürtülerek yükseltiliyor. En ufak şansımızın olduğu her yerde sandıklara en üst düzeyde sahip çıkıyoruz.” diye konuştu.
“CHP’NİN EMEĞİN, EMEKÇİNİN, EZİLENİN YANINDA BİR ÇİZGİDE OLMASI LAZIM”
CHP gibi kitle partilerinde farklı görüşler olabileceğini söyleyen Özel, “Bazıları sağdan gelmiştir, onu savunur; kimi partinin sağ seçmenden oy almak üzere evrilmesini savunur. Herkes fikrini söyler ama en sonunda ister istemez Genel Başkan, partinin genel politikalarına karar veren noktada olur. Ben bütün bu süreçte CHP’nin belli noktalarda nasıl davranması gerektiğini bugünkü tutumumla uyumlu tezlerle hep savundum. Hem dış ilişkilerde etkili bir CHP’nin hem de akrabalarımızla birlikte bölgemizde, Avrupa’da ve dünyada solu tartışan bir CHP’nin ilk adımlarını attık aslında. Ama CHP’nin durduğu yerin ona buna göre değil, kendi doğrusuna göre olması lazım. Bunun da emeğin, emekçinin, ezilenin yanında bir çizgide olması lazım.” şeklinde konuştu.
“ATILMAYAN TWEETLERE, GİDİLMEYEN NAMAZA, VERİLMEYEN TAZİYELERE BAKARAK KANAATİM OLUŞTU”
Sinan Ateş’ cinayesine ilişkin Özel, “Eşini aradım, dedim ki ‘Ben Genel Başkan değildim. Sayın Genel Başkanımız sizinle irtibat halindeydi. Ben CHP’nin Genel Başkanı oldum. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumunu aynen sürdürüyorum.’ O cinayet, herhangi bir cinayet değil. O cinayetin içinde birtakım kriminal ilişkiler, uyuşturucu bağlantıları var. Sinan Ateş’in parti içindeki siyasi ve liderlik pozisyonu ve buna gitgide artan bir gerilim var. O sırada da bir cinayet işleniyor. Teknoloji bu haldeyken, elde şüpheliler ve ifadeler varken bir savcıyı rahat bırak çorap söküğü gibi çözerler. Atılmayan tweetlere, gidilmeyen namaza, verilmeyen taziyelere bakarak kanaatim oluştu benim.” ifadelerini kullandı.
Özgür Özel belediyelere kayyum atanmasına ilişkin şunları söyledi:
-Manisa’da Manisalılar, Osmaniye’de Osmaniyeliler, Rize’de Rizeliler belediye başkanı seçebiliyorlar ama Diyarbakır’da Diyarbakırlılar yerel yönetici seçemiyorlar. Seçiyorlar, ardından tak diye kayyum atanıyor ve özellikle de Diyarbakır’da Selçuk Bey (Mızraklı) milletvekiliyken temiz kağıdı alıp gelmişti, cerrahtı; şurada oturuyordu, parlamenter faaliyet içerisindeydi. Partisi de en uygun aday olarak Diyarbakır Büyükşehir’e aday gösterdi.
-Bir kez daha temiz kağıdı aldı milletvekili olmasına rağmen. Selçuk Bey seçimi kazandı. O gece soruşturma başlatıp, 19 gün sonra kayyum atayıp, alıp hapse koydular. Siirt meydanında okunan şiirden bir sorun üretip bir siyasi yasak geldi Erdoğan’a.
-Sonra CHP, ‘Siyasi yasaklı birisinin genel başkan olduğu parti en çok oyu aldıysa o kişi Başbakan olmalıdır’ deyip Anayasa değiştirdi sizinle.
-Siirt’teki milletvekilleri birlikte istifa ettirildi, seçimler yenilendi ve o Siirt’ten Recep Tayyip Erdoğan, milletvekili ve Başbakan oldu. Şimdi Siirt kendine bir belediye başkanı seçti. Tayyip Erdoğan, Siirt’in o iradesine kayyum atadı.”
“BÜYÜK İTTİFAKLARLA KAZANDIĞIMIZ ŞEHİRLERİ TEK BAŞIMIZA ELDE TUTMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Özel, yerel seçimlerle ilgili şunları dile getirdi:
-Üç tane ikiz bekliyoruz, Denizli-Manisa, Bursa-Balıkesir ve Malatya-Adıyaman. Özellikle Malatya’da bir mucize gibi görülüyordu ama birinci ve ikinci ankete inanmadık, ikinci anketten sonra Veli Ağbaba’yı görevlendirdik.
-İnanılmaz bir kampanya var orada çünkü Veli Ağbaba ve Adıyaman’da Abdurrahman Tutdere, depremden sonra orayı yaşadılar ve iliklerine kadar hissettiler. Bütün anketlerde tuhaf işaretler alıyorduk onlarla ilgili.
-Dediler ki ‘Bu asrın felaketinde asrın mucizesi var.’ Partinin tek başına girdiği son seçimdeki oyu 18, 5 parti ile girdiğimizde oyumuz 21. Veli Ağbaba, bir ankette yüzde 36, bir ankette 32 ölçüldü. AK Parti’yle kafa kafaya yarışıyorlar. Her geçen gün iyiye gidiyorlar. Bu 6 ilden 3-4 il mutlaka kazanılabilecek durumda.
-11 büyükşehiri büyütmeye çalışıyoruz. Büyük ittifaklarla kazandığımız şehirleri tek başımıza elde tutmaya çalışıyoruz.”
“İMAMOĞLU İLE KAN KUSUP KIZILCIK ŞERBETİ İÇTİĞİMİZİ BİLİRİZ”
Özgür Özel, “Ekrem İmamoğlu seçimi bir daha kazanırsa 4’te 4 yapmış olacak. Üçüncü başarısından sonra Ekrem İmamoğlu, anketlerde Erdoğan’ı çok rahat yenen bir görüntüdeydi. Ben öyle bir görüntüyü görürsem Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olması için üzerime düşen her şeyi fazlasıyla yaparım. Ekrem Bey o başarıda değilse, bir başkası o başarıyı gösteriyorsa Ekrem Bey bana, ‘Sayın Genel Başkanım macera aramayalım bu arkadaşı aday yapalım, hepimiz de arkasına geçelim’ der. Birbirimizin en zor günlerde nasıl partiyi, ülkeyi düşündüğünü; zaman zaman kan kusup kızılcık şerbeti içtiğimizi biliriz. Eğer Ekrem Bey anketlerde geçen sefer olduğu gibi önde olursa o adaylığı parlatıp Ekrem Beyle bu rejimi değiştirmek gerek. Bunu yapmakta gözümü kırpmam.” ifadelerini kullandı.
]]>