
Ergün Tozkoparan
Elektronik sigaranın bir çeşidi
Genel olarak elektronik sigaralar iki türden oluşur. Bir tanesinde, kartuş içerisine konulan bir solüsyonda nikotin ve diğer aromatik maddeler bulunmaktadır. Bu solüsyon, elektronik sigaranın içerisindeki bir çeşit buharlaştırıcı mekanizmayla buhar haline gelir, buhar da ciğerlere çekilir. Bu buhar çekme cihazları puff olarak da adlandırılmaktadır. Kartuşlu olanların hepsi puff sigaralardır. Bir diğer elektronik sigara çeşidinde ise işlenmiş tütün yaklaşık 250-300 dereceye kadar ısıtılmaktadır ve ısıtılan tütünün dumanı ciğerlere çekilmektedir.

GÖRÜNTÜSÜNE, AROMASINA VE KOKUSUNA KANMAYIN!
Puff barlar; nikotin, tatlandırıcı ve birçok kimyasal içermektedir. Görüntüsüne, kokusuna, aromasına kanılmaması gerekir. Çünkü puff barlar, nikotin bağımlılığına başlama aracı olarak karşımıza çıkmaktadır. Şu anda Amerika’daki her 10 lise öğrencisinden biri elektronik sigara kullanmakta ve yarısı da daha önce hiç sigara içmemiş bireylerden oluşmaktadır. Bu öğrenciler, hiç normal sigara içmeden elektronik sigara aracılığıyla nikotin bağımlısı olmaktadır. Ülkemizde de puff sigaraların kullanımındaki artışa dikkat çekmek gereklidir ve bu yönde önlemler alınmalıdır.
HİÇBİRİ MASUM DEĞİL
Elektronik sigaralarda akciğerlere zararlı maddeler bulunur. Bunların zararsız olduğunu söylemek kesinlikle mümkün değildir. Nitekim Amerikan Sağlık Enstitüsü ve Amerikan Kanser Enstitüsü gibi kurumların yaptığı çalışmalarda elektronik sigaralarda çekilen buharın ya da dumanın içerisinde kanserojen madde olduğu kesin olarak gösterilmiştir. Bu nedenle kesinlikle kullanılmamalıdır.
ZARARLARI ZAMANLA ORTAYA ÇIKAR
Normal sigara tüm 1945’li yıllardan itibaren yaygınlaşmaya başladı. Akciğer kanseri ile olan ilişkisi ancak 60’lı yılların sonları ve 70’li yılların başlarında kesin olarak ortaya konabildi. Elektronik sigaralar 2016-2017 yılından sonra tüm dünyada yaygınlaşmaya başladı ve bunların uzun dönem etkileri şu anda bilinmiyor. Benzer şekilde uzun dönemde, belki bundan 15-20 yıl sonra elektronik sigaraların da bilemediğimiz birçok zararı ortaya çıkacaktır. Ayrıca elektronik sigara dumanlarında kurşun, arsenik, nikel gibi ağır metaller de bulunmaktadır. Bu ağır metallerin solunum yoluyla ciğerlere alınmasının uzun dönemde ne gibi etkiler yapacağı konusunda da herhangi bir araştırma bulunmamaktadır.
AİLELER FARK EDEMİYOR
Meyve aromalı ‘puff’ların ergenlerde ve gençlerde yaygınlaşmasının birçok nedeni var. Kartuş içindeki solüsyonların içine çok değişik ve ilgi çekici aromalar konulmaktadır. İçindeki aromalar cihazları daha keyif verici hale getirmektedir. Bu da gençler arasında ayrı bir cazibe unsurudur. Bunlar ağızda ya da giysilerde koku bırakmamaktadır. Dolayısıyla aileler tarafından fark edilmeleri oldukça zordur. Normal sigara içildiği zaman ağız kokusu yapması, giysiler üzerinde koku bırakması gibi nedenlerle kolay anlaşılır. Ancak ‘puff bar’ları fark etmek mümkün değil. Bu da dolaylı yoldan yaygınlaşmasını artırmaktadır. ‘Puff barlar’ın dolma kalem, flash bellek gibi çok değişik şekilde olanları mevcuttur. Görüntüsü, rengi, aroması ve kokusu gibi birçok farklı özelliğiyle diğer sigaralardan ayrılması nedeniyle zararsız oldukları kanısı ve algısının yaygınlaşması kontrol edilmesini zorlaştırmaktadır.
EVALI sendromu riskini artırıyor
Elektronik sigaranın hangi çeşidi olduğu fark etmeksizin, içimi sonrası bazı duyarlı bireylerde EVALI sendromu olarak adlandırılan bir akut solunum yetmezliği tablosu gelişmektedir. Hastalar genellikle yoğun bakım şartlarında takip edilmeyi gerektirecek derecede ciddi solunum yetmezliğine girmektedir. Erken saptanırsa tedavisi mümkündür. Ancak saptanmadığı takdirde hayati kayıp vakaları da bildirilmiştir. ABD’de 2020 yılında 200’den fazla EVALI sendromuna bağlı hayati kayıp vakası bildirilmiştir. Bu da elektronik sigaralarda olan ama normal sigarada olmayan akut hayatı tehdit eden bir istenmeyen durum olduğunu gösteriyor.
]]>Prof. Dr. Bush, ergenler, çocuklar, hatta hamileler arasında dahi kullanımı çok artan ve elektronik sigara, iqos, puff bar gibi farklı form ve adlarla piyasada satılan ‘alternatif’ tütün ürünlerinin tehlikelerine dikkat çekti.
Prof. Dr. Bush, evdeki e-sigara sıvılarını içme sonucu 2-3 yaşındaki bebeklerde dahi e-sigara zehirlenmelerine rastladıklarını kaydetti. Gerçekleştirilen bilimsel oturumda endüstrinin esrar dahi içeren bazı ürünleri artık “astımlı hastaların kullandığı inhaler (fısfıs)” formunda satışa sunduğuna da dikkat çekildi.
“BİN 200’DEN FAZLA GENDE DEĞİŞİKLİĞE NEDEN OLUYOR”
E-sigaraların sanıldığı gibi masum olmadığını anlatan Prof. Dr. Bush, bu cihazlar yüzünden tütün ürünü kullanımının 10-11 yaşa kadar düştüğünü vurguladı. Prof. Dr. Bush’un sunumundaki en dikkat çeken verilerden biri de yapılan araştırmalara göre e-sigaranın bin 200’den fazla gende değişikliğe neden olduğuydu.
Prof. Dr. Bush tütün ürünü kullanma yaşının bu kadar düşmesinin, ileride akciğer kanseri görülme yaşını da çok daha erkene çekme endişesi doğurduğuna dikkat çekti.
Doç. Dr. Pelin Duru Çetinkaya da ülkemizde 10 yaşından itibaren elektronik sigara kullananlara şahit olduklarını anlattı:
“16 yaşın altında yapılmış bir araştırmaya göre çocukların yüzde 5’i düzenli, yüzde 20’si ise ara sıra olmak üzere elektronik sigara ve ürünlerini kullanıyor. Çocuklarımızdan önce ne yazık ki ebeveynler, eğitimciler ve sağlıkçılar tehlikeyi bilmiyor. Yapılan araştırmalarda görülmüş ki bu ürünlerin neredeyse üçte birinde Cannabis yani esrar var. Bir sürü kanserojen madde var. Elektronik sigara kullanmasa bile bir çocuk bunun sıvılarını içerek toksik zehirlenmeler yaşayabiliyor. 6 yaşında bu şekilde zehirlenme vakalarımız oldu.”
“EBEVEYNLER SESİNİ ÇIKARMIYOR”
Bu ürünlerin zararlı olmadığı ve her yerde kullanılabileceği algısıyla ebeveynlerin, çocuklarının yanında dahi kullandığına işaret eden Doç. Dr. Çetinkaya, şöyle devam etti:
“Yine ülkemizde yapılan bir çalışmada gördük ki yüzde 70’i evlerinde, yüzde 40’ı iş yerinde bu ürünleri kullanıyor. Adına istediğiniz kadar buhar deyin, bunlar da duman çıkarıyor. Eğitimcilerimizin farkına varamadığı durumlar da var. Çocuk okulda flash bellek şeklinde avucunun içerisinde saklıyor ve bunları soluyor. Ama ortama dumanı saldığında sigaradaki gibi kötü bir koku olmuyor. Çünkü içinde aromalar var, çilek, meyve aroması gibi. Öğretmenler de bunun aslında bir tütün ürünü olduğunun farkına varmıyor. Ebeveynler bir ilaç kullanması gerektiğinde her şeyi sorgularken bunları koşulsuz şartsız sorgulamadan çocuklarının kullanmasına sesini çıkarmıyor. Gebeler bile kullanıyor. Ülkemizde yapılmış bir çalışmada gebelerde elektronik sigara kullanımının yüzde 5’lerde olduğu ortaya çıkmıştı 5 yıl önce. Şu an bu oran eminim daha yüksektir.”
“AYNI AĞIZLIKLA 5-6 ÇOCUK KULLANIYOR”
İki çocuğunun olduğunu ve her ikisinin okullarında yaygın bir şekilde bu ürünlerin kullanıldığını vurgulayan Doç. Dr. Çetinkaya, sözlerini şöyle noktaladı:
“Bir de Puff Bar dedikleri tek kullanımlık ürünler var. Bir çocuk alıyor, 5-6 çocuk aynı ürünü aynı ağızlıkla kullanıyor. Akciğer, kalp damar sistemi, kanser, bulaşıcı hastalıklara zemin hazırlıyor. Sigara bırakma polikliniklerinde sadece 5 hekimden birisi elektronik sigara ve yeni nesil tütün ürünleri hakkında hastadan sorgu alıyor. Meslektaşlarımız da bunu bilmiyor. Örneğin son zamanlarda çocuk yaş hastalarda çok sık duyduğumuz pnömotoraks yani akciğer sönmesi tablosunda, altta yatan neden elektronik sigara ürünleri olabilir mi, bunun sorgulanması lazım.”
“CİDDİ ÖNLEMLER ALINMALI”
Prof. Dr. Andrew Bush ise “Çocuk hekimleri bu ürünlerin tehlikelerini biraz daha iyi biliyor. Ama yetişkin hekimleri sigaranın zararlarına daha çok odaklandıkları için daha az zararlı olan bir şeye yönlendirmek istiyor hastalarını. Ama e-sigaraların daha az zararlı olduğuna dair elimizde herhangi bir kanıt yok. Hatta acaba daha fazla zararlı olabilir mi? Bununla ilgili kanıtlar konuşuluyor artık. Dolayısıyla bu sıcak kimyasalların ciğerlerimize çekilmesi hiç de güvenli değil ve tehlikeli. Ergenlik döneminde sigara içildiği zaman yetişkinlik hayatında akciğer kanseri geliştirme riski kat kat artıyor. Kanser görülme yaşını ileride çok daha genç nüfusta görebiliriz. Bu beni çok kaygılandırıyor. Bir felaketin olmasını beklemeden bu ürünlerin tüketilmesine yönelik ciddi önlemler alınmalı” diye konuştu.
İngiltere ve Avrupa’nın pek çok ülkesinde satışı serbest olan ve bu ürünlerin özel mağazalarının bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bush, Türkiye’de elektronik sigara satışının yasak olmasının önemli bir avantaj ve başarı olduğunu da vurguladı. Ancak sadece kağıt üzerindeki yasakların etkili olamayacağını ifade eden Bush, özellikle çocuklara bu ürünlerin satışını yapanlara hapis cezasına varan ciddi yaptırımlar getirilmesi gerektiğini kaydetti.
]]>